Page 1

İDDEF BİR İSMAİLAĞA KURULUŞUDUR.

TEBLİĞ RUHU “Her şey durur, tebliğ durmaz.” İDDEF’in Üç Aylık Ücretsiz Faaliyet Bültenidir.

Zilhicce - Muharrem - Safer / Ekim - Kasım - Aralık

Suriye’de İlmî ve İnsanî Yardımlarda Bulunduk

Kanayan Yara Suriye

Suriyeli Kardeşlerimize Battaniye Dağıttık

42 14

8 Habeşistan’da Kız Medresemiz Dualarla Açıldı

Suriyeli Kardeşlerimiz İçin Fatih Camii’nde Dua Ettik

26

DDEF, sahabe-i kirâma Arabistan dışında ilk kollarını açan Etiyopya’da (Habeşistan) ilmî ve insanî projelerine yenilerini ekliyor. 38

İNSANA DEĞER VEREN DERNEKLER FEDERASYONU


SURiYE’DE KARDEŞLiK ÖLMESiN!

Suriyeli kardeşlerimiz zor şartlarda yaşam mücadelesi veriyor. Yardımın gecikmesin, kardeşlik ölmesin!

İNSANA DEĞER VEREN DERNEKLER FEDERASYONU

0212 621 00 65 www.iddef.org

HESAP NUMARALARIMIZ

AYRINTILI BİLGİ İÇİN

Bir Battaniye 15 ¨ Bir Çuval Un 45 ¨

Kuveyt Türk Bank Asya Albaraka Türk Türkiye Finans Ptt

6186 759-4 3333 608-1 1542 719-4 1614 319-1 8850 583-4

İDDEF BİR İSMAİLAĞA KURULUŞUDUR


İDDEF İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu faaliyet Bültenidir. Ekim - Kasım - Aralık Zilhicce - Muharrem - Safer 2012 Sayı:3 İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu Adına Sahibi M. Şevket USTAOSMANOĞLU Genel Yayın Yönetmeni Mehmet TURAN Editör A. Halil AKAR Yayın Kurulu A. Halil AKAR Enes YUŞAN Müsahhih A. Halil AKAR Tasarım Enes YUŞAN Baskı Gümüş Basımevi Adres Balat Mahallesi Manyasızade Cad. Manyasızade Çıkmazı No:1/A Fatih-İstanbul/TÜRKİYE Tel: +90(212) 621 00 65 www.iddef.org

Editörden... 20 Ülkede Onlarca Bölgedeydik Dünyanın dört bir yanında Ümmet-i Muhammed’in büyük heyecan ve coşkuyla kutladığı kurban bayramını, 20 ülkedeki organizasyonlarımızla, emanetlerinizi talebelere, hastalara, yaşlılara, yetimlere, yoksul ve yoksunlara, velhasıl ehillerine ulaştırarak idrâk ettik, elhamdülillah. Allâh bizleri 2012 Kurban organizasyonunda onbinlerce kişiye ulaşmaya muvaffak kıldı. Bu hayır, vasıta ve hizmet vazifesini, ibadet titizliği ile yerine getirmenin huzurunu yaşarken,

‫الدال على اخلري كفاعله‬ “Hayra vesile olan, onu yapan gibidir” [Tirmizi, İlim, 14] hadîs-i şerîfi müjdesiyle müjdelenenlerden olduğumuzu umduk. Suriye’de Sabır 3. Yıla Uzanıyor Suriye’de terörize olan yönetime karşı mânevi bir mücadeleye dönüşen intifada, sömürgen dünya tarafından umursamaz bakışlarla sıradan bir mezalim tiyatrosu gibi seyrediliyor. Bu onurlu mücadelenin, ehli sünnet Müslümanların haklarının gasp edildiği, zulme uğratıldığı ne ilk, ne de son perde olmadığı muhakkak. Bugün benzerinin vâkî olmadığı zulmü, Suriye’de, kendi topraklarında yaşayan o mazlum Müslüman halk, Rabbisinin buyurmasıyla, “O’ndan gelene yine O’na sığınarak” ve sabırla bu günlere göğüs geriyor, mücadele ediyor:

َ‫ت وَبَشِّرِ الصَّابِرين‬ ِ ‫س وَالثَّمَرَا‬ ِ ُ‫ص مِ َن الْاَمْوَا ِل وَالْاَنْف‬ ٍ ْ‫ع وَنَق‬ ِ ‫ف وَالْجُو‬ ِ ْ‫ء مِ َن الْخَو‬ ٍ ْ‫َولَنَبْلُوَنَّكُمْ ِبشَي‬ Andolsun ki elbette sizi (koruduğumuz bunca belâya nazaran) çok az bir şeyle; korkuyla ve açlıkla, bir de mallardan, canlardan ve mahsullerden biraz eksiltmeyle mutlaka imtihan (edenin muamelesine tâbî) edeceğiz. (Habîbim!) O (belâlara) sabreden kişileri (cennetle) müjdele. [Bakara sûresi, 155. Âyet] “Suriye’de Kardeşlik Ölmesin” kampanyamıza artarak devam eden destekleriniz, Suriye’nin içinde doğrudan ihtiyaç sahibinin kendisine yardım dağıtımı yapabilen birkaç kuruluştan biri olmamız hasebiyle, sorumluluğumuzu en üst seviyede hissetmemize vesile oluyor. Aynî ve nakdi desteklerinizle Suriye’de bombardıman altında fiziki varlığımızı Atma’dan Kah’a, İdlib’den Halep’e, Hama’dan Lazkiye’ye, Şâm’a kadar sürdürebilmenin yanında, kurduğumuz çadır medreselerde sayıları 300’e ulaşan talebelerimiz ve yüzlerce kişiyle aynı anda namaz kılabildiğimiz çadır mescidlerimiz ile mânevi olarak da bu kardeşliği temsil edebilmenin memnuniyetini yaşıyoruz.

‫حسَناً فَيُضَاعِ َفهُ َلهُ وَ لَهُ أَجْرٌ كَرِيم‬ َ ً‫مَنْ ذَا الَّذى يُقْرِضُ اهللَ قَرْضا‬ Kimdir işte o (bahtiyâr) kimse ki; (ihlâs ve gönül hoşluğu ile dinî hizmetlere harcama yaparak veya borç isteyene faizsiz para vererek) güzel bir ödünçle Allâh’a borç verecek de, O da kendisi için o(bağışta bulunduğu)nu birçok katlara katlaya(rak artıra)caktır, üstelik (buna ilâveten) onun için pek değerli büyük bir mükâfât olacaktır. [el-Hadîd sûresi, 11. âyet] Allâh’a emânet olunuz.


yolumuz uzun, hedefimiz büyük...

İNSANA DEĞER VEREN DERNEKLER FEDERASYONU

2012 Zilhicce - Muharrem - Safer Ekim - Kasım - Aralık

32

Tebliğ Anadolu’da!

34

İstanbul, Tebliğ İstişare Toplantısı Yapıldı

36

Gana’da Su Bereketi


4

Hicret

6

Firavun, Karun, Haman... Küfrün Saç Ayakları

8

Kanayan Yara Suriye

İÇİNDEKİLER

10 Suriye’de Mescit ve Medreseler İnşa Ederek Kardeşlerimizin Ahiretlerini de Düşündük 12 Suriye’de Bulunan Kampları Ziyaret Ederek Kardeşlerimizin Yanında Olduk 14 Suriyeli Kardeşlerimize Battaniye Dağıttık 16 Suriye’de 15 Ton Un Dağıtarak Kardeşlerimizin Sofralarında Aş Olduk 18 Yardımların Sıhhatli Ulaşması İçin Türkiye ve Suriye’de Depo Tesis Ettik 20 Suriye’deki Kardeşlerimize Toplanan Yardımların Ulaştırılması 22 Suriyeli Ehl-i Sünnet Âlimler İle Manevî Güçlü İrtibatlar Kurduk 24 Çadır Kentteki Gençlere Yaz Eğitimi Verdik 25 Suriyeli Yaralı Kardeşlerimize Yardım Ettik 26 Suriyeli Kardeşlerimiz İçin Fatih Camii’nde Dua Ettik 30 Suriye’deki Kardeşlerimiz İçin Neler Yapabilirsiniz? 32 Tebliğ Anadolu’da! 34 İstanbul Tebliğ İstişare Toplantısı Yapıldı 36 Gana’da Su Bereketi 38 Habeşistan’da Kız Medresemiz Dualarla Açıldı 40 Gine’de Yapılan Hizmetler Yerinde İncelendi 42 Burkina Faso’da Yarım Kalan Mescidi İDDEF Tamamlıyor 44 İstanbul Daru’l Erkam Medresemiz Meyvelerini Vermeye Başladı 46 İDDEF Afrika’da İrşad Çalışmalarına Devam Ediyor 48 Kurban İbadetini Ümmetle Yaşadık 50 Ümmet Sevgisi 52 Pakistan’da Alimler Bir Araya Geldi 54 Türkiye-i Mahbûbe 56 İsrafa Son Verelim, Afrika’ya Yüzümüzü Dönelim 60 İDD Kervanı: Erzincan Gül Derneği

38

Habeşistan’da, Kız Medresemiz Dualarla Açıldı

48

Kurban İbadetini Ümmetle Yaşadık

56

İsrafa Son Verelim, Afrika’ya Yüzümüzü Dönelim


HİCRET

Yeryüzünde tek bir Allâh’a kulluk edilmede, yani Tevhid mücadelesinde en önemli kilometre taşlarından biri hicrettir. Hicret basit bir göç olayı değildir. O, Tehvid mücadelesinde iki ucu birbirine bağlayan köprüdür, sırattır, Allâh için Allâh’a kaçıştır. Hicret, imanın Medine’sine açılan kapıdır. İmanı olmayan, iman için olmayan hicret değildir. Olsa olsa hicret adı altında bir kaçış ve hicretten firardır. Hicret, işkenceden kurtuluş hareketi de değildir. Mü’min sürekli bir hicret içinde olmalıdır. Hz. Rasul’ün “Muhacir, günahtan, isyandan, kötülüklerden kaçandır.” sözü hicretin kesintisiz oluşunu ifade eder. Yani kesintisiz olarak ruhsal alanda Allâh’a dönüş hareketidir.

Kur’ân-ı Kerîm de “Allâh’a kaçın” emriyle bu hicreti emretmektedir.

Ashab-ı Kehf’in hicreti imanı korumaya yönelik bir hicretti. Ashab-ı Kehf’in önünde iki tercih vardı; ya yeniden şirke dönmek ya da ölmek veya hicret etmek. Onlar hicret etme yolunu seçtiler. Allâh da üzerlerine rahmetini yaydı, onları kavimlerinin zulmünden kurtardığı gibi kendilerinden sonraki ümmetler için bir örnekte yaptı ve hatıralarını ölümsüzleştirdi.

Bizlere gelince heyhat!..

