Page 1

ISSN 2146-3069


Türk Toraks Derneği Adına Sahibi Dr. Feyza Erkan Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Dr. Gaye Ulubay Bülten Yayın Kurulu (alfabetik sırayla) Dr. Ahmet Bircan, Dr. Alev Gürgün, Dr. Ali Nihat Annakkaya, Dr. Burçin Çelik, Dr. Bünyamin Sertoğullarından, Dr. Didem Pulur, Dr. Filiz Çağla Uyanusta Küçük, Dr. Funda Coşkun, Dr. Funda Öztuna, Dr. Gülfer Okumuş, Dr. Hakan Büyükoğlan, Dr. İsmail Hanta, Dr. Levent Akyıldız, Dr. Serpil Danacıoğlu, Dr. Turgut Teke Editörler Dr. Feyza Erkan Türk Toraks Derneği Genel Başkanı Dr. Osman Elbek Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu Bülten ve İnternet Sorumlusu İmeceye Katkı Sunanlar (alfabetik sırayla) Dr. Abdullah Sayıner, Dr. Adem Yılmaz, Dr. Ahmet Demir, Dr. Ali Kılıçgün, Dr. Ali Nihat Annakkaya, Dr. Ayşın Şakar Coşkun, Dr. Burhan Söker, Dr. Cemal Asım Kutlu, Dr. Fatma Evyapan, Dr. Feyza Erkan, Dr. Füsun Yıldız, Dr. Gaye Ulubay, Dr. Gülsüm Karagül, Dr. İpek Coşkunol, Dr. Mehmet Polatlı, Dr. Murat Civaner, Dr. Mustafa Demirel, Dr. Muzaffer Metintaş, Dr. Neşe Dursunoğlu, Dr. Oğuz Kılınç, Dr. Onur Fevzi Erer, Dr. Orhan Arseven, Dr. Osman Elbek, Dr. Oya İtil, Dr. Öner Balbay, Dr. Öner Dikensoy, Dr. Pınar Ergün, Dr. Sedat Altın, Dr. Serir Aktoğu, Dr. Sinem Ağca, Dr. Şerif Kurtuluş, Dr. Tevfik Özlü, Av. Tülay Ekici, Dr. Ulughbik Khayri, Dr. Yasemin Saygıdeğer, Av. Ziynet Özçelik, Dr. Zuhal Karakurt

Genel Başkan’dan

Sessiz Çoğunluk

Ön Kapak Resmi Dr. Nesrin Demirbaş Arka Kapak İçi Karşısı Resmi Gerhard Richter (© Gerhard Richter 2011)

Yayınevi AVES Yayıncılık Kızılelma cad. 5/3 34096 Fındıkzade-İstanbul Tel: 0212 589 00 53 Fax: 0212 589 00 94 e-posta: info@avesyayincilik.com

Kongre’den…

İletişim Adresi Türk Toraks Derneği Genel Merkezi Turan Güneş Bulvarı, Koyunlu Sitesi, No: 175/19 Oran – Ankara Tel: 0312 490 40 50 Fax: 0312 490 41 42 e-posta: toraks@toraks.org.tr web: www.toraks.org.tr http://www.facebook.com/pages/Ankara/ Turk-Toraks-Derneği/168850906458728 http://www.twitter.com/#ToraksDernegi Yazılarınızı Bekliyoruz... Toraks Bülten’de yer almasını istediğiniz konuları, eleştirilerinizi, amatör çabalarınızı, sanatsal faaliyetlerinizi, yazı, şiir, resim ve çektiğiniz fotoğraflarınızı bize ileterek imeceye siz de katılabilirsiniz.

Dostlarımız


Dr. Fikri Alican

Anne, Kadın, Emekçi, Hekim

Müzisyenler

Gitarımı İstiyorum


Editör’den Mektup

Toraks Bülteni

Dr. Osman Elbek Bülten ve ¾nternet Sorumlusu osmanelbek@yahoo.com

Editörden Mektup Ama görüyoruz ki zamansðzlðk nefesimizi kesiyor, bizi tüketiyor. Daha kötüsü dünyanðn hðzlanmasð, iĞin öznesini insan ve biz olmaktan çðkarðyor. ïĞin kendisini özne kðlðyor. Hðzlanan dünya, iĞi üreteni yani insanð yani bizi nesneleĞtiriyor. úvan’Õn Çocukluüu, Andrey Rublev, Solaris ve Kurban gibi unutulmaz filmlerin yönetmeni olan Andrei Tarkovsky “Tek önemli ýey Zaman içinde Zaman(Õ) bulmak” diye seslenmiý insanlÕüa. Gerçekten Tarkovsky haklÕ, Zaman içinde Zaman’Õ bulamadÕk. DahasÕ kaybettik zamanÕ. Ne acÕdÕr ki bu “kaybediý” fizik yasalarÕnÕn zamanÕn olmayabileceüini göstermesiyle gerçekleýmedi. Zaman hÕza yenik düýtü. ArtÕk günümüz dünyasÕnda her ýey çok hÕzlÕ olmak zorunda. Yemek hÕzla yenmeli, hÕzla giyinmeli, iýe koýtura koýtura yetiýmeli, akýama kadar soluk almadan çalÕýmalÕ ve yine eve koýtura koýtura dönülmelidir. Ne üzücüdür ki evde de zaman

2

Haziran 2011

hÕzla akmakta: Gözümüzü, televizyonda sonu gelmez dizilerinden, dünyanÕn öte ucundaki bir adada neler yaýandÕüÕndan, izdivaç programlarÕndan, haber programlarÕ adÕ altÕnda süregiden kavgalardan ya da “online” baülanÕlan bilgisayarlardan alamÕyor ve hiçbirisini tümüyle seyretmeden hÕzla birinden diüerine geçiyoruz. Ne yazÕk ki yine bu koýuýturmaca içerisinde ayaküstü geçiýtiriyoruz akýam yemeklerini. ArtÕk hayatÕmÕzdaki geçer akçe hÕz, entrika, hÕrs, tecavüz, aldatma, ýiddet ve elbette kaset… Hiç kuýku yok ki zamansÕzlÕk en çok iýte canÕmÕzÕ yakÕyor. Düzen önümüze iki seçenek koyuyor: Ya canÕmÕz burnumuzda soluk almadan çalÕýacaüÕz, ya da iýsiz kalacaüÕz. “Demokrasi” bu iki uç seçenekten birisini özgürce seçebileceüimizi buyuruyor. Peki ama bu iki seçenek dÕýÕnda seçim ýansÕmÕz yok mu? únsanca bir ortamda çalÕýmak, yorulunca dinlenmek ve iýsiz kalmadan geleceüimizi garantiye almak mümkün deüil mi? Teknolojinin, refahÕn, zenginliüin yaygÕnlaýtÕüÕnÕn iddia edildiüi dünyada/ülkede bu iki ölümden birisine mahkûm muyuz? Ama görüyoruz ki zamansÕzlÕk nefesimizi kesiyor, bizi tüketiyor. Daha

kötüsü dünyanÕn hÕzlanmasÕ, iýin öznesini insan ve biz olmaktan çÕkarÕyor. úýin kendisini özne kÕlÕyor. HÕzlanan dünya, iýi üreteni yani insanÕ yani bizi nesneleýtiriyor. Basit bir “sesli alet”e indirgiyor. Dünya hÕzlandÕkça biz insan olarak ses çÕkaran basit bir alete dönüýüyoruz. únsan olarak hekimin de hastanÕn da deüeri yok oluyor. úý ve ürün ön plana çÕkÕyor: Bireyin hastalanmamasÕ, hasta olanÕn saülÕüÕna kavuýmasÕ ve hekimin yaptÕüÕ iýten mutlu olmasÕ deüil de, “bakÕlan” hasta, “yapÕlan” bronkoskopi sayÕsÕ “baýarÕ” ölçütü olarak kabul ediliyor. Ama hiç kimse bu ölçütlerin saülÕkla hiç alakasÕ olmadÕüÕnÕ, ortada var olan sayÕlarÕn tümünün yalan olduüunu söylemeye cesaret edemiyor. Yalana boüuluyoruz topluca. YalanÕ büyütüyoruz topluca. YalanÕ meýrulaýtÕrÕyoruz topluca. Görelim ki bu bir yarÕý: YalanÕ en çok kÕýkÕrtabilenimizin, yalanÕ en iyi meýrulaýtÕrabilenimizin en büyük ödülü alacaüÕ büyük bir yarÕý… Türk Toraks Derneüi’nin bir süre önce özel sektörde çalÕýan uzmanlara yönelik düzenlediüi anketin kimi verileri de bu “dönüýüm”ü açÕk bir ýekilde gösteriyor kanaatimce. Çünkü bu anket verilerinden anlÕ-


Toraks Bülteni yoruz ki, göüüs hastalÕklarÕ uzmanlarÕ bolca fazla mesai yapmakta, ortalama ayda 22 gün icap nöbeti tutmakta, pek çoüu tatil günlerinde de çalÕýmaya devam etmekte ve hatta gün içerisinde öüle arasÕnda dahi dinlenmeye imkân bulamamaktalar. Ankette dikkatimi çeken önemli bir bulgu da yeni kurulan “modern” hastanelerde hekimlerin ve/veya diüer saülÕk çalÕýanlarÕnÕn bir araya gelebilecekleri ortak mekânÕn bulunmamasÕ oldu. TÕpkÕ doüum, ölüm, evlenme izinlerin yok olmasÕ gibi. TÕpkÕ iý güvencesinin yok olmasÕ gibi… Eh “olacak o kadar”.. Nede olsa saülÕkta “dönüýüm” var… úçeriüi görmezden gelerek “dönüýüm”e övgü düzen meslektaýlara bu vesile ile hatÕrlatmak gerek: UnutmayÕnÕz maddenin çürümesi de “dönüýüm”dür. Dönelim anket verilerine: Veriler ifade ettiüimiz gibi günümüzün “çaüdaý”, “modern”, “uygar” demokrasisinin, çalÕýanlarÕn bir araya gelmesine olanak tanÕyacak mekânlarÕ yaratma ve onlarÕn insani ihtiyaçlarÕnÕ karýÕlama konusunda isteksiz olduüuna iýaret ediyor. Ama bu anketin en çarpÕcÕ sonucunun, hekimlerin giderek daha az tatil yapmasÕnÕ gösteren veriler olduüunu söylemem gerekli. Cidden düýünebiliyor musunuz; geçmiýe kÕyasla hayatÕn hÕzlandÕüÕ, buna paralel olarak insanÕn daha çok yorulduüu bir çalÕýma hayatÕnda insanlar daha az tatil yapmak istiyor. Peki ama neden? únsanlar “uygar” dünyada mazoýist bir “dönüýüm” mü yaýadÕlar? Yoksa yaptÕklarÕ iýler geçmiýe kÕyasla onlarÕ bugün daha

Editör’den Mektup çok mutlu ediyor da o nedenle mi iýlerinden kopamÕyorlar? Yoksa adÕna “performans” denilen ve hepimize “tatil yapmadan çalÕýÕrsanÕz ancak yaýayabilecek kadar para kazanabilirsiniz” düsturunu dayatan kültür hayatÕ teslim mi aldÕ? úyi ama “Arbeit Macht Frei (ÇalÕýmak únsanÕ Özgürleýtirir) mottosu, Nazi dünyasÕnÕn toplama kamplarÕnÕn giriýinde yazmÕyor muydu? Öyleyse sormak zorundayÕz: “Demokrasi” ne zaman Nazi dünyasÕnÕn gerçeklerine teslim oldu?

úyi ama eüer insani koýullarda yap-

Evet biliyorum bu satÕrlarÕn yazÕldÕüÕ bu ülke, çocuk iýçi çalÕýtÕrmak açÕsÕndan dünyanÕn en kötü dördüncü ülkesi. Evet biliyorum bu derginin yayÕnlanacaüÕ ülkede yaýayan her beý çocuktan birisi günde 11-12 saat çalÕýmaya mahkûm edilmiý durumda. DahasÕ evet biliyorum bu satÕrlarÕ okurken kapÕmÕzda onlarca hasta bekliyor, listemizde onlarca tamamlanmamÕý iý beklemede. Evet biliyorum bu satÕrlarÕ okurken yetiýtirmemiz gereken onlarca ödev sÕrada bizi bekliyor. Ama ne olur bir soluk alÕp düýünelim: Neden çalÕýÕrÕz?

Bu nedenledir ki saülÕk hizmet ala-

AçÕk ki temel ihtiyaçlarÕmÕzÕ karýÕlayabilmek için çalÕýÕrÕz. AldÕüÕmÕz eüitime, yüklendiüimiz sorumluluüa yakÕýÕr sosyal haklara ulaýmak için çalÕýÕrÕz. Kendimizin ve ailemizin geleceüini garanti altÕna almak için çalÕýÕrÕz. Kendimizi daha yetkin biçimde yeniden var edebilmek için çalÕýÕrÕz. Daha önemlisi boý zaman satÕn almak, bu hayattan keyif alÕnabilecek zaman kazanmak için çalÕýÕrÕz…

tÕüÕmÕz iýler bizim ihtiyaçlarÕmÕzÕ karýÕlamÕyorsa; iyi ama eüer insani düzeyde bir çalÕýma, geleceüimizi garanti altÕna almÕyorsa; kendimizi özgürce daha yetkin biçimde yeniden var edemiyorsa; ve en önemlisi bÕrakalÕm boý zamanÕ, tatil ve dinlenme hakkÕmÕzÕ dahi bu çalÕýma ortamÕ gasp ediyorsa; geçmiýte Nazi toplama kamplarÕnda çalÕýmaya mahkûm edilen insanlardan ne farkÕmÕz kalmÕýtÕr?

nÕndaki sivil toplum örgütlerinin aüÕzlarÕndan çÕkacak her söz, kalemlerinin yazacaüÕ her metin, her rapor hayati öneme haizdir. Çünkü insanlÕk dÕýÕ çalÕýma koýullarÕnÕn yaygÕnlaýtÕrÕlmaya

çalÕýÕldÕüÕ

bu

ülkede seçme ýansÕmÕz sÕnÕrlÕdÕr: Ya bize hayatÕ dar etmeye kalkÕýan günümüz iktidarlarÕnÕn ticarete, verimliliüe, kazanca, paraya iman etmiý kirli ve insanlÕk dÕýÕ söyleminden yana olacaüÕz; ya da eýitliüin, özgürlüüün, paylaýÕmÕn, kardeýliüin, dinlenmenin,... kÕsacasÕ insanlÕüÕn sivil sesinin çÕülÕüÕna ses vereceüiz, ona güç vereceüiz. Görelim ki “üçüncü bin yÕlda” saflar nettir, taraflar bellidir. Soru(n) gayet basit ve açÕktÕr: Hangi seçeneüi tercih edeceüiz? Aman dikkat bu dünyada her seçimin bir bedeli olduüunu sakÕn unutmayÕn. Ne dersiniz; insanlÕk için, daha iyi bir ülke ve dünya için, bu bedeli hem kiýisel hem örgütsel olarak ödemeye hazÕr mÕyÕz?

Haziran 2011

3


Genel BaÁkan’dan

Toraks Bülteni

Dr. Feyza Erkan Genel BaÁkan erkanfeyza@gmail.com

Amaçlar¿m¿za Giden Yolun Neresindeyiz? Türk Toraks DerneÞi (TTD), güçlü yanlarðnð koruyarak, geliĞtirilmesi gereken yönleri için yeni çözümler üreterek, stratejik ve bilimsel bir yönetim anlayðĞðyla, misyonunu ve tüzük amaçlarðnð gerçekleĞtirme yolunda hðzlð adðmlarla ilerlemeye devam etmektedir. Bu yazðmda sizlerle çalðĞmalarðmðzð ve bakðĞ açðmðzð paylaĞmaya çalðĞacaÞðm Güçlü YanlarÕmÕz: Kongre, Eüitim Aktiviteleri, YayÕnlar, Akciüer SaülÕüÕ ÇalÕýmalarÕ Çok BaýarÕlÕ Bir Kongre Gerçekleýtirdik: Ondördüncü kongremiz gerek bilimsel gerekse sosyal programÕyla tüm üyelerimiz, konuýmacÕlar, yabancÕ konuklar ve katÕlÕmcÕlar tarafÕndan büyük takdir topladÕ. Geçen kongrelerden alÕnan geri bildirimlerle salon sayÕsÕnÕn azaltÕlmasÕ, sahada çalÕýan uzmanlar için bilgi güncelleme toplantÕlarÕ çok

4

Haziran 2011

beüenildi. úlk kez bu Kongre’de yabancÕ konuýmacÕlar, konularÕna göre genç asistanlarla biraraya gelerek, karýÕlÕklÕ tartÕýma olanaüÕ buldular. ERS’nin Buyer’s Guide benzeri, ülkemizdeki tüm cihaz ve malzeme ¿rmalarÕnÕ tanÕtan, ayrÕca uzmanlarÕn çok pratik kullanÕm ilkeleri yazÕlarÕna yer veren bir kitap yayÕnlandÕ. Bu Kongre’de tüm konuýmacÕlar ilk slaytlarÕnda “ÇÕkar ÇatÕýmasÕ’’ beyanÕ verdiler. Bu büyük baýarÕnÕn verdiüi yüksek moralle TTD, aynÕ zamanda yirminci kuruluý yÕlÕnÕ da kutlayacaüÕ 15. YÕllÕk Kongresine hazÕrlanmaktadÕr. Eüitim Aktivitelerimiz Yoüun Bir ûekilde Devam Ediyor: 11-16 Ocak 2011 tarihinde gerçekleýtirilen KÕý Okulu, Mesleki Geliýim Kursu ve Göüüs Cerrahisi ProgramlarÕ çok baýarÕlÕ geçmiýtir. Üye anketlerinde belirtilen talepler doürultusunda, yerel kurslarÕmÕz ýubelerde giriýimsel tanÕ yöntemleri, noninvaziv mekanik ventilasyon, yoüun bakÕm ve uyku konularÕna yoüunlaýarak düzenlenmektedir. Merkezi Kurslar da devam etmektedir. YayÕnlarÕmÕz Tüm Ülkenin Kaynak úhtiyacÕnÕ KarýÕlÕyor: Türkiye’nin dört bir yanÕndan saülÕk müdürlükleri, okullar, üniversiteler baýta “tütün kontrolü” konusun-

da olmak üzere, toplum ve hastalar için hazÕrlamÕý olduüumuz “Eüitim KitaplarÕ”nÕ talep ediyorlar. Öyle ki çoüu zaman, bu ihtiyaçlara cevap veremediüimiz için hiç bir karýÕlÕk beklemeden basÕp çoüaltmalarÕna izin veriyoruz. Yeter ki çalÕýma gruplarÕmÕzÕn büyük emek verdiüi bu eserler, toplumun ve hastalarÕmÕzÕn ÕýÕüÕ olsun, ülkemizi aydÕnlatsÕn. Akciüer SaülÕüÕnÕ Geliýtirme ÇalÕýmalarÕ Büyük HÕz KazandÕ: Tütün Kontrolü ÇalÕýma Grubumuz hem yasanÕn eksiksiz uygulanmasÕ, hem de sigara bÕrakma konusunda yeterli sayÕda ve kalitede hekim yetiýmesi için tüm ýubeler düzeyinde eüitim çalÕýmalarÕ yapmaktadÕr. Tüberküloz ÇalÕýma Grubumuz ise verem savaý dispanserlerini korumak ve geliýtirmek için aktif mücadele vermekte, bu dispanserlerde çalÕýan hekimler ve aile hekimleri için eüitici eüitimlerini hazÕrlamaktadÕr. Tütün ve Tüberküloz kitaplarÕmÕz, SaülÕk BakanlÕüÕ tarafÕndan yeniden basÕmÕ yaptÕrÕlarak tüm ülkeye daüÕtÕlacaktÕr. AstÕm ve SigarasÕz Dünya Gününde TTD videolarÕ, tüm ulusal televizyon kanallarÕnda gösterilmiýtir. AyrÕca web sitemizde astÕm, KOAH, solunum yetersizliüi hastalarÕmÕz için eüitici video ¿lmleri hizmete girecektir.


Toraks Bülteni

Genel BaÁkan’dan

Geliýtirdiüimiz YanlarÕmÕz: SaülÕk PolitikalarÕ, Özlük HaklarÕ, Etik, AraýtÕrmalar, úletiýim

duk. KOAH akut atakta göüüs hastalÕklarÕ uzmanlarÕnca reçetelenmesi hakkÕnÕ talep ettik.

Stratejik Önemle SaülÕk PolitikalarÕ, Özlük HaklarÕ ve Etik KonularÕna OdaklandÕk: únternet üzerinden yapÕlan bir oylamayla seçilen SaülÕk PolitikalarÕ ÇalÕýma Grubu Yürütme Kurulu, eylem planÕ ve görev paylaýÕmÕ yaparak, yoüun bir ýekilde çalÕýmalarÕna baýladÕ. TTD, tehdit altÕnda olan özlük haklarÕmÕz için 13 mart 2011’de Ankara’da düzenlenen mitingde kendi pankartlarÕ ile yer aldÕ. SaülÕk BakanlÕüÕna üniversitelerin ve bazÕ eüitim hastanelerinin acil asistan ve uzman taleplerini, gerekçeleriyle gösteren dilekçe verildi. AyrÕca Performans Daire BaýkanlÕüÕ’na taleplerimiz iletildi. Her ýubede Etik Kurul’a yardÕmcÕ olacak, etik farkÕndalÕk yaratacak ve bu konuyu tüm eüitimlere entegre edecek sorumlular belirlendi. AyrÕca Etik Kurul üyelerimiz, her konu ile ilgili uyulmasÕ gerekli etik ilkeleri web sitemizde yayÕnladÕlar.

AraýtÕrmalarÕ Geliýtirmek úçin Bir Dizi ÇalÕýma BaýlatÕldÕ: Bilimsel AraýtÕrmalar ÇalÕýtayÕ sonrasÕnda alÕnan bir dizi stratejik karar iýleme konuldu. Öncelikle Türkiye’nin her yerinde bulunan genç araýtÕrmacÕlarÕmÕza yardÕmcÕ olmak isteyen gönüllü “DanÕýmanlar” ilan edildi. Böylece deüerli bilim insanlarÕmÕzÕn birikimi sadece bulunduklarÕ üniversiteye sÕnÕrlÕ kalmayacak, tüm ülkedeki ihtiyacÕ olan gençlerce paylaýÕlacak. Web sitemizde ulusal ve uluslararasÕ tüm burs ve destek programlarÕ tanÕtÕlacak, araýtÕrmacÕlara anÕnda duyurulacak. AyrÕca yararlÕ bir çok linke ulaýÕlabilecek. AraýtÕrma Destek Komitesi kuruldu ve hÕzla çalÕýmalarÕna baýladÕ. Bu Komite, tüm üyelerimize yöntem ve istatistik bilimi konusunda yol gösterecek, Merkez Yönetim Kurulu’na ve Bilim Destek Komitesine deüerlendirme konusunda danÕýmanlÕk yapacak. AyrÕca ýubelerde ve ülke çapÕnda farkÕndalÕk toplantÕlarÕ, ihtiyaca göre bir ve dört günlük kurslar düzenleyecek.

1 Mart 2011 SUT Göüüs HastalÕklarÕ AlanÕ úçin KazanÕmlarla YayÕnlandÕ: YÕllardan beri süren mücadelemiz nihayet baýarÕyla sonuçlandÕ. Piperasilin, sefaperazonsulbaktam, imipenem, vankomisin, teikoplanin gibi bir çok antibiyotik için üçüncü basamakta infeksiyon uzmanÕ onayÕ kaldÕrÕldÕ. AyrÕca pemetrekset ve erlotinib için onkoloji raporu varsa reçeteleme, antihipertansiÀer için ilaç raporu verme haklarÕmÕz tanÕndÕ. KOAH ilaç raporu verebilmek için spirometre koýulu getirildi. TTD olarak, bu Tebliü’de yeni kinolonlarÕn sadece pnömonide yazÕlmasÕ konusuna itirazda bulun-

Diüer Kuruluýlarla úliýkilerimizde Örnek Bir Tutum Sergiliyoruz: SaülÕk BakanlÕüÕ, Sosyal Güvenlik Kurumu, SB Verem Savaý Daire BaýkanlÕüÕ, Türk Tabipler Birliüi, Türkiye Solunum AraýtÕrmalarÕ Derneüi, Allerji ve úmmunoloji Derneüi, diüer uzmanlÕk dernekleri, kÕsaca konumuzla ilgili tüm kamu ve sivil toplum kuruluýlarÕ ile ortak amaçlarÕmÕz için iýbirliüi yapÕyoruz. Tüm ilgili kuruluýlar ile ortak olarak yürüttüüümüz Kronik Solunum Yolu HastalÕklarÕ Önleme ProgramÕ

(GARD) ve Sigara ve SaülÕk Ulusal Komitesi(SSUK), TTD’nin öncülüüünde ve koordinatörlüüünde ülke çapÕnda hizmet vermektedir. TTD temsilcileri, ayrÕca TTBUzmanlÕk Dernekleri Koordinasyon Komitesi’nde birçok komisyonda kilit rol üstlenerek öncülük yapmaktadÕr. Ülkemizde çeýitli kuruluýlar arasÕnda süregelen diyalog kopukluüu, karýÕlÕklÕ suçlama, sürtüýme, verimsiz, yÕpratÕcÕ rekabet alÕýkanlÕüÕ yerine TTD, kararlÕlÕkla örnek bir tutum sergilemeye devam etmektedir. Bu tutum, farklÕ görüý ve yöntemlere saygÕ, diyalog ve ortak amaçlarda sinerjik iýbirliüi ýeklinde özetlenebilir. Tam bir profesyonellik anlayÕýÕyla, duygularÕmÕzdan arÕnarak, kendi ilkelerimizden asla taviz vermeden, herkesle olumlu bir dayanÕýma ve dostluk ortamÕ yaratmak istiyoruz. Çünkü günümüzde, ülkemizde ve dünyada gelinen bu gerginlik, çatÕýma ve ýiddet ortamÕnda, insanlÕüÕn en çok böyle bir tutuma ihtiyacÕ olduüuna inanÕyoruz. Kurum úçi úletiýimi Geliýtirmek úçin Ele Ele Verdik: Merkez Yönetim Kurulu’nun ýubelerle ve üyelerle, ýubelerin il temsilcileriyle ve üyeleriyle, çalÕýma gruplarÕnÕn üyelerle ve tüm örgüt birimlerinin birbiriyle iletiýimini geliýtirmek için canla baýla çalÕýÕyoruz. Web sitemizi ve yeni yayÕna giren Sanal Gazete’yi önemli bir iletiýim aracÕ olarak kullanÕyoruz. Buraya üyelerimizden gelen eleýtiri ve önerileri anÕnda gündemimize alÕyoruz ve yanÕtlÕyoruz. Tüm ýubeler, çalÕýma gruplarÕ ve birimlere web sitesi büyük imkanlar sunmaktadÕr. Her grup kendi bölümünü çok

Haziran 2011

5


Genel BaÁkan’dan aktif ve cazip tutarak, hem kendi iç iletiýimini geliýtirecek hem de diüer TTD’nin diüer birimlerine, üyelerine ve ülkeye buradan ÕýÕk tutacaktÕr. Merkez Yönetim Kurulu olarak devamlÕ ýubelerimize gidip oradaki üyelerimizle tanÕýÕyoruz. ûube yönetim kurulu ve il temsilcilerimizle ortak toplantÕlarda yerel sorunlarÕ tartÕýÕyoruz. TTD Üyeleri arasÕnda her türlü statü, pozisyon, yaýam tarzÕ,

siyasi görüý vs. gibi dÕý etiketlerden arÕnmÕý, gerçek bir kardeýlik, dayanÕýma ve sevgi ortamÕ vardÕr. “únsana, emeüe ve çevreye saygÕ” TTD’nin bir numaralÕ kurumsal deüeri ve ilkesidir. Geçmiýte bu derneüi kurarak, özveri, adanmÕýlÕk ve alÕnteriyle bugünkü baýarÕlÕ duruma taýÕyanlara büyük minnet duyuyoruz.

anlayÕýÕyla ýehirler ve hastaneler arasÕ

TTD, ýubeler ve çalÕýma gruplarÕ ile yaygÕn örgütlenme tarzÕ, centilmenlik

öncü olma misyonunu sürdürmeye

ZARF Bazı mektuplarsa boş yere ‘zarf edilir’ aşklar ‘sarf edildikten’ sonra, kelimeler toplanıp ‘zarf edilirse’ O mektup ne yazar ki AÇIK CÜMLE Bazen hiçbir şey çıkmaz zarftan hiçbir cümle doldurmaz mektubu ne günışığı sızar ne akşama ermenin saadeti kapalı bir yara gibi gezer öyle mektuplar kim açsa, kim dokunsa eli yanar bazen sözler boşa gider mektuplar boşa bazen bir cümleden mektup yanar HAYDAR ERGÜLEN 6

Haziran 2011

Toraks Bülteni

dengelere ve liyakata dayanan, kÕsÕtlÕ süreli yönetici seçimleri, katÕlÕmcÕlÕüÕyla ülkemizde uzmanlÕk dernekleri alanÕnda yeni bir çÕüÕr açmÕý, tüm sivil toplum kuruluýlarÕna örnek ve öncü olmuýtur. Derneüimiz dün olduüu gibi bugün de, ülkemizin ve toplumun ihtiyaçlarÕna duyarlÕ olarak, örnek ve aynÕ hÕzla devam etmektedir.


TTD ¾Á Gücü Anketi Sonuçlar¿

Toraks Bülteni

Dr. Muzaffer Metintaý TTD Birinci BaÁkan Yard¿mc¿s¿ muzaffermetintas@gmail.com

Asistan ve Uzman Hekimlerimizin De½erlendirmeleri Hangi Yönde?

A

nketler, bir amaç için, o amaçla ilgili popülasyonun düýüncelerini ve olasÕ deüerlendirmelerini alarak, karar verme zamanÕ geldiüinde, o popülasyonun ne kararÕ vereceüini tahmin etmek ya da verilecek bir kararÕn popülasyonun genel beklentisine ve vereceüi olasÕ karara uygun olmasÕnÕ saülamak için yapÕlan ölçümlerdir. AyrÕca, ölçüm, doürudan uygulama kararÕ verme amacÕyla da kullanÕlabilir. Örneüin, önceden “ölçüm sonucu karardÕr” diye ilan edilirse, esasÕnda bir anket uygulamasÕ olan “referandum” gerçekleýmiý olur. Modern dönemin belirleyici unsurlarÕnÕn oluýmasÕnda anketler çok etkin olmuý ve gittikçe kullanÕmlarÕ artmÕý, sadece eüilim yoklamasÕ için deüil, yukarÕda deüinildiüi gibi karar verici amaçlarla da kullanÕlmaya baýlanmÕýtÕr.

Sivil toplum kuruluýlarÕ da, eüer özelleýtirilmiý, nesnel dayanaklarÕ

olmayan amaçlar için kurulmamÕýlarsa, hitap ettiüi popülasyonun görüý ve deüerlendirmelerine ulaýmak için zaman zaman anketler yaparak, çalÕýma programÕnÕ ve bazÕ stratejik kararlarÕnÕ ortaya çÕkarttÕüÕ bu görüýler doürultusunda oluýturur. Türk Toraks Derneüi (TTD), anket yöntemine yapÕ ve iýlevi nedeniyle sÕklÕkla baývurmaktadÕr. BunlarÕn son örneklerinden birisi de “asistan ve uzman hekim iý yükü sÕkÕntÕsÕ” üzerine yapÕlan deüerlendirmelerde, konunun doürudan muhataplarÕnÕn görüýlerini almaya yönelik “iý yükü anketi” olmuýtur. úý yükü anketinin temel amacÕ, son dört yÕldÕr çok ciddi biçimde yaýanan asistan hekim sÕkÕntÕsÕnÕn, doürudan asistanlar üzerindeki etkisini öürenmek ve bu düzlemde uzman hekim ihtiyacÕnÕ irdelemek amacÕyla yapÕlmÕýtÕr.

úý yükü anketi, internet ortamÕnda tüm asistan ve uzmanlara gönderilerek, yine aynÕ ortamda cevaplandÕrmalarÕ istenerek gerçekleýtirilmiýtir. Anket gönderildiüi sÕrada ülkemizde mevcut göüüs hastalÕklarÕ asistan sayÕsÕ 450 civarÕnda, uzman hekim sayÕsÕ ise yaklaýÕk 1700 civarÕnda idi. Uzman hekim sayÕsÕna öüretim üyesi, özel ve saülÕk bakanlÕüÕ hastanelerinde çalÕýan hekimler dahildir. Anket sonuçlandÕktan sonra, cevap veren asistan sayÕsÕnÕn 128, uzman hekim sayÕsÕnÕn 348 olduüu gözlenmiýtir. Öüretim üyesi, ýef veya ýef yardÕmcÕsÕ konumunda 186 kiýinin de ankete cevap verdiüi görülmüý ancak bunlar, bu yazÕya konu olan 348 kiýi arasÕna alÕnmamÕýtÕr. Ankete cevap veren 128 asistan hekimin 97 tanesi üniversite hastanesi, 28 tanesi SaülÕk BakanlÕüÕ Göüüs HastalÕklarÕ Eüitim Hastanesi, 2 ta-

Anket sÕrasÕnda, kiýi, konum ve nitelik belirleme sorularÕ dÕýÕnda sorulan sorular ýunlardÕr 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8.

Günlük hasta hizmeti ile ilgili iú yükünüz hakkÕnda ne düúünüyorsunuz? Hasta hizmeti ile ilgili olarak iú yükünüzdeki en yo÷un mesai hangi alandadÕr? Günlük ortalama poliklinik sayÕnÕz aúa÷Õdakilerden hangisine uymaktadÕr? ÇalÕútÕ÷ÕnÕz kurumda/birimde hekim dÕúÕ personel (hemúire, sekreter, hasta bakÕcÕ, vs) eksikli÷i var mÕ? Sizce çalÕútÕ÷ÕnÕz kurumda gö÷üs hastalÕklarÕ uzman sayÕsÕ yeterli midir? ÇalÕútÕ÷ÕnÕz hastaneye bir ya da birkaç tane daha gö÷üs hastalÕklarÕ uzmanÕnÕn gelmesini ister misiniz? Türk Toraks Derne÷inin uzman ve asistan da÷ÕlÕmÕ konusundaki çalÕúmalarÕnÕ nasÕl de÷erlendirirsiniz? Türk Toraks Derne÷inin genel olarak sa÷lÕk politikalarÕ konusundaki çalÕúmalarÕnÕ nasÕl de÷erlendirirsiniz?

Haziran 2011

7


TTD ¾Á Gücü Anketi Sonuçlar¿ nesi SaülÕk BakanlÕüÕ Genel Eüitim Hastanesi, 1 tanesi de özel ama eüitim verme yetkili hastane kökenlidir. Ankete cevap veren 348 uzman hekimin 150 tanesi sahadaki SaülÕk BakanlÕüÕ Genel Hastanelerinde çalÕýan hekim olup, 21 tanesi üniversite, 44 tanesi SaülÕk BakanlÕüÕ Göüüs Eüitim Hastanesi, 44 tanesi SaülÕk BakanlÕüÕ Genel Eüitim Hastanesi ve 42 tanesi de özel hastane kökenlidir. Görülüyor ki, hem asistan hekim hem de uzman hekim kurum ve oran daüÕlÕmÕ amaçlanan bilgileri derlemede ve sonra da yorumlamada yeterli olacak ýekilde uygun bir zemin imkanÕ vermektedir. Asistan hekimlerin anket cevap daüÕlÕmÕ: Asistan hekimlerin %61’i iý yükü fazlalÕüÕ nedeniyle kendilerini “tükenmiý” halde hissettiklerini, %35’in ise iý yükünün iý kapasitelerine göre yüksek olduüunu belirtmiýtir. Asistan hekimlerin iý yükündeki en yoüun mesai alanlarÕnÕ %44 ile servis hasta hizmeti, %25 ile Acil ve Konsültasyon Hizmetleri oluýturmuýtur. Günlük ortalama poliklinik sayÕsÕnÕn asistan hekimlerin %38’i için 31-55 hasta, %19’u için 56-70 hasta arasÕnda olduüu deüerlendirilmiýtir. “ÇalÕýtÕüÕnÕz kurumda/birimde hekim dÕýÕ personel (hemýire, sekreter, hasta bakÕcÕ, vs) eksikliüi var mÕ?” sorusuna asistan hekimlerin %96’sÕ “evet” cevabÕnÕ vermiýtir. Asistan hekimlerin %41’ i çalÕýtÕklarÕ kurumda göüüs hastalÕklarÕ uzman sayÕsÕnÕ çok yetersiz, %27’si ise ye-

8

Haziran 2011

tersiz olarak deüerlendirmiýlerdir. “Yeterliye yakÕndÕr” cevabÕ veren asistan hekim oranÕ %18 olup, “yeterlidir” cevabÕ veren oran %14’de kalmÕýtÕr. “ÇalÕýtÕüÕnÕz hastaneye bir ya da birkaç tane daha göüüs hastalÕklarÕ uzmanÕnÕn gelmesini ister misiniz?” sorusuna asistan hekimlerin %87.4’ü “evet” cevabÕnÕ vermiýtir. Asistan hekimlerin %83’ü TTD’nin uzman ve asistan daüÕlÕmÕ konusundaki çalÕýmalarÕnÕ “yetersiz” olarak deüerlendirmektedir. Yine asistan hekimlerin %67’si TTD’nin genel olarak saülÕk politikalarÕ konusundaki çalÕýmalarÕnÕ yetersiz bulmaktadÕr. Söz konusu bu anketin sorularÕna asistan hekimlerin verdiüi cevaplarÕ tek tek irdelemeye gerek olmadÕüÕ açÕktÕr. Bir bütün halinde sonuçlar “asistan hekimlerin asla insani ve bilimsel bir ortamda eüitim ve mesleki çalÕýma yapamadÕklarÕnÕ” göstermekte, ilgili birimlerin asistan hekim sayÕ yetersizliüi tespiti ile bulgular örtüýmektedir. Asistan hekim eksikliüinin uzman hekimlerce giderilmesi gerektiüi savÕ kÕsmen haklÕ bir yan taýÕsa da, mevcut durumdaki büyük sÕkÕntÕya pratik cevap oluýturamamaktadÕr. Üstelik bir baýka sorun da asistan hekimlerin dernek çalÕýmalarÕna gösterdikleri deüerlendirmedir. Asistan hekimler arasÕnda, mutlaka üzerinde ciddi tartÕýÕlmasÕ gerekecek düzeyde yüksek bir oranÕn “TTD’nin uzman ve asistan daüÕlÕmÕ konusundaki çalÕýmalarÕnÕ” ve “TTD’nin genel olarak saülÕk politikalarÕ konusundaki çalÕýmalarÕnÕ”

Toraks Bülteni yetersiz bulduüu gözlenmektedir. Bu oran bile kendi baýÕna, sorunun teorik tartÕýmalar ve bir takÕm genel ideolojik yaklaýÕmlardan ayrÕ tutulmasÕ gerektiüini ve zaman kaybetmeden, kÕsa vadede soruna “pratik çözümler” geliýtirilmesini gerektiüini açÕkça göstermektedir. Uzman hekimlerin anket cevap daüÕlÕmÕ: Uzman hekimlerin %15’i iý yükü fazlalÕüÕ nedeniyle kendilerini “tükenmiý” halde hissetmekte, %54’ü ise iý yükünün iý kapasitelerine göre yüksek olduüunu belirtmektedirler. Uzman hekimlerin iý yükündeki en yoüun alanÕ %70 ile poliklinik hizmetleri, %15 ile Acil ve Konsültasyon Hizmetleri, %12 ile servis hasta hizmeti oluýturmaktadÕr. Bu durum asistan hekimlere göre olukça farklÕdÕr. Uzman hekimlerin %9’u günlük ortalama poliklinik sayÕsÕnÕ 71-90 hasta arasÕnda, %32’si 56-70, %34’ü 31-55 hasta arasÕnda vermiýtir. Bir uzman hekimin poliklinikte günlük 30 üstü hasta bakmasÕ, esasÕnda saülÕk hizmetleri için tam anlamÕyla bir skandaldÕr ki, uzman hekimlerimizin %41’ i günde 56 hastadan fazla hasta baktÕklarÕnÕ beyan etmiýtir. “ÇalÕýtÕüÕnÕz kurumda/birimde hekim dÕýÕ personel (hemýire, sekreter, hasta bakÕcÕ, vs) eksikliüi var mÕ?” sorusuna uzman hekimlerin %75’i “evet” cevabÕnÕ vermiýtir. Uzman hekimlerin %3’ü çalÕýtÕklarÕ kurumda göüüs hastalÕklarÕ uzman sayÕsÕnÕ “çok yetersiz”, %20’si “yetersiz” olarak deüerlendirirmiý,


Toraks Bülteni %19’u bu soruya “yeterliye yakÕn”, %57’si ise “yeterlidir” cevabÕnÕ vermiýtir. “ÇalÕýtÕüÕnÕz hastaneye bir ya da birkaç tane daha göüüs hastalÕklarÕ uzmanÕnÕn gelmesini ister misiniz?” sorusuna uzman hekimlerin %40’Õ “evet” cevabÕnÕ vermiýtir.

TTD ¾Á Gücü Anketi Sonuçlar¿ fazla uzman hekim gelmesi gerektiüini belirtmektedirler. Bu rakamlar çok önemlidir, objektif bir bakÕýla iyi okunmalÕdÕr. Söz konusu sorulara verilen cevaplardaki oranlar “çoüunluk” kÕstasÕ olarak deüerlendirilmemelidir. Bu rakamlar hizmet için “niceliksel ihtiyaç rakamlarÕ” olarak deüerlendirilirse gerçek daha iyi ortaya serilebilir; “uzman arkadaýlarÕmÕn %23’ü kurumlarÕnda uzman eksikliüi görmekte, %40’Õ

Uzman hekim üyelerimizin TTD saülÕk politikalarÕ konusundaki deüerlendirmelerini, olabildiüince taraf tutmadan irdelemeye çalÕýÕrsak, bu cevap daüÕlÕmÕnÕn “TTD’nin saülÕk politikalarÕ konusundaki çalÕýmalarÕnÕn önemli bir ihtiyaca yönelik olduüunu ve bu çalÕýmalardan olumlu beklentiler olduüunu” söylemek mümkündür.

savÕnÕ da ortadan kaldÕrmaktadÕr. Göüüs hastalÕklarÕ alanÕnda bu denli bireyselliüin olmadÕüÕnÕ aslÕnda hepimiz biliyorduk ama zaman zaman kiýiler kendi savlarÕnÕ haklÕ göstermek için böyle yakÕýtÕrmalar yoluna gidebiliyordu. Bu çirkin yakÕýtÕrmanÕn ortadan kalkmÕý olmasÕndan mutluyum.

TTD SaülÕk PolitikalarÕ ÇalÕýma Grubu içinde, daha önceki çalÕýmalarÕ da kapsayan geniý bir çalÕýma ortamÕnÕn oluýturulmuýtur. Bu ortam, umut ediyorum ki söz konusu sorunlarÕn çözümü için önemli katkÕlar yapacak çalÕýmalara imkan saülayacaktÕr.

TTD’ nin uzman hekim ve uzman Sonuç olarak, kanaatime göre asishekim daüÕlÕmÕ konusundaki çalÕýtan ve uzman hekim üyelerimiz malarÕnÕ “yeterli” olarak deüerlendimeslek alanlarÕnda ciddi rirken, yine uzman hekimlerin eksiklik olduüuna iýaret k %58’i TTD’nin genel olarak etmektedirler. O nedenle, saülÕk politikalarÕ konusundaúý yükü anketi, internet ortamÕnda tüm anabilim dallarÕ ve eüitim ki çalÕýmalarÕnÕ “yeterli” bulasistan ve uzmanlara gönderilerek, hastanesi ýeÀiklerinin gömaktadÕr. rüýleri de detaylÕ bir ýekilyine aynÕ ortamda cevaplandÕrmalarÕ de analiz edilerek, uzman Anket sonucunda anlaýÕlmakistenerek gerçekleýtirilmiýtir. Anket hekim sayÕ ve daüÕlÕmÕna tadÕr ki, uzman hekimlerin gönderildiüi sÕrada ülkemizde mevcut yyönelik detaylÕ bir “ihtiyaç %69’u iý yüklerinin fazla olanalizi - iý gücü analizi” göüüs hastalÕklarÕ asistan sayÕsÕ 450 duüunu belirtmektedirler. Bu hÕzla yapÕlmalÕ, sonuçlaartmÕý iý yükündeki en önemli civarÕnda, uzman hekim sayÕsÕ ise rÕyla ilgili siyasi otorite gesorumluk ise “poliklinik hasta yaklaýÕk 1700 civarÕnda idi. Uzman reüince yönlendirilmelidir. bakÕm iýleri” ne aittir. Uzman hekim sayÕsÕna öüretim üyesi, özel ve Bu süreçte yakÕn, orta ve hekimlerimizin %41’i poliklinikte günde 56’dan fazla hasta saülÕk bakanlÕüÕ hastanelerinde çalÕýan uzun vade dönemleri halinde çalÕýÕlmalÕ, çalÕýanlar baktÕklarÕnÕ belirtmektedirler. hekimler dahildir. bütün yönleriyle ideolojik b Bu sayÕ saülÕklÕ hasta bakÕmÕ ve politik bakÕý açÕlarÕniçin oldukça yüksek bir rakaise eksiklik olsun olmasÕn daha iyi dan arÕnÕlmalÕ, sadece Türkiye akma karýÕ gelmektedir. Öte yandan, hizmet ve daha uygun çalÕýma orciüer saülÕüÕ hizmet beklentisi ve bu artmÕý poliklinik iý yükü aynÕ zatamÕ için yanlarÕna uzman hekim beklentinin olasÕ geliýmeleri esas manda “artmÕý poliklinik talebine” beklemektedirler.” Bu cevap, aynÕ alÕnmalÕdÕr. UnutulmamalÕdÕr ki de iýaret etmektedir. ArtmÕý poliklizamanda uzman arkadaýlarÕmÕza özellikle asistan üyeler ve onlarÕn iý nik talebi için orta veya uzun vadetam bir haksÕzlÕk olarak yakÕýtÕrÕlan alanlarÕnda çok büyük ve acil çözüm de çeýitli spekülasyonlar yapÕlabilir, “performans düýmesin diye kimbekleyen sorunlar vardÕr. ama bunlarÕn hiç birinin mevcut sose yanÕna arkadaý istemez” çirkin runu çözmeyeceüi ve yakÕn gelecekte de bu soruna çözüm olamayacaüÕ açÕktÕr. Sorun vardÕr; ciddidir, üyelerimiz çok rahatsÕzdÕr. Uzman hekimlerimizin %23’ü çalÕýtÕklarÕ kurumda uzman hekim sayÕsÕnÕ yetersiz görmekte, %40’Õ ise çalÕýtÕklarÕ kuruma bir veya daha

Haziran 2011

9


GeniÁletilmiÁ Yönetim Kurulu Toplant¿s¿

Toraks Bülteni

Dr. Gaye Ulubay TTD Genel Sekreteri gayeulubay@yaho.com

GeniÁletilmiÁ Yönetim Kurulu Toplant¿s¿ Sevgili Üyelerimiz, Türk Toraks Derneüi’nin 2011 dönemi úkinci Geniýletilmiý Yönetim Kurulu ToplantÕsÕ 12.04.2011 tarihinde Antalya Side Starlight Otel’inde yapÕldÕ. Saat 10:00-16:00 arasÕnda gerçekleýtirilen toplantÕya 41 GYK Üyemiz katÕldÕ. ToplantÕda önce Dernek BaýkanÕmÕz Dr. Feyza Erkan açÕlÕý

10

Haziran 2011

konuýmasÕnÕ yaptÕ. Daha sonra TTD Stratejik PlanÕ’nda alÕnan yol, güncellenen hedeÀer konusunda bilgi verdi. ToplantÕda 14. YÕllÕk Kongre BaýkanÕ Dr. Oya útil 14. YÕllÕk Kongre’de son durum, gelen bildiri, katÕlÕmcÕ-kayÕt sayÕlarÕ, planlanan bilimsel ve sosyal program ile tahmini kazancÕ GYK Üyeleri’ne aktardÕ.

