Page 1

Sevgili ‹SMMMO Ailesi, rken seçim nedeniyle yaz›n nas›l geçti¤ini anlayamad›k. Sonbahar›n geldi¤ini de hava s›cakl›klar›n›n düflmesi ancak bizlere hat›rlat›yor. Ama bu size küresel ›s›nma, susuzluk tehdidini unutturmas›n. ‹SMMMO Yaflam olarak bu tehlike gündeminizden k›fl›n da düflmesin diye kapa¤›m›z› ‘susuzluk’ konusuna ay›rd›k. Türkiye’nin bir su politikas›n›n olmamas› sivil toplum kurulufllar›n› ve duyarl› akademisyenleri derin derin düflündürüyor. Kamu otoritesinin de bu konuda üzerine düfleni yapmas›n› bekliyoruz. Kamu gerekli tedbirleri al›rken bireyler de bir kenara çekilmemeli. Bizlerin bireyler olarak da yapabilecekleri çok fley var. Bunu da kapak haber çal›flmam›zda bulacaks›n›z. Küresel ›s›nma derken, hayat›m›z› yak›ndan etkileyecek bir çal›flma daha yap›l›yor bu günlerde. Dergimiz elinizde oldu¤unda belki yeni Anayasa için sand›k bafl›nda olacaks›n›z. Hükümetin anayasa konusundaki sivil hareketin elefltirilerine kulak t›kamamas›n›

E

diliyoruz. Biz TÜRMOB’a ba¤l› odalar olarak diyoruz ki, 'Laik, sosyal, hukuk devleti' ilkesinin ödünsüz olarak yaflama geçirilmesini sa¤layan bir anayasa yap›lmal›." ‹SMMMO Yaflam, dosya konusunda yine günümüz yaflam›na dair bir konuyu ele al›yor. Modern insan›n güzellik u¤runa yapt›¤› kiflisel harcamalar›n boyutlar›n› sayfalar›m›zda bulacaks›n›z. Konuklar›m›z aras›nda kimler yok ki… Camiam›z›n yak›ndan tan›d›¤› bir isim olan YMM Hüseyin Perviz Pur, hobilerini ve hikayesini ilk kez

Sahibi: ‹stanbul Serbest Muhasebeci Mali Müflavirler Odas› Ad›na

Yahya Ar›kan Kurtulufl Caddesi, No: 152 fiiflli- ‹STANBUL

mesajlar› önemsiyoruz. Sanat dünyas›ndan ise dergimize bu say›da son dönemin baflar›l› oyuncular›ndan Oktay Kaynarca konuk oluyor. Baflar›ya giden yolun tesadüflerle dolu olmad›¤›n› anlatan Kaynarca’n›n söyleflisini de keyifle okuyaca¤›n›z› tahmin ediyoruz. Lezzet sayfalar›m›zda Türkiye’de Çin mutfa¤›na artan ilgiyi, e¤itim sayfalar›m›zda okul öncesi e¤itimin önemini, sa¤l›k sayfalar›m›zda da ofis hastal›klar›n› inceledik. Tabii bu kadarla s›n›rl› de¤il içerik bilgilerimiz… Bu say›m›zda ilk kez sizden gelen mektuplara yer verdik. Bize öneri ve elefltirilerle yön gösteren de¤erli meslek mensuplar›m›za teflekkür ediyoruz. Bize yasamdergi@gmail.com adresinden her türlü de¤erlendirmelerinizi ve önerilerimizi ulaflt›r›rsan›z memnun oluruz. Zor kazand›klar›m›z› kolay kaybetmeyece¤imiz, ayd›nl›k günler diliyorum. Sevgiyle kal›n dostlar…

Yahya Ar›kan

Yay›na Haz›rlayanlar: Eylül/Ekim 2007 <

‹SMMMO Yaflam’a anlatt›. Cumhuriyetin kazan›mlar›na sahip ç›kmak isteyenler için simge haline gelen gazeteci yazar Emin Çölaflan ile yap›lan bir söylefliyi de dergimizde yay›nl›yoruz. Bu söylefli 22 y›l Hürriyet gibi dev bir markan›n alt›nda ba¤›ms›z bir flekilde yaz›lar›n› kaleme alan bir ustan›n son aylarda Türkiye’nin gözü önünde yaflad›klar›n› anlat›yor. Sat›r aralar›n› dikkatle okuman›z› öneriyoruz. Zira Türkiye’nin gelece¤i aç›s›ndan bu

Hasan S. Kesero¤lu Ayflegül Emir Defne Do¤an ‹lke Balkan Gülflen Kandemir Leyla Y›ld›r›m e-posta: yasamdergi@gmail.com

Sorumlu Yaz› ‹flleri Müdürü:

Zehra Y›lmaz Ifl›lo¤lu

Görsel Yönetmen:

Kurtulufl Caddesi, No: 152 fiiflli- ‹STANBUL

Tülay Do¤an Uzunkaya

www.istanbulsmmmodasi.org.tr

DANIfiMA KURULU Yahya Ar›kan, Yücel Akdemir, ‹smail Hakk› Baliç, Kenan Bu¤a, Erol Demirel, Mehmet Eren, Hüseyin F›rat, Coflkun Kolso, Tayyar Güler, Asl› Hanife Gültekin, Mustafa Gürses, Atiye Göreke, Hasan Ild›r, Hüseyin Kaleli, Necati Kalkan, Turgay Kanarya, Osman Kavrak, ‹lhan K›rcao¤lu, fienol Kokal, Habib Kullukcu, Hac› Reflit Küçük, Kaz›m Mermer, Erol Öngen, Leyla Özbay, Arif Özdemir, Mehmet ‹hsan Yalç›n, Serpil Zorbozan

Bas›ld›¤› Yer: TOR OFSET SANAY‹ VE T‹CARET L‹M‹TED fi‹RKET‹ ‹mam Çeflme Caddesi No: 26/2 Ayaza¤a/fiiflli/‹STANBUL Telefon: (0212) 332 08 38 (pbx) Faks: (0212) 332 08 39 tor@torofset.com.tr Yay›n Türü: ‹SMMMO Yaflam; yaflam, kültür ve güncel haber dergisidir. Yerel süreli yay›nd›r. ‹ki ayda bir yay›mlan›r, 23.000 adet bas›l›r ve ‹SMMMO üyelerine ücretsiz gönderilir. Dergimizde yer alan yaz›lar›n sorumlulu¤u yazarlar›na aittir. Yönetim Yeri ve Yaz›flma Adresi Kurtulufl Caddesi, No: 152, fiiflli - ‹STANBUL Telefon: (0212) 315 84 00, Faks: (0212) 343 47 80 e-posta: basin@ismmmo.org.tr

Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

3<


14

Kapak

Bir su politikam›z bile yok! Ya¤murlar bafllasa da susuzlu¤u unutma lüksümüz yok. Uzmanlar as›l susuzlu¤un 2008’de yaflanaca¤› yönünde uyar›da bulunuyor. TEMA, Anayasa’ya sular›n devletin gözetim ve yönetimi alt›nda oldu¤u yönünde bir hüküm konulmas›n› ve acilen ‘Su Çerçeve Yasas›’ ç›kart›lmas›n› talep ediyor.

‹SMMMO Yaflam’da... 06 62. gün Yaz gündemine oturan olaylar... 10 Zirvedekiler HÜSEY‹N PERV‹Z PUR On parma¤›nda on marifet... YMM, Vergi Konseyi Üyesi, ‹stanbul YMM Genel Sekreteri, yazar, flair, koleksiyoner… Ve daha fazlas› Hüseyin Perviz Pur. ‹kinci kitab›n›n heyecan›n› yaflayan Pur ile mesle¤ine katk›lar›n› konufltuk. 20 Röportaj EM‹N ÇÖLAfiAN Emin Çölaflan 30 y›ll›k meslek hayat›n›n 22 y›l›n› geçirdi¤i Hürriyet’ten 1.5 ay önce kovuldu. Kalemi keskin bir gazeteci olan Çölaflan, iktidardan müthifl bask› gördü¤ünü ve yazd›klar› yüzünden kovuldu¤unu söylüyor. Çölaflan, istese de yazamad›klar›n›, ekim ay› içinde piyasaya ç›kacak ‘Kovulduk ey halk›m, unutma bizi’ isimli kitab›nda anlatmaya haz›rlan›yor.

24

Dosya

Güzellik aflk›na Güzellik endüstrisi, yaflam kalitesi, moral ve motivasyonu art›ran güzelleflme rüyas›n› gerçeklefltirmek için ifl bafl›nda. Dünyada 200 milyar dolar, Türkiye’de 2 milyar dolar güzellik u¤runa harcan›yor. Bu rakam›n ço¤u kad›nlara ait olsa da, metroseksüel erkekler de pazar›n yeni itici gücü… ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>4


okurdan Merhaba Yaflam Dergisi yetkilileri,

08

‹SMMMO’dan Haberler

Türk Ticaret Kanunu sözünüzü tutun Muhasebe camias›, yaklafl›k 50 y›ld›r yürürlükte olan ve günün ihtiyaçlar›n› karfl›lamaktan uzak kalan Türk Ticaret Kanunu'nda de¤ifliklik tasar›s›n› takip etmeye devam ediyor. Son olarak TÜRMOB Genel Baflkan Yard›mc›s› ve ‹SMMMO Baflkan› Yahya Ar›kan, yaklafl›k 50 y›ll›k Türk Ticaret Kanunu’nu (TTK) de¤ifltiren tasar›n›n Meclis’te oldu¤unu an›msatarak 60. hükümete yasa de¤iflikli¤ini gündeme almas› ça¤r›s› yapt›.

28 Renkli Yaflam Dr. AHMET KAVAK Hayat›n›n KDV’si fliir oldu... Kim demifl, rakamlarla m›sralar yan yana gelmez diye… Hayat›n› rakamlara veren Dr. Ahmet Kavak, yar›m as›rd›r fliir yaz›yor. Vergi ile ilgili onlarca kitap yazan Kavak’›n, 5 de fliir kitab› bulunuyor. 34 Kariyer Kariyer renklendi... 50 Gezi Hong Kong ve Mardin

36 Ailem 38 E¤itim 40 Sa¤l›k 42 Evim evim 44 Dostlar›m›z 46 Moda 48 Lezzet

56 Kültür Sanat 58 Sinema 60 Kitap 62 Teknoyaflam 64 Mizah 66 Bulmaca

30

Yaflam›n Portresi

Evden ç›k›p oyuncu olunmaz Oktay Kaynarca, oyunculu¤un çok emek isteyen bir meslek oldu¤unu söylüyor. Kaynarca "En büyük hayalim, tekneyle bir y›l her fleyden uzaklafl›p, bir sene boyunca yaz›p, üretip; güzel bir senaryo ile geri dönmek" diyor.

Benim önerim; ‹SMMMO’ya kay›tl› üyelerimizin fliir, f›kra, hikaye gibi edebi çal›flmalar›n›n derginizde yay›nlanmas›. Yeni derginiz için böyle bir çal›flma düflünürseniz size fliirlerimi gönderebilirim. ‹lginize teflekkür eder, iyi çal›flmalar dilerim. Celal Ütebay / SMMM

*** Ben aktif muhasebecili¤i 2005 y›l›nda b›rakmak zorunda kald›m. Kulak rahats›zl›¤›m var. ‹nsanlarla iletiflimde zorlanmaktay›m. Büromu kapat›p, aktif muhasebecili¤e veda etmek zorunda kald›m. “Y›ld›zlar›m" isimli bir fliir kitab›m ve henüz yay›nlanmam›fl öykülerim var. Yaflam dergisinin "hobilerin, ilgi alanlar›n" bölümünün ilgisini çeker mi bilmiyorum? Cemal Çelik / Serbest Muhasebeci

*** Genelde mesle¤imiz yo¤un bir ifl süreci gerektirdi¤i için k›s›tl› bir sosyal yaflant›m›z var. Yaflam Dergisi arac›l›¤›yla, meslektafllar›m›z›n aktivitelerini takip edebilmek hem bizim hem de meslek mensuplar›m›z aç›s›ndan büyük mutluluk. Halk müzi¤i ve türkülerle ilgilenen bir meslektafl›n›z olarak türküler üzerine sohbet etmek ve birkaç name dinlemek isterseniz beklerim. Murat Keskin /SMMM

*** Yaflam Dergisi bizim için adeta bir nefes alma bahanesi. Dergimizde özellikle fliir ve sunuculuk hobilerim aç›s›ndan yer almak ve meslektafllar›mla paylaflmak isterim. ‹lginiz için teflekkürler… Fatih Ayd›n / SMMM

*** Samimiyetle belirtmeliyim ki dergi bir harika… Ba¤l› oldu¤um meslek kurulufluna ait bir dergi olmas› da beni ayr›ca gururland›r›yor. Eme¤i geçen, baflta Baflkan›m›z Say›n Yahya Ar›kan olmak üzere, tüm meslek mensubu arkadafllar›m› tebrik ediyorum. Dergide baflar›l› meslek mensuplar›n›n biyografilerine daha s›k yer verilmesini temenni ederim. Ifl›kay Korkmaz/ SMMM

*** Gezi yaz›n›zda Roma’y› yazm›fls›n›z. Bafll›¤› da ‘dünyan›n baflkenti’. Dünyan›n baflkenti ‹stanbul’dur; Roma de¤il. Bizim kültürümüzde tan›tacak yer mi kalmad› da Roma’ya gittiniz… Pardon yoksa siz Türk de¤il misiniz? Bahad›r Demir/ Meslek mensubu

*** Yaflam dergimizin kapaktan sonraki ilk sayfas›nda Baflkan Yahya Ar›kan' ›n yar›m boy bir foto¤raf› var. Bu foto¤raf›n belli sürelerde güncellenmesi daha hofl olur diye düflünüyorum. ‹SMMMO baflkanl›¤› biraz da vitrin demek.. Bu ifl; etkitepki meselesi. Baflkan nas›l giyiniyorsa, üyeler de benzer biçimde giyinmeye çal›fl›yor. Her geçen gün daha da güzelleflen yay›nlar›n›z›n devam› dile¤iyle… Suat Özkaplan/ Meslek mensubu

OKURLARIMIZA ‹SMMMO Yaflam Dergisi’ne öneri ve elefltirileriniz için teflekkür ederiz. Bizimle de¤erlendirmelerinin yan› s›ra çal›flmalar›n› da paylaflan okurlar›m›za bundan sonraki say›lar›m›zda yer verece¤iz. Bizlere yasamdergi@gmail.com adresinden ulaflabilirsiniz. Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

5<


62.gün

Anayasa tart›fl›l›yor

dakikal›k konuflmalarla kendi örgütlerinin anayasa üzerine beklentilerini kamuoyuyla paylaflt›lar. TÜRMOB Genel Baflkan Yard›mc›s› Yahya Ar›kan, anayasa de¤ifliklik tasla¤› konusunda hükümetin politik kayg›larla hareket etmemesi gerekti¤ini söyledi. Ar›kan, yapt›¤› aç›klamada, "Öncelikle dile¤imiz; 'laik, sosyal, hukuk devleti' ilkesinin ödünsüz olarak yaflama geçirilmesinden yana bir anayasad›r" dedi.

A

KP'nin 22 Temmuz genel seçimlerinden büyük bir zaferle ç›kmas› ve Abdullah Gül'ü Cumhurbaflkan› seçtirmesinin ard›ndan iktidar partisinin yeni anayasa için çal›flmalara bafllamas›, kamuoyunda büyük tart›flmalara neden oldu. Bilkent Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ergun Özbudun baflkanl›¤›ndaki 6 akademisyenin oluflturdu¤u Bilim Kurulu, Sapanca'da tasla¤› flekillendirdi. Taslaktaki son sözü ise AKP hükümeti söyleyecek... "‹badet, dini ayin ve törenlerin demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kald›rmaya dönük faaliyetler biçiminde yap›lamayaca¤›na" iliflkin hükmünün kald›r›lmas› öngörülen taslakta üniversitede türban serbestisi getiren öneriler ise en çok tart›fl›lan madde oldu. Bu konuda görüfl birli¤ine var›lamazken konunun Baflbakan Tayyip Erdo¤an '›n karar›na b›rak›lmas› benimsendi. Anayasan›n 42. maddesinde Türkçe d›fl›nda bir dille e¤itim yap›lmas›n›n yasayla belirlenmesi hükmü ise kabul edildi. "Anayasan›n de¤ifltirilemez ve de¤ifltirilmesi teklif edilemez" ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>6

maddeleriyle ilgili de¤ifliklik önerilerinin AKP'nin yetkili organlar›nda yeniden de¤erlendirilece¤i belirtiliyor. Bu süreçte rektörler, ifl dünyas›, muhalefet ve pek çok sivil toplum kuruluflu laiklik ilkesinin korunmayaca¤› kayg›lar›n› dile getiriyor. S‹V‹L TEPK‹ Özgür demokratik bir Türkiye Yolunda Yeni

Anayasa kampanyas› bafllatan D‹SK, KESK, TMMOB, TTB, TÜRMOB, Türkiye Difl Hekimleri Birli¤i ve Türkiye Eczac›lar› Birli¤i, kampanyay› 14 Eylül 2007 tarihinde düzenlenen bir bas›n toplant›s›yla kamuoyuna duyurdu. Gazeteciler Cemiyeti Konferans Salonu'nda yap›lan bas›n toplant›s›nda, yeni anayasa konusunda meslek örgütlerinin temsilcileri üçer

LA‹KL‹⁄‹ ZAYIFLATIYOR Örgüt temsilcilerinin konuflmalar›n›n ard›ndan Prof. Dr. ‹brahim Kabo¤lu bir sunum yapt›. "Anayasan›n temel kurallar› ile eflitlik, özgürlük ve insan onurunu temel alaca¤›m›z ön bilgilerini ortaya koyduk. Anayasa, sosyal devleti uygulamaya geçirici bir özellik tafl›mal›" fleklinde konuflan Kabo¤lu, ‘Prof. Ergun Özbudun önderli¤inde haz›rlanan yeni Anayasa tasla¤›ndaki hükümler, laikli¤i güçlendiriyor mu, zay›flat›yor mu?’ fleklindeki soruyu flöyle yan›tlad›: "Laikli¤i güçlendirici bir husus göremedim. Bu taslakta laiklikten çok dinsel alan›n güçlendirilmesi söz konusu. Yani laiklik ile din aras›ndaki terazide dinsel alana vurgu yap›ld›¤›n› ve bu alan›n güçlendirildi¤ini görüyoruz."


Çankaya'da Gül dönemi

T

ürkiye, özellikle geçen y›ldan bu yana 11. cumhurbaflkan›n›n kim olaca¤›n› tart›fl›yordu. Belirsizlik 28 A¤ustos'ta son buldu. TBMM'de Cumhurbaflkanl›¤› için yap›lan ve CHP'nin kat›lmad›¤› 3. tur oylamada 339 oy alan Abdullah Gül, 11. Cumhurbaflkan› seçildi. Abdullah Gül’ün Cumhurbaflkan› olmas›yla birlikte Çankaya Köflkü’ne de ilk kez türbanl› bir first lady ç›km›fl oldu. Gül'ün Milli Görüfl kökeni, efli Hayrünnisa Gül'ün türbanl› olmas›, tart›flmalar› da beraberinde getirdi. 8. Cumhurbaflkan› Turgut Özal, 9. Cumhurbaflkan› Süleyman Demirel ve 10. Cumhurbaflkan› Ahmet

Ankara'da 11 Eylül kabusu ABD'deki 11 Eylül sald›r›lar›n›n y›ldönümünde baflkent Ankara büyük bir facian›n efli¤inden döndü. S›hhiye Pazar› yan›ndaki Kurtulufl Kapal› Otopark›'nda "patlay›c› madde yüklü'' bir arac›n oldu¤u ihbar› üzerine harekete geçen polis, dedektör köpeklerin yard›m›yla otoparka b›rak›lm›fl patlay›c› yüklü bir minibüs belirledi. Minibüste bulunan üç cep telefonunun bombada anahtar sistemi olarak kullan›lacak flekilde düzenlendi¤i ve bunun PKK'n›n kulland›¤› bir yöntem oldu¤u belirlenirken Ankara Valili¤i, patlay›c›lar›n, daha önce Mersin ve fi›rnak Uludere'de terör örgütü PKK'ya karfl› yürütülen operasyonlarda ele geçen malzemelerle örtüfltü¤ünü aç›klad›. Emniyet yetkilileri patlay›c›n›n bugüne kadar ele geçirilen en yüksek miktarda patlay›c› oldu¤una dikkat çekerken, büyük korku yaratan bu olay› baflkentin can kayb› olmadan atlatmas› yüreklere su serpti.

Necdet Sezer 'in ant içme törenlerine dönemin Genelkurmay baflkanlar› ile kuvvet komutanlar› kat›l›rken, Gül için yap›lan yemin törenine Genelkurmay Baflkan› Orgeneral Yaflar Büyükan›t ile kuvvet komutanlar›n›n kat›lmamas› dikkat çekti. Gül'ün cumhurbaflkan› seçilmesi d›fl bas›nda da büyük yank› buldu. "Gül'ün yeni Cumhurbaflkan› olmas› laikli¤e bir darbe" fleklindeki yorumlar, yurtd›fl›nda Türkiye'de farkl› bir dönemin bafllayaca¤› fleklindeki de¤erlendirmelerin temeli oldu. Tüm bu geliflmelerin d›fl›nda ayr›ca 21 Ekim'deki anayasa de¤iflikli¤i paketi referandumundan ç›kacak

10. Cumhurbaflkan› Ahmet Necdet Sezer ve 11. Cumhurbaflkan› Abdullah Gül

karar Abdullah Gül’ün görev süresini etkileyecek ciddi sonuçlar bar›nd›r›yor. Referandumda "Evet" ç›karsa baz› hukukçulara göre Aral›k’ta cumhurbaflkanl›¤› seçimi olacak. Seçim yap›lmasa bile de¤ifliklik gere¤i Cumhurbaflkan›’n›n görev süresi 5 y›la iniyor.

VETOLU BÜROKRATLAR TEK TEK ATANIYOR Abdullah Gül'ün Cumhurbaflkan› seçilmesiyle birlikte 10. Cumhurbaflkan› Sezer’in kararnamelerini iade etti¤i bürokratlar için yeniden atama dönemi bafllat›ld›. Gül, Sezer’in 2 kez veto etti¤i fiahabettin Harput’un ‹çiflleri Bakanl›¤› Müsteflarl›¤›’na atanmas›n› onaylad›. Harput, fianl›urfa Valili¤i s›ras›nda irticai bir çizgi izledi¤i suçlamalar› nedeniyle merkeze al›nm›flt›. Harput’un valili¤i s›ras›nda Suruç ilçesinde fievki ‹mam K›z Kuran Kursu aç›l›fl›nda kendisini dinleyenleri "Kuran etraf›nda toplanmaya ça¤›ran" konuflmas› da genifl yank› bulmufltu. ‹ki ayd›r bofl olan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterli¤i’ne Türkiye’nin Atina Büyükelçisi Tahsin Burcuo¤lu atand›. Burcuo¤lu'nun ad› daha önce MGK Genel Sekreterli¤i için Sezer'e önerilmifl, ancak Köflk taraf›ndan geri çevrilmiflti. Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlü¤ü’ne vekalet eden Naci A¤bal da bu göreve asaleten atand›. A¤bal'›n Kamu ‹hale Kurumu Baflkanl›¤›'na atanmas› ise Sezer'den dönmüfltü. Kararnamesi Köflk'ten dönen bir baflka isim olan ve asaleten atanamad›¤› görevi vekaleten yürüten Maliye Teftifl Kurulu Baflkan Vekili Cemal Boyal› da bu göreve asaleten atand›. Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

7<


ismmmo haber

>

‹fiS‹ZL‹⁄‹N VE ‹ST‹HDAMIN HAR‹TASI

‹flsizli¤in göç haritas›n› ç›kard›k

T

ürk ekonomisinin kanayan yaras›, iflsizlik… Bu yaraya ‹SMMMO da parmak bast›. ‹SMMMO'nun "‹flsizli¤in Göç Haritas›" bafll›kl› raporu; 1980- 2004 y›llar› aras›nda, Türkiye’de çal›flma yafl›ndaki nüfus 23 milyon artmas›na karfl›n bu dönemde sadece 6 milyon kifliye ifl yarat›labildi¤ini ortaya koydu. Göçün hala en büyük nedenleri aras›nda istihdam aray›fl› oldu¤u ve ‹stanbul, ‹zmir, Antalya, Adana, Mersin'in "iflsizin gözde kentleri" olarak tan›mlanabilece¤i saptamas› içeren rapor kamuoyunda genifl yank› uyand›rd›. Bas›nda da büyük ilgi gören rapordaki tespitlere göre Türkiye 24 y›lda, toplam 6 milyon kifliye istihdam yaratt›. Buna karfl›l›k Türkiye’nin Avrupa Birli¤i Devlet ve Hükümet Baflkanlar Konseyi’nce ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>8

belirlenen Lizbon hedefini yakalamas› için 2010’a kadar 14 milyon kifliye istihdam alan› yaratmas› gerekiyor.

KENTLER‹N POTANS‹YEL‹ TÜRMOB Genel Baflkan Yard›mc›s› ve ‹SMMMO Baflkan› Yahya Ar›kan, raporda yer alan

de¤erlendirmesinde yeni hükümeti, uygulanan ekonomik program›n mikro düzenlemelerle sosyal aya¤›n›n da güçlendirilmesi yönünde ad›m atmaya ça¤›rd›. Ar›kan, "fiu anda ülkenin en önemli sorunu; ekonomide kaybeden taraflara soluk verecek düzenlemeler yap›lmas›d›r, iflsizli¤in ele al›nmas›d›r. Veriler göç veren illerde bile istihdam artmas›na karfl›n iflsiz say›s›n›n da katland›¤›n› göstermektedir" dedi. Her ilin potansiyelinin ayr›, ayr› de¤erlendirilebilece¤i sektörel planlama ve teflvik uygulamas›n› öneren Ar›kan, tar›mdan kopan nüfusa kendi ilinde istihdam yarat›lmas› için bütün illerin sanayi ticaret odalar›ndan üniversitelere kadar yerel örgütlerle iflbirli¤i kurulmas›n›n zorunlu oldu¤unu belirtti.


TTK sözünüzü tutun

M

uhasebe camias›, yaklafl›k 50 y›ld›r yürürlükte olan ve günün ihtiyaçlar›n› karfl›lamaktan uzak kalan Türk Ticaret Kanunu'nda de¤ifliklik tasar›s›n› takip etmeye devam ediyor. Son olarak TÜRMOB Genel Baflkan Yard›mc›s› ve ‹SMMMO Baflkan› Yahya Ar›kan, yaklafl›k 50 y›ll›k Türk Ticaret Kanunu’nu (TTK) de¤ifltiren tasar›n›n Meclis’te oldu¤unu an›msatarak 60. hükümete yasa de¤iflikli¤ini gündeme almas› ça¤r›s› yapt›. Bütün ticari iflletmelerin muhasebe düzeninde, uluslararas› standartlar ›fl›¤›nda haz›rlanan Türkiye Muhasebe Standartlar›’n›n esas al›nmas›n› öngören tasar›, önceki yasama

döneminde Meclis’e gelmifl baz› maddeleri görüflülmüfltü. Tasar›n›n Meclis Genel Kurulu’na gelmifl olmas› nedeniyle teklif verilmesi durumunda kadük kalmayaca¤›n› belirten Yahya Ar›kan, seçimden önce de Baflbakan Recep Tayyip Erdo¤an’›n yasay› ç›karma, CHP lideri Deniz Baykal’›n da destek verme yönünde söz verdi¤ini dile getirdi. 7 y›ll›k bir u¤rafl›n ard›ndan haz›rlanan ve önceki yasama döneminde Adalet Komisyonu’ndan sonra Meclis’e gelen Türk Ticaret Kanunu tasar›s›; Türk iflletmelerini uluslararas› rekabete haz›rlayacak düzenlemeler içeriyor. Bilançolar›n okunmayan küçük yerel gazetelerde yay›mlanmas› yerine internet sitelerinde aç›klanmas›n›

öngören yasa tasar›s›, özetle; hem flirketlerin küçük pay sahiplerini hem de tüketiciyi koruyacak. Tasar›n›n kadük olmamas› için 60. hükümetin konuyu ele almas› gerekti¤ini kaydeden TÜRMOB Genel Baflkan Yard›mc›s› ve ‹SMMMO Baflkan› Ar›kan flunlar› vurgulad›: "Türk Ticaret Kanunu’nun güncellenmesi Türkiye’nin ticari yaflam›n› ve bütün iflletmeleri yak›ndan

DUY’un 1 y›ll›k zarar› 800 milyon YTL

B

üyük özellefltirme ihalelerine haz›rlanan enerji sektöründe devlet kurumlar›n›n DUY (Dengeleme Uzlaflt›rma Yönetmeli¤i) nedeniyle zarar› 800 milyon YTL’ye ulaflt›. Kamu yarar› ilkesi do¤rultusunda ekonomi ve toplumsal yaflam› etkileyen geliflmeleri mercek alt›na almay› görev edinen ‹SMMMO, enerji konusunda uyard›. ‹SMMMO’nun raporuna göre, özel sektörün yüksek do¤algaz maliyeti ve karl›l›¤›n›n düflmesi nedeniyle 1 A¤ustos 2006’da yürürlü¤e giren DUY sistemi bir anlamda elektrik borsas› oluflmas›n› sa¤lad›. Rapora göre, sistemin iflleyifli

flöyle: "Söz konusu borsada fiyat ortalama 15 Ykr. fiu anda tüketilen toplam elektri¤in yüzde 8 – 10'u oluflturulan bu borsadan yani özel üreticilerden temin ediliyor. Özel üreticilerin toplam kurulu gücü 2 bin 500 mega watt civar›nda. DUY uygulamas›n›n yap›ld›¤› son 1 y›lda Türkiye'nin bir y›ll›k elektrik tüketimi yaklafl›k 170 milyar kilovat saat. Buna göre

son bir y›lda tüketilen elektri¤in yüzde 8 -10'una tekabül eden 15 – 17 milyar kilovat saatlik bölümü DUY'dan sa¤land›. Özel üreticilerden 15 Ykr karfl›l›¤›nda al›nan elektrik TEDAfi taraf›ndan tüketiciye 12 Ykr karfl›l›¤›nda sat›l›yor. Söz konusu fiyat›n içinde 2 Ykr amortisman bedeli oldu¤u dikkate al›nd›¤›nda TEDAfi’›n sat›fl fiyat› 10 Ykr. Devletin

ilgilendirmektedir. Türkiye’nin uluslararas› standartlarda mali denetim ve fleffafl›¤a kavuflmas› için 7 y›l kadar u¤rafl verilen tasar›n›n daha fazla ertelenmemesi, çöpe at›lmamas› gerekir. 60. hükümetten en öncelikle beklentimiz budur. Hükümet daha gerek ifl dünyas› gerek muhasebe camias›n›n, onlarca örgütün üzerinde uzlaflt›¤› tasar›ya sahip ç›kmas› zorunludur.’’

>

ARZ AÇI⁄I KAPIDA

Türkiye elektrik üretimi ve tüketimi Üretim (GWh)

Tüketim (GWh)

2004 150.442 2005 161.956 2006 175.695 2007 Ocak 15.851 fiubat 14.643 Mart 15.751 Nisan 14.917 May›s 15.204 Haziran 15.813 Temmuz 17.416

149.761 160.794 174.033 15.663 14.521 15.570 14.742 15.070 15.631 17.322

sübvansiyonu kilovat saat bafl›na 5 Ykr. Son bir y›ll›k fatura 700-800 milyon YTL aras›nda bir zarara tekabül ediyor." Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

9<


zirvedekiler: hüseyin perviz pur

‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>10


YMM, Vergi Konseyi Üyesi, ‹stanbul YMM Genel Sekreteri, yazar, flair, koleksiyoner… Ve daha fazlas› Hüseyin Perviz Pur. ‹kinci kitab›n›n heyecan›n› yaflayan Pur ile mesle¤ine katk›lar›n› konufltuk.

Mali tarih O’ndan sorulur A > > Gülflen Kandemir

sl›nda edebiyatç› ya da diplomat olmak istiyordu. Ticaret lisesine istemeyerek girdi. Ancak muhasebe mesle¤i onu öylesine sar›p sarmalad› ki, bugün sektörün kurumsallaflmas›nda en çok katk› veren isimlerden oldu. TÜRMOB’un 10 kurucusundan biri… Halen Vergi Konseyi Üyesi… Tabii ki, Hüseyin Perviz Pur’dan sözediyoruz. ‹SMMMO’nun kuruluflunda da büyük eme¤i olan Pur, ‹stanbul YYM Odas›’n›n da kuruldu¤undan beri genel sekreterli¤ini yürütüyor. Mali tarihe ilgisiyle tan›nan Pur, bugünlerde yay›nlanacak olan ikinci kitab›n›n heyecan› içinde… ‹kinci kitab›nda Varl›k Vergisi’ni inceleyen Pur, mali tarih konusunda iyi bir kitap koleksiyoneri olarak da biliniyor. "Bu mesle¤e hayat›m› veririm. Sevmesem baflar›l› olamazd›m" diyen Pur, Zirvedekiler sayfam›z›n konu¤u… PERV‹Z’‹N H‹KAYES‹ Hüseyin Perviz Pur’u tan›mak isteyenlerin, önce Perviz ad›n›n

hikayesini ö¤renmesi flart. Bu hikaye bizi, Pur’un ailesinin geçmifline götürüyor. Pur, hem anne, hem de baba taraf›ndan göçmen bir aileye mensup. Baba taraf› Kosoval›, anne taraf› Prifltineli… Dedesi ‹smail Hakk› Kerimzade, Balkan Harbi’ne kat›lm›fl bir subay… Savafl

Bir genç k›z gibi Bahar›n geldi¤ini bildi Giydi elbiselerini erguvandan Saçlar›n›n her teline bir leylak tak›ld›

S›ras› geldi manolyan›n Yeni do¤an bir çocuk gibi Tomurcu¤u patlam›fl, ürkek Ya¤mur ard› do¤an güneflte Yavaflça yay›l›rken kokular› Beyaz yapraklar› dua ederces ine aç›l›r Saklan›r yaflamak için insan nefesinden. Y›kand›, kokular süründü Bir rüzgarda bulufltu güzellik ler ve sevgiler Yay›ld› ‹stanbul üstüne Bo¤az›n serin sular›nda

Hüseyin Perviz Pur, 1967’de üniversiteden arkadafl› Nejla Han›m ile evlendi. Nejla Pur, bugün akademi dünyas›nda yak›ndan tan›nan isim. Halen Marmara Üniversitesi Rektörlü¤ünü yürütüyor. Pur çiftinin bir de k›z› var. Leyla Özyi¤it, Çapa T›p Fakültesi’nde gö¤üs hastal›klar› ihtisas› yap›yor.