Hiç olmazsa, televizyonlu bir odadan, televizyon olmayan odaya kaçarak bir hicret yaşayalım! Mahmut USTAOSMANOĞLU Efendi Hazretleri Kuddise Sirruhu


ِ‫الرحِيم‬ َّ ِ‫الرحْ َمن‬ َّ ِ‫سمِ الّله‬ ْ ‫ِب‬ ِ‫اِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَالَّذِينَ هَاجَرُوا وَجَاهَدُوا فِى سَبِيل‬ ٌ‫َاللهُ غَفُورٌ رَحِيم‬ َّ ‫اللهِ اُوآلئِكَ يَرْجُونَ رَحْ َمةَ اللَّهِ و‬ َّ (Müşriklere saldıran Abdullah ibni Cahş serriyesi, sadece günahtan kurtulmakla kalmayıp, üstelik sevap da kazanmışlardır, zira) o kimseler ki iman etmiştirler, (vatanlarından din için) iman etmiştirler ve Allâh yolunda (müşriklere) cihat yapmıştırlar, işte gerçekten ancak onlar Allâh’ın rahmetini umabilirler. (Çünkü) Allâh (kulların, ihtiyatı terk ederek yanlışlıkla yaptıklarını çokça bağışlayan bir) Ğafûr’dur; (kendilerini çok esirgediği için, ecir ve sevaplarını zâyi etmeyecek bir) Rahîm’dir. Bakara Suresi 218. Ayet


Firavun… Karun… Haman… Küfrün Sac Ayakları Bu üçlü “İlahlığını ilan eden insanı” oluşturan unsurlardır. Firavun, gücün, zorbalığın, zulmün sembolüdür. Mülke sahip olabilmek için çeşitli yollara başvurur. İstediklerini asar, keser, zindanlarda çürütür, çocukları doğrar. Karun, servet sahibidir. Onun için önemli olan kazanmaktır. Kazancın nereden gelip nereye gittiği önemli değildir. İnsanları zehirleyerek kazanır, başkalarının alın terinden kazanır, aldatır, kandırır. Karun firavunla el eledir. Firavunu servetiyle destekler. Çünkü servetinin geleceği bir bakıma Firavunun elindedir. Hatta Firavun saltanatı da Karun’un servetine dayanır. Firavun, Karun’un servetini yasallaştırır, Karun da servetini onun ayakları altına serer. Firavun ve Karun’un en büyük destekçisi Haman’dır (bilgin rahip haham). Şirkin at koşturacağı ortamı bunlar hazırlar. İnsanların zihinlerine, düşüncelerine bunlar hükmeder. En büyük sahtekarlıkları kesin hükümlermiş gibi kabul ettirir, bir bakıma beyin yıkarlar. İnsanları eğiterek onları istedikleri biçimde düşünen ve davranan robotlara çevirirler.

Bu gurubu besleyen Karun’dur, Karun’u da koruyan Firavun. İşte bu üçlü, küfrü ayakta tutan üçlü sac ayağıdır. Zaman akıp gider, kişiler değişir ama bu sistem asla değişmez.

Obama olur, holding olur, medya olur.

Bizim vazifemiz Hz. Musa gibi olabilmek; küfrün kucağında da yaşarız, bizim için deniz de ortadan ikiye ayrılır. Mahmut Şevket USTAOSMANOĞLU İDDEF Genel Başkanı


ِ‫الرحِيم‬ َّ ِ‫الرحْ َمن‬ َّ ِ‫سمِ الّله‬ ْ ‫ِب‬ ِ‫وَقَارُونَ وَفِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَلَقَدْ جَاءَهُمْ مُوسَى بِالْبَيِّنَات‬ َ‫فَاسْتَكْبَرُوا فِي الَْأرْضِ وَمَا كَانُوا سَابِقِني‬ Kârûn’u da, Firavun’u da, Hâmân’ı da (feci şekilde helâk ettik)! Andolsun ki; Mûsâ onlara (Tevrât kitabı, ejderhaya dönüşen asâ ve güneş misali parlayan el gibi) pek açık deliller getirmişti de, onlar o yerde büyüklük taslamışlardı. Hâlbuki onlar (Bizim takdirimizi) geçebilecek kimseler değillerdi Ankebut Suresi 39. Ayet


DOSYA Kanayan Yara: Suriye 1963 yılında Baas Partisi’nin gerçekleştirdiği askerî darbenin ardından olağanüstü hâl ile yönetilmeye başlayan Suriye’de 1970’den bu yana Esed ailesi iktidarı hüküm sürmektedir. Darbenin ardından ülkenin tek söz sahibi olan Hafız Esed’e karşı Suriye İhvan-ı Müslimîn hareketinin başlattığı özgürlük mücadelesi dönemin en büyük muhalif hareketi hâline gelmiştir. Muhaliflerin özgürlük taleplerine karşı çok sert uygulamalar ortaya koyan Hafız Esed, 1982’de hunharca bir yönteme başvurarak, yaklaşık 50.000 kişinin öldürüldüğü, 20.000 kişinin de kayıp olarak raporlara geçtiği Hama katliamının emrini verdi. Yine Tedmur başta olmak üzere diğer birçok bölgede çeşitli katliamlar gerçekleştirilerek halkın özgürlük talepleri yıllarca bastırılmaya çalışılmıştır. 48 yıl boyunca zulme, baskılara, yolsuzluk ve yoksulluğa karşı mücadele veren Suriye halkı bugün yine büyük bir toplu kıyıma maruz kalmaktadır. Mart 2011’de Deraa’da yaşları 9-15 arasında değişen aynı aileden 15 çocuk okul duvarına “Hürriyet istiyoruz, demokrasi istiyoruz.” şeklinde sloganlar yazdıkları için tutuklanmış, tutuklu bulundukları süre boyunca tırnakları sökülerek işkence görmüşlerdir.

8


DOSYA Çocukların yakınları bu muameleyi protesto etmek için sokaklara dökülmesiyle olaylar farklı şehirlere de yayılarak bir özgürlük mücadelesine dönüşmüştür. Ayaklanmaların birinci yılında bölgeden gelen haberlerde Suriye hükümetinin uyguladığı tüm sansüre rağmen yaşanan şiddet olaylarından etkilenenlerin sayısı onbinlerle ifade ediliyor. Nisan 2012 itibariyle resmî rakamlara göre 1.122’si çocuk 13.000 kişinin öldüğü bildirilirken, gayri resmî kaynaklar asıl bilançonun bu rakamın çok üstünde olduğunu belirtmektedir. 2013 yılına geldiğimizde, yaklaşık 2 yıl içinde Suriye’deki devlet eliyle yapılan katliamlar sebebiyle hayatını kaybedenlerin sayısının 40.000 dolayında olduğu, kayıpların yüzbinlerle, göç etmek zorunda kalan kişilerin sayısının ise milyonla ifade edilebileceğini söyleyebiliriz. İDDEF İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu olarak zulmün ilk zamanlarından itibaren Suriye halkına ve Türkiye’ye sığınan Suriyeli mültecilerin barınma, beslenme, sağlık gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması için çeşitli yardım faaliyetleri gerçekleştiriyoruz.

9


DOSYA Suriye İçinde Çadır kentlerde

Çadır Mescit ve Medreseler İnşa Ederek Kardeşlerimizin Ahiretlerini de Düşündük Suriye’de kardeşlerimizin bu zor şartlarında ilmihalden, ilimden, Kur’an’dan, velhasıl maneviyattan uzak kalmamaları için medreseye ihtiyaçları vardı. “İnsanların ahiretini düşünmek, insana verilen en büyük değerdir” düsturu ile ilk etapta Suriye’nin içinde yer alan Kah bölgesindeki çadırlarda medrese ve mescit tesis etmeyi karar verdik. Kısa bir sürede büyük bir çadır kurup zemine halılar döşedik. Kitaplar ve gerekli eşyalarla donattık. Ayrıca medrese ve mescidimizin yanında görevli hoca efendilere mahsus bir oda kurduk. Böylelikle Suriye’ye giden yardımların gıda, giyim, sağlık malzemesi yanında eksik kalan kısmını da tamamladık. Suriye içinde bu medresemizde erkek ve kız talebelerin eğitimi ile ilgilenen 5 Erkek ve Hanım hoca görevlendirdik. Ayrıca mescidimizde 5 vakit namazlarının ve Cuma namazının ifa edilebilmesini temin ettik.

10


DOSYA

11


DOSYA Suriye’de Bulunan Kampları Ziyaret Ederek Kardeşlerimizin Yanında Olduk Hayırseverlerin yardımlarının güvenilir şekilde ehil ellere ulaştırılması için, İDDEF Genel Koordinatörü Mehmet TURAN Hoca Efendi ve İDDEF Yurtiçi Sorumlusu Muhammed TAŞÖREN Hoca Efendiler ile birlikte, Suriye içinde çatışmaların sürdüğü tehlikeli topraklardaki kampları ziyaret ettik. Sefer sonunda Suriye içinde yardım stratejisi ve planları gözden geçirildi ve çalışma bölgeleri tesbit edildi. Özellikle Atmah (13.000 kişi), Kerame (20.000 kişi) ve Kah (40.000 kişi) çadırlarında çalışmalarımızı genişletmeye karar verdik. Suriyeli mazlum kardeşlerimizle bu zor şartlarda daha fazla birlikte olmak ve bir ümmet olduğumuzu hatırlarımızda güçlü bir şekilde muhafaza etmek, seferimizin kararlı neticesi oldu.

12


DOSYA

13


DOSYA Suriyeli Kardeşlerimize Yorgan - Battaniye Dağıttık İDDEF İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu, kış mevsiminin gelmesi ile birlikte Suriye halkına yorgan ve battaniye yardımlarında bulundu. Suriye’ye ulaşan ekiplerimiz, battaniye ve yorganları ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırdılar. İstanbul’dan yola çıkarak önce Kırıkhan depomuza, ardından Suriye’ye ulaşan ekiplerimiz, görevli hoca efendilerimiz nezaretinde battaniyeleri ihtiyaç sahibi ailelere teslim ederken, kış şartlarında bu büyük ihtiyacın giderilmesi ile oluşan mutluluğa ortak oldular. Yaklaşık 13.000 kişinin yaşadığı Suriye’nin Atmah bölgesinde bulunan yerleşim kaplarındaki kardeşlerimize, kış aylarının yaklaşması ve havaların soğuması nedeniyle yorgan ve battaniyeler dağıtıldı. Bağışçımız tarafından İDDEF’e teslim edilen yorgan ve battaniyelerin dağıtımları, federasyon görevlimiz olan 2 hoca efendi nezaretindeki ekibimiz ile 2.000 aileye, yaklaşık 10.000 kişiye ulaştırıldı. Kendi ülkesindeki kamplarda bir nevi mülteci hayatı yaşamak zorunda kalan Müslüman kardeşlerimiz, hayırsever bağışçılarımız ve hizmet ehline hayır dualarında bulundular.

