Issuu on Google+

makalelerden seçmeler Sabreden biz, sald›rgan olan onlard›r

Ankara’n›n gündemi ve mevsimlik iflçiler Ankara, CHP’nin ‹ttihat ve Terraki kal›nt›s› sekreteriyle u¤rafl›yor. Hz. Peygamber(sav)’e yönelik hakarette bulunacak kadar ileri giden bu adam, “Kameralar›n aç›k oldu¤unu bilmiyordum” diyerek siyasi gelene¤inin ‹slam’la ilgili tutumunu teflhir etti. Ard›ndan bu gaf›n› örtbas etme derdine düfltü. Telefonuyla ilgili bir durumu bahane edip “Ben ve partim dinleniyoruz” dedi, gündemi sapt›rd›. Medya ve derin güçler de onun gündem de¤ifltirme çabas›na destek verdi. Onun hakk›n›n nas›l ihlal edildi¤ini çarflaf çarflaf manfletlere tafl›d›. Sanki bugüne kadar bu memlekette kimse dinlenmedi. Sanki bu ülkede, dinlenmenin alelade bir olay oldu¤u bilinmiyor veya bugüne kadar dinlenenler ikinci s›n›f vatandaflt› da onlara uygulanan hukukla bu ‹ttihat ve Terraki kal›nt›lar›na uygulanan hukuk farkl›. ‹fl o kadar ileri gitti ki görevdeyken, Özbekistan’› kastedip “Biz kardefl ülkenin polislerine afl›r› dinciler konusunda sorgu tekniklerini ö¤retiyoruz” diyerek uluslararas› güçler ad›na operasyonlar yapma ve sorgu teknikleri(!) dersleri verme konusunda tafleronluk yapt›¤›n› itiraf eden eski ‹ç ‹flleri Bakan› Saadetin Tantan bile insan haklar›ndan söz etti. Bu bakan, çifte hukuka epey inanm›fl olacak ki kendi dönemindeki hukuksuz dinlemeleri yok say›yor. Sanki kendi döneminde ülkenin ev ev dinlendi¤ine dair haberler hiç yay›nlanmad›. Sanki o günlerde hukuksuz dinlemelerle hapislere at›lanlar›n hiçbir yurttafll›k hakk› yoktu. Adeta ülkenin nimetleri ayr›cal›kl› s›n›fa, s›k›nt›lar› halka pay edilmifl. Halk s›k›nt› içinde, okullar kapanmak üzere, her y›l bu dönemde artan mevsimlik iflçi göçü bu sene kurakl›ktan dolay› daha da artacak. Memleketlerinde ifl afl bulamayan insanlar, savafl esirleri gibi, üstü çad›rla örtülü kamyonlara doldurulup yollara ç›kar›lacak. Her trafik noktas›nda polislerin elleri çad›ra, floförün eli cebine uzanacak. fioförün elinde birkaç lira, polisin dilinde hay›rl› yolculuklar… Sonuçta ancak büyük bir kazada cesetler yollara döküldü¤ünde ve belki de cesetler Ruanda’daki iç savafl ma¤durlar›n›n cesetleri gibi pikaplara yüklendi¤inde söz konusu sekreter ve eski bakan gibilerinin haberi olacak. Yaz tatilinde serin bir camide veya bir Kur’an Kursu’nda Allah’›n kitab›n› ö¤renmesi gereken çocuklar pamuk tarlalar›nda, f›nd›k bahçelerinde, üzüm ba¤lar›nda “günefl do¤du baflla, günefl batt› b›rak” mesaisiyle birkaç kurufla