Page 1

a papalin

Aylýk Haber Gazetesi Yýl 2 Sayý:14 ARALIK 2009

TABÝAT PARKI ELDEN GÝDÝYOR SAHÝP ÇIKALIM TARÝÞ: Dedelerimizden Miras 4 b 5 KESK Grevi b 6-7 GDO b

Panorama b b Kent Konseyi b Gazikemalpaþa Mahallesi

8 9 11


2

papalina

Aralýk 2009

4 ARALIK EYLEMÝNE AYVALIK'TAKÝ ECZACILAR DA KATILDI

ECZACILAR EYLEMDE ilgili bakanlýklar þu ana kadar hiçbir somut adým atmamýþlardýr. Eðer tasarruf edilmek isteniyorsa, bunun muhatabý ilaç sanayisidir. Tasarrufun kaynaðý ise yýllarca kamudan ve halkýmýzdan elde ettikleri fahiþ kârlardýr. Bugün içinde bulunduðumuz durumun sorumlusu, eczanelerimizi kapanma noktasýna getirenlerdir. Buna karþý biz eczacýlar teker teker kapanmaktansa 4 Aralýkta eczanelerimizi 1 gün boyunca hep birlikte kapatacaðýz” çaðrýsý yapýldý. Ayvalýk'ta bulunan 20 eczanenin katýlým gösterdiði eylemde nöbetçi 2 eczane hizmet verdi. Yaþanacak yýkýmýn önlenmesi için eczacýlarýn talepleri þunlar; Eczacýlar AKP hükümetinin saðlýkta ve ilaçta uygulanan yanlýþ politikalarýna karþý

? Ýlaç Fiyat Kararnamesinde yer alan eczacý kâr oranýnýn taleplerimiz dikkate alýnarak yükseltilmesi;

4 Aralýk'ta tüm ülke çapýnda kepenk kapattýlar. “Bugün kapalýyýz yarýný bilmiyoruz” sloganýyla yapýlan kepenk kapatma eylemi Ayvalýk'ta da baþarýyla hayata geçirildi.

? Eczacýya kutu baþýna meslek hakký verilmesi;

Eczacý Odalarý tarafýndan yapýlan açýklamada “AKP hükümeti bugün yayýnlanan Genelge ile 24 bin eczacýyý gözden çýkardýðýný açýkça ortaya koymuþtur. 4 Aralýk'ta yürürlüðe girecek “Ýlaç Fiyat Kararnamesi ve Saðlýk Uygulama Teblið” hükümleri ile eczanelerimizde oluþacak ekonomik yýkýmý durdurmak için, hükümet ve

KÜÇÜKKÖY BELEDÝYESÝNDEN DUYARLILIK TABÝAT PARKI REVÝZYON PLANINA KARÞI TOPLANTI YAPILDI Küçükköy Belediyesi ve KüçükköyAyvalýk Kalkýnma Eylemi Platformu'nun düzenlediði Tabiat Parký Revizyon Planý ile ilgili olarak duyarlýlýk toplantýsý yapýldý. 14-15 Aralýk'ta yapýlan ve iki gün süren toplantýlara birçok üniversiteden akademisyen ve uzmanýn yaný sýra, Ayvalýk Çevre Haklarý Platformu ve Papalina Gazetesi'de katýlýmcý olarak davetliydi.

? Ýlaç firmalarýnýn kamuya yaptýklarý ýskontolarýn eczane ekonomilerine getirdiði yükü ortadan kaldýracak düzenlemelerin acilen yapýlmasý; ? Ýlaç fiyat düþüþlerinde eczanelerde oluþan ekonomik kayýplarý karþýlayacak yasal önlemlerin alýnmasý.

3 Aralýk Dünya Engelliler Günü Ayvalýk'ta kutlandý Cumhuriyet Meydaný'nda düzenlenen törene Kaymakam Nihat Nalbant, Belediye Baþkaný Hasan Bülent Türközen, Ýlçe Sosyal Hizmetler Müdürü Güven Buluþ, Zihinsel Engelliler Konfederasyon baþkan Yardýmcýsý Ömer Uður, Zihinsel Engelliler Derneði Baþkaný Hamdi Atay, Birlik Ortopedik Engelliler Dernek Baþkaný Muharrem Parmaksýz, Ýþitme Engelliler Dernek Baþkaný Kemal Uzun'un yaný sýra EMEP, CHP, DSP Ýlçe Baþkanlarý, yaný sýra sivil toplum örgütü temsilcileri, Ayvalýk Belediyesi Engelli Eðitim Merkezi öðretmen ve öðrencileri, dernek yönetimleri, engelliler ve aileleri katýldý.

yaþamlarýný sürdürebilmek için çalýþmaya ihtiyaçlarý vardýr. Her engelli koltuðunun altýna ekmeðini almak, ÝSTÝHDAM edilmek ister.19 maddelik sýkýntýlarýmýzý belirten engelli açýlýmý taslaðýný Ýçiþleri Bakanlýðýna ulaþtýrýlmasý için Sayýn Kaymakamýmýza biraz sonra engelli kardeþlerim adýna teslim edeceðim” dedi. Zihinsel Engelliler Dernek Baþkaný Hamdi Atay, “ Öncelikli sorunlarýmýz ulaþýlabilirlik, eriþilebilirlik ve engellilere ömür boyu öðrenim imkâný saðlanmasýdýr” derken, Ýþitme Engelliler Derneði Baþkaný Kemal Uzun, en büyük sorunlarýnýn “istihdam” olduðunu belirtti.

Günün anýsýna ilk konuþmayý yapan Birlik Ortopedik Engelliler Derneði Baþkaný Muharrem Parmaksýz, Türkiye nüfusunun yüzde 12.29'u oluþturan engellilerle ilgili verilerin 2002 yýlýna ait olmasýna dikkat çekti. Katýlým paylarý ve getirilen yýl kýsýtlamasýndan dolayý medikal cihazlarý temin edemediklerini, özel rehabilitasyon merkezlerinden faydalanamadýklarýný belirten Parmaksýz, “Son zamanlarda iki aylýk ayný yere giriyor diye mal müdürlüðü 2022 sayýlý yasadan baðlanan aylýklarý kesmektedir. Bu uygulama engelli kardeþlerimizi maðdur etmektedir. Engelliler hayata katýlmak, 3 Aralýk Dünya Engelliler Günü 1992 yýlýnda Birleþmiþ Milletler aldýðý bir kararla, 3 Aralýk gününü “Uluslararasý Engelliler Günü” olarak ilan etti. Bu kararýn ardýndan BM Ýnsan Haklarý Komisyonu 5 Mart 1993 tarihli ve 1993/29 sayýlý bildirisi ile üye ülkelerce 3 Aralýk gününün “engellilerin topluma kazandýrýlmasý ve insan haklarýnýn tam ve eþit ölçüde saðlanmasý” amacýyla tanýnmasýný istedi. Ve o günden beri, 3 Aralýk “engelliler günü” olarak bilinmektedir.

Küçükköy-Ayvalýk Tabiat Parký Revizyon Planý Çalýþmalarý adý altýnda yapýlan toplantýlar iki gün sürdü. Küçükköy Belediye Baþkaný Mesut Ergin'in çabasý ve iradesi belirleyici önem taþýdý. Birinci gün Ay a z m a O t e l d e y a p ý l a n t o p l a n t ý d a katýlýmcýlara brifing verildi, ayrýca çevre tanýtýmý yapýldý. Ýkinci gün Sarýmsaklý Kalif Otelde devam eden toplantýlara Küçükköy Belediye Baþkaný Mesut Ergin'in yaný sýra Prof. Dr. Rýdvan SAY, Doç. Dr. Cengiz TÜRE, Yrd. Doç. Dr. Sulhi ÖZKÜTÜK, Dr. Nuran ÖZARABACI, Y. Müh. Ahmet UÇAR, ve Ali SADAN konuþmacý olarak katýldýlar. Diðer katýlýmcýlarda konuya iliþkin görüþ ve önerilerini sundular, bilgi paylaþýmýnda bulundular. Toplantýlarda Küçükköy ve Ayvalýk Adalarý Tabiat Parkýnýn Revizyon Plan çalýþmalarý hakkýnda bilgi verildi. Önümüzdeki süreçte nelerin yapýlmasý gerektiði konuþuldu ve buna yönelik neler yapýlabileceði tartýþýldý. Ayrýca park alanýnýn önemi, endemik bitkiler açýsýndan deðeri, yapýlacak deðiþiklikler sonucu olabilecek zararlar deðerlendirildi. Yemek molasýnýn ardýndan alan çalýþmasý yapýlarak tuzlalar gezildi ve bilim adamlarý tarafýndan numuneler alýndý. Ayazma otelde verilen akþam yemeðinin ardýndan tekrar görüþme dilekleri yenilenerek iki günlük çalýþma sona erdirildi.


papalina

Aralýk 2009

3

TABÝAT PARKI BÜYÜK YATIRIMCILARA

PEÞKEÞ MÝ ÇEKÝLÝYOR? geçemeyecek. Çünkü Hakkýbey Yarýmadasýnýn geçiþ yolu burasý ve burasý da Sabancýlarýn mülkü.

TABÝAT PARKINDA KALAN HAZÝNE ARAZÝSÝNÝN SATIÞA SUNULMASI HALÝNDE RÜÇHAN HAKKINA YOL AÇACAK DÜZENLEMELER YAPILDI Plan deðiþikliðiyle buralardaki arazilerin satýþ koþullarý da deðiþtiriliyor. Artýk üç bakanlýk onayý olmadan ve Sabancýlara sorulmadan arazi satýlamayacak. Yani bundan sonra kimse buradaki arazileri alamayacak. Tabi Sabancýlar hariç.

Ahmet Uçar Þükrü Kaygýsýz

Küçükköy-Ayvalýk tabiat parkýnda yeni yapýlan revizyon çalýþmalarýndan kötü kokular geldiði söyleniyor. Küçükköy Belediyesi ilgilileri ve konuyu incelemek için Ayvalýk’ta toplanan akademisyenler, çevreye duyarlý dernekler yaklaþýk iki yýldýr Cunda ve Hakkýbey Yarýmadasýnda arazi toplayan büyük sermayenin bugüne kadar yasaklanmýþ olan çalýþmalarýna yasal kýlýf saðlanmýþ olacaðý endiþesi içinde. Papalina bundan bir yýl önce “Zenginlerin Ayvalýk Sevdasý”ný sorgulamýþ ve herkesi duyarlý olmaya çaðýrmýþtý. Daha sonra ise Sabancýlarýn Hakkýbey adasýndaki korsan çalýþmalarýný deþifre ederek ilgili makamlara baþvurmuþ ve resmi olarak soruþturma açýlmasýný saðlamýþtý. Soruþturma açýldýktan sonra Çevre Bakanlýðý’dan alýnan zeytin sulamak amacýyla elektrik çekilmesi izniyle yasaya aykýrý olarak baþlatýlan 15 km kazý yapma çalýþmasýna devam edilmiþtir. Alýnan iznin dayanaðý zeytin aðaçlarýnýn sulanmasýdýr; oysa, buradaki zeytin aðaçlarý Sabancýlar tarafýndan sökülmüþ bulunuyor. Bu izin sayesinde Sabancýlar ‘izinsiz arteziyen sondajý’ yapma suçundan 2500 TL para cezasýyla olayý çok ucuza atlatmýþlardýr. Oysa, 1. dereceden doðal SÝT alanýnda herhangi bir izin alýnabilmesi için ilgili belediyenin, Çevre ve Orman Bakanlýðý’nýn, Kültür ve Turizm Bakanlýðý’nýn oluru gerekmektedir. Hiçbiri yapýlmamýþtýr. Gelelim olayýn diðer yönüne: Tabiat Parký ilan edilmiþ bir bölgede sonradan sulama yapýp ekosistemi deðiþtiremezsiniz; o bölgeye Sabancýlarýn yaptýðý gibi yeni aðaç türü de getiremezsiniz.