14


DOSYA

15


DOSYA

16


DOSYA Suriye’de 30 Ton Un Dağıtarak Kardeşlerimizin Sofralarında Aş Olduk İDDEF İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu, çatışmaların yoğunlaşarak sürdüğü Suriye’de kış yardım çalışmalarına devam ediyor. Kış yardımları kapsamında bölgeye ulaştırdığımız ve dağıtımlarına devam edilen yardımlar Suriye halkının yaralarına merhem oluyor. Yoğun saldırıların yaşandığı Suriye’de baş gösteren kıtlık nedeniyle un, gıda ve kışlık giysi en önemli ihtiyaç malzemeleri arasında yer alıyor. İDDEF olarak bölgeye son çeşitli seferlerde 30 ton un götürerek farklı bölgelerde dağıtımları gerçekleştirdik. Bölgede federasyonumuz tarafından belirlenen fırınlara dağıtılan unlar ile yapılan ekmekler halka ücretsiz olarak dağıtılıyor. Dağıtılan yardımlar ile bombardıman altında büyük sıkıntı yaşayan ve yiyecek ekmek bulamayan Suriye halkı biraz nefes almış olacak. Bu çerçevede Suriye’de her gün 1 ton unu işleyerek 4.500 ekmek dağıtmak ve mağdur halkın temel ihtiyaçlarından birini daha karşılamayı hedefliyoruz. İDDEF Genel Koordinatörü Mehmet TURAN Hoca Efendi, yapılan yardım faaliyetlerini yerinde inceleyerek, Suriyeli bölge halkının ihtiyaçlarını tespit etti. Mehmet TURAN Hoca Efendi değerlendirmede şöyle dedi: “İDDEF olarak Suriye’nin yoğun çatışma yaşanan iç bölgelerine kadar yardım götürüyor, bağışçılarımızın emanetlerini ehillerine ulaştırıyoruz. Bu bölgelerin bir kısmında yoğun çatışmalar devam ederken bizler de her seferinde yardım ulaştırdığımız noktalara bir yenisini ilave etme gayretinde oluyoruz. Sevkiyatı daha iyi koordine edebilmek ve kolaylaştırmak için Kırıkhan’da büyük bir toplama merkezi oluşturduk. Tüm Türkiye’den bağışçılarımızın ve Genel Merkezimizin topladığı yardımları orada bir araya getirerek tasnif ettikten sonra ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Şu an Suriye’de kıtlık baş göstermiş durumda. Kışın da gelmesi ile birlikte gıda ve giyim ihtiyacı had safhaya ulaştı. Yardımsever Türk halkının hassasiyeti ile bu noktadaki ihtiyaçları karşılayabiliyoruz.”

17


DOSYA Yardımların Sıhhatli Ulaşması İçin Türkiye ve Suriye’de Depo Tesis Ettik “Suriye’de Kardeşlik Ölmesin” sloganı ile mazlum Suriye halkına yardım kampanyası başladıktan sonra gelen yardımların miktarı her geçen gün artmaya başladı. Bu sebepten dolayı kampanya çerçevesinde acil koordinasyon merkezleri kurup üç depo tesis ettik. Birinci depo İDDEF merkez ofisinde olup, İstanbul civarından gelen yardımları burada toplamaktayız. İkinci depomuz Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde olup, Türkiye’nin her bölgesinden gelen tüm yardımları burada bir araya getirilip, tasnif edip, Suriye’ye göndermeye hazırlamaktayız. Ayrıca Suriye’nin içinde üçüncü depomuz bulunmakta olup, burada Türkiye’den gelen yardımların hepsini depolama, tasnif, poşetleme ve dağıtıma hazırlanma işlemlerini yapmaktayız. Suriye içindeki depomuz, Suriye’nin İdlip, Atmah, Halep, Kah, Humus başta olmak üzere çeşitli bölgelerine gönderimlerin hazırlandığı merkezimizdir.

18


DOSYA

19


DOSYA Suriye’deki Kardeşlerimize Toplanan Yardımların Ulaştırılması Mazlum Suriye halkına yapılan yardımların ulaştırılması için hazırlıkların tamamlanması üzerine gönderim süreci başlıyor. Suriye’ye bugüne kadar yapılan yardımlar genel olarak üç başlıkta toplanıyor. Un: Ekmekten mahrum olan Suriyeli kardeşlerimize Türkiye’den devamlı olarak un gönderiyoruz. Bu un anlaşmalı olduğumuz Suriye’deki fırınlarda bizim kontrolümüz altında pişirilip Suriyeli kardeşlerimize dağıtılıyor. Ekmeklerimiz Halep, İdlip, Hama gibi şehirler ve civarlarında dağıtılıp kardeşlerimizin sofralarını bereketlendiriyor. Önümüzdeki günlerde ekmeklerimiz muhasara altında kalan Humus’daki kardeşlerimize de ulaştırılacak. Battaniye: Soğuk kış aylarında Suriye’deki kamplarda acil ihtiyaç duyulan eşyalardan birisi de yorgan ve battaniye. Suriyeli kardeşlerimiz zulüm ve açlıkla mücadele ederken, soğukların gelmesiyle birlikte kışlık elbise ve battaniye eksikliği de sıkıntılara eklendi. Bu sıkıntılarını gidermek için hayırseverlerimizden temin ettiğimiz binlerce yorgan ve battaniyi Suriye içindeki yerleşim kamplarında dağıtarak, insanların sevinç gözyaşlarına şahit olduk. Giyim, Gıda, İlaç: İDDEF depolarında toplanmış olan onlarca kamyon giyim, gıda ve sağlık malzemelerini düzenli bir şekilde Suriye içindeki kardeşlerimize ulaştırıyoruz. Suriyeye gönderilmek üzere İDDEF’e emanet edilen malzemeler, her biri gönüllü işçilerimizin ellerinden ayrı-ayrı geçip tasnif oluyor ve poşetlenerek, Suriye’deki kamplara gitmek üzere kamyonlara yükleniyor. Yardımlarla dolu kamyonlarımızla kervan şeklinde Suriye içindeki çadır kentlere giriyor, türlü sıkıntılarla mücadele eden kardeşlerimize Türkiye’den müjdeler götürüyoruz.

20


DOSYA

21


DOSYA Suriyeli Ehl-i Sünnet Âlimler İle Manevî, Güçlü İrtibatlar Kurduk Suriye ile ilgili önemli adımlarımızdan biri de bu zor ve sıkıntılı günlerde Suriyeli âlimlere destek projesi oldu. Bize müracaatta bulunan âlimlerin çeşitli bölgelerde istihdamı, konaklamaları, ihtiyaçlarının karşılanması ile ilgilendik ve şu ana kadar yüzlerce âlimin ilim faaliyetlerine devam edebilmesine vesile olduk. Böylece zorlukların insanları bir araya getirip müttehid olmalarına vesile olacağına bir kez daha şahit olduk.

22


DOSYA

23


DOSYA Çadır Kentteki Gençlere Yaz Eğitimi İDDEF’in Suriye’ye yönelik yaptığı yardımlar yine eğitim çevresinde gelişti. Suriye’de yaşanan zulümden kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeli kardeşlerimize yaptığımız ziyarette, manevi bir desteğe ve İslami bir ortamda yaşayıp eğitim görmeye ihtiyaçları olduğu tesbit ettik. Kilis ve Yayladağ çadır kentlerinden Suriyeli 40 genç kardeşimizi, İstanbul’da bulunan ve yalnızca yabancılara eğitim verdiğimiz Daru’l Erkam medresemize 2012 yaz döneminde eğitim programına alarak, bu konudaki ihtiyacı giderdik. Suriyeli kardeşlerimiz, medresemizde bulundukları zaman boyunca, ilmihal, hadis ve Kuran-ı Kerim dersleri gördüler. Eğitim sonrasında kendilerine verilen kitaplar, maddi ve manevi yardımlar ve gösterilen önem ve şefkatden dolayı bize çok teşekkür ve dualar ettiler. Medresemizde eğitim gören Suriyeli kardeşlerimize Nedim PAYALAN Hoca Efendi, Mahmud EREN Hoca Efendi ve Metin BALKANLIOĞLU Hoca Efendiler sohbetler ve hasbihaller ile ruhani hallerine ziyade tesir ettiler. Şimdi sırada, yakın zamanda gerçekleştirilmek üzere altyapı hazırlı gerçekleştirilen Suriyeli yetimlerin dini eğitimi projesi bulunuyor.

24


DOSYA Suriyeli Yaralı Kardeşlerimize Yardım İstanbul’daki Daru’l Erkam yabancılar medresemize yaz eğitimine gelen Suriyeli kardeşlerimiz arasında savaşta yaralanan, uzuv kaybına uğrayan ve savaşın fiziken kalıcı hasar bıraktığı kardeşlerimiz de bulunmaktaydı. İDDEF olarak bu kardeşlerimize, medresemizde istirahatleri için özel mekan ayırdık ve ameliyattan sonraki ilaç, nakliye, tıbbi muayene gibi masraflarını üstlendik. Ayrıca yaralı kardeşlerimizin eğitim ve tedavilerinin tamamlanmasının ardından geldikleri çadır kente dönmelerini temin ettik.

25


DOSYA Suriyeli Kardeşlerimiz İçin Fatih Camii’nde Dua Ettik İDDEF, mazlum Suriye halkına siz hayırseverlerin yaptığı maddi yardımları götürerek, onların ihtiyaçlarını giderirken, manevi olarak da yanlarında olduğunu bir dua programı ile hissettirdi. Federasyonumuzun Fatih Camii’nde düzenlediği “Suriye İçin Dua” programına binlerce kişi katıldı. Suriye’deki mazlum Müslüman kardeşlerimiz ve dünyanın çeşitli yerlerinde işkence gören Müslümanlar için Fatih Camii’nde toplanan binlerce kişi Suriye ve Türkiye’den alimlerin ağzından dua etti. Sevgili Üstadımız Mahmut Efendi Hazretleri de programa katılanlara selamlarını ve bu etkinlik sebebiyle memnuniyetlerini iletti. >>>

26


DOSYA

27


DOSYA Programa Hasan Efendi, Mustafa Efendi, Abdullah USTAOSMANOĞLU Hoca efendi, Mahmut Efendi Hazretlerinin Denizli vekili İbrahim Efendi, İDDEF Genel Başkanı Mahmut Şevket USTAOSMANOĞLU Hoca Efendi, İsmailağa Camii İmam Hatîbi Selahattin Hoca Efendi, İsmailağa İlim Hizmet Vakfı Başkanı Celal ERZİNCANLIOĞLU, Fatih Belediye Başkanı Fatih DEMİR ve pek çok alim ve halktan davetliler katıldı. Program'da Şam Alimler Birliği Başkanı Usame Er-Rifai, Şâm-ı Şerif Derneği Başkanı Dr. Eymen Türkmenî ve Mucir el-Hatip gibi büyük zâtlar dualar ettiler. Suriyeli âlimler, Türk milletinin kendilerine karşı gerek maddî gerekse manevî ensâr olmakta son derece titiz davrandığını vurgulayıp bu hususta çok müteşekkir olduklarını beyan ettiler. Dua merasiminde bir konuşma yapan Şam Derneği Başkanı Eymen TÜRKMENÎ, Suriye’de büyük bir zulüm yaşandığını ve dünyanın Suriye’ye karşı sessiz kaldığına dikkat çekti. TÜRKMENÎ, Suriye'de her gün 250 dolayında insanın öldüğünü, sırf daha şerefli bir yaşama arzusunda olan insanlara karşı büyük bir zulüm işlendiğini belirten TÜRKMENİ; “Çocuklar kesiliyor, namuslara tecavüz ediliyor,

28


DOSYA camileri yıkıyorlar, Kur’anı Kerim’e ihanet ediyorlar. Çeşme sularına zehir katıyorlar. Bu rejimin yaptıklarını dünyada herkes görüyor, hepsi işitiyor ama maalesef hepsi susmuştur. Allah Te’âlâ Firavun’un zulmüne karşı Musa aleyhisselamı gönderdi. Biz Suriye halkına da ensâr olarak Türk kardeşlerimizi gönderdi” şeklinde konuştu. TÜRKMENÎ, bütün Müslüman alemini Suriye halkına dua etmeye çağırdı. Duygusal anların yaşandığı programda Suriyeli âlimlerden Usâme er-Rıfâi ve Mücir elHatip ile birlikte, Suriye’deki savaşın durması, barışın hakim olması için eller açıldı ve uzun uzun, gözyaşları içersinde dua edildi. Binlerce kişinin katıldığı proğram, Denizli Vekili İbrahim Efendi ve Hasan Efendilerin Suriye ile ilgili dualarını tâkiben sona erdi. Fatih Camii avlusunda bulunan binlerce Mü’min ve Mü’mine kardeşlerimize göstermiş oldukları ilgi ve desteklerinden dolayı teşekkür ediyor, duaların tüm ümmet-i Muhammed için makbul olmasını Cenâb-ı Mevlâ’dan niyaz ediyoruz.

