Page 1

2 İstanbul’un

ÖZEL EK

8

S AY FA

(Story of İstanbul) Bir İstanbul uygulaması

Hikayesi Hayat Buluyor

Haber: İlgün Özcan

İletişim Fakültesi Yeni Medya Bölümü son sınıf öğrencisi olarak NM 404 Senior Project adlı dersimde bitirme projesi için yeni medya’nın şehir tanıtımları ve kültür mirasını koruma alanlarında hizmet verecek bir uygulama geliştirdim.Strory of İstanbul adlı uygulama mobil cihaz üzerinden çalışabilecek. Süleymaniye Koruma Alanı, Zeyrek Dünyanın birçok şehrine bilgi teknolojileri ile hayat verilmiş durumda. İstanbul’un bu alanda çağın gerisinde kaldığını düşündüm ve Khas İletişim Fakültesi Yeni Medya Bölümü öğrencisi olarak üniversite bitirme projem için İstanbul kültür mirasını yeni medya dünyasına taşımak için çalışmalara başladım.

Yaşadığımız şehri ne kadar tanıyoruz?

“Tarihi Yarımada” olarak anılan İstanbul, stratejik konumu nedeniyle tarih boyunca kentte hüküm süren uygarlıklar için daima çok önemli olmuştur. Konu hakkında bilgilerimiz her zaman kısıtlı olmuştur. Görkemli geçmişi ile farklı dinleri, kültürleri, toplulukları ve yapıtları benzersiz bir coğrafyada bir araya getiren İstanbul, 1985 tarihinde UNESCO Dünya Miras Listesi’ne 4 bölge olarak dahil edilmiştir. Bunlar; Sultanahmet Kentsel Arkeolojik Sit Alanı,

Koruma Alanı, İstanbul Kara Surları Koruma Alanı. Yukarıda bahsettiğim bilgiden kaçınızın haberi var bilmiyorum ama emin olabilirsiniz ki azınlıktasınız. İşte bu noktadan yola çıkarak geçmişi ve geleceği bir araya getirmeyi hedefledim. Düşünün ki her zaman cebinizde olan bir İstanbul rehberi olacak. İstanbul’un hikayesi uygulaması (Story of İstanbul) Projemi hayata geçirmek için üniversitemiz bünyesinde kurulan Unesco Kürsüsü’nü ziyeret etmek ilk işim oldu. Konu hakkında kürsü başkanı Doç. Dr. Yonca Kösebay Erkan ile fikrimi paylaştım ve kendisinden olumlu geri dönüş aldım. Bu sayede Unesco ile beraber bu proje başlamış oldu. Projenin temel amacı insanların kolaylıkla İstanbul kültür miras alanları hakkındaki bilgilere ulaşması. Uygulama öncelikle tüm Türkiye olarak düşünülse de

Bir Internet Kullanıcısı Günde 7 Saatini Internet’e Bağlanarak Geçiriyor Haber: Andaç Alp

Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü, Sivil Sayfalar ve Friedrich-Ebert-Stiftung Derneği ortaklığıyla dijital medyanın mantığı, dili, araçları ve yöntemlerini kullanma konusunda bir kılavuz olmayı amaçlayan STK’lar İçin Dijital Medyada İçerik Üretimi Sertifika Programı 6-8 Mayıs tarihlerinde Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü Yeni Medya Laboratuvarı’nda gerçekleştirdi. Medyadaki dijital dönüşümün baş döndürücü olduğu bu dönemde, bilginin yönetimi, yeniden kullanılması ve içerik oluşturulması konusunda farklı ihtiyaçlar doğuyor. Türkiye’de yetişkin nüfusun yarısından fazlası Internet’e günde 4 buçuk saat bilgisayar ya da tabletten, 3 saatini de cep telefonundan bağlanarak geçiriyor. Eskiden izleyici diye adlandırılan yani ulaşılmaya çalışılan kamular artık yaratıcı kullanıcı olarak adlandırılıyor. Medyanın verdiği içeriklerle yetinmeyip, kendi içeriklerini kendileri oluşturuyor. Gerçekleştirilen sertifika programı, kamudaki sınırsız medya kullanımının ve büyük verinin neresinde olduğunu merak edenlerin çok ilgisini çekti.

sonrasında işlenmesi gereken bilginin çok fazla olması sebebiyle İstanbul ile kısıtlanacak. Bu noktada projenin hayata geçmesinden sonra aynı uygulamanın içerisine veya aynı uygulama esas alınarak başka uygulamalar ile diğer şehirlerimizin kültür mirasını geliştirmek için de çalışmalar yapılabilir. Uygulama her türlü mobil cihaz üzerinden çalışabilecek yapıda tasarlanacak. Yani cihaz kısıtlaması olmadan insanların her zaman yanında olacak bu uygulama ile çevrenizdeki yapılar üzerine bilgi sahibi olabileceksiniz. Ayrıca uygulamanın içerisine eklenecek olan ‘push bildirimi’ sayesinde uygulamanın göndereceği bildirimler ile de tarihle sürekli olarak etkileşimde olabileceksiniz. Öyle ki bu uygulamanın işinize giderken size göndereceği bildirim ile günlük hayatınızın bir parçası olacak. Yaratılmış rotalarla İstanbul içerisinde gezintilere çıkabileceksiniz. Yerli ve yabancı turistler için de rehber niteliğinde olacak bu uygulama bu alandaki büyük bir açığı kapatmayı hedefliyor. Bu uygulama sadece anlık, kısa ve hikayeleştirilmiş bilgiler alabileceğiniz bir uygulamadan çok, aynı zamanda ‘bir dijital ansiklopedi’ gibi detaylı bilgiler de içerecek. Yapılar hakkında detaylı yazılı bilgi, yapıların görselleri ve videoları