NEDÝR BU SEVDANIN PERDE ARKASI Neden son yýllarda büyük sermaye Ayvalýk ve Küçükköy’ de bu kadar arazi alýyor? Kimse bir açýklama yapmýyorlar. Büyük sermaye Ýstanbul gibi arazi rantýnýn çok yüksek olduðu kentlerde kýsýtlamalar nedeniyle sahiplerinin yok pahasýna ellerinden çýkarmak zorunda býrakýldýklarý büyük arazileri satýn almýþlar; sonra, nasýl oluyorsa bu araziler üzerindeki kýsýtlamalar ya yeni imar durumlarýyla ortadan kaldýrýlmýþ ya da kaçak yapýlaþma için sonradan çýkarýlan imar aflarý bu yapýlarýn sahiplerine bir gecede büyük servetler kazandýrmýþtýr. Ayvalýk doðal parklarýna iliþkin revizyonun da böyle sonuçlarý saðlayacaðý hesabýyla mý büyük sermaye Patriça’da birinci ve ikinci köyde neredeyse arazi býrakmadý? Arkadaki Ay Iþýðý manastýrýna kadar olan bölgenin Sabancý Üniversitesinin kampusü yapýlacaðý söylentilerine inanmak mümkün mü? Büyük sermaye devletin elindeki okullarý satýn alýp turizm yatýrýmýna çevirme sevdasýnda. Geliþmekteki bir turistik bölgedeki zaten deðerli olan arazisini eðitime hasreder mi? Hakkýbey Yarýmadasý’nda da zeytin sulayacaklarmýþ. Hiç de inandýrýcý olmayan bu açýklamalar hangi gerçeðin üstünü örtüyor kimse bilmiyor. Bilen de zaten konuþmuyor. Hatta büyük sermayenin arazi aldýðý yerlerde, bunlarýn bir bildiði vardýr diyerek arazi alanlar bile var. PAT R Ý C A H A L K A YA S A K SABANCILARA SERBEST OLACAK Nihayet sonunda bazý þeyler þekillenmeye baþladý. Yapýlan plan deðiþikliðiyle önce kendilerini koruma kalkaný altýna alacaklar daha sonrada bölgedeki arazileri alacaklar. Plan deðiþikliðinde nedense hemen kendi arazilerinin güneyini (giriþ kapýsýný) askeri koruma bölgesi yapmýþlar üste kimseyi geçirmeyecekler. Bunu açýkçada beyan etmiþler zaten. Plan deðiþikliði kabul edilirse artýk kimse Çataltepeden ileriye gidemeyecek. Yani Patriça halka yasak Sabancýlara serbest olacak. Küçükköy’de de durum ayný. Þeytan Sofrasýnýn altýndan itibaren Askeri koruma bölgesi yaratýlarak ileriye geçiþ engelleniyor. Artýk kimse gezmek için Cennet Koyuna ( Kumru Koyu ) ve daha ilerisine

NEDEN ÖZEL ASKERÝ KORUMA ALANLARI YARATILDI Daha önce mutlak koruma alanýnda olan park, artýk kontrollü koruma alanýna dönüþtürülüyor. Ayrýca özel askeri bölgeler oluþturuluyor. Askeri koruma bölgesi yaratýlan alanlarýn içinde yada ilerisinde askeri anlamda korunacak, yada saklanýlacak hiçbir þey yok. Bunu gerektirecek hiçbir askeri üs, depo, sýðýnak, gözlem noktasý, radar vb. bir tesis yok. Bunun için istihdam edilecek askerde yok. Zaten bu nedenle eski planda özel askeri koruma alanýna gerek duyulmamýþ. Þimdi neden buna gerek duyuldu sorusunun yanýtý açýk: Seçilen bölgelerin iki sininde Sabancýlarýn aldýðý arazilerin hemen altýnda ( güneyinde ) olmasý. Seçilen alanlarýn üst tarafa açýlacak kapý noktalarý olarak belirlenmesi dikkat çekici.

AYVALIK BELEDÝYESÝ NEDEN SUSKUN ? Tabiat Parký kapsamýnda bütün adalar Ayvalýk Belediyesi sýnýrlarý içinde olmasýna raðmen revizyon planýna karþý neden bir tavýr almýyor? Bu kadar önemli bir deðiþiklik karþýsýnda Küçükköy Belediyesi itiraz hakkýný kullanýrken Ayvalýk Belediyesinin susmasý ve itiraz etmemesi hayli ilginç. Söylentilerinse arkasý kesilmiyor. Küçükköy Belediyesi Revizyon Planýna 26 maddede itiraz etti. Merak ediyoruz; Ayvalýk Adalarý Tabiat Parký Revizyon Planý Ayvalýk Belediyesine ulaþmadý mý ? Belediye oradaki küçük zeytin üreticisi ve kýyý balýkçýlarýnýn yaþamlarýyle ilgili bu deðiþikliði o insanlarla paylaþtý mý? Arazi kullanma haritasýnda yeþiller sarýya, sarýlar kahverengine döndürülürken neler düþündü ? Konu yerel ve ülkesel basýnda, bilim çevrelerinde yankýlanýrken Ayvalýk Belediyesi neden sessiz kalýyor? Sayýn Belediye Baþkanlýðý, Ayvalýk Tabiat Parký doðada herkese nasip olmayan bir zenginliktir. Yerel yönetim için de bir þanstýr. Tanýtým için, bilim için, turizm için bir nimettir. Ama bu güne kadar bir külfet olarak algýlandý, yani bir sýkýntý … Çaðýn bu kadar gerisine düþülmesi ne


4

papalina

Aralýk 2009

Dedelerimizin mirasý;

Zeytinde Hasat ve Sonrasý

TARÝÞ Havva TAYLAN – Cemil TOSUNOÐLU

TARÝÞ 21 Aðustos 1915 yýlýnda kurulmuþtur. Yani geçmiþi cumhuriyetten eskidir. Kuruluþunun en önemli amacý ise üreticiyi tüccarlarýn insafýna býrakýlmamaktadýr. Dedelerimizden bize miras kalan TARÝÞ ne kadar zorlansa da bu misyonunu yerine getirmeye çalýþmaktadýr. Zeytin üretimi için en uygun ekosisteme sahip ve dünyanýn en kaliteli zeytinyaðlarýnýn üretildiði Ayvalýk ilçemizin TARÝÞ Baþkaný Hasan Anak ile sizler için görüþtük. Bize TARÝÞ'i anlatmasýný istedik. Papalina: Sayýn Baþkan, bize TARÝÞ'in bu yýl üreticiye sunacaðý hizmetleri anlatýr mýsýnýz? Baþkan: Öncelikle TARÝÞ bu yýl zeytin alýmý yaptý. Yeþil zeytin, Gemlik zeytini, Ayvalýk cinsi sofralýk zeytinini özel sektörün üstünde fiyat vererek 15.12.2009 Pazartesi gününe kadar aldý. Üretici bu hizmetten memnun kaldý. Bir asite kadar olan zeytinyaðýna 5TL ön ödeme fiyat verdik. Ödemeleri her pazartesi günü yapmaktayýz. Gelecek fark üreticiye yansýtýlacaktýr. Ayrýca yað sýkým ücreti 6,5 Krþ.olarak a l ý n m a k t a d ý r. B u ü c r e t t ü m ö z e l fabrikalardan daha ucuzdur. Papalina: TARÝÞ'e ortak olma koþullarý nelerdir? Baþkan: Bir ton yað döken 420 TL ile ortak olabilmektedir. Bu ücret, ortak olabilmek için ödenen ¼'lik paydýr. Geri kalan kýsmý, her yað dökümünde %3 ortaklýk payý olarak alýnacaktýr. Bu ücret Bakanlar Kurulu kararýdýr. Bizler hiç ücret ödemeden ortak olduk. Aslýnda bu uygulama ile hükümet bize baþýnýz çaresine bakýn demek istiyor. Kooperatifi desteklemek yerine bütün yükü üreticinin omzuna yüklemiþ bulunuyor. Biz de kendi baþýmýzýn çaresine bakmaya çalýþýyoruz. Papalina: Kaç ortaðýnýz var? Ortaklarýnýzýn tümü TARÝÞ'i destekliyor mu? Baþkan: 1100 ortaðýmýz bulunmaktadýr. Bu yýl ortaklarýmýzýn 750'ye yakýný rekolte verdi. Yine de bu yýl, fabrikamýz tam kapasite ile 24 saat hizmet verdi. Ayvalýk'ta en yoðun çalýþan yine biziz. Biz inanýyoruz ki tüm ortaklarýmýzýn gönlü bizimle. Ancak küçük üretici olanlar yaz aylarýnda özel sektöre borçlanmak zorunda kaldýklarýndan bize rekolte bildirememektedirler. Papalina: Sizce bu sorunlar nasýl aþýlabilir? Baþkan: Devlet destek primleri ile üreticiyi

desteklemelidir. Örneðin bu yýl bir ton yaða 250 TL destek primi veriyor. Bu para üreticinin masraflarýný asla karþýlamamaktadýr. Hatta çok komik bir paradýr. Yað fiyatlarý 4 yýldýr deðiþmezken mazota ve gübreye %150'ye yakýn zam gelmiþtir. Zeytin sineðine karþý ilaçlama, devlet desteði ile yapýlmalý. Zeytinyaðýnýn iç tüketimi artýrýlmalý. Ülkemizde kiþi baþýna iki litre yað tüketilse pazar sorunumuz kalmaz. Böylece üretici kazanýr. Papalina: Zeytin üretimi destekleniyor. Doðal olarak yýllýk ürün de artacaktýr. Bu yaðýn pazarlanmasý için önlemler alýnýyor mu? Baþkan: Bizim dýþýmýzda üretici lehine bir çalýþma göremiyoruz. Biz yurt içinde ve yurt dýþýnda satýþ maðazalarý açmaktayýz. 33 kooperatifin 30'unun satýþ maðazasý bulunmaktadýr. Ayrýca Kanada, Duesseldorf ve Chicago'da butik maðazalarýmýz var. TARÝÞ sýzma yaðda iç Pazar þampiyonudur. Ayrýca TARÝÞ bu yörenin yaðýný paketlerken ilçe isimlerine göre ayýrýp adlandýrmaktadýr. Bundan böyle tüketiciler marketlerde ve satýþ reyonlarýnda Ayvalýk yaðýný kendi ismi ile bulacaklardýr. Kalitemizden asla taviz vermemekteyiz. Kendi bölgemizin zeytinini, hiçbir bölge ile karýþtýrmadan iþlemekteyiz. Bize gelen her zeytin incelenmektedir edilmektedir. Papalina: TARÝÞ'in kaç çalýþaný vardýr? Baþkan: Müdür ve iki memurumuz vardýr. Ayrýca sezonluk 30 iþçimiz vardýr. Tüm çalýþanlarýmýzýn sosyal güvenceleri bulunmaktadýr. Papalina: Ortaklarýnýzdan beklentileriniz nelerdir? Baþkan: Ortaklarýmýz TARÝÞ'ine sahip çýksýn. Tüccarýn fiyatýna muhtaç kalmamak için bizimle birlikte hareket etsinler. TARÝÞ etrafýnda örgütlenirse üretici güçlü olacaktýr. 22.12.2009 ve 29.12.2009 tarihlerinde yönetim kurulu seçimi yapýlacaktýr. Tüm ortaklarýmýzýn katýlmasýný bekliyoruz. Papalina: Hepimiin bildiði gibi tarým üreticisi örgütlenirse iktidar bile olabilir. Bu kadar büyük bir çoðunluðu temsil etmektedir. Dedelerimizden bize miras olan TARÝÞ'i yaþatmak için verdiðiniz çabaya çok teþekkür ediyoruz. Baþkan: Ben de Papalina'ya konunun muhataplarýndan bilgi alarak üreticiyi aydýnlattýðý için teþekkür ederim.

