Page 1


SAYFA

2

Etkinlikler-1

21.09.2011 tarihinde okulumuzda 2011–2012 eğitim öğretim yılında açılacak kulüplerin tanıtımı yapıldı. Tanıtım etkinliği kapsamında Tiyatro Kulübü “Deliler” adlı kısa bir oyun gösterisi gerçekleĢtirdi.

05.10.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, 9-D sınıfı ile Türk Edebiyatı dersi “Güzel Sanatlar ve Edebiyat” ünitesi bağlamında, “Ġstanbul Modern”e bir gezi düzenlenmiĢtir. Gezide çağdaĢ sanatçıların değiĢik türlerdeki eserleri incelenmiĢ ve “Hayal ve Hakikat” sergisi gezilmiĢtir.

2011-2012 Eğitim-Öğretim yılında açılacak kulüpler kapsamında, Edebiyat-Sosyal Dersler Bölümü Türkçe Münazara Kulübü, Hazırlık sınıfları ve 9. sınıflar için 16.09.2011 tarihinde kulüp tanıtım etkinliği düzenlemiĢtir. Bu etkinlikte öğrenciler, “Münazara Kulübü”nün amacı, hedefleri, çalıĢmaları ile ilgili bilgilendirilmiĢlerdir.

28.09.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, “IĢık‟ta ġiir IĢıltıları” etkinliği kapsamında “Nazım Hikmet ve AĢkları” konulu bir Ģiir dinletisi gerçekleĢtirdi.

05.10.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, “IĢık‟ta ġiir IĢıltıları” etkinliği kapsamında “Edip Cansever” konulu bir Ģiir dinletisi gerçekleĢtirdi.


SAYFA

3

Sevgili IĢıklılar, Dördüncü yıla baĢlamanın ve 29 sayı kesintisiz olarak çıkartmanın haklı gururuyla The PALA ekibinde emeği geçen tüm öğrenci ve öğretmenlerimi kutluyorum. YaĢamda iz bırakmak için fırsat yaratmak ve bu fırsatları gerçekleĢtirmek son derece anlamlı olandır. The PALA‟da yazıları ve çizgileri ile katkı sağlayarak iz bırakanlar, ne kadar Ģanslı ve anlamlı bir iĢ yaptıklarını bilmeliler. Kampüsümüzde çok uzun zamandır beklenen bazı istekler bu yıl gerçekleĢtirildi. Artık asfalt zemin üzerinde değil standardı ve kalitesi yüksek bir zeminde futbol ve tenis oynama Ģansınız olacak. Bu olanağı sağlayan Feyziye Mektepleri Vakfı BaĢkanımız Sayın Yük. Mühendis Tufan Durgunoğlu ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz baĢta olmak üzere Dedeman Ailesine de teĢekkürlerimizi sunuyoruz. Bundan sonraki süreçte alanları en verimli ve sağlıklı Ģekilde değerlendirerek, korumamız ve sahip çıkmamız gerekiyor. Yeni eğitim öğretim yılında akademik baĢarının yanında sosyal anlamda da geliĢme göstermek için çok okumalı, araĢtırmalı ve tartıĢmalıyız. Her Ģey, öncelikle merak duymak ve ilgilenmekle baĢlıyor. Tüm insanların hangi yaĢta olurlarsa olsunlar yaĢama ve öğrenme heyecanını yitirmemesi gerektiğini düĢünüyor, yeni eğitim öğretim yılında tüm IĢık Ailesine sağlık, huzur ve yüksek baĢarılar diliyorum. Sevgi ve saygılarımla, Ömer ORHAN

THE

PALA


BERNA DEDEMAN SPOR SAHASI AÇILIŞ TÖRENİ

SAYFA

04.10.2011 tarihinde okulumuz spor tesislerinden olan “Berna DEDEMAN Spor Sahası” nın açılıĢı yapıldı. AçılıĢa Feyziye Mektepleri Vakfı BaĢkanı Yük. Müh. Sayın Tufan DURGUNOĞLU, IĢık Okulları Genel Müdürleri, Okul Müdürleri, yöneticileri, Dedeman Ailesinin Üyeleri, IĢık Spor Kulübü Yöneticileri, sporcular, konuklar, öğretmen ve öğrenciler katıldı. Tören açılıĢ konuĢmalarının ardından verilen kokteylden sonra yapılan açılıĢ maçıyla sona erdi.

Zafer YAZ

4


SAYFA

Editörden

5

Merhaba Sevgili The PALA okuyucuları, Ekim ayına girdiğimiz Ģu günlerde, 4. yılımıza girmenin haklı mutluluğunu ve gururunu taĢımaktayız. Gerek yavaĢ yavaĢ soğuyan havadan, gerekse baĢlayan sınav haftasının stresinden kurtulmak için birebir bir sayı oldu. Nitekim, bu ay bir sürü etkinlik oldu okulumuzda... ''Berna Dedeman Spor Sahası'' ve tenis kortumuzun açılıĢ töreni ve kokteyli, Serdar Kılıç, Ġpek ÇalıĢlar ve Aslı Peker' in söyleĢileri ve daha niceleri... Ayrıca eski öğrencimiz, bizi gerek yıldız ve genç milli takımda gerekse Amerikan Kolej Basketbol Ligi (NCAA)'nde baĢarılıyla temsil etmiĢ ve etmekte olan Kevin Kaspar'ı misafir ettik. Bu ay, gazetemizde ''Bir Tutam Cennet'' filmini, Ron Currie Jr'ın ünlü bir filozof olan F. Nietzsche sözünden etkilenerek yazdığı ''Tanrı Öldü'' adlı kitabını, çarĢamba günlerimize renk katarak yeni bir fenomen olma yolunda emin adımlarla ilerleyen ''Kuzey Güney'' dizisini inceleme fırsatını bulduk. Ayrıca, her zaman olduğu gibi en son teknolojik haberler, burç yorumları, Pala-KâĢif ve Pala-Deneme bölümleriyle sizlerleyiz. Sizleri daha fazla sıkmamak ve bir an önce gazetemizin sayfalarını çevirmeye baĢlayabilmeniz için yazımı burada noktalıyorum. Unutmadan, bu ekibin bir parçası olmak için hiçbir zaman geç değil, her türlü fikir ve katkınızı bekliyoruz. Sınavlarınızda baĢarılar ve iyi okumalar dileriz... Erdem Mümtaz HACIPAŞAOĞLU FMV Özel Ayazağa IĢık Lisesi Okul Gazetesi The PALA (The Press Association of Lycee Attiudes) Ġmtiyaz Sahibi Ömer ORHAN Sorumlu Müdür Yardımcısı Hakan KULABER Sorumlu Öğretmenler Zafer YAZ Mizan COġKUN Web Yayım Berna HAMARAT Baskı & Cilt ġevki SÜTÇÜ Renkli Basım Nuri ÇEVĠK Editör Erdem Mümtaz HACIPAġAOĞLU Düzeltmen Zafer YAZ Mizan COġKUN E-Mail: palabasvuru@hotmail.com

