{' '} {' '}
Limited time offer
SAVE % on your upgrade.

Page 1

ISSN: 1306-5653

YAS AM

SAYI

OCAK - ŞUBAT 2020

83

İSTANBUL SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI İKİ AYLIK YAYINI

KAHVEYLE HATRIN VERGİYLE KATKIN OLSUN l DOSYA: SANAL ALIŞVERİŞTE PATLAMA l BILIŞIM SANAYICILERI DERNEĞI BAŞKANI KÜBRA ERMAN KARACA l GAZETECİ YAZAR ORHAN BURSALI l ERDAL ÖZYAĞCILAR l RENKLİ YAŞAM: BEKİR AKYOL’UN MASATENİSİ TUTKUSU l BAVYERA’NIN BAŞKENTİ: MÜNİH l İSTANBUL’UN İLÇELERİ: BAŞAKŞEHİR


İSTANBUL SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI

TÜRMOB TEMEL EĞİTİM VE STAJ MERKEZİ İSTANBUL ŞUBESİ

MESLEK HAYATINIZDA

HEDEFLERİNİZE BİZİMLE ULAŞABİLİRSİNİZ www.istanbulsmmmodasi.org.tr

İSTANBUL STAJ MERKEZİ İSTANBUL SERBEST MUHASEBECİ İSTANBUL İİM VE STAJ MERKEZİ MALİ MÜŞAVİRLER SERBEST MUHASEBECİ ODASI SERBEST MUHASEBECİ ŞUBESİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ODASI MALİ MÜŞAVİRLER

KURSLARI

arımızda Amacı ır. Bununla arını, mesleğe onusunda SAAT 18 12 Eğitim nevler çi 21 her gün 24 ktedir. Şirinevler 24 hafta 24 sonu atleri arasında 33 zere24yılda 5 dönem 30 dır.12Her kurs web 6 sayfamızdan

zda, verilen Uygulamaları nıebeKat:3 nek çözümler olarak basılı kitap

işli/İstanbul 43 47 80

TÜRMOB TÜRMOB İSTANBUL İSTANBUL TEMEL EĞİTİM VE STAJ MERKEZİ TÜRMOB İSTANBUL TEMEL TEMEL EĞİTİM VE STAJVEMERKEZİ MUHASEBECİ SERBEST MUHASEBECİ İSTANBUL ŞUBESİ EĞİTİM STAJ MERKEZİ SERBEST SERBEST MUHASEBECİ İSTANBUL ŞUBESİŞUBESİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASIODASI MALİMÜŞAVİRLER MÜŞAVİRLER ODASI İSTANBUL MALİ

STAJ SÜRESİNDEN SAYILMASI HAKKINDA ==> İŞLETME AĞIRLIKLI Toplam 178 saat olan SMMM yeterlilik sınavı hazırlık kursuna devam DİL durumunda KURSLARI süresinin 160İNGİLİZCE saat ve üzerinde olması 4 ay, 133 saat ve üzerinde EĞİTİMİN olması durumunda AMACI3 ay staj süresinden sayılabilecektir. Adayların, kurs süresini staj süresinden saydırabilmesi için, girecekleri İşletme Ağırlıklı İngilizce dil kurslarımızı diğerlerinden ayıran en sınava başvuru yaparken kursu tamamlamış olmaları gerekmektedir. önemli özellik kursların kaliteden ödün vermeden, sorumlu ve duyarlı eğitim anlayışıyla yürütülmesidir. İÇERİK DERS SAAT GENEL BİLGİLER l Finansall Muhasebe 302 dönem Kursumuz, Şubat ve Eylül dönemlerinde yılda l Finansalolarak Tablolaraçılmaktadır. Analizi 21 l Maliyet Muhasebesi l Mevcut İşletme veya İş İngilizcesi kurslarında27katılımcılara daha çok halkla ilişkiler, pazarlama ve satış elemanlarının 30 l Vergi Mevzuatı ihtiyaçveduyacağı, mail alma, mail cevaplama, telefonla l Temel Hukuk Borçlar Hukuku 15 görüşme, l İş Hukuku SSK ve yazışma Bağ-Kur kuralları, Mevzuatı pazarlama, genel istatistiki 12 raporlar hazırlama ile ilgili eğitim verilmektedir.13 l Ticaret Hukuku l Eğitim Süreleri; Başlangıç, Orta Öncesi, Orta ve İleri l Muhasebe Denetimi 21 seviyereleri için 154 saat, 11 Haftadan oluşmaktadır. l Meslek Hukuku 9 günleri l Kurslarımız; hafta içi akşam Pzt.-Salı-Çarş.-Perş.

TÜRMOB TÜRMOB TÜRMOB TEMELTEMEL EĞİTİM VE STAJVEVEMERKEZİ TEMELEĞİTİM EĞİTİM STAJMERKEZİ MERKEZİ STAJ İSTANBUL ŞUBESİŞUBESİ İSTANBUL ŞUBESİ İSTANBUL

STAJ SÜRESİNDEN SAYILMASI ==> SMMM STAJHAKKINDA BAŞLATMA

İşletme Ağırlıklı İngilizce Dil kursumuzda Bir kurun tamamına SMMM SINAVIsuretiHAZIRLIK kayıt yaptırmak ile, kursa devamKURSLARI süresinin 150 saat ve üzerinde olması durumunda 3 ay, devam süresinin 113 saat ve EĞİTİMİN AMACI 2 ay staj süresinden sayılabilecektir. üzerinde olması durumunda YETERLİLİK Başlama Sınavı Hazırlık Kurslarımızın amacı, Stajyer İki kurStaja devam eden kursiyerlerimiz, kurs süresini 6temel aya kadar Adaylarınısaydırabilir. sınavlara tam olarak hazırlayabilmektir. Eğitim staj süresinden içeriği ve eğitim materyalleri tamamen bu amaca yönelik SINAVLARINA İÇERİKolarak hazırlanmıştır. l Temel muhasebe terimleri, GENEL BİLGİLER HAZIRLIK l Hafta İçi Kursları: HaftaBilanço, içi her gün saatleri l Finansal Tablolar (Gelir Tablosu, Nakit18.30-21.30 Akış Tablosu) arası vebilgi tümsistemi, program süresince genellikle l Muhasebe muhasebe kayıt tekniği 5 Cumartesi günü 14.00-18.00 arasında, Kadıköy, Şişli, Şirinevler eğitim KURSLARI l Hizmet ve ticaretsaatleri işletmelerinde dönem içi işlemlerin birimlerinde devam etmektedir.

İSTANBUL İSTANBUL SERBEST SERBESTMUHASEBECİ MUHASEBECİ MALİ MALİMÜŞAVİRLER MÜŞAVİRLERODASI ODASI

TÜRMOB TÜRMOB TEMEL TEMELEĞİTİM EĞİTİMVEVESTAJ STAJMERKEZİ MERKEZİ İSTANBUL İSTANBULŞUBESİ ŞUBESİ

İSTANBUL SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI

ve üzerinde olması durumunda 4 ay staj süresinden sayılabilecektir. Adayların, kurs süresini staj süresinden saydırabilmesi için, kursa katıldıkları dönemde dosya başvurularının bulunması ve aynı dosya süresi içinde sınavı kazanarak stajlarını başlatmış olmaları gerekmektedir. İÇERİK DERS SAAT DERS Finansal Muhasebe 27 Vergi Mevzuatı İş Hukuku SGK Mevzuatı 9 Matematik Maliyet Muhasebesi 18 Ekonomi-Maliye Ticaret Hukuku 9 İnkılap Tarihi Borçlar Hukuku Finansal Raporlama Standartları 8 Türkçe Muhasebe Denetimi 21 İngilizce Finansal Tablolar Analizi 15 ETÜD DERSLERİ Meslek Hukuku 15

SAAT 18 7 21 7 9 6 7 36

İSMMMO / TESMER EĞİTİM YOL HARİTASI

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK SINAVLARI HAZIRLIK KURSLARI

saat 18:40-21:30 ile arasında yapılmakta, hafta sonları ise EĞİTİM BİRİMLERİMİZ Cumartesi günleri saat 13:00-18:00, Pazar günleri 09:30-15:30 TESMER Kadıköy Eğitim Birimi arasında gerçekleşmektedir. Ağırlıklı Dil Kurslarımızda katılımcılara HasanpaşalMah.İşletme Uzunçayır Cd. İngilizce No:29 Kat:1 Kadıköy/İstanbul Dinlediğini Telefon: (216) 545 35anlama 51 - 545(Listening 35 52 Comprehension), Konuşma (Speaking), incelemeAkademi (Reading Comprehension), TESMER Şişli EğitimMetin BirimiOkuma, / İSMMMO Yazma (Writing) becerileri kazandırılmaktadır. Gayrettepe Mah. Yıldızposta Cad. No:48 Dedeman İş Hanı Kat:3 Devam zorunluluğu olan program , kursiyerlerini ingilizce Beşiktaş Telefon: (212) 274 42 22 seviye belirleme ve çeşitli test-sınavlara da hazırlamaktadır. TESMER Şirinevler Eğitim Birimi - Hürriyet Mahallesi l Katılımcıların, en çok 17’şer kişilik sınıflarda, eşit seviyede Mahmutbeyolması Cd. Arıkan İş Merkezi Şirinevler eğitimDağlar açısından büyük No.1 önemKat.3 taşımaktadır. Telefon: (212)503 59 59 - 552 24 64 llwww.istanbulsmmmodasi.org.tr Kurtuluş Cad. No:114 34375 Kurtuluş- Şişli/İstanbul

lTelefon: egitim@ismmmo.org.tr (212) 315 84 00 Faks:(212) m www.istanbulsmmmodasi.org.tr m 343 47 80

muhasebeleştirilmesi l Hafta Sonu Kursları: Hafta Sonu (Cumartesi - Pazar l Maddi ve maddi olmayan duran varlıklar, günleri 10:00-18:30 saatleri arası) ve Hafta içi (9 gün l Operasyonel varlık ve borçların değerlemesi, 19:00-22:00 saatleri arası) Kadıköy, Şişli, Şirinevler eğitim l Finansal tabloların analizi, oranlar ve nakit akış tablosu birimlerinde devam etmektedir. yardımı ile analiz, l Maliyet muhasebesi terimleri, maliyet muhasebesi problemleri, EĞİTİM KİTAPLARI SMMMmuhasebesi Staj Başlatma Sınavları Hazırlık Kurslarımızda, verilen l Yönetim terimleri, karar problemleri eğitimlere paralel içerikte hazırlanmış Muhasebe Uygulamaları ve BİRİMLERİMİZ Hukuk konuları ile ilgili konu anlatımlı ve örnek çözümler EĞİTİM içeren kitaplarımız, Deneme Sınavı Kitapçığı kursiyerlerimize TESMER Kadıköy Eğitim Birimi ücretsiz olarak basılı kitap halinde veya pdf şeklinde Hasanpaşa Mah. Uzunçayır Cd. No:29 Kat:1 Kadıköy/İstanbul verilmektedir. Telefon: (216) 545 35 51 - 545 35 52 TESMER Eğitim Birimi / İSMMMO Akademi STAJŞişli SÜRESİNDEN SAYILMASI HAKKINDA Gayrettepe Cad.başlama No:48 Dedeman İş Hanı Kat:3devam ToplamMah. 233Yıldızposta saat olan staja sınavı hazırlık kursuna süresinin saat 274 ve üzerinde Beşiktaş Telefon:200 (212) 42 22 olması durumunda 5 ay, 166 saat l Kurtuluş l www.istanbulsmmmodasi.org.tr Cad. No:114 34375 Kurtuluşm www.istanbulsmmmodasi.org.tr m Şişli/İstanbul Telefon: l egitim@ismmmo.org.tr (212) 315 84 00 Faks:(212) 343 47 80

TÜRMOB TEMEL EĞİTİM VE STAJ MERKEZİ İSTANBUL ŞUBESİ

İŞLETME AĞIRLIKLI İNGİLİZCE DİL KURSLARI

EĞİTİM BİRİMLERİMİZ TESMER Kadıköy Eğitim Birimi Hasanpaşa Mah. Uzunçayır Cd. No:29 Kat:1 Kadıköy/İstanbul Telefon: (216) 545 35 51 - 545 35 52 TESMER Şişli Eğitim Birimi / İSMMMO Akademi Gayrettepe Mah. Yıldızposta Cad. No:48 Dedeman İş Hanı Kat:3 Beşiktaş Telefon: (212) 274 42 22 TESMER Şirinevler Eğitim Birimi - Hürriyet Mahallesi Mahmutbey Cd. Arıkan Dağlar İş Merkezi No.1 Kat.3 Şirinevler Telefon: (212)503 59 59 - 552 24 64 l www.istanbulsmmmodasi.org.tr

m www.istanbulsmmmodasi.org.tr m l egitim@ismmmo.org.tr

SMMM STAJ BAŞLATMA SINAVI HAZIRLIK KURSLARI

m www.istanbulsmmmodasi.org.tr m


başkandan

Sevgili İSMMMO Ailesi,

Ülke ve mesleki olarak yoğun şekilde geçirdiğimiz 2019 yılını geride bıraktık. Dolu dolu geçen bir yılda önemli bazı gelişmeleri meslek mensuplarımız adına yakından takip ettik. Yaşanan gelişmeleri bilgilendirme amaçlı yayın, panel, eğitim, sempozyum, bildiri gibi araçlarla sizlerin dikkatine sunma gayretini gösterdik. 2020 yılında da bu yönde çalışmalarımız sürecek. Biz ülkemizde yaşanan olumsuzluklara karşın mesleğimizin gerekliliklerini yerine getirmeye devam ediyoruz. Hizmet üretiminin bahanelerden uzak bir anlayış olduğunu biliyoruz. Hem ülke hem de meslek olarak gelişmemizi sürdüreceğimiz daha iyi bir yıl bekliyoruz... Evet, 2020 yılının ilk dergisiyle karşınızdayız. Bu sayımızda kapak konumuzu mesleğimizi de yakından ilgilendiren vergiye ayırdık. Verginin toplumun tüm kesimlerine benimsetilmesi ve vergiyi gönüllü olarak ödeme alışkanlığının artırılması amacıyla her yıl şubat ayının son haftası Vergi Haftası olarak kutlanıyor. Muhasebeci ve mali müşavirlerin vergi toplanmasındaki etkisine kadar her yönüyle ülkemizde vergiyi masaya yatırdık… 2020 yılında oranları artan veya yeni oranlar eklenen tüm vergilerin toplamının 800 milyar TL’yi aşması hedefleniyor… Dosya konumuzda ise elektronik ticaret var. Günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen sanal alışveriş her yıl yeni rekorlara imza atıyor. Türkiye’de 60 milyar TL, dünyada ise 3.5 trilyon dolar tek bir tıkla online alışverişlerde harcanıyor. Milyonlarca seçeneği evinize getiren bu devasa dünya sosyal medyanın etkisiyle büyümeye devam ediyor. Zirvedekiler sayfamızın konuğu Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) Başkanı Kübra Erman Karaca. Karaca, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yeni ekonominin oluşmaya başladığını söylüyor. Karaca, dijital verinin önemine de işaret ediyor. ‘Yaşam’ın Portresi’ni ise, duayen tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Erdal Özyağcılar’a ayırdık. Onu her hafta TRT 1 ekranlarında Şampiyon dizisinde izliyoruz. Burada boks antrenörü Yaman Günaltay’ı canlandırıyor. Özyağcılar, ayrıca son olarak yönetmenliğini Mahsun Kırmızıgül’ün yaptığı ‘Mucize 2: Aşk’ filminde Sinemacı Bahattin rolünde karşımıza çıktı. Usta oyuncu Özyağcılar, insana ait bir şey anlatan filmlerde oynamayı seçtiğini söylüyor. Gündemin Sesi’nde Cumhuriyet Gazetesi yazarı Orhan Bursalı var. O, bilim ve teknoloji politikaları, bilgi toplumu, dış politika, siyaset ve toplum konularında yazılar yazıyor. Renkli Yaşam’da meslek mensubu Bekir Akyol’a yer verdik. Akyol, masa tenisi hobisini uluslararası turnuvalara taşıyan bir isim. İSMMMO’ya masa tenisi takımı kurulmasına da ön ayak oldu. Yurtdışı gezi sayfalarımızda sizi Bavyera’nın başkenti Münih’e götürüyoruz. Çok güzel bir Alman şehri. İstanbul’da ise yeni gelişen ilçe Başakşehir’i yazdık. Başakşehir günümüzde planlı yapılanması ile oturumda en çok tercih edilen ilçelerden biri haline geldi... Ayrıca sağlık, evim, kültür sanat, sinema, kitap, dostlarımız, teknoloji ve mizah bölümlerimiz var. Keyifli okumalar...

Yücel Akdemir

İSMMMO ISSN: 1306-5653

YAS AM

SAHİBİ İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Adına Yücel Akdemir Kurtuluş Cad. No: 114 Kurtuluş-Şişli / İSTANBUL SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Halim Bursalı

YAYINA HAZIRLAYANLAR Nil Demirciler, Ayşegül Emir, Umut Efe, Kaan Yıldız basin@ismmmo.org.tr, yasamdergi@gmail.com

Kurtuluş Cad. No: 114 Kurtuluş-Şişli / İSTANBUL

l DANIŞMA KURULU

l BASILDIĞI YER:

Yücel Akdemir, Yahya Arıkan, Ali Haydar Tunç, Erol Demirel, Gülgün Öztürk, Halim Bursalı, Ethem Yüksel Kahveci, Hakan Ustabaş, Murat Demirtaş, Turgay Kanarya, Yılmaz Bolgün, Fatma Ölmez, Serdar Çağlayan, Mithat Erdoğan, Asuman Oymak Çam, Metin Gökdağ, Ayşe Betül Ayaz, Taner Yüceur, Fatih Tapkan, Güler Güney, Yıldız İrgin, Muharrem Küçükelçi, Nedim Boz, Engin Mutlu, Bilal Karayazı, Nilgün Saraçer, Nihat Savaş, Çiçek Yağmur, Ali Ekber Özkan, Volkan Karakoç, Ali Çelik, Tomris Coşgun, Ahmet Çakır, Tayyar Güler, Senem Dursun Onaran, Gülser Ertekin, Hasgül Bal, Erdal Aydın, Filiz Bülbül, Mahmut Şahin, İskender Demirci, Sema Eren, Mustafa İrfan Yalçın, Murat Doğan, Cemal Karaoğlu, Özlem Gül Er, Sevda Rızvanoğlu, Özbeyi Taşkın, Saadet Gencoğlu, Yakup Şen, Mahmut Mağat, Hüseyin Biz, Canan Şahan, Emine Kocakerim, Serdar Murat Akın, Hayrettin Özbakır, Murat Nail Koçkar, İsmail Öztürk, Nuh Ziyahan Başar

l Yayın Türü: İSMMMO Yaşam; yaşam, kültür ve güncel haber dergisidir. Yerel süreli yayındır. İki ayda bir yayımlanır, 3.000 adet basılır. Dergimizde yer alan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. l Yönetim Yeri ve Yazışma Adresi: Kurtuluş Caddesi, No: 114, Şişli- İSTANBUL Telefon: (0212) 315 84 00, Faks: (0212) 343 47 80


KAPAK

Kahveyle hatrın vergiyle katkın olsun Verginin toplumun tüm kesimlerine benimsetilmesi ve vergiyi gönüllü olarak ödeme alışkanlığının artırılması amacıyla her yıl Şubat ayının son haftası Vergi Haftası olarak kutlanıyor. Türkiye’de getirilen yeni vergiler neler? Yılda toplanan vergi tutarı nedir? Denetimde eksikler ve yapılması gerekenler... Türkiye’de kaçırılan vergi miktarı ne kadar? Muhasebeci ve mali müşavirlerin vergi toplanmasındaki etkisine kadar her yönüyle ülkemizde vergiyi masaya yatırdık…

16

İÇİNDEKİLER

Z İ R V E D E K İ L E R

‘Dijital veri günümüzün petrolü’ Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) Başkanı Kübra Erman Karaca, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yeni ekonominin oluşmaya başladığını söylüyor. Karaca, dijital verinin önemine de işaret ederek, “Veri birçok geleneksel sektörde artık yeni iş modellerinin temelini oluşturuyor. Veri ekonomisi 12 oluşmaya başladı ve veri artık günümüzün petrolü” diyor.

D O S YA

Sanal alışverişte patlama Günümüzün alışveriş çılgınlığı elektronik ticaret. Türkiye’de 60 milyar TL, dünyada ise 3.5 trilyon dolar tek bir tıkla, online alışverişlerde harcanıyor. Milyonlarca seçeneği evinize getiren bu devasa dünya, sosyal 26 medyanın etkisi ile büyümeye devam ediyor...


GÜNDEMİN SESİ

‘Koşullar ve teknoloji medyayı dönüştürüyor’ Orhan Bursalı, bilim ve siyaset gibi Türkiye’nin iki zorlu kulvarında ufuk açan yazılara imza atıyor... Duayen isim, mesleğin özünü “Gazeteciliğin dürtüsü gerçeği aramaktır. O yoksa gazeteci de medya da yoktur” ifadeleri ile tanımlarken, doğru gazeteciliğin kendini yeniden yarattığına dikkat 22 çekiyor...

YAŞAMIN PORTRESİ

‘Senaryoda sahicilik olmalı’ Erdal Özyağcılar, tiyatronun yanı sıra pek çok sinema ve televizyon filmine rol almış usta bir oyuncu. Onu her hafta TRT 1 ekranlarında Şampiyon dizisinde izliyoruz. Özyağcılar, insana ait bir şey anlatan filmlerde oynamayı seçtiğini belirterek, “Dramı olması hatta komedinin bile bir dramı olması lazım. Senaryoda sahicilik olursa ilgimi çekiyor” diyor. 32

KARİYER

Mesailer esniyor Trafik düşüncesi, işe yetişme çabası olmadan, kahvaltıları kaçırmadan tüm işlerinizi evden organize ettiğinizi düşünün… Yapılan araştırmalar 2030 yılına kadar kurumsal şirketlerin 3’te 1’inin esnek çalışmaya geçeceğini gösteriyor.

36

R E N K L İ

Y A Ş A M

Hobiyle başladı takıma dönüştü Meslek mensubu Bekir Akyol, masa tenisiyle adından söz etti. Masa tenisi hobisini uluslararası turnuvalara taşımayı da başardı. Akyol, İSMMMO’ya masa tenisi takımı kurulmasına da ön ayak oldu. İSMMMO takımı 15 oyuncu ile mücadele ediyor. 30

6 2 .

G Ü N

6

İSMMMO HABER

8

SAĞLIK

38

E Ğ İ T İ M

40

DOSTLARIMIZ

42

L E Z Z E T

44

EVİM EVİM

46

G E Z İ - D Ü N YA

48

G E Z İ - İ S TA N B U L

52

K Ü LT Ü R - S A N AT

56

SİNEMA - DVD

58

K İ TA P

60

T E K N O - YA Ş A M

62

MİZAH

64


Çalışsa da çalışmasa da gazeteci Gazeteciler, gece-gündüz, yaz kış demeden 7 gün 24 saat toplumu gelişmelerden haberdar etmeleri bakımından önemli bir görevi üstleniyorlar. Bu önemli meslek mensupları ülkemizde 1961’den beri 10 Ocak’ta Çalışan Gazeteciler Günü kutlamalarıyla onurlandırılıyorlar... Türkiye’ye özgü bir kutlama günü olan bu gün, 1961-1971 arasında ‘Çalışan Gazeteciler Bayramı’ adıyla kutlandı. 1971 yılındaki askeri müdahaleden sonra ülkede gazetecilerin bazı haklarının geri alınması üzerine kutlama gününün adı ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ olarak değiştirildi. 4 Ocak 1961’de kabul edilen ve basın çalışanlarının bazı haklar ve yasal güvence sağlayan ‘212 sayılı kanun’ adlı düzenlemenin Resmi gazetede yayınlanmasıyla 10 Ocak günü kutlama günü oldu... Söz konusu düzenleme, iş sözleşmelerinin yazılı olarak yapılması, sözleşmelere işin türü ve ücret miktarının yazılması gibi gazetecilerin

sosyal ve yasal haklarını belirleyen hükümleri içeriyordu. Bu yasa ile kendilerine yüklenen sorumlulukları kabul etmek istemeyen 9 gazete patronu (Akşam, Cumhuriyet, Dünya, Hürriyet, Milliyet, Tercüman, Vatan, Yeni İstanbul ve Yeni Sabah) 212 sayılı yasanın ve Basın İlan Kurumu’nun oluşmasına ilişkin 195 sayılı yasanın mesleki sakıncalar doğuracağını iddia eden bir ortak bildiriye imza atarak gazetelerini 3 gün kapadıklarını duyurmuşlardı. ‘Dokuz patron olayı’ olarak basın tarihine geçen bu gelişme üzerine gazeteciler, boykot boyunca ‘Basın’ adlı bir gazete yayımlamaya karar verdiler. Basın gazetesi 11 Ocak günü yayına başladı ve üç günlük boykot sırasında düzenli olarak yayınını sürdürdü. Çalışan Gazeteciler Günü, bu olayın bir sonucu olarak ortaya çıkarken 10 Ocak, Çalışan Gazeteciler Bayramı olarak kutlanmaya başladı ve 1971’de Çalışan Gazeteciler Günü halini aldı.

62. GÜN

‘İnsanoğlu, Refah ve Gezegenimizin Sürdürülebilirliğinde Gümrükler’ Gümrük kavramı, ilk çağlardan itibaren uzun yıllar mali nitelikli bir vergi türü olarak anlaşılmış ve yorumlanmıştır. Sanayi devriminden sonra gümrük rejimlerinin ticaretin yönlendirilmesinde, ulusal ekonomilerin, uluslararası ticaretten daha fazla pay almasında, ulusal sanayinin gelişmesinde ve faaliyetlerinin teşvik edilmesinde etkili bir araç olduğu ortaya çıkmıştır. Gümrük vergisi ve kavramı da ekonomik bir içerik kazanmıştır. İşte böyle bir dünyada Türkiye’nin de üyesi olduğu eski adı Gümrük İşbirliği Konseyi olan Dünya Gümrük

6 l İSMMMO YAŞAM

Örgütü’nün ilk defa toplandığı 26 Ocak 1953 tarihi dikkate alınarak her yıl 26 Ocak tarihinde Dünya Gümrük Günü olarak kutlanıyor. 179 üyesiyle dünya ticaretinin yüzde 98’ini gerçekleştirmekte olan Dünya Gümrük Örgütü tarafından her yıl 26 Ocak’ta farklı bir tema belirleniyor. 2020 Dünya Gümrük Günü teması

olarak ‘İnsanoğlu, Refah ve Gezegenimizin Sürdürülebilirliğinde Gümrükler’ olarak belirlendi. Dünya Gümrük Örgütü’nün amacı üye ülkeler ve uluslararası kuruluşlar arasında eşya ticareti ve insan geçişi konusunda mevzuatı en basite indirgeyerek işbirliği ve eşgüdümü sağlamak için gerekli tedbirleri almaktır. Ülkemizde bu konuda ki çalışmalar Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından yapılmaktadır. Türkiye’den örgüt bünyesinde bir teknik görevli ve bir de teknik ateşe düzeyinde iki kişi çalışıyor.


Afetlere hazırlıklı mıyız? DEPREM

HEYELAN

SEL

ÇIĞ

KURAKLIK

FIRTINA

62. GÜN

Sivil savunma savaşta ve afetlerde halkın can ve mal kaybını en aza indirme amacını taşıyan ve topyekün savunmanın en önemli unsurlarından biri olarak tanımlanır... Ortak dilek hep barış olması yönünde olsa da savaş zamanı halkın can ve mal kaybının en aza indirilmesi, afetlerde can ve mal kurtarılması, büyük yangınlarda can ve mal kaybının azaltılması sivil savunma ile mümkün olabiliyor... Yok olmaları veya çalışamaz hale gelmeleri durumunda yaşamı büyük ölçüde etkileyecek olan kamu ve özel kurum ve kuruluşların korunması ile bunların acil onarımlarının yapılması da sivil savunmanın görevleri arasında sıralanıyor. Savaş zamanı her türlü savunma faaliyetlerinin sivil halk tarafından desteklenmesi, cephe gerisinde halkın moralinin kuvvetlendirilmesi de bu görevlerden birkaçı... Ülkemizde sivil halkın korunmasına ilişkin önlemlerin başlangıç tarihi 1928 olurken ‘Cephe Gerisinin Havaya Karşı Müdafaa, Muhafazası’ adı altında bir Talimname çıkarılmıştı. Bundan sonra çeşitli idari düzenlemelerle yürütülen hizmetler 1938 yılından itibaren 3502 sayılı Pasif Korunma Kanunu ile yerine getirilmeye çalışıldı. MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın 14 Kasım 1988 tarih ve 3008 sayılı Kararı ile Sivil Savunma hizmetlerini düzenleyen 7126 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 28 Şubat Sivil Savunma Günü olarak kabul edildi. Her yıl bakanlık merkezinde, taşra teşkilatında, kamu kurum ve kuruluşları ile tüm okullarda oluşturulan Sivil Savunma Kulüpleri aracılığıyla çeşitli etkinlikler düzenlenerek kutlanıyor... II. Dünya Savaşı sırasında kullanılan uçakların ve silah menzillerinin cephe gerisine kadar uzanması nedeniyle bu savaşta sivillerin gördüğü zayiat ve ekonomik tesislerin uğradığı hasarlar dikkate alındı. Türkiye’nin 1952 yılında NATO üyeliğine kabulünden sonra, 1959 yılında bugünkü Sivil Savunma teşkilat ve faaliyetlerini düzenleyen Sivil Savunma Kanunu yürürlüğe konuldu. Savaş veya afetin yıkımına maruz kalmış canlılardan kaybolanların aranması, enkaz altında mahsur kalanların kurtarılması, kurtarılanlara ilk yardım yapılması, gerektiğinde enkaz bölgesinin güvenliğinin sağlanması gibi sivil savunma faaliyetlerine devletin resmi güçleri yanında ve eş güdümünde gönüllü olarak katılmak isteyen kişiler, sivil toplum örgütleri özel ve tüzel kişiliğe sahip kurum ve kuruluşlar Sivil Savunma Gönüllüsü olarak adlandırılıyor.

