Issuu on Google+

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ | DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

URBAN AGE İSTANBUL KONFERANSI RAPORU 5 - 6 Kasım 2009

Hazırlayanlar Eyyup Yıldırım

Hacı SARI

Derya EREN


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu

4-6 KASIM 2009

İçindekiler GİRİŞ ........................................................................................................................................................ 4 URBAN AGE ............................................................................................................................................. 4 Londra Ekonomi ve Siyaset Okulu LSE ................................................................................................. 4 LSE Cities Programme – Şehirler Programı – Bölümü ......................................................................... 4 URBAN AGE İstanbul Konferansı ............................................................................................................. 4 “Urban Age” Konferansının Ardından

İzlenim ....................................................................... 5

I. GÜN ..................................................................................................................................................... 7 1. OTURUM: KÜRESEL BAĞLAMDA ŞEHİRLER ......................................................................................... 7 1. Kısım: Küresel Ekonomide Şehirleri Yeniden Düşünmek ................................................................. 7 Küresel Ekonomide Şehirleri Finanse Etmek

Josef Ackermann .................... 7

Büyüme, Kentleşme ve Gelişme.

Kemal Derviş .............................................. 7

Ekonomik Durgunluk Sonrası USA Metropolleri Şehirleri Finanse Etmek

Bruce Katz ................................ 8

Ersin AKYÜZ.................................................................................. 8

Tartışmalar........................................................................................................................................... 9 I. Gün 2. Oturum: Şehirler ve Kültürler ................................................................................................... 9 1. Kısım: Şehirler ve Toplumsal Sermaye............................................................................................. 9 Kentsel Değişimin Küresel Akımları

Saskia Sassen .................................................................. 10

Türkiye’nin Değişen Kentsel Bağlamı Yerel ve Küresel Arsında İstanbul

Joan Klos .............................................................. 10 Çağlar Keyder .................................................. 10

Tartışma ......................................................................................................................................... 11 II. OTURUM: ŞEHİRLER ve KÜLTÜRLER .................................................................................................. 12 Kısım: Kentsel Deneyim Anlatıları / Hasan Bülent Kahraman – Deyan Sudiç .................................... 12 İstanbul: Eklem Kent

Richard Sennet .......................................................................... 12

Küresel Kentlerde Toplumsal Anlatılar İstanbul’un Sesi: Şehir Kime Ait

Suketu Mehta .............................................. 13 Gündüz Vassaf .......................................................... 14

2. Kısım: tarih ve Kentsel değişim ile yüzleşme ................................................................................. 14 Akdeniz şehirlerinde kentsel Kültür / Farklı Akdenizlilikler

Hashim Sarkis .............................. 14

İstanbul’un Mekânsal DNA’sı / Fiziki Yapı

İhsan Bilgin.......................................................... 14

İstanbul’un Mekânsal DNA’sı / Sosyal yapı

Murat Güvenç ......................................... 15

Tartışma ......................................................................................................................................... 16 İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü

2


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu

4-6 KASIM 2009

II: GÜN ................................................................................................................................................... 16 1. OTURUM: ÇEVRE VE KENTLER ........................................................................................................... 16 1. Kısım: İklim Değişikliği ve Kentler .................................................................................................. 16 Araba ve Yayaları Dengelemek: New York Örneği Delhi’nin Yeni, Yeşil Ulaştırma Altyapısı Kentsel Ulaştırma ve Zaman

Janette Sadık-Khan ............................... 16 Geetam Tiwari .............................................. 16

Fabio Casiroli ........................................................................... 17

İstanbul İçin Mobilite Modelleri: Sonraki Adım Ne?

Haluk Gerçek ........................................ 17

Tartışma ......................................................................................................................................... 17 3. Kısım: Sürdürülebilir Kentler Tasarlamak ...................................................................................... 17 Sürdürülebilir Kentler İçin Mimari

Richard Rogers ...................................................... 18

Sürdürülebilir Kentler İçin Politika

Enrique Penalosa ...................................................... 18

2. OTURUM: İSTANBUL VİZYONLARI ve PROJELERİ ............................................................................... 18 1. Kısım: Kentsel Vizyonlar Yaratmak ................................................................................................ 18 Filadelfiya, Waşington ve Londra: Kentsel Vzyon Vaka analizleri

Andrew Altan ...................... 18

Londra için Vizyon Yaratmak

Peter Bishop ......................................................................... 19

İstanbul’a Çevre Düzeni Planı

İbrahim Baz ........................................................................ 19

Tartışma ......................................................................................................................................... 19 2. Kısım: Kentsel Uyarlamalar ............................................................................................................ 19 Hafencity Hamburg: Post Endüstriyel Şehri Modellemek Mekcixo City’de Uyarlamalar

Kees Christianse ..................... 19

Jose Castillo ........................................................................ 19

İstanbul’da Yeni Kentsel Uyarlama Fikirleri

Ömer Tanıpak ....................................... 20

Tartışma ......................................................................................................................................... 20 Kapanış .................................................................................................................................................. 20 Şevket Pamuk ................................................................................................................................ 20

İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü

3


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu

4-6 KASIM 2009

GİRİŞ URBAN AGE LSE Cities Programme önderliğinde 2005’te New York’la başlamıştır. Akademisyenlerin yanısıra şehir uzmanları ve kent politikacıları tarafından Dünyanın en önemli 10 kentini, siyasi, idari, kentsel konular temelinde Ekonominin dinamosu olan altyapı, emlak ve kentsel dönüşüm çerçevesinde Yapısal demografik ve yaşam kalitesi alanlarında araştırmalar yürüterek Kentler ve kentlerin geleceği hakkında karşılaştırma imkanı tanıyan veriler üretmekte ve Bu bilgileri kentlerin istifadesine konferanslar ve yazılı dokümanlar yoluyla sunmaktadır.

Londra Ekonomi ve Siyaset Okulu LSE Sosyal bilimler alanında Harvard Üniversitesi'nden sonra dünyada en iyi 2. üniversite seçilen, Profesörlerinden 15’inin Nobel Ödülü aldığı, 37 ünlü devlet adamı yetiştiren, The Guardian gazetesi tarafından " siyasete dünyadaki diğer tüm üniversitelerden daha çok etki yapan okul" olarak tanımlanmaktadır.

LSE Cities Programme – Şehirler Programı – Bölümü Sosyoloji, Sehir ve Bölge Planlama, Mimarlık gibi farklı disiplinlerden akademisyenlerle Şehir Yönetimi alanında geleceğin kent liderlerini, karar alıcılarını ve politika belirleyicilerini yetiştirmek amacıyla kurulmuştur.

URBAN AGE İstanbul Konferansı 4 - 6 Kasım 2009 tarihlerinde İstanbul’da Esma Sultan Yalısında düzenlenen "Urban Age İstanbul Konferansı" kapsamında kentsel değişim konusunda dünyanın önde gelen uzmanları, İstanbul'un geleceğini tartıştı. Yerel yönetimleri, siyasetçileri ve akademisyenleri bir araya getiren Urban Age İstanbul Konferansı, dünyanın en önemli tarihi kentsel merkezlerinden biri olan İstanbul'da yaşanan en son gelişme eğilimlerini ele alıyor. Konferansta, dünya kentlerinin konut, ulaşım, sağlık, eğitim, alt yapı ve ekoloji konularında karşılaştığı ve karşılaşma riski taşıyacağı sorunlar mercek altına alındı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü

