Page 1

Bağcılarda ENGELLİLER AKADEMİSİNE YOĞUN İLGİ YAŞANIYOR

Kâğıthane’yi yakından takip eden Basın Mensupları ve Sanat Camiası, İlçedeki gelişme ve değişikliklerin değerlendirmesini Başkan Fazlı Kılıçla birlikte yaptı. Kâğıthane Belediye Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilen toplantıda gündeme gelen Kâğıthane’deki gelişmeler, medya ve sanat boyutunda farklı değerlendirmelere sahne oldu.

Bağcılar Belediyesi’nin engellilerin sosyal hayata katılımını sağlamak için hazırladığı Engelliler Akademisi’ne katılım beklenenden fazla. İstanbul Kalkınma Ajansı’nın da vermiş olduğu fon desteği ile hazırlanan proje kapsamında engellilere el becerilerini geliştirmeye yönelik meslek edindirme kursları veriliyor.

06 DEVAMI

DEVAMI

09

14 ŞUBATTA KALPLER NİŞANTAŞI’NDA ATTI 14 Şubat Sevgililer Günü’nde Şişli Belediyesi’nin öncülüğünde tüm aşıklar ve sevgi ile dolu olanlar, Nişantaşı’nda aşkın büyüsüne kapıldılar. O gün Şişli’ye bağlı Maçka Evlendirme Dairesi’nde evlenen çiftler de büyük bir sürprizle karşılaştılar. Yeni evlenen çiftler arasında yapılan çekilişte bir çifte Başkan Mustafa Sarıgül tarafından son model bir otomobil hediye edildi.

10 DEVAMI

SANAT VE BASIN CAMİASI KÂĞITHANE’Yİ KONUŞTU

Haberin Yeni Adresi

BEYOĞLU’NUN KADERİ DEĞİŞİYOR

BAŞKAN GENÇ’TEN YILIN İLK RÖPORTAJI Boğaziçi Gündem Haber Müdürü İlhan Çabukol, 2011 yılının son, 2012 yılının ilk röportajını Sarıyer Belediye Başkanı Sayın Şükrü Genç ile gerçekleştirdi...

DEVAMI

16

“YOLSUZLUK ARTIK TARİHE KARIŞIYOR” TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi, Ak Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Baha Öğütken: Kamu ihale kurumu mafyaya, hortumcuya, peşkeşçiye göz açtırmayan bir yapıya kavuşturulmuştur

DEVAMI

14

SİNOPLU KIZIN ONUR MÜCADELESİ Hayatı hastalık ve bin bir zorluklarla geçen Leyla Özdemir’in şiir sevgisi tüm gençlerimize örnek olacak nitelikte…

2011 tarihinden itibaren başlattığı bilgilendirme toplantılarına, Okmeydanı sınırları içerisinde yaşayan, her gün bir bölge halkının davet edildiği hak sahipleri katılıyor. Kırk dördüncüsü düzenlenen Toplantılara katılan Başkan Demircan Okmeydanı halkını bilgilendirerek, vatandaşların merak ettiği soruları cevaplıyor.

İlhan ÇabukoL / Boğaziçi Gündem

Okmeydanı’nda 50 yıldır imar belirsizliği içerisinde yaşayan ve tapularını alamayacağı endişesi taşıyan 88.000 kişiyi ilgilendiren büyük sorunu ortadan kaldıracak çalışmaların anlatıldığı toplantılara semt sakinleri yoğun ilgi gösteriyor. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın, 8 Aralık

DEVAMI 15

DEVAMI

Demircan, Okmeydanı’nda dededen toruna miras kalan imar belirsizliğini ortadan kaldıracak çalışmalar son aşamaya geldi.

İlhan ÇABUKOL

Hüseyin Şenel ODACI

Ersan ODACI

Merhaba Boğaziçi Gündem okuyucuları

Belediyeler sınırlarını aştı

Beyoğlu’nun çamurlu sokakları…

ilhan.cabukol@gmail.com

03

senodaci@gmail.com

05

Prof. Dr.

eodaci@gmail.com

07

11


2

TAMZARA DOKUMASI EMİTT–2012’DE 9–12 Şubat tarihleri arasında İstanbul Beylikdüzü TÜYAP’ta gerçekleştirilen EMİTT–2012 fuarında Şebinkarahisar - Tamzara Dokuması yoğun ilgi gördü. İlhan Çabukol / Hüseyin Şenel Odacı 12. Salonda, 60.500 m2 alanda, 62 ülke ve yüzlerce turizm merkezinden 4.500 katılımcı ile gerçekleştirilen fuara Arjantin, Çek Cumhuriyeti, Kazakistan, Macaristan, Malezya, Slovenya ve Venezuela ilk kez katıldı. İtalya da fuarda bakanlık düzeyinde ilk kez temsil edildi. Şebinkarahisar Standına Yoğun İlgi… Şebinkarahisar resimleriyle donatılan Şebinkarahisar standının ziyaretçileri arasında Giresun valisi Dursun Ali Şahin, İstanbul 2. Bölge milletvekili Ünal Kaçır, Giresun Federasyonu üyeleri, Şebinkarahisarlılar Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri, çok sayıda Şebinkarahisarlı ve diğer il ve ilçelerden gelen katılımcılar ile birlikte ulusal ve yerel basın mensubu yer aldı. Tamzara Dokuması Yeniden Üretiliyor… Şebinkarahisar Kaymakamı Avni Oral ve Belediye Başkanı Şahin Yılancı, standa gelen ziyaretçilerle tek tek ilgilenerek onlara Şebinkarahisar’ın yöresel ürünlerinden Şebin cevizi, fırın kurusu, fındık ezmesi, pestil, dut kurusu ve köme ikram ettiler. Standın en çok ilgi gören ürünü, el emeği göz nuru Tamzara dokuması oldu. Kaymakamlık tarafından bir proje dâhilinde tekrar üretimi yapılan Tamzara dokuması, çevresi Şebinkarahisar’ın tarihi Camisi ve Kalesinin bulunduğu camekânlı bölmede ışıklandırılarak

sergilendi. Şebinkarahisar’ı 77 Yıllık Vilayetlik Özlemi… Stant da Şebinkarahisar’ı tanıtıcı kitaplar, broşürler, CD’ler, üzerinde Şebinkarahisar’ın tarihi ve kültürel resimlerinin bulunduğu büyük boy resimlerle birlikte çeşitli tanıtıcı afişler de ziyaretçilere dağıtıldı. Yöresel sanatçı Gürsel Ekinci’nin söylediği “77 yıldır vilayetlik özlemimiz” türküsü oldukça beğeni kazandı. Daha sonra kemençesiyle oyun havaları çalan Ekinci, ziyaretçilerin hoşça vakit geçirmelerini sağladı.

Giresun Valisi Dursun Ali Şahin’den Boğaziçi Gündem’e özel açıklamalar… Şebinkarahisar standını ziyaret eden Giresun Valisi Dursun Ali Şahin, Şebinkarahisar için yapılanlar daha bir şey değil diyerek Boğaziçi Gündem Kurucusu ve Haberler Koordinatörü İlhan Çabukol’a şunları söyledi. “Geleceğe hazırlık bakımından EMİTT fuarı bizim için çok önemli. Hele ürün ve bölge

tanıtımı bakımında Şebinkarahisar’ın böyle büyük bir fuara katılması benim için çok sevindirici olmuştur. Şebinkarahisar için şu anda yapılanlar bir şey değil. Şebinkarahisar Kalesi ve Kayadibi Meryemana Manastırı Şebinkarahisar için tek başlarına büyük öneme sahipler” dedi.


3 Beyoğlu’nun kangren haline gelmiş“imar” sorunlarını teker teker çözen Beyoğlu Belediyesi, Hacıahmet Mahallesi’nin 30 yıllık tapu mülkiyet sorununu da sonuçlandırdı.

İlhan ÇABUKOL Boğaziçi Gündem Genel Koordinatörü

HACIAHMET’TE TAPU SEVİNCİ Hüseyin Odacı / Boğaziçi Gündem 30 Yıllık mülkiyet sorunu çözüldü ve vatandaşlar tapularına kavuştu Hacıahmet Mahallesi’nin 30 yıllık tapu mülkiyet sorunu 3 yıl süren özverili çalışmalar sonucunda sona erdi ve artık bölgede müstakil tapu dönemi başladı. 18 kooperatif ve 116 kişi olmak üzere toplam 134 tapu mahalle ile aynı ismi taşıyan Beyoğlu Belediyesi Hacıahmet Semt Konağı’nda düzenlenen coşkulu törenle sahiplerine verildi. Mahalle sakinleri tapularını Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın elinden aldı. Beyoğlu’nun kangren haline gelmiş“imar” sorunlarını teker teker çözen Beyoğlu Belediyesi, Hacıahmet Mahallesi’nin 30 yıllık tapu mülkiyet sorununu da sonuçlandırdı. Hacıahmet Mahallesi’nde yer alan 10 bin metrekarelik bir alan üzerinde müşterek tapu uygulaması ve kaçak yapılaşma, yapılan düzenlemeyle ortadan kalktı, imarlı yapılaşmanın önü açıldı. Demircan: Mutluluğa aracı olmanın keyfini yaşıyoruz Üç yıl süren özverili çalışmalar sonucu ortaya çıkan başarı tablosu 18 kooperatif ve 116 kişi olmak üzere toplam 134 tapunun dağıtımıyla taçlandırıldı. Tapu dağıtım töreni Beyoğlu Belediyesi bünyesinde hizmet veren Hacıahmet Semt Konağı’nda gerçekleşti. Vatandaşlar tapularını Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın elinden aldı. Hacıahmet mahallesinin 30 yıldır süren mülkiyet sorununu çözmek için 3 yıl sabırla çalışma yaptıklarını belirterek, “3 yıl boyunca sabırla sürdürdüğümüz çalışmalarımızın sonucunda mutlu sona geldik. Bugün 134 malik kendi mülkiyetlerinin tapusunu alacak. Bu mutluluğa aracı olmanın key-

fini yaşıyoruz. Amacımız, size daha çok hizmet getirmek. Burada tapu olmadığı için belediye altyapı, kanalizasyon gibi bazı hizmetleri buraya getiremiyorduk. Tapu sorununu çözerek bunu aştık. Beyoğlu eski ve tarihi olan bir yerleşim bölgesi. Beyoğlu’nun sorunlarını sabırla çözüyoruz. Benim için sizin isteğiniz, rahat ve huzurlu yaşamınız önemli” dedi. Bulunduğu mahalle ile aynı adı taşıyan semt konağındaki tapu dağıtım törenine katılan mahalle sakinlerinin huzuru ve mutluluğu ise gözlerinden okunuyordu. Çünkü bölge resmiyette tarla olarak görüldüğünden hizmet alım sürecinde sorunlar yaşanmaktaydı ve yollar açılamıyor, sağlıklı altyapı hizmeti verilemiyordu. 30 yıldır Hacıahmetlileri sıkıntı içinde bırakan tapu ve imar sorununun ortadan kalkmasıyla birçok hizmet bölgeye gelecek. Adim adim tapuya 3 yıl önce Beyoğlu Belediyesi bölgede yoğun saha çalışması başlattı. Bu çalışmalarda önce veriler toplandı, yer tespiti ve ölçümler tamamlandı. Bu süreçte vatandaşlarla çeşitli görüşmeler ve toplantılar yapılarak sürekli istişarede bulunuldu. Gerekli bilgi ve belgeler toplandıktan sonra imar planı hazırlandı. İmar uygulaması olan toplam 6 ada, 64 parsel oluşturuldu. Tapu haklarına göre parseller verildi ve tapular tescillendi. 18 kooperatif ve 116 kişi olmak üzere toplam 134 tapu verildi. Böylece, kaçak yapılaşmanın önüne geçildi, imarlı yapılaşmanın önü açıldı. Bölge resmileşti. Artık aydınlatmadan kanalizasyona, sokak yenilenmesinden temizliğe kadar tüm alt yapı ve üst yapı sorunları daha kolay çözülebilecek ve kalıcı hizmet gelecek. Bu arada isteyen de yeni inşaat yapabilecek.

ilhan@bogazicigundem.com

Merhaba Boğaziçi Gündem okuyucuları Bugün siz değerli okurlarımıza ilk defa seslenmenin mutluluğunu ve onurunu yaşamaktayım. Sözlerime bu cümlelerimle başlamak istedim. Çünkü uzun bir çalışma ve araştırmanın ürünü olan, kamuoyu tarafından yakinen tanınan birçok kanaat önderinin görüş ve tavsiyeleri de dikkate alınarak çalışmalarına başladığımız Boğaziçi Gündem İnternet Haber Sitesi ve yeni yılın ilk günü ilk sayısını sizlerle buluşturmayı amaçladığımız Boğaziçi Gündem Gazetesi’nin yorucu ama keyif verici çalışmalarına devam ediyoruz. İstanbul’da yayın hayatını sürdürecek gazetemiz, güvenilir, tarafsız, doğru ve seviyeli haberleriyle, değişik konularda araştırma inceleme yazılarıyla, İstanbul’un sorunlarını, İstanbul’da yaşananları, İstanbul için yapılanları ve yapılamayanları ve çok daha fazlasını bulabileceğiniz bir adres olacaktır. Güçlü yazar kadrosu ve haber ekibiyle yola çıkan Boğaziçi Gündem Gazetesi, hedef kitlelerin ilgisini çekecek, toplumu doğru biçimde bilgilendirecek ve kamu yararını gözetecek bir habercilik anlayışı çerçevesinde yayın yapacaktır. Ekonomi’den siyaset’e, sağlıktan spora, kültür, sanat ve asayiş haberlerinin yanı sıra, sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerini günü gününe ve anında internet haber sitemizden takip edebileceksiniz. Değerli okuyucularımız, Boğaziçi Gündem Gazetesinde çok değerli köşe ya-

zarlarımızla buluşacaksınız. Kendi alanlarında yaptıkları çalışmalarla tanınan yazarlarımızın gündemle ilişkili düşüncelerini okumak bizleri de son derece mutlu edecektir. Sitemizde köşe açtığımız yazarlarımızı özenle seçtiğimizi ayrıca bilmenizi istiyoruz. Yazarlarımızın farklı alanlarda yazacakları konuların sizler tarafından da ilgiyle takip edileceğini biliyoruz. Boğaziçi Gündem Gazetesi olarak amacımız değerli yazarlarımızın düşüncelerini serbestçe ifade ettikleri yazılarını sizlerin ve kamuoyunun dikkatine sunmak. Değerli okuyucularımız, www.altincevre.com la başlayan, haber müdürlüğünü yaptığım Kelkit Vadisi’nin en çok takip edilen haber sitelerinden olan www.sebinmedya.com ve www.sebingundem.com ile devam eden İnternet gazeteciliği sürecimde yıllardır memleketimizin sesi olmaya gayret ettik. Adı geçen haber siteleri ile gönül bağımız ve onlara olan desteğimiz her zaman devam edecektir. Kendilerine eğer istenirse tarafımızdan her türlü destek verilecektir. Bu sitelerimiz tarafımızdan hazırlanan ve Boğaziçi Gündem’de yayınlanan Kelkit Vadisi İlçeleri ile ilgili haberleri çok rahatlıkla kaynak göstererek kendi sitelerinde yayınlayabilirler. Bugüne kadar bu sitelerde sürdürdüğümüz, “masaüstünde değil yerinde haber” anlayışımızı www.bogazicigundem.com ile de devam ettireceğimizi sizlere özellikle ifade etmek istiyorum. Boğaziçi Gündem Gazetesi haber ekibi olarak daha çok araştırarak daima güncel ve daima gündem yaratacak haberleri siz değerli okurlarımızla paylaşacağız. Son söz olarak, daima güzel ve sizleri mutlu edecek haberlerle sizlerin karşısında olmak ümidiyle selam ve saygılarımı sunuyorum.


4

O k m e y d a nı halkı Beyoğlu Belediyesi’nin “Okmeydanı Tapu Dağıtımı ve Geleceği Planlama Ça lış m al ar ı” nı n bilgilendirme toplantılarına yoğun ilgi gösteriyor.

VATANDAŞ OKMEYDANI’NI DEMİRCAN’DAN DİNLİYOR İlhan Çabukol / boğaziÇi Gündem Okmeydanı halkı Beyoğlu Belediyesi’nin “Okmeydanı Tapu Dağıtımı ve Geleceği Planlama Çalışmaları”nın bilgilendirme toplantılarına yoğun ilgi gösteriyor. Beyoğlu Belediyesi’ne bağlı Fetihtepe Semt Konağı’nda her gün düzenlenen toplantılara katılan bölge halkı Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’dan bilgi alıyor, akıllarında kalan soruları paylaşıyor Bölgede yaşayan 88 bin kişiyi bilgilendirmek amacıyla başlayan ve haftalardır süren bu toplantılar yoğun kalabalıkla gerçekleştiriliyor. Bilgilendirme toplantısına Okmeydanı’nın farklı

bir bölgesinden kadın-erkek herkes katılıyor. Fetihtepe Semt Konağı’nda Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan toplantılara katılanlara imar planı hakkında bilgi veriyor.

FETİHTEPE SEMT KONAĞI KOORDİNASYON MERKEZİ HİZMETE DEVAM EDİYOR Demircan, bölgede 88 bin kişiyi ilgilendiren çalışmalarda gelinen noktayı anlatarak başladığı konuşmasında, tapuların adaletli ve hak kaybı olmadan dağıtılması ile ilgili yapılması gereken çalışmaları semt sakinleriyle paylaşıyor.

Demircan, planlama çalışmalarının Okmeydanı’na ve vatandaşlara kazandıracağı haklardan bahsediyor. Demircan, toplantıya katılanlara, arsasının ya da dairesinin kendisine ait olduğunu belgeleyen herkesin tapu için hak sahibi olacağı müjdesini veriyor. Belediye başkanlarının verdiği bilgileri dikkatle dinleyen bölge halkı planla ilgili aklına takılan soruları da sorarak cevap

alıyor. Fetihtepe Semt Konağı’nda oluşturulan koordinasyon merkezi hafta içi her gün sabah 09.00- 16.00 arası vatandaşlara konuyla ilgili hizmet veriyor. Vatandaşlar tapu başvurusu için gerekli evrakları semt konağındaki koordinasyon merkezinde görevli belediye yetkililerine teslim ediyor.