‘YMM’ler SMM’lerin bilgisine ve iflgücüne muhtaç’ Hüseyin Perviz Pur, elinde çanta muhasebe mesle¤inin yap›lmas›na karfl›. Bunu da "Organize meslek istiyoruz" diyerek anlat›yor. Mesle¤in gelifliminin YMM’ler ve SMM’lerin birlikte çal›flmas›na ba¤l› oldu¤unu söyleyen Pur, flöyle konufluyor: "Bugün mesle¤imize katk› sa¤layan iki isim vard›r. YMM’lerde Sezai Oradan, SMM’lerde ise Yahya Ar›kan’d›r. ‹kisinin de hayat› odada geçer. YMM’ler, SMM olmadan tek bafl›na çal›flamaz. YMM’ler, SMM’lerin bilgisine ve ifl gücüne muhtaçt›r. Onlar›n ifl gücü olmadan YMM’ler hiçbir flekilde

May›s’ta ‹stanbul

denetim yapamazlar. Yaparlar ama bizim kurmak istedi¤imiz meslek bu de¤il. Organize meslek istiyoruz. Bugün YMM ile SMM’ler aras›nda kesinlikle sorun kalmam›flt›r. Birbirlerine destek verirler. SMM, gelece¤inin YMM olaca¤›n› kabul etti. YMM’ler, SMM’lerin bizim yerimizi alaca¤›n› kabul ettik. O yüzden ben ‹stanbul YMM Odas›’nda bir baflar› sa¤lad›ysam, bunda Sezai Onaran’›n katk›s› oldu¤u kadar beni d›flar›dan destekleyen, sorunlar›m›n çözülmesine katk› sa¤layan Yahya Ar›kan’›n deste¤i vard›r."

Bir dalga geldi Kopmufl Varna k›y›lar›ndan Eli de¤mifl fiair’in Herkes bakt› tan›d› Dik beyaz yüksek bafl›n› e¤meden Biraz küskün ve k›zg›n Geçti bo¤az k›y›lar›ndan Bekleriz baflka dalgalar›, kork ularla beraber Göçmen kokusu, dost kokusu , aflk kokusu Kankardefli ‹zmir gelini Selanik’ ten Ihlamurlar›n telafl›nda Öpüp sal›nm›fl güvercinler Sevgi eli de¤mifltir özgür kan atlar›na Her bahar bir ‹stanbul do¤ar Her ‹stanbul’da eski yaflanm›flla r Yeniden aran›r o insanlar Gittiler bulutlara, dalgalarda beyaz köpük Boynu bükük, küskün ve a¤la makl› 5 May›s 2007

Hüseyin Perviz Pur

Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

11<


zirvedekiler: hüseyin perviz pur sonras›nda 1914’te Türkiye’ye göçen aile, Fatih’te devletin verdi¤i 3 katl› bir kona¤a yerleflmifl. Dedesine gazi oldu¤u için bir de maafl ba¤lanm›fl. “Askerlerim öldü ben neden flehit olmad›m, böyle yar›m yamalak kald›m” diyerek gazili¤i içine sindirememifl ‹smail Hakk› Bey. Cilal› çizmeleriyle, kona¤›n cam›ndan gelecek haberi bekleyen Kerimzade, Sar›kam›fl’ta savaflan Enver Pafla’dan

‹kinci hayat›n› Tuzla’da yafl›yor Hafta içi yo¤un çal›flan Hüseyin Perviz Pur’un en büyük keyfi Cuma gününden Tuzla’daki yazl›¤›na kaçmak. Bu yazl›k asl›nda onun ikinci hayat›n› yans›t›yor. Sahaflardan toplad›¤› kitaplar› da, 9 kedisi de burada… Tuzla’daki yazl›¤›nda Pur’un tam 1.500 kitapl›k bir kütüphanesi bulunuyor. Bunlar mali tarihimize ait eski kitaplar. "Beybaba’dan kalma bir hastal›k" diye özetliyor kitap koleksiyonerli¤ini… Bunun nas›l bir hastal›k oldu¤unu anlamak için Pur’un cümlelerine kulak vermeniz yeterli: "Sahaflar bana telefon ederler. Maliye kitaplar› var diye… Bu önce içim bir c›z eder çünkü bir maliyeci ölmüfltür. O kitaplara usulca dokunurum. Kim bilir nas›l bir duygusall›kla o kitaplar al›nm›flt›r. Ama flimdi çuval›n içine at›lm›fl. O kitab› al›p, hemen Tuzla’ya götürüp onu güzel bir yere koymak ve yeniden o kitab› yaflatmak isterim. Örne¤in Ankara’da iki sahaf var. Bana, maliyeyle ilgili bir çuval olunca haber verirler. Ben onlar› telefonla sat›n al›r›m. ‹çinden ne ç›karsa benimdir. Bazen içinden eflsiz bir kitap ç›kar. Bazen de hiçbirini almam, b›rak›r›m." ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>12

“Sana ihtiyac›m var” mektubunu al›nca, fazla düflünmeden yola ç›km›fl. Kerimzade Sar›kam›fl’a giderken o¤ullar› Reflat Avni, 5 yafl›nda, Hüseyin Avni ise 1 yafl›ndaym›fl. Sar›kam›fl’a giden binlerce asker gibi ‹smail Hakk› Kerimzade de geri gelmemifl. Efli Güzide Han›m iki o¤luyla dul kalm›fl. Tam 12 y›l o¤ullar›n› tek bafl›na büyüten Güzide Kerimzade, bir gün Sahaflar Çarfl›s›’na küçük o¤luna namaz hocas› almak için gitmifl. Çarflafl› olmas›na ra¤men Güzide Han›m’›n güzelli¤ini fark eden esnaftan bir adam onu takip etmifl. Belli bir müddet sonra da bu adamdan Güzide Kerimzade, mahallenin ileri gelenleri arac›l›¤›yla evlenme teklifi alm›fl. Güzide Han›m’a evlenme teklif

eden Azeri Türk’ü ve Sahaflar Çarfl›s›’n›n kurucular›ndan Mahmut Cevat Pur’dan baflkas› de¤il. Ermeniler taraf›ndan ailesi katledildikten sonra ‹stanbul’a yerleflen Pur, Güzide Kerimzade ile evlendikten sonra onun çocuklar›n› da nüfusuna geçirmifl. Kerimzade’nin çocuklar›ndan ise sadece bir fley istemifl. Çocuklar› oldu¤u takdirde Tebriz’de öldürülen iki o¤lunun ad›n› onlara koymalar›n›… Nihayetinde Perviz ve Behmen’in isimleri bugün onu ‘Beybaba’ olarak anan, torunlar›nda yafl›yor. EZ‹YET‹N‹ GÖRDÜM Perviz; güzellik, ar›nm›fll›k anlam›na geliyor. Oysa bu ismin çok eziyetini gördü¤ünü söylüyor Hüseyin Perviz Pur. Hikayenin devam›n› Pur’dan dinleyelim:

“Beybabam ben ilkokuldayken vefat etti. Beybabam bizi Perviz ve Behmen olarak gördü. O ölene kadar Fatih’teki evde hep birlikte yaflad›k. Hususi arabam›z vard›, zengindi. Pur olarak soyad›n› ald›k, onun miras›ndan yararland›k. Ondan kalan mal mülkle okuduk. Bize bu ismi de¤ifltirmemiz için çok bask› yap›ld›. Özellikle de aileden. Ben yedek subay olana kadar hep Perviz’dim. Askerde tabur komutan› bana “Perviz ne demek?” dedi. “Anlatt›m. Nüfus ka¤›d›nda Hüseyin ad›n da var. Bundan sonra onu kullan” dedi. Ben 1964’ten sonra Hüseyin oldum. Halen de ailede yak›n dostlar›m, eflim bana Perviz, der. Ama toplum içinde Hüseyin olarak bilinirim.” BABAANNE VETOSU Hüseyin Perviz Pur, ilkokulu Beybaba’s›n›n kanatlar› alt›nda Saraçhanebafl› ‹lkokulu’nda okudu. Fatih’te Gelenbevi Ortaokulu’ndan mezun olan Pur, liseye geldi¤inde hayat› de¤iflti. Beybabas› vefat edince Fatih’teki Sultanahmet’e tafl›nmak zorunda kalan aile, maddi s›k›nt›ya düfltü. Bu yüzden de hem okuyup hem çal›flabilece¤i Sultanahmet’te Ticaret Lisesi’ne gitme karar› ald›… “Hiç istemeyerek gittim. Ben ortaokuldan sonra daha çok d›fliflleri ya da edebiyat fakültesine gitmek isterdim” diyen Pur, ticaret lisesine gidifl nedenini flöyle anlat›yor: “Komflumuz Nezehat Han›m, ticaret lisesinde fizik ö¤retmeniydi. Efli de Deniz Harp Okulu’nda kimya ö¤retmeniydi. A¤abeyimi ve beni önce hoca Deniz Harp Okulu’na almak istedi ama babaannem k›yamet kopard›.” Liseden itibaren çal›flmaya bafllayan Pur’in ilk çal›flt›¤› yer, Taksim’de Baysal Film’mifl. Ustas› Kaz›m Azizo¤lu, yevmiye defterini ifllerken Pur da defter-i kebiri iflledi¤ini, mizan ç›kartt›¤›n› hat›rl›yor. Pur, 1964’te ‹stanbul ‹ktisadi ve Ticari ‹limler Akademisi Maliye-Muhabese Bölümü’nden mezun odu. Okuldan mezun olduktan sonra yedek subay olarak vatani görevini yapt›. 1990’DA YMM OLDU Askerlik çal›flma hayat›nda k›sa bir kesikli¤e neden olsa da Hüseyin Perviz Pur, üniversiteden mezun olduktan


sonra önce Perflembe Pazar›’nda Rauf Osman Karadeniz’in flirketi Karadeniz A.fi. flirketinde muhasebe müdürü olarak bafllad›. “Daha sonra Mahmut Nedim Hamza’n›n muhasebe bürosunda pifltim. Kendisinin bana çok katk›lar› oldu” diyor. O y›llarda elinde çanta ile gezerek muhasebecilik yapan Pur’un müflterileri, tahmin edilece¤i üzere Perflembe Pazar› ve Sultanhamam civar›ndaym›fl. 1969 y›l›nda ‹stiklal Caddesi’nde kendi muhasebe bürosunu açan Pur, 1989’da ad›n› iyice duyuran bir mali müflavir olmufl. O y›llardaki müflterilerinin baz›lar›n›n Çolako¤lu Grubu, Sarkuysan, Gedik Holding, Cerrahgil Denizcilik gibi büyük flirketler oldu¤unu bize anlat›yor. 1990’da YMM olduktan sonra muhasebe bürosunu ablas› Cihannüma’ya ve yan›nda çal›flan fiükrü Yavuz’a devretmifl. Kendisi de kitaplar›n› al›p Ac›badem’de bir YMM bürosu açm›fl. Ablas› vefat ettikten sonra YMM s›nav›n› kazanan fiükrü Yavuz’u bu kez kendine ortak eden Pur’un, bugün Kad›köy’deki Pür Denetim Yeminli Mali Müflavirlik flirketinde 15 kifli çal›fl›yor. Mesle¤e istemeyerek bafllayan Pur, bugün mesle¤ini çok sevdi¤inin alt›n› çiziyor. “Bu mesle¤e hayat›m› veririm” demeyi de ihmal etmiyor. GEÇ‹C‹ KURUL GÖREV‹ Hüseyin Perviz Pur, meslek hayat›nda emin ad›mlarla ilerlerken, muhasebe mesle¤inin kurumsallaflmas›na da büyük emek vermifl. 1989 y›l›nda Ankara’da TÜRMOB’un ve odalar›n kurulmas› için Maliye Bakanl›¤›’nda oluflturulan Geçici Kurul’da, bakanl›k d›fl›ndan görev alan tek isim Pur’mufl. Muhasebeci olarak görev alan Pur, TÜRMOB’un 10 kurucusundan biri. TÜRMOB’un kuruluflu nedeniyle 18 ay Ankara’da

çal›flmalar›n› sürdüren Pur, “Kurullar› oluflturup, yönetmelikleri yapt›k, odalar› kurduk. Ben Marmara Bölgesi’nde 11 tane odan›n kurulmas›ndan sorumluydum. O odalardan birisi de ‹SMMMO’dur. Yahya Ar›kan ile beraber kurduk. Onu çok fazla severim. Yahya Ar›kan son derece tutarl›, dürüst ve fevkalade pratik zekal›d›r” diyor. Pur, konuflmas›n› flöyle sürdürüyor: “‹stanbul’un oda olarak kurulmas› için bizzat ben görevlendirildim. Yerin tespit edilmesi, belgeleri getirmek gibi konular› yapt›m. Hiç unutmuyorum, Defterdarl›¤a Yahya Ar›kan ile beraber gitmifltik. Spor sergi saray›ndaki ilk seçimde, Yahya Ar›kan baflkan seçildi. Yahya Ar›kan’›n odan›n kurulmas›nda, temelinde harc› var.” GÖREVDEN KAÇMADI Hüseyin Perviz Pur, gerçekten mesle¤ine cömertçe emek vermifl. Nerede bir görev olursa, yüksünmeden koflmufl. TÜRMOB’un kurucusu olan Pur, ‹stanbul YMM Odas›’n›n da kuruldu¤undan beri genel sekreterli¤ini yürütüyor. 1970 y›l›ndan beri de Türkiye Muhasebe Uzmanlar› Derne¤i Üyesi… Derne¤in e¤itimlerinde uzmanl›k sertifikas› alan Pur, 1978’de genel sekreterlik görevini üstlenmifl. 1992’ye kadar bu görevi yürüttükten sonra Türkiye Muhasebe Uzmanlar› Derne¤i Genel Baflkanl›¤›’na da seçilmifl. Ancak bu görevinin bir y›ldan fazla sürmedi¤ini bugün gülümseyerek anlat›yor: “Hay›r, baflkanl›ktan devrilmedim. YMM Odas›’n›n genel sekreterli¤ini üstlenince iki görevin birlikte yürümeyece¤ine kanaat getirdim. Yani ikili oynamad›m hayat›mda. Hep hayat›mda tek vazife ald›m.”

‹kinci kitab›, Varl›k Vergisi Hüseyin Perviz Pur, mali tarihe merakl› oldu¤u kadar; bir tarihçi gibi de çal›fl›yor. Bugünlerde ikinci kitab›n›n son haz›rl›klar›yla ilgileniyor. Pur’un ilk kitab›; Türkiye’nin Borç Prangas›… TÜRMOB taraf›ndan Aral›k 2005’te ilk bask›s› yap›lan 600 sayfal›k kitab›n, ikinci bask›s› da k›sa bir süre önce Otopsi Yay›nlar›’ndan ç›kt›. Kitap, IMF ile Türkiye’nin iliflkisini inceliyor. Pur, "IMF’in sözünden neden ç›kamad›¤›m›z› kitab›mda sorgulad›m. Kitab›m› da ‘IMF güle güle, ba¤›ms›zl›k günümüz kutlu olsun’ cümlesiyle bitirdim" diyor. Perviz Pur, bugünlerde ikinci kitab›n›n heyecan›n› yafl›yor. Bu kitab›n konusu; Varl›k Vergisi… ‹kinci dünya savafl› y›llar›nda al›nan varl›k vergisini bir maliyeci gözüyle incelemifl bu kitab›nda. Pur, varl›k vergisinin 116 bin mükellefi ilgilendirdi¤ini, bunlardan ödemeyen ancak 2 bininin Aflkale’ye sürgüne gönderildi¤ini söyleyen Pur’un, görüflleri flöyle: " Bugüne kadar yap›lan vergisinin nedenlerine girilmedi. Profesör Ayhan Aktar, daha çok sosyolojik aç›dan konuflu irdelemifl. Ben vergisel aç›dan bakt›m. Varl›k vergisini o y›llarda sadece Türkiye almad›. Almanya’dan ABD’ye, Bulgaristan’dan Fransa’ya kadar birçok ülke ald›. Varl›k verginin al›nmas› do¤ru ama yanl›fl olan flu: Di¤er ülkelerde bir sistem kurulmufl, bizde ise tamamen tahmini bir yöntemle matrah belirlenmifl. Vergi tekni¤ine uymayan büyük bir hata. Bu vergi al›nmal›yd› ama bu vergi tekni¤iyle de¤il." Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

13<


Ya¤murlar bafllasa da susuzlu¤u unutma lüksümüz yok. Uzmanlar as›l susuzlu¤un 2008’de yaflanaca¤› yönünde uyar›da bulunuyor. TEMA, Anayasa’ya sular›n devletin gözetim ve yönetimi alt›nda oldu¤u yönünde bir hüküm konulmas›n› ve acilen ‘Su Çerçeve Yasas›’ ç›kart›lmas›n› talep ediyor. ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>14


> > Ayflegül Emir

B

Bir su politikam›z bile yok!

anyo yaparken suçluluk hissediyorum”, “Bulafl›klar› art›k elde de¤il, bulafl›k makinesinde y›k›yorum”, “Difllerimi f›rçalarken y›llard›r aç›k b›rakt›¤›m muslu¤u art›k kapatmaya bafllad›m”, “Hal› y›kayan komflumu polise flikayet ettim”... Bu görüfller, yaz›n yaflad›¤›m›z kurakl›k sonras›nda su tüketim al›flkanl›klar›ndaki de¤iflimi gösteriyor. ‹ki ay boyunca ‹stanbul’dan, Kars’a bütün flehirleri etkisi alt›na alan kurakl›k, tar›ma zarar verse de insanlara gelecekte ayn› tehlikeyle karfl›laflmamak için tetikte olmay› ve bilinçlenmeyi ö¤retti. Uzmanlara göre, y›llard›r suyu hoyratça kullanan ve susuzluk uyar›lar›na kulak asmayanlara, susuz yaz iyi bir ders oldu. Art›k sadece haberlerde de¤il, magazin programlar›nda hatta evlerde, kahvelerde bile küresel ›s›nma konufluluyor, tart›fl›l›yor. Zaten susuzlu¤u kimse geçici bir do¤al afet olarak görmüyor. Türkiye’nin susuzluk sorunuyla as›l mücadele edece¤i y›l›n 2008 oldu¤unu düflünenler ço¤unlukta. TÜRK‹YE KURUYOR Sonbahara girdi¤imiz bugünlerde, arada ya¤mur ya¤›p susuzlu¤un etkisini azaltsa da, Türkiye’nin sorunlar› aras›nda

Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

15<


kapak SUSUZLUK B‹L‹NÇLEND‹RD‹ >> R›dvan Tafl (40) Yaz›n yaflanan susuzluk bana iyi bir ders oldu. Düflünmeden afl›r› su tüketen bir insand›m. Art›k dikkat etmekle kalm›yor, çevremdeki insanlar› da uyar›yorum. Çocuklar›m›za ve torunlar›m›za temiz su kaynaklar› b›rakabilmek için hepimizin su kullan›m›na dikkat etmesi gerekiyor.

>> Serpil Güzel (29) Küresel ›s›nman›n dünyaya etkilerini daha net görmeye bafllad›m. Bu konuda bilinçlendim. Kendi hayat›mda su tasarrufu önlemlerine uyuyorum. Susuzlu¤a karfl› mücadele eden sivil toplum kurulufllar›na da üye olarak mücadele etmeye bafllad›m.

kurakl›k hala çözülmesi gereken en önemli sorunlardan biri olarak duruyor. Türkiye, 1960'larda 28 milyon nüfusuyla kifli bafl›na düflen kullan›labilir su miktar› 4 bin metreküp ile su zengini olarak niteleniyordu. Bugün, 70 milyonluk nüfusuyla ve bin 400 metreküp ile su s›k›nt›s› çeken ülkeler aras›na girdi. Türkiye’de su s›k›nt›s› bu y›la özgü olmasa da, Türkiye’nin sulak alanlar›n›n 40 y›lda yüzde 50 azald›¤› bir gerçek. Y›llarca bitmeyece¤i düflünülen su, tükenme yönündeki ilk sinyallerini verdi. Su savafllar›n›n

ç›kaca¤› tahminleri de hiç kimse için yeni de¤il. Göller ve a¤açlar kuruyor, baraj sular›, k›fl aylar›ndaki ya¤›fllar ve tar›m üretimi azal›yor. Türkiye Erozyonla Mücadele, A¤açland›rma ve Do¤al Varl›klar› Koruma Vakf› (TEMA) Genel Müdürü Uygar Özesmi, san›ld›¤›n›n aksine Türkiye’nin ne su, ne de toprak zengini bir ülke oldu¤unun alt›n› çiziyor. Özesmi, e¤er elimizdeki kaynaklar› korumay› baflarsak bile öngörüldü¤ü gibi 2030 y›l›nda Türkiye nüfusunun 100 milyona ulaflt›¤›nda kifli bafl›na düflen y›ll›k su miktar›n›n bin metreküp seviyelerine

‹stanbul Büyükflehir Belediye Baflkan› Kadir Topbafl:

YEN‹LENEB‹L‹R ENERJ‹ S‹STEMLER‹N‹ YAYGINLAfiTIRACA⁄IZ

BARAJLARDAK‹ SU M‹KTARI DÜfiTÜ ‹stanbul'daki barajlar›n kapasiteleri ve mevcut su miktarlar›: >> Ömerli: 220 milyon metreküp su depolama kapasitesine sahip. Kalan su miktar› 79 milyon 90 bin metreküp. >> Terkos: 142 milyon metreküp su depolama kapasine sahip. Kalan su miktar› 102 milyon 750 bin metreküp. >> Büyükçekmece: 70 milyon metreküp su depolama kapasitesine sahip. Kalan su miktar› 34 milyon 810 bin metreküp. >> Darl›k: 97 milyon metreküp su depolama kapasitesine sahip. Kalan su miktar› 52 milyon 318 bin metreküp. >> Sazl› Dere: 50 milyon metreküp su depolama kapasitesine sahip. Kalan su miktar› 35 milyon 348 bin metreküp. >> Elmal›: E15 milyon metreküp su depolama kapasitesine sahip. Kalan su miktar› 5 milyon 525 bin metreküp. >> Kazandere ve Pabuçdere'de de toplam 5 milyon 100 bin metreküp su kald›. ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>16

Akmayan musluklar Ankara’da traji-komik uygulama önerilerine sahip olurken, metropol ‹stanbul ‘sular kesildi-kesilecek’ endiflesiyle yaz› geçirdi. Ancak ‹stanbul için tehlike geçmifl de¤il. 2009 y›l›nda Dünya Su Forumu ‹stanbul’da yap›lacak olsa da susuzluk en büyük tehlike… ‹stanbul Büyükflehir Belediye Baflkan› Kadir Topbafl, ‹stanbul’da yenilenebilir enerji sistemlerini yayg›nlaflt›rmay› istediklerini belirtiyor. Topbafl, "‹stanbul Büyükflehir Belediyesi olarak yenilenebilir enerji sistemlerinin ‹stanbul genelinde kullan›m› ve yayg›nlaflt›r›lmas› amac›yla projeler bafllatm›fl bulunuyoruz. Rüzgâr enerji santralleri kuruyoruz. Daha önce bafllatt›¤›m›z çöp gaz›ndan elektrik üretme projesini de yayg›nlaflt›r›yoruz. Yine bu kapsamda belediye otobüslerinin yüzde ikisini biyodizele dönüfltürecek bir çal›flmay› en k›sa zamanda hayata geçirece¤iz. ‹stanbul’u ileride karbon enerjisi merkezi yapmay› hedefliyoruz” diye konufluyor. Geçti¤imiz y›l ‹stanbul’da k›fl ‹stanbul Büyükflehir olmad›¤›n› belirten Topbafl konuflmas›n› flöyle Belediye Baflkan› sürdürüyor. “Nisan ve May›s’ta da maalesef yeterli Kadir Topbafl ya¤mur gelmedi. ‹stanbul’da flu anda Ekim sonuna kadar yetecek suyumuz var. fiu anda bir sorunumuz yok. Su kesintisi yapmak istemiyoruz. Çünkü bu durumda insanlar evlerine depo yapmaya ya da plastik bidonlarla hijyenik olmayan flartlarda su saklamaya bafll›yorlar. Geçmiflte ‹stanbullu bunu yaflad›, bir daha yaflanmas›n› istemiyoruz. Bu s›k›nt›lar›n bir daha yaflanmamas› için ‹stanbullular› daha idareli su kullanmaya davet ediyorum. Günde 2 milyon 100 ton su kullan›lan ‹stanbul’da yüzde 25 tasarruf yaparsak, bu 525 bin metreküp tasarruf anlam›na geliyor. Bu da bizi ciddi rahatlat›r. ‹stanbullular›, su tasarrufuna ça¤›r›rken di¤er yandan Melen Çay›’n›n ilk etab›n› bu y›l sonunda ‹stanbul’a getiriyoruz."


kadar düflece¤ini aktar›yor. Özesmi’ye göre, küresel ›s›nma ile beraber artan kurakl›¤a k›sa vadede uyum sa¤lamaktan baflka çare yok. Atmosfere sera gaz› sal›n›m› tamamen dursa bile Türkiye’de ›s›nma ve kurakl›k uzun bir süre artarak devam edecek. TARIMDA VAHfi‹ SULAMA Küresel ›s›nma ve yanl›fl sulama teknikleri özellikle Akdeniz Bölgesi’ndeki kurakl›¤›n fliddetini daha da art›r›yor. Bu y›l ‹ç Anadolu, Güneydo¤u ve k›smen de Do¤u Anadolu’da kurakl›k nedeniyle hasat dönemi verimsiz geçti. Yap›lan tüm öngörüler, 2025’te özellikle Türkiye, M›s›r ve Suriye’de küresel ›s›nmayla beraber ya¤›fl miktar›n›n yüzde 25 düflece¤i ve çölleflmenin en üst boyutlara ulaflaca¤›n› gösteriyor. Akdeniz’de sulanan tar›m alanlar›nda son 45 y›lda iki kat art›fl yafland›. Türkiye’de su kaynaklar›na yönelik en fazla tüketim tar›mda. Tar›mda yüzde 88 oran›nda yap›lan ilkel ve gelifligüzel sulama sonucu suyun önemli k›sm› yolda kayboluyor. Ya¤mur sulama yüzde 8.5, damla sulama ise yaln›zca yüzde 3. Su sorununda çok kritik

EVDE SUYU KURTARMANIN

10

1. Muslu¤u aç›k b›rakmay›n: Her gün sebzeleri elde y›kamak yerine, su dolu bir kapta y›karsan›z, çok daha az su tüketirsiniz. 4 kiflilik bir aile bu yöntemle y›lda ortalama 18 ton su kurtarabilir.

2. Bulafl›klar›n›z› elde de¤il makinede y›kay›n: 4 kiflilik bir ailenin günlük bulafl›¤›n› elde y›karsan›z, ortalama 84-126 litre su harcars›n›z. Oysa bulafl›k makinesi ayn› bulafl›¤› sadece 12 litre su ile y›kar. Bu da bir y›lda ortalama 26-40 ton suyu kurtarmak demektir.

3. Difl f›rçalarken, t›rafl olurken suyu kapat›n: Difl f›rçalarken ya da t›rafl olurken, kullan›lmad›¤› halde aç›k b›rak›lan su gideri, y›lda kifli bafl› ortalama 12 ton. 4 kiflilik bir ailede bu rakam ortalama 48 tondur.

4. Daha k›sa dufl al›n: 5 dakikal›k bir dufl s›ras›nda ortalama 60 litre su harcan›r. 4 kiflilik bir ailenin her

noktada oldu¤umuza dikkat çeken Uygar Özesmi, “Küresel iklim de¤iflikli¤inin etkilerini kurakl›k olarak hissediyoruz. Bu soruna

BAS‹T YOLU

bir ferdi dufl süresini 1 dakika azalt›rsa yaklafl›k 18 ton su kurtar›l›r.

5. Gereksiz yere sifon çekmeyin: Tuvaleti çöp olarak kullanmay›n. Dört kiflilik bir ailenin her bir ferdi, günde bir kez sifonu amac› d›fl›nda çekerse y›lda 16 ton su harcam›fl olur.

6. Sifona bir flifle yerlefltirin: 1,5 litrelik bir flifleyi su ile doldurarak sifonunuzun içine yerlefltirin. Sadece bu basit bir önlemle bile y›lda 2 ton su kurtarabilirsiniz.

7. Dufl bafll›¤›n›z› de¤ifltirin: Yeni ç›kan suyu daha iyi bir flekilde püskürten ekonomik dufl bafll›klar›ndan al›n. Böylece suyu daha az açarak daha tazyikli bir dufl alabilirsiniz.

8. Musluklar› tamir ettirin: Evdeki tüm musluklar›n su kaç›rmad›¤›ndan emin olum. Gerekirse tamir edin. Her saniye

karfl› al›nabilecek en etkili önlemlerden biri toprak ve suyun birlikte korunmas›. Kurakl›kla mücadele için, ya¤›fllar toprak üzerinde ak›p zarar vermeden

TÜRK‹YE’N‹N SU POTANS‹YEL‹ (Km3) Y›ll›k ortalama ya¤›fl Buharlaflma Y›ll›k ortalama ak›fl Kullan›labilir (% 49) Komflu ülkelerden gelen yüzeysel ak›fl Akiferlere s›zma Toplam su potansiyeli Yüzeysel ak›fl Y›ll›k kullan›labilir yüzeysel su miktar› Toplam kullan›labilir su Y›ll›k güvenli çekim Mevcut tüketim

501 274 186 95 7 41 234 193 98 112 14 40

bir damla damlayan musluk y›lda 1 ton su harcar.

9. Su kaçaklar›n› engelleyin: Evinizdeki ya da apartman›n›zdaki su borular›n› yenileriyle de¤ifltirin ya da tamir ettirin. Eski tip borular tonlarca su harcar.