4


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu

“Urban Age” Konferansının Ardından

4-6 KASIM 2009

İzlenim

Dünyada gelişen 10 büyük kent üzerine yoğunlaşan ‘Urban Age’, dinamik bir araştırma, konferans, yayın ve uzmanlar grubu olarak London School of Economics and Political Science (LSE) bünyesinde oluşturulan ‘Cities Program’ kapsamında ve Deutsche Bank’ın bir sosyal sorumluluk girişimi olan Alfred Herrhausen Society tarafından desteklenmektedir. Her yıl bir kenti mercek altına alan Urban Age’in bu yılki çalışmalarının merkezinde ise İstanbul bulunmaktaydı. Geçtiğimiz günlerde 4-6 Kasım 2009 tarihinde gerçekleşen etkinliğin konferans bölümü Esma Sultan Yalısı’nda gerçekleştirilen konferansta kentlerin gelişimi, geleceği, yerel hususiyetler küresel bağlamda ele alınarak enine boyuna tartışıldı. Urban Age İstanbul araştırması için LSE Cities Program, Türkiye’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi’nde destek aldı. Bunun dışında Arkitera Mimarlık Merkezi başta olmak üzere bir çok kişi, kurum ve kuruluşla işbirliği yoluna giden Urban Age İstanbul Konferansı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin çeşitli düzeylerdeki katkılarıyla gerçekleşti. Kentlerin gelişiminin farklı yönlerden ele alındığı konferansta, küreselleşme, ekonomik kriz ve şehirlerin finans edilebilirliği önemli bir başlık olarak öne çıkmaktaydı. Ekonomik gelişmeler göz önüne alındığında şehirlerin gelişimi ile ekonomik gelişme arasında paralellikler olduğu vurgulanırken öbür taraftan çağımızda iki farklı olgunun iç içe eş zamanlı olarak yaşandığı dile getirildi. Bir taraftan zengin ve fakir ülke ve kentler arasındaki uçurum derinleşirken öbür taraftan geçmiş zamanda dünya ekonomisinde ön plana çıkan şehirler ile yeni gelişenler arasındaki farklar da giderek kapanmaktadır. “Yakınlaşma ve Ayrışma” (Kemal Derviş) olarak ifade edilen bu olgu, İstanbul gibi kentlerin giderek birinci guruptan ayrıldığı ikinci guruba yakınlaştığını da ifade diyordu. Ancak küresel çapta yaşanan iklim değişikliği ve buna bağlı olarak ortaya çıkan felaketler yerel anlamda kentlerin küresel bağlamda da ekonomilerin önündeki en büyük engel olarak görüldüğü ifade edildi. Finans dünyası ve kentlerin ilişkilerinin de ele alındığı konferansta, özellikle gelişme potansiyeli gösteren metropollerin karşılaştıkları en önemli sorunlardan biri yatırımların finansmanı olacaktır. Geleceğe hazır olabilmek için büyük ölçekte yatırımlara ihtiyaç duyan metropollerin bu yatırımları finanse edecek imkânlara sahip olmadıkları dile getirilirken, bilhassa gelişmekte olan şehirlerde ihtiyaçların çeşitliliği ve imkânların kısıtlılığı düşünüldüğünde finans dünyasının sağlayacağı olanaklar şehirler için vazgeçilmez derece önemlidir. Dünyanın çeşitli yerlerinde bulunmakla beraber sorunların benzer oldukları geçen yıllardaki tecrübelerden de anlaşılmıştır. Ekonomik anlamda bu kentler ülkelerin ekonomilerinde önemli bir yere sahip olmalarına karşın aldıkları pay katkılarının çok altında gerçekleşmektedir. Dünyadaki gelişmeler göz önüne alındığında önümüzdeki yüzyılın metropollerin çağı olduğu vurgulandı, zira hem dünyada üretilen değerlerin önemli bir kısmı bu sınırlı sayıdaki kentlerde üretilmekte, hem de dünya nüfusunun önemli bir kısmını barındırmaktadır. Buna bağlı olarak metropoller sosyal kapital bakımından da öne çıkmaktadır. Önümüzdeki dönemde metropollerin küresel çaptaki etkinliği sahip oldukları nitelikli sosyal sermaye ile paralellik göstereceği de vurgulandı (Saskia Sassen). Sosyal sermaye yatırımları bir kentin küresel düzlemde konumunu belirleyen en önemli faktörlerdendir. Konferansta öne çıkan konulardan bir diğeri de değişen sosyal yapı bağlamında kentlerin ve de kent yapıların yeniden tasarlanması konusu olmuştur (Richard Sennet). Modern dönemin formu olan çekirdek aile yapısı geleneksel aile yapısından farklıydı. Bu farklılık doğal olarak yapıların yeni duruma uygun olarak tasarlanmasını beraberinde getirmiştir. Bugün geline noktada çekirdek aile yapısının İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü

5


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu

4-6 KASIM 2009

atomize olduğu görülmektedir. İnsanlar hayatlarının önemli bir kısmını yalnız olarak geçirmektedirler, evlenme yaşı 30lara çekilirken 65 yaş sonrası dönemde de insanların neredeyse 4/5 yalnız yaşamaktadır. İstanbul gibi eklem kent kentlerin (hinge city) bir özelliği olarak temayüz eden bu olguya uygun yeni yapı formlarının geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. Eklem kentin sürekli yer değiştiren sakinleri fırsat bulduklarında yeni imkânların ardı sıra gitmeye hazırdırlar. Bu sebeple, bu yeni yaşam biçimlerine uygun, tek kişilik hayatları barındırmaya matuf yapıların geliştirilmesi, mimarların şehirlere yapacağı önemli katkılardandır. Şehirlere yapılacak müdahalelerde yerel olanın isteklerinin iyi okunması gerektiği vurgulanan konferansta, şehir sakinlerinin palancılardan neler istediği dikkate alınmalıdır. Geniş katılımlı projeler demokrasinin gereği olduğu gibi girişilen projelerin başarısı için de önemlidir. Sakinlerin rağmına girişilen çalışmalar hem enerji sarfı olurken hem de şehirlerin gelişimini sağlıklı olmayacak şekilde gelişmesini tetikler. Şehirlerde karşılaştığımız sorunların sadece son zamanlarda meydana gelen olgulara bağlanmasının doru olmadığının ifade edildiği konferansta, İstanbul özelinde “toprak mülkiyeti”nin meydana gelen oluşumda nasıl etkide etki ettiği serdedildi (İhsan Bilgin). Bir şehirde mülkiyet ilişkilerine bakarak, o yerin kentsel gelişimini takip etmek mümkündür. Kapitalist düzen mülk anlayışından farklı olan Osmanlı toprak mülkiyeti rejimi 1930’larda kabul edilen medeni kanunla toprak alınıp satılabilen meta konumuna sokuldu. Bu yeni mülk anlayışı 1950lerden sonra başlayan yoğun göçün de etkisiyle bugünkü İstanbul’un sulietini oluşturmuştur. Sürdürülebilir çevre açısından ele alınan kentsel gelişim, karbon emisyonunu azaltmaya yönelik tedbirler geliştirilmesinin elzem olduğu vurgulandı. Bunun için yaya alanlarının geliştirilmesi en başta gelirken, bisiklet kullanımının artırılması bu çalışmaları destekleyecek niteliktedir. Öbür taraftan gelişmiş kentlerdeki örneklere bakıldığında kentlerde geliştirilen toplu taşıma gibi olanaklar sebebiyle kentlerin kırsal alana göre daha az karbon emisyonu ürettiği vurgulandı. Bu sebeple kentsel gelişme planlı olarak gerçekleştirildiği takdirde sürdürülebilir çevreye katkıda bulunmaktadır. İstanbul gibi tarihi kentlerin bir başka sorunu da tarihsel olanı bugüne aktarırken yaşadığı sorunlardır. Bir kentin kimliğini oluşturan öğelerden olan tarihsel doku yeni ihtiyaçların karşılanmasında yetersiz kaldığından uygun form değişikliği her zaman için başarılı olmamaktadır. Türkiye’nin Avrupa Birliği’yle olan ilişkileri göz önüne alındığında, bugün artık kıta olarak muhafazakâr bir yapı arz eden Avrupa için İstanbul dinamikleriyle bir şans olarak görülebilir. Bunun yanında kritiklere de sahne olan konferans şehirlerin her şeyden evvel sosyal açıdan değerlendirilmesi gerekmektedir. Şehir sakinleri için yaşanabilir bir kent tasarımı tarihsel olanın korunması ve görsel olanın dizaynından daha önemlidir. Tasarımlar şehirlerin sosyal birer alan oldukları ö planda tutularak gerçekleştirilmelidir. Bunun yanında sermaye, kentsel gelişim konusunda önemli olmakla beraber, sermaye sahiplerinin kentlerin gelişimine katkıları kadar olumsuz etkileri de dile getirildi. Ancak dünya çapındaki önemli sermaye kuruluşların başında gelen ve etkileri hala süren ekonomik kriz sebebiyle töhmet altında bulunan Deutsche Bank’ın şemsiyesi altında gerçekleştirilen bu konferansta sermayeye yönelik eleştiriler salonda çok alkış toplasa da fazla üzerinde durulmadan geçildi. Faydası izahtan vareste olan bu konferansın en önemli tarafı, İstanbul gibi benzer sorunlarla yüz yüze olan birçok kentin tecrübelerinden faydalanma imkânı sunulurken, İstanbul’un da eksikleri masaya yatırıldı. Böylece uzunca bir dönem tarih sahnesinin aktörlerinden olan bu şehir kendi nakısalarına eğilerek yeni dünya düzeninde kendine ait bir nidayla 21. Yüzyıl dünyasında kendine yaraşır bir yer edinebilmesinin imkân ve olanakları tartışılmış oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü

