__MAIN_TEXT__

Page 1


Kalıp Uzmanı.

Zorlu geometrilerde en hızlı ve güvenli çözüm. Türkiye’nin ve dünyanın en önemli köprü ve viyadük projelerinde yer almanın gururunu yaşıyoruz. Doka kalıp ve iskele sistemlerini seçtiğiniz için teşekkür ederiz. / @DokaKalipIskele

/ Doka Turkey

/ dokakalipiskele

/ dokakalip

/ doka kalıp ve iskele

İstanbul I T 0 262 751 50 66 I T 0 262 751 50 05 I turkiye@doka.com www.doka.com/tk

Kömürhan Köprüsü / Elazığ

Nissibi Köprüsü / Adıyaman

Osmangazi Köprüsü / İzmit


Eyiste Viyadüğü / Konya


editör VOLİ FUAR HİZMETLERİ A.Ş. adına İMTİYAZ SAHİBİ Hüseyin Ferruh Işık Sorumlu Müdür Mustafa Aktaş mustafa.aktas@voli.com.tr Reklam Müdürü Hakan Girgin hakan.girgin@img.com.tr Yayın Editörü Tarık Oral tarik.oral@img.com.tr Grafik Tasarım Cüneyt Er cuneyt.er@voli.com.tr Sosyal Medya Koordinatörü Tuğba Dilek tugba.dilek@voli.com.tr Finans Müdürü Mustafa Aktaş mustafa.aktas@img.com.tr Abone Zekeriya Aydoğan zekeriya.aydogan@voli.com.tr CTP - Baskı Milsan Basın Sanayi İnönü Mahallesi. Muammer Aksoy Cad. Dere Sk. No:70 Küçükçekmece - İSTANBUL Adres: 15 Temmuz Mahallesi Bahar Caddesi Polat İş Merkezi B Blok No:3 Kat:1 Güneşli - Bağcılar İSTANBUL / TURKEY Tel: +90 212 604 51 00 Faks: +90 212 604 51 35

Sektör dinamikleri harekete geçmeye hazır Geçen ay Elazığ’da meydana gelen ve çevre illeri de etkiyelen 6.8 şiddetindeki deprem, ülke olarak bizlere bir kez daha içerisinde yaşamış olduğumuz binaların ne denli güvenilir olduğunu hatırlattı. Çarpık, plansız ve düzensiz yapılaşmalarla ülkemizi maalesef yapısal anlamda bir yığın haline getirdik. Mega kentlerdeki toplanma yerlerinin yetersiz olması ve halk tarafından böyle alanların varlığının dahi fazla bilinmemesi ayrı bir eksiğimiz. Bu tür doğal afetlerde ortaya konulması gereken refleksleri eğitim kanalıyla değil de, her başımıza gelen afette bedeller ödeyerek öğreniyor olmamız, hayatımızın bir parçası olduğunu kabul etmemiz gereken bu tür doğa olaylarının en trajik yanı olsa gerek. Depremin ardından sektörden konuyla ilgili açıklamalar da peşpeşe geldi. Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, yapmış olduğu açıklamada; “Türkiye’de riski deprem değil güvensiz yapılar oluşturuyor. İçinde bulunduğumuz süreçte tüm binaları yıkıp yeniden yapamayacağımıza göre, kentsel dönüşüm kapsamında binaları depreme karşı güçlendirme çözümünü iyi değerlendirmeliyiz...” dedi. Konuyla ilgili bir başka açıklamada bulunan isim ise, GYODER Başkanı Dr. Feyzullah Yetgin oldu. Yetgin, “Topraklarının büyük bir bölümü deprem kuşağında yer alan Türkiye’de, depreme hazırlıklı olmamız için kentsel dönüşüm tek çare. İçinde bulunduğumuz süreçte güvenli ve sağlıklı yapılara hızla kavuşmamız kentsel dönüşü mle mümkün...” şeklinde konuştu. Umarız böylesi elim hadiseler karşısında maddi ve manevi anlamda çok daha az kayıplar vereceğimiz günler çok yakınlardadır... Şubat ayı sektör için bir anlamda toparlanma ayı olacak. Uzun süren durgunluk döneminin artık yavaş yavaş geride bırakılacağı, düşen faizlerin pazarda reel etkisinin hissedileceği ve yatırım arayışında olan sermaye sahiplerinin de bu noktada elinin daha güçleneceği bir dönemin başlangıcı olacak. Sektördeki aktörlerin bu noktada biraz daha kararlılığa ve cesarete ihtiyaçları olacak hiç şüphesiz. Ekonominin dar boğaza girdiği geçmiş yıllardaki dönemleri iyi analiz ederek, karamsar tabloları bir kenara bırakıp artık rotamızı normalleşmeye doğru çevirmenin tam zamanı. Şirket birleşmeleri, yeni ürün ve hizmetler, farklı alanlarda alınan ödüller, röportaj çalışmaları ve araştırma konuları... Bu ay da sektörde gerçekleşen tüm yenilikleri yakından takip ettik. Dosya konuları ve derlediğimiz haberlerle yeniden sizlerleyiz. Faydalı bir sayı olması dileğiyle...

Tarık Oral


Yenilikçi anlayışımız, insana ve çevreye duyarlı sürdürülebilir faaliyetlerimiz ve 50 yıla yakın tecrübemizle çimento ve yapı sektörüne öncülük ediyor, geleceğin temellerini atıyoruz.


R

EKLAM İNDEKSİ 34 - Türk Ytong, 2020 hedefleriyle başarıya ve geleceğe odaklandı

BOSCH TERMOTEKNİK ................................................ 37

BUDERUS ....................................................................... 33

ÇİMSA ..............................................................................11

ÇİMSA ............................................................................. 49

DAIKIN ........................................... 96 - ARAKAKAPAKİÇİ

DOKA KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ ÖN KAPAKİÇİ – 1

ECA ................................................................................. 71

ECA – SEREL ................................................................. 75

GF HAKAN PLASTİK ..................................................... 43

İNTEK KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ .................... 2 – 3

KORDSA / KRATOS ....................................................... 13

LAYHER İSKELE SİSTEMLERİ .................................. 8 - 9

NİMEÇATI ....................................................................... 79

ÖZLER KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ ................... 6 – 7

PERİ KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ ........ARKA KAPAK

35 - Isıtmada 8 ülkenin pazar lideri DemirDöküm oldu 40 - AGT Design by Defne Koz’a International Design Awards’tan 2 ödül birden 42 - Pompa sektöründe sürdürülebilir olmanın yolu “Tasarruflu Ürünler Üretmek”ten Geçiyor! 44 - GF Hakan Plastik 2020 hedeflerini iş ortakları ile paylaştı 47 - Konut alırken yapı malzemeleri kalitesine dikkat edilmeli 48 - Çimsa’nın inovatif ürünü DURO’ya Arkitera’dan ödül 52 - Kordsa Liderleri İstanbul’da buluştu 80 - Strüktür Mühendis ve Mimar Hanif Kara: “Tasarım disiplinlerinin yeniden düzenlemesi ve eğitim yoluyla ayakta kalması çok önemli”

SARAY ALÜMİNYUM ..................................................... 57

SARAY ALÜMİNYUM ..................................................... 63

TMS KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ........................ 4 – 5

TÜRK BARTER............................................................... 89

UNICERA’2020 ............................................................... 93

YAPI FUARI’2020 ........................................................... 91

90 - ARCHIST Awards For Interior Design 2020 3.Kez İç Mimarlık Projelerini ödüllendirecek 92 - Moskova ve Cidde ihracatçıyı uçuracak 94 - Bağlantı Elemanları Sektörünün Kalbi Kaohsiung’da atıyor

İ Ç İ N D E K İ L E R

AVRASYA PCK FUARI’2020 .......................................... 95


GYODER Başkanı Dr. Feyzullah Yetgin:

“Depreme karşı güvenli yapılara hızla kavuşmamız kentsel dönüşümle mümkün” Elazığ’da meydana gelen ve çevre illerden de hissedilen deprem ile ilgili açıklama yapan GYODER Başkanı Dr. Feyzullah Yetgin, “Topraklarının büyük bir bölümü deprem kuşağında yer alan Türkiye’de, depreme hazırlıklı olmamız için kentsel dönüşüm tek çare. İçinde bulunduğumuz süreçte güvenli ve sağlıklı yapılara hızla kavuşmamız kentsel dönüşümle mümkün” dedi. Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER), Elazığ’da meydana gelen deprem nedeniyle bir açıklama yaptı. GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Feyzullah Yetgin, şöyle konuştu: “Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyoruz. Bölgedeki tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Merkez üssü Elazığ olan ve çevre illerde de ciddi ölçüde hissedilen depremin bazı bölgelerde yıkıcı etkisi oldu. Bölgede yaşayan vatandaşlarımız temkinli olmalı, güvenli olmayan binalara girmemeli, kamu kurumlarının yönlendirmelerine itibar etmeli. Topraklarının büyük bir kısmı deprem kuşağında yer alan ülkemizde, depreme karşı binalarımızı güçlendirmek, güvenli ve sağlıklı yapılara kavuşmak için kentsel dönüşüm sürecini el birliğiyle yürütmemiz gerekiyor. Son yasal düzenlemelerle kentsel dönüşümde yeni bir dönem başladı ve süreç hızlandı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ‘Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’ kapsamında 100 bini İstanbul’da olmak üzere her yıl 300 bin konutun kentsel dönüşümünün yapılacağı, belirlenen bu eylemle hâlihazırda acil dönüştürülmesi gereken 1 milyon 500 bin konutun 5 yıl içerisinde dönüştürüleceği açıklandı. Kentsel dönüşümün layık olduğu şekilde yapılması çok önemli. Dolayısıyla kamunun ve yeni yasal düzenlemelerin desteği ile hiç zaman kaybetmeden bu sorunu çözmeliyiz.”

14

Yapı Malzeme Şubat 2020

Dr. Feyzullah Yetgin / GYODER Başkanı


Aktüel

Ferdi Erdoğan / Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı

Türkiye İMSAD Başkanı Ferdi Erdoğan:

“Türkiye’de riski deprem değil güvensiz yapılar oluşturuyor” Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, Elazığ’da meydana gelen ve çevre illeri de etkileyen deprem ile ilgili yaptığı açıklamada, “Türkiye’de riski deprem değil güvensiz yapılar oluşturuyor. İçinde bulunduğumuz süreçte tüm binaları yıkıp yeniden yapamayacağımıza göre, kentsel dönüşüm kapsamında binaları depreme karşı güçlendirme çözümünü iyi değerlendirmeliyiz” dedi. Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD), Elazığ’da meydana gelen ve geniş bir bölgede hissedilen deprem nedeniyle bir açıklama yaptı. Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, şunları söyledi: “Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyoruz. Bölgedeki tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Deprem kuşağında yer alan ülkemizde riski depremin değil güvensiz yapıların oluşturduğunun bilinciyle hareket etmeliyiz. Depremden etkilenen bölgedeki bi-

nalarda hasar tespiti yapılması ve hasarlı binalara girilmemesi gerekiyor. Depremler yerkabuğunun kaçınılmaz bir gerçeğidir. Önemli olan deprem gerçeğine uyum sağlayabilmek, bu gerçekle birlikte yaşayabilmek ve bütün planları buna göre yapmaktır. Avrupa Birliği üyesi ülkelerden farklı olarak deprem kuşağında yer alan ülkemizde, güçlendirme yenileme çalışmalarının ihmal edildiğini ve Avrupa’ya göre geride kaldığımızı görüyoruz. Tüm binaları yıkıp yeniden yapamayacağımıza göre, kentsel dönüşüm sürecinde binaları depreme karşı güçlendirme çözü-

münü iyi değerlendirmeliyiz. Ayrıca uzun ömürlü binaların inşasında denetim çok önemli. Dayanıklı tüketim malları için yapılan sorgulamayı binalar ve konutlar için yapmadığımız müddetçe, başımızı soktuğumuz konutlar dayanıksız tüketim malı gibi olmaya devam edecektir. Türkiye’nin % 90’dan fazlası deprem bölgesi olup ülkemizde iki büyük fay hattı bulunmaktadır. Elazığ bu hatlardan Doğu Anadolu Fay Hattı üstünde yer almaktadır. Tüm bu gerçekler ortada iken kontrolsüz ve denetimsiz, belgesiz ve izinsiz yapılaşmalara kesinlikle müsaade edilmemelidir.”

Yapı Malzeme Şubat 2020

15


İstanbul Medeniyet Üniversitesi Ziraat Bankası Kütüphanesi’nin C Blok Kısmında Kullanılan PERI Uygulamaları Proje Adı: İstanbul Medeniyet Üniversitesi – C Blok / Kütüphane Binası Yer: Kadıköy / İstanbul Yüklenici: Şahinler Yapı Proje ve Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Proje Müdürü: Saadettin Şahin ( İnş. Y. Müh. ) Şantiye Şefi: Ali Osman Gün ( Mimar ) Servis: PERI İstanbul Ofisi Ziraat Bankası sponsorluğunda inşa edilen İstanbul Medeniyet Üniversitesi Kütüphanesi’nin yükleniciliğini üstlenen Şahinler Yapı Proje; C Blok kısmının döşeme imalatları için PERI Kalıp ve İskeleleri’ni tercih etti. 28.000 m²’lik kapalı alanıyla ülkemizin en

16

Yapı Malzeme Şubat 2020

büyük kütüphanelerinden birisi olacak yapının C Blok kısmında, 2,00 x 220 ve 3,00 x 3,00 metre gibi özel boyutlara sahip kirişlerin olması PERI’nin tercih edilmesinde etkili olmuştur. Proje için A =1.100 m2 ve h = 15.90 m’lik PERI UP yük iskele sitemi ve PD8 masa kalıp iskele sistemi stoğu

ile çözüm yapılmıştır. PERI’nin sunduğu döşeme iskelesi çözümlerinde, işçiliği en aza indirip verimliliği ve iş güvenliğini maksimuma çıkarabilmek için PD8 masa kalıp iskele sistemi tercih edilmiştir. Yüksek taşıma gücü dayanımına sahip PD8 masa kalıp iskele sistemi, ana taşıyıcı GT24 kafes


Çözüm Ortağı

Proje Müdürü Saadettin Şahin’in yorumu Yüksek taşıma gücüne sahip PD8 masa kalıp iskele sistemi ve modüler yapıya sahip PERI-UP yük iskelesi yardımıyla,sahip olduğu ekstrem boyutların yanında karmaşık geometri sebebiyle oluşan asimetrik (16 m yükseklikte 3750 ton ağırlık) yüklerin taşınma problemi zorlanmadan çözülmüştür. kiriş ve tali taşıyıcı VT20K ahşap kiriş mahyalar yardımı ile daha az sayıda yük kulesi ile proje çözümü yapılmış ve devir esnasında vinç hareketinden, dolayısı ile imalat süresinden tasarruf sağlanmıştır. PERI UP yük iskele sisteminin yüksek yük taşıma kapasitesi ve üst seviye güvenlik özellikleri sayesinde çalışanlar sistemin kurulum ve söküm işlemlerini güvenli bir şekilde gerçekleştirmiştir. PERI UP yük iskele sisteminin, döşeme kalıpları için destek olarak kullanılmasının ve uygun maliyetli bir çözüm sunmasının yanı sıra farklı şekillerde kurulumunun mümkün olması şantiyede çok büyük kolaylık sağlamıştır. Kütüphanenin tamamlanmasının ardından 11.255 m²’lik kitaplık ve okuma salonu kapalı alanı, 350 şer m²’lik 12 adet ofisi, seminer ve toplantı odaları, kafeterya gibi sosyal alanları, açık ve kapalı otopark alanları ile birlikte 1 milyon kitap kapasitesi ile hizmet verecek.

Yapı Malzeme Şubat 2020

17


Kazakistan’ın Aktau Turizm Bölgesi’nde yapılan

Rixos Aktau Resort Otel projesi kalıpları Doka Türkiye’den Kazakistan’ın Aktau kentinde 61.000 m2 alan üzerinde yapılan Rixos Aktau Resort Otel’in Kalıp Sistemlerini Doka Türkiye sağlıyor. Doka Kalıp sistemleriyle yapımı hızlı ve güvenli şekilde devam eden projede kalıp miktarı toplamı 156.111 m2’dir. Frami Xlife Kolon Perde Kalıp Sistemi, d2 döşeme iskele sistemi, H20 top Ahşap Kiriş Sistemleri kullanılarak yapılan Haziran ayında tamamlanması planlanan Rixos Aktau Resort Otel projesinin genel yerleşimi 5 fazdan oluşmaktadır. Faz 1: Lagün Resort Mıntıkası / alanı 150000 m2; Faz 2: Golf Resort 230000 m2; Faz 3: Kumarhane Resort 690000 m2; Faz 4: Part Resort 645000 m2; Faz 5: Eğlence ve Golf Resort 1045000 m2’lik alanlardan meydana gelmektedir. İlk Fazın içinde Hotel yerleşim alanı 17.750 m2 ve 430 standart oda ve 41 suitli Hotel inşa alanı 49.065 m2, ayrıca her biri 100 m2 olan 30 villa ile 1765 m2 Villa yerleşim alanı bulunmaktadır. Bu faz toplamda 501 misafir odası içermektedir. Projenin fikri, lokasyonun tam olarak nasıl kullanılabileceğinin vizyonuna göre oluşturulmuştur. Belirli bir yerin özel atmosferi anlamına gelen Genius Loci’nin fikri proje fazlarına uygulanmıştır. Tasarım ve kullanım amaçları, uzun ve kavisli şekilli kıyı

18

Yapı Malzeme Şubat 2020

ile denizle birleşen arazinin içinde geliştirilmiştir.

Doka sunduğu çözümlerle hızlı ve güvenli çalışma ortamı sağladı Her zaman iş güvenliğine öncelik veren Doka, sunduğu çözümlerle Rixos Aktau Resort Otel’i projesinde de güvenli çalışma ortamı oluşturdu. Kalıpların hızlı sökülüp takılabilir olması ise projenin hızlı bir şekilde ilerlemesini sağladı.

Kolon ve perde kalıpları içinse hafif ve elle taşınabilen Kolon ve Perde Kalıp Sistemi Frami Xlife tercih edilen projede rüzgâr ve benzeri sebepler ile vincin çalışmadığı durumlarda kolay montajlı kalıplar büyük bir avantajdı. Sistem ile ön montaj gerektirmeden şantiyeye indirildiği gibi kullanılabiliyor ve aynı şekilde söküm işlemi de çok hızlı ve kolayca gerçekleştirilebiliyor. Kullanılan panel kalıpların hafif olması nedeniyle vinçten bağımsız elle taşınabiliyor. Bir yandan zamandan tasarruf sağlarken


Çözüm Ortağı

Projenin içerdiği fonksiyonel alanlar: Kongre Merkezi (yaklaşık 2600m2 ve zemin seviyesinden Hotel bağlantılı Kongre Merkezi 1 konferans salonu, 7 toplantı odalıdır), SPA, etkinlik alanı, lagün, Su Parkı, Plaj, A La Carte Restoran, Futbol Sahası, 5 adet Tenis Kortu, Çocuk Kulübü bulunmaktadır. aynı zamanda diğer yöntemlere kıyasla Frami Xlife Perde ve Kolon Kalıp Sistemi işçilik masraflarını da ciddi oranda azaltıyor. Rixos Aktau Resort Otel Proje bölgesi doğrudan deniz bağlantılı olarak inşaası devam etmektedir. Denize komşu olmanın avantajıyla hemen her nokta engelsiz olarak deniz görmektedir. Deniz ve deniz manzarası proje süreci için en önemli doğal elemanlardır. Hazar kıyısı uygun iklimiyle turizm geliştirme bölgelerinin planlanması ve kullanılması için önemli bir bölgedir. Hazar Denizi

Dünyanın en büyük gölü iken, Hazar ayrıca etrafındaki doğal kaynakların kullanımına göre oldukça etkilidir. Rixos Aktau Resort Otel projesi Kazakistan’da Hazar Denizi’nin doğu kıyılarında bulunan 20 km uzaklıktaki Aktau şehrine ve 12 km uzaklıktaki limanıyla, deniz araçları ile ulaşımı fırsatını sağlarken demiryolu istasyonlarına da yakındır. Konumu sebebiyle bölgeyi kalabalık olmayan ama herhangi bir ihtiyaç halinde etrafıyla ilişki kurabilecek şekilde izole edilmiş mükemmel bir yer haline getirmektedir.

Proje: Rixos Aktau Resort Otel (5 Yıldızlı) Bulunduğu Yer: Aktau/ KAZAKİSTAN Alan: 61.000 m2 Oda sayısı: 500 Otel Kat Yüksekliği: 3,50 m En Yüksek Kat Yüksekliği: 15,20m Kat sayısı: 6 Beton Miktarı: 63.288 m3 Kalıp Miktarı: 156.111 m2 Demir Miktarı: 6952 ton

Yatırımcı: Rixos Otel Ana Yüklenici Firma: Sembol İnşaat Alt Yüklenici Firma: OzKA Yapı İnşaat Başlangıcı: 01.08.2019 Planlanan Tamamlanma: 30.06.2020 Kullanılan Doka Sistemleri: Frami Xlife Kolon Perde Kalıp Sistemi, d2 döşeme iskele sistemi, H20 top Ahşap Kiriş Sistemi

Yapı Malzeme Şubat 2020

19


İNTEK Kalıp ve İskele Sistemleri Bursa’daki Dev Fabrika Projesinde Türkiye’nin en büyük yatırımlarından birini gerçekleştiren ECOPLAST firması, Mustafakemalpaşa Organize Sanayi Bölgesindeki fabrika inşaatında İntek Kalıp ve İskele Sistemleri çözüm ortağı olarak hizmet veriyor.

Projenin Adı Ana Yüklenici Projenin Yeri Kullanılan Sistem

: Ecoplast Plastik ve Ambalaj Malzemeleri Fabrikası İnşaatı : DLN Kalıp ve İnşaat : Bursa / Mustafakemalpaşa :İnteva

Proje Hakkında Genel Bilgi: Tamamlandığında 250 milyon dolarlık bir hacme sahip olacak olan ve Mustafakemalpaşa’nın olduğu kadar ülke genelinde de dev bir yatırım olarak göze çarpan projede inşaat çalışmalarına hızla devam ediliyor.

20

Yapı Malzeme Şubat 2020

Dondurulmuş gıda, çocuk bezi ambalajı, bakliyat, ıslak mendil, stretch hood, shrink filmi, poşet, taşıma çantaları, palet örtüleri ve endüstriyel torba gibi ürünlerin üretimini baskılı ve baskısız olarak gerçekleştiren firmanın yatırımı tamamlandığında 1100 kişiye istihdam sağlayacaktır.

Aynı zamanda 150 milyon dolarlık ihracatıyla Türkiye’nin dış ticaretinde de önemli bir yere sahip olacaktır. DLN Kalıp ve İnşaat tarafından yapımı devam eden Ecoplast Plastik ve Ambalaj malzemeleri tesisi 450 bin metrekare


Çözüm Ortağı taban oturum alanı ve toplamda 380 bin metrekareye varan inşaat alanı ile Türkiye’deki en büyük yatırımlardan biri olarak dikkat çekmektedir. İnşaatına Ekim 2019’da başlanılan projenin 2020 yılının sonlarına doğru bitirilerek üretime başlanması hedeflenmektedir. Projede farklı yükseklikte kolon ve perdelerden oluşan yapılar bulunmaktadır. Farklı zamanlarda başlayacak bu yapıların kalıp ihtiyaçları belirlenirken, şantiye yönetimi ile İntek’in projeden sorumlu mühendis ve süpervizörleri, çok başarılı bir ekip çalışması gerçekleştirmişler ve her aşamada eldeki kalıp stoklarının en küçük parçasına kadar değerlendirerek optimum çözümler oluşturmuşlardır. Bu projede perde ve kolonlar İNTEVA sistemi ile çözülmüştür. Projede bulunan 13,80 m ve 9,20 m yüksekliğinde, 80x80 cm ölçüsündeki tek ve çift taraf guseli kolonlar ile 9,20 m ve 7,80 m yüksekliğindeki perdeler İNTEVA sisteminin yüksek basınç dayanımı özelliğiyle emniyetli bir şekilde tek seferde dökülmüştür. Kullanılan dev payandalar yüksek kolon kalıpların şakülde kalmasını sağlamıştır. Ayrıca kolonlarda bulunan tek ve çift taraflı guseler için İNTEVA sistemiyle uyumlu özel guse kalıpları üretilmiştir. Özel guse kalıpları sayesinde betonarme prekast kirişleri montaj edilirken ihtiyaç duyulan hassas imalatlar gerçekleştirilmiş olacaktır.

Yapı Malzeme Şubat 2020

21


Doha Metro Gold Line Underground Package / QATAR

R 1045 Improvement of Interchange NR.7 on Sheikh Zayed Road / UAE

TMS GRUP MKH Masa Kalıbı, Ağır Yük İskelesi, Merdiven Kulesi Uygulamaları ve KAM’A İskele Sistemleri MKH Sistemi; iskele ayakları çapraz bağlantı elemanları, ayarlı ayak ve ayaklı başlıklar ile HT20 ahşap kirişlerden oluşan, masa döşeme kalıbı, ağır yük iskelesi veya merdiven kulesi olarak kullanılabilen çok yönlü bir iskele sistemidir. Birçok farklı kullanım alanı olan sistem bu alanlarda denenmiş ve test edilmiştir. RA 263-J06 Precast Bridge Project / KUWAIT

22

Yapı Malzeme Şubat 2020

MKH yük taşıma iskeleleri yüksek yük taşıma kapasitesi, hızlı kurulabilmesi ve geniş uygulama yelpazesi ile metro, köprü, yüksek katlı binalar, konutlar ve endüstriyel inşaat alanlarında yoğun olarak kullanılırlar. Masa kalıbı olarak kurulduğunda hızlı devir periyotları sağlayarak işçilikten ve vinç kullanımından tasarruf sağlar, müstakil taşıyıcı kule veya mütemadiyen döşeme iskelesi olarak kullanıldığında ise, yüksek taşıma kapasitesi ile yüksek ve ağır döşeme kalıbı ihtiyaçlarına cevap verirler. MKH sistem elemanları ile çok farklı boyutlarda masa kalıbı oluşturmak; değişken döşeme alanlarına ve taşıma kapasitelerine uygun dizaynlar yapmak mümkündür. Çerçeveler arası mesafeler gerekli yük taşıma kapasitelerini taşıyacak şekilde değiştirlebilir. Bu sayede MKH iskele sistemi herhangi bir yükseklik, genişlik ve uzunluğa tam olarak uyarlanabilir. Kolay kullanıma sahiptir, bu özelliği sayesinde çalışma kolaylığı sağlayarak verimliliği artırır.


Çözüm Ortağı

Sharjah Al Zahia / UAE

modelde 24,5 m’dir ve TSE sertifikasına sahiptir. Mobil iskele ve platformlar da KAM’A elemanları kullanılarak kurulabilir. KAM’A Sistemi:1.00 m’den 3.00 m’ye kadar 5 farklı ölçüde dikmeye sahip olduğundan çok esnektir. İskelenin genişliği akstan aksa KAM’A 73’de 73 cm ve KAM’A 105’de 105 cm’dir. İskele konsolları kullanılarak genişlik artırılabilmekte böylece özel uygulamalara cevap verebilmektedir. TMS KAM’A’nın bütün çelik elemanları daldırma galvanizdir. Aynı zamanda tüm ahşap elemanlar hava şartlarından korunmalı kaplamaya sahiptir.

Sharjah Al Zahia / UAE

Çok az sayıda farklı parçası vardır, üst üste eklenmesi oldukça kolaydır bütün bunlar için alet kullanılması gerekmez. Farklı uzunluklarda çapraz bağlantı elemanları kullanılarak MKH çerçevelerinin aralıkları gerektiği kadar dizayn edilerek gereken yükleri taşıyacak şekilde ayarlanabilir. MKH sistemi, ayrıca son derece emniyetli merdiven kulesi sisteminin de ana elemanlarını oluşturmaktadır. TMS Merdiven Kule Sistemleri, yüksek mesafelere güvenle erişmek için TMS MKH iskele sistemleri üzerine inşa edilen merdiven kuleleridir. Sistem esas itibariyle, çok amaçlılığı kanıtlanmış TMS MKH İskele Sistemini baz alarak kullanmaktadır. MKH Merdiven Kuleleri, güçlü ve dengeli yapıları sayesinde ister viyadük gibi yüksek bir yapıya çıkmak, ister derin bir metro şaftına inmek için uluslararası kabul görmüş standartlarda güvenle kullanımı mümkün kılar. Bütün basamak ve sahanlıklar özel olarak perfore edilmiş saçtan kaymaz bir yüzey sunmaktadır.

RA 263-J05 Precast Bridge Project / KUWAIT

TMS iskele sistemlerinden bir diğeri ise KAM’A iskele sistemidir. Bu sistem; flanşlı/kamalı bağlantı noktaları ve ihtiyaca göre sıklığı ayarlanabilir yatay bağlantı detayları ile gerek cephe iskelesi, Gerekse kalıp iskelesi olarak kullanılabilecek, çok yönlü, yüksek güvenlikli, örme iskele sistemidir. Bu sayede, yüksek emniyet standartlarına uygun olarak, güvenle, uzun süreli kullanıma imkan verir. KAM’A sistemi, düşer başlıklı döşeme kalıplarının, çalışma platformlarının, merdiven kulelerinin, gezer iskelelerin, seyirci tribünlerinin de alt iskelesi olarak kullanılabilmektedir. KAM’A sisteminin bir çok eleman ve aksesuarları TMS’nin diğer iskele sistemi ile ortak kullanım avantajına sahiptir. TMS KAM’A BS EN 12810,12811,12812,12813 standartlarına uygun üretilmektedir. Cephe iskelesi olarak kullanıldığında BS EN 12811 deki yük sınıflarından 4.sınıf (300kg/m2) iş iskelesi standartlarını güvenle karşılar. Kurma yüksekliği standart

• TMS MKH Sisteminin kullanıldığı mega projelerden biri Doha Gold Line Metro projesidir. TMs bu projenin en büyük kalıp ve iskele tedarikçilerinden birisi olmuştur. Proje TMS’nin MKH çözümleri sayesinde başarı ile ALYSJ konsolsiyumu tarafından kullanılmıştır. • TMS MKH Sisteminin kullanıldığı diğer bir prestijli proje ise Birleşik Arap Emirliklerindeki Al-Zahia City Center Mall’dir. 136.200 m2 alanda kullanılan bu projede CCC firması TMS MKH sistemini tercih etmiştir. • Köprü projelerinde de başarı ile kullanılabilen TMS MKH sistemi MNG Günal firmasının UAE’de inşa ettiği köprü projesinde tercih edilmiştir. • TMS MKH sistemleri sadece yerinde dökme köprü döşemelerinde değil, prekast köprü döşemesi elemanlarının desteklenmesinde de başarı ile kullanılmaktadır. TMS MKH sisteminin tercih edildiği Kuveyt RA 263 köprüsü ve Katar’daki AlKhor Expressway projeleri bunların en iyi örneklerindendir.