5

Hüseyin Şenel ODACI

HALICIOĞLU’NA

ÜNİVERSİTE GELİYOR… Halıcıoğlu’nda bulunan eski Beyoğlu Adliye Binası Fatih Sultan Vakfı Üniversitesi’ne devredilerek yeniden eski kimliğine kavuşması sağlanıyor... boğaziÇi Gündem Son olarak Beyoğlu Adliyesi’nin görev yaptığı ancak uzun yıllar eğitim yuvası olarak hizmet veren ve birçok mühendisin yetiştiği Mühendishane-i Berri-i Hümayun olarak da bilinen medrese, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Fatih Sultan Vakfı Üniversitesi’ne devredildi. Beyoğlu Adliye’sinin Çağlayan’da bulunan yeni hizmet binasına taşınmasıyla yeniden Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçen yerleşke, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi tarafından binlerce öğrencinin eğitim göreceği şekilde yeniden restore ediliyor. İsmail Öz: Halıcıoğlu’da birkaç yıl içerisinde onbinlere yaklaşan öğrencimiz olacak… Boğaziçi Gündem Gazetesine açıklamalar yapan, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Daire Başkanı Sosyolog, Yazar İsmail Öz konuyla ilgili olarak özetle şunları söyledi. “Osmanlı döneminde eğitim yuvası olarak inşa edilen Halıcıoğlu’nda bulunan eski Adliye binası, daha önceleri İstanbul Teknik Üniversitesi yerleşkesi olarak kullanılmış ve burada birçok mühendis yetiştirilmiş. İstanbul Teknik Üniversitesi’nin buradan ayrılmasından sonra da ordu

İsmail ÖZ Sosyolog

kışlası olarak bir süre hizmet vermiş. Daha sonra da bildiğiniz gibi Beyoğlu Adliye binası olarak uzun süre kullanıldı. Adliye’nin taşınmasıyla birlikte Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçen yerleşke Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’ne devredilerek tekrar bir eğitim yuvası olarak aslına kavuşturulmak üzere şu anda tefrişatı yapılıyor. Bahçe düzenlemeleri peyzajı ve gerekli restorasyon işlemleri tamamlanarak tamamı bize ait olan bir yerleşke alanı haline gelecek. Ben inanıyorum ki Halıcıoğlu yerleşkesinde birkaç yıl içerisinde 10 binlere yaklaşan bir öğrenci rezervimiz olacak” dedi.

Boğaziçi Gündem Genel Yayın Yönetmeni

huseyin@bogazicigundem.com

Belediyeler sınırlarını aştı... Son yıllarda günlük hayatımızı yakından ilgilendiren birçok alanda yapılan belediye çalışmalarında önemli değişiklikler olduğunu görüyoruz. Belediye hizmetlerinin sadece asfalt dökmek, kaldırım yapmak ve çöp toplamak olmadığını, bunların zaten belediyeler tarafından yapılması gerektiğini gören belediyeler, sağlık, sosyal ve kültürel alanlarda çok farklı projeleri hayata geçirmeye başladılar. Ben belediyelerimizin bugün farklı bir anlayışla yönetilmesinde, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde geleneksel belediye yönetimi anlayışından farklı olarak uyguladığı insan odaklı hizmet anlayışının önemli katkısı olduğunu düşünüyorum Belediye yönetimlerinde geleneksel anlayışın değişmesiyle birlikte daha kaliteli hizmet için farklı siyasi partilere mensup belediyeler arasında olduğu gibi aynı siyasi partiye mensup belediyeler arasında da hizmet yarışı olduğu açıkça görülüyor. Bu yarış belediyelerin daha çok çalışmasına ve hizmet kalitesinin artmasına neden olmaktadır. Bir yandan asli görevlerini sürdüren belediyeler, diğer yandan insanların yaşam kalitesini artırıcı çalışmaları, gençleri geleceğe hazırlamak amacıyla açtıkları gençlik merkezleri, düzenlenen kurslar ve seminerler, farklı alanlarda açılan eğitim atölyeleri ve spor faaliyetleri aracılığıyla belediye ile vatandaş arasındaki ilişkilerini geliştirmeye çalışmaktadırlar. Geçmişte mahallelerde dağ

gibi biriken çöpleri toplamaya gücü yetmeyen, çalışanlarının maaşlarını dahi ödeyemeyen, günlerce yaşanan susuzluğa bile çözüm bulmakta zorlanan belediyelerle günümüzdeki belediyelerin çalışmaları arasındaki farkı gören halkın büyük çoğunluğu artık o günlere bir daha dönmek istemiyor. Hatta belediyelerden daha fazlasını istiyorlar. Artık belediye başkanları ilçelerinde yaşayanlara tüm imkânları sunmaya çalışırken, özellikle ilçe sınırları içerisinde yaşayan hemşeri guruplarının taleplerine yönelik çalışmaları ile çıtayı biraz daha yükselttiler. Belediyeler artık sadece kendi sınırlarında yaşayan insanlara değil sosyal sorumluluk anlayışı çerçevesinde Anadolu’da zor durumda olan belediyelere de el uzatmaya başladılar. Beyoğlu Belediye Başkanı Sayın Ahmet Misbah Demircan’ın Giresun’un Alucra ilçesine gösterdiği ilgi ve Alucra Belediyesi’ne verdiği destek bunun en güzel örneklerinden birisidir. Bu anlayışın yaşadığımız Van depremiyle birlikte doruk noktasına ulaştığını da söyleyebiliriz.Neredeyse Türkiye’de gücü yeten tüm belediyeler, depremden etkilenen köylere ve ilçelere yaptıkları yardımlarla bunu bir kez daha gösterdiler. Birçok il ve ilçe belediyesi, yaşam normale dönene kadar deprem bölgesinde kendilerine kardeş köy ve ilçeler belirleyerek buralara sürekli yardım yapacaklarını açıkladılar. Yapılan yardımlar ve çalışmalar ülkemizin doğusu ve batısı, kuzeyi ve güneyi arasındaki kardeşliği daha da pekiştirirken, belediyelerin eski hantallıktan kurtularak hizmette sınır tanımadıklarını ve her gün yaptıkları hizmetlere yenilerini eklediklerini görmek son derece mutluluk vericidir. Zaten olması gereken de bu değil midir?


6

BAĞCILAR ŞEBİNKARAHİSAR DOSTLUĞU Şebinkara sar Belediy hie nı Şahin Y Başkaılancı Bağcılar Beled iye nı Lokman BaşkaÇağ makamınd rıcı’yı a ziyaret etti

İlhan Çabukol / boğaziÇi Gündem Tarihi Kentler Birliği toplantısına katılmak için İstanbul’a gelen Şebinkarahisar Belediye Başkanı Şahin Yılancı, Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağrıcıyı makamında ziyaret ederek belediye çalışmaları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleştirilen görüşmede, Hisar Oto ortaklarından Karacören Köyü dernek başkanı Bayram Karaman ve Boğazçi Gündem Gazetesi kurucusu İlhan Çabukol’da hazır bulundu. Yapılan görüşmede ilginç diyaloglarda

yaşandı. Konukları ile derin bir Şebinkarahisar sohbetine giren Bağcılar Belediye Başkanı Sayın Lokman Çağrıcı’nın Şebinkarahisar’ın birçok köyünün ve mahallesinin adını tek tek sayması ve Şebinkarahisar’ı çok iyi tanıması Sayın Yılancı ve İlhan Çabukol’u hayretler içerisinde bıraktı. Sayın Çağrıcı daha sonra kardeşinin Şebinkarahisar da görev yapmasından dolayı Şebinkarahisar’ı ve bölgeyi çok iyi bildiğini belirterek konuklarının merakını giderdi. Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağrıcı yapılan görüşmede “Şebinkarahisar’ın ve diğer ilçelerin so-

runlarını, ihtiyaçlarını ve imkânlarının az olduğunu biliyoruz. Bu nedenle Anadolu’daki belediyelerimizden zaman zaman bizlere sorunlarının çözümü için talepler gelmektedir” dedi. Şebinkarahisar Belediye Başkanı Şahin Yılancı ise Şebinkarahisar’da yapmış olduğu çalışmalardan bahsetti ve Sayın Çağrıcı’dan Şebinkarahisar Belediyesi’ne destek istedi. Belediye olarak yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler de veren Sayın Yılancı, görüşme sonunda yoğun işlerinin arasında kendilerini kabul etme nezaketini gösteren Başkan Sayın Lokman Çağrıcı’ya

teşekkür etti. Ayrıca Sayın Yılancı, Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağrıcı’ya Şebinkarahisar ürünlerinin bulunduğu bir hediye paketi verdi.

a d r a l ı ENGELLİLER AKADEMİSİNE c ğ Ba YOĞUN İLGİ YAŞANIYOR boğaziÇi Gündem Bağcılar Belediyesi’nin engellilerin sosyal hayata katılımını sağlamak için hazırladığı Engelliler Akademisi’ne katılım beklenenden fazla. İstanbul Kalkınma Ajansı’nın da vermiş olduğu fon desteği ile hazırlanan proje kapsamında engellilere el becerilerini geliştirmeye yönelik meslek edindirme kursları veriliyor. Resim, müzik, İngilizce eğitimleri, mantar üretimi, halı dokuma gibi

Bağcılar belediyesinin Engellilere yönelik meslek edindirme kurslarının verildiği projeye yaklaşık 600 engelli katılıyor.

15 farklı branşta eğitim alan engelliler, hem meslek edinmiş oluyor hem de sosyal hayata katılıyor. İşaret dili eğitimi de veriliyor Proje kapsamında hem işitme engellilere hem de kamu kurumlarındaki işitme engellilere hizmet verecek olan personele yönelik de Türk İşaret Dili Eğitimi veriliyor. Kursa, Bağcılar’daki işitme engelli vatandaşların yanı sıra çeşitli kamu kurumlarında çalışan 50 personel katılıyor. Bağcılar’da evine mahkum engel-

li kalmadığını ifade eden Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, Engelliler Akademisi Projesi’nin de engellileri sosyal hayata katmada önemli bir proje olduğunu ifade etti. Engelliler Sarayı’nda açılışı yapılan Engelliler Akademisi dört dönem olarak 18 ay boyunca devam edecek. Eğitimler kapsamında bin 700 engelliye ulaşılması hedefleniyor. Farklı branşlarda eğitim alan kursiyerlerin üretecekleri ürünler de yine merkezde açılacak stantlarda satışa sunulacak.


7 Çocukluk ve gençlik yıllarımın geçtiği yer “Bademlik”… Hayatımın önemli yıllarını içine alan çocukluk ve gençlik yıllarım, İstanbul’un en eski mahallelerinden Sütlüce Mahallesine bağlı Bademlik de geçti. Sütlüce Beyoğlu’nun bir mahallesiydi. Bildiğimiz kadarı ile burası İstanbul fethedilmeden önce Fatih Sultan Mehmet tarafından Türklerin ilk yerleştirildiği mahallelerinden birisiydi. Mahallenin konumu ve evlerin yapılış şekli de buranın eski Türk mahallelerinden biri olduğunu gösteriyordu. Mahallenin üst giriş sokağında sağlı sollu yerleşik, genellikle geniş bahçeli, iki üç katlı ahşap evler bulunuyordu. Bazı evlerin bahçelerinde, içerisinde rengârenk küçük süs balıklarının bulunduğu fıskiyeli havuzlar yer alırdı. Bahçelerin tel örgülerinden dışarıya doğru sarkan kırmızı, beyaz ve sarı ağırlıklı rengârenk mis kokulu güller, mahalleye ayrı bir renk ve güzellik katardı. Bazı evlerin bahçelerinde ise başta kiraz, dut, erik, elma ve armut olmak üzere her türlü meyve ağacı yer alırdı. Bademliğe geçiş… Bizim bu mahalleye taşındığımız zamanı hayal meyal hatırlıyorum. 1970’li yıllarda babam arsa alıp tek katlı bir ev yapınca daha önce yaşadığımız Kalaycı Bahçe’den Bademliğe taşındık. Evimiz, Bademlik Camisinin yüz metre önünde, Bademliğin, Eyüp sırtlarına bakan kısmındaydı. Evin önüne çıktığımızda Haliç ve Eyüp manzarası ile karşılaşırdık. O zamanlar Haliç tertemizdi ve insanlar Sütlüce kıyılarındaki iskelelerde balık tutarlardı. Bademliğin dış dünyayla ana bağlantısı Haliç Kıyıları ile bizim mahalle arasındaki, Sütlüce yokuşu olarak da adlandırılan dik yokuştan sağlanıyordu. Biz herhangi bir yere giderken ya da bir yerden gelirken, çoğunlukla Sütlüce Durağı’nı kullanırdık. Dolayısıyla Haliç Kıyıları ile Bademlik arasındaki bu dik yokuş, bizim dış dünyayla irtibatımızı sağlayan ana yollardan birisiydi. Kırkmerdivenler… Sütlüce Yokuşunu dik olarak kesen ve Kırkmerdiven olarak adlandırılan sokak ise mahalleye ulaşmamızı sağlayan diğer sokaklardan birisiydi. Bu sokakta oldukça dikti ve yine etrafında ahşap evler bulunuyordu. Kırkmerdivenleri çoğunlukla ortaokul ve liseye giderken kullanıyorduk. Bizim mahalleye en yakın lise, Hasköy Lisesi idi. Lisenin mahalleye olan uzaklığı yürümeyle yaklaşık yirmi, yirmi beş dakikaydı. Okula gidip gelirken mecburen Kırkmerdivenleri kullanmak zorundaydık. Beyoğlu’nun bir dirhem çamura hasret sokakları… Kırkmerdivenin basamakları taştan yapılmıştı ve S harfine benziyordu. Sokak mahalleli tarafından sürekli kullanıldığından, her yıl kışın sel sularının yerinden çıkardığı basamak taşları tekrar yerine konarak kırkmerdivenler onarılırdı. Onarım genellikle mahalleli tarafından yapılırdı. Kimse “bize ne, belediye gelsin de onarsın” demezdi. O zamanlar herkes mahallesine sahip çıkar, mahallede yapılması gereken birçok işi kendileri yapardı. Belediye nedir, ne iş yapar doğru düzgün kimse bilmezdi zaten. Çünkü Sütlüce’nin sınırları içerisin-

Prof. Dr.

Ersan ODACI

tarafından tepkiyle karşılanır, mahalle kadınları arasında “kapısının önünü bile süpürmüyor, evi kim bilir nasıl da pis, o kadının evine bile gidilmez” diye konuşulurdu. Bir evin önünün temiz olması, o evin ve o evde yaşayanlarında temiz olduğunu gösterirdi. Belki de “herkes kapısının önünü temizlerse, ortalıkta bir tane pislik kalmaz” sözü o zamanlardan kalmadır. İstanbul’un göbeğindeki eziyet ve sefaletin nedeni Bademlik Halkının siyasi tercihi idi…

Beyoğlu’nun çamurlu sokakları… de bulunduğu Beyoğlu Belediyesi’ne bağlı mahallelerin çoğu genellikle o dönemin sosyetesinin yaşadığı, İstanbul’un en gözde yerleşim yerleriydi. O mahallelerde kat kat apartmanlar yer alır ve bırakın sokaklarında çöp görmeyi, bir dirhem çamur bile göremezdiniz. Bizim mahallenin çamurlu sokakları… Bizim mahallede ise yağmur yağdığında sokaklar çamurdan geçilmezdi. Bu gibi durumlarda, su geçirmez çizmeleri veya kara lastikleri olan çocuklar şanslıydı. Ya diğerleri? Onların ise zaten hiç şansları yoktu. Tek yapmaları gereken çamurun içindeki taşlara basarak yürümeyi öğrenmek ve bir an önce çamurun kuruması için dua etmekti. Bizim mahallenin çamuru da çoktu, çöpü de. Çünkü mahalleye haftada bir ya da on beş günde bir çöp arabası gelirdi. Çöp arabasının geleceği gün mahalleli teyakkuz haline geçer, mahallede tam bir curcuna yaşanırdı. Çöpler peynir tenekelerinden yapılmış ve telden sapları olan çöp kovalarına doldurulur, çöp arabasının gelmesi beklenirdi. Çocuklar evlerin önünde çöp arabasını kaçırmamak için nöbet tutarlardı.

eodaci@gmail.com

hemen girişinde dolar, bizim sokağa girmeden çeker giderdi. Bazen işçiler grev yaptıklarında aylarca mahalleye çöp arabası uğramazdı. Mahalleli bu ve buna benzer durumlarda çöplerinden kurtulmak için ister istemez bazı çözümler üretmiş, mahallenin yerleşim yerinden uzak, genellikle de mezarlıklara yakın yerlerde çöplük yerleri tespit etmişti. Mahalleden zamanında alınamayan çöpler bu yerlere dökülürdü. Bu durum civar mahalleler içinde böyleydi ve her mahallenin kendi çöplüğü vardı. Doğal olarak her horoz kendi çöplüğünde öter, mahalleli kendi mahallesinin dışındaki

Beyoğlu Belediye Başkanı Bademlikten çıkınca, mahalleye hizmet gelmeye başladı… Bu eziyet ve sefalet uzun yıllar Bademlikte yaşayan ve şu anda AK Parti Rize Milletvekili olan Sayın Nusret Bayraktar’ın, Beyoğlu Belediye Başkanı olmasıyla son buldu. Bademlik ve Bademlik gibi aynı kaderi paylaşan diğer mahallelere de ancak Sayın Bayraktar’ın Beyoğlu Belediye Başkanı olmasından sonra belediye hizmetleri ulaşmaya başladı, Kadir Topbaş ile devam etti, Ahmet Misbah Demircan ile de sürüyor. Artık bu mahalleler çamurdan kurtuldu, çöpler toplandı, vatandaşlar da insan gibi yaşamaya başladı.

