Page 1

Sevgili ‹SMMMO Ailesi, üresel ›s›nma, yüzünü iyiden iyiye gösterdi. Temmuz’un sonunda 40 dereceye dayanan s›cakl›klarla da karfl›laflt›k. Sizler bu dergiyi okurken, belki de a¤ustosun en s›cak günlerini yafl›yor olaca¤›z. Art›k tatil zaman›… Eminiz ki bizim gibi, sizler de 22 Temmuz’a kilitlendi¤iniz için tatil akl›n›z›n ucundan bile geçmedi… Ve nihayet seçim tamamland›. Türk halk›, iktidar partisi AKP’ye bir dönem daha görev verdi. ‹ktidar partisinin görev ve sorumlulu¤u, ald›¤› oy oran›yla daha da art›yor. Türk halk›, muhalefet görevinde ise CHP ve MHP’yi görmek istedi¤i iradesini beyan etti. Seçimden sonra, demokratik düzen içinde, yine demokrasiyle do¤rular› bulmaya çal›flan Türkiye Cumhuriyeti için en güzel dilekleri gönlümüzden geçiriyoruz. Ekonominin bütün dinamiklerini toplum ad›na denetlemekle yükümlü olan Odam›z, bilgi üreten öncü bir kurulufl olmay› hedeflemifltir. Bu çerçevede yeni dönemde de ekonomi politikalar›n›n takipçisi

K

Yay›na Haz›rlayanlar: Temmuz/A ustos 2007 <

Sahibi: ‹stanbul Serbest Muhasebeci Mali Müflavirler Odas› Ad›na

Yahya Ar›kan Kurtulufl Caddesi, No: 152 fiiflli- ‹STANBUL

Hasan S. Kesero¤lu Ayflegül Emir Defne Do¤an ‹lke Balkan Gülflen Kandemir Leyla Y›ld›r›m e-posta: yasamdergi@gmail.com

Sorumlu Yaz› ‹flleri Müdürü:

Zehra Y›lmaz Ifl›lo¤lu

Görsel Yönetmen:

Kurtulufl Caddesi, No: 152 fiiflli- ‹STANBUL

Tülay Do¤an Uzunkaya

www.istanbulsmmmodasi.org.tr

olaca¤›z Do¤ru yap›lan› alk›fllarken, yanl›fllar› da elefltirmekten kaç›nmayaca¤›z. Yaz›n en s›cak günlerinde elinize ald›¤›n›z ‹SMMMO Yaflam’›n kapa¤›nda, hayat›m›z› esir alan ‘popüler kültür’ olgusuna yer verdik. "Bizim zaman›m›zda…." diye bafllanan konuflmalar› bir kenara b›rak›p, bu zaman›n kültürünün dinamiklerini uzmanlar›n da de¤erlendirmeleriyle sayfalar›m›za tafl›d›k. Tüm yaflam›m›z› kuflatan popüler kültürü iyi anlayabilirsek, san›r›z olumsuz etkilerine karfl› da kendimizi ve çocuklar›m›z› koruyabiliriz. ‹SMMMO Yaflam, yine birbirinden de¤erli isimleri konuk ediyor sayfalar›na… Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Baflkan› Orhan Erinç ile sohbetimizde medyan›n de¤iflen dinamiklerini bulabilirsiniz. Oyuncu ve flair Kerem Al›fl›k, yaflam›yla eflde¤er tuttu¤u üretimlerini bizimle paylafl›rken, odam›z›n örgütlenme sürecinde büyük katk›lar› olan odam›z›n kurucu üyelerinden, Geliflim Hastanesi sahibi Adem

DANIfiMA KURULU Yahya Ar›kan, Yücel Akdemir, ‹smail Hakk› Baliç, Kenan Bu¤a, Erol Demirel, Mehmet Eren, Hüseyin F›rat, Coflkun Kolso, Tayyar Güler, Asl› Hanife Gültekin, Mustafa Gürses, Atiye Göreke, Hasan Ild›r, Hüseyin Kaleli, Necati Kalkan, Turgay Kanarya, Osman Kavrak, ‹lhan K›rcao¤lu, fienol Kokal, Habib Kullukcu, Hac› Reflit Küçük, Kaz›m Mermer, Erol Öngen, Leyla Özbay, Arif Özdemir, Mehmet ‹hsan Yalç›n, Serpil Zorbozan

Arslan da mücadelelerle dolu hayat›n› dergimize anlatt›. Dosya konumuzu da dikkatle okuman›z› öneririz. Dünyam›z bar›fla susam›fl ama savafllar sürüyor… Özellikle de hemen yan›bafl›m›zdaki Ortado¤u durulmak bilmiyor. Bu atefl çemberinin içinde Türkiye’yi nelerin bekledi¤ini da editör arkadafllar›m›z uzmanlara sordular. Gezginleri bu kez sayfalar›m›zda, yurtiçinde Van’a, yurtd›fl›nda da Monako’ya davet ediyoruz. ‹stanbul’u en güzel haliyle yaflamak istiyorsan›z, yaz›n Beyo¤lu’nun teraslar›n› keflfetmenizde de fayda var. Dergimiz; kültür sanattan, modaya, kariyerden sa¤l›¤a kadar birçok konu ile dolu… Umar›z, dergimizle s›cak yaz günlerinde zihninizde ve yüre¤inizde keyifli bir serinlik yaratabiliriz. Sonbaharda görüflene dek, iyi bir tatil geçirmenizi diliyoruz. Sevgiyle kal›n dostlar…

Yahya Ar›kan

Bas›ld›¤› Yer: Mart Matbaac›l›k Sanatlar› Tic. ve San. Limited fiirketi Mart Plaza, Merkez Mahallesi, Ceylan Sokak No: 24 Nurtepe-Ka¤›thane/‹STANBUL Telefon: (0212) 321 23 00 (pbx), Faks: (0212) 295 11 07 Yay›n Türü: ‹SMMMO Yaflam; yaflam, kültür ve güncel haber dergisidir. Yerel süreli yay›nd›r. ‹ki ayda bir yay›mlan›r, 23.000 adet bas›l›r ve ‹SMMMO üyelerine ücretsiz gönderilir. Dergimizde yer alan yaz›lar›n sorumlulu¤u yazarlar›na aittir. Yönetim Yeri ve Yaz›flma Adresi Kurtulufl Caddesi, No: 152, fiiflli - ‹STANBUL Telefon: (0212) 315 84 00, Faks: (0212) 343 47 80 e-posta: basin@ismmmo.org.tr

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

3<


16

Kapak

Televizyonu kapa yaflam› aç... Çocuklar doyumsuz, suça e¤ilimli, sald›rgan, sab›rs›z, bencil… Genç k›zlar, Deniz Akkaya burnu; Anjelina Jolie duda¤› yapt›rma peflinde… Delikanl›lar›n damar›n› kesseniz sar›-lacivert, sar›-k›rm›z›, siyah-beyaz ak›yor. Kad›nlar günde 4.5 saatlerini televizyonun bafl›nda geçiriyor. Erkekler de farkl› de¤il… Kimi dizikolik, kimi futbolkolik… "Bizi kim bu hale getirdi?" diyenlere uzmanlar ‘popüler kültür’ yan›t›n› veriyor.

AÇIKLAMA VE ÖZÜR

Dergimizin Mart-Nisan 2007 say›s›n›n 15. sayfas›nda kullan›lan foto¤raf, sehven bas›lm›flt›r. Foto¤raftaki kiflilerin “Yoksullar Günü Yafl›yorlar” konulu yaz›yla ilgisi yoktur. Foto¤raftaki kiflilerden ve okurlar›m›zdan özür dileriz...

‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>4


08

‹SMMMO Yaflam’da...

Mesleki yay›nlar

06 62. gün Yaz gündemine oturan olaylar...

Mali müflavirler ve muhasebeciler de art›k bilgiye eriflimde elektronik ortam›n nimetlerinden yararlanacak. ‹SMMMO Bilgiye Eriflim Merkezi’nde (BEM) 8 bini aflk›n belge meslek mensuplar›n›n hizmetine sunuluyor.

14 Zirvedekiler ADEM ARSLAN ‹nflaattan reklamc›l›¤a, sa¤l›ktan sigortaya kadar birçok alana yat›r›m yapm›fl bir isim, Adem Arslan… Ba¤c›lar’daki Geliflim Hastanesi’nin sahibi olan Arslan, ikinci hastanesini kurmaya haz›rlan›yor. ‹SMMMO’nun kurucu üyelerinden olan Arslan ile giriflimlerini konufltuk. 20 Röportaj ORHAN ER‹NÇ Türkiye'de "çekirdekten yetiflme gazeteci" denince akla ilk gelen isimlerinden biri Orhan Erinç… 1950'li y›llarda bafllad›¤› gazetecilik yaflam›nda polis-adliye muhabirli¤inden genel yay›n yönetmenli¤ine yükselen Erinç, gazete “patronu” da oldu…

28 Renkli Yaflam ERGÜN AKGÜL Spor, mali müflavir Ergün Akgül’ün hayat›n›n hep bir parças› olmufl. Aya¤› k›r›l›nca basketbolu b›rakan Akgül, iki y›ld›r da aikido yap›yor. Japon savunma sanat› aikido’nun felsefesinin muhasebe ile örtüfltü¤ünü söyleyen Akgül, "Her ikisinde de disiplin ve sevme, ilk kural" diyor.

‹fle dönüfl sendromu 34 Kariyer

Befl y›ld›zl› otellerde rüya gibi tatil geçiren birçok çal›flan› tatil dönüflü ifle adapte olma sorunu bekliyor. ‘Tatil dönüflü sendromu’ndan kurtulmak isteyenlere uzmanlar, "Tatilinizi çok uzun tutmay›n, yeniden tatile ç›kabilece¤inizi düflünün" tavsiyesinde bulunuyor.

36 Ailem 38 E¤itim 40 Sa¤l›k 42 Evim evim 44 Dostlar›m›z 46 Moda 48 Lezzet

24

‹SMMMO’dan Haberler

50 Gezi Monako ve Van 56 Kültür sanat 58 Sinema 60 Kitap 62 Teknoyaflam 64 Mizah 66 Bulmaca

30

Yaflam›n Portresi

Dosya

Kerem Al›fl›k

Yurtta bar›fl, dünyada bar›fl

Kerem Al›fl›k, babas›ndan oyunculuk, day›s›ndan flairlik bayra¤›n› devrald›. Yeni fliir kitab›n› eylülde ç›karmaya haz›rlanan Al›fl›k, yine eylülde day›s› Attila ‹lhan’›n senaryosunu yazd›¤› Kartallar Yüksek Uçar’›n yeni versiyonunda rol olacak.

1 Eylül Dünya Bar›fl Günü yaklafl›rken, dünya hala savafllar›n gölgesinde… Türkiye ise adeta bir atefl çemberinde… Bar›fl› savunan sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, Türk ordusunun Kuzey Irak’a girmesi durumunda içinden ç›k›lamayacak bir savafla sürüklenece¤ini savunuyorlar.


62.gün

Seçmen yine “tek parti iktidar›” dedi 22

Temmuz genel seçimlerinde iktidar partisi AKP, Türkiye genelinde yüzde 46.7 oy alarak, çok partili dönemin önemli zaferlerinden birini kazand›. 340 milletvekili getiren bu oy, AKP’yi ikinci kez tek bafl›na iktidar yapt›. Kampanyas›n› "Cumhurbaflkanl›¤› seçimi ve demokrasi" üzerine kuran Baflbakan Recep Tayyip Erdo¤an ve AKP çok partili dönemde Menderes'in DP'sinden (Demokrat Parti) sonra iktidardayken oyunu art›ran ikinci büyük parti oldu. AKP, yeni Meclis’te 340 milletvekiliyle ikinci kez tek bafl›na hükümet kurma hakk›n› kazand›. CHP'nin 111, MHP'nin 71 milletvekiliyle muhalefet görevini üstlendi¤i Meclis'e,

veto edilme ihtimali, AKP hükümetini düflündürüyor. Sezer'in veto etme ihtimaline karfl›, yeni hükümet listesi, yeni cumhurbaflkan›n›n seçiminden sonra Çankaya Köflkü'ne sunulacak. Süreç bu flekilde ifllerse, yeni hükümeti atama ifli yeni seçilecek Cumhurbaflkan›'na kalacak.

28 ba¤›ms›z milletvekili girdi. AKP'nin seçim zaferi, DSP ile birlikte hareket etmesine karfl›n eski oy oran›n› geçemeyen CHP'de moralleri bozdu. HÜKÜMET KURULUYOR TBMM'de yemin töreninin sona ermesinden sonra TBMM Baflkan› ve 11'inci Cumhurbaflkan› seçim sürecini h›zland›ran AKP, di¤er partilerle de anlaflarak

A¤ustos ay› içinde seçimleri tamamlamay› planl›yor. Baflkent kulislerinde iki senaryo konufluluyor. ‹lkine göre, Baflbakan teamüle uygun olarak 15 gün içinde yeni kabine listesini Cumhurbaflkan› Sezer'e sunacak. ‹kinci senaryoya göre, Baflbakan'›n baz› kritik görevler için öngördü¤ü isimlerin Sezer taraf›ndan

Dünya, Türkiye’yi konufltu Frans›z sa¤›n›n en önemli gazetesi Le Figaro, Türkiye seçimlerini “‹slamc›lar için mutlak ço¤unluk” manfletiyle duyurdu. Gazetenin haberinde “Recep Tayyip Erdo¤an'›n partisi tek bafl›na iktidara devam edebilecek. ‹slami hareketten gelme iktidar partisi genel seçimlerden genifl bir zaferle ç›kt›. AKP'yi laiklik yanl›s› sosyal demokrat CHP ile Avrupa karfl›t› afl›r› sa¤c› MHP izliyor” ifadeleri kullan›ld›. Merkez sol e¤ilimli Liberation gazetesi de konuya genifl yer ay›rd›. Gazete haberinde, “Dev AKP dalgas›” manfletini kulland›, ancak elde edilen ço¤unlu¤un cumhurbaflkan› seçmek için yeterli olmad›¤›na dikkat çekti. ‹ngiliz bas›n›, Türkiye'de yap›lan genel seçimlerin sonuçlar›na genifl yer verirken, ülkenin sayg›n gazetelerinden The Guardian, “sonuç ordunun bask›s›na yan›t niteli¤i tafl›yor” bafll›¤›n› kulland›. Günlük ekonomi ve siyaset gazetesi Financial Times da Meclis'e giren laik ve milliyetçi kesimin temsilcisi iki muhalefet partisinin oylar›n›n toplam›n›n da yüzde 34 oldu¤una dikkat çekti. ‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>6

SÜRE 45 GÜN Anayasa'n›n 116'›nc› maddesine göre, yeni hükümetin 45 gün içinde kurulmas› gerekiyor. Erdo¤an'›n da yeni hükümeti en geç 20 Eylül'e kadar kurmas› flart. Yeni kabine Cumhurbaflkan›'na sunulduktan sonra hükümet program› en geç bir hafta içinde TBMM'de okunmak zorunda. Ard›ndan da güven oylamas› yap›lacak. 60'›nc› Erdo¤an hükümetinin ise Eylül ay› bafllar›nda görevine bafllayabilece¤i dile getiriliyor. Cumhurbaflkan› seçim süreci de bafllat›lacak. Adayl›k baflvurular›n›n sona erece¤i 20 A¤ustos’un ard›ndan 20 günlük seçim takvimi bafllayacak. Aday ya da adaylar›n ilk iki turda 367 oy almas› flart. ‹lk turda bu say›ya ulafl›l›rsa 11'inci Cumhurbaflkan›'n›n 23-24 A¤ustos'ta seçilme ihtimali bulunuyor.


GÖZLER fi‹MD‹ PETK‹M’DE... Bu yaz özellefltirme gündemi de hareketli geçiyor. AKP hükümeti, 22 Temmuz seçimlerinden k›sa bir süre önce Petkim’i sat›fla ç›kard›. Petkim’in yüzde 51 hissesine 2 milyar 50 milyon dolar teklif veren Kazakistan'›n TransCentralAsia Petrochemical Holding Ortak Giriflim Grubu’nun ortaklar›yla ilgili iddialar kafa kar›flt›r›rken Ö‹B, ihaleyle ilgili ifllemleri beklemeye ald›. 8 firman›n kat›ld›¤› ihale 1 milyar 50 milyon dolarla bafllad›; art›rma sonucu fiyat 1 milyar dolar artt›. Petkim'in toplam de¤eri 4 milyar 19 milyon dolara ulaflm›fl oldu. Türkiye’nin en büyük entegre

petro kimya flirketi Petkim, 50’yi aflan petro kimyasal ürün yelpazesiyle sanayi için hammadde üreticisi konumunda. Petkim’in üretti¤i hammaddelerden plastikler ve sentetik kauçuklar; inflaat, tar›m, otomotiv, elektrik, elektronik, ambalaj sektörlerinde, sentetik elyaflar ise tekstil sektöründe kullan›l›yor. Türkiye’deki petro kimya sektörünün y›ll›k cirosunun 6 milyar dolara yaklaflt›¤› ve Türkiye’de sektörün güçlü bir büyüme potansiyeli oldu¤u belirtiliyor. Beklenti 2015’te sektör büyüklü¤ünün 15 milyar dolara ulaflaca¤› yönünde.

2006 cirosu 1.5 milyar dolara ulaflan Petkim, 2007 hedefi olarak yüzde 10 ciro ve üretim art›fl› aç›klam›flt›. 2006 sonunda pazar pay› yüzde 27 olarak gerçekleflen Petkim’in bu y›l›n ilk çeyre¤indeki kar› geçen y›l›n ayn› dönemindeki 3 milyon YTL’den 50.1 milyon YTL’ye yükseldi. S›cak yaz aylar›nda ‹stanbullular› yak›ndan ilgilendiren di¤er bir ihale de yap-ifllet-devret yöntemiyle yap›ld›. ‹stanbul Sabiha Gökçen Havaliman› yeni d›fl hatlar binas› ve ek tesislerinin ihalesi tam 14 saat sürdü. ‹haleyi 1 milyar 932 Euro ile "Sabiha Gökçen’i ‹stanbul’a yak›fl›r bir liman yapacaklar›" iddias›ndaki Limak Grubu Malezyal› orta¤›yla kazand›.

SUSUZLUK KAPIDA

Ormanlar kül oluyor Mevsim normallerinin üzerinde seyreden s›cakl›k ve ihmal Türkiye'yi bu yaz da orman yang›nlar›yla karfl› karfl›ya b›rakt›. Turistik bölgelerde arazi de¤eri yüksek alanlara yak›n yerlerde ç›kan yang›nlar, "kas›t" olas›l›¤›n› da gündeme getirdi. Bodrum, Manavgat, Çeflme ile Alanya'da ç›kan yang›nlarda son iki ayda yüzlerce hektarl›k orman alan› yitirildi. Son olarak Alanya'n›n Demirtafl ilçesinde ç›kan yang›nda 100 hektar› ormanl›k olmak üzere 300 hektara yak›n alan

yanarken, üç köy tamamen boflalt›ld›. Gazipafla ilçesinin Do¤anca köyü Zeytinburnu mevkisinde ç›kan yang›nda da befl dönüm k›z›lçam orman› zarar gördü. Bodrum'da yaflanan yang›nda 1.100 hektar ormanl›k alan› kül eden yang›n›n ard›ndan, Mersin, Tekirda¤ fiarköy'de de art arda orman yang›nlar› yafland›. Uzmanlar, orman yang›nlar›n›n arkas›nda "iflgal arzusu"nun yatt›¤›na dikkat çekerek, yang›nlarda söz konusu alanlar›n imara aç›labilmesinin de etkili oldu¤unu belirtiyorlar.

‹stanbul son 50 y›l›n en kurak dönemini yafl›yor. ‹stanbul'a su sa¤layan barajlar›n doluluk oran›n›n geçen y›la göre yüzde 50 oran›nda düflmesi kenti ciddi bir susuzluk krizi ile karfl› karfl›ya b›rakt›. 50 y›l›n ya¤›fl ortalamas›na göre aral›k ay›nda ‹stanbul'a ortalama 114 kilograma ya¤›fl düflerken, bu rakam 2006 Aral›k ay›nda 22 kilogram düfltü. Barajlara 60 milyon metreküp su gelmesi gerekirken sadece 37 milyon metreküp su ulaflt›. ‹SK‹, son olarak barajlar›n doluluk oran›n›n yüzde 46'ya kadar düfltü¤ünü aç›klad›. Buna karfl›n 22 Temmuz seçimlerinden önce, beklenen yo¤unlukta su kesintileri yaflanmamas›, kesintilerin özellikle a¤ustos ve eylül aylar›nda yo¤unlaflaca¤› yorumlar›na neden oldu. Ya¤mur bombas› önerilen çözümler aras›nda yer al›rken, at›k sular›n tekrar kazan›lmas›, deniz suyundan temiz su elde edilmesi, yeni su kaynaklar›n›n ‹stanbul'a kazand›r›lmas› ve flebeke kay›plar›n›n minimum düzeye indirilmesi gibi projeler üzerinde çal›fl›l›yor.

Fenerbahçe’ye dev transfer Siyasi ve ekonomi gündeminin, al›fl›lan›n d›fl›nda yaz aylar›nda da çok yo¤un geçti¤i Türkiye’de spor gündemine ise Fenerbahçe’nin 5 milyon dolara Roberto Carlos’u transfer etmesi damga vurdu. Carlos, Fenerbahçe’yle 3 y›ll›k sözleflme imzalad›. Roberto Carlos, sözleflmeyi imzalamas›n›n ard›ndan yapt›¤› "‹ki sezon önce Fenerbahçe'ye gelmek istedim ama hocam›n b›rakmamas› nedeniyle gelememifltim. E¤er o zaman gelseydim bu sene flampiyonlu¤u berabere kutluyor olabilirdik…" aç›klamas› büyük ilgi çekti. Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

7<


ismmmo haber

Mali müflavirler ve muhasebeciler de art›k bilgiye eriflimde elektronik ortam›n nimetlerinden yararlanacak. ‹SMMMO Bilgiye Eriflim Merkezi’nde (BEM) 8 bini aflk›n belge meslek mensuplar›n›n hizmetine sunuluyor.

Mesleki yay›nlar e-takipte

M

ÜRET‹M KOLAYLAfiTI ali müflavirlik ve Bilgi ça¤›nda bilgiye muhasebecilik ulaflman›n önemine de¤inen alan›ndaki yerli ve ‹SMMMO Bilgiye Eriflim yabanc› yay›nlar, Merkezi (BEM) Baflkan› Prof. ‹SMMMO Bilgiye Dr. Hasan S. Kesero¤lu, "Bir Eriflim Merkezi’yle (BEM) muhasebecinin, bilgisayarda elektronik ortamda takip muhasebe program› edilecek. BEM, mesleki alanda kullanmadan ifllemlerini dünyadaki tüm geliflmeleri, yürütmesi olanaks›z hale meslek mensuplar›n›n geldi. Ayn› flekilde, hizmetine sunmay› muhasebecilik hedefliyor. alan›nda üretilen BEM’in kuruluflu yaz›l›, bas›l›, için ‹SMMMO görsel, iflitsel Yönetim bilgileri bilmeden; Kurulu’nun, fiubat yeni düflünceler 2006 tarihinde üretmek, bunu da ald›¤› karar›n bilgisayar ard›ndan >> BEM’de neler teknolojisi çal›flmalara kullanmadan var? (Ocak 2007) baflland›. Ocak ortaya ç›karmak 2007 tarihi veya öncekilerden >> 2.397 kitap, >> 1.689 itibariyle 8 bini makale, >> 2.345 gazete ileri giderek daha kesi¤i, >> 13 tez, >> 6 süreli aflk›n bilgi ve iyisini yapmak yay›n, >> 1.179 yazma belge BEM’de neredeyse (arfliv belgesi), >> 177 DVD, topland›. >> 200 VHS olanaks›z. Çünkü; Bilgi Eriflim yeni bir yaz›n›n Merkezi’ne meslek yaklafl›k yüzde mensuplar›, 75’i, daha önce üretilmifl ‹SMMMO web adresi bilgilere dayan›r. Aranan üzerinden ulafl›labiliyor. bilgiye h›zl› flekilde ulaflmak Sitedeki "Arama" bölümünde; çok önemli bir konudur. yazar, yap›t ad›, konu, belge Merkez olarak; mali türü vb. özelliklere ba¤l› müflavirlik ve muhasebecilik tarama yapmak mümkün. ile ilgili yerli ve yabanc› E¤er belgenin telif sorunu yok kaynaklar› izleyerek, ise, kullan›c› o yap›ta tam uluslararas› standartlar ve metin olarak eriflebiliyor. ça¤dafl bilgi-belge yönetimi ‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>8

›fl›¤›nda düzenleyip, elektronik ortamda hizmete haz›r duruma getirmeyi hedefledik" diyor. Kesero¤lu’nun verdi¤i bilgiye göre BEM; meslek ile ilgili ayn› tezin ikinci kez haz›rlanmamas› için ‘Tez Eflgüdüm Merkezi’ rolü üstlenecek. ‹SMMMO web sitesi üzerinden, üniversitelerde muhasebecilik ve ilgili disiplinlerde yap›lmakta olan bütün tezler (konusu, içeri¤i, s›n›rlar›, haz›rlayanlar ve iletiflim adresleri, üniversiteleri ve dan›flmanlar›) yay›nlanacak. ‘MÜZE KURACA⁄IZ’ Muhasebeciler ayr›ca Muhasebecilik Müzesi kurmay› planl›yor. Kesero¤lu, müzenin 2010 Avrupa Kültür Baflkenti seçilen ‹stanbul’a, muhasebecilerin bir arma¤an› olaca¤›n› söylüyor. Bu konuda, ‹SMMMO web sitesi üzerinde yap›lan duyuruya birçok üyeden olumlu deste¤in geldi¤ine de¤inen Kesero¤lu, "Meslek mensuplar›m›z›n; muhasebecilik alan›nda ellerinde bulunan, kitap, süreli yay›n, kitap d›fl› belge yan›nda müze objesi olabilecek” diye konufluyor.

>> BEM neyi amaçl›yor? BEM’in muhasebecilik ve ilgili disiplinlerdeki amac› flöyle: >> Türkiye’de yay›mlanm›fl bütün yaz›l›, bas›l›, görsel, iflitsel ve elektronik yay›nlardan bir örnek bulundurmak, düzenlemek, yararland›rmaya haz›r duruma getirmek ve telif sorunu olmayan yay›nlara elektronik ortamda eriflilebilir k›lmak; >> Yabanc› dilde yay›mlanan e-dergileri izlemek, içindekiler sayfas›n› özgün dil ve Türkçe olarak kullan›c›lar›na duyurmak; dünyada muhasebecilik alan›ndaki bilgi üretimini izleyebilmek; >> Türkiye üniversitelerinde yap›lm›fl yüksek lisans ve doktora tezlerinden birer örnek toplamak, yararland›rmaya haz›r duruma getirmek, elektronik ortamda içindekiler ve sonuç bölümlerini okuyabilmek; >> Bilgiye Eriflim Merkezi’ne gelen ya da kullan›c›ya ulaflmas› planlanan yeni yay›n ve bilgileri Günlük Duyuru Bülteni ad›yla elektronik ortamda duyurmak. >> Muhasebecilik alan›nda Tez Eflgüdüm Merkezi ifllevi üstlenmek.


Ekonomi mercek alt›nda

SMMMO, kamuoyunda büyük yank› uyand›ran bilimsel rapor çal›flmalar›na devam ediyor. ‹SMMMO ve ‹stanbul Üniversitesi ‹ktisat Fakültesi iflbirli¤iyle bir mali izleme ekibi oluflturuldu. ‹stanbul Üniversitesi ‹ktisat Fakültesi, ö¤retim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Binhan Elif Y›lmaz, Arafl. Gör. Murat Çak ve Arafl. Gör. Murat fieker’den oluflan ekip taraf›ndan Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi gerçeklefltirildi. Anket, büyüme h›z›, cari ifllemler dengesi, faiz oranlar›, TÜFE, IMKB 100 endeksi ve döviz kurlar›na iliflkin y›l sonu beklentilerini ortaya koyarken, Ekonomiye Güven Endeksi de oluflturuldu. Bu çal›flmalar, Türkiye’nin önde gelen akademisyen, banka ve borsa üst düzey yöneticileri ve ekonomist gazeteci-

Gündeme yön veren bilimsel rapor çal›flmalar›na devam eden ‹SMMMO, ‹stanbul Üniversitesi ‹ktisat Fakültesi’yle önemli bir projeye imza att›. Kamuoyuna ve üyelerine, ekonomideki geliflmeler konusunda ›fl›k tutan mali izleme raporlar›n›n ilkini yay›mlayan ‹SMMMO’nun uyar›lar›, genifl yank› uyand›rd›. yazarlar› aras›ndan seçilmifl gönüllü 171 kat›l›mc› ile olas›l›k d›fl› örnekleme metodu kullan›larak gerçeklefltirildi. Dayana¤›n› Anayasa’n›n 135. maddesinden alan kamu kurumu niteli¤indeki meslek kuruluflu olan ‹SMMMO, meslek mensuplar›n›n ortak mesleki ihtiyaçlar›n› karfl›lamay›, mesleki faaliyetlerini kolaylaflt›rmay› ve mesleki geliflimi sa¤lamay› amaç edinirken, dünya ve

ERTUNA’DAN ‘FIRSATLAR KAÇMASIN’ UYARISI

>>

‹SMMMO’nun yak›n gelece¤e ›fl›k tutan bir di¤er raporu da Bo¤aziçi Ö¤retim Üyesi Prof. Dr. Özer Ertuna taraf›ndan haz›rlanan "Yeni Yüzy›l›n Efli¤indeki Türkiye Ekonomisi" oldu. Bu raporda da seçim sonras›nda ekonomide farkl› senaryolar üzerinde durulurken, ekonomik programda istihdam yaratacak öneriler de ortaya kondu. IMF program› sürdürülürken kriz ç›kmas› durumunda; enflasyonun en iyimser beklentiyle yüzde 15, faizlerin yüzde 22 dolaylar›na yükselece¤i, kurlar›n da yüzde 40 artaca¤› vurgulanan raporda bu senaryonun engellenmesi için TL’nin "denge" de¤erine yönlendirilmesini sa¤layacak politikalar önerildi. Buna göre, TL’yi denge de¤erine bir hamlede ulaflt›rmamak, döviz borcu olan flirketlere gerekli önlemleri almak için zaman tan›yacak. Prof. Dr. Ertuna’n›n ‹SMMMO için haz›rlad›¤› raporunda, Türkiye’nin 21. yüzy›l›n efli¤inde f›rsatlar ülkesi oldu¤una dikkat çekilerek "Türkiye bu f›rsatlar›n bilincine var›p Do¤u, Bat›, Güney ve Kuzey iliflkilerini dengeli bir flekilde gelifltirmek zorunda. Bu Türkiye için bir flans oldu¤u kadar bir sorumluluk da" saptamas› yer ald›. Raporda,

Türkiye gündemindeki gerek ekonomik gerek siyasi geliflmeleri izlemeyi, kamuoyunu bilgilendirmeyi görev biliyor. ‹SMMMO, bu çerçevede haz›rlanan Mali ‹zleme Raporu’nda, seçim nedeniyle harcamalarda büyük bir art›fl oldu¤una dikkat çekti. Medyada da büyük yank› uyand›ran rapora göre; 2006 ve 2007 y›llar›n›n ilk 5 ayl›k döneminde yönetim bütçe giderleri, fonksiyonel

s›n›fland›rmaya göre da¤›l›mlar› incelendi¤inde büyük farklar gözükmese de GSMH’ye oranlar aç›s›ndan farkl›l›k oldu¤una iflaret edildi. Seçimin de etkisiyle harcamalarda sadece ilk 5 ayda yaklafl›k 15 milyar YTL art›fl oldu¤una dikkat çeken ‹SMMMO, Türkiye’yi IMF bask›s›yla karfl› karfl›ya b›rakabilecek seçim ekonomisinde dozun kaç›r›lmamas› gerekti¤i uyar›s›n› yapm›fl oldu.

Bo¤aziçi Ö¤retim Üyesi Prof. Dr. Özer Ertuna

fieffafl›k ve denetim ça¤r›s› Ekonominin bütün dinamiklerini toplum ad›na denetleyen, bilgi üreten öncü bir konuma gelmeyi kendine vizyon edinen ‹SMMMO, Meclis’i seçimden hemen sonra dokunulmazl›klar› kald›r›lmaya ve Siyasal Etik Yasas›’n› ç›karmaya ça¤›rm›flt›. ‹nternet sitesinde seçime giren bütün partilerin vaatlerini duyuran ‹SMMMO bu ça¤r›s›n›n da takipçisi olacak.

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

9<


zirvedekiler: adem arslan

Hayat›ndaki devrimi muhasebe yapt›

‹nflaattan reklamc›l›¤a, sa¤l›ktan sigortaya kadar birçok alana yat›r›m yapm›fl bir isim, Adem Arslan… Ba¤c›lar’daki Geliflim Hastanesi’nin sahibi olan Arslan, ikinci hastanesini kurmaya haz›rlan›yor. ‹SMMMO’nun kurucu üyelerinden olan Arslan ile giriflimlerini konufltuk.

‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>10


>> Gülflen Kandemir

O

78 kufla¤›n›n bir temsilcisi… Gençli¤ini, dünya ve memleketi üzerine söyleyecek sözü oldu¤u bilinciyle geçirmifl. Hayat›na bir devrim özlemi, bir de muhasebe mesle¤i yön vermifl. Daha lise y›llar›nda kendi bürosunu açan Adem Arslan’a, muhasebecilik hayat›nda birçok kap› açm›fl. Rakamlar›n dünyas›na dald›kça, de¤iflik sektörleri tan›yan Adem Arslan, medyadan inflaata kadar birçok sektöre bugüne kadar yat›r›m yapm›fl. Son gözdesi ise, sa¤l›k. Ba¤c›lar’daki Geliflim Hastanesi’nin sahibi olan Arslan, flimdi ikinci hastanesini kurmak için kollar› s›vad›. Adem Arslan kendi ifllerinde gösterdi¤i cesaret ve azmi, mesle¤inin örgütlenmesinde de göstermifl bir isim. ‹SMMMO’nun kurucu üyelerinden olan Arslan, muhasebe mesle¤inin hak etti¤i yere gelmesi için de yo¤un çabalar göstermifl. ‹SMMMO Yaflam’a konuk olan Arslan Holding Yönetim Kurulu Baflkan› Adem Arslan ile meslekteki kilometre tafllar›n› konufltuk. ‹STANBUL’DAN TUNCEL‹’YE Adem Arslan 1964, Tokat Refladiye do¤umlu. ‹lk ve ortaokulu Refladiye’nin Hasanfleyh Beldesi’nde okuyan Arslan, beldede lise olmad›¤› için erken yafllarda do¤du¤u topraklardan göçmüfl. Herkesin çal›flmak için geldi¤i ‹stanbul’a o, okumak için gelmifl. Dar gelirli bir ailenin çocu¤u olarak onun pay›na, gündüzleri okumak, geceleri çal›flmak düflmüfl. ‹lk olarak Zeytinburnu ‹hsan Mermerci Lisesi’ne kaydolan Arslan, “O dönemin hareketli liselerinden biriydi. Gençli¤in

sa¤ ve solunun en uçlar›n›n oldu¤u bir liseydi. Oradaki atmosferde tarafs›z kalamayaca¤›m›za göre biz de taraf›m›z› seçtik” diyor. Taraf›n› seçtikten sonra Arslan daha hareketli bir gençlik geçirmifl. Arslan’›n anlatt›¤›na göre, önce Aksaray’da Devlis’i (Devrimci Liseliler Derne¤i) kurmufllar. Klikleflmeler sonunda o dernekten ayr›l›p Liseder’i (Liseliler Derne¤i) hayata geçirmifller. Hatta bu devrimcilik aflk› o y›llarda onu Tunceli’ye kadar yollam›fl. Liseli y›llar›n›n k›sa bir özetini Arslan’dan dinleyelim:

“O y›llarda çok lise de¤ifltirdim. Önce Tunceli’ye gidip Tunceli Lisesi’ne kaydoldum. Dersim Katliam›’n› merak ediyordum. Oradaki mücadelelere yak›ndan tan›k olmak istedim. O zamanlar gençli¤in de kan› kayn›yordu tabii. Biz 78 kufla¤›y›z. Oradan tekrar ‹stanbul’a döndüm. ‹stanbul’da Bayrampafla Tuna Lisesi’nde, ard›ndan da Beyo¤lu Atatürk Erkek Lisesi’nde okudum. Daha sonra da Esenler’de ‹brahim Turhan Lisesi’nden mezun oldum. Bu kadar lise gezdi¤ime bakmay›n; 3 y›l içinde mezun oldum.”

