Issuu on Google+

İÇİNDEKİLER:

1. 2. 3. 4. 5. 6. 7.

Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Yepyeni Bir Başlangıç (Belgin ERSOY) Okul Müdürümüz “Mahmut ÖZTÜRK” Okulumuzun Tarihçesi Müdür Yardımcılarımız Zümre Öğretmenler Resimlerle Okulumuz Okulumuzun Alanları • Bilişim Teknolojisi Alanı • Elektrik Elektronik Teknolojisi Alanı • Motorlu Araçlar Teknolojisi Alanı • Sıhhi Tesisat ve Isıtma Teknolojisi Alanı 8. Atatürk’ün Önderliğinde Bilim 9. Genç Düşün’den denemeler 10. Sivil Savunma Etkinliğimiz 11. Yüreğimizin Dilinden 12. 2008’de Bir Ozanımız Daha Ölümsüzleşti “Fazıl Hüsnü DAĞLARCA” 13. Okulumuz Kızılay Kulübünün önemli etkinliği: KAN BAĞIŞI 14. Buca’ yı Gezmek İsteyenlere 15. Eğitilen Kahramanlar 16. Öğretmenlerimizle Mini bir Anket Yaptık 17. Baz İstasyonları 18. Süper Bilgisayar 19. Engellilerin Hangi Sporlarla İlgilendiğini Biliyor Musunuz ? 20. Çanakkale Gezimizin Ardından 21. Tebessüm 22. Kazlardan Öğrenilecek Çok Şey Var “Rehberlik Servisi” 23. Okulumuzdan Haberler 24. Bizim Çizgilerimiz


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

İMTİYAZ SAHİBİ ESNAF VE SANATKARLAR ODALARI BİRLİĞİ TEKNİK VE ENDÜSTRİ MESLEK LİSESİ ADINA

MAHMUT ÖZTÜRK OKUL MÜDÜRÜ

GENEL YAYIN YÖNETMENİ SEVİNÇ GÖÇMEN MÜDÜR YARDIMCISI

EDİTÖR BELGİN ERSOY TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETMENİ

YAYIN KURULU VE SEÇİÇİ KURUL

ZEKİ DALAK ENGİN KAYTAN ASLIHAN KAŞDAŞ ESRA GÜLER SERDAR GÜLER SERHAT TAYSİ ORKUN KADİR ARIK FURKAN CEM ÇOLAKOĞLU AYTAÇ ŞENKAYA FURKAN POLAT KAZIM TATLICAN BU DERGİ 06 HAZİRAN 1983 VE 2140 SAYILI TEBLİĞLER DERGİSİ’NDE YAYIMLANAN EĞİTİCİ ÇALIŞMALAR YÖNETMELİĞİNE UYGUN OLARAK BASILMIŞTIR.BANDROL UYGULAMASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİĞİN 5. MADDESİNİN İKİNCİ FIKRASI ÇERÇEVESİNDE BANDROL TAŞIMASI ZORUNLU DEĞİLDİR.


Genç Düşün Dergi Ekibi…

Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

YEPYENİ BİR BAŞLANGIÇ ‘Her güzel umuda atılan heyecanlı adımlar gibi titrek bir yürekle başlamak yaşama ve yaşamak özgür irademizle sonsuza kadar... İşte böyle bir başlangıcın ta en başındayız. Yüreğimizin ışıltısını gözlerimize yansıtmak için ve yaşamı ayakta tutan düşlerimizi paylaşmak için yazıyoruz’ diyor ‘Genç Düşün’ ekibi. Keyifli yoğun bir çalışma süreci sonunda yüreğini başka yüreklere ulaştırmanın güzel bir yolu olan dergi çalışmamızın ilk adımını attık. Zorlukları, engelleri omuz omuza birlikteliğin ve paylaşımın gücü sayesinde aşmaya çalışıyoruz… Okul dergimizin birinci sayısını çıkarmanın ortak mutluluğumuz olduğuna inanıyorum. Bu etkinlik sizlerin bir kültür yansımasıdır. Okuma bilgi, kültür ve sanat birikimi sağlamanın en etkili yoludur. Bu anlamda okuma her türlü basılı yayını sürekli ve bilinçli olarak izlemeyi onlarla ilgilenmeyi gerektirir. Duygu ve düşünce ufkumuzu genişletmek, toplumsal yaşamın gereklerini yerine getirmek, mutlu ve başarılı yaşam koşullarını oluşturmak, okuma alışkanlığı edinmekle olasıdır. Bu bağlamda Ulu Önderimiz Atatürk’ün ‘Bir ülkede okumaya karşı istek artmadıkça aymazlık ve yıkım artar’ sözünü asla unutmayalım. Okuma ve yazma adına yapılan bu güzel çalışmalarından dolayı sevgili öğrencilerimizi kutluyorum.’Genç Düşün ‘ekibi adına; çalışmalarımızda bize desteğini esirgemeyen saygı değer müdürümüz Mahmut ÖZTÜRK’ e ve katkıda bulunan tüm öğretmen arkadaşlarıma sonsuz teşekkürler ediyorum…

Belgin ERSOY Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

MÜDÜRÜMÜZ “MAHMUT ÖZTÜRK”

Biz Sorduk Okul Müdürümüz Yanıtladı -Bize biraz özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz? -01.04.1957 İzmir Menderes Cumaovası Dereköy’de dünyaya geldim. İlköğretimimi Menderes’te Orta öğretimimi Mithat Paşa Endüstri Meslek Lisesi’nde tamamladım. Yüksek öğrenimimi Ankara Yüksek Teknik Öğretmen Okulu’nda (1980) tamamlayıp aynı yıl Tunceli Endüstri Meslek Lisesinde öğretmenliğe başladım. Bu yıl mesleğimde 28. yılı tamamladım. -Kaç yıldır idarecilik yapıyorsunuz? -Meslek hayatımın iki yılı öğretmenlik 10 yılı Atölye Bölüm Şefliği ve on altı yılı çeşitli idari görevlerde geçmiştir. -Hangi okullarda görev yaptınız? -İlk görev yerim olan Tunceli Endüstri Meslek Lisesinde 1980-1985 yıllarında beş yıl görev yaptım. 1985 yılından itibaren Buca Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesinde görevimi sürdürmekteyim. 19.09.2003 yılından 01.12.2007 tarihine kadar Sümerbank Tesislerinde (Nevval-Salih İşgören Eğitim Kampüsü) İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinatörü olarak, 28.02.2008 tarihinden itibaren de okulumuzun müdürü olarak görev yapmaktayım. -Hedefleriniz ve yapmak istedikleriniz nelerdir? -En büyük idealim İ.E.S.O.B. Teknik ve Endüstri Meslek Lisesini markalaştırmaktır. Önce İzmir’de sonra ülke genelinde okulumuzun ismini duyurmaktır.


-Okulumuzda gördüğünüz eksiklikler nelerdir?

Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

-Okulumuzun en büyük dezavantajı bulunduğu çevre, binaların projesi, atölye binalarının ve kapalı spor salonunun bulunmayışıdır. Her yeni hizmete giren okulda olduğu gibi kurulum zorlukları yaşanmaktadır. Öğrenci sayımız, öğretmen normumuz, fiziki kapasitemiz ilk beş yıl içerisinde tamamlandığında orman alanı içerisinde İzmir’in en güzel manzaralı ve en geniş bahçeli okuluna sahip olacağız. Bunu tüm velilerime, tüm öğrencilerime, tüm öğretmen ve personelime güvenerek ifade ediyorum. En büyük idealim bu okulda biz kavramını yerleştirmek, ekip ruhunu oluşturmak, her faaliyette takım ruhunu hissetmek. Bu sayede hep birlikte başarıya ulaşmak mümkün olacaktır. Aramızdaki anlamsız çekişmeler bitecek enerjimizi okulumuzun başarısı aynı zamanda geleceğimiz için harcamış olacağız. Okuluma sahip çıkmalıyım ki kardeşim yeğenim ve çocuğum da yararlanabilsin. Birimiz hepimiz. Hepimiz Okulumuz. Sevgi ve Saygılarımla

OKULUMUZUN TARİHÇESİ

İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından Mesleki Eğitim Merkezi olarak projelendirilen daha sonra Milli Eğitim Bakanlığına Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi olarak devri yapılan okulumuz, 10 kasım 2006 tarihinde Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik Tarafından hizmete açılmıştır. 3 adet Endüstri Meslek Lisesi ve1 adet Anadolu Teknik Sınıfı olmak üzere toplam 132 öğrencisiyle eğitim - öğretime başlamıştır. 2007-2008 Eğitim Yılında 419 öğrenci bulunan okulumuzda 2008-2009 öğretim yılında 782 öğrenci eğitim- öğretim görmektedir. Okulumuzun 120 öğrenci kapasiteli pansiyonunda 43 öğrencimiz konaklamaktadır. Okulumuzda Bilişim Teknolojileri , Elektrik-Elektronik Teknolojileri, Motorlu Araçlar Teknolojileri ve Tesisat ve İklimlendirme Teknolojileri Alanları olmak üzere dört alanda Endüstri Meslek Lisesi ; Bilişim Teknolojileri Alanında da Anadolu Teknik Lisesi olarak Mesleki ve Teknik öğretim yapılmaktadır. Okulumuzun yönetici kadrosunda bir müdür, bir müdür başyardımcısı ve toplam 41 öğretmen görev yapmaktadır.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software

Okulumuz 2006 – 2007 öğretim yılında Bilişim Teknolojileri, Elektrik- Elektronik Teknolojileri, Motorlu http://www.foxitsoftware.com For evaluation only. Araçlar Teknolojileri ve Tekstil Teknolojileri Alanları ile eğitim – öğretime başlamıştır. 2007-2008 öğretim yılında talep olmadığı için Tekstil Teknolojileri Alanı kapatılmış yerine Tesisat ve İklimlendirme Teknolojileri Alanın 2008-2009 öğretim yılında açılmasına onay verilmiştir.

Okul Müdürü olarak; o 10/11/2006 tarihinden 28/02/2008 tarihine kadar Mustafa DAL , o 28/02/2008 tarihinden itibaren Mahmut ÖZTÜRK görev yapmaktadır. Müdür Yardımcılarımız

Baş Müdür Yardımcısı Levent DÖNMEZ

Müdür Yardımcısı Sevinç GÖÇMEN

Müdür Yardımcısı Sabit KARAMUSAOĞLU


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Müdür Yardımcısı Kazım KARAKURT

Müdür Yardımcısı Nuhsait DOĞAN


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Müdür Yardımcısı Hayati TÜKEL


Okulumuzun Öğretmenleri

Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Bir toplantı anında…

Matematik Zümresi:

Biyoloji Zümresi:

Fizik Zümresi:

Tarih Zümresi:


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

İngilizce Zümresi:

Kimya Zümresi:

Bilişim Bölümü Zümresi:

Psikolojik Danışmanlık Öğretmenimiz:


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Edebiyat Zümresi …

RESİMLERLE OKULUMUZ Atatürk Köşemiz…


Bayrak Töreni Alanımız…

Tören Alanımız…

Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Alt koridorumuz…

Veli Görüşme Bölümümüz.


Fen Bilimleri Labaratuarımız.

Kütüphanemiz…

Kantinimiz…

Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Satranç Etkinliğimiz…

Satranç Etkinliğimiz…

Basketbol sahamız…


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Voleybol Sahamız…

Bilgisayar Labaratuvarımız…


Generated by Foxit PDF Creator Š Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.


Kütüphanemiz…

Okulumuzun Terastan Görünümü…

3.Kat koridorumuz…

Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Okul bahçemizi ağaçlandırma çalışmalarımız…


Okulumuzu ağaçlandırma çalışmalarımız…

Arka Bahçemizi Yeşillendirme Çalışmaları

19 Mayıs Etkinliklerimiz…

Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.


Generated by Foxit PDF Creator Š Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.