İSMMMO YAŞAM l 7


2020 Mali Rehber internet sitemizde yayınlandı 2020 yılından bu yana elektronik ortamda sunulan ‘2020 Yılı Mali Rehber’ odamızın web sayfasında yayınlanmaya başladı. Alfabetik şekilde düzenlenerek hazırlanan ‘2020 Yılı Mali Rehber’ www.ismmmo.org.tr sitemiz üzerinden

yayınlandı. Mali Rehber, üyelerimizin ve stajyerlerimizin başta vergi mevzuatı olmak üzere, SGK ve meslek ile ilgili diğer mevzuatlarda merak edebileceği temel sorunların cevaplarını ve mesleğimizi yakından ilgilendiren uygulamalara ilişkin ayrıntıları içeriyor.

İSMMMO HABER

Asgari ücret belirlendi

Asgari Ücret 2020 Brüt (Aylık):

2.943,00 TL

Asgari Ücret 2020 Net:

2.324,70 TL

98,10 TL

Asgari Ücret 2020 Brüt (Günlük):

8 l İSMMMO YAŞAM

2020 yılı asgari ücreti açıklandı. Asgari ücret aylık brüt 2.943 TL, aylık net 2.324.70 TL, günlük brüt 98.100 TL olarak belirlendi. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk tarafından yapılan açıklamaya göre, asgari ücrette yüzde 5.03’lük artış yapıldı. 01.01.2020-31.12.2020 tarihleri arasındaki asgari ücretin brüt 2.943 TL, net 2.324.70 TL olarak belirlendiği ifade edildi. Heyecanla beklenen asgari ücret 2020, uzun süren görüşmelerin ardından Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlendi. Milyonlarca çalışanı ilgilendiren 2020 Asgari Ücret net ve brüt tutarları Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.


Uzlaştırmacı eğitimi sertifikaları verildi

Odamızın düzenlediği Uzlaştırmacı Eğitim programını başarıyla tamamlayanlara katılım belgeleri verildi. Uzlaştırmacı Eğitimi, suça maruz kalarak mağdur konumda bulunan kişi ve şüpheli konumda bulunan sanık ile beraber çalışarak, içinde bulunulan mevcut sorunlu durum alanında çalışma ve adalet sistemi çerçevesinde çözüm oluşturma yoluyla yeterlilik kazandırma eğitimidir.

İstanbul Ticaret Odası (İTO), ‘Elektronik Belge ve Defter Uygulamalarındaki Yenilikler’ başlığıyla düzenlediği seminere Oda Yönetim Kurulu Üyemiz Halim Bursalı konuşmacı olarak katılım sağladı. Bursalı,

elektronik uygulamalardaki son gelişmeler ve dijitalleşmeye dair bir sunum gerçekleştirdi. İstanbul Ticaret Odası Merkez Bina Meclis Salonu’nda düzenlenen etkinlikte, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi

Levent Taş, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Usul Grup Müdürü Dilşad Derin birer konuşma gerçekleştirirken, etkinliğe çok sayıda meslek mensubu katılım sağladı.

İSMMMO HABER

İTO seminerindeydik

İSMMMO YAŞAM l 9


İSMMMO HABER

İSMMMO eğitimleri ilçelerde sürüyor

İSMMMO’nun meslektaş ve stajyerlerin gelişimine yönelik eğitimleri İstanbul’un birçok ilçesinde sürüyor. Alanında uzman eğitimcilerin yer aldığı eğitimlerde katılımlar yoğun bir şekilde gerçekleşiyor. Odamız ve TESMER İstanbul şubesinin ortak düzenlediği seminerler ve mesleki eğitim, alanında uzman eğitimcilerin katkılarıyla devam edecek.

Bowlingle motivasyon

10 l İSMMMO YAŞAM

Odamızın Bakırköy İlçe Temsilciliği, meslektaşları iş yoğunluğunun stresinden uzaklaştırmak amacıyla bowling turnuvası düzenledi. Bakırköy’de düzenlenen bowling turnuvasına meslektaşlarımız aileleriyle birlikte katılım sağladı. Bir araya gelerek eğlenceli vakit geçiren meslektaşlarımız bowling turnuvasında renkli anlar yaşadılar. Erkeklerde ve kadınlarda birincilere ödülleri verilirken, gruplar bazında yapılan turnuva sonucunda da birinci olan gruba hediyeleri takdim edildi.


‘Yeniden değerleme çalışanlara da yansısın’ Oda Başkanımız Yücel Akdemir, BloombergHT TV’de yayınlanan ve Güzem Yılmaz’ın sunduğu ‘Fokus’ programına katılarak, MTV ve diğer yeniden değerlendirme oranına ilişkin görüşlerini bildirdi. 2020 yılında Motorlu Taşıtlar Vergisi artış oranı yüzde 12 olarak açıklandı. Bu yıl için yeniden değerleme oranı yüzde 22.58 olarak belirlendi. Karar 1 Ocak 2020’de yürürlüğe girdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın (Gelir İdaresi Başkanlığı), Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, Resmi Gazete’de yayınlandı. Tebliğde, Vergi Usul Kanunu’nun ilgili maddesinde yeniden değerleme oranının yeniden değerleme yapılacak yılın ekim ayında (ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumu’nun yurt içi üretici fiyat endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı olduğu belirtilerek, bu oranın bakanlıkça Resmi Gazete ile ilan edileceği hükmünün yer aldığı ifade edildi. Bu kapsamda yeniden değerleme oranının 2019 için yüzde 22.58 olarak tespit edildiği aktarılan tebliğde, söz konusu oranın 2019 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacağı kaydedildi. Konuya ilişkin programa bir değerlendirmede bulunan Oda Başkanımız Yücel Akdemir, şöyle konuştu: “Konuyu bilmeyen izleyicilerimiz için bir kez daha açıklayalım yeniden değerlendirmenin anlamı son bir yıllık

İSMMMO Üsküdar İlçe Temsilciliği’nin öncülüğünde, Türkiye Sakatlar Derneği Anadolu Yakası Şubesi ile birlikte engelli yurttaşlara yardım etkinliği düzenlendi. Türkiye Sakatlar Derneği Anadolu Yakası Şubesi ile ortak çalışma gerçekleştiren Odamızın Üsküdar Temsilciliği, engelli yurttaşlara 2 tekerlekli sandalye ve bir akülü sandalye yardımında bulundu. Engelli Haftası nedeniyle gerçekleştirilen etkinliğe, meslektaşlar yoğun katılım sağladı.

YENİ ORAN BELİRLENDİ 2020 yılı yeniden değerleme oranı rakamları açıklandı. Açıklanan rakamlar 2020 MTV zammı ve tapu harcı gibi pek çok rakamda söz konusu oran zam olarak uygulanacak. 2020 yılında uygulanacak olan yeniden değerleme oranı yüzde 22.58 olarak belirlenirken, tapu harçları için de aynı zam oranı esas alınacak. Bu rakamlara göre 2020 yılında taşınmaz alım ve satımlarında uygulanacak olan tapu harcı tutarı 288 liradan 353 liraya yükselmiş oldu.

İSMMMO HABER

Anlamlı etkinlik

süreçte ekim ayından diğer yılın ekim ayına kadar olan süre için faizlerden, enflasyon ve fiyat artışlarından derlenen rakamlardır. Bunun anlamı şu, yayınlanan rakam üzerinden 1.1.2020 itibariyle 22.58 üzerinden pasaport harçlarından diğer vergilere kadar birçok şey artırılacak. Bütçe için ciddi gelir kalemleri bunlar. Gelir sağlamak için oluşturulmuş ancak piyasanın da durumuna göre hareket etmek gerekiyor. Özellikle ikinci el araç satışlarında ÖTV vergisi var. Yüklü bir vergi ama orada indirim söz konusu değil. Rakamlar yüksek gelir amacıyla oluşturulması amacıyla önemli ama aynı rakamlar çalışanların, işçilerin, memurların ücretlerine yansıyacak mı orada bir soru işareti doğuruyor.”

İSMMMO YAŞAM l 11


‘Dijital veri günümüzün petrolü’

ZİRVEDEKİLER

GAYE DELEN

Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) Başkanı Kübra Erman Karaca, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yeni ekonominin oluşmaya başladığını söylüyor. Karaca, dijital verinin önemine de işaret ederek, “Veri birçok geleneksel sektörde artık yeni iş modellerinin temelini oluşturuyor. Yeni sektörler yaratıyor. Veri ekonomisi oluşmaya başladı ve veri artık günümüzün petrolü. Bu veri trafiğinden ekonomik değer yaratmamız gerekiyor. Veri borsasını bizim de kurmamız lazım. Türkiye bunun gerisinde kalamaz. Yapay zekanın da 2030 yılında küresel ticarete katkısının 15.7 trilyon dolar olması bekleniyor” diyor.

12 l İSMMMO YAŞAM

Bilgisayarlar, akıllı cep telefonları, televizyonlar, yazıcılar, akıllı otomobiller, güvenlik sistemleri, uydular ve daha fazlası… Artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen bu ürünler bilgi ve iletişim teknolojileri çatısı altında toplanıyor. Bilişim teknolojileri, bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin kullanılmasıyla başladı. Bilgiye ulaşılmasını ve bilginin oluşturulmasını sağlayan her türlü görsel, işitsel ve yazılı araçlar haline geldiler. Kişisel hayatlarımızın ve iş dünyasının sürdürülmesinde önemli unsur haline gelen sektör de ülkemizde hızla büyümesini sürdürüyor. Zaten artık yeni teknolojiler hayatımızın her alanında varlar. Bilgi ve iletişim teknolojilerine yatırım yapmayan firmaların da hayatta kalması mümkün görünmüyor. Yapay zeka, nesnelerin interneti, veri analitiği gibi yeni teknolojilerle de ülkelerin ekonomileri şekilleniyor. Türkiye’de bilgi ve iletişim teknolojilerini temsil eden bir dernek var. Bilişim Sanayicileri Derneği kısaltmasıyla TÜBİSAD. TÜBİSAD’ın ilk kadın başkanı ise Kübra Erman Karaca. Karaca, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yeni ekonominin oluşmaya başladığını söylüyor. Karaca, “Dijital ekonominin yapı taşları dijital veri, yapay


zeka, otonom robotlar, büyük veri ve ileri analitiği, bulut bilişim, artırılmış ve sanal gerçeklik, nesnelerin interneti, endüstriyel IoT’den oluşan dijital teknolojiler ve dijital altyapılar. Bunlar artık ekonominin bel kemiği” diyor. Dijital verinin artık birçok geleneksel sektörde yeni iş modellerinin temelini oluşturduğunu belirten Karaca, “Veri ekonomisi oluşmaya başladı ve veri artık günümüzün petrolü. Veri trafiği her geçen gün büyüyor, sınır ötesi veri trafiği de artıyor. Bu veri trafiğinden ekonomik değer yaratmamız gerekiyor. Veri borsasını bizim de kurmamız lazım. 2023 yılına kadar kurulacağını tahmin ediyorum. Türkiye bunun gerisinde kalamaz” diye konuşuyor. Kübra Erman Karaca ile yeni teknolojileri, sektörü ve geleceği konuştuk.

MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ

TÜBİSAD, 40’ıncı yılını da kutladı. 1979 yılında kurulan derneğin bugün 200 üyesi var. Kübra Erman Karaca, derneğin ilk kadın başkanı. 2015’de göreve geldi ve 2018’de ikinci kez seçildi. Karaca, Türkiye’de dijitalleşmenin merkezinin TÜBİSAD olduğunu belirterek, yeni dönem çalışma konularıyla ilgili “Türkiye’nin dijital ekonomiye dönüşüm stratejisini oluşturmamız ve dijitalleşmeyi hızlandıracak stratejileri ekonomik değeri ile adresleyerek kurgulamak üzere yol haritalarını belirlememiz gerekiyor. Hedeflerimiz arasında toplum için dijital yetkinlik planı oluşturmak, veri ekonomisinin potansiyelini ortaya çıkarmak, yapay zekanın potansiyelini ortaya çıkartmak var. Siber güvenliğin güçlendirilmesi için kamu ve özel sektör siber güvenlik için doğru bir çerçeve belirlenmesine katkıda bulunmak istiyoruz” diyor.

Türkiye de bu alanlarda hamle yapıyor. Yazılımda belli alanlarda teşvikler de başladı. 2023 yılı stratejileri kapsamında siber güvenlik, yapay zeka ve veri analitiği gibi alanlarda teşvikler başladı. Bu alanların teşviklerle desteklenmesi gerekiyor. TÜBİTAK ve KOSGEB teşvikleri var. Ayrıca TÜBİTAK bünyesinde Yapay Zeka Enstitüsü kuruluyor. Yapay zeka, veri analitiği ve nesnelerin interneti desteklenmeli. Yapay zeka Türkiye’de kullanılmaya başlandı. 100 civarında yapay zeka startup’ı var. Ayrıca bu alanda şirketlerin de faaliyeti bulunuyor. Öğrenen algoritmalar her alanda kullanılmaya başlanıyor. Müşteri deneyimi de çok değişti. Yapay zekanın etkin kullanımı dijital ekonomiyi çok geliştirir. İthalat ağırlıklı bir ülke olmaktan bizi ihracat ağırlıklı bir ülke konumuna getirir.

140 MİLYAR TL’LİK HACİME ULAŞTI Bilgi ve iletişim teknolojileri yılı nasıl geçirdi? Ekonomide yaşanan dalgalanmalar kamuda ve özel sektördeki firmaların teknoloji yatırımlarını etkiledi. Fakat ekonomik belirsizliklere karşın

ZİRVEDEKİLER

Yeni teknolojilerin ekonomiye etkisini değerlendirir misiniz? Dijital veri birçok geleneksel sektörde yeni iş modellerinin temelini oluşturuyor. Yeni sektörler yaratıyor. Veri ekonomisi oluşmaya başladı ve veri artık günümüzün petrolü. Veri trafiği her geçen gün büyüyor, sınır ötesi veri trafiği de artıyor. Bu veri trafiğinden ekonomik değer yaratmamız gerekiyor. Veri borsasını bizim de kurmamız lazım. 2023 yılına kadar kurulacağını tahmin ediyorum. Türkiye bunun gerisinde kalamaz. Artık sanayi ve dijitalleşme iç içe geçti. Yapay zekanın 2030 yılında küresel ticarete katkısının 15.7 trilyon dolar olması bekleniyor. Türkiye’de toplam gayri safi milli hasıla içerisinde teknolojinin aldığı pay henüz düşük. Bunun yeni teknoloji ve çözümlerle, yüksek teknoloji üretimiyle yüzde 25’i bulması gerekir. Dijital ekonomide ancak bu şekilde lider ekonomiler arasına gireriz. Hükümetin açıkladığı Milli Teknoloji Hamlesi de pek çok yenilik sunuyor. Türkiye sektör ne durumda? Yeni hamleler var mı?

TÜBİSAD 40’INCI YILINI KUTLADI

İSMMMO YAŞAM l 13


ZİRVEDEKİLER

PEK ÇOK FİRMADA ÜST DÜZEY YÖNETİCİLİK YAPTI Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) Başkanı Kübra Erman Karaca, TFI Tab Gıda Yatırımları A.Ş’de 2014’den beri Teknolojiden Sorumlu Başkan (CTO) olarak görev yapıyor. Karaca, Ege Üniversitesi Matematik ve Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans Programı’ndan mezun olduktan sonra 1983-1984 yılları arasında Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak çalıştı. Ardından Finans Çözümleri ve Teknolojileri konusunda sırasıyla Yapı Kredi Bankası-Bilpa’da uygulama yazılım uzmanı ve sistem programcısı, Garanti Bankası - Garanti Teknoloji’de yazılım geliştirme müdürü, Akbank – Aknet yeni bankacılık projesi koordinatörü olarak çalıştı. Doğuş Grubu’nun Kurumsal Bankacılık alanında faaliyet gösteren bankası Körfezbank’ta, Bilgi Teknolojileri’nden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı oldu. Aynı dönemde Doğuş Grubu ve Bankalarının BPR, IT Unification, Operation Unification, E-Banking ve E-Business projelerinde üst düzey yönetici olarak görev yaptı. 2007-2014 yılları arasında Tradesoft CEO görevini üstlendiği dönemde Tradesoft, dört yıl üst üste olmak üzere 5 kez Deloitte Technology Fast 50 Turkey programında yer aldı.

14 l İSMMMO YAŞAM

çeşitli kurumlar da dijitalleşme yatırımlarını sürdürdü. Özellikle, telekom, finans, kamu, üretim ve perakende en çok dijitalleşme harcaması yapan sektörler olarak öne çıktı. 2019 yılının son çeyreğinde donanım tarafında PC, dizüstü bilgisayar ve akıllı telefon satışlarındaki artışın büyümeye katkısı yüksek oldu. Özellikle son tüketici ve online pazar yerleri üzerinden küçük işletmelerin artan taleplerine tanık olduk. Bunların yanı sıra yazılımda da olumlu bir performans gözlendi. Yılın son dönemindeki bu performans, değer bazında yıllık büyümeye katkıda bulunan faktörlerin başında geliyor. Bilişim sektörü, 140 bin kişiye kariyer imkanı sunmanın yanı sıra düzenli Ar-Ge yatırımlarıyla bölgemizin inovasyon merkezi haline gelmesine de katkı sağlıyor. 1 milyar doları aşan ihracat miktarıyla ülkemiz için bir kalkınma gücü haline gelen bilişim sektörü, yaşanan dijital dönüşüm neticesinde teknik bir sektör olmaktan çok stratejik bir sektör haline geldi. Sektörde büyüme ve toplam büyüklük ne kadar oldu? TÜBİSAD’ın bilgi ve iletişim

teknolojileri sektör büyüklüğü raporuna göre, 2018 yılında bilgi ve iletişim teknolojileri toplam sektör büyüklüğü Türk Lirası bazında yüzde 15’lik büyüme ile 131.7 milyar TL’lik hacme ulaşmıştı. 2019 yılı özelinde sektörün bir önceki yıla kıyasla yüzde 5 ila 7 oranında bir büyüme gerçekleşeceğini öngörürsek toplam sektör büyüklüğünün 140 milyar TL’ye yakın olacağını tahmin ediyoruz. Bilgi teknolojileri sektörünün son beş yılda büyüme ortalaması yüzde 17 oldu. E-ticaret ise yüzde 42 büyümeyle 62 milyar TL’ye ulaştı. 2020 yılı hedefleri nedir? Umutla bakılan bir 2020 yılı için dengelerin ve kırılganlığın önemi halen yüksek. Ekonomik ve siyasi istikrarın da sektör üzerinde etkili olacağı söylenebilir. Ekonomik, siyasi ve dış ilişkiler tabanlı gelişmelerin olumlu seyir izlemesi durumunda 2020’nin daha yüksek performanslı bir yıl olacağı beklentimizi ifade edebiliriz. Bilişim sektörü özelinde ise 2020 yılı için sektörde tek haneli bir büyüme öngörüldüğünü söyleyebiliriz. Bu belirsizlik ortamında şirketler


için dijital dönüşümün önemi çok daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. Önümüzdeki dönemde büyüyen startup ekosisteminin de katkısı ile blokzincir, siber güvenlik, 5G, robotik süreç otomasyonu gibi yeni teknolojilerde birçok iş birliğinin, yeni yatırımların ve projelerin hayata geçmesini öngörüyoruz. Ayrıca Türkiye’de bilgi teknolojileri sektörü ithalatçı bir yapıya sahip. Sektör olarak ana hedefimiz ihracatı, sektörde yazılım ve servislerin payını artırmak. Daha önce Ortadoğu ağırlıklı olan ihracat ise son dönemde yüzde 80’e yakın oranda Avrupa’ya yapılmaya başlandı. Artık büyük oranda Avrupa Birliği ülkelerine ihracat yapıyoruz.

İSTİHDAM DEPOSUYUZ

Belirsizlik ortamında şirketler için dijital dönüşümün önemi çok daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. Önümüzdeki dönemde büyüyen startup ekosisteminin de katkısı ile birlikte blokzinciri, siber güvenlik, 5G, robotik süreç otomasyonu gibi yeni teknolojilerde birçok iş birliğinin, yeni yatırımların ve projelerin hayata geçmesini öngörüyoruz. IBM İş Değerleri Enstitüsü’nün (IBV) Oxford Economics ile birlikte yürüttüğü araştırma kapsamında Türkiye’den 209 üst düzey yöneticinin katıldığı araştırmaya göre, Türkiye’de veri odaklı kültüre sahip liderlerin yüzde 80’i gelecek 2-3 yıl içerisinde makine öğrenimi de dahil olmak üzere yapay zekaya büyük yatırım yapmayı planlıyor. Türkiye’de inovasyon ve değişimi yönetme alanında başarılı performansa sahip olan bu grup, şirketin gelir artışında yüzde 61, kârlılıkta ise yüzde 72 oranında daha yüksek sonuçlar elde

etmiş durumda. Bilişim dünyasını şekillendirecek eğilimler neler olacak? Şirketler daha yenilikçi ve çevik olmak adına teknoloji girişimleri ile çok daha fazla etkileşime girecek. Robotik süreç otomasyonu şirketlerin işgücü maliyetini düşürmek ve operasyonel verimliliğini artırmak için en önemli çözümlerden birine dönüşecek. Büyük veri ve analitik alanında artan yatırımlar veri mimarisinin önemini ortaya çıkartacak. Bulut servisleri sağladığı esneklikle dijital dönüşüm projelerinin en mühim bileşenlerinden biri haline gelecek. Özetle, bulut, siber güvenlik, büyük veri ve analitik gibi yeni nesil teknolojiler ön plana çıkmaya devam edecek. Tüm bunların yaratacağı olumlu atmosferde ülke olarak odaklı, finansal riskleri iyi yöneten bir yapıda olmamız önem taşıyor.

ZİRVEDEKİLER

Çok fazla beyin göçü de veren bir sektör. İstihdam ne durumda? Sektör olarak 140 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. Ülkemizde STEM denilen Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik alanlarında eğitim alanların sayısı yeterli değil. Dijital yetkinlikler konusunda bir açık var. 2030 tahminlerine göre OECD ülkelerinde bu alanlardaki eleman ihtiyacının yüzde 60’ı Hindistan ve Çin’den karşılanacak. Bu sektörde beyin göçü çok fazla. Daha eğitimli ve daha fazla yetkinliklere sahip olanlar diğer ülkelere daha iyi koşullarda gidebiliyor. Bu göç tek yönlü olursa ülkeye zarar verir. Bir kısmının geri dönmesi iyi olur. Kişisel görüşüm gelsinler birlikte Türkiye’den ürün çıkaralım. Türkiye’de bu yetkinliklerin kazanılması ve ürünleşme daha hızlı sağlanacak. O zaman Türkiye’den de icatlar ve ürünler çıkar. Onları Türkiye’ye değer katacak şekilde kullanmak önemli. Sektördeki oyuncu sayısının artmasını bekliyoruz. Sektörün nitelikli eleman eksiği var. Dijital ekonomiye geçtikçe, kobilerin de dijitalleşmesiyle, dijital yetkinlikleri olan teknoloji insanına daha çok ihtiyaç olacak. Son dönemin en çok konuşulan teknolojileri fiber ve 5G konusunda neler söylemek istersiniz?

İSMMMO YAŞAM l 15


Kahveyle hatrın vergiyle katkın olsun Verginin toplumun tüm kesimlerine benimsetilmesi ve vergiyi gönüllü olarak ödeme alışkanlığının artırılması amacıyla her yıl Şubat ayının son haftası Vergi Haftası olarak kutlanıyor. Türkiye’de getirilen yeni vergiler neler? Yılda toplanan vergi tutarı nedir? Denetimde eksikler ve yapılması gerekenler... Türkiye’de kaçırılan vergi miktarı ne kadar? Muhasebeci ve mali müşavirlerin vergi toplanmasındaki etkisine kadar her yönüyle ülkemizde vergiyi masaya yatırdık…

KAPAK

NİL DENİZ DEMİRCİLER Türkiye’de ve dünyada vergiler devlet hazinelerinin en önemli gelir kalemleri… Özellikle ekonominin yavaşladığı dönemlerde alınan vergiler çeşitlenirken yeni vergiler de hayatımıza giriyor. Tıpkı bu yıl olduğu gibi…

16 l İSMMMO YAŞAM

Ülkemizde yeni yılla birlikte hayatımıza ilk kez giren Dijital Hizmet Vergisi, Konaklama Vergisi ve Değerli Konut Vergisi bu vergiler arasında yerini alıyor. Bu vergilerle birlikte Hazine’nin 2020 yılında geçmiş yıllara göre ek 6 milyar TL’lik vergi toplaması bekleniyor. 2020 yılında oranları artan veya yeni

oranlar eklenen tüm vergilerin toplamının 800 milyar TL’yi aşması hedefleniyor. Böylece Hazine’nin 2020 yılı bütçesi için öngördüğü 956.6 milyar TL’lik bütçenin 786.6’lık kısmının vergi gelirlerinden elde edilmesi planlanıyor. Hazine, 2019 yılında 880.4 milyar TL’lik bütçesinin 756.5 milyar TL’lik kısmının vergi


konut vergisinden sporcuların ücretlerine kadar birçok konuda yenilik ve değişikliği de beraberinde getiriyor.

YILLARA GÖRE TOPLAM BÜTÇE GELİRLERİ YIL 2015 2016 2017 2018 2019 2020

VERGİ GELİRLERİ (Milyar TL) 407.8 459 536.6 621 756.5 786.6

Toplam Gelir (Milyar TL) 464.1 533 607.1 729 880.4 956.6

Kaynak: gib.gov.tr (2019 Ocak-Kasım, 2020 bütçe rakamlarını gösterir)

yılıyla birlikte uygulanmaya başlayacak. 7 Aralık 2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 7194 Dijital Hizmet Vergisi ile bazı kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, hizmet vergisinden konaklama vergisine, değerli

2020 yılı için getirilen Dijital Hizmet Vergisi, Konaklama Vergisi ve Değerli Konut Vergisi ile Hazine’ye 6 milyar TL’lik ek gelir bekleniyor. Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Bülent Aksu, devreye alınan yeni vergilerden gelir artışından ziyade vergi eşitliği ve adaletini amaçladıklarını belirterek, ilk etapta 2020’de 6 milyar TL izleyen yıllar için daha fazla artış beklendiğini açıkladı. Yeni vergiler dışında dilimleri yükseltilen veya oranları artan vergilerden de önemli derecede artış bekleniyor. 2020 yılı için Yeni Ekonomi Programı’nda (YEP) öngörülen yüzde 5’lik büyümeye paralel olarak vergi gelirlerinde de benzer oranda bir artış öngörülüyor. Toplamda 1 trilyon 96 milyar TL olarak hesaplanan 2020 bütçe hedeflerine göre, 2020 için gelir vergisinde yüzde 11.1, kurumlar vergisinde yüzde 15.5, özel tüketim vergisinde (ÖTV) yüzde 20.6, harçlarda yüzde 35.1 ve motorlu taşıtlar vergisinde (MTV) yüzde 22.5 gelir artışı olması planlanıyor.

EKSİKLİKLER VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Konu vergi olunca vergi kaçırma, vergi denetimi gibi önemli konular da gündeme geliyor… Ülkemizde vergi sistemi beyan esasına dayanıyor. Toplanan vergi miktarının doğruluğu da mükellef beyanlarının doğruluğu ile orantılı. Türkiye’de vergi denetimi konusundaki en önemli eksikler şöyle sıralanıyor:

KAPAK

gelirlerinden gelmesini planlamıştı. 2018 yılında ise 729 milyar TL’lik bütçenin 621 milyar TL’lik kısmı vergi gelirlerinden gelmişti... Yeni vergilere ek olarak gelir vergisi tarifesine yeni dilim ve oran eklenmesi gibi yeni düzenlemeler de 2020

6 MİLYAR TL EK GELİR

İSMMMO YAŞAM l 17


KAPAK

l İnceleme kriterlerinin belli bir standarda göre yapılmaması. Vergi müfettişlerinin kişisel yorumları ile vergi inceleme raporlarında farklı kanaatlere yer verilmesi. l Vergi incelemelerinde incelenen dönemin üzerinden beş yıla varan gecikmelerle yapılabilmesi. l Sürekli getirilen vergi afları ile vergisini eksik beyan edenlerin, zamanında ödemeyenlerin bu eylemleri için daha da teşvik edici bir cesaretlendirme ile karşı karşıya bırakılması. Vergisini zamanında ödeyen mükelleflerin de olumsuz tavır almalarının sağlanması. l Vergi mevzuatımızda sık sık yapılan değişiklikler. l Vergiyi tabana yaymak, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi almak, vergiye gönüllü uyumu sağlamak, bürokrasiyi azaltmak gibi hedeflerin uygulamada hayata

18 l İSMMMO YAŞAM

geçirilememesi. Türkiye’de vergi denetimi konusunda yapılması gerekenler ise şöyle özetleniyor: l Caydırıcı etkisi yüksek düzeyde olan vergi denetimlerinin yapılması. l Vergi mevzuatımızda yapılacak iyileştirmelerle mükelleflerin adil, adaletli bir vergi sistemi içerisinde ekonomik kayıplarla karşı karşıya bırakmadan vergi ödevleri yerine getirmeleri sağlanmalı. l Vergi denetiminde çalışacak inceleme elemanlarının denetimde kullanacakları usul ve esasların yeniden gözden geçirilmesi. Uygulama birliğinin sağlanması. l Sık sık vergi affı yapılmaması. Vergi sorumlularının bu konuda beklenti içinde bırakılmaması. l Meslek odaları ve birlikleri ile iletişim kurularak meslek mensuplarının bilgi ve tecrübelerinden yararlanılması.”

Yeni getirilen vergilerle birlikte kaçırılan vergiler de her yıl gündeme geliyor. 2018 yılında yapılan vergi incelemelerine ilişkin detaylı verileri sağdaki tabloda görmek mümkün…

MESLEK MENSUPLARININ ÖNEMİ Muhasebeci ve mali müşavirler vergi toplanmasında önemli bir role sahip. 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ile meslek mensuplarına getirilen mükelleflerin defterlerinin tutulması, beyannamelerinin doldurulması, doğruluklarının tasdik edilmesi yetkisi, verginin toplanmasında en önemli katkıyı sağlıyor. 3568 Sayılı Kanun ile birlikte mali alandaki denetim eksikliğini giderecek ilk adım atılarak, meslek mensuplarına özel denetim yapma yetkisi verilmiştir. Bu yasayla hem


DEĞERLERİ DÜŞER Mİ? Değerli Konut Vergisi’nin ilk haliyle meclisten geçmesi halinde, evi 5 milyon TL ile 7 milyon 500 bin TL arasında olanlar binde 3, 7 milyon 500 bin TL ile 10 milyon TL arasında olanlar binde 6, 10 milyon TL üzerinde olanlar ise binde 10 oranında vergi ödeyecek. 5 milyon TL’lik bir mülkün gelir kaybı nedeniyle fiyatı yüzde 7,5 düşecek. 7,5 milyon değerindeki mülklerde ise bu düşüş yüzde 18’leri bulacak. vergi denetimi hem de tasdik yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. Mali müşavirlik mesleği bir sorumluluk mesleği olarak öne çıkıyor. Öyle ki ülkemizde yetersiz düzeyde olan vergi inceleme oranlarına rağmen meslek mensupları büyük çabalarla defter kayıtlarını zamanında yapıp beyannameler düzenlemekte, ödenecek vergilerin olabildiğince doğru hesaplanmasını sağlamaktadırlar. Mali müşavirler bir taraftan mevzuatta sıklıkla yapılan değişiklikleri takip etmekte, bir taraftan da her ay düzenli olarak üstlendikleri sorumluluklarını yerine getirmek için büyük çaba göstermektedirler. Meslek mensuplarının faaliyetleri sadece vergi konusundaki etkisi ile sınırlı kalmıyor. Hazırladıkları finansal raporlarla bu tablo kullanıcılarına alacakları kararlarda etkin bir biçimde etki etmektedirler.

