Page 1


HAFTANIN RÖPORTAJI (KITS2008) Haftanın konuğu: TR Liglerinin Süper Moderatörlerinden DarkStorm ™

Bu hafta emektar modumuz DarkStorm ile röportaj yapma şansı bulduğumuz için çok mutluyuz, iş hayatıydı, takımdı, forumdu derken yoğun bir tempo içinde bizi kırmadığı için teşekkür ediyoruz :-) Takım ve menajer isminden midir bilinmez, hep ‘gizemli’ biri olmuştur benim gözümde :-) Kendimi bildim bileli mod’dur kendisi ve hatta şu an bildiğim kadarıyla S-Mod (Super-Moderator). Böylesine zor bir işi hem de gönüllü olarak bu kadar uzun süre yürütmesinden dolayı tebrik ediyorum modumuzu ve sizden gelen sorularla röportaja başlamak istiyorum:


Soru sahibi : josephist34 “Big Boss” Soru : Birincisi takım ismi nerden geldi, esinlendiği şey neydi acaba, havalı duruyor gerçekten İkincisi de forumun "aga"sı mod_mehmetaga ile aralarındaki çekişme ne zaman son bulacak forum halkı olarak endişe ediyoruz bu çekişme bir gün bizi de yakar diye  “GOALUNİTED GLOBAL AÇILINCA YENİDEN BAŞLADIM” GU Global açılmadan önce oyunu bıraktığını belirten modumuz, Globalin açılışıyla birlikte oyuna geri döndüğünü belirtiyor, Mod olduktan sonra da “DarkStorm Efsanesi” doğmuş :-) “Öncelikle röportaj teklifiniz ve düşünceleriniz için teşekkür ederim. Layık olabiliyorsak eğer ne mutlu.” Takım ismim orijinal takım ismimden bağımsız oluştu, şöyle ki; çok uzun süreli moderatörlük ve süper moderatörlük tecrübelerim oldu oyun dünyasında, oyunlarla ilk tanışmam yaşı biraz geçkin  olacaklar hatırlarlar sinclair 48K ile başladı. O dönemden bu yana küçük aralıklar hariç hep oyun dünyasının içinde oldum. Classic döneminde görevli olduğum birim ile GoalUnited’in bir bağı vardı, o bağ vesilesi ile oyunda bir hesabım vardı. Sonrasında bayağı bir boşladım ve o esnada hayat ile ilgili bazı gelişmelerden dolayı severek yaptığım görevimden ve oyunlardan ayrıldım. Bir müddet sonra Global duyuruldu, sanırım 2. gününde hesap açmıştım, oynadığım bir oyunda bulunmuyordu o esnada. Yeni versiyonun haftada iki maç içermesi ilgimi çekmişti ve oyunu bana göre daha oynanabilir hale getirdi… İçeride bir moderatörlük ruhu olunca Adminimizin açmış olduğu başvurulara katıldım, bu görevi hala yürütmekteyim. Bu vesile ile Moderatör olunca yeni bir isim oluşturmam gerekti, o vesile bir futbol takımına yaraşacak bir isim arayışı içinde DarkStorm doğmuş oldu. “RAKİPLERİM MUAFFAK OLAMADI” Mod_mehmetaga, Mekteb-i Sultani, mod_Phoenix, ile belirli dönemlerde rekabet içinde olduklarını ancak rakiplerinin kendi aralarındaki maçlarda Muaffak olamadığını esprili bir dille belirten modumuz, sözlerine şöyle devam ediyor: Mehmetaga ile aynı devreyiz oyunlarımız dahi bir gün arayla kuruldu sanırım, çok uzun süre omuz omuza mücadele verdik her açıdan, bir moderatör olarak ara sıra nefes almamız gerekiyor çünkü gerçekten severek yaptığımız zorlu bir görev yürütmekteyiz.. Bu da çeşitli organizasyonlarda bir rekabet olarak ortaya çıktı, esas olan takımların rekabeti değil biraz eğlencedir  Zaten kendisi bana rakip olamaz  Ruhumuz yetiyor çünkü… Esasen rakibim, daha doğrusu beni rakip alan eski Moderatörlerden Mekteb-i Sultani idi, sanırım şansımdan olsa gerek bir türlü muvaffak olmadı kendileri , araya Mehmet’i aldık mecburen, gene Mehmet ile forumlarda atışırken esas rekabetin doğduğu takım nam-ı değer Phoenix oldu, gene sanırım şansımdan ve handikaplı maçlardan olsa gerek kendisi de muvaffak olamadı, yani bu üç takım ve takım arkadaşım ve benden sürekli her açıdan iyi takımlar ile aramda biten ve devam eden bir rekabet var, şansıma güveniyorum.


Soru sahibi : kayhan1907 Soru : Bazen heyecanımızı kaybedip oyundan soğuyabiliyoruz. Modumuzun hiç 'yeter artık bırakıyorum bu oyunu!' dediği oldu mu; oldu ise onu vazgeçiren şey neydi? “FUTBOLUN FARKI ; BARINDIRDIĞI HIRS DUYGUSUNUN ZİRVEDE OLMASI” Hepimiz gibi zaman zaman maçlara ve sonuçlara sinirlenebildiğini dile getiren DarkStorm, bunun da Futbolun bir parçası olduğuna değiniyor. Elbette, futbol oyununu diğer oyunlardan ayıran en önemli özellik, içerisindeki hırs duygusunu diğerlerine nazaran daha fazla taşımasıdır. Bana göre bu sporu bu kadar leziz kılan da budur. Çok önemli şampiyonluk mücadelelerimde yenildiğim durumlar oldu 7-1 lik Menderes maçını hala unutamam mesela, gerçekten kızdığım bir durumdu.. Ancak bırakıyorum çizgisi uç bir nokta... Gerçek hayatımızda tuttuğumuz takım yenilince o takımı bırakıyor muyuz ?, hangi Türk takımımız istikrarlı bir çizgideki ? Oyunu, motoru ve gerçek futbolu biraz iyi tanıdığım için bu noktaya hiç gelmedim… Kızdığım skorlar ise elbette oldu, aynen reel yaşamda kızdığımız gibi. Soru sahibi : ibrahim92gs Soru : Oyunda “keşke şöyle yapsaydım, böyle yapsaydım” dediği anlar olmuş mu, olduysa kısaca anlatabilir mi? “EN BÜYÜK HATAM GENÇLEŞME ADINA YAPTIĞIM DERİN HAMLELER” Modumuz bir zamanlar kendisinin de “Başarı mı, gençleşme mi?” ikileminde kaldığını söylüyor ve tercihini Başarıdan yana kullandığını ekliyor. Bu oyundaki en kötü durum; bir gençleşeyim,bir şampiyonluğa oynayayım arasındaki kalış durumları, bir ara gençleşeyim dedim.. sonra baktım ki sonu yok.. ayrıca zevkte alamıyorum, sonra şampiyonluğa oynamak istedim.. o ara; bir iki oyuncu montajlamaya çalıştım… Gençleşme döneminde yaşlanıyor diye çok kıymetli oyuncuları sattım.. İki ara bir dere bu günkü noktaya geldik… Keşke diyeceğim nokta, takımı gençleştirmek için o kadar derin hamleler yapmamak olurdu sanırım… Soru sahibi : Stacker80 Soru : Acemilik dönemini kısaca anlatabilir mi? “OYUNDA VE FORUMDA PEK ACEMİLİK YAŞAMADIM” Acemiliği 57. Topçu Tugayında yaptım, biraz geç gittiğim için pek zorlandığım söylenemez.. Bölük komutanı yüzbaşı olunca ve neredeyse yaşdaş olursanız ve birazda ağzınız laf yapıyorsa rahat geçiriyorsunuz  Şaka bir yana oyunda ve forumda acemilik dönemim pek olmadı. Yukarıda sevgili josephist34’ün sorduğu soru içinde kısmen bu sorunun cevabından bahsettim.