Ça¤dafl ve laik yönetimle gurur duyuyorum

Adem Arslan’›n iki o¤lu var. Büyük o¤lu Erkan, ODTÜ iflletmenin özel bölümünde okuyor. Bu yüzden bir sene Ankara’da bir sene Amerika’da e¤itimini sürdürüyor. Arslan’›n küçük o¤lu Taner ise bu y›l liseyi bitirdi.

Adem Arslan’a ‹SMMMO’nun çal›flmalar›n› nas›l buldu¤unu soruyoruz. De¤erlendirmesi flöyle: "‹SMMMO’nun geçmifli çok eskilere dayanmamas›na ra¤men odan›n göstermifl oldu¤u at›l›m› takdir ediyorum. Daha iyi fleyler olaca¤›na da inan›yorum. Kuruluflundan bugüne kadar ça¤dafl, laik ve demokrat kesimin söz ve karar sahibi oldu¤u bir oda yönetimine sahibiz. Bununla da gurur duyuyorum. Eme¤i geçen tüm arkadafllara da teflekkür ediyorum. Sadece meslek camias›na de¤il, di¤er sivil toplum örgütleriyle olan ba¤lar› da takdirle karfl›l›yorum." Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

11<


zirvedekiler: adem arslan Adem Arslan’›n gündüzleri okurken, geceleri de çal›flt›¤›n› söylemifltik. ‹lk olarak Ca¤aloglu’nda bir matbaada çal›flan Arslan’›n hayat›nda bu iflyerinin önemi de büyük. Yüksel Matbaas›’nda o y›llarda Cem Yay›nlar›’n›n bask›lar› yap›l›yormufl. Cem Yay›nlar›’nda bask›dan sorumlu olarak çal›flan edebiyatç› As›m Bezirci ile tan›fl›p, onun verdi¤i kitaplar› okumaya bafllam›fl. “As›m Bezirci’nin bana ilk verdi¤i kitap, Bekir Y›ld›z’›n Reflo A¤a’s›yd›” diyen Arslan konuflmas›n› flöyle sürdürüyor: “Hepsini Sivas Katliam›’nda kaybettik. Hasret Gültekin benim muhasebecilik yapt›¤›m y›llarda ofisime gelip giderdi. Hem As›m Bey’le hem Hasret Gültekin ile dostluklar›m›z vard›. Sivas Katliam› beni derinden etkilemifltir.” Gençlerin üniversite okumaktan çok, ülke ve dünya sorunlar› üzerine dertlerinin oldu¤u y›llarda Arslan da üniversiteyi ikinci plana itmifl. Adem Arslan ilk olarak ‹stanbul Üniversitesi ‹ktisat Fakültesi’ne girmifl. Orada ilk y›l okuyan Arslan daha sonra Spor Akademisi’ne kaydolmufl. “O zaman hareketlilikten dolay› bir yerde durmuyorduk. ‹ki akflam üst üste ayn› yerde kalmazd›k. O dönemki ruhlar çok farkl›yd›” diye o y›llardaki psikolojisini anlatan Arslan, nihayetinde lisans e¤itimini tamamlayamam›fl. Üniversite y›llar›na gitti¤imizde Arslan, 1977’deki Kanl› 1 May›s’› da alana girmek üzereyken yaflad›¤›n› anlat›yor. Arslan, “O y›llarda çat›flmalar günlük yaflam›m›z›n bir parças› olmufltu. Bugün Lübnan ve Filistin’e bakt›¤›m›z zaman o

günleri hat›rl›yorum” diye konufluyor. Peki Adem Arslan’›n muhasebe mesle¤iyle yolu nas›l kesiflmifl? Onun hikayesini de kendisinden dinleyelim: “Ben lisede okurken gece çal›flt›¤›m matbaadan iflten at›l›nca, F›nd›kzade’de bir otele ön büro eleman› olarak girdim. Otelde müflteri olarak kalan muhasebeci Mehmet Aslan’la tan›flt›m. Mesle¤e, halen ‘manevi babam’ diyebilece¤im Mehmet Aslan a¤abeyimizin Bayrampafla’daki ofisinde çal›flarak bafllad›m. Mehmet Aslan halen kendisi mesle¤ini çok seven bir üstadd›r. O zamanlar Belde Muhasebe diye geçerdi. O arada akflam kurslar› vard›, onlara kat›ld›m. Daha sonra kendi ofisimi kurdum.” ‹LK OF‹S‹N‹ 1979’DA AÇTI 1979 y›l›nda ilk ofisini Esenler Lisesi’nde ö¤renciyken açan Adem Arslan, ilk y›llarda iflini oldukça gelifltirmifl. Ancak tam meslekte biraz h›z kazanm›flken, bu kez de 12 Eylül darbesi önünü kesmifl. O y›llar› hat›rlamaya bafllad›¤›nda “Bir keresinde tam 146 gün gözalt›nda kald›m” diyen Arslan, 30’a yak›n da gözalt›na al›nm›fl. O y›llardaki kötü an›lar›n› bir kenara iten Arslan, bugün iyimser bir bak›fl aç›s›yla flunlar› söylüyor: “O zamanlar Selimiye K›fllas›’nda beni yarg›layan savc› ile bugün ahbapl›k kurduk. O zamanki sistemin alternatifi olarak kendimizi görüyorduk. fiimdi ise sistemle bütünleflen, sistem savunucusu olduk. O zaman birbirleriyle çat›flanlar bugün bir masa etraf›nda topland›.

Çiftli¤inde yafl›yor Adem Arslan’›n en büyük mutlulu¤u, çiftli¤inde geçirdi¤i saatleri. Vardarl› ailesinin Silivri Seymen Köy’deki çiftli¤ini 2000 y›l›nda alan Arslan’›n kendi elleriyle dikti¤i a¤açlar 7 yafl›na girmifl. Arslan her gün çiftli¤ine gidip geliyor. Kimi zaman traktör kullan›yor, kimi zaman bisikletine biniyor. Kimi zaman da yeni do¤an bir kuzuyu seviyor. "Topra¤› ve do¤ay› seviyorum" diyen Arslan, flöyle konufluyor: "Anadolu’dan gelmifl bir fert olarak köy yaflam›n› özlemekle birlikte, köyde yaflama flans›m›z hemen hemen yok. Bu yüzden ben de ‹stanbul’a yak›n bir yerde bu çiftli¤i almay› tercih ettim. Art›k ço¤u zaman›m› da burada geçiriyorum."

‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>12


‘Sivil örgütlenmenin lokomotifi olduk’ Adem Arslan, ‹SMMMO’nun kurucular›ndan… 1991 y›l›na kadar da meslek mensuplar›n›n örgütlenmesi için mücadele veren isimlerden biri olmufl Adem Arslan, o y›llarda örgütlenmede nereden nereye geldiklerini flöyle özetliyor: " Meslek camias›nda çok nitelikli, yetenekli arkadafllar›m›z var. Bizim örgütlememiz amatör ruhlayd›. Bir beklenti, bir hiyerarfli yoktu. Biz bafllamadan önce kurulmufl ve aktif olmayan dernekler vard›. Anadolu’da tek tük meslek mensuplar›yla ilgili dernekler kurulmufltu. ‹stanbul’da da aktif olmayan Mali Müflavirler Birli¤i Derne¤i vard›. Bunun merkezi bir örgütlenmeye çekilmesinin daha iyi olaca¤›n› düflünerek, önerdik. Bu konuda taraftar toplad›k. Orada tek tek kurulmufl olan dernekleri flubelefltirerek Ankara’y› bir merkeze ba¤l› olarak flubeleflme hareketine gittik, baflar›l› olduk. 12 Eylül sonras› sivil örgütlenmenin lokomotifi olacak konumdayd›k. O zamanlar meslek odalar›, demokratik kitle örgütleri temsilcileriyle bir araya gelerek sivil toplum örgütleri koordinasyonu oluflturmufltuk. Onlar›n sekreteryas›n› da biz üstleniyorduk. CMUK ile ilgili medyaya bas›na konuflan bizlerdik. Sivil örgütlenmede amatörce, elimizdeki olanaklar ölçüsünde üzerimize düfleni yerine getirdi¤imizi düflünüyoruz. 1991’li y›llara kadar ben aktif olarak devam ettim. Zaten odam›z (‹SMMMO) 1990 y›l›nda kurulmufltu ve ben müteflebbis heyetinde kurucu sekreterdim."

Dünya çok de¤iflti. fiu anda toprak alt›nda yatan çok dostlar›m var. Biz o zaman ölümü paylafl›yorduk. fiimdi insanlar elindeki simidi paylaflm›yorlar.” Bütün yaflad›klar›na ra¤men muhasebe mesle¤ini sürdüren Adem Arslan, bu meslek kanal›yla da çeflitli ifl kollar›n› tan›m›fl. Hangi ifl kollar›nda istikraristikrars›zl›k oldu¤unu kolayl›kl› saptayan Arslan, hangi alanlar›n geliflece¤ini de görmüfl. 1983’teki imar aff› ile birlikte inflaat patlamas› olunca da kendisini müteahhit olarak bulmufl. Hem konut yapm›fl, hem de ald›¤› ihaleleri gerçeklefltirmifl. Haliç Y›k›mlar›’nda bizzat görev alm›fl. Yaklafl›k 8 y›l muhasebecilikle müteahhitli¤i birlikte yürüten Arslan, reklam ajans› ve sigorta flirketi de kurarak, ekonomik faaliyetlerini geniflletmifl. Kendi deyimiyle esas sermayeyi de inflaat ifllerinden yapm›fl. YEN‹DEN ‹NfiAAT Asl›nda Arslan inflaat ifllerine ara vermifl ama 17 A¤ustos depremiyle birlikte yeniden sektöre girme karar› alm›fl. Bunda da depremde yaflad›¤› korkunun ve sonras›nda duydu¤u kayg›lar›n pay› büyük. Bahçeflehir’de çok katl› binalarda oturan Arslan depremden sonra evine girmemifl ama nas›l bir yerde yaflayabilece¤ini de araflt›rmaya bafllam›fl. Marmara Sahili’ndeki arsas›na, Amerika’dan ithal çelik konstrüksiyonlu villalar yapmaya bafllam›fl. Silivri K›nal›’da çelik konstrüksiyonlu 30 villa yapan Arslan, yak›nda villalar›n sat›fllar›na bafllamay› düflünüyor. Türkiye’nin ilk özel radyo

kurucular›ndan biri de yine Adem Arslan. Eski ad› Esenler FM olan Radyo Umut’un kurucusu olan Arslan, orada ilk Kürtçe müzi¤i de çald›klar›n›n da alt›n› çiziyor. Bir ara televizyon al›p medyaya girme niyeti de olan Arslan, “Sektördeki dejenerasyonu görünce girmekten vazgeçtim” demekle yetiniyor. SA⁄LI⁄A YATIRIM Adem Arslan’›n ifl hayat›ndaki son gözdesi ise sa¤l›k… 1995 y›l›nda Ba¤c›lar’da Geliflim Hastanesi’ni hayata geçiren Arslan, sa¤l›k sektörüne giriflini flöyle anlat›yor: “Bir doktor arkadafl›m vard›. Sa¤l›k sektörüne onun vesilesiyle girmek durumunda kald›m. Doktor arkadafl›mla yola ç›kt›m ama hastaneyi açma aflamas›na kadar bu iflin mali portresinin büyük olmas› nedeniyle o arkadafl›m

ayr›ld›. Ben, yanl›fl da olsa bir yola girmiflsem o yolun sonuna kadar gitmek isterim. Bu özelli¤im nedeniyle sonuna kadar gidip, hastaneyi açt›k. Kurdelam›z› da o zaman›n D›fliflleri Bakan› ve Baflbakan Yard›mc›s› Deniz Baykal kesti.” Geliflim Hastanesi, 8 katl›. Aç›k kalp ameliyatlar› d›fl›ndaki tüm ameliyatlar› yapabilecek altyap›s› olan hastanede, günlük 500-600 poliklinik hastas›na bak›l›yor. Geliflim Hastanesi’nin 24 saat hizmet veren 200 personeli var. Sa¤l›k sektöründe 12 y›l› geride b›rakan Arslan, “Bu sektörün bir tak›m s›k›nt›lar›n› yafl›yoruz ama bir taraftan da insanlar›n dertlerine merhem olabilmenin manevi hazz›n› da yafl›yoruz. Zaten sa¤l›k ve e¤itim sektörüne müteahhit gözüyle bakmak do¤ru de¤il. Bizden sonra aç›lan sa¤›m›zdaki solumuzdaki birçok hastane kapat›ld›, kapand›. Biz y›k›lmad›k ayaktay›z” diye geçen y›llar› özetliyor. Adem Arslan’›n sa¤l›k sektöründe, yeni aç›l›mlar› da var. Geliflim Hastanesi’nin hemen yan›ndaki 2 bin metrekarelik arsas›na yeni bir hastane yapmak için kollar› s›vayan Arslan, projelerin tamamland›¤›n› söylüyor. Yeni yat›r›m›yla ilgili flu bilgileri veriyor: “Bu y›l›n sonunda yeni hastanemizin temelini ataca¤›z. Hastanemiz 12 bin metrekare kapal› alana sahip olacak. Bir y›lda binan›n yap›m› biter. 2 y›l içinde de hastaneyi açar›z. Yeni hastanemiz 100 yatakl› olacak. Aç›k kalp ameliyatlar›n›n yap›labilece¤i, helikopter ambulans›n›n dahi bulunaca¤› bir hastane olacak.” Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

13<


Çocuklar doyumsuz, suça e¤ilimli, sald›rgan, sab›rs›z, bencil… Genç k›zlar, Deniz Akkaya burnu; Anjelina Jolie duda¤› yapt›rma peflinde… Delikanl›lar›n damar›n› kesseniz sar›-lacivert, sar›k›rm›z›, siyahbeyaz ak›yor. Kad›nlar günde 4.5 saatlerini televizyonun bafl›nda geçiriyor. Erkekler de farkl› de¤il… Kimi dizikolik, kimi futbolkolik… "Bizi kim bu hale getirdi?" diyenlere uzmanlar ‘popüler kültür’ yan›t›n› veriyor. ‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>14

Televizyonu kapa, B yaflam› aç... >> Defne Do¤an

ir ilçe belediyesinde memur olarak çal›flan Aysun Han›m’a, sabah servis arac›nda hemen yan koltukta oturan mesai arkadafl› heyecanl› bir ses tonuyla soruyor: “Sence bu akflam ne olacak? Mehmet, Duru'nun suçsuz oldu¤unu anlayacak m›?”. Aysun han›m k›zg›n tav›rla yan›tl›yor: “O Mehmet'in cad› annesi yok mu? Her fley O'nun bafl›n›n alt›ndan ç›k›yor. B›rakm›yor ki gençler birbirine kavuflsun...” Az sonra yüzü as›lm›fl bir flekilde araca binen Elif Han›m da bu sohbete ortak oluyor... Elif Han›m, akflam komflusunun misafir olarak gelece¤ini, diziyi rahat izlemeyece¤i için can›n›n s›kk›n oldu¤unu anlat›yor: “Off ya, unuttum dizinin bugün oldu¤unu. Buyrun gelin dedim...” Bunun üzerine arkadafllar› Elif Han›m’a tak›l›yor: “Art›k yar›n biz sana anlat›r›z...” Arka koltukta ise bambaflka bir “heyecan” rüzgar› esiyor. ‹ki gün sonra oynanacak Befliktafl-Fenerbahçe maç›n›n nas›l bitece¤iyle ilgili tahminler havada uçufluyor. “Göreceksin biz kazanaca¤›z” diye bafllayan çok say›da cümle art arda s›ralan›yor... Befliktafll›lar, Fenerbahçeliler hemen birbirleriyle iddiaya giriyor. Kimi yeme¤ine, kimi gömle¤ine...


kapak

Sabah servis arac›nda bafllayan bu sohbetler ö¤le yeme¤i s›ras›nda da devam ediyor. Ö¤leden sonraki zaman dilimi zar zor da geçse akflam saatleri yaklaflt›kça Aysun Han›m ve arkadafllar›n›n içi k›p›r k›p›r oluyor. Ve nihayet mesai bitiyor... Aysun Han›m akflam servis arac›ndan inerken arkadafllar›na fark›nda olmadan o gün yedinci kez ayn› fleyi

söylüyor: “Bu akflam dizi çok heyecanl› olacak...” Eve girer girmez daha önceden haz›rlam›fl oldu¤u yemekleri oca¤a koyuyor. Efli Burak Bey ve lise ö¤rencisi k›z› Buket gelince de hemen sofraya oturuyorlar. Yemek yerken, üçü de ayn› korkuyu düflüncesinde dillendiriyor: 'Umar›m bu akflam kimse misafir olarak gelmez.'

TV’Y‹ KAPATIP YAfiAMI AÇIYORLAR Televizyonlar›n "rating getiren herfley mübaht›r" anlay›fl›yla yay›nlad›¤› programlar dünyan›n dört bir yan›nda tepkiyle karfl›lan›yor. fiiddet, pornografi ve manipülatif görüntülerin yo¤un olarak kullan›ld›¤› televizyon programlar›n›n bir süre sonra "kolik"lik oluflturdu¤u ve insanlar›n televizyonun esiri haline dönüfltü¤üne dikkat çekmek ve televizyon izlemenin d›fl›nda bir yaflam›n oldu¤unu hat›rlatmak amac›yla 1995 y›l›ndan bu yana, tüm dünyada Nisan ay›n›n son haftas›nda, televizyonlar kapat›l›yor, yaflam›n penceresi aç›l›yor. Tüketiciler Birli¤i’nin organizasyonuyla Türkiye’de de bu y›l Nisan ay›n›n son haftas›nda 6. kez yap›lan "Turn Off TV/Turn On Life-TV Kapa/Yaflam› Aç" kampanyas›, televizyonun bilgilenme, haber alma ve e¤lenme gereksinimini karfl›lama ifllevinin d›fl›na ç›kmas›na bir tepki eylemi. Kampanya; flark›c›, dans yar›flmalar›n› fliddet, alkol ve sigara görüntüleriyle doldurulmufl dizileri, intihar ve cinayetlere neden olan kad›n programlar›n› protesto niteli¤i tafl›yor. Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

15<


Engin Sümer (20)

MAÇI ‹ZLEYEMEZSEM EKS‹KL‹K H‹SSED‹YORUM Koyu bir Fenerbahçe taraftar›y›m. ‹mkan buldukça stada maç izlemeye giderim, e¤er gidemezsem mutlaka televizyondan izlerim. Fenerbahçe maçlar›n› seyredemedi¤im zaman bir eksiklik hissediyorum. Bu nedenle maçlar› kaç›rmamak için elimden geleni yap›yorum. Fenerbahçe maçlar› oldu¤u gün tüm planlar›m› bunun üzerine yap›yorum. Maçtan önce d›flar› ç›kmam. Futbol maçlar› sonras›nda da saatlerce maç hakk›ndaki yorumlar› izlerim. Hafta sonlar› toplam en az 7 saatim futbolla geçiyor. E¤er yenilirsek o gece yatmak zor oluyor benim için. Çünkü ertesi gün Galatasarayl› ya da Befliktafll› arkadafllar dalga geçiyorlar. Yar›n üzerime geleceklerini düflündükçe uykum kaç›yor. Tabi onlar›n tak›mlar› yenilince de bu kez biz onlarla dalga geçiyoruz. Taraftar olman›n zevki de burada.

Hülya Akkufl (34)

TELEV‹ZYON EN BÜYÜK E⁄LENCEM‹Z Günde ortalama 4 - 5 saat televizyon izliyorum. Televizyon en basit ve ucuz e¤lence arac› benim için. Düzenli olarak en fazla Türk dizilerini izliyorum. "Hat›rla Sevgili", "Yaprak Dökümü", "Ac› Hayat" en be¤endiklerim. fiu s›ralar dizilerin tatilde olmas› nedeniyle bir boflluk hissediyorum. Dizilerin yaz aylar›nda neden ara verdiklerini de bir türlü anlayam›yorum. Dizi izlerken en çok can›m› s›kan fley reklamlar›n fazla olmas› oluyor. Bazen elektrik kesintisi gibi kötü sürprizler de oluyor. O zaman dizinin ilerledi¤ini ve o s›rada olanlar› göremedi¤imi düflündükçe kahroluyorum. Ertesi gün arkadafllardan dizi hakk›nda uzunca bilgi alsam da yine de baz› ayr›nt›lar›n anlat›lmam›fl oldu¤u ve diziden geri kalm›fl oldu¤um düflüncesine kap›l›yorum. ‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>16

Yemek yenildikten sonra ise her zaman oldu¤u gibi aile üyeleri “kendi dünyalar›”na çekiliyor. Evde 3 televizyon olmas› tart›flmalar›n önü kesmifl. Aysun Han›m, diziyi seyretmek için mutfakta kal›rken, Burak Bey yar›flma program›n› takip etmek için salonun, Buket de magazin program›n› izlemek için odas›n›n yolunu tutuyor... Aysun Han›m, Burak Bey ve k›zlar› Buket, arada reklam girdikçe birbirlerini ziyaret ediyorlar... 'KOL‹K' YAfiAMLAR E¤er siz de saatlerce televizyonun karfl›s›ndan kalkam›yorsan›z; dizi, magazin programlar› ya da futbol maçlar›n› seyretmekle kalmay›p daha sonra bunlar üzerine arkadafllar›n›zla saatlerce konuflmaktan zevk al›yorsan›z; dizideki karakter ya da taraftar› oldu¤unuz futbol tak›m›n›n oyuncusunu kendinize imaj olarak belirleyerek onun gibi saç›n›za flekil veriyor, onun gibi giyiniyorsan›z, art›k popüler kültürün etki alan›na girmiflsiniz demektir... Endüstriyel dünyada neredeyse tüm kitle iletiflim araçlar› “popüler kültürü” pompal›yor. Üç - befl günde yarat›lan “sanatç›”lar, ofsayt - k›rm›z› kart tart›flmalar› bir anda kitlelerin gündemi

haline geliyor. ‹lginç olan bu durumdan flikayet edenler bile f›rsat›n› yakalad›¤›nda koltuklar›na kurulup ekran›n karfl›s›na geçiyorlar. Art›k günlük hayat “kolik”lik yaratan programlara göre ayarlan›yor. Evlerde ö¤ün kavram› ortadan kalk›yor. Yemek saatleri; dizilerin, yeni y›ld›zlar yaratma iddias›yla yola ç›kan yar›flma programlar›n›n, futbol maçlar›n›n bafllama saatine göre ayarlan›yor. Sadece izlemek de yetmiyor. Ertesi gün, arkadafllarla bu konularda uzunca bir sohbete kat›lmak gerekiyor. Zaten arkadafllar bunun için var! POPÜLER AKIMLAR “Popüler”e yönelik tutku, yeni ak›mlar› da beraberinde getiriyor. Dizilerde bir iki k›z›l saçl› oyuncunun boy göstermesi sokaklar›n rengini bir anda de¤ifltirebiliyor. Otobüste, okulda, iflyerinde, saç›n› k›z›la boyatan çok say›da kifli dikkat çekmeye bafll›yor. Ya da genç k›zlar, gazetelerin, dergilerin magazin sayfalar›ndan kestikleri küpürlerle Deniz Akkaya burnu, Anjelina Jolie duda¤›, Seda Sayan gö¤sü yapt›rmak için estetik uzmanlar›n›n kap›s›n›nda s›raya girebiliyor. Yine ayn› flekilde “popüler” olan›n etkisiyle Cansu Dere'nin “S›la” adl› dizide kulland›¤› tavuskuflu tokas› ya da “Avrupa Yakas›” adl› dizide Peker Aç›kal›n'›n canland›rd›¤› Gaffur


kapak

karakterinin giydi¤i kal›n çizgili pijamalar bir anda tüm Türkiye'de yok satabiliyor. Yurtta “Gaffur Pijama Partileri” düzenleyen gençler, efline bu pijamalardan giydirmek isteyen kad›nlar sayesinde pijama satan dükkanlar stoklar› eritiyor... Böylece internetin, gazetelerin, radyolar›n da deste¤iyle yarat›lan pazarlama stratejisi ayn› zamanda diziyi/program› gündemde tutarak, reklam›n›n yap›lmas›n› sa¤l›yor. EKRAN KARfiISINDA 14 YIL GEÇ‹R‹YORUZ RTÜK taraf›ndan yap›lan araflt›rmalar Türkiye'de bir kiflinin günlük televizyon izleme süresinin ortalama 4 saat oldu¤unu ortaya koyuyor. 75 y›lda günde 270 dakika televizyon izleyen bir kiflinin toplamda 14 y›l›n›n televizyon karfl›s›nda geçti¤i düflünüldü¤ünde durumun ne kadar çarp›c› oldu¤u ortaya ç›k›yor. Halk›n yüzde 45'i televizyonu salona

koyuyor, yüzde 30'u da mutfakta bulunduruyor. 1524 yafl›ndaki gençler, daha az televizyon izliyorlar ve yafll›lar çok ra¤bet ediyorlar. 5 yafl›ndaki bir çocuk, bir üniversite ö¤rencisinin okulda geçirdi¤i zaman› televizyon karfl›s›nda geçiriyor. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) kad›n izleyicileri mercek alt›na alan araflt›rmas› çarp›c› sonuçlar ortaya koyuyor. 21 ilde, 18 ve daha yukar› yafltaki toplam 4086 kad›n›n kat›l›m›yla gerçekleflen ve sonuçlar› geçen may›s ay›nda aç›klanan araflt›rmaya göre kad›nlar günde ortalama 4.5 saat televizyon izliyor. Yaklafl›k yüzde 20’lik bir kitle 6 saat veya daha fazla televizyon izliyor. Kad›nlar en çok yerli dizileri seyrediyor. Bunu haber bültenleri, kad›n programlar›, müzik/e¤lence/talk show programlar› takip ediyor. E¤itici programlar ile sa¤l›k

‹fiTAH KABARTAN SEKTÖR: FUTBOL Türkiye'de futbol, diziler, magazin programlar›, yar›flmalar ald›klar› ratinglerle milyarlarca dolarl›k reklam pastas›n›n nereye akaca¤› konusunda belirleyici oluyor. Sadece diziler, 500 milyon YTL ile, kanal, yap›mc› ve reklamc›lar›n ifltah›n› kabartan büyük bir sektör. Art›k bir endüstri haline gelen futbol ise çok daha büyük bir pazara sahip. Taraftarlar sadece kan›n›n sar› - k›rm›z› ya da siyah - beyaz akt›¤›n› söylemekle kalm›yor, tak›mlar› için para harcamaktan da geri kalm›yorlar. Futbol kulüpleri her sezon oyuncular›n› yeni modelde formalarla sahaya sürerek, taraftarlar›n bu yeni formalardan sat›n almas›n› sa¤lamaya çal›fl›yor. Yine "y›ld›z oyuncu" olarak yurtd›fl›ndan transfer edilen futbolcular, hem tribünlere taraftar çekmeye hem de forma sat›fllar›n› artt›rmaya yönelik oluyor. 'Futbol Ekonomisi' ve 'Endüstriyel Futbol' adl› kitaplar›n yazar› Tu¤rul Akflar'a göre, Türkiye'de futbol kulüplerinin gelirleri toplam 500 - 600 milyon dolar, toplam futbol ekonomisi ise 5 milyar dolar. Futbol sektörünün en büyük gelir kalemleri ise bilet sat›fllar›, naklen yay›n gelirleri ve logolu ürünlerden elde edilen sat›fllar... Dünyada toplam 200 milyar dolarl›k futbol ekonomisi ise Türkiye'nin milli has›las›n›n yaklafl›k yar›s›na denk geliyor... Herkesin kat›l›m›na aç›k olan futbol taraftarl›¤› bugün Türkiye'de çok genifl kitlelerce hayat tarz› olarak benimseniyor. fiu s›ralarda Süper Lig'in bafllayaca¤› günleri iple çeken futbol müptelalar›, televizyon bafl›nda ya da statta tak›m›na verece¤i destek için sab›rs›zlan›yor. Hayaller, beklentiler ayn›: fiampiyon olmak...

programlar› ise kad›nlar taraf›ndan en az izlenen program türleri. En çok ilkokul mezunu kad›nlar ile ev han›mlar› yerli dizileri ve kad›n programlar›n› izliyor. Kad›nlar›n hemen hemen yar›s› sabah ve gündüz kufla¤›ndaki kad›n

programlar›n› izlemekte. En çok dul ve boflanm›fl, ard›ndan ise evli kad›nlar bu programlar› daha çok izliyor. En az izleyenler ise bekar kad›nlar. E¤itim düzeyi artt›kça kad›n programlar›n›n izlenme oran›nda azalma görülüyor.

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

17<


Prof. Emre Kongar

HAYAL B‹LE DAHA ÇOK TÜKET‹L‹YOR Popüler kültürün, günümüzde tüm dünyay› egemenli¤i alt›na alm›fl durumda oldu¤unu belirten sosyolog Profesör Emre Kongar'a göre önce kitap ve gazete, sonra radyo, daha sonra sinema, televizyon ve bilgisayar, art›k insanlar›n tüm davran›fllar›n› etkileyen, bir popüler kültür anlay›fl›n› yaflam›n bütün alanlar›nda yürürlü¤e koydu. Kongar, yemekten giyime, çal›flma yaflam›ndan e¤lenceye kadar hayat›n her alan›nda tutum ve davran›fllar›n popüler kültürün belirledi¤ini ifade ediyor. Popüler kültürü, genifl halk kitlelerinin benimsedi¤i kültür olarak tan›mlayan Kongar, "‹flin içine genifl halk kitleleri girince, do¤al olarak hem seviye düflüyor, hem de temel hak ve özgürlüklerden sapma olas›l›klar› art›yor. Bu durum iflin olumsuz yan›. Ama bir de olumlu yan› var: Popüler kültür sayesinde genifl halk kitleleri, seviyesi ve niteli¤i ne olursa olsun, kültür ögelerini, yani sanat ve edebiyat› çok daha fazla, eski zamanlarda hayal dahi edilemeyecek miktarlarda, kitlesel düzeyde tüketmeye bafll›yor" diyor.

KOMfiUNUN DED‹KODUSU YAPILAMAYINCA... Bir maddeye, cinselli¤e, al›flverifle, futbola, bilgisayara ya da televizyona ba¤›ml› olman›n esas itibariyle asl›nda ayn› fley oldu¤unu belirten Uzman psikiyatrist Dr. Cem Atakl› “Ba¤›ml›l›klar özünde hazza yönelik oluyor. Kifliler kendilerini ödüllendirerek, hayat›n s›k›nt›lar›ndan uzak kalmaya çal›fl›yor” diyor. Bilgisayar ve televizyon karfl›s›nda fazla zaman geçiren insanlar›n gerçek iliflkilerden koptu¤unu belirten Atakl›, büyük kentlerde komfluluk iliflkilerinin azalmas›n›n bu durumun sonuçlar›ndan oldu¤unu ifade ediyor. Atakl›, magazin tarz› programlar›n en çok seyredilen programlardan olmas›n› ise flöyle aç›kl›yor: “Bu tür programlar›n çok izleniyor olmas›n›n nedeni yald›zl› hayatlar›n herkesin ilgisini çekmesi. Art›k komflunun dedikodusu yap›lam›yor. Çünkü komfluluklar azald› büyük kentlerde. O yüzden baflka dedikodular› duyup, dedikodu ihtiyac› karfl›lanmaya çal›fl›l›yor.” Magazin hayat›n›n bu kadar

‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>18

ön planda olmas›n›n kiflilerin, o filmdeki olaylar› toplumsal zararlar› da gerçek hayatta uygulamaya oldu¤unu ifade eden Atakl›, bafllad›klar›n› ifade ediyor. insanlar›n kafas›nda çok ciddi bir kokuflmufllu¤un var 1980'L‹ YILLAR... oldu¤u izlenimi yarat›ld›¤›na Psikolog Dr. Ayla Dönmez'e dikkat çekiyor. Atakl›, “Yani göre bireyin sadece say›s› birkaç bini medyan›n “sundu¤u” fleylere geçmeyecek bir kesimin odaklanmas›na; insan›n yaflant›s›, sanki Türkiye'de kendisini de¤erli çok genel bir kesimin hissetmesine yönelik e¤itim yaflant›s›ym›fl gibi sunuluyor. sistemi ve yaflam biçiminin Baz› kesimler de bunu karfl› olmay›fl› yol aç›yor. Popüler propaganda yapmak kültür denilen yaflam amac›yla kullan›yorlar. biçiminin bireylere, bir ‘Ahlak elden gidiyor, tak›m insani de¤erleri namussuzluk dizboyu’ gibi yitirmeyi ve bencil olmay› propagandalar, bu magazin afl›lad›¤›n› belirten Dönmez, programlar› bu durumun daha sayesinde ortaya çok 1980'li konuyor” y›llardan sonra saptamas›n› Türkiye'de yap›yor. görülmeye Televizyon baflland›¤›n›na dizilerinden en vurgu yap›yor. fazla Dönmez, “O etkilenenlerin dönem sosyokültürel televizyonda düzeyi düflük yay›nlanan olan insanlar Amerikan Uzman psikiyatrist oldu¤unu filmlerinde çok Dr. Cem Atakl› belirten Atakl›, belirgin bir replik bu kesimin vard›: 'Benim hayali karakterlerle gerçek sorunum de¤il.' Yani aile karakterler aras›ndaki fark› içindeki bir olayda bile anne ay›rt etmekte de zorluk ya da çocuk veya arkadafl çekti¤ini kaydediyor. Atakl›, birbirine derdini anlatt›¤› bu nedenle dizideki zaman 'Bu benim sorunum karakterlere öykünen de¤il, senin sorunun' gibi bir mesaj veriliyordu.” diye konufluyor. TÜKET‹M KÖLES‹ OLDUK Sosyal s›n›f ayr›m› yapmadan her kesimi etkisi alt›na alan popüler kültür; giyimden yeme¤e, müzikten e¤lenceye, k›sacas› hayat›n her alan›nda “tüketim köleleri” yarat›yor. Büyük al›flverifl merkezlerini “yükselen de¤er” olarak yans›tan popüler kültür anlay›fl› bir yandan da markalar› pompal›yor. “fiu marka giyiniyorum, flu marka cep telefonu kullan›yorum” fleklinde ifadeler art›k daha çok


kapak ÇOCUKLAR DOYUMSUZ BÜYÜYOR Çocuklar›n zamanlar›n›n büyük bir k›sm›n› ekran karfl›s›nda geçirmesi, beyinlerinin geliflimi üzerinde olumsuz etkiler yap›yor. Fazla televizyon seyretmek analitik düflünme, okuma ve dil geliflimi için önemli olan sol yar›mküre sistemlerinin uyar›lmas›n› azaltabiliyor. Uzmanlar, ebeveynlerin televizyonu çocuklar› oyalama amaçl› kullanmamalar› ve çocuklara 2 yafl›na kadar televizyon seyrettirmemelerini öneriyor. Televizyon kanallar›nda yay›nlanan dizi ve programlar›n çocuklar üzerinde pop flark›c›s›, mafya lideri, fliddeti onaylayan tiplemeler gibi popüler kimlikler oluflturdu¤una dikkat çeken psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan böylece, suça e¤ilimli, sald›rgan, sab›rs›z, bencil, çocuklar›n ortaya ç›kt›¤›n› vurguluyor. Tarhan "Zaman›n› televizyon karfl›s›nda geçiren çocuk, arkadafllar›yla etkileflim içinde olamad›¤› gibi mutsuz, doyumsuz ve yaln›z birer birey olarak büyüyor" diye konufluyor.

kullan›l›yor. Çünkü kiflilerin marka tercihleri, kendilerine tan›mlad›klar› kimli¤in yans›mas› oluyor. Ayn› kalitedeki kot pantolon üçte biri fiyat›na al›nabilecekken tercih edilen, pahal› marka oluyor. ‹çinde bulunduklar› sosyal ortamdan d›fllanmay› göze alamayan kifliler, marka tercihlerini yaparken hem arkadafl çevresinden, hem de reklamlardan etkileniyorlar. Yerli ürün almaktan kaç›nan gençlerin tercihlerinde ithal ürün hayranl›¤› ve marka özentisi belirleyici oluyor. Psikolog Dr. Ayla Dönmez’e göre, magazin programlar›, diziler insani de¤erlere odakl› olmayan “tüketim sistemi”ne hizmet ediyor. ‹nsanlar›n, daha genifl perspektifte düflünme, irdeleme, tart›flma becerisini e¤itim s›ras›nda alamad›klar› için bunlara çok daha kolay ba¤lanabiliyor.