10.Çamafl›r makinesini ekonomik kullan›n: Bir çamafl›r makinesi tek bir çal›flt›rmada 176 litre su harcar. Makinenizi haftada bir kez bile az kulan›rsan›z, y›lda 9 ton suyu kurtar›rs›n›z.

depolanmal›, ya¤›fl sular›n›n toprakta tutunmas› sa¤lanmal›. Topra¤›n yerinde korunmas› ile ilgili yap›lan tüm faaliyetler ayn› zamanda suyumuzun korunmas›na hizmet eder” de¤erlendirmesini yap›yor. SU POL‹T‹KAMIZ YOK Ülkemizde suyun kullan›m›yla ilgili pek çok çal›flma sürdürülüyor. Yürütülen politika ve uygulamalar, ihtiyaç belirleme aflamas›ndaki çeliflkiler, Türkiye’nin gelece¤i için ciddi tehlike oluflturuyor. Örne¤in, son yirmi y›l içinde yürütülen yanl›fl uygulamalar, göz yumulan kaçak kuyu açmak ve at›k sular› akarsulara boflaltmak gibi Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

17<


kapak DS‹’N‹N YEN‹ BARAJ PROJELER‹ 2007 y›l›nda projesi tamamlananlar >> Ödemifl Rahmanlar Baraj› (‹zmir) >> Kuruçay Baraj› (Afyon) >> De¤irmendere Baraj› (Amasya) >> Aktafl Baraj› (‹zmir) >> Hasanlar Baraj› (Kütahya) >> Musabeyli (Yozgat) >> Büyük Karaçay (Hatay)

2007 y›l›nda projesi tamamlanacaklar >> Poyral› Baraj› (Tekirda¤) >> Arsuz Gönençay Baraj› (Hatay) >> Damlap›nar Baraj› (Konya)

‹halesi 2007 y›l›nda yap›lacak projeler >> Çetintepe Baraj› (Gaziantep) >> Ayd›nca Baraj› (Amasya) >> Çermikkale Baraj› (Diyarbak›r) >> Pamukçay Baraj› (Diyarbak›r)

2008 y›l›nda projesi tamamlanacaklar >> Güneflli Baraj› (‹zmir) >> Bademli Baraj› (‹zmir) >> Burgaz Baraj› (‹zmir) >> Çalt›cak Baraj› (‹zmir) >> Güneykaya Baraj› (Sivas) >> K›br›s Projeleri (K›br›s) >> Yi¤itler Baraj› (‹zmir) >> K. Aksu Baraj› Vehes (Antalya) >> Çald›ran Baraj› (Van) >> Gökçeler Baraj› (Antalya) >> Silvan Baraj› ve HES (Diyarbak›r) >> Koyunbaba Baraj› (Ankara) >> K›r›k Baraj› (Kastamonu) >> Pamukluk Baraj› ve HES (‹çel) >> Naipköy Baraj› (Tekirda¤) ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>18

hukuksuz davran›fllar nedeniyle yeralt› ve yer üstü sular›n›n kalite ve miktar›nda ciddi azalmalar ortaya ç›kt›. TEMA Vakf› Genel Müdürü Uygar Özesmi, buna karfl›n, Türkiye’de henüz tüm taraflar›n kat›l›m›yla haz›rlanm›fl bütüncül bir su politikas› ve suyun yönetimiyle ilgili temel ilke ve yöntemlerin çerçevesini belirleyen bir ‘Su Çerçeve Yasas›’ bulunmad›¤›n› vurguluyor. Özesmi, flu görüflleri dile getiriyor: “Suyun güvence alt›na al›nmas› için seçim bildirgelerinde ve parti programlar›nda somut politikalar görmek istiyoruz. Bu çerçevede Anayasa’ya sular›n devletin gözetim ve yönetimi alt›nda oldu¤u yönünde bir hüküm konulmas› ve acilen ‘Su Çerçeve Yasas›’ ç›kart›lmas›n› talep ediyoruz. Su varl›¤›m›z, havzalar aras›nda ‘Mavi Tünel’ gibi projelerle tafl›nmamal›. Do¤al bütünlük bozulmamal›, su yerinde de¤erlendirilmeli. Su havzalar›m›z›n

planlamas› yap›lmal›. Suyun sanayide kullan›m›nda kapal› su devre sistemleri gelifltirilmeli. Buna karfl›n ç›kacak at›k sular da ar›t›mla geri kazan›lma. Kentlerde su kullan›m›nda bütün tasarruf önlemleri al›nmal›, flebeke su kay›plar› engellenmeli, kentsel at›k

sular›n tamam› ar›t›larak tar›msal su kullan›m›na geri dönüfltürülmeli.” B‹L‹MSEL STRATEJ‹ fiART ‹stanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisli¤i Bölümü Ö¤retim Üyesi Prof. Dr. Selahattin ‹ncecik, yerel yönetimlerin kurakl›k sürecini baflar›yla yönetmeleri durumunda su s›k›nt›s›n›n en az etkiyle atlat›labilece¤ini dile getirerek, “Sorunun temelinde arazi kullan›m›nda yap›lan stratejik hatalar, politikas›zl›k ve çarp›k flehirleflme sonucunda su havzalar›n›n korunamamas› ve bilinçsiz su tüketimi yat›yor. Geçen yaz yaflananlardan yeterli dersin al›n›p, bilimsel olarak stratejilerin h›zla oluflturulup yaflama geçirilece¤ini umuyoruz” diye konufluyor. Su zengini olmayan Türkiye’de, su yönetimi konusunda uzun vadeli planlar›n


yap›lmamas›, su kaynaklar› yönetimi ve risk yönetimlerinin baflar›lmamas› halinde ciddi s›k›nt›lar›n yaflanmas›n›n kaç›n›lmaz oldu¤unu vurgulayan ‹ncecik, flu de¤erlendirmeyi yap›yor: “Henüz bilinçlenme düzeyinin yeterli oldu¤unu sanm›yorum. Bu konuda okullarda e¤itim seferberli¤inin bafllat›lmas› gerekir. Yap›lan son de¤ifliklikle Çevre ve Orman

Bakanl›¤›’n›n do¤al kaynaklar› yönetme konusunda Devlet Su ‹flleri Genel Müdürlü¤ü’nü bakanl›k bünyesine almas› iyi bir iflaret. Evlerdeki su kullan›m›nda yap›lacak tasarruf flüphesiz önemli ve de¤erli. Ancak tar›m alanlar›n›n sulanmas› konusunda eski klasik yöntemlere son verip tamamen damlama yöntemine geçilmesi gerekiyor.”

SUYUNU BOfiA HARCAMA Bilim insanlar›, dört kiflilik bir ailenin, muslu¤un gereksiz yere akmas›na izin vermeyerek, k›sa dufl alarak, bulafl›klar›n› makinede y›kayarak, gereksiz yere sifon kullanmayarak, günefl batt›ktan sonra bahçe sulayarak, damlayan musluklar› tamir ederek, kaçaklar› önleyerek, bir y›lda 140 ton su tasarrufu yapabilece¤i hesapl›yor. Su Yasas›’n›n ç›kar›lmas› için çal›flmalar›n› sürdüren TEMA, bireysel çabalar›n da önemli oldu¤una dikkat çekmek üzere evlerdeki su tüketiminin azalt›lmas›na yönelik olarak ‘Suyunu Bofla Harcama Kampanyas›’ bafllatt›. TEMA Vakf› Kaynak Gelifltirme Bölüm Baflkan› Yeflim Beyla, kampanyan›n halk taraf›ndan k›sa sürede sahiplenildi¤ini ve desteklenmeye baflland›¤›n› söylüyor. Beyla, ‹stanbul Büyükflehir Belediye Baflkan› Kadir Topbafl’›n yapt›¤› aç›klamalara göre kampanya sonras›nda il genelinde yüzde 10 su tasarrufu sa¤land›¤›n› da hat›rlat›yor. Beyla, bundan sonra yap›lmas› gerekenleri konusunda ise flunlar› söylüyor: "Küresel ›s›nma ile beraber artan kurakl›¤a k›sa vadede uyum sa¤lamaktan baflka çaremiz yok. Atmosfere sera gaz› sal›n›m› tamamen dursa bile Türkiye’de ›s›nma ve kurakl›k uzun bir süre artarak devam edecek. Bilim insanlar›n›n senaryolar› ülkemizin de içinde yer alaca¤› kuflakta büyük oranda çölleflme yaflanaca¤›, sel, kurakl›k gibi do¤al afetlerin artaca¤› yönünde. TEMA Vakf› olarak, küresel ›s›nmaya karfl› çaresiz de¤iliz." Kas›m/Aral›k 2006 < ‹ S M M M O Y A fi A M

19<


Gazetecilikten önce kamuda çal›flt› Emin Çölaflan 1942 y›l›nda do¤du. TED Ankara Koleji mezunu olan Çölaflan, ODTÜ ‹dari Bilimler Fakültesi’nden 1965 y›l›nda mezun oldu. ODTÜ’yü bitirdikten sonra DPT, Maliye Bakanl›¤›, Ticaret Bakanl›¤› ve PETK‹M’de çal›flt›. Gazetecili¤e 1977 y›l›nda Milliyet Gazetesi’nde bafllayan Çölaflan 1985 y›l›nda Hürriyet Gazetesi’ne geçti. Çölaflan’›n "Turgut Nereden Kofluyor?" Yalç›n Nereye Kofluyor", "fiu Benim Gazetecilik Yaflad›klar›m" gibi çok say›da kitab› bulunuyor. Y›llard›r Ankara’da yaflayan Emin Çölaflan, çok say›da ölüm tehdidi ald›¤› için korumalar›yla yaflamak zorunda. Çölaflan’›n efli Tansel Çölaflan, Dan›fltay Baflsavc›l›¤› görevini sürdürüyor.

‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>20


gündemin sesi: emin çölaflan Emin Çölaflan 30 y›ll›k meslek hayat›n›n 22 y›l›n› geçirdi¤i Hürriyet’ten 1.5 ay önce kovuldu. Kalemi keskin bir gazeteci olan Çölaflan, iktidardan müthifl bask› gördü¤ünü ve yazd›klar› yüzünden kovuldu¤unu söylüyor. Çölaflan, istese de yazamad›klar›n›, ekim ay› içinde piyasaya ç›kacak ‘Kovulduk ey halk›m, unutma bizi’ isimli kitab›nda anlatmaya haz›rlan›yor.

“Kovulduk ey halk›m unutma bizi”

>> Emin Özgönül

min Çölaflan, Türk bas›n›n simge isimlerinden… 22 y›l çal›flt›¤› Hürriyet Gazetesi ile yollar›n› ay›rmas›n›n üzerinden 1.5 ay› aflk›n süre geçti. “Ben Hürriyet ile yolumu ay›rmad›m, resmen kovuldum’’ diyen Çölaflan’›n ifline, önce sözlü biçimde, ard›ndan da 31 A¤ustos günü “Övgü dolu bir mektupla” ve yaz›l› olarak son verildi. O övgü dolu mektup, adet oldu¤u biçimde, “Baflar› ve mutluluk dilekleriyle” sona erdi. Çölaflan flimdi “iflsiz ama vakti olmayan” bir gazeteci. Çünkü 30 y›ll›k meslek hayat›n›n son döneminde yaflad›klar›n› ve özellikle de “kendisini kovduran süreci” yaz›yor. Sabah erkenden evinden ç›k›yor, Bilgi Yay›nevi’nin K›z›lay’daki binas›na gidiyor ve kendisine ayr›lan odaya kapan›p bilgisayar›n›n bafl›na geçiyor… 250 sayfa olacak kitab›n temeli at›ld›. Çerçevesi de belli. Yaklafl›k 15-20 gün sonra da bilgisayar ekran›ndan ç›k›p, birinci hamur ka¤›tlar›n üzerine dökülecek ve kitap raflar›nda yerini alacak… Çölaflan, çok ses getirecek kitab›n›n ad›n› da aç›klad›: “Kovulduk ey halk›m, unutma bizi.” Çölaflan, yeni kitab›n›n henüz oluflan sayfalar›na, k›sa bir mola verdi ve sorular› cevaplad›:

E

30 y›l el üzerinde tutulup, sonra da kovulmak nas›l bir duygu? Emin Çölaflan: Ben gazetecili¤e 1977 y›l›nda Milliyet’te bafllad›m; 1985’de de Hürriyet’e geçtim. ‹fl teklifini bana bizzat o dönemdeki patron Erol Simavi yapt›. Ben bafllad›¤›mda Milliyet, Ercüment Karacan’›nd›. Ayd›n Do¤an’a satt›. Ayd›n Bey’le Milliyet’te de çal›flt›m, sonra Hürriyet’i sat›n al›nca, yine patronum Ayd›n Do¤an oldu. Toplam üç patronla çal›flt›m ve sonra da kovuldum. Kovulmak bir gazeteci için çok ayk›r› bir durum de¤ildir. Bu sektör böyle. Her gazetecinin bafl›na gelebilecek bir olay… Benden önce de çok kovulan oldu, benden sonra da olacakt›r…

Siz Milliyet’ten Hürriyet’e geçerken patron Ayd›n Do¤an’d›. Bu transferi kendisi nas›l karfl›lam›flt›? >> 1985 y›l›yd›. Çok üzgündü. Vedalaflmaya odas›na gittim. Milliyet’ten ayr›lmam› istemiyordu. “Bizi b›rakma” dedi. Ama karar›m› vermifltim ve Erol

Bey’e de sözüm vard›. Geri dönemezdim. Birbirimize sar›ld›k, gözlerimiz doldu. Ayd›n Bey’le duygusal bir veda oldu. Sonra Hürriyet’te yeniden bulufltuk. Bulufltunuz ama bu buluflmadan y›llar sonra, bu kez sizi gönderen de yine Ayd›n Do¤an oldu, de¤il mi? 22 y›l önce “Bizi b›rakma, gitme” diyen patronunuz bu kez ne dedi? >> Hiçbir fley demedi. Çünkü ben Ayd›n Bey’le küsüm. Daha do¤rusu ben ona küs de¤ilim de o bana küs. Nedenini de bilmiyorum. Yerel seçimlerden k›sa bir süre önce bana küstü. O günden bu yana da konuflmad›k. Bu küslü¤e iliflkin yorumlar›m› yeni kitab›mda yapaca¤›m. Kovulma meselesinde ise, bana tebligat› Ertu¤rul Özkök yapt›. Özetle “Ayd›n Bey seninle çal›flmak istemiyor” dedi. Bu olay s›ras›nda Ayd›n Bey beni aray›p bir fley söylemifl de¤ildir. Peki Ertu¤rul Bey ne tür gerekçeler söyledi? Ayd›n Do¤an’›n sizinle neden çal›flmak istemedi¤ini ö¤rendiniz mi? >> Gerekçe çoktu. Ana sebep iktidar›n Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

21<


Özal’›n flikayeti, Simavi’nin mektubu Geçmiflte 1983 sonundan itibaren ANAP tek bafl›na iktidar oldu. Mesela o y›llarda Erol Simavi’ye, Turgut Özal’dan sizinle ilgili bir sitem geldi¤inde bu nas›l yans›yordu? >> Bugünkü gibi de¤il. Özal da Tansu Çiller de beni yönetime flikayet etti. Bülent Ecevit de baz› yaz›lar›ma k›z›p sitem etti. Ama bu durum, iktidar gücünü kullanarak siyasi bask›ya dönüfltürülmedi. Mesela ‘Turgut Nereden Kofluyor’ kitab›m›n ard›ndan Özal beni flikayet etti ve Erol Simavi de bana bu konuda bir mektup yazd›. O mektup sizi etkiledi mi? Yani o zaman da m› frene basmak durumunda kald›n›z? >> Erol Simavi, gazeteci oldu¤u için onun mektubu, siyasetçiden gelen talepler sonucu, bana bask› kurma niteli¤inde de¤ildi. Gayet kibar üslupla yaz›lm›fl bir mektuptu. Gazeteci iktidar iliflkileri konusundaki görüfllerini aktar›yordu. Ben de bu mektuba 9 sayfal›k bir cevap verdim. Kendi görüfllerimi aktard›m. Ertesi gün Erol Bey arad›, "Yahu çok insafs›zs›n. 9 sayfa yaz›l›r m›? Okumaktan gözlerim yoruldu" diye espri yapt›. Simavi gazeteci bir patrondu. Rahmetli Çetin Emeç ile de genel yönetmenken çok çat›flmalar›m›z oldu. Ama bunlar gazetecilik kayg›lar›yla ilgiliydi. Erol Simavi bas›n d›fl›nda ciddi say›labilecek bir ifl de yapmad›. Patron düzgünse, gazeteciyse ve bas›n d›fl› ifllere kay›p, iktidarla içli d›fll› de¤ilse, bu bask›lar v›z gelir… ‹flten kovulduktan sonra da beni arayan ilk kiflilerden biridir. Erol Simavi sayg›n bir isimdir.

‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>22


gündemin sesi: emin çölaflan gazete yönetimine olan bask›s›d›r… Ço¤unlukla Ertu¤rul Özkök arard›; yaz›m›n iflte flu paragraf›n›n s›k›nt› yarataca¤›n› söylerdi. De¤ifltirmemi isterdi. Karfl› ç›kard›m. Kimi zaman de¤ifltirirdim ya da yumuflat›rd›m. Bu durumu da Bekir Coflkun d›fl›nda kimseye anlatmazd›m. Ama yine bu konularda yazmaya devam ettiniz. Fazlaca taviz vermedi¤iniz için mi bardak taflt›? >> Bask›lar art›yordu ama kol k›r›l›r yen içinde kal›r misali, kimseye bir fley anlatmadan ben de yoluma devam ettim. Çok bunald›¤›m günler de oldu. O zamanlarda köfleme Nasrettin Hoca f›kras› yazmay› bile düflündüm… De¤ifltirdi¤iniz yaz›larda neler vard›? Hiç yazamad›¤›n›z ya da sayfaya konulmayan yaz›n›z oldu mu? >> Oldu tabii. ‹ktidar ile ba¤lant›l› birçok usulsüzlük, yolsuzluk konulu ve belgeli yaz›m sümen alt› edildi. Aman bu konu bafl›m›z› a¤r›t›r denildi. Bunlar›n hepsini sakl›yorum. Kitab›mda tümünü aç›klayaca¤›m… fiimdi Hürriyet ile iliflkileriniz nas›l? Yönetim kat›ndan arayan soran oluyor mu? >> Hürriyet çal›flanlar› ile aram her zaman iyi oldu. Bana çok destek verdiler. Köflelerinde yazamasalar da destek oldular. fiimdi baz› mesajlar geliyor. “Alt› ay bekle, biz Ayd›n Bey’i ikna edece¤iz, yeniden Hürriyet’e bafllayacaks›n” biçiminde. Peki bu tür bir geliflme olursa, yeniden Hürriyet’e dönebilir misiniz? >> Hay›r art›k dönmem. Bana bu mesajlar› ulaflt›ranlara da söyledim. Kimse kimseyi iknaya u¤raflmas›n, ben dönmeyi düflünmüyorum dedim.

Bana para teklif ettiler Size yönelik bask›lar, sadece kritik yaz›lar› yaz›p ‹stanbul’a geçtikten sonra m› geliyordu? Yoksa Ertu¤rul Özkök ile yüz yüze görüflmelerinizde de sizden talepleri oluyor muydu? >> Oluyordu. Ben meslekte 30 y›l›m› dolduraca¤›m. 7 fiubat tarihinden birkaç gün önce Özkök, Ankara’ya geldi. Kendisi ile uzun uzun görüfltük. Bana üç öneride bulundu. Önce Baflbakan, Maliye Bakan› ve Abdullah Gül hakk›nda aleyhte yazmamam› istedi. Ya da bir müddet y›ll›k izne ç›kmam› önerdi. Bunlar› yapm›yorsam istifa etmemi istedi. E¤er istifa edersem, Ayd›n Bey'in benimle ilgili güzel bir proje ve önerisi olaca¤›n› söyledi. ‹stifa edersem, bana yüklü miktarda para verilece¤ini, bu para ile ilerdeki yaflam›mda yolumu daha rahat çizebilece¤imi söyledi. O paran›n mebla¤›n› hiç sormad›m. Duymam›fl göründüm. ‹zne ç›kaca¤›m› söyledim ve izin öncesi yazaca¤›m yaz›n›n alt›na da not olarak (Sevgili okuyucular›m, bir müddet izne ç›k›yorum. ‹zin bitiminde tekrar görüflebilir miyiz bilemem) diye bir not koyaca¤›m› söyledim. Gazete okuyuculardan müthifl bask› gördü. O zaman da izne ç›kmam önerisinden vazgeçtiler. Ben de ç›kmad›m, yaz›lar›ma bildi¤im gibi devam ettim. Bask›lar da devam etti…

Hürriyet’ten ayr›ld›ktan sonra bir kitap projeniz var ve üzerinde çal›fl›yorsunuz. Bu kitapta kovulma süreci mi olacak? >> Evet, o dönemi anlat›yorum. Yaflad›klar›m›n tümünü yazaca¤›m. ‹sim isim, gün gün ve saat saat. San›r›m yazd›klar›m ses de getirecek. 200-250 sayfal›k bir kitap olarak planlad›m. Ekim ay›nda piyasaya ç›km›fl olur… Kitab›n ismi belli oldu mu? >> Oldu ama kimseye söylemiyorum. Bana söyleyin, ben kimseye bahsetmem. >> Peki, ilk kez sana söylüyorum. Kimseye bahsetme ama yazabilirsin. Kitab›n ad› “Kovulduk ey halk›m unutma bizi” olacak. Alt›nda da “Bir Medya Belgeseli” yazacak. ‹lginç ve çarp›c› bir isim bulmuflsunuz. U¤ur Mumcu ile yak›n dosttunuz. Bu ismi Mumcu’nun an›s›na bir ithaf olarak m› düflündünüz? >> Kitab›n ad›n›n isim babas› Muzaffer ‹zgü’dür. ‹smi o buldu. Ben de be¤endim. Tabii bu be¤enide, U¤ur’un “Vurulduk ey halk›m, unutma bizi” bafll›kl› çok ses getiren yaz›s› da etkili olmufltur...

Kovulduktan sonra Filistin Caddesi’nde bir kad›n yan›ma yaklaflt› ve ‘Sizi gö¤sünüzden öpece¤im’ diyerek öptü. ‘Neden?’ diye sordum. ‘Çünkü gö¤sünde fleref madalyas› olan bir gazetecisin’ dedi… Hürriyet beni mertçe kovamad›. Binbir dereden su getirip, bahaneler üreterek kovdu. “Ben insanlara lakap tak›yormuflum, kovulmam›n bir nedeni de” buymufl. Peki Jet Tevfik, F›r›ldak Kubi, Piflkin Ömer manfletlerini kim att›? Özkök de¤il mi? ‹ktidarlar›n bas›n› susturma gayretleri ve bask›lar her dönemde yafland›. Siz de bunlar› yaflad›n›z. Bu iktidar döneminde ne fark vard›? >> 2002 y›l› sonunda iktidara gelene kadar bu derece sorun ve bask› yoktu. Koalisyon hükümetleri nedeniyle dengeleniyordu. Ama 2002’de tek parti iktidar› gelince koflullar de¤iflti. Bütün medyaya yönelik bir bask› bafllad›. Gazete patronlar›n›n hepsi ifladam›. Medya d›fl› iflleri var. ‹ktidarla içli d›fll›lar. O nedenle bask›lar eskisi gibi gö¤üslenemedi. ‹ktidardan gelen bu tav›rlar, art›k üstü kapal› da yap›lm›yor. Alenen bask› var. Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

23<


Güzellik aflk›na…

Yaflam kalitesini art›rmak ve güzelleflme rüyas›n› gerçeklefltirmek için ifl bafl›ndalar. Öyle ki art›k dev bir güzellik endüstrisi olufltu. Dünyada 200 milyar dolar, Türkiye’de 2 milyar dolar güzellik u¤runa harcan›yor. Bu rakam›n ço¤u kad›nlara ait olsa da, metroseksüel erkekler de pazar›n yeni itici gücü… > > ‹lke Balkan

B

ir ilkbahar sabah›, K›br›s adas› k›y›lar›nda k›p›rt›s›z olan deniz birden bire köpüklü beyaz bir dalga ile hareketlenir. Bu dalga ile birlikte bir sedef kabu¤u k›y›ya vurur. Sedefin kapa¤› aç›ld›¤›nda içinden güzeller güzeli Afrodit ç›kar. Beraberinde aflk tanr›s› olan o¤lu Eros’la birlikte... Afrodit, kumsalda yürüdükçe bast›¤› yerlerde renk renk güzel kokulu çiçekler açar… Her ne kadar “Önemli olan ruh güzelli¤i” desek de, Afrodit gibi olamasa da hepimiz güzel olmak isteriz. Özellikle büyük kentlerde sosyal yaflama dahil olan hemen her kad›n›n en az›ndan; ruj, all›k, rimel, göz kalemi, far gibi kozmetik ürünlerden oluflan bir makyaj çantas› vard›r. Yüz temizleme sütü, tonik, gündüz ve gece nemlendirici kremi, göz çevresi kremi, ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>24


dosya

KADINLAR EN ÇOK GÖZLER‹N‹ BE⁄EN‹YOR Yüzde 35 Yüzde 45

Kilo

Yüzde 28 Yüzde 33

Vücut flekli

Yüzde 33

Boy

Yüzde 26 Yüzde 24

Saç Cilt

Yüzde 17 Yüzde 14

Yüz görünümü

Yüzde 17 Yüzde 12 Yüzde 14 Yüzde 11

Cilt rengi

Yüzde 11 Yüzde 12

Tarz

Yüzde 15 Yüzde 4

Göz rengi

Yüzde

> En fazla de¤ifltirmek istenen görünüm unsurlar›

Yüzde 7 Yüzde 6

Göz flekli 0

15-17 18-64

Dove Global Araflt›rmas›

20

40

60

80

100

89

BREZ‹LYA

20

ABD

40

KANADA

60

0 > Fiziksel görünümü de¤ifltirme iste¤i Dove Global Araflt›rmas›

89

88

87

87

78

74

ARJANT‹N

92

80

‹TALYA

93

ALMANYA

95

MEKS‹KA

96

SUUD‹ ARAB‹STAN

% 100

Ç‹N

EN ÇOK JAPON KADINLAR F‹Z‹KSEL GÖRÜNÜMÜNÜ DE⁄‹fiT‹RMEK ‹ST‹YOR

‹NG‹LTERE

GÜZELL‹K VE ÖZ SAYGI Pazar›n büyüklü¤ü, aç›k. Henüz Türkiye’de s›n›rl› olsa da, baflta Avrupa Birli¤i ülkeleri, ABD’nin de itici güç oldu¤u 200 milyar dolarl›k bir pazardan söz ediyoruz. Bu pazar›n neden büyüdü¤ünü anlamak için, ‘güzel olmak neden önemli’ sorusunun yan›t›n› bilmek gerekiyor. Dünya kozmetik devi Unilever’in Dove markas› için yapt›rd›¤› global araflt›rma,

“görünüm tatmini ile öz sayg›” aras›ndaki do¤rudan ba¤lant›y› ortaya koyuyor. Dünyan›n 10 ülkesindeki 1564 yafllar› aras›nda 3 bin 300 genç k›z ve kad›n üzerinde yap›lan araflt›rmaya göre, kad›nlar›n üçte ikisi, görünüflleriyle ilgili olarak kendilerini kötü hissetmeleri nedeniyle etkinliklerden kaç›n›yor. Görüntüleri nedeniyle kendilerini kötü hissettikleri zamanlarda baflkalar› ile konuflmalar›n›n ard›ndan eve kapanmak, uyumak, kestirmek veya televizyon seyretmek de dahil olmak üzere daha az proaktif ve daha içine dönük davran›fllara baflvuruyorlar. Genç k›zlar›n ço¤u ise, kendilerini daha iyi hissedebilmek için daha zay›f, uzun boylu ve atletik olmaya

JAPONYA

maske, peeling gibi ürünlerden mutlaka biri hayat›m›za girmifltir. Hele çeflitli bitki ve meyve özlerinden oluflan “dayan›lmaz” kokular›yla parfümler, do¤an›n dayatt›¤› k›r›fl›kl›klara karfl› anti-age ve günümüz kad›nlar›n›n sorunu haline gelen selülitler (deride çatlaklar) için kremler, banyo ve sonras› için kozmetikler ve daha yüzlercesi…

Yüzde 21

> Kad›n (15-64 yafl)

Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

25<


odaklanm›fl durumdalar. Araflt›rman›n da iflaret etti¤i gibi, kad›nlar›n genel fiziksel görünümlerinden, kilolar›ndan ve vücutlar›n›n fleklinden duyduklar› tatmin ile kendilerine verdikleri de¤er aras›nda birebir iliflki söz konusu. Nitekim, kozmetik alan›nda Türkiye’nin önde gelen flirketlerinden Tekin Acar Cosmetics Yönetim Kurulu Baflkan› Tekin Acar, “Kullan›c›lar›n kendilerini daha güzel ve iyi hissetmelerini sa¤layan ürünlerimizin uygulama süresi k›sa, sonuçlar› ise etkili ve baflar›l›d›r. Bu özellikleri nedeniyle zor günlerin s›k›nt›s›ndan kurtulmak, kendilerini daha iyi hissetmek isteyen insanlar›n ilgisi sektörümüzü her zaman dinamik tutarak gelifltirmektedir” diyor. DÜNYADA 200 M‹LYAR DOLARLIK PAZAR Gazi Üniversitesi Ö¤retim Üyesi Tülay Kahraman, kozmetik ürünlere olan sürekli talep art›fl›n›n nedenini “Kiflilerin sosyoekonomik seviyesinin yükselmesi”ne ba¤l›yor.

‹yi ki metroseksüel erkekler var! Kozmetik deyince akla önce kad›nlar geliyor. Oysa son y›llarda erkeklerin kozmetik ürünleri kullan›m› h›zla art›yor. Erkekleri art›k t›rafl köpü¤ü ve losyonlar› tatmin etmiyor. Alman Kozmetik ve Parfüm Derne¤i IKW’nin araflt›rmas›na göre, erkeklerin yüzde 60’› için d›fl görünüfl çok önemli. Bunun nedeni olarak ise ifl dünyas›ndaki rekabet ve bekar nüfustaki art›fl olarak gösteriliyor. Her ne kadar erkek kozmeti¤i alan›ndaki geliflmeler Avrupa ve Amerika kaynakl› olarak görülse de, art›k tüm dünyada erkekler kozmeti¤in fark›na var›yor. ‹stanbul Üniversitesi ‹letiflim Fakültesi Akademik Medya ve Kamuoyu Araflt›rmalar› Grubu’nun ‹stanbul’un 25 ilçesinde 663 erkek üzerinde gerçeklefltirdi¤i “Erkeklerde Kiflisel Bak›m Araflt›rmas›” sonuçlar›na göre, erkeklerin yüzde 14.6’s› cilt bak›m› yapt›r›yor. Erkeklerin yar›s› “Bak›m erkek için de gereklidir” görüflünü desteklerken, bu oran “Kesinlikle kat›l›yorum” diyenlerle beraber yüzde 76’ya ulafl›yor. Bu durum sadece Türkiye’nin bat›s› için geçerli de¤il. Do¤u ve Güneydo¤u Anadolu bölgelerinde de belli bir kültürel de¤iflim dinami¤i yaflan›yor. 2000’li y›llar dünyada oldu¤u kadar Türkiye’de de kuaföre giden, manikür-pedikür yapt›ran, cilt kremleri ve parfüm kullanan bak›ml› erke¤ini yarat›yor. Son y›llarda mekroseksüel (bak›ml›) erkek tan›m›n›n dilimize yerleflmesi bofluna de¤il!

‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>26

Tülay Kahraman, “Özellikle modern toplumdaki kad›n›n evden fabrikalara, ifl yerlerine, devlet görevlerine geçerek sosyal kat›l›m› ve bu yollarla gelir sahibi oluflu kozmetik ürünlerin talebini art›rm›flt›r” diyor. Dünya kozmetik pazar› yaklafl›k 200 milyar dolar düzeyinde. Bu rakam›n 16 milyar dolarl›k pay› erkeklere ait. Peki Türkiye pazar›ndaki durum ne? Gazi Üniversitesi Ö¤retim Üyesi Doç. Dr. Celalettin R. Çelebi flunlar› söylüyor: “Türkiye, 200 milyar dolar›n yüzde 1’ini, yani yaklafl›k 2 milyar dolar›n› kozmeti¤e harc›yor. Ekonomik krizlere, aç›klara, savafllara ra¤men kozmetik pazar› sürekli büyüyor. Asl›nda, Türkiye’nin pazar pay›, semt pazarlar›, sokaklar ve duty-free shoplar dahil edilmedi¤i için çok da gerçekçi de¤il. 2 milyar dolarl›k resmi pazar›n yüzde 90’n›n› ise ithal ürünler oluflturuyor.” Doç. Çelebi, kozmetik ürün kullan›m›na harcanan para her geçen y›l art›fl gösterirken, ürünlerin bilinçsiz kullan›m›na da dikkati çekiyor: “Yapt›¤›m›z araflt›rma sonuçlar›na göre, tüketicilerin yüzde 54’ü alaca¤› kozmetik ürünün seçimine kendisi karar veriyor. Hangi ürün çok promosyon yap›yorsa, ambalaj›, fliflesi ya da rengi güzelse, yani rüzgar nereden esiyorsa. Kozmetik ürün seçerken arkadafl tavsiyesi ile hareket edenlerin oran› yüzde 16,8. Tüketicilerin tercihini, görsel medya yüzde 13, yaz›l› bas›n 1.9 oran›nda etkiliyor. Tüketicilerin yüzde 11’i güzellik uzman›, yüzde 1.6’s› ise doktor tavsiyesine göre kozmetik ürün seçiyor. Ayr›ca, kozmetik ürün tüketicilerinin yüzde 38.53’ü, ald›¤› üründe özel bir tercihi olmad›¤›n› belirtiyor. Bunun anlam›, önüne gelen ürünü alabiliyor. Tüketicilerin yüzde 32.8’i ürünün markal›


dosya

olmas›na, yüzde 22.97’si ise ucuz olmas›na dikkat ediyor. Bu iki bulguyu birlefltirirsek; ço¤unluk karar› kendisinin verdi¤ini ancak özel bir tercihinin olmad›¤›n› söylüyor. Tüketicilerin tamamen rüzgar›n ortas›nda, bir kozmetik bombard›man› alt›nda oldu¤u görülüyor.” DERMO KOZMET‹KLER Kozmetik üretimi son derece ciddi üretim prosesleri ve standartlar›n› gerektiriyor. Bu nedenle tüketicinin bilinçli tercihi önem kazan›yor. Bu çerçevede de, sektörde kozmetiklerle ilaçlar aras›ndaki yelpazede yer alan dermo-kozmetikler öne ç›k›yor. Dermo-kozmetikler, kozmetik ürünler gibi deri üzerine sürülerek uygulan›yor, ancak derinin biyolojik fonksiyonlar›n› etkileyen maddeler içeriyorlar. Son dönemde güzellik uzman› bulunduran dermo-kozmetik eczanelerin say›s› giderek art›yor. Son dönemde popülaritesi artan dermo-kozmetik ürünler (kozmesötikler) aras›nda k›r›fl›kl›klar› önleyen anti-age ve göz çevresindeki torbalanma ile morluklara karfl› kullan›lan ürünlerin revaçta oldu¤u belirtiliyor. Bu çerçevede sektörde dermo-kozmetolojik ürünlerin ald›¤› pay h›zla art›yor. Dünya kiflisel bak›m ürünleri devi Procter and Gamble araflt›rma sonuçlar› da tüketicilerin özellikle yafllanmay› geciktirici anti-

aging kozmesötiklere daha fazla güvendi¤i ve güzellik endüstrisinin gelece¤inin kozmesötikler oldu¤unu ortaya koyuyor. Bu geliflme, bir anlamda kozmetik ürünlerin giderek daha da bilimselleflmesiyle kozmetik ve ilaçlar aras›ndaki çizginin belirsizleflmesinin göstergesi say›labilir. Kozmetik flirketleri yeni fikirler konusunda ilaç endüstrisini yak›n takipte tutarak, yafllanman›n etkilerini tersine çevirebilen, hatta estetik cerrahi giriflimlere benzer etkiler yaratabilen cilt ürünleri yaratmay› hedefliyor. Bu nedenle de, art›k flirketler “kozmetik” yerine “güzellik ve sa¤l›k ürünleri” ad›yla yeniden yap›lan›yorlar. Güzelleflmek u¤runa bilinçsizce ve tutars›zca kozmetik kullan›m›, baflta alerjik reaksiyon olmak üzere birçok yan etkilere sebep olabiliyor. Bu çerçevede, sektördeki “taklit ve sahte” ürünlere dikkat çeken Türkiye Odalar ve Borsalar Birli¤i (TOBB) Kozmetik Komitesi Baflkan› Ahmet Pura, konuya iliflkin

Penetrasyonun düflük olmas› yan›nda, Türkiye genç nüfusuyla, yabanc› ve yerli flirketler için kozmetikte önemli bir potansiyel pazar olma özelli¤ini koruyor. Son y›llarda yüzde 10-15 oran›nda büyüyen kozmetik sektörünün, büyüme h›z›nda art›fl bekleniyor. 70’li y›llarda sektörün gelece¤ini görerek yat›r›m yapan ve bugün Türkiye’nin en büyük kozmetik zincirlerinden olan Tekin Acar, sektörün büyüme potansiyelini flöyle de¤erlendiriyor: “Globalleflen dünyada insan ihtiyaçlar› ve tatmin yöntemleri, ileri ülkeler örnek al›narak flekillenip gelifliyor. Evet, hala Türkiye’de kozmetik kullan›m›m›z bat›ya oranla yüzde 80 geride görünüyor. Asl›nda bu yüzde, kozmetik sektörünün önümüzdeki süreçte büyüyece¤inin somut kan›t›d›r. Bu nedenle Türkiye’de kozmetik sektörünün gelece¤inin çok parlak oldu¤una inan›yorum.”

ciddi bir mücadelenin yap›lmas› gere¤ine iflaret ediyor. BAK‹R PAZAR TOBB Kozmetik Komitesi Baflkan› Pura, sektörde yurtiçi tüketimin bir hayli düflük seviyede oldu¤unu da belirtiyor. Pura, kifli bafl›na düflen y›ll›k kozmetik kullan›m›n›n AB ülkelerinin çok alt›nda oldu¤u Türkiye’de, kozmeti¤e y›lda 24 euro harcan›rken, bu rakam›n Yunanistan’da 98, Fransa’da 184 euro oldu¤unu kaydediyor.

