Page 1

©'Gilles Deleuze, 2006 Spinoz.a Oz.erine Onbir Ders

GILLES DELEUZE

i,I! 1

© Kabalct Yaymevi, Istanbul2004 11

Birinci Bastm: Subat 2008

Kapak DUzeni: Altug GUzey Teknik Haztrhk: Zeliha GUier

1

I

SPINOZA UZERlNE ONBlR DERS

1:

l'l1

'I( ,\'I

C:eviri KABALCI YAYINEVI

Ulus Baker

li·

I

I

II,

Himaye-i Etfa! Sok. 8-B Caga!og!u 34110 Istanbul ~

!, 1

Tel: (0212) 526 8586 Faks: (0212) 513 6305

Yaytma Haztrlayan

yayinevi@kabalci.com._tr www.kabalci.com.tr ·

Aliye Kovanhkaya

'1'1',

,,

;,il. 11:1

I, '

·lr

':,~'

r

[:1r'

KUTOPHANE BILGI KART! Cataloging:in-Publication Data (CIP)

··.I

~

Deleuze, Gilles Spinoz.a O'z.erine Onbir Ders ISBN 975-997-115c1

Bash Yaylactk Matbaactlrk San. Tic. Ltd. ~ti. (0212 567 8003)

Litros Yolu Fatih San. Sitesi, No: 12/197-203 Topkapt-Istanbul

<&

r~

KABALCI YAYINEVi

r~

1:~1

•-II

1 b


I<;:INDEKILER

ONSOZ, 7 B1RINC1 DERS [24 OCAK 1978] ................................................................... 13 1K1NCl DERS [20 OCAK 1981] ...................................................................... 5 f

O~iiNCO DERS [25 KASIM 1980] ......................... c..................................... 87 DORDiiNCO DERS [09 ARALIK 1980] ...................................................... 101

BE~lNCl DERS [21 ARALIK 1980] ............................................................ 123 ALTINCI DERS [12 ARAliK 1980] ............................................................ 133 YEDlNCt DERS [10 MART 1981]., ............................................................. 149 SEK1ZiNC1 DERS [13 OCAK 1981] ............................................................. 179 DOKUZUNCUDERS [17~UBAT 1981] ...................................................... 191 ONUNCU DERS [17 MART 1981] .............................................................. 209 ONB1RINC1 DERS [24 Mj\RT 1981] ............................ :............................ :.247 , DiziN, 261


GILLES DELEUZE

D.; idea tilrilne tekabill eden il<; bilgi tilrimi'!n onemi de bu noktada ortaya c;tkar. Strastyla duygulam> (affection), mefhum (notion) ve oz

BiRiNci DERS

Deleuze-Spinoza

(essence) idealan il<; bilgi duzeyini gosterir. Duygulam> idealarmm bilgisinden once mefhumlarm sonra bz idealanmn bilgisine yilkselebilmek ozgi'!rlqmektir. lnsanm kendisine •>km bir ozil olmadtgtndan ' bzu baktmmdan ne aktlhdtr ne de ozgi'!r. Bununla birlikte bir kudret derecesi olarak insan ozgurle>me kudretine, aym anlamda duygulam> idelarmdan mefhumlara, ve oz idealanna yilkselme, bilgi seviyesini yilkseltme kudretine sahiptir.

ders sli.resince, c;ok kesin bir nokta Uz.erinde durmak Uzere felsefe tari-

Deleuze tesadufi kar>tla>malara mahkum olmadtgtmlZl; gi'!cumilzil

hlne gec;ici bir donil> yapacagtz. Bu hir ara olacak; baztlanmzm istegi

i'!zuntulere ve ba,kalanna hukmetmeye yaurdtgtmtz ol.;ude tesadufi

uzerine verilmi>··· Bu c;ok kesin nokta $ununla ilgili: Spinoza'da idea

kar!?da!?rnalardan kurtularnayacagt_rnizl; UzUntO.leri tarnarnen yok ede-

ve duygu ne anlama !'elir? Spinoza'da idea ve duygu. Mart ayt boyun-

mesek de sevin.;lere tahvil etmenin kudretimiz dahilinde oldugunu;

ca yUrfttecegimiz dersler s1rasmda, yine baz1lanmzm istegine 'uyarak,

felsefeden esas beklentimizin de ozgurle>me oldugunu olaganilstil ba-

Kant'ta sentez ve zaman · problemlerini tarti$ma·k D.zere bir ara daha verecegiz .

>anh ve aktct bir >ekilde anlanr.

24 OCAK 1978

Bugii.n sUrekli varyasyon Uzerine c;all!?marniza bir ara vererek, bu

.Buna bagh olarak Spinoza ilzerine derslerin, aynen Deleuze'un Etik

Tarihe geri donmek bende ilginc; bir etki yaranyor hep. Neredeyse

i<;in i<;in dil>i'lndilgil gibi ikili bir okumasmt yapmak yerinde olacaknr.

felsde tarihinin bu par.;asmt .;ok ktsa bir hikaye olarak almamzt iste-

Birincisi, Spinoza'nm fiili bir imkan olarak sundugu bzgi'!rle>me imka-

yecegim. Bir filozof nihayetinde yalmzca mefhumlar icat eden biri ol-

mm Deleuze'Un anlanrn1nm ic;ind~n yakalamak; ikincisi ise Deleuze'Un

makla kalmaz; belki algt!ama tarzlan da icat etmektedir. Geli>igi'!zel

Spinoza'yla arasma koymadtgt mesafeyi metinle aramtza koyarak nis-

saytp dokerek ilerleyecegim. Salonda ktsmen farkh alanlardan gelen dinleyicilerin oldugunu varsaytyorum.

peten dt>sal bir okuma yapmak.

Samyorum ki, felsefe tarihinin bahsettigi tum filozoflar arasmda

Aliye Kovanhkaya

Spinoza'nm c;ok istisn~i bir konumu v:ard1r, kitaplarma konu alan !?eyleri ele ah!? tarzmm e!?i benzeri yoktur.

Onu okumu> olnp olmadtgtmz onemli degil, hikayeyi ben anlatacagtm. Terminoloji konusunda bazt uyanlarla ba>hyorum. Spinoza'mn

Etik adh Latince yaztlmt> ~erne! kitabmda iki kelimeye rasthyoruz: Affectio ve Affectus. Bazt c;evirmenler .;ok tuhaf bir >ekilde aynt sozcukle 12

13


GILLES DELEUZE

SPINOZA DZERlNE BlR!NCl DERS

kar~thyorlar bu ikisini. Bu tam bir felakettir. Her iki terimi, affectio ile 路 affectus'u aytrt etmeksizin affection (duygulam~) diye <;eviriyorlar. Bunun bir felaket oldugunu soyluyorum, <;iinkii eger bir filozof iki farkh kelime kullamyorsa, ilke olarak, bir nedeni vardtr bunun. Ostelik

Duygn: Temsil Edici Olmayan Dii搂iinme Tarz1 Demek ki, <;ok basit bir >eyden hareket ediyoruz: Idea temsil etme karakteri baktmmdan tammlanan du~unme tarztdtr. Bu bize daha >imdiden idea ile duygu (affectus) arasmda bir aynm yapma ~anst veri-

. Franstzca, affectio ile affectus'u tercurrie edebilecek iki kesin sozcugu kolayca sunuyor bize: Affectus i<;in affect (duygu) affectio ic;inse affection (duygulam~). Bazt <;evirmenler affectio'yu affeccton diye, affectus'u ise

duygu admt verecegiz. Peki, bu ne demektirl Simdi duygu veya his adt verilen rasgele bir ~eyi ele aim. Mesela umut, stkmu veya sevgi.

sentiment (his, duygu) diye tercume ediyorlar. Aym sozcukle <;evirmekten daha iyi bu; ama Franstzcadaki affect sozcugu dururken "sen-

Bunlar temsil edici degildir. Elbette sevilen ~eyin ideast vardtr, umut edilen >eyin de, ama oldugu haliyle umut ya da sevgi kendi ba,Janna

timent" sOzcUgUne ba~vurmaya bir gerek gOrm'O.yorum.

hic;bir >ey, kesin olarak hic;bir >ey temsil etmezler.

yor; <;iinku hi<;bir

~ey

temsil etmeyen

du~unme

tarzma bundan boyle

Demek ki, affect (duygu) sozcugunu kullandtgtmda, Spinoza'nm

Temsil edici olmadtgt ol<;ude her dii>iinme tarzt duygu admt ala-

affectus'undan bahsediyorum. Affection (duygulanL?) sozcuguyle ise, af-

cakur. Bir istek, bir irade bir >ey istememi, yani istedigim bir >ey olmasmi kesin olarak gerektirir. lstedigim ~ey,bir telnsil nesnesidir; iste-

fectio'yu kastediyorum.

digim

idea: Temsil Edici Dii搂iinme Tarz1 Birinci nokta: ldea nedir? Spinoza'nm en basit Onermelerini anla-

mak i<;in bile, nedir bir ideal Bu noktada Spinoza ozgiin degildir. Idea sozcugunu herkesin aldtgt anlamda路 ahr. Idea adt verilen ~ey, bir ~ey temsil eden d'O..?'O.nme tarz1d1r. Temsil edici bir dU~Unme tarz1. Mesela Uc;gen ideas1, Uc;geni temsil eden dU.?Unme tarz1d1r. Yine terminoloji a<;tsmdan, orta<;agdan bu yarra ideamn bu yonunun "nesnel ger.;eklik" admt aldtgtm bilmek de c;ok faydah olur. 17. yiizytla ya da daha oncesine ait bir metinde ideanm nesnel gerc;ekligi gibisinden bir ~eyle kar-

~ey

bir ideada verilidir; ama istemek olgusu bir idea degildir,

bir duygudur; c;unkii temsil edici olmayan bir dii>iinme tarztdtr. lyi gidiyor degil mil Kan>tk bir >ey yok. .. Spinoza buradan ideamn duygudan once oldugu du~uncesine dolaystzca vanr ve bu da zaten 17. yiizytlda ortak olan bir >eydir. Spinoza'ya ozgii olan yerlere henuz girmi> bile degiliz. ldeamn duyguya onceliginin <;ok basit bir nedeui var: Sevmek i<;in, istedigi kadar bulamk olsun, istedigi kadar belirsiz olsun, sevilen >eyin bir ideasma sahip olmak gerekir. lstemek ic;in de istedigi kadar bulamk, istedigi kadar belirsiz olsun, istenen >eyin bir ideasma sahip olmak gerekir. "Ne hisset-

~tla~;rsamz bu her zaman ~u anlama gelir: Idea, bir ~ey temsil etmesi

tigimi bilmiyorum" denildiginde bile, istedigi kadar bulamk olsun, riesnenin bir temsili vardtr. Olduk<;a bulamk bir idea ... Demek ki ide-

a<;tsmdan ele ahmr. Bir ~ey temsil ettigi ol<;ude, nesnel ger.;eklige sa-

anm duyguya hem kronolojik hem de manuksal bir onceligi var. Yani

hiptir. Bu, ideanm temsil euigi nesneye olan bagtdtr.

temsil edici dU.;;D.nme tarzlannm temsil edici olmayan dU~Unme tarzla-

nna onceligi. Eger okur bu manuksal onceligi bir indirgeme olarak 14

15


SPlNOZA 0ZER1NE BlRlNCt DERS

GILLES DELEUZE

anlarsa, tam anlamiyla her >eyi mahvedecek bir yanh> anlama doga-

dugunu, bir >ey temsil ettigini soylemektir. Her idea, bir idea olmas1

caknr. Duygunun kendisinden Once bir ideanm olmasmt gerektirmesi,

bakimmdan bir >ey oldugu i<;in aym zamanda bir bic;;imsel ger<;eklige

hi<;bir surette ideaya veya idealar kombinasyonuna indirgenebilecegi

de sahiptir.

anlamma gelmez. ~uradan hareket etmemiz gerekir: Idea ile duygu,

ldeamn bi<;imsel ger<;ekligi, ne demek bu? Bu seviyede daha ileriye

dogalan bakimmdan birbirinden farkh, birbirine indirgenemez iki du-

dogru devam edebilmemiz zor; bu konuyu bir kenara btrakmak ge-

. >linme tamc.hr. Ancak >6yle bir bagmt1 vard1r: lstedigi kadar kan>lk

rekli. Sadece >unu eklemeliyiz: Spinoza'mn s1k s1k ideanm idea olmas1

olsun, duygu bir idea varsayar. Bu ilknokta ...

bakimmdan sahip oldugu belli bir 路gen;;eklik veya yetkinlik derecesi adm1 verdigi >ey, ideamn bu bi<;imsel ger<;ekligidir. Her idea, idea ola-

Nesnel

Ger~eklik-Bi~imsel Ger~eklik

rak, belli bir ger<;eklik ya da yetkinlik derecesine sahiptir. Ku>kusuz bu ger<;eklik veya yetkinlik derecesi temsil ettigi nesneye baghdn'; an-

ldea-duygu bagm1 sunmanm daha az ylizeysel ikinci tarZI: Hanrla-

cak onunla kan>tmlmamasl gerekir: ldeanm bi<;imsel ger<;ekligi, yani

yacaks!mz, ideanm son derece basit bir karakterinden yola <;lkmi>llk

ideanm oldugu >ey ya da kendinde sahip oldugu ger<;eklik veya yet-

Idea, temsil edici oldugu 6\<;ude bir du>lincedir; tenisil edici olmas1

kinlik derecesi onun i<;sel karakteridir. ldeanm nesnel gen;ekligi, yani

bakimmdan bir dli>linme tarz1d1r. Bir ideanm nesnel gen;;ekliginden

ideamn temsil ettigi nesneyle olan bagi, onun d1>sal karakteridir. lde-

bu anlamda bahsetmekteyiz. Yalmz, bir ideanm sadece nesnel ger<;ek-

anm d1>sal karakteriyle i<;sel karakterinin birbirine temelli bagh oldu-

ligi yoktur; bagh kalman terminolojiyi takiben, bi<;imsel gen;ekligi de

gu soylenebilir; ama yine de bunlar aym >ey degildir. Tann ideas1 ve

vardtr.

kurbaga ideasmm farkh nesnel gerc;eklikleri vardtr; yani aym >eyi tern-

ldeamn nesnel ger<;ekliginin, herhangi bir >eyi temsil etmesi a<;t-

sit etmezler; ama aym zamanda aym i<;sel gerc;;eklige de sahip degildir-

smdan ger<;ekligi oldugunu bir kez soyledikten soma, ideamn bi<;im-

ler, aymbi<;imsel gen;ekliklere sabip degildirler; yani biri -iyi anlama-

sel ger<;ekligi ne olabilir? Denilecektir ki ideamn bi<;imsel ger.;ekligi...

mz laz1m- otekine gore soilsuzca buylik bir ger<;eklik derecesine sa-

l>te >imdi i>ler <;ok kanna>Ikla>'P bir anda <;ok ilgin<; bir hal alacak:

hiptir. Tann ideas1, sonlu bir >eyin ideas1 olan kurbaga ideasma gore

ldeanm bi<;imsel ger<;ekligi, kendisi de-bizzat bir >ey olmas1 a<;lSlndan

sonsuz ol<;ude buylik bir bi<;imsel ger<;eklige, ic;;sel ger<;eklik veya yet-

ideamn ger<;ekligidir.

kinlik derecesine sahiptir.

Oc;gell ideasmm nesnel ger<;ekligi, u<;gen olan >eyi temsil etmesi

Eger bunu anlad1ysamz, hemen her >eyi anlatni> sa)'lhrsmlZ. De-

bakimmdan u<;genin ideas1d1r; ama uc;;gen ideas1 da bi; >eydir. Zaten

mek ki ideanm bir bi<;imsel ger<;ekligi vard1r; yani idea kendi ba>ma

bir >ey olmas1 bak1mmdan onun da ideasm1 olu>turabilirim; yani bir

bir >eydir. Bu bi<;imsel ger<;eklik onun i<;set karakteridir ve bu da 路

ideamn ideasm1 her zaman olu>turabilirim. Oyleyse >6yle diyebilirim:

onun kendinde ku>attlgi gerc;;eklik veya yetkinlik derecesidir.

Hi<;bir idea yalmzca bir >eyin ideas1 olmakla kalmaz, her ideamn bir >eyin ideas! oldugunu soylemek, her ideanm bir nesnel ger<;ekligi ol16

17


GILLES DELEUZE

SPINOZA l)ZERlNE BlRINCI DERS

Duygu: Varolma Kuweti veya Eyleme Kudretinin Siirekli Varyasyonu

delik hayat1m12 yalmzca birbirini takip eden idealardan olu>maz. Spinoza "automaton" terimini kUllamr; biz der, ruhsal otomatlanz; yani

Biraz once, idea)'! nesnel gen;ekligiyle ya da temsil edici karakteriyle tammlad1g1mda duygunun temsil edici olmayan bir di'l>i'lnme tarzl oldugunu soyleyerek idea ile duyguyu

kar~a kar~aya

koymu>tum.

â&#x20AC;˘ >byle tammhyorum: Her idea bir >eydir; sadece bir >eSimdiyse idea)'!

yin ideas! degil, kendisi de bizzat bir >eydir; yani kendine ozgi'! bir gen;eklik ya da yetkinlik derecesine sahiptir. Demek ki, bu ikinci di'!zeyde, idea ile duygu arasmda temel bir fark ke,fetmem gerekir. Somut olarak hayatta ne olup biter? lki >ey olup biter. .. Ve burada Spinoza'nm geoinetrik bir y6ntem kullamyor olmas1 son derece ilginc;-

tir; bilirsiniz, Etik onermeler, kamtlamalar vs. halinde sunulur. .. Ve ustelik, ne kadar matematik olursa; o kadar olaganustu ol<;ude somut bir hale gelir. Idea ile duygu ustune tum soylediklerim, tum bu yorumlar Etik'in ikinci ve uc;uncu kitaplarma anfta bulunur. Bu ikinci ve Uc;UncU kitaplarda Spinoza bize hayatlmizm, bana son derece ikna

edici gelen bir tOr geometrik portresini yapar. Bu geometrik portre bize, kabaca soylemek gerekirse, idealanmlZln surekli olarak birbirini takip ettigini anlaur: Bir idea ba,ka bir idea)'! kovalar, bir idea ba>ka bir ideamn yerini bir anda ahr ...

Alg~ belli

bir idea tipidir; neden boyle

oldugunu birazdan gorecegiz. Biraz once yiizi'!m bu tarafa donuktu, salonun >u ko>esini goruyordum; soma bu tarafa dondum ... l>te ba>ka bir idea. Sokakta geziniyorum; tamd1g1m insanlarla kar>lla>lyorum. Gunaydm Pierre diyorum; soma donuyorum ve giinaydm Paul diyorum. Y~ da degi>mekte alan ,eyler oluyor: Gune>e baklyorum ve gO' ne> yava> yava> gozden kayboluyor, kendimi gece karanhgmm ortasmda buluveriyorum. Oyleyse bu bir ard1>1khklar serisi, idealann bir arada olu>lannm, art arda geli>lerinin serisi. Ama olup biten ne? Gun18

idealara sahip olanm biz olmamlzdan ziyade kendilerini bizde olumlayanlar idealard1r. ldealann art arda gelmesinden ba>ka olup biten ne? Bir ba>ka >ey var; yani bende, durmakslZln c;e>itlenen bir >ey var. Idealarm art arda gelmesiyle aym >ey olmayan bir varyasyon rejimi var. "Varyasyonlar," c;e>itlenmeler. .. Bu yapmak istedigimiz >ey de bize yardlm edecek. Tek Slkmt!mlZ Spinoza'mn bu sozcugu

kullanmam~>

olmas1.

Nedir bu varyasyon? Omegime geri donuyorum: Sokakta bana c;ok sevimsiz gelen Pierre'le kar-?Ila-?IYOrum; onun yamnda~ gec;iyorum

ve "giinaydm Pierre" diyorum ... Belki de ondan korkuyorum. Soma aniden bana c;ok

se~mli

gelen Paul'u goruyorum ve "gunaydm Paul"

diyorum; kendimden daha emin, memnun bir >ekilde. Tamam giizel. Nedir bu? Bir yandan iki ideanm, Pierre ideas1yla Paul ideaslnm art

arda gelmesidir. Ama ba,ka bir >ey daha var burada: Bende alan bir varyasyon. Bu noktada Spinoza'nm sozcukleri c;ok kesindir; hemen soyluyorum:. Varolma kuvveti(nin varyasyonu) ya da bununla e>anlamh olarak kullandli\1 ba>ka bir kelime: Vis existendi; varolma kuvveti veya potentia agendi, eyleme kudreti. Bu varyasyonlar sureklidir. Spinoza ic;in varolma kuvvetinin veya eyleme kudretinin varyasyonu sU-

. reklidir; ve varolmak bu demektir. Bu benim Spinoza'dan ald1g1m >U safca ornege, gunaydm Pierre, gunaydm Paul'e nas1l baglamyor? Hazzetmedigim Pierre'i gordugumde bana bir idea, Pierre .ideas! veriliyor; ho>land1g1m Paul'u gordi'!gumdeyse, bana bir Paul ideas! veriliyor. .. Bu idealardan her birinin benimle baglan baklmmdan belli bir gerc;eklik veya yetkinlik derecesi var. Paul ideasmm bana gore, Pierre ideasmdan daha fazla ic;sel yet19


GILLES DELEUZE

SPlNOZA路OzERlNE BIRINCI DERS

kinligi oldugunu soyleyecegim; <;iinkii Paul ideas! beni memnun ederken Pierre ideas1 iiziintO. veriyor bana. Ve Paul ideas1 Pierre ideasmm

ardmdan geldigi zaman varolma kuvvetimin veya eyleme kudretinin anngm1, desteklendigini soylemek uygun olur burada. Tersi olursa; beni ne~elendiren birini g6rdiikten sonra beni kederlendiren birini

goriirsem, eyleme kudretinin menedildigini, engellendigini soylerim. Bu diizeyde hala terminolojik uzla,malarda m1 kald!ll!mlZl, yoksa daha >imdiden <;ok daha somut bir alanda m1 oldugumuzu artlk pek bi. ,' I emtyoruz. Diyecegim ki, her biri kendi yetkinlik derecesine, i<;sel ger<;eklik ya da yetkinlik derecesine sahip idealar bizde birbirini takip ettikleri ol<;ude, bu idealara sahip alan, yani bu durumda ben oluyorum o, bir yetkinlik derecesinden ba,ka bir yetkinlik derecesine durmakslZln ge<;er. Ba,ka terimlerle soylersek, sahip oldugu idealara bagh olarak herkeste eylerile kudretinin veya varolma kuvvetinin artmas1-azalmas1

,eklinde bir surekli varyasyon vard1r. Bu zahmetli deneyim i<;inde giizelligin nas1l <;i<;ek a<;tlil!m hissedin. Varolu,un boyle temsil edilmesi hi<; de kotU degil; hakikaten sokakta varolu> bu. Spirioza')'l gezip dola~Irken

g6zlerinizin, Online getirin; o

varolu~u

gen;ekten bOyle bir sii-

rekli varyasyon halinde ya>1yor: Bir idea ba,ka bir ideanm yerini ald1il! ol<;ude durmadan bir yetkinlik derecesinden bir ba,kasma ge<;erim; <;ok ufak bir fark da olsa ... Duyguyu (affectus) hem idealarla kar>1hkh ball!ntlSl hem de idealardan dogas1 itibanyla farkl baklmmdan tammlayacak alan >ey de bu melodik surekli varyasyon <;izgisidir. Bu doga farkm1 ve kar>1hkh bagmu)'l kabul edilmi> addediyoruz. Size uyup uymadtil! size kalm1> bir >ey. Simdi elimizde affectus'un daha saglam bir tamm1 var amk: Spinoza'da affectus varyasyondur. (Benim agz1mdar; konu,an o; o bunu soylemedi, <;iinkii <;ok gen<; oldu.) Bu varyasyon 20

sahip olunan idealarca belirlendigi ol.;ude, varolma kuvvetinin surekli varyasyonudur affectus. Ve bu noktada, ii<;uncu kitabm sonunda yer alan "Affectus'un Gene! Tamm1" ba,hkh son derece onemli metinde Spinoza >Unu soyliiyor bize: Sakm benim kavrad1g1m haliyle affectus'un idealann kar,lla,unlmasma bagh oldugunu sanma)'ln. Sunu demek istiyor: ldeanm, duyguya gore once olmas1 esasen gereklidir, idea ve duygu dogalan baklmmdan farkh iki >eydir; duygu idealarm ak1l yoluyla kar,lla>tmhnasma indirgenemez; duygu bir yetkinlik derecesinden bir ba,kasma ya,anml!l bir intikal veya ya>anml> bir ge<;i>le olu>turulur, bu ge<;i> idealarla belirlendigi bl<;iide. Ancak duygunun kendisi asla bir idea degildir. Pierre .ideasmdan Paul ideasma ge<;.tigtmde eyleme kudretimin art-

ngmt soylerim; Paul ideasmdan Pierre ideasma ge<;tigimdeyse eyleme kudretimin azald1gm1. Bu ise, Pierre'i gordiigiimde iiziintiiyle, Paul'u gordugttmdeyse sevin<;le duyguland11l!m anlamma gelir. Ve Spinoza, duyguyla olu,an bu melodik siirekli varyasyon <;izgisi uzerinde.iki kutup tayin edecektir: Sevim;-iiziintti.. Bunlar onun ic;;in temel tutkular

olacaknr: Eyleme kudretimin azah>lm i<;eren her tutl<n, her ne olursa olsun iizlintu, eyleme kudretimdeki artt>t ku,atan her tutkuysa sevin<; ad1m alacaknr. Bu ise Spinoza'ya mesela <;ok temel bir ahlaki ve siyasal soruna temas etme f1rsau verecektir; bu onun siyasal sorunu kendine

sorma bi<;imini olu>turacaknr: Nas1l oluyor da iktidar sahibi insanlar, hangi alanda olursa olsun, bizi uzgi"ln kilacak >ekilde duygulandmnaya ihtiya<; duyuyorlar? Dzuntulii tutkularm gerekli olmas1. Evet, iiziin. tiilii tutkular tatt1rmak iktidann i>leyi>i i<;in zorunludur. Ve Tannbilimsel Siyasi (:alt)ma'smda Spinoza bunun despot ile rahip arasmdaki derin bag oldugunu soyluyor, onlann tebaalanmn iizuntusune ihtiya<;lan vard1r. Burada iiziintiiyii muglak bir anlamda almad1g1m iyice 21


GILLES OELEUZE

anlayabilirsiniz. Uziintiiyii, ona vermeyi iyi bildigi kesin anlamda kul-

SPINOlA 0ZER1NE BlRINCI OERS

09 Tiir idea: Duygulamยง, Mefhum, Oz

lamyor: OzU.ntU eykrne kudretinin azalrriasm1 i~ermesi bak1mmdan

Spinoza'ya gore i'l<; idea tiiri'l olacakn.r. Simdi artrk aJJectus'tan,

duygudur. Idea ile duygu arasmda yapngtm ilk aynmda duygunun hir;bir 0ey temsil etmedigini soylemi 0tim. Teknik terimlerle soyleyecek olursak, bu basit bir ' nominal tammdan veya oyle soylemeyi tercih ederseniz, drosal, harici tammdan baoka bir oey degildir. lkincisinde, ideanm kendinde bir ir;sel gerr;eklige sahip olan oey oldugunu, duygunun ise bir gerr;eklik derecesinden bir ba0kasma, bir yetkinlik .derecesinden otekine ge<;i> veya siirekli varyasyon oldugunu soyledigimdeyse, arnk nominal denilen tammlar a!amnda degiliz; arnk elimizde gerr;ek bir tamm var. Gerr;ek tamm diye, 0eyi tammlarken o ~eyin imkamm da g6steren tari1ma denir.

Burada onemli olan Spinoza'ya gore nasrl ruhsal otomatlar olarak imal edilmi0 oldugumuzu gormeniz. Ruhsal otomatlar olarak bizde her zaman art arda gelen idealar var ve bu idealann art ardahgina bagh olarak eyleme kudretimiz veya varolma kuvvetimiz slirekli olarak, sU-

rekli bir r;izgi iizerinde artar veya azahr. lote bu da affectus dedigimiz 0eydir ve varolmak dedigimiz 0ey de budur. Demek ki affectus birinin varolrna kuvvetinin surekli Varyasyonudur; bu varyasyon o k-L?inin sa-

hip oldugu idealarla belirlendigi olr;iide. Ama bir kez daha soylemek gerekiyor ki, "belirlenmi0" demek varyasyonun o ki>inin sahip oldugu idealara indirgenebilecegi an!amma gelmez; r;iinkii sahip oldugum idea sadece kendi neticesini; yani eyleme kudretimin, biraz Once sahip ol-

dugum ideaya oranla artmasmr veya azalmasmr ar;rklayabilir bana. Ve burada bir kar0rla0nrma soz konusu degildir; bjr tiir kaygan zemin soz 'konusudur, eyleme kudretinin alr;aldrgi veya yiikseldigi. . , So run var m1? Soru var m1?

duygudan bahsetmiyoruz; r;i'lnku i0in aslmda duygu sahip oldugumuz idealar tarafmdan belirleniyor. Sahip oldugumuz idealara indirgenmiyor, sahip o!dugumuz idealar tarafmdan belirleniyor. Oy!eyse burada onemli olan duygulan belirleyen bu idealann ne oldugunu biraz gormeye r;ah0mak olmah; duygunun sahip oldugumuz idealara indirgenmedigini hep akhmrzdi tutarak. Duygu asia indirgenemez ideaya. 0 ba0ka bir diizene aittir. Spinoza'mn idealan a)'lrdrgt ii<; tilrden ilkindekiler duygulam0 (afJectio) idealandrr. Affectus'un aksine affectio'nun belli bir idea tipi oldugunu gorecegiz. Demek ki, ilk olarak affectio, duygulam0 idealan var. lkincisi bizde Spinoza'mn mefhumlar (notions) adrm verdigi idealar da var. Ve ii<;iinciisii, aramrzdan r;ok az sa)'lda ki0inin sahip olabildigi, r;unkii r;ok zor bir i>tir bu, oz idealan var. Demek ki, her 0eyden once bu iir; idea tipi var. Nedir bu duygulam0 (ajJectio)? Gozkapaklannrzm tam anlamryla agirlaotlgtm gori'lyorum ... Yine de butiin bunlar pek eglenceli 0eyler. Ilk bakr0ta ve Spinoza'mn metniyle tutarh kalarak, duygulam0m ideayh hir;bir ahkasr ohnadrgtm, ama bir duyguyla da alakasr olmadrgtm soyleyebiliriz. Affectus eyleme kudretinin varyasyonu olarak belirlenmi0ti. Peki nedir bu duygulam0? Duygulam0 ilk belirlemede 0udur: Bir cismin ba0ka bir cismin eylemine maruz kaldrgmdaki durumudur. Ne demek bu? "Giine0i iizerimde hissediyorum" ya da "Guneo 101m iizerinize geliyor" bu bedeninizin bir duygulam0rdrr. Nedir bedeninizin duygulam0r? Elbette gune, degil, ama gune0in iizerinizdeki eylemi ya da etkisi. Ba0ka terimlerle soylersek bir cismin ba0ka bir cisim iizerinde i'lrettigi eylem veya etki. Elbette kendi fiziginin gerektirdigi neden-

22

23


, GILLES DELEUZE

SPlNOZA 0ZER1NE BlRlNCt DERS

lerden dalayt Spinaza uzaktan etki diye bir >eye inanmadtgi ic;in, ana

glme~in bedenirn Uze~indeki etkisidir. Ama nedenlere, yani bedenirnin

gore eylem her zaman bir temas gerektirir. Bu durumda duygulam>

ne alduguna, giine>in cisminin ne alduguna, biri 6teki uzerinde ba>ka

cisirnlerin kan;arn1 olur.

Duygulam~

kan~Imtdtr;

bir cisirn

bir >ey degil de bu etkiyi uretecek >ekilde birbirine bagh iki cisim ara-

digeri uzerinde eylemde bulunur, digeri de anun izlerini derler. Her

smdaki baga dair hic;bir >ey bilmem. Ba>ka bir ornek ele alahm: "Gu-

cisim

kan~1mma

iki cismin

duygulam;; denir.

nq balmumunu eritir, kili kaula,tmr." Bu hie; de ba> bir >ey degil.

Spinaza buradan, duygulam>m cisimlerin kart>tml alarak tamm-

Bunlar duygulam> ideastdtr. Eriyip akan balmumunu goruyarum,

lanmasmdan hareketle affectio'nun tadil almu> cismin dagasma, duy-

_sonra onun tarn yanmda sertle~en kili gOrUyorum. Bunlar balmumu-

gulanrnt~

ya da etkilenrni~ cisrnin dogasma i~aret ettigi soimcuna vanr.

nun duygulam>tyla kilin duygulam>tdtr. Ve bende de, bu duygulant>-

Duygulam> etki eden cismin dagasmdan ziyade etki alan cismin daga-

lann bir ideast vardtr; ben etkileri algtlanm. Peki, hangi cisimsel alu-

sma i>aret eder. Spinaza >u unlu ornegi verir: "Gune>e bakug>mtzda

$um sayesinde kil gunqin eylemiyle kaula>tr? Duygulam>m algtsmda

anu yakla>tk uc; yiiz ayak uzakhkta duran yass1 bir disk gibi hayal edi-

kaldtg>mda, bu kanuda hic;bir >ey bilemem. Bu yiizden, duygulam>

yaruz." Bu bir ajfectio'dur; ya da en azmdan bir affectio'nun alglSldtr.

idealannm nedenler almaksmn etkilerin temsillerinden ibaret alduk-

Gune,e dair algtmm bedenimin alu,umunu, bedenimin nastl alu>tu-

lanm soyleyecegiz. Spinaza'nm upuygun almayan idealar admt verdigi

gunu giine>inkine oranla c;ak daha fazla gosterdigi ac;tkur. Gune>i gor-

kesinlikle budur. Bunlar, kan>tmm nedenlerinden aynlmâ&#x20AC;˘> kan>â&#x20AC;˘m

se! algtlanmm durumu sayesinde algtlanm. Bir sinek giine>i farkh al-

ideas1d1r.

gtlayacakur.

Ve i>in aslmda, duygulam> idealan seviyesinde upuygun almayan

Spinaza terminalajik ac;tkhg. karuyabilmek ic;in tum affectio'nun

bulamk idealardan ba,kasma sahip degilizdir. Bunun boyle almas1,

tadil eden cismin dagasmdan c;ak, tadil alan cismin dagasm1 gosterdi-

duygulam> idealarmm hayatm gidi>atmda ne alduguna bakmca c;ak

gini ve tadil eden cismin dagasm1 ku>atugmt soyleyecektir. Spinaza'ya

kalay anla>thr ve ku>kusuz, maalesef, aramtzdan c;agumuz yeterince felsefe yapmayanlar sadece boyle ya>arlar.

gore ilk idea turunun cismin duygulant>tm temsil eden tum du,unme tarzlan aldugunu soyleyecegim. Yani bir cismin ba>ka bir cisimle ka-

Bir kez, yalmzca bir kez Spinaza c;ak tuhaf, ama c;ak c;ak 6nemli

rt>tnaSl veya ba>ka bir cismin benim bedenim uzerinde btrakug. iz

bir Latince kelime kullamr: Occursus. Sozcuk anlam1 kar>tla,ma. Duy-

duygulam> ideast adm1 alacakur. Duygulant> idealannm ilk idea tipi

gulam> idealanna sahip almam baktmmdan tesadufi kar>tla>malarla

almas1 bu anlamdadtr. Ve bu ilk tipten idealar Spinaza'mn ilk bilgi tu-

ya,anm: Sakakta yiiruyarum, hazzetmedigim Pierre'i goruyarum; bu

ru adm1 verdigi >eye tekabul eder. En a,ag> bilme seviyesidir bu.

anun bedeniyle ruhunun alu,umuyla ve benim bedenimle ruhumun

Neden en a,ag.? Neden en a>ai';t aldugu kendiliginden besbellidir,

alu,umuna bagh alarak gerc;ekle>iyar. Beden ve nih, ha,lanmachgtm

c;unkU bu duygulam> idealan >eyleri yainJZca etkileriyle tamr: Gune>in

birisi, bu ne demek? Sizlere Spinaza'mn durmadan aktlh ruhtan ve

uzerimde uyandtrdtgt duygulant>t, uzerimdeki izini hissediyarum. Bu

ruhtan bahsettigi halde neden madded, hep Tann'dan bahsedip dur-

24

25


GlUES DElEUZE

SPlNOZA 0ZER1NE BIRlNCl DERS

dugu halde neden tanntammaz oldugu iizerine c;ok sert tarn~malara konu oldugunu anlatabilmek isterdim. C:ok ilginc; bir hikaye. lnsanla-

6zel dersin konusu olabilir ancak. Spinoza'nm cismin ne olduguna

nn buna saf maddecilik demelerinin nedeni gayet iyi goriilebiliyor: Suradaki adam ho~uma gitmiyor dedigimde, bu kelimesi kelimesine

ili>kin kuram1 veya ruhun ne olduguna ili>kin kuram1, bunlar aym ~e颅 ye vanr, Etik'in ikinci kitabmda yer ahr. Spinoza'ya gore bir cismin bireyligi >6yle tammlamr: Hareket ve sukiinet arasmda bulunan belli bir

onun bedeninin benim bedenim Uzerinde brrakugt etkinin, ruhunun

bile~ik

' benim ruhum iizerinde b1rakt1g1 etkinin beni ho~ olmayan bir .

veya

karma~1k

(bunda 1srar ediyorum c;ok

bile~ik

c;ok karma-

duyguland1rd1gi anlamma gelmektedir;, burada bedenlerin kan~1m1 ve-

>lk) bagmn, cismin parc;alanm etkileyen tum degi~imler boyunca korundugu miiddetc;e cisim bireydir. Yani hareket ve sukiinet bagintlSl-

ya 路ruhlann kan~am1 s6z konusudur. Zararh bir kan~am veya iyi bir

nm, s6z konusu cismin sayrs1 sonsuza giden pan:;alarmm tUmUne etki

kan~1m vard1r; hem beden hem de ruh diizeyinde ...

eden

Tam da ~unun gibi: Peynir sevmem. Ne demektir bu, peynir sevmem? Su demektir: Peynir bedenimle oyle bir ~ekilde kan~1r ki, ben

zUm ve g6zUmUn g6reli sUrekliligi, g6zUmUn farkh pan;alannm tUm

~ekilde

hie; de ho~ olmayan bir ~ekilde tadil edilmi~ olurum, ba~ka hic;bir anlam! yok bunun. Oyleyse: ruhsal ho~lanmalarla bedensel baglar ara-

degi~imler

boyunca kahc1 olmas1d1r. Bir cismin sonsuz sa)'lda

parc;adan miirekkep oldugunu goriiyorsunuz herhalde. Sozgelimi gotadilatlannda bulunan belli bir hareket ve sukiinet bagmt1s1yla tammlamr. Ama g6zUmUn, zaten sonsuz sayrda pan;aya sahip olan g6zU-

smda aynm yapmak ic;in bir neden yoktur. "Peynir sevmem" omegin-

miin bizzat kendisi bedenimin parc;alarmdan biridir. Goz kendi hesa-

de ruhsal bir ~ey de vard1r, Pierre ya da Paul 6meginde de bedensel bir ~ey. Biitiin bunlar hep benzer ~eyler. Basitc;e ~unu sormakgereki-

bma yUzUmi'm bir parc;as1, yUz de kendi ba.?ma bedenimin bir pan;as1-

yor oyleyse: Nic;in duygulam~ ideas! bulamk bir idead1r? Bir kan~1m, kac;mlimaz olarak bulamknr ve upuygun degildir, c;iinkii bu duzeyde,

Boylece >U ya da bu derecede bir bireylik olu>turmak i'lzere kendi

Pierre'in bedeni ile ruhunun neye dayanarak, nas1l

olu~tugunu,

ruhu-

d1r, vesaire ...

aralarmda bile~ecek her ti'lr bagintl)'l bulursunuz. Ama bu diizey veya derecelerin her birinde bireylik, belli bir hareket ve siikiinet bagintl-

nun benimkiyle hangi baklmdan uyu~mad1gim, bedeninin bedenimle hangi baklmdan uyu~mad1gim kat'i surette bilmiyorum. Ama biri etki

Slyla tammlanacaknr.

eden digeri etki alan, biri eyleyen digeri maruz kalan her iki bedene

lugunu ic;eren belli bir hareket ve si'lkiinet bagmtlSlysa ne olur? .lki ~ey olabilir: Sevdigim bir ~eyi yerim; ya da ba,ka bir omek: Bir"~ey yerim

ait hangi olu~uma dayanarak uyu~mad1klanm, bu diizeyde hie; bilemem. Spinoza'nm dedigi gibi, bunlar 6nciillerinden aynlm1~ sonuc;lann ya da isterseniz, nedenlerin bilgisinden bagimslZ olarak etkilerin bilgisidir. Oyleyse her ~ey tesadiifi kar~lia~malara terk edilmi~ halde-. dir. Tesadufikar~1la~malarda ne olup bitebilir ki? 路 Peki nedir bir beden veya cisim? Bu konuyu ac;mayacag1m; bu bir 26

Eger bedenim boyle yap1lm1~sa, eger bedenim bir parc;alar sonsuz-

ve zehirlenip yere )'lgilmm. Kelimesi kelimesine soylersek birinci durumda iyi bir kar~1la~ma, 6tekindeyse koti'l bir kar~lia~ma yapmJ.>lmd!r. Tum bunlar occursus kategorisine dahildir. Kotii bir kar~1la,ma yaptigimda, bu benim bedenime kan~an cismin benim olu~turucu bagmtlml bozdugu veya tali baginnlanmdan birini bozmaya egilimli ol-

27


GILLES DELEUZE

SPINOZA 0ZERINE BIRINCI DERS

dugu anlamma gelir. Mesela bir >eyler yerim, karmm agnr, bu beni

mahkUmmu~uz gibi g6rU.nU.yor. Cisimlerin ortaya c;1kmak ic;in bizi

oldurmez. Oyleyse yedigim >ey benim alt bagmttlanmdan veya bile>en

beklemeyen bu eylemlerinden hangi mucize bizi kurtarabilir? Neden-

bagmttlanmdan birini bozmu>, menetmi> ya da tehlikeye atmt>tlr.

lerin bilgisine nas1l ylikselebiliriz? Simdilik, dogdugumuzdan beri te-

Soma, bir >ey yerim ve olurum. Burada, yedigim >ey benim bireyligi-

sadufi kar>Ila>malara mahkUm oldugumuz a<;Ik<;a goruluyor; oyleyse

.

mi tammlamt> olan bile>ik bagmtt)'l, karma>Ik oram bozmu>tur. Bu

pek bir >ans yok gibi. Bu neyi anlattr? Bu daha >imdiden Descartes'a

sadece benim alt bireyliklerimden birini te>kil eden bir alt bagmttmi

<;Ilgmca tepki gostermeyi gerektirir. <;:unku Spinoza ikinci kitapta Is-

bozmakla kalmamt>, bedenimin karakteristik bagmttstm da )'lktma

rarla, kendimizi bile bilemeyecegimizi, d1~ cisimleri sade.ce ve sadece

ugratmt>tlr. Bana uyan herhangi bir >ey yedigimde ise bunun tersi soz

b~denimiz uzerinde b!rakttklan duygulam>lar aracihiiJ.yla bilebilecegi-

konusudur.

mizin altm1 c;izecektir. Descartes'1 biraz haurlayanlar, bunun Descar-

-

Kotuluk nedir, diye sorar Spinoza. Buna mektuplannda rastlanz;

tes'a temelden kar>I <;1kan bir onerme oldugunu anlayacaklardir, <;iin-

bunlar, herkes gibi kotu olan gene; bir Hollandaltya yolladtgt mektup-

ku dii>iinen >eyin (res cogitans) bizzat kendisi tarafmdan her turlu

larda ... Bu Hollandalt Spinoza')'l sevmiyordu ve durmadan saldmyor-

kavram>Im, yani her tur Cogito imkamm reddetmektedir. Hic;bir za-

du. Ona >unu soruyordu: Sizin ic;in kotuluk (Le mal) ne demektir,

man cisim kan>Imlarmdan ba>ka bir >ey bilmem, kendimi de diger ci-

soyleyin bana. Bilirsiniz, o zamanlar mektup c;ok onemliydi ve filozof-

simlerin bedenim uzerindeki eylemleri di>mda bir yoldan bilemem.

lar c;ok sa)'lda mektup gonderirlerdi. <;:ok, ama c;ok nazik bir adam

Bu yalniZca Descartes kar>Ithgi degil, aym zamanda bir anti-hiristi-

olan Spinoza ilk ba>larda mektup arkada>mm bilgilenmek, ogrenmek

yanltkttr da. Nic;in? <;:unku tannbilimin temel noktalanndan biri, ya-

isteyen bir gene; adam oldugunu zannetti. Ama yava> yava>, hie; de oy-

rattlmi> ilk insamn dolays1z yetkinligidir. Buna tannbilimde Ademi

le olmadiiiJ.m, Hollandalmm onun derisini istedigini anlamaya ba>ladi.

yetkinlik kunimi denir. Adem, gunah i>lemeden once, olabildigince

Mektupla>ma ilerledikc;e, iyi bir H1ristiyan olan Blyenbergh'in ofkesi

yetkin yarattlmi>ttr. Soma da tamamen d1i>1i> oykusu olan gunah oy-

kabard1 ve son s6zU s6yledi: Ama siz, ~eytamn ta kendisisiniz! Spinoza

kusu anlattltr. D1i>1i>, Adem'in yarattlmi> olma bakmimdan yetkin ol-

diyordu ki, kotulugun ne oldugunu soylemek, anlamak hie; de zor de-

dugunu varsayar. Bu fikir Spinoza'ya c;ok komik gelir. Ona gore boyle

gil, kotuluk kotu bir kar>Ila,madir. Bedeninizle kbtu bir >ekilde kan-

bir >ey mumkun degildir. llk insana dair bir ideanm bulundugunu

>an bir cisimle kar>Ila>madir. Kotu bir >ekilde kan>mak ise, tali bagin-

varsayacak olursak, bu ancak en guc;suz, en az yetkin bir varltga ili>~

ttlarmiZdan ya da bile>en bagmttlanmzdan birinin tehdit edildigi, teh-

kin olabilir, <;unku ilk iJ\san sadece tesadufi kar>Ila>malarda ve ba>ka

likeye attldiiiJ. ya da bozuldugu >artlarda ortaya <;Ikan kan>madir.

cisimlerin onun bedeni uzerindeki eylemlerinde varolabilir. 0 halde,

Gittikc;e daha da ne>elenerek, haklt oldugunu gostermek amac1yla,

eger Adem varolmu>sa, mutlak bir yetkinsizlik ve mutlak bir upuy-

Spinoza Adem ornegini kendince inceledi. lc;inde ya>amakta oldugu'路路

gunsuzluk tarzmda varolmu>tur. Bir bebegin tesadufi kar>Ila>malara

muz ko>ullarda, yalmzca tek bir

id~a

28

turune, duygulam> idealarma

birakilmi> tarzmda varolmu>tur Adem ancak; meger ki korunaklt bir 29


GILLES DElEUZE

SPlNOZA 0ZERINE BIRINCl DERS

ortamda olsun. Bu konuda c;ok fazla konu>tum. Ne demektir, korunak~l

bir ortam?

Duygulam, idealanyla ilgili olarak yeni bir s1mfland1rma yapmamiZ laz1m: iki tur duygulam> ideas1 vard1r: Birincisi kenclime 6zgi'! ka-

Kotuluk kotu bir kar>Ila>madir; ne demek bu? Spinoza, Hollandahyla surdurdugu 'mektupla,masmda >unlan yazdt: Hie; durmadan

rakteristik bagmnmla uyu>an ya da onu destekleyen etkinin ideas1d1r. lkincisi ise, benim karakteristik bagmnm1 bozan veya meneden .etki-

onume Tann'mn Adem'e elma)'l yemeyi yasaklamas1 ornegini c;1kanp

nin ideas1d1r. Bu iki duygulam> ideas! tipine ajjectus'taki iki varyasyon

duruyorsun. 've buna bir ahlak yasas1 ornegi olarak yer veriyorsun. Ilk

hareketi, varyasyonun iki kutbu tekabUl edecektir: Birinci durumda

yasak. Soma devam etti: Ama olup biten hie; de boyle degildir. Spino-

eyleme kudretim artar ve ben bir sevinc; ajfectus'u tadanm; oteki du-

za, Adem'in oykusunu bir zehirlenme oykusu olarak yeniden yazmaya

rumdaysa eyleme kudretim azahr, ben de bir uzuntu affectus'u hisse-

giri>ti. Gerc;ekte ne olmu>tu? Tann Adem'e hic;bir >eyi, ama hic;bir >eyi

derim. Ve tUm tutkulan, en ince aynnt1lanna varmcaya kadar. bu iki

yasaklamad1. Ona bir vahiy indirdi. Adem'i, elma cisminin, Adem'in

temel duygudan turetecektir Spinoza: Eyleme kudretimin artmas1 ola-

bedeninin olu>umu uzerindeki zararh etkisi konusunda uyard1. Ba>ka

rak sevinc; ve eyleme kudretinin azalmas1 ya da bozulmas1 olarak u-

terimlerle soylersek, elma Adem ic;in bir zehirdir. Elmanm bedeni oyle

zUntU. Bu, her $eyin, ister cisim ister ruh olsun, karrria$Ik bir karakte-

bir karakteristik bagmnya gore varolur ki, Adem'in bedeni uzerinde

ristik bagmnyla tammlanchg1 anlamma gelir. Fakat cisim veya ruh, her

ancak Adem'in bedeninin bagmns1m bozacak >ekilde eyleyebilir. Ve

>eyin belli bir etki alma kudretiyle tanunlandigml da soylemem gere-

eger Adem'in Tann')'l dinlememek gibi bir kabahati olduysa, bunun nedeni ona itaat etmemesi degil, hic;bir >ey anlamamas1yd1. Bu durum

kir. Her >ey, sanki her birimizin kendine ozgu bir etki alma kudreti varm10 gibidir. Hayvanlardan bahsedecek olursak, Spinoza guc;lu bir

hayvanlarda da vard1r: Baz1lan kendileri ic;in zehir alan 0eylerden uzak durmalanm saglayan ic;gi'!di'!lere sahiptir; ama baz1lan da vard1r

ti'!rler degildir; turler ve cinsler tamamen bulamk mefhumlard1r; soyut

ki, boyle bir ic;gi'!duye sahip degildir.

idealard1r. Onemli alan >udur: Bir cisim neye muktedirclir? Bu nokta-

>ekilde diyecektir ki, hayvanlarda onemli alan >ey hie; de cinsler veya

Benim路 bedenimi tadil ederken, benim uzerimde eylerken benim

da, bUtUn felsefesinin en temel sorulanndan birini atar onaya (6nce-

kendime ozgi'! bagmnmla, bedenimin karakteristik bagmnsiyla bile,e-

sinde Hobbes ve ba>kalan da var tabit): Tek onemli mesele, bir cismin

cek bir bagmnya sahip alan cisimle kar,1la,ng.mda ne olup biter peki?

neye muktedir oldugunu bile bilmiyor olmam1zd1r; ruh ve zihin uzeri-

0 zaman eyleme kudretinin armgm1 soylerim; en azmdan bu bagmn-

ne o kadar gevezelik ederiz, ama bir bedenin veya cismin neler yapa-

ya gOre artml$tlf. Benim Uzeri~de eylerken benim bagmnlanmdan bi-

bilecegini bilmeyiz. Bir cisim onu olu>turan bag.nnlann toplam1yla ve-

rini ~eya kendime 6zgi'! karakteristik bagmt1m1 bozan veya meneden

ya aym kaplya <;lkmak uzere, duygularuna, etkilemne kudretine gore

bir bagmt1ya sahip cisimle kar>Ila>tlilfm zaman diyecegim ki, eyleme

tammlanmahd1r. Bir cismin etki alma kudretini bihnediginiz sUrece,

--affe~颅

bunu yalmzca tesadufi kaq;tlaomalarda ogrenebilecek durumda kaldig.mz si'!rece, bilgece bir hayatmlZ olamaz, bilge olamazsmiZ.

路 gi'!cum azald1, hatta mahvoldu. Burada iki temel duygumuzu

tus- buluyoruz: Dzuntu ve Sevin<;. 30

31


GILLES DELEUZE SPlNOZA 0ZER1NE BlRlNCl DERS

Gucunuzun neye yettigini bilmek. Ama hi<; de bir ahlak sarunu alarak degil; her ~eyden once fiziksel saru a!arak, cisim veya beden ile ruha sarulacak bir saru alarak. Cisimde temelde gizli bir

~ey

vard1r:

Uzun uzun -insan tlirtinden, insan 1rkmdan bahsedilebilir; ama bu be-

denimizi etkilemeye neyin muktedir aldugunu, bedenimizi bazmaya neyin mukteair aldugunu ogretmeyecektir. Tek mesele bu etki alma kudretidir. Bir kurbaga}'l bir mayiUundan ayiran nedir? Spinaza'ya gore, bu asia ture ya da cinse ait karakterler degildir. Aym duygulam~足 lara muktedir almayi~land1r. Demek ki, her hayvan i<;in, ger.;ek duygu haritalan, hayvanm alabilecegi etkilerin haritasm1 <;>karmak gerekir. lnsanlar i<;in de durum aymd1r: Su insamn alabilecegi etkiler. Bu naktada, kulturel ve taplumsal farklara bagh alarak insanlarm aym etkileri alamayacaklan hemen fark edilebilir. Baz1 devletlerin Guney Amerika Yerlilerini yak etme yontemlerinden birinin, Yerlilerin ge.;tikleri yallara griplilerin elbiselerini, hastanelerden toplanm1~ giysileri b1rakmak aldugu yaygm alarak bilinen bir ~eydir. C:linku Yerliler grip etkisine dayanamayataklardL

Ate~Ji

si-

laha bile ihtiya.; kalmadan, sinek gibi yaketmeye .;ah~m,.Jar Yerlileri.

cinsine veya turune ait belirlenimlerden <;ak farkh bir ~eydir. Duygulanma, etkilemne kudretinin iki farkh ~ekilde i~leyebilecegini goruyarsunuz. Zehirlendigim zaman, etki alma kudretim kesinlikle i~lemi~ alur. Ama oyle i~lemi~tir ki, eyleme kudretim s1flra yakla~1r; yani engellenir. Sevindigim zamansa, yani bagmt1s1m benimkiyle bile~tiren bir cisimle kar~da,ng>m zamansa, etki alma kudretim yine i~lemi~tir ve yine eyleme kudretim artml~Ur. Ama nereye dagru? Kotu bir kar~1la~ma durumunda, tum varalu~ kuvvetim (vis existendi) yagunla~arak, ~u hedefe dagru yonelir: Bana etki eden cismin etkisini geri itmek i(:in cismin izini ku~atmak. Bu yiizden eyleme

kudretim aym aranda azalacakur. Bunlar <;ak samut ~eyler: Ba~1mz agnyar ve ~oyle diyarsunuz: Okuyam1yarum bile. Varolma kuvvetiniz migrenin izini oylesine ku-

~atml~Ur ki bu durum tali bag>nulanmzdan birinde de degi~iklikler dagurur. Kendisini butunuyle migrenin izini ku~atmaya verdigi i<;in eyleme kudretiniz a aranda azalacakur. Aksi durumda "hey be, ne kadar iyi hissediyarum kendirni" dediginizde ve kendiuizi memnun his-

ya~ayama足

settiginizde, kendioizi memnun hissetmenizin bir nedeni de sizinle

}'lZ. lnsan turu, insan cinsi ya da 1rh, Spinaza diyecektir ki bunlarm

kan~an cisimlerin, bunu sizin bagmtmiZa uygun bag>nulara veya ~an足 lara gore gen;:ekle~tirmi~ almaland1r.

Bizim durumumuzda benzer, orman

~artlannda

pek uzun

hi.;bir onemi yak, birinin a!abil~cegi etkilerin listesini <;1karmad1k<;a. Kelimenin tam anlamiyla alabilecegi, yakalanabilecegi hastahklar da daatlanyla'L?lerde kullamlan hizmet beygirlerinin

Bu durumda size etki eden cismin kudreti sizinkiyle, eyleme kudretinizi aruracak ~ekilde kari>lL Her iki durumda da etki alma kudre-

aym turden alduklan a<;Iktlr; bunlar aym .turun iki farkll <;e~ididir. Yine de alabilecekleri etkiler .;ak farkhd1r. Hastahklan kesinlikle farkll-

le~ir ki, bir durumda eyleme kudretiniz S1f1ra dagru iner, digerinde ise

hil a!mak uzere.

Yan~

dir, etki alabilmekabiliyetleri tamamen farkhd1r. Ve bu

bak1~

a<;Ism-

dan, bir hizmet beygirinin, bir yan~ atmdan <;ak bir okuze yakm aldt;gunu soylemek gerekir. Demek ki, etalajik etki haritas1 hayvanlann

tiniz tamamen ger.;ekle~mio alacaktlr. Ama bu oyle bir tarzda ger<;eksonsuza dogru artar.

Sansuza m1? Dagru alabilir mi bu? Ku,kusuz hayir; <;unku bizim seviyemizde varolma kuvvetleri, etki alma gu<;leri ve eyleme kudretleri zarunlu alarak sanludur. YalniZca Tann mutlak alaraksansuz kudrete

32 33


GILLES DELEUZE

SPlNOZA 0ZERINE BlRlNCl DERS

sahiptir. Giizel, ama bazt smtrlar ic;inde kalmak ,arnyla, sahip oldu-

bu oran degi>ti; yani felsefede hic;bir >ey, ama mutlak olarak hic;bir >ey

gum duygulam> idealarma bagh olarak, eyleme kudretimin varyasyon-

bilmiyorsunuz; daha c;ok renk gibi somut >eylere dair bir vukufunuz

larmm birinden digerine gec;meyi btrakamam. Sahip oldugum duygu-

var. Bir sesin ya da bir imgenin ne oldugunu biliyorsunuz.

lam> idealarma ve yaptli\lm kar>tla>malara bagh olarak aJJectJ.is'un siirekli varyasyon , <;izgisini terk edemem; oyle ki, etki alma kudretim her an gerc;ekle,mi>, her an i>lemi> olur. Uziintii tarzmda veya sevin<; tar-

Bir felsefe bir tiir kavram sintesayzmdtr; bir kavram yaratmak hie; de ideoloji degildir; bir kavram bir hayvandtr. ~imdiye

kadar tammladti\lm tek >ey, yalntzca eyleme kudretinin

zmda i>ler. Her ikisi birden aym anda i>lemelidir, <;iinkii bile>kesi ol-

artmasr ya da azalmasrydr; ya da eyleme gUcU ister artsm, isterse azal-

dugumuz alt-bai\lnttlar diizeyinde, bir parc;amtz iiziintiiden, ba,ka bir

sm, buna tekabiil eden duygunun (ajfectus) her zaman bir tutku olma-

parc;amtz ise sevin<;ten olu,abilir. Bolgesel iiziintuler vardtr; bblgesel

stydl. lster eyleme kudretimi arnran bir sevin<; olsun, ister eyleme kud-

sevinc;ler vardtr. Mesela Spinoza'nm omek olarak verdigi gtdtklanma

retimi azaltan bir UzUntU, bunlarm her ildsi de tutkudur: Sevinc;li tut-

tammt: Bolgesel bir sevin<;. Bu, gtdtklanmadaki her >eyin sevin<; oldu-

kular ya da iiziintiilii tutkular. Spinoza bir kez daha bizi iiziintiilii duy-

gu anlamma gelmez. Bu oyle bir dogaya sahip bir sevin<; olabilir ki,

gularla etkilemek isteyenlerin evrende kunnu> olduklan bir komployu,

bamba,ka bir dogaya sahip bir tahrik, iiziintii, stkmn olan bir tahrik

bir tezgaht if>a etmektedir. Rahip .cemaatin iiziintiisiine ihtiyac; duyar;

gerektirebilir. Etki alma kudretim a>tlmaya egilimlidir. Kendi etki al-

cemaatin kendini suc;h.i hisselmesine ihtiyacr vardrr rahibin.

ma kudretini a>mL? biri ic;in hic;bir >ey iyi degildir. Etki alma kudreti gerc;ekten bir yeginlik ya da yeginlik e>igidir. Spinoza'nm aslmda istedigi, birinin oziinii yegin bir >ekilde, yegin bir miktar .olarak tammlamaknr. Yeginliklerinizi bilmediginiz siirece

Eyleme kudretinin ne oldugunu heniiz tammlamadtm. Kendi duygulam>lanmtz veya aktif duygular kendi eyleme kudretimize sahip olmayt ve >u ya da bu noktada, eylem alamna gec;mek iizere tutku alamndan <;tkabilmeyi varsayar. Bize kalan bunu gorebilmek.

kbtii kar>tla>malarla kar>t kar>tya kalma riski alnndasmtzdtr. lsterse-

Duygulam> idealanndan nastl c;tkabiliriz; eyleme kudretimizin art-

niz >byle diyebilirsiniz: Ne giizel, a>mhk, olc;iisuzliik ... Oysa ortahkta

mast veya azalmasmdan miite>ekkil olan pasif duygulardan nastl <;tka-

hie; de bir olc;iisiizliik yoktur; yalntzca ba,anstzhk vardtr; ba,anstzhk-

biliriz; ko,ullanm!Zln bizi kesin olarak bu diinyaya hapsetmi> gibi go-

tan ba,ka hic;bir >ey yoktur. A>m doz alanlara bir tavsiyedir bu. Bu

riindiigii bir kez soylendikten sonra upuygun olmayan idealar diinya-

tam anlamtyla, topyekiin bir bozulmanm ">'P gec;tigi bir etki alma fe-

smdan nastl <;tkabiliriz? l>te bu noktadan itibaren Etik'i beklenmedik

nomenidir.

bir sahne degi>ikligi olarak okumaya ba>lamak gerekir. Etik bize amk

Ku,kusuz benim ku>ai\lmda, felsefede ortalama olarak c;ok daha

tutkulann kahnadtgt, eyleme kudretinin tiim bu siirekli varyasyonlar-

egitilmi>, c;ok daha bilgiliydik (tabii felsefe yaptyorsak); biina kar>~n

dan gec;mek yerine fethedildigi aktif duygulardan bahsedecektir. Bura-

ba>ka alanlarda, miizikte, .resimde, sinema alanlannda c;ok c;arptct bir

da c;ok kesin bir nokta var: Etik ile Ahlak arasmda temel bir [ark var-

kiiltiirsiizliik hakimdi. lzlenimim o ki, aramzdaki c;ogu ki>i a<;tsmdan,

dtr. Spinoza ahlak'yapmaz; c;ok basit bir nedenle: Hic;bir zaman, ne

34

35


SPtNOZA DZERlNE BtRtNCt DERS

GILLES DELEUZE

yapmam1z gerektigini sormaz; her zaman neye muktedir oldugumuzu,

Bir duygulam> ideasmm bir kan>Imm ideas1 oldugunu, yani bir

neyin giiciimiiz dahilinde oldugunu sorar. Etik bir kudret sorunudur;

cismin bedenim 'O.zerindeki etkisinin ideasr oldugunu hatrrhyorsunuz.

hi<;bir zaman bir odev sorunu degil. Bu anlamda Spinoza .;ok derin

Bir mefhum ideasr arnk bir cismin b~denim Uzerindeki etkisiyle ilgi-

bir >ekilde ahlaktan uzaknr. Ahlaki soruna, iyilik ve kotiiliik meselesi-

lenmez. lki cismin karakteristik bagmnlan arasmdaki uygunluk veya

ne gelince; Spinoza mutlu bir dogadand1r, bunlarm ne anlama geldik-

uygunsuzlukla ilgilenen ve bunu konu alan bir idead1r. Eger boyle bir

lerini bile bllmez. Onun anlad1g1 iyi veya kotii kar,Ila>malar, kudretin

idea varsa - hen'O.z var olup olmad1gim bilmiyoruz, ama varolamaya-

artl>I. ve azah>1d1r. 0 etik yapar, hi.;bir. >ekilde ahlak degil. Nietzsche

cagr sonucuna vanncaya kadar her $ey tammlanabilir ve buna nominal

Uzerinde bu kadar etkili olmasmm nedeni budur.

tamm denir. Diyecegim ki, mefhumun nominal tammr, onun bir cis-

Bu duygulam~ idealarmm dunyasma, sevinc; ile Uz'O.nt'O.n'O.n bu s'O.-

min 6teki Uzerindeki etkisini, yani iki cismin kan.?rmmr temsil etmek

rekli duygusal varyasyonlanna tumuyle kapanlm1> haldeyiz; eyleme

yerine, iki cismin karakteristik bag>nnlan arasmdaki i<;sel uygunluk

kudretim kah artar, ~amam, kah azahr; ama ister artsm ister azalsm yi-

veya uygunsuzlugu temsil eden bir idea olmas1d1r.

ne tutku i<;inde kahyorum, .;unkii her iki durumda da, ona malik de-

Omek: Eger arsenik denen cismin karakteristik bagmtrsr ve insan

gilim: Henuz eyleme kudretimden ayn)'lm. Eyleme kudretim arttlgm-

bedeninin karakteristik bagmus1 uzerine yeterince bilgi sahibi olsay-

da bu ondan goreli olarak daha az ayn oldugum anlamma gelir veya

dim, bu iki bagmtmm ni.;in birbirine U)'lllad1gma, arsenigin, kendi ka-

tersi. Ama eyleme kudretimden bi.;imsel olarak ayri)'lm; ona malik de-

rakteristik bagmusma gOre bedenimin karakteristik bagintismr nic;in

gilim. Ba>ka terimlerle soylersek, kendi duygulanmm, ald1g>m etkile-

bozduguna dair bir mefhum olu>turabilirdim. Zehirlendim, oluyo-

rin nedeni degilim; ve kendi duygulanmm nedeni olmad1g>m i<;in, on-

rum ...

Jar bende ba>ka bir >ey tarafmdan iiretilir: 0 halde ben pasifim, tutku dunyasmda)'lm. Ama mefhum idealan ve 6z idealan da var.

Goruyorsunuz ki, duygulam> idealanndan farkh olarak mefhum, 路 bir cismin ba,kastyia di>sal kan>Iml veya bir cismin digeri uzerindeki etkisinin yakalanmas1 degildir; mefhum nedenin kavranmasma ylik-

Mefhum: Nedenin Kavranmasma Baglr Olarak Upuygun Olan Dii搂iinme TafZ! Daha mefhum. idealan seviyesinde bile, bu dunyadan kurtulma

seltilmi>tir. Kan>Im >U ya da bu etkiye sahipse, bunun soz konusu iki cisim arasmdaki bagmtmm dogasma, cisimlerden birinin bagmnsmm

digerininkiyle nas1l bile>tigine bagh oldugunu kavramaknr. Her za-

umudu hasii olacaknr. Tamamen bogulmu> haldeyiz, mutlak bir kud-

man bagmt1lann bile>imi s6z konusudur. Zehirlendigimde bu, arsenik 路

retsizlik dunyasma hapsedilmi>iz; eyleme kudretim artsa bile bu bir

cisminin benim bedenimin parc;alarmr, beni karakteriie eden bagmtl-

varyasyon dizisine bagh olarak gen;ekle>iyor; hi.;bir >ey, sokag>n k6>e-

dan ba>ka bir bag>nnya ge.;meye zorlad1g> anlamma gelir. 0 anda, be-

sinde kafama bir sopa yiyerek eyleme kudretimin yeniden dii>meyece-

denimin par.;alan, arsenikle tamamen bile>en, arsenigin dayatng> yeni

ginin garantisini vermiyor.

bir bagmnya girer; arsenik ise mutludur, benimle beslendigi i<;in. Ar36

37


GILLES DELEUZE

SPINOlA 0ZER1NE B1R1NC1 DERS

senik sevin<;li bir tutku ya;;ar, <;imkii Spinaza'mn pek giizel soyledigi

kanonrmaytn. Spinaza anak mefhumu hep >6yle tammlar. Bu, tum ci-

gibi, her cismin bir ruhu vardtr. 0 halde arsenik sevin<;lidir, ben ise,

simlere ya da <;ak saytda cisme -en az iki- artak _alan, hem biitunde

haliyle hi<; oyle degilim. Bedenimin par<;alanm kendi bagmtlSlyla bile-

hem par<;ada artak alan ideadtr. Oyleyse tiim ruhlarda artak alan ar-

>en bir bagmnya ge<;meye zarlad1 arsenik. Ben ise, iizguniim, olmek

tak mefhumlar kesinlikle vardtr, ama bunlann tum ruhlarda artak ol-

Uzereyim. Mefhumun, eger ana eri$ebilirseniz, harika bir i$ aldugunu

masi, ancak 6nceden tUm cisimlerde artak alan bir .?eyin idealan al-

goriiyorsunliz degil mi?

malan ol<;iisiindedir. Demek ki bunlar hi<; de soyut mefhumlar degil-

Analitik geametriden uzakta degiliz. Bir mefhum hi<; de sayut de-

dir. Peki tiim cis)mlerde artak alan 0ey nedir? Mesela hareket veya su-

gildir; <;ak, ama <;ak samuttur: Su beden, bu beden. Kendi karakteris-

kunet halinde almak. Hareket ve siikUnet tum cisimlerde artak aldu-

tik bagmnma gore hazzetmedigimi soyledigim >eyin ruhunun ve cis-路

gu soylenen mefhumlarm nesnesi alacakur. Demek ki iki cisimde veya

minin karakteristik bagmnsma sahip alsaydtm, her >eyi kavrardtm; nedenlerden aynlmt> etkiler yerine nedenleri bilirdim. 0 zaman bir

iki ruhta artak alan bir 0eye i0aret eden anak mefhumlar vardtr. Mesela sevdigim birisi.路 Bir kez daha, burada artak mefhumlar sayut de-

upuygun ideaya sahip alacaknm. Birinden neden hazzetmedigimi bil-

gildir, tur ve cinslerle hi<;biralakalan yaktur, bu yalmzca bir<;ak ci-

digimde de aym >ey ge<;erlidir. Ornek alarak hep yeme-i<;me i>lerini

simde veya tUm cisimlerde artak alan $eyin dile getirilmesidir. Kendisi

ahyarum; ama a>k meselelerinde de degi0tirilecek tek bir sanr bile

de <;akh.ik almayan tek bir cisim bile bulunmadtgt i<;in, her cisimde

yak. Bu hi<; de Spinaza'nm aokl yeme-i<;me gibi gordiigu anlamma gel-

anak bir oeylerin veya mefhumlann. bulundugu soylenebilir. Burada

mez; gorseydi yeme-i<;meyi de a0k gibi gorurdu. Strindbergvari bir a>k

oU saruyla tekrar karol kar>tya kalmz. Bizi hep kanotmlara mahkum edenbu durumdan nastl kurtulabiliriz?

meselesini ele aim; bagmnlar <;6ziiliir ve yeniden ba0lamak iizere, yeniden bile0ir. Affectus'un bu surekli varyasyanu nedir ve baz1 uyumsuzluklar bazllarma nas!l uygun dii>er? Ni<;in baztlan belirsizce tekrarlanan bir a0k sahnesinde rahat edip ya>ayabilirler ancak? Sanki serin bir du> alm10 gibi pkarlar aradan. Bir mefhum ideast ile bir duygulam0 ideast arasmdaki farkt anladtmz. Bir mefhum ideas1 zarunlu alarak upuygundur, <;unkii nede.nlere bagh bir bilgidir. Spinaza burada mefhum terimini yalmzca bu ikinci idea路 tU.rUnU belirtmek i(:in kullanmaz, artak mefhum (notione commu-

Bu naktada Spinaza'mn metinleri <;ak karma>tkttr. Bu <;tkl>t ancak >U yaldan kavramaya <;ah0abiliriz: Tesadiifi kar0!la0malara bagh alarak etki aldtgtmda, kabaca soylemek gerekirse ya iiziintuyle ya da sevin<;le duygulanmiOtmdtr. Dziintuyle duygulandtgtmda eyleme kudretim azahr, yani bu kudretten daha da uzakla0mm. Sevin<;le duygulandtgtmda ise kudretim artar, yani bu kudreuen daha az aynlmm. Buraya kadar iyi. Eger kendinizi iiziintiiyle duygulanmt> alarak ele ahrsamz samyarum ki her oey berbamr, <;ak basit bir nedenden dahyt <;1k10 yaktur: Eyleme kudretinizi azaltan uziintiideki hi<;bir oey, uziintii i<;inden hi<;-

nis) terimini de kullamr. Bu terim <;ak muglaktir. Acaba butiin ruhlar-

bir .?ey sizi, s~e UzU.ntU etkisi veren cisimler ile bedeninizde anak ala-

da artak anlamma m1 gelmektedir? Evet ve haytr, Spinaza'da bu nak.ta

bilecek herhangi bir 0eyin mefhumunu alu 0turmaya yon,eltemez. <;:ak basit bir nedenle, sizi uzuntuyle duygulanduan cisim, ancak sizin ba-

<;ak hassasur. Ama her durumda artak mefhumu soyutlamayla asia 38

. 39


GILLES DELEUZE

gmnmza uygun olmayan bir bagmnya gore iiziintuyle duygulandtrabilir sizi. Spinoza <;ok <;ok basit bir >ey soylemek istemektedir: Ozuntu insam zeki ktlmaz. Ozuliince hap1 yutmu,sunuz demektir. l>te bu yiizdendir ki iktidarlar yonetilenlerin uziintiilerine ihtiya<; duyar. Endi>e hi<;bir zaman zeka ya da canhhk kiiltiiriiniin oyunu olmaml>tlr. OzUntU etkisi aldtgt.mz her durumda bir cisim bedeniniz Uzerinde, bir • ruh ruhunuz iizerinde sizin bagmnmza uygun olmayan bir bagmnya gore ve bagmtmua. uygun ohnayan ko>ullar altmda eyliyor demektir. 0 andan itibaren uziintiideki hi<;bir >ey si.Zi bir ortak mefhum olu>turmaya, yani iki cisim ve iki ruh arasmda ortak alan bir ~eyin mefhumunu olu>turmaya gotiiremez. Spinoza'mn soyledigi >ey bilgelik doludur. l>te bu yiizden olumu dii>iinmek en berbat >eydir. Olum uzerine meditasyon olarak >ekillenen tum felsefi gelenegi kar>Isma ahr. Onun formUlU ~udur: Felsefe hayat Uzerille bir meditasyondur, OlO.m Uzerine degil. Elhette, <;unku oliim her zaman kotii bir kar,lla>madlr.