DİJİTAL HİZMETLERE VERGİ…

bekleniyor. Türkiye’de sunulan, dijital ortamda kullanıcılara sağlanan her türlü reklam hizmeti, sesli, görsel ya da kayıt edilmesine yönelik olarak dijital ortamda sunulan hizmetler, kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamın sağlanması ve işletilmesi hizmeti, dijital hizmet vergisine tabidir. Ayrıca bu hizmetlere yönelik dijital ortamda verilen aracılık hizmetleri de dijital hizmet vergisine tabi oluyor. Bu yıl gerçekleşen bir diğer değişiklik de

Gelir Vergisi Kanunu’na yeni tarife eklenmesi oldu… Kanunun 17’nci maddesiyle, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 103’üncü maddesinde yapılan değişiklikle gelir vergisi tarifesine yeni bir dilim ve yüzde 40 oranı eklendi. Buna göre, mevcut tarifenin ilk dört dilimi korunmak suretiyle 500 bin TL’ye kadar gelir elde eden grupların vergi yüklerinde herhangi bir değişiklik yapılmadı. Ancak 500 bin TL ve üzeri gelir elde edenler için 4. bir tarife eklenerek yüzde 40 oranında gelir vergisine tabi

KAPAK

2020’nin vergi sürprizlerinden bir diğeri de Dijital Hizmet Vergisi…. Yeni verginin ağırlıklı olarak Google, YouTube, Facebook ve Netflix gibi uluslararası dijital hizmet sağlayıcıları ve sosyal medya şirketlerini etkilemesi

Tablo: Vergi Türleri İtibariyle İnceleme Verileri (Matrah Farkları) Kaynak: (VDK, 2019: 47)

İSMMMO YAŞAM l 19


KAPAK

KONAKLAMAYA DA VERGİ GELDİ Konaklama Vergisi bu yıl hayatımıza giren vergilerden biri. Otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart otel, misafirhane, kamping, dağ evi, yayla evi gibi konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu hizmetle birlikte satılmak suretiyle konaklama tesisi bünyesinde sunulan diğer tüm hizmetler (yeme, içme, aktivite, eğlence hizmetleri ve havuz, spor, termal ve benzeri alanların kullanımı gibi) Konaklama Vergisi’ne tabi olacak.

Geceleme hizmetinin; sağlıklı yaşam tesisleri, eğlence merkezleri gibi tesislerin bünyesinde sunulması, vergilendirmeye etki etmeyecek. Konaklama Vergisi’nin oranı yüzde 2 olarak uygulanacak. 31 Aralık 2020 tarihine kadar bu oran yüzde 1 olarak uygulanacak. Söz konusu vergi, 4 yıldızlı otellerde 12 TL, 3 yıldızlı otellerde 9 TL, 2 ve 1 yıldızlı otel, motel, pansiyon ve kampinglerde 6 TL olarak uygulanacak.

Türkiye Otelciler Birliği Başkanı Müberra Eresin, Avrupa’nın önde gelen turizm destinasyonlarıyla bile karşılaştırıldığında yüzde 2 konaklama vergisinin çok yüksek olduğunu belirtiyor. Eresin, “Ortalama oda fiyatının 150-160 Euro olduğu Avrupa şehirlerinde bile maksimum 2 Euro konaklama vergisi ödüyorsunuz. Daha düşük oda fiyatı olan destinasyonlarda bu 0.5 Euro’ya kadar iniyor” diyor.

olacakları hükmü getirildi. Kanunun 15’ inci maddesiyle, Gelir Vergisi Kanunu’nun 86’ncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (b) alt bendinde yapılan değişiklik ile gelir vergisi tarifesinin 4 üncü gelir diliminde yer alan tutarın (500 bin TL) üzerinde ücret

elde edenlerin beyanname vermesine imkan sağlanıyor.

getirildi. Kanunla sporcular için uygulanacak kazançlara vergi kesintisi yapılması süresi 31 Aralık 2019’dan 31 Aralık 2023’e uzatıldı. Sporcuların kazanç toplamı 500 bin lirayı aşması halinde bu gelirler yıllık beyannameyle bildirilecek. Bu durumda kesilen vergilerin,

20 l İSMMMO YAŞAM

SPORCULARDA DEĞİŞİKLİK Yeni vergi yasasında hakem, sporcular, telif sahibi sanatçılara da yeni düzenlemeler


hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilmesi için işverence vergi dairesine ödenmiş olması şartı getirildi. Eser sahiplerine tanınan serbest meslek kazançlarında istisna tutarı 500 bin TL ile sınırlı tutulacak. Bu tutarın üzerindeki kazançlar vergilendirilecek. Spor hakemlerine ödenen ücretlerin gelir vergisinden istisna tutulmasına ilişkin düzenleme, basketbol ve voleybol dallarının en üst liglerinde görev alanlar hariç, amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlerle sınırlandırılıyor. Ayrıca lig usulüne tabi spor dallarında en üst liglerde faaliyette bulunan sporculara uygulanan gelir vergisi kesinti oranı, yüzde 15’ten yüzde 20’ye çıkarıldı. Şu anda sözleşmesi bulunan sporcular için bu sözleşmenin bitimine kadar gelir vergisi kesintisi yüzde 15 olarak uygulanacak. 31 Ekim 2019 itibariyle yapılan sözleşmelerde kesinti yüzde 20 olarak uygulanacak.

OTOMOBİLDE İSTİSNALAR Yeni vergi uygulamalarıyla binek otomobilde istisnalar değişti; ticari işletmelerin sahip oldukları ve kiraladıkları binek otomobillerin vergisel durumlarında da değişikliğe gidildi. Kanunun 13 ve 14’üncü maddeleriyle, Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı ve 68’inci maddelerinde yapılan değişiklikler ile işletmelerin kiraladıkları veya iktisap ettikleri binek otomobillerin giderlerinin vergi matrahının belirlenmesinde ve yapılacak indiriminde kısıtlamalara gidildi.

TBMM’YE GERİ GÖNDERİLDİ

da vergi getirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu toplantısında bu yasanın bazı vatandaşlar için haksızlık olduğunu dile getirerek, yeniden bir düzenleme yapılması talimatı vermişti. Buna göre tek konutu olanlar değerli konut vergisini ödemeyecek. 5 milyon lira değerinde ev miras kalan kişinin aylık geliri bir memur maaşı kadarsa ve başka bir geliri yoksa bu vergiden istisna olacak. Değerli konuta sahip olan kişiler gelirine göre, değerli konut vergisi ödeyecek ya da belli bir miktar ödeyecek. Değerli konut

vergisi yeniden düzenlenerek, bu konutlara sahip olanların gelirlerine bakılacak. Değerli konut vergisi, muhalefet partilerinin de görüşü alınarak yeniden hazırlanacak, Meclis’e yeni bir yasa teklifi olarak sunulacak. 2019’un son aylarında gündeme getirilen Değerli Konut Vergisi’nin tüm piyasayı etkilemesi bekleniyor. Eva Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, “Üst segmenttekinin fiyatı düşerse alt segment de bundan etkilenir” prensibiyle sadece 5 milyon TL ve üzerindeki mülklerin değil tüm evlerin Değerli Konut Vergisi’nden etkileneceğini vurguluyor.

KAPAK

2020 için konulması planlanan yeni vergilerden biri olan Değerli Konut Vergisi, gelen itirazlar sonucu yeniden TBMM’ye gönderildi. TBMM’den 5 Aralık’ta geçen ve 7 Aralık’ta onaylanıp yürürlüğe giren ’Değerli Konut Vergisi’ yeniden düzenlenecek. Yeni yılın ilk yasal düzenlemeleri arasında yer alacak olan, ‘Değerli Konut Vergisi’ne yeni kriterler gelecek. TBMM’de 5 Aralık’ta geçen iki gün sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanıp yürürlüğe giren ‘Dijital Hizmet Vergisi İle Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’ ile getirilen yeni vergilerden biri de ‘değerli konut vergisi’ oldu. Düzenleme ile mesken nitelikli taşınmazlardan değeri 5 milyon lira üzerinde olanlar değerli konut vergisine tabi tutuldu. 5-7,5 milyon liraya kadar binde üç, 7,5-10 milyon lira arasına binde 6 ve 10 milyon liradan fazla değerde gayrimenkulü olanlara da binde 10 oranın-

İSMMMO YAŞAM l 21


‘Koşullar ve teknoloji medyayı dönüştürüyor’

GÜNDEMİN SESİ

UMUT EFE

Orhan Bursalı, bilim ve siyaset gibi Türkiye’nin iki zorlu kulvarında ufuk açan yazılara imza atıyor… Duayen isim, mesleğin özünü “Gazeteciliğin dürtüsü gerçeği aramaktır. O yoksa gazeteci de medya da yoktur” ifadeleri ile tanımlarken, doğru gazeteciliğin kendini yeniden yarattığına dikkat çekiyor…

22 l İSMMMO YAŞAM

Gazeteciliğin duayen isimlerinden dış politika ve bilim alanındaki yazıları ile öne çıkan Orhan Bursalı, uzun yıllardır Cumhuriyet Gazetesi’ndeki köşesinde okurları ile buluşuyor. Çocukluğu Rize ve İstanbul ekseninde geçen Bursalı, 5 sınıfın bir arada olduğu bir okulda eğitim hayatına başladı. İstanbul’un kadim semtlerinden Fener ve Küçük Mustafapaşa’da büyüyen Bursalı, Vefa Lisesi’nin ardından Berlin Freie Universitaet - Otto Suhr Enstitüsü’nde Politik Bilimler okudu. Kendi tabiri ile 68 olayları ve politika yoğunluklu bir gençlik çizgisinde ilerleyen Orhan Bursalı, 1972 yılında tutuklanıp, 2.5 yıl sonra da çıkan Af ile birlikte özgürlüğüne kavuştu. Yeni Ortam gazetesinde çevirmenlik yaptıktan sonra Günaydın Gazetesi ile gazetecilik mesleğine başlayan Bursalı, bugün Türk medyasının siyasi koşullar ve teknoloji etkisi

ile dönüştüğüne işaret ediyor… Dünyanın bir dönüşüm çağından geçtiğini ve toplumsal isyanların yarattığı kaosun da bu tarihsel sürecin bir parçası olduğunu kaydeden Bursalı, medyanın dijital dünyanın desteği ile bu süreci güçlenerek ve dönüşerek atlatacağına işaret ediyor… Öncelikle, sizi okurlarımıza daha iyi anlatabilmek adına mesleğe başlamadan önceli dönemlerinizden biraz bahseder misiniz? Eğitim hayatınız ve çocukluk dönemleriniz nasıl ve nerede geçti? 6- 8 yaşlarım iki yıl Rize’de annemin köyünü saymazsak, çocukluğum ağırlıklı İstanbul’da Küçük Mustafa Paşa’da geçti; Fatih, Fener semtlerimizdi. Köyü saymazsak dedim ama çocukluğumun en önemli ve belirleyici anılarını oluşturur. İlkokula orada başladım, köyün camisinin bir odasında, 1., 2,. 3., 4, 5. Sınıf öğrencileriyle hep beraber okuyorduk. İkinci yıl ilko-


kul yapıldı ve ikinci sınıftan sonra yeniden İstanbul’a göçtük. Riyaziyeci Salih Zeki İlkokulu, Gelenbevi Ortaokulu, Vefa Lisesi derken Berlin Freie Universitaet - Otto Suhr Enstitüsü’nde Politische Wissenschaft –Politik Bilimler– okumaya uzanan, 68 olayları içinde ve politika yoğunluklu geçen bir gençlik çizgisi. Gazetecilik mesleğine başlamayı ne zaman karar verdiniz ve nasıl başladınız? Sol politik faaliyetlerin bir parçası olarak İstanbul’a geldiğimde, 1972 Eylülünde askeri darbe ve sıkı yönetim koşullarında tutuklanma, Ankara Mamak’ta yargılanma, 2.5 sonra ‘Af’ ile gelen özgürlük, yurtdışına çıkma yasağı, İstanbul’da Yeni Ortam gazetesinde çevirmenlik, Günaydın’da doğrudan gazeteciliğe geçiş… O sırada yapabileceğim en iyi işti. Dünyayı ve Türkiye’ye siyasal olarak iyi izleyebiliyordum ve bunu gazetecilikle kaynaştırmanın en iyi yol olduğunu düşündüm.

OTORİTER REJİMLER GAZETECİLİĞİ SEVMEZ

1947 yılında doğan Orhan Bursalı basın camiasının önde gelen isimlerinden… Orhan Bursalı, uzun yıllardır Cumhuriyet Gazetesi’nde Bilim ve teknoloji politikaları, bilgi toplumu, dış politika, siyaset ve toplum konularında yazılar yazıyor. Berlin Özgür Üniversitesi’nde siyaset bilimi okuyan Bursalı, Cumhuriyet gazetesinin Cuma günleri ahlaki, paranın her şeyde ölçüt olmadığı, toplum ve insani değerlerin öne çıktığı bir dünya... Bilim ile evreni yerküreyi toplumları ve insanın yerini kavrıyor, öğreniyorsunuz. Siyasetle böyle bakıyorsunuz. Medya, Türkiye gibi demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin hep kısıtlı yaşadığı ülkelerde hep zorluklar içindedir. Dolayısıyla siyaset ahlaki temellere dayanmaz ve iktidara gelmek ve orada kalmak için inanç, yalan- dolan hemen her aracın kullanıldığı kirli bir alanda at koşturur. Tabii ağırlıklı olarak veya tamamen sağ siyaset. Toplumun duyarlı olduğu manevi her şey siyasetin araçsallaştırma konusudur. Pek çok medya, orda pek çok çalışan ve toplumda kanaat önderi olarak lanse edilen pek çok insan da, siyasetin iktidar amacı ve toplum mühendisliği için araç olarak kullanılır. Ben medyada bu araçsallaşmanın nesnesi olmamak için bilimsel düşüncenin zırhına sığın-

yayınlanan Bilim ve Teknoloji ekini yönetiyor. Bursalı ayrıca bu ekte bilimsel içerikli yazılara da imza atıyor. Aynı zamanda Pazartesi, Salı, Perşembe ve Pazar günleri Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde yazıları yayınlanıyor… Bursalı, televizyonda Bilim Dünyası, Bilim Gündemi ve Bilim Dosyası adlı 100’e yakın program hazırladı ve sundu. dım. Nesnellik, etik değerler, olayların arka plan ve yöneldiği hedeflerin iyi analizi de sizi korur. Pek çok arkadaşım da ahlakı düşünce, etik değerler ve olaylar karşısında nesnel ve araştırıcı kimlikleriyle kendilerini korurlar. Gazetecilik olağanüstü keyifli bir meslektir, hakkını verirseniz. Mesela Uğur Mumcu yaşadığı sürece izlediği gazetecilik yolunda harika duygular içinde yaşadığını görüyorum. Bugün de pek çok arkadaşım, sadece ve sadece gerçeği arayıp bularak, açıklayarak büyük ve keyifli işler yapıyor. Hepsini de hayranlıkla izliyorum. Otoriter rejimler gazeteciliği sevmezler. Çünkü gazeteciliğin gerçeği aramak gibi onmaz bir hastalığı vardır. Birincisi kötü ve çıkarcı medya patronu, ikincisi ise otoriter iktidar sahipleri gazeteciliğin bu “hastalığını tedavi” etmeye çalışır! Bunu araştırma, onu yazma, iktidarların yediği haltları yaptığı rezillikleri, soygunlarını, peşkeş çekmelerini, yandaş kayırmalarını,

GÜNDEMİN SESİ

Uzun yıllardır Cumhuriyet Gazetesi’nde, Türkiye’de gündemin oldukça zorlu ilerlediği bilim ve siyaset gibi iki farklı alanda yazılarınız okurlarla buluşuyor… Türkiye’de medya ve gazetecilik çizgisinin geldiği noktayı değerlendiriyorsunuz? Bilim bana siyasetin, düşüncenin, eleştirinin bilimselleştirilmesinin en iyi yöntemi - yolu olarak göründü. Bilimsel yöntemle eleştirel bakışı birleştiriyor ve her şeyi bir gerçeklik yaklaşımı temeline oturtuyorsunuz. Sağlam yere basıyorsunuz. Siyasetçi olmadığınız için, bilim metodolojisiyle konular özgürce ve bağımsız yaklaşıyorsunuz. Dünyanın ve toplumun çıkmazlarını daha net görüyorsunuz. Çıkarsız ve saf bir bilimsel eleştirel bakış sizin yolunuzu açıyor, her şey daha iyi netleşiyor; daha iyi bir toplum, daha iyi bir daha dayanışmacı ve daha eşitlikçi bir bir dünya... Daha

ORHAN BURSALI KİMDİR?

İSMMMO YAŞAM l 23


GÜNDEMİN SESİ

İNSANLAR İŞLERİNE HOBİ OLARAK SARILMALI İş dışındaki zamanınızı nasıl geçirirsiniz? Hobilerinizden bahseder misiniz? 30 yıl Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji dergisi yayınladım. Hem siyaset yapmak ve üstelik böyle bir dergi çıkarmak müthiş keyifliydi. Şimdi ise Herkese Bilim Teknoloji dergisini aynı şevkle arkadaşlarla birlikte bağımsız haftalık olarak çıkartıyoruz? Dünyada haftalık çıkan çok az sayıda bilim dergilerinden biriyiz. Bilimi, bilimsel gelişmeleri ve haberleri günlük hayatın ve insanların gündemine sokmak ve hakiki şeylerle uğraşmasına vesile olma büyük bir keyif. Ülkenin buna şiddetle ihtiyacı var. Bunlar benim işim değil, hobim! Benim işim yok! Bir iş sahibi olmam, bundan nefret edebilirim! Cumhuriyet’te haftanın dört günü siyaset, toplum ve bilim üzerine makale yazmak da benim hobim. Benim yaşam alanlarım. İş gibi görünen her şeye insanların bir hobi olarak sarılması gerektiğine inanıyorum. Hobi olarak kabul etmediğin bir şeyi yapmak çok zordur, büyük eziyettir!

24 l İSMMMO YAŞAM

anayasa ve yasaları çiğnemelerini görme derler. Böylece gazeteciliği öldürmeye çalışırlar. Dahası gerektiğinde gazetecileri atarlar, kovarlar, işsiz bırakırlar, dahası bedenen de öldürürler! Gazeteciliğin dürtüsü gerçeği aramaktır. O yoksa gazeteci de medya da yoktur. İktidar gazeteciliği haberciliği öldürmek için, kendisine yanaşan kullanışlı iş adamlarına ihaleler, krediler vererek, medyayı satın aldırma politikası izledi. Havuz medyası böyle ortaya çıktı. Buraların baş köşelerine de kullanışlı elemanlarını oturttu. Araştırmayan, etliye sütlüye karışmayan, yalan haberlerle muhalefete saldırtılan genleri dönüştürülmüş bir gazetecilik türü ortaya çıktı. Daha doğrusu bu tür, gazetecilik olarak millete sunuldu. İnsan her şeye uyum gösterebilen bir varlıktır. Bu özelliği güçlü olanlar bu türün damları oldu. Fakat medyada sessiz sedasız işini yapan, genlerinde gazeteciliği taşıyan arkadaşlarımız var ve bunlar ilk fırsatta işlerini en iyi şekilde yapacaklardır. Türkiye’de gazeteciliğin eski dinamizmini yakalaması için neler yapılmalı? Siyasi koşullar ve teknoloji, medyayı dönüştürüyor. Eski koşullara geri dönmek diye bir şey yok. Gazeteciliği öldürebileceklerini sananlar hep yanılıyorlar. Hele içinde yaşadığımız, her şeyin anında ve ışık hızıyla yayıldığı dönem, gazeteciliği asla öldürmez, yeni koşullarda yaşatır, büyütür; şimdi böyle bir dönemin içindeyiz. İktidarların her şeyi yasakladığı, toplumun üzerine bütünsel bir kara perdeyi astığı totaliter bir yönetime geçemezler. Türkiye için söylersek, toplumsal yapısı, gelişmişlik düzeyi, kuruluş ilkeleri, toplumun büyük çoğunluğunun sahip olduğu değerler ve ilkeler, buna izin vermez. Geçici kısa süreli başarılar elde edebilirle, bunlar hayatımıza zarar verebilirler ama ömürleri ateş

böceğinki kadardır. Doğru gazetecilik yeni dijital dünyada kendini yeniden yaratıyor. Ayrıca Cumhuriyet gibi, sayıları az da olsa, basılı ve etkili medyalar da, dijital dünya ile birleşerek varlıklarını başarıyla sürdürüyorlar. İktidar, uyduruk davalarla, soruşturmalarla, Cumhuriyet, Sözcü, Birgün gibi gazetelere de gazeteciliği öldürmek için umutsuzca ama boşuna saldırıyor.

GAZETECİLİK BASILI MEDYADA Son dönemlerde yazılı ve görsel medya karşısındaki atakları ile öne çıkan ve yeni medya olarak tabir edilen internet ve sosyal medya haberciliğiyle nasıl rekabet edilmeli? İnternet haberciliğiyle yazılı basının haberciliğini karşılaştırdığınızda nasıl bir tablo görüyorsunuz? Dijital medyayı ve basılı gazeteciliği birbirine rakip olarak görmemek gerekir. Basılı medya da dijital dünya ile bütünleşiyor. Aslında gazetecilik hâlâ basılı medyada sürüyor. Ülkemizde dijital – internet gazeteciliği kendi kulvarını yaratabilmiş değil. Ana haber ve yorum beslenme kaynağı basılı medya! Gerçek bir dijital gazetecilik ülkemizde kendi yapısını, ekonomisini, haberciliğini kuramamış durumda. Basılı medyaya muhtaç! Çok gürültü koparıyorlar, ortalık toz duman ama, bu ekonomik koşullarda dijital dünyada da güçlenecek


‘İSMMMO’YU DESTEKLİYORUM’ İSMMMO’nun faaliyetlerini nasıl buluyorsunuz? Sizi seviyorum. Destekliyorum, başarılar diliyorum…

olan, basılı medya gibi geleneksel kadro ve haberciliği sağlam tutan kurumsal yapılar olacak gibi gözüküyor.

TOPLUMLARIN İSYANI

Orhan Bursalı, Aziz Sancar’ı yıllar önce Nobel’e aday gösteren bir isim. bile tartışılan ana konular bunlar. Çığırından çıkmış bir dünya ve toplumları nasıl kurtarırız tartışılıyor. Toplumların isyanı büyüyecek. Yaşadığımız büyük göçler, aslında bu büyük

3 KİTAP PROJESİ VAR Gündeminizde yeni bir kitap projesi var mı? Var, üç kitap paralel yürüyor!

GÜNDEMİN SESİ

Türkiye gündemine dönersek, 2020 yılı hızlı bir global gündem ile başladı. Özellikle Orta Doğu coğrafyasında yaşananları, ABD-Çin ticaret savaşlarını ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri değerlendirdiğinizde, dünyayı bekleyen yeni döneme dair yorumunuz nedir? Çok uzun bir hikaye bu burada anlatabilmek için. Şu kadarını söyleyeyim. Bu dünya düzeni dünyayı giderek yaşanmaz bir hale getirdi. Her şeyi rayından çıkardı, doğayı, atmosferi, iklimi, toplumları... Müthiş eşitsizlik ve tamamen para kazanmak ve en çok kâr elde etmek üzerine kurulan düzen, ahlaksızdır. Toplumları da öldürür. Doğayı da dünyayı da yok eder. Büyük savaşlar da çıkardır. Bugün örneğin dünyada böyle bir durumu yaratan kapitalistlerin Davos’unda

isyanın dışavurumlarıdır. Her şey değişecek. Bu düzen de, eskisi yıkılacak. Bu tarihsel dönemin içindeyiz hepimiz. Felaketlerin de eşlik edeceği bir dönem. Tüm bu gelişmeler karşısındaki Türk dış politikasının ana eksenine ve belirlenen stratejilere dair değerlendirmeniz nedir? Ülke değil iktidarın ve kişinin çıkarına hizmet eden bir dış politikanın giderek de çöktüğünü görüyoruz. Bilgisiz, ilkesiz, etiksiz ve geçmiş kazanımları çöpe atmayı ve Cumhuriyet’in kurtuluş ve kuruluşunu bile reddetmeye dayalı bir yeni yetme bilgisiz politikanın geleceği olabilir mi. Uzun hikaye, ayrı bir konu. Ama bu dış politikanın sürdürülebilir olmadığını görüyoruz.

İSMMMO YAŞAM l 25


DOSYA

Sanal alışverişte patlama Günümüzün alışveriş ulaşabilmek.. Sadece kitap veya CD değil, giyecekUMUT EFE ten yiyeceğe, oyuncaktan ev aletlerine, mobilyadan çılgınlığı elektronik arabaya ve hatta eve… Artık aklınıza gelebilecek Bir tarafta bilgisayardaki tık sesinin, ticaret. Türkiye’de 60 her şeye internet üzerinde tek bir tıkla ulaşabilmek telefonlardaki ‘git’ tuşunun ardına gizlenmiş milyar TL, dünyada ise binlerce pencere, milyonlarca seçenek, diğer tarafta mümkün… Türkiye’de 60 milyar TL, dünyada ise dijitalleşen dünyanın yarattığı sabırsız, çok seçenek 3.5 trilyon dolar tek bir tıkla online alışverişlerde 3.5 trilyon dolar tek bir harcanıyor… tıkla, online alışverişlerde bekleyen, mesafeleri sıfıra indirmek isteyen bir tüketici profili… Bu iki dinamik, devasa büyüme harcanıyor. Milyonlarca 60 MİLYAR TL’YE DAYANDI oranları ile gelen yepyeni bir platform kazandırdı Küresel e-ticaret satışlarının 2021 yılına kainsanoğluna… Online alışveriş… seçeneği evinize getiren 21’inci yüzyılın sadece ekonomik ya da ticari dar yıllık ortalama yüzde 16 artması ve 4.5 trilyon bu devasa dünya, dolara çıkması bekleniyor. Türkiye’de ise 2017 sonu değil sosyolojik açıdan da en önemli olgularından sosyal medyanın etkisi itibariyle yüzde 37’lik büyümeyle 42.2 milyar TL’ye biri olarak hayata geçmiş durumda… Günün ile büyümeye devam istediğiniz saatinde, evden dışarı adım bile atmadan ulaşan e-ticaret satışları 2018’de hızlı bir büyümeye imza attı. Bilişim Sanayicileri Derneği’nin (TÜBİSAD) hem de daha uygun bir fiyata ihtiyaçlarınıza ediyor...

26 l İSMMMO YAŞAM


yıllık ‘Türkiye e-Ticaret Pazar Büyüklüğü’ raporuna göre, e-ticaret sektörü 2018 yılında, yüzde 42 büyüme ile 59.9 milyar liralık hacme ulaştı. 2014-2018 yılları arasında sektörün ortalama yıllık büyüme hızı ise yüzde 33 oldu. Sektörün 2019’da ise yaklaşık 80 milyar TL’lik büyüklüğe ulaştığı tahmin ediliyor... Türk halkının internet üzerinden alışveriş yapma oranı da hızlı büyüme ortaya koydu. 2018 itibariyle internet üzerinden alışveriş yapanların oranı bir önceki yıla göre 4.4 puan artarak yüzde 29.3 oranına yükseldi. İnternetten alışveriş yapma oranı kadınlarda yüzde 25 olurken, erkeklerde yüzde 33.6’ya ulaştı.

YENİ KANALLAR AÇIYOR Bu rakamların perde arkasına bakıldığında ise artık modern yaşamın ana unsurlarından biri haline gelen internet ve online alandaki hızlı gelişme temposu öne çıkıyor… Araştırmalara göre 7.3 milyarlık dünya nüfusunun 3.4 milyarı internete bağlanıyor. İnternete bağlanan bu büyük nüfus içindeki 2.3 milyarlık kesim sosyal medyayı aktif olarak kullanıyor. Ve yine ağırlığı giderek artan bu mobil kullanıcıların 2 milyarı ise sosyal medyayı mobil cihazları üzerinden takip ediyor. Son 5 yılda gösterdiği gelişimle geleneksel mağazacılığa alternatiflikten gerçek bir rakibe dönüşen sanal alışveriş, teknolojik gelişimler, kullanıcı alışkanlıkları ve ihtiyaçlardan faydalanarak yeni kanallar açmayı, yeni araçlar kullanmayı da sürdürüyor. Genel ticaretin yüzde 7’sini oluşturan ve yakın tarihte bu oranı yüzde 10’a çıkarması beklenen e-ticaret, hız ve pratiklik sunduğu kadar yeni trendlerden yararlanarak tüketicileri kendine çekmeye de devam ediyor. Yapılan araştırmalar ışığında gelecek 10 yıl içinde e-ticaret trendlerinde bazı değişimler yaşanması ve yeni anlayışların iyice yerleşmesi bekleniyor.