EV HANIMLARI KOZMET‹⁄‹ SEV‹YOR Seçenekler

Kat›l›mc› say›s›

Ev han›m› ‹flçi Memur Serbest meslek Ö¤renci Di¤er Genel toplam

443 76 131 82 219 74 1025

Bayan Yüzde

K. say›s›

Bay Yüzde

21,5 3,5 6,5 4 10,7 3,6 50.0

192 150 339 207 137 1025

9,35 7,3 16,1 10,35 6,9 50,0

Genel toplam K. say›s› Yüzde

443 268 281 421 426 211 2050

21,5 12,4 13,8 20,1 20,4 10,5 100.0

KOZMET‹K ÜRÜN TERC‹H‹ Kat›l›mc› say›s›

Bayan Yüzde

K. say›s›

Yüzde

Ucuz olmas› 243 Marka olmas› 333 Özel bir tercihim yok 385 Di¤er 64 Toplam 1025

11,85 16,25 18,8 3,1 50,0

228 339 405 53 1025

11,1 16,55 19,75 2,6 50,0

Seçenekler

Bay

Genel toplam K. Say›s› Yüzde

471 672 790 117 2050

22,97 32,8 38,55 5,7 100.0

Kaynak: Gazi Üniversitesi/Türk Toplumunda Kozmetik Tüketici Araflt›rmas›

Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

27<


>> Ö¤rendim Dürüst ve mertçe sevmeyi ö¤rendim Sevdiklerimin beni sevmelerini beklemeden Yüre¤imde gizledim birçok sevgiyi Yanl›fl anlafl›lmaktan korktu¤um için Gözlerimden süzülen yafllarla birlikte Ya¤murun ya¤›fl›n› ö¤rendim Yüre¤imde kopan f›rt›nalarla Volkanlar›n patlamas›n›, depremleri ö¤rendim Terk edilmiflli¤i ö¤rendim Bir akflam vakti gitti¤inde Ve Bir kat daha sevmeyi ö¤rendim Beni sevdi¤ini söyledi¤inde… Dr. Ahmet Kavak fiubat 2006

Kim demifl, rakamlarla m›sralar yan yana gelmez diye… Hayat›n› rakamlara veren Dr. Ahmet Kavak, yar›m as›rd›r fliir yaz›yor. Vergi ile ilgili onlarca kitap yazan Kavak’›n, 5 de fliir kitab› bulunuyor.

Hayat›n›n KDV’si fliir oldu > > Leyla Y›ld›r›m

V

> > Torununu koleksiyoner yapacak >> fiiir yazman›n d›fl›nda Dr. Ahmet Kavak’›n, kartpostal, kibrit, antika otomobil, uçak, yerli ve yabanc› madeni para, bankamatik kartlar›, pul gibi birçok alanda koleksiyonu bulunuyor. 30 y›ld›r biriktirdi¤i ve binlerce karttan oluflan ‘kartpostal koleksiyonu’ görülmeye de¤er... E¤er bir imkan olursa, kartpostallar›n› sergilemek istiyor. Tüm arkadafllar› Dr. Ahmet Kavak’›n koleksiyon merak›n› bildi¤i için, yurtiçi ve yurtd›fl›ndan malzeme topluyor. Koleksiyon yapmaktan büyük keyif ald›¤›n› anlatan Dr. Ahmet Kavak, “fiiir yazmak ve koleksiyon biriktirmek benim hayat›m›n vazgeçilmezleri... Yo¤un bir ifl günümün sonunda, bir eseri koleksiyonuma katman›n mutlulu¤u tarif edilmez. ‹ki o¤lum var. Biri broker di¤eri ‹ngiltere’de okurken ticaretle u¤rafl›yor. ‹kisi de koleksiyonlarla ilgilenmiyor. Ben, 7 yafl›ndaki torunuma koleksiyon sevgisi afl›lamak için u¤rafl›yorum. Torunumda da bir koleksiyon kültürü oluflmaya bafllad›. Mesela beni ziyarete geldi¤inde, raflardaki antika arabalarla ‘onlar koleksiyon arabalar›’ diye asla oynam›yor. Torunuma koleksiyon sevgisi ve ilgisini afl›layaca¤›m.” ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>28

ergi denilince akla gelen duayenlerden biri, Dr. Ahmet Kavak. Maliye Bakanl›¤›’nda, 1993 y›l›nda gelirler baflkontrolörü olarak emekliye ayr›lan Kavak, 13 y›ld›r da Pr›cewaterhouseCoopers’da Vergi Direktörlü¤ü görevini yürütüyor. YMM Dr. Ahmet Kavak, mesleki kitaplar ile onlarca makale yazm›fl. 18’nci bask›s›n› yapan 2 ciltlik Kaynakçal› Vergi Kanunlar› kitab›, mesle¤e yeni ad›m atanlara ders kitab› olman›n yan› s›ra, muhasebeci ve mali müflavirlerin de baflucu kitab›... Katma De¤er Vergisi

Mevzuat›, Sermaye fiirketlerinin Tasfiye, Birleflme, Devir ve Bölünme ‹fllemleri; Türk Vergi Hukukunda Piflmanl›k ve Islah gibi kitaplar›n ard›ndan Dr. Ahmet Kavak, flu an geceleri har›l har›l önümüzdeki haftalarda yay›nlanacak olan Aç›klamal› Kurumlar Vergisi Kanunu kitab› için çal›fl›yor… Dr. Ahmet Kavak ayn› zamanda, Türk Vergi Kanunlar›n›n haz›rlanmas› s›ras›nda komisyonlarda da görev almas› nedeniyle vergi kanunlar› tarihine geçen bir isim... Mesela, Türkiye’de katma de¤er vergisinin yerleflmesi konusunda yurdun dört bir yan›nda e¤itimlere kat›lan Dr. Ahmet Kavak, Gelir Vergisi Kanunu’nun ç›kar›lmas› için oluflturulan Vergi Konseyi içinde de görev alm›fl… fi‹‹RLE D‹NLEN‹YOR Bugüne kadar Maliye Bakanl›¤›, ‹SMMMO, ‹stanbul YMM Odas› ve üniversitelerde say›s›z


renkli yaflam: dr. ahmet kavak >> Gençleri e¤itiyor ‹SMMMO e¤itmeni ve ‹YMMO Üyesi olan Dr. Ahmet Kavak, ‹SMMMO’nun kuruldu¤u günden itibaren gerçeklefltirdi¤i baflar›l› çal›flmalar› yak›ndan izledi¤ini anlatarak flu de¤erlendirmeyi yap›yor: “‹SMMMO yönetimi; Türkiye genelinde meslek mensuplar›n›n mesleki bilgilerini gelifltirmek ve güncel mevzuat› adapte etmek için, çeflitli seminer, panel, konferans ve kongreler düzenliyor. Ayr›ca, mesle¤e yeni girecek genç kuflaklara da mesleki e¤itim bafllang›c›yla ilgili e¤itimler ve seminerler gerçeklefltiriyor. ‹SMMMO, mesleki konular›n d›fl›nda da birçok sosyal sorumluluk projesini hayata geçiyor.”

mesleki toplant›ya konuflmac› olarak kat›larak, ‘vergi ve vergi hukuku’ konusundaki bilgilerini meslektafllar›yla paylaflan Dr. Ahmet Kavak, yo¤un ifl temposunda k›sa bir mola vermek için fliir yazmay› tercih edenlerden. fiiir yazarken dinlendi¤ini anlatan Dr. Ahmet Kavak, fliirlerini sevgi ve dostluk gibi son y›llarda toplumumuzda iyice azalan insanc›l duygular üzerine yazmakta... Asl›nda, Dr. Ahmet Kavak’›n fliire olan ilgisi, okumak için Eskiflehir’deki baba oca¤›ndan ilk kez ayr›ld›¤› Ankara’daki lise y›llar›na uzan›yor. Eskiflehir’in Mihal›çç›k ilçesinde 10 fiubat 1949 y›l›nda do¤an

Ahmet Kavak, ilk ve ortaokulu bu ilçede bitirdikten sonra, liseyi Ankara’daki Maliye Meslek Okulu’nda 3 y›l yat›l› olarak okumufl. 1967 y›l›nda okuldan mezun olur olmaz, Maliye Bakanl›¤›’nda memur olarak göreve bafllayan Dr.

Mesleki kitaplar› >> Kaynakçal› Vergi Kanunlar› (2 cilt) >> Katma De¤er Vergisi Mevzuat› >> Sermaye fiirketlerinin Tasfiye, Birleflme, Devir ve Bölünme ‹fllemleri >> Türk Vergi Hukukunda Piflmanl›k ve Islah fiiir kitaplar› >> Yaflanm›fl Say›l›r m› >> Küçük Kuflum >> Kim Bilir >> Siyah Güller

Ahmet Kavak, 1974 y›l›nda Ankara ‹ktisadi ve Ticari ‹limler Akademisi’nden mezun olduktan sonra, ‹stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mali Hukuk dal›nda master ve doktoras›n› tamamlam›fl. MISRALARI BESTELEND‹ Gençlik y›llar›ndan itibaren yaflam›n›n her alan›nda fliirle içice olan Dr. Ahmet Kavak, fliire olan ilgisini flöyle

anlat›yor: “Çok stresli ve yo¤un bir meslek hayat›m›z var. ‹flimizde çok dikkatli ve titiz olmam›z gerekiyor. fiiir yazman›n hayat›mda çok özel bir yeri var. Ben, fliir ile dinleniyorum. ‹lk fliirimi, 1964 y›l›nda okumak için gurbet yolculu¤una ç›kt›¤›m Ankara’ya gitti¤imde yazm›flt›m. 1980’li y›llara kadar fliir yazd›¤›m› kimse bilmiyordu. Bir gün, Kaynakçal› Vergi Kanunlar› kitab›m›n bask›s› için matbaaya gitti¤imde, sohbet fliirden aç›l›nca, yazd›¤›m fliirlerden bahsettim. Bir heyecan ile fliirlerimin bir kitapta toplanmas› gündeme geldi. Derken, ilk fliir kitab›m 1988 y›l›nda, ikincisi 91, üçüncüsü 93, dördüncüsü ve sonuncusu 2001 y›l›nda bas›ld›. 2 fliirim bestelendi ve 2 fliirimin de bestelenme çal›flmalar› halen sürüyor. Kitaplar›m› ticari olarak yazm›yorum. Son 3 y›ld›r yazd›¤›m tüm kitaplar›m›n telif haklar›n› memleketimdeki yafll›lar yurduna ba¤›fll›yorum.” Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

29<


Evden ç›k›p oyuncu olunmaz Oktay Kaynarca, oyunculu¤un çok emek isteyen bir meslek oldu¤unu söylüyor. Kaynarca "En büyük hayalim, tekneyle bir y›l her fleyden uzaklafl›p, bir sene boyunca yaz›p, üretip; güzel bir senaryo ile geri dönmek" diyor. > > Leyla Y›ld›r›m

N Fabrikada çal›fl›rken oyuncu oldu Oktay Kaynarca, 27 Ocak 1965 y›l›nda ‹stanbul’da do¤du. Çocukluk y›llar›n› Üsküdar’da geçiren ve okulla pek aras› olmayan Kaynarca, dersleri yerine güvercinleriyle ilgilendi. Liseyi 6 y›lda bitiren Kaynarca, Üsküdar Lisesi’nde bafllayan e¤itimine Elaz›¤ Hopa Lisesi’nde devam ederken tiyatroyla tan›flt› ve ‹stanbul’a döndü¤ünde de amatörce devam ett›. FIAT fabrikas›nda çal›fl›rken ‹stanbul Üniversitesi Devlet Konservatuar› Ana Sanat Dal› Oyunculuk bölümünü kazanan Kaynarca, 90- 91 y›l›nda mezun oldu. ‹lk profesyonel oyununu Ali Ayflegül Atik ile oynayarak tiyatroya ad›m att›. Kurtlar Vadisi dizisindeki Süleyman Çak›r rolüyle izleyicinin gönlünde taht kuran Kaynarca, Genifl Zamanlar dizisindeki belediye baflkan› rolüyle farkl› bir yerel yönetim anlay›fl› çizdi. fiimdiler de Kuzey Rüzgar› dizisinde oynuyor.

‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>30

am-› di¤er, Çak›r… Rating rekorlar› k›ran Kurtlar Vadisi’nin ‘Süleyman Çak›r’›… Çak›r karakteriyle izleyicinin gönlünde öyle bir taht kurdu ki, dizi s›ras›nda öldürüldü¤ünde Türkiye’de yas ilan edildi. G›yab›nda gazetelere verilen ‘baflsa¤l›¤›’ ilan›n›n ard›ndan cenaze namaz› k›l›nd›, mevlidi okutulup helvas› da¤›t›ld›. Oyuncu, Oktay Kaynarca’dan sözediyoruz. Son y›llarda oynad›¤› roller ile Türkiye’nin gündemine oturan sinema ve tiyatro oyuncusu Oktay Kaynarca, seyirciyi ekran karfl›s›na kilitliyor. fiimdilerde, büyük usta Kadir ‹nan›r ile ‘Kuzey Rüzgar›’ dizisinde kamera karfl›s›na geçen Kaynarca, gerçek hayat›nda oldu¤u gibi dizilerdeki duruflu ve karakteri ile de her zaman iyilerin yan›nda ve kötülere karfl› mücadele ediyor. Kuzey Rüzgar›’n›n film setinde bir araya geldi¤imiz Oktay Kaynarca, ‹SMMMO Yaflam Dergisi’ne hedeflerini, siyaset ve ekonomiye bak›fl›n› anlatt›.

Kurtlar Vadisi dizisinde oynad›¤›n›z ‘Çak›r’ rolüyle 7’den 70’e herkes sizi tan›d›. Bu nas›l bir duygu? Oktay Kaynarca: Her zaman söylüyorum, çok baflar›l› bir ekipti ve güzel bir ifl yapt›k. Dizi genifl kitleler taraf›ndan tan›nmaz› sa¤lad›. Halk›m›z bizi çok sahipleniyor. Yan›m›za gelerek, evlerinin içinde sürekli yaflayan biri gibi, o samimiyetle yaklafl›yor. Sevenlerimin

benimle göz temas› kurup, dokunmak istemesi, çok hofl bir duygu. Yapt›¤›m›z ifllerde, ayn› heyecan ile çal›flmaya devam ediyoruz. fiu an, Kuzey Rüzgar› dizisinde Say›n Kadir ‹nan›r ile kamera karfl›s›na geçtik. Buradan hemen belirteyim, dizinin Kurtlar Vadisi’yle hiçbir benzerli¤i yok. Seyredenler zaten fark›ndad›r. Daha fazla aflk, entrikalar ve aksiyonun oldu¤u bir çal›flma. Güzel bir ekibimiz var ve baflar›l› bir diziye daha imza ataca¤›z. Genifl Zamanlar dizisinde, farkl› bir


yaflam›n portresi: oktay kaynarca

yerel yönetim anlay›fl› çizen belediye baflkan›n› oynad›n›z. Siyasete girmeyi hiç düflündünüz mü? >> Siyasete girmeyi flimdilik düflünmüyorum asl›na bakarsan›z. Mesle¤imin en keyifli noktas›nday›m. En keyifli yapt›¤›m zamanlar›nday›m. Siyasetten ne kadar uzak durmak isteseniz de, sonuçta bir vatandafl olarak içindesiniz. Bir fikrinizin, bir bilginizin olmas› gerekiyor. Ben elimden geldi¤ince gündemi takip ediyorum. Türkiye’nin o kadar çok acil çözülmesi gereken sorunu var ki!.. Ülkede ekonomik anlamda, pembe tablolar çizilse de, bu ekonomik

flartlarla insanlar›n hayatlar›n› ikame ettirmeleri gerçekten çok zor. ‹nsanlar emeklerinin karfl›l›¤›n› alamadan, açl›k s›n›r›nda yafl›yorlar. Karn› aç adam›, istedi¤iniz gibi yönlendirebilir ve istedi¤iniz yere götürebilirsiniz. Oyunculu¤a dönersek, sizce iyi oyuncu nas›l olunur? Do¤ufltan m› yoksa e¤itimle sonradan m› oyunculuk meziyetleri kazan›l›r? Bir de oyuncu olmak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir? >> Hem yetenek, hem e¤itim çok önemlidir. ‘Evimden ç›kt›m oyuncu

oldum’ safsatas›n›n ard›nda hiçbir fley olmad›¤› bilinsin. Öyle bir fley yok. Bu iflle ilgili bilgi gerekir. Benim tiyatrocu olmak isteyenlere en büyük tavsiyem, okullu olmalar›d›r. Tabii yetenek de mutlaka laz›m. Asl›nda her ikisi birbirini tamaml›yor. Bazen oyunculukla hiç alakas› olmay›p dizilerde boy gösterenler, oyuncu olarak alg›lan›yor. Sokaktaki insan da do¤al olarak, o yaparsa ben niye yapmay›m diye, saçma sapan yollara girip, hayat›n›n en güzel y›llar›n› kaybediyor. Hayal k›r›kl›¤›na u¤ray›p, dönen birçok kifli tan›yorum. Asl›nda, okulu bitirmek de ilk y›llarda Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

31<


yaflam›n portresi: oktay kaynarca

Yeni bir sinema filmi vizyona girecek Oktay Kaynarca hem tiyatro hem de sinema dünyas›n›n tozunu yuttu. Sanatç›n›n oyunlar› aras›nda; Gençler (1989), Afl Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni (1990), Bir Kad›n›n Anatomisi (1995), Yengeç Sepeti (1995), Yeditepe ‹stanbul (2001), Deli Yürek: Bumerang Cehennemi (2001), Bayanlar Baylar (2002), Lahmacun ve Pizza (2002), Esir fiehrin ‹nsanlar› (2003), Aflk›m›zda Ölüm Var (2004), Kalbin Zaman› (2004), 6 ‹lk Aflk›m (2006), Genifl Zamanlar (2007) ve Beynelminel (2007) say›labilir. Kaynarca’n›n rol ald›¤› S›f›r Dedi¤im sinema filmi yak›nda vizyona girecek. 39. Antalya Film Festivali'nde, "Deli YürekBumerang Cehennemi" ile En ‹yi Yard›mc› Erkek Oyuncu Ödülü'nü alan Kaynarca’n›n Ölümden Öte Köy Yok isimli bir de fliir albümü bulunuyor.

‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>32


Biz s›rça köflklerde yaflam›yoruz

yeterli olmuyor. Deneyim çok önemli. Zaten okuldan oyuncu mezun olunmaz, oyunculu¤un anahtar›yla mezun olunur. O anahtar ile kap›lar aç›l›r. Bu yol çok meflakatli ve çok riskli bir yoldur. E¤er bir fleyler ters giderse, erkenden fark›na var›p, farkl› bir çizgiden yola devam etmek gerekir. Gerçekten donan›ms›zsan›z ve halen bu inad› sürdürüyorsan›z, öyle bir noktada piflmanl›k duyars›n›z ki, bunun geri dönüflü de yoktur. Ben flansl›lardan biriyim. Bugün geldi¤im noktada, birçok unsurun yan›nda disiplinli olmam ve hedeflerime ulaflmak için, günlük, ayl›k ve y›ll›k planlar yapmam›n da büyük rolü var. Hedeflerime dair her fleyi yazarak planlar ve uygular›m. Sapmalar oldu¤unda yeniden revize ederim. ‹flimizin flartlar› gerçekten a¤›rd›r ve bazen dayan›lmaz boyutlara ulafl›r. A¤›r flartlar›n karfl›s›nda duran tek fley, bu ifle verdi¤iniz emek ve sevgidir. Türk hakl› sanki dizikolik gibi. Dizilere olan ba¤›ml›l›k di¤er ülkelerde nas›l? Biz daha fazla m› dizilerle yat›p kalk›yoruz ? >> Bütün dünyada dizilerin yeri insanlar için hep ayn›d›r. Di¤er ülkelerde de, televizyonda izledi¤i bir filmin CD’sini al›p, günlerce evden ç›kmay›p seyredenler var. Seri film asl›nda dünyada çok büyük bir endüstri. Ülkemizde de son y›llarda ifller canland› ve y›lda 100’e yak›n dizi çekiliyor. Bizdeki diziler, belki biraz daha reel dünya ile sanal dünyay› iç içe al›yor. Daha duygusal bir halk›z ve daha fazla her fleyi birbirinin içine

Oktay Kaynarca, gerçek sanatç›lar›n magazinden uzak durdu¤u görüflünde. "Orada sahte ve yalan bir dünya anlat›l›yor" diyen Kaynarca’n›n magazin dünyas›yla ilgili de¤erlendirmeleri flöyle: "Buradan herkese iletmek istedi¤im bir mesaj›m var. fiunun fark›nda olmalar› gerekiyor ki, magazin terörü içinde anlat›lmaya çal›fl›lan dünya ile bizim yaflad›¤›m›z dünya ayn› de¤il. Çünkü gerçek anlamda, dans, sinema, tiyatro, bale gibi bu iflle u¤raflan, bu ifle emek verip içini dolduranlar, magazinden uzak duruyor. Magazin kültürü ne yaz›k ki, fluan kendi kendini yiyor. Sak›n ola kimse o programlara bak›p, bizim yaflad›¤›m›z hayatlar›n o flekilde oldu¤unu düflünmesin. Çünkü biz neredeyse, zaman›m›z›n büyük bir bölümünü çal›flarak geçiriyoruz. Öyle günler oluyor ki, bize sadece eve gidip, uyumak kal›yor. Mesela, Kadir Abi’nin dün 20 saat çal›flt›¤›n› ben biliyorum. Yani biz öyle; ›fl›lt›l›, par›lt›l›, s›rça köflklerde kolay bir hayat yaflam›yoruz. Hedeflerimize ulafl›p baflar›l› olmak için, çok çal›fl›p mücadele veriyoruz."

sokmay› seviyoruz. Diziyi hemen sahiplenmeyi seviyoruz. Seri filmin büyük bir sektör oldu¤unu söylediniz? Dizi ve film endüstrisinde dünyan›n neresindeyiz? >> Teknik anlamda dünyayla boy ölçüflebilecek durumda de¤iliz. Onlar›n bu ifle ay›rd›klar› bütçeyle, bizim ay›rd›¤›m›z bütçe aras›nda da¤lar kadar fark var. Ancak; yönetmen, oyuncu, teknik ekip olarak hiç de geride de¤iliz. Biz, sadece yaflam ve çal›flma flartlar› olarak gerideyiz. Mesela, Avrupa veya Amerika’da, 50 dakikal›k bir bölüm 20 günde çekilirken, biz neredeyse 6 güne s›¤d›rmaya çal›fl›yoruz. Bu yüzden de kaliteden ödün verilebiliyor. Oyunculu¤a yönelik hedefleriniz ve hayalleriniz nedir? >> E¤er kafama bir hedef koyuyorsam, o hedefe varmak için hakikatten ciddi mücadele veriyorum ve sonunda oraya var›yorum. Bir oyuncunun hiçbir zaman ben hayalime kavufltum demesi mümkün de¤il. Asl›na bakarsan›z, tiyatro oyuncunun kendini bileyledi¤i yerdir ve kendinizi sektöre haz›rlars›n›z. Televizyon

biraz antreman yeridir ve ekonomik olarak rahatlat›r. Sinema ise bir kariyer yeridir. O güne kadar yapm›fl oldu¤unuz ifllerin toplam›n› oluflturur. Yani, televizyondan ald›¤›m›z paray› kazanabilsem, her y›l bir sinema filmine imza atmak isterdim. Bir de en büyük hayalim, tekneyle bir y›l her fleyden uzaklafl›p, bir sene boyunca yaz›p güzel bir senaryoyla geri dönmek. Keflke… Son olarak, rakamlar ve ekonomiyle aran›z nas›l? Mali müflavirlik mesle¤i hakk›nda ne düflünüyorsunuz? >> Oyuncular›n yüzde 80’i gibi ekonomiye merakl› de¤ilim. Ekonomiye hiç kafam çal›flmaz. Elimizden geldi¤ince gayrimenkule yat›r›m yapar ve ald›¤›m›z gayrimenkullerin paras›n›, ödemeye çal›fl›r›m. Mali müflavirlik çok dikkat ve emek isteyen, güzel bir meslek. Mali müflavirlerin ifllerinin keyifli oldu¤unu düflünüyorum. Çünkü onlar›n fikirleri do¤rultusunda, hem hizmet verdikleri kifliler, hem de devlet kazan›yor. Bu onlara büyük bir haz veriyordur. Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

33<


K›rm›z›, güçlü performans sa¤lar. Turuncu, duygusal kimlik yükler. Sar›, yönetici güç verir. Yeflil, denge ve huzur aktar›r... Renklerin gücü, bugün modern yönetim literatürüne de girmifl durumda. Sahi, sizin renginiz hangisi?

Kariyer renklendi!

Mekanlar ve renkler >> Kahverengi: Kullan›ld›¤› mekanda ilk etkisi do¤an›n samimi gücünü afl›lamas›d›r. Belli bir süre sonra topra¤› ve ölümü an›msatt›¤› için insan› rahats›z edip olumsuz enerji yükleyebilir. >> Bej: Mekanlar›n temiz ve saf görünümünü ciddiyet ve otorite ile birlefltirdi¤inden, mekanlarda amac›na göre kullan›lmas› öneriliyor. Enerjiyi yayan bir potansiyeli var. >> Nefti yeflil: Ezici ego ve bask›c› bir karakteri temsil ediyor. Çok fazla tercih edilmemesi tavsiye ediliyor. Renkteki en ufak ton fark› karakteristik özelli¤inde çok büyük farkl›l›klar meydana getirir. >> Turuncu: Mekanlarda duygusal yükleme yaparak, yap›c› ve nefleli bir kimlik kazand›r›r. Turuncunun çok fazla yüklenmesi, melankolik bir yap› sergileyebilir. Bunun engellenebilmesi için mavi ile dengelenmesi gerekir. >> K›rm›z›: Olumlu yönden sevgi ve aflk yükleyen k›rm›z›, olumsuz yönde agresif ve sald›rgan özellikler yükleyebilir. Mutlaka tamamlay›c›s› turkuaz ile beraber kullan›lmal›. >> Pembe: Zarif kad›n›n rengi olan pembe, ince ve hassas duygular› ön plana ç›kar›p kifliyi k›r›lgan bir yap›ya sürükleyebilir. Asl›nda sevgililer gününde ön planda olmas› gereken renk k›rm›z› yerine pembe. Çünkü k›rm›z› cinsel duygular›n ön plana ç›kt›¤› aflk›n rengidir. >> Beyaz: Spektrumda beyaz, anaç ve do¤urgan kimli¤i ile renklerin vücut bulmas›nda ç›k›fl yolu olarak görülüyor. Özellikle tavan›n beyaz olmas› mekan› ferah ve yüksek gösterse de, klastrofobiyi meydana getirdi¤inden birçok Avrupa ülkesinde art›k kullan›lm›yor. ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>34

> > A y fl e g ü l E m i r

inirlenince k›zar›r, korkunca mosmor kesiliriz, üzücü bir olay›n ard›ndan karalara bürünürüz, çok fazla iyimser olan ve hayallerle yaflayan insanlar› toz pembe bir dünyada yaflamakla itham ederiz. Fiziksel tepkilerimizi ve duygular›m›z› fark›nda olmasak da hep renklerle ifade ediyoruz. Bu nedenle ifl ve günlük hayat›m›zda her an birlikte oldu¤umuz renklerden etkilenmememiz mümkün de¤il. Renklerin gücü, bugün modern yönetim literatürüne de girmifl durumda. Renklerin motivasyon üzerinde etkisi oldu¤u bilinen bir gerçek. Üzüntülüyken farkl›, mutluyken farkl› renklerde k›yafetler giymeyi tercih ederiz. Ayr›ca renkler motivasyonu art›r›yor, çal›flanlar›n enerjisine ve verimlili¤ine katk› sa¤l›yor. Sat›fllar› da olumlu ya da olumsuz yönde etkiliyor. Uzmanlar renklerin ürünü hat›rlatt›¤›na ve sat›n almaya geçirecek e¤ilimi art›rd›¤›na dikkat çekiyorlar. Renkler flirket ve marka imaj›na da katk›da bulunuyor. Bütün bunlar, renklerin hayat›m›zda düflündü¤ümüzden daha fazla güce ve etkiye sahip oldu¤unu gösteriyor.