da kullanıcıların deneyimine sunulacak. Tarihi bilgiler ve görsel veriler Unesco tarafından sağlanıyor. Tüm bu veriler kullanıcıları sıkmayacak şekilde mobilden kullanıcı-uygulama etkileşimine uygun şekilde tekrar gözden geçirilecek olup bu mecraya uygun şekilde hazırlanacak. Şu anda proje, hayata geçmesi için sponsor bulma arayışında. Çeşitli kurumlarla görüşmelerden sonra telekomünikasyon şirketi ile yapılan görüşmeler oldukça olumlu geçti. Şirket uygulamayı hayata geçirmek için gerekli olan teknik alt yapıyı sağlayacak. Proje hiçbir şekilde kar amacı gütmemekte ve buna ek olarak kişisel hiçbir gelir elde etmeyeceğimi belirtmek isterim. Uygulamanın tek amacı İstanbul kültür mirasını insanların kolayca ulaşabileceği bir yerde konumlandırmak ve tarihi yaşatmak. Dünyaca ünlü kozmopolit İstanbul’un ihtiyacı olan bir uygulamayı hayata geçirmeye çalışıyorum. Her şey planlandığım şekilde devam ederse, bireysel olarak kaygı duyduğum İstanbul kültür mirasını yaşatacağım. İstanbul’un tüm güzelliklerine yakışır çalışmaların devamının geleceğine ve bu projenin benim gibi düşünen insanları teşvik edeceğine inanıyorum.

Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü Prof. Dr. Dikmen Gürün’ün Oldu Haber: Dilek Öztürk

Bu sene yirmincisi düzenlenen Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri, Haliç Kongre Merkezi’nde 25 Nisan’da düzenlenen ödül gecesinde sahiplerini buldu. Yaşamı boyunca tiyatro dalında başarı çizgisini sürdürmüş ve tiyatro sanatına çalışmalarıyla katkıda bulunmuş kişilere verilen Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü, bu sene Kadir Has Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Tiyatro Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Dikmen Gürün’e verildi.

Bugüne kadar, Yıldız Kenter, Müşfik Kenter, Turgut Özakman, Ferhan Şensoy, Özdemir Nutku, Zeliha Berksoy gibi usta isimlere verilmiş olan “Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü” bu yıl; akademisyen, yazar, eleştirmen ve İstanbul Tiyatro Festivali direktörü olarak yaptığı başarılı çalışmalarla tiyatromuza önemli katkılarda bulunan, halen Kadir Has Üniversitesi Tiyatro Bölümü öğretim üyesi olan Prof. Dr. Dikmen Gürün’e verildi. 1997 yılından beri verilen Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri, bu sene “Haldun Dormen Özel Ödülü”nün de eklenmesiyle artık 15 dalda verilecek. Ödül, bu sene ‘Yoldan Çıkan Oyun’a verildi.


ÖZEL EK 02

Yüksek Sadakat müzik grubu, Kadir Has Üniversitesi’nin öğrenci şenliği Hasfest16’da sahne aldı.

Çatışma Süreçlerinde Devlet Dışı Aktörlerin Rolleri Haber: Dilek Öztürk Fotoğraf: Ulaş Tosun

Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen Uluslararası Terör, Çatışma ve Toplum Konferansı, 12-13 Nisan tarihleri arasında Cibali Kampüsü’nde gerçekleştirildi.

Bu yıl teması “Çatışma Süreçlerinde Devlet Dışı Aktörler: Komplolar, Mitler ve Pratikler” olarak belirlenen konferansta, devlet dışı aktörler ve bunların çatışma süreçlerindeki rolleri ele alındı. Bu yıl da konferansa dünyanın farklı ülkelerinden akademisyen ve uzmanlar konuk oldu. Konferansın ana konuşmacıları Filistin Demokrasi ve Toplumsal Kalkınma Merkezi Başkanı Walid Salem ile Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ersel Aydınlı idi. Walid Salem; Filistin ve İsrail arasındaki sorunların geçmişi ve bugününde devlet dışı aktörlerin aldığı rollerden söz etti. Devlet dışı aktörlerin, özellikle devletlerin olmadığı zamanlarda aktif bir rol oynadığını vurgulayan Salem, “Filistin’de de devletin olmadığı dönemlerde -ki bunları 1919 ve 1994 arası dönem olarak belirtebilirizbaşta sivil toplum kuruluşları olmak üzere devlet dışı aktörler devlet gibi davranmak zorunda kalmışlar ve Filistin davasını yürütmüşlerdir. Örneğin 1994’te Filistin Yönetimi kurulduğunda bu kuruluşlar bu özelliklerini kaybettiler. Filistin davasını artık Filistin Yönetimi yürütmeye başladı.” şeklinde konuştu. “Çatışmada Devlet Dışı Aktörler: Teorik Perspektifler” başlıklı ilk oturumda Suriye’deki iç savaşın güncel durumu, İslami silahlı grupların dünü, bugünü ve terör gruplarının yayılım stratejileri konuları ele alındı. Konferans “Ana Akım Medyada Devlet Dışı Aktörlerin Rolü” ile “Güvenlik ve Uzlaşma Sürecinde Devlet Dışı Aktörlerin Rolü” başlıklı diğer iki