Yapı Malzeme Şubat 2020

23


Burak Çiçek- FYT Mühendislik

“Özler’le birlikte kurduğumuz bu cepke iskelesi çalışan için çok konforlu ve tam güvenlikli oldu”

Cephe uygulamalarını FYT Alüminyum’ un yaptığı, LC Waikiki Ofis inşaatı hızla yükseliyor. Şantiye Esenler TEM otoyolu üzerinde Giyimkent’in hemen yanında yeralıyor. Bina 24 kat ve 1 bloktan oluşmakta. 93.779 m² İnşaat alanına sahip projede, Özler’in ‘’Safetyscaff’’ Güvenlikli Cephe İskele Sistemi tercih edildi. Projede kurulumu yapılan iskele sistemi, yapılan hesaplar sonucunda her iki katta bir binaya duvar ankrajları ile sabitlendi. Dış cepheye güvenlik filesi uygulanmasına karar verildikten sonra yapılan statik analizler neticesinde binanın her katına ekstra duvar ankrajı yapılarak iskele kullanıma hazır hale getirildi. İlk katlarda iskelenin cepheye olan uzaklığı ve kat aralıklarının fazla olmasından dolayı gerekli noktalara güvenli ulaşımın sağlayabilmesi için iç yatay korkulukların montajı yapıldı. Cephedeki farklı sistem uygulamaları nedeniyle bazı sıralı katlarda TSE’ ye uygun duvar ankraj sisteminden farklı olarak yine TSE standartlarına uygun mafsallı boru dayama sistemi kullanıldı.

24

Yapı Malzeme Şubat 2020

Kurulumu yapılan Safetyscaff iskele sisteminin statik analizleri özel uygulamalar da dahil sahada birebir olarak Özler mühendisleri tarafından yerinde tespit edilerek yapıldı. Burak Çiçek- FYT Mühendislik; “Burası

LC Waikiki Nivak Giyimkent ofis projesi. Özler’in mühendis ve uzman kadroları tarafından binanın dış cephe formuna uygun statik hesaplar yapıldı. Biz teknik detay ve çözümlerle, mimari konularla mücadele ederken Özler’de bize iskele anlamında gerekli statik ve detay çözümü


Çözüm Ortağı Üretimlerimizde robotik kesme, delme ve kaynak prosesleri uygulanmaktadır. Pano, bağlantı elemanları ve çelik platformlar TS 914 EN ISO 1461 standartlarına göre daldırma galvaniz kaplıdır.

anlamında destek oldu. Yirmi yıllık meslek hayatımda irili ufaklı birçok projede görev aldım. Gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki bu projede Özler’le beraber kurduğumuz cephe iskelesi tam güvenlikli ve çalışan personel için konforlu bir iskeledir. Teşekkürler Özler ve tüm personeli.” dedi.

SAFETYSCAFF AVRUPA STANDARTLARINA UYGUN OLARAK ÖZLER TARAFINDAN ÜRETİLMEKTEDİR. Safetyscaff %100 iş güvenliği kurallarını dikkate alarak avrupa standartlarına uygun olarak dizayn edilmiştir. Zemini teraziye almak için TS EN 74-3 sertifikalı alt ayar milleri kullanılır. TS EN belgeli ankraj elemanları ile sistem kurulduğu cepheye sabitlenir. ÖZLER tarafından projelerinize uygun olarak montaj-demontaj hizmeti verilmektedir. TS EN 12810-1, 12810-2, 12811-1 ve 12811-2 sertifikalı Safetyscaff çerçeveleri standart olarak 48*3,0 mm, yatay bağlantılar 34*2,0 mm ve çapraz bağlantılar ise 42*2,5 mm TSE belgeli, mekanik testlere tabi tutulmuş sanayi borularından üretilir.

Yapı Malzeme Şubat 2020

25


“Kendi içimizdeki değişim ve dönüşümü müşterimizin faydasına dönük sahaya yansıtacağız” “2020 yılı içerisinde yine ağırlığımız ihracat olacak. Yurtdışında faaliyet gösterdiğimiz mevcut pazarlarda derinleşmeye giderken henüz bulunmadığımız pazarlarda da muhakkak yer almaya gayret göstereceğiz. İhracatta büyüme bu yılki ana hedefimiz olacak.” 1961 yılında Belçika merkezli olarak kurulan, yaklaşık 40 ülkede 350’nin üzerinde faaliyet gösteren Ravago, yıllık cirosu 10 milyar Euro üzerinde olup, dünyada plastik ve yapı ürünleri, üretim-satış-pazarlama faaliyetlerinde bulunan bir grup. Ravago grubunun inşaat ve yalıtım sektörüne, ürün ve sistem çözümleri sunan iş kolu olan “Ravago Bina Çözümler”, ülkemizde bugüne kadar Ravaber, Stoper ve Mardav gibi farklı firma ve markalarla üstün nitelikli ürün ve çözümleri müşterileriyle buluşturdular. Geçtiğimiz yılın son aylarında bu markalar, globalde olduğu gibi ülkemizde de artık ‘Ravago Bina Çözümleri’ adıyla tek çatı altında bir araya geldiler. Bu birleşmeyle birlikte grup, aynı ürün, aynı kalite ve aynı hizmeti artık daha hızlı ve daha etkin bir şekilde müşterilerine ulaştırmayı planlıyor. Ravago Bina Çözümleri Ticari Direktörü Alper Doğruer ile yeni yönetim binalarında bir araya geldik. Geçtiğimiz yılın kısa bir değerlendirmesini ve önümüzdeki yıla dair öngörülerini bizlerle paylaşan Doğruer, yeni yapılanmayla ilgili de birtakım bilgiler verdi. Bizlere vakit ayırarak sorularımızı tüm samimiyetiyle yanıtlayana sayın Doğruer’e teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.

26

Yapı Malzeme Şubat 2020

Sektörün içerisindeki durumu global ölçekte kısaca nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’yi anlamak için biraz da ülkemize dışarıdan bakabilmek gerekiyor. Pek çok ülkeyle kıyasla sanayimiz, bilgi birikimiz ve insan gücümüzle hiçte fena bir durumda olmadığımızı düşünüyorum. Ülkemiz bugün dünya pazarında kabul gören kaliteli ürünleri hem üretebilen hem de pazarlayabilen bir durumda. Bu konuyu önemsemek ve ülkemizin hakkını bu noktada iade etmek gerekiyor. Kaliteli üretim hatlarımız, kaliteli ürünlerimiz ve donanımlı her biri kendi alanında uzman çok değerli çalışanlarımız var. Bu noktadan baktığımızda, ülkemizin ve sektörün geleceğinin bugünden daha iyi olacağına inanıyorum.

2019 yılı için kısa bir değerlendirmede bulunabilir misiniz? Şirket hedeflerinize ulaştığınızı düşünüyor musunuz? Esasen 2019 yılının zor geçeceğini henüz sene başında iken öngörmüştük. Bu anlamda alınabilecek tedbirleri senenin en başında almaya gayret ettik. Piyasada ortaya çıkan yeni projeler beklediğimiz gibi çok fazla olmadı. Biz geçtiğimiz

yıl daha çok 2018 yılında başlamış olan hazır durumdaki projelerle ilerledik. Bu sayede karlılığımızı ve iş hacmimizi de korumuş olduk. Genel manada baktığımızda 2019 yılını rahatlıkla çok kötü geçirmedik diyebilirim. Krize rağmen yine iyi işler başardık. Karlılığımızda bir miktar azalma oldu ki onu da normal karşılamak gerekir. Ancak iş miktarı ve ciro bazında hedeflerimizi gerçekleştirmeyi başardık.

2020 yılı için hedeflerinizi nasıl temellendiriyorsunuz? 2020 şu an ki koşullara baktığımızda geçtiğimiz yıla oranla biraz daha zor geçecek gibi görünüyor. İnşaat sektörü herkesin malumu olduğu gibi, içerisinde çok fazla alt sektörü barındıran bir yapıya sahip. Bu yüzden kriz zamanlarında nasıl birden durmuyorsa kriz sonrası da hızlanması biraz zaman alabiliyor. Yatırım ağırlıklı bir sektör ve yavaşlaması gibi harekete geçmesi de zaman içerisinde gerçekleşiyor. Bu sebeplerden dolayı çok kısa vadede hızlı bir iyileşme beklemiyoruz. Biraz daha zamana ihtiyacımız var gibi görünüyor. Bizler Ravago olarak, işlerin daha yavaşladığı böyle dönemlerde, verimlilik çalışmalarına ağırlık veriyoruz. Bu yıl bi-


Röportaj

raz bu paralelde geçecek gibi görünüyor. Özellikle yılın ilk yarısında çok fazla bir iyileşme beklemiyoruz. Ama bildiğiniz gibi faizler yavaş yavaş düşmeye başladı ve ileriye doğru daha da düşmesi bekleniyor. Bu düşüşle birlikte yılın ikinci yarısında bir haraketliliğin olacağını tahmin ediyoruz. Bu anlamda yılın ikinci yarısından daha umutluyuz.

Yurtiçi ve yurtdışı pazarlardaki faaliyetlerinizden biraz bahseder misiniz? 2020 yılı içerisinde yine ağırlığımız ihracat olacak. Yurtdışında faaliyet gösterdiğimiz mevcut pazarlarda derinleşmeye giderken henüz bulunmadığımız pazarlarda da muhakkak yer almaya gayret göstereceğiz. İhracatta büyüme bu yılki ana hedefimiz olacak. Yurtiçi pazarlara baktığımızda ise mevcut durumdan memnunuz. Türkiye’nin en güçlü bayi ağına sahibiz. 250’ye yakın bayimiz bulunmakta. Bu bayiler kendi bölgelerini en güvenilir firmaları. Özellikle ekonominin daraldığı dönemlerde pazarda yaşanan tahsilat problemlerini biz şimdiye kadar hiç yaşamadık. Bayilerimize çok güveniyoruz. Onların kendi çevrelerinde güvenilir ve itimat sahibi olmalarının da en büyük şansımız olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca finansal olarak çok güçlü durumdayız. Bu gücünde yurtiçinde bizlere sağlamış olduğu avantajları en

iyi şekilde kullanmaya gayret gösteriyoruz.

Yalıtım konusunda sizce ülkemizde yeterli bir bilinç var mı? Yalıtımın önemini ve gerekliliğini bizler yıllardır zaten her platformda anlatıyoruz ve anlatmaya devam edeceğiz. Yalıtım noktasında Türkiye’de gerek üretim gerek uygulama anlamında sektörde bir bilincin ve bilinirliğin oluşması adına çok gayretlerimiz oldu. Bu konuya bir devlet mekanizması altında denetim ve yönetmeliklerle teşvik ve zorunluluğun getirilmesi için kamuyla çok fazla görüşmeler gerçekleştirdik. Birçok fikir ve alternatif beyanlarda ve tavsiyelerde bulunduk. Yoğun emeklerimiz sayesinde çok şükür bugüne kadar belli bir mesafe de kat ettik. Yalıtım bilincini sektöre çok emek vererek kazandıran bizim ekibimiz oldu. Bunu bizim bir başarımız olarak gördüğümüz kadar, ülkemizin de her anlamda ciddi bir kazanımı olarak görüyor ve önemsiyoruz. Bununla gurur duyuyor, iftihar ediyoruz. Yalıtımın ne olduğu anlatırken ve ülkemize bu bilinci kazandırmaya çalışırken önceden çok yalnızdık. Ama artık rakiplerimizin de oluşmasıyla yalıtım kavramı artık toplumda yer etmeye başladı. Artık bu noktada baya yol kat ettiğimizi düşünüyorum. Bu bilincin ülkemiz adına toplumsal olarak toplam kaliteye giden yolda önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Mantolamayı ilk lanse eden firma yine biz olduk. Bizim yaptığımızı iş, ürünlerimiz, üretimimiz ve sattığımız malzemeler toplumun tamamen faydasına olan bir iş olduğu için, bunun maddi kazanımlarının yanında manevi tatminini de yaşıyoruz. Bu yaşadığımız manevi tatmin aslında bizim en büyük motivasyonumuz.

Alper Doğruer / Ravago Bina Çözümleri Ticari Direktörü

Geçen yıl diğer firmalarınızla birlikte Ravago çatısı altında birleştiniz. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz? Sahip olduğumuz ve pazarda zaten belli bir bilinirliğe sahip olan firmalarımızı artık tek çatı şeklinde ‘Ravago’ adı altında toplayarak bir araya getiriyoruz. Bu birliktelikle markalarımızı yönetim ve operasyonel anlamda daha verimli bir işleyişi kavuşturmayı planlıyoruz. Yönetim binalarımızı da birleştirdik. Şu an aynı yönetim binasında aynı ekibimizle çalışmalarımızla yine aynı gayret ve heyecanla devam ediyoruz. Çatı ismimiz olan ‘Ravago Bina Çözümleri’ni müşterimize çok iyi anlatmak istiyoruz. Tabi tüm bu kurumsal çalışmaları biz kendi içimizde gerçekleştirirken, bu faaliyetleri müşterilerimize de somut bir fayda olarak yansıtabilmemiz çok önemli. Bunu çok önemsiyoruz ve bu noktada çalışmalara da başladık. Tüm bu kendi içimizdeki değişimi ve dönüşümleri müşterimizin faydasına dönük bir şekilde sahaya yansıtmalıyız. Bu bizim bu süreçteki en öncelikli gündem konumuz.

Yapı Malzeme Şubat 2020

27


Dev İş Birliği Türkiye’nin öncü iklimlendirme şirketlerinden ALDAĞ A.Ş., iklimlendirme sektörünün dünya çapındaki en önemli oyuncularından biri olan CIAT ile başladığı iş birliğini duyurmak üzere 28 Ocak 2020 tarihinde Çırağan Sarayı’nda bir lansman toplantısı gerçekleştirdi.

Pek çok sektör temsilcisi, ALDAĞ ve CIAT iş ortaklarının ilgi gösterdiği toplantı, ALDAĞ A.Ş. İcra Kurulu Başkanı Rebii Dağoğlu’nun açılış konuşması ile başladı. Dağoğlu konuşmasında şunları söyledi: “Tüm sektör ve medya mensuplarını bu güzel hadise vesilesiyle burada ağırlamaktan büyük gurur ve mutluluk duyuyoruz. Ticari iklimlendirme alanında dünyanın en büyük şirketi olan CIAT, 19 milyar dolar cirosuyla iklimlendirmeden soğutmaya, yangın ve güvenlikten otomasyona kadar çok geniş bir ağa sahip bir grubun parçası. CIAT’ın gücü ve bize duyduğu güven ile ALDAĞ A.Ş. olarak yıllar boyunca üzerine koyarak elde ettiğimiz saygın imajımız bir araya geldiğinde ortaya çıkacak sinerjinin nelere vesile olacağını hepimiz göreceğiz. ALDAĞ A.Ş., her zaman saygın ve güvenilir bir şirketti, tek eksiği değişimi tetikleyecek olan dinamizmdi. Üç sene önce şirketin yönetimini devralmamla beraber şirkette bir değişim ve dönü-

28

Yapı Malzeme Şubat 2020

şüm süreci başladı. Nitekim bugün burada imzalayacağımız bu anlaşma bu sürecin meyvelerinden bir tanesi. ALDAŞ A.Ş.’nin gelecekteki büyüme ve kalkınma stratejisinde sürdürülebilirlik kavramı önemli bir yer tutuyor. Sürdürülebilirlik kavramı ise bugün üç ana unsurdan oluşuyor bu üç unsuru; enerji verimliliği, çevre duyarlılığı ve dijitalleşme olarak sıralamak mümkün. Tüm gelişim stratejimizi, bu üç unsura dayanarak ve değer yaratarak belirliyoruz. Fiyata dayalı, nitelikten uzak bir büyüme stratejisini asla benimsemedik ve benimsemiyoruz. Nitekim CIAT’ın kurum kültürü ve yönetim anlayışı bizim bu büyüme stratejimizle paralellik gösterdiği için bugün bu ortaklığın imzasını atıyoruz. Bu anlaşma sadece bir iş ortaklığı imza töreni değil, bir iş ortaklığı tanımından çok daha fazla anlamlar ihtiva ediyor. Bunlara yakın zamanda tüm sektör şahit olacak” diye konuştu.

“Sistem satışlarında çok daha iyi bir yere geleceğiz” Dağoğlu, CIAT ile görüşmeye başladıkları ilk günden itibaren aralarında bir kan uyuşması olduğunu belirterek, “Dile kolay 18 aydır görüşme halindeyiz. Bu anlaşmanın gerçekleşmesi için sabırla çalıştık. Çünkü birbirimize ve anlaşma sonucunda başarılı olacağımıza inancımız tamdı. Dolayısıyla bu sadece sürece inanmış olmanın bir karşılığı değil, aynı zamanda ne kadar titiz olduğumuzun, bu yapılanmanın başarılı olmasında ne kadar hassas ve istekli olduğumuzun da bir göstergesi. Bu iş birliği, sadece firmamız için değil tüm sektör için tarihi bir dönüm noktası. CIAT Türkiye bugüne kadar Türkiye’de önem verdiği ürün gruplarında çok iyi bir pozisyondaydı. ALDAĞ A.Ş. olarak lokomotif ürünümüz, klima santrali. ALDAĞ A.Ş.’nin klima santrali tarafındaki, CIAT’ın soğutma gruplarındaki gücü bir araya geldiğinde ortaya çıkacak sinerjiyle


Sektörel sistem satışlarında çok daha iyi bir yere geleceğiz” dedi. Türkiye’nin ekonomik açıdan parlak günler yaşamadığına da değinen Dağoğlu, “Az da olsa büyümeyle girdiğimiz 2020 yılında, geçen seneden farklı bir tabloyla karşılaşmayacağız. Her şeyden önce küresel şartlar sektör firmalarını yıllar evvelki büyümelerden alıkoyuyor. Bunu bilerek hareket ediyoruz. Türkiye’deki bu konjonktüre rağmen CIAT, bugüne kadar olduğu gibi Türkiye’nin geleceğine güvendi ve Türkiye’deki varlığını genişletme kararı aldı. Böylesi bürokratik, büyük ve geniş çaplı bir şirket için çok ciddi bir karar. Halihazırda giden bir yapıyı başka bir şirketin operasyonuyla birleştirmek gerçekten önemli bir aksiyon. Bu CIAT’ın ALDAĞ A.Ş.’ye ve daha da önemlisi Türkiye’nin geleceğine ne derecede güvendiğini gösteriyor. Bize ve ülkemize duydukları güvenden dolayı CIAT Ailesi’ne çok teşekkür ediyorum” dedi. Bu anlaşmanın fikir babasının ALDAĞ A.Ş. İcra Kurulu Üyesi Stavros Tsavalos olduğunu sözlerine ekleyen Dağoğlu, “İklimlendirme sektörünün global firmalarında çok önemli görevler üstlenmiş Stavros Tsavalos bize bu fikirle geldi ve biz de Stavros’un bu düşüncesiyle çalışmalarımıza başladık. 18 aylık zorlu bir süreci başarıyla tamamladık ve bundan sonra yeni bir dönem başlayacak. Üç yıl evvel şirketin yönetimini devraldığımda ‘Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ demiştim, öyle de oldu. Yapacağım dediğim her şeyi yaptım. İçinde yaşadığımız değişim süreci sadece ALDAĞ A.Ş.’nin değişim süreci değil, sektörün değişim süreci. Çünkü Türkiye değişiyor, dünya değişiyor. Ben müspet ilime inanmış bir insanım dolayısıyla benim inancıma göre değiştirilemeyecek tek şey değişimdir. Değişim risk taşır ama değişmemek daha büyük bir risktir çünkü sonucu kesindir. Eski Bir söz var su akar yolunu bulur. Nasıl akan suyun yönünü değiştiremeyeceksek bu ortaklığın da ivmesini yavaşlatmak, değiştirmek mümkün değildir” diye konuştu.

DAĞ- CIAT ortaklığı, kültürel birleşmeyi beraberinde getirecek, bir başarı hikâyesi olacak. Bu ortaklık, sektörümüz ve ekonomimiz için büyük değer yaratacak” dedi ve sözü ALDAĞ A.Ş. İcra Kurulu Üyesi Stavros Tsavalos’a bıraktı. Tsavalos, “Bugün İcra Kurulu Üyesi Olduğum ALDAĞ A.Ş. ye 2016’da danışman olarak geldim. O zamanlardan bu zamana şirket büyük değişim gösterdi. Öncelikle çok güzel bir fabrika kurdu. CIAT ile kurulan bu ortaklık da ALDAĞ A.Ş.’nin gelişiminin bir göstergesi. Rol alacağımız Pazar sadece Türkiye pazarı değil, dünya pazarı, çözümler pazarı. CIAT da bir çözüm şirketi. ALDAĞ A.Ş.’nin de bu çözümleri üretmek ve sunmak için avantajları var. Biz ürün değil, çözüm üretiyoruz. Dünyada da trent bu yönde ilerliyor. Önümüzdeki dönemde pazarın çok güçlü olmayacağı aşikâr ama temel noktaları

gözden kaçırmamalıyız. ALDAĞ A.Ş., büyüme stratejisinde çözüm üretmeye ve değer yaratmaya odaklanıyor. Dolayısıyla bu ortaklığın da büyüyeceğine inancım tam” diyerek konuşmasını sonlandırdı. Tsavalos’un ardından CIAT Başkanı Didier Genois ise, “İmzaladığımız bu iş ortaklığı anlaşması, CIAT’ın ALDAĞ A.Ş. ile Türkiye’deki varlığını güçlendirecek. Aldağ’ı çok uzun süre inceledik ve gözlemledik. Bizim için bu pazardaki en doğru ortak olacağına kara verdik. Bu ortaklığa ve ALDAĞ A.Ş.’ye güveniyoruz. Çünkü doğru kişilerin doğru çözümler üretmesini istiyoruz. Bugün burada adım attığımız ortaklık, ilişkimizin başlangıcı. Önümüzdeki dönemde artacak ürün ve sistem çeşitliliği ile mühendislik bilgi ve birikimimizin birleşmesi, ilişkimizin uzun soluklu olmasını sağlayacaktır” dedi. Toplantı, toplu fotoğraf çekiminin ardından son buldu.

ALDAĞ A.Ş. ve CIAT ortaklığı bir başarı hikâyesi olacak Rebii Dağoğlu, CIAT’ın hak ettiği değeri görmesi gerektiğini belirterek, “CIAT, alanında dünyanın en iyi firması. Eğer bunu anlatamıyorsak, sorun bizdedir. CIAT’taki satış ve satış sonrası ekibinin çok büyük bir kısmını bünyemize aldık. Son dönemde farklı firmalardan o kadar farklı isimler geldi ki, ALDAĞ A.Ş. çok kültürlü bir yapıya dönüştü. Biz bu çok kültürlü yapıyı yönetmeyi öğrendik. Dolayısıyla her gelen yeni kişi, gelmiş olduğu kurumdan bir şeyler getiriyor ve geldiği kurumun kültüründen de bir şeyler alıyor. Bunun sonucunda ortak kurum kültürü oluşuyor. Sektör dinamiklerini değiştirecek AL-

Yapı Malzeme Şubat 2020

29


Daikin, Karbon emisyonunu net sıfıra indirecek! Daikin Group 1 Nisan 2018 ile 31 Mart 2019 tarihleri arasını kapsayan sürdürülebilirlik raporunu yayınladı. Daikin’in sürdürülebilir şekilde büyümesinin sağlanmasının arkasında yatan temel felsefeyi ve gelecek planlarını içeren raporda 2050 yılında net sıfır emisyon hedefine de vurgu yapıldı. Raporda sürdürdüğü işlerle küresel ortam arasındaki ilişkilerin yanı sıra mevcut sosyal senaryoları da dikkate alan Daikin’in uzun vadeli bir plan çerçevesinde en büyük hedefinin çözüm ve ürünleriyle karbondioksit emisyonunu net sıfıra indirme hedefinin altı çiziliyor. İklimlendirme sektörünün öncü şirketi Daikin, çevreci buluşlarıyla ve yaklaşımıyla da sektörün çıtasını yukarı taşımaya devam ediyor. 150 ülkede aktif olan Daikin, halen 291 iştirak ve toplam 76 bin 484 çalışanıyla küresel bazda dev bir yapıyı temsil ediyor. İnovatif çalışmalarıyla her fırsatta çevreci bir duruş sergileyen Daikin’in Eylül 2019 tarihinde yayınladığı 2019 Yılı Sürdürülebilirlik Raporu, mevcut durumu, tahminleri, beklentileri ve planları içeriyor. 1 Nisan 2018 ile 31 Mart 2019 tarihleri arasını kapsayan raporda Daikin çözümlerine de yer veriliyor. Şirketin misyonu gereği, inovasyon ve teknolojileri kullanarak soluduğumuz

30

Yapı Malzeme Şubat 2020

hava ve yaşadığımız hayatın kalitesini yükseltme çabası içinde olduğunu dile getiren raporda, dünya genelinde yerel operasyonları geliştirmek, üretim ve bakım da dahil olmak üzere klima endüstrisini desteklemek amacıyla kendi insan kaynaklarını oluşturma konularında öncülük etme çalışmaları da yer alıyor. Küresel ölçekte Daikin’de aktif görev alabilecek insan kaynakları havuzu geliştirmek üzere her ülkede eğitimler düzenlemeyi önemli görevlerinden biri olarak gören Daikin, bu çalışmalarla her bir bölgenin ve ülkenin kalkınmasına katkı sağlamayı ve grup olarak sürdürülebilirliği geliştirmeyi hedefliyor.

Daikin’in iklimlendirme ve florokimya ticaretinde dünyanın farklı ülkelerinin ve bölgelerinin farklı kültürleri ve değerleri tarafından ihtiyaç duyulan hususlara yanıt vermeye özen gösteren bir marka olduğunun altı çizilen raporda ortamları ve insanları daha sağlıklı ve daha konforlu hale getirecek üretimler içinde bulunduğu belirtiliyor. 2015 yılında imzalanan ve bu yüzyılın ikinci yarısı için sera gazı emisyonlarının net sıfıra düşürülmesi ve küresel ısınmayı endüstri öncesi seviyelere kıyasla 2 ⁰C’den daha az ile sınırlama hedeflerini içeren Paris Anlaşması’na paralel olarak


Sektörel Daikin de sera gazı emisyonlarını 2050 yılına kadar net sıfıra düşürme hedefiyle Çevre Vizyonu 2050’yi hayata geçirmişti. Raporda bu vizyonun Fusion 20 Stratejik Yönetim Planı’nın son 3 yılına yansıtılmasının yanı sıra 2030 yılı için konulan hedeflerle orta ve uzun vadeli stratejiler geliştirmeye devam edileceğine dikkat çekiliyor.

DAIKIN, NASIL İLERLEYECEK? İklimlendirme sektörü; konusu ve çözümleri itibariyle ürünlerin kullanımından kaynaklanan karbondioksit (CO2) emisyonuna neden oluyor. Azalan hava kalitesi toplumsal kesimde talepler yaratıyor. Mevcut soğutucu akışkanlar ve yanma gazı ısısı konularında daha sıkı kısıtlamalar, inovatif ve çevreci çözümlerin gerekliliğini artırıyor. Elektrik enerjisindeki artan talep, daha sıkı enerji kısıtlamalarının yanı sıra enerji açısından daha verimli ürünler için yüksek beklentiler oluşturuyor. Daikin, yüksek teknolojisi, bilgi kaynakları, güçlü küresel ağı, konusunda uzman çalışanları ve önemsediği toplumsal ilişkileri nedeniyle

sahip olduğu bu büyük avantajı önümüzdeki yıllarda da en etkin biçimde kullanarak ilerlemesini ve liderliğini sürdürmeyi planlıyor. Daikin, üretimlerinin dünyanın havasına yeni katma değerler katabilmesi, ürünlerinin ve çözümlerinin net sıfır sera gazı emisyonu hedefinin başarılmasına yardımcı olabilmesi için klima ticaretine ilişkin analizler yapıyor. Bunun sonucunda Çevre Vizyonu 2050 hedeflerine ulaşmada orta vadeli 2030 hedeflerini formüle eden Daikin, bunları ‘Fusion Stratejik Yönetim Planı’na dahil ederek eylem planları halinde önlemler alıyor ve uygulamaya koyuyor. ‘Fusion 20 Temaları’ olarak adlandırılan başlıklar belirleyen Daikin, dünyanın gelecekteki çevresel sorunlarına kendi alanında üç ana platformda yanıt verecek:

ÜRÜNLER YOLUYLA Enerji verimliliği yüksek ama daha düşük küresel ısınma potansiyeline sahip R-32 ve diğer soğutucu akışkanların benimsenmesinin önemini bilen Daikin, yeni nesil soğutucu akışkanların geliştirilmesi, ısı pompalı ısıtıcıların benimsenmesi yolunda çalışmalarına devam edecek. Malzeme tedariğinden bertaraf ve geri dönüşüme kadarki tüm yaşam döngüsü boyunca çevresel etkinin azaltılması ve malzeme geliştirme konularında da etkin rol oynayacak.

