{' '} {' '}
Limited time offer
SAVE % on your upgrade.

Page 1

YAS AM

SAYI

ISSN: 1306-5653

79

İSTANBUL SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI İKİ AYLIK YAYINI

PAYLAŞMAK GÜZELDİR l DOSYA: KADIN GİRİŞİMCİLER l PROF. DR. RÜSTEM HACIRÜSTEMOĞLU: GLOBALLEŞME MALİYET YÖNETİMİNİ ÖĞRETECEK l GEZİ: PRAG l MESLEKTAŞ SONER ŞAHİN l GAZETECİ YAZAR NEDİM ŞENER l OYUNCU DİDEM BALÇIN İLE SÖYLEŞİ l İSTANBUL’UN MEMBA KAYNAĞI: MALTEPE


İSTANBUL SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI

TÜRMOB TEMEL EĞİTİM VE STAJ MERKEZİ İSTANBUL ŞUBESİ

MESLEK HAYATINIZDA

HEDEFLERİNİZE BİZİMLE ULAŞABİLİRSİNİZ www.istanbulsmmmodasi.org.tr

İSTANBUL STAJ MERKEZİ İSTANBUL SERBEST MUHASEBECİ İSTANBUL İİM VE STAJ MERKEZİ MALİ MÜŞAVİRLER SERBEST MUHASEBECİ ODASI SERBEST MUHASEBECİ ŞUBESİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ODASI MALİ MÜŞAVİRLER

KURSLARI

arımızda Amacı ır. Bununla arını, mesleğe onusunda SAAT 18 12 Eğitim nevler çi 21 her gün 24 ktedir. Şirinevler 24 hafta 24 sonu atleri arasında 33 zere24yılda 5 dönem 30 dır.12Her kurs web 6 sayfamızdan

zda, verilen Uygulamaları nıebeKat:3 nek çözümler olarak basılı kitap

işli/İstanbul 43 47 80

TÜRMOB TÜRMOB İSTANBUL İSTANBUL TEMEL EĞİTİM VE STAJ MERKEZİ TÜRMOB İSTANBUL TEMEL TEMEL EĞİTİM VE STAJVEMERKEZİ MUHASEBECİ SERBEST MUHASEBECİ İSTANBUL ŞUBESİ EĞİTİM STAJ MERKEZİ SERBEST SERBEST MUHASEBECİ İSTANBUL ŞUBESİŞUBESİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASIODASI MALİMÜŞAVİRLER MÜŞAVİRLER ODASI İSTANBUL MALİ

STAJ SÜRESİNDEN SAYILMASI HAKKINDA ==> İŞLETME AĞIRLIKLI Toplam 178 saat olan SMMM yeterlilik sınavı hazırlık kursuna devam DİL durumunda KURSLARI süresinin 160İNGİLİZCE saat ve üzerinde olması 4 ay, 133 saat ve üzerinde EĞİTİMİN olması durumunda AMACI3 ay staj süresinden sayılabilecektir. Adayların, kurs süresini staj süresinden saydırabilmesi için, girecekleri İşletme Ağırlıklı İngilizce dil kurslarımızı diğerlerinden ayıran en sınava başvuru yaparken kursu tamamlamış olmaları gerekmektedir. önemli özellik kursların kaliteden ödün vermeden, sorumlu ve duyarlı eğitim anlayışıyla yürütülmesidir. İÇERİK DERS SAAT GENEL BİLGİLER l Finansall Muhasebe 302 dönem Kursumuz, Şubat ve Eylül dönemlerinde yılda l Finansalolarak Tablolaraçılmaktadır. Analizi 21 l Maliyet Muhasebesi l Mevcut İşletme veya İş İngilizcesi kurslarında27katılımcılara daha çok halkla ilişkiler, pazarlama ve satış elemanlarının 30 l Vergi Mevzuatı ihtiyaçveduyacağı, mail alma, mail cevaplama, telefonla l Temel Hukuk Borçlar Hukuku 15 görüşme, l İş Hukuku SSK ve yazışma Bağ-Kur kuralları, Mevzuatı pazarlama, genel istatistiki 12 raporlar hazırlama ile ilgili eğitim verilmektedir.13 l Ticaret Hukuku l Eğitim Süreleri; Başlangıç, Orta Öncesi, Orta ve İleri l Muhasebe Denetimi 21 seviyereleri için 154 saat, 11 Haftadan oluşmaktadır. l Meslek Hukuku 9 günleri l Kurslarımız; hafta içi akşam Pzt.-Salı-Çarş.-Perş.

TÜRMOB TÜRMOB TÜRMOB TEMELTEMEL EĞİTİM VE STAJVEVEMERKEZİ TEMELEĞİTİM EĞİTİM STAJMERKEZİ MERKEZİ STAJ İSTANBUL ŞUBESİŞUBESİ İSTANBUL ŞUBESİ İSTANBUL

STAJ SÜRESİNDEN SAYILMASI ==> SMMM STAJHAKKINDA BAŞLATMA

İşletme Ağırlıklı İngilizce Dil kursumuzda Bir kurun tamamına SMMM SINAVIsuretiHAZIRLIK kayıt yaptırmak ile, kursa devamKURSLARI süresinin 150 saat ve üzerinde olması durumunda 3 ay, devam süresinin 113 saat ve EĞİTİMİN AMACI 2 ay staj süresinden sayılabilecektir. üzerinde olması durumunda YETERLİLİK Başlama Sınavı Hazırlık Kurslarımızın amacı, Stajyer İki kurStaja devam eden kursiyerlerimiz, kurs süresini 6temel aya kadar Adaylarınısaydırabilir. sınavlara tam olarak hazırlayabilmektir. Eğitim staj süresinden içeriği ve eğitim materyalleri tamamen bu amaca yönelik SINAVLARINA İÇERİKolarak hazırlanmıştır. l Temel muhasebe terimleri, GENEL BİLGİLER HAZIRLIK l Hafta İçi Kursları: HaftaBilanço, içi her gün saatleri l Finansal Tablolar (Gelir Tablosu, Nakit18.30-21.30 Akış Tablosu) arası vebilgi tümsistemi, program süresince genellikle l Muhasebe muhasebe kayıt tekniği 5 Cumartesi günü 14.00-18.00 arasında, Kadıköy, Şişli, Şirinevler eğitim KURSLARI l Hizmet ve ticaretsaatleri işletmelerinde dönem içi işlemlerin birimlerinde devam etmektedir.

İSTANBUL İSTANBUL SERBEST SERBESTMUHASEBECİ MUHASEBECİ MALİ MALİMÜŞAVİRLER MÜŞAVİRLERODASI ODASI

TÜRMOB TÜRMOB TEMEL TEMELEĞİTİM EĞİTİMVEVESTAJ STAJMERKEZİ MERKEZİ İSTANBUL İSTANBULŞUBESİ ŞUBESİ

İSTANBUL SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI

ve üzerinde olması durumunda 4 ay staj süresinden sayılabilecektir. Adayların, kurs süresini staj süresinden saydırabilmesi için, kursa katıldıkları dönemde dosya başvurularının bulunması ve aynı dosya süresi içinde sınavı kazanarak stajlarını başlatmış olmaları gerekmektedir. İÇERİK DERS SAAT DERS Finansal Muhasebe 27 Vergi Mevzuatı İş Hukuku SGK Mevzuatı 9 Matematik Maliyet Muhasebesi 18 Ekonomi-Maliye Ticaret Hukuku 9 İnkılap Tarihi Borçlar Hukuku Finansal Raporlama Standartları 8 Türkçe Muhasebe Denetimi 21 İngilizce Finansal Tablolar Analizi 15 ETÜD DERSLERİ Meslek Hukuku 15

SAAT 18 7 21 7 9 6 7 36

İSMMMO / TESMER EĞİTİM YOL HARİTASI

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK SINAVLARI HAZIRLIK KURSLARI

saat 18:40-21:30 ile arasında yapılmakta, hafta sonları ise EĞİTİM BİRİMLERİMİZ Cumartesi günleri saat 13:00-18:00, Pazar günleri 09:30-15:30 TESMER Kadıköy Eğitim Birimi arasında gerçekleşmektedir. Ağırlıklı Dil Kurslarımızda katılımcılara HasanpaşalMah.İşletme Uzunçayır Cd. İngilizce No:29 Kat:1 Kadıköy/İstanbul Dinlediğini Telefon: (216) 545 35anlama 51 - 545(Listening 35 52 Comprehension), Konuşma (Speaking), incelemeAkademi (Reading Comprehension), TESMER Şişli EğitimMetin BirimiOkuma, / İSMMMO Yazma (Writing) becerileri kazandırılmaktadır. Gayrettepe Mah. Yıldızposta Cad. No:48 Dedeman İş Hanı Kat:3 Devam zorunluluğu olan program , kursiyerlerini ingilizce Beşiktaş Telefon: (212) 274 42 22 seviye belirleme ve çeşitli test-sınavlara da hazırlamaktadır. TESMER Şirinevler Eğitim Birimi - Hürriyet Mahallesi l Katılımcıların, en çok 17’şer kişilik sınıflarda, eşit seviyede Mahmutbeyolması Cd. Arıkan İş Merkezi Şirinevler eğitimDağlar açısından büyük No.1 önemKat.3 taşımaktadır. Telefon: (212)503 59 59 - 552 24 64 llwww.istanbulsmmmodasi.org.tr Kurtuluş Cad. No:114 34375 Kurtuluş- Şişli/İstanbul

lTelefon: egitim@ismmmo.org.tr (212) 315 84 00 Faks:(212) m www.istanbulsmmmodasi.org.tr m 343 47 80

muhasebeleştirilmesi l Hafta Sonu Kursları: Hafta Sonu (Cumartesi - Pazar l Maddi ve maddi olmayan duran varlıklar, günleri 10:00-18:30 saatleri arası) ve Hafta içi (9 gün l Operasyonel varlık ve borçların değerlemesi, 19:00-22:00 saatleri arası) Kadıköy, Şişli, Şirinevler eğitim l Finansal tabloların analizi, oranlar ve nakit akış tablosu birimlerinde devam etmektedir. yardımı ile analiz, l Maliyet muhasebesi terimleri, maliyet muhasebesi problemleri, EĞİTİM KİTAPLARI SMMMmuhasebesi Staj Başlatma Sınavları Hazırlık Kurslarımızda, verilen l Yönetim terimleri, karar problemleri eğitimlere paralel içerikte hazırlanmış Muhasebe Uygulamaları ve BİRİMLERİMİZ Hukuk konuları ile ilgili konu anlatımlı ve örnek çözümler EĞİTİM içeren kitaplarımız, Deneme Sınavı Kitapçığı kursiyerlerimize TESMER Kadıköy Eğitim Birimi ücretsiz olarak basılı kitap halinde veya pdf şeklinde Hasanpaşa Mah. Uzunçayır Cd. No:29 Kat:1 Kadıköy/İstanbul verilmektedir. Telefon: (216) 545 35 51 - 545 35 52 TESMER Eğitim Birimi / İSMMMO Akademi STAJŞişli SÜRESİNDEN SAYILMASI HAKKINDA Gayrettepe Cad.başlama No:48 Dedeman İş Hanı Kat:3devam ToplamMah. 233Yıldızposta saat olan staja sınavı hazırlık kursuna süresinin saat 274 ve üzerinde Beşiktaş Telefon:200 (212) 42 22 olması durumunda 5 ay, 166 saat l Kurtuluş l www.istanbulsmmmodasi.org.tr Cad. No:114 34375 Kurtuluşm www.istanbulsmmmodasi.org.tr m Şişli/İstanbul Telefon: l egitim@ismmmo.org.tr (212) 315 84 00 Faks:(212) 343 47 80

TÜRMOB TEMEL EĞİTİM VE STAJ MERKEZİ İSTANBUL ŞUBESİ

İŞLETME AĞIRLIKLI İNGİLİZCE DİL KURSLARI

EĞİTİM BİRİMLERİMİZ TESMER Kadıköy Eğitim Birimi Hasanpaşa Mah. Uzunçayır Cd. No:29 Kat:1 Kadıköy/İstanbul Telefon: (216) 545 35 51 - 545 35 52 TESMER Şişli Eğitim Birimi / İSMMMO Akademi Gayrettepe Mah. Yıldızposta Cad. No:48 Dedeman İş Hanı Kat:3 Beşiktaş Telefon: (212) 274 42 22 TESMER Şirinevler Eğitim Birimi - Hürriyet Mahallesi Mahmutbey Cd. Arıkan Dağlar İş Merkezi No.1 Kat.3 Şirinevler Telefon: (212)503 59 59 - 552 24 64 l www.istanbulsmmmodasi.org.tr

m www.istanbulsmmmodasi.org.tr m l egitim@ismmmo.org.tr

SMMM STAJ BAŞLATMA SINAVI HAZIRLIK KURSLARI

m www.istanbulsmmmodasi.org.tr m


başkandan

Sevgili İSMMMO Ailesi,

Mayıs ayı odamız için önemli bir aydı. Türkiye’nin en büyük akademik meslek odalarından biri olan ve 44 bin üyesi bulunan İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Oda’mızın 24. Seçimli Genel Kurulu, 11-12 Mayıs tarihinde Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşti. Çağdaş Demokrat Muhasebeciler Birliği (ÇDMB) grubu olarak seçimi açık ara farkla kazandık. Farklı listelerin yarıştığı seçimde mevcut yönetim, çoğunluğu Çağdaş Demokrat Muhasebeciler Birliği’nden oluşan, Meslekte Birlik Grubu ve Bağımsız Mali Müşavirler listelerinin de bulunduğu isimlerden kuruldu. Dünyada mesleğin yapılış şekli değişiyor. Hedefimiz mesleği ve meslektaşı geleceğe taşımak. Bu yöndeki çalışmalarımız sürecek. Bize bu süreçte destek olan bütün meslektaşlarımıza teşekkürü bir borç biliyoruz. Evet, yeni bir dergiyle karşınızdayız. Bu sayımızda kapak konumuzu ‘paylaşım ekonomisine’ ayırdık. Bu ekonomi türünde kullanmadığınız bir aracı ya da ürünü karşılık beklemeden ya da ücret karşılığında başkalarının ihtiyaç ve kullanımına sunuyorsunuz. Birçoğumuz için mülkiyetten vazgeçmek zor olsa da paylaşım ekonomisinin 2025 yılında 335 milyar dolarlık bir pazara ulaşması bekleniyor. Dosya konumuzda ise Türkiye’deki kadın girişimcilere mercek tuttuk. Herkese örnek olabilecek girişim öykülerinin kahramanı kadınlar var. Ayşen Zamanpur, Gamze Cizreli, Gülden Aydın bunlar arasında. Onlar, bugün yanında yüzlerce hatta binlerce kişiyi istihdam eden yatırımcılar konumuna geldiler. Zirvedekiler sayfalarımızın konuğu ise, Galatasaray Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde lisans, lisansüstü ve doktora programlarında dersler vermeye devam eden Prof. Dr. Rüstem Hacırüstemoğlu. Gazeteci sayfamızda ise Türk basınının duayen araştırmacı gazeteci ve yazarlarından biri, Nedim Şener var. Özellikle Hrant Dink cinayetiyle ilgili araştırmalarıyla gündeme geldi. Ancak bunlar yüzünden kumpasa kurban giderek 2011 yılında hapse de atıldı. Şener, “Ulaştığım gerçek Hrant Dink cinayetinin arkasında Ergenekon var diyen Fethullahçı Terör Örgütü üyesi istihbaratçılarının aslında bu cinayetin tam göbeğinde olduğuydu. Bunun sonucu kumpas kaçınılmazdı” diye anlatıyor. Yaşam’ın Portresi’ni Çakallarla Dans filminin hem güzel hem de komik oyuncusu Didem Balçın’a ayırdık… Film beşinci devam filmiyle karşımıza geldi. Balçın, burada Fatma karakterini canlandırıyor. Balçın, metne bağlı komedi yapılabileceğini söylüyor. Çakallarla Dans’ın en sevdiği tarafı ise kimsenin komik olmak için gereksiz eklemelerde bulunmaması. Renkli Yaşam’da ise meslek mensubu Soner Şahin var. Yaklaşık 20 yıldır çocukların yüzünü güldürmek için çalışıyor. Şahin, hastanelerde uzun süre tedavi gören çocukları güldürerek, onları kısa da olsa sıkıcı hastane ortamından koparıp renkli bir hayal dünyasına doğru yolculuğa çıkaran ekibin bir parçası… Yurtdışı seyahat sayfamızda sizleri Çekya’nın başkenti Prag’a götürüyoruz. Tarihi, doğası, mimarisi, atmosferiyle ziyaretçilerine çok şey vaat ediyor. Altın şehir, Avrupa’nın kalbi gibi isimlerle anılıyor. İstanbul’da ise Maltepe ilçesini sizin için gezdik. Tarihi ve doğal güzellikleriyle İstanbul’un son yıllarda öne çıkan ilçelerinden biri. Kültür Sanat, Kitap, Sinema, Lezzet, Kariyer, Mizah, Teknoloji, Eğitim, Dostlarımız da diğer sayfalarımızı süslüyor. Keyifli okumalar...

Yücel Akdemir

İSMMMO ISSN: 1306-5653

YAS AM

SAHİBİ İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Adına Yücel Akdemir Kurtuluş Cad. No: 114 Kurtuluş-Şişli / İSTANBUL SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Gülgün Öztürk

YAYINA HAZIRLAYANLAR Nil Demirciler, Ela Gökmen, Ayşegül Emir, Gaye Delen basin@ismmmo.org.tr, yasamdergi@gmail.com

Kurtuluş Cad. No: 114 Kurtuluş-Şişli / İSTANBUL

l DANIŞMA KURULU

Yücel Akdemir, Yahya Arıkan, Erol Demirel, Orhan Sarıgene, Cemile Kuzu, Ali Haydar Tunç, Gülgün Öztürk, Adem Çalışkan, İbrahim Balcıoğlu, Turgay Kanarya, Halil İbrahim Avcı, Alim Karataş, Taner Yüceur, Nadir Hikmet Güneş, Aysel Tümer, Ayhan Çorapçı, Çiçek Yağmur, Mithat Erdoğan, İbrahim Şennur, Nilgün Saraçer, Sebahaddin Kunaçaf, Ahmet Karakılınç, Hayrettin Özbakır, Bilal Karayazı, Nihat Savaş, Fahrettin Ravanoğlu, Nevzat Pamukçu, Murat Düzgün, Halim Bursalı, Yıldız İrgin, Murat Ceyhan, Süheyla Öztürk Selçuk, Hacı Demir, Sabri Karakaşlıoğlu, Hafize Öztürk, Mustafa Çanakçıoğlu, Oğuzhan Bahadır, Kazım Mermer, Ali Ekber Özkan, Yılmaz Bolgün, Hüsniye Sezgin, Emel Duman Yücetürk, Sevda Rızvanoğlu, Metin Gökdağ, Hüseyin Turna, Mustafa İrfan Yalçın, Turan Karabulut, Mahmut Şahin, İskender Demirci, Alper Karakaş, Filiz Bülbül, Arif Mert, Saadet Gençoğlu, Yalçın Sütütemiz, Özlem Gül Er, Cumhur Karatepe, Serdar Murat Akın, Yeşim Özer

l BASILDIĞI YER:

l Yayın Türü: İSMMMO Yaşam; yaşam, kültür ve güncel haber dergisidir. Yerel süreli yayındır. İki ayda bir yayımlanır, 3.000 adet basılır. Dergimizde yer alan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. l Yönetim Yeri ve Yazışma Adresi: Kurtuluş Caddesi, No: 114, Şişli- İSTANBUL Telefon: (0212) 315 84 00, Faks: (0212) 343 47 80


KAPAK

Dünyayı paylaştık! Evleri, otomobilleri, motorsikletleri ve ofisleri artık paylaşıyoruz. Paylaşım ekonomisi hızlı gelişimini sürdürürken yeni bir ekonomi de doğuruyor. Farklı şirketlerle aynı ofiste çalışabilir, otel yerine tanımadığınız bir insanın evinde kalabilirsiniz…

16

İÇİNDEKİLER

Z İ R V E D E K İ L E R

‘Globalleşme maliyet yönetimini öğretecek’ Çağımızda meslekler şekil değiştirip teknolojiye adapte olma yarışına girmiş durumda. Bu süreçte evrilemeyenler ise yok olmaya mahkum. Prof. Dr. Rüstem Hacırüstemoğlu, “Globalleşme ve rekabet meslek mensubunu gelecekte maliyet yönetimini öğrenmeye zorlayacaktır” uyarısında bulunuyor. 12

D O S YA

Hem kadınım hem girişimciyim! Kimi eşinden ayrılıp kendi ayakları üzerinde durabilme mücadelesi veriyor. Kimi de tek başına başarabileceği inancı ile yola çıkmış. Onların büyük bir kısmı bugün yanında onlarca hatta yüzlerce kişiyi istihdam eden yatırımcılar konumuna geldiler.

26


GÜNDEMİN SESİ

‘Kumpasa kurban gittim ilahi adaleti de gördüm’ Türk basınının duayen araştırmacı gazeteci ve yazarlarından biri, Nedim Şener. Şener, “Ulaştığım gerçek Hrant Dink cinayetinin arkasında Ergenekon var diyen Fethullahçı Terör Örgütü üyesi istihbaratçılarının aslında bu cinayetin tam göbeğinde olduğuydu. Bunun sonucu kumpas kaçınılmazdı” diyor. 22

YAŞAMIN PORTRESİ

‘Romantik komediler daha da çoğalmalı’ Çakallarla Dans filminin hem güzel hem de komik oyuncusu Didem Balçın… Çakallarla Dans’ın en sevdiği tarafı ise kimsenin komik olmak için gereksiz eklemelerde bulunmaması. Balçın, komedilerle ilgili de, “Türk sinemasında romantik komedi filmleri ve oyuncuları giderek daha çok yer bulacak” 32 diyor.

KARİYER

Dijital çağın liderleri İş stratejilerindeki bu hızlı dönüşüm kısa vadede yeni ve farklı becerilere sahip dijital liderlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Bu liderler geleneksel liderlerden daha farklı noktalara odaklanıyor…

36

R E N K L İ

Y A Ş A M

Hasta çocukların yüzünü güldürüyor Meslek mensubu Soner Şahin, hastanelerde uzun süre tedavi gören çocukları kısa da olsa hastane ortamından koparıp renkli bir hayal dünyasına doğru yolculuğa 30 çıkaran ekibin bir parçası…

6 2 .

G Ü N

6

İSMMMO HABER

8

SAĞLIK

38

E Ğ İ T İ M

40

DOSTLARIMIZ

42

L E Z Z E T

44

EVİM EVİM

46

G E Z İ - D Ü N YA

48

G E Z İ - İ S TA N B U L

52

K Ü LT Ü R - S A N AT

56

SİNEMA - DVD

58

K İ TA P

60

T E K N O - YA Ş A M

62

MİZAH

64


Yılın annesi benim annem Gökyüzünden bir yıldız kayar dilek tutarız. Annem gözlerini kapar bütün dilekleri benim içindir. Ellerinden öperim anneciğim.... Senin kucağın, senin merhametin beni yaşama bağlıyor sevgili anneciğim. Geleceğini oluşturacak her yeni günün bir önceki günden daha güzel, isteklerine uygun ve seni mutlu edecek şekilde olmasını dilerim. Anneler Günün kutlu olsun benim melek annem.... Varlık nedenimiz annelerimiz için ne yapsak boş. Tek günle onun emeğinin karşılığını ödemek güç ancak yine de her yıl mayıs ayının ikinci pazarı Anneler Günü olarak kutlanıyor. Bu yıl da 12 Mayıs’a denk gelen Anneler Günü, 20. yüzyıldan beri Batı dünyasında düzenli şekilde kutlanmakta.

İlk defa 20. yüzyılın başlarında Amerika Birleşik Devletleri’nde kutlandı. Anneler Günü, Mayıs 1864’de doğan Anna Marie Jarvis Amerikada Batı Virginia’da öğretmenlik yaptığı sırada 9 Mayıs 1905’te annesini kaybetmesi ile ortaya çıktı. Annesinin ölümünden iki yıl sonra, 1907 yılında annesinin ölüm yıldönümünde yakın arkadaşlarına her yıl Anneler Günü adı altında ülke çapında kutlama yapılması önerisinde bulunmuş. 10 Mayıs 1908’de ilk Anneler Günü, Grafton’da 407 çocuk ve annelerinin katılımıyla kutlanmıştır. Bu tarihten sonra ilk önce

ABD’de daha sonra ise tüm dünyaya yayılarak her yıl Mayıs ayının ikinci pazarı Anneler Günü olarak kutlanmaktadır. Türkiye’de ise, Türk Kadınlar Birliği’nin girişimleri ile 5 Mayıs 1955’ten itibaren mayıs ayının ikinci pazar günü dünyada olduğu gibi Türkiye’de de Anneler Günü olarak kutlanmaya başlandı. Anneler Günü’nde her yıl yılın annesi de seçilmektedir. 1955 yılında ilk kutlandığında yılın annesi olarak 93 Harbinde Rus işgaline karşı Erzurum’daki halk direnişinin simgesi hâline gelmiş olan Nene Hatun seçilmişti....

62. GÜN

Benim güçlü kocaman babam Bir çocuk için sırtını güçlü bir babaya dayayabilmek hayata güven duyabilmenin en önemli anahtarı oluyor. Baba- çocuk ilişkisi çok göz önünde olmamasına karşın, çocukların gelişimi için önemli bir yere sahip. Her yıl Haziran ayının üçüncü pazarında kutlanan Babalar Günü de bu ilişkinin önemini vurgulamakta önemli bir yere sahip... Babalar Günü’nün kutlanma öyküsü de oldukça ilgi çekici... Bir Amerikan İç Savaşı gazisinin kızı olan Sonora Smart Dodd, Anneler Günü gibi babaların da bir günü olması gerektiğini düşünüyordu. Dodd’un babası annelerinin yokluğunda altı çocuğunu tek başına büyütmüştü. Babasının doğum günü olan 5 Haziran’ın Babalar Günü ilan edilmesi

6 l İSMMMO YAŞAM

için çalışmalara başlamış ama bu çalışmalar o tarihe yetişemeyerek kutlamalar Haziran ayının üçüncü pazar gününe ertelenmiş... Babalar Günü ilk kez 19 Haziran 1910’da Washington’un Spokane şehrinde kutlanmış. 1924 yılında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Calvin Coolidge kutlamaları desteklemiş ama resmi olarak Babalar Günü ilan etmemiştir. 1966 yılında ise o dönemin başkanı Lyndon Johnson, her yıl haziran ayının üçüncü pazarının Babalar Günü olarak kutlanacağını açıklayan bir bildiri yayımlamıştır. 1972 yılındaysa başkan Richard Nixon’ın imzasıyla Babalar Günü yasal olarak ABD’de resmi tatil ilan edilmiş. Bu özel gün ülkemizde de uzun yıllardan bu yana kutlanmakta....


Çevrenizi koruyor musunuz? Yaşadığımız dünya her geçen gün kirleniyor ve yaşanmaz bir hal alıyor. Oysa dünya hepimizin. Dünyanın ve çevrenin korunması için farkındalık yaratmak amacıyla her yıl Haziran ayının ikinci pazartesisi Dünya Çevre Koruma Haftası olarak kutlanıyor. Bu özel haftada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

tarafından insanlarda farkındalık yaratmak üzere çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Peki, bu çevre haftası nasıl ortaya çıktı? Doğal çevrenin korunması amacı ile 1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı yapıldı. Bu konferansta çevre ile ilgili temizlik gibi konular

görüşüldü. Çevre kirlenmesine karşı üye ülkeler ortak çözüm yolları aradılar. Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda, 5 Haziran gününün Dünya Çevre Günü olması kararlaştırıldı. Her yıl Birleşmiş Milletler’e üye ülkelerde 5-11 Haziran Dünya Çevre Koruma Haftası olarak kutlanıyor.

13 Mayıs Türk Dil Bayramı Bunu ilk fark eden de Karamanoğulları Beyliği’nin hükümdarı Karamanoğlu Mehmet Bey... Öyle ki, 13 Mayıs 1277’de yayımladığı bir fermanla, bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk dilinden başka dil kullanmayacaktır, dedikten sonra Anadolu’da Türkçe ilk kez resmi dil, devlet dili olmuştur. Anadolu Selçukluları döne-

minde edebiyatta ve devlet işlerinde Farsça kullanılıyordu.... Ülkemizde Türk Dil Bayramı 1960’dan bu yana kutlanıyor. Her yıl 13 Mayısta Kültür ve Turizm  Bakanlığı, Karaman Valiliği ve Belediye Başkanlığının ortaklaşa düzenlediği bu etkinlikle hem Türk Dil Bayramı kutlanmakta hem de Karamanoğlu Mehmet Bey anılmaktadır.

62. GÜN

Uluslar kültürleri ve dilleri ile var oluyor. İnsanın kendini en iyi ifade edebildiği dil ise kendi ana dili oluyor. En önemli edebiyat yapıtları da kişilerin kendi dilleriyle yazdığı eserlerden oluşuyor. Türk dili de en eski dillerden biri olmasına karşın uzun yıllar resmi dil olarak kullanılamamış.... Oysa Türk dilini korumak ve geliştirmek hepimizin görevi....

İSMMMO YAŞAM l 7


ODAMIZIN 24. SEÇIMLI OLAĞAN GENEL KURULU COŞKUYLA GERÇEKLEŞTI:

İSMMMO HABER

Seçimin Galibi Yücel Akdemir

8 l İSMMMO YAŞAM

Türkiye’nin en büyük akademik meslek odası; İstanbul Serbest Muhasebeci   Mali Müşavirler Odası (İSMMMO)  seçimlerini Yücel Akdemir liderliğindeki Çağdaş Demokrat Muhasebeciler   Birliği (ÇDMB) kazandı. Farklı listelerin yarıştığı seçimde mevcut yönetim, çoğunluğu Çağdaş Demokrat   Muhasebeciler Birliği’nden oluşurken; Meslekte Birlik Grubu ve Bağımsız Mali Müşavirler listelerinin de bulunduğu isimlerden kuruldu.


KURULLARDA GÖREV DAĞILIMI YAPILDI

TESMER İSTANBUL ŞUBESI İSMMMO 24. Seçimli Olağan Genel Kurulu’nun ardından TESMER İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu görev dağılımı da gerçekleştirildi. Buna göre; TESMER İstanbul Şube Başkanı Yücel Akdemir, Başkan Yardımcısı Fatih Tapkan, Sekreter Güler Güney, Sayman Yıldız İrgin olurken, yönetim kurulu ise; Engin Mutlu, Muharrem Küçükelçi, Nedim Boz’dan oluştu.