oturumla devam etti. Konferansta Ortadoğu’daki güvenlik açığı, mülteci sorunu ve bu sorunun yol açtığı ölümlerin medyada nasıl ele alındığı da tartışılan konular arasında idi. Prof. Dr. Ersel Aydınlı, “Saldırgan Devlet Dışı Aktörler: Anarşistlerden Cihatçılara” başlıklı konuşmasında anarşistlerin ortaya çıkış nedenlerini, devlet dışı aktör olarak oynadıkları rolleri ve aktivite alanlarını anlattı ve “Devlet, çok modern bir ürün, yaşadığımız çağ ise toplumların ve bireylerin çağıdır.” sözünün altını çizdi. Konferansın ikinci gününde ise “Saldırgan Devlet Dışı Aktörler: Vaka Çalışmaları” başlığı ele alındı. İstanbul, İzmir ve Ankara gibi büyük şehirlerdeki gettolarda devlet dışı örgütlenmenin nasıl ve neden oluştuğunu incelemeye çalıştığını belirten Kadir Has Üniversitesi Öğr. Gör. Sarphan Uzunoğlu: “Sosyal medyada bu örgütler çok fazla sempatizan topluyor, bir merkezin çevredekileri çekmesinden ziyade, çevrenin talebiyle merkeze yakınlaşması gibi bir durum söz konusu.” diyerek asıl ilgi çeken noktanın bu olduğuna dikkat çekti. “Sanal Gerçeklikteki Devlet Dışı Aktörler: Çatışmada Sosyal Medya ve Sanat” adlı oturumda ise, IŞİD’in Twitter’daki etkinliği ve Endonezya’daki radikal İslamcılar tarafından algılanışı, devlet dışı aktörlerin sosyal medyayı ve sanatı silah haline getirişi üzerinde duruldu. Son oturumda ise “Ulusal ve Uluslararası Çatışmalarda Politika Geliştirme” başlığı konuşuldu.

TARİHİ ESERLERİN KAÇIRILMASI NASIL ÖNLENIR? Haber: Alparslan Budak

Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin düzenlemiş olduğu “Tarihi Eserlerin Ülkesine İadesinin Hukuksal Süreci” konulu sempozyumda Khas Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Orhan Şener, bu eserlerin ekonomik etkileri ve sosyal faydaları konusunda konuştu. Prof. Şener konuşmasında müzelerde sergilenen tarihi eserlerin ülkelere ekonomik açıdan birçok katkısı olduğunu da belirtti.

Sempozyumun birinci oturumu, Cumhuriyet Gazetesi yazarı Özge Acar’ın, el konulan eserlerin zaman aşımına uğramadan uluslararası iç hukukla ve diplomatik yollarla geri alınma süreci ve bu alandaki çalışmalar hakkındaki konuşması ile devam etti. Sempozyumda yöneltilen bir soru üzerine Türkiye’nin Suriye savaşından dolayı tarihi eser kaçakçılığının ortasında kalması tartışıldı. Katılımcılardan biri, bakanlığın 2012’den beri konuyla ilgili yoğun bir çalışma yürüttüğünü söyleyerek, 2012 yılından beri Suriyeliler’den 11 bin adet tarihi eserin ele geçirildiğini ve bu eserlerin kolluk kuvvetleriyle görüşüldükten sonra Birleşmiş Milletler tarafından

alınan tedbirlerle depolanıp sergilendiğini ifade etti. Ayrıca katılımcının anlattıklarına göre, diplomatik iletişime geçilerek Irak’la yapılacak görüşmelerde hukuki süreçler konuşulup eserlerin iadesi istendiği halde iade gerçekleşecek. Sempozyumun ikinci oturumunun ilk konuşmasını yapan Khas öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Maria Varaki, eser kaçakçılığının tarihi ve eser kaçakçılığını önleme tartışmalarını Yunan hükümetinin Britanya Müzesi ile olan anlaşmasını örnek vererek anlattı. Sempozyuma katılan Andrzej Jakubowski ise; konunun diplomatik tarafını, lojistik yönünü ve tazmin, geri iade gibi yönlerini ele aldıktan sonra sempozyum son buldu.