6


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu

4-6 KASIM 2009

I. GÜN 1. OTURUM: KÜRESEL BAĞLAMDA ŞEHİRLER 1. Kısım: Küresel Ekonomide Şehirleri Yeniden Düşünmek 10.15 – 11.45 Küresel Ekonomide Şehirleri Yeniden Düşünmek

Küresel Ekonomide Şehirleri Finanse Etmek Josef Ackermann Kentler, küreselleşmenin sıradan kent sakinlerince her gün yaşanabildiği yerlerdir, kentlerde dünyanın bütün sorunlarının tek bir alanda toplanmaktadır. Kentlerde birinci, ikinci ve üçüncü dünyanın bir arada görülebildiğinin altını çizen Ackermann, kentler başarılı olmadan onların içinde bulunduğu ülkenin başarılı olamayacağını, bir ülkeyi ya da şehri iyi yönetmek için aslında zıtlıkların da çok iyi yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Ackermann, bu yüzyılın sonlarına doğru dünyadaki insanların yüzde 75'inin kentlerde yaşayacağına işaret ederek, Urban Age konferanslarında büyük şehirlerin başarısı için bir şablon oluşturmak için deneyimleri aktardıklarını belirtti. Büyüme, Kentleşme ve Gelişme. Kemal Derviş Küresel bağlamda, dünya ekonomisi bağlamında kentlerin gelişimini konu edinen Kemal Derviş, Dünya Bankasının raporlarını temel alarak yaptığı konuşmasında ekonomik büyüme ve kentleşme arasında paralelliklerin bulunduğunu ifade etti. Ulusal bağlamda ekonomik gelişmenin yaşandığı dönemler aynı zamanda şehirlerin de iyi kalkındığı dönemlerdir. Dünya nüfusunun %50’sinden fazlasının kentlerde yaşadığı günümüzde üretilen değerlerin çoğu da kentlerde üretilmektedir. Küresel krizler bağlamında şehirleri ele alan Derviş, kullanılan anlamıyla “modern ekonomik büyüme” yeni bir kavramdır. Uzun yıllar, hatta yüzyıllar milli gelir sabit kalırken, modern zamanlarda kentlerde yaşanan ivmeyle beraber milli gelirde de hızlı artışlar meydana gelmiştir. “Yakınlaşma ve Ayrışma” kavramlarını kullanan Derviş, kentleşme acaba bir yakınlaş mı yoksa ayrışma mıdır sorusuyla devam etti. Aynı şekil de bu soru modern ekonomik gelişme için de geçerlidir. Ekonomik gelişme bir ayrışma mı yoksa yakınlaşma mı doğurmaktadır. Artan ekonomik büyüme ayrışmayı da beraberinde getirdi. Yine Dünya Bankasının verilerine dayanarak devam ettiği konuşmasında 1990 – 2005 arası yaşanan ve kendisi tarafından “siber ekonomik dönem” olarak nitelendirilen dönemde ülkeler arasında oluşan farkın derinleştiğine vurgu yaptı. 1850’lerde en gelişmiş ülke ile en fakir ülke arasındaki farkın 1/3 oranındayken bugün gelinen noktada fark katlanarak 1/50 civarında seyretmektedir. Bu yönüyle bakıldığında zengin ile fakir arasındaki ayrışma artmaktadır, ancak öbür taraftan üst düzey zenginlik seviyeleri de birbirlerine yakınlaşmaktadır. Aynı şey kentler için de geçerlidir. Büyük kentlerin gelişimi yavaşlarken, daha küçük kentlerin her anlamda büyümesi büyük kentlere yakınlaşıyor. Vuku bulan bu gelişmeleri Derviş, “eşitsizlik artışı durmuştur artık” şeklinde yorumladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü

7


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu

4-6 KASIM 2009

Küresel ısınma meselelerine de değinen Derviş, yaşanan gelişmelerin önündeki tek engel olarak iklim değişikliklerini gösterdi. “bizi yavaşlatan tek şey iklim değişiklikleridir”. Ekonomik alanda olduğu gibi kentsel düzlemde de önümüzdeki dönemde“kentlerin yönetmekte zorlanacağı tek unsur, iklim değişikliklerinin sebep olacağı durumlardır”. Çin-Hindistan ve dünyanın geri kalanı aynı büyüme eğilimlerini sürdürdükleri takdirde 2030 yılında dünya üretiminin % 30’unu karşılayarak dünya ekonomisine liderlik edecekler. Gelişmiş ekonomilerin yüzde 2 ortalama hızla büyüdüklerine, Çin ve Hindistan’daki büyüme tahminlerinin ise yüzde 7.5 civarında olduğuna dikkati çeken Derviş, 2010’da Çin ve Hindistan’ın dünya ekonomisinin yüzde 12’sini temsil etmesiyle “inanılmaz bir dönüşümün” görüleceğini, 2030’da ise dünya ekonomisinin dörtte birini bu ülkelerin oluşturacağını vurguladı. Ekonomik Durgunluk Sonrası USA Metropolleri Bruce Katz Amerikan ekonomisinin yeniden yapılanması tüketimden ziyade ihracat eksenli olmak zorundadır. B. Obama Aslında ABD, bir metropol ulus haline mi geliyor? Bir sonraki ekonomi büyük kentlerin liderliğinde olacaktır. Metropol alanları daha da artmaktadır. Metropollerde bir yığılma yaşanmaktadır; bunun çeşitli nedenleri vardır. Eğitim, Sağlık, iş olanakları v.s. İstanbul önceliklerini belirlemeli ve önlemlerini bu öncelikler doğrultusunda yoğunlaştırılmalıdır. İstanbul’un temel sorunları: Trafik, Metropollerde yaşanabilirliğin sağlanabilmesi için, akıllı ve sürdürülebilir sistemlere ihtiyaç vardır. Şehirleri Finanse Etmek Ersin AKYÜZ Yaşanan iktisadi krizlere değinerek söze başlayana Ersin Kılıç, dünya ekonomisinde meydana gelen %2’lik küçülmenin şehirlere etkisinin nasıl olacağını tartıştı. Yeni yasaların finans sektörüne kısıtlamalar getirdiğini beyan eden E… öbür taraftan kamu tarafından sağlanan sübvansiyonların da mevcut durumun önüne geçerek işsizlik v.s gibi meselelere çözüm getirmediğini ifade etti. 2030 yılına kadar 40 trilyon dolar kentlerin gelişimine yatırılmalıdır. Ve bu şehirlerin çoğu da Asya ve gelişmekte olan şehirlerdir. Bu da gösteriyor ki kentleşme hususunda büyük bir finans ihtiyacı vardır. Bu yatırımları kim finanse edecek? Asıl soru olarak karşımızda durmaktadır. Tek başına kamu bunu finanse edecek kaynaklara sahip değildir. Ardından Deutsche Bank’ın kentleşme konusundaki yatırımlarına değinen E…. Konut alanında bütün dünyada 1 Milyar dolar üzerinde yatırımda bulunduklarını ifade etti. Yine Deutsche Bank yönetiminde 5 milyar dolar üzerinde var…. Deutsche Bank bu yatırımlarla iki önemli riski minimize etmektedir. -

Faiz oranlarındaki dalgalanma (sigortalarla faiz dalgalanmalarına karşı koruma sağlıyor) Likidite Riski; bankalar, bilhassa Deutsche Bank gibileri her kent için vazgeçilmezdir.