Yazarlar Berker CAMCI Dilara ÇERÇĠ Dilara IġIK Dilara DEMĠR Doruk IġIK Elif ÖZGE Hande GÖNCER Kübra AKBALIK Pelin GÜZEL Serap GÖGÜġ T. Cenk ÖNDER Zafer YAZ


Sine-Pala

SAYFA

Sevgili ve Sayın The PALA Okuyucuları, Yazıma baĢlamadan önce -her zamanki gibi- hepinize yeni okul yılımızda baĢarılar dilemek istiyorum. The PALA gazetesinin bu seneki ilk sayısı olmakla beraber, aynı zamanda benim Sine-Pala bölümünde yazdığım ilk yazı olacak. Yazacaklarımdan hoĢnut kalmanız dileğiyle. Bir Tutam Cennet “Evet, 98. arayıcımız sizsiniz, bir günlüğüne usta pilotlarımızla çalıĢıp uçmayı öğreneceksiniz.” Öncelikle sizden bu film hakkında önceden duymuĢ olabileceğiniz kötü yorumları ve ön yargıları aklınızdan silmenizi rica ediyorum. Basın ve çoğu film severlerin yorumlarına bakılırsa bence bu yapımın üzerine fazla gidilmiĢ. Bazı eksiklikleri olduğu oldukça ortada fakat genel olarak bakıldığında hoĢ ve sinemalardan kaldırılmadan önce kesinlikle görülmesi gereken bir film. Bir Tutam Cennet‟in türüne “trajikomik” demek en doğru tabir olacaktır.

6


SAYFA

7

Film Kate Hudson‟ın canlandırdığı, iĢinde son derece baĢarılı, maddi olarak da eksik kalmayacak bir hayat süren Marley Corbett‟in etrafında geliĢiyor. Filmin baĢlamasından çok uzun zaman geçmeden bu karakter üzerinde bazı hastalık semptomlarının çıkmaya baĢladığı seyirciye üstüne bastırılarak gösteriliyor. Filmde en yakın arkadaĢı olan Sarah Walker‟ın (Lucy Punch) ısrarları üzerine hastaneye gidip belli birkaç rutin testten geçmeyi kabul ediyor, aslında bir bakımdan film bundan sonra gerçekten baĢlamıĢ oluyor. Onun testlerini yapmakla sorumlu olan doktor, aynı zamanda Kate Hudson‟la beraber baĢrol oynayan Julian Goldstein (Gael Garcia Bernal) buradan sonra hikâyeye dâhil oluyor. Test sonuçları geldikten sonra onun kolon kanseri adında, geldiği seviyeden sonra kurtulması neredeyse imkânsız olan bir hastalığa yakalandığını iletmek de kendisine düĢüyor. Hikâyenin geri kalanında Julian‟ı Marley‟nin sadece doktoru değil, aynı zamanda yavaĢça ona âĢık olmaya baĢlayan bir arkadaĢı olarak görüyoruz. Yazının baĢında bahsettiğim trajikomik ayrımı Marley karakterinin renkliliğiyle beraber oldukça belirgin bir Ģekilde yapılmıĢ, kısaca söylemek gerekirse filmin ilk yarısı kara mizah komedisini andırırken ikinci yarısı salya sümük ağlayacağınız türde bir trajediye dönüĢüyor. Bir filmin kalitesiyle ilgili yorum yapmak için oyunculukları da göz ardı etmemiz gerekir tabii ki. Kate Hudson‟ın baĢrol oyunculuğu tek kelimeyle mükemmel. Öleceğini bilen fakat yine de güçlü olmaya çalıĢan bir hastanın ne hissettiğini gerçekten izleyiciye çok iyi bir Ģekilde yansıtıyor fakat diğer baĢrol oyuncusu için aynı Ģeyi söyleyemeyeceğim. Garcia Bernal olduğu karaktere pek oturamıyor ve Kate Hudson‟ın yanında çok sönük kalıyor, aslında diğer filmlerine bakıldığında baĢarısız bir aktör olarak çıkmıyor karĢımıza, senaryo gereği mi bilmem ama bu filmde gerçekten kötü bir oyunculuk sergiliyor. Eğer duygusal, dramatik filmlerden hoĢlanıyorsanız izlemenizi tavsiye ettiğim bir film, sanırım Ģu sıralar sinemalarda oynatılmaya devam ediyor. Gelecek sayılarda buluĢmak dileğiyle.

THE

PALA

Berker CAMCI


Tekno-Pala

SAYFA

Dünyanın en ince 10,1 inçlik tableti olan Toshiba AT200'ü IFA 2011 fuarında IFA 2011 fuarında yeni nesil tablet modelini tanıtan markalardan biri de Toshiba‟ydı. Toshiba‟nın AT200 adını verdiği tabletin önemli bir de unvanı var. 7,7 mm kalınlığındaki Toshiba AT200 dünyanın en ince 10,1 inçlik tableti olma unvanına sahip. Yapılan bir çalıĢma internet tarayıcısı kullanımı ile zekâ arasındaki bağlantıyı ortaya çıkardı. Internet Explorer’ın eski versiyonlarını kullananlar için durum pek de iç açıcı değil AptiQuant adlı Kanada firmasının yaptığı “IQ ve Tarayıcı Kullanımı” isimli çalıĢmada 16 yaĢın üzerindeki 101 bin 326 kiĢinin IQ değerleri kullandıkları Ġnternet tarayıcılarına göre gruplandırıldı. Yeni Medya Düzeni'nin haberine göre, çalıĢmanın sonucunda 2011 yılında hâlâ Internet Explorer 6 kullanan insanların ortalama IQ değeri 80 civarında iken Frefox ve Chrome kullanıcılarının ortalama 110; Opera ve Camino kullanıcılarının ise ortalama 120 IQ değerine sahip olduğu ortaya çıktı.