Generated by Foxit PDF Creator Š Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Türk Bayraklarıyla Süslü Terasımız…

ATATÜRK’ÜN ÖNDERLİĞİNDE BİLİM BİLİMCİLİK VE AKILCILIK Atatürk Türk milletini geri bırakan nedenleri araştıran, bulan ve ortadan kaldırmaya çalışan bir önderdi. Atatürk’e göre, son asırlarda Türk milletini geride bırakan kurumlar vardı. Bu kurumlar akıl ve bilime yer ve önem verilmesini de engelliyorlardı. Oysa aklın hakimiyetine ve bilimin rehberliğine uymadan ilerlemek, gelişmek ve çağdaş uygarlığa ulaşmak mümkün değildi.Atatürk’ün tüm eylemlerinde aklın hakimiyeti ve bilimin yol göstericiliği vardır.Atatürk Kurtuluş Savaşı’nın akıl ve bilimin esaslarına uyularak kazanıldığını söyler.Atatürk devlet ve toplum hayatında yaptığı yeniliklerin temelinde de akıl ve bilim yerleştirmiştir. Atatürk batı medeniyetinin akıl ve bilime ulaşılan, evrensel bir medeniyet olduğuna inanıyordu. Atatürk Türk milletinin iyi,güzel ve doğruya olan özlemini hissediyordu. Bu yüzdende batı medeniyetini almak,ulusal bünyeye uydurmak zor olmamıştır. Atatürk Kurtuluş Savaşı’nı batılı işgalci güçlere karşı yapmıştır. Ancak savaşın bitiminde onlarla dostluk kurmaya başlamış, çağdaş batı uygarlığını almakta duraksamamıştır. Atatürk, Türk milletinin yüzyıllar boyu içine kapanık yaşamasının ; bilim teknoloji ve uygarlığa, gözünü kapamalarının acılarını çekmişlerdir. Milletin bir bireyi, önderi olarak üzüntü duymuştur.O Türk milletinin milletler ailesi içinde şerefli bir yer bulmasını istemiştir. Bunun için de, çağdaş ve evrensel olan batı medeniyetini alıp, ulusal bünyeye ayak uydurtmaya çalışmıştır. Atatürk’ün batının, bilim teknoloji ve diğer yeniliklerini, Türk milletinin ihtiyaç ve istekleri doğrultusunda uygulamaya koymuştur. Atatürk yeni Türkiye Devleti’ni demokrasi esaslarına göre kurmuştur.Çünkü demokratik yönetim şekli, insana değer veren ve insanın ilerlemesini, çağdaş ve uygar olmasını sağlayan bir yönetim şeklidir.Atatürk’ün ilke ve ınkılaplarıda toplumun çağdaş ve uygar olmasını amaçlar.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software

Görüldüğü gibi Atatürk, Türk milletinin dünya uygarlığı dışında kalmasını istememiştir. O,only. milletinin ; http://www.foxitsoftware.com For evaluation uygar milletlerin avı olmasına, onların ayakları altında kalmasına razı olmamıştır.O’nun ideali Türk milletinin, uygar medeniyetler içinde, onurlu bir yere sahip olması sağlamaktı. Uygar milletlerle aynı onurlu, şerefli yere sahip olmanın yolu da, çağdaş batı uygarlığını benimsemekten geçer. İNSAN VE İNSANLIK SEVGİSİ Atatürk yeni Türk devletlerini kurarken insan ve insanlık sevgisini esas almıştır. Çünkü toplumun temelini oluşturan insan, tüm değerlerin sahibidir. O halde, yeni devletin temel esasını da insan ve insanlık sevgisi teşkil eder. Atatürk ilkeleri bir bütün olarak insanı değer veren, insanı yücelten insanı gelecekte ortak ilkeler peşinde yönlendiren ilkelerdir. Atatürk, milletinin mutluluk ve huzurunu düşündüğü kadar, diğer insanların da mutluluklarını düşünmüştür: “…insan mensup olduğu milletin varlığını ve mutluluğunu düşündüğü kadar, bütün cihandaki milletlerinde huzur ve refahını düşünmeli ve kendi milletinin mutluluğuna ne kadar kıymet veriyorsa diğer dünya milletlerinin de mutluluğuna ne kadar kıymet veriyorsa bütün dünya milletlerinin mutluluğuna hizmet etmeğe elinden geldiği kadar çalışmalıdır. Bütün adamlar takdir ederler ki, bu yolda çalışmakla hiçbir şey kaydedilmez…” diyen Atatürk, millet sevgisi ile insanlık kendisinde toplayan ender bir devlet adamıdır. Atatürk, Türk milletini birbirini seven, sayan ve diğer milletlerle barış içinde; insanların huzur ve refahı olarak çalışan bir millet olarak görmek istemiştir. En başta kendisi de bu ilkeye çok önem vermiştir. İşte Atatürk’ün milletlerin ortak sevgilisi yapanda bu görüşün bir neticesidir”… insanları mutlu edeceğim diye birbirlerini boğazlatmak insanlıktan uzak ve son derece üzülünecek bir sistemdir…” diyen Atatürk, insanların nasıl mutlu olabileceğini şöyle anlatmaktadır: “ İnsanları mutlu edecek yegane araç, onları birbirlerine yaklaştırmak, onları birbirlerine sevdirme, karşılıklı maddi ve manevi sıkıntılarını, temine yarayan hareket ve enerjidir.

ATAMIN SÖZLERİYLE BİLİM • • • • • • • •

Dünyada her şey için, uygarlık için, başarı için, gerçek yol gösterici bilim ve fendir. Bilim ve fen dışında yol gösterici aramak aymazlıktır, sapıklıktır. Süngüyle, silahla, kanla elde ettiğimiz utkudan sonra; kültür, bilim teknik, ekonomi gibi alanlarda da utku kazanmak için çalışacağız Gelişmiş olarak uygar alan üzerinde yaşayacağız. Bu yaşam ancak bilim be teknikle olur. Bilim ve teknik neredeyse oradan alacağız ve tüm yurda öğreteceğiz. Bütün ilerlemeler insan düşüncesinin ürünüdür. Düşünceyi harekete geçirmek öncelikli işimizdir. Bir kez ulus benliğine egemen olsun yeter. Düşünce bir kez çalışmaya başladı mı her şey yavaş yavaş düzelir. Dünyanın her çeşit biliminden, buluşundan, ilerlemesinden yararlanalım. Fakat unutmayalım ki gerçek temeli içimizden çıkarmak zorundayız. Her işin amacına kısa ve kestirme yoldan ulaşılmasını istemekle birlikte,yolun kabul edilebilir mantıklı ve özellikli olması gerekir Yurduna hizmet etmek isteyen onurlu,iyi niyetli ve özverili olmalıdır. Fakat bir toplumu çağın isteklerine uygun olarak yükseltmek için bu nitelikler yetmez. Bu niteliklerin yanında bilim ve teknikte gereklidir. Ben ordunun ülkeyi kesin sonuca oluşturabileceği anda komut verebilirim. Fakat özellikle sosyal bilimlerle ilgili işlerde komut veremem. Bu alanda bilginler beni aydınlatsınlar, yetiştirsinler isterim.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software

Atatürk’e göre her işte doğru karar verebilmek için düşünceye,bilime, tekniğe , mantığa http://www.foxitsoftware.com For evaluation only. uygun olduğu halde ortam, hemen uygulanmasına imkan vermeyebilir. Yada para, araç gereç bulunamaz. Böyle durumlarda hemen işe başlamak doğru olmaz. Yapılacak iş düşünceye bilime tekniğe, mantığa uygun olduğu kadar gerçeklere de uygun olmalıdır. FURKAN ÇOLAKOĞLU-ATL-9

GENÇ DÜŞÜN’DEN DENEMELER Senin Eserin; Hiçliğim: Hayat… Gerçekten sürprizlere açık. Sana, bana, geleceğe dair. İçimi döküyorum.Tek rahata kavuştuğum yol bu…Şimdi nasılsın?İçin rahat, huzurlu, etrafa bakıp gülümsüyor musun? Dur tahmin edeyim. Aklına geldikçe için acıyor. Pardon pardon aklından çıkmıyor. Her an başın ağrıyor. Çıkarsız, yorulmuş ve nereye gittiğini bilmeyen düşüncelerinle… Yapacak bir şeyin yok! Zaman sana çare hiç değil. Unutmaya kendini zorladığın her vakit daha çok yorulacaksın. Geceleri düşlere dalıp yeter Allah’ım artık istemiyorum! Ne olur? “Bıktım” diyecek ve uyumaya çalışacaksın. Sen kendine iyi bak… Dert etme sakın! Sen kafaya koydun mu yaparsın… Yanlış da olsa… Bak özgürsün! İstediğin, dilediğin ve gönlünce… Unutma ki kuralları sen değil hayat koyar. Sen uyarsın. Bir bakmışsın ki anlayamadan geçmiş bunca zaman… İşte en büyük armağanı o zaman alacaksın. Ağzından keşkeler düşmeyecek… Geçmişimi geri istiyorum diye her an söyleneceksin. Fakat yazık olacak. Pişmanlığında bunlarla yüzleşecek usanacaksın. Yitip giden bunca zamandan sonra kazandıkların kaybettiklerine öyle bir ders verecek ki kazanmayı unutacak ümit etmenin ne demek olduğunu bilemeyeceksin. Artık yeter diyorum bu can eridi bitti. Bu sözlerim geç de olsa gerçek bu. Son bir sözüm var. Öylesine sevmiştim ki sen bunu hak edecek kadar masum dokunamadın yüreğime, seninle değişen hayatıma, seninle çarpan eşsiz güzel kalbime… Elveda firar güzeli sana son hislerim unut beni unutabilirsen, yerime koy birini koyabilirsen… Ama artık zor gücün yok kalmadı. Unuttun mu? Sen o gücü beni unutmak için kullanmıştı

ASLIHAN KAŞDAŞ /ATL 11 DÜĞÜM ATILMIŞ İLİKLERİME Uyku dolu bu gözlerim telaffuz etti adını. Özlemin içimde bir bulut kalbim kalıntı. Durup durup bakardın sen eskitirdin aynaları. Yüzündeki tebessüm seni bana bağladı. Ayrılıklar sonsuz; yaratmıyor beni yeniden… Her sabah uyandığımda ağrılarım, derinden gelen kalbimi aşındırıp yalnızlığa sürükler geçtiğim köprüleri yıkıp önümü körükler düğüm atılmış gecelerime alıştım yalnızlıkla dertleşmeye… Direnmenin yitikliğinde gözlerinin büyüsü hapsetti beni. Arsız da değilim yanlış anlama! Küllerini saçtın bakmadan arkana umursamazcasına gittin. Oysa iliklerimde yaşanmışlığın hisleri…

ESRA GÜLER/ATL 11


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software DÜŞ GÜZELİM http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Zoru sevenin şimdi gönlü boş, sevdalara akıp gidemeyecek kadar yorgun ve umutsuz. Yalnızlığın dakikaları uçsuz bucaksız bir yol. Şuan hislerim o yolun daha başında ne olacağını bilmeyen… Seçilmişlerden olanlarız biz baksana nereye dönsek bir boşluk, bir çığlık, bir korku… Haykırışların bile pes etmesi kaçınılmaz ki ben yoruldum son çarem bir sen kaldın. Yoksa bu yolda yalnızım. Dön çarem… Bana umut zamandan uzak gönülden çıkan sen gibi bir tuzak. Zaman nasıl geçerse geçsin asıl olan gönüllerde yaşatılan narin ve kalpten olan. Bir peri masalında olan sen, ıssız bir adaya düşen ben. Gelir miydin bir tutamlık; bulur muydum seni sensiz yaşamayı kabullenmişken ben. Gönül ruhundan kopanı söyle yeter, ya kalpten ya gözlerinden duyar gelirim elbet uzaklardan. Ya bulurum bir yolunu ya da uğrunda ölürüm bir düş bozumu. O zaman kahramanın olamam. Unutursun beni silerim olanları. Seni bir daha yaşayamam ölürcesine, seni sensiz delicesine. Son nefesimde bile düşünmeden bitti bu gecenin eşliğinde… Elveda düş güzeli…

ASLIHAN KAŞDAŞ /ATL 11 28 ŞUBAT SİVİL SAVUNMA HAFTASI ETKİNLİKLERİ 2008-2009 Öğretim yılı 28 Şubat Sivil Savunma Günü Kutlama Etkinlikleri Töreni okulumuzda yapıldı. Buca Kaymakam’ı Sayın Mehmet TAŞDÖĞEN, İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Celal YILDIZ, ilçemizdeki tüm okul müdürleri, Sivil Savunma Kulübü Rehber Öğretmenleri ve sivil savunma kulübü öğrencileri etkinliklerimize katıldılar. 28 Şubat Sivil Savunma etkinlikleri saygı duruşu ve İstiklal Marşıyla başladı. Sivil savunmayla ilgili sunum ve protokol konuşmaları itfaiye eğitim merkezinin konferans salonunda gerçekleşti. Tahliye tatbikatı ; Binanın tahliyesi,Mahsur kalan öğrencilerin kurtarılması,Yaralılara ilk yardım,Yangın tatbikatı okulumuzda başarıyla ve görkemli bir şekilde yapıldı.


Generated by Foxit PDF Creator Š Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.


Generated by Foxit PDF Creator Š Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

YÜREĞİMİZİN DİLİNDEN

Aytaç ŞENKAYA

Aytaç ŞENKAYA (ALTAYTAC) ATL / 9-A


RAP MERAKLILARI İÇİN

Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Vur ritme yankı yapsın Haykır sesini sistem yansın Rap şöleni başlasın Rapkopat nakaratı sıralasın Âlemi sarssın. Ustalıkla gönderme yapsın. Karşı koyabilecekler laf atsın Rapkopat desteyi karsın. Bu oyunu bilmeyenler uzaktan baksın İyi olan kazansın. Sansür şartsın. Sistemi bozan tek kartsın.