ÇÖZÜMLER YOLUYLA Daikin, çevresel çözümler oluşturulması konusunda öncülük etmeye devam edecek. Klimalar ve çevre ekipmanların, binaların ve yenilenebilir enerjinin birleştirildiği bir sistemde verimli enerji yönetimini sağlamayı hedefliyor. Ayrıca yeşil binalar ve net sıfır enerjili (nZEB) binaları yüksek verimli cihazlarıyla desteklemeyi planlıyor. Piyasada kullanımda olan soğutucu akışkanların tekrar kazanılması ve geri dönüşümünü de bu başlık altında inceliyor.

HAVA MÜHENDİSLİĞİ Hava değerinin oluşturulmasının değerini bilen Daikin, bu alanda da çalışmalarına hız veriyor. Bunun için insan hayatını PM2.5 ve VOC gibi hava kirleticilerine karşı koruyan hava mühendisliğinin yapılmasının şart olduğunu düşünüyor. Hava kalitesinin önemine inanan Daikin, yüksek verimlilik sağlayan ofis ortamları ve uyuma kalitesini üst düzeye çıkaran ev ortamları için hava yoluyla katma değerli çalışmalar yapmak üzere hareket ediyor.

BAŞKANDAN MESAJ Raporda, Daikin Industries Ltd’nin Başkanı ve CEO’su Masanori Togawa’nın verdiği şu mesaj da yer aldı: “Daikin’in amiral gemisi ürünleri olan klimalar sıcak bölgelerde çalışma ve yaşam tarzlarında köklü değişiklikler gerçekleştirerek ekonomik büyümeye ve daha kaliteli yaşam tarzlarına katkıda bulunuyor. 2030 yılı için uluslararası ölçekte yaygın olarak benimsenen Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin (SDG’ler) başarılmasında Daikin’in önemli bir görev üstleneceğine inanıyorum. Gelişmekte olan pazarlarda görülen ekonomik büyümeyle birlikte klimalara olan talebin 2050 yılına kadar üç kattan daha fazla artması bekleniyor. Klimaların pazarlara girme oranının artması, sıcak çarpmasının önlenmesine ve iç ortam hava kalitesinin yükseltilmesine katkıda bulunurken çalışanların üretkenliğini arttırarak ekonomik büyümeyi teşvik etmektedir. Buna karşılık, klimalar yaygınlaştıkça doğal olarak elektrik kullanımı da artacaktır, bu da küresel ısınma üzerinde artan bir etki yaratacaktır. Bu nedenle, sadece klimaların küresel ısınma etkilerini azaltmaya değil, aynı zamanda enerji verimli inverter teknolojisi ve küresel ısınma potansiyeli düşük olan R-32 soğutucu akışkan kullanan çevre dostu ürünlerin yaygınlaştırılmasına odaklanmayı hedefliyoruz. Bu da bize bu sorunları ticari kalkınma için bir fırsata dönüştürme ve ağ ve kontrol teknolojilerimizi kullanarak enerji verimli çözümler sunma konusunda bize büyük bir avantaj sağlıyor. 2018 yılında Çevre Vizyonu 2050’yi geliştirerek sera gazı emisyonlarının net sıfıra düşürülmesini ve güvenli ve sağlıklı bir ortam sunmayı hedefledik. Ürünlere ve çözümlere ek olarak, yenilebilir enerji kullanacağız ve iklimlendirme ile binalar arasındaki etkileşimi iyileştirerek daha büyük bir büyüme elde ederken iklim değişikliği gibi sosyal sorunların çözülmesine katkıda bulunacağız.”

Yapı Malzeme Şubat 2020

31


Sektörel

Buderus uzmanlığından kullanıcı dostu teknoloji: Buderus Logamax plus GB022i! Isıtma sistemleri uzmanı Buderus’un yeni nesil duvar tipi yoğuşmalı kombisi Logamax plus GB022i üstün uyumluluk özelliği ve yüksek dayanıklılığıyla kesintisiz sıcak su ve ısınma imkânı sunuyor. Üstün teknolojik özelliklere sahip Buderus Logamax plus GB022i; 1:5 geniş modülasyon aralığı ve %94 mevsimsel mahal ısıtma verimliliği (ErP direktifine uygun ölçülmüştür) ile her türlü sıcak su ihtiyacınızı karşılamaya hazır. Logamax plus GB022i’nin 26 kW’a kadar çıkabilen sıcak kullanım suyu kapasitesiyle, istediğiniz zaman sıcak suyu kullanabilecek ve gelişmiş LCD ekranı

32

Yapı Malzeme Şubat 2020

sayesinde istediğiniz işlemi kolayca yapabileceksiniz.

Hızlı kurulum ve bakım 36 kg’dan hafif olan kombinin kompakt tasarımı sayesinde kurulum ve bakım işlemleri oldukça basitleşiyor. Logamax plus GB022i’nin ön kısmından iç yapısına erişim mümkün ve bu sayede cihaz, bakım sırasında zaman ve tasarruf sağlıyor.


Seçim:

EN İYİ ÜRÜN 2017


Ytong ailesi, 49. Yetkili Satıcılar Toplantısı’nda bir araya geldi

Türk Ytong, 2020 hedefleriyle başarıya ve geleceğe odaklandı Yapı malzemesi sektörünün öncü kuruluşu Türk Ytong, 49. Ytong Yetkili Satıcılar Toplantısı’nı İstanbul’da düzenledi. 11 Ocak Cumartesi günü Grand Hyatt Hotel’de “Başarı Biziz – Gelecek Biziz” başlığıyla gerçekleştirilen toplantıda Türk Ytong Yetkili Satıcıları ve Satış Pazarlama Ekibi 2020 yılı için belirledikleri hedefleri gerçekleştirmek üzere yeni yıla güçlü bir başlangıç yaptı.

49. Ytong Yetkili Satıcılar Toplantısı’nda 2019 yılının değerlendirmesi yapılarak 2020 yılına ait hedefler paylaşıldı. Toplantıda Ytong ile uzun yıllar iş birliği yapan yetkili satıcılar ile 2019 yılında başarılara imza atan yetkili satıcılara ödülleri verildi.

Sektörün en güçlü kalesi Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Hinginar toplantıda yaptığı konuşmada 2019 yılını değerlendirerek 2020 yılına yönelik hedeflerini aktardı. Türkiye’deki ekonomik veriler değerlendirildiğinde zor geçen bir yılı akılcı yaklaşım ve etkin çalışma yöntemleriyle belirlenen hedeflere ulaşarak kapattıklarını vurgulayan Hinginar, bu süreçte özverili çalışma sergileyen tüm paydaşlara teşekkür etti. İnşaat sektöründe yaşanan durgunluğa karşın yenilikçi yaklaşımlar ve projelerle; çalışarak, üreterek, yılmadan sektörün en güçlü kalesi olmaya devam edeceklerini vurguladı. Başarının sırrı uzman, deneyimli ve bilgili kadrolar Türk Ytong olarak 2019 yılında yatırım-

34

Yapı Malzeme Şubat 2020

larını planladıkları gibi gerçekleştirdiklerini, buradan aldıkları güçle üretimi ve satışı ön plana alan deneyimli ve başarılı bir kadroyla yollarına devam ettiklerini belirten Fethi Hinginar, sektördeki tüm gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi. Aldıkları kararların getirdiği olumlu sonuçlarla, sektörün en güvenilen kurumlarından biri olduklarının altını çizdi. Sektördeki en deneyimli, uzman ve bilgili ekiplere sahip olmanın getirdiği kazanımlarla başarılarının 2020 yılında da devam edeceğine olan inancını paylaştı. Türk Ytong Genel Müdür Yardımcısı Tolga Öztoprak ise 2020 yılı satış hedefleri ile ilgili bir değerlendirme yaparak yeni ürünler ve gelişmeler hakkında bilgi ver-

Fethi Hinginar / Yönetim Kurulu Başkanı

di. Öztoprak Türk Ytong’un yenilikçi ürünleriyle inşaat sektörünün gelişmesini ve büyümesini destekleyen en inovatif markalardan biri olduğuna dikkat çekti. Konuşmaların ardından yapılan ödül töreninde ise 5 ile 35 yıl arasında yetkili satıcılara kıdem plaketleri verildi. Ayrıca 2019 yılının başarılı yetkili satıcıları ödüllendirildi.


Sektörel

Isıtmada 8 ülkenin pazar lideri DemirDöküm oldu DemirDöküm, 2019 yılı sonuçlarını açıkladı. 2019’u yüzde 10 büyüme ile kapattıklarını açıklayan DemirDöküm CEO’su Alper Avdel; “İç pazardaki küçülmeye rağmen yenilikçi ürünlerimizle tüketicilerimizin takdirini kazanarak ülkemizdeki liderliğimizi sürdürdük. Küresel pazardaki iddiamızı artırıyoruz. Bozüyük Fabrikamızda ürettiğimiz ürünler ile 2019’u Türkiye, Hırvatistan, Bosna, İtalya, Moldova, Azerbaycan, Türkmenistan ve Şili olmak üzere 8 ülkede pazar lideri olarak tamamladık” dedi. İklimlendirme sektörünün öncü markalarından DemirDöküm, 2019 yılı finansal sonuçlarını açıkladı. DemirDöküm’ün 2019’u yüzde 10 büyüme ile tamamladığını belirten DemirDöküm CEO’su Alper Avdel; “DemirDöküm, toplumun ihtiyaçlarına göre kendini şekillendirerek sektöründe 66 yıldır öncü olmayı başardı. Türkiye’nin ilk döküm radyatör, kazan, soba, kat kaloriferi, şofben, panel radyatör ve kombi üretimini ve ihracatını gerçekleştiren şirketimiz, geçen yıl iç pazardaki küçülmeye rağmen satış adetlerini koruyup pazar payı alarak 2019’u 2 milyar TL ciro ve pazar liderliğiyle tamamladı” açıklamasını yaptı.

“YOĞUŞMALI KOMBİ SATIŞLARIMIZ YÜZDE 35 ARTTI” Isıtmada tüketici beklentilerini geniş bir yoğuşmalı kombi ürün gamıyla karşılayıp yüzde 20’lere kadar tasarruf sağladıklarını belirten Avdel; “2018 yılı Nisan ayından itibaren Türkiye’de yoğuşmalı ürünlerin üretimi ve satışı zorunlu hale getirildi. DemirDöküm olarak bu konudaki hazırlığımızı yıllar önce yapmıştık. Satıştaki yoğuşmalı ürün ailemize ErP yönetmeliğiyle birlikte Atromix modeli kombilerimizi de ekledik. Satışa sunduğumuz yüksek enerji tasarrufu sağlayan ürünlerimizle, satış öncesi, sırası ve sonrası hizmetlerimizle pazarda farklılaşmayı başardık. Bu sayede yoğuşmalı kombi satışlarımız 2018’e kıyasla yüzde 35 arttı” açıklamasını yaptı.

tan, Bosna, İtalya, Moldova, Azerbaycan, Türkmenistan ve Şili’deki pazar liderliğimizi devam ettirdik. Türkiye ile birlikte 8 ülkenin pazar lideri olduk.” dedi.

“5 YILDA 200 MİLYON TL’LİK YATIRIM YAPTIK” DemirDöküm’ü asırlık hedeflerine ulaştırmak için farklı alanlarda yatırıma devam ettiklerini kaydeden Avdel; “Sektörün ilk ve köklü markası olarak; yeni ürün geliştirme, üretim kapasitesi artırma, pazarlama, eğitim ve dijital dönüşüm alanlarında istikrarlı bir şekilde yatırım yapıyoruz. Son 5 yılda toplam yatırımımız 200 milyon TL’ye ulaştı. Her yıl ciromuzun yüzde 1,7’sini Ar-Ge’ye ayırıyoruz ve geleceğimize toplamda 40 milyon TL’lik düzenli yatırım gerçekleştiriyoruz” açıklamasını yaptı.

“2020’YE YÜZDE 20 BÜYÜME HEDEFİ İLE BAŞLADIK” DemirDöküm’ün 2020 yılı hazırlıklarının tamamlandığını kaydeden Alper Avdel; “Yeni yıla yüzde 20 büyüme hedefi ile başlıyoruz. İç pazarda büyük bir olasılıkla 2019’dan daha iyi bir yıl bizi bekliyor. Ürün gamımıza ekleyeceğimiz yeni ürün-

Alper Avdel / DemirDöküm CEO’su

lerimiz, kombi değişim pazarı ve doğalgazın ulaşacağı yeni ilçelerle birlikte iç pazardaki hedeflerimize rahatlıkla ulaşacağımızı öngörüyoruz. Gelirimizin yüzde 30’unu oluşturan ihracat tarafında ise yoğun bir gündem bizi bekliyor. Güney Amerika, Çin, İtalya, Türki Cumhuriyetler ve Balkanlar’da varlığımızı daha fazla artıracağız. Hedefimiz ihracatımızın toplam ciro içindeki payını yüzde 30’dan üç yıl içerisinde yüzde 50’ye çıkarmak” açıklamasını yaptı.

TÜRKİYE’DEN 52 ÜLKEYE İHRACAT DemirDöküm’ün ihracatta da verimli bir yılı geride bıraktığını kaydeden Alper Avdel; “2018’in ardından 2019 yılında da birçok ülkede önemli başarılara imza attık, dünyadaki büyümemizi sürdürdük. Arjantin, Tunus, Fransa ve Filistin pazarlarına giriş yaparak ihracat yaptığımız ülke sayısını 52’e yükselttik. Türkiye’nin yanı sıra dünyanın dört bir yanında ‘ısıtma’ ile özdeşleşmeyi başardık. 2019 yılında ürün bazında değişmekle birlikte Hırvatis-

Yapı Malzeme Şubat 2020

35


Sektörel

Buderus Logamatic TC100 Yeni Nesil Akıllı Oda Kumandası ile yüksek verimlilik! Buderus Logamatic TC100 akıllı oda kumandası kullanıcıların beğenisini kazandı. Isıtma, soğutma ve havalandırma sektöründe uzman çözümleriyle dikkat çeken Buderus’un, yenilenen akıllı oda kumandası Logamatic TC100 kullanıcıların beğenisini kazandı. Gelişmiş özelliklere sahip akıllı oda kumandası kullanım kolaylığı ve sağladığı enerji verimliliği ile ön plana çıkıyor. Duvar tipi yoğuşmalı kombiler için özel olarak tasarlanan Buderus Logamatic TC100, kolay kurulum imkanı ve App Store ile Google Play’den indirilebilen MyMode mobil uygulamasıyla hızlı bağlantı sağlıyor. Kurulumu yapılan oda kumandası ısıtma sistemleriyle “iletişim kurarak” etkileşime geçiyor ve entegre algılama sensörü ile kullanıcı yaklaştığında dokunmatik ekran otomatik olarak açılıyor. Akıllı kontrol mekanizmaları sayesinde oda sıcaklığı ve sıcak kullanım suyu işletimi kolayca ayarlanabiliyor. TC100 akıllı oda kumandası “evde/dışarda” veya “otomatik/manuel” gibi birçok farklı moda uyarlanabiliyor. Manuel oda sıcaklık kontrolü dışında akıllı oda kumandası, dışardaki sıcaklığı otomatik olarak tespit ederek ısıtma sıcaklığını kendi kendine ayarlayabiliyor. Dış hava sıcaklık sensörü bulun-

36

Yapı Malzeme Şubat 2020

mayan durumlarda ise hava bilgisine internet üzerinden erişerek yüksek verimli ısıtma sağlıyor ve kullanıcıların enerji tasarrufu sağlamasına yardımcı oluyor. Enerji verimliliği takibi için akıllı telefon uygulamasıyla kullanıcının ısıtma alışkanlıkları kaydedilerek; bağıl nem, günlük enerji tüketimi ve enerji maliyetleri görüntülenebiliyor. L o g a m a t i c TC100’ün akıllı termostatik vanaları sayesinde odaların kullanım şekli ve ihtiyacına bağlı olarak her odaya göre farklı ayarlanan sıcaklık seviyesi, önemli ölçüde enerji verimliliği sağlıyor. Ayrıca Geo-fencing (Coğrafi konum belirleme) özelliği sayesinde kullanıcının muhtemel eve varış saati GPS tarafından tespit edilerek ısıtma sistemi doğru

zamanda çalışmaya başlıyor ve bu özellik ile kullanıcılar yüksek oranda verimlilik sağlayabiliyor.


Çuhadaroğlu 65. Yılını “Dürüst İzler” ile birlikte kutladı 1954 ‘de küçük bir atölye ile iş hayatına başlayan bugün sektör mektebi unvanını taşıyan Çuhadaroğlu Grubu, kurucusu merhum yüksek mimar Ahmet Çuhadaroğlu hatırasına hazırladığı Dürüst İzler isimli kitabı ile 65. Yılını taçlandırdı. Alüminyum sanayisine öncülük eden Çuhadaroğlu Şirketler Grubu kurucusu yüksek mimar Ahmet Çuhadaroğlu anısına yazılan kitabın tanıtımının yapıldığı geceye, Çuhadaroğlu Şirketler Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çuhadaroğlu ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı H.Nejat Çuhadaroğlu ev sahipliği yaptı. Çuhadaroğlu çalışanlarının katılımı ile Swissôtel The Bosphorus’ta gerçekleşen Çuhadaroğlu’nun 65. Yıl davetine iş dünyasından pek çok isim katıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sadettin Saran, 26. Dönem AK Parti İstanbul Milletvekili Belma Satır davete katılan isimler arasındaydı. Kitap sayfalarından oluşan özel bir sergi alanının kurulduğu davette, Ahmet Çuhadaroğlu’nun 1942 yılından

38

Yapı Malzeme Şubat 2020

beri taşıdığı küçük cep ajandası konukların yoğun ilgisini çekti. Çuhadaroğlu ailesinin, Ahmet Çuhadaroğlu’nun mesai arkadaşlarının, 87 yılına tanıklık etmiş dostlarının, sektör paydaşlarının anılarına yer verilen “Dürüst İzler” kitabının Editör ve Proje Koordinatörlüğü Çuhadaroğlu Kurumsal İletişim Yöneticisi

Sinem Yılmaz; düzenlemeleri ise Mehmet Altun tarafından yapıldı. İş, sanat, basın ve siyaset dünyasından seçkin isimlerin de eşlik ettiği yemekli ve müzikli gece, misafirlerin hatıra fotoğrafları çekilmesi ile son buldu.


Sektörel

Grohe’nin “Yeşil Cami” girişimi, “On Yılın En İyi PR Kampanyaları” arasına girdi GROHE, “Holmes Report” tarafından Londra’da halkın oyları ile belirlenen bu onyılın en iyi PR kampanyaları listesinde, “Yeşil Cami” inisiyatifi ile dördüncü oldu. İnisiyatif, GROHE tarafından, Ortadoğu ve Afrika bölgelerinde su israfını azaltmak üzere hayata geçirilen “WaterCare” Kurumsal Sosyal Sorumluluk programının da bir parçası. GROHE, “Yeşil Cami” inisiyatifi kapsamında, yerel ortakları ile işbirliği içinde Ortadoğu ve Afrika’daki seçili camilere su tasarrufu sağlayan musluklar tedarik ederek, abdest sırasında tüketilen su miktarının yüzde 30 azaltılmasına katkıda bulundu. Bu çerçevede, çalışmalarını sürdüren marka, projenin “Suyu Gıdaya Dönüştür” adını verdiği ikinci ayağında, tasarruf edilen suyu gıdaya dönüştürerek, Ramazan ayı boyunca ihtiyaç sahibi ailelere 1.000 öğün yiyecek dağıttı. G R O H E Ortadoğu, Afrika ve Doğu Akdeniz PR ve İletişim Direktörü Lina Varytimidou, şunları söyledi: “halkın oylarıyla bu onyılın En İyi PR Kampanyaları listesinde, “Yeşil Cami” inisiyatifi ile dördüncü sırada yer almış olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Çevreye ve bize kucak açan topluma yönelik taahhüdümüz kapsamında hayata geçirdiğimiz bu bölgesel proje, ağırlıklı olarak suyun, paranın ve ihtiyaç sa-

hiplerine yardım eli uzatmanın önemi konusunda kamuoyunda bilinç yaratmayı hedefliyor. Ortadoğu’daki programımız ile ikinci defa ödüllendirilmiş olmak, bizi de sürdürülebilirlik konusundaki çabalarımızı devam ettirmeye ve su tasarrufu yapmanın ve ihtiyaç sahibi aileler için sürdürülebilir yiyecek kaynaklarının finanse etmenin yolları hakkında bilinç oluşturmaya motive ediyor.” “Yeşil Cami” inisiyatifi, bölgede aralarında Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Suriye ve Mısır’ın da bulunduğu birçok ülkede uygulandı. İnisiyatif, 2014 yılında, Holmes Report tarafından düzenlenen SABRE Ödülleri’nde, “Ortadoğu’da En İyi Kampanya” ödülünü kazandı. Suudi Arabistan’da hayata geçirilen “Suyu Gıdaya Dönüştür” programı da, Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği (IPRA) tarafından düzenlenen 2016 “Altın Dünya Ödülleri”nde ödüle layık görüldü.

GROHE üst yönetiminde değişim

İnsan Kaynakları & Organizasyondan sorumlu İcra Direktörü Michael Mager GROHE ve LIXIL’de geçen 15 yılın ardından emekliye ayrılıyor Eksiksiz banyo çözümleri ve mutfak bataryalarında dünyanın önde gelen markası GROHE’de İnsan Kaynakları & Organizasyondan sorumlu İcra Direktörü olarak görev yapan Michael Mager, GROHE ve LIXIL’de geçen 15 yılın ardından emekliye ayrılıyor. Grohe AG CEO’su Thomas Fuhr, “Michael’a, İnsan Kaynakları departmanında gösterdiği başarılı çalışmalar nedeniyle teşekkür ederiz. Kendisi, birçok zorlu ve heyecan verici dönemde, markamıza değer kattı. İK fonksiyonunun başında geçirdiği dönem boyunca, markanın liderliği ve insan yönetimine yön verdi. Michael aynı zamanda, asıl amacımızın da bilincinde oldu. Üçüncü dünya ülkelerinde geleceğin tesisatçılarına eğitim vermeyi hedefleyen Don Bosco programını da büyük bir bağlılık ile yürüttü. Michael’a, göstermiş olduğu adanmışlık için teşekkür eder, gelecekte her şeyin kendisi ve ailesinin gönlünce olmasını dilerim,” dedi. Michael Mager’ın İnsan Kaynaklarından sorumlu İcra Direktörü olarak sorumlulukları, kendi görevlerine ek olarak Thomas Fuhr tarafından üstlenilecek.

Yapı Malzeme Şubat 2020

39


AGT Design by Defne Koz’a International Design Awards’tan 2 ödül birden Dünya markası vizyonu ile yoluna devam eden, sektörünün öncü markası AGT ve Endüstriyel Tasarımcı Defne Koz iş birliğinden doğan “AGT Design by Defne Koz Parke Serisi” uluslararası alanda en prestijli tasarım projelerinin ödüllendirildiği International Design Awards’da 2 ödüle birden layık görüldü! Ulusal ve uluslararası pazarda MDF, MDF-LAM, panel, profil ve parke üreterek, beş kıtada 80’ten fazla ülkeye ihraç eden AGT, Tasarımcı Defne Koz imzasını taşıyan “AGT Design by Defne Koz” parke serisinin iki farklı koleksiyonu ile International Design Awards’ta ödüle layık görüldü. AGT Genel Müdürü Sevdil Yıldırım International Design Awards’ta kazanılan başarının ilk günden bu yana hedefledikleri dünya markası olma vizyonunun bir sonucu olduğunu söyledi. AGT olarak tasarıma ve inovasyona verdikleri değerin altını çizen Yıldırım; “AGT Design markası sektörümüzde bir ilk oldu. Fonksiyonelliğin ve dayanıklılığın ön planda olduğu bir ürünün tasarımcı dokunuşuyla nasıl dekoratif hale dönüşebildiğini kanıtladı. International Design Awards tasarım sektörünün en saygın ödüllerinden birisi. Dünyanın en önemli tasarımcıları ve tasarımları bu ödüle layık bulunuyor. Aldığımız ödüller bizim için çok büyük bir onur, aynı zamanda da motivasyon kaynağı oldu. Önümüzdeki dönemde yeni tasarım ve ürünlerle tüketicilerimizin karşısına çıkacağız” dedi. “AGT Design by Defne Koz” Parke Serisi”, parkeyi sadece bir “zemin kaplama” ürünü olmaktan çıkarıyor ve ona dekoratif anlamda daha çok sorumluluk veriyor. Tasarımcı Defne Koz bu çok özel serinin tasarım dilini “doğanın ilhamı ve tasarımın birlikteliği” şeklinde tanımlıyor. Bliss ve Spark tasarımlarında klasik doğal ahşap desenleri yerine, insan ile doğa arasındaki uyumu tasvir eden geometrik desenler dikkat çekiyor. İki koleksiyondan ilki olan Bliss’in doğal çizgilerden oluşan tasarımı, ışığın yansımasıyla değişen ipeksi dokusu diğer ürün grupları arasında öne çıkıyor. Diğer ödüllü tasarım olan Spark koleksiyonu ise, üst

40

Yapı Malzeme Şubat 2020

düzey dokusu ile dikkat çekerken, zengin geometrik deseni ile güçlü bir yapıya sahip. Organik ve düz desenlerin oluşturduğu bir dengeden vücut bulan tasarımıyla dikkat çeken ürünler dört farklı dekordan oluşuyor. Bu özel koleksiyon üstün kalite ve dayanıklılık özellikleriyle de dikkat

çekiyor. 15 yıl garantiye sahip lekelerden etkilenmeme ve kolay temizlenme konularında başarılı olan parkeler ayrıca çevre dostu. UV ışınlara karşı da dayanıklı olan ürünlerin montajı, özel kilit sistemi sayesinde de kolaylıkla yapılabiliyor.

Sevdil Yıldırım / AGT Genel Müdürü


Sektörel

“Austrotherm Türkiye olarak gururluyuz” Yapı malzemeleri ve ısı yalıtım sektörünün devi Avusturya menşeili Austrotherm Türkiye’nin Genel Müdürü Selçuk Vanlı ; 2017 yılından beri Türkiye’de çalışma yaptıkları EPS hafif dolgu ürünleri geoBLOCK® ile , 2019 yılında tamamladkları ve Avrupa’da son 10 yılın en büyük geofoam projesi olan Kayseri Boğazköprü yaklaşım dolgusu hakkında konuştu.

Selçuk Vanlı / Austrotherm Türkiye Genel Müdürü

“2017 yılında kurduğumuz İnşaat Mühendisliği Uygulamaları Departmanı ile 2019 senesinde KGM nezdinde yapmış olduğumuz Kocasinan/Kayseri İncesu – Himmetdede Ayrımı ile Organize Sanayi Kavşağı arasında yer alan Boğazköprü D.D.Y. Üst Geçidi’nin yaklaşım dolguları inşaatında Austrotherm geoBLOCK®

çözümünün tercih edilmesi Austrotherm grubu için bir gurur kaynağı oldu. 330 metre uzunluğunda her biri 14 metrelik 2 ayrı rampadan oluşan bu yapı hem Türkiye’nin , hem de son 10 yılda Avrupa’nın en büyük geofoam yapısı oldu. “ diyen Vanlı , ayrıca Austrotherm geoBLOCK® çözümünün tercih edilmesi ile yalnızca

proje ilk yatırım maliyeti açısından avantaj sağlandığından ve aynı zamanda imalatın 75 gün gibi kısa bir sürede tamamlanması ile Ankara – Kayseri arası ulaşımının ana damarı konumundaki yol kesimi oldukça kısa bir sürede trafiğe açılabildiğini iletti. Projenin tamamen Austrotherm Türkiye tarafından yapıldığını belirten Vanlı ; “Bu projeye standartlara uygun malzeme tedariğinin yanı sıra proje tasarımı, saha süpervizyonu ve enstrumantasyon uygulaması hizmetlerini de sağlayarak projenin en doğru biçimde hayata geçmesinde çözüm ortağı olduk. Geofoam teknolojisi konusunda edindiğimiz deneyimleri ve hizmetlerini 2020 yılında yurtdışında Afrika , Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetlere taşımayı planlıyoruz.“ dedi ve ekledi : “Bu proje hem ülkemize hem de sektörümüze yön verecek ve büyük katkılar sağlayacak. Özellikle ürettiğimiz ürünün inşaat uygulamalarında kullanılmasına dair önemli bir dönüm noktası. İnşallah bu proje ile birlikte daha nice projeleri gerçekleştireceğiz. Ve Austrotherm Türkiye olarak inovatif uygulamalar yönünde ilerlemeye devam edeceğiz.”

