Issuu on Google+

fotoðraflar: Þükrü Kaygýsýz

a papalin

Aylýk Haber Gazetesi Yýl 2 Sayý:15 OCAK 2010

b 6-7 sayfa:

2 Selendi ve Düþündürdükleri b Direniþin Simgesi TEKEL Ýþçisi 3 b 4-5 Park Ýçin Ne Dediler b

Yerel Haberler b b Belediye Meclisinden b Cunda Adasý Muhtarlarý

8 9 11


2

papalina

Ocak 2010

SELENDÝ VE DÜÞÜNDÜRDÜKLERÝ Ayþe S. Kýrýkoðlu

‘Uygarlýklar çatýþmasý’ kavramýnýn gündeme gelmesinden önceki bir tarihte, bir Avrupa ülkesinde zanlýlarýn ya da suçlularýn açýk isimlerinin gazetelerde yer almamasý için bir basýn ilkesi önerilmiþti. Amacý, suç iþleyen azýnlýklarýn adlarý toplum tarafýndan hemen dikkat çektiði için halkta azýnlýklarýn daha çok suç iþlediði gibi bir önyargýnýn oluþmasýný önlemekti. Ayný ülkede þimdi “yabancýlar dýþarý” dedirten bir politika izleniyor; kundaklama, linç olaylarý görülüyor. Oysa, barýþ içinde yaþayanlar da birbirine düþman olanlar da yýllardýr ayný yerde yaþayan insan topluluklarý. Selendi ‘toplumsal faciasý’ný duyunca aklýma bu yukarýda deðindiðim çeliþki geldi. Irkçýlarýn da, ýrkçýlarýn söylemlerini paylaþan saðcýlar ile kol kola sahte Kemalistlerin de, niyetleri bence belirsiz açýlýmcýlarýn da gözleri aydýn dedim. Sonra bir de baktým ki siyasi rant uðruna ülkenin getirildiði durumdan hepsi birbirini sorumlu tutuyor. Açýlým konusu gündeme gelir gelmez muhalefet partilerinin çoðu Türk kökenli seçmeni iktidara karþý kýþkýrtma konusunda fýrsatý kazaya uðratmamak için yarýþtýlar. Bunu yaparken de deðiþik kökenli vatandaþlarýn birbirini ‘ötekileþtirme’sinin yol açabileceði onanýlmaz felaketleri ya göremediler; ya önemsemediler; en kötü olasýlýk olarak da, göze aldýlar. Taraftarlarý olan medya þehit cenazelerini halký galeyana getirecek biçimde sergiledi. Türk olmadýðýný dile getirmek, bazý Türk kökenliler açýsýndan cezasý verilmesi gereken bir hakaret ya da bölücülük sayýlmaya baþlandý. Türkçe konuþmayanlara saygýsýzlýk, hatta küstahlýk yapýyormuþ gibi bakanlarýn sayýsý arttý. Bunca okumuþ insan bilmez mi ki yüzyýllar boyunca eski dünyanýn çok sayýda ülkesine

göçmüþ; kimi yerleþmiþ, kimi göçebe olarak yaþamýþ iki kavim olan Yahudiler ve Romanlar onca insanlýk dýþý ‘öteki muamelesi’ne karþýn hiçbir zaman kitle halinde kimliklerini d e ð i þ t i r m e y o l u n u s e ç m e m i þ l e r d i r. Bulunduklarý ülkenin yerleþik vatandaþlarý olan söz konusu kitleler aslýna sadýk kalmak hakkýný sonuna kadar kullanmalýdýrlar. Yüzyýllardýr yaþadýklarý vatanlarýndan ayrýlmayan ve düþmana karþý onu elbirliðiyle korumuþ olan, üstelik ulusumuzun en az dörtte birini oluþturan Kürt kökenlilere ‘ben Türküm’ dedirtmeye çalýþmak,Türk kökenlilerle aralarýnda sorun yaratmaktan baþka bir iþe yaramaz. Selendi’de olduðu gibi, kiþisel çýkarlar uðruna azýnlýk durumundaki gruplarý sindirme, korkutma, linç etme gibi utanç verici sonuçlar doðurur. Selendi’deki olaylara yol açan toplumsal histeri yukarýda belli açýlardan irdelenmeye çalýþýlmýþ oldu. Gelelim olaylarýn yaþanýþ biçimindeki yüzkarasýna. Utanýlasý çýkarlarý için Selendi’de yaþayan Romanlara saldýrýlýrken güvenlik güçleri neden etkili önlemde gecikmiþtir? Daha da korkuncu Roman vatandaþlara yöreyi kendi iradeleri ile terk ettiklerine dair belge imzalamalarý konusunda baský yapýlmýþ olmasý. Varsayalým ki Romanlar Selendi’ye döndüler; zararlarý da giderildi. Saldýran ve saldýrýlan arasýndaki güvensizlik ortamý, iki grupta da oluþmuþ olmasý olasý önyargýlar nasýl giderilecek. “Bir deli kuyuya bir taþ atmýþ kýrk akýllý çýkaramamýþ,” deyiþini herkes aklýnda tutmalý, delileri taþ atmaya yüreklendirmeden önce politikacýlarýmýz o taþýn yol açabileceði zararý, o taþý oradan çýkarýp çýkaramayacaklarýný hesaplamaya baþlasalar iyi olur. l955 yýlý 6-7 Eylül olaylarýný ve Sýrbistan’da herkesin kaybeden taraf olduðu felaketi politikacýlarýmýza sýk sýk hatýrlatmanýn keþke bir yolu olsaydý. Ýnsaný, ülkesini seven kimse, gerçeði göre göre, politik yatýrým uðruna böyle tehlikeli oyunlara giriþmezdi. Ýþin kötüsü halkýmýzýn çoðunluðu da, medyanýn izinde, futbolun kurallarýný bilmeyen futbol maçý seyircisi gibi, faul de yapsa kendi takýmýný alkýþlamazdý.

Bir ay sonra yine birlikteyiz. Ülke gündemi yine çok yoðun. Saðlýk sistemi çöküþe doðru gidiyor. Hastanelerden artýk muayene ücreti alýnýyor.16 Ocak’tan itibaren ilaçlar para ile alýnýyor. Tam Gün Yasasý çýktý. Artýk doktorlar ne kadar çok hastaya bakarsa, ne kadar ameliyat yaparsa, ne kadar çok ilaç yazarsa o kadar performansý yükselecek. Dolayýsý ile daha çok ücret alacak. Yani, basit bir cilt sorunundan dolayý hastaneye giden bir hastaya ( müþteri )akciðer, karaciðer filmleri çektirilecek, gerekli olmayan tahliller istenecek, gereðinden fazla ilaç yazýlacak, böylelikle hastane para kazanmýþ olacak. Ýþte saðlýðýn geldiði durum. Saðlýk çalýþanlarý bu anlayýþa karþý çýktýlar. Yoksa Tam Gün Yasasýna karþý deðiller. Üç yýl önce SSK, Bað-Kur ve Emekli Sandýðý tek çatý altýnda toplanarak SGK kuruldu. Bundan sonraki süreç sosyal güvenlik kurumunu satmaktýr. Sosyal Güvenlik Kurumu da satýlýrsa kimse emekli olacaðým diye hesap yapmasýn. Meksika’da 20 milyon sigortalýdan 15 yýl içinde ancak 10 bin kiþi, o da zorla emekli olabilmiþtir. Arjantin’de, Meksika’da, Ýngiltere’de ayný sistem uygulandý. Sonuçta bu ülkelerde saðlýk sistemi çöktü. Düþük gelirli olanlar saðlýk hakkýndan yararlanamaz hale geldi. Saðlýk sistemi özelleþtirildikçe özel þirketler daha çok kar elde ediyorlar. Artýk bu politikayý uygulayan ülkeler bundan vazgeçmeye baþladýlar. Bu arada DTP kapatýldý. Onun yerine kurulan BDP’ nin yönetici ve üyeleri , belediye baþkanlarý tutuklanmaya baþladý. Þu ana kadar 900 kiþinin tutuklandýðý gelen haberler arasýnda.. Ne açýlým ama! Açýlýmýn Kürt hareketini tasfiye etmek olduðu söylenip yazýlýyor. Ancak bu yol yol deðil. Baský ve þiddetle hiçbir sorun çözülmedi. Bu ülkenin barýþa ihtiyacý var. Artýk kan akmasýn, analar aðlamasýn, barýþ için adým atýlsýn. Haiti’de deprem oldu. 200.000 kiþinin öldüðü söyleniyor. ABD yardým bahanesiyle Haiti’ye 16.000 asker çýkarmýþ. Yani sorunsuz iþgal. Haiti ‘nin seçilmiþ baþkaný Aristid’i suikastla öldürten, iç savaþ çýkartan, ÝMF ve kendi istediði politikalarý uygulatýp halký yoksullaþtýran ABD’nin ta kendisi. Yoksul insanlarý bir de deprem vurdu. Bu arada Abdi Ýpekçi’nin katili serbest. Cezaevinden çýkýþýnda kahramanlar gibi karþýlanýp kral dairelerinde aðýrlandý. Tekel iþçileri günlerdir, Ankara’nýn ayazýnda ekmek kavgasý veriyor. Tekel özelleþtirildi. Ýþçilere ise 4 C ‘li olmalarý için b a s k ý y a p ý l ý y o r. 4 C k ý s m i z a m a n l ý sözleþmedir. Yani iþçiyi 10 ay çalýþtýrýrsýn iki ay çalýþtýrmazsýn. Ýstediðin zaman iþçinin iþine son verirsin. Üstelik maaþlar da 600-700 TL olarak verilecek. Tekel iþçilerinin buna razý olmasý isteniyor. Tekel iþçilerinin haklý direniþinin yanýndayýz. Faili meçhul cinayetlerde yitirdiðimiz Uður Mumcu, Metin Göktepe, Hrant Dink’i ve diðer yaþamýný yitiren onlarca yazarýmýz, aydýnýmýz, siyasetçimizi anýyoruz… Düþünenlerin öldürülmemesi, öldürülenlerin hiç unutulmamasý dileðiyle… Gelecek sayýda buluþmak üzere…


papalina

Ocak 2010

AYVALIK ÇEVRE PLATFORMU (AYÇEP) EGEÇEP’E ÜYE OLDU Yýllardýr Ekoloji mücadelesinin tutarlý savunuculuðunu yapan EGEÇEP (Ege Çevre ve Kültür Platformu) ; taraflý tarafsýz herkesin güvenini kazanmýþ bir çevre örgütüdür. Sadece Ege Bölgesi’yle sýnýrlý kalmayýp yardým ve destek isteyen her yere gücü oranýnda ulaþmaya çalýþmýþtýr. Hiçbir siyasal ön koþula baðlý olmadan, hiçbir yerden maddi destek almadan, sadece kendi üyelerinin sýnýrlý olanaklarýyla mücadele etmiþtir. EGEÇEP; Allýanoi’de, Bergama’da, Efem Çukuru’nda, Dikili’de, Karaayýt’ta, Uþak‘ta, Efes’te, kýsaca çevre mücadelesinin en önemli alanlarýnda hep en önde yer almýþ bir platformdur. EGEÇEP; çevre gönüllüsü, doðal ve kültürel varlýklarýn korunmasý konusunda duyarlý sivil toplum kuruluþlarý ile bireysel katýlýmcýlar tarafýndan 25 Aralýk 2005 tarihinde kuruldu. Kuruluþunda rahmetli Ceynur Karagözoðlu da yer aldý. Ayrýca ilçemizde bulunan Ayvalýk Çevre Koruma Derneði de EGEÇEP üyesidir. EGEÇEP Ayný zamanda TÜRÇEP (Türkiye Çevre Platformu ) üyesidir. Ayvalýk Çevre Platformu ile birlikte Karaayýt köyündeki çevre mücadelesine ciddi katký sunmuþ ve köylülerle toplantýlar yaparak onlara bilgi ve moral vermiþtir. Bunun dýþýnda AYÇEP’e her konuda bilgi ve hukuki destek vererek çevre mücadelesine katký sunmuþtur. Ayvalýk Çevre Platformu (AYÇEP) uzun zamandýr birlikte mücadele yürüttüðü EGEÇEP ‘e üye olarak, artýk hem daha güçlü, hem de daha örgütlü olarak mücadelesine devam edecektir.