Ostrom: Yerel toplumların ekonomik çıkarları nasıl korunabilir. Deutsche Bank’ın Know-Howları kentsel gelişmelerde kullanılabilir. Özel finansman açığını telafide bankalar rol oynayabilir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü

8


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu

4-6 KASIM 2009

Tartışmalar Jose Sera : Karanlıkta tüm Kediler boz gözükür. Küresel kriz etkilerinin yavaşladığı bir dönemde Sao Paulo diğer yerlere göre daha iyi gözüküyor. Brezilya’nın ekonomik performansı da bu etkilidir. Fakirlerin yaşam standartları artıyor. Sorunların önemli bir kısmı finansal kaynaklıdır. İyi şeylere rağmen sorunlar da eksik olmuyor, Sao Paulo’da üretilen hâsılanın ancak çok az bir kısmı geri dönüyor. Sao Paulo’nun kentsel anlamda en büyük sorunu finans kaynaklıdır. Buraya özel bir sorun olmakla beraber, sanırım bu gibi kentlerin sorunları ortaktır. Anthony Williams Konuşmalarda genel olarak neler yapabiliriz gibi sorular soruluyor, ama asıl önemli olan bunların pratiğe geçirilebilir hale getirilmesidir. Nasser Munjee Mumbay şehrindeki gelişmelerden bahseden Munjee, yaptıkları araştırmada Mumbay’ın birçok şirket tarafından neden üretim ve yönetim merkezi olarak tercih edildiklerinin neticelerini serdetmeye çalıştı. Bunların başında Reklam, konum ve Logistik gelmektedir. Mumbay’ın Locationını belirleyen unsurların başında ise işgücü maliyeti, yönetişim, altyapı, suç oranı gibi nedenler gelmektedir. Selahattin Yıldırım Küreselleşme konusu ele alınırken piyasa bu işin neresinde? -

Sosyalist Baskı (Türkiye özeli) Post Political Condition – sosyalist baskıdan sonra ekonomik baskı siyaseti domine etmektedir.

Ne yapmamalıyız? -

Kentsel popülizm baskısı altındayız. Oysa kent içinde farklılıklar görülebilmelidir. Her şeyin iyisini halk bilir! Ama halkın iradesini karar mekanizmalarında görmek mümkün değil maalesef.

Ahmet Misbah Demircan Kamu – Özel Ortaklığı / Beyoğlu rehabilitasyon çalışmaları Kent dokusunda istenmeyen görüntüler. Neden bu hale gelindi. Kentlinin faydasına inanacağı projeler ortaya konulamadı. -

Teknolojinin sunduğu imkânlar yanında bilhassa kadim kentlerden aldıkları da var. Eski şehirleri modern ihtiyaçlara göre dizayn etmek başlı başına bir sorundur. Soru/n: Eski değerler korunarak yeni döneme nasıl aktarılabilir? Durum: 275 binanın restorasyonu Çözüm: ev sahibini arsa sahibi olarak kabul edip yatırımcının da kat karşılığı mükâfatlandırılması. Bu suretle hem lokal doku korunmuş hem de şehir yeni bir süliyete bürünmüş olacaktır.

I. Gün 2. Oturum: Şehirler ve Kültürler 1. Kısım: Şehirler ve Toplumsal Sermaye İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü

9


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu Kentsel Değişimin Küresel Akımları Mimari iki unsurun arasında kalmaktadır: -

4-6 KASIM 2009

Saskia Sassen

Teknolojik gelişmeler (Bir yandan son modern teknolojilerle büyük yüksek binalar yapılırken) Ekonomik yapı. (Öbür tarafta ise ekonomik yapı vardır. )

İstanbul’da bu durum nasıldır? (ekonomi ve teknoloji arasında İstanbul’un yeri neresidir.) İnsan kaynaklarının global dünyada anlamı? Değişkenler: -

-

Yabancı Ülkelerde doğmuş insan gücü; Ticaret ve iş yoğunluğu bakımından İstanbul önemli bir konumda değil, ancak coğrafi konumu önemlidir. Jeopolitik önemine binaen İstanbul’a değer biçilmektedir. Türkiye’de ve İstanbul’da sermaye akımı; Sermayenin mobilitesine bakıldığında iki önemli unsur göze çarpmaktadır. Sermaye mobilize oluyor saniyen İstanbul bireyselleşiyor.

Türkiye’nin Değişen Kentsel Bağlamı Şehirlerin Gelişimi; Nüfus, Parceling,

Joan Klos

Kamusal Alan Türk Şehirlerinin en önemli iki unsuru “Değişim ve Büyüme”dir. Kendi bakış açısıyla İstanbul’un en önemli sorununu Nüfus (16 milyon), Ulaşım ve Deprem ve Afet koruma teşkil etmektedir. Türkiye’de zenginlik (GDP) artmakla beraber göç de artıyor. Bunun en önemli sebebi şehirlerin kırsal alana göre daha fazla iş olanağına sahip olmasıdır. Kırsal ve Kentsel alanda kişi başına düşen gelir farklılığı mevcuttur. Bu iki sebepten ötürü mobilite ve buna bağlı olarak hızlı bir değişim yaşanmaktadır. Gümrük birliği akabinde yaşanan krizin neticesi olarak bankacılık alanında yeni düzenlemelere gidildi (22 Banka çöktü). Bu düzenlemeler, kriz ve Gümrük birliği Türkiye’nin sanayileşme çabalarının önemli bir dönemeçten geçtiği döneme denk düşmüştür. AKP’nin siyasi başarısı (tek başına iktidar) yerel yönetim tecrübesinde yatmaktadır. Türkiye genelinde yerel yönetimlerde gösterdikleri başarı AKP’yi Türk siyasetinin önemli bir unsuru haşine getirmiştir. Yerel yönetimlerin genel siyasi başarı üzerindeki rolüne bakıldığında kentler bağlamında yapılması gereken, konut yapımında kentin çeşitliliği ve zenginliğini gösterecek bir zemin bulmak olmalıdır. Yerel ve Küresel Arsında İstanbul Çağlar Keyder İstanbul’da yerelin korunması …. Korunarak sürdürülüyor. Sadece yapı anlamında değil aynı zamanda kültürel bağlamda ve fonksiyonel olarak da korunmaktadır. Ancak buna rağmen bu kent küreselleşiyor, direnç gösteren kurumlara rağmen. Küreselleşme devam ederken buna paralel olarak bir gayri resmi küreselleşme de yaşanıyor. Bu durumu tetikleyen, neden olan unsurlar vardır. Toplumsal çevreden gelenler kentlileşti. Yasal düzenlemeler ve Mülkiyet ilişkileri (yeni oluşan burjuvazi anlamında) Yeni burjuvazi yeni projeler üretti – Kentsel Dönüşüm / bu alanda ortaya çıkan koalisyon şeklinde ifade edilebilir. Kamu + Özel sektör işbirliği İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü

10


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu

4-6 KASIM 2009

Kentsel koalisyonlar her şeyden önce sermaye sermeye çekmek istiyor. Şuana kadar bu yapıldı ve yapılmaya da devam ediyor. Ancak bu davet neticesi gelen sermayenin bir kısmı sırf finansal nitelikte olduğu için bugün yaşanan krizin derinleşmesine sebebiyet vermiştir. Bu durumda “kriz İstanbul’u etkiledi mi sorusu akla gelmektedir. Spekülatif sermaye, mülkiyet hukukunun noksanlıkları sebebiyle kötü yönetildi. Bugünkü mülkiyet temelli sorunlarda Osmanlı mülkiyet düzeni ve mülkiyet hukukunun etkisi mevcuttur. Tartışma Dieter Läpple İstanbul Urban Age şehirlerinin en eskisi ve aynı zamanda en gencidir. 1950’lerde 1 milyon olan şehir nüfusu bugün 15 milyonla bu şehir yeniden kurulmuştur. -