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA 2008’DE BİR OZANIMIZ DAHA ÖLÜMSÜZLEŞTİ Fazıl Hüsnü Dağlarca (doğum tarihi:26 Ağustos 1914, İstanbul – ölüm tarihi: 15 Ekim 2008), ünlü Türk şairidir. 26 Ağustos 1914 İstanbul doğumlu. Süvari yarbayı Hasan Hüsnü Bey'in oğludur, ilköğrenimini Konya, Kayseri, Adana ve Kozan'da, orta öğrenimini Tarsus ve Adana ortaokulundan sonra girdiği Kuleli Askeri Lisesi'nde 1933 yılında tamamladı. 1935'te piyade subayı göreviyle Doğu ve Orta Anadolu'nun, Trakya'nın pek çok yerini dolaştı. Ordudaki hizmeti on beş yılı doldurunca, ön yüzbaşı rütbesiyle askerlikten 1950'de ayrıldı. 1952-1960 yılları arasında Çalışma Bakanlığı'nda iş müfettişi olarak İstanbul'da çalıştı. Buradan ayrıldıktan sonra İstanbul Aksaray'da "Kitap" kitapevini açtı ve yayıncılığa başladı. Ocak 1960-Temmuz 1964 yılları arasında dört yıl Türkçe isimli aylık dergiyi çıkardı. İlk yazısı 1927'de Yeni Adana gazetesinde yayınlanan bir hikâyedir, İstanbul dergisinde 1933'te çıkan "Yavaşlayan Ömür" adlı şiiriyle adını duyurmaya başladı. Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılâpçı Gençlik, Yeditepe ve Türk Dili dergilerinde şiirleri çıktı. Bugüne kadar kendisine bir çok ödül verilen şair 1967'de ABD'deki Milletlerarası Şiir Forumu tarafından "En iyi Türk Şairi" seçilmişti. Toplumculuğunun temelinde insana ve insan hayatına saygı yatan Dağlarca, bu yüzden hiç bir edebî akım ve kişiden etkilenmeden kendi kozasını örer. Çok yazan ve üreten bir şair kimliğiyle, bağımsız kalarak hiçbir şairden etkilenmemiş, hiçbir akımın etkisinde kalmayarak şiirlerini yazmıştır. Onun sanat anlayışını şu cümlesi özetler: Sanat eseri hem bir saat gibi içinde bulunduğumuz zamanı, hem de bir pusula gibi gidilmesi gereken yönü işaret etmelidir. "Türk şiirinin büyük şairi" olarak tanımlanan Dağlarca, 94 yaşında zatürre tedavisi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca, bu yılın ilk aylarında yaptığı bir röportajda ölümünden sonra Kadıköy'de yaşadığı evin müze haline getirilmesini vasiyet etmişti. Evini Kadıköy Belediyesi'ne bağışlayan Dağlarca, Mühürdar Caddesi'ndeki evinde kendisini ziyaret eden Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk'e, evinin müzeye dönüştürülmesi için vasiyette bulunmuştu.


by Foxit PDF Creator © Foxit Software 20 Ekim 2008'de Karacaahmet Mezarlığına defnedilmiştir. Generated http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Eserleri Bir zamanlar Sözcü dergisinde 1960 ve Vatan dergisine 1961-1962 yazdığı, özdeyiş niteliğinde kısa düzyazıları bir yana bırakılırsa, yalnız şiirle uğraşan ve şiirlerini Türkiye’nin hemen bütün edebiyat dergilerine yaymış olan Dağlarca’nın kitapları. • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • •

Havaya Çizilen Dünya (1935) Çocuk ve Allah (1940) Daha (1943) Çakırın Destanı (1945) Taşdevri (1945) Üç Şehitler Destanı (1949) Toprak Ana (1950) Aç Yazı (1951) İstiklâl Savaşı-Samsun'dan Ankara'ya (1951) İstiklâl Savaşı-İnönüler (1951) Sivaslı Karınca (1951) İstanbul- Fetih Destanı (1953) Anıtkabir (1953) Asu (1955) Delice Böcek (1957) Batı Acısı (1958) Hoo'lar (1960) Özgürlük Alanı (1960) Cezayir Türküsü (1961) Aylam (1962) Türk Olmak (1963) Yedi Memetler (1964) Çanakkale Destanı (1965) Dışardan Gazel (1965) Kazmalama (1965) Yeryağ (1965) Vietnam Savaşımız (1966) Açıl Susam Açıl (1967) Kubilay Destanı (1968) Haydi (1968) 19 Mayıs Destanı (1969) Hiroşima (1970)

• • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • •

Malazgirt Ululaması (1971) Kuş Ayak (1971) Haliç (1972) Kınalı Kuzu Ağıdı (1972) Bağımsızlık Savaşı-Sakarya Kıyıları (1973) Bağımsızlık Savaşı-30 Ağustos (1973) Bağımsızlık Savaşı-İzmir Yollarında (1973) Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1973) Arka Üstü (1974) Yeryüzü Çocukları (1974) Yanık Çocuklar Koçaklaması (1976) Horoz (1977) Hollandalı Dörtlükler (1977) Balinayla Mandalina (1977) Yazıları Seven ayı (1978) Göz Masalı (1979) Yaramaz Sözcükler (1979) Çukurova Koçaklaması (1979) Şeker Yiyen Resimler (1980) Cinoğlan (1981) Hin ile Hincik (1981) Güneş Doğduran (1981) Çıplak (1981) Yunus Emre'de Olmak (1981) Nötron Bombası (1981) Koşan Ayılar Ülkesi (1982) Dişiboy (1985) İlk Yapıtla 50 Yıl Sonrakiler (1985) Takma Yaşamalar Çağı (1986) Uzaklarla Giyinmek (1990) Dildeki Bilgisayar (1992

Ödülleri • • • • • • • • •

1979 Cumhuriyet Halk Partisi Şiir Yarışması Üçüncülük 1979 Yeditepe Şiir Armağanı 1979 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü 1979 Türkiye Milli Talebe Federasyonu Turhan Emeksiz Armağanı 1979 International Poetry Forum Yaşayan En İyi Türk Şairi (A.B.D.) 1979 Arkın Çocuk Edebiyatı Üstün Onur Ödülü 1979 Struga XIII. Şiir Festivali Altın Çelenk Ödülü (Yugoslavya) 1979 Milliyet Sanat Dergisi Yılın Sanatçısı 1979 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü


Türkçe’nin ses bayrağı Dağlarca artık yok

Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

76 yıldır şiir yazan Fazıl Hüsnü Dağlarca bir röportajında, “Ayrılığın acı veren, acı verecek başka bir büyüklüğü var. Ki bunu saydıklarımın üstünde tutarım: Türkçe’den ayrılmak” demişti.

60’tan fazla şiir kitabı bulunan Dağlarca, hem Türkiye’de hem de uluslararası düzeyde birçok ödüle layık görüldü. Bir çok kitabı yabancı dile çevrildi.

Toplumculuğunun temelinde insana ve insan hayatına saygı yatan Dağlarca, çok yazan ve üreten bir şair kimliğiyle, bağımsız kalarak hiçbir şairden etkilenmemiş, hiçbir akımın etkisinde kalmayarak şiirlerini yazmıştı. Son olarak yazılarımızı şairimiz Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın bir şiiriyle bitiriyoruz: Yaprak kokularında akşamı duyuyorum ki beni yokluk denen yere yaklaştıracak. Yaprak kokularında akşamı duyuyorum ki alnımda sulardan şarkılardan bir şafak. Sükûn bir gemi olur, gece bir deniz şimdi ki yelken gibi açmış yasını gençliğimin. Sükûn bir gemi olur, gece bir deniz şimdi ki geçer dalgaları içimden serin serin. Rüzgâr istiyorum ben ruhumun güllerine ki bir anda yaşasın iç içe rüyalarım. Rüzgâr istiyorum ben ruhumun güllerine Ki dökülsün, dağılsın, yok olsun hülyalarım. Şairler ölmez...


Edebiyat Dünyası da Yasta…

Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

ATAOL BEHRAMOĞLU Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı kaybettik. Sağlığı ne kadar çok kötü değil gibi görünse de kaçınılmaz acı haber bekleniyordu. Klasik sözdür, ama bu kez tam yerli yerindedir: Türk şiirinin ulu çınarı devrildi. Gelmiş geçmiş en büyük şairlerimizden biri Türkçenin derinliklerine doğru sonsuzluk yolculuğuna başladı. O bu yolculuğa daha ilk şiirleriyle “Çocuk ve Allah”taki ölümsüz şiirlerle zaten başlamıştı. Şair olarak uzun yıllara yayılan serüveni, dilimizin de evrenselleşme serüvenidir. Dağlarca benim için Türkçe demektir. Türkçeyi evrenselleştiren şairlerimizin en ön sırasında olanlarından, öncülerindendir. Türkçe kadar büyük ve ölümsüz şairlerimizdir. Sonsuz gömütü Türkçemizdir. Yolu açık olsun.

ZEYNEP ORAL Türkiye en köklü çınarlarından birini yitirdi; ben ise çok sevgili bir dostumu yitirdim.

AHMET OKTAY İlhan Berk ve Fazıl Hüsnü… Türk şiiri iki büyük ustasını yitirmiş bulunuyor şuanda. Yerlerinin doldurulması şuan için olanaksız görünüyor. Dileriz kısa sürede o çapta şairler yetiştirir Türkiye.

TAHSİN YÜCEL Bütün yazın severler gibi elbette çok üzüldüm. Fazıl Hüsnü Dağlarca yıllardır okuduğum ve çok sevdiğim bir ozandı, Türk şiirinin en büyük ozanlarından biriydi. Fazıl Hüsnü’yü bu büyük ozanı ulusça yitirdik. Ben çok sevdiğim, çok saygı duyduğum bir büyüğümü ve dostumu yitirdim. Türk ulusu da büyük ozanını unutmayacaktır.

CEVAT ÇAPAN Dağlarca, şiiriyle dünyayı havaya çizen bir şairdi. Daha sonra dünyayı toprağıyla, suyuyla, ateşiyle yahni bütün öğeleriyle dile getiren bir şairdi. Çocuktan Allah’a kadar uzanan bir evrende bütün insanla ilgili sorunları araştıran, sonra bunları kendi yaşantısından yola çıkarak, kendi topraklarının duyarlılığıyla dile getirmeyi de başardı. Hem kendi yurdunun insanlarıyla hem de bütün insanlık ailesiyle içten ve yakın bağlar kuran, kendine özgü sesiyle dünyayı anlatan büyük bir şairdi… Dünya şairlerinden biridir.

Serhat TAYSİ AT-11 OKULUMUZ KIZILAY KULUBÜNÜN ÖNEMLİ ETKİNLİĞİ: KAN BAĞIŞI


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nin Kızılay Kan Kulü http://www.foxitsoftware.com For evaluation only. Türk Kızılayı Ege Bölge Kan Merkezinin ortaklaşa düzenlediği kan bağışı kampanyasına ilgi büyüktü Kampany çerçevesinde öğrencilerin velileri ve öğretmenler kan bağışında bulunurken öğrencilerede kan bağışında bulun faydalarını anlatan bir seminer düzenlendi.

Öğrenciler de kan vermeyi çok istediler ancak 18 yaşından küçük oldukları için kan bağışında bulunam Okul müdür Mahmut Öztürk kampanyada belirli süre sınırlaması olmadığına dikkat çekerek Öğrencilerimiz aile yakın çevrelerine kan bağış günlerini bildiriyorlar.Bundan sonrada kan vermek isteyen velilerimiz olursa Kızılay bağışta bulunabileceklerdir.Ayrıca Kızılay’a her sene başı burada aynı etkinliği düzenleyeceğimize dair bir taahhüdümüz var.18 yaş altındakilerden alınmadığı için öğrencilerden istemedik.Ancak seminerde kan bağışla çok faydalı olduğunu anlattık.Hepsi çok heycanli diye konuştu.

Kızılay Kan Merkezi yetklileri İESOB Başkan vekili Selehattin Arslan ile Okul Müdürü Mahmut Öztürk e katkılarından dolayı birer teşekkür belgesi verdiler 8 OCAK 2009’DA OKULUMUZDAKİ KAN BAĞIŞI ETKİLİĞİ İÇİN GELEN İZMİR KIZILAY KAN MERKEZİ DOKTORLARINDAN BÜLENT BÜYÜKGÖK İLE YAPTIĞIMIZ RÖPORTAJ : -Kızılay Derneğinin çalışmaları hakkında kısaca bilgi verir misiniz ? B.B: Kızılay 1868 yılında kurulmuş ilk yardım kuruluşudur. Osmanlı Devletindeki adı Hilal-i Ahmer’ dir. 1868 yılından bu yana pek çok mesafe katetmiştir. Kızılay kurumu: huzurevi çalışmaları, maden suyu işletmeciliği, gençlik kampları, Afet müdahale yardım merkezleri, Kan merkezleri ve Kızılay yardım şubeleri olarak sıralanabilir. -Ülkemizde kan bağışı ne durumdadır? B.B: Ülkemizde yıllık kan ihtiyacı 1.500.000 ünitedir. Kızılay gönüllü kan bağışçılarından kan toplamakta ve bu ihtiyacın %40’ını toplamaktadır. -İzmir’de kan bağışı yeterlimi? B.B: İzmir’in yıllık kan ihtiyacı 400 ünitedir. Kızılay kan merkezi bu ihtiyacın %50’sini Karşılayabilmektedir. - Okulumuzda bu faaliyet hakkında ne düşünüyorsunuz? B.B: Kan bağışının gençler içinde artması ve özendirilmesi gelecekteki kan bağışlarının artması için çok önemlidir. Bu nedenle okulunuzu bir örnek davranışı nedeniyle tebrik ediyorum. Bizimle röportaj yaptığınız için teşekkür ederiz.

ZEKİ DALAK, ENGİN KAYDAN AT-11


Generated by Foxit PDF Creator Š Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

GEZMEYİ SEVENLER İÇİN: BUCA

YEDİGÖLLER Yedigöller, Bolu Abant'taki Yedigöller den esinlenerek İzkent ile Evka' nın arasındaki kurumuş dere yatağında 100 Bin m2 Doğal Vadiye yapılmış yapay bir göl. Yapımına Mart 2000 tarihinde başlandı, yapım aşamasında gerçekten büyük bir gürültü etraftaki mahallelere hakim olmuş olsa da, mahalle sakinlerinin sabrına değecek bir görsel şölen ortaya çıktı.