karfl›l›k çal›flt›r›lacak. Yiyebildikleri yemekler çal›flan bir insan› doyuramayacak. Akflam kal›nan yerler ne insani ne de ‹slami yönden uygun… Ço¤u zaman bir baraka veya eski bir depo… Belki bir beyaz çad›r… Kad›n erkek iç içe… Hela, banyo yok veya çok ilkel… Sonuçta bu insanlar bunal›yor. Kendi ruhlar›n› besleyecek bir ‹slami e¤itim almad›klar›ndan, bölgenin irtidad flebekeleri ve medya, onlar› ‹slami çabalardan uzaklaflt›rd›¤›ndan bu flartlar onlar› içinde ç›k›lmaz bir ruh haline sürüklüyor. Bir düzenin en kötü yönü, insanlar› beyin ve beden aç›s›ndan üretkenlikten uzaklaflt›rmas›d›r. ‹slam düflmanlar›, insan›m›z›n içinde bulundu¤u durumun ‹slam d›fl› uygulamalardan kaynakland›¤›n› fark etmesini engelliyor, onun düflünüp kendi geçimi için uygun üretim imkanlar›n› keflfetmesinin önüne geçiyor. Mevsimlik iflçiler, sadece topraks›z köylülerden veya iflsiz varofl insanlar›ndan oluflmuyor. Köyler, zorla veya gençler flehir hayat›na imrendirilerek boflalt›ld›. ‹nsanlar flehirde alt› ay oturup televizyon izlemeye, alt› ay baflkas›n›n iflinde çal›flmaya al›flt›r›ld›. ‹nsanlar köyde belki birkaç dönümlük tarlas›n› modern tar›m tekniklerinden yararlanarak iflletmekle ve Do¤u’nun hayvanc›l›k için çok uygun ikliminde birkaç büyük bafl hayvan yetifltirmekle en az›ndan çocuk ve kad›nlar›n›n mevsimlik iflçi olmas›n› engelleyebilirler. Ama bunu yapm›yorlar. Daha do¤rusu flehrin k›fl tembelli¤ine ve sahte flehirlili¤e al›flan kad›n ve gençler köylere dönmeye raz› olmuyor. Medya, köylülük kavram›n› o kadar kötülemifl ki insanlar gerçekleri kabul etmeye yanaflm›yor. Kendi kültüründen tiksiniyor. Kendisine köylü denmesinden nefret ediyor. Köylü muamelesi görmemek için baflkas›n›n kölesi olmay› bile kabul ediyor. Acaba ‹slam’› Arap dini olarak gören anlay›fl›n temsilcisi sekreterle onun bölgedeki versiyonlar› halk› bu durumdan kurtarmak için ne yap›yor? Nas›l projeler üretiyor? Yoksa onlar mevsimlik göçü, Do¤u köylüsünün uygarlaflma, çiftçi-köylü s›n›f› olmaktan iflçi s›n›f›na geçme aflamas› olarak m› görüyor? Köyler bunun için mi boflalt›ld›? ‹nsanlar kültürlerinden bu sahte uygarlaflma çabas› do¤rultusunda m› uzaklaflt›rd›? Ankara’n›n sahte gündemiyle u¤raflmak yerine halk› ruhen ve bedenen huzura kavuflturacak bir mukaddes çaba içinde olmak, bu yönde projeler gelifltirmek gerekir. Kuflkusuz ki bilinçli bir Kur’an e¤itimi bu çaban›n ilk ve en önemli safhas›d›r. Evde, mahallede veya bir mevsimlik iflçi çad›r›nda bu e¤itimi vermek çabalar›n en güzelidir.