Yapı Malzeme Şubat 2020

41


Sektörel

Pompa sektöründe sürdürülebilir olmanın yolu

“Tasarruflu Ürünler Üretmek”ten Geçiyor! Enerji Tasarrufu Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Masdaf Genel Müdürü Vahdettin YIRTMAÇ, “Pompa sektöründe ve benzer sistemler üreten sektörlerin tamamında sürdürülebilir olmanın yolu “tasarruflu ürünler üretmek”ten geçiyor. Çünkü dünyada toplam elektrik enerjisinin %20 ‘si, endüstriyel elektrik enerjisinin ise ortalama %30’u pompalar tarafından tüketiliyor. Masdaf olarak geliştirdiğimiz “inovatif pompa teknolojileri” ile iş ortaklarımızın işletmelerinde tükettikleri enerjiden %30’a varan oranlarda tasarruf etmelerini sağlıyoruz.” dedi. Pompa sektörünün köklü markası Masdaf, “pompa sektöründe enerjinin etkin kullanımı”na yönelik çalışmalarına devam ediyor. Geliştirdiği tasarruflu pompa teknolojileri ile işletmelerde tüketilen enerjiden %30’a varan oranlarda tasarruf imkanı sunan Masdaf, yatırımın, 4-5 yıl gibi kısa bir sürede kendini amorti etmesini sağlıyor. Enerji Tasarrufu Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Masdaf Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, “Pompa sektöründe ve benzer sistemler üreten sektörlerin tamamında sürdürülebilir olmanın yolu “tasarruflu ürünler üretmek”ten geçiyor. Çünkü dünyada toplam elektrik enerjisinin %20 ‘si, endüstriyel elektrik enerjisinin ise ortalama %30’u pompalar tarafından tüketiliyor. Masdaf olarak geliştirdiğimiz “inovatif pompa teknolojileri” ile iş ortaklarımızın işletmelerinde tükettikleri enerjiden %30’a varan oranlarda tasarruf etmelerini sağlıyoruz. Ancak işletmelerde

42

Yapı Malzeme Şubat 2020

sistemin kısa sürede kendini amorti edip, kâra geçmesi için “doğru tasarlanmış ürün seçimi” tek başına yeterli bir unsur değil, “doğru pompa seçimi” ile işletmenin ihtiyacına uygun seçimi yapabilmek de oldukça önemli ve ciddi bir mühendislik çalışması gerektiriyor. Bu bilinçle MAS Academy kapsamında “sistem tasarımı/seçimi” eğitimleri düzenleyerek iş ortaklarımızın, binalarda ve endüstriyel tesislerde tercih ettikleri sistemlerde enerji verimliliğini arttırmayı hedefliyoruz. Tasarruflu sistem seçiminde “pompa, motor ve invertör”ün verimi oldukça önemli. Sistem karakteristik eğrisi, pompa seçimini önemli ölçüde etkiliyor. Sistemdeki kayıplar ne kadar az olursa enerji sarfiyatı da o

Vahdettin Yırtmaç / Masdaf Genel Müdürü

kadar az oluyor. Bu nedenle tesisatlarda “boru çapı seçimi” de önemli” dedi. Endüstriyel tesislerde reel tüketim ölçümleri yaparak; sistemin yenilenmesi durumunda işletmenin sağlayacağı enerji tasarrufunu ve amortisman sürelerini rapor halinde sunduklarını belirten Yırtmaç, sözlerine şöyle devam etti : “İşletmelerin “enerji tasarrufu”na yönelik projeleri devlet teşvikleri ile destekleniyor. Enerji verimli ekipman ve sistem kullanımını teşvik etmek ve gereksiz enerji kullanımını önlenmek amacıyla hazırlanan projeler, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından “Verimlilik Artırıcı Proje (VAP)” olarak değerlendiriliyor. Yatırım bedeli en fazla 5 milyon Türk Lirası olan projelere, proje bedelinin en fazla %30’u hibe olacak şekilde destek veriliyor. Yıllık toplam enerji tüketimleri 500 TEP (ton eşdeğeri petrol) ve üzeri olan, ticaret ve sanayi odasına bağlı olarak faaliyet gösteren ve her türlü mal üretimi yapan endüstriyel işletmeler, VAP desteklerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunabiliyor. “Pompa Teknolojileri” de teşvik kapsamındaki konular arasında yer alıyor.” dedi.


GF Hakan Plastik 2020 hedeflerini iş ortakları ile paylaştı GF Hakan Plastik, 10-12 Ocak 2020 tarihlerinde bayileri ile bir araya gelerek 2019 yılı değerlendirmesini yaptı; 2020 hedeflerini paylaştı. 2020 yılı GF Hakan Plastik için “İnovasyon” yılı olacak.

Rixos Premium Belek’te iş ortakları ile bir araya gelen GF Hakan Plastik, yoğun bir programla geçen 2019 yılını geride bırakıp, 2020 yılının yol haritasının çizdi. Süprizli ve yenilikçi bir programla konuklarını karşılayan GF Hakan Plastik, iş ortaklarına DJ’liğini Nihat Sırdar’ın yaptığı 90’lar Kafası Partisi‘nde 90’lı yıllara damga vuran

44

Yapı Malzeme Şubat 2020

şarkılar eşliğinde keyifli bir gece ile ‟Hoş Geldiniz“ dedi. Bayi toplantısının ilk günü açılış konuşmasını GF Hakan Plastik Türkiye ve Ortadoğu Bölge Başkanı Batuhan Besler gerçekleştirdi. Besler konuşmasına: “2019 yılına “Birlikte güven inşa ediyoruz” diyerek başlamıştık. Kurduğumuz bu güven bağı ile

zorlu 2019 yılını başarılı bir şekilde geride bıraktık. Şimdi bizi daha da zorlu olacağını düşündüğümüz 2020 yılı bekliyor. Biz zorlukların üstesinden inovasyonun gücü ile gelebileceğimize inanıyoruz. Bu yıl Hakan Plastik’in 55., GF’in 208. kuruluş yılı. Sektörün geleceği biziz, farkı sizlerle birlikte yaratacağız…” sözleri ile başladı ve yeni


Sektörel yıl planları konusunda kısa bir bilgilendirme yaptı. “İnovasyonun gücü ile geleceğe güven” teması ile düzenlenen bayi toplantısında Batuhan Besler’in konuşmasının ardından Türkiye Satış Direktörü Murat Uçer yurt içi ve yurt dışı satış hedefleri üzerinde durdu. Uçer, özellikle 2019 sonunda lanse edilen ürünler Silenta Extreme, GF Aerator. PP-RCT gibi ürünler ve 2020 yılı içerisinde faaliyet alanına eklenen yerden ısıtma sistelemi üzerine bilgilendirme yaptı. Uçer’in

Okmeydanı ve Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastaneleri‘nde su güvenliği için GF Hycleen Automation System tercih edildi ardından Pazarlama Müdürü Candan Mumcuoğlu ve GF Hakan Plastik’in yeni Ürün ve Pazarlama Direktörü Hüseyin Ünlüyol tarafından 2019 pazarlama faaliyetleri değerlendirmesi yapıldı; 2020 hedefleri aktarıldı. “Yetenek Sizsiniz” yarışmasında büyük beğeni toplayan; SODEX 2019 Fuarı’nda GF Hakan Plastik standındaki performansları ile de ilgi odağı olan Oğulcan Kuş, bu kez bayi toplantısında konuklara özel bir performans hazırlamıştı. Kuş, yine GF Hakan Plastik borulardan oluşturduğu 3 farklı enstürümanı ile gerçekleştirdiği performansı ile katılımcılar tarafından beğeni ile izlendi. Fuaye alanına kurulan dev inovasyon tüneli, katılımcılar tarafından beğeni aldı. Tünel içerisinde sanal gerçeklik gözlükleri ile katılımcılar Çerkezköy ve Şanlıurfa üretim tesislerini gezme imkanı buldular. GF Hakan Plastik boruları ile yapılan inovasyon tünelinde ayrıca Oğulcan Kuş’un aerodinamik tasarımı ile binaların atık su sistemlerindeki havalık hattını elimine eden GF Aerator enstalasyonları sergilendi. İş ortakları buluşmasında bilişim ve teknoloji alanındaki çalışmalarıyla tanınan gazeteci ve yazar Serdar Kuzuloğlu “Yeni Dünya’nın Yapıtaşları” konulu bir konuşma gerçekleştirdi. Ziynet Sali ve Orkestrası’nı sahne aldığı Gala Gecesi’nde çeşitli alanlarda en iyi performans gösteren bayilere de plaketleri sunuldu.

İstanbul’un en önemli hastanelerinden Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin içme ve kullanım suyu güvenliği için GF Hycleen Automation System kullanılıyor. Hycleen Automation System, özellikle hastaneler, turizm yapıları (oteller, tatil köyleri, spa’lar), kamu binaları, alışveriş merkezleri, bakımevleri, okullar veya ofisler gibi çok sayıda gelen ve giden dalgalı su tüketimi olan alanlarda, tesisata giren suyun kontrolü, denetimi, raporlanması gibi özellikleri ile suyun hijyenik ve sağlıklı kullanımını sağlamak için geliştirilen bir sistem. Yenileme projeleri TAŞYAPI tarafından üstlenilen Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tercih edilen Hycleen Automation System, düzenli su değişimi sağlamak, Lejyonella hastalığına neden olan bakterilerin çoğalmasını engellemek ve su sıcaklıklarını kontrol altında tutarak sağlıklı su yönetimi için öneriliyor. Bir akciğer enfeksiyonu olan Lejyonella hastalığına neden olan Legionella bakterisinin kontrolü, kullanım suyu tesisatında, suyun binaya girdiği noktadan itibaren su depoları, su ısıtıcıları, vanalar, musluk ağızları ve dağıtım borularının tüm çıkış noktalarına kadar olan bölgeyi kapsıyor. Master Box, vana, güç kaynağı ve veri iletim kablolarından oluşan Hycleen Automation System, otomatik olarak elde edilen verilerle hassas hidrolik ayar kontrolü ile suyun termal dezenfeksiyonunu yaparak Lejyonella gibi hastalıkların önüne geçilmesini sağlıyor. Akıllı bina teknolojileri ile donatılan Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Leed Gold sertifikasına aday ilk kamu hastanesi olma özelliğini de taşıyor.

Yapı Malzeme Şubat 2020

45


DOSYA

DOSYA KONULARI: Çimento & Hazır Beton Ekipmanları ve Teknolojileri Boya & Yapı Kimyasalları & Yapıştırıcılar Hammaddeleri Asansör Sistemleri & Taşıma ve Geçiş Teknolojileri 46

Yapı Malzeme Şubat 2020


Dosya

Konut alırken yapı malzemeleri kalitesine dikkat edilmeli 24 Ocak Cuma günü Elazığ’ın Sivrice ilçesinde meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki deprem ile akıllara yine “yapılarımız ne kadar güvenli?” sorusu geliyor. Uzmanlar ülkemizin bu büyüklükteki depremlere karşı her zaman hazırlıklı olması gerektiği konusunda uyarıyor. Tüketicilerin de konut satın alacakların da bilinçli hareket etmesi gerekiyor. Ülkemizin deprem kuşağında yer alması, yapılan konutların kalitesini daha da önemli hale getiriyor. Küçük ve büyük çaplı depremlerin her an yaşanma riskine karşın, yapılarda kullanılan beton kalitesinin önemi artıyor. Konuyla ilgili açıklamasında, yapıların deprem yönetmenliklerine uygun ve kaliteli malzemelerden üretilmesi gerektiğinin altını çizen Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) Başkanı Dr. Tamer Saka, “Deprem kuşağında yer alan Türkiye’de hem inşaatı yapanlar hem de konut alanlar için ‘kalite ve güvenlik’ unsuru öncelikli oluyor. Bu bilinçle yapılarımızı inşa ederken güvenli tasarım ve yapım teknikleri uygulanmalı ve beton kalitesine dikkat edilmeli. Müteahhitlerimize standartlarına uygun yapı malzemeleri kullanmalarını; tüketicilerin de konut alırken yapı malzemeleri kalitesi hakkında mutlaka bilgi edinmelerini öneriyoruz” şeklinde konuştu. Ayrıca yapılarımızı inşa ederken güvenli tasarım ve yapım teknikleri uygulanması ve beton kalitesine dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Betonarme binaların güvenli ve ekonomik yapılar olduğunu vurgulayan Saka, “Bina yapımında kullanılan tüm malzemeler, güvenli bina tasarımı ve yapım teknikleri konut alırken ön plana çıkmalıdır. Bu nedenle yapılarımızı inşa ederken güvenli tasarım ve yapım teknikleri uygulanmalı ve beton kalitesine dikkat edilmeli. 24 Ocak Cuma günü Elazığ’da yaşadığımız

Dr. Tamer Saka / TÇMB Başkanı

depremde şuana kadar 41 vatandaşımızı kaybettik, yüzlerce kişi de yaralandı. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara da acil şifalar diliyoruz. Can ve mal kaybının artmamasını temenni ediyoruz. Bu vahim olayın tekrar yaşanmaması için yapılarda kaliteli beton kullanılması ge-

rektiğini önemle vurguluyoruz.” dedi. 24 Ocak Cuma günü Elazığ’ın Sivrice ilçesinde meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremde 41 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı. İlk tespitlere göre; 87 bina yıkılırken, 1287 bina ağır hasar aldı, 56 bina orta ve 876 bina az hasar gördü.

Yapı Malzeme Şubat 2020

47


Dosya

Çimsa’nın inovatif ürünü DURO’ya Arkitera’dan ödül Sabancı Holding iştiraki Çimsa, yapı ve mimarlık sektörünün prestijli ödülleri olan Arkitera Ödülleri’nde DURO ürünüyle, “Taşıyıcı Sistemler, Altyapı Bileşenleri, Kaba Yapı Bileşenleri” kategorisinde Arkitera Yapı Malzemesi Ödülü’ne layık görüldü. Bu yıl 10. kez takdim edilen Arkitera Ödülleri, Arkitera Mimarlık Merkezi tarafından Şerefiye Sarnıcı’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Çimsa, DURO ürününün performansı, malzemenin özellikleri, standartlara uygunluğu ve çevre dostu olması ile bu değerli ödülün sahibi oldu.

Ülkü Özcan / Çimsa CEO’su

48

Yapı Malzeme Şubat 2020

Çimsa ile AR-GE ve inovasyon alanında çimento sektöründe öncü olduklarını belirten Çimsa CEO’su Ülkü Özcan, “Kuruluşu 2001 yılına dayanan Çimsa’nın AR-GE Merkezi “Formülhane”, çimento kullanıcılarının ihtiyaçları

için global bir çözüm merkezi olarak faaliyetlerine devam ediyor. Merkezimizde son olarak geliştirdiğimiz ürünümüz DURO bizim için çok değerli. Çünkü bu ürünümüz Türkiye’de sadece Çimsa tarafından üretiliyor. DURO’yu demir çelik endüstrisinde üretim verimliliğini arttırmak için özel olarak geliştirdik. Alternatiflerine göre yapısında Flor içermemesi sayesinde hem çevre hem de sıcak dostu bir malzeme. DURO’nun Türkiye’de yapı ve mimarlık sektörünün prestijli bir kurumu tarafından onurlandırılması da bizim için mutluluk verici” dedi.


“Betonyol’da yüksek dayanım, uzun servis ömrü ve yapım kolaylığı bir araya geliyor’’ “Yurtdışından temin edilen bir malzeme olan bitüm esaslı asfalt yerine, yerli ürün olarak ön plana çıkan çimento esaslı beton kaplamalarını önümüzdeki dönemde yollarımızda sıklıkla göreceğimizi, 2020 yılında SSB’ye ait uygulamaların yaygınlaşacağını tahmin ediyoruz. Şirket olarak bu sürecin aktif katılımcısı olmayı sürdüreceğiz.”

Hazır Beton sektöründe güven, istikrar ve kalite politikası ekseninde katma değeri yüksek üretim ve hizmet faaliyetleri gerçekleştiren Bursa Beton, beton endüstrisindeki gelişmelere öncülük etmeye devam etmekte. Kuruluşundan bu yana geçen 33 yılda üretim hacminde kesintisiz bir artış trendi izleyen firma, yeni tesis teknolojisi, çevreci yaklaşımı ve koşulsuz müşteri memnuniyeti ile 24 saat kesintisiz hizmet sunmakta. Bursa Beton Genel Müdürü Barbaros Onulay ile gerçekleştirdiğimiz röportaj çalışmamızda Bursa Beton hakkında merak ettiklerimizi konuştuk.

Sektörünüzde 2019 yılı nasıl geçti ve 2020 yılı beklentiniz nedir? 2019 yılı hem küresel çapta hem de ülkemizdeki gelişmelerin gündemi belirlediği bir yıl oldu. Özel sektör yatırımları ve

50

Yapı Malzeme Şubat 2020

büyük ölçekli kamu-özel ortaklığı projelerindeki finansman sorunları, bina yapı ruhsatlarında görülen daralmalar özel sektörde yeni projeler için yatırım imkanlarını azalttı. Yılın ilk yarısında, dövizdeki dalgalanmalar, nakit sıkıntısı, yüksek faiz oranları, yerel seçimler, dünyadaki gelişmeler gibi birçok nedenden dolayı ekonomide ciddi daralmalar yaşansa da yılın ikinci yarısından itibaren ve özellikle son çeyrekte piyasalar yeniden hareketlenmeye başladı. Özellikle son aylarda düşen faizler ile beraber konut satışları da büyük bir sıçrama yaptı. Özel bankaların tümünün konut kredisi faiz oranlarını yüzde 1’in altına indirmesi durumunda, piyasa daha da canlanabilir ve kalkınmada önemli bir aktör olan konut sektörü diğer sektörlere de hareketlilik kazandırabilir. 2020’de de inşaat sektörü tüm alanlarda yüksek potansiyele sahip olsa da kalıcı

toparlanma için finansal piyasalarda istikrarın ve bunun güven endeksinde oluşturacağı pozitif yansımanın bir an evvel ortaya çıkması gerekiyor. Özellikle sektörümüzde devam etmekte olan nakit akışlarında yaşanan aksamalar, uzun vadeli ödemeler, bankalardan kredi kullanma konusunda zorluk çeken firmaların finansal döngülerini güçlendirecek alternatif teşviklerin sağlanması sektörde yaşanan problemleri minimalize edebilir.

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir misiniz? Ana faaliyet konumuz olan hazır beton ve agrega üretimimiz haricinde vibrabeton (kendiliğinden yerleşen beton), vipraşap (kendiliğinden yerleşen şap), çeton (çelik telli beton),kuruşap ve hafif beton gibi farklı formlarda ve farklı markalarla müşterilerimizin ihtiyaçlarına çözüm sunan


Dosya bir firmayız. Yapım kolaylığı, ekonomik ve kalıcı olmasının yanı sıra milli sermayenin yurtiçinde kalması suretiyle ülke ekonomisine katkı anlamında da fayda sunan silindirle sıkıştırılmış beton yollar çalışmamızı “betonyol” markasıyla pazara sunduk. Ar-Ge çalışmalarımız ile inşaat sektörünün ihtiyaçlarına kalıcı çözümler sunabilmek için kaliteli, durabilitesi yüksek ürün üretmek adına sürekli kendimizi geliştiriyor, inovasyon çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Bu ürün grupları içerisinde öne çıkan avantajlardan biraz bahseder misiniz? Son 5 yıl içerisinde sektör gündeminde sıklıkla yer almaya başlayan bitümlü sıcak karışım asfalt yollara göre alternatif olarak sunulan beton yol uygulamalarının son dönemlerde büyük ivme kazandığını söyleyebiliriz. Asfalt gibi serilen ve silindirle sıkıştırılan beton yolların, bu yollarda kullanılan asfalt türüne göre maliyet olarak daha avantajlı olması ve servis bakım ömrünün asfalta göre 2 kat daha ekonomik olması, beton yolları tercih edilir hale getirmektedir. Ankara, Antalya, Denizli, Samsun ve Karadeniz’in bazı coğrafi bölgelerinde silindirle sıkıştırılmış beton yol uygulamalarına dair hem örnek uygulamalara hem de ilgili belediyelerin gerçekleştirdiği yol imalatlarına şahit olduk. Bursa bölgesinde ise ilk uygulamayı yapan İnegöl Belediyesi’ne beton yol projelerinde çözüm ortaklığı sunduk. Beton yol yapımında yüzde 98 başarı elde ettiğini açıklayan İnegöl Belediyesi, diğer bölgelere de örnek olmaya başlayan beton yol uygulamalarını farklı bölgelerde de hayata geçirmeye devam etmekte. Yurtdışından temin edilen bir malzeme olan bitüm esaslı asfalt yerine, yerli ürün olarak ön plana çıkan çimento esaslı beton kaplamalarını önümüzdeki dönemde yollarımızda sıklıkla göreceğimizi, 2020 yılında SSB’ye ait uygulamaların yaygınlaşacağını tahmin ediyoruz.Şirket olarak bu sürecin aktif katılımcısı olmayı sürdüreceğiz.

Hazır Beton sektöründe yaşadığınız problemler ve çözüm önerileriniz nelerdir? Kaliteli hazır beton üretimi için hazır beton sektöründe haksız rekabetin önlenmesi ve rekabet koşullarının sağlanması, hazır beton üreticilerinin kesintisiz denetlenmesi gerekmektedir. Mevcut koşullarda kalite ve müşteri memnuniyetine yapılan yatırımlar ve yüksek kalite maliyetleri bir dezavantaj olarak üreticinin karşısına çıkmaktadır. Standartlara uygun ekipman ve üretimiyle, her türlü yasal ve etik yükümlülüğünü eksiksiz yerine getiren, standarda uygun, çalışma ruhsatı olan firmaların haksız rekabetin azaltılması ve

Barbaros Onulay / Bursa Beton Genel Müdürü

kalite seviyesinin yükseltilmesi için ayırt edilmesi gerekmektedir. Müteahhitler tercih edecekleri beton firmalarında; hazır beton üreticisinin denetim kurumları tarafından sunulan denetim raporlarını ve kalite belgelerini göz önünde bulundurmaları gerekir.

Bu yıl içerisinde yeni projeleriniz olacak mı? 2020 yılında da Bursa Beton olarak güçlü filomuz, nitelikli uzman kadromuz, yüksek üretim hacmimiz ile tüm projelere hazırız. Kasım ayı itibari ile konut satışları oranında yaşanan artışın önümüzdeki dönemde yapılacak yeni kampanyalar ve düzenlemelerle artmasını bekliyoruz. Hükümetimizin yatırım ve eylem planları 2020 yılının konut piyasası performansında etkili olacaktır. Kamu bankalarının başlattığı faiz indirimleri ve uzayan vadeler sektöre ciddi bir dinamizm kazandırabilir. Gelecek dönemde inşaat sektöründeki gelişmelere yönelik yatırımlarımıza yön veriyor olacağız.

Sektöre iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı? Deprem riskinin yüksek olduğu bir coğ-

rafyadayız. Gerek son yıllarda yaşanan depremler ve gerekse de betonun giderek daha özellikli yapılarda kullanılması beton nitelik denetimi ve kabul koşullarını oldukça önemli bir hale getirmiştir. Son depremler sırasında büyük hasar gören yapılar incelendiğinde yapılaşmanın hızlı olduğu bölgede betonla ilgili temel bilgilerin kullanılmadığı ve gerekli denetimlerin yapılmadığı belirgin biçimde ortaya çıkmıştır. Hazır beton üreticileri olarak yapısal tedbirlerin alınmasında ve depreme dayanıklı binalar için kaliteli beton kullanımı üretiminde üzerimize düşen vazifeleri yerine getirmemiz gerekmektedir. Her sektörde olduğu gibi emlak sektöründe de tüketici nihai ürüne odaklı. Tüketiciler konut satın alırken ne yazık ki sadece kaliteli dekorasyon malzemelerinin kullanımına hassasiyet göstermektedir. Görsel ve fonksiyonel birtakım unsurlardan önce

sorgulanması gereken unsurlar, öncelikle yapının güvenliği olup; yapı müteahhidinin ve beton üreticisi firmanın kurumsal kimliği, iş ahlakı, yeterli ve yetkin personel bulundurma durumu, üretim standartları, kalite parametreleri bu kapsamda dikkate alınmalıdır. Bu noktada yeterli bir kamuoyu oluşturmadan tüketici bilinçlenmesinin de yeterli olmadığını düşünüyorum. Bu alanda kamuoyunun oluşturulmasında hepimize görev düşmektedir. Bursa Beton olarak biz yapıların depreme karşı dayanıklılığı konusunda beton kalitesinin önemini vurgulayan bilinçlendirme çalışmalarıyla konuyu sürekli gündemde tutmaya çalışıyoruz.

Yapı Malzeme Şubat 2020

51


Kordsa Liderleri İstanbul’da buluştu Kordsa’nın tüm dünyadaki üretim tesislerinden yöneticiler, her sene olduğu gibi bu yıl da Liderlik Zirvesi’nde (Global Leadership Summit) bir araya geldi. Zirvede, 2019 değerlendirmesi ve 2020 yılına yönelik hedeflerin paylaşılmasının yanı sıra The New Industrial Revolution (Yeni Sanayi Devrimi) kitabının yazarı Peter Marsh ve Upping Your Elvis’in kurucusu Chris Barez-Brown gibi dünyaca tanınmış konuşmacılar da ilham veren konuşmaları ile yer aldılar. Kordsa, her sene tüm dünyadaki üretim tesislerinden liderleri bir araya getirdiği Liderlik Zirvesi kapsamında 7 Ocak’ta İstanbul’da buluştu. Zirvenin açılış konuşmasını yapan Kordsa CEO’su Ali Çalışkan, “Yaşamdan ilham alarak yaşamı güçlendirme” mottosuna vurgu yaparak şöyle konuştu: “2018 yılından beri gerek satın almalarla gerekse geliştirdiğimiz yeni güçlendirme teknolojileri ile hızlı bir dönüşüm içerisindeyiz. Yetkinliklerimizi hem derinleştirdik hem de etki alanımızı genişlettik. Bugün, lastik ve inşaat güçlendirme ile kompozit teknolojileri pazarlarının global oyuncusu olarak, 4.500’ü aşkın çalışanımız ile Türkiye, Brezilya, Endonezya, Tayland ve ABD olmak üzere 5 ülkede 12 üretim tesisiyle hizmet veriyoruz. Bundan sonra da değişen dünyada, insanla- Peter Marsh ra kulak vererek, onların ihtiyaçlarından ilham alarak, yeni teknolojiler geliştirmeye ve daha fazla alanı güçlendirmeye devam edeceğiz. Geliştirdiğimiz yetkinliklerimiz ve bilgi birikimimizle artık lastik güçlendirmeden uzay sanayisine uzanan geniş bir yelpazede yüksek teknolojili malzemeler üretiyoruz.” Kordsa Liderlik Zirvesinde, The New Industrial Revolution (Yeni Sanayi Devrimi) kitabının yazarı Peter Marsh ve Upping Your Elvis’in kurucusu, dönüşüm ustası

52

Yapı Malzeme Şubat 2020

Chris Barez-Brown da ufuk açan konuşmalar yaptılar. Peter Marsh, döngüsel ekonomi üzerine yaptığı sunumla sürdürülebilir bir gelecek ve sürdürülebilir ekonomi için iş birliğinin öneminin altını çizdi ve şöyle söyledi: “Dünya nüfusu ve yaşam standartlarının artmasıyla tüketim yükseliyor ve kaynaklar daha hızlı azalıyor. Bu da günümüzde uygulanan kullan-at modeline dayanan ‘doğrusal ekonomi’yi tekrar gözden geçirmeyi gerekli kılıyor. Sıfır atık ve geri dönüşümü temel alan ‘döngüsel ekonomi’ modeli gitgide sorumluluğu üstüne alacak. Hızla değişen bir dünyada, döngüsel ekonominin işlemesine yardımcı olacak yeni teknolojiler tasarlamak çok önemli olacak. Burada teknoloji geliştiren şirketlere büyük görev düşüyor. En uygun döngüsel ekonomi süreçlerini tasarlamak için farklı endüstrilerdeki diğer şirketlerle giderek daha çok iş birliği yapmaları gerekecek.” “Herkesin yaratıcı olduğuna inanıyorum, önemli olan bu yaratıcılığı nasıl ortaya çıkaracağını bilmektir” diyen Chris Barez-Brown ise yaratıcı ve inovatif düşünme üzerine yaptığı konuşmada: “En iyi fikirler asla masa başında otururken aklınıza gelmez, en iyi fikirler her zaman kendinizi rahat ve keyifli hissettiğinizde ve sadece bilgilerinizi değil duygularınızı da

işin içine dahil ettiğiniz zamanlarda gelir. İçimizdeki büyük yaratıcılığın uyanması için bir yandan düşünürken bir yandan da hissetmemiz gerekir. O anlarda bilincimizle bilinçaltımız birbiriyle aynı anda konuşmaya başlar ve işte o zaman yaratıcılık süreciniz de başlamış olur” dedi. Zirvenin ikinci günü tüm Kordsalı güçlendirme liderleri her sene olduğu gibi, bir kez daha İzmit’te bir okulu yenilemek için bir araya geldiler. Kordsa, bu yıl geçen senelerden farklı olarak, Akçaova İlk ve Ortaokulu’nu yenilemenin yanı sıra Akçaova İlk ve Ortaokulu’nun ve çevre okulların öğretmenlerinin mesleki ve kişisel gelişimlerine destek olmak üzere Öğretmen Akademisi Vakfı ile ortak bir eğitim projesi yürüttü. Okul yenileme projesine ve Öğretmen Akademisi Vakfı iş birliğine de değinen Ali Çalışkan şöyle devam etti: “Kordsa olarak yaşamı ve geleceği güçlendiriyoruz. Çocukları ve gençleri geleceğin teminatı olarak görüyoruz ve bu nedenle eğitim konusuna özel olarak odaklanıyoruz. Son beş yıldır devam ettirdiğimiz okul yenileme projemizi sadece bölgesel olarak genişletmiyoruz. Daha fazla yaşama dokunabilmek için içerik olarak da güçlendiriyoruz. Bu anlamda Öğretmen Akademisi Vakfı ile iş birliği yaptık ve Vakfın hayata geçirdiği “Öğrenen Lider Öğretmen” programı kapsamında, yenilediğimiz Akçaova İlk ve Ortaokulu ile çevre okullarda eğitim veren öğretmenlerimizi de güçlendirdik.”


Dosya

Akçansa, Türkiye çimento tarihinin en yüksek ihracatını gerçekleştirdi Sabancı Holding ve HeidelbergCement ortak kuruluşu, Türkiye’nin lider yapı malzemeleri şirketi Akçansa, 2019 yılı itibarıyla Türkiye çimento tarihinin en yüksek ihracatını gerçekleştirdi. Akçansa Genel Müdürü Umut Zenar, yaptığı açıklamada Akçansa’nın tüm küresel ve yerel zorluklara karşı 2019 yılında başarılı bir performans kaydettiğini söyledi. Zenar, “İhracat bizim önemli bir gücümüz. Lojistik avantajımız ve etkin liman yönetimimizle ihracat gelirimizi 2019’un ilk dokuz aylık döneminde önceki yıla göre yüzde 131 oranında artırdık. 2019 itibarıyla Türkiye çimento tarihinin en yüksek ihracatını gerçekleştirdik” dedi.