1033 m2'lik iç alanlı kafetarya ve 2185 m2'lik iç alanlı restaurant, müşterilerine kaliteli hizmet veriyor.Bu mekanlarda canlı müzik dinlemek de mümkün.Dekoratif aydınlatma elemanları gece ziyaretçileri için muazzam güzellikte bir


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software görsellik ortaya çıkarıyor. Akşamları da bol bol ziyaretçi alan Yedigöller’de aynı zamanda yaşayan http://www.foxitsoftware.com Forçevrede evaluation only. sakinler çaylarını termoslarına koyup eşsiz Yedigöller manzarasına karşı çaylarını yudumlayıp sohbet ediyorlar.(Aşağıdaki kule köprü 70 metredir)

Çim çiçek ve palmiye ağaçlarıyla bezenmış. Yeşil alanlar şehir hayatında özlemını Duyduğumuz o yeşiliği gözler önüne seriyor. Ayrıca Yedigöller’de Halk için dinlenme, izleme ve oturma grupları, yaklaşık 15.000 m2 7 adet göl,seyir terasları, Yel ve su değirmenleri, nostaljik su kuyusu, çocuk oyun alanları, çeşitli hayvan figürleri bulunmaktadır.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Yedigöller’den bir gece görünümü. EDA AKSOY AT/9 BUCA GÖLET

Buca Gölet, Ege bölgesinin ve İzmir'in en gözde dinlence ve eğlence merkezlerindendir. Başkan Mimar Cemil ŞEBOY'un kendisinin projelendirdiği Buca Gölet, 167 Bin m2 alan üzerinde kurulmuştur. Buca Belediyesi tarafından 1998 Nisan ayında yapımına başlanan Buca Gölet Regreasyon Alanı yaklaşık bir sene sonra, 1999 yılı Mart ayında halkın hizmetine sunulmuştur.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

İçerisinde 300 kişilik Balık Restoran, 600 kişilik Et - Fast Foot, 200 kişilik kafeterya, Amfitiyatro, Piknik Alanı, Gölet Bar, Hobi Bahçeleri, Seyir Terasları, Çocuk Oyun Setleri, Market, Hayvan Padoğu ve Otopark yer almaktadır. Bahar ve Yaz aylarında binlerce vatandaşla dolup taşan Gölet'de konser, tiyatro ve diğer etkinliklere mekan olan amfi tiyatro, piknik alanı, şehrin bunaltıcı havasından uzaklaşmak isteyenlere sunulan hobi bahçeleri, seyir terasları ile halkın hizmetindedir. AMFİ TİYATRO

Gölet alanında bulunan 3.500 kişilik Anfi Tiyatroda konserler, organizasyonlar, animasyonlar, etkinlik yapmak isteyen bütün gruplara emsallerinden daha düşük ücretlerle verilebilmekte.Belediyemiz, Mayıs ayından sonra yaz dönemi etkinliklerini de Gölet Anfi Tiyatroda düzenlemektedir.


GÖLET HOBİ

Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Eğer doğayı yaşamayı, hayvanları, suyu, yeşili biraz olsun seviyorsanız ama kent ortamından uzaklaşam olanağına da sahip değilseniz, Hobi alanını kaçırmayın. Doğa ile baş başa her türlü sebze, meyve ve çiçek yetiştirmek isteyenler sembolik bir ücretle gölet alanında bulunan hobi bahçelerı kıralanabılır.

GÖLET OYUN PARKI


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software

Çocukların hem eğlenebileceği hem de gönüllerincehttp://www.foxitsoftware.com temiz havanın ve park alanının keyfinionly. çıkaracakları For evaluation güvenli bir ortam. KAZIM FATİH TATLICAN AT/9 63

ŞİRİNYER-SEVGİ YOLU Şirinyer Seda Pastanesi önünden başlayıp Buca SSK Hastanesi önünde biten 2.5 kilometrelik Forbes Caddesi'nin 1 kilometrelik bölümünde Menderes Caddesi'nin trafik yükünü azaltmak amacıyla alternatif yeni yolun Buca Belediyesi tarafından hizmete açılmasından sonra atıl kalan Forbes Caddesi, eğlence ve dinlence mekanı haline getirildi.

Sevgi Yolu'nda oturma grupları, havuz, akan dereler, canlı hayvan barınakları (Tavşan, maymun, ördek, sülün ve tavus kuşu) ve gençlerin kültürel etkinlikler yapabileceği i mini bir amfi tiyatro yer almaktadır. Forbes Sevgi Yolu,27 Ekim 1998 tarihinde yapılan açılışla hizmete girdi ve zamanla birçok etkinlik ve kutlamaya ev sahipliği yaptı.

Forbes Sevgi Yolu geniş marka ağıyla çok güzel gezilecek bir mekândır. Ama her güzel varlığın bir kötü yanı vardır. Sevgi yolundaki hemen hemen tüm dükkanların isimleri TÜRKÇE OLMAMASI hem halkımızı hem de bizi üzmektedir.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

FURKAN POLAT AT-9/A 43

BUCA MEVLANA HEYKELİ Sevgi, Barış ve Dostluğun sembolü olan dünyaca ünlü Mevlana'nın devasa Heykeli İzmir'in Buca ilçesine dikildi.

Buca'nın en yüksek yeri olan Tıngırtepe'ye kaidesiyle gaberesi 23 metre olan ve dikildiği tepeyle birlikte yer seviyesinden 73 metre yüksekliğe kavuşan Mevlana Heykeli,deniz seviyesinden 160 metrelik yüksekliğiyle, İzmir'in büyük bir kesiminden görülebiliyor. Buca Belediye Başkanı Cemil ŞEBOY tarafından Buca'ya kazandırılan dünyanın 3. büyük anıtheykeli bünyesinde bulunan kafeteryanın duvarlarında ve çevresine yerleştirilen Semazenlerin gaberelerinde Hz. Mevlana'nın özlü sözleri de yer alıyor. Heykelin çevresine semazenler yerleştirilen regreasyon alanı içinde kafeterya, yürüyüş yolları ve oturma grupları yer alıyor. Geceleri lazer ışıklarıyla da aydınlatılan Dünya'nın 3. büyük


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software

heykeli, İzmir gecelerine farklı bir güzellik katıyor. http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

İzmirli heykeltıraş Eray OKKAN tarafından yaklaşık 7 ayda hazırlanan çelik konstrüksiyon üzerine fiberglasla yapılan ve yüzeyi 10 ton bakırla kaplanan 26 tonluk heykelin Rüzgara karşı direncinin artırımı için kullanılan 24 ton çelik boru ile toplam ağırlığı 50 tondur.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software

Gerçekten takdire şayan bir proje inanamadım.Gittiğimde her yönü ileForçok güzel only. manzarası http://www.foxitsoftware.com evaluation ve konumu harika izmirli olan veya olmayan herkesin görmesini tavsiye ederim altındaki cafede ayaklarınızı uzatın seyredin İzmir’i…

HAZIRLAYAN: Çağdaş BAYAM AT-9/A

EĞİTİLEN KAHRAMANLAR T.C İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İTFAİYE DAİRE BAŞKANLIĞI YANGIN VE DOĞAL AFET EĞİTİM MERKEZİNDE GÖREVLİ OLAN TAHSİN SÖZEN İLE RÖPORTAJ YAPTIK 1-Köpek Eğitim Merkezinin Açılma Amacı Nedir? T.S: Depremlerde, doğal afetlerde insanları en kısa zamanda enkaz altından çıkartmak amacıyla kurulmuştur. Köpeklerin kesin sonuç vermesi, çoğu aletten daha duyarlı olması… 2-Kaç Yıldır Hizmet Veriyorsunuz? T.S: 1999 Depreminden sonra İzmir’de temeli atıldı 2000 Yılından itibaren hizmet vermekteyiz. 3-Hangi Cins Köpeklerle Çalışıyorsunuz?


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software

T.S: Genellikle Labrador köpekleri, Ama başka tür http://www.foxitsoftware.com köpeklerden olmaz mı? Elbette olur.only. Fakat For evaluation Labrador köpekleri her konuda diğer cinslerden fazlalığı var. Mesela enkazdaki rahat hareketleri, mamacı oluşları, avcı oluşları, oyunu sevmeleri bu amaçlardan dolayı Labradorlara önem veriyoruz. 4-Köpeklere Ne Tür Eğitimler Veriyorsunuz? T.S: Bizim köpeklerimiz 2–3 aylıkken alınıyor. Seçilmiş köpekler oluyor zaten. Bu Köpekler alındıktan sonra önce iz bırakma yani köpeğe ilerde öğreteceğimiz bazı hareketleri köpeğe veriyoruz.(Örneğin: otur-kalk) Köpek 5–6 aylık olduktan sonra gerçek eğitim süreci başlıyor. Bu eğitim sürecince öncelikle itaat eğitimi veriyoruz. Daha sonra pet lantan eğitimi veriyoruz. Daha sonra yönlendirme eğitimi, en son ise havlama yani enkazda insanı bulduğu zaman işaret vermesi eğitimleri veriliyor. 5-Eğitim Süreci Ne Kadar? T.S: Eğitim dediğim gibi 2–3 aylıkken başlıyor ve 18–24 ay gibi bir süreç alıyor. 6-Eğitimli Köpekleri Devletin Hangi Kurumlarına Gönderiyorsunuz? T.S:Hayır, Biz burada eğittiğimiz köpekleri normalde hiçbir kuruma göndermiyoruz. Sadece kendi bölgemizde kullanıyoruz. Ama daha önce ortak çalışmamız oldu, Sivil Savunma ve Polislerle, o sırada eğittiğimiz, kendi aramızda çıkarttığımız 2 tane köpek 1.Narkotik Köpeği 2.Bomba Köpeği olarak, Narkotik köpeği Kocaeli’de Bomba köpeği Marmaris Havalimanı’nda görev yapıyor. Ve göreve başladıktan sonra 2 sininde avı var. 7-Sizce Köpek Eğitimi Zor Bir İş Mi? T.S:Tabii köpek eğitimi zor bir iş, dili olmayan bir hayvan, köpek şartlı eğitiliyor zaten şartlandırıyorsunuz. Bir verdiğinizi biraz sonra almaya kalktığınızda alamıyorsunuz, köpeklerin hafızası çok zayıftır, şartlandırarak eğittiğiniz için tamamen o eğitimi bitirene kadar oldukça zor oluyor ama eğitim bittikten sonra tabiî ki şartlanan köpek daha kolay, git gide kolaylıyor. Ama ilk baştan eğitmek baya zor.

8-Sizce köpek eğitiminin kolay Yanları da var mı? T.S:Normal cins çok mamacıysa işte o zaman köpeği eğitmek daha kolay. 9-Çalışma Süresince Unutamadığınız Bir Anınız Var Mı? T.S:1999 yılından itibaren gerçek bir afete girmedik. Ama değişik ülkelerle çalışma fırsatımız oldu Hollanda, İsviçre gibi bunlarla çalıştığımızda daha 5–6 ay önce İstanbul’da Eğitim sınavları var bunlara katıldık. İsviçrelilerle Kocaeli’de Buluştuğumuzda; Enkaza köpeği gönderdim enkaz oldukça büyük bir


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software

enkazdı köpeğimiz 2 kişi buldu. Ben köpeği aldım çıktım enkazdan bana “içeride 3 kişi var” dendi.”Onu http://www.foxitsoftware.com For evaluation only. neden bırakıyorsun” dediler. Bende “köpeğime güveniyorum!” dedim. Köpeğim enkazı net olarak terk etti, yani enkazda 2 kişi olduğunu başka kişi olmadığını gösterdi.Bende onlara dedim Ki “Kusura bakmayın 3.kişi ya ben gelmeden önce çıkartılmış ya da ölü” zaten 3. kişi tuzakmış öyle birisi yokmuş, Köpek kesin sonucu verince acaba ezbere mi yaptı yoksa bilerek mi diye, tekrar başka bir sınava daha soktular. Ben aramamı yaptım, yaptıktan sonra enkazın dışında ufak bir yer var enkaza yaklaşık 45–50 metre uzaklığında köpek kafasını çevirdi o tarafa doğru baktı. Oradan bir koku geldiğini hissetti köpeği o tarafa gönderdim bana “Nereye gönderiyorsunuz enkaz değil orası” dediler. Ben dedim “Kusura bakmayın orda bir şey var” köpek gitti havlamaya başladı. İsviçre Hükümetinin eğitmeni var, geldi “Köpeğin yanlış yere havlıyor” dedi. “yoo köpeğim doğru yere havlıyor” dedim. “Neden” Dedi, “Orada insan var” dedim. “Hayır, orada insan yok benim biralarım var.” Dedi. Bende “Kusura bakmayın o zaman sizin biralarınızı orada içen birisi var.” Dedim bende. Gittik gerçektende orada biri var ama bilerek saklanmış biri acaba köpek atlayacak mı yoksa enkaz dışında bulabilecek mi diye. RÖPORTAJ YAPTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER

Aytaç ŞENKAYA 9-ATL

GİNİ: 8-9 Aylıkken yurttan alınan Gini; Şu Anda 9 Türkiye birinciliği taşıyor en son 5-6 ay önce İstanbul’da birinci olan Gini’nin türü Labrador Ve Yönlendirme eğitimini Dünya Standartlarında köpekler 7 noktayı 3 dakikada tamamlarken Gini sadece 1 Dakikada yapıyor! Sahibine gayet sadık olan Gini havlama kutusunda gerçektende çok iyi içinde insan olmadığı zaman hemen geri gelen Gini içinde


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software

insan olduğu zaman ise sahibinin ona ‘Tamam’ diyenehttp://www.foxitsoftware.com kadar devam ediyor. For evaluation only. Tek şart içindeki insanın ölü olmaması…

AYTAÇ ŞENKAYA ATL-9


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software ÖĞRETMENLERİMİZLE MİNİ BİR ANKET YAPTIK http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