S

MUHABESEC‹LER, AÇIK YEfi‹L ‹fl dünyas›nda da yavafl yavafl renklerin insanlara ve ifl süreçlerine olan etkisi konusunda bir bilinçlenme görülüyor. Renklerin insanlar›n enerjisine ve motivasyonuna katk› sa¤lad›¤› yönündeki görüfller giderek art›yor. Uzmanlar, renklerin hem yaflamda, hem de iflyerinde bilinçli olarak kullan›lmas›n›n baflar›ya katk›da bulundu¤unu belirtiyorlar.


kariyer Hangi renk, ne anlama geliyor? >> K›rm›z›: Sa¤l›¤› muhafaza etme, güç, fiziksel enerji, dinçlik, seksüel tutku, flehvet, tehlike ve cesaret. >> Turuncu: Cesaretlendirme, konsantre olma kabiliyetini güçlendirme, dikkat çekme, uyum yetene¤i ve teflvik etme yetene¤i. >> Pembe: Hassas duygular, duygu kar›fl›mlar›, rahatlama ve gevfleme, ahlak ve fleref duygular›, genel baflar›. >> Sar›: Günefl, düflünce gücü, ak›l, hareket, iletiflim ve güven. >> Siyah: Evren ve uzay bofllu¤u. >> Kahverengi: Yeryüzü, toprak ve bereket. >> Yeflil: Para, flans, finansal alanda baflar›, hareketlilik, iç huzuru. >> Mavi: Okyanus, uyku, alacakaranl›k ve gökyüzü.

olumsuz enerji yükleniyor. Ancak son zamanlarda özellikle dekorasyon möble ve aksesuarlarda renklenme görülüyor. MESLE⁄‹N‹Z‹N RENG‹ NE? Renklerin iflyerlerinde çal›flanlar›n motivasyonuna katk› sa¤lad›¤› da bilinen bir gerçek. Metin Yahya Üster, iflyerlerinde k›rm›z›n›n atak ve güçlü performans sa¤lad›¤›n›, turuncunun duygusall›k ve nefleci kimlik yükledi¤ini, sar›n›n entelektüel benlik, yönetici güç verdi¤ini, yeflilin denge, huzur ve güven aktard›¤›n›, mavinin ma¤rur, gururlu, iyi iletiflim sa¤layan potansiyeli oldu¤unu, morun bilge kutsal ve ulvi benlik aktard›¤›n› anlat›yor. Belli meslek gruplar›yla da, belli renkler özdefllefltiriliyor. Sa¤l›kç›lara yeflil ve mavi, ö¤retmenlere lila, itfaiyecilere k›rm›z›, psikologlara turuncu, hukukçulara pembe ve mavi rengin uygun olaca¤› düflünülüyor. Renklerin hayat›m›zda psikolojik ve fizyolojik etkilerinin oldu¤unu da aktaran Üster, bu etkiler konusunda flunlar› söylüyor: “K›rm›z› kan dolafl›m›n› hareketlendirir, turuncu kalsiyumu güçlendirir, sar› böbrekleri rahatlat›r, yeflil kalbimizi mutlu ve güçlü k›lar, mavi fluuru açar, çivit mavi sezgi gücünü yükseltir, mor ruhsal dünyay› iyilefltirir.” Renk bilimcisi Metin Yahya Üster, renklerin karakteristik özelliklerinin bilinerek iflyerlerinde kullan›lmalar› gerekti¤inin alt›n› çiziyor. Uygun renklerin insanlar›n enerjilerine katk› sa¤lad›¤›n› belirten Üster, hangi renklerin, hangi sektörlerdeki iflyerleri için uygun oldu¤u konusunda ‘‘Çok hareketli ve insan trafi¤inin çok yo¤un oldu¤u iflyerlerinde k›rm›z› ve tonlar› kullan›lmal›. Yöneticilerin, bilim insanlar›n›n, yazar ve düflünürlerin çal›flt›¤› ifl mekanlar›nda sar› renk ön plana ç›kar›lmal›. Muhasebe ve mali müflavirlere ait mekanlar ve möbleler aç›k yeflil olmal›. Dershaneler, s›n›flar, çal›flma odalar› sar› donan›mda olmal›” bilgisini veriyor. Üster’e göre, ofis ve iflyerlerindeki siyah, gri, lacivert, ve kahve renklerden möble ve aksesuar seçimleriyle büyük hatalar yap›l›yor. Bu tür renklerle

RENKS‹Z, SEVG‹S‹Z, YALNIZ Günlük yaflamda hemen her insan kendini renkle ifade ediyor. Bir yere k›yafeti ve rengiyle girerken, konuflmas› ve akl›yla ç›k›yor. ‹nsanlar›n k›yafetlerinde tercih ettikleri renkler de kariyerlerindeki geliflime etki ediyor. Renk bilimcisi Üster, rengi ifl baflar›s›nda çok önemli bir etken olarak görüyor. Üster, “Renksiz bir insan ve yaflam, mutsuz, sevgisiz ve yaln›zd›r” yorumunu da yapmadan edemiyor. Türkiye’de iflyerleri ve insanlar›n geçmifle göre daha renkli oldu¤u yorumlar› yap›lsa da, iflyerlerinde ve mesleklerde gelecek y›llarda hangi renklerin hakim olaca¤› bilinmiyor. Ama iflyerlerinin rengine karar veremeyen çal›flanlar, kendi yaflamlar›n› uygun renk seçimleriyle daha renkli hale getirebiliyor. Sahi, sizin renginiz hangisi? Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

35<


Othello sendromu > > ‹lke Balkan

S

K›skanmak, sevginin ifadesi mi?.. Dozaj›nda k›skançl›k belki. Ancak, hiç de az rastlanmayan paranoid k›skançl›klar, boflanma ve ölümle sonuçlanabilirken mutlak psikiyatrik tedavi gerektiriyor…

hakespeare'in ünlü eseri Othello'da, Othello ve kar›s› Desdemona birbirlerini büyük bir aflkla severler. Ancak, ve Iago idama mahkûm Othello'nun büyük aflk›na ilk olur… arma¤an› olan mendili, Desdemona kaybeder. Anlam› Bu öykü, t›pta “Othello Sendromu” olarak kabul çok büyük olan bu arma¤an› ediliyor. K›skançl›k deyip Desdemona bir türlü geçmeyin, cinayet ve intihara bulamaz. Othello, kar›s›n›n sürükleyen, evlilikleri mendili kaybetmesinden cehenneme çeviren afl›r› kuflkulanmaya bafllar. k›skançl›k olaylar›n›n az Mendili ele geçiren rastlanan bir durum Iago, bir plan kurar olmad›¤›n› belirtelim. ve bunu baflar›r. Iago'nun plan› HEZEYAN DURUMU sayesinde “Seven insan Othello, k›skan›r” sözü Desdemona'n›n dilimize yerleflse de Cassio'yla aflk k›skançl›¤›n farkl› yaflad›¤›ndan Prof. Nevzat Tarhan tipleri var. K›skançl›¤›n kuflkulanmaya paranoid yani hezeyanl› bafllar. K›skançl›¤›n bozukluk tipinde, eflin her atefliyle yan›p tutuflan Othello hareketinden anlamlar önce Cassio'yu, sonra kar›s›n› ç›kart›lmas› söz konusu. öldürür. Ancak, her fleyin Basit sa¤a sola bakmalar, Iago'nun ifli oldu¤u ortaya ç›kar. Othello kendini öldürür karfl› cinse bak›yor gibi ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>36

de¤erlendiriliyor. Yoldan geçen birisinin ›sl›k çalmas›, kornaya basmas› aldatma olarak alg›lan›yor. K›skançl›k hezeyan› içindeki kifli, eflinin en küçük hareketini hezeyan› do¤rultusunda yorumluyor. Efliyle sürekli kavga ediyor. Bu durum, boflanma veya ölümle sonuçlanabiliyor. Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi Direktörü Prof. Nevzat Tarhan, hezeyan derecesinde k›skançl›k hissedenler için “Bu bir hastal›kt›r ve ilâç tedavisi gerekir. ‹flin zor taraf› ise, kiflinin kendisinin hasta ve tedaviye ihtiyac› oldu¤unu kabul etmemesidir. Böyle durumlarda bütün ailenin uyan›k olmas› gerekir” diyor.

KAYBETME KORKUSU Filozof Sokolof , k›skançl›¤› "‹nsan›n en az bilinen duygusu ve üzerinde en az konuflulan davran›fl›, bir muamma" olarak tan›ml›yor. Decrates’e göre ise, "K›skançl›k, sahip olduklar›n› koruma iste¤inden kaynaklanan bir tür korku.” Uzmanlara göre, hemen her insanda az veya çok k›skançl›k duygusu bulunuyor. Karfl›m›zdakini sevgiden dolay› ya da "sende var bende niçin yok" diye k›skanabiliyoruz. Anormal ölçüde k›skançl›k nas›l tedavi edilmesi gereken y›k›c› bir saplant›ysa, dozunda k›skançl›k; sevgi ve ba¤l›l›¤›n bir göstergesi olarak da kabul ediliyor. Prof. Nevzat Tarhan, paranoid ölçüde


ailem

K›skanan kifli ne yapmal›? yo¤un yaflanmayan, ancak evlili¤in ahengini bozan k›skançl›klar›n “kiflinin sevdi¤i insan› kaybetme korkusunun ve kendine olan güvensizli¤inin” sonucu oldu¤unu belirtiyor. Bu çerçevede k›skançl›k, düflük benlik sayg›s›yla iliflkilendiriliyor. ABD’de yay›mlanan Psychology Today dergisinin araflt›rmas›na göre, k›skançl›k, var olan ya da olmas› istenen iliflki tehlikeye girdi¤inde ortaya ç›kan duygu ve düflünceler…Yo¤un k›skançl›k duygusu, genellikle iliflkiyi kaybetmekten korkmak ve bunu hayal etmek sonucu ortaya ç›k›yor. K›skançl›k duygusu, rakibin belli özelliklerine g›pta edilmesiyle art›yor. Araflt›rmada, kad›nlar›n rakiplerinde en çok g›pta ettikleri özellikler çekicilik ve popülerlik, erkeklerinse zenginlik ve ün olarak saptanm›fl.

Prof Dr. Nevzat Tarhan, bask›n›n karfl› taraf› daha da uzaklaflt›raca¤›n› belirterek, k›skanan kiflilere flu önerilerde bulunuyor.

>> K›skançl›ktan kaynaklanan olumsuz duygular kontrol edilmeye çal›fl›lmal›. Sadakatin, tehditle de¤il sevgiyle sa¤lanaca¤› unutulmamal›. >> Olumsuz duygular›n yerini olumlu duygular almal›.

DOZUNDA YAfiANIRSA Psikolog Hande Ayd›n, partnerlerinin ba¤l›l›¤›ndan bir türlü emin olamayan kiflilerin hayatlar›ndaki odak noktas›n›n bu güvenceyi ele geçirmek oldu¤unu belirtiyor ve flunlar› söylüyor: “‹nsanlar partnerlerinin sevgi ve ba¤l›l›klar›ndan emin olduklar›nda, bu sevgiyi takdir etmemeye bafllarlar. Partnerleri, hayatlar›ndaki ifl streslerini, günlük hayat›n yoruculu¤unu anlamalar› gereken kifliler haline dönüflürler. Bu anlamda, romantik k›skançl›klar, yaratt›¤› fiziksel ve duygusal kayg›dan dolay› çiftin iliflkisini gözden geçirmesini sa¤lar ve efline verdi¤i de¤eri hat›rlatmas› aç›s›ndan faydal› olabilir. Bu durum, çocukken, oynamaktan s›k›ld›¤›m›z bir oyuncakla bir baflka çocuk oynamaya bafllad›¤›nda oyunca¤›n gözümüzde de¤er kazand›¤› zamanlara benzemektedir.”

>> K›skanç kifli fark›nda olmayabilir. Durum kendisine anlat›lmal›. >> Sorunlar›n büyümemesi için dolayl›, imal› mesajlar yerine aç›k iletiflimde olunmal›. >> Kifli do¤ru bir fley söylüyorken, yanl›fl bir üslup seçerse çözümsüzlük artar. Taraflar empatik iletiflimi ö¤renerek uygulamaya geçirmeli.

>> K›skançl›k, çocuklukla ilgiliyse psikiyatra gitmekten çekinilmemeli. >> Her iki taraf gözden geçirilerek beklentiler netlefltirilmeli. >> K›skanan kifli partner› taraf›ndan sevildi¤ini ve sevilecek kadar olumlu bir insan oldu¤unu unutmamal›. >> Aldatma er geç anlafl›l›r. Tav›r o zaman gösterilmeli.

K›skanç m›s›n›z?

TEST ED‹N!

1) ‹lgi göremeyince k›r›l›r›m. a) Az [ ]

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

2) Kolay inan›r›m. a) Az [ ]

3) Hemen vazgeçebilirim. a) Az [ ]

4) S›k s›k fikir de¤ifltiririm. a) Az [ ]

5) Bana güven duyulmas›n› bilmek isterim. a) Az [ ]

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

6) Hep be¤enilmek isterim. a) Az [ ]

7) Abart›l› tepki veririm. a) Az [ ]

8) Fark edilmeye çok önem veririm. a) Az [ ]

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

9) Sevdi¤im kiflinin baflkas›na ilgi göstermesi beni çok rahats›z eder. a) Az [ ]

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

10) K›skançl›¤›m› öfke biçiminde yans›t›r›m. a) Az [ ]

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

11) K›skançl›¤›m› küskünlük biçiminde yans›t›r›m. a) Az [ ]

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

12) Aldat›lma korkum vard›r. a) Az [ ]

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

13) K›skand›¤›m kifliyi övmek yerine onu incitirim. a) Az [ ]

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

14) Zaman zaman kuflku f›rt›nalar› yaflar›m. a) Az [ ]

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

15) Sevdi¤im kiflinin telefonla uzun konuflmas›n› ve birisiyle fazlaca ilgilenmesini sorun yapar›m. a) Az [ ]

b) S›kl›kla [ ]

16) S›k s›k sevilmedi¤im duygusunu yaflar›m. a) Az [ ] b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

c) Çok s›k [ ]

17) Eflimin bana olan ilgisinin azalmas› durumunda aldat›ld›¤›m› düflünürüm. a) Az [ ]

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

18) Eflim, her söyledi¤imi yapmazsa ondan kuflkulanmaya bafllar›m. a) Az [ ]

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

19) Beni k›skand›ran kiflinin kusurlar› ile çok u¤rafl›r›m. a) Az [ ]

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

20) Sorunlar karfl›s›nda, suçun bir bölümü benim üzerimde, diyemem. a) Az [ ]

DE⁄ERLEND‹RME a) Az: 1 puan, b) S›kl›kla: 2 puan, c) Çok s›k: 3 puan.

b) S›kl›kla [ ]

c) Çok s›k [ ]

0 - 20 puan aras›: K›skançl›¤›n›z sa¤l›kl› s›n›rlarda. 20 - 40 puan aras›: Kendinizi e¤itmelisiniz. 40 - 60 puan aras›: Profesyonel yard›m almal›s›n›z.

Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

37<


e¤itim

Yafl 7’yi geçmifl, ifl bitmifl Çocuklar›n karakteri 6 yafl›na kadar flekilleniyor. Bu yüzden okul öncesi e¤itim çok önemli… Yani çocu¤unuz 7 yafl›nda okula bafllarsa, geç kalm›fls›n›z demektir. > > Leyla Y›ld›r›m

Okul öncesi e¤itimde kazan›lan beceriler

> Çocuklar›n fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal ve dil yönünden yeteneklerine göre geliflmelerini sa¤l›yor. > Dilin geliflmesine ve do¤ru kullan›lmas›na olanak sa¤l›yor. > Temizlik, giyinme gibi öz bak›m becerileri kazand›r›yor. > Bedensel becerileri gelifltiriyor. > Çocuklar›n kendi ayaklar›n›n üzerinde durabilen, ba¤›ms›z bir birey olabilmelerini destekliyor. > Yarat›c› yönlerini ve ilgi alanlar›n› ortaya ç›kar›yor. > Oyun oynama ve arkadafll›k ihtiyac›n› gideriyor. > Zorunlu e¤itime haz›rl›yor. ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>38

ugünlerde birçok evde okul heyecan› bafllad›. Özellikle de ilkokula çocuklar› yeni bafllayacak anne ve babalar›n heyecanlar› görülme¤e de¤er… E¤er çocu¤unuz 7 yafl›nda okulla tan›fl›yorsa, bunun e¤itim için geç bir yafl oldu¤unu söylemek zorunday›z. Daha do¤rusu bunu biz de¤il, uzmanlar söylüyor. Çocuklar›n, zihin ve kiflilik gelifliminin yüzde 70’i, 0 ile 6 yafl aras›nda tamamlan›yor. Yani bireyin karakteri, 6 yafl›na kadar flekilleniyor. Bilimsel olarak, 3 ile 6 yafl›n e¤itim yafl› olarak aç›klanmas› da, okul öncesi e¤itimin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. 3 yafl›na gelen bir çocu¤un, kendi kendine yemek yeme, temizlenme, giyinme, eflyalar›n› düzenleme gibi becerileri kazanm›fl olmas› gerekiyor. Bu beceriler, anne ve baban›n küçük yafllardan itibaren çocu¤a sundu¤u f›rsatlar ile elde ediliyor.

B

7 ÇOK GEÇ Erken e¤itimin önemine dikkat çekmek isteyen birçok kurum ve sivil toplum örgütü; ‘Çocu¤unuzun e¤itimini 7 yafl›na b›rakmay›n’ aç›klamalar›yla, toplumu bilinçlendirmeyi hedefliyor. Bunlardan biri olan Anne Çocuk E¤itim Vakf› (AÇEV), 6 sivil toplum örgütleriyle bafllatt›¤› “7 Çok Geç” kampanyas›n› baflar›yla sürdürüyor. Okul öncesi e¤itimin zorunlu oldu¤unu anlatan Okul Öncesi E¤itimi Uzman› Gülden Y›ld›r›m, “Erken

çocukluk ad› verilen 0-6 yafl, çocu¤un en h›zl› geliflti¤i dönemdir. Kiflili¤in temelinin at›ld›¤› bu dönemde çocuk; anaokulunda ‘bedensel, psiko-motor, sosyal, duygusal, dil ve zihinsel’ geliflimlerini sa¤larken, ilkokula haz›rlan›r. Erken e¤itim, 2 okul y›l›na denk gelecek bir baflar› fark› yarat›r. Çocuk anaokulunda yaflayarak ve paylaflarak hayat› ö¤renmeye bafllar” diyor. GEL‹fi‹M SÜREC‹ 3-6 yafl dönemi, çocuklar için çok önemli. Bu dönemi okul öncesi e¤itim deste¤iyle geçirmek çocuklara ileriki yafllar›nda büyük kazan›mlar sa¤l›yor. Bu dönemin neden önemli oldu¤u çocu¤un fiziksel ve ruhsal geliflim aflamalar›nda sakl›. Uzmanlara göre, 3 yafl›ndaki çocuk önce kendini keflfedip, sonra çevreye aç›l›yor. Akranlar› ile oyun oynamas›, hem fiziksel hem de ruhsal geliflimi aç›s›ndan önemli. Oynarken, paylaflmay›, sayg›


Okul öncesi e¤itimde s›n›fta kald›k duymay›, s›ras›n› beklemeyi, yard›mlaflmay› ve iflbirli¤ini ö¤reniyor. Bu yafltan itibaren cinselli¤e olan ilgisi de bafll›yor. Çocuk 4 yafl›na geldi¤inde, her fleyin merak edildi¤i bir dönem bafll›yor. 5 yafl›na gelen bir çocuk, art›k yetiflkinlere daha az ihtiyaç duyuyor. Giyinme, temizlik gibi kendi öz bak›m›n›n neredeyse tamam›n› yapabiliyor. 6 yafl›ndaki bir çocuk, bebeksi özelliklerinden neredeyse tamamen kurtulup, mant›kl› ve realist olmaya bafll›yor. Anne ve babas›yla arkadaflça fikir al›flveriflinde bulunan çocuk, çeflitli konularda sorumluluklar alarak, kendini tan›ma ve kan›tlama ihtiyac› içine giriyor. Bütün bu geliflim aflamalar›nda okul öncesi e¤itimle desteklenen çocuklar hayata 1-0 önde bafll›yor. HAYATIN PROVASI Okul öncesi e¤itim kurumlar›, çocuklar›n iletiflim kurabilecekleri ideal oyun yerleri rolünü üstleniyor. Araflt›rmalar,

oyun oynayan ve iletiflim kuran çocuklar›n beyinlerinin, yafl›tlar›na göre yüzde 30 daha fazla geliflti¤ini ortaya koyuyor. Oyun s›ras›nda; kurallara uymay›, paylaflmay›, sorumluluk almay› ve iflbirli¤i yapmay› ö¤renen çocuklar, bir yandan ö¤renirken di¤er yandan olgunlafl›yor. Oyunu ciddi bir ifl olarak gören çocuk, oyun ile hayat›n provas›n› yap›yor. Programl› ve amac›na uygun bir okul öncesi e¤itimi, aktif bir okul-aile iflbirli¤iyle gerçeklefliyor. Ö¤retmenin aileyi tan›mas›, çocu¤u tan›mas›n› da kolaylaflt›r›yor. Çok çekingen ve kendine güveni düflük çocuklar ile s›n›r ve kural tan›mayan çocuklar›n e¤itiminde; ö¤retmen ile anne- baban›n yapaca¤› iflbirli¤i büyük önem kazan›yor. Di¤er yandan, anaokuluna bafllamadan önce ailenin, okulda yapaca¤› faaliyetler hakk›nda bilgi vermesi, çocu¤un yeni bir ortama al›flmas›n› h›zland›r›yor.

> Küçük çocuklar için okullar, ilk kez 18. yüzy›lda Fransa’da aç›lm›fl. 19. yüzy›l›n bafllar›nda ‹ngiltere ve ‹talya’da da aç›lmaya bafllam›fl. ‹sviçreli e¤itimci Friedrich Froebel, 1841 y›l›nda "çocuk bahçesi" anlam›na gelen ilk kindergarten’i kurmufl. > Türkiye’de ise ilk anaokulu 1915 y›l›nda aç›lm›fl. Cumhuriyet döneminde k›z meslek liselerine ba¤l› olarak aç›lan anaokullar›n›n, ayn› zamanda ö¤retmen adaylar›n› yetifltirmeye yönelik ifllevi de varm›fl. > Okul öncesi e¤itim oran›; Fransa yüzde 96’y›, Çin’de yüzde 87’yi, Almanya’da yüzde 83’ü bulurken,

Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

39<


sa¤l›kl› yaflam Ofis hastal›¤› deyip geçmemek laz›m. Hayat›m›z›n önemli bir bölümünü ofisteki masam›zda, bilgisayar bafl›nda geçiyoruz.

S›rt, bel a¤r›lar›, dizlerde k›k›rdak afl›nmalar›, adale hastal›klar›, kalp ve damar hastal›klar›, psikolojik sorunlar... Doktorlar ofis hastal›klar›ndan korunmak için, spor yap›lmas›, ergonomik ofis tasar›mlar› kullan›lmas›n› tavsiye ediyor.

Bunlar› mutlaka yap›n > Dik oturun. > Sa¤a sola tüm bedeninizle dönün.

> Her 15 dakikada bir aya¤a kalk›p k›sa bir yürüyüfl yap›n ve gerinin.

> Sürekli bilgisayar kullan›yorsan›z önkol germe egzersizleri yap›n.

> Koltu¤unuz belinizi kavramal›, masa yüksekli¤i boyunuza uygun olmal›.

> Belli aral›klarla gözlerinizi bilgisayar ekran›ndan ay›rarak dinlendirin.

> Bilgisayar kullan›yorsan›z, monitör tam karfl›n›zda ve göz hizas›nda, klavye dirsek seviyesinde ve ergonomik dizaynda olmal›.

> Ofis dolaplar› eriflilebilir olmal›.

> Ofis ayd›nlatmas›na dikkat edilmeli. ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>40

Ofisler hasta ediyor > > A y fl e g ü l E m i r

oyunda kireçlenme, gerginlik, baflparmakta ya da bilekte a¤r›, gözlerde yanma ve batma, s›rt, bel ve omuz a¤r›lar›... ‹flte, iflyerinde haftada 15 saatten fazla bilgisayar bafl›nda oturman›n sonuçlar›ndan baz›lar›. Meslek hastal›¤› olarak da bilinen kas iskelet sistemi hastal›klar›, iflle ilgili hastal›klar›n yüzde 60’›n› oluflturuyor. Çal›flan insanlar›n zaman›n›n önemli bölümü ofislerde geçiyor. Dört duvar ofisler, ak›ll› binalar, bilgisayarlar, sandalyeler, havaland›rmalar, çal›flanlar› hasta ediyor. S›rt, bel a¤r›lar›, göz bozukluklar›, adale ve psikoloji sorunlar› en yayg›n ofis hastal›klar› aras›nda yer al›yor. Basit önlemlerle riski en aza indirmek mümkün

B

olmas›na karfl›n iflyerlerinin ço¤u, ofis hastal›klar›n›n ifle ve çal›flana verdi¤i zarar›n fark›nda bile de¤il.

daha uzun süre devam etmesi olarak tan›mlan›yor. Bu hastal›k, bellekte veya konsantrasyonda bozulma, bo¤az a¤r›s›, kas a¤r›s›, PS‹KOLOJ‹K KÖKENL‹LER eklemlerde k›zar›kl›k ve flifllik, sabah uyan›nca Genel Cerrahi Uzman› Op. kendine gelememe gibi Dr. Fikret Aksoy, ofis belirtiler gösteriyor. hastal›klar›n› psikolojik ve Mobbing yani psikolojik fizyolojik kökenliler fleklinde fliddet ise, çal›flanlar›n ikiye ay›r›yor. Atasoy, psikolojik rahats›zl›klar psikolojik kökenli yaflamas›na neden olan hastal›klar›, kronik önemli bir etken. Mobbing, yorgunluk sendromu, çal›flanlarda kal›c› mobbing psikosomatik (psikolojik fliddet) etkiler ve kronik a¤r› b›rakabiliyor. sendromu olarak Kronik a¤r› s›ral›yor. Kronik sendromu ise, yorgunluk yayg›n vücut sendromu, nedeni a¤r›lar› ve ve bafllang›ç tarihi halsizlikle kendini tam olarak gösteriyor. bilinmiyen Hastalarda yayg›n yorgunlu¤un en Op. Dr. Fikret Aksoy vücut a¤r›lar›n›n az alt› ay veya


Ofis hastal›klar›na karfl› egzersizler Önkol-dirsek sorunlar› için > Önkol adalelerini germek için kolunuzu gergin olarak uzatt›ktan sonra el bile¤inizi avuç taraf›nda do¤ru çekerek 10 saniye gerin.

> Önkol içi adalelerini germek için kolunuzu gergin olarak uzatt›ktan sonra el bile¤inizi el s›rt› taraf›na do¤ru di¤er elinizle adalelerinizde gerilme hissedene kadar çekerek gerin.

> Kol-önkol aras› adaleleri germek için dirsek 90 derece bükük, avuç içi karfl›ya bakarken di¤er elinizle avuç içinden tutarak önkolu gerginlik hissedene kadar d›fla çevirin.

Boyun sorunlar› için > Bafl›n›z›n pozisyonunu de¤ifltirmeden ve

yan› s›ra halsizlik, yorgunluk, isteksizlik, uyku bozuklu¤u ve sabah yorgun uyanma ve tutukluk flikayetleri oluflturuyor. Aksoy, psikolojik kaynakl› ofis hastal›klar›n› yenmek için düzenli fiziksel aktiviteyi, biyo ritme uygun çal›flma, uyuma ve dinlenmeyi, lifli beslenmeyi, rafine g›dalardan ve katk› maddelerinden uzak durmay›, sosyal gruplara üye olmay› ve çevreyle iliflkileri iyi tutmay› öneriyor. K‹MLER R‹SK GRUBUNDA? Fiziksel kökenli ofis hastal›klar› ise, ergonomi kurallar›na uyulmamas› nedeniyle ortaya ç›k›yor. En s›k görülenleri, bel, kas, s›rt ve bilek a¤r›lar› olarak s›ralan›yor. Aksoy, bu tür hastal›klar›n oluflmas›n› engellemek için ergonomiyi

bükmeden iki elinizle al›ndan karfl› direnç uygulayarak, ensenizde kuvvetli bir gerilim hissedene kadar bafl›n›z› öne bast›r›n ve befl saniye tutun.

Bacaklar s›ra ile yere paralel olana kadar gergin bir biçimde uzat›lmal›. Yere konulmadan bu hareket di¤er bacakta tekrarlanmal›.

> Her iki elinizin ikinci ve üçüncü parmaklar›n› ense ortas›na yerlefltirerek öne do¤ru bast›r›rken, bafl›n›z› yay gibi yukar› ve geriye do¤ru mümkün oldu¤unca uzat›n.

> Ters mekik: Yüzüstü uzanarak, kollar her iki yanda uzat›lm›fl durumda geriye yay gibi k›vr›lma hareketidir. Dizlerin bükülmemesine dikkat edilmeli.

S›rt-bel sorunlar› için

Diz sorunlar› için

> Crunch: Kalça ve diz 90 derecede olmal› ve eller al›n seviyesinde bulunmal›. S›rt kald›r›labildi¤i kadar kald›r›lmal› ve pozisyon befl saniye korunmal›.

> Bir masada oturarak bacaklar ileri uzat›lm›fl ve dizler hafif k›r›k birbirleri üzerine konulmal›. Bacaklar›n aç›lar› de¤ifltirilmeden birbirlerine do¤ru bütün güçle bast›r›lmal› ve befl saniye beklenmeli. Ayn› hareket di¤er bacakta da tekrarlanmal›.

> Bacak uzatma: Hareket s›ras›nda kalça alt›na mutlaka alçak bir yast›k konulmal›.

bilmek ve anlamak gerekti¤ini söylüyor. ‹nsanlar›n çal›flma ortamlar›nda yer alan makine, teçhizat, ofis, fabrika düzeninin rahat, kolay ve sa¤l›kl› bir flekilde oluflturulmas› gerekiyor. Uzun süreli oturmak ya da yanl›fl oturmak, uygun olmayan sandalye ve masalar› kullanmak, s›rt, bilek ve bel a¤r›lar›na neden oluyor. Doktor Aksoy, ofis hastal›klar›yla mücadele için tekrarlayan hareketlerden kaç›nmak, bu yap›lam›yorsa belli aral›klarla dinlenilmesi gerekti¤inin alt›n› çiziyor. Aksoy, son y›llarda bilgisayar kullan›m›n›n art›fl›na ba¤l› olarak el ve bel a¤r›s›

flikayetlerinde art›fl görüldü¤ü saptamas›n› da yap›yor. Bu tür hastal›klar›n ilerleyen yafllarda kemik erimesiyle kendini daha çok gösterece¤i uyar›s›nda bulunuyor. Ofis hastal›¤› çekenlerde öncelikle, hastal›¤›n psikolojik veya fizyolojik kökenli olup olmad›¤›n›n tespit edilmesi gerekti¤ini aktaran Aksoy, “Ofis hastal›¤› deyip geçmemek laz›m. Hayat›m›z›n önemli bir bölümünü ofisteki masam›zda, bilgisayar bafl›nda geçiriyoruz. Yanl›fl bir oturufl, kas ve eklem sisteminde pek çok soruna neden olabilir. Günümüzde bu tür sa¤l›k sorunlar› ile bo¤uflan insan say›s› az›msanamayacak kadar

fazla. Bankac›lar, muhasebeciler, bilgisayar programc›lar›, vezne çal›flanlar›, bütün gün ofiste bilgisayar karfl›s›nda çal›flanlar risk grubu içerisinde” diyor. Aksoy, ofis hastal›klar›ndan korunmak için spor yap›lmas›, ergonomik ofis tasar›mlar› kullan›lmas› ve ifl yaflant›s› d›fl›nda psikolojik deflarj sa¤layan hobilere zaman ay›r›lmas› gerekti¤ini söylüyor. Ofis kofluflturmalar› san›ld›¤›n›n aksine sportif aktivite yerine geçmiyor. Spor yapmak isteyenlerin, fiziksel ve sa¤l›k durumlar›na uygun bir dalda, uygun k›yafet ve ayakkab› ile haftada ortalama üç gün, en az 45 dakika zaman ay›rmas› gerekiyor. Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

41<


evim evim Ça¤›n gereklerine uyum sa¤layan mutfaklarda ebatlar büyürken, fonksiyonellik en çok aranan özellik haline geliyor. Ekolojik ve do¤al malzemelerin revaçta oldu¤u mutfak sektöründe, maksimum konfor aray›fl› en belirgin özellik olarak görülüyor.

Mutfakta de¤iflim zaman› > > Defne Do¤an

S

on y›llarda insanlar›n evde geçirdikleri zaman artt›kça konutlar›n iç dizayn› da buna göre flekillenmeye bafllad›. Art›k herkes evinde kendi yaflam biçimini yans›tmaya çal›fl›yor. Kimileri sade bir tarz› tercih ederken, kimileri ise aksesuvarlarla zengin hale getirilmifl görkemli mekanlar› seviyor. Siz de ailenizle ve arkadafllar›n›zla bir araya gelip birlikte zaman geçirdi¤iniz "yaflayan" bir evinizin olmas›n› istiyorsan›z, öncelikle mutfa¤›n›za el atmal›s›n›z. Özellikle bayanlar için mutfaklar evin en çok zaman geçirildi¤i yeri… Bu nedenle bir mutfa¤›n yaflam› kolaylaflt›ran donan›mda olmas› aile üyelerinin ya da arkadafllar›n birlikte geçirecekleri zaman›n daha fazla olmas› aç›s›ndan önemli. E¤er siz de mutfa¤›n›z› yenilemek ve burada geçen zaman› keyifli bir hale dönüfltürmek istiyorsan›z, mekan› en ince ayr›nt›lar›na dek tasarlayan profesyonel ellerden yard›m almal›s›n›z. Firmalar bu konuda çeflitli seçenekler sunuyor. Ça¤›n gereklerine uyum sa¤layan mutfaklarda ebatlar büyürken, fonksiyonellik en çok aranan özellik haline geliyor. Ekolojik ve do¤al malzemelerin revaçta oldu¤u ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>42

mutfak sektöründe, maksimum konfor aray›fl› en belirgin özellik olarak görülüyor. Modern mutfak ürünleri ve tasar›mlar›n› sizin için araflt›rd›k. UÇAKTAN ES‹NLEND‹ ‹talyan mutfak markas› Valcucine'yi Türkiye'ye getiren Koleksiyon Mobilya "yüksek kalitede modern mobilya" anlay›fl›yla fark yaratan mutfaklar oluflturmay› amaçl›yor. Valcucine'nin sahibi kimyager Gabriele Centazzo, yemek yaparken vücudun nas›l hareket etti¤ini, en çok nelere ulafl›lmak istendi¤ini hesaplayarak mutfak tasarlam›fl. Valcucine'de farkl› zevk, al›flkanl›k ve ihtiyaçlara cevap veren, kifliye özel mutfak modelleri var. Renkler, kaplama ve vernikler, ölçüler, malzemeler de farkl› seçenekleriyle öne ç›k›yor. Bir dokunmayla aç›lan kapaklar, uçak kanatlar›ndan esinlenerek dizayn edilmifl. Ergolabio özelli¤iyle tasarlanan mutfaklar insan odakl› anlay›fl›n bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Ve bu tarz Harvard Üniversitesi'nde ders olarak okutuluyor. Sessiz kapanan çekmece ve kapaklar, parlak mor kapak, ölü alanlar› en verimli biçimde de¤erlendiren köfle


Sa¤l›¤a uygun mutfak nas›l kurulur? > Bir mutfa¤›n fl›k olmas› kadar ergonomik olmas› da çok önemli. Evde en çok hareket edilen mekan olan mutfa¤›n ergonomik olmamas› çeflitli sa¤l›k sorunlar›na yol açabilir.

sistemi 'Le-mans', Arçelik'in mutfak çözümleri aras›nda yer al›yor. Arçelik mutfaklar›nda dolap ve çekmeceler gibi gün ›fl›¤›na ç›kmam›fl bütün yüzeylerde krom kaplama dikkat çekiyor. Türkiye'nin ilk mavi ›fl›k teknolojili SBS gard›rop tipi buzdolab› ve en az su tüketimiyle dünyan›n en h›zl› bulafl›k makinesi ile dikkat çeken Arçelik Türkiye'nin ilk zaman ayarl› oca¤›, kademeli piflirme program›na sahip ankastre f›r›nlar›yla yaflam› kolaylaflt›r›yor. DO⁄ADAK‹ UYUM Do¤adaki uyumu mutfa¤a tafl›mak arzusuyla gelifltirilen Electrolux'un ankastre serisi, tüketici içgörüsü baz al›narak oluflturulmufl. Estetik anlay›fl› yatay çizgilerle yans›tan mutfak ambians›, renk ve tarzlar›yla dekoru tamamlayan ankastre ürünlerle bütünleniyor. Bu ankastre ürünler, tüketicilerin ihtiyaçlar›n› tam anlam›yla karfl›lamay› hedefliyor. Örne¤in

indüksiyonlu ocak, hassasiyet ve kontrol ihtiyac›na an›nda cevap veriyor. Oca¤›n tüm yüzeyini kullanmaya olanak veren tasar›m› sayesinde, farkl› flekillerdeki tencere ve tavalarda yemek piflirilebiliyor. Buharl› f›r›n sayesinde, bir flefi k›skand›racak piflirme sonuçlar› elde edilebilirken flarap so¤utucusu, flaraplar› tam istenen derecede so¤utuyor. ‹ntema Mutfak ile her türlü yaflam flekline ve kullan›m›na uygun farkl› mutfak çözümlerini projelendirmek mümkün oluyor. ‹ntema Mutfak

çözümlerinden biri olan Gurme Mutfak stilinde örneklenen bu mutfaklar, yemek yapmay› kendine hobi edinenler ve mutfakta geçirdi¤i zaman›n kalitesine önem verenler için sunuluyor. MUTFAKTA 6. H‹S Whirlpool ankastre ocak ve f›r›nlar, düflük ve yüksek ›s› alternatifleri ile piflirme esnas›nda piflirme sonras›nda; h›zl› bafllatma, s›cak tutma gibi birçok fonksiyonu bar›nd›rarak zamandan ve enerjiden maksimum tasarruf sa¤may› hedefliyor. Whirlpool'un 6. his teknolojisine sahip davlumbazlar› oca¤›n ›s›s›n› ve ortamdaki nemi ölçerek çal›flma süresini ayarl›yor ve enerji tasarrufu sa¤l›yor. Whirlpool 6. his ankastre bulafl›k makineleri ise içindeki bulafl›¤›n kirlilik derecesini ölçebiliyor ve kirlilik derecesine göre daha az su ve enerji tüketimi sa¤l›yor.