Kadir Has Bahar Festivali’nin Dönüşü Muhteşem Oldu Haber: Tuba Kaplan-Lidia Peştemalcioğlu

Final dönemi öncesi öğrencilerin diledikleri aktivitelere katıldıkları Cibali Kampüsü’nde gerçekleştirilen HasFest16, akşam 7’den sonra ön grup olarak Sattas’ın sahne aldığı festival, gece Yüksek Sadakat şarkıları ile devam etti. En son 2013 yılında Ajda Pekkan ve Teoman konserleri ile Selimpaşa Kampüsü’nde gerçekleştirilen Bahar Şenlikleri üç yıl aradan sonra Cibali Kampüsü’nde yeniden yapılmış oldu. Rezan Has Müzesi önünde

gerçekleşmesi beklenen festival konserleri hava muhalefeti nedeniyle B Blok girişe taşındı ve etkinlikler öğrencilerin katılımları ile gerçekleşti. Robert’s Coffee, Pigastro, Golden Steakhouse, New York City Sosis gibi isimlerin sponsorluğunda gerçekleşen festivalin bilet satışları Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü, Selimpaşa Kampüsü ve Bahçelievler Hazırlık Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Festival dışarıdan katılıma ise açık olarak düzenlendi.


Khas öğretim üyesi Prof. Dr. Erdal Panayırcı’nın makalesi, telekomünikasyon dalında en prestijli konferanslardan biri olan International Conference on Communications’da sunulan 3 bin 500 makale arasından en iyi makale seçildi.

MAYIS 03

KHAS KULUÇKA MERKEZİ NE YAPAR? Haber: Hüseyin Onur Teksen Fotoğraf: Ulaş Tosun

Yeni nesil üniversite anlayışıyla yola çıkan Kadir Has Üniversitesi, bir yenilik daha yaparak 16 Şubat 2016’da İNEO Kuluçka Merkezi’ni açtı. Kuluçka Merkezi’nin amacı, firma kurmak isteyen girişimciler öncelikli olarak Kadir Has Üniversitesi öğrencilerine, akademisyenlerine ve mezunlarına iş modeli geliştirme, yasal yer gösterme, hukuki danışmanlık, iş geliştirme, satış, mentorluk, teşvik, hibe, yatırımcı bulma ve patentle yönlendirme desteği vermek. Merkezde, daha şimdiden 8 ön kuluçka ve 3 kuluçka firması bulunuyor. 2016’nın sonlarına doğru 5 kuluçka firmasının daha katılımı planlanıyor.

FİKRİ VE PROJESİ OLAN HER KHASLI İÇİN FABLAB 16 Haziran 2014’te, Türkiye’nin ilk ve tek FabLab’i (Fabrication Laboratory) “FabLab Istanbul” Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde kuruldu. FabLab, dünyada 34 ülkede 125 adet bulunan bir kuruluş. FabLab projelere can veren, hayal ürünlerinin somutlaşmasına zemin hazırlayan, bir çok öğrencinin yaratıcılık ve girişimcilik duygularını körükleyen bir merkez. FabLab’ta üç boyutlu yazıcı (hızlı prototipleme makinesi), lazerli kesici, bilgisayar kontrollü tasarım tezgâhı, devre basma makinesi, mikroişlemci ve sayısal elektronik tasarım ve test istasyonu bulunuyor. Burada

KULUÇKA MERKEZİ’NİN MENTORLARI

Aydın Bırık (Turkcell), Can Saracoğlu (String Ventures), Deniz Özkan (Turkcell), Duygu Öktem (TT Pilott), Ekim Nazım Kaya (Botego), Emre Özbek (Startup Angels), Etkin Çiftci (Bilende. com), Faruk Erdoğan (egitimonline. com), Mustafa Eren (Verisun), Nilhan Gür (Zuma), Okyar Tahaoğlu (BKM), Vadi Dipçin (Türk Telekom) ve Emre Ustaoğlu (TriAlesta), firmalara mentorluk yapanlardan sadece birkaçı.

KULUÇKA MERKEZİ’NİN KISA TARİHİ

öğrencilerin tasarladıkları projeleri üretme, test etme ve kullanıma sunmaları amaçlanıyor. FabLab’ta çalışan öğrencilerle sohbet etme imkanı bulduk ve bize FabLab’in yararlarını anlatmalarını istedik. Öncelikle laboratuvarın özenle ve öğrencilerin rahatlıkla çalışabileceği bir şekilde dizayn edildiğinden bahseden öğrenciler,

MERKEZDE, DAHA ŞIMDIDEN 8 ÖN KULUÇKA VE 3 KULUÇKA FİRMASI BULUNUYOR.

istedikleri zaman laboratuvar yetkililerinden destek alabiliyor ve çalışmaları hakkında fikir alabiliyor. Onlardan son olarak FabLab’i birkaç kelimeyle tanımlamalarını istedik. Öğrenciler, “olması gereken”, “teorikle pratik bir arada”, “sadece mühendis adayları için değil fikri ve projesi olan her Khaslı için en ideal yer!” cevaplarını verdi.

2016’NIN SONLARINA DOĞRU 5 KULUÇKA FİRMASININ DAHA KATILIMI PLANLANIYOR.