Her sosyal, siyasal olay karfl›s›nda demokrasi(!), laiklik(!), hukuk devleti(!) anlay›fllar›n› öldürücü bir tank gibi kullanmaya çal›flan zihniyetin karanl›k ruhlar›na asla millet olarak ifltirak etmiyoruz. Yapt›klar› aç›klamalara, yorumlara da gülüp geçiyoruz. Laiklik ve demokrasiyi uzun y›llardan beri gerçek anlamlar› d›fl›nda kullan›p, menfaatlerini, rütbelerini, makamlar›n› korumaya çal›flanlara sadece ac›yoruz. Ülkenin sahibi sadece onlarm›fl gibi her vesile ile milletin önünü kesmeye çal›flan, gizli kap›lar ard›nda plan, program yapan kafalar› görmekten biz de nefret etmeye bafllad›k. 70 milyon içinde 5 milyon dahi olmayan, ancak sahip olduklar› karanl›k arka güçleri ile 70 milyona hükmeden ve bazen de güç kullanarak milli iradeyi ya¤malayanlara tahammülümüz kalmam›flt›r. Anayasal düzene her f›rsatta meydan okuyanlara, kanun benim gibi çarp›k bir zihniyeti

temsil edenlere de bu milletin asla iltifat› yoktur. Y›llardan beri din, iman tan›mazlar›n taflk›nl›klar›ndan b›kt›¤›m›z› rahatl›kla söyleyebiliriz. Susmas›n› bilmeyen, edebe gelmeyenleri, edebe davet zaman› çoktan gelmifltir. Ahlâks›z ve soysuzlar›n göstermifl oldu¤u cesareti, memleket sever insanlar olarak biz de göstermezsek, sosyal uçurum daha da büyüyecek ve katmanlar aras› çat›flmalara dönüflecektir. Ateistlerden, naralar›ndan çektiklerimiz art›k yeter. Yeter milletin de¤erlerine sald›ran ahlâks›zlar›n tecavüzleri. Yeter kanun, nizam tan›mayanlar›n taflk›nl›klar›. Yeter icra etmekte ›srar ettikleri ahlâks›zl›klar›. Yeter milleti köle san›p, kendilerini efendi zannedenlerin zulümleri. Yeter, her yerde karfl›m›za laik gulyabani k›l›¤›na girerek ç›k›p, bizi ürkütmeye çal›flan yoz kafal›lar›n oyunlar›. Bunlar her vesile ile ortal›klarda

fi›k olmayacak; ama yazmak zorunday›m Okyanuslarda yüzen iflkence gemileri Türkiye'ye bile gelmifl. Bir tanesi Marmaris'te demirlemifl. Bu biliniyor. Bilinmeyen; kaç tane geldi? Kaç› savafl gemisiydi, kaç› yük gemisiydi ya da baflka tipte gemilerdi? Türkiye'den kimi/kimleri götürdüler? 24 ülkenin ortak oldu¤u bu “modern esir ticareti”nde, “insan pazar›”nda Türkiye'den kimlerin imzas› var? ‹ngiliz Guardian gazetesi, ABD'nin gizli cezaevleri d›fl›nda okyanuslarda yüzen hapishane gemileri oldu¤unu yazd›. 2001 y›l›ndan bu yana 17 gemi bu amaçla kullan›lm›fl. Sadece 2006'da bu flekilde 200 sevkiyat yap›lm›fl. Merkez, Hint Okyanusu'ndaki Diago Garcia askeri üssüymüfl. 20 bin kifli bu flekilde tutuluyormufl. ‹ki gemi tespit edilmifl; USS Batan ve USS Ash-

lan.. Bu bilgiler ne zaman yay›nlan›yor? 2008'in Haziran ay›nda! Guardian gazetesi iki gemi isminden söz ediyor. ABD donanmas›na ba¤l› iki gemiden. Oysa olay öyle de¤il. As›l hapishane gemileri hiçbir ülke siciline kay›tl› de¤il. San›ld›¤› gibi askeri gemi de de¤il. Evet, ABD donanmas›, t›pk› askeri üsleri gibi, birer esir pazar›. Ama as›l gizlenen, dünyan›n dikkatlerinden kaç›r›lan gemiler bunlar de¤il. As›l cinayet sivil gemilerde iflleniyor. Halen tahminlere göre 27 bin kifli bu ticaretin kurbanlar›. 11 Eylül'den bu yana yaklafl›k doksan ülkeden yüz bine yak›n insan sorguland›. “Kaybolan yüzlerce belki de binlerce insan nerede? Bu insanlar›n aileleri, eflleri, çocuklar›, ana babalar› nas›l bir dram yafl›yor? Nereye baflvurup,

Bir avuç az›nl›k ve haklar›m›z lar› da en az yukar›dakiler kadar anlaml›: “Bu ülkede kapal› cami mi var? / Namaz k›lmak isteyene mani olan birini biliyor musunuz? / Hacca gitmek isteyen insan›n önünü kim kesiyor? / Fitre ve zekât vermek isteyip de veremeyene mi rastlad›n›z? / Kelime-i flehadet getirmek isteyenin a¤z›n› biri mi kapat›yor?” Bir baflka kalem daha da ac›mas›z; o da 'cemaat yurtlar›nda gelece¤in yobazlar›n›n yetifltirildi¤i', namaz›n 'Yaratan'la kul iliflkisinden ç›kart›l›p ‹slâmi manifestoya dönüfltürüldü¤ü', ülkemizin 'en çok camiye sahip' ülke haline geldi¤i ve 'cemaat gettolar›' kuruldu¤u elefltirilerini pefli pefline s›ral›yor. Bu sorulara ve elefltirilere muhatap olup da 'otur oturdu¤un yerde' hissine kap›lmamak mümkün mü? Nitekim ayn› kalemler, “Müslüman ço-