Soru sahibi : selmanbasar Soru : Oyunda gördüğünüz eksiklikler nelerdir ? Bir sonraki güncellemeden beklentileriniz neler ? “GÖRSEL CANLI YAYIN VE OYUNCU DEĞİŞİKLİĞİ GEREKLİ” Canlı yayını görüntülü olarak izleyebilmeyi ve oyuncu değişikliği yapabilmeyi bir menajer olarak kendisinin de arzuladığını belirten tecrübeli modumuz, bu ihtimalin zor yada en azından şu an için uzak olduğunu da sözlerine ekliyor. Oyun, bence bir içermekte, haftada firma canlı yayını oyuncu değişikliği olsa da.

menajerlik oyunu için gayet iyi gidiyor, yeterince organizasyon iki lig maçı planlanarak bir önceki oyunun eksikliği giderildi, eğer izlenebilir bir hale getirirse bir şekil ve menajerlerin çok istediği eklenebilirse mükemmel olacaktır.. Her ne kadar bunlar oldukça zor

KITS2008 : Yaptığınız iş gerçekten çok yıpratıcı, bunu rahatlıkla görebiliyoruz. Peki sizi bu işe bağlayan, motivasyonunuzun sürekli yüksek kalmasını sağlayan şeyler nelerdir? İnsanlara yardım etme isteği mi, oyunu daha iyi hale getirebilme şansı mı yada başka bir şey mi? “KRAELAM GİBİ BİR ADMİNE SAHİP OLDUĞUMUZ İÇİN GU TÜRKİYE MENAJERLERİ VE MODLARI OLARAK ÇOK ŞANSLIYIZ” Bu zor görevi yürütürken alınan bir teşekkürün ne kadar iyi hissettirdiğini belirten DarkStorm, yardımcı olmaya çalışırken çeşitli hakaretlere de maruz kalabildiklerini üzülerek belirtiyor. Bahsettiğim gibi çok uzun süre bu görevler içinde kaldım, sebebi ise bir oyun sever olarak zamanında nasıl bazı zamanlar yardım ihtiyacı hissediyorsak, yardıma ihtiyacı olan menajerlere de yardımcı olabilmek ve bunu en güzel ve doğru şekilde yapabilmek. Yardımcı olurken gelen bir teşekkür bu motivasyonun sabit kalmasını ve hatta artmasını sağlıyor. Zaten oyunu oynarken bir menajer olarak insanlara yardımcı olabilmek, onların sorunlarına tercüman olabilmek içten gelen ve şahsen bana haz veren bir durum. Siz insanlara yardımcı olmaya çalışırken bir bakıyorsunuz envai çeşit hakarette gelebiliyor  Ancak artık profesyonelleşmiş iseniz sadece gülüp geçiyorsunuz… Arka planda bunun için çok sıkı çalışmalar oluyor ve bana göre bu motivasyonun diğer bir tarafı ise bu oyunun Admininden kaynaklanmakta, menajerler ve yönetici takım her açıdan çok kıymetli bir Admin’e sahipler. Takımın bu denli çalışmasının ve bu motivasyonun diğer bir mimarı kendileridir.


KITS2008 : GoaLStorM JK ile aranızda bir bağ olup olmadığı, varsa nasıl bir bağ (reel arkadaşlık vs.) olduğu hep merakımı çekmiştir :-) Bu arada şimdi kontrol ettiğimde oyuncu kadrosunun sanırım ‘inaktif’likten dolayı sıfırlandığını görüyorum. Gerçekten güçlü bir takımdı, üzüldüm bu duruma:

“GoaLStorM JK YA DA BAŞKA BİR MENAJERLE GERÇEK HAYATTAn BİR BAĞIM YOK” Moderatör olmanın getirdiği bazı kısıtlamalardan bahseden modumuz, her an temkinli davranmak zorunda olduklarını dile getiriyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: Moderatör olduğunuz için forumda bazı şeylerden doğal olarak mahrum kalıyorsunuz, bir muhabbetin içine girmek, orada sarf ettiğiniz sözler, ağınızdan kaçabilecek yanlış bir kelime.. Dikkat üzerinizde olduğu için ve beklenti en yüksek derecede olduğu için temkinli olmaya itiliyor insan ister istemez. Mesela bir acemi menajer öyle bir şey diyor ki veya tecrübeli birisi.. Şaşkınlık içinde bakakalıyorsunuz duruma.. nasıl bu mesaj atılmış diye  Sinirlerine yenik düşenler vb… Bütün bunları karşılamak durumundasınız, sakinleştirmek.. Doğruya yöneltmek, hata ise bildirim ve takibatını yapmak… Bu kısa bilgiler ışığında zaman zaman kaybolup yalnızlaşıyorsunuz.. Oyun içinden gelen yüzlerce mesaj… Mesajlara dönüş şekliniz verdiğiniz cevaplar… İnsan oğlu türlü türlü olduğu için iyi niyeti suiistimal etmek isteyenler oluyor ve bunların ayrımı kolay değil.. Bu sizi soğuk biri haline getirebiliyor. Tüm bunların içinde oyun içinden gelişen konuşmalarda bazen yakınlaşma ve sohbetler oluyor, aynen GoaLStorM JK menajeri gibi, bir dönem aramızda oynanmış bir maç ardından biraz yazışmıştık.. Böyle mesajlaştığım birkaç menajer daha var... Menajer kimliğim ile oyun arkadaşları gibi bir şey.. Oyununda olmazsa olmazı… Dolayısı ile ne GoaLStorM JK’yi ne de diğer arkadaşları reel hayattan tanımıyorum… Kendisinin oyunu bırakmış olduğunu dahi sizden öğreniyorum şu an, her şeyin bir sonu var malum, zamanı geldiğinde hepimizin yapacağı gibi…


KITS2008 : GUzate’nin sıkı bir takipçisi olduğunuzu ve yoğun iş temposu içinde bile her sayıyı okuyup yorum yaptığınızı biliyoruz, başından beri verdiğiniz destek için çok teşekkür ederiz. GUzate hakkındaki düşüncelerinizi bir de buradan alabilir miyiz, beklentileriniz (varsa) neler ileriye yönelik? “GU Türkiye YETKİLİ TAKIMI GUZATEYİ ZEVKLE TAKİP EDİYOR” GUzate gerçekten her manada yararlı bir çalışma... Tecrübe aktarımları, eğlence... Her şeyden biraz içermekte, arkasındaki emek gerçekten çok büyük... Takım olarak bu tip çalışmalara son derece sıcak bakmaktayız ekipteki herkes çalışmalarınızı zevkle takip ediyor. Gazetenin şu an ki çizgisi son derece güzel... Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. KITS2008 : Son olarak, bildiğiniz gibi okurlarımızın nerdeyse tamamı forumu takip eden menajerler, belki bu noktada size ufak bir yardımımız dokunabilir, eğer dokunursa çok mutlu oluruz. Forum kullanıcılarına bir mesajınız var mı? “FORUMUN ORTAK BİR MÜLKİYET OLDUĞUNU UNUTMAYALIM” Forumda güzel ortamın ancak kurallara maksimum uyularak sağlanabileceğine değinen DarkStorm, yeni menajerlere karşı daha hoşgörülü yaklaşılması gerektiğini düşünüyor ve ekliyor ; Forum kullanan menajerler zaten forumun işlevini maksadını son derece iyi biliyor, birçoğu yardımsever tavırları ile ön plana çıkmakta zaten. Kendilerine bu vesile ile teşekkür ederim. Forumu kullanan kullanıcıların; forumun ortak bir mülkiyet alanı olduğunu, belirli kurallar çerçevesinde varlığını sürdürebileceğini bilerek,,, gün gelir sevinçlerini, rekabetlerini ve hatta kızgınlıklarını bu çerçevede dile getirmelerini diliyorum, öte yandan acemi menajerlere karşı biraz daha hoşgörülü olmak, bizlere göre basit gelebilecek sorularda dahi onları kırmamak forumun işlevselliğini arttıracak düşüncesindeyim. En nihayetinde hepimiz birer menajeriz, bu oyunu seven bir topluluğun bireyleriyiz ve her renkten ve karakterden oluşan bir topluluk gerçekten tadına doyulmaz oluyor, gerek oyun içinde gerekse forumda.. Oyunu ve forumu paylaşan ve bu oyunu oynanabilir kılan tüm menajerlere sevgilerimi sunuyor, başarılar diliyorum. Tüm sorularımıza içtenlikle cevap veren DarkStorm’a çok teşekkürler. GUzate hakkındaki düşünceleri için de teşekkür ederiz, kendisine görevinde kolaylıklar diliyoruz. Modumuz göreviyle öylesine özdeşleşmiş ki, şu an fark ediyorum takımı hakkında nerdeyse hiç soru sormadığımızı :-) DarkStorm denilince aklımıza takımından önce görevi geliyor. Bunun için ayrıca tebrik ediyoruz. Haftaya yeni bir röportajla karşınızda olmak dileğiyle, bizi takip etmeye devam edin :-) KITS2008


HAFTANIN PANAROMASI (TheHorseMan) (30.12.12)

Infamis XI FC 4-5 Real Phoenix Süper Lig’de 3.hafta önemli bir karşılaşma ile açıldı. Infamis XI FC’nin konuğu Real Phoenix oldu. Toplam 9 golün atıldığı bu çekişmeli karşılaşmada gülen taraf olan Real Phoenix, bu sonuçla birlikte liderliği de devralmış oldu.

Vampire7 4-3 FC Elazığ Dinamo Diğer bir maçta “FENER ARENA”, zevkli bir maça sahne oldu. Vampire7 ile FC Elazığ Dinamo takımlarını karşı karşıya getiren maçta gülen taraf ev sahibi Vampire7 olurken, FC Elazığ Dinamo ise 3.hafta sonunda henüz galibiyetle tanışamadı.

Es_Es_2010 5-4 YENİ ÜMİT Haftanın bol gollü maçlarından birinde Eskişehir’de Es_Es_2010 ile YENİ ÜMİT karşı karşıya geldi. İlk yarısı 2-2 biten maçın son düdüğü ile birlikte gülen taraf 5-4lük skorla Es_Es_2010 oldu.


!NV!CTUS 3-2 Nurfer F.C. Ligin iki yeni ekibinin karşı karşıya geldiği maçta Nurfer F.C. , !NV!CTUS’a konuk oldu. 80 bine yakın taraftarın izlediği maçta galip gelen taraf ev sahibi olurken, Onur Akdağ attığı 2 gol ile maçın yıldızı oldu.