1 ~

SPINOZA 0ZER1NE BlRlNCl DERS

za'nm UzUntUlU tutkular listesi sonsuzdur; i~i her tD.r telafi ideasmm uziintu tutkusu, her tiir kibir ideasmm su<;luluk i<;erdigine kadar var-

dmr. Bu Etik'in en harikulade anlanndan biridir. Sevin<; duygulan sanki bir tramplen gibidir. Sevin<; duygulan, sadece uzuntiiler olsayd1 asla a~amayacagmtz bir ~eyin 6tesine gec;menizi saglar. Etki alan cisimle, etki eden cisimde ortak olan >eyin mefhumunu olu>turmaya sizi te>vik eder. Burada <;uvallayabilirsiniz, ama ba,anh da olabilirsiniz ve zeki olursunuz. Hem Latincede ilerleyen hem de aym zamanda a>Ik olan biri ... Seminerlerde bunu gordiik. Bu neye baghd1rl Nas!l ilerleme kaydedebilirizl llerleme hi<;bir zaman homojen bir <;izgi iizerinde ger<;ekle>mez; orada ilerlememizi saglayan >ey buradaki <;ok ufak bir >ey olabilir; sanki ku<;uk bir sevin<; tetigi <;ekmi>tir. Yeni bir harita ihtiyactyla kar~t kar~tya}'lz: Burada 6nUmUzUn ·ac;dmaSt ic;in orada ne · olup bitmi>tirl Kii<;iik bir sevin<; sizi iizuntiilu duygulan siipiiriip atan veya onlarla miicadele halinde olan ~ir somut idealar dunyasma flrlanr. I urn bunlar surekli varyasyondan kaynaklamr. Ama ayn1 zamanda bu sevin<; bir baktma bizi surekli varyasyonun d1>ma dogru da iter; hi<; degilse bize bir ortak mefhum edinme kuvvesini verir. Bu durumu

Ba>ka bir vakaya ge<;elim: Sevinde duygulandmtz. Eyleme kudretiniz arm, ama bu henuz ona malik oldugunuz anlamma gelmez; sevin<;le duygulanm1> olduguiluz olgusu size bu >ekilde etki eden cismin veya ruhun, sizinkine baglanan, sizinkiyle bile>en bir bagmnya gore etki etmi> oldugu anlamma gelir. Bu hem a>k hem de yeme-i<;me formulu i<;in ge<;erlidir. Bir sevin<; duygusunda size etki eden cisim, kendi bagmnsm1 sizinkiyle bile>tirerek etki eder, sizinkini da!';!tarak degil. 0 andan itibaren bir ~ey sizi, size etki eden cisim ile bedeninize, size etki eden ruh ile ruhunuza ortak alan bir ~eyin mefhumunu olu!?turmaya gotiiriir. Bu anlamda sevin<; adam1 zeki yapar. Burada <;ok eglenceli bir incelikle kar>• kar>Iya oldugumuz hissediliyor; geometrik olsun blmasm, Spinoza yontemiyle bunu <;ok rahat gosterebilir. Ama burada bir tur ya>anmt> deneyime apa<;1k bir <;agn da vardtr. Bir algilama tarzma, dahast, bir ya,am tarzma apa<;1k bir <;agn vardtr. Dzuri: tulu tutkulara yonelik bir nefrete onceden sahip olmak gerekir. Spino-

<;ok somut bir >ekilde kavramak gerek. Bunlar <;ok bolgesel inceliklerdir. Ortak mefhum olu>turma}'l ba>anrsamz, >U ya da bu ki>iyle, >U ya da bu hayvanla ba!';!ntl i<;inde oldugunuz her noktada 'iOyle dersiniz: Nihayet bir 'iey kavrad1m, dune gore daha az aptahm. "Kavrad1m." Bunu dediginiz baz1 zamanlarda tam da ortak bir mefhum olu>turdugunuz anda olabilirsiniz. Bum.i <;ok bolgesel olarak olu>turdunuz, bu size tum ortak mefhumlan vermi'i degil. Spinoza hi.;· de bir rasyomilist gibi du,unmiiyor. Rasyonalistlerde aklm dunyast v~rdu ve idealar vard1r. Eger bir ideanu varsa ku,kusuz tum idealara sahipsinizdir: Akllhsmudtr. Spinoza akllh olmamn veya bilge olmamn bir olu'i meselesi oldugunu dii>uniir. Bu, akll kavrammm i<;erigini tumuyle degi>tirir. Bize uyan kar'illa,malar yapma}'l bilmek gerekir. Kimse kendi etki alma

i

40

I J!

41


GILLES DELEUZE

SPINOlA 0ZER1NE BIRlNCI DERS

kudretini a>an bir >eyin kendisi i<;in iyi olup olmad1gint hic;bir zaman soyleyemeyez. En giizeli smularda ya>amaknr. Kendi etki alma kudre-

yorsunuz, temel bagmnlanmz, karakteristik bagintllanmz bakimmdan

Bir sevin<; tad1yorsunuz. Bu sevincin sizi ilgilendirdigini hissedi-

tinin Simrmda. Ama bunun bir sevin<;li sm1r olmas1 ~arnyla, <;UnkO. bir

onemli alan bir >eyle ilgili. Orada bunu bir tramplen gibi kullanmah-

sevin<; sm1n vard1r, bir de UzUntO. s1mn; ama etki alma kudretinizi

smtz, bir mefhum ideas1 olu~turmak i<;in. Bana etki eden cisim·ile be-

a>an her >ey c;irkindir. Goreli olarak c;irkin. Sinekler ic;in iyi alan, sizin

denim hangi bakimdan birbirine uyar? Bana etki eden ruh ile benimki

ic;in iyi alma)< zorunda degildir.

hangi bakimdan birbirine uyar? Tabii ki tesadufi kar>•la,malar ac;•sm-

Aruk soyut mefhumlar yoktur, gene! olarak insan ic;in iyi alan hic;-

dan degil, bagmnlarmm bile>mesi ac;1smdan. Boylece genellikle yaplla-

bir formiil yoktur. Onemli alan, sizin kendi kudretinizin ne oldugu.

mn tam tersini yap1yoruz. lnsanlar genellikle mutsuzluklannm topla-

D. H. Lawrence dogrudan Spinozac1 bir >ey soyliiyordu: Etki alma

mtm yaparlar; nevrozun ya da depresyonun ba,ladtgl nokta toplama

kudretinizi a>an, uzakta alan yeginlik kotiidiir (bakm1z oliimiinden

yapmaya koyuldugumuz andtr: Lanet olsun o var, bu var. Spinoza ter-

soma ya)'lmlanan yazllar). Bu zorunludur: Gozlerim ic;in c;ok yegin

sini 6nerir. OzUntUlerinizin toplamm1 yapmak yerine, sizi ger<;ekten

alan mavi ic;in bana.kimse giizel dedirtemez. Ba>ka biri ic;in giizel ola-

ilgilendirdigini hissetmeniz ko;;uluyla bblgesel bir kismi sevinc;ten ha-

bilir. Herkes ic;in iyi alan da vard1r diyeceksiniz bana ... Evet, c;iinkii

rekete ge<;in. Bunun Uzerinde ortak bir mefhum

etki alma kudretleri bile>irler. Kainatm biitiiniiniin etki alma kudreti-

iizerinde kismi olarak kazanmaya, bu sevinci ya)'lllaya c;ah>thr. Bu ya-

ni tammlayan bir etki alma kudretinin oldugunu varsayacak olursak,

~am al~surmas1dn. Ozl1ntl1lerin payim azalup sevincin payim <;ogalt-

bu pekala miimkiindiir, c;unkii bagtnUlar sonsuza kadar bile>ebilir,

maya c;abalamaknr ve >U harika darbeyi vurmaya yoneliriz: Su ya da

ama herhangi bir diizende degil tabii ki. Benim bagmt1m arseniginkiy-

bu cisimle bedenim arasmdaki uyum baginnlanna gonderen ortak

le bile>mez; ama bu ne yapabilir? Elbette bana c;ok >ey yapabilir, o an-

mefhumlardan aruk yeterince eminiz; aym y6ntemi UzU.ntUye de uy-

da bedenimin parc;alan arseniginkiyle bile,en yeni bir bagtntlya tabi

gulamaya c;ah,acagtz. Ama bu uzuntiiden yola <;lkarak yaptlamaz. Su

hale gelm~tir. Bagtnnlann hangi diizende bile>tiklerini bilmek gere-

ya da bu cismin neden uyum ic;inde degil de uyumsuzluk ic;inde ol-

kir. Eger biitiin kainatm baginnlannm hangi duzende bilqtiklerini

duklanm ya,amsal biqekilde kavramam!Zl saglayacak ortak mefhum-

bilseydik, kainatm biitiinii ic;in bir etki alma kudreti tammlayabilirdik;

lan olu>turmaya c;abalayacagtz. Bu arttk surekli bir varyasyon olamaz,

bu kozmos olurdu, cisim ve ruh olarak dunya olurdu. 0 andan itiba-

bir c;an egxisi haline gelir.

olu~turulur,

bunun

ren biitiin diinya, bile,en bagmnlann diizenini takiben tek bir cisim

Sevinc;li tutkulardan yola <;tk1yorsunuz. Eyleme kudretindeki artt>;

olurc\u yalmzca. 0 andan itibaren elinizde tam anlam1yla evrensel bir

bunu birinci tipten, bedenim ile beni sevinc;le duygulandtran cisimde

etki alma kudreti olurdu: Tann, bir nede~. olarak kainatm biitiinii alan Tann dogas1 icab1 evrensel bir etki alma kudretine sahiptir. Sp\noza'nm Tann ideasm1 oldukc;a tuhaf bir >ekilde kulland1gim soyle~

ortak alan >eyin mefhumunu olu>turmak ic;in kullanacaksuuz, canlt ortak mefhumlarmtzt en yiiksek olc;iide yayacak ve soma yeniden iiziintuye dogxu ineceksiniz. Bu defa >U ya da bu cismin bedeninize,

meye bile gerek yak. 42

43


Glll..ES DELEUZE

>U ya da bu ruhun sizinkine niye uymadtgmt kavramak i<;in, olu>tur-

1 I

SPlNOZA 0ZER1NE BIRlNCl DERS

on sayfa vard1r. Hani bilirSilliz, seyircileri tedirgin eden g6steriler-

den ...

dugunuz ortak mefhumla birlikte. 0 anda arnk upuygun bir ideada oldugunuzu soyleyebilirsiniz,

Ya>lanma)'l bilmek >eylerin ve oteki cisinilerin sizinkine hangi ba-

~unku aslmda nedenlerin bilgisine ge<;mi> bulunuyorsunuz. Daha

krmd~n

>imdiden felsefenin i<;inde oldugunuzu soyleyebilirsiniz: Hesaba kanl-

ula~abilmektir.

mast gereken tek >ey var: Ya,am tarzlan. Hesaba kanlmast gereken tek

turu bulmamz, hayata taklhp kalmamantz gerekir. Bu bir bilgeliktir:

>ey var: Hayatm meditasyonu; ve felsefe hayata dair meditasyondan

"Ya,asm hayat" dedirten saghgtn iyi olmas1 degildir; hayata yapt>ma

ba>ka bir >ey olamaz, olume dair bir meditasyon olmaktan r;ok uzak-

iradesi de degildir. Spinoza hayranhk verici bir >ekilde olmeyi bilrrii>c

nr; olumu nihayetinde bendeki goreceli olarak en kur;uk bagmnya et-

tir. Neye muktedir oldugunu o r;ok iyi biliyordu; diger filozoflara bo>

ki edebilir hale, olumu yalmzca kotu bir kar,tla,ma ya,ama haline ge-

vermeyi r;ok iyi biliyordu; Leibniz gelip ondan el yazmalan pan;alan

tirmeye r;ah>ma i>idir felsefe. Basitr;e iyi bilinir ki beden yoruldugu ol-

a>mm>, sonra da kendisinin oldugunu soylemi>ti. <;:ok ilgin<; hik~yeler

r;ude kotu kar>tia>ma olaslitgt artar. Bu bir onak mefhumdur; bir

vardtr. Tehlikeli bir adamd1 Leibniz. Bu ikinci duzeyde, bagtnnlann

uyumsuzluk ortak mefhumu. Genr; oldl.)gum surece, Olum hakikaten

bile>tigi ve mefhum ideaya ula>tlan bu duzeyde bitiriyorum. Ve bir

dt>andan gelen bir >eydir; hakikaten dt>sal bir kazadtr, arazdtr; bir i<;

kez daha tekrarhyorum: Asia soyut degildir, r;unku bunun tumuyle

uymadrklanm ortak mefhumlarm size kavratacaklan zamana 0 zaman kac;rmlmaz olarak ya~amza ait yeni bir cazibe

hastahk olmadtgt surece. Onak bir mefhum yoktur; buna kar>m bir

olaganustu canh bir giri!;im oldugunu hep soylemeye r;ah>tlm. Tutku-

beden ya>landtgtnda, eyleme kudretinin azald1g1 da dogrudur: Daha

lann dt>ma pknk, eyleme kudretine bi<;imsel olarak nastl malik olu-

dun yapabilecegimi arnk yapamtyorum; bu beni gerr;ekten buyliluyor.

nabilecegini ogrendik. Soyut idealar olmayan, gerr;ek anlamtyla ya>am

Ya>lanmadaki buylileyici >ey, eyleme kudretindeki bu azalmadtr. Ha-

kurallan alan mefhumlarm olu>umu bana eyleme kudretinin mulkiye-

yat baktmmdan bir palya<;o nedir? Kesin olarak soylemek gerekirse

tini veriyor. Ortak mefhumlaT ikinci bilgi tllrUdUr.

ya>lantna)'l kabul etmeyen bir tiptir o; yeterince htzh ya>lanma)'l bilmez. <;:ok htzh da ya>lanmamak gerekir, r;unku bu ba>ka bir tur palyar;oluktur. Ya>h rolu yapmak. Ne kadar ya>lamhrsa o kadar az kotu

l

kar>tia>malar yapmak istenir; ama genr;ken kotu kar>tia>malar riski

1'

daha kolay goze ahmr. Eyleme kudreti ya>lanmaya bagh olarak azaldt-

1

i\1 ol<;lide, etki alma kudreti <;e>itlendigi surece, buna pabu<; btrakmaY'P gen<; rolu oynamak isteyen bir tip buylileyicidir. Bu r;ok uzuntu verici bir >ey. Fitzgerald'm bir romamnda buylileyici bir pasaj var: "Su路,, Kayagt Numarast." Ya>lanma)'l bilmemek ustune olaganustu glizellikte

44

6z, SafYeginlikler Diinyasma Eri搂im Oc;UncllsllnU kavramak ic;in Once ikincisini kavrarrp.~ olrhak gere-

kir.. U<;uncusune r;tkmt> alan Spinoza'dan ba>ka kimse yok. Ortak

.,

mefhumlann ustune ... Dikkat etmi>sinizdir ortak mefhurri soyut degil-

I

se kolektiftir, her zaman bir r;ogulluga gonderir, ama bu ylizden daha

l '

az bireysel de degildir. Bu, >U ve bu cismin, son tahlilde tum cisimlerin uyumlu olmalannm dayimagtdtr. Ama o andan itibaren birey alan

45


11 GILLES DELEUZE

SPlNOZA DZER1NE BlRlNCl DERS

>ey arttk biitun dunyad1r. Oyleyse ortak mefhumlar her zaman birey-

sinde c;ok uzun s(lrmu> bir gelenege baghd1r. Gradus uzamh parc;alara

seldir.

kar>lt. olarak ve onlardan farkh olarak yegin niceliktir. Demek ki her

Bagmulann bile~mesinin 6tesinde, ortak mefhumlan tammlayan

birimizin teki\ OZUTIU bir yeginJik veya yeginlik Slrlln o]arak kavramak

ic;uyumlann 6tesinde tekil ozler vard1r. Hangi farklarla? Beni karakte-

gerekiyor. Tekildir, c;unkil cins ya da tilr olarak ortakhg1m12 ne olursa

rize eden ba&mtl ve bagmulann s1mr durumda benim tekil OzU.mU ifa-

olsun; hepimiz insanlZ mesela, ama ic;imizden hic;biri bir digeriyle aym

de ettiklerini soylemek gerekir. Ama bunlar yine de aym >ey degildir.

yeginlik e>igine sahip degildir. Dc;ilnc(l t(lr bilgi veya 6z ideasmm ke>-

Nic;in? C:unku beni karakterize eden bagmtt- burada soyledigim >ey, Spinoza'mn metninde tam olarak yoktur, yakla>Ik olarak vard1r - evet

fi, ortak mefhumlardan hareketle, yeni bir sahne degi:;ikligiyle, dunyamn bu uc;uncil halkasma ge<;i>le mumknn olacaktlr: Ozier dunyasL

ortak mefhumlar ve beni karakterize eden bagmnlar hala bedenimin

Orada Spinoza'nm deyi>iyle, benim olan tekil oz, Tann'mn olan tekil

uzamh pan;;alanm ilgilendirir. Bedenim sonsuz saYlda uza:mh pan;;adan olu,mu>tur ve bu parc;alar benim ozume tekabul eden >U ya da bu bagmttya tabi olur. Beni karakterize eden bagmttlar omme tekabUI eder, fakat onunla kan:;maz, c;unku beni karakterize eden bagmttlar bedenimin u>amh parc;alanmn hareket ve sukun~t halinde tabi olduklan kurallardan ba>ka bir >ey degildir. Oysa ki tekil bz bir kudret derecesidir, yani benim yeginlik e>igimdir. En alc;ak ve en yilksek arasmda; dogumum ve olumum arasmda, bunlar benim yeginlik e>ilderimdir. Spinoza'mn tekil oz adm1 verdigi >ey, bana oyle geliyor ki bir yeginlikli niceliktir. Sanki her birimiz ozumuze gonderen bir yeginlik kompleksiyle aym zamanda uzamh parc;alanmlZln, ya)'lhmh parc;alanmizm bagmttlanm duzenleyen bagmttlar kompleksiyle tammlailmi>IZ gibi. Aym >ekilde mefhumlara dair bilgim oldugunda, yani cisimler arasmdaki uyum ve uyumsuzluklan uzamh pan;;alan ac;1smdan dUzenleyen hareket ve suk(lnet bagmttlanna dair bir bilgim oldugunda, bir yegin olan ozume hala tam anlamiyla malik degilimdir. Ve Tann, Tann nedir? Spinoza Tann')'l mutlak olarak sonsuz kudret olarak tammladlg.nda kendini c;ok iyi ifade eder. Apk ac;1k kulland1g. t(lm terimler, s6z gelimi derece; Latince derece gradus'dur ve gradus ortac;ag felsefe- 路

bz ve d1:;1m1zdaki :;eylerin tekil ozleri kar>Ihkh bag.nnlan -bunlann

46

herhangi birini bilmek digerlerini bilmeden mumk(ln degildir- ic;inde bilinir. Bu (l<;uncu bilgi t(lril, bir taraftan tum Yahudi mistisizmi gelenegine baglanabilmekle birlikte, diger taraftan Spinoza'ya ozg(l ateist bir mistik deneyim t(lru gerektirebilir. Samyorum ki bu (l<;_(lncu t(lr bilgiyi kavramamn tek yolu >unu yakalamaktan gec;iyor: Kar>lla>ma ve kan~amlann

dUzeninin 6tesinde, karakteristik bagmulara g6rideren bu

oteki mefhumlar safhas1 vard1r. Ama karakteristik bag.nnlarm otesinde de tekil 6zlerin dUnyas1 bulunur. 0 zaman, orada, benim kendime

ozg(l yeginligimin d1:; :;eylerin yeginlikleriyle uyuin ic;ine girdigi yerde, sa[ yeginlikler olarak idealar olu>turuldugunda, i>te o anda uc;uncu tilr bilgideyiz, c;unk(l cisimlerin hepsinin birbiriyle uyu:;mad1g1 dogruysa, bir cisinin ya da ruhun uzamh parc;alanm d(lzenleyen bagmnlar: bak1mmdan, uzamh parc;alann, yani tUm cisimlerin birbiriyle u-

yumlu olmad11i' dogruysa, sa[ yeginliklerin d(lnyasma eri>tiginizde bunlarm hepsinin uyum ic;inde olduklan addedilmi> olur. 0 andan itibaren kendinize yonelik sevginiz, aym zamanda Spinoza'mn dedigi gibi kendiniz d1:;mdaki >eylerin sevgisidir, aym zamanda Tann sevgisi47


GILLES DEIEUZE

dir ye aym ~amanda Tann'nm kendine duydugu sevgidir, vesaire. Bu

mistik noktada beni ilgilendiren i>te bu yeginlikler dunyas1d1r. Orada yalmzca bi<;imsel olarak degil, yetkin bir >ekilde kudretinize maliksiniz. Bu aruk sevin<; degildir. Spinoza bunu adland1rmak ic;in mistik bir terim olan saadet terimini ya da kendine etki anlamma gelen aktif _duygu terim'ini bulur. Ama hala son derece somuttur. 0GfmcU tUr, bir

saf yeginlik dunyas1d1r.

. ll

"Eger her )eye gillen o unlu)ahsiyet asnmtzda ya)amtl olsaydt, muhakkak gulmekten oliirdu. Benim i.;in butun bu jelaketler -Hollanda ile Ingiltere arasmdaki sava)- beni ne gulduruyor ne de aglattyor; daha .;ok, felsefe yapma ve insan dogasmt daha iyi gozlemleme istegi uyandtnyorlar bende."

rl

48

49


! '

iKiNCi DERS Deleuze-Spinoza

20 OCAK 1981

Ezeliyet-Ebediyet, Anltk alma, Sure Affectio ve Affectus Duygulant> ve Duygu Sure. Duygu Kuramt Blyenbergh, Ethika Ozuntu ve Sevinc Nefret. Kudret Aidiyet Alanlan Smtrstz, Sonsuz

Spinoza'mn Blyenbergh'e yazdtgt mektuplarda verdigi ornek: A,ag.hk bir duyusal i>tah yonetiyor beni. Ve ba,ka bir durum: Hakikaten .a>t&lm. Bunlar nedir, bu iki durum? Bunlan Spinoza'mn verdigi ktstaslara bagh olarak anlamaya c;alv;mamtz laztm. A,ag!ltk bir duyusal i>tah. Yalmzca ifadeye baksak bile, bunun pek de iyi bir >ey olmadtg., kbtil bir >ey oldugu hissediliyor. Ama hangi anlamda kotil? A,agthk bir duyusal i>tah tarafmdan yonlendirilmem ne demektir?

Su demek-

tir: Orada, ic;eride bir eylem veya daha dogrusu bir eylem egilimi vardtr: Mesela arzu. A,ag.hk duyusal i>tah tarafmdan gildiildiigilmde, arzu ac;tsmdan ne olup biter? Bu, bir >eyin arzusudur... Tamam iyi. Bu arzu nedir? Bu arzu bir >eyin imgesine baglanmast dt>mda hic;bir >eyle i

j

51


GILLES DELEUZE

SPINOlA OZERlNE lKlNCl DERS

nitelendirilemez: Meseta kbtii bir kadm arzuluyorum ... (Richard Pin-

tam olarak ayu1. Fiziksel eylemim, bedensel eylel))im, eylemimin ba-

has: Pek <;ok!) [salondan kahkahalar] ... Evet, daha da kotiisii bin;ok

gmtrslyla dogrudan birle>en, dogrudan bile>en bir bagmnya sahip

kotii kadm arzuluyorum. Evet, bu ne demektir? Bu konuyu, zinayla

olan >eyin imgesine baglamyor. Spinoza diyecektir ki i>te bu anlamda

farkm1 tartl>lrken nasll ele ald1g1m biraz gormii>tiik. Omeklerin gro-

a>kla birle>en iki birey, her ikisine de parr;alan olarak sahip olan tek

tesk taraflanm unutun. C:iinkii grotesk de degiller, sadece 6rnekler.

bir birey olu>turur. A,ag1hk bir >ekilde duyusal olan a>kta ise biri 6te-

Bu durumda, Spinoza'mn路a,aglhk duyusal i>tah dedigi >ey, a,ag,hk bir

kini bozar, 6teki berikini bozar, yani tam bir bag,nn\arm bozu\maSl

>ekllde duyusal olan i>tah, a>ai\1 duyusalhk >undan ibaret olur: Eylem

siirecidir. Krsacas1 sanki birbirini teper gibi a>k yaparlar. Bunu hepi-

her durumda bir erdemdir. Soz konusu olan sevi>mek bile olsa, eylem

miz anhyoruz. Demek ki iyi gidiyor: Ama her zaman >U noktaya r;ar-

bir erdemdir! Neden? C:iinkii bu bedenimin yapabilecegi bir >eydir;

P'P kahyoruz. Spinoza oyle diyor: Eyleminizin baglanacag, >eyin im-

kudret temasm1 asia unutmaym. Viicudumun kudreti dahilindedir.

gesini nihai olarak siz se~miyorsunuz. Burada sizin elinizde olmayan

Oyleyse bir erdemdir, <;iinkii bir kudretin ifadesidir.

bir siirii neden ve etki i>e kan>lr. Bu a>ag,hk duyusal a>km sizi teslim

Ama eger burada kahrsam a,ag,hk duyusal i>tah ile a>klann en gii-

almasm1 saglayan nedir? ~unu asia diyemezsiniz: Ha, ba>ka tiiflii. de

zelini aym edebilmek i<;in elimde hi<;bir ara<; olmaz. Ama i>te a>ag1hk

yapabilirdim. Spinoza iradeye inananlardan degildir; ha}'lr, onun fel-

bir duyusal i>tah, bu nir;in oluyor? Bunun nedeni aslmda eylemimi ya

sefesi >eylerin

da eylemimin imgesini, bag,ntrsl bu eylem tarafmdan bozulan bir >e-

nizmdir. 0 zaman >U formiil r;ok daha tedirginlik verici hale gelir: Sa-

yin imgesiyle ili>kilendirmemdir. C:ok farkh farkh yollardan, <;ok farkh

hip oldugum duygulam>lara bagh olarak ne kadar olabilirsem o kadar

>ekillerde. Diyelim ki .evliyim ve Spinoza'nm da inceledigi 6mekte ol-

yetkinim. 0 halde a>ag1hk bir duyusal i>tahm niifuzu altmdaysam an-

dugu gibi e>ler arasmdaki bagmtl}'l, r;ift olma bag,ntlSilll bozuyorum.

cak olabilecegim kadar yetkinimdir, miimkiin oldugu kadar, kudretim

Ya da eger ki>i evliyse, e>ler arasmdaki r;ift olma bag,ntrsm1 bozuyo-

yettigi kadar yetkinimdir.

rum. Ama dahas1 a>agll1k duyusal i>tahta her tiirden bag,nn}'l bozuyo-

rumum. Spinoza bu konuda r;ok s1k1 goriiniiyor. Blyenbergh'e mek-

rum: Bozmadan aldli\1 keyifle a,ag,hk bir duyusal i>tah; tamam. Her

tuplannda >6yle diyor: Daha iyisinden mahrum oldugumu soyleye-

imgele~ini eylemlerle ili>kilendiren tam bir determi-

~unu

diyebilir miyim: Daha iyisinden mah-

>eyi bag,nnlarm bozulmas1 iizerinden, bag,nnlann biiyiileyici bir >e-

mem, bunu bile soyleyemem, <;iinkii bunun hir;bir anlam1 yoktur.

kilde bozulmas1, bag,nnlann bozulmas1 olarak ele alabiliriz. A,klann

路 A,agll1k bir i>tah duydugum anda bunu soylemek -bir kez daha s6y-

en giizelinde ise tam tersi soz konusu. Dikkat edin, burada asia ruha

hiyorum, eger henU.z okumamt?Samz metne ba~rsamz gOrU.rsU.nU.z

miiracaat etmiyorum. Bu Spinozist bir >ey olmazd1. l>i paralelizme

bu omegin siirekli geri geldigini- <;iinkii Blyenbergh bu ornege takihr

baglam1yorum. A,klann en giizeli durumunda bir a,ka miiracaat e4i-

kahr, ashnda 6rnek <;ok basit, son derece a<;1kt1r. A,ag,hk duyusal bir

yorum. A,ag,hk duyusal i>tahtan daha az bedensel olmayan bir a~~

i>tah hissediyorum. dedigimde, dedigim anda, ha, ben hakiki a>ktan

bu. Arada yalmzca >U fark var: A,klann en giizelinde eylemim aym,

mahrumuin dersem, evet, boyle dersem bu ne anlama gelir? Bir >ey

52

53


GILLES DELEUZE

·sPINOZA DZ.ERlNE IKINCI DERS

· bende eksiktir. Bu ne demektir? Kelimenin tam anlamtyla hi<;bir

~ey

nin yapttgt

demek degildir, Spinoza'ya gore bu mutlak olarak hi<;bir ~ey, sadece hi<;tir! Yalmzca ve yalmzca zihnimin, sahip oldugum bir hali sahip olmadtgtm bir halle

kar 0 tla~ttrdtgt

anlamma gelir. Ba>ka bir

deyi~le

bu

ger.;ek bir bagmtt degildir, zihnin yapttgt bir kar~tla~ttrmadtr. Zihnin yapttgt saf Bir kar~tla~tmna. Ve Spinoza o kadar ileriye gider ki ~6yle

kar~tla~urma;

sahip oldugum hal ve sahip olmadtgtm hal

arasmdaki kar~tla>ttrma, zihnin yapttgt kar~tla~ttrmayla aym tipten midir? Elbette haytr! Ni<;in? Kayada gorme yeteneginin eksik oldugu-

'1

nu soylemek, kabaca ondaki hi<;bir ~eyin gorme olanagt i<;ermedigini soylemektir. Oysa hakiki a~k eksik dedigimde, ·bu aym tipten bir kar~tla~ttrma

degildir. <;:unku bu defa

ba~ka

zaman bu varhgm hakiki bir

der: Bu kayada gorme yeteneginin eksik oldugunu soylemekle aym kayada gorme yetisinin eksik oldugunu soylemek gibidir. As-

a~ka benzer bir >eyler ya~ama imkamm dt~anda btrakmam. Ba>ka terimlerle soylersek, sorunumuz kesinlik kazanmaya ba~ladt, <;ok agtr

lmda ni<;in kayayt insan organizmastyla kar~tla~ttramayaytm ve zihnin benzer bir kar~tla~ttrmasma dayanarak kaya gormuyor, oyleyse onda

ilerliyorum; siz tum bunlarm a~ikar oldugunu du>um1yor olsamz bile,

~eydir;

tek bir varltk i<;inde yaptlan

gorme yetisi eksik demeyeyim? Ve Spinoza Blyenbergh'e <;ok bi<;imsel

J

bir cevap verir. Hangi metinde oldugunu ara~tmp soylemekle ugra~­ mtyorum, okuyup gorursunuz umanm. Spinoza Blyenberg'i bi<;imsel

·'

bir ~ekilde cevaplar: ~agtltk bir duyusal i~tah hissettigim anda daha iyi bir a~km bende eksik oldugunu soylemek, kayadan bahsederken onda gorme yeteneginin eksik oldugunu soylemek kadar aptalcadtr.

j

I i

kar~tla~ttrma

iki varhk arasmda yaptlan

kar~tla~urmayla

aym nudtr? Spinoza problem kar~tsmda gerilemez; . karluk durumunu ele ahr ve sakin sakin ~unu der; ama bir kez daha bu kadar apa<;tk bir ~ekilde yanlt> olan bu ~eyleri bize soylerken kafasmdaki acaba nedir? Bize ~unu der: Korde hi<;bir >ey eksik degildir! Ni<;in? Sahip oldugu duygulam~lara bagh olarak olabilecegi kadar yetkindir. Gorse! imgelerden mahrumdur, tamam, kor olmak gorse! im-

0 zaman burada durup Spinoza'yt dinliyoruz, kendi kendimize

gelerden mahrum olmak anlamma gelir; bu onun gormedigi arilamma

burada gitmeyen bir ~ey var diyoruz. Yapttgt kar~tla~ttrmadaki iki yargt}'l ele ahyorum, kaya i<;in gormuyor, oyleyse gorme yetisi eksik a~a­

gelir, ama kaya da gormuyor. Ve ~unu der: Bu baktmdan kor ile kaya arasmda· hi.;bir fark yoktur; her ikisi de gorse! imgelere sahip degildir.

gtltk duyusal i~tah hisseden biri i<;in de onda erdem eksik diyorum. Bu iki 6nerme Spinoza'mn iddia ettigi gibi aym tipten midir? Ayut tip-

Demek ki korde gorme yetenegi eksik demek, kayada gorme yetenegi eksik demek kadar budalacadtr. Peki ya kOr? Olabildigi kadar yetkin-

ten olmadtklan o kadar a<;tk ki, Spinoza'ya glivenip aym tipten olduklan soylendiginde aslmda provokasyon yapmak istedigini du>unebili-

dir; ama neye bagh olarak? Yine burada goruyorsunuz, Spinoza

riz. Bize ~unu demek ister: Sizi bu iki Onerme arasmdaki fark1 g6ster-

meye davet ediyorum. Ama bu fark hissediliyor. Spinoza'mn provo-

~unu

demiyor: Kudreti baktmmdan demiyor; kor kudretinin duygulam~la­ rma bagh olarak olabildigi kadar yetkindir diyor; yani kabiliyeti dahi-

kasyonu belki de farki bulmamlZl saglayacak. Bu iki durumda, bu iki

linde olan imgelere bagh olarak. Kabiliyeti dahilinde olan imgelere bagh olarak ki, bunlar kudretinin hakiki duygulam>landtr. Oyleyse

onerme i<;ill; kayada gorme yetenegi eksiktir ve Kaya -bu sefer bz~ isim- Kaya'da erdem eksiktir onermeleri i<;in, bu iki hal arasmda zih-

degildir demek aym >ey olacakttr.

54

kaya gorme yetisine sahip degildir demek ile kor gbrme yetisine sahip

55


GILLES DELEUZE

Blyenbergh burada bir

~eyler

SPlNOZA 0ZER1NE lKlNCt DERS

anlamaya

ba~lar.

Anlamaya

ba~lar,

ni soyleyebiliriz. Metinlere dayanarak konu~ursak, ozler ezeli-ebedi-

Spinoza'ya gelince: Ni<;in bu tur bir provokasyona giri>mektedir? Ve

dirler, ama OzU.n aidiyeti anhkt1r; 6zO.me benim o an edimsel olarak

Blyenbergh, bir kez daha yorumculann, Blyenbergh'in bir budala ol-

deneyimlediklerim, edimsel olarak deneyimleyebildigim ol<;Ude ait

dugunu soylemekle ne kadar. yamld1klanmn tipik bir ornegi gibi geli-

· olabilir sadece. Ve formul 0udur: "Ozumu belirleyen duygulan~a bagh olarak ne kadar olabilirse o kadar yetkinim." Bu fonnul kesin bir ~e­ kilde anhk olma}'l gerektirir.

·yor bana, <;unku Blyeilbergh Spinoza'}'l pekala anhyor. .. Blyenbergh ~unlan

' soyleyerek hemen Spinoza'ya cevap verir: Bunlar <;ok giizel,

ama bunu ancak ozun saf bir

~ekilde

yebilirsiniz (bunu boyle soylemiyor, ama metinde goreceksiniz aym . kap1ya <;1kar ger<;ekten). Bu bir itiraz olarak ilgin<;tir, iyi bir itirazd1r. Blyenbergh itiraz eder: Kor gormuyor ile kaya gormuyoru bir tutamazsm!Z, aym zamanda ozun saf bir mediginiz surece; yani oze sadece <;ude hissettigi

duygulam~m

~u

~ekilde

anki,

ait olmas1

ludur. Eger ozume burada ve

~imdi

~u

anhk oldugunu vaaz etanda hissedebilecegi ol-

~arnyla.

Bu itiraz <;ok <;ok gii<;-

hissettigim

duygulam~tan ba~ka

bir ~ey ait degildir dersem, d zaman hi<;bir ~ey bende eksik degildir demektir. Eger korsem, gorme yetisi bende eksik degildir; eger a0aglhk duyusal a~km nufuzu altmdaysam daha ustun bir a~k bende eksik degildir. Hi<;bir ~ey bende eksik degil. Ozume sadece burada ve ~imdi hissettigim duygulam~ aittir. Ve Spinoza sakince cevap verir: Evet oyle. Bu <;ok ilgi <;ekici bir durumdur. Ni<;in ilgi <;ekicidir? Bunu soyleyen ki>inin ozun ezeli-ebedi oldugunu surekli dile getiren ki>i olmasl nedeniyle, Tekil ozler, yani sizinki, benimki, tum ozler ezeli ebedidir. Dikkat edin, bu ozun suren bir

~ey

olmadli\Jm soylemenin bir

b~ka

yoludur. Ya da kesin bir ifadeyle soylersek, suren bir ~ey olmamamn ilk bakl~ta iki tam vard1r: Ezeli-ebedi olma ve anhk olmac Oysa Spinoza'nm birinden otekine .bu kadar sakince ge<;ebilmesi <;ok ilgin<;tir. .

Bize ~oyle diyerek b~lam1~t1: Ozier ezeli ebedidir; ve ~imdi <;1klp bize ~unu diyor: Ozier anhknr. Bunu11 <;ok tuhaf bir durum haline geldigi-

56

Burada Spinoza-Blyenbergh mektupla~masmm doruk noktasmda-

anhk oldugunu savunarak soyle-

Spinoza bu mektuba <;ok sen bir ce"ap verir, <;unku bu mektupla~madan gittik<;e s1kllmaya ba~lam1~t1r; Blyenbergh kar 01 <;1kar ve ~oy­ le der: Arna sonu<;ta bzu anhk olmayla tammlayamazs1mz. Boyle bir ~ey nas!l olabilir? Saf bir anhk olma m!? Bazen a~ai\Jhk duyusal bir i>tahmlz oluyor, bazen de daha iyi bir a~kln!Z ve her defasmda <;1klp bana olabildiginiz kadar yetkin oldugunuzu soyleyeceksiniz sanki anhk )'lZ.

parlamalar. serisinde}'!Ui~iz gibi! Ba0ka bir deyi~le ona Blyenbergh 0unu demektedir: SUre fenomenini d1~anda ~1rakamazsm1Z. Bir sUre var-.

d1r ve bu sureye bagh olarak daha iyi hale gelebilirsiniz; bir olu~ vard!r ve daha iyi ya da daha kotu olabilmeniz bu sureye baghd!r. A,ai\Jhk duyusal i>tah hissettiginizde uzerinize <;6ken ~ey, saf anhk olan bir ~ey degildir. l~i sureye bagh olarak ele almak gerekir; yani daha once oldugunuzdan daha kotu bir hale gelmi> olmamz'gerekir. Ve sizde daha ustun bir ~k uyand1gmda ise daha iyi hale gelmi> oluyorsunuz. Surenin indirgenemezligi soz konusudur. Ba~ka bir de~le oz anhk halleriyle ol<;ulemez. Durum <;ok ilgin<;tir, <;iinku Spinoza mektupla~­ ma}'l keser. Bu noktada Spinoza'mn verdigi hi<;bir cevap yoktur. Blyenbergh de aym zamanda du~uncesizce davranm1~t1r: Spinoza'ya onemli bir soru sordugunu fark edince, aklma geleni sonnaya ba~la­ ml~, Spinozil'}'l ko 0eye S!kl0t!rdli\Jnl sanm10t1r. Spinoza da onu b~m­ dan atar. B1rak beni biraz, biraz rahat b1rak, der. Mektupla~ma}'l keser, arnk cevap vermeyecektir.

57


GILLES DELEUZE

SPINOZA 'OZERINE lKlNCl DERS

Bunlar c;ok dramatiktir, c;imku >byle diyebilirsiniz: Hah, tamam i>-

burada hie; de SpinozaCl olmayan bir kelimeyi kullamyorum, ama bu

te, verebilecegi bir cevab1 yoktu ... Eger cevap vermesi gerekseydi ...

kelime i>leri duzenlememize olanak saglayacak; Husserl'in bir kelimesi bu; OzUn aidiyetleri ko.resini: Oz ona ait olanlard1r. Samyorum, Spi-

Spinoza'mn verebilecegi cevap ... Cevap verebilecegini dU>Unmek ic;in giic;lu nedenlerimiz var. Eger cevap vermediyse, bu cevap vermek ic;in hic;bir istek duymad1g. anlamma gelir. Cevabmm tumu zaten Etik'tedir. Demek ki Blyenbergh'le mektupla>masmda baz1 noktalarda Etik'in de ilerisine gec;mesine rag.nen, samyorum <;ok basit bir nedenle Blyenbergh'e ozellikle cevap vermek istemez. Kendi bildigi nedenlerden dola)'l, ozellikle Blyenbergh'e o devirde herkesin Uzerinde konu>up dur-

'~

!

l jl

noza 6zUn bu kuresinin U<; boyutlu oldugunu soylerdi. Once ozun kendisi, ezeli-ebedi olan Oz vard1r; sonra OzU.n burada ve .?imdi olan anhk duygulam,lan, yani bana >U anda etki edenler vard1r. Peki, sonra ne vard1r? Sonra ... Burada kullanacag.mlz terminoloji c;ok onemli, Spinoza burada affectio ile affectus arasmda c;ok kesin bir aynm yapar. Bu i> biraz kan>1kt1r, <;i'Inku birc;ok ki!;inin affectio'yu affection diye ter-

dugu bu kitaptaki bir fikri a<;1klamak istemez. Korkmas1m gerektiren

cUme etmesine kar>m ki, bunda bir sorun yok, affectus'u sentiment di-

bir suru. >ey oldugunu dU>i'Indugunden, herhalde saklama geregi du-

ye tercume ederler. Bir yandan affection ile sentiment arasmdaki fark

yar. Blyenbergh'e cevap vermek istemez, c;unku onun bir dU>man ol-

FransiZcada c;ok ac;1k degildir, ate taraftan yaz1kt1r. Belki biraz daha

dugunu hisseder; Etik'in ne olduguna dair bir fikir beyan etmek iste-

barbarca bir kelime kullanmak daha uygun olabilir, ama bana oyle ge-

mez. l>tebu yi'Izden mektupla,ma)'l keser. Bu baklmdan bir cevab1 oldugu, ama bunu vermek istemedigi du,unulebilir. Kendi kendine i>te yine ba>Im belaya girmek Uzere demektedir. Bu cevab1 yeniden olu 0turmaya c;ah0mak bize du0uyor. Spinoza sure diye bir 0ey oldugunu gayet iyi bilir. Gordugum-iz gibi, 0imdi uc; terimle oynayacag.z: Ezeliyet-ebediyet, anhk olma, sure. Anhk olma ne demektir? Ezeliyet-ebe-

11

l II

liyor ki affectus'u affect diye tercume etmek daha iyi olur; c;unku sozcuk Frans1zcada zaten vard1r, en azmdan kokleri affectio ve affectus'la 路 ortaknr. Demek ki Spinoza terminolojik olarak affectio ile affectus'u, duygulam> ile duyguyu birbirinden a)'lnr ve bu sadece terminolojik bir aynmd1r.

diyetin Spinoza'da ne demek oldugunu henuz bilmiyoruz. Ama onun

Bir duygu nedir? Spinoza der ki bu duygulam0m ku,amg. bir >eydir. Duygulam> bir duyguyu ku>atlr. Hanrlayacaksm1z, kesin bir >ekil-

6zUn bir kipligi oldugunu biliyoruz. Ezeliyet-ebediyet ozun kendine

de soylemek gerekirse duygulam> bir oeyin imgesinin benim.Uzerim-

ozgii kipligidir. Varsayahm ki oz ezeli-ebedidir, yani zamana tabi degildir. Bu ne anlama gelir bilmiyoruz. Anhk olma ne demektir? Anhk

deki anhk etkisidir, Mesela alg.lar duygulam0nr. Eylemimin'baglannh oldugu 0eylerin imgesi bir duygulam>tlr. Duygulan'> bunlann hepsini

olma ozi'In duygulam0mm kipligidir.. Formulu 0udur: Burada ve 0imdi olmama bagh olarak olabilecegim olc;ude yetkinim daima. Demek ki

0atma: Bunu hakikaten maddi metafor gibi ele almak gerekir, yani

duygulam0 hakikaten anhk bir kesittir. Aslmda bu bir eylem ile bir >e-

ku>atlr. Bunlar Spinoza'nm surekli olarak kullandig> kelimelerdir. Ku-

yin imgesi arasmdaki bir tUr yatay bagmnd1r, Dc;uncu boyut; sanki

duygulam0m kendi ic;inde bir duygu vard1r. Duygu ile duygulam> arasmda bir doga farkl vard1r. Duygu duygulam>a bag.mh bir 0ey degil-

kUre diyebilecegimiz U<; boyutu OlU>turmaya giri>mi> durumda)'lZ,

dir, duygulani> tarafmdan ku>anlmi>tir, arna ba,ka bir >eydir. Arala-

58

59


SPINOlA 0ZER1NE lKlNCl DERS

Glll..ES DELEUZE

ku~;uk

nnda doga farkl vardtr. Duygulam>m, yani >eyin imgesi ve imgenin

bilir, yani gitgide daha <;ok kesit alabilir, daha

uzerimdeki etkisi neyi ku>atlr? Bir ge<;i>i veya bir intikali ku:;anr. Bu

lir ve birbirine daha da yakla~tlrabilirsiniz. Bergson der ki zamam par-

ge<;i> veya intikal sozcugunu <;ok gii<;lu bir anlamda ele almak gerekir.

<;alarma aytrma i>leminde, gitgide daha htzh kesitler alarak ne kadar

Ni<;in? Goruyorsunuz bu >U anlama gelir: Zihnin yapng1 bir kar~tla>颅

sonsuza dogru giderseniz gidin kar:;t!a,acagmtz hep haller olacaknr' ba:;ka bir :;ey degil.

.

nrmadan bamba,ka bir 0eydir, arnk zihnin yaptigt kar:;tla>tlrmalar . alamnda degiliz. Bu iki durum arasmda zihnin yapng1 bir kar0lla>tlr-,

par<;aya aytrabi-

Ve hallerin daima uzaysal olduklanm da ekler Bergson. Kesitler

rna degildir; duygulam> tarafmdan, duygulam>m butunu tarafmdan

hep uzaysaldtr. Kesitleri ne kadar birbirine yakla>tmrsantz yakla:;tmn,

ku>atllan bir ge<;i>tir. Her anhk duygulam0 bir ge<;i$ ku:;anr. Neye inti-

yine de yakalayamadtgmtz bir :;ey kalacaknr' bir kesitten otekine ge-

kat? Neye ge<;i>l Bir kez daha soyluyorum, bu hi<;bir >ekilde zihnin

<;i:;, ne kadar ku<;uk olursa olsun. Bergson'un sure dedigi :;ey basit' ola-

yapttgt bir kar:;tla>ttrma degildir. (ok agtr ilerlemek i<;in >unu da ekle-

rak nedir? Bir kesitten otekine ge<;i$, bir halden digerine ge<;i>tir. Di"

meliyim: Ya>anmt0 bir ge<;i>, ya0anmt:; bir intikal; bunun bilin<;li olma-

yeceksiniz ki bir halden digerine.ge~;i> bir hal degildir, tum bunlar <;ok

st zorunlu degil. Her durum ya>anmt> bir ge<;i> veya intikal gerektirir.

gii<;lu >eyler degildir. Ama bu ya:;anml$m hakikaten derin bir ozelligi-

Neden neye gl'<;i>l Ne ilene arasmda ge<;i>l Kesi': bir >ekilde soyleye-

ni gosterir.

cek olursak zamanda iki an ele alacagrm; iki an, ave a' birbirine ne ka-

getirmeden nastl bahsedeceksiniz? Bu dile getirme, uslup, hareket

dar yakm olursa olsun, her zaman onceki andan :;imdiki ana bir ge<;i>

'problemleri yaratacaknr, her tur problemi ortaya <;tkaracakttr. Oysa

vardtr. Onceki andan mevcut ana ge<;i> dogast geregi onceki andan da,

sure tam da budur, bir halderi btekine ya0anm10 bir

mevcut andan da farkhdtr. Ge<;i>in kendine bzgii bir taraft vardtr; bu

hale ne de btekine indirgenemez, dolaylSly!a hi<;bir hale indirgenemez.

da sure adt verilen, Spinoza'mn sure dedigi >eydir. Sure ya0anmt> ge-

Sure iki kesit arasmda olup bitendir. Bir baktma sure her zaman Slrtl-

<;i$, ya:;anmt> intikal demektir. Sure nedir? Asia bir :;ey degildir, bir

mtzdadtr, sure strtlmtzda ge<;er. lki goz kirpma arasmdadtr. Eger sure-

:;eyden bir ba>kasma ge<;i0tir. Yaintzca 0unu eklemek yeter: Ya>anml$ oldugu ol<;ude. Yuzytllar sonra Bergson'un sureyi bir felsefi kavram

ye yakla:;tk bir ornek isterseniz: Birine baktyorum, otekine baklyo-

haline getirmesi tamamen farkh etkilerden dolayt olacaknr. Her >ey-

lstedigim kadar htzh gitmi> olaytm, sure tamm icabt daha htzh gide-

den once bunu kendine ozgii bir >ekilde yapacaknr, Spinoza'nm etkisi

cektir, sanki degi>ken bir htz katsaytyla tammlanmt> gibi: Ne kadar

Ge~;i 0 ten,

bir halden digerine ge<;i$ten, ge<;i:;i bir hal路 haline

ge~;i>tir

ve ne bir

rum. Sure ne >urada ne de oradadtr. Sure ikisi arasmda olup bitendir.

altmda degil. Yine de surenin Bergsoncu kullammmm Spinoza'mnkiy-

htzh olursam olaytm, surem benden daha htzh. Bir halden otekine ne

le tam anlamtyla qrtu>tugune dikkat <;ekiyorum. Bergson "sure" dedigi

kadar htzh

>eyi anlatinaya <;ah:;ngt zaman >6yle diyor: Zamanda birbirine istedigi-

caknr. l:;te her duygulam>m ku:;atngt :;ey budur.

niz kadar yakm ruhaal haller du>unebilirsiniz. a haliyle a' halini bir

ge~;ersem,

ge<;i> bu iki hale de indirgenemez olarak kala-

Sayle diyecegim: Her duygulam> ana hangi

ge~;i 0 le

varmt>sak onu

dakika, bir saniye veya saniyenin binde biriyle aynlmt> olarak du,une-

ku,anr. Veya aym :;ekilde: Her duygulam> ana hangi ge<;i>le varmt>sak

60

61


GILLES DELEUZE

SPlNOZA 0ZERlNE IKINCl DERS

onu ve ondan hangi duygulam;la <;1klyorsak onu ku>atlr, iki duygula-

en olagan, en madan durumlan bulundurmamz gerektigi konusunda

m> ne kadar yakln olurlarsa olsun. Demek ki <;izgimi tamamlamak

sizi ikna etmey~ <;ah>Iyorum. Karanhk bir odadasmlZ ve olabileceginiz

ic;in fie; zamanh bir c;izgi c;izmem gerekir: a, a', au; a mevcut amn anhk

kadar yetkinsiniz. Spinoza der ki: duygulam,lar a<;1smdan yargllarsak,

duygulam~1d1r.

a' hemen sonraki, au bir sonra gelecek oland1r. Bunlan

sahip oldugunuz duygulam,lara bagh olarak ne kadar olabilirseniz o

istedigim kadar birbirine yakla,ura}'lm, daima onlan a}'lran bir >ey

kadar yetkinsiniz. Bir >eye, hi<;bir gorse! duygulam>a sahip degilsiniz,

kalacaktlr; yani ge<;i> fenomeni. Bu ge<;i> fenomeni, ya:;anm1:; bir ferro-

o kadar. l>te hepsi bu. Ama olabileceginiz kadar yetkinsiniz. Birdenbi-

men olmas1_ bak1mmdan suredir: Ozun Uc;UncU aidiyeti i~te budur.

re birisi haber vermeden, girer ve I>Igl yakar: Gozlerim oyle bir kama-

Oyleyse :;imdi duyguya ili>kin biraz daha kesin bir tamm1m var; duy-

~lr ki... Goruyorsunuz kendim ic;in en kotu Ornegi sec;tim. 0 zaman

gu, yani her duygulam>m ku:;atng1, ondan dogas1 itibanyla yine de farkh olan ge<;i:;tir, onceki halden >U andaki hale veya >n andaki halden sonraki hale ya:;anmi> ge<;i>tir. Buraya kadar iyi. Eger biltiin bunlan anhyorsamz, >imdilik ozim ii<; boyutunu, 6ziin . ii<; aidiyetini ayn>tlrml:; durumda}'lZ. Oz ezeliyet ebediyet formu altm-

i

j

tamam... Degi>tiriyorum, haks1zhk ettim. Karanhkta}'lm ve biri sessizce geliyor ve bir t>lk yaklyor. Bu ornek <;ok kan:;1k olacak. .. Zaman

"j

. i<;inde birbirine <;ok yakm olan iki hal var elimizde. Kar.anhk hal dedi-

Il'

birinden otekine ge<;iivar, bu ge<;~ bilin<;siz olacak kadar h1zh. Bunla-

j

gim hal ile kU<;iik b hali, aydmhk hal. Bunlar <;ok yakm. Diyorum ki

yoktur, bilmiyorum; ama felsefi bir metni okudugunuzda kafamzda

nn hepsi bedeniniz a<;1smdan. Spinoza terimleriyle, bunlar hep bedenle ilgili 6rnekler, biitiin bedeninizin bu ye,;i hale kendini uydurmas1 i<;in hareketlenmesi sbz konusu. Duygu nedir peki? Ge<;i>tir. Duygulam> ise karanhk hal ile aydmhk haldir. Art arda iki duygulam:;, kesitler olarak. Ge<;i> birinden otekine ya>anan ge<;i>tir. Dikkat edin burada fiziksel bir ge<;i> yoktur, biyolojik bir ge<;i> soz konusudur, ge<;i>i yapan viicudunuzdur. Bu ne anlama gelir? Ge<;i> zorunlu olarak kudretin ya artmas1 ya da azalmas1d1r. Onceden anlamak gerekir, i>te bu nedenle her >ey 0 kadar somut, bu ilk ba,tan belirlenmemi>ti. Karanhkta derin bir meditasyon halinde oldugunuzu dii>iiniin. Biitiin bedeniniz bu a>m meditasyona yonelmi:; olsun. Tam bir >ey yakalayacakken. Okiiziin biri geldi ve 1o1g1 yaku. Oyle ki tam yakalamak iizere oldugunuz bir fikri elinizden ka<;1rmak durumunda kaldm1z. Dondiiniiz, klzgmsmiz. 路Bunu unutmuyoruz, c;UnkU aym 6rnek ileride yine i?imize yarayacak. Ondan nefret ediyorsunuz, c;ok uzun sUrmese bile nefret edi-

62

63

da kendine aittir, duygulam, anhk olma formu altmda oze aittir, duygu ise sure formu altmda oze aittir. Ama ge<;i> nedir? Ge<;i> ne olabilir? <;:ok uzaysal kalan bir dii>iinceden aynlmam1z laz1m. Her ge<;i> diyecektir Spinoza; ve bu onun affectus kurammm, duygu kurammm te-

j'

j

meli olacaknr. Her ge<;i>; burada "gerektirir" demez, kelimelerin son derece 6nemli olduklanm anla}'ln- diyecektir ki her duygulam> bir duygu gerektirir; daha dogrusu bir duyguyu ku>anr; ama ku:;aulan ile ku>atan hi<;bir :;ekilde aym dogaya sahip degildir. Her duygulant>, yani bir anda belirlenebilir her hal bir duyguyu, bir ge<;i>i ku,aur. Ama ge<;i>in kendisinin neyi ku>atngml sormad1m, ge<;i> ku>atllmi:;tir; 6 ne-

den

mfite~ekkildir,

o nedir? Spinoza'dan almma cevab1m: Kudretimin

azahnas1 ve artmil.s1ydL Kudretimin artmas1 ya da azalmas1yd1; sonsuz kii<;iik azahna veya artma s6z konusu olsa da. Yine iki durum ele ahyorum: Karanhk bir odada}'lm. Bunlan ben soyliiyorum, belki faydas1

I '


GILLES DELEUZE

SPINOZA DZERlNE IKlNCl DERS

yorsunuz. Ona dediniz ki, hay ... Bu durumda aydmhk hale gec;i>, bu

la>tlrmastyla bir halden digerine ge<;i>ler; sadece duyguda ya>anabile-

size ne getirmi> oldu? Kudretin azalmas1. Ku>kusuz karanhkta gozlu-

cek, ya>anmt> gec;i>ler arasmda olu>turdugu kar>tthgi aklmuda tut-

gunuzu anyor olsaydmu, size kudret artl>l getirmi> olacakn. Bu du-

mazsamz, 路Etik'ten, yani duygu kurammdan

rumda '>'il' yakan ki>iye, te>ekkur ederim, seni seviyorum diyecekti-

Geriye anla>tlacak pek az >ey kahr. Duygulann kudretin azalmasma

niz. Tamam.

veya

artma~ma ~aret

hi~bir -~ey

anlayamazsm1z.

ettiklerini s6ylemiyorum. Duygularm

ya~anm1~

Bu kudr'et artl>t ve azah>tmn c;ok farkh baglamlarda ve yonlerde i>-

kudret arn,lan ve azah>lan oldugunu soyluyorum. Bir kez daha bun-

leyebilecegini anlayabiliyoruz. Ama kabaca da olsa belirli yonler var-

lann bilinc;li olmasmm gerekmedigini soyluyorum. Bu samyorum ki

dtr. Eger biri sizi durtuklediyse, baglam1 hesaba katmakstzm gene!

duyguya ili>kin c;ok c;ok derin bir kavrayt>tlr. 0 halde daha rahat ola-

olarak diyebiliriz ki, sahip olabileceginiz duygulam>lan arnrdtysa kudret artt>t vardtr, sahip olabileceginiz duygulam>lan azaltnysa, kudret azalmas1 vardtr. Bu c;ok kabaca soylenebilir, her zaman boyle olmadtgim bilsek bile. Bl.munla ne demek istiyorum? C:ok basit bir >ey: Her anhk duygulam>m; bakln, Spinoza neden bu kadar ilgin<; goruyorsunuz degil mi? Kendine ozgi:i kesinligiyle >oyle diyecektir: Her duygulam> anhknr. Blyenbergh'e verdigi cevap da buydu, daha fazla bir >ey soylemek istememi>ti. Kendi du>uncesini deforme ettigi soylenemez; sadece bir boyutunu, bir parc;asm1 ifade ediyordu. Tum duygulam~lar anhkur. Bunu her zaman s6yler; ama her zaman ~unu da

sayler: lc;inde oldugum arida[zine bagh olarak ne kadar olabilirsem o kadar yetkinim. Anhk ozun aidiyet kuresi i>te budur. Bu anlamda, ne

'

I

bilmek ic;in onlara adlar takahm. Kudret artl>t olan duygulara seVinc;, kudret azah>t olan duygulara ise uzuntu diyecegiz. Ve duygular ya sevinc; tabanhdtr ya da uzuntu tabanhdtr. Spinoza'nm c;ok kesin tammlamalan i>te buradan gelir. Ozuntu bir kudret azah>ma tekabul eden

Il I

duygu, sevinc; bir kudret aru>ma tekabul eden duygudur.

~路'

bir terminolojidir. Tekrarhyorum ... Ne dedigimi unuttum ... Ozuntu

I I l

Ozuntu, bir duygulam> tarafmdan ku>anlmt> duygudur. Peki duygulam> riedir? Bu bende uzuntuye yol ac;an, bana uzuntu veren >eyin imgesidir. Goruyorsunuz, burada her >ey bulunabiliyor, bu c;ok kesin duygusu bir duygulam> tarafmdan ku>atllmt>tlr. Duygulam> nedir? Bana uzuntu veren >eyin imgesidir, bu imge c;ok muglak, c;ok bulamk olabilir, bu hie; onemli degil. l>te soruyorum: Bana uzuntu veren >eyin

iyi ne kbtu vardtr. Ama ate taraftan anhk hal her zaman bir kudret ar-

II

imgesi, >eyin bu. imgesi eyleme kudretimde nic;in bir azah>t ku>atlr?

tJ.>l veya azah>t ku>atlr. Ve bu anlamda iyi ve kotu vardtr.

~

Bana uzuntu veren >ey nedir? Hie; degilse elimizde bu sorulannm tu-

Demek ki hal baktmmdan degil de, ge<;i> baktmmdan, sure bakl-

munu cevaplayacak unsurlar var. Simdi her >ey yeniden gruplandm-

mmdan kbr olmamn kotu bir tara& vardtr; gorur hale gelmenin de iyi

labilir, eger beni takip ettiyseniz her >ey buyiik bir ahenk ic;inde to-

bir tarah vardtr, c;unku bu ya kudretin azalmas1 ya da artmastdtr. Ve

parlanabilir. Bana uzuntu veren >ey, bagmnlan benimkilere uytnayan

buras1 zihnin iki hal arasmda yaptlgt kar>tla>tlrmamn alam degildir ar-

>eydir. Bu, 路duygulam>tlr. Bag;tnnlan, benim bagmnlanmdan birini ve-

nk; bu bir halden otekine, ya,anrnl> bir ge<;i>in, duyguda ya>anml> g;e-

ya tuinunu bozmaya yonelen her >ey beni iiziintuyle duygulandtracak-

<;i>in alamdtr. Bana oyle geliyor ki, Spinoza'nm, zilmin iki hali kar>t-

nr. Affectio baklmmdan burada tam bir mutekabiliyet vard1r, affectio

64

65


GILLES DELEUZE

SPINOlA 0ZER1NE lKlNCl DERS

baktmmdan (ioyle diyecegim: Sey benim bagmttlanmla bile('meyen ve

Ne demek bu peki, nefret? Goruyorsunuz, bu bir uzuntiidiir. Spi-

benimkileri bozma egilimi gosteren bir bagmttya sahiptir. Burada af-

noza bize oyle diyor: Eyleme kudretiniz azaldt ve azaldtgt ol<;ude u-

fectio'ya bagh olarak konu(iuyorum. Duygu baktmmdan konu(iursam o

zuntuyle duygulandmtz. Buraya kadar tamam. "Ondan nefret ediyo-

zaman (iunu demeliyim: Bu >ey beni uzuntuyle duygulandmyor; ve

rum." Bu, bagmttlan sizinkiyle bile>meyen (ieyin -bu sadece zihinde

boylece kuClretimi azalttyor. Goruyorsunuz iki dilliyim; anhk duygula-

olabilir- en azmdan bozulmasm1 istiyorsunuz.

nt>lar di!i've duygulann ge<;i>i dili. Boylece siirekli olarak soruma geri

Nefret etmek sizi bozmakla tehdit eden >eyi bozmak istemektir.

donuyorum: Nic;in, ama nic;in? Ni<;in oldugu bir anla>tlsa, belki her

Nefret demek bu demektir. Yani sizi <;oziip dagttabilecek olan >eyi <;6-

>ey anla>tlmt(i olacak. Ne olup gec;iyor? Goruyorsunuz, uziintilyii bir

ziip dagttmayt "istemektir." Demek ki iiziintu nefret doguruyor. Dik-

anlamda ahyor, bunlar iki tikel durum degil, iki buyiik duygulandmct

kat edin, sevinc; de doguruyor. Nefret sevin<; de doguruyor. Oyleyse

tonalitedir. Ozuntu ve sevin<; iki biiyiik duygulandmct tonalitedir, ya-

bu iki soy, bir tarafta iizuntu ate tarafta sevin<;, sa[ soylar degil. Nefre-

ni affectus, duygu anlammda ...

tin sevinc;leri nedir? Nefretin sevinc;leri var.

lki biiyiik soy olarak ele alacagtz demek ki: Ozuntu tabanh soy ve

Spinoza'mn dedigi gibi: Nefret ettiginiz varhgt mutsuzmu(i gibi ha-

sevin<; tabanh soy tum duygu kurammt katedecektir. Ni<;in bagmttlan

yal ettiginizde kalbinizde tubal bir sevin<; uyamr. Buradan bir siiru

benimkine uymayan (iey, ni<;in bu >ey beni uzuntuyle duygulandmr,

tutku iiretilebilir. Spinoza bunu c;ok iyi ba,anr. Nefretin sevinc;leri

yani eyleme kudretim azaltr? lkili bir intiba oldugunu goruyorsunuz:

vardtr. Bunlar ne tur sevin<;tir? En azmdan (iunu soyleyebiliriz; ve bu

Onceden anladtgtmtz >ey; ve sonra... Bunu anlayabilmemiz i<;in bir

bizi c;ok ileriye goturecektir, bunlar tuhaf bir (iekilde telafi edici, yani

>eyler eksik gorunuyor. Benimkilerle bile(imeyen bagtnttlara sahip bir

dolayh sevin<;lerdir. Nefrette ilk gelen >ey; nefret duygulanmtz ba(i

(iey mevcut oldugunda, bu bir hava akum bile olabilir; ne olup biter?

gosterdiginde h~r zaman temeldeki uziintiiyii aramahsmtz; yani eyle-

Geri donuyorum: Karanhktaytm, odamdaytm, sakinim, birileri rahatt-

me kudretinizin engellenmesini, azalt>tm. Ve kotu kalpliyseniz, kalbi-

mt bozuyor. Birisi kaptyt a<;tp giriyor, yerimden ftrhyorum; kaptya vu-

nizin nefret sevinGleriyle ferahlayacagma inanarak kendinizi iyi hisse-

ruyor, yerimden st<;rattyor beni. Tam yakalamak uzereyken bir ideayt

debilirsiniz. Bu nefret sevim;leri ne kadar biiyiik olursa olsun, hareket

kac;myorum. l<;eri giriyor ve konu>maya ba('hyor; gittik<;e azahyor ide-

noktantz olan o kuc;uk uzuntu lekesini asia <;tkarmayacak; sevin<;leri-

alanm, ii.zii.ntii. et~isi alm1~ oluyorum. Evet, ii.zii.ntii.m var, rahatsu

niz hep telafi sevin<;leri olarak kalacakttr. Nefret adamt, hm<; adamt,

edilmi>im. Spinoza diyecektir ki, uziintii soyu nedir? Su anda beni ra-

vesaire; Spinoza'ya gore, tum sevin<;leri bu ba('langt<;taki uziintu tara-

hatstz etmi> olan ki>iden nefret ediyorum! Ona diyorum ki, hey kar-

fmdan zehirlenmi> olan ki>idir, <;iinku iiziintii bizatihi bu sevinc;lerin

de>im tamam. Bu belki <;ok agtr bir nefret degil, belki <;ok kii<;iik bir

i<;indedir. Sonuc;ta boyle bir ki>i sevincini iizuntuden ba,ka bir (ieyden

nefret, ama yirie de beni sinirlendiriyor. Huzurum ka<;mt>, ondan nef-

turetemez hale gelir. Otekinin varolu(iu dolaytstyla hissettigi iiziintii,

ret ediyorum!

kendisine bir haz yaratmak i<;in 6tekinde uyandtrmayt hayal ettigi 66

67


Glll..ES DELEUZE

SPINOZA OZERlNE lKINC! DERS

UztlntO.. Spinoza'ya gore bunlann hepsi acmacak sevinc;lerdir. Dolayh

btrakngt izi ku>atmaya hasrediyorum. Ni<;in? Ku 0kusuz onu dt>anda

sevin<;lerdir. Dolayh ve dolaystz klstaslanmlZl burada bulabiliyoruz;

btrakmak, belli bir mesafede tutmak, defetmek i<;in. Bundan <;tkacak

bulunabiliyor bu diizeyde hepsi. Somma geri doniiyorum. Evet, yine

sonucu iyi anlayrn: Kudretim, bana uymayan ~eyin izini ku~atma alu-

soylemek gerekiyor: Bir duygulam>, yani benim kendi bagmulanma

~

uymayan herhangi bir oeyin imgesi hangi baktmdan eyleme kudret.imi

,]

azalur? Bu l1em apa<;tk hem de hi<; oyle degil. 10te Spinoza'nm soylemek istedigi: Varsaym ki bir kudretiniz var; 0imdilik bunu dokunmadan btrakahm, i0te birinci durumda bagmulan sizinkilerle bile 0meyen

lj

bir >eyle kar01 kar0tya geldiniz. lkinci durumdaysa, sizinkiyle bile0en

1 ~

.~

bir 0eyle kar0tla0umz. Spinoza Etik'te Latince accursus terimini kulla-

na alniaya hasrettigim k1sm1 kadar azalmr~tlr, c;rkanlml$tlr; sanki hare-

ketsiz kllmm10, sabitlenmi>tir. l0te kud;etim azahyor bu demektir. Bu daha az kudretim oldugu anlamma gelmez, kudretimin bir k1smmm, mecl,Juren $eyin Uzerimde-

ki eylemini defetmeye etkili kllmmast anlammda eksilmesi demektir. Her >ey kudretimin belli bir ktsmmm arttk benim tasarrufumda olma-

kar0tla0tyorum. Bedenim her an ba>ka cisimlerle kar>tla>ryor. Bedeni-

dtgt anlamma gelir. 10te bu duygulandmct, etkileyici iiziintii tonalitesidir. Kudretimin bir ktsmt >eyi, 0eyin iizerimdeki eylemini defetmek gibi bir degersiz me 0guliyette kullamhr. 0 kadar miktar kudret sabit-

min kar0tla0ugt cismin baztlan bedeniminkiyle bile0en baztlan da bi-

lenmi0tir. Seyi defetmek, bagtnnlanmt bozmasma engel olmaknr. Bu

mr, occursus tam da bu durumdur, kar.?Ila.?ma, rastlama. Cisimlerle

le0meyen bagtnulan var. Bagmnst bedeniminkiyle bile>meyen bir cisimle kar0tla 0ngtmda ne olup biter? Etik'in dordiincii kitabmda bu ogreti son derece gii<;lii bir 0ekilde vardrr. .. Bunun mutlak olarak onaylanmr~

oldugunu s6yleyemem, ama en azmdan 6nerilmi$tir. Bir tli.r

saplann admt verebilecegimiz bir 0ey vardtr bu durumda. Nedir bir saplanu? Yani kudretimin bir ktsmt biitiiniiyle bana uymayan nesne-

durumda bagmnlanmt gii<;lendirmekteyim; bu ger<;ekten muizzam

I

bir <;aba olabilir. Spinoza der ki: Kaytp zaman gibi, bu durumdan ka<;mabilmek <;ok daha degerli olurdu. Her durumda kudretimin belli bir ktsmt sabitlenmi0tir; bu demektir ki, kudretimin belli bir ktsmt

nin Uzerimde b1rakugt izi ku$atmaya ve sm1rlandrrmaya aynhyor.

azahyor. Ger<;ekten kudretimin bir 路klsmt benden almmt0Ur, arttk benim miilkiyetimde degildir. Hasredihni0, tahvil edilmi0, yatmlmt0tlr; bu bir tiir kastlma halidir, kudretin kasthp, donup kahnastdtr; kotuye

Sanki kaslanm1 germi0im gibi. Su omegi yeniden ele alahm: Pek gor-

dogru gittigi ol<;ude, zaman kaybt, kaytp zamandtr.

inek istemedigim biri odaya giriyor, kendi kendime diyorum ki yan-

Aksine, sevin<;le i0ler <;ok ilgi <;ekicidir. Spinoza'mn sundugu >ekliyle sevin<; deneyimi: Mesela bana uygun, bagmnlanma uyan bir 0eyle

dtk, bende bir tiir ku0atma ortaya <;tktyor: Kudretimin belli bir ktsmt bu nesnenin, bana uymayan nesnenin Uzerimdeki' ~tkisiy1e ba$ etmeye

tma ahyorum. Seyin iizerimdeki etkisini ku>aUyorum. Ba>ka terimler-

kar0tla0tyorum. Sozgelimi miizik. 1<; burkucu sesler vardtr. Barra buyilk bir iizilntii, huziin veren i<; burkucu sesler vardtr. Her 0eyi daha kar101k hale getiren >ey ise, bu i<; burkucu sesleri harikulade ve ahenk-

le soylersek bu etkinin etraftm sarmak, onu bolgesel bir halde tutmak

li bulati insa.nlarm olmas1d1r. Ama hayatm sevincini getiren de i$te

i<;in azami <;aba haretyorum; yani kudretimin bir klsmtm 0eyin bende

boyle bir 0eydir; yani sevgi ve nefret bagmulan ... <:;:unkii bu i<; burku-

68

69

tahvitediliyor, yannhyor, aynhyor. Seyin iizerimdeki izini ku 0atma al-


GILLES DELEUZE

SPlNOZA 0ZER1NE lKlNCI DERS

cu sese kar~1 nefretim, bu sesi seven herkese yayllma egilimi g6sterir,

rim. Bu 6mekleri ele almamm nedeni, sizi bir konuda ikna etmeye c;a..,.

onlar da i<; burkar hale gelirler. 0 zaman evime donerim, bana mey-

h>mak. Spinoza gibi yazarlar, bu Nietzsche i<;in de ge<;erli olacak,

dan okuma gibi gelen bu sesler kula!l'mdad1r. Tum ba!l'nt!lanml haki-

kudretten bahsettiklerinde ... Spinoza kudretin artmas1 ve azalmasm-

katen bozan bu sesler 路kafama girer, karmma girer. .. Kudretimin bir

dan, Nietzsche kudret isteminden bahsettiginde- ki bu da ilerler, ge-

k!Sffil bana nufuz eden bu sesleri uzakta tutmaya taklhp kalm1> gibi-

ni>ler... Nietzsche'nin Affekt dedigi >ey, Spinoza'mn affectus dedigi >ey-

dir. Sessizlige ula>mm ve sevdigim bir muzigi koyanm; her >ey degi-

le tam tamma aymd1r. l>te bu baklmdan Nietzsche bir SpinozaCJdlr,

~ir. Sevdigim miizik ne demektir? Benim oranlanmla bile~ebilen ses

yani kudretin azalmas1 ve artmas1 bak1mmdan. Aslmda herhangi bir

ba!l'nnlan demektir. Ve dii>linun .ki tam o anda pikab1m bozuluyor.

giiciin ele ger;irilmesiyle hir;bir alakas1 olmayan bir >ey yapm1>lard1r.

Pikab1m bozuluyor: nefret ediyorum! (Richard Pinhas: Ah, ha)'lr!) Bir

Kn>knsuz, nihai olarak tek giicun kudret oldugunu soyleyeceklerdir:

itiraz m1 var? [Gilles Deleuze'un kahkahalan] Sonur;ta uzuntu duyuyo-

Ba>ka deyi>le, kudreti artlrmak, >ey ile benim bagmnlanm!Zl, yeni bir

rum, buylik bir uzuntu. Tamam, sevdigim bir muzik koyuyorum, o

birey, ikimizin de sadece birer alt bireyi oldugumuz muhte>em bir ye-

zaman, biitiin bedenim ve ruli.um -bu zaten belli- bagmnlanm1 ses

ni birey oln>mracak >ekilde bile>tirmemiz anlamma gelir. Konuya geri

ba!l'nt1lanyla bile>tiriyor. Sevdigim muzik i>te bu anlama gelir: Kudre-

donuyorum. A5ag1hk bir >ekilde duyusal olan i>tah1m1 en giizel a>klm-

tim artml>tlr. Demek ki Spinoza ar;1smdan burada beni ilgilendiren

dan, en iyi a>ktan a)'lrt eden >ey nedir?