Çöp arabasına çöp yetiştirme yarışı… Çöp arabası genellikle sabah dokuzda gelir ve çöp kamyonunun mahalleye girişi, motorunun çıkarttığı sesten anlaşılırdı. Bazen görevli işçiler çöp kamyonu henüz durmadan “çöööööööp” diye bağırarak mahalleye geldiklerini haber verirlerdi. Mahallelinin, ellerinde çöp kovaları ile koşuşturmaları ise bir başka görülmeye değer mücadele örneğiydi. Genellikle her iki elde çöp kovaları ile çocuklar koşuşturarak, çöp arabasına yetişmeye çalışırlardı. Araba genellikle bir iki dakika durur daha fazla beklemez, hareket eder giderdi. Bu durumda bazı çocuklar çöpleri kamyona yetiştiremez, gerisin geriye çöplerle birlikte evlerine dönerlerdi. Çocuklar doğal olarak bu başarısızlıkları nedeniyle annelerinden azar işitir, bazen de hafiften okşanırlardı. Çöp arabasının üzerindeki silik Belediye yazısı bize belediyenin varlığını hatırlatırdı… Çöp arabası çoğunlukla mahallenin

Değerli okuyucularım, Üniversite eğitimim nedeniyle 1982 yılında ayrıldığım Bademliğe, mesleğim nedeniyle tekrar dönemedim. Neredeyse otuz yıl oldu. Ama ailem, akrabalarım ve arkadaşlarım orada yaşadığı için, bayramlarda ya da tatillerde kısa sürelerle de olsa Bademliği görmem ve bugüne kadar yaşanan gelişmeleri takip etmem mümkün oldu. Yukarda sizlere anlatmaya çalıştığım, Bademliğin 1982 yılından önceki halinin kısa bir özeti. 1982 yılından sonra da mahalleye yetkililerin ilgisizliğinin uzun süre devam ettiğini söyleyebilirim. Bu ilgisizliğin nedenini Bademlik de yaşayanlar zaten çok iyi biliyor. Kısaca burada da özetlemek gerekirse, Bademlik genellikle muhafazakâr ailelerin yaşadığı bir yerdi ve belediye başkanlığı seçimlerinde de oy tercihlerini bu yönde kullanırlardı. Ama çoğu zaman destekleri aday seçimi kazanamazdı ve ne yazık ki bu nedenle hizmet de alamazlardı. Bir başka deyişle, Bademlik halkı yıllar boyu siyasi tercihi nedeniyle cezalandırıldı. Bu tespiti bir bilim insanı olarak burada yazmak benim için gerçekten çok zor ve çok üzücü. Bu böyle olmamalıydı. Ama bu acı gerçek, yıllar boyu mahalleliye İstanbul’un orta göbeğinde eziyet çektirdi ve sefaleti yaşattı.

bir çöplüğe gidemezdi. Mahalleye gelen çöp arabasının üzerinde silikte olsa Belediye yazısı mahalleliye devletle olan bağını da hatırlatıyordu. Mahallenin temizliği yine mahallelinin kendi geliştirdiği yöntemlerle yapılırdı. Mahallede her ev kadını, eşlerini işe, okula giden çocuklarını okula, diğerlerini de sokağa uğurladıktan sonra ellerinde çalı süpürgeleri, evlerinin önünü ve evlerinin önüne denk gelen sokağı da süpürürlerdi. Bu durum öylesine alışkanlık haline gelmişti ki bir sokakta bir evin önü o gün temizlenmezse diğer sokak sakinleri

Bademlikte yaşayan tüm dostlarım, arkadaşlarım ve akrabalarım, en azından benim yaş grubum ve üzerinde olanlar bu yaşananların zaten canlı şahididirler. Benim tek isteğim, Bademlikte yetişen yeni neslin, yıllarca sefalet ve eziyet çekmesine rağmen ruhunu ve özünü kaybetmemiş Bademlik halkının, geçmişte yaşadıklarını bir nebzede olsa bilmelerini sağlamak. Buradan Bademlik halkına selam ve saygılarımı sunarken, mahalleme hizmet etmiş tüm yetkililere ve belediye başkanlarına da teşekkür ediyorum.


8

ERZURUM GÖNÜL SOFRASI’NDA GÜNDEM OKMEYDANI… Beyoğlu Erzurum Vakfı Gönül sofrasına misafir olan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Cağ kebabının ikram edildiği kahvaltıda STK’lara Okmeydanı değişim projesini anlattı. boğaziÇi Gündem Beyoğlu Belediyesinin Vakıf ve Dernek Başkanları İle yaptığı aylık bilgilendirme toplantısı Erzurum Eğitim ve Kültür Vakfı’nda Gerçekleştirildi. Yapılan toplantıda Beyoğlu Erzurum Eğitim ve Kültür Vakfı yöneticileri tarafından misafirlere Cağ Kebabı ikram edildi. Toplantıya Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, AK Parti Beyoğlu İlçe Başkanı Rüstem Dindarol, Belediye Başkan Yardımcısı Özcan Tokel ve Beyoğlu’nda bulunan Sivil Toplum Kuruluşlarının Başkanları katıldı. Ahmet Misbah Demircan: Okmeydanı’nda yaşayan hak Sahipleri haklarını mutlaka alacaklar…

Beyoğlu Belediyesi aylık olarak yaptığı toplantılarda Beyoğlu’nda yapılan çalışmalar hakkında STK Başkanlarına düzenli olarak bilgiler veriliyor. Başkan Demircan son toplantıda, Beyoğlu’nun önemli projelerinden olan Okmeydanı kentsel dönüşüm projesini anlattı. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde kabul edilen 1/5000’lik imar planının çıkmasıyla Okmeydanı’nda 50 yıldır süren belirsizliğin son bulduğunu ifade eden Sayın Demircan şunları söyledi. “Okmeydanı bölgesi için bir yıldır 1/5000’lik, 1/1000’lik ve projelendirme çalışmaları olmak üzere üç aşamalı planlama yapıyoruz. Bu çalışmalarla nerelere konut, nerelere yeşil alan, nerelere okul ve iş yeri yapılacağını tespit ettik. Okmeydanı Camisi, parkı, bahçesi ile mükemmel yaşanılabilir bir yer haline gelecek.”dedi. Okmeydanı’nda yaşayan hak sahiplerinin hakkı olan yerleri alacaklarını da belirten Sayın Demircan “Bölgedeki bütün hak sahiplerine 1000’lik planda yer gösterilmediği zaman bu plan bizim gözümüzde geçersizdir. Bölgede yeşil alanda yeri kalan hak sahiplerine hemen yanı başında yer vereceğiz” dedi. Bu konuda bölgede ya-

şayan hak sahiplerini de bilgilendirdiğini ifade eden Başkan Demircan sözlerini şöyle tamamladı. “Bir ayda 28 toplantı yaptım. Bu toplantılara binlerce insanı sokak sokak davet ettim. Bu projeyi herkese anlatıyorum. Okmeydanı’nda mülkiyetler el değiştirmiş. Varisler arasında anlaşmazlıklar var. Yeni malikler oluşmuş. Kimin yeri neresi, kimin ne kadar yeri var bilmemiz için, kimin elinde ne evrakı varsa bize getirsin” dedi. AK Parti Beyoğlu İlçe Başkanı Rüstem Dindarol Erzurumlular Vakıf Başkanı Aydın Ayyıldız Bey’e teşekkür ederek şunları söyledi. “Sizlerin ve bölge insanımızın desteği ile geçtiğimiz dönem içerisinde birçok başarılı çalışmaya imza attık. 25 Aralık 2011 tarihinde İlçemizin bir kongresi gerçekleşti. Başta Sayın Başbakanımızın takdirleriyle, halkımızın teveccühleriyle ve delegelerimizin desteği ile yeniden Beyoğlu’nda göreve devam ediyoruz. Ben öncelikle bu zamana kadar göstermiş olduğunuz ilgiye alakaya teşekkür ediyorum. Bizlerde Beyoğlu İlçe Teşkilatı olarak sizleri dernek merkezlerinizde ziyaret etmeyi arzu ediyoruz. Bu ziyaretlerimize mümkün olduğu kadar millet-

vekillerimizle birlikte geleceğiz” dedi. Ayrıca Beyoğlu’ndaki başarılı çalışmalarından dolayı Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’a da teşekküre eden Dindarol, “Başkanımızın sağ olsun Okmeydanı’nda 8 yıldır vermiş olduğu mücadelenin artık sonuna yaklaşıldı. Burada 50 yıldır yaşanan belirsizliğe artık son verdi. Okmeydanı’nda oturan insanların artık yüzü gülüyor. Bundan daha mutlu ne olabilir” dedi. Erzurum Vakfı Başkanı Aydın Ayyıldız şunları ifade etti. “Değerli başkanımız, bölgedeki insanların hayatını kolaylaştırmak, onların hayatını daha değerli, daha güzel kılmak için çaba sarf ediyor. Ben şahsım ve yönetim kurulum adına bu güzel çalışmalarından dolayı kendisine teşekkür ediyorum. Burada bizlerle beraber olan herkese hoş geldiniz sefalar getirdiniz diyorum. İnşallah misafirperverliğimizden memnun kalırsınız” dedi. Toplantı sonrasında Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan Vakıf binasını gezerek, Vakıf Başkanı Aydın Ayyıldız’dan bilgiler aldı. Beyoğlu Belediye Başkanı ve AK Parti Beyoğlu İlçe Başkanı yaz ayında Erzurum’u ziyaret etmek istediklerini de belirttiler.

BEYOĞLU’NDA 24 SAAT KESİNTİSİZ HİZMET Beyoğlu Belediyesi’nin karla mücadele ve temizlik ekipleri kar kış demeden 24 saat hizmet vermeye devam ediyor.

İlhan Çabukol / boğaziÇi Gündem Özellikle son dönemlerde yağan yoğun kar nendi ile birçok vatandaşın ve sürücünün çilesi haline gelen yollar, kaldırımlar ve özellikle mahalle araları, Beyoğlu Belediyesi karla mücadele ekiplerinin yapmış olduğu müdahaleler sonucunda, Beyoğlu sakinleri ve özellikle çocukların özlemle beklediği kar yağışının güzelliğini yaşamalarına sebep oldu. Kar yağışı ve don olaylarına karşı sabah

işe gidecek sürücülerin ve yayaların yollarda meydana gelen buzlanmalardan etkilenmemesi için önlem alan Beyoğlu Belediyesi’ne bağlı ekipler, kar mesaisini gece boyunca sürdürdü. Gün boyunca hafif bir şekilde devam eden ve akşam saatlerinde etkisini artıran kar yağışına karşı Beyoğlu Belediyesi’nin oluşturduğu karla mücadele ekipleri harekete geçerek, gecenin geç saatlerinde mahalle araları dâhil dört bir koldan kar kürüme ve tuzlama çalışmalarını hızlı bir şekil-

de gerçekleştirdi. Beyoğlu’nda görülen diğer bir çalışma ise, mahallelerde Pazar kurulan sokaklar yoğun kar yağışına rağmen her zaman olduğu gibi temizlik ekipleri tarafından yıkanarak temizlendi. Kar kış demeden bir taraftan tuzlama yapılarak yolların açılması, diğer taraftan sokakların yıkanması karşısında mahalle sakinleri Belediyenin yapmış olduğu bu çalışmalardan dolayı oldukça memnun olduklarını belirterek Başkan Demircan’a teşekkür etti.


9

Prof. Dr.

Bünyami ÜNAL

SANAT VE BASIN CAMİASI KÂĞITHANE’Yİ KONUŞTU boğaziÇi Gündem Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç’ın mutat hale getirerek, her yıl uyguladığı “İstişare Toplantıları” devam ediyor. Kâğıthane’yi yakından takip eden Basın Mensupları ve Sanat Camiası, İlçedeki gelişme ve değişikliklerin değerlendirmesini Başkan Fazlı Kılıçla birlikte yaptı. Kâğıthane Belediye Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilen toplantıda gündeme gelen Kâğıthane’deki gelişmeler, medya ve sanat boyutunda farklı değerlendirmelere sahne oldu. “Mekânsal Değişimler” CD sinin görsel olarak izlendiği programda, Kağıthane Belediyesinin hazırlayıp bastırdığı, Fotoğraf Sanatçısı Bünyamin Aygün’ün “Dört Mevsim Kağıthane” Fotoğraf Albümü de günün anısına armağan olarak davetlilere dağıtıldı. İstişare Toplantısında, Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç, AK Parti Kağıthane İlçe Başkanı Sami İlhan ve İlçe Başkan Yardımcısı Orhan Telci, Belediye Meclis Üyeleri Adem Hanedar ve Ergun Keleş, Belediye Başkan Yardımcıları Hasan Çakır, Kemal Çavuş, Mevlüt Öztekin, Mustafa Oğuz Toktekin, Ömer Kır ve İlgili Birim Müdürleri ile birlikte çok miktarda TV, Radyo, Yazılı Basın, İnternet Gazetecileri ve Sanat Camiasının değişik simaları da yer aldılar. Belediye Başkanı Fazlı Kılıç, geçen yılki İsti-

şare Toplantısında da Sanat Ve Basın Camiasıyla bir araya geldiklerini ifade ederek, değişik fikir ve görüşlerin kendilerinin ufkunu genişlettiğini belirtti. Bir yıl aradan sonra İlçedeki gelişmelerden de bilgi aktarmak için yine bir araya geldiklerini söyleyen Fazlı Kılıç, bu tür istişare toplantılarında beraber olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Dönüşüm çalışmalarına da değinen Başkan, İlçenin yapısal anlamda % 20 sinin yenilendiğini vurgulayarak kentleşmede Kâğıthane’nin cazibe merkezi olma yolunda hızla ilerlediğini belirtti. Bu istişarelerden çok verimli neticeler aldıklarını söyleyen Fazlı Kılıç, benzeri toplantıları Mahalle Muhtarları, Siyasi Parti İlçe Başkanları, Eski ve Yeni Dönem Belediye Meclis Üyeleri, Sivil Toplum Kuruluşları ve Eğitim Camiası gibi guruplarla da yaptıklarını ifade etti. Basın ve Sanat Camiası sırayla söz alarak, Başkanın çalışmalarını yakından takip ettiklerini ve takdirle karşıladıklarını ifade ederek, yeni fikir ve görüşlerini Başkan Fazlı Kılıç’a aktardılar. Başkana, ileriye yönelik çalışmalar hakkında da sorular yönelten davetliler, Kâğıthane’de yaşamanın bir ayrıcalık olduğunun altını çizdiler. Belediye Başkanı Fazlı Kılıç, İstişare Toplantısından memnuniyetlerini belirten davetlileri teker teker ellerini sıkarak uğurladı.

İSÖM Merkezi Öğrencileri’nden TAKSİM’DE RESİM SERGİSİ boğaziÇi Gündem İstanbul Büyükşehir Belediyesi Özürlüler Müdürlüğüne bağlı Kağıthane Özürlüler Merkezinde eğitim gören öğrenciler, resim alanında meydana getirdikleri sanat eserlerini halkımızın beğenisine sundular. 15 Şubat 2012 Çarşamba günü, Taksim Atatürk Kitaplığında Saat 12:00 da açılışı yapılan sergi 29 Şubat Çarşamba gününe kadar gezilebilecek. 17–35 yaş arası zihinsel engellilerin yapmış olduğu çalışmalar, “Gökkuşağı Çocukları”nın özverilerinden oluşuyor. Taksim Atatürk Kitaplığında açılışı yapılan sergiyi Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç, İlçe Kaymakamı A. Akın Varıcıer, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Özürlüler Merkezi Müdürü Bekir Köksal gezdiler. Fazlı Kılıç, Öğretmen ve Öğrencileri tebrik ederek teşekkürlerini bildirdi. Toplumumuzun bir parçası olan Zihinsel Engelli vatandaşlarımızın emek vererek mey-

dana getirdiği bu sergi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığına bağlı Kültür Müdürlüğünün destekleriyle gerçekleştirildi

bunyamiunal@yahoo.com

Bir varmış Bir yokmuş... Boğaziçi Gündem - Haber Gazetesi’nde yazılarıma başlıyorum. Daha önce başka gazetelerde yorum / değerlendirme ve köşe yazılarım çıktı. Halen bir ulusal gazetede, bir mustaar bir de gerçek ismimle haftada iki makale yazıyorum. İki ayrı sütundaki köşe yazılarımın, hem içeriği hem de tarzı birbirinden farklı. Bu üçüncü köşe olacak. Üçüncü köşenin tarzının ilk ikisinden farklı olmasını istiyorum. *** Bu köşede; Hayatın içindeki, İnsanlarımızın, Gerçek öykülerini, Tiraji-komik tarzda yazacağım. *** Hadi bismillah… Başlıyorum. İlk hikâye benden. *** Yıl 1999. Falanca üniversitede, İhtisasımı bitirmek üzereyim. Bir önceki rektör, Müesses nizamın temsilcisi, Yeniden aday oldu ve kaybetti. Kaybetmemiş olsa, Falan üniversitede kalmayı hayal bile etmem söz konusu olamayacaktı. Benim kimliğimde bir adamın, Yani; Muhafazakâr-milliyetçi eğilimli birinin, O üniversitede, Hayatını bu tür unsurlardan ülkemizi temizlemeye adamış, Eski rektör tarafından, İstihdam edilmesi düşünülemezdi. *** Her neyse, Neticede, Seçimi kaybetti ve yerine milliyetçi-muhafazakâr bir rektör atandı. Sevinmiştim. Atanan rektör; Milliyetçi-muhafazakârdı. Ben; Muhafazakâr-milliyetçiydim. Arada küçük bir nüanstan başka bir şey yoktu. Artık işler yoluna girmeye başlayabilirdi. İşsiz kalmayacaktım. ***

Gelişmeler olumlu gözüküyordu, Birçok mağduriyet giderilecekti. Hocam, Benim üniversiteye alınmam konusunda girişimlere başladı. İş bir türlü olmuyordu. Önceki rektörün, Fazla muhafazakâr olmam gerekçesiyle ret ettiği kimliğim, Bu defa, Yeterince milliyetçi olmamam gerekçesiyle geri çevrilmişti. *** Allahtan hayırlısı deyip, Biz; Başka arayışlara başladık. *** Bu arada; Benim yerime, Tatmin edici düzeyde milliyetçi ve İrrite etmeyecek seviyede muhafazakâr bir arkadaş bulunmuştu. Bir müddet sonra gelip görevine başladı. Ben ise 2000 yılında başka bir üniversiteye intisap ederek, Akademik kariyerimin basamaklarına tırmanmaya başladım. Hem ben, Hem de benim talip olduğum kadroya alınan kardeşim, Şu an itibariyle profesörüz. Ne o ne de ben ilk talip olduğumuz üniversitede değiliz. *** 1999’da geldiği ilk günden itibaren, birbirimizi çok sevdik. O gün bu gündür kardeş gibi birbirimize çok yakın olduk. Her fırsatta dertleşiyoruz birbirimizle. Elimizden geldiğince yardımlaşıyoruz. *** Şimdi; Yazının son bölümüne sakladığım sürprizlere sıra geldi. Bana; Boğaziçi Gündem - Haber Gazetesinde yazı yazar mısın teklifinde bulunan kim olsa dersiniz. Evet; O kardeşimden başkası değil. Bu kısım hikâyenin iyi karakterlerinin sonu. *** Bir de diğer karakterlerinin akıbetlerine bakalım ne olmuş? Neyse bu kısmı yazmaktan vazgeçtim. Olanı biteni, Okuyucunun fehimine bırakıyorum. Yeni hikâyelerde buluşmak dileğiyle…