MOBİL YÖN VERECEK

Online alışverişlerdeki en büyük soru işareti ise genellikle güvenlik endişesinden kaynaklanıyor. Siber savaşların yeni dünya düzeninin bir parçası olduğu günümüzde tüketiciler için güvenli siteler üzerinden kart ve banka bilgileri çalınmadan güvenli alışveriş, temel noktayı oluşturuyor. Burada dikkat edilecek birkaç püf noktası ile rahat ve güvenli alışveriş mümkün… l Öncelikle alışveriş yapılacak sitede mutlaka sanal POS yani online ödeme özelliği aranmalı. Çünkü bankalar veya BDDK Lisanslı Ödeme Hizmetleri sunan şirketler internet sitelerini ve satıcıları POS vermeden önce inceliyor. Ayrıca ödemeyi bir süre beklettiği için iade sorunu daha az yaşanıyor. l Piyasa fiyatının çok altında olan ürünlere şüpheyle yaklaşmak gerekiyor. Çünkü internette her ürünün ortalama fiyatını öğrenmek mümkün. l En önemli noktalardan biri 3D Secure isimli güvenlik sistemi… Bu sistem kredi kartı ödemelerinde kullanılıyor. Bu sistemle karttan para çekilmeden önce kullanıcının telefonuna kredi kartı bankasından onay şifresi geliyor. l İnternetten alışverişte sitenin adresinin https:// ile başlamasına ve sitenin SSL

sertifikasına sahip olup olmadığına dikkat etmek gerekiyor. Bu sistem kartların başkaları tarafından kopyalanmasını engelliyor… l Limiti çok yüksek bir kredi kartı yerine sanal kart oluşturmak ve kendi belirlediğiniz limitle alışveriş yapmak da mümkün. Böylece riski minimuma indirmiş olursunuz. l İnternetten alışveriş yapılan sitenin veya satıcının adres veya telefon bilgisini araştırmak hatta telefon açmak gerekiyor. Çünkü herhangi bir sorunda hiçbir yerden ulaşmak mümkün olmayabilir. l Son dönemde TV veya internetten satılan ürünlerde kapıda ödeme seçeneği de kullanılıyor. Bankalarla çalışamayan ve POS alamayan şirketler kapıda ödemeyle satış yapıyor. Ancak burada da sahte veya yanlış ürün gönderimi riski bulunuyor. l Alışveriş yapılan bilgisayarın ortak bilgisayar olmamasına dikkat etmek gerekiyor. Çünkü kart bilgilerini otomatik olarak kaydetme riski veya ağ güvenliği konusunda sorun yaşanabiliyor. l Hem alışveriş yapılan site hem de ürünleri sosyal medya hesaplarından araştırmak faydalı olabilir. Olumlu veya olumsuz yorumlara göre daha güvenli ve ucuz bir alışveriş yapılabilir.

DOSYA

Buradan da anlaşılabileceği gibi online alışveriş, geleneksel alışverişe rakip olarak ortaya çıkmışken mobil e-ticaret de masaüstü e-ticaretle sıkı bir rekabet içerisinde yer alıyor. Online alışverişleri geliştiren ve büyüten en kritik noktalardan birisi mobil kullanımı. Dünya genelinde bakıldığında insanların hayatının her alanına nüfuz etmiş olan mobil telefonlar ve

ALIŞVERİŞLERDE BU NOKTALARA DİKKAT

İSMMMO YAŞAM l 27


çok önceliklendirmesi bekleniyor.. Müşterilerini çok iyi tanıyan şirketlerin gerçek zamanlı, kişiye özel kampanyaları öne çıkacak. Z jenerasyonuyla birlikte sosyal ticaretin yaygınlaşması e-ticareti büyütecek alanlardan biri olacak. Dünyada sınır ötesi e-ticaret pazarında büyük bir artış bekleniyor. Artık her şeyin talebe dayalı olduğu ve talepleri en hızlı karşılayanın makbul kabul edildiği bir dünyada, gelişmekte olan pazarlara bu hizmeti götürmek daha da değerli olacak. Gerekli altyapıya sahip şirketler e-ihracata geçiyor.

YENİ KAVRAM DİJİTAL TİCARET uygulamalar e-ticaretin gidişatını etkiliyor… E-ticaret işi yapan küçük ya da büyük tüm şirketler, işlerini mobile uyumlu hale getirmek ve her geçen gün mobilde kullanıcı deneyimini geliştirmek için araştırmalar ve çalışmalar yapıyor. Dünya genelinde de mobil satışlar tüm potansiyelini ortaya koymamış olsa da mobil satış, 2020’de e-ticarete yön vermeye devam edecek. Son rakamlara göre yüzde 50 bandını geçen mobil satışlar, 2020’de tahmin edilen rakamların üstüne çıkabilir. Tabii burada mobile özen gösteren e-ticaret şirketlerinin payı oldukça büyük olacak.

GÜNDE 7 SAAT İNTERNETTE Türkiye, kentli nüfus yapısı ve dünya ortalamasının çok üzerinde internet penetrasyonuyla öne çıkıyor. İnternette geçirilen süre yaklaşık 7 saatle ABD ve Çin’in üzerinde. Online alışverişte çok önemli bir role sahip olan mobil telefon penetrasyonu ve kullanıcı sayısında da küresel ortalamanın üzerinde bir seviyede… Yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de online alışverişçiler ayda ortalama 4 kez online alışveriş yaparken, her gün alışveriş yapan yüzde 4’lük bir grup var. Online alışverişlerin günümüzde tüketiciyi çeken pek çok yönü var. Öncelikle kullanıcıların evden çıkmadan hızlı bir şekilde alışveriş yapmasını sağlayan online dünya, ürün fiyatı araştırmasında oluşacak ulaşım masrafını da ortadan kaldırıyor. Tüketici tek tıkla aradığı tüm kategorilerde geniş bir seçim imkanına kavuşuyor, daha fazla ürün çeşidi görerek seçme imkanı bulunuyor… Bu sitelerde ihtiyaçlara uygun ürünü bulmak daha kolay olurken, ürün hakkında, ürünü kullananlar tarafından yapılan yorumlar sayesinde daha net bilgilere sahip olma şansı var…

DOSYA

Z KUŞAĞI SOSYAL MEDYADAN ALIYOR Dünyada online kullanıcıların yüzde 55’inin satın alma kararları sosyal medyadan etkileniyor. Müşteri artık sosyal medyada gezerken hiç bölünmeden, başka bir kanala geçiş yapmadan alışveriş yapabiliyor. Yeni dönemin ana tüketicisi konumuna gelen Z jenerasyonu sosyal kanallarda 3 kat daha fazla satın alma yapıyor. Bu nedenle şirketlerin de gelecek dönemde sosyal medya üzerinden yapılacak ticareti de daha

28 l İSMMMO YAŞAM

Online alışverişlerin Türkiye’nin en dinamik sektörleri arasında yer aldığına dikkat çeken TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kübra Erman Karaca, rapora ilişkin değerlendirmelerinde, e-ticaret sektörünün Türkiye ekonomisi için zorlu geçen bir yılda hızlı büyümesini sürdürdüğünü belirtiyor… E-Ticaret sektörü için artık dijital ticaret tanımının daha anlamlı olduğuna işaret eden Karaca, “Dijital dönüşümün kamu ve büyük işletmelerin yanı sıra KOBİ’lerde, toplumda ve bireylerde de olması büyük önem taşıyor. Bireylerin yeni teknolojileri kullanarak hayatlarını kolaylaştıracak gelişmelere adapte olması sektörün büyümesinde itici güç unsuru. İnternetin hayatımızın her alanında aktif rol almasının bir sonucu olarak daha hızlı, pratik ve farklı ödeme fırsatları sunan elektronik ticaret sektörü gün geçtikçe büyüyor. KOBİ’lerin teknolojik devrimi yakalayıp yeni iş modellerine uyum sağlayarak sundukları ürün ve hizmetlerle ekonomik büyümeye katkısı son derecede önemli. Her iki kesimin bu dinamikleri dijital ticaretin büyümesine katkı sağlıyor” yorumunu yaptı.

HER YIL YÜZDE 35 BÜYÜYOR Türkiye’de e-ticaret sektörü her yıl yüzde 35 büyürken, toplam perakendeden aldığı pay yüzde 4’lere çıktı. Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Emre Ekmekçi, perakende sektörünün yaptığı yatırımlar ve dijitalleşme sürecinin hız kazanmasıyla e-ticaretin perakendeden alacağı payın yüzde 5’lere çıkmasının hedeflendiğini söyledi. Ekmekçi, “Türkiye’de e-ticaretin yanı sıra e-ticareti destekleyen diğer alanlarda da ciddi büyüme ve gelişme var. Ancak toplam perakendeden aldığı payın gelişmiş ülkeler seviyesi olan yüzde 15’lere çıkarılması için daha gidilmesi gereken çok yol bulunuyor. Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi’ne (ETBİS) bağlı 13 bin firma bulunuyor. E-ticaret firmaları yanında artık her marka da kendi online satış kanalını kurmuş durumda. Biz ekosistemi tüm e-ticaret şirketleriyle büyüteceğimize inanıyoruz. Beklediğimiz asıl büyümenin perakendenin gerçek anlamda çok kanallı iş modeline geçiş yaptığında gerçekleşeceğini düşünüyoruz” dedi. Türkiye’de internetten en çok alınan ürünlerin başında ise uzun yıllardır olduğu gibi elektronik geliyor. Bunu moda, anne bebek kate-


ÜLKEMİZDEKİ ONLİNE ALIŞVERİŞ ALIŞKANLIKLARI l Özellikle online perakende alanında pek çok lider marka için tüketici ziyaretlerinin yüzde 70’ten fazlası mobil kanallar üzerinden gelirken, cironun da yüzde 60’tan fazlası yine mobil üzerinden geliyor... l Online alışveriş yapan tüketicilerde aynı gün teslimat ve ertesi gün teslimat gibi hizmetler günümüzde tüketiciler tarafında önemli bir beklenti haline geldi… l Önceki yıllarda elektronik ürün odaklı olarak gerçekleşen online alışverişler artık diğer kategorilere de yayılmaya başladı… l Dünya üzerinde sosyal medya kullanı-

gorileri takip ediyor. Mobil ticaretin sektördeki payının gelecek 5 yıl içinde çok daha fazla artacağı düşünülüyor. Ekmekçi, “Özellikle tekstil ve hazır giyim kategorilerinde mobil kullanımı çok yüksek. Kullanıcılar ürün satın almanın yanında, mağazanın nerede olduğuna ve ürünün o mağazada bulunup bulunmadığına da cep telefonları üzerinden bakıyorlar” diye anlattı.

TARİHİ REKOR KIRILDI

festivaliyle ilgili verileri burada duruma bir ışık tutuyor… Bu yıl 29 Kasım Cuma gününe denk gelen festivalde 4.7 milyar TL kartlı ödeme gerçekleşirken, internetten kartlı ödemeler ise 1.4 milyar TL ile rekor kırdı. Her yıl tüm dünyada kasım ayının dördüncü perşembe gününden sonraki cuma gününe denk gelen ve Türkiye’de “Süper Cuma”, “Şahane Cuma”, “Muhteşem Cuma”, ”Bereketli Cuma” ve “Efsane Cuma” gibi isimler de verilen Black Friday alışveriş festivalinde mağazalar birçok ürüne indirim uygulayarak müşterilerine fırsatlar sundu. Perakendeciler bu yıl indirim dönemini tüm haftaya yayarken, alışverişlerin indirimin en fazla olduğu cuma günü yapıldığı görüldü. BKM’nin açıkladığı verilere göre, 29 Kasım Cuma günü 4.7 milyar TL

l Türkiye’ye artan yabancı turist trafiği, havayolu ve konaklama şirketlerinin online trafik rakamlarını pozitif etkiledi. Trafiğe ek olarak yükselen kur etkisiyle tatil seyahat kategorisi hızlı büyüdü. l Dayanıklı tüketim ürünlerinde yaşanan talep düşmesine paralel olarak elektronik kategorisi geçmişe göre daha düşük performans gösterdi. l Türkiye’de geçen yıl toplam perakende sektörü düşük bir büyüme performansı sergilerken, sektör içerisinde e-ticaret kanalının hızlı büyümesi nedeniyle e-ticaretin payı hızlı bir şekilde artıp yüzde 5.3 seviyesine geldi.

kartlı ödeme gerçekleşti. Bu rakam 2018 yılının aynı gününe denk gelen cuma günüyle karşılaştırıldığında kartlı ödemelerde yüzde 36 artış görülürken, bu önemli artış Türkiye’nin nakitsiz toplum hedefine doğru hızla ilerlediğinin önemli bir göstergesi oldu. Her 3 TL kartlı ödemenin 1 TL’si internetten gerçekleşirken 29 Kasım Cuma günü 4.7 milyar TL kartlı ödeme yapılırken, bu tutarın 1.4 milyar TL’si internetten ödemelerle gerçekleşti. Yani her 3 TL değerinde kartlı ödemenin 1 TL’si internetten yapıldı. Geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında, bu yıl internetten kartlı ödemeler yüzde 44 oranında artış gösterirken, kartlı ödemeler içindeki internetten ödeme payı ise rekor kırarak yüzde 30 seviyesine ulaştı.

DOSYA

Diğer yandan online alışveriş ile hayatımıza giren dönemlerden en önemlisi ise ‘Kara Cuma’…Burada tüm dünyada ve Türkiye’de gerçekleşen satışlar devasa boyutlara ulaştı…. Bankalararası Kart Merkezi’nin dünyanın dört bir yanında heyecanla karşılanan alışveriş

mında önde gelen Instagram gibi platformların da gelişimi ile Türkiye’deki tüketicilerin özellikle sosyal medyadan daha çok ürün inceleme ve satın almaya yönelmesi gözlemlenen bir diğer değişim olarak öne çıkıyor… l Türkiye’de 2 bin 85 tüketicinin katılımıyla gerçekleştirilen bir çalışmaya göre, e-ticaret kullanıcıları en çok giyim, elektronik, yemek siparişi, seyahat/konaklama ve kitap kategorilerinde işlem gerçekleştiriyor… l Tüketici ürünlerinde görülen fiyat artışı ve kur etkisiyle bu yıl sepet büyüklükleri geçmiş yıllara göre daha fazla arttı.

İSMMMO YAŞAM l 29


RENKLİ YAŞAM

Hobiyle başladı masa tenisi takımına dönüştü Bekir Akyol, masa tenisiyle adından söz ettiren bir meslek mensubu. 10 yılı aşkın bir süredir SMMM olarak çalışıyor. Masa tenisi hobisini uluslararası turnuvalara taşımayı da başardı. Akyol, İSMMMO’ya masa tenisi takımı kurulmasına da ön ayak oldu. İSMMMO Masa Tenisi Takımı şu anda 5 kadın, 10 erkek olmak üzere toplamda 15 oyuncu ile ligde mücadele ediyor.

30 l İSMMMO YAŞAM

NİL DENİZ DEMİRCİLER Hobilerini çok farklı aşamalara taşıyan meslek mensupları var. Bunlardan biri Bekir Akyol. O, masa tenisi hobisini İSMMMO’da masa tenisi takımı kurulmasına kadar götürdü… İlkokul yıllarında tanıştığı satranç ve son 7 yıldır aktif şekilde oynadığı masa tenisi Akyol’un en büyük hobileri. Düzenli olarak satranç ve masa tenisi ulusal ve uluslararası turnuvalarına katılan Akyol, bunların yanı sıra sudoku çözmekten de keyif alıyor. Elinden geldiğince ailesiyle bol vakit geçirmeye çalıştığını anlatan Bekir Akyol ve ailesi için sinema tiyatro vazgeçilmezler arasında yerini alıyor. Akyol, “Farklı illerde gerçekleşen turnuvalara ailece katılıp turnuva yapılan yerleri gezmek de bizler için ekstra bir keyif kaynağı. Masa tenisinin en keyifli yanlarından biri de farklı yerlerde yapılan turnuvalara katılmak” diyor. Bekir Akyol’un masa tenisi ile tanışma hikayesi 2013 yılına gidiyor. Akyol, tanışma hikayesini şöyle anlatıyor: “Okuduğum bir makale çağımızın hastalığı Alzheimer’den bahsediyordu ve bu hastalıkla mücadele için beyin nöronlarının beslenmesi gerektiği yazıyordu.

Makalenin ilerleyen kısmında yapılan araştırmalar sonucu beyin nöronlarını çalıştıran en verimli olayın masa tenisi oynamak olduğundan bahsediliyordu. Kendime bir meşgale arayışı içindeydim ve masa tenisine başladım ve çok sevdim.”

GÜZEL TESADÜFLER…. Dört yıl önce Bursa’da bir uluslararası masa tenisi turnuvasına meslektaşı Dündar Dursun ile katılan Akyol, turnuvada tesadüfen iki meslek mensubu ile daha tanıştı. İyi seviyede oyuncu olan bu meslek mensuplarını görünce, “Neden bizim bir takımımız olmasın? Neden kuruluşlar liginde İSMMMO adına yarışmayalım?” diyerek İSMMMO Masa Tenisi Takımı’nın ilk tohumlarını atmış. Bekir Akyol, Dündar Dursun, Yılmaz Kaymakçıoğlu ve Ali Murat Sadıklar’dan oluşan takım kuruldu. Takıma ayrıca İstanbul il masa tenisi hakemi olan meslektaşımız Mete Akyol da teknik anlamda destek oldu. Takımın resmileşmesi için İSMMMO Yönetim Kurulu’nun onayının alınması ise kendi çekinceleri nedeniyle iki yıl gecikmeli olmuş… Akyol, “Nasıl karşılarlar? İlgilenirler mi? gibi tereddütlerimiz vardı ve işin aslı çok umutlu değildik. İki yıl önce Ümraniye temsilcimiz Gülser Ertekin’e bir sohbet


esnasında takım hayalimden bahsedince Gülser Hanım odamızın bu tarz şeylere soğuk bakmayacağını, muhakkak gidip görüşmemi söyledi” diyerek takım kurma sürecinin başlangıcını anlatıyor. Bekir Akyol, aldığı bu cesaretle İSMMMO Genel İdare Müdürü Demet Sezmiş’i ziyaret edip takım kurma fikrinden bahsetmiş. Demet Hanım’ın bu fikre çok sıcak bakması ve Genel Sekreter Orhan Sarıgene Bey’den randevu alıp konuyu onunla da görüşmesini sağlar. Orhan Bey ve İSMMMO yönetimi projeye destek olur.

YOĞUN TALEP GELDİ

NEDEN MASA TENİSİ? Bekir Akyol’un masa tenisine ilgi duymalarının en büyük nedeni masa tenisinin son derece sağlıklı bir spor olması olarak gösteriliyor. Bu sporun beyin nöronlarını çoğalttığına dair birçok bilimsel makale bulunurken bunların yanı sıra sakatlık riski diğer birçok spora göre oldukça az. Oyuncuların birbirlerine sıfır temas ile oynadıkları bu sporda iki gram ağırlığındaki topun da fiziksel olarak zarar verme riski bulunmuyor. 7’den 70’e kadar her şey grubuna itap ediyor. Masa tenisi son derece teknik bir spor. 70 yaşındaki bir oyuncu 20’li yaşlardaki gençlerle kafa kafaya oynayabil-

MESLEĞİMİZ ÇOK YOĞUNLAŞTI 10 yıldan fazla bir süredir SMMM olarak çalışan Bekir Akyol, mesleği de değerlendiriyor. O, mesleğin her geçen gün daha da zorlaştığını, sorumlulukların arttığını vurguluyor. Akyol şöyle devam ediyor: “Meslekteki yoğun gelişme ve değişimlere ayak uydurmak için sürekli bir yenilenme ve eğitim içerisindeyiz. Bizler kadar kendini yenileyen ve geliştiren başka bir meslek var mıdır bilemiyorum? Mesleğimizdeki bu değişimlere ayak uydurmamız sürecinde en büyük destekçimiz ve güven kaynağımız odamız İSMMMO. Odamızın eğitimleri ücretsiz ve sayı olarak çok fazla bu eğitimler sayesinde değişime ayak uydurabiliyoruz”. mekte hatta galibiyetler alabilmekte…..Masa tenisinde topun hızı kadar topun kendi etrafındaki dönme hızı da çok önemli; buna spin (falso) deniyor. Masa tenisini, kort tenisinden ayıran en belirgin özellik de bu oluyor. Topa çok hız vermeden topun kendi etrafındaki dönüş hızı ve dönüş açısı ile çok etkili vuruşlar yapılabiliyor. Masa tenisinin en belirgin ayırımlarından biri de rakibe saygıdır. Fileden ya da köşelerden şans eseri alınan sayılardan sonra sayı alan oyuncu bu duruma sevinmez ve rakibinden özür diler. Masa tenisi oynayan insanlar çok sosyal oluyorlar, kalabalık önünde tek başına yarışmak insana ekstra bir özgüven ve sosyalleşme kazandırıyor. Akyol, masa tenisini herkese öneriyor.

RENKLİ YAŞAM

“Takımın hazır olduğunu, isimleri hemen federasyona vererek lige katılabileceğimizi söyledim ancak genel sekreterimiz takımın yarışma sonucu seçilmesini istedi” diyen Akyol, yaşanan süreci şöyle aktarıyor: “Bir turnuva yapalım ve dereceye girenler takımda yer alsın dendi ve İSMMMO 1. Masa Tenisi Turnuvasını Fenerbahçe Masa Tenisi Derneği’nde gerçekleştirdik. İlana çıkarken başvuruyu 64 kişi ile sınırlı tuttuk, 1 ay önceden ilana çıktık. 20 kişi bile başvurmaz derken başvurunun üstünden 2 gün bile geçmeden 80 üzeri başvuru ile kayıt doldu ve kapandı, o anda meslektaşların bu olayı sahiplendiğini görmek beni fazlasıyla mutlu etti. Bizler bir takım ile ligde yer almayı düşünürken gelen yoğun talep üzerine iki erkek, bir de kadın takımı oluşturmak durumunda kaldık. Kadın takım ve ikinci erkek takım onayı için başkanımız Yücel Akdemir’e fazla talepten dolayı bir kadın iki erkek toplam üç takımla mücadele etmek istediğimizi söylediğim zaman başkanımız ‘meslektaşlarımızın menfaatine olan her türlü faaliyetin destekçisiyiz’ sözüyle İSMMMO Erkek A, Erkek B ve Kadın takımlarımız kuruldu. Şu anda 5 kadın, 10 erkek olmak üzere toplamda 15 oyuncu ile ligde mücadele ediyoruz.” 2019 yılı Ekim ayında 3. İSMMMO Masa Tenisi Turnuvası’na bir günde 80

başvuru olurken başvurular o gün kapatılmış. Sonrasında da yoğun talep alınmış. Erkek takımı ilk yılında 1. ligi, 5. sırada tamamlayarak ligde kalmaya hak kazandı. Akyol, kuruluşlar liginde her takımın bir misafir oyuncu oynatma hakkı olduğunu ve rakiplerinin bu haklarını üst seviye oyuncular ile kullanırken liglerde misafir kullanmayan tek takımın İSMMMO takımı olduğunu da vurguluyor. Eylül 2019’da, Amasra’da gerçekleşen 38 takımın katıldığı dostluk ligini İSMMMO A takımı 4’üncü olarak tamamlayıp turnuvadan kupa ile ayrıldı. Marmara Games 2019 spor oyunları 10 farklı kategoride gerçekleştirilirken en yoğun başvuru masa tenisi branşında oldu ve yoğun katılımlı turnuvada finali İSMMMO Erkek A takım oyuncuları Bekir Akyol ile Yılmaz Kaymakçıoğlu oynadı. Final maçını 3-1 kazanan İSMMMO Masa Tenisi kaptanı Bekir Akyol turnuva şampiyonu oldu. 21 Aralık 2019’da gerçekleştirilen İstanbul Veteranlar Turnuvası’nda kadın takımından Ebru Banu Erdoğan, İstanbul 4’üncüsü oldu. Bunlar dışında takım oyuncuları birçok ferdi turnuvada ferdi olarak çok sayıda başarıya imza attılar.

İSMMMO YAŞAM l 31


YAŞAM’IN PORTRESİ

Erdal Özyağcılar, tiyatronun yanı sıra pek çok sinema ve televizyon filmine rol almış usta bir oyuncu. Onu her hafta TRT 1 ekranlarında Şampiyon dizisinde izliyoruz. Özyağcılar, son olarak yönetmenliğini Mahsun Kırmızıgül’ün yaptığı ‘Mucize 2: Aşk’ filminde Sinemacı Bahattin rolünde karşımıza çıktı. Usta oyuncu Özyağcılar, insana ait bir şey anlatan filmlerde oynamayı seçtiğini belirterek, “Benim için ilk başta bu önemli. Dramı olması hatta komedinin bile bir dramı olması lazım. Gerçeklik önemli. Senaryoda sahicilik olursa ister drama olsun ister komedi olsun benim ilgimi çekiyor” diyor.

‘Senaryosunda sahicilik olan yapımlarda oynarım’ BANU BOZDEMİR Erdal Özyağcılar... Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu. Şehir tiyatroları sanatçısı olarak çalıştı ve bu kurumdan emekli oldu. Tiyatronun yanı sıra pek çok sinema ve televizyon filminde rol aldı ve seslendirme çalışmaları yaptı. TRT 1’de ekrana gelen Şampiyon dizisiyle her hafta sevenleriyle buluşuyor. Ayrıca son olarak onu 2014 yapımı Mucize filminin devamı olan ve yapım yönetmenliğini Mahsun Kırmızıgül’ün yap-

32 l İSMMMO YAŞAM

tığı ‘Mucize 2: Aşk’ filminde Sinemacı Bahattin rolünde izledik. Usta oyuncu Erdal Özyağcılar, izleyiciye geçen enerjisinin sırrını “Hayatıma çok dikkat ederim. İyi bir insan olmaya çalışıyorum. Güzel bir ailem var, huzur çok önemli” şeklinde açıklıyor. Özyağcılar, kendisiyle ve oynadığı yeni filmle ilgili sorularımızı yanıtladı.

ROLÜMÜ ÇOK SEVDİM ‘Mucize 2’ filminde neden olmak istediniz?

Birincisi Mahsun (Kırmızıgül) beni daha önce de bir film için istemişti ama zamanlama uymamıştı. Bu kez Mucize 2 için teklif gelince kabul ettim. Daha sonra Mahsun’la bir araya geldik, hikayeyi anlattı. Bir yapımcı- yönetmenin bir hikayeyi bu kadar yüreğinden ve dolu dolu anlatması ilgimi çok çekti. Görüşmemizden 1 buçuk ay sonra senaryo ulaştı bana. Biraz üzerinde konuştuk. Önerilerimi söyledim. Sanki ikinci film havasında değil de daha özgün bir senaryo ortaya çıktı. Tam anlamıyla saf bir


sevgi hikayesi oldu. Canlandırdığınız karakterden biraz bahseder misiniz? Sinemacı Bahattin adında bir karakteri oynuyorum. İnsanlarla arası iyi olan, iyi davranan biri. Rolümü çok sevdim. Aziz’in sevgisinden sonra ikinci bir farklı sevgi benim hikayem. Adara adında Yunanlı bir kıza aşık olmuşum, mübadelede gitmiş, babası da vermemiş zaten, hayatımı onun üzerine kilitlemişim, yıllar geçse de Adara’yı hala bekliyorum.

Mahsun Kırmızıgül’ün daha önce yönetmenliğini üstlendiği filmleri izlediniz mi? Rejisini nasıl buldunuz? Evet izledim. Mahsun, yaratıcı tarafı olan başarılı bir yönetmen. Bir defa hikayeye çok hakim. Yazdığı hikayeyi beyninde, yüreğinde resimlemiş, bütün karakterlerin duygularını kalbinde hissetmiş bir rejisör. Ne yaptığını biliyor. Bize rolümüzü anlatırken bile bir bütünlük içerisinde anlattı. Bu çok önemlidir. Mahsun’la çalışmaktan çok keyif aldım.

Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Erdal Özyağcılar, 1948 yılında Bursa İznik’te dünyaya gelmiştir. Uzun yıllar İstanbul Şehir Tiyatrolarında sahnelenen çok sayıda oyunda rol alan Erdal Özyağcılar bu kurumdan emekli olmuştur. Tiyatronun yanı sıra pek çok sinema ve televizyon filminde rol alan ve seslendirme çalışmaları yapan Erdal Özyağcılar, Bizimkiler ve Elveda Rumeli dizileri ile geniş kitlelerce tanınmış ve sevilmiştir. 1966 yılında rol aldığı Ölüm Tarlası filmiyle sinema dünyasıyla tanışmış ve ilk oyunculuk deneyimini yaşamıştır. Kendisi gibi tiyatro sanatçısı olan Güzin Özyağcılar ile 1972 yılında evlenen oyuncunun bu evlilikten Emrah ve Zeynep adında iki çocuğu vardır. Şimdilerde TRT 1 ekranlarında yayınlanmakta olan Şampiyon dizisinde Yaman karakterine hayat veriyor.

YA Ş A M ’ I N   P O RT R E S İ

ÇOK BAŞARILI BİR YÖNETMEN

ŞEHİR TİYATROLARINDAN EMEKLİ

İSMMMO YAŞAM l 33


YAŞAM’IN PORTRESİ

DİZİDE BOKS ANTRENÖRÜ ROLÜNDE TRT 1 ekranlarının sevilen dizisi Şampiyon, BSK Yapım imzalı. İlk bölümü 12 Eylül 2019 tarihinde yayınlandı. Yönetmenliğini Ketche ve Devrim Yalçın’ın birlikte üstlendiği, senaryosunu Alphan Dikmen ve Başak Angigün’ün birlikte kaleme aldıkları dram ve aksiyon türündeki Türk yapımı televizyon dizisi. Başrolünde Tolgahan Sayışman’ın oynadığı dizi kısa sürede büyük beğeni kazandı. Şampiyon dizisinin konusu ise şöyle. Artvin, büyük ve önemli bir boks müsabakasına ev sahipliği yapmaktadır. Bir yanda Kafkas lakaplı genç ve yetenekli boksör Fırat Bölükbaşı, diğer yandaysa Türkiye’nin en sevilen şampiyon boksörü Necdet Suphi Özer vardır. Fırat, az sonra çıkacağı maçın yanı sıra farklı bir heyecan daha yaşamaktadır. Karısı Eylül hamiledir ve çift, doktorların çok riskli olarak gördüğü doğum için gün saymaktadır. Fırat maça çıktığı gece, hayalini kurduğu şampiyonluğu kazanacak fakat karşılığında büyük bir bedel ödeyecektir. Karısını doğumdan hemen sonra kaybeder

34 l İSMMMO YAŞAM

ve Eylül ölmeden önce boksu bırakmasını, kendisine yıllarca yaşattığı kaygıyı oğullarına yaşatmamasını vasiyet eder. Birkaç saat önce şampiyonluk kemerini kazanan boksörden geriye sadece bir baba kalacaktır. Kendini, karısı Eylül gibi ailesel Akdeniz ateşi hastası olan oğluna adamış bir baba. Fakat oğlu Güneş’in hastalığı beklediğinden daha kötü seyreder yıllar içerisinde. Baba oğul tedavi için soluğu İstanbul’da alırlar. Ansızın ve hiçbir hazırlıkları, yeterli imkanları olmaksızın. Gelir gelmez de hastalığın yanı sıra hayatla ve yabancısı oldukları bu mega kentle mücadeleye girişirler. Ne var ki Fırat tıpkı ringde olduğu gibi babalıkta da oldukça hünerlidir… Şampiyon dizisinde Yaman Günaltay karakterini Erdal Özyağcılar canlandırıyor. Yaman Günaltay, boks camiasında kendisini kanıtlamış birisidir. Gençlik yıllarında çok maça çıkmış profesyonel bir boksör emeklisidir. Yaman Günaltay yaşının ilerlemesinin ardından boks antrenörlüğüne başlamıştır...