29


DOSYA Suriye’deki Kardeşlerimiz İçin Neler Yapabilirsiniz? Suriye’de yaşanılan zulümden etkilenen Suriyeli kardeşlerimiz acil olarak un, ilaç, kuru gıda, çocuk maması, çocuk bezi, battaniye, çadır ve halı gibi malzemeler beklemekte. r Suriye içinde ücretsiz ekmek dağıtan fırınlarımıza un desteği sağlıyabilirsiniz

Bir Çuval Un Bedeli 45 tl dir. r Zorlu kış aylarını çadırlarda geçiren kardeşlerimize 1 battaniye hediye edebilirsiniz.

Bir Battaniye Bedeli 15 tl dir. r İstanbul-Fatih’te ve Hatay-Kırıkhan’da oluşturduğumuz depolar aracılığıyla her türlü kul-

lanılmamış eşyalarınızı Suriyeli kardeşlerimize İDDEF aracılığıyla ulaştırabilirsiniz.

Siz de “Suriye’de kardeşlik ölmesin” diyorsanız, Suriye çalışmalarımız hakkında daha detaylı bilgi almak üzere İDDEF’e (212) 621 00 65 ve (544) 621 00 65 numaralı telefonlardan ulaşabilirsiniz.


FAALİYETLER FAALİYETLER FAALİYETLER

FAALİYETLER

FAALİYETLER

FAALİYETLER FAALİYETLER FAALİYETLER FAALİYETLER FAALİYETLER

FAALİYETLER FAALİYETLER FAALİYETLER

FAALİYETLER FAALİYETLER

FAALİYETLER

FAALİYETLER FAALİYETLER

FAALİYETLER FAALİYETLER

FAALİYETLER

FAALİYETLER FAALİYETLER FAALİYETLER

FAALİYETLER


FAALİYETLER Tebliğ Anadolu’da! Mütehassıs Tebliğ Ekibimiz 20 kişilik bir grup halinde İç Anadolu bölgesinin Kayseri ve etrafındaki yerleşim bölgelerinde tebliğ çalışmalarını tamamladı. Çalışma kapsamında Kayseri, Ankara, Kırşehir, Kırıkkale, Nevşehir illerinde ziyaretler yapan ekibimiz, esnaf, kıraathane-kafe, meyhane, hastane, tekel bayii ziyaretlerinin yanında Resmî makamları da ziyaret edip yetkililere tebliğ hizmetleri hakkında bilgi verdiler. Kur’an-ı Kerîm’in ilahi mesajını ve Peygamberimizin kutlu mirasını ümmetin her bir ferdine ulaştırma gayreti ile hareket eden ekibimiz, ziyaret ettikleri kimselere maddi ve siyasi bir beklentilerinin bulunmadığını, yalnız Allâh rızası için bu ziyaretleri gerçekleştirdiklerini ilettiler. Ziyaretler esnasında temas kurulan emniyet müdürleri, cami imamları, müftüler ve bazı başhekimler ekibimizin çok önemli bir vazifeyi ifa ettiğini, büyük bir boşluğu doldurduğunu ifade ettiler.

32


FAALİYETLER 3 gün süren ziyaret kapsamında; 735 esnaf, 58 kıraathane ve kafe, 30 tekel bayii, 84 oda hastane ziyareti ve 23 sohbet icra edildi. 4. gün yapılan Değerlendirme Toplantısında bir konuşma yapan İDDEF kurucu derneklerinden Kayseri Çağrı Derneği Onursal Başkanı İsmail KAHRAMAN Hoca Efendi şunları dile getirdi: ‘’Hakikaten gelmeniz bizi çok sevindirdi. 3 gün dahi olsa ümmetin feryadına kulak verdiğinizi göstermiş oldunuz. Nefes aldırmış oldunuz. Yapmış olduğunuz hizmetleri her daim destekleyeceğiz. Öyle inanıyorum ki siz bu planlama ile tüm Türkiye’de tebliğin canlanmasına vesile olacaksınız ve nerede olursanız olun bilin ki biz Çağrı Derneği olarak en büyük destekçiniz olacağız. Gerek İDDEF’in gerekse tebliğ ekibinin başta Kayseri olmak üzere bölgede meydana getirdiği heyecan ve enerjiden dolayı emeği geçen tüm yetkililere ve arkadaşlara teşekkür ediyorum.’’

33


FAALİYETLER

İstanbul Tebliğ İstişare Toplantısı Yapıldı Federasyonumuz, İstanbul ilinde faaliyet gösteren 15 dernek ile tebliğ çalışmaları ve usulleri hakkında istişare toplantısı gerçekleştirdi. İsmailağa Camii’nde kılınan akşam namazına müteakip, yemek daveti ile başlayan programa, İDDEF Genel Koordinatörü Mehmet TURAN Hoca Efendi, İDDEF Yurtiçi Sorumlusu Muhammed TAŞÖREN Hoca Efendi ve Mütehassıs Tebliğ Ekibi Sorumlusu Ömer Faruk GÜNGÖR Hocalar katıldı. İsmailağa Camii toplantı salonunda gerçekleştirilen programda, İstanbul genelinde yapılması planlanan tebliğ çalışmalarının altı aylık programı, programın kapsamı, konuları ve program dahilinde yapılacak eğitimler istişare edildi. Programda söz alan Mehmet TURAN Hoca Efendi, tebliğ çalışmalarının bugüne gelene kadarki merhalelerini özetle aktardı. Mehmet Turan Hoca Efendi konuşmasında ayrıca, federasyon olarak bundan sonra, Mahmud Efendi Kuddise Sirruhu hazretlerimizin tebliğ anlayışı ve metodunun, dernekler vasıtasıyla canlandırılmasına daha fazla gayret edileceğini, derneklerin görevlileri ve gönüllüleri ile bulundukları bölgede daha kapsamlı tebliğ yapmalarının sağlanacağını ifade etti.

34


FAALİYETLER

Adak ve Akika Kurbanları İhtiyaç Sahiplerinin Yüzünü Güldürüyor İDDEF, vacib kurbanın yanı sıra senenin her zamanında adak, akika, sadaka kurban bağışlarını da kabul ediyor. Federasyonumuz farklı olarak bu kurbanların kesimlerini, hassasiyetlerinden emin olduğunuz hocalarımızın nezaretinde gerçekleştiriyor ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. Ekim, Kasım, Aralık aylarında federasyonumuza bağışlanan adak, akika, sadaka kurbanlarınız, Burkina Faso, Bangladeş, Gine, Etiyopya ve Mali’de görevli olan hocalarımız eşliğinde kesilerek medrese talebelerimize ve bölgedeki ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırıldı. Öncelikle medrese talebelerine, bunun dışında önceden belirlenen yoksul aileler ve yetimlere dağıtılan kurban etleri, aylardır evlerine et girmemiş muhtaç insanları sevindirirken, bizleri de bu emanetleri hakkıyla yerine ulaştırmaktan ötürü müteessir etti. İDDEF’e adak, akika ve sadaka kurban bağışlayarak siz de ihtiyaç sahibi kimselere destek olabilirsiniz

35


FAALİYETLER Gana’da Su Bereketi Afrika’da susuzluk çeken ülkelerde su kuyusu açma faaliyetlerini sürdüren federasyonumuz İDDEF, susuzluğun had safhada olduğu Gana’da da bu çalışmaları yaygınlaştırıyor. Önceki aylarda bağışçılarımızın yardımlarıyla yeni su kuyuları açılan Gana’da, geçtiğimiz dönemde 5 yeni su kuyusu açılışı daha dualarla gerçekleştirildi. Açılan su kuyuları, bölge halkının temiz içme suyu ihtiyacını karşılamakta ve suya ulaşmak için kilometrelerce yürümek zorunda kalan insanların günlük hayatlarını da inanılmaz ölçüde kolaylaştırıyor. Bölge halkı büyük bir sevinç ile kuyulardan su ihtiyaçlarını giderirken, kuyularının açılmasında emeği geçen hayırseverlere ve bu hayra aracı olanlara dua ediyorlar. Açılan su kuyularına her zaman olduğu gibi bağışta bulunan hayırseverlerin istediği isimler verildi. Son açılan su kuyularının isimleri şöyle: Bayram Sultan Su Kuyusu, Hilal Akbay 1 Su Kuyusu, Hilal Akbay 2 Su Kuyusu, Erzincan Gül Derneği Şeyh Mahmud Efendi Kadın Cemaati Su Kuyusu, Erzincan Gül Derneği Şeyh Mahmud Efendi Erkek Cemaati Su Kuyusu

36


FAALİYETLER

37


FAALİYETLER

HABEŞİSTAN’DA BİR İLK İSMAİLAĞA KIZ MEDRESEMİZ DUALARLA AÇILDI İDDEF, sahabe-i kirâma Arabistan dışında ilk kollarını açan Etiyopya’da (Habeşistan) ilmî ve insanî projelerine yenilerini ekliyor. Federasyonumuz Etiyopya’nın doğusunda bulunan ve yüzyıllarca Osmanlı devletinin bölgedeki merkezi olan Harar’da kız medresesini açarak İsmailağa hassasiyetlerini buraya da taşıdı. Geçtiğimiz aylarda erkek medresesi açılan Harar’da kız medresemiz sevinçle karşılandı.