>ey de budur; sevin<; deneyiminde hir;bir zaman uzilntude de olan >ey

Tam anlam1yla aym >ey! A>a!l'hk duyusal i>tah. Biliyorsunuz butun

yoktur, hir;bir >ekilde kn>atma altma alma yoktur: Nir;in olmad1gm1

bunlar bir suru cumle tabii, onerilerde bulunabiliriz gulmek ir;in, tabii

sonra g6recegiz. Kudretimin belli bir miktarmm tasarrufumdan t;Ika-

oyleyse herhangi bir >ey diyebiliriz: Mesela uzuntu ... A>k yapnktan

nlmasma yo! ar;an katlla>m'> bir k1smm kn>atllmasJ soz konusu degil-

sonra hayvan Uzgiindiir. Bu ne demek? Bu Uziintii? Bize ne demek is-

dir. Boyle bir >ey yoktur, nir;in? <;:unku ba!l'ntllar bile,tiginde ba!l'ntl-

ter? Spinoza boyle bir >eyi asla soylemezdi. Ya da boyle >eyler tartl>-

lan bile>en iki >ey bir list birey oln>tnrur; onlan路i<;ine alan, onlan par-

maya de!l'nez bile, herhangi bir neden bile yoktur, sadece uziintu, ta-

r;alan olarak kendinde bulunduran ur;uncu路 bir birey. Ba>ka terimlerle

mam ... Oztlntll e'kip bic;en insanlar vard1r. .. Nereye varmak Uzere ol-

soylersek, sevdigi bagmnlar dogrudan bile>iyor gibidir, muzikle ilgili

dugumuzu hissedin. Etik'i kateden >n beyana: Oyle kudretsiz insanlar

olarak, her >ey ba!l'nt!lar dogrudan bile>iyor gibidir. (Goruyorsunuz

vard1r ki; i>te tehlikeli olanlar onlard1r. l>te onlard1r giicu, iktidan ele

hala dogrudanhk, dolayslZhk klstas1 ir;indeyiz). Burada bagmnlann

ger;irenler. Ve kudret ve iktidar mefhumlan birbirinden o kadar uzak-

dogrudan bile>imi soz konusudur. Oyle ki ii<;iincu bir birey ortaya

tlr ki, iktidar insanlan, iktidarlanm sadece ba~kalarmm UzD.ntU.sD. D.ze-

<;1km1>tlr; benim ve muzigin amk yalmzca birer parr;as1 oldugumuz

rinde kurabilen gayn muktedirlerdir. lktidarlanm ba>ka turlu in>a

ur;uncu birey ...

edemezler. Dzuntuye ihtiya<; duyarlar. Kolelerden ba,ka kimse uzerin-

0 zaman kudretimin artma ve geni>leme halinde oldugunu soyle70

de hakimiyet kuramazlar. Ve kolelik tam anlam1yla kudretin azalmaSl 71


GILLES DELEUZE

SPlNOZA DZERlNE lKlNCl DERS

rejimidir. Sadece iiziintii sayesinde hukmeden, gucu bu ><kilde elde

yalmzca pan;alan, alt bireyleri oldugumuz bu u<;uncu bireyi boyle bir

edebilen; sadece "nedamet getirin," "birinden nefret edin," "nefret ede-

kesite, boyle bir cihete bagh olarak icat ederim.

ceginiz kimse yoksa kendinizden nefret edin" diyerek duzen kuran inSanlar vardrr路. Spinoza'nm te.?his ettigt tam anlamryla muazzam bir

iiziintu kulturu, uzuntiiyii deger haline getiren muazzam bir kulturdur. Size hep >nnu diyen insanlar: Dzuntuden ge<;mezseniz faydah olamazsmrz. Ama Spinoza iGin bu lanet olas1 bir durumdur. Ve eger

bir etik yazdtysa bu haytr, haytr demek i<;indir. lstediginiz her ><Y olsun, ama bu degil. 0 halde ger<;ekten iyi <>ittir sevin<;, kotu <>ittir uzuntu. Ama >imdi gorebiliyorsunuz ki a>agtltk duyusal i>tah ve a>klann en guzeli hi<;bir ><kilde ruhsal bir mesele degildir, asla degildir. Bu bir kar>tla,mamn iyi gittigi, genellikle dendigi gibi, i>lerin yolunda oldugu zaman demektir. Bu i>levselciliktir, ama <;ok giizel bir i!;levselci-

Sayle bir >eydir bu: Bagmttlann bile>mesi ve bile>mi> bagmttlann

}I ~

~-路

i1

l j

路.~

daha ust diizeyde bilqmesiyle her ilerlediginizde kudretinizi artmrstmz. A,agthk duyusal i!;taha gelince, kotii olmasmm nedeni duyusal ol. mast degildir; kotu olmasmm nedeni temelde bagmttlarm c;ozulup dagtlmast iizerinde oynamp durmastdtr. Hakikaten >6yle bir >ey: Barra kotiiliik yap, uz beni, iizeyim seni. Bu tam bir tezgah sahnesidir. Diyebilirsiniz ki boyle bir tezgahta kendini iyi hissedenler var; kendini bu >ekilde iyi hissetmek, o kuc;iik telafi sevin<;lerinden ba>ka bir ><Y degildir. Tum bunlar mide bulandmctdtr, igren<;tir; bu dunyada en lanetli ya,am bic;imidir. Hadi kendi sahnemizi yaratahm ... <;:unkii birbirimizden nefret etmemiz de lazrm, sonra birbirimizi daha c;;ok sevece-

lik, Ne demektir bu? Ideal olarak hi<;bir zaman tam olamaz, c;unku

giz. Spinoza bu sahne kar>tsmda kusar; der ki kim bu <;tlgmlar? Ke>ke

kr.Smi UzU.ntO.ler hep olacakt1r. Spinoza bunu gOz ard1 etmez; her za-

c;tlgtnhklan yalmzca kendilerinde kalsa; ama bnla>tctdtr bunlar; salgtn

man uzuntuler vardtr ve olacakttr. Mesele var olup olmamalan degil,

hastahklardtr. Dziintiilerini size bula>ttrmadan pe>inizi btrakmayacak-

mesele onlara verdigimiz degerdir; onlara atfettigimiz itibardtr. Onlara

ll

lardtr. Dertlerini anlamadtgtmzt, bu i>in size gore olmadtgtm soyledi-

I

endi!;eye dayanarak kendi izbe yuvalanm yapacaklardtr. Ne kadar ya-

ne kadar itibar ederseniz, yani ><yin uzerinizde btrakttgt izi kn>atmak iG_in kudretinizin ne kadanm bu i~e yat1nrsamz, kudretinizden o ka-

dar kaybedeceksiniz. 0 halde mutlu bir sevgide, sevin<;li bir a>kta ne olup biter? Burada, otekinin bagmttlanmn azami c;ogunluguyla, kendi bagmttlanmzm azami <;ogunlugunu bile>tiriyorsunuz; cisimsel, algtsal, her turden. Elbette ki cisimsel, evet neden olmasm? Ama algtsal da:

l

11

j

ginizde ise sizi budala yerine koyacaklardtr iistelik. Gerc;ek hayatm boyle oldugunu soyleyeceklerdir. Tezgahlanan sahneye, budalahga ve kamza yapt>trlarsa, size o kadar bula,ttracaklar; sizi ne kadar yakabilirlerse, bunlan size o. kadar ge<;ireceklerdir. .. [Gilles Deleuze iyice mi- . desi bulanmt> gibi gorunur.]

Hah, iyi ... Muzik dinleyecegiz demek ki! Belli bir ><kilde denebilir ki,

CLAIRE PARNET,

icat etme hiGbir zaman durmaz. Diger ikisinin artlk yalmzca parc;;alan

GILLES DELEUZE,

oldugu >n uc;uncu bireyden bahsettigimde, bu soz konusu uc;uncii bireyin onceden,var oldugu anlamma hic;bir ><kilde gelmiyor. Hep ken,di bagmttlanmt ba,ka bagmnlarla bile>tirerek, benim ve otekinin arnk 72

Richard, i>tahtan bahsetmeni istiyordu ... Bagmttlann bile>tirilmesinden mi?! [kahkahalar]

Bagmttlann bile>tirilmesi konusunda her ><yi soyledim. Anlaytn, burada en biiyiik yanh> anlama >6yle bir >eye inanma olacakttr: Sadece par<;alan olacagtmtz iic;iincii bir birey arayahm. Boyle bir birey on73


GILLES DELEUZE

SPlNOZA 'OZERlNE lKlNCl DERS

ceden yoktur. Bagmularm <;6zilliip dagtlma tarzt da dogada 6nceden

yor; yani <;ekilmek degil, bir par<;ast olarak dahil olabilecegim daha

yoktur, <;iinkii doga biitiindiir; ama sizin goril> a<;mizdan son derece

ust bireylikleri icat etmek gerekiyor; <;iinkii bu bireylikler onceden

karma>tkur. Burada biitiin bunlann Spinoza i<;in yol a<;Ujlt problemle-

yak. Soylemek istedigim her >ey, inamyorum ki somut bir anlam ka-

rin ne kadar biiyilk olduklan goriilecek, <;iinkii biitiin bunlar son de-

zamyor; iki ifade somut bir anlam kazamyor... (. .. )

rece somut >eyler, ya>am tarzlanyla ili>kili. Nastl ya,amah? Bagmnla-

Oz ezeli-ebedidir, ezeli-ebedi 6z ne demektir? Oziiniiz, tekil 6zil-

nn ne oldugunu 6nceden bilmiyorsunuz. Meseta size uygun dii>en

mUz ezeli-ebedidir. Yalmzca size ait alan Ozel OzUnUz, ne demektir

miizigin pe>ine dii>mek zorunda degilsiniz. Demek istedigim, bu hi-

bu? $imdilik bu formiile tek bir anlamdan ba>kasmt verebilecek halde

lim gibi bir >ey degildir. Hangi anlamda? Bagmulara dair size, i>te ba-

degiliz: Siz bir kudret derecesisiniz. Bir kudret derecesisiniz: Spinoza

na laztm alan kadm ya da adam dedirtecek bilimsel bir bilgiye sahip

,unu yazdtgtnda soylemek istedigi budur: "Ben Tann kudretinden bir

degilsiniz. El yordamtyla ilerlenir, korlemesine. Bazen yilriir bazen

paytm, par<;aytm (pars)." Bu, kelimesi kelimesine ben bir kudret dere-

yilriimez vesaire. Ve i>lerin asia yilriimeyecegini soyleyip kendilerini

cesiyim demektir.

hep bu tiir i>lere aup duran insanlarm varligmt nastl a<;tklamah? [kah-

Hemen bir itiraz gelebilir. Ben bir kudret derecesiyim, ama sonu<;-

kahalar] l>te bunlardtr iiziintii insanlan, iiziintii ekip bi<;enler bunlardtr, <;iinkii varoln>nn temelinin bu oldugunu dii>iiniirler.

aym kudret derecesi degildir. Demek ki kudret derecem silrekli degi-

Obiir taraftan, uzun <;trakhk siiresince bendeki oln>tnrucu bagmu-

>ip duruyor. Tamam, bunu bir kenara btrakahm. Bu kudret derecesi-

larm bir tiir hissine bagh olarak bana uyan >eyleri ve uymayan >eyleri

nin bir derinligi, nastl ve ni<;in vardtr? Tamam. Ama kabaca >nnu soy-

belli belirsiz yakalanm. Bana diyeceksiniz ki, bunlar yalmzca bunun

luyorum: Ben bir kudret derecesiyim ve i>te bu anlamda ezeli-ebedi-

i<;inse <;ok da gii<;lii degil. Elimizde ba>ka bir formiil yak: Size uyma-

yim. Hi<; kimse ba>ka birisiyle aym kudret derecesine sahip degildir.

yan >eyi hi<;bir >ekilde yapmaym. Bunu ilk soyleyen Spinoza degil "Si-

Bakm ileride yeniden ihtiya<; duyacagtz, bu bir niceliksel bireyle>me

ta ben bebek, kii<;iik bir <;ocuk, yeti>kin, bir ihtiyar oldugumda, bu

ze uymayan hi<;bir >eyi yapmaym" 6nermesini baglammdan kopanrsa-

anlayt>tdtr. Ama bu ozel bir niceliktir, <;iinkii bir kudret niceligidir.

mz, ollermenin hiGbir anlam1 kalmaz. Ama bunu, bile~en bagmular

Bir kudret niceligine her zaman >n isim verilmi>tir: Yeginlik. Spino-

anlayt$1lll sonucuna vardmrsaruz; i>te ben bunu <;ok gorkemli buluyo-

za'mn "ezeliyet-ebediyet" atfettijli tek >ey b~dur. Ben Tann kudretinin

rum ... <;:ok somut biri varolu>nnu, kendisine uygun dii>en veya dii>-

bir derecesiyim; bu demektir ki ben ezeli-ebediyim. lkinci aidiyet

meyen bagmularm, ka<;mmast veya baglanmast gereken durumlann

kiiresi: anhk duygulam;lar var bende. G6rmii>tiik, bu anhk alma bo-

bir tiir duygtilam>ml, duygusunu veya on hissini elde edecek >ekilde

yutudur. Bu boyuta gore bagmular bile,irler veya bile>mezler. Bu af-

nastl diizenleyebilir? Bu, ''>unu yapmamz gerekir': tipinde bir >ey deyapmak gerekmiyor, bulmak gerekiyor., Kendi yolunu bulmak gereki-

fectio boyutudur: Seyler arasmdaki bile>imler veya <;bziilmeler. Ve i>te ii<;iincii aidiyet boyutu: Duygular. Yani bir duygulam> kudretimi ger<;ekle>tirdigi zaman, bunu her defasmda olabildigince yetkin, mum-

74

75

gildir; arnk hi<;bir >ekilde ahlak alamnda degiliz. Herhangi bir >ey路,,


GILLES DELEUZE

SPlNOZA OZERlNE lKlNCl DERS

kiin oldugunca yetkin bir >ekilde yapar. Aslmda duygulam>, yani bir

rah mektupta, gelecek defa mutlaka iizerinde duracagtm1z, bireylik

>eye ait alma, benim kudretimi gerc;ekle>tirir.. Kudretimi ko>ullara

ustiine sonuc;lar <;1karma olanagt saglayacak c;ok onemli bir boliim

bagh olarak, burada->imdiye bagh olarak gen;ekle>tirebilecegi kadar

vard1r. Simdiden soyliiyorum, Spinoza'nm mektupla,inalanna sahip

gen;ekle>tirir. Kudretimi, >eylerle alan bagmnlanma bagh olarak, bu-

olartlarm gelecek derse Meyer'e yazllm1> bu iinlii mektubu, sonsuzlu-

rada->imdi etkili ktlar. U<;iincii boyut, bir duygulam>m kudretimi et-

gu konu alan bu mektubu okuyarak gelmelerini istiyorum. Bu mek-

kili ktld1gt her defasmda, kudretimi artmnadan veya azaltmadan etkili

tupta Spinoza son derece ilginc;, son derece acayip bir geometrik 6r-

ktlmasmm soz konusu olmad1g1 duygu kiiresidir.

nek verir. Ve bu geometrik Ornek Uzerine her tli.rden yorum yap1lm1~颅

Demek ki, "kudretin ezeli-ebedi bir derece" olmas1, kudretimin sii- . re ic;inde durmaks1zm arup azalmasmi engellemez. Kendinde ezeli-

ur, c;iinkii c;ok tuhaf bir omektir. Ve Leibniz, kendisi c;ok biiyiik bir matematikc;idir ve Meyer'e yaz!lan bu mektuptan haberdard1r; Spino-

ebedi alan bu kudret anma}'l ve azalma}'l asla b1rakmaz,. yani siireye

za'ya ozellikle bu geometrik 6rnek, Spinoza'mn kendi c;agda>larmm

bagh olarak <;e>itlenmeden kalamaz. Sonuc; olarak bunu nas!l anlaya-

bile anlamad1gt >eyleri anlad1gm1 g6steren bu omek nedeniyle hayran

cagtz? Bunu anlamak sonuc; olarak o kadar da zor degil. Eger biraz on-

oldugunu soylemi>tir. Oyleyse bu metin Leibniz'in vaftiziyle daha da

ce soyledigimi dii>iiniirseniz: Oz bir kudret derecesidir; yani eger bir

ilginc;le>iyor. l>te Spinoza'mn iizerine dii>iinmemizi istedigi >byle bir

nicelikse, bir yegin niceliktir. Ama bir yegin nicelik hic;bir >ekilde

~ekildir: Biri Otekinin ic;inde, ama merkezleri aym olmayan iki c;em-

uzamh bir nicelik gibi degildir. Bir yegin nicelik bir e>ikten a}'lrt edile-

ber. Biri digerinin ic;inde, ama merkezleri ayin olmayan iki c;ember.

mez; yani bir yegin nicelik esasen, kendi ba>ma bir farknr. Yegin nice-

Bir c;emberden digeiine en uzun ve en k1sa mesafeleri tespit ediyoruz.

lik farklardan yap!lmJ>tlr. Acaba Spinoza bOyle bir >ey soyleyecek ka-

sekli anladm1z m1? l>te >imdi Spinoza'nm soyledigi >ey. Bana oyle geli-

dar ileri gider mi? Burada bir parantez a<;1p biraz bilgic;lik taslama izni

yor ki Spinoza bize c;ok ilginc; bir >ey soyliiyor, >6yle diyor: Bu ikili >e-

istiyorum. Bu onemli. Spinoza路 ilk olarak ac;1k ac;1k pars potentiae (kud-

kil omeginde, elinizde bir s1mr, bir limit veya e>ik bulunmad1gtm soy-

retin parc;as1) diyor ve 6ziimiiziin ilahi kudretin bir parc;as1 oldugunu

leyemezsiniz. Elinizde bir e~ik, bir s1mr var. Hatta iki s1mr var: DI.?

soyluyor. Soz konusu alan metinleri kamrtma, soylemedikleri >eyleri

c;ember, ic; <;ember veya aym anlama gelmek Uzere bir c;emberden Ote-

s6yletmeye c;ah>mak degil: "Kudret parc;as1," bir uzamh pan;a degildir,

kine en btiyiik mesafe ve en kiic;iik mesafe. Elinizde bir. maksimnm ve

ac;1k bir >ekilde bir yegin parc;ad1r. Tamamen bilgic;lik alamnda kala-

bir minimum var. Ve bize diyor ki: TojJlam1 ele ahn, burada Latince

rak konu>uyorum, ama soylediklerimi dogrulamak ic;in buna ihtiya-

路 metin c;ok Onemli, mesafelerin e$itsizliklerinin路 t9pl~mmi ele alm. GO-

cJm var. Ortac;ag skolastik dii>iincesinde >U iki terim arasmda e>itlik

riiyorsunnz: Bir c;emberden otekine giden tii!ll c;izgileri c;izin, tum

yiiriirliiktedir; gradus ve pars, parc;a ve derece. Oyle ki dereceler c;ok

dogru parc;alanm c;izin. Ku>kusuz sonsuz sa}'lda c;izgi olacakt1r. Spino-

ozel tiirden parc;ad1r, yegin parc;ad1r; bu ilk noktayd1. lkinci nokta!,

za bize diyor ki, mesafelerin e>itsizliklerini topla)'ln. Anhyorsunuz de-

Spinoza'mn Meyer'e, Meyer adh bir beyefendiye yazd1g1 on iki numa-

gil mi? Bize tam ojarak s6yledigi, e>it olmayan mesafelerin, yani bir

76

77


GILLES DELEUZE

SPINOZA 0ZERINE IKlNCI DERS

c;emberden digerine c;izilen c;izgilerin toplam1 degil. Bize dedigi: Mesa-

sozgelimi insamn dogasma ait bir >ey olarak ozgurliik problemine Spi-

felerin e>itsizliklerinin toplaml, yani farklann top!am1. Ve ekliY'or: Bu-

noza kadar ka}'ltSlz kalmami>t1r. Spinoza insamn dogasma ait hic;bir

radaki sonsuzluk son derece ilginc;tir. Ne demek istedigini gorecegiz.

>eyin olmad1gim du>immektedir. 0, her >eyi olu>a bagh olarak du>ilnen bir du,unurdur. Tamam buraya kadar hemfikiriz ku>kusuz.

Ama ben meme ba,vuruyorum, c;unku c;ok kesin bir fikir var akhmda, bize diyor ki: Bu c;ok ilginc;, bu sonsuz bir toplamd1r. Mesafelerin e>it-

Peki akllh hale gelmek ne demektir?

sizliklerinin \oplami sonsuzdur. E.~it olmayan mesafelerin toplammm

Ozgur o!madigm1z bir kez soylendikten sonra ozgilrle>mek ne de-

bir. sonsuz toplam oldugunu da soyleyebilirdi. Ama burada bir sm1r,

mektir? Ozgur dogulmuyor, ak1lh dogulmuyor; tumuyle kar>Ila,mala-

bir limit vard1r. Bir sm1r vard1r, c;unku elinizde buyilk <;ember smmy-

nn keyfiyetine, yani <;6zulup dag>!malann keyfiyetine ka!mi> bir >ey.

la kUc;uk <;ember smm bulunuyor. Demek ki burada oyle bir sonsuz

Spinoza'da bunun tumuyle olagan oldugunu anlamamz gerekir. Doga-

vard1r ki, hakh olarak sonsuz oldugu soylenmekle birlikte s1mrs1z de-

miz itibanyla 6zgilr o!dugumuzu dil>ilnen yazarlar belli bir doga fikri-

gildir. Ve diyor ki bu tuhaf bir sonsuzdur, <;ok 6zel turden bir ge-

. ne sahip olanlard1r. Bir toz olarak, yani goreli olarak da olsa bag>mslZ

ometrik sons~zdur: Sonsuz diyebilecegimiz, ama smlTSlZ olmayan bir

bir >ey olarak du,unulmedigi surece, sanm1yorum ki birisi <;1klp, doga

sonsuzdur. Ve gen;ekten de iki <;ember arasmda kalan uzay sm1rs1z

itibanyla ozgur oldugumuzu soyleyebilsin. Ama eger kendinizin bir

degildir. lki <;ember arasmdaki uzay tamamen slmrlanmi>t1r.

toz degil de bir bagmnlar 路toplam1 oldugunu du,unuyorsamz, "6zgil-

Meyer'e mektuptaki ifadeyi tam olarak soyluyorum: Mesafelerin

rl1m" Onermesi her tUrlU anlamdan yoksundur. Aym ~ey bunun tersi

e>itsizlikferinin toplam1. Aym akll yilrutmeyi daha basit bir omege da-

i<;in de ge<;erlidir; 6zgilrum, ozgur degilim, hi<; anlamlan yok. Belki de

yanarak da yapabilirdi: E>it olmayan mesafelerin toplamL Ni<;in fark-

anlamh olabilecek tek soru >udur: "Nas1! bzgilrle>ilir?" Aym >ey "akllh

lann toplamm1 almak istiyor? Bana gore bu gerc;ekten c;ok onemli bir

olmak" i<;inde ge<;erlidir. Bu ancak tozi'! dlkkate alarak kendimi "ak1lh

metin; acaba kafasmda ne var soylemedigi? Buna kendisinin oz prob-

hayvan" diye tamnllad1g>m ol<;ude anla>Ilabilir. Bu benim bir tbz ol-

lemi a<;1smdan ihtiya<; duymaktad1r. Ozier kudret derecesidir, ama ne-

maml gerektiren Aristotelesci tammd1r. Ama eger ben bir bag>nnlar

dir bir kudret derecesi? Bir kudret derecesi bir maksimum ve bir mi-

toplam1ysam, bunlar belki de akli bag>nnlar olabilir; ama bag>nnlarm

nimum arasmdaki farkur.

akllh oldugunu soylemek her tilr anlamdan yoksundur. Demek ki

l>te bu nedenle bir yeginnicelik soz konusudur. Bir kudret derecesi kendi ba,ma bir [ark demektir. .. [bandm sonu[ ( ... ) Zamammn bir<;ok du>unuru gibi >unu <;ok temel bir onem atfederek soyleyen filozoflar arasmdad1r: Biliyorsunuz, ne akilh ne oz-

eger akllh, ozgilr gibi >eylerin herhangi bir anlam1 varsa bu ancak bir olu>un, bir olu> surecinin sonucu olarak olabilir. Bu daha >imdiden yepyeni bir durumdur. Dunyaya aulm1> olmak tam anlam1yla her an beni <;6zilp dagnabilecek bir >eyle kar>Ila>ma riski ta>Imak demektir.

gilr ne de zeki doguyorsunuz. Eger akllh hale geliyorsamz, ozgur hak

l>te tam da bu yilzden >unu diyorum: Aklm bir ilk ciheti vard1r.

geliyorsamz, vesaire. Her ,ey bir olu> meselesidir. Ama hi<;bir yazar,

Akhn ilk <;abas1, samyorum bu Spinoza'da <;ok ilgin<;tir, bu olaganilstu

78

79


GILLES DEIEUZE

SPlNOZA DZERlNE lKtNCl DERS

bir >ekilde el yordam1yla ilerleyen bir c;aba turudur. Burada bu c;aba-

Bu dU.rumlan bile~tirme sanau her $eyden Once size uymayan durum-

' nm yetersiz路 oldugunu soyleyemezsiniz, <;D.nk'O. somut yordamlamalarla

!ardan ka<;m1p size uyan durumlara dahil olmaktan olu>uyardu. Aklm

kar>lla,,r. Bu tam anlamwla bir tur i>aret degerlendirme veya i>aret

ilk c;abas1 i>te budur, Ama bu noktada uzerinde 1srar ediyarum: Bu se-

edinme <;1rakhgtd1r. Evet i>aret diyorum; hangi bagmularm bana uy-

viyede elimizde onceden hic;bir bilgi yaktur, onceden mevcut alan

duklan hangilerinin uymadlklanm bana birazok soyleyecek i>aretleri

hic;bir bilgi yaktur; hic;bir bilimsel bilgiye sahip degiliz bu seviyede.

.

duzenlemek ~e ke>fetmek. Denemek gerekir, tecrube etmek gerekir.

Bu bilim degildir. Bu tam anlam1yla canh bir deneyimdir. Bir <;lrakhk-

Benim deneyimim bana aittir, kendi deneyimimi ba:;;kasma iletemem

nr: Yamlmaktan hi<;bir zaman kurtulamam, bana uymayan durumla-

bile, <;unku belki de ana uymayacaknr. Ba>ka bir deyi>le, bu, her biri-

nn ic;ine dli>mekten kac;mamam, vesaire vesaire. Ve bilgelige dagru ilk

mizin hem sevdigi hem de katlanabilecegi >eyleri ke>fedebilmesi .i<;in

ad1mlar yava> yava> artaya <;1kmaya ba>lar. Bu bizi tekrar nereye geti-

bir ti'!r yardam gibidir. I amam. Bu biraz ilac; ic;memiz gerektigi zaman

rir? Bu bizi Spinaza'mn ta en ba>ta soyledigi >eye geri getirir: Herkes

ya>ad1gtm1z >eye benzer. Kendi dozunuzu bulmamz, aynnnlan ogren-

biraze1k da alsa bir >ey bilmeyi, neyi yapabilecegine dair muglak, gi'!-

meniz, se<;im yapmamz gerekir. Hekimin re<;etesi yeterli olmaz, sadece

cunun neye yettigine dair bir fikre sahip olmahd1r; kabiliyetsiz insan-路

yararlanabileceginiz bir >eydir. Tek ba>ma bir bilimi veya bilimin uy-

lar hic;bir >eye kabiliyeti almayan insanlar degil, kendilerini yapama-

gulam>ml a>an bir >ey vard1r. Kendi naktamz1 ke>fetmeniz gerekir, bu

yacaklan i>lere atan ve yapabilecekleri >eylere ba> veren insanlard1r.

muzik <;1rakhgt gibidir biraz: Hem size uyam hem de yeteneginizin da-

Ama diye sarar Spinaza, bir cisim, bir beden neler yapabilir? Bu >U

hilinde alam bulmamz gerekir.

demek degildir: Bir beden gene! olarak ne yapabilir, yani benimki, se-

Spinaza'nm aklm birinci ciheti diye adland1rd1g1 >ey budur. Bir tur ikili cihettir bu: Sec;mek-bile>tirmek. Sec;mek, sec;me-bile>tirme, yani hangi bagtnulann benimkilerle bile>ebilecegini deneyim yaluyla bulmak ve bundan sanuc;lar <;1kannak. Yani: Her ne pahasma olursa al-

ninki ne yapabilir? Sen ne yapabilirsin? Bu kabiliyetimizi tecrube etmek gibi bir >eydir. Kabiliyeti tecrube etmeye c;ah,mak ve tecrube ederken aym zamanda olu>turmaya c;ah>mak. Bu c;ak samut bir >ey. Ama onceden elimizde hic;bir bilgi yaktur.

sun kac;abilecegim kadar kac;acaklanm. Tamamen kac;amam, mutlak

Tamam, ne alduklanm bilmiyarum, ama kabiliyetim dahilinde ka-

surette kac;amam. Ama bana uymayan kar>lla>malardan mumkun ol-

lan alanlar var. Bu iki anlamda soylenebilir: C:ak alc;akgonullu insanlar

dugunca, azami Olc;ude kac;mak. Bana uyan bagtnnlarla azami 6lc;ude

vard1r, ben bunu ba,aramam diyen. Bir de kendilerini c;ak ustun go-

bile>meye, kendimi anlarla bile>tinneye c;ah>mak. l>te burada yine oz-

renler vard1r, c;ak basit, s1radan bir >ey bu, ben bunu yapamam, bu-

gi'!rlugpn veya aklm ilk belirlenimini buluyaruz.

nunla ugra>amam diyen. Belki de her ikisi de yapabileceklerdir, kimbilir. Kimse ne yapabilecegini bilmez.

l>te Rausseau'nun temas1, kendisinin "bilgenin maddeciligi" adm1, verdigi tema: Hat1rlarsamz, Rousseau'nun bu c;ak <;ak ilgin<; fikrinden 路

Haurhyarum, varolu,c;ulugun a gi'!zel y!llannda sava>m sanuna, 路

bahsettigimde demi>tim ki, bu bir tur durumlan bile>tirme sanat1d1.r.

temerkuz, taplama kamplarma vs baglanan bir konu vard1. jaspers'in

80

81


GILLES DELEUZE

SP!NOZA 0ZER!NE !KlNCl DERS

ortaya atttg1. Barra gore .;ok derin bir konuydu bu. lki tur durum ara-

masma iZin vermeyen durumlara sokmaya r;ah:~ar kendini. Belli bir an-

smda aynm yap1yordu: Sm1r durumlar ve ah>1ld1k durumlar. Diyordu

lamda istedigini elde etmi>tir, <;iinkii tali bir bagmtmm rahathg>na

ki: Sm1r durumlar herhangi bir anda tepemize dii>ebilir, bunlar once-

terk etmi>tir kendini. Oysa bir ki>inin, onu olu>turan ba>hca bagmu-

den asla ongoremeyecegimiz durumlard1r. Ne istiyorsunuz? l>kence

lar olarak gordiigii >eyleri deneyimlerken kendisini imha etmesi bam-

. gormemi> birisi ne demektir? l>kenceye dayamp dayanamayacag1 ko-

ba>ka bir >eydir. Ko>mak sizi ilgilendirmiyorsa <;ok sigara i<;ebilirsiniz,

nusunda hi<;bir fikri olamaz. <;:ok cesur bir sum tip i>kence altmda <;o-

yaa! Size denecektir ki kendini mahvediyorsun. Ama belki de kii<;iik

zulurken, zavalh olduklan samlan ki>iler harika bir >ekilde dayanabi-

bir sandalyede oturmakla yetinecegim, bu halde daha iyi olacag1m,

lirler. Bu bilinemez. Sm1r durum neyi yapabilecegimi son anda ogren-

huzur i<;inde olacag>m! <;:ok giizel. Peki bu durumda kendimi mahve-

digim durumdur. Bu hazen <;ok ge<; olabilir. Daha kotusunu veya daha

diyor muyum? Ha)'lr, oyle degil. Elbette kendimi mahvediyorum,

iyisini yapabilirdim. Ama bu onceden soylenemez. sunu soylemek <;ok

<;iinkii eger hi<; kimlldamazsam, olme riski altmda)'lmd1r; sonu<;ta hi<;

kolayd1r: Ben asla oyle bir >ey yapamazd1m. Ote yandan vaktimizi

ongormedigim bamba>ka tiirden s1kmularla kar>Ila>abilirim. Ah evet,

路boyle >eyler soyleyerek harca)'lp dururuz; hakikaten yapabilecegimiz

bu s1kic1dlr. Ama goriiyorsunuz, kendi kendini mahvetme durumla-

>eyleri es ge<;eriz. Bir<;ok ki>i neler yapabileceklerini bilmeden olmii>-

nnda bile bag>nular hesabm1 gerektiren kurnazhklar vard1r. Ki>i kendi

tiir ve arnk hi<; bilemeyeceklerdir. 路Bir kez daha: Vah>ette oldugu ka-

i<;in esas olmayan bir hususla ilgili olarak bile pekala kendini mahve-

dar iyilikte de. Surprizler; kendi kendinize surprizler yapmamz gere-

debilir ve onun ir;in esas olam korumaya r;ah~abilir, son derece kan-

kir. Sayle diyebilmelisiniz: Boyle bir >eyi ba>arabilecegim hi<; akhma

>Ikt1r. <;:ok kan>1kt1r. Siz hepiniz kurnazs1mz; ne ol<;iide kurnaz oldu-

gelmezdi. Bilirsiniz insanlann bir sUrD. becerisi vard1r. Genellikle in-

gunuzu bilmiyorsunuz. Herkes oyle.

sanlann kendilerini nasll imha ettikleri uzerine konu>ulup durulur;

Se<;meye yonelik bu egilime; bile>ecek ve bile>meyecek bagmulan ogrenme egilimine akil veya aklm <;abas1, aklm conatus'u, aklm gayreti

<;ok kan>ik bir Spinozac1hknr; ama sonu<; olarak inamyorum ki, bu r;ogu zaman s6ylemden ibarettir. OzU.ntU verici, r;ok UzUntU verici bir

durumdur. Ama giderek slklCl olur. Bir tiir temkin de vard1r: lnsanlarm kurnazhg>! Boktan bir >eydir insanlann kurnazhklan, <;iinkii hi<;bir >ekilde kendileri i<;in gerekli olmayan noktalarda kendi kendilerini imha eden bir siirii insan vard1r. Ku,kusuz onlar kaybedenlerdir, anhyorsunuz degil mi? Birinin s1mr durumda kendini hi<;bir >ey yapamayacak hale getirdigini varsayahm; bu hi<;bir >ekilde kimlldamak iste-

diyecegim. Ama >Unu da soyleniekten <;ekinmiyorum: Onceden hi<;bir bilime sahip olmadig>miZdan, belki de Spinoza'nm ne demek i~;tedigi颅 ni aruk anlayabiliriz: Bilim; belki de bir bagmular bilimine eri>ebilirsiniz. Ama bu ne menem bir >ey olurdu. Tuhaf bir bilim. Teorik bir hilim olmazd1. Teori bunun bir par<;as1 olabilirdi, ama qu bilim, ya>am~ sal bilim anlammda bir bilim olurdu. (. .. ) l>aret, e>sesli bir ifadedir: Elimden geleni yapacag1m: l>aretler nedir? Spinoza'ya gore temelde

bagmnd1r. K1m1ldamak <;ok tali bir bagmnd1r. Tamam. Aruk kim1lda-

belirsiz olan tam da <:lilsel i>aretler. Bunlar bir taraftan dilsel i>aretler, bte taraftan tannsal i>aretler. Peygamber i>aretleri, bir diger taraftan da toplumsal i>aretlerdir: Oduller, cezalar vs ..

82

83

meyen biridir. Ba>ka terimlerle soylersek onun "i<;in bu olduk<;a talipir


GILLES DELEUZE

Peygamberlik i0aretleri, toplumsal i>aretler ve dilsel i>aretler en biiyiik uc; i0aret turudur. Ama her durumda soz konusu olan e0seslilik dilidir. Buradan yola <;1kmaya, buradan gec;meye mecburuz, <;lrakhg,miZI tamamlayabilmek, sevinc;lerimizi sec;ip UzUntUlerirn,izi gidermek ic;in; yani bile>mi> olan bag,nnlann yakalanmasmda yol alabilmek ic;in; bize hyan bagmnlann ve uymayan bag,nnlann i>aretleri araclllg,yla bir yaklao1k bilgiye ula0abilmek ic;in. Aklm bu ilk c;abas1, gordugumuz gibi eyleme kudretimi arurmak ic;in giiciim dahilinde kalan her 0eyi yapmaknr; yani pasif sevinc;leri deneyimlemek, tutku sevin<;lerini deneyimlemek ic;in. Tutku sevinc;leri itibanyla eyleme kudretine sahip olmad1gim halde bu sevinc;lereyleme kudretimi e>sesli i0aretlere gore aruran >eylerdir. Goriiyor musunuz, c;ok giizel.

"Alayla gill me arasmda biiyiik bir fark gozetiyorum. (:iinku gillme, ttpkl eglenme gibi, kendi bajma iyidir. Zevk almay1 yasaklamak yalmzca lanetli ve hiizunlii bir hurafeciligin i)idir kesinlikle. A,llgi ve susuzlugu din-

dirmek hadar melankoliyi kovmaktan daha uygun bir )ey olabilir mi? ljte benim ilkem ve bagland1gim yo! budur... "

Burada 0u soruya varffil> bulunuyoruz: Belli bir uzunlukta c;1rakhk devresi oldugunu varsayarsak, daha kesin bir safhaya nasll gec;ebilirim; bu uzun c;1rakhk donemi beni kendimden daha emin olabilecegim, akllh olabilecegim, ozgur olabilecegim safhaya nas1l gotiirebilir? Bu nas1l yap1labilir? Bunu gelecek derste gorecegiz.

84

85


0<;0NC0 DERS Deleuze-Spinoza

25 KASIM 1980

On yedinci yUZ}'ll sonlanna dek felsefenin o kadar biiylik bir vurguyla hep I ann'dan bahsedip durrnast c;ok ilgin<;tir. Ve her >eyin otesinde, Spinoza, aforoz edilmi> Yahudi, bize I ann' dan bahsedecek son ki>i degildir. Biiylik eseri Etik'in birinci kitabt De Deo (Tann'ya Dair) ba,hgmt ta>tr. Descartes, Malebranche veya Leibniz olsun, herkes ic;in

felsefe ile tannbilim arasmdaki sm1r sanki son derece belirsizdir. Acaba nic;in felsefe Tann'yla bu kadar ha>tr ne>irdir? Ve bu durum, on sekizinci ylizytl filozoflannm devrimci darbesine kadar boyle gidecektir. Bu acaba bir gizli uzla,ma mt, yoksa daha safbir >ey midir? Dii>iincenin, on yedinci yUZ}'ll sonlanna kadar, Kilisenin dayatttgt >eyleri hesaba katmak zorunda kaldtgt, boylece bir siiril dinsel temayt ciddiye almaya zorlandtgt soylenebilir. Bunun <;ok ylizeysel bir kolaycthk olacagt da hemen hissedilir: Felsefenin talihinin o c;aga kadar biraz da dinsel duygulannkine bagh oldugu da e>it olc;iide ileri siiriilebilirdi.

Resim sanauyla bir benzerlik kuracagtm, c;:Unkft resmin Tann imgeleriyle dolu oldugu bir hakikattir. Sorum >U: Bunun o c;agda kac;mtlmaz bir zorlama oldugunu soylemek yeterli midir? lki >ekilde cevaplamak miimkiin. Birincisi evet; o c;agda bu kac;tmlamayacak bir zorlamadtr demek; bu cevap sanatm o c;agda i<;inde bulundugu ko>ullara i>aret eder. lkincisi de biraz daha olumlu bir tutumla yakla,arak o do-

I

87


SPlNOZA OZERINE OQ)NCO DERS

GILLES DELEUZE

ka~mamayacag1

Ba>ka bir omek: Bir dunyamn yaranlmas1... Eshi Ahid onlara hare-

dinsel bir hissiyatm oldugunu soylemektir. Filozof ve felsefe de bun-

ketlerin, bic;imlerin, ~izgilerin ve renklerin 6zgi.i.rle~tirilmesi alanagm1

dan ka<;amazlardt. Peki bu yeterli mil Ba,ka bir varsa}'lm ileri suriile-

saglami$lL Oyle ki, ateizm bir baktma hic;bir zaman dinin dt>mda ol-

nemde ressamm, daha da 6nemlisi resim sanatmm

mez mil Resim sanatmm o <;agda Tann'ya <;ok ihtiya<; duydugu, kutsa-

mami>tlr: Ateizm din c;ah,an sanat<;t-kudretidir. Tann'yla, her >eye

lm, ressam i<;in bir zorlama olmak >6yle dursun, baglarmdan kurtul-

izin vardtr. Felsefe ic;iri de aym >eyin gec;erli olduguna dair kuvvetli bir

masma azami• Oki.i.de imkan veren mekan oldugu s6ylenemez mi? Ba~-

ka terimlerle soylersek, Tann'yla istedigini yapabilir; insanlarla, yara-

hissim var. Filozoflar bize Tann'dan o kadar <;ok bahsettilerse, tabii ki iyi Htristiyanlar, inan<;h ki>iler olabilirler, bunun guc;lu bir eglenceli ·

nlm•> varhklarla yapamayacag1 her >eyi yapabilir. Tann resim sanany-

tarafl da olmahdtr. Bu inan<;stzhgm getirdigi bir eglence degildir, yap-

la, bir tur resim akl>•yla dogrudan ku>anldtgt olc;ude, resim de bu du-

makta olduklan c;ah>madan duyduklan sevinc;tir.

zeyde kendisi i<;in ba,ka ti'lrlu bulamayacag1 bir tur ozgiirluk alamna kavu~uyor

Ve nasll ki Tann ve lsa resim sanatm1n ~izgileri, renkleri ve hare-

olabilir. En imanh ressam ile en inan~slZ ressam yalmzca

ketleri benzerlik zorlamasmdan Ozgi.i.rle~tirmesi i~in olaganii.stU vesile-

resim yapmalan dikkate almdigmda bir te:zat olu>turmazlar, <;unku re-

ler oldularsa aym >ekilde felsefe i<;in de Tann ve Tann temas1, felsefe-

sim sanatmm kutsah

ku~atma

tarz1 resmetmekten ibarettir ve resim

de yaraumin nesnesi alan -?eyi, yani kavramlan, kendilerine dayanlan

burada baglanndan kokten bir >ekilde kurtulmasmm ko>ullanndan

zarlamadan; yani kisaca s6ylersek ~eylerin temsili alma zorlamasmdan

ba>ka bir >ey bulmaz.

ozgiirle>tirmek i<;in yeri doldurulamaz bir vesile olmu>tur.

Oc; omek veriyorum: El Greco ... Bu yaranma Htristiyan figiirleri

Kavramm ozgurle>mesi Tann duzeyinde olmu>tur, c;unkii arnk

dl$mda ba>ka bir yerden hareketle asla ula,amazdt: 0 halde bir duzeyde zorlamalann oldugu dogrudur. Ama ba>ka bir duzeyde, sanat<;l Bergson'un canh i<;in soyledigi gibi, engelleri araca donli>tlirendi. Bu

andan itibaren bir hali hazmn (presence) i>areti haline gelir. Benzetme

sanatc;mm ne olduguna dair iyi bir tamm olabilir. Kilisenin ressam

gilere; renklere ve hareketlere ula,tr. Filozoflann tannbilimin zorla-

iizerinde zorlamalanmn oldugu dogrudur, ama aym zamanda zorla-

malanna tabi olduklan dogrudur, ama bu oyle ko>ullarda olmaktadtr

malann yar~um aracma dOnU~tO.rii.lmesi de s6z konusudur. Ressamlar

ki, bu zorlamalardan fantastik bir yaranm yolu olu>turacaklardtr. Hie;.

bi<;imleri ozgiirle>tirmek, bi<;imleri illustrasyonla arnk hi<;bir alakalan kalmayacak noktaya kadar gotiirmek i<;in Tann'dan faydalamrlar. Bi-

kimseyi ku>kulandtrmadan kavranun ozgiirlugunu bu zorlamalardan

<;imler zincirlerinden kurtulur. Bir tur 5abat ayinine, c;ok saf bir dansa anhr; c;izgiler ve renkler gen;ek gibi gori'lnme, kesin olma, herhangi bir >eye benzeme gibi zorunluluklardan kurtulur. Bu resmin Htristi: yanhgtn zorlamalanna tabi olmas1 goriintiisii. altmda ger<;eklqen, <;iz~ gilerin ve renklerin serbest kalmas1d1r. 88

herhangi bir >eyi temsil etmek (representer) gorevi yoktur; kavram o yoluyla soylersek, Tann'dan dola>makslZln asla elde edemeyecegi <;iz-

sokup alacaklardtr. Ama bir filozofun c;ok htzh veya <;ok uzaga gittigi durumlar dt>mda. Spinoza'mn durumu boyle miydi acabal En ba>tan beri, Spinoza oyle ko,ullar altmdaydt ki bize soylediklerinin herhangi bir >ey temsil etmesi soz konusu degildi. l>te bu nedenle Spinoza'mn, Etih'in birinci kitabmda Tann o)arak adlandtrdtgt >ey 89


GILLES DELEUZE

SPINOlA DZERlNE DO)NciJ DERS

dunyamn en tuhaf ,eyi olacaknr. Tum bu olanaklann toplanum bir araya getirdigi olc;ude Tann kavram1 olabilecektir. .. Felsefi Tann kav-

lu• bak1mmdan uyu,mazhklar vard1r. 5u mumkun ba,ka bir mumkunle bir arada inumkun olmayabilir. t,te ikinci safhaya gec;iyoruz:

raml arac1hgiyla, ba,ka bir duzeyde yap1lamayacak olan bir ,ey, kavramlar sistemi olarak felsefenin en tuhaf yarat1m1 gerc;ekle,ecektir.

Leibniz tamamen yepyeni bir mant1ksal bagint1 yaratmaktad1r: Yalmzca mumkunler degil; bir arada mumkun olma meseleleri de vard1r.

Ressamlann, filozoflarm Tann'ya tabi klld1klan ,ey, ya tutku olarak resmi ya da tutku olarak felsefeyi temsil eder. Ressamlar lsa'mn bede-

· Herhangi bir nl.umkun ·ba,ka bir niumkunle bir arada mumkUn mU.dU.r? 0 zaman varolu~a geGecek alan mU.mkO.nler kilmesi nedir?

nini yeni bir tutkuya, yeni bir c;ileye maruz b1raklrlar: Onu toplarlar, derlerler. Perspektif herhangi bir ,eyi temsil etme s1kmnsmdan kurtulmu,tur; filozoflar ic;in de aym durum soz konusudur.·

Varolu,a gec;ecek olan tek mumkunler kumesi, kendi ba,ma, en c;ok yetkinlik miktarma sahip oland1r. Otekiler geri itilecektir. Mumkun · dU.nyalann en iyisini seGen Tann'nm iradesidir. Bu, do.nyanui yaraul-

Leibniz omegini ele ahyorum. Leibniz dunyanm yaranlmas1 konu-

masl ic;in olaganustu bir ini,tir, nuzuldur. Ve bu nuzulun lehine Leib-

suna geri doner. Tann'mn dunyayt nasd yaratugm1 sorar. Klasik mese-

niz bir sU.ril. kavram yaratml$tlr. Bu kavramlann da temsil edici olduk-

leyi yeniden ele ahr: Dunyamn yaranlmasmda tanrmm kavrama gucunU.n ve iradesinin rolu nedir?

lan soylenemez,' c;unku temsil etmeleri s6z konusu olabilecek ,eylerden Once gelirler. Ve Leibniz Unlu metaforunu ortaya koyar: Tann

gucu vard1r; elbette bu sonsuz bir kavrama gucudur. Bizimkine benzemez. "Kavrama .gu.cu" sOzU de e~seslidir. Tek bir anlam1 olamaz,

dunya}'l satran<; oynar gibi yaranr; en iyi kombinasyonun tercih edilmesi s6z konusudur. Satran~ hesab1, Leibniz'in Tann'nm kavrama gileli goru,une hakim olacaknr. · Bu, ozgurliiguniin ve ozgiirle,mesinin

\=linkU sonsuz kavrama gO.cU, sonlu bir kavrama gO.cU.olan biztmkin-

ko,ullanm Tann temasmda bulan olagani:istu bir kavram yarat1m1d1r.

Diyelim ki Leibniz bize

~unlan

anlauyor: Tann'nm bir kavrama

den mutlak olarak ba,ka bir ,eydir. Sonsuz'kavrama gucunde ne olup biter? Tanndunya}'l yaratmadan once, tabii ki bir kavrama gucu vardir; ama hic;bir ,ey yoktur, dunya yoktur. Ha}'lr der Leibniz, mumkun vard1r. Tann'nm kavrama gO.cU.nde mU.mkunler vard1r ve tUm

~eyler

mumkunler varolmaya yonelir. t,te Leibniz i<;in 6z budur: Var olma yonelimi, varolmaya yonelen bir imhln. Butun bu imkanlar yetkinlik miktarlanyla olc;ulur. Tann'mn kavrama gucu tum imkanlann indigi,

Bir kez daha, nas1l ressam c;izgilerin, renklerin ve hareketlerin mevcut herhangi bir ,eyi temsil etme ylikUmlulugunden kurtulabilmesi i<;in Tann'dan faydalanmak zorunda kald1ysa, o c;agda filozof da kavranllarm daha onceden ham bulunan, verili olan herhangi bir ,eyi temsil etme ylikiimlulugunden kurtulmalan ic;in Tann'dan faydalamyordu. Sorulacak olan soru kavramm neyi temsil ettigi degil, ba,ka

birbirlyle c;arpl,tlgi bir tur ku,at!Cldlr. Hepsi varolu,a gec;mek ister.

kavramlarla birlikte o!u,turdugu kiime ic;indeki yerinin ne oldugudur. Buylik filozoflann c;ogunda, yaratt1klan kavramlar birbirinden aynla-

Ama Leibniz bize bunun mumkUn olmad1gim, hepsinin varo!u,a ge<;emeyeceklerini soyler. Nic;in? C:unkU her biri kendi ba,ma varolu,a ge~,

maz ve hakiki bir sekans, bir silsile olu,turur. Bir kavramm bagh oldugu Sekans1 anlamazsamz kavram1 da anlayamazsmlZ. Sekans terimi-

c;ebilirdi, ama hepsi birden uygun kombinasyonlar olu,turmaz. Varo-

ni kullamyorum, <;iinkii resinlle bir tiir yakla,urma yap1yorum. Sine-

90

91


GILLES DELEUZE

SPtNOZA OZERtNE OQ)NCO DERS

manm alu>turucu biriminin sekans aldugu dagruysa, samnm ki, ba>-

varhklan karma>tkla>ttrdtgti:n, i<; ic;e katladtgtru (compliquer) soyleye-

ka her >ey e>it kalmak >artly!a, aym >ey kavram ve felsefe ic;in de soy-

cektir. Bu hayranhk verici bir farmiildiir. Nic;in Varhk tiim varhklan

lenebilir.

karma>tkla>tmr, ic; ic;e katlar? C::unkii her varhk Varhgt ac;tklar, dt>a

Varhk ve Bir prablemleri diizeyinde, Varhgm ve Birin bagmnlan

tizerine kavramsal yaratma c.;abalannda filozoflann bir sekans tesis et-

ac;ar (expliquer). Burada oyleyse bir <;ift vardtr: Karma>tkla>tlrmak, a<;tklamak.

meye c;a!J>tl]{]an dagrudur. Bana gore, felsefede kavram diizeyinde ilk

Her >ey Varhgt ac;tklar. Ama Varhk her ><yi karma>tkla>tmr, yani

biiyiik sekanslar Platan tarafmdan Parmenides diyalagunun ikinci bo-

hepsini kendi ic;inde tutar. 0 halde Platinus'un bu sayfalan arnk su-

liimiinde geli>tirildi. Aslmda iki sekans vard1. Parmenides'iu ikinci bo-

dura ili>kin degildir. Kendinize sekansm bir evrim ge<;irdigini soyleye-

liimii yedi hipatezden alu>ur. Bu yedi hipatez iki gruba aynhr; once

bilirsiniz: Bize bir ic;kin nedenden bahsetmektedir. Aslmda varhk di-

iic; hipatez, sanra dart hipatez. Bunlar iki sekanstlr.

ger varhklara nispetle bir i<;kin neden gibi davramr, ama aynt zaman-

llki: Varsayahm ki Bir Varhktan iistiindiir, Bir Varhgm iizerinde-

da Bir de Varhga nispetle bir sudur nedeni gibi davramr. Biraz daha

derinine inerseniz bir H1ristiyan olmasa da Plotinus'ta yaratict nedene

dir.

<;ak benzeyen bir >ey de bulabilirsiniz.

lkincisi: Bir Varhga e>ittir. Dc;unciisii: Bir Varhktan a,agtdtr ve andan tiirer. Asia

$U

filazaf c;eli>kiye dii>iiyar demeyin; hangi sayfayt hangi se-

kansa, hangi sekans diizeyine kayacagmlZl sarun. Ve ac;tktlr ki Platan'un bize bahsettigi Bir, birinci, ikinci ve ii<;iincii. hipatez diizeyle-

Ne olursa olsun sekanslan hesaba katmazsamz bize tam olarak neden bahsetmekte aldugunu fark edemezsiniz. En azmdan sekanslan kmp pan;alamak isteyen filazaflarm aldugu kesindir, <;iinku ba>ka bir >ey yapmak isterler. Bir kavramsal sekans resimdeki nuanslara e>degerdir. Bir kavram tonunu degi>tirir veya stmr durumda bir kavram

rinde aym almayacaknr. Platon'un takip<;ilerinden biri alan Platinus belli bir diizeyde bize varhgm kokensel kaynagt alarak Birden bahseder. Orada Varhk Birden kaynaklamr. Varhgt, Bir yapar. Oy!eyse a bir varhk degildir, Varhgm iistiindedir. Bu saf sudur dilidir: Varhk Birden sudur eder. Yani Bir varhgt iiretmek ic;in kendinden c;tkmaz, <;iinkii eger <;tksaydt lki alurdu. Ama varhk Birden <;tkar. Bu tam da sudur nedeniuin farmiiliidiir. Ama Varhk diizeyine yerle>tigimizde aynt Platinus tum varhklan kapsayan Varhktan, tum Varhklan tutan Varhktan . parlak ve Jirik te-'

perdesiui degi>tirir. Orada sanki perdeler, tonaliteler soz kanusudur. Spinaza'ya kadar felsefe esas alarak sekanslarla yiirumii>tiir. Bu gidi> baktmmdan nedensellige ilt,kin nuanslar c;ak onemlidir. Kaynak te>kil eden neden, ilk neden sudur nedeni miydi, ic;kin neden miydi, yaranct neden miydi, yaksa ba>ka bir >ey miydi? Aslmda i<;kin neden felsefede her zaman vardt, ama hep kendi sanuna kadar gidemeyen bir tema alarak vard1. Nic;in? C::unku bu ku>kusuz en tehlikeli temaydt. Tann'mn sudur

rimlerle bahsetmeye ba>lar. Biitiin Ronesans felsefesi iizerinde c;ak biiC

nederii alarak ele almmast, bu alabilirdi, c;iinkii bu durumda neden ile

yiik bir etkisi alan bir farmiiller' dizisi artaya atacaknr. Varhgtn tum

etki veya sanu<; arasmda hala bir ayrtm kahyardu. Ama ic;kin neden

92

93


GILLES DELEUZE

SPINOlA OZERtNE Oc;ONCO DERS

soz kanusu aldugunda amk neden ile etki, Tann ile yaramklan ara-

smda hic;bir hiyerar>i almayacaknr. Tozun s1fatlan almalan nedeniyle

smdaki aynmdan bahsetmek daha zorla>Jyardu.

s1fatlar aym degere sahip alacaknr. Henuz sayut bir alanda}'lz. Bu ic;-

lc;kinlik esas tehlikeydi. Aslmda ic;kin neden fikri felsefe tarihinde

kinligin spekulatif halidir.

surekli alarak vard1; ama frenlenmi> bir >ekilde, sekansm belli bir du-

Buradan birkac; sanuc; <;1karmaya c;ah,acaglm. Spinaza'mn Tann

zeyinde tutuluyardu, degeri yaktu; sekansm ba>ka duzeylerinde tas-

adm1 verecegi >ey i>te budur. Buna Tann der, c;unku mutlak alarak

hih ediliyardu. lc;kincilik sw;lamas1, heretizmin butun tarihi bayunca

sansuzdur. Bu neyi temsil eder? Bu c;ak ilgin<; bir durumdur. Bununla

temel sw;lamayd1: Tann ile yaramklanm karJ>tmyarsunuz. Bu asia af-

ya>anabilir mil lki sanuc; <;1karacag1m.

fedilmeyen bir sw;lamayd1. Oyleyse ic;kin neden surekli alarak vard1,

Birinci sanuc;: Birc;aklanmn yapmak isteyip de yapamadtgt >eyi

ama kendisine bir statU ~dinemiyordu. Kavramlar sekansmm ic;inde

yapmaya cesaret eden adur: lc;kin nedeni ba>ka nedensellik sure<;leri-

kuc;uk bir yeri vard1 yalmz.

ne bagtmh almaktan kurtarmaya cesaret eden adur. Tek bir neden

Spinaza geldi. Ku>kusuz ic;kin nedenden, yani uretmek ic;in yalmz-

vardtr, a da ic;kindir. Bunun pratik uzerinde de bUyilk bir etkisi var-

ca kendinde kalmakla yetinmeyen, ama urettigi de kendinde kalan bu

dtr. Spinaza kitabma antalaji admt vermez, bunu yapmayacak kadar

tuhaf nedenden bahsetme curetini az veya c;ak gosterebilen ki$ilerin

kumazdtr; Etik admt verir. Boylelikle >Unu demeye getirir: Spekulatif

gelenegi ku,kusuz Spinaza'}'l onceliyardu. Tann dunyadad1r, dunya

Onermelerimin 6nemi ne olursa olsun, onlan sadece ku~atuklan veya

Tann'dad1r. Etik'te; Bana gore Etik spekUlatif ya da tearik onerme ad!-

gerektirdikleri etik duzeyinde yargtlayabilirsiniz. Simdiye dek Yahudi-

m verebilecegimiz bUyilk bir ilk onerme uzerinde in>a edilmi>tir. Spi'

lerin, Htristiyanlann ve Heretiklerin <;ak ugra,nklan, ama hep c;ak ke-

naza'mn spekulatif onermesi >udur: Mutlak alarak sonsuz, yani bUtun

s.in kavram sekanslan ic;inde kalan ic;kin nedeni tamamen 6zgUrle~ti足

s1fatlara sahip alan tek bir t6z vard1r; yaratilm1> denen >eyler de yara-

rir. Spinaza anu tum sekanslardan c;ekip ahr ve kavram duzeyinde bir

nlmJ> degildir; bu tozun tarzlan veya var alma halidir. Demek ki tum

darbe gerc;ekle>tirir. Arnk sekanslar yaktur. lc;kin nedeni buyilk ne-

s1fatlara sahip ve ur-o.nleri var olma tarz1 veya hali alan tek bir tbz var.

denler sekansmdan, ilk nedenlerden sokup almakla, her >eyi kendi

Bunlar tUm s1fatlara sahip t6zUn var olma tarz1ysa, bu tarz t6zUn sifat-

tam alanik tutan, tum stfatlara sahip ve mutlak alarak sansuz bir to-

larmda varalur, s1fatlarda bulunur.

zun uzerine yilklemekle Spinaza sekansm yerine hakiki bir .ic;kinlik

Buradan <;1kabilecek tum sanu<;lar hemen dagrudan gosterirler

plam kayar. Bu alaganustu bir kavramsal devrimdir: Spinoza'da her

kendilerini. Tann'nm, tozun s1fatlan arasmda hic;bir hiyerar>i soz ka-

>ey bir sabit plan uzerinde gec;er. Bu alaganustu sabit plan, her >ey ha-

nusu degildir. Nic;in? c;:unku eger toz tum s1fatlara e>it olc;ude sahipse,

reket ettigi ic;in hic;bir >ekilde hareketsizlik plam almayacaknr. Spina-

s1fatlar arasmda hiyerar>i yak demektir, biri otekinden daha degerli

za ic;in 6nemli alan, bu sabit plan uzerinde, sadece >eylerin hareketi-

degildir. Ba>ka terimlerle soylersek, eger du>unce Tann'mn bir Slfatly-

dir. Spinaza bir sabit plan icat eder.

sa, uzam da Tann'nm ya da t6zUn bir s1fauysa,. dU~Unce ile uzam ara94

Spinaza'mn spekulatif onermesi >udur: Kavramt sekanslann degi-

95


GILLES DELEUZE

:;imleri olmaktan kurtarmak ve her :;eyi ic;kinligin sabit plam uzerine yansttmak. Bu olaganustu bir teknik gerektirir. Bu, sabit bir plan uzerinde ya:;amak aym zamanda bir ya:;am tarzt-

SPINOlA DZERINE DC:DNCD DERS

Hic;bir filozof okurlan tarafmdan Spinoza gibi degerlendirilmi:; degildir. Tann'ya

~UkUr.

Spinoza mesela Alman romantizmi ic;in en 6-

nemli yazarlardan biri olmu:;tur. Bu c;ok kulturlu, bu en kiilturhi ya-

dtr. Arnk degi:;ken sekanslara gore ya:;amtyorum. 0 halde sabit plan

zarlar bize c;ok ilgin<; bir :;ey soylerler. Bir taraftan Etik'in butunu bize

uzerinde ya:;amak ne demektir?

en sistemli bir :;ekilde sunan eser oldugunu, mutlaga kadar vardmlmt:;

Bu gozllik parlatan, mirasmt, dinini, her turlu toplumsal ba:;an)'l,

bir sistem, teksesl.i varhk, yalmzca tek bir anlamda dile getirilebilen

hepsini terk etmi:; Spinoza'dtr. Hic;bir :;ey yapmaz, herhangi bir :;ey

varhk oldugunu soylerler. Bu, sistemin doruk noktastdtr. Ama Etik'i

yazmaya giri:;meden once bile hakarete maruz kahr, kmamr. Spinoza

okudugunuz zaman, hep biitunu yakalayamadtgimz hissine kapthrst-

tanntammazdtr, lanetlidir. Pratik olarak hic;bir :;ey ya)'lmlayacak du-

mz. Butiin bizden kac;ar. Her :;eyi bir arada tutabilecek kadar htzh de-

rumda degildir. 0 da mektup yazar. Profesor olmak istemez. Siyasi

giliz.Goethe'nin c;ok giizel bir sayfas1 vardtr. Aym :;eyi on kez okudu-

<;:alt:;ma'smda profesorlugun gonullu bir faaliyet olmas1 gerektigini,

gunu, ama biitiiniinii hi<; anlayamad1gm1 ve okudugu her defasmda

hatta ders vermek ic;in para odenmesi gerektigini soyler. Profesorler

i:;in bir ba:;ka boyutunu anladtgtm yazar. Bu, olu:;turdugu kavramsal

servetlerini ve Unlerini tehlikeye atarak ders vermelidirler. Bu, tam an-

aygtt, felsefe tarihindeki en sistematiklerden biri olan filozoftur. Ama

lamtyla kamusal bir profesorluk olacaktu'. Spinoza kalabahk bir kolejli

yine de biz okurlar her zaman butiinun elimizden ka<;tlgt ve sadece :;u

grupla ili:;ki halindedir; Etik'in bolumlerini yazdtk<;a onlara gonderir,

ya da bu boyutunu yakalayabildigimiz izlenimine kapthnz. Gerc;ekten

onlar da Spinoza'nm metinlerini kendi aralannda tartl~arlar, Spino-

de :;u ya da bu ktsma tutulmu:;uzdur. Ba:;ka bir diizeyde ise, Spinoza

za'ya cevap yazarlar. Burilar c;ok akllh insanlardtr. Bu mektupla:;malar

kavram sistemini en uzaga kadar ta:;tyan, bu nedenle de okunmas1 c;ok

esash bir onem ta:;tr. Herkes tarafmdan reddedilmi:;tir. Spinoza'mn

buyilk bir felsefi kultiir gerektiren filozoftur. Tammlarla ba:;lar: Toz,

kendi kuc;uk agt vardtr, ama De Witt karde:;lerin korumas1 sayesinde

oz vesaire. Bu bizi bir yandan skolastige goturiir; diger yandan da bu

buradan kurtulur. Sanki kavram duzeyinde sabit plam icat etmi:; gibidir. Bence, bu varhga teksesli, mutlak olarak teksesli bir statu kazandmnaya yonelik en temel te:;ebbilstur. Teksesli varhk, bu tam olarak Spinoza'mn tum stfatlan e:;it olc;ude haiz, her :;eye kendi tarzlan olarak sahip toz diye tammladtgt :;eydir. Tozun tarzlari olanlardtr (etant). Mutlak olarak sonsuz olan tbz, varhk olarak varhknr, hepsi birbirine e:;it olan stfatlar, varhgtn ozudur. Burada her :;eyin uzerine indigi ve kaydedildigi

filozof kadar onceden bir :;ey bilmeksizin rahat<;a okunabilecek ba:;ka

bir plan vardtr.

bir filozof yoktur. Her iki yam da bir arada goturmek gerekir. Oyleyse :;u strn anlamaya c;ah:;ahm. Delbos, Spinoza'mn bizi kaptp goturen buyi'Ik bir ruzgar oldugunu soyler. Bu benim sabit plan hikayemle uyum i<;indedir. C:ok az filozof biiyilk bir sakin riizgar mertebesine eri:;ebilmeyi ba:;arm1:;t1r. Ve Spinoza')'l okuyan garibanlar, zavalh tipler bunu bizi yerden yere vuran ktsa sureli fmmalarla kar:;tla:;tmrlar. Cahilte okunan, cahilce

anla~dan

bir Spinoza okumas1 vard1r. Bunu

Spinoza'nm, bir kez daha soylemek gerekirse diinyamn en ince i:;len96

97


GILLES DELEUZE

mi> kavramsal aygmm olu>turmu> olmast olgusuyla nastl uzla,urabiliriz? Dil dcizeyinde tam bir ba~an s6z konusudur. Etik, Spinoza'nm ta-

mamlanmt'i a_ddettigi bir kitapur. Kitabmt yaytmlamaz, r;unkii yaytmlarsa kendini zjndanda bulacagm1 bilir. Herkes 'O.zerine Uzerine gel-

mektedir, aruk koruyucusu yoktur. l,ler r;ok kotu gitmektedir, yaytmlamaktan vazger;er, ama bir baktma bu r;ok onemli de~ildir, r;iinkii kolejli dostlannda metin zaten vardtr. Leibniz metni bilmektedir. Bu me tin nastl bir >eydir? Geometrik tarzda ispatlanmt> Etik soz

"Ahlm htlavuzlugunda ya,ayan biri i>in actma hendi ba,ma hota ve Jaydastzdtr."

konusudur. Geometrik yontemin kullamlmast soz konusudur. Ba>ka bir siirii yazar da bu metodu kullanmt>Ur. Ama gene! olarak bir felsefi Onermenin geometrik bir Onerme, geometrik bir teorem gibi kamtlan-

dtgt bir sekans iizerindedir. Spinoza bunu sekansm bir am olmaktan r;tkanr; Etik'in te>hirinin gene! yontemi haline getirir. Etik be> kitaptan olu~ur. Tammlar, aksiyomlar, Onerme veya teoremlerle; teoremlerin.

kamtlanyla, teoremlerin korolerleriyle, yani teoremlerden hemen r;tkan onermelerle vs. l>te o biiyiik riizgar budur. Bu sanki bir tiir siirekli kilim dokusu olu>turur. Geometrik te>hir aruk sekanstaki biranm ifadesi olmaktan tamamen pkmt>tlr ve Spinoza bunu sokiip r;tkarabilmistir, r;iinkii geometrik y'ontem mutlak sonsuz toziin sabit plamm doldurmaktan olu>an bir siirer; olacakur. Biiyiik sakin bir riizgar. Ve tUm bunlann i<;inde s'O.rekli bir kavram zinciri vard1r; her teorem

ba>ka teoremlere, her ispat baska ispatlara gonderir.

98

99


DORDUNCO DERS Deleuze-Spinoza

09 ARALIK 1980

Kudret Klasik Dogal Hak BugUnkU konumuz terminoloji ve kelime icat etme meseleleri.

Yeni bir kavram1 gostermek i<;in bazen g1inluk dilde ~;ok yaygm bir kelimeyi kullamrs1mz; bu <;ogu zaman <;ok koket<;e olabilir. Ama bu ~;ok

yaygm kelime ortuk olarak tumuyle yeni bir anlam kazanacaknr.

Bazen yaygm bir kelimenin ~;ok ozel bir anlamm1 ahp hu anlam1 vurgulafSlmz, hazen de size yepyeni hir kelime gerekir. l>te hu nedenle bir filozofun herkes gihi konu,madlgml soylemek anlamS!Zdlr. Bazen oyle, bazen >byle, hazen boyle ... Bazen yalmzca yaygm kelimeleri kullanmak <;ok iyidir, hazen kopu>u, kavram uretim anm1 ah>1lmad1k hir kelimeyle vurgulamak gerekir. Dalla once Ronesans'ta <;ok onemli olan huyllk filozof Nicholaus Cusanus'dan bahsetmi~tim size. Nicholaus Cusanus bir tO.r karma ke-

lime (mot-valise) yaratml>, Latince iki sozcugu hiti>tirmi>ti. Ni<;in? Bu <;ok iyi hir sbzsel yaranmd1. 0 s1ralarda Latince konu>uluyordu. 0 da Latinceden路 ge<;mi>ti. Diyordu ki: 5eylerin Varhg1 possest'tir, Latince bilmiyorsamz onemli degil, size apklayacag1m. Possest: Bu kelime onceden路 yoktu, mevcut olmayan hir kelimeydi, onu yaratan Cusanus'dur. Bu ho> bir kelimedir, Latince i<;in ho> hir kelime. Korkun<; 101


GILLES DElEUZE

bir barbarizmdir, aym zamanda korkun<; bir kelimedir. Ama felsefi

SPlNOZA 0ZERINE DiJRDONCO DERS

Meselenin ontolojiyle bagrm belki de anlayabilirsiniz. Bir >ey ne

olarak guzeldir, bir ba,andrr. Bir kelime yaratlldrgmda ...... [duyulmu-

kadar yeginse varhkla bagr da o kadardrr: Seyin yeginligi varhkla alan

yor] c;uvallamr> kelimeler vardrr, hic;bir >ey onceden belli degildir.

bagmus1d1r. Bunlan s6ylemek mlimkii.n mU? Bu bizi uz~n sUre me$-

Possest Latince iki kelimeden yapllmr>tlr, muktedir olmak fiilinin mastan olan posse ve olmak fiilinin haber kipi $imdiki zamanm U~ii.n颅 cii. tekil $ahs1 \olan est. Posse ve est kelimelerini biti$tiriyor ve possest kelimesini elde ediyor. Bu possest ne demektir? Possest tam olarak kud-

gul edecek. Devam etmeden once, ne tiir bir yanlr> anlamadan kac;m-

ret ile edimin, bir >eyi sayelerinde tammladrgrm kudret ile edimin ay-

den pkmayr nasrl ba>aracagrmrzdrr. Yeginlik dedigimiz eger bu degilse hi<; onemli degil. C:unkii bu nicelik tipi onceden belirlenmi>ti. Bu degil. Daha kudreti mevzu bahis etmenin hangi bakrmdan 6nemli oldugunu degerlendirmek gerekiyor. Ka<;mrlmasr gereken yanh> anlamalarm en 6neinlisi, Spinoz~'nm ve sonrasmda da Nietzsche'nin de $eyle-

mhgrdrr ... Demek ki bir >eyi oziiyle, ne olduguyla tammlayamayacagrm, bu barbar tammlama yoluyla, possest'iyle; yapabildikleriyle tammlayacagrm. Kelimesi kelimesine fiilen ne yapabildigiyle tammlayacagrm.

makta oldugumuzu gormeniz gerekiyor.