Sizin projeleri kabul etmenizdeki kriterleriniz neler? Hikaye ne diyor? Benim için ilk başta bu çok önemli. İnsana ait bir şey anlatması gerekir. Dramı olması hatta komedinin bile bir dramı olması lazım. Gerçeklik önemli. Senaryoda sahicilik olursa ister drama olsun ister komedi olsun benim ilgimi çekiyor. Ondan sonraki aşamada ise rolümle “Ben ne diyebilirim”, “Bütüne ne kadar katkıda bulunuyorum”, “Canlandıracağım karakterle bir şeyler söylüyor muyum”, “İzleyici ben oynarken benim karakterle birlikte yaşıyorlar mı?” bunlar benim için çok önemlidir. Oyuncu olmak isteyen genç arkadaşlara neler söylemek istersiniz? Yıldız Kenter Hoca şöyle derdi: Bu işin çok zor olduğunu, çok acılar çekeceğinizi, parasız ve umutsuz kalacağınızı, çok üzüleceğinizi, çok sevineceğinizi, düşünemeyeceğiniz kadar duygu hallerine gireceğinizi bilin. Buna katlanabilirseniz oyuncu olun.

HER YERDE İZLEYİCİYİ YAKALAR Sinemaseverler Mucize 2’de ne bulacak? İzlemeye gelmiş kişiye saygı duyulmuş, 7 bin figüranla, 60’lar dünyasında prodüksiyonu ve çekimiyle, atmosferiyle bir film çekildi. Dünyanın her yerinde oynayacak bir film ortaya çıktı. Bir defa bu çok önemli. Kullanılan kameraların dünya üzerinde 17’inci filmi. İkincisi, çok değişik bir hikaye. Başta Mert (Turak) olmak üzere bütün oyuncuların çok başarılı oyuncu performansını görecek sinemaseverler. Bunlar bütünleştiği zaman o salondan “İyi ki bu filme gelmişim” diyecekler… Son olarak sevenlerinize neler söylemek istersiniz? Beni sevmeye devam etsinler. (Gülüyor)


‘GÜZEL BİR AİLEM VAR’

Mucize 2: Aşk filmi, 6 Aralık 2019’da vizyona girdi. Oyuncuları Mert Turak, Fikret Kuşkan, Biran Damla Yılmaz, Erdal Özyağcılar, Şenay Gürler, Sinan Çalışkanoğlu, Melis Sezen. Engelli bir adam olan Aziz ile görücü usulü evlendiği karısı Mızgin, köyde yaşadıkları sorunlardan iyice bıkar. Kendilerine yeni bir hayat kurmak isteyen çift, batıda bir kasabaya gider. Ancak gittikleri kasabada da türlü sorunlarla karşılaşırlar. Çift ne olursa olsun insanların önyargılarını aşıp, hayata tutunmak için çabalar. Mızgin’e aşık olan Aziz, karısı için engellerinden kurtulmaya karar verir bu uğurda zorlu bir mücadeleye girişir. Aziz, Mahir öğretmen ve sinemacı Bahattin’in de desteği ile eşi için birçok mucizeyi gerçekleştirir. 2014 yapımı ‘Mucize’ filminin devam halkası olan yapımın, yönetmenliğini ve senaristliğini bir kez daha Mahsun Kırmızıgül üstleniyor.

YAŞAM’IN PORTRESİ

ENGELLİ BİR ADAMLA KARISININ MÜCADELESİNİ KONU ALIYOR

Yer aldığınız projelerde rol aldığınız karakterlerin enerjisi yüksek oluyor. Motivasyonunuzu sağlamak için neler yapıyorsunuz diye sorduğumuz oyuncu yaşamına çok dikkat ettiğini belirtiyor: “Zamanımı abuk sabuk yerlerde geçirmiyorum. Kendimi bildim bile 8 ya da 9 saat uyku uyumadan hayata başlamıyorum. Sigara içmiyorum. Perhiz yaparım. Güzel bir ailem var. Huzur çok önemli. Yeri geldiği zaman özür dilemesini de bilirim. İyi bir insan olmaya çalışıyorum. İyi olmak çok önemli, sen iyi bir insansan sağlık ve huzur da peşinden geliyor.”

İSMMMO YAŞAM l 35


Mesai esniyor!

KARİYER

Trafik düşüncesi, işe yetişme çabası olmadan, kahvaltıları kaçırmadan tüm işlerinizi evden organize ettiğinizi düşünün… Yapılan araştırmalar 2030 yılına kadar kurumsal şirketlerin 3’te 1’inin esnek çalışma modeline geçeceğini gösteriyor. Pek çok sektörde patronlar artık olağan bir çalışma gününün nasıl olması gerektiğini dikte etmekten vazgeçiyor…

UMUT EFE Çalışma hayatına giriş yapan Z kuşağının uzun çalışma saatlerine karşı mesafesi, dijitalleşme ile birleşince esnek çalışma modeli iş dünyasının yükselen trendi olarak dalga dalga yayılıyor. Kahve zincirlerinin adeta

36 l İSMMMO YAŞAM

birer ofise dönüştüğü, internet altyapısının tüm şehirlerde kesintisiz olarak sunulduğu ve cep telefonlarının tüm mesafeleri sıfırladğı günümüzde, şirketler çalışan ve ofis maliyetlerini esnek çalışma modeli ile önemli ölçüde düşürürken, mesailer bu yepyeni modelle farklı şekillerde esniyor… Emlak şirketi

JLL’nin raporuna göre, kurumsal yapıların neredeyse üçte biri 2030 yılında esnek çalışma yerlerine dönüşecek ve bunun sadece faaliyet maliyetleri açısından değil bir sonraki nesilden yetenekli insanları firmaya çekmek ve elde tutmak açısından da sonuçları olacak… Esnek çalışmanın yükselişi sadece kârlılık üzerinde


değil, şirketlerin yetenekli bireyleri cezbetme ve elde tutma kapasiteleri üzerinde de etkili oluyor.

4 GÜN ÇALIŞMA DAHA EFEKTİF Esnek çalışma modelleri çalışanların mesai saatleri baz alınarak hazırlanan bir sisteme işaret ediyor… Esnek çalışma saatlerine sahip olan şirketlerin mesailerine başlama ve mesailerini sonlandırma saatleri diğer şirketlere göre farklılık gösteriyor… Serbest çalışma saatlerini uygulayan şirketlerin bazıları ‘compressed week’ dedikleri sistemle devam ederken, bazıları da mesai saatlerinin başlama ve sonlanma saatlerini 1 saat ileri ya da geri alarak (istihdam edilen kişinin toplam mesai saatini tamamlama şartıyla) devam ediyor… Bu imkanlar şirketleri esnek çalışmaya geçiş sürecinde cezbediyor. Yapılan araştırmalar haftanın 1 günü evden çalışma hakkı veren şirketlerde çalışanların 1 gün ev ofis çalışarak kendilerini daha iyi ve daha konsantre hissettiklerini gösteriyor. Bu sisteme dahil olan çalışanlar da diğer 4 çalışma gününü daha verimli bir şekilde geçirdiklerini onaylıyor… Çalışanların değişen bu iş kültürü, şirketleri de bu değişime ayak uydurmaya zorluyor… Sürekli yenilenen teknoloji, startup ve franchise kültüründeki büyük ilerleme iş birliğine dayanan yüksek devinimli iş uygulamaları ile maliyetleri kontrol altında tutma konusundaki istek pek çok işletmenin çalışma yöntemlerinin değişmesine yol açıyor.

BU ŞİRKETLERE YÖNELİYORLAR

ORTALAMA ÇALIŞMA 45 SAAT Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) üyesi ülkeleri arasında yer alan Türkiye’de, haftalık mesai saatleri en az 40-45 saat olmasına karşın ortalama çalışma süresi bunun üzerine çıkıyor... İşte bu yüzden birçok şirket çalışanlarının bu gruba dahil olmamasını istediğinden, daha kısa sürede daha fazla verimli ve aktif çalışmalarını öngörerek esnek çalışma saatine sahip çalışma modelini uygulamaya başladı. Bu modelde esnek işyerinin bir işletmeye sağladığı en büyük faydalardan biri maliyetle ilgili. Şirketlerin ne kadarlık alanı ne kadar süre için kiralayacaklarını belirleyebilmeleri, daha önce geleneksel emlak kiralama anlaşmalarıyla mümkün olmayan bir özgürlük düzeyi sağlıyor... Yapılan çalışmalar esnek bir işyerinin ortalama kiralama maliyetinin geleneksel alanın maliyetinin yarısından fazla olduğunu gösteriyor.

İSTEDİĞİN ZAMAN DİLİMİNİ SEÇ Esnek çalışma modellerinde farklı sistemler mevcut... Esnek çalışma zamanları, evden çalışma (home-office), daha kısa süren haftalar içerisinde daha uzun çalışılan günler (compressed workweeks: shorter weeks, longer days) gibi. Bu sistemlerde yasalar tarafından belirlenen toplam mesai saatinizi tamamladığınız sürece sabah 08:00, akşam 17.30 ya da 09.00-18.00 gibi işe gelebilir ve işten çıkabilirsiniz. İstanbul gibi sabah-akşam her daim trafik yoğunluğuna sahip şehirlerde bu sık sık tercih edilen bir model. Bu esnek çalışma saatleri ile çalışanın verimliliğinden daha fazla yararlanılmaya çalışılıyor…Bu sistemlerle çalışan istediği zaman diliminde çalışıyor ve sabah özel rutinini tamamladıktan sonra işe geliyor ya da geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalmadan kendi özel hayatından ödün vermiyor. Dolayısıyla işte verimli, özel hayatında da aktif bir birey olarak mutluluğa diğer çalışanlardan daha yakın oluyor. Part time çalışma saati, haftanın yaklaşık 40 saatini (en fazla 45) çalışmaya ayıramayacak fakat aynı zamanda çalışmaya devam etmek isteyenler için çok önemli bir esnek çalışma modelidir.

KARİYER

Yeni iş modelini yorumlayan JLL’nin EMEA Kurumsal Araştırma Biriminin Başkanı Tom Carroll, iş alanının yetenekli bireyleri cezbetmek için de büyük bir faktör olduğuna dikkat çekiyor. Esnek ofis alanlarının belirli yetenekteki insanları özellikle de genç insanları cezbettiğini kaydeden Carroll, “Bu

insanlar ofis ortamının bir yandan daha az geleneksel olmasını, diğer yandan da dijital ve ürün inovasyonu anlamındaki ihtiyaçları karşılamasını istiyor” yorumunu yapıyor. Bu anlayışı destekleyen bir başka rapor ise 80 ülkede 15.000’den fazla iş insanının fikrini bir araya getiren IWG Global işyeri araştırmasından geldi. Grup çatısı altında Regus’u da bulunduran IWG’nin araştırmasına göre bir çalışan, iki işverenden teklifler aldığında yüzde 80 gibi yüksek bir oranda, esnek çalışma imkanı sunmayanı reddediyor. Raporu yorumlayan IWG’nin Kurucusu ve İcra Kurulu Başkanı Mark Dixon, “Dünya genelindeki işletmelerin yüzde 62’sinde esnek işyeri politikası uygulanması hiç de şaşırtıcı değil. Pek çok sektörde patronlar artık olağan bir çalışma gününün nasıl olması gerektiğini dikte etmiyor… ‘Esnek nesil’ olarak bilinen bu kesim artık dediğini yaptırıyor” değerlendirmesini yapıyor.

İSMMMO YAŞAM l 37


Çok yemek, hiç yememek ya da yediklerini çıkarmak… Günümüzde genci yaşlısı birçok bireyin ortak sorunu yeme bozukluğu… Yeme bozukluklarının yüzde 90’ından fazlası 25 yaş altı kişiler ile genç kızlarda görülüyor. Günümüzde her 100 ergenden 5’inin bu sorunla karşı karşıya olduğu da vurgulanıyor...

Çağın sorunu yeme bozukluğu SAĞLIK

NİL DENİZ DEMİRCİLER Çok zarif bir kız olan Derya, manken fiziğine sahip olmasına karşın her daim kilolarından şikayet ediyordu. Ne giyse yakışmadığını düşünen genç kız, bedeninin giderek kalınlaşmasından endişelenirken sık sık diyet programları uyguluyor, kimi zaman çok yemek yerken kimi zaman da kendini aç bırakıyordu. Arkadaşları ve ailesi onun bu halinden ve sağlığını yitirme eğiliminden endişeleniyorlardı... Son yıllarda giderek artan obezite kadar aşırı zayıf kalma takıntısı da yeme bozukluklarına neden olabiliyor. Anoreksiya Nervoza,

38 l İSMMMO YAŞAM

Bulumiya Nervoza ve Tıkınırcasına Yemek Yeme Sendromu ile Ortoreksiya Nervoza yeme bozuklukları sıklıkla ergenlerde ve genç yetişkinlerde ortaya çıkıyor. Uluslararası Beslenme ve Sağlık İletişimi Programı’nda Anoreksiya Nervoza, Bulumiya Nervoza ve Tıkınırcasına Yemek Yeme Sendromu ile Ortoreksiya Nervoza yeme bozukluklarına ilişkin bilimsel bilgiler paylaşıldı. Açıklamada verilen bilgilere göre, yeme bozuklukları sıklıkla ergenlerde ve genç yetişkinlerde görülse de çocukluk döneminde ve 40 yaş sonrasında da bu problemle karşılaşılabiliyor. Beden algısı bozulmuş

olan anoreksiya nervoza hastaları, çok zayıf olmalarına karşın kendilerini çok kilolu olarak algılar ve daha fazla ağırlık kaybı için çabalar. Kan değerlerinin ve vücut su-tuz dengesinin bozulması, kalp atım sayısında azalma, cinsiyet hormonlarında dengesizlik gibi ciddi sorunlara neden oluyor. Bulumiya nervoza hastaları kontrollerini kaybederek aşırı miktarda yemek tükettikten sonra kendilerini kusturma, müshil kullanma, aşırı spor yapma veya hiç yememe gibi aşırıya kaçan arınma davranışları sergiler. Çoğunlukla normal ağırlıkta veya hafif şişman olan hastalar, iğrenme ve utanma nedeniyle bu arınma davranışlarını gizli bir biçimde


gerçekleştirir. Tıkınırcasına yemek yeme sendromunda kişi, kontrolünü kaybederek normal bir bireyin yiyebileceğinden çok daha fazlasını tüketir. Ancak bulumiya hastalarındaki arındırıcı davranışları sergilemezler. Aşırı yemenin yol açtığı utanç, suçluluk gibi duygularla aynı davranışı tekrar tekrar sergileme eğimine sahiptirler. Biyolojik yönden saf, herbisit, pestisit veya yapay maddeler içermeyen besinlerin tüketilmesine karşı patolojik bir saplantı olan ortoreksiya nervozada kişi, diyetinin sağlıklı olması konusunu hayatının merkezine yerleştirdiği için bunu sağlayamadığında ciddi derecede suçluluk duyabilir ve hatta kendinden nefret edebilir.

YEME BOZUKLUĞU NEDİR? Yeme bozukluğu kişinin ihtiyacından daha fazla ya da daha az yemesi ya da yediklerini çıkarması olarak tanımlanabilir... Psikolog Simay Arslan, yeme bozukluklarının yüzde 90’dan fazlasının 25 yaş altı kişilerde görüldüğünü ve genç kızlarda daha sık rastlandığını söylüyor. Günümüzde her 100 ergenden 5’inin bu sorunla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Arslan, yeme bozukluklarının anksiyete bozukluğu, depresyon ve hayati risklere yol açtığını vurguluyor.

DEPRESYON

ANKSİYETE BOZUKLUĞU Yapılan araştırmalar yetersiz beslenmenin bir kişinin kişiliğini bozabilecek etkiye sahip olduğunu gösteriyor. Anksiyete bozukluğu altta yatan tıbbi sorunlardan kaynaklanabiliyor. Anksiyete bozukluğu yaşayan kişi duygularını kontrol etmekte daha güçsüz olduğundan yeme atakları ile baş etmesi güçleşiyor. Ergenlik döneminde şişman olmaktan aşırı düzeyde kaygı duyma ve beden algısındaki bozulmalarla birlikte seyreden kilo kaybı, yeme bozukluğunun ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. Yeme bozukluğu olan gençler kaygılı olduklarında aşırı yiyerek kaygılarını azaltmaya çalışıyor ancak yedikten sonra pişmanlık hissediyor. Yeme eylemi sonucu hissedilen pişmanlık, huzursuzluk duygusu ve estetik imaj kaygısı büyüyerek konsantrasyon bozukluğu, kötü bir şey olacakmış gibi hissetme, uyku problemleri, kaygıyı kontrol edememe durumu ve çeşitli fiziksel belirtilere neden oluyor.

HAYATİ RİSK! Yeme bozuklukları hayati riske de yol açabiliyor! Hayati risk noktasına gelmeden önce tedaviye başlanmalı... Ebeveynler mutlaka ergenlik dönemindeki çocuklarının davranışlarını, yeme tutumlarını takip etmeli ve eğer bir farklılık gözlemliyorlarsa psikolojik bir rahatsızlığa dönüşmeden uygun yardımı almaları sağlanmalı. Yeme bozuklukları vücuttaki pek çok organı ve bu organların işleyişini olumsuz bir şekilde etkiliyor. Bu nedenle tıbbi sorunlar ortaya çıkıyor; sindirim, kalp damar sisteminde bozukluklar, adet düzensizlikleri, kansızlık, kemik erimesi, diş çürükleri gibi rahatsızlıklar oluşuyor.

SIK RASTLANAN BOZUKLUKLAR • ANOREKSİYA NERVOZA: Kişi kendini aç bırakıp kilo veriyor ama aşırı kilo kaybetmesine karşın kendini hala kilolu olarak görüp açlığı reddediyor. • BULİMİYA NERVOZA: Kişi için yemek yeme hayatın merkezi haline geliyor. Aşırı yeme eylemi sonrasında pişmanlık duyup, kusma, ilaç kullanma, kendini aç bırakma görülüyor. Bu kişiler genelde normal kiloda oluyor. • TIKANIRCASINA YEME BOZUKLUĞU: Haftada en az bir kez, üç aylık bir zaman dilimi içinde devam ediyor ve kişiyi kontrolden çıkararak, kısa zamanda aşırı yeme tutumu göstermesini sağlıyor. Kilodaki bu dengesiz artış ya da kayıplar kişinin sağlığı üzerinde ciddi tehlikelere zemin hazırlıyor.

SAĞLIK

Yeme bozuklukları ile birlikte en sık görülen psikiyatrik rahatsızlık depresyon oluyor. Bazen depresyonda olan gençlerde yeme bozukluklarına rastlanıyor, bazen de yeme bozukluğu depresyona yol açabiliyor. Kişinin kendini üzgün, yorgun, umutsuz, kararsız hissetmesi, az ya da çok uyuma, daha önce zevk aldığı aktivitelerden keyif alamama durumu, konsantrasyon bozukluğu gibi birçok belirtileri olan depresyon kısa ya da uzun süreli olabiliyor. Ergenlik döneminde yaşanan depresyonun kişinin gelişimi üzerinde negatif etkiye sahip olduğu unutulmaması gereken önemli

bir konu. Ayrıca depresyon tedavi edilmeden yeme bozukluğunun tedavisi zor oluyor. Öyle ki depresyon metabolizma hızını yavaşlatıp, diyet yapmayı daha güç kılıyor.

İSMMMO YAŞAM l 39


ZORBALIK TÜRLERİ • Fiziksel zorbalık • Sözel zorbalık • Duygusal zorbalık • Cinsel zorbalık • Siber zorbalık

EĞİTİM

Çocuklarda akran zorbalığı Zorbalık hangi yaşta olursa olsun can acıtıyor... Çünkü kendini güçlü kabul eden zorba, kendisine karşı koyamayacak bireye karşı tekrarlayan psikolojik, sözel, sosyal veya acı verebilecek nitelikte fiziksel saldırılarda bulunabiliyor. Çocuklar birbirine zorbalık yapar mı? Ne yazık ki evet... Peki akran zorbalığına karşı ne yapılmalı?...

40 l İSMMMO YAŞAM

NİL DENİZ DEMİRCİLER Anaokuluna heyecanla başlayan Çağla, okulun ikinci haftasından itibaren okula gitmeye direnir hale gelmişti. Bunu gece uykusundan ağlayarak uyanmalar, altını ıslatmalar takip edince anne ve babası endişelenmeye başlamış ve bunların sebebini araştırmaya başlamışlardı... Birçok anne babanın ortak sorunu olan akran zorbalığı ile karşı karşıya olduğunu anlayan aile için zorlu bir süreç başlamıştı... Anasınıfından üniversiteye kadar birçok alanda karşımıza çıkmakta olan zorbalık, okullarda sıklıkla yaşanan ve anlamlı sorun teşkil eden bir şiddet türü olarak biliniyor. Kendini güçlü kabul eden zorba, kendisine karşı koyamayacak bireye karşı tekrarlayan psikolojik, sözel,

sosyal ve/veya acı verebilecek nitelikte fiziksel saldırılarda bulunur. Akıllara ‘Çocuklar birbirine zorbalık yapar mı?’ sorusu geliyor... Uzman Klinik Psikolog Dilek Açıkgöz, her ne kadar çocuklara yakıştıramasak da yaşları küçük olan, kreş ve anaokulu öğrencilerinin bile birbirine zorbalık ve bezdirme davranışlarında bulunabildiğini söylüyor. Dilek Açıkgöz, “Küçük çocukları okul, park, okul servisi ve oyun alanı gibi yerlerde gözlemlediğinizde bunu açıkça görebilirsiniz” diyor.

ZORBALIK NEDİR? Anasınıfından üniversiteye kadar birçok alanda rastlanan zorbalık, okullarda sıklıkla yaşanan ve anlamlı sorun teşkil eden bir şiddet türü olarak karşımıza çıkıyor. Kendini güçlü kabul


eden zorba, kendine karşı koyamayacak bireye karşı tekrarlayan psikolojik, sözel, sosyal veya acı verebilecek nitelikte fiziksel saldırılarda bulunabiliyor. Bir saldırıyı zorbalık olarak tanımlayabilmemiz için ise, kasıtlı olarak zarar verme amacıyla saldırgan davranışlarda bulunulması ve bu eylemlerin sadece bir kez değil, devamlı bir şekilde uygulanmaya devam etmesi gerekli. Ayrıca taraflar arasında güç dengesinin eşit olmamasının yanı sıra genellikle sistematik ve organize davranışlardan oluşması gerekiyor. Burada zorbalığı akran çatışması ile karıştırmamak gerekiyor. Zorbalık, çocuklar ve gençler arasındaki sürtüşmelere indirgenmemeli, bunun başlı başına sistematik bir saldırganlık türü olduğu bilinmelidir. Çünkü olası yanılsama zorbalığın yayılmasına ve mağdurun daha fazla zarar görmesine neden olabiliyor.

SİBER ZORBALIK ARTIYOR Teknolojinin gelişmesi ile birlikte hayatımızda da ciddi değişimler yaşanıyor. Siber zorbalık da teknoloji ile birlikte hayatımıza girmiş durumda. Dünyada siber zorbalık üzerine yapılan araştırmalar özellikle 2000’li yıllar itibarıyla yoğunlaştı. Siber zorbalık vakalarının sayıca giderek çoğalması hem konuya odaklı araştırmaların yapılmasının hem de olası zorbalığa karşı bilinçli olmamızın önemine işaret ediyor. SMS, MMS, sosyal paylaşım siteleri, resim, video klip, telefon, e-mail, whatsapp ve hatta web sitelerinin araç olarak kullanıldığı siber zorbalıklar türleri ise şöyle sıralanıyor: • Çevirimiçi kavga etme • Zarar verme • İftira • Başka bir kimliğe bürünme • Bilgilerini izinsiz kullanma • Ortaya çıkarma • Sanal dışlama • Siber taciz

OKULA İLGİ AZALIYOR

Çocuğunuzu zorbalıktan korumak ve yaşına uygun gelişim sağlaması için yaşı ile uyumlu ortamlarda bulunup gelişimine uyacak düzeyde sosyalleşmesine olanak sağlayabilirsiniz. Özellikle sosyal ağlarda güvenli internet bağlantısı kullandığından emin olmalısınız... Ona bilmediği ve tanımadığı numaraları ve tanımadığı hesapları engellemeyi öğretmelisiniz. Bu kısıtlama internet ortamında tanıştığı kişilerle buluşma riskini de ortadan kaldırmanızı sağlaması

okulu bırakma hatta disiplin problemleri oluşabilir. Kendine saygının azalması, gururun incinmesi, kişisel olarak kendini suçlama ile içe çekilme görülebilir. Bunun tam aksi olarak da diğerlerine zorbalık yapma, öç alma planları yapma, intikam davranışları, diğerlerine karşı şiddet kullanma yönünde davranışlarında bozulma olabilir. İntihara teşebbüs ve intihar etme vakaları da dünya genelinde son yıllarda sıklıkla görülmektedir.

NE YAPILMALI? Zorbalıkla mücadele oldukça zor bir süreçtir. Ancak öncelikle sorunun sizde değil zorbalık yapanda olduğunu bilmelisiniz ki sorunu çözebilesiniz... Eğer

bakımından büyük önem taşıyor. Çocuğunuz okulunda kendini rahatsız eden kişi ya da kişilere maruz kalırsa duruma aldırmayıp, olduğu yerden yürüyüp uzaklaşmasını ve bu tür durumları okul rehberlik servisine, okul yöneticilerine ve size anlatmasını öğütlemelisiniz. Özgüveni yüksek çocuklar siber zorbalık ve diğer zorbalık türlerine daha az maruz kalırlar. Bu nedenle çocuğunuzun özgüvenini geliştirmelisiniz.

bir öğrenciyseniz okulunuzun rehberlik servisinden zorbalık sorunuyla ilgili yardım alabilirsiniz. Aileniz ve okul yöneticisi ile konuşabilirsiniz. Okulda güvende hissetmek her öğrencinin en doğal hakkıdır. Zorbalık davranışlarında bulunanlar hedef olarak gruplara dahil kişileri daha az tercih ederler. Zorbalardan korunmak için gruplara dahil olabilirsiniz. Siber zorbalıktan korunmak için de güvenli internet kullanımını öğrenebilirsiniz. Ayrıca bu süreçte hissettiğiniz olumsuz duygu ve düşüncelerinizi ifade edebilmeniz çok önemlidir. Yaşadıklarınızı yazmanıza, çizmenize, oynamanıza, konuşmanıza olanak tanıyan çeşitli terapilerden yararlanarak da bu soruna çözüm bulabilirsiniz.

EĞİTİM

Siber zorbalık sadece yetişkinler arasında olmuyor. Çoğu zaman teknoloji kullanan çocuklar da siber zorbalığa maruz kalabiliyor. Siber zorbalığa maruz kalan öğrencinin okula olan ilgisinde azalma görülüyor. Çocuğunuzun siber zorbalığa maruz kalıp kalmadığını depresyon belirtileri görerek anlayabilirsiniz. Ayrıca okul başarısında düşüş görülebilir. Siber zorbalık nedeniyle okuldan kaçma ya da

EBEVEYNLER DİKKAT!

İSMMMO YAŞAM l 41


Kambur duruş, aşırı tüy dökme, agresifleşme, yemek yemeyi bırakma… Evcil dostlarımızın strese karşı verdiği ilk tepkiler genellikle bunlar… Dostlarımızı değişim ve yalnızlık gibi nedenlerin ittiği bu ruhsal bunalımdan kurtarmak ve korumak için birkaç küçük önlem yeterli olacaktır…

Onları stresten koruyun DOSTLARIMIZ

UMUT EFE Türk Dil Kurumu’nun ‘ruhsal gerilim’ olarak tanımladığı stres, çağımızda pek çok hastalığın tetikleyicisi, dünya üzerindeki tüm canlıların korkulu rüyası… Sadece insanların ya da çalışanların değil, en küçük amipten en büyük balinaya kadar dünyadaki istisnasız her canlı yaşadıklarına, içinde bulunduğu duruma tepki veriyor, zaman zaman ruhsal gerilimler yaşıyor... Buna evimizi paylaştığımız pet dostlarımız da dahil… Kediler, tıpkı insanlar gibi strese girebiliyor ve hoşlanmadıkları ortamlarda gerilebiliyorlar. Köpeklerin ise sağlığını doğrudan etkileyen faktörlerin başında stres geliyor… Bu nedenle sevimli dostlarımızın stresten uzak tutulması gerekir. Ancak tüm çabalarınıza karşın dostlarınız sterse girdiy-

42 l İSMMMO YAŞAM

se, onları bu durumdan kurtarmak da sizin elinizde… Kedi ve köpek dostlarımızın ruhsal gerilim yaşadıkları dönemleri değişen tepkilerinden yaşadıklarını anlamak mümkün… Evcil kediler güvenli ve rahat bir ortam için çoğunlukla insan dostlarına bağımlı oluyorlar… Strese girmelerinin temel nedeni ise genellikle bu güvenli kabul edilen ortamda yaşanan farklılıklardan kaynaklanıyor… Bu durumda yapılacak ilk şey kedinizi ve içinde bulunduğu çevreyi dikkatlice gözlemlemek olmalı… Strese girmiş bir kedinin vereceği ilk tepkiler, yemek yemeyi bırakmak, saklanacak bir yer bulup orada kalmak, agresifleşmek, çevresindeki objelere zarar vermek ya da altına kaçırmak şeklinde olabilir… Stresin temeline inildiğinde ise genel olarak kedilerin en çok

hoşlanmadığı durum değişikliktir… Tabii ki bu kedinizin herhangi bir değişiklik karşısında bunu kabullenmeyeceği ya da durumu tolere edemeyeceği anlamına gelmiyor. Önemli olan hangi durumların kedinizi strese soktuğunu çözmek ve bu gibi durumlarda doğru aksiyonu alabilmektir.