Devam›n› Dönmez’den dinleyelim: “Neden, niçin deme bilincine varamam›fl toplum bireyleri, var olanla yetinebilirler; sunularlar çerçevesinde yaflam kurabilirler. Kumandaya bast›¤›n›z zaman bir dolu dünya karfl›n›zda. Orada sunulanlar ürünlerin kalitesi s›n›rl›ysa siz de s›n›rl› uyaranlarla karfl› karfl›ya kal›yorsunuz ve sürekli izlenen bu model davran›fl ve tutumlar yaflama geçerek al›flkanl›k haline geliyor. Yani ilkel, anl›k zevklere yönelik bir bak›fl aç›s› gelifltiriliyor.” YEMEK VE MÜZ‹K DE FARKLI Popüler kültür anlay›fl› yeme - içme tercihlerini de etkiliyor. Araflt›rmalara göre günümüzde 15 - 18 yafl grubundaki gençlere “kola m› ayran m›” tercihi

özelliklerinden biri… soruldu¤unda yüzde 70'i Müzikte 3- 5 ayda bir kolay› tercih ediyor. Coca ikonlar›n› de¤ifltiren popüler Cola ile “hayat›n tad›”n› kültür anlay›fl› yaz aylar›nda alan popüler kültürün bir flark›c›y›, sonbaharda esirleri, fast food tarz› baflka bir flark›c›y› yiyeceklerle “Türkiye'nin kar›nlar›n› y›ld›z›” olarak doyurma halka sunuyor. Bu yoluna yapay y›ld›zlar›n, gidiyorlar. “›fl›¤›”ndan Toplumda mahrum kalmak kilolu istemeyenler insanlar›n onlar›n albümlerini artmas›na al›yor, konserlerine neden olan bu giderek foto¤raf yaflam tarz›, çektirebilmek, bir buna da bir Psikolog Dr. Ayla Dönmez imza alabilmek çözüm için gözyafl› sunmaktan geri döküyor... O kiflinin baflrol kalm›yor: Yüksek ücretler oyuncusu oldu¤u diziler karfl›l›¤›nda zay›flama izleniyor... Odalarda formülleri... Böylelikle sonu duvarlar›, o y›ld›z›n gelmez tüketim köleli¤i posterleri süslüyor... Mevsim zinciri kesintisiz olarak de¤iflince, “eski” olan devam ettiriliyor. y›ld›z›n posteri indiriliyor, “Geçici olmak” popüler yenisi as›l›yor. kültürün en büyük Kas›m/Aral›k 2006 < ‹ S M M M O Y A fi A M

19<


gündemin sesi: orhan erinç

‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>20


Türkiye'de "çekirdekten yetiflme gazeteci" denince akla ilk gelen isimlerinden biri Orhan Erinç… 1950'li y›llarda bafllad›¤› gazetecilik yaflam›nda polis-adliye muhabirli¤inden genel yay›n yönetmenli¤ine yükselen Erinç, gazete “patronu” da oldu…

Gazetecilerin Orhan Abi’si >> Defne Do an

O

rhan Erinç… Türkiye'de medya ile az çok ilgisi olan herkes bu ismi tan›yor. Bu tan›nm›fll›kta onun çekirdekten yetiflme gazeteci olmas›n›n yan›nda, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) baflkanl›¤›n› uzun y›llard›r yürütmesinin de pay› büyük. Halen Cemiyet'in yay›mlad›¤› Bizim Gazete'nin de imtiyaz sahibi olan Erinç, polis-adliye muhabiri olarak 1950'li y›llarda bafllad›¤› gazetecilik mesle¤inde patronluk dahil bütün s›fatlar› kulland›. 2001 y›l›ndan beri Cumhuriyet Gazetesi'nde köfle yazarl›¤› yap›yor. 1960'l› y›llar›n siyasi gündeminde Son Posta'da çok genç yaflta istihbarat flefli¤i yapan Orhan Erinç ile medyan›n dününü ve bugününü konufltuk. Gazetecilik mesle¤ine nas›l bafllad›n›z? 1950'li '60'l› y›llar›n ortam›nda nas›l bir tabloyla karfl› karfl›yayd›n›z? Orhan Erinç: Teyzemin o¤lu Mithat Serto¤lu, Cumhuriyet'in ilk on y›l›nda 1930'lu y›llarda Son Posta'da gazetecilik yap›yordu, yaz›lar yaz›yordu. 1950'li y›llarda beni 21 yafl›ndayken beni Son Posta'ya götürdü. O zaman ifle bafllayacak kifli “polis-adliye muhabirli¤i”ne al›n›rd›; çünkü bu alan› baflar›rsa zaten di¤er bütün alanlarda gazetecilik yapabilece¤i düflünülürdü. Ben de buradan bafllad›m. Tabii o zaman gazetelerde flimdiki kadar birim yoktu. Her alana bakan birer muhabiri olurdu gazetelerin; polis-adliye, maarif (milli e¤itim) ve üniversiteler, deniz yollar› ve tekel (ekonomi) ile d›fl haberler. Bir de belki yurt haberler. Gazeteler tek bask› idi. Yani Anadolu'daki insan

‹stanbul'daki, Ankara'daki duruflmay›, olay› iki gün, bazen de bir gün sonra ö¤renirdi. Çünkü 18.00 uça¤›na yetiflemeyen gazete da¤›t›lamazd›. Meclis geç saatte aç›l›yor, gündem d›fl› konuflmalar derken 17.00-18.00'de ancak yasalar görüflülebilirdi ki, bu gazeteler için çok geç bir saatti. Ben 1957'de polis-

Mesle¤e adanan yaflam 1936 y›l›nda Bal›kesir'de do¤an Orhan Erinç, Özel Gazetecilik Okulu'nu bitirdi. Son Posta (19571962), Yeni Sabah (1962-1963), Cumhuriyet (19631981) gazetelerinde muhabir, istihbarat flefi, sekreter ve yaz› iflleri müdürü olarak çal›flt›. K›sa bir süre Gece Postas› gazetesinde genel yay›n müdürlü¤ü yapt›. Hürriyet Gazetesi'nde (1981-1984) köfle yazar› olarak görev ald›. Türk Haberler Ajans›'nda (19841985) genel yay›n müdürlü¤ü, Günefl Gazetesi'nde (19871990) dizi yaz›lar ve araflt›rma müdürlü¤ü yapt›. 1993 y›l›nda Genel Yay›n Dan›flman› olarak Cumhuriyet Gazetesi'ne döndü. 1994 y›l›nda Genel Yay›n Yönetmenli¤i'ne getirildi. 4 Ocak 2001'ten bu yana köfle yazar› olarak görev yap›yor. Haber, röportaj, inceleme dallar›nda 8 gazetecilik baflar› ödülü, Türk Dil Kurumu Bas›n Dil Ödülü'nün de aralar›nda oldu¤u onlarca ödülü var. “Türk Bas›n›nda Cumhuriyet'in 60 Y›l›” adl› kitab›n› ‹brahim Örs'le birlikte haz›rlad›. Çok say›da kitab› yay›mland›. Gazetecilik meslek örgütlerinde aktif görevlerde bulundu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'ne 2001'de baflkan olarak seçildi, bu görevi yeni dönemde de sürdürüyor. Baz› üniversitelerde ders veriyor. Erinç, Bas›n fieref Kart› sahibi. Evli ve iki k›z› var.

adliye muhabiriydim. Daha sonra 1960'ta Son Posta'n›n ‹stihbarat fiefi oldum.

1960'l› y›llar, kritik bir dönem. Çal›flt›¤›n›z gazete hangi çizgideydi? Haberler nas›l bir bak›fl aç›s›yla veriliyordu? >> Gerçekten zor bir dönemdi. Demokrat Parti milletvekilinin gazetesinde çal›fl›yordum. Biraz zorland›m. Polemik söz konusu idi. Örne¤in Necip Faz›l K›sakürek, Cumhuriyet Gazetesi'ne gelmiflti, "K›rm›z› Yakal› bir Gardiyan" yaz›s› yüzünden epeyce badire atlatt› Son Posta Gazetesi. Gazetenin sahibi Selim Rag›p Bey (Emeç) Demokrat Partiliydi.. Ama flunu söylemeliyim o zaman örne¤in Rag›p Bey'in Demokrat Partili¤i sadece köfle yaz›lar›nda idi. Onun d›fl›nda her haber yaz›l›rd›, her haber manflet olabilirdi, o dönemde gazetecilik böyle yap›l›rd›. ‹smet Pafla'n›n, Kas›m Güney'in aç›klamalar› manfletten verilirdi. Bugün yaflad›¤›m›z fark haberlerde yoktu. Gazetecilik öndeydi, siyaset ya da ideoloji onun arkas›ndayd›. Bugün gazetecilik daha arka s›ralara düflmeye bafllad›. Bugünkü gazetecilik ile o dönem yap›lan gazetecilik aras›ndaki fark nedir? >> Haberlerin de¤erlendirilmesi de¤iflti. O zamanlar, “Benim okurum ne ister, Türkiye'nin bugün önemli haberi nedir” diye bak›l›rd›, ama bugün “Benim can›m ne istiyor” diye bak›l›yor. Yaklafl›m bu; Bugün can›m ne istiyor! Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

21<


Haber kaynaklar› artt›; o zaman gazeteler vard›. fiimdi; gazete, televizyon, radyo, dergi, internet. Gazeteler haber bulmakta zorlan›rlard›, flimdi günde afla¤› yukar› 2 bin dolay›nda haber geliyor, kendi muhabirlerinden, ajanslardan, internetten, okurlardan... Bu haberlerin tafl çatlasa 150'si kullan›labiliyor. 1.850 haber kullan›lm›yor. Bunlar› atarken neye göre de¤erlendiriyorsunuz? Okurumun ilgisini çekmez diye bak›yorsan›z, hakl› bir yaklafl›m. Ama grubun ifline gelmez diyorsan›z sak›ncal› yaklafl›m.

Orhan Erinç'in gazetecili¤e bafllad›¤› y›llarda, ‹stanbul'un sokak yo¤urtçular› kar k›fl dinlemeden dolafl›rlard›. (1970'li y›llar. Erinç, Bab›ali yokuflunda)

1958'de yedek subay olarak görev yapan Orhan Erinç gazetecili¤e bafllad›¤› ilk y›llarda maden ocaklar›na girmek için iflçi k›yafeti de giymiflti.

Orhan Erinç'in Esra ve Asl› isminde iki k›z› var. Esra TRT'de, Asl› ise bir özel flirkette turizm rehberi olarak çal›fl›yor. Erinç efli ve k›zlar›yla Bas›n ‹lan Kurumu'nun Bayramo¤lu tesislerine s›k s›k gidiyor. ‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>22

O zaman haber alma kanallar›n›n zenginleflmesi, gerçekten haber ald›¤›m›z anlam›na gelmiyor, öyle mi? >> Hay›r, yurttafl “art›k her fleyden haberdar›m” diyemez, o noktada de¤il. Eskiden gazetecilik daha bilgilendirmeye yönelikti. 12 Eylül 1980'le gazetecilik bozulmaya bafllad›. 12 Eylül yönetiminin amac›; halk›n, ö¤rencilerin, iflçilerin, politikadan uzaklaflt›r›lmas›n› öngörüyordu. Bu nedenle de magazin gazetecili¤i özendirildi, hâlâ toparlayamad›k. Ayr›ca, Türkiye'de özel radyo televizyonlar›n bafllamas›ndaki bafl›boflluk da insanlar›n gerçekten haber almas›n› olumsuz etkiledi. 1990'da buradan yurtd›fl›, yurtd›fl›ndan buraya özel radyo ve televizyonlar yay›n hayat›na bafllad›lar, ama onlara sorumluluklar›n› hissettirecek herhangi bir düzenleme yoktu. Yasal de¤ifliklik çok geç yap›ld›. TRT tekeli 1993 y›l›nda kald›r›ld›, özel radyo ve TV'lerin önü aç›ld›, ama özel radyo TV'lerle ilgili yasa 1994 y›l›nda ç›kt›. 1990 ile 1994 aras›ndaki süreçte herhangi bir kural söz konusu de¤ildi. Özellikle televizyonlar bu konuda kurallar› olmad›¤› için istediklerini yay›nlama hakk›yla, misyonuyla geldiler. 4 y›ll›k süreçte verilen haberler, yay›nlar yaz›l› bas›n› da etkiledi. Gazetecilerin; yöneticilerin ve çal›flanlar›n sorumlulu¤u yok mu? >> Benim gazetecili¤e bafllad›¤›m dönemden 1975'e kadar yay›n sahipleri, ayn› zamanda o gazetelerin


gündemin sesi: orhan erinç baflyazarlar› idi. O dönemde de bu sahiplerin baflka iflleri vard›. Örne¤in Akflam Gazetesi'nin sahibi bir armatördü. Vatan, bir lastik firmas› ile iliflkiliydi. Tercüman'›n sahibi, madenciydi. Yeni ‹stanbul adl› gazetenin sahibi yine ticaretle u¤rafl›rd›. Ama rekabet ve gazetecili¤e di¤er gazeteler gibi bakma zorunlulu¤u vard›. Ben bu soru daha önce yöneltildi¤inde, ben Genel Yay›n Yönetmeni s›fat›n› tafl›rken daha rahat yan›t veriyordum. Diyordum ki; “O zaman patronlar›n›n gazetecilik d›fl› isteklerine hay›r diyebilen gazete yöneticileri, yaz› iflleri müdürleri ya da daha sonraki s›fat›yla genel yay›n yönetmenleri vard›.” O yöneticilerin dönemi kapand›. fiimdi, ba¤›ms›z gazete say›s› çok az. ‹liflkiler, siyaset - ticaret- medya hatta tarikat diye dörtgen olarak da söylemek mümkün. Yay›n organlar› kendi gruplar›n›n ç›karlar›n› korumak için hem savunma hem hücum silah› olarak da kullan›labiliyor. Bu durum Türkiye'ye ne kaybettiriyor? >> Biz görüntüye göre yani yay›mlanan haberlere göre bir de¤erlendirme yap›yoruz. Asl›nda belki daha önemli olan, yay›n organ›na geldi¤i halde kullan›lmayan haberler... Neden kullan›lm›yor? Bu soruya verilecek cevap, Türkiye'de medyan›n ifllevini aç›k seçik ortaya koyar diye düflünüyorum. Ayr›ca ne kaybetti¤imizin de yan›t› burada. Ayr›ca flöyle bir de¤erlendirme farkl›l›¤› var; yay›n organlar›ndan tarafs›z olmas› isteniyor, bekleniyor. Ama her yay›n organ› bir neden göstererek yay›n hayat›na at›l›yor. Taraf oldu¤unu asl›nda vurguluyor. Ben flu konularda taraf›m diyor aç›kça. Tarafs›z olmas› isteniyor;

bunu isteyenlerde siyasetçiler. Siyasetçilerin anlad›¤› tarafs›zl›k; kendilerine yak›n bir gazetecilik yap›lmas›. 50 y›l› deviren bir gazeteci olarak bu geliflmeler sizi üzüyor mu? >> Elbette bu durumdan rahats›zl›k duyuyorum. Üzülmek de¤il de çok rahats›z oluyorum. Bazen 'Biz bu ifli böyle ö¤renmedik' diye isyan ediyorum. TGC'nin yeni dönemdeki projelerinden söz edebilir misiniz? >> Türkiye Gazeteciler Sendikas› için de bizim için de önemli bir s›k›nt› flu; bas›n ifl kolunda çal›flanlar›n 212 Say›l› Yasa'ya tabi çal›flt›r›lmamalar›. Biz ancak bu Yasa'ya tabi, bas›n kart› alabilen arkadafllar› üye yapabiliyoruz. Oysa bu yasaya uyman›n zorunlulu¤u ya da uymaman›n yapt›r›m› olmay›nca çal›flanlar serbest meslek erbab› (büro, genel hizmetler, güzel sanatlar, e¤itim, sigortac›l›k, bankac›l›k… vs) ve genel ifl yasas› kapsam›nda çal›flt›r›l›yor. Dolay›s›yla yeni nesilden o kapsamda çal›flanlar› üye olarak alam›yoruz. Bu önemli bir dezavantaj. Devlet de bu konuda kendine düflen özeni göstermiyor. Çal›flanlar aras›nda bu kadar iflsizlik varken bir fley demek mümkün de¤il. Mutlaka Yasay› de¤ifltirip güncellemek ve uygulanmas› için yapt›r›m olmas›n› sa¤lamak gerekiyor. Bu konuda giriflimlerimiz oldu, sonuçland›raca¤›z. Sizce, yeni hükümeti bekleyen

Siyasetten uzak planlama yapmak gerekiyor TGC Baflkan› Orhan Erinç, serbest piyasa ekonomisini kurals›zl›k olarak nitelendiriyor. Devlet Planlama Teflkilat›'n›n Türkiye'de art›k ifllevini yerine getirilemez durumda b›rak›ld›¤›n› düflünen Erinç'in fikirleri flöyle: “Serbest piyasa ekonomisine devletin denetimi gerekiyor. Karma ekonomi flimdi 'tu-kaka' oldu. Oysa 27 May›s 1960'tan sonra DPT (Devlet Planlama Teflkilat›) diye örgüt kuruldu. Ama 1965'ten sonra bize 'plan de¤il, pilav laz›m' anlay›fl›yla, söylemiyle DPT'nin yetkileri daralt›ld›, hatta s›f›rland›. DPT'ye 'sen otur bir fleyler yap, biz onu Meclis'ten de geçirelim, ama sadece bir kenarda dursun' denilmeye baflland›. O kalk›nma planlar›na bak›lmaz oldu. O planlara paralel bir planlamayla kentler aras›ndaki farklar› ciddi oranda azaltabilirdik. Halen Türkiye'nin planlamaya ihtiyac› var. Bölgeler aras›ndaki farkl›l›klar giderek afl›r›ya kaç›yor. DPT çal›flmaya devam etseydi, il baz›nda de¤il üretim baz›nda teflvik olabilirdi. Siyasetten uzak bir planlama yapmak gerekiyor. Tabi siyasetten uzak kalmas› tamamen mümkün de¤il, ama en az›ndan say›sal veriler olabilir ve siyasetçi tercihini o verilere bakarak yapmak zorunda kalabilir. ”

Türkiye'nin en öncelikli konusu nedir? >> Ekonomide konunun uzman› de¤ilim ama 'GSMH art›yor' deniyor. Do¤ru art›yor da nas›l art›yor? Sadece Türkiye'de yükselmiyor Gayri Safi Milli Has›la. Bu dönemde her ülkede yükseliyor, ama her ülkedeki yükselifl belirli oranlarda kiflilere yans›yor. Türkiye'ye bakt›¤›n›zda gelir da¤›l›m› uçurumu derinlefliyor. Son say›lara bakarsak; 18 milyon yoksul, 1 milyon da açl›k s›n›r›n›n alt›nda yurttafl›m›z var. Açl›k s›n›r› tan›m›, kavram› da bizde pek tutarl› de¤il. Yani bu rakamlar iyimser bile olabilir. Asgari ücretli, memur bugün açl›k s›n›r›nda yafl›yor. Gelir da¤›l›m›nda ciddi bir bozukluk var, bugün uygulanan politikalar da bunu gidermeye dönük de¤il. Yani önce yoksullaflt›racaks›n›z, sonra da 'galiba geçinemiyorsan al sana yard›m paketi diyeceksiniz'. Bunu onaylamak, baflar›l› bulmak mümkün de¤il. Baz› etkinliklerde türbana karfl› tutum sergiledi¤iniz yönünde elefltiriler oldu? >> Bizim 3 bin 500 dolay›nda üyemiz var. Bu üyeler için aranan tek k›stas profesyonel gazeteci olup olmad›klar›. Hem dünyada hem Türkiye'de en orijinal meslek oldu¤umuzu düflünüyorum, en sa¤dan en sola kadar bütün fikir ak›mlar›ndan üyelerimiz var. Geleneksel olarak TGC politikayla gazetecilik mesle¤iyle ilgili de¤ilse ilgilenmiyor. Herhangi bir parti ya da siyasi görüflle ba¤lant›m›z yok. Fakat bu "s›kma bafl" olay› çok gündeme geldi. Üniversitelerde yap›lan etkinliklerde bas›n kart› konusu nedeniyle tart›flmalar yafland›. Ben, biz gazetecilerin yasalara uymas› ve uyulmas› konusunda da tav›r sergilemesi gerekti¤ini düflünüyorum. Bas›n kart›nda hangi foto¤raf›n kullan›laca¤› yasal olarak belirlenmifltir ve Dan›fltay'›n da bu konuda bir görüflü var; bas›n kart› ayn› zamanda kimlik olarak kullan›ld›¤› için net bir tan›m vard›r. Dolay›s›yla bu noktalara uyulmas›n›n zorunluluk oldu¤unu düflünüyorum, baflta biz denetleyecek olan kesim uymal›y›z. ” Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

23<


Yurtta bar›fl dünyada bar›fl! > > A y fl e g ü l E m i r

fl 1 Eylül Dünya Bar› , Günü yaklafl›rken dünya hala savafllar›n gölgesinde… Türkiye ise adeta bir atefl çemberinde… il Bar›fl› savunan siv toplum örgütlerinin temsilcileri, Türk ordusunun Kuzey Irak’a girmesi durumunda içinden ç›k›lamayacak bir savafla sürüklenece¤ini savunuyorlar.

Yaln›z canl›lara yönelik, Nötron bombalar›nla yak beni Gir hemen evime Art›k senindir, biraz bile bozulmam›fl Bu masa, bu çiçek, bu yorgan, Bu k›fll›k bu¤day.. ‹¤renç buluflunla övünme de Hadi! Öldür beni çabucak, Unutma, içerde biri daha var Çöktüremeyece¤in, susturamayaca¤›n, Yok edemeyece¤in biri, Benim bar›fl sevgim...

‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>24

az›l Hüsnü Da¤larca, ‘Nötron Bombas›’ adl› fliirinde bar›fl sevgisini böyle dile getiriyor. Dünyada her dönemde ‘bar›fl’ özlenen ve ad›na fliirler, kitaplar yaz›lan bir kavram oldu. ‹stenen ama asla ulafl›lamayan…. Günümüz dünyas›nda da bar›fl özlemi sürüyor. 1 Eylül Dünya Bar›fl Günü yaklafl›rken hala dünya savafllar›n gölgesinde bar›fla çok uzak bir görünüm sergiliyor. Savafllar›n, gözyafl› ve kan›n hakim oldu¤u dünyada, so¤uk ve s›cak savafllar›n fliddeti t›rman›rken, ‘terör’ ad› alt›nda yeni bir savafl türü de yarat›l›yor.

F

ORTADO⁄U’NUN KARAYAZISI Son on y›lda Ortado¤u, dünyadaki savafllar›n cereyan etti¤i ana bölgelerden biri oldu. Bu co¤rafyada ac› ve gözyafl› adeta dinmek bilmiyor. Yerle bir olan Afganistan, her gün yüzlerce masum insan›n öldü¤ü Irak, iflgali 10 y›llard›r devam eden Filistin ve son olarak da Lübnan... Afganistan ve Irak’ta iflgal sürerken, Lübnan’da ise bölünmüfl bir savafl devam ediyor. 11 Eylül’ün hemen ard›ndan Afganistan’a sald›ran ABD’nin o günden bugüne ço¤unlu¤u sivil olan 100 binin üzerinde insan›n ölümüne neden oldu¤u biliniyor. Birçok uzman, ABD’nin ‹ran ve Suriye’ye sald›rmay› düflündü¤ünü de iddia ediyor. Savafl karfl›tlar› bu konuda flimdiden uyar›da bulunsa da, geliflmeler Ortado¤u’da k›sa vadede gözyafl›n›n dinmeyece¤i yönünde. Dünyada bar›fl› özleyen difl alt›ndaki ülkeler ise ‘kara talihli’ olarak nitelendirilen Afrika’da yer


dosya Dünyada halen 20’yi aflk›n bölgede çat›flmalar sürüyor. Savafllar yoksul halklar› daha da yoksullaflt›r›rken, bar›fl için harcanan her 1 dolara karfl›l›k, silahlanmaya 2 bin dolar harcan›yor. ABD’nin sald›rgan tutumu, dünyay› bar›fl ihtimalinden giderek uzaklaflt›r›yor. al›yor. Bir türlü bitmeyen iç savafllar Somali’yi yak›p y›karken, bir sürü mülteciyi de zor koflullarda yaflamaya mecbur b›rak›yor. Sudan’›n Darfur bölgesindeki mülteci ve çocuk askerler sorunu çözüm bekleyen konular olarak dünya politikas›ndaki yerini koruyor. Petrol ve elmas›n, bu k›tadaki çat›flmalar›n da temelini oluflturdu¤u yap›lan de¤erlendirmelerin odak noktas›n› oluflturuyor. KÖTÜYE G‹D‹fi SÜRÜYOR Bar›fl Derne¤i Baflkan› Ifl›tan Gündüz, bar›fl içinde bir dünya yarat›lmas› konusunda iyimser görüfllere sahip de¤il. Ne Ortado¤u’nun, ne de genel olarak dünyan›n bar›fl aç›s›ndan pek parlak bir durumda olmad›¤›n› söylüyor. Geçmifle göre dünyan›n bar›fl konusundaki durumunun daha kötüye gitti¤ini ifade

‹kinci Dünya Savafl›’n›n bafllang›ç günü 1 Eylül’ün, Dünya Bar›fl Günü olarak ilan edilmesine Birleflmifl Milletler (BM) taraf›ndan karar verildi. Adolf Hitler, 1939’da Polonya’y› iflgal ederek ‹kinci Dünya Savafl›’n› bafllatt›. BM, milyonlarca insan›n ölümüne, say›s›z kentin tahribat›na neden olan bu savafl›n benzerinin bir daha gerçekleflmemesi için 1 Eylül’ü Dünya Bar›fl Günü ilan etti. Bu gün için, ‘dünya savafl›n›n bitip, taraflar›n anlaflmaya vard›¤› gün Bar›fl Günü ilan edilseydi, çok daha anlaml› olurdu’ diye düflünenler de var.

eden Gündüz, Sovyetler Birli¤i’nin çözülmesi ile Bat› ve özellikle de Amerikan emperyalizminin dünyaya kendi düzenini dayatmak için çok büyük bir sald›r› bafllatt›¤›n› vurguluyor. Dünyan›n önemli bir bölümü, bar›fl ortam›ndan uzak. Ortado¤u, yeni dünya düzeni sald›rganl›¤›n›n en önemli uygulama alan› olarak görülüyor. Gündüz, Ortado¤u’nun, hem enerji kaynaklar›, hem de dünya üzerinde sahip oldu¤u siyasi önem nedeniyle hedef oldu¤unu düflünüyor.

Emperyalizmin; Ortado¤u’da, ABD ve onun jandarmas› ‹srail’in egemenli¤ini yerlefltirmeye çal›flt›¤›na dikkat çeken Ifl›tan Gündüz, “Irak’tan sonraki hedeflerin bafl›nda ‹ran ve Suriye gelebilir. Bu ülkeler de emperyalizmin dümen suyunda gitmeyi reddediyor. Ancak ‹srail’in sald›rganl›¤›n› da hesaba katarak emperyalizmin en yak›n hedefinin Filistin oldu¤unu belirtmek gerekiyor. Bu ülkenin bölünmesini sa¤layan emperyalizm, flimdi Gazze’yi ‹srail eliyle iflgal

etmeye haz›rlan›yor” de¤erlendirmesini yap›yor. TÜRK‹YE’N‹N AÇMAZI Peki, ya Türkiye?.. Bu tehlikeli co¤rafyaya komflu bir ülke olarak Türkiye’yi neler bekliyor? Ifl›tan Gündüz, bu soruyu flöyle yan›tl›yor: “Türkiye’yi ve halk›n› yak›n gelecekte bekleyen en önemli tehlikelerden bir tanesi emperyalizmin Irak’ta düfltü¤ü bata¤a sürüklenmek olacak. Özellikle ABD, burada üstlendi¤i yükü k›smen kendisi ile iflbirli¤i yapan Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

25<


Savafl karfl›t› hareket büyüyor Küresel Bar›fl ve Adalet Koalisyonu (Küresel BAK) Sözcüsü Tayfun Mater, ABD’nin George Bush liderli¤iyle beraber, bir yüzy›l davas›na ve dünya hegemonyas› mücadelesine giriflti¤ini di¤er ülkelerin s›rt›na belirterek, "ABD, Afganistan ve yüklemek istiyor. Türkiye de Irak’a sald›r›rken, askeri gücünü ne yaz›k ki, ABD ile Asya’ya yay›yor. Askeri üsler iflbirli¤ini oldukça ileri kuruyor, on binlerce askerini, noktalara götüren bir ülke silah gücünü çeflitli Asya olarak bu risk ile karfl› ülkelerinde ‘teröre karfl› karfl›ya. Teröre darbe mücadele’ iddias›na dayanarak konuflland›r›yor" diyor. Mater, vurmak bahanesi ile Irak’a ABD’nin sald›rganl›¤›na karfl›n Türk ordusunun girmesinin küresel bar›fl hareketi sonucu yaln›zca ve yaln›zca sayesinde ilerisi için umutlu. bu bata¤a sürüklenmek ABD’den, ‹ngiltere’ye dünyan›n tüm k›talar›nda büyük bir savafl karfl›t› hareketin infla edildi¤inin alt›n› çiziyor ve flu görüflleri dile getiriyor: "Bu hareket, sadece sokaklara ç›kan bir hareket de¤il. Sokak gücüyle Küresel BAK Sözcüsü savafl lordlar›n› Tayfun Mater yerinden eden bir hareket. Savafl kabinesinden Wolfowitz ayr›lmak, Rumsfeld istifa etmek zorunda kald›. ‹spanya’da, Bush’la koalisyon kuran Aznar devrildi. Bush’un itibar› yerlerde sürünüyor, Blair istifa etmek zorunda kald›, ‹ngiltere bir miktar askerini Irak’tan çekti. Irak halk›n›n direnifli, küresel savafl karfl›t› hareketin direnifli sayesinde ABD Baflkan› George Bush, savafl›n ABD aç›s›ndan iyi gitmedi¤ini kabul etmek zorunda kald›. Bu geliflmeler, bütün olumsuzluklara, Irak’›n bafl›na gelen tüm tahribata ra¤men, kazanmaya yak›n oldu¤umuzu, kazanmak için savafl karfl›t› hareketin mücadelesine tek bir saniye bile ara vermemenin ne kadar önemli oldu¤unu gösteriyor." ‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>26

olacak. Türk ordusunun kimi çat›flmalara girmesi kaç›n›lmaz olaca¤›ndan, emperyalizmin ekme¤ine ya¤ sürülecek. Böylesi bir savafl ortam›nda, zaten körüklenmekte olan Türk milliyetçili¤i Kürtlere karfl› düflmanl›¤a ve uluslararas› bir soruna dönüflerek, emperyalizmin

manipülasyonuna iyice aç›k hale gelen Kürt sorununu da çözümsüzlü¤e do¤ru götürecek. Bu da hem bölgenin genelinde, hem de Türkiye s›n›rlar›nda bar›fltan iyice uzaklafl›lmas›na neden olacak.” ‘BAfi TERÖR‹ST BUSH’ Dünya yaln›zca askeri de¤il, ekonomik, kültürel, siyasi, psikolojik savafllar›n da h›z kazand›¤› bir dönemden geçiyor. Terörizm de askeri savafllar›n bir çeflidi olarak de¤erlendiriliyor. Bar›fl Derne¤i Baflkan› Gündüz’e göre, terörizmin tan›m› ve alan› sömürgeci ülkeler taraf›ndan çok kirletildi. Özellikle ABD sömürgecili¤i, ‘teröre karfl› mücadele’ ad› alt›nda emperyalist sald›rganl›¤› flekillendirdi ve halklar›n özgürlüklerine müdahale etti. Gündüz, bu sürecin devam etti¤ini kaydediyor ve flu tespitlerde bulunuyor: “ABD’ye bakarsan›z Irak’taki direniflçiler terörist, ‹srail’e bakarsan›z Filistin direniflçileri terörist. Askeri savafl›n bir çeflidi olarak terörizmden bahsedeceksek, bafl terörist George Bush’tur. Terör asl›nda emperyalizmin ta kendisidir.” Gündüz’ün dünya bar›fl›n›n oluflmas›nda gerekli gördü¤ü fley, dünyan›n süper gücü olarak de¤erlendirilen ABD’nin sömürgeci ve sald›rgan bir ülke olmaktan ç›kmas›. Gündüz, flu görüflleri dile getiriyor: “ABD, bir ‘süper güç’ olarak


dosya

Lübnan’da, Irak’ta halk, kald›¤› sürece dünya bar›fl› savafltan b›km›fl ve için olumlu hiçbir fley yorulmufl durumda. Belki yapamaz, bar›fl›n en büyük düflman› olmaya devam eder.” yorgunluk ve b›kk›nl›k Ifl›tan Gündüz, küreselleflmeyi sürecinin bask›s› bir sonuç do¤urabilir. Sadece bar›fl de yeni dünya düzeninin bir di¤er ad› olarak görüyor. Ona için bunu ümit göre, küreselleflme sald›r›lar›n edebiliyoruz.” ABD’nin bölgedeki ekonomik boyutunu adland›rmak için kullan›l›yor. çal›flmalar›yla ilgili derin kuflku ve güven Gündüz, “Ekonomik bunal›m›n›n oldu¤una da küreselleflme, asl›nda küresel de¤inen Keskin, bunun da sermayenin egemenli¤ini bar›fl ortam›n› yaymaya çal›flt›¤› olumsuz ülkelerde etkiledi¤inin kendisine alan alt›n› çiziyor ve açmas›, o flu ülkelerin yaratt›¤› de¤erlendirmeyi ekonomik yap›yor: de¤erlerin üzerine “Büyük konmas›d›r. Ortado¤u Projesi Küreselleflme (BOP), bölgedeki savafl›n bir bunal›m› daha biçimidir. da Küreselleflme derinlefltiriyor. olgusunun bar›fla ASAM Ortado¤u Bölge olumlu bir etkide Uzman› Arif Keskin devletlerinin bulunmas› kendi aralar›nda mümkün de¤il” ç›kar farkl›l›klar› da var. diye konufluyor. Ne Araplar, ne ‹ran, ne de Türkiye ortak bak›fl HALKIN ÖZLEM‹ aç›s›nda bir araya Avrasya Stratejik gelemiyorlar. Farkl› Araflt›rmalar Merkezi’nin kayg›lar›n peflinde (ASAM) Ortado¤u Uzman› Arif Keskin de, Ortado¤u’da koflmalar› sorunu daha karmafl›k hale getiriyor. ve dünyada bar›fltan bahsetmenin iyimserlik olabilece¤ini kaydediyor. O, Ortado¤u’daki sorunlar› k›sa vadede çözülebilecek kadar kolay görmüyor. Ancak, yorgun ve b›kk›n Ortado¤u halk›n›n bar›fl iste¤ine vurgu yapmadan edemiyor: “Bölgenin genelinde, bar›fl için ciddi toplumsal istek var. Filistin’de, ‹srail’de,

Türkiye, co¤rafyada önemli bir ülke, bu süreci etkileyebilecek gücü de var. Ama Türkiye d›fl politikas›nda duruflu aç›s›ndan yaln›z. Ama duruflu savunabilecek bir durufl. Ancak Kuzey Irak’taki yap›lanma Türkiye’nin ufkunu daralt›yor. Manevra alan›n› s›k›nt›l› hale getiriyor.” Arif Keskin, Türkiye’nin Kuzey Irak’a girmesi taraftar› olmasa da, Türkiye’nin cayd›r›c›l›k gücünü kullanmas›ndan yana. Keskin, “Cayd›r›c›l›k gücünüz olmazsa d›fl politikada ciddiye al›nmazs›n›z. D›fl politikada korku ve ç›kar iki önemli faktördür. Ortado¤u art›k eski Ortado¤u de¤il. Burada güçlü, etkili ve denge unsuru olmak için Türkiye’nin yeni bir Ortado¤u politikas›na ihtiyac› var” diyor. Keskin, 1 Eylül Dünya Bar›fl Günü’yle ilgili ise flu görüflleri dile getiriyor: “‹nsanlar›n en önemli isteklerinden biri bar›fl. Bu her gün vurgulanmal›. Bar›fla giden yol, her tarafta aranmal›. Ben umutsuzum bu konuyu b›rakal›m demiyorum. Konu zor ama zorluk içermesine karfl›n bar›flta ›srar edilmesi gerekiyor. Bar›fl sadece bir arzuyla gerçekleflemez. E¤er bar›fl ortam›n› bozan faktörler ortaya ç›kt›¤›nda bunlar da ortadan kald›r›lmal›.”

