Page 1

want

go


Genel Yayın Koordinatörü Fatih KİRAZ Tch. Dinçer AYDİÇ İletişim E-mail: iletisim@ifyayinlari.com Tel: +90 506 912 17 29

www.ifyayinlari.com facebook.com/ifyayinlari twitter.com/ifyayinlari


GERUND & INFINITIVES -1BENZERLİKLER

GERUND

INFINITIVE

Cümlede isim gibi işlev gören fiilidir. Cümle içinde geçen Cümlede isim gibi işlev gören fiilidir. Cümle içinde geçen özne nesne durumlarında kullanılabilir. özne nesne durumlarında kullanılabilir.

FARKLARI

Infinitive, fiilin başına "to" getirilerek ya da fiilin yalın halinde kullanılarak elde edilir.

Gerund, fiil köküne "-ing" ekinin getirilmesiyle oluşturulur.

INFINITIVE OLUMSUZ : Infinitive yapıları OLUMSUZ hale getirmek için infitinitive yapının başına NOT eklenir. Fakat unutulmamalıdır ki cümlenin olumsuz yapılmasıyla; infinitive yapının olumsuz yapılmasıyla ortaya çıkacak anlamlar arasında önemli farklar vardır. * I haven't decided to go to the cinema yet. (Sinemaya gitmeye henüz karar vermedim.) * I have decided not to go to the cinema. (Sinemaya gitmemeye karar verdim.)

GERUND

AS A SUBJECT OF A SENTENCE

1

A. Gerund ile yapılan özne tek bir kelimeden oluşabilir. * Reading is essential to broaden one's horizon. B. İki gerund AND bağlacıyla özne olarak kullanılabilir, lakin bu özneler için kullanılacak fiili seçerken öznenin çoğul olduğunu unutmamalıyız. * Ironing and washing the dishes are the most boring jobs for me . C. Özne olarak kullanılan "gerund" lar BUT ya da OR bağlaçlarıyla bir araya getirilmişse kullanılacak olan fiil seçilirken öznenin tekil olacağını unutmamalıyız. * Living in the same house but not sharing the household duties shows her irresponsibility. D. Bu kullanımda Gerund olumsuz yapılmak istendiğinde başına NOT olumsuzluk eki getirilir. * Not being aware of the facts can't be regarded as an excuse. E. Cümleye bir POSSESSIVE ADJ. kullanılarak geliyor ve özne olarak yer alıyorsa; Özne konumunda GERUND bir yapıya yer verilir. * His coming late made us angry. * Her not wanting to come with us is quite surprising.

INFINITIVE A. Infinitive cümlede özne olarak kullanılabilir. Bunun iki şekli vardır. * To save money is impossible these days. (çok yaygın değildir.) * It's impposible to save money these days. B. Cümleye IT ile başlanıyorsa genel itibariyle tamamlayıcı ifade INFINITIVE olur. C. FOR + NOUN/PRONOUN + INFINITIVE SIFATLAR : EASY - DIFFICULT * It is easy for me to manage it in limited time. D. OF + NOUN/PRONOUN + INFINITIVE SIFATLAR: POLITE - RUDE - KIND - SMART - CLEVER - CARELESS *It'is kind of you to help me. * It was careless of me to leave the keys.

Özne olarak INFINITIVE ya da GERUND kullanmak arasında çoğu zaman anlamsal bir fark olmamakla beraber; Öznenin genel durumlardan bahsettiğinde GERUND, özel bir durumdan bahsederken INFINITIVE kullanımının tercih edildiğini bilememiz de fayda vardır. FARKLAR

* Swimming is my favourite sport. * To swim in that river isn't at all wise.


AS A SUBJECT COMPLEMENT

GERUND A. Be fiilinden sonra gelerek cümlenin öznesini tanımlayan sözcük ya da sözcük grubuna denir.

"BE" fiilinden sonra infinitive kullanarak özneyi tanımlayıcı veya açıklayıcı bir ifade elde edebiliriz.

* My biggest problem at work now is having to deal with too many people everyday. * Their favourite pastime is watching Tv.

* When I was a child, my ambition was to be an architect. * What you need is to get some fresh air.

Bazı fiiller, kendilerinden sonra gelen fiili gerund biçiminde alırlar. Bu kullanım cümle içinde NESNE' ye karşılık gelmektedir.