TAŞINMALARA DİKKAT Bir evden başka bir eve taşınmak halihazırda stresli bir durum; insanlar için de kediler için de. Taşınmanın yaratacağı stresi minimize etmek için kedinizi taşınma boyunca kullanılmayacak bir odaya alarak onu izole etmek akıllıca bir davranış olur. Bu odaya kedinizin sevdiği ve yakından tanıdığı objeleri de yerleştirirseniz kendini yabancı bir yerdeymiş gibi hissetme riski de azalacaktır. Evin


KAYNAĞI NELER? l Yanlış köpek eğitim taktikleri ya da hiç eğitim vermemek l Taşınmak, çevresel değişiklikler l Sağlık sorunları, ağrı, hastalıklar l Oyun ve egzersiz ihtiyacının karşılanmaması, can sıkıntısı l Kimi zaman köpeklere nasıl davranacağını bilmeyen çocuklar l Köpeğinize bağırmanız l Veterinere, pet kuaföre, köpek oteline gitmek l Köpeğinizle olan iletişim ve bağınızın yetersiz veya sağlıksız olması l Yanlış tasma kullanımı l Köpeğinizi evden çıkarmamak

AZALTMA YÖNTEMİ

l Eğitim l Egzersiz l Oyun l Masaj l Sağlıklı beslenme l Sosyalleştirme l Köpeğinizi anlamak l Günlük rutini aksatmamak

tamamına alışmaya çalışmadan önce kedinin o içinde bulunduğu odaya ve ortama alışmasına izin verin. Bununla birlikte taşındıktan ve yerleştikten sonra kedinizle birebir vakit geçirmeye özen gösterin ki ortamın değişmiş olmasına karşın aranızdaki bağda hiçbir şeyin değişmediğini hissetsin.

AYRILIK DEPRESYONU Söz konusu yeni bir köpekse bu bazı durumlarda yeni bir kedinin gelmesinden de

nüşebilir, o yüzden bu süreci çok iyi yönetmek gerekir. En yakın tüylü dostlarımız köpekler de bazı nedenlerden ötürü strese girebilir… Köpeklerde stres birçok farklı etkenden kaynaklanabilir. Bazı köpekler bu etkilere karşı stres belirtisi göstermezken, bazıları da bu koşullara büyük tepkiler verebilir… Strese giren dostlarımızın nasıl sakinleştirileceği ise duruma göre değişir… Yabancılar, gök gürültüsü, havai fişek patlamaları, çöp kamyonları, veterinere yapılan yolculuklar ve başka hayvanlar köpeğin korkmasına, gerilmesine ya da telaşlanmasına neden olabilir. İçgüdüler köpeğin üstüne titreyip onu kucaklamak yönünde olsa da bu durumu ele almanın daha iyi yolları var. Köpekleri strese sokan en büyük etken yalnız kalmalarıdır. Sosyal canlılar olan köpekler uzun süre yalnız bırakıldıklarında bu ciddi şekilde strese girmelerine neden olur. Uzun süre yalnız bırakılan köpekler korkar ve tüm bunların sonucunda kendilerini stresli hissederler.

DOSTLARIMIZ

tehlikeli olabiliyor. Eğer kediniz daha önce bir köpekle aynı ortamda bulunmadıysa bu tanışmayı veteriner kontrolünde ve gözleminde yapmakta fayda var. Boşanma, taşınma ya da ölüm gibi durumlarda evin fertlerinden birinin eksilmesi kedinizin kısa bir süreliğine mini bir depresyona girmesine yol açabilir. Eğer ayrılan kişi özellikle sevdiği ve bağ kurduğu biriyse depresyon süresi tahminlerden de uzun sürebilir. Bu gibi durumlarda kedinizin depresyonu minimal hasarla atlatabilmesi için her zamankinden daha fazla ilgi ve sevgi göstermeniz gerekecektir. Eğer ayrılan kişinin yokluğunu fazlasıyla hissettirirseniz bu durum kalıcı depresif ruh haline bile dö-

İSMMMO YAŞAM l 43


İstanbul’un ekmek tekneleri Yıllara meydan okuyan, odun ateşinin sıcağı ile lezzetinden ödün vermeyen neredeyse bir müzeye dönüşen mahalle fırınları… Gün doğmadan başlayan koşturmaca, gün batımı ile hep sofralarda, hep mutlulukla sona eriyor... UMUT EFE Gün doğmadan açılan kepenkler, her sabah bir ritüel gibi karıştırılan harçlar, güneşi karşılayan mis gibi bir koku, sofralara uzanan sıcak bir mutluluk… İstanbul’un ekmek tekneleri her güne aynı heyecanla başlayıp, gün boyu yanan fırın ateşinde süregelen üretimle, gün doğmadan başlayan mesailerini gün battıktan sonra bitiriyor…

Ekmek, mutfağın temel taşlarından. Artık giderek çeşitlenen ekmek türlerinin yanı sıra simitten pastaya, poğaçadan tatlılara dilediğiniz ürünü bulabileceğiniz her mahallenin kendine özgü bir mekanı var… Bazı fırınlar ise tarihe meydan okuyan yapıları ile adeta bir müzeye dönüşmüş durumda. Hem de ilk günkü lezzetinden ve reçetesinden hiçbir şey kaybetmeden… Aslında tarihe bakıldığında, 16’ncı

yüzyıla kadar her ev yakınlarında bulunan küçük değirmenlerde buğdayı öğütüp sonrasında pişirmek için saklar, kendi evlerinde kendi ekmeklerini yaparmış…17.yüzyılda ise yeni bir aşamaya geçilirken, Kırım, Kefe, Varna, Köstence’den gelen buğday yüklü gemiler Unkapanı rıhtımına yüklerini boşaltır, yükler buradan Osmanlı İmparatorluğu’nun ambarlarında depolanmak için taşınırmış. Tamamıyla devlet kontrolünde yapılan dağıtım ile ekmek fiyatları ve fırınların hangi bölgelere ekmek dağıtacağı belirlenirmiş. Yıllara meydan okuyan mahalle fırınları ise tüm geçen zamana rağmen hikayelerine her gün yeni bir sayfa eklemeye devam ediyor… Bu yaşayan efsaneleri sizin için derledik...

LEZZET

7-8 HASANPAŞA FIRINI

44 l İSMMMO YAŞAM

İsmini Osmanlı Mareşali 7-8 Hasan Paşa’dan alan fırının kapısını açar açmaz sizi siyah beyaz bir portre karşılıyor. Fotoğraftaki kişi Hasan Paşa’nın ta kendisi. Paşa’nın askeri başarıları bir tarafa, okuma yazmasının olmadığı söylenir. Arapça yedi (v) ve sekiz (ters v ) rakamlarını bir çizgi ile birleştirip öyle imzasını atarmış. Lakabı da bu imzadan dolayı 7-8 Hasan Paşa olarak kalmış. Fırını işleten Çakar ailesinin Hasan Paşa ile bir akrabalığı yok, onlar 80 sene önce 7-8 Hasan Paşa’nın torunlarından bu fırını kiralayıp işletmeye başlamışlar. Beşiktaş Köyiçi’nde, ara sokaktaki fırın önce ekmek imalatı ile başlamış üretimine. Sonrasında ise kuru pasta ve kurabiyeler eklenmiş. İyi ki de eklenmiş. Üzümlü ve portakallı kurabiyesi için bırakın uzaktan gelenleri, Münih’e, Berlin’e Paris’e kargo ile sipariş talebinde bulunanlar varmış.


BEŞÇEŞMELER SIMIT FIRINI

İSMAIL’IN HAS EKMEK FIRINI

GALATA SIMITÇISI Tarihi Karaköy Galata Simitçisi adıyla hizmet veren firma, gıda sektöründe 30 yıldır var olarak kendisinden söz ettiriyor... Odun ateşinde yapılan ürünlerin lezzetiyle yıllardır damaklarda tat bırakan Galata Simitçisi, özel günler için de sipariş alan ve tarihi hissedeceğiniz bir mekan. Genellikle kalabalık olmasına karşın çalışanların hep güler yüz gösterdiği Galata Simitçisi’nden kandil simidi de almanızı öneririz.

KIREÇBURNU FIRINI KURABİYESİYLE ÜNLÜ 19’uncu yüzyılın sonlarında Çamlıhemşin’den Rusya’ya göçen Bostancı ailesinin fırıncılık macerası Rusya’dan sonra Ordu’ya ve nihayetinde İstanbul Kireçburnu’na uzanıyor. Bu serüven şimdi Osman Bostancı ve oğullarına emanet. 1957 yılında Kireçburnu’nda kurulan fırının kökleri Rusya’ya kadar uzanıyor. Kurabiyeleri ile ünlenen fırın, ilk kurulduğunda francala ve ay ekmeği yapıyormuş. Özellikle fırının ismini alan “Kireçburnu Kurabiyesi” çay saatini sabırsızlıkla beklemeniz için iyi bir neden. Fırının börekleri de oldukça lezzetli. Börekleri Kütahyalı usta hazırlarken, baklavalar Gaziantepli ustaya emanet. Diğer lezzetler ise ustabaşı Tezcan Selçuk’un kontrolünde. Lezzetin sırrı, özenle seçilmiş ürünlerin el ile tartılıp yoğrulması... Fırının üst katında ise sizi deniz manzarası karşılıyor. Fırından kurabiyenizi, böreğinizi alıp hemen karşısındaki Haydar Aliyev Parkı’nda, boğaz manzarası eşliğinde bu tatların keyfini çıkarabilirsiniz.

LEZZET

İstanbul’un en eski semtlerinden Çengelköy’ün tarihine de şahitlik eden en büyük odun fırınlarından biri… 170 yıllık bir fırın İsmail’in Has Ekmek Fırını. İlk olarak Ermeni bir ustanın kurduğu fırını 65 sene boyunca fırına şimdiki adını veren İsmail Erbahan işletmiş. Vefat edince oğullarına kalan fırını ise yıllardır Satılmış Avcı işletiyor. Avcı, “Biz işi Ermenilerden öğrendik. Şimdi devam ettiriyoruz, günde 4000 adet ürün çıkarıyoruz” diyor… 1968 yılında fırında usta yardımcısı olarak başlayan Satılmış Avcı şu anda tüm işi evirip çeviren bir maestro gibi her şeyi ile ilgileniyor. Fırının sergi alanı, odun fırının kendisinden küçük. Eni 4.5 metre derinliği ise 5 metre olan fırın için Avcı, İstanbul’un en büyük odun fırınlarından biri olduğuna işaret ediyor…Üst kattaki imalathanede bir hamur ustası ve iki yardımcısı çalışıyor. Fırın başında ise iki pişirici var. Francalalar fırına giriyor, 4 dakika içinde başak tarlası renginde çıkıyor. Fırından yeni çıkmış ekmeğin sesini duyuyorsunuz içerideyken, çıtır çıtır. Tam buğday, pide, ekşi maya, rüşeym, tam tahıllı, mısır, çavdar, kepek ekmeklerini bulabileceğiniz fırının, bir de kendine has simidi var.

Simit bu toprakların en kadim, en sınıfsız, en çok sevilen lezzetlerinden… İsmini meydandaki 5 çeşmeden alan fırın, 1810 yılında Rum bir aile tarafından kurulmuş. Meydanın en uğrak yerlerinden biri. 1984 yılından beri bu fırında çalışan ustabaşı Turan Türk, karşıdan buraya simit yemek için gelen müşterilerini anlatırken yaptığı işin gururunu taşıyor.. Buradaki simidin sırrı pekmezde… Beşçeşmeler simidini diğer simitlerden ayıran, o tadı veren gizli formül de bu pekmez… Pekmez ne kadar iyiyse, simidin tadı da rengi de o kadar iyi olurmuş. Pekmezin üzerine altın taneleri gibi yapışıyor susamlar. Günde 2000 adet simit çıkıyor bu odun fırınından. Fırının hemen ağzında 207 senelik Gamma Delta harfleri ortasında bir haç işareti var… Fırının ilk sahiplerinden kalma ve hâlâ yaşamaya devam ediyor… Döküm fırın kapağının tam alnına kazınmış semboller. Simitler 17 dakika sonra hazır. Ahşap kürek boş giriyor dolu çıkıyor fırından. Simitlere el değmez, sıcacık. İçeriyi saran simit kokusu ise karnı tok adama bile yedirir. Fırının aynı zamanda galetaları da çok meşhur. Turan Usta, “Galetayı unla işleyebilen 3-5 usta kalmıştır” diyor.

İSMMMO YAŞAM l 45


Kış mevsimi ile birlikte havalar da soğumaya başladı. Evinizde küçük önlemlerle hem daha sıcak bir ortam oluşturabilir hem de faturalardan tasarruf edebilirsiniz. Bunun için pratik öneriler...

Isıdan tasarrufun yolları EVİM EVİM

NİL DENİZ DEMİRCİLER Yüksek doğalgaz ve elektrik faturalarından şikayetçi olan Ali, kış mevsiminde nasıl tasarruf edebileceğinin yollarını araştırmaya başlamıştı... Kazancının büyük bir kısmını faturalara yatıran birçok kişinin ortak derdidir tasarruf... Soğukların iyiden iyiye hissedilmeye başladığı şu günlerde sıcaklığın giderek azalması ısınma ihtiyacımızı her geçen gün daha da artırıyor. Tam da bu dönemde evinizde alacağınız küçük önlemlerle daha sıcak bir ortam oluşturmanın yanı sıra faturalardan da tasarruf edebilirsiniz. Örneğin, oda sıcaklığını 1 derece düşürmenin toplam yakıt tüketiminde yüzde 7’lik bir azalma sağlıyor. Günümüz şartlarında hem iyi ısınıp hem de ekonomi yap-

46 l İSMMMO YAŞAM

mak mümkün. Sizler için kışın tasarruf yapma yollarını derledik...

ISI KAYBINI ÖNLEYİN Ev ya da iş yerinizde ısınma giderlerinden tasarruf etmek ve doğalgaz faturasını düşürmek için önemli yollardan biri ısı kayıplarını önleyerek mevcut ısıdan faydalanmak. Peki, ısı kaybı nasıl önlenir? Maliyetini karşılayabiliyorsanız evinizi yalıtım sistemi ile kaplatın. Duvarlarınıza mantolama yaptırmak, çatıyı izole etmek ısı verimliliğini artırıyor. Isı yalıtımı yapılan binalarda yüzde 70’lere varan tasarruflar yapmak mümkün. Bütçeniz yalıtıma elverişli değilse, hava kaçaklarını önleyerek kendi yalıtımınızı kendiniz yapın. Isı kaçağını kapı ve pencerelerinizde

sünger ya da kapı altı rüzgarını önleyen malzemelerle engelleyebilirsiniz. Böylece dışarıdan gelen soğuk havanın pencerelerden girmesi engellenirken, odalar arasındaki ısı farklılıkları ve rüzgarın da kapı altlarından geçmesini önleyerek tasarruf yapabilirsiniz.

KOMBİYE BAKIM YAPTIRIN Kış gelmeden kombinizin bakımını yaptırın. Uzmanlar yıllık bakımı yapılan bir kombi ile faturanın yüzde 15’e varan oranlarda düşürülebileceğini belirtiyor. Kullandığınız kombiden verim almak, kullanım ömrünü uzatmak ve de olası problemlerin önüne geçmek için mutlaka periyodik kombi bakımınızı ve baca temizliğinizi yaptırın. Evde olmadığımız zaman kombiyi kapat-


mak, eve döndüğümüzde kombiyi açmak faturayı kabartan ve ne yazık ki çok sık yapılan hatalardan biri. Kış başladığında kombinizi çalıştırmaya başlayın, evde olmadığınız zamanlar da mevsim sonuna dek kapatmadan düşük sıcaklıkta kombinizi çalıştırın. Böylelikle hem kombinizin ömrünü uzatacak hem de tamamen soğuyan evi yeniden ısıtmak için kombinizin ekstra efor ve yakıt tüketmesini önlersiniz. Çünkü soğuk odayı ısıtmak çok daha pahalıdır. Oturma odası, misafir odası gibi sürekli kullanmadığınız bir odanız varsa tasarruf etmek için odanın radyatörünü kapatın. Böylece daha az yakıt tüketimi yaparak tasarruf sağlarsınız. Ayrıca bu odaların kapılarının altlarından, kullandığınız odalara soğuk hava akışı olmaması için kapı altı rüzgârlığı kullanmalısınız. Uzmanlar oturma odaları için 22, yatak odaları için ise 20 santigrat derece sıcaklık öneriyor. Eviniz çok büyükse termostatik yani sıcaklık ayarı olan radyatör vanası kullanmalısınız. Bu vanalar radyatörünüzün sıcaklığını odanızın sıcaklığına göre ayarlar. Tüm evi olması gerektiğinden fazla ısıtmamış olursunuz ve tasarruf edersiniz.

ÇİFT CAM KULLANIN

PERDELERE DİKKAT! Peteklerinizin üzerine inen kalın perdelerin ısı kaybına sebep olduğunu biliyor muydunuz? Kış aylarında güneş ışığını doğrudan alan pencerelerdeki perdelerin açık, diğerlerinin olabildiğince kapalı tutulması gerek. Böylece hem güneş ışığından, hem ısısından hem de oda ısısından maksimum fayda sağlayabilirsiniz. Ayrıca uzun perdeler radyatörlerin ısı akışına da engel olacağı için perde boylarına da dikkat edilmeli... Evinizi sürekli ve az az havalandırmak oda sıcaklığının gitgide düşmesine sebep olur. Bunun önüne geçmek için evinizi belli aralıklarla hızlı bir şekilde havalandırın. Örneğin, 5 -10 dakika pencereler tam olarak açık şekilde havalandırma yapın. Evin içinde cereyan akışını sağlarsanız hem odaya temiz hava dolmasını sağlarsınız hem de evin içindeki eşyalarınızın ısısı kaybolmayacağından evinizi soğutmamış, giren temiz havayı ısıtmış olursunuz.

PRATİK TASARRUF ÖNERİLERİ l Kapı ve pencerelerinize izolasyon yaptırıp yüzde 10’a varan ısı tasarrufu sağlayabilirsiniz. l Çamaşırlarınızı kalorifer petekleri üzerinde kurutmayın, bu odanın ısısını düşürür. l Alacağınız kombi elektronik ateşlemeli olursa ısı tasarrufu sağlayabilirsiniz. l Gündüz ev perdelerini açık tutun ve lamba yakmaktan kaçının. l Tuvalet rezervuarınız çok su gönderiyorsa içine pet şişe koyarak bu miktarı düşürebilirsiniz. l Tencerelerinizin çapı ocağınızdan büyükse daha hızlı ısınır. l Elektrik süpürgenizi haftada en fazla 2 kere çalıştırın. Diğer temizlikler için el süpürgesi kullanabilirsiniz. l Çelik tencereler emaye tencerelere oranla yüzde 35 daha fazla ısı tasarrufu sağlarlar. l Kalorifer peteklerinin duvarla arasına ısı yansıtıcı alüminyum paneller koymak ısının dolaşımı açısından tasarruf sağlar. l Bulaşık ve çamaşır makinası satın alırken tasarruflu olanları tercih edin. l Kombinizi seçerken evinizin metrekaresini göz önünde bulundurarak, pompasının yeterli bir kombi olmasına dikkat edin. l Banyonuzu daha az basınçlı suyla yapıp yüzde15 su tasarrufu sağlayabilirsiniz. l Evinizde kullandığınız ampullerin enerji harcama oranlarına dikkat edin. Daha çok floresan ve tasarruflu ampuller kullanmaya özen gösterin. l Çamaşır makinaları ortalama olarak bir çalışmada 180 litre su harcar, çamaşır makinalarınız tam dolmadan çalıştırmayın. l Kombinizin ısıyı algılama sistemleri olup olmadığına dikkat edin. Dolap gibi kapalı yerlerin içerisinde kullanmayın. l Elektrik süpürgesinin torbasını sık sık değiştirerek emiş gücünü arttırın. l Saç kurutma makineleri ısı ürettiği için çok elektrik harcar, mümkün olduğu kadar az kullanmaya gayret edin. l Ütülerinizi toplu bir biçimde yapmak ayrı ayrı zamanlarda yapmaya oranla 3 kat enerji tasarrufu sağlar. Ütü ısınması esnasında çok enerji harcayan bir alettir. l Buzdolabından çıkardığınız donmuş gıdalarınızı mutlaka çözdükten sonra ocakta pişirin.

EVİM EVİM

Pencereler ve kapılar, evimizdeki ısının dörtte birinin kaybına neden oluyor. Çift cam veya ısıcam olan pencerelerde ise, ısı kaybı neredeyse yarı yarıya azalmakta. Tasarruf için yalıtım ne kadar önemli ise çift cam kullanımı da o kadar önemli. Tasarruf oranı

yüksek yalıtım malzemesi tercih etmek hem evinizin ısısını hem cüzdanınızı korur. Isıtıcılarınızın çevresini kapatırsanız odanızı değil, ısıtıcınızın etrafını sardığınız eşyaları ısıtırsınız. Bu nedenle mümkün olduğunca ısıtıcılarınızın etrafını açık bırakmalısınız. Özellikle peteğinizin üzerine koyduğunuz eşyalar ya da önüne koyduğunuz kanepeler ısının yayılmasını önlediğinden eviniz az ısınır. Isıtıcının arkasına yansıtıcı özelliği olan yalıtım malzemesi koyarak ısının dağılmasını sağlayabilirsiniz.

İSMMMO YAŞAM l 47


GEZİ-DÜNYA

Bavyera’nın başkentine yolculuk: Münih

Münih… Bavyera’nın başkenti. Çok güzel bir Alman şehri. Şehirde Noel ve yılbaşı hareketliliğini yaşıyorum. Her yer cıvıl cıvıl, ışıl ışıl. Kar da şehre çok yakışıyor. Barok ve gotik mimari tarzındaki eski eserlerin üzerine yağan karla kendimi adeta bir peri masalında hissediyorum. Pek çok tarihi yapıya ev sahipliği yapan şehir, kültür ve sanat aktiviteleri, bira bahçeleri, renkli restoranları, spor ve alışveriş imkanlarıyla ziyaretçilerine çok şey sunuyor.

48 l İSMMMO YAŞAM

AYŞEGÜL EMİR Soğuk havaya aldırmadan şehrin kalbi sayılan Marienplatz’ta dolaşmayı sürdürüyorum. Isınmak için kah mağazalara kah kafelere uğruyorum. Noel ve yılbaşı hareketliliği her yerde. Her yer ışıl ışıl, cıvıl cıvıl. Ah bir de iç bayıltan soğuk olmasa… Almanya’nın üçüncü büyük şehri Münih’teyim. Kış aylarında gitmek için ideal bir destinasyon olmasa da kesinlikle karın yakıştığı şehirlerden. Barok ve gotik mimari tarzındaki eski eserlerin üzerine yağan karla beraber adeta bir peri masalında hissediyorum kendimi. 1.5 milyonluk nüfusu bulunan Bavyera’nın başkenti, çeşitli sanat ve kültür aktiviteleri, sınırsız spor ve alışveriş imkanları, canlı barları, bira bahçeleri, çekici gece yaşamı ve renkli restoranlarıyla ziyaretçilerine her istediğini sunuyor.


St. Peter Kilisesi

Nymphenburg Sarayı

İKİ İHTİŞAMLI KİLİSE Bu kez rotam yine Marienplatz’taki başka bir mimari esere yöneliyor. Daha doğrusu Bavyera başkentinin önemli simgelerinden biri. Frauenkirche yani Kadınlar Kilisesi. İki dev ve ilginç mimarili kulesi ilk olarak ilginizi çekiyor.

Eski Belediye Sarayı

Antiquarium

GEZİ-DÜNYA

Aslında Münih’e üçüncü gelişim. Ama genellikle iş seyahatleri için geldiğim için çok fazla gezememiştim. Bu kez her yerini görme isteğindeyim. Ana meydanı Marienplatz’tayım. Burada alışveriş ve yeme içme mekanları yanında gezmek için Eski Belediye Sarayı (Altes Rathaus), Yeni Belediye Sarayı (Neues Rathaus), Bakire Meryem Sütunu, St. Peter Kilisesi var. Yeni belediye binası Marienplatz’ın tam köşesinde. Gecenin karanlığında ışıklandırmasıyla ilgi çekiyor. Neues Rathaus’un önü tıklım tıklım. Her yerde turist kalabalığı. Fotoğraf çekmeye çalışan kalabalığın arasından sıyrılıp ben de kendi telefonumla ölümsüzleşen kareler çekiyorum. Yeni Belediye Sarayı’nda gösteri de var. Saat kulesinde 43 çan ve 32 figürle gösteri yapılıyor. Ancak geç olduğu için kaçırıyorum. Binanın mimarisi her haliyle ihtişamlı, gotik mimarisini uzun süre seyrediyorum. 1860’lı yıllarda yapımı tamamlanmış. 85 metre uzunluğundaki yapının büyük bir kulesi de var. En üst katından Münih manzarası da seyredilebiliyor. Eski Belediye Binası yani Altes Rathaus ise Marienplatz’ın başka bir köşesinde. 1874 yılına kadar belediyenin ikametgahı olmuş. Bugün Münih’teki belediye meclisinin temsili amaçlı bir bina olarak hizmet veriyor. Sade ön cephesi nedeniyle çoğu insan bu sarayın Neues Rathaus’tan daha yeni olduğunu düşünür. Gerçekte 400 yıllık bir tarihe sahip. Binayla ilgili ilk kayıtlar 1310 yılına gidiyor. Birkaç kere yeniden yapıldı ve dönemlere göre yeniden restore edildi. En son 1864 yılında Neo Gotik tarzına çevrildi. Ancak 1944 yılında hava saldırıları nedeniyle hasara uğradı. Savaştan sonra aslına uygun olarak restore edilmiş. Binanın bir katında 1983 yılından beri Oyuncak Müzesi de bulunuyor….

İSMMMO YAŞAM l 49


GEZİ-DÜNYA

İngiliz bahçesi

Çevresindeki bütün binalardan en yüksekte ve hayranlık uyandırıcı bir yapı. Yapımına 1468 yılında başlanmış. Ancak İkinci Dünya Savaşı’nda hava saldırılarından o da nasibini almış. Fakat daha sonra yeniden restore edildi. Katedralin güney kulesine çıkılabiliyor. Münih’e en yüksek çatıdan şahane bir manzaradan bakmanızı sağlıyor. Kilisede ayrıca ünlü isimlerin de mezarları bulunuyor… Şehrin simgesi olan bu yapıdan daha yüksek yapı olmaması için yıllarca karar alınmış ama son dönemde bu karara artık uyulmadığını öğreniyoruz. Marienplatz’ta yok yok. Bu kez hedefimde başka bir kilise var. Bu da Münih’in simgelerinden. St. Peter Kilisesi. Bir Roma Katolik Kilisesi. 91 metrelik kulesi genellikle Alter Peter (Eski Peter) olarak biliniyor. Petersbergl tepesine

50 l İSMMMO YAŞAM

konumlanmış, 229 basamağını tırmanmayı göze alırsanız enfes bir Münih manzarası sizi bekliyor. Kilisenin tarihi 11’inci yüzyıla gidiyor. Ama çeşitli dönemlerde yeniden yapıldı ya da genişletildi. Bu da kilisede çok farklı mimari tarzların bir arada bulunmasına neden olmuş. Geniş tavan freskleri ve 18’inci yüzyıldan büyük mihrap bunlar arasında. Binanın iki tarafında da iki saat yüzü bulunuyor. Bavyera’ya gelip de Nymphenburg Sarayı’nı gezmeden dönmek olmaz. Ünlü kral Ludwig II’nin doğum yeri. Bavyera uzun yıllar bu saraydan yönetildi. Büyük bir yapı. Saraya bağlı parklar da bulunuyor. Avrupa’daki en büyük saraylar arasında. Bir hayli de ziyaretçi çekiyor. Sarayın bahçesi, havuzu ve fıskiyeleri görülmeye değer. Tavan ve duvarlarında 18. yüzyıl süslemeleri var. Kraliyet ailesi için yazlık yapı olarak planlandı ancak

zamanla saraya dönüştü. Devasa alan ve yeşillik üzerinde.10 avlu ve muhteşeme bir bahçesi var. Müzesi 130 odadan oluşuyor. Odalarda rönesans, barok ve rokoko tarzda eserler ve mobilyaları bolca görmek mümkün.

ÇOK BÜYÜK PARKLARI VAR Münih, tarihiyle öne çıksa da doğal güzellikleri çok olan bir şehir. Her taraf park ve ormanlık. Zaten şehirde oturma alanı kısıtlı olduğu için kiraların bir hayli yüksek olduğunu öğreniyoruz. Bindiğimiz taksilerin şoförlerinin hemen hemen hepsi Türk’tü. Münih’teki yaşamı sorduğumuzda aldığımız ilk cevap “kiralar çok pahalı, ev yok” şeklinde. Belediye şehri çok da büyütmek istemiyormuş. Şehirde en büyük parklardan biri Englischer


Garten yani İngiliz Bahçesi. Avrupa’nın da en büyükleri arasında. 1789 yılında Karl Teodor’un Isar Nehri kıyısında halkın kullanabileceği bir yeşil alan oluşturulması yönündeki emriyle kurulmuş. Yüzyıllar boyunca yeni alanlar ve binalar eklendi. 3.7 kilometrelik alana kurulu. Parka İngiliz adının verilmesinin nedeni İngiliz şehir parklarına benzer bir görüntüye sahip olmasıymış. Bisiklet, yürüyüşçüler ve sporcular için sayısız aktivite sunuyor. İçinde pek çok birahaneyi de barındırıyor. Bira içmek için Çin Kulesi yakınındaki 7 bin kişilik bahçeye gidebilirsiniz… Şehirde diğer bir gezilebilecek park ise Olimpiyat Parkı. 1972 yılında olimpiyatlara ev sahipliği yapan şehirde o dönemde kurulmuş. Parkın içinde doğanın tadına varabileceğiniz gibi Olimpiyat

Stadyumu ve Olimpik Kule’yi de ziyaret edebilirsiniz. En çok ilgiyi çeken Olimpiyat Kulesi 290 metre yüksekliğinde. Şehirde ayrıca modern mimari olarak ilgi çekecek yapılar da var. Bunlardan biri otomobil tutkunları için BMW Müzesi ve futbol sevenler için Allianz Arena… Münih’te alıveriş… Evet, Euro kurları çok yüksek olsa da her şehirde olduğu gibi Münih’te de alıveriş için çok güzel caddeler var. Maximilian Caddesi bunlardan biri. Chanel, Dior gibi dünyaca ünlü lüks markaların mağazalarını barındırıyor. Diğer alışveriş bölgesi Brienner’de ise iyi sanat galerilerini görmeniz mümkün. Tarihi binaları, müzeleri, parkları ve pek çok farklı aktivitesiyle Münih sevdiğim şehirler listesine girmeyi başarıyor...

MÜNİH’TE NE YENİR?

