Page 1

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ | DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

DIŞ BASINDA

İSTANBUL 27 Nisan-04 Mayıs 2010

Le Figaro The INDEPENDENT New York Times Daily Express Le Monde The Guardian Şarkul Awsat FOX AlHayat

El-Halic Diplomatique Al Jazeera Vremya Novostey BTV Ta Nea Die Welt Newsweek Herald Tribune China Post


BOĞAZİÇİ’NE ÜÇÜNCÜ KÖPRÜ İNŞA EDİLİYOR The Peninsula Qatar, Katar, 30 Nisan 2010

Katar’ın İngilizce yayın yapan önemli gazetelerinden The Peninsula Qatar 30 Nisan 2010 tarihli sayısında İstanbul’a inşa edilmesi planlanan 3. Boğaz Köprüsü ile ilgili haberi aşağıdaki şekilde okuyucularına duyurdu:

“Türk yetkililer dün yaptıkları açıklamada Avrupa ve Asya’yı birbirine bağlayan en büyük şehirleri İstanbul’da trafiği azaltmak için Boğaziçi’ne üçüncü bir köprünün inşa edileceğini açıkladılar.

Ulaşım Bakanı Binali Yıldırım yaptığı açıklamada iki kıtayı bağlayan yeni bir otoyolu da içeren projenin arazi tahsisi ödenekleriyle 6 milyar dolara mal olması ve 4-5 yıl içerisinde tamamlanmasının planlandığını söyledi. Yıldırım aynı zamanda ihalenin bu yıl içersinde yapılmasının ve projenin kamu kaynaklarını doğrudan kullanmaksızın yap-işlet-devret modelinde yürütülmesinin beklendiğini ifade etti.

1,3 km uzunluğundaki köprü Boğaziçi’nin kuzeyine inşa edilecek ve İstanbul ve iki komşu ili birbirine bağlayan 260 km uzunluğundaki yeni otoyola bağlantılı olacak.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.thepeninsulaqatar.com/Display_news.asp?section=World_News&subsection= Gulf%2C+Middle+East+%26+Africa&month=April2010&file=World_News2010043013722. xml

2


İSTANBUL’UN CAMİ VE PAZARLARI TNT Magazine, İngiltere, 29 Nisan 2010 İngiltere’de

haftalık

yayınlanan seyahat dergisi TNT, 29 Nisan tarihli sayısını İstanbul’un

mutlaka

görülmesi

gereken

noktalarına ayırdı. Dergiye göre İstanbul seyahatinde kaçırılmaması

gereken

mekanlar şunlardır:

--Sultanahmet Camii— İçerisini süsleyen binlerce İznik çinisi ve devasa büyüklüğü ile Sultanahmet Camii gerçekten etkileyici bir yapı. Camiye girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarın, ayrıca kadınların içeride başlarını örtmeleri gerekmekte.

--Türk Yemekleri: Kebap Yiyin— İstanbul’da kötü bir yemek yemek için gerçekten çaba sarf etmeniz lazım. Nefis baklavalar, tadına doyum olmayan börekler ile ekmek ve salata eşliğinde sunulan lezzetli kebapları muhakkak deneyin.

--Boğaz’da Gemi Seyahati— Her sabah 10:35’de Eminönü’nden kalkan şehir hatları vapuruyla Boğaziçi’nde seyahate çıkın. Aynı noktadan kalkan küçük özel teknelerle de bu gezintiyi yapmak mümkün.

--Beyoğlu’nda Gece Hayatı— Fenikülerle Bayoğlu’na çıkın ama gece sonlanmadan buradan ayrılacağınızı ummamanız gerektiğinin de bilincinde olun. Burası havalı İstanbullu gençlerle partileyebileceğiniz, yemek yiyip bir şeyler içebileceğiniz bir yer. Burada her şey çok hareketli olduğundan gece yarısından önce akşam yemeği yemek istiyorsanız önceden masanızı rezerve ettirmeniz gerekli.

3


--Topkapı Sarayı— Topkapı Sarayı İstanbul’un muhakkak görülmesi gereken yerlerindendir. Bu heybetli ve zengin sarayı keşfedin ve çok fazla şampanya içtikten sonra boğularak ölen Padişah II. Selim de dahil, sarayın önceki renkli ev sahiplerinin hayatını yakından tanımaya çalışın. Burada harem dairesi oldukça ilgi çekici. Harem’e girmek için ekstra ücret ödemeniz gerekli ama kesinlikle buna değer.