ünye kartalı 2-4 Menderes SK Haftanın kapanış maçında ünye kartalı ile Menderes SK karşı karşıya geldi. EV sahibi maçın başında öne geçse de ardı ardına gelen gollere engel olamadı ve sahadan 4-2lik mağlubiyetle ayrıldı.

Haftanın Takımı: FC HHaKaNN

Süper Lig’in 3.haftasında haftanın takımı FC HHaKaNN oldu. 120bin kişilik mabedinde darkblue’yu konuk eden sarı kırmızılı takım, maçın 50.dakikasında 9 kişi kalsa da maçı bırakmadı ve 90.dakikada attığı gol ile son şampiyona puan kaptırmayarak haftanın en önemli maçında galip gelen taraf oldu.


Haftanın Futbolcusu: Mehmet Pişirim (FC HHaKaNN)

Bu hafta haftanın futbolcusu FC HHaKaNN takımından Mehmet Pişirim oldu. Paf takımdan yükselip ilk 11in değişmez bir parçası olan Pişirim, tansiyonu yüksek maçta 2 gol birden atarak takımına galibiyeti getiren isim oldu.

Haftanın Maçı:

3.haftanın en önemli maçında FC HHaKaNN ile darkblue kozlarını paylaştı. İki şampiyonun karşı karşıya geldiği maçta kıyasıya bir mücadele yaşanırken, FC HHaKaNN 9 kişi kaldığı maçı zor da olsa kazanmayı başararak puanını 6ya yükseltti. darkblue ise bu sonuçla 4 puanda kaldı ve 3.haftada ikinci puan kaybını yaşamış oldu.


Önemli Anlar:  Maçın 3.dakikasında darkblue, sol kanattan bir serbest vuruş kazandı. Serbest vuruşta topun başına geçen Ichas, penaltı noktasına doğru kavisli bir orta yaptı. Topa yükselen kimse olmayınca savunma oyuncuları topu tehlikeli bölgeden uzaklaştırdı.  22.dakikada FC HHaKaNN tehlikeli bir pozisyon yakaladı. Sağ kanattan ceza sahası içerisine giren Ergun, topu ön direkteki Pişirim’e gönderdi. Ayağına gelen fırsatı iyi değerlendiren Pişirim, attığı gol ile takımını 1-0 öne geçirdi.  Maçın 30.dakikasında Toptop, rakibine çok sert bir müdahalede bulundu. Daha önceden de sarı kartı bulunan oyuncu, gördüğü ikinci sarı kart sonrası kırmızı kart ile sahayı erken terk etmek zorunda kalarak takımını 10 kişi bıraktı.  34.dakikaya geldiğimizde Pişirim yine sahneye çıktı. Musa’nın güzel pasıyla sağ çaprazda topla buluşan Pişirim, topu en uç noktaya göndererek kendisinin ve takımının ikinci golünü kaydetti.  44.dakikada darkblue bir köşe vuruşu kazandı. Topun başına geçen Direk, arka direğe doğru kavisli bir orta yaptı. Ancak yüksek gelen topa kimse dokunamayınca maç taç atışı ile devam etti. İlk yarıda başka önemli bir pozisyon olmadı ve hakemin düdüğüyle birlikte oyuncular soyunma odasının yolunu tuttu.  İkinci yarı başladığında her iki takımın da daha atak bir futbol sergilemek için ellerinden geleni yapmaları gözlerden kaçmadı.


 48.dakikada darkblue, bir hızlı hücum şansı yakaladı. Defanstan hızlı bir şekilde ileriye çıkan Canmert, topu ileri uçtaki arkadaşı Dzeick’e aktardı. Kaleciyle karşı karşıya kalan Alman golcü, zor olanı başardı ve topu auta gönderdi.  50.dakikaya gelindiğinde maçta bir kırmızı kart daha çıktı. Koksinski, sert hareketi sonucu gördüğü ikinci sarı kartla birlikte takımını sahada 9 kişi bıraktı.  darkblue, aradığı golü 62.dakikada buldu. Orta sahada topu kapan Siedzielnik, yaklaşık 30 metreden sert bir şut çıkardı. Havada adeta yön değiştirerek ilerleyen meşin yuvarlak, kalecinin çaresiz bakışları arasında ağlarla buluştu ve bu golle maçta skor 2-1e geldi.  89.dakikada darkblue bir köşe vuruşu kazandı. Sol taraftan kullanılan vuruşta topun başına geçen Direk, penaltı noktasına doğru bir orta yaptı. Kafalardan seken top son olarak Sömer’in önünde kaldı ve şık bir vuruş ile topu ağlara gönderen Sömer, skora dengeyi getiren oyuncu oldu.  Golden yalnızca 2 dakika sonra FC HHaKaNN, Pişirim ile atağa kalktı. Pişirim, orta sahada rakibinden kaptığı topu bekletmeden arkadaşı Sala’ya aktardı. Kaleci ile karşı karşıya kalan Sala, topu kalecinin bacakları arasından ağlara göndererek FC HHaKaNN’ın maçta yeniden öne geçmesini sağladı. Bu gol ile birlikte hakemin de bitiş düdüğü geldi ve bu zorlu 90 dakika, FC HHaKaNN’ın üstünlüğü ile sonuçlandı.


HAFTANIN PANAROMASI (03.01.13)

darkblue

4-3 ünye kartalı

Haftanın açılış maçında darkblue ile ünye kartalı karşılaştı. “topuklu yaylası” stadyumunda oynan maçta ev sahibi takım ilk yarıyı 2-0 yenik kapatmasına rağmen ikinci yarıda toparlandı ve sahadan 4-3lük galibiyetle ayrıldı.

FC HHaKaNN 3-2 Infamis XI FC Haftanın zorlu mücadelelerinden birinde iki güçlü takım, FC HHaKaNN ile Infamis XI FC karşı karşıya geldi. Son anına kadar heyecanın hiç dinmediği maçı kazanan taraf FC HHaKaNN olurken, Infamis XI FC evine puansız döndü.

Menderes SK 4-1 YENİ ÜMİT Bir diğer karşılaşmada Menderes SK, YENİ ÜMİT’ i konuk etti. Ev sahibi takım bu maçta fazla zorlanmadı ve rakibini 4-1lik skorla evine uğurladı.


Nurfer F.C 2-2 Vampire7 Haftanın beraberlikle sonuçlanan tek maçında Vampire7, Nurfer F.C deplasmanına çıktı. Maçın ilk yarısında gol sesi çıkmazken ikinci yarıda karşılıklı atılan 4 gol sonucu taraflar sahadan birer puanla ayrıldı.

Real Phoenix 4-3 Es_Es_2010 Haftanın kapanış mücadelesinde Real Phoenix, evinde Es_Es_2010’u konuk etti. 69.dakikaya kadar maçı 2-1 geride götüren ev sahibi, 9 dakikaya sığdırdığı 3 gol ile sahadan galibiyetle ayrılmayı başardı.

Haftanın Takımı: FC Elazığ Dinamo

4.haftada haftanın takımı son kupa şampiyonu FC Elazığ Dinamo oldu. Evinde !NV!CTUS takımını konuk eden Gakkoşlar, adeta gol patlaması yaşadı ve rakibine tam 8 gol birden atarak haftanın en sürpriz sonucuna imza atan takım oldu.


Haftanın Futbolcusu: Wafiq Musa(FC HHaKaNN)

Bu hafta haftanın futbolcusu FC HHaKaNN takımından Wafiq Musa oldu. Mısırlı ortasaha, önemli maçta attığı 2 gol ile bu ödülü sonuna kadar hak etti.

Haftanın Maçı

Süper ligin 4.haftasında haftanın maçı FC Elazığ Dinamo ile !NV!CTUS takımları arasında oynandı. FC Elazığ Dinamo, bu maçta bir sürprize imza atarak rakibine 8-1lik üstünlük sağladı ve haftanın en sürpriz maçında 3 puanı alan taraf oldu. !NV!CTUS ise kulüp tarihinin en ağır yenilgilerinden birini alarak sahadan boynu bükük ayrıldı.


Önemli Anlar:  Maçın henüz 1.dakikasında FC Elazığ Dinamo golü geldi. Han, orta sahadan gelen pas ile ceza sahasında topla buluştu. Bire birde karşılaştığı Gruenberger’i ekarte eden Han, boş pozisyonda topu ağlara göndererek gol perdesini açan isim oldu.  Golden yalnızca 2 dakika sonra Dirin, ceza sahası içerisinde rakibinin ayağından topu kaptı. Kaleciyi de kıvrak bir hareketle saf dışı bırakan Dirin, topu boş kaleye yuvarlayarak takımının ikinci golüne adını yazdırdı.  Maçın 13.dakikasında !NV!CTUS atağı gelişti. Orta sahada topu kapan Yerebatan, güzel bir pasla arkadaşı Hinginar’ı topla buluşturdu. Hinginar’ın bekletmeden vurduğu top, kalenin bir karış yanından auta gitti.  28.dakikada bir Elazığ atağı daha gelişti. Terezsko’nun pasında Seleniewicz topla buluştu. Penaltı noktasına kadar ilerleyen Seleniewicz, kalecinin üzerinden şık bir aşırtma vuruş ile takımının üçüncü golünü atan isim oldu.  30.dakikaya gelindiğinde FC Elazığ Dinamo bir köşe vuruşu kazandı. Klinkenberg ön direğe doğru topu ortaladı. Bu noktada topa yükselen Çuvak, arka direğe pasını gönderdi. Arka direk dibinde bomboş kalan Dirin topa sadece dokunarak takımının dördüncü golüne imzasını attı.  İlk yarının uzatma anlarında Dirin ceza sahasında topla buluştu. Kaleciyle karşı karşıya kalan tecrübeli forvet, klas bir vuruşla topu ağlara gönderdi ve kendisinin üçüncü, takımının beşinci golünü kaydetti. Bu golle birlikte ilk yarı sonlanırken, taraflar ikinci yarı için soyunma odalarının yolunu tuttu.