Cep telefonunuzun siz yürüdükçe Ģarj olduğunu hiç hayal ettiniz mi? Wisconsin-Madison Üniversitesindeki bir grup araĢtırmacı, bir süredir yeni bir teknoloji üzerinde çalıĢıyor. Bu teknoloji sayesinde araĢtırmacılar, insanların yürüdükçe kinetik enerji üretmesi dolayısıyla cep telefonlarının otomatik olarak Ģarj olabilmesini sağlamayı hedefliyor. "Ġnsanlar aslında gerçekten de güçlü bir enerji kaynağı" açıklamasında bulunan Profesör Tom Krupenkin, insanların yürüyüĢ hızına göre elektrik üretebileceğini, bu sayede cep telefonu baĢta olmak üzere laptop, fener ve diğer benzer ebatlardaki cihazların Ģarj olabileceğini belirtti. Böyle bir sistemin kullanıcının ayakkabısına monte edilebileceğini dile getiren uzmanlar, ayakkabının hareket halinde yarattığı sıcaklıkla 20 watt'a kadar güç elde edilebileceğinin altını çizdi. WiFi hot-spot (kablosuz modem ) olarak da kullanılabilen sistem, kullanıcıların böylece telefonlarıyla internete de girebilmesini sağlayacak. Özellikle elektriğin pahalı olduğu geliĢmekte olan ülkelerde bu yeni teknolojinin fazlasıyla faydalı olabileceği öngörülürken, yeni sistem için daha fazla yatırıma ihtiyaç duyulduğu konusunda uzmanlar hemfikir.

8


SAYFA

Rakipleri karĢısında kendilerini batmak üzere bir durumda bulan bu Ģirketlerin durumu hiç de iç açıcı görünmüyordu. Bir Ģeyler yapılmadığı takdirde teknoloji dünyasından çekilip tarihe karıĢmak, kaçınılmaz gibiydi. Ancak bu dev Ģirketler, yerinde oturmadı ve ortaya çıkardıkları yenilikçi ürünler, onları ölümden geri döndürmeyi baĢardı. Buna ister güç veya yetenek deyin ister Ģans, bu ürünler sayesinde hayata eskisinden daha güçlü bir Ģekilde döndüler. Intel: 386 mikroiĢlemci Intel, 80'lerin baĢlarında DRAM iĢiyle ilgileniyordu. Japon rakiplerin Intel gibi Ģirketlerin kâr marjinlerini emmesiyle iĢler kötüye gitti. Intel, maaĢlı çalıĢanlarının ücretlerinde kısıntıya giderken çalıĢma saatlerini artırdı. Bir Ģeylerin değiĢmesi gerekiyordu. Bu değiĢiklik, Intel'in odak noktasında oldu. 1982'de 286 olarak bilinen 80286 iĢlemcilerin ortaya çıkmasının ardından CEO Andrew Grove, DRAM piyasasından çekilmeyi ve mikroiĢlemcilere yoğunlaĢmayı tercih etti. Intel'in 32 bit 386 çipi, tarihteki ilk tek kaynaklı mikroiĢlemciydi. Bunun anlamı PC üreticilerinin çipi sadece Intel'den alabileceğiydi. AMD: Am386 1980'lerin baĢlarında Intel gibi AMD de RAM piyasasında önemli bir yere sahipti ve Japon rakipleri, Intel'e olduğu gibi AMD'yi de etkiledi. Ardından Intel 1986'da AMD'nin Am286'yı üretebilmesiyle ilgili bir kontratı iptal etti. Bununla baĢlayan yasal savaĢ, 1994'e dek sürdü. Ülkedeki ekonomik durgunlukla beraber AMD, iĢ gücünün bir bölümünden feragat etmek zorunda kaldı. AMD de Intel ile aynı sonuca varmıĢtı. Zira Ģirkete göre gelecek, mikroiĢlemcilerdeydi. ġirketin mühendisleri, 1991'de hızlı iĢlemci Am386'yı ortaya çıkardı. 7 ay sonra AMD tekrar baĢarılı olma yolunda ilerlemeye baĢlıyor olacaktı. Iomega Zip Sürücüsü Iomega'nın Bernoulli Box'u 90'ların baĢlarında artık neredeyse 10 yaĢına gelmiĢti, standart disklerin PC'lerdeki kullanımı artmaya baĢlamıĢtı. Iomega ise borsada ve nakitte kayıp yaĢamaya devam ediyordu. 1993'de batmanın eĢiğine gelen Ģirketin hisseleri, 2 doların altına düĢmüĢtü. Zorlu Ģartlar altındaki Ģirketin CEO'su Fred Wenninger, görevinden ayrıldı. Yerine gelen Kim Edwards, Ģirketin bataklıktan çıkabilmesi için tüketicinin ilgisini çeken, daha ucuz bir ürüne ihtiyaçları olduğunu düĢünüyordu. Zip Drive, 1994'lerin sonlarına doğru 200 dolarlık fiyat etiketiyle piyasaya sürüldü. Cihazın 25MB ve 100MB'lık diskleri de makul fiyat aralığındaydı. ÇıkıĢ öncesi reklam kampanyalarının desteğiyle Zip Drive'lar anında tükendi ve satıĢlar devam etti. Zip Drive'ın çıkıĢından 6 ay sonra Iomaga'nın hisseleri 10'a katlandı. 1996'da ise Ģirketin gelirleri 1.2 milyar dolara ulaĢmıĢtı. Felaketin önüne geçilmiĢti. Dip not: Zip Drive, Iomega'yı kurtarsa da Ģirket, tepede kalmayı baĢaramadı. Zip Drive'ın "ölüm kliklemesi" adındaki sesi, 1998'de büyük öfke uyandırmıĢtı. Uygun fiyatlı CD yazıcılarının yükseliĢi, Zip Drive'ın kaderini belirlemiĢti. Iomega, eskisi kadar olmasa da bugün hâlâ varlığını sürdürüyor. ATI Radeon Yüzyılın sonlarına doğru Nvidia sadece yok olmaktan geri dönmemiĢ, aynı zamanda GeForce 256 ile piyasaya hükmetmeye de baĢlamıĢtı. 3dfx ise yavaĢça ölüyordu. ATI'nın rakip kartı Rage, zayıf görünüyordu. Rage 128 GL, Rage 128 Pro ve Rage Fury Maxx, pek de ilgi çekmiyordu. Ardından Radeon ortaya çıktı. 2000'de piyasaya sürülen Radeon GPU, oldukça baĢarılıydı ve GeForce2 GTS ile hız testlerinde boy ölçüĢebiliyordu. Radeon, ATI'ya piyasadaki rekabetçi konumunu iade etmiĢti. 2002'de çıkan Radeon 9700 Pro ise, diğer tüm grafik kartlarına toz yutturmuĢtu. AMD, uzun süre önce ATI'yı 5.4 milyar dolar karĢılığında satın almıĢ olsa da Radeon serisi hâlâ hayatta. Kaynak: http://www.veteknoloji.com/