--İstanbul Çarşılarında Pazarlık— Yanınızda boş bir bavul getirdiğinizden emin olun ve sonra biraz pazarlık peşine düşmek için Kapalıçarşı’yı ziyaret edin. Duvar süsleri, mücevher, halı ve seramikler arasından bir seçim yapın, bu arada kendinizi sıkı bir pazarlığa da hazırlayın. Alışverişe meraklı olmasanız bile sadece atmosferini görmek için bile Kapalıçarşı’yı ziyaret etmeye değer.

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.tntmagazine.com/tnt-today/archive/2010/04/29/explore-the-markets-andmosques-of-istanbul-turkey.aspx

4


KORUMACILIK KARŞITI KONFERANS İSTANBUL’DA BAŞLADI Xinhua, Çin Halk Cumhuriyeti, 28 Nisan 2010

27 Nisan Salı günü İstanbul’da başlayan ve üç gün süren korumacılık karşıtı konferans Çin’in İngilizce haber yapan ve önde gelen çevrimiçi yayın organlarından biri olan Xinhuanet’de şu şekilde yer aldı:

“Salı günü İstanbul’da başlayan korumacılık karşıtı konferans küresel ekonomik gelişmeyi teşvik etmeyi amaçlıyor.

Son zamanlarda uluslararası pazarı vuran ekonomik erimeye değinen Avrupa Komisyonu Rekabetten Sorumlu Başkan Yardımcısı Joaquin Almunia “Kriz zamanlarında rekabete ara vermek, başarısızlığın tanımıdır” dedi. Almunia Uluslararası Rekabet Ağı (ICN) 9. Yıllık Konferansı’nda yaptığı konuşmada ekonomik çatırdamanın ulusal firmaların, iç pazarlarını korumacı bir alana çevirmesi için bahane olamayacağını ve böylesine bir hareketin tüm ekonomiyi çıkmaza sürükleyeceğini de sözlerine ekledi.

Üç gün süren etkinlik, dünyanın dört bir yanından resmi yetkilileri, iş dünyasının liderlerini ve 110’u aşkın kurumdan 600’den fazla katılımcıyı bir araya getiriyor.

ICN, içlerinde Türkiye, ABD ve AB ülkelerinin de bulunduğu 45 ülkedeki kartel uygulamalarındaki eğilimler ve gelişmeleri takip eden bir rapor hazırladı.

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://news.xinhuanet.com/english2010/business/2010-04/28/c_13270072.htm

5


İSLAMİ

GİYİM,

SADEYLE

HAUTE

COUTURE’U

İSTANBUL’DA

BİRLEŞTİRİYOR The Christian Science Monitor (Monique Jaques), A.B.D, 27 Nisan 2010

Uluslararası haber portalı The Christian Science Monitor, 27 Nisan İstanbul’da

tarihli

yayınında gerçekleştirilen

Tesettür Moda Haftası ile ilgili aşağıdaki izlenimlere yer verildi:

“Paris’i ve Milano’yu aratmayan İstanbul’daki moda gösterisinde, İslami giyim tasarımcıları sadeyle haute couture’u birleştirerek kadınlara sunuyor.

İstanbul’daki büyük bir kongre merkezi, geleneksel İslami moda gösterisine hazırlanan mankenleri ağırlıyor. Bu giysiler her ne kadar ülkenin muhafazakâr kesimi için tanıdıksa, mankenler için bir o kadar da yeni.

Venezüellalı manken Christina, çok daha liberal bir yerden geldiği için bu tarzı anlayamadığını ancak bunun onun için bir işten ibaret olduğunu ve işini yapmaktan zevk aldığını belirtti. Mankenlerin birçoğu dünyanın dört bir yanında üç aylık kontratlarla, birçoğunun daha önce görmediği İstanbul’a getirildi. Güney Amerikalı bir manken, daha önce hiç başörtüsü görmediğini söyledi.

Pistte ise apayrı bir hava var. Türbanlı mankenler, yeni İslami tasarımcıların eserlerini görmek üzere toplanan kalabalığa, kadınların dışarıda giydiği uzun pardösüleri tanıtıyor. Özellikle kadın izleyicilerden büyük beğeni toplayan yeni İslami mayolar tanıtılıyor: Sadece yüzü, elleri ve ayakları dışarıda bırakan bu mayolara “burka” ve “bikini” kelimelerinden türetilen “burkini” ismi veriliyor.

6


Her koleksiyon büyük bir beğeniyle karşılaşıyor. Cep telefonlarıyla resim çekenler, yeni kıyafetleri arkadaşlarına yolluyor. Erkekler, yabancı mankenlere ilgi gösterirken; kadınlar, geleneksel İslami sadeliği yansıtan yeni renk ve tarzlardan gözlerini alamıyor.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.csmonitor.com/World/Middle-East/2010/0427/In-Istanbul-Islamic-clothingfor-women-combines-modesty-with-high-fashion

1 MAYIS, İSTANBUL TAKSİM MEYDANI'NDA KUTLANDI Setimes.com , 02 Mayıs 2010 Balkan coğrafyasından haberler yayınlayan Setimes.com 2 Mayıs tarihli yayınında, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı Taksim’de

kutlamak

üzere

gerçekleştirilen

etkinliklere yer verdi.