 Maçın ikinci yarısına konuk ekip !NV!CTUS başladı. Bu dakikada her iki teknik direktörün de takımlarına tamamen hücum talimatı verdiği gözlemlendi.  47.dakikada gelişen !NV!CTUS atağında Akdağ, şık bir pasla topu ceza sahası içerisindeki Gruenberger ile buluşturdu. Kaleciyle karşı karşıya kalan Gruenberger, topu kalecinin üzerine ıskaladı ve bu önemli pozisyondan yararlanamamış oldu.  52.dakikada rakibinin defansında açıktan yararlanan !NV!CTUS, bir kontra atak şansı yakaladı. Rakip sahada ikiye iki kalan kırmızı siyahlı ekip, topu etkili kullanamayınca bir gol pozisyonunu daha harcamış oldu.  !NV!CTUS, aradığı golü 74.dakikada buldu. Akdağ’ın kullandığı köşe vuruşunda topa çok iyi yükselen Yerebatan, attığı güzel gol ile takımının maçtaki tek golünün sahibi oldu.  80.dakikada Çuvak, rakip ceza sahasında topla buluştu. Hiç bekletmeden yaptığı vuruşla topu filelere asan Çuvak, takımının maçtaki 6.golünü kaydeden isim oldu.  89.dakikada rakibinin iyice kırılan direncinden yararlanan FC Elazığ Dinamo, bir gol daha buldu. Orta sahada kazandığı topu ayağından bırakmayarak ceza sahası yayı üzerine kadar süren Melek, ceza sahası içindeki arkadaşı Terezsko’ya al da at pası gönderdi. Kaleciyle bire bir kalan Terezsko, bu pozisyonda tecrübesini konuşturarak takımının maçtaki 7.golünü kaydetti.  Uzatma dakikalarında gakkoşlar, bir pozisyon daha yakaladı. Rakip sahanın ortasında topla buluşan Pur, yaklaşık 30 metreden attığı enfes gol ile gol perdesini kapayan isim oldu. Bu gol ile birlikte karşılaşma sona ererken, taraftarlar uzun yıllar unutulmayacak bir ana tanıklık etmenin mutluluğu ile evlerine döndüler.


Ligden Haberler: Turnuvaya doğru Goalunited Spor Yazarları Derneği’nin organize ettiği 1. Ulusal GUzate United turnuvasında Süper Ligden de çok sayıda takım katılmış bulunmakta. Katılımın oldukça geniş olduğu turnuvada boy gösterecek ekipler, kupayı müzelerine götürebilmek için kıyasıya bir mücadele verecekler. YENİ ÜMİT’siz Kulüp tarihindeki başarıları saymakla bitmeyen, çok sayıda lig ve kupa şampiyonluğu yaşamış YENİ ÜMİT’in sezon başındaki düşüşü halen devam ediyor. Ligin son sırasına kadar gerilemiş olan takımda geçen sezonun sonunda ayrılma sinyalleri veren teknik direktörün ilerleyen haftalarda kararının ne olacağı ise merak konusu.


EN İYİ PAFLAR (shaldonleecooper) Yeni bir hafta yeni yeni paf heyecanlarını yaşayan menajerlerin gözlerindeki yeni ışıltılar ile baktıkları o güzelim pafların tanıtım başlığına hoş geldiniz.

Bu haftanın ilk bombasını daha Guzate yayına ilk çıktığı günün sabahı gördük. Bu efsanevi paf 1.1 lideri Greenenergy adlı menajerin Infamix XI F© adlı takımından çıkan Baturalp “Saim” TERZİ kendisi için inanılmaz derecede büyük bir patlama yapacağı söyleniyor. Karşınızda yeni efsane


İkinci oyuncumuz yine kaleci mevkisinden bir kaleci son günlerdeki çılgınlık yaklaşık bu GUzate bitene kadar devam edecek gibi gözüküyor İşte GEMLİK FC takımının yeni paf kalecisi.

Bir sonraki pafımız yine kaleci olacak.(Biliyorum hepiniz kızgınsınız şu anda ) Kendileri MAYXAYC takımının paf kalecisi olup gerçekten gelecek vaat eden kaleciler arasına şimdiden ismini yazdırdı.


Ve sonunda kanat mevkiine düşen nadir elmaslardan birisi Kendisi Baron SK nın yeni kanat oyuncusu olup Kanat oyuncularının bir numaralı HIRSIZI Civillian FC takımının menajerini bile kıskandırdı.(Taş atmasam olmazdı )

Ve geldik haftanın son oyuncusu Söylenecek söz bulamıyorum yeşil gözler için  FORZA KARTAL67 takımının biricik geleceği işte karşınızda.


Bu hafta ve her hafta paylaşım hatası Photoshop paflarından bulduğumuz an yayınlayacağız ilk Photoshopumuz Suleymanyak hocamdan geliyor 


1.LİG YOLU (oguzzz23) 30/12/2012 Haftanın Maçı: Bu hafta göze çarpan ve ilgimizi çeken 2 maç vardı bunlardan ilki henüz maça günler varken menajerlerin karşılıklı açıklamaları ve restleşmeleriyle büyük merak uyandıran ve 3-2 sonuçlanan DarkStorm ™ - İSTANBULLS maçı bir diğeri ise tam anlamıyla bir gol yağmuru izlediğimiz 6-6 sonuçlanan HAN & NUR - The PharmAC'IST™ maçı. DarkStorm ™ 3-2 İSTANBULLS™: Her şey DarkStorm menajerinin “ Hafta sonu maçımız maya kahini BULLS’larla.. inandık alacağız.. O gün dünya şoke olacak bizim ligimiz konuşulacak :D” açıklaması ve karşılığında İSTANBULSS menajerinin “ Aşık Darkstormi’nin bebelerini 2012’nin son kıyameti ile hoplatmak için Bulls’larımızla deplasmandayız. Storm’ların sahasında net bir galibiyet alıp darkı lightstorm yapmak ve 2012’nin son kıyametini koparmak istiyoruz ”… Açıklamasıyla başladı ve maç gününe kadar karşılıklı restleşmeler devam etti. Ve nihayet maç günü gelip çattığında karşılaşmaya hızlı başlayan taraf İSTANBULSS oldu henüz maçın 8. dakikasında genç forveti Emil Domagalski ile golü bularak 0-1 öne geçti. Golün ardından ekipler karşılıklı ataklar geliştirseler de ilk yarı başka gol sesi çıkmadı. İkinci yarı ise işin rengi değişti; DarkStorm daha atak bir futbol oynamaya çalışırken İSTANBULLS ise skoru korumaya çalışıyordu. Maçın 50. dakikasına girilirken DarkStorm atak futbol oynamanın meyvesini yıldız forveti Francesc Quintanilla’nın ayağından bulduğu golle toplamaya başladı. 63. dakikaya girilirken bu kez sahneye DarkStorm’un tecrübeli orta saha oyuncusu Dabir Mahmoud çıktı ve golü bularak takımını 21 öne geçirdi. Maçın 72. dakikasında ender izlediğimiz İSTANBULLS ataklarından biri gerçekleşti ve yakaladığı gol şansını geri çevirmeyen başarılı defans oyuncusu Estevan Lavergne skoru 2-2’ ye getirirken takımına umut aşıladı. Ancak 82. dakikada bütün oyuncularıyla atağa çıkan DarkStorm defans oyuncusu Uygur “Takoz” Ichas’ın ayağından golü bulup rakibinin umutlarını yıkarken 3 puanı hanesine yazdıran taraf oldu.