CHP gerekeni yapmal› CHP’nin, Genel Sekreter Önder Sav’›n bizzat CHP Genel Merkezi’nde dinlendi¤ine dair iddias› çok büyük bir iddia idi ve Türkiye’de yer yerinden oynad›. Deniz Baykal’›n hemen hükümeti suçlamas›, insanlara "herhalde hemen ortaya belgeler koyacaklar" dedirtti. Ortaya hemen bir belge ç›kt› ama belge de¤il CHP’yi do¤rulamak, düpedüz yalanlad›. Ben belgenin sahte olabilece¤ini düflünemedi¤im için Önder Sav’›n içine düfltü¤ü duruma güleyim mi, a¤layay›m m› bilemiyorum. ‹zinsiz elde edilen bir konuflman›n yay›nlanmas›n›n hukuki boyutlar› nedir bilemem ama böyle bir dinleme benim de elime böyle trajikomik bir olayla geçseydi, ben de yay›nlard›m. CHP belgenin sahte olabilece¤ini söylüyor, hálá Önder Sav’a sahip ç›kmaya çal›fl›yor. Ancak, bilsinler ki art›k kimse onlara inanm›yor. Önder Sav’›n oldukça yafllanm›fl ak›l merkezinin peflinden mal bulmufl ma¤ribi gibi koflan CHP’liler komik duruma düfltüler. Dilerim; CHP’liler baflka bir noktan›n da fark›na varm›fllard›r. ‹çine düfltükleri ç›kmaz, çok daha vahim bir yara açm›flt›r. CHP inan›rl›¤›n› yitirmifltir!

M‹LL‹ GAZETE görünürler. Darbe indirecekleri toplumun hiçbir de¤erine ald›rmazlar. Bunlar bazen yald›zl›, bazen cüppeli, bazen kravatl›, bazen külahl›, bazen yamal›, bazen bohçal›d›rlar. Sap›k inançlar›n› hakim k›lmak için bazen laik, bazen demokratik, bazen de hukuk devleti yanl›s› görünür, milleti kand›rmaya çal›fl›rlar. Sald›rgan olan onlard›r. Had, hudut taflk›nl›¤›nda bulunan onlard›r. Kendi putlar›n›, totemlerini kabullendirmek için zor kullanan onlard›r. Allah, peygamber, kitap, sünnet tan›mayan; ama baz› kavramlar› din bilip, sald›rganl›k yapan onlard›r. Tarihi harstan nasipsiz, geleneklerden habersiz olanlar›n taflk›nl›klar›na karfl› mukabele etmek zaruret haline gelmifltir. Biz Allah’tan korkar›z. Kulun topundan, kamas›ndan, tüfe¤inden, antidemokratik bask›lar›ndan, hukuk d›fl› operasyonlar›ndan asla korkmay›z.

‹brahim KARAGÜL / 03.06.2008

Y.fiAFAK kimden bilgi alabilirler? Bu insanlar ne ile suçlan›yor? Neden hiçbir flekilde haklar›nda yarg› süreci bafllat›lm›yor, resmi suçlama yap›lm›yor? ‹nsanlar evinden, soka¤›ndan, okulundan, iflyerinden, camisinden al›n›p kimsenin bilmedi¤i yerlere götürüldü. Baz›lar› dükkan›ndan, baz›lar› caddede yürürken kaç›r›ld›. ‹flkenceyi meflrulaflt›ranlar, devlet terörünü meflrulaflt›ranlar, adam kaç›rmay› da yasallaflt›rd›. ‹flkence kurumsallaflt›¤› gibi devlet eliyle korsanl›k, devlet eliyle adam kaç›rma da kurumsallaflt›. Bunun için istihbarat birimleri kuruldu. Bunun için kadrolar yetifltirildi. Bunun için araçlar gelifltirildi. Bunun için gizli bölgeler ayr›ld›.” Bunlar 2005'ten notlar. Daha öncesine gitmiyorum…