BELGİN ERSOY: Fobi: Sevdiklerimden ayrılmak ve yalnızlık DOSTLUK: Sınırsız paylaşım; Katıksızca öteki ben MESLEK: Eğitimcilik. Dünyanın en güzel mesleklerindendir. Ancak belgesel nitelikli program yapımcılığı, bir dergi editörlüğü ve tiyatroculuk mesleklerine de asla hayır diyemem EĞLENCE: Zamanı sevdiklerimle paylaşmak, Deniz ve hoş sohbetler SAVAŞ: Keşke hiç olmasa MEHMET BALCI: Fobi: Yükseklik DOSTLUK: Güven MESLEK: İş hayatı tercihen Matematik öğretmenliği EĞLENCE: Tatil SAVAŞ: Dünyanın sonu ESRA KÖSE: Fobi: Yükseklik DOSTLUK: Güven MESLEK: Gereklilik EĞLENCE: Müzik SAVAŞ: Silah NESE GÜNGÖR: Fobi: Yükseklik DOSTLUK: Paylaşım MESLEK: Yaşamın en önemli kararı EĞLENCE: Müzik, sinema, tiyatro SAVAŞ: İnsanlığın yüz karası ZÜLEYHA YALUÇ: Fobi: yalnızlık DOSTLUK: Güven samimiyet paylaşım MESLEK: Hastalık EĞLENCE: Alışveriş yapmak SAVAŞ: Olmamalı HAKAN ÇİFTÇİ: Fobi: Yalnızlık DOSTLUK: Fuat arkadaşlık (kanka) MESLEK: Öğretmenlik EĞLENCE: Disko SAVAŞ: Irak BURCU SEVİNÇ: Fobi: Karanlık DOSTLUK: Bir iki kişi MESLEK: Haz alınacak uğraş EĞLENCE: Arkadaşlarla beraber olmak SAVAŞ: Savaş ve barış MUSTAFA SEMİZ: Fobi: Trafik kazası DOSTLUK: Samimiyet MESLEK: Öğretmenlik


EĞLENCE: Sıfır altı opera bar SAVAŞ: George Bush

Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

HAYATİ TÜKEL: Fobi: Yalan DOSTLUK: Bulunmayan MESLEK: Öğretmenlik EĞLENCE: Dinlenme SAVAŞ: Yıkım ÜMİT İVGİN: Fobi: Yükseklik DOSTLUK: Güven MESLEK: Bilgisayar EĞLENCE: Hatırlamıyorum SAVAŞ: Kan HALİDE IŞIKSUNGUR Fobi: korkmam Dostluk: Çok özel bir duygu Meslek: Genç nesiller Eğlence: Lasera Savaş: Çok kötü LÜTFÜ SERİM Fobi: Boşluk Dostluk: Kardeşlik Meslek: Arkeoloji Eğlence: Safari Savaş: Cinayet Çetin ÖZER Fobi: Dostsuz kalmak Meslek: Severek yapılması gereken. Mimarlık mesleği tercihim Eğlence: Günümüz siyaseti Dostluk: Değeri bilinmeli Savaş: İnsanlıktan uzak olsun Fehim BİNGÖL Fobi: Yükseklik Meslek: Öğretmenlik Eğlence: Seyahat etmek Dostluk: Paylaşmak Savaş: Nefretim Özgürlük sesinin boğulması Sevinç GÖÇMEN Fobi: Yok Meslek: Yardım Eğlence: Mutluluk Dostluk: Sevgi Savaş: Ölüm Nevin ALPARSLAN Fobi: Asansör Meslek: Gelecek Eğlence: Müzik Dostluk: Güven Savaş: Vahşet


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Levent DÖNMEZ FOBİ: Yılan MESLEK: Hukukçu EĞLENCE: Hayatın tadı DOSTLUK: Güven SAVAŞ: Olmaması gereken şey Murat ÜNVER FOBİ: Yükseklik MESLEK: Pilot olmak isterdim EĞLENCE: Hoş sohbetler DOSTLUK: Dürüstlük SAVAŞ: İsrail Ali ASKER: FOBİ: Köpek MESLEK: Belediye Başkanı EĞLENCE: Haykırış DOSTLUK: Can SAVAŞ: Amerika

Röportaj: ZEKİ DALAK, SERDAR GÜLER, ASLIHAN KAŞDAŞ, ESRA GÜLER AT-11

Baz İstasyonu Baz istasyonu nedir ? Baz istasyonu, iki yönlü bir mobil ağ sisteminde yayın yapan birim. Radyo sistemindeki bir antenden farklı olarak, baz istasyonu hem sinyal alır, hem de sinyal gönderir (yani iki antenden oluşur). Günümüzde baz istasyonları değişik yönlere doğru değişik güçlerde yayın yapma kabiliyetine sahip olan tevcihli anten ler kullanır. İnsanların dikkatini çekmemek için, baz istasyonları değişik boy ve şekillerde olabilir. Baz istasyonları, GSM. iletişimin kapsama alanını genişletmek için bina çatılarına kurulan, genellikle beyaz renkli ve kutu şeklinde, 4 metre boyunda, iki çubuk antenle bir çanak antenden oluşan ve mikrodalga yayan cihazlardır. Mikrodalga, Dalga boyu 0.1-100 cm., frekansı 0.3-300 gigahertz (Ghz) (10’ Hz=1 Ghz) olan elektromanyetik dalgalardır. Çubuk antenler mikrodalgaları toplayıp çanak antenlere verir ve bu dalgalar çanak anten aracılığıyla 16 farklı frekanstan ve UHF (ultra-high frequency) üzerinden yayınlanır. Baz istasyonlarının çevreye zararları Vücudumuzdaki manyetik alanlar, doğal çevremizdeki yerkürenin manyetik alanı ile uyum içerisindedir. Baz istasyonlarının çevresinde elektromanyetik alan oluşmaktadır ve oluşan bu elektromanyetik alanın insan vücudundaki ve doğal çevredeki elektromanyetik alandan fazla olması sebebiyle mevcut uyum bozulur. Bu da, elektromanyetik kirlilik adı verilen bir tür çevre kirliliğine neden olur.


Baz istasyonlarının sağlığa zararları

Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Baz istasyonları tarafından da yayınlanabilen mikrodalgaların dokulara iki temel etkisi bulunmaktadır: • • •

• • • • •

• •

Mikrodalga dokuları ısıtır. (termal etki) Mikrodalga hücrelerin kimyasını bozar (termal olmayan ya da kimyasal etki) Mikrodalgaların özellikle ikinci etkisi,yani hücrelerin kimyasını bozarak oluşturduğu etki insan sağlığı açısından önem taşımaktadır. Yapılan araştırmalarda hücrelerin -kimyasal etkiye maruz kalması ile şu sonuçların meydana gelebileceği saptanmıştır: Hücrelerde büyük moleküllerin (proteinler vb.) deforme oluşu. Hücre zarlarının birbirine yapışması. Hücre zarlarında delikler açılması (elektro-porasyon) Ca-ATPaz ve Na-K-ATPaz enzimlerinin bozulması sonucu hücre dışına Ca”, Na’ ve K’ kaçışı. Sinir zarlarının bozuluşu: Sinir zarlarının bozulması ile REM uykusu adı verilen rüya görmenin azalışı, EEG değişimleri, uykusuzluk, sinirlilik, unutkanlık, depresyon, başağrısı, başdönmesi, Alzheimer, Parkinson, Multipl Skleroz gibi dejeneratif beyin hastalıkları meydana gelir. Hücre enzimlerinde bozulmalar. DNA tahribi ORKUN KADiR ARIK / ATL-9 / 46 ROADRUNNER SUPERCOMPUTER

Dünyanın en hızlı ve ilk 'hybrid' bigisayarı 'Roadrunner Supercomputer'in üretim aşaması tamamlandı.

Amerikan bilim adamları, yaklaşık 100 milyon dolara harcayarak, saniyede 1000 trilyon işlem yapabilen, dünyanın en hızlı bilgisayarını üretti. Dünyanın en hızlı bilgisayarı olmasının dışında, dünyanın ilk 'hybrid' bilgisayarı özelliği de bulunan 'Roadrunner Supercomputer', IBM şirketiyle Los Alamos Ulusal Labaratuvarı tarafından ortaklaşa geliştirildi.

Bilgisayarın hızını anlatmak için yapılan tanımlamada, dünyanın üzerinde yaşayan tüm insanlar, yeni üretilen 'süper bilgisyar'ın işini ancak, her gün 24 saat çalışarak 46 yılda yapabiliyor.

ABD Enerji Bakanlığı'na bağlı olarak Ulusal Nükleer Güvenlik Bölümü için yüzlerce bilim insanının 6 yıllık çalışmaları sonucunda üretilen bilgisayar, öncelikle nükleer silahların güvenliği için kullanılacak olan yeni bilgisayar IBM'in super bilgisayarı Blue Gene'i bile 2'ye katladı.

Super bilgisayar 'Roadrunner'da operasyon sistemi olarak ise, Red Hat tarafından sağlanan, 'açık-kaynak' Linux programı kullanılacağı kaydedildi.

Üretim ve test çalışmaları IBM'in Poughkeepsie, New York'ta bulunan fabrikasında yapılan Roadrunner Super Bilgisayarın program çalışmaları ise, IBM'in Austin, Teksas ve Yorktown, New York'taki laboratuvarlarında çalışan


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software mühendisler tarafından yapıldı. Süper bilgisayarın, önümüzdeki ay 21 farklı araçla, üretimi ortaklaşa only. gerçekleştirilen, http://www.foxitsoftware.com For evaluation New Mexico'daki Los Alamos Ulusal Laboratuvarı'na yerleştirileceği bildirildi.

Roadrunner'ın yaklaşık 6 bin metrekare yer kaplayan sistem 227 ton ağırlığında ve 91 kilometre uzunluğundaki fiberoptik kablolarla bağlandığını, 80 terabayt hafızaya sahip bilgisayar yaklaşık 7 bin çift çekirdekli çipten oluşturuldu.

Super bilgisayar Roadrunner sayesinde gerçek nükleer denemelere gerek kalmayacağı, nükleer silahların bilgisayar simülasyonuyla test edilebileceğini belirtiyor. Süper bilgisayarın, yakıtı daha etkin kullanacak araçların (Hybrid) üretimi ile finans sektörü gibi diğer alanlarda da destek sağlaması bekleniyor.

Çağdaş BAYAM ATL-9 49

ENGELLİLERİN HANGİ SPOR DALLARIYLA İLGİLENDİKLERİNİ BİLİYOR MUSUNUZ? AĞIRLIK KALDIRMA Ağırlık kaldırma dünyanın en hızlı gelişen Paralimpik spor dalıdır. İlk kez 1964'te yapılan 2. Paralimpik Oyunlar'da programa alınan ağırlık kaldırma yarışmalarına, yalnızca omurgası zedelenmiş sporcular katılabiliyordu.Zaman içinde öteki engelli gruplarının da katılımının ve engelsiz sporculara uygulanan kuralların geçerli olmasının sağlanmasıyla, bu dalda önemli değişiklikler ve gelişmeler oldu. ATICILIK Atıcılık yarışmaları havalı ve 22 kalibrelik silahlar dalında yapılır. Yarışmaların kuralları Uluslararası Engelliler Atıcılık Komitesi tarafından belirlenir ve kurallar herhangi bir engeli olmayanlar ile engelli sporcular arasındaki farkları dikkate alır. Atıcılık yarışmalarında, değişik engelli sınıflarına dahil, ancak aynı yetilere sahip sporcuların birlikte, bireysel ya da takım halinde yarışmalarını sağlayacak fonksiyonel bir sınıflandırma sistemi kullanılır. ATLETİZM Atletizm 1960'tan beri Paralimpik Oyunlar'ın kapsamındadır. Atletizm yarışmaları tüm engelli kategorilerindeki sporculara açıktır. Bazı sporcular tekerlekli sandalyeyle, bazıları protezle, görme engelliler de görme yetisi olan eşlikçileriyle beraber yarışırlar. Yarışmalar koşma, atma, atlama, pentatlon ve maraton dallarında yapılır. Sporcular işlevsel sınıflandırmalarına göre yarışırlar ve mümkün olan en fazla sayıda sporcunun katılımını sağlamak amacıyla bu yarışma tanımları sürekli yenilenir. BİNİCİLİK Paralimpik binicilik yarışları beyin felci (cerebral palsy) kategorisine ve fiziksel, görme ve zihinsel engelli sınıflarına giren tüm sporculara açıktır. Dresaj yarışmalarında bireysel olarak yarışan binicilerin, yürüyüş ve


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software

yön değişiklikleri içeren bir seri tamamlamaları zorunludur. Paralimpik Oyunlar'da biniciler işlevsel http://www.foxitsoftware.com Fortüm evaluation only. profillerine göre gruplanır ve atlarını kontrol etme ve yönlendirme yeteneğine göre değerlendirmeye tabi tutulurlar. BİSİKLET Bisiklet yarışları engelli sporcular için görece yeni bir spor dalıdır. 1980'lerin başında ilk kez görme engelliler bisiklet dalında yarışmaya başladılar. Beyin felci (cerebral palsy) ve ampute kategorileri ise 1984 Uluslararası Engelli Oyunları'nda yarışmalarına katıldı. 1992 Paralimpik Oyunları'na kadar ayrı yarışan bu üç engelli grubu, 1992'de hem pist, hem de yol yarışlarında olağanüstü başarı gösterdiler. BOCCIA İlk kez 1992 Barcelona Oyunları'nda programa alınmışsa da kökleri çok eskilere dayanan bir spordur. Beyin felci (cerebral palsy) kategorisindeki sporcular arasında çok sık oynanır.Boccia yarışmacının kas kontrolünü ve dikkatini ölçer. Karşılaşmalarda oyuncuların konsantrasyonu ve dikkati hemen göze çarpar.Boccia'da amaç deriden yapılmış topları atarak, vurarak ya da yardımcı bir alet kullanarak ilerletmek ve hedef olarak koyulan küçük beyaz topa olabildiğince yaklaştırmaktır.Sporcular tek ya da takım halinde yarışırlar. Yarışma zemini düz ve pürüzsüzdür.