Kendin sonra INFINITIVE alan fiilleri üç ana kısımda inceleriz. A - VERB + INFINITIVE: Kendinden sonra direk INFINITIVE alan yaygın fiilleri sıralayalım;

* I am afraid I have to delay going on holiday. * I enjoy walking by the sea very much.

AS DIRECT OBJECT

ADMIT

2

INFINITIVE

- itiraf etmek ANTICIPATE - sezmek, tahmin etmek APPRECIATE - değer vermek, minnettar ol AVOID - kaçınmak CAN'T HELP COMPLETE - tamamlamak CONSIDER - dikkate almak CONTEMPLATE - tasarlamak, niyet etmek DELAY - gecikmek DENY - inkar etmek DETEST - nefret etmek, iğrenmek DISCUSS - tartışmak DISLIKE - hoşlanmamak ENJOY - keyif almak EXCUSE - affetmek , mazur görmek FINISH - bitirmek IMAGINE - hayal etmek INVOLVE - içermek KEEP - tutmak , sağlamak MEAN - niyet etmek MENTION - ima etmek MIND - dikkat etmek, ile meş. olm. MISS - kaçırmak, ıskalamak POSTPONE - ertelemek PRACTISE - pratik yapmak RECALL - geri çağırma, hatırlatma RECOLLECT - yeniden toparlamak RECOMMEND - tavsiye etmek, emanet et. REMEMBER - hatırlamak RESENT - kızmak, gücenmek RESIST - direnmek RISK - tehlikeye atmak, göze alma STOP - durmak, durdurmak SUGGEST - önermek UNDERSTAND - anlamak

* He admitted stealing his mother's necklack. * I admit his being guilty . * I wanted stop her chatting in lesson.

AFFORD AGREE APPEAR ARRANGE CARE CHOOSE CLAIM CONSENT DECIDE DEMAND DESERVE ENDEAVOR FAIL HAPPEN HESITATE HOPE LEARN MANAGE MEAN OFFER PLAN PREPARE PRETEND PROCEED PROMISE PROVE REFUSE SEEM STRUGGLE SWEAR TEND THREATEN VOLUNTEER WAIT

- gücü yetmek (maddi) - hemfikir olmak - ortaya çıkmak - ayarlamak - ilgilenmek, önemsemek - seçmek - talep etmek - razı olmak, izin vermek - karar vermek - istemek, talep etmek - hak etmek - çabalamak, gayret göster. - başarısız olmak - gerçekleşmek - duraksamak - ummak - öğrenmek - başarmak - niyet etmek - teklif etmek - planlamak - hazırlamak - gibi yapmak , davranmak - ilerlemek, dava açmak - söz vermek - göstermek, ispat etmek - reddetmek - görünmek - uğraşmak , çabalamak - yemin etmek - niyetlenmek - tehdit etmek - gönüllü olmak - beklemek

* I didn't agree to work with him. * don't hesitate to contact me ıf you need help. * He never seem to succeed.


B - VERB + NOUN/ PRONOUN + INFINITIVE Bu yapıda ınfınıtıve'ler hemen fiilin arkasında yer almazlar öncelerinde bir isim ya da zamir bulunur.

* I advised him to stop smoking. * Her father doesn't allow her to go out. * They appointed him to investigate the case. * The hard work caused me to feel depressed. * Her job requires her to travel a lot. * He told me to be there on time. *Setting an aim motivates people to work harder.

3

ADVISE ALLOW APPOINT CAUSE CHALLENGE COMMAND COMPEL CONVINCE DIRECT ENABLE ENCOURAGE FORBID FORCE HIRE IMPLORE INSTRUCT INVITE MOTIVATE OBLIGE ORDER PERMIT PERSUADE REMIND REQUEST REQUIRE SHOW .. HOW TEACH TELL TEMPT URGE WARN

* I didn't agree to work with him. * don't hesitate to contact me ıf you need help. * He never seem to succeed.

DOLAYLI NESNE

* My little sister begged to come with us. * My friends begged me to change my mind. * I chose to investigate the case * I chose one of my colleques to investigate the case. * She needs to clean the house. * she needs someone to clean the house. * She promised not to be late. * She promised me not to be late.

C- VERB+ INFINITIVE OR VERB+NOUN/PRONOUN + INFINITIVE Bu durumda yer alan fiiller hem kendilerinden sonra hem de dolaylı bir nesneden sonra INFINITIVE alabilirler.