DÕý úliýkiler Sorumlusu Dr. Abdullah SayÕner DÕý úliýkiler ATS, ERS ile ortak projeler ve çalÕýmalar konusunda bilgi verdi. Genel Sekreter Dr. Gaye Ulubay, genel merkez çalÕýmalarÕ, özlük haklarÕna yönelik SB, SGK, TBMM ile yürütülen çalÕýmalar, kazanÕmlar ve beklenenler, TTB ile iliýkiler ko-


Toraks Bülteni

GeniÁletilmiÁ Yönetim Kurulu Toplant¿s¿

nusunda bilgi verdi. Üyelerimizden çeýitli hizmet ödülleri alan meslektaýlarÕmÕzÕ GYK Üyeleri ile paylaýtÕ. Mali sekreter Dr. Osman Örsel derneüimizin mali durumu, kazançlar ve masraÀar hakkÕnda bilgi verdi. Bilimsel Komite BaýkanÕ Dr. Bilun Gemicioülu, TTD danÕýmanlÕüÕ, projeler konusunda verilen kararlar ve son durum, kongre açÕlÕýÕ sÕrasÕnda verilecek ödüller ve Yoüun BakÕm ve Mekanik Ventilasyon ÇG tarafÕndan düzenlenecek sempozyum tarihi konusunda bilgi verdi. Bülten ve únternet Sorumlusu Dr. Osman Elbek web, TTD iletiýim çalÕýmalarÕ konusunda bilgi verdi. úkinci Baýkan YardÕmcÕsÕ Dr. Sedat AltÕn STE etkinlikleri, ýube ve çalÕýma gruplarÕnÕn yaptÕüÕ etkinliklerin sayÕsÕ ve katÕlÕmcÕ yüzdelerini aktardÕ. TTD Okul BaýkanÕ Dr. Erdoüan Çetinkaya okul etkinliklerini son üç yÕlda etkinlik ve katÕlÕmcÕ sayÕsÕnda artan bir katÕlÕmla ve etkinlik sayÕsÕ ile yaptÕklarÕnÕ aktardÕ.

lÕýmalarÕ konusunda GYK Üyelerine bilgi verdi. Birinci Baýkan YardÕmcÕsÕ Dr. Muzaffer Metintaý genel merkez binasÕ konusunda yapÕlan çalÕýmalarÕ ve Doüu Karadeniz toplantÕsÕ hakkÕnda bilgi verdi. ToplantÕ sÕrasÕnda çok sayÕda Deüerli GYK üyesi söz alarak üzerinde çalÕýÕlan konularda görüýlerini, tecrübelerini ve önerilerini paylaýtÕ. ArdÕndan 16. YÕllÕk Kongre BaýkanÕ seçimlerine geçilerek Dr. Metin Görgüner çoüunluk oyla seçildi.

Uzman Temsilcisi Dr. úpek Coýkunol bugüne kadar uzmanlar olarak neler yaptÕk konulu sunumunu yaptÕ. ArdÕndan görüý ve dilekler alÕnarak toplantÕ kapatÕldÕ. Çoklu katÕlÕm-çoklu tartÕýmalar ile geniý vizyon ve büyük hedeÀere ulaýmayÕ ilke edinen TTD, 13 Nisan 2011 tarihli Geniýletilmiý Yönetim Kurulu toplantÕsÕnda da bu misyonunu gerçekleýtirdi. Gelecek GYK ToplantÕsÕnda yine birlikte olmak, birlikte düýünüp, tartÕýmak ve üretmek üzere. Sevgi ve saygÕlarÕmla.

Daha sonra Dernek BaýkanÕmÕz Dr. Feyza Erkan, TTD-TÜSAD ortak ça-

Haziran 2011

11


“kim gölgesinden kaçabilir ki?”*

Toraks Bülteni

Fotoüraf: Dr. Orhan Arseven 12

*Murathan Mungan Haziran 2011


Toraks Bülteni

Àubelerimiz

Türk Toraks Derneği Ankara Şubesi Gerçekleýtirilen Etkinlikler;

Üniversitesi Psikiyatri AD. Öüretim üyesi Doç. Dr. Nurper Erberk Özen’den “Hekimlerde Tükenmiýlik Sendromu”nu dinlemiý olacaüÕz.

• Ocak ayÕ toplantÕmÕzda Türkiye’de bir ilki gerçekleýtirerek evde saülÕk hizmeti sunan Atatürk Göüüs • Özetle tüm bu etkinlikler, ýube yönetim kurulu olarak HastalÕklarÕ ve Göüüs Cerrahisi Eüitim AraýtÕrma aldÕüÕmÕz kararlar doürultusunda, aylÕk toplantÕlarÕHastanesi’nin konuyla ilgili deneyimlerini paylaýtÕk. mÕzÕn yoüun bilimsel programÕnÕn yanÕ sÕra, üyeleri• ûubat ayÕnda ise gündemimizde plevral effüzyon, mize saülÕk gündemi, özlük haklarÕ ya da paramedikal bronýiolitler ve sarkoidoz vardÕ. çeýitli alanlarda bilgilendirme, dinlendirme ve hatta eülendirebilme konusunda atÕlan adÕmlar çerçevesin• 13 Mart’ta ülkenin çeýitli illerinden gelen hekim ve de gerçekleýtirilmiýtir. saülÕk çalÕýanlarÕna ev sahipliüi yaptÕk. Çok sesli müzik gibiydi sesimiz, tek yürekti onbinlerce saülÕk çalÕýanÕ. • 31 Mart’ta bilimsel toplantÕmÕza Ankara Tabip OdasÕ Yönetim Kurulu üyelerinden Doç. Dr. Selçuk Daüdelen’i konuk ettik. SaülÕkta Dönüýüm adÕ verilen programÕn adÕm adÕm geçmiýini, bugününü ve geleceüini dinledik ve bilgilendik. • “Dünya AstÕm Günü” çerçevesinde ise Alerji ve úmmünoloji Derneüi ile birlikte 3 MayÕs 2011’de sabah Atatürk Göüüs HastalÕklarÕ ve Göüüs Cerrahisi Eüitim AraýtÕrma Hastanesi’nde hasta eüitim toplantÕsÕ yaptÕk, akýam ise meslektaýlarÕmÕzla birlikte astÕmla ilgili farklÕ konularÕ tartÕýtÕk. • Siz bu satÕrlarÕ okurken büyük olasÕlÕkla 26 MayÕs’ta planladÕüÕmÕz toplantÕmÕzda bizler bu kez de Ufuk

Haziran 2011

13


Àubelerimiz Türk Toraks Derneği İç Anadolu Şubesi Gerçekleýtirilen Etkinlikler; • 8 Ekim 2010 tarihinde tüm gün süren ve Türk Toraks Derneüi úç Anadolu ûubesi, Türk Toraks Radyolojisi Derneüi ve Selçuk Üniversitesi Meram TÕp Fakültesi Radyoloji Anabilim DalÕ tarafÕndan ortaklaýa düzenlenen “Toraks Radyolojisi Konya ToplantÕsÕ” gerçekleýtirildi. Göüüs HastalÕklarÕ, Çocuk HastalÕklarÕ, úç HastalÕklarÕ, Kalp-Damar Cerrahisi ve Radyoloji Anabilim DallarÕndan 100’den fazla öüretim üyesi, uzman doktor, araýtÕrma görevlisi doktorun katÕldÕüÕ toplantÕda, Toraks radyolojisinde uygulanan yöntemler ve bu alanda ülkemizdeki son geliýmeler hakkÕnda katÕlÕmcÕlara bilgi verildi. ToplantÕ, Türkiye’nin çeýitli üniversitelerinden gelen yedi akademisyen tarafÕndan dört oturumda gerçekleýtirildi. ToplantÕ konusu ve verilen demeçlerle ilgili haberler çok sayÕda yerel medyada geniý yer buldu. • 26 KasÕm 2010 tarihinde dar bir zamanda davet etmemize raümen davetimizi hiç tereddüt etmeden kabul eden Prof. Dr. Mehmet Ünlü (Afyon Kocatepe Üniversitesi TÕp Fakültesi) hocamÕz tarafÕndan “KOAH ve Tedavisinde Yeni YaklaýÕmlar” konusu anlatÕlmÕýtÕr. Aile hekimi meslektaýlarÕmÕzÕn da ilgisiyle toplantÕya beklenenin oldukça üstünde katÕlÕm saülanmÕý ve katÕlÕmcÕlarÕn bir kÕsmÕ konuyu ayakta dinlemek zorunda kalmÕýtÕr.

14

Haziran 2011

Toraks Bülteni


Toraks Bülteni

Àubelerimiz

Türk Toraks Derneği İç Anadolu Şubesi (devamı) Gerçekleýtirilen Etkinlikler;

ve úç Anadolu ûubesi tarafÕndan düzelenen Türk Toraks Derneüi’nin Merkezi KurslarÕndan olan “Noninvaziv Mekanik Ventilasyon ve Weaning Kursu” düzenlendi. Kursa, Türkiye’nin çeýitli illerinden 40 uzman katÕldÕ. ToplantÕnÕn ilk günü Noninvaziv mekanik ventilasyon hakkÕnda teorik bilgi sonrasÕ Meram TÕp Fakültesi Göüüs HastalÕklarÕ AD Yoüun BakÕm ünitesinde noninvaziv mekanik ventilasyon uygulamalarÕ hakkÕnda pratik bilgiler verildi. Kursun ikinci günü ise weaning hakkÕnda teorik bilgilerin yer aldÕüÕ program gerçekleýtirildi. • 18 Mart 2011 tarihinde deüerli hocamÕz Prof. Dr. Turhan Ece’nin (ústanbul Üniversitesi ústanbul TÕp Fakültesi) katÕlÕmÕyla “Akciüer Kanserinde Yenilikler” isimli toplantÕ planlanmÕý olup toplantÕ davetiyeleri üyelerimize ve konuyla ilgili meslektaýlarÕmÕza ulaýtÕrÕlmÕýtÕr.

• Yine 16 AralÕk 2010 tarihinde ýehirlerarasÕndaki mesafeyi sorun etmeden davetimizi hiç ikiletmeden kabul eden Prof. Dr. Levent Kart (Bezmialem Üniversitesi VakÕf Gureba TÕp Fakültesi) ve Prof. Dr. Erhan Tabakoülu Üniversitesi TÕp Fakültesi) hocalarÕmÕz tarafÕndan “Alt Solunum Yolu EnfeksiyonlarÕnda” konusunda bilimsel manada doyurucu ve tatmin edici bir bilgi aktarÕmÕ olmuý, bu toplantÕ da özellikle aile hekimi meslektaýlarÕmÕzdan büyük ilgi görmüýtür. Sunumlar sonundaki soru-cevap ve tartÕýma bölümü oldukça aydÕnlatÕcÕ olmuýtur. • 19-20 ûubat 2011 tarihlerinde Yoüun BakÕm ÇalÕýma Grubu

Haziran 2011

15


Àubelerimiz Türk Toraks Derneği İstanbul Şubesi Gerçekleýtirilen Etkinlikler; Deüerli TTD üyeleri • KasÕm 2010’dan beri yedi adet ýube aylÕk bilimsel toplantÕsÕ yapÕlmÕý, 03 MayÕs 2011’de ústanbul Üniversitesi Cerrahpaýa TÕp Fakültesi Göüüs HastalÕklarÕ Anabilim DalÕ Konferans Salonu’nda Prof. Dr. Bilun Gemicioülu’nun katkÕlarÕyla dünya astÕm günü etkinliüi ve bir asistan hekimimizin uüradÕüÕ saldÕrÕyÕ kÕnamak amacÕyla da 28 Nisan 2011’de, Türk Tabipleri Birliüi ve SaülÕk ve Sosyal Hizmet Emekçileri SendikasÕ ile ortak bir basÕn toplantÕsÕ ve Dünya KOAH Günü etkinliklikleri dahilinde 11 AralÕk 2010 günü Pendik Neomarin AlÕýveriý Merkezi’nde halkÕmÕza solunum fonksiyon testi taramasÕ gerçekleýtirilmiýtir. • Dünya KOAH Günü etkinliklikleri dahilinde 11 AralÕk 2010 günü Pendik Neomarin AlÕýveriý Merkezi’nde gerçekleýtirdiüimiz taramada 127 kiýiye solunum fonksiyon testi uygulandÕ. Testleri uygulayan SaülÕk BakanlÕüÕ Süreyyapaýa Göüüs HastalÕklarÕ ve Cerrahisi EAH’den úbrahim Yeýilaüaç ve deüerlediren Sultanbeyli Devlet Hastanesi’nden Dr. úsmail Aksöz’e katkÕlarÕndan dolayÕ teýekkür ederiz. ûubemizin AylÕk Tev¿k Saülam ToplantÕlarÕ • 03 KasÕm 2010 tarihinde 110 üyemizin katÕlÕmÕ ile gerçekleýtirdiüimiz toplantÕmÕza, aramÕza Pamukkale Üniversitesi’nden katÕlan Doç. Dr. Göksel KÕter’in mükemmel “Etkin Sunum Teknikleri” konuýmasÕ ile baýladÕk. ArkasÕndan Prof. Dr. Turgay Çelikel’in moderatörlüüünde ve mükemmel seçilmiý bir olgu eýliüinde hastane ve yoüun bakÕm enfeksiyonlarÕ ve akÕlcÕ antibiyotik kullanÕmÕnÕ tartÕýtÕk. Bu tartÕýma sÕrasÕnda bizleri konunun her alanÕnda bilgilendiren Turgay hocamÕza ve sayÕn Doç. Dr. Zekaver OdabaýÕ’na sonsuz teýekkürler.

16

Haziran 2011

Toraks Bülteni


Toraks Bülteni

Àubelerimiz

Türk Toraks Derneği İstanbul Şubesi (devamı) • 2010 yÕlÕnÕn son Tev¿k Saülam toplantÕmÕz da 01.12.2010’da Armada Otel’de yapÕldÕ. 150 hekimimiz katÕldÕüÕ toplantÕmÕz Cerrahpaýa TÕp Fakültesi’nden Dr. ûermin Börekçi’nin sunduüu hipereozino¿lik sendromlu bir olgu ile baýladÕ. ArdÕndan, 2009’da tanÕmlanan yeni Küçük Hücreli DÕýÕ Akciüer Kanseri Evreleme Sistemi, Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tuncay Göksel ve Yedikule Göüüs HastalÕklarÕ ve Göüüs Cerrahisi Eüitim ve AraýtÕrma Hastanesi’nden Doç. Dr. PÕnar YÕldÕz tarafÕndan irdelendi. • TTD ústanbul ûubesinin bu seneki ilk Tev¿k Saülam toplantÕsÕ 05.01.2011’de The Marmara Otel’de 130 hekimimizin katÕlÕmÕyla birlikte gerçekleýtirildi. ToplantÕmÕz Gazi Üniversitesi TÕp Fakültesi’nden misa¿rimiz olarak gelen Doç. Dr. Burhanettin Kaya’nÕn iletiýim becerileri konusundaki sunumu ile baýladÕ. ArdÕndan Zeki KÕlÕçaslan ve Haluk ÇalÕýÕr hocalarÕmÕzÕn yönetiminde panele geçildi ve dirençli tüberküloz konusu Dr. Kaya Köksalan ve Dr. Tülay Törün’ün sunumlarÕ ile pekiýtirildi. Zeki hocamÕzÕn göçmenlerde tüberküloz konulu sunumu ile de sona erdi. Tüm konular konuýmacÕlarla katÕlÕmcÕlar arasÕnda tartÕýÕldÕ. HocalarÕmÕza teýekkür ederiz. • ûubat 2011 Tev¿k Saülam toplantÕsÕnÕ 02.02.2011 tarihinde Taksim Ceylan Intercontinental Otel’de düzenledik. YaklaýÕk 120 hekimimizin katÕldÕüÕ toplantÕya Yedikule Göüüs HastalÕklarÕ ve Cerrahisi EAH’den Doç. Dr. Veysel YÕlmaz hocamÕzÕn sunduüu nadir görülen bir sarkomatöz karsinom olgusu ile baýladÕk. ArkasÕndan Nurhayat YÕldÕrÕm ve AsÕm Kutlu hocalarÕmÕzÕn moderatörlüüünde am¿zem olgularÕnÕ ve bu olgular için konvansiyonel medikal tedavinin yanÕnda destekleyici cerrahi tedavinin ýekilleri ve etkinliüini tartÕýtÕk. SunumlarÕ ile toplantÕyÕ zenginleýtiren Prof. Dr. Turhan Ece, Dr. Volkan Baysungur ve Dr. Adnan Sayar’a da sonsuz teýekkürler.

Haziran 2011

17


Àubelerimiz Türk Toraks Derneği İstanbul Şubesi (devamı) • Asistan hekimlerimizin eüitim süreleri ile deüiýiklikten doüan endiýeleri görülüp önceden belirlenmiý programÕmÕzda deüiýiklik yapÕlÕp 2 Mart 2011’de gerçekleýtirdiüimiz Tev¿k Saülam ToplantÕsÕna BaýkanÕmÕz SayÕn Feyza hocamÕzÕn da baýkanlÕüÕnda bu konuyla ilgili serbest kürsü ile baýladÕk. 105 kiýilik bir katÕlÕmÕn gerçekleýtiüi toplantÕya Dr. Abdullah Kansu (TTD ústanbul ûube Yön. Kurulu Asistan Temsilcisi), Dr. Özlem YÕlmaz (TTD MYK Asistan Temsilcisi), Dr. Sinem Karaosman (TTD ústanbul ûubesi, ústanbul TÕp Fakültesi Asistan Temsilcisi) katÕldÕ. ArdÕndan Doç. Dr. Benan Müsellim moderatörlüüündeki panele geçildi ve ústanbul Üniversitesi Cerrahpaýa TÕp Fakültesi Romatoloji BD.’dan Dr. Koray TaýçÕlar “Kollajenozlarda Serolojik Testlerin Deüerlendirilmesi”ni, Doç. Dr. Benan Müsellim de “Kollajenozlarda Akciüer Tutulumu” konularÕnda bizleri aydÕnlattÕ. • Nisan ayÕ Tev¿k Saülam toplantÕmÕzÕ 110 üyemizin katÕlÕmÕ ile 06.04.2011’de Elite World Otel’de gerçekleýtirdik. Dr. Zuhal Karakurt ve Dr. Re¿ka Ersu’nun 14. YÕllÕk Kongremiz hakkÕndaki detaylÕ sunumlarÕ ile kongreyi merakla beklemeye baýladÕk. ArdÕndan panele geçildi ve Dr. Hatice Türker’in oturum baýkanlÕüÕnda Levent Tabak ve Büge Öz hocalarÕmÕzÕn deüerli katkÕlarÕyla üç olgu tartÕýÕldÕ. Üçü de çok öüretici ve ilginç olan olgularÕ sunan arkadaýlarÕmÕz ve katkÕda bulunan tüm meslektaýlarÕmÕza teýekkürlerimizi sunarÕz. • Bu dönemin sonuncu Tev¿k Saülam toplantÕsÕnÕ da 06.05.2011 tarihinde The Marmara Otel’de 120 hekimimizin katÕlÕmÕyla gerçekleýtirdik. Bu toplantÕda önce Süreyyapaýa Göüüs HastalÕklarÕ EAH’den Dr. Oüuz Aktaý’Õn ve Marmara Üniversitesi TÕp Fakültesi Çocuk Alerji-úmmunoloji Kliniüinden Dr. Hasret Çaüan’Õn ortak sunduüu bir Kronik Granülomatöz HastalÕk olgusu tartÕýÕldÕ. ArdÕndan Prof. Dr. Feyza Erkan ve Prof. Dr. Bilun Gemicioülu hocalarÕn baýkanlÕüÕnda Marmara Üniversitesi Göüüs HastalÕklarÕ AD’den Prof. Dr. Berrin Ceyhan ve Prof. Dr. Sait Karakurt hocalarÕn ve AcÕbadem Hastanesi’nden Doç. Dr. Gülden Paýaoülu’nun sunumlarÕ ile astÕm ataüÕnda ve allerji durumlarÕnda tanÕ ve tedavi ve bu iki konuya yoüun bakÕm yaklaýÕmÕ iredelendi ve dönemi dolu dolu bir toplantÕyla kapatmÕý olduk.

18

Haziran 2011

Toraks Bülteni


Toraks Bülteni

Àubelerimiz

Türk Toraks Derneği İstanbul Şubesi (devamı) Mart 2011’de ûube Bültenimizi çÕkartÕp toplantÕlarÕmÕzÕ üyelerimizle paylaýtÕk • Bülten içeriüinden seçmeler:

fonksiyon testi ünitesi, iki adet genel poliklinik, AstÕm Polikliniüi, Sigara BÕrakma Polikliniüi ve Torasik Onkoloji Polikliniüi ve Uyku HastalÕklarÕ Polikliniüi bulunmaktadÕr.

SB Süreyyapaýa Göüüs HastalÕlarÕ ve Göüüs Cerrahisi Eüitim ve AraýtÕrma Hastanesi • úmmünoloji ve Alerji Eüitim Kliniüi poliklinik hizmeti yanÕ sÕra ûubat 2011’de yataklÕ servisi ile de hizmet vermeye baýlamÕýtÕr. Bronkoprovokasyon testi de yapÕlmaya baýlanan klinikte Klinik ûef vekili Doç. Dr. Z. Ferhan Özýeker, yan dal asistanÕ Uzm. Dr. Fatma Merve Tepetam, Hemýire Remziye Elkovan, Hemýire Hilal Melikoülu görev yapmaktadÕr.

Yepyeni bir binaya kavuýmuý olan Yedikule Göüüs HastalÕklarÕ ve Göüüs Cerrahisi Eüitim AraýtÕrma Hastanesi tanÕtÕldÕ. • 2011 yÕlÕnda faaliyete geçecek olan ve özel hastane konforunda inýa edilen 200 yataklÕ yeni hastane binasÕnda hizmete girecek olan akciüer transplantasyonu ve torasik onkoloji üniteleri ile geliýimini sürdürmeye devam edecek olan Yedikule’mizin geçmiýten bugünlere gelmesine katkÕda bulunan bütün hocalarÕna ve çalÕýanlarÕna sizlerin aracÕlÕüÕ ile ýükranlarÕmÕzÕ sunarÕz.

ústanbul Üniversitesi ústanbul TÕp Fakültesi • Dr. Gülfer Okumuý doçent, Dr. Gülseren Saücan uzman oldu. Kliniüimize EBUS alÕndÕ. • Yeni açÕlmÕý olan Bezmialem VakÕf Üniversitesi Göüüs HastalÕklarÕ ve Yoüun BakÕm Kliniüi tanÕtÕldÕ. • Bölüm BaýkanÕ: Prof. Dr. Levent Kart. Klinik bünyesinde 14 Yoüun BakÕm yataüÕ 20 servis yataüÕ, Uyku LaboratuarÕ Bronkoskopi-EBUS ünitesi, solunum

Haziran 2011

19


Àubelerimiz Türk Toraks Derneği Kuzeydoğu Anadolu Şubesi Gerçekleýtirilen Etkinlikler; • 24 AralÕk 2010: Akut únhalasyon HasarÕ - Prof. Dr. Metin Görgüner • 26 Ocak 2011: Akciüer Kanseri Tedavisinde Yenilikler - Prof. Dr.Salim Baýol Tekin • 18 ûubat 2011: Pulmoner Nodüllere Klinik ve Radyolojik YaklaýÕm - Uzm. Dr. Leyla Karaca • 25 ûubat 2011: Sigara BÕrakma Müdahalesi Kursu – Tütün Kontrolü ÇalÕýma Grubu • 18 Mart 2011: Pulmoner Emboli TanÕsÕ, Radyolojisi, Medikal ve Cerrahi Tedavisi” - Yard. Doç. Dr. Elif YÕlmazel Uçar, Doç. Dr. Fatih Alper, Doç. Dr. Bedrettin YÕldÕzeli • 29 Nisan 2011: Zor AstÕm - Uzm. Dr. Ayýe BaccÕoülu Kavut • 3 MayÕs 2011: Dünya AstÕm Günü Hasta Eüitimi ToplantÕlarÕ - Uzm. Dr. Onur Çelik, Uzm. Dr. Emrah Batmaz, Dr. Didem Pulur • 6 MayÕs 2011: Tüberküloz TanÕ ve Tedavisi, KarýÕlaýÕlan Sorunlar - Doç. Dr. Serir Aktoüu Özkan, Doç. Dr. ûeref Özkara

20

Haziran 2011

Toraks Bülteni


Toraks Bülteni

Àubelerimiz

Türk Toraks Derneği Kuzeydoğu Anadolu Şubesi (devamı) • 14 MayÕs 2011: Toraks Derneüi HatÕra OrmanÕ Aüaç Dikimi • Her bir bilimsel toplantÕda Yard. Doç. Dr. HakkÕ Ulutaý, Doç. Dr. Atila TürkyÕlmaz, Uzm. Dr. Bayram Altuntaý, Uzm. Dr. Nusret YÕlmaz, Dr. Didem Pulur ve Dr. Fikriye Acarbay tarafÕndan ilginç vaka sunumlarÕ yapÕlmÕýtÕr. • AyrÕca Yard. Doç. Dr. Ömer Araz Atatürk Üniversitesi TÕp Fakültesi Göüüs HastalÕklarÕ Kliniüinde, Yard. Doç. Dr. Yener AydÕn da Atatürk Üniversitesi TÕp Fakültesi Göüüs Cerrahi Kliniüinde göreve baýlamÕýlardÕr.

Haziran 2011

21


Àubelerimiz

Toraks Bülteni

Türk Toraks Derneği Orta Karadeniz Şubesi Gerçekleýtirilen Etkinlikler; TTD Orta Karadeniz ûubesinde Mart 2010 tarihinde yapÕlan seçimle yeni bir yönetim kurulu göreve baýlamÕý ve bu tarihten itibaren hÕzlÕ bir yapÕlanmayla çalÕýmalarÕna baýlamÕýtÕr. KÕsa bir zaman dilimi içersinde gerek bölgesel gerek ulusal kurs ve toplantÕlar düzenleyerek 14-17 Nisan 2011 tarihinde düzenlenen TTD 14. YÕllÕk Kongresinde “En úyi ûube” ödülüne layÕk görülmüýtür. ûube Yönetim Kurulunda Baýkan olarak Dr. Meftun Ünsal (Ondokuz MayÕs Üniversitesi TÕp Fakültesi Göüüs HastalÕklarÕ AD), sekreter olarak Dr. Burçin Çelik (Ondokuz MayÕs Üniversitesi TÕp Fakültesi Göüüs Cerrahisi AD) aktif olarak çalÕýmaktadÕr. ûube yönetiminizin 2010 dönemine ait gerçekleýtirdiüi etkinlikler: •

Dünya Spirometri Günü (15.10.2010- Hasta Eüitim ToplantÕsÕ)

Dünya Spirometri Günü (15.10.2010- Spirometri Ölçümü)

AylÕk Bilimsel ToplantÕ (22.10.2010- Akciüer Kanserinde Yeni Evreleme Sistemi)

AylÕk Bilimsel ToplantÕ (26.11.2010- Karbonmonoksit Zehirlenmesi ve Akciüer)

Kurs (17-18.12.2010- Temel ve úleri Bronkoskopi Kursu)

AylÕk Bilimsel ToplantÕ (27.12.2010- KÕlavuzlarla Pnömoni Tedavisi)

ûube yönetiminizin 2011 dönemine ait gerçekleýtirdiüi etkinlikler: •

AylÕk Bilimsel ToplantÕ (28.01.2011- Aspirin úntoleransÕ ve Desensitizasyon)

AylÕk Bilimsel ToplantÕ (18.02.2011- Pulmoner Hipertansiyon)

AylÕk Bilimsel ToplantÕ (04.03.2011- Dirençli Tüberküloz TanÕ ve Tedavisi, Tüberkülozda Özel Durumlar)

Kurs (26.03.2011- Sigara BÕrakma Müdahalesi Kursu)

AylÕk Bilimsel ToplantÕ (06.05.2011- Olgularla AstÕm)

17-18 AralÕk 2010 tarihinde düzenlenen “Temel ve úleri Bronkoskopi Kursu” teorik ve pratik kÕsÕmlarÕna katÕlÕm oldukça fazlaydÕ ve kursiyerler kurs sonunda giriýimsel iýlemler hakkÕnda pratiklerini geliýtirme imkanÕ buldular.

22

Haziran 2011


Toraks Bülteni

Àubelerimiz

Türk Toraks Derneği Orta Karadeniz Şubesi (devamı)

Ocak ayÕnda düzenlenen bilimsel toplantÕnÕn konusu “Aspirin úntoleransÕ ve Desensitizasyon” ve davetli konuýmacÕ Dr. Serhat Çelikel’di.

TTD Sigara BÕrakma Müdahalesi Kursu teorik ve uygulamalÕ olarak 26.03.2011 tarihinde Samsun’da düzenlendi, bu kursa ilgi oldukça fazlaydÕ.

Dr. Onur Fevzi Erer ve Dr. ûeref Özkara’nÕn katÕlÕmÕyla düzenlenen “Dirençli Tüberküloz TanÕ ve Tedavisi ve Tüberkülozda Özel Durumlar” konulu toplantÕ oldukça tartÕýmalÕ geçti.

Dünya AstÕm Günü etkinlikleri çerçevesinde hastalara yönelik bilgilendirme toplantÕsÕ ve hekimlere yönelik Prof. Dr. Gülfem Çelik’in katÕldÕüÕ “Olgularla AstÕm” toplantÕsÕ düzenlendi.

Haziran 2011

23


Çal¿Áma Gruplar¿m¿z

Toraks Bülteni

Türk Toraks Derneği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu Bir YÕlÕn HesabÕ; Toraks Bülteni’nin Haziran ayÕnda yayÕnlanmasÕnÕ fÕrsat bilerek, faaliyet programÕmÕz çerçevesinde Tütün Kontrolü ÇalÕýma Grubu olarak bir yÕllÕk sürede yapabildiklerimizi ýeffaÀÕk ve hesap verilebilirlik adÕna TTD üyelerinin bilgisine sunmak istiyoruz. • Rol Model Olarak Hekimler: Hedef: Dernek üyelerinin sigara bÕrakma tedavilerine yaklaýÕmlarÕnÕ belirlemek, farkÕndalÕklarÕnÕ artÕrmak Sonuç: Proje kapsamÕnda web anketi yapÕldÕ, veriler analiz edildi ve Sigara ve SaülÕk Ulusal Kongresi’nde dört çalÕýma olarak poster haline getirildi ve tartÕýmaya açÕldÕ. • “SaülÕk ÇalÕýanlarÕ Sigaraya HayÕr” KampanyasÕ: Hedef: SaülÕk çalÕýanlarÕ arasÕnda sigara içme oranlarÕnÕ azaltma ve tütün kontrolü konusunda aktif rol almalarÕnÕ saülama Sonuç: Proje kapsamÕnda düzenlenen kurslar aracÕlÕüÕ ile farkÕndalÕk saülandÕ. Önümüzdeki dönemde alan bazlÕ çalÕýmanÕn yapÕlmasÕ için SaülÕk BakanlÕüÕ ile temasa geçildi ve sürdürülecek çerçeve belirlendi. SaülÕk BakanlÕüÕyla ilk toplantÕ 9 Haziran 2011’de yapÕlacak. • Mezuniyet Öncesi Tütün Eüitimi MüfredatÕ:

• AçÕklÕyorum Hedef: Hekimlerin kiýisel müdahaleleri ile tütün kontrolü konusunda aktif olmalarÕnÕ motive etmek Sonuç: Proje sanal ortam temelli sürdürülüp tamamlandÕ. Proje kapsamÕnda Dr. Ali Nihat Annakkaya, Dr. Mehmet Kobaner ve Dr. úclal Pekgüzelyiüit yaptÕklarÕ çalÕýmalar nedeniyle ödüle layÕk görüldü. Ödül alan hekimlere 14. YÕllÕk Kongre’de ödülleri takdim edildi. • Hemýirelik Tütün Kontrolü Hedef: Hemýirelik mesleüi mensuplarÕnÕn tütün kontrolü ve sigara bÕrakma yardÕmÕ konusunda yetkinlik kazanmasÕ Sonuç: Hemýire temelli eüitim programÕ oluýturuldu. Öncelikli hedef grup olarak KETEM’lerde çalÕýan hemýirelere eüitim verildi. • Diý Hekimlerinde Tütün Kontrolü

Hedef: Mezuniyet öncesi tÕp eüitiminde tütün kontrolü müfredatÕnÕn standardize edilmesi

Hedef: Diý hekimlerinin tütün kontrolü ve sigara bÕrakma yardÕmÕ konusunda yetkinlik kazanmasÕ

Sonuç: Dokuz Eylül Üniversitesi TÕp Fakültesi TÕp Eüitimi Anabilim DalÕ ve Hacettepe Üniversitesi TÕp Fakültesi Halk SaülÕüÕ Anabilim DalÕndan Prof. Dr. Nazmi Bilir’in desteüi de alÕnarak uygulanabilir müfredat oluýturuldu. Oluýturulan müfredat SaülÕk BakanlÕüÕ, YÖK ve TTB’ye sunuldu.

Sonuç: Türk Diý Hekimleri Birliüi ile temasa geçildi. Tütün kontrolü ve proje ile ilgili bir sunum 28 MayÕs 2011’de Türk Diý Hekimleri Birliüi kongresinde yapÕlacak.

• Sigara BÕrakma YardÕmÕ Becerisi KazandÕrma Hedef: Hekimlere sigara bÕrakma yardÕmÕ becerisi kazandÕrÕlmasÕ

24

Sonuç: úki ayaklÕ yürüyen projenin bir ayaüÕnda yetiýkin eüitimi ilkeleri uyarÕnca pek çok bölgesel kurs gerçekleýtirildi. AyrÕca KETEM bünyesinde birinci basamakta çalÕýan hekimler eüitildi. Diüer yandan çalÕýma grubu tarafÕndan alt yapÕsÕ oluýturulan (Sigara bÕrakmada Öürenme Zemini) SÖZ projesi hayata geçirildi. Standart bir eüitim modülü çerçevesinde serti¿ye eüitici eüitimleri yapÕldÕ.

Haziran 2011

• Dünya Günleri Hedef: Tütün salgÕnÕ ve kontrolü konusunda toplumsal farkÕndalÕüÕ arttÕrmak ve davranÕý deüiýikliüi yaratmak Sonuç: ÇalÕýma grubu tarafÕndan oluýturulan bilgi notlarÕ ve basÕn metinleri medya ile paylaýÕldÕ.


Toraks Bülteni

Çal¿Áma Gruplar¿m¿z

Türk Toraks Derneği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu (devamı) Özellikle bu konuda Sigara ve SaülÕk Ulusal Komitesi (SSUK) ile birlikte hareket edildi. SSUK aracÕlÕüÕyla medya düzenli izlendi ve gerektiüinde yapÕlan müdahaleler sayesinde topluma doüru bilgi aktarÕldÕ. 31 MayÕs 2011’e yönelik çalÕýmalar ise sürmektedir. • Kongre KurslarÕ, KÕý Okulu ve Mesleki Geliýim Kursu Hedef: UzmanlÕk öürencileri ve göüüs hastalÕklarÕ uzmanlarÕnda tütün kontrolü konusunda bilgi, beceri, tutum deüiýikliüi saülamak Sonuç: Türk Toraks Derneüi Okulu bünyesinde gerçekleýen eüitim etkinliklerinde tütün kontrolü ve sigara bÕrakma konusu Tütün Kontrolü ÇalÕýma Grubu tarafÕndan aktarÕldÕ.

Türk Toraks Derneği İnfeksiyon Çalışma Grubu KasÕm 2010-Nisan 2011 arasÕ yapÕlan faaliyetler; 1. 18 KasÕm 2010 Avrupa Antibiyotik FarkÕndalÕk Günü etkinlikleri çerçevesinde web sitesine bilgilendirici yazÕ yazÕldÕ, SaülÕk BakanlÕüÕ ve SGK’nÕn toplantÕlarÕna birer temsilci ile katÕlÕndÕ. 2. Ocak 2011 KÕý Okulu ve Mesleki Geliýim Kursunda pnömoni modülleri yapÕldÕ. 3. Avrupa ülkelerinde 2010-2011 Mevsimsel inÀuenza salgÕnlarÕ baýlangÕcÕ ile ilgili ECDC’nin uyarÕsÕ nedeniyle bir metin hazÕrlanarak web sitesine konuldu. 4. TTD 14. YÕllÕk Kongresi’nde daüÕtÕmÕ yapÕlmak üzere TTD Solunum CihazlarÕ Rehberi’nde “Hastane El Dezenfeksiyon Rehberi” hazÕrlandÕ. 5. SGK úlaç-EczacÕlÕk Daire BaýkanlÕüÕ ile ASYE’de antibiyotik reçetelemede göüüs hastalÕklarÕ uzmanlarÕnÕn yaýadÕüÕ sorunlarla ilgili çeýitli toplantÕlar ve

Ocak 2011’de bir çalÕýtay yapÕldÕ. Bu çalÕýmalar sonucunda 1 Mart 2011 tarihli SUT ile SGK yeni düzenlemeler yaptÕ. 6. SaülÕk BakanlÕüÕ ile Birinci Basamak Hekimler için ASYE rehberleri ve web üzerinden uzaktan eüitim modülü hazÕrlandÕ (Pediatri çalÕýma grubu ile birlikte). 7. ANKEM bünyesinde yapÕlan “únÀuenza ÇalÕýtayÕ”na TTD’ni temsilen katÕlÕndÕ. 8. Pnömoni Veri TabanÕ ile ilgili çalÕýmalar sürdürüldü. 9. Geçtiüimiz yÕla ait H1N1 olgularÕnÕn ülke çapÕnda toplanmasÕ gerçekleýtirildi, yayÕna hazÕrlanÕyor. 10.KOAH akut alevlenmede Àorokinolon kullanÕmÕ ile ilgili bir rapor hazÕrlandÕ ve SGK úlaç EczacÕlÕk Daire BaýkanlÕüÕ’na sunuldu. 11. Toraks 14. Kongrede Ulusal verilerle pnömoni, akÕlcÕ antibiyotik kullanÕmÕ ile ilgili paneller düzenlendi.

Haziran 2011

25


Bat¿ Karadeniz Àubesi

Toraks Bülteni

Gö½üs Hastal¿klar¿ Uygulamalar¿ndaki Sessiz Kat¿l¿mc¿lar¿n Bildirgesi Türk Toraks Derneüi BatÕ Karadeniz ûubesi olarak 26 ûubat 2011 tarihinde Düzce Akçakoca Belediyesi Konferans Salonunda “Göüüs HastalÕklarÕnda Sessiz Çoüunluk: Asistanlar, Hemýireler, TÕbbi Sekreterler, YardÕmcÕ Personeller Ve Teknik Personeller” baýlÕüÕ altÕnda bir toplantÕ gerçekleýtirdi. Ana hatlarÕyla; günlük tÕp eüitimi ve saülÕk hizmetlerimizi yürütürken birlikte çalÕýtÕüÕmÕz ekip üyelerimizin göüüs hastalÕklarÕ ile ilgili yaýadÕklarÕ her türlü olumlu ya da olumsuz düýüncelerini paylaýacaklarÕ bir platform olmasÕ amaçlanarak bu toplantÕ düzenlendi. ToplantÕ sonunda ilgili tüm ekip üyeleriyle bir araya gelinerek sorunlar, sorunlara çözüm önerileri ve temennilerin yer aldÕüÕ aýaüÕdaki rapor düzenlenip genel merkezimize gönderilmesine karar verildi. ASúSTAN GÖZÜYLE HASTALIKLARI

GÖùÜS

1. Derneklerimiz (Türk Toraks Derneüi ve Türkiye Solunum AraýtÕrmalarÕ Derneüi) tarafÕndan Göüüs HastalÕklarÕ UzmanlÕk eüitim müfredatÕnÕ belirlemek, Türkiye’de göüüs hastalÕklarÕ uzmanlÕk eüitimi veren kurumlar arasÕndaki eüitim programlarÕ farklÕlÕklarÕnÕ gidermek ve ülkemizdeki uzmanlÕk eüitiminin düzeyini uluslararasÕ standartlara uygun hale getirmek amacÕyla 2000 yÕlÕnda Türk Gö-

26

Haziran 2011

üüs HastalÕklarÕ Yeterlik Kurulu (TGHYK) oluýturulmuýtur. Eüitimimizde bir standarttÕn olmasÕ amacÕyla oluýturulan bu kurul tartÕýmasÕz çok yerinde bir giriýimdir. 2. TTD kÕý okulu ve kongreleri asistan eüitimimiz açÕsÕndan yeterli olup iyi organize edilmektedir.

3. Amerika ve Avrupa ülkelerinde ki gibi Göüüs HastalÕklarÕ UzmanlÕk eüitimininde temel iç hastalÕklarÕ eüitimi (3 yÕl) sonrasÕ olmasÕ öngörülebilir. Ancak aralÕklarla deüiýen uzmanlÕk tüzükleri, rotasyonlarÕn yeniden tanÕmlanmasÕ ve sürelerde yapÕlan deüiýiklikler sonucu özellikle uzmanlÕk eüitimi sÕrasÕnda bu deüiýiklere göre maruz kalan asistanlarÕn kaotik durumu konunun sÕcaklÕüÕ nedeniyle dile getirilen diüer önemli baýlÕklardan biriydi. 4. UzmanlÕk Eüitiminin SorunlarÕ a. Eüitim Merkezinin ve Eüiticilerin Yetersizliüi: Yeni açÕlan her

üniversiteye alt yapÕsÕna ve ülke ihtiyaçlarÕna bakÕlmaksÕzÕn tÕpta uzmanlÕk öürencisi kadrosu verilmektedir. Yetersiz alt yapÕya ve öüretim üyesine sahip tÕp fakülteleri uzmanlÕk eüitimini en fazla bozan kurumlar olmaktadÕr. Üniversite hastanelerinde asistan eüitiminde bir alt yapÕ standardÕnÕn bulunmamasÕ önemli bir sorundur. Üniversite kurulur kurulmaz alÕnan kadrolar alelacele doldurulmakta, bazen öüretim üyesi olmayan bölümler uzman yetiýtirebilmektedir. Yetersiz altyapÕ (uygun olmayan ¿ziki altyapÕ, tÕbbÕ cihaz eksikliüi, yoüun bakÕm yataüÕ azlÕüÕ, ara yoüun bakÕm ünitelerinin olmamasÕ vb.) asistanlÕk eüitimimizi olumsuz yönde etkilemektedir. b. Eüitime AyrÕlan Sürenin KÕsalÕüÕ, Rutin Yüklerin FazlalÕüÕ, ÇalÕýma Sürelerinin Uzunluüu: Artan iý yüküne bulunan çözümün çoüu zaman asistanÕn daha çok çalÕýmasÕ ýeklinde olmaktadÕr. Öüretim üyeleri tarafÕndan gereüinden uzun ya da kÕsa günlük hasta vizitleri yapÕlabilmektedir. Yoüun hasta sirkülasyonun yol açtÕüÕ epikriz iý yükü, yatak yokluüunda yer arama için koýuýturma ve sekreterlik hizmetlerinin asistanlar aracÕlÕüÕyla


Toraks Bülteni giderilmeye çalÕýÕlmasÕ eüitimimizden çalÕnan zamanla olmaktadÕr. Çoüu kere hem asistan hem de öüretim üyesi için uygun eüitim olan zamanÕ öülen aralarÕ olmaktadÕr. c. Rotasyon yaptÕüÕmÕz bölümlerde nöbet sayÕsÕnÕ ve iý yükünü azaltan joker eleman olarak algÕlanmaktayÕz. d. úýlerin yoüunluüu nedeniyle mesai kavramÕnÕn hiç olmamasÕ, nöbet tutma yoüunluüu sonuç olarak kaçÕnÕlmaz son tükenmiýlik sendromudur. e. Poliklinik eüitiminde sorunlar: Kontrolsüz sayÕda hasta bakmak, baýhekimliüe gidecek ýikayet sayÕsÕnÕ minimalize etmek, sevk sistemi olmadÕüÕ için üniversite hastanelerinde ÜSYE bakmak, her an gra¿leri, hastayÕ, hatta prosedürleri (rapor yazma, maluliyet vs.) danÕýabildiüimiz bir uzmanÕn gözetiminde olabilsek. Çözüm Önerileri: • AsistanÕn rutin yükleri azaltÕlmalÕ, “iýleri yaptÕrmak için deüil, eüitim için” asistan alÕnmalÕdÕr. • Büyük kliniklerin rutin iýleri için pratisyen hekimleri çalÕýtÕrmak düýünülebilir. • Evrak doldurmak, radyolojiden ¿lmleri almak gibi iýler diüer saülÕk personeli ve sekreterler ile görülmelidir. • Sekreter ve hemýire eksikliüini asistanlar tamamlamamalÕdÕr. 5. ÇalÕýma sürelerinin uzunluüu: Bir asistan haftada 80-120 saat arasÕ çalÕýmaktadÕr. 6. Nöbetlerin eüitime katkÕsÕ olduüu bir gerçektir. Ancak gün aýÕrÕ nöbet tutmaktan vazgeçilmesi gere-

Bat¿ Karadeniz Àubesi kir. BazÕ uzmanlÕk dallarÕnda nöbetlerin bir kÕsmÕ “icap nöbetine” dönüýtürülebilir. Fazla çalÕýma saatleri uygun ýekilde ücretlendirilmelidir. Ne kadar nöbet tutmak zorunda kalÕrsan kal, aldÕüÕn ücret çok düýük bir düzeyde kalmaktadÕr. En fazla 130 saat üzerinden ücretlendirilmektedir. Nöbet ertesi izin kullandÕrÕlmamaktadÕr 7. Esas olan rutin iýlerin yürütülmesidir. Rutin iýler yapÕlÕrken asistan da iýin içinde yetiýir.” AnlayÕýÕ TAMAMEN yanlÕýtÕr. ESAS OLAN ASúSTAN EùúTúMúDúR. 8. Asistan hekimler zaten yeterince aüÕr olan hastane iý yükü altÕnda ezilmekle kalmayÕp, bunun yanÕnda kendisini geliýtirmek ve eüitimi için gerekli olan (adÕ araýtÕrma görevlisi ama araýtÕrma yapacak zamanÕ olmayan daha doürusu bu zaman tanÕnmayan) zamanÕ bulamamaktadÕr. Bu zamanÕ ancak hastanedeki saülÕk hizmetlerinin sunumundan sonra bulabilmektedir. Bunun da ne kadar saülÕklÕ olduüu düýündürücüdür. úyi Bildiklerimiz: • Epikriz yazmak • BúPAP, Oksijen konsantarötü, hasta altÕ bezi, mama, nebüz cihazÕ vb raporu yazmak • En kÕsa sürede, en çok sayÕda poliklinik hastasÕ bakmak • En kÕsa sürede yer ve mekanik ventilatör ayarlamak • Uykusuz çalÕýmak Bilmediklerimiz: • Bir sonraki ay kaç nöbet tutacaüÕmÕz? • Nerde çalÕýacaüÕmÕz? • Ne öüreneceüimiz? • Kiminle çalÕýacaüÕz? • AsistanlÕüÕmÕzÕ ne zaman bitireceüiz?