İSMMMO HABER

45 bine yakın üyesi ile Türkiye’nin en büyük akademik meslek örgütü olan İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nda (İSMMMO) görev dağılımı yapıldı. 11-12 Mayıs’ta gerçekleşen seçimli genel kurul sonrası oluşan yeni yönetim kurulunun ilk toplantısında alınan kararlara göre; 24. dönem yönetim kurulunun görev dağılımı şöyle sıralandı: l Başkanı Yücel Akdemir, l Başkan Yardımcısı Ali Haydar Tunç, l Sekreteri Erol Demirel, l Saymanı Gülgün Öztürk, l Yönetim Kurulu Üyeleri; Halim Bursalı, Ethem Yüksel Kahveci, Hakan Ustabaş, Murat Demirtaş, Turgay Kanarya.  İSMMMO’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Denetleme Kurulu’nun Başkanı Yılmaz Bolgün olurken üyeler Fatma Ölmez ve Serdar Çağlayan’dan oluştu. Disiplin Kurulu’nun Başkanı Mithat Erdoğan, Disiplin Kurulu Sekreteri Asuman Oymak Çam, üyeler ise Metin Gökdağ, Ayşe Betül Ayaz, Taner Yüceur şeklinde sıralandı.

İSMMMO YAŞAM l 9


Yaşasın 1 Mayıs

İSMMMO HABER

Siyasi partiler, meslek örgütleri 1 Mayıs Emek ve Dayanışma gününde Bakırköy miting alanında bir araya gelip İşçi ve Emekçi Bayramı’nı kutladı. ‘Yaşasın 1 Mayıs’ pankartıyla yürüyüş gerçekleştiren oda kortejimize çok sayıda meslek mensubumuz katılım sağlarken, oda başkanımız Yücel Akdemir, TÜRMOB Genel Başkanı Masis Yontan, İSMMMO Kurucu Onursal Başkanı ve TÜRMOB Genel Sekreteri Yahya Arıkan da kutlamada yer aldı. Katılımcıların alandaki yerini almasının ardından 1 Mayıs 1977’de, Taksim Meydanı’nda hayatını kaybedenler için saygı duruşunda

10 l İSMMMO YAŞAM

bulunuldu. Daha sonra çeşitli türküler ‘1 Mayıs Marşı’ ve ‘Enternasyonal Marşı’ seslendirildi. Programın sona ermesiyle 1 Mayıs kutlamalarına katılan işçiler ve yurttaşlar alandan ayrıldı. 1 Mayıs’ta miting alanında meslektaşlarla birlikte olan Oda Başkanımız Yücel Akdemir, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü ile ilgili düşüncelerini Sözcü gazetesine aktardı. Oda başkanımız Akdemir gazeteye verdiği demeçte şunları aktardı: “Muhasebe emekçileri olarak bu anlamlı günde alandayız. Biz bütün emekçilerin haklarını aldıkları ve refah içinde yaşadığı 1 Mayıs için buradayız.”


Bilirkişilik eğitimi sertifikaları verildi Odamızın düzenlediği Bilirkişilik Temel Eğitim Sertifika programını başarıyla tamamlayanlara katılım belgeleri Şirinevler Eğitim Birimi’nde verildi. Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulunarak yetki alan Odamız ‘Bilirkişilik Temel Eğitimi’ programı ile ilgili eğitimlerine devam ediyor. On sekiz saati teori ve altı saati de uygulama eğitimleri alan meslektaşlarımıza düzenlenen törenle Oda Başkanımız Yücel Akdemir tarafından sertifikaları verildi.

Meslektaştan karma sergi Çeşitli sanatçıların işlerinin gösterildiği karma sergi ‘Soul Breeze’, 18 Nisan-2 Mayıs 2019 tarihleri arasında La Visione Art galerideydi. Meslektaşımız ve Odamızın Mesleki Gelişmeleri İzlem Kurulu üyesi Alper Karakaş’ın resimlerinin de bulunduğu serginin açılışına Oda Başkanımız Yücel Akdemir ve eski Oda Saymanımız Cemile Kuzu da katıldı. Büyük ilgi gören açılışta sanatseverler sergiyi gezerek sanatçıların yaptıkları resimleri incelediler.

Eğitimler tüm hızıyla sürüyor İSMMMO meslektaş ve stajyerlerin gelişimine yönelik eğitimlerini İstanbul’un birçok ilçesinde sürdürüyor. Alanında uzman eğitimcilerin yer aldığı eğitimlerde katılımlar yoğun bir şekilde gerçekleşiyor. Odamız ve TESMER İstanbul şubesinin ortak düzenlediği seminerler ve mesleki eğitimler alanında uzman eğitimcilerin katkılarıyla devam edecek.

İSMMMO YAŞAM l 11


ZİRVEDEKİLER

‘Globalleşme maliyet yönetimini öğrenmeye zorlayacak’

12 l İSMMMO YAŞAM


Çağımızda meslekler şekil değiştirip teknolojiye adapte olma yarışına girmiş durumda. Bu süreçte evrilemeyenler ise yok olmaya mahkum. Prof. Dr. Rüstem Hacırüstemoğlu, “Globalleşme ve rekabet meslek mensubunu gelecekte maliyet yönetimini öğrenmeye zorlayacaktır” uyarısında bulunuyor. ELA DAMLA GÖKMEN Mesleklerin yeni döneme evrildiği günümüzde mali müşavirlik mesleğinin geleceği de analiz, maliyet yönetimi, teknoloji ve denetimi öğrenmeye doğru gidiyor. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde olduğu gibi kendimizi yenileyip güncellememiz için üniversitelerin gelişmiş ülkelerle ortak programlarının olması ve yabancı büyük şirketlerle sanayi üniversite işbirliğinin yapılması, bu süreçlerin yürütülebilmesi için sürdürülebilir finansmanın üniversitelerce sağlanması büyük önem taşıyor. Deloitte Akademi’de Denetim, Vergi, İç Denetim, Kurumsal Risk Yönetimi uzmanlarına, Uluslararası Finansal Raporlama ve İleri Finansal konularda 25 yıldır eğitimler veren Prof. Dr. Rüstem Hacırüstemoğlu’yla, mesleği, kabuk değişiminde yaşanan süreci ve yeni neslin mesleğe bakış açısını konuştuk. Galatasaray Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümü’nde lisans, lisansüstü ve doktora programlarında dersler vermeye devam eden Prof. Dr. Rüstem Hacırüstemoğlu sorularımıza şu yanıtları verdi:

MESLEĞİN GELECEĞİ NASIL OLACAK?

1955 yılında doğan Rüstem Hacırüstemoğlu, 1978 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nde Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. 1983 yılında ise Marmara Üniversitesi’nden doktor unvanını, 1985 yılında Yrd. Doç. Dr, 1988 yılında Doç. Dr, 1994 yılında ise Prof. Dr. unvanlarını aldı. Hacırüstemoğlu, akademik kariyerine başladığı Marmara Üniversitesi’nin İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nde 5 yıl dekan yardımcılığı görevinde bulundu. Prof. Dr. Rüstem Hacırüstemoğlu, 2002 yılından itibaren Galatasaray Üniversitesi’nde Maliyet Muhasebesi, Maliyet Yönetimi ve Yönetim Muhasebesi konularında çeşitli dersler vermiştir. Ayrıca 2004 ile 2006 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi’nde Cost Accounting derslerini verdi. Maliyet Muhasebesi, Maliyet Yönetimi, Yönetim Muhasebesi, Enflasyon Muhasebesi, Finansal Bilgiler, Muhasebe Denetimi, Uluslararası Finansal Raporlama konularında 20’ye yakın kitabı ile çok sayıda bildiri ve makalesi yayınlandı. Türkiye Bankalar Birliği’nin Akredite Öğretim Üyesi görevine devam eden Hacırüstemoğlu, Deloitte Akademi’de Denetim, Vergi, İç Denetim, Kurumsal Risk Yönetimi uzmanlarına, Uluslararası Finansal Raporlama ve İleri Finansal konularda 25 yıldır eğitimler veriyor. Prof. Dr. Rüstem Hacırüstemoğlu, halen Galatasaray Üniversitesi’nde Lisans, Lisansüstü ve Doktora programlarında dersler vermeye devam etmektedir.

ÖNEMLİ GÖREVLERDE BULUNDU Prof. Dr. Rüstem Hacırüstemoğlu, T.C. Ulaştırma Bakanlığı’nda 5 yıl Bakanlık Danışmanlığı, ayrıca 1994’den itibaren 5 yıl süreyle T.C. Maliye Bakanlığı ve TÜRMOB’da Yeminli Mali Müşavirlik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Komisyon Üyeliği, Türkiye Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu Üyeliği, T.C. Maliye Bakanlığı’nda 2003 yılında Enflasyon Muhasebesi Taslağı Hazırlama Komisyonu Üyeliği, Türkiye Muhasebe Standartları Kurumu üyeliği yaptı. Halen Kamu Gözetimi Kurumu, Türkiye Muhasebe ve Denetim Standartları Kurul Üyeliği görevini sürdüren Hacırüstemoğlu, 3 Şubat 2017’de T.C. Maliye Bakanlığı Yeminli Mali Müşavirlik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Komisyon Üyeliği’ne atandı.

ZİRVEDEKİLER

Mali müşavirlik mesleği gelecekte nereye gidecek? Mali müşavirlik mesleğinin geleceği, analiz, maliyet yönetimi, teknoloji ve denetimi öğrenmeye doğru gidecektir. Artık işletmelerin finansal tabloları ön plana çıkmıştır, finansal tablo kullanıcıları devlet, finans kurumları, paydaşlar, çözüm ortakları (müşteri, satıcı vb), yöneticiler için meslek mensubu finansal tablo analizi bilmek zorundadır. Ayrıca globalleşme ve rekabet meslek mensubunu gelecekte maliyet yönetimini öğrenmeye zorlayacaktır. Burada işletme fonksiyonlarının süreçleri, anahtar performans göstergeleri, bütçe/ fiili farkları analizi ve yalın üretim/yönetim teknikleri bilgilerini öğrenme ihtiyacı duyacaktır. Teknoloji konusunda ise mutlaka bir ERP (kurumsal kaynak planlaması) bilmeleri gerekecektir. ERP de mali işler ile ilgili FI (finansal muhasebe), CO (controling) BPC

PROF. DR. RÜSTEM HACIRÜSTEMOĞLU KİMDİR?

İSMMMO YAŞAM l 13


‘MESLEK KABUK DEĞİŞTİRİYOR’ Mali müşavirlik mesleğinin günümüzde ciddi bir değişim yaşadığına işaret eden Prof. Dr. Rüstem Hacırüstemoğlu, mesleğin geleceğinin analiz, maliyet yönetimi, teknoloji ve denetimi öğrenmeye doğru gideceğine vurgu yapıyor. “Artık işletmelerin finansal tabloları ön plana çıkmıştır, finansal tablo kullanıcıları devlet, finans kurumları, paydaşlar, çözüm ortakları (müşteri, satıcı gibi) yöneticiler için meslek mensubu finansal tablo analizi bilmek zorundadır” diye konuşuyor.

ZİRVEDEKİLER

HACIRÜSTEMOĞLU’NUN YAYINLARI ŞUNLAR: Ülkeye ve mesleğe çok sayıda yayın kazandıran Rüstem Hacırüstemoğlu’ndan seçme yayınlar ise şöyle: “Maliyet Muhasebesi” 2000, Rüstem Hacırüstemoğlu, İstanbul: Türkmen Kitabevi, Yeniden Düzenlenmiş 3. bs. “Maliyet Muhasebesinde Güncel Yaklaşımlar” 2002, Rüstem Hacırüstemoğlu,; Münir Şakrak İstanbul : Türkmen Kitabevi, “Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine Göre Maliyet Muhasebesi Uygulamaları” 2001, Rüstem Hacırüstemoğlu, İstanbul: Alfa Yayınları,: Gözden Geçirilmiş 3. bs. “Müfettişlik Ve Uzmanlık: Kaymakamlık, Denetmenlik, Kontrolörlük, Adli, İdari Yargı Sınavlarına Hazırlık Kitabı Ve Soru Bankası “ Editör Rüstem Hacırüstemoğlu; Hazırlayanlar Ümit Ataman, İstanbul Türkmen Kitabevi. “Örneklerle Tekdüzen Hesap Planı Açıklamaları Ve Mali Tablolar” 1996, Rüstem Hacırüstemoğlu, Masum Türker vd. Ankara, TÜRMOB. “Yöneticiler İçin Muhasebe Ve Finans Bilgileri” 1999, Ümit Ataman, Rüstem Hacırüstemoğlu, İstanbul, Türkmen Kitabevi. “Beşyüz Büyük Sanayi İşletmesinde Enflasyon Muhasebesi Uygulama Araştırması” 1999, Rüstem Hacırüstemoğlu, ; Cemal İbiş, Gürbüz Gökçen İstanbul: Alfa. “Yönetim Muhasebesi Uygulamaları” 1998, Rüstem Hacırüstemoğlu, , 1955; A. Sait Sevgener, Cemal Çakıcı, İstanbul: Alfa. “Yönetim Muhasebesi” 1998, A.Sait Sevgener, Rüstem Hacırüstemoğlu İstanbul : Alfa basım yayım dağıtım.,: 5. Baskı.

14 l İSMMMO YAŞAM

(bütçe-plan-consolidasyon), BW (raporlama), CM (nakit yönetimi) bunlara örnektir. Son olarak meslek mensubunun denetimi, hem iç denetim hem de bağımsız denetim (IFRS) olarak bilmesi gerekecektir. Günümüzde öğrenciler nasıl bir eğitimle sahaya çıkıyorlar, verilen eğitimler ne kadar güncel? Günümüzde öğrencilerin tümünün aynı donanım ve güncellikte üniversiteden eğitim aldıkları konusunda çok emin değilim. Biz Galatasaray Üniversitesi’nde hem İngilizce/ Fransızca hem de Türkçe mali konulardaki derslerin eğitimini güncel verebiliyoruz. Kanımca büyük üniversiteler bu konuda diğerlerine göre öndeler. Dünyanın gelişmiş ülkeleri ile aynı hızda kendimizi güncelleyebiliyor muyuz? Dünyanın gelişmiş ülkeleri gibi kendimizi yenileyip güncellememiz için üniversitelerin yurtdışı gelişmiş ülkelerle ortak programlarının olması ve yurtiçi yabancı büyük şirketlerle sanayi üniversite işbirliğinin olması ve son olarak yukarıdaki iki konuda sürdürülebilir finansmanın üniversitelerce sağlanması önemlidir. Bunlar sağlandığı sürece bu başlıkta başarılı olunabilir. Ülkemizde bu başlığın gerçekleşmesi için çok yolumuz olduğu kanaatindeyim.

MERAKLI OLUNMALI Meslekte güncel kalabilmek için sizce neler yapılmalı?

Meslektaşın güncel kalabilmesi için okuyup araştırma merakı olmalı. Ayrıca kendi işi dışındaki çalışanların ve onların şirketlerinin uygulamalarını, üniversitelerin, meslek örgütlerinin bilimsel faaliyetlerini izlemeleri gerekir. Ayrıca muhasebe dışı başka işletme fonksiyonu pazarlama, lojistik gibi birinde ihtisaslaşma ve müzik/sanat/ spor/yabancı dil gibi alanlarda becerileri artırma ile güncel kalınabilir. Teknolojik gelişmeler ve değişimler mesleği nasıl etkiliyor? Teknolojik gelişmeler mesleği hem e-devlet, hem e- beyan gibi konularla ve daha önce belirttiğim entegre programlarla son derece etkilemekte, bu konuları bilmeyen meslektaşın mesleğini yapma şansı kalmamaktadır. Gençlerin, öğrencilerin meslekten, gelecekten beklentileri neler? Gençlerin ve öğrencilerin meslekten beklentileri bugün için bir işlerinin olma ümididir. Gençlerin ve öğrencilerin gelecekten beklentileri ise daha da aşağı düzeydedir. Önemli olan gençlerin ve öğrencilerin hayal (hedef) edinmeleri ve arkasından gitmeleridir. Bunu yaptıkları sürece başarılı olmamaları mümkün değildir. Ancak devlet ve özel kesim yatırımcılarının da onlara iş olanağı yaratma görevlerini de unutmamaları gerekir. Kur değişimlerini nasıl yorumluyorsunuz?


‘İSMMMO’YU BAŞARILI BULUYORUM’ Asistanlığı döneminden bu yana, 40 yıldır meslek mensubu- meslek örgütü ile büyüdüğünü belirten Rüstem Hacırüstemoğlu, “TÜRMOB, İSMMMO ve illerimizin meslek odaları ile organik bağım dolayısıyla tümünü mükemmel buluyorum. Mensubunun yanında ve başarılı buluyorum” diyor. “İSMMMO’nun yayınlarının sektöre

katkısı hakkında ne düşünüyorsunuz? Yayınlarda sizce nelere yer verilmeli?” sorumuza ise Hacırüstemoğlu, İSMMMO’nun yayınları çok fazla ve başarılı. Kanımca daha teknik, meslek mensubunun soru ve mesleki sorularına uygulamalı cevap içerikli olmasının faydalı olacağını düşünüyorum” yanıtını veriyor.

ZİRVEDEKİLER

Kur değişimleri konusunda iyimser düşünemiyorum. Konuya üç açıdan bakıyorum birincisi bugüne geçmişten gelen yük ve sorumluluklar, ikincisi tüketim terbiyesi olmayan bir toplum, kazancından fazla fuzuli harcayan birey ve kurumlar, üçüncüsü ithalata dayalı bir ekonomik yapı ve üretim sonuçta kurlara nasıl güvenilip yatırım, borçlanma yapılabilir ki çok tehlikeli bir konu kur konusu, dikkat edilmeli. Yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin mesleğe bakışı nasıl? Kanımca doktora ve lisansüstü öğrencilerinin mesleğe bakışı, üniversite ve meslek yüksek okul mezunlarına göre daha az. Bu kesimin mutlaka meslek örgütü bağı çok kuvvetli kurulmalı ve mutlaka onlar desteklenip onların emeklerinden yararlanılmalı. Röportajımızı bitirirken ne söylemek istersiniz? Son olarak üniversitelerin İİB fakülteleri, işletme ve iktisat fakülteleri ve meslek yüksek okul mezunlarına zorunlu işletme stajı desteklenmeli. Globalleşme ve giderek artan rekabet, geçmişte defter tutmakla yükümlü olan meslek mensuplarının iş alanlarının da değişmesine neden oluyor. Rekabetin artması ile birlikte meslek mensuplarının gelecekte maliyet yönetimini öğrenmeye zorlanacağına da dikkat çekiliyor. İşletme fonksiyonlarının süreçleri, anahtar performans göstergeleri, bütçe/fiili farkları analizi ve yalın üretim/yönetim teknikleri bilgilerini öğrenme ihtiyacı da duyulacağına vurgu yapılıyor. Etik değerlerin korunması konusu da önemli bir diğer konu.

İSMMMO YAŞAM l 15


KAPAK

Dünyayı paylaştık!

Evleri, otomobilleri, motorsikletleri ve ofisleri artık paylaşıyoruz. Paylaşım ekonomisi hızlı gelişimini sürdürürken yeni bir ekonomi de doğuruyor. Paylaşım ekonomisi, insanlık tarihinin en eski ortak özelliklerinden biri olan paylaşmak eyleminin, günümüzde bir gelir kaynağı olarak kullanılması ile ortaya çıkıyor… Bu ekonomi türünde kullanmadığınız bir aracı ya da ürünü karşılık beklemeden ya da ücret karşılığında başkalarının ihtiyaç ve kullanımına sunabilir farklı şirketlerle aynı ofiste çalışabilir, otel yerine tanımadığınız bir insanın evinde kalabilirsiniz…

16 l İSMMMO YAŞAM


UMUT EFE

HER İKİ KİŞİDEN BİRİ PAYLAŞIYOR ING Uluslararası Araştırmalar tarafından yapılan ve Avrupa, Amerika ve Avustralya’da yer alan 15 ülkede 15 bin tüketiciyi kapsayan paylaşım ekonomisine yaklaşımı ortaya koyan araştırma sonuçları Avrupa genelinde her üç kişiden biri, Türkiye’de ise her iki kişiden birinin ‘paylaşım ekonomisi’ kavramına aşina olduğunu gösteriyor. Avrupa’da tüketicilerin yüzde 27’si paylaşım ekonomisinden haberdar olsalar da dâhil olmadıklarını belirtiyor. Yüzde 5’lik kesim ise paylaşım ekonomisine aktif şekilde katılıyor. Türkiye ise 15 ülke arasında yüzde 9’luk oranla paylaşım ekonomisine aktif katılımın en yüksek oranda gerçekleştiği ülke. Paylaşım ekonomisine katılım yaygınlığında Türkiye ile aynı oranı yakalayan tek ülkenin ise ABD olması dikkat çekiyor. Avrupa’da her üç tüketiciden biri önümüzdeki bir yıl içinde paylaşım ekonomisi içinde yer alacağını öngörüyor. Bu oran Türkiye’de yüzde 47 ile araştırmaya katılan ülkeler arasında en yüksek seviyeye ulaşıyor. Tüketicilerin paylaşım ekonomisi kavramına dair farkındalığı arttıkça bu alandaki gelişimin süreceği öngörülüyor. Araştırmada tüketicilerin paylaşım ekonomisine katılımdan beklentileri de irdeleniyor. Avrupalı tüketicilerin yüzde 58’i tasarruf etmek için, yüzde 53’ü çevreye yararlı olduğunu düşündükleri için, yüzde 52’si ekstra gelir elde etmenin kolay bir yolu olarak gördükleri için, yüzde 47’si ise ortak bir topluluk oluşturma ve dayanışmaya yardımcı olduğu için paylaşım ekonomisinde yer alıyor. Türkiye’de ise tüketicilerin paylaşım ekonomisine katılım nedenleri yüzde 67 ile tasarruf ve ekstra gelir temin etmek, yüzde 65 ile dayanışma amaçlı, yüzde 64 ile ise çevreye katkı sağlamak olarak sıralanıyor. Araştırmaya katılan kadınların yüzde 57’si paylaşım ekonomisine katılmalarındaki en önemli sebebin çevreye katkı sağlaması olduğunu düşünmeleri olduğunu belirtirken bu oran erkeklerde yüzde 50’ye düşüyor. Para tasarrufu sağlama ise kadınlar arasında yüzde 61 ile önemli bir diğer neden. Buna karşılık erkeklerin yüzde 56’sı tasarruf konusunu paylaşım ekonomisine katılım nedenleri arasında sayıyor.

KAPAK

Her yıl yaklaşık 84 milyon artan dünya nüfusunun, 2050’de 10 milyara, yüzyılın sonunda da 11.2 milyara yükseleceği tahmin ediliyor. Dünyanın kıt kaynakları, teknolojik gelişmeler ve mobilin baş döndürücü yükselişiyle daha görünür hale gelirken, giderek zayıflayan ve zorlaşan sahip olma güdüsü, melez olarak tabir edilen yeni bir ekonomik modelin kapısını araladı… Hindistan bağımsızlık hareketinin öncüsü Gandhi’nin “Dünya herkesin ihtiyacını karşılayacak kadar zengindir, hırsını karşılayacak kadar değil” sözüyle özetlediği, kapitalizmin kilit taşları olan özel mülkiyet ve kaynaklara sahip olma hakları, dijitalleşmenin ekonomi üzerindeki devriminin etkisi ile yepyeni bir formda ‘paylaşarak’ yeni bir çağın başladığına işaret ediyor… Son yıllarda adını sıkça duyduğumuz belki de pek çoğumuzun bir şekilde dahil olduğu “Paylaşım Ekonomisi” dediğimiz şey, sahip olmak yerine eşyayı ve mülkiyeti ihtiyacın süresince kullanmak eksenindeki düzenin adı. Platform ekonomisi, paylaşım ekonomisi, kalabalıkların ekonomisi gibi farklı kullanım şekilleri de olan bu yeni ekonomi hareketi, sistem üzerinde yarattığı etki ile gerçek bir devrim olarak adlandırılıyor. Mobil teknolojilerin yaygınlaşması, nesnelerin artık internet üzerinden iletişim kurar hale gelmesi, 3 boyutlu yazıcı gibi teknolojilerin gelişmesi, kendin yap kültürünün halka hızla yayılması, kalabalıkların sanal platformlarda toplanarak kaynaklarını paylaşmaya alışması gibi etkenler, paylaşım ekonomisini durdurulamaz bir güç haline getirdi. Uzmanların kısmen kapitalist piyasadan, kısmen işbirlikçi kaynaklardan oluşan bir melez ekonomi olarak tanımladığı paylaşım ekonomisi, insanlık tarihinin en eski ortak özelliklerinden biri olan paylaşmak eyleminin, günümüzde bir gelir kaynağı olarak kullanılması ile ortaya çıkıyor… Bu ekonomi türünde kullanmadığınız bir aracı ya da ürünü

İSMMMO YAŞAM l 17


sosyal girişimler için hâlâ çok bakir bir alan. Airbnb’nin katlanarak büyümesi ya da Lyft’in birçoğumuz için ilk tercih olmasının arkasında yatan faktörler yepyeni bir döneme işaret ediyor…

ÖNCE EVLERİ PAYLAŞTIK…

karşılık beklemeden ya da ücret karşılığında başkalarının ihtiyaç ve kullanımına sunmak temel alınıyor.... Burada takas sisteminde olmayan alıcı ve satıcı kavramları yer alıyor.

KAPAK

335 MİLYAR DOLAR KAZANILACAK Birçoğumuz için mülkiyetten vazgeçmek çok zor bir durum…Bunun dışında hâlâ ortak tüketime, ortak kullanıma sıcak bakamıyoruz. Sahiplikten erişime geçişteki mental dönüşümü yaşamak çok büyük ve zorlu bir adım. Ama çok iyi bildiğimiz de bir şey de var ki, o da ne kadar çok paylaşırsak o kadar az hammadde ve o kadar az enerji tüketeceğimiz. 2025 yılında ise dünyada paylaşım ekonomisinin ulaşması beklenen rakam 335 milyar dolar. Yapılan bir araştırmaya göre Türkiye, paylaşım ekonomisi uygulamalarının en çok kullanıldığı 15 ülke arasında yüzde 50’yle paylaşım ekonomisi hakkında bilgisi bulunanların en fazla olduğu, yüzde 9’luk oranla da aktif katılımın en yüksek düzeyde gerçekleştiği ülke. Ayrıca dünya çapında 110 milyar dolarlık büyüklüğü geçen paylaşım ekonomisine yönelik yapılan araştırmalarda Türkiye, bu alanda en hızlı büyüyen ülkeler arasında gösteriliyor. Ülkemizin genlerinde zaten paylaşmak var.

TEKNOLOJİ OLMAZSA OLMAZ Paylaşım ekonomisi her şeyden önce oldukça esnek bir ekonomik ağı ifade eder.

18 l İSMMMO YAŞAM

İnsanların birbiriyle ürün ya da hizmet değiş tokuşu yapmasını son derece basit bir şekilde sağlayan paylaşım ekonomisi ayrıca ortak çalışma alanı, ortak personel kullanımı, kitle fonlaması gibi hususları da içeriyor… Paylaşım ekonomisi sayesinde çekmek istediğiniz film projesi için insanlardan bağış toplayabilir, farklı şirketlerle aynı ofiste çalışabilir, otel yerine tanımadığınız bir insanın evinde kalabilirsiniz. Tabii tüm bunların mümkün olmasını sağlayan ise teknoloji… Karşı taraf ile iletişim kurmak, araştırma yapmak, Airbnb üzerinden ev bakmak, Uber çağırmak için internet ve akıllı cihazlar en temel araçlardır. Hepsinden önemlisi ise, paylaşım ekonomisine herkes katılım gösterebilir. Hatta belki de “paylaşım ekonomisi” kavramından habersiz olarak paylaşım ekonomisi alanında bir eylemde bulunmuş bile olabilirsiniz. Paylaşım ekonomisi

Paylaşım ekonomisini hayatlarımıza somut olarak sokan ve hızla yayılmasına katkıda bulunan uygulamalar ‘ev’lerle başladı… Airbnb, Couchsurfing, VRBO gibi platformlar ev sahipleri ile seyahat ederken kalacak yer arayan insanları birleştirince, bir anda otellerin yerini hangi ülkeye giderseniz gidin size farklı bir rahatlık sağlayacak, bulunması kolay evler almaya başladı... Otellerde oda kiralama hizmeti ev paylaşım platformlarında daire, müstakil ev paylaşımına dönüyor… Ev paylaşım platformları bilhassa uzun süre kalacak kişilere balkon, mutfak gibi konfor unsurları da sağlıyor… Daha önce oteli sadece uyumak için kullanan insanlar, ev paylaşım siteleri aracılığı ile daha fazla konfor unsuruna otellerden genelde daha düşük bir fiyat politikasıyla erişebiliyor…Bu uygulamalar ile ev sahibi evine ya da odasına gecelik bir fiyat biçiyor ve evin uygun olduğu saatleri/günleri belirtiyor. Bu sayede iş ya da tatil için başka bir şehirde olan insanlar, diledikleri muhitte bütçelerine ve zevklerine uygun bir evde kalma imkanını buluyor. Bu platformlar, yabancı bir insanın evinde kalmanın taşıyabileceği potansiyel


riskler nedeniyle katı bir güvenlik protokolü uyguluyor… Örneğin, Airbnb üzerinden ev kiralamak istediğinizde hem ev sahibi hem de evde kalacak kişi kimlik bilgilerini Airbnb sistemine yüklemek zorunda. VRBO da ev sahibinin, evde kalacak kişilerden belli bir depozito almasını destekliyor ve ev sahibinin “evde kalacak kişi sayısı, gürültü seviyesi” gibi konularda bir kira sözleşmesi yapmasını istiyor. Buna ek olarak seyahat ettiğiniz şehri gerçekten tanımak istiyorsanız ve turistik bölgelerden biraz uzaklaşıp şehrin içine karışmayı tercih edenlerdenseniz dilediğiniz semtte Airbnb üzerinden ev kiralama imkanına sahipsiniz.