Zafer YAZ

9


SAYFA

10

Pala-Deneme

… Tek farklı olan bizlerdik. Ġnanç daha büyük daha kuvvetliydi belki. Sabır vardı, yokluğun gösterdiği günlerin hatırasıyla, varlığa sahip çıkmak esastı. Yarınlar gene bilinmez olsa da geçmiĢ asla bugünkü gibi unutulmaz, unutulamazdı. Özlemler daha gerçek, ayrılıklar daha can yakıcıydı. Belki de Ģimdi olamayan tek Ģey, gerçeklikti, hayata yaĢananlara karĢı merhamet göstermek, yanından geçene gülümseyebilmekti. DüĢünceler akıl oyunlarına dönüĢse de kalp karıĢmazdı. Cesaret en baĢtaydı, imkânsızı gerçekleĢtirmiĢ olmanın verdiği doygunluk, acemi çıkıĢları engeller, beklenmedik sonuçları durdurmuĢ olurdu. Olmazı olur yapmıĢ bir millet olmanın gururu ve onuruydu belki de her Ģeyi daha kolay kılan. Her Ģey daha sade ve anlamlıydı. Eğer yemekte çorba varsa bir de pilav olsa denmezdi. Bilinirdi yokluk, unutulmazdı yaĢananlar. Fazlasını, daha çoğunu istemektense mevcudu en iyi Ģekilde değerlendirilmeye bakılırdı. BambaĢka sokaklar, caddeler, köprüler. Evler, yalılar, köĢkler, her Ģey farklı, eskisinden apayrı. Boğaz dahi değiĢmiĢ dediler, balıklar yok, yunuslar uzak, oltalar acımasız. Galata küsmüĢ güneĢe, sisli bakıyormuĢ artık yeni günlere. Sokaklar cadde olmuĢ, ormanlar ev. “Bir gölge olsam Olsam yüreğindeki sevgi Sevgiden başka özlem Aslında hasret değil Boncuk olsam Masmavi deniz Dalgalar değil Uçuşan yapraklar olsam Her bir nota Name değil de Melodi olsam Söylenen, devamı gelemeyen Şarkılar değil de Vazgeçtim ben bir mektup Dizeler dolu, şiir olsam Aşkı anlatan değil de, hisseden olsam Kelebek olsam

Bir gün sadece tek gün olsa Geçmişim, anım ve geleceğim Ölümlü değil sonsuz olsam Dilek, bir keşke den uzak Cevapları bulabilen olsam Bir kıvılcım can yakan ateş değil de Üşüten kar taneleri olsam Kış hiç olmazda Belki yaz hatta ilkbahar Sararan yapraklar değil de Filizlenen gül olsam Aşk için verilen değil de, Dalında her şeyi izleyen Ayrılıklar için af dileyen değil de, Kokusuyla büyüleyen, Hataları örten değil de Dikenleriyle ders veren olsam”

Ben, ben olsam, her Ģeye rağmen kendimden hiç vazgeçmesem… AĢkı da öfkeyi de piĢmanlıkları da nefreti de benimle yaĢasam. Yolun sonunu baĢlangıçtaki gibi görebilsem, hep ben kalsam, kalabilsem. Her Ģey, herkes yabancı olsa bile…

Elif ÖZGE


SAYFA

11

2. BİLİM KAMPI

Ġlkini 2009–2010 eğitim öğretim yılında gerçekleĢtirdiğimiz ve yola çıkarken, “Acaba öğrencilerimiz ilgilenir mi? ” diye sorduğumuz Bilim Kampı‟ mızın ikincisini Haziran 2011‟de oldukça yoğun bir katılımla gerçekleĢtirdik. Kampı organize ederken yola çıkıĢ amacımız, okulumuzdaki öğrencilerimizden, hem not ortalaması olarak baĢarılı olanları ödüllendirmek hem de üniversite yaĢam edinimlerini kazandırmak oldu. Birinci kamptan edindiğimiz tecrübelerimiz bize yol gösterdi. Öğrencilerimiz ile yaptığımız sohbetler ve aktivitelerde bize hep Ģunu söylediler: ”BaĢarılı öğrencilere böyle bir olanağın sunulması bizleri hem çok sevindirdi hem de kendi arkadaĢlarımızla bir üniversite kampüsünde olmak bize büyük bir keyif verdi.” Kampımızın düzenlendiği tarih, üniversitenin bitim tarihine rastladığı için hem yurtları hem sosyal donatı alanları tamamen Ayazağa IĢık Lisesi öğrencileri için düzenlenmiĢ gibiydi. Bilim Kampı‟nın tüm masraflarını üstlenen Feyziye Mektepleri Vakfı‟na teĢekkürlerimizi sunarız. Kamp, üniversitemizin rektörünün karĢılama konuĢması ile baĢladı. Bu, aynı zamanda birinci elden öğrencilerimizin yükseköğretime yönelik sorularını cevaplanmasını da sağladı. Kampı, okulumuzun matematik –fen öğretmenlerinin ve danıĢmanlarımızın verdiği dersler ile Ģekillenen ders programlarının yanında spor, yürüyüĢ, bisiklet, tavla, langırt vb aktiviteleri ile devam etti. AkĢamları öğrenciler, öğretmenlerimiz eĢliğinde, yemek sonrası kendi aralarında eğlendi, Ģarkılar söyledi, sohbet etti. Son gün ailelerin de katıldığı bir mangal partisiyle kamp tamamlandı. Gelecek yıllarda da bilim kampı etkinliğimizi sürdürmeyi düĢünüyoruz. T. Cenk ÖNDER / Serap GÖGÜġ


Pala-Sohbet

SAYFA

KEVIN KASPAR KĠMDĠR? 12 Ocak 1992'de Ġstanbul'da doğdum. Anaokulundan Lise 2‟ye kadar FMV Ayazağa IĢık Kampüsünde yer aldım. Lise 2‟den sonra eğitim ve basketbol hayatımı Amerika'da sürdürme kararı aldım ve hâlâ da sürdürmekteyim Baskete 1. sınıfta IĢık Spor Okullarında baĢladım ve bir süre sonra takıma seçildim. Eğitim hayatımdaki gibi basketbol yaĢamımı lise 2‟ye kadar “FMV Ayazağa IĢık Okulları”nda devam ettirdim ve aynı zamanda FMV Isıkspor Kulübü‟nde oynadım. ġu an ise NCAA dediğimiz Amerikan Kolej Basketbol Lig'i, Western Kentucky University'de (WKU) basketbol yaĢantımı devam ettiriyorum ve bu okulda eğitim görüyorum. Birçok kez Yıldız Milli ve Genç Milli Takım forması giydim ve bu forma altında iki tane Avrupa 3‟üncülüğü kazandım.