ASK BEG CHOOSE DARE EXPECT NEED PREFER PROMISE WANT WISH WOULD LIKE


GERUND -2Bir preposition'dan sonra isim gelmektedir. Bundan dolayı da prepositiondan sonra gelen fiil GERUND biçiminde olacaktır. SONUNA "TO" PREPOSITION'U ALAN İFADELER DE MEVCUTTUR BUNLARI INFINITIVIE OLARAK DEĞERLENDIRMEK HATA OLACAKTIR. Be accustomed to

----> I am accustomed to drinking Turkish coffee.

Be used to

----> I am not used to wearing heavy clothes.

Look forward to

----> I look forward to receiving a letter from you.

Be opposed to

----> I am opposed to spending excessively on cosmetics.

Object to / Have an objection to

----> I have an objection to carrying out the plan in this way.

Prefer something to doing something ----> I prefer playing tennis to playing basketball.

4

GERUND AS THE OBJECT OF A PREPOSITION

In addıtıon to

----> In addition to buying jeans, she bought lots of other things.

PREPOSITION + GERUND PREPOSITION + GERUND yapısını DÖRT kısımda inceleyebiliriz. 1 - VERB + PREPOSITION + GERUND


5

GERUND AS THE OBJECT OF A PREPOSITION

2 - VERB + OBJECT + PREPOSITION + GERUND

Yukarıda saydığımız OBJECT ile kullanılan GERUND yapılarının sık sık PASSIVE formları da tercih edilmektedir. * The man was accused of robbing the bank. * I was warned against smoking so heavily. * She was discouraged from going abroad for her education.

3 - ADJECTIVE + PREPOSITION + GERUND Pek çok sıfat bir preposition ile birlikte kullanılır ve bu preposition2dan sonra bir isim ya da gerund gelir. Sıfatlarda cümle kurarken yaygın olarak kullanabileceğimiz fiiller şunlardır. * Your husband seems very good at drawing. * Are you interested in taking photos? * She remained concerned about not hearing from her son. * You are certaiinly cabaple of doing much better work. * Mr. Brown became responsible for carrying out his duties.

4 - NOUN + PREPOSITION + GERUND on account of in (the) case of difficulty in in addition to in charge of in danger of

-

in exchange for excuse for in favour of for fear of in the habit of in return for

-

in the course of in the middle of for the sake of on the point of the point of technique for -


IT IS NO USE / IT IS NO GOOD bir yararı yok )

(

THERE IS NO POINT IN bir anlamı yok )

(

EXPRESSIONS + GERUNDS

IT'S WORTH / IT'S NOT WORTH (yapmaya değer / değmez)

SPEND / WASTE (TIMEMONEY-ENERGY) (yaparak vakit geçirmek)

* You waste a lot of time watching those ridicilous series on TV.

GO GERUND

BUSY DOING SOMETHING (bir şey ile meşgul olmak)

HAVE FUN / HAVE A GOOD TIME

THE PERFECT GERUND

* This book is not worth reading.

* It is a waste of time trying to do all work by yourself.

BY DOING

THE PASSIVE GERUND

* There is no point in running fot the train. It must have left by now.

A WASTE OF TIME / MONEY / ENERGY (zaman-para-enerji kaybı)

WITHOUT DOING

6

* It is no use trying to conceal what you have just done it. * It is no good trying to persuade my father.

* Don't go out without putting on your coat. It is raining.

* She passed the university exam by studying exam.

* Go shopping, go swimming, go hiking….

* She is busy compiling the information for her graduation thesis.

* We had fun telling each other our childhood memories.

Yüklem ile Gerun'ı gerçekleşme açısından karşılaştırdığımızda zamansal açıdan Gerund'ın ortaya çıkması daha önce oluyorsa; bunu ifade etmek için PERFECT GERUND yapısını kullanırız. The thief admitted that he had stolen money. * The thief admitted stealing|having stolen the money. * At the court, the headmaster denied hitting | having hit the child. Bu yapı daha ziyade ADMIT ve DENY ifadeleriyle kullanılır. Diğer ifadeler için GERUND kullanılır.

Bu kullanımda dikkat edilecek şey asıl eylemin ACTIVE, Gerund yapının PASSIVE olduğudur. * * * * * *

I don't enjoy being asked personal questions. For fear of being attacked, she avoids going out alone after dark. I don't recall being informed about the case. I resented not being invited to the wedding. The man denied being involved | having been involved in the robbery. She went to the party without being invited | having been invited.