Bu yeni İstanbul’un gecekondu oluşumuyla ortaya çıkan bir şehirdir. Ancak İstanbul’un gecekonduları benzerlerinden farklıdır. Buralar kamusal hizmetler götürülmüştür. Okul, sağlık, beledi hizmetler gibi. Yine bu alanlarda üretim birimleri oluşmuştur. Daha da önemlisi bu binalar dayanaklıdır. - İstanbul’un bariz sorunlarından biri de Otopark sorunudur. - Kent içinde ulaşım bir şekilde entegre edilmelidir. “Küresel bir Network isteniyorsa bunu destekleyecek yerel bir sosyal sermaye oluşturulmalıdır”. - Kenti taş binadan yapılmış yer olarak görmeyi bırakıp, insanların yaşadığı sosyal alanlar olarak görmek gerek. Taştan ziyade sosyal sermayeye yatırım yapılmalıdır. Raportörün Notu; Küresel alanda İstanbul’un bir yer edinebilmesi için en önemli unsur gelişmiş bir sosyal sermaye bakiyesi oluşturmasıdır. İnsan unsuruna yapılan yatırım artı zamanlı olarak şehri gelişimini olumlu yönde etkiyecektir. Henk Ovink Genelde Avrupa ve özel olarak da kuzey Avrupa korumacı bir tutum izlediği ve haddinden fazla eşitlikçi olduğundan farklılıklara müsamahaya yanaşılmıyor. Avrupa uzun dönemdir artık büyümüyor, buna mukabil İstanbul çok dinamik ve gelişen bir şehir, bu anlamda Avrupa için bir fırsat olabilir. Demokrasi Risalesi Gerald Frug - Türkiye’deki ulusal iktisat yerel yönetimlere neler yapmıştır. Merkez ile yerel arsındaki ilişki nasıl gelişmiştir. -

Bir kentin gelimi anlamında özel sektörün rolü nedir? İşbirliği önemlidir. Ancak herkes kadar ben de maalesef bu konuda karamsarım. Özel ile kamunun işbirliği yapması, acaba politikaların belirlemesinde de beraber çalışma / işbirliğine de yol açıyor mu? Bu tür ortaklık /işbirlikleri her daim yozlaşma töhmetiyle karşı karşıyadır. Yozlaşma ilk akla gelen unsurlardandır.

İstanbul bir başarı öyküsüdür? İlhan Tekeli Bu başarı bir plan sonucu değildir. Politik sektörlerin dahili de yoktur, bu başarı aslında İstanbul’un kendi başarısıdır. Bunu bir kuram olarak düşünmek mümkün? Ancak kuram nasıl dökümante edilebilir ya da dokümante etmek mümkün mü? Zira bu durum insana çıkış yolu sunmuyor, (gelişmeleri

İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü

11


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu

4-6 KASIM 2009

verilere dökmek oradan bir kuram oluşturmak ve ondan somut çare olarak başvurulacak bir tipoloji geliştiremiyorsunuz ) Ah ne güzel, devam edin!!… Ala! Ancak bu gelişmelerin teste ihtiyacı var. Mekansal bir strateji planını kurama ihtiyaç duymadan oluşturmak mümkün mü? İstanbul’u diğer şehirlerden farklı kılan nedir? Aslında başarı öyküsü demedim. Oluşturmaya üretmeye yönelik kapasiteyi arttırmaya yönelik yapılacak şeydir. İstanbul Kentsel Burjuva koalisyonu! İhtiyaçlar çözülürken emtialaşan, kapitalistleşen bir kente dönüşüyoruz./ Çağlar Keyder Temkinli iyimserlik herkeste hâkim. İstanbul Avrupa’nın geleceği olabilir mi?

II. OTURUM: ŞEHİRLER ve KÜLTÜRLER Kısım: Kentsel Deneyim Anlatıları / Hasan Bülent Kahraman – Deyan Sudiç Bir şehri, şehir kılan söylemsel / hikâyesel deneyimlerdir. İstanbul: Eklem Kent Urban Age’in kültürel bağlamı

Richard Sennet 12

Görsel mimari tasarım Projenin başlangıç ….. sosyal ve görsel mirasın kesişim noktasıdır. Bu proje bağlamında veriler toplanıp anlamlı bir kodlama çerçevesinde yeniden yoruma tabi tutuldu. Buna göre önümüzdeki gerçek soru ne? Bir yandan nitelik öbür tarafta ise nicelik duruyor. Bugün kentlerde nicelik olarak bir patlama yaşanıyor. Bu nicel bir patlama, bunun nitel etkisi nedir? Yaşam Kalitesi; toplumsal yaşama değinmek istiyorum. Şu kadar ki çıkan argüman şu; — Bir kenti geliştiren dinamikler, o kentte yaşayan insanların nitelikleriyle alakalıdır. Bir yandan kapitalizmin yoksul insanlarını düşünmek zorundayız. Kişisel Çıkarım: toplumun anlamını yeniden yorumlamak gerekiyor, toplum tanımını yeniden tanımlamak zorundayız. Biz toplumun zenginliklerini biçimsel olarak yorumluyoruz. Aile ortamı çerçevesinde yorum yapılıyor. Kent toplumundaki samimiyet duygusu insanı insana rabt eyleyen unsurdur. Nacak aile odaklı yaklaşım bugünkü modern toplumda artık yok olmuştur. Aile yapısı artık parçalı, insanların yaşam süresi geçtiğimiz yüzyıl boyunca sürekli olarak uzadı. Ancak bununla beraber toplumun önemli bir kısmı (iki ucundaki grup, 15-30 yaş ile 65 yaş üstü grup) ileriki yaşları yalnız olarak geçiriyor ve gençler artık geç evleniyor. Bu durum çekirdek aile algısının kırılmasına neden olmaktadır. >65 yaştan büyük gurubun %82’si bugün yalnız yaşamaktadır. Tek başına yaşam algıs; hem erken hem de ileri yaşlarda tek başına yaşam, yalnızlık hâkimdir. İnsanlar ebeveynlerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu

4-6 KASIM 2009

bakmamakta en iyi şartlarda çalıştıkları yerlerden ailelerine para göndererek vicdani rahatlama yoluna gidiyorlar. Bugün insanlar birbirlerine daha az bağımlılar, bu da yeni bir toplum mühendisliği gerektirir. Eski insanlar için sokak mobilyaları sadece birer eşya bir dekor değildir, hayata nüfuz eden unsurlardır. Yalnızlık yeni bir mimari gerektiriyor!… sosyalleşme imkanı olarak Sigara, sağlık gerekçesiyle insanların elinden alındı. Bu gibi durumların yarattığı netice insanların kent içinde kente yabancı kalmaları olacaktır. Eklemsel kentler (Hinge City) Eski kentlerde insanlar ticaret yaparken dahi yine de ailelerinin yanında kalmaktaydılar. Ancak eklemsel kentlerde muhacir unsuru ön plandadır, bu tür kentlerde yaşayanlar sadece daha fazla para kanamak için değil aynı zamanda daha iyi bir fırsat elde ettiklerinde dahi göç ederler. Eklemsel kentlerde yaşayan, göç ile mühürlenmiş bu insan tipi için yeni tasarımlar gerek. Kent palancılar topluma daha fazla destek vermek istiyorlarsa bu “pendler” denilen insan tipi için uygun mekanlar, meskenler tasarım edilmelidir. Tasarımcılar kendi kafalarındaki aile modelini yıkmalı, var olana bakmalılar Bankacıların ve tasarımcıların domine ettiği bir kent tasarımı Geçici deneyimlerin de anlamlı olduğunu kabul etmek gerek…. (Sosyalleşme konusuna eğilen Mr Sennet, The Cultur of Capitalizm, Chrossion of Charekter ve Handwerk adlı kitaplarında iş yerinde küreselleşme ile beraber ortaya çıkan durum, insanların uzun dönemli deneyimlere sahip olamadıklarından en azında işyerinde sosyalleşmenin mümkün olmadığını, çalışanların birbirlerine yabancılaştıklarını ifade etmektedir. Ancak konferans esnasında dile getirdiği yeni aile yapısı için yeni mekân üretme fikri ise bir yerde bu düşünceyle zıtlıklar oluşturmaktadır. Her ne kadar kendisi ile gerçekleştirdiğimiz mülakatta bu iki unsurun birbirlerine karşı olmadığı savunduysa da, mobil olan insanların doğal olarak işyerlerinin, sermayenin mobilizasyonunu da tetiklediği kanaatindeyiz. Yeni mekân fikri, bu hayatın kaçınılmaz olarak yaşandığı yerlerde bir nevi iktisadi tasarruf imkânı sağlamakta ancak bununla beraber insanların mekâna bağımlılığını azalttığı için mobiliteyi kamçılamakta. Artan mobilite uluslar arası yakınsamayı getirse de kendi içinde kentlerde insanları birbirlerine yabancı kılacaktır. Tedbir aldırmak değil fikrimiz, lakin bunun üzerinde de kafa yorulması gerekir). İstanbul hem geçmiş hem de geleceğin inceleneceği bir laboratuar olarak duruyor.