DĠLARA: Basketbol çocukluk hayalin miydi? Evet, basketbola 2.sınıfta baĢladım ve baĢladığımdan beri de hep tek baĢıma giderdim, öyle alıĢmıĢtım çünkü. Buradaki hocalarım, Serhat Hoca vb. hepsi beni çok geliĢtirdi ve Ģu anda bulunduğum yerde olmama katkı sağladılar. Küçüklüğümden beri, hep basketbola devam etmek istedim. ELĠF: Uğurlu bir sayın var mı? Neden? 6. Nedeni yok aslında. Milli takımda 6 numarayı vermiĢlerdi ve bir süre hep onu giydim. DĠLARA: Basketbol için neden Amerika? Güzel bir soru. Eğitimimle birlikte devam ettirmek için. Okul ve kulüp takımının bulunduğu yerler ayrı olunca çok zor oluyor. Hem okul hem kulüp takımını birlikte yürütebilmek için. ELĠF: Amerika'ya alıĢtın mı? Türkiye’yi özlüyor musun? AlıĢtım ilk birkaç ay alıĢmakla geçti ama Ģimdi çok rahatım. Sadece ailem ve arkadaĢlarım konusunda zorluk çekiyorum, onları özlüyorum. DĠLARA: Hangi pozisyonda oynuyorsun? Oyun kurucu. ELĠF: Türk Milli takımında kaptan olarak sahaya çıkmak nasıl bir histi? Çok güzel, aynı zamanda sorumluluğu çok fazla. Tanımadığınız insanlarla oynuyorsunuz, tabi bir zaman sonra alıĢıp onlarla arkadaĢ oluyorsunuz ama kolay bir iĢ değil.

12


SAYFA

DĠLARA: Basketbol yaĢantını profesyonel olarak devam ettirmek istiyor musun? Emeklilik hayallerin neler? Antrenörlük düĢünüyor musun? ġimdi benim önümde önce 4 sene üniversite var, sonra tabii ki hayalim NBA. Avrupa'da oynasam da sorun değil, orada da çok iyi basketbol oynuyorlar, iyi paralar dönüyor. ELĠF: Özel bir beslenme ya da çalıĢma programın var mı? Maça çıkmadan önce özellikle bir Ģeyler yiyip içer misin? Özel beslenme programım var. Özellikle halterden sonra protein tozu alıyorum, kilo almama yardımcı olsun diye. Maçtan önce pek bir Ģey yemiyorum çünkü beni yorup yavaĢlatıyor. Maçtan yaklaĢık 2 saat önce bir Ģeyler yersem yiyorum, o zaman da karbonhidrat ağırlıklı Ģeyleri mesela makarnayı tercih ediyorum. DĠLARA: Bize rutin bir gününü anlatır mısın? Hafta içi sabah okuldayım, akĢam ise idmanlarım var veya ders çalıĢıyorum. Hafta sonu ise yine idmanlarım oluyor. Arada da aramızda maçlar yapıyoruz, onlar da çok yardımcı oluyor. ELĠF: Hayatını değiĢtiren bir antrenörün oldu mu? Onur Çetin. Beni 2.sınıftayken aldı, burada “IĢık Spor”daydı. Tabii ki diğer antrenörlerim de bana çok Ģey kattı ama tek kiĢi isterseniz Onur Çetin'dir. DĠLARA: Hangi oyuncuları kendine örnek alıyorsun? Aslında belirli bir oyuncu yok çünkü ben kendi pozisyonumdaki tüm oyuncuları farklı ve beğendiğim özelliklerini takip edip kendime katmaya çalıĢıyorum. ELĠF: Hayalindeki takım? NBA. DĠLARA: BaĢarının sırrı? Daha baĢarılı sayılmam, daha yolun baĢındayım. Üniversiteden sonra eğer NBA'e girersem o zaman baĢarılıyım derim. ELĠF: Hangi üniversitede okuyorsun? Western Kentucky. DĠLARA: Ailenle nasıl görüĢüyorsun? Haftada iki defa arıyorlar, hafta sonları da Skype'dan görüntülü konuĢuyoruz. ELĠF: Amerika'ya alıĢma sürecinde en çok neyde zorlandın? Dile alıĢmakta ve arkadaĢlık kurmakta çünkü birileriyle anlaĢmak da bir yerde dilden geçiyor. DĠLARA: Oradaki okulla buradaki okul arasındaki farklar neler? Orası daha kolay, matematik birkaç yıl önceden geldiği için daha basit konular. Burada aldığım sağlam eğitim bana çok yardımcı oldu. ELĠF: Ġzlemeyi en çok sevdiğin oyuncu kim? Ben Kobe Bryant'ı çok seviyorum. DĠLARA: Seni izlemesini istediğin özel biri var mı? Ailemi hep maçlarımda görmek istemiĢimdir, özellikle babamı. ELĠF: Maçlarda taktığın bir uğurun vb. var mı?

Dilara DEMĠR / Elif ÖZGE / Hande GÖNCER

13


SAYFA

14

Edebiyat Buluşmaları 3, 4, 5 Ekim 2011 tarihlerinde okulumuzda “Ġstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali” kapsamında “Öğrencilerle Edebiyat BuluĢmaları” programı çerçevesinde Aslı PERKER, Ġpek ÇALIġLAR, Josefine KLOUGORT, Gökçe AteĢ AYTUĞ, Morjolijin HOF söyleĢi gerçekleĢtirdiler.

THE

PALA

Zafer YAZ


Pala-Kitap

SAYFA

15

TANRI ÖLDÜ Ron Currie, Jr. Tanrı insan kılığına girse ve can verse, dünyada neler olurdu? Dünya birbirine girip, insanlık biter miydi, yoksa bir süre sonra her Ģey yine eskisi gibi mi olurdu? Ron Currie Jr. Bu kitabında Nietsche‟nin „‟ Tanrı Öldü‟‟ sözünden ilham alarak bize bugüne kadar hiç düĢünmediklerimizi düĢündürüyor.

