Page 34

çok standartlılık hakim olmaya başlamıştır. Bu durum hem denetlenen, hem de denetleyen önemli güçlük oluşturmaya başlamış ve devam etmektedir. -KOBİ'lerin (küçük ve orta boy işletmeler) evrensel bir tanımı yoktur. Her ülkede farklı biçimlerde algılanıp tanımlanabilmektedirler. ülkemizde KOBİ'ler halka açık olma özelliğini genel olarak taşımamaktadırlar . Dolayısıyla SPK hukukundan ziyade vergi ve ticaret hukukunun, aynı zamanda meslek hukukunun kapsamında kalmaktadırlar. Dolayısıyla uygulamalar ve denetim faaliyetleri daha ziyade vergi denetimi kapsamında olabilmektedir. Bir diğer gerçek ise, KOBİ'lerin yönetilmesi profesyonellikten uzak olup, bu işletmelerde muhasebeden beklentilerin vergi konularında başlarının devletle derde girmemesi şeklinde özetlenebilmektedir. Dolayısıyla bu isletmelerde etkin ve verimli muhasebe faaliyetleri ve bağımsız finansal denetim uygulamalarından söz etmek oldukça güç görünmektedir. Oysa bu tür uygulamalara, bu işletmelerdeki yöneticilerin daha çok gereksinimi bulunmaktadır. -Medya kuruluşlarının, ülkelerin ekonomik yapıları içinde önemli rolleri bulunmaktadır. Dolayısıyla gerek kamu oyunun gerekse devletin medya kuruluşlarından önemli beklentileri söz konusudur. Devletin, diğer sektörlerden olduğu gibi, medya kuruluşlarından olan en önemli beklen- tisi, gerçeğe uygun finansal bilgidir. Kamuoyunun en önemli beklentisi ise "kamuyu aydınlatma ilkesi" nin etkin ve verimli şekilde ve amacına uygun olarak yerine getirilmesidir. -Kredilendirme işlemi, kısaca kredi veren ile krediyi kullanan arasında gerçekleşen bir borçalacak (hak-yükümlülük) ilişkisidir. Bu ilişkide en önemli etken "belirsizlik" unsurudur. Söz konusu belirsizliğin azaltılması ise "bilgilenme" kavramından geçmektedir. Bilginin yararlı olması ise o bilginin güvenilirliğine bağlı kalmaktır-. Diğer bir ifade ile, herkesin her şeyi bilmesi mümkün değildir. Etkinliğin en çoklanabilmesi değişik uzmanlık birimlerin sunduğu hizmetlerden yararlanmayı gerektirir. Doğru ve güvenilir bilginin nasıl, nereden ve hangi maliyetle elde edileceğinin bilinmesi de çok önemlidir. Bilgilerin genel kabul görmüş standartlara uygun şekilde üretildiğine ve dolayısıyla doğru ve güvenilir olduğuna dair güvence, çıkar ilişkisi açısından bağımsızlığı kabul edilen kişi veya kuruluşlarca sağlanması önemli olmaktadır. Bu ifadeler ise kredilendirmede, ' bağımsız finansal denetim mesleği ve uygulamalarının önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. -Özelleştirme faaliyetleri ile o ülkedeki muhasebe mesleği ve uygulamaları arasında doğrudan ilişkiler vardır. Yapılan araştırmalara göre muhasebe mesleği etkin olmayan veya muhasebe uygulamaları verimli olmayan ülkelerde özelleştirme çalışmaları hep başarısızlıkla sonuçlandırılmıştır. Ülkemizdeki özelleştirme çalışmalarının başarı ile sonuçlandırıldığını söylemek henüz mümkün değildir. Uzmanlara göre bu konuda başarılı olmamanın nedenlerinden biri de ülkemizdeki muhasebe mesleğinin ve uygulamalarının geldiği noktalardır. -Finansal kurumlar, kısaca ülkemizde para ve sermaye piyasalarında faaliyet gösteren işletmeleri oluşturmaktadır. Bu kurumların gerek iç gerekse dış denetimleri yasalarca hüküm altına alınmış bulunmaktadır-. Ancak bu konuda ortaya çıkan eleştirileri şöyle gruplandırmak mümkündür: Bu sektörlerde uygulanan denetim standartları, henüz uluslararası genel kabul görmüş standartlardan uzaktır. Denetim kurumları arasında eşgüdüm bulunmamaktadır. Mükerrer denetim faaliyetleri nedeniyle bir denetim savurganlığı yaşanmaktadır. Yapılan denetimler tam olarak etkin değildir. Denetimlerin adil olmadığı ve haksız rekabet yarattığı ileri sürülmektedir. Denetimler kamuyu aydınlatma ilkesini tam olarak yerine getirememektedir. Kamusal denetim yapan elemanlar, denetim yaptıkları kurumdaki elemanlardan bilgi olarak geri kalmaktadırlar. Kamu kesimi finansal kesimdeki gelişim ve değişimleri zamanında yakalayamamaktadır. Yasal düzenlemeler uzun, karmaşık ve etkinliği azaltıcı bir nitelik arz etmektedir.

Malicozum41  
Malicozum41