HAN & NUR 6-6 The PharmAC'IST™: Bu sezonun 2.4 de şampiyonluk için iddialı ekiplerinden HAN & NUR ve 2. ligin yeni temsilcilerinden The PharmAC'IST™’ in karşı karşıya geleceği maçta favori tecrübesi ve lige yaptığı bomba gibi başlangıçla HAN & NUR ekibiydi. Maçta ilk yarı boyunca üstünlük HAN & NUR ekibindeydi üstün oyunun karşılığını da 18. dakikada Khuc Ngoc ve 36. dakikada Norbert Hartig’in ayağından buldukları gollerle ilk yarıyı 2-0 önde kapatarak aldılar. İlk yarıya bakıldığında HAN & NUR rahat bir galibiyet alacak gibi görünüyordu ama The PharmAC'IST™ menajeri soyunma odasında futbolcularıyla çok sert bir konuşma yapmış olacak ki 2. Yarının henüz 1. Dakikasında Jofre Iribarren ile golü bularak skoru 2-1’ e getirdiler. 2. yarı daha derli toplu oynamaya başlayan The PharmAC'IST™ güzel oyununun hakkını yıldız forveti Ludovico Emanuelli’nin ayağından bulduğu golle skoru 2-2’ ye getirerek aldı. Bu golün ardından HAN & NUR uyuduğu derin


uykudan uyandı ve bu dakikadan itibaren tam anlamıyla gol düellosu başladı. 64. Dakikada Pamir “OğuzHAN” Arici ile HAN & NUR 3-2 öne geçerken The PharmAC'IST™ cevap vermekte gecikmedi ve Çelik Karagülle ile golü bularak skoru tekrar dengeye taşıdı (75) . Golün üstünden henüz iki dakika geçmişti ki HAN & NUR bir gol daha bularak skoru 4-3’ e getirdi (77) ancak teslim olmaya niyeti olmayan The PharmAC'IST™ iki dakika sonra golü bularak skoru bir kez daha dengeye getirdi 4-4 (79) . Hızını alamayan The PharmAC'IST™ 85. dakikada bulduğu golle maçta ilk kez öne geçmeyi başardı 4-5 . The PharmAC'IST™ artık maçı kazandı diye düşünürken santrayla birlikte atak geliştiren HAN & NUR golü bularak skoru 5-5’ e getirdi (86) ve hemen 1 dakika sonrasında bir gol daha bularak 6-5 öne geçti (87). Bu kez de HAN & NUR kazandı diye düşünmeye başlamıştık ki The PharmAC'IST™ bize maçın 90 dakika değil 90+ olduğunu göstererek bir gol daha buldu ve skoru 6-6’ ya getirerek rakibinden 1 puanı kopardı. Haftanın Takımı DAVRAZIN BOĞALARI: 2. Lig gibi bir ligde herhangi bir rakibe 7 gol atmak ve karşılığında sadece 1 gol yemek kolay olmasa gerek DAVRAZIN BOĞALARI mükemmel bir performans sergileyerek bunu gerçekleştirdiler ve alkışı fazlasıyla hak ettiler. Haftanın Teknik Direktörü mod_DarkStorm: Zorlu maçtan önce iddialı konuşan mod_DarkStorm takımını maça iyi hazırlayarak ve iyi motive ederek iddiasını yerine getirdi ve galibiyetin mimarı oldu.

Haftanın Golcüsü Cornel Geebelen ( DAVRAZIN BOĞALARI ): DAVRAZIN BOĞALARI 7-1 lik net bir galibiyet alırken Cornel Geebelen attığı 4 golle yıldızlaştı.


Haftanın enleri : En gollü maç: HAN & NUR 6-6 The PharmAC'IST™ En az gollü maç: ver der weremem 1-0 Kırklareli En çok gol atan takım: DAVRAZIN BOĞALARI ( 7 GOL ) En çok gol yiyen takım: F.C BOSPHORUS ( 7 GOL ) En az gol atan takım: Kırklareli, FoRZaKaRTaL ( 0 GOL ) En çok kart gören takım: Pokemon Demirspor ( 4 sarı kart )

03/01/2013

Haftanın Maçı BADBOY!! 6-1 01 FC MELEBEK: Bu sezon 2.2 de şampiyonluğun güçlü adaylarından BADBOY!! ile orta sıralarda iyi bir yer tutabilmek için mücadele eden 01 FC MELEBEK’in karşı karşıya geldiği maçta sezona bomba gibi bir giriş yapan BADBOY!! 6-1 lik rahat bir galibiyet aldı.

Haftanın Takımı BADBOY!!: Bu sezon şuana kadar karşılaştığı her takımı alt etmeyi başaran BADBOY!! son maçında da mükemmel bir performans sergileyerek rakibini rahat geçti ve bu galibiyetle birlikte çıktığı her maçı kazanan BADBOY!! 4’te 4 yapmayı başardı. Sergiledikleri mükemmel performansla takım olarak takdiri hak ettiler.

Haftanın Teknik Direktörü mod_DarkStorm: Şihab-ı Kartal’ı 2-3 yenen DarkStorm 4’te 4 yapmayı başaran bir diğer ekip oldu. Takımın bu başarısının başaktörü oynattığı pozitif futbolla şüphesiz menajer mod_DarkStorm.


Haftanın Golcüsü Aybars Eğilmez ( i68786L ): Başarılı kanat oyuncusu mükemmel performansı ve attığı 3 gole karşın takımını mağlubiyetten kurtaramadı.

Haftanın enleri: En gollü maç: Tiyerispor 6-2 TeaM SiVaS, Değirmendere DD 3-5 YuNuS CluP, AsiKartaL SK 4-4 RAZORBLACK En az gollü maç: ONLAR 2-0 Mastersport En çok gol atan takım: Tiyerispor, BADBOY!! ( 6 GOL ) En çok gol yiyen takım: TeaM SiVaS, 01 FC MELEBEK ( 7 GOL ) En az gol atan takım: Mastersport, fc zahter, General Anibal ( 0 GOL ) En çok kart gören takım: Değirmendere DD (6 sarı kart, 1 kırmızı kart) Gol Krallığı (2. lig geneli): Norbert Hartig ( 6 GOL ) Egemen Baykaktar ( 6 GOL ) Bediz Camci ( 6 GOL ) Ludovico Emanuelli ( 5 GOL )


2. Lig Puan Durumu:


Poké Topu (JoseSantiagoLopez) MADALYONUN DİĞER YÜZÜ (3) 00:03, 00:02, 00:01... 'Jose 4. kata geldiğinde merdivenin başında silkinen bir 'kara kedi' gördü. 'Olur öyle' deyip

devam etti. Aynı kediyi 3. katta da yine silkinirken görünce bir anlam vermeye çalıştı; ancak herhangi bir sonuca varamadı...' Rudi'nin makûs kaderi belki de o an ilk defa tersine dönmüştü. Jose, GU'nun gerçek dünyasına adımını attığında aslında bu Rudi için yeni bir başlangıç olacaktı. İki oyuncu soran gözlerle Jose'ye bakıyorlardı. Jose'nin ilk şaşkınlığı yavaş yavaş geçmeye başladı. Anıl'ın yanına oturdu. Danışman da Rudi'nin yanına geçti. O esnada, restaurantta çalışan siyah, küt saçlı, miniye yakın mavi bir etek giymiş hoş görünümlü bir kız yerdekileri topluyordu. Jose, yerdeki sarı sıvı birikintisinde akseden, kızın belli belirsiz görüntüsüne dalmıştı. Kız, homurdana homurdana, piyangodan çıkan bu sürpriz temizliğe devam ediyordu. Jose, bu hafta restaurantın bakımı için 45.000 € vermeye karar verdi. 500 €'luk bahşiş, kızı mutlaka mutlu edecekti. Kızın yerdeki içecekten yansıyan hoş siması, temizliğe yardım için gelen davetsiz bir paspasla birlikte yerini karmaşaya bıraktı. Jose birden daldığı hayalden uyandı. İki genç oyuncu kendisinden hala bir cevap bekliyordu... 'Ben sizin antrenörünüzüm.' Jose, söze dolambaçlı yollara hiç girmeden net bir cümle ile başlamıştı konuşmasına. Bu cümleden sonra, Anıl'ın meraklı ifadesi yerini şaşkınlığa; Rudi'nin sıcak ifadesi ise yerini ciddiyete bırakmıştı. Jose devam etti. Diğer yaşantısını, pişmanlıklarını, farkındalıklarını, buraya nasıl geldiğini, neler yaşadığını... Her şeyi tek tek, akıcı ve net bir şekilde anlattı. 'Şimdi de sıra sizde çocuklar' dedi Jose. Ancak Rudi konuşmadı. Kırgındı... Anıl büyük bir hevesle atıldı. Kendi dünyasını, antrenmanları, maçları, stadyumun coşkusunu, aklına o an gelen her şeyi anlattı. Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki, iç sahada oynadıkları en önemli maçlarda bile bu heyecanı yaşamamıştı daha önce. O çok merak ettiği antrenörü artık yanındaydı. Rudi'nin ağzını ise hala bıçak açmıyordu, resmen içine kapanmıştı. Anıl, eski takım arkadaşının kırgınlığını geç de olsa anladı ve sözü ona getirdi. 'Biliyorsun hocam, Rudi bizden ayrıldıktan sonra, ligde son