[Bir hili yeginlik ve >eyle ilgili bir soru sorar. Devamr i>itilmiyor.] Mesele neye inandrgrmrz degil; bu kudretler dunyasmda i>in ic;in-

Guzel. Bu ne demektir? Seylerin kudret olmasr demektir. Bu yalmzca >eylerin kudrete sahip oldugu anlamma gelmez; >eyler edilgen olarak oldugu kadar etkin olarak da sahip olduklan kudrete irca edilir

rin kudret istediklerini s6ylediklerini sanmakur. "Kudret aym zaman-

demektir. Demek ki, iki >eyi kar>rla>tmyorsamz, aym >eyleri yapamazlar. Ama kudret yine de bir niceliktir. Bu c;ok ozel nicelik sayesinde

>eyin istedigi g\i<;tiir" formulu bu meseleyle hic;bir alakasr olmayan bir formiildiir. Birincisi son derece banaldrr. lkincisi a>ikar bir 路>ekilde yanh> bir >eydir. Oc;uncusu Spinoza'mn soylemek istedigi kesinlikle bu degildir, <;iinkii bu budalaca bir >eydir ve Spinoza budalaca >eyler

sahip olabilirsiniz. Ama bunun getirdigi sorunlan umanm anhyorsu-

nuz; kudret bir niceliktir, bu tamam, ama uzunluk gibi bir nicelik degildir. Peki kuvvet (force) gibi bir nicelik midir? Daha kuvvetli olanm iistiin oldugu路anlamma mr gelir? Bu c;ok ku>kuludur. Oncelikle, kuvvet denen niceligi tammlamr> olmak gerekir. Bunlar bildigimiz niceliklerden degil, statiileri basit nicelikler degil bunlar. Onlann nitelikler olmadigrm, i>in burasrm biliyorum. Kudret bir nitelik degildir, ama aym zamanda, uzamh denen niceliklerden de degildir. 0 zaman, bunlar yegin nicelik olduklan i<;in c;ok ozel bir nicelik olc;egiyle kar>l kar>ryayrz; bir yeginlik ol\;egi. Bu >U anlama gelebilir: Seylerin az ya da' c;ok yeginligi vardrr. Seyin ozii olacak alan, >eyin oziiniin yerini alacak alan, >eyi tammlayacak alan bu yeginliktir. 102

da ozdiir" formiiliiniin soylemek istemedigi bir >ey varsa onu >6yle tercume etmek mumkundur: "Her >eyin istedigi g\i<;tiir." Hayrr, ''her

soylemez. Su degildir: Ha, i>te her >ey, hayvanlardan gec;erek ta,lardan insanlara her >ey gitgide daha fazla kudrete sahip olmak ister, gu<; ister. Hayrr bu degil! Boyle olmadrgrm biliyoruz, <;iinkii bu kudretin iradenin nesnesi olmas1 anlamma gelmiyor. Ha)7lr. Demek ki en azm-

dan bunu biliyoruz, bu da yeterince teskin edici. Ama bir $ey Uze~inde 1srar etmek isterim.. bir kez daha filozoflann

soylediklerinde 6nemli alan >eyleri degerlendirme hissiyanmza hitap ediyorum. Bu hikayenin, >eylerin arnk niteliksel bir ozle degil de ("insan aktllr hayvandrr"), nicelenebilir bir kudret ile tammlanmasr donii$1lmii.nU.n neden ~ok, ama ~ok 6nemli oldugunu tartl$mak istiyorum. 103


GILLES DELEUZE

SPlNOZA 0ZERINE D0RD0NC0 DERS

Bu nicelenebilir kudretin ne oldugunu bilmekten henuz c;;ok uza-

hak teorisi vard1. Ama bu neydi? Sonuc; olarak bu bana tarihsel ba-

gtm, ama bir tur hayal giicuyle bunun neden pratik olarak onemli ol-

klmdan onemli gorunuyor, c;unku bu antik geleneklerin c;ogunlugu-

dugu iizerinden bu bilgiye varmak istiyorum. Pratik olarak bu her-

nun bir araya topland1g1 ve H1ristiyanhkla antik geleneklerin yiiz yiize

hangi bir >eyi degi>tiriyor mu? Evet, bunun pratik olarak c;;ok >ey de-

geldigi noktayd1. Bu baklmdan klasik dogal hak anla}'l:;l a<;1smdan iki

gi>tirdigini hissetmi> olmahsm1z. Herhangi bir >eyin ne yapabilecegiy-

6nemli isim vard1r: Bir taraftan antik <;agm tUm geleneklerini; Platon-

le ilgilenmek, >eyin yapabilecegiyle ilgilenmek, >eyin ozuyle ilgilen-

cu, Aristotelesci, Stoac1, tum dogal hak geleneklerini derleyen Cicero

mekten c;ok farkhd1r. Ozerinde durmayacag1m, ama bunlar dunyada

vard1r. Antik dogal hakkl, ileride son derece onem kazanacak >ekilde

olmaya ili>kin aym tarzlar degildir. Ama bunu du,unce tarihinde ke-

takdim etmi>tir. H1ristiyan filozoflar, H1ristiyan hukukc;ular, ba>ka ya-

sin bir an olarak g6stermek istf:rdim.

zarlardan ziyade Cicero'dan alacaklar, dogal hakkm H1ristiyanhga

Burada bir parantez a<;1yorum, ama yine aym bakl> ac;;1smdan: Bu

uyarlanmasm1, her >eyden once Cicero' dan yola <;1karak gerc;ekle>tire-

kudret ve >eyleri kudretle tammlama hikayesi nedir? Soyle diyorum:

ceklerdir. Ozellikle de Aziz Thomas. Bu durumda, burada bir tiir ta-

Kahplanmz, i~aretleriniz, tamma noktalanmz olrnazsa tarihsel olarak

rihsel >ecere vard1r; bunu kolayhk olsun diye siz tekrar baktlll!mzda,

yonunuzu bulmamzm c;ok zor oldugu c;ok onemli bir an, c;ok onemli bir gelenek vard1r. Bu dogal hakla ilgili bir hikayedir ve dogal hak hi-

bulabilesiniz diye antik c;;ag-H1ristiyanhk klasik dogal hak >eceresi olarak adland!racaglm.

kayesinde >Unu anlamamz gerekir: Bugiin bize ilk bakl>ta, hukuken

Ama dogal hak dedikleri >ey nedir? Kabaca >unu soyleyecegim:

oldugu kadar siyasi olarak da c;oktan a>llml> bir >ey gibi gorunuyor

Butun bu dogal hak anla}'l>' i<;inde onemli olan >ey, dogal hakkl olu>-

dogal hak teorileri.

turan >ey oze uyan :;eydir. Neredeyse bu klasik dogal hak teorisinde

Hukuk el kitaplannda, sosyoloji el kitaplarmda her zaman dogal

c;ok Sa}'lda onerme bulundugunu soylemek durumunda}'lz. Bunu akll-

hak ustune bir bolum vard1r. Ve bu Rousseau'ya kadar, Rousseau da

da tutmaniZI isteyecegim, <;ii.nkii. kudret meselesine geri d6ndugumuz-

dahil olmak iizere on sekizinci yiiZ)'lla kadar devam etmi> bir >ey ola-

de a~agida sayacag1m ~u dart 6nermenin akhmzda olmasm1 istiyorum.

rak ele ahmr. Bugun artlk kimse bununla, dogal hak meselesiyle ilgi-

Buruar soz konusu klasik dogal hak allia}'l>mm temelinde yatan dart

lenmiyor. Bu yanh> degil, ama aym zamanda bunun fazlasJy!a uzman-

6nermedir.

ca bir bakl> oldugunu hissetmenizi isterim: Bu korkunc;tur. Seylerin

Birinci onerme: Bir >ey ozuyle tammlamr. 0 halde dogal hak >eyin

yanmdan, insanlann teorik olarak birbiriyle mucadele ettikleri >eyle-

ozune uyand1r. lnsanm ozu >udur: Akllh hayvan. Onun dogal hakkm1

rin yanmdan, tarihi bir mesele olarak onen!li olan bir >eyin yamndan

bu tammlar. Dahas1, "ak1lh olmak" onun dogasmm yasas1d1r. Burada

gec;ip gitmek, bu korkunc;tur. Sunu diyoruin ve nic;in >imdi soyledigi-

doga yasas1 i>e karJ>lr. l>te budur ilk onerme; ustun tutulan ozlerdir.

bi~

Bu klasik teoride ikinci onerme: Su andan itibaren >unu anlaya-

razdan goreceksiniz. Soyle diyorum: <;:ok uzun bir sure boyunca dogal

caksmlZ: Dogal hakkm birc;;ok antik yazara gore de buna benzer bir

104

105

mi ve nic;in ic;inde bulundugumuz safhanm kalbini olu:;turdugunu


GILLES DELEUZE

SPlNOZA DZERlNE D0RDDNCU DERS

>ey almast alduk<;a <;arptctdtr; dagal hak taplumu onceleyebilecegi

gunu belirlemeyi hedefler. Buradan tum pratik gorevler tilreyecektir.

varsaytlan bir duruma gondermede bulunmaz. Daga durumu taplum

l>te bilge ki!;inin siyasi hedefi budur.

oncesi bir durum degildir, ozellikle degildir, oyle alamaz. Daga duru-

Bu klasik dagal hak anlayt>mJ ozetleyebilirsem, H1ristiyanhgm an-

mu iyi bir taplumda oze uyan durumdur. lyi bir taplum neye denir?

tik dagal hak anlayt>Jyla nic;in c;ak ilgilendigini hemen anlayabilirsiniz.

lyi taplum diye, insanm ozi'mun i<;inde gerc;ekle>tirebilecegi tapluma

H1ristiyanhk anu dagal tannbilim adm1 verdigi. >eyle butunle>tirecek,

denir. 0 Halde daga durumu taplumsal durumdan路 once gelmez, daga

temel unsurlanndan biri haline getirecektir. Bu dOrt Onerme Hlristi-

durumu mumkun en iyi taplumda oze uygun alan durumdur. l>te

yanhkla bir arac1ya gerek kalmadan uyu,ur. Birinci onerme: Seyler oz-

' klasik dagal hakkm ikinci onermesi boyledir. Klasik dagal hakkm

lerine gore tammlamr ve haklanm 6zlerine gOre tammlar. lkinci 6ner-

u<;uncu onermesi buradan turer: En ba>ta alan >ey odevdir: Odevleri-

me: Daga yasas1 taplum oncesi degildir, milmkun en iyi toplumdad1r;

miz aldugu Olc;ude haklanm1z alur. Siyasi alarak bu c;ak pratik bir

milmkiln en iyi taplumda oze uygun ya>amaknr. Oc;uncil onerme:

>eydir. Odevler. Peki odev ne demektir? Burada bir terim var, Cicera'-

Odevler haklardan once gelir, c;unku odevler ozunuzu gerc;ekle>tirece-

nun Latince bir kavram1 var. TercUmesi c;ok zor; i~levsel 6dev fikrini,

giniz ka>ullardtr. Dorduncil onetme: Buna bagh alarak, ister kilise, is-

i>lev odevleri fikrini i>aret eder. Bu officium terimidir. Dagal hak bakt-

ter prens, isterse bilge olsun UstU.n bir ki.~inin uzmanhg;I vard1r. Ozleri

mmdan Cicero'nun en onemli kitaplanndan birisi De Officiis, "l>levsel

bilme diye bir >ey vard1r, ozlere clair bir bilgi. Bu durumda, ozleri hi-

Odevler Kanusu uzerine" ba>hgm1 ta>Jr. Peki varolu> bak1mmdan en

len ki>i, bize hayanmJzJ nas1l yonlendirecegimizi de soyleyecektir.

ba>ta gelen >ey ni<;in odevdir? C:unku odev, ozu en iyi anlara- bagh ala-

Kendi hayatma yon verebilmek bir bilgiye gore kararla>tmlacaknr; iyi

rak gerc;ekle>tirebilecegim ka>ullardJr. Yani mumkun en iyi taplumda

mi kotu mil aldugunu sadece sayesinde soyleyebilecegim bir bilgiye

ozume uyan hayatJ ya,ayabilmek.

gore. Demek ki nas1l belirlenirse belirlensin bir iyilik insamna, bir

D6rdU.ncU 6nerme: BUtU.n bunlardan c;ok bU.yUk siyasi 6neme sa-

hip alacak pratik bir kural <;Jkar. Onu >oyle bir ba,hkla ozetleyebiliriz:

Tann adamma, bir bilgeye, bir bilene, uzman birine ihtiya<; alacaknr. Bu d6rt 6nermeyi akhmzda iyi tutun.

Bilgenin uzmanhgt. Bilge nedir' Oze ili>kin ara>tJrmalarda ve aradan

Bir ytldmm dil>tilgilnu ve birinin gelip >unu dedigini hayal edin:

tureyen her kanuda ozellikle uzman alan ki>idir. Demek ki bilgenin

Haytr, haytr, haytr ve bir baktma tam tersi. Kar>J <;1kma zihniyeti tek

uzmanhgt ilkesi vard1r, c;unku ozumuzun ne aldugunu, en iyi taplu-

ba,ma hi<;bir zaman yilrumez_. Bir teariyi devirmek ic;in gizli bile alsa

mun ne aldugunu, yani ozu gerc;ekle,tirmeye en uygun alan taplu-

nedenlere sahip almak, <;ak onemli nedenlere sahip almak gerekir.

mun ne aldugunu; i>levsel odevlerimizin, officia'mlZln ne aldugunu,

Gilni'm birinde birisi <;Jkagelir ve dil>ilnce aleminde bir skandal yara-

yani ozil hangi ,artlar altmda gerc;ekle>tirebilecegimizi bize soyleyecek

nr. Bu Habbes'dur. C:ak kbtu bir ilnu vardtr. Spinaza anu <;ak aku-

alan bilgedir. Tum bunlar bilgenin uzmanhgtd1r. Ve saru: Klasik bilge

mu$tur.

neyi hedefler? Sayle cevap vermek gerekir: Klasik bilge orun ne aldu106

Ve i>te Habbes'un bize dedigi >ey: Habbes'un birinci onermesi: As107


GILLES DELEUZE

SPlNOZA DZERlNE D0RDONCO DERS

Ia oyle degil. Seyler ozle lammlanmaz, kudrelle lammlamr. Buna bagh

rimlerle soylersek, kudretle aym >ey olan dogal hak zorunlu olarak

olarak dogal hak >eyin ozune uyan degil, >eyin yapabilecekleridir. Bir

1oplumsal olmayan bir duruma anfla bulunur. 0 zaman toplumsal

>eyin, hayvan olsun insan olsun, hakk1 yapabilecegi her >eydir. Yapa-

durumdan ayn bir doga durumu fikri one <;1kmaya ba0lar. Doga duru-

bilecegi her oey hakkma dahildir. Bu andan ilibaren oU tiplen buy1lk

munda yapabildigim her >eye izin vard1r. Doga yasas1 yapabilecegim

onermeler ba> goslerecektir: Ama b1ly1lk bahk kii<;iik bahg1 yu1ar. Bu

hi<;bir >eye mukavemel olmayan bir yasad1r. Oyleyse doga durumu

onun dogat hakkld1r. Bu liplen bir onermeyle kar01la0ng1mzda Hobbes'un imzasm1 goriirsiiniiz. Biiy1lk bahgm kii<;iik bahg1 yemesi dogal

le hi<;bir oey anlamaz hale geliyoruz. Bunlann oniinii bir doga durumu

haklan i<;indedir. Yanmdan ge<;ip gidebilirsiniz; ama ha i>le, demek

gerc;ekten var mr diye sorarak kapatabileceklerine inananlar vard1r.

boyleymi> derseniz hi<;bir >ey anlayamazsm1z. KO<;iik bahp yemesinin

Bunu one surenlerin ger<;eklen bir doga durumunun mevcul oldugu-

1oplumsal durumdan once gelir. Daha bu ikinci onenne duzeyinde bi-

dogal hakkl oldugunu soyleyerek Hobbes muazzam bir provokasyona

na inand1klanm samrlar. Hi<; de degil, boyle bir >eye hi<; inanmazlar.

giri0mekledir, <;unku o zamana dek dogal hak dendiginde anla 01lan . >ey oze uygun olan 0ey, yani adma izin verilebilir olan eylemlerin top-

Yalmzca doga durumu kavrammm mannken toplumsal durum kavra-

lamlydL Burada ise izin verilen 0ey tiimiiyle farkh bir anlam kazamr: Hobbes yap!labilecek her 0eye izin oldugunu ilan eder. Yapabilecegi-

mu0 oldugunu soylemezler. Eger dogal hak bir varhpn kudreli dahi-

.niz her 0eye izin vard1r; bu dogal haknr. Bu basil bir fikirdir, ama alliist edici bir fikirdir. Hobbes nereye varmak isler? Buna dogal hak di-

mmdan Once geldigini s6ylerler. Bu durumun bir zamanlar mevcut ol-

linde olan her oey ise, doga durumunu bu kudrele ail kuoak olarak tammlamak gerekir. Bu onun dogal hakkld1r. Bu oyleyse loplumsal durumun i<;giidiisiidur. C::iinku loplumsal durum yapabilecegim herhan-

yor. Herkes her zaman biiy1lk bahklarm kii<;uklerini yuttugunu bili-

gi bir >eye yonelik mukavemellerle ilgilidir ve onlarla lammlamr. Da-

yordu. Ama路kimse <;1klp da buna dogal hak dememi01i. Ni<;in? C::iinku dogal hak lerimi bamba0ka bir 0ey i<;in aynlm10iJ: Oze uygun gelen .

hasl, eger mukavemel varsa bu ben onu yapabilecegim i<;indir. Bir

ahlaki eylem. Hobbes geldi ve >Unu dedi: Dogal hak eoillir kudrel; oy-

ramsal a<;1dan toplumsal durumdan oncedir. Bu ne demeklir? Kimse

leyse yapabildiginiz her ,ey dogal hakkm1zd1r. Yapabildigim her 0ey dogal hakk1ma dahildir.

loplumsal mukavemeti boyle lamrsmlZ. Oyleyse doga durumu kavloplumsal dogmaz.

r oplumsahz,

lamam; belki de loplumsal!a,ml>lZ-

lkinci onerme: 0 andan ilibaren doga durumu loplumsal durum-

dlr. Ve siyaselin meselesi de >U ~lacaknr: lnsanlarm toplumsalla0malan i<;in ne yapmah? Ama kimse loplumsal dogmuyor. Bu, demeklir ki,

dan aynhr ve kuramsal olarak ondan once gelir. Ni<;in? Hobbes buna

toplum yalmzca bir olu 0 siirecinin uriinii olarak dii>Oniilebilir. Ve

cevap vermeye <;abalar: Toplumsal durumda yasaklar vard1r; mukave-

hak, hukuk bir loplumsal olu> sureci i0lemidir. Ve aym >ekilde, kimse akllh dogmaz. lole bu nedenle bu yazarlar l;hrisliyanhpn <;ok onem

mel vard1r. Yapabilecegim, ama mukavemel goslerilen 0eyler vard1r. Bunlar dogal hakka degil, loplumsal hakka baghd1r. Kom0unuzu oldunnek do gal hakklmzd1r, ama loplumsal hakkm1z degildir. Ba>ka le108

verdigi bir lemaya

0

kadar oiddetle karol <;lkar: Hlrisliyanhkla Ademi

gelenek ad1 al1mda Ianman bir 1e~ad1r. Ademi gelenek, Adem'in gii!09


GILLES DElEUZE

SPINOlA DZERtNE DORDDNCO DERS

nah i0lemeden once yetkin oldugunu soyleyen gelenektir. Ilk insan

hepsini yeniden ele alacakttr: Dogal hak ac;tsmdan diinyamn en aktllt

yetkindi ve gunah ona bu yetkinligi kaybettirdi. Bu Ademi gelenek fel-

insam ile en delisi kesinlikle e0degerdir. Nic;in bilge ile deli arasmda mutlak bir e>itlik olsunl Bu tuhafbir fikirdir. <;:ok barok bir dunyadtr.

sefi olarak onemlidir. Htristiyanhgm dogal hak anlayt0t Ademi gelenekle pek giizel uyu 0ur. Giinah ;,lemeden once Adem oze uyan insan-

Dogal hak ac;tSmdan durum >ndur: Hakktm kudretime e>ittir, deli

dtr, aktlhdtr. Ona ozii, ilk ba>taki yetkinligini kaybettiren i>ledigi gil-

kendi kudreti dahilinde olam yapar; aynen aktllmm kendi kudreti da-

nah, yani varolu> maceralandtr. Bunlar, klasik dogal hak teorisiyle

hilinde olam yapmast gibi. Budalaca bir oey soylemiyorlar; deli ile

uyum ic;indedir. Oysa kimse dogumu itibanyla toplumsal degilse, doc

aktlh ayntdtr demiyorlar; dogal hak ac;tsmdan bakthrsa, bir deliyle

gumu itibanyla aktlh da degildir. Aktlhhk aym toplumsalhk gibi, bir

aktlh arasmda hic;bir fark yoktur diyorlar. Nic;inl <;:imkil her biri ken-

olu>tur. Bu durumda etigin meselesi belki de >U olacakttr: lnsamn aktllt olmast ic;in ne yapmahllnsamn zaten aktllt olan oziiniln gerc;ek-

di yapabildigini yapar. Hakla kudretin aynt >ey olmast, e0itligi niceliksel olc;ekte varhklann aynt olmasmt teminat altma ahr. Elbette aktlh ile

le0mesi ic;in ne yapmah degil. lki sorunun meseleyi ortaya koyu>u c;ok

deli arasmda bir fark olacakttr, ama sivil durumda, toplumsal dm•Jm-

farkhdtr; c;ok farkh yonlere dogru gidersiniz. Hobbes'un ikinci oner-

da olacakttr; asla dogal hak ac;lSlndan degil. Bilgenin veya iistiin biri-

mesi olacakttr:' Doga durumu toplumsal durumdan oncedir; yani in-

nin uzmanhgt ilkesini delik de0ik etmeye giri>irler. Ve bu siyasi olarak

san toplumsal dogmaz; olur.

c;ok onemlidir.

Dc;ilncii onerme: Eger ilk gelen doga duiumuysa veya ilk gelen

Kimse benim ic;in uzman degildir. l>te hukum sistemi kar>lt1 ola-

haksa, bunlar aym >eydir, c;unkii doga durumunda yapabilecegim her

rak Etik'i ortaya c;tkaracak olan biiyilk fikir budur. Hie; kimse. benim

0ey hakktmdtr. 0 halde, birittcil olan hakttr. 0 zaman odevler insanm toplumsalla0mastic;in haklan stmrlandtrmaya yonelik ikincil yilkilmil-

ic;in bir >ey yapamaz; hie; kimse benim ic;in uzman degildir. Hissedin;

luklerden ba>ka bir >ey olmayacaklardtr. lnsanm toplumsal olabilmesi

benim ic;in uz;man degildir." Benim yerime httkttm vermek istiyorlar-

ic;in haklan stmrlandtrmak gerekecektir, ama birincil olan hakttr.

dt. Biiyillii bir ke>if de vardtr. Bu muthi>, ama kimse benim adtma,

Odev hakka baghdtr. qysa klasik dogal hak teorisinde tam aksi soz

benim yerime bilemez. Bu tam olarak dogru mu? Bir manada tama-

konusuydu; hak kesin olarak odeve baghydt. Birinci olan officium'du.

men dogru degil. Belki de uzmanhklar vardtr. Bu onermelerde acayip

ne demektir bul Her >eyi bu cumleye koytnak gerekiyordu. "Kimse

Ve dorduncu onerme: Eger hakktm kudretimse, eger haklar odev-

olanm ne oldugunu hissetmeye c;ah>m. Bu yeni dogal hak teorisinin,

lerden once geliyorsa, eger odevler insanlann toplumsalla>malan ic;in

hak e>ittir kudret, birincil olan bdev degil haknr diyen bu teorinin bu~una

haklim stmrlandtrmaya yonelik i>lemler ise bin;ok soru ortaya c;tka-

tUm1

cakttr. Nic;in toplumsalla0mak zorundalarl Toplumsal olmamn ilginc;

ic;in uzman degildir. Eger toplum olu>an bir >ey ise, bu ancak >oyle ya

bir tarafr mr var? Onceden sorulmamr~ bir sttn1 soru.·

da boyle ona dahil olanlann muvafakattyla olabilir; bilge bana ozii

Dogal hak baktmmdan Hobbes >6yle der, Spinoza da bunlann 110

vanr: Bilgenin uzmanhgr s6z konusu degildir, kimse benim

gerc;ekle>tirmenin en iyi yolunu soyledigi ic;in degil. Uzma.nhk ilkesiIll


GILLES DELEUZE

SPINOZA OZERINE D0RD0NC0 DERS

nin yerini muvafakat ilkesinin almas1 siyasetin bUtO.m1 ac;;1smdan temel

desini ar;Iklamad!m; ne demek istedigini kesinle>tirmeye r;ah>tlm. Bu

bir 6neme sahiptir.

kesinlikle, varolanlarm ozle degil de kudretle tammland1klan, az veya

Gordugunuz gibi, bir onerme tablosu olu>turmaya <;ah>Iyorum;

c;ok kudret sahibi olduklan anlamma gelir. Her birinin hakk1 kudreti

dart onermeye kar>Ihk gelecek dart onerme. K1saca >unu soyluyorum:

olacakur, az ya da r;ok kudretleri olacakur. 0 halde, kudret itibanyla

Klasik dogal hak onermelerinde, Cicero-Aziz Thomas r;izgisinde, dun-

bir niceliksel olc;ek vard1r.

yaya ahlaki bir bakl>m hukuki geli>imini gorursunuz. Otekindeyse,

Simdi ikinci bir noktaya, yani niteliksel varolu> kiplerinin kutup-

Hobbes'la ba,layan anla)'l>ta ise etik bir hukuki anla)'l>m tum tohum-

luluguna ger;mek ve birinin otekinden <;lklp <;lkmad!g>m gormek gere-

lanm ve geli>imini bulursunuz: Varhklar, kudretleriyle tammlamr.

kiyor. Hepsi birden etik dedigimiz >eye dair tutarh bir gorii> veya

Bu uzun parantezi ac;mamm nedeni, "varhklar ozleriyle degil kud-

bOyle bir gorii> ic;in ba>lang1<; noktas1 olu>turacakur.

retleriyle tammlamr" formuliiniin >imdiden hissetmeye ba>lad1g>ri1z onemli hukuki ve siyasi sonur;lan oldugunu gostermekti. Bu konuyu

Varolu搂 Kiplerinin Niteliksel Kutuplulugu

kapatmak ir;in Spinoza'nm Hobbes'un dogal hak anla)'l$Inl yeniden ele ald1g>m ekliyorum. Goreli olarak onemli bir suru >eyi degi>tirecektir,

Simdi ikinci >eye, varolu> kiplerini)1 niteliksel kutupluluguna ger;-

Hobbes'la aym siyasi anla)'l>" sahip olmayacak, ama bu dogal hak me-

mek ve birinin digerinden r;1klp t;1kmad1g>m gormek gerekiyor. Top-

selesinde Hobbes'le aym gorii>te oldugunu, Hobbes'u takip ettigini

lamlan bize etik denilen >eye dair tutarh bir gorii> ya da boyle bir go-

kendisi ilan eder. Hobbes'da, ba>ka bir ar;1dari kendisinin olu>turmu>

rU~

ic;in tutarh bir hareket noktas1 verebilir.

oldugu bir fikrin hukuki bak1mdan teyit edilmesini bulur. Seylerin

Spinoza ac;1smdan nic;in varhk olmadigt_mzi g6rUyorsunuz, siz var-

bziiniin kudretten ba$ka bir $ey oJmadlgi fikrinin $a$lrtlCl bir >ekiJde

hk tarzlansm!Z, bu anla>Ihyor, eger herkes yapabildigiyle tammlam-

teyit edilmesini bulur. Dogal hak fikrinde onu ilgilendiren >ey de bu-

yorsa. Bu c;ok ilginc;. Bir 6zle tammlanm1yorsunuz, hatta 6zl1nl1z yapa-

dur.

bileceginizle aym, yani bir kuvvet olr;eginde bir derecesiniz. AranlZ-

路 Tarihsel olarak durust olmak ir;in >unu da eklemem gerekiyor: Bu

dan her biri bir kudret olr;eginde bir dereceyse, bana diyebilirsiniz ki

g6rii> hir;bir >ekilde bir anda ortaya <;lkmaml$Ur. Antik r;agda bile r;ok

r;ok degerli olanlar, az degerli olanlar olmah. Bunu bir kenara b1rak1-

k1smi ve za)'lf da kalsa buna benzer bir aklmm oldugunu, dogal hak

yoruz. Simdilik bilmiyoruz. Ama eger boyleyse, ozunuz yoksa ya da

e>ittir kudret anla)'l>mm Antik r;agda olu>tugunu tespit etmek mum-

ozuniiz kudretinizden ba,ka bir >ey degilse, bu ol<;ek ilzerinde bir de-

kundiir. Ama bu araY'> bastmlacakur. Bunu baz1 sofistlerde, 'kinik'

recesiniz demektir. Bu andan itibaren de, aslmda varhk tarzlans1mz.

ad1 verilen baz1 filozoflarda bulabilirsiniz. Ama modern r;agda parla-

Varhk tam, kesin olarak kudrete gore, kendisini tammlayan kudret

masl Hobbes ve Spinoza'yla olacakur. Simdilik "varolanlar birbirinden niceliksel baklmdan aynhr," ifa112

dereceSine g6re

nicelenmi~

varolan,

varolu~

tUrUdUr. Siz niceleyicisi-

niz. Nicelik degilsiniz ya da c;ok ozel niceliklersiniz. Her birimiz bir 113


GILLES DELEUZE

SPlNOZA 0ZER1NE D0RD0NC0 DERS

niceligiz, ama hangi tipten? Bu <;ok <;ok ilgin<; bir dunya goru,u, <;ok

yatta en ba,ta ku,ku duymak gereken 0ey, kendileriyle uyumlu olmayan ki,ilerdir. Spinoza bunu hayranhk verici bir ,ekilde soyluyor.

yeni: Ki,ileri nicelik, kudret paketleri olarak gormek; ya0amak gerek. Soylediginiz buysa, bunu ya,amak gerek. ~imdi

Nevrozun zehiri, i,te bu. Nevrozi.m bula,lclhgl, ben sana kendi kotii-

diger soru: Ama aym yazarlar, mesela Spinoza bize kabaca

lugumii bula>tmyorum, bu korkun<;, korkun<; ... En ba,ta, kendi i<;le-

iki varolu, kipi oldugunu soylemekten hi<; vazge<;miyor. Ve ne yapar-

rinde uyumlu olmayanlar. Bunlar vampir. l<;ki i<;en alkolige gelince;

samz yapln, iki varolu~ kipi arasmda tercih yapmaya itiliyorsunuz.

son bir defa, bu son kadeh. Bir daha, bir kez daha. Bu koti\ bir varo-

Oyle bir ,ekilde varoluyorsunuz ki, bir ,u kipte bir bu kipte varolmak

lu, kipi. Bir ,ey yap1yorsamz, aym ,eyi bir milyon kere daha yapacak-

durumundasm1z. Ve Etik bu varolu~ kipledni gOz Ontine serecek. Bu- -

ml,SllllZ gibi yapm. Eger bOyle yapamayacaksanlZ, o zaman ba,ka bir

rada arttk niceliksel kudret ol<;egi olmayacak; farkh varolu, kiplerinin

,ey yapm. Bunu soyleyen Nietzsche, ben degilim. Tum itirazlar Ni-

kutuplulugu olacak. Ilk fikirden ikincisine nas1l ge<;iyor ve ikincisiyle bize soylemek istedigi ne? Carolan biraz ac;abilir misiniz? Bunun ne

etzsche'ye. 10leyebilir, i,lemeyebilir. Tum bunlarm, soylediklerimin niye tartlolld,gml bilmiyorum. Bunlar hakikat meselesi degil, bunlar do-

degeri var diye sormaym; bir 0eyi yapmak ya da bir 0eye tabi olmak, bu belli bir ,ekilde varolmakttr. Kendinize bunun ne degeri var diye

kunabilecekleri ,eylere dokunuyor, ya,ama pratigiyle ilgili bunlar. Boyle ya0ayan insanlar var.

degil, hangi varolu, kipini gerektirir diye sorun.

Spinoza bize ne demeye <;ah,lyor? Bu <;ok ilgin<;. Etik'in dorduncii ~oyle

kitabmm en ba>ta kutupsal varolu> kipleri fikrini geli>tirdigini soyle-

der: Bir ,eyin iyi olup olmad1gm1 bilmek zor degildir, bu <;ok karma-

yecegim. Bunu Spinoza'da nerede goriiyorsunuz? Spinoza'da nerede

,,k bir soru degildir; bu bir ahlak meselesi degildir. $6yle sayler: Yal-

goruyorsunuz bunu? Simdilik <;ok basit >eyler soyluyorum. Bunu Spi-

mzta kendi kafamzda yapabileceginiz ,u路 testi yapm. Sonsuz kere ya-

noza'da nerede buluyorsunuz? Bunu Spinoza'daki bir tonda buluyor-

Nietzsche'nin edebi donu, hikayesinde soyledigi de budur.

pabileceginizi goruyor musunuz? Bu iyi bir ol<;uttur. Gordugunuz gi-

sunuz, zaman zaman. gO.c;lU.den bahsettiginde. Latince olarak sOylUyor:

bi, bu varolu> kipi ol<;iitudur. Yapttg1m1, soyledigimi bir varolu> kipi

Gu<;lu insan veya 6zgiir insan. Ya da tersi, kole veya gu<;suz. Burada

. haline getirebilir miyim? Hayma<;irkindir, kotudiir, pistir. Getirebili-

Etik'e ozgu bir uslup goruyorsunuz. Kotu insandan, iyi insandan bah-

yorsam, oyleyse evet. Goriiyorsunuz, her ,ey degi0iyor, bu ahlak degil.

setmiyor. Kotii insan ve iyi insan degerlere kendi ozune gore bagla-

Hangi anlamda? Mesela bir alkolige ,oyle diyorum: l<;meyi seviyor

nandlr. Ama Spinoza'mn konu,ma tarz1; farkh bir ton oldugunu hisse-

musun? l<;mek mi istiyorsun? Tamam, <;ok iyi. lo;eceksen oyle i<; ki,

diyorsunuz. Aym miizik aletleri gibi. lnsanlann tonun~ hissetmek la-

her i<;tiginde i<;meye, sonsuz kere tekrar tekrar i<;meye ham ol. Tabii ki senin kendi ritmine gore. lttirmek gerekmiyor. .. Kendi ritmine .go-

zlm. Bu farkh bir ton; size diyor ki: 10te gii<;lu adamm yapttklan, i,te gii<;lu ve 6zgiir insam tamyabileceginiz 0eyler. Bu saglam, sert bir in-

re. En azmdan burada kendinle uyum i<;inde ol. lnsanlar kenclilerlyle

san 路demek mi? Elbette ha)'lr; gii<;lu insan, bir ba>ka a<;1dan <;ok az

uyum i<;inde olduklan zaman size kar,l daha az pislik davramrlar. Ha-

gu<;lu olabilir, hasta olabilir,路 istediginiz her ,ey olabilir. 0 zaman, bu

114

115


GILLES DELEUZE

SPlNOZA 0ZER1NE DORDONCO DERS

gii<;lii insan meselesi nedir? Bir hayat tamd1r, varolus kipidir ve kale

tin okudukr;a bu ortak nokta)'l teyit etmekten baska bir sey yapmlyo-

veya gii<;siiz denilen varolus kipiyle tezat olusturur. Ne demek bu ha-

ruz. Sanki bir bilmece: Spinoza'ya gore siyasi giice sahip bir zorba, bir

yat tarzlan? Bu bir yasam bir;imidir. Bir yasam bir;imi olacaknr: kalece

kOle ve ruhani gUce sahip bir rahip arasmda ortak olan nedir? Bu ortak

yasamak, giir;suzce yasamak. Ve bir baska hayat tipi. Tekrar soruyo-

sey Spinoza'ya sayle dedirtecek alan seydir: Onlar gur;suzdur! Sayle ya

rum, ne demek bu? Tekrardan, bu kiplerin kutuplulugudur, formal-

da bOyle hayat1 karartmaya ihtiyar;lan vard1r! llginr; bir fikir. NietZsc-

tmda, iki kutup altmda: Gii<;lii veya kudretli, gii<;siiz ve kale; bunlann

he de buna benzer seyler sayleyecektir: Dzuntuyii hakim kllmaya ihti-

bize bir ;;ey sOylemesi laz1m.

yar;lan var. Hissediyor, dt;rinden hissediyor: Dzuntiiyii hakim kllmaya

Karanhkta ilerlemeye devam edelim ve 1petinlere gore Spinoza'nm

ihtiyar;lan var, r;unkii sahip olduklan giir; yalmzca uztmtii uzerinde te-

kale veya gii<;siiz dedigine bakahm. Bu ilgim;tir. Kale veya gii<;siiz dedigi seyde -metinleri zorlad1g1ml sanm1yorum- Nietzsche'yle terilel benzerlikler fark edilir, <;iinkii'Nietzsche'nin yapacag,. bu iki varolus kutbunu a)'lrt etmek ve ikisini de aym sekilde dag1tmaktan baska bir

mellenebilir. Ve Spinoza zorbanm her ~eyden Once tebasmm UzUntU-

sey degildir. C:unkii Spinoza'mn gii<;suz dedigi seyin kale oldugu saskmhkla fark edilir. Gu<;suzler koledir. Tamam. Ama kole, ne demek bu? Toplumsal sartlann kolesi mi? Olmad!i\J. ar;1k bir sekilde hissedilir. Bu bir hayat tarZL Toplumsal olarak kale olmayan, ama kale gibi yasayan insanlar vard1r. Demek ki koleler vard1r. Ama gii<;siizler v~ya koleler; aym tarafa kimleri koyuyor? Bu bizim i<;in daha onemli olacak. . Zorbalari koyuyor. Zorbalar! Ve tuhaf bir sekilde bir surii hikaye olacak; rahipler. Zorba, rahip ve kole. Nietzsche daha fazlasm1 soylemeyecek. En keskin metinlerinde daha fazla bir sey demeyecek, Nietzsche ii<;liiyii yapacak: Zorba, rahip ve kale. Saskmhk verici, <;iinkii bunlar zaten Spinoza'da yaz1h. Giir; sahibi zorba, giice sahip olmayan kale ve ruhani olandan baska bir giicii yokmus gibi gorunen rahip arasmda orta~ olan ;;ey nedir? Ortak olan ne? Ve nas1l oluyor da, en azmdan

zorba ve rahip, gii<; sahibi gibi goriinduklerine gore, gii<;siiz olabiliyorlar? Birinin siyasi gO.cU var, digerinin ruhani gUcU. Eger hissediyor-

samz, iste benim hisle r;oziip ar;mak dedigim sey bu. 路 Ortak bir nokta oldugu tabii ki hissediliyor. Spinoza:)'l metin me116

sune ihtiyar; duyan birisi oldugunu, r;unku ortak bir uzuntuyii temel almayan hir;bir siddetin olmad!i\J.m soyleyerek r;ok acayip bir zorba portresi r;izer. Rahip ise, belki tamainen farkh nedenlerle kendi sartlannda insanm mutsuzluguna ihtiyar; duyar. Giiliimsedigi zaman, bu arnk giiven verici bir giilumseme degildir. Zorba gulebilir, zorbanm gozdeleri, akllhocalan da giilebilir. Bupis bir guliistur. Nir;in pis bir. giiliistiir? Niteligi baklmmdan degil, Spinoza bOyle demeyecektir, bu UzUntU.den ve Uzl1ntl1 ah$veri~inden ba;;ka bir konusu olmayan bir gu-

liistiir. Bu ne demek? Tuhaf. Rahibin, Spinoza'ya gore, vicdan azabma bagh davram~lara esasen ihtiyac1 vard1r. Vicdan azabm1 One c;;1karmak.

Bu bir uzuntu kulturiidur. Ama<; ne olursa olsun, Spinoza burada diyecektir ki, amacm ne oldugu fark etmez. Sadece $Una Onem verir:

Dzuntii ekip bir;mek. Zorba, siyasi giicii i<;in iiziintii ekip bir;meye ihtiyar; duyar. Rahip; yahudi, katolik ve protestan rahiplerin tecriibesine sahip Spinoza'mn da gordugu gibi, iiziintu ekip bir;meye ihtiyar; duyar. Nietzsche'ye gelince, bit buyiik cumle ortaya atar. C:ok komik sayfalarda, ben rahibin psikolojisini inceleyecek ve bu konuyu felsefeye sokacak ilk kisiyim der. Rahibin isini kara vicdan diyecegi seyle ta117


GILLES DELEUZE

SPlNDZA OZERlNE DORDONCO DERS

mmlar, yani ilzuntu kulturuyle. Diyecektir ki bu hayan karartmaknr,

her >eyden once anu yargtlamak soz kanusudur. B6yle alunca bir sue;

her zaman hayatm ~u ya da bu krsmmr karartma s6z konusudur. Peki

artakhgt vardtr, Spinaza'nm gorusu budur: Zarbanm, k6lenin ve rahi-

nic;in? c;:unku hayan yargtlamak soz kanusu.

~imdi,

hayan yargtlama-

bin sue; artakhgt. Nic;in? c;:unku kole, i>ler kotuye gittikc;e kendini iyi

yacaksmtz. Hayan hukumlere tabi kllmayacaksmtz. Hayat bir hukum

hisseden ki>idir. Ne kadar kotuye giderse a kadar memnundur. Bu

nesnesi degildir, hayat yargtlanamaz, hayan hukme tabi hale getirme-

k6lenin varolu~ tarzrdrr! K6lenin, durum ne olursa olsun k6tU tarafr

nin tek yolu, \ona Once UzUntU zerketmek, UzUntU a~rlamaktrr. Tabii ki

gormesi gerekir. Boyle bir zekaya sahip ki>iler vardtr: l>te kole anlar-

glilerler, demek istiyarum ki zarba gtilebilir, rahip gtiler, ama der Spi-

dtr. Bu bir tabla, sakakta bir sahne alabilir; bu turden bir zekaya sa-

naza benim c;ak begendigim bir sayfada, anun glilii>ii mustehzidir; ve

hip k;,iler vardtr. Bir kole zekast vardtr ve bu aym zamanda saytan-

mustehzi gulil> pis bir gtilu>tiir. Nic;in? c;:unku uzuntu bula,nran bir

hknr. Kole ve saytan. Dasteyevski kole ile saytanmn ve zarbamn aym

gtilli>tlir. Dagayla alay edilebilir; mustehzi gulii>; insanlarla alay etti-

alduklan uzerine c;ak derin sayfalar yazmt>Ur; bunlann hepsi zarba-

gim sUrece; ironi yapryorumdur. Di~ grcrrdatan ironi tUrU, insanlarla

hknr; yapt>trlar, pe,inizden kapmazlar. Bumunuzu bir pislige sakmak

alay ediyarum ... lstihza, insan dagasmm sefil aldugunu soylemenin

ic;in ugra,tp dururlar. Huzurlu degillerdir, her ,eyi a>agi c;ekmeleri ge-

bir ba>ka yaludur. l>te gordunuz mu? lnsan dagast, ne sefillik. Bu ah-

rekir.

laki hukum 6nermesidir. Ah! lnsan dagasmm sefaleti! Bu vaaz ya da

gi c;ekmesi gerekir, her zaman c;ak yliksektir. Daima bir kuc;uk igrenc;-

istihza kanusu alabilir.. Ve Spinaza c;ak guzel metinlerde >6yle der;

lik bulmalan gerekir, igrenc;lik ic;inde igrenc;lik. Burada ylizlerinde

"Etik dedigim >ey, tam alarak istihzamn tersi alan >eydir." Spinaza'nm Etik'inde de c;ak kamik yerler vardtr, ama bu aym gli111> degildir. Spinaza'mn gtilu,u, bu kiple ilgilidir: Hey >una bakm, ne

~eylerin

yukanda almas1 zarunlu degil, ama anlann surekli a>a-

gliller ac;ar, durun\ ne kadar berbatsa a kadar memnundurlar. r,te boyle ya>arlar: t,te bu koleliktir! Ve bu aym zamanda vicdan azabt insamdrr, istihza insamdrr, hepsi bu.

yapabilecegini goruyar musunuz? Ha, ha, ha! Boyle bir >ey gorulme-

l>te Spinaza'nm glilii>ii aym almayan glic;lu insan, kudretli insan

mi,ti! Actmastz bir bayagihk alabilir, yapmak gerekmesi, bu naktaya

anlayt>la kar>â&#x20AC;˘ c;tkttgi budur. Bu c;ak iyi ylirekli bir glilii>tlir, gtic;lu ve-

¡ kadar uzatmast. Asia bir mustehzi gulu, degildir, asia "gorun, bizim

ya 6zglir denilen insamn gulii>ii. Sayle der: "lstedigin buysa, hadi du>

dagamtz ne kadar sefil" degildir. Bu ironik gtilii> degildir. Bamba,ka

pe>ine! Bu c;ak ha>, evet c;ak ha>!" Bu istihzamn zttttdtr. Bu etik gtilii>-

bir tlirden gtilu>tlir. Bu daha ziyade yahudi mizahtdtr diyecegim. Bu

tUr!

c;ak Spinazactdtr, hadi, bir achm daha, asia yaptlabilecegine inanmamt,nm! Bu c;ak ozel turden bir glilu>tlir ve Spinaza dunyamn en ha> yazarlarmdan biridir. lnamyarum ki, aslmda igrendigi tek ,ey dinin insan dogasrm istihzayla kavramasrdrr. Zorba, din adamr mUstehzidir,¡

yani her >eyden once insan dagasmm sefil aldugunu ilan ederler, zira 118

119


"ACimayla herkes kaybeder, >ilnku herkes ba>kalanmn kederli halini gorerek kederlenlr. Bu ku,kusuz dogal bir duygumuzdur, ama onu ahlaki bir buyruga donil>tilrmemek gerekir; >ilnku bu kolele>tirici dhlak herkesi gU>SilZ kllmaya egilim gosterir. Ba,kalanna ger,ekten yardtmct olmak isteyen birinin onlara biraz daha gil> kazandtrmaya, ozerklik vermeye ,alt>mast onlara aCiytp dunnasmdan daha iyi degil mi? Kom,usunun yardtmma kadmSI bir actmayla, tarafgirlik veya hurafecilikle degil, yalmzca aklm ktlavuzlugunda ko,mak da mumkundur."

121


BE~iNCi DERS

Deleuze-Spinoza

21 ARALIK 1980

Spinoza saf bir ontcl.oji projesine, nas1l oluyor da etik adm1 veri-

yor? Bin;ok belirtinin bir araya getirilmesiyle etik diye adlandmlan,eyin ontoloji oldugunu fark edersiniz. Etigin ahlakla ahp verecegi hi<;bir ,ey olmad1il' tahmini c;en;evesinde, ontolojiyle etik arasmdaki ball'n gene! atmosferini gordiik. Ve ni<;in bu saf ontolojinin etik adm1 almasiyla ilgili bir ku,kumuz oldugunu. Bunu gormii,tiik. Spirroza'mn saf ontolojisi mutlak olarak sonsuz ve tek olan bir ,ey <;er<;evesinde sunulmu,tur. 0 andan itibaren olanlar. .. Bu tek ve mutlak sonsuz t6z, varhknr. Varhk olarak varhknr. 0 andan itibaren olanlar (etants) arnk varhklar (etres) degil, Spinoza'mn kip dedigi, mutlak sonsuz toziin kipleridir. Peki nedir bir kip? Bir olma tarz1d1r (maniere d'etre). Olanlar ve varolanlar (existants) varhk degildir, varhk olarak mutlak sonsuz tbzden ba,ka bir ,ey yoktur. 0 andan itibaren olan ,eyler olarak bizler, varolan ,eyler olarak bizler arnk varhk degiliz, bu tbziin olma tarzlan}'lz. Eger bana ahlaktan farki1 bir •ey olan bu etik sozciiguniin en dolays12 anlam1 sorulursa, biz bugiin etigi ba,ka bir ad altmda, etoloji ad1 altmda tamyoruz derim. Hayvanlar ya da insanlarla ilgili olarak etolojiden bahsettigimizde · nedir soz konusu olan? En dar anlam1yla etoloji pratik bir bilimdir, ama neyin pratik bilimi? Olma tarzlannm pratik bilimidir. Bir saf on-

tolojinin baki, a<;1smdan olma tarz1, tam da olanlarm, varolanlarm konumudur. 123


SPlNOZA OZ~RlNE BES!NCl DERS

GILLES DELEUZE

manzara alu~turmaya c;ah~ahm. Biz varhkta alma tarzlan)TIZ, etigin,

dayamr. C:iinkii bu oz bir potansiyel gibidir, gen;ekle>mesi zorunlu degildir; ahlak insanm oziinii ger<;ekle>tirme surecidir.

yani etolojinin nesnesi budur. Peki ahlakta soz konusu olan nedir?

Peki, yalmzca bir potansiyel olarak bulunan bu 6z nas!l olup da

Birbiriyle temelden kayna>mt> iki >ey sbz konusudur. Oz ve degerler

ger<;ekle>ebilir? Ahlak sayesinde. Onun ahlak sayesinde gerc;ekle>ece-

s6z konusudur. Ahlak bize 6zii, 6ziimiizii c;agn>tmr, degerler aracth-

gini soylemek, bir ama<; olarak almmast gerektigini soylemektir. lnsa-

gtyla yapar'bunu. Bu varhk baktmmdan degildir. Ontolojik bir bakt>

nm Ozfl varalan insan tarafmdan路bir amac; alarak ahnrnahd1r. Demek

a<;tsmdan ahlak yaptlabilecegini sanmtyorum. Ni<;in? C:unku ahlak her

ki aktlhca davranmak, yani bzii edime d6nii>tiirmek ahlakm gorevi-

Bu hangi baktmdan ahlaktan

Simdi olma tarzt, ontolojik

~ey

dir. Ama<; olarak alman oz, degerdir. Diinyaya ahlaki bakt>m ozden

Birin, lyinin, varhktan iistiin Birin roliinii oynar. Aslmda ahlak yalmz-

hareketle olu>turuldugunu gorebilmelisiniz. Oz sadece potansiyel ha-

zaman varhktan Ustiin bir

~ey

farkhd~r?

gerektirir; varhktan Ustfln alan

ca olam degil, varhgm kendisini de yargtlama giri>imidir. Ama varhgt,

lindedir, kudrettedir; 6zii ger<;ekle>tirmek gerekir. Bu oz ama<; olarak

varhktan ustiin bir makam adma yarg!layabilirsiniz ancak.

almdtgt ol<;iide miimkiindiir. Degerler 6ziin gerc;ekle>mesini temin

Ahlakta OzUn ve degerlerin sOz konus.u almas1 ne anlamdad1r? Ah-

lakta sorgulanan >ey oziimiizdiir. Peki oziimiiz nedir? Ahlakta soz konusu alan her zaman Ozfl

gerc;ekle~tirmedir.

Bu, Ozfln zarunlu olarak

eder. Biitiin bunlarm toplamma ahlak diyorum. Tersinden bakarsak, etik diinyada boyle >eyler asia yoktur. Etik'te bize ne s6yleniyor? Buna benzer hi<;bir >ey bulamaytz onda. Tiimiiyle

ger<;ekle>memi> bir durumda olmasmt, bizim bir 6ze sahip olmamlZl

farkh bir manzara var orada. Spinaza s1k s1k Ozden bahseder, arna

gerektirir. lnsamn bir oziiniin oldugu apa<;tk bir >ey degildir. Ama ah-

onun ic;in 6z hi<;bir zaman insanm 6zfl degildir. Oz her z~rnan tekil

lak i<;in ozden bahsetmek ve bize 6z adma buyruklar vennek <;ok zo-

bir belirlenimdir. Sunun belirlenimi vardtr, bunun belirlenimi vardtr,

runludur. Eger bize bir oz adma buyruk veriliyorsa, bu soz konusu

ama insanm Ozfl diye bir ~ey yoktur. Hatta insanm 6zU gibi genel Ozle-

anlamma gelir. Bu Oziin insanm

rin veya soyut ozlerin bulamk fikirler oldugunu bizzat kendisi soyle-

kudreti dahilinde oldugu soylenecektir. lnsamn 6ziiniin insanm kud-

yecektir. Etih'te gene! fikirler bulunmaz. Siz, bu, >U, o, yani tekiller

reti dahilinde almas1 ahlak ac;1smdan ne demektir? lnsanm Oziiniin

vardtr. Oz kelimesi anlam degi>ikligiyle kar>t kar>tyadtr. Spinoza oz-

aktlh hayvan olmak oldugu iyi bilinen bir >eydir. Aristoteles: lnsan 路

den bahsettiginde ilgilendigi >ey 6z degil, varolu> ve varolandtr. Ba>ka

aktllt hayvandtr. Oz, >eyin oldugu >eydir, akt!lt hayvan olmak insamn

terimlerle soylersek, varhkla rabttast 6z diizeyinde degil de, sadece va-

OzU.dU.r. Ama insanm Ozflnfln ak1lh hayvan almas1 insam ak1ls1zca dav-

rolu> diizeyinde kurulabilen >eydir.

Ozfln kendi

ramllak~an

ba~ma gerGekle~medigi

ahkaymaz. Bu nas1l alur? Bunun nedeni, insanm OzUnU.n,

Oz almas1 bak1mmdan

gerc;ekle~mek

zarunda almamas1d1r. Nic;in?

Bu diizeyde bile Spinoza'da bir tiir varolu><;uluk vardtr. Demek ki Spinoza'da insanm 6zii diye bir >ey soz konusu degildir. Yalmzca po-

C:iinkii insan saf aktl degildir, o halde bir<;ok araz vardtr; siirekliyal-.

tansiyel olarak bulunan ve gerc;ekle>tirme yiikiimliiliigunii ahlakm

palar. TUrn klasik ins an anlaYI.?lan ins am Ozflne dOnmeye sevk etmeye

iistlendigi bir insan 6zii meselesi yoktur. Bamba,ka bir >ey s6z konu-

124

125


GILLES DELEUZE

SPINOlA OZERlNE BESlNCI DERS

sudur. Bir etigi, size etikten bahseden ki>inin iki >eyi birlikte soyleme-

dir. Yargt <;ift yonludur: Siz kendinizi yargtlar.smtz ve yargtlamrsmtz.

sinden tamrsmtz. Varolanlarla tekillikleri baktmmdan ilgilenir. Bazen

Ahlak duygusuna (goat) sahip alanlar yargt duygusuna sahip alanlar-

size varolanlar arasmda bir aynm, varolu>la ilgili niceliksel bir fark al-

dtr. Yargllama her zaman varhktan UstD.n bir makam, ontolojinin Uze-

dugunu soyler; varolanlar bir tur niceliksel ol<;ekle ele almabilir; bu

rinde alan bir >ey gerektirir. Her zaman Varhktan ziyade Biri, Varhg1

olc;ege gore az ya da <;ak ... az ya da <;ak nedirlerl Bunu gorecegiz. Bir-

yapan ve harekete ge<;iren lyiyi gerektirir. Varhktan ustun lyidir; Bir-

<;ak >eyde ahak alan bir oz degil, varolanlarda az veya <;ak aldugu

dir. Deger Varhktan ustiin alan bu makam1 ifade eder. Demek ki de-

soylenebilecek bir nicelik farkt; i>te Etik budur.

gerler yargt sisteminin temel unsurlandtr. Oyleyse yargtlamak i<;in her

Ote yandan, aym etik bahsi varaiu> kipleri arasmda niteliksel bir

zaman bu varhktan Ustiin makama ba~vuruyorsunuzdur.

kar>tthk bulundugunu soyleyerek de ilerler. Ba>ka bir deyi>le etigin

Etikteyse, durum <;ak farkhdtr, yargtlamazsmtz. Bir bi<;imde >unu

iki kriteri vardtr: Varolanlar arasmdaki niceliksel fark ve varolu> kip-

dersiniz: Ne yaparsamz yapm, miistehak aldugunuzdan ba>ka bir >eye

Jeri arasmdaki niceliksel kar>tthk, varolu> kiplerinin nitelik baktmm-

sahip alamazsmtz. Birisi bir >ey soyler ya da yapar, bunu degerlere

dan kutupla~masL Bunlar varolanlann varhkta olmalannm iki tarz1

baglamazsmtz. Boyle bir >ey nastl mumkun aluyar diye sararsmtz. Bu ic;sel bir >ekilde nastl mumkun diye sararsmtz. Ba>ka bir deyi>le, a >e-

alacaknr. Bunlar etik ile antalaji arasmdaki baglar alacaknr. Varalanlar veya

yi ya da sozii gerektirdigi varolu> tarzma, kendi i<;inde ku>atugl varo-

alanlar e>zamanh iki a<;tdan varhktadtr; varalu> kipleri arasmdaki ni-

lu> tarzma baglarsmtz. Boyle bir >ey soyleyebilmek i<;in nastl almak

teliksel kar>tthk a<;tsmdan ve varalanlann niceliksel olc;egi a<;tsmdan.

gerekirl Bu nastl bir varhk tam gerektirirl Ku,anlmt> alan varolu>

Bu tumuye ic;kinlik alemidir. Nic;inl Bu ic;kinlik alemidir, c;ui:J.kii ta-

tarzlanm ararsmtz, a>km degerleri degil. Bu i<;kinligin i>leyi,>idir. (. .. )

mmladtg>m haliyle ahlaki degerler aleminden ne kadar farkh aldugu-

Etik'in bakl> a<;1s1 >udur: Neye muktedirsinl Ne yapabilirsinl Bura-

nu goruyarsunuz: Ahlaki degerler gen;ekle>tirilecek oz ile ozun ger-

dan Spinaza'nm att1g1 <;tghga geri doniilebilir: Bir beden ne yapabilirl

<;ekle>tirilmesi arasmdaki gerilimdir.

Bir bedenin ne yapabilecegini onceden bilemezsiniz. Varolu> tar:dan-

Degerin kesinlikle bir ama<; alarak almmt> oz aldugunu s.oylemi>-

mn nastl orgiitlendiklerini ve bir >ey de nastl ku,anldtklanm hi<;bir

tim. Bu ahlak alemidir. Ahlak aleminin tamamlanmast, denilebilir ki

zaman bilemezsiniz. Spinaza >u ya da bu bedeni gayet iyi ac;tklar; bu

Kant'lad1r, varsaYJ.lan bir insan Oziiniin bir tiir saf edim halinde amac;

hi<;bir zaman herhangi bir beden degildir, senin ne yapabilecegindir.

alarak almmas1 arada gerc;ekle>mi>tir. Etik ise asla boyle bir >ey degil-

Hipatezim Etik'in soyleminin iki karaktere sahip aldugu: Bir yan-

dir. Bi.mlar mutlak alarak farkh iki dunya gibidir. Spinaza otekilere ne

dan olanlar arasmda az ya da <;ok niceliksel fark aldugunu, ote yandan

diyebilirl Hic;bir >ey. Bunlan samut alarak gostermek gerekiyar. Ah,

varolu> tarzlan ai-asmda niteliksel bir kutuplulugun oldugunu, kabaca

lakta hep >U tur bir i>lem alur: Bir >ey yaparsmlZ, bir ,ey soylersiniz,

iki buyiik varolu> taiz1 oldugunu sayler. Nedir bunlarl

bunu kendiniz yargtlarsmtz. Bu yargt sistemidir. Ahlak yargt sistemi126

Sizin ve benim aram1zda, iki ki:;;i arasmda, bir insanla bir hayvan 127


GILLES OELEUZE

. SPlNOZA l)ZERINE BE~INCl DERS

arasmda, bir hayvanla bir >ey arasmda etik baklmdan, yani antalajik

pabildigine bak1hyar; elmas ne yapabilir? Hangi smamalardan gec;ebi-

bak1mdan bir nicelik fark1 aldugu iddia edildiginde soz kanusu alan

lir? Nelere dayanabilir? Ne yapabilir? Bir deve uzun sure su i<;meyebi-

bu nicelik nedir? Tekilliklerimizin en dibini alu>turan >eyin niceliksel

lir. Devenin tahammulu (passion). Seyler yapabildikleriyle tammlamr,

bir >ey aldugu ifade edildiginde anlanlmak istenen ,ey nedir? Fichte

bu bir siiru

deney~

yal ac;ar. Seylere yonelik ara>Urmalar artar; 6zle

ile Shelling niceliksel bireylik ad1 altmda ozetlerien c;ak ilgin<; bir bi-

. hic;bir ilgisi yaktur bunun. lnsanlan kuc;uk gu<; paket<;ikleri alarak

reyle>me teariSi geli>tirmi>lerdi. Eger >eyler niceliksel alarak bireyle>i-

gormek gerekir. lnsanlann yapabilecekleri >eylere dair bir tur tasvir

yarlarsa, <;ak muglak bir >ekilde kavranabilir bu durum. Hangi nice-

yap1yarum.

lik? Soz kanusu alan insanlan, >eyleri, hayvanlan, herhangi bir >eyi,

Etik a<;1smdan,. tum varolanlar, tum alanlar, bir niceliksel olc;ege,

her birinin ne yapabildigiyle tammlamaktad1r. lnsanlar, >eyler, hay-

kudret ofc;egine baghd1r. Az ya da c;ak kudrete sahiptir. Bu farkhla>a-

vanlar yapabildikleri baklmmdan aym edilir, yani yapabildikleri aym

bilir nicelik, kudrettir. Etik bize ozlerden bahsetmeyecektir, ozlere

degildir. Yapabilecegim nedir? Bir ahlak<;1 insam asia yapabilecegiyle

inanmaz, ama hep kudretten sadece kudretten bahseder; yani bir >e-

degil ne alduguyla, aldugu >eyle tammlar. Bu nedenle bir ahlak<;1 insa-

yin yapabilecegi eylemlerden ve tahammul edebilecegi tutkulardan

m akllh hayvan diye tammlar. Bu 6zdUr. Spinoza insam hic;bir zaman

bahseder. Seyin ne alduguyla degil, neye katlanabildigiyle ve ne yapa-

akllh hayvan diye tammlamaz. Neler yapabildigiyle tammlar: Beden ve

bildigiyle ilgilidir. Ve eger gene! alarak 6z diye bir >ey yaksa, kudret

rub. "Ak1lh" dedigimde, bu insamn ozu degildir; insamn yapabildigi

duzeyinde her >ey tekildir. Oz almad1gi i<;in bir grup >eyin ne aldugu-

bir >eydir. Bu her >eyi a kadar degi>tirir ki, ak1ls1zhk da insamn yapa-

nu 6nceden bilemeyiz. Etik bize hic;bir >ey soylemez; bilemez bunu.

bildigi bir >ey haline gelir. Delilik de insanm gucu dahilindedir. Bir

Bir bahk yamndaki bahgm yapabildiklerini yapamaz. Demek ki kudret

hayvan duzeyinde, bu sarun daha iyi gorulebilir. Dagal tarih denen

niceliginin varolanlara bagh alarak sansuz farkl1la>mas1 soz kanusu-

>eyi ele alahm; temelleri Aristateles tarafmdan anlml$tlr. Bu bilim hay-

dur. Seyler niceliksel bir aynm ta,,r, c;unku kudret olc;egine baghd1r.

vam aldugu >eyle tammlar. Esas hedefi,. hayvanm aldugu >eyi soyle-

Spinoza'dan c;ok sonra Nietzsche kudret istemi kavramm1 ortaya

mektir. Omurgah nedir? Bahk nedir? Aristateles'in dagal tarihi bu oz

atacaknr. Yalmzca bunu kastettigini soylemiyarum, ama her >eyden

ara,nrmalanyla daludur. Hayvanlarm s1mflandmlmas1 denen bu >ey-

once bunu kastettigini soyluyarum. Ve her birimizi kudrete yortlendi-

de, hayvan her >eyden once, mumkunse ozuyle, yani aldugu >eyle ta-

rertln istem aldugu samhrsa Nietzsche'den hic;bir >ey artla>llmaz. Kud-

mmlanacaknr. Bu yeni tiplerin <;1kagelip bamba,ka bir yal tuttuklanm

ret istedigim >ey degildir, tamm icab1 bende alan >eydir. Su ya da bu

hayal edin: Onlar >eyin ya da hayvamn ne yapabildigiyle ilgilenirler.

kudretim dahilindedir ve beni niceliksel varhk olc;egindeki yerime

Hayvamn gii<;lerini kaydetmeye c;ah>1rlar. Suradaki u<;abiliyar, >n atla

yerle>tiren de budur. Kudreti istemin nesnesi k1lmak bir yanh> anla-

besleniyor, !?U ise et yiyor. Beslenme tUrD.~ sOz konusu olanm varolu!?

mad!r, durum tam tersidir. Bende varolan kudrete gore >nnu ya da

kipleri aldugunu hissediyarsunuz. Canh almayan bir >eyin de ne ya-

bunu isterim. Kudret istemi >eyleri, insanlan, hayvanlan sahip alduk-

128

129


GILLES DELEUZE

!an etkili kudretle tammlayacaksmiz demektir. Bir kez daha, soru ~u足 dur: Bir beden ne yapabilir? Bu ahlaki sorudan c;ok farkhd1r: Oziine bagh olarak ne yapabilirsin diye sormaz; sen, kudretine bagh olarak ne yapabilirsin diye sorar. l~te kudret niceliksel varhk olc;egini boyle olu>turur. Bir varolam ba~ka bir varolandan farkh k1lan kudret miktandir. Spin~za s1k s1k oziin kudret oldugunu soyler. Yapmakta oldugu felsefi darbeyi anlayabilirsiniz.

130

"Adamm birinin kafasma bir t~ dU,miil oisun, bundan dogal oiarak taltn onu oidurmek i>in da,rngu sonucu >Ikanlma:( m1? Bu dunyada tesadufe yer olmad1g<m gostermenin daha iyi bir yoiu var m1d1r? Belki bunun oldu~ gunu, ,Unku rilzgdnn estigini, adamm da o Sirada oradan ge>mekte oidugunu soyieyeceksin. Ama onlar 1srar edecekier: Neden rilzgar tam da o anda esmij? Eger yine ruzgann kaikag<m, >ilnku denizin bir giin once sakinken aniden daigalanmaya b~ladig<m, adamm ise bir dostu tarafmdan davet edilmil oidugunu soylersen; yeniden ISrar edecekler ve sorulan asia bitmeyecektir: Peki neden deniz dalgaianm~tl? Neden dostu adam! tam da o giin davet etmijti? Ve boylece nedenierin nedenini sorup durmay1 asia birakmayacakiardlT;_ ta ki sen Tann'mn iradesine, yani cehaietin tlmarhanesine Slg<nmcaya hadar... "

131


ALTINCI DERS

Deleuze-Spinoza

12 ARALiK 1980

Comptesse'nin mudahalesi ... [i>itilemiyor] Gilles Deleuze: Aram1zda bir bak1> lark! oldugunu hissediyorum. Sen, vurguyu otantik olarak Spinozac1 olan bir mefhum Uzerine, varhgmda direnme o;abas1 mefhumu ilzerine o;ok o;abuk yapma egilimindesin. Geo;en dela conatus'dan bahsetmi>tin, yani varhkta direnme egiliminden ve bana niye bu meseleye girmedigimi sormu.?tun. Ben de ona demi>tim ki >imdilik bu meseleye giremem, o;unku dersimde SpinozaCl ba>ka mefhumlan vurguluyorum ve varhkta direnme egilimini bana gore asli alan ba>ka mefhumlardan, kudret ve duygu mefhumlanndan tilretmeye o;alJ>acag1m. Bugiln bu temaya donilyoruz. TarU>maya girmeye gerek yok, ba>ka bir ders,yani larkh bir vurgu ta>Jyan bir ders onerebilirsih. Akllh insan ve deli problemine gelince, kesin olarak >oyle cevap verecegim: Deli ve akllh)'l Spinoza'ya gore a)'lrt eden >ey nedir? Ve aym zamanda .tersine onlan a}'lrt etmeyen .sey nedir? .. ~ Hangi bak1mdan a)'lrt edilmezler; hangi bak1mdan a)'lrt edilmeliler. Benim derslerim ao;1smdan Spinoza'mn cevabmm o;ok kesin oldugunu soyleyebilirim. Eger Spinoza'mn cevabm1 ozetleyecek olursam, bana oyle geliyor ki bu >oyle bir >ey olurdu: Belli bir ao;1dan, ak!lh ve deli arasmda herhangi bir lark gozetmek io;in hio;bir neden yoktur. Ba>ka bir a<;ldan ise vard1r. Ilk olarak, kudret ao;1smdan, akllh ile deli arasmda herhangi bir aynm gozetmek io;in hio;bir neden yoktur. Bu ne demek? Onlann aym 133


GILLES DELEUZ~

SPlNOZA DZERlNE ALTINCl DERS

kudrete sahip olduklan anlamma m1 geliyor? Ha)'lr, aym kudrete sa-

a<;l nereden geliyor? Haurla)'ln, kudret her zaman edim halindedir, her zaman etkili klhmr. Kudreti etkili kllan, duygulardtr. Duygular

hip olduklan anlamma gelmiyor, her birinin kendisinde oldugu kadanyla kendi kudretini gen;ekle>tirdigi veya etkili ktldtgt anlamma geliyor. Yani her biri kendinde ne kadar varsa o ol<;iide varhgmda direnmeye r;abahyor. Demek ki kudret a<;tsmdan her biri dogal hakka gore

kudretin etkili ktlmmastdtr. Eylemde ya da tutkuda deneyimledigim >ey, kudretimi her an etkili kthm >eydir. Eger akllh ile deli birbirinden aynhyorsa bu kudret baktmmdan degildir; <;iinkii her biri kendi kudretini etkili ktlar. Duygu baktmm-

varhgtnda direnmeye r;abalar, yani kudretini etkili ktlmaya r;abalar. Dikkat edin, hep parantez ir;inde r;aba diyorum; heqekilde direnme-

dandtr. Aktlh insanm duygulan, delinin duygulanyla aym degildir.

ye <;ah,ngmt soylemiyorum, kendinde oldugu kadanyla varhgmda direndigini soyliiyorum; i>te bu yiizden conatus fikrini, Spinoza'nm dii-

Boylece biitiin akll problemi Spinoza tarafmdan, daha gene! alan duygu problemiuin ozel bir durumuna donii>tiiriilecektir. Akll belli bir

>iincesini tam anlamtyla tercume etmeyen <;aba fikrini pek o kadar sevmiyorum; c,;Unko. onun varhkta direnme c;abas1 adm1 .verdigi .?ey,

duygu tipine i>aret eder. Bu r;ok yeni bir >eydir. Aklm idealarla tantm' lanmayacagtm soylemektir. Elbette akll idealarla da tammlamr. Ama

kendimde oldugu kadanyla kudretimi her an etkili kllmam olgusu- . dur. Bu bir r;aba degildir, ama kudret a<;tsmdan, diyebilirim ki her biri

belli bir tipten duygulardan ve belli bir >ekilde etki almaktan miite>ekkil bir pratik akll vardtr. Bu, son derece pratik bir aktl problemi

degerlidir, aym kudrete sahip olduklan i<;in degil. Aslmda delinin kudreti akll11 insamnkiyle aym degildir, ama ikisi arasmda ortak alan

ortaya koyar. Bu durumda akll11 olmak ne demektir? Zorunlu olarak

>ey, kudretleri ne olursa olsun her birinin kendi kudretini etkili ktlmastdtr. Oyleyse bu a<;tdan aktlh insamn deliden daha degerli oldugunu soyleyemem. Diyemem, bunu soyleyebilmem i<;in elimde hir;bir

aktl bir duygular toplam1 olacakur. Su basit nedenle; aklm, kudretin >U ya da bu ko,ullara bagh olarak altlarmda etkili ktlmdtgt formlar olmast nedeniyl~. Demek ki Comptesse'nin sordugu soruya cevabtm goreli olarak kesin olacaknr: Aslmda akll11 insanla deli arasmda ne fark

>ey yak: Herbirinin bir kudreti var, her biri kendisinde oldugu kadanyla bu kudreti etkili kthyor. Bu dogal hakur, dogamn alemidir. Bu a<;tdan aktll1 insanla deli arasmda hi<;bir nitelik farkt tesis edemem.

vardtr? Bir a<;tdan hir;. Bu kudret a<;l5ldtr; ba>ka bir a<;tdan r;ok biiyiik bir fark vardtr; kudreti etkili kllan duygular apsmdan.

Ama ba,ka bir a<;tdan aktlh insamn deliden "daha iyi" oldugunu da

Spinoza ile Hobbes arasmda bir fark goruyorsun ve tiimiiyle hakh-

gayet i}'\ biliyorum. Daha iyi, bu ne demek? Kelimenin Spinozac1 anlammda, daha kudretli demek. Demek ki bu ikinci ar;tdan aktll1 insan

,sm. Ozetleyerek soylersem fark >Udur: Hem biri hem digeri, Spinoza

ile deli arasmda bjr fark gozetmeliyim. ve gozetiyorum. Hangi a<;1 bu ikinci ar;t? Spinoza'ya gore tam olarak >U olurdu: Kudret a<;tsmdan

Comptesse'nin miidahalesi. [yine i>itilmiyor]

ve Hobbes, doga durumundan bir sozle>meyle <;tkllmasma dikkat ederler. Ama Hobbes'da dogal hakktmdan vazge<;tigim bir sozle>me

ak:tlh insanla deliyi aytrt etmek i<;in hir;bir neden yak, ama 6teki a<;l-

soz konusudur. Tekrarhyorum, <;iinkii bu daha karma>tknr: Dogal hakktmdan vazge<;tigim dogruysa buna kar>m egemenin vazge<;medigi

dan, yani duygular ar;tsmdan aktlh ile deliyi a)'lrt edersiniz. Bu oteki

de dogrudur. Demek ki dogal hak bir >ekilde korunmaktadtr.

134

135


GILlES DEIEUZE

Spinoza'daysa aksine dogal hakktmdan sozle>meyle vazgec;mem.

SPlNOZA 0ZERINE ALTINCI DERS

c;ekle>ecektir.

Spinoza'mn bir mektupta dile getirdigi unlu bir formul vard1r: Dogal

Bu )'ll Spinoza'mn siyasi anla)'l>mdan, surdurmekte oldugumuz

路 hakktm1 sivil durumda da korurum. Spinoza'nm bu unlu formulu do-

ontoloji ara>tlrmalan a<;lSlndan bahsetmek durumunda)'lz. Ontoloji

neminin butun okurlan ic;in ac;1k bic;imde, bu noktada Hobbes' dan ay-

hangi anlamda bir siyaset felsefesi ic;erir ya da ic;ermelidir? Unutma)'ln

nhyorum anlamma gelir. Hobbes da dogal hakkt sivil durumda da ko-

ki Spinoza'mn busbutun bir siyasi guzergii.hl vard1r. t;:ok h1zh gidiyo-

ruyordu, ama yalmzca egemenin c;1karma. Bu nokta)'l c;abuk gec;iyo-

rum. Bu c;ok bilyllleyici bir siyasi parkurdur, c;unku hangi problemleri

rum.

ortaya attljllm, hangi siyasi meselelerle kar>Ila>tijllm anlamadan Spino-

Kabaca soylemek gerekirse Spinoza Hobbes'un takipc;isidir. Nic;in?

za'nm siyaset felsefesi D.zerine tek bir kitabm1 bile okuyamazsmiZ. Spi-

t;:unkil iki gene!, ama temel noktada Hobbes devrimini tilmuyle takip

noza'mn c;agmda Hollanda basit bir ulke degildir ve Spinoza'nm bu-

eder ve samyorum ki Spinoza'nm siyaset felsefesi Hobbes'un siyaset

tun siyasi yaz1lan bu durumla s1ktca baglanuhd1r. Spinoza'mn iki siya-

felsefesine vurdugu o darbe olmakslZln milmkiln olamaz. Bu c;ok c;ok

set felsefesi kitab1 yazmas1; biri Tannbilimsel Siyasi <;:alt>ma. ikincisi Si-

onemli c;ifte darbe, bu olaganustil yenilik nedir?

yasi {;alt,ma, bir tesaduf degildir. lkisi arasmda Spinoza'mn bir tur ev-

. Birinci yenilik doga durumuyla dogal hakk1 Cicero geleneginden

rim gec;irmesini saglayan bir suru >ey cereyan etmi>tir. 0 c;agda Hol-

topyekun kopararak kavram1> olmaktan gelir. Bu noktada Spinoza

landa iki egilim arasmda bolunmil>tll. Bir Orange Hanedam'nm egili-

Hobbes devrimini butunuyle takip eder. lkinci nokta: Bundan hare-

mi vard1, bir de De Witt karde>lerin liberal egilimi vard1. De Witt kar-

ketle, sivil durumun temeli olarak, klasik felsefi gelenekte Platen' dan

de>ler c;ok karanhk ko>ullarda belli bir sure iktidara sahip olmu>lardl.

Aziz Thomas'a gec;erli alan yeterlik bagmt1s1 yerine bir sozle>me fikri-

Ama Orange Hanedam da bir hi垄 degildi. Bir suru dt> politika ili>kisi,

nin getirilmi> olmas1. Oysa, bu iki temel noktada, sivil durumun bilge-

lspanya'yla ili>kiler, sava> veya ban> soz konusuydu. De Witt karde>-

nin ustilnlugu anlamma gelen bir yeterlik bagmt1sma degil de bir uz-

ler esasen pasifisttiler. Bu ekonomik yapl)'l etkiliyordu: Orange Hane-

la>Im soz!e,mesine anfta bulunmas1 ile doga durumunun ve dogal

dam bllyllk kumpanyalan destekliyordu, karde>ler ise bu kumpanya-

hakktn kndret ve kndretin etkili ktlmmas1 olarak kavranmas1 noktala-

lara c;ok du>mand1lar. Bu kar>Ithk .her >eyi kan>tmyordu. De Witt

nnda Hobbes'u izler; bu iki nokta Hobbes'a aittir. Spinoza ile Hobbes

karde>ler son derece ac1 verici ko>ullarda katledildiler. Spinoza bu du-

arasmdaki Comptesse'in biraz Once i!?aret ettigi ac;;1k farkm, bu iki te-

rumu artlk yazamayacagt an olarak hissetmi>ti; aym >ey onun da ba,I-

mel nokta sayesinde daha once gelen bir benzerligi varsayd1g1m, daha

na gelebilirdi. De Witt karde>lerin c;evresi Spinoza'Y, koruyordu. Bu

once gelen bir benzerlige baglanabildigini soyluyorum. Spinoza bu

onun ic;in ajllr bir darbeydi. Tannbilimsel Siyasi <;:alt>ma ile Siyasi <;:alt>-

benzerlik sayesinde Hobbes'un iki temel ilkesini takip eder. Sonras1,

ma arasmdaki fark boylece ac;tkhga kavu>uyor, c;unku orada bu katli-

ikisi arasmda bir hesapla>maya donli>ecektir; ama hesapla>ma, Hob-

am gerc;ekle>mi>ti ve Spinoza daha once soyledigine, liberal monar>iye

bes'un siyaset felsefesine soktugu bu iki yeni varsa)'lm dahilinde ger-

aruk inanm1yordu.

136

137


GILLES DELEUZE

Kendi siyasi problemini <;ok giizel bir >ekilde, hala ge<;erli alan bir

SPINOZA 0ZER1NEALTINCJ DERS

ian fantastik bir poetik ve edebi hareket olarak lngiliz romantizmini

>ekilde ortaya koymu>tu; evet, anlamaya .;ah>1imas1 gereken tek bir si-

ele ahrsamz, bunun <;ok yogun bir siyasi hareket oldugunu goriirsii-

yasi problem soz konusuydu: Siyasette etik yapmak. Neyi anlamak ge-

nUz. BUtUn lngiliz romantizmi devrime ihanet temas1 etrafmda d6ner.

rekiyordu? lnsanlann ni<;in kendi kalelikleri i<;in sava,uklanm anla-

Devrime ihanet edilmi>ken ve her devrim ihanete a<;1kken nas1l yasa-

mak gerekiyordu. Kole olmaktan o kadar memnun goriiniiyorlard1 ki

mah? Biiyiik lngiliz Romantiklerinin tak1hp kald1g1 model hep Crom-

kole kalmak i<;in her >eye hamd1lar. Boyle bir durum nasll a<;lklanabi-

well olmu>tur. Cromwell kendi .;agmda giiniimiiziin Stalin'i gibi go-

lirdi? Bu soru onu hUyUlemi~ti. Tam anlam1yla sorarsak, insanlann is-

rulmii>tii. Hi<; kimse devrimden bahsetmiyordu, kafalarmda bunun

yan etmemeleri nasll a<;1klanabilirdi? Aym zamanda isyan veya dev-

bir kar>1hg1 olmad1g1 i<;in degil, tiimiiyle farkh bir nedenden dola)'l.

rim, boyle >eyleri Spinoza'da asia bulamazsm!Z. Bu konuda <;ok buda-

Buna devrim demiyorlard1, <;iinkii devrim demek Cromwell demekti.

laca >eyler soyleniyor. Spinoza aym zamanda resim yapard1. Kendisine

Oysa Tannbilimsel Siyasi (:alt,ma'}'l yazd1)l;l s1ralarda Spinoza hala libe-

ait <;ok karanhk alan bir resmin reprodiiksiyonu var elimizde. Kendini

ral" monar>iye gene! ohirak inamyordu. Siyasi (:alt>ma doneminde bu

o <;agda tanmml> bir Napolili devrimcinin k:thgmda resmetmi>ti. Bu

aruk ge<;erli degildir. De Witt kardesler oldiiriilmuslerdi, herhangi bir

kihgm iistiine kendi kafasm1 yerle>tirmi>ti. Bu tuhaf. Neden hi<;bir za-

uzla>ma aruk mumkun degildi. Spinoza Etik'ini ya}'lmlamaktan vaz-

man isyandan ya da devrimden bahsetmemi>tir? lhmh oldugu i<;in mi?

ge<;ti. Bunun bo,una oldugunu biliyordu. Bu durumda, Spinoza'mn

Ku>kusuz 1hmh olmak zorundayd1;. peki 1hmh oldugunu varsayahm.

demokrasiye sans vermeye egilim

Ama o <;agda a>m u<;takiler bile devrimden bahsetmekte tereddiit edi-

temas1 liberal monar>i perspektifinde kalan Tannbilimsel Siyasi (:alt>-

~osterdigi

dii>11niilebilir. Demokrasi

yorlardl, donemin a>m路solculan bile. Kiliseye kar>l alan kolejliler, ya-

ma'ya gore Siyasi (:alt,ma'da daha <;ok gorulur. Hollanda'da bir de-

ni Hollanda Katolikleri, bugiin a>m sol Katolikler dediklerimiz kadar

mokrasi nas1l bir >ey olurdu? Bu De Witt karde>lerin katledilmesiyle

vardllar. 0 zaman neden devrimden bahsedilmiyordu? Tarih el kitap-

ortadan kaldmlan seydi. Spinoza sanki bir i>aretmis gibi "demokrasi"

lannda soyienen budalaca bir >ey vard1r, bir lngiliz Devrimi'nin olma-

bolumiinii yazarken oldu. Bu konuda ne diyecegini hi<;bir zaman bile-

d!)l;l soylenir. Halbuki herkes bir lqgiliz Devrimi oldugunu Crom-

meyecegiz.

well'in olaganiistii devrimini biliyor. Ve Cromwell'in devrimi, yaj:nhr yap1lmaz ihanet edilen devrimlerin en sa[ ornegidir.