Fehmi KORU / 31.05.2008

¤unluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yafl›yor” diyen bakana bundan çok daha afl›r› telkinlerde bulunuyorlar. ‹yi de, bakan›n ola¤anüstü masum ifadesinin üzerine gidenler, bir an geriye yaslan›p da, “Bakan Babacan acaba bizim bu tür karfl› sald›r›lar›m›zdan söz ediyor olmas›n?” diye kendilerine bir sorsalar ya! Bu itirazlar› kay›tlara geçirenler, yazd›klar›yla, Ali Babacan'›n söylediklerinin do¤rulu¤unu tasdik etmifl oluyorlar... Bakan Babacan'›n sözü do¤ru da, biraz daha ayd›nlat›lmaya muhtaç. fiöyle deseydi, daha do¤ru olurdu: “Bugün Türkiye'de köfle bafllar›n› tutmufl küçücük bir az›nl›k d›fl›nda hiç kimse yeterince özgür de¤il; her kesimden yükselen 'daha fazla özgürlük' taleplerinin karfl›s›na hep ayn› bir avuç insan ç›k›yor.”

Cüneyt ÜLSEVER / 03.06.2008

CHP’nin muhalefet etme sorunu var, ideolojik sorunlar› var, CHP 21. yüzy›l› do¤ru okuyam›yor. CHP’nin bir sosyal demokrat partiye yak›flan gelir da¤›l›m› politikas› yok, kurucusunun muas›r (Bat›) medeniyeti hedef gösterdi¤i partinin AB politikas› belirsiz. CHP Kürt sorunuyla, Ortado¤u meselesiyle hiç ilgilenmiyor ama CHP’nin bugüne dek inan›rl›k sorunu yoktu. Ben CHP’yi yöneten insanlar› sayg›n, ciddi, devlet terbiyesi alm›fl insanlar olarak görüyordum. Bir iddia ortaya att›klar›nda önünü ard›n› iyi hesap edeceklerini zannederdim. Hele hele anamuhalefetin, iktidar taraf›ndan dinlendi¤ini iddia etmesi, milyonlarca seveni, sempatizan› olan bir cemaati hedef göstermesi, yenir yutulur fley de¤ildi. ‹lla ki çok ciddi çal›fl›lm›fl, her türlü belge ve ispat önceden haz›rlanm›fl olmal›yd›. Bu kadar vahim bir iddian›n bu kadar basit bir belgeyle çürütülmesi, ak›llara durgunluk verdi. Anamuhalefetin bu kadar gayri ciddi durufl sergilemesi insan akl›n› afl›yor. Bir kiflinin, bir kurumun bafl›na gelebilecek en kötü fleylerden birisi inan›rl›¤›n› yitirmesi, güven erozyonuna u¤ramas›d›r.

7

‹smail MÜFTÜO⁄LU / 01.06.2008

Y.fiAFAK Babacan, Avrupa Parlamentosu'nda konuflurken, muhtemelen az›nl›klarla ilgili bir s›k›flt›rma sorusuna cevap teflkil etsin diye, “Türkiye'de Müslüman ço¤unluk da dini özgürlüklerle ilgili sorun yafl›yor” demifl. Sen misin bunu söyleyen! Bakan Babacan'› dedi¤ine piflman etmek için ölümüne sald›r›yor CHP'li kalemler... Dün, biri, “Yalan söylüyor” dedikten sonra flu sorular› s›ral›yordu: “Bu ülkede namaz k›lmak m› yasak? / Hacca gitmek mi yasak? / Zekât vermek mi yasak? / Toplu halde dua etmek mi yasak? / Cami kurmak m› yasak? / Sünnet mi yasak? / Cenazeleri ‹slami esaslara göre topra¤a vermek mi yasak? / Kur'an kurslar› m› yasak? / ‹mam hatip liseleri mi yasak? / ‹lahiyat Fakültesi mi yasak?” Bir baflkas›n›n “Böyle bir iftira görülmedi” bafll›¤› alt›nda sordu¤u soru-