HEMûúRE GÖZÜYLE HASTALIKLARI

GÖùÜS

Neden Göüüs HastalÕklarÕ? Türkiye’de ve hastanemizde bir hemýirenin herhangi bir kliniüe atanÕrken genellikle aldÕüÕ eüitime ve isteüine bakÕlmaksÕzÕn kliniüin ihtiyacÕna yönelik olarak hemýire atamalarÕ yapÕlmaktadÕr. Hizmet SÕrasÕnda KarýÕlaýtÕüÕ Eüitime, AltyapÕya, Özlük HaklarÕna BaülÕ Sorunlar: Göüüs hastalÕklarÕ kliniklerinde yatan hastalar bilindiüi gibi kronik hastalÕüÕ olan, terminal dönemde olan, kÕsa ya da uzun süreli bakÕm gereksinimi olan hastalardÕr. Bu hastalara etkin ve yeterli bakÕm vermek yeterli olanaklarÕn ve eüitimin saülanmasÕyla mümkün olabilir. Hemýirelerin bilgi gereksinimleri ýöyle sÕralayabiliriz. • MV ile hasta takibi, • Ölümcül, öfkeli, tedaviye uymayan ve ret eden hasta ile iletiýim, • úzolasyon teknikleri (hastayÕ ve kendini koruyucu önlemler), • NasÕl eüitim verilir diye bir eüitim, • CPR eüitimi, • Hasta odalarÕ tedaviyi yapamayacak kadar dar ve kalabalÕk, • Rol belirsizlikleri, • Eksik ve sürekli arÕza çÕkan malzemeler, • Hasta bakÕcÕ personelinin olamamasÕndan dolayÕ hemýireye düýen iý yükünün artmasÕ, • úýe yeni baýlayan hemýirenin herhangi bir oryantasyon programÕna tabi tutulmamasÕndan dolayÕ düýen bakÕm kalitesi ve dengesiz iý daüÕlÕmÕ, • Hemýire baýÕna düýen hasta sayÕsÕnÕn fazla olmasÕ, • Hemýire sayÕsÕnÕn yetersizliüinden kaynaklanan fazla ve sÕk mesailer,

Haziran 2011

27


Bat¿ Karadeniz Àubesi • Fiziksel, duygusal ve ruhsal olarak acÕ çeken hasta ve aileleriyle çalÕýmaktan kaynaklanan tükenmiýlik ve motivasyon eksikliüi, • Diüer kliniklerle kÕyaslandÕüÕnda aüÕr iý yüküne raümen aynÕ ücrete tabi tutulma, • Gece çalÕýan amir hemýirenin, servis hemýiresini motive etmek yerine gereksiz ve haksÕz eleýtirilerle demoralize etmesi. Hekim-Hemýire úliýkisi ve úletiýimine BaülÕ Sorunlar ve Çözüm YollarÕ • Hekim-hemýire arasÕndaki iliýkinin sadece sosyal boyutta olup, bilgi alÕýveriýinin yetersiz olmasÕ, • Hemýirelerin vizitlere dahil edilmemesinden dolayÕ tedavide söz hakkÕ olmamasÕ,

28

Haziran 2011

Çözüm Önerileri • Personel azlÕüÕ ve malzeme eksikliüi giderilmeli, bakÕmÕ ve onarÕmÕ zamanÕnda yapÕlarak hem hastalarÕn hem de hemýirelerin maüdur olmamasÕ saülanmalÕ, • Klinikte sürekli bir hasta bakÕcÕ ve güvenlik bulundurmak, • Ücretleri iyileýtirmek, • Rotasyon saülanmalÕ, • Oryantasyon programÕ uygulanmalÕ, • Hizmet içi eüitim programlarÕ düzenli olarak yapÕlmalÕ, • Hemýirelerin görev tanÕmlarÕ yapÕlarak görevleri dÕýÕndaki beklentiler engellenmeli, • Göüüs servisi çalÕýanlar için daha cazip hale getirilebilir (ücret farkÕ, çalÕýma saatleri kÕsaltÕlabilir, takdir edilme, alÕnan kararlara katÕlÕm vb.),

Toraks Bülteni • Göüüs servisinde çalÕýmaktan memnun olmayan hemýirelerin yer deüiýikliüi saülanmalÕ. TIBBI SEKRETER GÖZÜYLE GÖùÜS HASTALIKLARI Neden Göüüs HastalÕklarÕ? • Hastane yapÕlanmasÕ içinde idari yönetim beni bu birimde görevlendirdi • Her birimde görevlendirilen tÕbbi sekreterler iýleyiýi ve bölüme spesi¿k uygulamalarÕ süreç içinde öürenmekte ÇalÕýma OrtamÕ úzole bir alan olmamasÕ DanÕýma masasÕ iýlevi görmesi Telefon ve insan tra¿üi Tra¿k yoüunluüunun yol açtÕüÕ iý bölünmeleri • Servislerde hasta telefonlarÕnÕn olmayÕýÕ.

• • • •


Toraks Bülteni Taburculukta Aksamalar • Epikrizlerin elimize geç ulaýmasÕ • Epikrizlerin eksik ulaýmasÕ • BT, EKO raporlarÕnÕn bulunmamasÕ • úmza eksiklikleri • ÇalÕýÕlmamÕý tetkiklerin silinme iýlemi • Medula özeti eksiklikleri • DÕý laboratuar tahlillerinin gecikmeli çÕkmasÕ • Medula sistemi yavaýlÕüÕ • Eýleýtirme sorunlarÕ • Kültür sonuçlarÕnÕn geç çÕkmasÕnÕn yol açtÕüÕ gecikmeler • Eksik hasta dosyalarÕ • Gereüinden fazla hasta alÕndÕüÕ için iýlemlerin hatalÕ ve eksik yapÕlmasÕ • Hemýirelerin eksik yada fazla ilaç ve giriý iýlemleri • Uygun tanÕlarÕn eksik girilmesi Hekim-Hemýire úliýkisi ve úletiýimine BaülÕ Sorunlar ve Öneriler • Hastane iýleyiýinde bizlerin de bu ekibin önemli bir üyesi olduüumuz gerçeüi hatÕrlanmalÕdÕr. • Bizlerle iletiýimde, her ne kadar kendi kliniüimizde bu sorunu yoüun bir ýekilde yaýamasak da, etrafÕmÕzda çokça gördüüümüz üzere iý zamanÕ hatÕrlanan ama bunun dÕýÕnda unutulan çalÕýanlar olmamalÕyÕz. Daha duyarlÕ bir iletiýim kurulmalÕdÕr. • Hizmet içi eüitimlerde mutlaka bizleri de içine alan görev alanÕmÕzla ilgili eüitimler verilmelidir. TEKNúSYEN GÖZÜYLE GÖùÜS HASTALIKLARI Günlük hastane pratiüinde diüer tüm servislerde olduüu gibi teknisyenlik

Bat¿ Karadeniz Àubesi hizmeti gerektiren sorunlar göüüs hastalÕklarÕnda da olmaktadÕr. YapÕlan iýler arasÕnda göüüs hastalÕklarÕ ile ilgili neler var gözden geçirilir. Sorunlar, servisle, cihazlarla ve poliklinikle ilgili olabilmektedir.

¿rmaya gönderilmesi gerekliliüi nedeniyle ara çözüm üretme sÕkÕntÕsÕ • Çözüm üretilmesi beklentisi Hekim-Hemýire ve Teknisyen

Göüüs HastalÕklarÕ úle úlgili Teknisyenlik SorunlarÕ

úliýkisi ve úletiýimine BaülÕ So-

• Mekanik ventilatör (MV) devre arÕzalarÕ • MV jak uyumsuzluüu • MV hortum kaçaklarÕ • MV teknik arÕzalarÕ • Nebülizatör arÕzalarÕ • Solunum fonksiyon cihazÕ ile ilgili problemler • Solunum fonksiyon cihazÕ tüp deüiýtirme iýlemleri • Poliklinik klima arÕzalarÕ • Kalorifer petek ve tesisatÕnda arÕzalar • Su tesisatÕ arÕzalarÕ • Yer döýemelerinde olan bozulmalarÕ tamiri • Klima sistemlerinde olan arÕzalar • KapÕ kilit sistemi arÕzalarÕ • Muhtelif diüer iýler (boya, alçÕ vs.) • WC ve pis su giderlerinin tÕkanmasÕ • BazÕ tÕbbi cihaz veya aletlerin tamiri

• Doktor ve hemýirelerden iý yo-

Göüüs HastalÕklarÕ úle úlgili Teknisyenlik SorunlarÕnÕn Çözümünde KarýÕlaýÕlan SÕkÕntÕlar • Teknik yetersizlik • TÕbbi cihazlar için uzmanlÕk gerektiren sorunlar • úlgilenilen cihazÕn garanti kapsamÕnda olmasÕ nedeniyle ilgili

runlar ve Öneriler

üunluüumuzu, iýin önceliüini ve aciliyetini gözeterek bize yardÕmcÕ olmalarÕnÕ istiyoruz • Bizden yardÕm istenildiüinde iyi niyetle çözüm üretmek için orada olduüumuz ama her sorunu çözemeyebileceüimiz unutulmamalÕdÕr • Doktor ve hemýire arkadaýlarÕmÕzÕn bizim de bu ekibin bir parçasÕ olduüumuzu unutmamalarÕ gerektiüi TEMúZLúK PERSONELú GÖZÜYLE GÖùÜS HASTALIKLARI Bizler çokça ortalÕkta görünen ama çoüunluklada fark edilmeyen çalÕýanlarÕz. úý olduüunda varlÕüÕmÕz hatÕrlanan bunun dÕýÕnda unutulan hatta çoüumuzun isimleri dahi bilinmeyen bireyleriz. Elbette saülÕk hizmeti aüÕrlÕkla hekim-hemýire üzerinden yürümektedir ancak unutulmamalÕdÕr ki sizlere daha iyi bir ortamda çalÕýma imkanÕ sunmaya çalÕýÕyoruz. ÇalÕýtÕüÕmÕz kliniklerde yukarÕda saydÕüÕmÕz olumsuzluklarÕ kendi kliniüimizde yoüun ýekilde yaýamasak da genel olarak buna yakÕn sorunlar ortak sorunlarÕmÕz olmaktadÕr.

Haziran 2011

29


Sa½l¿k Hukuku Sempozyumu

Toraks Bülteni

Dr. Öner Balbay TTD Bat¿ Karadeniz Àube BaÁkan¿ oner.balbay@gmail.com

Sa½l¿k Hukuku Sempozyumu 27 KasÕm 2010 Cumartesi günü Bolu DaüÕ Koru Otelde gerçekleýtirdiüimiz “SaülÕk Hukuku Sempozyumu” bölgemizdeki göüüs hastalÕklarÕ uzmanlarÕ ve asistanlarÕnÕn yanÕ sÕra göüüs cerrahisi, KBB ve pediatri uzmanlarÕnÕn yer aldÕüÕ 47 kiýinin katÕlÕmÕyla gerçekleýtirildi. Önümüzdeki yÕllarda önemi giderek artacak olan ve sadece bizleri deüil tüm disiplinleri ilgilendiren güncel bir konu olmasÕ nedeniyle bölgemiz hekimlerinin dikkatini bu

30

Haziran 2011

konuya çekmeye çalÕýtÕk. SaülÕk hukuku alanÕnda uzman beý hukuk fakültesi ve bir adli tÕp öüretim üyesinin konuýmacÕ olarak katÕldÕüÕ sempozyumda altÕ konu etraÀÕca tartÕýÕldÕ. Özellikle sabah ve akýam sunumlarÕnÕn sonunda interaktif olarak katÕlÕmcÕlarÕn soru-cevap ýeklindeki bölümü yoüun ilgi çekti. Günlük pratikte karýÕlaýtÕklarÕ sorunlar ilgili konuýmacÕlara sorularak cevaplar alÕndÕ. Bu bölümde oldukça yoüun soru ve


Toraks Bülteni bu sorulara aranan cevaplar dikkate alÕndÕüÕnda meslektaýlarÕmÕzÕn hukuki açÕdan yaýayabilecekleri olasÕ sorunlar nedeniyle tedirgin olduüunu ve buradan yola çÕkarak Toraks Derneüi YÕllÕk Kongresi’nde “SaülÕk Hukuku” ile ilgili tercihen interaktif bir oturumun faydalÕ olacaüÕnÕ düýünmekteyiz. Konunun önemi düýünülürse sempozyumumuz sÕrasÕnda mutlaka derneüimiz yöneticilerinden birinin olmasÕ arzumuzun program çakÕýmalarÕ nedeniyle gerçekleýmemesinin üzüntüsü ve eksikliüini hissettik. Sempozyumda öne çÕkan baýlÕklarÕ özetlemek gerekirse: SaülÕk Hukuku neden gerekli: • Her 5 doktordan biri hizmetiyle ilgili olarak soruýturma geçirmiý. • DoktorlarÕn; o %67’si saülÕk mevzuatÕnÕ ya çok az, ya da hiç bilmiyor, o %52’si hekimlerin hastalarÕna karýÕ davranÕýlarÕnÕ anlatan tÕbbi deontoloji tüzüüünü okumamÕý, o %59’u Hasta HaklarÕ Yönetmeliüi’ni bilmiyor. o %48 hekim tedavi sÕrasÕnda hastasÕndan yazÕlÕ rÕza almÕyor.

Sa½l¿k Hukuku Sempozyumu 1) AydÕnlatÕlmÕý onam: HastanÕn tÕbbi müdahale öncesi aydÕnlatÕlmasÕ ve rÕzasÕnÕn alÕnmasÕ hukuki olarak hekimleri koruyan bir önlem olarak özellikle vurgulandÕ. HastanÕn aydÕnlatÕlmasÕ, muayene edilmesi üzerine elde edilen bulgularÕn kendisine bildirilmesi, ona uygulanacak tedavinin ya da gerçekleýtirilecek müdahalenin amacÕ, anlamÕ, kapsamÕ, çeýidi, neticeleri, ortaya çÕkabilecek tehlikeli sonuçlarÕ ve müdahalede bulunulmadÕüÕ takdirde karýÕlaýabileceüi riskler, zararlÕ sonuçlar hakkÕnda bilgilendirilmesi ve bu ýartlarÕ deüerlendirerek serbestçe karar vermesinin saülanmasÕ ve bunun formlar aracÕlÕüÕyla mutlaka kayÕt altÕna alÕnmasÕnÕn hukuki önemi vurgulandÕ.

güvenlik açÕklarÕ olsa bile hukuki deüerinin olduüu e. Bilgisayar çÕktÕlarÕnÕn imzalanmasÕ hukuki anlamda yeterli olduüu mutlaka el yazsÕyla yazÕlmasÕ gerekliliüin olmadÕüÕ belirtildi. 3) Malpraktis a. Malpraktisten Kaynaklanan Ceza Hukuku Sorumluluüu

2) KayÕt tutulmasÕ a. Mutlaka hasta kayÕtlarÕnÕn düzgün tutulmasÕ b. Her ayrÕntÕnÕn kayÕtlarda yer almasÕ c. Zaman darlÕüÕ nedeniyle yazÕlmamasÕnÕn hukuki deüeri yok d. Elektronik ortamdaki kayÕtlarÕn

b. Malpraktisten Kaynaklanan Tazminat Sorumluluüu 4) Kötü Uygulamaya úliýkin Zorunlu Mali Sorumluluk SigortasÕ a. HastanÕn, tÕbbi müdahalede bulunan hekimin hatalÕ tÕbbi müdahalesi nedeniyle zarar görüp görmediüi konusunda kimlerin bu zararÕ tespit edeceüinin açÕk olmadÕüÕ konuýmada belirtildi. úçinde doktor, hukukçu ve sigortadan oluýan bir komisyonun uygun olacaüÕ önerisi dile getirildi. b. Zarar veya taleple baülantÕlÕ yargÕlama giderlerine karýÕ belirlenen sigorta limitlerine kadar teminat verildiüi limiti aýan durumlarda hastanÕn limitin üstündeki miktarÕ doktordan yasal olarak alma yolunun açÕk olduüu özellikle belirtildi.

Haziran 2011

31


AraÁt¿rma Destek Komitesi

Toraks Bülteni

Dr. Bilun Gemicioülu TTD Bilimsel Komite BaÁkan¿ bilung@gmail.com

AraÁt¿rma Destek Komitesi ve Dan¿Ámanl¿k Sistemi 24 Ekim 2010 tarihinde Ankara’da düzenlenen Bilimsel AraýtÕrmalar ÇalÕýtayÕ’nÕn bir ürünü olarak, özellikle üyelerimizin ve çalÕýma gruplarÕmÕzÕn araýtÕrma ve projelerine destek vermek üzere ûubat 2011’de AraýtÕrma Destek Komitesi (ADK) oluýturulmuýtur. Komite’nin kuruýunda inisiyatif alarak, en büyük desteüi Hacettepe Üniversitesi TÕp Fakültesi’nden Prof. Dr. Ahmet Uüur Demir saülamÕýtÕr. Onunla birlikte Komite’de hepsi birbirinden deüerli, çok önemli bilim insanlarÕ yer almayÕ kabul etmiýlerdir. Osmangazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Selma Metintaý, Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gül Ergör, Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gönül Dinç Horasan, Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Banu ÇakÕr, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sibel KÕran, TTD Deneysel ÇalÕýmalar ÇalÕýma Grubu BaýkanÕ Prof. Dr. Öner Dikensoy, MECOR Kursu üçüncü düzeyi baýarÕyla tamamlamÕý olan üyelerimiz, Dr. Atilla Uysal, Dr. Begüm Ergan Arsava Dr. Zuhal Karakurt, Dr. Hilal AltÕnöz ve MECOR birinci düzeyin cerrah temsilcisi Dr. Volkan Kara Komite’de yer aldÕlar. Halen çalÕýmalarÕnÕ yürüten ve MYK Bilimsel Komite BaýkanÕ, TTD BaýkanÕ, gelecek ve önceki BaýkanlarÕ, önceki

Bilimsel Komite BaýkanÕ, altÕ ÇalÕýma Grubu BaýkanÕ’ndan oluýan Bilim Destek Komitesine yöntemler konusunda danÕýmanlÕk yapmak ve çalÕýma gruplarÕyla yerel projeler üretmek, ülke düzeyinde araýtÕrmalarÕn yapÕlmasÕ için motivasyon ve eüitim çalÕýmalarÕ yapmak bu komitenin görev alanÕdÕr. AraýtÕrma Destek Komitesi görev alanÕna giren konularda hÕzla çalÕýmaya baýlamÕý ve bu çerçevede öncelikle bu yÕl gönderilen tüm projeleri deüerlendirerek özellikle metotlarÕnÕn düzenlemesinde büyük katkÕ saülamÕýtÕr. AyrÕca Komite, 14. YÕllÕk Kongrede ve 30 Nisan 2011’de yaptÕüÕ toplantÕda eylem planÕnÕ hazÕrlamÕýtÕr. Bu kapsamda Ekim 2011’den itibaren ýubelerde tüm üyelere yönelik yapÕlacak bir toplantÕnÕn araýtÕrma konusuna ayrÕlarak, bu konuda farkÕndalÕk yaratÕlmasÕ planlanmÕýtÕr. Bu baülamda ýube toplantÕlarÕnda TTD araýtÕrmalarÕna destek hedeÀeri ve planÕ anlatÕlarak motivasyon saülayacak kurslar düzenlenecektir. Yine tüm ýubelerde düzenlenecek kurslarda tez yürütücüleri ve tez planlayan hekimlere yönelik özlü bilgiler Komite üyelerince verilecektir. AyrÕca yÕlda en az iki kez, dört günlük MECOR’a kÕsmen benzeyen kurslar düzenlenecektir. ÇalÕýma GruplarÕ BaýkanlarÕ ve AraýtÕrma Destek Komitesi iýbirliüiyle düzenlenecek bu uygulamalÕ kurslarda, ülkenin ihtiyaç duyduüu proje konularÕ önceden belirlenerek, araýtÕrmacÕlarÕn bu örnek projelerin hazÕrlanmasÕnda ve yürütülmesinde eüitilmesi kararlaýtÕrÕlmÕýtÕr. Son olarak komite üyelerince düzenlenerek çeýitli araýtÕrma desteüi veren

32

Haziran 2011

kurum, kuruluý, sivil toplum örgütlerinin, araýtÕrma projesi destek koýullarÕ ve burslarÕ web’de yayÕnlanmaya baýlamÕýtÕr. Tez yazÕlmasÕna destek olacak bilgilendirmeler de yine web sayfasÕnda verilmiýtir. Bu konudaki kÕsa ve açÕklayÕcÕ metinlerle tanÕtÕmÕn farklÕ kurumlardan da destek saülamayÕ göstererek üyelerimize yardÕmcÕ olacaüÕna inanÕyoruz. DanÕýmanlarÕmÕz BaývurularÕnÕzÕ Bekliyor Bilimsel AraýtÕrmalar ÇalÕýtayÕ’nÕn hedeÀeri doürultusunda 14 Ocak 2011’de yapÕlan Geniýletilmiý Yönetim Kurulu ToplantÕsÕ’nda ülkemizde bilim ve araýtÕrmayÕ geliýtirmeye yönelik olarak ülke içinde spesi¿k konularda, gönüllü danÕýmanlÕk hizmeti verebilecek üye ve merkezlerin katkÕsÕnÕn saülanmasÕna karar verilmiýtir. Bu kapsamda tüm üyelerimiz, kendi bölüm ve kliniklerinde bulunmayan bir metodu öürenmek, beceri kazanmak veya ilgili konuda araýtÕrma yapmak üzere danÕýmanlara baývurabilirler. TTD web sayfasÕnda danÕýmanlÕk hizmeti verecek üyelerimiz, çalÕýtÕklarÕ yerler ve ilgi alanlarÕ duyurulmuýtur (http://www. toraks.org.tr/page.aspx?menu=187). DanÕýmandan eüitim almaya istekli üye baývurusu bireysel olarak web’de bulunan formu doldurulmak suretiyle ilgili danÕýman üye veya merkeze yapÕlmalÕdÕr. Bu kapsamda bize baývurarak, birikimlerini ülke çapÕnda üyelerimizle paylaýmaya hazÕr ve gönüllü olduklarÕnÕ belirten danÕýmanlarÕmÕza özverileri ve emekleri için MYK adÕna çok teýekkür ediyoruz.


Toraks Bülteni

Sa½l¿k Politikalar¿ Çal¿Áma Grubu

Dr. ûule Akçay TTD Sa½l¿k Politikalar¿ Çal¿Áma Grubu BaÁkan¿ suleakcay68@yahoo.com

Sa½l¿k Politikalar¿ Çal¿Áma Grubu Yeni Yürütme Kurulu Göreve BaÁlad¿ Derneüimizin ulusal akciüer saülÕüÕna adanmÕý yirmi yÕlÕnÕn ardÕndan baktÕüÕmÕzda, sürekli bir deüiýim ve geliýim süreci olduüunu tüm üyelerimiz gururla dile getirirler. Büyük emek ve özveri ile oluýturulmuý renkli, çok sesli ve üretken yönetim organlarÕna, dönemin gereksinimine göre sürekli yenileri eklenmiýtir. Ülkemizde saülÕk politikalarÕndaki dinamik süreci organize bir ýekilde izlemek için de bu konuyla özel ilgilenen gönüllü bir ekip oluýturulmasÕ gerekmiýtir. SaülÕk politikalarÕnda TTD’nin uzmanlÕk alanÕnÕ ilgilendiren deüiýimleri izleme, uyum saülama ve katkÕ sunma zorunluluüu ile TTD SaülÕk PolitikalarÕ ÇalÕýma Grubu (SPÇG) kurulmuýtur. Gerçekte bu yapÕlanma ilk kez Haziran 2008’de SaülÕk PolitikalarÕ Komitesi adÕ ile Türk Toraks Derneüi bünyesinde çalÕýmalarÕna baýlamÕý, MayÕs 2010’da ise TTD Geniýletilmiý Yönetim Kurulu tarafÕndan Özlük HaklarÕ Komitesi ile birleýtirilerek TTD’nin 18. ÇalÕýma Grubu olarak tanÕmlanmÕýtÕr. Eylül 2010’da onbir

üyenin katÕlÕmÕ ile oluýturulan Geçici Yürütme Kurulu, yaklaýÕk yedi ay süreyle acil yaklaýÕm gerektiren sorunlara yönelik çalÕýmalar gerçekleýtirmiýtir. ÇalÕýma Grubu’nun Asil Yürütme Kurulu (YK) ise Nisan 2011’de internet üzerinden yapÕlan oylama ile iki yÕl süreyle görev yapmak üzere seçilmiýtir. Bu seçim öncesi SPÇG’na üye olmak isteyen tüm TTD üyelerine duyuru yapÕlmÕý ve toplam 44 üye, SPÇG üyesi olmak amacÕyla baývuru yapmÕýtÕr. Daha sonra bu üyeler arasÕndan 13’ü Yürütme Kurulu üyeliüi için TTD Genel Merkezi’ne baývuruda bulunmuýtur. SPÇG üyelerinin internet üzerinden oylama yapÕlmalarÕ saülanmÕý, ÇalÕýma Grubu Yönergesi gereüi en yüksek oyu alan on üye SPÇG YK asil üyesi olarak seçilmiýtir. Önceki SPÇG Geçici YK BaýkanÕ dahil toplam 11 asil üye ile 1 MayÕs 2011 Pazar günü Ankara Genel Merkez o¿sinde SPÇG YK ilk toplantÕsÕnÕ ve görev daüÕlÕmÕnÕ yapmÕýtÕr. Baýkan: ûule Akçay, Sekreter: Öner Balbay, Üyeler: Muzaffer Metintaý, Tev¿k Özlü, Sedat AltÕn, Haluk ÇalÕýÕr, AkÕn Kaya, Adem YÕlmaz, Volkan Kara, ûerif Kurtuluý, Zeki KÕlÕçaslan (Önceki Baýkan) olarak görev yapacaklardÕr. Öte yandan bu toplantÕda, yürütme kurulu üyelerinin sorumluluk alan-

larÕ, kÕsa, orta ve uzun vadeli eylem planÕ da belirlenmiýtir. Grubun TTB, SGK, SaülÕk BakanlÕüÕ, YÖK, parlamento, diüer ilgili tüm kurum, uzmanlÕk dernekleri ve sivil toplum örgütleri ile sürekli ve dinamik bir iletiýim, iýbirliüi ve etkileýim içinde olmasÕ planlanmÕýtÕr. AyrÕca SaülÕk PolitikalarÕ ÇalÕýma Grubu olarak “saülÕk politikasÕ” tanÕmÕ yapÕlarak, felse¿ yönü belirlenecektir. Göüüs hastalÕklarÕ alanÕnda iýgücü planlamasÕ, SaülÕkta Dönüýümün ProgramÕ’nÕn etkileri objektif ve bilimsel yöntemlerle irdelenerek yeni çözümler üretilecek, bu çözümlerin gerçekleýmesi için etkin bir mücadele yürütülecektir. Çünkü ‘’üyelerimizin mesleki saygÕnlÕüÕnÕ ve özlük haklarÕnÕ iyileýtirmek, bir meslek örgütü olarak alanÕmÕzla ilgili saülÕk politikalarÕnÕ toplum yararÕna etkilemek’’ bizim Misyon’umuzun en önemli maddeleridir.

Haziran 2011

33


Ödül Haberleri

Toraks Bülteni

ANKARA TABúP ODASI FÜSUN SAYEK TIP BúLúM HúZMET ÖDÜLÜ Bu yÕl beýincisi düzenlenen Ankara Tabip OdasÕ Dr. Füsun Sayek TÕp Bilim Hizmet Ödülü, Derneüimiz tarafÕndan aday gösterilen Emekli Öüretim Üyesi Prof. Dr. úzzettin BarÕý’a; ilgili hekimlik dalÕnda bir bilim adamÕ, eüitici ve hekim olarak ülke ve toplumun öncelikli sorunlarÕnÕn çözümüne yönelik çalÕýmalarÕ, ulusal ve uluslararasÕ yayÕnlarÕ ile ve özellikle çevresel tozlara baülÕ oluýan hastalÕklar konusunda toplum saülÕüÕna yönelik çalÕýmalarÕ nedeniyle verildi. AyrÕca Zonguldak Valiliüi úl SaülÕk Müdürlüüü tarafÕndan aday gösterilen, SaülÕk BakanlÕüÕ Zonguldak Uzunmehmet Göüüs ve Meslek HastalÕklarÕ Hastanesi Uzman Hekimi ve aynÕ zamanda derneüimiz üyesi olan Dr. Metin Çelikiz’de aynÕ ödülü ilgili tÕp dalÕnda yaptÕüÕ halk saülÕüÕnÕ ilgilendiren hizmetleri nedeni ile aldÕ.

Prof. Dr. úzzettin BarÕý

Dr Metin Çelikiz

úSTANBUL TABúP ODASI DR. NEJAT YAZICIOøLU úûÇú SAøLIøI ARAûTIRMA ÖDÜLÜ Türk Toraks Derneüi Çevresel ve Mesleki Akciüer HastalÕklarÕ ÇalÕýma Grubu Sekreteri Doç. Dr. Metin Akgün, “Eski Kot Taýlama úýçilerinde Silikoz Epidemisi” konulu çalÕýmasÕ ile, ústanbul Tabip OdasÕ’nÕn 14 Mart TÕp HaftasÕ etkinlikleri çerçevesinde verilen Dr. Nejat YazÕcÕoülu úýçi SaülÕüÕ AraýtÕrma Ödülü’ne layÕk görüldü.

34

Haziran 2011


Toraks Bülteni

Seçim Haberleri

ERS ULUSAL DELEGE SEÇúMú Türk Toraks Derneüi AstÕm ÇalÕýma Grubu BaýkanÕ Prof. Dr. Füsun YÕldÕz European Respiratory Society ulusal delegeliüine seçildi. ERS delegeliüi üç yÕl devam edecek olan Prof. Dr. YÕldÕz 28 Eylül 2011 yÕlÕnda göreve baýlayacak.

Prof. Dr. Füsun YÕldÕz

Haziran 2011

35


Gazete 他lan多

36

Haziran 2011

Toraks B端lteni


TTD Aç¿klamalar¿

Toraks Bülteni

BASIN AÇIKLAMASI / 9 NúSAN 2011 Derneüimizin Uzman Temsilcisi Baýhekim Dr. Mustafa Demirel’in istifaya zorlanmasÕ kabul edilemez Hekimlerin demokratik hakkÕnÕ kullandÕklarÕ yasal bir mitinge katÕlan üyemiz Dr. Mustafa Demirel’in istifaya zorlanarak görevden alÕnmasÕ kabul edilemez bir durumdur. Türk Toraks Derneüi olarak konuyu öürenir öürenmez gerekli her türlü giriýimi baýlatmak için harekete geçilmiýtir. Bu çerçevede Türk Toraks Derneüi Hukuk DanÕýmanÕ Avukat Ziynet Özçelik’le hukuki sürecin baýlatÕlmasÕ için görüýülmüýtür. AyrÕca SaülÕk BakanlÕüÕ’nÕn ilgili birimleriyle temasa geçilmiý ve konunun BakanlÕk nezdinde “istifa” ýeklinde yansÕtÕldÕüÕ bilgisine ulaýÕlmÕýtÕr. Bu çerçevede Türk Toraks Derneüi’nin konuyu bakÕý açÕsÕnÕ aktarmak için SaülÕk BakanÕ MüsteýarÕ’ndan randevu talep edilmiýtir. Öte yandan konu Türk Tabipleri Birliüi temsilcileri tarafÕndan SayÕn SaülÕk BakanÕ ile yapÕlan görüýmede de gündeme gelmiýtir. Türk Toraks Derneüi olarak, üyemizin hakkÕnÕ geri alana kadar, kararlÕlÕkla her platformda mücadelemize devam edeceüimizi bildiririz. TTD Merkez Yönetim Kurulu BASIN AÇIKLAMASI / 9 NúSAN 2011 SaygÕ Deüer HocalarÕm Deüerli MeslektaýlarÕm 13 Mart tarihinde gerçekleýtirilen “Tek ses Tek Yürek” eylemine Kayseri Tabip OdasÕ ve Toraks Derneüi çatÕsÕ altÕnda katÕldÕm. SonrasÕnda eski tarihli nezaketen vermiý olduüum istifa dilekçesi iýleme konularak görevden alÕndÕm ve “13 Mart Gazisi” oldum.

TÜRKúYE TÜTÜN KONTROLÜNDE DÜNYA DÖRDÜNCÜSÜ Amsterdam’da yapÕlan Avrupa Tütün Kontrol Kongresinde Türkiye Avrupa’ya önemli bir ders verdi. 2005 yÕlÕndan beri ülkelere “tütün kontrolü” konusundaki çalÕýmalarÕ nedeniyle kredi notu veren Avrupa Kanser Ligi, ilk defa Türkiye’yi 2011’de deüerlendirmeye aldÕ ve ýaýÕrarak en iyi dördüncü sÕrada olduüunu gördü. Türkiye, bu baýarÕya 2007’den itibaren en fazla satan sigara markasÕnÕn ¿yatÕnÕ iki kat arttÕrarak ve kapalÕ alanda istisnasÕz sigara yasaüÕ çÕkararak ulaýtÕ. Ancak notlarÕn verildiüi günden itibaren 24 saat ve 7 gün çalÕýan canlÕ sigara bÕrakma hattÕnÕn kurulmasÕ Türkiye’ye iki ek puan daha getirerek aslÕnda Türkiye’yi üçüncü sÕraya taýÕyor. Ne yazÕk ki bir türlü doüru düzenleme yapamadan, satÕý noktasÕnda sigaralarÕn görülebilir ve reklam yapÕlarak satÕlmasÕ Türkiye’nin notunu çok kÕrmakta. Benzer biçimde sigara paketlerinin iki tarafÕnda resimli uyarÕ olmamasÕ da notumuzu kÕran ikinci konu. Öte yandan Türk Toraks Derneüi’nin baýkanlÕüÕnÕ yürüttüüü Sigara ve SaülÕk Ulusal Komitesi’nin önerileri tam olarak uygulanmÕý olsaydÕ, bugün Avrupa’nÕn úngiltere’den sonraki ikinci en iyi tütün kontrolü uygulayan ülkesi Türkiye olacaktÕ. Ancak önümüzdeki dönemde paketlerin düz ve tektip olmasÕ, satÕýda tezgah altÕna inmesi, katkÕ maddelerinin yasaklanmasÕ, paketlerde iki taraÀÕ resimli uyarÕlar ile Avrupa birincisi olmayÕ hedeÀiyoruz. Türkiye’deki bütün bu geliýmeler Avrupa’yÕ heyecanlandÕrmaktadÕr. Tüm bu olumlu adÕmlar ve Avrupa Kanser Cemiyetleri Birliüi BaýkanÕ Prof. Dr. Tezer Kutluk’un da gayretleri sonucunda 2014 yÕlÕnda Avrupa Tütün Kontrol Kongresi Istanbul’da yapÕlacaktÕr. Türkiye 2014 yÕlÕna kadar alacaüÕ önlemler sayesinde ogün Avrupa’nÕn “Tütün Kontrol Baýkenti” olacaktÕr.

ûükürler olsun ki; yolsuzlukla, sahtekarlÕkla, yüz kÕzartÕcÕ bir olaydan dolayÕ deüil de hekimlerin içerisinde bulunduüu sÕkÕntÕlarÕ dile getirmek adÕna otuz bin meslektaýÕmla birlikte yürüdüm. Sonucunda yapÕlan görevden alÕnma ile bana ûEREF MADALYASI verildi. Bunu ömrümün sonun kadar taýÕyacaüÕm. Bu süreç içerisinde Kayseri Tabip OdasÕ’nÕn, Türk Tabipleri Birliüi’nin ve üyesi olduüum Türk Toraks Derneüi’nin baýta sayÕn baýkanÕ Feyza hanÕmefendiye ve mailleri ile bana destek veren tüm meslektaýlarÕma ýükranlarÕmÕ sunarÕm. Dr. Mustafa Demirel

Haziran Haziran 2011 2011

37


TTD Aç¿klamalar¿

Toraks Bülteni

BASIN AÇIKLAMASI / 29 NúSAN 2011 SAùLIK ÇALIûANLARINA YÖNELúK ûúDDETE HAYIR!

ve hasta yakÕnlarÕ tarafÕndan sözel ve ¿ziksel ýiddet uygulanmasÕdÕr.

SaülÕkta yaýanan sorunlarÕn ve aksaklÕklarÕn sorumlusunun hekimler ve saülÕk çalÕýanlarÕnÕn olduüu algÕsÕ biz saülÕk çalÕýanlarÕna hemen her gün polikliniklerde, acil servislerde, hastane koridorlarÕnda ýiddet olarak geri dönmektedir.

SaülÕkta Dönüýüm ProgramÕ sonucu hekim emeüinin deüersizleýtirilmesi, siyasi iktidarÕn popülist yaklaýÕmlarla hekimleri ve saülÕk çalÕýanlarÕnÕ saülÕkta yaýananlarÕn sorumlusu olarak göstermesi, bu çerçevede hekimleri ve hekimlik mesleüini rencide edici yaklaýÕmlar sergilemesi hekimlere ve diüer saülÕk çalÕýanlarÕna yönelik ýiddete önemli bir ivme kazandÕrmÕýtÕr.

ûiddet, ülkemizin içinde bulunduüu toplumsal süreçte her alanda hÕzla artarken; ýiddetin oluýmasÕnÕ önleyici tedbirler ne yazÕk ki alÕnmamakta, hatta bazÕ durumlarda yetkili ve sorumlu olanlar bizzat ýiddeti doüuran, yaygÕnsallaýmasÕnÕ saülayan nedenler arasÕnda yer almaktadÕr. Gelinen süreçte mülki amirler ve kolluk güçleri bile hekimlere ¿ziki ýiddet uygular hale gelmiýtir. Toplumsal ýiddetin artÕýÕna paralel olarak saülÕk çalÕýanlarÕ ve hekimler de son yÕllarda çok boyutlu olarak ýiddet ile karýÕ karýÕya kalmaktadÕr. Bugün burada olmamÕzÕn nedeni 22 Nisan 2011 tarihinde acil serviste çalÕýan nöbetçi asistan hekim, nöbetçi hemýire ve güvenlik görevlisine hasta

SaülÕk kurumlarÕnda giderek artan oranda yaýanan ýiddetin, hekimleri karalayÕcÕ, küçük düýürücü, suçlayÕcÕ açÕklamalardan ve yorumlardan güç aldÕüÕ açÕktÕr. SaülÕk çalÕýanlarÕ, çalÕýma ortamÕnÕ her geçen gün saülÕk çalÕýanlarÕ aleyhine bozan SaülÕk BakanlÕüÕ’nÕn, aynÕ çabayÕ saülÕk çalÕýanlarÕna yönelik ýiddete karýÕ da göstermelerini beklemektedir. Hekime yönelik ýiddetin sorumlusu yalnÕzca ýiddeti uygulayanlar deüil, ýiddete sessiz kalan, gereüini yapmayan, hekimleri ve diüer saülÕk çalÕýanlarÕnÕ korumayan yetkililerdir.

Bugüne kadar ýiddete uürayan hekim ve saülÕk çalÕýanlarÕnÕn yanÕnda yeterince yer almayan yetkililer yasal görevlerinin gereüini yerine getirmemektedir. ûiddete maruz kalÕnmasÕnÕn ardÕndan, pek çok yerde hekim karýÕtÕ bir yaklaýÕmla, saldÕrÕya uüramÕý hekimi ýikayetinden vazgeçirme, barÕýtÕrma yolu yeülenmektedir. ûiddete baývuran kiýilerin etkili bir ýekilde cezalandÕrÕlmamasÕ hekimlerin yaýadÕüÕ maüduriyeti artÕrmakta ve sürekli hale getirmektedir. SorumlularÕn bu kayÕtsÕzlÕüÕ sonucu hastalar tarafÕndan ýiddet öncelikli hizmet almak için bilinçli uygulanÕr hale gelmiýtir. ûiddet olaylarÕna baülÕ olarak hekimler ve saülÕk çalÕýanlarÕ hasta ya da hasta yakÕnÕ tarafÕndan ýiddete uürayacaüÕ algÕsÕnÕ taýÕmakta ve de mesleüini gereüi gibi yapamaz duruma gelmiýlerdir. Hekimler ve saülÕk çalÕýanlarÕ, yaýadÕklarÕ ýiddet olaylarÕ karýÕsÕnda çalÕýtÕklarÕ kurumlarÕnÕn konuya duyarsÕz kalmalarÕ sonucu kurumlarÕna karýÕ güvensizlik duymaktadÕr. ûiddetin toplumsal sorunlarda olduüu gibi saülÕk sorunlarÕnÕn çözümünde de yerinin olmadÕüÕnÕ düýünüyor ve karýÕ çÕkÕyoruz. SaülÕk örgütleri ve hekimler olarak her zaman toplum saülÕüÕnÕ kendi önceliklerimizden önde tuttuk ve her zaman halkÕn saülÕüÕnÕn yanÕnda yer aldÕk ve almaya da devam edeceüiz. SaülÕk çalÕýma ortamÕnda ýiddetin önemli bir risk faktörü haline gelmesinden dolayÕ buna karýÕ acilen yasal mevzuatÕn oluýturulmasÕnÕ ve önleyici tedbirlerin alÕnmasÕnÕ talep ediyor, yetkilileri duyarlÕ olmaya çaüÕrÕyoruz. TÜRK TORAKS DERNEùú úSTANBUL ûUBESú úSTANBUL TABúP ODASI SAùLIK VE SOSYAL HúZMET EMEKÇúLERú SENDúKASI (SES)

38

Haziran 2011


Toraks Bülteni

UNUTMA DOSTUMSUN Sen dostumdun benim gülünce güneşler açan Bulutlara rüzgara asarım suretini her akşam Her akşam bir mektup yazarım dağlar kadar Meşeler göğermiş diyorsun, varsın göğersin Anlamını yitiren bir şeyler mi var şimdilerde Yazdığım şiirlere yabancıyım, sokaklara yabancıyım Taşı delemiyor bir çığlık ve apansız Su oluyorum ipince, kendime sızıyorum Dünya yetmiyor bazan, bırakıp gidebilir miyim? Kuşları ürkütülmüş bir dal gibiydin, öylesine mahzun! Efkar da yakışırdı sana, ilk kadeh kekik kokardı Unutalım mı şimdi kente indiğimiz o ilk günü Sabahlara kadar okuduğumuz o kitapları Sabahlara kadar düşüncelerimizde yaşattığımız hayallerimizi Kar aydınlığında yürüdüğümüz o yolları Sen dostumdun benim gülünce güneşler açan Bulutlara rüzgara asarım suretini her akşam Her akşam mektup yazarım dağlar kadar Kayıp bir adresten geliyor sesin şimdi, üşüyorsun Unutma dostumsun sen, neredeysen orda ölmek isterim! Ahmet Telli Haziran 2011

39


14. Y¿ll¿k Kongre

Toraks Bülteni

Dr. Oya útil TTD 14. Y¿ll¿k Kongre BaÁkan¿ oya.itil@deu.edu.tr

14. Y¿ll¿k Kongre Deüerli MeslektaýlarÕm, 13-17 Nisan 2011 tarihinde tarihi mirasÕ ve doüal güzellikleriyle ünlü Side’de Starlight Otel’de Türk Toraks Derneüi’nin 14. YÕllÕk Kongresi’ni gerçekleýtirdik. Kongremize 1617 kiýi katÕldÕ. Bilimsel ve sosyal programÕmÕz oldukça yoüun geçti. 324 yerli konuýmacÕ ve oturum baýkanÕ, 20 yabancÕ konuýmacÕ bilimsel oturumlarda deneyimlerini bizlerle paylaýtÕ. Oturumlar oldukça canlÕ ve tartÕýmalÕ geçti. 13 kurs, 23 panel, 20 konferans, 3 karýÕt

40

Haziran 2011

görüý toplantÕsÕ, 6 olgu sunumu toplantÕsÕ, 6 klinik bilgi güncelleme oturumu, 1 yuvarlak masa oturumu ve 5 uydu sempozyumu yapÕldÕ. 40 sözlü sunum oturumunda toplam 361 bildiri, 22 poster oturumunda ise 279 poster sunuldu. Genç araýtÕrmacÕ üyelerimize Amerika ve Avrupa’daki alanlarÕnda baýarÕ kazanmÕý yabancÕ bilim adamlarÕ ile tanÕýma fÕrsatÕ veren “visiting fellow” oturumu ise çok verimli geçti. Tüm yabancÕ konuýmacÕlarÕmÕzÕn katÕldÕ-

üÕ bu toplantÕda üyelerimiz için yeni ufuklar açÕldÕ. MECOR oturumumuzda üç yÕldÕr düzenlenen kurslardaki deneyimlerimizi, beklentilerimizi paylaýtÕk. Bu yÕl ilk kez TTD Solunum CihazlarÕ Rehberi-2011 hazÕrlandÕ ve daüÕtÕldÕ. Bilun Gemicioülu ve Zuhal Karakurt’un büyük bir emekle hazÕrladÕüÕ, alanlarÕnda uzman 25 yazarÕn katkÕda bulunduüu bu rehberden göüüs hastalÕklarÕ pratiüinde çok yararlanacaüÕmÕzÕ düýünüyorum.