Ontolojiyle belli bir siyasi iislup arasmda temel bir bag vard1r. Bu bag neye dayamr, bunu henuz bilmiyoruz. Ontolojik bir perspektife

Biitiin onyedinci yiiZ}'ll bir devrimin nasll olup da saptmlmayaca)l;l

yerle>en bir siyaset felsefesi neye dayamr? Dogal durum-sivil durum

Uzerine dU~Unmekle gec;mi~tir. DevrimcUer devrim her zarrian nasll

problemiyle路mi tammr? Ozel olarak degil, <;unku otekilerde oyledir.

oluyor da yolundari saptmhyor diye dii>iiniirler. Spinoza'nm <;agda>-

Birlik felsefeleri de durum probleminden ge<;eceklerdir. Ger<;ek fark

lanmn elindeki en yakm 6mek, bizzat kendi devrimine en olaganUs~U

saf ontolojiler ve Bir felsefeleri arasmda bir baska yerde belirecektir.

ihaneti ger<;ekle>tirmi> alan Cromwell'in devrimiydi. Eger <;ok soma-

Bir felsefeleri esasen varolanlann hiyerar,isini gerektiren felsefelerdir;

138

139


GILLES DELEUZE

SPlNOZA 0ZER1NE ALTINCl DERS

sonuc; ilkeleri, sudur ilkeleri gerektiren: Birden Varhk sudur eder,

varhk, anti-hiyerar~ik varhk g6riisO.ne dayamr. Ve durum meselesini

Varhktan ba>ka >eyler, vesaire. Yeni Platonculann hiyerar>ileri. Oyley-

dU~Unme tarzlan aruk birinin y6neuigi, 6tekilerin itaat ettigi bir ba-

se durum problemiyle de $U problemle kar>tla>ttklan duzeyde kar>tla-

gmn degildir. Hobbes'da siyasi bag, biJinin y6netmesi, otekinin itaat

>acaklardtr: Siyasi bir hiyerar>inin kurulmas1. Yeni Platoncularda her

etmesidir. Bu saf siyasi bagdtr. Bir ontoloji a<;tsmdan ise asia bu degil-

yerde hiyerar>i vardtr. Semavi bir hiyerar>i, dunyevi bir hiyerar>i ve

dir. Bu noktada Spinoza hi<;bir zaman Hobbes'la birlikte olamaz. Bir

Yeni Platonchlann hipoztaz adm1 verdikleri her >ey hep bir hiyerar>i

ontolojinin problemi bu noktadan itibaren >una baghdtr: Varhk, olan

tesis edilmesinin terimleridir.

her >eye dair soylenebiliyor, bu nasll 6zgi'!rle>ilebilecegidir, yani kud-

Bana saf bir ontolojide <;arptCI gelen. >ey, hiyerar>ileri ne ol<;ude

retin en iyi ko>ullarda nasll etkili ktlmabilecegidir. Ve durum, yani

reddettigidir. Aslmda, eger Varhktan ustun bir Bir yoksa, eger olan

devlet (etat) daha da 6nemlisi sivil devlet, yani butun toplum >6yle

her >ey i<;in, tek ve aym anlamda varhk deniliyorsa, ontolojinin anah-

du,unulur: lnsamn kudretini en iyi >ekilde etkili kllabilecegi ko>ulla-

tar 6nermesi bence >6yle olur: Varhktan ustun bir birlik yoktur, o hal-

nn toplamL Demek ki bu asia bir itaat bagt degildir. ltaat de gelecek-

de olan her >ey i<;in, olanm bUtunu i<;in tek ve aym anlamda soylene-

tir, toplumun yalmzca insamn kudretini en iyi etkili kllma arac1 anla-

bilir. Bu i<;kinlik alemidir. Bu ontolojik i<;kinlik alemi esas olarak anti-

mma gelecegi bir sistemde yer almastyla dogrulanmas1 gerekecektir.

hiyerar>iktir. Elbette baz1 duzeltmeler yapmak gerekir: Bu ontoloji fi-

ltaat bu gereklilige nispetle ikincildir. Bir felsefesinde, itaat tabii ki on-

lozoflan, biz yine de ku>kusuz pratik bir hiyerar>iye ihtiya<; oldugunu

ce gelir, yani siyasi bagmn itaat bagtnUstdtr, kudretin etkili kllmmas1

soyleyecegiz: Ontoloji nihilizmin veya yokluk (non-etre) felsefelerinin

degildir. Bu problemle Nietzsche'de de kar>tla>acagtz: E>it olan ne?

her >ey mi'!bah turunden formullerine varmaz. Ama yine de bazt ba-

E>it olan >ey, ne olursa olsun her varhgtn kudreti dahilinde olan, ya-

klmlardan, bir ontolojinin bakl> a<;tsmdan, yani Varhk a<;tsmdan her

pabilecegi her >eyi etkili kllmas1, bunun da tum varhklan e>it hale ge-

>ey mubahnr.

tirmesidir. Ama kudretler e>it degildir.. Ama her biri varhgmda diren-

Olan heqey kendinde oldugu kadanyla varhgmt etkili kllar. 0 ka-

meye <;abalar, yani kudretini etkili ktlar. Bu a<;tdan tum varhklar e>de-

dar. Bu anti-hiyerar>ik du>uncedir. En u<; durumda bu bir tur anar>i-

gerdir, hepsi varhktadtr ve varhk e>ittir. Varhk, olan her >ey i<;in e>it

dir. Olanlann Varhk i<;inde anar>isi vardtr. Bu ontolojinin temel goru-

olarak soylenir, ama her >ey e>it degildir, yani aym kudrete sahip de-

sudur: Tum varhklar e>degerdir. Ta>, ka<;tk, aklllt, hayvan, belli bir

gildir. Ama olan her >eye dair soylenen Varhk, o e>ittir路. Boylece var-

baklmdan, varhk a<;tsmdan e>degerdir. Her biri kendinde oldugu ka-

hklar arasmda farklann olmas1 enge.llenmemi> oluL Varhklar arasm-

danyla vardtr ve varhk insan i<;in de ta> i<;in de deli i<;in de aklll1 i<;in

daki fark a<;tsmdan butun bir aristokrasi fikri, en iyilerin var oldugu fikri, yeniden tesis edilebilir.

de bir ve aym anlamda s6ylenir. Bu <;ok gi'!zel bir fikir. Bu <;ok vah>i turden bir dunyadtr. Bu filozoflar i'istune bir de siyasi alanla kar>tla>tr~

Ozetlemeye <;ah>tyorum, ge<;en defa nerede kaldtgtmlZl hanrlaym.

Jar. Ama siyasi alanla kar>tla,ma tarzlan kesinlikle bu turden bir e>it

C:ok belirli bir sorun ,ortaya aulml$lL 5imdiye kadar inceledigim so-

140

141


GILLES DELEUZE

SPlNOZA DZERlNE ALTINCI DERS

run: Varhgm degil de olamn statusii nedir, yani ontolojinin a<;Jsmdan

varhilJn en temelde e>it oldugunu soylerlerdi. Bu varolanlann veya

olanm statUsU nedir?

olanlann e>it oldugu anlamma gelmez, ha)'lr, ama varhk hepsi i<;;in e,it-

Ontoloji a~1smdan olanm veya varolanm statUsU nedir?

tir; bu >U anlama gelir: Tum varolanlar bir >ekilde Varhktad1r. Sonra,

lki anla)'l>m, varolanlar arasmda niceliksel fark anla)'l>J ile diger

varacailJn!Z fark ne olursa olsun, varhk farkl olmad!ilJna ve varolanlar

bakJ> ac;!S!mn varolu> kipleri arasmdaki niteliksel kar~nthgm birbiriyle

arasmda farklar olduguna gore, bu farklar hiyerar>ik bir >ekilde anla-

' dursun, hep ic; ic;e oldugunu gostermeye c;ah>nm. c;eli>mek >6yle

>Jlmayacaknr. Ya da c;ok c;ok ikincil bir anlamda hiyerar>ik olarak anla-

tlk ba>hilJmlz boylece bitiyor. Ontoloji ne demektir ve ontoloji ol-

>Jlacaknr; >eyleri toparlamak, uzla>nrmak ic;in. Ama ilk gorude [ark hi-

mayan felsefelerden nas1l aynhr? lkinci buyilk ba,hk: Spinoza'nmki

yerar>ik degildir. Oyleyse Bir felsefesinde [ark esasen hiyerar>iktir. Da-

gibi bir saf ontoloji ac;1smdan olanlann statii~u nedir?

ha fazlasm1路 da soylemeliyim: Ontolojide, olaruar arasmdaki [ark hem

Hiyerar>i ac;1smdan ilk gelenin [ark oldugunu ve farktan aymhga

niceliksel hem nitelikseldir. Niceliksel kudret farkl, niteliksel varolu 0 kipi farkl, ama fark hiyerar0ik degildir. 0 zaman, elbette s1k s1k sanki

vanld!ilJm soyluyorsunuz. (:ok hakhsmJZ. Ama ben de hakh olarak

bir hiyerar>i varmJ> gibi konu>uyorlardJ: Ak1lh insan kotu insandan de-

>unu ekliyorum: Soz konusu olan ne tur bir fark? Cevap: En nihaye-

gerlidir. Ama nic;in ve hangi anlamda degerlidir? Bu kudret ve kudretin

tinde her zaman varhk ile varhktan ustun bir >ey arasmdaki farknr,

etkili k1lmmasJ a<;;JsmdandJ, hiyerar>i ac;!S!ndan degil.

[i>itilmeyen mudahale]

c;unkii hiyerar>i yarg~daki bir [ark olacaknr. Demek ki yarg~ Birin Var-

tkincisine baglanan bir uc;uncu ba0hga gec;meyi isterdim. Etik'in iki

hga iistunlugu adma verilir. Varhk yarg~lanabilir, c;unku varhgm uze-

koordinan olarak >unlan soylerm,tim: Kudret a<;1smdan niceliksel

rinde bir makam vard1r. Oyleyse hiyerar>i bu farktan ba>layarak orta-

[ark, varolu> kipleri a<;1smdan niteliksel kar>Jthk. Gec;en defasmda bi-

hiyerar>i, bizzat hiyerar>inin temeli, Bir'in Varhga a>-

rinden otekine surekli olarak nas1l gec;ildigini gostermeye路 c;ah,nm.

km olmasJdJr. Ve sizin fark dediginiz tam da Birin Varhga bu a>kmh-

Dc;uncu bir ba>hga gec;mek istiyorum: Etik baklmmdan kotuluk prob-

ya c;1kar,

~unku

ilJdlr. Platon'a ba>vurdugunuzda, Platon'da farkm tek ve c;ok kesin bir

lemi nasJl konuluyor? (:iinku bir kez daha soylemeliyim ki bu prob-

anlamda, yani Birin VarhilJn uzerinde olu>u anlammda birincil oldu-

lemin c;ok sivri bir >ekilde ortaya anld!ilJm gormii>tilk. Nic;in? Klasik

gunu gorursunuz. Oyleyse bu hiyerar>ik bir farkt1r. Ontoloji Varhktah

felsefenin her zaman >U paradoksal onenneyi bir paradoks oldugunu

olanlara gider, yani aym olandan, olandan farkh olana gider; o halde

bilerek ileri surmii> oldugunu belirttigimi hanrla)'ln: K6tiiluk bir hic;-

varhk:an farklara gider. Bu hiyerar>ik bir [ark degildir. Butun varhklar

tir. Ama tam anlam1yla kotuliik bir hi<;;tir, burada en azmdan, iki farkh

e>it olarak Varhktad1rlar.

konu>ma tarzmm mumkun olabilecegini anla)'ln. Bu iki tarz asia uz-

Ortac;agda c;ok onemli bir felsefe okulu vard1. Chartres Okulu adm\

la>maz. (:iinkii katiiliik bir hi<;tir dedigimde 6nceJik[e >UnU soylemek

allll>t!. Ve Chartres Okulu'nda genellikle Duns Scotus'a baghyd!lar; ve 1srarla l.atince e>itlik terimini vurgularlard1. E>it. varhk. Mutemadiyen

istiyor olabilirim: Kotuluk bir hic;tir, <;iinkii her 0ey iyidi:. Eger her 0ey lyidir derseniz, eger lyiyi biiyilk i ile yazarsanJZ, evet boyle yazar-

142

143


SPlNOZA 0ZER1NE ALTINCI DERS

GILLES DElEUZE

yarumlayabilirsiniz: Varhk

Bu naktada benim problemim ,_;u: Etik ac;tsmdan, yani olanlann,

vard1r, tamam: Bir Varhktan UstO.ndUr ve Birin Varhga UstUnlugo.,

varolanlann statO.sU bak1mmdan kOtUnUn statUsU nedir? Boylece eti-

~6yle

samz, farmulu kelimesi kelimesine Varhg> Eire a lyi imi,_; gibi yoneltir.

Ba~ka

terimlerle soylersek, "kotU-

luk bir hic;tir" ~u anlama gelir: Kotuluk zarunlu alarak bir hic;tir, c;unku Varhga ustun alan varhg>n nedeni alan lyidir. Yani lyi, varhg> yapar. lyi, varl& zemini alarak Birdir. Bir Varhga ustundur. Her ~ey lyidir, alam var edenin iyi almast demektir. ~u anda Platan'u yarumluyarum. Kotuluk bir hic;tir farmulu, var edenin yalmzca lyi almasmdan

gin gerc;ekten pratik oldugu k6~e bucaklara giriyoruz. Spinaza'mn alaganustu bir metni var elimizde: Sekiz mektupluk bir yazt,_;ma. Dart birinin d6rt birinin. Blyenbergh admdaki gene; bir adamla sekiz mektupluk bir yazt~ma. Bu mektupla,_;mamn kanusu tek ba,_;uia kotuluk. Gene; Blyenbergh Spinoza'dan kotuluk uzerine ac;tklamalar ister. [i0itilemiyor]

ba~ka

bir ~ey demek degildir. Ve mukabili: Harekete gec;irenin de. B1,1 Platan'un argumamdtr: Kotu biri isteyerek kotu degildir, c;unku kotunun istedigi iyidir. Herhangi bir iyidir. 0 halde, diyebilirim ki yalmzca lyinin var ettigi ve harekete gec;irdigi anlammda kotuluk bir hic;tir. Oyleyse kotiiluk bir hic;tir. Varhktan ustun bir Birin almadtg> bir saf antalajide k6tuluk bir hic;tir, kotuluk yaktur, Varhk vardtr diyarum. Tamam. Ama bu beni

yepyeni bir ~eye g6turur. Eger kotuluk bir hic;se lyi de arnk bir hic;tir. Demek ki iki durumda da kotulugun bir hie; aldugunu soyleyebilmem tamamen

kar~tt

nedenlerledir. Bir durumda kotuluk bir hic;tir diyo-

rum, c;unku yalmzca lyi var ediyor ve harekete gec;iriyor; 6teki durumda ise kotuluk bir hic;tir diyarum, c;unku lyi arnk yok, c;unku Varhktan ba~ka bir

~ey

yok. Oysa kotu kadar lyinin de bOyle yadsmmast-

run, Spinaza:mn bir etik yapmasmt engellemedigini gormu~tuk. Eger ne iyi ne de kotu varsa nastl bir etik yaptltr? Aym farmulden yola c;tkarak aym c;agda "kotuluk bir hic;tir" farmulunu ele. alm; bir Leibniz'in, bir de Spinoza'nm imzastyla. lkisi de aym formulu dile getirirler: Kotuluk bir hic;tir, amma tumuyle

kar~tt

anlamlarda. Leibniz'de Platon'-

dan kaynaklamr, bir saf ontolaji yapan Spinoza'da,

i~ler

bu naktada

kan~ar.

144

145


"Yuvarlanan bir taj hayal et. Bu bize iizgilrlugu anlatmaz. )imdi istersen, tajm, hareket etmekteyhen dU,undiigiinii ve harehet etmeh i(in elinden geldigince (aba gosterdiginin farkmda oldugunu dii;iin. Emin ol hi, sadece kendi (abCI5mm farhmda oldugundan ve buna har;t hi( de hayttstz olmadtgmdan bu ta, iizgilr oldugunu ve harehetini istedigi i(in silrdilrdugunu sanacahttr. Herhesin sahip oldugu i(in oviindugu ve sadece insanlann i;tahlann bilincinde olup onlan belirleyen nedenleri tammalanna dayanan ;u insan iizgilrlugu i;te boyle bir ;eydir. Bir bebeh, siitil iizgilrce i(tigine, gen( bir delihanlt 6( almaya ya da iidlegin tehiyse ha(maya iizgilrce harar verdigine inamr. Ayya, aytldthtan sonra soylemeyi istemeyecegi bir ;eyi sarho;hen zihninin iizgilr iradesiyle siiyledigine inamr. Aym ;ehilde geveze, deli ve benzeii bir(oh hiji zihinlerinin lizgilr iradesiyle harehet ettihlerine, hi(bir ;eyin onlan buna zorlamadtgtna inamrlar. Bu onyargt dogal, butiin insanlarda ortah ve dogu;tan oldugu i(in, ondan hurtulmalan hi( holay degildir. Aslmda deneyim pekala yeterince giisterse de, insanlann pek az becerebildihleri bir ;ey varsa, o da i;tahlannt hontrol etmektir."

147


YEDiNCi DERS Deleuze-Spinoza

10 MART 1981

Guerqult'un Yorumuyla Kar§!la§trrma Bu hafta ve gelecek hafta yine Spinoza'dan bahsedip bitirecegim. Eger sorulatmtz olmazsa ki, ben olmasm1 c;ok isterim. i~te:

Evet, bireylik

Hayalim Spinoza felsefesinden tiiretmeye

anla)'l~mm

r;ah~tli',lmlz

bu

hepiniz ic;in ¢ok ac;1k olmas1, c;iinkii sonuc;ta bana

oyle geliyor ki bu SpinozaCJhi',ln en yeni unsurlarmdan biridir. Birey olarak bireyin Varhga

ta~mmas1,

geri gotiirulmesi ve yerine

ula~tml­

masl bu yoldan olacaknr. Ve Spinoza'da bana bu kadar yenfgibi goriinen bireylik kavramm1 anlatabilmek ir;in hep >u temaya donecegim: Sanki bir bireyde, herhangi bir birey de ii<; katman var, sanki birey ii<; · katmandan

olu>mu~

gibi. En azmdan birinci boyutta, bireyin ilk kat-

manmda ilerlemi,stik: Her bireyin sonsuz Sa)llda uzamh pan;as1 vard1r.

Bu ilk noktad1r: Sonsuz sa)'lda uzamh parc;a.

Ba~ka

bir

deyi~le bile~ik

olmayan birey yoktur. Samyorum, basit bir birey Spinoza ic;in tiimiiyle. anlamdan yoksun bir mefhumdur. Her birey kendi ir;inde sonsuz sa)'lda parc;adan olu~mu~tur. <;:ok hlZh ozetlemeye olu~mas1

c;ah~acag,m:

Bireyin sonsuz sa)'lda parc;adan

fikri ne demektir? Bu parc;alar, nedir? Bir kez daha bunlar

SpinoZa'nm en. basit cisimler adm1 verdigi ~eydir: Her cisim sonsuz sa-

)'lda c;ok basit cisimden olu>mu>tur. Ama nedir bu c;ok basit cisimler? 149


GlU.ES DELEUZE

SPINOlA DZERlNE YEDINCI DERS

Yeterince kesin bir statiiye varmt>tlk; bunlar atom degildi, yani sonlu

mekte alan insanlard1. Peki bu edimsel sonsuz fikri, yani ne sonlu ne

cisimler degildi, belirsiz de degildi. Peki neydiler? Ve bu noktada Spi-

de belirsiz edimsel sonsuz fikri ne anlama geliyor? Su anlama geliyor:

noza on yedinci yiiz)'lla baghdtr. Bir kez daha soylemek istiyorum, on

Son terimler vard1r, nihai terimler vard1r. GOrllyorsunuz bu belirsize

yedinci yiiz)'ll dii>iincesinde beni gen;ekten .;arpan >ey, o .;agm en

kar>tdtr, belirsiz degildir, .;iinkii nihai terimler vardtr, ama bu nihai

zengin mefhumlanndan birini, hem metafizik hem fizik hem de mate-

terimler hep sonsuzdadtr. Demek ki bu atom degildir. Ne sonludur ne

matik vesair'e bir mefhum olarak edimsel sonsuz mefhumunu hesaba

de belirsizdir. Sonsuz edimseldir, sonsuz edim halindedir. Gerc;ekten

katmadtkc;a bu dii>iincenin asia yakalanmayacagtdtr. Simdi, edimse]

belirsizlik de bir anlamda sonsuzdur, ama zmmi bir sonsuzdur; ba,ka

sonsuz ne sonludur ne de belirsiz. Sonlu her ~eyden Once ~una i-?aret

bir deyi>le hep daha ileri gidebilirsiniz demektir. Buradaysa her >ey

eder, eger formiiliinii ararsak >udur: Durmak gerekecek bir an vardtr.

farkhdtr; bu filozoflar bize >unu soylerler: Son terimler vardtr -mesela

Bu 'ili demektir: Herhangi bir >eyi analiz ediyorsamz, hep dunnamz

Spi~oza i~in

en basit cisimler. Bunlar gen;ekten nihai terimdir, arnk

gereken bir an olacaknr. Sonlunun bu amm, sonlu terimlerin zoru~足

bolemeyeceginiz son terimdir. Yalmzca, bu terimler sonsuz kii<;iiktiir.

lulugunu i!;aret eden bu temel am kabul edelim. Epikuros'dan, Lucre-

Bunlar sonsuz kii.;iiktiir ve bu da edimsel sonsuzdur. Bunun iki cep-

tius'dan bu yana atomculuga ilham veren de budur: Analiz bir stmrla

hede yiiriitiilen bir miicadele olduguna dikkat edin: Hem sonluluga

kar>tla>tr, bu stmr atomdur. Atom sonlu bir analizde temellenir. Belir-

. hem de belirsizlige kar>L Bu ne demektir? Nihai terimler vardtr, ama

siz ise 'ili demektir: lstediginiz kadar uzaga gidin, duramazsmtz. Yani

bunlar atom degildir, <;iinkll sonsuz kil.;iiktiirler veya Newton'un di-

analizi istediginiz kadar uzaga ta>t)'ln, eri!;tiginiz terim yine de boliine-

yecegi gibi silinip giden, yitip giden terimlerdir. Ba>ka bir deyi>le soy-

bilir ve analiz edilebilir olacaknr. Hi.;bir zaman son terim olmayacak-

lersek verilebilecek tiim nlceliklerden daha kiic;iikturler. Bu neyi gerektirir? Sonsuzca kO.~D.k terimleri teker teker ele alamazsmlZ. Su tam

nr.

Edimsel sonsuza gelince, bana oyle geliyor ki, anlamm1 .;oktandtr

bir anlamstzhk olacaknr: Tek tek ele alabilecegim sonsuz kii.;iik te-

yitirmi$_ bizim i.;in, 'bunun bin bir tiirlii nedeni olabilir, digerleri yam

rimlerden bahsetmek. Sonsuz ku.;uk >eyler yalmzca sonsuz toplamlar

s1ra bilimsel nedenler de olmak Uzere. Ama benim i<;in Onemli alan,

halinde var olabilir. Demek ki sonsuz ku.;uk >eylerin sonsuz toplamla-

bu anlamm ni.;in kaybedildigi degil; bu dii>iiniirlerin nastl dii>iindiik-

n vard1r. Spinoza'nm basit cisimleri b~rer hirer var olmaz. Ayn ayn

lerini oniiniizde yeniden kurma)'l ba>armaya .;ah0acag>m. Ger.;ekten bu onlann dii>iincesinde temel bir noktadtr. Bir kez daha, Pascal'm on

degil, toplu olarak var olurlar. Sonsuz kumeler halinde varolurlar. Ve bu yiizden basit bir cisimden bahsedemem. Yalntzca basit cisimlerin

yedirici yiiz)'lh .;ok iyi temsil eden metinlerini ele ahrsak, bunlann

sonsuz kiimesinden bahsedebilirim. Bir birey basit bir cisim olmadtgt-

esas olarak sonsuz kar-?Ismda insan Uzerine, insanm sonsuz kar-?Ism-

na gore, ne olursa olsun, ne kadar kU~Uk olursa olsun, i~inde sonsuz

daki konumu iizerine yaztlmt'i olduklanm gorebiliriz. Bunlar ger.;ek

sa)'lda basit cisim banndmr; birey de sonsuz kii.;uklerin bir toplamt

anlamda'dogal ve felsefi bakundan edimsel sonsuz terimleriyle dii>iin-

vard1r.

150

!51


GILLES DELEUZE

l>te bu yiizden Gueroult'un Spinoza yorumunu; biitun giicllne

SPlNOZA DZERlNE YEDlNCl OERS

miyorum, ama yeniden ke>fedecegi bir nokta}'l yakalamt:;nr: Sonsuz

kar>m Gueroult'un Spinoza'da bu basit cisimlerin bir >ekle veya bii-

kiimeler kuram1. Sonsuz kii<;iik >eyler sonsuz kiimelere dahildir ve bu

yiikluge sahip olup olmadtklan sorusunu nasll sorabildigini anlamtyo-

sonsuz kumeler e>deger degildir. Yani sonsuz kiimeler arasmda fark-

rum ... A<;tktlr ki eger basit cisimler sonsuz kii<;ukse, yani "yitip git-

lar vard1r. lster Leibniz, ister Spinoza olsun on yedinci yo.zyllm tUm

mekte olan" nicelikler ise ne >ekilleri ne de biiyiikliikleri vardtr. t;ok

bu ikinci yarlSI s6z konusu edimsel sonsuz fikrine, sonsuz kU.c;Uklerin

â&#x20AC;˘ basit bir nedenle:

sonsuz kU.melerine dayanan edimsel sonsuz fikrine nllfuz etmi~tir.

t;unkii bunun hi<;bir anlam1 yok. Sonsuz ku<;uk bir

>eyin ne >ekli ne biiyiiklugu olur. Bir atomunsa elbette bir >ekli ve bii-

Peki o zaman bu yitip giden teri"\ler, bu sonsuz kii<;iik terimler

yiiklugii vardtr; ama sonsuz ku<;iik bir terim tamm icab1 ne :;ekle ne

nedir? Naslldtr? l>in daha somut bir >ekil almasm1 isterdim. Bir i<;selli-

de biiyiikluge sahip olabilir: Verili tum bllyiikliiklerden daha kii<;uk-

ge sahip olmadtklan apa<;tknr. Ne olduklanm soylemeden once ne ol-

tur. Oyleyse neyin bir >ekli ve biiyiikliigii olabilir? Sekli ve bllyiiklugu

madtklanm soylemeye <;ah>tyorum. Hi<;bir i<;sellikleri yoktur, sonsuz

olan >eyin ne oldugu sorusunun cevab1 <;ok basittir: Sekli ve biiyiiklii-

kiimelere dahil olurlar. Sonsuz toplamm ise bir i<;selligi olabilir. Ama

gii olan >ey bir toplamdtr, sonsuz ku<;uk >eylerin sonsuz toplam1 ola-

bu u<; terimler, sorisuz kii<;iik >eyler, yitip gitmekte olan :;eylerin hi<;-

rak bir :;ekle ve bllyiikluge sahiptir. Bu durumda >U probleme <;arpt-

bir i<;sellikleri yoktur. Peki ne olu:;turacaklardtr? Ger<;ek anlamtyla bir

yoruz: Evet, ama bu >ekil ve buyiikliik nereden gelir?

dt:;salhk maddesi olu>turacaklardtr. Basit cisimlerin birbiriyle yalmzca

Demek istedigim >U: Eger basit cisimler sonsuz ku<;iikse, sonsuz

dt>sal bagmttlan, harici baglan olabilir. Spinoza'mn terminolojisini ta-

ku<;uk >eylerin sonsuz toplammt, ba:;ka bir sonsuz ku<;iik >eylerin

kip edersek bir tOr madde olu:;tururlar. Modal bir madde, tamamen

sonsuz toplammdan ay1Tt etmeyi saglayacak :;ey nedir? Edimsel sonsuz

dt>sal bir modal madde, yani: Birbiri iizerinde etkide bulunurlar, i<;-

soz konusu oldugunda edimsel sonsuz i<;inde nastl aynm yaptlabilir?

sellikleri yoktur, birbiriyle yalmz dt>sal bagmnlan vardtr. Ama o za-

Yoksa yalmzca tek bir toplam m1 vardtr? Tiim miimkun sonsuz ku-

man soruma yine geri donuyorum. Yalmzca dt>sal bagmnlan varsa bir

<;iikleri kapsayan tek bir toplam m1 vardtr? Oysa Spinoza burada <;ok

sonsuz toplam1- bir digerinden a}'lrt etmeye izin veren

s1k1d1r. Bize der ki: Her bireye basit cisimlerin bir sonsuz toplam1 te-

kez daha soracagtm, tiim bireyler, her birey -burada her birey diyebi-

kabiil eder, her birey sonsuz sa}'lda basit cisimden olu>mu>tur. 0 za-

liyorum, <;iinkii birey <;ok basit bir cisim degildir- her birey ayn ayn

man >u bireye tekabiil eden sonsuz kii<;iik cisimler toplamtyla, ba>ka

sonsuz kllc;Uk parc;alann bir sonsuz kU.mesine sahiptir. Bu parc;alar

bir bireye tekabul eden a}'lrt edebilme aracm1 tamyabilmem gerekir.

edimsel olarak verilidir. Ama benim sonsuz kumemi, bana dii>en son-

Bu nastl Q[acak? Bu soruya gelmeden once bu sonsuz kii<;iik kii<;iikle-

suz kumeyi, kom>uma du:;en sonsuz kiimeden ne farkh ktlar? Bura-

~ey

nedir? Bir

rin ne tiir >eyler olduklarm1 go"rmeye <;ah:;ahm. Bunlar sonsuz toplam,

dan sanki bireyligin ikinci katmamna el anyoruz, bu >unu sormaya

lara girer ve_samyorum ki burada onyedinci yiiZ}'ll modem matemati~

vanyor: C:tik basit cisimlerin sonsuz toplamt hangi baktmdan :;u ya da

gin bamba>ka yol ve yontemlerle, keyfi yakla>tmlarda bulunmak iste-

bu bireye aittir? Hangi baktmdan?

152

153


GILLES DELEUZE

SPlNOZA OZERINE YEDlNCI DERS

Buraya kadar anla>1ld1 samnm: Bende sonsuz kii<;iik par<;alann bir

bir >ekilde >U anlailla gelilledigini -bu noktada illetni <;ok h1Zl1 okur-

sonsuz kO.mesi var. 路 Peki ama, bu sonsuz kiime b~na hangi bak1mdan

sak yanh> yapanz- hi<;bir >ekilde Descartes'da oldugu gibi bir toplaill

atttir? Bir sonsuz c;ok basit cisimler ko.mesi hangi bak1mdan $U ya da

(hareket ve siikiinet bagJnt1s1 Descartes'm mv'si, kiitle-h1z forilliilii ola-

bu bireye aittir? Sonsuz ko.c;uk parc;alarm sonsuz kfimesine sahibim,

illaz) olillad!gJm gormii>tiik. Ha}'lr, o zaman "oran" (veya bagJnu) de-

bu anla>lldL Ama bu sonsuz kiime bana hangi baklmdan ait oluyor?

mezdi. Bireyi tamilllayan >ey deillek ki bir hareket ve siikiinet oram-

G6riiyor5unuz, soruyu o da biiyiik gii<;liikle, donii>tiirdiim. C:iin-

dlr, <;iinkii sonsuz sa}'lda sonsuz kii<;iik par<;a bireye bu bagJnuya tabi

kii sonsuz kiime bana hangi baklmdan aittir diye sordum. Bu bir son-

olarak aittir. Peki Spinoza'mn bu kadar vurgulad1!1,1 bu oran ne olabi-

suz kiimeyi digerinden aylft etmeyi miimkun. kllan nedir diye sor-

lir?

makla aym >eydir. Bir kez daha belirteyim, ilk bakl>ta sonsuzda her

Bu noktada Gueroult'un yoruilluyla kar>lla>tlrillaya ba>hyorum.

>ey birbirine kan>illahdlr, o bir zifiri gece ya da beyaz '>'k olmahd1r.

Gueroult, olaganiistii derecede ilgin<; ve benim aym derecede anlailla-

Sonsuzluklan birbirinden a}'lrillaml saglayacak >ey nedir? Bir sonlu

d!gJm bir hipotez ileri surer; bu hipotezi ni<;in ileri surdiigilnii anlaml-

kiimenin bana ill! yoksa baokssma ill! ait oldugu hangi baklilldan soy-

yoruill, ailla hipotezi yine de son derece ilgin<;. Diyor ki: Hareket ve

lenebilir?

sfikO.net bagmulan sonuc; olarak bir titre$imdir. Bu bana ayrn zaman-

Spinoza'nm cevab1 bana oyle geliyor ki >Udur: Sonsuz l<ii<;iik par-

da<;ok tuhaf goriinen bir cevap. Cevabm <;ok kesin olillaSl gerekir: Bu

<;alarm sonsuz bir kiimesi, belli bir oram/bagmtl}'l etkili klld1gJ ol<;iide

bir titre>imdir! Peki bu ne anlailla gelir? Bu bireyi ikinci katman diize-

ba,kasma degil de bana aittir. Par<;alan bana her zaillan belli bir ba-

yinde tammlayan >eyin, yani par<;alann, sonsuz kii<;iik par<;alann sa-

gJntl altmda aittir. Oyle ki eger beni olu>turan par<;alar ba,ka bir ba-

yesinde ona ait olduklan >eyin bir tilr titre>im olmas1 deillektir. Her

gJntl olu>turacak olsa bu duruillda arnk bana ait olaillaz deillektir. Ar-

birey ... Bakm bu <;ok somut gorilniiyor. Sizi tammlayacak >ey, sizi, be-

nk ba>ka bir bireylige aittirler, ba>ks bir cisille aittirler deillektir. Bu-

ni tamilllayacak >ey bizde bir tilr titre>iill olacak. Neden ohnasm? Ne-

radan >U sciru dogacaknr: Bu bagJnn nedir? Sonsuz kii<;iik unsurlann

den olmasm ... Peki ama bu ne demek? Bu ya bir metafordur ya da

hangi bagJnnya tabi olarak herhangi bir >eye 路ait olduklan soylenebilir?

ger<;ekten bir >ey deillektir. Bir titre>iill fizikte neye i>aret eder? En ba-

Eger bu somya cevap verebilirsem, arad1gJm cevaba kavu>illUoUill

sitinden iyi bilinen bir olguya, sarka<; olgusuna i>aret eder. Bakm >U

deillektir. Sonsuz bir kiiillenin sonlu bir bireylige nas!l, hangi ko>ul

i0e ki Gueroult'un hipotezi bu noktada <;ok ilgin<; bir anlaill kazamyor.

altmda ait oldugunu gostenni>im demektir. Sonsuz kii<;iik >eyler son-

C:iinkii onyedinci yiiZ}'llda fizik, donii> halindeki cisimledn路ve sarka<;-

lu bir" bireylige hangi bagJntl altmda ait olabilir? Taillaill. Spinoza'mn

larm incelenmesinde <;ok ilerleilli>ti. Ve 6zellikle de basit sarka<;larla

cevab!, Spinoza'ya keliillesi keliillesine bagh kahrsak, 0udur: Belli bir hareket ve siikiinet bagJnusma, oranma (rapport) tabi olarak. Zaten

bile>ik sarka<;lar arasmda bir aynm teillellendirilli>ti. Taillaill, iyi ... Bu noktada, g6rllyorsunuz ,Gueroult'un hipotezi $Una d6nfi$fir: Her basit

s6z konusu olan hep buydu, hareket ve siikiinet bagJnt1s1. Bunun hi<;-

cisiill, basit bir sarka<;tlr ve sonsuz sa}'lda basit cisille sahip olan birey,

154

155


GILLES DELEUZE

bile>ik bir sarkac;ur. Hepimiz bile>ik sarkac;lanz. l>te bu c;ok iyi! Veya

SPlNOZA 0ZERlNE YEDlNCl DERS

Spinoza'}'l yorumlarken Gueroult'un路cevabt >uydu: Hareket ve su-

donen diskler. Bu, ne oldugumuza dair c;ok ilginc; bir anla}'l> gibi go-

kilnet bagmust basit sarkacm titre>imi olarak anla>tlmahdtr. l>te. Ken-

rli.nflyor. BU.tun bunlar ne anlama gelir? Basit sarkac; neyle tammlamr?

dimin hakh oldugunu soylemiyorum. Hakikaten demiyorum ... Yalmz-

Eger fizik derslerinizi birazctk haurlarsamz, yani temel fizigi birazctk

ca soyledigim >U: C:ok basit cisimlerin oldugu dogruysa... Zaten

haurlarsamz, belli bir >ekilde bir zamanla tammlandtgtm; bir titre>im

Gueroult'un Spinoza'da c;ok basit cisimlerin >ekle ve bUyiikluge sahip

veya salmmi. zamamyla tammland1g1in bilirsiniz. Haurlayanlar ~u Unlu

olduklanm olumlamak ihtiyact du}'lllasmm nedeni buydu. Tersini

formuhi de bilirler: t = 2 n ~ ("t" burada sahmm suresi, "!" sarkacm

varsayahm; asla hakh oldugumu soylemiyorum; varsayahm ki c;ok ba-

bagh oldugu ipin uzunlugu, "g" ise onyedinci yiizytlda yerc;ekiminin

sit cisimler gerc;ekten sonsuz kiic;iik olsun. Yani ne >ekilleri ne biiyiik-

>iddeti dedikleri >eydir). Bu c;ok onemli degil ... Bu iyi. Onemli olan,

liikleri olsun. 0 andan itibaren basit sarkac; modeli arnk i>lemeyecek-

bu formulde basit sarkacm sahmmmm, sahmmm geni>liginden, yani

tir; hareket ve siiklinet bagtnnstm tammlayan >ey de titre>im olamaya-

denge noktast ile sarkact en fazla gerdigimiz nokta arasmdaki mesafe-

caknr. Buna kar>m ba,ka bir yo! var ve belki siz de sonra ba,ka yollar

den bagtmstz olu>udur. Demek ki sahmmm geni>liginden, sarkacm

bulabilirsiniz; emin olun, bulabilirsiniz. Bu diger yol >U olabilir: Bir

kutlesinden tamamen bagtmstzdtr: Bu, sonsuz kuc;uk bir cismin duru-

kez daha soruma geri donliyorum: Sonsuz kii~iik oldugu varsayilan

muna tam denk dil>er. !pin agtrhgt, sarkacm kutlesi yalmzca bile>ik

terimler arasmda hangi tip bagtnnlar miimkun olabilir? Cevap c;ok ba-

sarkac;larda hesaba kaulacakttr. Bu durumda oyle gorunuyor ki

sittir: Sonsuz kU.c;Uk

Gueroult'un hipotezi i>liyor. Demek ki >Unu soylememiz gerekir: l>te

<;iigtin ne anlama geldigini anhyorsak; yani ayn ayn varolmayan, ama

bir.cevap .. Bu iyi.路Bu c;ok iyi bir cevap. Spinoza'ya gore bireyler, her

zorunlu olarak sonsuz bir topluma dahil olan, evet, sonsuz klic;iik te-

birey, sonsuz sayida basit sarkac;tan olu>mU> bir tur bile,ik sarkac; ola-

rimler arasmda tek bir tip bagtnt1 olabilir: Diferansiyel bagtntL

cakur. Ve bireyi tammlayan >ey de bir titre>imdir. Tamam. 0 zaman tamamen serbest bir >ekilde >oyle diyebilirim; bunlan Spinoza'yla teknik anlamda ilgilenenler ic;in soyluyorum, geri kalanlar i>lerine geldigi gibi istediklerini anlayabilir. Bu hem c;ok ilgin<; hem de bu hipotez beni c;ekiyor, fakat nedenini bilmiyorum. Beni rahatstz 路 eden bir >ey var: Bu sarka<;lar ve donen diskler hikayesinin onyedinci yiiz)'llda c;ok ilerledigi dogrudur. Ama Spinoza'mn soylemek istedigi eger buysa, nic;in mektuplarmda bile olsa bu titre>im meselesine hic;bir zaman deginmemi>tir? Ve dahas1 sarkac; modeli bana son derece asli gelen konuyu hic;bir >ekilde a<;tklamtyor: Edimsel sonsuzun mevcudiyetini ve "sonsuz kU.c;Uk" terimini. 156

t~rimler

arasmda, onyedinci yttzyllda sonsuz ku-

Nic;in? Sonsuz kiic;iik terimler yitip gitmekte olan terimlerdir, yani onlaru1 arasmda olabilecek tek bagtnn tipi ter~mler yitip gittiginde kalacak bagmnlardtr. C:okbasit bir soru sorulabilir: Terimleri yitip gittiginde, kalan bagtnnlar nedir? Burada c;ok c;ok basit matematige ba>vuracagtm: Goriiyorum ki onyedinci yiizytlda, matematigin belli bir diizeyinde kahrsam; c;ok kaba bir >ekilde soyleyecegim: Bence gene! olarak onyedinci yiizytlda matematikte, ii<; tip bagtnu bilinir: C:ok uzun zamandan beri bilinen kesir bagtnnlan var. Soylemeye bile gerek yok, c;ok onceden sezilmi>, ama onaltmCl ve onyedinci yiizyillarda; onyedinci yiizytlda, daha di:>grusu onyedinci yiizythn ilk yansmda Descar157


GILLES DELEUZE

SPlNOZA DZERINE YEDlNCl DERS

tes'la <;ok saglam bir statu kazanmJ> cebirsel bagmt1lar var. Ve son ola-

lir~iniz, ama bagmt1 her zaman iki terim arasmdad1r. ¡2 ile 3 arasmda.

rak Spinoza ve Leibniz doneminde, <;agm matematiginin en bUylik

Bag.nu bu terimlere indirgenemez, <;iinku bizzat kendisi bir sayt degil,

meselesi haline gelen diferansiyel bagmular var.

bir sayt.kompleksidir; ama terimler belirtilmelidir, terimler verili ol-

Ornekler verecegim. Burada anlamg.m 0ey hi<;bir 0ekilde matematik olmasa bile sizin i<;in a<;1k olacagm1 samyorum. Kesir bagmt!Sl or-

mahdlr. Bir kesirde bag.nu terimlerinden bag1ms1Z gibidir, evet, ama terimler verili olmahd1r.

negi: 2/3. dbirsel bagmu 6rnegi: ax+ by = vesaire. Buradan x/y = 'nin

Bir ad1m daha atahm. x/y bir cebirsel bag.nuyt ele aldi!lJ.mda bu

neye e(iit oldugunu <;1karabilirsiniz. Diferansiyel bagmu omegi gordu-

kez elimde verili terimler yoktur, iki degi,ken vard1r. Degi>kenler soz

gumuz gibi, dx/dy=z. Bu tamam. Bull<; tip bagmu arasmda ne fark

konusudur. Goruyorsunuz, her (iey sanki bagmu terimlerine gore da-

var? Soyle diyecegim: Kesir bagmt!Sl bile zaten .;ok ilgin<;tir, <;unku

ha usi bir baglmSlzhk derecesi kazanml(i gibi oluyor. Aruk belirlenmi>-

aksi takdirde bir ol.;ege benzetebilirdik: Kesir bagmus1 indirgenemez

bir deger tayin etmeye ihtiyaclm yok. Bir kesir bag.nusmda (iundan

bir bagmud1r. Ni<;in?

ka<;mamam: Bagmtmm terimlerine belirli bir deger atfetmek zorunda-

Eger 2/3 dersem bu 2/3 bir kez daha soyleyeyim, bir sayt degildir.

ytm. Cebirsel bir bagmuda arnk bailJ.ntmm terimlerine belli bir deger

Ni<;in 2/3 bir sayt degildir? (unku 3'le .;arplldi!lJ.nda 2 veren bir sayt

atfetmeye bile ihtiyaCim yok. Bagintmm terimleri aruk degi>kendir.

yoktur. Demek ki bu bir sayt degildir. Bir kesir sayt degildir, uzla(ilm-

Ama bu degi('kenlerimin belirlenebilir bir degere sahip olabilir olma-

sal olarak bir sayt gibi ele almaya karar verdigim bir saytlar komplek-

lan zorunlulugunu ortadan kaldlrmaz. Ba(ika terimlerle soylersek,

sidir; yani bunlara toplama, <;1karma, <;arpma¡ kurallanm uygulamak

y tek tek her tiir degeri alabilir, ama mutlaka bir deger alabilmelidir.

da uzla(i1msald1r. Ama bir kesir apa<;Iktlr ki sayt degildir. Bir kez kesiri

Goruyorsunuz, kesir bag.nusmda yalmzca tek bir belirli deger ya da

X

ve

bu!dugumda saytlan kesirler olarak ele alabilirim, yani bir kez kesir

her biri tek bir degere e(ideger degerler bulabilirim. Bir cebir bagmu-

sembolizmini olu(iturdugumda, bir saytyt sozgelimi ikiyi kesir olarak

smda ise, aruk tek bir degere ihtiyaCim olmamas1 terimlerimin belirle-

ele alabilirim. Her zaman 4/2 diye yazabilirim. 4/2 = 2. Ama kesirler

nebilir bir degere sahip olmayt surdiirmelerini engellemez ve bagmu

tamsaytlara indirgenemedikleri ol<;ude sayt degildir; tam sayt komp-

degi(ikenin alabilecegi tek tek deger!erin tumiinden bailJ.mslzdir, ama

leksidir. Tamam. Demek ki daha kesirler diizeyinde bile bagmtmm te-

degi('kenin belirlenebilir bir degere sahip olabilmesinden bag.mslZ degildir.

rimlerinden bir tur bag.msiZlâ&#x20AC;˘!lJ. oldugu ortaya <;1kmaktad1r. Bu .;ok

imkam veriyor, ama bu kesir bag.nusmda belirtilmesi zorunlulugunu

Diferansiyel bagmuda yeni olan (iey, sanki ll<;llncii bir adlmm aulmasldlr. dyidx dedigim zaman, hat1rlaytn, dy, y'ye gore s1f1ra e(iittir; sonsuz kii<;iik bir niceliktir. dx, x'e gore s1flra e(iittir. Oyleyse bunu (ill bi<;imde yazabilirim onyedinci ylizytlda da boyle yaz1yorlardi:

engellemiyor. Terimler belirtilmelidir, yani her zaman 2/3 diye yazabi-

dyidx= 0/0. Ama 0/0 oram s1flra e(iit degildir. Ba>ka bir deyi('le, terim-

158

159

onemli bag.nular manug. meselesinde <;Ikl> noktas1 ku0kusuz tamamen ~udur: Bir bag.ntmm terimlerinden bag.msiZ olarak hangi anlamda tutarhhg. olabilir? Kesir sayt daha (iimdiden bana bir ilk yakla01m


GlUES DELEUZE

ler yitip gittiklerinde bagmtt kahr. Bu durumda, aralarmda bagmn kurulan terimler ne belirlenmi>tir ne de belirlenebilir. Belirlenmi> tek >ey terimler arasmdaki bagmndu. Mannk bu noktada bir st<;rama yapacakur, ama bu esash bir SiGrama olacakur. Yeni l::lir alan, diferansiyel hesapla bagmnlann arnk terimlerine bagtmh olmadtklan yeni bir alan ke>fedllir. Terimler yitijJ gitmekte olan terimlere, yitip gitmekte olan niceliklere indirgenir ve bu yitip gitmekte olan nicelikler arasmdaki oran stftra e>it degildir. Oyle ki, yazacak olursam, c;ok klsa hale getirebilirim: dyidz = z. Ne demektir bu "= zl" Elbette, yitip gitmekte olan y niceligiyle yitip gitmekte olan x niceligi arasmdaki dy/dx diferansiyel bagmtlSffitn bize y ile X konusunda hi<;bir >ey s6ylemedigi, ama z ustune bir >ey soyledigi anlamma gelir bu. Mesela daireye uygulandt_gt zaman, dy/dx diferansiyel bagmnst bize "trigonometrik teget" adt verilen bir tegetle ilgili bir >ey anlanr. Basit duzeyde kaldtgtmtzda, anla>tlmayacak bir >ey yok, demek ki dy/dx = z diye yazabilirim. Ne demektir bu? Terimleri onadan kalkarken bizzat bagtntmm li<;uncu bir terim olarak z'ye gonderdigine dikkat edin. Bu ilginc;tir. <;:ok ilgin<; olmast gerekir. Bagtnnlar manngt ancak bu noktadan hareketle mumkun olur. Ne anlama geliyor butiin bunlar? "z" i.;in diferansiyel bagtntmm limitidir denilecektir. Ba>ka bir deyi>le, diferansiyel bagtnn bir limite dogru gider. Bagtntmm terimleri olan x ile y yitip giderek .dx ve dy olduklannda, bagtntmm terimleri yitip giderken bagtnn hil.la kahr,

SPlNOZA DZERlNE YEDlNCl DERS

Simdi de soruya benim cevabtma gelelim. Soru: Peki Spinoza hareket ve sukunet bagmnlanndan, hareket ve sukunet oranlanndanbahsettiginde anlatmak istedigi nedir? Sonsuz k1i<;1ikler, sonsuz kuc;uk >eylerin bir sonsuz toplamt, >U ya da bu bireye, >U ya da bu hareket ve s1ik1inet bagtnnst altmda aittir, dediginde soz konusu bagtnn nedir? Gueroult'la birlikte bunun bireyi bir sarkaca benzeten bir titre>im oldugunu soyleyemem; bu diferansiyel bir bagmndtr. Bu, sonsuz kumelerde, sonsuz kl1<;1iklerin sonsuz kumelerinde beliren diferansiyel bir bagtnndtr. Spinoza'mn' kan hakklnda, kamn iki bile>eni olan kilus ve len[ hakkmda yazdtgt ve benim .;ok kullandtgtm mektubunu ele ahrsak, bu bize ne soyleyebilir? Bu bize diyecektir ki, kilus cisimcikleri vardtr ya da daha iyi bir ifadeyle kilns c;ok basit cisimlerin bir sonsuz kumesidicBu iki sonsuz kumeyi birbirinden aytrt eden nedir? Bu die feransiyel bagmndtr. Bu kez dyidx bagtnnst >6yledir: Sonsuz ku.;uk kilus cisimcikleri bolu sonsuz kuc;uk len[ cisimcikleri. Ve bu diferansiyel bagtnn bir limite yonelir: Kan; kilus ve len[ kam olu>turur. Eger boyle olsaydt, sonsuz kumelerin neden farkh olduKlan soylenebilirdi. Sayle ki .;okbasit cisimlerin sonsuz kumeleri etkili ktldtklan diferansiyel bagtnnlardan bagtmstz olarak varolmaz. Oyleyse onlardan bahsederek ba>lamam yalntzca bir soyutlama yoluyladtr. Ama bunlar zoT).lrt!u olarak varolur: Su ya da bu degi>ken bagtntt altmda zorunlu olar~k varolur; bir bagtnndan bagtmstz varolamaz, <;1inku sonsuz ku-

c;unku bir limite, z'ye dogru gider. Bagtnn sonsuz ku<;uk terimler arasmda kuruldugunda, terimleri yok oldugu halde kendisi kaybolmaz, bir limite yonelir. Bu, onyedinci ylizytlda anla>tldtgt ve yorumlandtgt

bag,tnndan bagtmstz olarak tammlanamaz. Bir kez daha soyluyorum,

>ekliyle diferansiyel hesabm temelidir.

dx'in hic;bir anlamt yoktur, dy'nin y'ye gore hi<;bir anlamt yoktur, anla-

c;uk ya da yitip giden nicelik terimlerinin mefhumu diferansiyel bir

Simdi arttk diferansiyel hesabm bu yorumunun ni<;in edimsel son-

mt olan tek >ey dxidy bagt.nnstdtr. Bu, sonsuz k1i<;1iklerin diferansiyel

suzla,路yani yitip gitmekte olan terimlerin sonsuz kuc;uk nicelikleri fikrinin art!a>tlmastyla paralel oldugunu mutlaka anlamt>stmzdtr.

bagt.nttdan bagtmstz olarak var ohnadtklanm soylemektir. Tamam. Peki, bir sonsuz kumeyi ba>ka bir sonsuz kumeden aytrt etmeyi olanaklt

160

161


GILLES DELEUZE

SPINOlA DZERlNE YEDlNCl DERS

kt!an >ey nedir? Sonsuz toplamlar farkh kudretlere sahiptir diyecegim.

gmuya gore daha list bir dereceden olmas1 nedeniyledir. [bandm sonu]

Bu edimsel sonsuz dii>iincesinde apa<;1k goriinen >ey bir kumenin

Eger bunu silerseniz edimsel sonsuzun hic;bir anlam1 kalrnayacak-

kudreti fikridir. Beni anlamaya c;ah>m; bana bu fi!ozoflann matema-

nr. l>te bu yiizden, biraz once and!iSJm klsltlamalar altmda kendi adl-

tikte yirminci yiizyt!m ba>lannda kumeler kurammda ortaya <;1kacak

ma ,>6yle diyecegim: Spinoza'nm bireyi karakterize eder dedigi bu ha-

>eyleri o zamandan ongorduklerini soyletmeye <;ah,mak, <;ok korkun<;

reket ve sU.kO.net bagmtlSI nedir; yani bireyin ikinci katmanmm tam:qu

bir >ey olur'. Demek istedigim bu degil. Demek istedigim, onlarm mo-

olarak verilen .?ey nedir soi-usuriun cevab1, kesinlikle titre~im tarZ1 ola-

dern matematikle mutlak kar>lthk olu>turan anla)'l>mda, tamamen

maz. Belki iki bakl> a<;1s1m bir araya getirilebilir, bunu bilemiyorum,

farkh alan anla)'l>lannda, modern matematikle hi<;bir ahp verecegi ol-

ama bu ke;in olarak diferansiyel bagmt1d1r ve kudreti tamrnlayan >ey

mayan anla)'l>lannda sonsuz kii<;ilk ve sonsuz kuc;uk a<;lSlndan yo-

diferansiyel bir baiSJnt!d!r. 0 zaman durumu anlayabilirsiniz; sonsuz

rumlanml> diferansiyel hesap anla)'l>lannda zorunlu olarak >unun

kii<;iiklerin siirekli olarak d!>lll etkisine maruz kaldiklanm, zamanlan-

ortaya <;1kmas1, ve bu yalmzca Leibniz'e ozgii degildir, Spinoza i<;in de

m sonsuz ku<;iiklerin ba,ka toplamlanyla bagmu i<;inde ge<;irdiklerini

dogrudur, Malebranche i<;in de dogrudur. Yani onyedinci yiiz)'llm

haurla)'ln. Bir sonsuz kii<;iikler toplammm, altmda bana ait oldugu

ikinci yansmm tum filozoflan par<;a sa)'!Sl bak1mmdan farkh olrnayan

bai5'nt1dan ba,ka birbaiSJnuya ge<;rneye d1>andan zorlanm1> oldugunu

bir sonsuz kiime fikrine varmt?lardir. Bir sonsuz kiime, tamm1 geregi

varsayahm. Bu ne anlama gelir? Bu dernektir ki, oluyorum! Oluyo-

ba,ka bir sonsuz kumeden parc;alarmm sa)'!Sl a<;1smdan farkh olarnaz,

rum. Beni karakterize eden baiSJntlm, benim karakteristik baiSJnt!m al-

<;iinku her sonsuz kiirne tayil). edilebilir her parc;a sa)'!Slm a>ar. Dola)'l-

unda bana ait alan sonsuz toplam d1> nedenlerin etkisi altmda ba>ka

s!yla, par<;a sa)'!Sl baklmmdan biri digerinden daha c;ok sa)'lda pan;;aya

bir baiSJnuya dahil olacak, ba>ka bir orana sahip olacakur. Kam bozan

sahip alan bir sonsuz kiime olamaz. Tum bu kiimeler sonsuzdur. Oy-

zehir omegini yeniden ele alahrn: Kamm1 olu>turan sonsuz kil<;iik

leyse hangi bak1mdan birbirinden a)'lrt edilebilir!er? Hangi hakla >U

parc;ac1klar, kamm1 belli bir baiSJnt! altmda olu>turan parc;ac1klar ba>-

sonsuz kiime degil de bu sonsuz kume diyebilirim?

ka bir, bagmuya girmeye zorlanacakur. 0 zaman bu sonsuz toplam

Oyle diyebilirim, nedeni c;ok basit: (:iinkii sonsuz kiimeler >U ya

ba>ka bir bedenin, ba,ka bir cismin bile>irnine girecektir, bu amk be-

da bu diferansiyel bagmu altmda sonsuz diye tammlamr. Diferansiyel

nimki ohnayacakur: Oluyorum! Anhyor musunuz? lyi. Eger biitiin

bagmt1lar, ba>ka terimler 路arasmda bir sonsuz kiimenin derecesi, kud-

bunlar dogru olsayd1, dogru olsayd1. Yine de elirnizde bir eksik bulu-

reti (puissance) olarak ele almabilir. Boylece sonsuz bir kume ba>ka bir

nuyor, <;ilnkii bu baiSJnt!, bu bagmu nereden gelmektedir? Epeyce

sonsuz kiirneden daha list bir dereceye sahipmi> gibi ele almabilir. Bu,

ilerledigimi goriiyorsunuz, ama bana ii<; katman laz1m. Ba>ka tiirlii bu

daha fazla sa)'lda parc;as1 oldugu i<;in degildir elbette. Bu, sonsuzlu-

i>in i<;inden <;1kamayacag1m. U<; katmana da ihtiyac1m var, <;ilnkil bu

gun, sonsuz parc;alar kumesinin bir bireye altmda ait oldugu diferansi-

mesela ba>k~ tiirhi <;6ziilemez.

yel bagmtmm, sonsuz kiimenin ba>ka bir bireye altmda ait oldugu ba-

mekte alan sonsuz sa)'lda sonsuz kii<;iik par<;adan olu>makta)'lm. Bu

162

163

~unu

soylemekle ba>laml>Um: Yitip git-


GILLES DELEUZE

SPlNOZA DZERlNE YEDlNCl DERS

iyi. Ama dikkat, bu pan;alar beni karakterize eden belli bir bagmn al-

sahip degiliz. Bu anla>thyor. Ama son sozil soyleyecek alan bagmn de-

nnda bana aittir, beni olu>turmaktadtr. Beni karakterize eden bagmn

gildir. Peki nedir? Bu noktada Gueroult'un hipoteziyle bagda>acak bir

da, bu diferansiyel bagmtl veya daha iyi ifadesiyle bu tumleme, bir

>ey olabilir m\? Son bir soru: Demek ki bireyin son bir katmam daha

toplama degil diferansiyel bagmnlarm integrali anlammda tumle>tiril-

vardtr, yani birey tekil bir ozdilr. 0 zaman birey i<;in nastl bir formul

mesi, aslmda beni olu>turan sonsuz sa}'lda diferansiyel bagmn oldu-

verebilecegimi gorebilirsiniz: Her birey tekil bir ozdilr ve bu tekil oz

gundan -kamln, kemiklerim, etim- butUn bunlar her tur diferansiyel

diferansiyel tipten bagmnlar alan karakteri;;tik bagmnlarda kendisini

bagmn sistemine gonderir. Beni olu>turan bu diferansiyel bagmnlar,

ifade eder ve sonsuz kil<;uklerin sonsuz toplamlan bu diferansiyel ba-

yani beni olu>turan sonsuz toplamlann gen;ekten bana, ba,ka birine

gmnlar altmda bireye aittir.

degil de bana ait olmasm1 saglayan bu diferansiyel bagmnlar, surduk-

Buradan son bir soru <;tkar. Bu tekil oz nedir? Bu noktada;

leri 6lc;Ude, <;;iinkU her zaman aruk sU.rmemeleri 路riski .var, eger par<;;a-

Gueroult'un dilzey konusunda kesinlikle yamldtgtm soylemeyi zorun-

lanm ba>ka bagmnlan girecek >ekilde belirlenirse, benim bagmt1m1

lu lulacak olmasma ragmen bu duzeyde titre>im fikriyle e>deger her-

terk edip gider. Ha ... Bagmnmt terk edip giderler. Bir kez daha: O!u-

hangi bir >ey bulunamaz mt? Tekil bir oz nedir? Dikkat edin, soruyu

yorum! Burada bin;ok >ey soz konusu olacakttr.

anlayabilmeniz i<;in boyle bir sorunun ko>ullanm sonuna kadar zorla-

Bu durumda ne demektir olmek? Bu arnk pan;alanm yak demek-

maya raz1 olmak gerekir. Arnk varolu> alanmda degilim. Varolu> ne-

tir. StluCI bir >ey. Tamam. Ama beni karakterize eden ve bagmtl}'l et-

dir? Benim i<;in varolmak ne demektir? Bunun Spinoza'da epeyce kar-

kili IuJan pan;alan, bagmtl}'l etkili luldtklan andan itibaren bana ait

ma>tk oldugunu, <;ilnkil varolma dedigi >eye clair <;ok kesin bir belirle-

yapan ... Diferansiyel bagmtl}'l etkili luldtklan ol<;ude bana aittirler. Bu

nim verdigini gorecegiz. Ama en basit noktadan ba>la}'lp >unu soyle-.

diferansiyel bagmn bireye clair son soz mudur? Elbette ha}'lr, onun

yeyim: Varolmak sonsuz saY,da uzamh par<;aya, sonsuz sa}'lda dt>sal

hakkmda da bir a~tklama yapmak zorunludur. Ne ifade edecektir, ne-

par<;aya sahip olmak; bana belli bir bag.nn altmda ait alan sonsuz sa-

ye baghdtr? Bu diferansiyel bagmn kendine ozgu bir nedene sahip de-

}'lda sonsuz ku<;uk ve dt>sal par<;aya sahip olmak demektir. Aslmda,

gildir. Beni $U ya da bu bagmnyla veya $U ya da bu bag.rin toplamtyla

bana belli bir bag.nn altmda ait alan uzamh par<;alara, sonsuz kfu;ilk

karakterize edecek >ey nedir?

par<;alara sahip oldugum ol<;ilde diyebilirim ki vanm. karakte-

Bir kez daha soyleyeyim, oldilgilm zaman -burada Spinozact kav-

ristik bagmnlar, yani bu bag.nnlan dogrulayan sonsuz kumelerf belir-

ramlara <;ok dikkat etmek gerekir- ben oldugum zam~n ne olur? 01-

leyen, Iiana ait bu bag.nnlan etkili !ulan karakteristik bag.nnlar bir >ey

mek kesin olarak >U demektir ve ba>ka bir >ey demek degildir: Barra

ifade eder. !fade ettikleri >ey, benim tekil biricik ozumdur. Burada

ait alan par<;alar bana ait olmaktan <;tkar. Ni<;in? Gormil> oldugumuz

Spinoza <;ok kesin konu>ur: Hareket ve sukilnet bag.nnlanmn ifade

gibi, bu par<;alar bir bag.nn}'l etktli kt!dtklan, beni karakterize eden

ettigi tek >ey tekil ozdur. Bu demektir ki hi<;biritniz aym bagmnlara

bir bagmtl}'l etkili ktldtklan ol<;ilde bana aittir. Barra ait alan veya ait

164

165

Bireyin son katmam. Spinoza'nm cevab1: Beni

olu~turan


GILLES DElEUZE

SPINOlA 0ZER1NE YEDlNCl DERS

olmu> olan pan;alar ba,ka bir cismi karakterize eden ba>ka bir bagm-

lerden bag1ms1z olarak bailJntmm bir hakikati vard1r. Ote taraftan ise

nya girmeye belirlendikleri zaman oliiriim: Kurtlan beslerim .. "Kurtla-

kendini bu bagmt1da ifade eden oziin bir ger<;ekligi vard1r; bagmtl}'l

n beslerim" >U demektir. Beni olu>turan pan;alar ba,ka bir bagmnya

etkili kllan edimsel olarak verili pan;alann 6ze uydugunu bilmekten

girer. Kurtlar beni yer. Pan;ac1klanm, benimkiler kurtlann bagmnlan

bailJmslz olarak 6ziin bir ger<;ekligi vard1r. Ba>ka bir deyi>le hem ba-

altma girer. Tamam, bu miimkundiir. Veya beni olu>turan pan;ac1klar

ilJntl hem de oz i<;in ezeli-ebedi olduklan soylenecektir ya da en azm-

arsenigin bagmnsma uyan ba,ka bir bagmt1y1 etkili k!lar. Beni zehirle-

dan bir tiir ezeliyete-ebediyete sahip olduklan soylenecektir. Bir tiir

diler! Tamam. Bir baklma bunun <;ok agu bir >ey oldugunu gorebilir-

ezeliyet-ebediyet demek hi<;bir >ekilde mecazi manada ezeliyet-ebedi-

siniz; ama Spinoza i<;in bu o kadar da ag1r bir >ey degildir. c;:unkii ni-路

yet demek degildir. c;:ok kesin bir anlamda ezeliyet-ebediyettir. Ezeli-

hayet 6\iimiin neyle ilgili oldugunu sorabilirim. Ba>ta, Spinoza'nm 6z

yet-ebediyet tiirii Spinoza'da her zaman kendi ba,ma degil, nedeni sa-

dediginin ne oldugunu bilmeden once, oliimiin bireyin temel bir bo-

yesinde ezeli-ebedi olan anlamma gelir; demek ki tekil oz ile bu oziin

yutuyla, ama yalmzca tek bir boyutuyla, yani par<;alarm bir oze ait ol-

kendini ifade ettigi karakteristik bagmnlar ezeli-ebedidir; oysa gec;ici..

masJy!a ilgili oldugunu soyleyebiliriz. Ama ne par<;alann bana altmda

olan ve 路varolu,umu tammiayan >ey yalmzca sonsuz kiic;iik pan;alann

ait olduklan bagmnyla ne de ozle ilgili degildir. Ni<;in?

bana ait olduklan, yani bailJntl}'l etkili klld1klan zamand1r. Ama i>te

Karakteristik bagmn, diferansiyel bagmn veya beni karakterize e-

bu durumda demek gerekir ki ben heniiz yokken, arnk var degilken

den diferansiyel bagmnlar kendi ba,lanna bailJmslzdlr; terimlerden

ozum vard1. Ba>ka bir deyi>le ozun ozii oldugu bireyin varolu>uyla

bag1ms!zdlr, c;unkii terimler sonsuz kii<;iiktiir, bagmn ise aksine sonlu

kan,mayan bir varolu>u vard1r. Tekil oziin ozii oldugu bireyin varolu-

bir degere sahiptir: dy/dx = z. 0 zaman oldugumde bagmn veya bailJn-

>uyla kan>mayan bir varolu>u vard1r.

nlanmm. etkili kllmmaktan <;1knklan dogrudur, 6\dugumde, etkili kl-

Bu <;ok onemli, <;iinkii Spinoza'mn neye yoneldigini gorebilirsiniz,

lan hic;bir par<;a arnk kalmaml>tlr. Nic;in? c;:unkii parc;alar ba>ka ba-

ollun sisteminin ho.tO.nU bu zemin Uzerinde temellenmi$tir: Bu her $e-

gmnlan etkili kllmaya koyulmu>tur. Tamam. Ama ilk olarak, bailJntl-

yin ger<;ek oldugu bir sistemdir. lmkan kategorisinin olumsuzlanmas1

nm ezeli-ebedi bir hakikati vard1r, ba,ka bir deyi>le edimsel parc;alar

hic;bir zaman, ama hic;bir zaman bu kadar ileri gitmemi$ti. Ozler im-

tarafmdan etkili kllmmad!ilJ zaman bile bailJntmm bir tutarhhilJ var-

kan degildir. Miimkiin hi<;bir >ey yoktur, olan her >ey ger<;ektir. Ba>ka

d!r; gen;ekle,me)'i b1raknilJ zaman bile bailJntmm, bir edimselligi vardlr. Olumle kaybolan >ey bailJntmm etkili kllmmas1d1r~ kendisi degil.

bir deyi>le ozler varolu> imkanlanyla tammlanmaz, ozler bizatihi va. rolanlard1r.

Bana diyeceksiniz ki: Etkili k!lmmam1> bir bailJntl da nedir? Bana on-

Bu noktada Spinoza oilyedinci yiiZ}'llm diger filozoflanndan <;ok

yedinci yiiz}'llda doilJnu~ gibi gelen bu bailJntl mantlilJna ba,vururufll

ileriye gitmi>tir. Burada Leibniz'i dii>iiniiyorum. Leibniz'de ozleri

ben de: Terimleri yitip giderken bir bailJntmm hangi ko>ullarda tutarh

mannksal imkanlar olarak kabul eden fikirler vard1r. Mesela bir Adem

olabilecegi etkili bir >ekilde gosterilmi>tir. Bagmtl}'l etkili hlan terim-

OzU vard1r, bir Pierre OzU vard1r, bir Paul OzU'vardlr ve bunlar mUm-

166

167


GILLES DELEUZE

SPlNOZA DZER1NE YEDlNCl DERS

kO.ndUr. Pierre, Paul, vesaire, varolmadrklan 6l<;Ude, 6z_U bir .mUmkO.n

alurdu: Ozlerin fiziksel gen;eklik almast gerekir. Ama dikkat edin, bu

olarak, yalmzca imkan dahilinde bir >ey olarak tammlayabilirsiniz. Bu

fiziksel gerc;eklikleri, varalu,un fiziksel gen;ekligiyle kan,nrmaytn.

noktada Leibniz >unu apklamaya c;ah,mak zorunda kalacaknr: Mum-

Nedir ozun fiziksel gerc;ekligi? Spinoza kendini c;ok c;ak kan>tk bir

kiln varolma imkamm kendisinde nasd bulundurur, kendisinde nasd

mesele ic;inde bulur; ama bir a kadar iyi meseledir bu. Butun bunlan

entegre eder; sanki imkan kategarisine bir tur varolu>a yonelme yuku-

ac;tk hale getirmeyi isterdim, ama bunu nastl yapacagtm, bilemiyarum.

nu yliklemek gerekiyarmu> gibi. Ve aslmda Leibniz, Spinaza'yla artak

Spinaza bize diyar ki, nerede ve ne zaman soyledigini ktsaca belir-

bir kelimeyle, conatus, gayret, c;aba, yonelim kelimesiyle c;ak c;ak ilginc;

tecegim; c;ak gilzel bir metinde bize >byle diyar: Beyaz bir duvar hayal

bir kuram geli>tirmi>tir. Arna bu terim Spinaza'da ve Leibniz'de tu-

edin. Bembeyaz bir duvar. Ozerinde hic;bir >ey yak. Sonra elinize bir

muyle farkh anlamlar alacaktlr. Leibniz'de tekil ozler sadece mum-

kalem alm, bir adamctk c;izin, sonra yamna bir ba>ka adam c;izin. l>te

kundur; bunlar c;ak ozel imkanlardir, c;unku butun gu<;leriyle varal-

iki adammtz var. Ama ne alarak var? Onlan c;izmi> aldugunuz olc;ude

maya yonelirler. Mannksal imkan kategarisine varolu>a yonelme kav-

var. Beyaz duvar uzerinde iki >ekil var. Bu iki >ekli Pierre ve Paul ola-

rammt dahil etmek gerekir.

rak adlandtrabilirsiniz. Beyaz duvara hic;bir >ey c;izilmedigi zaman be-

Spinaza ise; daha iyi aldugunu soylemiyarum -bu size kalmt>- bu

yaz duvardan ayn alan herhangi bir >eyin varaldugu soylenebilir mi?

gerc;ekten de Spinaza dil>ilncesinin bir karakteristigidir; ana gore bu

Spinaza'mn cevabt c;ak ilginc;tir: Haytr, dagrusunu soylemek gerekirse

bizzat imkan mefuumunun kendisidir. Spinaza varolu>a yonelme a>t-

路 hic;bir >ey yoktur. Beyaz duvarm ilzerinde siz bu >ekilleri c;izmediginiz

layarak imkan mefhumunu Zenginle~tirmek istemez; istedigi mflmkfln

surece hic;bir >ey yaktur. Diyeceksiniz ki, bu c;ak kan>tk bir >ey degil.

kategarisini tamamen artadan kaldtrmaknr. Gerc;ekten ba,ka hic;bir

Kan',ilk degil. Bu aldukc;a guzel bir ornek, c;ilnkil yakm zamanda ana

>ey yaktur. Ba>ka bir deyi>le oz mannksal bir imkan degil, fiziksel bir

ihtiyactm alacak. Arttk Spinaza'mn metnini yarumlamaktan ba,ka bir

gerc;ekliktir. Fiziksel bir gerc;eklik, bu ne demek alabilir? Ba>ka bir de-

>ey kalmtyar geriye. Bu metin nerede bulunuyar? Bu metin Spinaza'-

yi>le Paul'un ozu Paul oldukten sonra fiziksel bir gerc;eklik alarak ka-

nm genr;lik eserleri arasmda bulunuyor, kendisinin yazmadrgr, bir

hr. 0 bir gerc;ek varhknr. Bu durumda iki gerc;ek varhgt aytrt etmek

dinleyicinin natlanndan alu>an bir metinde bulunuyar; Ktsa Deneme

gerekecektir .. Paul'Un varolu!?unun varhgr ve Paul'tm 6zUnUn varhgr.

diye bilinen. Bu omegin neden c;ak onemli aldugunu goreceksiniz.

Dahast iki varolu>u da aytrmak gerekecektir: Paul'un varolu>u ve Pa-

Beyaz duvar Spinaza'mn stfat admt verdigi >eye denk dil>en >eydir. Bu

ul'Un 6zUnUn varolu~u. Paul'Un 6zflnfln varolu~u ezeli-ebedidir; Pa-

srfat, uzamdrr. Sorun ~una dCmti~Ur: Peki uzamda ne vardrr? Uzamda

ul'un路varolu,uysa gec;icidir, olumludur, vesaire. Hangi naktada aldu-

uzam vardrr, beyaz duvar beyaz duvara

gumuza dikkat edin; eger boyleyse Spinaza'mn c;ak onemli bir

tema~t

e~ittir.