3

DÝRENÝÞÝN SÝMGESÝ TEKEL ÝÞÇÝSÝ Nebahat Dinler

Haftalardýr Ankara kentinin göbeðinde emeðine, iþine, geleceðine, çocuðunun geleceðine sahip çýkan Tekel iþçileri, 2010 yýlýna da direniþle girdiler. AKP’nin emekçi düþmaný politikalarýna karþý Türkiye’nin her yerinden eþleri ve çocuklarý ile bir daha Ankara’ya gelip iþ güvencesizliðine, açlýða, geleceksizliðe karþý nöbet tutarak direniþe devam ediyorlar. 4 - C ' y i reddediyoruz! A n k a r a ’ d a buluþuyoruz! Sloganýyla 17 Ocak 2010 Pazar günü Ankara Sýhhiye Meydaný’nda büyük buluþma gerçekleþtirildi. Ekmek Barýþ Özgürlük Ýçin D e m o k r a s i Ve Haklar Mitingi’ne baþta Tekel iþçileri, Ýstanbul itfaiye iþçileri ve þeker iþçileri olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanýndan yaklaþýk 100.000 kiþi katýldý. “Türk- Ýþ Göreve, Genel Greve”, “Zafer Direnen Emekçinin Olacak”, "Silkele Türk-Ýþ Düþecekler", "Gün Gelecek Devran Dönecek, AKP Halka Hesap Verecek” þeklinde sloganlar atýlýrken, iþçilerin ellerinde bulunan dövizlerde ise, "Limanlar Vatandýr, Özelleþtirmeye Hayýr", "Taþeronlaþmaya Ýtfaiyeden Hayýr", "Kahrolsun Ücretli Kölelik Düzeni", "Ýtfaiyede Yatmadýk Vatandaþý Satmadýk", "Hani Din Kardeþiydik, Niye Siz

Villada Biz Sokaktayýz", "One Minute Tayyip, Tekel Ýþçisine Reva Gördüðün 4 C Yasasý Çok Ayýp, Bir Daha Da Ankara'ya Gelmem", "Yangýnda Can Kayýplarý Artacak, Sorumluluk Kadir Topbaþ'ýn Olacak" ifadeleri yer aldý. TEKEL ÝÞÇÝSÝNE DESTEK Bir saatlik iþ býrakma eylemleriyle Tekel iþçilerinin eylemlerine destek veren Belediye-Ýþ Sendikasý Ayvalýk Temsilciliði üyesi iþçiler, mücadele alanýnda olmak için Ankara’ya gitti. Ayvalýk Demokrasi Platformu üyeleri EðitimSen Ayvalýk Temsilciliði üyeleriyle birlikte Cumhuriyet Alanýnda bir araya gelerek Belediye-Ýþ üyesi iþçileri karanfillerle uðurladýlar. Platform adýna konuþan Nebahat Dinler: “Tekel Ýþçileri 4-C'yi r e d d e d i y o r l a r. Çünkü, • Bu gün ölseler baðlanacak maaþ 1500 TL. 4-C'de 700 TL. Onlara “ölünüz dirinizden daha deðerli, yaþarken ölün” diyorlar. • 4-C’de hasta olsalar iki günden fazla rapor hakký yok. • 4-C’de hiçbir sosyal haklarý yok. Hatta fazla çalýþýrsan, fazla çalýþma ücreti bile yok. • 4-C’de sendika hakký yok. Kýdem tazminatý yok. • 4-C’de bir sonraki sene çalýþma garantisi yok. • 4-C tam bir ücretli kölelik. Köleliði reddediyorlar. Angaryayý reddediyorlar. Sefaleti reddediyorlar.

A y v a l ý k ’ t a n Te k e l i þ ç i l e r i n i n mücadelesine destek olmak için yola çýkan Belediye-Ýþ sendikasýna baðlý emekçi arkadaþlarýmýzý yolcu etmek için buradayýz. Bu haklý direniþte yanlarýndayýz. Buradan mücadelelerini selamlýyoruz. Tekel iþçisi yalnýz deðildir” dedi. Ayrýca Ýlçe’mizdeki bazý sivil toplum kuruluþlarý da tekel iþçileriyle dayanýþma kampanyasýna katýlarak baþta battaniye olmak üzere giysi, ilaç ve benzeri yardýmlarda bulundular.


4

papalina

Ocak 2010

PATERÝÇA ADA DERNEÐÝ Nuray Özer (Ayvalýk Çevre Koruma ve Güzelleþtirme Derneði): Biz Tabiat P a r k ý n ý ç o k önemsiyoruz. 2004 yýlýndan sonra Baþkanýmýz rahmetli Ceynur Karagözoðlu ile birlikte toplantýlar düzenledik. Çeþitli zamanlarda düzenlediðimiz toplantýlara Prof. Kerim Alpýnar, Abdullah Soykan, Haluk Cecan, Prof. Orhan Kural, Ýl Çevre Müdürlüðü’nden Emine Kamber, Salih Toprak, Çevre Eðitim Baþkaný Erol Günay gibi konunun uzmanlarýný çaðýrarak bilgilendirme toplantýlarý yaptýk. Ayrýca konuyla ilgili Kent Konseyi ile birlikte Prof. Kamil Okyay Sýndýr ve Yrd. Doç. Fahri Yemiþoðlu’nun katýldýðý baþka bir toplantý da yapmýþtýk. H a n i f i Þ e n d i l ( K ü ç ü k k ö y v e Sarýmsaklý Ýnsan ve Ya þ a m D e r n e ð i ) : Ayvalýk’ýn deðerli olduðunu biliyoruz. Buna sahip çýkmak gerek. Herhangi bir siyasal faaliyetle ele alýnmamalý. El atan herkese minnet borçluyum. Sorunlarý AKP ye iletelim, onlar iletsin. Netice olarak çalýþma yapalým. Bunun için Küçükköy Kalkýnma Eylemi Platformunu kurduk. Atilla Denizalp (KÜKAP): Sürdürülebilir olmak temel prensiptir. Ayvalýk Adalarý Tabiat Parkýnda deðerli çalýþmalar yapýlmýþtýr. Çalýþmalar devam etmeli, bilimsel verilere o t u r m a l ý d ý r . Profesyonellerle çalýþalým. Buralar biyorezerv alanlarý olarak tanýmlanýp, korunmalýdýr. Biz, Türkiye’de ilk biyorezerv alanýný Artvin ili Borçka ilçesi Camili’de (Macahel) kurduk. Seval Özdemir (AYOP): To p l a n t ý y ý ç o k önemsiyoruz. Turizm açýsýndan buralar bozulmamalýdýr. Tabiat parkýna þiddetle ihtiyacýmýz var. Denizin altýna da üstüne de zarar gelmemelidir. Üstümüze ne düþüyorsa yapmaya söz veriyoruz. Halil Gür: Bu toplantýyý düzenleyenlere teþekkür ediyorum. Örnek bir b i r l i k t e l i k o l m u þ t u r. Bundan sonra da böyle devam etmelidir. Bu sýradan bir hadise deðildir. Yaþananlarý genel çerçeve içerisinde ele almalýyýz. Bu halka anlatýlmalýdýr. Alýnan

araziler belirlenmeli, kim ne kadar yer almýþ öðrenmeliyiz. Yürütme oluþturulmalý, tüm veriler toplanmalýdýr. Yunanlý emlakçýlar buradan arazi almak istiyor. Ýshak Doðan: Bitki ve hayvan varlýðýný nasýl koruyacaðýz? Kirlenme ve hayvan katliamý engellenmelidir. Topraðýn k i r l e n m e s i engellenmelidir. Ayvalýk’a sirkülasyonu deniz ve rüzgar açýsýndan engellerseniz, kirliliði engelleyemezsiniz. Ýç denizin temizliði düþünülmelidir. Lale Adasý arasýndaki yol açýlmalý, köprü yapýlmalýdýr. Ayvalýk’ýn poyrazý ve imbatý buluþturulmalýdýr. Mesut Akýn (Belediye Meclisi Eski Üyesi): 12.02.2004 tarihinde onaylanan Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký planýna itiraz ettik. Bununla ilgili dava açtýk. Bize sunulan planla þimdiki planýn alakasý yok. Mücadele eskiyi reddederek yapýlmaz. Bizim 2004 planýna itirazlarýmýzla, hazýrlanan 2009 planý arasýnda hiçbir benzerlik yok. Gündüz Ýþgüder (Mimarlar Odasý): Bu toplantýyý hazýrlayanlara teþekkür ediyorum. Ceynur’u unutmamalýyýz. Biz bu davanýn sonuna kadar yanýndayýz. Genel Kurulda üyemiz Ahmet Hamdi Dinler’in önerisi üzerine konuyu gündeme alarak, genel kurul kararý çýkarttýk. Mimarlar olarak özel toplantý yapacaðýz, Genel Merkez olarak da katký sunacaðýz. Hüsnü Günaydýn: Kurduðum hayallerin gölgesinde kaldým. Her an üzülüyorum. Bu açýlýmlar daha önce yapýlmalýydý. Eski hatalarý bir kenara býrakýp bundan sonra ne yapmalýyýz, ona bakmalýyýz. Birlikte koruyarak kalkýndýralým. Ben heyecanlýyým, bu baþlangýç büyük bir ödev. Kanalizasyon ve köprü de ele alýnmalýdýr. Dünya, devlet, UNESCO bunu takip etsin. Çocuklarým adýna bunu istiyorum. Halil Coþkun (AYÇEP): Bu plan Tabiat Parkýnýn yok olmasýnýn planýdýr. Sipariþ üzerine hazýrlandýðý izlenimi vermektedir. Planýn iptali için Ayvalýk Çevre Platformu üyeleri olarak dava açacaðýz. Burasý için elimizden geleni yapacaðýz.