02 - 08 C. Ahir 1429 • 06 - 12 Haziran 2008

HÜRR‹YET

Siyasi partiler siyaset üretirler ancak onlar› iktidara, hatta muhalefete inan›rl›k dereceleri tafl›r. ‹nsanlar iyi ve ak›ll› bir parti program› gördüklerinde bile söz konusu parti hakk›nda "‹yi, hofl da uygulayabilecekler m›?" diye sorar. Vatandafl-siyasi parti iliflkisi inan›rl›k ve güvenirlik üzerine infla edilir. Zira, "oy" verilerek bir siyasi partiyle yap›lan sözleflme, hiçbir hukuki yapt›r›m tafl›mayan sadece gönüldafll›¤a dayanan bir iliflkidir. Gönüldafll›¤›n tek olmasa bile olmazsa olmaz flart› ise inan›rl›kt›r. ‹flte bu son "dinleme hikáyesi" ile CHP, bir parti için bu kadar önemli bir silah›n› yitirmifltir. fiimdi CHP ne yapmal›? Türkiye Cumhuriyeti’nin en eski ve tüm partilerin anas› durumundaki partisi, tekrar inan›rl›¤›n› kazanmak zorundad›r. Bunun için CHP önce milletten, sonra da AKP’den özür dilemek zorundad›r. Ayr›ca CHP, samimi ve inan›l›r bir özelefltiri yapmak durumundad›r. Genel Sekreter Önder Sav ise gere¤ini muhakkak yapacakt›r, zira art›k o görevde kalamaz, kald›¤› her gün CHP beter y›pran›r!

Abi flu habere bakar m›s›n›z? VAK‹T

Abdurrahman D‹L‹PAK / 02.06.2008

Mesaj flu bafll›kla geldi: Abi flu habere bakar m›s›n›z? Mesaj flu: TÜRK‹YE DEVLET ‹Ç‹NDEK‹ ÇETELEfiMELER‹N ÜZER‹NE G‹DEN SAVCIYA BUNU YAPARSA HANG‹ SAVCI KEND‹N‹ TEHL‹KEYE ATAR.. AK PART‹YE KAPATMA DAVASI AÇAN SAVCI 6 KORUMAYLA ZIRHLI ARACLA GEZ‹YOR.. AMA ÇETEY‹ ÇÖKERTEN SAVCIYA FORD TAUNUS MODEL ARAÇ VER‹L‹YOR.. Arkadafl›m›z› rahats›z eden gerçek ise flu: “Süper Savc› yolda kald›! Ergenekon savc›s› Zekeriya Öz'ün 92 model makam arabas› su kaynatt›, ‹stanbul'a çekiciyle geldi! Ergenekon soruflturmas›n› yürüten Savc› Zekeriya Öz’e tahsis edilen 1992 model Ford Taunus marka z›rhl› araç, Ankara’dan ‹stanbul’a gelifli s›ras›nda iki kez su kaynatt› ve yolu çekiciyle tamamlad›. Ergenekon soruflturmas›n› yürüten ve bu nedenle çok s›k tehdit ald›¤› iddia edilen “süper savc›” Zekeriya Öz’e, talebi üzerine 1992 model Ford Taunus marka z›rhl› bir araç tahsis edildi. Ankara’dan ‹stanbul’a getirilen Diyarbak›r plakal› arac›n, yolda iki kez su kaynatt›¤›, yolu çekici yard›m›yla tamamlayabildi¤i ortaya ç›kt›. ‹stanbul Cumhuriyet Savc›s› Zekeriya Öz’e, çok say›da tehdit almas› üzerine dört yak›n koruma tahsis edilmiflti. Kendisine yöneltilen tehditlerdeki art›fl nedeniyle yetkili makamlardan bir de z›rhl› araç talep eden Öz’e, 10 gün önce z›rh-

l› bir araç tahsis edildi. Arac›n ‹stanbul’a geliflinin hayli olayl› oldu¤u, koltuklar› y›rt›k, kaporta boyas›n›n ise yamal› oldu¤u görülen arac›n gelifli s›ras›nda iki kez su kaynatt›¤›, hatta yolu bir çekiciyle tamamlad›¤› ö¤renildi. Adliyenin bahçesine bin bir güçlükle ulaflan arac› gören Savc› Öz’ün olaya çok sinirlendi¤i ve arac›n iadesi için gerekli prosedürleri tamamlamaya çal›flt›¤› kaydedildi.” Bir di¤er haber ise flöyle: “Ergenekon'u soruflturan savc›ya ölüm tehdidi.” “‹stanbul Cumhuriyet Baflsavc›l›¤›, Ergenekon soruflturmas›n› yürüten Cumhuriyet Savc›s› Zekeriya Öz'ün telefonda ölümle tehdit edilmesi üzerine soruflturma açt›. Sabah gazetesinin haberine göre ‹stanbul Terörle Mücadele fiubesi taraf›ndan yürütülen araflt›rma sonucunda, Zekeriya Öz'ün ölümle tehdit edildi¤i saatlerde, savc›l›¤›n, "‹stanbul fiiflli Cumhuriyet Baflsavc›l›¤›" ile "‹stanbul'daki Almanya Baflkonsoloslu¤u"ndan arand›¤› tespit edildi. Her iki kurulufla da resmi yaz› yaz›p aramalar›n hangi dahili hattan yap›ld›¤› ve bu hatt› kimlerin kulland›¤›na dair bilgi istemeyi planlayan savc›l›k, uluslararas› bir skandala meydan vermemek için D›fliflleri Bakanl›¤›'na dan›flma karar› ald›. 23 ve 29 Ocak 2008'de ‹stanbul Savc›l›¤›'n› arayan flah›slar›n, "Veli Küçük'le u¤raflmas›n yoksa ölür" yönlü tehditler savurdu¤u iddia edildi.

