Page 61

59

liyetleri gözleGm önüllü Faa

sistemle yetiştiriyor ve yetişen kişinin bütün masraflarını diğer aile bireyleri karşılıyor. Somalililer yaşadıkları tüm zorluklara rağmen bu eğitimi kesintiye uğratmıyorlar. Luh adı verilen tahtalar bu eğitimin en önemli aracını oluşturuyor.

BM’nin depoları yağmalanıyor İHH kampta yardım dağıtımlarının yanı sıra sağlık taramaları da yapıyor. Doktorlardan açlığın hikâyesini dinliyoruz. Kampta en çok görülen hastalıklar açlığa bağlı hastalıklar, bunun yanında hijyen koşullarının hiçbirinin sağlanamaması nedeniyle çok sayıda bulaşıcı hastalık ortaya çıkmış. Kamptaki hastanede çalışan doktorların düşük ücretten dolayı greve gittiklerini öğrendiğimizde ise kulaklarımıza inanamıyoruz. Biz oradayken BM’nin depoları yağmalanıyor. BM’nin uçak pistine inen küçük uçaklarla organ taşındığını Türkiye Gazetesi’nden Osman Sağırlı arkadaşımızın haberiyle öğrendikten sonra buradaki insanların BM’ye ne-

den bu kadar tepkili olduklarını daha iyi anlıyoruz. Kampta geçirdiğimiz günlerin ardından Nairobi’ye dönüyoruz. Yolda 26 gazeteci arkadaş kampta İHH dışında hiçbir yardım kurumunu görmediklerini ve bunun da kendilerinde hayal kırıklığına neden olduğunu söylüyorlar, neyse ki yapılan yayınların etkisi ile bir iki hafta sonra Türkiye’den bir kısım yardım teşkilatı daha kampa ulaşıyor. Ertesi gün gazeteci arkadaşların 22’sini Nairobi’den Türkiye’ye gönderip kalan arkadaşlarla beraber Somali’nin başkenti Mogadişu’ya uçuyoruz. Bir gün sonra Başbakan Erdoğan geleceği için harabe olan havaalanında hummalı bir çalışma yürütülüyor. Şehrin her tarafı enkaz hâlinde, sağlam hiçbir bina yok, buna Cumhurbaşkanlığı Sarayı da dâhil. Eli tutan herkeste silah bulunuyor. Somali uzun sahil şeridine rağmen ne denizden ne de nimetlerinden yararlanabiliyor. Avrupalı ülkeler buradan çıkan dünyanın en lezzetli ton balıklarını çalmakla kalmıyor, zehirli varillerini de

Somali sahillerine bırakıyor. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi Somalilileri korsanlıkla suçlayıp kendi yaptıkları gemilerin sigortalanması ile ilgili yolsuzlukları dünyadan saklıyorlar. Başbakan Erdoğan ziyareti sırasında yaptığı konuşmada Somali’deki doğal kaynakların zenginliğe dikkat çekerken Somali’nin bir an önce barışa kavuşmasının da son derece önemli olduğunun altını çiziyor. İHH dışında hiçbir kurum şu an yardımlarını güneye götüremiyor. Türk yardım örgütleri ve resmî teşkilatları güneye yardım koridorunu açamazsa yardımlar esas hedefine ulaşmayacağı gibi bu durum barışa da hizmet etmeyecektir. Başbakan Erdoğan, kalabalık bir heyetle geldiği Mogadişu’da bunun farkına varmış olacak ki, konuşmasında tüm tarafları kucaklayan bir dil kullanıyor. Mogadişu’da İHH’nın yerel partneri olan Zemzem teşkilatının 350 personeli Somali’nin her yanına ulaşabiliyor. Bu durum ise diğer yardım teşkilatlarının 15 yıldır bölgede bulunan İHH ile iş birliği yapması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.

İHH İnsani Yardım Bülteni - 47  

İhh İnsani Yardım Vakfı - Aylık Bülten - 47

Advertisement