> Mutfakta buzdolab›, lavabo, ocak üçgeni do¤ru kurulmal›. Örne¤in buzdolab›n›n kapa¤› bu üçgenin içine aç›lmal›. Bu üçgenin mesafeleri çok uzak olmamal› ve vücut ritmine uygun uzakl›kta yerlefltirilmelidir. > Bulafl›k makinesi sa¤ el kullanan insanlar için lavabonun sa¤›nda olmal›. > Tezgah yüksekli¤i kiflinin boyuyla orant›l› olmal›, kifli tezgah› kullan›rken dirsek aç›s› 120 derece civar›nda olacak flekilde belirlenmeli. > Yanl›fl yerleflimli bir mutfak bel, s›rt, kol a¤r›lar›na davetiye ç›kar›r. Mutfak elemanlar›n›n yerleflimi kadar mutfaktaki malzemelerin yerleflimi de önemli. > Örne¤in a¤›r veya s›k kullan›lan kap kaçak ve malzemeler daha çok kol yüksekli¤ine yerlefltirilmeli, hafif malzemeler ise raf altlar›na konulmal›. Çünkü a¤›r malzemeleri alçak seviyeden kald›r›rken hem bel hem de kol afl›r› yüklenecektir. > Do¤ru yükseklikte olmayan bir lavaboda ifl görürken bel a¤r›s› çekilebilir, do¤ru seviyede olmayan bir tezgahta bir fleyler do¤rarken kol daha fazla zorlan›r. Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

43<


dostlar›m›z

Oh bee! Dünya varm›fl... Çocu¤unuz iguana isterse flafl›rmay›n! > > G ü l fl e n K a n d e m i r

rtaokul ça¤›na yeni gelmifl çocu¤unuzun sorumluluk kazanmas› ve paylaflmay› ö¤renmesi için ona bir dost almaya karar verdiniz. En sonunda çocu¤unuza bu fikrinizi açt›n›z ve “Sana kedi mi, köpek mi alay›m yavrum?” dediniz. “Hiçbirini istemiyorum. Bana ‹GUANA al!” derse flafl›rmay›n… Muhtemelen önce iguana bir kedi mi, köpek cinsi mi diye haf›zan›z› yoklayacaks›n›z… ‹guana ile ilgili belle¤inizde hiçbir bilgi yoksa sorun da yok. E¤er iguanan›n bir tür sürüngen oldu¤unu hat›rlarsan›z, att›¤›n›z 盤l›¤› duyar gibi oluyoruz. Bizim tavsiyemiz öyle 盤l›k falan atmay›p, çocu¤unuzu anlamaya çal›fl›n. Çocu¤unuz, iguana besleyen ne ilk ne de son insan olacak Türkiye’de… Çocu¤unuz iguana de¤il de, gecko, semender, bukalemun da beslemek isteyebilirdi. En iyisi mi siz çocu¤unuzu k›zmay› b›rak›p, iguana nas›l beslenir ö¤renmeye çal›fl›n. Kimbilir belki siz de seversiniz ve alaca¤›n›z yeflil yarat›kla dost bile olabilirsiniz.

Sürüngen beslemek son y›llarda moda… Özellikle egzotik bir canl› olan iguanalar› besleyenlerin say›s› art›yor. Otcul bir hayvan olan iguanalar do¤duklar›nda 20-30 santimken, eriflkin olduklar›nda 200 santim boya ulaflabiliyorlar.

O

KAFESTE BESLEY‹N ‹guanalar asl›nda egzotik canl›lar. Türkiye’de son y›llarda çok besleyen var ama bilgi yetersizli¤i nedeniyle sa¤l›ks›z ortamlarda bak›ld›klar›n› hemen söyleyelim. Bu yüzden iguana bakmaya karar verirseniz, uygun koflullar› da sa¤lamak zorundas›n›z. ‹lk ald›¤›n›zda 20-30 cm olan bu sevimli canl›, ev ortam›nda ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>44

sa¤l›kl› tutulmas› baflar›lsa dahi, 100 cm ve üstüne var›nca gerçekten bak›m› daha da zorlafl›r. Eriflkin iguanalar›n boyu 160, 200 cm’ye kadar ulafl›yor. Kesinlikle akvaryumda iguana beslemesinin yanl›fl oldu¤unu söylemek isteriz. Uygun olan kümes tarz› büyük bir kafesin içinde bak›lmas›… Böylece oksijeni çok daha yüksek oranda soluyacak ve tellere t›rmanarak da egzersiz yapabilecektir. ‹guana

beslemeye karar vermeden önce evinizde 2 metrekare alan› iguanan›za ay›r›p bu alana büyük bir kafes yapt›rabiliyorsan›z sorun yok. GÜNEfi BANYOSU Bu kafesin içinde iguanan›z›n, kal›n bir halat yard›m› ile t›rmanarak ulaflabilece¤i yerden 150

- 200 cm kadar yüksek, kafesin duvarlar›na monteli bir dinlenme ve günefllenme alan› yaratmal›s›n›z. Kafesin duvar›na monte edece¤iniz iguanan›z›n boyutlar› ile orant›l› bir sunta bu iflinizi görür. Tabii ki bu sunta platformdan oldukça yukar›da UV bir lamba flart. Bu sayede iguanan›z yerden yüksekte oldu¤u için kendini güvende hisseder ve UV lamba sayesinde de keyifle günefllenebilir.


‹guana besleyenler ne diyor?

Ahmet Balc› (14 yafl›nda, ö¤renci):

Kerem Y›lmaz

> “Ben 2 y›l iguana besledim. Öncelikle kedi, köpek gibi elinize

(17 yafl›nda, ö¤renci):

al›p sevebilece¤iniz bir hayvan olmad›¤›n› söylemek isterim. Özellikle büyüdükçe kendini kuyru¤uyla savundu¤u için can›n›z› yakmaya bafll›yor. Bence büyük bir akvaryumun içinde sa¤l›kl› bir flekilde besleyebilirsiniz. Her türlü sebzemeyveyi ifltahla tüketiyorlar. Ba¤›rmak gibi dertleri yok.”

Kafesin zemininde gazete ka¤›tlar› kullanman›z› öneririz. Böylece temizlemeniz ve hijyeni sa¤laman›z kolay olur. Biz tavsiye etmiyoruz ama iguanan›z› akvaryumda beslemekteyseniz, mümkün olan en büyük boy akvaryumu seçmelisiniz. Akvaryumun üstünü asla tam olarak kapatmay›n. Ama akvaryumun yüksekli¤inin de iguanan›z›n akvaryumdan kaçmas›n› engelleyecek flekilde olmas›na dikkat edin. Akvaryuma bir flekilde UV lamba tak›n. Bu lamban›n çok fazla ›s›nd›¤›n› unutmay›p iguanan›z›n lambaya temas›n› engelleyici tedbirler al›n. ‹guanalar›n s›cak iklimde yaflayan bir

canl› oldu¤unu unutmay›n. Bu nedenle Türkiye’nin güneyinde yafl›yorsan›z iguana beslemeniz daha kolay. Ancak ‹stanbul’daysan›z k›fl›n iguanan›z›n üflümemesini sa¤lamak zorundas›n›z. STRESE GEL‹M‹YOR ‹guanalar›n bak›m› hiç de kolay de¤il asl›nda. Otobur olan iguanan›n beslenmesine çok özen göstermek gerekiyor. Taze yeflilli¤in yan› s›ra mutlaka haz›r g›dalarla da beslenmesi gerekiyor. ‹guanan›n kafesindeki ›s› da hayvan›n sindirimi için büyük önem tafl›yor çünkü; iguanalar midelerini yeteri kadar

‹guanalar kufllardan korkar ‹guanalar› ço¤u insan korkunç ya da i¤renç bulabilir. Peki iguanalar›n ise kufllardan korktu¤unu biliyor musunuz? Do¤ada iguanalar› avlayan birçok y›rt›c› kufl oldu¤undan içgüdüsel olarak iguanalar kufllardan korkarlar. Kufl sorununuz yok ise tabii ki kafesi daha fazla günefl almas› için pencereye yak›n bir yere koyabilirsiniz.

> “‹guanay› nas›l al›flt›r›rsan›z öyle gider. Küçükken sürekli ilgi

gösterirsen iguanan da sana ilgi gösterir ve sahiplenir. ‹guana besleyenlerin içi rahat olsun. Benim de 83 santim boyunda erkek bir iguanam var. ‹lk bafllarda s›k›nt› oldu ama art›k bana al›flt›.”

›s›tamad›klar›nda sindirim yapam›yorlar. Kafesteki ultraviole ›s›t›c›n›n alt›nda bir kaya olmas› da bu yüzden iguana için hayati bir gereklilik. Bulundu¤u ortamda petshoplarda sat›lan dallardan olmas› gereken iguanaya, sokaktan ya da a¤açlardan dal koparmak hayvan›n ölümüne bile yol açabilir. ‹guanalar›n en büyük düflman› stres. Kendini güvende hissetmeyen hayvan›n strese girmesi k›sa sürede ölüme neden olabiliyor. Bu

hayvanlar için petshoplarda rahatlat›c› preparatlar sat›lsa da do¤al ortam›ndan bu kadar uzakta olan iguana için bunun ne kadar rahatlat›c› oldu¤u da tart›fl›l›r. ETC‹L DE⁄‹L OTCUL Dedi¤imiz gibi iguanalar› beslerken sebze tercih etmeli. Baz› iguana sahipleri iguanalar›na köpek mamalar›ndan tutunda hamburgere kadar birçok besini yedirdikleri biliniyor. Uzmanlar bunun kesinlikle yanl›fl oldu¤u uyar›s›n› yap›yor. ‹guanan›z›n yeme¤i sadece; marul, havuç ya da elmadan oluflmamal›. Mümkün olan maksimum çeflitlilik sa¤lanmal›… ‹guan›n›z›n yeme¤i olacak sebze ve meyveler dostunuzun yiyebilece¤i büyüklükte do¤ranmal› ve birbirine kar›flt›r›lmal›… Tabii ki iguana için haz›rlanm›fl, ekstra vitaminlerle de bu yemek program›n› destekleyebilirsiniz. Böylece çok sa¤l›kl› ve mutlu bir iguana'ya sahip olursunuz. ‹yi bir bak›mla birlikte iguanalar 5 ila 7 y›lda son büyüklerine ulafl›rlar. Erkek iguanalar diflilere göre daha uzundur; erkekler 170- 200 cm’e, difliler ise 140 cm’e kadar uzarlar. 3’üncü ve 4’üncü yafllar›nda çiftleflme olmasa bile kendi kendine yumurta üretebilir.

Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

45<


moda

Sonbaharda nostaljik fl›kl›k 2007 sonbahar›nda kad›nlar 60'l› y›llar›n filmlerindeki y›ld›zlar kadar han›mefendi olacak. Elbiseler yeniden alt›n ça¤›n› yaflarken, bu sezon yüksek bel pantolon moda…

Tommy Hilfiger

Hilfiger Denim

> > Defne Do¤an

G-Star

Y

Converse

‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>46

az mevsiminin yerini sonbahara b›rakmas›yla gard›roplarda ince giysilerin yerini kal›n giysiler almaya bafllad›. E¤er gard›robunuzda de¤ifliklikler yapmay› planl›yor ve yeni sezonda fl›k ve rahat k›yafetlerle dikkat çekmek istiyorsan›z, önerilerimize kulak verin... 2007/2008 sonbahar ve k›fl modas›na önce genel bir bakal›m. Sonbahar k›fl koleksiyonlar›ndaki tasar›mlarda geçmifle dönüfl dikkat çekiyor. Bu sezon da geçen sezonda oldu¤u gibi, neon renkler ve metalik tonlar yine s›k s›k karfl›m›za ç›kacak. Gri ve kahverenginin dikkat çekti¤i sezonda, bafltan aya¤a siyah giyinerek de trendy olabilirsiniz. Bu dönem tarz›n›z› yans›tmak için genifl bir yelpazeden yararlanabilirsiniz. Kad›nlar, minimalist görünümde, güçlü ve ilgi çekici k›yafetlerle dikkatleri üzerine çekecek.


Koton Kad›nlar›n oldukça seksi, sofistike, bunun yan› s›ra kimi zaman 50 ve 60'l› y›llar›n filmlerindeki y›ld›zlar kadar han›mefendi kimi zamansa erkek giyiminden ilham alm›fl modellerle görünece¤ini söyleyebiliriz. 60'l› y›llar›n trapez kesimli elbiseleri ve grafik desenleri ise nostaljik hatlar›yla öne ç›k›yor. Elbiseler yeni sezonda adeta alt›n ça¤›n› yaflayacaklar.

YÜKSEK BEL GER‹ DÖNÜYOR Düflük bel pantolonlar yerini yüksek bel pantolonlara b›rakm›fl durumda. Geçen sezonun dar paçal›, skinny modelleri hala trend olmakla beraber, zaman zaman bol paçal› veya bermuda modellere de rastlamak mümkün. Bu sezon en çok dikkat çeken aksesuarlar; flapkalar ve eldivenler. Eldivenler de deri modeller ve parlak olanlar gözde. Korse fleklinde ve belden ba¤lanan kemerler bu sezon çok

Geçen sezondan sonra feminen görünen erkek modas› biraz daha klasik k›yafetlere yöneliyor. Bu sene erkeklerde dar pantolonlar da moda. Erkekler, özellikle kumafl pantolonlarla, jean pantolonlar la dikkat çekecek. Bayanlarda oldu¤u gibi erkekler de bu sene örgü kazaklar, eldivenler, flapkalar›yla boy gösterecek. karfl›m›za ç›kacak. Özellikle rugan ve parlak olanlar.

V‹TR‹NLER RENGARENK Firmalar bu sezon da fl›kl›¤› ve rahatl›¤› ön planda tutan koleksiyonlar sunuyor. ‹flte size markalar›n koleksiyonlar›ndan örnekler: > Koton'un 2007-08 Sonbahar-K›fl

koleksiyonunda, birkaç sezondur popüler olan siluetler yeniden yap›land›r›l›yor. 40 ve 50'lerden bu yana kullan›lan klasik stiller, 80'lerden etkilenen ve vücudu ön plana ç›karan tasar›mlarla birleflerek ça¤dafl bir görünüm kazan›yor. > Tita, sonbahar k›fl sezonunu de¤iflen

NetWork flehirli erke¤e hitap eden elegan tasar›mlardan olufluyor. Akdeniz insan›n›n s›cakkanl›l›¤›ndan esinlenen “Confident” temas›nda lacivert ana renk olarak kullan›l›rken grupta, royal blue ve ac› kahve, triko ve gömlekler de dikkat çekiyor. > Hilfiger Denim'in koleksiyonu herbiri

Amerika ve Avrupa tarihinin ikon haline gelmifl dönemlerinden ilham al›narak haz›rlanm›fl tasar›mlardan olufluyor. Bunlardan “Heritage” temas›n›n esin kayna¤› vintage iflçi k›yafetleri ve bir dönem üniversitelerde hüküm süren spor modas›n›n saf ve canl› çizgisi. Amerikan ikonlar›n›n izlerini tafl›yan Heritage temas›nda erkekler James Dean havas›na bürünürken; kad›nlar, Marilyn Monroe'nun eflsiz p›r›lt›s›n› tafl›yor.

siluetler ve siyah paletinin hakim oldu¤u tasar›mlarla karfl›l›yor. Emprime > G-Star'›n erkekler için haz›rlanan jarse ve saten modellerinin yan› s›ra düz örmeler ve de¤iflik kup detayl› modeller yeni sezonda ön plana ç›k›yor. 60'l› y›llar›n trapez kesimli elbiseleri ve grafik desenleri ise nostaljik hatlar›yla öne ç›k›yor. Koleksiyonda k›rm›z›, saks, fuflya ve yeflil gibi renkler dikkat çekiyor.

Fabrika

Tita

Yönelifl klasi¤e

> NetWork 07/08 Sonbahar K›fl Kad›n

Kolekisyonu, modern ve flehirli kad›n›n kendi trendlerini yaratt›¤› tasar›mlardan olufluyor. 5 ana temadan oluflan NetWork'un erkek koleksiyonu ise yaflam›n yo¤un temposuna uyum sa¤layan, modern ve

McArthur Shipmate koleksiyonunda önden cepli denimler ve çevrimli üç boyutlu Jack pantolon yer al›yor. Arka cepleri süslü yeni Corvet Skinny ve bol kesimiyle yeni Medin pantolon da kad›n koleksiyonunda öne ç›kan tasar›mlardan. > Tommy Hilfiger 2007 Sonbahar-K›fl

Koleksiyonu, üç temadan olufluyor: “Forest Ivy”, k›rm›z›, beyaz ve maviden oluflan klasik bir palet sunarken, “Ocean Mist” siyah, gri ve toprak tonlar›n›n zarafetiyle dikkat çekiyor. “Forest Charm”'›n renkleri ise k›rm›z›, kahverengi, koyu yeflil ve topaz sar›s›. > Fabrika 07/08 Sonbahar K›fl Kad›n

Koleksiyonu'nda danteller, kürkler ve deriler; ceket içlerinde, bluz ve trikolarla dikkat çekiyor. Gri, metal ve gümüflün öne ç›kt›¤› sezonda, alt›n aksesuarlar, deri efektli apreler, y›kamalar, siyah ve gri denimler a¤›rl›kl› olarak kullan›l›yor. Derilerde, timsah bask›lar› dikkat çekerken; uzun tuniklerin alt›na giyilen taytlar, skinny jeanler ve bel hizas›nda duran kemerler trençkot ve uzun paltolarla kombinleniyor. > Spor ayakkab›da Converse, sezona

yönelik metro koleksiyonunda marine mavisi, f›nd›k kahvesi, zeytin yeflili, çilek pembesi ve k›z›lc›k rengi ile dikkat çekiyor. Dore, siyah ve beyaz renkler, sofistike çizgi ve desenler yine bu koleksiyonun detaylar› aras›nda. Tüylü, süet, deri, yamal›, puantiyeli ve retro tarzlar bu koleksiyonda harmanlanarak farkl› modellere dönüflüyor. Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

47<


Türkiye’de 350 Çin restoran› var > 1.5 milyar nüfuslu Çin, beslenme sorununu çözebilmek için, börtü böcek, bitki, hayvan gibi hemen hemen her fleyden yemek yapmay› ö¤renmifl. fianghay sokaklar›nda aç›k tezgahlarda tavada k›zart›lm›fl olarak sat›lan çekirgeler, halk›n s›cak s›cak yedi¤i önemli çerezler aras›nda. > Çinliler, yeme¤i b›çak gibi kesici aletler ile parçalamay› sayg›s›zl›k olarak gördükleri için, tahta çubuklarla yeme¤i tercih ediyor. > Çin’de erkekler tatl›y› kad›ns› bir davran›fl sayd›klar› için pek tercih etmiyor. > Çin restoranlar› baflta Amerika ve Avrupa olmak üzere dünyaya yay›l›yor. Dünyada her gün yüzlerce kifli, ilk kez Çin

mutfa¤›n› deneyenler aras›na gidiyor.

> Çin restoranlar›nda, doluluk oran› yüzde 80’i geçiyor. Müflterilerinin yüzde 90’›n› müdavimleri oluflturuyor. > Çin restoranlar›nda baz› yemeklerin pahal› olmas›n›n nedeni, mesela köpekbal›¤› yüzgeci veya kufl yuvas›n›n Uzakdo¤u’dan ithal edilmesinden kaynaklan›yor. > Türkiye’de Çin restoranlar›n›n say›s› 350’yi geçiyor. Ülkemizdeki restoranlarda 80 ile 100 çeflit farkl› Çin yeme¤i bulunuyor. Çin restoranlar›nda kifli bafl› 40 ile 50 YTL aras›nda de¤ifliyor. Al›flverifl merkezlerinde ise 10 ile 20 YTL aras›nda aç›k büfe Çin lezzetlerini tatmak mümkün.

Çin mutfa¤› da Türkiye’yi kuflatt›! Obeziteye savafl açan Çin mutfa¤›, son y›llarda sa¤l›kl› beslenmeyi tercih edenlerden yo¤un ilgi görüyor. H›zl› ve harl› ateflte vitamin de¤erlerini öldürmeden haz›rlad›klar› yemeklere Çinliler, özel soslar ile eflsiz lezzetler kat›yor.

‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>48

> > Leyla Y›ld›r›m

ünyay› ve Türkiye’yi Çin mallar› sararken, Çin mutfa¤› da bofl durmuyor. Özellikle al›flverifl merkezlerinde aç›lan restoranlarla art›k Çin mutfa¤› milyonlar›n aya¤›na geldi. Soya sosu, sar›msak, ac› biber, tarç›n, zencefil, susam ya¤›, turflu, sirke ile haz›rlanan hofl görünümlü yemekleriyle, dünya nüfusunun yar›s› asl›nda bu lezzet flöleninden yararlan›yor. Zaten, Çin mutfa¤›, etnik mutfaklar aras›nda dünyada ilk 3’e giriyor. Sebze ve bal›k a¤›rl›kl› mönüsüyle Çin mutfa¤›, obeziteye savafl aç›yor. Renkli, baharatl› ve aromal› lezzetleriyle göze ve ruha hitap ediyor. Çin

D

yemeklerinin son y›llarda bu kadar popüler olmas› tesadüf de¤il. 5 bin y›ll›k Çin mutfa¤›na özgü etnik tarzda haz›rlanan ve yemeklerde bolca bulunan; renk, baharat ve aromadan kaynaklan›yor. ‹nsanlar›n ilk önce gözleri, sonra burunlar› ve en son a¤›zlar› ile yemek yedi¤ini çok iyi bilen Çinliler; h›zl› ve harl› ateflte vitamin de¤erlerini öldürmeden haz›rlad›klar› yemeklere, özel soslar ile eflsiz lezzetler kat›yor. Piflirme teknikleri olarak, buhar, hafllama ve stir fry uygulan›yor. Sebze, bal›k, pirinç ve eriflte a¤›rl›kl› oldu¤u için de, diyette besleyici bir seçenek olarak düflünülüyor. Obeziteye savafl açan Çin mutfa¤›, son y›llarda


lezzet

Tavsiye ettiklerimiz >> Çorba: Wonton çorbas›, ac›l› ekflili çorba, >> Bafllang›ç: Karidesli Çin mant›s›, Çin böre¤i, >> Tavuk: Sar›msakl› ve zencefil soslu ç›t›r tavuk, mu shu tavuk dürüm, k›zarm›fl Pekin örde¤i, tatl› ve ekfli soslu tavuk, black been soslu tavuk >> Deniz Mahsulleri: Buharda piflmifl zencefilli bal›k, ac› soslu kalamar, sar›msak soslu karides, Sahngay karides >> Sebze: Kar›fl›k sebzeler, sar›msakl› srokolü, bambu kam›fl›yla siyah mantar, sote soya filizi >> Pilav: Deniz mahsullü pilav, yumurtal› ve sebzeli pilav, bademli pilav >> Noodle: Singapur noodle, sebzeli noodle, karidesli noodle, dana etli tavuklu noodle >> Et: Zencefilli ve taze so¤anl› dana eti, siyah soya fasulyeli dana eti, crispy beef, yeflil biberli dana eti

Mekânlar >> Ch›nese Plaza Restaurant Tel : 0212 292 45 70 >> Dragon Restaurant Tel: 0212 231 62 00 >> L›ttle Ch›na Tel: 0212 263 17 15 >> Zen Restaurant Tel: 0212 287 34 42 >> Royal China/Yeflilyurt: Tel: 0212 573 67 74 >> Great Dong Food Tel: 0212 380 11 77

sa¤l›kl› beslenmeyi tercih edenlerden yo¤un ilgi görüyor. ‘CHINESE FOOD’ MODASI Amerika ve Avrupa’da bafllayan ‘Chinese Food’ modas›, Türkiye’de de dalga dalga yay›l›yor. 50’ye yak›n› ‹stanbul’da olmak üzere 350’e yaklaflan Çin restoranlar› say›s›ndaki art›fl, h›zla devam ediyor. Doluluk olanlar› yüzde 80’leri bulan Çin restoranlar›, otellerin yan›nda Gümüflsuyu, Bebek, Levent gibi bölgelerin ard›ndan, son y›llarda Cevahir, Akmerkez, Kanyon gibi al›flverifl merkezlerinde de aç›lmaya bafll›yor. Müdavimleri yan›nda, her gün ilk kez Çin mutfa¤› denemek isteyenlerin say›s› da az›msanmayacak kadar

çok. Asl›na bak›l›rsa, Çin mutfa¤›n›n bu kadar h›zl› yay›lmas› gayet do¤al. Zira, her ortamda kendi mutfa¤›n› tercih eden ve 1.5 milyar nüfusuyla dünyan›n 4/1’ini oluflturan Çinliler, son y›llarda ifl ve tatil amaçl› gittikleri ülkelerde de Çin mutfa¤›n› ar›yor… Böylece

popüler Çin mutfa¤› dünyaya yay›l›rken, Çin istilas› da ‘yemekte’ onaylanm›fl oluyor. DAMAK TADI BENZER Çin restoran›n›n kap›s›nda, sizi geleneksel k›yafetleriyle karfl›layan bir Çinli, k›rm›z› tonlar, bambular, de¤iflik kokular ve yuvarlak Çin masalar›n›n bulundu¤u büyülü bir atmosfere davet ediyor. ‹çeriye girildi¤inde, Uzakdo¤u’nun hofl ve s›cac›k ortam› insan› büyülüyor. Hemen hemen her yemekte ac› biber ve soslar kullan›lmas› nedeniyle Çin mutfa¤›, Türk damak tad›na uygun. Sebzeli noodle, sebzeli pilav, ac›l› ekflili çorba, sar›msakl› ve zencefil soslu ç›t›r tavuk ve bambu kam›fl›yla siyah

mantar gibi eflsiz lezzetleri seçebilirsiniz. Ancak mönüde, köpek bal›¤› yüzgeci çorbas›, Çine özel 5 baharatl› kurba¤a baca¤› veya buharda piflmifl tavuk baca¤› ile karfl›lafl›rsan›z da flafl›rmay›n. Farkl› bir lezzeti veya damak tad›n›za uygun bir mönüyü almak sizin tercihiniz. Bu arada Çin mutfa¤›nda ekmek olmad›¤› için pirinç, ana yemek olarak di¤er yemeklere efllik ediyor. ‹ki tahta çubukla gelen yumurtal› ve sebzeli pilav›, çubuklar ile yemeyi deneyin. Hofl bir atmosferde, baharatl› ve renkli bir akflam yeme¤i için haydi ne duruyorsunuz… Çinli aflç›lar, lezzetli yemek flölenine sizi davet ediyor… Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

49<


gezi dünya

Uluslararas› sermaye cumhuriyeti

Geçmiflin ‘güzel kokulu’, bugünün ‘beton y›¤›n›’ liman› Hong Kong, art›k dünyan›n en büyük ekonomik aktörleri aras›nda yer al›yor. Öyle ki; 200 y›l önce Çin için pek bir önemi olmayan liman, günümüzde sadece deniz ticaretinde de¤il, bankac›l›k ve finans alan›nda tüm dünyan›n dikkatini çekiyor.

> > Nazmi Belge

‹fi‹ NÜFUSU 7.3 M‹LYOÖzNelKYönetim Bölgesi Ad›: Ho ng Ko ng

2 ki lo m et Yüzölçümü: 1 09 Ko ng Baflkenti: Ho ng

re ka re la r›

ng Ko ng Do Para Birimi: Ho gi liz ce Dili: Çi nc e - ‹n

Nüfusu: Ortalama Ömür: ›: Okur Yazarl›k Oran lir: Ge lli Mi Kifli Bafl›na Düflen ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>50

7. 3 m ily on ki fli 79 .8 y› l Yü zd e 92 .2 la r› 25 bi n AB D do

B

ir ülkeye vizesiz girmek insana tuhaf bir aidiyet duygusu veriyor. Düflünsenize, elinizi kolunuzu sallayarak, sadece uluslararas› kimli¤inizi yani pasaportunuzu gösterip o s›n›rdan geçiyorsunuz ve kimse de ‘Dur, Neden geldin? Kaç paran var? Kaç gün kalacaks›n? Kimle görüfleceksin? Burada bir yak›n›n var m›’ gibi ‘asl›nda bir yabanc›’ oldu¤unuzu kafan›za vuran sorular sormuyor. Sadece pasaporta vurulan bir girifl damgas›yla


HONG KONG’UN EKONOM‹K EN’LER‹ > 114.3 milyar

dolarla dünyan›n en büyük üçüncü döviz rezervine sahip ülkesi

> Asya’daki yabanc› do¤rudan yar›mlar›n ikinci en büyük kayna¤›

haritalarda ‘oras›’ diye gördü¤ünüz yerden içeriye ad›m›n›z› at›veriyorsunuz. Seyahatimiz neredeyse 19 saat sürdü. Direkt uçuflla sadece 9.5 saat ama biz Bangkok aktarmal› olarak Hong Kong’a vard›k. Havaalan›’nda görevlilere pasaportumuzu uzat›yoruz. Damgalan›yor. Türkiye’den vize isteyen yok. Soru yok. Yüzümüzdeki memnuniyet ifadesini bozmadan kalabal›¤›n aras›na kar›fl›yoruz. Havaalan›ndan d›flar›ya ç›kt›¤›m›zda henüz Türkiye’yi yaflayan saatimize bak›yoruz; 13:00’ü

> Dünyan›n en büyük 11’inci ticaret hacmine sahip ülkesi (AB üyesi ülkeler bir bütün olarak say›ld›¤›nda alt›nc› s›rada yer al›yor.)