Ço¤unlu¤un problemleri Ebubekir S‹F‹L / 02.06.2008

Bu ülkenin ço¤unlu¤unu teflkil eden Müslümanlar›n inanç ve de¤erlerinin bask› alt›nda olmad›¤›n› söyleyenler, ‹slam’›n hiçbir ilkesinden ve ‹slamî hiçbir hükümden rahats›zl›k duymad›klar›n› söyleyebiliyor mu? Bu sorunun cevab›n›n olumsuz oldu¤u aç›k. O halde ikinci soruyu soral›m: “Rahats›zl›k sebebi” söz konusu ilke ve hükümlerle aç›k veya örtülü mücadele edilmedi¤ini söylemek mümkün müdür? Bu ülkede Diyanet ‹flleri Baflkanl›¤› gibi bir kurumun flört, mahremsiz yolculuk, kad›n›n flahitli¤i vb. konularda söylediklerinin dahi bu kesimleri tatmin etmedi¤i, hatta “rahats›z etti¤i” ortadayken, ayn› kesimlerin, mütedeyyin insanlar›n neredeyse varl›¤›ndan bile rahats›z oldu¤unu inkâr etmek mümkün de¤ildir. Denebilir ki, “elefltiri hakk›n› kullanmak” baflkad›r, “özgürlü¤ü k›s›tlamak” baflka. Bu do¤ru; ama ne yaz›k ki vak›ay› sadece “elefltiri hakk›n› kullanmak” olarak görmek mümkün de¤il. Kur’an kurs-

M‹LL‹ GAZETE lar› ile ilgili problem, ‹mam Hatip lisesi mezunlar› için getirilen katsay› uygulamas›n›n do¤urdu¤u adaletsizlik, Pakistan, Malezya, M›s›r vd. ‹slam ülkelerinin uluslar aras› sayg›nl›¤› bulunan üniversitelerinden mezun olanlar›n hayat›n› karartan denklik meselesi, namaz k›ld›¤› ya da efli baflörtülü oldu¤u için görevine son verilen ordu mensuplar› ve daha birçok s›k›nt›, ne yaz›k ki “türban” meselesinin karartt›¤› “yap›sal ar›zalar” olarak bünyemizi içten içe kemirmeye devam ediyor. Bütün bu problemler az insan›n gelece¤ini karartmad›, az aileye travmalar yaflatmad›, az umudu söndürmedi… Bütün bunlar›n ötesinde bir gerçek var ki, görmezden gelindikçe bu ülkenin gelece¤ini tehdit etmeye –üstelik büyüyerek– devam ediyor: ‹nsan›m›z› kamplara bölen ve bir kesimi yok sayan bu anlay›fl sebebiyle kimli¤imiz, millet bilincimiz ve varl›k de¤erlerimiz zedeleniyor. Bir ülke için bundan daha büyük bir tehlike düflünülebilir mi?