10

Hande KURT

Boğaziçi Gündem Kültür ve Sanat Danışmanı

hande@bogazicigundem.com

Boğaziçi… Sevgili Boğaziçi Gündem okurları, haberin yeni adresi Boğaziçi Gündem’de sizlere sanat, kültür ve turizm etkinliklerini ulaştırmaya çalışacağım. AB Bakanlığı’nın Türk Yerel Medyası AB Yolunda Projesi’nde yer aldım. AB Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış’ın bir sözü var: “AB, yerelde başlar.!” Yerel habercilik çok önemli. Boğaziçi Gündem’e ve tüm ekibine, Boğaziçi’ni her yönüyle ele alan bir yayın olarak başarılar diliyorum ve teşekkür ediyorum. İlk olarak yakın zamanda sergisi açılan ve geçtiğimiz hafta konferansı da yapılan bir Boğaziçi sergisinden bahsetmek istiyorum. Pera Müzesi’nde 21 Ocakta açılan ve nisan başına kadar ziyaret edebileceğiniz: Konstantiniyyeden İstanbul’a XIX. Yüzyıl Ortalarından XX. Yüzyıl ‘a Boğaziçi’nin Anadolu Yakası Fotoğrafları Sergisi. Sergi tanıtımında denildiği gibi, Ali Sami Aközer, Félice Beato, Guillame Berggren, Abdullah Biraderler, Gülmez Biraderler, Ernest Edouard de Caranza, Sebah&Joaillier, Maurice Meys, Ali Enis Oza, James Robertson ve Elisa Pante Zonaro dönemin ağır ve zahmetli teknikleriyle çekilmiş fotoğraflarla İstanbul’un geçmişteki çehresini belgelemekle kalmıyor, bir sanayi merkezi, hatta büyük bir metropol haline gelmiş, silueti, mimarisi, taşıtları, köprüleri, rıhtımları, caddeleri ve meydanlarıyla bambaşka bir görünüme kavuşmuş olan bu kentin Anadolu yakası kıyılarında bizleri keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Serginin küratörü Sinan Genim, şubat başında Pera Müzesi’nde “Geçmişten Günümüze Fotoğraflarla Boğaziçi” konferansını verdi. İstanbul severler tarafından çok yoğun ilgi ile izlenen konferansta salonda oturacak yer kalmadığı için müze görevlileri ayakta kalan katılımcılara şilte ve sandalye vererek izlemelerini sağladı. Mimar Dr. Sinan Genim, konuşmasının başında önce bu yoğun ilgiye teşekkür etti. Bizleri fotoğraflarla keyifli bir İstanbul yolculuğuna çıkardı. Göksu Deresi’ne kadar olan bölümü 90 tane fotoğrafla anlattı. Mart ayında ise Göksu Deresi’nden Paşalimanı’na kadar olan bölümü fotoğraflarla anlatacağını

ifade etti. “Fotoğrafçılar yalan söyleyebilir ama fotoğraflar yalan söylemez” sözünü tekrar hatırlatan Genim, örneğin Maurice Meys’i katılımcılara anlatarak İstanbul fotoğraflarını gösterdi. Çok sayıda yalı, yelkenli, gulet ve kayık fotoğraflarını gördük. Gümrük anlamına gelen kavak kelimesi ile Anadolu Kavağı adlandırılmış. Rumeli Kavağı sonradan denilmiş. Batılı yazarların çoğu, kavak ağacından dolayı bu ismin verildiğini ifade etmişlerse de bu ağaçlar kavak değil çınar. Balıkçı kahvesi, ilgi çeken bir bölümdü. Beşiktaş ve Kabataş da olan balıkçı kahveleri dönemin fotoğrafçılarının ilgisi bir hayli çekmiş. İlginç bir not, USS Utah Amerikan Savaş Gemisi, Mondros Mütarekesi zamanında İstanbul’a gelmiş. Geminin personelinin çektiği bir İstanbul fotoğrafı (13 Kasım 1918 tarihli) gösteren Genim, araştırmalarını anlatarak personelin çektiği Anadolu Kavağı’nın güzel bir fotoğrafını bizlerle paylaştı. İlginç bir hikâye de Macar Tabyasına ait. Anadolu Kavağı Koyu’nda denize paralel geçen caddedir. Osmanlı İmparatorluğu’nun Kanuni Sultan Süleyman döneminde beri her zaman savaş durumunda kaldığı Macaristan’a neden böyle bir şey yaptırsın diye yapılan araştırmalar sonucu adının Ma-i Cari (Akarsu) Tabyası olduğu tespit edilmiş. Konferansta katılımcıları çokça gülümseten bir konu da kayıkçılar üzerine idi. Kayıkçı esnafı var. Giyimlerinden kayıklarına kadar her şeyin kurallara bağlı olduğu bir konu. Bir sadrazam veya bir elçi en fazla 7 çift kürekli kayık kullanabilir. Padişah, 13 çift kürekli kayık kullanıyor. Padişah kayığa bindiğinde iki birbirine tıpatıp benzeyen piyade var. Bugün Air Force One da iki çift. Dönemin Fransız büyükelçisi, 9 kürekli bir kayık ile Büyükdere’deki Fransız Elçiliği Yazlık Binası’na gidiyor. Bu durum anlaşılınca, görev yaptığı üç yıl boyunca bir daha Büyükdere’deki binaya Kâğıthane üzerinden atla gidebiliyor ve kayığa binmesi yasaklanıyor. İstanbul severler, zamanın nasıl geçtiğini anlamadı. Boğaziçi ve İstanbul’u seviyorum diyorsanız; Pera Müzesi’ndeki sergiyi kaçırmamanızı tavsiye ederim. Mimar Dr. Sinan Genim’in bir sonraki İstanbul ve Boğaziçi konferansını merakla bekliyorum. Hepinize sanatla dolu günler dilerim.

14 ŞUBATTA KALPLER Nişantaşı’nda attı 14 Şubat Sevgililer Günü’nde Şişli Belediyesi’nin öncülüğünde tüm aşıklar ve sevgi ile dolu olanlar, Nişantaşı’nda aşkın büyüsüne kapıldılar İlhan Çabukol / Boğaziçi Gündem

Abdi İpekçi Caddesi üzerine yerleştirilen “Unutulmaz aşk filmleri” yıldızlarının maket figürleri ile “Nişantaşı’nda Aşk” bu sene daha farklıydı. Pretty Woman, Twilight, Endless Love filmlerinin Nişantaşı’nda boy gösterdi. Ayrıca Dinarsu’nun hazırladığı “Aşk Tüneli” nde unutulmaz aşk filmlerinden unutulmaz sahnelerin yer aldığı halı üzerine baskılı 3 boyutlu afişler, tüm aşıklara ve içi sevgi dolu olanlar için nostaljik bir hava estirdi. Cadde üzerinde yalnız kalpler için de bir “Dilek Ağacı” kuruldu. Aşkı arayanlar, “Dilek Ağacı”na dileklerini yazdılar. Etkinliğe katılanlar ayrıca, kalp panolar üzerine isimlerini ve sevgi sözcüklerini kazıdılar. 14 Şubat’ta evlenen Çiftlere Fiat Palio Sürprizi 14 Şubat tarihinde Şişli Belediyesi’ne bağlı Maçka Evlendirme Dairesi’nde evlenen çiftler de büyük bir sürprizle karşılaştılar. Çiftler arasında yapılan çekilişte kazanan çifte Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül tarafından son model Fiat Punto marka otomobil hediye edildi.

Etkinlik ile ilgili açıklama yapan Şişli Belediye Mustafa Sarıgül, 14 Şubat’ın günün anlam ve önemine yakışır bir şekilde kutlandığını belirterek, “Nişantaşı’nı alışverişin, eğlencenin, sanatsal aktivitelerin merkezi haline getirdik. Nişantaşı bugün dünya standartlarında bir marka haline geldi. 14 Şubat Sevgililer Günü’nde Nişantaşı’nda bölgenin adına yakışır bir şekilde büyük bir organizasyon düzenlemekten son derece mutluyum. Sevgililer Günü’nde Nişantaşı’nı kırmızılar bürüdük. Abdi İpekçi Caddesi’nde eşi benzeri görülmemiş bir açık hava etkinliğine ev sahipliği yaptık. 14 Şubat’da bütün kalpler Nişantaşı’nda attı. Diliyorum ki, tüm dünyada kalpler sevgi için atsın, barışın, huzurun egemen olduğu bir dünyada hep birlikte yaşayalım” dedi.


11 “Dualarla, aminlerle / Gönül eri müminlerle Andolsun ki yeminlerle / İstanbul’a benziyorsun.” (…) Merhaba Sevgili Dostlar; Yazıya ve şiire gönül verdiğim küçük yaşlarımdan itibaren bazı dergilerin takipçisi olmuşumdur. Kimisi uzun soluklu, kimisi vücuda gelmesindeki onca emeğe rağmen okuyucusuna ulaşamadığı için kısa ömürlü olmuş bu edebiyat dergilerinin en büyük ortak yönleri hiç kuşkusuz ki; mutfağında ki insanların diğergam olmalarıdır. Başkaları için üreten, başkalarının derdini dert edinen, başkalarının sorunlarına çare bulabilmek adına bir sürü sorunun ortasına dalabilen bu insanların çıkardıkları dergiler ve başka süreli yayınlar birçok gencin donanımlı olarak yetişmelerine katkıda bulunmuş, pek çok konuya ışık tutarak halkı aydınlatmış pek çok sorunun çözüm inşaasında tuğla olmuştur. Teknolojinin silindirik gücüne karşı koyamadığımız, jet hızına yetişemediğimiz günümüzde bu tür dergilerin yerini internet siteleri aldı. Ama biliyorum ki, internet sitelerinin mutfağında çalışan gayretli insanları da aynı zorluklar ve meşakkatli yollar bekliyor. Hele ki ardında büyük bir sermaye ve medya desteği olmadan çıkan internet sitelerini oluşturanlar, ailesinden, çocuklarından özel işlerinden fedakarlık yaparak bu siteyi yaşatmaya gayret eden fedakar insanlar, bu zorlukları yaşadılar ve yaşamaya devam ediyorlar. Boğaziçi Gündem ailesinin varlığından haberdar olduğum gün aklıma bunlar

Alim YAVUZ alimyavuz@hotmail.com

Merhaba sevgili dostlar... geldi. Değerli hemşerilerim, İlhan ÇABUKOL ve Hüseyin ODACI beyefendileri bekleyen zorluk ve güçlükleri düşündüm. Hele ki aktüel bir haber sitesi hazırlamak, bunu gazeteye dönüştürmek doğrusunu söylemek gerekirse herkesin cesaret edebileceği bir husus değil. Bu yüzden, zorlukları göğüsleme cesaretini göstererek bu yola çıkan bu iki değerli insanla aynı topraktan olduğum için bir kez daha iftihar doluyum. Zira habercilik zor zanaattır. Tarafsız, objektif, cesur ve adalet duygusundan ayrılmadan haber yaptığınız zaman mutlaka birisinin ayağına dolaşmak zorunda olursunuz. Hiç unutmadığım bir film sahnesi vardır: Rahmetli Kemal SUNAL’ın “Varyemez” isimli filminde, maceraperest 4 genç kendisini kaçırırlar ve belirledikleri bir fidye karşılığında ailesinden

para istemesini söylerler. Kemal SUNAL, sırayla ailesinin her bir ferdini, dostlarını, iş ortağını arar. Bildiniz, evet kimse kahramanımızı kurtarmak için istenen fidyeyi vermeye yanaşmaz. Kaçırıldığından çok kendisi için kimsenin kılını kıpırdatmamasına üzülen Kemal SUNAL, telefon kulübesini tekmeler, etrafını kırar döker. Duruma üzülen maceraperest gençler, onu teselli etmeye çalışırlar. Sahnenin devamında gelişen diyaloglar çok ibret vericidir: “Lütfen sakin olun, biz size bir zarar vermedik.” Hüzünlü bakışlarını gençlere çeviren Kemal SUNAL aynı fikirde değildir. “Verdiniz gençler, siz bana en büyük zararı verdiniz.” Söylediklerinden bir şey anlamayan gençlerin şaşkın bakışları altında yüreğini kanatan gerçeği açıklar Kemal SUNAL: “Dünyamın bir yalandan ibaret olduğunu gösterdiniz bana. Ailemin, dostlarımın, ortaklarımın iç yüzlerini gösterdiniz bana. Bundan büyük kötülük, bundan büyük zarar mı olur?” Bir yönüyle haberciler de böyledir sevgili dostlar. Olayların iç yüzüne tuttukları projektörler sayesinde doğru bildiğimiz yanlışlar bizleri öfkelendirebilir. Yinede haberci doğru bildiği yoldan ayrılmadan ve yüreğindeki “kral çıplak” deme cesaretinde zerre miskal kayba izin vermeden yoluna devam eder. Özetle sevgili dostlar, cesaret ister, fedakârlık ister, özveri ister habercilik, gazetecilik. Dediğim gibi zor zanaattır habercilik. Okuma kapasitesi facebooktaki beğenileri takip etmekle, tvitter daki teşhirci tvitleri takip etmekle sınırlanmış okurların hızla çoğaldığı günü-

müzde bu özelliklerle baştan sona donanmış olduklarına inandığım 2 değerli hemşerimi, avuçlarım patlarcasına alkışlıyor, yüreğimin bütün hudutlarıyla tebrik ediyorum. “Boğaziçi Gündem” in mutfağındaki değerli basın emekçilerini bekleyen zorlukları bir kat daha arttıran iddia ise, haber sitesinin isminde saklı: Boğaziçi Gündem. Dünyanın en güzel ve en stratejik coğrafyasında ve onun ismiyle çıkan bir haber sitesi elbette ki onun güzelliğini ve iddiasını yansıtmak durumundadır: “Boğaziçi Gündem” Dolayısıyla İstanbul’a ait, İstanbul’a benzeyen, Boğaziçi’ni yansıtan bir haber sitesi olur duasına yürekten amin diyerek temenni ediyoruz ki; Boğaziçi Gündem, yola çıktığı iddiadan öte bir başarıya ulaşır, zamanı aşan bir yaşa ulaşır. Şairin “Dualarla, aminlerle / gönül eri müminlerle / Andolsun ki yeminlerle / İstanbul’a benziyorsun.” Diye övgüler düzdüğü bir güzelliğe ulaşır haber sitemiz. Şahsımla ilgili yönü itibariyle; teveccüh gösterilip bu güzel ailenin içine davet aldığım andan itibaren sevinçli ve ilkyazımla yeni okurlarımla buluşma anını bekleyerek heyecanlıyım. Sizlerin ve Boğaziçi Gündem ekibinin bu teveccühü sürdüğü sürece yazılarımızla hasbihal edeceğiz. “Ayının kırk türküsü varmış, kırkıda armut üstüneymiş” derler. Bizlerde daha çok sosyal hizmet özelinde, ama bazen de kayıtsız kalamadığımız başka konularda da, bazen yazıyla, kabul edilirse bazen şiirle, sizinle olan randevularımızı iple çekeceğiz. Boğaziçi Gündem ailesine başarılar diler, hepinize sevgi, mutluluk, sağlık ve başarı dolu bir yıl dilerim.

SİNOPLU KIZIN ONUR MÜCADELESİ İlhan Çabukol / Boğaziçi Gündem

Hayatı hastalık ve bin bir zorluklarla geçen Leyla Özdemir’in şiir sevgisi tüm gençlerimize örnek olacak nitelikte…

Leyla Özdemir hayatı boyunca yaşadığı acılarını “Sinoplu Kızın Kaleminden Şiirler” adlı şiir kitabında topladı. Şiir merakı daha 13 yaşında ortaokul döneminde başlayan Sinoplu Leyla Özdemir’in yaşadığı rahatsızlıklar nedeniyle gözyaşı ve duygusallık hayatının ayrılmaz bir parçası oldu. Eğitimin ne kadar önemli olduğunu bilmesine rağmen, hastalığı ve maddi imkânları buna el vermedi. Çocuk yaşta eline aldığı kalemiyle yaşadıklarını duygularıyla yoğurarak kâğıda döktü. “Bütün şiirlerimde anılarımla birlikte yaşayarak, an be an gerçekleri ortaya döküyo-

rum” diyen Sinoplu kız 150 şiire imza attı. Yazmış olduğu 80 şiiri bir kitapta toplayarak “Sinoplu Kızın Kaleminden Şiirler” adlı ilk şiir kitabını yayınladı. Merdiven sildi, ev temizledi, konfeksiyon atölyelerinde çalıştı. Ama sadece 200 adet şiir kitabı bastırabildi Sinoplu Kız Leyla kitabı için şunları söylüyor. “Kitabımın içindeki şiirlerde genelde geçmişte yaşadığım acılarımı mısralara döktüğüm şiirlerim daha ağırlıklı oldu. Şu anda 200 adet kitap bastırabildim. Bunların baskı parasını merdiven silerek, ev temizliğine giderek, konfeksiyon atölyelerinde çalışarak kazandım. Bir komşumuzun, aile dostumuzun yardımları sonucu Taksim’de bir matbaada baskısını yaptırdık. Her gün çantama 5–10 kitap koyarak eşe dosta kitaplarımı satmaya çalışıyorum. Hayatta tek severek yaptığı iş şiir yazmak Hayatta tek severek yaptığı işin şiir yazmak olduğunu belirten Leyla Özdemir “acılarımı yaşadıklarımı şiire dökerek duygularımı ancak bu şekilde ifade ederek mutlu oluyorum” diyor. 19 yıllık evli ve 13 yaşında bir kız evladı olan Özdemir kitabının basım aşmasında kendisine destek olanları da unutmuyor. “Şiir kitabımın basımında emeği geçen Balpetek Müzik Üretim Film Yapım’a, Sayın Erhan Balpetek Bey’e, Tadım Cafe ve Börek Salonuna, Mim

Yapım’a ve benden desteklerini esirgemeyen saygıdeğer komşularıma şükranlarımı sunarım” diyerek sözlerini tamamlıyor. Fox Tv’de “Dinle Sevgili” adlı dizide “Hayat Oyunu”, Atv’de yayınlanan “Çocuklar Duymasın” adlı dizide “Benim Önümde Irmaklar Vardır” adlı şiirleri seslendirildi. 1970 yılında İstanbul, Kasımpaşa Kulaksız Mahallesinde dünyaya gelen aslen Sinoplu olan Leyla Özdemir, İlkokulu Ahmet Emin Yalman İlkokulu’nda bitirdi. Yakalandığı hastalık sebebiyle bir yıl ara verdiği orta öğrenimini tamamladıktan sonra Beyoğlu Ticaret Meslek Lisesi’nden mezun oldu. Lise eğitimi sonrasında 10 yıl süreyle bir kooperatifte muhasebe elemanı olarak çalıştı. 14 yaşından beri şiir yazan sanatçı, Musiki Eserleri, Söz Yazarları Meslek Birliği, Girişimciler Odası üyesidir. Fox TV “Dinle Sevgili” adlı dizide “Hayat Oyunu” adlı şiiri, ATV’de yayınlanan “Çocuklar Duymasın” adlı dizi ise “Benim önümde Irmaklar Vardır” adlı şiirleri seslendirildi. Bazı şiirleri de bestelenerek çeşitli sanatçılar tarafından seslendirildi.