ESKRİM Seyirci gözüyle bakıldığında, Paralimpik Oyunlar'daki eskrim yarışmalarının en dikkat çekici özelliği tüm sporcuların yere sabitlenmiş tekerlekli sandalyelerle yarışmasıdır. Bununla birlikte bu tekerlekli sandalyeler eskrimcilere hareket özgürlüğü sağlar ve sporcular geleneksel eskrim yarışlarındaki kadar hızlı hareket edebilirler. Tekerlekli sandalyedeki sporcular için eskrim ilk olarak Sir Ludwig Guttmann tarafından, 1953'te tanıtılmış ve 1960'ta Roma Paralimpik Oyunları'nın programına alınmıştır. Yarışma kuralları o zamandan bu yana, tekerlekli sandalyeyi yere sabitleme tekniklerindeki gelişmeler doğrultusunda kademeli olarak değiştirilmektedir. FUTBOL Futbolun uluslararası popülaritesi, bu sporun Paralimpik Oyunlar'da da oynanması ve yaygınlaşması sonucunu getirmiştir. Yalnızca beyin felci (cerebral palsy) engellisi olan erkek sporcuların katıldığı futbol karşılaşmalarında, bazı küçük değişikliklerle FIFA kuralları uygulanır. Bu değişiklikler oyunun heyecanını arttırmak ve oyunu, sporcuların engellerini dikkate alarak düzenlemek amacına yöneliktir. Ofsayt kuralının olmaması, sahanın ve kalenin daha küçük olması, taç atışlarının tek kolla da yapılabilmesi değişikliklere verilebilecek örnekler arasındadır. Bir takım en az 11 oyuncudan oluşur. GOALBALL Goalball takımlarla oynanan bir top oyunudur. Yalnızca görme engelli bayan ve erkek sporcular tarafından oynanır. Her takımın sahada üç oyuncusu vardır ve amaç topu karşı tarafın kalesine atmaktır. Maçlar toplam 14 dk sürer ve 2 eşit yarıdan oluşur.Goalball'u görme engeli olmayan sporcularca oynanan diğer toplu, takım oyunlarından üç özellik ayırır. Birinci olarak, içindeki ziller nedeniyle hareket halindeyken çıngırak gibi ses veren bir topla oynanır ve böylece topun pozisyonu ve yeri dinleme yoluyla belirlenebilir. İkinci olarak kabartma işaretleri olan bir sahada oynanır; bu kabartma işaretlere ayakları ya da elleriyle


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software

dokunan oyuncu, sahadaki yerini ve yüzünü döndüğü http://www.foxitsoftware.com yönü anlayabilir. Üçüncü olarak ta, tüm oyuncular For evaluation only. gözlerine siyah maskeler takarlar ve böylece tümünün eşit koşullara sahip olması sağlanarak, hiç görmeyen ya da çok az görenlerin dezavantajları ortadan kaldırılır. Topun içindeki zillerin oyuncuları yönlendirmesine, sporcuların iyi konsantre olabilmelerine ve topa anında tepki verebilmelerine olanak vermek için, oyun sırasında salon bütünüyle sessiz olmalıdır. Kazanılan her sayıdan sonra yükselen tezahüratları izleyen sessizlik tekrar oyuna dönüldüğünün işaretidir. JUDO Paralimpik Oyunlar'daki judo karşılaşmalarının öteki judo karşılaşmalarından tek farkı, minderin yarışma alanını ve bölgeleri gösteren bir dokuya sahip olmasıdır. Görme engelli erkek sporcuların katılabildiği karşılaşmalar Uluslararası Judo Federasyonu'nun koyduğu kurallara göre yapılır. Judo Paralimpik Oyunlar'ın programına 1988 Seoul Oyunları'nda alınmıştır. Dört yıl sonra Barselona'da yapılan 1992 Paralimpik Oyunları'na, judo dalında, 16 delegasyonu temsilen 53 sporcu katılmıştır. MASA TENİSİ Paralimpik Oyunlar'da masa tenisi karşılaşmaları iki şekilde yapılır: ayakta ve tekerlekli sandalyeyle. Program kapsamında tekler, takım, açık erkekler ve bayanlar karşılaşmaları bulunur. Sporcunun engeline göre on sınıf belirlenir ve sporcular bu on sınıftan biri kapsamında yarışırlar. Paralimpik Masa Tenisi karşılaşmaları, tekerlekli sandalyeyle yarışan sporcular için yapılan ufak tefek değişiklikler dışında, esas olarak Uluslararası Masa Tenisi Federasyonu'nun belirlediği kurallara göre yapılır. Masa tenisi dalında, Paralimpik Oyunlar'a ek olarak, dört yılda bir Dünya Şampiyonası düzenlenmektedir. Sporcular ayrıca Avrupa Oyunları, Pan Amerikan Oyunları, Pan Afrikan Oyunları, Uzak Doğu Oyunları gibi önemli bölge şampiyonalarında da yarışırlar. Bütün bu yönleriyle engelliler masa tenisi, gerçek anlamda uluslararası bir spordur ve 50 ülkede oynanmaktadır. OKÇULUK Engelli sporcular 50 yıldan fazla bir süredir okçuluk yarışmalarına başarıyla katılmaktadırlar. 1948'de İngiltere'de düzenlenen Stoke Mandeville Oyunları'ndan beri 'Bayanlar' ve 'Erkekler' kategorilerinde ayakta ve tekerlekli sandalyede yarışan okçular gücün ve keskin nişancılığın en güzel örneklerini vermektedirler. Paralimpik Oyunlar programı tekler, çiftler ve takım yarışmalarını içerir. Yarışma ve değerlendirme usulleri Olimpiyat Oyunları'ndakinin aynıdır. VOLEYBOL Paralimpik Oyunlar'daki voleybol karşılaşmaları 'ayakta voleybol' ve 'oturarak voleybol' olmak üzere ikiye ayrılır. Böylelikle karşılaşmalara bütün engelli kategorileri katılabilir. Üst düzeyde ekip çalışması, beceri, strateji ve yoğunluk, her iki oyun türünde de hakim olan unsurlardır. Geleneksel voleybol ve 'oturarak voleybol' arasındaki tek fark, oturarak oynanan voleybolda file boyunun daha alçak ve sahanın daha küçük olmasıdır. Bu durum, oyunun hızını arttırır. TEKERLEKLİ SANDALYE BASKETBOL Çok yüksek bir fizik kondisyon ve teknik beceriyle birlikte süratli bir biçimde yer değiştirmeyi gerektiren tekerlekli sandalye basketbol karşılaşmaları, Paralimpik sporlar arasında çok önemli bir yere sahiptir. Tekerlekli sandalye basketbol karşılaşmaları, Uluslararası Tekerlekli Sandalye Basketbol Federasyonu (IWBF) tarafından belirlenen kurallar ve sınıflandırmalar çerçevesinde yapılır. Bu düzenlemeler, ayakta oynanan basketboldakine eş saha büyüklüğü ve pota yüksekliği gibi konuları da içerir. Tekerlekli sandalye basketbol karşılaşmaları ayakta oynanan basketbol karşılaşmalarıyla önemli ortak özelliklere sahip olmakla beraber, kendine has, benzersiz stiliyle farklı ve ayrı bir yere sahiptir. Yardımlaşma esasına dayalı alan savunması ve adam adama savunma çok sık kullanılır.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software

Sporcuların tekerlekli sandalyedeki hareketlerini ayarlamak için geliştirilen farklı For bir evaluation top saydırma http://www.foxitsoftware.com only. kuralı ve yüksek bir yoğunluğu olan bu spor, kendi atak sistemini yaratmıştır. Sahadaki hareketi arttırmak için, bir takım genellikle üç defans oyuncusu ve iki pivottan oluşur. Topu alıp yuvarlama en etkili hücum taktiğidir. TEKERLEKLİ SANDALYE RUGBY Tekerlekli sandalye rugby karşılaşmalarına kol ve bacak felci (paraplegia ya da tetraplegia) engellisi olan erkek ve bayan sporcular katılır. 1972'de Kanada'da doğan bu spor, oldukça yeni bir dal olmakla beraber, büyük bir hızla yaygınlaşmaktadır. Tekerlekli sandalye rugby; basketbol, futbol ve buz hokeyinin bir karışımıdır ve basketbol sahasında oynanır. Takımlar dört asıl ve sayıları sekize kadar çıkabilen yedek oyunculardan oluşur. Sporcular yeterliliklerine göre sınıflandırılır ve bu sınıflandırma sonucunda 0.5 ile 3.5 arasında değişen puanlar alırlar. Sahadaki dört oyuncunun toplam puanları 8.0'i geçemez. Oyunda bir voleybol topu kullanılır: her 10 sn'de bir sektirilmesi gereken bu top taşınabilir, saydırılabilir ya da vurma dışındaki her yolla, diğer oyuncuya geçirilebilir. Sporcular topu karşı tarafın kale çizgisinden ileri taşımak suretiyle sayı yapmaya çalışırlar. Tekerlekli sandalye rugby karşılaşmaları 8'er dakikalık 4 bölümden oluşur. TEKERLEKLİ SANDALYE TENİS Tekerlekli sandalye tenis karşılaşmaları Paralimpik Oyunlar programına 1992'de alındı. İlk olarak 1970'lerde Amerika'da yapılmaya başlanan bu spor, günümüzde yaygınlaşmasını sürdürmektedir. Karşılaşmalarda geleneksel tenis kuralları uygulanır ve tenisin ana unsurları olan beceri, kondisyon ve strateji, burada da esastır. Tek fark topun yerde 2 kere sektirilmesine izin verilmesidir. Karşılaşmalara ancak, tıbbi olarak tespit edilmiş, hareketle ilgili bir engeli olan sporcular katılabilir. Paralimpik Oyunlar programında tekerlekli sandalye tenis karşılaşmaları, tekler ve çiftler sınıflarında yapılmaktadır. Sporcular Paralimpik Oyunlar'a ek olarak, dünya üzerindeki pek çok başka karşılaşmaya ve turnuvaya katılmaktadır. Uluslararası Tenis Federasyonu (ITF) her yılın sonunda, tekerlekli sandalye tenis sıralamalarını ve milli sıralamaları belirler. YELKEN 1996 Atlanta Paralimpik Oyunları'nda gösteri sporu olan yelken, 2000 Sydney Paralimpik Oyunları'nda madalyalı bir spor olarak kabul edilmiştir. Tüm engelli kategorilerinden sporcuların katılabildiği yelken yarışlarının sınıflandırma sistemi beş faktöre göre belirlenmektedir: dayanıklılık, el fonksiyonu, manevra kabiliyeti, görme ve duyma. Paralimpik Oyunlar'da kullanılan yatlar mavnalıdır; bu tür bir tasarım yatın dengesini arttırır. Bunun yanı sıra mavnalı yatların açık kokpitleri de yelkencilere daha fazla yer sağlar. Yelkenciler filo formatında yarışırlar, yani bütün yatlar aynı anda yarışır. Puanlar yatların yarışı bitirme durumlarına göre hesaplanır. Uluslararası Yelkencilik Federasyonu, Uluslararası Engelli Yatçılar Federasyonu'nu 1991'de üye olarak tanımış ve ardından ilk resmi Dünya Engelliler Şampiyonası düzenlenmiştir. Uluslararası Engelli Yatçılar Federasyonu (IFDS) bu alandaki resmi sorumlu ve yetkili federasyondur. YÜZME Eski zamanlardan günümüze kadar yüzme, engelliler için önemli bir fizyoterapi ve rehabilitasyon yöntemi olmuştur. Spor olarak ise bugün artık yüzme yarışları, Paralimpik Oyunlar kapsamındaki en popüler ve geniş katılımlı spor karşılaşmaları arasındadır. Yüzme yarışlarına bütün engelli kategorilerindeki sporcular katılabilirler ve yarışırken hiçbir protez ya da herhangi bir yardımcı alet kullanamazlar. FURKAN ÇOLAKOĞLU 9/ATL


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Kıtalararası Şampiyon Galatasaray!

2008 Yılında Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, Kıtalararası Şampiyonayı namağlup kazanarak şampiyon oldu ve bir kez daha tarihe geçti. Bu şekilde tüm engellılerınde çeşitli spor dallarında basarılı olabileceğini bir kez daha tüm dünyaya kanıtlamıs oldu.