Toraks Bülteni

14. Y¿ll¿k Kongre TTD GörüÁü

YoÞun iĞ temposuna ara verip deneyimlerini bizlerle paylaĞan tüm konuĞmacð ve oturum baĞkanð hocalarðmðza, sözlü bildiri ve posterlerini sunan meslektaĞlarðmðza, tüm bu süreçte bizleri yüreklendiren ve destekleyen baĞta TTD baĞkanð Feyza Erkan olmak üzere tüm Merkez Yürütme Kurulu üyelerine, hepinize içten katkðlarðnðz için çok teĞekkür ederiz.

UzmanlarÕmÕzÕn istekleri doürultusunda ýekillenen klinik bilgi güncelleme oturumlarÕ ile ilgili çok güzel geri bildirimler aldÕk. Sosyal programÕmÕz açÕlÕý konseriyle baýladÕ, her akýam dans dersi, kiýisel geliýim kursu ve ýarap kursu sonrasÕnda tiyatro, ¿lm gösterileri ve müzik dinletisiyle devam etti. Kongremizin olabildiüince güzel geçmesi, olumlu geribildirimler bizi çok mutlu etti ve tüm yorgunluüumuzu unutturdu. Hoý bir seda bÕrakabildiysek ne mutlu bize. Haziran 2011

41


14. Y¿ll¿k Kongre

Toraks Bülteni

Türk Toraks Derneüi bayraüÕnÕ 15. Kongre BaýkanÕ PÕnar Çelik’e teslim etmekten büyük bir mutluluk ve gurur duydum. Eminim ki oluýturduüu ekip arkadaýlarÕ ile onlar çok daha güzel bir kongre gerçekleýtireceklerdir. Her zaman yanlarÕndayÕz.

Yoüun iý temposuna ara verip deneyimlerini bizlerle paylaýan tüm konuýmacÕ ve oturum baýkanÕ hocalarÕmÕza, sözlü bildiri ve posterlerini sunan meslektaýlarÕmÕza, tüm bu süreçte bizleri yüreklendiren ve destekleyen baýta TTD baýkanÕ Feyza Erkan olmak üzere

42

Haziran 2011

tüm Merkez Yürütme Kurulu üyelerine, hepinize içten katkÕlarÕnÕz için çok teýekkür ederiz. Son teýekkürüm de yaklaýÕk birbuçuk yÕl boyunca özveriyle çalÕýan, her üyesinin kendi üstüne düýen görevi büyük bir sorumluluk duygusuyla yerine getirdiüi, güzel bir ekip örneüi sergileyen 14. Kongre Organizasyon Komitesi’ndeki sevgili arkadaýlarÕma. Sizleri tanÕmak ve sizlerle çalÕýmak çok güzeldi. SaygÕ ve sevgilerimle.


14. Y¿ll¿k Kongre Bilimsel Program¿

Toraks Bülteni

Dr. Abdullah SayÕner Kongre Bilimsel Komite BaÁkan¿ abdullah.sayiner@ege.edu.tr

14. Y¿ll¿k Kongre Bilimsel Program¿ Derneüimizin 14. YÕllÕk Kongresi’nin bilimsel programÕnÕ hazÕrlarken en temel hede¿miz önceki kongrelerin bilimsel içeriklerinin çÕtasÕna ulaýmaktÕ. KatÕlÕmcÕlara, bilgilerini güncelleyebilecekleri, son yÕl içindeki geliýmeleri topluca öürenebilecekleri oturumlar hazÕrlamanÕn yanÕsÕra, birkaç hede¿miz daha vardÕ. Bunlardan biri, katÕlÕmcÕlarÕ eýzamanlÕ oturumlar arasÕnda güç seçimler yapmaya zorlamamaktÕ. Bu nedenle, ana oturumlar üç paralel salon ile sÕnÕrlÕ tutuldu. Dördüncü bir salon, belirli katÕlÕmcÕlarÕ olan Göüüs Cerrahisi, Pediatrik Akciüer HastalÕklarÕ, Solunum Hücre Biyolojisi ve Akciüer Transplantasyonu ÇalÕýma GruplarÕ’na ayrÕldÕ. Beýinci bir salon için de “Bilgi Güncelleme OturumlarÕ” olarak tanÕmladÕüÕmÕz, öncelikle asistanlarÕmÕz ve eüitim ve araýtÕrma hastanelerinin dÕýÕnda görev yapan üyelerimiz için, temel klinik sorunlara ya da hastalÕklara güncel yaklaýÕm ve yönetim ilkelerinin kapsandÕüÕ oturumlar planlandÕ. Bu oturumlarÕn konularÕnÕ uzmanlarÕmÕzÕn kendileri belirlediler. Diüer bir hede¿miz, katÕlÕmcÕlarÕmÕzÕ yormamak, onlara meslektaýlarÕyla sohbet etmeleri ya da dinlenmeleri için de zaman ayÕrmaktÕ. Bu amaçla 12:00 - 16:00 saatleri arasÕna yalnÕzca uydu sempozyumlar ve serbest bildiriler yerleýtirildi. Bu ýekilde, dileyenlerin bu

zaman aralÕüÕnÕ sosyal amaçlar için de kullanabilmelerini istedik. Saat 16:00 da baýlayan son oturumlar için de, ilgi çeken olgu sunumu ya da karýÕt görüý formatlarÕ seçildi.

TTD 14. Kongresi’nde Visiting Fellow Toplant¿s¿

Tüm programda, konularÕn ve konuýmacÕlarÕn seçiminde aüÕrlÕklÕ olarak çalÕýma gruplarÕnÕn, ýubelerin, uzman ve asistan temsilcilerinin önerileri dikkate alÕndÕ. Bildiri oturumlarÕ ile eýzamanlÕ hiç oturum koyulmadÕ. Buradaki amaç ta bildirilere daha fazla katÕlÕm olmasÕ, daha canlÕ tartÕýmalara olanak verilmesiydi.

Dr. Zuhal Karakurt

Son olarak, yurtdÕýÕnda bir süre çalÕýmak isteyen ve/veya araýtÕrma yapmak isteyen genç üyelerimiz için de bir oturum planlandÕ. Bu oturuma, tüm ilgilenen meslektaýlarÕmÕzÕn yanÕsÕra, kongremize konuýmacÕ olarak gelen yabancÕ konuklar davet edildi. ToplantÕ, A.B.D. ve A.B.’den birer konuüun (Prof. Nicholas Hill ve Prof. Paul Jones) açÕý konuýmalarÕ ile baýladÕ. ArdÕndan, yoüun bakÕm, KOAH, astÕm, tüberküloz, göüüs cerrahisi ve pediatrik göüüs hastalÕklarÕ alanlarÕ için hazÕrlanan ayrÕ masalarda, ilgili yabancÕ konuklar ve genç meslektaýlarÕmÕz bir araya geldi. Hem yabancÕ konuklar üyelerimizi tanÕma olanaüÕ buldu, hem üyelerimiz yurtdÕýÕnda çalÕýma olanaklarÕ ve koýullarÕna iliýkin akÕllarÕndaki tüm sorularÕ sorabildiler. Bu görüýmelerin ne denli verimli geçtiüini, hemen kongre sonrasÕnda, KOAH ve tüberküloz alanlarÕnda birer üyemizin yabancÕ merkezlerde çalÕýmak üzere davet edilmesiyle anladÕk ve mutlu olduk. Kongre bilimsel programÕmÕz katÕlÕmcÕlarÕmÕz için verimli olduüu, onlara iýlerine dönüýlerinde heyecan ve ýevk verdiüi ölçüde, görevimizi yerine getirmiý, amaçlarÕmÕza ulaýmÕý olmanÕn mutluluüunu hissedeceüiz.

14. Y¿ll¿k Kongre Sekreteri zuhalkarakurt@hotmail.com

15 Nisan 2011’de 14. TTD Kongresi’nde yurt dÕýÕnda eüitim almak ya da araýtÕrma yapmak isteyen meslektaýlarÕmÕz için bir toplantÕ düzenlendi. Bu toplantÕda kongremize katÕlan 20 yabancÕ konuýmacÕ ile tanÕýma, alanlarÕnda küçük gruplar oluýturarak tartÕýma imkânÕ saülandÕ. ATS ve ERS baýkanlarÕ ülkelerine gelecek bursiyerlerin özelliklerini, onlardan beklentilerini dile getirdiler. TTD ve Kongre Bilimsel Komitesi olarak Dr Bilun Gemicioülu ve Dr. Abdullah SayÕner ile beraber DÕý úliýkiler Sorumlusu Dr. Nurdan Köktürk, Pediatri ÇalÕýma Grubu BaýkanÕ Dr. Re¿ka Ersu, Hücre Biyolojisi ÇalÕýma Grubu BaýkanÕ Dr. Öner Dikensoy’un da katÕldÕüÕ interaktif tartÕýma ve bilgi alÕýveriýinin saülandÕüÕ bir ortam oluýturuldu. Bu toplantÕda en fazla katÕlÕmcÕ Yoüun BakÕm ve Solunum Yetmezliüi ÇalÕýma Grubunda oldu ve Dr. Joe Layon, Dr. Martin Tobin, ATS BaýkanÕ Dr. Nicholas Hill katÕlÕmcÕlarÕnÕn sorularÕnÕ yanÕtladÕ. TTD’den referans ile baývurulara önem vereceklerini ancak ülkemizde tanÕdÕklarÕ meslektaýlarÕnÕn referanslarÕnÕn da önemli olduüunu vurguladÕlar. Bireysel baývuru talebine de açÕk olduklarÕnÕ ayrÕca belirttiler. Haziran 2011

43


Kongremizin Dost Konuklar¿

Toraks Bülteni

Dr. Öner Dikensoy TTD Üyesi dikensoy@yahoo.com

Kongremizin Dost Konuklar¿ úlk olarak bundan 6-7 yÕl önce kongreye gönderilen bildiri özetlerini deüerlendirirken fark etmiýtim. úran baýta olmak üzere yakÕn komýularÕmÕzdan azÕmsanmayacak sayÕda özet gönderiliyordu. Daha sonraki dönemlerde katÕldÕüÕm poster oturumlarÕnda bu katÕlÕmcÕlardan bazÕlarÕ ile çok ilginç bulduüum çalÕýmalarÕnÕ tartÕýma ýansÕm oldu. Ancak durumun ülkemiz ve özellikle de Türk Toraks Derneüi (TTD) açÕsÕndan ne kadar önemli olduüunu anlamam 2009 MayÕs’Õnda Amerikan Göüüs

44

Haziran 2011

UzmanlarÕ Kolejinin (ACCP) davetlisi olarak Arnavutluk Tiran’da katÕldÕüÕm kurs sÕrasÕnda oldu. Oradaki birkaç yabancÕ konuýmacÕdan biri olmama raümen Türk olmamdan dolayÕ bana gösterilen ilgi ve alaka beni çok ýaýÕrttÕ. Özellikle Kosova’dan gelen yirmi kadar katÕlÕmcÕ beni bir akrabalarÕnÕ görmüý gibi karýÕladÕlar. Arnavutluklu meslektaýlarÕmÕz dört gün boyunca iýlerini, ailelerini bÕrakÕp bizimle ilgilendiler. Konferanslar sonrasÕ sorulan sorulardan ve gezdiüim hastanelerden edindiüim

bir diüer izlenimim ise tÕp alanÕnda gerek teknolojik alt yapÕ gerekse de bilgi donanÕmÕ açÕsÕndan ciddi desteüe ihtiyaçlarÕ olduüuydu. Tiran ve civarÕndaki gezilerim sÕrasÕnda OsmanlÕ’nÕn izini her yerde görmek mümkündü. En ilgi çekici olan ise ArnavutlarÕn ulusal kahramanÕ olarak bilinen ve bu unvanÕnÕ Arnavutluüu OsmanlÕlara karýÕ savunmasÕ nedeniyle alan úskender Bey’in doüduüu ve meýhur kalesinin adÕ ile anÕlan Kruje kasabasÕnda Türklere Tiran’dan daha fazla sevgi


Toraks Bülteni ve saygÕ besleniyor olmasÕydÕ. Orada yeni yapÕlan hastane binasÕnÕ gezme ve hastanede çalÕýan göüüs hastalÕklarÕ uzmanlarÕndan biri ile tanÕýma ýansÕm oldu. Hastaneye hareket etmeden önce birlikte yemek yediüimiz restoranÕn sahibi de astÕmÕ olduüu için kontrol olmak üzere bizimle hastaneye geldi. Ben spirometri yapÕlmasÕnÕ beklerken göüüs hastalÕklarÕ uzmanÕ tarafÕndan skopiye sokularak yaklaýÕk 15 dakika kadar skopi altÕnda akciüerleri incelendi ve benim de ¿krimi sordular. Oradaki konuýmalardan anladÕüÕm bu tür hastalarÕn takibi genellikle böyle yapÕlÕyordu ve spirometre sadece büyük hastanelerde vardÕ. Oradan o kadar güzel duygular ile ayrÕldÕm ki dostluüumuz sonrasÕnda da devam etti. Hatta Eurovizyon ûarkÕ yarÕýmasÕnda cep telefonuma Türkiye’nin parçasÕ için SMS attÕklarÕna dair mesajlar gönderdiler. Bu kÕsa gezi sonucunda geçmiýten gelen baüÕmÕz ve bölgede Türkiye’ye duyulan güvenin hem ülkemiz hem de derneüimiz adÕna çok anlamlÕ iýbirliklerine dönüýtürülebileceüi kanÕsÕna vardÕm. Döndükten sonra çeýitli platformlarda bu durumdan bahsetmeme raümen çok büyük ihtimal ile iyi anlatamadÕüÕmdan dolayÕ konu çok ilgi çekmedi. En son Antalya Side’de yapÕlan 14. YÕllÕk Kongre sÕrasÕnda Tiran’dan tanÕdÕüÕm KosovalÕ göüüs hastalÕklarÕ uzmanlarÕ ile karýÕlaýÕnca durumu dernek baýkanÕmÕz Feyza Erkan’a anlattÕm. O da tüm yabancÕ katÕlÕmcÕlarÕn odalarÕna birer davet mektubu göndererek onlarÕ kongrenin son günü bir toplantÕya çaüÕrdÕ. ToplantÕya birlikte katÕldÕk. Büyük çoüunluüun KosovalÕ olduüu yaklaýÕk 40 kiýilik bir grupla taraÀarÕn memnun ayrÕldÕüÕ bir toplantÕ gerçekleýtirildi.

Kongremizin Dost Konuklar¿

ToplantÕda onlarÕn TTD hakkÕndaki düýünceleri ve beklentilerini sorduk. KatÕlanlar arasÕnda Arnavutluk Akciüer HastalÕklarÕ Derneüi BaýkanÕ Dr. Hasan Ha¿zi vardÕ. Dr. Ha¿zi KosovalÕ ve Arnavut meslektaýlarÕ adÕna söz aldÕ. Özellikle iki konunun kendileri için önemli olduüunu belirtti. Bunlardan birincisi kongre katÕlÕmÕ konusunda indirim yapÕlmasÕ diüeri ise Türkiye’deki belli merkezlere eüitim amaçlÕ hekim gönderebilmek için destek olunmasÕ idi. Kongre katÕlÕm ¿yatlarÕnda indirim yapÕlmasÕnÕn katÕlÕmcÕ sayÕsÕnÕ çok arttÕracaüÕ konusunda tüm grup hem¿kirdi. Dr. Ha¿zi Türk Toraks Derneüinin katkÕlarÕ ile Arnavutluk’ta ortak bilimsel toplantÕlar düzenlenebileceüini söyledi. Özellikle Azeri katÕlÕmcÕlarÕn ilave olarak Toraks Dergisi’ne makale göndermek ile ilgili istek ve sorularÕ oldu. Grubun tamamÕ birçok uluslar arasÕ kongreye katÕldÕklarÕnÕ ama hiçbir kongrenin kendileri açÕsÕndan TTD kongreleri kadar faydalÕ olmadÕüÕnÕ söylediler. Bunun nedenlerini sorduüumuzda hem bilimsel düzeyin çok iyi olduüunu hem de çoüu Türkçe bildiüinden toplantÕlarÕ daha kolay takip edebildiklerini söylediler.

Dernek baýkanÕmÕz Dr. Feyza Erkan grubu dinledikten sonra söz alarak istedikleri konularda dernek olarak elimizden geleni yapmaya çalÕýacaüÕmÕzÕ iletti. úlave olarak da eüer isterlerse kongre sÕrasÕnda sadece onlara yönelik kurslar düzenlenebileceüini söyledi. BunlarÕn yanÕnda derneüimizin web sayfasÕ konusunda kendilerine bilgi verdik. Özellikle tedavi kÕlavuzlarÕ ve baýka birçok yayÕna dernek web sayfasÕndan ücretsiz ulaýÕlabildiüini söyledik. Gruptakiler toplantÕdan ayrÕlÕrken dernek baýkanÕmÕzÕn onlara zaman ayÕrÕp böyle bir toplantÕyÕ düzenlemesinden ve seslerine kulak vermelerinden dolayÕ son derece memnun olduklarÕnÕ dile getirdiler. ToplantÕ uzun süren fotoüraf çekimleri sonrasÕ sona erdi. Sözün özü; 14. YÕllÕk Kongre sÕrasÕnda atÕlan bu küçük adÕmÕn önümüzdeki süreçte atÕlacak yeni adÕmlar ile TTD’yi Avrupa ve bölgede en önemli uzmanlÕk derneklerinden biri konumuna taýÕyacaüÕnÕ ve her iki taraftaki genç akademisyenlerin geliýimleri açÕsÕndan önemli fÕrsatlar doüurabileceüini düýünüyorum. Haziran 2011

45


NAPCON 2010 Kongresi

Toraks Bülteni

Dr. Hasan Bayram TTD Üyesi bayram@gantep.edu.tr

NAPCON 2010 Kongresi NAPCON 2010, birçok kontrastlarð ve içeriÞi ile ilginç deÞiĞik bir kongreydi. Kongre mekanð, Dr. SN Medical College’in kampüsüydü. Ancak görüntü içler acðsðydð. Binalar son derece eski, dökük, yollar ve çevre toz-toprak içindeydi. Hindistan Toraks Derneüi (Indian Chest Society, ICS) ile Ulusal Göüüs UzmanlarÕ Kolejinin (National College for Chest Physicians, NCCP) ortak olarak düzenlediüi ulusal göüüs kongresine davet edildiüimde çok heyecanlandÕm. Hindistan hakkÕnda çok ýey duymuýtum ve görmeyi çok istiyordum. Onun için daveti büyük bir memnuniyetle kabul ettim. ústanbul’dan Dubai üzerinden uzun bir yolculuktan sonra baýkent Delhi’ye indiüimde çok ýaýÕrdÕm ve beklediüimden daha düzenli ve temiz bir hava alanÕ gördüm. Ancak bu modern görünüm yanÕnda bir ýey dikkatimi çekti. Hava alanÕnda köhne yer hizmeti araçlarÕ vardÕ. Çekici olarak yaygÕn olarak eski/yeni traktörler kullanÕlÕyordu. SÕnÕr polisinin tavrÕ/görünümü köhne, eski alÕýkanlÕklarÕnÕ sürdüren bürokratik bir kültürün varlÕüÕnÕ sürdürdüüünü

46

Haziran 2011

gösteriyordu. Onun dÕýÕnda insanlar son derece sevecen ve kibardÕ. Delhi hava alanÕnda birkaç saat geçirdikten sonra Jodhpur uçaüÕna bindim. YanÕmda bir tÕbbi alet ¿rmasÕnÕn sahibi Mr Nikhil ile keyiÀi bir sohbet yaparak yolculuüumuzu tamamladÕk. Jodhpur hava alanÕ küçük, ýirin bir yerdi. HavaalanÕ binasÕ özgün/ tarihi görünüyordu. Etraftaki askeri uçaklara ve askerlere bakÕlÕrsa, askeri bir hava alanÕ olmalÕydÕ. KapÕda bizi karýÕlayan bir ilaç ¿rmasÕnÕn görevlisi daha önce bildirilen otele deüil de yabancÕ konuýmacÕlar için ayarladÕklarÕ ýirin bir otelin uygun olup olmayacaüÕnÕ -kibarca otelimizin deüiýtirildiüini belirtiyordu- sordu. Sonuçta misa¿rdik, tabiî ki kabul

TapÕnakta Maymunlar Serbestçe DolaýÕyor

ettim. HavaalanÕ otelimize yakÕndÕ, ancak kÕsa yol boyunca görünen manzara Hindistan’Õn öteki yüzünü göstermeye yetiyordu. Yolun kenarÕnda yoüun çöp birikintileri, kalabalÕk, toz, dökük yapÕlar, baüÕrÕýçÕüÕrÕý, araba kornalarÕ, üçtekerli motorsiklet-dolmuýlarÕn gürültüsü, dahasÕ baýÕboý dolaýan inek-boüadana karÕýÕmÕ büyük baý hayvanlarÕ. Sonradan öürendiüime göre, aynen anlatÕldÕüÕ gibi bu hayvanlarÕn dokunulmazlÕüÕ vardÕ. ústedikleri yere gidiyor, yatÕyor, pinekliyorlar, ancak kimse dokunmuyordu. Yoüun tra¿kte dahi olsalar, araçlar etraÀarÕnda dolaýÕyordu. Bu hayvanlar öldüüünde törenle gömüldüklerini duydum. Ancak hiçbir suretle kendilerine do-


NAPCON 2010 Kongresi

Toraks Bülteni kunulmuyor, sütleri saüÕlmÕyor, etleri yenmiyordu. Söylendiüine göre, Hindular büyük baý hayvan eti pek yemiyorlarmÕý, hatta birçoüu vejeteryanmÕý. Ancak büyükbaý hayvanlarÕn süt için, çiftliklerde beslendikleri oluyormuý. Otelimize geldiüimizde ýaýkÕnlÕüÕm biraz daha arttÕ. Otel 1900’lerden kalma taý duvarlara sahip 1-2 katlÕ bitiýik odalardan oluýuyordu. Ancak sevimli bir oteldi. Otelin bahçesi aüaç-bitki ve çiçeklerden oluýuyordu. Bu arada bir ýey daha öürendim, Hindistan’Õn bir çok yerinde (Jodhpur dahil) aüaçlar devamlÕ yeýilmiý. Yani yaprak dökmüyormuý. úlk bahar-sonbahar-kÕý gibi mevsimler yokmuý. MayÕs, Haziran, Temmuz, bazen Aüustos muson yaümurlarÕnÕn yaüdÕüÕ mevsimmiý ve hava aynÕ zamanda çok sÕcak oluyormuý. Eylül’den itibaren hava serinliyor, ancak gündüzleri 25-28ÛC ile geceleri 10-15ÛC civarÕnda oluyormuý. Bu mevsim Mart-Nisana kadar sürüyormuý. NAPCON 2010, birçok kontrastlarÕ ve içeriüi ile ilginç deüiýik bir

Geleneksel Hint Müziüi Çalan Müzisyenler

kongreydi. Kongre mekanÕ, Dr. SN Medical College’in kampüsüydü. Ancak görüntü içler acÕsÕydÕ. Binalar son derece eski, dökük, yollar ve çevre toz-toprak içindeydi. Koleji ve bölümleri daha yakinen görmek istedim, ancak bu mümkün olmadÕ. Kongre için, kimi yerler paravanlarla çevrilmiý, yerlere halÕÀeks ve örtüler serilmiýti. Kongre üç paralel salonda yapÕlÕyordu. Poster sunularÕ için de bir yer ayrÕlmÕýtÕ.

Kongre açÕlÕýÕ 27 KasÕm AkýamÕ A salonunda yapÕldÕ. Bina bir konferans merkezi görünümündeydi. Ancak sÕralar ve duvarlar dökülüyordu. Bu arada salon tÕpkÕ festivallerdeki gibi, bütün duvarlar canlÕ çiçekler, kâüÕtlar ve resimlerle süslenmiýti. AçÕlÕý planlanandan yaklaýÕk 1-1.5 saat sonra baýladÕ. Önemli bir konuk (“Chief guest”) bekleniyordu, bu konuk Rajasthan bölgesinin güvelik kuvvetlerinin komutanÕ bir generaldi. Kongre yöneticileri, diüer davet edilen, konuýan akademisyenler “chief guest”e inanÕlmaz övgüleriltifatlar yaüdÕrÕyorlardÕ. Tam bir üçüncü dünya ülkesi manzarasÕydÕ. Ancak ben daha önce katÕldÕüÕm benzer ülke kongrelerini de hesaba katarsam ilk defa görüyordum ve manzara çok yadÕrgatÕcÕydÕ. AçÕlÕý neredeyse üç saat kadar sürdü. Kongreyi düzenleyen “Indian Chest Society (ICS)” ile Hindistan “National College for Chest Physicians (NCCP)” yöneticileri, kongre organizasyon komitesi, önemli bulunan ýahÕslar defalarca konuýtular. Bu arada herkes birbirine defalarca ödüller verdi. Seremoniler yapÕldÕ, adeta

Kent Merkezinden, Jodhpur, Rajasthan, Hindistan

Haziran 2011

47


NAPCON 2010 Kongresi baýÕmÕz döndü. Derken törenin sonunda “international delegates” olarak ATS adÕna Monica Craft, eski ERS baýkanlarÕndan Marc Zelter ile Almanyadan Axel Kemp ve beni de davet edip bize de birer buket çiçek sundular. Uzun bir seromoniden sonra nihayet tören bitti. Fon müziüi dÕýÕnda herhangi bir gösteri veya müzik konseri yoktu. 28 KasÕm’da kongre baýladÕ. Neredeyse birçok kongrede görüldüüü gibi katÕlÕmcÕlarÕn çoüu ilaç ¿rma standlarÕnÕ dolaýÕyorlardÕ. Salonlarda katÕlÕm 50-60’Õ pek geçmiyordu. YaklaýÕk 3000 delegenin katÕldÕüÕ söyleniyordu. Yani kongreye devam yüzde ondan azdÕ. Bu arada kongre mekanÕ adeta ilaç ¿rmalarÕnÕn reklam panolarÕ ve ilanlarÕnÕn istilasÕna uüramÕýtÕ. Salonlar dahil her tarafta yoüun bir ilaç ¿rma a¿ýi ve reklamÕ vardÕ. Bu konuda herhangi bir kural görünmüyordu. Kongrenin kimi oturumlarÕ çok vasattÕ ve konuýmacÕlar zamana uymuyordu. OturumlarÕn 08:30’da baýlanacaüÕ söyleniyordu, ancak 09:00’dan önce baýlamÕyordu. Kimi oturumlarda da geç baýlasa da, zamana keskin bir ýekilde uyuluyordu. Çünkü sunum bilgisayarlarÕ konuýmalarÕnÕ kesiyordu. Kongre

Büyük Baý HayvanlarÕ Heryerde

48

Haziran 2011

dili úngilizceydi. Zaten kongredeki her türlü diyalog-konuýma-sunu úngilizceydi. Belki delegeler kendi aralarÕnda zaman zaman Hint dilinde konuýuyorlardÕ. Hindistan’da yetiýen akademisyenlerin úngilizcelerini anlamak zordu. Ancak kimi konuýmacÕlar kusursuz úngilizce konuýuyor ve güzel sunumlar yapÕyorlardÕ. BunlarÕn hemen hepsi ABD ve úngiltere gibi ülkelerde eüitim görmüýlerdi. Kongrenin bilimsel düzeyi de konuýmacÕlarÕn niteliklerine baülÕ olarak deüiýkenlik gösteriyordu. Kongredeki olumsuz havanÕn ve düzeydeki düýüklüüün tersine akýam yemekleri mükemmeldi. 28 KasÕm akýamÕ, Jodhpur’da Maharaja’lara ait bir sarayÕn bahçesinde yemek düzenlenmiýti (Hindistan demokrasiye geçmesine raümen, Maharaja’lar eski mal ve mülklerine sahipti, siyaset ve yönetimde aüÕrlÕklarÕ olmasa da zengin bir yaýam sürdürüyorlardÕ. Sahip olduklarÕ saray vb. mekanlarÕ da çeýitli amaçlarla kiraya vs veriyorlarmÕý). Giriýte erkeklerin baýÕna Hint SarÕüÕ (Turban) baülandÕ. Yemek mekanÕ rengarenk ÕýÕklar, çiçekler ve aüaçlarla süslenmiýti. Çeýitli dans gruplarÕ ve sanatçÕlar konserler verdiler. TÕpkÕ bizdeki gibi

Toraks Bülteni yemek alanÕnda açÕk büfe yemekler hazÕrlanmÕýtÕ. Sofra çok zengindi. Hint yemekleri çok lezizdi. Yoüun baharat kullanÕlmasÕ bile rahatsÕz etmiyordu. Çok keyiÀi bir akýam yemeüi geçirdik. 29 KasÕm akýamÕ da bir baýka açÕk tesiste akýam yemeüi verildi. úlki kadar renkli deüildiyse de yine de yiyecekler muhteýemdi. Otelimiz biraz kent merkezinin dÕýÕnda yer aldÕüÕ için Jodhpur’u çok ayrÕntÕlÕ göremedim. Ancak bir gün öüleden önce Marc Zelter ve Axel Kempa ile birlikte eski kent merkezine, “old market”e gittik. Manzara inanÕlmazdÕ. Yoüun bir gürültü, kalabalÕk, sÕkÕýÕklÕk, tra¿k, toz, pislik, araç egzoz dumanÕ, sokaklarda hayvan pisliüi, sinek bulutlarÕ... únsan gerçekten hareket etmekte zorlanÕyordu. M. Zelter defalarca Hindistan’da bulunmuýtu, onun için deneyimliydi. O’nun rehberliüinde biraz kent merkezini, baharat dükkanlarÕnÕ gezdik. AlÕý-veriý yapmak bile çok zordu. Eski çarýÕlar oldukça tarihiydiler. Küçük küçük dükkânlar ve iýyerlerinden oluýuyordu. Birgün de Magaresh Fort denen Jodhpur’un ihtiýamlÕ kalesine gittik. Gerçekten ilginç ve etkileyici bir kaleydi. Bir öüle sonrasÕ da bir Hindu tapÕnaüÕna ve etrafÕndaki tarihi yapÕlarÕ görmeye gittik. Oldukça ayrÕntÕlÕ, ilginç süslemeleri ile görkemli yapÕlardÕ. AsÕl ýaýÕrtan, etrafta gruplar halinde, aüaçtan aüaca, yapÕlarÕn üzerlerinde dolaýan, atlayan maymun sürüleri idi. Hindistan kendine özgü özelliklerifarklÕlÕklarÕ barÕndÕran, her ýeyiyle oldukça etkileyici, mutlaka görülmesi gereken bir ülke. Bu baülamda, kesinlikle yakÕn iletiýim kurulmalÕ. TTD olarak birlikte nasÕl bir iýbirliüi kurabiliriz, neler yapÕlabilir, bizim için nasÕl bir potansiyel içeriyor bu zamanla anlaýÕlabilir.


Toraks Bülteni

Ümit Aydo½muÁ’un Çizgileriyle…

Dr.Ümit Aydoümuý TTD Üyesi umitbile@yahoo.com

Ümit Aydo½muÁ’un Çizgileriyle…

Haziran 2011

49


Dr. Erhan Ekinci’ye Dair…

Toraks Bülteni

Dr. Öner Dikensoy TTD Üyesi dikensoy@yahoo.com

Dr. Erhan Ekinci’ye dair… bunu Erhan Hoca istediüi için deüil kendi isteüimle yaptÕüÕma inandÕramamÕýtÕm. Oysaki ben bunu Erhan Hoca’ya anlattÕüÕmda “Yapma ya Oscar Wilde senin saçlarÕn gerçekten uzun mu?” únsan hayatÕnda istisna dönemler diye yanÕt vermiýti. Tabi bu durum vardÕr: Geçmiýte yaýananlar, baýazaman zaman aramÕzda baýka ilginç rÕlar, akÕlda kalan anÕlar dile getiridiyaloglara da sebep oluyordu. Bir lir. Birlikte yaýanÕlanlardan kesitler keresinde klinikle ilgili planlama yaaktarÕlÕr. úýte emeklilik yaýamÕn bu parken çok ciddi bir ýekilde “Öner evrelerinden biridir. Mutlu olunmasen askerlik yaptÕn mÕ?” diye sorsÕ gereken, ancak hüznün mutluluüu duüunda hiç düýünmeden ona “YabastÕrdÕüÕ ilginç duygu dalgapÕyorum ya hocam!” demiýlanmalarÕnÕn yaýandÕüÕ döOrta Doüunun MD Anderson benzeri tim. úlk anda yüzünde oluýan nemlerdir. ýaýkÕnlÕk sonrasÕ ikimizi de kanser teýhis ve tedavi merkezi haline gülme krizi tutmuýtu. Erhan Hoca Gülhane Askeri

“HakkÕmda konuýulmasÕndan deüil konuýulacak bir ýey olmamasÕndan korkarÕm”

TÕp Akademisinde baýlayan akademik hayatÕna 13 Mart 2011 itibari ile nokta koydu. Her ne kadar nokta koymak terimi Erhan Hoca ile uyumlu görünmüyor olsa da onu tanÕyanlar çok iyi biliyorlar ki sahip olduüu enerji ve birikimi mutlaka baýka alanlarda deüerlendirmeye devam edecektir.

getirmek en büyük hayaliydi. Bu amaçla 100 yataklÕ bir Onkoloji Hastanesi’ni kanser savaý vakfÕndan uzun süreliüine kiralayarak kÕsa sürede çalÕýÕr hale getirdi. Gaziantep’te ilk defa içinde son teknoloji cihazlarÕn bulunduüu bir radyoterapi ünitesi kurdu. AynÕ dönemlerde Türkiye’de PET-BT yi ilk alan hastanelerden biri olduk.

Burada sizlere tanÕdÕüÕm iki farklÕ Erhan Ekinci’den bahsetmek istiyorum. Birincisi, hocam olan Erhan Ekinci. Kendisi ile tanÕýmam ilk körfez krizi zamanlarÕnda yani 1990 yÕlÕ baýlarÕnda úzmit’te saülÕk ocaüÕnda çalÕýtÕüÕm sÕralarda aldÕüÕm bir telefon konuýmasÕ ile oldu.

50

Haziran 2011

Bu konuýmanÕn ardÕndan önümdeki ihtisas döneminde ilginç bir sürecin içinde olacaüÕmÕ hissetmiýtim. KarýÕmda kendisinden son derece emin, biraz sert ve çok kararlÕ bir ses tonu vardÕ. Göüüs HastalÕklarÕ ihtisasÕm boyunca ve birlikte olduüumuz baýka platformlarda bu ilk yargÕmÕn ne kadar doüru olduüunu anlama ýansÕm oldu. Kendisi bilindiüi gibi asker geçmiýi olan ve hayatÕnÕn her aýamasÕnÕ son derece disiplinli ya-

ýayan birisidir. úlk bakÕýta kendisini çok iyi tanÕmayanlar için özellikle bu yönü daha bariz fark edildiüinden olsa gerek asistanlÕüÕm sÕrasÕnda ilginç anÕlarÕm oldu. Bir keresinde saçlarÕmÕ her zamankinden daha kÕsa kestirmem etrafta yoüun bir dedikoduya yol açmÕý arkadaýlarÕmÕ

Dört yÕl boyunca dolu dolu bir eüitim dönemim oldu. ÇalÕýma yapma uüruna dolaýmadÕüÕmÕz fabrika, dolaýmadÕüÕmÕz dispanser ve okul kalmadÕ. Günlerce süren bu dönemlerde önce verileri toplar daha sonra orduevinde buluýur, hocanÕn meýhur hesap makinesiyle istatistiklerini yapar ardÕndan makaleyi yazÕp son halini verirdik. Bu dönemlerin benim için anlamÕ bir asistan olarak akademisyenliüe hazÕrlÕk ve bedava yemek demekti. O dönemlerde henüz bilgisayar ve internet bugünkü kadar yaygÕn deüildi. Yani araýtÕrma yapmak ve yazÕ yazmak bu güne kÕyasla çok


Toraks Bülteni daha zordu. Buna raümen ihtisasÕm bittiüinde Ayten Filiz hocamÕn da katkÕlarÕyla yirmi civarÕnda yayÕnlanmÕý çalÕýmam vardÕ. Bilgisayar yoktu demiýtim. Henüz çok az kiýide DOS altÕ çalÕýan AMúGA bilgisayarlarÕn olduüu bir dönemdi ama hoca bilgisayar öürenmemizin çok önemli olduüunu ve bize çok büyük avantaj saülayacaüÕnÕ düýünüyordu. Bu nedenle haftada 2-3 gün tüm klinik hocanÕn arabasÕna dolar ve bilgisayar kursuna giderdik. Tüm klinik derken topu topu dört kiýiydik. Erhan hoca, Ayten hoca, Didem ve ben. Akademik anlamda hocamdan öürendiüim birçok ýeyin arasÕnda kulaüÕma küpe olan ve bir akademisyen için çok önemli olduüunu düýündüüüm iki önemli prensip var: “Asla ani karar vermemelisin çünkü öfkeyle kalkan zararla oturur.” ve “Kendine yapÕlan yatÕrÕm en iyi yatÕrÕmdÕr.” TanÕdÕüÕm ikinci Erhan Ekinci ise yönetici olan Erhan Ekinci idi. AsistanlÕüa ilk baýladÕüÕmda kendisi hastanemizin kurucu baýhekimiydi. O zamanlar eski verem hastanesinden dönüýtürülmüý bir binayÕ hastane olarak kullanÕyorduk. Kendisine olan güveni bu alanda çok daha fazlaydÕ. Amiyane tabirle cevval bir baýhekimdi. ZamanÕnÕn önemli bir kÕsmÕnÕ yeni kurulmakta olan ve bu nedenle birçok eksiüi olan üniversite hastanesinin geliýtirilmesi ile ilgili konulara ayÕrÕyordu. Bir kaç kez baýhekimlik yaptÕ ve son olarak da rektörlük görevinde bulundu.

Dr. Erhan Ekinci’ye Dair… zeri kanser teýhis ve tedavi merkezi haline getirmek en büyük hayaliydi. Bu amaçla 100 yataklÕ bir Onkoloji Hastanesi’ni kanser savaý vakfÕndan uzun süreliüine kiralayarak kÕsa sürede çalÕýÕr hale getirdi. Gaziantep’te ilk defa içinde son teknoloji cihazlarÕn bulunduüu bir radyoterapi ünitesi kurdu. AynÕ dönemlerde Türkiye’de PET-BT yi ilk alan hastanelerden biri olduk. Kanser merkezi yanÕnda ABD’deki yoüun bakÕmlara eý deüer bir Dahili Yoüun BakÕm Ünitesi kurdu. Yoüun bakÕm ünitesi ülkenin birçok hastanesinden gelen uzmanlarca bizzat ziyaret edilip örnek alÕndÕ ya da örnek gösterildi. Bu ünitenin baýÕna ise Türkiye’deki nadir yoüun bakÕm uzmanlarÕndan biri olan Dr. Nevin Uysal’Õ tabiri caizse transfer etti. Gaziantep Üniversitesi Dahili Yoüun BakÕm Ünitesi’nde üç yÕl içinde bir çok hastaya son derece iyi bir yoüun bakÕm hizmeti verilmesinin yanÕ sÕra birçok branýtan çok sayÕda araýtÕrma görevlisi, hemýire

ve teknisyen yetiýip Türkiye’nin dört bir yanÕna daüÕldÕlar. Rektör olduüu dönemlerde nerdeyse uykusunda bile problem çözmekle uüraýtÕüÕna emin olduüum Erhan HocayÕ yönetici olarak ön plana çÕkaran en önemli özelliüi ise iýine siyaseti karÕýtÕrmadan, herkese eýit mesafede durmaya ve kimsenin hakkÕnÕ yememeye özen göstermesiydi. Her ne kadar emekliye ayrÕlmÕý olsa da daha uzun yÕllar birçok platformda sÕk sÕk birlikte olacaüÕmÕzÕ biliyor ve kendisine bundan sonraki hayatÕnda her ýeyin dilediüince olmasÕnÕ her ýeyden önemlisi saülÕklÕ ve mutlu bir hayat diliyorum. Son olarak itiraf etmeliyim ki bu yazÕyÕ yazarken beni en çok zorlayan yazÕyÕ istenen uzunlukta (maksimum 5000 vuruý) tutabilmek için verdiüim çaba oldu. Emekli olancaya kadar daha ne kadar çok çalÕýmam gerektiüini düýünüp endiýelenmekten kendimi alÕkoyamadÕm.

Dört yÕllÕk rektörlük döneminde üniversitemize ve hastanemize çok sayÕda modern binalar kazandÕrdÕ. Suriye ve diüer komýu ülkeler ile saülÕk konusunda iýbirliüi yapmak ve Gaziantep Üniversite Hastanesini Orta Doüunun MD Anderson benHaziran 2011

51


Dr. Ertürk Erdinç’e Dair…

Toraks Bülteni

Dr. Mehmet PolatlÕ TTD Üyesi mpolatli@adu.edu.tr

Dr. Ertürk Erdinç’e dair… Göüüs hastalÕklarÕ uzmanlÕk alanÕna ve Türk Toraks Derneüi’ne yapmÕý olduüu katkÕ ve emekleri yanÕ sÕra kiýiliüi ile her zaman saygÕ ve sevgi ile anÕlan Prof. Dr. Ertürk Erdinç hocamÕz bu yÕl emekliye ayrÕldÕ. úzmir’in Karaburun ilçesinin bir sahil beldesi olan Mordoüan’da 1944 yÕlÕnda doüan hocamÕz, Ege Üniversitesi TÕp Fakültesini 1968’de bitirdikten sonra aynÕ üniversitede Göüüs HastalÕklarÕ ihtisasÕna baýlamÕý, 1972’de Göüüs HastalÕklarÕnda uzman, 1977’de Doçent ve 1988’de Profesör olmuýtur. úyi bir hekim olmasÕnÕn ötesinde ayÕrÕm gözetmeden çevresine kar-

52

Haziran 2011


Toraks Bülteni

Dr. Ertürk Erdinç’e Dair… Sevdiüin Kadar Sevilirsin

ýÕ sonsuz sevgi, saygÕ ve hoýgörüsü olan, karýÕsÕndakini anlayan güvenilir bir dosttur Ertürk hoca. Eüitim döneminden itibaren toparlayÕcÕ ve lider kiýiliüini Türk Toraks Derneüi çatÕsÕnda da sürdürmüýtür. Türk Toraks Derneüi’nin tüzük hazÕrlÕüÕ, TTD úzmir ûubesi BaýkanlÕüÕ, KOAH ÇalÕýma Grubu BaýkanlÕüÕ, Etik Kurul BaýkanlÕüÕ ve Denetleme Kurulu BaýkanlÕüÕ gibi bir çok görevde bulunmuýtur. KOAH ile ilgili hekim ve

hasta eüitim materyallerinin oluýturulmasÕnda hepimize örnek olmuý, KOAH alanÕnda önemli eksikliüi hissedilen bu eserlerin kÕsa sürede sonuçlanmasÕnda belirleyici rol oynamÕýtÕr. Can Yücel’den iki ýiiri sizlerle paylaýÕrken, Ertürk hocamÕza mesleüimize ve meslektaýlarÕna yaptÕüÕ katkÕ ve emekleri için en içten saygÕ ve teýekkürlerimizi sunarÕz.