Peki, Kuluçka Merkezi nasıl çalışıyor? Kuluçka firmalarına katkısı nedir? Bu soruların cevabını Khas’ta yüksek lisansını Biyoinformatik üzerine yapan Bilgisayar Programcılığı doktora öğrencisi ve Kuluçka Merkezi’nde bulunan Polizom firmasının sahibi Serkan Altuntaş’tan aldık: “Mayıs 2015’te kurulan yedi kişilik firma, ilaç tasarımı yazılımı ve paralel işleme kapasitesi alanlarında hizmet veriyor. Mart ayından itibaren yatırım almaya başlayan Polizom, Kadir Has Üniversitesi İNEO’ya (Innovation and Entrepreneurship Office) ofis sağlanması konusunda başvurdu ve geçtiğimiz Ocak ayında Kuluçka Merkezi’ne yerleşti. Polizom, İNEO’nun sağladığı mentorluk sisteminden de yararlanıyor. Altuntaş, Ali Erhat’ın yardımlarıyla çok yol kat ettiklerini ve Kuluçka Merkezi sayesinde Amazon’un da girişim desteğini sağladıklarını belirtti.


ÖZEL EK 04

Eminönü’nden 99 ve 99A ile Taksim’den 55T otobüsleri Cibali Kampüsü’nden geçmektedir.

Üniversite tercihi insanın hayatında önemli dönüm noktalarından biridir. Kolay değil, 5 yılımız orada geçer. Şayet “puanım nereye yeterse, oraya girerim” tercihi yapmıyor iseniz, işte size Kadir Has’ı tercih etmek için 10 neden:

Khaslı Olmak için 10 Neden Haber: Onedio-Zeynep Yılmaz

HALİÇ MANZARALI DERS KEYFİ Binanın Haliç’e bakan cephesindeki tüm sınıflar Haliç’i görüyor. MERAKLISINA STARBUCKS Pek çok kimse için “ohaağ okulda Starbucks var abiie” tepkisine yol açan kutsal kahveci, Cibali Kampüsü’ne renk katan mekanlardan sadece birisi. Espresso Lab de var bir de. Ha bi de Robert’s Coffee. EV ALIRIM DEDİRTEN BURS OLANAKLARI Kadir Has Üniversitesi, vakıf üniversiteleri arasında burs konusunda “en bonkörü” denilebilir. ÖSYM’de dereceye girdiyseniz, tam burslu okuyabilir; bir de üstüne 250 liradan 2 bin liraya kadar nakit burs alabilir; aldığınız bu burs paralarıyla da ev alma, iş kurma, başlık parası biriktirme gibi hayırlı yatırımlar yapabilirsiniz DERSLERİ TABLETLE YÜRÜTEN, YOKLAMA YERİNE “LIKE ALAN” YENİ MEDYA BÖLÜMÜ Yeni Medya Bölümü 2013 yılı itibariyle Türkiye’de bir ilke imza atarak 3G sistemi üzerinden mobil ders uygulamasına geçiş yaptı. Her öğrenciye verilen tabletler, kimi zaman bir sınav kağıdı, kimi zaman ödev dosyası oldu. Uygulama sayesinde öğrenciler dersleri evden takip ettiler ve yoklamaya imza atmak yerine yoklama gönderisine like attılar. Gerçekten heyecan verici.

ÖĞRENCİ İŞLERİ SADİZMİNE UĞRAMAMAK Alışılmışın dışında; öğrenci işlerinde çalışan memurlar son derece ilgili. Hatta ve hatta güler yüzlü. Hayret ya! KADİR HAS BİLGİ MERKEZİ Sessizlik zonu, burada kitap okumaca. HEPSİ BİRBİRİNDEN ÇILGIN ÖĞRETİM GÖREVLİLERİ Çılgınlık yapmakla kalmıyor, bir de kanıt bırakıyorlar efendim. MERKEZİ KONUMU Unkapanı’da bulunan Cibali Kampüsü Taksim’e 10, Şişhane’ye 5, Eminönü’ne 10, Beyazıt’a 10 dakika mesafede. Taksim’den 55T, Eminönü’nden 99 ve 99A otobüsleri üniversitenin önünden geçen İETT otobüs numaraları. CİBALİ’DE SOSYAL YAŞAMIN GÖZBEBEĞİ: ALBAY’IN YERİ Dünyanın en güzel insanları dünyanın en güzel muhabbeti ve en kral tostu burada. Her gün yeseniz bıkmazsınız. Tostçu Albay ve kahveci Hocam –tatlı bir aksanla, Hocalarımm hoşgeldiniz der hocalarımıza- Kadir Has Üniversitesi’ni tercih etmek için ayırıcı bir neden. İSTANBULKART DOLUM MAKİNESİ Olmasaydı, olmazdık. Konum bildiriyorum: Akbank’ı karşınıza alın, sağınızda kalıyor.


Chefschool’da yeni dönem aşçılık okulu eğitimleri 28 Mayıs’ta başladı.

Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde yeme-içme mekanları mevcut. Öğrenciler kadar, öğretim üyeleri ve üniversite çalışanlarının da tercih ettiği bu mekanları tanıyalım. Haber: Merve Ağdağlı

MAYIS 05

Cibali Kampüs’te

Nerede Ne Yenir? Ne İçilir?