sıradaki takıma transfer oldu. Bugün de bizle olan maç için geldiler. Şanslısın ki o büyüleyici atmosferi bugün görebileceksin.' Jose'nin merak duygusu tekrar tetiklendi. Rudi herhangi bir takıma transfer olmamıştı, bunu biliyordu; ancak nasıl olur da burada karşısında etten kemikten(!) bir halde dururdu? Sözü tekrar Jose aldı... 'Biliyorum Rudi, bana kırgınsın. Olmamanı da zaten bekleyemem. Beni anlayabilmen için, sana önce bizim dünyamızdan bahsetmek istiyorum. Bizim dünyamızda insanlar bencildir. Belki burada hiç karşılaşmadın; ama bizde ego diye bir kavram vardır. A'dan Z'ye herkeste vardır bu ego. Kiminde kronikleşmiştir, kiminde kaşıyınca ortaya çıkar. Ama mutlaka herkeste vardır... Bizim dünyamız gaddardır Rudi, bin bir türlü zorluk çıkarır karşına. Aynı zamanda ikiyüzlüdür de bugün yüzüne gülen birisi yeri gelir çoktan kuyunu kazmaya başlamıştır bile. Biliyorum, içini kararttım; zaten karakter olarak da buna müsaitsin. Bu nedenle daha fazla uzatmadan bitirmeye çalışacağım. Bizim dünyamızda bir de 'erdem' vardır Rudi. İlk çağdan beri filozofların kafa yordukları, hala da yorulan bir kavram... Mesela Nietzsche onu 'İnsanın insanüstüne ulaşmak için harcadığı çaba' olarak tanımlamıştır. Çok öncelere gidecek olursak; Platon'un ideal devletinde ise 4 temel erdem vardır. Hegel'in erdem tanımlaması ise 'varlığın bilinci' şeklinde olmuştur. Bu söylediklerimi anlamakta zorlandığını biliyorum. Ben de buraya gelmeden önce sonsuz bir boşlukta dönerken ya da burada pencereyi ilk açtığım zaman bir şeyleri anlamakta güçlük çekmiştim çünkü... Bunları şu nedenle anlattım sana. Bence en güzel erdemlerden birisi de dürüstlüktür Rudi. Daha önce yanlış kararlar vermiş olabilirim. Bu kararlarla başkalarına çok acı çektirmiş de olabilirim. Ama emin ol artık her şeyden ders aldım. Buraya gelmemim nedeni sırf bir şeyleri değiştirebilmekti. Senin için geç olduğunu düşünüyordum; ancak sonradan pişman olmamak adına müdahale etmem gereken başka şeyler olabilirdi. Ancak hiç ummadığım bir anda karşıma çıktın ve senden özür dilemek için bir şansım oldu. Her şeyden çok pişman olduğumu bilmemi isterim Rudi, bunu tüm kalbimle söylüyorum. Beklediğim sadece bir af...'

Rudi, 'ego'dan sonra söylenenleri pek anlamasa da menajerinin pişmanlığını anlamış gibiydi. Çok düşünmeye bile gerek duymadan onu affetti. Anıl'ın da kafası karışmış gibiydi. 'Ben de lider olduğumu sanıyordum.' diye düşündü. Hâlbuki öğreneceği daha çok şey vardı. Jose artık rahat bir nefes almıştı. Bazı şeyleri tıpatıp eski haline getiremese de en azından tamir etmeyi becermişti. Ancak beynini kemiren hala bir soru vardı. Rudi nasıl buradaydı? Ve sözü Rudi aldı...


'Kediyi ilk gördüğünde' dedi Rudi, 'ilk gördüğünde yaklaşık 10 saniyem kalmıştı. Hala

hiçbir teklif almamış durumdaydım. 00:03, 00:02, 00:01, 00:.... Gözyaşlarımı hatırlıyor musun hocam? Ya da daha doğrusu onlardan haberin var mı? Sürem sona erdiğinde o iki damla yaş tüm bedenimi alıp GU'nun arşivine götürmek için yola çıktı. Son anımda dudaklarımdan çıkan iki kelimeden ışık hızında uzaklaşıyordum. Ancak o anda beklenmedik bir şey oldu ve aynı hızda geri dönmeye başladım. Başımın üstündeki açık mavi kronometre 00:01'i gösteriyordu ve yine o anda kendimi yeni takımımda buldum. O an, senin 3. katta kediyi ikinci defa gördüğün andı hocam. Bu mucize nasıl gerçekleşti bilemiyorum; ancak inan ki aslında bunu bilmek zaten umurumda bile değil... Taşlar artık yerine oturmuştu, Jose hem olayın bu şekilde sonuçlanmasının hem de zihnini meşgul eden bir sorunun cevabını bulmanın vermiş olduğu rahatlama duygusuyla biraz gevşedi ve gülümsemeye başladı. O esnada garson kız elinde bir tepsi ile geldi ve tepsiyi Jose'nin önüne bıraktı. Tepsiyi bıraktığı esnada aradaki mesafe o kadar kısaydı ki, Jose kızdan yayılan parfüm kokusunu yoğun bir şekilde hissediyordu. Yemeği bırakırken gülümsemişti, muhtemelen temizlik esnasında konuşulanlara kulak misafiri olmuş ve Jose'nin patron olduğunu öğrenmişti. Jose, kızı giderken tekrar şöyle bir süzdü. Yüzündeki sırıtmanın nedeni belki de buydu... Saatler 18:00'i gösteriyordu. Jose, soyunma odasında oyuncularına son talimatları veriyordu. Resmen büyülenmişti; ama bu durumu oyuncularına belli etmemeye çalışıyordu. Oyuncular da ilk anın şaşkınlığını çoktan üstlerinden atmış; kulak kesilmiş bir halde hocalarını dinliyorlardı. Jose yine 'doldur boşalt'ı tercih etmişti. Ona göre talimatlarını veriyordu. 'Anıl, mevcut taktiğimizle topla en çok sen buluşacak gibi

görünüyorsun. Senden her zamanki akıl dolu pasları bekliyorum. Majd, defansta adam adama savunma yapmayacaksınız, alan savunması istiyorum. Gleb, Uygar, sizler de orta sahada Anıl'ın yükünü olabildiğince paylaşacaksınız. Ferid, Evaristo, Juan Francisco, sizler ileride olabildiğince ters koşular yapın ki defans dengesiz yakalansın. Ürün,'Taco Mess' sizden tek istediğim her zamanki muz ortalar, söylememe bile gerek yok aslında. Ve son olarak Casimiro.. Ne yap ne et; ama bugün sakın gol yeme... Jose takımı ateşleyecek birkaç konuşma yaptı. Artık sahaya çıkma vakti gelmişti. Yavaşça soyunma odasından çıktılar ve koridora doğru yürümeye başladılar. Koridordan stadyuma açılan kapının hemen arkasında iki takımın oyuncuları rakiplerle aralarında yaklaşık 1 metrelik bir mesafe olacak şekilde arka arkaya ip gibi dizilmişlerdi. Anıl, kolunda pazu bandı ile en önde sabırsızlıkla bekliyordu. Rakip takımda en önde ise kaptan olarak kalecileri duruyordu. Rudi en arkadaydı. Biraz endişeli görünüyordu. Her köşesinde kendinden bir anı taşıyan stadyuma


bugün deplasman takımı oyuncusu olarak çıkacaktı. Hafif bir burukluk vardı içinde... Oyuncuların sahaya çıkma vakitleri gelmişti. İki takım oyuncuları da yavaş yavaş hareketlendiler. Ancak tam stadyuma girmeye hazırlanırken, Casimiro hemen önünde duran Anıl'a çarptı. Ne olduğunu anlayamamıştı, Anıl da öyle... Anıl, koridordan sahaya açılan kapının bir karış arkasındaydı; ancak sahaya adımını atmaya çalıştığı an, sanki bir manyetik güç onu geriye itiyordu. Tekrar tekrar deniyor ancak yapamıyordu; sahaya çıkamıyordu. Rakip takımın neredeyse hepsi sahadaydı. En son Rudi sahaya adımını atacakken eski takım arkadaşı ve kaptanına baktı. O esnada Rudi'nin gözleri fal taşı gibi açıldı. Anıl'ın başının üstündeki sayıları gördü. Sayılar enlemesine o kadar geniş yer kaplıyordu ki Anıl'ın sahaya girmesine izin vermiyor; geçiş esnasında kapının kenarlarına çarparak ona engel oluyorlardı. Anıl korkak gözlerle başını yukarıya doğru kaldırdığında, o lider oyuncunun kendine olan güveni, yerini karmaşıklığa çaresizliğe ve umutsuzluğa bırakmıştı. Kronometre yavaş yavaş geriye doğru saymaya devam ederken iki oyuncu birlikte, arkada duran Jose'ye pişmanlık, kırgınlık ve sorgu dolu gözlerle baktılar. Jose de olan biteni anlamamıştı. Aynı şaşkınlığı -birisi eski olmak üzere- oyuncuları ile birlikte yaşıyordu. Anıl kenara çekildi, takımın geriye kalanı sahaya çıktı. Rudi de -her ne kadar istemese de- ayaklarının kendisine verdiği komutla kapıdan geçip sahaya doğru ilerledi. Anıl yıkılmış bir şekilde arkadaşlarının gittiği yönün tam aksine doğru yürümeye başladı. Jose'nin yanından geçerken içerisinde birçok duygu barındıran son bir bakış attı ve yürümeye devam etti. Arkasından Jose'nin sesi duyuluyordu. 'İnan bana Anıl bu sefer

benim hiçbir suçum yok, yemin ederim neler olduğunu ben de bilmiyorum. Yemekte söylediklerimi düşün, erdemi, dürüstlüğü... Tüm kalbimle söylüyorum ki şu an olanların sorumlusu ben değilim... Benim bununla ilgili...' Anıl uzaklaştıkça Jose'nin sözleri daha belirsiz bir hal aldı. En sonunda ise tamamen duyulmamaya başladı. Geriye sayan kronometre Anıl'ı bilinmeyene doğru biraz daha yaklaştırıyordu. Anıl, önce kendisine ihanet eden ( her ne kadar bu sefer gerçekten masum olsa da) Jose'yi, sonra ise kendisini bekleyen sonu düşündü. Başının üstündeki tik-tak sesleriyle yürümeye devam etti. Dik duruşu geçen saniyelerle birlikte biraz daha eğiliyordu. Yürüdüğü yolun artık bir sonsuzluğa doğru öylece uzandığını gördü. İşte o anda kaderinin çok önceden ne şekilde çizildiğini anladı. Artık tamamen umudunu kaybetmiş durumdaydı. Kendisini kurtaracak bir kara kedi de olmayacaktı... -SON-