Her ýey sende gizli Yerin seni çektiüi kadar aüÕrsÕn KanatlarÕn çÕrpÕndÕüÕ kadar ha¿f Kalbinin attÕüÕ kadar canlÕsÕn Gözlerinin uzaüÕ gördüüü kadar genç Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü Ne renk olursa olsun kaýÕn gözün KarýÕndakinin gördüüüdür rengin YaýadÕklarÕnÕ kar sayma YaýadÕüÕn kadar yakÕnsÕn sonuna Ne kadar yaýarsan yaýa Sevdiüin kadardÕr ömrün Gülebildiüin kadar mutlusun Üzülme, bil ki aüladÕüÕn kadar güleceksin SakÕn bitti sanma her ýeyi; Sevdiüin kadar sevileceksin Ay ÕýÕüÕndadÕr sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldÕüÕn kadar ona yakÕnsÕn Unutma yaümurun yaüdÕüÕ kadar ÕslaksÕn Güneýin seni ÕsÕttÕüÕ kadar sÕcak Kendini yalnÕz hissettiüin kadar yalnÕzsÕn Ve güçlü hissettiüin kadar güçlü Kendini güzel hissettiüin kadar güzel úýte budur hayat, iýte budur yaýamak Bunu hatÕrladÕüÕn kadar yaýarsÕn Bunu unuttuüunda aldÕüÕn her nefes kadar üýürsün; Ve karýÕndakini unuttuüun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandÕüÕ kadar güzeldir kuýlar ötebildiüi kadar sevimli Bebek aüladÕüÕ kadar bebektir Ve her ýeyi öürendiüin kadar bilirsin Bunu da öüren; Sevdiüin Kadar Sevilirsin En Uzak Mesafe En Uzak mesafe ne Afrika’dÕr Ne Çin, Ne Hindistan, Ne Seyyareler, Ne yÕldÕzlar geceleri ÕýÕldayan... En uzak mesafe iki kafa arasÕndaki mesafedir birbirini anlamayan... Haziran 2011

53


Dr. Gültekin Tibet… Dr. Onur Fevzi Erer TTD Üyesi onurerer@yahoo.com

Toraks Bülteni

Dr. Serir Özkan TTD ¾zmir Àube BaÁkan¿ aktogu@yahoo.com

Dr. Gültekin Tibet… Gültekin Tibet, 26 Haziran 1945 tarihinde Kastamonu’da doüdu. úlkokulu Hakkari ve ÇankÕrÕ’da, ortaokul ve liseyi Kastamonu ve Ankara’da okudu. 1971 yÕlÕnda Ankara Üniversitesi TÕp Fakültesi’ni bitirdikten sonra kÕsa bir süre serbest ça-

lÕýtÕ. 2 MayÕs 1972 - 31 Ekim 1973 tarihleri arasÕnda Samsun ve ústanbul‘da askerlik görevini tamamladÕ. úki yÕla yakÕn bir süre Adana PozantÕ ilçesinde hükümet tabipliüi görevini sürdürdükten sonra 16 Eylül 1975’de úzmir Dr. Suat Seren Göüüs Has-

talÕklarÕ ve Cerrahisi Eüitim ve AraýtÕrma Hastanesinde göreve baýladÕ. 30 Nisan 1980 tarihinde baýasistan, 4 Ekim 1982 tarihinde ûef YardÕmcÕsÕ, 22 Mart 1985 tarihinde Baýhekim YardÕmcÕsÕ ve 19 Eylül 1991 tarihinde Klinik ûe¿ unvanlarÕnÕ aldÕ. AynÕ hastanede 20 Eylül 2001 - 21 Mart 2003 tarihleri arasÕnda Baýhekim olarak görev yaptÕ. Evli ve iki çocuk babasÕ olan hocamÕz 35 yÕlÕ úzmir Dr. Suat Seren Göüüs HastalÕklarÕ ve Cerrahisi Eüitim ve AraýtÕrma Hastanesinde olmak üzere, toplam 39 yÕl hizmet vererek 28.6.2010 tarihinde 7. Servis Klinik ûe¿ ve Koordinatör ûef olarak görevini tamamladÕ ve emekli oldu. Tüm çalÕýma hayatÕ boyunca hastalarÕ, aynÕ hastanede çalÕýan tüm personel, hemýire, asistan ve çalÕýma arkadaýlarÕ tarafÕndan çok sevilen, yardÕma ihtiyacÕ olan herkese bir baba sevecenliüi ile yaklaýÕp sorun çözmede ki ustalÕüÕ ile destek vermiý olan, her zaman çok nazik sevgili hocamÕza emeklilik döneminde saülÕklÕ ve huzurlu günler diliyoruz.

54

Haziran 2011


Toraks Bülteni

Dr. Gülsüm Karagül TTD Üyesi drkardelen_07@hotmail.com

Gülsüm’ün Objektiænden…

Haziran 2011

55


J. D. Hardy’den F. Alican’a

Toraks Bülteni

Dr. Cemal AsÕm Kutlu TTD Üyesi cakutlu@turk.net

J. D. Hardy’den F. Alican’a: “Neden Geri Gelip Bizimle Çal¿Ám¿yorsun?” Jackson, Mississippi, 1963 yÕlÕndayÕz. Ömür boyu hapis yatacak bir kiýide saptanan akciüer tümörü nedeniyle nakil yapÕlmasÕna karar verilmiýti. Çünkü altta yatan KOAH nedeniyle rezeksiyon yapÕlmasÕ mümkün gözükmüyordu. Ve hasta, giriýim sorunsuz giderse cezasÕnda indirim yapÕlacaüÕ sözüyle öneriyi kabul etti. úlk akciüer nakli bu ýekilde gerçekleýtirildi ve hasta 18 gün yaýatÕlabildi. Hardy hastasÕnÕ kaybettikten birkaç gün sonra yakÕn dostu ve önceki iki yÕlda bu konuya yoüun ilgi göstermiý arkadaýÕ Fikri Alican’a bir mektup gönderdi. “Sevgili Fikri, Gazetelerden görmüý olabileceüin gibi 3 hafta önce bir akciüer nakli yaptÕm. Müebbet hapise mahkûm, genel durumu bozuk ve kronik böbrek hastalÕüÕ olan birini seçtik. Hasta onsekiz gün yaýadÕ ve üremiden öldü. Öldüüü zaman akciüer gayet iyi durumdaydÕ ve çalÕýÕyordu. Akciüer üzerinde geniý araýtÕrmalar yaptÕk ve fotoüraflar çektik. Sana onlardan bir dizi göndereceüim. Neden geri gelip bizimle çalÕýmÕyorsun?” Alican bu operasyonda Hardy’nin yanÕnda deüildi belki ama klinik uygula-

56

Haziran 2011

ma aýamasÕna gelinceye kadar Hardy ile birlikte yoüun bir çalÕýma dönemi geçirmiýti. Akciüer nakli ile ilgili birçok sorunun cevaplarÕnÕ bu dönemde bulmuýlar ve teknik sorunlarÕn çözülmesine büyük mesafeler kat etmiýlerdi. Operasyon, bir insanÕn nakil edilen bir akciüerle yaýayabileceüini gösterdiüi için büyük bir adÕm sayÕlÕr. Bu tarihi giriýimin baý aktörü J. D. Hardy, operasyonun hemen ardÕndan ústanbul’da okumuý genç bir doktoru yanÕnda çalÕýmaya ve araýtÕrmalarÕ daha da ilerletmeye çaüÕrÕyordu. Bu yazÕ birçoüumuzun adÕnÕ belki hiç duymadÕüÕ, pek azÕmÕzÕn tanÕdÕüÕ ve belki hiçbirimizin öyküsünü bilmediüi bu doktora daha yakÕndan bakabilmek amacÕyla yazÕldÕ. Mektubun birkaç yÕl öncesine dönüyoruz: ústanbul TÕp Fakültesi Genel Cerrahi Bölümü’nde ve 1960 yÕlÕndayÕz. Alican’Õ genç, çalÕýkan ve hevesli bir cerrah olarak görürüz. Bir gün kliniüin kütüphanesinde “Pathophysiology of Surgery” adlÕ bir kitap bulur ve bu kitaptan çok etkilenir. KitabÕn editörü o zamana kadar adÕnÕ duymadÕüÕ AmerikalÕ bir cerrahtÕr: J. D. Hardy. YÕllar sonra bir davete cevaben yazdÕüÕ ve o yÕllarÕ özetleyen bir mektubunda ýöyle demektedir: “Hardy’i keýfettiüim zaman; yÕl

1960’dÕ, ústanbul, Türkiye’de beýinci yÕl asistanÕydÕm. Çok uzak bir ülkede olmama raümen “O” görülebilir biriydi”. KÕsa bir süre sonra birlikte çalÕýtÕüÕ yakÕn arkadaýÕ Ergün Sabar, bir araýtÕrmacÕ pozisyonu için Hardy’ye baývurduüunu, neden kendisinin de yazmadÕüÕnÕ sorar. Alican bu baývurudan çok ümitsizdir: “Yahu Hardy bizi almaz ki” der. Sabar’Õn verdiüi cevap aynÕ gün ona da bir baývuru mektubu yazdÕrÕr: “Almazsa almaz, yazmakla ne kaybederiz?” Aradan iki hafta geçer ve Hardy, Alican’Õn mektubuna cevap verir. Bu mektupta “klinik uygulamalÕ cerrahi araýtÕrmalar için yetiýtirmek amacÕyla…” Alican’Õ kliniüine kabul ettiüini yazar ve devam eder; “…biz size mesleüiniz için temel olacak bir deneyim kazandÕrabiliriz, siz de bize Türkiye’deki tÕpla yürekten bir iliýki saülayabilirsiniz”. Bu cevap üzerine gerekli formaliteler hÕzla tamamlanÕr, Üniversite’den aldÕüÕ iki yÕllÕk izinle ve babasÕnÕn aldÕüÕ sadece gidiý bileti ile Alican bir Aüustos sabahÕ sabaha karýÕ 5’de Mississippi’nin baýkenti Jackson’a gelir. Hardy ile ilk olarak “Endotoksin ûoku” üzerinde çalÕýmaya baýlar. Köpeklerde ýok yaratÕp, karÕn organlarÕnÕn lenfatik akÕmÕnÕ incelemektedir.


Toraks Bülteni Günleri kütüphaneyle köpek laboratuarÕ arasÕnda geçmeye baýlar. Bu, o tarihe kadar araýtÕrÕlmamÕý olan bir konudur. ÇalÕýmalar ilerledikçe haftada birkaç kez Hardy ile bir araya gelip sonuçlarÕ tartÕýmaya baýlarlar. AltÕ ay sonra Hardy, Alican’Õn ¿zyoloji masteri yapmasÕnÕ ister ve onu dönemin Fizyoloji Bölüm BaýkanÕ Arthur C. Guyton’a takdim eder. Guyton baýlangÕçta pek gönüllü gözükmemekle beraber, Hardy’nin referansÕyla Alican ile çalÕýmayÕ kabul eder ve “Endotoksin ûokunun Pato¿zyolojisi Üzerine ÇalÕýmalar” master tezinin konusu olarak seçilir.

J. D. Hardy’den F. Alican’a larÕna ise metotreksat ve azatioprin verirler ve yaklaýÕk bir ay yaýamalarÕnÕ saülarlar. úlk yÕlÕn sonunda “Research Associate” olur. ArtÕk tüm ülkede toplantÕlara katÕlacak ve bildiriler sunacak kadar çalÕýmalarÕ ilerlemiýtir. Sonuçta Alican iki yÕlÕn sonunda iki adet doçentlik tezi ile memlekete döner ve “Akciüer Nakli”ni doçentlik tezi yapmaya karar verir.

rÕnÕn daha bir süre alacaüÕ öngörüsü ile Alican yurda dönmek ister ve 1965 yÕlÕnda Hardy’nin muhalefetine raümen Jackson’daki iýini bÕrakÕr. Bu kararla Alican’Õn organ nakli öyküsü belki eksen deüiýtirmiýtir ama içinde yanan ateý sönmemiýtir. Bunu nereden biliyoruz? ArdÕndan geçen yÕllara raümen neler dediüini, neler yazdÕüÕnÕ bildiüimiz için.

Bilindiüi gibi Hardy toplam üç adet akciüer nakli yapmÕýtÕr. úlkini kaçÕran Alican, ardÕndan aldÕüÕ davetin deüeri ve cazibesi ile tekrar Jackson’a

AralÕk 1969’da, Hardy, Thomas Shields’e bir mektup gönderir. AnlaýÕlmaktadÕr ki, Shields bir kitap hazÕrlamaktadÕr ve Hardy’nin “Akciüer Nakli” bölümünü yazmasÕnÕ istemektedir. Hardy’nin cevaben yazdÕüÕ mektup ýöyledir:

Jackson’a geldiüi ilk aylarda bir gün Hardy, Demikhov’un yaptÕüÕ araýtÕrmalardan, özellikle damar anastomozlarÕndan söz etmiý ve “Bir köpeüin kafasÕnÕ deüiýtirebilir misin?” diye sormuýtur. Bundan cesaret alan Alican da boý zamanlarÕnda böyle bir operasyon yapmaya çalÕýÕr, sonuçlarÕ Hardy ile paylaýÕr. Yine bir gün Hardy “Yeterince idman yaptÕn, bir yandan ýok çalÕýmalarÕnÕ sürdürürken bir yandan da akciüer nakli deneylerine baýlayabiliriz” der ve hemen ardÕndan çalÕýmaya baýlarlar. úlk operasyonlarda Hardy ve Alican birlikte ototransplantasyon yaparlar ve kÕsa bir süre sonra operasyon tekniüi yerleýir. Alican diüer çalÕýmalarÕnÕn yanÕ sÕra günde iki operasyon yapmaya baýlar. úlerleyen günlerde, birçok sorunun sanÕldÕüÕ gibi ¿zyolojik temeli olmadÕüÕnÕ, temel sorunun cerrahi teknik olduüu ortaya çÕkar. ArdÕndan allotransplantasyon yapmaya baýlarlar. Bu köpekler ilk günlerde iyi olmalarÕna raümen ortalama bir hafta içinde kaybedilirler. BazÕ-

“Sevgili Tom,

geri döner ve ikinci ve üçüncü nakilde Hardy’ye asiste eder. Teknik çalÕýmalar daha da ilerler ve hemen hemen bugün klinikte yapÕlan bütün cerrahi yöntemlerin temeli o yÕllarda atÕlÕr. Özellikle “Çift TaraÀÕ ArdÕýÕk Akciüer Nakli” tekniüi bugün için dahi güncelliüini koruyan önemli bir tekniktir. O dönem bu teknik “Çift TaraÀÕ Tek Akciüer Nakli” olarak isimlendirilmiýtir. Alican sadece akciüer nakli ile ilgili deüil, o dönemde yoüun ýekilde karaciüer nakli ile ilgili de çalÕýmalar yapmÕýtÕr. Klinik baýa-

Sekreterlerimden birinin isteüim üzerine, yakÕn zamanda cevap verilecek olarak sakladÕüÕ mektubunu buldum. Söylediüim gibi, senin Genel Göüüs Cerrahisi adlÕ kitabÕndaki bölüme katkÕda bulunmak beni mutlu edecektir. Senden isteüim, Fikri Alican’Õn yardÕmcÕ yazar olarak çalÕýmasÕna izin vermendir. Literatürden bilebileceüin gibi, akciüer nakli alanÕna devasa katkÕlarÕ olmuýtur. Benim adÕmÕn birinci isim olmasÕ isteüini dikkate alÕyorum ama seni temin ederim ki, Dr. Alican’Õn katkÕsÕ en az benimki kadardÕr. Tatil mevsimi için en iyi dileklerimle” Shields bir baýka mektubunda belirttiüi gibi kitabÕnÕ 1971 yÕlÕna yetiýtiremez ama kitabÕn ilk baskÕsÕ 1972 yÕlÕnda piyasaya çÕkar. Kitap, benim üzerimdeki emeüini ve etkisini bu satÕrlar, bu dergi ve daha pek çok Haziran 2011

57


J. D. Hardy’den F. Alican’a hacimde anlatamayacaüÕm deüerli Mü¿d Ölçmen’in kitabÕdÕr. AramÕzdan ayrÕlÕýÕndan kÕsa bir süre sonra, 2001 yÕlÕnda, bana eýi Aysun Ölçmen tarafÕndan “Eüer kÕzlardan biri göüüs cerrahÕ olursa geri vermek üzere” hediye edilmiýtir. AslÕnda yÕllar sonra birinci baskÕsÕnÕ edindiüim bu kitabÕn ikinci baskÕsÕnÕ, 1987 yÕlÕnda baýladÕüÕm ihtisasÕmÕn ilk aylarÕnda almÕý ve Alican’Õn adÕnÕ ilk kez bu baskÕdaki Akciüer Nakli Bölümü’nde görmüýtüm. Yine de bizim öykümüzün Alican’la kesiýmesinden bahsetmek için bir sürenin daha geçirmemiz gerekecek.

Ama iýler düýündüüümüz gibi gitmiyor. úlk köpek kanamadan kaybediliyor, ikinci köpek kanamadan kaybediliyor ve üçüncü köpek yine kanamadan kaybediliyor. Broný ve arter anastomozlarÕnÕ yapÕyoruz ama atrium anastomuzunu bir türlü beceremiyoruz. Mü¿d Aüabey’in isteüiyle her operasyondan sonra operasyonu ve performansÕmÕzÕ anlatan geniý bir rapor yazÕp kendisine veriyorum. Biraz da neler düýünüp, hissettiüimizi yazÕyorum kaçÕnÕlmaz olarak. Ertesi gün, ”Dün yine çok hislenmiýsin” diye benimle dalga geçiyor, çok bozuluyorum. Ekip büyük bir moral çöküntüsü içinde, ne yapabiliriz diye düýünüyoruz.

kileniyoruz görüntüden. AnlatÕyoruz derdimizi, sorunlarÕ, ne yapmamÕz gerektiüini. úlk soru: ”ÇalÕýmanÕzÕn bütçesi ne kadar?”, ûaýÕrÕyoruz, ne bütçesi? “Bizim bir bütçemiz yok” diyoruz sÕkÕlarak. Diyemiyoruz ki, köpekleri kendi paramÕzla aldÕüÕmÕz mamalarla ve paramÕz olmadÕüÕnda da hastanenin baý aýçÕsÕndan rica, minnet aldÕüÕmÕz kemiklerle besliyoruz. “Yahu bütçesiz çalÕýmamÕ olur?” diyor gülerek. YaklaýÕk iki saatini ayÕrÕyor bize, uzun uzun sohbet ediyoruz. ÇÕkarken “Ehliyetimi gördünüz mü?” diye soruyor, “O belgeyle yÕllardÕr cerrahi yapÕyorum burada. Kimse baýka bir serti¿ka istemedi Cerrahi ýimdiye kadar” diyor. Düýünüyorum kendi kendime: ”Eüer sen Fikri “Bir akýam bize katÕlÕr mÕsÕnÕz? Tüm Alican olursan bisiklet sürme arkadaýlar çok mutlu oluruz” diyorum. ehliyeti yeter, artar bile”. Bize çok yeni basÕlmÕý bir kitabÕnÕ Diyorum ama ben bile ýaýÕrÕyorum nasÕl hediye ediyor, baýlÕüÕ “Transböyle bir ýey söylediüime. “HayÕr” diyor, plantasyon” olan küçük bir el O dönem sayfalarÕnÕ öy“HayÕr. Bu iýler için artÕk çok yaýlÕyÕm. kitabÕ. lesi çevirip rafa koyuyorum.

Bu sefer, Yedikule Göüüs Merkezi’ndeyiz, yÕl 1993. M. Ölçmen’in ûef’liüinde Aysun ve ben baýasistan olarak çalÕýÕyoruz. úbrahim Dinçer de karýÕ klinikte baýasistan. Ben ABD’de bir süre bulunup birçok kez domuzlarda yapÕlan akciüer nakli operasyonlarÕna katÕlmÕýÕm ve Ama biraz daha genç olsaydÕm üstüne üstlük 1990 yÕlÕnda Büyük bir mutlulukla oradan baýarÕlÕ bir akciüer nakli senin klinik çalÕýmalarÕna katÕlmak ayrÕlÕyoruz. Yine bir sürü plan operasyonu görmüýüm. Bir yapÕyoruz ve o görüýmeden isterdim.” Ben yÕllar önce bize verdiüi ýeyler yapmak istiyorum ilk ameliyatÕ sorunsuz kitabÕnÕn önsözünü okumuý biri olarak sonraki bu konuda ama ne yapabir ýekilde bitirip, köpeüi ayaüa caüÕmÕ bilmiyorum. Mü¿d tereddütsüz yanÕtlÕyorum: “Teýekkür kaldÕrÕyoruz. Uçuyoruz mutluAüabey’in cesaretlendirmeluktan. Sabah kalkÕnca hemen ederim ama ben daha da çok genç si ve biraz da baskÕsÕyla, bir fakülteyi arÕyorum ve öüreniöüleden sonra úÜ VeterinerolmayÕ isterdim, sizin laboratuardaki yorum ki köpek hala hayatta. lik Fakültesi’ne gidiyoruz. “úýte bugün kariyerimin unuçalÕýmalarÕnÕza katÕlabilmek için”. Ben, Aysun ve úbrahim kapÕtulmayacak bir günü” diyorum lardan birini çalÕp içeri girikendime. Uçarak hastaneye yoruz. O zaman baýasistan olan Cem gidiyorum ama daha Mü¿t Aüabey’e “Kim en iyi bilir bu iýi” diye düýünürPerk ile karýÕlaýÕp derdimizi ona an“GünaydÕn” deme fÕrsatÕ olmadan ken aklÕmÕza bir isim geliyor: Fikri latÕyoruz. O da çalÕýma yapmak, dosöüreniyorum ki, göstermeye çalÕýtÕAlican. AslÕnda bizim yapmaya çalÕýyasÕnÕ kabartmak isteyen, hevesli bir üÕmÕz tüm özene raümen Aysun ve tÕüÕmÕz iýi 30 yÕl önce ve mükemmelen veteriner hekim. “Ben size yardÕmcÕ Mü¿d Aüabey’in güzel kÕzlarÕ, Sevgili yapmÕý bir kiýi. ArayÕp randevu alÕyoolurum” diyor ve tüm malzemeyi Nadide, o akýam doümaya kalkÕyor. ruz ve bir öüle saati NiýantaýÕ’ndaki hastaneden taýÕmak kaydÕyla VeteOdasÕna gidip “Aüabey geçmiý olsun” o¿sine gidiyoruz. Çok hoý bir o¿s ve rinerlik Fakültesi’nde akciüer nakli diyorum, suçlu suçlu. Aysun’un, o gebekleme salonunda çerçeve içinde bir yapmaya baýlÕyoruz. Her hafta bir ceden baýlayarak bir ay süren yatak ehliyet var. Doktor o¿ slerinin çok ¿ ameliyat yapacaüÕz. Ben operatörüm, istirahatÕ doüumu biraz daha gecikyakalÕ çerçevelerine nispet yapar gibi. úbrahim birinci asistan ve Aysun tiriyor ama nihayetinde Nadide dört Alican’Õn ilkokuldayken aldÕüÕ “bisikikinci asistan ve enstrümantasyon hafta erken doüuyor. Günlerce Mü¿d let sürme ehliyeti” bu. KapÕ açÕlÕyor yapÕyor. Çok yorulsun istemiyoruz, 6 Aüabey’in homurtusunu dinliyoruz. Alican bizi içeri davet ediyor. Çok etaylÕk hamile.

58

Haziran 2011


J. D. Hardy’den F. Alican’a

Toraks Bülteni úniýli çÕkÕýlÕ yÕllar umulmadÕk hÕzla geçiyor ve 2009 yÕlÕna geliyoruz. Bir sabah tekrar Alican’Õ arÕyorum ve kendimi tanÕtÕyorum. “Hocam beni hatÕrlÕyor musunuz?”, “Elbette AsÕm Bey”, diyor, “Hocam sizi ziyarete gelmek istiyorum. Ben akciüer nakli yaptÕm”, “Tebrik ederim” diyor ve kÕsa bir süre sonra ziyaretine gidiyoruz, Oral AkÕn ile birlikte. Alican’Õn saygÕdeüer eýi, Ihlamur HanÕm bize kahve yapÕyor ve diyor ki; “Kahvelerinizi köpüksüz yaptÕm. KayÕnpederime göre kahvenin köpüklüsü deüil köpüksüzü makbuldür”. Akciüer nakli konusunda araýtÕrma yaptÕkça aslÕnda çok yÕllar öncesinde yurdumuzda birçok hayalperest cerrahÕn yaptÕüÕ çalÕýmalara daha doürusu, masalsÕ öykülerine rast geliyorum. BunlarÕ yazmak ve o çalÕýmalarÕ gün ÕýÕüÕna çÕkartmayÕ kendime görev ediyorum. Bu sebeple Alican’a, Oral’la beraber ikinci gidiýimizde bir sürü fotoüraf çekip, kayÕt yapÕyoruz. “Siklosporin bulunmuý olsaydÕ asla geri gelmezdim” diyor. Sohbet sÕrasÕnda Alican görevliden bir dosya istiyor, içi yüzlerce mektup dolu. Büyük bir heyecanla mektuplarÕ karÕýtÕrÕyoruz beraber, bir sürü sebepten yazÕlmÕý bir sürü mektup. Çekinerek soruyorum: ”Hocam bu mektuplardan bir kopya alabilir miyim?” diye. “Hepsini al, git” diyor. “Olur, mu öyle ýey?” diyorum. “Otuz yÕldÕr orada duruyorlardÕ kimse sormadÕ bile. úlk kez sen istedin, al ne istiyorsan yap”. Uzun sohbetimizin ardÕndan ayaüa kalkÕp kapÕya ilerlediüimizde soruyor: “ûimdi planÕn nedir?” “Nakillere devam edeceüim” diyorum. “Çok güzel”. Bir suskunluk oluyor aniden, bir ýeyler yapmak, daha fazla ýeyler söylemek istiyorum ama ne söyleyeceüimi bilemiyorum. Birkaç saniye daha geçiyor, o¿sin kapÕsÕnda birbirimize bakÕyoruz, ben, Oral ve Alican. “Bir akýam bize katÕlÕr mÕsÕnÕz? Tüm arkadaýlar çok mutlu oluruz” diyorum. Diyorum ama ben bile ýaýÕrÕyorum nasÕl böyle bir ýey söylediüime. “HayÕr” diyor, “Ha-

yÕr. Bu iýler için artÕk çok yaýlÕyÕm. Ama biraz daha genç olsaydÕm senin klinik çalÕýmalarÕna katÕlmak isterdim.” Ben yÕllar önce bize verdiüi kitabÕnÕn önsözünü okumuý biri olarak tereddütsüz yanÕtlÕyorum: “Teýekkür ederim ama ben daha da çok genç olmayÕ isterdim, sizin laboratuardaki çalÕýmalarÕnÕza katÕlabilmek için”. Transplantasyon, Yazan Fikri Alican, 1991. Önsöz: “TÕbbi araýtÕrmalarÕn rahatça yapÕlabilmesi için gereken paralarÕn su gibi akÕtÕldÕüÕ 1960-1970 yÕllarÕ arasÕnda en çok ele alÕnan cerrahi araýtÕrma konusu “transplantasyon”du. úmmünolojik sorunlarÕn henüz klinik transplantasyonlarÕn önünde daü gibi durduüu bu dönemde, hemen hemen her organ transplantasyonu için güvenilir cerrahi teknikler hazÕrlanmÕýtÕ. Deney hayvanÕ olarak genellikle köpekler kullanÕlÕr; köpekte baýarÕ ile yapÕlabiliyorsa, insanda haydi haydi yapÕlÕr denirdi. Mississippi Üniversitesi’nde deneysel transplantasyon çalÕýmalarÕ bazÕ organlar konusunda dünyada baýÕ çekmiý; Dr. James D. Hardy’nin araýtÕrma ekibi, birçok organÕn transplantasyonu ile ilgili teknik ve ¿zyolojik sorunlarÕn büyük bir kÕsmÕnÕ çözümlemiýti. Bu öncülerin çalÕýmalarÕ klinik transplantasyonlarÕn baýarÕsÕna kadar gidemedi; ancak, bugün klinik transplantasyonlarda alÕnan parlak sonuçlarÕn o zaman alÕnamayÕýÕ, siklosporin (rejeksiyon olayÕnÕ etkili biçimde bastÕracak ilaç) farkÕ dolayÕsÕyladÕr. ABD, 1960… Transplantasyon konusunda çok az ýey bilinmekte… AraýtÕrÕcÕlar her ýeyi kendi yaptÕklarÕ deneylerden yavaý yavaý öürenmekteler… Her gün yeni bir coýku, düý kÕrÕklÕüÕ, sevinç… Bata çÕka bir gömü arar gibi kendi kendine bilgi toplama çabalarÕ… Deney laboratuarÕnda gecelemeler… ABD’nin her köýesine

koýarak, yeni öürendiklerini sunan bildiriler; tÕp dergilerinde yazÕlar… Transplantasyon bir rutin olduktan sonra, bugünün uygulamacÕlarÕna herhalde aynÕ tadÕ vermiyordur; gömüyü aramakta olanlarÕ elektriklendiren olaüanüstü duygularÕn, bulunduktan sonra kullananlarÕ da sarmasÕ beklenemez. Bu konuya yakÕnlÕk duymaktayÕm. Transplantasyonu, tÕp öürencilerine uzunca bir masal gibi anlatabilirim. Meslek yaýamÕmÕn coýkulu ve pervasÕz yÕllarÕ; James D. Hardy ve Arthur C. Guyton ile geçen 1960’lÕ yÕllar… Bu kitabÕ çaüdaý cerrahi ve ¿zyolojinin bu iki önemli liderine saygÕ ve sevgiyle ithaf ediyorum Fikri Alican Bu deüerli büyüüümüze önce kendim, sonra ekip arkadaýlarÕm ve belki de “O”na sevgi ve ýükranlarÕnÕ göstermek isteyecek pek çok tÕp doktoru adÕna saygÕ, sevgi göstermek ve yaptÕklarÕna hayranlÕüÕmÕ dile getirmek ýansÕm oldu. Bugün bu yazÕyÕ okuyarak bu duygularÕ hisseden veya yÕllar sonra hissedecek kiýiler, en azÕndan onlarÕ temsilen birilerinin bu görevi yerine getirdiüinden emin olsunlar. TÕpkÕ benim de, benim adÕma yapÕlmÕý böylesi çabalardan dolayÕ huzur ve mutluluk duyduüum gibi. Bu ülkede mesleüini doüru kurallarla ve iyi yapmaya çalÕýan her düzeyden ve her yaýtan hekimler: “Çok uzaklarÕ görebiliriz” der, Isaac Newton, “Çünkü devlerin sÕrtÕna basÕyoruz”. ústanbul, Nisan 2011 DúPNOT: úki önemli noktayÕ vurgulamam gerekir: úlki; Sevgili Osman Elbek, 1. úzzet Baysal TÕp Fakültesi Öürenci Kongresi’nde yaptÕüÕm konuýmadan sonra bana bu yazÕyÕ yazmayÕ teklif etti ve destek oldu. úkincisi; Bu yazÕda Fikri Alican’Õn otobiyogra¿si “Koca Meýenin Gölgesi” adlÕ kitaptan çeýitli alÕntÕlar yaptÕm. Haziran 2011

59


Uzman Gözüyle...

Toraks Bülteni

Dr. úpek Coýkunol TTD MYK Uzman Temsilcisi i_coskunol@yahoo.com

Hem Anne, Hem Kad¿n, Hem Emekçi, Hem Hekim :)) AnneliÞimiz doÞanðn kanunu olarak birinci sðrada gelmesi gerekirken performans sistemi nedeni ile hekimliÞimiz öncelik kazanmðĞ hatta anneliÞimizi de unutturmuĞtur. Kendini aÞðr Ğartlarda çalðĞan emekçi hissetmeyen hekim var mð? Bilmek istiyorum. Peki kadðn olmak ??? Doürusu uzun metinlerle pek aram yoktur. Bu köýeyi ayÕrdÕklarÕnda “senin maillerini okurken heyecanlanÕyoruz” diyen uzman arkadaýlarÕm motive etmiýtir. OnlarÕn sesi olmak, yüreklerine seslenmek kadar beni baýka ne mutlu edebilir ki… Bu kadar kimliüim arasÕnda hangisi öncelikli diye her zaman düýünmüýümdür. Anneliüimiz doüanÕn kanunu olarak birinci sÕrada gelmesi gerekirken performans sistemi nedeni ile hekimliüimiz öncelik kazanmÕý hatta anneliüimizi de unutturmuýtur. Kendini aüÕr ýartlarda çalÕýan emekçi hissetmeyen hekim var mÕ? Bilmek istiyorum (özel hastane sahibi olanlarÕn dÕýÕnda). Peki kadÕn olmak ??? Dünyada ve Türkiye’de, iýte ve evde zor hem de çok zor. ûimdiye kadar

60

Haziran 2011

birey olarak sorunlarÕmÕzÕ çözümlerken artÕk dernek çatÕsÕ altÕnda ortak alan oluýturarak yol almak istiyoruz. Sonuç olarak da yaýadÕüÕmÕz sorunlar, isyanlarÕmÕz ve sizler uzman temsilciliüine beni taýÕdÕnÕz... KadÕn uzman temsilcisi olarak derneüimden beklentilerim, deüiýen saülÕk politikalarÕ ile öncelik kazanan özlük haklarÕma destek olmalarÕdÕr. Hekim sayÕsÕ her gün artan Toraks Derneüi’nin, sayÕ ile orantÕlÕ olarak gücü de artmaktadÕr. Gerek tabip odasÕ ile gerek dernek adÕna bakanlÕkla direkt temaslarÕ oldukça iyi düzeydedir. Ben süt izni mi, doüum öncesi, doüum sonrasÕ izinleri mi, çocuklarÕmla (sömestri ve yaz tatillerinde) yÕllÕk izinleri mi performans kaygÕsÕ olmadan kullanmak istiyorum. Ayak tabanlarÕm ýiýene kadar çalÕýtÕktan sonra çocuüuma ve evime ne kadar katkÕm olabilir. Nöbet izni kullanmak istiyorum; çocuüuma ait zamanÕmÕ ondan çalmayÕn. KadÕnlar duygusaldÕr, hastayla puan arasÕnda beni vicdanÕmla baýbaýa bÕrakmayÕn. En önemlisi ben performans kaygÕsÕ olmadan anne olmak istiyorum… údeal olanÕ performans sisteminin kalkmasÕ, ma-

aýlarÕn emeklilik maaýlarÕna yansÕyacak ýekilde yükseltilmesidir. Eüer performans sistemin iýlemesi için motivasyon gereüi ise maaýlarÕn %25’ini aýmayacak oranda prim ýeklinde olmasÕ hekimlerin kardeýlik ortamÕna gölge düýürmemesini bekliyorum. Uygulamadaki performans sisteminde branýdaýlarÕmÕz maüdur olmamalÕ. Kendi sÕnÕrlarÕmÕzÕ iyi çizmek zorundayÕz. Tüberküloz dahil hiç bir hastalÕüÕ ve giriýimi baýka branýlara kaydÕrma lüksümüz yok. PuanlarÕmÕzÕn yükselmesi için çaba ve SFT’nin paket programdan çÕkmasÕnÕ ayrÕ ücretlendirilmesini istiyoruz. Bu nedenlerden dolayÕ saülÕk politikalarÕ çalÕýma grubuna uzmanlarÕn sÕkÕn-


Toraks Bülteni tÕsÕnÕ bilen, performansa hakim çok sayÕda uzman üye olmalÕ ve yürütme kurulu %60 periferdeki uzmanlardan oluýmalÕdÕr. Hastanelerde yer alan hasta haklarÕ komisyonuna bir mukabele hekim haklarÕ komisyonlarÕnÕ talep ediyoruz. Her branýtan bir uzmanÕn olduüu müfettiý kadrolarÕna münhasÕl dokunulmazlÕklarÕ oluýturulacak komisyona göüüs uzmanlarÕnÕ dernek olarak önerebiliriz. Komisyondan beklentilerimiz hekimin de hastayÕ ýikayet edebilmesini hÕzlandÕran, takipçisi olan çözümleyen birim olmalarÕdÕr.

Uzman Gözüyle... gözlemledik. Maillerimizi, telefonlarÕmÕzÕ aldÕk, ortak dilimizi belirledik. Uzman yahoo grubu oluýturup güncel sorunlarÕmÕzÕ daha çok paslaýtÕk, yakÕnlaýtÕk. Mesleki geliýim kursuna önerilerini taýÕdÕk, merkezi kurslarÕmÕzÕ bölgelerde yapmaya baýladÕk. Feyza baýkanÕmÕz, okul baýkanÕmÕz, kongre bilimsel sorumlusu ve tüm MYK’dan destek gördük. Yine de sorunlarÕmÕz çok ve daha çok çalÕýmamÕz gerekiyor. Diüer dernekler tarafÕndan örnek gösterilen dernek tüzüüü yenilenmeden yana. DolayÕsÕyla süreklilik arz eden görev deüiýimi

yeni gelenlerin enerjisiyle sorunlar büyümeden çözümleniyor. Sistem ne kadar mükemmel olsa da sorgulanmadÕüÕ müddetçe sistem çökmeye mahkumdur. Uzman temsilciliüini bÕraktÕüÕmda sorgulamayÕ sürdüreceüim. Türk Toraks Derneüi’nin üyesi olmaktan, gerek yönetimde çalÕýmaktan her zaman onur duydum. Derneüin her zaman bir parçasÕ olarak ilklerine ýahit olmak memnuniyetimi ve baülanmamÕ saüladÕ. Diüer derneklerin örnek aldÕüÕ sistemin bir parçasÕ olarak tüm hekim arkadaýlarÕma daha çok görev almalarÕnÕ önerir, sevgilerimi sunarÕm.

ÇalÕýma gruplarÕn yürütme kuruluna girmek hayli zor. Bu yÕlki kongrede baýlattÕüÕmÕz uygulama ile klinik bilgileri güncelleme salonu kariyer yapmak isteyen aramÕzdaki yeni arkadaýlarÕmÕza ÕýÕk olmuý dokuz oturum baýkanlÕüÕ ve dört vaka takdimini onlar sunmuýtur. ÇalÕýma gruplarÕndan daha çok oturum baýkanlÕüÕ aldÕk. Çünkü bizim sayÕmÕz 1500. Biz artÕk sunum da yapmak istiyoruz. Toraks Derneüi göüüs hastalÕklarÕ uzmanlÕk derneüi ve sonuçta hepimiz uzmanÕz. Uzman temsilcileri periferdeki hekimin sorunlarÕnÕ ileten, çözüm çalÕýmalarÕ yapan bir köprü vazifesini almaktadÕr. Görev verildikçe de uzman temsilciliüine talep artmaktadÕr. Merkez Yürütme Kurulu’nda bir tane, Geniýletilmiý Yönetim Kurulunda beý tane ve bir çok komisyonda uzman temsilcileri görev almaktadÕr. Derneüin yönetim kadrosunda daha çok görev almak, genel sekreterliüe kadar yükselme ýansÕmÕzÕ görmek istiyoruz. Merkez Yürütme Kurulunda çalÕýtÕüÕm sürece yerel toplantÕlarda hekim arkadaýlarÕmÕzla yaptÕüÕmÕz birebir görüýmelerde sorunlarÕnÕ dinledik Haziran 2011

61


2030’da Gö½üs Hastal¿klar¿

Toraks Bülteni

Dr. Sedat AltÕn TTD ¾kinci BaÁkan Yard¿mc¿s¿ sedataltin@yahoo.com

2030’da Gö½üs Hastal¿klar¿ Uzman¿ Olmak m¿ Olmamak m¿? Ve yine son olarak, ülkemizin saÞlðk politikalarðna yön veren ve resmi otoritenin uygulayacðlarð olan göÞüs hastalðklarð uzman sayðsð giderek artacaktðr. Neden mi? Hiçbir uzmanlðk derneÞinde bizdeki gibi SaÞlðk Politikalarð ÇalðĞma Grubu yok da ondan. Biliyorsunuz son zamanlarda bir modadÕr gidiyor: 2023’te Türkiye ýöyle olacak, böyle kalkÕnacak, kiýi baýÕ gayrÕsa¿ hasÕla 25.000 dolar olacak vs vs. Neden 2023 telafuz ediliyor? Cumhuriyetimizin 100. yÕlÕ da ondan. Peki 2030’da nerden çÕktÕ? Ülkemizde göüüs hastalÕklarÕ uzmanlÕk eüitimi 1949’da çÕkartÕlan bir kanunla Ftizyoloji adÕyla 1950 yÕlÕnda verilmeye baýlandÕ. 2030’da göüüs hastalÕklarÕ uzmanlÕk eüitiminin verilmeye baýlayÕýÕnÕn 80. yÕldönümü. TTD’de 1992 doüumlu. Yani 2030’da TTD 38 yaýÕnda olacak. 2030 beklentilerimize gelince: úyi ýeyler olmasÕnÕ beklemek hayalcilik mi olur bilinmez ama ben pozitif kiýiliüim gereüi iyi senaryolar planlamak ve de bunlarÕ gerçeüe dönüýtürmek için çabalarÕm. Bu yüzden de birazdan sizlere aktaracaklarÕm benim 2030 yÕlÕ beklentilerimi ve dileklerimi yansÕtacak. 2030’da ben tamÕ tamÕna 65 yaýÕnda olacaüÕm ve yaý haddinden emekli olacaüÕm. Ölmez kalmazsak bu yazdÕklarÕm gerçekleýirse büyük

62

Haziran 2011

mutluluk duyacaüÕm. Tersi olursa da o duruma adapte olmaya çalÕýacaüÕm ama pes etmeyeceüim. Her durumda uzmanlÕk alanÕmÕzÕ daha iyiye daha güzele götürmek için elimden geleni yapacaüÕm. 2011’de önümüzde duran tablodan baýlarsak sisli bir saülÕk ortamÕyla karýÕ karýÕyayÕz. SaülÕkta Dönüýüm Projesi yaklaýÕk sekiz yÕlÕnÕ tamamladÕ. Ülkemizdeki hep var olan ve de olmaya devam eden saülÕkla ilgili sorunlarÕ halk açÕsÕndan hasta temelli bir program olduüundan rahatlattÕ. Hekime ve saülÕk kurumuna eriýimi kolaylaýtÕrdÕ. Tabii ki burada hasta-hekim¿nans boyutunu birarada ele aldÕüÕmÕzda diüer iki boyutta sÕkÕntÕya yol açtÕüÕ kesin. Bizim konumuz göüüs hastalÕklarÕ uzmanlarÕ olduüuna göre, bizim uzmanlarÕmÕzÕn sorunlardan bazÕ diüer branýlardan daha fazla etkilendiüi söylenebilir. Bunda idarenin yanlÕýlarÕnÕn yanÕsÕra göüüs uzmanlarÕnÕn baktÕklarÕ hasta pro¿lleri nedeniyle daha tatminkar ve sessiz olmalarÕndan ötürü daha fazla etkilendiklerini söylemek güç olmasa gerek. 2030 beklentilerime gelince: Ülkemizde yÕllardÕr içilen tonlarca sigaranÕn etkisinin logaritmik olarak artacaüÕnÕ, iyi-kötü ilaçlarÕnÕ ve saülÕk kurumlarÕnÕ daha fazla kullanan akciüer hastalarÕnÕn yaýam sürelerinin uzamasÕna sekonder komorbiditeleriyle giderek artan iý yükünü mevcut göüüs hekimlerinin karýÕlayamayacaüÕnÕ, evde bakÕm adÕ altÕnda hastane bazlÕ tedaviye yenileri eklense bile solunum iý yükünün mevcut duruma göre iki kat artacaüÕna inanÕyorum. Artan saülÕk harcamalarÕnda solunum sistemi hastalÕk gruplarÕnÕn açÕk ara farkla birinci olacaüÕnÕ ve bunu uzun seneler koruyacaüÕnÕ öngörüyorum. ûu halde 2030 yÕlÕnda ülkemizde SaülÕk BakanlÕüÕ’nÕn planladÕüÕ 3000 civarÕnda-

ki göüüs hastalÕklarÕ uzmanlarÕnÕn iýsiz kalmayacaüÕ, iý yüklerinin altÕndan kalkamayacaklarÕ boyuta geleceüinden dolayÕ aile hekimleri ve dahiliyecilerle daha fazla entegre olacaklarÕnÕ, çoüu göüüs hastalÕklarÕ uzmanÕnÕn mevcut (yoüun bakÕm ve allerji) ve oluýacak (uyku, giriýimsel pulmonoloji, meslek vs.) yan dal uzmanlÕklarÕna kayacaüÕnÕ tahmin ediyorum. 2030’da göüüs hastalÕklarÕ uzmanlarÕnÕn daha popüler ve de tercih edilen hekimler olacaklarÕ da kesin gibi. Son yÕllarda problemli vakalar arttÕkça daha önceleri dahiliyeci ve pratisyenlerce bakÕlan KOAH’lÕ olgularÕn tedavisini üstlenecek olan göüüs hastalÕklarÕ uzmanlarÕ, daha yüksek performans alacaklar (ýayet performans o güne kadar kalabilirse). Meslek hastalÕklarÕnÕn artÕýÕna paralel olarak pek çok göüüs hastalÕklarÕ uzmanÕ sigorta ýirketleri tarafÕndan bilirkiýi olarak görüýüne baývurulan kiýiler olacaklardÕr. Ve yine son olarak, ülkemizin saülÕk politikalarÕna yön veren ve resmi otoritenin uygulayacÕlarÕ olan göüüs hastalÕklarÕ uzman sayÕsÕ giderek artacaktÕr. Neden mi? Hiçbir uzmanlÕk derneüinde bizdeki gibi SaülÕk PolitikalarÕ ÇalÕýma Grubu yok da ondan. Ben yazÕmÕ noktalarken, Türk Toraks Derneüi camiamÕzÕn göüüs hastalÕklarÕ uzmanlarÕyla ilgili alÕnacak olumlu kararlarÕ destekleyeceüine, olumsuzluklarÕ ise düzeltmek için gerekirse yargÕ yoluna baývuracaüÕnÕ belirtmek istiyorum. Gerek ülkemizin gerek hastalarÕmÕzÕn ve tabii ki en önemlisi göüüs hastalÕklarÕ uzmanÕ meslektaýlarÕmÕn daha düzgün ve daha saülÕklÕ bir hayat sürmeleri, emeklerinin karýÕlÕklarÕnÕ yumrukla deüil çiçeklerle alabildikleri bir Türkiye temennisiyle saygÕlar sunuyorum.