Yönetim Kurulu Baþkaný Sayýn Halil Durak ve Sayýn Ýsmail Tekinel ile yapmýþ olduðumuz görüþmede derneklerinin Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký uzun devreli geliþme revizyon planýný her bakýmdan derinlemesine incelemiþ olduklarýný; Ayvalýk halký açýsýndan yol açacaðý sakýncalarý ve bu sakýncalara itiraz biçimlerini büyük bir titizlikle ele almýþ olduklarýný gördük. Üstelik, revizyon planýna karþý çýktýklarý noktalarý açýkça dile getiren bir imza kampanyasý baþlatmýþ olduklarýný gördük. Sayýn Halil Durak ayrýca aþaðýdaki konularda görüþ belirtti:1995 yýlýndaTabiat Parký çalýþmalarý baþlatýldýðýnda deðil halka danýþmak, konu halktan gizli tutuldu. 2004 yýlýnda halk konu hakkýnda, yetersiz ölçüde bilgilendirildi. Gerekli katýlým olmadý. Böyle her kesimi etkileyecek bir projenin sivil toplum kuruluþlarý ve halkla bütünleþerek gerçekleþtirilmesi doðruyu bulmanýn tek yoludur. Yangýndan sonra Atasay Bey’i durumu incelemek ve bu konuyu tartýþmak için defalarca davet ettik. Ayvalýk Belediyesi revizyon planýna 3 noktada itiraz etti. Söz konusu itirazlarýna da hemen geliþigüzel ýsrarcý yanýtlar geldi. Aslýnda, Belediyenin çok daha fazla konuda itiraz etmesi gerekirdi.

SU ÜRÜNLERÝ KOOPERATÝFÝ

Baþkan Mesut Yýldýz ve Ýsmail Güran : Konuyu Halil Durak kanalýyla duymuþ olduklarýný ve çok tepkili olduklarýný belirttikten sonra aþaðýdaki maddeler halinde görüþlerini birlikte dile getirdiler:Söylenenlere göre kýyýlara 2 milden fazla yanaþamayacakmýþýz; demir atamayacakmýþýz. Biz kýyý balýkçýsýyýz; bu durumda rýzkýmýzý nasýl kazanýrýz? Burada yaþayan, çalýþan biziz. Bizim fikrimiz sorulmadý. Kabul edeceðimizi nasýl düþünürler? Zeytinci, herkes maðdur olacak; olacak iþ mi? Ýsmail Güran: Ocak ayýnýn ikinci yarýsýnda Ankara’da Danýþma Kurulu toplanacak. Tarým Bakanlýðý Müsteþarý Kurulun baþkaný. SÜRKOP Balýkesir Kooperatifler Birliði 2. Baþkanýyým. Konuyu orada gündeme getireceðiz. Bugüne kadar isteklerimizin %80’ini aldýk. Kesinlikle sýnýr istemiyoruz. Bizim sularýmýza elini kolunu sallayarak girenlerden vergi alýnsýn; balýkçýlýðýn burada iyileþtirilmesine harcansýn. Kýyýlar halkýndýr; özgürce dolaþýrýz. Bu isteklerimizin yerine getirilmesi için bizden yana olan kim olursa olsun onunla iþbirliði yaparýz.


papalina

Ocak 2010

ALÝBEY (CUNDA) ADASI KALKINDIRMA VE KORUMA DERNEÐÝ Ayþe S. Kýrýkoðlu - Ahmet Köken

PAPALÝNA: Biliyorsunuz Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký yasasý 21 Nisan 1995 yýlýnda kabul edildi. 2004 yýlýnda da bölgenin planlarý yapýldý. Yürürlükte olan 2004 Tabiat Parký planý Çevre ve Orman Bakanlýðýndan gelen 2009 Revizyon Planý ile deðiþikliðe uðratýlmak isteniyor. Söz konusu yeni revizyon planý hakkýnda yeteri kadar bilgi sahibi oldunuz mu? Bu bölgenin yerel bir derneði olduðunuza göre söz konusu revizyon planýný nasýl deðerlendiriyorsunuz, geliþmelerin neresinde duruyorsunuz? Hüseyin ERGÝN (Der.Yön.Kur.Üyesi): Uygulanmak istenen 2009 Revizyon Planý hakkýnda incelemelerimiz, araþtýrmalarýmýz devam ediyor. Bu bilgilenmeler ýþýðýnda ve de gerilere giderek þöyle deðerlendirme yapmak isterim: 1995 yýlý öncesi yani “Tabiat Parký Yasasý” çýkmadan önce bu bölgeler daha iyi korunuyordu.1995’lerden baþlayan bir yanlýþlýk var. Bölgede yaþayan insanlar, özellikle zeytincilik, balýkçýlýk ve hayvancýlýkla uðraþan insanlar yapýlan planlarda hiç hesaba katýlmadý, onlarýn görüþlerine baþvurulmadý. Buranýn gerçekleri göz önüne alýnmadý. Yapýlan planlardaki sýnýrlamalar nedeniyle burada yaþayan insanlar maðdur edildi, çeþitli sýkýntýlar yaþandý. Tabiat Parký Yasasýnýn kabulünden yani 1995 yýlýndan baþlamak üzere 2004 yýlý Planý dahil olmak üzere sorunlarýmýza doðru yaklaþýlmadýðý için bu bölgede çiftçilik yapmamýz zorlaþtýrýldý. O yüzden geçmiþ uygulamalara baþýndan beri hep karþý olduk. Tabiat Parkýna karþý deðiliz; doðanýn korunmasýný istiyoruz ama zeytincilikle ilgili faaliyetlerimizde de sýnýrlamalar, kýsýtlamalar istemiyoruz. 2009 Plan Revizyonuna gelince, söz konusu plana baktýðýmýzda devlet arazilerinin sarýya döndüðünü görüyoruz. Yani sýnýrlamalar kaldýrýlmýþ, mutlak korumadan çýkarýlmýþ. Bunu doðru bulmuyoruz. Uygulanmak istenen yeni revizyon planýnda kendi arazilerimizde zeytincilik faaliyetlerimizi rahatlýkla yapmak istiyoruz, inþaat izni asla istemiyoruz. Ýlker ÇETÝNEL (Dernek Baþkaný) : Tabiat Parký yasasýnýn çýkmasýndan bu yana yaþanan süreçte burada yaþayan insanlar yapýlmak istenen planlamalarla ilgili asla bilgilendirilmedi, bilgi sahibi olmak isteyenler bu bilgilere ulaþamadýlar. Mutlak koruma, sýnýrlý koruma alanlarýnýn nerelerden geçtiðini bile öðrenemedik. Yani, þeffaf bir ortam yaratýlmadý.

Hüseyin ERGÝN: 2004 planýna bile sadýk kalýnmadý. Uygulamalarda pek çok yerde planýn dýþýna çýkýldý. Ýlker ÇETÝNEL: Devlet arazileri ve özel mülkiyeti olan yerler neden ayný statüde deðerlendiriliyor? Ýyileþtirmeleri özel mülkiyetin bulunduðu yerler için yapalým. Devlet mülkiyetindeki araziler iyileþtiriliyorsa burada bir art niyet görürüz. Hüseyin ERGÝN : 2009 revizyon planýnda mutlak koruma alaný olarak gösterilen yerlerde bir enerji f i r m a s ý ‘ R ü z g a r Tr i b ü n l e r i ’ k u r m a k istiyordu!...Sýnýrlý korumaya geçirilen yerler de tam oraya denk geliyor. Tabiat Parkýna karþý deðiliz. Balýkçýlýðýmýzý, çiftçiliðimizi engelleyen uygulamalara karþýyýz. Nizamiye (askeri kontrol noktalarý) konulmasýna da karþýyýz.

BUNLARI BÝLÝYOR MUYUZ? MÝLLÝ PARK: Bilimsel ve estetik bakýmýndan, milli ve milletlerarasý ender bulunan tabii ve kültürel kaynak deðerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarýna sahip tabiat parçalarýdýr. Ülkemizde 42 tane milli park bulunmaktadýr. Toplam yüzölçümü 897.657 Ha’dýr. Hiçbir parkýmýzda ziyaretçi giriþ sayýsýnda sýnýrlama bulunmamaktadýr. ÜLKEMÝZDE ÝLK MÝLLÝ PARK: Ülkemizde ilk milli park 1958 yýlýnda ilan edilen Yozgat Çamlýðý Milli Parkýdýr. D Ü N YA D A Ý L K M Ý L L Ý PA R K : Amerika'nýn 1872'de yasal olarak kabul ettiði Yellowstone Milli Parkýdýr. Yüzölçümü (899.100 Ha) bizim 40 mili parkýmýzdan daha fazladýr. Bu parkta alan kýlavuzlarý eþliðinde çok az bir bölümü gezilebilmektedir. Parka girecek insan sayýsý kotaya tabidir ve þu anda yýllar sonrasýna rezervasyon yapýlmaktadýr. 1978'de Dünya mirasý olarak kabul edilmiþtir. Dünyada yaklaþýk 6600 tane milli park bulunmaktadýr. DÜNYA’DA EN BÜYÜK MÝLLÝ PARK: Dünyada ise korunan alanlar içinde en büyük park Grönland Milli Parkýdýr. TABÝAT PARKI: Bitki örtüsü ve yaban hayatý özelliðine sahip, manzara bütünlüðü içinde halkýn dinlenme ve eðlenmesine uygun tabiat parçalarýdýr. Ülkemizde 33 adet Tabiat Parký bulunmaktadýr. Toplam yüzölçümü 79.047 Ha’dýr. AYVALIK ADALARI TABÝAT PARKI: Ülkemizdeki en büyük Tabiat Parký, Ayvalýk Adalarý Tabiat Parkýdýr. Kapladýðý alan 17950 Ha’dýr.

Ýlker ÇETÝNEL: Revizyon yapýlacaksa özel mülkiyet için yapýlmalý, vatandaþýn çýkarlarý korunmalý. Hüseyin ERGÝN: Küçük Maden Adasý Çiçek Adasý arasýna bir hat çekiliyor ve burasý Tabiat Parký içine alýnýyor. Bu hat içerisinde hiçbir balýkçý avlanamaz kuralý getiriliyor. Buranýn insaný kýyý balýkçýlýðý ile geçiniyor. Bu kabul edilemez. Ýlker ÇETÝNEL: 2009 revizyon planýnýn anlamý bizce þudur: Mutlak koruma alaný içinde olan devlet arazilerinin tamamý ‘sýnýrlý koruma alaný’na dönüþtürülüyor (ormanlýk araziler hariç). Hüseyin ERGÝN: Adada malikane yapýp yerleþenlerin parký yaptýlar bizim malýmýzý. PAPALÝNA: Çok teþekkür ederiz.