12

İlhan Çabukol / Röportaj İstanbulda siyasi partiler arasında en başarılı il başkanı olarak gösterilen, AK Parti İstanbul İl Başkanı Sayın Aziz Babuşcu, yoğun gündemine ve zaman darlığına rağmen, her zamanki alçak gönüllülüğü ve kibarlığı ile Boğaziçi Gündem Kurucu ve Genel Koordinatö-

AK Parti İstanbul’da bulunan tüm ilçelerde bu hafta sonu itibari ile kongrelerini tamamlıyor. Takip edebildiğimiz kadarı ile bütün kongreleriniz şenlik havasında geçiyor. Bunu nasıl sağlıyorsunuz? Yapılan kongrelerinizle ilgili düşüncelerinizi alabilir miyiz?

aynı zamanda AK Parti tecrübesini tüm demokrasi geleneğine bir katkı olarak da ilave etmiş oluyoruz. İnsanların kendilerini ifade edebildikleri, kendilerini ifade etmenin ötesinde siyaset yapmak isteyene imkânın ve fırsatların sunulduğu günlerdir. Bu anlamda kongrelerimiz çok başarılı geç-

İ K E D E V ZİR BAŞKAN BABUŞCU I D A L P A V E C rü İlhan Çabukol’un sorularını tüm samimiyetiyle cevapladı. Sayın Çabukol’un Sayın Babuşcu ile gerçekleştirdiği ve sadece Boğaziçi Gündem de okuyabileceğiniz röportajı siz değerli okurlarımıza aşağıda sunuyoruz. Aziz Babuşcu: 2014’e doğru stratejik planlarımızı yaparak hedefe doğru koşturmaya başlıyoruz… İlhan Çabukol: Sayın Babuşcu,

Aziz Babuşcu: Kongreler tüm siyasi partilerde kurumsallaşma adına önemli zeminlerdir. Kongreler, yenilenmenin tazelenmenin yeni bir heyecan ve motivasyon depolayabilmenin zeminleridir. Kongreler aynı zamanda siyasete yeni insanların katılımına fırsat sunduğumuz zeminlerdir. Başka siyasi partilerden farlı olarak bizim için kongreler partimizin bayram günüdür. Kongrenin yapıldığı ilçemizin teşkilatının bayramıdır. Bu bayramı yaparken

ti. Çok heyecanlı ve dolu dolu bir kongre dönemi geçirdik. Çift liste ile yapılan kongrelerimizde oldu. Bunu da sonuçta demokrasinin bir parçası olarak değerlendirmek gerekir. Biz listeleri yarıştırmaktan çok, ortak aklı ortaya çıkarmaya çalıştık. Bunun için istişare etmeyi esas aldık. Herkesi dinlemeyi ve herkesi anlamayı merkeze oturttuk. Bunu da başardığımızı düşünüyorum. Başarılı bir kongre süreci oldu bizim açımızdan. Yenilenen teşkilat-

larımızla birlikte 2014’e doğru stratejik planlarımızı yaparak hedefe doğru koşturmaya başlayacağız. İlhan Çabukol: Sayın Başkan 2007 yılından itibaren il başkanısınız. İl başkanlığı yaptığınız yer İstanbul. İstanbul AK Partinin kalesi olarak görülüyor ve siyasi olarak da çok önemli bir yer. Sizde çok azimli ve çalışkan bir kişiliğe sahipsiniz. Daha önceki genel seçimlerde Sayın Başbakanın size Ankara’da olmanız için bir talebi oldu ama siz İstanbul İl Başkanı olarak görevinizin daha bitmediğini ve çalışmalarınızı burada sürdüreceğinizi söylediniz. Bunun sonucu olarak, sizin döneminizde önemli sayıda artış olduğu görülüyor. Bu başarının altındaki gerçekler nelerdir? Aziz Babuşcu: İlçe başkanlarımızla, yönetimlerimizle, meclis üyelerimizle, kadın kolları, gençlik kolları, mahalle başkanları, sandık sorumluları bu teşkilatın neresinde olursa olsun eli taşın altında olan her arkadaşın yaptığı işe ayrı bir ruh, ayrı bir değer, ayrı bir anlam katmasını sağlamaya çalıştık. Ben arkadaşlarıma bir dava bilinciyle meseleye sahip olabilmelerini, yeri geldiğinde teşkilat çalışmalarını bütün çalışmalarının önüne koyabilmelerini, bu ülkede yaşıyor olmak ve olup bitenlere şahitlik etmemiz dolayısı ile bir medeniyet bilinci, bir gelecek kaygı-


13 sı, vicdan sızısı duymayı, yaptığımız işi dert sahibi olarak yapmayı ve derdimizi de çok sevmeyi öneriyorum. Bu anlayışı teşkilatlarda bir ruh haline getirmeye çalıştık ki bana göre o doğuş ruhudur. Sayın Başbakanımızın cezaevi yıllarında o duvarlara yansıttığı samimiyettir. O ruhu yeniden inşa etmeye çalıştık. Doğrusunu isterseniz bu siyasette, bu arkadaşlarla İstanbul Teşkilatı ile yol yürümek bir paye elde edilecekse, benim için yeterli ve çok önemli bir payedir. Sayın Başbakanımız da aynı idealler etrafında siyaset yapan bir insan. Ben kendime siyaset yaptığım zaman içerisinde Sayın Başbakanımızı lider duruşu, davranış biçimi ile tarzını esas almış bir siyasetçiyim ve hata yapmadığımı da düşünüyorum. İlhan Çabukol: İnterak konusu çok önemli bir çalışmanız. Bu konuda sizden bilgi alabilir miyiz? Aziz Babuşcu: İnterak İnsanların internet üzerinden partimize üye olmalarına fırsat tanıdığımız bir program. Web sitemize girip İnterak’a T.C. Kimlik numarası bırakıldığında ikametgâhı hangi ilçede ise bilgileri o ilçemizin sayfasına düşüyor. Yani İstanbul’un neresinde olursa olsun İnterak üzerinden üye olmak istediğinde o bilgi ilgili ilçemizin sayfasına düşüyor. İlçemizdeki arkadaşlarımız da o sayfadaki bilgi ile vatandaşımızı ziyaret ederek üye formunu doldurarak üye kaydını yapılıyor. İkincisi üyelerimizin bilgilerini güncelleme konusunda çok önemli bir çalışma oldu bizim için. T.C. kimlik numaralarını bir mesajla 3412’ye gönderdiklerinde biz üyelerimizin bütün bilgilerini güncellemiş olurken, her an ulaşabileceğimiz aktif üye sayımızı da zirveye çıkarıyoruz. Üyelerimize bir mesaj vermek istediğimizde bilgileri güncel olan telefonları doğru olan üyemize en etkin bir şekilde ulaştırmış oluyoruz. Bu bizim önemli bir çalışmamızdı. İlhan Çabukol: Başkanım Beyoğlu İlçe Başkanı Sayın Dindarol, partinize üye olan üyelerin akrabalarından üye olmayanları soy isimlerinden bularak üye sayısını artırıyor. Bu çalışma için neler söylemek istersiniz? Aziz Babuşcu: Güzel bir çalışma bu. Belki de var olanın farkında olmaktır bu. Diğer ilçelerimizde biraz kafa yorduklarında bunu bulabilirler. Beyoğlu bunu tespit etmiş öne çıkarmış. Güzel bir çalışma yapmış. Başkanımız bu çalışmadan ilçe başkanları toplantılarında bahsederse diğer ilçe başkanlarımıza güzel bir örnek

olacaktır. Aziz Babuşcu: Yerel seçimlerde İstanbul’da hedef en az %55 oy… İlhan Çabukol: 2009 yerel seçimlerinde azda olsa bir oy kabı yaşandı. Daha sonra referandum ve genel seçimlerde AK Parti oylarını ciddi bir şekilde artırdı. 2014 yerel seçimlerinde oy kaybı yaşanmaması için ne gibi bir çalışma stratejisi uygulayacaksınız? Aziz Babuşcu: Buna 2009 yerel seçimlerinde yaşadığımız Türkiye genelinde bir sendrom veya fiili bir durum da diyebiliriz. Kendi içerisinde irdelendiğinde bunun çok farklı gerekçeleri var. O sebepleri seçim sonuçlarında gördük, değerlendirmesini yaptık ve o değerlendirmeden hareketle genel seçimlere hazırlandık. Genel seçimde de ben arkadaşlarıma Türkiye’deki referandumda İstanbul’da alınan oy %55, bu aynı zamanda AK Partinin oyu haline de gelebilir demiştim. İnsanlar anayasa paketine evet demişlerdi. Bu bir siyasi partinin oyu değildi. Ama bu kadar bloklaşma ve ötekileştirme çalışmalarına rağmen insanlar referandumda bu kadar yüksek oranda evet dedi. O zaman bu AK Partinin oyu haline gelebilir demektir. Biz buraya ne kadar yaklaşabilirsek kendimizi o kadar başarılı kabul edeceğiz demiştim. O %55 ti. Biz ne yaptık %50 gibi bir noktaya geldik. Demek ki daha ulaşacağımız bir çıta var. Dolayısı ile bıraktığımız yerden alıp yukarıya doğru devam edeceğiz. Aziz Babuşcu: Son yerel seçimlerde beni en çok üzen ilçe Ataşehir… İlhan Çabukol: Yerel seçimlerde kaybettiğiniz ilçeler arasında sizi en çok üzen ilçe hangisi? Aziz

Babuş-

cu: Ataşehir. Ataşehir bizde en çok ukde bırakan ilçemizdir. Ben geçtiğimiz dönem kaybedilen ilçelerden, Maltepe, Kartal, Sarıyer’i alacağız diye bir hedef koymuyorum. Bana göre zaten buralar alınması gereken ilçeler. Ama Ataşehir, Avcılar ve Büyükçekmece’yi mutlaka almamız gereken ilçeler olarak hedef koyuyorum. Bizdeyken el değiştiren ilçeleri zaten alacaksınız. Bunun ötesi berisi yok, bu tartışılmaz. Ama Ataşehir farklı bunun alınması lazım. Avcılar Büyükçekmece hattını tamamlamamız lazım. Aziz Babuşcu: Beyoğlu’nda güçlü bir teşkilatımız ve başarılı bir başkanımız var… İlhan Çabukol: Beyoğlu siyasette çok önemli bir yer. Sayın Başbakanın siyasete başladığı yer. Beyoğlu ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? Aziz Babuşcu: Beyoğlu’nda güçlü bir teşkilatımız, başarılı bir başkanımız var. Yerel yönetimlerde başarılı çalışmalar yapan belediye başkanımız var. Burada çıtayı yükseltmenin dışında bir kaygı yok. Bu çıtayı yükseltebilecek birikim,

tecrübe, teşkilat anlayışı, hem ilçe başkanımızın şahsında, ilçe yönetim kurulu üyelerimizin tamamında, gençlik kolları ve kadın kollarımızın başkanları ve yönetimlerinde bu var. Birde yerel yönetimlerde başarılı bir belediye başkanımız var. O zaman sorun yok. Sadece ortak akıl ve samimiyetle yoğrulacak irade ortaya çıkacak. İlhan Çabukol: Sayın Başkan, kısıtlı zamanınızda bize vakit ayırdığınız için size teşekkür ediyor, bundan sonraki çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Aziz Babuşcu: Bende sizlere ve Boğaziçi Gündem okuyucuların a teşekkür ediyorum.


14

Ahmet Baha Öğütken “YOLSUZLUK ARTIK TARİHE KARIŞIYOR” TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi, Ak Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Baha Öğütken: Kamu ihale kurumu mafyaya, hortumcuya, peşkeşçiye göz açtırmayan bir yapıya kavuşturulmuştur İlhan Çabukol / boğaziÇi Gündem

TBMM Genel Kurulu’nda 2012 bütçe görüşmelerinde sırasında AK Parti İstanbul Milletvekili, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Ahmet Baha Öğütken, 4734 sa-

yılı Kamu İhale Kanunu ile kurulmuş olan Kamu İhale Kurumu (KİK) bütçesi hakkında söz aldı. KİK’in yeni yapılanması ve yaptığı faaliyetler hakkında meclise bilgi veren Sayın Öğütken, kaynakların hakkaniyetle kullanılmasının garantörü olduğunu belirttiği kurumun 2010 yılında, 69 milyar 284 milyon Türk Liralık kamu alımı gerçekleştirdiğini, bu rakamın toplam bütçenin %24’üne, Gayrisafi Milli Hâsılanın %6’sına eşit olduğunu söyledi.

Yolsuzluğun temel sebebi olan kapalı ihale sistemi ortadan kaldırıldı Uluslararası standartlara uygun ve süreci iyi tasarlayıp yönetecek yeni bir kurumsal yapılanmaya gidilerek yolsuzluğun temel sebebi olan kapalı ihale sisteminin ortadan kaldırıldığını, saydamlığı ve kamu denetimini esas alan bir sistemin oluşturulduğunu ifade eden Sayın Öğütken, kurumun ihale süreçleriyle ilgili yapılan şikâyetleri de en kısa sürede incelediğini ve sonuca bağlandığını belirtti. Sayın Öğütken sözlerine şöyle devam etti. “Buna örnek olarak, 2010 yılında açılan 133 bin 341 ihaleden sadece 4281’ine şikâyet başvurusu yapılmıştır. Bu şikâyetlerden %75’i, 30 günü geçmeden cevaplandırılmıştır. Yine

2010 yılında elektronik kamu alımları platformu kuruldu

lebilir hale getirilerek ihaleye gireceklerin ücret ödemesine gerek kalmadığını ifade eden Ahmet Baha Öğütken neredeyse tüm ihale süreçlerinin kâğıtsız olarak elektronik ortamda yapılabilir hale geldiğini söyledi.

Eylül 2010 tarihinde Elektronik Kamu Alım Platformu, EKAP’ın hizmete başladığını ifade eden Sayın Öğütken, EKAP sayesinde, kamu alımlarında %20’ye varan tasarruf sağlandığını söyledi. İhale dokümanlarının EKAP üzerinden hazırlandığını, ihale ilanlarına hızlı erişim sağlanarak ihale süresinin 40 günden 28 güne düşürüldüğünü, hataların en az seviyeye indirildiğini, e-posta yoluyla ihale duyurusunun yapılabilir hele geldiğini, ihale dokümanlarının elektronik imza ile indiri-

Ahmet Baha Öğütken KİK’in çağdaş, şeffaf, kolay ulaşılabilir, denetlenebilir, etkin ve gurur duyulacak bir yapıya dönüştürüldüğünü de ifade ederek “hizmet parolasıyla yola çıkmış ve mafyaya, hortumcuya, peşkeşçiye göz açtırmayan, halkımızın alın teriyle kazanıp, devletine verdiği her kuruşun, yine halkımıza ulaşmasını sağlayan yapıya hükümetimiz sayesinde kavuşmuştur” dedi.

bu şikâyetlerin, sadece 636’sı yargıya intikal etmiş, geriye kalan 3645’i ise yargıya gerek kalmadan çözümlenmiştir.”

