Page 1

* Hayvansal kökenli besinlerin bileşimindeki proteinlerde daha çok aminoasitler mevcuttur. Bu a.a. lardan insan organizması için esansiyel a.a. ler mutlaka dışardan alınması gerekir. * Net protein kullanım oranı: İnsanların proteinlerden yararlanma oranıdır. Bu oran; yumurta için 100, domuz eti 84, sığır 80, inek sütü 75 tir. Bu oran; pirinçte 67, mısırda 56, buğday ununda 52 ve baklagillerde 47 ‘dir. * Hayvansal lifler ile yapılan giysiler yapılarında bulundurdukları hava zerrecikleri sayesinde daha yalıtkandır. * Hayvansal üretime tarım işletmesinde yer verilip verilemeyeceği ya da ne ölçüde yer verileceği; - Doğal koşullar - Ekonomik koşullara göre değerlendirilir. * Dünyada çiftlik hayvanı olarak memeli hayvanlar arasında 1.4 milyar sığır, 1.1 milyar koyun, 990 milyon domuz, 837 milyon koyun ve at, eşek, deve ve katır 134 milyon baştır. % 2.9 at, eşek, deve ve katır grubu, %97.1 diğer grup (koyun, sığır, domuz, keçi). * Bazı türler deve, manda, lama ve alpaka gibi özel çevre istekleri dolayısı ile dünyanın belirli bölgelerine özgü türlerdir. * Dünyada 1970 – 2000 yılları arası sadece koyun miktarı azalmıştır. Bunun nedeni; gelişmiş ülkelerde yoğun koyun ıslah çalışmaları sonucu verim düzeyinin hızla artması ve o yörelerde elden yemlemeye dayalı entansif yetiştiriciliğin yaygınlaşması ve daha rasyonel (ölçülü) bir mera yetiştiriciliği için koyun varlığının azaltılmasıdır. * Dünyada 1970 – 2000 yılları arası keçi miktarındaki artış % 92 dir. Bunun nedeni; keçi daha çok yoksul kesimin et, süt hayvanı olduğu için o dönemler ıslah edilmediğinden yerli ırkların çoğalması ile bu artış olmuştur. * Bir yörede hayvanlardan elde edilen ürünlerde hayvan nüfusundan çok hayvanların ıslah edilme dereceleri belirleyici etmendir. Ancak yetiştirilmesi büyük ölçüde iklim ve bitki örtüsüne bağlı olan ipek böceği ve dolayısıyla ipek üretimi az önceki bağıntının dışında olup % 98 i Asya anakarasında üretilmektedir. * Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hayvan miktarı az olmasına rağmen ıslah sayesinde daha verimli hayvanları vardır ve gelişmemiş ülkelere nazaran daha fazla ürün alırlar. * Gelişmiş ülkelerde hayvancılığın gelişmesi devletten ziyade örgütlenmeler sayesinde olmuştur. * Türkiye’de sığır ve koyun sayısı 1955 den 2005 arası önce artıp sonra azalmıştır. Keçide ise sürekli azalmıştır. Bunun nedeni kıl keçilerinin yaşadığı orman alanlarını azalması, tiftik keçilerinde ise Türkiye’nin yanlış fiyat politikası yüzünden yetiştirenin bırakmasıdır. At, katır, eşek ve deve gibi hayvanların giderek azalmasının sebebi 1940 larda yurda traktör girmesidir. * Türkiye de hayvan miktarındaki azalma gelişmiş ülkelerdeki gibi ıslah çalışmalarından değil, yanlış politikalardan, terör olaylarından, yoksullaşmadan ve bitkisel alanların (çayırmeraların) yok edilmesinden dolayıdır.


* Türkiye’de ıslahı en çok yapılan tür sığırdır. * Türkiye’de ki sığırların % 22.4 ü kültür ırkları, % 43.1 melezler, % 35.5 ini yerli ırklar oluşturur. Kültür ırkları daha çok batıdadır. * Yerli koyun ırklarımızdan ince yağsız kuyruklu Kıvırcık ve Karayaka ırkları, kaliteli etleri önde gelen ırklardandır. * Türkiye’de keçi nüfusunun % 96.4 ünü Kıl keçisidir ve dağlık, ormanlık yerlerde yetişirler. İkinci sırada Ankara keçisi yani Tiftik keçisidir. Parlak, uzun ve yumuşak yapağısı vardır. Ancak Türkiye’de yok olmaya yüz tutmuş, cüssece küçük, et ve süt verimi son derece düşmüştür. * Türkiye’de arıcılığın yavaş artmasının sebebi 1970 li yıllarda ülkeye Varroa akarı girmesidir. İpek böceği yetiştiriciliği daha vahim durumdadır. * Türkiye’de hayvansal üretim alanında en hızlı gelişme tavukçulukta gerçekleşmiştir. * Türkiye’de sırasıyla tavuk eti, sığır ve dana eti, koyun ve kuzu eti, hindi eti, kıl keçisi ve oğlağı, manda ve malak eti üretilir. * A.B. ‘de hayvan başına destek vardır, Türkiye’de ise yok ya da çok az vardır. * Türkiye’de ki ineklerin %30-40 ‘ı yerli inektir. * Türkiye’de hayvansal üretimin sorunları; - Ekonomik sorunlar, - Beslemeyle ilgili sorunlar, - Yetiştirme ve Islah sorunları, - Hayvan sağlığıyla ilgili sorunlardır. * Ülke hayvancılığının gelişmesi ve üretimin artması; uzmanlaşmış büyük ve orta ölçekli hayvancılık işletmelerinin sayıca çoğalmasına ve köy hayvancılığının yerini almasına bağlıdır. * Türkiye’de toplam hayvan varlığının % 95 ‘i halen ıslah edilmemiştir. Yunanistan’da % 50, Yugoslavya’da % 55 ıslah edilmiştir. * Özel damızlıkçı işletmelerine nüve denir. * Ülkemizde yerli sığırlarda Bank ve Tüberküloz, küçükbaşlarda Brucella melitensis gibi hastalıklar için bir eradikasyon (yok etme) uygulanmamıştır. * Evciltmeyle meydana gelen değişiklikler; Morfolojik, fizyolojik ve mentaldir. * Evcilleştirme sonunda koyun ve keçi cüssesi irileşmiş, köpek türünde cüsse ufalmış, at ve sığır ırklarında ise iki yönlü cüsse değişimi olmuştur. Ancak deve ve lamada cüsse değişmi olmamıştır. * Et verimi yönünde geliştirilen tür ve ırklarda sindirim sistemi hacimce gelişmiş, barsak