Küresel Kentlerde Toplumsal Anlatılar Nedir bir Kentin öyküsü?

Suketu Mehta

Öyküler kimin anlattığı veya dinlediğine göre değişiklikler arz ederler. Resmi anlatı ve Gayr-ı resmi anlatı yolları vardır öykülerin -

Resmi Anlat: Işıltılı, parlaktır

-

Gayrı resmi Anlatı: ağızdan ağza anlatılır. medyadan, normal insanların dilinden anlatılır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü

13


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu

4-6 KASIM 2009

Ancak bazı zorluklara karşılaşır gayr- resmi anlatı,. Toplumu anlamak için bu anlatı türü önemlidir. Zira öyküler zamana rağmen insanı geçmişe bağlar. Öykü anlatımında en önemli unsur; suç unsurudur. Metropol insanı suç hayranıdır ama paradoksal bir şekilde suçlarla mücadele edeni seçer. Korku adeta şekerli bir çözelti gibi toplumu …. (çözüyor). Gecekonduları yıkmak yerine ıslah etmek gerekir. Plancılar tanrı ile insan arasına giren unsurlardır. Gerçek insanların öykülerini anlatması lazım dil gerekir. Ancak bankacılar, bürokrasi gibi organlar halkla aynı dili konuşmamaktadır. Bu da bir iletişimsizliğe neden olmaktadır. Bu iletişimsizliği ortadan kaldırmak için medya- basına büyük iş düşmektedir. Bir yanda hikayeleri yukarı taşırken öbür taraftan yukarının mesajlarını aşağıda yeni kodlarla çözmektedir. İstanbul’un Sesi: Şehir Kime Ait Gündüz Vassaf Şiirsel bir anlatımla İstanbul tarihini ve İstanbul’da çeşitli düşünceler, sosyal ve etnik gurupların sesini yansıtan Vassaf, İstanbul sadece biri ve de hepsinin matematiksel toplamı değildir. Ama her bir unsur tek başına vazgeçilmezdir. Unsurların birlikteliği ve ayrıklığı diye bir tabir kullanmak abes olduğu gibi ara bir formül bulmak da uygun değildir. Kısacası İstanbul her şeyiyle bu kısacık kelimede gizli….. Kimlik krizi, doğu batı arasında Kimlerden ibarettir şehir, kimler adına alınır kararlar, kim için uygulanır? Resmi tarihin dışına çıkıldığında demokratik olmanın imkânı nedir. Şehirlerin tasarı mı da dahil…..

2. Kısım: tarih ve Kentsel değişim ile yüzleşme 14 Akdeniz şehirlerinde kentsel Kültür / Farklı Akdenizlilikler İstanbul iyi küresel kentlerdendir, eğer iyi varsa.

Hashim Sarkis

Bir yandan Akdeniz kültürünün emarelerini taşımaktadır. Akdeniz derken ne kast edilir; “deniz, güneş, cinsellik” (clup-mat) üçlemesi Akdenizlilik tanımında ana unsurdur. 1. Zaman İçinde birleştiren bir coğrafya olarak Akdeniz 2. Akdeniz; birbirini tamamlayan micro bölgeler olarak - durağanlık ve süreklilik var 3. Birbirine karşı ama etkileşim içindeki karşı kıyılar olarak Akdeniz. Hinterlandı ve deniz ötesi ilişkileriyle Akdeniz kıyıları arasında bir etkileşme hep var olagelmiştir. 4. Çevresi tehdit altındaki Akdeniz (ekoloji bağlamında) Akdeniz’de çevreci tavırların yerleşmesi gerekir. İstanbul’un Mekânsal DNA’sı / Fiziki Yapı İhsan Bilgin İstanbul’da yaşana problemlerin tarih içinde ve farklı etmenlerden kaynaklandığını veya bugünkü problemlerimizin nedenleri çok eskilere dayanabilmektedir. İstanbul’da yaşanan kentleşmede toprak Mülkiyeti rejiminin etkisini irdeleyen Bilgin konuşmasını şöyle devam etti; sitanbulda inşaat patlaması yaşanmadan önce -

Toprak mülkiyeti nasıl dağılıyordu? İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu -

4-6 KASIM 2009

Bu patlama gerçekleştikten sonra mülkiyet yapısı nasıl değişti?

Ekseni belirleyen iki önemli soru olmuştur. 1930’lara kadar, medeni kanunun kabulüne dek İstanbul’da kapitalist normlara uygun bir toprak mülkiyet yapısı yoktu, toprak serbest alınıp satılan bir emtia değildi, kişi ancak kullanım hakkına sahipti. Ancak medeni kanun bu durumu değiştirmiştir. Sonraki süreçte 1950lere kadar bir durgunluk yaşanıyor. Sadece bir yerin mülkiyet ilişkilerine bakarak nasıl bir yapı türü çıkardığını tahmin etmek mümkündür, ya da aksi şekilde. 1. Gurup: 1950 öncesi yapılanmış alanlar / yapı stokları a. Eğer karşınızdaki semt küçük parsellerden oluşmuş sıra evlerden ise bunlar hızla yıkılıp apartman yapılmıştır. 2-3 katlı evlerin yerini 6-7 katlı apartmanlar alıyor. 20 sene içinde bu evre tamamlanıyor. b. Eğer daha iri parseller üzerinde ise, bu parseller daha önce köşk benzeri yapılara işaret ediyor. Bunlar iki türlü sonuç doğuruyor;  Parsellere bölünüp apartman yapılıyor  Ya da Anadolu yakasında ise parseller, iri kulelere dönüşüyor 2. Grup Yapılar, Eski, asıl İstanbul’un imarlı olmayan alanları a. Osmanlıda eğer tarım amacıyla kullanılmışsa, kullanan ailenin özel mülkiyetine geçmiştir. Netice olarak ya; 15 i. Parsellenerek apartmanlara dönüşmüştür, ya da ii. Toplu konut alanlarına dönüşmüştür (70lerin toplu konut denemeleri) b. Eğer 1950 öncesi kimse tarafından kullanılmıyorsa, bu araziler devletin arazisini teşkil etmektedir. En geniş gurup olan bu araziler erken dönem gecekondularını teşkil etmektedir. Hiçbir plan yok defacto gelişiyor, hemşeri, akraba ilişkiler üzerine kurulu bir kentleşme türü. Göçlerle gelmiş bu gurularda daha önce aracılar var mıydı, yoksa sonradan mı oluşuyor, devlet arazilerini satıyorlar. Netice olarak eninde sonunda hepsi apartmanlaşıyor. (Hazin bir öykü) İstanbul’un Mekânsal DNA’sı / Sosyal yapı Birlikte varoluş / yokoluş

Murat Güvenç

Co-spezialty: eş zamanlı varoluş / yokoluş Conem: bir mekanın kendine özgü varoluşunu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu

4-6 KASIM 2009

Tartışma Murat Belge Bugün İstanbul’da tarihle olan ilişkimiz kentle olan ilişkimizden önce gelmektedir. Kenti de tarih bağlamında ele almaktayız. İstanbul’un görkemli tarihi ulus devlet zihniyetiyle uyuşmamaktadır. İstanbul’un tarihi ve sosyal dokusu bir ulusun tarihiyle sınırlanamayacak kadar geniştir. Ulus devletle geliştirilen tarih fikri kentin tarihini, sultandan kurtulmak esas alındığından kısıtlandırılmıştır. Ulus devlet tarihçiliği kentin 600 yıllık tarihini paranteze alarak orta Asya’ya bağlamak girişiminin ifadesi olmuştur. Bunu yaparken doğal olarak kentin Osmanlı’dan öncesini de yok saydırmıştır. Pelin Tan Diyagramlarla, haritalarla bir kenti anlamak mümkün müdür? Kısa yoldan cevaplanırsa bu soru, hayır olacaktır cevap. Ancak yine de bundan vazgeçmek mümkün değildir.