Robert’s Coffee

Master Food

Starbucks

Aslında kahvesi ile bilinen Robert’s Coffee, kampüste geçmişten gelen bir alışkanlıktan ötürü yemekleri ile en çok kampüsün öğretim üyeleri tarafından tercih ediliyor. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte açılan bahçe öğrencileri de cezbediyor. Standart menünün dışında her gün, günün yemeği ve günün çorbası çıkıyor. Favori tatlıları suflede oldukça iddialılar. Robert’s Coffee’nin bir özelliği de Belçika’dan dondurulmuş kruvasanların gelmesi, tadan bir daha yiyor. Menü fiyatları ise 11 TL ile 19 TL arasında değişiyor.

“Yemek yerken manzaram olsun” diyorsanız sizi D Blok 2. kattaki Master Food’a alalım. Haliç Köprüsü, Galata Kulesi, Balat Sahili ve Eminönü manzarası eşliğinde keyifle yemek yiyebilirsiniz. Gıdalarında marka ve hijyene verdikleri önemin yanı sıra sizler için en cüzi miktarda en kaliteli yemeği sunuyorlar. Öğrenci ve hocalar kadar kampüsün çalışan personelinin de tercih ettiği bu mekanda, öğrenciler Fast Food beslenirken, hoca ve idari personel tabldotu tercih ediyor. Tabldot fiyatı 8.5 TL iken en pahalı yemek 11 TL ile köfte ızgara.

Evet, Kadir Has’ta kampüsün içinde Starbucks bulunuyor. Burayı boş bulmak neredeyse imkansız. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte balkonuna talep artıyor. Öğrenciler kadar öğretim üyeleri ve idari personel de tercih ediyor. Kahvelerinin yanı sıra tahıllı undan yapılan peynirli poğaçası en çok tercih edilen ürünler arasına girmeyi başarmış burada. Fiyatlar 5,25 TL ile 10.00 TL arasında değişiyor. Her ay düzenli olarak da kahve türlerinden birinin promosyonu yapılıyor. Kupa ve termos satışlarının yanı sıra şekerleme de satılıyor.

EspressoLab

Pigastro

Kantin

Seyrantepe’de kendi imalathaneleri bulunan EspressoLab, geceleri üretim yapıyor, gündüzleri taze olarak servise çıkıyor. Öğrenci ve hocaların eşit oranda tercih ettiği bu mekan sınav zamanları da açık. 3. Nesil kahvecilik imkanı sunan bu mekan açık bahçe havası ile hizmetinizde. Fiyat aralığı ise 3.50 TL ile 5.30 TL arasında.

Anne yemeğini özleyen öğrencilerin tercih ettiği mekan, her gün birbirinden farklı ev yemekleri sunuyor. Ev yemeklerinin yanı sıra İtalyan makarnaları ile de tercih sebebini artırdığını söyleyebiliriz. Fiyat aralığı 8 TL ile 11 TL arasında değişiyor.

Zamanı olmayan, derse yetişmek zorunda olan herkesin yardımına koşan kantin, tost ve çayda bir numara. Öğrencilerin yanı sıra öğretim üyelerinin de tercihi olan kantinde tost 3 TL. Sabahları ev yapımı poğaça ve börek de satılıyor.


ÖZEL EK 06

Adventure Reklamcılık yarışmasında Khas İletişim Fakültesi öğrencileri ikincilik ödülünü kazanarak Eurobest’e gitmeye hak kazandı.


Üniversiteler arası yüzme TR Şampiyonası 200 m ve 400 m Serbest Yarışında sporcumuz Engin Yıldırım birinci oldu.

MAYIS 07

Nisan Ayının Khas Spor Başarıları 1 Nisan: Üniversitelerarası Squash Türkiye Şampiyonası’nda Nurçin Baydoğan Türkiye ikincisi, Ergün Yörükoğlu Türkiye birincisi oldu.

5 Nisan: Khas Voleybol Takımı Üniversitelerarası 1. Lig Voleybol müsabakasında, Yeditepe Üniversitesi’ni 3-1 yendi.

24 Nisan: 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kürek Yarışları, Akademi Ligi ilk gününü 12 madalya ile kapatan Khas Kürek Takımı ikinci oldu.

2 Nisan: Khas Korfbol Takımı Üniversitelerarası Korfbol 1. Lig Türkiye Şampiyonası’nda üçüncü oldu.

15 Nisan: Khas Voleybol Takımı Üniversitelerarası Voleybol Liginde yarı finale yükseldi.

25 Nisan: Khas Futbol Takımı finale kaldı.

4 Nisan: Khas Yelken Kulübü Campus Cup 2016’da IRC III ikincisi, Overall dördüncüsü oldu. 4 Nisan: Khas Badminton Takımı, Tunceli Üniversitesi’ni 4-1 yendi.