ÇOK ORTAKLI OTOMOBİLLER

ARTIK OFİSLER DE ORTAK Paylaşım ekonomisinin dijitalleşmenin de getirisi ile hayatlarımızda görünür olduğu bir diğer nokta ise ofisler oldu… Ortak ofis

kullanımı ya da çalışma alanı paylaşımı, insanlara bir ofisin kira ve diğer giderlerini başka insanlarla paylaşma imkanı sağlıyor. Özellikle freelance çalışanlar ve küçük şirketler için ideal olan ortak çalışma alanları Workinton, COCO, Link Coworking ve daha pek çok şirket tarafından uygulamaya geçirilmiş durumda… Türkiye’de ise bu işi “franchise” haline getirmeden butik bir anlayışla yürüten birçok ortak çalışma alanı da bulunuyor… Bunlar arasında Office Istanbul, Plaza Cubes, Impact Hub Istanbul, Kolektif House gibi ortak ofisleri sayabiliriz. Günlük ya da aylık bir bedelle sınırsız kahve, çay ve internet bulunan; dilendiğinde konferans ve toplantı odası imkanı da bulunan ortak çalışma alanlarında farklı hizmetler için ekstra ücret de talep edilebilir.. Yani konferans odası, posta kutusu, kilitli dolap gibi şeyler için ekstra ücret ödemeniz gerekebilir. Ancak her halükarda, şehrin en işlek yerlerine konuşlanan ortak çalışma alan-

KAPAK

Evlerden sonra pek çok sektörü ve iş yapma biçimini değiştiren araç paylaşım uygulamaları beklenenden büyük bir etki yarattı aslında… Uber gibi araç ve yolculuk paylaşımı platformları ile hem araç sahibine hem de araca ihtiyaç duyan kişilere yeni bir iş modeli yara-

tıldı... Örneğin, şehir içinde trafiğe girmek istemeyen ancak toplu taşımanın konforsuzluğuna katlanmak istemeyen insanlar, Uber gibi belli uygulamalar aracılığıyla birkaç tıkla kendilerini istedikleri yere götürecek taksiler çağırabiliyorlar. Böylece araç sahibi olmayan insanlar da rahat bir şekilde bir otomobilin nimetlerinden faydalanabiliyor; araç sahibi olmanın getirdiği benzin, trafik, sigorta, bakım gibi masraflarla uğraşmıyor. Diğer taraftan, Uber ve Lyft gibi platformlar aracılığı ile her isteyen araç sahibi kendi aracıyla bir nevi taksicilik yapabiliyor… Bu şirketlere, aracı kullandığınız süre kadar ödeme yapıyorsunuz. GetAround gibi yeni şirketler de araç sahibine aracını kullanmadığı günlerde saatlik ve günlük olarak kiralama imkanı sağlıyor.

İSMMMO YAŞAM l 19


yapabilirsiniz. Bu tür sitelerden iyi bir ek gelir elde etmeniz mümkün.

YOK OLMAYACAK BÜYÜYECEK

KAPAK

larının maliyeti, kendi başınıza tutacağınız bir ofisin giderlerinden daha az olacaktır.

siteleri, artık paylaşım ekonomisinin geldiği son noktaya güzel birer örnek oluşturuyor… Bu siteler aracılığı ile bazen sıfır bazen de ikinci PROJENİZE FİNANSMAN BULUN el ürünleri alıp satabilirsiniz. Bu yaparken de İşin biraz daha ticari kısmına girse de alıcı ya da satıcıyla buluşmanız şart değildir. ‘kitlesel fonlama’ yöntemi de paylaşım ekonoMağazalarda, AVM’lerde yapılan satışlar kâr misinin bir parçası olarak öne çıkıyor… Burada payları nedeniyle normalin üstünde fiyatlarla projesi için paraya ihtiyaç duyan insanlar ile satışa sunulurken, Letgo, Sahibinden gibi para ödemeye razı olan insanları buluşturulusiteleri kullandığınız zaman ise aracılardan ve yor… Kickstarter ve Indiegogo bu konuda en aracı masraflarından kurtulursunuz. Paylaşım popüler kitlesel fonlama platformları arasında ekonomisi bazlı sitelerde senelerdir kullanmayer alıyor… Bu siteler girişimciler, sanatçılar dığınız ürünlerin bile alıcısı çıkabiliyor… ve hayata geçirmek istediği bir projesi olan Türkiye’de de yaygın örneklerine insanları ile onlara bu işler için maddi destek rastladığımız bilgi ve beceri paylaşımı bazlı sağlayacak kişileri buluşturur. Bu uygulamaya paylaşım ekonomisinde ise tüm yetenekler bir örnek olarak diyelim ki bir kısa film çekmek ortak kullanıma açıldı… Örneğin, matematik istiyorsunuz. Oyuncular, ulaşım, kamera kirala- öğretmenisiniz fakat matematikle alakalı olmama gibi konularda 5000 liraya ihtiyacınız var. yan bir işte çalışıyorsunuz. Matematik bilginiz Kickstarter’da kısa filminizle ilgili bir kampanya aracılığıyla para kazanmak isterseniz paylaşım oluşturuyorsunuz. Kısa filminizi anlatıyor, neden ekonomisi size bu konuda faydalı alternatifler paraya ihtiyacınız olduğunuz belirtiyorsunuz. sunuyor. Eğer el beceriniz kuvvetliyse Taskrabİnsanlar projenizi beğenirlerse size diledikleri bit ya da Armut.com üzerinden mobilya üretimi, kadar karşılıksız ödeme yapıyorlar. Kitlesel bahçe bakımı, boyacılık gibi işler alabilirsiniz. fonlamada size verilen parayı geri ödemek Liveperson, psikolojik danışma ya da teknik zorunda değilsiniz. Ancak kısa film örneğine bilgisayar desteği gibi konularda size yardımcı dönersek size destek olan kişilere filmin ilk olabilecek kişilerle iletişime geçmenizi sağlar. kurgusunu izleme fırsatı, filmin posterini kargoFreelance grafik tasarımcı, çevirmen, bilgisayar lamak, filmin sonunda onların ismini belirtme programcısı iseniz Fiverr, Upwork, BiOnluk gibi nezaketi gibi jestler yapabilirsiniz. sitelerden iş alabilir ya da bu işler için kendinize uygun birini bulabilirsiniz. Özellikle freelance AVM YERİNE PLATFORMLAR çalışan insanlar ve ek gelir elde etmek isteHer ne kadar eski bir platform yenler için bunlar oldukça ideal platformlardır. olarak hafızalarımızda kalsa da ‘Sahibinden’ Mechanical Turk gibi platformlarda şirketlerin uygulamasının ardından son dönemlerin en popüler platformları olan eBay, letgo gibi temel belge ve bilgi doldurma işlemlerini

20 l İSMMMO YAŞAM

Paylaşım ekonomisinin kısa ve uzun vadede değiştireceği sektörlerin başında ulaşım ve lojistik geliyor. Dünyanın önde gelen uluslararası araştırma şirketlerinden Deloitte uzmanlarından Ted Choe, “Paylaşım ekonomisinin ivmesi yakın zamanda yok olacağa benzemiyor. Bunun sonucunda ana ulaşım şirketlerinin ve taşımacılık hizmetlerini yoğun olarak kullananların, varlık paylaşımı dünyasında var olmayı öğrenmeleri gerekiyor. Kötü haber, mobil teknolojiler ve dijital platformlar geleneksel pazara giriş bariyerini aşındırıyor (örn: varlık sahipliği) ve ulaşım endüstrisini pek çok yeni rakibe açıyor. İyi haber ise, yine aynı teknolojiler sektördeki ileri görüşlü çalışanlar için paylaşım platformundan yararlanarak şirketlerini büyütme ve kâr marjlarını artırma fırsatı sunuyor” yorumunu yapıyor…

TOPLULUK TABANLI KAPİTALİZM NewYork Üniversitesi İşletme Profesörü Arun Sundararajan kullanıcıların kullanmadıkları veya paylaşabilecekleri mülk ve eşyalarını tamamen yabancı kişilerle paylaşması üzerine kurulu paylaşım ekonomisini “topluluk-tabanlı kapitalizm” diye nitelendiriyor. Burada ev, araba, ofis, bisiklet, ders notu, fotoğraf, fotoğraf makinesi, müzik aleti ve aklınıza gelmeyecek daha birçok eşya ve hizmet, paylaşım ekonomisiyle kullanıcılar arasında katma değer yaratarak ekonomilere hız kazandırdığına dikkat çekerek, uzun yıllardır bu ekonomi üzerinde çalışan Sundararajan teknolojik gelişmelerin bu alanı daha da büyüteceğini öngörerek “Paylaşım ekonomisinin gün gelecek sağlık hizmetleri ve enerjiye de sıçrayacağını düşünüyorum. Gayrimenkul ve ulaşımda zaten var olduğu düşünüldüğünde bu neredeyse bir ekonominin yarısı anlamına geliyor” değerlendirmesini yaptı.


AVA N TA J L A R I

D E Z AVA N TA J L A R I

Hesaplı Tedarik

Güvenlik Sorunları

Paylaşım ekonomisi bazı ürün, hizmet ve becerileri paylaşmanın daha verimli ve etkili olduğu temeline dayanır. Bu da insanların ürün ve hizmetlere daha ucuz sahip olmasını sağlar ve insanlara vakit kazandırır. Örneğin, evinizde testere var. Yılda sadece birkaç saat bahçenizdeki ağaçları budamak için kullanıyorsunuz ve yılın geri kalan 364 günü bu testereyle işiniz olmuyor. Bu testereyi günlüğü 10 liradan kiralasanız ve bunu birçok kez yapsanız söz gelimi yıllık 350 lira kazanabilirsiniz. Temel felsefe bu şekildedir. Bunu ürünlerin yanı sıra hizmet ve beceri paylaşımı için de uygulamak mümkündür.

Paylaşım ekonomisi, alışverişin iki ucundaki kişinin mahremiyetlerinden bir miktar ödün vermesini gerektirir. Örneğin, Airbnb ile bir evinizi ya da odanızı kiraladınız diyelim. Böyle bir durumda evinize tanımadığınız insan ya da insanları davet etmiş olursunuz. Prensipte bu kişilerin kurallara riayet edeceğini bilseniz bile buna yüzde 100 emin olamazsınız. Büyük ihtimalle böyle bir şey olmaz ama yine de hırsızlık potansiyeli mevcuttur diyebiliriz. Airbnb kullanan biri kendi sicilini tehlikeye atmak için böyle bir şey yapmayacaktır, ama dediğimiz gibi böyle bir risk az da olsa vardır.

Garanti Yokluğu

Ek Gelir

Kaynaklarınızı başkalarıyla paylaştığınız zaman, yani evinizi, aracınızı kiraya verdiğinizde, birine borç verdiğinizde karşı tarafın malınızı ve paranızı “iade etmeyebileceği” ya da malınıza zarar verebileceği riskini de göze almışsınız demektir.

Sahip olduğunuz ancak neredeyse hiç kullanmadığınız aracınızı, evinizi, eşyalarınızı paylaşım ekonomisi platformları aracılığı ile kiraya verirseniz ek gelir elde edebilirsiniz. Bir anlamda pasif gelir diyebileceğimiz bu geliri de dilediğiniz gibi harcayabilirsiniz tabii...

Karşı Tarafa Bağımlılık

Sahip olmadıklarınızı ve olamayacaklarınızı kullanma imkanı sağlayan paylaşım ekonomisi, erişim imkanı sağlar. Örneğin, otomobil almaya paranız yok ya da bankalardan kredi alamıyorsunuz. Kişiler arası borç alıp verme platformları sayesinde kredi alıp bankaların size koyduğu “ambargo”yu delebilir, Uber araçları sayesinde son model bir Mercedes ile seyahat edebilirsiniz.

Paylaşım ekonomisi platformlarını kullanan insanlar birbirleriyle dayanışma halinde olsalar bile paylaşım ekonomisi karşı tarafla işbirliği yapmayı mecbur kılar. Bu da bağımsızlığınızı bir miktar gölgeleyebilir. Örneğin ortak çalışma alanındaki bir konferans odasını kullanmak için konferans odasının müsaitlik durumunu kontrol etmek zorundasınız. Yani sizin istediğiniz saatte konferans odasını başka birileri kullanıyor olabilir. Ancak kendi şirketinizin ofisinde böyle bir durum yoktur, istediğiniz saatte dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz.

Dayanışma Ruhu

Piyasaya Müdahale

Yeni Fırsatlar

Kaliforniya Üniversitesi Ekonomik Araştırmalar Merkezi’nin araştırmasına göre “bir şehirde Airbnb ile sunulan evlerin sayısındaki yüzde10’luk bir artış, o şehirdeki ev kiralarının yüzde 0.42, ev fiyatlarının ise yüzde 0.76 artmasına neden oluyor. Bu artış fazla değil gibi görünse de Airbnb ile sunulan evlerin sayısı son 10 yılda büyük bir artış gösterdi. San Francisco, New York, Londra, Berlin gibi şehirlerde kira ve ev fiyatlarının artışı daha ciddi hissediliyor.

KAPAK

Uber, Airbnb gibi paylaşım ekonomisi platformları, kullanıcıların oylamalarına ve görüşlerine büyük önem vererek bu platformların sağlıklı faaliyet göstermesini sağlar. Ortak çalışma alanları ve bilgi-beceri paylaşımı platformları da kaynakların ortaklaşa ve dayanışmacı bir biçimde kullanılmasını teşvik eder. Kitlesel fonlama siteleri de insanların projelerini gerçekleştirebilmeleri için onlara destek veren kişiler sayesinde ayakta durur.

İSMMMO YAŞAM l 21


GÜNDEMİN SESİ

‘Kumpasa kurban gittim ilahi adaleti de gördüm’ Türk basınının duayen araştırmacı gazeteci ve yazarlarından biri, Nedim Şener. Özellikle Hrant Dink cinayetiyle ilgili araştırmalarıyla gündeme geldi. Ancak bunlar yüzünden kumpasa kurban giderek 2011 yılında hapse de atıldı. Şener, “Ulaştığım gerçek Hrant Dink cinayetinin arkasında Ergenekon var diyen Fethullahçı Terör Örgütü üyesi istihbaratçılarının aslında bu cinayetin tam göbeğinde olduğuydu. Bunun sonucu kumpas kaçınılmazdı. Ancak cinayeti araştırdığım için bana kumpas kuran, hapse atan FETÖ’cü istihbaratçılar yıllar sonra yargılanıyor ve ben hapisten çıkarak onların sanık olduğu davada yüzlerine karşı tanık olarak ifade veriyordum. Buna ilahi adalet demeyeyim de ne diyeyim” diye anlattı.

22 l İSMMMO YAŞAM


AYŞEGÜL EMİR Nedim Şener, gazeteci ve yazar. Şu anda Posta gazetesindeki köşesinde siyasi konulara eğiliyor. Onu herkes bir dönem Hrant Dink cinayetini araştırması ve bunun sonrasında hapse girmesiyle hatırlıyor. Kumpasa kurban giden Şener, 2012 tarihinde özgürlüğüne kavuştu. Araştırmacı gazeteciliğini sürdürüyor. O, 1966 Almanya doğumlu. 1990 yılında İstanbul Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamladı. Gazeteciliğe 1992 yılında Dünya gazetesinde başladı. 1993 yılında Milliyet’e geçti. 2010-2011 yıllarında Posta gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. 3 Mart 2011 tarihinde Oda TV’ye yönelik Ergenekon soruşturması kapsamında gazeteci Ahmet Şık ile birlikte gözaltına alındı. Tutuklanmasının ardından Silivri Cezaevi’ne konulan Şener, Ergenekon terör örgütüne yardım etmek gerekçesiyle yargılandı. 7 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Nedim Şener, 12 Mart 2012’de tahliye edildi. ‘Baba Seni Neden Oraya Koydular’, ‘Kırmızı Cuma’, ‘Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları’, ‘Türkiye’de Farklı Olmak’ gibi kitapları var. Nedim Şener’le kendisi, medya, siyaset ve ekonomi ekseninde bir röportaj gerçekleştirdik.

ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORDU

HOBİM MESLEĞİM Bir kızınız olduğunu biliyoruz. Ona zaman ayırabiliyor musunuz? Ayırmak zorundayım. Çünkü kızım kendisine ait olan zamanları benden ve annesinden talep etmeyi bilen ve bunu da hakkıyla başaran biridir. Zaten işi ve ailesi dışında pek hayatı olmayan biri için başka türlü davranamam. Çünkü o çocuğa bizim bir gelecek borcumuz var, tüm çocuklara bir gelecek borcumuz var. Pek çok kitap yazdığınızı biliyoruz. Yeni kitap projeniz var mı? Var ama söylemem. (Gülüyor)

GÜNDEMİN SESİ

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Çocukken ne olmak istiyordunuz? Öğretmen. Çocukken hep öğretmen olmak istiyordum, evet öğretmenlerimiz zaman zaman sertti ama hayatta iyi insan olmanın önemini onlardan öğrendik. Hep öyle değil midir, çocuklar onlara iyi davranan öğretmen ya da doktor olmak isterler hep. Gazeteci olmaya nasıl karar verdiniz? Nerelerde çalıştınız? Öğretmen olma isteği üniversite yıllarında akademisyen arzusuna dönüştü. Araştırmacılık, bir şeylerden sonuç çıkarma ve bunu gençlerle paylaşmak çok önemliydi. Ancak araştırma gazetecilik olarak karşıma çıktı.

Mesleğe Dünya gazetesinde başladınız. Ekonomi alanını seçme nedeniniz nedir? 1990’lı yıllar ekonomi alanında araştırmaların çoğaldığı bir dönemdi. Ekonomi gazeteciliği çarşı pazar ekonomisinden makro ekonomik konulara geçti. Bunda ekonomi gazeteciliğinde veriye dayalı isim yapanlar çok başarılıydı. Ve o yılların en önemli gazetesi, ekonomi gazeteciliğinin, ekonomi gazeteciliğinde araştırmacılığın en çok yapıldığı yerdi. Örneğin, Türkiye’nin Avrupa Birliği yolunda adımlar attığı yıllardı. Ve ben Türkiye’de henüz Gümrük Birliği gerçekleşmeden, hangi sektörlerin Gümrük Birliği’ne hazır, hangilerinin olmadığına dair o güne göre yapılmış en kapsamlı araştırmayı yaptım. 1992 yılında Dünya gazetesinde muhabir olarak görev yapmıştım ve 1993’de Gümrük Birliği araştırmamla TÜSİAD’dan araştırmacı gazetecilik ödülü kazandım. Hatta bir de para ödülü vardı ve o parayla 1974 model bir Volkswagen otomobil aldım. Hani şu kaplumbağa dediklerinden. Milliyet’teki çalışma döneminizden bahseder misiniz? Pek çok iddialı habere imza attığınızı hatırlıyoruz? 1994 yılında Şeref Oğuz beni Milliyet’e davet ettiğinde çok heyecanlandım. Çalışmak istediğim bir gazeteydi. Çünkü gazeteciliğin efsanesi Abdi İpekçi’yi temsil ediyordu. 2011 yılına kadar kapısından girerken her gün heyecanlandığım, tanışmasak da 1979 yılında katledilen Abdi İpekçi’yi görünmez Genel Yayın Yönetmenim olarak kabul ettiğim bir gazeteydi. Ekonomi muhabiri olarak işe başladım ama 1990’ların ikinci yarısında Susurluk kazası, yolsuzluklar, çürüme her alanda olduğu gibi ekonomiyi de kaplamıştı. Yaşanan gelişmeleri tek başına bir adliye muhabirinin ya da ekonomi muhabirinin anlaması ve anlatması çok zordu. Çünkü önceki yıllarda basit yolsuzluklar, çok profesyonel ve bilgiye dayalı yapılıyordu. Adliyeye gelen murakıp raporlarını adliye muhabirlerinin anlaması son derece zordu ve çoğu

İSMMMO YAŞAM l 23


zaman ben okuyup anlamadığım yerleri de uzmanlara soruyordum. Böylece yolsuzlukların gelişen bankacılık sistemi içinde nasıl yapıldığını detaylandırabildik. Tabii bir de olayın polisiye yönü vardı. Ekonomideki gibi polis ve adliyede de haber kaynaklarının oluşması kaçınılmazdı. Nitekim öyle de oldu. Bu kaynaklar beni bahsettiğiniz türden yolsuzluk haberleri yapmaya götürdü.

GÜNDEMİN SESİ

BİR YIL HAPİSTE YATTIM

İSMMMO’NUN TÜRKİYE’YE KATKISININ DEVAMINI DİLİYORUM İSMMMO’nun faaliyetlerini nasıl buluyorsunuz? Odanız, meslek hayatımın önemli bir bölümünde bilgi amaçlı başvurduğumda her zaman yardımcı olmuş ve çok şey öğrendiğim bir yerdir. Sayın Yahya Arıkan’ın konusu ile ilgili sorduğum sorulara verdiği bilgilendirici cevaplar bana çok şey öğretmiştir. Aynı şekilde cezaevinden çıktığımda da davetlerinizle bana destek vermiştiniz. Bunları unutmam mümkün değil. Bu söyleşi imkanı bile benim için önemli bir tecrübe oldu. Türkiye’ye yaptığınız katkının devamını diliyorum.

24 l İSMMMO YAŞAM

Bir kumpasa kurban gittiğinizi biliyoruz. 2012’de de özgürlüğünüze kavuştunuz. Bu dönemi nasıl anlatırsınız? 2000’li yıllara geldiğimizde oluşan o kaynaklar üzerinden 2007 yılında öldürülen Hrant Dink cinayetiyle ilgili bilgi ve belgelere ulaştım. Bu cinayetin arkasında Ergenekon olduğunu yazan anlatan birçok isim vardı. Tüm kamuoyu bilgilendirmeleri bu yönlü ve yanlı yapılıyordu. Ama benim de bunu anlatabilmem ancak başka gerçeklere ve belgelere ulaşmamla mümkün oldu. Belge derken de dışarıdan gizli kozmik belgeler değil. Dava dosyasının içinde olan aslında herkeste bulunan resmi belgeler. Yalnızca dikkatli ve tarafsız okuyunca gerçeğe ulaşmak mümkün olabildi. Ulaştığım gerçek ise Hrant Dink cinayetinin arkasında Ergenekon var diyen Fethullahçı Terör Örgütü üyesi istihbaratçılarının aslında bu cinayetin tam göbeğinde olduğuydu. Elbette 2007-2009 yılları onların çok güçlü olduğu bir dönemdi ve ben o ortamda hem bu cinayetteki rollerini hem de arkasındaki örgütsel yapılanmayı iki kitapla anlattım. Bunun sonucu kumpas kaçınılmazdı. Beni Ergenekon üyesi olmak iftirasıyla tutuklayıp Silivri’ye yolladılar. O süreçte kendi adıma hiç üzüntü duymadım, kızdım tepki gösterdim ama asıl aileme yaşatılan eziyetler beni üzdü. Onlara yapılanları unutmadım. Ama sağ olsun eşimin gücü hem kızımıza hem bana büyük destek oldu. Onun hakkını ödemem mümkün değil. Bütün gazeteciliğim aslında sıkıntılı konularla uğraşmakla geçti ve o hep bunlara karşı destek olmayı gerektiğinde eleştirmeyi de bildi.

İLAHİ ADALET GERÇEKLEŞTİ Uzun zamandır da Posta’da yazıyorsunuz, burada daha çok siyasi konulara eğildiğinizi görüyoruz.. Neler söylemek istersiniz.


budur. Benim için okur çok önemli, onlara gerçeği, olguyu anlatmak çok önemli. Ben onlar yerine düşünüp onlara ‘hayattaki doğruları’ konusunda akıl veremem. Çünkü herkesin bir doğrusu var ama gerçekleri paylaşabilirim. Olguları paylaşabilirim, insanlar da o gerçekler üzerinden hayatlarıyla ilgili kendi doğrularına karar verebilirler. Bana göre gazeteci, insanlara doğruları anlatan insanların hayatına yön veren bir öğretmen, hoca, baba, siyasetçi değildir, sadece gerçekleri aktaran bir kişidir. Sektörün duayen isimlerinden biri olarak basının son durumunu değerlendirir misiniz? Maalesef siyasi kutuplaşmanın bir parçası olarak toplumsal gerilimi artırmakta olumsuz rol oynuyor. Yalanlar çok rahat sayfalarda yer buluyor. Eğer bir yalan işine yararsa hemen haberleştiriyor nasıl olsa müşterisi var diye sayfalarına koyuyor. Gerçek umurlarında bile olmuyor. Bunu hiç birini ayırmadan söylüyorum. Kağıdın sosyal medya ve internetle yarışı konusunda neler söylemek istersiniz. İnternet haberciliğiyle yazılı basının haberciliğini nasıl karşılaştırırsınız? Evet, nicelik olarak bir değişiklik var ama kağıt baskı ile dijital medyanın nitelik olarak bir farkı kalmıyor. Tek farkı yalan çok daha hızlı yayılıyor ve çok daha kışkırtıcı hale dönüşüyor. Çünkü dijital medyada hız önemli

olduğu için editöryal süreçler tam çalışmıyor. Habercilik tekniği açısından tecrübesiz kişiler hemen klavye başında terminatöre dönüşüyor. Gazeteci olmadan onun sorumluluğunu taşımadan önce muhalif ya da yandaş olmayı öğreniyor.

FİYATLAR TARTIŞMA KONUSU Türkiye ekonomisine gelecek olursak son dönem ekonomi politikalarını nasıl yorumlarsınız? Ekonomi deyince çarşı pazarda yükselen fiyatlar en önemli tartışma konusu. Yaşadığımız süreç ekonominin yalnızca para piyasaları değil aynı zamanda üretimin önemini öne çıkardı. Türkiye’nin gıda fiyatları, tarım ve hayvancılık konusunda ciddi planlama içine girmesi gerekir. Öte yandan makro ekonomide yaşanan dalgalanmalar Türkiye’nin uluslararası ilişkileri bağlamında değerlendirilmeli. Düşünün, ABD başkanı Türkiye ekonomisini hedef alan bir tweet atabiliyor. Bu yaşadığımız sıkıntıların ekonomi temelli olması yanında siyasi gelişmelere bağlı olduğunu da gösteriyor. Türkiye’nin yerel seçimler sonrasında girdiği yeni dönemle ilgili neler söylemek istersiniz? Tüm tartışmalara karşın demokrasi kazanmıştır. Sıradan bir yurttaş açısından çok değişen bir durum olacağını sanmıyorum. Tek beklentim siyasilerin çıkar tartışmalarının halkı daha fazla kutuplaştırmaması.

GÜNDEMİN SESİ

Posta gazetesinde 19 Ocak 2010 tarihinde ilk köşe yazımı yazdım. O tarihte Milliyet’te de muhabir olarak görev yapıyordum. Hem muhabirlik yaparken hem de köşe yazmak istememin nedeni o tarihte uğraştığım Hrant Dink cinayeti ile ilgili gerçekleri paylaşmaktı. Haber yazarken yorum yapamıyorsunuz o yüzden bir köşede aynı konuda yazı yazmak istedim. Hatta bu nedenle sembolik olması bakımından Hrant Dink’in öldürüldüğü gün olan 2010 yılının 19 Ocak gününü seçtim. İlk yazım da aynı konudaydı. O yazı, Hrant Dink cinayetini aydınlatabileceğimize dair umudu taşıyordu. Ve yıllar sonra bu gerçek oldu şimdi cinayetin arkasındaki FETÖ’cüler yargı önünde hesap veriyor. Bense, açılan davalar, atılan iftiralar, hapislere rağmen aynı mücadeleyi veriyorum. Hatta o FETÖ’cülerin yargılandığı davada 8 saat tanık olarak ifadem alındı. Düşünsenize, Hrant Dink cinayetini araştırdığım için bana kumpas kuran hapse atan FETÖ’cü istihbaratçılar yıllar sonra yargılanıyor ve ben hapisten çıkarak onların sanık olduğu davada yüzlerine karşı tanık olarak ifade veriyorum. Buna ilahi adalet demeyeyim de ne diyeyim. Hrant Dink cinayeti benim önemli bir uğraş alanım. Tabii bu cinayetin arkasındaki ve bize kumpas kuran FETÖ. Köşemde de zaman zaman siyasi konulara ilişkin yazsam da aslında yarısından çok fazlası bu iki konuya aittir. Birinin bu konulara kendisini adaması lazım bence. Posta’da yeni dönemde hedefleriniz nelerdir? Hiç bir siyasi partiye angaje olmadan ve gerçekler kimin işine yarar diye düşünmeden elde ettiğim tüm bilgiyi okurlarımızla paylaşmak. Sonunda ben bu gazetenin bir çalışanıyım, seçtiğim konularda doğru bilgilendirme yapmalıyım. Ve benim paylaştığım sadece

İSMMMO YAŞAM l 25


Türkiye’de kadın denilince çoğunlukla akıllara haklarını elde edemeyen, ezilen kadınlar geliyor. Oysa ülkemizde kendi ayakları üzerinde durabilen ve hatta diğer kadınlara örnek olabilecek girişim öykülerinin kahramanı kadınlar da var. Kimi eşinden ayrılıp kendi ayakları üzerinde durabilme mücadelesi veriyor. Kimi de tek başına başarabileceği inancı ile yola çıkmış. Onların büyük bir kısmı bugün yanında onlarca hatta yüzlerce kişiyi istihdam eden yatırımcılar konumuna geldiler. Ayşen Zamanpur, Gamze Cizreli, Gülden Aydın bunlardan birkaçı....

Hem kadınım hem girişimciyim!

DOSYA

NİL DENİZ DEMİRCİLER Kocasının isteğiyle işinden ayrılan kadın bir gün gelip de aldatıldığını duyduğunda sudan çıkmış balığa döner. Ne yapacağını bilemez bir haldedir. Oysa büyütüp insanlığa yararlı birer yetişkin haline getirmesi gereken iki çocuğu vardır. İşte bu zorunluluk onun küllerinden yeniden doğmasını sağladı. Kendine bir iş kurmak için zorlansa da sonunda başarılı oldu ve şimdi yanında yüzlerce kişiyi çalıştıran başarılı bir kadın patron oldu... Eski Türk

26 l İSMMMO YAŞAM

filmlerinden alışkın olduğumuz aldatılmış, kötü yola düşmüş kadın hikayeleri günümüzde artık tırnaklarıyla kazıyıp iş kuran ve başarı öyküleri yazan kadınların hikayeleriyle yer değiştirmiş durumda. Kimi kadın girişimciler eşlerinden darbe yiyip yola çıksa da kimileri de içlerindeki yatırımcı ruhu keşfedip zorluklardan yılmadan yol alan kadınlardan oluşuyor. Eski nesil ve yeni nesil girişimciler zor ekonomik koşullarda bile çabalayıp başarılı olmayı başarıyor. Silk&Cashmere’ın kurucusu

Ayşen Zamanpur, Trendyol.com’un kurucusu Demet Mutlu, Big Chefs kurucusu Gamze Cizreli, Armut.com’dan Başak Taşpınar ilk akla gelenlerden... Yeni nesle örnek olması bakımından Türkiye’deki kadın girişimcilere ve kadınlar için girişimcilik ortamına mercek tuttuk.