Ziraat Müh. Halil COÞKUN

Diðer bitkisel yaðlara oranla daha yüksek deðer taþýyan zeytinyaðý bitkisel, fiziksel, kimyasal özellikleri nedeni ile saðlýk koþullarýna uygun tesislerde iþlenerek bu üstün niteliklerinin korunmasý lazýmdýr. Zeytin tanesindeki yað varlýðý, olgunluk ilerledikçe artar ve aðaç üzerinde yeþil meyve kalmayýnca en yüksek seviyesine ulaþýr. Buna karþýlýk olgunluðun baþlangýcýnda elde edilen yaðlar meyvemsi ve güzel kokulu (aromatik) olmaktadýr. Zeytin hasadý tabi ki dökümün þiddetli olduðu devrenin hemen öncesinde tamamlanmalýdýr. Meyvenin organoleptik özellikleri derim (hasat) geciktikçe bozulmaktadýr ve bu zeytinlerden keskin kokulu yaðlar elde edilmektedir. Derim (hasat) zamanýnýn gelecek yýlýn ürünü üzerinde olan etkisine de dikkati çekmek gerekmektedir. Zeytin taneleri aðaç üzerinde uzun bir süre kaldýðýnda çiçeklenmeye olumsuz etki yapmaktadýr. Gözlemlere göre, zeytin yeþilken veya erken olgunlukta sofralýk olarak hasat edildiðinde gelecek yýlýnýn ürünü, geç devþirilenden fazla olmaktadýr. Sonuç olarak yaðlýk zeytinin hasadý, aðaçta yeþil meyve kalmadýðýnda yani meyveler azami yað muhtevasýna eriþtikleri zaman yapýlmalýdýr. “Meyve tat ve lezzetinde” yað isteniyorsa hasat bir süre öne alýnabilir. Az miktarda yað kaybýna karþý daha iyi bir yað elde edilebilir. Mevcut klasik metotlar (elle sýyýrma, toplama, silkeleme, sarsma, çýrpma, sýrýklama, tarama) göz önüne alýnarak yaðlýk zeytinlerin hasadýnda aðaçlara en az zarar verecek zamanda, azami miktarda zeytin toplamak esastýr. Yöremizde zeytin hasadý %90 nispetinde uzun sýrýklar dallara vurulmak suretiyle yapýlmakta ve aðaç zedelenmektedir. Pek çok dal kýrýlmakta, topraða düþen daneler berelenmekte ve kirlenmektedir. Zeytinden iyi kaliteli, yemeklik yað elde etmek için zeytin hasat olur olmaz hemen iþlenmeleri lazýmdýr. Yarasýz, beresiz, saðlam ve olgun danelerden elde edilen yað beðenilen karakteristik koku, renk ve tada sahiptir. Umumiyetle yýðýnlar halinde ve çuvallarda bekleyen zeytinlerde sýcaklýk artýþý (kýzýþma) kimyasal reaksiyonlar için uygun þartlarý hazýrlar ve bozulmayý hýzlandýrýr. Özellikle naylon çuvallarda zeytinler daha çabuk bozulmaktadýr.. Gerek zeytin danesinin fazla su ihtiva etmesi ve gerekse hasat zamanýnýn en yaðýþlý mevsime rastlamasý nedeni ile zeytinler ýslanmakta ve mikroorganizmalar için uygun kültür ortamý meydana getirmektedir. Bazý yörelerde zeytinin çürümesi ile fazla yað alýnacaðý kanaati vardýr. Zeytinler yýðýn halinde bekleme sýrasýnda sularýný kaybeder. Yaðhaneye daha az sýktýrma ücreti öder , yaðýn randýmaný göreceli olarak yükselir. Ama yaðýnýn kalitesi düþer. Zeytini bekletmeden iþlemek veya iþlemeden önce en iyi muhafaza imkânlarýný saðlamak gibi kalite ve randýman artýrýcý önlemler yerine getirilmelidir. Zeytinyaðýnda kaliteyi bozan bir faktör de, yaðlarýn uzun süre açýkta býrakýlmasýdýr. Çünkü, havanýn oksijeni zamanla yaðlarý okside eder, lezzetini bozar. Bu nedenle. Zeytinyaðý küp, güðüm, lanca gibi kaplara doldurulduðu zaman üstte kalan hava boþluðunun az olmasýna dikkat edilmelidir. Yað aktarýlýrken, bir baþka kaba doldurulurken bu iþ yakýn mesafeden yapýlmalý, köpük ve girdap yaparak doldurmaktan kaçýnýlmalýdýr...


papalina

Aralýk 2009

KESK'in Grev Teþekkürü

EÐÝTÝMDE AYIN GÜNCESÝ

25 Kasým'da tüm Türkiye'de özgür, eþit ve daha adil bir gelecek için hayatý bir gün durdurduk. *TOPLU SÖZLEÞME HAKKIMIZI KULLANMAK ÝÇÝN, * H E R K E S E GÜVENCELÝ ÝÞ, ONURLU BÝR YAÞAM, ÝNSANCA BÝR ÜCRET ÝÇÝN, * K AY N A K L A R I N S E R M AY E Y E D E Ð Ý L , Ý Þ S Ý Z L Ý K V E Y O K S U L L U K L A M Ü C A D E L E Y E AYRILMASI ÝÇÝN, * D E M O K R AT Ý K B Ý R Ç A L I Þ M A YAÞAMI ÝÇÝN, *KADINA YÖNELÝK ÞÝDDETÝN VE AYRIMCILIÐIN KALDIRILMASI ÝÇÝN, *KÜRESEL KAPÝTALÝZME KARÞI EMEÐÝN SESÝNÝ YÜKSELTMEK ÝÇÝN, *ÖZGÜRLÜK, EÞÝTLÝK ÝÇÝN, *DEMOKRASÝ ÝÇÝN, BARIÞ ÝÇÝN, ADALET ÝÇÝN, *KRÝZÝN BEDELÝNÝ ÖDEMEMEK ÝÇÝN

*VE ÇOCUKLARIMIZA ONURLU BÝR GELECEK BIRAKMAK ÝÇÝN,

-

KEY'ler Ödenecek: Konut Edindirme Yardým Fonu ödemeleri için Meclisten yasa çýkarýlda.Yýllardýr kangren olan bu durum dileriz düzeltilecek. Ayvalýk'ta halen bu parayý alamayan kamu çalýþan ve emeklileri bulunuyor. Gecikme için uygulanacak % 10 faizin düþük olduðu iafade edilmektedir.

-

Zekâi Bayram'ý Kaybettik: Eðitim emekçisi Zekâi Bayram Ayvalýk Eðitim-Ýþ üyesiydi. Ailesine, Sendikasýna ve eðitimcilere baþsaðlýðý, merhumun da ýþýklar içinde yatmasýný diliyoruz.

-

Greve Katýlým Yarýdan Fazla: 25 Kasým Kamu çalýþanlarý grevinin eðitim alanýndaki durumu þöyle gerçekleþti; 630 kadrolu çalýþanýn 326'sý iþ býrakmýþtýr. Bu rakamýn dökümü ise þöyledir; mazeretsiz iþ býrakma: 179, Raporlu: 20, Sevkli: 127.

-

Eðitim-Sen'in katkýlarý ile Vural Sinemasýnda indirimli film gösterimi organize edildi. Periyodik olabilecek bu gösterimlerin ilki “Ýki Dil Bir Bavul” filmi idi.Türk Sinemasýnýn bu tür seçkin örneklerinin devamýný bekliyoruz.

25 Kasým'da bir kez daha siyasi iktidarý uyarmak için ALANLARADAYDIK. Greve büyük bir sempati ile sahip çýkan halkýmýza, bizleri yalnýz býrakmayan öðrenci ve velilerimize, þenliðimize katýlan tüm emek ve meslek örgütlerine, siyasi parti grup ve çevrelere, demokratik Kitle Örgütlerine, belediye baþkanlarýna, grevimizi halka duyuran basýn emekçililerine teþekkür ediyoruz.

Gerçek Tadýnda Bir Belgesel Film;

Ýki Dil Bir Bavul 11 Aralýk Cuma akþamý Ayvalýk KESK (Kamu Emekçileri Sendikalarý Konfederasyonu) bileþenleri sinema etkinliði gerçekleþtirdi. Daha önceki yýllarda benzer etkinliklerden baþarýlý sonuç alamayýþý, emek dostlarýnýn Vural Sinemasýnda bir araya gelip gelmeyeceði heyecaný vardý. Ýlk seansta 140 izleyici toplamýþtý. Birkaç kiþiye film gösterilen günümüzde çok önemliydi bu sayý.

Baþkan Dilaver Þener ve KESK Kültür Komisyonu etkinlikle ilgili bilgi verdi. Film 17 Aralýk'a kadar devam etti.Yüzlerce izleyici Anadolu'daki yaþamla ilgili belgeseli dikkat ve heyecanla izledi. Böylesi güzel sinema, tiyatro buluþmalarýnýn ayda bir tekrarlanmasý dileði ifade edilirken Vural Sinemasý yönetimine teþekkür edildi.