Toraks Bülteni

TTD Olarak Tam Günü Savunuyoruz

SaülÕkta Dönüýüm ProgramÕ çerçevesinde hayata geçirilen uygulamalar sonrasÕnda hem hekimler hem de diüer saülÕk çalÕýanlarÕnÕn elde edecekleri aylÕk gelir hastanenin kâr etmesine baülÕ olacak ve özellikle hekimler yaýam standartlarÕnÕ saülayabilmek için aýÕrÕ sayÕda hasta bakmak ve/veya etik dÕýÕ iýlem yapmak zorunda kalacaklardÕr. Kuýkusuz bu durum Sosyal Güvenlik Kurumu bütçesinde gereksiz harcamaya neden olacaktÕr. Diüer taraftan performans sisteminin etkisiyle öürenci ve asistan eüitimine ilgi azalmakta, öüretim üyeleri eüitim ve araýtÕrma yapmaktan çok hasta bakÕmÕna yönelmektedir. Halen performans sisteminin uygulandÕüÕ hastanelerde aýÕrÕ iý yükü nedeniyle saülÕk çalÕýanlarda yaýanan tükenmiýlik sendromunun hÕzla arttÕüÕ; araýtÕrma, eüitim, ekip anlayÕýÕ ve etik deüerlerin büyük zarar gördüüü açÕkça görülmektedir. AçÕk yüreklilikle ifade etmek gerekir ki, bu sistem uluslar arasÕ ilaç ve cihaz tekelleri ile ve özel

saülÕk sektörünün çÕkarÕna hizmet etmektedir. TTD, saülÕk alanÕ için kabul ettiüi temel ilkeler uyarÕnca saülÕk alanÕnda yapÕlacak iýgücü planlamasÕnÕn “tam istihdam, iý güvencesi, ekip hizmeti, tam gün hizmet prensibi ve grevli toplu sözleýmeli sendika hakkÕ ilkelerine göre yapÕlmasÕ” gerektiüini savunmaktadÕr. Hiç kuýkusuz ki eüitim veren saülÕk birimleri de tam gün çalÕýma prensibi ilkesine göre hizmet sunmalÕdÕr. Çünkü üniversite ve eüitim veren SaülÕk BakanlÕüÕ hastanelerinde tam gün çalÕýma, diüer her kurumdan daha fazla gereklidir. Eüitim tam gün sürmelidir. Bilimsel araýtÕrma için tam gün gereklidir. DahasÕ üçüncü basamak saülÕk hizmeti ancak tam gün emeüin sunulduüu bir ortamda nitelikli olabilir. Bu nedenle TTD olarak, saülÕüÕn kâr ve çÕkar eksenli bakÕý açÕsÕndan kurtarÕldÕüÕ bir ortamda, saülÕk çalÕýanlarÕnÕn emeüinin hakkaniyetle ödüllendirilmesi

ýartÕyla hekimler olarak tam gün çalÕýmaya hazÕrÕz. TTD olarak talebimiz, hekimlerin seçkin emek gücünü onurlandÕran ve emekliliklerine yansÕyan bir maaýtÕr. “Performans” ise sadece maaýa ek bir ödül olarak düýünülmeli ve hasta bakÕmÕndan ziyade eüitim ve araýtÕrma faaliyetlerini ücretlendirilmelidir. TTD, sadece hekimlerin deüil, tüm saülÕk çalÕýanlarÕnÕn hak ettiüi özlük haklara ulaýmasÕnÕn, ancak grevli toplu sözleýmeli sendika hakkÕnÕ kazanmalarÕ ile mümkün olduüuna inanmaktadÕr. Bu bakÕý açÕsÕ nedeniyle ivedilikle taýeron ýirketlerde büyük bir sömürüye tabi tutulan saülÕk çalÕýanlarÕnÕn istihdam modeli güvenceye kavuýturulmalÕ ve tüm saülÕk çalÕýanlarÕna grevli toplu sözleýmeli sendika hakkÕ tanÕnmalÕdÕr. Bilelim ki ancak gelecek kaygÕsÕ olmayan; aüÕr çalÕýmalarÕ karýÕlÕüÕnda hak ettikleri maaýÕ alan; emeklilikleri ve özlük haklarÕ garanti altÕnda olan bir saülÕk ekibi insanlara en iyi saülÕk hizmetini verebilir, ülkemizin saülÕk göstergelerini yükseltebilir. Haziran 2011

63


¾l Tütün Kontrol Kurullar¿ ve TTD

Toraks Bülteni

Dr. Oüuz KÕlÕnç TTD Tütün Kontrolü Çal¿Áma Grubu BaÁkan¿ oguz.kilinc@deu.edu.tr

¾l Tütün Kontrol Kurullar¿ ve Türk Toraks Derne½i Kurullarda görev yaparken yaĞanabilecek sorunlarðn çözümlerinde tütün kontrolü çalðĞma grubu iletiĞim platformu olan “tütün forum” aracðlðÞðyla dinamik bir iletiĞim kurulmasð, deneyimlerini paylaĞmalarð zorluklarð aĞmada yararlð olacaktðr. Tütün ve tütün mamüllerinin zararlarÕnÕn önlenmesi amacÕyla çÕkarÕlmÕý 4207 sayÕlÕ yasa genel yapÕsÕ itibariyle kapsamlÕ ve Dünya SaülÕk Örgütü’nün tütün kontrolü için önerdiüi M-POWER stratejisinin bileýenlerini kapsayan etkili bir yasadÕr. Ancak tüm yasal düzenlemelerde olduüu gibi yasalarÕnÕn amaçlarÕna ulaýabilmesi için etkili uygulanmalarÕ ön koýuldur. Bu nedenle 4207 sayÕlÕ yasa yürürlüüe girdikten sonra yasanÕn gereklerini uygulayacak bir yapÕlanmaya gereksinim duyulmuýtur. Bu yapÕlanma için model arayÕýlarÕnda úzmir’de 2005 yÕlÕnda valilik onayÕyla kurulan ve ilde tütün kontrolü amacÕyla saülÕk müdürlüüü bünyesinde yapÕlanmÕý kendisine “úl Tütün Kontrol Kurulu” adÕnÕ veren bir kurulun çalÕýmalarÕ dikkati çekmiý ve SaülÕk BakanlÕüÕ tarafÕndan deüerlendirilmeye deüer bulunmuýtur. Çünkü yasanÕn gereklerini merkezden uygu-

64

Haziran 2011

lamak olasÕ deüildir. AyrÕca her ilin kendine özgü yerel koýullarÕ nedeniyle yasanÕn ruhuna zarar vermeyecek ýekilde uygulama farklÕlÕklarÕ da söz konusu olabilecektir. SaülÕk BakanlÕüÕ tarafÕndan geliýtirilen bir modelle tüm illere “úl Tütün Kontrol Kurulu” kurulmasÕ talimatÕ 24.05.2007 tarihinde 11083 sayÕlÕ 2007/38 nolu genelgeyle gönderilmiýtir. Bu genelge gereüince illerde il tütün kontrol kurullarÕ kurulmuýtur. Ancak kurulun görev tanÕmÕ ve iýleyiý kurallarÕ net olmadÕüÕndan uzun süre “el yordamÕyla” çalÕýmalarÕnÕ sürdürmüýlerdir. DolayÕsÕyla tüm illerde standart bir uygulama sözkonusu olamamÕýtÕr. Dikkati çeken bu durum nedeniyle SaülÕk BakanlÕüÕ tarafÕndan 2009/44 sayÕlÕ genelgeyle il tütün kontrol kurullarÕnÕn yapÕlandÕrÕlmasÕ, görev tanÕmÕ, çalÕýma ve uygulama prensipleri netleýtirilmiýtir. Bu genelgede il tütün kurullarÕnÕn kuruluý amaçlarÕ illerde 4207 SayÕlÕ Kanun hükümlerinin uygulanmasÕnda karýÕlaýÕlan sorulara ve sorunlara açÕklÕk getirilmesi, kanun hükümlerinin tüm kamu ve özel hukuk iýletmelerinde titiz bir ýekilde uygulanmasÕnÕn, takibinin ve kontrolünün saülanmasÕ, Dünya SaülÕk Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleýmesi’nin hükümleri uyarÕnca hazÕrlanan Ulusal Tütün Kontrol ProgramÕ Eylem PlanÕ’nÕn yürütülmesi, planda belirtilen etkinliklerin gerçekleýtirilmesi,

koordinasyonunun ve takibinin yapÕlmasÕ, tütün ürünlerinin zararlarÕnÕn önlenmesi ve kontrolü faaliyetlerinin yürütülmesi ve tüm bu konularda gerekli tedbirlerin alÕnmasÕ olarak belirtilmiýtir. úl tütün kontrol kurullarÕnda; ilde bulunan yasa uygulamasÕndan sorumlu tüm kamu kurum ve kuruluýlarÕnÕn, üniversite ve gerçek sivil toplum örgütlerinin bu kurula dâhil edilmesiyle mümkün olduüunca geniý bir kesimin bu mücadeleye katÕlÕmÕnÕn saülanmasÕ gerektiüi vurgulanmÕýtÕr. úllerde bu gereklilikler yerine getirilmekle birlikte kurulda kuruluýlarÕ temsil eden temsilcilerin gerek yasanÕn getirdikleri, gerekse sorunun boyutunu algÕlama düzeylerinin farklÕ olmasÕ nedeniyle uzun süre bu kurullarda kuruluý amaçlarÕna uygun çalÕýamamÕýlardÕr. YasanÕn çÕkmasÕndan iki yÕl sonra aksaklÕklar görülmüý bu aksaklÕklarÕ gidermeye yönelik 2009/44 sayÕlÕ genelge güncellenmiýtir. AyrÕca 4207 sayÕlÕ yasada cezai yaptÕrÕmlarÕ uygulamakla görevli olan belediyelerin siyasi kimklikleri nedeniyle yaptÕrÕmlarÕ etkin ýekilde uygulamamalarÕ tüm illerde standart uygulamanÕn gerçekleýmemesinde de rol oynamÕýtÕr. Bu nedenle 6111 sayÕlÕ yasayla bu görev belediyelerden alÕnarak mahalli mülki amire verilmiýtir. Tüm bu düzenlemelere raümen il yöneticilerinin tütün ve tütün mamülle-


Toraks Bülteni rinin zararlarÕnÕn önlenmesiyle ilgili kanunun gereklerini uygulamadaki duyarlÕlÕklarÕ kiýisel özellikleri ile yakÕn ilgilidir ve maalesef kurumsallaýamamÕý bugüne kadar “kiýiye baülÕ” olarak sürdürülmüýtür. Bu da tüm illerde standart bir uygulamanÕn gerçekleýmemesinin önündeki en önemli engeldir. úl tütün kontrol kurullarÕnÕn etkin ve gerektiüi ýekilde çalÕýmasÕ il yöneticilerinin konuyla ilgili sorumluluklarÕnÕ gerektiüi ýekilde yapacak yaptÕrÕmlarÕn uygulanmasÕyla olasÕ olacaktÕr.

¾l Tütün Kontrol Kurullar¿ ve TTD Bunun yanÕnda tütün kontrolü konusunda en etkin ve yönlendirici uzmanlÕk derneüi olan Türk Toraks Derneüi’nin temsilcilerinin de il tütün kontrol kurullarÕnda bulunmasÕ ve bilimsel çalÕýÕlmasÕ konusunda inisiyatif almalarÕ, illerde tütün kontrolünün standardizasyonu yönünden çok önem taýÕmaktadÕr. Kurullarda görev yaparken yaýanabilecek sorunlarÕn çözümlerinde tütün kontrolü çalÕýma grubu iletiýim platformu olan “tütün forum” aracÕlÕüÕyla dinamik bir iletiýim kurulmasÕ, deneyim-

lerini paylaýmalarÕ zorluklarÕ aýmada yararlÕ olacaktÕr. úl tütün kontrollerinde çalÕýmak isteyen üyelerimizin tütün kontrolü çalÕýma grubuna baývurmasÕ durumunda kendilerinin il tütün kontrol kurullarÕna üye olmalarÕ konusunda Türk Torak Derneüi olarak gerekli iýlemler gerçekleýtirilebilecektir. Tütün kontrolünde benimde tuzum olsun, tütün kullanma salgÕnÕnÕ durdurmada ben de varÕm diyorsanÕz sizi il tütün kontrol kurullarÕna bekliyoruz.

Haziran 2011

65


Tütün Kontrolü ve Hekimlerin Rolü

Toraks Bülteni

Dr. Ali Nihat Annakkaya TTD Üyesi annakkaya@gmail.com

Tütün Kontrolü ve Hekimlerin Rolü Kendi sigara içmediÞi halde sigara içenlerin sigarasðnð yakan, ikram edildiÞinde sanki çikolata ikram ediliyor gibi teĞekkür eden, kül tablasð gibi kokan arkadaĞðnð uyarmak Ğöyle dursun, mahçup olmasðn diye yüzünü bile kðrðĞtðrmaktan imtina eden “tersine duyarlð” bir topluluk söz konusudur. TÕp fakültesini bitirdikten sonra TUS sÕnavÕnda göüüs hastalÕklarÕ dalÕnÕ seçme nedenlerim arasÕnda çocukluüumdaki astÕm ataklarÕ ve amcamÕn göüüs hastalÕklarÕ uzmanÕ olmasÕ var mÕdÕr bilmiyorum. Ancak daha sonrasÕ dönemde akciüer kanseri ile ilgilenmemdeki sebeplerden biri herhalde aynÕ amcamÕn küçük hücreli akciüer kanserinden ölmesi olsa gerek. YÕllÕk çektirdiüi akciüer gra¿lerinden birinde kendi hastalÕüÕnÕ kendi teýhis etti. AýÕrÕ derecede sigara içiyordu. YÕllar sonra akciüer kanseri erken tanÕsÕ için düýük doz bilgisayarlÕ tomogra¿ taramasÕ ile ilgili bir konferans sonunda “hiçbir tarama yönteminin hastalÕklarÕ önlemeyeceüi” ancak ve ancak durum tespitine

66

Haziran 2011

yaradÕüÕ ve ileriye dönük riskleri de azaltmayacaüÕ gerçeüi ile yüzleýtim. Bu tarihten sonra bir angarya olarak gördüüüm “sigara bÕrakma polikliniüi” çalÕýmalarÕna daha güçlü baülandÕüÕmÕ söyleyebilirim.

KÕsa bir merhabalaýma ve konuýma sonrasÕnda torunu için “üvey” galiba yoksa bu ýekilde bir çocuüu dumanla kim boümaya çalÕýabilir ki deyip, hemen oradan uzaklaýtÕüÕmda o görmeyen gözler birden açÕldÕ.

Sigara kullanÕmÕnÕn bir alÕýkanlÕk deüil “görme yolu ile bulaýan bir hastalÕk” olduüunu meslektaýlarÕmÕza bile anlatmakta güçlük çektiüimiz dönemler oldu. Çoüu kimsenin hem¿kir olduüu bir ýey vardÕ. Gençler ve çocuklarÕn sigara ile tanÕýmasÕnÕ engellemek ýarttÕ. Ancak bunu baýarmak için içenlerin bÕrakmasÕ veya göz önünde içmemeleri gerekiyordu. “Bir kiýinin sigara bÕrakmasÕ yüzlerce kiýinin baýlamasÕna engel olmaktaydÕ.”

únsanlar saülÕklarÕ için bu denli zararlÕ olan sigarayÕ dayatmayla deüil, gönül rÕzasÕ ile çoüu zaman çoluüunun çocuüunun rÕzkÕndan keserek para ile satÕn alÕr. Geleceüe yönelik bu en kötü yatÕrÕmdan “en iyi dostum”, hatta “sevgilim” diye bahseder. Diüer insanlara zarar vermeyi bir hak olarak görürler. úçmeyenler de bu haksÕzlÕüa tahammül ederler. Kendi sigara içmediüi halde sigara içenlerin sigarasÕnÕ yakan, ikram edildiüinde sanki çikolata ikram ediliyor gibi teýekkür eden, kül tablasÕ gibi kokan arkadaýÕnÕ uyarmak ýöyle dursun, mahçup olmasÕn diye yüzünü bile kÕrÕýtÕrmaktan imtina eden “tersine duyarlÕ” bir topluluk söz konusudur.

Sigara bÕrakma polikliniklerinin yeterli ilgi görmediüi dönemlerde “iyi sigara içme polikliniüi!” açarak ulusal medyada yer alma ve böylece tütün salgÕnÕnda, adeta “teýhircilik” yapmanÕn (göz önümde sigara içme) hastalÕüÕn yayÕlmasÕnda ne kadar önemli olduüunu vurgulama planlarÕmÕzÕ uygulamak mümkün olmadÕ. Ancak neredeyse her ortamda bÕkmadan usanmadan bakÕp görmeyenin kulaüÕna, dinleyip duymayanÕn gözüne hitap etmeye yönelik çabalarÕmÕz devam etti. Bir yol üstü dinlenme tesisinde dudaüÕnda sigarasÕyla 1-2 yaýlarÕndaki torununu seven dedenin duman altÕnda boüulan çocuüu göremediüine ýahit oldum.

YaklaýÕk on yÕldÕr tÕp fakültesi öürencilerine yönelik yaptÕüÕmÕz tütünle mücadele ile ilgili ders ve uygulamalarÕn temel tÕp eüitimi içinde yer almasÕnÕn çok önemli ve etkili olduüunu düýünüyorum. Hekimlik mesleüinin itibarÕnÕn azaldÕüÕ ýu günlerde tüm hekimlerin tütün kontrolü mücadelesinde aktif rol almalarÕ çok çok önemli.


Toraks Bülteni

Evde Sa½l¿k Hizmet Sunumu

Dr. PÕnar Ergün TTD Pulmoner Rehabilitasyon ve Kronik Bak¿m Çal¿Áma Grubu BaÁkan¿ drpinarergun@gmail.com

Kronik Solunum Hastal¿klar¿n¿n Yönetiminde ‘Gelenekselden Bütüncül’ YaklaÁ¿ma; Evde Sa½l¿k Hizmet Sunumu ve Pulmoner Rehabilitasyon Günümüzde kronik solunum hastalÕklarÕnÕn yönetiminde öne çÕkan yaklaýÕmlardan biri ‘entegre bakÕm’dÕr. Entegre bakÕm yada bütüncül yaklaýÕmÕn tanÕmÕnÕn yapÕlmasÕ hem evde saülÕk hizmet (ESH) sunumu ve hem de pulmoner rehabilitasyon (PR)’un bu uygulamalardaki yerinin anlaýÕlmasÕnda önemli. Dünya SaülÕk Örgütü entegre bakÕmÕ; tanÕ, tedavi, bakÕm, rehabilitasyon ve halk saülÕüÕ ile ilgili hasta verileri, sunulan hizmetlerin yönetim ve organizasyonun bütünlüüünün saülanmasÕ olarak tanÕmlamÕýtÕr. Entegre bakÕm platformu; ileri teknoloji hastaneleri, birinci ve ikinci basamak hastaneler, acil servisler, özel bakÕm yada teknik destek saülayan kuruluýlar ve artÕk ülkemizde de saülÕk bakÕm sistemlerinin önemli bir bileýeni olan ESH sunumunu kapsar.

“Bütüncül yaklaýÕm hangi gerekçelerle gündemimize geldi?”, “Neden böyle bir yaklaýÕma ihtiyaç var?” sorularÕna en doüru cevap aslÕnda artan kronik hastalÕk yüküdür. Kronik hastalÕklar; küresel morbiditenin en önemli nedeni. DSÖ 2005 verilerine göre; kronik hastalÕklardan 35 milyon kiýinin öldüüü raporlanmÕýtÕr. Ülkemiz verileri de çok farklÕ deüil. Türkiye’de 22 milyon kiýi kronik hastalÕklarÕn etkisi altÕnda. úspanyada kronik hastalÕk yükünün incelendiüi kesitsel bir çalÕýmada üçüncü basamak hastaneye plansÕz hastane baývuru oranlarÕnÕn en fazla KOAH ve kardiyovasküler hastalÕklarda olduüu, saülÕk ve yönetim etkinliüinin arttÕrÕlmasÕnda entegre bakÕm sistemlerinin özellikle bu olgu gruplarÕnÕ kapsayacak ýekilde geliýtirilmesi gerektiüine dikkat çekilmiýtir. Tüm

bu gerekçelerle birlikte kronik hasta bakÕmÕ dÕýÕnda hastane etkinliüinin artÕrÕlmasÕ, saülÕk harcamalarÕnda maliyet/etkin yaklaýÕmlara olan gereksinim, evde saülÕk hizmet sunumuna olanak saülayan teknolojik geliýmeler 1990’lardan itibaren kronik hastalÕklarÕn yönetiminde yeni bakÕm modelleri geliýtirilmesini gündemimize taýÕmÕýtÕr. Bu modellerden en iyi bilineni Wagner ve arkadaýlarÕnÕn geliýtirdikleri kronik bakÕm modelidir. Bu model hastanÕn bireysel hastalÕk yönetimi için desteklenmesi, saülÕk bakÕmÕnÕn hasta ihtiyaçlarÕna göre düzenlenmesi, hizmet sunanlar arasÕnda etkili bilgi paylaýÕmÕnÕ dolayÕsÕ ile bütüncül yaklaýÕmÕ öngörür. Kronik hastalÕklarÕn yönetiminde birincil koruma, erken tanÕ, etkin tedavi ve rehabilitatif hizmetler, saülÕk hizmeti sunanlar arasÕnda etkili iletiHaziran Haziran 2011 2011

67 67


Evde Sa½l¿k Hizmet Sunumu ýim, bilgi paylaýÕmÕ, uzman görüýü, hasta ve ailesinin sürece katÕlÕmÕ, düzenli takip ve palyatif bakÕm iý akÕýÕnda yer almasÕ gereken baýlÕklardÕr. Kronik solunum hastalÕklarÕ içinde entegre bakÕm yaklaýÕmÕnÕn öne çÕkmasÕ gereken hastalÕk baýlÕklarÕndan biri KOAH’dÕr. Peki neden KOAH ?

bilir. AyrÕca entegre bakÕm, saülÕk bakÕmÕna kolay ulaýÕmÕ saülarken saülÕk bakÕm hizmetlerinin parçalanmasÕnÕ, hizmet tekrarÕnÕ da azaltÕr. SaülÕk çalÕýanlarÕ arasÕnda koordinasyon ve iletiýim eksikliüinin giderilmesinin yanÕ sÕra hasta ve ailesinin saülÕk çalÕýanlarÕ ile olan iletiýimi artar. Atakta entegre bakÕm hastaneden taburculukta kapsamlÕ hasta deüerlendirilmesini, uygun taburculuk planÕ, evde saülÕk hizmet sunumu kapsamÕnda erken taburculuk servislerinin devreye girmesini, bireysel yönetim planlarÕnÕn yapÕlandÕrÕlmasÕnÕ, bu planÕn

Toraks Bülteni la günlük yaýam aktiviteleri azalmÕý olgularda kanÕta dayalÕ, multidisipliner, kiýiye özel tedavi yaklaýÕmÕ ifadesine yer verilir. HedeÀeri ise semptomlarÕ azaltmak, fonksiyonel durumu en iyi düzeye getirmek, günlük yaýama katÕlÕmÕ ve yaýam kalitesini artÕrmak, hastalÕüÕn sistemik etkilerini geri döndürerek veya stabilize ederek saülÕkla iliýkili harcamalarÕ azaltmak olarak özetlenmiýtir.

KOAH progresif sistemik bir hastalÕk olarak fonksiyonel kayÕp ve yetmezliüe neden olur. KOAH’la iliýkili Tipik kapsamlÕ bir pulmoner rehabimaliyet hastalÕk ciddiyeti arttÕkça litasyon programÕ; kronik solunum dramatik olarak artar. Sistemik etkisorunlu her olgunun multidisipliner lerin prognozun önemli belirleyicisi deüerlendirilmesini ve sonuçlarÕn olduüu bilinen bir hastalÕk olarak primer bakÕm üstlenicilerKOAH’da komorbiditeler hasle paylaýÕlmasÕnÕ, dispnenin talÕk yükünü arttÕrmakta ve Hayata geçirilmesi noktasÕnda yoüun azaltÕlmasÕ ve egzersiz kapaýimdiki akut bakÕm modelinçabalarÕn olduüu evde saülÕk hizmet sitesinin arttÕrÕlmasÕna yönek de öncelenen yaklaýÕm olarak sunumu ve pulmoner rehabilitasyon lik egzersiz eüitimini, sigara sadece rehber önerisine dayalÕ uygulamalarÕ ile ilgili ne yazÕk ki bÕraktÕrma yaklaýÕmlarÕ, enhastalÕk yönetimi optimal teb davinin hayata geçirilmesinde halen birçok mevzuat eksikliüi ile karýÕ dikasyonlar doürultusunda reçete edilen farmakolojik yetersiz kalmaktadÕr. ÖzellikkarýÕyayÕz. Pulmoner rehabilitasyon tedaviler, uzun süreli oksijen le yüksek morbidite ve moruygulamalarÕnda yer alan birçok tedavisi, non-invaziv mekatalite, saülÕk bakÕm harcamalarÕnÕn artÕýÕ ile sonuçlanan etkinlik halen SUT’da göüüs hastalÕklarÕ nik ventilasyon tedavisine KOAH ataüÕnda birinci, ikinci uzmanlarÕnÕn etkinlik ve yetkinlik alanÕ uyum ve KOAH ataüÕnda hareket planlarÕnÕn iý birliüi ile ve üçüncü basamak saülÕk hizolarak görülmeyip, performans puan metlerinin koordinasyonunda yyürütülmesi gibi baýlÕklarÕ karýÕlÕüÕ da yoktur. içeren bireysel yönetim eüitida yetersizlik söz konusudur. mi, medikal tedavi ve destek Bunun en önemli nedeni ise oksijen tedavisinin iyileýtirilmesi, ev KOAH’Õn yeterince tanÕ alamamasÕ içeriüi doürultusunda saülÕk hizmet ortamÕnda ¿ziksel aktivitenin arttÕrÕlve tanÕ konulan olgularda da kronik sunumunda görevli tüm paydaýlarÕn masÕnÕ da içeren saülÕklÕ yaýam biçihastalÕk olarak tedavi yönetiminin bilgilendirilmesini, profesyonel vaka minin özendirilmesi, vücut kompoentegre bakÕm felsefesine uygun yayönetimini ve ileri bilgi paylaýÕm zisyonunun deüerlendirilmesi gerekli pÕlmamasÕdÕr. teknolojilerinin devreye sokulmasÕnÕ olgularda nutrisyonel destek tedavi, içerir. Kronik hasta yönetiminde önKOAH’da entegre bakÕm modeli doünefes darlÕüÕ ile baý edebilme yöngörülen bu yaklaýÕmlarÕn pulmoner ru hasta için doüru tedavinin doüru temleri, enerji koruma yöntemleri, rehabilitasyon üniteleri ve evde saüzamanda verilmesini saülayabilir. psikososyal deüerlendirme ve destek lÕk hizmet sunum ünitelerinin entegSigara bÕraktÕrma tedavileri, düzenli tedavi, yaýamÕn sonunun planlanre edildiüi kronik bakÕm servislerince egzersiz ve aktiviteyi içeren saülÕklÕ masÕ, uzun süreli egzersiz eüitimine yürütülmesi mümkündür. bir yaýam stilinin hayata geçirilmesi, uyum ve profesyonel destek ve tamedikal tedavinin en iyi düzeye çÕkakip, etkinliüin deüerlendirilmesi gibi Pulmoner rehabilitasyonun son günrÕlmasÕ, bireysel yönetim stratejileri, yaklaýÕmlarÕ içerir. Pulmoner recellenmiý tanÕmÕnda kronik solunum palyatif tedavi ve yaýamÕn sonunun habilitasyon programlarÕnÕn içeriüi hastalÕüÕ olup semptomatik ve sÕklÕkplanlanmasÕ gibi yaklaýÕmlarÕ içere-

68 68

Haziran 2011


Toraks Bülteni KOAH’lÕ olgularÕn yönetiminde ön görülen bütüncül yaklaýÕm felsefesi ve iý akÕýÕna imkan saülasa da bu iýlev ancak hastane merkezli kronik bakÕm servisleri bünyesinde yapÕlandÕrÕlan pulmoner rehabilitasyon üniteleri ile saülanabilir. Entegre bakÕmÕn önemli bir bileýeni olarak ESH sunumu; hem akut hastalÕk hem de uzun süreli saülÕk problemi, kalÕcÕ engellilik veya terminal hastalÕktan kaynaklanan ihtiyaçlar doürultusunda kiýiye kendi ortamÕnda saülÕk hizmeti verilmesidir. Kronik solunum hastalÕklarÕnda ABD’i ve Avrupa ülkelerinde farklÕ ESH uygulamalarÕna rastlamak mümkün. ABD’de evde bakÕm; epizodik bakÕm olarak nitelenen post akut dönemdeki olgulara aralÕklÕ ev ziyaretlerini, palyatif bakÕm, terminal dönem hasta bakÕmÕ ya da yaýamÕn sonun planlanmasÕ gibi hizmetlerin sunulduüu hospis uygulamalarÕnÕ ve kronik hastalÕk durumunda hastanÕn kendi ev ortamÕnda deüerlendirilmesi, monitörizasyon, kiýisel bakÕm hizmetlerin sunulduüu kronik bakÕmÕ ama aynÕ zamanda evde saülÕk hizmeti alÕrken hastanÕn kullanmasÕ gereken sistemler boyutu ile teknik desteüin sunulduüu birleýik bir yapÕlanmayla hasta ve ailesinin de ekibin önemli bir parçasÕ olarak yer aldÕüÕ bir sistemle yürütülmektedir. Avrupa’da farklÕ uygulamalara rastlamak mümkün. UygulamalarÕn ekonomik, demogra¿k, kültürel ve politik faktörlere göre zaman içerisinde deüiýim gösterdiüi, ESH’de personel görev, sorumluluk ve düzeylerinde farklÕlÕklar olabildiüi görülmektedir. Avrupa’da KOAH akut ataüÕnÕn da yer aldÕüÕ farklÕ dahili ve cerrahi problemler için yeni hizmet sunum modelleri hayata geçirilmiýtir. Kronik solunum

Pulmoner Rehabilitasyon hastalÕklarÕnda hastane temelli modellerin aüÕrlÕklÕ olarak evde hastane uygulamalarÕ, erken destekli taburculuk ve destekli taburculuüu içerdiüini söylemek mümkündür. Evde hastane uygulamasÕnda seçilmiý olgularda aktif tedavi hastanÕn kendi ev ortamÕnda saülÕk profesyonelleri aracÕlÕüÕ belirli bir süre dahilinde uygulanÕr. Erken destekli taburculukta acil servise müracaat eden yada servislere yatÕýÕ verilmiý çoüu KOAH’lÕ olgu evde bakÕm ekibi tarafÕndan deüerlendirilip evde bakÕm programÕna alÕnmakta ve hastanÕn gereksinimleri doürultusunda tedavi ve takip programlarÕ oluýturulmaktadÕr. Destekli taburculuk çoüunlukla atak sonrasÕ evde pulmoner rehabilitasyon uygulamalarÕ ya da ventilatör baüÕmlÕ hastalarda gündeme gelen bir uygulama ýeklidir. Evde hastane ve destekli taburculuk uygulamalarÕnda doktor, hemýire, ¿zyoterapist gibi saülÕk profesyonellerinden oluýan multidisipliner ekip yapÕsÕ önerilmektedir. Hasta seçim kriterilerinin çok da netleýmediüi günümüz uygulamalarÕnda NICE ve BTS rehber önerlerinin konservatif olduüunu düýündüren çalÕýma verileri mevcuttur. Göüüs hastalÕklarÕnda evde saülÕk hizmetlerinden faydalanacak diüer önemli bir grup hasta da kronik solunum yetmezliüi nedeniyle NIMV yada ev tipi úMV’deki ventilatör baüÕmlÕ bireylerdir. Ventilatör baüÕmlÕ olgularÕn evde bakÕm ve takipleri entegre bakÕm platformunda ciddi bir organizasyon ve yapÕlanmayÕ gerekli kÕlmaktadÕr. Eüitimli deneyimli ekip yapÕsÕ, yoüun bakÕm, ara yoüun bakÕm ve kronik solunum yetmezlikleri klinikleri bünyesinde yapÕlandÕrÕlan evde bakÕm ve pulmoner rehabilitasyon ekiplerinin iý birliüi önemli-

dir. Kronik solunum hastalÕklarÕnda ESH’de öne çÕkan tedavi yaklaýÕmlarÕndan biri olarak evde direkt gözetimli pulmoner rehabilitasyon ventilatör baüÕmlÕ olgularda ya da yataüa baüÕmlÕ olgularÕn yanÕ sÕra ulaýÕm için baýkasÕna baüÕmlÕ olmak gibi kÕsÕtlÕlÕklarÕn olmasÕ durumunda devreye girmesi gereken bir tedavi yaklaýÕmÕdÕr. Yine terminal dönem bakÕmÕ multidisipliner yapÕlandÕrÕlmÕý evde bakÕm ekiplerinin iýlevleri arasÕndadÕr. ESH’den faydalan hasta sayÕsÕnÕn arttÕrÕlmasÕnda biliýim teknolojileri ile desteklenen farklÕ düzeylerdeki saülÕk bakÕm sistemleri önemlidir. Sonuç olarak; KOAH baýta olmak üzere birçok kronik solunum hastalÕüÕnda ESH’de mortalite oranlarÕ, konvansiyonel hastane bakÕmÕndan farklÕ deüildir. KOAH’lÕ ve akciüer maligniteli birçok olguda ESH’nin yaýam kalitesi ve fonksiyonel kapasite gibi parametrelerde artÕý saüladÕüÕ gösterilmiýtir. Hastane ve acil servise tekrar baývuru noktasÕnda hastane temelli uygulamalar olan evde hastane, erken destekli taburculuk uygulamalarÕ beklenildiüi gibi akut bakÕm hizmetlerinin kullanÕmÕnda ve saülÕkla iliýkili harcamalarda azalma saülamaktadÕr. Hasta ve ailesinin memnuniyetini sorgulayan çalÕýmalarda evde bakÕm hizmeti alan olgularÕn %91’inin çok memnun, %9’u da sadece memnun olduüu saptanmÕýtÕr. Tüm bu gerekçeler ve bilgiler doürultusunda TTD kronik hasta portföyünün aüÕrlÕklÕ olduüu bir braný olarak kronik solunum hastalÕklarÕnÕn yönetimine ülkemiz koýullarÕnda doüru yön verilebilmesi, standartlarÕnÕn oluýturulmasÕna büyük önem vermektedir. Bu doürultuda 2005 yÕlÕnda derneüimiz bünyesinde kuHaziran Haziran 2011 2011

69 69


Evde Sa½l¿k Hizmet Sunumu

Toraks Bülteni

rulan Pulmoner Rehabilitasyon ve Kronik BakÕm ÇalÕýma Grubu gerek merkezi kurslar gerekse kongre kurslarÕ ve bölgesel toplantÕlarla konuyla ilgili saülÕk çalÕýanlarÕnda bilinç düzeyi oluýturmaya çalÕýmaktadÕr. Yine DSÖ, SaülÕk BakanlÕüÕ ve TTD’nin ortak projesi olan GARD (Global Alliance against Respiratory Disease) kapsamÕnda kronik solunum hastalÕklarÕnda evde saülÕk hizmetlerinin organizasyonu ve yaygÕnlaýtÕrÕlmasÕ baýlÕklÕ eylem planÕ doürultusunda bir çalÕýtay organize edilmiý ve tavsiye kararÕ niteliüinde olacak rapor hazÕrlanmÕýtÕr. Hayata geçirilmesi noktasÕnda yoüun çabalarÕn olduüu evde saülÕk hizmet sunumu ve pulmoner rehabilitasyon uygulamalarÕ ile ilgili ne yazÕk ki ha-

70 70

Haziran 2011

len birçok mevzuat eksikliüi ile karýÕ

rÕ uzmanlarÕnÕn etkinlik ve yetkinlik

karýÕyayÕz. Pulmoner rehabilitasyon

alanÕ olarak görülmeyip, performans

uygulamalarÕnda yer alan birçok et-

puan karýÕlÕüÕ da yoktur. Pulmoner

kinlik halen SUT’da göüüs hastalÕkla-

rehabilitasyonun önemli bileýenle-


Toraks Bülteni rinden biri egzersiz eüitimidir ve ¿zyoterapistlerle birlikte çalÕýmayÕ gerektirir. Oysa mevcut mevzuat gereüi göüüs hastalÕklarÕ uzmanlarÕ ¿zyoterapistlerle birlikte çalÕýamamaktadÕr. Avrupa birliüine uyum sürecinde ve dünyadaki uygulamalarla bütünüyle çeliýir nitelikte olan bu eksikliklerin düzeltilmesine yönelik TTD’üi hukuki süreci baýlatma kararÕ almÕýtÕr.

Pulmoner Rehabilitasyon evde bakÕm konularÕ ile ilgili yaýanan sorunlar ve çözüm önerileri derneüimiz tarafÕndan hazÕrlanan Beyaz Kitap’ta yer almÕý, ayrÕca GARD bünyesinde 24-25 KasÕm 2010 tarihinde düzenlenen Göüüs HastalÕklarÕnda Evde BakÕm ÇalÕýtay Raporu’nda düzeltilmesi gereken mevzuat içeriüi içinde yer almÕýtÕr.

etkin olarak uygulanmasÕ ve hizmetten faydalanan hasta sayÕsÕnÕn arttÕrÕlmasÕnÕn önünde de önemli bir engeldir.

Yasal düzenlemelerle ilgili hukuki sürecin baýlatÕlmasÕ noktasÕnda TTD’üi hem ERS hem de ATS baýkanlarÕndan kurumsal düzeyde görüý istemiý ve her iki solunum derneüinden de SaülÕk BakanlÕüÕ bünyesine “torba pulmoner rehabilitasyon ünitelerinin yasa” kapsamÕnda ¿ zyoterapistlerle medikal direktörlerinin göüüs hasPulmoner rehabilitasyon programlatalÕklarÕ uzmanlarÕ olduüu ve rÕnÕn yapÕlandÕrÕlmasÕ göüüs uygulamalarÕn göüüs hastaKronik hastalÕklarÕn yönetiminde hastalÕklarÕ uzmanlarÕnÕn bilgi ve beceri sahibi olduklarÕ birincil koruma, erken tanÕ, etkin tedavi lÕklarÕ uzmanlarÕnÕn etkinliüi kapsamÕnda deüerlendirilebaýlÕklarÕ içermesine karýÕn ve rehabilitatif hizmetler, saülÕk hizmeti rek, ¿zyoterapistlerle birlikte endikasyonunu koyduüu, deçalÕýabilirlik noktasÕnda da sunanlar arasÕnda etkili iletiýim, bilgi üerlendirdiüi ve programÕnÕ sorun olmadÕüÕ bildirilmiýtir. yapÕlandÕrabileceüi/yapÕlanpaylaýÕmÕ, uzman görüýü, hasta ve úki ayrÕ baýlÕkta deüerlendidÕrdÕüÕ bir tedavi yaklaýÕmÕ ailesinin sürece katÕlÕmÕ, düzenli takip rilen ve kanÕta dayalÕ görüýkonusunda FTR uzmanlave palyatif bakÕm iý akÕýÕnda yer almasÕ lerimizin yer aldÕüÕ bilgilenrÕndan konsültasyon istemek k dirmeler ÕýÕüÕnda; pulmoner gereken baýlÕklardÕr. Kronik solunum zorunda bÕrakÕlmÕý, emeüinin rehabilitasyon ünitelerinin karýÕlÕüÕ olan performans puhastalÕklarÕ içinde entegre bakÕm göüüs hastalÕklarÕ uzmanlarÕ anlarÕnÕ almasÕ engellenmiý, yaklaýÕmÕnÕn öne çÕkmasÕ gereken denetiminde de yapÕlandÕgeri ödemelerde imza yetkisi hastalÕk baýlÕklarÕndan biri KOAH’dÕr. rÕlabileceüi; uygulamalarÕn kaldÕrÕlmÕýtÕr. performans puan karýÕlÕüÕ ve Peki neden KOAH ? ödemeler konusunda ve ¿zyoDüzeltilmesi gereken diüer terapistlerin ekip üyesi olarak önemli baýlÕk göüüs hastalÕkçalÕýabilirliüi ön görülen uzmanlÕk göüüs hastalÕklarÕ uzmanlarÕ ile birlarÕ uzmanlarÕnÕn ¿zyoterapistlerle alanlarÕ arasÕnda Fizik Tedavi Rehalikte çalÕýabileceüi konusunda gerekli birlikte çalÕýabilirliüinin önündeki bilitasyon uzmanlarÕ, Ortopedistler, bürokratik ve hukuki düzenlenmelemevcut yasal düzenlemedir. Göüüs El CerrahlarÕ, Spor Hekimleri gibi rin yapÕlmasÕ için TTD giriýimlerine hastalÕklarÕnda evde bakÕm uygulauzmanlÕk alanlarÕ yer almÕý, FTR’de devam edecektir. malarÕnda özellikle üçüncü basamak rotasyon yapÕlmasÕ ön görülmüýtür. saülÕk kuruluýlarÕnda yapÕlandÕrÕlan Pulmoner rehabilitasyon; kapsamTÕpta uzmanlÕk eüitim süresinin göya da yapÕlandÕrÕlacak olan referans lÕ, multidisipliner yaklaýÕmla kronik üüs hastalÕklarÕ için dört yÕla indirilevde saülÕk hizmet sunum ekiplerinhasta yönetimi için mükemmel bir diüi düýünüldüüünde göüüs hastalÕkde mevcut durum nedeniyle göüüs baýlangÕç noktasÕ oluýturmaktadÕr. larÕ uzmanlÕk eüitimi süresince FTR hastalÕklarÕ uzmanlarÕ ve ¿zyoteraÖyleyse biz göüüs hastalÕklarÕ uzrotasyonu çözüm olarak çok uzaktÕr. pistlerin birlikte çalÕýabilirliüinin kÕmanlarÕ kronik solunum yetmezliüi úlgili konudaki yasal düzenlemelerle sÕtlanmasÕ, kronik solunum yetmezliklinikleri bünyesinde pulmoner rehagöüüs hastalÕklarÕ uzmanlarÕnÕn ¿züi nedeniyle ventilatör baüÕmlÕ hasta bilitasyon ünitelerinin yapÕlandÕrÕlyoterapistlerle birlikte çalÕýabilirliüiya da terminal dönem olgularÕn palmasÕ ve hastane temelli ESH sunum nin önünün açÕlmamasÕ sadece göüüs yatif bakÕmÕ gibi durumlarda sorun modellerini hayata geçirilmesine yöhastalÕklarÕ uzmanlarÕnÕn mesleksel oluýturan mevzuat eksikliklerinden nelik gerekli alt yapÕnÕn oluýturulmaalan kaybÕyla ilgili olmayÕp ülkemizbiridir. Hem pulmoner rehabilitassÕ noktasÕnda çapa harcamalÕ ve bilgi de temelleri atÕlan ESH sunumunun yon ve hem de göüüs hastalÕklarÕnda birikimimizi arttÕrmalÕyÕz. kronik solunum sorunlu hastalarda Haziran Haziran 2011 2011

71 71


Veremle Bar¿Á m¿ ¾mzaland¿?

Toraks Bülteni

Dr. Ali KÕlÕçgün TTD Üyesi kilicgun@gmail.com

Veremle Bar¿Á m¿ ¾mzaland¿? (doktorum verem kaç puan?) Verem tarih boyunca edebiyata konu olmuĞtur. ÇocukluÞumuz Türk filmlerindeki aĞðk olan gençlerin kan tükürdüÞü sahnelerle geçti. Karakterler duygusal, zayðf ve yoksul kiĞilerdir. O zaman bize saçma görünse de aĞðk olmak, belki de önemli derecede vücut direncini düĞürücü bir faktördür. Bir mendil niye kanar Ahmet abi Diý deüil, tÕrnak deüil Bir mendil niye kanar Mendilimde kan sesleri E. Cansever Performansa geçilen bugünlerde acaba verem puan kazandÕrÕyor mu diye düýündünüz mü hiç? Haberlere bakÕlÕrsa kazandÕrmadÕüÕ anlaýÕlÕyor. Hekimler verem savaý dispanserlerinden ayrÕlÕp ýimdilik puan kazandÕran aile hekimliüine geçiyorlar. Dispanserlerde kiralanmaya baýlamÕý. Peki verem bitti mi ülkemizde, saülÕk politikalarÕnÕ kar-zarar iliýkisi içinde yürütenler veremle barÕý antlaýmasÕ imzaladÕlar da bizim mi haberimiz yok. Bunca yÕldÕr bu mücadeleyi verenlerin kemikleri sÕzlÕyordur mutlaka. Evet puan kazan-

72

Haziran 2011

dÕrmÕyor fakat neler kaybettirdiüini tahmin etmek hiçte zor deüil. Verem tarih boyunca edebiyata konu olmuýtur. Çocukluüumuz Türk ¿lmlerindeki aýÕk olan gençlerin kan tükürdüüü sahnelerle geçti. Karakterler duygusal, zayÕf ve yoksul kiýilerdir. O zaman bize saçma görünse de aýÕk olmak, belki de önemli derecede vücut direncini düýürücü bir faktördür. Bundan yaklaýÕk 45 yÕl önce Anadolu’nun bir köyünde bir kÕzla bir erkek birbirlerine aýÕk olurlar. Sevgileri herkesin dilindedir ve niýanlanÕrlar. Daha sonra erkek hastalanÕr. Öksürür, kan tükürür ve her gecen gün zayÕÀayarak yataktan

çÕkamaz olur. O günkü sosyal koýullarda doktora gidemez. Giderek genel durumu kötüleýen hastanÕn tek istediüi sevdiüini son bir kez görebilmektir. Fakat evlenmeden görüýmelerine müsaade edilmez. Sen iyileý evlendiüin zaman görüýürsün denir. NiýanlÕsÕnÕ görme isteüini kabul ettiremeyen erkeüin son bir ricasÕ olur. NiýanlÕmÕn ayaklarÕnÕ yÕkadÕüÕ suyu getirin ben o suyu içeyim der. Bu arzusu gerçekleýmeden genç ölür. Gelenekler gereüi kÕz niýanlÕsÕnÕn kardeýiyle evlendirilir. Herkesin bir hikayesi vardÕr ama herkesin bir ýiiri yoktur. Teyzemin yaýamÕnda bir ýiiri oldu mu bilmiyorum. Hikayesinin bir gün yazÕlacaüÕnÕ da o bilmiyordu...