Uzam uzama

e~ittir!

Ama diyeceksiniz ki: Cisimler uzamda varolur. Evet, cisimler uzamda ta~am.

devreye girer: Peki ozun bu fiziksel gerc;ekligi ne alacakur? Ozler

varolur, bu

mannksal imkanlar alamaz. Eger mannksal imkan alsaydt, bir hie;

Cisimlerin uzamda varolmas1 bunlann fiilen r;izilmi{i olmas1 demektir.

168

169

Ama cisimlerin uzamda varolmasr ne demektir?


GILLES DELEUZE

SP!NOZA 0ZER1NE YEDlNCl DERS

Ne demektir fiilen <;izilmi, oimak? Cev~bt gormii,tiik; Spinoza'mn <;ok

varolur. lyi. Burada i,!er kan,tyor, <;iinkii kip ozleri EHk metninin ta-

kesin cevabmt gormii,tiik: Sonsuz saytda sonsuz kii<;iik par<;amn cis-

mammm onayladtgt gibi tekil ozlerdir, yarii bir oz otekinin oziiyle ka-

me ait olmaya belirlenmi~ 9lmas1 demektir. Cisim <;izilmi~tir, ortada

n('maz; biri digeriyle kan,maz. Tamam, giizel. Peki ama, stfatta birbir'

bir ,ekil vardtr. Spinoza'mn stfatm kipi admt verdigi ,ey i,te boyle bir

lerinden nas1l aynhrlar? Spinoza aynld1klanm onaylar~ ama sonrasm-

,ekildir. Oyleyse cisimler uzamda 路 npkt <;izilmi, ,ekillerin beyaz du-

da bizi kendi ba,tmtza btralm. Bizi ger<;ekten ~i btraktr, bu miimkiin

varda

olma~t

gibi vardtr. Ve bir ,ekli ba,ka bir ,ekilden ,oyle aytrt

degil! Boyle bir ,ey hayal bile edilemez. Bize bunu soylemez, burast ta-

edebilirim: Su par<;alar ,u ,ekle aittir, ba,ka bir par<;a soz konusuysa,

mam. Ama bize bir 6rnek verir, geometrik bir 6rnek verir, kesin ola-

dikkat edin ortak par<;alar da olabilir, ama bu neyi degif;tirir? Bu iki

rak ,u anlama gelen: C:izilmi(' olmadtgt halde bir ,eklin bir varolma ki-

cisim arasmda ortak bir bagmn olacagt anlamma gelir. Evet bu miim-

pi var mtdtr? Uzamda <;izilmemi(' oldugu halde uzamh bir ,ekil varola-

ktmdU.r, ama yine de varolan cisimleri a)'lrt edebilirim. Bunun d1~mda

bilir mi? BU.tD.n metin evet der gibidir; ve bu.tUn metin gerisini siz t<3:-

. herhangi bir ,eyi aytrt etmem miimkiin. miidiir? Oy!e goriiniiyor ki

mamlaytn der gibidir. Ve bu normaldir, <;iinkii belki de cevap i<;in ge-

Spinoza'nm, gen<;lik eseri Kisa Deneme sanki ~unu s6ylU.yor: Sonu<;

rekli tiim unsurlan bize saglarm,ur. Kendimiz tamamlamahytz. Bu ge-

olarak, va~olma kipleri dt,mda, ,ekiller dt>mda herhangi bir ,eyi aytrt

reklidir, ba,ka se<;enegimiz yok! Ya Spinozact ohnaktan vazge<;ilecek-

etmek imlctnstzdtr. Sekli <;izmemi,seniz, beyaz duvarda herhangi bir

tir.. Bu da olmayacak, kotii bir ,ey degil. Ya da kendimiz tamamlamah-

,eyi aytrt edemezsiniz. Beyaz duvar tek bi<;imli olarak beyazdtr. Bunun

ytz. Bunu kendimiz nastl tamamlayabiliriz? l('te bu yiizden dersin ba-

iizerinde bu kadar durdugum i<;in kusura bakmaytn, bu Spinoza dii-

,mda soyledigim gibi kismen kalbimizle, ktsmen' bildiklerimizle ken,

('iincesinde ger<;ekten esash bir andtr. Yine de, daha Ktsa Deneme'de

dimizi i,e katmak zorunda oldugumuz konusunda tsrar ediyorum. Be-

bize ,oyle der: Ozier tekildir, yani varolan Pierre ve Paul'le kan('ma-

yaz duvar! Niye beyaz duvardan bahsediyor? Nedir bu beyaz duvar

yan Pierre ve Paulozleri vardtr. Oysa ki eger ozler tekilse, ('ekillerin

hilctyesi?

<;izilmesi zorunlu olmadan beyaz duvarda herhangi bir ,eyin aytrt edi-

Sonu<; olarak felsefedeki biitiin omekler sanki bir tiir goz ktrpma-

lebilmesi gerekir. Ve dahast esas eseri Etik'e swrarsak, ikinci kitabm

dtr. Bana diyeceksiniz ki bu goz kirpmanm anlammt anlamadtysak ne

;yedinci ve sekizinci, vs. 6nermelerinde Spinoza'nm bu problemi yeni..:.

yapacagtz? C:ok onemli degil. Hi<; onemli degil! Bir siirii ,eyin yamn-

den ele a!dtgtm goriiriiz. C:ok tuhaf bir ('ekilde ,oyle der: Kipler stfatta

dan ge<;ip gideriz. Elimizde ne varsa, bildigimiz ne varsa onunla yapa-

iki bi<;imde varolur; bir taraftan stfatta i<;erilmi(', ihtiva edilmi(' olduk'

cagtz. Beyaz duvar. Ama once, bilgiyle tamamlamadan once kalbimle

!an ol<;iide, ate taraftan da siirmekte olduklan ol<;iide yer ahrlar. lki

tamamlamaya <;ah,acagtm. Kalbimize miiracaat edelim. Bir tarafta be-

varolu,: Siiren varolu(', i<;kin varolu,. Burada metni dogrudan dogru-

yaz duvanm var elimde, 6te tarafta beyaz duvar UstO.ndeki desenlerim.

ya oldugu gibi ahyorum. Kipler iki tarzda varolur: Varolan kipler siir-

Duvara c;izmi$im. Ve sorum da ~u: Beyaz duvann Uzerinde, oraya <;i-

diikleri ol<;iide varolur, kip ozleri ise stfatta i<;erilmi, olduklan ol<;iide

zilmi, ,ekillerden bagtmstz olarak bir ('eyler aytrt edebilir miyim; ,e-

170

171


GILLES DELEUZE

killer arasmdaki aynmlar olmayan aynmlar yapabilir miyim? Bu npk1 pratik bir

al~>tmna

gibidir, bir >ey bilmeye ihtiya<; yoktur.

Sadece >6yle diyorum: Bu probleme veya bir benzerine ula>mamz Spinoza')'l <;ok iyi okuyorsunuzdur. Kendinize hah i>te 6nilni.iize koy-

SPlNOZA 0ZER1NE YEDlNCl DERS.

tak par<;alan olsa da d1>sal olarak a)'lrt edilir diyecegim. Dereceler ise tiimuyle farkh tiirden bir aynmla a)'lrt edilebilir; aralannda i<;sel bir aynm vard1r. Bu nedir?

Bu andan itibaren arnk ihtiya<; yok. ... Bu bir tesadiif. Herkes ne bi-

dugu soru bu, problemi boyle, bu kadar kesin ortaya ko)'ltlak onun

liyorsa ona gore i> gorecek. Kendi kendime >6yle derim: Spinoza'nm

goreviydi; hatta bu onun sonsuz comertligiyle bize verdigi bir hediye-

boyle bir >ey yapmas1 o kadar da >a>lrtlcl degil ... Bilgi a<;1smdan nedir

dir diyebilmeniz i<;in Spinoza')'l hakikaten yeterince iyi okumamz ge-

bu goz k1rpma? Sunu diyerek kalbimizle ba>laml>tlk: Evet, bundan

rekir. 0 kadar giizel ortaya koyar ki, soruyu o kadar a<;1k ve kesin bir

ba>ka bir >ey olamaz; >ekiller arasmda aynmla kan>mayan bir aynm,

>ekilde sordurur ki, kendi kendimize i>te cevap bu deriz ve cevab1

dereceler arasmda bir aynrn var~1r. l$Igm dereceleri vard1r ve 1.~1gm

ger<;ekten bulmu> oldugumuz izlenimine kap!lmz. Size bu izlenimi

dereceleri arasmdaki aynm, 1>1k altuidaki >ekillerin aynm1yla kan>-

verenler yalmzca buyilk yazarlard1r. Her >eyi tamamiad1klan zaman

maz. Bana butiin bunlar <;ocuk<;a diyeceksiniz; ama bunlardan felsefi

dururlar, ama ha)'lr, soylemeden b1raknklan kil<;iik bir >ey vard1~.

kavramlar iiretmeye giri,ildiginde arnk <;ocuk<;a degiller. Evet Qocuk-

Onu bulmak durumundasm1Zd1r ve kendinize >unu dersiniz: Bulmak

<;ad!r, aina degildir de. Bu iyi. 0 zaman nedir bu mesele; i<;sel aynmlar

durumundayd1m, buldum. <;:unku soruyu >6yle sordugumda, <;izilen

vard1r! 0 zaman terminolojik a<;1dan biraz ilerlemeye <;ah>ahm. Ter-

>ekillerden ba!ilmSlZ olarak beyaz duvar iizerinde herhangi bir >ey

minolojik grupland1rma yapmak gerekiyor.

a)'lrt edilebilir mi dedigimde zaten cevaba sahip oldugum a<;1knr. Ve

Beyaz 路duvanm. Duvann beyazma nitelik diyecegim. Beyaz duvar

koro halinde >6yle cevap veririz: Elbette, ba,ka bir a)'lrt etme kipi var.

iistiindeki >ekillerin belirlenimine, biiyilkliik veya uzunluk diyecegim.

Nedir bu diger a)'lrt etme kipi? Bu beyazm dereceleri olmas1d1r. Ve

Bu tuhaf goriinen uzunluk kelimesini ni<;in kulland1!ilm1 anlataca!ilm.

beyazm derecelerini c;e$itlendirebilirim. Beyazm bir derecesi beyazm

Biiyilkliik veya uzuruuk ya da uzamh nicelik. Uzamh nicelik aslmda

ba>ka bir derecesinden, beyaz bir duvar iizerindeki bir >eklin, beyaz

par<;alardan olu>mU> niceliktir. Varolma kipinin, varolan benin kesin-

duvar iizerindeki ba,ka bir >ekilden a)'lrt edilmesinden路 <;ok farkh bir

. likle bana ait olan sonsuz Sa)'lda par<;ayla tammland1gm1 hanrhyorsu-

tarzda a)'lrt edilir. Ba>ka bir deyi>le beyazm Latince soylersek. .. Dalia

nuz. Nitelik, beyaz ve uzamh nicelik, yani biiyilkliik 路veya uzunluk d!-

iyi anlamak i<;in biitiin dilleri kullamyoruz, hatta bilmedigimiz dilleri

>mda ne vard1r? Dereceler vard1r. Bu dereceler nedir? Genellikle yegin

bile! [kahkahalar] Beyazm gradus'a bagh aynmlan vard1r, dereceleri

nicelikler ad1 verilir. Hem nitelikten hem de yegin nicelikten e> ol<;iide

vard1r ve bu dereceler >ekillerle kan,maz. l>l!iln >U derecesi anlamm-

farkl1d1rlar. Bunlar dereceler ya da yeginliklerdir.

da beyazm >U derecesi dersiniz. l>1gm bir derecesi, beyazm bir derecelebilir, ama iki derece uzaydaki >ekiller gibi a)'lrt edilmez. Sekiller or-

Orta<;agda delia diizeyinde bir filozof vard1, i>ie bu noktada biraz bilgiye ba,vuraca!ilm. Ad1 Duns Scotus'du ve o da beyaz duvara ba>vuruyordu. Aym ornek soz konusuydu. Spinoza Duns Scotus'u oku-

172

173

si, bunlar >ekil degildir.Ama yine de iki derece birbirinden a)'lrt edi'


GILLES DELEUZE

mu0 muydu? Bunun hic;bir onemi yok, c;unku zaten bu omegi icat edenin Duns Scotus olup olmadtgmdan da emin degilim. Bu biltim orta<;agt kateden, bir grup orta<;ag kurammm hepsinde bulunan bir omektir. Beyaz duvar. Evet... Diyordu ki: Niteligin, beyazm sonsuz saytda i<;sel kipi vardtr. Latince yaztyordu: "modus intrinsecus." Ve Duns Scotus orada bir i<;sel kipler kuramt icat ediyordu. Bir niteligin sonsuz saytda ic;sel kipi vardtr. Neydi bu modus intrinsecus' Diyordu ki beyazm sonsuz saytda i<;sel kipi vardtr, bunlar beyazm yeginlikleridir. Burada beyaz e0ittir t>tk diye anlaytn. Yani sonsuz saytda t0tkh yeginlik. Sunu da ekliyordu. Ve dikkat edin bu yepyeni bir >ey oldugundan bir suru sorumlulugu ustlenmekteydi. Diyordu ki: 10tgtn bir yeginligi, sonsuz saytda yeginligi vardtr. Bu tamam. Peki ama, bundan hangi sonucu <;tkaracak ve bunlan nic;in soyluyor? Neyle ve kimle hesabt var? Bu one~ kazamyor. Ornegin <;ok tipik oldugunu, <;unku beyaz veya nitelik dedigi anda form dem;, oldugunu anlaytn. Ba0ka bir deyi>le Aristoteles felsefesi · Uzerine bir taru~manm tam anlam1yla i\=erisinde-

yiz; ve o bize diyor ki, bir formun i<;sel kipleri vardtr. Hah, evet. .Eger

formun i<;sel kipleri vardtr diyorsa, bu kendiliginden ac;tk bir 0ey degildir. Ni¢in? c;:unku her tur ba0ka yazar, her tur tannbilimci formun kendi ic;inde asia degi0mez oldugunu du>Onmuolerdi ve onlara gore degi0en tek 0ey formun ic;lerinde etkili kilmdtgt varolanlardt. Duns Scotus bize der ki: Ba0kalannm iki terimi aytrt ettikleri yerde, 0<; terim arasmda aynm yapmak gerekir; formun ic;lerinde etkili ktlmdtgt >eyler dt0sal kiplerdir. 0 halde formu dtosal kiplerden aytrt etmek gerekir, ama ba>ka bir 0ey daha vardtr: Formun ortac;agda denildigi gibi bir ti'ir derinligi de vardtr, formun derinligi, dereceleri vardtr; formun i<;sel dereceleri vardtr. Tamam. Bunlar oyleyse yeginlikierdir, yegin ni-

SPINOZA DZERINE YEDiNct DERS

de tsrar ediyorum, c;unku anlattlgtm diferansiyel hesap kavramt gibi yegin nicelikler teorisi butun ortac;ag boyunca belirleyici olmu 0tur. Dahast tannbilim problemleriyle baglanuhdtr; tannbilim duzeyinde tam anlamtyla bir yeginlik teorisi soz konusudur. Eger ortac;agda fizigin, metafizigin bir birligi varsa bu birlik 0unu merkez almt0ttr; bunun ortac;ag tannbilimini c;ok daha ilginc; kt!dtgmt anlamahsmtz. Bir teslis problemi vardtr ortada, yani bir ve aym toz ic;in uc; ki>i problemi vardtr, teslisin gizemini ukayan. Hep >oyle derler: Boyle ugra0tp duruyorlar, bunlar tannbilimsel sorular. Hie; de degil, bunlar tannbilimsel sorular degildir, her 0eyle ilgilidir, c;unku ortac;agda aym zamanda, tannbilimsel gizemleri, kutsal uc;luyo ac;tklamaya yarayacak bir Y.eginlik fizigi ve bir form metafizigi yaptyorlardt. Butun bunlar tannbilime ozgO alanm c;ok dt0ma c;tktyordu. Kutsal uc;ludeki u<; ki>i hangi form altmda '

aytrt edilir? Bunun c;ok c;ok onemli bir bireyle0me sorunu oldugu a<;tkttr. De; ki>inin bir ac;tdan tamamen farkh tozler olmamalan, ]eunlann ic;sel kipler olmalan gerekir. Oyleyse nastl aytrt edilecekler? Bu noktada bir tOr yeginlik tannbilimine adtm atmt> olmuyor tnuyuz? BugOn edebiyatta Klossowski tannbilimsel temalar arasmda bir tlir c;ok, ama c;ok acayip bir bag kurdugunda ooyle deniliyor: Ama bunu nereden <;tkanyor; bu c;ok Nietzscheci bir yeginlik anlayt0t. Gormek gerekir; Klossowski son derece bilgili, alim olduguna gore, onun ortac;agtn bu meseleleriyle gOncel sorular veya Nielzscheci sorular arasmda kurdugu bagt gorebilmek gerekir. Ortac;agda yeginlik kurammm hem fiziksel hem tannbilimsel hem de metafiziksel oldugu ac;tkttr. Hangi form altmda? [bandm sonu •- dersin bitiminden hemen once[

celiklerdir, peki onlan aytrt eden nedir? · Bir derece ba>ka bir dereceden nast! aytrt edilir? Bu nokta uzerin174

175


"lnsanlar ozgur dogsalardt, ozgur olmayt siirdurdiikleri surece, iyilige ya da kotuluge dair hi(:bir kavram geli>tirmezlerdi. Asltnda iyi ile kotiiniin, faydalmm ve zararltntn, yani tatttgtmJZ nqe ve kederin dtitnda Hayr ve )er yoktiir. Ama keder, >eyler hakhmdaki 'uygun olmayan' bir bilgiden aynlmaz. )eylerin zorunlulugunu bilip tamyan biri bundan asla kederlenmez; yethin olmak i(:in dunyanm kendi keyiflerine uygun olmast gerektigini dil>llnenlerin yapttgt gibi ger(:ege, htzmmim yeri yoktur. Gerregi zorunluluguyla tamyan biri, gor!lnil>te en korkun(: bir gerreh soz konusu olsa bile, boylece bundan bir doyuma eri>ir: Hi( degilse ne olup bittiginin birazjarhtna vanr. Ozgur, yani akltn ktlavuzlugunda ya,ayan biri demek ki hi(:bir keder duymayacak ve hirbir Hayr ve )er kavramt olu>turmayacakttr. Ama bu elbette imhcinsJZdtr ve yalmzca ideal bir durumdur: Biz hayalgiictlmuze bagtmlt kaltnz ve varolu,umuzun bir ktsmtm gozler apk ruya gorerek ge(:iririz."

177


SEKiZiNCi DERS Deleuze-Spinoza

13 OCAK 1981

... Bleyenbergh'in iki itiraztyla kar,, kar,tyaytz. Birincisi gene! olarak dogayla ilgili. Spinoza'ya ,unu demeye getirir: Bir cisim ba,ka bir cisimle her kar:;tla,ngmda, kah cisimlerden birinin kah digerinin lehine bile,en ve <;6zulen bagmttlar oldugu a<;tklamast <;ok iyi. Ama doga tum bagmttlan tek ba:;ma birle,tirir. Demek ki gene! olarak dogada hi<; durmayan ,ey, bagmttlann surekli olarak bile,mesi ve <;6zulmesidir; sllrekli olarak boyle olmahdtr, <;llnku sonu<;ta <;6zulmeler bile,melerin tersi gibidir. Ama ikisi her zaman birlikte olduklanndan bagmttlann bile:;mesini <;6zulme kar,tsmda ayncahkh ktlmak i<;in hi<;bir neden yoktur. Bir ornek: Yiyorum. Yedigim besinle bir bagmtl kuruyorum. Ama. bu besin maddesine 6zgii bagmttlan <;ozerek ger<;ek!e,iyor. Bir ornek: Zehirlendim. Arsenik benim bagmt1m1 <;6zllyor, tamam, ama benim bedenimin arsenigin etkisi altmda girdigi yeni bagmttlarla kendi bagmttsmt da kuruyor. Demek ki her zaman hem bile,me hem <;ozuhne vardtr. Oyleyse der Blyenbergh, doga, sizin anladtgmtz haliyle muazzam bir kaostan ba,ka bir :;ey degildir. Bu itiraz kar,ISmda Spinoza duraksar. Spinoza'ya gore hi<;bir zorluk yoktur ve verdigi cevap <;ok ac;tktlr. <;:ok basit bir nedenle boyle degil. der: Doganm butllnll baktmmdan hem bile,me hem de <;6zulme yoktur, <;llnku dogamn butunu baktmmdan yalmzca bile,me vardtr. Bagmttlarm bile:;mesinden ba:;ka bir 179


GILLES DELEUZE

SPINOZA 0ZERINE SEKlZINCl DERS

>ey yoktur. Su ve bu bagmtmm, bu ikisinin bile>mesi i<;in <;oziilmesi

kusur adm1 vereceksiniz. Bu besinin size uydugu, Zehirin ise uymad1gt

gereken ba,ka bir bagmtmm aleyhine bile>tigini soylemek, aslmda yal-

anlamma gelir. Oysa insanlar gene! olarak kusurdan ve erdemden s6z

mzca bizim kavrama yetimiz bak1mmdand1r. Bunun nedeni dogamn

ettiklerinde, bu tiirden bir begeni klstasmdan ba>ka, yani i>imize ge-

bir par.;asm1 a)'lrmamtzdtr. Dogamn biitiinil baklmmdan yalmzca bi-

len ve gelmeyenin otesinde bir >ey vaqhr aklllarmda. Blyenbergh'in

le>en bagmnlar s6z konusudur.

bu itirazt ilkinden farkhdtr, <;iinku dogamn biitiinii adma degil tikel

Bu cevabi r;~k seviyorum: Bagmnlann r;6zii.lmesi dogamn blltllnU

baktmmdan soz konusu degildir, <;iinkii doganm butiinu tum bagmnlan kucaklaml$tlL Demek ki yalmzca bile>meler vardtr, nokta, o ka-

bir bakt> a<;1s1 adma yaptlmt>tlr. Blyenbergh surekli olarak soyledigi >eye indirgenebilir: Siz ahlakt bir begeni meselesine indirgiyorsunuz. Spinoza bOylece iyiyle kotiinun veya erdemle kusurun a)'lrt 路edilmesi io;in nesnel bir ktstasa da sahip oldugunu gosterme giri>iminde

dar. Bu <;ok basit, <;ok a<;tk ve r;ok guzel cevap ba,ka bir gur;luge yo! a-

bulunacaknr. Spinozacthgm iyi ve k6tii, kusur ve erdem konusunda

<;ar. Blyenbergh'in ikinci itirazma: Varsayahm ki dogamn butiinii so-

tam anlamtyla etik bir ktstas onerdigini ve bu klStasm i>imize gelip

rununu bir tarafa atmt> olahm. Ba>ka bir cihete, tikel bir baktma, be-

gelmemeye bagh basit bir begeni k1stas1 olmadtgtm gostermeye o;ah>a-

nim bakl> a<;tma, yani kesin ve sabit bir bagmnya gelelim. Aslmda

caknr. Belli bir bakt> ar;tstndan kusur ve erdemi i>imize gelip gelme-

"Ben" dedigim, beni olu>turan kesin ve sabit bir bagmnlar kumesidir.

yenle kan>ttrmadtgtm gostermeye o;ah>acaknr. Bunu iki metinde gos-

Bu bakt> a<;lSmdan ve yalmzca belirlenebilir tikel bir bakt> a<;lSlndan,

termeye o;al"iacaknr. Bana oyle geliyor ki bu iki metin bildigim kada-

siz veya ben, bile>meler ve <;6ziilmeler oldugunu soyleyebiliriz.

nyla Spinoza'mn en tuhaf metinleridir; o kadar ki biri hi<; anla>tlama-

Bagmnm korundugu ve ba>ka bir dt> bagmnyla bile>tigi surece bile~menin o~~ugunu

soylerim, ama

d1~1mdaki

cisim benim Uzerimde

yacak gibi gorunur, otekiyse belki anla>tlabilir, ama yine de o;ok acayiptir. Ama sonuo;ta her >ey harika bir ar;tkhga kavu,acaknr.

bagmnlanmdan birini hatta bir<;ogunu bozacak >ekilde etkide bulun-

Ilk metin Blyenbergh'e mektuplardadtr (23 numarah mektup).

dugunda da <;6ziilmenin oldugum,t soylerim. Yani edimsel parr;alar ta-

G6stermek' istedigi yalmzca kusur ve erdemi a)'lrt etmek io;in bir klSta-

rafmdan etkili kllmmaktan <;tkmt$lardtr. Doga baktmmdan bagmttla-

Sl oldugu degil, bu klstasm goriinii>te en karma>tk vakalara bile uygu-

nn bile>mesinden ba,ka bir >ey olmadtgtm s6yleyebildigim kadar be-

lanabilecegi ve dahas1 bununyaintzca kusur ile erdemi a)'lrt etmeye

lirlenmi> .bir tikel bakl> a<;tsma yerlqtigim andan itibaren bile>melerle

degil, eger iyi anla>thrsa sur;lan bile a)'lrt etmeye yarayacak bir ktstas

kan,mayan <;6zulmelerin oldugunu soylemem gerekir. Buradan Bl-

oldugudur.

yenbei-gh'in itirazma vanhr: Sonur;ta kusur ve erdem dediginiz ~ey si-

Bu metni okuyorum:

zin duzenlediginiz bir >eydir. Bozdugunuz bag;tnnlar ne olursa olsun,

"Neron'un ann~sini oldiirmesi, io;inde olumlu herhangi bir >ey ta$1-

bag;tnn kurdukr;a buna erdem diyeceksiniz, bag>nnlanmz o;ozuldukr;d'

dtgt olr;iide bir suo; degildi." Spinoza'mn ne demek istedigini goriiyor-

de kusur diyeceksiniz. Ba>ka bir deyi>le size uyana erdem, U)'lllayana

sunuz. Kotiiluk bir hir;tir. Demek ki bir eylem olumlu oldugu olo;ude

180

181


GILLES DELEUZE

SPlNOZA 'OZERlNE SEKlZlNCl DERS

sue; olamaz. Kotii olamaz. 0 zaman bir sn<; olan eylem, eger bir sw;sa,

onlan yapmaya belirlenebilecegimizi ispatlamaknr. Tutku tarafmdan

olumlu herhangi bir 'ley ic;eriyor olmast baktmmdan sue; degildir,

yapmaya itildiginiz her 'ieyi, saf aktlla da yapmaya iti.lebiliriz.

bamba'ika bir baktmdandtr. Diyelim ki, bunu soyut olarak kavrayabi-

Ve notta 'ioyle yazar: "Bunu daha a<;tk olarak bir omekle ac;tklaya-

liyoruz. "Neron annesini 路oldUrdU, Orestes de. annesini OldUrdU. Ores-

hm. Yumruklama eylemi, fiziksel olarak ele almd1!!,1nda yaln12ca bir

tes dt>tan bakmca Neron'unkiyle aym olan bir eylemi gerc;ekle>tirmi'i

adamm kolunu kaldmp yumrugunu s1k1p kolunu tum gucuyle yuka-

ve ayru zamanda annesini oldurme niyeti de ta~am~~ olabilir, Neron'la

ndan a'iag1ya indirmesi olarak ele almd1!!,1nda insan vi'!cudunun yap1s1

aym suc;lamayt haketmeksizin." Gerc;ekte Orestes'i Neron'u ele aldti!,lmtzdan c;ok farkh bir >ekilde ele ahyoruz; her ikisi de iistelik oldur-

baktmmdan kavranabilen bir. erdemdir." Erdem kelimesiyle oynuyor degildir' Bu bedenin kudretinin etkili ktlmmas1dtr, bedenin yapabil-

mek niyetiyle annelerini oldiirmii'i olduklan halde. "Oyleyse Neron'un

digi bir >eydir, yapabildigi >eylerden biridir. Bu insan bedeninin po-

suc;u nedir? Neron'un suc;u eyleminde kendini nank6r, ac1masiZ ve

tentia'smm, eylem halindeki kudretinin parc;astdtr, bir kudret eylemi-

boyun e!!,lnez gostermesinden bynaklamr." Eylem ayntdtr, niyet aynt-

dir. Ve yine tam da bu sayede erdem denilen 'iey de budur. "Demek ki

dtr. Peki hangi duzeyde bir fark vardtr? Bu bir ii<;iincii belirlenim ol-

bir adam ofke ya da nefret (yani bir tutku) tarafmdan yumrugunu slk-

mahdtr. Spinoza bitirir: "Bu karakterlerin hic;biri bir oze dair hic;bir

maya veya kolunu hareket ettirmeye belirlendiyse (tutku tarafmdan

'iey ifade etmezler."

belirlendiyse) bu, ikinci b6lumde gosterdigimiz gibi bir ve aym eyle-

Nankor, actmastz. Bu karakterlerden hic;biri oze dair herhangi bir

min 'ieyin herhangi bir imgesiyle ili'ikilendirilebilecegi anlamma gelir."

'iey ifade etmez. Boyle dii>iiniip .kalmz. Bu Blyenbergh'e bir cevap mt-

Spinoza bize c;ok tuhaf bir 'iey soylemektedir. Eylemin imgesini 'ie-

dtr? Boyle bir metinden ne <;tkanlabilir? Nankor, actmaslZ ve boyun

yin imgesiyle birle>tiren baga, ili>kilendirme eyleminin belirlenimi de-

e!!,lnez. Demek ki Neron'un eylemi kotiiyse bu annesini oldiirdiigu

digini soylemektedir. Eylemin belirlenimi i'ite budur. Eylemin belirle~

i<;in degil, onu oldurme niyetine sahip oldugu ic;in degil, annesini ol-

nimi, eylemin imgesinin baglandt!!,l >eyin imgesidir. Bu bizzat kendisi-

diiriirken nankor, actmastz ve boyun e!!,lnez goriindiigii ic;indir. Ores-

ni bir ili>kilendirme ba!!,lntlst olarak sunan bir ba!!,lntldtr: Bir ve aym

tes de annesini oldur-o.r, ama o ne nank6r ne de boyun 路egmezdir. 0

eylem >eyin herhangi bir imgesine baglanabilir. Spinoza almnsmm de-

zaman

ar~nrahm.

Kendimizi Etih'in dorduncii kitabmda buluruz: Bi-

vamt: "Ve bunun sonucunda bir ve aynt eyleme kah bulamk bir >ekil-

raz once okudugumuzla hie; benze'imeyen bir metinde. Neredeyse Spi-

de kavradti!,lmlZ >eylerin imgeleri tarafmdan, kah ac;tk ve sec;ik olarak

noza'mn kendini ya bir tiir >eytani mizaha ya da bir delilige kapnrdt!!,l

kavradt!!,lmlZ >eylerin imgeleri tarafmdan belirlenebiliriz. Dolaytslyla

hissir\e kaptlabiliriz (Dorduncii Kitap, Elli Dokuzuncu Onerme, Not).

ac;tknr ki tutku olan bir histen dogan eylemler, eger insanlar aktl tara-

Bu 6nermenin metni de pek basit g61iinmez. Spinoza ic;in s6z ko-

nusu olan, kendisi bir tutku olan his tarafmdan yapmaya belirlendigimiz tum eylemleri, bu his olmaksmn da yapabilecegimizi, aktl yoluyla 182

0

Vertu: erdem anlamma geldigi gibi, gO.c;, kuvvet, kuvve, kudret vs. anlamla-

nna da gelir. 183 .


GILLES DELEUZE

SPlNOZA l)ZERlNE SEKlZlNCl DERS

fmdan yonetilebilselerdi hir;bir i>e yaramazlardt."

boyle vurdugumda kafanm kurucu bagtntls!m bozmu> olurum: An-

Bu, tutkularla belirlenerek yapngtmtz tum eylemleri akll yoluyla

nem bu darbe altmda olur veya ba)'lhr. Spinozac1 terimlerle soylersek, bu durumda eylemimi, bagtnt1s1 bu eylemim tarafmdan dogrudan

belirlenerek de yapabilecegimiz anlamma gelir. Peki bu "bulamk" ve "ac;rk sec;ik" meselesinin i>e dahil olmasr ne

dogruya r;ozulen bir >eyin imgesiyle ili>kilendirmi>imdir. Eylemin im-

demektir? l>te bu metinden c;rkardrgtm >ey; zaten metinde de kelimesi

gesini, kurucu bagmt1s1 bu eylemle r;ozulen bir >eyin imgesiyle ili>ki-

kelimesine ~ar. Diyor ki bir eylemin imgesi, birbirinden c;ok farkh

lendiririm.

>eylerin imgelerine baglanabilir. 0 zaman bir ve aym eylem hem bula-

Yumrugumu buylik bir davula indirdigimde davulun derisi nas!l tammlamr? Davulu derisinin gerili'?i de belli bir oranla tammlanacak-

mk >ey imgelerine hem de ar;rk ve ser;ik >ey imgelerine baglanabilir. Oyleyse, yumrugumu annemin路 kafasma indiririm. Bu birinci du-

tlr. Ama bu durumda eger davul derisinin kudreti diyelim ki armoni

rum. Ve aym >iddette yumrugumu kocaman bir davula indiririm. Bu

uretmesiyse, o zaman eylemimi, bagtnUsl eylemimle dogrudan dogru-

aym jest degildir. Ama bu itiraZl Spinoza daha once halletmi>ti. Ba>ta

ya bile,en bir >eyin imgesiyle ili>kilendirmi>im demektir. Yani davul

cevaplamJ>tL Aslmda Spinoza problemi boyle bir itirazm i>leyemeye-

derisinden armonik sesler c;rkarmtstmdtr.

cegi ko>ullarda formule etmi>tir. Aslmda bizden c;ok paradoksal bir

Aradaki fark nedir? Muazzamd1r. Birinci durumda eylemimi bir

eylem c;OzUmlemesine onay vermemizi istemektedir: Eylem ile eyle-

kez daha soyluyorum, bagtnUSI benim eylemimle bile,en bir >eyin im-

min uzerinde icra edildigi nesne arasmda bir ili>kilendirme bagtntlSl

gesiyle ili>kilendiriyorum. lkinci durumda ise eylemimi bagmtlSI dog-

vardrr. Aslmda eger eylem ile eylemin uyguland1gt nesne arasmdaki

rudan dogruya ve hemen eylemimle c;ozulen bir >eyin imgesiyle ili>ki-

bagtnt1 ili>kilendirici ise, eger bir ili>kilendirme bagtntts1 ise o zaman

lendiriyorum. Spinoza'ya gore Etih'in k1stas!nt yakalayabilirsiniz. Bu

Spinoza 路gerc;ekten hakhd1r. C:unku varyantlan ne olursa olsun aym

c;ok alr;akgonullu bir klstasttr, ama bununla Spinoza bize bir kural

eylemdir bunlar; birincisinde annemin kafatas1yla ili>kilenmi>tir, ikin-

vermektedir. Bagtnulann r;ozulmesi ho>una gidiyordu, orumceklerin kavgasma hayranhk duyuyordu, 路 bunlar onu gulduruyordu. Gunluk

cisindeyse davulla ili>kilenmi>tir. ltiraz ortadan kalkmJ>tlr. Bu' iki vaka arasmdaki fark nedir? Spinoza'nm ne demek istedigi

eylemlerinizi tasavvur edin. Eylemlerinizin belli bir k!Sml eyleminizle

hissediliyor ve soylemek istedigi bo> bir >ey degildir. Emin oldugu-

dogrudan dogruya bile>en >eylerin veya varhklann imgeleriyle ili>kile-

muz .k!stasa geri donelim: Bunu yapngtmda, bedenimin kudretinin fi-

nir, digerleriyse bagtnulan eylemle r;ozulen >eylerin imgeleriyle ili>ki-

ili k!lmmasl olan ve bu aruamda iyi olan bir >eyi yapttg!mda bunda ne

lenir:

kotuluk vard1r? Yapngtm yalmzca >U; kafaya bir yumruk indiriyorum. Burada nedir kotu olan: kotu olan bir bagtntt)'l, oram, yani annemin

Bu durumda, uzla>Jmsal olarak dogrudan bile>me eylemlerine lyi, dogrudan r;ozulme eylemlerine ise Kotu diyecegiz.

',

kafasmr parr;alamamd1r. Annemin kafas1, her >ey gibi parc;aCJklar ara-

Ama hala bir surli problemle bogu,mak durumunda)'IZ. Birinci

smdaki bir hareket ve suklinet bagtntlS!, orantd!r. Annemin kafasma

problem: Etih'teki metin mektupta soz konusu olan Orestes ile Neron

184

185


GILLES DELEUZE

SPlNOZA DZERlNE SEKlZlNCl DERS

路 arasmdaki farka hangi a<;1dan bir 1>1k tutabilir? Mektupta her ikisi de

alacaknr. Spinaza bize >unu der: Dalayh bir (:ozulme getirse bile dag-

e> ol<;ude su(: alan iki eylem soz kanusudur. Ni(:in Neron kotu bir >ey

rudan bile>me getiren bir eyleme "iyi" diyarum; ve dalayh bir bile>me

yaparken, Spina~a'ya gore Orestes'in annesini oldururken kotu bir >ey

getirse bile dagrudan <;ozulme getiren bir eyleme ise "kotu" diyarum.

yapng, soylenemez? Boyle bir >ey nas!l denilebilir? Boyle bir >ey ancak

Ba>ka bir deyi>le iki tip eylem vard1r: <;:ozulmenin ilke alarak de-

>nna bagh alarak soylenebilir: Simdi elimizde Spinaza'nm eylem anali-

gil, bir sanu<; alarak ger<;ekle>tigi eylemler; (:linku ilkesel alan bile>-

zi y6ntemi vaf. Her eylem iki boyutta incelenecektir: Bedenin kudreti,

medir. Bunun yalmzca benim baki> a(:lmdan bir degeri vard1r, (:unku

bedenin yapabilecegi >ey alarak eylemin imgesi ve ili>kilenen >eyin

daga bakimmdan her >ey bile>medir. Tann'nm n~ kotuyli ne k6tiilugu

imgesi, yani eylemin etkiledigi nesnenin imgesi. Bu ikisi arasmda bir

bilmesi, i>te bu nedenledir. Ote taraftan dagrudan dagruya <;oziip da-

ili>kilendirme vard1r. B!l bir eylem manug,d1r.

g,tan ve yaln!Zca dalayh alarak bile,imler getiren eylemler de vard1r.

Neron annesini 6ldl1riir. Annesini 6ldl1riii-ken Neron eylemini, ba-

g,nnsl dagrudan dagruya bu eylem tarafmdan (:6zulen bir varhg,n im-.

lyinin ve kotunun k1stas1 i>te budur ve i>te bununla ya,amak gerekir. Spinaza sembalik bir bayut ta>1yan bir prablemle kar>lla>tlgi her

gesiyle ili>kilendirmi>tir: Annesini Oldurmli>tlir. Demek ki birincil,

defasmda anu kaldmp atma, dag,tma ve anun k6tii bir hayal gliciinun

dalays1z ili>kilendirme bag,nt!Sl, eylem ile bu eylem tarafmdan bag,n-

bulamk bir fikrinden ba>ka bir >ey almad1g,m gostenne yalunu tutar.

tlsl G6il1len ~eyin imgesi arasmdad1r.

Peygamberlik i>aret alman ve i>aretler dag,nlan bir eylemdir. Spinaza'-

Orestes annesini oldurur, <;unku a da Agamemnan'u oldurmli>tlir,

da bir i~aret, gOsterge teorisi vard1r. Bu teori, i~areti dunyamn en bu-

yani Orestes'in babasm1 6ldii.rml1~t11r. Orestes annesini 6ldiirUrken

lamk kavrama yetisine ve hayal gliciine baglamaktan ibarettir. Spina-

kutsal bir intikam pe>indedir. Spinaza buna bir intikam demezdi. Spi-

za'ya gore aldugu haliyle diinyada i>aret diye bir >ey yaktur. lfadeler

naza'ya gore Orestes eylemini, bu eylem tarafmdan bag,nttsl dagmla-

vard1r, asla i>aret yaktur. Tann Adem'e elmanm zehir gibi etki edece-

cak Klytaimnestra'mn imgesiyle degil, Agamemnan'un Klytaimnestra

gini vahiy yaluyla a(:!kladlg,nda, ana vahiyle a(:lklad!gi >ey.bir bag,nn

tarafmdan dag,ulnu> alan bag,nus1yla ili>kilendirmektedir. Orestes

bile>imidir. Ona fiziksel bir hakikati a(:lklar, hi<; de bir i>aret gander-

annesini oldurerek, bag,nusm1 babasmm bag,nus1yla tekrar bile>tir-

mi> degildir. l>aretlere, toz-kip bag,nnsmdan bir >ey anla,!lmadlgi ol-

mektedir. Spinaza bize >nnu demektedir: Tamam, tikel bir baki> a<;l-

<;iide ba>vnrulur. Spinaza, Tann'nm i>aret etmedigini, yaln!Zca ifilde

smdan, sizin ve benim bah> a(:nnlZdan her zaman hem bile>me hem

ettigini ka<; kere soylem~tir. Bir anlama ya da gosterene (Spinaia i<;in

de (:ozulme bag,nnlan vard1r. Peki, bu iyiyle kotunun birbirine kan>-

sa<;ma sapan bir mefbum) gonderecek bir i>aret asla vermez, sadece

ug, ve aym edilemez hale geldigi anlamma m1 gelir? Spinaza ha)'lr di-

ifade eder, yani bag,nnlan a<;1ga (:lkanr. Ve bu a(:lkl~ma, a~1ga ~!kar颅

ye cevap verir, (:linku tikel bir bakJ> a(:lsmm manngma gore her za-

ma, a(:lk kilma ne mistiktir ne de sinigeseldir. A101k k1lmak anla)'l>a

man bir oncelik alacaknr. Kah bag,nnlann bile>mesi dagrudan, (:ozul-

sunmak demektir. Tann'mn kavra)'l>mdaki bag,nulan anla)'l>lm!Za

. mesi ise dalayh alacakur, kah (:Ozulme dagrudan, bile>meyse dalayh

sunar. Elma do,er, bu Tann'nm bir a(Olga vurmas1d1r ve bag,nulann

186

187


SPlNOZA DZERlNE SEKtZtNCt bERS

GILLES DELEUZE

duzeni varsa ku>kusuz bu

bilseydik, o zaman buyruk, boyun egme gibi tuhaf mefhumlan asia ta-

sembolik bir dozen degildir. Doga)'l adtm adtm yapan bir diizendir.

mmayacaknk. Bir yasa)'l bir buyruk, bir emir olarak almamtz, onu hie;

Ve doga bir bireydir, blltun bireyleri kapsayan bir bireydir. Bagmttla-

anlamadan algtlamamtz olc;usundedir; Spinoza Adem i:neselesinde,

bile~imidir.

bir

Spinoza'da eger bir

bile~mesinin

nn

~ecere

bir dUzeni vard1r ve tUm bagmnlann etkili kdmmas1

Tann'mn kati surette hic;bir >eyi yasaklamadtgmt ac;tklar. Ona bir ya-

hic;bir bagmtmm ol-

sa)'l bildirmi>tir, yani elmanm benim kurucu bagmnmt dt>layan bir

mamast geregldir. Tum mumkunler zorunludur; bu tum bagmnlann

bagmndan olu>tugunu bildirmi0tir. Demek ki bu dogamn bir yasastdtr. Ttpkt arsenik gibi. Ama Adem hic;bir >ey anlamamt>tlr; ve bunu

gerekir. Dogadaki zorunluluk etkili

kllmmam1~

etkili kllmmt> veya ktlmacak oldugu anlamma gelir. Spinoza ebedi donii>e ba>vurmayacaknr, aym bagmu iki kez ger-

bir yasa olarak yakalamak yerine, Tann'mn getirdigi bir yasak olarak

Sonsuz sa)'lda bagmn vardtr; dogamn butunu

yakalamt>tlr. 0 zaman, >eyleri bagmnlarm bile>imi olarak degil de

mumkiin tum bagmnlann etkili kthnmasmm toplamtdtr; dola)'lslyla

buyruk-boyun egi> bic;imi altmda yakalarsam, Tann'mn bir baba gibi

tum bagmnlar zorunludur. l>te Spinoza'da aymhk budur, mumkun ile

oldugunu soylemeye ba>lanm ve bir i0arete ihtiyac; duyanm. Peygam-

c;ekle~meyecektir.

zorunlunun ':'utlak aymhgt. Peygamberlik konusunda Spinoza soma-

ber doganm yasalanm kavrayama)'lp duzenin dogru oldugunu taah-

dan Nietzsche tafafmdan ve pozitivizmi bu anl3.mda varabilecegi. en

hut edecek bir i~aret talep eden ki>idir.

ileri noktaya kadar vardtrdtklan soylenebilecek yazarlar tarafmdan

Eger yasadan hic;bir >ey aruamazsam, buna bagh olarak bana yap-

fikir kabaca >U-

mam buyurulan >eyin gerc;ekten yapmam buyurulan >ey olup olmadt-

dur: Tamam yasalar vardtr. Bunlar doga yasalandtr; dola)'lStyla ilahi

gmdan emin olmak ic;in bir ~aret talep ederim. Peygamberin ilk tepki-

ac;tga vurmadan bahsedildigi zaman ortada gizemli hic;bir >ey yoktur.

si $Udur: Tannm benimle konu$an ger<;ekten sen misin, ban<;t bir ~a足

Vahiy veya ilahi ac;tga vurma, yasalann sergilenmesidir. Spinoza'nm

ret ver. Sonra peygamber bekledigi i>areti elde ettig\nde, bizatihi ken-

yasa dedigi bagmttlann bile>imidir. Doga yasast denilen >ey budur.

disi i>aretler ya)'ltlaya ba,.tayacakur. Bu bir i>aret dili olacaknr.

tekrarlanacak c;ok basit bir >ey soyler.

Geli~tirdikleri

Ama insan <;ok sm1rh olunca yasalan yasa olarak anlamaz. Nasd anla~thr

yasalarl 2 + 2 = 4. Bu bir bagmn bile>imidir. Elinizde 2 + 2 bagmn-

Sl vardtr, 4 bagmttsl vardtr ve 2 + 2 bagmtlSlyla 4 bagmnst arasmda da

Spinoza bir pozitivisttir, c;unku ifadeyle,

~areti

kar>t kar>tya geti-

rir: Tann ifade eder, kipler ifade eder, stfatlar ifade eder. Nic;inl Mannk dilinde, i>aretin hep e>sesli oldugu soylenir;

i~aretin

bir e,sesliligi

anlamazsamz, bu

vard1r; yani i~aret i~aret eder, ama bir<;ok anlamda i$aret eder. Buna

yasa)'l bir emir (onlre) ya da bir buyruk olarak anlarsmtz. Kui;uk

kar>m ifade tam olarak ve dogrudan dogruya tekseslidir: lfadenin yal-

okullu 'c;ocuk doga yasasm1 bir ahlak yasast)'ltllo .gibi anlar: Oyle alma-

mzca tek bir anlam1 vardtr; bu da bagmnlann ana gore bile~tikleri an-

bir aymhk bagmnst vardtr. Eger bundan hic;bir

51 gerekir, c;unkii

b~ka

bir

~ey

~ey

derse cezalandmlacaknr. Ktstth kavra-.

lamdtr. Spinoza'ya gore Tann ifadeyle gorllr, i>aretlerle degil. Gerc;ek

~ gllcumuzden dola)'l hep boyledir. Eger yasalan ne iseler o ohirak,

dil ifadenin dilidir. lfadenin dili, bagmnlarm sonsuza dek bilqmesinin

yani bagmttlann fiziksel bile>imi, cisimlerin bile~mesi olarak yakalaya-

dilidir.

188

189


GILLES DELEUZE

Spinoza'mn yine de kabul edecegi sadece :;u var; hepimiz filozof olmad1gim1z ir;in, kavrama yetimiz s1mrh oldugu i<;in hep bazti:;aretlere ihtiyac1m1Z olacak. l:;aretlere hayati olarak inuhtac1z, c;unku dun-.

DOKUZUNCU DERS Deleuze-Spinoza

yada ancak pek az :;eyi kavr1yoruz. Spinoza'nm toplumu dogrulamas1 da b6yledir. Toplum hayat ic;in vazgec;ilmez olan asgari sa}'lda i:;aretin kurulu:;udur.' Ku:;kusuz boyun egme ve buyruk bag>nulan vard1r; eger bilgi sahibi olsayd1k, ne boyun egmeye ne de buyruk vermeye ge-

17 $UBAT 1981

rek kahrd1. Ama ne var ki c;ok .sm1rh bir bilgimiz var, demek ki buy-

Bireyligin farkh boylitlanm incelemek ic;in, on yedinci ylizyll felse-

ruk verenler ve boyun egenlerden istenecek tek :;ey, bunlan bilgiye

fesinin sonsuzluk temasm1 ve bu sonsuzun nas1l sunuldu~nu ele al-

bula:;urmamalanm istemektir. Bu ylizden bilgiyle ilgili her tur boyun

maya r;ah.:;m1:;tlm. Bu r;ok net olmayan bir tema. Bundan dogayla ilgili

egme ve buyruk bo:;tur ve hi<; olmayacak bir :;eydir. Spinoza Tannbi-

baz1 temalan, bu birey anla}'l:;lm, bu sonsuzcu birey anla}'l:;lm <;lkar-

limsel Siyasi (:alt~ma'smm r;ok guzel bir sayfasmda :;6yle ifade ediyor:

mak isterim. Spinoza bu t~malarm m'O.kemmel bir ifadesini sunar;

Hir;bir zaman devredilemeyecek tek bir ozgurluk vard1r, o da du:;un-

sanki on yedinci yUZ}'llm <;e:;itli yazarlarmda dagm1k bir :;ekilde bulu-

me ozgurlugudur. Eger sembolik bir alan varsa bu buyrugun, emrin

nan bu temayt. sonuna kadar g6t'O.rm'O.~c;;esine. Spinoza'nm sundugu

ve boyun egi:;in alamd1r. Bu i:;aretlerin alamd1r. Bilginin alam bagmtl-

:;ekliyle, tum boyutlanyla birey hakkmda ur; :;ey soylemek istiyorum.

lann, ba:;ka bir deyi:;le teksesli ifadelerin alamd1r.

Birincisi bir bagmt1d1r; ikincisi bir kudrettir. Ve sonuncus~ bir kiptir.

Ama r;ok ozel bir kiptir. lc;sel kip diyebilecegimizbir kip. Bir bag>nt1 olarak birey bizi bile:;im (compositio) ad1 verilebilecek bir duzleme gonderir. Her bh:ey bir bagmu yumag> oldugundan bireylerin kendi aralannda bir bile:;imleri vard1r ve bireyle:;me bu bile:;im hareketlerinden ayr1lamaz. lkinci nokta, birey kudrettir (potentia). Bireyligin ikinci buylik kavram1 budur. Arnk bag>nulara gonderen bile:;im degil, potentia'd1r. Ortar;agda c;ok s1k gorebileceginiz modus intrincecus, baz1 geleneklerde

gradus ad1yla kar:;1m1Za <;1kar. Bu derecedir. lc; kip ya da derece. Bu uc; temada ortak bir :;ey vard1r: Bireyin toz olmamas1 buna baghdlr. Eger o bir bagmuysa toz degildir, c;unku toz bir bag>nt1yla degil, bir temayla ilgilidir. Toz bir terminus'tur, yani bir terimdir. Birey eger 190

191


GILLES DELEUZE

SPlNOZA 0ZER1NE DOKUZUNCU DERS

kudretse yine toz degildir, c;i'mki'! temel olarak toz alan >ey formdur.

gerekecektir. Birc;ok filozofun Ronesanstan beri ellerindeki matema-

Forma tozsel denilir. Son olarak da birey bir dereceyse yine toz degil-

tiksel arac;lan da kullanarak ara)'lp durduklan ><Y budur.

dir. <;:unkii her derece derecesi oldugu nitelige gonderir, her derece

Sonsuz kuc;ukler hesabl sayesinde bu belli bir yetkinlige eri>ecek-

bir niteligin derecesidir. Oysa bir tozii belirleyen ><Y bir niteliktir, ne

tir. Sonsuz kuc;iikler hesab1 belli bir bagmn tipini devreye sokar. Han-

var ki bir niteligin derecesi toz degildir.

gisini? Tuketme yonterni sonsuz kuc;iikler hesabmm onolu('umu ola-

Goruyor~unuz,

her ><Y bireyin bir toz olmad1g1 goru>u etrafmda

rak degerlendirilebilir. Sonsuz kii<;iikler hesabmm saglam bir statu ka-

donuyor. Birinci karakterle ba>hyorum. Birey bagmnd1r. Belki de bi-

zand1rd1i1,1 ba~ntl, diferansiyel ba~nt1 diye adlandmlan ba~nt1d1t; di-

rey kavram1 tarihinde ilk kez saf haldeki bagmtl)'l dii>iinmeye yonelik

feransiyel ba~ntl dy = dx tipindedir, bunun neye e('it oldugunu gorecegiz.

bir giri>im olarak ortaya <;lkrn~>tlr. Ama ne demektir bu saf haldeki bagmn? Bir bagmtl)'l terimlerinden bai1,lmslZ olarak >U veya bu >ekilde dO.~Unmek

dy = dx ba~nt1s1m nas1l tammlamah? dy denilen ('ey sonsuz kuc;uk

mii.mkii.U mii.dii.r? Terimlerinden bag1ms1Z bir bagmu ne

ya da yitip gitmekte alan bir niceliktir. Verili veya verilebilir tum nice-

anlama gelir? Daha once Nicholaus 路Cusanus'un da bu yonde yeterince

liklerden daha kuc;uk bir niceliktir. Verebileceginiz y niceligi ne olursa

giic;lu bir giri>imi .olmu>tu. Benim c;ok giizel buldugum birc;ok met-

olsun dy bu degerden kii<;uk olacaknr. Oyleyse yitip giden nicelik ala~

ninde soma yeniden ele alacag,.m bir fikir yer ahr. Samyorum ki her

rak dy'nin y'ye gore kesin olarak s1flra e('it oldugunu soyleyebHirim.

bagmtmm olc;u oldugu, ama her olc;iiniin, her bag,.ntmm sonsuza dal-

Aym ('ekilde dx de x'e gore kesin olarak s1flra e('ittir, yani dx, yitip git-

dli1,1 fikri temel olarak ilk kez onda beliriyor. Ag,.rhk olc;uleriyle, tart-

mekte alan x niceligidir. Oyleyse matematikc;ilerin yapng,. gibi ben de

mayla, iki ag,.rhgm goreli tartlmmm mutlak bir ol<;uye gondermesi,

dy = 0 diye yazabilirim. Bu bir diferansiyel ba~nt1d1r.

mutlak bir olc;iinun de her zaman sonsuzu oyuna dahil etmesi fikri bak1mmdan c;ok ugra>ml>tL Bu saf bag,.nn ve sonsuzlugun bir ic;kinligi olmas1 temas1d1r. Saf bag,.nndan terimlerden ayn olarak bag,.nn anla>l-

Eger y'ye bir apsis niceligi, x'e ise ordinat niceligi dersek, apsislere oranla dy = 0 ve ordinatlara oranla dx = 0 diyebiliriz. dy/dx O'a <>it midir? Elbette ha)'lr. dy y'ye oranla hi<;bir ('eydir, dx x'e oninla hic;bir >ey-

hr. Demek ki saf bag,.ntl)'l terimlerinden bag,.ms1z olarak du>iinmenin

dir, ama dy bolu dx 0 degildir. Ba~nt1 kahc1d1r ve diferansiyel ba~nu

bu kadar zor olmasmm nedeni budur. Bu imkans1z oldugundan degil,

kendini, terimleri yitip gittiginde, ba~ntmm sahip oldugu kahc1hk

sonsuzluk ve bag,.mmm kar>1hkh ic;kinliginin devreye girmesindendir.

olarak ortaya koyar. Terimlerinden ba~mslZ olarak ba~nt1lan ele al-

Akll (intellect) s1k s1k bagmnlan meydima <;1karma yetisi olarak ta-

malanm saglayan matematiksel uzla>1m1 bulmu>lard1r. Peki bu mate-

mmlahml>llr. Akli (intellectuelle) faaliyette kesin olarak bir tiir sonsuz-

matiksel uzla>1m nedir? Ozetliyorum: Bu sonsuz kuc;uktiir. Saf bai1,lnn

luk soz konusudur. Akli faaliyetin sonsuzlugu gerektirmesi bagmnlar

sonsuz kO.c;;ii.k bic;;imi altmda, sonsuzu zorunlu olarak gerektirir, c;;ii.n-

diizeyinde olur. Bu ne demektir? Ku('kusuz terimlerinden ba~ms1z

ku saf bai1,lnt1 sonsuz ki'!c;iik r.icelikler arasmdaki diferansiyel ba~ntl

bagmtmm ilk kez bir statu kl!Zanmas1 ic;in on yedinci yiiZ)'lh beklemek

olacaknr. Sonsuzla bagmu arasmdaki kar>1hkh i<;kinlik, saf halde dife-

192

193


GILLES DELEUZE

SPlNOZA 0ZER1NE DOKUZUNCU DERS

ransiyel bagmu diizeyinde apga <;tkacakur. dyldx=0/0, ama 010 stftr

altmda sonsuzu i<;erir. Aslmda bu olaganiist\1 ozgun bir formiildiir.

degildir. Ger<;ekte y ve x, dy ve dx bi<;iminde tiikendiklerinde kalan

On yedinci yii~ytl dii>iincesi i<;in sonlu ile sonsuz arasmdaki bir denge

>ey, kendisi bir hi<; olmayan dyldx bagmustdtr. Peki bu dyldx bagmust

noktasmt yeni bir bagmtl kuramtyla i>aret eder. Ve bu tipler sonradan

neyi i>aret eder? Neye e>ittir? dyldx = z diyebiliriz, yani y veya x'le hi<;-

en kii<;iik bir sonlu boyutta bile sonsuzluk oldugunu oldugu gibi ka-

bir ilgisi yoktur, <;iinkii y ile x yitip gitmekte olan niceliklerdir. Elimiz-

bul ettikierinde; siirekli olarak Tann'mn varhgmdan bahsedip dur-

de <;emberde~ tiiretilmi> bir dyldx bagmust varsa bu dyldx = 010 bagm-

duklannda, (ama.bu samldtgmdan <;ok daha ilgin<;tir, sonu<;ta burada

t!Sl <;emberle ilgili degildir; trigonometrik denilen tegetle ilgilidir.

soz konusu olan >ey I ann degildir) soz konusu olan >ey bagtnt1, son-

dyldx = z oldugu anla>thyor, yani terimlerinden bagtmstz olan ba-

suz ve stmr kavrantlannm getirdigi zenginliktir.

gmn Uc;lmcU bir terimi ~aret edecek, bu Uc;UncU. terimin 6lyii.lmesinde

Birey hangi bakimdan bagmudtr? Sonlu birey diizeyinde bir smtr

ve belirlenmesinde kullamlacakur: Trigonometrik teget. Bu anlamda

bulursunuz. Bu, orada sonsuzun bulunmas1m engellemez, bagmnlarni

diyebilirim ki sonsuz bagmu, yani sonsuz kU<;iik >eyler arasmdaki ba-

ohnasm1, bu bagmulann bilqmesini, bir bireyin bagmularmm bir

gmu sonlu bir >eye aufta bulunur. Sonsuz ile bagmtt arasmdaki kar>t-

ba>ka bireyinkilerle bile>mesini engellemez. Bireyin sonlulugunu gos-

hkh i<;kinlik sonludadtr. Bagmu ile sonsuz kU<;iik arasmdaki i<;kinlik

teren bir Sllllf hep vardtr ve bagmtmm dayatngl belli bir dereceden

bizatihi sonlunun ic;indedir. Bu lie; terimi saf bagmt1, sonsuz ve sonlu-

sonsuz hep vard1r.

yu birle>tirmek i<;in, dyldx diferansiyel bagmusmm bir limite yakla>tl-

Bu diinyaya dair matrak bir gorii>tiir. Yalntzca bOyle dii>iinmiiyorlardt, aym zamanda bOyle goriiyorlardt. Bu onlarm zevkiydi, onlann

gtm soyleyecegim. Bu limit z'dir, yani trigonometrik tegetin belirlenimidir. Burada olaganiistii zenginlikte bir mefhum yumagtyla kar>t kar>tyaytz, Sonradan matematik<;iler haytr, sonsuz kii<;iikier hesabmt, sonsuzca kii<;iik temelinde yorumlamak barbarhkur; bu boyle degil diyeceklerdir. Belki de belli bir bakt> a<;lSmdan haklan vardtr. Ama bu sorunu <;ok kotii bir bi<;imde ortaya koytnakur. Durum odur ki, on yedinci yiizytl sonsuz kii<;iikler hesabt yorumuyla hem matematik hem de felsefe i<;in <;ok degerli olan ii<; anahtar kavram1 bir araya getirmenin bir yolunu bulmw~tur.

.

B~ ii<; anahtar kavram sonsuz, bagmu ve limit (smtr) kavramlan-

dtr.. Buna gore on yedinci¡yiizytl i<;in bir sonsuzluk formiilii verece" â&#x20AC;˘

<

gim; diyecegim ki, sonlu bir >ey belli bir bagmu altmda bir sonsuzluk i<;erir. Bu formiil <;ok diiz goriinebilir: Sonlu bir >ey belli bir bagtntl 194

>eyleri ele alma tarztydt. Mikroskoplann ortaya <;tki>mt gordiiklerinde burada bir dogrulama buluyorlardt: Mikroskop sonsuzun tiim sonlu bagtnular altmdaki bu faaliyetinin belirsiz bir on hissini veren aletti. Ve Pascal'in sonsuz Uzerine metni --o da bU.yii.k bir matematikc;idir, ama dunyayt nastl gordugiinii bizim bilmemize ihtiya<; duydugunda, kendi matematik bilgisine ba>vurmaya ihtiya<; duytnamt>tlr- bu ikisini kar>tla>tlnr. Boylece Pascal bunun matematikte neye denk geldigine hi<; aufta bulunmadan iki sonsuz iistiine bir metin yazabilmistir. Son derece basit, ama yine son derece ozgiin >eyler sayler. Esasen ozgunlugu lie; kavram1; bagmn, sm1r ve sonsuz kavramlanm bir araya getirme >eklindedlr. Bu matrak bir dii;,yadtr. Biz aruk onlar gibi dii>iinmiiyoiuz. Degi195'


GILLES DElEUZE

SPlNOZA 0ZERlNE DOKUZUNCU DERS

~en, uzht~Imlar olarak matematiksel sistemin hUtUnUdO.r. Ama ancak

lerine gore bag>mstzhgt, ama bu bag>ntmm terimlerine gore bagtmstz-

modern matematigin de kendi kavramlanm ba,ka bir turden, ama e>

hg>, ozerkligi sonlu temeller ilzerinde degerlendirilir. Her >ey bir son-

olc;ude ozgun bir mefhumlar kumesine dayandtrdtg>m anlarsmlZ, de-

luluk ilzerine temellenmi>tir. Hatta Russell'm bagmu manng>m geli>tirdigi atomcu bir donemi de ohnu>tur.

gi,im gen;~kle,mi> olur.

Bu safha c;ok farkh bir safha tarafmdan haztr!anmt>Ur. Bag>nu te-

[devam] Bag>ntmm yoneldigi limit bag>nUyt terimlerinden, yani dx ile dy, sonsu~ ve sonsuz kO.c;:O.kten bagtms12 olarak bilebilmenizin ze-

::.

orisinin bliytik klasik safhas1 soylendigi gibi degildir. Denilir ki once bagmu manugtyla yliklem manugmt birbirine kan>tmyorlardt; iki

minidir; bagmtmm varhk zeminidir; aslmda dy/dx'in varl~k zeminidir. Descartes'm formUlU: Sonsuz kavramr, anla~1lmaz. Sonsuzu anla-

yargt tipini birbirine kan>tmyorlardt: Bag>nu yargtlan ile (Pierre Pa-

maytz, c;unkil anla>tlmazdtr, ama kavramr. Bu Descartes'in buylik for-

ul'den kuc;uktur) yliklem yargtlanni (Pierre sandtr veya beyazdtr) bir-

muludur: A<;tk ve sec;ik olarak kavrayabilirsiniz, ama anlamak ba>ka

birine kan>;tmyorlardt. Oyleyse bagmulann bilincinde degildiler. Du-

bir ~eydir. Sonsuz kavrand1gma gOre, sonsuzun bilgisinin bir zemini

rum hie; de boyle degildir. Klasik ad1 verilen dil>ilncede bag>ntmm,

vard1r. Varhk zemininden ayn olarak bir bilme zemini vard1r. Anla-

kurulmu> bagmulara gore bag>mstzhgma dair temelli bir bilinc;lenme

mak, varhk zeminini yakalamak olacakur. Ama biz sonsuzun var~1k

soz konusudur, ama bu bilinc;lenme sonsuzdan gec;er. Saf bag>nu ola-

zeminini kavrayamaytz, c;unku bunu yapmak ic;in Tann'ya denk olma-

rak bag>nu dil>;ilncesi, sonsuza ba>vurmadan du>linulemez. Bu on ye-

mlZ gerekir; oysa kavrama yetimiz sonludur. Buna kar~m sonsuz kav-

dinci ylizytlm en ozgun taraflanndan biridir. lkinci temaya donuyorum; birey kudrettir. Bi.rey form degil kud-

ranabilir, ac;tk ve sec;ik olarak kavranabilir. 0 halde onu bilmek ic;in

rettir. Nic;in bunlar arka arkaya ekleniyor? Hanrlarsantz diferansiyel

bir zemin vard1r.

bagmuyla ilgili olarak demi>;tim ki, 0/0 s1f1ra e>;it degildir, bir limite

Felsefedeki pratik ah,urmalar dil>ilnce deneyleridir. Bu b\r Alman

yonelir..

mefhumudur: Dil>;ilnceden ba,ka hic;bir yolla yaptlamayan deneyler. lkinci noktaya gec;elim. Limit, stmr mefhumuna ba>;vurmak zorunda kalmt>Um. Aslmda, sonsuzun bag>nttdaki ic;kinligini kesinle>tirmek ic;in daha onceki noktaya geri donmek zorundaytm. Bag>nu manug> felsefe ic;in temel bir >eydir ve ne yaztk ki Franstz felsefesi i.>in bu yamyla hic;bir zaman pek ilgilenmemi>tir. Ama bag>ntt manng>lngilizlerin ve 路Amerikahlann buylik yaraumlanndan biridir. Ama iki safhas1 vardtr. Birincisafha Atlglosaksondur, on dokuzuncu ylizytlm sonunda Russel!' dan ba>layarak yapllan haliyle bag>ntl manug,. Bu bag>nu manUi\1 kendini >unun ilzerinde temellendirmeye c;alt>tr: Bag>ntmm terim196

I

Bunu soylediginizde, bir limite dogru yonelmeden bahsettiginizde, on yedinci ylizytlda hakim olan bUtun bu yonelim fikrini, Spinoza'da, bir Spinozact kavram duzeyinde yeniden bulabilirsiniz: conatus. Her >ey varhg>nda direnmeye yonelir. Her >ey c;aba harcar. Latincede c;aba harcamak conor'dur, c;aba veya yonelim de conatus. l>te boylece limit, bir c;abanm fonksiyonu olarak tammlamr, kudret debir limite, stmra yonelmesi baktmmdan bu yonelme veya c;abad1r. Bir sm1ra yonelmek, kudret i>te budur. Somut olarak, belli bir sm1ra yonelme baklmmdan yakalanan her >ey bir kudret olarak ya>anacakur. Eger sm1r kudret mefhumundan hareketle yakalamyorsa, yani bir 197


SPlNOZA 0ZER1NE DOKUZUNCU DERS

GILLES DELEUZE

srmra y6nelme olarak yakalamyorsa, en basit sonsuz kUc;Ukler hesabr

Ba,ka terimlerle soylersek r;evre-S)mr fikrinde Yunan felsefesi ken-

terimleriyle ifade edecek olutsak, kenar sa}'lSl artmlan r;okgen egri

di soyutlamas1 ir;in bir temel dogrulama bulmn('tur. Ba('ka felsefeler-

r;izgi ad1 verilen bir sm1ra dogru yonelir diyebiliriz. Sm1r, kenarlarm

den daha soyut oldugu ir;in degil, kendi kavrad1i5' haliyle bir abstracti-

r;ogalmasma bagh olarak ko,eli r;izginin sonsuza yoneldigi and1r. Son-

o'nun, yani idealann soyutlanmasmm hakl1 <;1kanlmasm1 buldugu

suzu gerektiren ~ey. bir smrra y6nelmedir. Kenarlanm sonsuzca r;ogalt-

ic;in.

tlgl olr;ude ~okgen r;embere yonelir. Bu sm1r mefhumunda hangi degi>ikligi ortaya r;1karacakur?

ger boyle bir anla}'l>m somut olarak neye uygulanabilecegini ara('tlra-

Sm1r, iyi bilinen bir mefhumdu. Ama bir s1mra yonelmekten bah-

cak olursam, mesela resmi 6rnek alarak konu~ursam c;evresine indir-

sedilmezdi. Sm1r bir anahtar felsefi kavramd1r. Bir kavram1 dil>ilnme

genmi> bir;imden, bunun bir dokunma-gorme dunyasl oldugunu soy-

>eklinde hakiki ba('kala('lm ortaya <;lkml('tlr. Sm1r eskiden neydi? Yu-

lerim. Optik-gorsel bir;im yalmzca goz yoluyla olsun, dokunulabilir

nanca peras't1. En basitinden s1mr r;evredir (contour). Sm1r bitimdi. Ye-

bir r;evreye indirgenir. 0 zaman bu saf ruhun parmai5' olabilir, r;evre

ri ol(;en, geo-metri yapandr. Smtr bir bitimdir; bir sondur; srmn yU-

zorunlu olarak temasa bir tilr at1fta bulunur. Ve saf bir idea olarak

zeyler alan bir hacimdi. Meseta bir kilp alt1 kareyle s1mrhd1r. Bir dog-

<;emberden veya kupten bahsediliyorsa r;evresiyle tammland1g1 ve akli

0 andan itibaren birey, r;evresine indirgenmi> bir;im olacakur. E-

ru parr;as1 iki noktayla s1mrhd1r. Platon'un Timaios diyalogunda geli>-

bir;ime indirgenebildigi olr;ude, dolayh veya dolayslZ olsun, bir do-

tirdigi bir s1mr teorisi vard1r: Sekiller ve r;evreler. Ve boyle bir s1mr

kunma belirlenimine at1fta bulunuyor demektir. Yunan alemini bir

anla}'l>l, r;evre olarak s1mr anla}'l>l, nir;in bir tilr idealizm denilebilecek

'>'k dunyasrolarak tammlamak tilmuyle yanh('tlr, bu optik bir dunya-

>eyin temeli olarak telakki edilmi>tir? Sm1r bir;imin r;evresidir; bir;im

dlr. Ama asia saf optik bir diinya degil. Yunanhlann optik dunyas1,

ister saltdil>ilnulmil> bir >ey, ister duyulur bir >ey olsun; her durum-

idea'dan bahsetmek i<;in kulland1klan kelimeyle de yeterince teyit edi-

da bic;imin c;evresine smrr adr verilecektir. Ve bu idealizmle uyum

lir: Eidos. Eidos gorsellige, gorulebilirlige anfta bulunan bir terimdir:

ic;indedir, r;Unku smrr bic;imin c;evresi ise, smrrlar arasmda kalanlar

Ruhun gormesi. Ama ruhun gormesi saf optik degildir, optik-dokun-

beni ne kadar ilgilendirir? Srmrlanmm arasmr ister kumla ister dll~ll足

saldlr. Nir;in? <;:unku gorulebilir bir;im dolayh yoldan olsa bile doku-

nulmil> maddeyle, ister akli maddeyle doldura}'lm, bu her zaman bir

nulabilk r;evreye indirgenmi('tir.

kilp veya bir daire olacaknr. Ba('ka bir deyi('le 6z, r;evresi baklmmdan

Belli bir teknolojik duyarhhkla birilerinin Platoncu idealizme kar('l

bir;imin ta kendisidir. <;:emberin bir saf r;evresi oldugu ir;in saf bir

<;1kt1i5lm dn}'lllak ('a('lrtlCl degildir; bu Aristoteles'dir. Ama Aristoteles'i

r;emberden bahsedebilirim. Neyle dolu olduguna hi<; ba>VUrmadan saf

ele ahrsanlZ Yunan optik dii;'yasmm dokunmaya yapt1i5' auf r;ok basit

bir kilpten bahsedebilirim. Bunlara r;ember ideas!, kilp ideas1 derim.

bii kuramda iyice belirginlik kazanacakur. Buna gore toz veya duyula-

Platon felsefesinde bu peras, bu r;evre mefhumunun bu kadar onemli

bilir t6z, bir;im ile maddenin bir bile('imidir ve esas olan bi<;imdir. Bi-

olmasr i~te bu nedenledir: Idea, akli c;evresine indirgenmi~ bic;imdir.

r;im ise c;evreye

198

indirgenmi~tir. Aristoteles'i~

199

sUrekli mUracaat ettigi


GILLES DELEUZE

SPlNOZA 0ZER1NE DOKUZUNCU DERS

6rnek heykeldir. Heykelin bu optik diinyada biiyiik bir onemi vardtr;

sonra Yunan diinyasmt ne yapmak laztm problemi vardt. l>te Stoactlar

bu optik bir diinyadtr, ama heykelin optik diinyastdtr; yani bic;imin

Platon'a saldmr. Yeni bir Dogulu aktm vardt. Stoactlar bize der ki Pia-

dokunulabilir bir c;evreye baglt olarak belirlendigi diinyadtr. Her >ey

ton ve idealar, bize laztm olan bunlar degil, bu kabul edilemez bir an-

goriilebilir bic;im, sanki dokunulabilir kaltp olmadan dii>iiniilemeye-

layt0. Herhangi bir $eyin c;evresi, varolmaktan <;tkttgt yerdir. Bir kare-

cekmi> gibi cereyan etmektedir. Bu Yunanlt!ann kurdugu dengeydi. Bu Yunan temas-optik dengesiydi.

nin c;evresi karenin bittigi yer degildir. Goriiyorsunuz ki bu bir itiraz

Eidos ruhla yakalamr. Saf idea olarak Eidos saf ruhtan ba,ka bir >eyle yakalanamaz. Saf ruhtan, bizzat Platon'un soyledigi gibi ancak analoji yoluyla bahsedebiliriz; c;iinkii ruhumuzu ancak bir bedene baglt oldugu olc;iide deneyleyebiliyoruz. 0 halde analoji itibanyla her zaman >Unu diyebilirim: Tamam, saf ideayt yakalayan >ey saf ruhtur. Burada cismani hic;bir 0ey yoktur. Bu tamamen akli veya ruhsal bir yakalamadu. Ama ideayt yakalayan bu saf ruh bir goz gibi mi i>ler, yaksa bir dokunma gibi mi? Temas, tamamen ruhsal olacakttr ttpkt saf ruhsal olacak goz gibi. Bu ii<;iittcii gozdiir. Bu bir dile getirme >eklidir, ama yitte de bir analojiye ihtiyac;lan vardtr. Platon analojik aktl yiiriitmelere ihtiyac; duyar. 0 zaman dikkat c;ekmek istedigim >ey >U anlama gelir: Saf ruh ne dokunmaya ne.de gaze sahiptir, o hep idealarla bagmtt ic;indedir. Ama bu, filozofun ruhun ideayt yakalamasmdan bahsetmek ic;in bu analogon goziin (logosu aym olmayan goziin), bu analogon temasm roliiniin ne oldugunu sonnasmt engellemez. Bu iki analoga >ey gerc;ekten vardtr, c;iinkii idea siirekli olarak ...

lugu kelimesi kelimesine ele almaktadtrlar, yani akli bic;im, ruhsal bir

olarak c;ok giic;liidiir. Biraz once c;ok ozet >ekilde aktardtgtm Platoncutemasa indirgenmi0 bic;imdit; yani c;evresine indirgenmi> 0ekildir. Ttpkt Aristoteles gibi heykel orneginin tiimiiyle suni oldugunu soyleyeceklerdir. Doga hic;bir zaman kaltba dokerek i0lemez. Bu orneklerin uygun olmadtgmt soylerler. Hangi durumlarda doga kaltba dokerek i0ler acaba? Bunlan saytnak gerekir, kesinlikle soylemek gerekir ki dogamn kaltba dokerek i0lemesi ancak c;ok yiizeysel olgular ic;in gec;erlidir. Bunlara yiiieysel olgular denir, c;iinkii bunlar yalmzca yiizeyleri etkiler. Ama doga derinligine baktldtgmda kaltba dokerek i>lemez. Bana benzeyen bir c;ocugum oldugu ic;in mutluyum. Bir kaltp vermedim. Biyologlann on sekizinci yiizytla dek bu kaltp fikrine taktltp kahnt> olmalarma dikkat edin. Spennatozoanm bir kaltbm 路analogu oldugu konusunda c;ok tSrarltydtlar, bu hie; de akla yatkm degil. Buffon'un bu konuda biiyiik fikirleri vardt. Diyordu ki, ya0ayan varltgm nastl iiretildigiyle ilgili bir 0ey anlamak istiyorsak bir ic; kahp fikrine kadar yiikselmemiz gerekir. Buffon'uit kavramt bu "ic; kaltp" i>imize yarayabilir. Ne demektir bu? Bu terim rahatstz edicidir, c;iinkii pekala klitlesel bir

Bu, ilk c;evre-smtr anlayr,tdtr. Birkac; yiizytl sonra ne olmu0tur da tiimiiyle farklt bir smtr anlayt>t ortaya c;tkmt0ttr ve buradan bize bir

yiizeyden de bahsedilebilir. Der ki, ic; kaltp c;eli0kili bir kavramdtr. C:e-

siirii farklt i>aret gelmi>tir.

li0kili bir kavramla dii0iinmeye mecbur kaldtgtmtz durumlar vardtr.