GUU (Goalunited Uluslararası Ustalar) (farewell) 1.GRUPTA GEÇTİĞİMİZ HAFTA

Geçtiğimiz turda oynanan 4 karşılaşma şöyle sonuçlandı:

Vampire7 : 1-5 : Everton HN

FC Motor Oberkeil™ ll : 4-5 : Nurfer F.C.

darkblue : 3-1 : HUKITA©

BoRDo MaVi :1-2: ALFO’S CREED

1. grupta son 32 ye kalan 4 takımımızda ikisini daha kaybettik…

Son 16 ya tabi ki daha çok takımla kalmak lazımdı ancak artık gözler sadece bu 2 takımımızda…

Geçtiğimiz turda oynanan karşılaşmalara şöyle bir göz atalım:

Vampire7 : 1-5 : Everton HN Ekibimiz evinde oynadığı mücadelenin 7. ve 21. dakikalarında yediği 2 golle afallarken, taraftarı önünde oynamanın verdiği gerginlik Vampire7 oyuncularının sinirlerine hakim olmasını zorlaştırdı ve 26. dakikada rakibine acımasızca kafa atan Damian Wojajczyk kırmızı kartla cezalandırılırken rakip futbolcuyu da sakatladı… Ekibimiz 10 kişi kaldıktan sonra oyunu bir süre rölantide götürse de rakip baskıyı arttırınca devre sonunda kalesinde 3. golü görerek soyunma odasına 3-0 geride gitti… İki takım da devre arasında hücum kullanınca 2. yarı hızlı başladı ve ekibimizin girişimlerinden sonuç çıkmayınca 52. dakikada Vietnam ekibi 4. golü bulunca umutlar iyice tükendi… Buna rağmen ekibimiz vazgeçmeden yaptığı ataklarla 79. dakikada golü buldu ancak her şey için çok geçti… Bu dakikadan sonra Allah’tan umut kesilmez diyerek tüm hatlarıyla saldıran ekibimizin defansındaki büyük boşluklar sonucu 81. dakikada Vietnam ekibi 5. golü bulup maçın da skorunu belirlemiş oldu 


FC Motor Oberkeil™ ll : 4-5 : Nurfer F.C. İlk yarısı oldukça hararetli geçen mücadelenin 5. dakikasında ekibimiz Fabrizio Boreatti’nin ayağından bulduğu golle öne geçerken cevap 11 dakika sonra maçta hat-trick yapan Pierce Shillito’dan geldi ve durum 1-1 oldu… Ekibimiz 25. dakikadan sonra rakip kaleyi adeta abluka altına aldı ve 33. dakikaya kadar bulduğu 3 golle durumu 4-1 e getirdi… 43. dakikada rakibine sert bir faul yapan Bastiaan Soos sarı kartla cezalandırılırken 45+2. dakikada tam devre bitecekken Bastiaan’ın sarısı olmasına rağmen ceza sahası yakınlarındaki gereksiz müdahalesi sonucunda 2. sarıyı görmesiyle temsilcimiz deplasmanda 10 kişi kaldı ve faulden doğan serbest vuruştan da golü yiyince planlar değişti… Devre 4-2 lik skorla sona ererken ekibimizin 10 kişi kalması her şeyi alt üst etmişti… Devre arasında yapılan değerlendirmeler sonucu 2 teknik ekip de oyunculara hücum emri verdi ve 2. yarı başladı…2. yarının hemen başında ekibimiz 5. golü bulunca 10 kişi olmanın da etkisiyle rakibine nazaran daha yavaş oynayıp oyunu soğutmaya çalışsa da rakip 59. dakikada farkı tekrar 2 ye indirdi. 63. dakikada 2 gol atan Artur Czudakowski’nin talihsizce sakatlanması işleri daha da zorlaştırırken rakibin baskıyı daha da arttırmasıyla 72. dakikada fark 1 e indi ancak bu dakikadan sonra işi daha da sıkı tutan ekibimiz başka gol yemeyince son 16 ya kalan 2 Türk takımından biri olmayı başardı  Tebrikler  darkblue : 3-1 : HUKITA© Maça hızlı başlayan ekibimiz 6. dakikada Serhat Direk’in ayağından bulduğu golle 1-0 öne geçti, bu dakikadan sonra Vietnam admininin daha sık atakları olmasına rağmen ilk yarı başka gol çıkmayınca takımlar soyunma odasına 1-0 lık skorla gittiler…Devre arasında iki menajer de tamamen hücum talimatı verdi ve 2. yarı başladı.. 2. yarı iki takım da hücuma yönelik futbol oynadığından daha fazla atak girişimi vardı ancak istenilen gol 80. dakikaya kadar gelmedi.. 80. dakikada kornerden gelen topa iyi vuran Damazy Siedzielnik temsilcimiz adına farkı 2 ye çıkarınca biraz rahatlasak da 88. dakikada gelen HUKITA© golü maçın son dakikalarında heyecanı doruklara tırmandırdı.. 90. dakikada gole ihtiyacı olan HUKITA© ‘nın defansı boş bırakmasını değerlendiren Ege Sömer maçın skorunu belirleyen golü attı ve darkblue 3-1 kazanmayı bildi...  Tebrikler  BoRDo MaVi :1-2: ALFO’S CREED İlk yarısı karşılıklı denemelerle iki rakibin de birbirini tartmasıyla başlayan mücadelede başlarda daha çok atak yapan taraf bizdik ve bunun meyvesini 21. dakikada Değer Canıgeniş’in ayağından bulduğumuz golle aldık.. Bu dakikadan sonra kendi yarı sahamıza çekilsek de rakip fazla atak yapmayınca durgun başlayan ilk yarı durgun bitti ve takımlar soyunma odasına 1-0 lık üstünlüğümüzle yol aldılar… Devre arasında gole daha çok ihtiyacı olan rakibin teşvik et kartı kullanmasına rağmen biz hücum kartı kullandık ve 2. yarı bu direktifler sonucu başladı..İlk 15 dakikası tıpkı ilk yarı gibi durgun geçen mücadelenin 60. dakikasında rakibin bulduğu golle durum 1-1 e geldi. Bu dakikadan sonra daha da hızlanan oyunda kullandığımız kartın hala etki etmemesi bizi çileden çıkarırken rakip 75. dakikada 2. golü buldu ve 2-1 öne geçti… Hücum kartının 77. ve 80. dakikada etki edip bizim adımıza bir yarar sağlamaması sonucu rakip 2. yarıda bulduğu golle 2-1 kazanıp turu atlayan taraf oldu. 


2. GRUPTA SON 16 YA KALAN EKİPLERİMİZ 

!NV!CTUS

3. GRUPTA SON 16 YA KALAN EKİPLERİMİZ 

Kırklareli

biLgin 4. GRUPTA SON 16 YA KALAN EKİPLERİMİZ

5. GRUPTA SON 16 YA KALAN EKİPLERİMİZ 

İZNİK SPOR_KLÜBÜ

Burada yazdığımız yazamadığımız tüm ekiplerimize Uluslararsı Ustalarda başarılar… Unutmayın ki ülkemize gelen her kupa müzelerinizdeki görüntüsünden çok daha fazla şey ifade ediyor… …GÖSTERELİM GÜCÜMÜZÜ…


ÖZEL RÖPORTAJ : ‘KIYAMET’ (KITS2008)

Maya’ların işaret ettiği ‘Kıyamet’ bu olsa gerek!

Merhabalar. Bu hafta çok özel bir röportajla karşınızdayız. GU Türkiye Forumuna ve menajerlerine ‘Gelmiş geçmiş en iyi paf oyuncusunu takdim etmenin gururunu yaşıyoruz. Üstelik bu oyuncu daha önce hiçbir yerde paylaşılmadı, hakkında çok konuşuldu ama kimse göremedi. Ama biz GUzate olarak ISTANBULLS ™ “evren34” hocamıza ulaştık ve oyuncuyu görme şansına kavuştuk, evren34 hocamız da bizi kırmayarak oyuncunun ilk kez GUzatede yayınlanmasına izin verdi. Bize bu şansı verdiği için teşekkür ediyoruz.

