Page 13

KASIM - ARALIK 2015

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği’nin (ÜNİVDER) 1217 üyesi bulunmaktadır. Üyelerin yüzde 98’ini Yard. Doç. Dr, Doç. Dr. ve Profesörler oluşturmaktadır. Üyelerin yüzde 99’u İstanbul’daki değişik üniversitelerde görev yapmaktadırlar. Hemen hemen yarı yarıya kadın erkek üye sayısı ile örnek bir dernektir. Hatta yönetim kurulunda şu anda dört kadın üç erkek öğretim üyesi görev almıştır. Derneğimizin, her bilim alanından öğretim elemanı üye profiline sahip bulunması nedeni ile bu nitelikli insan gücünü toplumun yararına her alanda kullanmaktayız. Anayasal, siyasal, kültürel, sanatsal faaliyetlerimiz yanında YÖK sistemi, eğitim-öğretim, öğrenci sorunları, akademisyenlerin özlük hakları, mobbing olayları, intihal (bilimsel aşırma) gibi çok önemli akademik sorunlara çözüm üretme girişimleri de yapmaktayız. Bu çalışmaları yaparken üniversiteler, değişik sivil toplum örgütleri ve meslek odaları ile işbirliği de yapmaktayız. İSMMMO da bu örgütler arasında yer almaktadır. Çok yoğun çalıştığınızdan eminiz. Nasıl dinleniyorsunuz? Kendinize ve ailenize, sevdiklerinize zaman ayırabildiğinizde neler yapmayı seviyorsunuz? Yaşamım içinde eşimin ve kızımın yerini hep önemsemişimdir. Onlarsız hayatı düşünemiyorum. İstenilen düzeyde olamasa da onlara zaman ayırmak onlar ile birlikte olmak yaşamıma güç katmıştır. Özellikle eşimin güçlü desteği, özgürlükçü yapısı olmasa bu kadar yükün altından kalkmam mümkün olamazdı. Bu kadar işimin arasında arada bir olsa da onlara sürprizler yapmak beni her zaman mutlu etmiştir. Onlar ile yemek yemek, sinemaya gitmek, çarşı -pazar gezmek, plansız, programsız olsa da yurtiçi, yurtdışı güzel köşelere seyahat etmek vazgeçilmezlerim arasındadır. En son birlikte 10 gün Sicilya Adası’na gittik. Muhteşem bir seyahat oldu bizim için. Değişik kültürleri görmek, dans, müzik eşliğinde eğlenmek hobilerimiz arasındadır. Mümkün olduğunca kitap okumak, her alanda yenilikleri takip etmek, müzik dinlemek beni dinlendirmektedir.

‘İSMMMO, ÖRNEK BIR AKADEMIK MESLEK ODASI’ Prof. Dr. Yeşildere, İSMMMO’nun faaliyetlerini ilk kurulduğu yıllardan beri takip ettiğini belirtirken Başkan Yahya Arıkan’ın o dönemden bugünlere kadar toplumsal sorunlara sahip çıkarken mesleklerinin ve örgütlenmelerinin gelişmesi için üstün gayret sarf ettiğini ifade ediyor. İMOK bünyesinde pek çok etkinlikte omuz omuza mücadele verdiği İSMMMO yönetiminin yeni bilimsel ve yasal gelişmeleri üyelerine aktardığı etkinliklerde büyük başarı sağladığını ifade eden Tahsin Yeşildere, “Yahya başkan ve odanızın kurullarda görev almış meslektaşları, İSMMMO’yu örnek bir akademik meslek odası yapısına getirdi” diyor. İSMMMO’nun toplumsal sorumluluğunu da yerine getirdiğinin altını çizen Yeşildere, Oda’nın, meslek odalarının salt üyelerinin hak ve menfaati açısından değil, demokrasinin eksiksiz işleyebilmesi açısından da son derece önemli işlevlere diğer meslek odaları ile beraber sahip çıktığını kaydediyor.Yeşildere, İSMMMO Yaşam dergisini ise şu sözlerle değerlendiriyor: “İSMMMO üyelerinin dayanılmaz mesleki sorunları arasına İSMMMO Yaşam’ın bir renk kattığını düşünüyorum. Yansıttığınız birçok değişik konular ile üyelerinizin sosyal, kültürel, sanatsal gelişimine katkılar sunarak güzel bir iş yapıyorsunuz candan kutlarım. Yaşam, oldukça kaliteli, seçici ve zevkli, üstelik çok özenle hazırlanan bir yayın organı. Ben de zevkle okuyor ve izliyorum.”

ZİRVEDEKİLER

yapmaya yanaşmıyor? 12 Eylül ile başlayan ve takip eden süreçte sistematik biçimde uygulanan politikalarla üniversitelerin asli nitelik ve işlevlerinde ortaya çıkan erozyonun telafi edilebilmesi için, siyaset, din ve piyasanın kıskacındaki üniversiteyi baskılardan arındırma, özgürleştirme yerine bu dönemde de ele geçirme siyaseti baskın oldu. En kötüsü askeri darbeyi eleştiren, YÖK’ün darbenin ürünü olduğunu söyleyen ve kapatılacağını belirten AKP zihniyeti YÖK’ü daha otoriter ve baskıcı bir hale getirerek kendi siyasi vesayeti altına almış oldu. Bu dönemde nitelikli öğretim elemanının üniversitede yaşamını sürdürmesi zorlaştı ve özel sektöre kaçış hızlandı… Gelinen aşamada her üniversite, kendi içinde bir YÖK haline geldi, bu haliyle sorunlar çözülemediği gibi katlanarak arttı… YÖK, ‘Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı’nı askıya çıkardı. Yönetmelik metnine ilişkin görüş ve önerilerinizi öğrenebilir miyiz? Her ne kadar vakıf üniversitelerine karşı olsam da taslakta yer alan düzenlemeler, YÖK bir iktidar organı olarak işlev gördüğü sürece, iktidarın hedef aldığı akademisyenlere ve akademik kuruluşlara yönelik baskı ve yaptırımlar uygulamasını kolaylaştıracaktır. Kâr amaçlı kuruluşlar olan özel üniversitelerin kontenjan sınırlandırılması gibi yaptırımlar karşısında bile duramadıkları göz önünde tutulduğunda, bir kapatma tehdidi karşısında öğretim elemanlarını veya akademik özgürlük gibi olmazsa olmaz ilkeleri korumaları beklenemez. İktidarın özel üniversitelere yönelik sert müdahaleleri “muhalif” olduğu düşünülen öğretim elemanlarının işlerine son verilmesini kolaylaştıracaktır… İlk aşamada hedef alınacak vakıf-özel üniversiteler kabaca belli olsa da, daha sonra başka üniversitelerin veya “muhalif” olduğu düşünülen öğretim elemanlarının hedef alınacağını kestirmek zor değildir. ÜNİVDER’in kaç üyesi bulunuyor? Faaliyetlerinden söz edebilir misiniz?

İSMMMO YAŞAM l 13

59yasam  
59yasam