Bar›fla 1 dolar silahlanmaya 2 bin dolar ‹kinci Dünya Savafl›’n›n insanl›¤a yaflatt›¤› ac›lar›n yeni savafllar› önleyebilece¤i düflüncesiyle 1946 sonras› bar›fl dönemi olarak adland›r›lmas›na karfl›n, istatistikler iyimser bir tablo çizmiyor. > 1946’dan bugüne yaflanan bölgesel ve iç savafllarda 25 milyonun üzerinde insan öldürüldü. > 40 milyonun üzerinde insan yaflad›klar› topraklardan zorla ç›kar›larak, savafllar›n yaratt›¤› a¤›r yoksulluk koflullar›na terk edildi. > Halen dünyada 20’yi aflk›n bölgede çat›flmalar devam ediyor. > Dünyada bar›fl için harcanan her 1 dolara karfl›l›k, silahlanmaya 2 bin dolar harcan›yor. > Dünyada silahlanma için harcanan her 10 dolar›n 4 dolar›, ABD’ye gidiyor. > Bütün ülkeler 2005 y›l›nda silahlanmaya 1 trilyon 118 milyar dolar harcad›. > Bir önceki y›lla karfl›laflt›r›ld›¤›nda silahlanmaya harcanan para yüzde 3.4 oran›nda artt›. > Bu paran›n yüzde 48’ini ABD harc›yor. ABD’yi, ‹ngiltere, Fransa, Japonya ve Çin takip ediyor.

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

27<


Spor, mali müflavir Ergün Akgül’ün hayat›n›n hep bir parças› olmufl. Aya¤› k›r›l›nca basketbolu b›rakan Akgül, 2 y›ld›r da aikido yap›yor. Japon savunma sanat› aikido’nun felsefesinin muhasebe ile örtüfltü¤ünü söyleyen Akgül, "Her ikisinde de disiplin ve sevme, ilk kural" diyor.

‘Yaflam aflk›m, muhasebe ve aikido’ > > Leyla Y›ld›r›m

M

esle¤ini çok seviyor. Y›llard›r da ayn› aflkla mesle¤ini sürdürüyor. Muhasebecilik mesle¤ine ‘yaflam aflk›’ diyor. ‹SMMMO Üyesi, Mali Müflavir Ergün Akgül’ün son y›llarda ‘yaflam aflk›m’ dedi¤i bir baflka u¤rafl› ise aikido… Aikido, bir tür savunma sporu… Di¤er bir deyiflle, Japon tarihi boyunca oluflmufl savafl sanatlar›n›n bütünü… Akgül’ü aikido ile yine sporcu kiflili¤i buluflturmufl. Ergün Akgül, 18 yafl›ndan 30 yafl›na kadar düzenli basketbol oynam›fl. Bir maç s›ras›nda

sa¤ ayak bile¤i k›r›l›nca da basketbolu b›rakmak zorunda kalm›fl. Sporsuz bir yaflam› reddeden Akgül, bir arkadafl›n›n tavsiyesi üzerine aikido’ya bafllam›fl. ‹flini ve aikido’yu çok sevdi¤ini anlatan Akgül, "‹flletme okurken, muhasebeci olmay› çok istedim ve flu an sevdi¤im ifli yap›yorum. Aikido’da, disiplini ve hayat felsefesi

‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>28

ile beni çok etkiledi. Aikido ve muhasebe aflk› baflka bir fley, benim yaflam aflk›m" diyor. MESLEK‹ HEDEF‹ Ergün Akgül Üsküdar do¤umlu. Eskiflehir Anadolu Üniversitesi ‹flletme Bölümü’nü 1996 y›l›nda derece ile bitiren Akgül, daha okul y›llar›nda muhasebeci

olmaya karar vermifl. 2000 y›l›nda mesleki staj›na bafllayan Akgül, 2003 y›l›nda mali müflavir olmufl. Akgül, Kavac›k’taki Çözüm Muhasebe Bürosu’nda çal›fl›yor. Akgül, "Yo¤un ve disiplin isteyen bir iflimiz var. Her meslekte oldu¤u gibi muhasebe mesle¤i de sevilmeden yap›lmaz ve baflar›l› olunmaz.

>> Türkiye 25 y›l önce aikido ile tan›flt› << >> Japon savunma sanat› aikidonun kurucusu Morihei Ueshiba. 1910 ile 1925 y›llar› aras›nda, eski Jujutsu’yu incelemifl ve aikido do¤mufl. >> Aikido, Japonca 3 kelimeden olufluyor. AI- harmoni (uyumlu hareket etme), KI- ruh, düflünce, ak›l, evrensel enerji, DO-yol demek.. K›saca aikido; evrensel enerji ile harmoninin yolu olarak ifade ediliyor.

>> Japon Komatsu firmas›n›n Ortado¤u bölümüne genel müdür olarak atanan Kenji Kumagai sayesinde, Türkiye aikido ile tan›flt›. Türkiye’de aikido, 1983 y›l› Haziran ay›nda Kad›köy’de Samurai Spor Salonu’nda bafllad›. ‹lk ö¤renciler; Mustafa Aygün, Yalç›n Yice, Mevlüt Zor, Melih Toprakç›, Ali Uluda¤, ‹hsan Özgün, Lemi Ba¤datl›lar ve Nefle Altan’d›r.


yaflam›n portresi: ergün akgül >>Herkes sporla u¤rafls›n << ‹SMMMO üyesi olmaktan onur duydu¤unu ve Oda’n›n yapm›fl oldu¤u çal›flmalar› yak›ndan takip etti¤ini söyleyen Ergün Akgül, mesle¤indeki de¤ifliklikleri ve yenilikleri an›nda ö¤renerek, sürekli güncel kald›¤›n› ifade ediyor. ‹SMMMO Yaflam’a konuk olan Akgül, aikido ve muhasebenin, zihin ve beden disipliniyle örtüfltü¤ünü kaydediyor. Her ikisinde de, disiplin ve sevmenin ilk kural oldu¤unu söylüyor. Sevilen bir spor dal›yla ilgilenmenin yafl› olmad›¤›n› da vurgulayan Akgül, herkese spor yapmas›n› tavsiye ederek, aikido derslerine kat›lan 60 yafl›nda arkadafllar›n›n oldu¤unu söylüyor.

Önümüzdeki günlerde, yeminli bir mali müflavir ile birleflerek, dan›flmanl›k yapmay› düflünüyoruz" diyerek mesleki hedefini aç›kl›yor. Meslekte güncelli¤in çok önemli oldu¤unu anlatan Akgül, Oda’n›n yapt›¤› çal›flmalar› yak›ndan takip etti¤ini söyleyerek, baflucu kitab›n›n ‘Mali Çözüm’ oldu¤u vurguluyor. SPORDAN VAZGEÇMEM Bir taraftan mesle¤ini heyecanla yürüten Akgül, sporsuz bir hayat da düflünemiyor. Akgül’ün anlatt›¤›na göre, gençlik y›llar›ndaki en büyük tutkusu basketbolmufl. O talihsiz kazay› yaflayana kadar da bu heyecan›

Aikido yapman›n kurallar› >> Dojoya girerken ve ç›karken selam verilir. Derste, herkes kamizaya karfl› oturur, kamizan›n önünde sensei olur. Onun arkas›nda ise, sa¤ ön tarafta kahverengi kemer veya k›demli beyaz kemer oturur. En arkada ise hakama giymeye hak kazanm›fl, 1.dan, 2.dan ve 3. dan oturur. Sensei taraf›ndan ‘mokuso’ komutu verilir ve çal›flmaya bafllan›r.

Aikido’da hocalar›n hocas› 5. dan Mustafa Aygün

>> 6 kyu- beyaz kemerdeki ilk basamakt›r. 6 kyu, 5 kyu, 4 kyu, 3 kyu, 2 kyu, 1 kyu olarak dereceler devam eder. Sonra kahverengi kemere geçilir ve belli bir süreden sonra 1. dan olmaya hak kazan›l›r. 1. dan’a gelindi¤inde Hakama ad› verilen siyah pantolon giyilir ve 1. dan, 2. dan, 3 dan, 4 dan ve en son gelinen aflama 5 dan’d›r. >> Aikido yapmak isteyenler için aidat›, ba¤l› oldu¤u yere göre, ayl›k 45 YTL ile 120 YTL aras›nda de¤ifliyor. K›yafetler 70 YTL. Çanta, flapka, tiflört gibi aksesuarlar ile 150 YTL’yi buluyor. >> United Aikido Organisation’un ülke genelinde 33 tane, Makedonya’da 3 tane flubesi var. Ayr›nt›l› bilgi için Erenköy Merkez Dojo’nun 0216- 363 64 78 nolu telefonunu arayabilir ya da www.aikidoturkey.org internet adresini inceleyebilirsiniz.

devam etmifl. Bir maç s›ras›nda sa¤ ayak bile¤imi k›ran Akgül, tekrar basketbol oynamak istedi¤inde özellikle potaya s›çrarken çok büyük bir ac› duydu¤u için basketbolu b›rakmak zorunda kalm›fl. Bundan sonras›n› Akgül’den dinleyelim: "Spora olan ilgisini bilen ve o s›ralar aikido yapan bir

Bu giriflimini tenis hocas› Levent Günayd›n ve Beykoz Belediyesi’nde görevli olarak çal›flan Gökhan Faruk Ünal desteklemifl ve baflar›ya ulaflm›fl. Aikido’da hocalar›n hocas› olan 5. dan Mustafa Aygün’den ilk dersini alm›fl. Akgül, 2 y›ld›r, Beykoz ve Erenköy’de üyesi oldu¤u United Aikido Organisation’un, e¤itimlerine kat›l›yor. Akgül, 3 kyu-beyaz kuflak sahibi…

arkadafl›m, aikido’ya bafllamam› tavsiye etti. Önce dojo’da birkaç kez izledim ve hakk›nda araflt›rma yapt›m. Yaflam felsefesi beni çok etkiledi¤i için, 2005’te bafllad›m. Bir savafl sanat› gibi alg›lansa da, aikido bir savunma sanat›d›r ve bar›fl yönü a¤›rd›r. Herkesin bir yaflama flans› oldu¤u ve yaflama flans›n›n elinden al›nmamas› gerekti¤ini anlat›r. Sald›rgana karfl› can yakmaktan ziyade, onu etkisiz hale getirmeyi benimser." BEYKOZ’DA A‹K‹DO Ergün Akgül, aikido yapmaya karar verince Beykoz’da dojo aç›lmas› için giriflimlerde bulunmufl.

NOT : Hobilerini, özel ilgi alanlar›n› ‹SMMMO camias›yla paylaflmak isteyen üyelerimizi bu sayfalara konuk etmekten büyük mutluluk duyar›z. Paylafl›m için: yasamdergi@gmail.com

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

29<


“Babam ve day›m›n misyonunu devam ettiriyorum” Kerem Al›fl›k, babas›ndan oyunculuk, day›s›ndan flairlik bayra¤›n› devrald›. Yeni fliir kitab›n› eylülde ç›karmaya haz›rlanan Al›fl›k, yine eylülde day›s› Attila ‹lhan’›n senaryosunu yazd›¤› Kartallar Yüksek Uçar’›n yeni versiyonunda rol olacak. Kerem Al›fl›k’la A’dan Z’ye hayat›n› ve üretimlerini konufltuk. > > Gülflen Kandemir

K Kartallar Yüksek Uçar’da oynayacak Kerem Al›fl›k, birçok televizyon dizisinde oynad›. Baykufllar›n Saltanat›, Beyo¤lu Rüyas›, Zehirli Çiçek, Yar›n Geç Olmayacak, Aflk Mahkumu rol ald›¤› dizilerden baz›lar›… Yeni dizi projesiyle ilgili de oldukça heyecanl›. Bu proje kendisinde hiç yabanc› de¤il. Atilla ‹lhan’›n senaryosunu yazd›¤› Kartallar Yüksek Uçar’›n yeni versiyonunda oynamaya haz›rlan›yor. Al›fl›k, babas› Sadri Al›fl›k’›n y›llar önce oynad›¤› Banazl› ‹smail’in o¤lu rolünde oynayacak. Al›fl›k bu projeyle ilgili flu bilgileri veriyor: "Eylül-ekim döneminde day›m›n y›llar önce senaryosunu yazd›¤›, tüm Türkiye’yi ekrana kilitleyen dizisi Kartallar Yüksek Uçar da babam›n oynad›¤› Banazl› ‹smail karakterinin o¤lu rolünde oynayaca¤›m. fiu an halen üzerinde çal›fl›lan bir proje. Umar›z yüzümüzün ak›yla bir döneme damgas›n› vuran bu projenin alt›ndan kalkar›z. Ayr›ca, bir dizi projesi daha var. Yine day›m›n eserlerinden biri ile ilgili... Ama sürpriz flu an. Onun d›fl›nda flu an okudu¤um iki senaryo var, film projesi. Onlar›nda bilgisini en k›sa sürede verece¤iz inflallah."

‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>30

erem Al›fl›k, Türk sinemas›nda bir ekol olarak kabul edilen Sadri Al›fl›k’›n tek o¤lu. Ünlü oyuncu bir baba, güzeller güzeli bir anne, Türk edebiyat›n›n büyük flairi bir day›… Kerem Al›fl›k, haz›r› tüketmek yerine, babas›ndan ve day›s›ndan ald›¤› bayra¤› daha yukar›lara ç›karmak için bütün enerjisini kullan›yor. Siz onun çocuklu¤undan beni "futbolcu olmak istiyorum" demesine, ilk gençli¤inde profesyonel futbol oynamas›na bakmay›n. Geçen y›llar içinde Al›fl›k, sinema, tiyatro, diziler derken, fliir yetene¤ini de milyonlarla paylaflt›. 2001 y›l›nda ilk kitab› Kerem Misali’ni ç›karan Al›fl›k, fliirlerini okudu¤u fliir albümleriyle de be¤eni toplad›. Al›fl›k flimdi ikinci kitab›n› eylülde ç›karmaya haz›rlan›yor. 1963 do¤umlu Kerem Al›fl›k, art›k ilk gençlik ça¤›n› geride b›rakt› ama kendisi gibi tiyatro sevgisi olan gençlerin elinden tutuyor. Sadri Al›fl›k Kültür Merkezi (SKM) çat›s› alt›nda halen tiyatro, dans, oyunculuk, spikerlik ve diksiyon dersleri ünlü e¤itimciler taraf›ndan veriliyor. Al›fl›k’›n annesi Çolpan ‹lhan da e¤itmenlik yap›yor. Zaten Kerem Al›fl›k da flimdilerde zaman›n›n önemli bir bölümünü SKM’ye ay›r›yor. Kerem Al›fl›k ile sanattaki üretim yolculu¤unu ve yeni projelerini konufltuk.

Asl›nda Biyografi adl› fliirinizi okuyarak hayat›n›zla ilgili kesitleri ö¤renmek mümkün ama biz sizinle söyleflmek istiyoruz. Çocuklu¤unuzda çevrenize ‘futbolcu’ olmak istedi¤inizi söylermiflsiniz. Nas›l oldu da sanat atefli içinizde birden bire parlad›? Kerem Al›fl›k: Asl›nda birden bire parlamad›. O sanat atefli içimde hep vard› ama bir türlü bunu d›flar›ya ç›kartam›yordum. Çekingen ve utangaç yap›m bunu yapmama engel oluyordu. Ben hep futbolcu olmak istedi¤imi söylüyordum. Annem zaman zaman ›srarc› olmaya kalk›yor, babam ise "Kendi ne isterse yaps›n" diyordu. Bense hep içimde tutuyordum bu arzumu. Ama sonunda çevreden de gelen olumlu ›srarlar sonucu içimdeki bu atefli ortaya ç›kard›m. Tek piflmanl›¤›m babam›n beni oyuncu olarak görememesi. Çok isterdim sa¤l›¤›nda benim bu ifle gönlümü koydu¤umu görmesini. Ama maalesef olamad›. Baban›z Sadri Al›fl›k, o¤lunuz Sadri Al›fl›k… Bu iki isim ne ifade ediyor hayat›n›zda? >> ‹kisi de benim hayat›m. Biri can›m kadar sevdi¤im babam, di¤eri yine can›m kadar sevdi¤im o¤lum. Bu iki isim de benim için hayatta çok önemli.


yaflam›n portresi: kerem al›fl›k SKM, genç oyuncular› yetifltiriyor Sadri Al›fl›k Kültür Merkezi (SKM) 2005 y›l›nda kuruldu. SKM çat›s› alt›nda halen tiyatro, dans, oyunculuk, spikerlik ve diksiyon dersleri ünlü e¤itimciler taraf›ndan veriliyor. Zaten Kerem Al›fl›k da flimdilerde zaman›n›n önemli bir bölümünü SKM’ye ay›r›yor. fiu aralar Sadri Al›fl›k Kültür Merkezi’nde yeni kay›tlar yap›ld›. Yaz dönemi bafllad›. Kerem Al›fl›k da derslere giriyor. Yeni sezonda Kad›nc›klar oyununu oynamaya haz›rland›klar›n› söyleyen Kerem Al›fl›k’tan SKM’nin çal›flmalar›n› ö¤reniyoruz: "Pek çok de¤erli e¤itmenle birlikte yaz döneminde de faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Geçen y›l›n mezun olan ö¤rencilerini bir seçme s›nav›ndan geçiriyoruz. Baflar›l› olanlar› Sakmsanat ad›n› verdi¤imiz birimimize üye yap›yoruz. Bu birimin amac› da okulumuzdan mezun ö¤rencilerin hayallerine bir nebze de olsa katk›da bulunmak. Onlar›n bundan sonraki hayatlar›nda var olmak. Sadri Al›fl›k ismine yak›fl›r gençleri sektöre kazand›rmak. Yap›m flirketlerine, reklam ajanslar›na ö¤rencilerimizi yönlendiriyoruz ve onlar›n yeteneklerini gösterebilecekleri bir alan yaratmaya çal›fl›yoruz onlara. Tabii bu arada yeni tiyatro sezonu için de flimdiden kollar› s›vad›k. Kad›nc›klar adl› oyunu oynayaca¤›z yeni olarak. Onunla ilgili bir çok sürpriz var, flu an çok söylemek için erken ama. Dizi çal›flmalar›m›z var haz›rl›k aflamas›nda olan. Bir de sinema filmi ve tv program›m›z var üzerinde çal›flt›¤›m›z. Bütün bunlar eylül gibi yavafl yavafl hayata geçecek çal›flmalar."

Kerem Al›fl›k ve annesi Çolpan ‹lhan

Çünkü birinin can›ndan can›m, di¤eri can›mdan can. Daha ne denebilir ki… Onlar benim hayat›m›n bütününü oluflturan, yüre¤imde hiç eksilmeden duran kocaman iki insan… Peki küçükken yat›l› okulda okurken arkadafllar›n›za neden Sadri Al›fl›k’›n o¤lu oldu¤unuzu söylemezdiniz? >> Utangaçl›¤›mdan... Çünkü babam›n Sadri Al›fl›k oldu¤unu ö¤rendiklerinde hemen yan›ma gelir ve bir sürü soru sorarlard›. Benimse zaten utangaç olan halim ikiye katlanarak, daha da utangaç bir tavra bürünürdüm. Dikkat çekmemek için babam›n Sadri Al›fl›k oldu¤unu söylemezdi. Sadri Al›fl›k’›n ve Çolpan ‹lhan’›n çocuklar› olmak hayat›n›z› kolaylaflt›rd› m›, yoksa kimi zaman zorlaflt›rd› m›? >> Hayat›m› tabii kolaylaflt›rm›flt›r ama ben hayat›mda kolay olandan yana olmad›m hiçbir zaman. Annesi, babas› sanatç› olan; day›s› tüm Türkiye’nin sevdi¤i bir flair olan bir ailenin bireyi olarak her zaman ben kendime ne katabilirimin üzerinde durdum ve bu flekilde yaflad›m. Çünkü ben yaflaman›n çal›flmak oldu¤una inanan, sürekli üreten, bir dakika yerinde durmayan bir ailenin bireyi olarak çok flansl› oldu¤umu düflünüyorum asl›nda. Belki onlar›n

Sadri Al›fl›k Kültür Merkezi oyuncular›...

iyi özellikleriyle, ömrüm boyunca iyi bir isim edinip hiçbir fley yapmadan yaflayabilir ve toplum içinde onlarla var olabilirdim. Ama ben böyle bir ailenin mensubuyken bunu yapmam›n mümkün

olmayaca¤›n› zaten biliyordum. Ve ben de onlar gibi çal›flan, üreten ve her daim yaflamay› çal›flmaktan ay›rmayan biri olarak toplum içinde Kerem Al›fl›k olarak var olmay› baflard›¤›m› düflünüyorum. Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

31<


yaflam›n portresi: kerem al›fl›k

Oyunculuk hayat›n›za bafllaman›z nas›l oldu? >> Profesyonel futbol oynarken de teklifler al›yordum ama hep uzak duruyordum oyunculuktan. Ama yönetmen abim Ünal Küpeli o kadar ›srarc› oldu ki ilk oyunculuk deneyimim böylelikle bafllad›. Tabii babam›n filmleri, annemin tavsiyeleri, okudu¤um kitaplar, büyüklerimin ö¤ütleriyle kendimi sürekli yeniledim, sürekli gelifltirdim oyunculuk konusunda. Böylelikle bu yoldaki ilk ad›m› atm›fl oldum. ‹lk oyunculuk teklifi ald›¤›n›zda baban›z›n mezar›n›n bafl›na gitmiflsiniz. Çok özel de¤ilse, ne dediniz baban›za? >> Evet, babam›n mezar›na gittim. Ne yapaca¤›m› bilmiyordum. Etraf›mda herkes en az›ndan oyunculu¤u denemem için çok ›srarc›yd›. Ve ben de her zaman etti¤im dualar›mdan birini ettim. Babam›n beni duydu¤una emin olarak onunla konufltum ve ona; "Oyunculuk yapmam› onayl›yorsan lütfen bana bir iflaret gönder" dedim. O anda ya¤mur bafllad›. Ve ben bunu kendime bir iflaret olarak gördüm. Ya¤mur berekettir derler, benim için oyunculuk o gün itibariyle yaflam›ma katt›¤›m en bereketli ö¤renimim oldu. Sanat camias›n›n içinde hep mahcup, s›k›lgan bir insan olarak ilk gençli¤inizi yaflam›fls›n›z. Bu bir karakter mi, yetifltirilifl tarz› m›? >> Karakter diye tahmin ediyorum. Çünkü çocukken de çekingendim. Belki büyürken ünlü bir anne baban›n çocu¤u olman›n etkileri olmufltur bu durumumda ama benim mizac›mda var diye düflünüyorum ben. Çünkü çocukluk y›llar›nda çekingendim diyelim benim ‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>32

bu durumum hala de¤iflmedi ki. Ben yine hâlâ mahçup, hâlâ çekingen! Baban›z Sadri Al›fl›k’tan oyunculuk, day›n›z Attila ‹lhan’dan da flairlik miras›n› ald›¤›n›z› söylesek, yan›l›r m›y›z? >> Hay›r yan›lmazs›n›z. Dedi¤im gibi böyle bir ailenin mensubu biri olarak çok flansl›y›m. ‹lk fliir kitab›n›z Kerem Misali’nin 2001 y›l›nda ilk bask›s›n› yapt›¤›n› biliyoruz. fiiir kitaplar› genelde az sat›l›r ama siz kendi kitab›n›z›n sat›fllar›ndan memnun musunuz? >> Evet, do¤ru fliir kitaplar› az sat›l›r. Ama benim kitab›m 13 bask› yapm›flt›. Çok çok mutlu olmufltuk. Daha da satard› asl›nda ama biz fliir albümünü hemen ard›ndan ç›kar›nca biraz kitab›n önünü kesmifl olduk. Bu kez ayn› hatay› yapmayaca¤›z. Yeni fliir kitab›m›z eylül de piyasada olacak inflallah. Onun üzerinde çal›fl›yorum flu günlerde. fiiir yazmak m›, yoksa okumak m› güzel? >> Kalem ve ka¤›t, benim en yak›n dostlar›m. Yazmak benim hayat›mda çok çok önemli. Herkes kendine dertleflecek birini seçer de¤il mi? Benim seçimim de kalem ve ka¤›ttan yana. Yazarken alabildi¤ine özgür oluyor insan, alabildi¤ine serbest, alabildi¤ine rahat… Bazen kalabal›k bazense yaln›z oluyor. Çok enteresan bir duygu yazmak. Tabii

yazd›¤›m fliirleri okumay› da seviyorum. Siz genifl kitlelerin tan›d›¤› bir isimsiniz. fiiiri de genifl kitlelere sevdirmek gibi bir misyon mu yükleniyorsunuz? >> fiiir asl›nda zaten genifl kitlelerce sevilen bir edebiyat türü bence. Bizim insan›m›z anlatamad›¤› pek çok duyguyu yazarlar›n kaleminde bulmufl, sevdiklerine öyle ifade etmifl duygusunu… Tabii ki genifl kitleler, daha genifl kitleler fliiri sevsin isterim. Asl›nda biraz okuma al›flkanl›¤›m›zda art›fl olsa inan›yorum ki en çok ilgi görecek eserler fliir kitaplar› olacak. Ben bu noktada bir misyon üstlendi¤imi söyleyemem ama fliirlerimi genifl kitlelere sevdirmek isterim tabii. Günümüz edebiyat›nda fliire gerekli de¤erin verildi¤ini düflünüyor musunuz? >> Okur aç›s›ndan diyorsan›z, bence bu Türkiye’deki okuma al›flkanl›¤›n›n çok az olmas› ile ilgili. Hatta fliir asl›nda bu noktada düz yaz›lara oranla daha flansl›. Çünkü insan›m›z uzun gördü¤ü yaz›dan kaç›yor, puntosu küçük diye bir makaleyi okumaktan vazgeçiyor. Ünlü flair Voltaire’nin fliiri "Az kelimeyle çok fley anlatmakt›r" tan›mlamas›ndaki gibi fliirin bir ç›rp›da bitiyor olmas› okur say›s›n›n di¤er edebiyat türlerine oranla fazla olmas›nda bir etken diye düflünüyorum. fiiir üretimleriniz flüphesiz devam


“Elimde sihirli de¤nek olsa toplumun sanat ve spora duyarl› olmas›n› sa¤lard›m” Kerem Al›fl›k’la 22 Temmuz seçimlerinden k›sa bir süre önce röportaj yapt›k. Al›fl›k’a "Seçimlerden nas›l bir sonuç bekliyorsunuz?" diye sordu¤umuzda, "Seçimlerden Türkiye ile ilgili olumlu olmas›n› hayal etti¤im bir sonuç bekliyorum. Türkiye ad›na, Türk insan› ad›na iyi olabilecek her türlü çözüm yolunun yan›nda oluruz. fiu günlerde her parti bir di¤er partiyi elefltiriyor ama kim ne vaad ediyor belli de¤il. Umar›m gerçekten çözümler üreten beyinler meclis sandalyelerinde oturur" yan›t›n› al›yoruz. Al›fl›k, "Elinizde sihirli bir de¤nek olsa Türkiye’de neleri de¤ifltirmek istersiniz?" sorumuzu ise flöyle yan›tl›yor: "Toplumun sanat ve spora daha çok önem vermesini sa¤lard›m sihirli de¤ne¤imle. Evini asgari ücretle geçindiren, bu mucizeyi gerçeklefltirebilen kiflilerin biraz daha rahatlamas›n› sa¤lard›m. Tüm Türkiye genelinde e¤itimde f›rsat eflitli¤i sa¤lard›m. Zaten bu noktalar› düzeltebilsek epey bir fley yapm›fl olurduk san›r›m."

ediyor. Merakl›s› için fliirlerinizi nas›l yazd›¤›n›zla (ilham size ne zaman gelir) ilgili notlar verir misiniz? >> Ben genellikle gece yaz›yorum ve tabii yaln›zken... Ama yazmam için yaflamam çok önemli… ‹nsan yaflad›klar›ndan besleniyor çünkü ço¤u zaman. Tabii bazen baflka yaflamlar› da ka¤›da döküyorum. O yaflam› hissetmek, o yaflam› kendi duygumla aktarmak da ayr› bir keyif benim için. Bazen de içimde yaflatt›klar›m oluyor ka¤›da döktü¤üm… Bazen günlerce tek sat›r bile yazam›yorum. Bazen de kalemim yavafl kal›yor ak›p giden cümlelerin yan›nda. fiiir çok enteresan, her ne kadar bir matemati¤i olsa da sizin duygular›n›z, yaflam›fll›¤›n›z veya yaflayamam›fll›¤›n›z, her fley çok etkili. Yeni bir fliir kitab› ya da albümü haz›rl›¤›n›z var m›? >> Kitap eylül de inflallah ç›kacak. fiu an son detaylar› üzerinde çal›fl›yoruz. 6 y›ll›k uzun bir ayr›l›ktan sonra ikinci kitab›mla yeniden fliir severlerle buluflaca¤›m. Albüm ise daha ilerleyen zamanlarda... Türk sinemas›n›n bugünkü durumunu nas›l buluyorsunuz? Genç kuflaktan be¤endi¤iniz oyuncular ve yönetmenler kimler? >> ‹sim vermekten çok hofllanm›yorum. Ama genç nesil çok yetenekli, çok azimli ve çok fark›nda… Yönetmenler de öyle. Her daim kendini gelifltiren, okuyan, teknolojiyi takip eden yönetmenlerimiz var. Ça¤an Irmak çok be¤endi¤im isimler aras›nda ama dedi¤im gibi asl›nda bir

Sinemada ufukta yeni bir proje var m›? >> Evet var. Bir iki proje var flu an elimde olan. Bir tanesi olumlu ancak kültür bakanl›¤›ndan destek bekliyorlar. O yüzden flimdi söylemeyeyim. Di¤erinin de senaryosunu okuyorum. Bir di¤er taraftan da en çok istedi¤im fleylerden biri Attila ‹lhan’›n bir eserini filme çekmek. Bunu mutlaka bir gün gerçeklefltirmeyi düflünüyorum.

Siz hep ‘yaln›zl›¤› sevdi¤inizi’ söylersiniz ama biz yine de kalp ikizinizi henüz bulup bulamad›¤›n›z› sormak istiyoruz. >> Maalesef bulamad›m. Ben de istiyorum bulay›m ama maalesef. Dedi¤iniz gibi yaln›zl›¤› seviyorum ve kendimi yaln›zl›¤›mla paylaflmay› ö¤rendim san›r›m. Al›flt›m bu duruma… Ama tabii yaln›zl›k Allah’a mahsus. Elbet bir gün ben de yaln›zl›¤› benimle b›rakacak ama hayat› paylaflacak birini bulurum.

O¤lunuz Sadri Al›fl›k ile neler paylafl›yorsunuz? Onda da sizin gibi sanatsal potansiyel var m›? >> Kesinlikle sanatsal bir potansiyel var ama o da benim ilk gençlik y›llar›mdaki gibi pek hevesli görünmüyor bu tarafa. O da biraz mahçup, biraz utangaç… Ama benim gibi sonradan bir geçifl yaflayabilir. O¤lumla her fleyi paylafl›yoruz. Bir babao¤ulun paylaflmas› gereken her fleyi. Çok güzel, çok sayg› ve sevgi çerçevesinde güzel bir diyalogumuz var. O benim hayat›m›n en önemli noktalar›ndan biri.

‹nsanlar Bodrum’a, Çeflme’ye kofltular. Siz tatil yapt›n›z m›? >> Hâlâ hay›r… fiu anda yak›n zamanda da tatil yapabilecek gibi görünmüyorum. Ama ben flikayetçi de¤ilim. Yaz dönemi genç ö¤rencilerimiz kay›t oldu okulumuza. Onlar›n hayallerini, onlar›n isteklerini paylaflmak bana büyük haz veriyor. Bakal›m bir ara dinlenmek için f›rsat olursa o arada tatil yapar›m diye düflünüyorum.

isimle s›n›rland›rmak yanl›fl olur. Çok baflar›l› isim var.

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

33<


kariyer

‹fle dönüfl sendromu Befl y›ld›zl› otellerde rüya gibi tatil geçiren birçok çal›flan› tatil dönüflü ifle adapte olma sorunu bekliyor. ‘Tatil dönüflü sendromu’ndan kurtulmak isteyenlere uzmanlar, "Tatilinizi çok uzun tutmay›n, yeniden tatile ç›kabilece¤inizi düflünün" tavsiyesinde bulunuyor. > > A y fl e g ü l E m i r

o¤un geçen günlerin ve ard› arkas› kesilmeyen mesailerin ard›ndan nihayet iple çekti¤i gün geldi. Tatil yani izne ç›kma zaman›... Günlerce yap›lan haz›rl›klardan sonra valizler haz›rland› ve ailece üç hafta tatile ç›k›ld›. Befl y›ld›zl› otelde geçirilen masal gibi günlerin ard›ndan ise, geri dönüfl vakti geldi, çatt›. Günlerden pazartesi ve yine ofisinde… Tatilini bölmeden uzun süre kullananlar›n yaflad›¤› sendrom onun da kap›s›n› çald›. Adaptasyonda zorluk çekiyor. Gündemden ve iflyerindeki geliflmelerden uzak… Dalg›nl›k, konsantrasyon bozuklu¤u, sinirlilik… Tatil dönüflü ifle al›flmas› adeta bir haftas›n› ald›... fiu s›ralar bütün çal›flanlar buna benzer sorunlar yafl›yor. Yani ‘ifle dönüfl sendromuna’ maruz kal›yorlar. Bir y›l boyunca yolunu gözledikleri tatilin dönüflü hiç tahmin etmedikleri kadar zor olabiliyor. Uzmanlara göre, özellikle lüks tatil geçirenlerin ifle geri adapte olmada zorlanmalar› ve depresyona girme olas›l›klar› yüksek. Bu nedenle çok uzun tatile ç›k›lmamas› öneriliyor. Çünkü, tatil süresi uzad›kça ifle adaptasyon süresi de uzuyor. Tatil süresi 1 ay olanlar bir hafta, 15 gün olanlar›n ifle adaptasyonu, 2-3 günü buluyor.