“1 Mayıs İşçi Bayramı’nı 33 yıl sonra

ilk

defa

Taksim

Meydanı'nda kutlamak üzere binlerce insan Cumartesi günü Taksim’de toplandı. Meydanda toplanan kalabalığa açılan ateş sonucu birçok insanın hayatını kaybettiği 1977 yılından beri meydanda kutlamalar yasaklanmıştı. Bu kez sorun çıkmasını önlemek için 22 binden fazla polis memuru görevlendirildi. Kutlamalara iş, daha iyi çalışma koşulları ve daha yüksek maaş talep eden sendikalar, siyasi partiler ve STK'lardan oluşan gruplardan yaklaşık 300 bin kişi katıldı.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.setimes.com/cocoon/setimes/xhtml/en_GB/newsbriefs/setimes/newsbriefs/2 010/05/02/nb-04

7


TÜRK İŞÇİLERİ İŞÇİ BAYRAMINDA HAKLARININ KORUNMASINI TALEP EDİYOR People’s Daily Online, Çin Halk Cumhuriyeti, 2 Mayıs 2010

Çin

Halk

Cumhuriyeti’nin

önemli gazetelerinden biri olan People’s Daily’nin 2 Mayıs tarihli haberi, 1 Mayıs işçi Bayramı’nı

kutlamak

Taksim gerçekleştirilen

üzere

Meydanı’nda etkinlikleri

aşağıdaki şekilde duyurdu:

“300.000 civarında işçi ve onların destekçileri 33 yıldır ilk kez İstanbul'un merkezi Taksim Meydanı’nda, sendikal haklarının korunması için çağrıda bulunarak İşçi Bayramı’nı kutladılar.

Kuzey, güney ve doğu bölgelerinden katılan sendika üyeleri, kadın ve erkek, yaşlılar ve gençler, sloganlar atarak, işçi haklarını savunan pankartlar eşliğinde meydana yürüdü. Güvenlik kontrol noktalarını geçtikten sonra meydanda toplanan işçiler, sendika liderleri tarafından işçi hakları üzerine yapılan konuşmayı dinlemek üzere Taksim Meydanı’nda toplandı.

Ülkenin en büyük şehri olan İstanbul 16 milyon toplam nüfusa sahip. Mali kriz ülkedeki işsizlik oranını %13 seviyesine yükseltti ve birçok genç şu anda işsiz.

Özellikle, 1977 yılında meydana gelen olayların en önemli sebepleri arasında yer alan sorunların; insancıl bir asgari ücret, işsizliğin sona ermesi, işçilerin kıdem tazminatını koruma ve bu konudaki engellerin kaldırılması konularının çözüme kavuşturulması isteniyor.

Taksim Meydanı’nda gerçekleşen İşçi Bayramı kutlamaları, 1977 sonrasında yarım milyondan fazla insanın meydanda toplandığı bir anda kimliği belirlenememiş bazı saldırganların 8


meydandakiler üzerine ateş açması ile çıkan kargaşa 34 ölüm ve 136 yaralanma ile sonuçlanmıştı. Bu olaydan sonra Taksim Meydanı’nda kutlama yapılması yasaklanmıştı.

Taksim Meydanı’nda Emek Gününü kutlamak sendikalar arasında bir çekişme konusu olmakla birlikte, daha önceki yıllarda meydanda patlak veren olaylar sendikalar ve hükümet arasında çok daha büyük gerginliğe sebep olmuştu. Geçen yıl, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonundan 5000 kişiye polis Taksim'de toplanmak için izin vermişti. Ancak, çevrede çıkan çatışmalar esnasında 108 kişi gözaltına alınmış ve iki subay da dâhil olmak üzere sekiz kişi yaralanmıştı.

Bu yıl ise, hükümet Taksim Meydanı’nda toplanmaya izin verdi. 1 Mayıs kutlamalarında açıklamada bulunan DİSK başkanı Süleyman Çelebi "Biz hükümetin 180 derece değişen tutumundan dolayı mutluyuz. Bu 1 Mayıs Gününü özgürlük ve neşe kutlayacağız."dedi.