16 Nisan: Khas Kürek Takımı 5. Haliç Dostluk Kupası’nın sahibi oldu. 17 Nisan: Has Runners Kulüp başkanı Mehmet Yıldırım İznik Ultra Yarışı 86 km kategorisinden ikinci oldu. 17 Nisan: Ergün Yörükoğlu, Pleon Sportivo Squash Şampiyonasında birinci oldu.

27 Nisan: Khas Futbol Takımı 1. Lig Futbol misabakalarında ikinci oldu ve Süper Lig Terfilerine gitmeye hak kazandı. 12 Mayıs: Engin Yıldırım, Üniversitelerarası Türkiye Yüzme Şampiyonası’nda 200 ve 400 M serbest kategorisinde birinci oldu.


Rıdvan Dilmen’in sunduğu Adil Oyun programı Cibali Kampüsü’nde çekildi.

ÖZEL EK 08

Hasan Bülent Kahraman’ın NTV’deki Programı: Bildiğiniz Gibi Değil Haber: Dilek Öztürk

Yapımcılığını Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman’ın yaptığı 6 Şubat 2016 tarihinde NTV’de yayın hayatına başlayan ve çekimleri Cibali Kampüsü’nde gerçekleştirilen “Bildiğiniz Gibi Değil” programı Nisan sonuna kadar dokuz bölüm çekildi ve birbirinden değerli on dokuz konuğu ağırladı. Her hafta Pazar günleri saat 11:15-11:45 arasında verilen programda başta sanat ve kültür dünyasının soru ve sorunları olmak üzere dünyanın yeni konuları, tavırları, tutumları, davranışları da konular arasında yer alıyor. 1.Bölüm-6 Şubat: Zeki Müren İlk bölümü 6 Şubat 2016 tarihinde çekilen Bildiğiniz Gibi Değil programının ilk konukları Doğan Hızlan ve Yrd. Doç. Dr. Eser Selen oldu. Zeki Müren’in ölümünün yirminci yılında anıldığı programda, sanatçının TSM’ye çıkışı ve popüler kültür içindeki rolü tartışıldı. Zeki Müren’in Türk sahne anlayışına yeni bir soluk getirdiğinden bahseden Hızlan, Müren için “1950’li yıllarda sahneye fırtına gibi girdi.” dedi. 2.Bölüm-14 Şubat: Tarantino, Çirkin Kral ve Avantür Programın ikinci bölümünün konukları, yönetmen Yılmaz Atadeniz ve Bahçeşehir Üniversitesi öğretim görevlisi Kaya Özkaracalar oldu. Türk ve dünya sinemasında macera filmlerinin ele alındığı programda, Tarantino’nun sinemaya yeni bir boyut getirdiğini vurgulayan Kaya: “Tarantino, özellikle Kill Bill’le birlikte sinemada intikamcı kadın simgesini yerleştirdi” dedi. Türk sineması için ise Atadeniz, “Yılmaz Güney aynı zamanda öykücüydü ve Yeşilçam’ın jönlerine direndi.” şeklinde konuştu. 3.Bölüm-21 Şubat: Koleksiyoner Olmak Programın konukları Leyla Alaton ve Saruhan Doğan oldu. Programda, koleksiyonerliğin ne olduğu ve amacı, insanların

neden koleksiyon yaptığı gibi konular üzerinde duruldu. “Koleksiyon nedir?” sorusuna Alaton, “Büyük koleksiyonerler, koleksiyon yapmaya bilinçli bir şekilde başlamamıştır, koleksiyon bir aşktır, sevdadır ve zamanla artan bir tutkudur.” şeklinde cevap verdi. Uzun yıllardır bu işi yapan Alaton, koleksiyonunun feminizm ağırlıklı sanata yatkın olduğunu belirtirken Doğan, “Koleksiyonum için en önemli kaynağım çağdaş sanat, bunun bel kemiğini ise cinselliğin siyaseti, göç ve Ermeni meselesi oluşturmaktadır.” dedi. 4.Bölüm-28 Şubat: 2.2.1973 Müzisyen Cahit Berkay ve yazar Murat Meriç programa konuk oldu. Moğolların kuruluş hikâyesinin, Barış Manço’nun ama özellikle Moğollar ve Cem Karaca’nın 43 yıl sonra ortaya çıkan “2.2.1973” adlı albümünün tartışıldığı programda Berkay, “Zaman yolculuğu yapmak gibi bir şey oldu.” diyerek duygularını dile getirdi. Çağdaş sanatçılar Barış Manço ve Cem Karaca’nın iki ayrı yol açtığını belirten Meriç, “Barış Manço ’progressive rock’ı 7’den 77’ye herkese dinletti. Cem Karaca ise daha politik bir yol seçti; ikisi de Türkçe’yi güzel kullanan çok iyi hikâye anlatıcısıydılar.” diye konuştu. 5.Bölüm-6 Mart: Shakespeare Var Oldu mu? Programa B. Emin Yarar ile Prof. Dr. Cevat Çapan konuk oldu. Bu yıl 400 yaşına basan Shakespeare’in oyunları ve şiirleri üzerinde durulan programda, Yarar’ın Hamlet performansı da değerlendirildi. Çapan, “Hamlet, hakikaten de bitmek bilmeyen bir efsanedir.” dedi. Çapan, Shakespeare’in gerçekte var olup olmadığı sorusuna ise, “Uzmanlar Shakespeare’in elliye yakın eserini inceledi ve metinlerin tek bir kişinin kaleminden çıktığı kanıtlandı.” şeklinde cevap verdi. 6.Bölüm-13 Mart: Tekand ve Tiyatro Programa tiyatrocu Şahika Tekand ve eşi Esat Tekand konuk oldu. Studio Oyuncuları’nın kurucusu Tekand, “Tiyatronun o anda yapılıp izleniyor olması,