Aslında son zamanlarda 17 yaş 3Q civarı oyuncular görmeye alışmaya başlamıştık, ama bu oyuncu kesinlikle alışılmışın dışında.

“Hakkında çok konuşuldu” dedik, bakalım kimler ne söylemiş 


Aslında Greenenergy hocamız haksız sayılmaz, biz de kendisinin oyuncusundan daha iyisinin çıkabileceği konusunda ümitsizdik, ancak hayaldi, gerçek oldu . “Saim”i (Greenenergy’nin oyuncusu) aslında bu hafta GUzate Top 5’te zaten göreceksiniz, ama yine de daha iyi kıyaslama yapabilmeniz açısından buraya da koymayı uygun bulduk. Greenenergy hocamızın oyuncusu: “SAİM”


Ve bu da evren34 hocamızın oyuncusu : “KIYAMET”


KIYAMET, Greenenergy hocamızın oyuncusundan tam 8 gün sonra 18 yaşına giriyor ve şu an itibariyle 0,4Q daha güçlü. İnanılmaz bir ana skille sahip: 74. KIYAMET, 18 yaşına girdiğinde muhtemelen Greenenergy hocamızın oyuncusunun 18 yaşına girdiği günkü gücünden 0,4 veya 0,6Q daha güçlü olacaktır. Evet, karakteri “içine kapanık”, bu yüzden %125 ve %150 adama ile oynanan maçlarda potansiyelinin altında değerlendirme alabilir. Ama yine de bu onun “Gelmiş geçmiş en iyi paf oyuncusu” olduğu gerçeğini değiştirmez. Sonuçta kapasitesi belli, potansiyeli belli. 5-10 puan daha az değerlendirme alması bana göre pek bir şey değiştirmez. “Kıyamet”i görme ve sunma şansını ilk olarak bize ve okurlarımıza tanıyan evren34 hocamıza bir kez daha teşekkürler. Şimdi oyuncu hakkında evren34 ile kısa bir röportaj gerçekleştirelim: KITS2008: Hocam öncelikle hayırlı uğurlu olsun, hayal bile edemeyeceğim bir oyuncu şahsen benim. Oyuncuyu kartla mı buldunuz, yoksa kendi mi katıldı paf takımınıza? Kartla bulduysanız hangi kart ile buldunuz? evren34: Öncelikle GUzate olarak bana ve oyuncumuza sayfalarınızda yer verdiğiniz için teşekkür borç bilirim. Oyuncumuzu geçtiğimiz sezon kart üçlemeleri başladıktan sonra bulduk ama ilginç bir hikâyesi var, tabii öncelikle bir çok standart oyuncu ile paf yaygın kartı kullanarak anlaşmalar yaptık. Takım genelde 1.6 - 2.4 arası bir ilk 11 e sahne olmaya başlamıştı. Orta saha full 2.0 ve üstü idi, yedek oyuncu hariç. Sonra kartlar fazla idi ama sanırım bir yerden paf paketi hediyesi geldi, bende üç kart kalmıştı ve birde 1.4lük paf orta sahası sonrasında hadi bari bu kartları da kullanayım dedim son üç kartı idi önce yaygın kartı kullandım 1.0 verdi, sonra yaşı çıksın bari dedim paf çok nadir kullandım 18 yaş 1.0 verdi. Ve sonra bari dedim bunlar kovduğum oyuncudan vasat bari yaygını da kullanıyım dedim araştıra bastım üçüncü kez ancak sanki internet bağlantısı kopmuş gibi otuz kırk saniye döndü durdu sonra 3.0 açıldı. “Hadi canım” dedim gözlerimi ovuşturdum bir daha baktım, sonra “tamam” dedim mükemmel bir 19 yaş 3.0 olmalı diye içimden geçirdim. Artık geliştiririm sonrada satarım neden böyle düşündüm çünkü geçtiğimiz sezonun sondan 2. haftası filan beklide son haftası ve günlerden Cuma yani cumartesi paf maçım var e tabii hemen gözleme koydum başladım maç saatini beklemeye maç akşam sekizde oynandı ben gece 00.30 gibi eve geldim bir beklentim yok sistemi açtım ve yaşını gördüm tekrar


baktım 17 “hımm” dedim harika 18e yeni girecek her halde iki üç gün içinde sonra doğum tarihine baktım sonraki 1-2 dakika elimde kahve ekrandaki 14.02.2013 yazısına baka kaldım tekrar doğum tarihine baktım ve anladım ki oyuncum bana geldiği gün saat hatta anda doğmuştu. Sanırım 5 aralık 2012 idi sanırım. Yani doğduğu andan itibaren en iyi olarak doğmuştu her şeyi ilk andan itibaren en yüksek idi bunu da ilerleyen gözlem günlerinde daha iyi anladım hemen 3 kutu antrenmanı bu oyuncuya kaydırdım gözlemlediğim ilk hafta 3.2 oldu güncelleme sırası 3.4 olabildi ve en sonra 02.01.2013 te 3.6 oldu. Heyecanla beklediğimiz oyun kurması ki 67-68 bekliyordum ben 74 açıldı. Bu oyuncuya normal şartlarda göbek adı olarak bizi hep ters köşeye yatırdığı için “Dinsiz İmansız” Takma ismini verecektik ancak 10 karakter zorunluluğunu göz önüne alarak “KIYAMET“ göbek adını verdik. KITS2008 : PD’sinin çıktığında ne kadar olacağını düşünüyorsunuz? evren34 : 25.000.000 - 30.000.000 milyon euro olarak düşünüyorum. KITS2008: Oyuncunun geleceği hakkında bir planlama var mı kafanızda? Örneğin çıkardıktan hemen sonra hangi mevkiye çekeceksiniz, kaç mevkide geliştirip hangi skillerini 90 üzeri yapmayı düşünüyorsunuz ve kaç sezon sonra ilk 11’de faydalanmayı düşünüyorsunuz, tabi ilk 11’de faydalanmayı düşünüyorsanız, oyuncu da sizin, karar da  evren34 : Evet zaten bu planlama çok ama çok basit oldu bizim için. Çünkü ana skili 17 yaşında 74 açıldı dolayısı ile hemen golcü pozisyonuna çekeceğiz, bizim 17-18 yaş oyuncularımız full golcülük + Teknik antrenmanı ile günde +++ alıyor mevkiinde zaten, diğer mevkilere de haftalık 1 skill bekliyoruz. Beklentimiz haftalık 1 ikilisine 1 oyun kurmasına 1 pasına ve 3 golüne alması ve ilk 11 de her maç oynayacak. Forvet arkası olacak ve 10 no’lu formayı sakatlık ve cezası olmadığı sürece ölene dek giyecek. İlk forma zamanı 10 ocak 2013 lig maçı, antrenman kadar önemli olan şey tecrübesi. Her maçta antrenman maçları da dâhil, takımda yer verip tecrübeye de zirve yaptırmayı planlıyoruz. Sonrasında sırasıyla pas ve ikili mücadele antrenmanlarını vereceğiz oyuncumuza. Hepsini 90 yapacağız zaten ana skill antrenman almasa rutin antrenman ile bile 100 olacak kolayca.


KITS2008 : Sizce bu oyuncu “Paf oyuncuları” konusunda bir zirve mi? Yoksa gelecekte bundan iyi paf yada paflar görebileceğimizi düşünüyor musunuz? evren34 : Goalunited’ta öğrendiğim tek şey vardır asla ama asla olmaz deme muhakkak olacaktır. Ama bu teknik olarak Messi’nin goalunited’a uyarlanmış sanal versiyonudur. Ancak Greenenergy hocamızın 3.2 paf golcüsü de çok yıldız bir oyuncu, o da rahatlıkla 3.8 olabilir. Burada bizim en önemli şansımız sezon sonu yeni doğmuş oyuncuyu takımımıza katmak oldu. KITS2008: Tabi ki böyle bir oyuncuyu bulmak için ‘Paf’ta doğru şeyler yapmak’ yeterli değil, ancak buna benzer bir oyuncuya sahip olmak isteyen binlerce menajere verebileceğiniz tavsiye(ler) var mı?

evren34: Öncelikle iyi oyuncuya sahip olmak için kart kullanmak şart, ama bütçenizi fazlada sarsmamanız mümkün. Her gün 3 yaygın paf kartı kullanarak muhteşem oyuncular bulabilir menajer arkadaşlarımız. En az 60 ve üstü bir paf antrenörü şart tabii ve de şansa olan inancınızı kaybetmeyin diyorum. Her gün 0.6, 0.8, 0.8 çıksa da vazgeçmeyin mutlaka iyi oyunculara ulaşacaksınız. Benim tüm paf takımımın ilk 11’i 2.0 ve üstü ve bunu yaygın kart kullanarak gerçekleştirdim.

evren34 hocamıza hem oyuncusunu ilk bizimle paylaştığı, GUzate’ye katkıda bulunduğu için hem de sorularımızı yanıtladığı için çok teşekkür ediyoruz. Oyuncu için de tebrik ediyoruz, “Daha iyisi bulunana kadar en iyisi bu”  KITS2008.


GUZATE 5. SAYI  

GUZATE 5. SAYI

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you