Y

TAT‹LDE ‹fi DÜfiÜNMEY‹N Di¤er yandan tatil yapman›n insanlar›n verimi üzerindeki olumlu etkisi tart›fl›lmaz. ‹nsangücü ‹nsan Kaynaklar› Dan›flmanl›k firmas› Dan›flman› Hüseyin ‹rfan F›rat, tatili bir çal›flan için kaç›n›lmaz ve vazgeçilmez bir ihtiyaç olarak kabul ediyor. Zaten ifl yasalar›nda ve uluslararas› çal›flma örgütünün normlar›nda, ücretli izin önemli bir hak. Bunun, tatilin çal›flan› dinlendirmek suretiyle moral ve motivasyonun art›r›lmas›na yönelik bir düzenleme oldu¤unu aktaran F›rat, ‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>34

! n o y s e r p e ve d l i t a t › l z › d Befl y›l

Özellikle olabiliyor. at n e d e n a ona d her sa u a depresy nyesinde ¤u yan›nd utlan›yor, otel bü yas›na tafl›yor. B u rl o z a n y lm ü o o d s l n te a r a p s o d a a z a d a ileri bir m tüm düny ama daha üflü, ifle Tatil dön tellerde kalanlar, flitli yiyecekler kifl flünde normal yafl astanesi Halk e o ü ç l› n iH e ö s ›z v d e d l r befl y›l llerde r›n tati ›p Fakült vuz, spo deniz, ha llerde tatil yapanla ya Üniversitesi T ikle befl y›ld›zl› ote lüyor. , e c n le ¤ e k ll öy e te ra s z o T ö u l› , r. n z ›z o u a d lm y›l kiliy ldu¤ nedenle 5 ›klar›na dikkat çe rof. Dr. Faruk Yoru ›klar›n›n yüksek o iyle kiflilerde d n ›l P e la s › d ¤ n la o ne uyum sa Bilim Dal› Baflka nuyor: na girme sorunlar na depresyo geçiflte, var olan flu tespitlerde bulu eni Sa¤l›¤› A r›n geri dönüflte a nil , e y z d a a , y nla Yorulm uklu¤u ek dün tatil yapa ünyas›ndan gerç ya ç›k›yor" diyen nsantrasyon boz i olmayan bafl d o a ç k al rt ,k "Bir mas sal bozukluklar o kiflilerde; sinirlilik azen çok da gerçe orgunluk ruh en tme, y ›zl›k, b e s rs is ra h a birtak›m s› depresyona gir k iz , almama ra ini yeters r." "Tatil son ap›lan iflten keyif gözleniyor. Kend n süresi de uzuyo y r o , e y a tl s e m y ta a a p anlam gibi flik ifle ada r›n a¤r›s› uzad›kça a¤r›s›, ka yor. Tatil süresi olu belirtileri

günümüzde ifl ortam›na ve ifl yüküne ba¤l› olarak geliflen stresin çal›flanlar üzerinde çeflitli psikolojik sorunlar yaratabildi¤ini belirtiyor. Bu nedenle çal›flanlar›n belirli dönemlerde dinlendirilmeleri yoluyla sorunlar›n ortadan kald›r›lmas› mümkün olabiliyor. ‹LET‹fi‹M ARAÇLARINI KULLANMAYIN F›rat, tatile ç›kan çal›flanlara her fleyden önce izin planlamalar›n› çok iyi yapmalar› önerisinde bulunuyor: "Arkas›nda çok yo¤un bir ifl yükü b›rakarak izine ayr›lan bir personel, kafas›ndan bu iflleri atamayaca¤›ndan izin süresince de ayn› bask›y› yaflamaya devam eder. Ayr›ca yar›m kalan ya da aciliyeti olan baz› ifller nedeniyle izin süresince sürekli aran›lacak ve rahats›z edilecektir. Bu nedenle izin planlan›rken mümkünse ifllerin nispeten daha dura¤an oldu¤u dönemler seçilmeli. ‹zin öncesi acil ifller bitirilmeli veya delege etme yoluyla di¤er çal›flanlar bilgilendirilmeli. Böylece ifl ak›fl›nda bir aksakl›¤a yol aç›lmaz. ‹zinde olan çal›flan


mümkün oldu¤unca ifl ortam›ndan kendini s›y›racak bir konumda ifli düflünmeksizin bir tatil yapmal›. Tatil süresince ifle iliflkin konularla ilgilenilmemeli, mümkünse cep telefonu, internet gibi iletiflim araçlar›ndan uzak kal›nmal›." NE UZUN, NE KISA Uzun ya da k›sa süreli tatilin insanlar›n motivasyonuna da etkisi oldu¤u kabul ediliyor. Her ikisinin de motivasyona zarar verebilece¤i konusunda uyar›larda bulunuluyor. ‹nsan kaynaklar› dan›flman› Hüseyin ‹rfan F›rat’a göre, k›sa süreli bir tatil yeterince dinlenme sa¤layamayaca¤›ndan amac›na ulaflamaz. Uzun süreli tatil ise düzenli bir çal›flma yaflam›na al›flm›fl kiflinin iflle ilgili al›flkanl›klar›na olumsuz yans›yabilir. Her iki durumda da ifle dönüldü¤ünde adaptasyon ve konsantrasyon sorunlar› yaflanabilir. Tatil dönüflünde h›zl› adaptasyon için iyi bir dinlenme dönemi geçirmek gerekli. Yani tatil amac›na ulaflmal›. Dinlenmifl ve zinde bir biçimde ifline dönen bir çal›flan, ifline yeniden konsantre olma konusunda bir sorun yaflamaz. Tabii çal›flanlar›n tatil gibi tatil yapmalar› için yöneticilere de önemli bir görev düflüyor. Bu da yöneticilerin izin dönemlerinde çal›flanlar›n› mutlaka dinlendirmeleri ve bu yönde bizzat teflvik etmeleri…

Çal›fl›rken müzik dinleyin Tatil dönüflü rehavetini ortadan kald›rman›n kesin bir reçetesi olmasa da, flu pratik tavsiyelerin bu süreci atlamakta yard›mc› olabilece¤i düflünülüyor: >> Tatilin bir y›l içindeki önemini azalt›n. ‹fl saatleri d›fl›nda ya da hafta sonlar› zihni rahatlatacak aktiviteler yap›n. >> Yeniden tatile ç›kaca¤›n›z› düflünün. >> Çok uzun ya da çok k›sa tatil motivasyonu olumsuz etkiler. >> H›zl› adaptasyon için iyi bir dinlenme dönemi geçirin. Tatiliniz amac›na ulafls›n. >> ‹flinize dinlenmifl ve zinde dönün. >> Çal›fl›rken müzik dinlemek, ortam› huzur verici bir flekilde dekore etmek de tatil dönüflü s›k›nt›s›ndan kurtulmaya yard›m eder. >> ‹fl yaflam›na uyum sa¤laman›n sizin elinizde oldu¤unu unutmay›n.

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

35<


ailem

Evlilikte ‘ilk kavga’ yönetimi Evlili¤in ilk günleri sizi büyük kavgalar bekliyor. Kimi zaman ilk tatilinizde, kimi zaman ilk misafir a¤›rlaman›z›n sonras›nda ç›kan kavgalar› iyi yönetemezseniz, evlili¤iniz büyük yara alabilir. Unutmay›n, boflanmalar›n yüzde 30’u ilk y›l›n sonunda oluyor. > > Leyla Y›ld›r›m

Her 5 kifliden 1’i boflan›yor >> Ege Üniversitesi Kad›n Sorunlar› Araflt›rma ve Uygulama Merkezi'nin (EKAM) yapt›¤› bir araflt›rmaya göre; kad›nlar›n yüzde 57’si evlendi¤i ilk gün fliddete maruz kal›yor. >> Aile içi ifllenen suçlar›n yüzde 90'› kad›na yönelik. >> Kad›nlar›n yüzde 9'u yaflad›¤› fliddeti normal kabul ederek, flikâyette bulunma gere¤i duymuyor. >> 46 ülkeden 25 bin kiflinin kat›ld›¤› araflt›rmaya göre; Müslümanlar ve Katolikler, ömür boyu evlili¤i tercih ediyor. >> Evlili¤in bir ömür boyu sürmesi fikrinde, yüzde 97 ile Endonezya birinci s›rada. Türkler, yüzde 92 ile 2’nci, Filipinliler ve Malezyal›lar yüzde 89 ile 3’ncü s›rada yer al›yor.

T

atl› bir flört döneminden sonra, hayat›n›z›n en önemli kararlar›ndan birini alarak, evlenmeye karar verdiniz. ‹lk tebrik bizden... Nikah tarihinin al›nmas›n›n ard›ndan; dü¤ün mönüsünden mekan seçimine, gelinlik ve damatl›klar›n al›nmas›ndan balay› tatiline kadar, tüm detaylar hakk›nda fikir ayr›l›klar› ve küçük krizler ç›kmaya bafllad› bile… O kadar yo¤unsunuz ki, krizleri de¤erlendirmeye vaktiniz bile yok… Dü¤ün davetlerinin yap›lmas›, pastan›n seçimi, alyanslar›n al›nmas›, yeni evinizin haz›rlanmas› gibi yap›lacak o kadar çok ifliniz

>> Bat›'da ömür boyu evlili¤e en fazla Amerikal› erkekler inan›yor. >> Avrupal›lar›n yüzde 77'si, uzun ve istikrarl› bir iliflkinin evlilik kadar iyi oldu¤unu söylerken, Bat› Avrupal› kad›nlar efl yerine kariyer peflinde koflarak, ömür boyu süren bir iliflki yerine ba¤›ms›zl›¤› tercih ediyor. Evlilik Dan›flman› Alanur Özalp ‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>36

var ki, zamana karfl› yar›fl›yorsunuz. Tatl› bir telafl ve kofluflturma içerisinde bir de bakm›fls›n›z ki, nikah masas›ndas›n›z ve ‘evet’ diyerek, hayat›n›z›n en radikal kararlar›ndan biri olan ‘evlilik dönemecine’ girdiniz. Bir an ‘Ne oluyor, hata m› yap›yorum’ dedi¤inizi duyar gibi oluyoruz. Durun daha yolun bafl›ndas›n›z… Öyle, hemen pes etmeyin… KÜÇÜK KR‹ZLER Çiftler birbirlerini ne kadar tan›yor olursa olsun, evlili¤in ilk günlerinde, küçük krizlerin yaflanmas› gayet do¤al. Sosyal ve kültürel olarak farkl› ailelerde yetiflen ve ba¤›ms›z yaflayan bireylerin, evlili¤in getirdi¤i radikal de¤ifliklik karfl›s›nda, birbirleri üzerinde karfl›l›kl› güç dengesi oluflturmaya çal›flmalar› nedeniyle, ilk günlerde en ufak olaylarda bile fikir ayr›l›klar› ve küçük tart›flmalar yaflanabilir. ‹lk balay›, ilk hafta sonu, ilk aile ziyareti, ilk misafir a¤›rlama, ilk çocuk gibi konularda ç›kabilecek pürüzler karfl›s›nda, efllerin karfl›l›kl› anlay›fl içerisinde süreci iyi yönetmesi, evlili¤in gelece¤i aç›s›ndan hayati önem tafl›r.

Flört döneminde, birbirlerine göstermek istedikleri yönlerini gösteren çiftler; kahkahalar, hediyeler ve çiçekler aras›nda, toz pembe masal aleminin çift kiflilik romantik dünyas›na yelken açar. Evlilik ile taraflar›n gerçek hayata dönmesiyle birlikte, ilk tart›flmalar, ilk kavgalar da beraberinde gelebilir. Art›k evlisiniz ve iki kiflilik düflünmek zorundas›n›z. Evin temizlenmesinden al›flveriflin yap›lmas›na, arkadafllarla buluflmadan k›yafet seçimine kadar, hayat›n›zdaki her fleyi bir baflkas›na sorman›z gerekti¤i düflüncesi ‘özgürlü¤ünüzün k›s›tland›¤›’ duygusunu yaratabilir. Ancak karfl› taraf›n da, ayn› duygular› paylaflt›¤›n› ve karfl›l›kl›


Mutlu evlili¤in alt›n kurallar› 1 Eflinize sevgi, flefkat ve sayg›yla yaklafl›n. 2 Eflinizin farkl› bir kiflili¤i oldu¤unu bilin ve kabullenin. 3 Eflinizin ailesi ile iyi iliflkiler kurun. 4 Eflinize, onu çok sevdi¤inizi söylemeyi ihmal etmeyin. 5 Küçük sürprizler ve hediyeler ile sevginizi ilk günkü gibi taze tutun. 6 Özür dilemeyi ve affetmeyi ö¤renin. 7 Birbirinizi k›rmadan tart›flmay› ö¤renin. 8 Eflinizin sevdi¤i fleyleri yapmak için yar›fl›n. Göreceksiniz o da sizin sevdiklerinizi yapmak için yar›fla girecektir. 9 Kendinize ve iliflkinize zaman ay›r›n.

anlay›fl ile sorunlar›n üstesinden gelebilece¤inizi unutmay›n. ÖFKE KONTROLÜ fiART Evliliklerdeki en büyük sorun; taraflar›n çok büyük beklenti içine girmesinden kaynaklan›yor. Evlilikte t›pk› hayat›n di¤er alanlar›nda oldu¤u gibi; iniflleri- ç›k›fllar› olan, zorluklarla mücadele etmenizi gerektiren bir kurum. Evlilik süreciyle, her fleyin mükemmel olmas›n› beklemek çok gerçekçi de¤il. Her evlilikte kavgalar olabilir. Önemli olan kavga nedeni de¤il, nas›l kavga edildi¤i. E¤er karfl›n›zdakine o anda k›r›c› sözler söyler ya da kötü davran›fllarda bulunursan›z, kal›c› yaralar aç›labilir. Bunun yerine öfkenize hâkim olarak

uzlaflmac› olmal›s›n›z. Asl›nda, evlili¤in bir güç gösterisi de¤il, ortak bir paylafl›m alan› oldu¤unu unutmay›n. Her fleye sinirlenmek ya da kestirip atmak yerine karfl›n›zdakini de dinlemeyi ö¤renmelisiniz. Evlili¤in ilk dönemlerinde sorunlar›n ve küçük münakaflalar›n ç›kmas›n›n do¤al oldu¤unu söyleyen Uzman Psikolog ve Evlilik Dan›flman› Alanur Özalp, "‹lk günlerde sorunlar›n ç›kmas› kadar do¤al bir fley yok. Önemli olan sorunlar›n ç›kmas› de¤il, sorunlar çözülürken al›nan hayat tecrübesidir" diyor. Özalp'›n yeni evlilere önerileri flöyle: “Çiftler asla, herkesin evlili¤i sorunsuz, sadece benim evlili¤im sorunlu gibi bir düflünceye kap›lmamal›d›r.

Tüm evliliklerde dönem dönem sorunlar ç›kabilir. Burada öncelikli olarak, evlili¤in sizin evlili¤iniz oldu¤unu düflünmelisiniz. Evlili¤inize ne kadar de¤er, özveri, sevgi verirseniz; evlili¤inizi beslersiniz. Bu durum da sizi ve eflinizi mutlu edece¤inden mutlu bir evlili¤iniz olacakt›r. Evlili¤e de zaman ve emek vermeniz, yat›r›m yapman›z gerekir" diyor. ‹LK YILLAR KR‹T‹K Uzmanlara göre; evlili¤in 4 dönemeç noktas› bulunuyor ve ilk y›llar riskli ve kritik. ‹lk dönemeç, hemen balay› sonras›nda yaflan›yor. Birlikte ayn› evin paylafl›lmas›yla, çeflitli sorunlar ç›k›yor. Bu nedenle, ilk y›l çok önemli. Zira, boflanmalar›n yüzde

30’u birinci y›l›n sonunda, yüzde 20’si üçüncü y›lda, yüzde 15’i ise yedinci y›lda gerçeklefliyor. ‹lk y›llardaki boflanmalarda; kad›n ve erke¤e yüklenen yeni roller, görevler ve sorumluluklar›n bask›s› etkili olurken, yedinci y›ldan sonraki boflanmalarda bencillik ön plana ç›k›yor. Evliliklerin on beflinci y›l›nda ani bir karar ile boflananlar da var. Asl›nda, evlilik anlay›fl› da de¤iflmeye bafllad›. Eskiden evliliklerde iyi ve kötü günde birlikte olmak varken, günümüzde çiftler zorluklar› beraber aflmak yerine boflanmay› tercih edebiliyor. Efller, sorunlar karfl›s›nda birlikte mücadele etse, evlilikler bir ömür boyu sürecek güce sahip… Ne dersiniz?

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

37<


e¤itim

Üniversiteye alternatif e¤itimler Özel akademiler, kurslar, vak›flar, yerel yönetimlerin meslek edindirme kurslar›, gençlere alternatif e¤itim veriyor. Teori ile prati¤i birlikte gören gençler, 2 y›l içinde ifl hayat›na at›l›yor.

G

ençler için flu günlerde üniversiteyi kazanmak, hayat meselesi… 11 y›l boyunca ald›¤› e¤itimi, 3 saatlik ÖSS s›nav›yla s›nayan gençlerin 3’te 2’si bir okula yerlefltirilemeyerek aç›kta kal›yor. Asl›nda herhangi bir fakülteye girememek son de¤il… Hatta yeni bir hayat›n bafllang›c› olabilir. S›nav sistemine göre; kazananlar›n büyük bir ço¤unlu¤u, herhangi bir mesle¤i de¤il üniversiteyi seçiyor. Oysa bireyin sevdi¤i ve istedi¤i mesle¤i seçerek, o alanda e¤itim yapabilme özgürlü¤ü olmal›. Uzmanlar, gençlerin üniversiteye göre de¤il, istedikleri bölüme göre tercih yapmalar›n› öneriyor. Bir meslek sahibi olmak için tabii ki, üniversite e¤itimi önemli ve ilk öncelik olmal› ama meslek sahibi olman›n yolu, sadece fakülte bitirmekten geçmiyor. Ço¤u zaman, üniversite mezunlar›n›n bile ifl bulamamas› da bunu kan›tl›yor. SERT‹F‹KA VER‹YORLAR Her y›l ÖSS s›nav›na giren 1.5 milyona yak›n ö¤renciden, yaklafl›k 500 bini s›nav› kazan›yor. Asl›nda herkesin; mühendis, doktor, avukat olmak gibi mecburiyeti yok. Bunun bilincine varmas› gereken aileler, s›nav› kazanamayan çocuklar›na çeflitli alternatif kurslar ile güzel

bir gelecek haz›rlayabilir. Özel akademiler, kurslar, vak›flar, aç›k ö¤retim fakültesi, yerel yönetimlerin meslek edindirme kurslar›; gençleri meslek sahibi yapmak için birbirleriyle yar›fl›yor. Üniversiteye alternatif, 100’e yak›n e¤itim kurumu bulunuyor. Bu kurumlar, teorinin yan› s›ra prati¤e yönelik verdikleri e¤itimler ile üniversiteyi aratm›yor. 1 veya 2 y›ll›k e¤itimin ard›ndan, gençler ifl hayat›na at›l›yor. Ço¤u zaman alternatif e¤itim kurumlar›n› tercih eden gençler, üniversitelere oranla daha donan›ml› yetifliyor. Kurs bitiminde, ifle yerlefltirme garantisinde bulunan kurslar›n, cazibesi ise her geçen gün art›yor. Özel kurslar›n yan›nda, üniversitelerin bünyesindeki, ‘Yaflam Boyu Sürekli E¤itim Merkezleri’ de, gençlere üniversite çat›s› alt›nda kurs görerek sertifika alma imkan› sunuyor. Meslek edindirme programlar›n›n y›ll›k ücretleri ortalama 3 bin ile 9 bin YTL aras›nda de¤ifliyor. Paral› kurslar›n yan›nda, y›ll›¤› 90 ile 160 YTL aras›nda de¤iflen halk e¤itim merkezleri ile belediyelerin ücretsiz sanat ve meslek edindirme kurslar›na kat›lmak da mümkün... ‹flte üniversitenin alternatifi olan e¤itimler…

‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>38

AKADEM‹ ‹STANBUL

>> Radyo TV, sinema, reklamc›l›k, halkla iliflkiler, turizm seyahat acentac›l›¤›, gazetecilik gibi branfllarda verdi¤i e¤itimin y›ll›k ücreti, 7 bin 450 YTL. Tiyatro, grafik, resim, bilgisayar, ‹ngilizce, masa üstü yay›nl›¤› internet reklamc›l›¤›, iç mimari, moda tasar›m gibi çeflitli branfllarda da e¤itim veriyor. Ücreti bölümlere göre de¤ifliyor. Ayr›nt›l› bilgi için telefon: (0212) 243 46 22 – 33

BÜYEM

>> Bo¤aziçi Üniversitesi Yaflam Bölümü E¤itim Merkezi (BÜYEM), halkla iliflkiler, pazarlama sat›fl, otelcilik, havayolu yönetimi, seyahat acentac›l›¤› gibi branfllarda e¤itim program› düzenliyor. BÜYEM’de fiyatlar flöyle: Bilgisayar Programc›l›¤› 4 bin YTL+KDV, halkla iliflkiler 3.500 YTL (KDV dahil), havayolu yönetimi 3 bin YTL, otelcilik 3 bin 750 YTL (KDV dahil), pazarlama ve sat›fl 3 bin 500 YTL (KDV dahil), seyahat acenteli¤i 3 bin 750 YTL (KDV dahil), sivil havac›l›k beceri kazand›rma program› 2 bin 950 YTL, yiyecek içecek iflletmecili¤i 1.950 YTL (KDV dahil). Ayr›nt›l› bilgi için telefon: (0212) 257 31 27

BSF AKADEM‹

>> Bu akademide üç temel bölüm var. Sinema televizyon okulu 2 y›ll›k süreyle e¤itim veriyor. Senelik ücreti, 7 bin 500 YTL+ KDV. Gazetecilik okulu’nun 6 ayl›k ücreti ise 1.500 YTL +KDV. Ayr›ca siyaset okulunda ise 5 ayl›k bir e¤itim için 2 bin YTL +KDV ödemek gerekiyor. Ayn› zamanda, diksiyon, spikerlik, reklam yazarl›¤›, video editörlü¤ü, temel grafik tasar›m, müflteri iliflkileri yönetimi, grafik uygulama gibi 3’er ayl›k programlar› da var. 3 ayl›k kurslar bölümüne göre, 725 YTL, 1200 YTL aras›nda de¤ifliyor. Ayr›nt›l› bilgi için telefon: (0212) 245 93 93


B‹LGE ADAM

>> Bilge Adam Bilgi Teknolojileri Akademisi, sistem & network, yaz›l›m gelifltirme, microsoft office, ifl çözümleri ve web & grafik tasar›m› gibi konularda e¤itim veriyor. Branfla göre 4 ay veya 8 ay al›nacak e¤itimin kur fiyat›, 3 bin 500 YTL ile 5 bin YTL aras›nda de¤ifliyor. Ayr›nt›l› bilgi için telefon: (0212) 227 43 00

‹SMEK

>> ‹stanbul Sanat ve Meslek E¤itimi Kurslar› (‹SMEK), bilgisayar teknolojileri, dil e¤itimi, müzik e¤itimi, el sanatlar›, grafik, web tasar›m›, bilgisayar iflletmecili¤i, muhasebe yard›mc›l›¤›, ‹ngilizce, Osmanl›ca, Arapça, bahç›vanl›k, berberlik, cilt bak›m›, diksiyon, modelistlik, gazetecilik, stilistlik, tak› tasar›m›, ahflap boyama, cam boyama, deri aksesuarlar›, desen tasar›m, ipek boyama, kumafl boyama, rölyef, vitray gibi 97 branflta e¤itim veriyor. E¤itimler ücretsiz. Ayr›nt›l› bilgi için (0212) 531 01 41

HALK E⁄‹T‹M MERKEZLER‹

>> Bilgisayar, bilgisayarl› muhasebe, kalorifer-do¤algaz ateflçili¤i, giyim, modelistlik, stilistlik, kuaförlük, a¤aç oymac›l›¤›, gümüfl-bak›r ifllemecili¤i, tezhip, masörlük gibi çeflitli branfllarda meslek kurslar› mevcut. Branfla göre y›ll›k ücreti 90 YTL ile 160 YTL aras›nda de¤ifliyor. Ayr›nt›l› bilgi için telefon: (0212) 260 31 30

SABANCI OLGUNLAfiMA ENST‹TÜSÜ

PERA GÜZEL SANATLAR OKULU

>> Sabanc› Olgunlaflma Enstitüsü, haz›r giyim, örme, moda tasar›m›, geleneksel nak›fl, el sanatlar›, seramik gibi çeflitli branfllarda 2 y›l meslek e¤itimi kursu veriyor. Her bölüme 30 ö¤renci al›yor. Y›ll›k ücreti 750 YTL. Ayr›nt›l› bilgi için telefon: (0216) 422 67 13

‹STASYON SANAT AKADEM‹S‹

>> Pera Güzel Sanatlar Okulu, grafik tasar›m, iç mimar› dekorasyon, tak› tasar›m, halkla iliflkiler, reklam gibi branfllarda e¤itim veriyor. Grafik, iç mimar›, tak› tasar›mda, y›ll›k ücret 8 bin 600 YTL. Halkla iliflkiler ve reklam bölümünde ise ücret 4 bin 600 YTL. Ayr›nt›l› bilgi için ( 0212) 245 44 60 244 52 03

>> ‹stasyon Sanat Akademisi, moda tasar›m› ve stilistlik, iç mimarl›k, reklam, grafik, tak› ve mücevher tasar›m› gibi branfllarda gençleri yetifltiriyor. Programlar›n ortalama y›ll›k ücreti, 5 bin YTL’yi buluyor. Ayr›nt›l› bilgi için (0212) 252 92 22 - 23

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

39<


sa¤l›kl› yaflam

Sizi de güzel havalar mahvetmesin! Zaman›m›z›n büyük ço¤unlu¤unu aç›k havada geçirdi¤imiz yaz aylar›nda, hemen her gün bo¤ulma vakalar›, trafik kazalar›nda belirgin art›fl, ileri günefl yan›klar›, kene ›s›rmalar›, çeflitli enfeksiyonlarla ilgili haberleri duyuyoruz. Yaz›n güzelliklerini doyas›ya yaflaman›z, sa¤l›kla geçirmeniz için uzmanlar uyar›yor… > > ‹lke Balkan

›fl aylar›nda en az bir kez yakaland›¤›m›z so¤uk alg›nl›¤›, grip gibi dertlerimiz kalmad›. Yaz, ‘incecik giysilerimizle özgürlük, hasta olmamak demek’ diye düflünüyorsan›z yan›l›yorsunuz. Her mevsimin ayr› hastal›klar›, kazalar› var. Örne¤in, bo¤ulma, zehirli böcek sokmalar›, günefl çarpmas›, k›r›k ç›k›klar, ba¤›rsak enfeksiyonlar›, mantarlar, kulak iltihaplanmalar›, zehirlenmeler, kramp, kalp hastal›klar›, kene ›s›rmas› yaz hastal›klar› aras›nda…

K

edilmesi gerekti¤ini vurguluyor. Dr. Çam, tatilde aç›k büfelerde sunulan yiyeceklere de dikkat çekerek "Uzun süre aç›kta kalan yiyeceklerde bakterilerin neden oldu¤u ‘g›da zehirlenmesi’ kendisini kusma, kar›n a¤r›s› ve ard›ndan ishalle gösterir. Tedavisi; kaybedilen su, tuz, karbonat, potasyum gibi maddelerin, kusma nedeniyle a¤›zdan al›namad›¤› için damardan serum fleklinde verilmesidir. Toksinler ve bakteriler,

KUSMA, KARIN A⁄RISI... En s›k görülen yaz hastal›klar› aras›ndaki ba¤›rsak enfeksiyonlar›na yakalanmaman›n temel koflulu, içme suyu ve yiyeceklerin y›kand›¤› sular›n temiz kaynaklardan elde edilmifl olmas›. Aile Hekimi Dr. Süleyman Çam, yaz›n mümkün oldu¤unca ambalajl› ürünlerin tercih ‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>40

kusma ve ishalle d›flar› at›ld›¤›ndan ishal giderici ilaçlar›n kullan›lmas›ndan kaç›nmak gerekir" diyor. Anadolu Sa¤l›k Merkezi ‹ç Hastal›klar› uzman› Prof. Dr. Semra Çalangu, yörede bulunan p›nar veya çeflme sular›n›, içme veya meyvesebzeleri y›kama suyu olarak kullanan piknikçilere, bu sulara insan veya hayvan d›flk›s›n›n ya da at›klar›n›n kar›flm›fl olabilece¤i uyar›s›nda bulunuyor. Prof. Dr. Semra Çalangu, ishale karfl› su, çay, meyve sular›, kola, maden suyu, ayran gibi

Yaflam›m›zdaki yeni tehlike: KENE Özel Konak Hastanesi Enfeksiyon Hastal›klar› Uzman› Dr. Ömer Hilmi Alga, K›r›m Kongo kanamal› atefli, di¤er deyimiyle kene hastal›¤›na karfl›, deri aç›kta kalmayacak flekilde kol, bacak ve ayaklar› kapatacak giysilerin tercih edilmesi gerekti¤ini belirtiyor. Dr. Alga, kene sald›r›lar›na karfl› repellent olarak bilinen böcek kaç›ranlar›n cilde sürülerek veya elbiselere emdirilerek kullan›labildi¤ini belirtiyor. Dr. Alga’ya göre, kenenin bir pense veya c›mb›z yard›m›yla sa¤a sola oynat›larak al›nmas› gerekiyor. Hastal›k; atefl, bafl a¤r›s›, afl›r› halsizlik eklem ve kas a¤r›lar›, bulant›, kusma, ishal, sar›l›k gibi belirtiler gösteriyor. 3-6. günlerinde kanamalar gelifliyor. Türkiye’de kene hastal›¤› ölümleri yüzde 5 oran›nda. Bulafl›c› olan kene hastal›¤›n›n koruyucu afl›s› bulunmuyor.

bol s›v› al›nmas›, ishal tamamen kesilinceye kadar süt ve ve sütlü besinlerden uzak durulmas› gerekti¤ini belirtiyor. AKREP VE YILAN SOKTU⁄UNDA… S›caklarda giydi¤imiz k›sa kollu t-shirt ve flortlar, çimenler üzerine yat›p, ç›plak ayakla yapt›¤›m›z yürüyüfller; sivrisinek, ar›, örümcek, zehirli böcekleri de davet ediyor. Sivrisinek, tatarc›k ve örümcek gibi zehirsiz böceklerin ›s›rd›¤› yerde oluflan k›zar›kl›k ve kafl›nt›l› fliflli¤i krem kullan›m›yla gidermek mümkün. Olas› bir s›tma durumunda ise doktora baflvurmak gerekiyor. Uzmanlar›n, y›lan ve akrep sokmalar› konusundaki önerileri ise flöyle: "K›zar›k olan bölgenin üzeri sarg› bezi ile atardamar dolafl›m›n› engellemeyecek flekilde s›k›lmas› gerekir. Özellikle y›lan sokmalar›nda difl izinin oldu¤u yerdeki deri emilerek d›flar› tükürmek suretiyle y›lan zehri vücuttan


Yüzücüler de bo¤ulabilir Suda bo¤ulma, yaz aylar›nda çok s›k görülen kazayla ölüm nedeni. Dr. Süleyman Çam, bo¤ulmak üzere olan kiflinin kurtar›lmas› konusunda flu bilgiyi veriyor: "Önce güvenli bir flekilde çevrede ona ulaflabilece¤iniz bir araç aray›n. Bir tekne veya kay›k yoksa, cankurtaran simidi, bir kalas parças› ya da otomobil lasti¤iyle kazazedenin yard›m›na gidebilirsiniz. Deneyimli bir kurtar›c› ve yüzücüyseniz yüzerek de bo¤ulan kifliye ulaflabilirsiniz. Hem kendi güvenli¤iniz, hem de yard›m için yan›n›za bir cankurtaran simidi ya da yele¤i alman›z en iyisidir. Suya atlad›ktan sonra kazazedeye do¤ru yüzün, amac›n›z hiç vakit kaybetmeden onu sudan ç›karmak olmal›."

uzaklaflt›r›labilir. ‹lk yard›m›n ard›ndan, acilen y›lan veya akrep sokmalar›na karfl› kullan›lan özel serumlarla tedavinin devam› ve geliflebilecek di¤er yan etkiler aç›s›ndan ›s›r›lan kiflinin 2448 saat süreyle yatarak gözlenmesi gerekir." HAVUZLARDA ENFEKS‹YON R‹SK‹ Yaz›n bunalt›c› s›caklar›nda serinlemek için tercih edilen yerlerin bafl›nda gelen havuzlar, tehlike kayna¤› olabiliyor. Temizli¤e özen gösterilmeyen havuzlar nedeniyle özellikle kad›nlarda üriner enfeksiyonlar daha s›k görülüyor. Islak mayoyla günefllenmek de bu riski art›r›yor. Ayr›ca, kulak iltihaplar›, ›slak zeminlerden bulaflabilecek mantar hastal›klar› da risk oluflturuyor. Yaz aylar›nda ciltte görülen mantar enfeksiyonlar›n›n en yayg›n türü olan asalak mantarlar› gövde, boyun ve kollarda, bazen de yüzde düzensiz olarak yay›lan, hafif soyulan sütlü kahve renkli lekelerle kendini belli ediyor.

Lekeler yay›larak geniflliyor ve harita görünümü veren adac›klar oluflturuyor. Mantarlara karfl› etkili kremler, selenyum sülfür ve ketokonazol içeren flampuanlar, antiseptik sabunlar kullan›l›yor. Havuzlar›n steril olmas›, göz enfeksiyonlar›ndan korunmada da önem tafl›yor. Göz enfeksiyonlar›na karfl›, su geçirmeyen yüzücü gözlü¤ü kullanmak gerekiyor. Ayr›ca, gözleri güneflten korumada kaliteli günefl gözlükleri kullan›m› öneriliyor. GÜNEfi ÇARPARSA… K›zg›n günefl alt›nda uzun süre kalmak da ciddi sorunlar yarat›yor. Dr. Süleyman Çam, fliddetli bafl a¤r›s›, bulant›,

kusma ve yüksek ateflle önemini hat›rlatal›m. kendini gösteren günefl Bu arada yaz›n trafik çarpmas› durumunda kazalar› nedeniyle hastan›n serin bir yere hastanelere baflvurular götürülerek, vücudunu s›kan t›rman›yor. K›fl›n ortopedi giysilerin ç›kar›lmas› ve kliniklerine baflvurunun bafl›na so¤uk kompres veya yüzde 20’sini oluflturan trafik buz torbas› konulmas› kazalar›na ba¤l› k›r›k ç›k›k gerekti¤ini belirtiyor. vakalar›n›n yaz›n yüzde 70'e Günefl çarpmalar›ndan ulaflt›¤›na dikkat çekiliyor. korunmak için Bunun da nedeni, günefl ›fl›nlar›n›n tatile ç›karken dik geldi¤i 10.00uzun süre araç 15.00 saatleri kullan›m› aras›nda aç›k sonucunda s›cak havaya mümkün nedeniyle oldu¤unca konsantrasyonun ç›k›lmamas›, bol kaybolmas›. Ve s›v› tüketilmesi, uzmanlar özellikle en az 30 koruma tatil köylerinde faktörlü koruyucu yap›lan riskli yaz günefl kremi sporlar›na da Prof. Dr. Semra Çalangu kullan›lmas›n›n dikkat çekiyorlar. Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

41<


evim evim

H›rs›zlar ‘tatil’ yapmaz Siz tatile ç›karken eviniz, h›rs›zlar›n aç›k hedefi haline geliyor. H›rs›zlarla basit önlemler alarak da mücadele etmek mümkün. Teknolojinin olanaklar›n› da kullanarak, evinize yönelik h›rs›zl›k riskini azaltabilirsiniz.

Bavulunuzun üstüne adresinizi yazmay›n > Tatile ç›karken bavulunuzun üzerine adresinizi yazmay›n. Siz otobüse ya da uça¤a binerken, h›rs›z çoktan sizin evinizin yolunu tutmufl olabilir. > Uzun süreli ayr›l›fllarda de¤erli eflya ve mücevherlerinizi güvendi¤iniz birine emanet edin veya banka kasas›na koyun. > H›rs›zlar eve girdiklerinde ilk önce yatak odalar›n› kar›flt›r›r. K›ymetli eflyalar› evin daha de¤iflik yerlerine saklay›n. > De¤erli mücevher, hal› ve benzeri eflyalar› toplu halde de olsa çekilmifl bir foto¤af›, televizyon, müzik seti gibi elektronik eflyalar› seri numaralar›n› gösteren bir liste oluflturup saklaman›z halinde yap›lacak bir araflt›rmada çok yararl› olur.