Furkan Çolakoğlu ATL 9

ÇANAKKALE GEZİMİZİN ARDINDAN…

Şehitler Gözlüyorsa: Ta uzaklardan gelmişlerdi gemileriyle;ki o gemiler ölüm taşıyordu mısır değil.Ya soyadları bile olmayan Mehmetler! Bingöllü ile Burdurlu , Ağrılı ile Aydınlı , Mardinli ile Muğlalı ,Bitlisli ile Bursalı… Yumurta ile değil güllelerle öldüler. Sen , ben ve de torunlarımız özgürce yaşayalım diye yalın ayak cepheye koştular öleceklerini bilerek uzaklardan gelen gemileri azalmış sayılarıyla geri gönderdiler. Bizlere vatan bıraktılar, soy bıraktılar.Ruhları şad olsun, sonsuz teşekkürler Korkuyorum ya bizleri gözlüyorlarsa… Çetin ÖZER - Matematik Öğretmeni


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Oğuzcan Çetin 10/C 272

Bu zamana kadar duymuş olduğum koca Seyit hakkındaki hikâyeler Çanakkale’ye gidene kadar bana inandırıcı gelmiyordu. Ama o Çanakkale atmosferinin içine girince ve Koca Seyit’in heykelini görünce bütün düşüncelerim tersine döndü ve o gerçeklerin içimde buldum birden kendimi izlediğim Çanakkale belgesellerinin de gördüğüm heykellere katılmasıyla tamamıyla 1915 Çanakkale savaşında savaştığım gözümün önüne geldi. Bir başka etkileyen olay ise Türkiye’nin dört bir yanından gelip savaşıp ta şehit olan askerlerin mezarlarını görünce insanın şekilden şekile girmesiydi. Emine Dilara 11/A Çanakkale’yi görmeden, isminin nereden geldiğini hiç düşünmezsiniz. Ne zaman Çanakkale’de bulunup kaleyi gezerseniz işte o zaman Çanakkale’nin isminin bileşik bir isim olduğunun farkına varırsınız. O Kale’yi görmeden, O top mermisinin 11 metrelik duvarı delemeden duvar içinde çakılı kaldığını görmezseniz burada büyük savaşlar verildiğini anlamazsınız. O top mermisi izine bakınca ne kanlar döküldüğünü burası için ne kadar savaşıldığını biraz olsun anlayabilirsiniz. Güzellik, Barış ve Dostluk burada çok hakim ne denide bunlar için, Barış için çok kan dökülmüş olmasıdır. Gülizar Örnek AT/10 İlk Çanakkale’ye gidişimdi. Yolculuk çok zevkli geçti. Çanakkale’ye gittiğimizde feribotla karşıya geçerken denizde Çanakkale’de çok güzeldi. Şehitleri savaş alanları görmek heyecan vericiydi. Çok yorulduk ama değdi. Rehberimizde her şeyi ayrıntısıyla anlattı. Mevlüt Taylan AT/10 33 Ben Çanakkale’ye gittiğimde en çok aklımda kalan şehitliği gezerken kendi memleketimden de bir kişinin şehit olduğunu görünce bir an içindeduygulandım ve kendimi onun yerine koydum. Ben kendimi onun yerine koyduğumda beni düşündürdü. Çünkü o şahısta aynı benim yaşımdaydı ve Benim memleketliydi. Onlar 15 yaşında iken okulunu bırakıp oraya yani Çanakkale savaşına gittiler ve Şehit oldular. Muhammed İşçi 10/B 273


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software Ben Çanakkale’ye gittiğimde benim en çok duygulandığım yer şehitler anıtıydı. Çünkü orda binlerce Türk, http://www.foxitsoftware.com For evaluation only. Kürt, Ermeni, Çerkez ve Laz şehitlerimiz vardı.Bundan da şunu anladım ki Türkiye Cumhuriyetinin Birlik ve Beraberlikle kazanılmasıdır.

Seda Kaya AT/10 24 Çanakkale’ye ilk gidişimdi. Çok heyecanlı ve mutluydum. Aslında pek güzel olmayan bir yolculuk bekliyordum fakat harika geçti. Eğlenceliydi. En çok görmek istediğim yerdi. Feribot çok eğlenceliydi. Sema Demir AT/10 39 Çanakkale’ye ilk gidişimdi. Göreceğim için çok mutlu olmuştum. Aslında doğruyu söylemek gerekirse eğlenceli bir yolculuktu. En sevdiğim yeri Şehitlik ve Aynalı çarşı.(gerçi sevmediğim yer yok) Kısaca her şey mükemmeldi. İlker Güven Dilibal AT/10 27 Çanakkale demek tarih demek yürürken tüyleriniz diken diken olur yürümeye korkarsınız çünkü altında 750.000 şehidimiz yatmakta düşmanlar bile neden geldiğini bilmeden başka vatanın uğruna olsa bile bizim Vatanımızda can vermiş, bizim şehitlerimiz olmuşlardır. Kutsal bütün ve beraber olarak nice 18 Martlara.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

BUNLARI DUNYADA BİR TEK TÜRKLER YAPIYOR

- "Nerelisin?" sorusuna cevap aldıktan sonra otomatikman "içinden mi?" diye sormak. - Amca, hala, dayı, teyze, görümce, kayınço, enişte, elti, bacanak, kaynana, kayınpeder, baldız, yenge, amca oğlu, hala oğlu, dayı oğlu, vb. gibi akrabalık terimleri. - Gelin - Kaynana çekişmesi. - Kuru fasulye - pilav - cacık, - At - avrat - silah, - Metin - Ali - Feyyaz, - Karpuz, peynir ,ekmek, vb. gibi üçlemeler. - Yürüyüş veya dolaşma esnasında eline tespih, değnek, sopa, vb. almak. - Yabancı dil öğrenirken önce küfürleri öğrenmek, yabancılara Türkçe öğretirken önce küfürleri öğretmek. - Yolculuk esnasında yanındakine "Yolculuk nere hemşerim?" diye sorarak muhabbete başlamak. - Mektuplarda "büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden" öpüp,"kestane kebap, acele cevap" beklemek. - Kendini tanıttıktan sonra diğer yarışmacı arkadaşlara başarılar dilemek. - Japonları kastederek "Adamlar yapmış abi!" demek. - Ortaokul lise ve askerdeki anı - hatıra defterlerine yazarken "bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için..." diye başlamak. - "Bizim askerdeyken bir çavuş vardı..." diye başlayan askerlik anıları. - Ütü ütülemek, su sulamak, boya boyamak, uyku uyumak, yangın yanması, ölü ölmesi, vb. gibi dumur yaratan deyimler. - "Geldiniz mi?" veya "Siz mi geldiniz?" gibi gereksiz sorular. - "Kim o?" sorusuna "Ben!" diye cevap vermek. - Telefonu açan kişiye kendini tanıtmadan "Orası neresi?" veya "Sen kimsin?" gibi sorular sormak. - Neredeyse herkese, her şeye takma isim bulmak. - Misafir gelince hemen çay suyu koymak. - "Senin paran burada geçmez!" deyip karsıdakinin eline sarılmak. - Paraları cüzdana veya cebe koyarken Atatürklerin aynı tarafa gelmesine dikkat etmek. - Düğün, lokanta, vb. gibi yerlerde masaları birleştirerek oturmak. - Büyüklerin "Biz sizin yaşınızdayken..." diye başlayan serzenişleri. - Düğünlerdeki takı merasimleri. Otobüs, uçak, hastane, vb. gibi cep telefonu kullanmanın yasak olduğu yerlerde gizli gizli cep telefonu ile konuşmak. - "Hamili kart yakınımdır!" - Yüzsüzce rüşvet istedikten sonra abartıp "Helal et!" demek. - Bir ise başvururken muhtardan onaylı ikametgâh, fotoğraf, nüfus cüzdanı sureti, noterden onaylı diploma fotokopisi, askerlik belgesi, vb. gerekmesi


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only. HİÇBİR İŞE YARAMAYAN AMA KAÇINILMAZ BİLGİLER

Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır. Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür. İnek sütünün pH değeri 6'dır. Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir. Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir. Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar. Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur. Kedilerin beyninde 32 adet kas vardır. Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur. Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer Çin şehirlerinde büyük sellere neden olacak. Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak. Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wrigleys marka sakızdır. Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır. Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar. Meşe ağaçları elli yaşına gelmeden meşe palamudu üretemezler. Aslanlar bir günde 50 kez sevişebilirler. İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak baş parmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir. Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır. Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde "başkent" anlamına gelmektedir. Kanada, Kızılderili dilinde "büyük köy" anlamına gelmektedir. İngilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikayesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur. Sahra Çölündeki Tidikelt kasabasına on yıl boyunca hiç yağmur yağmamıştır. Başkan John F. Kenndy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi. Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır. Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı.1878 yılının şubat ayında Connecticut New Haven'da yayımlanmıştı. Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir. Ünlü çizgi film kahramanı Temel Reis, 1919 yılında Elzie Crisler Segar tarafından yaratıldı. İlk çamaşır makinesı 1907 yılında Hurley Machine Co. Tarafından pazarlandı. Kıta isimlerinin hepsi aynı harfle başlayıp aynı harfle biter. Avustralya'daki tuvaletlerin sifon suları saat yönünde akar. ABD'de, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır. Ortalama bir erkek, hayatının 3350 saatini tıraş olmak için harcar. Geçen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır. Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir. Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır. İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir. Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır. Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı. Her 25 kişiden biri astım hastasıdır. Dünyadaki hayvanların yüzde sekseni altı ayaklıdır. Uranüs, çıplak gözle görülebilen bir gezegendir. Kaptan Cook, Antarktika hariç bütün kıtalara ayak basan ilk insandır. Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır. Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer. Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika'dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir. Charles Dickens, uykusuzluk hastalığına yakalanmıştı. Sadece yüzünü kuzeye dönerse


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software

uyuyabileceğine inanıyordu. http://www.foxitsoftware.com For evaluation only. Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya'nın Ishigaki Adası'nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır. Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür. Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta Çin'dir. Kış aylarında, Moskova'daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar. Rusya'da doğudan batıya doğru seyahat edilirse, yedi saat kuşağı geçilir. Norveç'in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gündüz güneşli geçer. Sadece dişi sivrisinekler ısırır. Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır. Hindistan'daki yıllık doğum sayısı, Avustralya'nın toplam nüfusundan fazladır. Rusya'nın dörtte biri ormanlarla kaplıdır. Tarih boyunca yeryüzünde bulunan altın 200 kat daha fazlası okyanuslarda bulunmaktadır. Köpeklerin ter bezleri ayaklarındadır. Yazar Rudyard Kipling sadece siyah mürekkep kullanırdı. Mickey Mouse'dan önce en meşhur çizgi film kahramanı Felix The Cat'di. Larry Hagman (JR.)Dallas dizisinin setinde hiç kimsenin sigara içmesine izin vermezdi. Salatalığın yüzde 96'sı sudur. Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır. Peru'da hiç umumi tuvalet yoktur. Timsahlar renk körüdür. Yarım kilo bal yapabilmek için arılar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundadırlar. Tarantulalar iki buçuk yıl yiyeceksiz yaşayabilirler. Havuca rengini karoten verir. İnciler sirkede erir. Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir. İnternetin yıllık büyüme yüzdesi 314.000'dir. Rodin'in ünlü 'Düşünen Adam' heykeli aslında İtalyan şair Dante'nin portresidir. En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa'dır. Sihirli sözcük 'abrakadabra' ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek için söylenmişti. Marilyn Monroe'nun altı ayak parmağı vardı. Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamıştı. Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay'da düello yapmak yasaldır. Eiffel Kulesi'nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak vardır. SOBANIN HİKMETİ Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropolog'dan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 metre kadar yukarıda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi " adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş";


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software

jeolog, burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan http://www.foxitsoftware.com herhangi bir For deprem evaluation anında only. sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarıda olmasının nedenini sorarlar.. ,Adam cevap verir: "Boru yetmediydi.

Torununuz Ödesin Cebinde meteliği yoktu. Bir lokantanın önünde durdu, gözü vitrinde bir levhaya takıldı: "Girin ve istediğinizi yiyin. Hesabınızı torununuz ödesin." Adam, "tam bana göre", diye mırıldanarak içeri daldı. Havyar, ıstakoz, karides, kuzu pirzolası... Doyduğu halde ne varsa söyledi. Yemeği bitirince, çıkmak üzere hazırlandı. Fakat garson yetişip, hesap pusulasını burnuna dayamasın mı? Hem de tuzlu bir hesap... "Ama", diye derhal itiraz etti bizimki tabii. "Kapıda hesabınızı torununuz ödesin diye yazmıyor mu?" Garson gayet nazik cevap verdi: "Yazıyor tabi efendim. Ama bu size takdim ettiğim hesap, sizin büyükbabanızın."

Temele Mercedes Lazım Bizim Temel ile Cemal bir gün lüks bir otelin lobisinde güzel bir kadın görürler. Temel der ki, - Ula Cemal, gidip bi bakayım, bu kadın bize pas verir mi? Temel yaklaşır kadına, sorar : - Benimle bi yemek yemek ister misunuz ? - Bahse girerim şu kapıdaki Mercedes sizin degil. - Değildur. - Söyle iyi durumda bir banka hesabınız da yoktur sanırım. - Yoktur. - Karadeniz kıyılarında şöyle iki katlı bir çiftlik eviniz de yoktur heralde. - Yoktur. - Hadi o zaman çek arabanı!

TEMEL VE AZRAİL Azrail temelin yanına gelir ve kardeş vaktin tamam hadi gidelim der. Temel de uyanık ya yalvarır bana 5 yıl süre ver ondan sonra gel al canımı azrail tamam der temel de kendi kendine pilot olursam beni havada yakalayamaz derken 5yıl sonunda azrail pilot temelin yanına gelir ve vakit doldu gidelim der.temelde şimdi canımı alsan arkada 300 yolcu var onlar ne olacak der azrail : oglum hepinizi bir araya getirene kadar anam ağladı zaten.


Temel boynu bükük döner Cemal`in yanına : - Ula Cemal, benim Limuzini sana versem Mercedesini bana verir misun? - Verirum Temel`im - Bi telefon etsem kendi bankamda bana hesap açarlar mi ? — Açarlar Temel`im. - Tamam o da kolay da, herhalde bizim peder üçüncü katı yıkmama izin vermez...

Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

ŞAKA Bir gün Temel balığa çıkar. İyi bir avdan sonra bir tekne balık tutar. Birden hava patlar ve çok büyük bir fırtına çıkar. Temel dua etmeye başlar.Tanrım beni bu fırtınadan kurtarırsan bütün bu balıkları fakirlere dağıtacağım der içinden. Hava bir zaman sonra düzelir.Temel evine dönmeye başlar.Bir tarafdanda balıklara bakar ve içinden bu balıklar fazla yarısını dağıtsam olur der. Biraz daha sonra balıklara tekrar bakar ve bu balıkların yarısıda çok fazla, ben bunların çeyreğini dağıtsam olur der. Biraz daha zaman geçer Temel tekrar balıklara bakar.Tam o sırada hava tekrar bozulur.Temel kafasını gökyüzüne diker ve şöyle der: -Haçen sende şakadan heç anlamiyesun...


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software

BİZİM ÇİZGİLERİMİZ http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.