Limancılıkta rekor yılı Zenar,

başarılı

performanslarında

son yıllarda önemli gelişme gösteren Limancılık faaliyetlerinin önemli katkısı olduğunu vurgulayarak, “Liman kapasite kullanım oranımızda yüzde 46 artış sağladık. Akçansa Port Ambarlı Limanından ilk kez bir yıl içinde yaklaşık 1 milyon ton klinker ihracat operasyonu gerçekleştirdik. Dolayısıyla artık limancılıkta iddialı olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliyoruz” diye konuştu. Akçansa’nın Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün ardından 1915 Çanakkale Köprüsü’nde de stratejik çözüm ortağı olarak yer aldığını kaydeden Umut Zenar, “Dünya literatürüne geçen projelerde imzamızın olmasın-

dan gurur duyuyoruz” dedi.

Akçansa’dan Türkiye’de bir ilk! Dijitalleşmeyi iş süreçlerine entegre ettiklerini ve dijitalleşme ile insan odaklı teknoloji gelişimini sağlamayı amaçladıklarını söyleyen Akçansa Genel Müdürü Zenar, uluslararası insan yönetim ve gelişim standardı olan Investors In People’da (IIP) Altın Standart’a layık görülmenin gururunu yaşadıklarını dile getirdi. Akçansa, Altın Standart ile IIP 6. Nesil’de Türkiye’de, bu başarıyı gösteren ilk şirket oldu.

Yapı Malzeme Şubat 2020

53


Çağrı Baydemir / MutasyonYapı Tasarım Genel Müdürü

“İhracat hacmimizi geliştirecek her türlü aracı etkin bir şekilde kullanmak öncelikli stratejik planımız” “Müşterilerimizin talepleri doğrultusunda hammadde olarak betondan yapılabilecek her ürünü imal edebilmekteyiz. Dış etkenlere dayanıklılığı, su geçirimsizliği, sağlamlığı, inceliği ve hafifliği sayesinde bir çok alanda ürünlerimizi kullanabilmekteyiz. Ürünlerimiz mimari açıdan özgürlük sağlayan ürünler olup, proje bazlı özel üretimler yapmamıza da imkan sağlamaktadır.” Prekast cephe sistemleri ürünleri üretimi alanında faaliyet gösteren Mutasyon Yapı Tasarım, müşteri beklentileri ve memnuniyeti doğrultusunda faaliyetlerini gerçekleştirmekte. Firma bu faaliyetleri gerçekleştirirken, kaliteden taviz vermeden maliyetleri düşürmeyi, verimliliği ve karlılığı artırmayı, ve aynı zamanda çalışanların da memnuniyetini sağlamayı kendine görev edinmiş. Mutasyon Yapı Tasarım Genel Müdürü Çağrı Baydemir ile gerçekleştirdiimiz röportaj çalışmamızda, ürün geliştirmeden, pazarlama çalışmalarına kadar pek çok konuyu ele almaya çalıştık.

54

detaylarla geliştirdiğimiz kendimizi yenilediğimiz bir yılı geride bıraktık. Geçmiş yıllarla karşılaştırırsak 2019 yılı bizim için yurt dışı projelerine daha ağırlık verdiğimiz bir yıl oldu. İhracat oranımızı %25 seviyesinden %60 üzerine çıkartmayı başardık. Yurtiçi işlerimizde konut projelerinin yerini kamu işleri doldurdu. Genelde cami ve kamu işlerinde Fiber takviyeli beton (FTB) ürünlerimiz olan Mavi Beton® ve Mavi Beton Wool® tercih edildi. Günümüz teknolojisiyle üretilebilen, en gelişmiş beton cephe sistemi olarak kabul edilen FTB, mimarlar projelerinde yoğun olarak kullanılmaya başlandı.

2019 yılı sizin için nasıl bir yıl oldu? Kısa bir değerlendirme alabilir miyiz?

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Sektörümüz gereği birçok farklı proje yaptığımız, farklı mimari görüşleri farklı

Biz aslında ağırlıklı olarak Fiber takviyeli betonu farklı kalıplarla şekillendirerek

Yapı Malzeme Şubat 2020

ürün gamı oluşturuyoruz. İzolasyon ve montaj farklılıkları bizim malzememizi farklı isimlendirmemizi sağlıyor. Mutasyon Yapı Tasarım olarak geçtiğimiz yıl Mavibeton markasını satın alıp şantiyelerimize 2 firmanın gücüyle devam etmeye karar verdik. Ürün ismimiz Mavi Beton olarak devam etmekte olup, solid skin, wool, foam, shine, techve furniture olarak bölümlere ayırdık.

Bu ürün grupları içerisinde öne çıkan avantajlardan biraz bahseder misiniz? Prekast görsel açıdan ve malzeme kalitesi açısından kendini fark ettiren bir üründür. Diğer cephe malzemelerinin aksine mimarlara sınırsız tasarım özgürlüğü sağlamaktadır. Ürettiğimiz ürünün kağıt


Dosya üzerinde bir çok avantajı olmakla birlikte, uygulamada, izolasyonu istediğimiz modül ve kalıpta üretilebilmemiz, detaylara uygunluk göstermesi, sağlamlığı, uzun ömürlü olması, mühendisler için kolay ve hızlı montaj olanağı sunması, yapılara estetik görüntü katması ama en önemli özelliği tasarımcının ruhuna hitap edebilmesidir. Tasarımcılar Mavi Beton Prekast cephe elemanlarıyla yaptıkları tasarımlarında hiçbir kısıtlama hissetmezler ve hayal ettiği tüm tasarımları uygulamakta özgürdürler. Bu özgürlük parayla satın alınamayacak kadar kıymetlidir. Prekast dış cephe kaplamaları, montaj avantajları sayesinde binada metrekare kazandırmaktadır. Özellikle arsa değeri yüksek yerlerde, bu özelliği tercih sebebi olmaktadır. Hızlı bir şekilde üretilmesi, montajının hızlı olması, müteahhitlerin satış aşamasına geçmesini hızlandırmaktadır. Prekast kullanılan malzemelerin doğasından dolayı A1 hiç yanmaz, yangına tepki sınıfındadır. Taş yünü yalıtım ile yalıtımlı A1 sınıfında dış cephe kaplama panelleri sunabiliyoruz. EPS yalıtımlı dış cephe kaplamalarında, kullandığımız yöntemler sayesinde A1 sınıfının bir alt kademesi olan, Zor Yanıcı A2 – s1, d0 seviyesinde paneller üretebiliyoruz. Prekast panelin ses yalıtım değeri yüksek olması, üretimde kullanılan malzemelerden dolayı beton ömrünün standart betondan daha fazla olması da önemli avantajlarındandır. Ahşap, silikon ve polyester kalıplarla çalıştığımız için, talep edilen her şekli, her boyutta ürünü üretebiliyoruz. Kalıp üretimi için CNC makinamızın dışında, bu yıl 3D yazıcı uygulamalarını da üretim sistemimize entegre ettik. Dolayısıyla müşterimizin talep ettiği, bizim bu şekli üretemeyiz dediğimiz bir durum şimdiye kadar hiç olmadı.

İhracat hacminizi artırmak için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? En yoğun çalıştığınız pazarlar hangileri? Sosyal medya her sektör için en iyi pazarlama aracı haline geldi. Yabancı dil ağırlıklı sosyal medya hesaplarımız üzerinden, daha büyük kitlelere ulaşmaya çalışıyoruz. Farklı dillerde yabancı dil bilen çalışanlarla çalışmaya başladık. Farklı dillerde dokümanlar hazırlayıp, kendimizi tanıtmaya ve daha iyi ifade etmeye çalışıyoruz. Özellikle komşu ülkeler için daha farklı pazarlama stratejileri geliştirmeye çalışıyoruz. Son birkaç yılda, ağırlıklı olarak Almanya, Azerbaycan, Irak, İsrail’de projeler gerçekleştirdik. Öncelikli hedefimiz komşu ülkeler olmakla birlikte her dilde kendimizi tanıtmaya, her ülkeye proje teklifleri

vermeye çalışıyoruz. Bunların dışında, yurtdışı yapı fuarlarına katılmak üzere organizasyonlarımızı başlattık. Ülkemize katma değer katacak, ihracat hacmimizi geliştirecek her türlü aracı etkin bir şekilde ve çok yönlü olarak kullanmak öncelikli stratejik planımızdır.

Bu yıl içerisinde yeni projeleriniz olacak mı? Ağrı Eleşkirt’te büyük bir cami projemiz devam etmektedir. İsrail’deki projemizi de bu yıl içerisinde tamamlamayı hedefliyoruz. Denizli’de villa projemiz ve Gaziantep’te okul projemiz devam etmektedir. İstanbul’da sözleşmesi yapılmış, başlayacak 2 projemiz daha var. Mavi Evler® konseptimizden ilham alarak projelendirdiğimiz büyük bir villa projemizin yapımı Irak’da devam etmektedir.

ya ve AR-GE’ye verdiğimiz önem doğrultusunda iki yeni ürünümüzü uygulayıcı firmalarla paylaşmak ve tanıtmak için sabırsızlanıyoruz. Mavi Beton Solid Skin® cephede her türlü forma ve uygulamaya imkan tanıyacak, ufuk acıcı projelerin yapılmasını kolaylaştıracak özel kalıp üretimleriyle projelendirilip, imalatları yapılan, prekast cephe kabuk elemanlarıdır. Yurtdışında yapılan bir çok uygulama özenle incelenerek, gereken beton dayanımları ve esneklik değerleri sağlanması için çalışmaları yapılmış bir güneş kırıcı cephe elemanı ürünümüzdür.

Son olarak eklemek istedikleriniz? Bu yıl markalaşma-

Yapı Malzeme Şubat 2020

55


Dosya

“Hedef pazarlarımızda ihracat hacmimizi artırmayı planlamaktayız” “Alanında uzman dış ticaret ekibimiz, yapmış olduğu pazar araştırma ve iş geliştirme faaliyetleri ile vizyonumuz doğrultusunda, çalıştığımız ülke ve firma sayısını artırarak ülkemizin ihracat anlamında firmamızın payına düşen görevi yerine getirmektedir.” ve satışını yapmaktayız. İçerisinde asansör kabinleri ve kapıları, butonlar, taşıyıcı karkaslar ve tüm asansör komponentleri bulunan asansör sistemlerimiz ile en kaliteli çözümleri sunuyoruz.

Ürün gruplarınız içerisinde öne çıkan avantajlardan biraz bahseder misiniz?

Yüksel Tepe / Yükseliş Asansör Genel Müdürü

Kaliteden asla ödün vermeden gerçekleştirmiş olduğu üretim faaliyetleriyle asansör sektöründe saygın firmalar arasında yer alan Yükseliş Asansör, üretmiş olduğu ürünleri, 53 ülkeye ulaştırmakta. 21.200 m²’lik üretim tesisine sahip olan firma, yüksek teknolojik makine parkuru ve uzman kadrosu ile çalışmalarını sürdürmekte. Yükseliş Asansör Genel Müdürü Yüksel Tepe ile dosya konumuz çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz röportaj çalışmamızda, Ar&Ge çalışmaları, sektörün yeni talepleri ve ihracat çalışmaları üzerine konuştuk.

Firmanız ve ürün gruplarınız hakkında bilgi verir misiniz? 1980 yılında kurulmuş olan firmamız, ilk başta yarı otomatik kapı ve asansör kabin imalatı ile asansör sektöründe faaliyet göstermiştir. Yılların firmamıza vermiş olduğu tecrübe ve müşterilerimizin talepleri doğrultusunda ürün yelpazemiz genişlemiş ve gelişmiştir. Bu yıl 40. kuruluş yıldönümünü kutlayan firmamız, sektörde daha önce imza attığı dönen asansör ve yatay asansör gibi ilklerden sonra şimdi de Türkiye’nin en yüksek asansör test kulesini ve asansör motor üretim tesisini 2020 yılının ikinci yarısında devreye almaya hazırlanmaktadır. Yükseliş Asansör olarak çözüm ortaklarımız için asansör sistemlerinin üretimini

56

Yapı Malzeme Şubat 2020

Sunmuş olduğumuz kaliteli ürünler ve satış sonrasında verdiğimiz destek, çözüm ortaklarımızın ürünlerimizi tercih etmesindeki en önemli faktördür. Asansör kabinleri, kapıları ve taşıyıcı karkaslar tamamen kendi üretimimiz olup diğer komponentleri de mühendislerimizin doğru tercihleri doğrultusunda yurt içi ve yurtdışı distribütörlüklerimiz aracılıyla temin edip satışını gerçekleştiriyoruz. Asansörde farklı komponentlerin birbiri ile uyumu önemlidir. Yükseliş Asansör, bünyesinde bulunan Ar-Ge ekibi ile bu uyumu en verimli bir şekilde temin etmektedir. Mühendislerimiz tarafından özenle seçilen ve bir araya getirilen asansör komponentlerinin mükemmel uyumu, kalitesi, montaj kolaylığı, uzun vadede sağladığı düşük bakım maliyetleri, ürün gruplarımızı avantajlı hale getirmiştir.

Ülkemizde ve dünyada inşaat sektörünün gelişmesi ile doğabilecek yeni gereksinimler nelerdir?

Türkiye’de ve dünyada şehirleşme gün geçtikçe daha hızlı bir oranda artış göstermektedir. İnşaat sektörünün gelişmesi ve yapılaşmanın gittikçe arttığı şehirlerde en büyük gereksinimlerden bir tanesi olarak karşımıza çıkan ulaşım faktörü sadece otomobiller ile değil, hızlı bir şekilde dikey hareket sağlayan asansör sistemleri ile de karşılanmaktadır. Eski zamanlarda lüks olarak değerlendirilen asansörler, günümüzde ihtiyaç olarak, hatta yüksek binaların artması ile beraber zaruri ihtiyaç haline gelmiştir. Binalarda çalışan asansör adedinin yanı sıra, binalarda bulunan asansörlerin hızlarının da yüksek olması beklenmektedir. Asansörler hızlandıkça, yolcu güvenliğinin temini açısından sistemler içerisinde kullanılan malzemelerin dayanım seviyesinin ve kalitesinin çok daha yüksek olması gerekmektedir. Bu yüzden hızlı asansör sistemlerinde kullanılacak komponentlerin testleri başarı ile tamamlamış olması, çeşitli sertifikalara sahip olması beklenmektedir. Ankara Kahramankazan lokasyonunda bulunan 110 metre yüksekliğindeki asansör test kulemizde, saniyede 6 metre hareket edebilme kabiliyetine sahip olan, güvenli, performanslı ve konforlu asansör sistemlerimizi çeşitli teslerden geçirerek Türkiye’de ve dünyadaki hâlihazırda kurulmuş olan veya yeni kurulacak modern şehirlerin sakinlerinin kullanımına sunmayı planlıyoruz.


“Yaptığımız her işe sürdürülebilir yaklaşmak bizim en baştan verdiğimiz bir taahhüt” “Bugün asansör sektörünün lideri olarak, binalardaki ulaşımı hızlandırıp kullanıcıya vakit kazandırıyoruz. 1 saniyede 8 metre katederek ‘Türkiye’nin en hızlı asansörü’ unvanını elde eden asansörlerimizle ilklere imza atmanın gururunu yaşıyoruz. ‘Double Deck’ sistemi ile yoğun binalarda kullanıcıya vakit kazandırıyor, ‘CompassPlus’ sistemiyle de uzun asansör kuyruğuna son veriyoruz.” men 2020 yılında da inşaat sektörü 2019 yılındaki gibi zor bir yıl gecirecek Konut arzındaki fazlalığın erimesi biraz daha zaman alacağa benziyor. Bu zor dönemde Otis Türkiye olarak mevcut kaynaklarımızı üst düzeyde kullanarak değişken ekonomik koşullarda sonuç getireceğimiz bir yıl bekliyorum. Dönem aynı zamanda sektörün büyüme zamanında göz ardı edilen fırsatları değerlendirme dönemi olacak. Örneğin; Otis olarak Türkiye’deki mühendislik gücümüz ve üretim kapasitemizi İngiltere’den Hindistan’a önemli projelerdeki özel dizayn asansörleri imal etmeye daha çok kaydırıyor olacağız.

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir misiniz? Özgür Aren / Otis Türkiye Genel Müdürü

Türkiye’nin en büyük ikinci 500 sanayi kuruluşu içinde yer alan tek asansör firması olan Otis Türkiye, yılda 2.000 adet asansör ve yürüyen merdiven/yol kapasitesi ile bulunduğu bölgede önemli bir üretim üssü olarak konumlanıyor. Türkiye’nin en yüksek, en hızlı, çift katlı ve akıllı yolcu yönlendirme sistemine sahip asansörlerini üreten firma, yenilikçi asansörlerini, konut sektörünün de beklentilerini dikkate alarak geliştirmekte. Otis Türkiye Genel Müdürü Özgür Aren ile gerçekleştirdiğimiz röportaj çalışmamızda, ürün grupları, yeni porjeler, enerji tasarrufu ve merak ettkilerimiz üzerine konuşmaya çalıştık.

2019 yılı sizin için nasıl bir yıl oldu? Kısa bir değerlendirme alabilir miyiz? 2019 yılı inşaat sektörü için zor bir yıl oldu. Konut arzındaki fazlalık firmaları yeni proje yapmaktan alıkoydu. Fakat faizlerin düşmesi, mevcut konut projelerinin satış grafiğini yükseltecektir. Buna rağ-

58

Yapı Malzeme Şubat 2020

Gen2 Switch’ asansörler, yüksek enerji sarfiyatı ve asansörde kalma korkusunu geride bırakıyor. ‘Gen2 Switch’ asansörlerde bulunan ReGen tahrik sistemi, tam yüklü kabinin aşağı, hafif yüklü kabinin yukarı doğru hareketi esnasında açığa çıkan elektriği şebekeye geri kazandırıyor. Bugün asansör sektörünün lideri olarak,

en güvenli olmanın yanında, binalardaki ulaşımı hızlandırıp kullanıcıya vakit kazandırıyoruz. 1 saniyede 8 metre kat ederek ‘Türkiye’nin en hızlı asansörü’ unvanını elde eden asansörlerimizle ilklere imza atmanın gururunu yaşıyoruz. ‘Double Deck’ sistemi ile yoğun binalarda kullanıcıya vakit kazandırıyor, ‘CompassPlus’ sistemiyle de uzun asansör kuyruğuna son veriyoruz.

Bu ürün grupları içerisinde öne çıkan avantajlardan biraz bahseder misiniz? Türkiye’de bulunan üretim tesisinde sahip olduğu yılda 2 bin adet asansör ve yürüyen merdiven/yol kapasitesi ile bulunduğu bölgede önemli bir üretim üssü olarak konumlanıyor. Türk mühendislerle büyük başarılara imza atan Otis Türkiye, Türkiye’nin ABD ve Avrupa’ya ihracat yapan ilk ve tek asansör firmasıdır. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin ilan ettiği Türkiye’nin ilk 1000 ihracatçısı arasında ülkeye ve sektöre katma değer yaratan işlere imza atıyor. Enerji tüketimini azal-


Dosya tıp performansını artırdığı sistemler tüm dünyada takdir görüyor. Türkiye’deki dev konut ve ofis projelerinin yanı sıra, alışveriş, iş, kültür ve eğlence merkezi, havaalanı ve metro gibi insan trafiğinin yoğun olduğu yapılara özel çözümler sunuyor. Türkiye’nin en yüksek, en hızlı, çift katlı ve akıllı yolcu yönlendirme sistemine sahip asansörlerini üreten öncü bir firma olmanın yanı sıra serviste mükemmellik ilkesiyle tüm Türkiye’de servis hizmeti sağlıyor. 5 bölge müdürlüğü, 10’u aşkın servis şubesi ve çağrı merkezi ile ülke çapında 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet veriyor. Türkiye’nin en yaygın servis ağıyla 25 bini aşkın üniteye servis hizmeti sunuyoruz.

İhracat hacminizi artırmak için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? En yoğun çalıştığınız pazarlar hangileri? Başta Avrupa ve Ortadoğu ülkeleri olmak üzere ABD ve Avustralya’ya, yüksek bina, ağır yük ve özel tasarım asansörler ihraç eden Otis Türkiye olarak, Çin’e dahi asansör üretip ihraç ediyoruz. Örnek vermem gerekirse, İtalya’nın en yüksek gökdelen projesi Citylife Tower’ın yüksek hızlı asansörlerini Otis Türkiye olarak biz ürettik. Dünyanın en görkemli yapılarından Sidney Opera Evi’nin asansörleri Otis Türkiye tarafından yenilendi. Asansör teknolojisi ve mühendisliğinin merkezi konumunda bulunan ABD’ye yüksek hızda asansörler ihraç ettik. 1853 yılında ilk emniyetli asansörün icat edildiği New York’ta, bugün 45 katlı bir otelin asansörlerini Türkiye’de üretmekle gurur duyuyoruz. Yaptığımız her işe geleceği düşünerek sürdürülebilir yaklaşmak bizim en baştan verdiğimiz bir taahhüt. Enerji tasarrufu sağlamak için kullandığımız formüllerin birer yansıması olan ‘Gen2’, ‘ReGen’, ‘Gen2 Switch’ ve ‘CompassPlus’ adlı ürün

ve sistemlerimizle fark yaratıyoruz. Dünyanın en görkemli yapılarından Avustralya Sidney Opera Evi’nin ve Paris’in simgelerinden Grand Arche anıtının asansörlerini de yenilikçi ‘Robusta’ asansör ünitelerimizle değiştirdik. Tel Aviv’in en gösterişli yapılarından olan Arlozorov 17 ve Marom Negba, Kazakistan’da Abu Dhabi Plaza, Avustralya’da Gateway Alışveriş Merkezi, İngiltere’de 1st Bank ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde Etihad Müzesi’ne de ‘Robusta’ üniteler ihraç ettik. ‘Robusta’nın da içinde yer aldığı ‘Gen2’ kayış sistemli asansör ailesi, dünya çapında sayısız projede kullanılmaya devam ediliyor.

Bu yıl içerisinde yeni projeleriniz olacak mı? Otis Türkiye olarak, mühendislik uygulamalarımızı ve Ar-Ge faaliyetlerimizi daha da geliştiriyoruz. Şu an firmamızda çalışan sayısı 1000’e yaklaştı. İnsana yatırım yapmaya devam ediyoruz. Asansör sistemlerinde geldiğimiz son teknolojiyi en yeni projelerde hayata geçiriyoruz. Yaptığımız her işe geleceği düşünerek sürdürülebilir yaklaşmak bizim en baştan verdiğimiz bir taahhüt. Elisha Otis’in icadıyla başlattığımız sektörün ilk günden beri lideri olmamız sürdürülebilirlik iddiamızın bir kanıtı. Üretim süreçlerinden başlayarak her aşamada doğal kaynakları en verimli şekilde kullanıyoruz. Enerji tasarrufu sağlamak için kullandığımız formüllerin birer yansıması olan ‘Gen2’ ailesinde, her ihtiyaca yönelik modeller bulunuyor. Farklı ebatlarda kuyulara esnek çözümler getiren Gen2 Flex, elektrik kesildiğinde dahi ulaşımı kesintisiz sürdüren ‘Gen2 Switch’ gibi ürün ve sistemlerimizle fark yaratıyoruz.

‘Gen2 Switch’ asansörlerimiz yüzde 75 tasarruf sağlıyor Her yapının ihtiyacına özel çözümler üretmeye önem veriyoruz. Özellikle butik ofis ve konut projelerinin gözdesi Gen2 Switch oldu. Elektrik kesildiğinde dahi 100 defa daha çalışma kapasitesine sahip olan ‘Gen2 Switch’ asansörler, yüksek enerji sarfiyatı ve asansörde kalma korkusunu geride bırakıyor. Yolculuğunuza güvenle devam etmenizi sağlayan yeni nesil asansörümüz, saç kurutma makinesinden daha az enerji harcıyor. Üstelik bu asansör için makine dairesine, kontrol odasına ihtiyaç duyulmuyor. ‘Gen2 Switch’ asansörlerde bulunan ReGen tahrik sistemi, tam yüklü kabinin aşağı, hafif yüklü kabinin yukarı doğru hareketi esnasında açığa çıkan elektriği şebekeye geri kazandırıyor. Böylece enerji tasarrufu yüzde 75’e ulaşıyor. Piyasadaki tek akülü asansör olan Gen2 Switch, özel güç kaynağına gerek duymadan prize takılarak kullanıma sunuluyor.

Üstün Yetenekli Çocuklar İçin Üst Düzey Konfor ve Emniyet Sağlandı İzmir Konak’ta bulunan Bilim ve Sanat Merkezi, 3 yıldır ödenek yetersizliği dolayısıyla asansörün tamir ve bakımına bütçe ayıramıyordu. 7 katlı binada eğitim gören 800 öğrenci ve 32 öğretmen asansörlerin tamir edileceği umudunu yitirmişti. Kasım ayında haberdar oldukları kurum için harekete geçen Otis Türkiye, 3 yıldır kapalı olan asansörler için önce teknik inceleme yaptı. Tespit edilen arızalar giderildikten ve yedek parçalar temin edildikten sonra MMO ile bizzat iletişime geçerek denetleme yapılmasını sağladı. Denetleme ardından tespit edilen eksiklikler giderildi, sahip olduğu yedek parça stoku ile üniteleri en kısa sürede çalışır duruma getirdi. Asansör etiket sürecinin ardından periyodik bakımları için bölgenin donanımlı uzman personelleri atandı.

Var olduğumuz sürece Bilim ve Sanat Merkezi’nin destekçisi olacağız Okuldaki asansörlerin kapalı olduğunu gazetelerde okuduk ve derhal okulla iletişime geçtik. Ne yazık ki 3 yıldır asansörlerin kullanım dışı olduğunu öğrendik. Bu okul ve öğrencileri için neler yapabiliriz diye yola çıktık. Teknik ekibimiz ünitelerin kontrolünü sağladı, derhal parça değişimlerini ve tadilatını gerçekleştirdik. Makine Mühendisleri Odası ile asansörlerin fenni muayenesi için bizzat iletişime geçtik. Var olduğumuz sürece Bilim ve Sanat Merkezi öğrencilerinin yanında olacağız” dedi.

Çocukları erken yaşta bilinçlendiriyoruz Sektör lideri olmanın sorumluluğu ile hareket ettiklerini belirten Otis Türkiye Genel Müdürü Özgür Aren, “Türkiye’de alışveriş merkezleri, sinema, tiyatro salonları gibi halka açık alanlarda asansör ve yürüyen merdivenlerin hatalı kullanımıyla karşılaşıyoruz. Otis olarak özellikle çocuklara erken yaşlarda bu araçların emniyetli kullanılmasının gerekliliğini öğretmek ve ebeveynleri bilinçlendirmek üzere, ‘Bay Otis’ sosyal sorumluluk projesini başlattık. Hedef kitlemizi, okul öncesi çocuklar, 7-10 yaş grubu ve ebeveynler oluşturdu. İlk olarak 2013’te Kanyon ve İstinye Park AVM’de hayata geçirdiğimiz projemiz başarıyla devam ediyor. 2015’te Resim İstanbul Konut Projesi’nde yaptığımız çalışmadan da çok olumlu tepkiler aldık. Bu yıl Akasya Acıbadem’de daha fazla çocuk ve ebeveynlere, doğru kullanım, dikkat edilmesi gerekenleri aktarmaktan mutluluk duyuyoruz. Otis Türkiye olarak gelecek nesillere olan sorumluluğumuzu unutmadan sektöre öncülük etmeye devam edeceğiz” dedi.

Yapı Malzeme Şubat 2020

59


“Pazarın potansiyeline ve dinamizmine güveniyor, geleceğe umutla bakıyoruz” “Firma olarak “MITSUBISHI ELECTRIC” üretimi asansör, yürüyen merdiven ve yürüyen bantların satış, montaj ve bakım hizmetlerini veriyoruz. Marka bilinirliği en yüksek grubumuz konfor, kalite, uzun ömür ve arızasızlığı ile tanınan asansörlerimizdir.” birlikte çalışma sahalarından ve hizmetlerinden bahseder misiniz? 1930’lardan bu yana asansör ve yürüyen merdiven sektörünün gelişimine yüksek katma değer sağlayan markamız; konfor, güvenlik ve dizayn konularındaki yenilikleriyle öne çıkıyor. Sektöre kazandırmış olduğumuz yeniliklere örnek olarak; Mitsubishi Electric’e özgü bir mühendislik harikası olan spiral yürüyen merdiveni, ilk zigzag asansörü, Yokohama Tower’ın saniyede 12,5 metreyle Guinness Rekorlar Kitabı’na giren ilk yüksek hızlı asansörünü verebiliriz. Bu örneklere; dünyanın ilk tristör ile kontrol edilen asansörü, “değişken voltaj değişken frekans” teknolojisinin icadı ve bu teknolojinin ana tahrik motorlarına ve kapı motorlarına da uygulanması gibi pek çok madde eklemek mümkün. Bugün dünyanın birçok ülkesinde sahip olduğu öncü ve ileri teknolojisi ile hizmet veren MITSUBISHI Electric, 632m yüksekliğe sahip olan Şangay Kulesi / Çin’deki asansörleriyle “En hızlı asansör (20,5m/

Ufuk Bayam / AG MELCO Turkey Asansör Genel Müdürü

Dünya genelinde pek çok farklı sektöre yönelik ürünler üreten, ileri teknolojiye sahip, inovatif ve çevreci bir şirket olan Mitsubishi Electric, Japonya’nın en büyük asansör ve yürüyen merdiven üreticilerinden biri olarak bugüne kadar birçok ilke imza atmış öncü bir marka. Mitsubishi Electric Corporation ortaklığıyla kurulan AG MELCO Elevator Co. LLC ise asansör ve yürüyen merdiven alanında uzman, global bir kuruluş olarak faaliyet göstermekte. AG MELCO Turkey Asansör Genel Müdürü Ufuk Bayam ile yapmış olduğumuz röportaj çalışmamızda, gerçekleştirdikleri projeler, inovasyon çalışmaları ve önümüzdeki yıl içerisindeki planlarını ele almaya çalıştık.