Y

az mevsiminin en güzel yan›, yaflan›lan kentten bir süre uzaklaflarak tatil yapmak… Aylar öncesinden tatil planlar› yap›l›r ve haz›rl›klara bafllan›r ama tatile ç›karken de hep bir yan›m›z mutlaka evimizde kal›r... Sebebi malum: H›rs›zlar... Yaz mevsimi h›rs›zlar›n en yo¤un "mesai" dönemi... Unutmay›n siz tatile ç›km›fl olsan›z da onlar tatil yapmazlar. Bu nedenle keyifli bir tatilin dönüflünde evinizde üzücü bir tabloyla karfl›laflmay› istemiyorsan›z birtak›m önlemler alman›z flart. Baz›lar› çok basit olan, baz›lar› da teknolojik unsurlar› ön planda tutan bu önlemlerle evinize yönelik h›rs›zl›k riskini azaltabilirsiniz. Basit önlemlerden ilki komfluluk yard›mlaflmas›... Uzun süreli olarak evinizi terk edece¤inizde, komflular›n›z› bilgilendirmelisiniz. Evinizden ses geldi¤inde onlar›n güvenlik güçlerini aramas› olay›n çözülmesinde kolayl›k sa¤lar. Posta kutular›nda y›¤›lan mektup ve faturalar h›rs›zlar›n hedef belirlemedeki en gözde yöntemlerindendir. Bu nedenle tatile ç›karken posta kutunuzun anahtar›n› komflunuza b›rakarak ondan fatura ve mektuplar›n›z› almas›n› istemeniz evinizin

‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>42

potansiyel bir tehlikeden uzaklaflmas›na yard›mc› olur. Ayr›ca h›rs›zlar özellikle lüks semtlerde bir süre geceleri "keflif gezileri" yaparlar. Burada dikkat ettikleri; hangi evlerin ›fl›¤›n›n hiç yanmad›¤›d›r. Bu nedenle tatile ç›karken bir odan›n lambas›n› yanar flekilde b›rakmal›s›n›z. ‹sterseniz zaman ayarl› lambalar› kullanarak, gündüzleri lamban›n bofl yere yanmas›n›n önüne geçebilirsiniz. ‹NTERNETTEN ‹ZLEY‹N Evlere yönelik h›rs›zl›k olaylar›n›n artmas›

nedeniyle son dönemde güvenlik sistemleri yo¤un talep görmeye bafllad›. Tatile ç›kmadan önce siz de evinizde alarm sistemi kurarak, h›rs›zlar› cayd›rabilirsiniz. Alarm sistemi, daha risk gerçekleflemeden h›rs›z›n varl›¤›n› haber verir. Ses ç›kar›r, ›fl›k yakar, yard›ma gelebilecek yerleri otomatik olarak telefonla arar, hatta h›rs›z›n resmini çeker, görüntüsünü kaydeder. Alg›lamal› ve aramal› alarm sistemleri, kiflinin evde bulunmad›¤› zamanlarda hareketi alg›layan dedektör sayesinde çal›fl›yor. Kap›n›n ya da pencerenin aç›lmas›yla devreye giren sistem daha önceden


haf›zaya al›nan telefon numaras›na ulaflarak, ev sahibini bilgilendiriyor. Ayn› zamanda güvenlik sistemi satan flirketlerin kurdu¤u alarm haber alma merkezlerindeki operatörler, gerekli durumlarda güvenlik güçlerini alarm gelen yere yönlendiriyor. Bunun yan›s›ra son zamanlarda eve kurulan kameral› takip sistemleri de h›rs›zlara karfl› koruma

‹stanbul’da en güvenli yer Adalar

önlemi olarak dikkat çekiyor. Eve kurulan kamera sistemi sayesinde kifli, dünyan›n her yerinden internetten istedi¤i zaman evini izleyebiliyor. Bu sistemle bilgisayar›n hard diskine yedekleme yap›labiliyor. Böylece daha önceden kameraya al›nan görüntüler de izlenebiliyor. 'BEN EVDEY‹M’ ‹ZLEN‹M‹ H›rs›zl›k olaylar›na karfl› gelifltirilen teknolojilerden

Güvenlik flirketlerinin kurdu¤u alarm haber alma merkezleri, ev ve iflyerlerinde kurulan alarm donan›m› do¤rultusunda güvenli¤in tehdit alt›nda oldu¤u durumlarda 24 saat esas›na göre çal›flan operatörleri uyar›yor. Bilgisayarlarda, alarm gelen abone ile ilgili tüm bilgi ve öncelik detaylar› ekrana geliyor. Abonenin gerek kendisi, varsa önceden belirledi¤i kifliler, gerekse polis, an›nda haberdar edilir ve olay yerine intikal etmeleri sa¤lan›r...

birisi de ak›ll› ev otomasyon sistemleri kapsam›nda tasarlanan, evdeki lambalar› ya da müzik seti, televizyon gibi eflyalar› telefonla uzaktan çal›flt›r›lmas›... Bu sistemle kifli evde yokken, nerede olursa olsun istedi¤i saatte

evinin telefonunu aramak için daha önceden belirlenen kodu giriyor. Kodla verilen komut do¤ultusunda evdeki ›fl›k aç›l›p kapat›labiliyor ya da müzik seti çal›flt›r›labiliyor. Böylece evde birilerinin oldu¤u izlenimi veriliyor.

‹stanbul'da her gün ortalama 350 ev ve iflyeri h›rs›zl›¤› yaflan›yor. Yaz›n gelmesiyle birlikte bu rakam 600'e kadar yükseliyor. 5 ayda 17 bin h›rs›zl›k ‹stanbul'da 2004 y›l›nda 40 bin 635 ev ve ifl yeri h›rs›zl›k olay› yafland›. Bunlardan 24 bin 949 'u ev h›rs›zl›¤› olarak gerçekleflti. 16 bin 486 iflyeri h›rs›zl›¤› meydana geldi. ‹stanbul'da 2005 y›l›n›n ilk 5 ay›nda 17 bin ev ve iflyeri h›rs›zl›k olay› gerçekleflti. Bunlardan 10 bin 450'si ev h›rs›zl›¤›, 6 bin 550'si ise iflyeri h›rs›zl›¤› olarak gerçekleflti. Ev h›rs›zl›¤›nda Kad›köy iflyeri h›rs›zl›¤›nda Eminönü birinci ‹stanbul Emniyet Müdürlü¤ü'nce tutulan istatistiklerde en fazla ev h›rs›zl›¤›n›n yafland›¤› ilçe s›rayla Kad›köy, Beyo¤lu, Büyükçekmece, Bayrampafla, Befliktafl ve fiiflli oldu. En fazla iflyeri h›rs›zl›¤› ise Eminönü, Fatih ve Küçükçekmece'de meydana geldi. En az h›rs›zl›k olay› ise Adalar'da yafland› Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

43<


Oh bee! Dünya varm›fl...

stanbullu bu yaz, susuzluk tehdidiyle karfl› karfl›ya… Barajlardaki su seviyesi iyice düfltükçe ‹stanbullu bu yaz›, nas›l susuz geçirece¤ini düflünüp duruyor. Kendi susuzlu¤undan böylesine korkan insano¤lu, hiç baflka canl›lar›n susuzluk çekti¤ini düflünüyor mu?.. San›r›z, birçok insan›n akl›na sokaklardaki hayvanlar›n susuzlu¤u gelmiyor. S›cak yaz günlerinde sokak hayvanlar›n›n en büyük s›k›nt›s› temiz su bulmak. Bu yüzden duyarl› tüm insanlar›n, kap›s›n›n bir köflesine kufllar, kediler ve köpekler için temiz su koymas› gerekiyor… S›cak yaz günlerinde dostlar›m›z›n en önemli sorununun yeterli ve temiz su bulamamak ama yaz beslenmesinde dikkat edilecek unsunlar bununla s›n›rl› de¤il.

Dostlar›m›z› susuz b›rakmay›n

TATLIYA NE GEREK! Köpe¤inizin yaz bak›m›nda en dikkat edece¤iniz unsur, onun s›caktan korunmas›. Evinizde ya da sokak kap›n›zda sürekli su bulundurmay› ihmal etmeyin. Kuru mamayla beslenen köpeklerin içme suyu gereksinimleri daha fazla. E¤er köpe¤inizi evde b›rak›p bir yere gidecekseniz, su kab›n›n içine büyükçe bir buz kal›b› atabilirsiniz. Bu hem köpe¤inizin suyunu so¤uk tutar hem de köpekler buzla oynamaya bay›l›rlar. Köpe¤inizle yürüyüfle ç›kacaksan›z sabah erken ya da akflam geç saatleri tercih etmenizde fayda var. Kesinlikle yaz›n dostlar›m›z›

arabada b›rakmay›n. Temel olarak köpeklerin tatl›ya gereksinimleri yok. Hele yaz›n kesinlikle bu tür besinlerden köpeklerinizi uzak tutman›z› öneririz. Çikolata ve fleker gibi yiyeceklerin uzun süre

Yaz, dostlar›m›z için san›ld›¤› kadar kolay geçmiyor. Özellikle de temiz su bulmakta zorlanan dostlar›m›z›n kimisi yaz›n yemek yemekte zorland›klar› için zay›fl›yor. Bu yüzden yaz beslenmesine dikkat etmekte fayda var.

‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>44

verilmesi sonucunda sindirim sisteminde bozukluklar, difl çürümesi, yafllanma ve fleker hastal›klar› olabilir. KEM‹K VERMEY‹N Köpekler havuç, yeflil sebzeler ve elma gibi baz› meyvalar› da hofllanarak tüketirler. Bunun beslenme aç›s›ndan bir zarar› yok ama köpeklere asla çok s›cak ya da so¤uk yiyecekler vermemeye dikkat edin. Evde kendimiz için haz›rlad›¤›n›z salçal›, baharatl› ve ya¤l› yemeklerin verilmesinin köpeklerde

sindirim ve alerjik deri problemlerine neden olabilece¤i unutulmamal›. Kuru mamayla beslenen bir köpe¤e peynir, salam gibi maddelerin verilmesi gereksiz ve de yanl›fl. Köpeklere özellikle yaz›n kemik de verilmemeli. Kemik san›ld›¤› kadar masum bir yiyecek de¤il. Ba¤›rsak y›rt›lmalar›na neden olabilir. Besleyici özelli¤i olmad›¤› için tüm sindirim sisteminden geçerken ani y›rt›lmalara neden olabilir. Dünyada hayvan at›klar›n›n kedi ve köpeklere verilmesinin yasakland›¤›n› biliyor musunuz? Kesinlikle köpeklere hiçbir zaman akci¤er yedirilmemesi gerekiyor. Hat›rlayaca¤›n›z üzere, insanlara hastal›k bulaflt›ran parazitlerin bir k›sm› kedi ve köpeklerden bulafl›yor.


dostlar›m›z Kufllar›n yaz beslenmesi >> Kufllar›n kafesleri, yaz›n güneflli ama hava ak›m› olmayan bir yere yerlefltirilmeli. Buna karfl›n s›cak yaz günlerinde kafesin fazla ›s›nmamas›na dikkat edilmeli. Kufllar›n da yaz beslenmesinin incelikleri var. Kafes hayat›na al›flt›r›lm›fl kanaryalar›n yeflillik ve meyveler de bulunan bol vitamin ihtiyac›n› giderebilmesi önemli. Yaz mevsiminde; marul, salata, semizotu, taze incir, kara lahana, havuç, elma gibi yeflillikler verilebilir. Tohumlar da kanaryalar›n ana g›dalar›n› oluflturur. Her tohumun özelli¤i farkl›d›r. Tohumlar›n bir k›sm› ya¤l›, bir k›sm› unlu, bir k›sm› da mülayim tutucudur. S›cak iklimli bir yerde yaz aylar›nda turp, kenevir, keten, susam verirsek kuflu fliflmanlat›r veya zamans›z k›zg›nlaflmas›n› sa¤lar›z. K›fl› ›l›k yerde geçiren kanaryalar için yaz mevsiminde yiyecek karmas› önerisi flöyle olabilir: fialgam tohumu (4 ölçek), yulaf bulguru (1 ölçek), kuflyemi (1 ölçek), marul tohumu (1 ölçek), hindiba tohumu (1 ölçek), keten tohumu (1 ölçek), kenevir tohumu (1 ölçek)

Asl›nda birço¤u k›fl›n da geçerli olan bu beslenme uyar›lar›na dikkat edilmezse, köpeklerde mide-ba¤›rsak hastal›klar›, karaci¤er ve böbrek dejenerasyonlar›, iskelet sistemindeki bozukluklara ba¤l› olarak yürüme hatalar›, afl›r› ve durdurulamayan tüy dökülmeleri, huysuzluk ve sald›rganl›k görülebilir. YAVRU BESLENMES‹ E¤er bu yaz günlerinde bir yavruya bakmak durumundaysan›z daha hassas olman›z flart. Yavru köpeklerin sütten kesilmesi 4 ila 6 haftal›kken gerçekleflir. Geliflme ça¤›ndaki köpekleri iyi beslemek gerekir. Geliflme döneminde kuru mamalar ya da yavru konserve mamalar›yla beslenmeli. Yavru köpeklerin besin gereksinmelerinin,

eriflkin bir köpe¤inkinden daha fazla olmas› sizi flafl›rtmas›n. Yavrular 4-5 haftal›k olduklar›nda kuru mama ›slat›larak, ya da konserve mamalar›yla kar›flt›r›larak verilmeli. Bu mamaya daha lezzet verecektir. ‹lk 2-3 ayl›k dönemde su yerine süt ile de ›slatma yap›labilir. Daha sonraki dönemde et suyu ya da yemeklerin suyu ile yap›lmal› ama kesinlikle süt kullan›lmamal›. Süt sindirim sisteminde problemlere ve ishale neden olabilir. Yap›lan araflt›rmalar köpeklerin yüzde 80'inin süte karfl› alerjik oldu¤unu göstermekte. Yavrular›n günde 3 ö¤ün beslenmesinde fayda var.

Köpekler ancak 10-12 ayl›k oldu¤unda günlük ihtiyaçlar›n› tek bir ö¤ünle karfl›layabilecek sindirim sistemi kapasitesine ulaflabilir. KED‹LER ZAYIFLIYOR Su, kediler için de vazgeçilmez. Yaz›n yiyeceklerin h›zla bozulmas›ndan dolay› kedinize verdi¤iniz yafl yiyecekleri mutlaka buzdolab›nda saklay›n.

Kuru mamalar› da günefl almayan bir yerde saklamaya ve tüketim h›z›na göre bozulmadan k›sa sürede tüketmesine dikkat edin. Bal›k, tavuk, süt, yo¤urt, peynir gibi yiyecekler özellikle yaz aylar›nda çok çabuk bozularak zehirlemeye yol açacak bakteriler üretirler. Ayr›ca kediniz yeme¤ini artt›r›rsa bu yeme¤i aç›kta uzun süre b›rakmamal›s›n›z. S›caklar nedeniyle kedilerin az yemesinde ve kilo kaybetmesinde korkulacak bir durum yok. Asl›nda s›cak havalarda biraz daha zay›f bir kedi olarak rahat edece¤ine sevinebilirsiniz. Kediniz havan›n serinledi¤i gece saatlerinde daha çok yeme e¤ilimi gösterir. Kediler sonbaharla birlikte eski kilosuna kavuflur. Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

45<


moda

Bütçeniz serinleyecek

Yaz sezonunun birbirinden fl›k ve renkli ürünleri bugünlerde büyük indirimlerle sat›fla sunuluyor. E¤er yazl›k gardrobunuzu yenilemek istiyorsan›z flimdi ma¤aza ma¤aza dolaflman›n tam zaman›. Temmuz ay› ortalar›nda bafllayan yaz indirimleri pek çok markada sürüyor. > > Defne Do¤an

Y

Yaz›n son f›rsatlar› > LC Waikiki: Yüzde 40 indirim uyguluyor > Stefanel: ‹kinci büyük indirim yüzde 50 ile bafllad› > Vivid: Etiketin yar›s› kampanyas› bafllatt›. > Koton: Ürünler yüzde 50 indirimle vitrinlerde. > Roman: ‹ndirim de¤iflik oranlarda sürüyor. > Damat Tween: Yüzde 30 indirim ve taksit seçenekleri var. > Sevenhill: Yüzde 50'ye varan indirim uyguluyor. > Sarar: Yüzde 40'l›k büyük yaz indirimi bafllad›. > Matrafl: ‹ndirim oran› yüzde 40'› buluyor. > Journey: Yaz f›rsatlar› sürüyor. > Tommy Hillfiger: Yüzde 50'ye varan indirim var. > G-STAR: Ürünlerinde yüzde 40'a varan indirim uyguluyor. > Accessorize: Aksesuvarlarda yar› yar›ya avantaj > Mudo City: Etiketin yar›s›n› ödeyebilirsiniz. > YKM: Yüzde 50’ye varan indirim f›rsat› sürüyor. > Desa: ‹ndirim oran› yüzde 30 > Camper: Ürünler yüzde 30 ve 40 indirimli. > Converse: Yüzde 25 indirimle ürünleri vitrinlerde. ‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>46

az mevsimini yar›lad›k... Art›k yavafl yavafl sonbahar haz›rl›klar›na bafllayan ma¤azalar hem yeni sezon ürünlere yer açmak, hem de giyim pazar›n› canland›rmak için yaz koleksiyonlar›n› yüzde 50'ye varan indirimlerle sat›fla sunuyor. Sezon bafl›nda imrenerek bakt›¤›n›z; fakat bütçenizi sarsaca¤›n› düflünerek alamad›¤›n›z giysilere flimdi göz atman›n tam s›ras›. E¤er siz de yazl›k gardrobunuzu yenilemek istiyorsan›z sizin için inceledi¤imiz indirim kampanyalar›na göz atman›zda fayda var. ‹flte ma¤azalar›n yaz için indirim f›rsatlar›:

ET‹KET‹N YARISI Bu sezon yaz koleksiyonunda farkl› model, kumafl ve renklerdeki elbiseler a¤›rl›k kazanan LC Waikiki’de tüm ürünlerde yüzde 40’a varan indirim uygulan›yor. Kad›nlar

için anvelop örme elbiseler, metalik renklerde sandaletler, fl›k terlikler, file ve puantiyeli babetler, tunikler, etekler ve marin temal› k›yafetler; erkeklerin yaz gard›robunun vazgeçilmezlerinden tiflörtler, bol cepli günlük pantolonlar, chinolar, rollerlar ve deniz flortlar›, evin küçük yaramazlar› için yaz rahatl›¤›n› yaflatacak k›yafetler, ayakkab›lar cazip fiyatlarla vitrinlerde yer al›yor. Sezon sonuna kadar devam edecek Stefanel’in ikinci ve son büyük indiriminde, her yafla hitap eden pantolonlar, etekler, trikolar, elbiseler, aksesuarlar yüzde 50’ye varan indirim f›rsatlar›yla sat›fla sunuluyor. “Etiketin yar›s›” kampanyas› bafllatan Vivid'de elbiseler 19.00.YTL, pantolonlar 34.00.YTL., flortlar 29.00.YTL, etekler 18.00. YTL., ceketler 49.50. YTL. gömlekler 19.00.YTL. ve T.Shirt’ler 9.00 YTL’den bafllayan fiyatlarla sat›l›yor. Dar pantolonlar, bol ve dökümlü bluzlar, bele oturmayan, robal› ya da belden kesikli elbiselerle dikkat çeken Koton'da ürünler yüzde 50 indirimle vitrinlerde yerini al›yor.

HEM ‹ND‹R‹M, HEM TAKS‹T Kad›ns› çizgisinden ödün vermeyen Roman, dünya modas›n›n tüm ak›mlar›n› yans›tt›¤› yaz koleksiyonu ürünlerini de¤iflik oranda indirimlerle sat›fla sunuyor.


Ürünlerini yüzde 30 indirimle sat›fla sunan Damat Tween ise Bonus Kart’a ve Shop&Miles’a özel 7 taksit imkân› da sa¤l›yor. Yaz sezonu koleksiyonunda rengarenk flortlar, kapriler tiflörtler ve tiril tiril etekleriyle dikkat çeken Sevenhill, bayan, erkek ve çocuk giyiminde yüzde 50'ye varan indirim uyguluyor. Sarar indirim kampanyas›na “K›fll›klar› kald›rmaya f›rsat olmadan yaz geldi, hemen bir yaz al›flverifli yapmal›, dolaplara yenileri yerlefltirmeli diyorsan›z yüzde 40'l›k büyük yaz indirimi tam size göre” slogan› ile bafllad›. Sarar uçuflan parçalar, yazl›k renkler, s›cak havalarda giyeni rahatlatacak kumafllarla dikkat çekiyor.

fiIK VE RAHAT PARÇALAR Yaz koleksiyonunda yan›k kahveler, metalik renkler, nar çiçe¤i k›rm›z›s›, krem, hardal ve beyazlar›n göze çarpt›¤› Matrafl'da ise yüzde 40'a varan indirimler var. fi›kl›¤› ve rahatl›¤› bir arada isteyen bayanlara yönelik ürünleriyle Journey, geçen y›l›n modas› mini eteklere bu sezonun y›ld›z› olan flortlar ile meydan okuyor. Siyah, beyaz, yeflil, fuflya, camel ve k›rm›z› renklerindeki Journey flortlar› 27.90 YTL'den sat›fla sunuluyor. Bikiniden havluya, yoga pantolonundan gece elbisesine, tak›m elbiseden iç çamafl›r›na, golf k›yafetinden elbiseye kadar birçok ürünüyle dikkat çeken Tommy Hillfiger'da yüzde 50'ye varan indirim var. Madonna, Giselle Bundchen,

Ayaklar da indirime kofluyor > YKM yüzde 50’ye varan indirim

Brad Pitt, Ben Affleck, Shakira, Ronaldo, Jessica Simpson, Will Smith gibi dünya starlar›n›n vazgeçilmez denim markas› G-STAR, ürünlerinde yüzde 40'a varan indirim uyguluyor. Accessorize ise yüzde 50'ye varan indirim kampanyas›yla yaz aylar›n›n s›cakl›¤›n› ve coflkusunu; çiçekli desenler, pastel renkler, k›rm›z›, beyaz ve lacivertin hakim oldu¤u puantiyeli tasar›mlar, kahve, karamel, krem ve eflatun renklerinin bask›n oldu¤u tahta ve has›r gibi do¤al malzemelerden tak›lar, flapka ve çantalar, bahar›n simgesi kelebek motifleriyle süslenmifl birbirinden nefleli ürünler ile ma¤azalar›na tafl›yor. Genç- yafll›, bayan - erkek sezonun en moda ürünleri, elbiseden çantaya, gömlekten ete¤e, ayakkab›dan plaj çantas›na kadar her tarza ve her bütçeye uygun ürünler Mudo City'de yüzde 50'ye varan indirmlerle vitrinlerde yerini al›yor.

f›rsat›yla kad›n, erkek, çocuk ve ayakkab› reyonlar›ndaki farkl› markalar›n binlerce ürününü sat›fla sunuyor. > Koleksiyonunda yer alan dolgu, platform ve tahta tabanl›, rugan, puantiye desenli, gümüfl ve alt›n detayl› ayakkab›lar, iri ‹talyan aksesuvarlar ile detayland›r›lm›fl büyük boy çantalar ve deri ile kumafl›n kombine edildi¤i elbiselerle dikkat çeken Desa'da yüzde 30'a varan indirim f›rsat› bulunuyor. > ‹nci, kad›n ve erkek ayakkab› koleksiyonlar›nda yüzde 20 - 40 aras›nda de¤iflen indirim imkanlar› sunuyor. Bayanda yüksek, alçak ve dolgu topuklu feminen modeller, aç›k ve kapal› espadriller, farkl› modellerdeki sneaker’lar ve büzgülü babet ayakkab›lar,erkek koleksiyonunda ise a¤›rl›¤›, farkl› tasar›mlardaki spor modeller, yaz s›ca¤›n› hafifletecek bez ayakkab›lar, deri, kumafl ve has›r terlik ve sandaletlerle dikkat çeken Camper'da ürünler yüzde 30 ve 40 indirimli fiyatlarla sat›fla sunuluyor. > Yaz koleksiyonu ile günün her saati rahatl›kla kullanabilecek seçenekler sunan Converse; Jack Purcell, One Star, Skid Grip, babet, flip flop ve tekstil ürünlerini yüzde 25 indirimle vitrinlere tafl›yor. Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

47<


lezzet

Beyo¤lu’nda teras keyfi Beyo¤lu’nun gizli kalm›fl teraslar cenneti oldu¤unu biliyor musunuz? Darac›k sokaklar aras›na s›k›flm›fl nostaljik binalar›n birço¤unun üst kat›, K›z Kulesi’nden Adalar’a kadar muhteflem ‹stanbul manzaras›yla nefesleri kesiyor.

360 ‹STANBUL

>> 360 ‹stanbul, 2007 yaz›n›n vazgeçilmezleri aras›nda. Beyo¤lu'nun tarihi dokusuna ayr› bir renk veren 360 ‹stanbul, kaliteli hizmeti, lezzetli mönüsü, muhteflem ‹stanbul manzaras› ve birbirinden özel e¤lenceleri ile yaza damgas›n› vuruyor. M›s›r Apartman›n 8’inci kat›nda bulunan ve ‹stanbul’u 360 derece görebilece¤iniz mekan, yuvarlak puflar›n yer ald›¤› lounge, orta bölümdeki restoran, beyaz koton perdelerle ayr›lan bar ve teras bölümüyle hizmet veriyor. Dünya mutfa¤›n›n a¤›rl›kl› oldu¤u mekanda, Kuzu Kafes Konfit, K›t›r Pullu Levrek yemenizi tavsiye ederiz. Alakart hizmet veren mekanda ücret, kifli bafl› 60 YTL ile 80 YTL aras›nda de¤ifliyor. ‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>48


> > Leyla Y›ld›r›m

B

eyo¤lu, birbirinden farkl› yeme- içme ve e¤lence merkezleriyle, ‹stanbullular›n ve turistlerin gözde semti. Barlar›, restoranlar›, sinemalar›, cafeleri, kültürsanat merkezleri ile Beyo¤lu’nun, ‹stanbul’da sosyal hayat›n kalbinin att›¤› yer oldu¤u kesin… Kentteki karmafladan s›yr›l›p, eflsiz ‹stanbul manzaras› eflli¤inde güneflin bat›fl›n› izlemek isteyenlere; Beyo¤lu’nun gizli kalm›fl teraslar›n› keflfetmelerini öneriyoruz. Beyo¤lu’nun ara sokaklar›ndan birine girdi¤inizi düflünün. Teras› oldu¤u bilgisini ald›¤›n›z bir binan›n önüne geldi¤inizde “Neredeyim? Buras› nas›l bir bina!” dedi¤inizi duyar gibiyiz. Ancak terasa ç›kt›¤›n›zda, muhteflem ‹stanbul manzaras› karfl›s›nda büyülenerek nutkunuzun tutulaca¤›na bahse gireriz. Beyo¤lu’nun teraslar›nda gözünüzü kentin ›fl›lt›l› güzelli¤inden alamazs›n›z. Hatta arkadafllar›n›zla sohbet ederken bile akl›n›z ve gözünüz eflsiz manzaran›n etkisinde kal›r. YÜKSEKLERDEN KEfi‹F Gökyüzüne, denize, Adalar’a, Haliç’e, Topkap› Saray›’na, insana dair tüm duygulara, ac›lara, sevinçlere, yaflama bir mart› misali yukar›dan bakarken, kenti doyas›ya yaflars›n›z. Deniz, gök ve ‹stanbul o kadar yak›n›n›zdad›r ki, uzan›p kentin yüre¤ine dokunacak gibi olursunuz. Yaz›n gelmesiyle Beyo¤lu’nda bir bir aç›lan, keflfedilen veya keflfedilmeyi bekleyen onlarca teras restaurant; manzaras›, caz, blues, Latin müzikleri ve Türk- dünya mutfa¤›n›n birbirinden lezzetli

mönüsüyle, flehir merkezinde flehrin gürültüsünden uzak çok özel bir atmosfer yaflat›r sizlere. Pozitif enerji depolayaca¤›n›z teraslar, dostlar›n›zla unutulmaz bir yaz akflam› geçirebilece¤iniz hofl bir adres. Kifli bafl› ücretlerin 40 ile 80 YTL aras›nda de¤iflti¤i teraslarda, haftan›n çeflitli günlerinde canl› müzik, tango ve latin geceleri de oluyor. Haydi ne duruyorsunuz. Günbat›m›na karfl› dostlar›n›zla flarab›n›z› yudumlarken lezzetli bir akflam yeme¤ine davetlisiniz...

LITERA RESTAURANT

>> Farsça’da kelimenin da¤›n›k hali anlam›na gelen L›tera Restauarant, Ayasofya, Topkap› Saray› ve Adalar manzaras›yla nefis bir ‹stanbul flöleni sunuyor. Aç›ld›¤› 2003 y›l› mart ay›ndan itibaren gözde teraslar aras›ndaki yerini alan L›tera’da, çarflamba, perflembe ve cuma günleri canl› müzik, pazar günleri tango var. ‹stanbul’un ›fl›lt›s› eflli¤inde Ay’›n farkl› zamanlarda oluflan hilal, yar›may ve dolunay’› izleyebilece¤iniz mekan, romantizm, keyif ve lezzeti bir arada sunuyor. Günün her saatinde kente olan aflk›n›z› tazeleyebilirsiniz. Dünya mutfa¤›ndan çeflitli yemekleri tadabilece¤iniz L›tera’da, L›tera Böre¤i ve Molex tatl›s›n› yemenizi tavsiye ederiz. Kifli bafl› 40 YTL ile 80 YTL aras›nda de¤ifliyor.

PONTE RESTAURANT

>> ‹talyanca’da köprü anlam›na gelen Ponte Restaurant, muhteflem bir teras. K›z Kulesi’nden Adalara kadar, tüm ‹stanbul ayaklar›n›z›n alt›nda. Geçen y›l a¤ustos ay›nda aç›lan Ponte’de haftan›n alt› günü canl› müzik ve perflembe günleri de Latin danslar› var. Eflsiz manzaras›, güler yüzlü personeli, Akdeniz mutfa¤› ve birbirinden fl›k müzik organizasyonlar›yla, 2007 yaz›na damgas›n› vuracak mekanlardan biri. 300 kiflilik kapasitesiyle dü¤ün organizasyonlar›na da ev sahipli¤i yapan Ponte’de, melek saçl› tava böre¤i, ‹spanyol tatl›s› flan, ka¤›tta levrek yemenizi tavsiye ederiz. Kifli Bafl›: 40 YTL ile 80 YTL aras›nda de¤ifliyor.

Teraslar sizi bekliyor >> 360 ‹stanbul: 0212 251 10 42-43 >> Litera Restaurant: 0212 292 89 47–50 >> Ponte Restaurant: 0212 245 77 82–83 >> Leb-i Derya Richmond: 0212 243 43 75–76 >> Andon Teras Bar: 0212 251 02 22 >> Vento 34: 0212 244 81 34 >> Cambaz Club: 0212 244 75 92 >> Artisse Terasse: 0212 251 44 25 >> Nu Pera: 0212 245 60 70 >> The Moon Restaurant: 0212 297 21 78-79 >> Zoe Restaurant: 0212 251 74 91 >> Zyndan Restaurant: 0212 512 42 75

LEB-‹ DERYA

>> Beyo¤lu’nda teras ak›mlar›n›n öncülerinden olan Leb-i Derya’n›n üniversite ö¤rencilerinden gazetecilere, doktorlardan sanatç›lara ve her yafl grubunda genifl bir müflteri kitlesi bulunuyor. Panaromik manzaral› bar›, köfledeki rahat oturma gruplar› mekan›n ilgi çeken bölümleri aras›nda. Leb-i Derya, çepeçevre cam oldu¤u için, denizle gökyüzü birlefliyor ve teras duygusu uyand›r›yor. Grubun 2’nci flubesi ise Richmond Otel’in içinde Leb-i Derya Richmond olarak hizmet veriyor. Türk ve dünya mutfa¤›n›n birbirinden lezzetle yemekleri yiyebilece¤iniz Leb-i Derya Richmond’da, 40 Baharatl› Bonfile, Rak›l› Buzlu Kavun Çorbas›, Tütlenmifl soman yemenizi ve konyakl› çay içmenizi tavsiye ederiz. Kifli bafl› 60 ile 80 YTL aras›nda de¤ifliyor.

VENTO 34

>> ‹talyanca’da rüzgar anlam›na gelen Vento 34, 1500 metrekarelik alan›yla, Avrupa’n›n en büyük teras›... Beyo¤lu’nun tepedeki Sortie’si olarak bilinen mekan, Rumeli Han’›n 8’nci kat›nda bulunuyor. Asansörden inip terasa ad›m att›¤›n›zda Sizi, Adalar, Maslak, Zincirlikuyu, Haliç manzaras› karfl›l›yor. Vento’da; ‹talyan Mutfa¤› Belaluga, Ermeni Rum Mutfa¤› Keyif Restaurant, Osmanl› Türk Mutfa¤› Aspava Restaurant, Akdeniz mutfa¤› PeriPetie Restaurant, Fas-Tunus mutfa¤› Marakes Restaurant’lar› bulunuyor. Balsamik soya sos ve krema sosuyla Haz›rlanan Meksika Usulü Tavuk, Ka¤›tta Bal›k Past›rma, Fener Bu¤lama, Künefe ve Dondurmal› ‹rmik Helvas›n› yemenizi tavsiye ederiz. Kifli bafl› fiyat› 60 ile 80 YTL aras›nda de¤ifliyor.

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

49<


gezi dünya

Günefl, finans, kumar ve spor krall›¤› Monako, iki saatte dolafl›labilecek kadar küçük bir ülke. Yüzölçümü bu kadar küçük olmas›na karfl›n Monako’da, Formula-1 pisti ile bir stadyum da bulunuyor. Avrupa’n›n jet sosyetesinin u¤rak yeri olan Monako’da, denizin mavisi ve do¤an›n yeflilli¤i hiç peflinizi b›rakm›yor. Monako’da kumar›n adresi ise, kumarhaneleriyle ünlü Monte Carlo…

> > Ayflegül Emir

M

onako.... Özel hayatlar›ndan s›kça söz ettiren prens ve prensesleri, ünlü kumarhaneleri, Formula 1 yar›fllar› ile ak›llara gelen Avrupa’n›n minik ülkesi. Monako Prensli¤i, Avrupa’da Akdeniz k›y›s›nda yer alan bir flehir devleti. Her iki taraf› Fransa’yla çevrili olan ve havalaan›n›n bulunmad›¤› ülke, Fransa’n›n güney flehri Nice’den bir saatlik ulafl›m mesafesinde. Yol boyunca Akdeniz’in mavili¤i peflinizi b›rakm›yor. Yak›c› günefli ve kayal›k da¤lar› ilk baflta gözü kamaflt›rsa da, zamanla al›fl›l›yor. Bir s›n›r› ve gümrü¤ü bulunmayan ülkeye girince, ilk olarak çok katl› binalar dikkatinizi çekiyor. Bir saat

‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>50

içinde bütün ülkeyi dolaflabiliyor olmak insana flafl›rt›c› geliyor. ‘Ne kadar küçük bir ülkeymifl’ demekten kendinizi alam›yorsunuz. Hatta yüksek bir alan olan ve Prens Albert’›n saray›n›n bulundu¤u tepeden bak›nca bütün ülkeyi kufl bak›fl› görebilmek mümkün. Vatikan’dan sonra dünyadaki en küçük ikinci ba¤›ms›z devlet olan Monako, nüfus yo¤unlu¤u s›ralamas›nda ise, en bafllarda yer al›yor. Birkaç koydan oluflan ülkede, da¤lar›n kayal›kl› yap›s› nedeniyle sahil fleridinde çok yo¤un bir yap›laflma göze çarp›yor. Yap›laflmada, yer azl›¤› nedeniyle yüksek binalar tercih edilmifl. Balkonlu on, on befl katl› tipik Akdeniz tarz› apartmanlar insana

Türkiye’deymifl hissi veriyor. Yeni binalar›n aralar›nda tarihe meydan okuyarak kalm›fl eski Frans›z mimarisi tarz›ndaki evler ise, sizi geçmifle götürüyor. Ülkeye gidenlere tarihi mekanlar›n yer ald›¤› kafelerde oturmalar› öneriliyor. JET SOSYETEN‹N GÖZDES‹ Avrupa’n›n jet sosyetesinin u¤rak yeri olan ülkede, deniz k›y›s›na konufllanm›fl birçok y›ld›zl› otel var. Denizi, Antalya’y› aratmayacak kadar güzel. Ancak Avrupa sosyetesinin gözdesi olmas› nedeniyle de di¤er ülkelere göre her fleyin fiyat› bir hayli yüksek. Ülkede turizm en önemli gelir kaynaklar›ndan biri. Finans ve bankac›l›k sektörü de bir hayli geliflmifl. Bu ülkede, nüfusa oranla on kat daha fazla banka say›s›


Monte Carlo Casinosu

Prens Albert’in saray›

görmek ilginç geliyor. Minik ülke, Monte Carlo semtindeki göflteriflli kumarhaneleriyle ünlü. Yüzölçümü bu kadar küçük olmas›na karfl›n Monako’da, Formula-1 pisti ile bir stadyum da bulunuyor. Fontveille semti ile Monaco Ville'nin bulundu¤u yar›madan›n aras›nda büyük bir yat liman› da var. NÜFUSU 32 BIN Monako'nun uzunlu¤u 3 bin 350 metre, geniflli¤i en genifl yerde bin metreyi bulurken, en dar yeri 245 metre olarak ölçülmüfl. Fontveille semtinin ço¤u sonradan denize beton doldurularak oluflturulmufl. fiu anda hayata geçirilmemifl bu türden baflka bir projenin ise, 2012 y›l›nda bitirilmesi planlan›yor. fiehir ülkenin nüfusu 32 bin. Nüfusun

Monako Yat Liman›

yüzde 19’u Monakolular, yüzde 32’si Frans›z, yüzde 20’si ise ‹talyanlardan olufluyor. Monako, renkli ve etkiliyeci bir tarihe sahip. Tarihi; kaleler, destans› savafllar ve muazzam zenginlerin hikayesinden olufluyor. Geçmifli Grimaldi Ailesi’ne dayanan Akdeniz’in minik ülkesi, 1297’de kurulmufl. Francois Grimaldi bu tarihte, Monako Kalesi’ni ‹talyan gruplardan ele geçirmifl. Birkaç yüzy›l boyunca flehir, Avrupal› denizcilik güçlerinin stratejik merkezi ve büyük denizcilik ticaret rotas›ndaki bir liman olmas› nedeniyle zenginleflmifl. 1861’de Monako’nun yar›s›, özgürlük ve para karfl›l›¤›nda Frans›zlara b›rak›ld›. O zamanlar tahtta olan Üçüncü Prens Charles,

ülkenin pek çok kayna¤›n›n kaybedildi¤ini görerek bir ç›k›fl yolu aram›fl ve çözümü turizm ve kumarda bulmufl. 1863’de, Societe des Bains de Mer’i kurmufl. Bu kurumun alt›nda flimdi bir sürü otel, bir tiyatro ve bir casino var. Zamanla, bu kurum büyüyerek önemli bir bölge haline gelen Monte Carlo’yu yaratm›fl. 1949’da tahta ç›kan Üçüncü Prens Rainier ise, Amerikal› aktris Grace Kelly ile evlenerek dünyan›n ilgisini çekmifl. YÖNET‹M‹ MONARfi‹ Bugün Monako hala güçlü bir monarfli olarak yönetimini sürdürüyor. fiu anda tahtta Prens Rainier’in o¤lu ‹kinci Albert bulunuyor. 1997’de, Grimaldi Ailesi Monako saltanat›ndaki 700’üncü y›llar›n› kutlad›.

