Page 26

ENFLASYON MUHASEBESİ Serpil BOSTANCI SM Paranın mal ve hizmet satın alma gücünün azaldığı enflasyonist dönemlerde, muhasebenin, geleneksel yöntemle hazırlayıp karar alıcılara sunduğu işletmenin mali yapısı ile ilgili tabloların (bilgilerin) yanıltıcı olması kaçınılmazdır. Ekonomik faaliyetlerden amaç "kar"dır. Kar ın maksimize edilmesi verimli ve etkin çalışmayı gerektirir. Verimlilik, etkinlik ve karlılık açılarından oluşan bu üçgenin başarısı, işletmeyi yönetenlerin alacağı kararlarının isabetli olması ile mümkündür. Enflasyonun yıllık % 70'lerde seyrettiği ülkemizde, bir yıl önce hazırlanmış olan mali tablolardaki rakamların değil, bir ay önceki rakamların dahi cari fiyatlarla karşılaştırıldığında gerçek durumu yansıtmaktan uzak olduğu görülmektedir. Oysa muhasebenin sekiz temel ilkesinden en önemlisi paranın değerinin değişmediği ilkesidir. Bu ilke, paranın değerinin sabit olduğu dönemde diğer ilkeler gibi yöneticiye alacağı kararlarda güvenilir raporlar üreten bir sistem yaratmaktadır. Ancak enflasyon dolayısıyla ortak ölçü birimi "para" her dönemde değişik değer ifade edeceği için, mali tabloların homojenliği bozulmaktadır. Cari fiyatlarla gösterilen hasılatlardan tarihi maliyetler düşülerek yanıltıcı faaliyet sonuçlan bulunmakta, maliyet bedelleri ile aktifleştirilen sabit değerler, stoklar vs. ile cari fiyatlarla ifade edilen alacaklar, borçlar ayrı tablo içerisinde sunulmuş olmaktadır. Ekonomik ve sosyal hayatı altüst eden enflasyon, geleneksel muhasebenin fonksiyonların yerine getirmesini engellemekte, işletmelerin işleyişini aksatmaktadır. Dahası bu enflasyon hastalığının yakın bir zamanda iyileşeceği ihtimali yoktur. O halde bir siyasimizin de söylediği gibi "enflasyonla yaşamayı öğrenmek zorundayız". Madem ki enflasyonla yaşamak zorundayız o halde zararlı etkilerini en aza indirmenin yollarını aramalıyız. ENFLASYONUN MAKRO ve MİKRO SEVİYELERDE DOĞURDUĞU SONUÇLAR Makro seviyede enflasyon, gelir dağılımını bozarak sosyal huzursuzluk yaratmakta, ücretli kesimin ödediği bir vergi olmaktadır. Ayrıca nispi fiyatları yapay olarak değiştirdiğinden kaynakların yanlış transferine ve kullanımına sebep olmaktadır. Dış ticaret yoluyla diğer ülkelere ihraç edildiğinden istikrar içerisinde olan ülkelerinde fiyat istikrarsızlığına düşmesine, dolayısıyla uluslararası ilişkilerin gerginleşmesine yol açmaktadır. (1) Mikro seviyede enflasyonun en önemli etkisi gerek mal ve gerekse hizmet üretiminde maliyetleri yükseltmesidir. Maliyetlerin yükselmesi sonucu işletmeler kar marjlarını koruyabilmek için satış fiyatlarını da arttırmak zorunda kalmaktadırlar. Ayrıca enflasyon hem talebi daralttığı için ve hem de fon yetersizliğinden üretimi düşürmektedir. (2) İşletmeler düzeyinde enflasyonun bir diğer etkisi de ekonomik hayatta belirsizliği ve riski arttırdığı için yatırım kararlarını güçleştirmesidir. Enflasyon işletmelerin aktif yapılarının değişmesine, uygun olmayan finansman araçlarının seçilmesine, aşırı borçlanmaya, likit sıkıntısı çekilmesine, ağır faiz yükü altına girmelerine yol açmaktadır. (3) Enflasyon ekonomik bir hastalıktır ve en küçük ekonomik birimler işletmelerdir. Bu sebeple tedaviye işletmeler düzeyinden başlanmalıdır. Ülkemizde kanun koyucu vergi mükelleflerinin enflasyonun doğuracağı olumsuz sonuçlardan korunmaları için gerekli tedbirler olarak bir kaç yasal düzenleme getirmiştir. (Yeniden Değerleme VLK mük. md. 298, Hızlandırılmış Amortisman VUK mük. md. 315, Alacak ve Borç Senetlerinin Reeskontu VLlK md. 281, Sabit Kıymet Yenileme Fonu VLlK md. 328). Ancak bunlar kısmi ve geçici nitelikli düzenlemeler olup, devamlı ve işletmenin bütün değerlerinin düzeltilmesini

Malicozum19  
Malicozum19