DUYURU Gazetemiz Papalina Ayvalýk Halkýna maloldu. Ayvalýk halkýnýn sorunlarýný, önerilerini, düþüncelerini açýklamayý amaçladýk. Bunu da bir örgütlülük anlayýþý ile yerine getirmeye çalýþtýk. Demokrasiden, barýþtan, adaletten, emekten yana insanlarýmýzdan yakýn çevresiyle, yaþam alanlarýyla ilgili kimi sorun ve düþünceleri kendi aðýzlarýndan, kendi kalemlerinden duyurma isteði giderek artmaktadýr. Bu baðlamda gazetemizde bir “okuyucu sütunu” açmaya karar verdik. Koþulumuz; kanýtsýz suçlama, iftira olmamasý, þiddet, hakaret içermemesi. Mektuplarýnýz için adres: Cemil Tosunoðlu, Elvan Kuruyemiþ bitiþiði Çay Ocaðý Elektronik Posta için adres: WWW. papalinagazetesi@gmail.com

5

KESK'ÝN KURULUÞUNUN 14. YILI KUTLU OLSUN Emek, demokrasi ve barýþ mücadelesinin biricik örgütü KESK kuruluþunun 14. yýlýný 25 Kasým Grevinin coþkusuyla kutladý. 11–12 Kasým 1995'te Ankara'da 28 sendikadan 500 delegenin katýldýðý “Konfederasyonlaþma Tüzük ve Kuruluþ Kurultayý” ardýndan, 8 Aralýk 1995 tarihinde kurulan KESK, sadece 14 yýllýk deneyiminden deðil, ayný zamanda Türkiye'deki emekçilerin çok daha gerilere giden hak ve özgürlükler mücadele tarihinden de beslenerek mücadele hattýný geliþtirip geniþletmeye devam etmektedir. ÜNÝVERSÝTE GÝRÝÞTE ALAN KATSAYILARI 0.13 ve 0.15 OLACAK Danýþtay 8. Dairesi'nin üniversiteye giriþ sýnavýnda katsayý farkýný kaldýran kararýnýn yürütmesini 'eðitim sisteminin örgütleniþ biçimindeki bütünlüðü bozacak nitelik taþýdýðý' gerekçesiyle oy birliði ile durdurmasýnýn ardýndan toplanan YÖK genel kurulu, katsayý farkýný sembolik düzeye indirdi. Bu çerçevede adaylarýn, puanlarý hesaplanýrken kendi alanýyla ilgili program tercihinde Aðýrlýklý Ortaöðretim Baþarý Puanlarý (AOBP) 0.15, alan dýþý tercihte 0.13 ile çarpýlacak. Yeni uygulama, rakiplerine göre 3-4 soru fazla yapmalarý halinde meslek lisesi mezunlarýna istedikleri alanda üniversiteye giriþ kapýsýný açmýþ oluyor.


6

papalina

Aralýk 2009

GDO KONUSUNDA DOÐRU BÝLÝNEN YANLIÞLAR! TMMOB Ziraat Mühendisleri Odasý Balýkesir Þubesi 6 Aralýk 2009 günü Ayvalýk Belediyesi Ýsmet Ýnönü Kültür Merkezinde Genetiði Deðiþtirilmiþ Organizmalar (GDO) konferansý düzenledi. Ayvalýk Kültür Sanat Derneði, Ayvalýk Çaðdaþ Yaþamý Destekleme Derneði, ADD Ayvalýk Þubesi, Çevre Koruma ve Ayvalýðý Güzelleþtirme Derneði ile Papalina gazetesinin desteklediði konferansta TMMOB Ziraat Mühendisleri Odasý Ýstanbul Þube Baþkaný Ahmet ATALIK GDO'larý tüm yönleriyle anlattý. Avrupa Birliði'nin ilgili mevzuatýnda GDO “Ýnsan hariç olmak üzere, genetik materyali doðal yolla gerçekleþemeyecek þekilde deðiþtirilmiþ organizma” olarak tanýmlanýyor. Günümüzde tohumlarýn genleriyle %90 oranýnda yabancý ot ilaçlarýna ve haþerelere dayanýklýlýðý artýrmak amacýyla oynanýyor. Bu amaçla da toprakta yaþayan bir bakterinin geni laboratuarlarda ileri teknoloji yardýmýyla t o h u m a a k t a r ý l ý y o r. Doða böyle bir aktarýmý kendisi asla yapmýyor. G D O ' L A R AÇLIÐA ÇARE OLMADI! GDO'larýn ekimi ve ticaretinin yaygýnlaþtýðý 1996 yýlýnda dünyada 820 milyon insan açtý. Bunu fýrsat bilen biyoteknoloji þirketleri GDO'larýn veriminin daha yüksek olduðunu ve açlýðýn ancak GDO'lu tohumlarla çözülebileceði söylemini yaydýlar. Bugün GDO'lu tohumla üretim yapýlan sahalar 125 milyon hektara yükselirken açlarýn sayýsý da 1 milyar 20 milyona çýktý. Açlýk gerçekten tarýmsal üretim yetersizliðinden mi kaynaklanýyor? Bugün dünyada Türkiye gibi 10 ülkeyi besleyecek buðday, 165 ülkeyi besleyecek pirinç stoku mevcut olmasýna karþýn günde 16 bin çocuk açlýktan ve bunla baðlantýlý hastalýklardan hayatýný kaybediyor! Tarýmsal üretimin %75 gibi büyük bölümünü küçük çiftçiler saðlamalarýna karþýn açlarýn yine büyük bir bölümünü onlar oluþturuyor. ZMO Ýstanbul Þube Baþkaný ATALIK, küresel nüfusun temel besinini oluþturan tahýl ticaretinin %80'ini

sadece 3 çokuluslu þirketin yönetmesinin her þeyi açýkladýðýný söylüyor. Dünyadaki açlýðýn nedeni tarýmsal üretim yetersizliði deðil, üretilenin adil daðýtýlmamasýndan kaynaklandýðýný, açlýða ya da tokluða birkaç þirketin karar verdiðini belirtiyor. Temelde açlýðýn nedeninin yanlýþ yerde aranmasý, GDO çözümünün de gerçekçi olmadýðýný gösteriyor. GDO'LAR VERÝMÝ YÜKSETMEDÝ! GDO ekimi ve ticaretinin yayýlmasýyla birlikte ABD üniversiteleri 1998-2001 yýllarý arasýnda yaptýklarý tarla denemeleri sonucunda soyanýn veriminin %5, mýsýr veriminin ise %12 daha düþük olduðunu saptadýlar. Bu haliyle GDO'larýn açlýða çare olmasý da normal olarak beklenemez. Ülkemizde GDO'lu tohumla

tarým yapmak yasak olmakla birlikte pamuk verimimiz, bu üretimi %95 oranýnda GDO'lu tohumla yapan Arjantin'den %65, %86 oranýnda GDO'lu tohum kullanan ABD'den %30 daha fazla. Soyada ise üretimini %92, %93, %98 ve %100 oranlarýnda GDO'lu tohumla yapan ABD, Paraguay, Arjantin ve Uruguay'dan verimimiz sýrasýyla %25, %45, %30 ve %55 daha fazladýr. Mýsýrda ise GDO'lu tohumla üretim yapan ABD ve Kanada'nýn verimleri sýrasýyla bizden %25 ve %15 daha fazla olup %84 oranýnda GDO'lu tohumla üretim yapan Arjantin'in verimi bizden %10 daha azdýr. ATALIK, bu veriler ýþýðýnda “ABD ve Kanada'daki verim yüksekliðini irdelerken mýsýrýn anavatanýnýn bu coðrafya olduðunun u n u t u l m a m a s ý gerektiðini” belirtiyor. BÝYOTEKNOLOJÝ ÞÝRKETLERÝ BAÐIMSIZ Ç A L I Þ M A L A R I ENGELLÝYOR! ABD üniversitelerinden birbiri ardýna gelen olumsuz raporlarýn biyoteknoloji þ i r k e t l e r i n i telaþlandýrdýðýný söyleyen ZMO Ýstanbul Þube Baþkaný ATALIK, “Önceleri ürettiði ürününden tohum almayý yasaklayan bu þirketlerin

daha sonra lisans anlaþmalarýný deðiþtirerek tohumlarýnýn baðýmsýz çalýþmalarda kullanýlmasýný yasakladýklarýný, ancak kendi gözetimlerindeki çalýþmalara izin verdiklerini, yine de sonuçlarý beðenmemeleri halinde hiçbir çalýþmada bu verilerin yayýnlanamayacaðý” kýsýtlamasýný getirdiklerini söyledi. “Dolayýsýyla bugün yayýnlanmýþ pek çok yayýnýn tarafsýzlýðý tartýþmaya açýktýr” dedi. GDO TARIM ÝLACI KULLANIMINI AZALTMADI! ABD Ulusal Tarým Ýstatistik Servisi verilerine göre 1996 yýlýndan bu yana GDO'lu tohumla tarýmý yaygýnlaþan pamukta ilaç kullanýmý 3 kat, soyada 2 kat, mýsýrda ise %39 arttýðýný belirten ATALIK, bu gerçekleri de gizlemek amacýyla biyoteknoloji þirketlerinin tarým ilacý kullanýmýnýn internet üzerinden yayýnýný da durdurmak üzere yoðun bir lobi faaliyeti içinde olduklarýný kaydetti. GDO'LU TOHUMU VE TARIM ÝLACINI ÜRETEN ÞÝRKETLER AYNI! Hibrit tohumlardan farklý olarak GDO teknolojisinin sadece birkaç þirketin elinde olduðunu söyleyen ATALIK, bu þirketlerden sadece birinin piyasanýn %90'ýna sahip olduðunu, bu þirketlerin GDO'lu tohumlarýyla kendi tarým ilaçlarýný kullanmalarýný zorladýklarýný, bu tohumlarý üreten þirketlerin ayný zamanda küresel ölçekte en büyük tarým ilacý üreticileri olduðunu belirtti. Doðal olarak bu tohumlarla tarým ilacý kullanýmýnýn düþmesini beklemek büyük bir mantýksýzlýk olur. Ayrýca, iþin diðer önemli bir boyutu olarak da çiftçi tarýmsal girdi anlamýnda sadece birkaç þirkete baðýmlý oluyor. Bu þirketler tohum verirse tarýmsal üretim yapýlabilir, vermezse tüm insanlýk aç kalabilir. GDO'LARIN BÝYOÇEÞÝTLÝLÝK ÜZERÝNE OLUMSUZLUK ETKÝSÝ VAR! Ülkemiz biyoçeþitlilik açýsýndan son derece önemli bir ülke. Yaklaþýk 12 bin bitki türünden 4 bini endemik, yani sadece Anadolu'da b u l u n u y o r. Yi n e , d ü n y a d a k i 8 g e n merkezinden 3'ü ülkemizde bulunuyor. Ülkemiz özellikle birçok tahýlýn ve baklagilin anavataný konumunda. GDO'lu ürün yelpazesi geniþlemesi halinde bu ürünlerin ülkemizde yetiþtirilmesi halinde biyoçeþitliliðimizin tahrip olmasý kaçýnýlmaz gözüküyor. Zira, tozlaþma yoluyla GDO'lu bitkiler kendi türlerinin de genetik yapýsýný deðiþtiriyor. Bu da yerel çeþitlerimizin tahrip olmasý anlamýna geliyor. GDO'LARI TÜKETÝCÝ ANLAYAMAZ! Küresel ölçekte genleriyle oynanan ürünler soya, mýsýr, pamuk ve kanola. Kanola ekim ve tüketim anlamýnda bizleri pek fazla ilgilendirmiyor. Pamuk da tekstilde kullanýlýyor diyebiliriz, ama margarin sanayinde kullanýldýðýný da unutmayalým. Daha ziyade


papalina

Aralýk 2009

7

DÜNYANIN YENÝ BELASI :