Firmanızın kısa tarihçesi ile

60

Yapı Malzeme Şubat 2020

sn)”, “Bir binada bulunan en uzun seyahat mesafesine (578,55m) sahip asansör” ve “En hızlı çift katlı asansör (10m/sn)” olmak üzere 2016 yılında 3 dalda Guinness Dünya Rekoruna sahip olmuştur. Mitsubishi Electric Corporation ortaklığıyla kurulan AG MELCO Elevator Co. LLC ise asansör ve yürüyen merdiven alanında uzman, global bir kuruluş olarak faaliyet gösteriyor. Dünyanın önde gelen mimarlık ve inşaat şirketleriyle işbirliği yaparak otel, çarşı, iş merkezi gibi büyük ve görkemli yapılara asansör ve yürüyen merdiven sistemleri tesisi gerçekleştiren AG MELCO Elevator Co. LLC, aynı zamanda bakım ve danışmanlık hizmeti de veriyor. Merkezi Dubai’de bulunan ve dünyanın çeşitli ülkelerinde 24 temsilcilik ofisi bulunan AG MELCO Co. LLC’nin Türkiye operasyonlarını yürüten AG MELCO Turkey Asansör Ltd. Şti. olarak, Mitsubishi Electric Asansör ve Yürüyen Merdiven Sistemleri’nin Türkiye’deki tek yetkili temsilcisi konumundayız. 1988 yılında İstanbul’da kurulan şirketimiz


Dosya tılmasına ve ülke ekonomisine de katkıda bulunuyoruz. Yine asansörlerin çalışması esnasında açığa çıkan enerjiyi sisteme geri besleme ile dahil eden rejenerasyon sistemimiz, enerji verimliliğini üst seviyeye taşıyan özelliklerden birisidir.

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir misiniz? Marka bilinirliği en yüksek ürün grubunuz hangisi? Firma olarak “MITSUBISHI ELECTRIC” üretimi asansör, yürüyen merdiven ve yürüyen bantların satış, montaj ve bakım hizmetlerini veriyoruz. Marka bilinirliği en yüksek grubumuz konfor, kalite, uzun ömür ve arızasızlığı ile tanınan asansörlerimizdir. AG MELCO Turkey Asansör Ltd. Şti.’nin Ankara temsilcilik ofisi 2002 yılında, Antalya ofisi 2006’da ve İzmir ofisi 2016’da hizmete girdi. Merkez ofisimiz ve temsilciliklerimizin yanı sıra Bursa ve Gaziantep’te bulunan teknik ofislerimizle birlikte Türkiye genelinde prestijli projelerin asansör ve yürüyen merdiven projelerine imza atıyoruz.

Sektörün içerisinde bulunduğu durumu bizler için kısaca değerlendirebilir misiniz? İnşaat sektörü, ana faaliyet alanımız olan Asansör ve Yürüyen merdiven satışı, montajı ve bakım hizmetlerini yerine getirdiğimiz bir sektör olduğundan yaşanan gelişmelerden doğal olarak haberdar olmaktayız. Sektörün konut tarafı, bilindiği üzere eldeki satılmamış stok sebebiyle yeni planlanan yatırımları durdurmuş gözüküyor. Başlamış ve belli bir seviyeye gelmiş olanlar ise girdikleri sözleşmeleri gereği projelerini tamamlamak zorunda. Ancak bütçelerinin Türk Lirası ile olması sebebiyle işe başlarken hedefledikleri ürünleri ve markaları revize etmek ve bütçelerine uygun ürünleri seçmek zorunda kalıyorlar. Sonuç olarak kaliteden fiyat odaklılığına doğru yönelen bir piyasa oluşuyor. Konut dışında da etkilenme aslında kurlardaki ve fiyatlardaki artış ve belirsizlikler, yüksek faiz oranları sebebiyle hissediliyordu. Bir çok proje de karar verme süreçlerini ötelemiş idi. Bazı projelerde ise kaba inşaat bitimi sonrası işleri askıya alma söz konusu olmuştu. Ancak 2020 başı itibariyle projeleri tamamlamaya yönelik bir hareketlenme başlamış gözüküyor. Bununla beraber mevcut pazarın potansiyeline ve dinamizmine güveniyor, geleceğe umutla bakıyoruz.

Rekabet noktasında firmanızı diğer markalardan ayıran özellik ve öncelikler nelerdir? Teknoloji öncüsü Mitsubishi Electric’in, Original Expert System ve Fuzzy-Logic teknolojisini kullanarak geliştirdiği Supervisory System, operasyonda verimlilik sağlıyor

ve kullanıcı memnuniyetini artırıyor. Asansörlerimizde kullandığımız özel bir tasarım olan Al Supervisory System sayesinde, mevcut trafik akışı sistem bilgisayarında hafızaya alınarak bekleme süreleri ve enerji sarfiyatı minimuma indiriliyor, sorunsuz servis hizmeti sağlanıyor. Endüksiyon motorlarını, yüksek verimli sabit manyetik alan teknolojisine sahip motorlarla değiştirerek bir ilke imza atan ve sektöre öncü olan Mitsubishi Electric, bu teknoloji sayesinde daha küçük ve daha az enerji harcayan dişlisiz tahrik mekanizmaları geliştirdi. En önemli özelliklerimizden biri de asansörlerimizin sahip oldukları ileri teknoloji sayesinde yaklaşık 20-25 sene boyunca modernizasyona ihtiyaç duymuyor olması. Asansörlerimizin üretimi, nakliyesi ve yerinde montaj aşamalarının tümünde çevreye duyarlı bir şekilde hareket ediyoruz. Mitsubishi Electric asansörlerinde sabit manyetik alan teknolojisine sahip dişlisiz motorlar kullanıldığı için yağlama minimize edilmiş oluyor. Asansörlerin belirli bir süre çağrı almaması durumunda aydınlatma ve fanlar otomatik olarak kapatılıyor, kat gösterge aydınlatmaları bir kademe düşürülüyor. Kabin içerisinde yanlış çağrı butonuna tekrar basılması durumunda çağrı iptal edilip asansörün gereksiz yere durması önleniyor. Asansör tavanlarında LED aydınlatma kullanılarak hem tasarruf sağlanıyor hem de aydınlatma maliyetleri minimuma indiriliyor. Enerji tasarrufu açısından önem taşıyan tüm bu özellikler, sahip olduğumuz çevreci yaklaşımı özetliyor. Az enerji harcayan çevreye duyarlı asansörlerimiz sayesinde aynı zamanda işletme maliyetlerinin azal-

Bu yıl için beklentilerinizi birkaç kelimeyle bizlerle paylaşmak ister misiniz? Açıkçası 2020 yılı, 2018 deki seviyeyimize ulaşmaya çalışacağımız ve sektörde yaşanan sıkıntılardan en az etkilenmek için çabaladığımız bir yıl olarak devam ediyor.

Son olarak eklemek istedikleriniz? Mitsubishi Electric Asansör olarak amacımız; Dünya’nın en büyük asansör firması olmak veya en çok asansörü satan firması olmak değil, Dünya’nın en kaliteli asansör üreticisi unvanını bu sektörde faaliyet gösterdiğimiz zaman boyunca sektörün bu sıkıntılı günlerinde dahi kalitemizden taviz vermeden elimizde tutmaktır.

Yapı Malzeme Şubat 2020

61


Dosya

“Ürünlerimizi kullanılabilirlik ve özgün tasarımla ön plana çıkaracağız” “Sürekli bir Ar&Ge çalışması yaptığımızı söyleyebilirim. Ürün ihracını artırmak için öncelikle kaliteyi artırmak gerekiyor. Bu bakımdan biz de önceliği inovasyona ve kaliteli ürün yelpazesine ayırıyoruz. Akabinde ihraçta da yerli piyasada da genişleme oluyor.” Kurulduğu günden bu yana kaliteden ödün vermeden profesyonel iş ahlakı ile engelli asansör kurulumu ve tamiri alanında hizmet vermekte olan Nur Asansör, yenilikçi bir perspektifle gelişen ve değişen teknolojiyi de yakından takip ediyor. Çağın teknolojisine uygun ekipmanlar ve projeler üreten firma, profesyonel ekibiyle ihtiyaç duyulan her türlü mekana ücretsiz keşif imkanı da sağlarken, engelli vatandaşlarımız için en doğru tespiti yapıp, konforlu ve kaliteli bir asansör hizmeti sunuyor. Nur Asansör Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Kazan ile gerçekleştirmiş olduğumus röportaj çalışmamızda, 2019 yılının kısa bir değerlendirmesinin yanısıra 2020 yılı içinde geliştirecekleri projeleri ve sağlayacakları hizmet ve servisleri konuştuk.

2019 yılı sizin için nasıl bir yıl oldu? Kısa bir değerlendirme alabilir miyiz? Öncelikle tüm okurlarınıza ve sektöre merakı olanlara selamlarımızı iletmek isterim. Geçtiğimiz yıl küresel daralma ve özellikle ülkemizdeki döviz artışından dolayı genel

olarak çok verimli geçilmedi olarak görülse de firmamız büyüme hedeflerini tutturdu. Firmamızın daralan ekonomiye karşın büyüme hedeflerine ulaşması bizim için sevindirici bir konuydu. Gerek engelli asansörü gerek merdiven asansörleri olsun azımsanmayacak şekilde artış gösterdi. 2019 da araştırmalarını yaptığımız ve ihraç kalemi olarak düşündüğümüz ve planlamalarını yaptığımız çoğu ürünün üretimi için Ar&Ge çalışmalarını bitirdik. Bu çalışmalar ışığında yeni ülkelere giriş yapmak ve ürünlerimizi tanıtma konusunda ön

62

Yapı Malzeme Şubat 2020

araştırmalarımızı sonuçlandırdık. Kısaca bizim için 2019 yılı verimlilik bakımından en üst seviyede olduğumuz ve durur duyduğumuz bir yıl oldu. Umarım yeni yılda da bu verimliliği sürdürerek sektörün lider firma özelliğini koruyor oluruz.

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir misiniz? Bu soruyu sormanız bizim açımızdan çok iyi oldu. Firmamızı ve ne iş yaptığımızı açıklayabileceğimiz bir soru. Biz bu noktada erişim problemi olan bina ve yapılardaki açığı kapatıyoruz. Asansörlerin yetmediği kısa mesafelerde kullanılan platformları, yine rampaların ve açıların yetersiz kaldığı yapılarda gerek dikey çalışacak gerek yatay çalışacak engelli ve yaşlıların daha çok talep ettiği erişim sıkıntılarını ortadan kaldırıyoruz. Engelli asansörü, merdiven asansörü ve havuz asansörleri gibi farklı seçeneklerimiz bulunuyor. Özellikle ise koltuk tipi merdiven asansörlerinde tüm Türkiye ye bu hizmeti sağlıyor ve ara bayiler aracılığıyla her bütçeye bir çözüm buluyoruz. Bu se-

çeneklerimizi firmamızın web sitesinden ya da Showroom da sergilediğimiz modellerden görmek isteyenleri mutlaka bekliyoruz. Başında da söylediğimiz gibi biz erişim sıkıntılarını, erişim kolaylığı olarak değiştiriyor ve bunda da çok mutlu oluyoruz.

Bu ürün grupları içerisinde öne çıkan avantajlardan biraz bahseder misiniz? Bu soruya 2 türlü cevap vermek istiyorum. Bunlardan ilki ithal ettiğimiz ürünler.

Doğan Kazan / Nur Asansör Yönetim Kurulu Başkanı

İthal edilen her ürün yurtdışından distribütörlüğünü yaptığımız ve Türkiye de yetkili servis ağı ile dağıttığımız ürünlerdir. Bu ithal ürünler koltuk tipi merdiven asansörleri ve dönüşlü tiplerde merdiven platformlarıdır. 2017/18 periyodunda havuz asansörü ve dikey platformlarını da dışarıdan ithal eder haldeydik fakat biliyorsunuz bunu 2019 ilk çeyreğinde aşarak bu grubu imal eder hatta bu sene başı itibari ile ihraç eder seviyeye geldik. Yani ithal ettiğimiz ürünler artık ürün yelpazemiz içerisinde %35 lik kısmı karşılıyor. Öte yandan kendi imal ettiğimiz ürünler grubuna değinmek isterim. Bu ürünleri şu an dikey modellerde engelli asansörleri ve havuz liftleri gelmektedir. Bu alanda tartışmasız yurdun en güçlü konumundayız ve Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye ihraç ettiğimiz ürünlerimiz ile iftihar ediyoruz. Sorunun cevabını toparlayacak olursak artık çeşitli nedenlerle yurtdışından ithal edilen ürünlerin cazibesi bitiyor. Bunun nedeni Euro / TL arasındaki farklar nakliyeden doğan fiyatlar ile bu ürünlere fiyatlarından dolayı ulaşmak daha çok zorlaşıyordu. Şimdi ise yerli üretimimiz ürünler ile artık engellilerin ve kamu binalarının bu ürünü tedarik etmesi daha da kolaylaşıyor.


“Müşterilerimizin renkler yoluyla kendilerini ifade etmesine imkân veriyoruz” “Sektörün lider oyuncularından olmanın verdiği sorumlulukla AkzoNobel Marshall olarak 2020 yılı içinde pek çok yeniliğe imza atacağız. Bu bağlamda ilk yeniliğimizi, Yılın Rengi Sakin Şafak olarak hayata geçirdik.” 1954 yılından itibaren Türkiye pazarının öncü markası olan Marshall küresel teknoloji ve tecrübelerle geliştirilmiş ürün ve renk hizmetleri ile hayata renk katmaya devam ediyor. Marshall Pazarlama Müdürü Pınar Adabağ gerçekleştirdiğimiz röportaj çalışmamızda, mevcut ürün grupları ve yeni projelerini bizlere aktarırken, geride bıraktığımız 2019 yılı hakkında da değerlendirmelerde bulundu.

2019 yılı sizin için nasıl bir yıl oldu? Kısa bir değerlendirme alabilir miyiz? 2019 yılının özellikle ilk 6 ayında genel itibariyle tüm sektörlerde görülen daralma inşaat sektörünü ve dolayısıyla boya sektörünü de etkiledi. İnşaat sektöründeki bu daralma ve yeni proje sayısının yok dene-

66

Yapı Malzeme Şubat 2020

cek kadar azalması boya tüketiminin de düşmesine neden oldu. Renovasyon açısından ise, tasarruf ekonomisine yönelen tüketicilerin evlerini boyamayı ertelediklerini gördük. Bu tüm sektörü ve dolayısıyla bizi de olumsuz yönde etkiledi. Ancak sektörün lider markalarından biri olarak biz 2019 yılında trendleri belirlemeyi sürdürürken bir yanda da Ar-Ge açısından önemli bir gelişmeye imza attık. 2019 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından verilen Ar-Ge Merkezi Belgesi’ni almaya hak kazandık. Ayrıca, Belgelendirme Kuruluşu olmamız nedeniyle yasal olarak zorunlu hale getirilen Meslek Yeterlilik Belgelendirmesi konusunda boya ustalarına bilgilendirmeler yapmayı da sürdürdük. 2019 yılı sonu itibariyle sınava girerek belgelendirilen boyacı ustası 3000 oldu. Marshall olarak 2023 yılı sonunda bu sayının 20 bine ulaşmasını

hedefliyoruz. 2019 yılı boyunca Sosyal Sorumluluk çalışmalarımızı da sürdürdük. Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı bazı okulların boyanmasını ve eğitimlerine daha kaliteli devam etmelerini sağladık.

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir misiniz? Dekoratif boyalar grubunda, su bazlı iç cephe, su bazlı dış cephe, solvent bazlı, ahşap bakım ve metal bakım kategorilerine yönelik ürünlerimiz bulunuyor. Tüm ürün gamımızda, Marshall, FIT, Cuprinol ve Hammerite markaları yer alıyor. İç cephe Maximum boyamız ile ustaların maksimum performans beklentilerini karşılamaya devam ediyoruz. Boya ustalarını ve tüketicileri dinleyerek onların beklentilerini karşılamak üzere geliştirdiğimiz bu ürünümüz, üstün kapatma ve örtücülük özelliği ile daha fazla metraj avantajı sunmakla beraber, mükemmel yayılma özelliği ile uygulamada ustalara önemli ölçüde zaman kazandırıyor. Rutubetli mekanlar için özellikle önerdiğimiz Maximum ürünümüz, sevilen parlaklık seviyesi ile de renklerin daha canlı bir görünüme kavuşmasını sağlıyor. Yeni ürünlerle kullanıcı ihtiyaçlarını karşılarken, bir taraftan da renkler ve kullanım alanları ile tüketicilerimize rehberlik


Dosya

Pınar Adabağ / Marshall Pazarlama Müdürü

etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bu bağlamda AkzoNobel Marshall olarak yılın renk trendlerini ve yılın rengini belirlemek üzere kapsamlı araştırmalar yaparak, zamanın ruhundan hareketle yılın anahtar rengi ile yılın renk koleksiyonunu sunuyoruz.

Bu ürün grupları içerisinde öne çıkan avantajlardan biraz bahseder misiniz? AkzoNobel Marshall olarak sahip olduğumuz uluslararası bilgi ve tecrübe ile Türkiye’de dekoratif boyalar sektöründe tüketicilerine her daim sürdürülebilir, yenilikçi, hayatı kolaylaştıran ürün ve hizmetler sunmayı amaçlıyoruz. Ar-Ge

Merkezi’ndeki çalışmalarımız ile uluslararası alanda da sektörün gelişimine katkıda bulunmaya gayret ediyoruz. Bu bağlamda geliştirdiğimiz “Sil – Pak” ürünümüzden biraz bahsetmek isterim. “Silip geçmek bu kadar kolaysa bizden bilin” mottosuyla hareketli yaşayan evler, çocuklu mekanlar için geliştirdiğimiz yılın ürünü olarak konumlandırdığımız “Kolay Temizlenen SİL-PAK” sayesinde, duvarlara artık su bazlı ne dökülürse dökülsün lekesi kalmıyor. Boya üzerinde oluşan film tabakası sayesinde su bazlı lekeler duvara nüfuz etmiyor. Üstün su itme özelliği ile de sıvılar boya üzerinde boncuklanma efekti oluşturarak, yayılmadan boncuklanarak akıyor ve dolayısıyla duvar boyası üzerinde oluşabilecek lekeleri de bu sayede minimuma düşürüyor. SİL-PAK’la boyanmış duvarlara dökülen kahve, çay, kola, meyve suyu gibi lekelere ek olarak toz, kir, ketçap ve hatta pastel boya ve ruj lekeleri de kolayca temizleniyor. “Leke Tutmayan Teknoloji” ile geliştirdiğimiz ve kolayca temizlenen Marshall SİLPAK’ın, hareketli ve yaşayan evlerin vazgeçilmezi olacağını düşünüyoruz.

Bu yıl içerisinde yeni projeleriniz olacak mı? Sektörün lider oyuncularından olmanın verdiği sorumlulukla AkzoNobel Marshall olarak 2020 yılı içinde pek çok yeniliğe imza atacağız. Bu bağlamda ilk yeniliğimizi, Yılın Rengi Sakin Şafak olarak hayata geçirdik. Dünya genelinde yükselen ana temanın, bizi farklı kılan, robotlardan ayıran ve özel kılan unsurun “İnsancıl bir dokunuş” olduğunda hemfikir olan trend uzmanlarımız, sabah gökyüzünde beliren renkleri andıran “Sakin Şafak” tonunu Yılın Rengi olarak belirledi. En insani özelliklerimizin değerini bilme arzusunu içinde barındıran ve yeşil, mavi, gri arasında narin bir ton olan “Sakin Şa-

fak”ın anahtar konumunda olduğu 4 renk paleti ile 2020 koleksiyonu pazara sunuldu. 36 renkten oluşan, Özen, Anlam, Oyun ve Yaratıcılık renk paletlerimiz tüketicilerin renkler yoluyla kendilerini ifade etmesine imkân veriyor. Web sitemizden ve sosyal medya MarshallTürkiye hesaplarımızdan Sakin Şafak ve 2020 koleksiyon renkleri ile ilham veren paylaşımlarımızı tüketicilerimizin beğenisine sunduk.

Son olarak eklemek istedikleriniz? Son olarak markamızın global amacından bahsetmek isterim. AkzoNobel’in dünya çapında başlattığı bir girişim olan ‘Renklendir Hayatı’ projesi, daha yaşanabilir alanlar oluşturmayı, rengin dönüştürücü gücünü, yarattığı pozitif değişimi deneyimlemeyi ve hayata renk katarak insanlara ilham vermeyi hedefliyor. Bu yaklaşımla hayata geçirilen proje kapsamında 39 ülkede yürüttüğümüz çalışmalarda renkli bir dokunuşla insanları motive edebileceğimizi ve ilham verebileceğimizi gördük. Dünyada ‘Renklendir Hayatı’ çerçevesinde bugüne kadar 2.300’e yakın proje gerçekleştirildi. Bu projeler için 1,3 milyon litreyi aşkın boya kullanıldı. 12 binden fazla gönüllü ile yürütülen projeler 81 milyondan fazla kişiye fayda sağladı. ‘Renklendir Hayatı’ özellikle gönüllü grupların ilgisi ve belediyeler tarafından büyük takdirle karşılanıyor. ‘Renklendir Hayatı’ projesi Türkiye’de 2010 yılında Kadıköy Ayrılık Çeşmesi Sokağı’ndaki çalışmayla başladı. Daha sonra Yıldız Sarayı, Manisa’nın Kula ilçesi, Kadıköy Yeldeğirmeni Mahallesi, Kastamonu ve Hatay’da Kırk Asırlık Türk Yurdu Sokağı’nda uygulanan proje 2018 yılında da Venuart Grubu’nun girişimi ve Kuşadası Belediyesi’nin desteğiyle Kuşadası’nda hayata geçirildi. Proje kapsamında ilçeye hakim konumdaki Tepe Mahallesi’nde yer alan 401 ev Marshall ile renklendi.

Yapı Malzeme Şubat 2020

67


“San Deco olarak ürün gelişimi konusunda sürekli Ar&Ge çalışmalarımız sürmektedir” “Her yıl olduğu gibi 2020 yılı için de sahada önemli projelerimiz ve ürünlerimiz olacak, çok kısa bir zaman içerisinde dekoratif boya grubumuza ilave bir dinamizm getirecek olan şablon serimizi piyasaya sürüyor olacağız.” 1965 yılında kurulan San Deco, sektöre iç – dış cephe boyaları ve sıva üretimi ile giriş yaptı ve 90’lı yıllardan itibaren Ar&Ge çalışmalarını dekoratif boya üzerinde yoğunlaştırdı. Bugün yarım asırlık tecrübesiyle pazar payında 20 milyon litreden fazla hacimsel dağılıma sahip ve “dekoratif boya” alanında uzmanlaşmış olan firma üretim, Ar-&Ge ve iş ortaklarından aldığı güçle, dekoratif boya sektörünün öncüsü olmaya devam etmektedir. San Deco Pazarlama Müdürü Timur Ergün ile San Deco hakkında merak ettiklerimizi konuştuk.

2019 yılı sizin için nasıl bir yıl oldu? Kısa bir değerlendirme alabilir miyiz? Ülkemiz ve ekonomisi için zor bir yıl olan 2019, Türkiye pazarımızı düşündüğümüzde, her ne kadar yurtiçi atılımlarımıza yeni bir başlangıç sağlamış olmamıza

68

Yapı Malzeme Şubat 2020

rağmen bizim içinde çetin bir yıl oldu. Ancak San Deco olarak biz, klasik ama etkin bir anlayış ile bu karşılaştığımız krizi fırsata dönüştürerek gerek yurtiçi zincir mağazalar atılımları gerek kapsamlı bölge müdürlük açılışlarımızla kendi ilgi alanımızda büyüdük. Yurtdışı stratejilerimizde yine aynı kararlılıkla bulunduğumuz pazarlarda büyüme ve yer almadığımız pazarlara ürün ve hizmetlerimizi en doğru şekilde aktarmak için çalışmalarımızı sürdürdük.

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir misiniz? Ürün gruplarımız içerisinde öncelikli ürünlerimiz dekoratif boya ve kaplamalar oluşturuyor, bunların dışında farklı fonksiyonları olan çözümcül ürünlerimiz, iç ve dış cephe boyalarımız, ürün gamımızın bir bölümünü oluşturuyor. San Deco Writewall, San Deco Chalkboard ürünlerimiz boyaya eğlenceli bir form katıyor, hem

tüketici hem mimari tarafta boyayı günlük yaşam içinde kullanabileceğimiz bir forma dönüştüyor. San Deco olarak ürün gelişimi konusunda sürekli Ar-Ge çalışmalarımız sürmektedir.

Bu ürün grupları içerisinde öne çıkan avantajlardan biraz bahseder misiniz? Boyada kişiselleştirme kavramı her geçen gün daha öne çıkıyor, kişiye özel duvar uygulamaları, dekoratif boyalar, hem mimari projelerde fark yaratmak hem de tüketicinin kendini özel hissetmesi yönünden önemli. Dekoratif ürün gamında ürünlerimizi kendi içlerinde birarada da kullanarak, tasarım ve trendler konusunda hem eğitim hem ürün anlamında gelişime önem veriyoruz. San Deco Effect Wind, San Deco Atracto, San Deco Travertino, San Deco Beton Deco ürünlerimizle metal efektlerden, beton görünümlere, mer-


Dosya

Timur Ergün / San Deco Pazarlama Müdürü

mer etkisinden, rüzgarlı mekanlara hayal ettikleriniz ve çok daha fazlasını üretime dönüştürmek için çalışıyoruz.

İhracat hacminizi artırmak için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? En yoğun çalıştığınız pazarlar hangileri? 30 yılı aşkın süredir ihracatçı kimliğimizle ‘Go To Market’ stratejisi ve yapılanması ile her farklı Pazar için yapmış olduğumuzu araştırmalar ve stratejilerimizi kullanarak çalışmalar yapmaktayız. Bu bazen Pazar bazlı pazarlama faaliyetleri olurken, bazen ürün bazlı, bazen kültürlerine göre dahi olabilmekte. Günümüzde en çok önem verdiğimiz çalışmalarımızı

dünyanın neresinde olursa olun muhakkak eğitim ve eğitim faaliyetleri olmakta. Özel ürünlerimizin yoğunlukta olduğu ürün gamımızı doğru kanallara doğru mesajla aktarabilmek için muhakkak eğitim deyip bunun için bir akademi dahi kurduk. San Deco olarak en yoğun çalıştığımız Pazar Avrupa pazarı ile Afrika pazarıdır. Bunu Ortadoğu ve körfez ülkeleri pazarı ile Asya ile takip ederken, son atılımlarımızla Güney Amerika pazarına markamızı taşımayı başardık.

Bu yıl içerisinde yeni projeleriniz olacak mı? Her yıl olduğu gibi 2020 yılı için de sahada önemli projelerimiz ve ürünlerimiz olacak, çok kısa bir zaman içerisinde deko-

ratif boya grubumuza ilave bir dinamizm getirecek olan şablon serimizi piyasaya sürüyor olacağız. Bunun dışında özellikle başta yurt içi piyasada yaygınlık ve bilinirliği artırıcı pazarlama faaliyetlerimizi devreye alıyoruz.

Son olarak eklemek istedikleriniz? Son dönemde ürünlerimiz ile en önemli konulardan biri tüm ürünlerimizin VOC oranının düşük olması ve ecofriendly ürünler olmasıdır, San Deco olarak bu konu üzerinde hassasiyetle duruyoruz. Bunun dışında sektörde bir takım teknolojik değişimler, yenilikler her geçen gün artıyor, firma olarak bu gelişmelerin de içerisinde ve sahaya entegre çözümler üzerinde projeler üretiyoruz.

Yapı Malzeme Şubat 2020

69


Sinpaş GYO Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Sefa Çelik

“Gördüğümüz ilgiden oldukça memnunuz” “AquaCity Denizli projesi ile Denizlilere kumsalı, şehirde bulunmayan markaların olduğu ilk AVM’yi ve sayısız sosyal alanı sunduk. AquaMall AVM şehrin buluşma noktası haline geldi. Aldığımız geri dönüşlerden ve gördüğümüz ilgiden oldukça memnunuz.” 45 yıl önce başladığı yolculuğu boyunca adımlarını hep en iyiye ulaşma ilkesiyle atan Sinpaş Holding, başarısının ardındaki en büyük itici gücü olan yenilikçi vizyonu, güvenilirliği ve özgünlüğü ile projelerine hayat vermeye devam ediyor. Sinpaş GYO Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Sefa Çelik ile şu an yapımı devam eden AquaCity Denizli projesi özelinde bir röportaj çalışması gerçekleştirdik.

olan alışveriş merkezi, hemen yanı başındaki Çam Korusu’nun huzurlu manzarası, su kıyısında yalı yaşamı, Denizli’nin Tropikal bölgelerden gelen kumuyla ilk kumsalının yanı sıra, yatırım ve yaşam değeriyle de Denizlililere ayrıcalıklı bir yaşamın kapılarını açıyor.

Sinpaş AquaCity Denizli Projesi hakkında kısaca neler söylemek istersiniz?

Kullanılacağı mekana uygun, dayanıklı, fonksiyonel, uzun ömürlü olan, tasarım ürünler olması önceliklerimizdir. İlk yatırım bedelinde uygun olduğu kadar işletme bedellerinde de ekonomi sağlayan ve bunun yanında ulaşılabilirlikte sıkıntı yaratmayan malzemeler kullanmaya özen gösterdik.