Generated by Foxit PDF Creator Š Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.


Generated by Foxit PDF Creator Š Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

(BU ARAŞTIRMAYI MUTLAKA OKUMANIZ GEREKİR!) Kazlardan Öğrenecek Çok Şey Var

Göç eden yaban kazlarının havada süzülürken “V” şeklinde uçtuklarını görmüşsünüzdür. Bilim adamları neden bu şekilde uçtuklarını araştırmışlar.

“V” şeklinde uçulduğunda, uçan her kuş, kanat çarptığında arkasındaki kuş için, onu kaldıran hava akımı yapıyormuş. Böylece “V” şeklinde bir formasyonda uçan kaz grubu, birbirlerinin kanat çırpışı sonucu ortaya çıkan hava akımını kullanarak uçuş menzillerini %70 oranında uzatıyorlar Yani tek başına gidebilecekleri maksimum yolu grup halinde neredeyse ikiye katlıyorlar. Bir kaz “V” grubundan çıktığı anda uçmakta güçlük çekiyor. Çünkü diğer kuşların oluşturduğu hava akımının dışında kalmış oluyor. Bunun sonucunda, genellikle gruba geri dönüyor ve yoluna bu şekilde devam ediyor.

“V” grubunun başında giden kaz hiçbir hava akımından yararlanamıyor. Bu yüzden diğerlerine oranla daha çabuk yoruluyor. Bu durumda en arkaya geçiyor ve bu defa hemen arkasındaki kaz lider konumuna geçiyor. Bu değişim sürekli yapılıyor; böylece her kaz grubun her noktasında yer almış oluyor.

Uçuş hızı yavaşladığında gerideki kuşlar, daha hızlı gitmek üzere öndekileri bağırarak uyarıyorlar.

Gruptaki bir kuş hastalanırsa ya da bir avcı tarafından vurulup uçamayacak duruma gelirse; düşen kuşa yardım etmek üzere gruptan iki kaz ayrılıyor ve korumak üzere hasta /yaralı kazın yanına gidiyor. Tekrar uçabilene (ya da eğer ölürse, ölümü-ne kadar) onunla beraber kalıyorlar; yaralı kuşu asla terk etmiyorlar. Daha sonra kendilerine başka bir kaz grubu buluyorlar. Hiçbir kaz grubu bu şekilde katılmak isteyen kazları reddetmiyor…

Bu araştırmadan acaba neler çıkarttınız? Çıkarttığınız sonuçları arkadaşlarınızla ya da Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisini ziyaret ederek tartışabilirsiniz.

İÇ DİSİPLİN NEDİR? Her zaman yaptığınız veya yapmak zorunda olduğunuz işleri iki şekilde yaparsınız: Ya onları siz yaparsınız ya da işler kendilerini size yaptırırlar. Zorda olsa işlerinizi zevkle yapmak istiyorsanız, yapan siz olmalısınız. İradeli olmanın temeli idraktır. İdrak, iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, güzeli çirkinden ayırma yeteneğidir.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software

Neyin doğru olduğunu bilmekle doğru yolda kalabilmek aynı şey değildir. Bunun iradelionly. olmak gerekir. http://www.foxitsoftware.com Foriçin evaluation Kendiniz için olumlu bulduğunuz davranışları görüp bunu hayatınıza geçirmelisiniz. Bunları yapmak için dışarıdan kontrol bağımlılığından kurtulup içerideki gücünüzü harekete geçirmelisiniz. İç disiplin, sizi iyiye, doğruya güzele götürür; başarının yollarını açarak ilerlemenizi sağlar. Yapmanız gereken ile yaptıklarınız arasında bir uçurum varsa, genellikle “yumurta kapıya dayanınca” harekete geçiyorsanız, rahatınıza düşkün ve bundan rahatsızsanız iç disiplininizi geliştirmeye ihtiyacınız var demektir. Tembel insan yoktur sadece kendini harekete geçirecek kadar güçlü esin kaynağı olmayan insanlar vardır.

İç Disiplininizi Geliştirecek Uygulamalar

1. Bir şeyi yapmak için ne kadar nedeniniz varsa, onu yaparken kendinizi o kadar güçlü hissedersiniz. Nedenlerinizi tekrar bir kağıda yazarak gözden geçirmeye ne dersiniz? 2. Balık ne kadar büyük olursa olsun lokmalar halinde yiyeceksiniz. Emin olun ki tek lokmada yutulan şeylerin birçoğu midenizi rahatsız eder. ( Zoru parçalara ayırın) 3. Başarılarınızı küçük görmeyin. Her başarınız için kendinizi övgüyle de olsa ödüllendirin. 4. Yapmanız gereken amaçlarınıza bitirme tarihleri verin, bunları yazın ve bunu bu tarihte bitireceğinizi bir başkasına söyleyerek paylaşın. (Bitirme zamanı olmayan işler bitmez!) 5. Hedeflerinize ulaştığınızda size neler katacağının hayalini kurun. 6. İç disiplininizi engelleyen düşüncelerinizi bir deftere yazın. Sonra yazdıklarınızı değerlendirin. Çözebileceğinizi çözün. Çözemediğiniz için rehberlik servisine uğrayın. 7. Sizi motive eden sözleri bir panoya asın. 8. Bir şeyin size verilmesi beklentisinden kurtulun. Neye ihtiyacınız varsa bunu görün ve harekete geçin. 9. Yapabilecekleriniz için kendinize güvenin. Sınav Kaygısı ve Olumlu Başa Çıkma Yolları Kaygıyı, gelecekte olma ihtimalini düşündüğümüz olumsuz düşünceler olarak görebiliriz. Türkiye de öğrencilerimizin büyük bir çoğunluğu yüksek sınav kaygısı yaşıyor. Kaygı girdabına girmiş bir öğrencinin aklından geçenleri şu şekilde örneklendirebiliriz; v v v v v v v

Sınav günü her şeyi unutacakmışım gibi geliyor. Başaramazsam herkes benim hakkımda kötü düşünecek. Sınav kötü geçecek, bunu biliyorum. Heyecanlanıp her şeyi unutacakmışım gibi geliyor. Arkadaşlarımın performansı benimkinden iyi. Onlar sınavda iyi not alır ben alamazsam kimsenin yüzüne bakamam. Vs. vs. vs.


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software

Buna benzer iç konuşmalar bizdeki kaygıyı gösterir. Ancak hemen şunu ekleyelim.For Bu evaluation düşüncelere sahip herkes http://www.foxitsoftware.com only. de kaygının var olduğunu söylemek yanlış olur. Çünkü burada bahsedilen kaygı bizim günlük hayatımızı etkileyen, sınavlarda soru çözmemizi engelleyecek kadar yoğun heyecana neden olan, ders çalışmamızı engelleyen kaygıdır. Bunun dışında her normal kişi yukarıda geçen düşünceleri aklından geçirir. Ancak bu düşünceler onun ders çalışmasına engel olmaz.

Sınav kaygısı kötü bir durum mu? Hiç yararı yok mu? Farz edelim korkusuz bir insanız. Hiçbir şeyden korkmuyorsunuz. Acaba kendinizi tehlikelerden korumak için önlem alır mıydınız? Hiç sanmıyorum. Korkmadığınız için her tehlikeye önlem almadan atılırsınız. Netice; canınızdan olursunuz. İşte böyle bir şey yaşanmaması için belli bir düzey de korku yaşamak gerekmektedir. Sınav kaygısını da bu şekilde değerlendirebiliriz. Belli bir düzeyde kaygı yaşamak bizi motive eder. Ders çalışırken bizi uyanık yapar. Sınav esnasında zamanı daha dikkatli kullanmamızı sağlar. Kısaca bize enerji katar. Hiç sınav kaygısı yaşamayan öğrencilere baktığımızda göreceksiniz ki ders çalışmada isteksizdirler. Hedefleri yoktur. Bu bakımdan aşırı kaygı olması nasıl olumsuzsa hiç kaygı olmaması da iyi değildir.

Sınav Kaygısı İle Başa Çıkmak İçin Ne yapılabilir? Öncelikle şunu unutmamak gerekir. Önemli olan sınav kaygısını yok etmek değil, sınav kaygısıyla yaşamayı öğrenmektir. Belli bir düzey de kaygının içimizde var olmasını normal kabul etmeliyiz. Ölçümüzü böyle ayarladıktan sonra yukarıdaki soru başlığını şu şekilde değiştirerek soralım. Aşırı sınav kaygısı ile nasıl başa çıkabilirim?

Bu konuda size önereceğim üç yol var. Ancak bunlar bir bütün olarak uygulanırsa daha faydalı bir sonuç alınacaktır. Doğru nefes alma Fizik egzersizi Düşünce biçimini düzenleme

A)

Doğru nefes almak:

Doğru nefes vücudu rahatlatır, gevşenmeyi sağlar. Vücutta daha fazla oksijen yakılmasından dolayı, öğrenme sırasında beyinde meydana gelen protein bağlarının kurulmasını sağlar. Oksijenin vücudun en uç noktasına gitmesini ve stresin ortadan kalkmasını ya da azalmasını sağlar. Doğru nefes alma nasıl olmalı: Doğru nefes almada akciğerin tamamı oksijen ile dolar. Sağ elinizin avuç içini midenize, sol elinizi göğsünüze koyun. Nefes aldığınızda sağ eliniz hareket ediyorsa doğru nefes alıyorsunuz demektir. Günde 40-50 defa doğru nefes alma egzersizi yapmak kaygıyı düşürür.


B) Düzenli fizik egzersizi:

Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

Fizik egzersizinin yararları: -

Kas gevşemesi

-

Zihinsel gevşeme

-

Yapılan işte etkinliğin artması

-

Enerjide artış

-

Endişelerde azalma

-

Daha iyi sağlık

-

Duygusal rahatlık

-

Kendine güven artışı

Günde 10-20 dakika düzenli egzersiz yapmanın sınavlara hazırlanan gence sağlayacağı yararlardan birincisi kaygıyı azaltması, ikincisi öğrenmede etkinliğin artması. Gerginliğin damarlarda daralmaya neden olduğu için hücrelere giden kan miktarında azalma olur. Sınav stresini yaşayan gencin durumu budur. Bu da hücrelerin yetersiz beslenmesi demektir. Bu durumda vücutta salgılanan bazı maddeler öğrenmeyi zorlaştırır ve hücrelerin kapasitelerini tam manasıyla kullanamamasına neden olur. Fizik egzersizi öğrenmeyi kolaylaştırır. Fiziksel egzersizden sonraki rahatlama sırasında salgılanan seratonin adındaki madde öğrenmek için gerekli olan zihinsel ortamın doğmasına neden olur. Bir fizik egzersizi programı tamamlandığı zaman yorgunluk hissedilmemeli. Zıplayarak yapılan yorucu hareketlerden kaçınılmalı. Sağa sola eğilme, öne eğilerek eli yere değdirme, dizleri bükerek yere eğilme hareketleri yapın. C) Düşünce biçimini düzenlemek: Kaygıyı azaltmak için pratik öneriler: Sınav için olumlu düşünün. Sınavdan önce zihninizde geçmişteki başarısızlıklarınızı değil başarılarınızı düşünün. Kendinize güvenin “Mahvolurum” “hapı yutarım” gibi düşüncelerin problemi çözmeye yararı olmadığını unutmayın. Sınav bilgilerin ölçülmesidir, kişiliğinizin değildir. Başarılı olunca çok değerli, başarısız olunca az değerli olmayacağınızı bilin. Yapamayacağım, başaramayacağım şeklindeki düşüncelerden kurtulun. Bu düşünceler sınavı baştan kaybetmenize neden olur. Daha önceki başarısızlıklar sebeplerini araştırın. Onları telafi edilmesine çalışın. Başka bir deyişle, aynı sebeplerin yeni bir başarısızlığa yol açmasına izin vermeyin. Yanlışlarınız üzerinde durup kendinizle sürekli kavga etmeyin. Yanlış yaptığınızda bunu kabul edin, bunun için pişmanlık duymak yerine bir sonraki sefer için tecrübe olarak kabul edin.

Değerli öğrenciler aklınıza gelen olumsuz ihtimalleri (bu ihtimal örneklerinden birkaçı sınav kaygısı yazımızın başında verildi), şu sıra ile sorgulayın: 1. Bunu şimdi düşünüyor olmam, öğrenmemi ve çalışmamı kolaylaştırıyor mu? 2. Böyle bir sonuç almamak için gereken şeyleri yapıyor muyum, ya da oturup sadece düşünüyor muyum? 3. Elimden geleni mi yapıyorum; yoksa elimde olmayanlara mı daha çok dikkatimi harcıyorum?


Generated by Foxit PDF Creator © Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.

İESOB Rehberlik Servisi

OKULUMUZDAN HABERLER İzmir Büyük Şehir belediyesinin düzenlediği 85. yıl Cumhuriyet bayramı Güreş İzmir il birinciliğinde okulumuz öğrencilerinden 9/F Tuncay DEMİR, 9/A Ali ALGÜN 2. Oldular.

Buca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 85. yıl Cumhuriyet kupası Gençler futbol müsabakasında grupta 3. olduk.

Katılan öğrenciler 1- Zeki DALAK 2- Ozan Talip TUNA 3- Ege Can ÖYKÜNÇ 4- Umut DAĞDEMİR 5- İsa FİDAN 6- Onur Can ÇALIŞKAN 7- Gökhan SAYİ 8- Mustafa DALAK 9- Mustafa ÇITAK 10- Akın EROĞLU 11- Ozan ŞEKER 12- Hilmi MUT 13- Halil KARASAKAL


Generated by Foxit PDF Creator Š Foxit Software http://www.foxitsoftware.com For evaluation only.


qdasasdasadad