Haysiyetsizlefltirilmek Serdar AK‹NAN/ 02.06.2008

Ülkemiz, demokratikleflme ve serbest pazar ekonomisi gibi konularda küresel vahfli kapitalizm taraf›ndan kontrol alt›na al›nmak, eflzamanl› olarak ise ‹slam dünyas›na bir model olarak sunulmak istenmektedir Bu bir projedir. Bu projenin kulland›¤› dildeki liberalizm, demokrasi, özgürlük, insan haklar› gibi temel kavramlar kuflatman›n yap› tafllar›d›r. Mesele sadece ‹slam co¤rafyas›ndaki enerji havzalar›n›n bu eli kanl› çete taraf›ndan kontrolü müdür? Elbette de¤il. Bin y›ll›k bu savafl›n günümüzdeki yeni evresinde temel hedefler de¤iflmemifltir. Meseleye vahyi ölçülerde bir anlay›flla, arac›s›z, bakt›¤›n›zda egemenlerin ne düzeyde bir kuflatma ile bir kez daha Müslümanlar›n karfl›s›na dikildi¤ini görebilirsiniz. Bu kuflatmaya hangi enstümanla direnece¤imize dair bir ipucu tespitte sakl›d›r. Fethullah Gülen cemaati 80’li y›llarda ve özellikle 2001’den sonra bu projeye, gönüllü, eklemlenmifltir. Tehvid sosuna bulanm›fl flirk bir haysiyet intihar› de¤il midir? Kulu bir baflka dünyevi iktidara mahkum k›lan bu anlay›fl›n küreselleflme ad›ndaki gözü dönmüfl canavarla yan yana durmad›¤›n› kim nas›l savunabilir? Biriniz kalk›n köflelerinizde Filistin’i aç›kça savunun. Savundu¤unuzu mu savunuyorsunuz? O halde Fatih Üniversitesi’nde baflörtülü bir k›z neden Filistin’de bebekleri katleden ‹srail’in Baflkonsolosu’nun önünde e¤ilip ona çiçek sunmak zorunda b›rak›l›yor? Bunu biz Müslümanlara nas›l izah edeceksiniz? Haysiyetsizlefltirilmek budur... Elbette o baflörtülü o k›za tepki duymuyorum. Emir ve komuta... Oysa Müslümanl›k bireysel özgürlük de¤il midir? ‹slam bir gizli devrim de¤il kiflisel bir

AKfiAM isyand›r. ‹slam kölelefltirmez özgürlefltirir. Amerika Irak’ta bir milyondan fazla Müslüman’› katletti. Telafer’de ramazan ay›nda iftar sofras›ndan kald›r›l›p topluca tecavüz edilen o çocuklar ve anneleri için bu gözü dönmüfl katillere lanet okumak gerekmez mi? “Dick Cheney’nin aya¤›na gittiniz” dedim. Giden isim kendisinin olmad›¤›n› iddia etti. Bu köflede derhal düzeltmesini yay›nlad›m. Peki cemaatten hiç kimsenin eli kanl› Müslüman katili Cheney’nin bafldan›flmanlar›na ve di¤er adamlar›n›n aya¤›na gitmedi¤ini savunabilir misiniz? Bu dünyada özgürlük ad›na, bedenine bomba ba¤lay›p flehadete eren adlar›n› bile bilmedi¤imiz binlerce Müslüman var. Haysiyet budur. O kiflisel bir isyand›r. Gücünü de Kuran’dan al›r. Hesab›n› da sadece Allah(c.c.)’a verir. Siz ne yap›yorsunuz? Bu egemen yap›ya biat eden; sessiz kalan baflta kendisine samimiyetsiz bir anlay›fl infla ediyorsunuz. Burada inanan Müslümanlar› de¤il, siz tepedeki kanaat önderlerini itham ediyorum. Benim bu ülkeye dair onulmaz aflk›m özgürlük türküsünü söyleyebilmifl olmas›d›r. Akif bunu anlat›r. O nedenle sadece Kur’an-› Kerim’i okuyarak, sadece Allah’a(c.c.) hesap vererek tevhide ulafl›labilece¤ine inan›yorum. ‹slam’›n bir isyan oldu¤unu ruhumda hissedip eli kanl› katillere; Amerika’ya ve ‹srail’e kelimelerle sald›rabiliyorum. Bu vatan› gerçek ‹slam ad›na de¤il, küresel bir ihalenin müteahhidleri olarak parçalamaya soyunman›za ise katlanam›yorum. ‹ntifaday› aç›kça ve dürüstçe sahiplenemeyen bir Müslüman’›n önce haysiyetsiz oldu¤unu düflünüyorum. Laf›m bu size.. Ki yeter...


dogruhaber gazetesi 10.sayı