110 BİN KADIN GİRİŞİMCİ Türkiye’de şu anda 110 bin kadın girişimci bulunuyor, bu rakam 2005 yılında 50 bin civarındaydı. 13 yıllık bir süreçte kadın işveren sayısı iki katından fazla artarken işveren


kadınların oranı hala erkeklere oranla gerilerde kalıyor. Örneğin, 35 bin 349 tek ortaklı anonim şirketin 4 bin 66’sı kadın girişimcilere ait. Kadınların işgücüne katılım rakamlarına baktığımızda da bugün Türkiye’de 15-65 yaşında iş hayatından uzakta 20 milyon kadın olduğu görülüyor. Çünkü ülkemizde kadınların büyük bir bölümü evlendikten sonra işten ayrılmayı tercih ediyor. Zira çalışma hayatına başlayan kadınların yüzde 40’ı doğum ya da evlilik nedeniyle işi bırakıyor. Özellikle ikinci çocuktan itibaren işi bırakma oranı çok yüksek. Yapılan araştırmalar ise işi bırakan kadınların yüzde 60’ının mutsuz olduğunu ortaya koyuyor. Üretmeyen, evde oturan, hayatın dışında kalan kadın mutsuz oluyor. Hâlbuki hayatta üreterek var eden, kendini geliştiren kadının ufku genişliyor, evine bir gelir geliyor. İşte bu noktada da kadınların şapkayı çıkarıp önüne koyup düşünmeleri gerekiyor...

Kadın girişimci Reyhan İşcan da başarıyı yakalayan kadın girişimcilerden sadece biri.... Eskişehir’de yaşayan 47 yaşındaki İşcan evli ve üç çocuk annesi. “İstiridye mantarı üretme” projesiyle Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca düzenlenen Kadın Çiftçiler Yarışıyor Bilgi ve Proje Yarışması’na katılıp bu iki yarışmayı kazanarak ihtiyacı olan desteği almış ve hayalindeki işi yapmaya başlamış. 2014’te, yarışmada birinci olup ikinci defa 50 bin TL’lik hibe aldı. Sonrasında 115 metrekarelik bir tesis kurdu ve burada ölümsüzlük mantarı olarak bilinen “reishi” üretmeye başladı. Reishi mantarı; kanser, tansiyon, kronik yorgunluk

SAYILARI NEDEN AZ? Kadınların girişimcilik serüvenlerinde sorun yaşadıkları alanların başında finansa erişim geliyor. ‘İş kurmak için parayı nereden bulacağım’ Sorusu iş kurarken ve işini büyütürken girişimcilerin önüne çıkan en önemli konu oluyor. Nasıl bulacağını, nereye gideceğini bilmiyor, iş kurmuş kadınlar da nasıl büyüteceğini bilmiyor. Dolayısıyla eğitim mentörlük, finansa ulaşım, dış ticaret ve network konularında danışmanlık almaları önem taşıyor. İşte bu noktada Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) devreye giriyor.

“Kadınsın dizini kır otur!” sözüne inat Türkiye’de kadın girişimci sayısı her geçen yıl artıyor. Kadınların desteklenmesi ve iş dünyasına katılma oranı da gün geçtikçe yükseliyor.

DESTEK VEREN KURUMLAR Türkiye’de birçok kadın yeterli eğitim imkanlarına sahip olamıyor, olsa bile çoğu kadın farklı sebeplerle kariyerini yarıda bırakıyor...

DEVLET DESTEĞİ Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), her yıl birçok girişimciye destek veriyor ve hibe sağlıyor. Son dönemlerde kadın girişimlere verdiği öncelik ve önem de oldukça güzel karşılanıyor. KOSGEB’in Girişimcilik Destek Programı’na başvuran kadınlara destek oranı yüzde 80-90 arasında daha fazla oluyor. Ayrıca KOSGEB’in birçok farklı alanlardaki girişimleri destekleyen pek çok farklı projesi de mevcut. Genellikle sağladıkları destek ve hibeleri alabilmek için çeşitli eğitimlerden geçmeniz gerekiyor.

DOSYA

ESİN VEREN ÖRNEKLER

gibi pek çok hastalığa iyi geliyor ve alternatif tıpta kullanılıyor. Yarışmadan sonra hayatının değiştiğine dikkat çeken Reyhan İşcan, “Başarımla diğer kadınlara da örnek olmak istiyordum. Yarışma sonrasında kadınlara danışmanlık hizmeti verdim. Diğer kadınları da teşvik ettim. Kadınlarımız küçük bir destekle üretici olabilir. Türk kadını her şeyin üstesinden gelir” diyor.

Birçok kadın da çevresi tarafından hayallerini gerçekleştiremeyeceğine inandırılıyor. Oysa Türkiye’de başarabileceğine inanan birçok kadın hayalini gerçekleştirdi... Babasının işini büyüterek tüm dünyaya gül suyu ve ürünleri satan bir marka yaratan Gülşah Gürkan da hayalini gerçekleştiren kadından sadece biri. Hayaline inanan kadınların önündeki en büyük engel olan finans sorununu çözecek veya onları manevi açıdan destekleyebilecek projeler, kurumlar ve sivil toplum örgütleri de bulunuyor... Bunlardan biri de KAGİDER. Kadın girişimlerini destekleyen ve kadınların sadece ekonomik değil politik ve sosyal anlamda da güçlenmesini hedefleyen KAGİDER, 2002’de 37 kadın tarafından İstanbul’da kuruldu. KAGİDER aslında kadınlara mentorlük veriyor, finansal kaynak açısından yol gösteriyor ve kadınların iş hayatında daha çok yer alabilmesi için çeşitli eğitimler veriyor. Tüm bu amaçlar doğrultusunda birçok farklı alanda çeşitli projeleri var; Geleceğin Kadın Liderleri, İşimi Kuruyorum, Kadın Liderlik Platformu, KAGİDER Pusula, Woman 20, We- Mentor Projesi, Kadın Fonu gibi projeler bunlardan bazıları...

İSMMMO YAŞAM l 27


Kadın liderliğindeki KOBİ’leri bularak onlara değer katabilecek yatırımcılarla eşleştiren Arya Kadın Yatırım Platformu’ndaki yatırımcılar da girişimcilerle aynı yollardan geçmiş ve onları anlayan kişiler. Bu anlamda kadın girişimcilerle yatırımcıları buluşturan bu platformda yatırım süreci yaklaşık 6 ay sürüyor. Girişimcilik kültürünü kadınlar arasında yaymak ve kadınların nitelik ve nicelik açısından geliştirilmesini amaçlayan İstanbul Kadın Girişimciler Kurulu, Teknoloji Melekleri ve Fikrim Artık İşim gibi projeleri gerçekleştirdi. Mobil Çözümlerin Adresi Kadın projesi ile kadınların mobil uygulama yazmasını sağlıyorlar ve ortaya çıkan projelerin hayata geçirilmesini sağlıyor. İşlerini büyütme hedefi ve potansiyeli olan kadın girişimcilere ulaşarak onların hedeflerini gerçekleştirmelerine yardım edecek bir liderlik programı olan EY Türkiye Girişimci Kadın Liderler Programı ise, pek çok farklı adımdan geçen kadın girişimcilerin girişimlerini geliştirmelerine yardım ediyor.

DİJİTAL DÖNÜŞÜME DİKKAT

DOSYA

DİJİTAL İŞ FİKİRLERİ E TİCARET: Son yılların gözde alanlarından biri olan e-ticaret, kadınların yaptıkları ürünleri satmaları için de ideal bir kanal. Bu girişim tarzını seçerken iyi bir pazarlama planınız olmalı. Sosyal medya ve paralı reklamları dikkatli kullanmanız, kendinize tanınmak için biraz zaman tanımanız da öneriliyor. PAZARYERİ: Satış yapmaktan çekiniyor “Satışı ben yapmayım fakat isteyen gelsin benim dükkanımda satış yapsın” diyorsanız pazaryeri kurmalısınız. Yemek, örgü, ayakkabı, nikah şekeri gibi tüm ürünlerin satıcılar tarafından sizin kanalınızla satış yapacağı bir dükkan kurup satış başı komisyon alabilirsiniz. BİLİNDİK İŞLER: Cafe açmak, butik açmak gibi bilindik iş kolları da kadınların kolaylıkla uyum sağlayabileceği alanlar olarak sıralanıyor.

28 l İSMMMO YAŞAM

Uzun yıllar Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) Başkanlığı yapan Sanem Oktar, dijital dönüşümle birlikte yeni dünyayı verinin şekillendireceğini belirterek, kadın girişimcileri dijital dönüşüme ayak uydurmaya davet ediyor. Yeni çağa ayak uydurmanın sadece bütçe oluşturmaktan ibaret olmadığını, uygun organizasyon yapılarının da kurulması gerektiğini belirten Oktar, şu bilgileri veriyor: “CEO’ların yüzde Sanem Oktar 56’sı dijital dönüşümün kârlılıklarını artıracağına inanıyor. Yüzde 33’ü dijital hizmetlerini tanımlıyor, ölçüyor ve hedef koyuyor. Yüzde 20’si dijital stratejisini her şeyin önünde görüyor. Yeni dünyanın geçer akçesi veri ve bilgi. Bu veriler tüm kitlelerin davranış ve eğilimlerini içinde barındırıyor. Bu verilerin iş süreçlerine katkı sağlayacak hale getirilmesi, kârlılığı ve sürdürülebilirliği artırması için doğru organizasyon aksiyonlarının doğru zamanlarda alınması gerekiyor. Tüm analizlerin, takip ve ölçümlerin dijital ortamda yürütüldüğü bir iş dünyasında ayakta kalmanın tek yolu dönüşümü takip etmek değil, dönüşümün parçası olmaktır.” Tüketicinin davranışlarını iyi okumanın çok önemli olduğuna değinen Sanem Oktar, Deloitte 2018 araştırmasının çarpıcı verilerini şöyle özetliyor: “CMO’ların yüzde 83’ü işlerinin tüketici deneyimini anlamak olduğunu düşünüyor. Bu nedenle harcamaların bir önceki yıla oranla sosyal medyada yüzde 90, mobil harcamalarda yüzde 127, analitik ve veri odaklı iletişimde de yüzde 375 artacağı öngörülüyor. Tüm şirketler ne yaparım da mevcut potansiyel müşterilerimin davranışlarını daha doğru okurum yarışı içinde. Dijital dönüşümün ana kuralı da budur. Dijital verilerle mevcut verileri doğru kullanarak trendlere ayak uydurmak ve verimliliği artırmak mümkün.”

HER ALANDA KADIN GÜCÜ Günümüzde sanayinin hemen her kolunda kadın gücü kendini gösteriyor. Erkek işi olarak adlandırılan mühendislikte bile kadınlar artık söz sahibi. Makine sektöründe kadın mühendisin çalışacağı çok fazla pozisyon bulunduğunu dile getiren Takım Tezgahları Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TİAD) Yönetim Kurulu


EVDEN YAPILABİLECEK İŞLER

Fatih Varlık

yurt içinde hem de yurt dışında çok sayıda internet sitesi bu ürünleri satmak için sıraya girmiş durumda. Siz de becerinize uygun bir ürün örerek para kazanabilirsiniz. KURUTULMUŞ PORTAKAL KABUĞU: Portakalı soyup, kabuğunu üç gün güneşte kurutup aktarlara, ilaç sanayi, kozmetik sanayi gibi kurumlara satabilirsiniz. Öncelikle bağlantıyı kurup sonrasında işe başlamanız öneriliyor. SOLUCAN GÜBRESİ ÜRETMEK: Solucan gübresiyle zengin olan

Başkanı Fatih Varlık, kadının olduğu her yerde zarafet, düzen ve disiplin olduğunu söylüyor. Nitelikli işgücü ve kalifiye personel bulmakta zorlanan makine sektöründe kadının önemine dikkat çeken Varlık, sektörde kadın gücünü artırmaya yönelik olarak yapılan her türlü çalışmayı desteklediklerini vurguluyor. Erkek egemen bir sektörde kablo gruplama üzerine Re-Ka Elektromanyetik şirketini kuran kadın girişimci İrem Günercan, bir işte başarılı olmanın yolunun kendine güvenip yılmadan çok çalışmaktan geçtiğini söylüyor. Kadın ya da erkek tüm girişimcilere

networking ve iletişim konularına önem vermeleri uyarısında bulunan Günercan, şu bilgileri veriyor: “Girişimciler tüm kaynaklarını kullanmaktan çekinmemeliler. Hesaplanmış risk almaktan korkmamalılar. Her şeyden önce yapabileceklerine inanmalılar, hata yapmaktan korkmamalılar ve yaptıkları hatalardan ders alarak kendilerini geleceğe hazırlamalılar.” Makine sektöründeki kariyer hikayesini anlatan Seger A.Ş Genel Müdürü Tülin Tezer, “Uludağ Üniversitesi’nde makine mühendisliği bölümü okudum ve hayalim bir kadın olarak bu sektörde mesleğimi başarıyla icra etmekti. 29 yıldır Seger’de farklı pozisyonlarda görev aldım, son 10 yıldır da şirketin genel müdürlüğünü yürütüyorum. Geldiğimiz noktada hem

kişilerin hikayelerini okuyoruz. Oldukça basit bir iş olan bu işi yapıp yüksek kaliteli bu gübreden ihraç bile edebilirsiniz. Üstelik İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde bile solucanla gübre üretim tesisleri bulunuyor. TATLI PATATES YETİŞTİRİCİLİĞİ: Normal patates gibi yetiştirilen tatlı patates 3-4 kat daha pahalıya satılması bakımından iyi bir yatırım oluyor. Fide fiyatları makul olan bu ürün, ekildikten 4 ay sonra ürün veriyor. Zahmetsiz ve uygun bir iş yöntemi olarak gösteriliyor.

nitelik hem de nicelik olarak kadının gücü arttı. İşyerine sadakat oranı kadınlarda daha fazla. Yurt içi ve yurt dışı ile yaptığımız çalışmalarda müşterilerimizin nezdinde, kadın çalışana sahip olmanın şirketin prestijini artırdığını gözlemledik” diyor. Konya İş Kadınları Derneği Başkan Yardımcısı Şeyma Ayhan, kadınların iş dünyasında harikalar yarattıklarını vurguluyor. Üniversite üçüncü sınıftayken mesleğini değiştirmeye karar verdiğini, hocasının önerisiyle aile şirketlerinin başına geçmeye karar verdiğini belirten Şeyma Ayhan, bu kararı aldıktan sonra endüstri mühendisliği eğitimi aldığını, ikinci kuşak olarak şirketlerinde ilk kadın olarak görev aldığını vurguluyor.

DOSYA

FİLOGRAFİ: Yetenekli hemen herkes ahşap bir zemine çiviler çakılıp bu çivilerin arasına teller kullanılarak desenler yapılan bu işi yapıp satabilir. EVDE MARMELAT ÜRETMEK: Organik ürünlerin piyasada rağbet gördüğü şu günlerde siz de kendi marmelat markanızı oluşturup marmelat üretip satabilirsiniz. ELİŞİ: Kazak, eldiven, cüzdan örmek sizlere basit bir iş gibi görünebilir fakat hem

İSMMMO YAŞAM l 29


RENKLİ YAŞAM

Hasta çocukların yüzünü güldürüyor Yaklaşık 20 yıldır çocukların yüzünü güldürmek için çalışan meslek mensubu Soner Şahin, hastanelerde uzun süre tedavi gören çocukları güldürerek, onları kısa da olsa sıkıcı hastane ortamından koparıp renkli bir hayal dünyasına doğru yolculuğa çıkaran ekibin bir parçası…

30 l İSMMMO YAŞAM

UMUT EFE İsviçre’de yaşayan André Poulie, çocukken geçirdiği bir kaza sonrasında onlarca ameliyata ve uzun süreli bir tedaviye maruz kalır. Annesi Theodora, oğlunun moralini yüksek tutmak için her gün bir başka sürprizle gelir hastaneye. Her ziyaret oğlu için bir heyecana dönüşür. André zamanla iyileşir, yıllar da su gibi akar gider. Anne Theodora vefat edince, André ve Jan Poulie kardeşler, onun anısını yaşatmak ister. 1993 yılında hastanede uzun süre tedavi gören çocuklar yararına bir vakıf kurmaya karar verirler ve

Fondation Theodora’nın temelleri atılır. Beş sene sonra da büyük bir sponsorluk sayesinde proje Türkiye’de Cerrahpaşa Hastanesi’nde başlatılır. Bugün toplam, sekiz ülkede faaliyet göstermeye ve milyonlarca hasta çocuğun yüzünü güldürmeye devam eden proje yaklaşık 20 yıldır, Meslek Mensubu Soner Şahin’in de büyük katkısı ile Türkiye’deki çocukların yüzünü güldürüyor…

UMUT VE KAHKAHA ARMAĞAN 1964 Adana doğumlu olan Soner Şahin, ilk, orta, lise ve üniversite eğitimini Adana’da tamamlayıp askerlik görevini de bitirdikten


verdiklerini belirtiyor… Hastane ziyaretlerini bireysel ve kurumsal bağışlarla karşıladıklarını kaydeden Şahin, “Bunun dışında ise, maraton koşusu, konserler, sanat atölyeleri, kermes gibi birçok etkinlikler düzenliyoruz. 1998’den beri yaklaşık 480.000 çocuk ziyareti gerçekleştirdik. Bu da her sene yaklaşık 26.000 çocuk ziyareti anlamına geliyor. İlk bakışta çok duygusal bir proje gibi görünsek de arka plandaki matematiksel tablo ve formüllerimiz bizim en önemli araçlarımız. Projemiz, tabii ki çocuklara yönelik bir proje. Fakat bıraktığımız etki sadece çocuklarla sınırlı kalmıyor. Hastane atmosferinin tamamını yumuşatıyoruz. Özellikle ebeveynler, çocuklarını en zor zamanlarında gülerken görünce bize çok teşekkür ediyorlar. Onlar da büyük bir stres altındalar ve biz bir nebze de olsa omuzlarından duygusal yük almış oluyoruz” bilgilerini veriyor. Şahin, Theodora Sevgi Doktorları’nın İstanbul ve Ankara’da toplam dokuz hastaneye her hafta, aynı saat ve aynı günde gittiğini anlatıyor...

POZITIF ENERJI Soner Şahin’e göre, sürdürülebilirlik kendileri açısından en önemli değerlerden biri. Hastanede uzun süre yatan bir minik, taburcu olacağını duyunca Theodora Sevgi Doktorları’nı bir sonraki hafta göremeyeceği için ağladığını anlatan Şahin, projenin sağladığı motivasyonu ise şöyle aktarıyor: “Öncelikle çok büyük bir pozitif enerji sağlıyor benim için. Tedavi görmekte olan çocuklara biraz olsun neşe ve gülücük verebilmek, onları hastane ortamından uzaklaştırmanın değeri hiç bir şeyle ölçülemez diye düşünüyorum.”

GÜLMEK GÜÇ VERİR Soner Şahin, meslek mensubu olan diğer meslektaşlarına ise şu mesajı veriyor: “Şirketler artık sosyal sorumluluk projelerine ciddi bütçeler ayırıyorlar. Bu bizim için tabii ki çok değerli. Eğer meslektaşlarım bizimle anlamlı ve eğlenceli etkinlikler gerçekleştirmek isterse bizimle mutlaka irtibata geçsinler. Sosyal medyada bizi takip edebilirler. Hastane pijama boyama, şirket piknikleri, maraton koşusu gibi birçok faaliyet düzenliyoruz. Hatta birlikte tamamen yeni bir proje de çizebiliriz. Yeter ki gönüller bir olsun. Theodora Sevgi Doktorları Projesi’ni desteklemenin birçok yolu var. Hastane ziyaretlerimize sponsor olmak ve bağış yapmanın yanı sıra bizden bahsetmek, bizi sosyal medyada takip etmek veya etkinliklerimize katılım sağlamak da bizim için çok büyük birer destek. Son olarak bir şey daha eklemek isterim. Theodora’nın sloganı sadece hastane odasında değil, yoğun iş hayatımızda da geçerli ve ben her gün uygulamaya çalışıyorum: Gülmek güç verir!”

RENKLİ YAŞAM

sonra İstanbul’a yerleşti. 1989 yılında Vergi Dairesinde memur olarak çalışmaya başlayan Şahin, 1989 yılında başladığı memuriyetini 1991 yılında sonlandırarak özel sektöre geçiş yapmış... Şahin, çeşitli firmalarda muhasebe müdürlüğü görevlerinde bulunduktan sonra 2000 yılında kendi mali müşavirlik bürosunu açmaya karar verdiğinden beri Kadıköy’de mesleğini icra etmeye devam ediyor… 20 yıl önce Türkiye’de faaliyete geçen Theodora Sevgi Doktorları projesi ile çocukların yüzünü güldürmeyi amaç edinen Şahin, büyük bir motivasyon ile çocuklara kahkaha armağan ettiklerini söylüyor... Şahin, derneğin temel amacını, “Theodora Sevgi Doktorları, hastanelerde uzun süre tedavi gören çocukları güldürerek, onları kısa da olsa sıkıcı hastane ortamından koparıp renkli bir hayal dünyasına doğru yolculuğa çıkaran profesyonel sanatçılar. Bir çocuk için hastanede kalmak kolay bir şey değil. İşte tam burada biz görev başındayız. Amacımız çocuklara bu zor süreçte neşe, umut ve kahkaha armağan etmek. İsviçre’de Fondation Theodora tarafından temelleri atılan bu proje, 1998 yılında Türkiye’ye geldi” şeklinde anlatıyor. O, projeye dahil olan tüm sanatçıların Theodora Sevgi Doktorları olabilmek için artistik ve medikal eğitimler aldıklarına dikkat çekiyor... Sanatçıların renkli kostümleri ve kendi yarattıkları karakterlerle çocuktan izin alarak hastane odasına girdiğini anlatan Şahin, şöyle devam ediyor: “‘Doktor Madam’ hep şıktır, ‘Doktor Pinky’ hep pembe giyinir, ‘Doktor Kaptan’, kaptan şapkası ve elinde halatla girer odalara. Her Sevgi Doktoru’nun kendine özgü özellikleri oluyor. Çocuklar bizi görünce çok mutlu oluyor. Tam olarak istediğimiz de bu: korku ve endişe yerine neşe ve umut dağıtmak…” Bir hastane ve üç ‘Sevgi Doktoru’ ile başladıkları yolda 20 yılı geride bıraktıklarını anlatan Soner Şahin, bugün toplam 9 hastanede 10 özel eğitimli sanatçı ile hizmet

İSMMMO YAŞAM l 31


YAŞAM’IN PORTRESİ

‘Romantik komediler çoğalmalı’

32 l İSMMMO YAŞAM

Çakallarla Dans filminin hem güzel hem de komik oyuncusu Didem Balçın… Film beşinci devam filmiyle karşımıza geldi. Balçın, burada Fatma karakterini canlandırıyor. Balçın, metne bağlı komedi yapılabileceğini söylüyor. Çakallarla Dans’ın en sevdiği tarafı ise kimsenin komik olmak için gereksiz eklemelerde bulunmaması. Didem Balçın, komedilerle ilgili de, “Türk sinemasında henüz tam olmasa da romantik komedi filmlerinin ve oyuncularının giderek daha çok yer bulacağını düşünüyorum. Romantik komediler çoğalmalı” diyor.


BANU BOZDEMİR Murat Şeker’in yönettiği Çakallarla Dans filmi beşinci devam filmiyle kaşımıza geldi. Dört erkek arkadaşın arasında hepsinin haddini bildiren ve filmdeki tek gerçek çakal olan Fatma karakterini canlandıran Didem Balçın bu macerayı anlattı. Sinemadan diziye kadar yaşadıklarını bizimle paylaşan güzel oyuncu Diriliş Ertuğrul dizisinde canlandırdığı Selcan Hatun karakteri içinse, “Hayatımın dönüm noktalarından biri Selcan Hatun” diyerek kariyerindeki önemini belirtti. Çakallarla Dans 5, şartlı tahliye ile salınan çakallar grubunun yasağı delip atıldıkları maceraları konu ediyor. Hakim karşısına geçen çakallar grubu birbirlerine 100 metre uzak kalma şartıyla tahliye olur. Fakat bu durum ekip için hiç de kolay değildir. Bu sırada Kayınço Gökhan’ın hayatı aldığı haberle bambaşka bir hal alır. Gökhan, yıllar önce yaşadığı tek gecelik bir ilişkiden çocuğu olduğunu öğrenir. Üstelik kızı Leyla, zengin ve züppe bir çocuk olan Sinan ile birliktedir…. Didem Balçın’la, kariyerini ve Türk sinemasını konuştuk.

BANA ÇOK ŞEY KATTI

Bu yüzden de tanıdığınız bildiğiniz, gözünden ne dediğini anladığınız insanlarla çalışmak performansınızın kalitesini arttırıyor, daha keyifli oluyor.

SETTE DE ‘ŞEKER’ GİBİ Murat Şeker’i şahsen tanırız, soyadı gibi şeker bir adamdır ama sette durum nasıl bilemiyorum. Sette yönetmen Murat Şeker nasıl bir adam? Sette de şeker gibi. Ama bu genetik. Bir anneleri var bal gibi. Ailecek şeker gibiler. Kardeşi Hülya Şeker, en şekerleri benim biricik dostum. Senaristimiz Ali de soyadı şeker değil ama ne şanslıyız ki Tanrı onu bu dünyaya getirdi, huzurlarınızda kıymetli senaristimiz Ali Tanrıverdi.. Komedi türü kendine göre zorlukları olsa da çoğunlukla oyuncuya kişisel bir

YA Ş A M ’ I N   P O RT R E S İ

Çakallarla Dans’ın beşinci devam filmini çektiniz. Bu 5 filmlik macera size neler kattı? Aynı karakteri bir seri boyunca aynı performansta değil de üstüne ekleyerek oynamak hem zor hem de keyifliydi. Bana kattıkları saymakla bitmez. Ama şöyle söyleyebilirim. 10 yıla yayılmış bir performans. Bu benim için kafamın üstündeki elmayı düşürmeden koşmaya çalışmak gibi... Filmin adı Çakallarla Dans fakat aslında kimse çakal değil sonuçta sadece dört tane arkadaşlar, filmde çakala en yakın kişi Fatma. Evet Fatma çakallığa en açık karakter. Çakallarla baş etmeye açık ama bir o kadar da her çakallığı düşünen biri. Evet çakal olan

Fatma. Çakallarla Dans’ın konusu öyle ki istediğiniz gibi uzatabilirsiniz. Her dönem insanlar çakal olmak isteyip komik duruma düşerler. Peki, bundan sonra bir altıncısı gelecek mi? Gelirse buna tepkiniz nasıl olacak? Bu tamamen seyircinin beğenisiyle olacak bir şey. İlk film çekilirken bu bir seri olacak denilmedi. Hepimiz için beklemediğimiz ama hayal ettiğimiz şey gerçekleşti. Sonuç olarak seyirci istediği müddetçe çakallar devam edecek. Beş sinema filminde aynı isimlerle beraber rol almak farklı bir tecrübe. Bu beraberlik performanslarınızı nasıl etkiliyor? Oyuncu rahat olduğu müddetçe daha gerçek oluyor. Komedi doğallığı çok seviyor.

İSMMMO YAŞAM l 33


özgürlük de sağlar. Sizin rolünüzde doğaçlama yaptığınız durumlar oluyor mu? Senaryoya sadık kalıp o rolü Fatma’nın katkılarıyla yeniden yaratıyorum. Bunu yaparken de beni anlayan fikir alabildiğim senarist, yönetmen ve partnerimin olması büyük şans oluyor. Denetimli serbestlik bizim en büyük lüksümüz.

YAŞAM’IN PORTRESİ

DOĞAÇLAMA İNCE BİR ÇİZGİ

‘OYNADIĞIM KARAKTER HEYECAN VERMELİ’ Türk sineması şu an ikiye ayrılıyor gişe filmleri ve sanat filmleri. Sanatçı kompleksi her ne şekilde olursa olsun sanat filmlerinde yer alıp kendisini tatmin etmek ister. Bu konuda neyi tercih ediyorsunuz. Bu çatışmayı yaşıyor musunuz içinizde diye soruyoruz Balçın’a… Cevap, ben oyuncuyum diye başlıyor ve ayırt etmeden hepsinde aynı özveriyle oynuyorum diye devam ediyor: “Yaşamıyorum çünkü o konuda şanslı ve şansını doğru kullanarak avantajlı hale gelmiş bir oyuncuyum. Aynı anda bir festival filmim bir de gişe filmimin vizyona girdiği dönemler yaşadım. Hiçbir işe ödüllük iş, festival işi ya da gişe işi diye bakmadım. Tek tercihim de aşık olduğum, heyecanlandığım senaryodaki hayat vermek istediğim karakteri oynamak oluyor.”

34 l İSMMMO YAŞAM

Gerçek komedyenler doğaçlama yapmadan sadece ellerindeki metine bağlı kalabilir mi? Doğaçlama zaten çok ince bir çizgi. Adamı rezil de eder vezirde. Komik olayım derken gülünç olabilirsiniz. Komedyenlerin gerçekliğini doğaçlamaya bağlamayı da doğru bulmuyorum. Metne bağlı kalarak tabii ki komedi yapabilir oyuncular. Bana göre önemli olan tek şey gerçek olmak, doğal olmak… Çakallarla Dans’ın en sevdiğim tarafı kimse komik olmak için gereksiz eklemelerde bulunmuyor. Herkes filme hizmet ediyor, kendine değil. Hollywood’ta Goldie Hawn, Meg Ryan gibi hem fiziğiyle hem de komedi kabiliyetiyle öne çıkan isimler romantik komedinin önünü açtı. Türk sinemasında sizin performansınız benzeştirilebilir. Hem komik hem güzel kadın Türk sinemasında yeterince işliyor mu? Ne tatlı bir iltifat. Teşekkür ederim. Ben güzelliğimi değil rolümü düşünerek oynuyorum her karakteri. O zaman şöyle oluyor; rol yönetmenin, senaristin becerisi. Oynayıp güzel gözükmem KDV’si. Türk sinemasında henüz tam olmasa da romantik komedi filmlerinin ve oyuncularının giderek daha çok yer bulacağını düşünüyorum. 80’lerden 90’ların ikinci yarısına kadar genelde feminizmin Türk sinemasında etkisi görülmüştür. Fakat 2000 sonrası bu konuda geri adım atıldığını düşünüyorum. Siz ne düşünüyorsunuz? Artık bu bedelleri ödemek daha mı zor sizce?


PEK ÇOK FİLM VE DİZİDE ROL ALDI 1980’ler ve 1990’larda Türk sinemasında kadın, daha fazla odak noktası olmuş ya da değerli bir şekilde işlenmiş olabilir. Ama feminizmin yoğun etkisinin o dönemde Türk sinemasında olduğunu düşünmüyorum!

Bir oyuncu için sinemanın değerli olduğunu bilsek de televizyonun gücü bambaşka. Bu oyuncu için de bir çatışma yaratıyor mu? Yani sinemada yer almak mı yoksa televizyon mu? Sinema bambaşka bir dünya… İyi bir iş çıktıysa yıllarca akıllarda kalır. Dizi daha hızlı tüketime açık. Tiyatro ise seyredende iz bırakacak canlı ve tekrarı asla olmayan bir dal. Hepsi benim için aynı ağacın dalları. Dizide oynadığım bir rolün filmi de çekilebilir, tiyatro sahnesinde de yeri olabilir. Değeri aynı oranda.