1 Mayıs günü için büyük bir endişe konusu olan güvenlik sebebiyle, diğer şehirlerden getirilen 6.000 ek polis ile beraber kutlamalar için görevli polis sayısı 22500'e ulaştı. Olay çoğunlukla kutlama havası içinde geçti. Birçok işçinin meydanda dans ederek kutladığı 1 Mayıs etkinlikleri kapsamında Gezi Parkı’nda Timur Selçuk ve Ruhi Su Korosu tarafından ücretsiz verilen halk konserini de zevkle izlendi.

Şehirdeki yabancılar dahi işçilerle dayanışma içinde olduklarını göstermek için 1 Mayıs kutlamalarına katıldı. Türkiye’de okuyan Fransasız öğrenci Benoit Monjabone de bunlardan biriydi ve burada bulunmanın Türk işçilerine destek için büyük bir fırsat olduğunu ifade etti.”

Haberin detayı için aşağıdaki linke tıklayınız: http://english.people.com.cn/90001/90777/90853/6970599.html

9


2010

DÜNYA

GERİ

DÖNÜŞÜM

KONGRESİ

İSTANBUL’DA

DÜZENLENİYOR Recycling Today, A.B.D., 30 Nisan 2010

Geri dönüşüm konusunda yayın yapmakta olan ve aylık yayınlanan A.B.D. kökenli Recycling Today dergisi, Nisan sayısında 31 Mayıs-02 Haziran 2010 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek olan 2010 Dünya Geri Dönüşüm Kongresi’ni aşağıdaki haberle okuyucularına duyurdu:

“2010 Dünya Geri Dönüşüm Kongresi 31 Mayıs-02 Haziran 2010 tarihleri arasında İstanbul Swissotel’de düzenlenecek. Etkinlik organizatörü Uluslararası Geri Dönüşüm Bürosu’na göre Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan İstanbul’un güzelliği içersindeki karşıtlıkları kucaklamasında yatıyor: Eski ve modern, gizemli ve daimi, dini ve dünyevî, Doğu ve Batı.

Toplantı oturumları ve fuar alanı kayıtlı tüm katılımcılara açık olacak. Oturumlar boyunca İngilizce, Fransızca ve Almanca simültane tercüme de yapılacak ve etkinlik süresince çok sayıda çalıştay düzenlenecek.

Uluslararası Geri Dönüşüm Bürosu kongre katılımcılarını 31 Mayıs akşamı Çırağan Sarayı’nda bir resepsiyonla karşılayacak. Büro, sarayın yakın zamanda geçirdiği renovasyonla lüks ve rahatlığı mükemmel bir uyumla harmanlayan bir mimarlık harikasına dönüştüğünü belirtmekte.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.recyclingtoday.com/bir-report-april-department-2010.aspx

10


HAFTA SONU KAÇAMAĞI İÇİN BEŞ SEÇENEK New York Magazine, A.B.D., 29 Nisan 2010

Tarihi Türk Şehirlerinden Beyoğlu'nda modern sanat galerileri, tasarımcı oteller ve kulüplere rastlamak mümkün. Bölgeyi yakında tanıyan tecrübeli isimler, gezi tutkunlarına güzel bir hafta sonunu nasıl geçirecekleri konusunda rehberlik ediyor.

--Konaklama-19.yy konak tarzı mimarisiyle Four Floors Oteli'nin yenilenen dairelerinden birinde, İç Tasarımcı Sema Topaloğlu tarafından ustaca dekore edilen metal heykeller ve oyma ahşap mobilyalar arasında Marmara Denizi manzarasına sahip bir çatı dairesinde uyumak ilk seçeneğiniz olabilir.

Avrupa’nın en kusursuz oteli seçilen, 1870’lerde inşa edilen A’Jia Otel, butik otel hizmeti almayı tercih eden konuklar için yeniden dizayn edildi. Modern tarzda tasarımları yapılan 15 odası bulunan otelde, beyaz örtüler içinde, mor kabarık halılarla kaplı deniz manzaralı odalarda pencereden, Boğazda güneşin doğuşunu küvetten seyretmek güzel bir seçenek olabilir. 136 odalı W İstanbul Oteli ise 19.yy Dolmabahçe Sarayı'nın mermer döşemeli eski sıra evler tarzı, renkli minderleriyle donatılmış hoş bir dizayna sahip.

--Yemek-İçme-16.yy Osmanlı kraliyet ailelerinin yemiş oldukları yemekleri Asitane Restoran’da tadabilirsiniz. Çiya Sofrası’nda da servis yapılan bu yemeklerin lezzetinden emin olmak için restoran işleticisi Musa Dağdeviren Türk köylerindeki evleri bir bir ziyaret ederek tarifleri uygulamalı bir şekilde yerinde öğreniyor.