ONĠKĠ Farklı formatta, daha geniĢ okur kitlesini hedefleyen dizinin gerilim türündeki ilk romanı Oniki, Türk okurlarına yepyeni bir heyecan sunacak. Napoléon, büyük ordusuyla Rusya içlerinde ilerleyerek Moskova‟ya yaklaĢmıĢ. Çar çaresiz. Ordu yenilgiyi kabullenmiĢ. Bu sırada akla son çare olarak, on iki yenilmez savaĢçı geliyor, on iki Opriçnik. Ondan ötesi akıl almaz bir dehĢet ve gerilim… Tarihsel fantezi roman türünde bugüne kadar yazılmıĢ tüm ki­taplar arasında altıncı büyük yapıt olarak seçilen ve kısa sürede pek çok dile çevrilen Oniki, 1812 yılında Napolyon‟un Rusya‟yı iĢgaliyle baĢlayan ve 1917 Ekim Devriminde sona erecek Danilov BeĢlemesi‟nin ilk kitabı. Dizi, gerilim, polisiye, aĢk romanları ve tarihî roman türünde birbirinden ilginç ve nitelikli örneklerle devam edecek. Böylece Ģimdiye dek bu diziyle sesleneceği yeni okurlara bambaĢka bir dünya vaat ediyor bu kitap. Jasper Kent, 1968‟de Worcestershire‟da doğdu. Cambridge‟de fen ve doğa bilimleri öğrenimi yaptı, kuramsal fizik dalında uzmanlaĢtı. Bir süre serbest yazılım danıĢmanlığı yaptı. YaklaĢık yirmi yıl müzikal tiyatro alanında oyuncu, çalgıcı, yönetmen ve besteci olarak çalıĢtı. Yazar Krampı, Malvolio‟nun Ġntikamı, Vaat EdilmiĢ Toprak, Hatırla! Hatırla! adında dört müzikli oyun yazdı. Sussex‟te yaĢayan Kent, büyük ününü edebiyat alanında yaptı.

Kitapta Tanrı, Thomas adlı bir çocuğu bulmak için Sudanlı yaralı bir kadının kılığına giriyor ve bombalar sonucu ölüyor. Bir süre sonra tüm dünya bunun haberini, Tanrı‟nın cesedini yiyen köpeklerin insan özellikleri almasıyla anlamaya baĢlıyor. Daha sonra dünyanın çeĢitli yerlerinde oluĢan tepkiler ve olaylarsa kitabın içinde. Olanların bazıları tahmin edilebilir olsa da bazılarını düĢünmek zor. Okurken insan anlıyor ki Tanrı olmasa da insan, yaĢamak için bir anlam, ne olursa olsun tapacak bir Ģeyler arıyor, saçma olsun ya da olmasın. Farklı bir dünya ve Tanrı yok ama yine dünya aynı Ģeylerle savaĢıyor, kendisiyle. Ġnsanlar yine aynı Ģeyleri istiyor, ailelerin kavga nedenleri aynı. Yani insanlar aynı ve farklı koĢullarda da olsa, hayatları da neredeyse aynı. Sadece varoluĢlarının anlamsızlığını farklı Ģeylerle doldurmaya çalıĢıyorlar ama bunu yaparken de yine günümüz insanının savunma mekanizmalarını kullanıyorlar. Kimi baĢkalarından yardım alıyor, kimiyse kendi içinde saklanıyor. Kimi baĢkalarını öldürmek için silaha sarılıyor, kimi kendini. Bizi hem Ģu anki dünyadan uzaklara götürüyor hem de dünyanın gerçeklerine bir o kadar yaklaĢtırıyor. Dünyaya farklı bir bakıĢ açısı arıyorsanız veya etraftakilerden uzaklaĢmak istiyorsanız okuyabileceğiniz, hafif, kısa bir kitap. Bu konuya eğilen kitapların en eğlencelisi." The Believer "Ron Currie, Jr. okuru yeteneğiyle ĢaĢırtıyor." The New York Times "Currie, metni saran hüznü uçuk kaçık icatlarla süslemiĢ." The Guardian

http://www.hurriyet.com.tr/kultur-sanat/kitap-cd/14864848.asp

Dilara DEMĠR


Palaskop

SAYFA

16

Koç (21 Mart-20 Nisan) Beklenmedik duygu değiĢimlerine hazır olmalısınız. Sanki hayatınızın yönetimi elinizde değilmiĢ gibi hissedebilirsiniz. Tüm ay boyunca aĢk hayatınızda Ģanslı ve güzel iliĢkiler kuracaksınız. Sanat ve yaratıcılıkla ilgili iĢleri olanlar güzel etkileĢimlere sahip olacaklar. TamamlanmamıĢ ve bitirilmesi gereken iĢlerinizin peĢine düĢebilirsiniz. Ayrıca duygusal iliĢkilerinizde bazı hayal kırıklıkları ve sorunlar yaĢayabilirsiniz ama bu sorunlar üstesinden gelemeyeceğiniz türden değil.

Boğa (21 Nisan-21 Mayıs) Rahat iliĢkiler geliĢtirebilir, maddi sorunlardan kurtulabilirsiniz. Önemli insanlardan destek görmeniz olasıdır. Yüklü miktarda bir paraya kavuĢabilir ya da paraya bağlı önemli bir iĢinizi halledebilirsiniz. Güzel bir teklif almanız ihtimali güçlüdür ancak bunun değeri ilk anda anlaĢılmayabilir. Bu ay istismara açık olduğunuzu bilmeli ve her Ģeye hemen inanmamalısınız.

İkizler (22 Mayıs-21 Haziran) Bu ay dinamik ve hareketli ve koĢturmaca içinde olacaksınız. Ruhsal açıdan daha olumlu ve daha pozitif düĢünerek hareket edebileceksiniz. Okul hayatında sağlam iliĢkiler kurabilir veya güzel haberler, Ģanslar ve güzel etkileĢimlerle karĢılaĢabilirsiniz. Ekim ayının sonlarına doğru iliĢkisi olmayanlar için ilginç karĢılaĢmalar veya yurt dıĢıyla bağlantısı olan kiĢilerle tanıĢmanız söz konusu.

Yengeç (22 Haziran-21 Temmuz) Sevgili Yengeçler, önünüzde yepyeni bir okul dönemi var. Hiç kuĢkusuz bu yıl son derece Ģanslısınız ve birden ortaya çıkan imkânları değerlendirmeye bakmalı, tembellik etmemelisiniz. Enerjiniz oldukça güçlü olacak ve ıĢık saçacaksınız. Bu yıl sizi etkileyecek Ģeylerle karĢılaĢabilirsiniz. Beklenmedik olaylara hazır olun. KarĢınıza çıkabilecek fırsatları geleceğinizi düĢünerek iyi değerlendirin. Dostlarınızı da iyi seçmelisiniz. Bu aralar herkese güvenmeseniz daha iyi olacak gibi.

Aslan (24 Temmuz-23 Ağustos) Bugünlerde aĢırı hassaslığınız yüzünüzden okunuyor. Yoğun duygularınızla baĢınız dertte. Neden her Ģeyi biraz oluruna bırakmıyorsunuz? YaĢadığınız anlardan keyif alın. Etrafınızda zevk alacağınız çok Ģey var, sadece görmek istemeniz yeterli. Yeni biriyle tanıĢabilir onu yaĢamınızın insanı sanabilirsiniz. Akılcı olmakta fayda var. Hemen karar vermeyin. Kendinize biraz daha zaman ayırın ve isteklerinizi gözden geçirin.