Didem Balçın, 18 Mayıs 1982 tarihinde Ankara’da dünyaya geldi. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Tiyatro Bölümü Oyunculuk Anasanat Dalı’ndan mezun oldu. Mezun olduktan sonra İstanbul’a gelerek çeşitli dizilerde sinema ve reklam filmlerinde rol aldı. İlk olarak Levent Kırca Tiyatrosu’nun “Ateşin Düştüğü Yer” oyununda görev aldı. 2009 yılında Nergis Öztürk ile beraber kendi tiyatrosunu kurdu. ”Bunu Yapan İki Kişi” isimli komedi oyunu ile Lions En İyi Komedi Kadın Oyuncu ödülünü ortağı ile birlikte paylaştı. 2011 yılında ‘Firar’ isimli dizide Gönül karakteriyle rol aldı. 2010 yılında başlayan ve beşincisi çekilen ‘Çakallarla Dans’ adlı sinema filminde Fatma karakteriyle rol aldı. 10 Aralık 2014’te TRT 1 ekranlarında yer alan ‘Diriliş Ertuğrul Gazi’ adlı dizide oynadı. Dizi halen ekranlarda gösterilmektedir. Balçın, Gulyabani ve Oflu Hoca’nın Şifresi filmlerinde de rol almıştır.

YAŞAM’IN PORTRESİ

SİNEMA MI, TELEVİZYON MU?

Selcan Hatun ve bugüne kadar birçok dizide karakterler canlandırdınız. Özellikle Selcan Hatunu canlandırdıktan sonra toplumdan nasıl bir geri dönüş aldınız? Hayatımın dönüm noktalarından biri Selcan Hatun. Her sahnesi audition sahnesi gibi olan bir rol. Çalışmadan sete gitmeye imkan vermeyecek güzellikte. İnsana iyi ki bu işi yapıyorum dedirten bir rol. Tepkiler de aynı bu güzellikte oldu. Kötüyü oynarken herkes cephe aldı Selcan’a. İyi olduğunda da destek oldu. Herkese nasip olmaz. Şansıma ve mesleğime şükrediyorum Tanınırlık bir oyuncu için iyi ama özel hayatınızı nasıl etkiliyor? Adı üstünde özel hayat. Ben müsaade ettiğim müddetçe hayatımı etkiler. Bugüne kadar böyle oldu. Umarım bundan sonra da böyle devam eder.

İSMMMO YAŞAM l 35


KARİYER

Dijital çağın liderleri İş stratejilerindeki hızlı dönüşüm kısa vadede yeni ve farklı becerilere sahip dijital liderlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Bu liderler geleneksel liderlerden daha farklı noktalara odaklanıyor… Dijital lider kabaca doğru olana hızla ulaşmaya çalışırken, geleneksel lider daha yavaş ve kesin veriyi aramaktan yana.

36 l İSMMMO YAŞAM

UMUT EFE Yapay zeka ve dijitalleşme kasırgasının her geçen gün yeni bir değişikliğe imza attığı dünyamızda, liderlik tanımları da sil baştan değişiyor… Dijitalleşmenin yaygın uygulamasıyla, yenilik ve değişim için teknoloji itici güç haline gelirken, dev

holdinglerden start-up şirketlere kadar yönetim katları da bu etki altında yeniden şekilleniyor… Bankalar, perakende, ilaç gibi tüm sektörlerdeki işletmeler teknolojiyi merkez konuma yerleştirirken, teknolojinin yaygınlığı ve teknoloji ekibinin ve liderinin önemi, şirketlerin kendilerini yeniden yaratmasını zorunlu kılıyor… Geleneksel iş modelleri, her şeyin dijital


olduğu bir dünyada artık sürdürülebilir olmaktan çıkarken, İK departmanlarının en önemli gündemi ise dijital liderler haline gelmiş durumda…

YÜKSEK ADAPTASYON Günümüz CEO’ları yüksek adaptasyon süreçleri ile teknolojiyle daha rahat çalışırken, önceki dönemlerde liderleri aşan teknolojik sorunları daha rahat algılıyorlar. Teknolojinin uygulanması ve kullanılması, günümüzde birçok yönetici liderin doğasında var. Bir yandan şirketi yönetirken diğer yanda işletim sistemleri, ölçütler ve analitikler konusunda derinlemesine bir anlayışla çeşitli bilgisayar dillerini biliyorlar. Uzmanlar, şirketlerin, dijital çağa ayak uydurabilmek için teknolojiyi işlerinin merkezine yerleştirmesi gerektiğine dikkat çekerken, teknoloji ile gelişen liderlerde onlarca yıllık tecrübe de aranmıyor. Günümüz girişimcileri iş hayatına okul yıllarında atılırken, henüz üniversiteden mezun olmadan 20’li yaşlarında milyarder olabiliyor. Teknoloji konusundaki becerileri çocuk yaşta kazanan bu nesil bu alanda derin bir bilgiye sahip… Yeni dönemin dijital liderleri çevik metodolojileri kullanırken, eşsiz perspektifleri ve ayırt edici bilgileri, pek çok açıdan deneyim eksikliklerinin görmezden gelinmesine neden oluyor… İş stratejilerindeki bu hızlı dönüşüm kısa vadede yeni ve farklı becerilere sahip dijital liderlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Bu liderler geleneksel liderlerden daha farklı noktalara odaklanıyor… Dijital lider kabaca doğru olana hızla ulaşmaya çalışırken, geleneksel lider daha yavaş ve kesin veriyi aramaktan yana.

YÖNETİCİ ODALARI ÇAĞDIŞI

Yenilikçilik ve girişimcilik: Anlamı genişleyen bu iki kavramla birlikte sadece yeni bir iş kuranlar değil, bulundukları şirketlere yani yaklaşımlar getirenler de şirket içi girişimci olarak tanımlanıyor… Sahicilik: Liderlerin, doğal davranması, yapaylıktan uzak durması gerekiyor. Eskiden insanlar, özel hayatında ve iş hayatında birbirinden çok farklı karakterlere dönüşebiliyorlardı. Çünkü, bu iki dünya birbirinden çok farklıydı. Bugün özellikle sosyal medya bu iki hayat arasındaki duvarı kaldırıyor. Bu nedenle, yöneticilerin iş hayatında sahte bir kimliğe bürünebilmeleri çok zor. İlham vermek: Dijital çağdaki liderlerde olması gereken en kritik özelliklerden biri. Ekibine ilham verebilen bir lider yeni fikirlerin doğmasını sağlıyor. Vizyon: 10 yıl önce vizyonu lider belirler, çalışanlar onu takip ederdi. Bugün liderlerin vizyonu çalışanlarıyla beraber kurabilmesi çok önemli. Ekip katılımcı olursa vizyona bütünleşebiliyor. Adalet: Liderlerin çalışanlara eşit değil adil davranabilmesi önemli. Günümüzde herkesin 9’da gelip 6’da çıkması adil olmayı göstermiyor. İşini kısa sürede bitirme başarısını gösterenlere, işini bitirdiği saatte çıkma hakkının verilmesi adil oluyor. Dijital çağda liderlerin kişiye özel hareket etmesi gerekiyor. Ters mentörlük: Bir yönetici, kod yazmayı kendi bilmese bile, dijital düşünmeyle ilgili ters mentorluk alabilir. Böylece, kendi koz yazmasa bile neler yapılabileceğini bilir ve takımla birlikte çalışır. Kişiselleştirme: Yöneticilerin, bireyler arasındaki farklılıkları görerek, bireylerin ihtiyaçlarına göre çalışanlarını ayrı ayrı değerlendirmesi gerekiyor. Eskiden liderler takımları yönetirdi. Artık, tek tek bireyleri yönetmesi gerekecek. Bilgili olmak: Eskiden yöneticiler her şeyi bilen kişiler olarak görülürdü. Günümüzde her şeyi bilmek değil, bilmediğini belirtebilmek çok önemli bir liderlik özelliği. Ekibine, “Ben bu işin teknik kısmını bilmiyorum, gelin beraber tasarlayalım” diyebilmek çok önemli.

KARİYER

Öte yandan, yönetim anlayışındaki bu farklılıklar, ofis gibi fiziki ortamlara da yansıyor… Yapılan bir araştırmaya göre, ABD’deki ofislerin yaklaşık yüzde 70’i “açık ofis” kapsamına giriyor… Odaların kaybolduğu, sadece küçük bölmelere rastlanabilen açık ofislerde işe yeni başlayan bir yeni mezun ile şirketin CEO’sunun yan yana oturması dahi mümkün. Google, Yahoo, eBay, Goldman Sachs ve American Express gibi pek çok şirket açık ofis uygulamasını başlatan ve liderlerin gönlünde yatan şirketler olarak öne çıkıyor… Geçmişte, dünyanın ne tanınan dijital liderleri arasında yer alan Facebook CEO’su Mark Zuckerberg, ünlü mimar Frank Gehry’yi, yaklaşık 3 bin mühendis barındıran dünyanın en büyük açık planını tasarlamaya davet etti. Zuckerberg, şirketin açık ofis olarak tasarlanmış çalışma ortamının tam ortasında diğer yöneticileri ve çalışanlarıyla birlikte modern, rahat ve basit tasarımlı masalardan birinde oturuyor. Yine Michael Bloomberg, şeffaflığı ve adaleti teşvik ederek, makam odasız, açık alan eğilimini erken benimseyenler arasında yer aldı. Bloomberg, New York Belediye Başkanlığı’na seçildiğinde de bu modeli belediye binasına taşımış ve Bullpen’i (yedek kulübesi), şehrin açık iletişim ve erişilebilirlik sembolü haline getirmişti.

BEKLENTİLER NELER?

İSMMMO YAŞAM l 37


SAĞLIK

Uykunuz kaliteli mi? İyi uyumak yani kaliteli uyku insanın ruh sağlığı için olmazsa olmazların başında geliyor. Günümüzde genci yaşlısı birçok insan uyku problemi yaşıyor. Uyku problemi yaşayanlar için depresyon, anksiyete, madde bağımlılığı görülme riski artıyor....

38 l İSMMMO YAŞAM

NİL DENİZ DEMİRCİLER Geceleri gözüne bir damla uyku girmeyen Mustafa, gün içinde işlerine yoğunlaşmakta güçlük çekiyordu. Yaşama karşı isteksizlik duyuyor, dikkatini toparlamakta zorlanıyordu. Bir süre sonra kaliteli bir uyku düzenini oturtamadığı için ruh sağlığını da yitiren Mustafa sonunda uyku tedavisi olmaya karar verdi.... Teknolojinin hayatımızın her alanına girdiği şu günlerde gencinden yaşlısına hemen her kesimden insan bu ve benzeri bir şekilde uyku sorunu yaşıyor. Kimimiz cep telefonu, tablet, bilgisayar gibi cihazlarla çok vakit geçirmekten kimimiz de stres, dengesiz beslenme, alkol nedeniyle uykusuzluğu hayatımıza davet ediyoruz. İnsanın yaşam kalitesini düşüren

uykusuzluğun sebepleri ve kaliteli bir uyku için yapılması gerekenleri uzmanından öğrendik....

YAŞAM KALİTESİNİ ETKİLİYOR Uykunun insan yaşamının temel ihtiyaçlarından biri. İnsan yaşamının yaklaşık üçte biri uykuda geçiyor. Uzman Klinik Psikolog Ezgi Dokuzlu, ortalama insan ömrünü 75 yıl olarak kabul edersek yaklaşık 25 yılımızı uykuya harcadığımızı yani yaşamımızın üçte birini uykuda geçirdiğimizi söylüyor. Uyku kalitesinin insanın yaşam kalitesini de büyük ölçüde etkilediğine işaret eden Dokuzlu, sağlıklı bir uyku süreci olmadığında motivasyon kaybı, isteksizlik, dikkat ve bellek bozukluklarının ortaya çıkabildiğine vurgu yapıyor. Ezgi Dokuzlu, “Uykuda problem yaşayan


kişilerde psikiyatrik bozuklukların gelişme riski de yüksektir. İnsomnia problemi olanlarda sağlıklı ve kaliteli uyuyanlara oranla depresyon görülme olasılığı dört kat, anksiyete ise iki kat fazladır. Buna ek olarak madde kullanımı veya bağımlılığı yedi kat fazla görülür” diye konuşuyor. İnsomnia olarak da adlandırılan uykusuzluk, kişinin uykuyu başlatma, sürdürme veya sonlandırma problemi yaşaması olarak tanımlanırken ciddi bir sosyal ve fizyolojik problem olarak gösteriliyor. Uykusuz geçen bir gece sonrasındaki gün kendimizi huzursuz, yorgun hissederiz; zihinsel performansımız, dikkat süremiz ve ruh sağlığımız olumsuz etkilenir. Yapılan araştırmalara göre yetersiz uyku, obezite, yüksek tansiyon, depresyon ve demans riskini de artırıyor. İnsomnia’dan şikayetçi kişiler bazen planladığından veya gereğinden fazla erken uyanabilir ve tekrar uyuyamayabilirler. Kişi gece sık sık uyanabilir ve bunun sonucunda yorgun ve dinlenmemiş hissedebilir. İnsomnia geçici (kısa süreli) veya kronik (uzun süreli) olabilir. Üç haftadan fazla süren uyuyamama durumu kronik insomnia olarak adlandırılır.

NEDENLERİ VE BELİRTİLERİ

GÜNDÜZ UYKUSU Yapılan araştırmalara göre 13:30-15:00 saatleri arası uyursanız gece uykunuz etkilenmezken daha geç bir gündüz uykusu gece uykunuzu olumsuz etkileyebilir. Sağlıklı uyku için her sabah aynı saatte kalkın, gündüzleri uyumayın veya uzun süren dinlenmelerden kaçının, uyuduğunuz ortam sessiz ve karanlık olmalı. İyi bir uyku için yatak odanızda çalışmayın, düzenli egzersiz yapın. Uyku aşamasında televizyon izlemek uyku kalitenizi bozacaktır, uyku öncesi kafein ve nikotin tüketimini azaltın. Uykudan önce yeme alışkanlığınızı bırakın. Uykusuzluğun tedavisinde en önemli adım, uyku hijyenini yani rahat uyuyabilmek için uygun şartları sağlamak olarak gösteriliyor. Uyku öncesi kitap okumak, ılık duş almak, rahatlatıcı müzikler dinlemek gibi ritüelleriniz olması uykuya hazırlık sürecinde size destek olacaktır.

KALİTELİ BİR UYKU İÇİN...

l Gün içinde fiziksel aktivitelerinizi artırın. l Çay, kahve gibi kafeinli içeceklerden kaçının. l Aynı saatlerde uyumaya dikkat edin. l Uyku düzenini kontrol için uyku günlüğü tutun. l Yemekten sonra hemen uyumayın. l Yatak odasını oturma odası gibi kullanmayın. l Yatakta kitap okuma, televizyon seyretme, yemek yeme gibi alışkanlıklardan vazgeçin. l Uyuduğunuz yer serin, karanlık, havası nemli olmalıdır. l Uykunuz kaçarsa yataktan kalkıp kitap okuma, müzik dinleme gibi rahatlatıcı bir aktivite sonrası uykunuz gelince tekrar yatağa dönün. l Yatakta saatlerce beklemek huzursuzluğu ve kaygıyı artıracağından uykuya dalmak mümkün olmayabilir. l Gece uyuyamadığınızda gündüz uyumayın. Kısır döngüyü kırmak için sabah erken bir saatte kalkıp gece yatma saatine kadar uyanık kalın.

SAĞLIK

Düzenli bir iş planı olmayan ve çalışmayan bireylerde uykusuzluk daha çok görülürken, yaş ilerledikçe belirtiler artmaktadır. Belirtiler erkeklere göre kadınlarda daha fazladır. Düşük gelir ve eğitim düzeyine sahip kişilerde, aşırı kontrolcü veya obsesif yapıda olan

bireylerde insomnia görülme sıklığı daha fazladır. Uykusuzluğun nedenleri arasında psikolojik problemler, dengesiz beslenme, alkol tüketimi, stres, kullanılan ilaçlar ve yan etkileri, gündüz uykusu/düzensiz uyku, kafeinli içecekler veya uyarıcı madde kullanımı, vardiyalı çalışmak gösteriliyor. İnsomnia belirtileri, uykuya dalmada güçlük, uyku sırasında sık sık uyanma, erken kalkma, gün içinde yorgun hissetme, uyku isteği, uykunun yetersiz olduğunu düşünme, anksiyete, uyku hakkında birtakım kaygılara sahip olma

İSMMMO YAŞAM l 39


Sanat çocuk gelişiminde yaratıcılığı desteklemesi bakımından büyük önem taşıyor. Çocukların sanat ve yaratıcı dünyayla arasındaki bağını güçlendirmek için yeteneklerine uygun sanat dalını seçmekte fayda var. Peki seçim yaparken nasıl bir yol izlenmeli?...

Sanatçı çocuklar! EĞİTİM

ELA DEMİRCİLER “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” diyen ulu önder Mustafa Kemal Atatürk, sanatın önemini her fırsatta vurgulamıştır. Günümüzde aileler de çocuklarını görsel ya da işitsel bir sanat dalına yönlendirerek yaratıcılıklarını geliştirmeyi hedefliyorlar. Ancak bu süreçte kimileri doğru bir yol izlerken kimileri de kendi egolarının peşinde hareket ederek çocuklarını sanattan soğutabiliyorlar. Çocuklara sanatı sevdirmek bale, resim, müzik, tiyatro gibi sanat dallarından

40 l İSMMMO YAŞAM

birini icra eden bir birey yetiştirebilmek için nasıl bir yol izlenmesi gerektiği konusunu araştırdık...

AİLE TANIŞTIRIYOR Çocukların sanat ile tanışmalarında ailelerin büyük rolü bulunuyor. Çünkü sanata ilgi çocuğun daha bebek sayılabilecek yaşta ilgi alanlarının belirlenmesiyle artırılabilmekte. Sanat eğitiminin çocuklara yorumlama, eleştirme ve görsel bilgiyi kullanmayı öğreten önemli bir eğitim biçimi olduğuna dikkat çeken Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen Görkem Gökmen, çocukların 6 yaşına kadar

olan süreçte sağlıklı bir gelişim gösterebilmeleri için sanatla ilişki halinde olmaları gerektiğini söylüyor. Çocuklara sanatı sevdirmek için ailelere çok önemli görevler düştüğüne işaret eden Gökmen, “Çocuğunuzun ilgi alanlarını ve yeteneklerini gözeterek sanatın herhangi bir dalı ile uğraşmasına destek vermelisiniz. Öncelikle ilgi duyduğu sanat dalları ile tanışmasını sağlayıp sevmesi halinde de bu alanda yol almasına destek vermelisiniz” diye konuşuyor. Hemen her çocuk resim yapmaktan hoşlanır. Çocukların duygularını sanatla ifade edebilmelerini sağlayan renkli boyalar resim


alanına ilgisinin ne düzeyde olduğunun tespit edilmesi bakımından önem taşıyor. Sadece karalama yapmak ya da kendi çizgileriyle, hayal gücü ile naif çalışmalar yapıp yapmadığının da gözlemlenmesi öneriliyor. Çocuğunuzun resim sanatına ilgisini test etmek için; renkleri kullanırken onu özgür bırakın. Yapılan araştırmalar, resimler aracılığıyla çocukların düşünce, duygu, hayal gücü ve iradelerine ait özelliklerin ortaya çıktığını ve resimlerin çocukların hayal güçlerini temsil ettiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar görsel eğitimin çocukların zekâ ve sezgi yeteneklerini geliştirdiğini, estetik anlayışlarını ve zevklerini de keskinleştirdiğini vurguluyor. Sanatın elle yapılması, dokunmatik ekranda parmak hareketleriyle yapılmasından çok daha önemli bir konu olarak gösteriliyor. Çocukların elleriyle renk karışımları yapmasını sağlayarak, onların renklerden yeni bir dünya yaratmalarına imkan tanımalısınız. Ebeveynler çocuklarına örnek olması adına bir şeyler çizmemeli. Çünkü bu durum çocuk için moral bozucu, resim yapmaktan soğutucu bir unsur haline gelebiliyor. Bunun yerine çocuğun yanında oturup onun çizimleriyle veya boyamalarıyla yakından ilgilendiğinizi göstermek çok daha motive edici bir yöntem.

MÜZİK KULAĞI VAR MI?

DOĞUŞTAN DANSÇI Hemen her çocuk dans etmekten hoşlanır ancak bu çocuğunuzun iyi bir dansçı olacağı anlamını taşımaz. Dans, bale gibi etkinliklerle çok vakit geçirmekten hoşlanan çocuklar bu alana yönlendirilebilir. Ama sadece müziğe ritim tutup geçici süreliğine dans etmekten hoşlanan çocukların bale ya da dans konusunda zorlanmaması gerektiğine vurgu yapılıyor. Dans, bale, müzik ve tiyatro gibi etkinlikler disiplin ve süreklilik gerektiren etkinlikler olduğu için çocukların hayatlarını disipline edebilmelerine de katkı sağlıyor. Çocuklara bıkkınlık vermeden yaptırılacak bu tür etkinliklerin onların fiziksel ve ruhsal gelişimlerine de katkı sağlayacağına dikkat çekiliyor. Uzmanlara göre, kimi çocuk tek bir sanatsal etkinlikte başarılı olurken kimi çocuklar da sanatın her alanına ilgi duyabiliyor. Bu noktada çocuğun en çok ilgi duyduğu bir ya da iki etkinliğin belirlenip ona göre yönlendirilmesi öneriliyor. Ya da her sanat etkinliğiyle belirli bir zaman geçirmesi ve zaman içinde kendiliğinden daha az ilgi duyduğu etkinliklerden uzaklaşıp diğer alanlara yönelmesi de sağlanabilir.

ŞUNLARA DİKKAT EDİN 1. Öncelikle çocuğunuzun ilgi alanını belirleyin. 2. Sevdiği sanat dalına yönlendirin. 3. İstemediği bir alanda ders almaya zorlamayın. 4. Birden çok yeteneği olan çocuklarda en sevdiği dalı bulmaya çalışın.

EĞİTİM

Günümüzde birçok çocuk ebeveynleri tarafından piyano, gitar ya da keman gibi çeşitli aletleri çalmaya zorlanabiliyor. Oysa çocuğunuzu sanat ile haşır neşir etmek adına bu tür zorlayıcı davranışlardan kaçınmanız öneriliyor. Çünkü zorla yapılan etkinlikler bir süre sonra çocukta bıkkınlık ve nefret gibi hisler uyandırabiliyor. Uzmanlar çocuklarını müziğe yönlendirmek isteyen ailelere çocuklarının

ritim duygusunun, müzik kulağının olup olmadığının tespit ettirmelerini öneriyorlar. Bunu çocuğunuza şarkılar dinletip kendiniz de yapabilirsiniz. Şarkıları hızla ezberleyen ve şarkı dinlerken ritim tutabilen çocukların müziğe yönlenme potansiyeli olduğuna dikkat çeken uzmanlara göre, çocuğa bir müzik aleti çalmak isteyip istemeyeceğinin de sorulması gerekiyor. Birkaç ders denemesinin ardından çocuğun isteğinin pekişebileceğine işaret eden uzmanlar müzik aleti çalmak istemeyen çocukların zorlanmaması gerektiğine de vurgu yapıyorlar.

İSMMMO YAŞAM l 41


Ev hayatını seven dostlar Özellikle şehir hayatının getirdiği apartman düzeni dostlarımızın bu duruma uyumlu olmasını daha da önemli kılıyor. Birçok cinsi ve karakteri bulunan evcil dostlarımız arasında sahiplenmeden önce doğru seçimi yapabilmek için dikkat edilmesi gerekenler var.

DOSTLARIMIZ

UMUT EFE Evcil dostlarımız arasındaki en sadık ve gözde tür olan köpekler, şehir hayatına uyumları ve hareketli doğaları ile bilinir. Bu doğaları onları diğer evcil dostlarımızdan ayrı bir kategoriye koyuyor. Ayrıca sahiplenme konusunda da ekstra bir özen gerekiyor… Pek çok evcil hayvan sahibi, evcil hayvanlarını sahiplendikten sonra genellikle günlük işlerinden fırsat bulamayarak sadık dostları ile yeterince ilgilenemiyor. Zamansızlık ve beklenenin üzerinde gelen sorumluluklar, büyük bir hevesle sahiplenilen dostlarımızın bir süre sonra adeta bir ev eşyası haline gelmesine neden olabiliyor. Özellikle şehir hayatının getirdiği apartman düzeni dostlarımızın bu duruma uyumlu olmasını daha da önemli kılıyor. Birçok çeşidi bulunan köpek türleri arasında doğru seçimi yapabilmek içinse köpeğin nerede yaşayacağı konusuna sahiplenilmeden önce özellikle dikkat edilmeli. Büyük boyutlardaki köpekleri apartman dairelerine ya da odalara sokarak bu alanlarda yaşamaya zorlamak, söz konusu evcil dostlarımızın psikolojilerinin bozulmasına ve hatta hastalanarak ölmelerine de sebebiyet

42 l İSMMMO YAŞAM

verebilir. Bu nedenle apartman dairesi gibi ufak alanlarda küçük ve orta boy köpek cinsleri idealken, bahçeli ya da teraslı daha büyük evlerde büyük ırk köpeklerin tercih edilmesi en doğru seçim olarak görülüyor. Ev hayatına en hızlı uyum sağlayabilen dostlarımızı sizin için derledik…

Maltese Terrier

Maltese öğrenmeye istekli, korkusuz, arkadaş canlısı ve sosyaldir. Çok yüksek enerjili olması bu duruma alışkın olmayan yeni sahipleri için biraz zor olabilir. Çok fazla havlama davranışı göstermezler bununla birlikte herhangi şüpheli bir durumda havlama özellikleri onları iyi birer gözlemci köpek yapar. Kucakta durmayı çok severler ancak aşırı ilgi de beklemezler. Kendinden büyük yapıda olan köpeklerle bile çok iyi anlaşmalarının yanı sıra kedi ve köpeklerle iyi geçinirler. Oyunu çok sevdikleri için küçük çocuklara bu durum zarar verebilir. Yabancıları havlayarak haber verirler ancak onlara alışmaları uzun zaman almaz. Kubbe gibi kafatasları vardır ve etrafında hale olan yuvarlak koyu gözlere sahiplerdir. Burunları geniş ve siyahtır; beyaz tüylerle kaplı alçak kulakları vardır. Tüy dökmedikleri

için ölü tüyler fırçalanarak giderilmelidir. Çok fazla tarama yapmaya gerek yoktur. Göz çevresindeki rahatsız edici kıllar temizlenmelidir. Bakımın daha iyi olabilmesi için bazıları 1-2 inch uzunluğunda tüylü olacak şekilde tıraş edilir. Bazıları ise tüylerinin birbirine dolaşmaması için sarılırlar. Normal ömür süreleri 12-14 yıldır ancak bazıları 18 yıl yaşayabilirler.

Pomeranian

Oyuncu bir yapıya sahip olan bu tür köpekler ilgi görmekten de çok hoşlanırlar. Çok zeki olan Pomeranian cinsleri, farklı yetenekleri ile insanların ilgisini çekerler. Sahipleri ile kucak gezintisi yapmayı çok severler. Çok inatçı bir özelliğe sahip olan bu türler, bu yüzden zor eğitilirler. Mini boyutlarda olan Pomeranian süs köpekleri, büyük bir köpek özelliği sergilemektedirler. Yabancılara karşı çok dikkatli olan bu tür süs köpekleri, ailesine de oldukça bağlıdır. Bu nedenle boyundan beklenmeyen bir bekçilik performansı göstermektedir.


Chihuahua (Şivava)

Dachshund

Güçlü kaslara sahip olan Dachshund, vücut yapısıyla dikkat çekmektedir. Kilo almaya müsait bir yapıya sahip olduklarından beslenmelerine özen gösterilmelidir. İnatçı karaktere sahip Dachshund’un eğitimleri oldukça sabır gerektirmektedir. Dachshund enerjik, cesur, akıllı ve özgür ruhludur. Gayet mutlu ve hatta soytarı gibi olabilir ancak bazen de yaramaz olabilir. Evde arkadaş canlısı tavırlar sergiler ve insanlarla iletişim kurmaya bayılır. Avcı olarak kullanılan bir cins değildir.

Pug (pag) Çin kökenli bir süs köpeği ırkıdır. Kırışık bir yüze, basık bir burna ve sarmal bir kuyruğa sahiptir. Farklı renklerde görülebilen kısa ve parlak bir kürkü; iyi gelişmiş, kaslı ve köşeli bir vücudu vardır. Pug cinsi köpekler, küçük boyuna ve karakterine istinaden boyundan büyük olarak tanımlanır.

Pekinez

Pekingese (Türkçe söylenişi ile Pekinez) tüm dünyada en sevilen köpek ırklarından biridir. Çin menşei bir ırk olan Pekingese cinsleri küçük boydadırlar ve süs köpeği sınıfına girerler. Hem bu nedenle hem de karakteri nedeniyle tam bir ev köpeğidirler. Pekingese köpekler sahiplerine karşı duydukları aşırı bağlılık ile tanınırlar. Bunun yanı sıra minik bir ırk olmasına rağmen çok da cesurdurlar ve özellikle de sahiplerine karşı gelebilecek bir tehlikenin varlığını hissettiklerinde ileri atılmaktan asla çekinmezler. Bu köpeklerin bir özellikleri de kıskançlığa meyilli oluşlarıdır. Sahiplerine aşırı düşkünlükleri sahiplerini kıskanmalarına neden olabilir.

Havlama eğilimlerinin fazla olması apartmanda beslenmeleri açısından zorluk yaratsa da iyi bir eğitimle bu sorunun önüne geçebilmek mümkündür.

Yorkshire Terrier

Yorkshire Terrier’lerin çok uzun, ipeksi tüyleri sırt çizgisi boyunca ikiye ayrılır ve iki yanına dökülür. Yorkshire Terrier, vücutta ve kuyruğunda çelik mavisi diğer yerlerin de ten rengidir. Yavrular siyah ve ten rengi doğarlar. Yorkshire düz bir kafaya, orta uzunlukta burun yapısına, siyah bir buruna ve düzenli dişlere sahiptir. Gözler mutlu bir ifadeyle bakar. Kulaklar “V” şeklinde dik ya da yarı diktir. Kuyruğun yarısı kesiktir ve sırtta taşınır. Bacaklar yere dik basar, ayaklar siyah tırnaklarla yuvarlaktır. Baştaki tüyler köpeğin görüşünü kolaylaştırmak ve mama kabına girmesini engellemek için tepede toplanmasını gerektirecek kadar sık ve uzundur.