11


Van Kahvaltı Evi’nde Türk mutfağının temel yiyecek maddelerinden kaymak, cacık ve peynir her gün kahvaltı seçenekleri arasında mevcut. Fakat erken gitmek gerekiyor. Öğlene kadar aç karınla kuyrukta bekleyen Türk gençlerinden geriye bir şey kalmayabilir.

Topkapı Sarayının 500 yıllık tariflerinin menüde bulunduğu Asitane’de kuzu, ayva ve kestaneli tariflerin bulunduğu seçeneklerden biri akşam yemeği için güzel bir alternatif olabilir. Tarifler o dönemde mevcut olan malzemelerle pişiriliyor ve bahçedeki badem ağaçlarının yanına kurulmuş masalarda servis yapılıyor.

--Yapılacak İşler-İstanbul Modern Sanat Müzesinde resimden heykele, enstalâsyondan videoya uzanan çeşitlilik içinde oluşturulan sergiler, modern ve çağdaş sanatın gelişimini yansıtıyor. Çağdaş sanatımızın son yıllarına damga vurmuş sanatçıların koleksiyonlarından örneklemelerinin öne çıktığı sergilerde, 2004 Turner Ödülü’nü alanlardan Yapımcı Kutluğ Ataman ve Ortadoğu’daki kadınların geleneksel rolleri ve zorlukları üzerine çalışan Mısır doğumlu Nil Yalter ’in eserleri mutlaka görülmeli.

Haliç'in kalbinde yer alan Osmanlı'nın ilk kent ölçekli elektrik santrali, kültür, sanat ve eğitimi buluşturuyor. Santralistanbul, birçok projeyle kente 'farklı' bir enerji yayıyor. Bir yanda Çağdaş Sanat Müzesi diğer yanda Enerji Müzesi'nden oluşan Santralistanbul’da 20. yüzyılın yetiştirdiği, dünyanın en istisnai sanatçılarından Yüksel Aslan’ın ilk retrospektif sergisi ve ünlü İngiliz Magnum fotoğrafçısı Martin Parr’ın fotoğrafları sergileniyor.

--Şehrin İçinde Yolculuk-Geleneksel Türk Halılarının satıldığı EthniCon mağazasından antika bir Türk halısı almadan eve dönmemeli. Fakat turistlerin Kapalıçarşı piyasasındaki satıcılarla pazarlık yaparak halı almaları öneriliyor. EthniCon sahibi Mehmet Güreli antika halıları kare parçalara kesip, daha sonra el-dikişi ile kesilen bölgeleri kapatarak, tüm halılar için sabit bir ücret alıyor.

12


--Eksantrik Bir Gün-Beyoğlu’nda bulunan Geleneksel Türk Hamamı, Galatasaray Hamamı’na giderek bir tellağa tam bir masaj yaptırarak güne başlayabilirsiniz. Antik kubbe altında buharlı, ısıtmalı mermer platformda dinlenip, ardından bölgede çok sayıda yan yana açılmış olan Nargile kafelerden birinde sert ve yoğun aromalı bir Türk çayı ve bir nargile içerek kendinizi yenileyebilirsiniz.

Daha sonra Beyoğlu’nda yaya olarak gezebileceğiniz İstiklal Caddesinde dolaşırken Seyyar satıcılarda bulunan pilav ve çam fıstığı ile doldurulmuş midye dolması, kıymalı ve peynirli börek fırsatını kaçırmayın. Üstüne salep veya orkide kökleri katılmış bir bardak sıcak sütü mutlaka deneyin.

Haberin detayı için aşağıdaki linke tıklayınız: http://nymag.com/travel/weekends/istanbul/

13


CARDİST KART VE AKILLI TEKNOLOJİLER FUARI& ZİRVESİ İSTANBUL’DA DÜZENLENİYOR Contactless News, 30 Nisan 2010

Akıllı kartlar, ödeme sistemleri ve güvenlik konularında dünyadaki gelişmeleri haber yapan Contactless News adlı internet internet sitesi 30 Nisan tarihli aşağıdaki haberinde

önümüzdeki

ay

istanbul’da

düzenlenecek olan Cardist Kart ve Akıllı Teknolojiler Fuarı& Zirvesi’ne yer ayırdı:

“Akılı ödeme sistemlerindeki güncel gelişmelerin tartışılacağı 3. Cardist Kart ve Akıllı Tekonolojiler Fuarı ve Zirvesi 12-14 Mayıs 2010 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek. Etkinliğin ana sponsoru İnterbank Kart Merkezi, ödeme sistemleri sponsoru ise MasterCard ve Visa olacak.

NTSR Uluslararası Fuar ve Kongre Organizasyonları tarafından düzenlenecek olan etkinlik Türkiye’yi Avrasya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da akıllı kart uygulamalarının merkezi yapmayı hedeflemekte.