38


FAALİYETLER Etiyopya genelindeki ilk kız medresesi Etiyopya’da kız talebelere hanım hocaların ders verdiği ilk medrese olma özelliğine sahip olan medresemize Şehit Mahmut ve Recep Ali kardeşler İsmailağa medresesi ismi verilirken, dualar eşliğinde hocalarımız tarafından açılarak, ilmî eğitim hizmetine başlandı. Medresemizin açılışında Türkiye’den İDDEF Genel Koordinatörü Mehmet TURAN Hoca Efendinin yanı sıra Ahmet Furkan KARA Hoca Efendi, Ahmet Bahadır ALTINEL Hoca Efendi, Mahmut TAŞTAN Hoca Efendi, Masum BOZKURT Hoca, Ahmet DOĞAN Hoca ve birçok hoca efendiler bulundular. Bölge halkı ve pek çok âlimin de yer aldığı açılışta erkek medresemizde hafızlık gören talebeler Kur’an-ı Kerîm tilaveti yaptılar. Çoğunluğu yetim talebelerden oluşan medresemizde 5 hanım hoca ve 170 kız talebe bulunuyor.Hizmete giren medresemiz, bölgeyi saran cehalet, farklı akım, fikir ve düşüncelere karşı oldukça büyük bir görev üstleniyor. Bugün bile hala Anadolu’ya has bazı adet, gelenek ve göreneklerin yaşatıldığı Harar’da hedefimiz, açılan yeni medresemizle geleneklerin daha büyük bir coşku ile yaşanmasına ve ecdadımızın medrese kültürünün bölgede, hatta tüm Afrika’da yayılmasına vesile olmaktır.

39


FAALİYETLER Gine’de Yapılan Hizmetler Yerinde İncelendi Afrika’daki hizmetlerin başlangıcı olan Gine’ye hizmetlerinin yerinde teftişi için federasyonumuz tarafından husûsi bir ziyaret gerçekleştirildi. İDDEF Genel Koordinatörü Mehmet TURAN Hoca Efendi ve Resul Uçar ile gerçekleştirilen ziyarette genel hizmet raporları alındı. Ziyarette, Gine’de bulunan İsmailağa Medresesinin eksikleri ve talebelerin durumları değerlendirildi. Açılan su kuyularının mevcut hallerinin yerinde teftişi yapılarak gerekli görülen tamirat ve yenilemeler yerine getirildi. Yeni tasarlanan levhalar eskilerinin yerine yerleştirildi. Tamir edilen mescidler ziyaret edilerek kontrolleri sağlandı, gerekli yardımlar ve çeşitli sıkıntıları hakkında bilgi edinildi. Afrika’da irşad projesi hakkında istişarelerde bulunmak üzere farklı konular ele alındı. Hizmet denetimi ziyaretinde ayrıca yapımına devam edilen Gine Mahmut Ustaosmanoğlu Külliyesi’nin şantiyesinde de incelemelerde bulunularak inşaatın seyri hakkında yeni bilgiler alındı.

40


FAALİYETLER Gine’de yapmış olduğumuz Balcıoğlu camiinden görünüm

41


DOSYA Burkina Faso’da Yarım Kalan Mescidi İDDEF Tamamlıyor Resûlullâh’ın (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Medine’ye teşrîfi ile ilk yaptığı iş mescid inşa etmek olmuştu. İşte bunu bir sebep kabul ederek her hizmet ettiğimiz ülkede ilk olarak bir mescid ve medrese var mıdır diye araştırmamız oluyor. Başkent Ouagadougou’ya 150 km. uzaklıkta bulunan Kindi köyünde yıllar önce Hristiyan bir zengin Müslümanlıkla şereflenir ve der ki: “Her yer kilise dolu, benim memleketimde tek bir cami yok. Ben bir cami yapacağım.” Bu şekilde cami inşaatına başlar. Caminin inşaatı yarılandığında bu zat-ı muhtereme ecel gelir, cami yarım kalır. Çocukları Müslüman olmadıklarından cami inşaatını devam ettirmezler. Halk da yoksulluk sebebiyle yaptıramaz bu camiyi. Zaman içinde bu köyde kabile reisinin Müslüman olmasıyla tüm karye İslâm şerefiyle müşerref olur. Karye mescidi olmayan tek Müslüman karye olması hasebiyle, durumlarını Abdullah Hocamız aracılığı ile İDDEF’e haber verirler. İDDEF Genel Başkanı Mahmud Şevket USTAOSMANOĞLU Hoca Efendi , İDDEF Genel Koordinatörü Mehmet TURAN Hoca Efendi ve İsmailağa Vakfı Başkan Yrd. Seyfettin İNANÇ Hoca Efendi durumu yerinde inceleyerek yarım kalan cami inşaatını tamamlamak üzere Kindi halkına söz verirler. Şu anda çatısı bitmiş, sıva ve dış cephe boyaması da tamamlanmış durumda olan caminin birkaç hafta içinde tamamen ibadete hazır hale gelmesi planlanmaktadır; Allah muvaffak etsin. Ekibimizden... Köy halkı akın ederek karşıladılar İDDEF’i; mahcup ve muhabbetli bakışlarla. Cami inşaatının karşısındaki derme çatma medresede kıldık ikindi namazını. Abdullah Hoca kendi dillerinde kısa bir vaaz verdi… Anlamayız ama müteessir oluruz. Döndüğümüzde sordum Abdullah hocama ne anlattın diye, şöyle tercüme etti: “Bu kardeşlerimiz binlerce kilometreden sizi ziyarete geldiler. Ancak onlara ikram edecek hiçbir şeyimiz yok. Zaten onlar sizden bir şey istemeye gelmediler. Bilakis yanlarında hediyelerde getirdiler. Onların sizden tek bir istekleri var, o da İslâmiyeti yaşamanız ve İslâm kardeşliğini kuvvetlendirmeniz.”

Kindi köyünde bulunan caminin önceki halinden görünüm

42


DOSYA Kindi köyünde bulunan caminin yeni halinden görünüm

43


FAALİYETLER İstanbul Daru’l Erkam Medresemiz Meyvelerini Veriyor İstanbul’da bulunan Dâru’l Erkam yabancılar medresemiz bünyesinde 2012 EylülAralık ayları arasında burada bulunan yabancı talebelerimiz dışında, Gana’dan 3, Somali’den 1 ve Etiyopya’dan 2 olmak üzere toplam 6 hoca efendiyi ilimlerini bitirmek üzere misafir ettik. Hafız ve kurra hafız olan hocalarımızın hepsi Arapça ve şer’i ilimleri okumuşlardır. Farklı ülkelerden gelen hoca efendileri medresemizde misafir etme amacımız kendilerini cemaatimizin medresedeki tertip, nizam ve idare usûlü hakkında bilgilendirmek, önem verdiğimiz değerler, tarikat ve tasavvufla tanıştırmaktır. Bu program, onları istihdam etmeden önce dini ve kişisel ahlakları ile birlikte olumlu hülasaya vardığımız sürede kendilerine medrese faaliyetlerinde destek vermek hususunda karar almaya yardımcı olmaktadır. Misafirlerimiz medresemizde kaldığı dönem emri bil maruf grubundaki talebelerle aynı derslere katılıyorlar. Kendilerine zaman zaman medresede alt sınıflara ders vermek, medresede tertip ve temizliğini kontrol etmek, talebelere vaaz etmek gibi vazifeler veriliyor ve bu vazifeleri yerine getirmeleri izleniyor. Misafirlerimizle ayrıca cami ve türbe ziyaretleri de gerçekleştiriliyor. Kurban bayramında burada bulunan misafirlerimiz, bayramda yabancı talebelerle beraber Yuşa (A.S.) ziyaretinden sonra, değerli hocalarımızdan Ramazan Hoca Efendinin evini ziyaret ederek feyizli sohbetinden de istifade etme imkanı buldular. Ganalı Nuh Adem Hoca ve Somalili kurra hafız olan Zuheyr Ebubekir Hocalar kurban bayramında kendi ülkelerine gönderilirken, orada federasyonumuz İDDEF adına kurban organizasyonunda sorumlu olarak görev yaptılar. Program içerisinde Habeşistanlı Hafız Osman Hoca kısa bir süreyle Erzincan’a gönderilerek, orada bulunan medresemizde ilim tahsillerine devam etti. Osman Hoca Erzincan’da Suriyeli kurra hafız Ahmed es-Seyyid Hocanın yanında okuyarak iki kıraatten icazet aldı. Ayrıca medresemize 2012 Aralık ayında Tacikistan’dan biri hafız diğeri imam ve her ikisi de Efendi Hazretlerimize (K.S.) intisap edilmiş hocalar gelerek ilim tahsillerine başladılar.

44


FAALİYETLER

45


FAALİYETLER İDDEF Afrika’da İrşad Çalışmalarına Devam Ediyor Afrika’nın batısında bulunan Gine, Conakry’de yapımına 2011’de başlanılan Mahmut Ustaosmanoğlu Külliyesi tüm hızı ile yükselmeye devam ediyor. Külliyemiz içerisinde yer alan ve 900 m2 zemin alanı üzerine inşa edilen Abdülhamit Hân Camiinin ikinci kat inşaatı devam ediyor. Ayrıca ilk kat mahfeli yapılan camimizin, ikinci kat betonu da atıldı. Yeni yapılan mahfeller ile kapasite de artacak. Osmanlı mimarisinde tasarlanan camide, yapıya bir görüntü katacak iki minaresi bulunacak. Minareler “41 kere maşâallâh” sözünden esinlenilerek 41 metre uzunlukta planlandı.

46


FAALİYETLER Kubbe yüksekliği 22 metre olan Abdül Hamit Hân Camii, Gine’de Osmanlı mimarisinde inşa edilen ilk cami olma özelliğine sahip. Afrika’nın irşad kalesi olması hedeflenen külliyemizde cami ile birlikte şadırvan, medrese, yetim medresesi, tıbbi klinik, misafirhane, okul, toplantı ve nikah salonu da bulunacak. Mahmud Ustaosmanoğlu Külliyesi hem Gine halkı, hem de Afrika milletleri için İslâm adına çok büyük bir gelişme olarak önem arz ediyor. Tahsili verilecek ilimler ve bu külliyeden yetişen âlimler vesilesi ile Afrika topraklarında İslam’ın hızla ve doğru anlaşılabilecek, cehalet karanlığına aydınlatıcı bir kandil yakılacaktır. Yağmur döneminden evvel külliye inşaatında önemli yol kat edileceği hesaplanıyor. Abdülhamit Hân Camii’nde ilk cemaat namazının ise bu yıl 1 Ramazan’daki ilk teravihde kılınması için yüksek maddi ve fiziki çaba sarfediliyor.

47


FAALİYETLER Kurban İbadetini Ümmetle Yaşadık İDDEF İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu, hayırseverlerin bağışları ile 3 yıldır başta Afrika ülkeleri olmak üzere kurban organizasyonları ile medrese talebelerimiz ve ihtiyaç sahibi ailelerin et ihtiyaçlarını karşılıyoruz. 2012’de 20 ülke ve bu ülkelerdeki çeşitli ihtiyaç bölgelerinde bağışçılarımızın kurban ibadetine aracılık ettik. 2012 vacip kurban çalışmalarımızla başta medrese talebelerimiz ve ihtiyaç sahibi aileler olmak üzere kurban ibadetini hep birlikte yaşadık; sofralara aş, yüzlere tebessüm olduk. Sofralarda onbinlerce kişiye ulaştık, bağışçılarımıza edilen dualara ortak olduk.