GARD Deneyimim

Toraks Bülteni

Dr. Burhan Söker TTD Üyesi drbsoker@mynet.com

GARD Deneyimim

28-29 Mart 2011 tarihinde Ankara’da GARD’Õn dördüncü çalÕýma grubunun toplantÕsÕ yapÕldÕ. ToplantÕdan izlenimlerim ve beklentilerimi kÕsaca aktarmak ve bundan sonraki süreç için önerilerde bulunmak için bu yazÕyÕ yazdÕüÕmÕ belirtmek istiyorum. Öncelikle bu toplantÕnÕn çaürÕcÕsÕ ve örgütleyici olarak SaülÕk BakanlÕüÕ temsilcileri bilgileri olmadan toplantÕya çaürÕldÕklarÕnÕ belirttiler. DolayÕsÕyla sürecin ne olduüu ve neden çaürÕldÕklarÕnÕ içeren bilgiye ulaýmadÕklarÕndan tepkilerini dile getirdiler. úki günlük toplantÕnÕn ancak sonunda döndükleri illerde aile hekimlerine KOAH ve astÕm konusunda bilgi verecekleri konusunda bir sorumluluk yükleneceklerini öürenmiý oldular.

Öte yandan astÕm konusunda bilgi aktarÕmÕ ve hazÕrlanan CD’deki slaytlarÕn yeterli olduüunu, çocuk astÕmÕ konusundaki bilgilerin tekrardan öte olmadÕüÕ ve bilgi aktarÕmÕnda bulunan akademisyen arkadaýÕmÕzÕn sunumunun yeterli olmadÕüÕnÕ gözlemledim. AyrÕca KOAH için hazÕrlanan slaytlarÕn çok fazla sayÕda olduüu, gereksiz tekrarlarÕn bulunduüunu, bazÕ konularÕn birinci basamak aile hekimleri için gereksiz bilgi kirliliüine yol açtÕüÕnÕ izledim. úl düzeyinde yüklendiüimiz görevleri nasÕl yapÕlabileceüimizi tartÕýmak üzere il saülÕk müdürlüüü eüitim ýube ve kronik hastalÕklar ýube müdürlüüü ile toplantÕ yaptÕk. 441 aile hekimine astÕm ve KOAH konusunda bilgi aktarÕmÕnda bulunmanÕn ciddi iý yükü ve zaman gerektireceüini düýünerek önce ildeki göüüs hastalÕklarÕ uzmanÕ arkadaýlarÕmÕza bilgi verilmesi ve daha sonra onlarÕn baülÕ bulunduklarÕ saülÕk grup baýkanlÕklarÕ aracÕlÕüÕyla bölgelerindeki aile hekimlerine eüitim verilmesini organize etmelerini kararlaýtÕrdÕk. KÕsa sürede eüitici eüitimi tamamladÕk. Göüüs hastalÕklarÕ uzmanÕ arkadaýlarÕmÕzla aile hekimi toplantÕlarÕnÕ iki gün olacak ýekilde yapÕlmasÕnÕ kararlaýtÕrdÕk.

Aile hekimlerine astÕm konusundaki bilgi aktarÕmÕnÕ 3 MayÕs 2011 Dünya AstÕm Günü etkinliüine denk gelecek ýekilde gerçekleýtirdik. Bu toplantÕ öncesi 25 soruluk pretest uyguladÕk ve geri bildirimlerinden aile hekimlerinin astÕm konusunda belirgin bilgi açÕüÕ olduüunu ve bu nedenle sürekli eüitim etkinlikleri ile desteklenmeleri gerektiüini fark ettik. Toraks Derneüi aracÕlÕüÕyla yürütülen eüitim etkinliklerinde aüÕrlÕklÕ vurgunun primer koruma yöntemleri olmasÕ gerektiüini düýünüyorum. Zaten aile hekimlerinin ýu an için KOAH ve astÕm da kullanÕlan birçok ilacÕ yazamadÕüÕ biliniyor. Sonuç olarak tüm bu eüitim etkinlikleri ve çalÕýmalarÕn ülkemizde KOAH ve astÕmda kullanÕlacak gereksiz ilaç tüketimini arttÕrmamasÕ ve hastalarÕmÕza saülÕklÕ günler getirmesi dileüiyle emeüi geçen tüm herkese kolay gelsin diyorum. Bir teýekkür borcunu da iletmek istiyorum. úki günlük eüitici eüitimi etkinliüinde sÕcak, samimi, içten yaklaýÕmÕyla bizleri sürece katan halk saülÕüÕ uzmanÕ Dr. ûevkat Bahar ÖzvarÕý ve ekibine…

Haziran 2011

73


Müzik ve T¿p

Toraks Bülteni

Dr. Fatma Evyapan TTD Üyesi fatmafisekci@yahoo.com

Müzik ve T¿p Bir önceki yazÕmda da belirttiüim gibi size göüüs hastalÕklarÕna yakalanmÕý ünlü bestecilerden bahsedeceüim. Bunlardan en ünlüsü kuýkusuz benim de en sevdiüim besteci olan Frédéric Chopin’dir. Ortaokuldayken bu ilgim nedeniyle arkadaýlarÕm tarafÕndan “Chopin Fatoý” diye anÕlÕrdÕm. Frédéric François Chopin, 22 ûubat ya da 1 Mart 1810 ile 17 Ekim 1849 tarihleri arasÕnda yaýamÕý PolonyalÕ bir besteci, piyano ustasÕ olup aynÕ zamanda müzik eüitimcisidir. Romantik müziüin en büyük ustalarÕndan birisidir ve “piyanonun ýairi” olarak da tanÕmlanmaktadÕr. Chopin hayatÕnÕn büyük bir bölümünde saülÕk sorunlarÕ yaýamÕýtÕr. Tüberküloz olan bestecinin performanslarÕ sÕrasÕnda hemoptizi ataklarÕ geçirdiüi belirtilmektedir. Paris’te 1849 yÕlÕnda henüz 39 yaýÕnda iken ölmüýtür. Ancak Chopin her ne kadar tüberküloz tanÕsÕ ile tedavi edilse de Chopin’in yaýamdan 38 yaýÕnda erkenden ayrÕlmasÕna neden olan hastalÕüÕn ne olduüu tam olarak açÕklÕüa kavuýmamÕýtÕr. Bu açÕdan 1849’da ölümünden itibaren pek çok alternatif tanÕlar öne sürülmüýtür. Olgu Anamnezi: Frédéric Chopin çocukluüundan beri hastaydÕ ve hekim gözetimi altÕnda yaýamÕýtÕ. YaülÕ besinlere entolerasÕ vardÕ. Bu tür besinler mide aürÕsÕ, ishal ve kilo kaybÕna yol açardÕ. AyrÕca ileri derecede zayÕftÕ. 1826’da altÕ ay boyunca hastalandÕ ve bu sÕrada servikal lenf bezleri büyüdü ve ýiddetli baý aürÕlarÕ geliýti. úlk hemoptizisi Paris’te 1831’de oldu. Chopin gençlik çaülarÕnda kendisini belladona ile tedavi etmekteydi. AyrÕca öksürüüü için ýeker ve afyon karÕýÕmÕ almaktaydÕ. Genellikle sabah erken saatlerde bol miktarda balgam çÕkartma alÕýkanlÕüÕ bulunmaktaydÕ. Arada alkol ve sigara içmekle birlikte daha çok içinde bulunduüu kalabalÕk, arkadaý ortamlarÕnda çevresel tütün dumanÕ maruziyeti de bulunmaktaydÕ. HayatÕnÕn ileri yÕllarÕnda pankreas yetmezliüi ilerledikçe diare yakÕnmalarÕ daha da aüÕrlaýtÕ ve yoüun bir öksürük krizi-

74

Haziran 2011

nin ardÕndan 17 Ekim 1849’da sabaha karýÕ 02.00’de hayatÕnÕ kaybetti. Hekimi Dr. Cruveilhier ölümünü aüzÕna bir ayna tutarak ve mum ÕýÕnda göz bebeklerini kontrol ederek doüruladÕ. Vasiyeti gereüi kendisine otopsi uygulandÕ. Otopsi raporu ise 1871’deki Paris yangÕnÕ sÕrasÕnda yok oldu. Ölüm serti¿kasÕ larenks ve akciüer tüberkülozunu doürulamaktaydÕ. Bununla birlikte daha sonra Wojciech Grylzmala yazmÕý olduüu bir mektupta otopsi bulgularÕnÕn tüberkülozla uyum göstermediüini belirtmiýti. Chopin’in babasÕnÕn saülÕk durumu hakkÕnda çok az ýey bilinmektedir. Kendisi 74 yaýÕnda tekrarlayÕcÕ solunum sistemi hastalÕklarÕ sonucu hayatÕnÕ kaybetmiýtir. Annesinin ise kronik bir hastalÕüÕ bulunmayÕp 87 yaýÕna kadar yaýamÕýtÕr. Üç kÕz kardeýinden úzabella 70 yaýÕna kadar yaýamÕý olup bilinen bir hastalÕüÕ yoktur. Ludwika ise 47 yaýÕnda tekrarlayan solunum sistemi enfeksiyonlarÕ nedeniyle hayatÕnÕ kaybetmiýtir. Emilia ise daha çocukluktan itibaren saülÕk sorunlarÕ yaýamÕý olup tekrarlayÕcÕ öksürük ve dispne ataklarÕ geçirmekteydi. Daha 14 yaýÕnda masif bir kanama (Hemoptizi? Hematemez?) nedeniyle hayatÕnÕ kaybetti. Acaba Hangisi? Tüberküloz: Her ne kadar otopside tüberküloz ile uyumlu deüiýiklikler görülmediyse de Chopin’in yaýamÕ sÕrasÕnda görülen hemoptizi, öksürük ve aýÕrÕ zayÕf görünümü nedeniyle bu tanÕ konulmuý hem de ölüm serti¿kasÕnda yine aynÕ tanÕ yer almÕýtÕr. Chopin’de olduüu gibi hemoptizi tüberkülozda yirmi yÕl boyunca nadir olarak görülmektedir. Bununla birlikte ýayet tüberküloz ise bu hastalÕüÕn kÕzkardeýi Emilia’dan bulaýma olasÕlÕüÕ yüksektir. Kistik Fibrozis: Bu alternatif hipotez ilk defa 1987’de O’Shea tarafÕndan öne sürülmüýtür. HastalÕüÕn erken çocuklukta ortaya

çÕkmÕý olmasÕ, ailede diüer kardeýlerde de benzer bulgularÕn olmasÕ, gastroentestinal semptomlar, yaülÕ besinlere karýÕ entolerans, alt solunum yollarÕnÕn tekrarlayÕcÕ enfeksiyonlarÕ, fÕçÕ göüüs, düýük egzersiz toleransÕ bu tanÕyÕ desteklemekle birlikte clubbingin bulunmamasÕ bu tanÕdan uzaklaýmamÕza neden olmaktadÕr. Buna karýÕn bestecinin son yÕllarda bilek ve eklem aürÕlarÕndan yakÕnmasÕ bu hastalÕüÕn bir belirtisi olabilir. Chopin’in kistik ¿brozisin ha¿f formuna yakalanmÕý olabileceüi ve hastalÕüÕn eklenen tüberkülozla birlikte alevlenmesi de söz konusu olabilir. Alfa-1 Antitripsin Eksikliüi: Alfa-1 antitripsin eksikliüi ise 1994 yÕlÕnda Kuzemko tarafÕndan öne sürülmüý olup Emilia’nÕn fatal hemoptizisinin karaciüer sirozuna sekonder geliýen fatal hemoptiziye baülÕ geliýebileceüini düýünmüýtür. Chopin’in yüzünde tüy olmamasÕnÕn ve hipoproteinemisi ve gastroentesinal kanamasÕnÕn karaciüer yetmezliüine baülÕ olabileceüi söz konusudur. Mitral Stenoz: Bu hastalÕk da sanatçÕnÕn yakÕnmalarÕnÕ açÕklamasÕna raümen sanatçÕnÕn çocukken romatizmal ateý geçirmemiý olmasÕ bu olasÕlÕüÕ ekarte etmektedir. Tüm bu alternatif yaklaýÕmlara raümen kronik akciüer tüberkülozu ve ona baülÕ geliýen bronýektazi ve olasÕ korpulmonale en olasÕ tanÕlar gibi gözükmektedir. Günümüzde besteci ile ilgili yeni hastalÕklar öne sürme çabalarÕ belki de bu olaüanüstü bestecinin tüberküloz olarak “damgalanmasÕnÕ” kabullenememeyi göstermektedir. Hangi nedenle olursa olsun bestecinin genç yaýta ve en verimli çaüÕnda ölümü müzik dünyasÕnÕ daha pek çok güzel eserden yoksun bÕrakmÕýtÕr.


Toraks Bülteni

Bulutlara benzer duygular: turuncu, erguvan, beyaz. Bir rüzgar sürükler hepsini. Bulutlara güven olmaz. Çiçeklere benzer duygular: gönüllerde yıldız yıldız açılır, meyve olur, ağaç olur; nesiller dinlenir gölgesinde: muzaffer alınlarda taç olur. Çiçeklere benzer duygular, kuytu bir bahçede açan çiçeklere. Gözyaşında kanatlanır yaprakları, kalbinin kanıyla şafaklaşır. Ağlayınca açar o çiçekler, gülünce solar. Kuşlara benzer duygular. Nereden gelirler bilinmez. Kah çığlık çığlıktırlar, kah sesleri işitilmez. Bağrında güneşler tutuşmuyorsa selamlayıp geçerler seni. Kuşlar soğuk iklimi sevmez. Cemil Meriç Haziran 2011

75


KiÁilik Hakk¿ ¾hlalleri Av. Ziynet Özçelik TTD Hukuk Dan¿Áman¿ ziynetozcelik@gmail.com

Toraks Bülteni

Av. Tülay Ekici Avukat tulayekici3@gmail.com

Medyada KiÁilik Hakk¿ ¾hlalleri ve Hukuksal BaÁvuru Yollar¿ Basðn özgürlüÞü demokratik bir toplumun vazgeçilemez unsurlarðndandðr. Bu gereklilik uyarðnca 1982 Anayasasðnðn 28. maddesinde “Basðn hürdür, sansür edilemez.” ifadesi ile basðn özgürlüÞü Anayasal teminat altðna alðnmðĞtðr. Bu güvence aynð zamanda Anayasanðn 22. maddesinde güvence altðna alðnan haberleĞme hürriyeti ile 25. ve 26. maddelerinde düzenlenen düĞünce ve ifade hürriyetinin demokratik deÞerlere uygun olarak kullanðlmasð için de vazgeçilmez niteliktedir. Günümüz teknolojik geliýmelerine paralel olarak medya tüm dünyada olduüu gibi ülkemizde de hÕzla büyümüýtür. ‘Kamusal bir yetki’ kullanÕldÕüÕ gerekçesi ile durum ve olaylarÕ kamuoyuyla paylaýan medya güç olmaktan çÕkmÕý ve güçlerin medyasÕ haline dönüýmüýtür. Bunun bir so-

76

Haziran 2011

nucu olarak da her gün televizyon, gazete, dergi vb. yayÕn organlarÕnda karýÕlaýtÕüÕmÕz haber ve programlar, birçok hukuksal ve etik ihlale neden olunan olgular olarak karýÕmÕza çÕkmaktadÕr. Bu durum çoüu kez kiýilerin kiýilik haklarÕnÕ zedeleyen ve/veya daha dar anlamda özel hayatÕn gizliliüini ihlal eden haber ve programlar olarak karýÕmÕza çÕkmaktadÕr. ûüphesiz son yÕllarda medyadaki haberlere en sÕk konu olan meslek grubu hekimlerdir. Hekimler adeta saülÕk sistemindeki kötüleýmenin tek sorumlusu olarak kamuoyuna sunulmaktadÕrlar. MedyanÕn bu tutumunun son yÕllarda hekimlere hastalar, hasta yakÕnlarÕ vb. kiýilerce uygulanan ýiddetin artÕýÕnda payÕ azÕmsanamayacak kadar büyüktür. Hasta kayÕplarÕ medyada “Yine doktor hatasÕ”, “Doktor ihmali öldürdü” gibi öfke uyandÕran ve hedef gösteren bir üslupla verilmektedir. Haber içeriklerinde çoüu kez yaýanan olaylar hekimlerin savunmalarÕna yer verilmeksizin acÕlÕ ve öfkeli olan hasta yakÕnlarÕnÕn aüzÕndan kaleme alÕnmaktadÕr. OlayÕn yargÕya taýÕnmasÕ veya kamu görevlisi olmalarÕ nedeniyle konuýmaktan kaçÕnan hekimler ise kusuru ve varsa suçu kabul eden bir konuma itilmektedir. Yürütülen soruýturma veya yargÕ-

lamalar sonucu kusursuzluüu veya suçsuzluüu ortaya çÕksa dahi, kamuoyu belleüinde onur kÕrÕcÕ bir izi taýÕmak zorunda kalan hekimler, süreçte maddi ve manevi birçok zarara uüramaktadÕrlar. Peki bu tür durumlar karýÕsÕnda kalan hekimlerin baývurabileceüi hukuksal yollar ve baývurma süreleri nelerdir? YazÕnÕn bundan sonraki bölümünde bu soruya yanÕt vermeye çalÕýacaüÕz. BasÕn özgürlüüü demokratik bir toplumun vazgeçilemez unsurlarÕndandÕr. Bu gereklilik uyarÕnca 1982 AnayasasÕnÕn 28. maddesinde “BasÕn hürdür, sansür edilemez.” ifadesi ile basÕn özgürlüüü Anayasal teminat altÕna alÕnmÕýtÕr. Bu güvence aynÕ zamanda AnayasanÕn 22. maddesinde güvence altÕna alÕnan haberleýme hürriyeti ile 25. ve 26. maddelerinde düzenlenen düýünce ve ifade hürriyetinin demokratik deüerlere uygun olarak kullanÕlmasÕ için de vazgeçilmez niteliktedir. Ancak diüer yandan basÕn hürriyetine, bireylerin kiýilik haklarÕnÕn zedelenmemesi ve özel hayatÕn gizliliüinin ihlal edilmemesi amacÕyla sÕnÕr çizilmiýtir. Çünkü basÕn hürriyetini güvence altÕna alan AnayasamÕz, aynÕ zamanda 17. maddesi ile kiýilerin maddi ve manevi varlÕklarÕ


Toraks Bülteni

KiÁilik Hakk¿ ¾hlalleri

ile bunlarÕ geliýtirme hakkÕnÕ korumaktadÕr. AnayasamÕzÕn “Özel HayatÕn Gizliliüi” baýlÕklÕ 20. maddesi de, her bireyin özel hayatÕna ve aile hayatÕna saygÕ gösterilmesi gerekliliüini, maddenin son fÕkrasÕndaki ifade ile de herkesin kiýisel verilerin korunmasÕ konusunda devletin pozitif yükümlülük taýÕdÕüÕnÕ düzenlemesi açÕsÕndan önemlidir.

Bu etik ilkelerin ihlal edilerek yapÕlan haber ve yayÕnlara maruz kalan bireylere ise hukuk düzenimizce bir takÕm haklar tanÕnmÕý, haber ve yayÕn sorumlularÕna ise aynÕ ýekilde bir takÕm sorumluluklar yüklenmiýtir. Bu hak ve sorumluluklar aýaüÕda üç grup halinde açÕklanacaktÕr.

Konuya iliýkin uluslararasÕ sözleýmelerin baýÕnda gelen únsan HaklarÕ Avrupa Sözleýmesinin 8. maddesi de “Herkes özel ve aile hayatÕna, konutuna ve haberleýmesine saygÕ gösterilmesi hakkÕna sahiptir.” ifadesini içermektedir. Özel hayatÕn gizliliüi bu ulusal ve uluslararasÕ düzenlemeler ile korunurken, özel hayatÕ da içine alan daha kapsamlÕ bir kavram olan kiýilik hakkÕnÕ ihlal eden ¿il ve davranÕýlarÕn söz konusu hükümlere aykÕrÕlÕk oluýturduüunu söylemek yanlÕý olmaz. Bu anlamda medyada gerçek dÕýÕ, yanlÕý veya eksik bilgi içeren haberler ve kiýisel bilgilerin hukuka aykÕrÕ olarak açÕklanmasÕ özel hayatÕn gizliliüini ihlal eden ve/ veya kiýilik haklarÕnÕ zedeleyen nitelik taýÕmaktadÕr.

Cevap ve düzeltme hakkÕ, AnayasamÕzÕn 32. maddesinde güvence altÕna alÕnmÕýtÕr. Maddeye göre ‘Haysiyet ve ýereÀerine dokunulmasÕ veya kendileriyle ilgili gerçeüe aykÕrÕ yayÕnlar yapÕlmasÕ hallerinde’ bireylerin cevap ve düzeltme haklarÕnÕn olduüu kabul edilmiýtir. AynÕ maddede, kanunla düzenlenmesi öngörülen bu hakkÕn kullanÕm ölçütleri, televizyon yayÕnlarÕ için 3984 sayÕlÕ Radyo ve TelevizyonlarÕn Kuruluý ve YayÕnlarÕ HakkÕnda Kanun’da, gazete gibi süreli yayÕnlar için ise 5187 sayÕlÕ BasÕn Kanunu’nda belirlenmiýtir.

Bu nitelikteki haberler medya organlarÕ için de etik bir ihlal sayÕlmaktadÕr. Medya etik ilkelerinin belirlendiüi ve 1998 yÕlÕnda kabul edilen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi, “Gazeteci, intihal (aýÕrma), iftira, hakaret, lekeleme, saptÕrma, manipülasyon, söylenti, dedikodu ve mesnetsiz suçlamalardan kesinlikle uzak durur.” ifadesini içermektedir. Haber ve yayÕnlarda “Eleýtiri sÕnÕrlarÕnÕn ötesinde küçük düýüren, aýaüÕlayan veya iftira niteliüi taýÕyan” ifadelere yer verilemeyeceüi de BasÕn Konseyi BasÕn Meslek Etiüi úlkelerindendir.

I. Cevap ve Düzeltme HakkÕ

5187 sayÕlÕ BasÕn Kanunu’nun 14. maddesinde süreli yayÕnlarda kiýilerin ýeref ve haysiyetini ihlal edici veya kiýilerle ilgili gerçeüe aykÕrÕ yayÕm yapÕlmasÕ halinde ilgililerin yayÕmÕ izleyen iki ay içinde hazÕrladÕklarÕ cevap ve düzeltme yazÕsÕnÕ yayÕnÕn sorumlu müdürüne göndermeleri öngörülmüýtür. Sorumlu müdür tarafÕndan üç gün içinde düzeltme metninin yayÕmlanmamasÕ halinde ise, yayÕm için tanÕnan sürenin bitiminden itibaren on beý gün içinde Sulh Ceza Hakiminden hazÕrlanan düzeltme metninin yayÕmlanmasÕnÕ talep hakkÕ doümaktadÕr. Bu halde hakimin üç gün içinde incelemeyi yaparak karar vermesi esas olup, hekimin ret kararÕna karýÕ 7 gün içinde Asliye Ceza Mahkemesine itirazda bulunulabilir.

3984 sayÕlÕ Radyo ve TelevizyonlarÕn Kuruluý ve YayÕnlarÕ HakkÕnda Kanun’un 28. maddesinde ise tekzip talebi için öncelikle sorumlu müdüre baývurma zorunluluüu düzenlenmemiýtir. Maddeye göre, hakkÕnda gerçek dÕýÕ veya kiýilik haklarÕnÕ zedeleyici haber/yayÕn yapÕlan kiýiler yayÕmdan itibaren 10 gün içinde Sulh Ceza Mahkemelerine baývurarak hazÕrladÕklarÕ tekzip metninin yayÕmlanmasÕnÕ hakimden talep edebilir. Yetkili ve görevli mahkeme ulusal yayÕn yapan kuruluýlar için Ankara Sulh Ceza Mahkemesi, bölgesel ve yerel yayÕn yapan kuruluýlar için baývuru sahibinin ikametgâhÕ sulh ceza mahkemesidir. Hakim talep üzerine üç gün içinde karar verir. Talepleri hakim tarafÕndan reddedilen kiýilerin, kararÕn tebliüini izleyen üç gün içinde Asliye Ceza Mahkemesine itirazda bulunma haklarÕ mevcuttur. Uygulamada yayÕnÕn RTÜK onaylÕ örneüinin mahkemeye sunulmamasÕnÕn ret kararÕna gerekçe yapÕldÕüÕ kararlarla karýÕlaýÕlmaktadÕr. II. Tazmin Yükümlülüüü Medeni Kanunun 24 ve 24/a maddelerinde, kiýilik haklarÕna karýÕ yapÕlan saldÕrÕnÕn dava yolu ile korunacaüÕ belirtilmiýtir. Maddeye göre hukuka aykÕrÕ olarak kiýilik hakkÕna saldÕrÕlan kimse, hâkimden, saldÕrÕda bulunanlara karýÕ korunmasÕnÕ isteyebilecektir. Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde ise ‘ûahsiyet hakkÕ hukuka aykÕrÕ bir ýekilde tecavüze uürayan kiýi, uüradÕüÕ manevi zarara karýÕlÕk manevi tazminat namÕyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir.’ hükmü ile kiýilik haklarÕna saldÕrÕnÕn yaptÕrÕmÕ düzenlenmiýtir. Maddenin ikinci fÕkrasÕnda hakimin tazminat miktarÕnÕ, taraÀarÕn sosyal Haziran 2011

77


KiÁilik Hakk¿ ¾hlalleri ve ekonomik durumlarÕnÕ göz önüne almak suretiyle belirleyeceüi belirtilmiýtir. Maddenin son fÕkrasÕnda ise, hakimin tazminata hükmetmek yerine saldÕrÕyÕ kÕnayan bir karar verip bu kararÕn tÕpkÕ saldÕrÕ teýkil eden haber veya yayÕn gibi basÕn yolu ile ilanÕna hükmedebileceüi ifade edilmiýtir. Kiýilik hakkÕ saldÕrÕya uürayan bireylerin bu yolla dava haklarÕnÕ kullanacaklarÕ süre ise Borçlar Kanununun 60. maddesinde belirtilmiýtir. Bu maddeye göre kiýilik haklarÕna saldÕrÕ teýkil eden haber veya yayÕmdan sorumlu kiýinin öürenildiüi tarihten itibaren 1 sene ve her durumda 10 sene içinde kiýi manevi tazminat istemiyle dava açmalÕdÕr. Haber veya yayÕmdan kimin sorumlu olacaüÕ hususuna BasÕn Kanunu’nun 13. maddesinde yer alan “BasÕlmÕý eserler yoluyla iýlenen ¿illerden doüan maddi ve manevi zararlardan dolayÕ süreli yayÕnlarda, eser sahibi ile yayÕn sahibi ve varsa temsilcisi… sorumludur.” ûeklindeki düzenleme ile açÕklÕk getirilmiýtir. III. Cezai Sorumluluk Medyada yer alan haber ve programlarda kullanÕlan ifadelerin kiýilik haklarÕnÕ zedelemesinin yanÕ sÕra, Türk Ceza Kanunu kapsamÕnda bir suç oluýturmasÕ da olasÕdÕr. Bu konuda en sÕk rastlanan örnek, kullanÕlan ifadelerin aynÕ zamanda hakaret suçuna vücut vermesi halidir.

78

Haziran 2011

5237 sayÕlÕ Türk Ceza Kanunu’nun ‘ûerefe KarýÕ Suçlar’ baýlÕklÕ bölümünde 125. maddesinin 1. fÕkrasÕ ‘Bir kimseye onur, ýeref ve saygÕnlÕüÕnÕ rencide edebilecek nitelikte somut bir ¿il veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, ýeref ve saygÕnlÕüÕna saldÕran kiýi, üç aydan iki yÕla kadar hapis veya adlî para cezasÕ ile cezalandÕrÕlÕr.’ hükmünü içermektedir. Maddenin 4. fÕkrasÕnda ise, hakaretin alenen iýlenmesi hali cezayÕ aüÕr-

Toraks Bülteni etmek cezai yaptÕrÕm gerektiren bir davranÕý olarak belirlenmiýtir. Bu kapsamda bu suçlarÕ oluýturan haber ve yayÕnlara konu olan kiýilerin Cumhuriyet SavcÕlÕklarÕna ýikayette bulunma ve sorumlular hakkÕnda kamu davasÕ açÕlmasÕnÕ talep etme haklarÕ bulunmaktadÕr. Ceza sorumluluüunu ýahsiliüi ilkesi gereüi esas itibariyle ýikayetin suç oluýturan ¿ili gerçekleýtiren kiýiye (köýe yazarÕ, program sunucusu vb.) yöneltilmesi gerekmektedir. YanÕ sÕra Radyo ve TelevizyonlarÕn Kuruluý ve YayÕnlarÕ HakkÕnda Kanunu’nun 28. maddesinin son fÕkrasÕnda radyo veya televizyon yayÕnlarÕ yoluyla iýlenen suçlardan dolayÕ sorumluluüun, Türk Ceza Kanunu’nun iýtirak hükümlerine göre yayÕnÕ yöneten veya programÕ yapanla birlikte sorumlu müdüre ait olduüu düzenlenmiýtir.

laýtÕrÕcÕ neden olarak düzenlenmiý olup, YargÕtay basÕn yayÕn organlarÕnda yer alan hakaret içerikli ifadeler yönünden aleniyet unsurunun gerçekleýtiüini kabul etmektedir. Yine kiýilerin özel hayatÕnÕn gizliliüini ihlal eden haber ve yayÕn yapmak Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinde suç olarak düzenlenirken, 136. maddede de baýkasÕna ait kiýisel verileri hukuka aykÕrÕ olarak ifýa

BasÕn Kanunu’nun 11. maddesinde süreli yayÕmlardan doüan cezai sorumluluüun eser sahibine ait olduüu belirtilmiýtir. Maddenin 3. fÕkrasÕnda ise her hangi bir nedenle (eser sahibinin belli olmamasÕ, cezai ehliyetinin bulunmamasÕ vb.) eser sahibinin cezai sorumluluüuna gidilememesi halinde ise, sorumlu müdürün ve sorumlu müdürün baülÕ olduüu yetkilinin sorumluluüunun doüacaüÕ düzenlenmiýtir.


Toraks Bülteni

Hasta Sorumluluklar¿

Dr. Tev¿k Özlü TTD Etik Kurul Sekreteri ozlutevfik@yahoo.com

Hasta Sorumluluklar¿ HastalarÕn haklarÕ yanÕnda sorumluluklarÕ da vardÕr. Hekimle hasta arasÕndaki iliýkinin hede¿, hastanÕn bozulan saülÕk durumunu iyileýtirmek veya mevcut saülÕüÕnÕ koruyup geliýtirmektir. Hekimin tek baýÕna çaba sarf etmesi ve sorumluluklarÕnÕn gereüini yerine getirmesiyle bu hedefe ulaýÕlamaz. HastanÕn da aynÕ amaç doürultusunda çaba sarf etmesi, sorumluluk üstlenmesi ve yükümlülüklerini yerine getirmesi gereklidir. Öncelikle, saülÕk kurumlarÕnda hizmetlerin aksamadan verilebilmesi için belirlenen kurallara uymalarÕ gerekmektedir. Hastalar randevu tarih ve saatlerine uymalÕ; hekim ve saülÕk çalÕýanlarÕnÕn vakitlerine saygÕ göstermeli, onlarÕ gereksiz yere ve randevusuz meýgul etmemelidirler.

me talebinde bulunamazlar. SaülÕk durumlarÕ hakkÕnda, gerçeüe aykÕrÕ belge ve doküman düzenlenmesini isteyemezler. HastalarÕn hekim ve saülÕk personeline yanlÕý ve eksik bilgi vermeleri kabul edilemez. Hastalar kimlik, adres ve telefonlarÕnÕ doüru olarak bildirmeli ve sorularÕ makul biçimde cevaplamalÕdÕrlar. Hasta tedaviyi reddediyor ise, alternatif bir tedavi uygulanÕp uygulanmamasÕ veya tedavisiz kalma konusundaki tercihini açÕkça -yaýamÕ tehdit eden durumlarda- yazÕlÕ olarak belirtmelidir. Tedaviyi kabullendiüinde ise, tarif edildiüi gibi uygulamalÕdÕr.

Hasta, refakatçi ve ziyaretçileri, hastane hijyenini bozacak ýekilde hareket etmemeli; gürültü yapmamalÕ, asayiý ve huzuru bozacak davranÕýlardan kaçÕnmalÕdÕrlar. HastanÕn perhizine uymayacak gÕdalar getirmemeli, saülÕk çalÕýanlarÕna saygÕ ve nezaket kurallarÕ çerçevesinde davranmalÕdÕrlar.

Hasta hastalÕüÕ konusunda bilgi almak isteyip istemediüini ve kimlere bilgi verilmesini istediüini açÕklamalÕdÕr. Hasta, tedavisiyle ilgili karar vermekten kaçÕnamaz. Hasta, teýhis ve tedavi sürecinde, hekim ve diüer saülÕk çalÕýanlarÕyla iýbirliüi yapmalÕdÕr. AynÕ anda baýka bir tedaviyi yürütüyorsa, bu konuda hekimine bilgi vermelidir. Hastalar, önceki rapor, ¿lm veya tetkikleri, baývurduklarÕ hekimden saklamamalÕdÕrlar.

Hastalar, hekimin mesleki bilgi ve ilkeler ÕýÕüÕnda baüÕmsÕz karar verme özgürlüüünü kÕsÕtlayacak ýekilde psikolojik, sosyal ve ¿ziksel baskÕ kuramazlar. TÕbbî gerekçe olmaksÕzÕn rapor, usulsüz ilaç ve tÕbbi malze-

Taburcu edilmesi veya baýka bir kuruma sevki gereken hasta, makul bir süre içerisinde nakil için gerekli olan iýlemleri yapmalÕdÕr. Hastalar, kendileriyle ilgili dosya ve diüer dokümanlarÕ izinsiz olarak kurum dÕýÕna çÕka-

ramazlar. Taburcu edildikten sonra, tedavilerini uygulamalÕ ve ayaktan kontrollerini yaptÕrmalÕdÕrlar. Hastalar, organ ve doku baüÕýÕnda bulunuyorlarsa bunu ve bilinçsiz kalmalarÕ halinde, kendisiyle ilgili tÕbbî kararlarÕn kim tarafÕndan verilmesini istediklerini, yazÕlÕ olarak beyan etmelidirler. Hepatit ve HIV pozitifliüi gibi saülÕk çalÕýanlarÕna bulaýabilecek taýÕyÕcÕlÕüÕ/hastalÕüÕ olanlar, bunu kendisiyle ilgilenen personele en baýta ifade etmelidirler. Hastalar, özel imtiyaz ve iltimas talep etmemeli; acil ve ilk yardÕm hizmetlerinin saüladÕüÕ öncelik ve ayrÕcalÕklarÕ suiistimal etmemelidirler. Hastalar, saülÕk kurumuna ait eýya ve cihazlara zarar veremezler. Hastaneleri barÕnma, beslenme ve sosyal bakÕm eksikliklerini gidermek amacÕyla kullanamazlar. Acil durumlar ve yasal zorunluluklar hariç, kendilerini tedavi etmeyi kabul etmeyen hekimlerin bu kararÕna saygÕ duymalÕdÕrlar. Hastalar, somut olay ve belgelere dayanmaksÕzÕn saülÕk çalÕýanlarÕ ve kurumlarÕnÕ yÕpratacak ýekilde kamuoyu önünde hakaret ve suçlayÕcÕ beyanatta bulunmamalÕdÕrlar. HastalarÕn, bu yükümlülüklerin gereüini yerine getirmeleri halinde, gereksinimleri olan hizmeti daha hÕzlÕ, kolay ve nitelikli olarak almalarÕ mümkün olacaktÕr. Haziran 2011

79


Klinik Etikte ¾kilemler

Toraks Bülteni

Dr. Murat Civaner Uluda½ Üniversitesi T¿p Fakültesi T¿p Eti½i AD mcivaner@gmail.com

Klinik Etikte ¾kilemler: Hizmet Sunma Yükümlülü½ünün S¿n¿rlar¿ Toraks Bülteni Editörü’nün ilettiüi soru(n)larÕn çeýitliliüi karýÕsÕnda en uygun yöntemin birini seçmek yerine kÕsaca tümünü yanÕtlamaya çalÕýmak olduüunu düýündüm. Her biri aslÕnda ayrÕ ayrÕ birer yazÕ/tartÕýma konusu olabilir. Ama en azÕndan üzerinde ortaklaýÕlmÕý bulunulan noktalarÕ ya da ana akÕm görüýleri paylaýabilirim. • Bir hekim KÕrÕm Kongo, AIDS gibi bulaýÕcÕ ve bulaýtÕüÕ zaman ölümcül sonuçlara yol açabilecek bir hastaya saülÕk hizmeti sunmayÕ etik açÕdan reddedebilir mi? Eüer böyle bir hakkÕ yoksa kiýisel güvenliüini saülayabilecek hangi haklara sahiptir? Talep ettiüi ýartlarÕn saülanmadÕüÕ durumda hizmet sunmak zorunda mÕdÕr? SARS salgÕnÕ nedeniyle yaýamÕnÕ yitirenlerin yarÕdan fazlasÕ saülÕk çalÕýanÕydÕ anÕmsarsanÕz. O zaman Kanada’da bir hemýire; bakmakla yükümlü olduüu küçük kÕzÕ ve immünosüpresif tedavi alan annesini gerekçe göstererek SARS hastasÕna hizmet sunmayacaüÕnÕ söyledi. Devlet iýine son verdi, sendika yargÕ yoluyla iýine geri dönmesini saüladÕ vs; ancak bu olay, diüer pek çok örnekle birlikte tartÕýmayÕ alevlendirdi: BulaýÕcÕ has-

80

Haziran 2011

talÕklarda hizmet sunma yükümlülüüünün bir sÕnÕr var mÕdÕr? Varsa bu sÕnÕr hangi ölçüte göre belirlenebilir? Hangi hastalÕklar bu sÕnÕrÕn altÕnda/ üstünde kalÕr? Öncelikle ýunu belirtebilirim: Henüz geniý çaplÕ bir uzlaýÕ yok bu konuda. Ödevin nerede bittiüi, kahramanlÕüÕn nerede baýladÕüÕ konusunda bir netlik yok; hatta her durumda/koýulda saülÕk hizmeti sunma yükümlülüüü olduüu da ileri sürülüyor, oldukça dikkate deüer gerekçelerle. Ancak bu tartÕýmanÕn sadece yeni, diüer deyiýle enfeksiyon zinciri tanÕmlanmamÕý ve/veya rutin korunma ve tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldÕüÕ, fatalitesi yüksek bulaýÕcÕ hastalÕklar için geçerli olduüunu özellikle vurgulamak gerekir. Bu noktayÕ gözden kaçÕrÕrsak, AIDS gibi yukarÕdaki tanÕmlamaya kesinlikle girmeyen, dolayÕsÕyla da hizmet sunma yükümlülüüü olup olmadÕüÕ tartÕýmasÕ uzun zaman önce bitmiý hastalÕklarda ayrÕmcÕ davranma tehlikesi doüabilir. Sorudaki ikinci önemli boyut; hekimin “talep ettiüi ýartlarÕn saülanmadÕüÕ durumda hizmet sunmak zorunda” olup olmadÕüÕ... Biliyorsunuz; hizmet sunmayÕ reddedebil-

mek için pek çok koýulun bir araya gelmesi gerek. HastanÕn durumu acil olmamalÕ, baýka bir hekime yönlendirilebiliyor olmalÕ, yönlendirme nedeniyle saülÕüÕ olumsuz etkilenmeyecek olmalÕ ve tüm bu koýullarÕ saüladÕktan sonra hizmet sunmamak için elde çok iyi/ikna edici bir gerekçemiz olmalÕ; öyle ki, bu gerekçe hasta yararÕnÕ öncelemek üzerine temelleniyor olmalÕ (TÕbbi Deontoloji Nizamnamesi bu koýullara bir de “resmi vazife ifasÕnda bulunmuyor olma”yÕ ekler; yani Tüzük’e bakÕlÕrsa kamu görevlileri hiçbir koýulda hizmet sunmayÕ reddedemez). Buradan hareketle ýunu ileri sürmek olanaklÕ diye düýünüyorum: SaülÕk çalÕýanlarÕ, bilimsel bilginin olanaklÕ kÕldÕüÕ en iyi korunma yöntemlerine sahip olarak çalÕýma hakkÕna sahipler. DolayÕsÕyla, eüer hastanÕn durumu acil deüilse ve rutin korunma önlemleri bulunmuyorsa; böyle bir durumda hizmet sunma yükümlülüüünün geçerli olduüunu savunmak güçleýir; bence böyle bir durumda alÕnacak risk saülanacak yarardan büyük olabileceüi için hekim o hastaya hizmet sunmayÕp uygun koýullarÕn olduüu bir baýka yere yönlendirebilir. Türk Toraks Derneüi’nin de katkÕlarÕyla


Klinik Etikte ¾kilemler

Toraks Bülteni hazÕrlanan Türk Tabipleri Birliüi Hekim HaklarÕ Bildirgesi’nde, benzer bir yaklaýÕmla hekimin bazÕ durumlarda hizmet sunma yükümlülüüünün ortadan kalkabileceüinden söz edilmektedir (http://www.ttb.org. tr/kutuphane/etik_bldgeler2010. pdf). Benzer biçimde TÕbbi Deontoloji Nizamnamesi’nde de bu yaklaýÕmÕn desteklendiüini görüyoruz: “TDN Madde 15: (...) Tabip icabÕnda, tedaviye devamÕ reddetmek pahasÕna da olsa, hijyen ve korunma kaidelerine riayeti temin için gayret sarfeder.” • Bir hekim deprem, sel, yangÕn gibi kiýisel ve ailesinin saülÕüÕnÕn ölümcül oranda tehlikeye düýtüüü olaüanüstü koýullarda saülÕk hizmeti sunmayÕ reddedebilir mi?

vermeye çalÕýmak, aslÕnda hastalara zarar verici bir çabaya dönüýebilir. SaülÕk çalÕýanÕ öncelikle kendisi beslenmeli, çok iyi dinlenmeli, saülÕüÕna çok daha fazla dikkat etmelidir ki olaüandÕýÕ durum boyunca yaýamsal önemdeki hizmetini sürdürebilsin... Son söz; aslÕnda bu konuda önerilen ýu: OlaüandÕýÕ bir durum sÕrasÕnda saülÕk hizmetini mümkün olduüunca bölge dÕýÕndan ya da en azÕndan olaydan hiç etkilenmemiý kesimlerden saülÕk çalÕýanlarÕ vermeli; olaydan etkilenen çalÕýanlar dinlendirilmeli...

lunduüu durumlarda, hastanÕn bakÕmÕnÕ ve tedavisini üstlenmeyebilir veya tedaviyi yarÕm bÕrakabilir. YukarÕdaki koýullarda tedaviyi bÕrakacak hekim, bu durumu ve hastanÕn saülÕüÕnÕn tehlikeye düýmeyeceüini hastaya veya yakÕnlarÕna anlatÕr ve onlarÕ tÕbbi yardÕmla ilgili baýka olanaklar konusunda bilgilendirir. úkinci hekim bulunmadan hekim hastasÕnÕ bÕrakamaz. Hekim, tedaviyi üstlenen meslektaýÕna hasta hakkÕndaki tüm bilgileri aktarmakla yükümlüdür.”

• Bir hekim hastalarÕna istediüi kadar zaman ayÕrma hakkÕna Çoüu kez “kutsal” biçiminde nitelenen, sahip midir? Hastane sisteminden randevu almÕý her gerçekten büyük fedakarlÕkla yürütülen hastaya saülÕk hizmeti sunmalÕ mÕdÕr? Hasta yoüunluüu nive insanlarÕn yaýamlarÕyla doürudan telikli saülÕk hizmeti sunmayÕ iliýkili bu kadim mesleüin üyeleri, olanaksÕz kÕldÕüÕ bir ortamda mesleklerini belli ahlak kurallarÕ içinde hekim o günkü listesindeki yürütürler (meslek ahlakÕ = deontoloji). tüm hastalara saülÕk hizmeti sunmak zorunda mÕdÕr?