Yunanh degildir. Yunan diinyast ic;in c;evreydiler (pour tour). Ve bu'

Bir kaltp tammt icabt dt0saldtr. Kaltp ic;inden dokiilmez. Bu ya,ayan varltk koriusunda kaltp temasmm zaten i>lemedigini soylemektir. Yine

Yunan diinyast biiyiik degi0iklikler gec;irmi>ti. Biiyiik lskender'den

de ya0ayan varltgm bir smm vardtr. Stoactlar c;ok giic;lii bir noktayt

200

201

Birinci 6rnek Stoactlardtr. Platon'a c;ok sert kar>t c;tkarlar. Stoactlar 路


SPlNOZA 0ZER1NE DOKUZUNCU DERS

GILLES DELEUZE

yakalamaktadtrlar: Hayat kahba dokerek i,lemez. Aristoteles suni or- ·

· soyleyeceklerdir. Yani bu, tohumun aruk olmadtgt yerdir, ama tohum

nekler kullanmt,ur. Platon'a gelince ana daha <;ok ofkelidirler: Kare-

oldugu ,ey hakkmda bize hir;bir ,ey soylemez. Diyeceklerdir ki idealar

nin ideast. Sanki karenin tahtadan, mermerden veya bir ba,ka ,eyden

teorisiyle Platon, ,eylerin ne olmadtgtm bize r;ok iyi soylemesine rag-

yapllm1, olmas1 hi<; onem ta,tmtyormu, gibi. Oysa bu r;ok onemlidir.

men ne olduklan konusunda hir;bir _,ey soylemiyor.

Stoacrlara gOre eger bir ~ekli <;evresiyle tammlarsamz, o andan itibaren

Stoactlar, muzafferane ilan ederler: "Seyler cisimdir." Cisimdir,

ir;eride olup l'>itenin hi<;bir 6nemi kalmaz. StoaCllar der ki, i,te bu ne-

. idea degil. Seyler cisimdir, yani eylemdir. Bir ,eyin smm onun eylemi-

denle Platon saf ideayt soyutlayabildi. Bir tiir el ¢abuklugu oldugunu

nin smmdtr, ,eklinin r;evresi degil. Daha da basit bir omek: Stk bir

ilan ederler. Bu noktada Stoacllann soyledigi ,ey aruk basit olmaktan

ormanda yO.Iii.yorsunuz, korkuyorsunuz. Sonunda yava~ yava~ orman

r;tkar: Bamba,ka bir stmr imgesi olu,turmaktadtrlar. Optik-dokunsal

seyrekle,iyor, aydmlamyor, memnunsunuz. Bir yere geliyorsunuz,

,eklin kar,tsma koyduklan kendi omekleri nedirl Kar,tya canhhk me-

kendi kendinize "hah i~te ormamn kenan" diyorsunuz. Ormanm ke-

selelerini koyarlar. Eylem nerede sana ererl C:evrede. Ama bunun ilgi

nan bir smrrdrr. Bu, ormanm \=evresiyle tammlad1gt anlamma m1 ge-

r;ekici hir;bir yam yak. Soru hi<; de bir bi<;imin nerede bittigi degildir,

. lir?. Bu ~eyin sm1nd1r? Ormanm bi\=iminin sm1n ml? Bu, ormanm fa-

<;iinku bu zaten soyut ve suni sorudur. Gerr;ek soru ,udur: bir eylem,

aliyetinin sm1nd1r, yani o kadar kudreti olan 9rn~anm, kudretinin

bir faaliyet nerede dururl

mnna eri,tigi anlamma gelir; aruk bu alana ta,amaz, daha seyrelip a<;l-

Her ,eyin bir r;evresi var m1d1rl Bir deha alan Bateson "Her ,eyin bir r;evresi var mtdtrl" ba,hkh k!Sa bir metin yazmt,tl. "Oznenin d,,,,

Sl-

hr. Bunun bir r;evre olmadtgtm gosteren ,ey aruk orman olmayan yeri

ifadesini ele alahm. Bu Oznenin d~mda demektir. Bu Oznenin bir <;ev-

kesin olarak tayin edemememizden bellidir. Bir yonelim vard1. Bu kez

resi oldugu anlamma gelir mil Belki. Yoksa bu s1rurlann d,,, anlamma

sm1r ayrtlabilir bir ,ey degildir; bir tiir sm1ra dogru yonelmedir. C:evre

m1 gelirl Ilk balu,ta uzaysal bir havas1 var. Ama bunlar aym uzay mt-

olarak sm1nn kar~1smda dinamik bir sm1rd1r. Seyin kudretinin veya

dtrl Stmrlann dt,tyla r;evrenin dt>l aym uzaya m1 aitl Bugunkii konu,-

eyleminin snnn dt,mda hir;bir smm yoktur. 0 halde ,ey bir;im degil

mamrn veya dersimin bir <;evresi var nu? Cevabrm evettir. Temas ede-

kudrettir; orman bir ~ekille tammlanmaz, bir kudretle tammlamr:

bilirsiniz.

Agar;lan aruk 6resine yayamayacagt yere kadar ya)'lila kudretiyle. Or-

StoaCllara donelim. En sevdikleri omek ,udur: Bir tohumun faaliyeti nereye kadar giderl Bir duvarda kaybolmu, tek bir giinebakan to-

mana sorabilecegim tek sqru ~udur: "Senin kudretin ne ?" Yani "nereye

kadar ilerleyeceksinl"

humu· bu duvardan r;tkmaya muktedirdir. C:ok kur;uk bir <;evreye sa-

t,re Stoac1lann ke,fettikleri ve her ,eyin cisim oldugunu soyleme"

hip bir ,ey. Gunebakan <;ekirdegi nereye kadar gider; yiizeyinin gittigi

lerini saglayan ,ey budur .. Her ,ey cisimdir. Her ,ey cisimdir dedikle-

yere kadar m1l Ha)'lr, yiizey <;ekirdegin bittigi yerdir. Stoactlar dil te'

rinde her ,ey hissedilebilir, duyulabilirdir demek istemezler, <;iinkii o

orilerinde bunun kesinlikle tohumun olmad1gt ,eyi · dile getirdigini

zaman Platoncu balu, ar;1smdan r;tkamazlar. Hissedilebilir ,eyi bi<;im

202

203


GILLES DELEUZE

ve r;evreyle tammlasalard1 bunun hir; ilgi r;ekici yam olmazd1. \

Her >eyin cisim oldugunun soylenmesi, mesela bir <;ember uzayda tahtadansa farkh, mermerdense farkh bir >ekilde ya)'lhr demektir. Da-

SPINOlA 0ZER1NE DOKUZUNCU OERS.

ama yine de bir smm vard1r. Ama >urada ba,la)'lp >urada bittigini soyleyebilecegim bir Slmr degildir. Bunu soyleyemem. Ba,ka bir deyi,le I>Ik, kudretinin gittigi yere kadar¡ gider.

hasl, her >ey cisimdir demek, kirmizl bir r;emberle mavi bir r;emberin

Plotinus Stoaolar'a dii>mandlr, kendini Platoncu addeder. Ama

uzayda aym >ekilde ya)'llmad1klan, anlamma gelecektir. Bu durumda

Platonculukta gerr;ekle>tirmek iizere oldugu bir tiir donii>ii onceden

bir gerilim dbgar. Her >eyin cisim oldugunu soylediklerinde, demek

hissetmi>tir. Felsefede saf optik dunyamn ba>lamas1 Plotinus'lad1r.

istedikleri, her >eyin tonos'la tammlanacag., yani >eyi kas1lm1>

ldeallikler aruk yalmzca optik olacaknr. Hir; dokunmaya atlfta bulun-

[contracte] r;abanm tammlayacag.d1r. Bir tiir kasllma, >eydeki embriyo

mayan I>Ikh ideallikler olacaknr. Bundan itibaren Slmr tiimuyle ba>ka

halindeki kuvvet; eger bunu bulamazsamz >eyi bilmiyorsunuz demek-

bir dogaya sahiptir. i>Ik golgeleri tarar. Acaba gblge I>Iil,ln bir parr;as1

tir. Bu Spinoza'mn "Bir beden neye muktedirdir?" ifadesiyle tekrar ele

m1d1r? Evet, I>Iil,ln bir parc;as1d1r ve uza)'l geli>tirecek bir I>Ik-golge de-

alacag1 >eydir.

recelendirmesi vard1r. Uzaydan daha derin bir >eyin oldugunu, uzay-

Ba>ka bir ornek: Stoaolar'dan sonra, H1ristiyanhgm ilk donemle-

salla,ma)'l ke>fetmekteydiler. Platon bunu bilmiyordu. Platon'un I>Ikla

rinde r;ok olaganiistii bir felsefe tipi geli>ir: Yeni Platoncu okul. "Yeni''

ilgili metinlerini okursamz -Devlet, Altmo Kitabm sonu- ve bununla

oneki oldukr;a saglam temellendirilmi>tir. Yeni Platoncular, Platon'un

Plotinus'un metinlerini kar!?Ila!?tlnrsamz, birincisiyle ikincisi arasmda

son derece 6nemli metinlerine dayanarak Platonculugun merkezini

birkac; yiiz)'llm ger;mesi gerektigini gorursiiniiz. Biitiin bu nâ&#x20AC;˘1anslar

kaydirmi>lardlr. Oyle ki belli bir anlamda buimn Platon'da zaten ol-

gereklidir. Arnk diinya aym dunya degildir. Nedenini heniiz bilmeden

dugu soylenebilir. Yalmz bununla aym olmayan ba,ka bir biitiiniin

kesin olarak anlarsmrz ki Plotinus'un Platon'un metinlerinden, bir

ir;indeydi. .

ler c;1karma tarzr, kendisi ic;in bir saf 1~1k temasr geli~tirmesini saglar.

Plotinus'dan elimize Ennead'lar kald1. Be>inci kitaptaki dordiincii Ennead'1 okuyun: Orada I>Ik iizerine olaganiistii bir metin bulacaksl-

Bu Platon'da olamazd1. Bir kez daha tekrarhyorum, Platon'un dunyas1

mz. Plotinus'un I>Iil,ln ne I>Ik yayan cisme ne de I>Ik alan cisme bagh

bir dunya olu>turmak ir;in I>Iil,ln yeterliliginin ke>fi, uza)'ln temelinde-

olarak anla>Ilabilecegini gostermeye r;ah>tlgl olaganiistu metin. Ploti-

ki uzaysalla>manm ke>fini gerektiriyordu. Bu Platoncu bir .fikit degil-

nus'un problemi >udur: i>Ik Plotinus'a gore hakikaten ideal olduklan

dir; Timaios'da bile yoktur. Bir geni>lemenin iiriinii olarak:yakalanan

soylenebilecek o acayip >eyler arasmdad1r. i>Ik i<;in, >urada ba,lar >U-

uzay, uza)'ln geni>lemeye gore ikincil olmas1 demektir,.birincil degil.

rada biter denilemez. i>Ik nerede ba>lar? Nerede biter?

Uzay bir geni>lemenin iiriiniidiir; bu klasik bir Yunanh i<;in tiimiiyle

Ni<;in aym >ey ii<; yiiz )'11 once soylenemiyordu? Nic;in bunlar Bu-

~ey­

optik bir diinya degildi, dokunsal-optik bir dunyayd1. Saf ~1il,ln ke>fi,

anla>llmaz bir fikirdir. Bu Dogu'dan gelen bir fikirdir. i>Iil,ln uzaysal-

yiik lskender'in dunyas1 denilen dunyada ortaya t;Ikmi>tl? Bu saf optik

la>tlno olmas1, ljzayda olanm o olmad1il,l, onun uza)'l olu>turan olma-

bir diinya i<;in bir manifestodur. i>Iil,ln dokunulabilir bir smm yoktur,

51 demektir. Bu bir Yunan dii>iincesi degildir.

204

205


GILLES DELEUZE

. SPlNOZA 0ZERlNE DOKUZUNCU DERS

Yine birka<; yiizytl soma <;ok buyiik bir onem ta>tyan bir sanat bi-

sanki bir tesadufmu> gibi,

>~klin

veya imgeriiit formulu bic;;im-c;;evre

<;imi dogar. Bizans sanau. Bizans sanatmm 路haugi baktmdan klasik Yu-

olmaktan <;;tkacakttr. Bi<;im-<;evre Yunan heykelciligi i<;in ge<;erlidir.

nan sanatma bagh kaldtgtm, hangi baktmdan klasik Yunan sanatmdan

Ama yine de bir smtr vardtr, hatta c;evre vardtr. Ama onemli olan bu

tumuyle kopmu> oldugunu ara>ttrmak sanat ele>tirmenleri i<;in bir so-

degildir. Eserin onemi, c;;evrenin t>tgt yakaladtgt Yunan heykelciligin-

rundur. Bu ac;rdan en iyi sanat

ele~tirmeni

clan Riegl'r ele ahrsak, bize

den farkh olarak burada degildir. Bizans mozaiginde onemli olan t>tk-

<;ok kesin bir >ey sayler: Yunan sanatmda on plamn onceligi vardtr.

renktir, yani smtrlan tammlayan, i>aretleyen >ey; bi<;im-c;;evre degil,

Yunan sanauyla Mrsrr sanatr arasmdaki fark, Yunan sanatmm On plan-

t>tk-renktir; ba,ka bir deyi>le >ekil yakalad1g1 ya da yaydtgtt>tk nereye

arka plan aynmmt yapmast, Mtstr sanatmda ise kabaca soylersek ikisi--

kadar giderse, rengi nereye kadar giderse onun pe>inden gider. Seyre-

nin tek bir planda olmastdtr; alc;;ak kabartma. (:ok ktsaca ozetliyorum:

den ki>i uzerindeki etkisi muthi>tir, sozgelimi bir siyah g6z, bu siyah

Yunan sanau, Yumin tapmagtdtr, kupun yiikseli>idir. Mtstrhlarmkiyse

nereye kadar t>trsa o kadar gider. Yuzleri gozler tarafmdan yutulan o

piramitlerdir, duz yiizeyler. Nerede durursamz durun duz bir yiizey

>ekillerin ifade gOcu de buradan gelir.

Uzerinde.sinizdir. Bu seytanca bir seydir, c;l:i.nkU hacmi saklamanm bir

Ba>ka terimlerle soylersek arttk >ekiin bir <;evresi yoktur, t>tk-ren-

yoludur. Mtstrltlar hacmi kuc;;uk bir kup olan olu odasmm i<;ine ko-

gin geni>lemesi vardtr. 5ekil t>tk ve renkle etkin olabildigi yere kadar

yarlar ve kupu saklamak i<;in duz yiizeyler, e>kenar uc;;genler yerle>ti-

gider. Bu Yunan路 dunyasmm tersine dondurillmesidir. Yunanhlar t>tk

rirler. Mtstrhlar

kupt~n

utamr. Kup du,mandtr, karanhkttr, ortuktur,

ve rengin boyle ozgurle,tirilmesine kalktomayt bilememi> veya isteme-

dokunulabilir olandtr. Yunanhlar kupu icat ederler. Kubik tapmaklar yaparlar, yani on plan ile arka plam aymrlar. Arna, der Riegl, on pla-

mi,lerdir. Renkle t0tgm uzaya gore ozgilrle,mesi Bizans路 sanattyla ba>lar, c;;unkU t>tk ile rengin uzayla>ttnct oldugunu ke>fetmi>lerdir. 0

mn bir onceligi vardtr ve on plamn onceligi bi<;ime baghdtr, c;;unku

halde sanat bir uzay sanatl olmamahdtr, uzayt uzayla,uran bir sanat

<;evresi olan >ey bic;;imdir. l>te bu nedenle Yunan dunyasmt dokunsal-

olmahdtr, mekamn uzamsalla,nnl.dtgt bir sanat olmahdtr. Bizans sana-

optik bir dunya olarak tammlar. Bizanshlara gelince, durum c;;ok il-

u ile onlardan biraz Once gelen Plotinus'un

gin<;tir. Mozaikleri ni>lere yerle>tirirler, onlan arka plana koyarlar. Bi-

smda a<;tk yanktla,ma vardtr. Orada olumlanan >ey aym smtr anlayt>t-

zans sanatmda derinlik yoktur; c;ok basit bir nedenle, c;;unku derinlik

drr. Bir c;evre-smrr vardrr, bir de gerilim-smrr. Bir uzay-smrr vardrr,

resim ile benim aram4adrr. Bizansm bD.tD.n derinligi, resme bakan ile

bir de uzaylastrncr smrr.

mozaik arasmdadtr. Eger bu mesafeyi ortadan kaldmrsamz, o zaman bir tabloya tum algt ko>ullarmm dt>mda baktyor olursunuz. Bu c;;ekilir bir >ey degildir. .Bizanshlar muazzam bir donu,um gerc;;ekle>tirdiler., Ayncahgt aruk arka plana verdiler; butun >ekil arka plandan <;tktp ge-'

lecektir. BU. tUn resim arka plandan c;rkacakur. Ama o andan itibaren 206

207

~1k

Uzerine metinleri ara-


ONUNCUDERS Deleuze-Spinoza

' 17 MART 1981

Ezeliyet-Ebediyet Ozet

a, Bilgi Tiirii Ezeliyet-Ebediyet, Deneyim . O!umsazluk ve Ezeliyet-Ebediyet Ontoloji ile Etik Arasmdaki Bag Bugiin, son dersimizi yapacai\lz. Su kapt)'l kapatabilir misiniz? Mademki pencereleri kapatmak istemiyorsunuz. [kahkahalar] Hi<;bir ><Y i~itilmiyor.

Bu, eger sorulanmz yoksa Spinoza Ustii.ne son dersimiz

olacak. Her neyse, menik ettiginiz ><yler olursa, bugiin soylemeniz laztm, mumkun oldugunca mudahale edebilirsiniz. Bugun iki ><Y yapmak istiyorum. Konuyu Spinozact bireylik anla)'l>tyla bitirmek istemiyorum, <;iinku bana oyle geliyor ki bu kavram uzerinde yeteri kadar durduk. Ama buradan bir konuyla, bir formulle, Spinoza'mn epeyce unlu bir formuluyle ilgili sonw;lar turetmek istiyorum: Formul >u: Biz deneyimliyoruz ... deneyimliyoruz. Hissediyoruz ve deneyimliyoruz .. Dii>unuyoruz demiyor. Bunlar <;ok yiiklu iki kelimedir: Ezeli-ebedioldugumuzu hissetmek ve deneyimlemek. Nedir bu unlu Spinozacr ezeliyet-ebediyet? lyi. Ve sonra tum bu derslerin OrtO.k temas1 olan $ey Uzerine sonuc;lar c;1karmak nihayet zorunlu 209


GILLES OELEUZE

SPlNOZA 0ZERlNE ONUNCU DERS

hale gelecek, yani ontoloji ile etik arasmdaki bagm ne olduguna dair, bu bagm felsefeyi kendi ba>ma ilgilendirdigi bir kez ifade edildikten

dedigi oey arasmda. Bu ii<; bilgi tiiriinu hatn'lamaya <;ahom; aslmda bireyligin ii<; bayutu ile ii<; bilgi turu arasmdaki kesin paralelligi hemen

sonra, sonuc;lar <;tkarmak. Ama durum >udur ki, bu bag yalmz Spina-

goreceksiniz. Ama bu ikisi arasmda bir paralellik ahi>u bizi oimdiden

za tarafmdan temellendirilmi> ve geli0tirilmi>tir. Oyle ki, birisi size ge-

baz1 sonU<;lara vard1rmahd1r. GOrUyorsunuz degil mi, bu ac;1klanmas1

lip o6yle diyebilir: Benim prajem bir tur etik yapmak, bir antalajiye,

gereken bir >ey degil. Anhyar musunuz? Burada tsrar ediyarum, <;iin-

yani bir varhk kuramma tekabul eden bir etik yapmak. Sozlinu kesip

ku sizin de tum filazaflan akuyabilmek i<;in bazt kurallar <;tkarabilme-

diyebilirsiniz ki <;ak iyi, bu yaldan yepyeni 0eyler soylenebilir, ama bu

nizi istiyorum. Spinaza dikkat edin demeyecektir. A<;tklamak ona dii>-

zorunlu olarak Spinozac1 bir yoldur, bu Spinoza'nm imzasm1 atng1 bir

mez. Bir kez daha soyluyarum; <;ok tsrarh)'lm: lki 0ey aym anda yaptlamaz. Hem bir >ey soyleyip hem de soyledigini,zi a<;tklamak almaz. 10-

yoldur. Hanrhyorsunuz; bu hanrlatmayt s6z konusu noktalar Uzerine geri

te, i0in <;ak zor olmasmm nedeni budur. lyi. Spinaza'nm soylediklerini a<;tklayacak alan Spinoza degildir; Spinaza elinden gelenin en iyisi-

d6nmek i<;in yapmtyorum, bu naktalan anla 0t!mt0 varsaymak i<;in yaptyorum; bireyligin li<; bayutu. Birinci bayut: Bende sonsuz sa)'lda

ni yapmt0nr: Soyleyecegi bir 0ey vardtr. Demek ki Spinoza'mn ne soy-

uzamh pan;a var. Aynca, daha kesin olarak hat1rlarsamz uzamh ya da

ledigini a<;tklamak kotii bir >ey degildir, ama bizi <;ak uzaga da gotiire-

birbirine d1;;sal sonsuz saytda pan;anm kUmesine sahibim. Sonsuza

cek degildir sanu<;ta. 路Bizi <;ak uzaga gotiiremez. 10te bu yiizden felsefe tarihi alaganustii al<;ak gonullii a!mahdtr. Spinaza bize, dikkat edin,

kadar bile 0mi0 haldeyim. lkinci bayut: Bu, sansuz sa)'lda, birbirine dtosal uzamh par<;alar

benim ii<; bilgi tiiriim ve bireyin ii<; boyutu birbirine tekabiil eder. Bu-

kumesi bana aittir, ama karakteristik bagmnlar altmda bana aittir. Ya-

nu soylemek ana dii 0mez. A~a al<;akg6niillii <;abamtzda bunu soylemek bize du 0ecektir. Veevet, hangi anlamda birbirine tekabiil ederler?

ni ge<;en defa dagalanm a<;tklamaya <;ah0ngtm hareket ve sukunet bagmnlan. U<;uncu bayut: Bu karakteristik bagmnlar veya aranlar benim ozumU, bana ait olan Ozll, yani bir tekil OzU olu~turan bir kudret derece-

sini ifade etmekten baoka bir oey yapmaz. Oyleyse ii<; bayut bana ait alan birbirine dt0sal uzamh par<;alar, bu par<;alann altmda bana ait aldugu bagmnlar ve derece, gradus veya

modus alarak oz; bu bagmnlarda ifadesini bulan tekil ozdur. Ama Spi- 路

Birinci bilgi tiiriinun upuygun olmayan idealann toplamt aldugunu hattrhyorsunuz. Yani upuygun almayan idealardan kaynaklanan pasif duygulam0lar, duygu-tutkular. Bu duygulam0lardan kaynaklanan i0aretler, upuygun almayan bulamk idealar, tutkular ve duygular taplamtdtr. Biitiin bunlan hanrhyorsunuz, onceki derslerde ogrenmiotiniz. Varoldugumuz andan itibaren bizi, upuygun路 olmayan idealara

da ilgin<; bir uyum tespit etmek durumunda)'lz. Ne ilene arasmda? Bi-

ve tutkulara bagtmh ktlmakla kalma)'lp, yalmzca bu upuygun olmayan idealara, pasif duygulara veya tutkulara en azmdan ilk bakt0ta mahkiim eden ne? Hangi oartlar altmda bunlara mahkilmuz? Bu iizgiin ha-

reyligin bu li<; bayutu ile Spinaza'mn ba>ka bir vesileyle ii<; bilgi tiirii

limizin sebebi ne?

naza bunu hi<; soylemez, <;linkii gerek duymaz, ama biz akurlar bura-

210

211


SPlNOZA 0ZER1NE ONUNCU DERS

GlUES DELEUZE

Bunun apa<;tk oldugunu anlaym, burada <;ok fazla aynnnya girmek

par<;a kumelerinden olu('mn>, bile>mi> oldugum i<;in dt> nesnelerin al-

Once

gtlarma, kendime dair algtlara, dt> nesnelerle bagmu i<;indeki kendime

uzamh parplanmtz olmasmdan geliyor. Uzamh par<;alanmtz oldugu

dair algtlara sahip olmaktan <;tkamam. i>aretler dunyasmt oln>turan

istemiyorum, yalmzca hissetmenizi istiyorum: Bu her

~eyden

6l<;ude upuygun olmayan idealara mahkumuz. Ni<;in? <;:unku uzamh

da bunlann tumudur. Ha, bu iyiytni> veya bu k6tuytnll> dedigimde

par<;alann duzeni nedir? Bir kez路 daha soyluyorum, birbirine dt>saldtr-

bu 路iyi ve k6tunun ;,aretleri nedir? Bu upuygun olmayan i>aretler yal-

lar, sonsuzdUrlar: Nihai parc;alar ol~n en 路basit cisimler, hattrhyorsu-

mzca >n anlama gelir: Ha, dt>anda kendi bagmulan altmda, benim

nuz bu en basit cisimlerin hi<;bir i<;sellikleri yoktur, her zaman dt>an- .

kendi par<;alanma uyum gosteren par<;alarla kar>tla>mt>sam, bu iyidir;

dan belirlenmi>lerdir. Bu ne demektir7 Darbelerle, >oklarla. Ba>ka bir

altmda olduklan bagmuya gore benim pan;alanma uytnayan pan;alar-

par<;adan gelen >oklarla, darbelerle. Peki hangi bi<;im altmda darbeyle

la dt>sal kar>tla,malar yapuysam, bu da kotudur. Butun bu birbirine

kar>tla('trlar? En basit bi<;im altmda. Yani surekli olarak bagmulanm

dt>sal pan;alann sonsuz kumesinin alam kesin olarak ilk turden bilgi-

deg,i~tirmeyi

sUrdUrUrl.er, c,;UnkO. parc;alann bana ait olmas1 veya olma-

ye tekabul eder. Upuygun olmayan algtlara sahip olmamm nedeni,

mast her zaman belli bir bagmu altmdadtr. Bedenimin par<;alan bede-

sonsuz saytda dt>sal pan;adan olu,mu(' olmamdtr. Oyle ki, ilk bilgi tu-

nimi terk eder, ba('ka bir bagmn altma girer, mesela arsenigin bagmu-

runun tumu bireyligin bu birinci boyutuna tekabul eder.

st, ba>ka bir >eyin bagmnst, beni soktugunda sivrisinegin bagmUst.

Oysa kesin olarak gormll>tllk ki bilgi turleri problemi temel bir

Ben ise pan;alanmt bagmulanm altmda bUtunle>tirmeyi hi<; btrak-

. Spinozact soruyla <;ok iyi bir bi<;imde ortaya aulmt('tl: Bu baktmdan,

mam, mesela bir >ey yedigimde kendime mal ettigim uzamh par<;alar

hep birinci tur bilgiye, upuygun olmayan bilgiye mahkum oldugumuz

s6z konusudur. Ne demektir bu, pan;alan kendime mal etmek? Pan;a-

samhr. Peki bu bulamk dunyadan, bu upuygun olmayan dunyadan,

lan mal etmek >n demektir: Yeni bir bagmuyt etkili ktlmak uzere 6n-

bu birinci turden bilginin dunyasmdan pkma >ansmt nastl a<;tklayaca-

ceki bagmnlanm terk etmelerini saglamak; bu yeni bagmu, benim ba-

gtz? Spinoza'mn cevabt >ndur: Evet, ikinci bir bilgi turu vardtr.

gmulanmdan biri olmak >aruyla. Boylece yedigim etle kendime et ya-

Ama bu ikinci bilgi turiinu nastl tammhyor? Etik'te bu <;ok <;arptct

panm. Ne korkun<;! Ama sonu<;ta ya>amak gerekir [giilmeler[. Bu i>ler

bir noktadtr, ikinci turden bilgi bagmularm bilgisidir, bagmulann bi-

surekli olarak boyledir: Soklar, darbeler. Pan;alann mal ~dilmesi, ba-

le('mesinin ve <;6zulmesinin bilgisidir. lkinci tur bilgi bireyligin ikinci

gmulann donu,mesi, sonsuz bile>imler, vesaire. Bu birbirine dt>sal

boyutuna tekabul eder demekten daha iyisi olamaz. <;:unku aslmda

pan;alar birbiri uzerinde etkide bulunmayt hi<; btrakmadtklan gibi,

dt('sal par<;alar yalmzca birbirine dt>sal ohnakla kalmaz, kokten bir bi-

dahil olduklan sonsuz kumeler de degi>meyi bir an olsun btrakmaz.

<;imde mutlak olarak d,.saldtr. 0 zaman bu d,.sal pan;alann bana ait

Bu tam anlamtyla upuygun olmayan idealann, bulamk algtlarm ve pa-

olmalan ne anlama gelir?

sif duygularm ve bunlardan kaynaklanan tutku duygulanmn duzeni- 路

Defalarca gorduk: Bu Spinoza'da yalmzca >n anlama gelir: Bu par-

dir. Ba('ka terimlerle soylersek, sonsuz saytda birbirine dt>sal uzamh

<;alar her zaman >n ya da bu bagmu altma, beni karakterize eden >U

212

213


SPINOZA DZERlNE ONUNCU DERS

GILLES DELEUZE

d1~andan belirlenmi~tir.

Ve bir kez da-

ha i>te bunlar matematik denilir. Ama ha)'lr bu matematik degildir.

ha tekrarlaya)'lm, ne demektir olmek? Olmek tek bir anlama gelir: Su

Matematikle hi<;bir ilgisi yaktur. Matematik bunun yalmzca 6zel bir

ya da bu bagmu altmda bana ait alan pan;alar, beni karakterize etme-

durumudur. Matematigi gen;ekten de bir baiiJnn kuram1 alarak ta-

veya bu bagmtt altma girmeye

yen, ba,ka bir

~eyi

karakterize eden ba,ka bir bagmu altma girmeye

d1>andan belirlenmi~tir.

mmlanabilir. 0 zaman tamam, matematik ikinci tO.rden bilginin bir

bolumudur, bir bagmttlar ve aranlar kuram1d1r. Oklid'e bakin. lyi, bu

Demek ki birinci turden bilgi kar~1la~ma etkilerinin bilgisi veya birbirine d1>sal pan;alar arasmdaki eylem ve etkile~im etkilerinin bilgi-

bir bagmnlar ve aranlar kuram1. l 0te bu noktada 路matematik ikinci turun pan;as1d1r. Ama ikinci turun bir matematiksel bilgi tipi oldugunu du 0unmek bUytik bir budalahkt1r, <;iinku a zaman bUtun Spinaza sa-

sidir. Evet bundan daha iyi tammlanamazd1. <;:ak a<;1k. Birbirine d10sal par<;alann uygulad!iiJ 0aklarla veya aralanndaki kar,J!a0malarla tamm-

yut hale g~lir. Hayatmrz1 matematik Uzerine kuranlazsmrz, abartma-

lanan etkiler veya bunlann neden alduklan etkiler, butun birinci tur

mak laz1m; oysa burada soz kanusu alan hayati meselelerdir. Burada

bilgiyi tammlar. Gen;ekten de dagal alg~m beni alu>turan d10sal par<;a-

bir ornek ele almak istiyorum, <;iinku bu bana geametri ya da mate-

ve

matikten, hatta Oklid'in oranlar teorisinden <;ok daha fazla Spinozac1

darbelerin etkisidir. Ama ikinci turden bilgi tumuyle farkh bir bilgi ki-

g6runuyor. Omek olarak ounu ele almak istiyarum: Evet ikinci tiirden

pidir. Bu, beni alu>turan baiiJnttlarm ve diger >eyleri alu>turan baiiJn-

upuygun bilgi ne demektir, ylizmeyi ogrenmekle ilgili alarak? "Hah

ttlann bilgisidir. Goruyarsunuz: Bunlar arnk par<;alann arasmdaki . kar>lla,malann etkisi degildir, baiiJnttlann bilgisidir, yani benim ka-

ylizmeyi biliyarum." Hi<; kimse ylizme bilmenin bir varolu0 fethi anlamma geldigini 路reddedemez. Bu temeldir, anhyarsunuz degil mi? Bir

rakteristik bagmttlanmm ba,kalanyla nas!l bile>tiginin ve benim ka-

unsuru fethediyorum ve bir unsuru fethetmek oyle basit bir 0ey degil-

rakteristik bagmnlanmm ve ba0ka baiiJnnlann nas1l <;ozuldugunun

dir. Yuzmeyi biliyorum, u<;ma)'l bi!iyarum. Bu harika, ama ne demek?

bilgisidir. l 0te bur~da upuygun bir bilgi soz kanusudur ve boyle bir bilgi yalmzca upuygun alabilir. Bu bir tur derleyip toparlamayla yeti-

Bu <;ak basit: Yuzmeyi bilmemek bir dalgayla kar01la0mamn insaflna kalmak demektir. 0 zaman bir elinizde dalga)'l olu>turan su male-

nen bir bilgidir, ni<;in, <;iinku bu nedenlerin arua,llmasma ylikselen

kullerinin sonsuz kumesi var; bu bir dalga olu0turuyor ve o zaman

larla ba,ka

~eyleri

alu>turan d1>sal par<;alar arasmdaki

<;arp1~ma

bir bilgidir. Aslmda herhangi bir bagmu bir zemindir. Herhangi bir

ben >6yle diyorum: Bu bir dalgad1r, <;iinku "molekuller" adm1 verdi-

baiiJntt sansuz sa}>lda uzamh par<;anm >U cisme degil de bu cisme ait

giro en basit cisimler; aslmda bunlar en basit cisim degildir, su mole-

olmasmm zeminidir.

kiillerinin de 6tesine ge<;mek gerekir, su molekiilleri oimdiden bir cis-

0 路andan itibaren ikinci tD.rden bilgi; bunun Uzerir:de rsrar ediyo-

me aittir; su cismine, okyanus cismine vesaire ... Ya da bir sel cismine

rum, <;iinku bu daha once soylemeye <;ah>ttglm gibi, asia sayut bir bil-

oU go! cismine. Birinci turden bilgi nedir burada? Gidiyorum, kendimi

gi degildir. Eger bunu sayut bir bilgi addederseniz artada Spinaza kale

suyahrakiyarum, birinci t11rden bilgideyim: Suya athyorum ve <;lrpl-

maz. 0 zaman baz1 yarumlann ne kadar hatah aldugu a<;1kttr. S1k s1k

myorum. 路 Ne demektir <;1rpmmak? <;:1rpmmak, bu <;ak basit; kelime-

214

215


GILLES DELEUZE

SPlNOZA l)ZERlNE ONUNCU DE~

nin de <;ok iyi gosterdigi gibi, goruliiyor ki bunlar d1>sal bagmt1d1r:

rna becerim. Dogru anda bauyorum, dogru anda <;1klyorum. Yakla>-

Dalga kah beni silkeler, kah beni ta>1r; bunlar darbelerin, >oklann et-

makta olan dalgadan ka<;1yorum ya da aksine ondan yararlamyorum

kisidir: ~oklarm etkisidir, yani bile>en veya <;oziilen bagmt1lara dair

vesaire ... Hepsi baginulan bile>tirme sanat1d1r. Matematiksel olmayan

hi<;bir >ey bilmem, yalmzca d1>sal par<;alanu etkileriui ahnm. Baua ait

ornekler anyorurn; <;iinkii bir kez daha tekrarlaya)'lm matematik bu-

olan par<;alar h1rpalamr, darbe ahr, dalgaya ait par<;alann darbelerini

nun ya!nJZca bir klsimd1r. Matematigin ikinci tiirden bilgilerin bi<;im-

ahr. 0 zaman 'kah giilerim, kah aglanm, dalgamn ho>uma gitmesine

sel teorisi oldugunu soylemek gerekir. lkinci tiirdenbilginin matema-

ya da beni zor durumda b1rakmasma bagh olarak; bu durumda tutku

tik oldugunu degil. A,k me>k meselelerinde de boyledir. Dalgalar ve

duygulan i<;inde kahnm: Anne dalga beni dovdii! lyi. "Anne, dalga be-

â&#x20AC;˘>klar benzer >eydir. Birinci tiirden bir a>kta, siirekli olarak dJ>sal par-

ni dovdii" bu birinci tiirden bilgide kald1gim1z siirece siirekli olarak

<;alar arasmdaki bu kar>Jla>malar rejimi i<;erisindesinizdir. Biiyiik a>k

atacagim1z <;1ghkur, <;iinkii bu siirekli soylenecektir: Masa bana kotii-

denen >eyde ise, Kamelyah Kadtn, ne giizel degil mi [kahkahalar], bu

liik yapt1. Bu kesin olarak >U demeye gelir. Oteki bana kotiiliik yapt1.

durumda bir bagint1 bile>imi vard1r. Ha)o.r, ornegim <;ok k6tii, <;iinkii

Tam olarak degil, <;iinkii masa cans!zd1r; Spinoza sonra soylenecekler-

Kamelyah Kadtn birinci tiirden bilgidir, ama ikinci tiirden bilgide ba-

den <;ok daha kotiiciildiir. Tam olarak degil, <;iinkii masa cans1Zd1r,

gmularm birbiriyle bir tiir bile>mesiyle kar>l kar>Jya)'lZ. Arnk upuy-

>6yle demek gerekir: Masa bana kotiiliik yapu, Kaya bana kotiiliik

gun olmayan fikirlerin rejiminde, yani bir par<;amn benimkiler iizerin-

yapu demek kadar budalacad1r; kaya bana kotiiliik yapu, dalga bana

deki etkisi, dJ>sal bir par<;amn veya d1>sal bir cismin bedenim iizerin-

kotiiliik yapu, bunlar hep aym diizeydedir, birinci tiirdendir. lyi. Beni

deki etkisi rejiminde degilsiniz. Burada <;ok daha derin bir alana eri~irsiniz.

takip edebiliyoD musunuz?

Bir cismin karakteristik bagmulannm ba~ka bir cismin karak-

Aksine: Yiizmeyi biliyorum, bu demek degildir ki dalgamn hareke-

teristik bagint!lanyla bile>imi alanma ula>Jrsmlz. Bedeninizi hissettigi-

tine dair matematiksel, fJZiksel, bilimsel bir bilgiye sahibim. Bu bir >ey

nizde ve ruhunuzu da hissetmenizi saglayan; ruhunuz veya bedeninizi

yapma bilgisine, >â&#x20AC;˘>lrtlcl bir yapma bilgisine sahip oldugum, yani bir

digerinin bagintlSlyla en dolays1z bile>en bagmu altmda hissetmenizi

ritim duygusuna, bir ritimlilige sahip oldugum anlamma gelir. Ne de-

saglayan >n esneklik veya ritim. Bunun acayip bir mutluluk oldugunu

mektir bu ritim? ~u demektir: Karakteristik bagmulanm1 dalganm ba-

iyi hissedebilirsiniz. l>te bu ikinci bilgi tiirudiir.

gint!lanyla dogrudan dogrtiya bile>tirmeyi biliyorum demektir. l>ler

Ni<;in ii<;iincii bir bilgi tiirii var? U<;iincii bir bilgi tiirii de var, <;iin-

arnk dalga ile benim aramda degildir; yanj uzamh par<;alar arasmda,

kii Spinoza bize der ki, bagmular oz degildir. U<;iincii tiir bilgi ya da

dalgamn tslak parc;alanyla benim bedenim arasmda degildir arnk; ar~

goriisel bilgi baginulan, bile>melerini ve <;oziilmelerini â&#x20AC;˘>an bilgidir.

uk baginular arasmdad1r. Dalga)'l olu>turan baginular, benim bedeni-

Bu ozlerin bilgisidir, bagmulardan daha ileriye gider, <;iinkii bu bagm-

mi .olu>turan bagint1lar ve yiizmeyi bildigimde sahip oldugum beceri,

ularda ifade edilen oze, bagmulann bagimh oldugu oze eri>ir. Eger

bedenimi dalganm bagmtlSly!a dogrudan bile>tirecek bagint!lara sun-

baginular gen;ekten bana aitse, eger beni bagintJ!ar karakterize edi-

216

217


GILLES DELEUZE

SPlNOZA 0ZERlNE ONUNCU DERS

yorsa, bunun nedeni benim 6zl1ml1 ifade etmeleridir. Peki nedir be-

daha kudretli daha guc;lu ba:;ka bir :;ey olmayan hic;bir tekil :;ey (hic;bir

nim 6ziim? Bu bir kudret derecesidir. O.;;uncil tur bilgi, bu kudret de-

birey) yoktur," Buraya kadar tamam. En son kudret yoktur, c;unku en

recesinin kendine ve bii>ka kudret derecelerine dair sahip oldugu bil-

son kudret tum dogadtr. 0 halde dogada bir son kudret yoktur. Verili

gidir. l:;te bu sefer bilgi tekil ozlerin bilgisidir. Tamam. lkinci ve zo-

bir :;ey, bir kudret derecesiyle tammlamr; ve her zaman daha yilksek

runlu olarak ii<;iincu tur bilgiler mukemmelen upuygundur. Bilgi tur-

bir kudret derecesi vardtr: Ne kadar kudretli olursam ola)'lm her za-

leri ile bireyli)l;in boyutlan arasmda bir mutekabiliyet oldugunu iyice.

man daha yilksek bir kudret derecesi vardtr. Gerc;ekten de sonsuz sa-

goruyorsunuz. SonU<;ta bu <;ak10ma ne anlama gelir: Bilgi turleri bilgi

)'lda kudret derecesi oldugunu gormu:;tuk. Spinoza'da sonsuzluk her

turu olmaktan daha fazla bir :;eydir anlamma gelir, varolu:; kipleridir

zaman eylem halinde oldugundan, her zaman edimsel olarak, her za-

demektir. Bunlar hayat tamdtr.

man edim halinde verili oldugundan kavrayabilecegim en yilksek

Ama nic;in bunlar hayat tarztdtr? l:;ler burada zorla:;tyor, <;ilnku so-

kudret derecesinden daha buyilk bir kudret derecesi her zaman var-

nuc;ta her birey aym anda her uc; boyuttan da olu:;ur. Burada son bir

dtr. Demek ki bu noktaya kadarbu aksiyom o kadar rahatstz edici de-

problemle kar:;1 kar:;tya)'lZ. Siz, ben, herhangi biri, herhangi bir birey

gil. Ama Spinoza ekler: "Dogada kendisinden daha kudretli, daha gu<;-

aym anda her 11<; boyuta sahibiz; o zaman bu i:;in ic;inden nas1l pkaca-

lu ba:;ka bir :;ey olmayan hic;bir tekil :;ey yoktur, ama herhangi bir :;ey

grz? Her birey aym anda lie; boyuta sahip, bu tamam. Problem kesin

verili oldugunda onu bozabilecek daha kudretli bir ba:;kas1 her zaman

olarak :;u: Her bireyde her 11<; boyut aym anda var. Oysa ki birinci tur-

vardtr." Burada, bu metin bizi rahatSlZ etmelidir! Nic;in? C:unku ikinci

deki bilginin d10ma asia c;tkmayacak bireyler vardtr. Bu bireyler ikinci

cumle beklenmedik bir kesinlik getiriyor. Birinci cumle bize :;unu di-

ya da uc;uncu turden bilgiye yilkselemeyecektir... [bandm sonu] ...

yordu: Verili bir :;ey varsa, bu :;ey kudretiyle tammlamr, ama bir kud-

Kendi tekil ozlerinin veya ba:;ka tekil ozlerin bilgisine. Bunu. nasll

ret derecesi veriliyse, yani bir ~ey OzU.nde veriliyse, kudret derecesi ~e颅

ac;tklamah? Bu hie; de otomatik bir :;ey degil. Her birey iic; boyuta sa-

yin ozu oldugundan her zainan daha kudretli bir ba!)kast olacaknr.

hip, ama dikkat, uc; bilgi turune sahip olmas1 bununla aym :;ey degil,

Tamam buraya kadar anla:;thyor. Ama ikinci cumle :;unu ekliyor. Dik-

pekala birinci tilrden bilgi duzeyinde kalabilir. Bu son nokta)'l nastl

kat edin: llk :;ey daha kudretli alan tarafmdan her zaman bozulabilir.

ac;tklayacagtz? Soruyu ba:;ka bir :;ekilde sorahm: Kar:;tthklar ne zaman

!:;te bu stkmn verici. Ni<;in? Hemen :;oyle diyebilirsiniz: Hic;bir :;ey an-

vard1r? Mesela: Birileri birbirinden nefret edebilir, insanlann birbirin-

lamtyorum: Ne olup bitiyor? Spinoza sanki bize daha kudretli bir oz

den nefret ettikleri olur. Nefret, varolan bir kipin, bir bireyin ba:;ka

tarafmdan bir 6zun bozulabilecegini soyler gibidir. Ama.路a 路zaman

bir bireye kar:;tthgt, bu nedir?. Nefreti nas1l ac;tklamah? l:;te Spinoza'-

u.;uncu tur bilgi olmayacaknr. Hatta ikinci tur bilgi de 6lrri.ayacaknr,

dan bir metin Etik, dorduncu kitap; kitabm ba:;mda yer alan aksiyom.

c;unku bozulma nedir ki? Elbette bir 6ziin bir ba:;ka-oz uzerindeki et-

Bu aksiyom bizi, en azmdan goruml:;te epeyce rahatstz edecek; Spino-

kisidir. Eger bir oz daha kudretli bir 6z tarafmdan, daha list derecede-

za da c;ok fazla bir ac;tklama getirmez. Aksiyom: "Dogada kendisinden

ki bir 6z tarafmdan bozulabiliyorsa i:;te o zaman tam bir felakettir, bu-

218

219


GILLES DELEUZE

SPlNOZA OZERlNE ONUNCU DERS

tiin Spinoza felsefesi )'lk1hr. Hep etkilere, birinci tiire geri dii>eriz, ar-

sa)'lda uzamh parc;a d1>andan, yani diger uzamh parc;alara aufta bulu-

tlk ozlerin bilgisi olamaz. Eger 6zler birbirini bozan bagmulardaysa,

nan darbelerle d1>andan beni karakterize eden bag,nu altma girmeye

6zlerin upuygun bilgisine nasll kavu>ulabilir? Neyse herkes anlad1. Ve daha 6tede, epeyce beklemeniz gerekecek,

belirlendiginde varolu>a gec;erim. Demek ki 6nceden, varolmaml>tlm, bu d1>sal uzamh parc;alara sahip olmad1g,m olc;iide.

ama bu normal, i>te bu nedenle okumak ic;in o kadar sab1r gerekir.

l>te bu dog,nakur. Sonsuz sa)'lda uzamh, pare; a d1>andan, diger

C:ok soma, bt>inci kitapta otuz yedi numarah bir onerme var. Ve.bu

parc;alarla kar>lla>ma yoluyla benim olan, beni karakterize eden bag,n-

otuzyedinci Onermeye, Onennenin yaz1lmasmdan ve ispat edilmesin-

u altma girmeye belirlendiginde ben doganm. l>te bu anda belli bir

den soma "not" (scholium) ba>hilJ. altmda bir onerme daha eklenmi>tir.

zaman ve belli bir yerle bag,num olur. Bu zaman ve yer nedir? Dogdu-

Bu not bize oyle der: Dordiincii boliimiin aksiyomu, yani biraz once

gum zaman ve dogdugum yer nedir? Olay burada gec;er. Burada ve

okumu> oldugum aksiyom, ancak belli bir zaman ve uzayla bagmt1

>imdidir. Burada ve >imdi nedir? Bu d1>sal parc;alann diizenidir. U-

.ir;inde ele almd1klan siirece tekil >eylerle ilgilidir. Bundan samnm

zamh pan;alann, ~zamh par<;a kU.melerinin her zaman bir zamam ve

kimsenin ku,kusu yoktur. Burada giilmek gerekir, c;iinkii yine: "Bun-

yeri vard1r. Ve siirdiigu kadar siirecektir. Uzamh parc;alar beni karak-

dan samnm kimsenin ku>kusu yoktur." Spinoza sayfalar boyu bekle-

terize eden >U ya da bu bag,nuya girmeye d1>andan belirlenmi>tir.

mi>tir, oysa bunu bize daha dordiincii kitapta soyleyebilirdi, bu bize

Ama ne kadar bir sure ic;in? Ancak ba>ka bir bag,nuya girmeye belirle-

yard1mc1 olurdu, daha az sorunla ugra>1rd1k. Ha bu oniinde sonunda

necekleri ana kadar. Ve o anda, ba>ka bir cisme gec;erler, artlk bana ait

onun i>i. Nic;in acaba bunu bize bu kadar soma sayler? Soyleme ihti-

degildirler; bu belli bir zaman devam eder. Tamam, bu ne anlama ge-

yaCl duydugunda sayler. Bu kesinlik ne demek? Bize diyor ki: Dikkat,

lir? Bizi hangi bak1mdan aydmlaur? Aslmda bireyler ancak burada ve

bozulma aksiyomu, kar>lthk aksiyomu: Bir oz bir ba>kasma onu )'lka-

>imcli varolanlar olarak ele almd1g,nda iki birey arasmda bir kar>lthk-

bilecek olc;iide kar>!tla>abilir. Bu ancak >eyler belli bir zaman ve belli

tan soz edebilirim. Bu kar>lthk bag,nulannm kurulmasmda c;ok 6-

bir yerle bag,riuh olarak ele almd!ilJ.nda anla>llabilir. Ve bize daha faz-

nemlidir. Yalmzca bireyler burada ve >imdi varolanlar olarak ele alm-

la bir >ey soylemez. Peki >eyleri belli bir zamanla ve yerle bag,nuh ola-

dlklan siirece bu tiir bagmnlara girebilir; bu bir iyilik ya da kotiiliik

rak ele almak ne demektir? Varolu>lan ic;erisinde ele almak demektir.

meselesi degil, bir mant1ksal imklln meselesidir. B">ka bir bireyle 路an-

Peki >eyleri varolu,lan ic;erisinde ele almak ne demektir? Varolduklan

cak neye bagh olarak kar>!thk bag,nusma girebilirim? Elbette bizi

6lr;iide, varolu>a gec;mi> olduklan olc;iide, varolu>a gec;tikleri olr;iide

olu>turan, bize ait olan uzamh parc;alara bagh olarak. l>te yer budur.

ele almak demektir. Peki bu ne demektir? Bunu gonnii>tiik: Varolu>a

Kar>lthk ortam1 >Udur: Uzamh parc;alar. Gerc;ekten de guc;lii bir >ey

gec;mek ne demekti? Birbirine d1>sal sonsuz Sa)'lda uzamh parc;a ona

s6z konusu. Bireyler arasmdaki kar~nhklarda nedir s6z konusu alan?

ait olmaya d1>andan belirlendiginde bir 6z varolu>a gec;er. Benim bir 路

Bireyler arasmdaki kar>lthklarda, >U, >U, >U sonsuz sa)'lda uzamh par-

OzD.m var, ben, Pierre ya da Paul, bit OzD.m var. Diyorum ki, sonsuz

c;a kiimelerinin en sonunda hangi bagmu altma gireceklerini bilmek

220

221


GILLES DELEUZE

SPlNOZA DZERINE ONUNCU DERS

s6z konusudur. Su UzUntO. verici durumu hayal edin: Bir et pan;~sm1

Neyi bozacakur? Kelimesi kelimesine, uzamh parc;alann birinci 6ze ait

yemek ic;in bir kopekle doviJ>iiyorum. Tamam, deh,et verici bir goste-

olmasm1 bozacaktu.

lyi, bu da tamam. Ama biraz once >6yle demi>tim, sonradan du-

ri. Bu g6steriyi nas1l anlatrllah? Mesele nedir? Elimizde Uc; terim var...

.Besin maddesi, kopek ve ben. Simdi, elindeki yiyecegi kapmak i<;in

zeltmek pahasma da olsa; diizeltmek gerekir; demi>tim ki, varsa)'ln ki

kopegi 1smyorum; kopek de bana bir pati darbesi vuruyor. Ne olup

ben oldum. Tamam, ben oldum. Spinoza a<;1smdan, burada i> biraz

bitiyor? Nedir bu? "Et" bagmus1 altmda sonsuz bir uzamh par<;a ku-

soyut bir hava kaiamyor, ama biraz <;abala)'ln: <;:aba gostermek size

mesi var. "Kopek" bagmtlSl altmda sonsuz bir uzamh pan;a kumesi

dii>iiyor. Birazdan bunun bana neden soyut gorunmedigini a<;lklaya-

var. Son olarak "ben" bagmus1 altmda sonsuz bir uzamh par<;a kiimesi

caglm, >imdilik siz <;aba gosterin. "Oldum" ne demektir? Bir kez daha

daha var. Ve bUtiin bunlar yuvarlamp duruyor; birbirine darbe indiri-

soyluyorum, eger onciillerini kabul ederseniz yine soyluyorum, bun-

yor. Ben kendime mal etmek i<;in etin uzamh pan;alarm1 fethetmek,

Jar soyut bir kurama ait degil, tam anlam1yla hayat tarz1d1r ve eger oy-

yani onlarakendi bagmum1 dayatmak istiyorum; aruk etin bagmus1m

leyse oliim >U anlama geli~: Arnk uzamh par<;alar yoktur, bana ait olan

etkili kllmamalanill, benim bag,.mulanmdan birini, benim i<;in etkili

hic;bir d1>sal kume yoktur, aruk onlara sahip degilimdir. Tamam, sa-

kllmaya ba,lamalanm saglama)'l istiyorum. Kopekte aym >eyi istiyor.

hip degilimdir. Arnk parc;alanm yoktur. pu >U demektir: Karakteristik

K6pegi ISinyorum, yani onu defetmek istiyorum, o da beni 151nyor,

bagmulanm etkili kllmmaktan <;1kar; bu demekt.ir ve ba,ka hi<;bir an-

vesaire vesaire. l>in i<;inden <;1kam1yoruz, bu kar>Ithklann alamd1r.

lama gelmez. Peki blum neyi engellemez? Spinoza'ya gore oliimii':' en-

Kar>lthk varolan her >eyin uzamh par<;alan kendine mal etmek i<;in路

gellemedigi >ey ... Bag,.nulanm etkili kllmmaktan <;1kar, bu tamam,

gosterdigi kar>1hkh <;abad1r. Ne demektir uzamh par<;alan kendine

ama bu bag,.nularm ezeli-ebedi bir hakikati vard1r. Etkili kllmmazlar,

mal etmek? Su ya da bu bireye tekabiil eden bagmu)'l par<;alara etkili

bu tamam, ama gormii>tiik ki Spinoza i<;in bag,.nular terimlerinden

klld1rmakur. 0 zaman her zaman >byle diyebilirim: Kendimden daha

geni> olc;ude bai\J.ms1Zdlr. Bir bagmll)'l etkili k1lmak >U demektir: Ba-

gii<;lii bir >ey tarafmdan bozulmaya ugrad1m. Ve gerc;ekten de varol-

gmu)'l etkili k1lan terimler gelir ve bag,.nu terimleri tarafmdan etkili

dugum surece, bu varolu,un riskidir. Bu iyi. Ve varolu>un riski oliim

k1hmr. Burada arnk etkili k1lacak terim yoktur. Bag,.mmm, bagmu ol-

dedigimiz >eyden ba,ka bir >eyle ilgili degildir. Bir kez daha soruyo-

masl baklmmdan ezeli-ebedi bir hakikati vard1r; terimlerinden ba~Sim颅

rurn, 6lUm nedir? Bu Spinoza'nm kac;milmaz anlammda zorunlu dedi-

SlZ

gi bir olgudur: Karakteristik bag,.nulanmdan biri altmda bana ait olan

edimseldir, bir z1mni hale gec;iyor degildir. Bag,.ntmm etkili olmayan,

uzamli par<;alann bana ait olma)'l blraklp, ba,ka cisimleri karakterize

dahas1 kendini bai5lnllda ifade eden 6ziin de bir edimselligi vard1r,

eden bir bag,.nu aluna girmesidir. Bu varolu> yasasmm geregi olarak.

<;iinkii oz bir uzamh par<;a degil, bir yegin par<;ad1r! Bir kudret derece-

ka<;1mlmazd1r. Bir oz varolu> ko>ullannda her zaman daha gii<;lii bir'

sidir. Bu kudret derecesine aruk hi<;bir >ey tekabiil eunez; ge<;en defa

ozle kar>lla>acak ve o andan itibaren daha gii<;lii olan oz bozacakur.

gordiigiimiiz gibi bu derece bir yeginlik derecesidir ve ona arnk 路u-

222

223

'

bir hakikati vard1r, arnk etkili olmasa da. Ama bagmu olarak hala


GILLES DELEUZE

SPlNOZA DZERlNE ONUNCU DERS

zamda hic;bir >ey tekabUI etmez. Yegin parc;aya tekabul eden uzamh

za'da nastl sunuluyor? Kelimeyi en gllc;lu anlamtyla ele almak gerekti-

parc;alar arnk yoktur, burast tamam. Ama yegin parc;amn gerc;ekligi

gini samyorum. Bu yalmzca deneyimliyorum veya deneyimine sahi-

yegin oldugu olc;ude devam eder.

bim anlammda degildir. Daha c;ok aktif bir >ekilde deneyimlemektir.

Ba>ka terimlerle soylersek, bir ikili ezeliyet-ebediyet vardtr, kar>t-

Ezeli-ebedi oldugumu deneyimliyorum. Nedir bu deneyim? Bu

hkh bag ic;inde olan ikili bir ezeliyet-ebediyet vardtr: Beni karakterize

son derece ilginc;tir. Eger ara~unrsam_z edebiyatta, c;ok sonralan on

' veya bagmnlarm ezeliyeti-ebediyeti ve beni olu>turan eden bagmtmm

dokuzuncu yllzytllngiliz edebiyatmda bu tur bir Spinozacthk bulabi-

Ozfm, tekil OzU.n OlU.m tarafmdan etkilenmeyecek alan ezeliyeti-ebedi-

lirsiniz; ezeliyet-ebediyet, bir tur ezeliyet-ebediyet deneyimi. Ve bu tu-

yeti. Ve dahast, bu duzeyde, biraz once okudugum be>inci kitaptaki

haf bir bic;imde yeginlikfikrine de baghdtr; sanki ezeliyet-ebediyet de-

metinde soyledigi gibi, bu duzeyde kar>tthk olamaz. Nic;in? Cunku

neyimini, yeginlik formu altmda olmadan yapamazmt>tZ gibi. Bu, ba-

tum bagmnlar, 路bagmn yasalanna tabi bir >ekilde sonsuza dek bile>ir.

na Spinoza'dan c;ok uzak gorunmeyen yazarlarda c;ok stk rastlanan bir

Her zaman bile>en bagmnlar vardtr. Ote taraftan tum ozler diger ozle-

temadtr. Spinoza'yt bilmeseler de, Lawrence ve bir olc;ude Powys gibi

rin tumuyle uyum ic;indedir; her oz saf yeginlik derecesi olmast bakt-

yazarlarda, yeginlik formu altmdaki bir tur ezeliyet-ebediyet deneyimi

mmdan tum diger ozlerle uyum ic;indedir.

vardrr.

Ba>ka terimlerle soylersek, Spinoza'ya gore bir kudret derecesinin

Tamam, dalia somut hale getirmeye c;ah,acagtm. Varoldugunuz su-

ba,ka bir kudret derecesini bozdugunu soylemek anlamdan yoksun

rece, digerlerinin kat>tSmdasmtz. Berkes herkese kar>tdtr. Spinoza hi<;

bir onermedir. Bozulma olgusu, ancak bana gec;ici olarak ait olan

de bu durumdan c;tkmak gerektigini soylemiyor. Bunun mutlak olarak

uzamh parc;alar duzeyinde olabilir; boyle bir statuye sahiptir ve gec;ici

--zorunlu oldugunu, bunun bir boyut, varolu>un bir boyutu oldugunu

olarak bana ait alan uzamh pan;;alann diizenine aufta bulunur. 0 za-

c;ok iyi biliyor. Bu tamam, ama ekliyor: l>te, iki w; durumu ele alahm;

man, >6yle bir soz hangi anlama gelebilir: Ezeli-ebedi oldugumu hisse-

A bireyini, "Pierre''i alahm. Hayatmm buyllk bir ktsmtm; bunun Spi-

diyorum, deneyimliyorum. Bu, biliyorum anlamma gelmez. Size his-

noza'da ne kadar incelikli ve somut bir hal alacagtm goreceksiniz,

settirmek istedigim >u iki onerme arasmdaki farkttr: Olumsuz oldugu-

evet, hayatmt gene! olarak, birinci tllr bilgide gec;irmi> Pierre'i ele ala-

mu biliyorum ve buna inamyorum. Bunun tannbilimsel bir Onerme

hm. Bu insanlann buyllk c;ogunlugunun halidir, c;unkU Spinoza'ya go-

oldugu soylenebilirdi: O!umsuz oldugumu biliyorum ve buna inam-

re, birinci tur bilgiden c;tkabilmek ic;in yine de birazetk felsefe gere-

yorum. Ve ezeli-ebedi oldugumu hissediyorum ve deneyimliyorum.

kir... Evet... Hayatmm buyllk bir ktsmmt birinci ti'!rden bilgiyle gec;ir-

Aslmdabe>inci kitapta Spinoza her tur olumsuzluk anlayt>ma kar>t ta-

mi> birinin durumunu ele alahm. Nic;in hayannm buyllk bir ktsmmt

vtr ahr. Bize der ki: Haytr, haytr, herkesin olumsuz oldugunu soyle-

diye vurguluyorum? Aslmda c;ok iyimser olmak laztm, bu her zaman

mek degil bu; soz konusu olan, herkesin ez~li-ebedi olmastdtr ve bun-

olan bir >ey degildir. Ne olursa olsun, boyle bir ki>i de, c;ok uzun .bir

Jar asla aym >ey degildir. Nic;in aym >ey degildir? Bu deneyim Spino-

sure i(in degilse bile, bir defa, bir an, bir glln, bir ak,am, bir ak5am

224

225


GillES DELEUZE

SPlNOZA DZERlNE ONUNCU DERS

evine donerken c;ok ufak bir meseleyi, <;ok kuc;uk bir nokta)'l kavraya-

Spinoza diinyayt kurtarmak ic;in bir kunulu0 ordusu c;ag>nyor de-

caknr; kuc;iik bir >eyi anladig> izlenimine kap1lacaknr. Belki de bu <;ok

gildir, haytr, bize ba0ka bir >ey soylemek ister. l>te! Bu c;ok kan01k,

ufak >eyi ger<;ekten anlayacak ve sonra, biitiin hayanm bu anlad1g1 0eyi unutmaya <;al"iarak ge<;irecektir; anlad1g1 >ey c;ok c;arplCl olsa da.

~D.nkD.

meselesi? Tamam, sizi

Birdenbire kendi kendine, bu da nesi, gitmeyen bir >ey var, der. Her-

zamh parc;alar var, bundan vazgec;mek soz konusu degil. Peki, beni

kes, ama herkes, en sefil insan bile boyle bir >ey ya0am"itlr; en sersem insan bile bir 0eyle kar0!la01p, bayatlml kendimi kandumakla m1 gec;irdim, gec;irecegim yoksa demi0tir. 0 halde her zaman birazc1k da olsa

olu0turan uzamh parc;alardan vazgec;mek, yani varolu 0un tum bile0im1erinden kac;mmak; boylece ya>anm10 kar>lthklardan kac;maya c;al"i-

birinci tiirden bilginin d10ma <;1klhyor, yani Spinozac1 terimlerle konu-

rum, yalmzca otla besleniyorum, bir magarada oturmaya ba,hyorum

sonu<;.ta varolu~umuz bir oran meselesidir. Ne demek bu oran olu~turan,

varoldugunuz sii.rece

olu~turan

u-

mak nas!l bir. >ey olabilir? Ya0anm1> kar>Ithklardan kendimi c;ekiyo-

0ursak, c;ok onemsiz bir noktada bile, olsa, bir gorii ozsel bir >eyin go-

vesaire. Bu kabaca c;ilecilik denilen >eydir. Spinoza boyle biqeyle hie;

n1sii. yeya 6zselin g6rllsii. veya bir bagmtmm anla~llmas1 olacakur.

ilgilenmez, hatta bu ona c;ok c;ok 0upheli bir c;oziim gibi goriiniir.

~ok

~ok

comert olabiliriz: Tamamen budala olan c;ok az insan vard1r;

c;ok >iipheli. 0 kadar ki c;ilecilerin c;ok derin bir 0ekilde katii oldukla-

anlad1klan ufak tefek bir 0ey vard1r her zaman, her birimiz ic;in, anlad!glmlz birer kuc;uk 0ey vard1r. Meseta baz1lan bir hayvandan c;ok iyi

nm, c;ilecinin dunyaya kar>l, dogaya vesaireye kar,, dinmez bir nefret

anJayabiJir, bu on)an kat(\ o)maktan ahko)'lllaZ, yine de bir oey vard1r

soylemek istedigi bu degildir. Bize der ki: Dikkat edin. Varolu>unuz

Ol:)larda: Hah, i!;te bu ... Veya agac;lardan anlarlar: Ha evet, o tip, buda-

bir g6reli oran meselesidir, ama neyle neyin oram?

lanm teki ve kotii, ama hie; degilse aga<;lardan bahsetmeye ba0ladlg>nda bir 0ey var, onda bir 0eyler oldugu hissediliyor. Biitiin zamammlZl deneyimlemekle gec;iriyoruz: Hah, evet i0te bu ... En kotii soytannm bile bir izlenimi vard1r; onun bile soytanhktan <;lkllg> bir nokta vard1r.

besledigini dii>iinmeye kadar vardmr i>i. Oyleyse Spinoza'nm bize

Elimizde bireyin ii<; boyutunun oldugunu kabul etmi>tik. Uzamh parc;alar, ikincisi bag>nnlar, iic;iincu de beni olu>turan oz veya yegin par<;a. Bunlan >6yle ifade edebilirim: Bana ait olan uzamh pan;;alar sahip oldugum upuygun olmayan idealar gibidir, zorunlu olarak upuy-

Sonw;;ta bir 0ey vard1r. Yani kimse birinci tiirden bilgiye mahkiim degildir, her zaman kiic;iik bir umut vard1r ve bu c;ok onen!lidir. [bandm sonu]

gun degildir. Oyleyse bu sahip oldugum upuygun olmayan idealar ve

... Birinde bir "illll vard1r. Benim sand1g>mdan daha iz igrenc;mi0! !nee noktayt bulmak yeterli. Elbette hazen bunu bulma)'l daha c;ok is-

upuygun idealard1r. Sa[ yeginlikli parc;a, beni olu0turan saf kudret derecesi olarak 6z ise upuygun bir idead1r. Spinoza bize der ki; upuygun 路

terSi~iz, bu tamam, ama sonra yine hemen unutursunuz. Bilmiyorum ,

olmayan idealar ile tutkular arasmdaki orana dair muglak bir fikre

ama, en kotu polis ajanmm bile, ne bileyim en kotii bilmemnenin bile, kiic;iik bir noktas1 vard1r. Elbette.

kendi varolu,unuzda sahip olabilirsiniz, c;unkii bu ikisi birbirine zincirlenir, bir taraftan varolu,umuzu dolduran upuygun olmayan ide-

226

227

bu upuygun olmayan idealardan tiireyen tutkulard1r. Beni karakterize eden bag>nti1ar '路 bilgilerine eri!;ebildigim olc;iide onak mefhumlar veya


GILLES DELEUZE

SPlNOZA DZERlNE ONUNCU DERS

alar ve tutku duygulan, ote taraftan ise upuygun idealar ve eri>tigimiz

gozunuzden kac;arsa be>inci kitabm gidi>atlm anlayabileceginizi san-

aktif duygular birbirine zincirlenir.

mlyorum. Oteki durum: Varsaym ki varolu>unuzda aksine, oransal

Haurlammz, upuygun olmayan idealar .... Anla}'lp anlamad!f;ln!Zl

olarak, goreli olarak daha (Ok upuygun idea ve aktif duyguya eri>tiniz.

sormak i(in (abuk bitirecegim. Upuygun olmayan idealar ile tutkular,

Bu durumda sizde olen ,ey goreli olarak daha onemsiz, c;ok daha ku-

varolu,un birinci boyutima gonderir: Uzamh par(alara sahip olmak.' Dii';er iki boyilt, yani bag>nularm bilgisi ve yegin pan;alar olar~k kud-

(lik bir parc;a olacakur. Bu (Ok ilgin(; bana oyle geliyor ki burada Spinoza'da smama ola-

ret derecelerinin bilgisi ise oteki iki boyuta gonderir: Karakteristik ba-

rak varolu> fikri i>in ic;ine girer. Ama bu asia bir ahlaki smama degil-

g>nular ve yegin pan;a olarak oz. Varsa}'ln ki varolu,umda ... Burada

dir; bir tur fiziksel-kimyasal smamad1r: Ezeli-ebedi oldugumu dene-

uzamh par(alan yads1mak soz konusu degildir; bu kendinizi oldur-

yimliyorum. Evet. Bu metin ne demek ister?Sunu: Bunu daha >imdi-

mek olurdu, Spinoza'nm intihar konusunda ne dli>lindugunu gormli>tlik. Varolu,um suresince goreli olarak bir >eylere efi>tigimi dli>li-

den deneyimliyorum, arna hangi ko>ulla? Soru asia ruh bedenden sonra varhg>m surdurur mu sorusu degil-

nun. Spinoza der ki, bu. uzamh par<;alara sahip oldugunuz ve bu par-

dir; olumsuzluk sorusu ,udur: Hangi anlamda ve hangi bi(im altmda

(alarm yasasma tabi oldugunuz ic;in bu imkanslZ olurdu; ama goreli

ruh bedenden sonra ya>amaya devam eder? Bu felsefe~in ve isterseniz

olarak upuygun idealara ve aktif duygulara eri>mi> oldugunuzu varsa-

tannbilimin, farklar ne kadar buylik olursa olsun, Platon'dart Descar-

}'ln. Bu bir durumdur, birinci durumdur. Ele alacailJmz ilk vaka. lkin-

tes'a kadar sordugu sorudur. Platon'dan Descartes'a kadar sorulan >ey

ender路olarak ve c;ok

hakikaten hep ruhun olumsuzlui';U sorusudur. Ruhun olumsuzlugu

kisa sureli eri>irsiniz. Tamam. Simdi kendinizi oldugunuz anda dli>li-

sorusu zorunlu Olarak bir Once ve sonra sorunundan gec;er. Nic;in?

n'O.n. BU. tUn bunlar son derece somuttur. Simdi siz OlO.rken birinci du-

Ruhun olumsuzlugu bakimmdan once ve sonra}'l belirleyen >ey, yani

rumda ve ikinci durumda ne olup biter? Siz olurken ne olursa olsun,

ruh ile bedenin birle>me amm belirleyen >ey nedir? Ruhun oncesi te-

bu uzamh parc;alanmzm ortadan kaybolduklan anlamma gelir; yani

cessiimU.n Oncesidir, ruhun bedenle birle~mesinin Oncesidir. Olum-

ba>ka cisimlere giderler, ba,ka bir deyi>le, sizinkinden ba,ka bag>nu-

sUzlugun sOnrast, yani ruhun sonras1 ise OlUmden sonras1d1r, yani...

lan etkili kilarlar. Ama siz oldugunuzde, ikinci durumda varolu,unu-

>eyden sonras1... l>te ruhun olumsuzlugunden bahseden yazarlann Sl-

zun buylik bir k1smmda, upuygun olmayan idealara ve pasif duygula-

kmtlsl buradan kaynaklamr. Nedir bu Slkmu? Sorun, ruhun olumsuz-

ra sahip oldugunuza gore, bu demektir ki olen >ey goreli olarak sizin

lugunun yine ancak zamansal olan bir once ve bir sonra altmda kavra-

en buylik parc;amz. Oransal olarak bu sizin en buylikbir parc;amzdu.

nabilir ve yakalanabilir olmas1d1r. Bu daha Platon'un ruhun olumsuz-

Oteki durumda ise tersidir. Bu c;ok ilginc;, bir tur goreli oramn devre-

luguyle ilgili Phaidon diyalogunda o;taya c;1kiyordu. Platon'un Phaidon

ye girdigi yer buras1d1r. Be>inci kitapta onemli olan budur. Bu be>inci

diyalogu (ok buylik bir ruhun olumsuzlugu ogretisini kesin olarak

kitapta gozumuzden kac;arsa; Spinoza bunu ac;1k bir >ekilde sayler; bu

Once ve sonra formlan altmda One sO.rmU~tU: Birle~meden Once ve

228

229

ci durumda ise ;;unu du;;unun; buna- ancak

~ok


GILLES DELEUZE

SPlNOZA 0ZER1NE ONUNCU DERS

birle0meden sonra. Kendi ezeliyet-ebediyet 路 kavrammt ohimsiizliik

onlara siireye bagh olarak sahibim. Zaman kipi iizerinde sahibim. Sa-

kavramtyla kar0uhk ic;inde one siirdiigunde Spinoza'mn ne demek istedigi c;ok iyi anla0tliyo;. Oliimsiizliik ac;tsmdan baktldtgti:tda diyelim

hip oldugum birbirine dt>sal uzamh parc;alar. lyi. Ama yegin parc;alar

ki, ruhun oliimsiiz oldugunu bilebilirim. Arna Oliimsiizliik neye daya-

kelimesinin iki anlamt dogalan baktmmdan farkhdtr, c;iinkii yegin

mr? Bu mesela ruhumun bedenimle birlikte ohnedigini bildigim, han-

parc;alar = bz dedigimde bu aruk sahip oldugum bir parc;a degil, sahip

gi bilgiyle bildigim ayn bir mesele, anlamma gelir. Platon'un bunun

oldugum parc;alar degil, bizzat benim oldugum parc;adtr. Ben bir kud-

dedigim zaman tiimden farkh bir >ey soylemek istiyorum. "Parc;alar"

bilgi oldugu fikrini kabul etsem bile bunun hangi form altmda oldu-

ret derecesiyim, yegin parc;aytm, evet ben yegin bir parc;aytm ve diger

gunu bilmiyorum ve herkes de zaten bunu soruyor: Nic;in? C:iinkii

ozler de yegin parc;a. Neyin parc;alan? Elbette Tann'nm kudretinin

oliimsiizliik onceyi ve.so~rayt dt>anda btralm gibidir, boylece zaten

parc;alan der Spinoza. Boyle sayler; c;ok iyi.

bir ezeliyet-ebediyettir, ama yalmzca Once ve sonra formlan a<;ISmdan bilinip tanmabilir. Bunu Descartes da soracakttr: hangi form altmda? Ruhun oliimsiiz olmast gerektigi soylenebilir; Descartes'a gore bundan eminim. Ama hangi form altmda? Bu konuda hic;bir oey bilmem. En fazla yapabilecegim, bir once ve sonra oldugunu, ruhun bedenle birlikte dogmadtgtm ve bedenle birlikte olmedigini olumlamakttr. N e oldugunu ve nastl oldugunu olumlayamam. Burada dedikleri gibi, bir akli gorii gerekecekti ki biz de akli gorii yoktur. Oysa bu e~iktir.