Başak (24 Ağustos-23 Eylül) ArkadaĢlarınıza karĢı bu dönem alınganlıklardan kaçınmaya çalıĢın. Tüm ay boyunca Ģanslı etkiler altında olacaksınız. Bu ay biraz daha güçlü olmaya çalıĢacak, bu yüzden yaĢanacak herhangi bir Ģeyi sorun etmeyecek ve kendi gücünüzden kuvvet alacaksınız. Bazı BaĢaklar yeni arkadaĢlıklara adım atabilir. GeçmiĢ konu ve olaylar çözülmek ve tatlıya kavuĢmak için gündeminize gelebilir. Bu olaylar sizi sadece yıpratır, o yüzden unutmak veya uzak durmak sizin yararınıza olacaktır.


SAYFA

17

Terazi (24 Eylül-22 Ekim) Terazi burçları, bu aya aktif olarak baĢlayacaksınız. Aklınıza koyduğunuzu yapmalısınız, geliĢmeleri göreceksiniz. Ġnsanların sizi farklı görüĢleriyle üzmesine izin vermeyin, umursamayın ve kendi yolunuzda yürümeye devam edin, bu herkesi etkileyecektir. Bu ayda güzel değiĢimlerle karĢılaĢacaksınız ve eğlenceli ortamlarda yer alacaksınız. . Aklınıza takılan Ģeyleri iyice düĢünerek karar vermenizde fayda var.

Akrep (23 Ekim-22 Kasım Bu ayın size vereceği mutluluklar karĢısında sanki farklı bir dünyanın kapılarının size açıldığını göreceksiniz. ArkadaĢlıklar ve sosyal olanaklar size yeni kararlar alma imkânı getirecek. Uzun süredir planladığınız atılımları kolay bir Ģekilde gerçekleĢtirecek gücü bulacaksınız. Meraklı yönleriniz daha da belirgin bir hal alacak bu ay.

Yay (23 Kasım-22Aralık) Bazı iĢlerinizin yavaĢ ilerlemesi canınızı sıkabilir. ĠliĢkiler yönünden ise sizden kaynaklı sıkıntılar ortaya çıkabilir. Bu ay tek baĢınıza kalmak yerine arkadaĢlarınızla zaman geçirmek sizin için daha yararlı olacaktır. Bir süredir bağlantıda olmadığınız kiĢilerle karĢılaĢabilir yeniden iletiĢime geçerek bağlantı kurabilirsiniz. Ġçtenliğiniz ve iyimser bakıĢ açınız ile bu yeni okul döneminde daha mutlu olabilirsiniz.

Oğlak (23 Aralık-20 Ocak) Bu ayda birikimlerinizi sağlam alanlarda ve istikrarlı yatırımlarda değerlendireceksiniz. Gereksiz harcamalarınızı kısmanız da baĢarıyı artırıyor. Eylül sonrası var olan iliĢkinizde ya da karĢınıza çıkacak kiĢilerle ciddi kararlar alabilirsiniz. Bu ay ev ve aile yaĢamınızda ani olabilecek iyi yönde değiĢimler söz konusu. Sevgilinizle mutlu bir döneme giriyorsunuz. Okul yaĢamında baĢlarda dikkat ederseniz gelecekte daha rahat olabilirsiniz.

Kova (21 Ocak-19 Şubat) Çevrenizdeki kiĢilerle ortak kararlar aldığınız ve kısa seyahatlerin söz konusu olduğu bir dönem olacak. KarĢılaĢacağınız kiĢilerle eğlenceli saatler geçirebilirsiniz. ĠliĢkisinde sorun yaĢayan Kovalar için iliĢkinizi gözden geçirdiğiniz bir ay. KarĢınızdaki kiĢiyi değiĢtiremeyeceğinizi anlamalısınız. Kafanızda bin bir çeĢit düĢünce oluĢacak. DüĢüncelerinizi bir kenara bırakmalısınız. Bu ay bütün hayatınızı değerlendirecek ve önemli kararlar vereceksiniz.

Balık (20 Şubat-20 Mart) Geleceğe dair kurduğunuz umutlarda güzel değiĢimler, geliĢimler yaĢanabilir. Uzun süreli bir iliĢkisi olan Balıklar; bulunduğunuz durumdan oldukça mutlusunuz. ĠliĢkinizde bazı iniĢli çıkıĢlı durumlar olmasına rağmen, sizi rahatsız eden bir durum yok. Eğer gerçek aĢk yaĢanıyorsa bu insan sizin için doğru insan olabilir. Uzun soluklu ve sağlam bir iliĢkinin temelleri atılabilir. Her zaman dikkatli olmalısınız.

THE

PALA

Dilara Çerçi / Dilara IĢık


SAYFA

18

Pala-Dizi

ÇarĢamba günlerimize renk katacak yeni bir fenomen olma yolunda ilerleyen “Kuzey Güney” dizisi, bu sezon itibariyle yayın hayatına baĢladı. BaĢta Kıvanç Tatlıtuğ olmak üzere pek çok dizide önemli rollerle aklımıza kazınan ünlü ve baĢarılı oyuncu kadrosuyla beraber ilk haftasında reyting sıralamasında 1. olan dizinin MuhteĢem Yüzyıl‟la çarpıĢması merak konusuydu. Nitekim dizilerin çakıĢtığı ilk hafta beklenen gerçekleĢti ve MuhteĢem Yüzyıl günün 1. si oldu. Fakat 3. haftadan itibaren arayı kapama yolunda emin adımlarla ilerleyen Kuzey Güney‟in yükseliĢinin, zaten çok kaliteli olan iki dizinin kalitede doruk noktasına ulaĢacağını öngörmek için falcı ya da kâhin olmaya da pek gerek yok açıkçası… Biraz da dizinin konusundan bahsetmek lazım tabi… Dizimizde baĢrolleri Kuzey (Kıvanç Tatlıtuğ) ve Güney (Buğra Gülsoy) aynı kıza, Cemre‟ye (Öykü Karayel) âĢık olan iki kardeĢtir. Babalarının fırınında hayata atılan iki kardeĢ, adeta iki zıt kutup gibiler dizide. Kuzey, hırçın, agresif ve hayta bir görünüm sergilerken Güney tutarlı, kibar ve ciddi bir tutum sergilemekte. Çok fazla detaya girip izlememiĢ kiĢilerin seyir zevkini baltalamak istememem nedeniyle mümkün oldukça kısa geçmeye çalıĢacağım bu kısmı. Kuzey kendisinden iki yaĢ büyük olan ağabeyi Güney‟in üniversite sınavından önceki gece bir kaza yaparak hapse düĢer. Ağabeyi Güney ise Ġstanbul Teknik Üniversitesi Ekonomi bölümünü kazanır. Bir yandan okur, bir yandan babasına yardım eder, bir yandan özel ders verir, bir yandan da bir golf kulübünde kedi olarak çalıĢır… Babasının gözünde tam bir hayırlı evlattır yani…