DOSTLARIMIZ

Pug

Evde en kolay bakıma sahip olan Şivava’ların tüylerinin 2 haftada bir fırçalanması gerekmektedir. Şivava’ların tüylerini taramaya uygun birçok kedi tarağı çeşidi mevcuttur. Kürkü onu soğuktan korumadığı için çok üşürler. Bu nedenle çok soğuk havalarda dışarı çıkarılmaması tavsiye edilir. Şivava süs köpeği, kökeni çok eski olan bir cinstir. Dünyadaki en küçük köpeklerden biridir. Ayrıca en uzun yaşayan köpek olması da daha çok tercih edilmesini sağlamaktadır. Minyatür bir köpek ırkı olan Şivava, kısa ve yumuşak tüylere sahiptir. Büyük ve dik dudakları olan Şivava, enerjik bir yapıya sahiptir. Diğer evcil hayvanlar ile uyumlu olan bu türlerin bekçilik özellikleri yoktur. Ancak tanımadıkları kişileri gördüklerinde saldırgan tavırlar sergileyebilmektedir.

İSMMMO YAŞAM l 43


Cafe- restoran konseptinde yenilenen Lokal Marmara, eski Beyoğlu’nun büyülü dokusuyla bütünleşen modern atmosferinde, güler yüzlü hizmetiyle ‘lezzet yolculuğuna’ çıkmaya hazır, dostlarını bekliyor.

Marmara’da bir lokal UMUT EFE

LEZZET

Lokal Marmara, tarih ve lezzeti, İstanbul’un en kadim ilçelerinden Beyoğlu’nda Pera’da müdavimleriyle buluşturuyor. Lokal Marmara, 65 yıldır büyülü atmosferi ile yaşamın kargaşasından bir molaya davet ediyor. Tarihi ve efsanevi havasıyla herkesi çekiyor. Mekan bir haftanın yorgunluğunu ve stresini atıp yeni haftaya mutlu, huzurlu ve zinde girebilmenizi sağlayacak özelliklere sahip. Özel bir brunch keyfi ile başlayan lokal günlerine dilerseniz kahvaltıdan, dilerseniz öğle sonrası bir kahve arasından ya da akşam fasılla şenlenen bir yemekle dahil olabilirsiniz.

44 l İSMMMO YAŞAM

BÜYÜLÜ DOKUSU VAR İstiklal Caddesi’nde, Tünel ile Galatasaray Lisesi arasında yer alan Mısır Apartmanı, zarif, dekoratif süslemelerin ön plana çıktığı sanat akımı olan Art Nouveau tarzı ile karşınıza çıkıyor.


1905 ve 1910 yılları arasında yaptırılan apartman, Mısırlı Abbas Halim Paşa’nın desteğiyle mimar Hovsep Aznavur’a yaptırılmış. İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un ömrünün son günlerini geçirdiği bina yaşanılan son yüzyılın tarihinin kısa bir özeti olarak da okunabilir aslında. Apartmana girer girmez özel davet ve toplantılara ev sahipliği yapan İstanbul Yüksek Ticaret ve Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F Mezunlar Derneği Lokali yani Lokal Marmara karşılıyor gelenleri. Kafe restoran konseptinde yenilenen Lokal, eski Beyoğlu’nun büyülü dokusuyla bütünleşen modern atmosferinde, güler yüzlü hizmetiyle ‘lezzet yolculuğuna’ çıkmaya hazır, dostlarını bekliyor. Marmara Üniversitesi Mezunlar Derneği Lokali, 1960 yılında Mezunlar Derneği’nin üyeleri tarafından kurulmuş. 65 yıldır hiç aralıksız olarak kendi camiasına hizmet vermekte olan lokal, son üç yıldır ise dernek tarafından kurulan iktisadi işletme tarafından işletiliyor. Marmara Üniversitesi öğretim üyeleri, idari personel, öğrenciler ve mezunlar lokalden indirimli olarak faydalanabiliyor. Lokalin bulunduğu Mısır Apartmanı, Taksim İstiklal Caddesi’nin tarihi binalarından birisidir. Birçok turizm firması, dergisi, yazarı, programcısı tarafından gezilmesi görülmesi önerilen binadaki lokalde kafe retoran hizmetleri dışında Mezunlar Derneği tarafından adeta kültürel, sosyal, ekonomik, güncel, iç ve dış politika konularında fikirlerin üretildiği, paylaşıldığı, yeni fikirlerin ortaya atıldığı bir ortam yaratılmış…

SÜREKLİ KALİTE

İstanbul’un eşsiz lezzetlerini yeniden hatırlamanızı sağlayacak ve Dünya mutfağından örnekler tadabileceğiniz Lokal Marmara güvenli ve nezih bir mekan. Hafta içi her gün sakin bir yemek, baş başa sohbet etmek için hazırlanan salon, hafta sonları canlı müziğiyle (fasıl) yerini eğlenceye bırakıyor. Özel tariflerle donatılmış Türk ve dünya mutfaklarından seçkin lezzetlerin sunulduğu Lokal Marmara’da dilerseniz sadece çay kahve içebilir, kısa atıştırmalar yapabilir, TV izleyebilir ve keyifli sohbetlerinize çeşitli tatlar katabilirsiniz. İş yemekleri, grup yemekleri verebilir, dönem arkadaşları ile toplantılar düzenleyebilir, özel günleriniz (Nişan, nikah merasimleri), toplantılarınız, kutlamalarınız için aileniz ile gelebileceğiniz sizlere mutluluk ve huzur veren bu tarihi mekanda keyifli anlar yaşayabilirsiniz. Artık İSMMMO Üyeleri de Mezunlar Derneği üyeleri ile aynı imkanlara sahip olarak Marmara Lokal’in nezih ve samimi ortamından faydalanabiliyor…

LEZZET

Mezunlar Derneği hedefini, mezunların birbirleri ve üniversite ile sürekli bağlantı içinde olmasını sağlamak olarak açıklarken, yola çıkış amaçlarını şöyle aktarıyor: “Üniversitemizin çeşitli platformda önde gelen bir eğitim ve araştırma kurumu olması yönünde atılacak adımlarda mezunların üzerine düşecek görevlerin organize edilmesini ve yerine getirilmesini sağlamak istiyoruz. Bu bağlamda da lokalimiz ortak buluşma noktası olma nedeniyle öğrenci ve mezunlarımızın kendi mekanlarında sıca,k samimi vakitler geçirmelerini sağlarken, çeşitli etkinlik ve eğitimlere de ev sahipliği yaparak kuruluş hedeflerine uygun misyonunu yerine getirmektedir. Mekan, bünyesinde kalitenin sürekliliğini derneğin sağlam kurumsal yapısından almaktadır.”

İSMMMO ÜYELERİNE ÖZEL İMKANLAR

İSMMMO YAŞAM l 45


Bahar ayları ile birlikte doğanın canlanması, havanın ısınması hemen herkeste dışarıda olma isteği doğuruyor. Büyük kentlerde bahçeli eve sahip olanların sayısı oldukça sınırlı kalsa da hemen herkesin büyük ya da küçük bir bahçesi bulunuyor. Şu günlerde balkon ve bahçeleri düzenleyip yaza hazırlama vakti de geldi....

Evinizi yaza hazırlayın EVİM EVİM

ELA DEMİRCİLER Kış mevsiminin ardından güneşin yüzünü gösterdiği şu günlerde evinin kirlenmesinden şikayet eden Makbule Hanım bahar temizliği yapma zamanının geldiğini dile getiriyordu. Perdelerden halılara, duvardan zemine kadar evin tüm yüzeylerinin elden geçirileceği bu dönemde temizlik yaparken nasıl bir yol izlemesi gerektiğine karar veremeyen Makbule Hanım temizliği hep erteliyordu... Birçoğumuz şu dönemde benzer bir psikolojiye sahip... Bahar temizliği yapmak isteyen ancak nereden başlayacağına bir türlü karar veremeyenler için bahar temizliği rehberi hazırladık... Mevsimsel temizlik önerilerinden hangi zemini nasıl temizleyeceğinize, bahar temizliğinin pratik

46 l İSMMMO YAŞAM

yollarından doğal temizlik ürünlerine kadar merak ettiğiniz bir çok konuyu derledik....

BAHAR TEMİZLİĞİ Bahar temizliği, bir evin yaz öncesi dip doruk elden geçirilip temizlenmesi anlamını da taşıyor. Bu süreçte odalarınızı belirli bir sıraya koyup, işinizi kolaylaştırabilirsiniz. Evinizin duvarları silinmeyecek kadar kirlenmişse işe iyi bir badanacı bulmakla beşleyebilirsiniz. Tarzınıza ve mobilyalarınıza uyum sağlayan boya renklerini seçtikten sonra kuru bir havada boya-badana işlemlerini tamamlayabilirsiniz. Usta seçerken daha önce bildiğiniz ya da arkadaşlarınızın önerdiği referanslı ustaları seçmeniz de önemli konular arasında başı çekiyor.

Günümüzde birçok usta evde tek bir boya lekesi bırakmadan işini temiz halledip evde yapılacak temizliği kolaylaştırabiliyor.

HANGİ ODADA NE YAPMALI? MUTFAK: Boyanızı yenilemediyseniz mutfak tavanını silin. Fırını, buzdolabının içini, derin dondurucuyu temizleyin. Mutfak dolaplarının içini boşaltın ve temizleyin. Raflara asılı mutfak gereçlerini silin. Kiler dolabındaki yiyeceklerin son kullanma tarihlerini kontrol edip kullanılmayacak durumda olanları ayıklayın. OTURMA ODASI: Mobilyalarınızı temizleyin. Kitaplığınızdaki kitapların şekillerinin bozulmaması ve kırışmaması için yerlerini değiştirin. Perdeleri, halıları ve örtüleri temizleyin ya da temizletmeye verin.


PARLAK CAMLAR İÇİN • Parlak camlar için camlarınızı sirkeli bezle bilin. • Gazeteye cam temizleyici sıkıp da camlarınızı silebilirsiniz. • Temizlik suyuna biraz yumuşatıcı katarsanız camlar kolay temizlenir ve kolay toz tutmaz. temizlik araçları seçmek gerekiyor. Doğal taşların temizliği diğer malzemelere göre daha fazla özen ister. Sentetik bazlı temizleyicileri ve çamaşır sularını mermer yüzeylerde kullanmayın. Yapılan en büyük hatalardan biri banyo ve mutfaklardaki mermerlerin temizliğinde kireç çözücü kullanmaktır. Kireç taşından oluşan mermerde, kireç çözücü kullanmak mermeri çok kısa sürede aşındırarak kullanılmaz hale getirebilir.

Mermer gözenekli bir yapıya sahiptir ve sıvıları çok hızlı bir şekilde emebilir. Kahve, portakal suyu, şarap gibi sıvılar dökülür dökülmez ılık bir bez yardımıyla vakit geçirmeden temizlemeniz öneriliyor. Mermer temizliğinde sirkeden mümkün olduğunca uzak durun. Birçok yüzey için doğal bir temizlik maddesi

olan sirke oluşturduğu korozyon nedeniyle mermerler için uygun bir temizleyici değildir. Konu zemin temizliği oldu mu, seramik karolar bakımı en rahat yüzeylerden biri oluyor. Elektrik süpürgesi ya da normal süpürge yardımıyla seramik karo üzerindeki seyrek kiri alın. Bir miktar yüzey temizleyicisini ılık su ile karıştırın ve seramik karoları bu karışım ile silin. Kimyasal yüzey temizleyici yerine Arap sabunu da kullanabilirsiniz. Kesinlikle tuz ruhu, kireç çözücü türü kimyasallar kullanmayın, bunlar derzlere ve seramiklerin yüzeyine zarar verir.

PARKELERE DİKKAT! Laminat parke evlerde yer döşemelerinde sıklıkla tercih edilen bir malzeme. Deterjan parkede iz bırakabileceği için silme işleminin ardından mutlaka kurulama yapılmalı. Laminat parke üzerinde kesinlikle metal içerikli bez, sert yüzeyli sünger kullanılmamalı; toz toplayıcı ve mikrofiber bezler tercih edilmeli. Silerken bir kovaya Arap sabunu, dezenfekte etmek için bir miktar sirke koyup su ile iyice karıştırın ve parkeleri bu karışımla silin. Sonra mutlaka kurulayın. Ayrıca, aşındırıcı kimyasallar yerine ahşap temizleyici veya sıvı bulaşık deterjanı ile de temizleyebilirsiniz. Ahşap parkeler, temizliği en zor döşemelerden biri olurken, en büyük düşmanları ise çizikler ve sudur. Sert ve aşındırıcı malzemeler kullanılırsa çabuk çizilir ve orijinal görünümünü kaybeder. Çok sık su ile temizlik yapılırsa zamanla kabarmalar oluşur. Ahşabın zarar görmemesi için ağzına yumuşak aparat takılmış elektrikli süpürge ile tozunu alıp ahşap temizleyici eklenmiş ılık su ve mikrofiber bez ile çok ıslak olmayacak şekilde silebilirsiniz.

EVİM EVİM

YATAK ODASI: Şiltenizin, yatak başınızın, bazanızın altının tozunu alın. Yastıkları yıkayın, battaniyeleri ve yorganları kuru temizlemeye verin. Dolapların içini temizleyin, kışlıkları kaldırıp baharlık kıyafetlerinizi çıkarın. BANYO: Kullanılmayan ya da tarihi geçmiş kozmetik, duş malzemesi ve ilaçları atın. Eskiyen havluları yenileri ile değiştirin. Duşakabin ya da küvetinizi ovalayın. EVİN GENELİNDE: Duvar ve tavanları silin ya da silinmeyecek vaziyette ise boyatın. Halılarınızı temizlemeye gönderin. Koltuk döşemelerinizi buharla temizleyin. Radyatörlerin tozunu alın. Kapı ve pencere menteşelerini yağlayın, ahşap mobilyaları cilalayın. Perde ve tülleri yıkayın. Pencere ve camları silin, taş ve seramik yüzeyleri temizleyin, parkeleri cilalatın. DUVARLAR: Bahar temizliğinde en önemli noktalardan biri duvar temizliğidir. Çünkü duvarları yılda ancak bir ya da iki kez temizleriz. Duvarları kolay silmek için, duvar temizliğine başlamadan 1-2 saat önce odanın ortasına büyük bir kova ya da leğen içinde kaynar su bırakıp pencereleri ve kapıyı kapalı tutun. Bu şekilde duvardaki kirler yumuşayacak ve temizlemek daha kolay olacaktır. Kirler yumuşadıktan sonra bulaşık deterjanı ile su karışımıyla duvarları silin. Duvar kağıtlarının çok koyu lekeler barındırmaması için sık aralıklarla temizlenmesi gerekir. Ayda bir kez elektrik süpürgesinin fırçalı ucuyla duvar kağıtlarına yapışan tozları alırsanız leke oluşumunu engelleyebilirsiniz. Yaklaşık 3 ayda bir ağartıcı içermeyen bulaşık deterjanını bol su ile karıştırıp yumuşak bir bezle duvar kağıtlarını temizleyin. Temizlik yaparken zemini kaplayan malzemenin cinsine göre temizlik malzemesi ve

İSMMMO YAŞAM l 47


GEZİ-DÜNYA

Sanat, doğa ve romantizm şehri: Prag

48 l İSMMMO YAŞAM

Çekya’nın başkenti Prag… Tarihi, doğası, mimarisi, atmosferiyle ziyaretçilerine çok şey vaat ediyor. Altın şehir, Avrupa’nın kalbi gibi isimlerle anılıyor. Romantizmiyle de tüm dünyadan aşıkları kendine çekiyor. İşte Prag….


AYŞEGÜL EMİR

Vltava Nehri

KEŞFEDECEK ÇOK ŞEY VAR Önce şehrin kısaca bir tarihçesine göz gezdiriyoruz. Çek Cumhuriyeti’nin başkenti

GEZİ-DÜNYA

Panoramik ve tarihi bir şehir. Ortaçağ’dan kalma hiç dokunulmamış tarihi güzelliğiyle misafirlerini karşılar. Barok ve gotik mimarinin en ihtişamlı örneklerini sergiler. Altın şehir, şehirlerin anası, Avrupa’nın kalbi gibi isimlerle de anılır. Çok da romantik bir atmosferi vardır. En önemlisi de ünlü yazar Franz Kafka’nın da doğduğu ve yaşadığı şehir olması. Evet, Çek Cumhuriyeti ya da Çekya’nın başkenti Prag’dan bahsediyorum. Mimarisi, mistik atmosferi ve gece eğlenceleriyle ziyaretçilerine çok şey vaat ediyor. Tarih ile romantizmi aşıklar için birleştiriyor. Prag’a ilk gelişim. Beni nelerin karşılayacağı konusunda çok heyecanlıyım. Vaclav Havel Havalimanı’ndayım. Tur otobüsüne atlayıp otelimize yollanıyoruz. Yol boyunca şehri meraklı gözlerle süzüyorum. Her haliyle büyüleyici. Şehri tam olarak gezebilmek için iki ya da üç gün ayırmak gerekiyor.

ve en büyük şehri. Geçmişte Çekoslovakya’nın da başkentiydi. Orta Bohemya’da Vltava Nehri’nin üzerinde yer alır ve 1.5 milyon nüfusu vardır. Her yıl milyonlarca turisti ağırlıyor. Şehirde gezilecek yerler listesi de var. Kale, Aziz Vitus Katedrali, Altın Sokak, Kafka Müzesi, Charles Köprüsü, eski şehir meydanı, astronomik saat kulesi, Tyn Kilisesi, Paris Caddesi, Vaslav Meydanı, Cumhuriyet Meydanı, Barut kulesi ve eski belediye binası şeklinde sıralanıyor. Hemen hepsini bir an önce görmek için sabırsızlanıyorum. İlk olarak eski şehir meydanındayız. Akıp giden kalabalığa katılıyoruz. Dörtgen şeklindeki meydanda bütün binalar tarihi ve eski gotik ve barok yapıda. İhtişamlı binalara doyuyoruz adeta. Şehir her haliyle tarih ziyafeti sunuyor bize. Bu meydan pek çok kafe ve restorana da ev sahipliği yapıyor. Tarih boyunca da festivallere gösterilere tanıklık etmiş bir yer. Meydanda bir gününüzü harcamalısınız. Çünkü görülecek çok şey var. Burada görülecek eserlerden en önemlileri Prag eski belediye sarayı ve astronomik saat. Sarayın geçmişi 1.300’lü yıllara gidiyor. Dışarıdan çok ihtişamlı gotik mimariye sahip. İçerisi de büyüleyici.

İSMMMO YAŞAM l 49


YAKIN ÇEVREDE GÖRÜLEBİLECEK YERLER Prag ziyaretçilerine çok şey vaat ediyor. Ama gitmişken çevresindeki önemli yerleri de görmek mümkün. Bunlardan Karlovy Vary mutlaka görülmeli. 1370 yılında kurulmuş. Prag’ın 130 km batısında yer alıyor, bir kaplıca şehri. Mimarisi ve doğasıyla da dikkat çekiyor. IV. Charles tarafından kurulmuş. Adı da kralın banyosu anlamına geliyor. Mustafa Kemal Atatürk, Nazım Hikmet, Mozart, Beethoven, Freud bu şehri ziyaret eden ünlü isimlerden sadece birkaçı. Prag’dan 2 saatlik araba yolculuğuyla varılıyor. Terezin Kampı ise Prag’a bir saat uzaklıkta. Prag’tan günübirlik gidilebilecek yerler arasında. Küçük hisar ya da kale anlamına gelen Terezin hapishane olarak kullanılmış. 1940’da ise Nazi rejimi tarafından toplama kampı olarak yapılmış. Gümüş yataklarıyla bilinen Kutna Hora da başkente bir saat uzaklıkta. Plzen, Koneprusy, Krivoklat, Cesky Krumlov diğer görülebilecek yerler.

Ancak yapıdan çok astronomik saat çok dikkat çekici. Jan Ruze tarafından yapılan saat sadece saati değil tarihi ve gezegenlerin de konumlarını gösteriyor. Saat kulesi her saat başında yaptığı ilginç şovla ünlü. Bu meydanda ayrıca Kinsky Sarayı, Tyn Kilisesi, Saint Jacob Kilisesi, Barut Kapısı da bulunuyor. Çevredeki kafelerden birine oturup kahve eşliğinde yorgunluk atıyoruz. Kale yoluna giderken Charles (Karl) Köprüsü’nden geçiyoruz. Araç trafiğine kapalı köprüde turist yoğunluğu dikkatleri çekiyor. Köprü üzerindeki sokak sanatçılarının gösterileri görülmeye değer. Köprüde 16 heykel ve bir kule var. Kısaca rehberimizden tarihini dinliyoruz. Vltava Nehri üzerindeki köprü 1741 yılına kadar nehir üzerindeki tek geçiş noktasıydı. Harcına tonlarca yumurta konularak güçlendirildiği söylenir. Görkemli görüntüsüyle büyüleyici bir köprü.

GEZİ-DÜNYA

KALEDEN ŞEHRE BAKIŞ

50 l İSMMMO YAŞAM

Yeni rotamızı ise kaleye doğru çiziyoruz. Prag Kalesi, 9. yüzyılda inşa ettirilmiş. Çok büyük bir alan üzerinde kurulu. İçinde yönetim binaları, katedral ve bahçeler var. Kale içine birçok sokak ve üç avlu bulunuyor. Birinci avluda asker değişim töreni de izlenebiliyor. Ülkenin en çok ziyaret edilen yeri. Eski surları var. Görkemli katedralleri, kraliyet sarayı, kilise ve tarihi kuleleri. Günümüzde resmi başkanlık için kullanılıyor. Kalede ‘altın sokak’ mutlaka görülmeli. Bir Ortaçağ sokağı. Birbirinden renkli 11 mimari ev bulunuyor. Adını 16. yüzyılda burada yaşayan ve elementleri altına çevirmek isteyen simyacılardan almış. Bu sokak Franz Kafka’nın bir dönem yaşadığı evle de meşhur. 22 nolu evde bir süre


Gulaş çorbası

DANSEDEN EVLER Yerli halkının şikayet konusu da olsa Vltava Nehri kıyısındaki dans eden

evler de şehrin simgeleri arasında. Eşsiz mimari örneği bina, dans eder şekilde eğimli bir tasarıma sahip. Bu binalar ofis ve restoran olarak hizmet veriyor. Wenceslas (Vaclav) Meydanı da, Prag’da eski şehir meydanından sonraki en meşhur meydan. Birçok tarihi olaya ev sahipliği yapmış. Ülkede komünizmin bitmesi bu meydanda yapılan gösterilerle anılıyor. Ulusal Müze, Palaca Koruna ve Fransisken Bahçeleri burada yer alıyor. Petrin Tepesi ve gözlem kulesi de görülmeye değer. John Lennon Duvarı, Prag Belediye Sarayı, Eski Yahudi Mahallesi de diğer görülmesi gereken yerler. Romantik şehir Prag’da kısa sürede pek çok şeyi görmenin sevinciyle dönüşe geçiyoruz.

BİR KAFKA ROMANINDA YAŞAMAK! Edebiyat aşığı ve Kafka sever biri olarak ben gruptan ayrılarak yarım günümü Franz Kafka Müzesi’ne ayırıyorum. Dönüşüm, Şato, Milena’ya Mektuplar, Babaya Mektup, Yargı, Aforizmalar… Yazarın okuduğum bütün kitapları gözümün önünden geçiyor. Tahmin ettiğim gibi klasik bir müze ötesinde bir müzeyle karşılaşıyorum. Franz Kafka’nın mektupları, kitapları, taslakları, notları ve kişisel eşyaları… Her yer Kafka’dan izlerle dolu. Romanlarındaki gibi karanlık bir atmosfer var. Adeta kendimi bir Kafka romanında hissediyorum….

GEZİ-DÜNYA

yaşamış. 1916-17 yıllarında burada bir süre kalarak kitaplar yazmış. Kafka, Prag doğumlu. Şehirde ünlü yazarla ilgili pek çok iz bulmak mümkün zaten. Sokak isimleri, kafeler, heykeller, yaşadığı evler ve müzesi. Diğer bir ihtişamlı yapı ise St. Vitus Katedrali. Roma Katolik kilisesi. Sivri kuleleri ilgi çekiyor. Yapımı tam 600 yıl sürmüş. Yapımına Kral 4.Charles karar vermiş. Prag’ın en büyük ve gösterişli yapısı. Kralların taç giyme törenlerine ev sahipliği de yapmış. Kulesine de çıkmaya izin veriliyor. Çıkabilirseniz Prag’a bayağı bir tepeden bakma şansı yakalarsınız.

İSMMMO YAŞAM l 51


İstanbul’un memba kaynağı: Maltepe

GEZİ-İSTANBUL

ELA DEMİRCİLER “El ele dolaşırdık Süreyya Sahili’nde... Bir gün koş kollarıma, sarıl bana sessizce.... İlk aşkımdın sen benim, canımdın Maltepelim... Ak düştü saçlarıma neden hala dönmedin.... İlk aşkımsın...” diyor şarkının dizelerinde. İstanbul’un eski sayfiyelerinden biri olan Maltepe, aşk şarkılarına konu olan sahili ve doğal güzellikleri ile öne çıkıyor. Tarihteki adı Bryas, bugün Maltepe’nin en gözde yerleşim yerlerinden biri... Bugünkü Maltepe’nin tarihteki adı ise Orias’tı. İki dönem Seyhülislamlık yapan ve Kayışdağı suyunu semte getiren Rumeli Kazaskeri Feyzullah Efendi burada geniş topraklar aldığı için bir dönem Maltepe’ye Feyzullah çiftliği de denmiş... 19. yüzyılda sayfiye özelliğini kazanan semtte yapılan köşkler zamanla yıkılıp yok olur. Semtin ünlü yerlerinden Süreyyapaşa Plajı adını son dönem Osmanlı paşalarından biri olan Süreyya İlmen’den alır. Günümüzde yeme içme ve alışveriş mekanlarının olduğu Süreyyapaşa’da 1946 yılında Süreyya Plajı vardı. İnsanlar buraya temiz denizi, ince kumları için ve sinema

52 l İSMMMO YAŞAM

izlemeye gelirdi. Kadıköy iskelesinden trenle, Karaköy’den motor ile gelinirdi. Günümüzde semte trenle gelmek isterseniz Halkalı-Gebze hattında İdealtepe ile Maltepe arasındaki Süreyyapaşa durağında inebilirsiniz. Fenerbahçe Dalyan’dan Tuzla’ya kadar uzanan bu sahil şeridinde yürüyüşünüzü yapabilir, kafelerde Prens Adaları’na karşı keyifli bir gün geçirebilirsiniz. Günümüzde kentsel dönüşüm projelerinin yanı sıra yeni konut projelerine de ev sahipliği yapan ilçede önemli bir değişim yaşanıyor. Sosyal ve kültürel açıdan gelişmiş olan Maltepe’de Türkan Saylan Kültür Merkezi, Maltepe evlendirme merkeziyle ilçenin kültür ve eğitim ihtiyaçlarına cevap veriyor. Maltepe Cumhuriyet Parkı, 2018 yılında kuruldu. Maltepe Meydanı ve Atatürk Heykeli, Yayla Sanat Merkezi semtin öne çıkan yerleri oluyor.

TARİH KOKUYOR Tarihi güzellikleri ile de öne çıkan Maltepe’nin en önemli simgelerinden biri de Bakireler Tapınağı. Süreyya Plajı’nda yer alan tapınak,

Tarihi ve doğal güzellikleri ile İstanbul’un son yıllarda öne çıkan ilçelerinden biri Maltepe. Bu ilçe kahramanlar ve erenler diyarı olarak da biliniyor. Tarihte İstanbul’dan Bağdat’a giden Bağdat Yolu da bu ilçeden geçiyordu. Yunan mitolojisine göre, evlenmek isteyen genç kızların ziyaret ettiği denizin içinde bulunan bir tapınaktı. Bakireler Anıtı ya da Bakireler Tapınağı olarak anılır... Bekar olup zamanında evlenemeyen kadınlar ve genç kızlar anıta kadar yüzerek gidip evlenebilmek için dua ederlermiş. Anıta dua ettikleri için buraya tapınak da denilmektedir.

10. BÜYÜK İLÇE Bakireler Anıtı, günümüzde Maltepe sahilinde bulunan Süreyya Paşa Plajı’nın ve Maltepe ilçesinin bir simgesi olmuş durumda. Anıt, altında bulunan dört direk ve direklerin üzerine oturtulan yuvarlık bir kubbeden oluşur. Yapıldığı dönemlerde kıyıya 50 metre uzaklıkta olan bu tapınak, Maltepe sahilinin doldurulması ile günümüzde karada kalmıştır. Maltepe Belediyesi’nin logosuna ve Türkan Saylan Kültür Merkezi’nin mimarisine de ilham kaynağı olan bu simge yapıya bakmadan geçmemelisiniz... Anadolu yakasında yer alan ilçe, tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra kahramanlar, erenler diyarı olarak da anılıyor... Günümüzde konut projelerinin merkezi haline gelen Maltepe,


TEPELER DİYARI

Karayolu altında kalan Eski Maltepe’nin kurulmuş olduğu güzergahtır. Ankara Asfaltı, Maltepe’yi ikiye ayırmaktadır. Bu yol Maltepe’yi Anadolu’ya yan yollar ise komşu ilçelere bağlar. İkinci önemli karayolu ise Bağdat Caddesi olup Bostancı-Pendik arasındaki güzergahı oluşturuyor.

EĞİTİM VE SAĞLIK KURUMLARI Maltepe sağlık ve eğitim alanlarıyla dikkat çekiyor. Maltepe Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, Ticaret Okan Üniversitesi, Marmara Üniversitesi Nöroloji ve Gastroentoloji Enstitüsü, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi binaları bunlar arasında yerini alıyor. İlçe ile bütünleşen Narlıdere Çiftliği adıyla bilinen bugünkü Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Merkezi de1874’ta Süreyyapaşa tarafında yapılmış... Meşrutiyet yıllarında para toplanarak 1 Nisan 1911 yılında saray eşrafından Şayeste Kadın Efendi’nin adı verilerek açılan Şaheste Kadın İlkokulu şu anda Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü olarak hizmet vermektedir. Bina tarihi eser olarak koruma altına alınmış durumda.