GEZİ-DÜNYA

Münih’in de bulunduğu Bavyera Bölgesi pek çok çiftçiyi bünyesinde barındırıyor. Bunu da mutfaklarında görmek mümkün. Çokça domuz ve dana eti tüketiyorlar. Diğer Alman şehirleri gibi sosisleri meşhur. Wurst denilen sosis ve bir tür çörek pretzel şehirde her yerde var. Pretzel bol tuzlu ve farklı bir şekle sahip. Münih’e özgü Weisswurst denilen beyaz bir sosisleri var. Pretzel ve biraz hardalla beraber bütün Bavyera kahvaltılarının baş yemekleri. Şinitzel de tabii ki o coğrafya da olduğu gibi Münih’te de ana yemeklerden biri. Birçok çeşidini bulabilirsiniz. Schweinshaxe denilen Alman domuz bacağı şehirde çok meşhur. Hemen her restoranda rastlayabilirsiniz. Kızarmış tavuk da şehirde çok tüketiliyor. Spatzle ise Alman usulü yumurtalı noodle. O da çok yenen geleneksel bir yemek. Almanların pastaneleri de çok güçlü. Özellikle ekmek konusunda bir harikalar. Dünyada en güzel ekmek yapan ülkelerden biri bence. Şehirde Bavyera mutfağından yemekler sunan pek çok birahane ve restoran var. Bira bahçeleri, geleneksel Bavyera mutfağı yanında modern restoranlar da bulabilirsiniz. Bütün dünya mutfaklarının örnekleri var. Münih’e gidip de buğday birasını içmeden dönmek olmaz. Çok lezzetli ve biraz tatlı bir bira…. Söylemeden geçmeyelim. Şehir her yıl eylül ayı sonu ve ekim ayı başında düzenlenen ve milyonlarca kişinin katıldığı Oktoberfest’e de ev sahipliği yapıyor…

İSMMMO YAŞAM l 51


GEZİ-İSTANBUL

İstanbul’un yeni gelişen bölgesi: Başakşehir Türkiye’nin en büyük kenti İstan- NİL DENİZ DEMİRCİLER bul, 39 ilçesiyle her geçen gün İstanbul’un yeni ilçelerinden biri Başakbüyümesini sürdürüyor. 2008 şehir… 380 bin kişilik nüfusu ile İstanbul’un yılında ilçe haline gelen BaşakAvrupa Yakası’nda konumlanıyor, üç ana bölşehir de en hızlı gelişim gösteren geden ve 10 mahalleden oluşuyor. Başakşehir, İstanbul’da bilinen ilk yerleşim yeri olan Yarımilçeler arasında başı çekiyor. burgaz halk arasında bilinen popüler adıyla Osmanlı döneminde küçük bir Altınşehir mağarasına ev sahipliği yapıyor. yerleşim olan Hoşdere’ye de Başakşehir bölgesinde yer alan Hoşdere’nin geçmişi ise Osmanlı dönemine dayanıyor. ev sahipliği yapan Başakşehir Geçmiş dönemlerde bir Bulgar’ın çiftliği olan günümüzde planlı yapılanması Hoşdere (Bajdar), Osmanlı-Rus Savaşı’nda (93 ile oturumda en çok tercih edilen Harbi) Bulgaristan’dan kaçan üç Türk aileye ev ilçelerden biri haline de geldi. sahipliği yapmış...

52 l İSMMMO YAŞAM

Yeni ilçelerden biri olan Başakşehir, 2008 yılında yapılan düzenlemelerle Küçükçekmece, Büyükçekmece ve Esenler ilçelerinden ayrılarak bugünkü ilçe statüsünü kazandı. Kuzeyden Arnavutköy, kuzeydoğudan Sultangazi ile Eyüp, güneyden Avcılar, Bağcılar ve Küçükçekmece, batıdan Esenyurt, doğudan ise Esenler ilçeleri ile çevrilidir. İlçenin kurulduğu bölge, Osmanlı dönemlerinde Azatlı olarak anılan bir baruthaneyi barındırdığından o dönemlerde Azatlık olarak anılırmış... Başakşehir, son zamanlarda yaşadığı hızlı gelişim ve düzenli yapılanması ile oturum için tercih edilen gözde ilçelerden biri haline gelmiş durumda. Günümüzde 380 bin nüfusa


Sular Vadisi

ev sahipliği yapan Başakşehir’de çok sayıda gezilecek yer de bulunuyor. İlçede gezebileceğiniz başlıca mekanlar arasında Azatlı Baruthanesi, Şamlar Tabiat Parkı, Başakşehir Göleti ve Yarımburgaz Mağarası sayılabilir...

NASIL GİDİLİR? Avrupa yakasında konumlanan Başakşehir’e hem karayolu hem de raylı sistem kullanılarak ulaşmanız mümkün. Metro hatlarından M3 ile ulaşım sağlayabileceğiniz gibi M3 metro hattı ile birçok demiryolu güzergahına da erişim sağlayabiliyorsunuz. Karayolunu tercih etmeniz durumunda İstanbul’un çeşitli yerlerinde yer alan pek çok dolmuş, halk otobüsü ve belediye otobüs seferleri aracılığı ile ilçeye ulaşım sağlayabilirsiniz. Küçükçekmece ve iki göl arasında bulunan Başakşehir, konum olarak muhteşem bir yere sahiptir. Başakşehir’de bulunan Atatürk Olimpiyat stadyumu ve Fatih Terim Stadyumu’ndan dolayı oldukça gelişmiştir. Başakşehir’de bulunan Bahçeşehir de önemli bir yere sahiptir. Başakşehir’de gezilecek yerler ise şöyle:

Azatlı Baruthanesi

Şamlar Tabiat Parkı

SULAR VADİSİ

AZATLI BARUTHANESİ Osmanlı dönemlerinde bölgede Azatlı olarak anılan bir baruthane bulunuyordu. Bu baruthane o dönemlerde devletin barut ihtiyacının önemli kısmının temin edildiği bir yer iken 1877 yılına kadar faaliyet göstermeye devam eden bir tesis olmuştur. Yerleşim yerlerinin

dışında yer alan baruthanenin büyük bir kısmı günümüzde tahrip olmuş durumda olsa da idare merkezi olduğu düşünülen binanın önemli bir kısmı günümüze kadar kalabilmeyi başarmıştır. 1795 yıllarında Nazır Mehmet Şerif Efendinin önerisi ile yapılan Azatlı Baruthanesi’ne Şamlar Köyü’nden yapılan bir derbent ile su ulaştırılmıştır. 1877 yılına kadar faaliyet gösteren baruthane günümüzde kısmen yıkık olsa da yeşillikler arasında tarihe şahit olan bu yapı görülmeye değer eserlerdendir.

ŞAMLAR TABİAT PARKI Başakşehir sınırları içerisinde bulunan Şamlar Ormanı, fıstık çamları ile donatılmış,

bol oksijenli ve huzur pompalayan ortamıyla oldukça güzel bir mekan. İçerisinde mesire alanları, çocuk oyun alanları ve yürüyüş parkurlarına da ev sahipliği yapan Şamlar Tabiat Parkı, bölge halkının en gözde mekanlarından biri haline gelmiş durumda. Şamlar Tabiat parkına toplu ulaşım araçları ile rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Fıstık çamlarından oluşan Şamlar Ormanı’nın içinde bulunan mesire yerinde piknik yapabilirsiniz. Bu tabiat parkında piknik alanı, çocuk oyun alanı ve yürüyüş yolları bulunmaktadır. İstanbul’un kalabalığından kurtaracak temiz havaya sahip bu yeşil alanda aileniz ile keyifli vakitler geçirebilirsiniz.

GEZİ-İSTANBUL

Başakşehir ilçe sınırında yer alan Sular Vadisi, yaklaşık 20 bin 600 metrekareyi bulan yürüyüş yolları, 45 bin 723 metrekarelik bir alanı kaplayan yeşil alanları ve çim sahalarıyla İstanbul’a farklı bir renk katan harika bir park olarak gösteriliyor... Bu park ziyaretçilerine gezme, eğlenme, dinlenme mekânı olarak hizmet veriyor. Buraya sevdiklerinizle birlikte gelip harika bir gün yaşayabilirsiniz. Bu park bünyesinde çok sayıda oyun alanı, eğlence alanı ve dinleme alanları bulunuyor.

İSMMMO YAŞAM l 53


Yarımburgaz Mağarası

İçeriden Yarımburgaz Mağarası

Atatürk Olimpiyat Stadı

GEZİ-İSTANBUL

EN ESKİ YERLEŞİMLERDEN... Yarımburgaz Mağarası, dünyadaki en eski yerleşim yerlerinden biri olma özelliğine sahip. 2001 yılında yapılan çalışmalar ile öncelikli arkeolojik ve doğal sit bölgesi statüsüne alınan mağara, Küçükçekmece Gölü’ne yürüme mesafesinde ve İstanbul şehir merkezine ise 22 kilometre kadar mesafede bulunuyor. Yapılan çalışmalarda elde edilen kalıntı ve bulgularla, Alt veya Orta Buzul Çağı veya Eski Taş Çağı dönemlerinde kullanılmış olan bir mekan olduğu tespit edilmiş durumda. Yani yaklaşık 2 milyon yıl önce başlayıp 12 bin yıl önce sona ermiş olan bir dönemden bahsedilmekte... Bu durum, Yarımburgaz Mağarası’nı Türkiye’nin bilinen en eski yerleşim yeri yaptığı gibi dünyanın da en eski yerleşim yerleri arasına dahil ediyor. Öyle ki; insanlığın Avrupa kıtasına yerleşim sürecinde de rol almış olma ihtimali oldukça yüksek.

1999 yılında yapımına başlanan stadyumun yapımı 2002 yılında tamamlandı. Her türlü spor müsabakalarının, sosyal ve kültürel faaliyetlerin yapıldığı stadyumda aynı zamanda sporcu ve antrenör yetiştirilebilecek altyapı da bulunuyor. Stadyum uluslararası futbol ve dünya atletizm şampiyonalarının yapılabileceği IAAF, FIFA, IOC şartlarını karşılıyor. Mevcut kapasitesi 76 bin kişi olan stadyumun yenilendikten sonra 92 bin kişilik kapasiteye ulaşması planlanıyor. Stadyuma metro ve İETT otobüsleri ile ulaşım sağlanabiliyor. Kültürel etkinliklerle de adını sıkça duyduğumuz Atatürk Olimpiyat Stadyumu her yıl çok fazla kişi ağırlamaya devam ediyor. Ülkemizin en büyük statlarından olan Atatürk Olimpiyat Stadyumu aynı zamanda Türkiye’nin en çok seyirci kabul eden stadyumları arasında

ATATÜRK OLİMPİYAT STADYUMU Başakşehir denilince akla gelen yerlerden biri de Atatürk Olimpiyat Stadyumu oluyor... Atatürk Olimpiyat Stadyumu, ülkemizin en büyük stadyumları arasında bulunuyor.

Fatih Terim Stadı

54 l İSMMMO YAŞAM

yer alıyor. Özellikle 2020 yılında yapılacak olan UEFA Şampiyonlar Ligi Finali heyecanla bekleniyor.

FATİH TERİM STADYUMU Başakşehir sınırında yer alan bir diğer stadyum olan Başakşehir Fatih Terim Stadyumu, 26 Temmuz 2014 tarihinde hizmette açılan önemli bir spor merkezi konumunda... 17 bin 300 seyirci kapasitesine sahip olan stadyum, İstanbul Başakşehir Futbol kulübüne ev sahipliği yapıyor. 160 bin metrekare alan üzerinde kurulu bu stadyum yıl boyunca birçok maça ev sahipliği yapıyor. Oldukça muazzam bir stadyumdur. Buraya yolunuz düşerse mutlaka bir maç izleme keyfini yaşamanızı öneririz... Fatih Terim Stadyumu’na ulaşmak için size en yakın durakta metrobüse binin Merter durağında inin. Merter Metro İstasyonuna geçip burada Aksaray yönüne giden metro hattına binin Otogar durağında inip aynı durakta ücretsiz olarak Kirazlı yönüne giden metroya binin. Kirazlı durağında inip buradan geçen Kirazlı-Başakşehir metro


EKONOMİYE ÇOK BÜYÜK KATKI SAĞLIYOR  İstanbul’un yeni ilçelerinden biri olan Başakşehir, 380 bin kişilik nüfusu ile İstanbul’un Avrupa Yakası’nda konumlanıyor, üç ana bölgeden ve 10 mahalleden oluşuyor. Başakşehir, İstanbul’da bilinen ilk yerleşim yeri olan Yarımburgaz halk arasında bilinen popüler adıyla Altınşehir mağarasına ev sahipliği yapıyor... Başakşehir ilçesinde İSMMMO’ya kayıtlı 331 serbest çalışan 643 bağımlı (hizmet akdi ile çalışan) olmak üzere toplam 974 meslek mensubu bulunuyor. İSMMMO Başakşehir İlçe Temsilcisi Esra Esra Tamtürk Tamtürk, 2000’li yıllarda muhasebe ofisinde çıraklık ile başlayan meslek hayatına 2014 yılında ruhsatını alarak SMMM olarak faaliyetine devam etti. 2018 yılından beri de Başakşehir ilçesinde SMMM olarak faaliyetlerini sürdüren Esra Tamtürk, 2019 Temmuz ayından itibaren de İSMMMO Başakşehir ilçe temsilcisi olarak görev yapıyor. İstanbul şehir alanı içerisinde yer alan iki organize sanayi bölgesin-

den biri olan ve TEM otoyolunun hemen kuzeyinde 700 hektar üzerine kurulan İkitelli Organize Küçük Sanayi Bölgesi ilçede sanayi sektörünün diğer sektörler içinde büyük bir yüzde ile yer almasını sağladı. Başakşehir ilçe sınırları içerisinde yer alan Kayabaşı mevkiinde parsel ölçüsünde faaliyetlerini sürdüren muhtelif sanayi tesisleri bulunduğuna dikkat çeken Tamtürk, “Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgelerinden birisine ev sahipliği yaparak Başakşehir sanayinin kalbi haline geldi. 300 bin kişiye de istihdam sağlanıyor” diyor. Başakşehir sanayi başta olmak üzere mobilya, oto yedek parça üretimi, tekstil, ayakkabıcılık, metal sektörlerinde ekonomiye katkı sağlıyor. Ayrıca kent bütününe yönelik alışveriş merkezi gibi ticari kullanımlara imkan verilecek ve ticaret yoğunluğu üst ölçekli yönetim merkezleri, eğitim tesisleri alanları gibi diğer donatı alanlarının yoğun olduğu bir ilçe. Sağlık Bakanlığı’nca çalışmalarına devam eden şehir hastanesi ile öne çıkıyor.

hattına binin Metrokent durağında inip kısa bir yürüyüşten sonra stadyuma ulaşabilirsiniz.

BAHÇEŞEHİR GÖLETİ

açık hava sineması keyfi yapmak isteyenler de yer matlarını alıp gölete gidebilir. Burada gezindikten sonra kebapçıdan balıkçıya kadar bölgede bulunan restoranlarda yemek yiyebilirsiniz. Ayrıca bölgede yer alan Prestige Mall, Akbatı AVM gibi alışveriş merkezlerinde de alışveriş yapabilirsiniz.

BİLİM MÜZESİ Bahçeşehir Koleji Bilim Müzesi, başta 12-15 yaş gruplarına olmak üzere her yaşa hitap eden bir gezi alanıdır. Türkiye’de bir lise

kampüsünde açılan ilk müze olma özelliğini taşımakla birlikte yeni neslin bilimle iç içe yaşamasını amaçlamaktadır... Müzede öğrenme istasyonları, gök evi ve gözlem evi mevcut. Özellikle öğrencilerin çalışma alanı olan Bahçeşehir Koleji Bilim Müzesi, her ay yeni atölyeler ve deney gösterileri sunuyor. Tabii bundaki amacı da farklı bilim aktiviteleriyle öğrencilerin bilime merakını arttırmak… Bahçeşehir Koleji Bilim Müzesi’ni pazartesi günleri haricinde her gün gezebilirsiniz. Müzeye gitmeden önce rezervasyon yaptırmanız da gerekiyor.

GEZİ-İSTANBUL

Başakşehir ilçesi sınırları içerisinde kalan Bahçeşehir Göleti ilçenin mutlaka görülmesi gereken yerleri arasında başı çekiyor... İstanbul’un en büyük yapay göleti olan Bahçeşehir Göleti muhteşem manzarası ile eşsiz bir güzelliğe sahip bir dinlenme, huzur bulma mekanı... Bu ihtişamlı güzelliği değerlendirmek için çevresinde reenkarnasyon alanı yapılmış. Mavi ve yeşilin uyumu içinde olan bu alanda çocuk oyun parkı, golf kulübü, yürüyüş parkurları, restoranlar, çay bahçesi ve piknik alanı bulunuyor. Ramazan aylarında ve yaz aylarında burada çeşitli konser ve etkinliklerin yapıldığı İstanbul’un ikinci büyük Arena Sahnesi bulunuyor. Ramazan aylarında çeşitli gösterilerin yapıldığı Bahçeşehir Göleti dinlenmek isteyenlerin uğrak yeri oluyor. Yaz aylarında

İSMMMO YAŞAM l 55


EFSANE GRUP ZORLU SAHNESİ’NDE

K Ü LT Ü R S A N AT

Grammy Ödüllü Latin pop müzik efsaneleri Gipsy Kings, “Gipsy Kings by André Reyes” projeleriyle yoğun talep üzerine 16 Şubat’ta yeniden İstanbul’da, Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dinleyicileri ile buluşuyor… Dünya müzik tarihine “Bamboléo” ve “Volare” gibi zamansız şarkılar kazandıran Gipsy Kings, kariyerleri boyunca Latin ritimlerini batının popuyla harmanlayıp, flamenko stiliyle birleştirerek karşı konulmaz melodiler üretmeyi başarmanın ötesinde milyonlarca dinleyiciye ulaştırdı. Grubun kurucusu André Reyes tarafından yönetilen Gipsy Kings, Mario Reyes ve Chico Cas-

ŞEHİR TİYATROSUNA YANGINLAR KONUK

56 l İSMMMO YAŞAM

tillo’nun değerli katılımlarıyla imza attıkları ‘Tour Gipsy Unidos’ adlı gösterisiyle de sevenlerini heyecanlandırmaya devam ediyor. Reggae ve caz gitarı, Latin ve Küba stillerine Arap müziği dokunuşları ekleyerek otantik bir bileşim ortaya koyan Grammy Ödüllü efsane grup, müziklerinde tarihi ve kültürel mirası barındırıyor. Çok kültürlülüğü kusursuz bir şekilde taşıyan Gipsy Kings, bu sayede Çin’den Brezilya’ya, New Orleans’dan Rusya’ya, Avustralya’dan Afrika’ya kadar, müziklerini taşıdıkları her noktada büyük talep gördü ve dünya çapında yaklaşık 20 milyon albüm sattı.

İlk gösterimini İstanbul Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında Zorlu PSM’de yapan ve modern klasikler arasında yerini alan Yangınlar, farklı şehir tiyatroları arasında oyun alışverişi projesinin bir parçası olarak Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu’nun yorumuyla sahneleniyor. Oyunun yönetmeni, uzun yıllar İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda

da görev alan Murat Daltaban… 1975-90 arasında yaşanan Lübnan iç savaşında geçen bu hikaye; tragedya, mitoloji ve 20. yüzyılın ikinci yarısında yaşanan, en önemli politik ve sıcak mücadelelerin coğrafyası olan Ortadoğu’nun yakın tarihini iç içe geçirerek anlatır. Oyun 12-15 Şubat tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde izlenebilecek.


SERTAB’IN MÜZİKALİ GEÇMİŞİ SAHNEYE TAŞIYOR Sertab Erener’in dört yıl önce hayal edip gerçekleştirmek için yola çıktığı bu müzikal, şiiri, müziği ve koreografiyi birleştirerek sadece Sertab Erener’in şarkılarını değil, büyüyen Sertab’ın ruhunun ve sesinin başkalaşımlarını ve hepimizin nasıl da benzeştiğini önümüze seriyor. Sertab Erener’in “120 Dakika, Konser, Gösteri ve Ötesi” sloganıyla yola çıkan ve eşsiz ekip arkadaşlarının varlıkları ile ortak bir hayale dönüşen bu nefes kesen müzik ziyafeti günümüze kadar 80 bin insanla buluştu. Geçen yıllarda 90’lar ve 2000’ler temaları ile iki bölüm halinde izleyicisine kucak

açan müzikal, daha önce hiç görmediğiniz bir büyüye bulanmış geliyor! Sizi zamanda dans ettirmeye, geçmişin tanıdıklığı hissiyle dolarken bir yandan da anın içinde tüm varlığınızla orada olmanızı sağlayacak yeni yorumlar hazırlanıyor. Zorlu PSM sahnesine özel Beyhan Murp-

hy’nin yenilenen koreografileri ve 1967’den bugüne 200’den fazla Broadway oyununun ışık tasarımını yapan Tony Ödüllü Ken Billington’ın ilk kez Türkiye sahnesinde gerçekleşecek ışık şovuyla Sertab’ın tecrübesi ve sesinin birleşeceği eşsiz müzikal, 23 Ocak günü 21.00’da kapılarını açıyor…

MÜZİK DEHASI DEV EKİPLE CAN BULUYOR olarak yaşamdan hayli kopuk bir hayat tarzı sürdürmektedir. Yeteneğini dışa vurmak için ilginç bir yol seçen sanatçı, tutarsız davranışlarda bulunmayı alışkanlık haline getirmiştir. Yaşamı ile müziği zıt kutuplarda ilerleyen Mozart, yeteneğini sergilemek için gerçek üstü hareketlerde bulunur. Adeta bir “tutunamayan” profili çizen Mozart, bu sağlıksız yaşamı yüzünden Salieri’yi endişelendirmektedir. Mozart’a göre çok daha disiplinli ve müzik konusunda hırslı olan Salieri, müziğin tanrısı kadar başarılı olamamaktadır. Bu düşünceler zamanla farklı bir ilişki kurmalarına neden olur. Müzik konusunda yüce bir yeteneğe sahip olan Mozart ile Salieri’nin ilişkisine odaklı bir başyapıt. Oyun 11 Ocak-2 Şubat arasında Uniq Hall’de izleyicisi ile buluşuyor…

K Ü LT Ü R S A N AT

Peter Shaffer tarafından kaleme alınan dünya müzik tarihinin unutulmaz bestecileri Wolfgang Amadeus Mozart ile Antonio Salieri’nin eşsiz hikayesi Amadeus sahnede! Usta yönetmen Işıl Kasapoğlu rejisiyle Çolpan İlhan-Sadri Alışık Tiyatrosu ve Piu Entertaiment iş birliği ile tiyatroseverlerle buluşuyor. Başrollerini Selçuk Yöntem (Antonio Salieri), Okan Bayülgen (Wolfgang Amadeus Mozart) ve Özlem Öçalmaz’ın (Costanze) paylaştığı, güçlü oyuncu kadrosu, 12 kişilik koro ve 10 kişilik canlı orkestradan oluşan 35 kişilik dev ekibiyle sezonun en çok ses getirecek prodüksiyonlarından birisi olan Amadeus, 11 Ocak’ta Uniq Hall’da prömiyer yapıyor. Dünya müzik tarihine yön veren deha Mozart, gündelik yaşamında sıra dışı karakter

İSMMMO YAŞAM l 57


Küçük Kadınlar

Bıçaklar Çekildi

Tür: Romantik, Dram Yönetmen: Greta Gerwig Vizyon tarihi: 14 Şubat 2020 Oyuncular: Saoirse Ronan, Emma Watson, Florence Pugh

Tür: Gerilim, Dramatik komedi Yönetmen: Rian Johnson Vizyon tarihi: 10 Ocak 2020 Oyuncular: Daniel Craig, Chris Evans, Ana de Armas

Louisa May Alcott’un klasikleşmiş romanından uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda “Uğur Böceği” ile ilk yönetmenlik denemesini gerçekleştiren Greta Gerwig oturuyor. Gerwig’ın senaryosunu da kaleme aldığı filmin oyuncu kadrosunda Aşıklar Şehri ile ilk Oscar ödülünü alan Emma Stone, genç yaşına rağmen son olarak Uğur Böceği ile olmak üzere 3 Oscar adaylığı bulunan Saoirse Ronan, yaşayan en büyük kadın oyuncu sayılan Meryl Streep ve Beni Adınla Çağır filmindeki performansı ile 22 yaşında Oscar adaylığı kazanan Timothee Chalamet yer alıyor. Küçük Kadınlar, iç savaş sonrası Amerika’da yaşamlarını sürdürmeye çalışan dört kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Meg, Jo, Beth ve Amy birbirinden tamamen farklı karaktere sahip dört kız kardeştir. Çocukluk dönmelerini geride bırakıp kadınlığa geçiş süreçlerinde kardeşler türlü dertlerle boğuşur. Babaları Amerikan İç Savaşı’na katılan dört genç kız, anneleri ile birlikte yaşam mücadelesi vermeye başlar. Bu zorlu süreçte en büyük kazançları birbirlerinin yanında olmalarıdır. Her türlü zorluğu birlikte göğüsleyen kardeşler bu süreçte asıl mutluluğun sevgi olduğunu anlar.

Bıçaklar Çekildi, ünlü bir yazarın ölümünün ardındaki sırrı ortaya çıkarmaya çalışan bir dedektifin hikayesini konu ediyor. Ünlü bir suç romanı yazarı olan Harlan Thrombey, 85. yaş gününde evinde ölü bulunur. Meraklı bir araştırmacı dedektif olan Benoit Blanc, gizli bir şekilde cinayet araştırmasında yer almaya başlar. Harlan Thrombey’nin ailesine soruşturma için başvurulur ancak aile tam anlamıyla hiçbir işe yaramazdır. Blanc, tüm bu yüzeyde görünenlerin altını kazımak ve tüm yalanları ortaya çıkararak Thrombey’nin ölümünün ardındaki gerçeği bulmak için zorlu bir mücadeleye girişir. Dedektif, araştırmasını ilerlettikçe, saklı kalan birçok gerçek ortaya çıkar.

SİNEMA-DVD

Judy

58 l İSMMMO YAŞAM

Tür: Biyografik, Dram Yönetmen: Rupert Goold Vizyon tarihi: 3 Ocak 2020 Oyuncular: Renée Zellweger, Jessie Buckley, Finn Wittrock

Judy, ünlü oyuncu ve şarkıcı olan Judy Garland’ın hayatına odaklanıyor. 1968 kışında, Judy Garland’ın “Oz Büyücüsü”ndeki ikonik Dorothy rolünü oynamasının üzerinden 30 yıl geçmiştir. Talk of the Town performansları için çalkantılı Londra’ya gelen Garland, arkadaşlarıyla ve hayranlarıyla yeniden bir araya gelmenin coşkusunu yaşarken, bir yandan da gece kulübünün

yönetimiyle çatışmaktadır. İleride 5. kocası olacak Mickey Deans’in hayatına girişiyle birlikte Garland için her şey daha parlak görünmeye başlar. Ancak 47 yaşının 45 yılında çalıştıktan sonra çok yorgun ve hassas bir hale gelir. Hollywood’a feda edilen çocukluğunun anıları ve çocuklarının yanına eve dönme isteği Garland’ın zihnine gölge düşürür.


1917

Tür: Dram, Tarihi, Savaş filmi Yönetmen: Sam Mendes Vizyon tarihi: 7 Şubat 2020 Oyuncular: George MacKay, Dean-Charles Chapman, Mark Strong Sam Mendes’in; Jarhead, Revolutionary Road, Skyfall gibi yapımlarda beraber çalıştığı usta görüntü yönetmeni Roger Deakins ile yeniden bir araya geldiği filmi 1917, I. Dünya Savaşı sırasında bir tuzağa doğru gitmekte olan

bir tabur askerin hayatını kurtaracak mesajı, zamanla yarışarak iletmeye çalışan iki askerin hikâyesini anlatıyor. I. Dünya Savaşı sırasında Britanya askeri olan Schofield ve Blake, gerçekleştirilmesi imkansız gibi görünen bir göreve atanırlar. Görevleri zamana karşı yarışırken düşman bölgesini geçerek yüzlerce askerin ölümünü engellemek üzere bir mesaj iletmektir. Blake’in kardeşi de onların arasındadır. Bu durumda Blake’i daha da fazla ciddiye alması gereken bir mücadele bekliyordur.

DVD SEPETİ l Oliver Twist

Charles Dickens’ın klasik romanına bağlı kalınarak uyarlanan modern, trajik ve heyecan verici bir yapım. Fakir bir ortamda, evli olmayan annesini, doğumdan kısa bir süre sonra kaybederek hayata başlayan Oliver, kendisini bir yetimhanede bulur. Zalim bay Bumble’ın gözetimindeki

l The Hulk Bilim adamı Bruce Banner’ın (Eric

l Grandmaster - Büyük Usta

Dövüş sanatlarının popüler olmasıyla giderek daha fazla insan Güney Çin’deki Foshan’daki profesyonellerden bu sanatı öğrenmek ister. Bazı deneyimli ustalar karşılaştıkları kişileri sınar ve karşılıklı çatışmalar olur... Ip Man dövüş sanatlarında olağanüstü yetenekli zengin bir genç adamdır, fakat mütevazı kişiliğine karşın tevazu onu dertten kurtarmaz. Bir gün bu çatışmalardan birinin ortasında kalır ve kurtulmak için tüm yeteneğini kullanmak zorundadır. Ustalar onun dövüş yeteneğine hayran kalır. Dövüş ustası ve kızı Kung Yi de bunlar arasındadır, genç kızın bu yeni gence ilgi duyması gecikmez.

SİNEMA-DVD

Bana-Black Hawk Down) bir öfke yönetimi problemi vardır. Zeki ama içine kapanık biri olarak genetik alanında eski kız arkadaşı Betty Ross (Akademi Ödüllü oyuncu Jennifer Connelly-A Beautiful Mind) ile yaptığı araştırmalara yoğunlaşarak acı verici geçmişinden kaçmaya çalışmaktadır. Anormal bir laboratuvar kazası Bruce’un içinde engel olamadığı şeytani gücü ortaya çıkar. Bir anda yeryüzündeki en güçlü varlık haline gelir. Aynı zamanda da hem bir süper kahraman hem de bir canavardır.

çocuklar açlık ve sefalet içindedir. Oliver biraz daha fazla yemek istediği anda yetimhaneden uzaklaştırılır ve tek başına hayatta kalmayı dener. Londra’ya kaçan Oliver’ın yolu Artful Dodger ve güzel Nancy’nin de içinde bulunduğu çete ile kesişir. Hayatında ilk defa memnuniyetle karşılandığı bir ortamdadır, fakat bir süre sonra bu sevecenliğin bir bedeli olduğunu anlayacaktır.