Cardist Zirvesi Başkanı Alexander Rolfe yaptığı açıklamada “Geçtiğimiz yıllarda Türkiye Avrupa’nın ilk temassız uygulamasını hayata geçirdi. Küresel tecrübelerle bu yenilikçi yaklaşıma dahil olup vizyonlarını geliştirmek isteyenler sektörün geleceğine ayna tutacak olan Cardist Zirvesi’nde biraraya gelecek” ifadesinde bulundu.

Interbank Kart Merkezi Yöneticisi Sertaç Özinal ise temassız kartlar ve yeni kart uygulamalarının çok yakında günlük yaşamı kolaylaştırmak suretiyle kişisel alışkanlıkları da etkileyeceğini ve bu teknolojilerin 2010’lu yıllara damgasını vuracağını dile getirdi.

Zirvede görüşülecek konular şunları kapsamakta: Avrupa’da günlük ödemelerin geleceği, günümüzün kart piyasasının karşı karşıya kaldığı sorunlarla mücadele, küresel SIM pazarında

14


yeni gelişmeler ve bakış açıları, dolandırıcılık konusundaki yeni eğilimler, mobil ödeme sistemleri, ön ödeme mevzuları.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.contactlessnews.com/2010/04/29/istanbul-to-host-cardis-smartpaymentsummit?utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+c ontactlessnews%2Fbasic+%28Contactless+News+Basic%29

15


KATKIDA BULUNANLAR İBB Dış İlişkiler Müdürlüğü Uzmanları; Abdulvahap SEVİM Adem VARICI Ahmet AKSU Ayşe EKMEKÇİ Bedri KULAK Derya EREN Esma Ceren OCAK Eyyüp YILDIRIM Gülgün ŞAHİN Hulusi KÖSE Özgün SUBAŞI Volkan TOPÇU Yasin SUNKUR İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü Kemalpaşa Mh. Şehzadebaşı Cd. No:25 34134 Fatih-İSTANBUL Tel: 0 212 455 21 85 Faks: 0 212 455 26 42 E-mail: irelations@ibb.gov.tr

16


İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ | DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

DIŞ BASINDA

İSTANBUL 04-11 Mayıs 2010

Le Figaro The INDEPENDENT New York Times Daily Express Le Monde The Guardian Şarkul Awsat FOX AlHayat

El-Halic Diplomatique Al Jazeera Vremya Novostey BTV Ta Nea Die Welt Newsweek Herald Tribune China Post


13. AVRASYA EKONOMİ, ENERJİ VE ÇOK KÜLTÜRLÜ DİYALOG ZİRVESİ İSTANBUL’DA DÜZENLENİYOR Today.az, Azerbaycan, 04 Mayıs 2010

Azerbaycan’ın

önemli

haber

portallarından Today.Az 4 Mayıs tarihli yayınında, 5-7 Mayıs 2010 tarihleri

arasında

İstanbul’da

düzenlenen 13. Avrasya Ekonomi, Enerji ve Çok Kültürlü Diyalog Zirvesi’ni

aşağıdaki

haberle

okuyucularına duyurdu:

“13. Avrasya Ekonomi, Enerji ve Çok Kültürlü Diyalog Zirvesi 5-7 Mayıs 2010 tarihleri arasında İstanbul’da düzenleniyor.

Zirve, aralarında Azerbaycan’ın da olduğu 40 farklı ülkeden siyasetçi, diplomat, işadamı ve basın mensuplarını bir araya getirecek olan zirvede Kafkaslar, Orta Asya ve Orta Doğu bölgelerindeki enerji, ekonomi, çok kültürlü diyalog, çevre ve eğitim gibi pek çok önemli konu masaya yatırılarak fikir alışverişi yapılacak. Nabucco Projesi bu yılki zirvenin en önemli gündem maddelerinden biri olacak.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.today.az/news/politics/67243.html

2


HIDRELLEZ BAYRAMI GİDEREK POPÜLERLİK KAZANIYOR Eurosianet.org (Jonatlan Lewis), 06 Mayıs 2010

Orta Asya ve Kafkas coğrafyasından haber

yayınları

yapmakta

olan

Eurosianet.org adlı internet sitesi 6 Mayıs tarihli yayınında, geçtiğimiz hafta İstanbul’da çoşkuyla kutlanan Hıdrellez Bayramı ile ilgili aşağıdaki habere yer verdi:

“Dini

motifli

bir

bayram

olan

“Hıdrellez” 5-6 Mayıs tarihleri arasında Türkiye’de ve Türkî Cumhuriyetlerde kutlandı. İstanbul’daki Romanlar da bu özel günü büyük bir çoşkuyla kutladılar.