GDO Kutlu ÇERMÝKLÝ

Günlük yaþamýmýzda en çok merak edilip tartýþýlan konularýn baþýnda gelen “Genetiði Deðiþtirilmiþ Organizmalar” Ayvalýk' ta da mercek altýna alýndý. 6 Aralýk Pazar günü Ýsmet Ýnönü Kültür Merkezinde yapýlan toplantýnýn konuþmacýsý TMMOB Ziraat M.Odasý Ýst.Þb. Baþkaný Ahmet Atalýk idi.

gýda olarak mýsýr ve soyayý tüketiyoruz. “Peki, mýsýr ve soya yemezsek GDO'lardan korunabilir miyiz?” sorusuna ATALIK “Kesinlikle Hayýr!” cevabýný veriyor. Çünkü, mýsýr ve soya binlerce gýda içinde katký olarak kullanýlýyor. Bebek mamalarý, çikolata, içinde þeker bulunan hazýr gýdalar, meþrubatlar, hazýr çorbalar, daha doðrusu içinde ithal mýsýr ve soya bulunan pek çok ürün büyük ihtimalle GDO'lu diyor ATALIK. Üstelik GDO'yu bakarak, elleyerek, koklayarak, tadarak anlamak mümkün deðil. Onun için bu ürünlerden sýnýrlarýmýzdan içeri girdikten sonra korunabilmek mümkün olamayacaðýna göre ülkemize sokulmamalarýnýn en doðru davranýþ olacaðýný belirtiyor. ATALIK, “Verim artýþý açýsýndan bir fayda saðlamayan, tarým ilacý kullanýmýný artýran, tohum ve ilaçta tüm çiftçileri birkaç þirkete baðýmlý hale getiren, biyoçeþitliliði tahrip eden, monokültür tarýmý teþvik eden, küçük çiftçiliði bitiren GDO'larýn halkýmýz yararýna deðil, bunlarý üretip pazarlayan birkaç biyoteknoloji firmasýnýn yararýna” olduðunu söylüyor ve ekliyor “Türkiye'nin GDO'lu tohumlara deðil, iyi bir tarým politikasýna ihtiyacý vardýr, GDO'lar coðrafyamýzdan atýlana kadar Ziraat Mühendisleri Odasý olarak mücademiz devam edecektir.”

Ya p t ý ð ý sunumda daha çok GDO'lu tohum üretimi, ithalatý ve diðer gýdalara karýþýmý konularýna aðýrlýk veren Atalýk, GDO 'lu tohum ve gýdalara mecbur olmadýðýmýzý, buna ihtiyacýmýz olmadýðýný belirterek GDO b i r k e z ülkemizde yaygýnlaþýrsa besin zincirinin bütün halkalarýna bulaþabileceðini ve b u n u n o l a s ý zararlarýnýn neler olacaðýný da bilemediðimizi açýkladý. Dünyada mevcut birkaç araþtýrýcý tohum-ilaç þirketi, kurduklarý - dayattýklarý hukuki mekanizmalarla bilim dünyasýnýn , devletlerin ulusal iradelerinin ve Sivil Toplum Kuruluþlarýnýn kontrolunun dýþýnda kalmaktadýr. Melez (hibrit) tohumla üreticileri kendine baðýmlý hale getiren tekeller þimdi tohumlarýn genleriyle oynayarak sadece bizim deðil gelecek kuþaklarýn saðlýðý ile de oynamaktadýr. Daha kaliteli , daha verimli , besleyici, dayanýklý ucuz tohum iddialarý ile propagandalarýný yapýyorlar ama sonuçlarýn

hiç de böyle olmadýðý bizzat Amerika yetkili kurumlarca açýklanmaktadýr. Verim daha yüksek olmadýðý gibi, diðer canlý genleriyle elde edilen “ kötü koþullara dayanýklýlýk kazanma” kalýcý deðil. En önemlisi, bulaþmalarla yerli tohumlarýmýzýn karakterleri bozulacaktýr. Anadolu'nun en büyük zenginliklerinden birisi olan doðal gen havuzunun kirlenmesi kaçýnýlmaz olacaktýr. Gýda üretiminde çok fazla kullanýlan Soya, Mýsýr gibi ürünlerin GDO 'lu olanlarýyla yapýlan deneylerde deneklerin (kobay, fare) beyinlerinin küçüldüðü, çoðunun kýsýrlaþtýðý saptanmýþtýr. Dünya nüfusunun büyük bir kýsmýný oluþturan az geliþmiþ ve mazlum halklardaki nüfus artýþý acaba bu yolla mý kontrol altýna alýnacaktýr ? Hayvan y e m i n d e n çikolataya k a d a r yüzlerce g ý d a n ý n üretiminde yer alan soya sütü, lesitin, niþasta, þeker vb. tehlike altýndadýr. GDO' lu ürünler ülkemize girince kendimizi, bebelerimizi, doðacaklarý bu illetten korumamýz adeta imkansýz hale gelecektir. Halkýmýz bilimsel geliþmelere karþý deðildir; denetime açýk araþtýrma kuruluþlarýnda aþýlar,ilaçlar geliþtirilecektir. Bakteriler aracýlýðý ile bir kýsým enzimler hýzlý bir þekilde üretilip insülünden troide, büyüme hormonundan Hepatit B aþýsýna kadar çok sayýda geliþme insanlýðýn hizmetine sunulacaktýr. Bunlara elbette ihtiyacýmýz var. Ama mevcut tohumlarla bütün insanlýk doyurulabilecekken zenginlerin kâr hýrsýyla, ölen insanlara çözüm diye baþka bir ölüm sunulmamalýdýr.

GDO'ya Karþý Ýmza Kampanyasý Türkiye Büyük Millet Meclisi Baþkanlýðý'na; Biz aþaðýda imzasý olanlar; hem genetiði deðiþtirilmiþ organizmalara (GDO), hem de laboratuara sokularak ve genetik mühendisliðinin müdahalesine uðrayarak ýþýnlanmýþ, genetiði deðiþtirilmiþ veya hibritleþtirilmiþ tüm tohumlara ve bu tohumlardan üretilen mahsullere ve bu mahsullerden türetilen gýda ve gýda katký maddelerine karþýyýz. Bizler klasik yöntemlerle ýslah edilmiþ veya edilmemiþ tohumlar kullanarak üretim yapan tarýmsal üreticinin desteklenmesini savunuyor ve tohumumuzun laboratuara sokularak genetik mühendisliðinin müdahalesine uðratýlmasýna karþý çýkýyoruz. Bu baðlamda Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðý tarafýndan çýkarýlan “Gýda Ve Yem A m a ç l ý G e n e t i k Y a p ý s ý DeðiþtirilmiþOrganizmalar Ve Ürünlerinin

Ýthalatý, Ýþlenmesi, Ýhracatý, Kontrol Ve Denetimine Dair Yönetmelik” in adýnýn “Gýda Ve Ye m A m a ç l ý G e n e t i k Ya p ý s ý Deðiþtirilmiþ Organizmalar Ve Ürünlerinin Ýthalatý, Ý þ l e n m e s i , Ý h r a c a t ý n ý n Ya s a k l a n m a s ý n a D a i r Yönetmelik” olarak deðiþtirilerek bu yönetmeliðin GDO' larýn ülkeye nasýl gireceðini deðil, bunlarýn girmesinin nasýl önleneceðini düzenlemesini ve yýllardýr mecliste bekleyen Biyogüvenlik Yasasý'nýn acilen çýkarýlarak bu yasanýn GDO'larý etkin þekilde ülkeden uzak tutmayý saðlamasýný istiyoruz.


8

papalina

Aralýk 2009

Ayvalýk

PANORAMA Ülke gündemi çok çabuk deðiþiyor. Yaþanan her þey bizleri de þu veya bu þekilde etkiliyor. Geçen sayýlarýmýzda saðlýk dosyasýný ele alarak incelemeye ,bir takým gerçeklere dikkat çekmeye çalýþtýk. Saðlýðýn nasýl paralý hale getirildiðini, verilen katký paylarýnýn nasýl çaktýrmadan artýrýldýðýný, hastalarýn nasýl müþteri olarak görüldüðünü, yani her þeyin paralý hale getirildiðini anlatmaya çalýþtýk. Bunun, saðlýðýn özelleþtirilmesinin ön adýmlarý olduðunu biliyoruz. O nedenle de halkýmýzý uyardýk; uyarýyoruz. Geçen sayýmýzda iþlemeye baþladýðýmýz “zeytin dosyasýna” bu sayýmýzda da devam ediyoruz. Zeytin, yöremizin en önemli geçim kaynaðý. Üretici ürettiðinin karþýlýðýný alamýyor. Piyasayý büyük zeytin tüccarlarý belirliyor. Kaybeden yine küçük üretici oluyor. Köylü zeytinini 1TL'ye satamýyor. Ülke gündemi hýzla deðiþiyor.”Açýlým “ tartýþmalarýnýn sürdüðü bir sýrada Reþadiye 'de yedi askerin öldürülmesi ülke gündemini bir anda deðiþtirdi. Askerin kaný üzerinden politika yapanlar yine sahneye sürüldü. Tehlikeli düþmanlýklar körükleniyor. Halklar birbirine düþürülmeye çalýþýlýyor. Biliyoruz ki bu provokasyonlarýn en tehlikelisi Ayvalýk ve Altýnova'da yaþandý. Peki, nasýl tutum almalýyýz? Daha fazla kan akmamasý, analarýn gözyaþý dökmemesi için sorunun barýþçýl yollarla çözümüne destek olmalýyýz. Bir arada, eþit koþullarda kardeþçe yaþamanýn yollarýný bulmalýyýz. Bu gündem tüketilmeden DTP kapatýldý. AKP'yi kapatamayanlar DTP' yi oybirliði ile kapattý. Parti kapatmalarýn çözüm olmadýðý yaþanan tecrübelerle sabit olmasýna raðmen. Parti kapatmalarýn çözüme hizmet etmeyeceði, aksine, sorunu daha da çetrefilleþtireceði kanýsýndayýz. Bursa'da maden ocaðýnda yaþanan göçük ve 19 iþçinin ölmesi, acýmýza acý kattý. Ýþte, özelleþtirmenin sonucu bu. Maden ocaklarý özelleþtirilince iþçi saðlýðý, iþ güvenlik önlemleri unutuldu. Bunlar patronlara gereksiz masraf olarak görüldü. Üstelik bu iþçiler aylýk 600--650 TL 'ye çalýþtýrýlýyor.

Kültür ve Sanat Merkezi

Önlem alýnsaydý bu ölümler yaþanmazdý. Maden ocaðýna inmeden bu insanlarýn hangi koþullarda çalýþtýðýný anlamak mümkün deðildir.

Oldu mu (!?)