TABÝAT PARKI ÝÇÝN DAVA AÇILDI Ayvalýk Adalarý Tabiat Parkýný Koruma Platformu’nun aldýðý karar doðrultusunda Tabiat Parký Revizyon Planý için dava açýldý. Ýlk dava 29/01/2010 günü Ayvalýk Belediyesi tarafýndan açýldý. Önümüzdeki günlerde ayrýca Pateriça Ada Derneði, GÜMÇED ve AYÇEP adýna da peþ peþe davalar açýlacak. 2009 Revizyon Planýnýn Tabiat Parkýnýn ana hükümlerini yok ettiði,

5

yapýlaþmanýn önünü açtýðý, mutlak koruma alanlarýnýn sýnýrlý kullaným alanlarýna dönüþtürüldüðü, askeri alanlarýn þahýs mülkleri üzerinde olduðu, tur tekne güzergahlarýnýn yanlýþ düzenlendiði vb. gerekçelerle açýlan dava Danýþtay’da görülecek. Açýlan davada ýsrarla bu planýn bir revizyon planý deðil, gerekçeleri belirtilmeyen yeni bir plan olduðu vurgulanmýþtýr.

Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký taþýmýþ olduðu doðal kültürel ve arkeolojik deðerler açýsýndan eþsiz nitelikte olup, özellikle sahip olduðu adalar Tabiat Parkýnýn en önemli kaynak deðerlerini oluþturmaktadýr. Adalar ile birlikte adalarýn çevrelediði körfezin oluþturduðu görsel peyzaj Tabiat Parký için ayrý bir önem taþýmaktadýr Tabiat Parký Sýnýrlarý içerisinde kilise, manastýrlar Yapay Anýtlar, doðal olaylar sonrasýnda oluþmuþ adalar Doðal Anýtlar olarak tanýmlanabilir TABÝAT ANITI: Tabiat ve tabiat olaylarýnýn meydana getirdiði özelliklere ve bilimsel deðere sahip ve milli park esaslarý dahilinde korunan tabiat parçalarýdýr. Toplam 105 adet Tabiat Anýtý bulunmaktadýr. Yüzölçümü 5.286 Ha’dýr. TABÝAT KORUMA ALANI: Bilim ve eðitim bakýmýndan önem taþýyan nadir, tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuþ ekosistemler, türler ve tabii olaylarýn meydana getirdiði seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunmasý gerekli olup sadece bilim ve eðitim amaçlarýyla kullanýlmak üzere ayrýlmýþ tabiat parçalarýdýr. Ülkemizde 31 adet Tabiat Koruma Alaný bulunmaktadýr. Toplam Yüzölçümü 46.575 Ha’dýr.


6

papalina

Ocak 2010

TABÝAT PARKI ÝÇÝN ORTAK KARAR:

Þükrü Kaygýsýz

Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký 2009 Yýlý Revizyon Planýna karþý tepkiler artarak devam ediyor. Ayvalýk ve Küçükköy Belediyeleri baþta olmak üzere 23 dernek, kooperatif ve sivil toplum örgütü ve bireylerin katýlýmýyla kurulan Ayvalýk Adalarý Tabiat Parkýný Koruma Platformu’nun düzenlediði basýn açýklamasý, ilçemizde ve körfezde büyük ilgi gördü. Ayvalýk Cumhuriyet Alanýnda yapýlan basýn açýklamasýna çok sayýda insan katýldý. Basýn açýklamasýna Ayvalýk dýþýndan katýlýmlar da oldu. GÜMÇED üyeleri Altýnoluk, Edremit ve Burhaniye’den toplu olarak eyleme katýldýlar. Alana alkýþlar eþliðinde giren GÜMÇED, kalabalýk katýlýmýyla alandakilere moral verdi. Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký Platformu adýna konuþan Havva Taylan “14 Aralýk’tan beri yaptýðýmýz çalýþmalar sonucunda bugün hepimiz bir aradayýz. Ayvalýk Adalarý Tabiat Parkýna birlikte sahip çýkacaðýz.” dedi. Ayrýca 1 Þubat tarihinde hukuki mücadeleye baþlayacaklarýný da söyledi. Belediye Baþkanlarýnýn Anýtlar Kurulu Toplantýsýnda bulunmalarý nedeniyle Ayvalýk Belediyesi adýna Baþkan Vekili Fatih Ayyürek, Küçükköy Belediyesi adýna Baþkan Vekili Mehmet Atýlgan katýldýlar. Basýn Açýklamasýndan önce konuþan Baþkan Vekilleri F. Ayyürek ve M. Atýlgan platform içinde yer alarak çalýþmaya destek verdiklerini, bundan sonra da gereken her türlü çalýþmayý yapacaklarýný belittiler. GÜMÇED Baþkaný Mehmet Akif Öznal ise yaptýðý konuþmada: Dünyanýn en güzel yerlerinden biri Edremit Körfezi, Körfezin en güzel yerlerinden biri ise Ayvalýk. Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký için çok önemli bir mücadele içindeyiz. Bu ülkede isteyen herkesin, istediðini gücüne güvenerek

yapamayacaðýný göstereceðiz. Belki mülkiyeti Koç, Sabancý ve Boyner’in olabilir ama yine söylüyoruz ki orasý önce bizim, önce çocuklarýmýzýn ve gelecek kuþaklarýn “ dedi. Daha sonra Av. F. Zehra Yetkin kýsa bir konuþma yaparak “sorunun yargýya taþýnacaðýný” belitti. “Ayvalýk Belediyesi, GÜMÇED ve AYÇEP adýna en geç iki Þubat’a kadar birlikte dava açacaðýný” söyledi. Platform adýna basýn açýklamasýný Halil Coþkun okudu. Açýklamada: “ Deðerli Ayvalýklýlar, Çevre Dostlarý Ve Basýn Mensubu Arkadaþlar; B i z e torunlarýmýzdan emanet olan” doða, çeþitli sermaye gruplarýnýn farklý amaçlarý uðruna talan e d i l m e k isteniyor. Kim ne yapmak, ne u ð r u n a b u r a l a r ý yaðmalamak GÜMÇED istiyor? Bu B a þ k a n ý konuda kimse M e h m e t bize bir þey Akif Öznal s ö y l e m i y o r, bilgi vermiyor. Ancak þunu biliyoruz ki halka ait olan, kamuya ait olan bu son güzellikler de elimizden alýnýp yok edilmek isteniyor. A y v a l ý k A d a l a r ý Ta b i a t P a r k ý ülkemizdeki en büyük ve en güzel tabiat parkýdýr. 23 ada üzerine kurulan, 17950 hektarlýk bu alan 2004 yýlýnda oluþturulan plan kararlarý ve plan hükümleriyle kendi iç yönetmeliðini ve kurallarýný oluþturmuþtu.

Ancak ne sebeple olduðunu hala tam olarak bilemediðimiz, ancak sermaye gruplarýnýn isteði üzerine yeniden revize edildiðine inandýðýmýz 2009 yýlý Tabiat Parký Revizyon Planý, sanki parkýn yok edilmesi için, parkýn birilerine peþkeþ çekilmesi için hazýrlanmýþ bir plan olarak sýrýtýyor. 2009 Yýlý Revizyon Planý, 2004 yýlý plan notlarýnda olmayan birçok þaibeli hükmü içinde taþýyor. Ne yazýk ki plan hükümlerini okuduðumuzda ve 2004 yýlý ile karþýlaþtýrdýðýmýzda karþýmýza sanki sipariþ üzerine hazýrlanmýþ plan hükümleri çýkýyor. Biz Ayvalýk Adalarý Tabiat Parkýný Koruma

Platformu olarak, bu plana karþýyýz. Bu plana karþýyýz çünkü:Bu plan hazýrlanýrken sermaye gruplarý ve rant çevrelerinin arazilerine gösterilen özen, ne yazýk ki küçük mülk sahipleri ve üreticilerinin arazileri için gösterilmemiþtir.Yeni planda kamuya ait arazilerin neredeyse tamamý