seyreden ve seyredilen arasındaki ilişkiyi önemli kılmaktadır.” dedi. Tekand, tragedyanın varlık nedeninin hâlâ geçerli olduğunu ve tragedyaları ilkelerine sadık kalarak çağdaş seyirci için yeniden tasarlayıp yazdığını belirtti. Sinema ve tiyatro arasındaki farkın sadece teknikten kaynaklandığını vurgulayan Tekand, tiyatronun insan var oldukça var olacağını söyledi.

9.Bölüm-3 Nisan: Cumhuriyet’in Divası Programın konuğu yazar Radi Dikici oldu. Dikici’nin “Cumhuriyet’in Divası Müzeyyen Senar” kitabının tartışıldığı programda, Senar’ın Atatürk’le anılarından anekdotlar paylaşıldı. Radi Dikici, onun bir dönemin divası olmasında her zaman halkın içinde bulunmasının ve doğrucu olmasının etkisi olduğunu belirtti.

7.Bölüm-20 Mart: İlber Ortaylı ile Osmanlı’ya Bakmak Programın konuğu Prof. Dr. İlber Ortaylı oldu. Ortaylı’nın Osmanlıya Bakmak kitabının tartışıldığı programda, Osmanlı’nın çağdaşı Avrupa feodallerinden ayrılan yönü üzerinde duruldu. Osmanlı’nın daha çok askeri alanda değiştiğini vurgulayan Ortaylı, “Osmanlı rakiplerine direnmek için değişmek zorunda kaldı.” dedi. Fuad Köprülü’nün, Fatih Sultan Mehmet’in kütüphanesinin ve Osmanlı-Cumhuriyet ilişkisinin konuşulduğu programda cumhuriyeti ilan edenlerin Osmanlı mirasını reddedip etmediği sorusuna ise, “Tekke kapatmakla Osmanlı mirası reddedilmez.” şeklinde cevap verdi.

10.Bölüm-10 Nisan: Metin Akpınar Metin Akpınar’ın konuk olduğu programda kabare tiyatrodan Deve Kuşu Kabare’ye, Ulvi Uraz’dan Zeki Alasya ve Haldun Taner’e kadar birçok konu konuşuldu. Haldun Taner’le Deve Kuşu Kabare’nin kuruluş hikâyesini anlatan Akpınar, kabarede önemli olanın aşina olunan tiplemeler yaratmak olduğundan bahsetti. Akpınar, “Türk tiyatrosu ne zaman nefessiz kalsa Haldun Taner oksijen olur.” diyerek sözlerine devam etti.

8.Bölüm-27 Mart: Burhan Öçal ve Perküsyon Programın konuğu Türkiye’de caz ve roman müziğinin birleştirilmesine ve çağdaşlaştırılmasına çok büyük katkısı olan Burhan Öçal oldu. Maceracılığın kendisine yepyeni ufuklar açtığını belirten Öçal, “Hep ileriyi görmeye çalıştım ama dünyaya açılırken öz müziğimden hiç ödün vermedim.” dedi. Perküsyoncu olmanın gereklilikleri ve zorlukları üzerinde duran Öçal; Neşet Ertaş, Tamburi Cemil Bey ve Talip Özkan gibi büyük isimlerin de perküsyonla ilişkisinden bahsetti.

11.Bölüm-17 Nisan: Behçet Necatigil Behçet Necatigil’in doğumunun 100. yılında anıldığı programın konukları Necatigil’in kızı Ayşe Sarısayın ve Haydar Ergülen idi. Programda Necatigil’in orta sınıfı anlatan şiir çizgisinden bahseden Sarısayın, “Babamın şiirlerini yaşım ilerledikçe anlıyorum.” dedi. Ergülen, Rüştü Onur ve M. Tayyip Uslu’ya da öncülük eden Necatigil için, “Geleneğin içinde yetişen bağımsız bir şairdi.” yorumunda bulundu. 12.Bölüm-24 Nisan: Ara Güler Programda, dünyanın en önemli fotoğraf ustalarından biri olan Ara Güler’in fotoğrafçılık, gazetecilik ve sinema hakkındaki düşünceleri ele alındı. Güler gazeteciliği “insanların yaşadıklarını anlatmasıdır” şeklinde tanımladı. Programda, “ben insanların fotoğrafçısıyım” cümlesinin de altını çizdi.

Cibali Postası 18. sayı eki  
Cibali Postası 18. sayı eki  

Kadir Has Üniversitesi Mahalle-öğrenci gazetesi

Advertisement