II: GÜN 1. OTURUM: ÇEVRE VE KENTLER 1. Kısım: İklim Değişikliği ve Kentler Oturumun başında söz alan Oturum Başkanları Philippe Rode ve Sibel Sezer Eralp, konuşmalarında iklim değişikliğine ulaşım açısından yaklaşarak ulaşımdan kaynaklanan karbondioksit oranının toplam karbondioksit emisyonu içerisinde büyük bir paya sahip olduğunu (%30) belirterek ulaşım konusunun çok rekabetçi ve tartışmalı bir konu olduğunu vurgulamışlardır.

Araba ve Yayaları Dengelemek: New York Örneği Janette Sadık-Khan Oturumun ilk konuşmacısı olan Janette-Sadik Khan, New York kentinde trafiği dengelemek için yapılan uygulamalardan ve şehirde sürdürülebilir ulaşımın nasıl sağlandığından söz etmiş, New York şehrinin ulaşım konusundaki hedeflerinin trafik sıkışıklığını azaltmak, trafik güvenliğin sağlamak, toplu taşımacılığı ve bisiklet kullanımını arttırmak olduğunu belirtmiştir. Khan, 2030’a kadar toplam karbondioksit emisyonunu %30 azaltmayı taahhüt eden şehirde şahsi otomobil kullanımının %30 oranında olduğunu belirterek bu oranı daha da düşürmek için şehrin ticaret bölgesine girecek olan araçlardan fazladan ücret alınmasının planlandığını ifade etmiştir. Şehir merkezinde geniş kaldırımların bisiklet yolu olarak değerlendirildiğini, atıl caddelerin cafe, park vb. ile yeniden canlandırıldığını, hızlı otobüs yollarının hazırlandığını belirten Khan, New York Belediyesi Ulaşım Dairesi olarak iyi çalışmaları ve hızlı karar almalarının başarılarında büyük paya sahip olduğunu vurgulamıştır. Delhi’nin Yeni, Yeşil Ulaştırma Altyapısı Geetam Tiwari Hindistan Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Geetam Tiwari ise yaptığı konuşmada günde 900 yeni aracın trafiğe katıldığı Yeni Delhi’de ulaşım konusunda 1996 yılından itibaren ciddi çalışmaların başladığını belirterek, an itibariyle 65 km.lik metro hattına sahip olan şehirde trafiği azaltmak için özel otobüs yolları düzenlendiğini, bisiklet yolları oluşturulduğunu, engelliler için uygun, düşük tabanlı İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü

16


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu

4-6 KASIM 2009

otobüsler satın alındığını ve trafik güvenliği için önlemler alınarak ölümlü trafik kazası sayısının azaltıldığını belirtmiştir. BRT (metrobüs) projelerinin trafiği azaltmadaki rolü vurgulanmış, buna karşılık medyanın metrobüsün yapımından önce yapım sırasında ve uygulamalarda nasıl negatif tutumlar alabileceğini örnekleriyle gösterdi. Buna karşın uygulama aşamasından sonra getirdiği rahatlamanın kentin diğer bölgelerinde yaşayan vatandaşların da RBT isteklerini dile getirmesini sağladığını anlattı. Kentsel Ulaştırma ve Zaman Fabio Casiroli Fabio Casiroli ise makro ve mikro taşımacılık konularına değinmiş, ardından İstanbul���da trafiği azaltmak için yapılacak çalışmalar konusunda önerilerde bulunmuştur. Casiroli İstanbul’da toplu taşımacılığa daha fazla şerit ayrılması, tek ve çift plaka uygulamasının getirilmesi, bisikletler için özel yolların oluşturulması, füniküler sistemin geliştirilmesi ve İstanbul’un yüksek kesimli bazı bölgelerinde yürüyen merdiven uygulamasının kullanılmasının trafik açısından olumlu gelişmeler doğurabileceğini belirtmiştir. Toplu ulaşımın ilk kilometresi (evden metroya-otobüse) ve son kilometresi (metrodanotobüsten işyerine) özel olarak ele alınmalı bunun için çözümler üretilmeli, böylece toplu ulaşımın herkes için erişilebilir kılınması için “yakınlık” sorunun çözülmesi gerektiğini belirtmiştir. Kentin ekonomik anlamda büyümesi ile otomobil sayısının artması arasında pozitif bir korelasyonun olduğunu dile getirerek bu sorunun erişilebilirlik ve yakınlık ekseninde çözümlenebileceğini söylemiştir.

İstanbul İçin Mobilite Modelleri: Sonraki Adım Ne? Haluk Gerçek İstanbul’daki mevcut ulaşım sistemi, ulaşım stratejileri, amaçları ve öneriler konularında bir sunum gerçekleştirmiş olup, trafik sıkışıklığının İstanbul’un temel problemi olduğunu ve İstanbulluların araç içerisinde geçirdikleri zamanın son 10 yıl içinde %20 arttığını vurgulamıştır. Karbon emisyonu konusunda şehrin belirli bir hedefi olmadığına da değinen Gerçek, 3. Boğaz Köprüsü, metrobüs, tüp geçit, tünel vb. gibi projelerden bahsederek mevcut duruma rağmen şehirde yine de ulaşım alanında verimli projelerin gerçekleştiğini ifade ederek yürüme ve bisiklet kullanımının teşvik edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Tartışma Gelişmekte olan ülkelerde sorunun kaynağı kentlerin arabalar düşünülerek planlanmış olmasıdır. Yayalar düşünülmemekte ve hesaba katılmamaktadır. Araç yollarının yanında ya çok dar yaya yolu bulunmakta ya da bulunmamaktadır. Şam projeleri, kentlerin iyileştirilmesi ve limanların iyileştirilmesi. Ortadoğuda araba sahibi olmak sosyal statü sembolüdür. Arabada klima kullanımı da bir sosyal statü sembolüdür. Yayalara yönelik ve yayalaşmaya yönelik alınan tedbirlerin algılanması sorunu bulunmaktadır. Urban Age tarafından “Yayalar Yılı” düzenlenmelidir. Raportör Notu: Batıda da araba kullanmak sosyal statü sembolüdür. Daha doğrusu kullanılan arabanın fiyatı sosyal statüyü belirleyen bir semboldür.

3. Kısım: Sürdürülebilir Kentler Tasarlamak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü

17


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu

4-6 KASIM 2009

Sürdürülebilir Kentler İçin Mimari Richard Rogers Şanghay, Mumbay, Delhi, İstanbul. Bu ve birçok büyük kentteki modern yapıtlar ve gökdelenler sanki tek bir mimarin elinden çıkmış gibiler. Oysa kentler kendileri olmalıdır, birbirlerinin taklitleri değil. Kentlere bu kendi olma kimliğini veren ise özgün mimari yapıtlarıdır. Sürdürülebilir Kentler İçin Politika Enrique Penalosa Adam Smith, bireylerin tek tek çıkarlarının maksimizasyonu toplumun da refahının maksimizasyonu anlamına geldiğini söylemektedir. Bu önerme kentler bağlamında geçerliliğini yitirmektedir. Çünkü İstanbul’da yapılan araştırma göstermektedir ki özel aracı olmayanların % 80’i imkanı olsa özel araç sahibi olmak istemektedir. Bu gerçekleşmiş olsa kentte trafik kilitlenirdi. Kentlerimiz özel şirketlerle işbirliği yapmalıdır denmekte. Peki, ama bunun dünyanın her yerinde yolsuzluğu da beraberinde getirdiği gerçeği varken de mi? Özel şirketlerin güçlenmesi kent hizmetlerinde güçlenmesi, kent politikalarının belirlenmesinde şirket çıkarlarının kent çıkarlarının önüne koyması sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Şirketler, karlılığı olmadığı için halka açık alan üretmezler. Bu, kamunun görevidir. Kent ise halka açık alanları ile yaşanabilir hale gelmektedir. Ulaşım ve trafik için çok çeşitli çözümler önerilmektedir. Fakat bunun ekonomik yönleri çok da sorgulanmamaktadır. Londra harika bir metro ağına sahiptir ve bu ulaşımı kolaylaştırmıştır. Örneğin Londra’nın son 10 yılda ulaşıma ayırdığı yatırım 50 milyar dolardır. Bu miktar 8 Milyon nüfuslu benim şehrim Bogota’nın kurulduğu günden bu yana yaptığı yatırımlardan daha fazladır. Oysa bize uygulanabilir ekonomik çözümler gerekmektedir. Bogota’da, Delhi’de İstanbul’da yapılan BRT (Metrobüs) hatlarına bakın, geçtiği hatlarda toplu taşımayı artırmış ve özel araç kullanımını azaltmıştır. İnsanlar daha kısa sürede gidebildiklerinde toplu taşımayı tercih etmektedir. Üstelik ekonomik olarak metroya göre çok daha üstündür. Bu nedenle trafiğin yoğun olduğu tüm arterlerde bu şekilde metrobüs hatları konulabilir, konulmalıdır. Özetle trafik ve ulaşım, teknik bir sorun değil bir politika sorunudur.