Ezeli-ebedi oldugumu deneyimlemek yeginlik anlammda "parc;alann" dt0sal uzamh "parc;alarla" birlikte varoldugunu ve onlardan doga baktmmdan farkh olduklanm deneyimlemektir. Burada ve >imdi ezeli-ebedi oldugumu, yani sahip oldugum .uzamh parc;alara indirgenemeyecek yegin bir parc;a ve kudret derecesi oldugumu deneyimliyorum; oyle ki u;oamh parc;alann benden c;ekilip ahnmast -oliim- ezeliebedi olar"k oldugum yegin parc;ayt hie; ilgilendirmiyor. Ezeli-ebedi oldugumu deneyimliyorum. Ama bir kez daha yine bir >artla; parc;aya

C:ok iyi. Spinoza sorunu bu bic;imde ortaya koytnaz, c;iinkii onun

路 bir edimsellik, bir etkinlik veren idealara ve duygulara yiikselebilmem

i<;in so run bi; 6nce-sonra sorunu degil, bir aym zamanda sorunudur. Yani demek istedigim, Oliimlii oldugum strada ezeli-ebedioldugumu deneyimliyorum. Ve ezeli-ebedi oldugumu deneyimlemem bir once oldugu, bir oncenin olmu> oldugu ve bir sonranin olacagt anlamma gelmez. Zaman formu altmda olamayacak bir >eyi >imdide deneyimledigim anlamma gelir. Peki zaman formu altmda olamayan >ey nedir? Soylemek gerekirse, pan;;a kelimesinin birbirine mutlak olarak ztt iki anlamt vardtr: Bir taraftan 路sahip oldugum parc;alar vardtr; bunlar uzamh, birbirine dt0sal parc;alardtr ve zaman kipi iizerinde sahip olduklanm bunlardtr. Gerc;ekten de bunlar bende gec;ici olarak vardtr,

>arttyla. l>te bu anlamda ezeli-ebedi oldugumu deneyimliyorum. De-

230

231

mek ki bu bir ezeliyet-ebediyet veya biraradahk anlamma gelen bir deneyimdir; ardmdan gelecek oliimsiizliigun deneyimi degil. Ezelden ebede oldugum, ezeli-ebedi olarak oldugum yegin parc;amn, siire fo,mu altmda sahip oldugum uzamh parc;alara indirgenemeyecegini, >imdideit, varolu,umun ic;inde deneyimliyorum. Arna oziimii, bagtntilanmt edimselle>tirme~i,sem, birbiriyle dt>Sal olarak kar'~tla,an uzamh parc;alann yasasma tabi kalmt0sam, o zaman ezeli-ebedi oldugumu deneyimleme fikrine bile sahip degilim demektir. Bu durumda, oldiigum zaman, evet, kendimin biiyiik bir parc;asmt kaybetmi> olurum.


GILLES DELEUZE

SPlNOZA 0ZERlNE ONUNCU DERS

Aksine yegin par~amr oransal olarak daha bUyitk kllabilmi>seril, bu ne

kategorisi nedir? Evet tamam, bu srkrcr bir >ey, ama "onemli" degil. Bu

demektir? Bu noktada ku,kusuz kU~uk bir gfr~luk ba> gosterir. l>;te

hesap ne? "Pan;alar" s6zcUgtinUn birbirine indirgenemez iki anlam1

oldugum yegin par~a}'l ilgi-

arasmda oran kurabilmemize olanak saglaya~ bu "dikkate deger" veya

~unku "par~a­

"onemli" kategorileri degil midir? Benim yegin par~ama bagh ol~n, on-

lar" kelimesinin iki anlamr arasmda doga baklmmdan bir ortakhk

dan kaynaklanan >ey ve aksine sahip oldugum uzamh par~alara anfta

yoktur. 0 zaman Spinoza nasrl bunlann birbirine gore daha buyttk

bulunan >ey.

burada, sahip oldugum uzamh lendir~n

par~alarla,

bir tur oran hesabr devreye girer. Bu zordur,

veya daha

kil~uk

olduklanm soyleyebilir? Bize der ki oldugumde, gideri uzamh par~alar; benden

roln>a ge~er, bu tamam. Amaya bebekken ortadan kalknn>sam? [kah-

kaybolan >ey, bazr durumlarda en buyttk par~a olabilir; ba,ka durum-

kahalar] Spinoza'mn kurah hangi noktaya kadar i>;leyebilir? Ne kadar

kaybolan >ey, yani ba>ka bir yere

~ekip

Ve santa hi~ ku,kusuz vakitsiz olumler problemi var. Tekil oz va-

olduk~a ku~uk

par~a

olabilir. Demek ki yegin

zaman surdugumun sonu~ olarak hi~bir onemi yoktur. Bunu ~ok ke-

uzamh par~alann bu oran kuralma dahil olabilmeleri i~iri

sin olarak soyler. Bunu soylemeye hakkr vardrr, ~i.\nku ~ok ya>h olme-

ortak bir ol~ute sahip olmalan gereklidir. lki u~ durum vardrr, hazen

mesine raginen, bebekken de ortadan kalkmr$ degildi; Etik'i yazmaya

kaybolan uzamh pan;alar benim en buyttk par~amr olu>;turur, hazen

vakti olmn>tu. Peki, olen bebekler ne olacak? Spinoza'mn kurah: Oyle

i.Se benim ku~uk bir par~amr olu>turur; ~unku benim en buyitk par~a­

ya da boyle, olmem bu tek anlama gelir; arnk uzamh pan;alanm yok.

larda ise onemsiz, par~alarla

par~a

bir

almr$t1T. Tamam, daha ileriye gidilemez. Bu oran hesa-

Burada vakitsiz ohimlerle ilgili bir zorlukla kar>rla>ryoruz, ~ilnku er-

bmr veya oranm bu ya,anmr>; anlammr kurmak, belki de varolu>umuz

ken olumlerle ilgili olarak ·,u so.ylenebilir: Ezeli-ebedi bir ozii vardrr,

i~inde

mr yegin

bize dfr>fryordur. Evet demek gerekir, bir hayatta onemli olan

ama bu oz, bir kez daha so.yluyorum, Spinoza'da okudugumuza gore

nedir? On~mli alan, Onem Olc;Utii nedir? Neye Onem verdiniz? Oneme.

basit bir matematlksel >ekil gibi bir oz ·degildir, varolu>a ge~tigi ol~u­

Neredeyse onemden hareket etmek gerekebilir. Ha 'iU onemlidir, bu

de; derecesini edimsel krldrgr

degildir. Bunu neredeyse bir varolu>; kriteri haline getirmek gerekebi-

par~a}'l

Ol~ude;

kendi ba,ma edimsel:klldrjll

derecesini, yani oldugu yegin

ol~ude

oz olarak varolan bir bz-

lir. Nedir? lnsaruar hayatlarmda neye onem atfeder? Onemli olan rad-

dur. Buradan vakitsiz oli;nu$sem. oldugum yegin par~a}'l hi\;bir >ekilde

yoda konu,mak mr, pul koleksiyonu yapmak mr, saghgrmiZm iyi ol-

edimselle>tiremedigim somicu ~rkar. Ba>ka bir deyi>le, oldugum yegin

masr mr? Belki de hepsi. Mutlu hayat ne demektir, birisinin >nnlan

par~a}'l hi~

ifade edememi$/v;~t)\l!; yapamann>undrr. iildil~1"11uzde sorun yoktur.

soyleyerek olmesi anlammda:. Onuride sonunda ·istediklerimi gene! olarak yapabildim. Oyle ya da boyle, istediklefimi gene! olarak yapa-

Once Olenler? Burada.

bildim. lstediklerimi, dilediklerimi •>•ill yukan yapabildim: Evet bu

nin bunu Spinoza'ya

iyi. lnsarnn kendine bah,edebildigi ve kendini begenmi>ligin tam zrd-

olabilirdi? Samvorum ·ki'~

dr olan bu ilgin~ kendi kendini kutlama durumu nedir? Bu "onemli''

na benzer >eyler soyleyee~

232

Ama ya daha ki ... Mektupla>trgr bir ki>iSpinoza :he cevap vermis ~>~n'lazhk yapamayacak, >Uindirgenemez dr>salh-


SPlNOZA 0ZERINE ONUNCU DERS

GILLES DELEUZE

gmm bir parc;astdtr. Zehirlenmi> alan, zehirlenecek ve >U anda zehir-

Peki Spinaza'nm Olumu acaba vakitsiz miydi? Ona gore hie; ku>kn-

lenen insanlar toplulugunun bir parc;astdtr, vesaire ... Bizim bu uzamh

suz vakitsiz bir blum degildi. Bununla birlikte, yazmaya c;ak sanldtgt

parc;a problemimiz, bazt durumlarda ... Spinazact terimlerle kann>mak

bir kitabt bitiremeden oldu. Bir ki>inin nastl oldugiinii soylemek zar-

gerekirse, a>agt yukan >byle demek gerekir: Erken olen biri, evet, bu-

dur, ama onu oliirken hayal etmek daha zardur. .. Kendisi yapmak is-

rada alum kendini oyle bir dayanr ki, kendini oyle ka.ullarda dayanr

tedigi her 0eyi yapmt0 aldugunu soylerse ba0ka elbette.

ki bu durumda' soz kanusu bireyin en buyiik parc;astyla ilgilidir.

Som (aym gene; ktz), ... c;uriku Tann'ya gore dikey bir >ekilde tamm-

naza bunu bic;imsel alarak sayler, tam da erken olumleri ba0mdan sa-

ladtgtn ozun ezeli-ebediligini, bilince gore yatay bir >ekilde tammlayabilirdin.

vabilmek, yani vakitsiz olumleri engellemek ic;in. Bu ne demektir?

Gilles, Ozier taplulugu duzeyinde mi? Sen, tapluluk iizerinde, ben-

Ama mutlu hayat denilen >ey yapabilecegi her >eyi yapmaknr. Spi-

Olumu engellemek ic;ln degil, ama alum c;tkageldiginde sanuc; alarak benim en kuc;uk parc;amt ilgilendirmesini saglamak ic;in. Samyarum

den daha c;ok 1srar ediyorsun. Bana gOre ise bu bir sonuc;tur.

Som, Bu ikinci ve iic;iincu bilgi tiirlerinl aytrmaya alanak saglar.

Spinaza i>leri boyle goriiyar, bOyle deneyimliyar, boyle hissediyardu.

Sen belli bir a>amada ... tenielde ... bir tutuyarsun; aytrt etmeyi btrakt-

Sarunuz var mt? Tepkiniz var mt? Kuramsal degil, sadece hissettikleri-

yorsun.

niz.

Gilles, Evet oyle, c;iinku vaktim yoktu. Bunu soylemedim bu bakimSom (muhtemelen Giiney Amerika aksanh gene; bir ktz), Etih'te Spinaza

dan bazt avantajlan olabilir. Sen, ozler taplulugunda tsrar ediyarsun.

der ki, intelligo ... [duyulmuyor] "ben" diyor. Herhangi bir ornek ver-

Benim ic;in ise bu yalmzca bir sonuc;: Tapluluk ozlerden kaynaklamr,

mek istediginde Paul yada Pierre diyar. Hissettigimizden, deneyimle-

ozleri tesis eden bir >ey degildir. Evet.dagru, bu dagru, bu naktada

digimizden bahsettiginde ise soz kanusu alan bu kez bir "biz" aluyar,

bir fark olabilir. Gerc;ekten de her >eyden once ozlerin birbiriyle uyli-

yani bu biz hepimiz anlamma geliyor. Ve benzer >ekilde be>inci kitap-

muna vurgu yapan tumuyle farkh bir sunuo yaptlabilirdi. Evet, sana

ta entelektuel I ann a>kmdan soz ettiginde bu kez omnium, yani hepi-

>6yle diyecegim: Samyarum ki ozler ancak kendilerini edimselle>tir-

miz diyar. Demek ki belki de vakitsiz alum bOyle bir ittifakla, bOyle

meyi ba>ardtklan olc;ude birbirine uyabilir. 0 zaman bana gore, u-

bir artakhkla duzeltilebilir.

yum; aramtzda anla>mazhk yak, ama burada da bir vurgu farkt var.

Gilles, Evet! Soyledigin >ey c;ak derin ve dagru, c;unku buradaki "biz," ozler duzeyinde; bir kez daha tekrarhyarum, yalmzca varalu>lar ve uzarnh parc;alar duzeyinde kar>tthk soz kanusu alabilir; demek ki tUm 6zler diger 6zlere 6z olmalan bak1mmdan uyum g6sterir. 0 za-

man hayatlan goreli alarak ba>anh alan ozlerin erken olumleri ustlenebilecekleri soyl~nebilir, bu tamam. 234

Size hep soyledigim gibi, bir derste kendinize has vurgulanmzt yapmak durumundasm1z. Tamam!

Som, Olum iistune [zor i>ictliyorl ... Olumiin hic;bir nesnesi yak. .. Olumun onune gitmek ann gec;mek. .. [duyulmuyor] Gilles' Ancak >U riaktada cevap verebilirim: Spinaza bize bu konu. da ne diyarsa. Elbette ana gore oliimun oniinden gitmek neredeyse 235


GlUES DELEUZE

S?lNOZA DZERlNE ONUNCU D"ERS

upuygun olmayan bir hayatm dorugudur. Ve onun a<;Ismdan neden

nin Rimbaud'unkinden daha onemli olmas1 gerektigini soyleyemeyiz.

boyle oldugu <;ok kolay anla>Ilabilir. C:unkii Spinoza'mn inand115J bir

Demek ki her >ey, sanki bir geli>me h!Z! soz konusu)'lilu:; gibi eserin

fikir vard1r ki sahip olunabilecek en derin fikirlerden biridir. Oliimiin

yaranlmas1 i<;in verilen sUrenin bir tUr i<; .algtsi varm1~ gibi ve en niha-

her ne olursa olsun dogas1 itiba.nyla yalmzca di>andan gelebilecegine

yetinde esere son verecek o anzi bagtrin varm~ gibi cereyan ediyor.

inamr. blum temel olarak birbirine d!!isal par<;alann yasas1d1r; aksi

Ama biitun bu durumlarda eser "yapilmi>" ve "sonlanmi>" olacakur.

takdirde olum llkrinin hi<;bir anlami yoktur.

Bunun felsefi ornekleri de var.

Olumiin hep di>andan gelmesi konusunda Spinoza <;ok gii<;liidur.

Gilles:. Evet. Dahas1, mumkun oldugunca yiiceltilmi> olmayan, yani

Bana gore olumiin ka<;m!lmaz oldugu fikriyle oliimiin hep di>andan

estetik ve sanatsal olmayan ornekleri ele almak gerektigini du>unuyorum. Geriye kalan zamamn yakalanmasi, kalan zamamn degerlendirilmesi; varolu> i<;inde <;ok c;ok derin, c;ok clerin bir histir. Hangi olc;uyle, hangi turden bir nicelikle bu yap1hr? Hangi turden nicelikle bu ba,anhr? lnsanlar c;ok fazla zamanlanmn kalmad115J izlenimine kapildikla-

geldigi fikrini eksiksiz bir >ekilde uzla>Urabilen tek ki>idir. Oliimiin di>andan geJdigi soy)endiginde gene) o)arak hemen >6y)e kar>I <;IkJhr: Ha, ama eger oliim di>imdan geliyorsa, o zaman bir zorunlulugu yok demektir. Sonuc;ta olmeyebilirsiniz. [bandm sonu] ... l<;eriden gelen bir 6h'tm hi<;bir zaman olmam1~t1r. Spinoza bir 6lUm dUrtD.sD.m.in tl.iml.iyle

grotesk, mutlak olarak grotesk bir kavram oldugu fikrine sahip olanlardandi... Richard: Bu olum diirtusu meselesinde. Yazar Armand Farrachi bana oyle geliyor ki Spinoza'mn fikrini yeterince tamamlayarr bir goru geli>tirmi>ti.. Olen bebek vakasmi d!!ianda birakirsak, bu durumu bir miktar her yerde bulabiliriz. Yazar hep somut ornekler verir: Siirenin, araza nazaran sahip oldugu i<; anlami, bir tiir i<;sel anlam. Mesela bir yazar bD.tlin hayanm, seksen }'llmiVictor Hugo gibi eserini olu~turma足

ya verir, ba,ka bir yazar ise "eserini" olu>turmak ic;in iki ya da uc; )'ll harcayabilir. Burada omek olarak Rimbaud ve de Lautremont'u verir. Ve ger<;ekten de yirmi be> ya>ma geldiklerinde bitirmi> olurlar. Ba>kalan ise ancak seksen ya>mda bitireceklerdir. Aym durumla unlu miizisyenlerde de kaq;Iia>Iyoruz. Mozart ile Bach gibi. Kudret bakimmdan "e>deger" >eyler soylemi> ve yapmi>lardir. Mozart'm eserinin Bach'm eserinden daha 6nemli oldugu~u veya Victor Hugo'nun eseri-

236

nnda ... Nas!l hamlanmah, denildigi gibi: l>lerini s1raya ko)'lilak, diiienlemek. Bu ilgin<;. Bu tiir degerlendirmeler hep olur. Richard'm soylediginde ger<;ekten de <;ok onemli olan >ey bana oyle geliyor ki; bunun <;ok gene!, topyekun bir degerlendirme olma)'l>Idir. Bu ya:;a bagh degildir. Boyle bir his belli bir ya>a bagh degildir. Dipten gelen ve bana >oyle dedirten his: Bak i!;te belki de sona geldin. Bu panigin tersidir. Bu kaygmm tersidir. Bunu nas1l a<;Iklamah? Su noktaya geri doniiyorum: Oliim her zaman d!!iandan gelir. Evet bu tamam. Anzi olmayan olum yoktur. Ya,hhk da di>andan gelir. Boyle >eyler hep d!>andan gelir. Bu di>sal par<;alarm )'lpranmasidir. Bu durumda c;ok ilgin<; olan >ey bir taraftan tiire ait olan gene! yasalann olmasidir: Turumuzun kabaca :;u kadar bir sure, gene! bir sure ger,ktirdigini biliyorum. Oyleyse tiirun baZI gene! belirlenimleri var. Ama ne demektir bu; bir tur :;u kadar ya,ar, mesela bir kedi :;u kadar )'ll ya:;ar, bir insan ortalaJ?la olarak :;u kadar )'ll ya>ar; bu hayat ortalamalan ne demektir? Global siirelerin oldugunu, uzamh par<;alarm belli bir tiire ait olduklan zamam g6steren istatistiksel sllrelerin oldugunu g6sterir. Kedinin

237


SPlNOZA 0ZER1NE ONUNCU DERS

GILLES DELEUZE

ozum1 ele alm, bir kedi ne kadar ya>ar? On )'ll m1 on iki )'ll m1?

.;ekten bir kurtulu> yolu bulamazsa gomulup gidecek bir hasta gibi ol-

Comptesse, On sekiz )'ll. [kahkaha] ...

dugunu yazar. Spinoza ozellikle ilk metinlerinde Mrle konu>tugunda

Gilles, Canavarlar m1? Ha)'lr. Normal olarak degil. Evet tamam ke-

bu yalmzca di>andan gelen bir blum degildir. Bir duygulam>m etkisi

diler >ansh. Bir kedi i<;in onsekiz )'ll' Hayda bu tam bir felaket. [kah-

hastahga yo! a<;an bir >eydir. Ve bu hastahk i<;in bir .;are bulmak gere-

kahalar[

kir. Ve <;are bir tur dii>iinme ya da daha kesin olarak onun sbyledigi

Bu .;ok muhte>em. Bunun <;ok istisnai bir kedi oldugunu du>unuyorum. lnsanlara gelirsek, bilmiyorum, ortalama sure ne kadar? Bu, bir kez daha tekrarhyorum, uzamh par<;alann beni karakterize eden bagmular altmda oldugu zamand1r. Buras1 tamam. Ama bu uzamh par.;alan bana ait kilan ve bana ait olmaktan <;1karan >ey tumuyle clio-

gibi sbylersek bir bilgi bi<;imidir. Oysa bu oyle tek ba>ma, <;ok basit bir aksiyoma dayanmadan sbylenemez: C:llum d•>andan gelir, bu bu kadar basit. Sozgelimi duygulam>a kaulan ve olum duygulani>mi kesin d•>salhk aksiyomunda b1rakmak anla>Ilamayacak olan baZI >eyler vard1r.

sal arazlar alamndad1r. Yalmz, bu d10sal arazlarm yasalan vard1r, bu

Mesela akhmda Henry Miller'in bir metni var Seks Dunyas1'ndan.

a<;Ikllr, yasalan vard1r. Demek ki bu anlamda blum mutlak olarak zo-

Henry Miller mesela unutmaya <;ah>llgi bir ola)'l veya baz1lannm bii-

runludur, mutlak olarak ka<;Imlmazdir. Ama her zaman birbirine di~­

tiin varolu,lan boyunca unutmaya <;abalayacaklan baz1 olaylan anlat-

sal par.;alar arasmdaki bagmulan duzenleyen yasalara uyum gbsterir.

miyor. Seks Dunyas1'nda neredeyse unutulmaz ve kendisini hala etkile-

l>te blum bu anlamda her zaman di>andan gelir. Kesin olarak Spino-

yen bir olaydan bahsediyor; ama kendisinde bu duygulam>I heyin

za'mn surekli tekrarladigi gibi: Ben dogamn bir par<;aSI)'lm, yani; bu-

urettigini ve du>iinduk<;e duyguland1ran >eyin ne oldugunu hi<; anla-

tun bu di>Salhk dunyasma a<;1g1m. l>te bu an!amda o]um ·ka<;mllmaz-

madigmi sbyleyerek bahsediyor. Hayatmda ilk kez kii.;iik bi.r kmn

. d1r. Ne kadar di>andan geliyorsa o kadar zorunludur. 0 kadar.

cinsel orgamm gormesini anlauyor; o an .;ok garip bir izlenime kapih-

Comptesse' Burada >byle bir problem yok mu? Eger olumun di>an-

yor; sanki kii<;uk kiz bolunilp ikiye aynhyor. Miller sekiz ya,mda. KIZ

dan geldigi kabul edilirse; nas1l kabul edilmesin, d10andan geldigi kabul edilirse, d•>andan geliyorsa, bu durumda d•>andan bir duygula-

hemen ikiye aynhyor ve <;ok etkileyici bir >ekilde oradan demir maskeli bir adam <;Ikiyor. Bu .;ok tuhaf bir deneyim. Buradan ba>layarak

m>, olumciil bir duygulam> gelip i<;eriye giriyor demektir. Ve o zaman

bir dizi olu,uyor; bir Afrika maskesinden bahsediyor; yine aym halii-

0u soruri onaya <;Ikar veya <;1kabilir: Eger bu duygulani>m upuygun bir ide.asi varsa ve eger Spinoza'mn bahsettigi duygular, yani en ba>ta

sinasyondan, demir maskeli adamdan bahsediyor ve bu erkeksi uyanl-

sevin<; ve iiziintii duygulan, d•>andan gelen oliimcul duygulam>m

ma ve saldirganhk arasmda bir bagmu olmah diyor; kesin olarak. .. [duyulmuyor[ Oyleyse burada bir yazar i<;in ikincil degerde de olsa,

upuygun ideasma gbtiirebiliyorsa, bu Spinoza i<;in problem <;1karacak

kendi yazma deneyiminde dile getirmeyi asia ba,aramadigi bir duygu-

bir >eydir; <;iinkii unutmamak gerekir ki Spinoza baz1 metinlerinde bir

lam> tiirii var. 0 halde dilsiz veya dile getirilemez duygulam0lar var.

hasta gibi oldugunu, olmek uzere olan bir hasta gibi oldugunu, ger-

Olum hep d•>andan gelir diyerek olumu aksiyoma bagladigimizda,

238

239


GILLES DELEUZE

SPlNOZA OZERINE ONUNCU DERS

kar:;1m1zda ya bu dile getirilemez duygulam:; ve bu duygulam:;m etki-

Oyleyse uzamh parc;alara bagh olan duygular sadece d1:;salhk duy-

leri problemi <;1kacaknr ya da bu etkilerden dogan olaylar dizisi <;1ka-

gulan olarak kahr. Samyorum Spinoza Comptesse'in biraz once kul-

cakur.

land1g1 formulu kendisi ic;in kabul edemezdi: D1:;andan gelen bir duy-

Gilles, Anlatnklanm tam olarak anlayamad1g,m1 itiraf ederim; bu

gu zorunlu olarak ic;eriye girer. l<;eriye gec;emez,. c;unku ic; duygu "oz

bana da c;ok ilginc; gelebilirdi, ama itiraf etmem gerekirse, hence bun-

olarak 6zun" duygusundan, yegin parc;a, kudret derecesi olan ozun

da Spinozac1llic;bir :;ey yok.

duygusundan ba:;ka bir :;ey olamaz. Oysa d1:;ar1dan gelen duygul.ar,

Comptesse, Bunun Spinozac1 oldugunu soylemedim ki.

birbirine d1:;sal parc;alar arasmdaki etkile:;imlere bagh duygulard1r.

Gilles: Ha o zaman tamam! Spinoza olo.mun 路d1~andan gelmesi ko-

lkisi arasmda hic;bir ah:;veri:; yoktur. Birinci tU:rden ikinci ya da uc;un-

nusunda konu~mazd1. Bundan hareketle zorunlu olarak ic;eride cere-

cu ture gec;ebilirim. Birinci turden bir duygu, bir tutku duygusu ic;eri-

yan ettigini du:;unmezdi. Eger anlad1ysamz, Spinoza'da bu duzeyde

ye gec;emez; yani ozun bir duygusu olamaz.

bir ic;sellik yoktur; her :;ey d1:;sald1r ve d1:;sal kahr. Spinoza'nm anlad1-

Geli:;tirdigin c;ok ilginc;. Bizi titretecek ornekle birlikte. Anhyorsun

g1 haliyle tek ic;sellik -bu kelimeyi kullamr- tekil oz yerine ic;sel ozden

bu Miller. Miller bu bakimdan tuhaf bir yazard1r. Miller'da bizi bura-

bahsetmesidir. I ekil oz gerc;ekten de bir ic;sellikle tammlamr. Bu ne

da ilgilendiren :;eyler apsmdan; c;unku gen;ekten tarn:;!lmaz bic;imde

anlama gelir? Yegin bir pan;a olmas1 bakimmdan bir ic;selligi oldugu

Spinozac1 sayfalar vard1r. Ama Spinoza yorumcusu degildir, dolaylSly-

anlamma gelir. lc;selligi neye dayamr? Gariptir, bir kudret derecesinin

la her :;eyisoylemeye hakki vard1r. Bazen kendi ilham1yla tutarh kala-

ic;selligi, oteki kudret derecelerini kendisinde kapsama tamd1r ve bu

rak ilerler; c;ok c;ok SpinozaCl bir ilhama bagh unsurlar vard1r; bu

uzamh parc;alarla yegin parc;alar arasmdaki buylik farklardan biridir.

Henry Miller'm panteizmine i:;aret eder. Soma tumuyle farkh bir yer-

Herhangi bir yegin parc;a bir pars intima' d1r, yani bir ic; payd1r. Bir ic;

den gelen ilhamlan vard1r. Sozgelimi Dostoyevski'den ve en iyisi, en

payne demektir? Bir kez daha cevap c;ok kesindir: Birbirleriyle kan:;-

guzeli kendi kendisinden gelenler vard1r ki tum bunlann birbirine uy-

mayan daha alt duzeydeki kudret derecelerini ic;inde bulundunuas1

masm1, birbiriyle uyum ic;inde olmasm1 saglayan budur. Senin geli:;tir-

bakimmdan bir kudret derecesidir. Yuksek kudret dereceleri vard1r; du:;uk kudret dereceleri vard1r.

digin unsurlann nic;in apk bir 路:;ekilde Spinozac1 ohnad1g,na gelince, Spinoza'nm idealini hanrlarsak, bunu anlamak hie; zor olmayacaknr.

TUm Ozlerin birbirine uymas1, i~te burada, tUm Ozlerin her Oze ic;-

Spinoza'mn idealinden bahsetmemi:;tim, ama burada bahsetme fman-

sel olmas1 sayesinde mUmkUn olur. Biraz On~e soylediklerini Ozlerin

m buluyorum. Bu gerc;ekten, upuygun olmayamn ve tutkunun dunya-

birbirine uymas1 duzeyinde ele alabilirim, yani bunlan, tum ozlerin

s1d1r; e:;sesli i:;aretlerin, karanhk ve e:;sesli i:;aret)erin dunyas1d1r. Se-

birbirine yakmhg, a<;lSlndan konu:;abilirdik. Demek ki Spinoza ac;1sm- 路.

nin Miller' dan geli:;tirdigin omek de karanhk bir i:;arettir. Spinoza ic;in

dan bu duzeyde bir ic;sellik vard1r. Ama varolu:; ve uzamh parc;alar

bunlar dJ.>andad1r; hic;bir ac;1khk b1rakmaz: E:;sesli i:;aretlerle ba:; ba:;a

ac;1smdan d1:;salhktan ba:;ka bir :;ey yoktur. Hic;bir ic;sellik yoktur.

kald1g,n1Z surece birinci tur bilgi ic;inde, en kOtu varolu:; ic;inde c;aba-

240

241


GlUES DELEUZE

SP1NOZA 'OZERlNE ONUNCU DERS

lar durursunuz. Bu i~aretler cinsellik i~aretleri olsun, tannsal i~aretler

anlamda geli>tirmek psikanalizin en bilyilk ba>anlarmdan biri olmu>-

olsun, ne i$areti olursa olsun, i~aretin nereden geldiginin bir Onemi

tur.

yoktur; ister peygamberin ister sevgilinin i>areti olsun, hepsi aymd1r.

0 halde ilk ba>ta Spinoza'mn ol<;utlerini anlamamiZ gerekiyor. Spi-

Hepsi aymd1r, <;ilnku bu e>sesli i>aretler dunyas1d1r. Aksine ikinci ve

noza bize >byle diyecektir: Bu beni <;ok ilgilendirmiyor. Diyecektir ki,

'u<;uncu tur bilgilere yilkseli> oranlar yasas1 sayesinde bu i>aretleri aza-

cinselligi ayncahkh klhyorsunuz; ama cinselligi ayncahkh kllmamak

mi ol<;ude yoR etmektir; her zaman azami ol<;ude diyecektir; elbette

gerekir, <;unkil e>se;;li i>aretlere tak1hp kahrsanlZ ki, bunlan her yerde

her zaman e~sesli i$aretlere mahkU.muz; her zaman e.ssesli i~aretler

bulabilirsiniz; bundan ka<;mmak gerekir. Peygamber de olabilirsiniz

olacaknr; her zaman onlann yasasma tabi olacag1z; bu alum yasas1yla

sapkm da olabilirsiniz. Sozgelimi biseksilellik meselesi ilzerine ayrmn-

aym yasad1r.

lan yakalamak i<;in ara,nrma yapmaya degmez; veya cinselligin s1rlan

Bu e>sesli i>aretler dunyas1 yerine teksesli ifadeleri mumkun oldu-

ustune. Ya da dogumun mlan ustune. Eger e>sesli i>aretlerden ho>la-

gunca koymak, bu ... Seks meseleeine, seks dunyasma gelince, Spinoza

myorsamz istediginiz her yerde bulabilirsiniz bunlan. Ama bir kez

ku>kusuz seks dunyasma clair bir kitap yazmazd1. Ni<;in seks dunyasl-

Spinozac1hk soz konusu olunca, size sundugum >ey dogrudur. Spino-

na clair bir 路kitap yazmazdl? Ni<;in Spinoza'ya gore ... Burada ona veka-.

za derslerinin ba,mdan beri yorumum i<;in dayanak ald1g1m tek nokta

let etmeme gerek yok; bu a<;1k; bize bu konuda soyledigi bir >ey var; 路

Spinozac1hgm hakikaten, onun da soyledigi gibi pratik bir <;aba olma-

bize der ki: "Vard1r, cinsellik diye bir >ey vard1r. .. Ama onu varolu>u-

Sldlr. Boyle bir projeyle, boyle bir giri>imle hemfikir olanlar i<;in sizin

nuzun esas pan;;asr mr yaparsmrz yoksa g6reli olarak ikincil bir pan;;asr

de anlayacagm1z bir >ey soyluyor: Sizde uzuntu ve kaygt uyanduan

m1 yaparsmlZ, bu size kalmJ>. Ni<;in kendi adma bunu soylerdi. Bu

>ey e,sesli i>aretler dunyasmda ya>Iyor olmamzd1r kesinlikle. Benim,

a<;1k bir >ekilde bir miza<;, bir doga meselesidir. Samnm Spinoza da

yani Spinoza'mn size Onerecegi ~ey bu karanhk dUnyanm, bu gece

tum filozoflar gibi ve en ba,ta gelecek >ekilde ve ozel olarak namus-

dunyasmm, bu e>sesli i>aretler dunyasmm yerine tilmuyle farkh bir

luydu. Ni<;in? Bu Spinozac1hk a<;Ismdan <;ok kesindir.

dunyayr, birincisinden tilretilecek bir dunyayr koymak i<;in bir tur somut <;aba gostermenizdir. DI>anyla zitla>mayacaksmlZ, illdnden <;ekip

Ona gore cinsellik i>aretlerin karanhgmdan aynlamaz. Eger tekses-

pkaracaksmlZ, bir suril tedbirle ... Ve bu bir teksesli ifadeler dunyasl

li bir cinsellik olsayd1 buna tamamen taraftar olurdu. Spinoza cinsellige kar>I degildir. Eger cinsellikte teksesli ifadeler bulabiliyor ve ya>ayabiliyor olsaydmlZ size >6yle derdi: Hadi durmaym, yapmamz gere~

,;;

olacaknr. Burada cinsellik meselesinde Spinoza epeyce bizim gibidir, olduk<;a mpderndir. 0 cinsel olanm teksesli ifadesinin olmad1gm1 du-

ken bu. "Ama i>te hakh m1 hakslZ m1? Teksesli a>klar var m1? Dalia <;ok

>unur. Tamam, bu dJ>andan gelir, dJ>andan gelir; yani: Cinselliginizi

oyle gorilnuyor ki bu anlamda oyle gorunuyor ki, cinsellikte teksesli-

ya>ayrn, ama bu sizin en buyilk parc;amz olmamah, <;llnkil en buyilk

lik kaynaklan ke>fetmekten <;ok uzagtz. Aksine cinselligin e>sesliligini

parc;anlZ olursa, alum er gee; geldiginde veya ya>hhga bagh kudretsiz-

<;ogaltmaya kalm1> durumdayrz; cinselligin olaganustu e>sesliligini her

lik ba> gosterdiginde, butun bunlar olup bittiginde, kendinizin en bu-

242

243


SPtNOZA DZERlNE ONUNCU DERS

GILLES DELEUZE

yiik pan;asm1 kaybedeceksiniz demektir.

bir deyi:;le A'mn oziiniin ne oldugunu, B'nin oziiniin ne oldugunu,

Evet, Spinoza'nm fikri c;ok ilginc;. Sonuc; olarak :;oyle: Varolu:;um

dolaytstyla C'nin oziiniin ne oldugunu soylemez. Yalmzca C'nin"A ile

siiresince kendimin en biiyiik pan;as1 olacak :;ekilde yapnklanm be-

B'ye nastl uygulandtgrm sayler. Goriiyorsun, bu kesinlikle boyledir.

nim en biiyiik pan;am olacakttr. Eger oliimlii bir pan;a ahrsam, oliim-

Bana kanm dogasmm, kiliisiin dogasma, lenfin dogasma nastl uygulandtgmt sayler, c;iinkii kiliis ve lenf kam olu:;turur.

lii bir pan;ayt kendimin en biiyiik parc;ast yaparsam, elbette sonunda

Mtidahale: Bana gore, tamma bagh kaldtgtmtzda ozle ilgili bir :;eyi

oliirken tamamen oliiriim ve hic;bir umuda yer btrakmayacak :;ekilde 6hin1m ..

yakalayamtyorum, yani oziin ne oldugunu, buna bagh olarak da 6-

Mtidahale (gene; bir bayan): lkinci tiir bilgiye sanhrsak, iic;iincii tiiriin

liimde varhgrmm kurtanlmt:; olacak en biiyiik pan;asmm ne oldugu-

:;aru olarak ikinci tiir bilgiye, burada ondan bahsetmeye cesaret edilmedi, burada ondan hie; bahsedilmedi; bu ikinci tiir bilgiye sanhrsak, ne olur?

nu. Gilles: Evet, i~te. Burada c;ok kesin bir soru soruyorsun, ama ben

bunu geli:;tirmemi:;tim, c;iinkii geli:;tirilemez, c;iinkii oldukc;a teorik bir

Gilles: Bu iyi, 0 da i:;ler. Daha c;ok :;unu soylemek gerekirdi: Oc;uncii tiirii isteyecek olursak, bizde eksik olan nedir?

mesele. Bunu, bu konuyla ilgilenenler ic;in soyliiyorum. Spinoza'da

Eksik olan, samyorum ki eksik olan ... lkinci tiir bilgide anla:;tlan

ikinci tiir bilgide kalmmaz? Be:;inci kitaba kadar okuyacak olanlar ic;in

nedir? Anla:;tlan, bagmnlann hepsidir, ama bagmnlar alamnda daha

soyliiyorum; temennim buradaki herkesin okumastdtr. Bir :;eye i:;aret

bteye gitme olanagr yoktur. Bu ne demektir? Su demektir: Oc; birey

etmeliyim; be:;inci kitabm c;ok zor bir yap1s1 vardtr. Nedenini soyleye-

arasmdaki kar:;thkh bagrnnlann anla:;tlmast demektir. Nic;in iki ya da

yim; ispatlarm hlZl; aynca fantastik bir :;ey de vardtr: Olaganiistii gii-

dort degil de iic; birey diyorum? c;:unkl:i iic; birey arasmdaki bagmn ay-

zellikte bir metindir. .. Uc;u:; hlZl diizeyine ula:;an bir dii:;iincedir. Ne-

ncahkh bir ornektir: A, B, C. Birinci birey A'dtr, ikincisi B'dir ve Ave

reden bakarsamz bakm, bu be:;inci kitap c;ok ilginc;tir.

ikinci tiir bilgiden iic;iincii tiir bilgiye gen;ekten nastl gec;ilir, nic;in

B'den olu:;an birey de C'dir. Bu ayncahkh ornekte nic;in uc; bireye ihtiyac; duydugumu gormelisiniz. Bagrnnlanm bile:;tiren iki birey zorunlu olarak iic;iincii bir birey yaranr. Ornek, Spinoza'mn ornegini alahm: Kiliis ve lenf kamn parc;alandtr, yani bir birey kilus vardtr, bir birey lenf vardtr, her biri bir bagmtl altmda oldugu olc;iide. Bagrnnlan bile:;tigi olc;iide: kam, iic;iincii bireyi olu:;tururlar. 0 halde, ikinci tiir bilgi bireyleri bile:;tiren ve c;ozen bagrnnlarla ilgili her :;eyi bana sayler. Bana soylemedigi :;ey nedir? Soz konusu bireylerin her birinin tekil dogast ya da ozu iizerine bana hic;bir :;ey ogretmez tabii ki. Ba:;ka 244

245


ONBiRiNCi DERS

Deleuze-Spinoza

24 MART 1981

Buglin Spinoza'dan son kez bahsediyoruz. Gec;en defa bana sorulan bir soruyla ba>lamak istiyorum: Spinoza, en azmdan bir metinde, tum duygulam>lann hangi duygulam> olursa olsun her duygulam>m bziin duygulam>r oldugunu nasll soyleyebilir?

Aslmda, ''oziin duygulam>r" soziinii i>ittiginizde, bunun biraz tuhaf bir ifade oldugunu hissedebilirsiniz. Bildigim kadanyla bu ifade yalmzca burada var. Nerede? <;:ok kesin bir metinde. Etik'in ii<;iincii kitabmm sonunda yer alan 6zet metninde. Orada Spinoza kitap dr01 bir dizi tamm verir. Oraya kadar ya vermedigi ya da c;ok dag>mk olarak verdigi tammlan yeniden verir. Duygularm tammlaim1 verir. Ha-

nrlarsmrz, duygular c;ok 6zel bir duygulam> turiidiir. Onlardan kaynaklamrlar. Bunu srk srk "his" diye c;evirirler. Ama FranslZcada Latince affectus'a tam tamma uyan affect (duygu) kelimesi var. Bu, tam olarak "duygulam,lardan kaynaklamr ki, duygulam,Jar ya algr ya da tasa,j

nmdrr. Oysa uc;uncu kitabm sonundaki birinci tammda $Unlan okuruz: "Arzu, insamn bizzat oziidur, bu oz bir >ey yapmaya yOnelik herhangi bir duygulan)$ tarafmda;;, belirlenmi> ,olarak kavrandrg> olc;ude" Bu tammm oldukc;a uzun bir ac;rklamasr vardrr. Eger devam edersek bir o kadar daha son;n yaratan bir ciimleyle kar>rla>mz, <;Unku i)zun di.tygulam>mdan, "bu 6ziin dogu>tan (ya da edinilmi>) organizasyonunu anhyoruz." Latince metinde bir

~ey

247

eksiktir, paranteiin nedeni bu


GILLES DELEUZE

SPlNOZA 0ZER1NE ONBlRlNCl D~RS

Ktsa Deneme'nin Hallanda diline tercumesinde bekledigimiz cumleyi

masmdan farkh bir tarzda ait almalan gerekir. Bu i>in i<;inden nas1l <;1kacagiZl

tam haliyle buluruz. Bu "ya da edinilmi>" parantezini nir;in bekliyaruz? <;:unku bu 17. yi1z)'llda iki idea veya duygulam> tipi arasmda yap1lan r;ak yaygm bir aynmdtr: Dogu>tan gelen denilen idealar ya da edinilmi> denilen idealar. Descanes'ta da dogu,tan idealar ve edinilmi> idealar arastndaki bu aynm1 goruyoruz. Dogu,tan-edinilmi>, bu 17. yi1z)'llda r;ak yaygm bir r;ifttir, ama bu-

Ozun duygulam>t: Beni ilgilendiren 0ey Latincede aidiyet belirten bu "de" genitif farmiiliidur. Frans1zcada da genitif aym "de" parr;as1yla verilir. Dilbilgisinin genitifin farkh anlamlaruu a)'lrt ettigini hat1rhyarum. Bir sUrD. c;e$idi vard1r. Bu "de" pan;asm1 genitifi belirtmek ic;in kullamrsamz, bu her zaman bir oeyin birine ait oldugu anlamma gelir.

na kar>m Spinaza bu terminalajiyi kullanmam1>t1r. "Dagu,tan," "edi-

Eger genitifi bir aidiyet anlammda kullamrsam, bu aidiyetin r;ok farkh

nilmi>" sozcukleri yalmz bu ozette yer ahr. Spinaza'mn >imdiye dek

anlamlara sahip olmasm1 d1>lamaz. Bu genitif bir >eyin birinden geldi-

hi<; kullanmad1g1 terimleri kullandtgt ve ote yandan "6zun duygulam,,, farmulunii ortaya atttgt bu metin nedir?

gini ve ondan geldigi olr;ud~ ana ait olduguna i>aret edebilir ya da

$imdiye kadar soylenenleri du0unurseniz, burada bir sorun vardtr, r;unku Spinaza'mn tum duygulam,larm ve duygulann ozun duygula-

gunu belirtebilir. Ba>ka bir deyi>le, "de" pan;ac1gt, okun hangi anlam yoniine gittigini ser;mez, bir pasifiik genitifi mi yoksa bir aktiflik geni-

nt>lan oldugunu nastl soyleyebildigini kendi kendinize sararsmiZ. Bu,

tifi mi, bunlan ayut etmez.

bir tutkunun ozun duygulam>I aldugu anlamma gelir.

herhangi bir >eyin birine ancak o ki>i, o >eye maruz kahyorsa ait oldu-路

Sorum >U: Upuygun almayan bir ideam varsa, kendisinden bir tut-

Tum r;ozumlemelerimizin Iotgtnda, oze gerr;ekten ait alan >eyin

ku duygunun <;1kttgt bulamk bir 6nermem vard1r, bu hangi anlamda

upuygun idealarla aktif duygular, yani ikinci ve ur;uncu turden idealar

benim 6ziime aittir? Barra oyle geliyor ki cevap >udur: Dogal ko>ulla-

alabilecegini di1>I1nme egilimindeydik. Oze gerr;ekten ait alanlar bun-

nm altmda upuygun olmayan algtlara mahkUmum. Bu, birbirine d1o-

lardt. Oysa >imdi Spinoza sanki tam aksini sayler gibidir: Yalmzca tut-

sal sonsuz sa)'lda uzamh parr;adan alu,mu> oldugum anlamma gelir.

kular 6zun duygulam0lan olmakla kalmaz, tutkulann arasmda uzun-

Bu uzamh parr;alar bana belli bir bagtntt altmda aittir. Ama bu uzamh

tuler, en berbat tutkular, biitun duygular ozu etkiler.

parr;alar surekli alarak iizerlerinde etkide bulunan ve bana ait olma-

Bu sorunu <;6zmeye c;ah~acagim. Amac1m1z Spinoz.a'nm bir metnini tartl$mak degil, bu metni oldu-

yan parr;alann nufuzu altmdadtr. Eger bana ait alan ve bedenime dahil alan baz1 parr;alan ele ahr-

gu gibi almah)'lz. Bu metinden ogreniyoruz ki, ne olursa alsun her

sam, s6z gelimi derim, >U bagtnttlar altmda bana ait alan deri parr;a-

duygulam~ ozun duygulant>1d1r. Demek ki tutkular en az eylemler kadar oze aittir; upuygun olmayan idealar en az upuygun idealar kadar 6ze aittir. Ama yine de arada bir fark almas1 gerekir. Tutkularla upuygun olmayanidealarm ozlere, eylemlerin ve upuygun idealann ait al-

C1klan: Benim derim. Bunlar ba>ka d1>sal parr;alann eylemine surekli

248

249

olarak maruz kahr. Derim iizerinde eylemde bulunan her >ey, hava parr;at1klan, gane, parr;ac1klan ... <;:ok kaba bir 6rnek diizeyinde a<;1klamaya r;ah>tyorum. Giine> parr;ac1klan, 1s1 parr;ac1klan, derim iizerin-


GILLES DELEUZE

SPlNOZA OZERINE ONBlRlNCl DERS

de eylemde bulunur. Bu anlann gllne>e ait belli bir bagmn altmda al-

)l,lndan dinamik soz dagarc1)l,lna ge<;er. Su iki kavram1 e>deger kabul

duklan anlamma gelir. Derimin pan;ac1klan kesin alarak benim bede-

eder: Hareket ve siikiinet ba)l,lntlsl ile etki alabilme veya etki alabilme-

nimin karakteristigi alan bir bagmn altmdad1r, ama d1>sal belirlenim

ye yatkmhk. Bu kinetik ve dinamik onermeleri ni<;in e>deger kabul et-

yasasmdan ba>ka bir yasaya bayun egmeyen bu pan;aCJklar surekli

tigini sarmak gerekir. Ben! karakterize eden bir hareket ve siikiinet

alarak birbiri iizerinde eylem halindedir. 0 zaman derim ki, bendeki

bagmns1 aym zamanda ni<;in bana ait bir etki alabilme gucii alsun?

s1cakhk

alg~s1

bulamk bir alg1d1r ve bundan kayuaklanan duygular da

Cismin iki tan~mr olacaknr. Kinetik tamm ~udur: Her cisim bir ha-

tutkulard1r: "S1caklad1m." Bu "s!caklad1m" onermesi diizeyinde Spina-

reket ve s'O.kUnet bagmusryla tammlamr. Dinamik tammlama ise ~u­

zacl kategarileri ele ahrsak, 0oyle demem gerekir: Bedenim iizerinde bir d1> cisim eylemde bulunuyar; bu gllne>tir. Yani gune 0in pan;alan

dur: Her cisim belli bir etkilenebilme gllciiyle tammlamr. Bu kinetik

bedenimin pan;alan iizerinde eyler. Tum bunlar tam bir saf d1> belir-

biiyiik bir Sa)'lda uzarnl1 par<;a aittir dedigi bir metnini bulaca)l,lz. Bu

l~nimciliktir; tlpkl pan;ac1klann birbirine <;arpmas1 gibidir.

durumda, sonsuz 0 ekild~ ,etki ahyar alurum. Belli bir ba)l,lntl altmda .p~r,~aya sahip almak, sansuz >ekilde etki alabil-

· Maruz kald1g1m sJcakh)l,l deki etkisinin ideasma

alg~

alg~lad1)l,lmda,

ve dinamik ikili kayda duyarh almak gerekir. Spinaza'nm bana <;ak

gllne>in bedenim iizerin-

derim. Bu upuygun almayan bir

mektir. Bu noktadari:.i'db~-t~h-·h-~r .~ey aydmlamyor.

alg~d1r,

<;iinkii bir etkinin ideas1d1r; nedenini bilmem. Ondan bir pasif duygu

Eger uzamh pa~c;al~Ri'Ei':1o/~.as1m anladrysamz, bunlarm nedenlere

dagar: lster <;ak s1cak ve ben iiziintiilii ala)'lm, ister kendimi iyi hisse-

sahip almaktan "krnailfil!b.i·:\birbirine neden almaktan ve birbirinin

deyim, ne mutluluk, giine,.

: ·-~~_,;c·:wh0'"-)t,. ·- ·_:

Bu hangi anlamda oziin duygulanJ>1d1r? Zarunlu alarak oziin bir

etkisine maruz kalni:~~.~~~-ti,adii\lm biliyarsunuz. Bu, nedensellik veya dJ>sal belirlenirtl;cl~)l~l~~~\iBlr par<;aCJga <;arpan bir ba>ka par,., •. -"''J!.i,;;;.'/!if&'Eu#i.!.r·'~;

duygulanJ>Idlr. Ilk bakl>ta bu varolan bedenin bir duygulam,1d1r.

[F,irnlerle soylersek, bir sansuz sa)'lda

Ama sanU<;ta ozden ba,ka bir oey yaktur. Varalan beden yine oziin bir

iri iizerinde etkide bulundugu-

0eklidir. Varalan beden, sansuz sa)'lda uzamh par<;a belli bir ba)l,lntl altmda ana ait aldugu ol<;iide oziin kendisidir. Belli bir bagmn altmda.

nu dii>iinmeksizin.;q

;]D.uygulam0 diye neye denir? Etki-

nin ideasma

;att alan bu uzarnl1 par<;alan, bir-

Bu ne demek, bu hareket-siikiinet ba)l,lntlsl ne demek?

biri Uzerinde

~~~yamazsmrz. Birbiri Uzerindeki

HanrlarsmiZ, oz. bir kudret derecesidir. Belli bir hareket ve siikii-

·''

etkilerinden

net ba)l,lntlSl bu oze tekabiil eder. Varaldugum siirece, bu hareket ve

uzamh pan;a

siikiinet ba)l,lnt1s1 bu ba)l,lntl altmda bana ait alan uzamh par<;alar tara-

mesi elbette

fmdan etkili klhmr. Bu ne demektir? Etik'te <;ak ilgin<; bir mefhum

dugu hareket

izale, yalltllml$ bir sansuz ~~'m.lanan

bir uzamh parc;a kO.- . . Ama bu kiime, iize-

ka)'lllas1 vard1r. Spinaza'mn sanki ikili bir soz dagaTCl)l,l varml> gibi-

sahibi alan ve bana ait

dir. Ve bu ancak <;a)l,ln fizigiyle anla>Ilabilir. Bazen kinetik soz dagaTCl-

a;Ilarn,az. Derinin parc;acrk-

250


GILLES DELEUZE

SPlNOZA OZERlNE ONBlRlNCl DERS

lan ku,kusuz ona r;arpan hava parr;aCiklarmdan aynlamaz. Duygula-

B am. BUtO.n VO.cudunuz ferahladr. Simdi artrk bUtUn VO.cudunuzun

m> etkinin ideasmdan ba,ka bir >ey degildir. Bu zorunlu olarak bula-

yayrlabilir olmasmr isti)rorsunuz. GU.ne~te uzamyorsunuz; Spinoza der

mk bir idead1r, <;ilnkii nedenin ideasma sahip degilimdir. Bu etkinin

ki, yamlmamak gerekir; her iki durumda da etki alabilme giicilnilz zo-

ahm>1d1r: Alg1hyorum derim. Spinoza'nm kinetik tammdan dinamik

runlu olarak dolmu>tur. Sadece ko>ullara, dJ>sal ko>ullara bagh olarak

tamma ge(:ebilmesi, i~te bu yoldandrr: Yani sonsuz sayrda uzamh par-

la)'lk oldugunuz duygulam>lara ve duygulara sahipsinizdir hep. Ama

r;anm altmda Bana ait oldugu bagmn, aym zamanda bir etki alabilme,

bir duygulam>, bir duygu size ancak sizin etki alabilme gilciiniizii ger-

duygulanabilme gilciidilr. Ama bu durumda, alg1lanm ve tutkulanm,

r;ekten doldurmaya katkJda bulundugu olr;iide aittir.

sevin(:lerim ve Uzl\ntlllerim, duygulanm nedir?

l>te tiim duygulam>larm ve duygulann 6ziln duygulan olmas1 bu

Eger kinetik unsurla dinamik unsur arasmdaki bu paralelligi siir-

anlamdad1r. Sonur; olarak, duygulam>lar ve duygular ozden ba,ka bir

diirilrsem, uzamh parr;alann bana, beni karakterize eden belli bir ha-

>eyin duygulam>lan ve duygulan olamazlar. Ni<;in? Ancak sizin etki

reket ve siikiinet bagmns1m etkili klld1klan olr;iide ait olduklanm soy-

alabilme giiciinilzil doldurabildikleri ol<;:iide sizin ir;in varolurlar ve bu

lemem gerekir. Bir bagmtl)'l etkili k1larlar, r;ilnkii bagmtmm aralann-

etki alabilme gilcii sizin oziin(Jziin etki alabilme gilciidiir. Hi<;bir an

da ho.kum surecegt terimlerini tammlarlar. Ve ;;imdi eg~r dinamik te-

i(:in hayrflanmamz gerekmez. Yag~ur yagarken ve siz mutsuzken,

rimlerle konu>ursam, duygulam>lar ve duygular, etki alabilme gilcil-

harfiyyen s6ylersek, hi<;bir eksiginiz yoktur. l>te bu Spinoza'nm bil-

mii doldurabildikleri olr;iide bana aittir ve etki alabilme giicilm her an

yilk fikridir. Hir;bir zaman hir;bir eksiginiz yoktur. Etki alabilme gilcii-

dolar demem gerekir. Birbirinden tamamen farkh >U iki am kar>lla>U-

niiz oyle ya da boyle dolar. Her durumda, hir;bir >ey kendini bir ek-

rm. A am: Yagmur altmdasmrz kendi ba;;mrzasmrz, srgmabileceginiz

siklik olarak ifade etmez ya da kendini bir eksiklik olarak ifade edecek

hir;bir yer yok ve vilcudunuzun sag tarafm1 sol taraflmzla ya da sol ta-

>ekilde temellenmemi>tir. Bu "varhktan ba>kasJ yoktur" formiiliidiir.

rafmr sag tarafrmzla korumak mecburiyetindesiniz. Bu cUmlenin gll-

Tiim duygulam>lar, tiim alg1lar, tiim duygular ve tiim tutkular ozun'

zelligine duyarh olun. C:ok kinetik bir formiil. Viicudumun bir yansl-

duygulam>lan, alg1lan ve tutkuland1r. Felsefenin silrekli olarak kma-

m obiir yans1 ir;in bannak yapma durumunda)'lm. Bu r;ok gilzel bir

nan bir kelimeyi kullanmas1 tesadiifi degildir. Ama ne yapacaksm1z,

formU.ldU.r. Dante'nin ~iirlerinden biri. Cehennemin katlanndan birin-

bu kelimeye ihtiyaCI var: Bu Spinoza'daki, quatenus, "o ol<;ude," "siire-

de hafif bir yagmur vard1r, bedenler bir tilr balr;1gm ir;inde uzamrlar.

ce" diye terciime edilebilecek sozciiktiir. "... olr;iide" tabiri. Felsefeyi

Dante balr;1kta doniip durmaktan ba>ka yapabilecekleri hir;bir >ey ol-

bir kelimeyle tammlamak gerekseydi, " ... olr;iide" sanand1r felsefe di-

mayan ou bedenlerin yalmzhgm1 vermeye r;ah>Jr. Vucutlanmn bir ta-

yebilirdik. Tesadiiferi "... olr;iide" diyen birini goriirseniz, evet, dii>iin-

rafmJ oteki taraflyla korumaya r;ah>Jrlar hep. B am: Simdi arnk ferahh-

ce doguyor diyebilirsiniz. Dii>iinen ilk insan "... ol<;iide" diyendir. Ni-

yorsunuz. Biraz once, yagmur damlalan kur;iik oklar gibiydi, her >ey

c;in? " ... Ol(:Ude" kavram sanatrdrr. Kavramdrr. Spinoza'nm sf!.rekli ola-

korkunr;tu, mayonuzun ir;inde grotesk bir haldeydiniz. Ve giine> ar;n:

rak "... olr;ilde"nin Latince e>degerini kullanmas1 bir tesadiif miidiir?

252

253


GILLES DELEUZE

SPlNOZA, OZERlNE ONBlRlNCl DERS

"... olc;ude" kelimesi kavramda bulunan, ama >eylerin kendisinde alg>-

lar. Bu duygulanJ>lar, alg>lar ve duygular da bziin duygulam>1d1r. Oze

lanabilir olmayan aynmlara at1fta bulunur. Kavramdaki aynmlarla ve

aittir. !kisi aym durumdur, ama ne olc;ude ve hangi bakimdan? oz,

kavram arac!hilJyJa i> gorurseniz, >UnU diyebiJirsiniz: "... 6Jc;ude >ey." Bu >eyin kavramsal ciheti demektir.

ona belli bir bailJntl altmda ait olan sonsuz sa)'lda uzamh parc;aya sa-

0 halde tum , duygulam>lar 6ziin duygulam,Jandir. Ama hangi 61-

ifade ediyor olarak kavrand!ilJ olc;ude. Burada uzamh parc;alar ile

c;ude? Hangi bakimdan? Upuygun olmayan alg>lar ve tutkular soz ko-

uzamh pan;alarm eylemi birlikte degerlendirilir, c;unkii ben neden

nusu olduguna gore, bunlann 6ziin duygulam,Jan olmasmm, >U ya da

olan bailJntllan anlama diizeyine yiikseJebiJmi>imdir; dola)'!Slyla 6ziin

bu bagmu altmda ona ait olan sonsuz sa)'lda uzamh parc;aya 6z sahip oldugu olc;ude mumkiin oldugunu eklemek gerekir.

c;aya edimsel olarak sahip olmas1 bakimmdan 6z degil, kendini bir ba-

Burada, etki alabilme giicii 6ze aittir, basitc;e d1>andan gelen duy-

hip olarak kavrand!ilJ olc;ude degil artlk; 6z kendini belli bir bagmuda

ba,ka bir cihetine yiikselmi>imdir. Bu arnk sonsuz Sa)'Ida uzamh parilJnt!da ifade eunesi bakimmdan ozdiir.

gular tarafmdan zorunlu olarak doldurulur. Bu duygular dJ>andan ge-

Dc;uncu tiirden idealar duzeyine yiikseldigim zaman, oradan kay-

lir, ozden gelmez. Ama yine de 6zun duygulandlr, c;iinku 6ziin etki

naklanan idealar ve aktif duygular daha giic;lii bir zeminde oze aittir

alabilme giiciinu doldururlar. Dl>andan geldiklerini akhmzda iyi tu-

ve 6ziin duygulam>1d1r. Bu kez 6z kendinde oldugu, kendi ic;inde ol-

tun ve aslmda bu dJ>arJSJ, birbiri uzerinde eylemde buhinan uzamh

dugu, kendinde ve kendi ic;in oldugu ol<;iide. Kendinde ve kendi ic;in

parc;alann tabi olduklan yasad1r. !kind ve iic;uncii tiir bilgiye yiiksel-

bir kudret derecesi oldugu Olc;ude. Kabaca diyecegim ki tum duygula-

me durumuna gelindiginde ne olur? Burada upuygun alg>lanm ve ak-

nJ>lar ve duygular 6ziin duygulam,1d1r; yalmz iki farkh durum vard1r;

tif duygulanm vard1r. Bu ne demektir? Bunlar, 6ziin duygulam>1d1r.

Gllnko. genitifin iki anlam1 vardu ... ikinci ve llGU.ncU tU.r idealar 6zU.n

Hatta bunu daha giic;lii bir zeminde soyleyebilirim. Onceki durumla

duygulam>1d1r; ama felsefe tarihinde ancak c;ok sonralan belirecek,

arasmda ne fark var? Ama bu kez d1>andan gelmezler, ic;eriden gelir-

mesela Almanlar'la belirecek bir kelimeyi kullamrsak, bunlar oto-duy-

ler. Nic;in? Bunu gormii>tiik. Bir Drtak mefhum, dola)'lS!yla zorunlu

gulam>, kendi kendine duygulam>nr. Sonuc; olarak, ortak mefhumlar

olarak iiGllncU tiir bir idea, bir 6z idas1 ni¢in iGeriden gelir?

ve iic;uncii tiir idealarda oz kendi kendinden etkilenir.

Biraz once upuygun olmayan idealann ve pasif duygularm bana ait

Spinoza "aktif duygu" teiimini kullamr ve bunun kendi kendine

oldugunu, benim 6ziime ait oldugunu soylemi>tim. Oyleyse bunlar

duygulam>tan pek bir fark1 yoktur. Tiim duygulam>lar oziin duygula-

6ziin duygulam>Jdlr, bu 6z belli bir bagmu altmda ona ait olan sonsuz

nJ>ldlr, ama dikkat, 6ziin duygulam,mm tek anlam1 yoktur. Geriye

sa)'lda uzamh pan;aya edimsel olarak sahip oldugu olc;iide.

kalan bundan etik ontoloji bagmtJSJyla-ilgili bir sonuc; c;1kannaknr.

Simdi ortak mefhumlan ara,urahm. Bir ortak mefhum (notione

Neden bunlar bir ontoloji olu>turmaktad1r? Benim bir his-fikrim

communis) bir alg>d1r. Ortak bir bailJntmm, bana ve ba,ka bir cisme

var. Tek ontoiojiden ba,kas1 hie; olmaml>tlr. Bir ontolojiyi Spinoza'dan

ortak olan bir bagmtmm alg1sld1r. Oradan duygular gelir, aktif duygu-

ba0ka hie; kimse ba,aramanu0nr. Eger ontolojiyi c;ok kesin bir anlamda

254

255


GILLES DELEUZE

SPlNOZA DzERlNE ONBlRlNCl OERS

ele ahrsak bir felsefenin bir ontoloji olarak gen;ekle;tigi tek bir du-

ha akllh ve iyi c;•karlard1 oradan. Ama yeniden giyindikleri zaman, on-

rumdan ba:;kasm1 gormuyorum. 0 da Spinoza'd1r. Peki boyle bir :;ey

ceki kadar <;lplakurlar. Bu diizeyde, ne yap1yorlar bunlar giine:;le? Bi-

nic;in yalmzca bir kez gerc;ekle:;mi:;tir. Ve nic;in Spinoza tarafmdan gerc;ekle:;tirilmi:;tir?

rinci tiirde kahyorlar... (. .. ) "S1cag. severim"deki "ben" damarlarm ge-

Bir 6ziin etki alabilme giicii ic;sel duygulam:;lar tarafmdan oldugu

nimi dogrudan ifade eden bir "ben"dir. Bu anlamda benim parc;alanm

kadar pekala d;:;sal duygulam:;lar tarafmdan da gerc;ekle:;tirilebilir.

Uzerinde etkide bulunan gune'i parc;ac1klandlr ve birbirleri iizerinde

ni:;lemesi ya da daralmas1 gibi uzamh pan;alarla ilgili bir d1:;sal belirle-

Ozellikle etki alabilme giicuniin ic;sellige, kinetik bagmtmm bulund.u-

b1rakuklan etki bir haz veya sevinc;tir. Bu, naif "ah, gilne:;, bunu sevi-

gundan daha c;ok aufta bulundugunu du:;unmemek laz1m. Duygular

yorum" formuluyle tercume ettigim birinci tilr bilginin gune:;idir. As-

mutlak olarak d1:;sal olabilir: Bunlar tutkudur. Tutku etki alabilme gii-

lmda, s6z konusu alan bedenimin d1~sal mekanizmalan ve pan;alar

ciinu dolduran ve d1:;andan gelen duygudur. Be:;inci kitap bana oyle

arasmdaki, giine:;in pan;alanyla bedenimin parc;alan arasmdaki bagm-

geliyor ki bu kendi kendine duygulan1:; mefhumu ilzerinde temellen-

ulardu.

mi:;tir. Mesela :;oyle bir metni ele alahm: Tann'ya duydugum sevgi

Hangi noktadan itibaren, bu gune:; meselesinde, hangi andan itiba-

(6rtuk olarak uc;uncu tiir) Tann'mn kendi kendine duydugu sevgi ve

ren gerc;ek anlam1yla "ben" demeye ba:;layabilirim? lkinci. tur bilgiyle,

bana duydugu sevgidir. Bu, iic;uncu tilr duzeyinde, tUm 6zlerin bir-

pan;alann birbiri Uzerindeki etkisi alamm

birine ic;sel oldugu, tum kudret derecelerinin birbirine ve ilahi kudret

bilgiye, pratik bir giine:; kavra)'l:;ma vannm. Bu pratik kavra)'l:; ne an-

denilen kudrete ic;sel oldugu anlamma gelir. Ozlerin bir ic;selligi vard1r

lama gelir? Bu, one gec;tigim anlamma gelir, giine:;e bagh 'i!l ya da bu

ve bu onlann birbirine kan:;uklan anlamma gelmez. Burada bir ic; ay-

kuc;uk ola)'ln, belli bir andaki ufak bir golge ola)'lmn ne anlama geldi-

nm sist,emine vanyoruz; burada bir 6z beni etkiler; bu U<;anc'O. t'O.r'O.n

gini bilirim; neyi ifade ettigini bilirim. ·Aruk giine:;in bedenim uzerin-

tamm1d1r; bir 6z benim 6z'O.m'O. etkiler. Ama tUm Ozler birbirine ic;sel

deki etkilerini kaydetme durumunda degilim. Bedenimin bagmularml

oldugu ic;in, bir ozun beni etkilemesi, benim ozumun kendini etkile- · digi tarzd1r.

giine:;in :;u ya da bu bag.ntlSlyla bile:;tirmeyi bildigim zaman nedenle-

Tehlikeli olsa da giine:; omegime geri donuyorum. Ne demektir

a~anm. GU.ne~e

dair bir t'O.r

rin bir tUr pratik kavra)'l:;ma yokselirlm. Bir ressamm durumunu ele alahm. 'Dogaya c;1kan bir ondokuzuncu

''panteizm?" Kendilerine panteist diyen insanlar nasd ya~ar? Panteist

yilz)'ll ressam1m ele alahm. Elinde sehpas1 vard1r, bu bir bag.nud1r.

alan birc;ok lngiliz varchr. Akhmda Lawrence var. Onda bir giine:; kul-

Hareketsiz durmayan giine:; vard1r. Burada bu ikinci tiir bilgi nedir?

tu vard1r. i:;.k ve verem, Lawrence ile Spinoza'da ortak alan noktalar-

Ressam, sehpasmm konumunu tamamen degi~tirecektir. GU.ne~ tepe-

dir. Lawrence bize giine:;le bagmu halinde olmanm kabaca uc; :;ekli ol-

deyken ve batmaktayken tuvaliyle arasmda aym bag.nt1 olamaz. Van

dugunu sayler. Plajdaki insanlar; bunlar anlam1yor giine:;i, giine:; ne-

Gogh dizlerinin ustunde resim yapard1. Gun baum1 goziinun mum-

.dir bilmiyor, kotu ya:;1yorlar. Sonuc;ta giine:;ten bir :;ey anlasalard1, da-

kiln alan en alt ufuk c;izgisine denk du:;mesi ic;in onu neredeyse yat-

256

257

1


SPINOlA UZERlNE ONBIRlNCI DERS GILLES DELEUZE

mak durumunda

b~raktrd1.

mi etkiledigim ,,,hlar olsa dave benim kendimi etkiledigim ,,mlar gu-

Bu durumda bir sehpaya sahip olmanm

ne>in beni etkiledigi J>mlar olsa da bu gune>sel kendi kendine duygu-

hic;bir anlam1 yoktur. Gzanne'm mistral nizgarlanndan bahseden

lam>tlr. Soze dokuldug;mde bu grotesk goninuyor, ama ya>am bic;itn-

mektuplan vard1r: Tuval-sehpa bagmnsm1 riizgarm bagmns1yla nasll

leri duzeyinde i>in c;ok farkh oldugunu anla)'ln. Lawrence bu metinle-

bile>tirmeli; sehpa bagmnsm1 batmakta olan gi'me>le nas1l bile>tirmeli

ii, kendi tekil 6zl1, gUne~in tekil OzU ve dU~yamn 6zl1 arasmdaki ic;sel

ve yere yatml> halde, yerde kann iistu uzanml> hal de resmi nasll ta-

farkl muhafaza eden bir tUr aymhk Uzerinde geli~tirmi~tir.

' mamlamah? Bagmnlan bile>tiriyorum; ve belli bir yoldan nedenlere dair belli bir kavra)'l>a yakseliyorum; i>te o andan itibaren gune>i sevdigimi soylemeye ba>layabilirim. Aruk gune> parc;ac1klannm bedenim uzerindeki 路etkisinde degilim, ba>ka bir alahda)'lm; bagmnlarm bile>- 路 mesi alamnda)'lffi. Ve bu durumda, birinci derece ac;1smdan bize delice gorunen onermeden c;ok uzak degilim: "Giine>, ben ondan bir >eyim i>te" diyebilmekten uzakta degilim. Gune,le bir yakmhk bagmt1s1 kurmu,um. l>te bu ikinci tur bilgidir. lkinci turde, gune>le bir tur ortakhgm s6z konusu oldugunu anla)'ln. Van Gogh i<;in bu apa<;lktlr. Gune>le bir tur ileti>im kurmaya ba,laml>tlr. Dc;uncu turdeyse ne olur? Burada Lawrence c;ok zengiP.dir. Soyut terimlerle soylenirse bu mistik bir bile>medir. Her turden din路 gune> mistikleri yaratml>tlr. Bu aru bir ad1md1r. Van Gogh'ta kendisinin ver, meyi ba>aramad!i\lna inand1g1 bir otenin oldugu izlenimi vard1. Bir ressam olarak veremeyecegi bu "hala bte" nedir? Bunlar mistiklerin giine> metaforlan m1d1r? Ama eger boyle anla>Jhrsa bunlar arnk metafor degildir, Tann'nm giine> oldugunu kelime anlam1yla soyleyebilirler. Kelime anlam1yla "ben Tann')'lm" diyebilirler. Nic;in? Burada bir aymla>ma soz konusu oldugundan degil. Bunun nedeni, bu uc;uncu tur bilgi dlizeyinde ic;sel aynm kipine eri>ilebilmesidir. l>te bu noktada Spinoza'nm uc;uncu tur bilgisinde indirgenemez bir >ekilde mistik bir >eyler vard1r: Ozler hem birbirinden ayndJr, ama birbirinden ancak ic;eriden aynhr. Gune>in beni etkiledigi l>mlar benim kendi kendi258

'

I ~

~

I I

,, I

259


I I

I

!

DiZiN

229,230,248

Adem, 28, 29, 30, 109, 167, 187, Agamemnon, 186

Devlet, 105 Dosteyevski, 119

Aristoteles, 105, 124, 128, 174,

Duns Scotus, 142, 173, 174

189

199, 201, 202

Aziz Thomas,

tqs, 112, 136

El Greco, 88 Ennead, 204

Bach, 236

Epikuros, 150

Bateson, 202

Eski Ahid, 89

Bergson, 60, 61,88

Etik, 13, 18, 27, 35, 41, 58, 65, 68,

Bizans, 206, 207

71, 87, 89, 94, 95, 96, 97, 98,

B!)'enbergh, 28, 51, 53, 54, 56, 57,

111,114,115,118,125,126,

58, 64, 145, 179, 180, 181, 182

127, 139, 143, 170, 171' 182,

Buffon, 201 Buyuk lskender, 200, 204

185,213,218,233,234,247, 250 De Deo (Tann'ya Dair), 87

cezanne, 258 Farrachi, Armand, 236

Chartres Okulu, 142 Cicero, 105, 106, 112, 136

Fichte, 128

Comptesse, 133, 135, 136, 238,

Fitzgerald, 44

240, 241

Cromwell, 138, 139

Goethe, 97

Cusanus, Nicholaus, 101, 192

Gueroult, 149, 152, 155, 157, 161, 165

Dante, 252

Hobbes, 31, 107, 108, 110, 112,

De Officiis, 106

135, 136, 141

De Witt, 96, 137, 139

Hugo, Victor, 236

Delbos, 97 Descartes, 29, 87, 155, 158, 196,

261


GILLES DEIEUZE

lngiliz Devrimi, 138

Pascal, 150, 195 Phaidon, 229

路 jaspers, 81

Pinhas, Richard, 52, 70 Platon, 92, 136, 142, 144, 198,200,

Kamelyah Kadm, 217.

201,202,203,204,205,229,

Kant, 13, 126

230

Kisa Deneme, 169', 170,248

Plotinus, 92, 93, 204, 205, 207

Klossowski, 175

Powys, 225

Klytaimnestra, 186 Richard, 52, 70,73,236,237

Lautremont, 236

Riegl, 206

Lawrence, D. H., 42, 225, 256,

Rimbaud, 236, 237

Rousseau, 80, 104

258,259

Russell, 196, 197

Leibniz, 45, 77, 87, 90, 91, 98, 144, 153, 158, 162, 167, 168

Lucretius, 150

Seks DUnyas1, 239

Malebranche, 87, 162.

Siyasi (:alt;ma, 96, 137, 139

Meyer, !6, 77, 78 MlSlr sanatl, 206

Stalin, 139

Shelling, 128

StoaCilar, 105,201,202,203,204, 205

Miller, Henry, 239, 241

Mozart, 236

Strindberg, 38

Neron, 181, 182, 185, 186

Tannbilimsel Siyasi (ah$ma, 21, 137, 139, 190

Newton, 151

Timaios, 198, 205

Nietzsche, 36, 71, 103, 114, 115,

tonos, 204

116, 117, 129, 141, 175, 188

Orange Hanedam, 137 Van Gogh, 257, 258

Orestes, 182, 185, 186

Yunan sanatl, 206

Oklid, 215

Yunanhlar, 206, 207 Parmenides, 92

262

Gilles Deleuze - Spinoza Üzerine Onbir Ders  

Ceviri Ulus Baker

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you