Özelleþtirmeler Özal'la baþladý, DSPMHP-ANAP döneminde devam etti. Koalisyon hükümetinin 15 günde 15 yasa çýkardýðýný unutmadýk. Þeker, tütün, pancar, pamuk vb. yasalarý çýkaranlarýn, PTT'nin “T “'sini satanlarýn,”KÝT” 'leri özel sermayeye peþkeþ çekenlerin bugün AKP'ye diyecek bir þeyleri olamaz. Çünkü AKP'de, önceki hükümetlerin ekonomik programlarýný aynen uyguluyor. Yani, önceki hükümetten devralýnan programýn uygulanmasý devam ediyor. Bu program, küresel sermayenin uygulamamýzý istediði programdýr. Zaten 12 Eylül de bu programý uygulamak için gelmedi mi? AKP, kamunun elinde olan her þeyi sattý. Suyu bile satýþa çýkardýlar. Þimdi de TEKEL' in kalan kýsmýný satýþa çýkardý. On binlerce iþçinin iþsiz kalmasý hükümetin umurunda deðil. Bu yazýnýn yazýldýðý sýrada iþçiler Ankara'da iki gündür eylemdeydiler. Buradan, onlarýn mücadelesini selamlýyoruz. Kazdaðlarý'nýn, Kozak yaylasýnýn, Havran Büyükdere'nin altýný üstüne getirdiler altýn çýkaracaðýz diye. Karaayýt Köyü'ndeki maden iþleme tesisi de çabasý. Bu izinleri veren AKP hükümetidir.

UÐUR BÝLGE

Ayvalýk'ta denizler çok pis kokmaya baþladý. Hem de kýþ mevsiminde. Yetkililere sesleniyoruz; ne pahasýna olursa olsun yapýn þu arýtma tesisini.

Yukarýda gördüðünüz yazý ve fotoðraf, Belediyemizin 2008 yýlýnda çýkarmýþ olduðu masa takviminin bir sayfasýndan alýnmýþtýr. Fotoðrafýn altýnda da Ayvalýk'ý nasýl bir kültür sanat merkezi haline getirileceði hakkýnda bilgiler bulunmaktadýr. Bir tümcesi ise þöyle: “Belediye Baþkaný olarak Ayvalýk'ý Türkiye'ye kültür ve sanat merkezlerinden biri olarak tanýtmak istiyorum”.

Son tartýþmalarla birlikte nasýl gýda tükettiðimizin bilincinde deðiliz. Ayvalýk Belediyesi ve Tarým Ýlçe Müdürlüðünden semt pazarlarýnda satýlan her türlü gýda maddesinin denetiminin yapýlmasýný istiyoruz.

Beþ yýl önce güzel bir giriþim olarak Ayvalýk'a kazandýrýlan, Ayvalýk Belediyesi Sergi Salonu'nu, bir emekli derneðine lokal olarak verilmesi karþýsýnda, yukarýya aldýðýmýz büyük ideal ve iddiayla nasýl baðdaþtýrabiliriz.

Tayfun Talipoðlý'nun dediði gibi “Yollar uzun, memleket þartlarý çetin”. Biz de zor koþullarda da olsa kendi doðrularýmýzý söylemeye, halkýmýzý aydýnlatmaya devam edeceðiz. Bir ay sonra görüþmek üzere. Kalýn saðlýcakla.

“Þehit ve gaziler verdik”lerini söyleyerek, orasýný hak ettiklerini söyleyen muhterem zevattan da “Yok Baþkaným, bir kültür yuvasýnýn kapatýlarak, oyun oynanan bir lokal haline getirilmesine gönlümüz razý deðil, bize baþka bir yer bul” demelerini beklerdik.

KÝRALIK ZEYTÝNLÝK DÜÇMEN Ýþletme Kooperatifine ait 456 adet yetiþkin, bakýmlý zeytinlik 6 yýllýðýna kiraya verilecektir. Þartname site yönetiminden temin edilir.

Son teklif Tarihi: 03.02.2010 Baþvuru: 0530 468 43 98 (Metin Bey)


papalina

Aralýk 2009

9

BELEDÝYE MECLÝSÝMÝZDEN C.Tosunoðlu- K.Çermikli

2 Aralýk 2009 tarihli Belediye Meclisi gündemi, aylardýr olduðu gibi, gene aðýrlýklý olarak vatandaþlarýmýzýn imar durumu deðiþikliði talepleri ve bir iki kadro ve atama maddesinden oluþmuþtu. Hemen her konu tartýþýlmadan, çoðu da oybirliðiyle, onaylanýverdi. Toplantý öncesi imarla ilgili konularda üyeler Ýmar Komisyonu sözcüsü tarafýndan yeterince bilgilendirilmiþ olduklarý için tartýþmaya gerek kalmadýðý konusunda açýklama yapýldý. Herhalde diðer konularda da toplantý öncesi mutabakata varýlýyor diye düþünüp rahatlamak üzereyken Meclis üyelerinin görüþülen bazý konularda o kadar da iyi bilgilenmemiþ ya da konuyu irdelememiþ olduklarýný düþündüren durumlarla karþýlaþtýk.

oluþumu ile ilgili maddesi turizmle ilgili kuruluþlarýn kapsanmamasý açýsýndan eleþtirildi; öneri getirilmedi. Cunda Köprüsü'ne iliþkin tehlike olasýlýðýna yönelik geliþme sorulduðunda, “Dýþarýdan bir tehlikeli durum görülmüyor; gene de Ýnþaat Mühendisleri ya da Mimarlar Odasý'na araþtýrma için yazý yazýldý” yanýtý verildi. Ayvalýk için baðýmsýz arýtma tesisinin pahalý olacaðý; sorunun Körfez çapýnda ele alýnmasý için öneride bulunulduðu; geliþmenin yavaþ olduðu belirtildi. Küçükköy'deki arýtma tesisinin – 50.000 kiþilik

3 ünite – bir ünitesinin kýþýn 50.000 kiþinin altýnda nir nüfusa hizmet vermesinin israf olacaðý belirtildi. Cunda için düþünülen tesisin arýtma suyunun geri kazanýlarak sulama suyu olarak halka sunulmasý önerildi. Ayvalýk'ta týrizmin geliþtirilmesi konusunda sohbet edilirken, Ayvalýk'ýn yararlanabileceði termal kaynaðý bulunursa, baþkan Türközen bunun termal turizm için kullanýlmasýnýn doðru olacaðýný, evlerin ýsýtýlmasýnda kullanýlmasýný doðru bulmadýðýný belirtti. Hava kirliliðinin ölçümü için bir özel kuruluþla temesa geçildiði belirtildi.

Örneðin; Ruhsat ve Denetim Müdürü gerektiði için naklen atamasý yapýlan kiþinin kadrosunun laðvedilerek sözkonusu kiþinin yeni ihdas edilen Ýnsan Kaynaklarý Müdürlüðü görevine atanmasý konusu üyeler için yeniydi. 48 elemanýn özlük iþlerinin tek elden yönetilmesinin gerektiði gibi bir açýklama teklifin onaylanmasý için yeterli oldu. Hiçbir üye laðvedilen müdürlüðün (Ruhsat ve Denetim) nasýl yürütüleceðini; sözkonusu bölüme bir müdür gerekmiyorsa neden daha önce atama yapýlmýþ olduðu konusunu sorgulamadý. Yeni müdürlüðün görev tanýmý, yetki ve sorumluluklarý hakkýnda da soru sorulmadý. Altyapý Hizmet Birliði Komisyonu üyeleri belirlendi. Tüzüðün komisyonun

KENT KONSEYÝNÝN TOPLANMASI ZORUNLUDUR Ayþe S. Kýrýkoðlu

Yasaya göre Kent Meclisi bugüne kadar ikinci toplantýsýný yapmýþ olmalýydý. Kent Meclisi'nin toplanmasýný yasal bir zorunluluðun yerine getirilmesini saðlamak amacýyla istemiyoruz. Ya s a l a r ý n uygulanmasýný saðlamak bizim iþimiz deðil. Ayvalýk'ta yaþayan vatandaþlar olarak haklý isteklerimizi duyurabileceðimiz, önerilerimizi tartýþabileceðimiz, kabul gören önerilerin gerçekleþtirilebilmesi yolunda Yerel Yönetim ile iþbirliði yapabileceðimiz tek saðlýklý ortam olduðu için Kent Konseyi'ne iþlerlik kazandýrýlmasýný istiyoruz. Bazý mercilerin temsilcilerini bildirmemiþ olmalarý Konsey'in toplanmamasý için geçerli bir neden olamaz çünkü toplantýlara katýlmak bir haktýr, zorunluluk deðil. Diðer bir deyiþle, toplantýlarýn yapýlabilmesi için katýlým hakký olan her kurumun temsilcisinin hazýr olma koþulu bulunmamaktadýr. Ayrýca, temsilcisini belirlemeyen kurumlarýn gereken biçimde uyarýlarak yasal zorunluluðun yerine getirilmesi o kadar zor bir iþ olmamalý! Dinleyici olarak katýldýðýmýz son Belediye Meclisi toplantýsýnda Konsey toplanmadýðý için konuþma hakkýmýzdan yoksun edilmiþ olmamýz büsbütün rahatsýz

olmamýza yol açtý. Dilekçe hakkýnýn hatýrlatýlmasýna gerek yok. Öneriler bir yana, en açýk haklarýmýzla ilgili dilekçelerimize dahi saðlýklý yanýt alamýyoruz. Amacýmýz baðcý dövmek deðil üzüm yemek olduðu için dilekçe kurumuna iliþkin olumsuz örneklere burada yer vermiyoruz. Ýlgilenen yetkililer olursa dikkatlerine sunarýz. Kent Konseyinin toplanmasýn daha fazla gecikmeyeceðine inanmakla birlikte, bundan böyle daha fazla beklemeyip dilek ve önerilerimiz için gazetemizin sayfalarýný kullanacaðýz. Son Belediye Meclisi toplantýsýnda konuþma hakkýmýz olsaydý deðinmiþ olacaðýmýz bazý baþlýklar: - Yeni atanmýþ olan Ýnsan Kaynaklarý Müdürünün üstlenmiþ olduðu görev için en uygun kiþi olduðunu umuyoruz. Ancak, yerel yönetimimizdeki sorunlarý saptamak için ihtiyacý olan süreyi kýsaltmak adýna kendisine bir ön çalýþma sunulmuþ mudur? Yoksa, sihirli deðnek misali gerekeni yapmasý mý beklenmektedir? - Cunda Köprüsü için sözkonusu olabilecek tehlikenin varolmadýðý mý düþünülüyor? Öyle olsa dahi konunun

-

-

bir an önce ele alýnýp duruma açýklýk kazandýrýlmasý gerekmez mi? Ya gerçekten bir tehlike varsa? Konunun ortaya atýlmasýnýn üzerinden haftalar geçti bile. Durumu incelemesi için yazý gönderilen kurumla yeterli iletiþim var mi? Arýtma tesisi yerel yönetimin öncelik sýralamasýnda kaçýncý durumdadýr ve bir zamanlama çalýþmasý yapýlmýþ mýdýr? Arýtma tesisi olmayan bu çapta bir yerleþimde turizm geliþir mi? Termal kaynaðýn evlerin ýsýtýlmasýnda kullanýlmasýna neden karþý çýkýlýyor? Býrakýn fakir halkýn çýkarýný, hava kirliliði sorununun tümden ortadan kalkacaðý gözden kaçmýþ olmalý. Hava kirliliðinin varlýðý kimsenin gözünden kaçmazken soruna yaklaþým için ölçüm yaptýrmayý beklemek neden? Ölçümlerin sonucunu nasýl kullanacaðýz?