48


FAALİYETLER

49


FAALİYETLER

50


FAALİYETLER Ümmet Sevgisi Kurban vesilesiyle Türkiye’den farklı ülke ve bu ülkelerin çeşitli bölgelerine giden hocalarımız, kurban vekaletlerini tek tek okuyarak kurban kesimlerine başladılar. Emanetleri hakkıyla yerine getirmek için çalıştılar. Ayrıca daha önceden açmış olduğumuz medreseler, mescid ve su kuyularını da teftiş ettiler. Kesilen kurbanların pay edilmesi ve dağıtılması da oldukça önemliydi. Darda bulunan ve evlerine belki de hiç et girmeyen ailelere ulaştılar. Medreselerimizde okuyan talebelere ve ailelerine de kurban etlerini ulaştırdılar. Kurban organizasyonlarında asıl amacımız sadece et yedirmek değil, bunun yanında ahretlerini de düşünerek tebliğde bulunmak, emri bil maruf ve nehyi anil münker ile asli görevimizi yerine getirmekti. Bir gerçek var ki; Türkiye’den yüzlerce, binlerce kilometre ötede yaşayan Müslüman kardeşlerimize ulaşmak ve bayram coşkusunu beraber yaşamak, aslında geç kalınan bir mesaj idi. Bu mesaj din kardeşliği, ümmet sevgisiydi.

51


GÜNDEM

Pakistan’da Alimler Bir Araya Geldi 30 Kasım, 06 Aralık tarihleri arasında İDDEF heyeti Muslim Hands’in daveti ile Pakistan ziyaretlerini gerçekleştirdiler. M. Şevket USTAOSMANOĞLU, Muhammed YELKENCİ ve Hüseyin AVNİ Hoca efendiler den oluşan İDDEF heyeti bir dizi ziyaret gerçekleştirdiler. Programın birinci günü Pakistan’da açmış olduğumu Lalezar İsmailağa Medresesini ve bir okul ziyareti yapan heyetimiz, öğrenciler ile sohbet ettiler. Heyetimiz, ziyaret sonrasında İslamabad’da bulunan bir takım ulema ile öğlen yemeğinde buluştular. Türk uleması ve Pakistan ulemasının buluştuğu programda ilmi müzakereler gerçekleşti. Pakistan Ziyaretinin ikinci günü sabahın ilk ışıkları ile birlikte Wazirabada’ya doğru yolculuğa çıkan heyetimiz, burada bulunan bir kız medresesini ziyaret ettiler. Muslim Hands başkanının İngiltere’den gelerek medrese ziyaretine katıldılar. Bura da ki birliktelik ve konuşmalardan sonra erkek medresesinin ziyaretine geçildi, bu iki medresenin ortak özelliği ise iki medresenin de yetimler için yapılmış olmasıdır. Erkek medresesinde düzenli olarak yaptıkları yetim aileleri ile buluşma günü vardı. Medresenin ziyareti ve tanıtımından sonra ho-

52

calarımız şeref konuğu olarak konuşma salonuna davet edildiler. Burada kendilerine plaket hediye edildikten sonra, Hüseyin Avni hocamız veciz bir konuşma gerçekleştirdiler. Bu konuşma orada bulunanlara tam manası ile bir maruf oldu, çünkü Hüseyin AVNİ hocamız konuşmasın da tasavvufun nasıl korunacağı ve nasıl kullanılacağı gibi önemli konulara değindiler. Heyetimiz Öğlen namazı ve ikindi namazı kılındıktan sonra bölgenin ulaması ile buluşmak üzere Siâlkot’a doğru yola çıktılar. Bura da iki ülke ulemasının buluşması görkemli sahnelere sebep oldu üstadlarımız salavatlarla ve çiçekler, güzel kokulu güller ile karşılandılar. Program kur’an-ı Kerîm tilaveti ile başladı, Akbinde, Nat-ı Şerif ve Muslum Hands başkanının konuşması ile devam etti. Konuşmasın da Mahmut Efendi hazretlerimizin niçin müceddid olduğunu ve cemaatimizin kıymetini anlattılar. Bu konuşmanın arkasından üstadlarımızdan Hüseyin AVNİ hocamız tebliğ ruhuna yönelik veciz ve anlamlı bir konuşma gerçekleştirdiler. Programın kapanış duasını Muhammed YELKENCİ hocamız gerçekleştirdiler. Program çıkışında hocalarımı ayni şekilde dua ve salavatlarla ayrıldılar.


GÜNDEM

Pakistan ziyaretinin üçüncü günü Haripur yetimhanesini ziyaret eden heyetimiz, yetimler ile birlikte hasbihal ettiler. Burada yer yer duygu dolu, yer yer sevinçli dakikalar yaşayan heyetimiz, Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hadisine uymak için medresede bulunan 113 yetimin her birerlerinin tek tek başlarını okşadılar. Burada kısa bir nasihat ta bulunan Hüseyin AVNİ hocamız hediye olarak almış oldukları tatlıları yetim kardeşlerimize dağıttılar. Pakistan ziyaretinin dördüncü gününde heyetimiz, Pakistan’da duyulmuş olan müftülerden müftü seyyidin davetine katıldılar. Birlikte yapılan kahvaltıdan sonra üstadın kütüphanesi ziyaret edildi. Müftü beyin kendi medresesinin İDDEF tarafından idare edilmesini talep ettiler. İslamabad’da açmış olduğumuz medresemizi ziyaret ettikten sonra, öğlen yemeğinde Pakistan ulemasından Ebu Lubabe ve dostları ile bir araya gelindi. Burada da birçok önemli ve güzel meseleler konuşuldu.

Akşam yemeğinde Faith medresesinin alimleri ile bir araya gelen heyetimiz, Keşmir’in önde gelen nakşi şeyhlerinden bir tanesinin keşmir’den göndermiş olduğu hediyeler taktim edildi. Ebu Lubabe; Pakistan’da bünyelerin de bulunan medreselerin İsmailaga ismi ile bereketlenmesini arzuladıklarını belirttiler. Heyetimiz Pakistan ziyaretinin beşinci günü Bera Sharif ’te gerçekleşen Pakistan ulemasının büyüklerinden vefat etmiş olan Şeyh Muhammed Kerem Şah el Ezheri anısına her sene tertip edilen anma törenine katıldılar. Heyetimiz Burada şeref konuğu olarak ağırlandılar. Hocalarımızdan Hüseyin AVNİ hoca efendi burada yaklaşık 40 dakikalık veciz bir konuşma gerçekleştirdiler. Pakistan da televizyon kanallarında canlı yayında verilen törende Hüseyin Avni Hoca efendi konuşmasında ayet ve hadislerin ışığında şeriatı ve tarikatın hakikatini anlattılar. Pakistan’da açılan 4 medrese ziyaretlerinide gerçekleştiren heyetimiz yurda döndüler.

53


GÖZLEM

Türkiye-i Mahbûbe Öğle saatlerinde başlayıp gece yarılarına kadar devam eden uzun bir hava yolu seyahatinden sonra İslâmâbad havalimanına ayak basmakla Pakistan hakkındaki ilme’l yakîn olan mâlumatımız aynel yakîn olmaya dönüşüyordu. Gecenin ilermiş saatlerine rağmen uykumuz kaçmış, Pakistan’a ait ayrıntıları gözetlemeye başlamıştık. Bizi havalimanından Revalpindi’deki medreseye götürecek arabanın sol ön koltuğunda oturan zâtın bizimle konuşurken ikide bir bize doğru arkaya dönmesi beni kaza olacak endişesine itecekken, şoför mahallinin sağ ön tarafta olduğunu fark etmemle rahatladım; derin bir üzüntüyle beraber. İngiliz sömürüsünün eseri, arabalar Pakistan’da halen İngiltere’de olduğu gibi sağ taraftan kullanılıyor. On, onbeş dakikalık bir yolculuk sonrası Türkiye’den binlerce kilometre uzakta, İsmailağa camisinin feyizlerinin aksetmesinin eseri, Efendi Hazretlerimize ait hafızlık medresesine ulaştık… Yirmibeş tane kadar cübbeli sarıklı hafız adayının bulunduğu metbusunun nezahetini ve nezafetini taşıyan feyiz dolu bir mekân. Pakistan yemek kültürü üzerine hazırlanmış ilk kahvaltıda Hubeyb Vakfı’nın temsilcilerinin yanında Hüseyin Avni Hocamızı İzmir’de ziyaret etmiş hoca efendiler de vardı. Şia-ı sen’iye’nin silah zoru ile hâkim olmaya çalıştığı bir bölgede medreseleri vardı ve idareci olan hoca çelik yeleklerle dolaşmak mecburiyetinde idi; Şia usulü bir saldırıda kurban olmamak için. Her ne kadar şehadet özlenilen bir mertebe ise de tedbir almak dinimizin kaidelerinin muktezasıdır. Bu zât, İmâm-ı Rabbâni (k.s.) hazretlerinin bir mektubunu hatırlattı. O mektubun yazıldığı zâta; “Siz hem cihatla meşgulsünüz, hem de ahkâmı şer’iyyeyi tâlimle; size gıpta ediyorum” buyuruyordu ikinci binin Müceddidi (kuddise sirruhu). Davetçilerimizin davetlerine icabet sadedinde ziyaretler… Kısa müddetli gözükse de beklemediğimiz, alışmadığımız merasimler hasebiyle uzun soluklu gibi hissedilen ziyaretler… Mahmut Şevket Hocamızın kalenderce mukabeleleri… Hüseyin Avni hocamızın Nebevi ve müessir nasihatleri, karşı tarafta biraz da beklenmedik olması ile beraber müspet tesirler meydana getirmesi… Gösterebilecekleri misafirperverliğin en üst seviyesinde bir ağırlamaları bizleri oldukça memnun etti.