İSMMMO YAŞAM l 59


Her Yerde Kan Var

l Yazar: Ayşe Kulin l Yayınevi : Everest Yayınları l Sayfa Sayısı: 304

“Aksaray’dan kar geliyor Ben sandım ki yar geliyor Çıktım baktım pencereye Çerkez Hasan can veriyor” türküsünün hep bizimle olduğu, nefes nefese okuyacağımız bir bakış romanı Her Yerde Kan Var…. Her Yerde Kan Var yakın tarihin aslında bugüne ne denli benzediğinin, tarihin sadece tekerrürden değil, tefekkürden de ibaret olduğunun romanı. Dönüp o dönemi bütün canlılığı ve dürüstlüğüyle okumaya dair hakiki bir çağrı, bir vaat! Ayşe Kulin’den Osmanlı’nın son dönemine çok çarpıcı bir bakış: Her Yerde Kan Var! Sultan Abdülaziz’in sır dolu ölümüyle sonuçlanan bir dönemi, saraydaki birçok önemli kahramanın gözünden okuyoruz bu romanda. Kulin’in bütün karakterlere kimi zaman müthiş insani hassasiyetle, kimi zaman da edebiyatın bütün sınırlarıyla yaklaştığını görüyoruz…

Unutma Mutlu Bir Hayat Çok Az Şeye Bağlıdır

l Yazar: Marcus Aurelius l Yayınevi : Destek Yayınları l Sayfa Sayısı: 88

Ölümlü bir dünyada, insana yaraşır şekilde yaşamaktan daha iyi ne olabilir?” Roma’yı en iyi yöneten beş imparatorun sonuncusu olarak tarihe geçen Marcus Aurelius, stoacı bir filozof olarak sadece liderliğiyle değil, düşünceleriyle ölümsüzleşmiştir. Mutlu bir hayatın çok az şeye bağlı olduğunu ve ölümlü bir dünyada insana yaraşır şekilde yaşamaktan daha yüksek bir amaç olamayacağını hatırlatan Aurelius’un gösterişten uzak, yalın, basit ama mutlu bir yaşam üzerine inşa ettiği güçlü felsefesi, insanlığın binlerce yıldır süregelen mutluluk arayışına ışık tutmaya devam ediyor.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

KİTAP

l Yazar: Grigory Petrov l Yayınevi : Truva Yayınları l Sayfa Sayısı: 136 Finlandiyalılar, 19. yüzyılın sonlarında özerklikleri-

ni kazanınca kendi kültürlerini özgürce geliştirme olanağına kavuştular. Artık ülke aydınlarının öncülüğünde, tutkuyla çağdaş medeniyet yolunda ilerleyebilirlerdi. Tıpkı Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki Türkiye gibi… Bilinçli Finlandiya aydınları olan öğretmenler, rahipler, sanatçılar ve tüm entelektüeller, başlangıçta bir avuç kişiydiler. Ama bu onların enerjisini zayıflatmak şöyle dursun, savaşımlarına güç kattı. Tüm zor koşullara karşın ülkelerini ulusal dayanışmayla kurtarabileceklerine inanıyorlardı. Bu ilginç kitapta G. Petrov, bıkıp usanmadan, yılmadan çalışıp bir ülkenin nasıl aydınlığa ve refaha kavuştuğunu gösteriyor. Finlandiya’nın beyaz zambaklar ülkesine dönüşmesini büyük bir hayranlıkla izleyeceksiniz.

60 l İSMMMO YAŞAM

l l l l l l l l l l

Her Yerde Kan Var Unutma Mutlu Bir Hayat Çok Az Şeye Bağlıdır Bir Ömür Nasıl Yaşanır Kendine Hoş geldin Mor Bir Fil Gördüm Sanki-Kral Şakir Uygarlıkların Batışı Beyaz Zambaklar Ülkesinde İstanbul Gerçek Mucize Kendine İnanmaktır Off The Record

l Remzi Kitabevi

EN ÇOK SATANLAR

ŞİİR AŞK Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz Sanki hiç olmamıştı Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullar Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti Çünkü iki kişiydik Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra Sonrası iyilik güzellik.

CEMAL SÜREYA


Bir Çöküşün Öyküsü l Yazar: Stefan Zweig l Yayınevi : İş Bankası Kültür Yayın-

ları l Sayfa Sayısı: 56 Bu son derece çarpıcı çöküş öyküsü, XV. Louis

döneminde Fransız sarayında epey etkili olmuş aristokrat bir kadının gerçek yaşamına dayanır. Madame de Prie günün birinde gözden düşer ve kral tarafından Normandiya’ya sürülür. İktidar sahibi ve ilgi odağı olduğu hareketli ve eğlenceli Paris günlerinden sonra ne kadar süreceği belli olmayan, kendisiyle baş başa kalacağı bir sürgün dönemi beklemektedir onu. Ancak iktidar savaşları, entrika ve eğlenceden ibaret boş saray hayatı varoluşuna anlam katan tek şeydir. Hem kendini hem çevresindekileri sürekli kandırma eğilimindeki bu sığ ve kibirli kadın, malikânesinde gösterişli eğlenceler düzenleyerek Paris’teki hayatını yeniden canlandırmaya çalışır. Giderek mantıklı düşünme yetisini bütünüyle yitiren Madame de Prie, yeniden bütün dikkatleri üzerine çekebilmek için inanılmaz bir plan yapar.

Dar Koridor l Yazar: Daron Acemoğlu, James Robinson l Yayınevi:Doğan Kitap

l Sayfa Sayısı: 648 Bazı toplumlar özgürken, diğerleri

neden otoriter yönetimler altında veya anarşi içinde yaşadılar ve yaşıyorlar? Özgürlük Batı’ya özgü bir durum mu? Özgürlüğün ve demokrasinin akıbeti ne olacak? Daron Acemoğlu ve James A. Robinson’a göre özgürlük “doğal” bir durum değil… Güçlü bir sivil toplum ile güçlü ama prangalanmış bir devletin birbirlerini dengelemesiyle, süreç içinde elde edilen bir kazanım. Bu zor şartlar sağlandığında girilen “dar koridor”da kalmak ise sürekli bir çaba gerektiriyor… Dar Koridor okuru tarihte uzun bir yolculuğa çıkarıp özgürlüğün doğuşu, sürdürülebilirliği ve akıbeti hakkında çarpıcı sonuçlara ulaştırıyor…

İLK GENÇLİK KİTAPLARI İçimdeki Müzik

Yazar: Roald Dahl Yayınevi : Can Çocuk Yayınları Sayfa Sayısı: 208 Charlie, annesi, babası, iki ninesi ve iki dedesiyle, büyük bir kentin bitiminde, küçük bir tahta barakada yaşamaktadır. Yoksuldurlar. Charlie çikolataya bayılır ama alacak parası yoktur. Biriktirilen parayla yılda bir kez, küçük bir çikolata girer evlerine. Bu büyük kentte, Charlie’lerin evinden bile görülen, kocaman bir çikolata fabrikası vardır; dünyanın en ünlü çikolatalarını üretir. Günlerden bir gün fabrikanın sahibi Bay Wonka, imparatorluğunu devredeceği bir varis seçmek için yarışma düzenlediğini açıklar; Charlie de adaylardan biridir...

KİTAP

Yazar: Sharon M. Draper Yayınevi : Genç Timaş Sayfa Sayısı: 264 İngiltere’nin saygın edebiyat ödüllerinden Coratta Scott King ödüllü yazar Sharon M. Draper’dan hüzün ve umut dolu soluksuz okunacak bir roman. Gerçek bir yaşam öyküsünden ilham alınarak kaleme alınmış. 11 yaşındaki Melody’nin hastalığının adı Spastik ikili kuadripleji yani beyin felci. Yürüyemiyor, konuşamıyor, tekerlekli sandalyeye mahkum. Hiçbir uzvuna komut veremeyen bu küçük kızın beyni ise mükemmel işliyor. Hikâye Melody’nin öğretmenlerine, arkadaşlarına, komşularına kısaca dış dünyaya kendini kanıtlama çabasını anlatıyor. İncelikli, naif, akıcı, komik ve ilham verici bir eser.

Charlie’nin Çikolata Fabrikası

İSMMMO YAŞAM l 61


Mobil uygulama üzerinden dinlenebilen sesli kitaplar çok trend oldu. Toplu taşımada, trafikte, spor ya da ev işi yaparken istediğiniz kitapları dinlemenizi sağlıyorlar. Bu alandaki popüler uygulamalara göz attık.

Kitaplar sesleniyor! AYŞEGÜL EMİR Teknoloji kitap okuma alışkanlıklarını da değiştiriyor. Ülkemizde e-kitap okuyucuları çok fazla popüler olmasa da sesli kitap, mobil uygulamadan kitap gibi yenilikler ilgi görüyor. Sesli kitaplar son dönemin yükselen trendi oldu. İlk başta görme engelliler için tasarlansa da herkese hitap ediyorlar. Vakit bulamadığımız için okuyamadığımız kitapları zamanımızın boşa geçtiğini düşündüğümüz metroda, metrobüste, araç kullanırken, spor ya da ev işi yaparken dinlememizi sağlıyorlar. Ayrıca çok ağır kitapları da taşımaktan kurtarıyorlar.

TEKNO-YAŞAM

EN SON ESERLERİ SUNUYOR

STORYTEL: Avrupa’da faaliyet gösteren mobil uygulama Türkiye pazarına da girdi. İsveçli firma yerli uygulama Seslenen Kitap’ı da satın alarak faaliyetlerini genişletti. Seslenen Kitap ve Storytel’de hem internet sitesinden hem de mobil uygulama üzerinden güncel yazarların en son eserlerini, çok

62 l İSMMMO YAŞAM

okunan yazarların baş yapıtlarını, yazarların veya bir profeyonel seslendiricinin sesinden dinleyebiliyorsunuz. Storytel, Türkçe ve İngilizce sesli kitaplar ve ayrıca İngilizce e-kitaplar ile faaliyet gösteriyor. Çok satanlardan zamansız klasiklere her türden sesli kitap var.

İYİ BİR ARŞİVİ VAR

AUDİOTEKA: Polonyalı sesli kitap platformu Audioteka, Türkiye’ye bu yıl giriş yaptı. Binlerce sesli kitabı bilgisayarınızda veya cep telefonunuzdan dinlemenizi sağlıyor. Bu uygulamayla en saygın yayınevlerine ait sesli kitapları bulabilir, satın almadan önce ücretsiz dinleyebilirsiniz. Uyku modu ayarı, uygulamada satın alma, hızlandırma, yavaşlatma, arka planda dinleme gibi özellikleri var. İyi bir kitap arşivi sunuyor, seslendirmeleri kaliteli. Bu uygulamada abonelik sistemi yok, dinlemek istediğiniz her kitap için ücret ödemeniz gerekiyor.

ÜCRETSİZ BİR UYGULAMA SESKİT: Ücretli uygulamalar yanında ücretsiz uygulamalar da var. Yerli Seskit

bunlardan biri. İster sesli isterseniz de podcast (ses formatında kayıtlar) olarak her yerde internet bağlantısı ile ulaşabiliyorsunuz. Türkiye’de geliştirilen uygulama Ensar Yusuf Yılmaz tarafından tasarlandı. Uygulamada reklam gösterimi yer alıyor. Türkiye merkezli sunucuları var. Üyelik, kayıt ve kişisel bilgi gerektirmeyen bir kullanıma sahip. Yüzlerce ücretsiz sesli Türkçe kitap sunuyor.

SADECE ÖZET İSTEYENLERE KitUP: Kitap özetlerini okumanızı ya da dinlemenizi sağlıyor. KitUP, dünyaya damgasını vuran yüzlerce kurgusal olmayan kitabın en önemli noktalarını sadece 15 dakikada okuyabileceğiniz veya dinleyebileceğiniz bir hale getiriyor. Üç gün ücretsiz deneme şansı veriyor. Sonrasında aylık ya da yıllık olarak ücret talep ediyor. Daha çok kişisel gelişim, işletme, bilim, psikoloji gibi daha teknik konularda yazılmış kitapların özetlerini ve önemli denilebilecek noktalarını kullanıcılarına sunuyor.


Y E N İ

T E K N O L O J İ L E R

AKILLI SÜPÜRME ZAMANI Fakir Hausgerate, Filter Pro toz torbasız süpürgesini tanıttı. Yeni model havada bulunan ve gözle görülemeyen tozları, partikülleri, bakterileri ve alerjenleri ‘ionizer’ teknolojisi ile yere indirip, 8 filtreden oluşan ESF teknolojisi ile temizleyerek yalnızca evinizi değil havanızı da temizliyor. Emisyon sınıfında bindelik orana giriyor. ESF teknolojisinde polen, evcil hayvan tüyleri ve ev tozları başta olmak üzere en ince toz parçacıklarını bile temizliyor. Led hazne aydınlatması ve hazne dolum göstergesiyle uyarı vererek, emiş gücünde performans kaybını önlüyor. Fakir Filter Pro, 800 Watt motor gücüyle tüm zeminlerde maksimum çekiş sağlarken elektrik tasarrufundan da ödün vermiyor. 8 metre kablo uzunluğu, teleskopik vakum borusu ve hortumu ile 12 metre kullanım alanı sunuyor.

GÜRÜLTÜYÜ ENGELLİYOR Huawei, kulak içi kulaklık modellerinin sonuncusu FreeBuds 3’ü piyasaya sundu. Kulaklık tasarımından müzik performansına ve pil ömrüne kadar iyi not aldı. Açık kullanım tasarımlı ve aktif gürültü engelleme özelliği var. 14.2 mm’lik dinamik sürücüleri ile aktif gürültü engelleme özelliği getiriyor. Aktif gürültü engelleme özelliğini açmak veya kapatmak için sol kulaklığa hafifçe vurularak, kalabalık metroda veya gürültülü bir restoranda bile çok iyi netlikte müziğin keyfi çıkarılabiliyor. Huawei AI Life uygulamasını cep telefonunuza indirip size özel olarak gürültü seviyesini kolayca ayarlayabiliyorsunuz. Sadece müzik değil telefon görüşmelerinde

de arka plan gürültüsünü ortadan kaldırıyor. Yuvarlak biçimli şarj kutusu da dikkat çekici. Kablosuz şarj özelliğine de var. Kirin A1 işlemcisinden güç alıyor, siyah ve beyaz renk seçeneklerine sahip.

Logitech’in M220, M330 ve M590 kablosuz modelleri sessiz sedasız çalışmayı sağlıyor. Mouse’lar geleneksel ‘tıklama’ hissini verirken aynı zamanda da neredeyse hiç gürültü çıkarmıyor. Siyah, kırmızı, gri ve mavi olmak üzere farklı renk seçeneği bulunan mouse’lar işte, evde ya da okulda sessiz bir çalışma ortamı isteyenlere hitap ediyor. Tek bir AA pille çalışan mouse’ların modeline göre 18 ile 24 arasında değişen pil ömrü bulunuyor. Ürünler 90’dan fazla gürültü azaltma özelliği sayesinde kullanıcılarına tıklama sesi olmaksızın aynı tıklama hissini veriyor. M220 modeli 10 metreye kadar kablosuz olarak işlev görüyor. Enerji tasarrufu modu var. Kullanımda olmadığında otomatik olarak uyku moduna geçiyor. Tüm yüzeylerde kullanılabiliyor.

Philips, ütü deneyimini yeni Philips PerfectCare Elite Plus GC 9682 buharlı kazanlı ütü ile daha kolaylaştırmayı hedefliyor. Elite Plus, ısı ayarı gerektirmeyen OptimalTemp teknolojisi sayesinde kotlardan ipek kumaşlara, ketenden kaşmire kadar ütülenebilen tüm kumaş türlerinde sıfır yanma riski ile güvenli ütüleme imkanı sunuyor. DynamiQ sensör, içindeki hareket sensörü ile buhar gücünü hareketlerinize göre ayarlayarak doğru zamanda doğru buhar miktarını verir. Siz durduğunuzda buhar vermesi de durur. Böylece rahatlık ve zahmetsiz ütüleme için ihtiyaç duyulan buhar basıncını ayarlayarak, otomatik olarak mükemmel buhar verir. Dilediğiniz zaman kullanabileceğiniz şok buhar özelliği sayesinde en zor kırışıklıklar bile çok daha hızlı kayboluyor.

TEKNO-YAŞAM

SESSİZ SEDASIZ ÇALIŞIN

BUHAR GÜCÜNÜ HAREKETE GÖRE AYARLIYOR

İSMMMO YAŞAM l 63


l

K O M İ K

R E S İ M L E R

MÜVEKKİL Şehir mahkemesinde bir cinayet davası görülüyordu. Adamın suçlu olduğu hemen hemen kesindi. Bunu bilen davalı avukatın aklına bir şeytanlık geldi. Hakime dönüp dava ile ilgili bir sanığının olduğunu söyledi. -Tam bir dakika sonra müvekkilim tarafından öldürüldüğü iddia edilen kişi salona girecek, dedi. Bunun üzerine hakim ve salondaki herkes mahkeme salonunun kapısına döndü. Bir dakika geçti, ne gelen var ne de giden. Bunun üzerine avukat: -Bakın ortaya bir iddia attım ve hepiniz merak içinde kapıya bakıp, heyecan içinde beklediniz. Bu gösteriyor ki, gerçekten ortada bir cinayet olduğuna, müvekkilimin katil olduğuna sizler bile tam olarak inanmış değilsiniz. Bu sözden sonra hakim kararını açıkladı ve adamı suçlu buldu. Avukat şaşkınlıkla sorar: -Ama nasıl olur? Az önceki olaydan hepiniz etkilendiniz. Hepinizin kapıya baktığını gördüm. Hakim: - Evet, doğru. hepimiz baktık ama müvekkiliniz bakmadı.

MİZAH

BANDIRCEZ Denizli ve Bandırma spor kulüpleri maç yapmaktadırlar. Denizli taraftarları tezahürata başlarlar: Denizli! Denizli! Denizli! Bandırma Spor taraftarları altta kalırlar mı onlar da başlarlar: Bandırma! Bandırma! Denizlili taraftarlardan hemen cevap gelir: Bandırcez! Bandırcez!

64 l İSMMMO YAŞAM

ERKEKLER NASIL YEMEK YAPAR? Bir tencere dolusu sıcak suya makarna poşetini boşaltıp maç seyretmeye başlıyoruz. Maçın ilk yarısının ortalarına yaklaşınca kalkıp altını kapatıyoruz. Tencerenin içinden seçtiğimiz makarnayı fayansa doğru kavisli bir şekilde fırlatıyoruz. Yapışırsa pişmiş demektir. Devre arasında hala içinde su kaldıysa tencerenin kapağını kapatıp lavabodaki en kirli tabağın üzerine doğru döküyoruz. O zaman hem tabak temizleniyor hem de makarnalar çatalla yenebiliyor. Üzerine ketçap döküp yiyoruz. Not: Fayansa fırlattığınız makarnayı bir ara oradan alın. Sayıca fazlalaşınca bazen hangisini fırlattığınız karışıyor!

KÜTÜPHANE Sarışının biri kütüphaneye girmiş ve doğrudan bankoya yönelerek görevliden bir hamburger, bir kola bir de patates kızartması istemiş. Görevlinin saf saf yüzüne baktığını gören sarışın bu sefer daha yüksek sesle: – Anlatamadım galiba beyefendi, bana bir hamburger, bir kola, bir de patates kızartması!! Artık iyice sinirlenen görevli: – Hanımefendi burası kütüphane! Sarışının yüzü kıpkırmızı olmuş, özür dileyip çok çok kısık bir sesle fısıldayarak: – Pardon pardon. Bana bir hamburger, bir kola, bir de patates kızartması…


l Müziğin sesini duymayanlar, dans edenleri deli sanır. l İyi insan olmak kolaydır, önemli olan adil olmaktır. l Hiç kimse affettiği zaman olduğu kadar yükselemez. l Bir insanın zekası vereceği cevaplardan değil, soracağı sorulardan anlaşılır. l Bir sözü unutmak bir yüzü unutmaktan çok daha uzun zaman alır. l Belirsizlik tüm işkencelerin en kötüsüdür. l Yapılmış küçük işler, planlanmış büyük işlerden daha değerlidir. l Eylemler, sözcüklerden daha fazla şey söyler. l Bir insanın değeri çevresindekilerin değeri ile ölçülür. l Cehennem insan yüreğinde sevginin bittiği yerdir. l Küçük üzüntüler konuşurlar, büyük dertler dilsizdir. l En kusursuz cinayet, yaşama sevincini öldürmektir. l Bilgi bize güç verir ancak saygıyı karakterinizle kazanırsınız. l Gerçek arkadaş sağlık gibidir, değeri o yok olunca anlaşılır. l Eğer insan kısa cümle kuruyorsa, uzun yorgunlukları vardır. l Düşmanlarınızı sevin yalnız onlar kusurlarınızı açıkça söyleyebilir. l Açık sözlü olmak iyidir. En kötü ihtimalle sonradan kaybedeceklerini en başta kaybedersin. l Önemli olan zamana bırakmak değil, zamanla bırakmamaktır. l Gözlerin biçimi, rengi ne kadar farklı olursa olsun gözyaşlarının rengi aynıdır. l Dünkü acılar, bugünkü sevinçlerimizin kaynağıdır. l Başarısızlık daha zekice başlama fırsatından başka bir şey değildir. l İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız ondan hiç bahsetmeyin. l Kağıda dokunan kalem, kibritten daha çok yangın çıkarır. l En sonunda sadece almadığımız riskler için pişman olacağız. l Her seçiş bir vazgeçiştir.

SARIŞIN ÖĞRETMEN Üniversiteyi yeni bitiren sarışın, öğretmen olarak atanır. Yeni öğretmen olması nedeniyle çok da heyecanlıdır. Çocuklarla iyi iletişim içinde olmak ister. Derslere ara verildiği bir zamanda tüm çocuklar bahçede futbol oynamaktadır. Sarışın öğretmen de çocukların oyununu seyretmeye gider. Bakar tüm çocuklar topun peşinden koşturup duruyor. Biri ise kenarda duruyor. Çocuk üzgün olmalı diye düşünür. En iyisi ona yardımcı olayım. Çocuğa yaklaşır: – Seninle arkadaş olmamı ister misin? Çocuk ‘ne alaka’ der gibi bakar ama öğretmenini kıramaz: - Tamam, der. Sarışın işi biraz daha ilerletmek için sorusuna devam eder: – Bak tüm çocuklar topun peşinde koşuyor. Sen neden koşmuyorsun? Çocuk iyice afallar bu soru karşısında. Sakince kafasını çevirir ve cevabı yapıştırır: – Çünkü ben kaleciyim…

TARİH SINAVI Baba evine gelen oğluna sormuş: - Bugünkü tarih sınavın nasıl geçti? Çocuk:- Çok iyi geçmedi babacım. Baba:- Neden ki oğlum? Çocuk:- Suç bende değil. Çünkü öğretmen hep ben doğmadan önceki olayları sordu.

Cevaplar

ANLAMLI SÖZLER

BİLMECELER 1-Kızdığını en çok kim belli eder? 2-En zengin ülke hangisidir? 3-En neşeli çiçek hangisidir? 4-En temiz böcek hangisidir? 5-Hangi macunla diş fırçalanmaz? 6-Kırıldığı zaman kullanılan şey nedir? 7-Hangi saatte çay içilmez? 8-İçeceklerin atası kimdir? 9-En çok kardeşi olan meyve hangisidir?

1-Ütü 2-Paraguay 3-Gül 4-Hamamböceği 5-Lahmacunla 6-Yumurta 7-Duvar saati 8-Limonata 9-Üzüm

l İ N T E R N E T T E   B U N L A R   VA R : )

ÇOCUK BİLMECELERİ

OKUL MÜDÜRÜ Bir gün okul müdürünün telefonu çalar. Müdür telefonu açar - Buyurun. - Müdür bey benim çocuğum bugün okula gelmeyecek, biraz rahatsızlandı. - Peki siz kimsiniz? - Ben mi, der çocuk ve devam eder ben babam.

İSMMMO YAŞAM l 65


K A R E 1

2

3

4

B U L M A C A 5

6

7

8

9

10 11 12

SUDOKU K O L A Y

1

2 3 4

5 6

7 8

9 10

11 12 13

Z O R

14

15 SOLDAN SAĞA

1. Sanayide kullanılan bazı bitkilerin (kahve, kakao, kauçuk gibi) geniş ölçüde yetiştirildiği işletme. 2. Önder, şef – Çiftçi, ortakçı. 3. Cihaz, aygıt – Magnezyumun simgesi – Lübnan’ın plaka işareti. 4. Nazi Askeri Polis Örgütü – Vahşi hayvan barınağı – Eğitim ve öğretim sistemi. 5. Bir tür üstlük – Bir bağlaç – Bir soru sözü. 6. Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsiz-liği yüzünden net görememe durumu. 7. Kayak – Çalgıç, mızrap. 8. Skandiyumun simgesi – Uzaklık anlatan sözcük – Tanrı’nın sevgi ve ilgisinden mahrumiyet, kargış. 9. Altının simgesi – Antalya’nın bir ilçesi – Ahmak, sersem. 10. Konya’nın bir ilçesi – Bir sayı. 11. Yerfıstığı – Bir parçanın güçlü çalınacağını gösteren müzik terimi. 12. İlkel bir tarım aracı. 13. Sahip – Sıvı ölçüm biriminin kısa yazılışı – Aktinyumun simgesi – Dingil. 14. Bir Japon tiyatrosu – “Michel …” (futbol adamı). 15. Kösnül, şehevi – İnce yapılı.

YUKARIDAN AŞAĞIYA

1. Yatırım – Bir tür küçük zurna. 2. Yüzgeçlerindeki dikenlerde yaralara sebep olan bir zehir bulunan, 40 cm uzunluğunda, eti çok beğenilen bir balık – Kenar süsü – Habeş soylusu. 3. Suyla çevrili kara parçası – TV yayın sistemlerinden birisi – Orhan Pamuk’un bir romanı – Numara (kısa). 4. Kıyı şeridinde deniz kabukları, kum, çakıl gibi şeylerle oluşan yığınakla ilgili – İspermeçet balinası. 5. Bir taşıt türü – Profesyonel gitar çalan kimse. 6. Bin metrenin kısa yazılışı – Mersin’de bir çay – Posta Kutusu (kısa). 7. Samaryumun simgesi – Kullanma süresi – Mısır’ın plaka işareti – Asel. 8. Giysiyi onarma parçası – Madeni ip – Zeki ve yaramaz çocuk. 9. Düzenlemek işi, tertip – Tantalın simgesi. 10. Olumsuzluk öneki – Bebeklerde gaz giderici bir çay – İngilizce hava. 11. Fransa’da bir çeşit kil – Birtakım alıştarma ve çağrışımlardan yararlanarak belleği geliştirme yöntemi. 12. Çırağın büyüğü – Plasenta – Mezar.

Ç Ö Z Ü M

KARE BULMACA SOLDAN SAĞA 1. Plantasyon. 2. Lider-Maraba. 3. Aparey-Mg-Rl. 4. Ssİn-Maarif. 5. Mont-Ki-Ne. 6. Astigmatizm. 7. Ski-Tezene. 8. Sc-Ta-Lanet. 9. Au-Kale-Seme. 10. Karatay-On. 11. Araşit-Forte. 12. Karasaban. 13. Is-Lt-Ac-Aks. 14. NoPlatini. 15. Erotik-Narin. YUKARIDAN AŞAĞIYA 1. Plasman-Arakıye. 2. Lipsos -Su-Ras. 3. Ada-Ntsc-KarNo. 4. Neritik-Kaşalot. 5. Tren-Gitarist. 6. Km-Alata-Pk. 7. Sm-Miat-Et-Bal. 8. Yama-Tel-Afacan. 9. OrganizasyonTa. 10. Na-Rezene-Air. 11. Bri-Mnemotekni. 12. KalfaEtene-Sin.

K O L A Y

Z O R

SOLDAN SAĞA: 1. Plantasyon. 2. Lider-Maraba. 3. Aparey-Mg-Rl. 4. SS-İn-Maarif. 5. MontKi-Ne. 6. Astigmatizm. 7. Ski-Tezene. 8. Sc-Ta-Lanet. 9. Au-Kale-Sema. 10. Karatay-On. 11. Araşit-Forte. 12. Karasaban. 13. Is-Lt-Ac-Aks. 14. No-Platini. 15. Erotik-Narin. SOLDAN SAĞA: 1. Plasman-Arakıye. 2. Lipsos-Su-Ras. 3. Ada-Ntsc-Kar-No. 4. Netirik-Kaşalot. 5. Tren-Gitarist. 6. Km-Alata-Pk. 7. Sm-Miat-Et-Bal. 8. Yama-Tel-Afacan. 9. Organizasyon-Ta. 10. Na-Rezene-Air. 11. Bri-Mnemotekni. 12. Kalfa-Etene-Sin.


UYGULAMALI MUHASEBE MESLEK ELEMANI EĞİTİMİ

MUHEL

YARIŞTA BİR ADIM

ÖNDE OLUN

e l r e l m i t i ğ e ı l a k Sertifi

n u ş o k e f hede

MUHEL

BİLGİ VE SORULARINIZ İÇİN

tesmer.muhelproje@ismmmo.org.tr

İLETİŞİM BİLGİSİ KAYIT ADRESİ: İSMMMO Hizmet ve Kültür Binası, Kurtuluş Cad. No: 114 34375 Kurtuluş - Şişli / İSTANBUL, Telefon: (212) 315 84 00 EĞİTİM ADRESİ: İSMMMO Akademi, Gayrettepe Mah. Yıldızposta Cad. No: 48 Dedeman İş Hanı Kat: 3 Beşiktaş - İSTANBUL Telefon: (212) 274 42 22, (212) 274 35 39


2004 yılından itibaren bulut teknolojisini muhasebe yazılımında başarı ile uygulayan LUCA'dan E dönüşümde lider çözümler..

LUCA Ticari Paketleri’ nde yer alan çözümler ile firma iş süreçlerinde başlayan e uygulamaların LUCA Mali Müşavir Paketi’ ndeki e defter gönderimi ile Gelir İdaresi Başkanlığı’ na doğrudan bildirimi sağlanır. E dönüşüm süreçlerinde TÜRMOB İŞNET Özel Entegratörlük Hizmetleri anlaşması ile birlikte elektronik belgelerin saklanması konusunda da önemli hizmetler sunulur.

Profile for Istanbul SMMM Odası

İSMMMO Yaşam 83. Sayı  

İSMMMO Yaşam 83. Sayı