Kik hortumcuya, peşkeşçiye göz açtırmayan bir yapıya kavuşturuldu


15

OKMEYDANI İSTANBUL’UN PARLAYAN YILDIZI OLACAK Demircan,Okmeydanı’nda 50 yıldır dede’den toruna miras kalan imar belirsizliğini ortadan kaldıracak çalışmalarda son aşamaya gelindi. İlhan Çabukol / Boğaziçi Gündem

Okmeydanı’nda 50 yıldır imar belirsizliği içerisinde yaşayan ve tapularını alamayacağı endişesi taşıyan 88.000 kişiyi ilgilendiren büyük sorunu ortadan kaldıracak çalışmaların anlatıldığı toplantılara semt sakinleri yoğun ilgi gösteriyor. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın, 8 Aralık 2011 tarihinden itibaren başlattığı bilgilendirme toplantılarına, Okmeydanı sınırları içerisinde yaşayan, her gün bir bölge halkının davet edildiği hak sahipleri katılıyor. Kırk dördüncüsü düzenlenen Toplantılara katılan Başkan Demircan Okmeydanı halkını bilgilendirerek, vatandaşların merak ettiği soruları cevaplıyor. AHMET MİSBAH DEMİRCAN: SİZİN AVUKATINIZ BENİM… Başkan Demircan sırasıyla Okmeydanı mahalle sakinlerinin davet edildiği toplantılarda, Boğaziçi Gündem Haber Gazetesi Haberler Koordinatörü İlhan Çabukol’unda katıldığı birçok toplantıda hak sahiplerine özetle şunları ifade etti. “Bir buçuk aydır vatandaşlarımı bilgilendirmek için Okmeydanı’nın değişik mahallelerinde toplanıyoruz. Bu toplantılarımıza iki ay daha devam edeceğiz. Sonra da herkesin kapısını çalacağız. Buraya Okmeydanı’nda yaşayan herkesi çağırıyoruz. Bizim buraya çağırdığımız insanlar hak sahipleri. Burada üç türlü malik var. Elinde tapusu olanlar var, noter satışı olan var birde veraset ilanıyla hak sahibi olanlar var. Şimdi siz elindeki evrakınızla bizlere gelin müracaat edin. Çünkü bizim son malikleri bilmeye ihtiyacımız var. Bende sizin bir avu-

katınız olarak bu çalışmaları size anlatıyorum. Siz evraklarınızı verdikten sonra Belediye’den arkadaşlar tek tek sizin kapınızı çalacaklar. Okmeydanı’nda şu anda mevcut bir yaşam var. Biz arsalarınızın tapularını size verirken kimin ne kadar yeri var bilmek zorundayız ki insanların hakkını verelim,”dedi. AHMET MİSBAH DEMİRCAN: HAK SAHİBİ OLANLAR ELİNDEKİ EVRAKLARI BELEDİYEYE GETİRSİNLER… Ayrıca vatandaşın anlayacağı şekilde çeşitli örnekler vererek konuşmasına devam eden Sayın Demircan, Belediye olarak kendilerinin terzi olduğunu ifade ederek “herkesin yerini bileceğiz ki kesip diktiğimiz elbise üzerine otursun. Aksi takdirde hak yerini bulamaz, adalet yerini bulamaz. Onun için hak sahibi olanlar en kısa zamanda elindeki evrakları getirsinler. Herkesin hakkını tek tek yazacağız. Okmeydanı’nda bir hayat, bir yaşam var. Burada plan yaparken buralarda yaşayan

insanların haklarını dikkate alarak yapmalıyız. Okmeydanı, yeşili, parkı, okulu ile oturulabilir bir yer haline gelecek. Evleri yeşil alana denk gelen konut sahiplerine tıpkı Örnektepe de olduğu gibi biraz daha yakından yer vereceğiz. Yarın 1000’lik plan yapılacak. Planlamayı biz yaptığımız için kimse açıkta kalmayacak. Ben inanıyorum ki Okmeydanı İstanbul’un parlayan yeni yıldızı olacak” dedi. AHMET MİSBAH DEMİRCAN: OKMEYDANI’NDA ARTIK KORKU BİTTİ… İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden 50 yıl sonra imar planı çıkmasından sonra artık kimsenin Okmeydanı’nda insanları evleriniz yıkılacak, elinizden alınacak şeklinde korkutarak siyaset yapamayacağını belirten Sayın Demircan, “Sizin doğal avukatınız, sözcünüz ve Belediye Başkanınız olarak bir daha Okmeydanı’nda tapular üzerinden kimseye siyaset yapma fırsatı vermeyeceğim. Artık Okmeydanı’nda korku bitti. Her seçim dönemi insanlar çıkıp buralar yıkılacak deyip sizin aklınızı karıştırıyordu ama İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinden 1/5000’lik plan çıkarken o insanlar bu plana evet diyemedi. Neden? Çünkü onlar çözümden yana değiller. Bu planın çıkmasında başta Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Kadir Topbaş’ın çok büyük emekleri var, kendilerine buradan çok teşekkür ediyorum” dedi.

Sayı:1 Şubat 2012 - Yerel-Aylık ve Süreli Yayın Boğaziçi Gündem Gazetesi İmtiyaz Sahibi İlhan ÇABUKOL GSM: 0532 411 70 04

---------------------------------------------Genel Yayın Yönetmeni: Hüseyin Şenel ODACI Boğaziçi Gündem Genel Koordinatörü: İlhan ÇABUKOL Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Sezayi ÇİMEN Kültür ve Sanat Danışmanı: Hande Kurt

------------------------------------------------Hukuk Danışmanı: Av. Hakan ÖZBAY Grafik ve Tasarım: Yusuf Güler Baskı Yeri: Ada Matbaası

Davutpaşa Cad. Litros Yolu 2 Mat.Sit. E Blok No:(ZE-2) 1.Kat. Topkapı -İstanbul - Tel: 0.212 567 12 42 ------------------------------------------------

Adres: Akınsal Sanayi Sitesi C Blok No: 5 İSTANBUL Tel: +90 ( 0212 ) 481 89 16 - Faks : 481 91 13 Web: www.bogazicigundem.com - E-mail:info@bogazicigundem.com


16

BAŞKAN GENÇ’TEN YILIN İLK RÖPORTAJI İlhan Çabukol / boğaziÇi Gündem Başkan Genç, Belediye Başkanlığı döneminde bugüne kadar yaptıklarının muhasebesini yaptı, bundan sonra yapılacaklar içinde Boğaziçi Gündem’e önemli açıklamalarda bulundu. İşte Boğaziçi Gündem farkı ile Sarıyer Belediye Başkanı Sayın Şükrü Genç’in son röportajı…

Boğaziçi Gündem Haber Müdürü İlhan Çabukol, 2011 yılının son, 2012 yılının ilk röportajını Sarıyer Belediye Başkanı Sayın Şükrü Genç ile gerçekleştirdi...

İLHAN ÇABUKOL: Başkanım 2011 yılını değerlendirebilir misiniz? Sizin açınızdan nasıl bir yıl oldu? ŞÜKRÜ GENÇ: 2011 Yılı bizim açımızdan çok dolu ve çok hızlı bir yıl oldu. Şu anda meyvelerini toplayacağımız her türlü ağacı 2010 ve 2011 yılında diktik. Şimdi meyvelerini toplamaya başlayacağız. 2012 yılından itibaren de o yoğunluğun getirdiği kısa ve uzun vadeli projeleri hayata geçirerek meyvelerini alacağız. İLHAN ÇABUKOL: Efendim, sanırım bu bahsettiğiniz projelerden bir tanesi ve en önemlisi Sarıyer Belediyesi Hizmet Binası ve Kültür Merkezi. Bildiğimiz kadarı ile Sarıyer Belediyesi şu anda 13 farklı yerdeki hizmet binalarıyla vatandaşa hizmet veriyor. Bu durum Sarıyerliler için ciddi zaman kaybına sebep oluyor. Buranın tamamlanmasıyla birlikte Sarıyerliler tek bir yerde belediyecilik hizmetlerini alabilecekler. Bu projeyle ilgili bize bilgi verebilir misiniz? ŞÜKRÜ GENÇ: Sarıyer Belediyesi Hizmet Binası ve Kültür Merkezi projesi çok iyi bir bina olmasının ötesinde, çok işlevsel ve tam bir yerel yönetim binası olacak. Şimdi biliyorsunuz günümüzde artık en fazla üzerinde konuşulan yapılar Yeşil ve Eko Binalar, “Akıllı Binalar”. Bizim binamızda o türden olacak. Uluslararası Sertifikalı Dünyanın ilk Yeşil yerel yönetimler binası bu olacak. Böyle bir yeşil ve enerjisini doğal enerjiden kullanılabilir enerjiye dönüştüren başka bir örneği yok. Özel sektörde var ama devlet binaları içerisinde böyle bir proje yok. Biz bunu ilk yapıyor olacağız. Onun ayrı bir gururu var. Aynı zamanda evlendirme binamızda çok modern olacak. Klasik bina anlayışının biraz dışında tutuyoruz. Dolayısı ile özellikle bu tür Sarıyer için yapılan kalıcı yatırımlar uzun vadeye yayılmış yatırımlar olacak. Bizim açımızdan 2012 yılından itibaren projelerimizin yatırıma dönüşeceği iyi bir yıl olacak. İLHAN ÇABUKOL: Başkanım 2011 yılında yaşadığımız en önemli hadiselerden bir tanesi de Van’da yaşanan deprem. Siz Sarıyer Belediyesi olarak Kilyos tesislerinde 248 Vanlı aileyi misafir ediyordunuz. Bu yerlerini yurtlarını kaybe-

ile. Bunlardan bahseder misiniz? ŞÜKRÜ GENÇ: Doğru, biz Van’da hayatını kaybeden iki basın mensubunun isimlerini bir parka vereceğiz. Ayrıca hayatını kaybeden 75 öğretmenin ismini de bir parka vereceğiz. Aynı zamanda dünyanın bir ucundan gelip insanlık adına, çünkü bu insanlığın toplumun dayanışması, burada hayatını kaybeden Japon Doktor Atsushi Miyazaki için şu anda projesi bitmek üzere olan bir park yapıyoruz. Ailesi ve bağlı olduğu Sivil Toplum Kuruluşlarıyla Başkonsolosluk vasıtasıyla gerekli görüşmeler yapıldı. O parkı yapacağız ve o park depremin simgesi olacak. Uluslararası alanda insanların birbirleriyle dayanışma simgesi olacak SARIYERDE GECEKONDU BÖLGELERİNE YENİ KENTLER KURULUYOR…

den insanlar ne kadar daha burada kalacaklar. Siz Belediye olarak bu ailelere burada ne gibi imkânlar sağlıyorsunuz? ŞÜKRÜ GENÇ: Evet Vanlı misafirlerimiz 248 idi şimdi iki tane de bebeğimiz oldu 250 kişi oldular. Bundan dolayı da ayrıca mutluyuz. Bu ailelerimizi nisan ayına kadar burada misafir edeceğiz. Şimdi burada biz hiçbir zaman olayın şovunda olmadık. Dikkat ederseniz çokta öne çıkarmadık. Orda işi şova döndürmek bu insanların mağduriyetlerinin üstüne yanlış olur. Onlar çok mağdurlar. Evini kaybetmiş, işini kaybetmiş, yakınlarını, eşini, dostunu kaybetmişler. Dolaysıyla biz, çok fazla kullanmadığımız yerimizi onlara tahsis ettik. Sonuçta biz onlara verdiğimiz hizmeti dayanışmadan gelen ve toplumumuzun, Türk toplumunun genel karakteristik özelliğinin o toplumsal dayanışmasının yanında, devletin olanaklarını da kullanarak veriyoruz. Yani o hizmeti ha Van’da almış ha İstanbul’da almış. Olması gereken onların bu geçiş sürecinde özellikle çocuklarıyla ilgili sıkıntıları çok fazla yaşamamış olmaları. Burada 110 civarında çocuğumuz var. İLHAN ÇABUKOL: Bu çocuklar okula devam ediyorlar mı efendim? ŞÜKRÜ GENÇ: Tabi, biz 50-55 çocuğu okullara yerleştirdik. Bunların arasında anaokuluna gidenler bile var. İnanılmaz güzel oldu. Herkes çok mutlu, biz de çok mutluyuz. Onlar tabi depremde mağdur olan insanların şanslıları. Böyle güzel

bir yerde oldukları için. Toplumumuz da çok ciddi destek veriyor, onlarla dayanışma içindeyiz. Herkes hem yiyeceğinden, hem giyeceğinde destek veriyor. Bizde elimizden geleni yapıyoruz, eksik kalan ne varsa destek oluyoruz. Buraya insanlar çabuk alıştı. Şu anda çok güzel gidiyor. İLHAN ÇABUKOL: Başkanım Sarıyer Belediyesi olarak Van’daki depremden sonra, hemen bir ekip oluşturarak Vanlı hemşerilerimize destek elinizi sizde uzattınız. Orada devam eden bir çalışmanız var mı? Sizinde orada bir köyünüz var mı? ŞÜKRÜ GENÇ: Biz öncelikli olarak bu işi devamlı kılmayı hedefliyoruz. Şimdi orada köy kuralım veya onu kuralım bunu kuralımın ötesinde, bizim yapmaya çalıştığımız bizim bölgemizde oturan Vanlı insanlar var. O insanlarla beraber orada ne yapabiliriz ona bakacağız. Amaç, Van’da sağlıklı bir yaşamı tekrar kurmak. Bir kere herkes şunu bilmek zorunda. Depremin kader olmadığı, kader olgusunu bizim yıkmamız lazım. Bunu da insanlara ısrarla anlatmamız lazım. JAPON DOKTOR ATSUSHİ MİYAZAKİ’NİN ADI SARIYER’DE YAŞATILACAK… İLHAN ÇABUKOL: Başkanım Van depreminde oraya yardıma giden ve hayatını kaybeden Japon doktor ve yine hayatlarını kaybeden basın mensubu arkadaşlarımız için bir projeniz var bildiğim kadarı

İLHAN ÇABUKOL: Sayın Başkanım konu tam bu noktaya gelmişken şunu sormak istiyorum. Sarıyer’de 400 Bin nüfus, 67 Bin’e yakın konut var. Bu konutların %70’i kaçak olduğu söyleniyor. Sizin Sarıyer’de depreme karşı ne gibi çalışmalarınız olacak? ŞÜKRÜ GENÇ: Bizim iki yıl öncesinden başlayan çalışmalarımız var. O çalışmalarımızı daha da derinleştirerek devam ediyoruz. Bu zamana kadar masa üstü çalışmalarımız öndeydi, şimdi saha çalışmalarımız başlayacak. Binaları birebir ölçümleyeceğiz, hangi bina nedir? Ama burada esas yapılması gereken özellikle gecekondu bölgelerindeki dönüşümler olacak. Biz daha önceden buralarda dönüşümler yapılmasını planlıyorduk. Ama bu depremle beraber daha da hızlandırıp kalıcı çözümler oluşturacağız. Biz bu gecekondu bölgelerine yeni kent kuracağız. Fakat gecekondu bölgelerini ıslah ederek değil dönüştürerek, ama bir şartla dönüştürerek, insanların burada yaşamını devam ettirerek, yani o bölgeden başka bir bölgeye göndermeden kendi bölgesinde yaşayacağı şekilde dönüşümlerin sağlanması konusunda en büyük uğraşımız bu olacak. Dönüşüm çok önemli, biz buna yerinde dönüşüm diyoruz. İLHAN ÇABUKOL: Sayın Başkanım bize vakit ayırdınız size çok teşekkür ediyorum. Eklemek istediğiniz herhangi bir şey var mı? ŞÜKRÜ GENÇ: Bende size teşekkür ederim. Ayrıca Boğaziçi Gündem Haber ailesine çıktıkları bu yolda başarılar diliyor, tüm vatandaşlarımıza ve hemşerilerime selam ve saygılarımı sunuyorum.


17

DEMİRHAN KABLO KRİZDE BİLE BÜYÜMEYİ BAŞARDI Ekonomik krize rağmen, Türk Ekonomisinin lokomotifi küçük ölçekli firmalarımızın elde ettikleri başarılar dikkat çekiyor. İlhan Çabukol / boğaziÇi Gündem Türkiye ekonomisinin binlerce küçük ölçekli firmalarından birisi olan Demirhan Kablo kurulduğu 2006 yılından günümüze kadar istikrarlı büyümesiyle krizlere meydan okuyor. Birçok firmanın aksine stoklu çalışmadan korkmayarak müşterilerine hızlı ve güvenilir bir şekilde hizmet veren Demirhan Kablo sahipleri Halil İbrahim Demir ve Ersin Çabukol, yaşanan ekonomik krize rağmen verimli bir yıl geçirdiklerini ifade ediyorlar. 2012 yılında markalaşma yolunda ciddi adımlar atmayı planladıklarını ifade eden Halil İbrahim Demir, Karaköy Yanıkkapı Sokakta 2006 yılında kurdukları firmaları aracılığı ile İstanbul ve Anadolu’nun tamamına kablo satışı gerçekleştirdiklerini belirterek gazetemize şu açıklamalarda bulundu. “ Özellikle Anadolu’daki elektrik ve mühendislik firmalarının kablo ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Zayıf akım ve enerji kabloları dâhil, elektrik sektöründe kullanılan bütün kablolar bünyemizde mevcuttur” dedi. Şirketin diğer ortağı Ersin Çabukol ise

Sezai ÇİMEN sezai@bogazicigundem.com

Kalbin Gıdası Ve Islahı İçin “Aile Saadeti” Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’a hamdolsun. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Muhammed Mustafa Efendimize salât ve selam olsun.

şunları söyledi. “Belirli bir program doğrultusunda her ay Türkiye’nin çeşitli il ve ilçelerini dolaşarak birebir satış yapıyoruz. Anadolu’da büyük küçük 250’ye yakın müşterimiz var. Biz Demirhan Kablo sahipleri ve çalışanları olarak müşteri memnuniyeti öncelikli hedefimiz. Biz müşteriye ne taahhüt ediyorsak zamanında yerine getiriyoruz” dedi.

BU SALEP’İN İÇİMİNE DOYUM OLMUYOR Hacıdayı Kebap Salonu’nun özel salebi soğuk kış günlerinde müdavimlerini mutlu ediyor Kasımpaşa Kızılay Meydanı No: 24’te yer alan Hacı Dayı Sofrası Lahmacun & Pide boğaziÇi Gündem / hande kuRt

arttırması; kalbi kuvvetlendirmesi var.

Salep birçok kişi için kış aylarında akla gelen ilk içecek. İnsan sağlığı adına en şifalı sayılabilecek bitkiler arasında gösterilen salep, Türk mutfağının da benzersiz tatları arasında. Salebin bilinen faydaları arasında göğsü yumuşatması; çalışma gücünü

Hacı Dayı Sofrası’ndan İlker Şahin, saleplerini Boğaziçi Gündem ekibine anlattı. Bakır kazanda kaynatılan salep, Mısır Çarşısı’ndan alınıyor. Yolunuz Kasımpaşa’dan geçtiğinde tadına doyulmaz salebi tatmanızı öneriyoruz.