Bütün bu ve benzeri konularýn ve birçok baþkasýnýn yerel halkýn meclisinde tartýþmak, çözümleri birlikte aramak, gönüllü uzmanlarýn danýþmanlýðýndan-birikiminden yararlanmak, yapýlamayacaklar konusunda halký bilgilendirip onaylarýný almak varken, Kent Konseyinden kaçýnýlmasýnýn nedenini biri bana anlatýrsa çok sevineceðim.


10 papalina

Aralýk 2009

SATRANÇ KÖÞESÝ Merhaba satranç dostlarý, Merhaba gençler ve daima genç kalanlar. Bu sayýmýzda da satranç haberleri ve ilginç bir soru ile sizlerle buluþuyoruz. Sorunun ilginçliðine dikkat çekiyorum, çünkü soruyu çözdüðünüz zaman çok güzel bir mat olduðunu siz de göreceksiniz. Zaten satrancýn güzelliði de burada. D Ü N YA ' D A N S AT R A N Ç HABERLERÝ: Satranç bireysel bir spor olmasýna raðmen bilindiði gibi takým turnuvalarý organizasyonuna da uygun. Bazý sporlardaki sýkletleri anýmsatacak þekilde sýralanan masalarda alýnan bireysel puanlarýn toplamý takýmýn aldýðý puaný göstermekte. Son yýllarda örneðin 2,5-1,5 ya da 40'lýk neticelerin kazanan tarafa 2 maç puaný getirdiði sistemler de uygulanmaya baþlandý. Bu da takým oyuncusu nosyonunu biraz daha öne çýkartmakta. 17.Avrupa Ulusal Takýmlar Þampiyonasý Makedonya'nýn Ohrid þehrinde 2009 tarihleri arasýnda gerçekleþtirildi.9 tur Ýsviçre yöntemiyle oynanan þampiyonada 38 ülkenin katýldýðý

Hazýrlayan:Ahmet KÖKEN

erkekler kategorisinde Azerbaycan 15 maç puanýyla birinci olurken, yenilgisiz Rusya 14 puanla ikinci, 13 puanlý 2 takýmdan 23 takým puanýna sahip Ukrayna 3., 21,5 takým puaný alan Ermenistan'sa 4. oldular. Türkiye 38 ülke arasýnda 30.sýrayý aldý. 28 ülkenin katýldýðý bayanlar kategorisinde 16'þar maç puaný alan 2 takýmdan 26 takým puaný alan Rusya þampiyon olurken yenilgisiz Gürcistan 24 takým puanýyla 2.oldu.12 maç ve 20 takým puaný alan iki takýmdan eþitlik bozma kriterleri neticesinde Ukrayna 3., Azerbaycan'sa 4., oldular. Türkiye 28 ülke arasýnda 25. sýrayý aldý. BU SAYININ SORUSU: Siyah oynar kazanýr. TÜRKÝYE'DEN SATRANÇ HABERLERÝ: Türkiye Yaþ Gruplarý Satranç Þampiyonasý 23.Ocak.2010 / 31.Ocak.2010 tarihleri arasýnda Antalya'da yapýlacak. Turnuvaya katýlmak sporcularýn TSF Balýkesir Ýl Temsilciliði tarafýndan yapýlacak turnuvaya katýlmasý gerekiyor. Turnuva duyurusunu balikesirsatranc.wordpress.com adresinden izleyebilirsiniz. Gelecek sayýda buluþmak üzere, satranç dolu günler, hoþça ve dostça kalýn.

GÝRÝTLÝ ANTÝKA

GEÇEN SAYIDAKÝ SORUNUN ÇÖZÜMÜ: 1…,Fxe2 2.Vxe2 Kc2 3.Kc1!! ve “Çifte açmaz” 3…Kxc1 olmuyor, çünkü V düþer. Kale de kýpýrdayamadýðýna göre durum kayýp. Siyah terk eder.

Satranç aklýn jimnastiðidir! S.DECKER

Ayvalýk Atletizm Spor Kulübü Ayvalýkta bir ilk gercekleþti. Tamamen Ayvalklý gençlerin elele vererek kurduklarý atletizm spor kulübü faaliyete geçti. Bu güne kadar aldýklarý ulusal ve uluslararasý baþarýlarla adýndan sýkca söz ettiren atletler artýk kendi adlarýna kurduklarý çatý altýnda spor hayatlarýný sürdürecekler. Bu güne kadar kendilerine destek olan herkese teþekkür eden sporcular özellikle kaymakam sayýn Nihat Nalbant'a özel bir teþekkür ederek kendilerini her zaman desteklediklerini, dinlediklerini belirtiler. Bundan sonrada Ayvalýk'ta atletizm severleri bir çatý altýnda toplayarak topluma istenildiðinde neler yapýlabileceðini göstererek Ayvalýk,ýn adýný duyurmaya çalýþacaklarýný söylediler. Ayvalýk Atletizm Spor Kulübü yönetimi, Baþkan Sebahattin Tatar, 2. Baþkan Rüya Atlý, Esra Arýcý, Hatice Tatar, Berat Öveyik, Ýsmail Kaçak, Ümit Batonguz isimlerinden oluþuyor.

HAKAN DOÐAN

ANTÝKA MOBÝLYA RESTORASYONU antikacýlar çarþýsý gümrük meydaný

AYVALIK

telefon: 0538 201 33 70


papalina 11

Aralýk 2009 OKULLAR YERLEÞKESÝ

GAZÝKEMALPAÞA MAHALLESÝ Röportaj: Havva TAYLAN, Mehmet Cemil TOSUNOÐLU

Güzel Ýnsanlarý, tarihi mekânlarý ile ilgi toplayan mahallelerimizden Gazikemalpaþa Mahallesi'ni tanýtmak için muhtarýmýz Ýbrahim Bülbün'ü evinde rahatsýz ettik. Bizi evinin giriþ bölümünü muhtarlýk bürosuna çevirdiði sýcak mekânda sevgi ile karþýladý. Deðerli eþi ve kendisi bize ikramlarda bulundular. Ayvalýk insanýn sýcaklýðýný bize yaþattýlar. Papalina: Bize mahallenizi tanýtýr mýsýnýz? Muhtar: Mahallem coðrafi olarak 06 duraðýnýn bulunduðu sokaktan baþlayýp Turizm Müdürlüðüne kadar olan alaný kapsamaktadýr. Papalina: Ýlk dönem muhtarlýk yapmaktasýnýz. Duygularýnýzý bizimle paylaþýr mýsýnýz? Muhtar: Öncelikle Atatürk'ün ismini taþýyan bir mahallenin muhtarý olmaktan gurur duyduðumu bildirmek isterim. Seçim döneminde mahalle halkýma, azalarýmla birlikte 24 saat hizmet vereceðime söz vermiþtim. Bu sözümü yerine getirmeye çalýþýyorum. Halkýmýn ne sýkýntýsý olursa olsun, kapýmýn her saat açýk olduðunu bilmelerini isterim. Papalina: Her mahallenin olduðu gibi sizin de sýkýntýlarýnýz vardýr. Bunlarý bizimle paylaþýr mýsýnýz? M u h t a r : Mahallemde çöpler düzenli olarak alýnmakla birlikte, 10 günde bir genel bir temizlik yapýlmasýný i s t i y o r u z . Mahallelinin bir kýsmý evinin önünü kendisi t e m i z l e m e k t e d i r. Zaten bu Ayvalýklý olma geleneðidir. Yine de temizlikle ilgili bilgilendirmeler yapmaktayým. “En iyi temizlik kirletmemektir.” þiarýndan yola çýkarak mahallemizi temiz tutmaya çalýþmaktayýz. Gençlerimizin serbest zamanlarýný deðerlendirebileceði alanlar bulunmamaktadýr. Gençlerimizin voleybol, basketbol gibi sporlarý yapabileceði bir alana ihtiyacýmýz var. Sakarya Ýlköðretim Okulu ile stadyum arasýndaki boþluk kullanýlmayan bir yerdir. Bu alanýn deðerlendirilebileceðini düþünüyorum. Mahalle halkýmýn gelir düzeyi düþük olduðu için para harcamadan yararlanabileceði bir yeþil alan istiyoruz. Ayazma gibi bir kiliseye sahibiz. Bu kilisenin restore edilip mahallemize kazandýrýlmasýný istiyoruz. Yine mahallemizdeki tescilli tarihi evlerin Kültür Bakanlýðý, belediye ve muhtarlýk iþbirliði ile restore edilip Ayvalýk'a kazandýrýlmasýný bekliyoruz. Bu restore iþini ev sahiplerinin baþaramadýðýný görmekteyiz. Mahallemde sahipsiz köpekler büyük bir sorun. Bunun için belediye ile iþbirliði yapmaya hazýrýz.

Papalina: Mahalle halkýna maddi yardýmlar yapýlýyor mu? Muhtar: Sosyal güvencesi olmayan muhtaç insanlarýmýza Kaymakamlýðýn verdiði kuru erzaký daðýttýk. Ayrýca kömür almalarý için yardýmcý olduk. Papalina: Mahalle halkýnýn gelir düzeyinin düþük olduðunu söylediniz. Bunun için çözüm olabilecek projeleriniz var mý? Muhtar: Tüm sahil kentlerinde olduðu gibi ev pansiyonculuðu büyük ölçüde çözüm olabilir. Pansiyonculuðun bilinç ve özendirme çalýþmalarýný belediyemizle birlikte ortak yürütmeye talibiz. Evet, elimizden geldiðince insanlara yardým etmeye çalýþýyoruz ama ne demiþler “Balýk vermek yerine, balýk tutmayý öðretin.” Kadýnlarýmýzýn el emeklerinin deðerlendirilebileceðini düþünüyorum. Büyük alýþ-veriþ merkezlerine ruhsat verilirken bir dükkân, kadýnlarýn emeðini deðerlendirebileceði mekân olarak istenebilir. Papalina: Mahallenizde hangi kurum ve kuruluþlar var? Muhtar: Mahallem okullar yerleþkesi gibidir. Sakarya Ýlköðretim Okulu, Ayvalýk Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi, Özel bir Etüt okulu,. Ayrýca Devlet Hastanesi, Meteoroloji, Boðaziçi Otel, Turizm Bürosu ve Marina bizim bölgemizdedir. P a p a l i n a : Mahallenizin geçmiþte yaþamýþ önemli þahsiyetleri var mý? Muhtar: Özellikle mahallemize 52 yýl muhtarlýk yapmýþ rahmetli Ýbrahim Özlale'yi saygý ile anmak isterim. Hepimiz onun çocuklarý gibiydik. Yine rahmetli Cazim Nuri Erman'ý saygýyla anýyorum. Ýlçemize bir saðlýk ocaðý kazandýrmýþtýr. Papalina: Bizlere baþka söylemek istedikleriniz var mý? Muhtar: Mahalleme yardým eden K a y m a k a m l ý ð a , Ti c a r e t O d a s ý n a , Ya r d ý m s e v e n l e r D e r n e ð i n e , Ay v a l ý k Belediye'sine ve muhtar arkadaþlarýma teþekkür ederim. Yine bana bu görevi layýk gören mahalle sakinlerine teþekkür ederim. Eskiden “Bir elin verdiðini diðer el bilmez.”denirdi. Ne güzeldir ki hala öyle insanlar ilçemizde yaþamaktadýr. Yaptýklarý yardýmlardan dolayý isimlerini bildirmek istemeyen deðerli hemþerilerime de teþekkürü bir borç bilirim. Siz Papalina'ya da dertlerimize, sýkýntýlarýmýza ortak olduðunuz ve bizi anlattýðýnýz için teþekkür ederim. Papalina: Biz de güler yüzünüze, misafirperverliðinize ve sohbetinize çok teþekkür ederiz.