2. OTURUM: İSTANBUL VİZYONLARI ve PROJELERİ 1. Kısım: Kentsel Vizyonlar Yaratmak Filadelfiya, Waşington ve Londra: Kentsel Vzyon Vaka analizleri

Andrew Altan

Londra’nın geleceği Doğu Londra’dadır. Yeni olimpiyat kompleksleri ve yayılmaya uygun yapısı da bunu desteklemektedir. Dolayısıyla bu bölge planlanırken bir ada gibi düşünmekten ziyade bütün bir kent gibi düşünülmeli; tüm ihtiyaçları da hesaba katılmalı, eğitim, sağlık, kültürel aktivite ve alışveriş alanları oluşturulmalıdır. Biz de bunu yapıyoruz, alanı kente bağlamak ve kentin parçası haline getirmek için üç köprü yapıyoruz. Waşington’da kentin büyük bölümünü oluşturan genç şehir yerleşimi yenileşmesi ve dönüştürülmesi gerekiyordu. Sıra evler konseptinde sosyal konutlar yapıldı ve şehirle bütünleştirildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü

18


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu

Londra için Vizyon Yaratmak

4-6 KASIM 2009

Peter Bishop

Kentin vizyonunu tüm kentliler belirlemelidir. Manifestomuz; “Londra’nın halka açık alanları vardır”. Bu doğrultuda çalışmak için halkla bir kampanya yürüterek ve kamu kuruluşlarını da ikna ederek alınması zor kararların hayata geçmesini sağladık. İstanbul’a Çevre Düzeni Planı İbrahim Baz İstanbul hızla ve gayrı resmi yerleşimlerle büyüyen bir kent olarak planlanma ihtiyacının karşılanması amacı ile akademisyenler, mimar, şehir planlamacısı ve mühendislerden oluşan bir planlama merkezi kuruldu. Bu merkezde İstanbul’un küçük ölçekli ve büyük ölçekli planları yapılmakta, İstanbul ile ilgili veriler hazırlanmaktadır. Kentlere ait bir çevre planı bulunmaktadır. Bunun yanısıra kent politikasının yürütüldüğü stratejik planlar bulunmaktadır. İstanbul’un çevre planı bu iki planın hibritleştirilmesi ile oluşmuştur. Bu şekilde çevre planı stratejik planda gösterilen hedeflerin uygulanmasına hizmet edecek şekilde planlanmıştır. Bu daha önce başka bir kentte uygulanmamış ilk olarak İstanbul’da bu yöntem kullanılmıştır. Barselona, Paris ve Londra’dan ilham alınmıştır. İstanbul için plan yaparken sadece İstanbul’u değil çevre illeri de kapsayan bölgesel bir plan olması gerektiğini gördük ve planı buna göre yeniden şekillendirdik. Tartışma

19

İstanbul Mahalle Temsilciler Platformu Başkanı Erdoğan Yıldız, planların, tasarımların ve hatta şehirlerin insanlar için olduğu gerçeğini hatırlatarak dönüşüm projelerinde insanları es geçen yaklaşımların kente ve kentliye fayda değil zarar getirdiğini öne sürdü. Burda tartışmacılar esas itibari ile kendisine katılmakla birlikte hem belediye tarafının hem de yerleşim sahbinin kendi isteklerini dayatmasından ziyade uzlaşı zemini oluşturmak amacıyla birbirlerini dinlemeleri, birbirlerine daha fazla kulak vermeleri gereği üzerinde duruldu.

2. Kısım: Kentsel Uyarlamalar Hafencity Hamburg: Post Endüstriyel Şehri Modellemek

Kees Christianse

Hafencity, kentle ulaşımı nerdeyse kopuk bir ypısal özelliğe sahip bir bölge konsepti. Retrofitting tekniği ile eski binaların üzerine yeni yapılar yapıldı. AVM yapılmasını engelledik. Çift Bahçe uygulaması başlattık. Bu da zemin katta bahçe içinde mağaza açmaya yol açtı. Bu da bahçelerin birer halka açık alanlara dönüşmesine sağladı. Mekcixo City’de Uyarlamalar

Jose Castillo

Uydukentler Kurup, işnsanları bu uydu kentten kente ulaşımını sağlamak için çalışmak yerine yaşadıkları yeri “kent” yapmalıyız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü


Urban Age İstanbul Konferansı Raporu

4-6 KASIM 2009

Meksiko City’nin sorunlarına baktığımızda, kentsel sorunlara önerilebilecek “tek” bir çözüm yoktur. İstanbul’da Yeni Kentsel Uyarlama Fikirleri Ömer Tanıpak Vadileri ve viyadükleri yeniden tasarlamak: geçtiğimiz ay yaşadığımız sel felaketi de göstermiştir ki doğanın su yatağı olarak kullandığı vadi ve viyadüklerdeki kanunsuz yerleşimler can güvenliğini tehdit etmektedir. Bu sebeple vadilerin derinlik ve yüksekliğine göre yeşil ve kırmızı tehdit bölgeleri belirlenmeli bu saptamalar ışığında tehdit altındaki binalar yıkılarak başka yerlere taşınması için çalışmalar yapılmalıdır. Kapalıçarşı ve Kanyon Alışveriş Merkezi’nin fiziki olarak karşılaştırmasını yaparak Kanyon’un büyüklüğüne rağmen çok daha az ilgi çekmesini ve Kapalıçarşı’nın ziyaretçi sayısını Kanyona gelen ziyaretçinin kat be kat üstünde olması gerçeğini dile getirdi. Buradan hareketle mimarların insanların ihtiyaçları ile ilgili kaçırdığı noktalar olsa gerek tespitini yaptı. Gelişmekte olan ülkelerde kentlerde yayalara ait olanın alanların işletmelerce nasıl işgal edildiği ve bu işgal neticesinde oluşan görüntüleri gözler önüne serdi. Tartışma Bu tartışma bölümü daha çok kentli ile kent yöneticilerinin nasıl ve ne şekilde uzlaşabileceği ve ne şekilde uzlaşamadığı üzerinde duruldu. Arabulucu olarak birçok görevde bulunan Faruk Göksu, Ankara’da gerçekleşen bir çok arabuluculuk girişimi yönteminin diğer şehirlerde başarısız olmasına ama bunun yanısıra başka yöntemlerin başka şehirler için çalışabilmesine atıfta bulunarak tek bir doğru uzlaşı yönteminin olmadığını, uzlaşının doğasının tarafların doğasına bağlı olarak değiştiğini vurguladı. Öte yandan İstanbul’da bu yaklaşımların hiçbirinin işe yaramadığından hareketle bazen çözümü bulmanın sanıldığı kadar kolay olmadığı ve hatta tarafların yaklaşım tavırlarına göre imkansız da olabileceğini belirtti.

Kapanış Şevket Pamuk İstanbul, pek çok gelişmekte olan ülke kentleriyle ortak bir geçmişe, bugüne ve geleceğe sahip. Ortak mücadelenin yanı sıra tüm dünya kentlerinin birbirinden çıkaracağı çok deneyim var. “Kent Çağı’na dair bu konferans, bu deneyimi destekleyecektir. Eğer 21. yy daha da kent çağı olacaksa, ki tüm trendler bunu kuvvetli bir şekilde ortaya koymaktadır, o zaman kentsel alanlarda katılım ve demokrasi her zamankinden daha fazla önem kazanacaktır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi | Dış ilişkiler Müdürlüğü

20


URBAN AGE Istanbul Konferansı Raporu