Festival son yıllarda şehirdeki kültürel profilleri giderek tehdit altına giren İstanbul’un Roman toplulukları için oldukça önem taşımakta. İstanbul’da Romanların yaşadıkları Sulukule Bölgesi’nin yakın zamana kadar Avrupa’nın en eski yerleşimi olduğuna inanılıyordu. Ancak iki yıl önce, bu bölge büyük çaplı bir yeniden planlamaya dahil edildiğinde, Romanlar semtten taşınmaya başladılar. Geçmişte, Romanlar Hıdrellez Bayramı’nı Sulukule’nin arka sokakları ve İstanbul’un diğer bölgelerinde, dans ve müzik eşliğinde kutluyorlardı. Gece yarısı ise cesur yürekler sokağın ortasına yakılan ateşin üzerinden atlayıp dilek diliyordu.

Günümüzde etkinlik mekanı değişmiş olmasına rağmen Hıdrellez çoşkusu aynen devam ediyor. Belediye yetkilileri bu yıl Marmara Denizi kıyısında resmi kutlamalar organize ettiler. Hıdrellez kutlamalarına Romanlar dışında giderek daha fazla sayıda İstanbullu’nun katılımı söz konusu. Öyle ki Belediyenin sponsor olduğu bu yılki etkinliklere katılan Romanlar neredeyse sadece görevli müzisyenlerdi.”

Haberin detayları için aşağıdaki linki tıklayınız: http://www.eurasianet.org/node/61007

3


GÖKYÜZÜNDE TOPLANTI Xinhua (Chen Ming), Çin Halk Cumhuriyeti, 05 Mayıs 2010

Çin

Halk

Cumhuriyeti’nin

gazetelerinden Xinhau,

önemli

5 Mayıs tarihli

sayısında Ballentine’s firması tarafından İstanbul

semalarında

düzenlenen

ilginç

toplantı organizasyonuna yer verdi.

Haberde, bir viski markası olan Ballantine’s tarafından

düzenlenen

profesyonelleri düzenlenen

dört sıkıcı

kurtararak onları

etkinliğin, duvar

genç

arasında

toplantılarından

gökyüzünde bir

araya

getiren 5 yıldızlı, ilginç bir toplantı organizasyonu niteliğinde olduğu belirtildi. Yükseltili toplantı platformu 22 kişilik kapasitesi ve leziz ikramları ile 30 dakikalığına benzersiz bir toplantı gerçekleştirilmesine imkan vermekte.

Maslak Baby Giz Plaza’nın önünde yapılacak toplantılar Çarşamba Günü mesai bitimine kadar devam edecek. Perşembe Günü ise gökyüzü toplantıları Anadolu Yakası çalışanlarını hedefleyen Plan B toplantıları, İçerenköy Carrefour’un önünde kurulacak özel bir vinç sistemiyle saat 18:00’e kadar devam edecek.

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://english.people.com.cn/90001/90782/6973519.html

4


İSTANBUL’DA KENTSEL BİR VAHA The New York Times (Jhon Gorvett), A.B.D., 07 Mayıs 2010 A.B.D.’nin önemli gazetelerinden The New York Times’ın 07 Mayıs tarihli

sayısında

İstanbul’un

emlak piyasası ile ilgili aşağıdaki makaleye yer verildi:

“Dünyada iki kıta üzerinde adres sunabilen

tek

şehir

olan

İstanbul’da, birçok yabancı yatırımcı daha yeni olan Asya yakasındansa tarihi Avrupa yakasındaki gayrimenkullere ilgi göstermekte.

Bu tercih; devlet politikalarına, nüfusun gelişimine, depreme dayanıklı yeni ev ihtiyacına ve hızla genişleyen şehrin bir ucundan öbür ucuna gidip gelme zorluğunun gelişimine göre zamanla değişim göstermekte. Bu ihtiyaçlar sonucunda Ataşehir’de, şehrin Asya yakasında, yeni ve önemli bir konut bölgesi ile ticari gelişim alanı ortaya çıktı.

Varyap Meridian’ın İstanbul’un kubbe ve minarelerinin tarihi siluetini yansıtacak beş kulesi; 1500 daire ve lüks oteli, ayrıca üç adet iş merkezini içinde barındıracak. Söz konusu projenin 2012 yılında tamamlanması bekleniyor. Apartmanların ön satışlarının yüksekliği, şehrin gayrimenkul piyasasının küresel mali krizin getirdiği düşüşün ardından yeniden yükselişe geçtiğini gözler önüne seriyor.