Ocak 2010

papalina

7

mutlak koruma alanlarýndan 2004 plan hükümlerinin ana ilkelerine Kýsacasý yaþamak ve yaþatmak için el çýkartýlarak, sýnýrlý kullaným sadýk kalýnmasýný, ancak varsa ele vermeliyiz. alanlarýna dönüþtürülmüþtür. aksayan yönlerinin düzeltilmesini Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký Koruma B u n u n n e d e n i i s e talep ediyoruz. Bu nedenle Ayvalýk ve Platformu bu amaçla kuruldu. Öncelikle açýklanmamýþtýrMutlak koruma Küçükköy Belediyeleri ile GÜMÇED Ayvalýk ve Küçükköy Belediyesi’nin içinde yer alanýndan çýkartýlan kamu baþta olmak üzere ilgili dernek ve aldýðý bu platform, konuya duyarlý dernek, arazilerinin son yýllarda bölgede kiþilerin katýldýðý dava yakýn zamanda kooperatif, grup, sivil toplum örgütleri ve çok sayýda arazi alan büyük arazi açýlacaktýr. kiþilerin katýlýmýyla oluþturulmuþtur. Siyasal sahiplerinin arazilerinin yanýnda Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký görüþünüz ne olursa olsun eðer yaþanacak bir olmasý ve ileride buralarýnýn da Koruma Platformu olarak halkýmýzý dünya kalmazsa, sizin görüþlerinizin farklý amaçlarla kullanýlacaðý konuya duyarlý olmaya ve soruna uygulanacaðý bir alan da kalmaz. Ýsterseniz Halil Coþkun kuþkusunu beraberinde sahip çýkmaya çaðýrýyoruz. Ancak insanlýk uðruna en güzel ütopyalarýnýz olsun, getirmektedir.Mutlak koruma alanýndan birlikte hareket edersek ve güçlü bir kamuoyu eðer bunu oluþturacaðýnýz bir yer yoksa neye çýkartýlýp, sýnýrlý kullaným alanlarýna oluþturursak Tabiat Parkýna sahip çýkabiliriz. yarar ütopyalarýnýz. Doða bizim siyasal dönüþtürülen araziler üzerinde yapýlaþmanýn Aksi taktirde park bizim olmaktan görüþlerimizin rengine bakmaz. önü açýlmaktadýr. Bu da Tabiat Parkýný çýkýp, birkaç þahsýn özel parkýna Bu nedenle nerede duruyor betonlaþma tehlikesiyle yüz yüze dönüþecektir. Belki de farklý olursak olalým, öncelikle üzerinde g e t i r m e k t e d i r. Ta b i a t p a r k ý ü z e r i n d e amaçlar uðruna, rant uðruna beton yaþayacaðýmýz bu doðaya sahip oluþturulan askeri alanlarýn neredeyse yýðýnýna dönüþecek ve biz artýk çok çýkmakla iþe baþlamamýz gerekir. tamamýna yakýn bölümü þahýs arazileri geç kalmýþ olacaðýz. Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký üzerinde oluþturulmuþtur. Tabiat parký Çocuklarýmýza, torunlarýmýza, hepimizin, ona sahip çýkmak için üzerindeki hazine arazilerinin satýþý ilkelerinin gelecek nesillere karþý elimizden gelen tüm çabayý yeniden belirlenmesi ve bu alanlara fonksiyon sorumluluklarýmýz var. Borcumuz bugünden sarf etmeli, bu yüzden de yüklenmesi hükümleri, büyük sermaye var. Yarýn vicdanlarýmýz rahat bir önce yan yana gelmeliyiz. gruplarýnýn isteklerinin ipuçlarýný vermektedir. þekilde yataklarýmýza uzanmak Havva Taylan Bu da ileride buradaki arazileri kimin istiyorsak ve torunlarýmýza karþý - A Y V A L I K B Ý Z E kullanacaðý konusunda ve bu arazilerde ne yüzümüzü yere eðmeden TORUNLARIMIZDAN EMANET yapýlacaðý konusunda çok ciddi kuþkular konuþmak istiyorsak; bugün bunun gereklerini -YAÞAMAK VE YAÞATMAK ÝÇÝN TABÝAT uyandýrmaktadýr. yerine getirme günüdür. Belki yarýn artýk çok, PARKINA SAHÝP ÇIKALIM ama çok geç olabilir. - YA R I N I N D O Ð A S I B U G Ü N D E N 2009 yýlý Tabiat Parký Revizyon Planý Doða için, yeþil için, zeytin için, YARATILIR oluþturulurken katýlýmcýlýk ilkesi tamamýyla Çiçekler, böcekler, arýlar uðruna, -DEDELERÝMÝZÝN TOPRAÐINDAN VE göz ardý edilmiþtir. Bu plan oluþturulurken: Kuþlar aþkýna, balýklar aþkýna, denizler DENÝZÝNDEN SÜRÜLMEK ÝSTEMÝYORUZ.” Yerel yönetimlerin görüþü alýnmamýþtýr. aþkýna, denildi. Yereldeki ilgili kamu kurum ve kuruluþlarýnýn görüþü alýnmamýþtýr. Konuyla ilgili sivil toplum örgütlerinin, kooperatiflerin, meslek odalarýnýn, derneklerin, çevreye duyarlý oluþumlarýn görüþü alýnmamýþtýr. Bölgede yaþayan halkýn görüþü alýnmamýþtýr. Bölgede geçimini zeytincilikle saðlayan mülk sahiplerinin görüþü alýnmamýþtýr. Bölgede geçimini balýkçýlýkla saðlayan insanlarýn görüþü alýnmamýþtýr. Ta b i a t p a r k ý n d a t e k n e t u r l a r ý düzenleyen tekne sahipleri ve ilgili Gezi Tekneleri Kooperatifinin görüþü alýnmamýþtýr. Tabiat Parký içinde dalýþ yapan tekne ve Dalýþ Okullarýnýn görüþü alýnmamýþtýr. Pakta Gözlem yapan Aykuþ ( Ayvalýk Kuþ Gözlem Topluluðu) gibi sivil oluþumlarýn ve alan kýlavuzlarýnýn görüþü alýnmamýþtýr. Sporla uðraþan gruplarýn görüþü alýnmamýþtýr. ( Yelken kulübü, Körfez Doða Sporlarý Grubu ) gibi. Kýsacasý konuyla ilgili hiçbir kurum, kuruluþ ya da kiþiyle görüþülmeden tamamen kapalý kapýlar ardýnda oluþturulmuþ bir karar alýnarak uygulamaya konulmak istenmiþtir. Halkýn görüþünü almayanlarýn baþkalarýnýn görüþlerini dikkate alarak böyle bir plan hazýrladýklarý görülmektedir. Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký Koruma Platformu Biz Ayvalýk Adalarý Tabiat Parkýný Koruma Platformu olarak 2009 Revizyon Planýnýn öncelikli olarak Tabiat Parkýnýn ana ilkelerini ortadan kaldýran hükümlerine karþýyýz. Planýn hazýrlanmasý sürecinde katýlýmcýlýk ilkesinin uygulanmamasýna karþýyýz. Bu nedenle 2009 Yýlý Revizyon Planýnýn iptal edilerek yeniden bir plan revizyonuna gidilmesini ve bu yapýlýrken de

Ayvalýk Belediyesi, Küçükköy Belediyesi, ADD (Atatürkçü Düþünce Derneði), ASD (Ayvalýk Sanat Derneði), AYÇEP (Ayvalýk Çevre Platformu), AYKUÞ (Ayvalýk Kuþ Gözlem Topluluðu), AYOP (Ayvalýk Otelciler ve Pansiyoncular Derneði), Ayvalýk Çevre Koruma Derneði, Ayvalýk Demokrasi Platformu, ÇYDD (Çaðdaþ Yaþamý Destekleme Derneði), Deniz Emekçileri Derneði, Deniz Ticaret Odasý, GÜMÇED, HALKEVÝ, Karagöz Sanat Evi, Körfez Doða Sporlarý Grubu, KÜKAP (Küçükköy Kalkýnma Eylemi Platformu), Küçükköy ve Sarýmsaklý Ýnsan ve Yaþam Derneði, Mimarlar Odasý, Papalina Gazetesi, Pateriça Ada Derneði, Patriça Gezi Tekneleri Kooperatifi, Pir Sultan Abdal Derneði, Su Ürünleri Kooperatifi, TEMA, TEMAD (Türkiye Emekli Astsubaylar Derneði)


8

papalina

Ocak 2010

UÐUR MUMCU VE DEMOKRASÝ ÞEHÝTLERÝ ANILDI

1.AYVALIK GENÇLÝK TÝYATRO ÞENLÝÐÝ ASD-Ayvalýk Sanat Derneði ve AYKÜSAD-Ayvalýk Kültür Sanat Derneði tarafýndan 27-30 Nisan 2010 tarihlerinde yapýlmasý planlanan 1.AYVALIK GENÇLÝK TÝYATRO ÞENLÝÐÝ için çalýþmalara baþlandý. AY VA L I K G E N Ç L Ý K T Ý YAT R O ÞENLÝÐÝ ile Gençlik Tiyatro Topluluklarý arasýnda iletiþim baþlatýlarak sosyal kültürel ve sanatsal yönden geliþimlerine katkýda bulunmak, gençlere güzel sanatlar ve tiyatro alanýndaki becerilerini sergilemek için fýrsatlar tanýmak, tiyatroyu toplumun her kesimine yaymak, tiyatro izleyicisi sayýsýný ve kalitesini arttýrmak amaçlanýyor.

Uður Mumcu ve Demokrasi Þehitleri Ayvalýk’ ta bulunan beþ derneðin ortak düzenlediði etkinliklerle anýldý. Atatürkçü Düþünce Derneði Ayvalýk Þubesi, Çaðdaþ Yaþamý Destekleme Derneði Ayvalýk Þubesi, Ayvalýk Kültür ve Sanat Derneði, Çevre Koruma ve Güzelleþtirme Derneði ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneði Ayvalýk Þubesi temsilcileri bir araya gelerek, Uður Mumcu ve Demokrasi Þehitleri adýna 24 Ocak Pazar günü anma etkinliði düzenlediler.

Ayvalýk Cumhuriyet alanýnda Atatürk Anýtý’na çelenk konulmasýnýn ardýndan Ýsmet Ýnönü Kültür Merkezi’nde çok sayýda insanýn katýldýðý bir anma düzenlendi. Etkinlikleri organize eden, ADD Ayvalýk Þubesi adýna Niyazi Kara, AYKÜSAD adýna Yüksel Hafize Acar, Pir Sultan Abdal Derneði adýna Erdal Ýrfan, Lütfiye Seçer, Nilgün Fuçucu, Çiðdem Onur ve Ayvalýk Çevre Koruma ve Güzelleþtirme Derneði adýna Nuray Özer, amaçlarýnýn bu gibi etkinlikleri Ayvalýk genelindeki pek çok dernek ile birlikte organize edebilmek olduðunu vurguladý.

Birlik Ortopedik Engelliler YOLA PARMAKSIZ’LA DEVAM EDECEK Ayvalýk ilçesinde bulunan Birlik Ortopedik Engelliler Derneði Genel Merkezi, 10. Olaðan Genel Kurulu'nu yaptý. Kurul yola yeniden Muharrem Parmaksýz'la devam kararý aldý..... A y v a l ý k Belediyesi'ne ait Ýsmet Ýnönü Kültür Merkezi'nde yapýlan genel kurul toplantýsýnda Divan heyetine Gülten Takýl, Metin Baþ ve Kenan Derin seçildi. Divan heyetinin oluþturulmasýndan sonra Saygý Duruþu ve Ýstiklal Marþý'nýn ardýndan, derneðin üç yýlda bir yapýlan genel kurulunda Faaliyet ve Denetleme raporlarýný Halil Burgaz okudu. Tek listeyle yapýlan seçimlerde Muharrem Parmaksýz baþkan olarak yeniden seçilirken, Yönetim Kurulu üyeliklerine de Halil Burgaz, Turgay Ezer, Mustafa Çetintaþ, Yasemin Tokta, Esin Yumulcay, Savaþ Solaç getirildi. Dernek Baþkaný Muharrem Parmaksýz Genel Kurula hitaben yaptýðý konuþmada, “Türkiye'nin gündemi her gün deðiþiyor. Bu kadar hýzlý akan ülke gündeminde de

Þenliðin gelenekselleþmesi için her yýl, yýlda bir kez düzenlenmesi öngörülüyor. Antalya Belediyesinin Geçlik Tiyatro Þenliði, Akdamar Gençlik ve Tiyatro Þenliði, Celal Bayar Üniversitesi Gençlik Tiyatro Þenliði ve Liseler arasý Tiyatro Þenlikleri örnek olarak alýnarak Ayvalýk'ýmýzýn adýnýn gençlik ve tiyatro ile anýlmasý hedefleniyor. Baþvurularý 01-19 Mart 2010 tarihlerinde yapýlacak 1.AYVALIK GENÇLÝK TÝYATRO ÞENLÝÐÝ için detaylý bilgileri www.ayvaliksanatdernegi.org www.aykusad.org.tr

ve

Adreslerinden edinebilirsiniz. Papalina Gazetesi olarak bu çalýþmalarýndan dolayý her iki derneði de kutluyoruz.