> Dünyan›n onuncu en büyük ticari hizmet ihracat› yapan ülkesi

gösteriyor. Oysa, Türkiye’yle befl saat zaman fark› olan Hong Kong’da akflam oldu bile. Saat 18:00... Karanl›k çöktükçe kentin çehresi de¤ifliyor. fiehirdeki gri, yeflil ve mavi yerini geceye ve rengarenk ›fl›klara b›rak›yor. Da¤lar› arkas›na alm›fl, bafl›n› bulutlara gömmüfl onlarca gökdelen, üst üste binalar karfl›l›yor bizi. Dünyan›n en büyük limanlar›ndan olan Hong Kong’da sahil, kollar›n› havaya kald›rm›fl dev Çin askerleriyle dolu gibi görünüyor. Dikkatlice bak›nca bunlar›n gemilere yükleme boflaltma yapan

> Asya’n›n en büyük, dünyan›n 4’üncü büyük külçe alt›n piyasas›

> ‹fllem hacmiyle

> Asya’n›n kifli

> Dünyan›n ikinci

Asya’n›n üçüncü, dünyan›n yedinci büyük döviz piyasas›

bafl›na en yüksek milli gelire sahip ikinci ülkesi

en yüksek kifli bafl›na düflen döviz miktar›na sahip ülkesi

vinç ve konteyner y›¤›nlar› oldu¤unu fark ediyoruz. GÖKDELENLER PEfi‹M‹ZDE Gökdelenlerden gözlerimizi alam›yoruz. Baz›lar›n›n 500 metreye ulaflan yüksekli¤e sahip oldu¤unu duyuyoruz; Yukar›ya do¤ru bak›yoruz, havan›n bulutlu olmas›n›n da etkisiyle gökdelenin tepesini göremiyoruz. Devasa gökdelenlerin aras›nda birilerinin yukar›dan sizi izledi¤i duygusuna kap›l›yorsunuz. Çince yaz›lm›fl yüzlerce tabela y›¤›n›n›n aras›nda bildik Latin harfleri tak›l›yor gözümüze:

‘Deutschebank, JP Morgan, HSBC, Citibank, Bank Of America, HPH, Pizza Hut…’ Kimileri ›fl›kl› tabela, kimileri de yüzlerce metre yükseklikteki binalar›n kimlikleri olarak ç›k›yor karfl›m›za. Neyin ne oldu¤unu anlamam›za yard›mc› oluyorlar! Her fley o kadar iç içe görünüyor ki… Çin’in, ‘sosyalist’ yönetimi akla gelince, insan ister istemez yad›rg›yor bu durumu ama biraz araflt›r›nca meselenin o kadar da basit olmad›¤› ortaya ç›k›yor. Günümüzde aralar›nda bol miktarda Filipinli, Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

51<


gezi dünya Amerikal›, Kanadal›, ‹ngiliz ve Malezyal›lar›n da bulundu¤u, 7 milyon kiflinin yaflad›¤› Hong Kong, 18’inci yüzy›lda ço¤u teknelerde yaflayan ve geçimini denizden sa¤layan 3 bin civar›nda nüfusu bar›nd›r›yordu. Söz konusu y›llarda ço¤u ‹ngiliz flirketlere ait olan gümüfl ve afyon ticareti yapan gemiler, yeflillikler aras›ndaki liman› keflfeder. Afyon ve maden ticareti yapan ‹ngiliz gemiciler, o y›llarda do¤a harikas› olan bölgeyi, Çince ‘güzel kokulu liman’ anlam›na gelen ‘Hong Kong’ olarak adland›r›r. Afyon ticareti nedeniyle bölgede yaflayanlar›n yar›dan ço¤u uyuflturucu ba¤›ml›s› olunca Çin ‹mparatorlu¤u bu ticareti engellemek üzere harekete geçer. 1839-1842 y›llar› aras›nda ‹ngiltere ve Çin aras›nda ‘birinci afyon savafllar›’ patlak verir. Savafl sonunda adan›n egemenli¤i tamamen ‹ngiltere’ye geçer. 99 YILLIK K‹RACI 1898 y›l›nda ise ‹ngiltere ve Çin aras›nda imzalanan bir anlaflmayla ana karada yer alan baz› topraklar ve adac›klar, 99 y›ll›¤›na ‹ngiltere’ye kiralan›r. Böylece Hong Kong için, ikinci dünya savafl› dönemindeki Japon iflgali hariç, Temmuz 1997’ye kadar ‹ngiltere’nin hakimiyetinde geçecek bir dönem bafllar. Bu dönemde Hong Kong uluslararas› flirketlerin ilgi oda¤› olur. Kira sürecinin bitimine bir süre kala yani 1982 y›l›nda Çin ve ‹ngiltere Hong Kong’un gelece¤i için tekrar masaya oturur. ‹ngilizler kira süresinin uzat›lmas›n› istese de Çin reddeder. Görüflmeler t›kan›r. Özellikle bankac›l›k ve finans sektörünün kalbi haline gelen liman kentinde yaflanan bu t›kan›kl›k ‘piyasalarda kaosa’ yol açar. Dünya ekonomisinde ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>52

15 DOLARA ROLEX ALAB‹L‹RS‹N‹Z Hava kararmaya bafllad›¤›nda sokaklar da renkleniyor. Ifl›kl› tabelalar ve kalabal›¤›n aras›ndan ‘çok uygun fiyatl›’Woman Markets’e do¤ru yol al›yoruz. Üstü brandalarla örtülmüfl uzun bir sokakta sa¤l› sollu tezgahlar›n üzerine serpilmifl bin bir çeflit taklit ürünle karfl›lafl›yoruz. Daha çok kad›nlar›n çal›flt›¤› pazar›n bu nedenle Woman Markets olarak an›ld›¤›n› düflünüyoruz. Kad›n tezgahtarlar, kolunuzdan tutarak, yüzlerce ‘copy’ üründen herhangi birine ihtiyac›n›z olup olmad›¤›n› soruyor. Her fley çok ucuz. 15 dolara ‘Diesel’ çanta, bir o kadara ‘rolex marka saat’ alman›z mümkün. Hatta biraz pazarl›kla bunlar› yar› fiyat›na bile edinebiliyorsunuz. Orijinal ürünler ise düflük vergiler nedeniyle Türkiye’dekinin yar›s›, hatta dörtte biri kadar fiyatla sat›l›yor. dalgalanma yaflan›nca 1984 y›l›nda görüflmeler tekrar bafllar. Ç‹N’E DEVRED‹L‹R AMA… ‹flte bu ikinci tur görüflme sonucunda, Hong Kong’un egemenli¤i, sosyalist sistemin d›fl›nda b›rak›lmas›, en az 50 y›l boyunca ‘tek ülke, iki ayr› idari sistem’ uygulanmas› kofluluyla 1 Temmuz 1997’den itibaren Çin’e devredilir. Ülkenin ad› da, ‘Çin Halk Cumhuriyeti Hong Kong Özel ‹dari Bölgesi’ olur. Böylece, Hong Kong, yaln›zca d›fliflleri ve savunma alan›nda do¤rudan Çin’e ba¤lan›r. Uluslararas› ve çok uluslu sermayenin Asya’daki merkezi haline gelen bölgenin yönetsel ba¤›ms›zl›¤› ve yap›s› ise ‘korunur’. ‹mzalanan ortak deklarasyonla Hong Kong’un ‘Özel ‹dari Bölge’ fleklinde yönetilmesi sa¤lan›r. Böylece ‘piyasalardaki kaos’ önlenir. Hong Kong da iflte bu ‘özel yönetim bölgesi’nin baflkenti olur. Para birimi olarak üzerinde, ‘Hong Kong Merkez Bankas›’ yerine HSBC gibi çok uluslu özel bankalar›n

adlar› bulunan ve 7-8 adedi 1 ABD dolar›na eflit olan ‘Hong Kong Dolar›’ kullan›lmaya bafllan›r. BIZDEN ZENGINLER ‹flte bu badireleri atlatan geçmiflin ‘güzel kokulu’, bugünün ‘beton y›¤›n›’ liman› art›k dünyan›n en büyükleri aras›nda yer al›yor. Öyle ki; 200 y›l önce Çin için pek bir önemi olmayan liman, günümüzde sadece deniz ticaretinde de¤il, bankac›l›k ve finans alan›nda tüm dünyan›n dikkatini çekiyor. Finans, emlak, turizm, ulaflt›rma, depolama ve haberleflme sektörleri, Hong Kong’un gayrisafi milli has›las›n›n yaklafl›k yüzde 60’›n› sa¤l›yor. Türkiye 2007 y›l›nda 100 milyar dolarl›k ihracat hedefi aç›klarken, Hong Kong 2000’li y›llar›n bafllar›nda ihracat›n›n 260 milyar dolar› aflt›¤›n› aç›kl›yordu. Bölgede kifli bafl›na milli gelir ise 25 bin dolar› buluyor. ÜCRETLER DÜfiÜK Ancak, gelir da¤›l›m›ndaki

adaletsizlik dünyan›n pek çok yerinde oldu¤u gibi Hong Kong’da da kendini gösteriyor. fiirketler karl›l›klar›n› milyar dolarlarla ifade ederken, bu bölgedeki çal›flanlar›n ayl›k ortalama kazanc›n›n 1000 dolar› geçmedi¤ini ö¤reniyoruz. Bugün dünyan›n en pahal› beflinci kenti olan Hong Kong’da tek odal› bir konutun fiyat› bile birkaç yüzbin dolarla ifade ediliyor. Baz› bölgelerde kilometrekareye 50 bin kiflinin düfltü¤ü Hong Kong’da, 7 milyon nüfusun 2 milyonu tek odal› ve balkonu bile bulunmayan yan yana dizilmifl ‘konutlarda’ yafl›yor. MEZARLAR BOfiALTILIYOR Da¤l›k bir co¤rafyaya sahip olan Hong Kong’un en yüksek yeri 551 metre ile Victoria Tepesi. Muson ikliminin hakim oldu¤u bölgede hava bulutlu de¤ilse bu noktadan tüm Hong Kong’u gözlemlemek mümkün. Öte yandan, co¤rafi yap›s› nedeniyle ülkede arazi öyle k›ymetli ki


mezar yeri bulmak bile sorun oluyor. Bu nedenle bofl mezar yaratmak için befl y›lda bir mezarl›klar›n boflalt›ld›¤›n›, kemiklerin yak›l›p tozlar›n denize savruldu¤unu ö¤renince flaflk›nl›¤›m›z› gizleyemiyoruz. 200 y›l içinde dolgu yoluyla ülke topraklar›na 60 kilometrekarelik alan ekleniyor. Hong Kong Havaalan›’n›n da bu dolgu alana kuruluyor. 35 YILLIK TÜP GEÇ‹T Dört bölgeden oluflan ‘özel idare’de halk›n büyük ço¤unlu¤unun ‹ngilizce konufltu¤unu, yar›s›n›n da ‹ngiliz pasaportu tafl›d›¤›n› ö¤renince; ‘Zaten tersi olsayd› flaflard›k’ diye düflünüyoruz. 10 bin 980 kilometrekarelik alana yay›lan Hong Kong Adas› bölgenin ifl ve ticaret merkezi durumunda. Yerleflim ise 47 kilometrekareyi kapsayan Kowloon Yar›madas› bölgesine do¤ru kay›yor. Di¤er bölge 794 kilometrekareye yay›lan New Territory. Ayr›ca, 230 civar›nda adac›k, 174 kilometrekarelik kara

parças›n› oluflturuyor. Gece yemek için Kowloon Yar›madas›’na geçece¤imizi ö¤reniyoruz. Ulafl›m için deniz yolunu kullanaca¤›m›z› düflünüyorum. Ama öyle olmuyor. Me¤er, Hong Kong 35 y›l önce tüp geçidi infla etmifl bile. Deniz yolunun yan› s›ra denizin alt›ndan 4-5 km’lik tüp geçidi kullanarak ve 4-5 dolar ödeyerek yar›madaya ulaflabiliyorsunuz. ‹stanbul’da inflas› süren tüp geçit bitti¤inde ‘Acaba oradan geçerken neler hissederiz’ diye düflünüyoruz. SOKAKTA S‹GARA YASAK Bal›k ürünlerinin sunuldu¤u,

denizin içinde kaz›klar›n üzerine kurulu üç katl› Çin lokantas›na geliyoruz. Rengarenk ifllemeli Çin desenleriyle kap›daki ejderha oymalar› karfl›l›yor bizi. Ve tabii nezaket ve güler yüzle e¤ilerek selam veren Hong Konglu iflletmeci. Sigara içme yasa¤› burada iyice abart›lm›fl durumda. Bir zamanlar›n afyon savafllar›na konu olan bölgesinde b›rak›n kapal› mekanlar› sokakta bile belirlenen yerlerin d›fl›nda sigara içmek yasak. Duvarlar, bu yasa¤a uymaman›n cezas›n›n 5 bin Hong Kong Dolar› oldu¤unu

belirten levhalarla dolu. Ertesi gün, önce yüzy›llard›r ayn› gelenekle geçimini sa¤layan ‘bal›kç› köyüne’, ard›ndan da büyük al›flverifl merkezleri yerine halk›n ra¤bet etti¤i ve taklit ya da orijinal her türlü ürünün sat›ld›¤› sokaklara yöneliyoruz. Bal›kç› köyünü karada beklerken denizde buluyoruz. Teknelerden, sat›n almam›z için içinde baz› deniz ürünlerinin bulundu¤u kavanozlar uzat›l›yor. DEN‹ZDEK‹ BALIKÇI KÖY Denizin üzerindeki ‘bal›kç› köyünün’ komflular› ise ne kadar uzaklafl›rsan›z uzaklaflan gözden hiç kaybolmayan devasa gökdelenler oluyor. Hong Kong’dan ayr›l›rken, ‘Bizden vize istememesinin d›fl›nda etkileyici nesi vard›?’ diye düflünüyoruz; Da¤lara yaslanm›fl gökdelenleri, limanlar›ndaki devasa vinç ve konteyn›rlar, sürekli ya¤an ya¤mur geliyor gözümüzün önüne. Bir de her fleye ra¤men gülümsemeyi yüzünden Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

53<


Konaklar

Sar› s›cak kartal yuvas›

> > ‹lke Balkan

U

Murathan Mungan’›n evi

Müze

‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>54

zaklardan bak›ld›¤›nda hayalet flehir görünümü veren yerlerin sihri, gizemi, fliirselli¤i vard›r. Renkleri ise ço¤u zaman gri siyaha boyal›d›r. Da¤›n zirvesindeki kalesi ve evlerinin terkedilmifl görünümü nedeniyle olsa gerek “Gündüzü mezarl›k, gecesi gerdanl›k” denmifl Mardin için. UNESCO’nun “Dünya Miras› Kenti Listesi”ne girmeye aday olan bu farkl› karakterli flehrin tonu, grinin aksine sar› s›cak. Mardin, yeryüzüne de¤il de gökyüzüne aitmifl gibi havada as›l› duran bir flehir. 1.200 metrelik bir da¤da kurulan bu flehir, alt›nda sonsuzca uzanan Mezotopamya’dan bak›ld›¤›nda gece karanl›¤›nda bir gerdanl›k,

bir alyans, p›rlanta yüzük gibi duruyor gerçekten... Bafltan ç›kar›c› mistik havas›yla afl›k olabilece¤iniz Mardin’e büyük olas›l›kla yolunuz düflmemifl olabilir. Oysa bu kent, her gün yap›lan uçak seferleriyle iki saatte ulafl›p, doyamadan ayr›laca¤›n›z bir aç›k hava müzesi. Son y›llarda turizmin hat›r› say›l›r ölçüde geliflmesiyle mimarisini oluflturan tafl evlerden dönüfltürülmüfl konak tarz› otelleri, Güneydo¤u’nun eflsiz mutfa¤›n› tüm incelikleriyle sunan restoranlar›yla, arad›¤›n›z her türlü konforu da bulabilirsiniz. “Mardin’i görmenin zaman›d›r” diyerek ‹stanbul’dan Mardin havaalan›na ulaflt›¤›m›zda, 20 kilometre uzakl›ktaki flehre koflmak için

bindi¤imiz taksinin floförünün, do¤unun bilinen misafirperverli¤ini yans›tan “Bafl›m gözüm üstüne, hofl gelmiflsiniz” sözleriyle karfl›lan›yoruz. Arac›m›z kentin yamac›na geldi¤inde, da¤›n zirvesindeki Mardin Kalesi ve tafl yap›lar›yla bambaflka bir kentle karfl› karfl›yay›z. Kente kavisler çizip t›rmanarak ana caddeye ulaflt›¤›m›zda, yan sokakta inece¤imizi belirtiyoruz. fioförümüz bizi ana caddede b›rak›yor. Çünkü, ana caddeden yan sokaklara araçlarla gidilmesi mümkün de¤il. Labirenti and›ran Mardin’in darac›k ara sokaklar›nda her fley insan gücü veya eflek, kat›r türü hayvanlarla yap›l›yor. Çöpler de Mardin sokaklar›nda efleklerle toplan›yor. Yüzlerce darac›k soka¤›nda


gezi türkiye

Deyrulzafaran Manast›r›

Mardin güvercinleri

NEREDE KALINIR?

lle r Ma rdi n’d ek i ba z› ote

Gündüzleri sar› s›cak, gece karanl›¤›nda bir gerdanl›¤a benziyor. Keflfetmek, darac›k sokaklar›nda yürümek demek. Mezopotomya’n›n gülü Mardin; Türk, Kürt, Arap, Süryani, Ermenilerin kaynaflt›¤› bir dünya kenti… yürümek, ayn› zamanda Mardin’i keflfetmek demek. Kal›n duvarlarla çevrili, kap›lar› genifl bir avluya aç›lan ve ço¤u Ortaça¤ döneminden günümüze kalan küçük birer saray görünümündeki her bir tafl ev, afla¤›da bir deniz gibi göz alabildi¤ince uzanan verimli Mezopotamya manzaras›na bak›yor. Mardin’in son y›llarda televizyon kanallar›n›n film seti platformu olmas› bofluna de¤il! ZAMAN TÜNEL‹NDE Sanki bu flehirde zaman durmufl gibi. 7 bin y›ll›k geçmiflindeki Su-bari, Sümer, Akad, Babil, Mitaniler, Asur, Pers, Roma, Bizans, Araplar, Selçuklu, Artuklu, Osmanl› dönemlerine ait yap›lar› bünyesinde harmanlayabilmifl. Yüzy›llardan bugüne ayakta

durabilmifl tafl evleri ve tarihi yap›lar›yla kendinizi zaman tünelindeymifl gibi mitolojik bir kentte hissediyorsunuz. Ulu Camii, Zinciriye ve Kasimiye Medreseleri, K›rklar Kilisesi, Deyrulzafaran Manast›r›, Mardin Kalesi, Kuyumcular Çarfl›s›’n› mutlaka görmeli, m›rra ad› verilen yöreye has kahveyi içmek için Marangozlar Kahvehanesi’ne de u¤ramal›s›n›z. Postane, okul olarak kullan›lan yap›lar da Mardin mimarisinin çarp›c› örnekleri aras›nda. Eflsiz mimari eserlerden oluflan bu Kartal Yuvas›’n›n alt›ndaki alan›n yo¤un bir flekilde betonlaflman›n etkisi alt›nda kalarak Yeni fiehir olarak imara aç›ld›¤›n› da ne yaz›k ki görüyoruz. Mardin’i gezerken motorlu

araçlara geçit vermeyen darac›k sokaklar›n› birbirine ba¤layan, üzerine evlerin yap›ld›¤› tüneller biçimindeki Abbara’lardan geçiyoruz. Yaz aylar›n›n 40 dereceyi bulan s›caklar›nda Abbara’lar›n serinli¤i dikkati çekiyor. EZAN VE ÇAN SESLER‹ Bu 7 bin y›ll›k antik flehirde gezerken, ezanla çan seslerinin birlikte duyabilirsiniz. Buras›, Türk, Kürt, Arap, Süryani, Ermeni’lerin “Mardinliyiz” dedikleri bir flehir. Mardin’de bir Süryani papazla, cami imam›n› sokak bafl›nda derin sohbette görebilirsiniz. Dünya Süryanili¤inin merkezi olan Deyrulzafaran Manast›r› Mardin’de… Gümüfl ve alt›n ifllemecili¤inde ülke çap›nda ünlü Süryani ustalarla Müslüman

Büyük Mardin Oteli Erdoba Evleri Artuklu Kervansaray Yay Grand Otel Tatl›dede Kona¤› Bilem Otel Maria Otel Ö¤retmen Evi Polis Evi

0482 2128347 0482 2127676 0482 2137353 0482 2125777 0482 2132720 0482 2125568 0482 2136552 0482 2132203 0482 2129872

bak›rc› ustalar yan yana, iç içe… Ezanlar Çanlarla kardeflçe yank›lan›r. Bir anne çocu¤una Kürtçe seslenirken, ayn› zamanda komflusuyla Arapça konuflur. Bu medeniyetler flehri yemek kültürünün zenginli¤iyle de bafltan ç›kar›c›.‹gbebet, Kaburga Dolmas›, Kavurma, Lebeniye, Mevlüt Çöre¤i, Sembusek gibi yöresel yemekler, yörenin bafll›ca u¤rafl›n›n hayvanc›l›k olmas›n›n etkisiyle et a¤›rl›kl›. Mardin’in otantik otelleri yan› s›ra, Cercifl Murat Kona¤› gibi Türkiye’nin en iyileri s›ralamas›na giren restoranlar› var. Ne dersiniz, bu flehri görmeye de¤mez mi? Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

55<


kültür sanat

MERAKLISINA NOT: ‹BB flehir

Veeee perdeeee! >> Karamani’nin 50 y›ll›k eme¤i Seramik sanatç›s› Ayfer Karamani’nin, 50 y›ll›k sanat hayat› boyunca üretti¤i eserlerden oluflan ‘50.Y›l Retrospektif Sergisi’, 16 Ekim- 30 Kas›m 2007 tarihleri aras›nda ‹fl Sanat Kibele Galerisi’nde sergilenecek. Seramik çal›flmalar›n› 50 y›ld›r aral›ks›z olarak sürdüren Karamani’nin, panolar ve heykellerden oluflan 100’ü aflk›n eseri, sergide yer alacak. ‹lk y›llarda do¤al renklerle uyum içindeki soyut formlar ve panolar çal›flan Karamani, son y›llarda heykel çal›flmalar›na a¤›rl›k vermifl. Sanat yaflam› boyunca 18 ulusal ve uluslararas› karma sergide yer alan Karamani, 23 kiflisel sergi açm›fl. Telefon: (0212) 316 15 80 ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>56

evlet tiyatrolar› ve flehir tiyatrolar› ile özel tiyatrolar›n büyük bir bölümü, ekim ay›nda perdelerini açt›. 20072008 y›l› sezonda tiyatrolar, günlük hayat›n içindeki kesitleri, kah güldürerek, kah a¤latarak, kah kederlendirerek anlatmaya devam edecek. Bu sezon, Devlet Tiyatrolar›’nda 24’ü yabanc›, 47 yazar›n 53 oyunu, ‹stanbul Büyükflehir Tiyatrolar›’nda ise 32’si yerli, 24’ü yabanc› olmak üzere 56 oyun sahnelenecek. Devlet tiyatrolar›nda sezonun ilk turunda, Halid Ziya Uflakl›gil’in ‘Aflk-› Memnu’, Orhan Kemal’in ‘Eskici

D

Dükkan›’, Güngör Dilmen’in ‘Midas'›n Kulaklar›-Deli Dumrul’, W. Shakespeare’in ‘K›sasa K›sas, Bahar Noktas›’, Moliere’in ‘Hastal›k Hastas›, Tartuffe’, Gogol’un ‘Bir Delinin Hat›ra Defteri’, Neil Simon’un ‘Ben Artist Olmak ‹stiyorum’, Toby Wilsher’in ‘Kral Dairesi’nin de aralar›nda bulundu¤u oyunlar oynanacak. ‹STANBUL VE CUMHUR‹YET ‹stanbul flehir tiyatrolar›nda ise ‘‹stanbul’ ile ‘cumhuriyet’ temas› ön plana ç›kacak. 'Merakl›s› ‹çin Öyle Bir Hikaye’ ve 'Mesut ‹nsanlar Foto¤rafhanesi’ adl› oyunlar ile ‹stanbul gündeme

Habersiz Buluflma

tiyatrolar›nda bu sezon zam yok. Biletler geçti¤imiz sezon oldu¤u gibi, müzikal oyunlarda tam bilet 7.5 YTL- indirimli 6 YTL; normal oyunlarda tam bilet 6.5 YTL- indirimli 5 YTL; çocuk oyunlar›nda ise 2.5 YTL.

tafl›n›rken, Cumhuriyetin 85. y›l›nda ‹smet Küntay'›n ‘Tozlu Çizmeler’ adl› oyunu sergilenecek. Sezonda, Garcia Lorca’n›n ‘Bernarda Alba’n›n Evi’, Maksim Gorki’nin ‘Yazl›kç›lar’, A.Miller’in ‘Sat›c›n›n Ölümü’, Albert Camus’un ‘Do¤rular’, Aziz Nesin’in ‘Yaflar Ne Yaflar Ne Yaflamaz’›n da aralar›nda bulundu¤u oyunlar izlenebilecek. ‹stanbul Devlet Tiyatrosu’na (0212) 292 39 00 numaral› telefondan, ‹BB fiehir Tiyatrolar›’na ise (0212) 240 22 44 - 246 06 28 numaral› telefonlardan ulaflabilirsiniz.

Sak›p Sabanc› Müzesi (SSM), 8 Eylül- 1 Kas›m tarihleri aras›nda SSM-Deutsche Bank iflbirli¤iyle düzenlenen “Habersiz Buluflma- Blind Date ‹stanbul” adl› sergiye ev sahipli¤i yap›yor. Deutsche Bank’›n kendi koleksiyonlar›n› tarihi mekânlara yerlefltirdi¤i ve dünya müzelerindeki eserlerle birlefltirdi¤i bir sergi dizisi olan “Blind Date” projesi, eski ile yeninin karfl›tl›¤›n› gözler önüne seriyor. Sergi kapsam›nda; Joseph Beuys, Wassily Kandinsky gibi isimlerle, fieyh Hamdullah, Haf›z Osman, Kad›asker Mustafa ‹zzet ve daha pek çok hat sanatç›s›n›n çal›flmalar› görülebilir. 400 eserin yer ald›¤› sergide, 400 eserin 47’si SSM’nin, 4’ü Topkap› Müzesi ve Türk ‹slam Eserleri Müzesi’nin koleksiyonuna ait. Di¤er yap›tlar ise Deutsche Bank’›n koleksiyonundaki, 1909 ile 2006 aras›nda üretilmifl çal›flmalardan olufluyor. Tel: (0212) 277 22 00


‹stanbul Bienali devam ediyor

Trend Show'08

‘Tek Kelimeye S›¤mayan fiiflman Aktivite’- Trend Show’08, bu y›l 25 Ekim28 Ekim 2007 tarihleri aras›nda gerçekleflecek. Y›l›n en yeni ürünlerinin tan›t›ld›¤› ve birbirinden e¤lenceli etkinliklere ev sahipli¤i yapan gençlik festivali Trend Show’08, Lütfi K›rdar Kongre ve Sergi Saray›’nda, gençleri ve kendini genç hissedenlerini buluflturacak. Vodafone’un ana sponsorlu¤unda düzenlenecek olan Trend Show’08; konserleri, gösterileri, aktiviteleri, oyunlar›, imza saatleri, atölyeleri ve yüze yak›n genç markan›n yenilikleri ile gençlere bir kez daha unutamayacaklar› dört gün yaflatacak. Bilgi için: www.trendshow.com.tr

‹stanbul Kültür Sanat Vakf› taraf›ndan düzenlenen ‘10. Uluslararas› ‹stanbul Bienali’, 8 Eylül- 4 Kas›m 2007 tarihleri aras›nda gerçeklefliyor. Bienal kapsam›nda; 18’i Türkiye’den olmak üzere 96 sanatç› ile sanatç› grubunun 150’yi aflk›n projesi sergileniyor. San Francisco Sanat Enstitüsü’nün Sergi ve Halka Aç›k Programlar Yönetmenli¤ini yapan Hou Hanru’nun küratörlü¤ünde gerçekleflen bienalde, ‘‹mkâns›z De¤il Üstelik Gerekli Küresel Savafl Ça¤›nda ‹yimserlik’ temas› iflleniyor. Bu y›l bienal; modernli¤in karmafl›k ve çeflitli biçimleri ile ilgili farkl› kültürel ba¤lamlar› ve sanatsal görüflleri ortaya ç›karman›n bir yolu olarak, kentsel olgulara ve mimari gerçekli¤e de odaklanm›fl. Örne¤in, ‹stanbul Manifaturac›lar Çarfl›s›’ndaki ‘Dünya Fabrikas›’ etkinli¤inde; ‹MÇ’deki projeler, küresel ekonomi, üretim biçimlerinin dönüflümü ve kentsel hayat› dönüfltürmesi, küreselleflme ça¤›nda üretim ve çal›flma hayat› temalar› üzerinde durulmufl. Ayr›ca bienal kapsam›nda; Sam Samore’nin ‘Rüya Evi’, Ha Za Vu Zu’nun ‘Tank Tank Think (Difllerimiz Bembeyaz Olacak) ile Cristina Lucas’›n ‘Pantone’ adl› performanslar› izlenebilir. Bilgi için: www.iksv.org/bienal

>> Cumhuriyet ve 18 sanatç› 18 sanatç›, “Uyan›fl” adl› karma sergide ‘Cumhuriyet’ için bir araya geldi. Tem Sanat Galerisi’nde, 2 Temmuz’da aç›lan ve 31 Aral›k 2007 tarihine kadar devam edecek olan sergide, Fuat Acaro¤lu, Beril An›lanmert, Oktay An›lanmert, Gülden Artun, Zahit Büyükiflleyen, Gürbüz Do¤an Ekflio¤lu, Talat Enlil, Hüseyin Ertunç, Zeki F›nd›ko¤lu, Selma Gürbüz, Devabil Kara, Fevzi Karakoç, Nur Özalp, Yüksel Özen, Abdulkadir Öztürk, Hale Sontafl, Sema Ilgaz Temel ve Bilgehan Uzuner’in yap›tlar› yer al›yor. Tem Sanat Galerisi (0212) 247 08 99, 234 13 46

>> “Suya Düflen…” ebru Ebruya gönül veren Kubilay Dinçer’in, “Suya Düflen... ” adl› Ebru Sergisi, 22 Eylül- 24 Ekim 2007 tarihleri aras›nda Antik Hotel- Antik Cisterna Sergi Salonu’nda sergilenecek. ‹ç aleminin renk ak›fllar›yla d›flavurumundan ortaya ç›kan ebrular, üç uygarl›¤› içinde bar›nd›ran 1500 y›ll›k Roma Sarn›c›’n›n üzerine infla edilmifl Antik Hotel’in Antik Cisterna Sergi Salonu’nda, sanatseverler ile buluflacak. Ebru severlere bir müjdemiz daha var. Sergi boyunca her gün saat: 18.00 ile 20.00 aras›nda otelin lobbysinde, sanatç›n›n canl› performans› izlenebilir. Telefon: (0212) 638 58 58 Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

57<


sinema KUZULAR ‹Ç‹N ASLANLAR Orijinal ad›: Lions for Lambs Tür: Macera/Dram/Fantastik Yönetmen: Robert Redford Senaryo: Matthew Michael Carnahan Oyuncular: Tom Cruise, Meryl Streep, Robert Redford, Michael Pena, Peter Berg Süre: 110 dk

Afganistan iflgalini anlatan Lions for Lambs (Kuzular ‹çin Aslanlar) filmi, Robert Redford, Meryl Streep, Tom Cruise’dan oluflan baflrol oyuncular›yla da dikkati çekiyor. Oyunculu¤u yan› s›ra yönetmenli¤ini de Robert Redford’un yapt›¤› filmde, Cruise bir senatörü, Streep gazeteciyi, Redford ise bir profesörü canland›r›yor. Filmin orijinal ad›nda yer alan Lions’la (aslan) savafla giden ABD askerleri, Lambs’le (kuzu) hayatlar›nda hiç savafl meydan›nda bulunmamalar›na ra¤men ülkenin siyasetini belirleyen politikac›lar simgeleniyor. Sinemaseverler Lions for Lamb’si izlemek için 9 Kas›m’› beklemek durumunda.

Az›l› kovboy YUMA Orijinal ad›: 3:10 to Yuma Tür: Western Yönetmen: James Mangold Senaryo: Halsted Welles, Michael Brandt Oyuncular: Christian Bale, Russell Crowe, Ben Foster, Alan Tudyk, Peter Fonda, Gretchen Mol, Logan Lerman, Vinessa Shaw, Kevin Durand, Johnny Whitworth Süre: 110 dk.

B

aflrollerinde Russell Crowe ve Christian Bale'in oynad›klar› film, 2 Kas›m’dan itibaren vizyona girecek. 1957 yap›m› Glenn Ford'un baflrolünde oynad›¤› filmin tekrar çevrimi olan yap›t›n yönetmeni James

JANJAN Orijinal ad›: Janjan Tür: Dram/Duygusal Yönetmen: Ayd›n Sayman Senaryo: Erdo¤an Akdo¤an Oyuncular: Berk Hakman, Selen Seyven, Çetin Öner, Özay Fecht, Hülya Duyar, Aykut Kayac›k, S›la fiahin, Mirja Schmid, Vedat Erincin, Mehmet Bozda¤an, Y›lmaz Atmaca Süre: 99 dk.

13 ödüllü S›r Çocuklar› filminin ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>58

Mangold. Çekimleri New Mexico’da yap›lan 50 milyon dolar bütçeli filmde, bir kanun kaça¤›n› Yuma’ya gidecek trene kadar gözalt›nda tutmay› kabul eden bir çiftçinin hikayesi anlat›l›yor: 1800'lerin sonunda ad› kötüye ç›km›fl kanun kaça¤› kovboy Ben Wade ve çetesi Güney demiryollar›n›n en büyük belas›d›r. Wade yakalan›r ve iç savafl gazisi Dan Evans'a teslim edilir. Farkl› dünyalara ait bu iki erke¤in sürdürdükleri seyahat fliddetle sonuçlanacakt›r...

unutulmaz yönetmeni Ayd›n Sayman’›n yeni filmi Janjan 12 Ekim’de gösterime giriyor. Çekimleri Kütahya’n›n Eskigediz belgesinde gerçeklefltirilen filmin baflrol oyuncular› ise; popüler televizyon dizilerinden yak›ndan tan›d›¤›m›z Berk Hakman, Selen Seyven ve Çetin Öner. Ramazan Bayram›’nda vizyonda

olacak Janjan, aflk›n masumiyetini ve çevrenin hoflgörüsüzlük çemberini ele al›yor. Yafll› bir adam, genç ve güzel bir k›zla, babas›na verdi¤i tarla karfl›l›¤› alarak imam nikah›yla evlenir. Yafll› adam›n kasabadaki evine kapatt›¤› k›z ile onu görme f›rsat› olan kasaban›n genç delisi fianjan aras›nda yasak bir iliflki do¤ar. K›z kasaban›n genç delisi fianjan’dan hamile kal›p do¤urunca felaketler bafllar...