uzunlukları ve karaciğer ağırlıkları artmıştır. Sütçü ırklarda ve koşu atlarında göğüs kafesi ve akciğerler hacimce büyümüş, sindirim sistemi gerilemiştir. * Yabani türlerde hayvanlar kızgınlık döneminde yumurtalıklarında bir yumurta hücresi gelişirken, evcilleştirilmiş hayvanlar kızgınlık döneminde 2, 3, 4 yumurta hücresi geliştirebilir. * Yabani hayvanlar, evcil hayvanlara göre daha geç olgunluğa ulaşır, dolayısıyla evcil hayvanlara göre daha az yavru verir. * Hayvanlarda et, süt ve döl verimi gibi özellikler iyileştikçe, hayvanların bünyeleri dış koşullara ve hastalıklara karşı hassaslaşmaktadır. * Evciltilmiş hayvanlar, yabani hayvanlara göre daha hızlı gelişim gösterirler ve daha erken olgunlaşır, verim çağına gelir. * Evciltme ve onu izleyen ıslah sürecinde hayvanlar, yabani hayvanlara göre yemden yararlanma düzeyleri (et, süt ve diğer verimlere çevirme) daha fazladır. * Evciltme sonucu birim miktarda verim için kullanılan yem miktarı azalmıştır. * Evciltme ve sonrasında hayvanların farklı çevrelere uyum yetenekleri de artmıştır. * Evciltme sonucu yabani hayvanlar gibi kendilerini koruma gereği duymadığı için zekâ düzeyleri ve saldırganlık özellikleri gerilemiştir. * Bugünkü bilgilere göre memeli çiftlik hayvanları içerisinde ilk evciltilen hayvan türü keçidir. * Tür: Aralarında çiftleştiklerinde üreyebilen, kimi ortak yapısal (morfolojik ve anatomik) ve işlevsel (fizyolojik) özelliklere sahip olan, bu özellikleri her türlü çevre koşullarında gösteren ve döllerine geçirebilen bireylerin oluşturduğu büyük hayvan gruplarıdır. * Yeryüzünde tanıdığımız memeli hayvanlar, yavru zarlı memeli sınıfının 3 takımında toplanmıştır. Bunlar; - Tırnaklılar (Ungulata): a) Tek Tırnaklılar (at,eşek) b) Çift Tırnaklılar - Geviş getirenler - Geviş getirmeyenler - Etoburlar (Carnivora) - Kemiriciler (Rodentia) * ABD de Brahman sığırı adı verilen vücut direnci iyi olan Zebular, et ve süt verimi iyi olan Shorthorn, Hereford, Angus ve Charolais ırkları ile hibridasyona tabi tutulurlar. Böylece hem dirençli hem de et ve süt verimi yüksek olan, hem dişileri hem erkekleri normal üreme etkinliği gösteren hibridler oluştururlar. * Irk: Aynı tür içinde çeşitli morfolojik ve fizyolojik özellikler bakımından birbirine benzeyen, bu özellikleri ancak belirli çevre koşullarında gösteren ve döllerine geçirebilen bireylerin oluşturduğu daha küçük gruplardır.


* Irkları tanımlamaya yarayan ortak özelliklere ırk ıraları denir. * Islah edilmemiş yerli ırklar verim bakımından yoksun ancak direnç ve adaptasyon bakımından iyidir. Kültür ırklarında ise verim fazladır ve damızlık olarak kullanılabilirler. Hibrid soylarda ise verim kültür ırklarından daha iyi ancak damızlık olarak kullanılmazlar. * Geçit ırkları: Yerli ırkların anaç materyal olarak, amaçlanan verim yönündeki kültür ırkı erkeklerinin ise ıslah edici materyal olarak kullanılmasıyla elde edilen, bir ölçüde ıslah edilmiş ara genotiplerdir.

Hayvan Yetiştirme İlkeleri Vize  

Kendi çapımda hayvan yetiştirme kitabından okuyarak çıkardığım dikkatimi çeken bilgiler.