GÖRÜLMES‹ GEREKEN YERLER Monako denince akla ilk Formula 1 Grand Prix geliyor. Formula 1 severler için yar›fl dönemlerinde ülkeye gitmek keyifli bir deneyim olabilir. Tabii ki, al›flverifl ve Casino de Monte Carlo’da kumar oynamak ülkeye gidenlerin yapmadan dönmedikleri aras›nda. Turistlere yönelik kumarhane turlar›nda hayat›nda hiç oynamayanlar bile küçük paralar karfl›l›¤›nda ruleti ve slot makinelerini deneyebilir. Ya da sadece izlemekle yetinebilirsiniz. Salle Garnier Opera House, müzikseverlerin u¤ramas› gereken bir nokta. Prensin saray›, Monako Katedrali ve Deniz Bilim Müzesi di¤er görülmesi gereken yerler aras›nda. Gece hayat› için de çeflitli alternatifler mevcut.

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

51<


Van Gölü ve Akdamar Kilisesi

gezi türkiye

Gölü, bal›¤› ve kedisiyle

Number

VAN

Bir yanda da¤lar, di¤er yanda uçsuz bucaks›z bir göl. Vahfli do¤a ve dinginlik bir arada. Gölü, ‹nci Kefali, Kedisi’yle yeryüzünde tek. Van Gölü’ndeki bir adac›k üzerinde yer alan Akdamar Kilisesi’nden kalesine, flamingolar›ndan kilimlerine, otlu peynirinden kahvalt›s›na Van’a farkl› bir gezi yapabilir, güzelliklerini keflfedebilirsiniz. ‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>52


> > ‹lke Balkan

T

ürkiye’nin Bat› ve Akdeniz bölgelerini iyi bilen, uzun y›llard›r ‹stanbul’da yaflayan biri olarak, ufukta Van yolculu¤u görüldü¤ünde, akl›ma ilk gelen rahmetli halam olmufltu. Genç Türkiye’nin ilk kad›n ö¤retmenlerinden halam, hep Van’› görmek istedi¤ini söylemifl ancak bir türlü k›smet olamam›flt›. Van’a gidip de döndü¤ümde, halam›n neden Van’› görmek istedi¤ini anlad›m. Sarp da¤larla çevrili, karasal iklimin hüküm sürdü¤ü, tar›m ve hayvanc›l›kla geçinen ve bu arada Türkiye’nin en büyük gölüne de sahip olan Van, bildik flablonlardan öte, "mutlaka görün" dedirtecek, keflfedilmesi gereken güzelliklere sahip övünülesi bir ilimizmifl. GÖL MÜ, DEN‹Z M‹? Yeflilköy havaalan›ndan yaklafl›k 1.5 saatlik uçuflla Ferit Melen Havaalan›’na indi¤imizde, gezimiz konusunda fazlaca bir beklentiye girmeden otelimize do¤ru yola koyulduk. 6 kilometrelik k›sa bir yolculukla Merit fiahmaran Oteli’ne geldi¤imizde, uçsuz bucaks›z deniz görünümündeki Van Gölü’nün k›y›s›nda yer alan otelimizdeki yabanc› konuklar, kumlar üzerine serpilmifl flezlonglarda güneflleniyor, baz›lar› gölde yüzüyorlard›. Önce eflyalar odalara yerlefltirilecek, hemen sonra ö¤le yeme¤i yenecekti. Her köflesine, pencerelerine Van Gölü’nün aksi yans›yan ve al›flk›n oldu¤umuz tüm standartlar› tafl›yan bu dört y›ld›zl› oteldeki yeme¤imiz,

Van Gölü’nü gören havuz bafl›nda haz›rlanm›flt›. ‹flletmecisi ve çal›flanlar› Van’l› olan otelin hizmeti mükemmel görünüyordu. S›n›r illeri A¤r›, Bitlis, Siirt, Hakkari, do¤usunda ise ‹ran’›n yer ald›¤› ve Türkiye geliflmifllik s›ralamas›nda en altlarda yer alan Van’da, sörf yar›fllar› yap›ld›¤› kula¤›n›za çal›nm›fl olsa da, kendinizi bir an bat› sahillerindeymifl gibi hissediyorsunuz. Van’da Merit fiahmaran benzeri baflka oteller de var ve ilin çevresine serpifltirilmifl güzelim pansiyonlarda da kalabilirsiniz. AKDAMAR K‹L‹SES‹ Van’a ayak bast›¤›m›z andan itibaren akl›m›zda, Van’›n simgelerinden, ünlü Akdamar Kilise’si var. Akdamar Kilisesi’ne, flehir merkezine yaklafl›k 50 kilometre uzakl›kta olan Gevafl ‹skelesi’nden kalkan teknelerle yap›lan 20 dakikal›k bir motor yolculu¤uyla ulafl›ld›¤›n› ö¤reniyor ve yola koyuluyoruz. Gevafl ‹skelesi’ne sand›¤›m›zdan da çabuk gidiyoruz.. Nemrut’tan, Tendürek’e, Güneydo¤u Toroslar’dan, Türk-‹ran s›n›r da¤lar›yla çevrilmifl olan Van’da; bir yandan vahfli do¤ay›, di¤er yandan Türkiye’nin en büyük gölünün manzaras›n›n yaratt›¤› dinginli¤i yaflayarak, zaman›n nas›l geçti¤ini anlamadan yol al›yorsunuz. Gevafl ‹skelesi, yamaçlardan yukar›ya do¤ru yükselen

‹nci kefali

Van Gölü Canavar›’n›n ak›beti Bugün yedisinden yetmifline Türkiye’de herkes Van Gölü Canavar› ad›n› duymufltur. Canavar› görenler, hatta videosunu çekenler var ancak yine de canavar›n varl›¤› kan›tlanm›fl de¤il. Kimisine göre video görüntüleri bir makete ait, kimisine göre eski ça¤lardan kalma bir dinazoru and›ran görüntülerdeki canavar, asl›nda göle girip ç›kan bir büyük manda. Çünkü sodal› suda yaflayabilecek hayvan say›s› çok az. Tart›flmaya baflta vatandafllar, kamu ve askeri görevliler, akademisyenler; k›sacas› herkes kat›l›yor. Hatta kimilerine göre canavar› yaratan, zengin uranyum yataklar› nedeniyle Amerika. Baz›lar›na göre ise bu hofl bir flaka. Kesin olan bir fley var ki; o da canavar›n heykeli dikilecek kadar turizme büyük bir katk› yaratm›fl olmas›.

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

53<


Van Kalesi

NEREDE KALINIR? Van’daki baz› oteller Büyük Urartu **** 212 06 60 Merit fiahmaran **** 312 30 60 214 99 23 Akdamar *** Tuba *** 312 29 66 Grand Arsisa *** 388 22 08 Tamara **** 214 32 96 214 28 32 Yakut ** ‹lvan ** 215 92 47 B. Asur ** 216 37 53 Bayram ** 216 11 36 216 27 17 Grand Ça¤ ** Van’›n telefon kodu 0 432’dir

yefliller içindeki çay bahçeleriyle rengarenk. Erken bir saatte gelmifl olsayd›k, bu bahçelerde ünlü mü ünlü, lezzetli mi lezzetli Van Kahvalt›s›’n› etmeden motora binmek zorunda kalmazd›k. Kahvalt›y› ertesi sabah flehir merkezine saklayarak, bugünlük çay içmekle yetiniyoruz. Göl üzerinde, Akdamar Adas›’na do¤ru ilerledikçe sivri külahl› kilisenin silüeti beliriyor, biraz daha ilerledikçe de badem a¤açlar›… Ada’n›n karfl›s›nda yer alan Artos Da¤›’n›n üzerinde hala karlar var. Kutsal Haç ad›na Vaspurakan Kral› I.Gagik taraf›ndan 915-921 y›llar› aras›nda Kesifl Manuel’e yapt›r›lan kilise, bak›ms›zl›¤›, restorasyon ihtiyac›na ra¤men çok etkileyici. Mimarisi yan›nda d›fl cephelerindeki figürlü tafl plasti¤i dikkati çekiyor. Kilisenin figürlü repertuar› oldukça zengin: "‹ncil ve Tevrat’tan al›nm›fl çeflitli sahneler, Yunus Peygamber’in denize at›lmas›, Hz. Meryem ve kuca¤›nda ‹sa, Adem ve Havva’n›n Cennet’ten kovulmas›, Hz. Davut ile Kral Goliat’›n mücadelesi, Samson Filistinli ikilisi, ateflte üç ‹brani genci, aslan ininde Daniel sahneleri…" Kilise’den ç›k›p da, göl üzerindeki bu küçük Ada’da yükseklere t›rmanmamak olur mu? Yükseklerde, do¤an›n sundu¤u güzellikler karfl›s›ndaki duygu yo¤unlu¤unu size de yaflaman›z› öneriyoruz.

‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>54

Muradiye fielalesi

VAN’DA KAHVALTI B‹R BAfiKADIR Biraz yorgun, oldukça ac›km›fl olarak otelimize dönüyoruz. Havuz bafl›nda haz›rlanan akflam yeme¤imiz, ö¤len yeme¤inden farkl›. Özenle, zevkle haz›rlanm›fl yemek masam›za, Van’›n geleneksel tatlar› geliyor. Bize sunulanlar, Osmanl›’n›n dünyan›n en güzel mutfa¤›na sahip oldu¤unu bir kez daha hat›rlat›yor. Bir yandan Van’›n geleneksel yemeklerinin isimlerini ö¤reniyoruz, ard›ndan da tariflerini al›yoruz: "Ayran afl›, kavurmal› uflgun ekflilisi, sengeser, kurut afl›, kurut köftesi, ci¤er köftesi, tand›r bal›¤›, ç›r›fl m›hlas›, ç›r›fl pilav›, ayva yeme¤i, helise boran›…" Da¤lar›n vahfli do¤as›, gölün dinginli¤iyle birleflince, tan baflka a¤ar›yor Van’da. Kahvalt›ya inme vakti... Kahvalt›y› flehir merkezinde yapmay› tercih ediyoruz. Söylendi¤ine göre, Vanl› erkekler, han›mlar› yorulmas›n diye evde kahvalt› etmezlermifl. Bu yüzden de, Van’da çok say›da dükkan kahvalt› servisi veriyor. Yaz aylar›nda, kahvalt› sofralar› sokaklara yay›l›yor. Kahvalt›’da neler mi var; "Otlu peynir, murtu¤a, gül reçeli, Van bal›, Van tereya¤›, kavut, cac›k, kaymak, sahanda sucuklu yumurta, taze domates, s›cak süt, çay…" Zengin kahvalt›m›z haz›rlan›rken; meflhur uzun, parlak beyaz renkli tüyleri ve en önemlisi farkl› göz rengiyle, Vanl› Fevzi

Usta’n›n evcimen kedisi geliyor yan›m›za. Gözlerinin biri mavi, di¤eri sar›. Fevzi Usta, servisimizi yaparken her iki gözü de sar› (kehribar) ya da mavi olan türlerin de oldu¤unu anlat›yor. Baz› kedilerde ça¤la yeflili, kahverengi gözlere de rastlanabiliyor. Hemen belirtelim, yöresel ismi Piflik olan Van kedileri, "suda yüzen ve sudan korkmayan dünyadaki tek kedi türü olma" özelli¤ine sahip. Yaz aylar›n› da¤larda, k›fl› ise evlerde geçirdikleri söyleniyor. Ne yaz›k ki, bu güzelim kedilerin nesli giderek azal›yor. ‹NC‹ KEFAL‹’N‹N MÜCADELES‹ Van Kedisi gibi, dünyada tek olma özelli¤ini tafl›yan bir baflka canl› da ‹nci Kefali. Sadece "dünyan›n en sodal› gölü" olan Van Gölü’nde yaflayan ‹nci Kefali’nin, yumurtalar›n› b›rakmak için tuzlu sudan tatl› suya göçü s›ras›nda gösterdi¤i ola¤anüstü mücadelesinin görüntüsü izlenmeye de¤er. Üreme yetene¤i kazanan ‹nci kefalleri vücut iyon yo¤unluklar›n›n tatl› suya ayarlanma zorunlulu¤u nedeniyle, mart ay› ortalar›ndan itibaren, akarsular›n göle kar›flt›¤› noktalarda toplanmaya bafll›yorlar. Tatl› su yataklar›na do¤ru ilerlerken karfl›laflt›klar› tüm engelleri aflarak yumurtalar›n› b›rak›yor, dönüfl yolunda da ayn› mücadeleyle süreci tamaml›yorlar. Buna ‘göç’ denebilir. Tek amaçlar›, yumurtalar›n› tatl› sulara b›rakt›ktan sonra sodal› sular›na geri dönmeyi baflarabilmek. Ç›rp›n›fllar›,


Flamingolar›n mola yeri

yaydan ç›km›fl oklar gibi gö¤e yükseliflleriyle bu u¤urda eflsiz bir mücadele örne¤i veriyorlar. SIRA ALIfiVER‹fiTE Sohbetle uzayan kahvalt›dan sonra, il merkezini geziyoruz. fiehir, yüksek çorak da¤lar›n aras›nda kalm›fl. Kamu binalar›, okullar›, çarfl›s›yla ço¤u Anadolu il merkezinden daha geliflmemifl bir görüntü veriyor. Van Yüzüncü Y›l Üniversitesi, il merkezinden oldukça uzakta olunca, üniversite ö¤rencilerinin kentlili¤ini yans›tm›yor flehir merkezi. Van’›n çevresiyle merkezi oldukça farkl› görüntü çiziyor. Van, MÖ.5500-3500 dönemi Kalkolitik Ça¤’dan itibaren, en uzunu (300 y›l) Urartu’lar olmak üzere çeflitli uygarl›klar›n merkezi olmufl,

1548 y›l›nda Osmanl› hakimiyetine girmifl. Bugün 998 bin 973 nüfusa sahip Van ilinin merkezindeki y›ll›k ortalama nüfus art›fl› yüzde 31.96 gibi yüksek bir düzeyde. Van merkezi, çevreden yo¤un olarak göç al›yor. Bu arada, ekonomisinde "s›n›r ticareti"nin önemli katk›s› var… Van’›n tarihi, ekonomisiyle ilgili bilgileri al›rken, Van’› gezmeye devam ediyoruz. Çarfl›s› eski Osmanl› çarfl›lar›n› hat›rlat›yor. Dar sokaklar ve pasajlar aras›ndan geçerken bordo, lacivert, kirli beyaz›n kullan›ld›¤› Van kilimleri, oyal› yazmalar, üzerlikler, savat ifllemeli kemer, kolye, bilezikler, cevizden yap›l› süs eflyalar› satan

dükkanlara u¤ruyor, al›flverifl yap›yoruz. Sonra Peynir Çarfl›s›’na u¤ruyor, ‹stanbul’a getirmek üzere otlu peynirler al›yoruz. ‹kinci günümüz de h›zla geçiyor. Süremiz k›sa ertesi sabah ‹stanbul’a dönmek zorunday›z. Çare yok; il merkezine 5 kilometre uzakl›kta olan Kale’ye u¤rayacak; baflta Hoflap Kalesi, Muradiye fielalesi, camiler, kiliseler, kümbetler, medreseler, külliyeler, göletler ve di¤erlerini bir sonraki seyahatimize b›rakaca¤›z. Göl k›y›s›nda ovaya hakim bir kayal›k üzerinde kurulan Van Kalesi’nden, ad›na yap›lan Urartu Kral› I.Sardur’un ihtiflam›yla bak›yoruz. Van’› görmek için geç kald›¤›m›z› düflünerek…

> Van’›n en büyük ilçesi olan, ayn› zamanda Türkiye’nin en güzel ilçelerinden biri olarak tan›mlanan Ercifl sazl›klar›, her y›l haziran ay› sonundan bafllayarak 3 ay boyunca flamingolara ev sahipli¤i yap›yor. Havalar›n so¤umas›yla beraber Güney Afrika’dan Van Gölü k›y›lar›na ak›n eden bu narin bacakl› pembe kufllar, yaz aylar›n› Van’da geçirdikten sonra, ‹ran’›n Urumiye kentine göç ediyorlar. Flamingolar›n gün boyu havada ve göl içindeki danslar›, Ercifl’e ola¤anüstü bir güzellik kat›yor. Ercifl’in güzelli¤i, s›rt›n› da¤lara yaslayarak Van Gölü’nün sahili boyunca incecik bir çizgi gibi uzanmas›ndan kaynaklan›yor. Ercifl, çeflit çeflit meyve bahçeleri, diz boyu ekin tarlalar›, kavak a¤açlar›yla, Yeflil Ercifl lakab›n› elde etmifl. Van’›n bir di¤er ilçesi Edremit. Hepimizin bildi¤i "Edremit, Van’a Bakar" türküsüne ad›n› veren Edremit, "Tanr›’n›n tüm güzelliklerini bahfletti¤i yer" olarak tan›mlan›yor. Van’›n di¤er ilçeleri olan "Bahçesaray, Baflkale, Çald›ran, Çatak, Gevafl, Gürp›nar, Muradiye, Özalp ve Saray" da tarihsel zenginli¤i ve do¤al güzellikleriyle göz dolduruyor.

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

55<


kültür sanat

Harbiye Aç›khava’ya y›ld›z ya¤acak az›n ‹stanbullular konsere doyuyor. Konser deyince ‹stanbul'da akla gelen en önemli mekan, Harbiye Aç›khava Tiyatrosu... Haziran ve temmuz ay›nda birçok konsere ve gösteriye ev sahipli¤i yapan Harbiye Aç›khava Tiyatrosu'nda a¤ustos ay›nda yo¤un bir konser program› var. Avea'n›n sponsorlu¤unda gerçeklefltirilen konserler dizisinde, 6 A¤ustos'ta önce superstar Ajda Pekkan sahneye ç›k›yor. Hitt Production organizasyonunda düzenlenen konserlerde, 7 A¤ustos'ta ise dünyan›n en baflar›l› gitaristlerinden Jose Feliciano sahneye ç›kacak. Feliciano, yaflarken ad›n› efsanelerin aras›na yazd›rm›fl, 45 alt›n/ platin plak ve 16 Grammy ödülü sahibi.

Y

ünlünün sahne alaca¤› konserlerde rock severler de unutulmam›fl. Harbiye Aç›khava Konserleri, bu yaz Türkiye'de ilk kez gerçekleflecek bir rock müzikaline ev sahipli¤i yap›yor. Unutulmayan müzikallerin, haf›zalardan silinmeyen flark›lar›n›n Türkiye'nin en tan›nm›fl ve

ROCK MÜZ‹KAL‹ DE VAR Harbiye Aç›khava Tiyatrosu, 8 A¤ustos'ta Sibel Can’›, 9 A¤ustos'ta ise ‹brahim Tatl›ses'i hayranlar›yla buluflturacak. Özcan Deniz'den Aflk›n Nur Yengi'ye, Yaflar'dan Duman Grubu'na kadar birçok ‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>56

baflar›l› rock'ç›lar› taraf›ndan seslendirilece¤i müzikalde ayn› zamanda birçok tan›nm›fl müzikal

>> Galata Foto¤raflar› Galata Foto¤raflar› Sergisi, 6 Eylül 2007 ile 6 Ocak 2008 tarihleri aras›nda ‹stanbul Modern Foto¤raf Galerisi’nde, sanatseverler ile buluflacak. Küratörlü¤ünü Engin Özendes’in üstlendi¤i sergide; genç Türk foto¤raf sanatç›lar› Ahmet Elhan, Murat Germen, Cemal Emden, Orhan Cem Çetin, Merih Ako¤ul ve Ömer Orhon’un, Galata Köprüsü’ne odaklanan ve sergi için özel olarak haz›rlanm›fl yeni çal›flmalar› yer alacak. Sergide yer alacak yap›tlar; Galata Köprüsü üzerinde farkl› zamanlar› tek bir karede birlefltiren foto¤raflardan Galata’n›n çok kültürlü tarihini çeflitli görsel ve yaz›nsal malzemeleri birlefltirerek yeniden kurgulayan kolaj çal›flmalar›na; duvardan duvara uzanan genifl, panoramik görüntülerden iç mekânlara odaklanan foto¤raf yerlefltirmelerine uzanan bir çeflitlilik gösteriyorlar.

sanatç›s› da yer al›yor. 13 A¤ustos'ta sahne alacak müzikalde Demir Demirkan, Hayko Cepkin, Ogün Sanl›soy, Özge F›flk›n ve Pamela gibi y›ld›zlar sahne alacak. Müzikalde, oyunculu¤uyla herkesin be¤enisini toplayan Demet Evgar da var. Ayça Varl›er, Bar›fl Berker, Onur Turan, Sitare Bilge gibi genç neslin gelecek vaad eden isimlerinin de sahne alaca¤› müzikal, Türk rock kültüründe yepyeni bir sayfa açacak. Harbiye Aç›khava'daki konserlerin tümü saat 21.00'da bafllayacak. Biletler Biletix'den elde edilebilir.


Mevlana rüzgar› esiyor 2007, ‘Mevlana Y›l›' olmas› nedeniyle, yurt genelinde sema gösterileri, söylefliler, sergiler ve Mevlevihane gezileri gerçeklefliyor. Etkinlikler, ‹stanbul’da da yo¤un flekilde sürüyor. A¤ustos ay› içerisinde her cumartesi günü saat 19.20’da Taksim, Kad›köy, Befliktafl ve Sultanahmet Meydan›’nda ‘Gel, Gel, Gel... Ne Olursan Ol Yine Gel’ aç›k hava sema gösterisi ‹stanbullularla bulufluyor. Cemal Reflit Rey Konser Salonu’nda, 27 Ekim günü saat 20.00’da; Kudsi Ergüner, Muhammed Mosavi, Mohammed Ali Kaini, Hasan Nahit, Ali Jihad Racy, Qadry Serour, Mahmoud Effat, Sabir Siblini, Rascid Zeroual ve Mosoud Jahed ‘Uluslararas› Neyzenler Buluflmas›’nda bir araya gelecek. ‹slam Eserleri Müzesi, 1 ile 30 Kas›m tarihleri aras›nda ‘Sevgiyi Aray›fl’ sergisiyle ‹stanbullular› kucaklayacak. 20 Ekim ile 8 Aral›k tarihleri aras›nda ise her cumartesi günü Prof. Dr. Murat Erol K›l›ç’›n anlat›m›yla ‘Mevlevihane Gezileri’ gerçekleflecek. Taksim Sanat Galerisi’nde, 8 Aral›k tarihinde düzenlenecek olan Sudet Kandemir ve Rukiye Üstünda¤’›n ‘Mevlana ile Sevgiye Yönelifl’ karma sergisine ‹stanbullular›n yo¤un ilgisi bekleniyor.

Ustalar›n resimleri sergileniyor Artisan Sanat Galerisi her yaz oldu¤u gibi bu yaz da Türk Sanat›’n›n usta isimlerinin eserlerinden oluflan bir karma sergi ile yaz› karfl›lad›. Adnan Var›nca, Albert Bitran, Arif Kaptan, Avni Arbafl, Burhan Uygur, Cihat Burak, Erol Akyavafl, Eflref Üren, Fikret Mualla, Komet, Mustafa Pilevneli, Necdet Öksüz, Nejad Devrim, Orhan Peker, Nejdet Vergili ve Zeki Faik ‹zer’in resimleri ile Nadia Arditti, Kemal Tufan, Serdar fieremet ve Tu¤rul Selçuk’un heykellerinden oluflan sergi 20 Haziran ile 30 Eylül tarihleri aras›nda izlenebilir. Ayr›nt›l› bilgi için: (0212) 247 90 81

Melez Anlat›lar Hiyerarflilerin bozuldu¤u, periferi ile merkezin yer de¤ifltirdi¤i, zaman ve mekan›n tekdüzelikten kurtuldu¤u, sanat›n ço¤ul alternatifler taraf›ndan yeniden kuruldu¤u global dünyay› anlatan ‘Melez Anlat›lar’ Sergisi, 6 Eylül ile 20 Ekim tarihleri aras›nda Akbank Sanat Merkezi’nde sanatseverler ile buluflacak. Levent Çal›ko¤lu ile Sung Youn Lim’in küratörlü¤ünü yapaca¤› sergide; Denizhan Özer, Ifl›l E¤rikavuk, Harold Offeh, ‹rfan Onurmen, Jo Haejun, Lee Kyung Soo, Jin Shiu, Soni Ku’un eserleri yer alacak. Sergiyle ilgili görüfllerini aktaran Levent Çal›ko¤lu, "Bugünün manipüle edilmifl görselli¤inde hangi bilginin hangi ba¤lamda aktar›ld›¤›na dair tüm güvenilirli¤in çöktü¤ünü hepimiz biliyor ve hissediyoruz. Kimi zaman, baflka hikaye ve kiflilere odaklanan sanat›n da masum davranmad›¤›n› görüyoruz, ama yine de yitip giden gerçekli¤in yerini alabilecek tek alternatif hala o" diyor.

>> ‹stanbul Foto¤raflar› ‹ki ‹stanbul afl›¤›; Sina Demiral ve Özgür Çak›r ‹stanbul’da görülmesi gereken yerleri farkl› bak›fl aç›lar›yla "‹stanbul’da" foto¤raf sergisinde sunuyor. ‹stanbul’da hayat›n tekdüzeli¤iyle unutulan veya fark edilemeyen yerlerde göremediklerimizi bizlerle paylafl›yor. "‹stanbul’da" Foto¤raf Sergisi 14 Temmuz ile 3 Eylül 2007 tarihleri aras›nda içinden ‹stanbul geçen; dört uygarl›¤› içinde bar›nd›ran 1500 y›ll›k Bizans Sarn›c›’n›n üzerine infla edilmifl Antik Hotel’in içindeki Antik Cisterna Sergi salonunda sanatseverleri bekliyor. Ayr›nt›l› bilgi için: (0212) 638 58 58 Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

57<


sinema

Nuh’un gemisi ve komedi

AMAN TANRIM Orijinal ad›: Evan Almighty Tür: Komedi/Fantastik Yönetmen: Tom Shadyac Senaryo: Steve Oedekerk Oyuncular: Steve Carell, Lauren Graham, Jimmy Bennett, Johnny Simmons, Morgan Freeman Süre: 95 dk.

A

merika’da gösterime girerek büyük ç›k›fl yapan Aman Tanr›m, 17 A¤ustos’tan itibaren Türk izleyicilerin karfl›s›nda olacak. Filmin geçen y›l gösterime giren ilk versiyonunun yetiflkin

FANTAST‹K DÖRTLÜ II: GÜMÜfi SÖRFÇÜ’NÜN YÜKSEL‹fi‹ Orijinal ad›: The Fantastic Four II: Rise of the Silver Surfer Tür: Fantastik /Bilimkurgu/ Aksiyon/Çizgi Roman Yönetmen: Tim Story Senaryo: Don Payne, Mark Frost Oyuncular: Ioan Gruffudd, Jessica Alba, Chris Evans, Michael Chiklis Süre: 110 dk.

2005 y›l›n›n çizgi roman uyarlamalar›ndan olan "Fantastik Dörtlü"nün devam› niteli¤indeki film, Fantastik Dörtlü II: Gümüfl Sörfçü’nün Yükselifli ad›yla, 17 A¤ustos’ta gösterime giriyor. ‹kinci bölümde de, yönetmen ve oyuncular ayn›. Filmde, Marvel'›n süper kahraman ailesi, flimdiye kadarki en zor görevleriyle karfl› karfl›yalar. Gizemli galaksiler aras› haberci

olan ve dünyay› yok olufla haz›rlamak için gezegene gelen Silver Surfer, y›k›m ve kargafla yarat›rken, süper kahraman aile bu gizemi çözmeye çal›fl›yor. Ve sürpriz bir flekilde tekrar karfl›lar›na ç›kan az›l› düflmanlar› Doktor Doom ile yüzlefliyorlar…

‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>58

komedisi, ikinci versiyonun ise tam bir aile komedisi oldu¤unu belirtelim. Tom Shadyac’›n yönetti¤i filmde, habercili¤i b›rakt›ktan sonra siyasete at›lan ve kongreye yeni seçilen Evan Baxter, Tanr›’n›n çok özel görev yükledi¤i kifli durumunda.

RATATUY Orijinal ad›: Ratatouille Tür: Komedi/Animasyon Yönetmen: Brad Bird Senaryo: Brad Bird Oyuncular: Janeane Garofalo, Brian Dennehy, Adam Scott Süre: 110 dk.

Giflede büyük baflar›lara imza atan animasyon filmlerinin bir numaral› yap›mc›s› Pixar’›n, yurtd›fl›nda vizyona giren iddial› filmi Ratatuy, Türkiye’de 24 A¤ustos’tan itibaren gösterimde olacak. Yönetmenli¤ini ve senaristli¤ini Brad Bird’in yapt›¤› film, Paris'te gösteriflli

Geçmiflini Buffalo'da b›rakarak ailesini Virginia'ya tafl›yan Evan Baxter’›n yeni yaflam›, Tanr›'n›n aniden karfl›s›na ç›kmas› ve Nuh’un gemisinin benzerini infla etmesini buyurmas›yla bir anda altüst olur.

bir restoranda yaflayan Ratouille adl› bir fareyi anlat›yor. Filmde, Ramy ad›ndaki bir fare, büyük bir Frans›z aflç›s› olma hayalleri kuruyor. Kader, Remy'yi Paris'in kanalizasyonlar›na att›¤›nda, kendini yemek piflirme üstad› Auguste Gusteau sayesinde ünlenmifl restoran›n alt›nda buluyor. Eflsiz bir Frans›z restoran›n›n mutfa¤›nda kesinlikle istenmeyen bir misafir olman›n getirdi¤i tehlikelere ra¤men, Remy'nin aflç› olma arzusu, Paris'in yemek dünyas›n› tepe taklak eden inan›lmaz bir mücadeleyi bafllat›yor…


SON ÜLT‹MATOM Orijinal ad›: The Bourne Ultimatum Tür: Aksiyon/Macera Yönetmen: Paul Greengrass Senaryo: Tony Gilroy, Tom Stoppard Oyuncular: Matt Damon, Paddy Considine, Edgar Ramirez Süre: 129 dk.

People dergisinin "dünyan›n en güzel 50 insan›" aras›nda yer alan ve Good Will Hunting filmiyle büyük ün kazanan Matt Damon, 7 Eylül’de vizyona girecek Son Ültimatom filmiyle üçüncü kez Jason Bourne rolünde. Yazar Robert Ludlum'un kitaplar›ndan uyarlanan ilk iki Jason Bourne filmi dünya üzerinde 500 milyon dolar›n üzerinde gifle has›lat› elde etmiflti. Filmin üçüncü versiyonunda, tek iste¤i ortadan kaybolmak

DVD-SEÇMELER

>> SON OSMANLI YANDIM AL‹ olan Jason Bourne, kaybolmay› baflaramad›¤› gibi kendisini yaratanlar taraf›ndan ele geçirilir. Jason Bourne, yeni bir gelecek bulabilmek için kendi geçmiflindeki izleri yakalamaya çal›fl›r. Gerçek Jason Bourne'i bulma çabas›na devam ederken Moskova'dan Paris, Londra, Tanca ve New York'a uzanan genifl bir alanda seyahat etmek; sürekli manevralarla her an ensesinde olan yüzlerce polisi, federal ajanlar› ve Interpol ajanlar›n› saf d›fl› etmek zorundad›r.

BANA fiANS D‹LE Orijinal ad›: Bana fians Dile Tür: Aksiyon/Gerilim Yönetmen: Ça¤an Irmak Senaryo: Ça¤an Irmak Oyuncular: Deniz U¤ur, Melisa Sözen, ‹smail Hac›o¤lu, Nilgün Belgün, Volkan Severcan Süre: 95 dk.

Aksiyon gerilim türünün Türkiye’deki ender örneklerinden olan, yönetmen Ça¤an Irmak’›n 6 y›l önce çekti¤i ilk sinema filmi Bana fians Dile, 28 Eylül’de vizyona girecek. Günümüz Türkiye’sinde geçen ve son dönem Türk gençli¤inin bir portresi olarak tan›mlanan filmde, içe

kapan›k, iletiflimsiz, sakar lise ö¤rencisi Bahad›r bir sabah uyand›¤›nda dünyay› de¤ifltirmeye karar verir. O sabah okula giderken beline takt›¤› tabancayla s›n›f arkadafllar›n› rehin alarak korkulu anlar yaflatacak olan Bahad›r, onlardan hayatlar› boyunca kendilerini en çok yaralayan an›lar›n› anlatmalar›n› ister. Senaryosu Ça¤an Irmak taraf›ndan yaz›lan filmde; aile içi fliddet, sevgisizlik, iletiflimsizlik, gençlerin karfl›laflt›klar› sorunlar anlat›l›yor.

Bu y›l›n k›fl sezonunda uzun süre vizyonda kalan Kenan ‹mirzal›o¤lu ve Cansu Dere’nin baflrollerini paylaflt›¤› Son Osmanl› Yand›m Ali (Last Ottoman Knock Out Ali), yaz aylar›n›n en çok izlenen DVD’leri aras›nda yer al›yor. Mustafa fievki Do¤an yönetmenli¤indeki film, ‹stanbul’un iflgal alt›ndaki y›llar›n› anlat›yor. Film, Mustafa Kemal Pafla’n›n, "Geldikleri gibi giderler" ünlü sözüyle bafll›yor. Filmin kahraman› olan Bahriye Mektebi’nden kaçak Yand›m Ali’nin tek amac› ise, biraz para kazan›p evli sevgilisini kaç›rarak Viyana’ya gitmektir. Yolu Mustafa Kemal’le kesiflen Yand›m Ali, düflman zulmünün kol gezdi¤i, ihanet içindeki memleketin kurtuluflu için çal›flmaya bafllar.