PÝR SULTAN ABDAL DERNEÐÝ BÝRÝNCÝ OLAÐAN KONGRESÝNÝ YAPTI

biz engellilerin sesi ve istekleri kaybolup gidiyor. Eðer sorunlarýmýzý dile getirmek için Ankara'nýn yoluna koyulsak, boþ meydan bulamayýz” diye konuþtu. Konuþmasýnda 3 Aralýk engelliler gününde Baþbakanlýða ulaþtýrmak üzere Ayvalýk Kaymakamý Nihat Nalbant'a Engelli Açýlýmý taleplerine, Baþbakanlýktan cevap geldiðini belirten Parmaksýz,

“Açýlým talebimize Baþbakanlýktan cevap geldi. Gelen cevapta Açýlým konusundaki taleplerimize yaklaþýmlarýnda bizim bildiklerimizi yine bize hatýrlatmýþ oldular ve deðiþen bir þey olmadý” diye konuþtu. Parmaksýz yeniden seçilmesinden dolayý Genel Kurul üyelerine teþekkür ederken, “Bugüne kadar emeklemiþtik. Ýnþallah bundan sonra koþacaðýz” dedi. Papalina Gazetesi olarak, Birlik Ortopedik Engelliler Derneðine engelsiz günler diliyoruz.

Dernek yeni yönetim kurulu. Geçen yýl Ayvalýk’ta açýlan Pir Sultan Abdal Derneði birinci olaðan kongresini yaptý. Seçime iki liste ile girildi. Yönetim ve denetleme kurulunun aklanmasýndan sonra yapýlan seçimde Vedat Tekten’in listesi kazandý. Genel Kurula EMEP, DSP, Ayvalýk Demokrasi Platformu ve Halkevi temsilcileri de konuk olarak katýldý. Genel kurulda bir konuþma yapan Genel Merkez yöneticisi Oktay: Alevilerin sorunlarýna deðinerek, yýllardýr Alevilerin yaþadýðý sorunlardan ve uðradýklarý katliamlardan çarpýcý örnekler verdi. Özellikle ; “Ýktidarlarýn Aleviler üzerinde sistemli olarak asimilasyon politikalarý yürüttüklerini” belirterek, “Alevi köylerinde yapýlan camiler buna örnektir” dedi. Pir Sultan Abdal Derneði’nin yeni baþkaný Vedat Tekten salonda daðýttýðý bildiride “Göreve Geldiðimizde Yapacaðýmýz Çalýþmalar” adý altýnda 24 maddelik çalýþma programý sundu. Programda özellikle “Ýlçe Demokrasi Platformunda aktif çalýþmalar yapacaðýz“ vurgusu dikkat çekti.


papalina

Ocak 2010

9

BELEDÝYE MECLÝSÝMÝZDEN

Ayþe S. Kýrýkoðlu - Cemil Tosunoðlu

06.01.2010 Günü yapýlan Belediye Meclisi toplantýsý gündemin okunmasýyla baþladý. Daha sonra muhalif üyelerden aþaðýda belirtilen konularda verilen dört önergenin gündeme alýnmasý önerildi. Önergeler: -Meclis üyeleri tarafýndan düzenlenmekte olan halk günleri toplantýlarýnýn Belediye ses yayýný (hoparlör) ile halka duyurulmasý için verilen 16.12.2009 tarihli dilekçenin gereðinin yapýlmasý. -Ayvalýk Devlet hastanesi Acil Servis binasýnýn deprem raporunda çürük gösterilmesi konusunun gerçek olup olmadýðý; gerçekse, yetkililer tarafýndan ne gibi bir giriþimde

bulunulduðu. -Kurban Bayramý öncesinde Belediyenin kasasýna 1,5 milyon lira girdiði duyumunun gerçek olup olmadýðý; girdiyse kaynaðý. -Meclis üyeleri Ýmar Komisyonu tarafýndan önerilen deðiþiklik taleplerini (maddi hatalar hariç), konunun uzmaný olmadýklarýndan yeterince deðerlendirememektedirler. -Toplantýlara bir avukat ve Mimarlar Odasýndan bir yetkilinin katýlmasý k o n u s u n u n deðerlendirilmesi. Önergelerin dördü de oy çokluðuyla reddedildi. Her zaman olduðu gibi gündemin aðýrlýklý konularý imar deðiþikliði taleplerinin karara baðlanmasýydý; tam iki saatin sonunda toplantýya 15 dakikalýk bir ara verildi ve imar konularýna gene devam edildi. Kaldýrým iþgallerinin düzene sokulmasý için Ýmar Komisyonuna görev verilmesi kararlaþtýrýldý. Ýþ bekleyen iþçilerin kaldýrýmlarý iþgal etmesi yerine onlar için kapalý bir mekan oluþturulmasýnýn daha doðru olacaðý dile getirildi.

Lale Adasý’nýn imar planý onaylandý: GÜMÇED’in Þubat ayý içinde Zeytin Yasasý’nda yapýlacak deðiþiklikle zeytinliklerin imara açýlmasý tehlikesine karþý iþbirliði konusunda Meclis kararý alýnmasý konusundaki dilekçesi kabul edildi. Çamlýk, Çam Motel karþýsýndaki çam aðaçlarýnýn kökleri taþlar tarafýndan sýkýþtýrýldýðý için kuruduklarý dile getirildi. Konunun incelenmesi kararlaþtýrýldý. Mezarlýðýn yeni bölümünde oturmak için bir iki bank gerektiði belirtildi. Orman Ýþletmesi ile Çamlýk tesisleri konusunda anlaþmaya yaklaþýldýðý açýklandý.

EÐÝTÝMDE AYIN GÜNCESÝ ÝÞYERÝ TEMSÝLCÝLERÝ EÐÝTÝMDEN GEÇTÝ: Eðitim Sen iþyeri temsilcileri Balýkesir’de eðitim çalýþmasýna katýldýlar. Ayvalýk, Ývrindi, Balýkesir ve diðer ilçelerden 30 dolayýnda iþyeri temsilcileri bir günlük eðitimlerini aldýlar. Eðitim Sen Genel Merkez Eðitim Uzmaný Denðiz Sönmez eðitim alanýndaki Türkiye ve Dünyadaki çalýþmalarý anlattý. (YEDÝNCÝ) SAAT UYGULAMASI: Türkiye’de 80 kusur il’den birkaç tanesinde uygulanmak istenen yapýlanma. Birçok sýkýntýlar yaratýyor. Taraflarýn görüþleri alýnmýyor. Bu da çalýþanlarý üzüyor. Ek ders ücreti verilmiyor. Hep çalýþanlardan fedakarlýk bekleyen durum. Her gün biraz daha kýskaca alýnan yaþam. Balýkesir Eðitim Sen þubesi bu konuda dilekçe vermeye davet ediyor. Dilekçe örneði Balýkesir Eðitim Sen’in www.balikesiregitimsen.org adresinde bulunmaktadýr. Lütfen açýp bakmanýzý rica ediyoruz. YARIYIL TATÝLÝ BAÞLADI: 22. Ocak 2010 da Eðitim Öðretimin 1. Dönemi sona eriyor. Birçok il ve ilçede eðitim öðretime ara verildi. Domuz gribi ve kar tatili ile ilgili olarak a r a v e r i l d i . A m a Ay v a l ý k ‘ t a b ö y l e olumsuzluklara denk gelinmedi. Bu anlamda Ayvalýk yaþayanlarý olarak þanslýyýz. Ýkinci yarýyýl 8 Þubat pazartesi günü baþlayacak. Bu dönem yine birçok eksikliklerle kapandý.

AÇIK ÖÐRETÝM SINAVLARI YÝNE ERTELENDÝ: Daha önceki süreçte olduðu gibi yine açýk öðretim sýnavlarý ertelendi. Tatil döneminine denk getirildi. Niye böyle yapýlýyor. “BU KALP SENÝ UNUTUR MU?” DÝZÝSÝNÝ ÝZLÝYELÝM: Show TV deki “Bu kalp seni unutur mu?” dizisini izlemekte fayda görüyoruz. Geçmiþ tarihimize belli ölçülerde ýþýk tutuyor. Eleþtirilecek yönleri olabilir tabii. Her Salý akþamý 20.00 dolayýnda. GREV ÝLE ÝLGÝLÝ SORUÞTURMA BAÞLADI: 25 Kasým 2009 da Kamu çalýþanlarýnýn yaptýðý grevle ilgili olarak soruþturmalar baþladý. Türkiye’nin bazý illerinde soruþturmalar sürerken Balýkesir ve Ayvalýk’ta da soruþturmalar yürütülüyor. ÝSTÝKLAL ÝLKÖÐRETÝM OKULU ÇAY PARTÝSÝ DÜZENLEDÝ: 19.12.2009 da Ayvalýk Ýstiklal Ýlköðretim Okulu Okul Aile Birliði; velilerine yönelik olarak çay partisi düzenledi. Veliler ve öðrenciler doyasýya eðlendiler. VEREM SAVAÞ HAFTASI ETKÝNLÝKLERÝ: Ayvalýk ve ülke çapýnda 63. Verem Eðitim ve Propaganda Haftasý çalýþmalarý yapýldý.03-09 Ocak tarihleri arasýnda Ýlköðretim 8.sýnýflar kütüphanede eðitim ve slayt

çalýþmalarýna katýldýlar. Bu çalýþmalar ayrýca Altýnova’da yapýldý. Halk arasýnda tüberküloz da denilen bu hastalýk takip edilmezse sayýsý artýyor. Ayvalýk Verem Savaþ Dispanseri doktoru Orhan Özgüç öðrencilere çeþitli sorular sordu. Toplantý yaklaþýk 1,5 saat sürdü. KESK GENEL SEKRETERÝNE BAÞSAÐLIGI DÝLÝYORUZ: Kamu Emekçileri Sendikalarý Konfederasyonu genel sekreteri Emirali Þimþek’in annesi vefat etti. Mücadele insanýna ve ailesine baþsaðlýðý diliyoruz. M E B Ý D A R E C Ý ATA M A L A R I N I BAÞLATIYOR: Bakanlýðýn yaptýðý sýnavdan sonra atama süreci baþlatýldý. Her ne kadar eðitim çalýþanlarý ve Eðitim Sen bu sýnavlarý ÖSYM yapmalýdýr dedi ise de bakanlýk bu öneriye kulak týkadý. Ayrýca daha önce idarecilik yapanlarýn baþvurularýnýn kabul edilmemesi uygun olmuyor. EÐÝTÝM SEN 16 YAÞINDA: Sendikal mücadelenin en büyük öncüsü Eðitim Sen 16. yýlýna giriyor. 100 yýlý aþkýn bir gelenekten geliniyor. Daima demokratik, eþitlikçi, laik ve barýþ içinde bir yapýdan yana olmuþtur. Fiili ve meþru mücadeleye inandýlar. 12 Eylül karanlýðýný daðýtmak için 23 Ocak 1995 tarihinde “Eðitim ve Bilim Emekçileri Sendikasý” (Eðitim Sen) adýyla kuruldu. Sadece sendikal hak ve özgürlükler deðil, ayný zamanda emek, demokrasi, barýþ ve eþit haklar mücadelesinin de öznesi oldular.