Günümüzde aile konusunda pek çok sıkıntı yaşanmaktadır. Bunların başında son yılların moda deyimiyle şiddetli geçimsizlik gelmektedir. Ailede kocanın ve kadının yeri ve bunların birbirine karşı hak ve vazifeleri, anne baba hukuku, çocuklara karşı görevlerimizle birlikte, Aile mutluluğu için olmazsa olmazlarımız, sabır, rıza, kanaat, sadakat ve güzel ahlak gelmelidir. Dünyada herkes MUTLU olmak için evlenir, yuva kurar, çoluk çocuk sahibi olmak ister. Kimileri ise mal, para-pul ve itibar peşinde koşar. Sonu ölüm ve ayrılık olan bu dünyada acaba gerçek mutluluk nedir? Her gün elindeki ömür sermayesi eriyip giden bir insanı yaşadığı hayatta neden aradığı mutluluğu ve huzuru bir türlü bulamaz... Eline geçen her fırsatta bu umutsuzluğunu, mutsuzluğunu ve doyumsuzluğunu etrafında ki yakınlarını kırarak, inciterek ve hatta onarılması ve geri dönülmesi mümkün olmayan yaralar açarak gidermeye çalışmasının altında ne var? Türkiye’de evlenen her 100 çiftin 15’i boşanmakta, 2011 Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2011 TemmuzAğustos ve Eylül aylarında evlenme sayısı 184 bin 750 Aynı dönemde boşanma sayısı ise 25 bin 858’dir. Bu ürkütücü rakamlar, aile saadetimizi önemsememizi ve doğru yöntemlerle korumamız gerektiğini bizlere apaçık göstermektedir. Hiç şüphesiz ebedi MUTLULUK, bitmeyen bir sermaye ve ölmeyen bir SEVGİLİ ile mümkün olur. Bu sermaye ilahi aşk ve İMAN, O sevgili de hayatın ve ölümün sahibi yüce ALLAH’dır. Bu dünyada Allah için olmayan (yapılmayan) her işin sonu ayrılık ve ağlamayla biter. İman etmiş bir Müslüman,

hayatımızın sahibine hesap vereceğini unutmadan yaşamalı. Dinimiz İslam bizleri hem dünyada hem de ahrette mutlu etmek için gönderilmiştir. İslam dini âlemlerin sahibi yüce Allah’ın insanlığa en büyük ikramıdır. Onu doğru öğrenip ihlâsla yaşamaktan başka bir huzur ve kurtuluş yoktur. İnsanoğlu helale ve harama dikkat ederek yaşarsa İlahi rızaya ve cemale erer, ebediyen mutlu olur. Yüce Allah Ahzab süresinin 35. ayeti kerimesinde kadınlara ve erkeklere “Şüphesiz Müslüman erkeklerle Müslüman kadınlar, mümin erkeklerle mümin kadınlar, itaatkâr erkeklerle, itaatkâr kadınlar, doğru erkeklerle doğru kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah’a derinden saygı duyan erkekler, Allah’a derinden saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Allah’ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır”. buyurmuştur. Ayette sıralanan bu sıfatlara nail olan kimseler için Allah (CC) bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır. Aile (yuva) Allah Teâlâ’nın bizlere en büyük emanetlerinden biridir. Dünya hayatı ve saadeti AİLE ile güzel ve düzenli olur. İlk yuva cennette Hz. Âdem ve Hz. Havva validemizle kurulmuştur. Aile saadeti olan bir YUVADA Tevhit inancı ve din korunur Can korunur Akıl korunur Mallar korunur Namus ve nesil korunur Mümin asla cimri, bencil ve kalbi katı olamaz. Bu hastalıklara yakalanan kimse imanın tadını alamaz, kalbin gıdası ve Islahı için gereken aile saadetini bulamaz. Aile saadeti kalbi ıslah eder ve besler... Mutluluğunuz daim, kalbiniz ferah olsun değerli dostlarım. Selam ve dualarımla…


18

ALUCRALILARDAN DiNDAROL’A TAM DESTEK Rüstem Başkanın yanındayız.”dedi.

Alucralılar yeniden AK Parti Beyoğlu ilçe başkanı seçilen hemşerileri Rüstem Dindarol’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundular İlhan Çabukol / boğaziÇi Gündem İstanbul’da faaliyet gösteren Alucra Kalkınma ve Eğitim Vakfı, 30’a yakın Alucra İlçe ve Köy Dernek Başkanları, yönetim kurulu üyeleri, iş adamları ve Alucralı muhtarlar yeniden AK Parti Beyoğlu İlçe Başkanı seçilen hemşerileri Rüstem Dindarol’u ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerinde bulundular. AK Parti Beyoğlu İlçe Binasında İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Teşkilatlanma Birim Başkanı Mustafa Yurtsever tarafından karşılanan ziyaretçilerle yapılan görüşmede, Dindarol’un yakın çalışma arkadaşlarından Beyoğlu İlçe Teşkilatı Başkan Yardımcısı Sezai Çimen’de hazır bulundu.

Alucra Vakfı Başkanı Necdet Bekçi, ziyaretin amacı hakkında açıklamalarda bulundu. Hemşerilerinin Beyoğlu gibi bir yerde ilçe başkanı olmasından dolayı son derece memnun olduklarını ifade eden Sayın Bekçi yaptığı konuşmasında şunları ifade etti. “Bizler Alucra Vakfı olarak bütün siyasi partilere aynı mesafedeyiz. Hemşerilerimiz hangi partiden olursa olsunlar biz her zaman onların yanındayız ve her zaman destekleyeceğiz. Rüstem Bey’e de desteğimiz sonsuz. Kendisi göreve geldiği günden itibaren çalışkan, dürüst ve duruşuyla bizleri en güzel şekilde temsil etti ve ediyor. Bizler de kendisiyle gurur duyuyoruz” dedi.

Eski Vakıf Başkanı Halil Gülal ise yaptığı konuşmada, “Bir Alucralı olarak Rüstem Dindarol Türkiye’nin değil, tüm dünyanın gözdesi olan bir ilçede görev yapıyor. Kendisi de bu görevi layıkıyla bugüne kadar yerine getirdi, bundan sonra da getireceğine inanıyoruz. Her zaman

Kendisine yapılan ziyaretten dolayı çok mutlu olduğunu ifade eden Beyoğlu İlçe Başkanı Rüstem Dindarol ilçe yönetiminde bulunan Alucralı hemşerilerini tek tek dernek başkanlarına tanıtarak başladığı konuşmasında kısaca şunları ifade etti. “Beni çok mutlu ettiniz. Partim ve şahsım adına teşekkür ederim. Ziyaretinizden dolayı çok mutlu oldum. Allah hepinizden razı olsun. 25 Aralık 2011’de yapılan kongrede tekrar seçilerek güven tazeledik. Biz sizlerden bu süreçte çok destek gördük. Bu destekten dolayı ayrıca çok teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz dönem içerisinde sizi mahcup etmedik inşallah bundan sonraki çalışmalarımızla da olmayacaksınız” dedi.

BEYAZAY DERNEĞİ’NE ANLAMLI ZİYARET boğaziÇi Gündem İstanbul İl STK Platform Başkanı Ayşenur Bilgi Solak, Komisyon Üyeleri Serpil Bağrı açık, Sezai Çimen, Atakan Yılmaz, Turgay Şirin, Kemal Babuşcu Dünya Ticaret Merkezinde Bulunan Türkiye Beyaz ay Derneği Genel Merkezine çalışma ziyaretinde bulundu. Dernek Genel Başkanı, STK Platformu ve AK Parti MKYK Üyesi Lokman Ayva, Danışmanı Fevzi Durmuş, Başkan Vekili Mehmet Öcalan, Proje Koordinatörü Zeynep İnce Platform üyelerini çalışma ofisinde kabul etti. AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve İl STK Platform Başkanı Ayşenur Bilgi Solak, yapılan ziyaretlerinin amacını açıklayarak, Türkiye Beyazay Derneğinin yaptığı Ulusal ve Uluslararası projelere destek olmak, projelerin tanıtımını yapmak, Uluslararası ortaklar bulmak olarak değerlendirerek, Cumhurbaşkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığımızın desteklediği bu projelerin paydaşı olmak istediklerini ifade etti. Ayşenur Bilgi Solak

sözlerine şöyle devam etti. “170 Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcisi üyesi bulunan İstanbul İl STK Platformu olarak, toplum yararına yapılan bu projeleri, çeşitli tanıtım etkinlikleri, seminer, panel ve sosyal medya aracılığıyla tanıtmak ve Türkiye’de buluna 8,5 milyon engellimize ulaştırmak istiyoruz. Ayrıca çok önemli bir çalışmada Türkiye’de kabul gören, uygulama alanı bulan projeleri yabancı Sivil Toplum Kuruluşları ile birlikte

yapmak amacındayız. Beyazay Derneğinin bu açılımının benzerini yapan İstanbul İl STK Platformu yabancı STK ortaklarına bu projeleri anlatarak Birleşmiş Milletler nezdinde kabul görmesi-

ni sağlamak ve Dünya’da yaşayan 650 milyon özürlünün eğitimine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.” Lokman Ayva: Eğitim şansına ulaşmış her engelli içindeki potansiyeli açığa çıkarabilecek ve insanlığa katkıda bulunabilecektir. Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva ziyaretten oldukça memnun olduğunu ifade ederek kısaca şunları ifade etti. “Biliyorum ve inanıyorum ki dünyada binlerce yıldan beri süregelen bir yanlış düzelecek. Maalesef inanılır ki engelliler işe yaramaz, yüktür, maliyettir, yaşamasındansa yok olması makbuldür. İşte bu yanlışlık düzelecek. Eğitim şansına ulaşmış her engelli içindeki potansiyeli açığa çıkarabilecek ve insanlığa katkıda bulunabilecektir. Bilelim ki engellilere eğitim şansını geciktirdiğimiz her dakika, Aşık Veysellerin doğmasını engelliyoruz, Stephen Hawkinglerin ortaya çıkmasını engelliyoruz. Eğitim görmeden geçen her gün gelişi-

min olmadığı bir gündür ve göz göre göre elimizden uçuyor. Unutmayalım dünyadaki herkesin eğitim görmesi hepimizin yararınadır. Türkler ne der, “Cahilden dostun olacağına âlimden düşmanın olsun” dedi. Sezai Çimen: Her kim bu millet adına bir çivi çakıyorsa baş tacımız… Toplantı sonrası Boğaziçi Gündem Haber Müdürü ve aynı zamanda İstanbul İl STK Platformu Komisyon Üyesi olan Sezai Çimen duygularını şu şekilde ifade etti. “Türkiye genelinde 49 şubesi bulunan Beyazay Derneği genel merkezini ziyaretimizde Lokman beyin hayata renkli bakışı beni çok heyecanlandırdı. Bir daha şahit olduk ki hiçbir başarı tesadüfî değil. Lokman bey gibi çalışkan, gecesini gündüzüne katan dertli insanlar sayesinde başarılamaz denen birçok şeyin başarılacağını bir kez daha gördük. Her kim bu millet adına bir çivi çakıyorsa baş tacımız. Bizlere bu güzelliği yaşatan ve bilgilenmemizi sağlayan Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva ve ekibine, İl STK Platform Başkanımız Ayşenur Bilgi Solak’a yaptıkları hizmetten dolayı kendilerine teşekkür ediyor ve şükranlarımızı sunuyoruz.


19

AK PARTİ

İSTANBUL’DA

DURMUYOR AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu ve İl Yönetimi, tamamlanan ilçe kongreleri sonrasında yeni seçilen AK Parti İlçe Teşkilatlarına tebrik ziyaretlerini sürdürüyor.

AHMET MİSBAH DEMİRCAN’DAN SIRADIŞI SUNUM… Toplantıda ilgi odağı olan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan kısa bir selamlama konuşması yaparak şunları söyledi. “Zamanı daha efektif kullanabilmek amacıyla Beyoğlu’nda yapmış olduğumuz çalışmaların bir kısmını 10 dakikalık film haline getirdik. Bu filmi seyrettikten sonra konuyla alakalı aklınıza herhangi bir soru takılırsa seve seve cevaplayabilirim” dedi. Sunum il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri tarafından ilgiyle takip edildi. AZİZ BABUŞCU: BEYOĞLU’NDA YAPILANLARI YAKINEN TAKİP EDİYORUM… Programın sonunda İl Başkanı Aziz Babuşçu Beyoğlu’nun önemini vurgulayarak bir değerlendirme konuşması yaptı. Gerçekleştirilen 4. Olağan kongrede yönetime yeni dâhil olan arkadaşların, eskilerin tecrübelerinden ya-

İlhan Çabukol / Boğaziçi Gündem Beyoğlu İlçe Başkanlığına yapılan ziyarette Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan da hazır bulundu. AK Parti İl ve Beyoğlu İlçe Yönetim Kurulu Üyelerinin tamamının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, İl Başkan Yardımcısı Abdullah Güler toplantının gündemine dair bilgiler verdi. Sayın Güler, tüm ilçelerde gerçekleştirdikleri bu toplantıların esas amacının yeni ilçe yönetim kurulu üyelerini tanımak ve yapılan çalışmalar hakkında bilgiler almak olduğunu belirtti.

RÜSTEM DİNDAROL: BEYOĞLU’NDA EN FAZLA GURBETÇİ GİRESUN’DAN… Toplantının açılış konuşmasını yapan Beyoğlu İlçe Başkanı Rüstem Dindarol, Beyoğlu ile ilgili kısa bir tanıtım yaparak, yaptıkları çalışmaları başlıklar halinde slâyt eşliğinde anlattı. Özellikle Beyoğlu’ndaki demografik yapıyı ayrıntılı bir şekilde analiz eden Sayın Dindarol özetle şunları söyledi. “Beyoğlu ilçesi yüz ölçümü 900 km2, nüfusu 248 bin, seçmen sayısı 181.150’dir. Beyoğlu 45 mahalle, 127 cadde, 1574 sokaktan oluşmaktadır. Beyoğlu’na nüfus olarak baktığımızda İstanbul %18 ile birin-

ci, Giresun %12 ile ikinci, Sivas %8 ile üçüncü, Kastamonu %5 ile dördüncü, Rize %5 ile beşinci, Mardin %4 ile altıncı, Erzincan %4 ile yedinci, Antalya %3 ile sekizinci, Samsun %2 ile dokuzuncu, Erzurum %2 ile onuncu sırayı almaktadır. Beyoğlu ilçesi nüfus bakımından tam bir Türkiye mozaiğini oluşturmaktadır” dedi.

rarlanmalarını ve bu anlamda eğitimlere katılmalarını önerdi. AK Parti Beyoğlu ilçe Başkanlığı’nın çalışmalarından memnun olduğunu dile getiren ve Beyoğlu İlçesi Başkanlığı’nın sunumunda yer alan ve hedef gösterilen çalışmaları da yakından takip edeceğini belirten Sayın Aziz Babuşçu toplantıya katılan herkese teşekkür etti.


20

AK Parti Kâğıthane İlçe Başkanı Sami İlhan:

“Hedef 2014”

İlhan Çabukol / Boğaziçi Gündem Göreve geldiği günden itibaren Kâğıthane’de AK Parti oylarını sürekli artırarak dikkatleri üzerine çeken AK Parti Kâğıthane İlçe Başkanı Sami İlhan, son genel kurulda ilçe başkanlığına tekrar aday gösterildi. Yapılan Kongrede yeniden başkan seçilen Sami İlhan’ı Boğaziçi Gündem Gazetesi Haber Müdürü İlhan Çabukol Kâğıthane’deki AK Parti ilçe binasında ziyaret etti. Şebinkarahisarlı iş adamı Tufan Nakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Tufan Öztürk’ünde hazır bulunduğu görüşmede Başkan İlhan gündeme dair çok önemli açıklamalarda bulundu ve kongre sürecinde yaşananları değerlendirdi. İlhan Çabukol’un Sayın İlhan’la yaptığı röportajı siz değerli okurlarımıza sunuyoruz. İlhan Çabukol: Sayın Başkan, hayırlı olsun. Çok güzel bir kongre geçirdiniz. Katılım da oldukça güzeldi. Kongre sürecini değerlendirebilir misiniz?

görüşmeleri olmasına rağmen genel başkan yardımcımız Ekrem Erdem ve Bakanımız Sayın Egemen Bağış kongremize katılarak bizleri onurlandırdılar. Kongremiz bizim için mükemmel oldu. İlhan Çabukol: Sayın İlhan, kongre gününü sizin açınızdan değerlendirebilir misiniz? Sami İlhan: Bir defa AK Parti’nin bütün kongreleri bayram havasında geçiyor. Diğer kongrelerimizde olduğu gibi bizim kongremizde de yapılan konuşmalar, verilen mesajlar çok güzeldi. Salonda bulunan tüm delegelerimiz ve misafirlerimizin coşkulu katılımı ve en güzeli salonda herkesin oy birliği ile hiçbir çatlak ses çıkmadan seçim sonucunda yeni yönetimi onaylaması bizi son derece mutlu etti. Kâğıthane’de son yıllarda en birleştirici kongre bu kongre oldu. Hiçbir şekilde kimsenin kırılmadığı ve üzülmediği bir kongre yaşadık. Her kongrede mutlaka ufak tefek kırgınlıklar oluyordu ama bu

Sami İlhan: Çok teşekkür ederim. Kongre sürecine ilk başta bildiğiniz gibi delege seçimleri ile başladık. Bu seçimde 2500–3000 kişiye yakın üyemiz delege seçiminde oy kullandı. Güzel bir delege seçimi geçirdik. Genel başkan yardımcımız Sayın Ekrem Erdem Bey’de seçimlere katıldı, aynı zamanda kendileri Kâğıthane delegemiz. Bizzat delege seçimlerine katılarak oyunu kullandı. Özellikle teşkilatımızda emek veren ve çalışan arkadaşlarımızın delege olmasına, Sivil toplum Kuruluşlarının delege olarak temsil edilmesine özen gösterildi. Bu delegelerimizle de kongreye gittik. İlhan Çabukol: Sayın İlhan, Kongrede çok iyi organize olduğunuzu gördük. Katılım istediğiniz gibi oldu mu? Sami İlhan: Bu konuya son derece hassasiyet gösterdik. Herkesin gelmesi konusunda, mahalle teşkilatlarımızın, özellikle sandık başkanları ve sandıklarda görev alan arkadaşlarımızın, mahalle başkanlarımızın, kadın kollarının, gençlik kollarımızın kongre atmosferini kongreye katılarak bizzat yaşamalarını arzu ettik. İlçe kongremize bu birlikteliği önceden sağlayarak gitmemiz, kongre alanında coşkulu bir atmosferin oluşmasını sağlamış oldu. Kongre Divan Kurulunun salona hâkim olması ile disiplinli, intizamlı ve heyecan dolu, beraberliği sağlayarak, seçim salonunu doldurup, güzel bir kongre geçirdik. Başta İl Başkanımız Aziz Babuşçu olmak üzere, komşu ilçe başkanlarımız, belediye başkanlarımız, il yönetim kurulu üyelerimiz, bütçe

kadaşlarımıza %30 oranında yer verdik. Bu arkadaşlarımızın üniversite mezunu olmalarına dikkat ederek bu oranı %70 seviyesine getirdik. Bunun yanında çevresinde sevilen ve teşkilatımıza faydalı olabileceğine inandığımız ortaokul ve lise mezunu arkadaşlarımıza da yer vererek dengeyi sağlamaya çalıştık. Birde siyasette emeği geçmiş arkadaşlarımızla birlikte bu teşkilata emek vermeye talip olan 8 yeni arkadaşımıza da yer verdik. Şahsen ben bu arkadaşlarımızdan ümitliyim. Bu dönemde yeni birçok arkadaş kazanmış olduk. Dolayısıyla arkadaşlarımızın büyük çoğunluğu siyasete yabancı değil. İlhan Çabukol: Peki, bundan sonraki çalışmalarınızı nasıl şekillendireceksiniz. Kendinize nasıl bir hedef koydunuz? Sami İlhan: Kâğıthane de teşkilat çalışmalarının çok önemli olduğunu biliyoruz. Bu çalışmayı gerçekleştirecek olan yeni kadro ve yeni arkadaşlarımız önce ısındırma turundan geçirilecek. Siyasi şuur bu arkadaşlarımıza kazandırılacak. Bu da eğitim ve programlarla olacak. İlk toplantımız gerçekleştirdik, Bundan sonra daha iyi olması için çalışmalarımız devam edecek. İlhan Çabukol: İlçe başkanı olarak geçirdiğiniz üç seçimde, Kâğıthane’de AK Parti oyları sürekli artmış. Önümüzdeki yerel seçimlere yaklaşık iki yıl var bununla ilgili nasıl bir çalışma yapacaksınız?

kongrede bunu da yaşamadık. Tüm arkadaşlarımız şunu bilirler ki AK Parti Kâğıthane teşkilatı listede ismi bulunanlardan ibaret değil. AK Parti Kâğıthane teşkilatı çalışkan ve örnek olarak gösterilen bir teşkilattır. Kongrede Genel Başkan yardımcımız ifade etti, AK Parti Kâğıthane’den doğdu diye bir ifadesi oldu. Kuruluş çalışmaların birçoğu Kâğıthane’de evlerde yapıldı. Kâğıthane ilçesi siyasette lokomotif olan bir ilçe ve bundan sonrada böyle yenilenmiş bir şekilde devam edecek.