OlaüandÕýÕ durumlar gibi dramatik koýullarda olaylarÕ alHekimin öncelikli ödevlerinden biri, gÕlamak, deüerlendirmek ve önceliüi hastasÕnÕn yaýamÕna, saülÕüÕna, Hekimlik Meslek Etiüi KuralsaülÕklÕ karar vermek son delarÕ “Hekim mesleüini yerine kiýiliüine ve onuruna vermektir. rece güçtür; zaman baskÕsÕnÕ getirirken, bilimsel ve çaüdaý da eklerseniz bu süreç iyice tanÕ ve tedavi yöntemleriygüçleýir. Hatta geriye dönük deüerle koruyucu hekimlik ilkelerini göz • Bir hekim kendisine baývuran bir lendirme de güçtür; çoüu kez bilgiler önünde bulundurur” der. Diüer dehastanÕn sorumluluüunu almama eksik ya da yanlÕýtÕr, söz konusu olayyiýle, tÕbbi giriýimler bilimsel bilgihakkÕna sahip midir? Eüer mümdaki eylem seçeneklerini tanÕmlamak ye dayanmak durumundadÕr. SaülÕk künse böyle bir durumda bu hastakolay deüildir vs. Eüer soru; örneüin hizmetinin nitelik ve niceliksel özelnÕn hizmetini kim, nasÕl üstlenir? deprem sonrasÕ enkaz altÕndan yaliklerini de aynÕ ölçüt, bilimsel bilgi HastayÕ takip etmek istemeyen ralÕ kurtarmak için kendi ailesine belirlemelidir. Hizmeti bilimsel bilgihekimin bu konuda üzerine düýen öncelik vermeli mi/önce onlara mÕ nin gerektirdiüi kapsamda sunamaz sorumluluklarÕ nelerdir? saülÕk hizmeti sunmalÕ? ise, burada isek, bu hem saülÕk hizmetine eriýme bir tartÕýma alanÕ yok diye düýünüyoSorunun ilk kÕsmÕna yukarÕda yanÕt hakkÕna hem de mesleki yükümlürum. Hekimin psikolojik durumunu lüklerimize aykÕrÕ olur. DolayÕsÕyla, vermiýtim: Hizmet sunma yükümlühizmet sunabilecek düzeyde tutabilpoliklinik kapÕsÕnda 120 hastanÕn lüüünün tartÕýmalÕ hale geldiüi, hatta mesi için doüal olarak içi bu konuda bekliyor oluýu, her birine dört dakika ortadan kalkabileceüi bazÕ durumlar rahat etmiý olmalÕ. Söz konusu olan ayÕrmayÕ haklÕ çÕkarmaz. Meslek ahsöz konusu. úkinci kÕsmÕna iliýkin kendi saülÕüÕysa, durum yine açÕk; lakÕ kurallarÕ önceliüi hizmet sunulan olarak ise TTB Hekimlik Meslek Etiüi kesinlikle önceliüi kendisine vermeli. hastanÕn yararÕna vermeyi gerektirir. KurallarÕ doyurucu yanÕt saülÕyor: Çünkü olaüandÕýÕ durumlarda baýka Üstelik düýünelim: 120 hastaya, 8 bir ahlak anlayÕýÕ öncelik kazanÕr; “Madde 25-Hekim, ancak tÕbbi bilgisaat sürekli olarak, ortalama 4 daeldeki çok sÕnÕrlÕ kaynaklarÕ en etkin sini gerektiüi gibi uygulayamayacakikada “baksak”, bu “bakma” saülÕk biçimde kullanmak kaygÕsÕ herýeyin üÕna karar verdiüinde ve hastasÕnÕn hizmeti olur muydu? Bence hekimönüne geçer. Önceliüi hastalarÕna baývurabileceüi baýka bir hekim bulerin saülÕk hizmetlerinin bugünkü Haziran 2011

81


Klinik Etikte ¾kilemler örgütlenme ve ¿nansman modeline doürudan itiraz edebilecekleri önemli noktalardan biri burasÕ. Bu itirazÕn güçlü/iýitilir kÕlÕnmasÕ, hekimleri malpraktisten de, malpraktisle suçlanmaktan da koruyabilir ayrÕca. • Bir hekim özlük haklarÕnÕ, mesleki çalÕýma koýullarÕnÕ iyileýtirme çerçevesinde mesleki faaliyetlerini sÕnÕrlayabilir mi? Bu çerçevede grev yapma hakkÕna sahip midir? Bu grevin sÕnÕrlarÕ nelerdir?

o SaülÕk hizmetleri sadece tedavi edici hizmetlerden deüil; koruyucu, geliýtirici ve esenlendirici hizmetlerden de oluýmalÕdÕr. Bu bilgiler aynÕ zamanda, saülÕk hakkÕnÕn temellendirilmesinde de önemli gerekçeler sunmuý, bireylerin gereksindikleri saülÕk hizmetine eriýebilmelerinin, uygulanmakta olan politikalarÕn saülÕk hakkÕnÕ, hakkaniyeti

Çoüu kez “kutsal” biçiminde nitelenen, gerçekten büyük fedakarlÕkla yürütülen ve insanlarÕn yaýamlarÕyla doürudan iliýkili bu kadim mesleüin üyeleri, mesleklerini belli ahlak kurallarÕ içinde yürütürler (meslek ahlakÕ = deontoloji). Hekimin öncelikli ödevlerinden biri, önceliüi hastasÕnÕn yaýamÕna, saülÕüÕna, kiýiliüine ve onuruna vermektir. Kimi koýullarda, örneüin çalÕýma koýullarÕnÕn olumsuzluüu karýÕsÕnda bu ödev önceliüini yitirebilir mi? Olumsuz koýullarÕn düzeltilmesi için politika belirleyenleri uyarmak bu ödevin önüne geçebilir mi? Yirminci yüzyÕlda, modern tÕbbÕn geliýmesiyle birlikte bilimsel bilgi ýu gerçekleri anlamamÕzÕ saüladÕ: o Bireylerin saülÕüÕ toplum saülÕüÕndan baüÕmsÕz deüildir. o SaülÕklÕlÕk düzeyi sadece saülÕk hizmetleri ile deüil, çalÕýma koýullarÕ, çevre koýullarÕ, eüitim, beslenme, barÕnma gibi pek çok etmen tarafÕndan belirlenmektedir.

82

Haziran 2011

ve bilimsel bilgiyi ne kadar dikkate alarak yapÕlandÕrÕldÕüÕyla doürudan baülantÕlÕ olduüunu göstermiýtir. Bu bilgiler; hekimin o an hizmet sunduüu hasta bireye yararlÕ olma gibi geleneksel meslek ahlakÕ ödevlerine toplumsal sorumluluklar da eklemiý, toplumun (ve dolayÕsÕyla tüm bireyle-

Toraks Bülteni rin) saülÕüÕnÕ etkileyecek olumsuzluklarÕn iyileýtirilmesi adÕna giriýimde bulunmanÕn bir hekim sorumluluüu olarak tanÕmlanmasÕna yol açmÕýtÕr. DolayÕsÕyla, uygulanmakta olan saülÕk politikalarÕ hastanÕn gereksindiüi nitelikte saülÕk hizmetinin sunulmasÕnÕn koýullarÕnÕ saülamÕyorsa (yukarÕdaki 120 hasta/4 dk örneüinde olduüu gibi), hekim bu koýullarÕn saülanmasÕ için yetki sahiplerine / karar vericilere uyarÕda bulunmakla yükümlüdür. Uygun çalÕýma koýullarÕ, çalÕýanlarÕn can güvenliüi, yeterli gelir, güvenceli iý ve güvenli gelecek her çalÕýanÕn hakkÕ olduüu gibi, temelde hastaya sunulan hizmetin niteliüini birebir etkileyecek etmenlerdendir ve bu nedenle bu koýullarÕn iyileýtirilmesi talebi haklÕ çÕkarÕlabilen bir taleptir. Hekimler bu talebi duyurmak, yerine getirilmesini saülamak amacÕyla hizmet sunmayÕ durdurabilirler mi? Öncelikle belli koýullarÕn saülanmasÕ gerektiüi genel kabul görmektedir: Toplum makul bir süre önce yaygÕn biçimde bilgilendirilmeli, “hizmetin iyileýtirilmesi” talebi eylemin temel gerekçeleri arasÕnda olmalÕ, talepleri iletmek için grev kararÕ öncesinde diüer tüm yöntemler denenmiý olmalÕ, tüm acil hastalara, yatan hastalara, sürekli / düzenli bakÕma gereksinimi olan hastalara hizmet sunulmaya devam edilmeli ve hizmetin bu alanlarda devam ettirileceüi yaygÕn biçimde duyurulmalÕ. Bu koýullar saülandÕktan sonra, ‘hasta yararÕ’ gerekçesine dayanarak hizmet sunmayÕ durdurmak, bir tepki gösterme biçimi olarak meslek ahlakÕ açÕsÕndan haklÕ çÕkarÕlabilir.


Toraks Bülteni

Gitar¿m¿ ¾stiyorum…

Dr. Ahmet U. Demir TTD Üyesi ademir68@gmail.com

Gitar¿m¿ ¾stiyorum… Mark KnopÀer (Dire Straits’in solisti) bir gün televizyon, mutfak, buzdolabÕ, mikrodalga maüazasÕnda çalÕýan bir iýçiye rastlar. Televizyon açÕktÕr. Adam bir taraftan ýarkÕ söylemekte bir taraftan da oynayarak MTV rock ýarkÕlarÕnÕ ve starlarÕnÕ tiye almaktadÕr. KnopÀer hemen eline kaüÕt kalem alÕr ve adamÕn sözlerini kaydeder “ûunlara bak hiç çalÕýmadan para kazanÕyorlar… Milyoner gibi yaýÕyorlar. Oysa biz mikrodalga fÕrÕnlarÕnÕ kurmak, mutfak parçalarÕnÕ teslime etmek, buzdolaplarÕnÕ ve renkli televizyonlarÕ taýÕmak zorundayÕz Keýke ben de gitar çalmayÕ öürenseydim.” Üç aýaüÕ beý yukarÕ çarpÕtÕlmÕý, magazinleýtirilen -hatta neden olmasÕn dizilerle televize edilen- kurgularÕn, “kötü” örneklerin yardÕmÕyla gündeme getirilen “hekim” karikatürü yukarÕdaki serzeniýlere beziyor. Son günlerde bilinçli ýekilde pompalanan kavgacÕ bir tavÕrla pekiýtirilen bakÕý açÕsÕ bu hekimlere. Sürekli mikrofonlara haykÕrÕlan, halka ýikayet edilen “eli halkÕn cebinde” meslek erbaplarÕ. BunlarÕ yÕkacak olan sistem ise saülÕkta dönüýüm, bilinen ayaüÕyla performans sistemi. Herkese gelir düzeyinden baüÕmsÕz ýekilde eýitçe sunulan saülÕk hizmeti gibi doüru bir hedefe sahip. Diüer öne sürülen bileýenlerine bakÕlÕnca: SaülÕk harcamalarÕnÕn kÕsÕtlanmasÕ, saülÕktan feragat etmedikçe yine itiraz edilmeyecek bir kaygÕ. Meslek içinde eüitimin, sorumluluklarÕn alÕnan eüitim, deneyim ve yeterliüe göre uzman kiýiler tarafÕndan yerine getirilmesi ise tÕbbÕn, saülÕk hizmetinin kurgusuyla uyum içinde. YukarÕda vaaz edilenlerin yanÕ sÕra, SaülÕkta Dönüýüm ProgramÕ’nÕn saülÕk

harcamalarÕnda azalmaya yol açacaüÕ, kaliteli hizmete ulaýÕmÕn önündeki engelleri kaldÕracaüÕ, çalÕýmayan arasÕndaki ayrÕmÕ netleýtireceüi (bu ayrÕmÕn hakkÕnÕ vereceüi) iddia ediliyor(du). Ancak Türk Tabipleri Birliüi’nin ortaya koyduüu son yÕllarda saülÕk harcamalarÕndaki artÕýÕ gösteren rakamlar bunu pek desteklemiyor. Yeni sistem içinde performans güdülenmesi ve hasta sevkinin karlÕlÕüa engel oluýturmasÕ gereksiz tetkik ve inceleme ile hastanÕn uygun tanÕ ve tedaviye ulaýmasÕnda -en ha¿f deyimiyle- gecikmelere yol açabilecek. UygulamanÕn baýlangÕcÕ ile birlikte eüitim ve araýtÕrma etkinliklerinde yaýanan aksaklÕklar, gerek araýtÕrma görevlisi doktorlar arasÕnda yapÕlan anket çalÕýmalarÕnda, gerek kongre gibi eüitim etkinliklerine katÕlan bildiri sayÕsÕndaki azalmayla birlikte tüm çÕplaklÕüÕyla gözler önünde. Günlük bakÕlan hasta sayÕsÕnÕn artmasÕnÕn nitelikten feragat ederek gerçekleýeceüi de... Sistem kendi içinde de tutarsÕzlÕklarla malul. Performans puanlarÕndaki ölçüsüzlükler, eksiklikler kötü -ama sonuçlarÕ itibariyle ciddi- hatalarla dolu bir monopoli oyununu çaürÕýtÕrÕyor. SaülÕk ¿nansmanÕnda döner sermaye modelinin biriktirdiüi sorunlar, paket programÕn getirdiüi kÕsÕtlÕlÕklar da cabasÕ. Sistemin hekimler arasÕnda hasta paylaýÕmÕ gibi hekimlik tanÕmÕndan uzak güdülere yol açabileceüi, koruyucu hekimliüi arka sÕralara itebileceüi, mesainin uzamasÕnÕn ve içine girilen kötü rekabetçi atmosferin dolaylÕ sonuçlarÕyla birlikte mesleüe ve topluma yabancÕlaýmayÕ getireceüi söylenebilir. Tüm bunlar toplum ve topluma saülÕk hizmeti sunacak hekimlerin saülÕüÕ açÕsÕndan bakÕldÕüÕnda, karikatürize edilen eski sistemden daha iyi deüil.

Diüer taraftan sistemin sorunlarÕnÕn fatura edildiüi hekimlere karýÕ bilenen, karýÕ karýÕya getirilmeye çalÕýÕlan “halk” var. SaülÕüÕn maddi altyapÕsÕndaki eksikliklerin, çalÕýma düzenindeki aýÕrÕ yükün, hizmet zincirindeki kimi kemikleýmiý çarpÕklÕklarÕn düzeltilmesi (bir tarafa tartÕýÕlmasÕ) yerine günah keçisi ilan edilen hekimler. Toplumun içine itildiüi yoksulluk, iýsizlik, eüitimsizlik, gelecek beklentisinin düýüklüüü açmazlarÕyla giderek derinleýen uçurumlar. ÇoüaltÕlabilecek diüer örneklerle birlikte hekimlerin dertlerini topluma anlatabilmelerinin önünde engelliyor. Bu engellerin aýÕlmasÕ inat edilmesi, sorunlarÕn altÕnÕn tekrar tekrar çizilmesi, saülÕk politikalarÕnÕn toplumsal sonuçlarÕnÕn kamuoyunda çeýitli yollarla gündeme getirilmesi ve belki her ýeyle birlikte her ýeye yeter, her ýeyi belirleyen devlet modelinden yaptÕüÕnÕn öncelikle tanÕmlÕ, nitelikli bir iý olduüunu kavrayan ve çevresindekilere bunu duyumsatan bir modele geçiýle, mücadeleyle mümkün. Belki de geçmiý dönemlerin süslen püslene bugünlere gelmiý mitinin toplumsal özelliklerinden, özgünlüklerinden hiç bir ýey kaybetmeden kanatlarÕndan sÕyrÕlÕp yere inmesi gerekli… ûarkÕdaki adam “Keýke ben de gitar çalmayÕ öürenseydim.” diyordu. FarklÕ bireysel kaygÕlar içinde olsalar bile, bunlarÕ bir kenara bÕrakÕp “tek ses tek yürek” olarak alanlarda taleplerini ve kararlÕlÕklarÕnÕ bildirmek için toplanan hekim kitlesi de sadece ve sadece “gitarÕnÕ çalmak” istiyor, bildiüi ve olmasÕ gerektiüi gibi… UlaýÕlmak istenen yer için bu adamÕ ve onun gibileri ikna etmenin, dayanÕýma duygusu içinde olmanÕn gerekliliüini de unutmadan elbet. Haziran 2011

83


Sosyal PaylaÁ¿m Sayfalar¿

Toraks Bülteni

Dr. Yasemin SaygÕdeüer TTD Web Komisyonu Üyesi ysaygideger@gmail.com

Türk Toraks Derne½i Sosyal PaylaÁ¿m Sayfalar¿ Kðsa sürede üye sayðsð Facebook’ta 500’e, Twitter’da 15’ten 80’e yükselmiĞtir. Kongre boyunca oturumlarðn duyurularð sosyal paylaĞðm sayfalarðndan yapðlmðĞ, salon bilgileri, sosyal program detaylarð, ilgi çeken oturumlar ve kongre fotoÞraƪarð kðsa sürede takipçilerin bilgisine sunulmuĞtur. Bilgi ve teknoloji çaüÕ olarak adlandÕrÕlan yirmi birinci yüzyÕlda biliýim teknolojileri, öürenme-öüretme sürecini, sosyal ekonomik ve kültürel yaýamÕ olduüu kadar kiýilerarasÕ etkileýimi de yeniden ýekillendirilmiýtir. Özellikle sosyal aü siteleri milyonlarca kullanÕcÕnÕn gerçek kimlikleri ile yer alarak her türlü bilgiyi özgürce paylaýabilmelerini saülamÕýtÕr. Dünyada sosyal paylaýÕm sitelerinin en büyüüü olan Facebook’un kullanÕcÕ sayÕsÕ 500 milyonu aýmÕý bulunmaktadÕr ve ülkemiz facebook kullanÕmÕ artÕýÕ sÕralamasÕnda dördüncü ülke durumdadÕr. Facebook baýta olmak üzere sosyal paylaýÕm sitelerinin kullanÕcÕ dostu olmasÕ yani basit birkaç adÕmla kendi di-

84

Haziran 2011

linde üye olup sayfa açÕp topluluklar oluýturabilmesi kullanÕcÕ sayÕsÕnÕn hÕzlÕ artmasÕnÕ saüladÕüÕ gibi oluýan topluluklarÕn kendi aralarÕnda paylaýÕmlarda bulunmasÕ iletiýim ve geri bildirimler almalarÕna olanak tanÕmÕý, iletiýimi farklÕ bir boyuta taýÕmÕýtÕr. Sözlüklerde sosyal aü, bir ya da birden fazla toplumsal iliýki ile birbirine baülanmÕý, dolayÕsÕ ile toplumsal bir baü oluýturan bireyler olarak tanÕmlanmÕýtÕr. Sosyal aülarda iýin özü sanal bir topluluk oluýturup bunlarla birlikte hareket etme, ¿kirleri paylaýma, yeni çözümler üretme ve benzeri çalÕýmalar yapmaktÕr (Özmen F. ve ark., 2011). Bu baülamda Türk Toraks Derneüi (TTD), üyeleri ile daha yakÕn iletiýimde bulunmak, vizyon ve misyonu gereüi olan hedeÀerine ulaýmak için aktivite üretmek ve ürettiüi aktiviteleri duyurarak geri bildirimler almak üzere hÕzla geliýen sosyal aüda yerini almÕý, Ekim 2010 ayÕndan beri kurduüu Facebook ve Twitter sayfalarÕnÕ üyelerinin kullanÕmÕna açmÕýtÕr. Türk Toraks Derneüi Sosyal PaylaýÕm sayfalarÕ, MYK’nÕn yetkilendirdiüi TTD únternet ve Bülten Sorumlusu Dr. Osman Elbek önderliüinde yeni bir internet komisyonu kurulduktan sonra aktif hale geçmiýtir. TTD’de bir ilk olan internet komisyonu, üyelere yapÕlan çaüÕrÕ ile gö-

nüllülerden oluýmuý bir komisyon olarak kurulmuýtur. únternet ile yakÕn iliýki içinde bulunan ve hali hazÕrda “Göüüs HastalÕklarÕ” adÕnda bir Facebook grubunun da kurucu ve yöneticiliüini yapan biri olarak internet komisyonunun TTD sosyal paylaýÕm sayfalarÕ sorumluluüu da yaptÕüÕm gönüllü(!) baývuru sonrasÕ tarafÕma verilmiýtir. Ekim ayÕnda Facebook ve Twitter sayfalarÕ açÕldÕktan sonra üyeler e-posta yolu ile sayfaya davet edilmiý, saülÕkla ilgili sitelere reklamlar verilmiý ve TTD 14. kongreye kadar 380 kiýiye ulaýÕlmÕýtÕr. Twitter sayfasÕ ise henüz Facebook kadar geniý kullanÕcÕ kitlesine ulaýamadÕüÕndan çok daha az üyenin katÕlÕmÕ ile sÕnÕrlÕ kalmÕýtÕr. únternet Komisyonu kurulduktan sonra Ocak ayÕ TTD Geniýletilmiý Yönetim Kurulu ToplantÕsÕ öncesinde önümüzdeki yÕl için eylem planÕ oluýturulurken sosyal paylaýÕmlarÕn kullanÕcÕlarÕnÕn giderek artÕyor olmasÕ, derneüimizin ve internet komisyonunun giderek yükselen hedeÀeri bu önemli iýin bir kiýi ile yürümeyeceüinin anlaýÕlmasÕnÕ saülamÕý ve komisyon içinde yine gönüllülerden oluýacak bir alt çalÕýma ekibi olmasÕ gerekliliüini getirmiýtir. Yine bir ilk olarak kendi aramÕzda kÕsaca SOPATAÇ olarak adlandÕrdÕüÕmÕz Sosyal PaylaýÕm ve TanÕtÕm ÇalÕýma ekibi Dr. Volkan Kara, Dr. Canan Karaman ve Dr. Didem


Toraks Bülteni Pulur’un ekibe katÕlmaya gönüllü(!!) olmalarÕ ile kurulmuýtur. Ekibimiz, ilk olarak TTD 14. Kongresinde bir araya gelerek önceden hazÕrlanan ve yine MYK tarafÕndan destek verilen eylemleri gerçekleýtirmeye baýlamÕýtÕr. SOPATAÇ’Õn en önemli hede¿ öncelikle üye sayÕsÕnÕ arttÕrmak olup, sonrasÕnda üyelerine sadece faaliyetleri duyurmakla kalmayarak sürekli mesleki geliýime, mesleki sorun ve maüduriyetlerin giderilmesi için hÕzlÕ çözüm üretilmesine katkÕda bulunmaktÕr. Hatta ileride TTD bir marka haline geldikten sonra dernek ilkeleri doürultusunda hastalara da danÕýmanlÕk hizmeti sunmaya kadar uzak görüýlülüüe sahiptir. Bu doürultuda önemli ve öncelikli hedef olarak üye sayÕsÕnÕn arttÕrÕlmasÕ için 14. Kongrede ekip tarafÕndan aktif çaba gösterilmiý, kongre kayÕt merkezi alanÕnda Sosyal PaylaýÕm SayfalarÕ destek standÕ oluýturularak katÕlÕmcÕlara sayfalarÕn tanÕtÕmlarÕ yapÕlmÕýtÕr. KÕsa sürede üye sayÕsÕ Facebook’ta 500’e, Twitter’da 15’ten 80’e yükselmiýtir. Kongre boyunca oturumlarÕn duyurularÕ sosyal paylaýÕm sayfalarÕndan yapÕlmÕý, salon bilgileri, sosyal program detaylarÕ, ilgi çeken oturumlar ve kongre fotoüraÀarÕ kÕsa sürede takipçilerin bilgisine sunulmuýtur. ústatistik takiplerinde kongrede ve sonrasÕnda yapÕlan duyurularÕn yüksek oranda gösterildiüi yani hedef kitleye ulaýtÕüÕ görülmekle birlikte eri bildirimlerin görece düýük oranda olduüu görülmüýtür. Kongrede yaýanÕlan deneyimler, bu derecede aktif olan derneüimizin sosyal paylaýÕm sayfalarÕnÕ mütevazÕ bir ölçüde yürütmenin bile ne kadar emek ve özveri gerektirdiüini, hedeÀeri gerçekleýtirmek doürultusunda daha fazla gönüllü üyemizin aktif desteüine gereksinimimiz olduüunu göstermiýtir. Buradan yeri gelmiýken bu çaürÕda da

Sosyal PaylaÁ¿m Sayfalar¿ bulunmayÕ isteriz; destek verebilecek herkesi ekibimize bekleriz. Sonuçta hep birlikte önce birlik olmak ve daha yakÕn iletiýimde bulunup çok sesli bir koro oluýturmak,

sonra kiýisel ve mesleki geliýimimizi arttÕrmak, sonra da belki de sizlerden gelecek çok daha fazlasÕ hedefler için sayfalarÕmÕzda buluýalÕm ve aktif geri bildirimlerde bulunalÕm diyoruz.

Õz ay e’t tub u Yo

http://www.youtube.com/watch?v=7IgxGQxEYuw

Õz ’tay ok o b ce Fa

http://www.facebook.com/pages/Ankara/Turk-Toraks-Derneüi/168850906458728

Õz ay r’d tte i Tw

http://www.twitter.com/#ToraksDernegi

Haziran i 2011

85 8


Sanal Gazetenin Hikâyesi

Toraks Bülteni

Dr. ûerif Kurtuluý TTD Web Komisyonu Üyesi dr_kurtulus@mynet.com

Sanal Gazetenin Hikâyesi Sanal Gazete’nin ilk sayðsðyla güzel bir adðm attðÞðmðzð düĞünmekle birlikte, daha çok çalðĞmamðz ve yol almamðz gerektiÞinin farkðndayðz. ïsteÞimiz ve dileÞimiz “Sanal Gazete”nin Türkiye’nin dört bir yanðndan haber almasð ve okuyucu bulmasðdðr. Ancak bu hedefe ulaĞmak için gönüllü arkadaĞlarðn katkðda bulunmalarðna ihtiyacðmðz vardðr.

Yirmibirinci yüzyÕl iletiýim çaüÕdÕr. Ülkemizin sosyokültürel ve ekonomik sorunlarÕnÕn çözümü diyalog ortamÕ ve karýÕlÕklÕ anlayÕý içinde olacaktÕr. Ülkemizin çözüm bekleyen en büyük sorunlarÕndan birisi de saülÕk alanÕdÕr. SaülÕk alanÕnda sorunlarÕn tespiti ve çözüm yollarÕnÕn tartÕýÕlmasÕ, olgunlaýan sonuçlara göre adÕm atÕlmasÕ gerekir. “Ben yaptÕm, oldu” yerine hizmet alan, hizmeti üreten, aracÕ gruplarÕn/kurumlarÕn çözüme katÕlÕmÕnÕn saülanmasÕ ile ülkemiz için hayÕrlÕ bir süreç oluýturulabilir.

86

Haziran 2011

Türk Toraks Derneüi olarak; toraks derneüi çalÕýma gruplarÕnÕn ve ýubelerinin etkinliklerini üyelerine, diüer derneklere, tÕp otoritelerine, hükümet organlarÕna, yazÕlÕ-görsel basÕna ve halka ulaýmasÕnÕ saülamak görev ve sorumluluüu vardÕr. Bu çerçevede çaüÕmÕzÕn gerektirdiüi ýekilde web sitesinin yenilenmesi, sosyal paylaýÕm sitelerinde geniý ýekilde yer almak ve periyodik web tabanlÕ (Sanal Gazete) gazete çÕkarÕlmasÕ kararlaýtÕrÕlmÕý ve hummalÕ bir çalÕýma baýlatÕlmÕýtÕr.

parçayÕ Sanal Gazetede görmelerini saülamak olarak belirlendi.

Bu süreçte TTD Web Komisyonu oluýturuldu. Birbirini görmeyen, hatta tanÕmayan birkaç gönüllü bir araya geldi. Özveri; azimle birleýince sinerji kendiliüinden geldi. Herkes bir görev aldÕ. Yerel medyada köýe yazarlÕüÕ deneyimim nedeniyle Sanal Gazete sorumluluüu üstlendim. Ama her adÕmda diüer grup arkadaýlarÕmÕn desteüini hissettim. úýimiz kolay deüildi. Bir ýeyler yapÕlacak ancak yapÕlan amaca uygun olacaktÕ. Yoüun ve soru iýaretleri ile dolu bir süreçte Sanal Gazete enine-boyuna tartÕýÕldÕ. Sanal Gazetenin amacÕ ne olmalÕydÕ? Neyi içermeliydi? Kime hitap emeliydi? Herkese nasÕl ulaýabiliriz? …vs

• DERGú DER’Kú köýesinde “sigarayÕ az içiyorum, sadece keyiÀi ortamlarda içiyorum, ara sÕra içiyorum diyenler güvende mi? diye sorduk.

Sanal Gazetenin amacÕ TTD’ye ait çalÕýmalarÕn ve deüer üretiminin en ücra köýeye, her seviye ve kademeye, güncel olarak ulaýmasÕnÕ saülamak ve üyelerin kendi dünyasÕndan bir

úlk sayÕsÕnÕ MayÕs 2011 tarihinde okurlarÕn beüenisine sunduüumuz Sanal Gazetede ne vardÕ? SayfalarÕnÕ çevirdiüimizde; • MANûET Haber olarak TTD 14. YÕllÕk Kongresi iýlendi. • MERHABA köýesinde TTD baýkanÕ Dr. Feyza Erkan iletiýim ve sanal gazete üzerine yazÕsÕnÕ paylaýtÕk.

• GÜNCEL köýesinde Dr. ELBEK Tam gün ve performans için Hekim mi? Tüccar mÕ? dedi. • HAYATIN úÇúNDEN köýesinde kadraj mitolojik anlamlar eýliüinde Füsun hocalardÕ. • SAùLIK POLúTúKASI köýesinde Dr. Tev¿k Özlü Tam Gün ve Üniversite Hastanelerini yazdÕ.


Toraks Bülteni • TTD’nin SaülÕk BakanlÕüÕ nezdinde yapÕlan giriýimleri ve SGK - SUT deüiýikliklerini Dr. ûule Akçay anlattÕ. • BúRDE BENDEN DúNLEYúN köýesinde “Bu yüreüin atmasÕ gerek” diyen úmoý Sezer akciüer kanseri tanÕsÕ alma sürecini ve yansÕmalarÕnÕ anlattÕ. • ûúúR köýesinde Dr. KÕter “Beklemek” dedi. • BúLGú köýesinde Dr. Muzaffer Metintaý 100. YÕlÕnda Türkiye’de Medikal Torakoskopiyi anlattÕ. • GÜNCEL HABER TAKúBú köýesinde son geliýmeler özet ýeklinde sunuldu. “Çok Ses Tek Yürek

Sanal Gazetenin Hikâyesi Mitingi”nde TTD’nin aktif katÕlÕmÕ ve haklÕ isteklerin fotoüraf ve videolarÕna yer verdik. • Son olarak ANKET köýesinde sizlere Sanal Gazeteyi sorduk. Sanal Gazete’nin ilk sayÕsÕyla güzel bir adÕm attÕüÕmÕzÕ düýünmekle birlikte, daha çok çalÕýmamÕz ve yol almamÕz gerektiüinin farkÕndayÕz. ústeüimiz ve dileüimiz “Sanal Gazete”nin Türkiye’nin dört bir yanÕndan haber almasÕ ve okuyucu bulmasÕdÕr. Ancak bu hedefe ulaýmak için gönüllü arkadaýlarÕn katkÕda bulunmalarÕna ihtiyacÕmÕz vardÕr. Bu çerçevede Türk Toraks Derneüi’nin her bir üyesini “Sanal Gazete”ye destek sunmaya davet ediyoruz. “Sanal Gazete” hepimizin

sesi olsun. Daha gür bir ses olsun, yankÕ bulsun... úkinci ve üçüncü sayÕ hazÕrlÕklarÕ yaptÕüÕmÕz bugünlerde üyelerin her türlü katkÕsÕnÕ bekliyoruz... Yeni sayÕlarÕmÕzda tüm içeriüin altÕnda eleýtiri ve yorumlara da izin verilecek olmasÕ geri bildirim adÕna önemli bir adÕm olacaktÕr. Dr. Osman Elbek, Dr. Yasemin SaygÕdeüer, Dr. Sedat Kuleci, Hm. Sa¿ye Özkan ve Dr. ûerif Kurtuluý’tan oluýan TTD Web Komisyonu olarak sizleri aramÕzda görmek istiyoruz... Daha güzel günlere... Sevgi ve SaygÕlarÕmla...

MUHABøR ARANIYOR!!!! Kurumunuzda, ilinizde, bölgenizde gözünüze takÕlanlarÕ; gazetede,

radyoda, televizyonda, internette sizi dumur eden detaylarÕ; “olmaz olmaz demeyin olmaz olmaz”Õ haklÕ çÕkaran yaúanmÕúlÕklarÕ; kiúisel paylaúÕmlarÕnÕzÕ, gönlünüzden geçenleri duymak, görmek, bilmek istiyoruz. Haydi, kendi gazetemizi kendimiz çÕkaralÕm. “Sanal Gazete” hepimizin sesi olsun. Daha gür bir ses olsun, yankÕ bulsun... Her türlü katkÕ için: dr_kurtulus@mynet.com

Haziran 2011

87


Hangi Enerji Daha Sa½l¿kl¿!

Toraks Bülteni

Dr. Adem YÕlmaz TTD Üyesi ademymz@gmail.com

Hangi Enerji Daha Sa½l¿kl¿! Geliýen teknolojinin yaýamÕmÕza getirdiüi konfor yanÕnda, bu geliýmenin doüaya ve çevreye verdiüi kirliliüin boyutu her geçen gün hÕzla artmaktadÕr. Çeýitli kaynaklardan çÕkan radyoaktif, katÕ, sÕvÕ ve gaz halindeki kirletici maddelerin hava, su ve toprakta yüksek oranda birikmesi çevre kirliliüi oluýmasÕna neden olmaktadÕr.

bu alanda yeni planlamalarÕn ve yeni kaynaklarÕn araýtÕrÕlmasÕna neden olmuýtur. Özellikle fosil yakÕtlardan kömürün kullanÕldÕüÕ Termik santrallerde, yakÕtÕn yanmasÕ sonucu oluýan ve atmosfere verilen baýlÕca kirleticiler SOx, NOx, C02 ve partikül maddelerdir. Bu kirleticiler kullanÕlan yakÕtÕn türüne, yakÕtÕn bileýimine ve kullanÕlan yakma teknolojisine baülÕ olarak deüiýmekted aca ga a içinde ç de bu u a kükürt ü ü dir. Baca gazlarÕ bulunan

teknolojinin hidrojen enerji sistemi olduüu bugün bütün bilim adamlarÕnca kabul edilmektedir.

YukarÕda kÕsaca açÕklanmaya çalÕýtÕüÕm bilgiler ÕýÕüÕnda ýunu söylemek mümkündür: Yenilenebilir enerji kaynaklarÕ da dahil olmak üzere hemen hemen tüm enerji kaynaklarÕnda teknolojik olarak geliýmeler mevcuttur. Çevre kirliliüi etkilerinin artmasÕ ve bu Enerji bu güne kadar olduüu gibi geetkilerin doürudan insan saülÕüÕ üzerinlecekte de insanlÕk için temel bir sorun a nedeni ede o a özelliüini sürdürecektir. Bununla de yarattÕüÕ olumsuz sonuçlar olma b ile çevre kirliliüinin önlenbirlikte gelecek yÕllarda bugün olmesi ve bu yönde yapÕlmasÕ duüundan daha azla enerji saüla2020 yÕlÕna kadar yenilenebilir enerji y gereken çalÕýmalara verilen kaynaklarÕnÕn toplam enerji tüketimine yan yenilenebilir enerji kaynaklaönem de artmÕýtÕr. Çevre, rÕna sahip olunmasÕ da insanlÕk getireceüi katkÕlar ne yazÕk ki insanlÕüÕn için uzak bir ihtimal deüildir. özellikle kirliliüe neden olan sanayileýmiý ülkelerin günihtiyacÕ olan enerji rakamlarÕnÕ 2020 yÕlÕna kadar yenilenebilir demlerinde ilk sÕralarÕnda karýÕlamaktan uzak görünmektedir. enerji kaynaklarÕnÕn toplam eneryer almakta, alternatif enerjiler ve enerji verimliliüi ko- únsanoülunun bugün sahip olduüu teknik jji tüketimine getireceüi katkÕlar ne yazÕk ki insanlÕüÕn ihtiyacÕ olan nularÕnda yapÕlan çalÕýmalar seviyeler 2020 yÕlÕnda toplam enerji enerji rakamlarÕnÕ karýÕlamaktan artmaktadÕr. uzak görünmektedir. únsanoüluihtiyacÕmÕzÕn maksimum %12’sinin Çevreye zarar vermeyen nun bugün sahip olduüu teknik alternatif enerji kaynaklarÕndan üretim teknolojilerinin geseviyeler 2020 yÕlÕnda toplam karýÕlanabileceüini göstermektedir. liýtirilmesi, çevreci motorlaenerji ihtiyacÕmÕzÕn maksimum ra sahip otomobiller, planlÕ %12’sinin alternatif enerji kayýehirleýme çevre kirliliüi konusunda naklarÕndan karýÕlanabileceüini gösve azot bileýikleri asit yaümurlarÕna alÕnabilecek önlemlerden bazÕlarÕdÕr. termektedir. neden olmakta, bu da hem toprak hem de hava kirliliüine neden olmaktadÕr. Günümüze kadar ÕsÕnma ihtiyacÕ köTüm dünyanÕn küresel ÕsÕnmayla müSantrallerden çÕkan karbondioksit atmür veya petrolden karýÕlanmaktaydÕ. cadele ettiüi, aynÕ zamanda büyüyen mosferde birikip sera etkisine neden Son yÕllarda artan enerji talebi ve foenerji ihtiyacÕnÕ karýÕlamak için alterolmaktadÕr. Termik santrallerin son sil yakÕtlarÕn azalmasÕ insanlarÕ baýnatif arayÕýlarÕn hÕz kazandÕüÕ bir döürünü olan uçucu kül ve kazan artÕknemde tarÕmsal potansiyelleri yüksek ka enerji kaynaklarÕna yöneltmiýtir. larÕ içerdikleri aüÕr metal ve radyoaktif ülkelerde biyoyakÕtlar; biyodizel, biyoÖzellikle son yÕllarda fosil yakÕtlarmetallerin yaümur sularÕna karÕýarak gaz ve biyoetanol yeni fÕrsat açÕlÕmlarÕ dan çevre dostu olan doüal gazÕn tüm yer altÕ su kaynaklarÕnÕ etkileme olasÕyaratmÕýtÕr. Güneý, rüzgar, hidrolik dünyada kullanÕmÕ yaygÕnlaýmaya lÕüÕ bulunmaktadÕr. enerji, jeotermal enerji, hidrojen enerbaýlamÕýtÕr. Özellikle kömür ve petrol jisi gibi yenilenebilir enerjik aynaklarezervlerinin sÕnÕrlÕ olmasÕ ve bir gün DünyanÕn giderek artan enerji gerekmutlaka bitecek olmasÕ gelecekteki rÕndan olan biokütle enerjisi büyük bir sinimini çevreyi kirletmeden ve sürdüenerji politikalarÕnÕn oluýmasÕna ve potansiyele sahiptir. rülebilir olarak saülayabilecek en ileri

88

Haziran 2011


Toraks Bülteni

Yenilenebilir, her yerde yetiýtirilebilen, sosyoekonomik geliýme saülayan, atÕklarÕ deüerlendirebilen, çevre dostu, deüiýik enerji formlarÕna dönüýebilen, stratejik bir enerji kaynaüÕ olan biokütle enerjisi; biyometanlaýtÕrma, biyofotoliz, fermantasyon, piroliz, gazlaýtÕrma, karbonizasyon, esterleýme gibi yöntemlerle karbon ve hidrojence zengin, yüksek ÕsÕl deüerli, kolay taýÕnabilir ve depolanabilir, alternatif yakÕtlara dönüýtürülebilmektedir. Biokütle hammaddeleri olarak orman ürünleri, yaülÕ tohumlar, karbonhidratlar, elyaf bitkileri, bitkisel artÕklar ve atÕklar, hayvansal atÕklar, kentsel ve endüstriyel atÕklarÕn kullanÕldÕüÕ düýünülürse potansiyelin büyüklüüü görülebilecektir. 2011 yÕlÕnda Japonya’da gerçekleýen deprem felaketi ve ardÕndan yaýanan nükleer santral kaynaklÕ radyoaktif tehlike, nükleer enerji ve nükleer santraller ile ilgili güvenlik tedbirlerinin

Hangi Enerji Daha Sa½l¿kl¿!

uluslararasÕ düzeyde tekrar ele alÕnmasÕ gerekliliüini ortaya çÕkartmÕýtÕr. Nükleer santrallerin saülÕk üzerine etkileri denildiüinde ilk akla gelen kazalar olmasÕna raümen, normal iýletilmeleri sÕrasÕnda da saülÕk açÕsÕndan risk oluýturmaktadÕrlar. Nükleer enerji üretiminin birçok aýamasÕnda insan saülÕüÕ tehdit altÕnda olup; nükleer enerji üretiminin insan saülÕüÕ üzerinde yarattÕüÕ baýlÕca sakÕncalar ýöyle sÕralanabilir: Uranyum madenlerinde çalÕýanlar üzerinde yapÕlan çok sayÕda araýtÕrma da artmÕý kanser riski bulunmuýtur. Özellikle solunum sistemi atmosferle direkt iliýkilidir. Bu nedenle mesleksel ve çevresel hava kirleticilerine açÕktÕr. DolayÕsÕyla, Uranyum madenlerinde çalÕýanlarda Radona baülÕ olarak akciüer kanseri geliýim riski çok eskiden beri bilinmektedir. Alman uranyum madencilerinde 1946-2003 yÕllarÕnÕ kapsayan araýtÕrmada radon etkilenimi ile akciüer kanseri arasÕndaki iliýki ortaya konmuýtur. Nükleer santralle-

rin normal iýletilme durumlarÕnda da santral çevresinde yaýayanlarda saülÕk sorunlarÕna yol açmaktadÕr. Son olarak Almanya’da hükümet destekli yürütülen araýtÕrmada 16 nükleer santrallerin beý kilometre yakÕnÕnda yaýayan beý yaý altÕ çocuklarda lösemi riskinin 2.19 kat daha fazla olduüunu saptamÕýlardÕr. Nükleer enerji yeni bir enerji türü deüildir. AsÕl öncelik verilmesi gereken teknoloji hiç ýüphesiz güneý rüzgar v.b. yenilenebilir enerji türleri olmalÕdÕr. Çevresel tehlikelerin temelinde çevreinsan iliýkisi yattÕüÕ için, bu iliýki düzelene kadar tehlike artmaya devam edecektir. Çevresel güvenliüi saülayabilmek için ülkeler arasÕnda iýbirlikçi bir yol izlenmeli ve gerilimleri önlemek için problemlerin çözümü eýitlikçi bir biçimde saülanmalÕ, çevre savaýlarÕnÕn önlenmesi için ise çevre diplomasisine, barÕýçÕ yaklaýÕmlara, hassas ekosistemlerde ve ekolojik döngülerde uygulanacak uluslararasÕ rejimlere önem verilmelidir. Haziran 2011

89


Seminer Keki

Toraks Bülteni

Dr. Neýe Dursunoülu TTD Üyesi ndursunoglu@yahoo.com

Gö½üs Hastal¿klar¿ Seminer Keki

(Academic Pie of the Chest Physicians) Sizlere de bu isim çok tuhaf geldi deüil mi? únanÕn ben de öyle düýünüyorum, ama bu tari¿n komik bir hikayesi var, buyurun okuyun… Biz göüüs hastalÕklarÕ ekibi olarak gelenekselleýmiý bir ýekilde, yaz tatilleri de dahil olmak üzere, her Pazartesi ve SalÕ günleri öüle saatlerinde toplanÕyor, bilgilerimizi ve tecrübelerimizi paylaýÕyoruz. Bu vakitler, bizlere öyle zevkli geliyor ki, genellikle öüle yemeüine vakit ayÕramÕyoruz ve arkadaýlarÕmÕza bazÕ ikramlarda bulunuyoruz. úýte yine böyle bir sunuma hazÕrlanÕrken, saatin gece yarÕsÕnÕ hayli geçtiüi bir vakitte, adÕ ilginç olan bu keki, o anda mutfaüÕmda bulunan malzemelerle hiçbir standart tarife uymaksÕzÕn yaptÕm ve ertesi gün sunumumla beraber dostlarÕma ikram ettim, çok beüenildi ve ben de dergiye yazmaya karar verdim, a¿yet olsun…

Malzemeler 4 yumurta 1 su bardaüÕ toz ýeker 1 çay bardaüÕ sÕvÕ yaü 1 çay bardaüÕ tahin 1 çay bardaüÕ demlenmiý çay 1 paket vanilya 1 tatlÕ kaýÕüÕ tarçÕn 1 çay bardaüÕ ceviz içi 1.5-2 su bardaüÕ un 1 paket kabartma tozu ½ limonun suyu 3 adet elma HazÕrlanÕýÕ Tercihen bir cam tepsinin dibi sÕvÕ yaü ile yaülandÕktan sonra az mik-

90

Haziran 2011

tarda toz ýeker ve un karÕýÕmÕ serpilir, ardÕndan kabuklarÕ soyulmuý ve ince olarak doüranmÕý elma dilimleri yerleýtirilir ve elmalarÕn üzerine tarçÕn serpilir. Bir karÕýtÕrma yumurtalar kabÕnda ve toz ýeker köpürtene dek çÕrpÕlÕr, ardÕndan, yaü, tahin, çay, vanilya, tarçÕn, ceviz içi ve un da eklenerek karÕýtÕrÕlmaya devam edilir. En son olarak ta ayrÕ bir kapta limon suyuna kabartma tozu eklenerek, elde edilen köpüklü karÕýÕm hamura katÕlÕr ve önceden ÕsÕtÕlmÕý 175 derecedeki fÕrÕna verilir. YaklaýÕk 40 dakika sonra kekiniz hazÕr olacaktÕr, tatlÕ dost sohbetlerinde paylaýmanÕz dileüiyle a¿yet olsun…


Toraks Bülteni

Akşamda Çocuk Sezgileri İyileşmez çocukluğum yüzündendir Bu dalgalar arasında gidip gelişim Bilge ve güngörmüş martılarla Benim işim sevinç, aşk bana göre Hele gün başladı mı sancılanmaya Başıma gelenlerin hemen hepsi İyileşmez çocukluğum yüzündendir İyileşmez çocukluğum yüzündendir Ölü resimleri gibi solgun yüzler karşısında Duyarsız kalışım, hatta inatla susuşum Boş tutkuların, anlamsız korkuların Kirli yağmur suları gibi biriktiği Akşamlardan güle oynaya geçişim İyileşmez çocukluğum yüzündendir İyileşmez çocukluğum yüzündendir Dağların ve denizlerin durmadan devinişi Beni çağırması bütün uzakların Birdenbire rüzgârlarla uzaylara açılışım Herşeyimin birden maviye kesmesi İyileşmez çocukluğum yüzündendir

Afşar Timuçin Haziran 2011

91


Toraks Bülteni

“Sorgulanmayan hayat yaşanmaya değmez.” Sokrates 92

Haziran 2011


Toraks B端lteni

Haziran 2011

93


Toraks B端lteni

94

Haziran 2011


Toraks Bülteni - Haziran 2011  

Toraks Bülteni

Advertisement
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you