10 papalina

Ocak 2010

SATRANÇ KÖÞESÝ Merhaba satranç dostlarý, Merhaba gençler ve daima genç k a l a n l a r. D ü n y a ’ d a n , T ü r k i y e ’ d e n v e Ayvalýk’tan satranç haberleri ile bu sayýda da sizlerle birlikteyiz. Bu sayýmýzda Dünya Satranç Þampiyonlarýndan büyük satranç ustasý Spasski’nin 1973 yýlýnda Averkin ile oynadýðý ve kazandýðý bir karþýlaþmayý sizlerle paylaþýyoruz.

Hazýrlayan:Ahmet KÖKEN

Gelfand bu bölümü 3-1 (+3-1=0) kazanýnca toplam skorda Ukraynalý rakibine 7-5 üstünlük saðladý ve yaklaþýk bir ay süren knock-out turnuvanýn galibi oldu. Aralýk ayý baþýnda yani Dünya Kupasý’nýn son finaline gelindiðinde senenin en kuvvetli turnuvalarýndan biri de Londra’da gerçekleþtirildi. Organizasyon yerinin Londra olmasýnýn da tanýdýðý imkanlarla Dünya

olarak belirledi. TÜRKÝYE’DEN SATRANÇ HABERLERÝ: *16-17 Ocak 2010 tarihlerinde Balýkesir Gençlik Merkezi’nde 6 kategoride “Balýkesir Yaþ Gruplarý Þampiyonasý” yapýlacak. *23 Ocak – 01 Þubat 2010 tarihlerinde Antalya Kemer Limra Otel’de “Yaþ Gruplarý Türkiye Þampiyonasý “ gerçekleþtirilecek. AYVALIK’TAN SATRANÇ HABERLERÝ: Ayvalýk Satranç Spor Kulübü pasta ile üyelerini aðýrlayarak yeni yýla merhaba dedi. Kutlamaya Cunda Çocuk Yuvasý’ndan da katýlýmlar oldu. Gelecek sayýda buluþmak üzere. Satranç dolu günler dilerim. Hoþça ve dostça kalýn.

DÜNYA’DAN SATRANÇ HABERLERÝ: Hantý-Mansiysk’teki Dünya Kupasý nihayet bitti.Tam 6 maç kazanarak finale çýkan GM Gelfand,GM Ponomaryov ikilisi 4 aðýr partiden oluþan ilk bölümde dört oyunda da yeniþemeyince 2-2 berabere kaldýlar. Bunun üzerine geçilen rapid oyunlarda GM Gelfand son oyuna 2-1 önde girmesine raðmen eski FIDE Dünya Þampiyonu siyahla kazanýp skoru eþitledi: 2-2.Son uzatma bölümü yýldýrým partilerden oluþuyordu ve Ýsrailli GM

Kupasý finalini gölgede býraktý. 8 oyunculu ve yaklaþýk 2700 reyting ortalamalý turnuvada galibiyete 3,beraberliðe 2 puan verilen bir puantaj sistemi uygulandý. Her zamanki gibi sistem kazananlarýn sýralamasýný etkilemedi:1)GM Carlsen (+3,=4),2)GM Kramnik (+3,-1,=2),3-4 ) GM Howell ve GM Adams (+1,=7).Mutlu sona ulaþanlar bu oyuncular olurken bekleneni veremeyen büyük ustalarýn sýralamasýný sistem Mc Shane,Ni Hua ,Nakamura ve Short

BU SAYININ SORUSU: Beyaz oynar kazanýr. GEÇEN SAYIDAKÝ SORUNUN ÇÖZÜMÜ: 1…Vf1+!! 2.Vxf1 Fd5+ 3.Vg2 Fxg2 # 0-1 ‘ Satranç bir bilimdir.’ LEIBNITZ

Talatpaþa Caddesi Numara 39

Muradiye Çarþýsý Numara 17

AYVALIK telefon: 312 55 45

AYVALIK telefon: 312 15 26


papalina 11

Ocak 2010

TARÝH VE DOÐANIN KUCAKLAÞTIÐI CUNDA ADASI Röportaj: Havva TAYLAN, Mehmet Cemil TOSUNOÐLU

Cunda; tarihi evleri, kiliseleri, yel deðirmenleri ve doðal güzellikleriyle gönülleri fethetmeye devam etmektedir. Bugünlerde Ayvalýk’ýn gündemine tabiat parký ile oturan Cunda’da olup bitenleri ve ada halkýnýn düþüncelerini öðrenmek için Cunda’nýn muhtarlarý ile görüþmeyi uygun gördük. Cunda Adasý iki m a h a l l e y e s a h i p t i r. Mahalleler, Mithatpaþa ve N a m ý k k e m a l mahalleleridir. Mithatpaþa Mahallesinin muhtarý Sermet Gülören, Namýkkemal Mahallesi muhtarý Ali Yýlmazer’dir. Bu görüþmeyi yaparken iki muhtarla ayný anda görüþtük. Papalina: Kendinizle ilgili kýsa bir bilgi verir misiniz? Sermet Gülören: Sermet Gülören Ýstanbul’da Sancak tül F a b r i k a s ý n d a çalýþýyordum. Ýyi de bir gelirim vardý. Ancak Cunda hasreti içime düþtü ve iþimi býrakýp geldim. 1980 yýlýndan bu yana da muhtarlýk yapmaktayým. Ali Yýlmazer: Cunda’yý çok seviyorum. 1986 yýlýndan bu yana muhtarlýk yapmaktayým. Papalina: Bize Cunda’yý tanýtýr mýsýnýz? Sermet Gülören: Cunda’nýn eski dönemlerdeki adý Moshonisia (hoþ kokulu bitki) dýr. Papalina: Cunda sözcüðünün, biz Ýtalyancadan geldiðini ve anlamýnýn yelken açmak olduðunu biliyoruz. Siz ne dersiniz? Ali Yýlmazer: Doðrudur ya da iþaret sancaklarýný çekmek için konulmuþ yatay çubuklarýn her iki u c u a n l a m ý n a gelmektedir. Sermet Gülören: 1953 yýlýna kadar dört muhtarlýðý ile belediyelik Ali Yýlmazer olan ada daha sonra Ayvalýk’a baðlanmýþ. Papalina: Ada halkýnýn ekonomik durumundan söz eder misiniz? Ali Yýlmazer: Ada halkýnýn geçimi balýkçýlýk ve zeytinciliktir. Ancak ne balýkçýlýk ne de zeytincilik ada halkýnýn geçinmesi için artýk yeterli deðildir. Sermet Gülören: Halkýn bir kýsmý da t u r i z m d e n g e ç i m i n i s a ð l a m a k t a d ý r. Pansiyonculuk ve restorancýlýk yapmaktadýrlar. Ama yine de ada halkýnýn büyük bir kýsmý geçim sýkýntýsý yaþamaktadýr. Papalina: Balýkçýlýk önceleri iyi bir geçim kaynaðýyken þimdi neden böyle oldu?

Ali Yýmazer: Büyük teknelerin, gýrgýrlarýn artmasý küçük teknelere zarar veriyor. O tekneler büyük denizlerde olmalý. Sermet Gülören: Bu yýl Midilli’den papalina getirildi. Gittikçe balýðýmýz azalýyor. Ali YýImazer: Tratalar yasaklanýnca balýkçýlarýn geçim sýkýntýsý arttý. Voli ve paragat ile geçinmek zordur. Mahallemde 60 kiþi yoksuldur. Sermet Gülören: Benim mahallemde de 75 yoksul vardýr. Cunda’nýn nüfüsu 4100’dür.Yaz mevsiminde bu sayý 13000’i geçiyor. Papalina: Ada halký evlerini ve arazilerini daha çok satmaya baþladý. Bunun sebebi sizce nedir? Ali Yýlmazer: Yaþlýlar ölüyor. Mirasçýlarý bir evle üç daire alabilmek için evlerini satýyorlar. Ayrýca geçim sýkýntýsý en önemli etkendir. Papalina: Adanýn en önemli sorunlarý nelerdir? Sermet Gülören: Belediyeden taleplerimiz karþýlanýyor. Baþkana kolay ulaþamamanýn dýþýnda bir sorunumuz yoktur. Ancak adaya yerleþenler genellikle emekli olduðu için saðlýk sorunlarý artýnca yine buradan ayrýlmak zorunda kalýyorlar. Ayvalýk’ýn tam teþekküllü bir hastanesi olmadýðý için sýkýntý yaþanýyor. A l i Y ý l m a z e r : Ta r i h i eserlerimiz ve doðamýz y e t e r i n c e korunamamaktadýr. Sermet Gülören: Kiliseleri ve yel deðirmenlerimizi koruyabilseydik Cunda dünyanýn sekizinci harikasý olurdu. Papalina: Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký 2009 Revizyon planý hakkýnda ne düþünüyorsunuz? Ali Yýlmazer: Cunda’nýn çok önceden yapýlmýþ bir mastýr planý olduðunu biliyoruz. Ancak bu planý hiç kimse görmedi. Sit alaný olmasý nedeni ile zaten korunuyordu. 1995 yýlýnda Tabiat Parký oldu. Ancak hiç uygulamaya sokulmadý. 2004 yýlýnýn revizyon planý da uygulanmadý. Sermet Gülören: Pateriça bölgesinde entrikalý satýþlar olduðu için 2009 revizyon planýnýn masum olduðunu düþünmüyoruz. Biz adanýn korunmasýndan yanayýz. Ancak ada halký maðdur edilmemelidir. Ecri misiller de bir anda çok hýzlý bir þekilde arttý. Buna da bir anlam veremiyoruz. Sanki buralarý ada halký terk etsin istiyorlar. Papalina: Bu güzel söyleþi için sizlere teþekkür eder, kolaylýklar dileriz. Muhtarlar: Sorunlarýmýzý dillendirdiðiniz için biz de Papalina ekibine teþekkür ederiz.

Papalina - Ayvalýk Halkevinin Kültür Hizmetidir - Para Ýle Satýlmaz - Aylýk Yayýnlanýr Sahibi: Ayvalýk Halkevi Adýna Havva Taylan Yazý Ýþleri Müdürü: Cemil Tosunoðlu Adresi: Vehbibey Mh. Talatpaþa Cd. No: 29 / Ayvalýk Telefon: 0531 406 23 24 E-Posta: papalinagazetesi@gmail.com Basýldýðý Yer: Ýz Ofset - Mahkeme Mh. Garaj Cd. No: 22 / Burhaniye

ORTUNÇ VE AYIÞIÐI’NDA NELER OLUYOR?