PERFECT GERUNDS


INFINITIVE AFTER CERTAIN NOUNS

INFINITIVE -2Ability amibition anxiety attempt desicion

demand desire determination eagerness effort

failure offer plan promise refusal

request right scheme willingness wish

Bu yapılar arkasından INFINITIVE alırlar. INFINITIVE yapılar arkalarına geldikleri yukarıdaki ifadeleri sıfat gibi betimlerler. * Not every person has the ability to think logically. Some people lack it totally. * His ambition to become the top student in the calss made him ill. Genellikle önlerinde SUPERLATIVE ile birlikte TIME & PLACE ifadeleri yaygın olarak INFINITIVE ile kullanılırlar. * The best time to go on holiday is spring. * The best place to fish is just under the Bosphorus Bridge.

PASSIVE INFINITIVE & PAST INFINITIVE

7

INFINITIVE AFTER CERTAIN ADJECTIVES

Sıra sayı sıfatlarından sonra da INFINITIVE yapı kullanımı bulunmaktadır. * The last person (the first person) to leave home should lock the door.

content delighted glad happy pleased relieved lucky fortunate disappointed

disgusted disturbed sad sorry upset proud ashamed anxious eager

determined motivated prepared ready willing afraid careful hesitant

reluctant certain likely amazed astonished surprised shocked stunned

Bu yapılar arkasından INFINITIVE alırlar. Fakat artlarında bir PROPOSITION (EDAT) varsa Gerund yapılar seçilir. * She was proud to be top student in the class. ----> She was proud of being the top student. * I was surprised to see him alone. ----> I was surprised at his being alone.

PASSIVE INFINITIVE "to be done" * I don't want to be told what to do. * I didn't expect to be invited to the party.

PAST INFINITIVE "to have done" * I'm happy to have passed the exam. * She is fornunate to have received good education. * You seem to have passed the exam. PASSIVE PAST INFINITIVE "to have been done" * They seem to have been surprised at the news.


INFINITIVE OR GERUND (with a change in meaning)

FORGET & REMEMBER

INFINITIVE Yapmayı planladığımız ya da düşündüğümüz bir eylemi yapmayı unutmak / hatırlamak anlamında kullanıldığında INFINITIVE alır.

Geçmişte yaptığımız bir işi daha sonra unutmak / hatırlamak anlamındaysa GERUND kullanılır.

* Please remember to (DON'T FORGET TO) tell him that I will be waiting at our usual cafe around 4 o'clock.

* I suddenly remembered lending him a large sum of money last month. When I asked him to paid it back,he said he was sorry he had completely forgotten barrowing money from me.

MEAN

GERUND "ANLAMINA GELMEK - DEMEK" * Being a parent means having a lot of responsibilities. * It will mean wasting our time by waiting you.

REGRET

GERUND "DAHA ÖNCE YAPILAN VEYA YAPILMAYAN BİR İŞTEN DUYULAN PİŞMANLIK" * He regrets not attending university. * She regretted having bought that car.

STOP

GERUND "DEVAM ETTİRDİĞİNİZ BİR EYLEMİ DURDURMAKTAN BAHSEDER" * I stoped watching TV because someone knocked the door.

GERUND

TRY

8

GERUND

"BİR ŞEYİN İŞE YARAYIP YARAMAYACAĞINI ÖĞRENMEK İÇİN DENEMEK ANLAMINDADIR." * Because It was very hot las night, I couldn't sleep. I tried opening the window, but It didn't work, at last I had a cold shower.

INFINITIVE "KASTETMEK-NİYET ETMEK" * I meant to call last nigth but It was too late to call. * He had meant to go on a camping holiday this year, but I think his wife didn't agree. INFINITIVE "PLANLADIĞIMIZ BİR İŞİ ARTIK YAPAMAYACAĞIMIZI İFADE EDER" * I regret to tell you that I can't come with you. * I regret to inform you that you couldn't get a passing grade.

INFINITIVE "FARKLI BİR ŞEY İÇİN HALİHAZIRDA DEVAM ETTİRDİĞİNİZ EYLEMİ DURDURMANIN İFADESİDİR. " * My mom wanted me to stop study to have dinner. NOT : TO yerine IN ORDER TO ifadesi de kullanılabilir.

INFINITIVE "ÇABALAMAK - ÇALIŞMAK - DİDİNMEK" * I tried hard to catch the bus, but I couldn't. * She tried to persuade her mother to let her go to the cinema with Cenk.


GERUNDS & INFINITIVES  

IF YAYINLARI ÜCRETSİZ E-DERGİ GERUNDS & INFINITIVES KONU ANLATIMI

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you