BRYAS SARAYI Maltepe’nin tarih kokan mekanlarından biri de Bryas Sarayı olarak da bilinen Küçükyalı Arkeoloji park oluyor. Küçükyalı ArkeoPark, İstanbul’un Anadolu Yakası’ndaki tek aktif kentsel arkeolojik kazı alanıdır. Alman araştırmacılar tarafından 150 yıl önce keşfedilen Küçükyalı Ar-

keoloji Parkı, Yaklaşık 2 bin 800 metrekare alan üzerine kurulu ve Maltepe’nin Çınar Mahallesi sınırları içerisinde yer alıyor. Küçükyalı ArkeoPark’ta, Bizans döneminden (867-877) kalma bir manastır, mezar odası ve manastır kulesi bulunuyor. Arkeolojik kazılarda bulunan, İmparator I. Mikhael’in oğlu Patrik Ignatius’a ait mezar, Vatikan arşivindeki 11. yüzyıla ait bir tasvirde de resmedilmiş. 877 yılında ölen Ignatius’un, Ayasofya’da gerçekleşen defin töreninin ardından Küçükyalı’ya getirilip mezara nakledilmesinin yer aldığı tasvirde, o tarihlerde hala ayakta olan, adalardan ve denizden görünen etkileyici anıt yapı ayakta kalan ayrıntıları ile ortaya çıkarıldı. ArkeoPark kazılarının en önemli özelliği, Bizans döneminden kalma tek patrik mezarının burada bulunması ve 14. yüzyıla yani III.Andronikos Paleologos dönemine ait gümüş Bizans sikkelerinin ilk olarak burada ortaya çıkarılması. Ayrıca Geç Bizans Dönemi’ne ait bronz kandil de bulunmuş...

İSTANBUL’UN EN UZUNU Maltepe, 7 kilometre uzunluğundaki sahil şeridi ile İstanbul’un en uzun sahili şeridine sahip ilçelerinin başında geliyor. 130 bin metrekarelik miting, konser ve etkinlik alanı, futbol, basketbol, voleybol ve tenis korları, kaykay ve akrobatik bisiklet platformu, 5 kilometre uzunluğunda yürüyüş, koşu ve bisiklet parkurları, yüzme ve fitness kulübü, yelken sporlarının yapılacağı bir merkez yer alıyor. Maltepe sahil yolu geniş caddesi, yaya

GEZİ-İSTANBUL

Birçok tepeye de ev sahipliği yapan Maltepe’nin en bilinen tepeleri ise, Karabaş Tepesi, Tekke Bayır Tepesi, Çınar Tepe, Kayalar Tepesi, Karasu Bayırı Tepesi Maltepe dağlarının tepeleridir. Ayrıca Deniz kıyısı boyunca sıralan Orhantepe (Dragos) Adatepe (Karatepe), İdealtepe, Altıntepe’de deniz seviyesinden oldukça yüksek tepeler olarak biliniyor. Halkının çoğu Rum olan Maltepe, İstiklal Savaşı’ndan sonra mübadele yolu ile Yunanistan’dan gelen göçmenlerle değiştirilmiştir. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Selanik, Drama, Kavala’dan Türkiye’ye mübadele ile gelen Türklerin bin 500’ü Maltepe’ye yerleşmiştir. Cumhuriyeti izleyen yıllarda Maltepe büyük bir yangın geçirirken bütün ahşap evlerle birlikte ilçenin önemli eserlerinden biri olan Feyzullah Efendi Camii de yanmıştır. Bugün zengin ulaşım ağı ile dikkat çeken ilçeden geçen demiryolu Maltepe’nin E-5

Balireler Tapınağı

İstanbul’un onuncu büyük ilçesi konumunda. Kayışdağı’na da ev sahipliği yapan Maltepe’nin Başıbüyük ve Büyükbakkal semtlerinden çıkan memba suları İstanbul halkının büyük ölçüde içme suyu ihtiyacını karşılamaktadır. Maltepe, 3 Haziran 1992 tarihinde Kartal’dan ayrılarak İstanbul’un ilçelerinden biri oldu. Evliyalar diyarı olarak da anılırdı. Orhan Tepe ya da Dragos adıyla bilinen tepede gömü olduğu rivayet edilerek bu bölgeye içinde hazine ve define veya küp dolu altınların yığıldığı tepe anlamına gelen Maltepe adı verilmişti. Bryas Sarayı’nın kalıntıları Küçükyalı’daki karayolları bölgesinde bulunurken şu an bu bölge müze olarak korunmaktadır. 1453 yılında İstanbul’un fethinden sonra o zamanların önemli bir ticaret yolu olan ve İstanbul’dan Bağdat’a giden bugün de Maltepe’nin en gözde caddesi olan ‘Bağdat Yolu’ ilçeden geçmekteydi. Bu nedenle önemli tarihsel olaylarda Maltepe’nin adına sıklıkla rastlanmakta. Hatta günümüzde Avusturya Milli Kütüphanesi’nin arşivlerini internet üzerinden yayına açmasıyla kütüphanenin arşivlerinde ilçeye ait fotoğraflar da ortaya çıktı.

İSMMMO YAŞAM l 53


Tarihi Beşçeşmeler Fırını

Sahil yolu

GEZİ-İSTANBUL

EFSANELERE KONU OLAN VORDONİSİ ADASI (KAYIP ADA) Maltepe sahilinden 700 metre uzaklıkta bulunan tarihi Vordonisi Adası, Bizanslıların “Küçük Ada”, Osmanlıların “Batık Manastır Kayalıkları” ve denizcilerin de “Bostancı Kayalıkları” adını verdiği Vordonisi efsanelere göre, üzerinde bulunan manastır ve rahipleriyle 1010 yılında meydana gelen büyük İstanbul depreminde battı. Büyükada, Heybeli, Burgaz, Kınalı, Sedef, Tavşan, Kaşık, Sivri ve Yassıada’yı içinde barındıran Prens Adaları’ndan onuncusu olduğu belirlenen Vordonisi, Doğu Roma İmparatorluğu döneminde adaya sürgün gönderilen Patrik Fotius’un yaptırdığı manastırla tanınıyor. Aslında Patrik Fotius ile Patrik İgnazius arasındaki rekabet üzerine inşa edilen manastırın, Küçükyalı’da keşfedilen manastırın birebir kopyası veya devamı olduğu sanılıyor. Adanın keşfi, arkeolojik ve sismik açıdan birçok veri sunması bakımından önem taşıyor.

54 l İSMMMO YAŞAM

yürüyüş yolları, bisiklet yolu, spor alanları, seyir yerleri, kültür, alışveriş ve eğlence merkezleri ile özellikle hafta sonları sadece Maltepelilerin değil, bütün İstanbulluların yeni cazibe merkezi durumundadır. İlçenin tarihi mekanlarından biri olan Feyzullah Cami ve hamamı bugünkü Feyzullah Cami’nin arkasında, sahil yoluna yakın bir yerdedir. 18 yüzyılda Feyzullah Efendi’nin çabalarıyla Feyzullah camii yapılmıştır. Feyzullah Efendi, Maltepe’ye Kayışdağı memba suyunu toprak künkler döşeterek getirdiği gibi bugünkü Feyzullah Camii’nin yakınında Asmalı Kahve’nin önünde bulunan çeşmeyi, 1728 yılında da hamamı da yaptırtmıştır. Osmanlı şehzadelerinin İstanbul’dan buraya yıkanmak, eğlenceler düzenlemek için geldikleri söylenmektedir. 1928 yıllarında Beşçeşmeler Meydan’ında bulunan havuzlu park çevresindeki tarihi Feyzullah Camii yanmış. Günümüzde caminin yerinde binalar bulunuyor. İstanbul’da hala mahalle sıcaklığının

yaşandığı yerleri arıyorsanız gideceğiniz yerlerden biri de Maltepe Yalı Mahallesi ve Beşçeşmeler Meydanı’dır. Hele bir de nostaljik Türk dizi mekanları merakınız varsa burası idealdir. Çünkü yirmi yıl önce yayınlanan mahalle dizilerinden biri olan Mahallenin Muhtarları dizisi bu mahalleyi mekan edinmiştir. Bu sokaklarda dolaşırken tarih meraklıları için de dikkat çekici eserler bulacaksınız. Özellikle meydana ismini veren tarihi Beşçeşmeler gibi…Dar sokakları, meydanda bulunan çınar ağaçları ile özellikle yazın cıvıl cıvıl bir yer burası… Feyzullah Efendi Çeşmesi (Beş Çeşmeler); İskele Meydanı’ndaki asmalı kahvenin önünde bulunan çeşmenin yapım tarihi 1728’dir. Günümüzde Beşçeşmeler’in zemini rengarenk desenlerle boyanmış durumda. Beşçeşmeler ve çevresinin tarihi değerlerine uygun olarak yeniden düzenlemesini sağlamak ve alanda sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmeleri hızlandırmak amacıyla gerçekleştirilen proje kapsamında, alana


‘İLÇEMİZ HER ALANDA FARKLILIK GÖSTERİYOR’ Maltepe ilçesinde 557’si bağımsız, 802’si bağımlı olmak üzere yaklaşık bin 359 meslek mensubu faaliyet gösteriyor. Geçmişte sanayinin rezerv alanı olan bölgede günümüzde konut, iş merkezi ve AVM yatırımları öne çıkıyor. Gayrimenkul gelişimi ile birlikte ilçenin yatırım değeri artmış durumda. Maltepe’nin her alanda geçmişten günümüze farklılaştığını belirten İSMMMO Maltepe İlçe Temsilcisi S.M. Mali Müşavir İbrahim Serhat Özdemir, ekonomisinin çoğunlukla hizmet alanında ve alım-satım odaklı çalışmalarla şekillendiğini söylüyor. Muhasebeyi 2006 yılından beri yapan, 2010 yılından bu yana SMM olan İbrahim Serhat Özdemir, 2016

yılından beri Maltepe İlçe temsilciliği görevini yürütüyor. Özdemir, ilçenin her alanda dünden bugüne farklılık gösterdiğini vurguluyor. Maltepe’nin kentsel dönüşümle ve geliştirilen konut, AVM projelerle öne çıktığına dikkat çeken Özdemir, kimya, gıda, madeni, plastik, konfeksiyon, döküm v.s gibi alanlarda küçük sanayi işletmelerinin hizmet verdiğini söylüyor. İSMMMO Maltepe İlçe Temsilci Yardımcısı Ergen S.M. Mali Müşavir&Bağımsız Denetçi Sevim Ergen ise, ilçede yer alan restoranların, kültür ve spor merkezlerinin de sosyal hayatı desteklediğini belirtiyor. Sevim Ergen, ilçenin doğal güzellikleriyle de öne çıktığını vurguluyor.

Özdemir

bin 700 metrekaresi kandıra, 300 metrekaresi Antalya limra taşı olmak üzere 2 bin metrekare özel taş, 300 metre oluk taşı döşenip ve 33 adet aydınlatma direği dikilmiş. Semtte yer alan Tarihi Beşçeşmeler Simit Fırını, 1800’lü yıllardan kalma bir yapı. Çok eski zamanlardan bu yana fırın olarak kullanılmaya devam ediliyor burası. Sabah kahvaltısında gözü simit arayanlar için sıcak çıtır simitleri bulunuyor... Maltepe’nin simge yapılarından biri olan, Anadolu’nun en büyük camileri arasında yer alan Maltepe Merkez Cumhuriyet Camii, çok sade ve güzel inşa edilmiş ibadethaneler arasında yerini alıyor. Maltepe ilçesine değer katan bu yapı, yıl içerisinde yarım milyona yakın insan tarafından ziyaret ediliyor.

TARİH KOKAN YAPILAR

Küçükyalı Arkeoloji Park

Türkan Saylan Kültür Merkezi

GEZİ-İSTANBUL

Tarih kokan yapıları ile de öne çıkan Maltepe’de yer alan eserlerden biri de Başıbüyük Süreyya Paşa Camii. Süreyya Paşa tarafından yaptırılan caminin kare bir kaide üzerinde yükselen minaresi, Selçukluklarca Diyarbakır Ulu Cami’nin kare minaresine benzetilerek yapıldığı tahmin ediliyor. İlçenin nitelikli mimari eserlerinden biri olan bu yapıyı görmek bize kültürel katkı sağlar. İlçede yer alan bir diğer tarihi yapı ise, Başıbüyük Daver Baba Tekkesi’nin 1350–1375 yılları arasında kurulduğu biliniyor. Reşat Ekrem Koçu’nun İstanbul Ansiklopedisi’nde verdiği bilgiye göre, eğik bir zemin üzerinde tek katlı yapılmıştır. Tekkenin yanında bir ayazması ve çeşmesi bulunuyor. Çeşme, kitabesine göre 1862 yılında yapılmıştır ancak muhafaza edilememiş yeri özel bir şahsa satıldığı söyleniyor. Semtte adı geçen diğer tarihi yapılar olan Tarihi Remzi Paşa Köşkü ve Fenerli Köşk ise korunamayıp yıkılan eserler arasında yerlerini alıyor.

İSMMMO YAŞAM l 55


Mürekkebin ruhu bu sergide Çin’den Pera’ya uzanan bir mürekkep sergisi…. Mürekkep resim geleneğinin farklı yorumlarına odaklanan Mürekkepten: Çin Güncel Sanatından Yorumlamalar sergisi, çalışmalarını Çin’de sürdüren 13 sanatçının yapıtlarını bir araya getiriyor. Sanatçıların sergide yer alan çalışmaları, kâğıt, fırça ve mürekkep gibi geleneksel malzemelerin kullanımından öte mürekkebin kültürel ruhunu taşıyor. Küratörlüğünü Karen Smith’in yaptığı sergideki yapıtlar, manzaralar, doğal formlar, doğadan alınmış tekil veya karşılaştırmalı öğeler ve kaligrafinin rolü gibi mürekkep resminin alışılageldik konularını yansıtıyor. Sanatçılar, mürekkebin temel değeri ve en süregelen ezoterik

K Ü LT Ü R S A N AT

Ses sihirbazı festivalde

56 l İSMMMO YAŞAM

özelliği olan ruhunu yansıtırken, hiçbiri mürekkep sanatçısı olma iddiasında değil. Mürekkebin ruhani ve estetik varoluşunu kültürel bir metafor, felsefi bir sistem olarak kullanıyor, günümüze uyarlıyor, manipüle ediyor veya yapı söküme uğratıyorlar. Mürekkebe, fiziksel dünya ve mekânının bedenle olan ilişkisini anlamanın bir yolu olarak bakıyorlar. Uzun uygarlık tarihi boyunca Çin kültürünün dinamik nabzı olmuş mürekkebe dair gelecek olasılıklara katkıda bulunuyorlar. Sergide eseri bulunan sanatçılar: Xu Bing, Chen Haiyan, Jian-Jun Zhang, Xing Danwen, Luo Yongjin, Sun Yanchu, Qiu Anxiong, Li Ming, Xu Hongming, Chen Guangwu, Liang Wei, Zhou Fan, Tang Bohua.

Büyük çıkışını Pink Floyd ve The Beatles’ın ses teknisyeni olarak yapan İngiliz müzisyen Alan Parsons, rock tarihinin en başarılı albümlerinin arkasındaki ilham kaynağı. Bugüne kadar çok sayıda prestijli ödüle ve tam 13 Grammy adaylığına adını yazdıran dünyaca ünlü “ses sihirbazı”, 1974 yazında Abbey Road Stüdyoları’nda Eric Woolfson ile tanışmasının ardından The Alan Parsons Project’i kurarak 1976-1987 yıllarında gündemi belirleyen 10 tematik albümü dinleyiciye ulaştırdı. Albümlerini dönemin en iyi stüdyo müzisyenleri ve vokalistleri eşliğinde kaydeden The Alan Parsons Project, 1982 tarihli soft pop/rock klasiği Eye in the Sky ile tarih yazdı. Yıllar içinde pop dokunuşlarını detaylandıran ve synthesizer kullanımına ağırlık veren haşmetli Alan Parsons Project aranjmanları, gruba onlarca altın ve platin plak ile adanmış bir hayran kitlesi kazandırdı. Kayıt mühendisi, prodüktör ve müzisyen olarak yıldız isimlerle çalışmayı hız kesmeden sürdüren ve 15 yıl aradan sonra 2019’da yeni bir albüm yayınlamaya hazırlanan Alan Parsons, müzik tarihine yön vermiş projesinin unutulmaz parçalarını grubuyla canlandıracağı nefes kesici performansıyla 31 Mayıs’ta 20.30’da hayranlarının karşısına çıkacak.


Caza dokunan eller sahnede İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, 22 yıldır Garanti Bankası sponsorluğunda gerçekleştirilen İstanbul Caz Festivali, bir kez daha çağdaş müziğin en iyi ve en yeni örnekleriyle müzikseverlerle buluşacak. 29 Haziran-18 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek. 26. İstanbul Caz Festivali, yıldız isimlerden yeni keşiflere 300’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’un 27 farklı mekânında ağırlayacak. Festivalin bu yılki sürprizleri arasında saksofoncu, besteci, yapımcı ve grup lideri kimlikleriyle çağdaş cazın efsane isimlerinden Kamasi Washington, ünlü basçı Michael League’in liderliğinde sofistike besteleri çığır açıcı bir emprovizasyon stiliyle birleştiren Snarky Puppy, virtüöz piyanist ve besteci Aydın Esen, müziğini caz, R&B ve hip-hop unsurları etrafında ören besteci ve vokal José James, bestelediği, söylediği ve kendi enstrümanlarıyla çalıp kaydettiği şarkıları

sayesinde yıldız haline gelen Jacob Collier, çağdaş cazın önde gelen piyanistlerinden Bill Charlap, caz piyanonun bir diğer yıldızı ve parlayan isimlerinden Shai Maestro, trompette öncü bir isim Paolo Fresu’nun Lars Danielsson ile ikili projesi Summerwind, caz, blues ve soul melodilerini ustalıkla bir araya getiren Mélanie de Biasio, genç neslin en yaratıcı caz müzisyenlerinden, yapımcı, besteci ve davulcu Makaya McCraven, reggae, soul, afro-beat ve latin ritimleriyle örülü, caz emprovizasyonları ile tanınan genç grup Nubiyan Twist, Azerbaycan folk müziğini cazla harmanlayarak modern bir dil yakalayan piyanist ve besteci Elchin Shirinov ve daha birçok isim bulunuyor.

Anadolu Ateşi yanmaya devam ediyor 1999 yılında, yıllar öncesine dayanan bir hayali gerçekleştirmek üzere ilk adımını atan Mustafa Erdoğan, eski adı Sultan’s of the Dance olan projenin tempolu çalışmalarını sürdürüyor. Anadolu Ateşi’nin temel konsepti medeniyetler buluşmasıdır. Doğu ile batı kültürlerinin buluşmasını hedefleyen, evrensel barış mesajları veren bir dans portresidir. Halk danslarını bale, modern dans ve dansın diğer disiplinleri ile sentezleyerek dünyaya modern standartlarda

bir gösteriyi, bir kültürel şöleni sunmaktadır. Kaynağını Anadolu’nun binlerce yıllık mitolojik ve kültürel tarihinden alan Anadolu Ateşi hemen hemen her yöreden derlenmiş 3000 halk dansı figürü ve halk müziğini içinde barındıran özgün bir projedir. Mustafa Erdoğan imzasını taşıyan proje, Anadolu’nun binlerce yıllık kültür ve tarih mozaiğinin barışla harmanlanan ateşini tüm dünyaya tanıtmayı hedeflemektedir.

Sevgili Arsız Ölüm - Dirmit

K Ü LT Ü R S A N AT

Latife Tekin’in ‘Sevgili Arsız Ölüm’ romanından uyarlanan oyunu köyden şehre göç eden kalabalık bir ailenin şehirle mücadelesini ailenin en küçük kızı Dirmit’in gözünden dinliyoruz. Sıkıştıkları tek odalı evde, şehre tutunma mücadelesinde hepsi kendilerince bir yol tutturuyor. Dirmit kız ise durmak bilmeyen merakı ve direnme gücü sayesinde karşısına çıkan zorluklarla baş etmenin türlü yollarını buluyor. Onu şehirden korumaya

çalışan annesi Atiye, babası Huvat ve abileri Dirmit’in türlü yollarından huylanıyor, ona adet ve geleneklerin rehberliğinde türlü engeller koyuyorlar. Ama Dirmit durur mu, durmuyor… Oyuna ilham veren roman için yazar Latife Tekin, “Gerçekleşmeyen düşler, aralarında doğup büyüdüğüm insanları paramparça etti… Kente ayak uydurabilmek için boğuşup durdum. Her yanım yara bere içinde kaldı. Boğuşurken birlikte doğup büyüdüğüm insanlardan ayrı düştüm. Ama kendi öz değerlerimi, dilimi ve o insanların durulmaz bir coşkuyla bana taşıdıkları sevgiyi koruyabilmek için direndim. Bu roman bu direnişim için aralarında büyüdüğüm insanların bana armağanıdır” ifadelerine yer veriyor… Oyun 26 Mayıs 19.30’da Studio Tiyatro’da…

İSMMMO YAŞAM l 57


Aladdin Tür Macera, Aile, Fantastik Yönetmen: Guy Ritchie Oyuncular: Mena Massoud, Naomi Scott, Will Smith Vizyon tarihi: 24 Mayıs 2019

Ünlü masal kahramanı Alaaddin, Guy Ritchie’in yönetmenliği ile sinema perdesine uzanıyor… Kahramanımız Aladdin, zamanını Agrabah şehrinde pazardan yiyecek çalarak geçiren fakir bir gençtir. Gecelerini, şehrin farklı bölgelerinde uyuyarak geçirirken, gündüzlerini ise hırsızlığa ayırmaktadır. Ancak yaşam tarzına rağmen aslında Aladdin’in altın gibi bir kalbi vardır. Onun macerası, tuhaf babası tarafından zorla evlendirilmeye çalışılan bir genç kızla tanıştığı zaman başlar. Bu genç kız aslında ülkenin sultanının kızı olan Prenses Jasmine’dir. Aladdin’in şansı, Harikalar Mağarası’ndan sihirli bir lamba aldığında aniden değişir. Bilmeden aldığı bu lambada, eğlenceye düşkün, neşeli ve 3 dileğini gerçekleştirme şansına sahip olan bir cin vardır. Aladdin’in lambanın cini sayesinde sevdiği kıza ulaşmaya çalışırken bilmediği şey ise Sultan’ın danışmanı Jafar’ın hem Aladdin hem de lamba için kendi planları olduğudur...

Pokemon Dedektif Pikachu

SİNEMA-DVD

Tür: Macera, Aksiyon Yönetmen: Rob Letterman Oyuncular: Justice Smith, Kathryn Newton, Ken Watanabe Vizyon tarihi: 10 Mayıs 2019 Ryan Reynolds’ın sevimli Pokemon Pikachu’ya sesiyle hayat verdiği fantastik animasyon macerasının yönetmen koltuğunda “Köpekbalığı Hikayesi”, “Canavarlar Yaratıklara Karşı” ve “Goosebumps: Canavarlar Firarda” filmleriyle tanınan Rob Letterman oturuyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise “Jurassic World: Yıkılmış Krallık”tan tanıdığımız Justice Smith, “Big Little Lies” dizisinden Kathryn Newton, Oscar adaylığı bulunan Ken Watanabe gibi isimler yer alıyor. Başarılı özel dedektif Harry Goodman esrarengiz bir şekilde kaybolur ve 21 yaşındaki oğlu Tim babasına neler olduğunu öğrenmek için kolları sıvar. Bu araştırmada Tim’e babasının eski Pokemon ortağı Dedektif Pikachu yardım eder. Pikachu esprili ve sevimli olduğu kadar iyi bir dedektiftir. Eşsiz bir şekilde birbirleriyle anlaşabildiklerini fark eden Tim ve Pikachu bu karmaşık sırrı çözmek için heyecan verici bir macerada güçlerini birleştirir. İnsanların ve Pokemonların birlikte yaşadığı Ryme Şehri’nin neon ışıklı sokaklarında ipuçları arayan ikili maceraları sırasında türlü türlü Pokemonlarla karşılaşır ve bu huzurlu hayatı yok edebilecek ve tüm Pokemon evrenini tehdit eden şoke edici bir komployu açığa çıkarır.

58 l İSMMMO YAŞAM

Kalpten Gerdanlık Yönetmen: Sultan Nil Turan Tür: Gerilim, Dram Oyuncular: Soydan Soydaş, Suavi Eren, Tayfun Sav Vizyon Tarihi: 3 Mayıs 2019 Yönetmenliğini ve senaristliğini Sultan Nil Turan’ın üstlendiği Kalpten Gerdanlık filminin oyuncu kadrosunda Soydan Soydaş, Suavi Eren, Tayfun Sav, Bilge Yalçınkaya, Recep Aydın, Sevgi Turan gibi isimler yer alıyor. Yakalandığı kanser hastalığından vefat eden bir kalp doktoru, düzenlenen cenaze töreninin ardından mezara defnedilir. Fakat defnedilmesinin ertesi günün doktorun mezarı açık bulunur. Olay yerine gelen polisler yaptıkları inceleme sonrasında doktorun bedeninden kalbinin çıkarıldığını tespit eder. Bu garip olayın çözümlenmesi için davanın başına hırslı ve genç bir komiser olan Ceren atanır. Ceren, dava ile ilgili soruşturma yürüttüğü sırada başka bir cinayet dosyasının araştırmakla görevlendirilir. Yeni dava dosyasında Yelda ve Oğuz adındaki iki kalp doktorunun cinayeti yer almaktadır. Yelda ve Oğuz’un mezarı da tıpkı diğer kalp doktorunda olduğu gibi açılmıştır ve ikisinin de kalbi cinayeti işleyen kişi ya da kişiler tarafından çıkarılmıştır. Gittikçe daha gizemli bir hal alan cinayetlerle ilgili araştırma yapan Ceren, zaman geçtikçe benzer cinayet vakaları ile karşı karşıya kalır. Ceren, cinayetleri işleyen ve mezarları açıp cansız bedenlerden kalpleri alan suçluyu bulabilecek midir?


Rocketman

Yönetmen Dexter Fletcher Tür: Dram, Biyografik Oyuncular: Taron Egerton, Jamie Bell, Richard Madden Vizyon Tarihi: 7 Haziran 2019 Rocketman, müzik sektörünün en önemli isimlerinden olan ve ölümsüz parçalara imza atan Elton John’un Royal Müzik Akademisi’nden bir dahi olarak çıkıp süperstarlık basamaklarını tırmanması

ve söz yazarı Bernie Taupin ile olan işbirliği sürecini konu alıyor. Dexter Fletcher’ın yönetmen koltuğunda oturduğu filmin başrolünü “Kingsman” serisiyle tanınan genç oyuncu Taron Egerton üstleniyor. Filmde Bernie Taupin’i BAFTA ödüllü Jamie Bell canlandırırken, Elton John’un sevgilisi ve menajeri John Reid rolünde ise Game of Thrones’un merhum Robb Stark’ı Richard Madden bulunuyor. Elton John’un annesine ise “Jurassic World” serisiyle çıkış yakalayan Bryce Dallas Howard hayat veriyor.

DVD SEPETİ

l First Man - Ay’da İlk İnsan Dünya tarihine damgasını vuran Armstrong’un perspektifinden duygusal ve samimi bir bakışla James R. Hansen’ın kitabından uyarlanan film, tarihin en tehlikeli görevlerinden biri için Armstrong, ailesi ve iş arkadaşları tarafından

l Mortal Engines Ölümcül Makineler

l Les Parapluies de Cherbourg Cherbourg Şemsiyeleri Savaş nedeniyle sevgilisinden ayrılmak zorunda kalan genç bir kadın, hayatını tamamen değiştirecek bir karar vermek zorundadır. Genevieve (Catherine Denevue) Fransa’daki Cherbourg kasabasında şemsiye dükkanının sahibi olan annesiyle yaşamaktadır. Erkek arkadaşı orduya alındığında Genevieve hamile olduğunu fark eder. Hâlâ onu sevmesine rağmen zengin bir kuyumcu ile evlenmek zorunda kalır. Fakat gerçek aşkı ile son bir kez karşılaşmak kaderinde yazılıdır.

SİNEMA-DVD

Dahi film yapımcısı Peter Jackson daha önce görmediğiniz türde eşsiz yepyeni bir macerayla karşınızda! Medeniyetin binlerce yıl önce bir felaket sonucu çökmesinin ardından büyük şehirlerin küçük şehirleri yuttuğu yeni bir dünya düzeni ortaya çıkmıştır. Hester Shaw adındaki genç ve gizemli bir kadının başını çektiği bir grup devasa vahşi şehir Londra’yı yoluna çıkan her şeyi yok etmeden önce durdurmalıdır.

yapılan fedakarlıkları ve ödedikleri bedeli ele alıyor. Oscar ödüllü yönetmen Damien Chazelle ve yıldız oyuncu Ryan Gosling’in La La Land’den sonra ikinci işbirliği olan First Man, tarihte bir dönüm noktası olan Apollo 11 görevini ve Neil Armstrong’un aya ilk adımı atışının hikayesini etkileyici bir dille anlatıyor.

İSMMMO YAŞAM l 59


Vazgeçebilmek

l Yazar: Guy Finley l Yayınevi : Destek Yayınları l Sayfa Sayısı : 304

Gelmiş geçmiş en çok satan kişisel gelişim kitaplarından biri olan Vazgeçebilmek mutluluğa giden yolda yanınızda bulundurabileceğiniz en güvenilir kılavuz. İşte cevabınız! Sizi mutluluktan alıkoyanlar neler bir düşünün. Ve hepsinden vazgeçin gitsin. Söylemesi kolay ama yapması değil, öyle mi? Guy Finley bu kitapta adım adım mutluluk ile aramızda dikilip duran o duvarı nasıl yıkacağımızı, vazgeçmemiz gerekenleri nasıl bırakacağımızı ve nasıl özgürleşeceğimizi anlatıyor. Vazgeçebilmek’i okurken öfke, kin, kaygı, suçluluk duygusu ve daha pek çok olumsuz düşünceden arındığınızı fark edecek ve her sorunun cevabının yine sizin içinizde olduğunu göreceksiniz. Gerçek yaşamöyküleri, içten diyaloglar ve zihni çalıştıran sorular zaten içinizde barındırdığınız gücü ve duygusal özgürlüğü size geri verecek.

Bir İz Bırakın

l Yazar: Veronica Roth l Yayınevi : Artemis Yayınları l Sayfa Sayısı : 584

Bir İz Bırak, beklenmedik armağanlarla dolu bir galakside, arkadaşlığın ve aşkın gücü üzerine sarsıcı bir roman. Şiddetin ve zulmün hüküm sürdüğü bir gezegende, herkesin bir kaderle ayrıcalıklı kılındığı bir galakside, herkese bir akım armağanı bahşediliyordu ve bu geleceği şekillendirecek, kişiye özel bir güçtü. İnsanların çoğu için bu akım-armağanlar birer lütufken, Akos ve Cyra içinse durum farklıydı; armağanları, onları başkaları tarafından kontrol edilebilir kılıyordu. Cyra, Shotet halkını yöneten zalim bir hükümdarın kardeşiydi. Cyra’nın akım armağanı ona acı ve güç veriyor ve ağabeyi, bu armağanı, düşmanlarına işkence etmek için kullanıyordu. Ama Cyra, ağabeyinin elinde bir bıçak olmaktan çok daha fazlasıydı. Sağlamdı, hızlıydı ve ağabeyinin sandığından çok daha zekiydi. Akos, buzlarla kaplı ve barışçıl ulus gezegen Thuve’li bir çiftçi ile kâhinin oğluydu. Sıra dışı akım-armağanı tarafından korunan Akos, ailesine sınırsız bir sadakat besliyordu. Akos ve kardeşi, düşman Shotet askerleri tarafından esir alınınca, Akos, ağabeyini oradan canlı olarak çıkarmak için elinden geleni yapacaktı. Ne pahasına olursa olsun. Derken Akos, birden Cyra’nın dünyasına girdi. Ülkeleri ve aileleri arasındaki düşmanlık aşılamaz görünüyordu. Hayatta kalmak için birbirlerine yardım mı edeceklerdi, yoksa birbirlerini yok mu edeceklerdi?