Sunduğu benzersiz sosyal olanakları ve yaşam alanlarıyla Denizli’yi yepyeni bir konut konseptiyle tanıştıran AquaCity Denizli, güvenliği, birbirinden ünlü markaların yer aldığı ve lezzetleri şehre ilk getiren adres

Mahmut Sefa Çelik / Sinpaş GYO Yönetim Kurulu Üyesi

70

Yapı Malzeme Şubat 2020

Kullandığınız malzemeleri belirlerken öncelikleriniz neler oldu?


Proje

Sinpaş Aquacity Denizli’yi diğerlerinden farklı kılan en belirgin özellikler neler? Su ve yeşilin iç içe geçtiği dört farklı yaşam seçeneği sunan AquaCity, Denizlilileri plaj hayatı ile tanıştırdı. Göl ve bahçe evleri, kumsal evleri, yalı evleri ve Aqua Mall Çarşının üzerinde yer alan 2 kulesi ile birlikte farklı konut seçenekleri yer alıyor. Cadde atmosferi yaşatan açık konseptli Aqua Mall Alışveriş Merkezi, Starbucks- gibi birbirinden şık cafeleri, yol boyu lezzetlerinde çok tercih edilen

Köfteci Yusuf gibi restoranları, herkesin ihtiyaçlarını karşılayabileceği H&M, LCW, Mavi Jeans ve Teknosa gibi mağazaları, sosyalleşebileceği alanları ve sunduğu yepyeni yaşam konseptiyle Denizli’nin yeni buluşma noktası olan AquaMall AVM, şehrin yeni cazibe merkezi haline geldi. AquaMall üzerinde bulunan Denizli’nin en büyük spor kompleksinde profesyonel sosyal tesis; AquaCity sakinlerine kaliteli bir sosyal yaşam imkanı sağlıyor. Bu alanda yüzme havuzları, fitness center, yürüyüş parkurları, basketbol sahaları

ve tenis kortları ile hizmet veriliyor. AquaCity Denizli yaz aylarında sıcak iklimiyle yayla yaşamını bir gelenek haline getiren Denizliler için konumu nedeniyle serin hava akımının bulunduğu bir bölgede yer alarak bir özelliğe sahip. Ayrıca çocuklar için de tam bir oyun merkezi. Kumsalı, su kaydırakları, temalı parklarıyla, yaş gruplarına özel tasarlanmış su kaydırakları, küçük korsanlar ve su kaşifleri gibi temalı parkları ve ahşap oyun grupları da yer alıyor.

Bu projede konut sahiplerine sunduğunuz en önemli avantaj ne oldu? Bu anlamda geri dönüşleri nasıl değerlendiriyorsunuz? AquaCity Denizli projesi ile Denizlilere kumsalı, şehirde bulunmayan markaların olduğu ilk AVM’yi ve sayısız sosyal alanı sunduk. AquaMall AVM şehrin buluşma noktası haline geldi. Aldığımız geri dönüşlerden ve gördüğümüz ilgiden oldukça memnunuz.

Önümüzdeki döneme dair, Türkiye ya da yurtdışında yeni yatırımlarınız/ projeleriniz olacak mı? Sinpaş, bilindiği üzere Almanya’dan Gürcistan’a, Suudi Arabistan’dan Umman’a dünyanın pek çok ülkesinde faaliyet gösteren uluslararası bir şirket. Almanya’nın en önemli noktalarından Franfurkt’ta 240 dönüm arazi üzerinde bulunan Oswe projemizi ticaret ve lojistik üssü olarak konumlandırıyoruz. Önümüzdeki dönem yurt içinde hem de yurt dışında yeni yatırımlarımıza devam edeceğiz.

Yapı Malzeme Şubat 2020

71


Mimari

Yenilikçi yapılarda Guardian Glass imzası: Maslak Link DB Architecture imzası taşıyan tasarımı ile hayata geçen Maslak Link, prizmatik cam kütlesi ile gökdelenler bölgesindeki diğer yapılar arasından kolayca ayrışıyor. Kütlesel ve görsel bir imge olmanın ötesinde bir yaşam mekanı olarak karşımıza çıkan yapının cephe tasarımında tercih edilen Guardian SunGuard® SuperNeutral SN 70/37 kaplamalı camın etkisi ile kent ve yapı arasında şeffaf bir bağ kuruluyor. Dünya çapında ikonik binalar için geliştirdiği son teknoloji ürünleri ile Türkiye’de de uzun yıllardır faaliyetlerini sürdüren Guardian Glass, sunduğu cam seçenekleri ile yenilikçi ve simgesel nitelikteki projelere imza atmaya devam ediyor. İstanbul’un en işlek bölgelerinden birisinde, Eski Büyükdere Caddesi üzerinde yükselen DB Architecture tasarımı Maslak Link ise gökdelenler arasından kendini ayıran prizmatik cam kütlesi ile bunlardan biri. Arsa üzerinde konumlanışından, iç kurgusuna, kentle ve kentliyle kurduğu gör-

72

Yapı Malzeme Şubat 2020

sel ve fiziksel ilişkiye dek başlı başına bir yaşantı tanımı yapan yapının cephelerinde ise Guardian SunGuard® SuperNeutral SN 70/37 kaplamalı camın katkısı bulunuyor. Ayazağa ve Eski Büyükdere Caddesi’ne cephesi olan Maslak Link ofis binasında gün ışığının mevsime ve günün saatlerine bağlı değişen etkisi yapı kabuğunda ve iç mekanda farklı efektler oluşturarak yapının kütle ve mekan algısını farklılaştırıyor. Mimar ve yatırımcılar için özellikle ener-

ji tasarrufu ve güneş kontrolünü temin ederken, yüksek doğal ışık geçirgenliği sunan kaplamalı cam ürünler geliştiren Guardian Glass, düşük yansıma özelliğinin yanı sıra doğal görüntüsü ile de etkileyen Guardian SunGuard® SuperNeutral serisinden SunGuard® SuperNeutral SN 70/37 kaplamalı cam ile birçok gereksinimi tek bir üründe karşılıyor. Yapay ışık ihtiyacını olabildiğince aza indiren ürün aynı zamanda güneş kontrolü sunuyor ve standartın dışında cephe tasarımlarına imzasını atıyor.


YIL

20 GARANTi TÜRKİYE’DE İLK


‘Verra Suites Beykoz yükseliyor’ Ankara merkezli Tüfekçioğlu Grup’un İstanbul’da hayata geçirdiği ilk konut projesi olan ‘Verra Suites Beykoz’ yoğun ilgi görüyor. Yarıya yakın oranda dairenin satışının tamamlandığı ve inşaatı hızla ilerleyen projenin yükselen katlarından panoramik boğaz ve orman manzarası görülmeye değer. Tüfekçioğlu Grup tarafından İstanbul Beykoz’da inşaatına başlanan ‘Verra Suites Beykoz’ projesinde lansman fiyatları ve özel ödeme seçenekleri ile konut sahibi olmak mümkün. Yatay mimarisinin yanı sıra Deniz ve orman manzarasının yanı sıra Tabanlıoğlu Mimarlık imzasıyla ile dikkat çeken proje, konut alıcılarına İstanbul’un merkezinde doğa ile iç içe yaşam imkanı sunuyor. Butik bir proje olarak hayata geçirilen lüks ve kaliteli yaşamın kapılarını aralayan ‘Verra Suites Beykoz’ 3 blok şeklinde Beykoz’un en özel lokasyonunda yükseliyor. 100 milyon TL’lik yatırım değerine sahip olan proje toplam 28 daireden oluşuyor. Birbirini görmeyecek şekilde tasarlanan 2+1, 3,5+1, 4,5+1 ve 4,5+1 dublex dairelerden oluşan projede, alan büyüklükleri ise 140 metrekare ile 404 metrekare arasında değişiklik gösteriyor.

74

Yapı Malzeme Şubat 2020


Proje

Her daireye ait özel yeşil alanın bulunduğu ‘Verra Suites Beykoz’un son katlarında yer alan daireler ise geniş terasları ve jakuzileriyle dikkat çekiyor. ‘Verra Suites Beykoz’da ayrıca gün ışığından optimum seviyede yararlanan ferah, geniş ve özgün alanlar yer alıyor. Havuz, spor salonu, SPA, sauna, Türk Hamamı, Çocuk Oyun Odası, Pilates stüdyosuna sahip

‘Verra Suites Beykoz’, bulunduğu lokasyon itibariyle İstanbul’un merkezinde yer almasına rağmen şehrin stres ve gürültüsünden uzak sakin, huzurlu bir yaşam fırsatı sunuyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre İstanbul’un zemin kalitesi en güvenilir lokasyonlardan Beykoz’da bulunan proje, ileri teknolojili malzeme kullanımı

ve uzun yıllara dayanan inşaat tecrübesiyle güven ve huzur vaadediyor. Levent, Bebek, Etiler ve Ulus’a ulaşım kolaylığı ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne 1,5 dakikalık mesafede konumlanan projeden trafiğin en yoğun olduğu sabah saatlerinde Ataşehir ve Finans Merkezine ise 6.5 dakikada ulaşmak mümkün.

Yapı Malzeme Şubat 2020

75


Mimari

“RIBA + VitrA ile Mimar Sohbetleri” kapsamında,

Ben van Berkel 3 Mart’ta İstanbul’da VitrA’nın İngiliz Kraliyet Mimarlar Enstitüsü RIBA iş birliğiyle düzenlediği konuşma dizisinin Mart ayındaki konuğu Ben van Berkel olacak. Amsterdam, Şanghay, Hong Kong ve Frankfurt ofisleriyle uluslararası sınırları zorlayan mimarlık şirketi UNStudio’nun kurucularından van Berkel, 3 Mart’ta Uniq İstanbul’da sahne alacak.

Ben van Berkel

VitrA, RIBA (İngiliz Kraliyet Mimarlar Enstitüsü) iş birliğiyle Eylül 2018’den bu yana İngiltere’de mimar sohbetleri düzenliyor. Uluslararası mimarlık camiasının öncü isimleriyle çağdaş meslektaşlarının ağırlandığı RIBA + VitrA ile Mimar Sohbetleri’nin 16. buluşması Mart ayında Türkiye’de gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz yıl Daniel Libeskind’ın ülkemize konuk olmasının ardından, bu kez de Ben van Berkel İstanbul’da sahne alacak. Kurucuları arasında yer aldığı UNStudio’nun son dönem işlerinin yanı sıra, mimarlık ve onu şekillendiren unsurlarla ilgili araştırmalar hakkında konuşacak. Uniq İstanbul’da 3 Mart 2020’de saat 19:00’da düzenlenecek etkinliğe VBenzeri.com adresinden kayıt olanlar, RIBA + VitrA ile Mimar Sohbetleri’nin İstanbul etkinliğini ücretsiz izleyebilecek. Mimarlık eğitimini Amsterdam’daki Rietveld Akademisi’nde tamamlayan Ben van Berkel, UNStudio’yu Caroline Bos ile birlikte 1988’de kurdu. Rotterdam’ın simgelerinden Erasmus Köprüsü’nü yapan UNStudio, son dönemde Katar’da metro, Frankfurt’ta karma bir yapı ve Dubai’de Wasl Kulesi gibi projelere imza

76

Yapı Malzeme Şubat 2020

attı. Stuttgart’ta Mercedes-Benz Müzesi, Hollanda’da Arnhem İstasyonu, Hangzhou’da Raffles City, Londra’da Canaletto Kulesi, New York’ta özeli bir villa ve Singapur Üniversitesi Teknoloji ve Tasarım Fakültesi gibi projeleri hayata geçirdi. 2017’de sağlık ve mimarlık konulu sunumuyla Tedx konuşmacısı olan van Berkel, halen Hollanda Dışişleri Bakanlığı İnşa-

at Endüstrisi Danışma Kurulu’nda görev yapıyor. 2018’de insan odaklı teknoloji çözümleri üretmek hedefiyle yola çıkan UNSense’i kuran van Berkel; “iPhone döneminde yaşıyoruz ancak mimarlık ve inşaat halen Walkman sürecinde!.. UNSense ile inovatif teknolojileri inşaat sektörüne entegre ederek insanların yaşamını iyileştirmeyi hedefliyoruz” diyor.


Proje

Sydney Garden ile keyif ve güven dolu bir yaşam sizlerle Taham Yapı güvencesiyle hayata geçecek olan Sdney Garden Projesi toplam 8913 m2 bir alan üzerine kurulmaktadır.4 katlı ve 5 blok olarak tasarlanan projede kullanılan tüm ürünler TSE belgeli ve yüksek kaliteli olacak...

Taham Yapı güvencesiyle sunulan Sydney Garden projesi toplam 8913m² arazi üzerinde yer alıyor o 4 katlı ve 5 blok 58 daire olarak inşa edilmektedir o 4.katlar dubleks olarak tasarlanmıştır o Açık otopark o Çocuk parkı o Açık havuz alanı o 3+1

78

Yapı Malzeme Şubat 2020


“Tasarım disiplinlerinin yeniden düzenlemesi ve eğitim yoluyla ayakta kalması çok önemli” “Müşterilerini iyi tasarımın değerini görmeye ikna eden mimarların yanı sıra içindeki korkuya kulaklarını tıkayarak belirli malzeme türleri veya teknolojik gelişmeler üzerinde gerçekleştirilen ömürlük bir araştırmaya dayanarak tasarlayan, inşa eden ve yaklaşım gösteren mimarlar, kalabalığın bir adım önündedir.” Sizce başarılı bir mimar nasıl olmalıdır? Kendi başarınızı ne tür kriterlerle temellendiriyorsunuz? Başarı kişisel bir şeydir. Benim bakış açım ise çalıştığım herhangi bir projenin mimarları, müşterileri, öğrencileri ve kullanıcılarının yüzüne bir gülümseme koymak. Bu bence en büyük başarı. Şöhret, değerli bir stüdyodan daha az önemlidir. Aslında Geberit önderliğinde düzenlenen “Zamanın Ötesinden Tasarım Kâşifleri’’ etkinliğine de bu motto çerçevesinde davet edildim ve konuşmamın içeriğini de bu şekilde oluşturdum. Motto çerçevesinde inovatif mimari formlara ve malzeme kullanımlarına; prefabrikasyon, sürdürülebilir inşaat, karmaşık analiz yöntemleriyle nasıl cevap bulduğumu konuklara anlattım. Strüktür Mühendis ve Mimar Hanif Kara

Mimarlık ve strüktürel tasarım kavramlarını Projelerinizde en çok nelere bir bütün olarak ele almasıyla tanınan ünlü öncelik verirsiniz? mimar Hanif Kara, ‘Zamanın Ötesinde TaProjelerimde en çok dikkat ettiğim değersarım Kâşifleri’ etkinliğine katılmak üzere leri dürüstlük, titizlik ve iletişim olarak sıİsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit’in daralayabilirim. vetlisi olarak Aralık ayında Türkiye’ye gelmişti. Sahip olduğu bilgi birikimi ve tecrübesiyle strüktür tasarımına inovatif ve yenilikçi çözümler sunan mimar, Türkiye’deki meslektaşları ve mimarlık öğrencileriyle de biraraya gelerek bilgi paylaşımı ve bazı sunumlarda bulunmuştu. Ünlü mimar Hanif Kara ile bizler de bir röportaj gerçekleştirerek merak ettiklerimizi kendilerine Art Museummsu Mıichighan yönelttik.

80

Yapı Malzeme Şubat 2020

Türkiye’de mimarinin gelişimini ve özellikle son dönemde birbirinin kopyası niteliğinde ortaya çıkan projeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’deki mimarileri takip edebildiğim kadarıyla yorumlamam gerekirse çünkü


Mimari dergilerde hepsini görmediğim için bilmiyorum ama büyük ölçüde gördüğüm saygılı ve iyi tasarlanmış yapıların olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’nin en iyi mimarlarının tasarladığı projeler mükemmel durumda ve pek çok dünya şehri ile kıyaslandığında gayet iyi konumda diyebilirim.

Gelecekte mimari üzerindeki en önemli etken sizce ne olacak? Tasarım disiplinlerinin yeniden düzenlemesi ve eğitim yoluyla ayakta kalması, gelecek için önemli etkenler olacak. Bunu yapmak için de teknolojiyi benimsemek gerekiyor. Teknoloji, malzemeleri ve sistemleri daha iyi anlamamıza yardımcı olurken disiplinlerimiz, tasarım sürecinin hız kazanmasını sağladı ve bu da daha büyük bir işbirliği kurmamızı kolaylaştırdı. Fakat yanlış ellerde teknoloji, çirkinlikler meydana getirebilir. Geberit önderliğinde düzenlenen “Zamanın Ötesinden Tasarım Kâşifleri etkinliğine de “Bir adım önde, ilk günden beri” mottosu çerçevesinde davet edildim ve konuşmamın içeriğini de bu şekilde oluşturdum. Motto çerçevesinde inovatif mimari formlara ve malzeme kullanımlarına; prefabrikasyon, sürdürülebilir inşaat, karmaşık analiz yöntemleriyle nasıl cevap bulduğumu konuklara anlattım.

Tüm konuştuklarımız ışığında hayalimizdeki şehirler ve yaşam alanları için mimarların ve inşaat sektörü profesyonellerinin sorumluluklarını nasıl tanımlamak gerekir? Tıpkı doktorları sağlıktan sorumlu tuttuğumuz gibi bu konuda da tüm profesyonelleri sorumlu tutmak, geleceğin yapılarının gelişmesi için önemlidir. Müşterilerini iyi tasarımın değerini görmeye ikna eden mimarların yanı sıra içindeki korkuya kulaklarını tıkayarak belirli malzeme türleri veya teknolojik gelişmeler üzerinde gerçekleştirilen ömürlük bir araştırmaya dayanarak tasarlayan, inşa eden ve yaklaşım gösteren mimarlar, kalabalığın bir adım önündedir.

Serpentine Pavillion UK

Generali Tower Milan

Son olarak eklemek istedikleriniz? Geberit önderliğinde düzenlenen “Zamanın Ötesinden Tasarım Kâşifleri etkinliğinde Türkiye’deki genç izleyicilerle etkileşimden gerçekten keyif aldım. Umarım konuşma içeriğimle etki edebileceğimi umuyorum.

The Twist Norway

Yapı Malzeme Şubat 2020

81


YENİ ÜRÜNLER

YAPI KİMYASALLARI Kalekim

ISITMA&SOĞUTMA Daikin Vaillant

BANYO&MUTAK SERAMİK Vitra Seramiksan Villeroy&Boch E.C.A Silverline

AYDINLATMA Panasonic

AHŞAP Kastamonu Entegre


Ürün

Kişiselleştirilebilen yaşam alanları için E.C.A. Dizayn Radyatörler Gelişen ve değişen dünyada zamanla tasarıma ait farklı anlayışlar ortaya çıktı. Tasarımların bir bütün olarak ele alınmasının yanı sıra kişiselleştirilebilen unsurlar mekanların tasarım gücünü ortaya koydu, tasarım devamlılığı yaşam alanlarımızı sıradanlıktan kurtardı. Yaşam alanlarımızı ve mimariyi güçlendiren unsurlardan biri olan dizayn radyatörler de bunlardan biri.

E.C.A. Dizayn Radyatörler ile tasarım ve işlevsellik bir arada Elginkan Topluluğu çatısı altında 30 yılı aşkın süredir iklimlendirme sektörünün en güçlü markalarından biri olarak faaliyetlerini sürdüren E.C.A., teknoloji ve tasarımı odak noktasına alarak tasarladığı dizayn radyatörlerle yaşam alanlarımızı hem ısıtıyor hem de tasarıma olan bakış açımızı yansıtmamıza olanak tanıyor. İç mimarlar, mimarlar, tasarımcılar ve modern yaşam alanları oluşturmak isteyenler için ideal bir seçenek olan E.C.A. dizayn radyatörler, doğada bulunan formları, renkleri ve işlevselliği bir arada harmanlayarak gizlenmiş tesisat yapısıyla mimari konseptlere uyum sağlayacak tasarımlar oluşturmanın önünü açıyor. Pazar ve üretim pratiklerinin yanı sıra tüketici eğilimlerini iyi analiz edip benzersiz ürünler tasarlayan E.C.A., ürünlerinde

Nano-Seramik kaplama teknolojisi kullanarak yüksek korozyon direncini ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Tüketiciler tarafından en çok tercih edilen ürün grubunun Icon Panel Radyatör olurken; ürünün öne çıkan özellikleri, kolay temizlenebilme, estetik, ince tasarım, mutfak ve banyo gibi mekanlarda havlu askı özelliği ile ısınmanın yanında havlu kurutma imkanı sunması…

Seramiksan’dan yeni yıla özel göz alıcı yeni seriler Her yeni yıl yeni başlangıçlar, yeni kararlar, yepyeni umutlar… Seramiksan , yaşam alanlarını değiştirerek, yeni bir yıla yeni başlangıçlar yapmak isteyenlere özel tasarladığı porselen karo serileri ile mekanları 2020’de değişime davet ediyor. Seramiksan’ın Dolce Vita mermerinden ilham alan Siena ve Onix mermerinden ilham alan Himalaya serileri ile mermerin gücünü yeniden keşfedin. 60x120 cm ebadında üretilen porselen karo serileri, kusursuz ve parlak yüzeyleri ile stil sahibi banyolar

yaratıyor. Büyük ebat avantajı sunan Himalaya ve Siena serileri daha az derz kullanımı ile mekanlarda bütünlük hissi oluşturuyor. Betonun zamansız güzelliğini yaşam alanlarına yansıtan yepyeni Lava serisi, gri ve açık griden oluşan sakin renk tonları ile etkileyici ve şık mekanlar vadediyor. 60x120 cm ebadında porselen karo üretilen seri minimalist dekorasyon tarzı ile rafine ve modern yaşam alanları yaratıyor.

Yapı Malzeme Şubat 2020

83


“Hayatımın Işığısın!” Aşkınızı Panasonic ile anlatın Aşk, ruhunuzu aydınlatan ve size hayat enerjisi veren en güçlü duygulardan biri! Her ne olursa olsun, kendini anlatmak istemesi de bu duygunun bir başka özelliği… Elektrik anahtarı ve priz sektörünün lideri Panasonic Life Solutions Türkiye’nin Karre Style serisinde yer alan ve sınırlı sayıda üretilen aşk temalı tasarım ile şimdi siz de Sevgililer Günü’nde sevgilinize sıra dışı bir sürpriz yapabilirsiniz. Böylece, onun hayatınızın ışığı olduğunu çarpıcı bir şekilde ifade edebilirsiniz. 14 Şubat, sevginin ve sevenlerin günü… Karre Style serisinin aşkı anlatan elektrik anahtarı tasarımı, Sevgililer Günü için kalıcı bir hediye alternatifi oluşturuyor. Kırmızı kalpler ve “LOVE” yazısı ile dikkat çeken tasarım, sevgilinizin onu ne kadar çok sevdiğinizi her an hatırlamasını sağlayacak. Aynı zamanda

onun dünyasına ve dekorasyonuna da romantizm katacak. Ancak ürün, sınırlı sayıda üretildiği için elinizi biraz çabuk tutmanız gerekiyor. Panasonic Life Solutions Türkiye’nin aşk temalı tasarımını, belirlenen yapı marketlerden temin edebilirsiniz.

Farklı dekor seçenekleriyle her zevke hitap eden kapı paneli; “Doorlam” Ağaç bazlı panel sektörünün global oyuncusu Kastamonu Entegre’nin yarım asrı aşan tecrübesiyle ürettiği melaminli kapı paneli markası Doorlam, zengin renk ve model çeşitliliği ile yaşam alanlarına modern ve şık bir görünüm kazandırıyor. Doorlam kapı panelleri, estetik görünümlerinin yanı sıra uygulama kolaylığı sağlayan özellikleri ile de diğer kapı paneli markalarından ayrışıyor. 4 mm’lik MDF üzerine dekoratif kâğıt kaplı panellerden oluşan Doorlam, preslendikten hemen sonra kullanılabiliyor. Doorlam kapı panellerinin uygulaması sırasında ekstra cila, boya gibi işlemlere gerek duyulmuyor.

84

Yapı Malzeme Şubat 2020

Uygun maliyet ve zamandan tasarruf Uygulamada maliyet ve zaman avantajı sağlaması nedeniyle yoğun talep gören Doorlam, Kastamonu Entegre’nin ileri teknolojiye sahip, yüksek performanslı üretim tesislerinde geliştirildi. Tasarım, teknoloji ve estetiğin mükemmel uyumunu yansıtan melaminli kapı panelleri, 14 model seçeneğiyle farklı zevklere hitap ediyor. Serinin klasikleşen modelleri Sümer, Babil, Urartu, Zeugma, Likya, Kemer, Bodrum, Çeşme, Tosya, Demre, Devrez ve Didim’e, yeni modeller Buz Meşe ile Kastamonu Meşe eşlik ediyor.


Ürün

Vaillant, ecoTEC INTRO ile tasarrufta çıtayı yükseltiyor Yüksek teknolojili geniş ürün yelpazesiyle ısıtma sektörünün öncü firmalarından olan Vaillant, son teknolojiyle üretilen çevreci ürünleri ile tüketicilerine hem konfor hem de tasarruf sağlıyor. 146 yılı aşkın süredir yenilikçi ısıtma, soğutma ve sıcak su çözümleri sunan Vaillant, yeni tam yoğuşmalı kombisi ecoTEC INTRO ile müşterilerine kaliteyi uygun fiyata sahip olma olanağı sunuyor. 18 kW ile 24 kW olmak üzere iki farklı kapasite seçeneğine sahip ecoTEC INTRO % 93’e varan seviyelerindeki yüksek verimlilik oranlarıyla daha fazla tasarruf imkanı sunuyor. Isıtmada A sınıfı verimliliğe sahip olan ecoTEC INTRO, yine A sınıfında ve XL profiline sahip sıcak su özellikleriyle 11,5 ve 13,4 lt/dk* kullanım suyu kapasitesini sunabiliyor (*ΔT = 30 K). Kanıtlanmış uzun ömre sahip ecoTEC INTRO, kullanıcı dostu ara yüzü, LCD ekranı ve dokunmatik ön paneli ile kolay kullanım olanağı sunarken, kompakt yapıdaki cihaz, paslanmaz çelik eşanjörü ile öne çıkıyor.

Sİlverline s4 fırın ile maksimum zaman ve enerji tasarrufu A Enerji sınıfı Silverline S4 fırınlar pişirme deneyimini enerji tasarrufla ile de taçlandırıyor. 72 litrelik geniş net iç hacim ile büyük tepsilerde kalabalık misafirleri ağırlama fırsatı veren fırınların en önemli özelliklerinden biri 3D Airmove özelliği... Bu özellik yemeğin eşit pişmesi için uygun ısı dağılımı sağlıyor, 3 tepsiye kadar pişirme yaparak mutfakta hem zaman hem de enerji tasarrufu sağlıyor. Silverline, sunduğu temizlik çözümleri sayesinde fırın temizlemeyi çok daha kolay hale getiriyor. Bu sayede hem fırınının ömrü uzuyor hem de temizliğe ayrılan zamandan tasarruf edilmiş olunuyor. Fırının ön cam paneli, yan tel raflar ve teleskopik raylarında kolayca takıp çıkartılabilmesi S4 fırının en güçlü yanı... Parmak bırakmayan inoks yüzey ise temizlik için ekstra kolaylık sağlıyor. Self Clean özelliği ile fırınlarda yer alan arka duvar paneller, yiyeceklerden sıçrayan kirleri emiyor.

Doğa ve sanatın büyüleyici estetiği Villeroy & Boch’un ROCKY.ART karo koleksiyonu; doğa ve sanat temasını, zarif ve modern bir şekilde hayata geçiriyor. Doğal taş ve betonun bir ahenk içerisinde yeniden yorumlandığı porselen karolarıyla sanatsal ve büyük çiçek desenli dekorlarla buluşturarak görkemli bir tarz sunuyor. Sarı ve yeşil tonlarının canlılık kattığı ortanca çiçekleri ayrıntılarıyla etkilerken, doğal ve taze bir atmosfer yaratıyor. Özgün, yaratıcı ve modern mekanlara imza atan ROCK.ART’ın özel cam işçiliğiyle elde edilen dekorları, mekanlarada güçlü bir vurgu oluşturuyor.

Yapı Malzeme Şubat 2020

85


Çevre ve Bütçe Dostu Daikin Premix VZ Kombi ma pazarının bu yöndeki ihtiyaçlarına en efektif çözümlerden biri olarak öne çıkıyor. Soğutmadan sonra ısıtma pazarında da fark yaratan ürünleriyle sektörün standartlarını belirleyen Daikin’in ürünü tam yoğuşmalı Daikin Premix VZ kombi, yüksek modülasyon oranına sahip. Elektronik kumanda tarafından otomatik olarak sağlanan 1/6 oranındaki modülasyon sayesinde brülör ve frekans kontrollü fan gücü ihtiyaca göre ayarlanabiliyor ve böylece cihazın dur/kalk yaparak çalışmasının önüne geçiliyor. Isıtma konforunu artıran bu özellik, sistem kayıplarını minimize ederken aynı zamanda ateşleme sırasına oluşan zararlı emisyonları da etkisizleştiriyor.

ÇEVRE DOSTU

İki yıl önce segmentinin en küçük hacimli yoğuşmalı kombisi Daikin Premix NDJ ile sektörde iddiasını ortaya koyan Japon devi Daikin, teknoloji ve tasarrufun bir araya geldiği, çevre dostu ürünü tam yoğuşmalı Daikin Premix VZ kombiyi de tüketici ile buluşturdu. Daikin’in Hendek’teki fabrikasında markanın dünyaca ünlü kalitesiyle üretilen çevre dostu Premix VZ, yüksek modülasyon ve tasarruf özelliklerinin yanı sıra optimum performansıyla ısıt-

ErP yönetmeliklerine uygun olarak tasarlanan tam yoğuşmalı kombi Daikin Premix VZ’nin full alev modülasyonu, frekans kontrollü pompası ve fanı enerji tasarrufu sağlayarak tüketicinin cebini koruyor. Enerji performansını ve tasarrufu bir adım daha ileriye götüren Daikin Premix VZ tam yoğuşmalı kombide yeni paslanmaz eşanjör bulunuyor. Cihazın dayanıklı ve uzun ömürlü olmasını sağlayan paslanmaz çelik eşanjörde bulunan ‘Cold Burner’ teknolojisi enerji performansını üst düzeye çıkarıyor. 24, 30, 38 kW olmak üzere 3 farklı kapasite seçeneği ile konutlardan iş yerlerine kadar birçok alanda kullanılabilen Daikin Premix VZ, güneş enerjisiyle uyumlu çalışabiliyor. Arıza teşhis ve emniyet sistemlerine sahip olan ürün, zarif tasarımı, kompakt boyutları, dijital paneli ile kullanıcıya kolaylık sağlarken, tasarruf ve konforu da beraberinde getiriyor.