54


GÖZLEM “Din nasihatten ibarettir” nebevî hadîsinin mufadınca her Müslüman’ın nasihate ihtiyacı olsa da ameldeki yanlışlarının itikada sirayet edecek seviyeye gelmesi, bir zamanlar kılı kırk yararcasına sünneti seniyyeye yapışan bu cemaatin, Efendi Hazretlerimizin manevi terbiyesinden geçmiş hocalarımızın, gene onun yüksek üslubu ile nasihatlerine ne kadar çok muhtaç oldukları, Hüseyin Avni hocamızın onların yanlış anlayışlarını hatırlatan vaazlarına “siz gerçekten büyük adamlardansınız” sözü ile mukabelede bulunmalarından anlaşılıyordu. Hubeyb Vakfı’nın yetimleri; yüz küsur kadar yalın ayakları, bükük boyunları ile ümmetin emanetleri. Kimisi anadan öksüz, kimisi babadan yetim kimisi hem ana hem babadan… Kimisi sel baskını, kimisi zelzele, kimisi Keşmir harbi yetimi… Yüzlerinde ve gözlerinde sonsuz mutluluk parıltıları ile “bu davada biz de varız hayatımızın sonuna dek!” diyen yüksek halleri… Efendi Hazretlerimizin (k.s.) büyük saygı duyduğu İmâm-ı Rabbâni (k.s.) hazretlerinin Seyalköti’deki ders okuduğu mescidi ziyaretimiz, peşinden medresemizde okutulan bir çok kitaba şerh ve haşiyeler yazan Abdulhakîm SeyalkötÎ (r.a) hazretlerinin kabrini ziyaret etmemiz, seyahatimizin unutulmayacak bölümlerini oluşturuyordu. Diyobendi medreseleri ki; Efendi Hazretlerimize takdim ettikleri ödülle şeref kazandıklarını itiraf etmişlerdi, onların İslamabad’daki medreselerini ziyaret esnasında bizleri tabiin dönemine götüren talebe topluluğu manzarası da hayreti mûcibdi. Kudurîler, Nûrul Envarlar, Hidâyeler, Usulü Saşile , Bahru Raikler müzakere sofralarını süslüyordu. Bir zamanlar Muhammed Malikî Haseneyn’in (r.a.) Efendi Hazretlerimizin medreselerindeki talebeler hakkındaki düşüncelerini ifade etmesi gibi, görünen manzara selef-i salihîni hatırlatıyordu. Bu kısa ziyaretimizde gördüklerimizden oluşan intibaların bir kısmı böyle. Pekiyi, onlar bizi nasıl görüyordu? Bu medresenin idarecisi olan hoca efendinin bizi takdim eden konuşmasının başındaki iki kelime onların duygularının özeti idi; “Türkiye-i Mahbûbe”. Muhammed YELKENCİ

55


GÖZLEM İsrafa Son Verelim, Afrika’ya Yüzümüzü Dönelim Çağrı Derneği Eğitim Sorumlusu olarak, kurucu üyesi bulunduğumuz İDDEF ile beraber 2011 yılı Kurban Organizasyonunda Etiyopya’daydık. Bayramı sevdiklerimizden, yakınlarımızdan ayrı ama farklı coğrafyada başka kardeşlerimizle birlikte geçirecek olmanın acı ve tatlı duyguları ile sahabeye kucak açan Necaşi’nin memleketi Habeşistan’a doğru sefere çıktık. Bu ülke bu günkü adı ile Etiyopya’dır. Sefere çıkmadan evvel şuurlu hizmet konulu toplantımızda en çok etkilendiğim ifade “Afrika’ya acil eğitim yardımı seferberliği” olmuştu. Habeşistan’da sadece kurban kesimi için bulunmadık, kurban vesilesiyle İslâm aleminin birlik, beraberliği ve dinin muhafaza

56

edilmesinin tesisi de amacımızdı. Çünkü bu kıtada misyonerlik faaliyetleri had safhada. Ümmet derdi ile dertlenme şuurunu bize öğreten sevgili üstâdımız Mahmud Efendi’nin (Kuddise Sirruhu) “Vadi boş kalınca, tilki orada vali olur.” buyurmasının altında yatan gerçekle yüz yüzeyiz. Bugün sadece misyonerler değil, itikadı bozuk olan fırkalarında cirit attığı bir kıtadır Afrika kıtası. Onun için buralarda olmak ve ehl-i sünnet düsturunu yaymak çok büyük önem arz ediyor. Maddeten ve mânen buralara sahip çıkmalıyız. Sahabe-i kiram efendilerimiz ve şanlı ecdâdımız kendilerinden ziyâde ümmetin derdi ile dertlendiler. İslâmı beş kıtaya yaydılar. Bugün ümmetin derdi ile dertlenme sırası bizde!


GÖZLEM 2011 yılı kurban organizasyonundan sonra Etiyopya’dan dönmeden Addis Ababa sivil toplum kuruluşlarının katıldığı bir toplantı olmuştu. Tabii ki toplanmamızın bir amacı vardı, o da Efendimiz’in (S.A.V.) şu Hadîs-i Şerifi idi: “Müslümanların dertleri ile ilgilenmeyen, onlardan değildir.” Toplantının Konusu “Afrika Kıtasındaki Müslüman kardeşlerimiz için ne yapabiliriz?” idi. Bu toplantıda Allâh (C.C.) yardımı ile sevgili üstâdım Mahmud Efendi Hz. (K.S.) himmetiyle her eve bir israf kutusu projesi sunduk. Ekmeği çöpe atmayalım, suyu boşa akıtmayalım. Elbise alırken aşırıya gitmeyelim. Çöpe giden paralarımızı Afrika Kıtası’na gönderelim. Çünkü Etiyoya’da bana şu sözleri emanet edip, Türkiye’de ki kardeşlerimize iletin dediler: “Sizin ecdadınız Osmanlı bize çok sahip çıktılar. Siz onların torunlarısınız. Biz size ecdadınızın emanetiyiz. Elinizdeki imkanları bizimle paylaşın.”

Bir vefa borcu olarak Etiyopya’daki Bati beldesinde 167 kişilik hafızlık ve Arapça okutulan medreselerinde Osmanlı Tarihi okutuyorlardı. En çok beni hüzünlendiren ve her sohbetimde tekrar tekrar anlattığım kendi şahısları için bir şey istemiyorlar; - Sembati Beldesinde 70 talebe olan bir medresede isteklerini sorduğumuzda o medresede görev yapan hoca efendiler talebelerimizin kitaplarını alamıyoruz. - AFFAR Bölgesinde yol kenarında bir köyde camiimiz yıkılmak üzere... - ...ve yine AFFAR’da bir köyde bulunan medresede su bize bir günlük yol mesafesinde uzak abdest için su bulamıyoruz. Bize yardımcı olun. Daha niceleri… Bu istekleri dünya için değil, şahısları için değil sadece ebedi hayatları için. >>>

57


GÖZLEM Bu gün bizler, ekmeğimizi çöpe atarken onlar ekmek bulamıyorlar. Suyu boşa akıtırken oradaki kardeşlerimiz, bir günlük yoldan sırtlarında su taşıyorlar. Evimizde dolaplarımız elbise ile dolup taşarken, onlar giymeye elbise bulamıyorlar. Etiyopyalı bir kardeşimizin şu sözü çok manidardır. “Türkiyeli kardeşlerimiz bayramda yeni elbise almayı severler. Onlara selam söyleyin. Eski elbiselerini bize göndersinler.” Efendimiz’in (S.A.V.) “Komşusu aç iken kendisi tok yatan bizden değildir.” hadîs-i şerifini örnek alarak, Kayseri İDDEF olarak büyük bir seferberlik başlattık.

Evlerimizdeki israfı önlemek için bu çalışmanın adına “HER EVE BİR İSRAF KUTUSU” adını verdik. Bu çerçevede Kayserimizden 1.000 evde bu çalışmayı başlattık ve çok kısa sürede güzel ve ciddi neticeler elde ettik. Biz Kayseri Çağrı Derneği olarak başta sevgili üstâdımızın kıymetli vekili ve derneğimizin onursal başkanı, bir hizmet, din dertlisi olan ve çok sevdiğimiz İsmail KAHRAMAN Hoca Efendi ümmetle ilgili bir mesele olduğu zaman kendi şahsımızı ve hizmetle ilgili sıkıntılarımızı bir kenara bırakmamızı öğütleyip, bize şu hadîs-i şerîfi okurlar: “Efendimiz (S.A.V.) buyurdular ki: ‘Mevla Teala, o kulun yardımındadır; o kul, mümin kardeşinin yardımında oldukça!’ (Müslim, Ebu Davud)” Böylece “Biz onlara yardım edelim ki Allah (C.C.) bizim yardımımızda olsun” diye nasihat buyururlar.

58


GÖZLEM

Bu güzel projeyi tabii ki ilk önce kendi evimde uyguladım. İsraf kutusu üzerindeki, ellerinde tabakla yemek kuyruğunda bekleyen Afrikalı çocukları gören 6,5 yaşındaki oğlum Muhammed Şamil, “Babacığım, bu çocuklar ellerindeki tabaklarla neyi bekliyorlar” diye sordu. Dedim ki “Yavrum, bu çocuklar Afrika’daki senin Müslüman kardeşlerin ve yemek bekliyorlar, ekmek bekliyorlar, su bekliyorlar, elbise bekliyorlar. Biz israf yapmayacağız, tutumlu olacağız. Bu kumbaraya para atacağız. Afrika’daki kardeşlerin o kumbaraya attığımız para ile ihtiyaçlarını karşılayacaklar oğlum.” Sonra her akşam eve gittiğimde o israf kutusuna para atmadan yemeğe oturmamayı kendimize prensip edindik. Bu vesile ile çocuklarımıza ve kendimize israf yapmamayı, infak ruhunu, din kardeşlerimizin sıkıntısını, derdini paylaşmayı öğretmiş olacağız. Bu çalışmayı tüm ülkemize yayalım. Bir çok bölgelere hizmet götürelim. Amaç sadece yardım götürmek mi? HAYIR! Yardımı vesile kılarak, kardeşliğimizi sıcak tutmak, dünya ve ahiret saadeti olan Müslüman kimliğini koruyup, misyonerlerin tuzağına düşmekten kardeşlerimizi muhafaza etmektir. Allâh (C.C.) buyuruyor ki: “Onlar, kendi canları çekmesine rağmen, yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler. Biz size Allah rızası için yemek yediriyoruz. Binaen aleyh, sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür bekliyoruz. Biz, sert ve belalı bir günde Rabbimizden (onun azabına uğramaktan) korkarız (derler). (İnsan Suresi: 8-9-10) Allah (C.C.) hepimizi bu âyet-i kerimelerde anlatılanlarla amel etmeyi nasib etsin. (Amin) Vesselam... KAYSERİ ÇAĞRI DERNEĞİ SORUMLUSU ABDULCELAL KAÇAR