Sirkadiyen Beslenme

KİTAP

l Yazar: Ayşegül Çoruhlu l Yayınevi: Doğan Kitap l Sayfa Sayısı: 176

Sirka etrafında, “diem” gün demektir. Sirkadiyen beslenme, günün saatlerine uygun beslenme ve yaşam şeklini anlatır. Sirkadiyen ritmi bozmanın bedeli hızlı yaşlanmadır. Sirkadiyen ritmi bozmanın bedeli hastalanmaktır. Sirkadiyen ritmi bozmanın bedeli kilo almaktır. Zamanlama her şeydir. Zamanlama tıbbın yeni konusudur. Neden bu kadar çok saate ihtiyaç vardır? Vücuttaki milyarlarca işlemin düzenli yapılabilmesi için belli bir ritmi takip etmesi şarttır. Bu ritmin dışında çalışan organda düzen yerine kaos olur. Kaos demek hastalık demektir. Kaosu engelleyen şey ise vücudun biyolojik iç saatidir. Biyolojik iç saat bizi dış saat ile senkronize eder. İç saatin akordu bozulmamalıdır. İç saat bozulursa hastalanırız. İç saat bozulursa hızlı yaşlanırız. İç saat bozulursa hızlı kilo alırız… Evet, sağlıklı beslenmede ne yiyeceğimize yeterince vurgu yapıldı. Ancak asıl mühim soru, “Ne zaman yiyeceğiz?” sorusudur… Kilo almak da kilo vermek de gerçekten bir “zaman” meselesidir.

60 l İSMMMO YAŞAM

l Bir Ömür Nasıl Yaşanır l Devran l Vazgeçebilmek l Olağanüstü Bir Gece l Bir İz Bırak l Sirkadiyen Beslenme l Paris Sürgünü l Mestastaz l Yetişkin Çocuklar l Kalp

ŞİİR ARKADAŞ DÖKÜMÜ Evvela dişlerimiz döküldü Sonra saçlarımız Arkasından birer birer arkadaşlarımız Şu canım dünyanın orta yerinde Yalnız başına yapayalnız Kırılmış kolumuz, kanadımız Tatlı canımızdan usanmışız Bir şüphedir sarmış yüreğimizi Ya kendini aldatıyor demişiz ya bizi Bir şüphedir demir atmış ciğerimize Pamuk ipliği ile bağlamışlar bizi Düğüm üstüne düğüm şöyle dursun Bir çalım bir kurum hepimizde Nereden inceyse oradan kopsun Bu canım dünyanın orta yerinde Hayvanlar kadar bağlanamamışız birbirimize Yalan mı? Gözünü sevdiğim karıncalar İşte: Hamsiler sürü sürü Arılar bölük bölük geçer Leylekler tabur tabur Ya bizler? Eşref-i mahlukat! .. Boğazımıza kadar kendi murdar karanlığımıza gömülmüşüz Bizler bölük bölük, bizler tabur tabur Bizler sürü sepet Yalnız birbirimizi öldürmüşüz

BEDRI RAHMİ EYÜBOĞLU

l Remzi Kitabevi

EN ÇOK SATANLAR


Paris Sürgünü

Kalp

l Yazar: Hıfzı Topuz l YYayınevi: Remzi Kitapevi l Sayfa Sayısı: 160

l Yazar: İskender Pala l Sayfa Sayısı : 328 l Yayınevi : Turkuvaz Kitap

Bir solukta okunan bu kitaptaki trajik olaylar ve buruk anılar, okuru Hıfzı Topuz’un usta kalemiyle bir dönemin canlı sanat ortamına götürüyor. Türk resim tarihine damgasını vurmuş olan Avni Arbaş’ın 84 yıllık maceralı yaşamı Paris’te sürgünde geçti. Doğum sırasında eşini de yitiren Arbaş, yıllar sonra ülkeye dönebildi. Annesinin adını taşıyan kızı Zerrin Arbaş ise, babasına ancak 22 yaşında kavuşabildi. 18 yaşında Amerika’da Uluslararası Güzellik Yarışması’na katılan Zerrin, yaşamını İstanbul’da sinema ve televizyon alanında başarıyla sürdürdü. Zerrin’in kızı Derya Arbaş da sevilen bir sinema sanatçısı oldu. Ama ne yazık ki o da büyükbabasından beş gün sonra, 2003’te aramızdan ayrıldı.

Kalbe dair ne varsa… İskender Pala’nın her zamanki yetkin kaleminden…Yazı yoktu ama o vardı. Tekerlek icat edilmemişti ama o yerli yerindeydi. Dünya yaratılmamıştı ama o kasılıp gevşiyordu. İnsan henüz cennetteyken onunlaydı ve içindeki her şey de sevgi, aşk, vefa, iyilik, şükür, hamd, dostluk gibi erdemler üzerineydi… Âdem ata onun sesini dinleyip arzusunu giderme gayretine düşmeseydi belki de yolu yeryüzünde tövbelere, pişmanlıklara ve umutlara hiç evrilmeyecek; çevresi daralmalar ve genişlemeler, arınmalar ve kirlenmeler, yangınlar ve donmalarla hiç kuşatılmayacaktı. Şimdi? Aşk ve nefret, iyilik ve kötülük, saadet ve keder, iman ve inkâr... İnsana insan olduğunu artık bunlarla hissettiriyor. Bazen aydınlık, bazen karanlık; gören göz veya işiten kulak bazen… Göğüs kafesinde ahenkle her büzülüp genişlemesi bizi içten içe süratle değiştiriyor ve hâlden hâle döndürüyor. Bud-dub... bud-dub… bud-dub… Sesindeki ters-yüz oluş bile adıyla örtüşük: “Bir şeyi bir yönden öteki yöne çevirmek; renkten renge giriş, kararsızlık, durmadan dönüşüm ve değişim = KALP.”

İLK GENÇLİK KİTAPLARI Sadako Yazar: Eleanor Coerr Yayınevi : Beyaz Balina Yayınları Sayfa Sayısı: 72

Yazar: Zülfü Livaneli Yayınevi : Doğan ve Egmont Yayıncılık Sayfa Sayısı : 200 Dünyanın en güzel adasında,neşeyle ve barış içinde yaşıyorduk bir arada. Ama bir gün adaya esrarengiz bir adam geldi... Ve her şey değişti. Kimse yaklaşan tehlikenin farkında değildi. Zülfü Livaneli’den genç okurlara evrensel ve zaman ötesi bir başyapıt. Barış ve özgürlük uğruna bir diktatöre karşı verilen mücadelenin hikâyesi.

KİTAP

Herşeye Rağmen Umudunu Yitirmeyen Sadako’nun Gerçek Yaşam Öyküsü Sadako Sasaki... Hiroşimalı binlerce küçük kızdan biri. 1945’te iki yaşındaymış. Yaralanmamış, hastalanmamış. Okuluna gidiyormuş güzel güzel. Yıllar geçmiş. Sadako, kentinin her gün biraz daha düzeldiğini, yeni yapılar yapıldığını görmüş. On iki yaşındayken birden hastalanmış. Radyasyonun vücutta yarattığı onulmaz bir hastalıkmış bu. Doktorlar, uzmanlar incelemişler, kurtuluş olmadığını anlamışlar. On ikisindeki Sadako ölecek!.. Kendi de biliyor bunu! Ama japon geleneğine göre kağıttan bir turna kuşu yapan bir kişinin dileği muhakkak gerçekleşir. Sadako’ya oyalanması için bu inancı veriyor çevresi. Mektuplar alıyor bu konuda. Sadako, hasta yatağında başlıyor kağıttan turnalar yapmaya. Çok uğraştım ben, yapamadım o kuşları. Bir, iki, üç kez katlıyorsun, kıvırıyorsun, derken bir turna çıkıyor ortaya.

Son Ada’nın Çocukları

İSMMMO YAŞAM l 61


Kablosuz kulaklık yarışı AYŞEGÜL EMİR Cep telefonu üreticilerinin kablosuz kulaklıkları yeni rekabet alanı oldu. Apple, mart ayında kablosuz kulaklığı AirPods’un ikinci versiyonunu lanse etti. Yeni H1 çipi sayesinde konuşma süresini iki katına çıkardı. AirPods’lar akıllı telefonlara sürekli kablosuz bağlantı için geliştirildi. İlk modeli 2016 yılında lanse edilmişti. AirPods’un ikinci versiyonu bir önceki versiyonuyla aynı görüntüye sahip. Tamamen kablosuz ve beyaz. Ağırlığı 5 gram olan güncel kulaklıklar, sonunda Siri desteğine de kavuştu. Samsung ise şubattaki Unpacked etkinliğinde Apple’ın AirPods’una Galaxy Buds ile rakip oldu. Galaxy Buds’ın ses teknolojisinin arkasında AKG bulunuyor. Cihazda bulunan adaptif çift mikrofon özelliği, her kulaklıkta bulunan bir iç mikrofon ve bir dış mikrofon aracılığıyla ortam sesini algılayarak, konuşmaları net bir şekilde aktarmaya olanak sağlıyor. Bixby ile entegre çalışıyor.

TEKNO-YAŞAM

HANGISI DAHA IYI? l Her iki kablosuz kulaklığı karşılaştırdık. AirPods’un tek rengi var o da beyaz. Birisinin kulağındaysa görmemeniz imkansız. Silindirik ve yuvarlık bir görüntüsü var. Buds biraz daha büyük ve kulakta biraz daha ileri fırlıyor. Fakat uçlarını değiştirme şansı sayesinde kulağınıza daha iyi oturuyorlar. Siyah, beyaz ve yeşil olmak üzere beş rengi var. Uzun kullanımda AirPods biraz daha konforlu. Ağırlığı da daha hafif. l Galaxy Buds ise daha hoş görünüme sahip ve kulaktayken daha az görünüyor. Tam günlük kullanımlarda ve spor aktivitelerinde kulağa daha sıkı oturduğu için daha kullanışlı. Her ikisi de tam suya dayanıklılığa sahip değil.

62 l İSMMMO YAŞAM

Samsung’un Galaxy Buds’ı ve Apple’ın AirPods’u. İki dev markanın kablosuz kulaklıktaki modelleri. Biri tasarımda biri ses kalitesinde ve şarjda öne çıkıyor. İki modelin özelliklerini karşılaştırdık. l Ne aradığınıza bağlı olsa Galaxy Buds, rakibine göre müzik dinlemeseniz dahi çevresel sesi daha fazla kesiyor. Bu bazen dezavantaj da olabilir. AirPods’un açık tasarımı nedeniyle çevre sesini daha fazla duyuyorsunuz. İki kulaklık da manyetik kliple depolama ve bataryayı şarj etmek için kutularına yapışıyor. l Galaxy Buds, Bluetooth 5’i destekliyor, AirPods Apple’ın W1 çipine sahip. Galaxy Buds’ın pil ömrü, AirPods’unkinden neredeyse iki saat daha fazla. AirPods’un şarj için kablosu var, Galaxy Buds ise USB-C porta sahip. Buds’ın kablosuz şarj özelliği de öne çıkıyor. Sadece kutusu değil, Samsung’un cep telefonu modellerinin hepsiyle de kablosuz şarj edebiliyorsunuz.

FIYATLARI NEDIR? l Yeni AirPods, ABD’de 159 dolara satılacak. Ürünün Türkiye fiyatı ise 1.399 TL. Samsung’un kablosuz kulaklığı Galaxy Buds’ın Türkiye satış fiyatı ise 799 TL. Fiyatta Buds daha avantajlı görünüyor. l Galaxy Buds pek çok açıdan kazanan taraf. Çok daha fazla özelliği var ve AirPods’a göre daha fazla kişiselleştirme ve daha düşük fiyat sunuyor. Ama bu biraz da sizin kullanımınızla ilgili. Temel hedefiniz ses kalitesiyse iyi bir seçim. Fakat AirPods, iPhone’unuzla sorunsuz bir entegrasyon arıyorsanız ve yuvarlak bir tasarım istiyorsanız tam size göre.


ACER’DAN İKİ OYUN BİLGİSAYARI Acer, iki yeni Predator Helios oyuncu dizüstü bilgisayarı modelini tanıttı. Windows 10 işletim sistemli dizüstü bilgisayarlar oyuncuları rakiplerinin önüne taşıyacak yeni teknolojiler ve tasarım özellikleri sunuyor. Yeni Predator Helios 700’de öne doğru kayabilen benzersiz HyperDrift klavye yer alıyor. Bu klavye, dizüstü bilgisayarın üst kısmına doğrudan hava akımının artmasını sağlayarak oyunculara güçlü bileşenlerin potansiyelini sonuna kadar zorlama imkanı veriyor. Yeniden tasarlanarak şık ve modern bir görünüme kavuşan Predator Helios 300, Max-Q tasarımlı Nvidia GeForce Rtx 2070’e kadar olan modeller veya en son GeForce Gtx Gpu’larla donatıldı. Buna rağmen ürün bütçe dostu bir fiyatla sunuluyor. Yoğun işlem gücü gerektiren kullanıma uygun cihaz, sahip olduğu üst düzey donanımla oyun ve yayının yanı sıra video ve fotoğraf düzenleme için gereken performansı veriyor.

AKILLI MİNİ LED PROJEKTÖR Optoma, yeni Android Led projektörü ML330’u, Türkiye’de satışa sunuyor. TV hayranlarını, oyuncuları, film izlemeyi sevenleri hedefleyen ve evde sinema keyfi deneyimini üst seviyelere taşıyan ML330 sadece 460 gramlık ağırlığıyla dikkat çekiyor. Türkiye’de KDV dahil 3 bin 100 TL’den satışa çıkan ultra kompakt projektör, entegre hoparlörler ve wi-fi, Android 4.4, bluetooth, HDMI, MHL gibi akıllı teknolojilerle donatılıyor. 20 bin saate varan ışık kaynağı ömrüyle uzun bir kullanım avantajına sahip olan ML330’un 2 adet usb ve microsd kart girişleri içerikleri doğrudan izleme şansı sunuyor. ML330, kolay kurulum ve anında açma/kapama özellikleri ile sahip olduğu akıllı teknolojiler ve entegre hoparlörler sayesinde inanılmaz bir teknoloji ürünü olarak karşımıza çıkıyor.

AÇIK OFİSLER İÇİN KULAKLIK

Global performans spor giyim, ayakkabı ve aksesuar markası Under Armour, sevilen koşu ayakkabısı HOVR ile fark yaratmaya devam ediyor. HOVR’ın yeni modeli Infinite, MapMyRun uygulamasıyla entegre tabanı sayesinde teknolojiyi bir adım öteye taşıyor. Teknolojinin zirve noktası olan yeni HOVR Infinite, spor tutkunlarına sıra dışı bir deneyim sunuyor. HOVR Infinite’in sağ ayak tabanında, MapMyRun uygulamasıyla entegre çalışan bir sensör bulunuyor. Ayakkabı ve uygulama arasında bluetooth ile kurulan bağlantı sayesinde koşucular koşu performansını ölçümleyebiliyor, analiz edebiliyor ve arşivleyebiliyor. Koşu yaparken yanınızda telefon olmadan da kayıt tutulabilmesini sağlayan HOVR Infinite, spor tutkunlarının beğenisini kazanıyor. Yastıklama ve enerji geri dönüşümü konusunda öne çıkan HOVR Infinite, kadın ve erkeklerin anatomik yapısına yönelik tasarımlara sahip.

TEKNO-YAŞAM

Logitech, yeni nesil açık ofis ortamında çalışanlar için iş performansına odaklanan ilk taşınabilir kulaklığı Logitech Zone Wireless ve Logitech Zone Wireless Plus’ı tanıttı. Kablosuz kulaklık serisi kullanıcıların konferans konuşmaları yapmasına veya müzik dinlemesine olanak sağlıyor. Tek tuşla işler hale getirilebilen Active Noise Cancellation (ANC) özelliğiyle gürültülü ortamlarda dikkat dağıtan sesleri engelleyerek rahat bir çalışma ortamı yaratıyor. Zone Wireless, Qi kablosuz şarj imkanı da sağlıyor. Zone Wireless, arka plandaki seslerin derecesi ne olursa olsun engeller ve odaklanarak çalışabilmek için uygun ortamı yaratır. Yumuşak suni deriden yapılmış kulaklık yastıkları ve silikon kafa bandı desteğiyle kulaklık serisi tüm gün rahatça kullanılabilir. 15 saat konuşma ve müzik dinleme kapasitesine sahip kulaklıklar, 30 metrelik kullanım mesafesine sahiptir.

AKILLI AYAKKABI

İSMMMO YAŞAM l 63


l

K O M İ K

R E S İ M L E R

ÇİKOLATA

SALAKLIKTAN DEĞİL

Adam kumsalda yürürken ayağı bir şeye takılmış, bir de bakmış bir lamba.-Hahahaa, demiş. Bu da içinden cin çıkan sihirli lambalardan olmasın? Lambayı biraz ovalamış ve birden etrafı dumanlar kaplamış, derken kocaman bir cin ortaya çıkmış: - Benden üç şey dileyebilirsin, dile bakalım! Adam ‘Harika!’ demiş. - İlk olarak 1 milyar dolarım olsun istiyorum. Cin parmaklarını şıklatmış ve kumsal baştan aşağı silme banknotlarla dolmuş. Adam gözlerine inanamamış ve ikinci dileğini söylemiş: - Hawaii’de okyanusu gören lüks bir villa istiyorum. Cin yine parmaklarını şıklatmış ve adam birden elinde lambayla kendini Hawaii’’e muhteşem bir evin önünde bulmuş. Cin sormuş: - Evet, son dileğin nedir? Adam düşünmüş düşünmüş:- Kadınlar için dayanılmaz, karşı konulmaz olmak istiyorum. Cin yine parmaklarını şıklatmış. Adam bir kutu çikolataya dönüşmüş…

Adamın birisinin arabasının lastiği tam tımarhanenin kapısının önünde patlar. Adam arabayı kenara zor yanaştırır. Sonraki işlem malum. Kriko, stepne, bijon anahtarı ve tekeri söker. Ama söktüğü 4 adet bijon, yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer. Mazgal açılır gibi değil, bijonlar görünmüyor bile. Adam bir sağına bakar bir soluna bakar çaresiz kaldırıma çöker. Olayı en başından beri tımarhanenin demir parmaklıklı penceresinden izleyen bir deli seslenir: -Sen ne yapıyorsun orada öyle? -Sorma birader, lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm. -Düşündüğün şeye bak! Diğer lastiklerden birer tane bijon çıkar. Hepsi 3 bijonlu olsun. Seni, lastikçiye kadar idare eder. Adam hemen denileni yapar. Ve akıl hastanesindeki deliye seslenir: -Senin ne işin var tımarhanede? Cevap müthiştir: -Biz burada delilikten yatıyoruz kardeşim salaklıktan değil.

MİZAH

KÖTÜ ALIŞKANLIK Doksanlı yaşlara yaklaşmış iki yaşlı kadın sohbet ediyorlarmış. - Benim bey bu sıralarda kötü bir alışkanlık edindi. Tırnaklarını yemeye başladı. Ne yaptıysam vazgeçiremedim. Sinirlerimi bozuyor. Diğer kadın ise cevaben: - Haklısın benimki de bir ara başladı ama uyguladığım tedbirlerle tırnak yemesini engelledim. - Çok iyi! Ne yaptıysan bana da öğret lütfen. - Çok basit dişlerini sakladım.

64 l İSMMMO YAŞAM

TEMEL AMELİYATTA Temel’i ameliyat edecekler. Doktorlar maskelerini takar. Temel atılır: -Poşuna maske takmauyun pen sizi taniyrum.


l İ N T E R N E T T E   B U N L A R   VA R : ) KOMİK SÖZLER l Otobüste ‘arkaya doğru yürüyelim’ diyen adama ‘yürümek isteseydik otobüse binmezdik’ diyen genci tebrik ediyorum.

l Annem ‘sende göz var’ dedi. 23 yıl sonra fark etmesine çok şaşırdım gerçekten. l *Kızın teki Facebook’ta duvarına ‘yengeç burcu kadını yalandan ve adatılmaktan hiç hoşlanmaz’ yazmış. Sanki diğer burçlar aldatılınca halay çekiyor. l Yeni doğan çocuğa Kamuran adını vermekte nedir? Çocuk resmen hayata 35 yaşında başlıyor. l Bana laf atan kızlara sesleniyorum, yapmayın sizin de abiniz babanız var. l Bazen o kadar güzel gülüyorum ki, ben bile gerçekten mutlu olduğumu sanıyorum. l Kaynanamı kaybettim. Görenlerin görmezlikten gelmeleri rica olunur. l Bana gitmem için üç neden söyle: Neden, neden, neden. l Vefasız sevgilim alzheimer hastası bile senin kadar çabuk unutmaz pes. l Dünyanın en güzel yeri neresidir biliyor musun? Neresi? Az kaysana. l Ben ona baktım o bana baktı. Şimdi dört çocuğa bakıyoruz. l Elma dersem sev, armut dersem gel. Avokado dersem. Mal gibi bakarsın işte. l Biz kimseyi yarı yolda bırakmadık. Onlar müsait bir yerde indiler. l Son gülen hep sen olacaksın. Çünkü her şeyi çok geç anlıyorsun. l Zamanla geçen tek şey belediye otobüsü.

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ Üniversitede okuyan bir öğrenci yıl sonu sınavlarına girmiş ve arkadaşına: - Ben memleketime gidiyorum, sınavlar belli olduktan sonra bana sonuçları bildir. Ancak telefona ben çıkarsam bana söylersin. Telefona annem çıkarsa zayıfım olmaz da eğer bir tane olursa Ali’nin selamı var dersin. İki zayıf imkansız da eğer olursa Ali ve Ahmet’in selamı var, dersin. Üç zayıf hiç olmaz da eğer olursa Ali, Ahmet ve Mehmet’in selamı var dersin. Dört zayıf olmaz da olursa Ali, Ahmet, Mehmet ve Osman’ın selamı var dersin, uyarısında bulunarak memleketine gider. Bir zaman sonra sınavlar belli olur, arkadaşı sınav sonuçlarını bildirmek için telefona sarılır, telefona öğrencinin annesi çıkar: -Teyze oğluna söyle bütün okulun selamı var.

ARABA KAZASI Arabasını park edip lokantaya giren adam, çıktığında arabasını perte dönmüş bir halde bulur. Cam sileceğinin altında bir kağıt vardır. Kağıdı açtığında şu satırlarla karşılaşır: - Ön vitesle geri vitesi karıştırıp arabanıza sert bir şekilde çarptım. Arabanızda gördüğünüz gibi çok büyük hasar var. Olayı gören kimseler de şu an ben bu satırları yazarken çevrede toplanmış bulunuyorlar ve bu kağıda adımı ve adresimi yazdığımı sanıyorlar. Ne halin varsa gör, o kadar enayi değilim!

Cevaplar

l Az önce otobüsteydim. Arkadan bir kadın ‘Şu parayı alır mısınız’ dedi. Aldım parayı cebime koydum, ne kadar iyi insanlar var bu dünyada.

1-Havaya bakar sümüğü akar. 2-En eski ilimiz hangisidir? 3-El eker, dil biçer. 4-Doktor verdi ben içtim, çabucak iyileştim. 5-Sıcak kahve nasıl içilir? 6-Hangi tene krem sürülmez? 7-Hangi macunla diş fırçalanmaz? 8-Alçacık dallı yemesi ballı. 9-Çıt demeden ağaca çıkar.

1-Mum 2-Eskişehir 3-Yazı 4-İlaç 5-Fincanla 6-Antene 7-Lahmacunla 8-Çilek 9-Karınca

l Sevgilimle Everest dağının tepesine çıktık. Hazır çıkmışken terk ettim. Sonuçta her şeyi zirvede bırakmak lazım.

ÇOCUK BİLMECELERİ

KAYINVALİDE Avukat müvekkillerinden birine telgraf çekti. - Kayınvalideniz dün gece öldü. Bir tercih yapmanız gerekiyor. Gömülmesini mi, mumyalanmasını mı, yoksa yakılmasını mı sağlayalım? Nasıl istersiniz: Ertesi gün cevap geldi: -Emin olmak isterim. Her üçü de yapılsın.

İSMMMO YAŞAM l 65


K A R E

B U L M A C A

SUDOKU K O L A Y

Z O R

SOLDAN SAĞA

1. Hırsızlık hastalığı. 2. Her türlü tanıtım etkinliği – Ünlü Macar şarabı. 3. Söyleyiş özelliği – İki anlamında önek – Bir bağlaç. 4. Meşime, plasenta – Alaz. 5. Betondan, dört köşe döşeme taşı – Kansızlık hastalığı. 6. Bir iskambil oyunu – Eski bir Türk güreşi. 7. Bitkilerden yayılan hoş koku – Suyla çevrili kara parçası. 8. Küçük vaşak – Gönenç. 9. Çardak. 10. Astatin simgesi – Giysilerde takım – Tavlada bir sayı. 11. Tutsak – Afrika’da bir ırmak – Uzaklık anlatan sözcük. 12. Antrakt – Boğanotundan çıkarılan zehir. 13. Sülfürik asit – Ağabey. 14. İsyancı – Hatay’daki sıradağlar. 15. Kırıcı, nobran – Saçma sapan söz. YUKARIDAN AŞAĞIYA

1. Bir motorda bilyelerin almaşık hareketini dairesel harekete çeviren dingil – Düş –Akıcı, sıvı. 2. Arnavutluk para birimi – Kent serserisi – Taraça. 3. Çoğunluk – Belirgin, apaçık. 4. Düşte kalan, gerçekleşmeyen aşk – Bir bağlaç. 5. Adet – Beddua – Çoban köpeği. 6. Kemik ucu – Şarkıda tekrar bölümü – Lokantada garson yardımcısı. 7. Alçak kimse – İlaç – Göktürklerde savaşa giden süvari komutanlarına verilen ad. 8. Gelecek – Atatürk’ün manevi kızı olan ünlü tarihçi. 9. Bir Japon tiyatrosu – Fakat – Bir yüzey ölçüsü – Lityumun simgesi – Rey. 10. At yarışlarında bir bahis türü – Kaygı. 11. Bir çeşit İngiliz birası – İsim – Yetişmiş, büyümüş. 12. Hale – Tanrıtanımaz – Gelenek.

Ç Ö Z Ü M

KARE BULMACA ÇÖZÜM SOLDAN SAĞA 1. Kleptomani. 2. Reklam-Tokay. 3. Aksan-Di-İle. 4. Etene-Alev. 5. Karo-Anemi. 6. Pinaki-Aba. 7. Rayiha-Ada. 8. Üşek-Refah. 9. Kameriye. 10. At-Kat-Se. 11. Esir-Nil-Ta. 12. Ara-Akonitin. 13. Karaboya-Aka. 14. Asi-Amanos. 15. Haşin-Yave. YUKARIDAN AŞAĞIYA 1. Krank-Rüya-Akar. 2. Lek-Apaş-Teras. 3. Ekseriyet-Sarih. 4. Platonik-Ki. 5. Tane-AhKarabaş. 6. Om-Nakarat-Komi. 7. Deni-EmNoyan. 8. Ati-Afet İnan. 9. No-Ama-Ar-Li-Oy. 10. İkili bahis-Tasa. 11. Ale-Ad-Yetik. 12. Ayevi-Ate-Anane.

K O L A Y

Z O R

SOLDAN SAĞA: 1. Kleptomani. 2. Reklam-Tokay. 3. Aksan-Di-İle. 4. Etene-Alev. 5. Karo-Anemi. 6. Pinaki-Aba. 7. Rayiha-Ada. 8. Üşek-Refah. 9. Kameriye. 10. At-Kat-Se. 11. Esir-Nil-Ta. 12. Ara-Akonitin. 13. Karaboya-Aka. 14. Asi-Amanos. 15. Haşin-Yave. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1. Krank-Rüya-Akar. 2. Lek-Apaş-Teras. 3. Ekseriyet-Sarih. 4. Platonik-Ki. 5. Tane-Ah-Karabaş. 6. Om-Nakarat-Komi. 7. Deni-Em-Noyan. 8. Ati-Afet İnan. 9. No-Ama-Ar-Li-Oy. 10. İkili bahis-Tasa. 11. Ale-Ad-Yetik. 12. Ayevi-Ate-Anane.


UYGULAMALI MUHASEBE MESLEK ELEMANI EĞİTİMİ

MUHEL

YARIŞTA BİR ADIM

ÖNDE OLUN

e l r e l m i t i ğ e ı l a k Sertifi

n u ş o k e f hede

MUHEL

BİLGİ VE SORULARINIZ İÇİN

tesmer.muhelproje@ismmmo.org.tr

İLETİŞİM BİLGİSİ KAYIT ADRESİ: İSMMMO Hizmet ve Kültür Binası, Kurtuluş Cad. No: 114 34375 Kurtuluş - Şişli / İSTANBUL, Telefon: (212) 315 84 00 EĞİTİM ADRESİ: İSMMMO Akademi, Gayrettepe Mah. Yıldızposta Cad. No: 48 Dedeman İş Hanı Kat: 3 Beşiktaş - İSTANBUL Telefon: (212) 274 42 22, (212) 274 35 39


2004 yılından itibaren bulut teknolojisini muhasebe yazılımında başarı ile uygulayan LUCA'dan E dönüşümde lider çözümler..

LUCA Ticari Paketleri’ nde yer alan çözümler ile firma iş süreçlerinde başlayan e uygulamaların LUCA Mali Müşavir Paketi’ ndeki e defter gönderimi ile Gelir İdaresi Başkanlığı’ na doğrudan bildirimi sağlanır. E dönüşüm süreçlerinde TÜRMOB İŞNET Özel Entegratörlük Hizmetleri anlaşması ile birlikte elektronik belgelerin saklanması konusunda da önemli hizmetler sunulur.

Profile for Istanbul SMMM Odası

İSMMMO YAŞAM DERGİSİ 79. SAYI  

İSMMMO YAŞAM DERGİSİ 79. SAYI