Kalekim’den hızlı sonuç veren yapıştırma harcı: ‘Ultratech’ Özellikle süpermarket, kafe, devlet binaları gibi gündelik yaşamın yoğun mekanlarında hızlı sonuç almak için tercih edilen ‘Ultratech’ kısa sürede tadilat işlerinizi yapmanıza imkan sağlıyor. Seramik uygulamaları ürün grubunda C2FTE S2 sınıfı çimento esaslı, 3 saat içinde ekstra hızlı priz alarak derz dolgu işlemine imkan sağlayan yapıştırma harcı Ultratech, yapı sektöründe önemli bir ihtiyaca cevap veriyor. Her türlü iklim koşullarına dayanıklı Ultratech; yüksek yapışma gücü, ekstra hızlı priz alma, esneklik (S2 Sınıfı) özelliği sayesinde ani ısı değişimleri nedeniyle oluşan yüzey gerilimlerine ve her türlü iklim koşullarına dayanıklılık, düşey yüzey uygulamalarında kayma yapmayan, uzun çalışma süresine sahip olmak gibi temel özelliklerinden dolayı tüketici ve profesyonellerden büyük ilgi görüyor.

Hızlı uygulama, ideal kullanım Özellikle dış mekanlarda büyük ebatlı seramik, granit, porselen seramik, mermer gibi kaplama malzemelerinin yapıştırılmasında kullanılan Ultratech, 2-3 saat sonra derz dolgu işlemine imkan tanıyarak bir gün içinde trafiğe açılması gereken mekanlar için ideal bir kullanım sunuyor. S2 sınıfı yüksek esnekliği sayesinde ani ısı değişimlerinin ve alışveriş merkezleri, hastane, okul gibi yaya-yük trafiğinin fazla olduğu mekanlarda yoğun olarak tercih ediliyor. Ultratech, iç ve dış mekanlarda, seramik, porselen seramik, doğal taş, traverten, dekoratif tuğla, granit, klinker, kotto gibi kaplama malzemelerinin yanı sıra, arkası cam elyaf takviyeli ince seramiklerin ve granitlerin döşenmesinde mükemmel sonuç

86

Yapı Malzeme Şubat 2020

veriyor. Dünyanın en ince ve en büyük boyutlu seramiklerinden Kalesinterflex (3-5 mm inceliğinde) ürünlerinin yer ve duvar uygulamalarında kolaylıkla kullanılabilen ürün, ayrıca binaların dış cephelerine 30 metre yüksekliğe kadar seramik, granit, porselen seramik, mermer gibi kaplama malzemelerinin beton, sıva, şap gibi yüzeyler üzerine güvenle yapıştırılmasında kullanılıyor.


Ürün

VitrA’nın yeni karo sistemlerine mükemmel tasarım ödülü VitrA’nın retromix ve mode karo sistemleri, üstün tasarım kaliteleri nedeniyle German Design Award 2020 (Alman Tasarım Ödülü) kapsamında “Mükemmel Ürün Tasarımı (Excellent Product Design)” ödülüne layık görüldü. Alman Tasarım Konseyi (German Design Council) tarafından “Banyo ve Sağlık” kategorisinde verilen ödüller, VitrA Tasarım Ekibi’nin imzasını taşıyor. retromix, Red Dot: Product Design 2019 kapsamında da ödül almaya hak kazanmıştı. VitrA’nın retromix karo sistemi, değişik büyüklüklerdeki geleneksel desenlerin birlikte farklı kompozisyonlarda kullanılabileceği güçlü bir grafik dil yaratarak sayısız atmosfer tasarımına ilham veriyor. Dört renk paleti üstüne kurulu mode sistemi ise banyoda renk kullanımını teşvik ediyor ve kullanıcısının tarzını yansıtan banyo atmosferleri yaratmaya olanak tanıyor. Benzersiz trendleri keşfederek onurlandırmayı hedefleyen German Design Award, tasarımda mükemmellik arayışıyla düzenleniyor. Uluslararası pazarlarda aktif olan ürün ve projelerin aday olduğu ödüller, uluslararası jüri tarafından değerlendirilerek “Mükemmel Ürün Tasarımı” ve “Mükemmel İletişim Tasarımı” başlıklarında veriliyor.

Silverline Pure Plus mutfak deneyimini bir adım öteye taşıyor Silverline’ın tasarım, fonksiyon ve teknoloji alanındaki iddiasını güçlendiren bir model daha... İddialı, bir o kadar da sade ve minimalist duruşu ve yüksek konfor sunan fonksiyonlarıyla Pure Plus güçlü teknolojisi, ergonomik ve sade tasarım diliyle mutfak deneyimini bir adım öteye taşıyor. İkonik forma sahip Pure Plus, güçlü fonksiyonlarını estetik dokunuşlarla tamamlıyor. Geliştirilmiş led ışıkları sayesinde Pure Plus güçlü bir aydınlatma görevi de görüyor. Ada mutfaklar için tasarlanan davlumbaz, antrasit mavi, mat siyah ve inci beyazı renk çeşitliliğiyle farklı dekorasyon stillerini tamamlıyor. Pure Plus’ın kontrol paneli, üst açılı ön cam sayesinde pişirme buharından etkilenmiyor. Kontrol paneli dışında uzaktan da kumanda edilebilen Pure Plus’ın alüminyum ve karbon filtrelerin değiştirilmesi ve yerleştirilmesi oldukça kolay. Bulaşık makinesinde yıkanabilen ön filtreye alt gövdeden kolayca erişilebilir. Davlumbazın yüksekliği kullanıcının ihtiyacına yönelik ayarlanabiliyor. Pure Plus Plus X Award’tan yüksek kalite, tasarım, kullanım kolaylığı ve fonksiyonellik kategorilerinde ödüle layık görüldü.

Yapı Malzeme Şubat 2020

87


Mimari

AURA İstanbul, 2020 Bahar Dönemi Sertifika Programı Başvuruları Başladı! AURA-İstanbul Mimarlık ve Şehircilik Araştırmaları Akademisi’nin 24 Şubat tarihinde başlayacak ve 15 hafta boyunca devam edecek olan sertifika programı için başvurular başladı. 2020 Bahar Dönemi’nde “Araştırma Tabanlı Tasarım Stüdyosu” yürütücülüğünü Cem İlhan ve Devrim Çimen üstleniyor. AURA İstanbul 2020 yılı Bahar Dönemi Sertifika Programı, mimari ve kentsel tasarım sürecini hem teorik, hem de pratik düzeyde ele almak, disiplinler arası bakış açısı geliştirmek ve kendi özel ilgi alanları üzerinde çalışma olanağı bulmak isteyen genç meslek insanlarına kapılarını açıyor. Başta mimarlık, şehir planlaması, iç mimarlık, peyzaj mimarlığı ve plastik sanatlar bölümleri olmak üzere ilgili disiplinlerin lisans derecesine sahip olmak ise başvuru için ön koşul oluşturuyor. Katılımcılardan programın dinamik yapısına uyum sağlamaları ve tüm dönemde hafta içi tam zamanlı yer almaları bekleniyor. Başvurular arasından seçilecek tüm katılımcılar ücretsiz olarak programda yer alma hakkı kazanacak.

Program İçeriği: Programın omurgasını oluşturan Araştırma Tabanlı Tasarım Stüdyosu, geleneksel mimari stüdyo pratiklerinin sınırlarını aşarak, güncel kentsel sorunlara disiplinler arası bakış açısı ile yaklaşıyor. 2020

Bahar Döneminde stüdyo yürütücülüğünü Cem İlhan ve Devrim Çimen üstleniyor. Stüdyo yürütücüleri Cem İlhan ve Devrim Çimen, dönemin ana temasını “Metropolde Alternatif Yaşam/Mekân Tahayyülleri” olarak tarifliyor: “Bu dönemin tasarım stüdyosunda farklı ölçeklerde konvansiyonel mekân üretme biçimlerini sorgulayan, zorlayan ve yeni

yapma tasarlama biçimlerini devreye sokan bir anlayışın sınırlarını aramayı, mevcut duruma ilişkin yeni sorular sormayı ve yeni yolların araştırılmasını hedefliyoruz. Stüdyoda yapılacak çalışmalar salt fiziki mekâna odaklanmakla kalmayıp aynı zamanda yeni toplumsal, ekonomik modellerin de hesaba katıldığı tasarım yaklaşımlarının geliştirilmesini içerecektir. Bu arama/araştırmanın güzergahı ölçekten bağımsız ütopik/distopik senaryolar ile mevcut durumun alternatif yaşam/mekan tahayyülleri çerçevesinde eleştirel tahlili olabileceği gibi daha somut, katılımcıların sorunlu gördüğü belli bir “yer”e odaklı alternatif yaklaşım, model, mekân, yaşam önerilerini de içeren geniş bir skalaya yayılabilecektir. Dolayısı ile bu dönemin konusu ana metinde tarif edilen bu kapsamlı ve çok boyutlu kriz durumuna ilişkin alternatif bakış açılarını ve mekâna yansımalarını çeşitli temsil yöntemleriyle görünür kılmaktır. Bu sayede yaşanan tıkanmışlık durumunu aşmaya yönelik tahayyüller tartışmaya açılabilecektir.”

Kalebodur'la Mimarlar Konuşuyor'da Celal Abdi Güzer’in konuğu Mimar Can Çinici Oldu

“Bitmiş bir tasarım ortaya atmaktan ziyade tasarım stratejisini ortaya koyuyorum” Türkiye mimarlık tarihinin en önemli modern camii uygulamalarından birisi olarak kabul edilen Ağa Han ödüllü TBMM Camii Kompleksi’nin tasarımcılarından Can Çinici, ‘Kalebodur'la Mimarlar Konuşuyor’ programında Prof. Dr. Celal Abdi Güzer’in konuğu oldu. Babası Behruz Çinici sayesinde mimarlığın içine doğduğunu ve cami projesinde de birlikte çalıştıklarını belirten Mimar Can Çinici, günümüzde mimarlık öğrencisi olmanın zorluğuna dikkat çekti. Hayata dokunmayan projelerin çok kolay bozulabildiğini anlatan Çinici; “Mimarlık pratiğini bir ilişki biçimi olarak görüyorum. Benim için projenin muğlak bir şekilde başlayıp somut bir şekilde bitmesi gerekiyor. Bitmiş bir tasarım ortaya atmaktan ziyade tasarım stratejisini ortaya koyuyorum” dedi. Kalebodur’un, mimarlık sektörünün gelişimine katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirdiği, mimarlığı anlama ve dünyada ses getiren mimarları yakından tanıma imkanı sağlayan ‘Kalebodur'la Mimarlar Konuşuyor’a bu kez ulusal ve uluslararası alanlarda birçok ödüllü projeye imza atan Çinici Mimarlık Ofisi’nden ünlü mimar Can Çinici konuk oldu. Keyifli söyleşide Prof. Dr. Celal Abdi Güzer’in sorularını yanıtlayan Can Çinici, çocuk yıllarında adım attığı Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden (ODTÜ) meslekteki ilk yıllarına, babası Mimar

88

Yapı Malzeme Şubat 2020

Behruz Çinici’nin kendisine kattıklarından birlikte tasarladığı Ağa Han ödüllü Meclis Camii’nin proje sürecinde yaşananlara, mimarlıkta tasarım ve pratikten güncel mimarlık eğitiminin açmazlarına kadar birçok konuda önemli bilgiler verdi. İşte renkli sohbetten öne çıkan önemli başlıklar; “ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde 1-2 yaşında fotoğraflarım var” Mimarlığın hayatında çocukluktan itibaren önemli bir yer tutmaya başladığını, bundan da ebeveynlerinin mimar olmasının yanı sıra eğitim gördüğü Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin çok önemli bir etkisinin bulunduğunu kaydetti. Ünlü mimar; “ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde 1-2 yaşında fotoğraflarım var. İster istemez içinde doğduğum bir yapı. Okurken çok bir şeyin farkında değildim, benim için normal bir yerdi. Ama ondan sonra fark ettim; mesela Mimarlık Fakültesi, benim için bir içtir, dış değildir. Bir iç mekanın nasıl iyi oluşturulabildiği konusu bende yer ettiğini yıllar içerisinde anladım. Bu yapıya pozitif ve bir içbükey mekan olarak bakıyorum. İçine girmeden insanlar o binayı anlamaz ama gezerken içi insanı çarpar” diye konuştu.


Mimari

ARCHIST Awards For Interior Design 2020

3.Kez İç Mimarlık Projelerini ödüllendirecek MIMARSIV tarafından, mimar ve iç mimarlardan oluşan bir komite ile düzenlenen ARCHIST İç Mimarlık Yarışması; üçüncü yılında İç Mimar Tanju Özelgin’in kurgusu ile hazırlandı. Özelgin’in kaleme aldığı davet metni, yılın temel fikrini ve yarışma ile Türk iç mimarlık projelerinden özellikle ortaya çıkarılmak istenenlerin niteliğini işaret ediyor... ‘Konumuz’ yürürken, koşarken, konuşurken, dururken, izlerken, poz verirken, kaybolurken, bulurken, beklerken, keşfederken, dalarken, sevinirken, üzülürken, telaşlanırken, ümit ederken, yanından geçerken, vazgeçerken, varsayarken... Hep karşımızda duran, kafamızı her kaldırdığımızda, her dokunduğumuzda, her nefes aldığımızda gördüğümüz ama görmekten mutlu olmadığımız her tasarım objesi. ‘Amacımız’ giderek yayılan, kontrolden çıkan, alışılagelen uzun vadede çözülmesi daha da zor olan, başına buyruk, plansız, denetimsiz ve her türlü estetik ve işlevsel kaygıdan uzak, yavaş yavaş tüm hayatımızı kaplayan ve hiçbir tasaya çare olmayan, tasarım kargaşasına yönelik çözümler üretmek. Görünmeyeni görünür, konuşulmayanı konuşulur, üzerine düşünülmeyeni düşünülür kılmak ve uzun vadede çözüme yönelik adımlar atmak. ‘Sonuç olarak’ her birimizin hayatına dokunan, kafasını meşgul eden, çözümler üretmeye iten bu soruna yönelik üretmiş olduğunuz projelerinizi bekliyoruz. Çünkü Bertolt Brecht’in dediği gibi: “İstediğince yalın görünsün göze, kuşkuyla bakın en küçük olaya bile! Sınayın gerekli olup olmadığını, hele «alışılagelmiş» türden ise! açıkça istiyoruz şunu sizden:

90

Yapı Malzeme Şubat 2020

Sakın doğal bulmayın hep alışılageleni! çünkü artık hiçbir şeye doğal denmemeli; şu kanlı kargaşanın, şu düzenli geçinen düzensizliğin, serserice başına buyrukluğun ve insanla ilintisini yitirmiş insanlığın egemen olduğu dönemlerde kimse demesin: doğaldır bu olup bitenler; böyle denmesin ki inanılsın her şeyin değişebileceğine.” Davet metninden alıntıyla, ARCHIST 2020, ‘her birimizin hayatına dokunan, kafasını meşgul eden, çözümler üretmeye iten bu soruna yönelik üretmiş olduğunuz’ iç mimari projeleri bekliyor. Yarışma jüri heyeti her sene, farklı disiplinlerde çalışan, alanında güçlü isimlerden oluşuyor. ARCHIST 2020 jürisi şu şekilde; İç Mimar Atilla Kuzu, İç Mimar Hakan Ezer, Mimar Han Tümertekin, Prof.Dr.İnci Deniz Ilgın, Gazeteci-Yazar Nilay Örnek, İç Mimar Sefer Çağlar, İş İnsanı Serdar Bilgili, İç Mimar Tayfun Mumcu, ve Mimar Tülin Hadi. Profesyonellere açık olan yarışmaya başvurular web sitesi archist.mimarsiv.com

üzerinden ve 21 Şubat’a kadar yapılabilir. Altı kategorisi olan yarışmaya tamamlanmış işlerle; Yaşam Alanı, Çalışma Alanı, Alışveriş Alanı, Ticari Konaklama Alanı, Eğitim-Kültür Alanı ve gerçekleşmemiş projelerle, Hayata Geçmemiş Konsept Projeler kategorilerinde katılmak mümkün. Jüri değerlendirmesi sonucu kısa listeye kalan projeler 18-19 Mart’ta Swissotel’de düzenlenecek MIMARSIV Selection organizasyonunda sergilenecek. 19 Mart’taki ödül gecesinde ise kazananlar açıklanacak. ARCHIST 2020 ödülü Berlin Tasarım haftası gezisi. Nitelikli mimari malzeme markalarının desteklediği yarışmada ana sponsor Nippon Paint, altın sponsor VitrA, gümüş sponsor Mapei ve sergi sponsoru Burotime. ARCHIST 2020 Organizasyon komitesi İç Mimar Ali Doruk, İç Mimar Tanju Özelgin, Mimar Banu Uçak, Mimar Görkem Volkan, Mimar Hakan Sekmen, İç Mimar Jale Kulin ve MIMARSIV kurucu ortakları Aslı Sekmen ile İlkay Öngün’den oluşuyor.


TÜRK YAPI SEKTÖRÜNÜN LİDER YAPI FUARI TURKISH BUILDING INDUSTRY’S and REGION’S BIGGEST GATHERING

43.

18 - 22 NİSAN / APRIL 2020

Organizatör / Organiser

Hyve Build Fuarcılık A.Ş. | Tic. Sic. No: 758423 | Mersis No: 0947046442400015


Fuar

Moskova ve Cidde ihracatçıyı uçuracak Türk ihracatçı firmaların yurt dışında satın alıcılarla bir araya gelmesini sağlayan ve değerli ticaret fırsatları yaratan Expotim, bu sene takviminde yapı-inşaat sektörü adına son derece önemli fuarlar bulunduruyor. 2020 yılının bahar aylarında Doğu Avrupa ve Orta Doğu gibi ihracatçı firmaların hedeflediği bölgelerde düzenlenen fuarlarda Expotim, Türk firmalarını bölgelerinin en başarılı fuarlarında ağırlayacak. Özellikle dev bütçeli inşaat projeleri ile öne çıkan Suudi Arabistan’da düzenlenecek Cidde Yapı (The BIG 5 Saudi) Fuarı ve ticari ilişkilerimizin giderek hızlandığı Rusya’da düzenlenen Moskova Yapı (Mosbuild) Fuarları bu sene sektörün ilgisini çeken fuarların başında geliyor.

ların ilk adresi ise Mosbuild Fuarı… Geçtiğimiz sene önemli bir girişim olarak Expotim’in fuar portföyüne eklediği Avrasya’nın en büyük yapı fuarı Mosbuild, bu sene 31 Mart-3 Nisan tarihlerinde Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenecek. 26. kez Avrasya yapı sektörünü kendi çatısı altında bir araya getirecek olan Mosbuild, geçtiğimiz seneyi hem katılımcı hem de ziyaretçi sayısındaki artışla kapatmıştı. T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen Mosbuild Yapı ve İç Dekorasyon Fuarı, geçtiğimiz sene 65 ülkeden 77,000+ ziyaretçiyi 1,200 uluslararası firma ile buluşturdu. Doğu Avrupa için olduğu kadar, Orta Asya için de etkili bir organizasyon olan Mosbuild Fuarına, irili ufaklı özerk devletleri ve en uzak bölgeleri de dâhil olmak üzere Rusya’nın 82 farklı bölgesinden ziyaretçi kat ı l m a k t a d ı r. Türkiye’den Sirmersan M e r m e r, Onur Madencilik, Orka Ahşap, Schtec Makina, Turkuaz Seramik, Cresta Banyo, Halley Duvar Kâğıtları ve Dimak Makina gibi yapı malzemeleri sektörünün önde gelen firmaları başta olmak üzere 60’ın üzerinde Türk firma bu seneki Mosbuild Fuarındaki yerini şimdiden ayırtmıştır.

819 Milyar Dolar Değerinde 5,200 İnşaat Projesi İvmelenen İnşaat Pazarı: Rusya 2020 yılının ilk yarısında ihracata hız vermek isteyen firmaların tercih ettiği ülkelerden Rusya pazarı, gerek elde ettiği büyüme rakamları ve gerekse hükümetten aldığı desteklerle ihracatçılar için cazip pazarların başında geliyor. %2,4’lük yıllık bileşik büyüme oranıyla, 2023 yılında 300 milyar dolar hacmine ulaşması beklenen Rus inşaat pazarı, uluslararası firmaların olduğu kadar Türk firmalarının da gözdesi konumunda. 2019-2021 yılları arasında Ulusal Projeler yatırım planı çerçevesinde Rus hükümeti konut, ulaşım ve enerji altyapı projeleriyle ekonomik büyümeyi yeniden canlandırma hedefinde. Bu kapsamda yapılacak inşaat ve altyapı harcamalarına 88.2 milyar dolarlık bir bütçe ayrılmış durumda. Bu canlı ve ivmelenen pazara girebilmek, iş bağlantıları kurarak marka bilinirliğini arttırmak isteyen firma-

92

Yapı Malzeme Şubat 2020

Doğu Avrupa ve Rusya pazarına ek olarak, yine revaçta olan diğer bir ihracat noktası ise Orta Doğu’da dev yatırım bütçesi ve mega inşaat projeleri ile adından söz ettiren ülke Suudi Arabistan… Orta Doğu’nun en büyük ve en yoğun nüfuslu ülkesi olan Suudi Arabistan, ekonomide çeşitliliğin sağlanması ve yatırımların teknoloji ve altyapı yatırımlarına kaydırılması için 819 milyar dolar değerinde 5,200’den fazla inşaat proje stoku oluşturmuş durumdadır. Bu rakamla, Körfez bölgesindeki projelerin %35’ine sahip olan Suudi Arabistan, inşaat yatırımlarına hız veren diğer Körfez ülkelerine de bu alanda üstünlük sağlamaktadır.

“Moskova’da Hedef 100 Türk Firma”

Moskova ve Cidde Fuarlarının tek Türkiye temsilcisi Expotim Uluslararası Fuar Organizasyonları A.Ş. adına açıklamalarda bulunan Genel Müdür Çağatay Erşahin; “Moskova Yapı Fuarı Mosbuild’de geçen seneki katılımcı sayısının iki katına ulaşmış hatta bu sayıyı aşmış durumdayız. Firma sayısına ek olarak, milli katılım için ayrılan alan olarak da yine geçtiğimiz yılki alanımızı neredeyse üçe katladık. Bu başarılar, fuarın yaşadığı büyümeyi çok açık şekilde gözler önüne seren bir tablo oluşturmaktadır. Ayrıca, 2020 yılında Rusya pazarının Türk yapı sektörü için ne derece önemli bir pazar haline geldiğini de vurgulamaktadır” dedi.

1.15 Trilyon Dolarlık Dev Proje Stoku Yine Türk yapı sektörünün Orta Doğu ihracatında önemli bir ticaret destinasyonu olan Suudi Arabistan/Cidde’de düzenledikleri yapı malzemeleri fuarından da bahseden Expotim Genel Müdürü Çağatay Erşahin, “Suudi inşaat pazarı, özellikle yeni açıklanan dev yatırım bütçesiyle ivmelenen bir piyasa haline geldi. Ülkede yapılmakta olan ve yapımı planlanan projelerle birlikte inşaat piyasasının hacminin 1.15 Trilyon $ olduğu tahmin ediliyor. Özellikle yapay zekâ ile yönetilen akıllı sanayi şehirleri ve dev turizm tesisleri ile çok ciddi bir inşaat atağına kalkan Suudi Arabistan, firmalarımıza değerli ihracat fırsatları sunan bir ülke imajı çizmektedir” dedi ve Cidde Yapı (The BIG 5 Saudi) Fuarının bu avantajlı pazara girmek için en çok tercih edilen platform olduğunu belirtti.


Fuar

Bağlantı Elemanları Sektörünün Kalbi Kaohsiung’da atıyor 1950’lerde gelişmeye başlayan Tayvan bağlantı elemanları endüstrisi 60 yılın üzerinde bir tarihe dayanmaktadır. Tayvan bağlantı elemanları endüstrisinin yolculuğu İkinci Dünya Savaşının hemen ertesinde başlamıştır. Başlangıçta sadece el işçiliğine dayanan endüstri de tedarik ancak iç piyasanın ihtiyaçlarına yeterli olurken, sadece birkaçı üretim için Japonya’dan makine ithal etmiştir. Sürekli büyüyen inşaat endüstrisi ve devamlı olarak satış rekorları kıran otomotiv endüstrisi sayesinde, bağlantı elemanları sektörü, bugün özellikle Tayvanlı üreticiler için, en çok kazanım sağlayan sektörlerden biridir. Küresel üretimin %13’ünü karşılayan Tayvan, dünyanın ilk beş bağlantı elemanları tedarikçisi arasında yer alırken, halihazırda en büyük üçüncü bağlantı elemanları ihracatçısı olarak kendini kanıtlamış. 35,000’nin üzerinde endüstri çalışanı ile, 2018 yılı içinde 150’nin üzerinde ülkeye 1,65 milyon tonun üzerinde bağlantı elemanları ihracatı gerçekleştirmiştir. Endüstri’nin kalbi Kaohsiung’daki Ray Fu Enterprize Co Ltd.’nin Genel Müdürü Amy Yu Tayvan bağlantı elemanları endüstrisini “Tayvan küçük bir adadır, ancak yüksek kaliteli bağlantı elemanları, hammaddeleri ve üretim kapasitesi ile bilinir. Tayvan’daki bağlantı elemanları endüstrisi oldukça gelişmiştir ve endüstri her yıl yurt dışına yüksek miktarda bağlantı elemanı ihraç etmektedir. Geleceğe bakarken, inşaat ve otomotiv sektöründeki yükselen endüstriler için yüksek katma değerli ürünlerin geliştirilmesi ve yatırımının gerekli olduğu düşünülmektedir,” şeklinde özetliyor.

FASTENER TAIWAN 2020 (ITFS) Dünyanın üçüncü ve Asya’nın ikinci en

94

Yapı Malzeme Şubat 2020

büyük Bağlantı Elemanları fuarı olan Fastener Tayvan 2020, 21-23 Nisan’da Kaohsiung Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Halihazırda 420’nin üzerinde katılımcı yaklaşık 1200 stantta ürünlerini sergileyeceği fuarın ölçeği yeni bir zirveye ulaşmış durumda. Fuar alanı konferans odaları ve üçüncü kattaki koridorlara kadar uzanırken, ilk kez bir Açıkhava fuar alanı da planlanıyor. Fuarda çeşitli bağlantı elemanları, vidalar, somunlar, üretim ekipmanları, bağlantı elemanı aletleri, kalıplar, test ekipmanları ve tel bağlantılı ürünler ve hizmetler sergilenecek.

RAY FU İnşaat ve otomotiv vidaları üretmeye odaklanan Ray Fu, müşterilerine en yüksek kalitede bağlantı elemanları çözümleri, alüminyum alaşımlı vidalar ve ETA sertifikalı ahşap vidaları sunuyor. Karbon alaşımlı vidalara kıyasla, alüminyum alaşımdan yapılan vidalar daha büyük korozyon direncine sahip daha hafif konstrüksiyon çözümleri sunuyor. M3.5-M12 yarıçapına ve maksimum 600 mm uzunluğuna sahip olan ETA sertifikalı kendinden kılavuzlu vidalar ise ahşap yapılarda kullanılıyor. Avrupa, Amerika, Okyanusya ve Asya’daki birçok ülkeye ihracat gerçekleştiren Ray Fu bir filmaşin deposuyla, çeliği ısıtan tav-

laştırma fırını, yüzey temizleme ekipmanı, tel çekme makineleri, vida makineleri ve paketleme hattıyla donatılan kendi çelik tel fabrikası Chen Nan Iron Wire Co., Ltd.’dan tedarik ettiği ham maddeler sayesinde tüm müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde her ebatta ve türde ihtiyaca özel her tür siparişi alabiliyor. Ray Fu Genel Müdürü Amy Yu, “Esneklik Ray Fu’nun sunduğu en temel öneridir. Yeni ürünler ve hizmetler geliştirmek her zaman geleceğin anahtarı olarak görülmektedir ve müşterilerimize isteğe uyarlanmış parçalar noktasında yardım etmek amacıyla, şirket Chen Nan’da bir R&D departmanı kurmuştur,” diyor. Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük bağlantı elemanlarının imal edildiği ülkelerinden biri olduğunu ve sektörün otomotiv ve inşaat sektörlerinden gelen iç talep ile sürekli büyüdüğünü vurgulayan Yu, Türkiye bağlantı elemanları sektörünün yüksek bir potansiyel pazar olduğunu düşünüyor. Ray Fu Tayvan bağlantı elemanları sektöründe kesinlikle önemli bir etkinlik olan 2020 TIFS’in bir parçası olmaktan mutluluk duyuyor ve bu fuarın kendilerine dünya çapında fırsatlar getireceğine inanıyor ve dünyaya ürünlerini ve hizmetlerini tanıtmak için fırsatlardan yararlanma noktasında istekli olduklarını vurguluyor.


Profile for istmag

Yapı Malzeme Dergisi Şubat 2020  

İnşaat, Şantiye, Proje - Yatırım, Mimarlık, Müteahhitlik, Yapı Teknolojileri dergisi

Yapı Malzeme Dergisi Şubat 2020  

İnşaat, Şantiye, Proje - Yatırım, Mimarlık, Müteahhitlik, Yapı Teknolojileri dergisi

Profile for istmag
Advertisement