Papalina - Ayvalýk Halkevinin Kültür Hizmetidir - Para Ýle Satýlmaz - Aylýk Yayýnlanýr Sahibi: Ayvalýk Halkevi Adýna Ali Kocabattal Yazý Ýþleri Müdürü: Cemil Tosunoðlu Adresi: Vehbibey Mh. Talatpaþa Cd. No: 29 / Ayvalýk Telefon: 0531 406 23 24 E-Posta: papalinagazetesi@gmail.com Basýldýðý Yer: Ýz Ofset - Mahkeme Mh. Garaj Cd. No: 22 / Burhaniye

KRÝZ ESNAFI FENA VURUYOR

TÜKETÝCÝ EN UCUZA YÖNELDÝ

Ülkemizi teðet geçen(!) kriz orta ve düþük gelirlilerin satýn alma gücünü öylesine azalttý ki, çoðunluk en ucuzu arayýp bulma çabasý içinde. Özellikle, giyim eþyasý gibi, talep elastikiyeti yüksek mallarý halkýmýz Perþembe Pazarý'ndan, en ucuz sergilerden almaya çalýþýyor. Halk geliri azaldýðý için maðdur; Pazar esnafý ucuz malýn kar marjý düþük olduðu için maðdur; on adet satýnca elde edebileceði karý ancak otuz-kýrk adet satarsa kazanacak hale gelmiþ; o kadar fazla satýþ yapmasý da zaten olanaksýz çünkü müþterisi alamýyor; Pazar esnafýna göre masrafý –dükkan kirasý– çok yüksek olan dükkan sahipleri fiyatlarýný pazardakiyle ayný düzeye indiremeyeceði için satýþ yapamýyor, maðdur. Maðduriyet üretim kademesinde de devam ediyor; üretici firma acil para ihtiyacý nedeniyle malýný üretim fiyatýnýn altýnda elden çýkarýyor; üretimi yapan iþçilerse ya boðazý-yarý-tokluðuna çalýþmaya devam edebiliyor ya da iþini kaybediyor. Kriz bazýlarýný da gerçekten teðet geçiyor ya da gönendiriyor. Kimleri mi? Krizi fýrsata çevirebilenleri!!! Nasýl mý? “Batýyoruz imdat; iþçi çýkarmak zorunda kalýrýz” diyerek iktidarý ve statüko bekçilerini korkutabilenler. Onlar hem bizim vergilerimizle yemlenip durumlarýný koruyorlar; hem de, iþçi azaltýmýna devam ediyorlar. Sanki çok kazandýklarý zaman karlarýný iþçiye de aksettiriyorlarmýþ gibi iþçilerinden ücret fedakarlýðý istiyorlar. Ýþsiz kalmaktan korkan iþçi de tazý oluyor. Utansýn 12 Eylul yýldýrmasýnýn mimarlarý! Büyük bir zengine nasýl o duruma geldiðini sormuþlar. “Ýki defa hileli iflas yaptým” demiþ. Bundan sonra herhalde “Ýki krizde batýyordum; devlet tarafýndan kurtarýldým” diyecekler. Ucuz otomobillerin satýþý azalýrken en pahalý otomobillerin, jiplerin, arazi arabalarýnýn satýþlarýnda neden azalma olmadýðýný merak etmenin zamaný geldi de geçiyor. Elimiz kolumuz baðlý da olsa, çok üzülsek de gerçeði bilmek iyi olur!!!


12 papalina

Aralýk 2009

Numan Kaptan diyor ki

Gazetemiz Papalina, ayda bir olmak üzere okurlarýmýzýn adeta tiryakilik derecesine geldiði müþahade edilmekte ve bize de haklý olarak gurur kaynaðý olmaktadýr. Yolda yürürken tanýdýðýmýz veya Ayvalýk sevdasýyle buraya gelip yerleþen vatandaþlardan aldýðýmýz olumlu tepkiler, Ayvalýðýn sosyal, kültürel, coðrafi yapýsýna saygý duyan ve bu güzel deðerlerin yaþamasý için her kimin katkýsý varsa buna destek vermeyi gönülden arzu edenlerle ayak üstü de olsa yaptýðýmýz diyaloglar bir kývanç kaynaðý oluyor. Çünkü “Ayvalýk'ta Yaþamak Bir Ayrýcalýktýr” diyorsak, ”aslan yattýðý yerden belli olur” misali Ayvalýk'a sahip çýkma gayretini sarfeden herkese saygý ve hürmetlerimi sunarým. 14. sayýmýzý yayýnladýðýmýz bu yazý dizilerimde Ayvalýðýmýzýn 24 tane irili ufaklý adalarýmýzýn kýsa, öz niteliklerini bahsetmek yetmedi. Bu sefer Edremit Körfezindeki 3 adamýzdan da bahsedeyim. Küçük Kara Ada ilk duraðýmýz olsun. Bu adamýz diyebilirim ki en yeþil adalardan biridir. Yaz mevsimi haricinde yani Haziran-TemmuzAðustos aylarýndan sonra doðadaki çið düþme olayýný hepimiz biliriz Ýþte bu dönemde cennet köþesi Ayvalýk'ta. Eylülden itibaren rüzgarlar durur, denizci tabiriyle limanlýklar olur, karýncalar su içer misali ve geceleri çið düþer. En önce bu adamýz yeþillenir ve Mayýs sonuna kadar bu yeþilliðini muhafaza eder. Bazý doða aþýklarý Cunda'dan þehre otomobille giderken köprüyü geçince hemen sol tarafta Real Balýkçýlýk Tesislerini geçer geçmez sola girip oradaki boþluk alana park edip bu adanýn yeþilliðini ve körfezi

seyrediyorlardý. Fakat bu alaný son zamanlarda moloz dökme alaný olarak kullanýyorlar. Belki bilemediðimiz bir nedeni, gerekçesi vardýr ve biz çöplükten çýkalým gene adamýza gelip doðanýn içinde olalým. Adamýzýn kuzeybatýsýnda öylesine suyu bol bir kuyusu var ki elinize bir maþraba alýp kuyunun aðzýna eðilip yaz-kýþ suyunuzu doldurabilirsiniz. Adanýn güneydoðusunda bir maðara var ki yazýn 40 derecelik sýcaklarda oraya gitmiþseniz gölgedeki serinlikte hýrka giyme ihtiyacý duyarsýnýz. Adamýzýn adý kara ama kendisi yeþil, sulak ve serindir. Çeyrek mil kuzeye doðru gidersek Büyük Kara Adaya varýrýz. Þimdiki ismi Balýk Adasý. Bu isim nereden çýktý derseniz; kadastrocular ölçüme gittiklerinde birisi karagöz balýðý tutmuþ ve burayý balýk adasý yazýn demiþ! (kýrk yýllýk Kâni olmuþ Yanni) bunu da belirtirken göçmen kuþlar için bu adamýzýn misafirhane olduðunu da ifade eldim. Güney tarafýnda bir dönüm büyüklüðünde gölü olduðu için evvelki yýllarda ördeklerin de üreme alaný idi. Þimdilerde sayýlarý yok denecek kadar azaldý maalesef. Adamýzýn takriben beþte biri Delice (yabani zeytin) ile kaplýdýr. Aþýlansa zeytin mahsülü alýnabilir. Ayrýca burada ada tavþaný vardýr ve isteyen dostlarýma biraz Pazar artýðý sebze ile insana aþina bu tavþanlarýný bol miktarda kanýtlarým Bura ile ilgili bir not aktarayým; 90' lý yýllarda nasýl ve kim tarafýndan yapýldýðý belli olmayan yüzlerce tavþanýn zehirlendiði söylentisi üzerine adaya gittiðimde ölen tavþanlarý gördüm, esef ettim ve söyleyecek bir þey bulamadým. Birileri acaba “bu

hayvanlarýn burada yaþama þansý yok” düþüncesiyle böyle bir yola girmiþ olabilir mi? yorumu yapan yapsýn artýk! Büyük Kara Adanýn doðusunda Yumurta Adasý var. Rivayete göre Korsan Adasý da denir. Adaný güney kýsmýnda devrilecek gibi duran 2,5 m. kalýnlýðýnda bir duvar bulunmasý bu söylentilerin iþareti olabilir. Adanýn bitki örtüsü yabani Sakýz. Aðaçlýðýdýr. Bu yeþil adamýzda Arap Saçý, Hindiba, Ýzvinya gibi salata mezesi yaptýðýmýz otlar bolca bulunmaktadýr. Hiç te farkýnda olmadýðýmýz bunca zenginliði üzerinde taþýyan adalarýmýzý anlattýðým bu yazý dizisini 14 sayýdýr sürdürüyorum. Yunanistan'dan bir papaz kalkýp taa Kardak'a gelip sahip çýkmak istiyor. Alt tarafý kayalýk parçasý,üstelik de kendine çok uzak. Bizler burnumuzun dibindeki bu güzelliklere bu nimete sahip çýkmýyoruz. Ben özellikle Türkçe yazýyorum, vizesiz gelen papazlar okuyup mezelik otlarý reçinalarýna veya uzolarýna meze yapmak için toplar diye... Söz Yunandan papazdan açýlmýþken Avrupa'nýn çifte standardýna deðinmeden geçemeyeceðim; burada bazý yýllar bazý günlerde papazlar gelip vaftiz, ayin yapýyorlar. Atina'da Müslümanlar cami olmadýðýndan stada açýk havada bayram namazý kýlmak zorunda kalýyor. Manastraki semtinde bir cami var, restorasyonu bitti ama kültür müzesi olarak kullanýyorlar. Türkiye'de demokrasi yok diye set çekenler Ýsviçre'deki minarelerle uðraþýyorlar. Amacýmýz siyaset deðil de yeri gelince de söylemeden olmuyor. Saygýlar sunarým.

SÝYAH SELE ZEYTÝNÝ KURMA Malzemeler: 5 kg siyah zeytin, 1kg kalýn tuz Hazýrlanýþý: Zeytinleri bol suda yýkayýp süzelim. Süzülen zeytinleri, bir sýra zeytin bir avuç tuz þeklinde tuzlayalým. Zeytinleri tuzlarken tuzun tüm zeytinlere deðmesine özen gösterelim. Tuzlama iþlemi bittikten bir ay sonra zeytinleri tuzdan ayýrýp bir cam kavanoza koyalým. Parlak bir görüntü istiyorsak zeytinlerimizi bir fincan yað ile yaðlayabiliriz. Afiyet olsun.

Profile for kadri kaya

papalina 14. sayı  

Ayvalık Papalina gazetesi 14. sayısı

papalina 14. sayı  

Ayvalık Papalina gazetesi 14. sayısı

Profile for kadrikaya
Advertisement