PERSEPOL‹S Orijinal ad›: Persepolis Tür: Animasyon/Dram Yönetmen: Vincent Paronnaud, Marjane Satrapi Senaryo: Vincent Paronnaud, Marjane Satrapi Seslendirenler: Catherine Deneuve, Danielle Darrieux, Simon Abkarian, Chiara Mastroianni Süre: 95 dk

Yönetmen Vincent Paronnaud ve Marjane Satrapi'nin ‹ran’› anlatan olay filmi Persepolis’i Türk sinemaseverler 2 Kas›m’dan itibaren izleyebilecekler. Cannes Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü ile onurland›r›lan film, ‹ran’da fiah devrimi ve ard›ndaki sürece elefltiri getiriyor. Fransa'daki gösterimi s›ras›nda protestolarla karfl›laflan film, bir süre

önce Bangkok Film Festivali’nden geri çekildi. Fransa'da yaflayan çizgi romanc› Marjane Satrapi'nin kendi kitab›ndan uyarlad›¤› animasyon Persepolis’in, 14 Ekim New York Film Festivali’nde protestolarla karfl›laflmas› bekleniyor. Filmin Türkiye’deki gösterimine nas›l bir tepki gelece¤i merakla bekleniyor.

DVD-SEÇMELER

>> SEV‹ML‹ D‹NOZOR

SUPERBAD Orijinal ad›: Superbad Tür:Komedi Yönetmen: Greg Mottola Senaryo: Seth Rogen, Evan Goldberg Oyuncular: Jonah Hill, Michael Cera, Seth Rogen, Christopher Mintz-Plasse, Bill Hader Süre: 114 dk

Son dönemin popüler komedilerinin yönetmeni Judd Apatow'un prodüktörlü¤ünü üstlendi¤i Superbad, ABD’de vizyona girdi¤i a¤ustos ay›nda, 20 milyon dolarl›k bütçesinin 1.5 kat› has›lat› sadece üç günde elde etti.

Türkiye’de 9 Kas›m’da sinemaseverlerle buluflacak olan Superbad’in baflrollerini paylaflan Seth ve Evan birbirinden ayr›lmayan iki kafadard›r. Bu iki lise ö¤rencisinin hayat› farkl› kolejlere gitmeleriyle de¤iflecektir. Evan zamanla kolej hayat›na uyum sa¤lar. Bir devlet okuluna kabul edilen Seth'in durumu ise oldukça zordur: Seth, arkadafl› Evan'›n okulda gerçekleflen olaylara çok farkl› bir flekilde dahil oldu¤unu görecektir.

Son dönemin en çok izlenen çocuk/aile serisi DVD’leri aras›nda yer alan 2006 yap›m› Sevimli Dinozor (Impy’s Island) filmini, Mehmet Ali Erbil ve Oya Küçümen’in seslendirmeleriyle izleyebilirsiniz. Reinhard Klooss ve Holger Tappe’nin yönetmenli¤indeki film, son derece sürükleyici bir anlat›mla dinazorlar› konu al›yor.

>> HASAT ZAMANI Stephen Hopkins’in yönetmenli¤indeki Hasat Zaman› (The Reaping) korku/gerilim filmlerinin baflar›l› bir örne¤i. ‹ngilizce ve Türkçe olarak sunulan filmin DVD’si büyük ilgi görüyor. Filmin baflrollerini iki Oscar ödüllü Hilary Swank ve David Morrissey paylafl›yorlar. Katherine Winter sözde mucizelere, do¤aüstü olaylara ve sahtekarl›klara bilimin ›fl›¤›n› getiren araflt›rmac› bir üniversite hocas›d›r. Kasabada bir çocuk ölür ve nehir k›rm›z›ya döner; bu ‹ncil'deki on belan›n kasaban›n üzerine çöküflünün sadece bafllang›c›d›r. Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

59<


kitap fi ‹ ‹ R

29 EK‹M T CUMHUR‹YE A BAYRAMI’N ÖZEL

fieytan Yemini Yazar: Jean Christophe Grange Çevirmen: fievket Deniz Yay›nevi: Do¤an Kitapç›l›k Sayfa Say›s›: 519

J

>> Kalpakl› Süvari Gecenin arkas›nda bir yerde, Ufald›kça gaz lambalar›, Nehrin omuzlar›na yaslan›p yafll› ve dindar Yaln›zl›ktan so¤umufl da¤lar, Kalpakl› bir süvari dolafl›rm›fl gizlilerde, Köylüler böyle diyorlar, Yats›lar›...

ean-Christophe Grangé’nin yeni gerilim roman› fieytan Yemini’ne y›l›n kitab› olaca¤› gözüyle bak›l›yor. Roman’da, birbirinin benzeri ifllenen cinayetlerin ortak noktalar›n›; katillerinin öldükten sonra hayata döndürülmüfl ve uzun süre komada kalm›fl insanlar olmalar› oluflturuyor.

Yazar: Selma F›nd›kl› Yay›nevi: Remzi Kitabevi Sayfa Say›s›: 154

Selma F›nd›kl›’n›n, bu y›l Sait Faik Hikaye Ödülü’nü alan ‹mbatta Karanfil Kokusu kitab›, bir belgesel niteli¤inde. F›nd›kl› kitab›nda 1863 Evelbahar’›ndan ‹kinci Cihan Harbi'nin ilk k›v›lc›mlar›n›n görülmeye baflland›¤› 1939 Sonyaz›’na kadar ac›lar› ve sevinçleri farkl› da olsa ayn› rüzgarda serinleyen ‹zmir’in halk›n› anlat›yor. Derviflleri,

Bir elinde k›l›ç, bir elinde sancak, Kemah köylü¤ünde, Fakir fukaraya az›k da¤›tas›ym›fl, Üçer arfl›n kefenlik, ‹çlik ve mintan, Birer kese sar› lira cep harçl›¤›, Olur mu olmaz m› Oras› bilinmiyor..

Gecenin arkas›nda bir yerde, Ufald›kça gaz lambalar›, Nehrin omuzlar›na yaslan›p yafll› ve dindar, Yaln›zl›ktan so¤umufl da¤lar, Kalpakl› bir süvari dolafl›rm›fl gizlilerde, Köylüler böyle diyorlar yats›lar›..

Kemal Pafla'd›r diyorlar...

Attila ‹LHAN

‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>60

>>

>> ‹mbatta Karanfil Kokusu

Nal sesleri duyulur mu ya¤mur olursa Ne mümkün En usul havalarda duyulacak Erzurum'a do¤ru flah damar›n oynar gibi, Gören eden yok, her nas›lsa Kalpakl› oldu¤unu biliyorlar.

T›lhas’ta bir ka¤n›ya dokunmas›yla bir ne halsa, Araba traktöre tebdil olmufl Allah taraf›ndan. Tercan topra¤›ndaki kerametini Anlata anlata bitiremiyorlar. Köylüler böyle diyorlar..

Öldürülen kifliler de, onlar›n komaya girmesine sebep olan kifliler. Bir tür intikam cinayetlerini iflleyen kifliler gerçekten katil mi? Yoksa sadece verilen emirleri uygulayan birer piyon mu? Yoksa katil, kendini fleytan›n yerine koyan, kendini fleytan sanan tek bir kifli mi? Belki de fleytan gerçekten yeryüzüne inmifl olabilir. Gerilim polisiye kitap severler, bu ve benzeri sorular›n yan›tlar›n›, soluk solu¤a okuyacaklar› fleytani kara kitapta bulabilirler.

>> Senden Baflka Yok Yazar: Marian Keyes Çevirmen: Zeynep Heyzen Atefl Yay›nevi: Artemis Yay›nlar› Sayfa Say›s›: 538

Dostluk, k›skançl›k ve aflk üzerine yaz›lm›fl Senden Baflka Yok, okuyucuyu hem güldürüp hem a¤latabiliyor. Kitab›n yazar› ‹ngiliz Marian Keyes, Dublin'in ünlü yazarlar›ndan Maeve Binchy'nin taht›na

kurulan modern bir roman kraliçesi olarak adland›r›l›yor. Marian Keyes, bu kitab›nda da vazgeçemedi¤i mizahi üslubuyla tüm dünyada en çok satanlar listesinde yerini al›yor. Anna Walsh, anne ve babas›n›n "Oda’dan ‹yidir" diye tabir edilecek evinde, Dublin’i terk edip New York’a dönebilmenin hayaliyle yafl›yor.

hahamlar›, papazlar›, Hamidiye vapurlar›, atl› tramvaylar›, süslü faytonlar›; Türkleri, Rumlar›, Ermenileri, Yahudileri, Levantenleri, Beyaz Ruslar›yla ‹zmir panoramas› sunuyor. Sultan Abdülaziz devrinden ‹kinci Dünya Savafl›’n›n ilk k›v›lc›mlar›na kadar olan döneminin ‹zmir’ine tan›kl›k etmesi, kitaba belgesel nitelik kazand›r›yor.


Boleyn K›z› Yazar: Philipa Gregory Çevirmen: Canan Sakarya Yay›nevi: Artemis Yay›nlar› Sayfa Say›s›: 820

Boleyn K›z›, etkileyici bir aflk, seks, ihtiras ve intikam masal›. Roman, Avrupa´n›n en heyecanl› ve gösteriflli saraylar›ndan birinin tam kalbinde yaflam›fl, s›ra d›fl› e¤ilimleri ve ihtiraslar› olan, içindeki sesi dinleyerek varl›¤›n› sürdürebilmifl bir kad›n› anlat›yor. Masum bir k›z olarak kraliyet saray›na gelen Mary Boleyn, saray›n gayr› resmi kraliçesi olur. Ancak öyle bir an gelir ki, kral›n kendisine olan ilgisi gittikçe sönmeye bafllad›¤›nda, ihtirasl› planlar yapmakta olan annesi ve k›z kardeflinin piyonuna dönüfltü¤ünü fark eder. ‹fller iyice 盤›r›ndan ç›kt›¤›nda ailesine ve kral›na bafl kald›rmas› gerekti¤inin fark›na var›r ve kaderinin iplerini kendi eline al›r. Tudor Hanedan›’n› ortaya seren Boleyn K›z›, son y›llar›n en çarp›c› tarihi roman› olarak gösteriliyor.

>>

GENÇL‹K K‹TAPLARI

EN ÇOK SATAN

10 K‹TAP

(Eylül 2007)*

>> Haritada Kaybolmak >> Secret Yazar: Vladimir Tumanov Yay›nevi: Gün›fl›¤› Kitapl›¤›

>> fieytan Yemini >> ‹mbatta Karanfil Kokusu

Kraliçe’yi Kurtarmak kitab›yla çocuklara matemati¤i sevdiren Vladimir Tumanov, bu kez becerisini co¤rafya alan›nda kullan›yor. Haritada Kaybolmak’ta iki kardeflin bafllar›na açt›klar› dertten kurtulmalar›, harita kullanma becerilerine ba¤l›! Bilmecelerde ipuçlar› verilen ülkelerin, dünya haritas› ve ansiklopedi kullan›larak çözülmesiyle ilerleyen roman, hem ö¤renmeyi e¤lenceli k›l›yor, hem de co¤rafyan›n yaflam›m›zdaki önemini vurguluyor.

Brooklyn Ç›lg›nl›klar›

Yapman›z Gereken 101 fiey >> Brooklyn Ç›lg›nl›klar› >> Musa´n›n Çocuklar› >> Olas›l›ks›z >> Boleyn K›z› >> Senden Baflka Yok >> Ben 50 Yafl›nday›m, O¤lum 59... * Remzi Kitabevi’nden al›nm›flt›r.

Elefltirel Medya Okuryazarl›¤› Yazarlar: Mutlu Binark, Mine Gencel Bek Yay›nevi: Kalkedon Yay›nlar› Sayfa Say›s›: 239

>>

Yazar: Paul Auster Çevirmen: Seçkin Selvi Yay›nevi: Can Yay›nlar› Sayfa Say›s›: 277

Günümüz Amerikan edebiyat›n›n seçkin yazarlar›ndan Paul Auster’›n yeni kitab› “Brooklyn Ç›lg›nl›klar›” için Auster’in bugüne kadar yazd›¤› “en gerçekçi, en duyarl› ve toplum bilincini en çok tafl›yan roman›” de¤erlendirmesi yap›l›yor. Üç kiflinin Brooklyn’de kesiflen yaflam çizgilerini ele alan kitap, s›radan insan yaflam›n›n görkem ve gizemlerine övgü say›labilir. Yakaland›¤› hastal›k nedeniyle ölüme gün sayan Nathan Glass, kimsenin kendisini tan›mad›¤›

>> Türkiye´de Ölmeden Önce

Brooklyn’e gelir. Bir süre sonra ye¤eni Tom Wood’la karfl›lafl›r. Tom’un çal›flt›¤› kitabevinin sahibi Harry Brightman da, kaderin Brooklyn’e sürüklediklerindendir. Tom ve Harry arac›l›¤›yla dünyas› geniflleyen Nathan, yepyeni dostlar edinir. Giderek baflkalar›n›n ac›lar› ve yaflam savafllar› kendi umars›zl›¤›na a¤›r basar.

‹lkö¤retimde medya okuryazarl›¤› dersinin konuldu¤u bir dönemde önem kazanan bir kitap. “Elefltirel Medya Okuryazarl›¤›” e¤itim temelinde, dünyada ve Türkiye’deki uygulamalara, tarihsel bir aç›dan yaklafl›yor. Kitapta, medya okuryazarl›¤›ndan neden elefltirel medya okuryazarl›¤›na geçilmesi gerekti¤i aç›klan›yor.

>>

Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

61<


teknoyaflam

Bilgisayarlar ‘dize’ geldi > > Ayflegül Emir

rt›k hayat›m›z›n vazgeçilmez bir parças› haline gelen bilgisayarlarda ‘dizüstü’ne yönelifl art›yor. Masa bafl›nda kullan›lan PC’lerin yan› s›ra, dizüstü bilgisayarlara, di¤er bir ad›yla laptoplara her geçen y›l daha fazla talep gösteriliyor. Mobil olarak tafl›nabilmeleri ve her an, her yerde kullan›labilmeleri nedeniyle dizüstü bilgisayarlar daha

A

Yeni dizüstü bilgisayar art›k masaüstü bilgisayarlara eflde¤er özelliklere sahip… Gerek a¤›rl›¤›, gerek ifllemcisi, gerekse görüntü kalitesi aç›s›ndan piyasaya yeni sunulan dizüstü bilgisayarlar, s›n›rlar› zorluyor. çok tercih ediliyor. Asl›nda ilk bafllarda, mobilite ve özgürlük sunmalar›na karfl›n dizüstü bilgisayarlar›n baz› özellikleri masaüstü bilgisayarlara göre biraz daha gerideydi. Ama bilgisayar üreticileri, son

dönemde piyasaya sunduklar› modellerde masaüstü bilgisayarlar› aratm›yorlar. Masaüstü bilgisayarlarda yap›labilen her fley art›k dizüstülerde de yap›labiliyor. Bilgisayar kullan›c›lar›n dizüstüne gösterdi¤i talep

S›n›rlar› zorlayan baz› dizüstü modelleri…

>MASAÜSTÜNE EfiDE⁄ER D‹ZÜSTÜ Sony'nin pazara sundu¤u yeni VAIO AR serisi, yeni tasar›m ve güçlü teknolojik özelliklere sahip. Yeni seri, 17 inç WideUltraXGA ekran›, NVIDIA GeForce 8600M GT 256 MB paylafl›ms›z grafik haf›zas›, RAID sistemli 320 GB’l›k hard disk kapasitesi ile teknolojinin s›n›rlar›n› zorluyor. Yeni AR serisi Blu-ray DVD izleme olana¤› sa¤lad›¤› gibi Blu-ray diske veri yazma imkan›n› da sunuyor. Yeni seri sahip oldu¤u çift katmanl› Blu-ray Disc optik sürücüsüyle 50 GB gibi yüksek bir alana yedekleme yapabiliyor.

TEKNOLOJ‹ ‘CEP’TE

‹fi VE E⁄LENCE TEK ‘CEP’TE

HEM Ç‹FT S‹M KARTLI, HEM TUfiLU Çift cep telefonu hat kullan›c›lar›n› iki telefonla dolaflma s›k›nt›s›ndan kurtaran General Mobile, çift sim kart teknolojisine sahip olan yeni modeli DST11’i sat›fla sundu. Bu modelde; iki hat, hem sesiyle, hem de mesaj›yla aktif. Çift anteni sayesinde iki farkl› operatörün kartlar›n›n ayn› anda çal›flmas›na olanak sa¤layan DST11, sol taraf›ndaki arama tuflu ile birinci hatt›, sa¤ taraf›ndaki arama tuflu ile ikinci hatt› kullanmaya olanak sa¤l›yor. Çift hatl› model, MP3, MPEG4 formatlar›n› da destekliyor. ‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>62

Windows Mobile 5.0 iflletim sistemi üzerinde çal›flan mobil cihazlar pazar›nda faaliyet gösteren HTC, PDA telefonu Herald P4350’yi pazara sundu. ‹nce ve kompakt tasar›ma sahip HTC P4350, hem mobil ofis, hem de mobil e¤lence merkezi olmay› hedefliyor. Cep bilgisayar›nda, GPRS/Edge, Wi-Fi ve Bluetooth özellikleri bulunuyor. HTC P4350’nin genifl 2,8 inç ekran›yla internette rahatça gezinmek mümkün. Telefonun 2.0 megapiksel kameras› da bulunuyor.

ise, üreticileri daha hafif ve daha teknolojik dizüstü bilgisayarlar gelifltirmeye sevkediyor. Gerek a¤›rl›¤›, gerek ifllemcisi, gerekse görüntü kalitesi aç›s›ndan piyasaya yeni sunulan dizüstü bilgisayarlar bütün s›n›rlar› zorluyor.

>DAHA HIZLI VE DAHA GÜVENL‹ Casper’›n piyasaya sundu¤u Nirvana CPR2400-9E95B dizüstü bilgisayar›, performans› art›r›yor. Intel Centrino Duo ifllemcili yeni nesil bilgisayar, yeni teknolojiyi ve yüksek performans› ‘diz’e getiriyor. Casper Nirvana CPR24009E95B ile bilgisayarda tüm ifllemler daha h›zl› ve güvenli yap›labiliyor. Casper Nirvana, daha canl› video ve grafik izleme ve kablosuz ba¤lant›lar› daha h›zl› gerçeklefltirmeye olanak tan›yor. Daha uzun pil ömrünün yan› s›ra Casper Nirvana CPR2400-9E95B, daha güçlü güvenlik ve yönetilebilirlik özellikleri de sunuyor.


MOB‹L YAZICI

HER AN, HER YERDE ‘BASKI’ HP, her an her yerden yaz›c› ç›kt›s› almak isteyenler için gelifltirdi¤i HP Deskjet 460 Tafl›nabilir Yaz›c› Serisi ile mobil yaflayan ya da çal›flanlar›n tüm bask› ihtiyaçlar›n› karfl›l›yor. HP Deskjet 460 Tafl›nabilir Yaz›c›lar sayesinde, hareket halindeyken de yaz›c› ç›kt›s› al›nabiliyor. Ürünler 2.05 kilogramdan bafllayan a¤›rl›klar› ile rahatl›kla her yere götürülebiliyor. ‹stenirse

arabaya monte edilerek de kullan›labiliyor. Kablosuz Bluetooth ve 802.11 WLAN teknolojilerini kullanan bu yaz›c›larla, PC, dizüstü bilgisayar, PDA, foto¤raf makinesi, cep telefonuna ba¤lan›larak bask› al›nabiliyor.

>D‹Z YORMAYAN B‹LG‹SAYAR HP, kurumsal dizüstü bilgisayar portföyüne ‘diz yormayan’ bir ürün ekledi. HP’nin en küçük ve hafif kurumsal dizüstü bilgisayar› olan HP Compaq 2510, 1.29 kilogram a¤›rl›¤›nda. Intel ULV ifllemcili bu dizüstü bilgisayarda, kullan›c›n›n bilgisayar deneyimini kolaylaflt›ran teknolojilerden biri olan HP QuickLook yer al›yor. Bu özellik, tek dokunuflla 10 saniye içinde e-posta, takvim ve adres defterine eriflimi sa¤l›yor. HP Compaq 2510p’nin di¤er özelli¤i ise, 3G (üçüncü nesil) ba¤lant›s›. Ürün hem 3G ba¤lant› imkan› hem de hafifli¤i sayesinde her yere tafl›n›yor, her an geniflbant internet eriflimi sa¤l›yor. Entegre optik sürücüsünün yan› s›ra, dokunmatik ve pointstick olarak iki iflaretçisi olan ürün, böylece daha fazla esneklik sunuyor.

FOTO⁄RAF VE V‹DEO NET

LOfi IfiIKTA NET FOTO⁄RAF Kodak lofl ›fl›kta bile net foto¤raflar çeken yeni modeli Kodak EasyShare Z885 zoom’lu dijital foto¤raf makinesini piyasaya ç›kard›. Yeni ürün, Türkiye’de Kodak’›n özel yaz›c› ünitesi Printer Dock G600 ile birlikte sat›fla sunuluyor. Yüksek obtüratör h›zlar›yla düflük ›fl›k koflullar›nda ve hareketin h›zl› oldu¤u durumlarda ayr›nt›lar› yakalama imkan› veren Z885, ›fl›k koflullar›na göre ISO 80 ile ISO 3200 aras›nda otomatik seçim yap›yor. Z885, 8.1 MP sensörüyle, 76x102 cm’ye kadar bask›lar için iyi çözünürlük sunuyor. Z885, dijital görüntü sabitleme özelli¤iyle, foto¤raf makinesinin titremesi ya da hedefin hareket etmesinden kaynaklanan bulan›kl›klar› önlüyor. Z885, Kodak Perfect Touch teknolojisiyle, foto¤raflar›n, makinede çekildi¤i andaki gibi canl› görünmesini sa¤l›yor ve daha parlak foto¤raflar çekilmesine izin veriyor.

GERÇE⁄E YAKIN NETL‹K Webcam üreticisi Logitech, optik firmas› Carl Zeiss’la video görüflmeleri ve paylafl›mlar› için yapt›¤› iflbirli¤i sonras›nda gelifltirdi¤i Logitech QuickCam Pro 9000 ve Logitech QuickCam Pro for Notebooks webcam’lerini tan›tt›. QuickCam Pro-serisi webcam görüntü kalitesine yeni bir boyut kazand›r›yor. Logitech’in oto-fokus sistemi görüntüyü üç saniyeden k›sa bir sürede yeniden odaklayarak en yak›n çekimlerde bile görüntünün net olmas›n› sa¤l›yor.

Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

63<


F O T O fi A K A

ÇOCUK

Offf of! Ne olacak Milli Tak›m’›n hali...

ZOR SORU

Ö¤rencinin biri s›n avda sorular› yan›tlamak için za r at›yormufl. 1 gelirse A, 2 gelirse B, 3 gelirse C, 4 gelirse D, 5 gelirse E, 6 geldi¤i zaman ise tekrar zar at›yormufl. Bir at m›fl 6 gelmifl, bir daha atm›fl yine 6 gelmifl, bir kaç defa daha atm›fl yi ne 6 gelince: - Bu soru çok zor, ben en iyisi bir sonraki soruya ge çeyim, demifl.

DÜfiÜNÜR

‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

>64

B‹LMECE B‹LMECE 1) Can neden bo¤azdan gelir? 2) Lastik neden esner? 3) Eflekler evlenir mi? 4) Damlaya damlaya ne olur? 5) Yeter çekti¤im. 6) Gece gündüz yufka açar. 7) H›rs›z içerde bafl› d›flar›da. 8) Can› var, kan› yok. 9) Yeralt›nda sakall› dede. 10) Zilim var, kap›m yok.

Cevaplar

urdu¤u için, 21-Sar›yer’de ot lde i için, 3- Gene Uykusu geldi¤ 4- Su faturas› onlar evlenir, 6¤raf makinesi, kabar›r, 5-Foto sa, Kelebek, 9-P›ra Deniz, 7-Çivi, 8r, 13Gölge, 12-Gözle l 10-Telefon, 11ila 15-Lahana, 16-H Kaval, 14-Keçi,

Nasreddin Hoca, Akflehir pazar›nda bir adam›n bafl›na toplanm›fl olan kalabal›¤a yaklafl›r. Sat›c› elindeki kuflu satmaya çal›flmaktad›r. Bu kuflun fiyat› 50 Akçe iken, yan taraftaki tavuklar ise, 5 Akçe’dir. Hoca bir türlü fiyattaki afl›r› fark› anlayamaz ve sorar: -Hemflerim bu nas›l kufl 50 Akçe istersin? -Hocaefendi bu bildi¤in kufl de¤ildir, bunun özelli¤i var. -Neymifl özelli¤i? -Hocam bu kufla papa¤an derler ve konuflur. Hoca aniden hemen eve koflar, kümesten hindisini kapt›¤› gibi pazara döner. Papa¤an satmakta olan adam›n yan›nda durur ve yüksek sesle; -Bu gördü¤ünüz kufl sadece 100 Akçe’ye, gel, gelll! Herkesten çok papa¤an satan flaflar bu ifle ve sorar: -Hocam 100 Akçe çok de¤il mi, bir hindi için? -Sen 50’ye sat›yorsun ama. -Dedim ya hocam benim kufl konuflur ama. -Öyleyse, benimki de düflünür!

11) Sudan geçer ›slanmaz. 12) Bir küçük mil tafl›, dolafl›r da¤› tafl›. 13) A¤›z içinde dil, arifsen bil. 14) Da¤dan gelir sekerek, kara üzüm dökerek. 15) Kat kat döflek bunu bilmeyen eflek. 16) Yol üstünde yar›m çörek.


CANIM DÜNYAM

‹NTERNETTE BUNLAR VAR!

YOLCULUK D‹YALOGLARI

Yolcu: Diyarbak›r kaç para? THY: 58 milyon 500 bin, indirim belgeniz varsa 32 milyon. Yolcu: ‹ndirim belgesi kaç para? Yolcu: Trabzon'dan ‹stanbul'a kaç saat acaba? THY: Beklemeye alan görevli 'Bir saniye efendim...' Yolcu: Sa¤olun, iyi akflamlar. Yolcu: Kars'a yer var m›? THY: Maalesef yok efendim. Yolcu: Arada bir yerde falan yok mu, askeriz de. THY: ‹ndirim belgeniz var m›? Yolcu: Var komutan›m. THY: Yolcunun ad› lütfen. Yolcu: Duygu. Ama yolcu benim ve erke¤im!

B‹R GÖZLEM

dekan bir Üniversitenin ilk günü THY: Uçak akflam beflte efendim. !” dedi. d›n ay ün “G ve s›n›fa girdi Yolcu: Doksan beflte mi, çok geç yahu. S›n›f hep birden, deyince, “Günayd›n, hocam!” Yolcu: ‹yi akflamlar, Lufthansa'n›n uça¤› indi mi? ,” dedi. ›n›z ›fs s›n i inc “A! Siz bir THY: Onlar›n uça¤›n› biz göremiyoruz . Sonra aç›klad›: Yolcu: Nas›l göremezsiniz, oras› THY de¤il mi? “Bir hoca s›n›fa girip e, hepsi, “Günayd›n!” dedi¤ind derse, “Günayd›n, hocam!” Yolcu: ‹yi akflamlar, A¤r›'ya yer var m›? elerini zet ga birinci s›n›ft›rlar; THY: Yer yok, dolu efendim. ›n› lar ap kit ›p d›r ortadan kal r; hocay› Yolcu: Acil gitmem laz›m, firarday›m da. rla ›ft› s›n ci ikin rsa açarla in rin görmek için gazetele sa üçüncü Kuflkucu bir bayan: Affedersiniz eflim Londra'ya uçuyor, yukar›s›ndan bakarlar aya s›r n› ar› akl ay yan›ndaki arkadafl›n›n ad› dilimin ucunda ama hat›rlayam›yorum, r; s›n›ft›rla umaya ok i rin ele zet siz bir bak›p söyler misiniz bilgisayardan? ga p yu ko ncü devam ederlerse dördü THY: Yolcu hakk›nda bilgi veremeyiz efendim. s›n›ft›rlar. Bayan yolcu: fiey, bari yan›ndakinin bay m› bayan m› a mast›r Not almaya bafll›yorlars oldu¤unu söyleseniz, benim için çok önemli. ki. k me ö¤rencisidirler de

EL‹M! GÜLEL‹M E⁄LEN KADININ FEND‹ Kad›n›n biri kumsalda dolafl›rken aya¤›na bir fley tak›lm›fl, e¤ilip bakm›fl bir lamba üzerindeki tozu eliyle temizlerken birden cin ç›km›fl. - Dile benden ne dilersen? Fakat sen ne istersen kocana bin fazlas›n› verece¤im demifl. Kad›n heyecanla birinci dile¤ini söylemifl. “Dünyan›n en güzel kad›n› olmak istiyorum” demifl. -Cin, “‹yi düflün kocan da bu dünyan›n en yak›fl›kl›s› olacak” demifl.

Kad›n kendinden emin bir flekilde “Evet” demifl. -Cin, ikinci dile¤ini sormufl: Kad›n, dünyan›n en zengin kad›n› olmak istedi¤ini söylemifl. - Cin, kad›na flafl›rarak; “Bak kocan senden daha zengin olacak” demifl. Kad›n gene kendinden çok emin bir flekilde “Sen yap” demifl. -Cin, üçüncü ve son istedi¤ini sormufl kad›na. Kad›n, “Bana bir kalp krizi, öldürmeyecek derecede…

Eylül/Ekim 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

65<


bulmaca

Sudoku

Klasik bulmaca Sudoku nas›l oynan›r? Toplam 9x9=81 kareye 1’den 9’a kadar rakamlar yerlefltirilir. Her bir rakam, her bir sat›rda ve sütunda sadece bir kez yer alabilir. Bir rakam her bir kare blokunda da (3x3) sadece bir kez yer almak zorundad›r.

1

2

3

4

5

> > Haz›rlayan: ‹lker Mumcuo¤lu

6

7

8

9

10

11

12

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

Soldan sa¤a 1. Kar›n zar› - Ortaya ç›kan durum, ilgiyi çeken ya da çekebilecek nitelikte olan her türlü ifl, hadise, olay. 2. ‹fltah aç›c› her türlü içki - Tin. 3. Suyu al›nm›fl her tür yiyecek maddesinin art›¤› Mümkün de¤il. 3. ‹talya'daki s›rada¤lar - Birinin pay›na düflen fley. 4. “… Miserables” (Victor Hugo'nun, Sefiller adl› roman›n›n orijinal ad›) - “… belli etmek” (Göz boyac›l›¤›, suçu, kötü niteli¤i ya da gizli niyeti ortaya ç›kmak). 6. Bir yerde oturma - Avrupa'da bir ›rmak. 7. Geçimsizlik, anlaflmazl›k, ara bozma, ay›rma Kumarda ortaya sürülen para. 8. Yüze sürülen pembe düzgün Karagöz oyununda ötttürülen tiz sesli kam›fl - Aflamas›z asker. 9. Cüzaml› kimse - Y›lan›n deri de¤ifltirirken att›¤› eski deri. 10. Erbap - Kazanç amac›yla yürütülen al›m sat›m etkinli¤i.

Yukar›dan afla¤›ya 1. Sardalye bal›¤›n›n küçü¤ü. 2. Tarih öncesi tanr›, tanr›ça, yar› tanr› ve kahramanlarla ilgili ola¤anüstü olaylar› konu alan fliir, destan - Tanr›. 3. Çekinik - Lityumun simgesi. 4. Komflu bir ülke - Su yolu, ark. 5. Titan›n simgesi - ‹yileflme, aya¤a kalkma. 6. Özerk - Kabul etmeme. 7. Afrika'n›n hayat damarlar›ndan biri olan ünlü ›rmak - Kal›pla bas›l›p elle boyanan, kad›nlar›n bafllar›na ba¤lad›klar› tülbent. 8. Bir kimseye ya da bir fleye afl›r› düflkünlük ve tutkuyla ba¤l› olan kimse, ba¤naz. 9. So¤urma, emme - ‹nsan›n düflünme, ak›l yürütme, objektif gerçekleri alg›lama, yarg›lama ve sonuç ç›karma yeteneklerinin tamam›, anlak. 10. Kimi zaman, bazen - Utanma duygusu. 11. Mutfak sobas› - Havva'n›n Bat›daki ad›. 12. Beddua - Kaynak, p›nar.

Yukar›dan afla¤›ya

Soldan sa¤a

>66

1. Papalina. 2. Epope-‹lah. 3. Resesif-Li. 4. ‹ran-Kanal. 5. Ti‹fakat. 6. Otonom-Ret. 7. NilYemeni. 8. Fanatik. 9. Mas-Zeka. 10. Aras›ra-Ar. 11. Kuzine-Eve. 12. AhP›nar.

‹SMMMO YAfiAM > Eylül/Ekim 2007

1. Periton-Vaka. 2. Aperitif-Ruh. 3. Posa-Olamaz. 4. Apenin-Nasip. 5. Les-Foyas›n›. 6. ‹kamet-Ren. 7. Nifak-Miza. 8. Al-Nareke-Er. 9. Alaten-Kav. 10. Ehil-Ticaret.

Çözüm

10yasam  
10yasam