THE

PALA


SAYFA

19

Kuzeyin hapishaneden çıkmasıyla beraber olaylar ve olayların iç yüzü hakkında pek çok bilgiye sahip oluyoruz. ġahsen gerek –flashback- (geçmiĢe dönüĢ) sahneleri gerekse kaliteli oyunculuğu nedeniyle ben MuhteĢem Yüzyıl‟ı bırakıp Kuzey Güney‟e baĢladım. Çekim detayları ve oyunculuk konusunda ahkâm kesmek pek haddime değil ama beni rahatsız eden bir çekim hatasına tek bir sahne hariç rastlamadım henüz. Bence çarĢamba geceleri için çok kaliteli bir alternatif. Eğer yok ben MuhteĢem Yüzyıl‟dan vazgeçemem diyorsanız, www.youtube.com/kuzeyguneytv adresinden dizinin yapım firması tarafından eklenmiĢ halini aynı kalitede izleyebilirsiniz. Ġyi seyirler… (Lütfen Kuzey ve Güney‟in arasına giren kızın adı Cemre değil Ekvator olmalıydı esprilerine itimat etmeyiniz :)))

Erdem Mümtaz HACIPAġAOĞLU


SAYFA

20

Pala-Kâşif

Merhaba arkadaĢlar. Bizler için yeni bir dönem baĢladı.Okul gazetemiz de son hızıyla görevini yapmaya devam ediyor. Pala-KâĢif bölümü olarak ben, genelde tatil yaptığım yerleri veya sizlere ilginç gelebilecek yerleri sizlere anlatmaya çalıĢıyorum. Bu ay sizlere yazın gittiğim yer Kalkan‟ı anlatacağım. Kalkan yaklaĢık yirmi sene öncesine kadar yeni yeni evlerin yapıldığı boĢ bir araziden ibaretti belki de. Ancak son yıllarda gerçekten büyük bir değiĢime uğramıĢ. Küçük ancak rahat edebileceğiniz tarzda bir yer. Ġstanbul‟un rahatlığını beklemeyin ancak arkadaĢlarınızla ya da yakınlarınızla gidebileceğiniz harika bir yer bence. Ben elimden geldiğince orada çektiğim fotoğraflarla sizleri bilgilendireyim. Saklı Kent inanılmaz bir doğa harikasıdır. Kalkan‟a sadece 20 dakikadır ve ulaĢılması kolay bir yerdir. Ġki vadi arasında kalmıĢ esrarengiz bir yer. AhĢap köprü üzerinden burayı gezebilirsiniz.Vadinin içini gördükten sonra açıklığa geliyorsunuz. Buz gibi su vadinin arasından akarken ancak dizinize kadar gelebiliyor. Açıklığa kadar gelmenizi tavsiye ederim görüntü çok güzel. Kalkan‟a gelip de denize girmemek olmaz tabii ki. Benim tek tercihim Patara Plajı olmuĢtu. Kumsal tam 20 km uzunluğundadır. Plaj çok kalabalık olmasına rağmen uzunluğundan dolayı bunun farkına bile varmazsınız. Deniz çok güzeldir, su sporlarına da elveriĢli bir yerdir. Burası Kalkan‟daki en önemli tarihi yerdir.Ligyalılardan kalmıĢ. Size ilk baĢta yıkıntıdan ibaretmiĢ gibi gelse de sakın öyle düĢünmeyin. Ġçeride antik tiyatro, mozaik heykeller , eski yerleĢimlerden kalma odalar ve eĢyalar bulunmakta. Tarihi yerin en üst seviyesi ise çok yüksektir ve tüm Kalkan‟ı görür. Kalkan‟ın, bu küçük kasabanın akĢam görüntüsü de iĢte böyledir. Eğer tatil için kendinize güzel ve farklı bir yer arıyorsanız bence bir deneyin. ġunu da söyleyeyim Türk‟ten çok Ġngiliz var emin olabilirsiniz. Bir dahaki sayıda görüĢmek üzere kendinize dikkat edin. Doruk IġIK


Pala – Serdar

SAYFA

21

04.10.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü olarak, NTV‟ de yayımlanan “Doğada Tek BaĢına” programının yapımcı ve sunucusu Serdar Kılıç‟ı “DOĞADAKĠ ÇOCUK” konulu konferansıyla okulumuzda ağırladık. Doğada hayatta kalma, tarihimiz, yaĢadığımız coğrafyanın önemi ve yaĢam üzerine öğrencilerimizle sohbet eden Serdar Kılıç‟a, verdiği bilgiler için teĢekkür ediyoruz.

THE

PALA

Pelin GÜZEL


SAYFA

22

Etkinlikler-2

14.09.2011 tarihinde Okulumuz Rehberlik Hizmetleri Servisi hazırlık sınıfı öğrencilerimize “Ayazağa Işık Liseli Olmak” seminerini düzenledi.

20-21.09.2011 tarihlerinde Okulumuz Rehberlik Hizmetleri Servisi 12. sınıf öğrencilerimize “Yükseköğretime Geçiş Sistemi ve Hazırlık Süreci” seminerini düzenledi.

Uygulamalı Dersler Bölümü‟nün düzenlediği futbol turnuvası 3-7 Ekim 2011 tarihlerinde oynanan maçlarla baĢlamıĢ oldu. 11E ve 10E arasında oynan maçın galibi 10-1 skorla 11E oldu.

Zafer Yaz


SAYFA

23

Gazetemizin 4. yılı Ģerefine ürünlerimiz artık Pala-Store‟da satıĢta olacak. Ürünlerin tüm gelirleri The PALA vakfına, hayır iĢleri için kullanılmak üzere bağıĢlanacaktır. (Tabiricaizse oturup hepsini çatır çatır yiyeceğiz.) Pek yakında tüm seçkin satıĢ noktalarında...

THE

PALA


SAYFA

24

The Pala Gazetesi 29. Sayı Ayazağa Işık Lisesi  

FMV Özel Ayazağa Işık Lisesi gazetesi olan "The PALA" gazetemizin Ekim 2011 tarihli 29. sayısı

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you