59


İDD KERVANI İNSANA DEĞER VEREN

DERNEKLER KERVANI Kervan, lügattaki manası ile “Uzak yerlere yolcu ve ticaret eşyası taşıyan ve birbiri ardınca dizilmiş vasıtalar dizisi” şeklinde ifade edilmektedir. Yani eğer bir kervandan söz ediliyorsa orada uzun bir yolculuk, bu yolculuğun yolu ve yolcuları, yolculara ait değerler ve organize olmuş bir dizi vasıtalar konuya dahil edilmiş olmakta gecikmezler. “İnsana Değer Veren Dernekler Kervanı” da her kervan gibi uzun bir yoluculuğu olan, gayeye ulaşmak için gidilen nurlu bir yolu olan, yolcuları ve o yolculara ait değerleri olan bir kervan. Bu kervanda dernek olarak ortaya çıkan bütün kurumlar da bu kervanı oluşturan ve yolcularını belirlenen bir yolda, büyük bir gayeye ulaştıran vasıtalar olmaktadır. Son 10 yılda ortaya çıkmış ve giderek yayılmış hayır kuruluşları vasıtasıyla hizmetler büyük bir kararlıkla, gün geçtikçe daha da artmakta, yurtiçinde ve yurtdışında büyüyerek yayılmaktadır. Yurtiçinde bu derneklerin vasıtasıyla yürütülen faaliyetler sayesinde insana yaraşır şekilde yaşamak ve yaşatmak için gerekenler, halkımızın nezdinde giderek daha da belirginleşmektedir. Bu dernekler vasıtası ile yürütülen esnaf, hastane, huzurevi, kıraathane, meyhane, köy ziyaretleri, eğitici broşür kartlarının dağıtımı, halka açık seminerler, dînî içerikli sohbetler, Kur’an ilimlerine teşvik çalışmaları ve diğer pek çok faaliyet sayesinde farkında olsak da olmasak da çocuklar, gençler ve yaşlılardan oluşan büyük bir kitlenin hayatında olumlu yönde, köklü değişiklikler meydana gelmektedir. Nice kardeşimiz, günümüz fesadına kapılmış bunalımlar içinde boğuşuyorken, bu faaliyetlerle tanışması vesilesiyle Yaratıcısını ve yaradılış gayesini kavrayabilmiş, içinde bulunduğu buhranlardan kurtulmuştur. Hatta öyle ki; intihar noktasına gelenlerden, bu son derece çirkin karardan kurtulanlar dahi notlarımız arasında mevcuttur. Yine nice gencimiz bu faaliyetler sayesinde, hayatında köklü değişiklikler yapıp, hayatını İslamî ilimleri tahsil etmeye adayarak, gençlik mevsiminin ilim tahsili için en uygun zaman olduğunu yine bu çalışmalar sayesinde kavrayabilmiştir. Bu faaliyetler sayesinde onbinlerce çocuk yaştaki kardeşlerimiz, Kur’ân-ı Kerîm’i, onun kutlu mesajını, alemlere rahmet Efendimizi (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve onun ahlâkını çok daha yakından tanımış ve bu suretle çağımızın ahlak erozyonuna karşı daha donanımlı hale gelebilmiştir. Yurtdışındaki faaliyetlerle de bu hizmetler, misyonerlerin ifsâdına karşı büyük kalkan olmaktadır. “İnsanların ahiretini düşünmek onlara verilen en büyük değerdir” gibi pek güzide bir ifade ile yola çıkan bu kervan, insanların bu dünyada sahip olması gereken aslî değeri ve bu değere yaraşır bir şekilde yürümesi gerektiği yolu sarâhaten ortaya koymaktadır.

60


İDD KERVANI Her sayımızda olduğu gibi bu sayımızda da kervandan bir derneğimizi yakından inceleyeceğiz. Kervanın ilklerinden olan Kayseri Çağrı Derneğinden bahsediyoruz. Kayseri Çağrı Derneği aynı zamanda federasyonumuzun da kurucu üyelerindendir. Bu kutlu kervanın öncü birliklerinden güzide bir dernekle sizleri baş başa bırakıyoruz. Yolumuz ta Firdevs, Adn ve Naim Cennetlerine kadar varan uzun bir yol. Birçok değerleri kuşanmış yolcularla dolu, kutlu bir kervandayız. Bu değerlerden en önemlisini seçtik ve kervanımıza onu isim yaptık: ‘İnsana değer vermek’. Zira insan ‘eşref-i mahlukattır.

“İçinizden bir cemaat bulunsun ki; hayra davet ederler, ma’rûfu emrederler, münkerden nehyederler! İşte ancak onlar felâha erenlerin ta kendileridir! Âl-i İmrân Sûresi 104. âyet

61


İDD KERVANI Erzincan Terzi Baba (k.s.) Türbesi

Derneğin Kuruluş Amacı Erzincan’da faaliyet gösteren derneğimiz, sosyal yardımlaşma ve kültürel dayanışmayı destekleme amacıyla kurulmuştur. Derneğimiz 2010 yılında Erzincan’da kurulmuş olup halen faaliyetine devam etmektedir. Derneğimiz sosyal aktiviteler yapmak, dernek üyelerimizle toplum arasında beşeri münasebetlerin gelişmesini sağlamak için kurs, seminer, konferans, panel, dershane, kütüphane, misafirhane, eğitim ve sohbet salonları açmak, yemekli toplantılar, çaylı sohbetler, yurtiçi ve yurtdışı sosyal faaliyetler içerikli geziler düzenlemek, özel gün ve geceler tertip ederek üyelerinin, özellikle toplumun yararlanmalarını ve boş zamanlarını değerlendirmek amacıyla faaliyetlerini sürdürmektedir.

İlmi Seminerler Erzincan ERGÜLDER olarak, tüzüğümüze bağlı kalarak, dernek merkezi ve temsilciliklerimizde, hafta içi gündüzleri ehil hoca hanımların maiyetinde bayanlara, akşamları ise ehil erkek hoca efendilerin maiyetinde esnaf ve çalışanlara, yavrularımıza yönelik Kur’ân-ı Kerîm, ilmihal, Arapça, Osmanlıca ve genel kültürümüzle alakalı ilmî seminerler verilmektedir.

62


İDD KERVANI Tebliğ Ziyaretleri Üyesi olduğumuz İDDEF ve işbirliği halinde bulunduğumuz çeşitli dernekler vasıtasıyla, ülke genelinde toplam 100 noktada tebliğ çalışmaları yapıyoruz. Ziyaretlerimiz iman, ibâdat, muamelat ve ahlak alanındaki konularda birikimli, insan ilişkileri iyi olan ehil hocalarımızın eşliğinde yapılmaktadır. Bu ziyaretlerde esnaflar, hastaneler, kıraathaneler, huzurevleri ve fabrikalar olmak üzere toplumun her kesimine hitap etmekteyiz. Esnaf ziyaretlerinde şuurlu esnaflar topluluğunu oluşturmayı amaçlıyoruz. Hastane ziyaretlerini her hafta mûtad olarak belirli günlerde, orada yatan hasta kardeşlerimizi gönüllerini almak ve moral desteği vermek üzere gerçekleştiriyoruz. Kıraathane ziyaretlerinde haftalık sohbetler yaparak, kıraathane müşterileriyle dinimizin mânevi güzelliklerini paylaşmaktayız. Huzurevi ziyaretlerinde yaşlılarımızın elini öpüp, hal ve hatırlarını, ihtiyaçlarını sorarak dualarını alıyoruz. Fabrika ziyaretlerinde derneğimiz tarafından sanayi esnafı ve fabrikalar ziyaret edilip, işveren ve çalışanlara ihtiyaca uygun dini ve kültürel seminerler veriyoruz. Bu ziyaretlerle ticaretlerini Allâh’ın (c.c) emrettiğini ve Allâh’ın (c.c) rızasını kazanmak için çalıştığını bilen şuurlu bir toplumu oluşturmayı hedefliyoruz. “İçinizden bir cemaat bulunsun ki; hayra davet ederler, ma’rûfu emrederler, münkerden nehyederler! İşte ancak onlar felâha erenlerin ta kendileridir! (Al-i İmran Sûresi104. Ayet)

63


İDD KERVANI Yaz Kursları “Çocuk küçüktür, ama meselesi büyüktür” sözünden yola çıkarak, her yaz dernek merkezinde ve temsilciliklerimizde Kur’ân-ı Kerîm seminerleri, temel dini bilgiler, sosyal ve kültürel faaliyetler düzenlenmektedir. Özellikle hafızlık yapan ve dini ilim tedrisi ile meşgul olan kız ve erkek öğrencilere imkânlarımız ölçüsünde yardımcı olunmaktadır.

'Sizin en hayırlınız, Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir.' (Buharî, Fedâilu'l-Kur'an, 21)

Erzurum Gül Derneği İletişim Bilgileri

Adres: İnönü Mahallesi 3. Sokak no: 17 Merkez/Erzincan Telefon: 0530 363 40 14

64


ADAK - AKİKA KURBAN BEDELİ

250¨

Adak ve akika ihtiyaç sahiplerine kurbanlarınızı

İNSANA DEĞER VEREN DERNEKLER FEDERASYONU

0212 621 00 65 www.iddef.org

HESAP NUMARALARIMIZ

AYRINTILI BİLGİ İÇİN

ulaştırıyoruz...

Kuveyt Türk Bank Asya Albaraka Türk Türkiye Finans Ptt

6186 759-4 3333 608-1 1542 719-4 1614 319-1 8850 583-4

İDDEF BİR İSMAİLAĞA KURULUŞUDUR


Birlikten kuvvet doğar. “İki kişi bir kişiden hayırlıdır. Üç kişi iki kişiden hayırlıdır. Dört kişi üç kişiden hayırlıdır. Cemaat olmanız gerekir. / Hadis-i Şerif

ÜYE DERNEKLERİMİZ

Marmara Bölge Başkanlığı: Çınaraltı Derneği / Bandırma Sakarya Bölge Başkanlığı: Sakarya İddef / Sakarya

İç Anadolu Bölge Başkanlığı: Çağrı Derneği / Kayseri

Akdeniz Bölge Başkanlığı: Çağder / Bucak

D. Anadolu Bölge Başkanlığı: Ergülder / Erzincan

Konya Bölge Başkanlığı: Ziyader / Konya

İstanbul Anadolu Yakası Bölge Başkanlığı: Huzur Derneği / Pendik Ağrı - Merkez Ensar Derneği

Erzurum - Merkez Vuslat Derneği

İzmit - Kartepe Uluçınar Derneği

Antalya - Merkez Furkan Derneği

İstanbul - Bağcılar Abidder

Kırıkkale - Merkez Seher Derneği

Aydın - Nazilli Vefa Derneği

İstanbul - Esenler Hizmet Derneği

Kocaeli - Gebze Gülbahçesi Derneği

Aydın - Söke Muhabbet Derneği

İstanbul - Fatih Bera Derneği

Kocaeli - Gebze Havva Sultan Derneği

Balıkesir - Gönen Gihder

İstanbul - Güngören Ensar Derneği

Kocaeli - Gebze Vesile Derneği

Balıkesir - Merkez Uluçınar Derneği

İstanbul - Kartal Sena Derneği

Malatya - Merkez Sıla Derneği

Bursa - Emek Çınaraltı Derneği

İstanbul - Maltepe Z.Evler Derneği

Manisa - Merkez Lale Derneği

Bursa - Gemlik Gemder

İstanbul - Pendik Fetih Derneği

Nevşehir - Merkez F.Sultan Mehmet Derneği

Bursa - Merkez Uluçınar Derneği

İstanbul - Sultangazi Uluçınar Derneği

Trabzon - Akçaabat Fatih Derneği

İNSANA DEĞER VEREN DERNEKLER FEDERASYONU Balat Mahallesi Manyasızade Cad. Manyasızade Çıkmazı No:1/A, 34087 Fatih/İstanbul-Türkiye Telefon ve Faks: +90 0212 621 00 65 (pbx) Mobil: +90 544 621 00 65 Web: www.iddef.org E-posta: iletisim@iddef.org

Tebliğ Ruhu Sayı:3  

İDDEF'in yapmış olduğu hizmetleri anlatan üç aylık faaliyet bülltenidir.