Sami İlhan: Tabi ki önümüzdeki seçimler ile ilgili hedeflerimiz var. Bunu İl Başkanımızla da paylaşarak bir hazırlık yaptık. İlçemizde, ilk yerel seçimlerde %43 almıştık. Referandumda % 62 ve en son genel seçimlerde %55 gibi rekor bir oy almışız. Bu bir rekor, çünkü Kâğıthane tarihinde bu oranda oy alan bir parti daha yok. Hedefimiz 2014 Yerel seçimlerinde %60 oy almak. Çalışmalarımızı hedefimize ulaşmak için, plan ve programımızı yaparak, teşkilatımız ile birlikte gerekli çalışmayı hayata geçireceğiz. İnanıyorum ki bunu da başaracağız.

İlhan Çabukol: Yönetim Kurlunuzu oluştururken neyi göz önünde bulundurdunuz.

İlhan Çabukol: Sami Bey, Boğaziçi Gündem Haber Gazetesi olarak bizlere ayırmış olduğunuz zaman için size teşekkür ederim. Bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonraki çalışmalarınızda, yeni yönetim kurulunuzla birlikte başarılar dilerim.

Sami İlhan: Birincisi Demografik yapıya dikkat ettik. Kâğıthane’de oturan bütün hemşeri grupları yönetimde temsil edilsin istedik. Hemşeri dengesini korumaya çalıştık. 35 yaş altı genç arkadaşlarımıza yaklaşık %40- 45 oranında yer verdik. Bayan ar-

Sami İlhan: Özellikle genel kurulumuz dâhil yerel basın olarak bizleri takip ettiniz yalnız bırakmadınız. Gazetemiz hayırlı uğurlu olsun. İlk çıkacak sayıyı merakla bekliyorum. Bende bu vesile ile sizlere başarılar diliyor ve çok teşekkür ediyorum.


21

Sevgililer Gününde Erdoğan’a geçmiş olsun ziyareti İlhan Çabukol Boğaziçi Gündem

Ameliyat sonrası evinde çalışmalarını sürdüren Başbakan Erdoğan’a Şebinkarahisarlılar ziyarette bulundu. Boğaziçi Gündem Gazetesi Kurucu ve Haber Genel Koordinatörü İlhan Çabukol, Şebinkarahisar Sivil Toplum Örgütlerinin Başbakana yapmış olduğu ziyareti yerinde takip ederek bu önemli

güne tanıklık etti. İyileşme sürecindeki ikinci operasyonun ardından mesaisine Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile görüşerek başlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün de evinde çalışmayı sürdürdü. Doktorların dinlenin uyarılarına rağmen taburcu olan Başbakan Erdoğan’ı doktorları evinde kontrol etti. Ameliyat sonrasında evinde çalışmalarını sürdüren Başbakan Erdoğan’a Şebinkarahisarlılar sevgililer gününde 2 buket çiçekle “Geçmiş olsun” ziyaretinde bulundu. Erdoğan’ın Üsküdar Kısıklı’da ki evinin yakınında bulunan parkta toplanan Şebinkarahisar Sivil Toplum Kuruluşları’ndan 100 kişi “Sayın Başbakanımıza acil şifalar diliyoruz” pankartı ve “Şebinkarahisar annelerinin duaları sizinle” ve “Geçmiş osun Başbakanım” yazılı dövizler taşıdılar. Kalabalık, Erdoğan’ın evinin bulunduğu Avcı Kazım Sokağı’na kadar yürüdü.

Sivil toplum kuruluşları adına bir açıklama yapan İstanbul Şebinkarahisarlılar Yardımlaşma Derneği Başkanı Yücel Kısa, “Sayın Başbakanımıza Şebinkarahisarlılar olarak geçmiş olsun diliyoruz. Kendisini en kısa sürede tekrar ülkemizin başında görmek istiyoruz” dedi. Şebinkarahisarlılar daha son-

ra Başbakan Erdoğan’a verilmek üzere yanlarında getirdikleri çiçek demetleri ve Şebinkarahisar Karadut Pekmezi’ni Başbakanlık Korumalarına teslim etti. Başbakan Erdoğan’da ziyaretçilerine teşekkür etmek için Malatya kayısısı ve kuruyemişten oluşan bir tepsi gönderdi. İkram tepsisi gelen misafirlere dağıtıldı.


22

I R A L K A N O K T SEM

r o y i r e V i n i r e l e v y e M Beyoğlu Belediyesi’ne bağlı semt konaklarının resim atölyelerinde eğitim alan Beyoğlulu hanımların bir hevesle başladıkları resim eğitimi zamanla tutkuya dönüştü ve ortaya muhteşem bir sergi çıktı. Beyoğlu Belediyesi Gençlik Merkezi’ndeki karma resim sergisi görkemli bir kalabalıkla açıldı.

İlhan Çabukol / boğaziÇi Gündem İlçedeki hanımların yaşam kalitesini arttırmak amacıyla kurulan, eğitim, kültür ve sağlık alanlarında pek çok hizmet veren

semt konaklarında eğitim gören hanımların yaptığı resimler sergiyi gezenler tarafından takdirle karşılandı. Boya ve fırça ile buluşan hanımların kimisi çiçekleri taşıdı tuvale, kimisi İstanbul’u

resmetti, bazıları da şehrin ortasında doğayı hayal etti ve tablosuna taşıdı. Ziyaretçiler bazı tablolarda Beyoğlu sokaklarını dolaştı, Galata kulesi-

ne çıktı, Haliç’i seyretti. Kış ortasında gençlik merkezini renklendiren “Beyoğlu Belediyesi Semt Konakları Resim Atölyeleri Karma Resim Sergisi” ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördü.

PİYALEPAŞA’DA SIRA GECESİ boğaziÇi Gündem Her hafta Beyoğlu’nun bir mahallesinde gerçekleştirilen sıra geceleri son olarak Piyalepaşa Mahallesinde gerçekleştirildi. Bu hafta Alucra Akçiçek Köyü Derneği’ne konuk olan gençlere sivil toplum kuruluşları başkanları da eşlik etti. Eski Alucra Vakıf Başkanı ve iş adamı Muzaffer Danalıoğlu’nun da katıldığı geceye, AK Parti Beyoğlu Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Tezgel ve yönetim kurulu üyeleri, Alucra Vakıf Başkanı Necdet Bekçi, Aktepe Köyü Dernek Başkanı Azmi Akşahin, Yeşilyurt Köyü Dernek Başkanı Engin Alış, Topçam Köyü Dernek Başkanı Hüseyin Yırtmaz, Alucra Vakfı Gençlik Kolları Başkanı Bilal Gülep ve Yönetim kurulu, Beyoğlu Belediyesi Meclis Üyesi Adnan Kaya, AK Parti Beyoğlu İlçe Başkan Yardımcısı Mustafa Yurtsever, yönetim kurulu üyeleri Cengiz Toksöz, Mehmet Yavuz ile beraber çok sayıda Alucralı genç katıldı.

Gecenin sunumunu www.sabah.com.tr internet haber sitesi editörlerinden Hakan Hastaoğlu yaptı. Havanın karlı ve soğuk olmasına rağmen salonu dolduran ve gençleri yalnız bırakmayan dernek başkanlarına teşekkür eden Hastaoğlu, bütün STK Başkanlarına söz verdi. Gecede Beyoğlu gençleri adına söz alan AK Parti Beyoğlu Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Tezgel konuşmasında Piyalepaşa gençlerine teşekkür ederek, soğuk ve karlı havaya rağmen salonu dolduran bütün katılımcılara teşekkür etti. Ev sahibi, eski vakıf başkanı ve hayırsever iş adamı Muzaffer Danalıoğlu ise gençlerle böyle bir günde beraber olmaktan duyduğu mutluluğu ve bundan sonrada gençlerin yapacakları faaliyetlere desteğini esirgemeyeceğini ifade etti. Gecede katılımcılara çiğ köfte ikram edildi. Yöresel sanatçıların söylediği türkü ve oyun havalarıyla devam eden gecede gençler doyasıya eğlendi.


23 AK Parti Beyoğlu İlçe Başkanı Rüstem Dindarol, İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, Beyoğlu Belediyesi Meclis Üyeleri, gençlik kolları, kadın kolları üyeleri ve mahalle başkanlarından oluşan 90 kişilik heyet TBMM’de AK Parti grup toplantısına katıldı.

BAŞBAKAN ERDOĞAN’I duygulandıran ziyaret

İlhan Çabukol / Boğaziçi Gündem Ankara’da Beyoğlu İlçe Teşkilatı ve beraberindeki heyete Ahmet Baha Öğütken ve Sevim Savaşer’in özel kalem müdürleri refakat etti. TBMM’nin açılmasıyla AK Parti Grup Salonunda misafirler için ayrılan kısımda yerini alan Beyoğlu heyeti milletvekillerinin salona girmesiyle birlikte İstanbul Milletvekillerine sevgi gösterisinde bulundu. İstanbul 2. Bölge Milletvekili Ahmet Baha Öğütken grup toplantısı başlamadan önce Beyoğlu heyetini selamladıktan sonra, Beyoğlu İlçe Başkanı Rüstem Dindarol ile birlikte meclis sıralarındaki yerini aldı. AHMET MİSBAH DEMİRCAN SÜRPRİZİ TBMM’de AK Parti Grup Toplantısının başlamasına dakikalar kala Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan meclis salonunda milletvekilleriyle birlikte tokalaşırken görüldü. Başkan Demircan’ın salonda görülmesi Beyoğlu heyetinde büyük heyecan yaşanmasına neden oldu. Belediye Başkanlarına alkışlarla destek veren heyete Başkan Demircan ve milletvekilleri de alkışla karşılık verdiler. MİLLETVEKİLLERİ METİN KÜLÜNK VE OSMAN AŞKIN BAK’TAN BEYOĞLU HEYETİNE İLGİ Beyoğlu heyetine en çok ilgi gösteren diğer iki Milletvekili de Metin Külünk ve Osman Aşkın Bak oldu.

Başbaka’nın KRALI KASIMPAŞALI

Sayın Külünk ve Sayın Bak, Beyoğlu İlçe Teşkilatı üyelerinin bulunduğu misafir salonuna gelerek heyette bulunanlarla tokalaşarak memnuniyetlerini ifade ettiler. Metin Külünk ve İstanbul İl Meclis Üyesi ve aynı zamanda Beyoğlu İlçe Teşkilatı Yönetim Kurulu Üyesi olan Gürkan Kırıcı arasındaki diyalog dikkatlerden kaçmadı.

yerinden oynadı. Beyoğlu heyeti “Başbakanın Kralı Kasımpaşalı”, “Beyoğlu seninle gurur duyuyor”, “Beyoğlu seni bir başka seviyor” sloganları ile salonu inletti. Tezahürat ve alkışlara elini sallayarak ve kalbinin üzerene götürerek cevap veren Sayın Başbakan Erdoğan’ın duygulu anlar yaşadığı gözlerden kaçmadı.

BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN TOPLANTI SALONUNDA

GENEL MERKEZDE ÖĞLEN YEMEĞİ

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın salona girmesiyle birlikte salonda yer

Beyoğlu heyeti, Grup Toplantısından sonra AK Parti Genel merkezinde İstanbul 2. Bölge Milletvekili, Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilatlardan Sorumlu İstanbul Milletvekili Ekrem Erdem’in davetlisi olarak yemek ikramı yapıldı. Yemeğe Milletvekilleri Ahmet Baha Öğütken, Sevim Savaşer, Gülay Dalyan ve Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’da katıldı. Yemekten

sonra günün anlam ve önemine dair konuşmalar yapıldı. AK Parti Beyoğlu İlçe Başkanı Rüstem Dindarol, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ve Ekrem Erdem birer teşekkür konuşması yaptılar. Beyoğlu İlçe Başkanı Rüstem Dindarol Tarafından Ekrem Erdem’in boynuna Beyoğlu’nu simgeleyen “Başbakanın Kıralı Kasımpaşalı” atkısı takıldı. Daha sonra Sayın Erdem’e Beyoğlu İlçe Başkanı tarafından heyet adına üzerinde taş süslemeli ibrik hediye edildi. Milletvekilleriyle birlikte Beyoğlu heyeti Ankara AK Parti Genel Merkez binası önünde hatıra fotoğrafı çektirdiler.


TÜRK EKONOMİSİNE EVREN KARACA DAMGASI

R&E Grup Tekstil San. ve Dış Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Evren Karaca İTKİP Başarılı İhracatçılar ödül töreninde Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’dan ödülünü alırken...

Boğaziçi Gündem Kurucusu ve Genel Koordinatörü İlhan Çabukol, Sayın Karaca’yı çalışma ofisinde ziyaret etti ve kısa sürede elde ettikleri başarı hikâyesini araştırdı İlhan Çabukol / Boğaziçi Gündem Genç ve başarılı bir iş adamı olan Evren Karaca, bugüne kadar sıfırdan başladığı iş hayatının bütün zorluklarına katlanmış. Gece gündüz demeden çalışan Sayın Karaca, yokluktan buralara geldiğini unutmamış. Bu nedenle kazandığı parayı amaç değil araç olarak görüyor, uzak yakın demeden nasıl bir kişiye daha fazla iş verebilirim düşüncesiyle hareket ediyor. Gerektiğinde anne, baba, eş ve çocuklarına ayıracağı zamanı, yurtdışında ve Türkiye’nin birçok bölgesinde geçirerek yatırıma dönüştürmeye çalışıyor. ON ÜÇ FARKLI SEKTÖRDE TOPLAMDA YİRMİ ŞİRKET… R&E Grup Tekstil Sanayi Dış Ticaret A.Ş., bir grup firması olarak on üç farklı sektörde toplamda yirmi şirketle birlikte ticari faaliyetlerine devam ediyor. Tekstil, petrol istasyonları, besi ve hayvancılık, reklâm ajansı, inşaat, buğday ithalatı, otomotiv servisi, motor-sıklet satışı, restaurant, yıkama ve boyama işleri, liman işletmeciliği gibi farklı sektörlerde grup olarak faaliyet gösteriyorlar. Bu şirketler içerisinde tekstil ağırlıklı ve öncelikli. R&E TEKSTİL KENDİ BRANŞINDA DEV BİR ŞİRKET… 2004 yılında kurulan R&E Tekstil, 8 yıl gibi kısa bir sürede ülkesinde kendi branşında dev bir şirket konumuna geldi. Esas uzmanlık alanı penye giyim olan firma bugün R&E Grup Tekstil Sanayi Dış Ticaret A.Ş ile iç bün-

yesinde 1000, taşeronları ile birlikte 4000 çalışanıyla üretim kapasitesini aylık 1 milyonun üzerine çıkarmayı başardı. Tamamen entegre kumaş fabrikalarına sahip olan firma, üretilen kumaşların büyük çoğunluğunu ihraç ediyor. R&E TEKSTİL 32 ÜLKEYE KESİNTİSİZ İHRACAT YAPABİLEN BİR FİRMA… Şirket, geniş ürün yelpazesi, üstün üretim kalitesi, fiyat politikası ve lojistik gücü sayesinde çalıştığı markalara kısa sürede değer katan bir firma konumunda. İhracatçı konumundaki R&E Tekstil 32 ülkeye kesintisiz ihracat yapabilen bir lojistik güce sahip. Başlıca ihracat yapılan ülkeler; İngiltere, Belçika, İtalya, Yunanistan, İsviçre, Danimarka, Fransa, Amerika, Kanada, Avusturalya, Venezuella, Çin, Suudi Arabistan olarak sıralanabilir. R&E Tekstil sunduğu üstün kalite ve hizmet politikasıyla her geçen yıl büyüyerek başarı grafiğini sürdürüyor. Firma bu süreç de yatırımlarını modern fabrikalar, son teknoloji makine parkuru ve nitelikli insan gücüne yaparak kendi alanında saygın bir konumda. Bu saygınlığını da almış olduğu birçok üst düzey ödülle de perçinlemiş durumda. Boğaziçi Gündem Haber ailesi olarak Genç İşadamımız Sayın Evren Karaca ve iş ortağı Sayın Reşat Korkmaz’ ı kısa sürede elde ettikleri bu başarıdan dolayı kutluyor ve başarılarının devamını diliyoruz…

Evren Karaca, 1979 Giresun, Şebinkarahisar doğumlu. 25 yaşında sıfırdan başladığı ticaret hayatında iş ortağı Sayın Reşat Korkmaz ile birlikte kısa sürede çok önemli başarılara imza attı.


sayı 1  

istanbul ve ilçeleri haber gazetesi

Advertisement
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you