Ayvalýk’ýn en güzel doðal ve kültürel mirasý tahrip mi ediliyor? Ortunç Tesislerinde ve Ayýþýðý Manastýrýnda yeni yapýlaþma ve tadilat var. Ýlgili yerlere sorduðumuzda izinleri var sözünün ötesinde kimse bir þey söylemiyor. Ortunç tesislerinin bulunduðu alan 1. derecede Sit alaný ve Tabiat Parký içerisinde kalmaktadýr. Ayný zamanda Kýyý Koruma Kanunu kapsamýna girmektedir. Fakat burada bu üç koruma kapsamýna da riayet edilmediði söylenmektedir. Kýyýya 20 metre mesafede beton yapýlaþma ve kýyý dolgusunun yasalara aykýrý olduðu iddia edilmektedir. Ayrýca Tabiat Parký içinde yapýlaþma hükümlerinin birçok maddesine de uyulmadýðý birçok insan tarafýndan dile getirilmektedir. Doðanýn bu en güzel yerinde kýyýya 20 metre mesafede, 12 adet 2 katlý beton bina yapýlmasýna kim göz yumuyor, ya da buna izin veriyor? Ayvalýklýlar bu izinlerin nasýl alýndýðýný sorguluyor. Ayýþýðý Manastýrý ayrý kanayan bir yara. Elbette yapýlmasý, onarýlmasý gerekiyor. Ama böyle mi? Koca Manastýrýn bazý bölümleri yýkýlmýþ ve doða tahrip edilmiþ durumda. Manastýra gitmek için iþ makineleri marifetiyle patikalar kocaman yollara dönüþtürülmüþ. Manastýrýn yakýn çevresindeki doðal doku tamamen tahrip edilmiþ durumda. Verilen izinlere aykýrý yapýlaþma ve tadilat yapýldýðý duyumlarý alýnmakta ve devletin resmi görevlilerinin alana sokulmadýðý iddia edilmektedir.


12 papalina

Ocak 2010

Numan Kaptan diyor ki

Bu sayýmýzdaki konumuz Edremit Körfezi’nin tam orta yerinde bulunan, mülkiyeti Maliye Hazinesi’ne ait, Ayvalýk Ýlçemizin Mithatpaþa Mahallesi’ne kayýtlý Kýz Adasý’dýr. Bu ada tapunun 55 pafta 1141 ada 1 parsel numarasýnda kayýtlý taþýnmazýdýr. Okurlarýmýz merak edeceklerdir. Neden diðer adalar hakkýnda bu kadar detaylý yazmadým da Kýz Adasý’nýn incelikli detayýna deðiniyorum. Çünkü bu hususta okurlarýma yaþamým içinden bir anekdot aktarmayý istiyorum. 1971 yýlýnda gemilerde çalýþmak için bulunduðum Atina’da bir eðlence mekanýndan çýkýp oturduðum eve gitmek için bir taksiye ihtiyacým vardý. Sicim gibi devamlý yaðan yaðmurda iþaret ettiðim bir taksi durdu ve acele olarak ön tarafa bindiðimde þoföre iyi akþamlar dedim. Nereye gideceðimi sordu. Adresi söyledim, þoför bana iþinin bittiðini evine istirahata gideceðini, beni istediðim adrese deðil onun gideceði adrese sapan caddede indireceðini ve oradan baþka bir taksi alýp gitmemi söyledi. Kendisine rica ettim, beni bu yaðmurda adresime býrakmasýný, taksimetrenin fazlasýný vereceðimi anlatmaya çalýþýrken benim deðiþik aksanda Rumca konuþmamdan yabancý olduðumu anladý nereli olduðumu sordu. Ben de Ayvalýklý olduðumu söyledim. Adam hýzla giderken sað tarafa yanaþýp bir fren yaptý ve durdu bana dönüp doðru mu söylüyorsun? dedi. Evet dedim ama adam neden durdu acaba? beni

hemen orada indirecek mi diye düþündüm ki, adam bana, benim anam da babam da Ayvalýklý önce onlarýn yanýna gidip seninle tanýþtýracaðým, sonra seni adresine getireceðim dedi. Adam bana samimiyetle anne ve babasýndan bahsederken arada bir Türkçe sözlerle sevinç ve mutluluðunu sergiliyordu. Kaliteya semtinde bir evin kapýsýnda durduk. Kapý zilini çaldý ve yaþlý bir kadýn kapýda göründü. Kadýn onu görünce þaþkýn bir ses tonu ile ne oldu Kosta? diye

sordu, o da bak sana Ayvalýklý bir hemþerini getirdim dedi. Kadýn hemen Türkçe sen Ayvalýktan geldin? diye sorunca evet ben Ayvalýklýyým dedim ve kadýn gelin içeri dedi ve girdik. Evin içinde kadýn uyuyan kocasýna baðýrarak Stelya kalk bak kim geldi bize diye seslendi. Adam kalktý bu arada taksici Kosta kendi evine hanýmýna telefonla olan biteni anlatýyordu geç geleceðini onu merak etmemesini izah ediyordu. Yaþlý kadýn ikram etmek istediðini israr ediyordu rahatsýz olmayýn sizi tekrar ziyaret edeceðim deyip söz verdim ve Kosta’yla birer kadeh likör içip arabaya bindik taksici Kosta randevuya gelmemi eðer o yoksa sokaðýn tabelasýný bana gösterdi. Sokaðýn ismi (Sokratis) aklýna Sokratis geldi mi bu sokaðý bulursun dedi ve sonra bir çorbacýya gittik bana bir çorba ýsmarladý ve oturduðum evin kapýsýna kadar beni býraktý ve bana telefon et gelip seni evden alýrým dedi ayrýldýk. Bu enteresan ve sýcak tanýþma benim için çok cezbedici oldu. Ýyi bir ailem oldu hissine kapýldým ve ertesi gün Kosta’yý aradým öðleden sonra annesinin evinde kendi hanýmý, kýz kardeþi, eniþtesi ve çocuklarý da beraber akþam yemeðinde toplandýk. Yaþlý anne baba 1923 Mübadelesinde kadýn 23, adam 25 yaþýnda Yunanistan’a gelmiþler ve Atina’da evlenmiþler. Ama Ayvalýk’tayken adamýn dedesi Kýz Adasý’ nda damý varmýþ ve hayvancýlýkla balýkçýlýkla uðraþýyorlarmýþ. Küçük yelkenli ve kürekli bir kayýk ile adaya gidip geliyormuþ ve adada bazý hava bozunca 3 veya 4 gün kalýyormuþ. Bu yüzden adaya bir kuyu açmýþ o anlatýrken ben de ona balýkçýlýk yaptýðýmý o kuyuyu bildiðimi söyledim adam bana hep o kuyunun çok iyi suyu olduðunu o sudan içmemi ve onun ailesini hatýrlamamý defalarca söyledi. Tabi o yýllarda Türkiye Yunanistan arasýnda vize vardý ve o yýllarda Yunanlýlar Türkiye’ye gelmekten çekiniyorlardý. Zaten buna müsaade eden Turgut Özal 80’li yýllarda Yunanlýlara vizeyi kaldýrdý ve bu insanlar gelsinler bizi yakýndan tanýsýnlar diye ve bu da çok isabetli bir karar olmuþtur ki Yunanlýlar da akýn akýn gelip bizi daha yakýndan tanýma

denizin bittiði yerden uzaklýðý olan bu kuyuyu temizledik. Kuyunun etrafýna belli aralýklarla ziraattan aldýðým çeþitli meyveler diktim aylarca suladým özellikle Kýz Adasý’nda avlanmaya gidiyordum ki o fidanlarý büyüteyim diye ve bu arada Kýz Adasý’na balýkçý kulübesi yapmak için müracaat ettim. Dilekçemde kamuya açýk kullanýlmak üzere yapacaðým kulübeden herkes yararlansýn diye 30 metrekare yer kira usulü ile talep ettim. Dilekçelerim Liman Baþkanlýðý kanalý ile yani o zamanki merhum Liman Baþkaný Musa ÇETÝNKAYA kanalý ile Maliye ve Gümrük Bakanlýðý’na, Seyir Hidrografi ve Oþinografi Dairesi’ ne, Bot Komutanlýðý’ na, C. Savcýlýðý’na, Mal Müdürlüðü’ne olmak üzere yazýþmalarým devam ediyordu. Bu arada bir samimi arkadaþým bana dedi ki baðlama üstadý Þükrü DURAN ben de bu kuyuya kapaklý bir bilezik yapayým benim de bir hatýram olsun dedi ve oraya 100 tane tuðla getirdim uygun bir gün oraya gidip yapmak için ama bir gün oraya gittiðimde ne tuðlalar oradaydý ne de ektiðim meyve fidanlarý. Düþünün ki o gün benim yaþadýðým o üzüntüyü, kahroldum ve çok yakýn zamanda bana Ayvalýk Mal Müdürlüðü Milli Emlak Servisi’ nden (Sayý: 41-1258/723 nolu ) kiralama talebime 600 m2’lik yer verilmesi hususunda 23-11-1988 gün ve 3879 sayýlý yazý ile konunun mahallinde tetkik edilmesi için vasýtanýn tedarik edilerek gidiþ tarihinin ilgili makama bildirilmesi talebine bizzat gidip o günkü Mal Müdürü Gazi Kutluay Bey’e ve Kaymakam’a ben bu talebimden vazgeçtiðimi þifahen bildirdim ve bana ýsrar ettiler o fidanlarý sökenlere onlar da benim gibi beddua ettiler. Ben þimdi soruyorum, orada ektiðim erik, ayva, nar, kayýsý, incir, armut ve iðde aðaçlarý þimdi 22 yaþýnda olacaklardý ve yazýn sýcaðýnda gölge zamaný gelince aðýzlara tat meyve olacaktý. Ben bu adalarýmýzý hep yazarken hiç kimsenin bu adalara ve deðerlerimize sahip çýkmadýðýmýzý vurguladým bunda ne kadar haklýlýk payý var

þanslarý oluyor. Fakat bizim Stelyo dayý (Barba Stelyo ) 80’li yýllarý göremedi rahmete kavuþtu. Ben 1987 yýlýnda gemilerde çalýþmayý býrakýp Ayvalýk’a döndüðümde ilk iþim, gene gemilerde çalýþýrken tanýdýðým Altýnova Bahçeli Köyden rahmetli Berduþ Mehmet’le tanýþmýþtým mesleðinin kuyucu olduðunu söylemiþti, onun yanýna bir de amele tuttum bir hafta, derinliði 4 metre olan Kýz Adasý’nýn lodos tarafýndaki çakýllýk sahilin 6 veya 7 metre

bu hususta takdiri okuyucularýmýza býrakýp saygýlar sunarým. Bir de en son adamýz Çiçek Adamýz var. Bu adadan hiç bahsetmek istemiyorum neden derseniz bu güzel adamýz son senelerde bazý kötü amaçlý insanlarýn adasý olduðu hemen önünde yýllardýr karaya oturmuþ insan kaçakçýlýðý gibi adi iþ yapanlarýn belgesi gibi duruyor. Adalar konusunu hitama erdirmiþ olup gelecek yazýlarýmýn konularý sahillerimiz olacak.


papalina 15. sayı