>> B‹R YUDUM ‹NSAN BELGESELLER‹ 1 - ORHAN PAMUK Gazeteci, yazar Nebil Özgentürk yönetimindeki Bir Yudum ‹nsan Belgeselleri’nin ilk DVD’si, gençlik yafllar›nda yaz›ya hapsetti¤i odas›ndan, y›llar içinde milyonlarca kelimeyle ç›km›fl Orhan Pamuk’un öyküsü anlat›l›yor. Film, Çetin Tekindor taraf›ndan seslendirilmifl. Belgesele ad›n› veren Bir Yudum ‹nsan programlar›, televizyonda uzun y›llard›r be¤eniyle izlenen Nebil Özgentürk, Orhan Pamuk belgeselinin "Çok özel" oldu¤unu belirtiyor. Orhan Pamuk’u daha yak›ndan tan›mak isteyenler, söz, görüntü ve yaz›dan oluflan belgeselini izlemeliler…

>> FENERBAHÇE: B‹R TUTKUNUN TAR‹H‹ Fenerbahçe: Bir Tutkunun Tarihi 2006-2007 sezonu flampiyonu Fenerbahçe’nin, ayn› zamanda 100. y›l› olmas› nedeniyle gerçeklefltirilen Fenerbahçe: Bir Tutkunun Tarihi DVD’si, baflta taraftarlar›ndan olmak üzere büyük ilgi görüyor. ‹lkleri, dönüm noktalar›, zor günleri, zaferleriyle, Fenerbahçe Futbol Kulübü’nün 100 y›ll›k tarihini anlatan DVD, her biri yaklafl›k yirmifler y›l› ele alan, kendi içinde ba¤›ms›z, ortalama yar›mflar saatlik befl ayr› filmden olufluyor. Mehmet Çelebi yönetmenli¤indeki, çok say›da koleksiyon ve arflivden görseller içeren filmde, dönemlere tan›kl›k etmifl, kahraman› olmufl kiflilerin röportajlar› da yer al›yor.

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

59<


kitap fi ‹ ‹ R ‹ N YER‹ ÖZEL

17 A⁄USTOS 1999’U UNUTMA!

>> Enkaz Alt›nda baba bak! o görünen annemin eli senin ald›¤›n yüzükten belli kardefllerimi düflünme onlar flu anda parktad›r belki oyuncak helikopter alamam›flt›n ya hani alma art›k istemem bak! onlarca helikopter hem hepsi de sahici k›p›rdat gözlerini konufl benimle baba "elle gelen dü¤ün bayram" derdin ya hep bu nas›l dü¤ün, bu nas›l bayram neden yerde yat›yor teyzen, halam, day›m, amcam? ne olur bir fleyler söyle konufl benimle hadi benim aslan babam... istemezsen bu sene okula da gitmem e¤er gidersem geçen seneki idare eder, yeni önlük de istemem bir kerecik "o¤lum" de yeter. bacaklar›nda kan var k›r›ld› m› yoksa?! hemen alç›ya als›nlar duyuyor musun geliyor ambulanslar... sen iyileflinceye kadar ben su satar, simit satar size bakar›m; annemin çamafl›r ipleri yine Kopmufl sen üzülme ben takar›m!.. daha dün senin kocaman adam›nd›m; berbere götürecektin hani, uzad›¤› için saçlar›m... "Yavrum" de okfla saçlar›m›, öp yanaklar›m› babac›¤›m ne olursun!.. hadi kalk sen de ba¤›r, sen de ça¤›r her taraf yan›yor cay›r cay›r " Erkekler a¤lamaz" dersin ama a¤lamak istiyorsan a¤la vallahi kimseye söylemem baba gözlerine toz dolmufl silsene baba! baba!!! baba!.. baba!.. yoksa baba!... BABAAAAAAAAAAAAAAA!!!!! * 17 A¤ustos 1999 depreminde yazd›¤› "enkaz alt›nda" adl› fliirle ad›ndan birçok ülkede söz ettiren fiair Yavuz Nufel’in yeni ç›kan "Hiç" adl› fliir albümünden… ‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>60

Biz Kimden Kaç›yorduk Anne?

S

›ra d›fl› ve imlâs›z üslubuyla köfle yazarl›¤›nda farkl› bir tarz yaratan Perihan Ma¤den’in 15. kitab› “Biz Kimden Kaç›yorduk Anne”, yine en çok satanlar listesinde. Kimi elefltirmenler taraf›ndan bir “fliddet güzellemesi” olarak tan›mlanan kitapta, çocu¤unun a¤z›ndan anne ve k›z›n travmatik iliflkisi anlat›l›yor: “Annemin beni hiç kimselerin a¤latmas›na tahammülü yok.Yaln›z ve

yaln›zca annem a¤latabilir beni. Bizi üzenler cezas›n› bulurlar. Bulmalar› gerektir. Annem bunun için var. Seni üzenlere günlerini göstermek için. Kabal›¤›n ve kötülü¤ün cezas›n› vermek için. Biliyorum Annecim. Onlara cezalar›n› vermek zorunda kald›¤›n› biliyorum..” Perihan Ma¤den, bir annenin çocu¤unu korumak için ne kadar ileri gidebilece¤ini sorguluyor ve kitab› için “Okuyucular›n ‘ben de böyle yapard›m’ hissine kap›lmalar›n› istedim” diyor.

>>

Yazar: Perihan Ma¤den, Yay›nevi: Can Yay›nlar›, Sayfa say›s›: 184

>> Musa’n›n Çocuklar›: Tayyip ve Emine Yazar: Ergün Poyraz Yay›nevi: Togan Yay›nc›l›k Sayfa say›s›: 335

Araflt›rmac› yazar Ergün Poyraz’›n; temmuz ay›nda üç kitab› birden en çok okunanlar aras›nda. Bülent Ar›nç’› tan›mlad›¤› "Musa’n›n Mücahit’i, Abdullah Gül için yazd›¤› "Musa’n›n Gül’ü" ve Recep Tayyip Erdo¤an ile efli Emine Erdo¤an’› ele ald›¤› "Musa’n›n Çocuklar›: Tayyip ve Emine" seri kitaplar› okurlardan büyük ilgi görüyor. Her üç kitapta da dünden

>> Dualar Kal›c›d›r Son aylar›n popüler isimlerinden Tuna Kiremitçi, "Dualar Kal›c›d›r" roman›nda, ‹kinci Dünya Savafl›’nda ‹stanbul’a s›¤›narak hayatta kalm›fl bir kad›n ile günümüz dünyas›nda yolunu bulmaya çal›flan bir genç k›z›n dostlu¤unu anlat›yor. Ölümü bekleyen Rosella Galante ile genç Pelin’in hayatlar›

Yazar: Tuna Kiremitçi Yay›nevi: Do¤an Kitapç›l›k Sayfa say›s›: 180

"lüzumundan fazla medeni" bir Orta Avrupa kentinde kesifliyor. ‹ki kad›n›, gönül yaralar› ve geçmiflteki ac›lar› yan› s›ra Türkçe dili birbirine ba¤l›yor. Rosella ve Pelin, kendilerini giderek ilginçleflen bir söyleflinin içinde buluyorlar. Bu ayn› zamanda iki farkl› kufla¤›n, iki farkl› kad›n›n ve iki farkl› tahayyülün tan›flmas›.

bugüne bilinmeyenler belgelerle anlat›l›yor. Ergün Poyraz son yay›mlanan "Musa’n›n Çocuklar›: Tayyip ve Emine" kitab›nda; Tayyip Erdo¤an ve AKP'nin, ‹srail, ABD, ‹ngiliz büyükelçi ve istihbarat örgütlerinin deste¤inde geliflti¤ini iddia ediyor. Kitapta, Tayyip Erdo¤an’›n eflinin Yahudi, kendisinin ise Musa’n›n soyundan geldi¤i iddias› yer al›yor ve Erdo¤an’›n Yasin El Kad›, Usame Bin Laden, Ülker ile iliflkileri konu ediliyor.


>> Türkiye’de Ölmeden Önce Yapman›z Gereken 101 fiey

GENÇL‹K K‹TAPLARI

>> Kalpa¤› Gül Oyal›lar Yazar: Zeliha Akçagüner Yay›nevi: Alt›n Kitaplar

Yazar: Akdo¤an Özkan Yay›nevi: ‹nkilap Sayfa say›s›: 224

"Dolu dolu bir yaflam için aksiyon plan›" slogan›yla en çok satanlar aras›na yükselen kitap, Türkiye’de yaflayan hemen herkesin "bofl zaman" dilimlerinde gerçeklefltirebilece¤i oldukça ilginç, fiziksel ve duygusal aktiviteleri içeriyor. Kitapta sevgililer için romantik etkinliklerden adrenalinli maceralara, aile boyu etkinliklerden kültürel aktivitelere, yerel e¤lence ve flenliklerden lezzet durak ve tariflerine, trekkingden kufl gözleme, do¤al olaylardan ekolojiye toplam 101 maddelik ilginç bir aksiyon listesi yer al›yor. Bu maddelerin nerede, nas›l, kimlerle, ne flekilde yap›labilece¤ine dair informatik verildi¤i kitap, metinleri tamamlayan grafik ö¤eler ve simgeler sayesinde daha kolay okunur ve kullan›l›r hale geliyor.

>>

Beni Kimse Anlam›yor Yazar: Aysel Korkut Yay›nevi: Alt›n Kitaplar

Aysel Korkut’un, sevgiyi bafl tac› eden Beni Kimse Anlam›yor kitab›nda "ülkesi ve kendisine yabanc›; tek bafl›na, korunaks›z, h›rç›n" Haris’in sürükleyici öyküsüne yer veriliyor. Binlerce gurbetçi çocuktan biri olarak, ailesiyle beraber Belçika’da yaflayan Haris, tüm k›zg›nl›klar›n›, sergilemek isteyip de bir türlü beceremedi¤i "iyi çocuk davran›fllar›n›" ve yapamad›¤› her fleyin h›nc›n› çevresindekilerden, kendisini sevenlerden al›yor.

EN ÇOK SATAN

10 K‹TAP

(Temmuz 2007)*

>> Secret >> Biz Kimden Kaç›yorduk Anne? >> Musa’n›n Çocuklar›: Tayyip ve Emine >> Sizinkiler: Esrarengiz Yarat›k >> Türkiye’de Ölmeden Önce >> Yapman›z Gereken 101 fiey >> Dualar Kal›c›d›r >> Afl›klar Korusu >> Musa’n›n Gülü >> Musa’n›n Mücahiti >> Erguvaniler * Remzi Kitabevi’nden al›nm›flt›r.

Zeliha Akçagüner, Kalpa¤› Gül Oyal›lar kitab›nda, Halide Edip, Fatma Aliye, Fehime Nüshet, Nezihe Bursal›’dan; Edirne’den ‹nebolu’ya, Erzurum’dan, Kastamonu’ya, Kurtulufl Savafl› destan›n› yaratan yürekli kad›nlar anlat›l›yor. Savafl alanlar›ndaki Kara Fatma’lar, Asker Saime’ler, Ayfle Çavufl’lar, Seher Emir Ayfle’ler’den; erkeksiz kal›p oca¤›n› tüttürürken orduyu da besleyen, cephane tafl›yan, yol onaran çal›flkan Anadolu kad›nlar›n› bu kitapta görmek mümkün. Kitapta, Sorbonne ö¤rencisi Binnaz, yaflam›n› yaral› askere adayan Necibe hemflire, Rum k›z› Stella gibi ads›z kad›nlar› simgeleyen hayali kahramanlar ve bu genç kad›nlar›n savafl ortam›nda ço¤u zaman yar›m kalan sevdalar›n› da okuyabilirsiniz.

>> Arkadafl Dümeni Yazar: Christine Nöstlinger Yay›nevi: Gün›fl›¤› Kitapl›¤›

Dünya gençlik edebiyat›n›n Türkiye’de de çok okunan bol ödüllü yazar› Christine Nöstlinger, Arkadafl Dümeni kitab›nda; ilk gençlik y›llar›ndaki arkadafll›klara ve okul yaflam›na de¤iflik boyutlar›yla yaklafl›yor. Yazar, arkadafllar aras›nda yaflanan sorunlar›n, bazen yaflam›n anlam›n› kavramak aç›s›ndan önemli birer ders oluflturdu¤unu hat›rlat›yor. Kitapda, çok yak›n iki arkadafl›n öyküsü anlat›l›yor. Marlen'in aksine, güzelli¤i ve baflar›s› nedeniyle okulun popüler k›zlar›ndan olan Lilli, y›l sonu matematik s›nav›nda ö¤retmeni k›zd›r›nca, s›n›ftan d›flar› at›l›r. ‹llet oldu¤u tembel ve fliflman Armin'in s›nav k⤛d›n› yere düflmüfl bulunca, intikam arzusuyla, sorular› de¤ifltirir. Lilli'nin dümeni ortaya ç›kmakta gecikmez ve cezas› yaz boyu Armin'e matematik çal›flt›rmak olur...

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

61<


teknoyaflam

Teknolojinin ‘alt›n’ devri > > A y fl e g ü l E m i r

lmas, alt›n gibi mücevherler yüzy›llard›r insanlar›n ulaflmak için u¤runda her fleyi yapt›klar› iki önemli de¤er… Teknolojik devrim sonras›nda ise, bu iki de¤erli tafl teknolojiye entegre ediliyor. Art›k günümüzde birçok teknoloji üreticisi, farkl› olmak isteyen müflterileri için de¤erli tafllar›n kullan›ld›¤› ürünlerini piyasaya sunuyor. Alt›n bluetooth kulakl›k, mücevher flash bellek, alt›n cep telefonu son dönemde piyasaya sunulan ilginç ürünlerden baz›lar›… Özellikle kad›nlar›n ilgi gösterdi¤i mücevherli teknolojik cihazlar, moda ve teknolojiyi bir araya getiriyor. Ayr›ca son iki ayda cep telefonu üreticilerinin piyasaya sundu¤u yeni modeller, müzik saklama kapasiteleri ve geliflmifl foto¤raf çekme özellikleriyle dikkat çekiyor. Piyasaya yeni sunulan cep telefonu modelleri, müzik ve dijital foto¤raf piyasas›ndaki rekabeti yeniden flekillendiriyor. Sony Ericsson'un piyasaya sundu¤u 5 megapiksel çözünürlükte foto¤raf cep telefonlar›, 8 GB’a kadar flark› saklama kapasitesi olan müzik telefonlar da pazarda yerini alacak. Nokia da piyasaya sundu¤u yeni modellerle cep telefonuyla foto¤raf çekmeyi ve müzik dinlemeyi zevkli hale getiriyor. Nokia N95, video izleme-kaydetme, müzik dinleme, yüksek kalite foto¤raf çekme, internette dolaflma, e-posta yönetimi gibi ifllemleri kolaylaflt›r›yor.

E

Son günlerde alt›n ve elmastan yap›lan teknolojik cihazlar ilgi oda¤› oluyor. Alt›n bluetooth kulakl›k, mücevher flash bellek, alt›n cep telefonu son dönemde piyasaya sunulan ilginç ürünlerden baz›lar›… ‘MÜCEVHER’ TEKNOLOJ‹DE

‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>62

ALTIN KULAKLIK Bluetooth cep telefonu kulakl›¤› ve mobil müzik aksesuvarlar› markas› Jabra’n›n yeni ürünleri aras›nda ünlü tasar›m stüdyosu Jensen Design taraf›ndan tasarlanan alt›n kaplama kulakl›k JX10 Cara da bulunuyor. S›n›rl› say›da üretilen Jabra JX10, Cara versiyonlar› ile teknoloji ve lüks kavram›n› yeniden flekillendiriyor. Jabra JX10 Cara'n›n 24 ayar alt›n kaplama ve paslanmaz çelik olmak üzere iki versiyonu bulunuyor. JX10 Cara'da Jabra'n›n teknolojik özellikleri de yerini koruyor. Kulakl›k, 14 gram›n alt›ndaki a¤›rl›¤› ile de dünyan›n en hafif kulakl›klar› aras›nda. fi›k ve kullan›fll› tasar›m›, 6 saatlik konuflma, 200 saatlik bekleme süresi ile bütün gün kesintisiz olarak konuflma rahatl›¤› sunuyor.

FENERL‹LERE ALTIN CEP TELEFONU Bu y›l flampiyon olan ve 100’üncü y›l›n› kutlayan Fenerbahçe, 100’üncü y›l an›s›na Fenerbahçe Gold Serisi ve Fenerbahçe Taraftar telefonlar›n› piyasaya sundu. 100. y›l logolu alt›n cep telefonlar› 2 bin YTL’den, lacivert renkli olacak normal cep telefonlar› da 500 YTL’den sat›fla sunuldu. Fenerbahçe telefonlar›n›n üretimi, lisansör olarak belirlenen Telecity taraf›ndan yurtd›fl›nda yapt›r›ld›. Fenerbahçe Kulübü, 2007 adet alt›n ve befl bin tane normal Fenerbahçe cep telefonunu satt›.

B‹LG‹Y‹ ‘MÜCEVHER’DE SAKLAYIN Hollandal› tüketici elektroni¤i firmas› Philips, Swarovski iflbirli¤iyle kad›nlara yönelik elmasl› kolye biçimindeki flash bellekleri piyasaya sundu. 2 GB bilgi depolama kapasitesi olan flash bellekleri kad›nlar kulland›ktan sonra boyunlar›nda kolye olarak takmaya devam edebilecek. Modayla, teknolojiyi bir araya getiren uygulamayla kad›nlara yönelik kolye fleklinde elmasl› flash bellek A¤ustos ay›ndan itibaren Türkiye’de sat›fla sunulacak. Philips, Amblight Flat TV’lerde de bir milyonuncu müflterisini kutlamak için ise, elmas ifllemeli mücevher televizyon gelifltirdi. 2 bin 250 elmas kullan›lan televizyonun perakende sat›fl› olmayacak.

8 B‹N fiARKI CEB‹N‹ZDE Sony Ericsson, Walkman telefonun iki yeni modelini daha piyasaya sundu. W960, 8 GB’l›k kapasitesiyle cep telefonunda 8 bin müzi¤in saklanmas›n› sa¤l›yor. Walkman oynat›c›s› içeriyor ve çalma listesinin çevresinde dolafl›lmas›n› sa¤layan parmak dokunmal› navigasyona sahip. Cep telefonunun, 3.2 megapiksel kameras› ve televizyon kalitesinde video izlemeyi sa¤layan genifl ekran› da var. Sony Ericsson, kamera telefon olarak da iki yeni modelini tan›tt›. K850 kamera telefonu 5 megapiksel çözünürlükte foto¤raf çekebiliyor ve Cyber-shot teknolojisine sahip. Telefon, ileri dijtial foto¤raf makinesi özelikleri BestPic, Photo fix ve Pict Bridge’e de sahip. Oto fokusu ve Xenon flafl› var.


Foto¤raf makinesi ve mp3 çalarlarla yar›fl›yorlar

V‹DEO VE FOTO⁄RAF CEP’TE Nokia, piyasaya sundu¤u yeni modellerle cep telefonuyla foto¤raf çekmeyi ve müzik dinlemeyi zevkli hale getiriyor. Geliflmifl multimedya cep telefonu N95, video izleme-kaydetme, müzik dinleme, yüksek kalite foto¤raf çekme, internette dolaflma, e-posta yönetimi gibi ifllemleri kolaylaflt›r›yor. Gerçek zamanl› video paylafl›m›

imkan› sa¤layan Nokia 6288 ise, sesli telefon görüflmesi ve daha h›zl› internet ba¤lant›s›n› sa¤layan 3G teknolojisinin tüm avantajlar›n› sunuyor. Nokia 6288 ile çekilen foto¤raflar düzeltilebiliyor, MMS ya da e-posta yoluyla gönderilebiliyor ve Bluetooth teknolojisi kullan›larak uygun bir yaz›c›da bast›r›labiliyor.

e-POSTALARINIZI DIfiARDAN OKUYUN Cep telefonu operatörü Vodafone, Türkiye’deki mobil telefon kullan›c›lar›n› ‘BlackBerry from Vodafone’la tan›flt›r›yor. BlackBerry’nin ilk etapta piyasaya sundu¤u ve Vodafone’a özel üretilen 8700v, Pearl ve 8800 modelleri, güvenli flekilde mesajlar›n veya e-postalar›n okunmas› için kullan›l›yor. Bu modellerde, ‘Push (bas)’ teknolojisiyle BlackBerry cihaz›na iletilen e-postalar›n ve ekli dosyalar›n an›nda okunmas›, cevaplanmas› veya bir baflkas›na yönlendirilmesi mümkün oluyor.

YEN‹ D‹ZÜSTÜLER

COMPAQ YEN‹DEN PAZARDA Compaq markas›, uzun bir aradan sonra 3 yeni dizüstü bilgisayarla tekrar Türk tüketicilerinin karfl›s›na ç›k›yor. HP’yle pazarda yerini alan Compaq Presario dizüstü bilgisayarlar, Windows Vista Home Premium iflletim sistemini kullan›yor. Dahili kart okuyucu ile güçlendirilen ürünler, bu sayede dijital foto¤raf makinesi, mp3çalar gibi ürünlerle çal›flmay› da kolaylaflt›r›yor. Yeni ürünler 1024 MB haf›za ve Bluetooth’un yan› s›ra genifl ekran format›yla da dikkat çekiyor.

MASAÜSTÜ ÖZELL‹⁄‹ Notebook bafl›nda çok fazla vakit geçirenler için Logitech, dizüstü bilgisayarlar›n masaüstü bilgisayar gibi kullan›lmas›n› sa¤layacak klavyeli notebook yükseltici stand› Alto’yu pazara sundu. Logitech Alto, notebook ekran›n› göz hizas›na göre ayarlay›p kullan›c›lar› dar notebook klavyelerinin yaflad›¤› zorluklardan kurtar›yor. Alto t›pk› bir kitap gibi aç›l›yor.

10 MP ÇEK‹N ve SAKLAYIN Kodak, hepsi-bir-arada inkjet (mürekkep püskürtmeli) yaz›c›lar üretiyor. Yeni Kodak yaz›c›larla, kal›c› ve yüksek kaliteli doküman ve foto¤raflar basmak mümkün. Üç yaz›c›dan oluflan yeni ürün ailesi, kaliteli bask›lar ve kullan›m kolayl›¤›na sahip. Kodak EasyShare 5100, hepsibir-arada yaz›c›, bask›, tarama ve fotokopi özelliklerini bir arada sunuyor. 5300 ise, ek olarak 3 inç renkli LCD ekran içeriyor. Bu ekran, foto¤raflar› do¤rudan yaz›c› üzerinde görüntüleme ve k›rpma imkan› veriyor. Bellek kart› yuvalar›, dijital foto¤raflar› bir PC’ye ihtiyaç duymadan h›zla ve kolayca basmak için bir alternatif sunuyor. 5500 de, ev ofis kullan›c›lar› ve genifl aileler için ideal bir çözüm. Faks özelli¤i, 2.4 inçlik renkli LCD ekran, otomatik belge besleyici ve çift yönlü bask› aparat› bulunuyor.

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

63<


L‹M GÜLE

EL E⁄LEN

‹M!

HAM‹LE KADIN DAVASI Yaklafl›k 8 ayl›k hamile bir kad›n otobüse biner. Karfl›s›nda oturan adam›n ona gülümsedi¤ini fark eder. Hemen baflka bir koltu¤a geçer. Bu kez gülümseme s›r›tmaya dönüflür ve kad›n da tekrar yer de¤ifltirir. Adam daha da e¤leniyor gibidir. Dördüncü yer de¤ifltirmede adam kahkaha atar. Kad›n, floföre flikayet eder ve o da adam› tutuklat›r. Olay mahkemeye intikal eder. Hakim adama söyleyece¤i bir fleyi olup olmad›¤›n› sorar. Adam cevap verir. Say›n hakim, flöyle oldu: Kad›n otobüse bindi¤inde

durumunu farkettim. Üstünde ''Çift Nane ikizleri geliyor'' yaz›s› olan bir reklam afiflinin alt›na oturdu ve ben s›r›tt›m. Daha sonra kalkt› ve üzerinde ''Logan'›n a¤r› kesici merhemi fliflikleri azalt›r'' yaz›l› afiflin alt›na oturdu, ben de gülümsemek zorunda kald›m. Daha sonra “William'›n büyük çubu¤u yapt›” yazan deodorant afifli alt›na oturunca kendimi çok zor tuttum. Fakat, say›n hakim, dördüncü defa kalk›p ''Goodyear kauçu¤u bu kazay› önleyebilirdi '' afiflinin alt›na oturunca.... ben koptum. Dava düflmüfltür!!!

BURADAN ATLAYAMAZSINIZ! Uçakta pilot aniden hostesleri ça¤›rm›fl, "Uçak düflmek üzere! Tüm yolculara atlamalar›n› söyleyin. fiu anda deniz üzerindeyiz ve denize çok yak›n uçuyorum, atlarlarsa kurtulma flanslar› var ama atlamazlarsa herkes ölecek!!!" demifl. Böyle bir fleyi insanlara yapt›rmak zor oldu¤u için hosteslerden ak›ll› bir tanesi düflünmüfl tafl›nm›fl herkese uygun bir dille anlat›l›rsa uçaktan atlamalar› sa¤lan›r diye karar vermifl. ‹lk olarak Amerikal› kafilenin yan›na gitmifl: "Say›n yolcular›m›z; üzerinde bulundu¤umuz alan Japonlar›n araflt›rma laboratuvarlar›yla kapl›. E¤er oraya ulafl›rsan›z tüm Japon teknolojisi s›rlar›n› kapars›n›z!" Bütün Amerikal›lar koflarak ç›k›fla gitmifl ve atlam›fllar. Sonra hostes ‹ngilizlere yönelmifl: "Say›n yolcular›m›z flu anda dünyan›n en genifl ve verimli sömürgeleri üzerindeyiz; e¤er hemen el koyarsan›z sonsuza dek sizin olurlar!" Bütün ‹ngilizler hevesle atlam›fl. S›ra Frans›zlara gelmifl. Hostes: "Bayanlar, baylar, affedersiniz rahats›z ediyorum; fakat rica etsem uçaktan atlar m›s›n›z? fiimdiden teflekkür ederim" demifl. Frans›zlar: "Tabii, mersi!" demifl ve s›rayla atlam›fllar. Hostes bu kez Almanlara yönelmifl: "Atlay›n çabuk afla¤›!" diye ba¤›rm›fl Alman kafile "heil" demifl ve atlam›fl. Veee s›ra gelmifl Türklereee!.. Hostes yandan yandan gülümseyerek ve hafif de day›lanarak flöyle demifl: "Siz var ya... buradan atlayamazs›n›z!!!!!!"

KOM‹K B‹LMECELER 1) Bozuldu¤u halde tamirciye kim gitmez? 2) Adam saç›n› ›slatmadan flampuanlam›fl, neden? 3) Nasrettin Hoca efle¤ine neden ters biner? 4) Yafllanan Temel ne yapar? 5) Düflünen file ne denir? 6) Hangi kalemle yaz› yaz›lmaz? 7) Servis yap›ld›¤› halde yenmeyen fley nedir? 8) Kaplumba¤alar›n en nefret etti¤i fley nedir? 9) Bal›klar neyi sevmez? 10) K›rm›z›ya hangi bo¤alar sinirlenmez? 11) Deniz neden tuzlu olur? 12) Y›rt›c› hayvana nas›l bak›l›r? 13) Horoz nerede öter? 14) Kulak ne ifle yarar?

Cevaplar

saçlar için 2- Kutuda kuru lar› olmad›¤› için, 1- Bozuk para, na Eflekte dikiz ay Tenis yaz›yormufl, 3rol kalemi, 7Filozof, 6- Kont ›, 104- Kurulan›r, 59- Izgara olmay ktan, ›n kafl›nmas›, za topu, 8- S›rt›n as›n diye, 12-U Bal›klar kokm Kör bo¤alar, 11- de, 14- Gözlük takmaya ü¤ün 13- Kendi çöpl

‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

>64

EN KOLAY AMEL‹YAT Büyük bir hastanede 5 meflhur cerrah oturmufl hangi meslekten olan insanlar› ameliyat etmenin kolay oldu¤una dair sohbet ediyorlarm›fl. ‹lk cerrah: "Ben, muhasebecileri, hesap uzmanlar›n› ameliyat etmeyi severim. ‹çlerini açt›¤›m zaman her fley numaral›d›r, ifl kolay olur." ‹kincisi;"Do¤ru ama" demifl, "Elektrikçilerin, elektronikçilerin ameliyat› daha kolay olur. Her fley ayr›, ayr› renktedir." Üçüncü cerrah:"Siz bir de kütüphanecileri, arflivcileri görün. Her fley alfabetik s›radad›r, onun için onlar›n ameliyat› çok kolay olur." Dördüncüsü; "‹nflaatç›lar›n ameliyat› da pek kolay olur" demifl."Üstelik onlar ifl bittikten sonra içeride parçalar, yabanc› maddeler kalmas›na al›fl›kt›rlar." Sonuncu cerrah;"Arkadafllar" demifl, "Siz herhalde hiç politikac›y› ameliyat etmediniz. Onlar›n kalbi, yürekleri yoktur. ‹çleri bombofltur. Beyinleri de öyle. Üstelik kafalar› ile popolar› birbirlerinin yerine tak›labilir."


‹NTERNETTE BUNLAR VAR! ‹ HAD T A ANL LIM A BAK >> KADINBUDU — Sen nesin? — Erkek! — Tersi? — Kad›n! — Onun yeneni? — Ç›t›r

>> TERL‹K — Neyle yürürsün? — Ayak! — Heh hani böyle ayaklar›n üflür alt›nda onlar olur böle yumuflak yumuflak — Koyun!! — Yuh onun daha küçü¤ü ya! — Kuzu!!! >> MISIR — Keops nerde? — Etiler! >> ZEBAN‹ — Allah›n meleklerinden biri? — Cebrail. — ilk üç harfi çizgili bir hayvan› ça¤r›flt›r›yor — Zebrail? — Seni zebrail çarps›n inflallah! >> TELAPAT‹ — Hani ben sana bir fleyi anlatmaya çal›fl›yorum ama sözle de¤il, beyin dalgalar›yla falan... — ‹hihih neydiiii?.. Teletabi..! — Tamam tele'si kals›n kedilerin eline ne denir? — Buldum; telepençe!!!

KAR‹KATÜR

>> T‹MSAH — Kertenkele nedir? — Hayvan — Ne cins hayvan? — Sürüngen — Kertenkelenin birkaç beden büyü¤ü. — Ejderha —?!???!! (yuhhh) >> U⁄UR DÜNDAR — TV’de program yap›yor; hani y›llard›r… — Reha Muhtar? Ali K›rca? — Yok yok, sar›fl›n, mavi gözlü — Atatürk? (Gülmekten iptal!)

Aman Allah’›m bir y›lan!... Umar›m daha büyü¤ü çevrede yoktur!

>> SERÜVEN — Abi, Macellan nas› biriydi? — Ne bileyim, iyi biriydi heralde… — Abi onu demiyorum, neye düflkündü? — ‹çkiye olabilir (pes) >> OKUL — Biz nereye gideriz hergün? — Bara... diskoya... sinemaya.. cafeye... bowlinge. . al›flverifle.. . gezmeye. . — Ay olmuyo bööle baflka flekilde anlat — Ailemiz bizi nereye gidiyor biliyor — Haaa okulaaa! >> ANNELER GÜNÜ — Cennet kimin ayaklar› alt›nda? — Anne — Tamam, hani onlar›n özel bi zamanlar› var, ne o? — Adet.. >> KÖPEK BALI⁄I — Denizde ne olur? — Dalgaa! — Hay›r ya öyle diil hani karada da var, hav hav eder? — Ha köpek — Onun denizde olan›? — Deniz köpe¤i!

ÇOCUK MATEMAT‹K

ATATÜRK

Baba çocu¤una: -O¤lum Atatürk se nin yafl›ndayken s›n›f› n›n birincisiydi. Çocuk babas›na: - Senin yafl›ndayk en de Cumhurbaflkan› id i...

H›ristiyan ülkelerden birinde yaflayan çocuk hep matematikten s›f›r almaktad›r. Ailesi de çocu¤u bir faydas› olur diye onu Katolik kilisesine gönderir. Bundan sonra çocuk matematik dersi dahil tüm derslerden hep pekiyi almaya bafllar. Bunun üzerine ailesi, çocu¤a sorar: Ne de¤iflti? Çocuk cevap verir: - Art› iflaretine çivilerle çak›lm›fl adam› görünce durumun ciddiyetini anlad›m. HER fiEY YOLUNDAYDI!

Küçük Alican 5 yafl›na kadar hiç konuflmam›flt› ve ailesi bu duruma çok üzülüyordu. O gün kahvalt›da birden: "Nerde bu kahrolas› fleker?" dedi. Babas› nerdeyse küçük dilini yutacakt›, annesi sevinçten a¤lamaya bafllad›: "O¤lum sen konuflabiliyorsun, flimdiye kadar niye tek kelime etmedin?" Alican as›k suratla: "fiimdiye kadar herfley yolundayd›!" Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

65<


bulmaca

Sudoku

Klasik bulmaca Sudoku nas›l oynan›r? Toplam 9x9=81 kareye 1’den 9’a kadar rakamlar yerlefltirilir. Her bir rakam, her bir sat›rda ve sütunda sadece bir kez yer alabilir. Bir rakam her bir kare blokunda da (3x3) sadece bir kez yer almak zorundad›r.

> > Haz›rlayan: ‹lker Mumcuo¤lu

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

Soldan sa¤a 1. Soy a¤ac›, soy kütü¤ü, flecere. 2. Bir yerde oturma, e¤leflme – ‹ddia, tez. 3. K›rk iki kilometre yüz doksan befl metrelik en uzun atletizm koflusu – Bir soru sözü. 4. Mayhofl bir yemifli olan, k›rlarda yetiflen yabani bir a¤aç – Ankara’n›n bir ilçesi. 5. Mikroskop cam› – Gere¤inde kullan›lmak için saklanan tah›l. 6. Arabozucu, dönek, u¤ursuz kimse. 7. Y›lda birkaç kez meyve veren ya da çiçek açan asma, gül vb. 8. Seçimle bafla gelen Kazak liderlerine verilen ad – Namaz bölümlerine verilen ad. 9. Lityumun simgesi – Blake Edwards’›n bir filmi – Bir tah›l ölçe¤i – Güney Anadolu’da bir ›rmak. 10. Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalm›fl olmalar› dolay›s›yla sayg›n tutulup kuflaktan kufla¤a iletilen al›flkanl›klar, töre ve davran›fllar – Bir rak› türü.

Yukar›dan afla¤›ya 1. En yüksek tepesi Everest olan, Asya’daki ünlü da¤ s›ras›. 2. Bir pamuk türü – Eski bir Anadolu uygarl›¤›, Hitit. 3. Yaln›z bir yan›ndan anakaraya ba¤l›, öbür yanlar› denizle çevrili kara parças›. 4. Gaye, erek – Ekfli bir meyve. 5. Vietnam takviminde y›lbafl› – Ekvator bölgesindeki, otsu bitkilerle kapl› genifl çay›rlara verilen ad. 6. Japonya’da at›lan korkunç bomba – Tekil 1. kifliyi gösteren zamir. 7. Belli kimselerde bulundu¤una inan›lan, insanlara, özellikle çocuklara, evcil hayvanlara, eve, mala mülke zarar veren, bak›fltaki çarp›c› ve öldürücü güç – Tavlada üç say›s›. 8. Arseni¤in simgesi – Serüven. 9. Sözde sebep. 10. Sahip, iye – Bir yar›fl kay›¤› – Bir ya¤›fl biçimi. 11. ‹ki tarla aras›ndaki s›n›r – Para dolab›. 12. Aceleci – ‹radesiz kas hareketi.

Çözüm

1. Himalaya. 2. Akala-Eti. 3. Yar›mada. 4. Amaç-Limon. 5. TetSavana. 6. Atom-Ben. 7. Nazar-Se. 8. As-Macera. 9. Bahane. 10. Is-KikKar. 11. An-Kasa. 12. ‹ve¤en-Tik.

Yukar›dan afla¤›ya

Soldan sa¤a

>66

1. Hayata¤ac›. 2. ‹kamet-Sav. 3. Maraton-Ne. 4. Al›ç-Mamak. 5. Lam-Zahire. 6. Alabacak. 7. Yediveren. 8. Ataman-Rekat. 9. LiOn-Sa-Asi. 10. Anane-Arak.

‹SMMMO YAfiAM > Temmuz/A ustos 2007

09yasam  
09yasam