Artan nüfusla birlikte –resmi bir sayı yok, ama tahminlere göre nüfus 13 ila 15 milyon arasında- konut talebi güçlü kalacak, çünkü kent sakinlerinin yüzde 60’ını 30 yaşından küçükler oluşturuyor. Ekonominin iyileşme sürecine girmesiyle hükümet bu yıl GSYİH’da yüzde 3,5 ile 5,5’e arasında bir artış umut ediyor.

Colliers International’ın İstanbul ofisi emlak uzmanı Andrew Rohr de, fiyatların düşmesinin konut sektörüne yatırımı yeniden artıracağını ifade etmekte. Ayrıca hükümet de şimdi halen başkent Ankara’da bulunan büyük finans kurumlarını İstanbul’un Asya yakasına taşımayı 5


planlıyor. Erdinç Varlıbaş’ın aktardığına göre Merkez Bankası, Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve üç devlet bankası buradan arazi satın almış.

Varyap Ataşehir’deki girişiminde alıcılar için özel bir çaba harcamayı kararlaştırarak Edinburg’lu uluslararası mimarlık firması olan RJMM’nin bir komisyonuna Varyap Meridian için bir proje hazırlattı. Varyap Meridian’ın eğri kuleleri güneş ve rüzgâr enerjisini kullanmakta. Ayrıca proje geliştiricileri binanın yeşil bina kimliğini tasdik etmek için Enerji ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik sertifikası kriterlerini uygulamışlardır. Örneğin; cam, çelik ve betonun tamamı LEED (Enerji ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik) kriterlerine uygun olarak 800 kilometrelik çevreden temin edilmekte.

Apartmanlar üç aşamada satışa sunulacak; ilk aşama henüz inşa halinde fakat hepsi satıldı, ikinci aşamanın da yüzde 60’ı tükenmiş durumda. Üçüncü aşamayı oluşturan, Asya yakasının en yüksek binası olacağı tahmin edilen 200 metrelik kule ise henüz satışa sunulmadı.”

Haberin detayları için aşağıdaki linki tıklayınız: http://www.nytimes.com/2010/05/07/greathomesanddestinations/07iht-reistan.html

6


FRANSA ESKİ CUMHURBAŞKANI JACQUES CHIRAC İSTANBUL’DA Le Figaro, Fransa, 07 Mayıs 2010

Fransa’nın ünlü gazetesi Le Figaro’nun

7

Mayıs

2010

tarihli haberinde, Eski Fransız Cumhurbaşkanı Chirac’ın Pazartesi resmi

10

Jacques Mayıs

günü

2010

İstanbul’a

bir

ziyaret

gerçekleştireceği yazıldı.

Habere göre, Chirac’ın ziyareti 10 Mayıs 2010 Pazartesi başlayacak ve üç gün sürecek. Ziyaretin ilk durağının İstanbul Galatasaray Üniversitesi olacağı belirtilen haberde, burada Chirac’a fahri doktora ünvanı verileceği, ayrıca Chirac’ın törende bir konuşma yapmasının beklendiği ve burada Türk insanına duyduğu dostluk ve saygıyı ifade etmesinin beklendiği belirtildi.

İstanbul’daki temaslarının ardından Ankara’ya geçecek olan Chirac’ın burada Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün konuğu olarak bir yemeğe katılacağı, Çarşamba günü İstanbul’a dönerek Beyoğlu’ndaki Fransız Sarayı’ndaki etkinliğe katılacağı ve burada Türk dünyasının önemli ekonomik ve kültürel kişileriyle bir araya geleceğinin ifade edildiği haberde ayrıca Jacques Chirac’ın İstanbul’a en son 2004 yılında NATO Zirvesi için geldiğinin de altı çizildi.

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.lefigaro.fr/flash-actu/2010/05/07/97001-20100507FILWWW00461jacques-chirac-en-visite-en-turquie.php

7


PRENS ADALARI: SÜRGÜN EDİLMEK İÇİN MUHTEŞEM BİR YER Gonomad.com (Inka Piegsa-Quischotte), Mayıs 2010 A.B.D.

kökenli

bir

seyahat

portalı olan Gonomad.com’da Yazar Inka Piegsa Quischotte, Adalar’a

gerçekleştirdiği

ziyarette edindiği izlenimlerini aşağıdaki yazıyla okuyucularıyla paylaşmıştır:

“2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’u çeşitli vesilelerle birçok defa ziyaret etmiş, ancak Adalar’ a geçmenin bir yolunu hiç bulamamıştım. Gerçekten Türk arkadaşlarımın bana anlattığına göre; küçük bir cennet, güzel bir doğa, tarih dolu bir yer ve çok romantik… İşte Marmara’da bulunan dokuz adanın Asya kıtasına yakın olanları için söyledikleri özellikler bunlar.

--Adı Nereden Geliyor?-Prens Adaları isminin nereden geldiğini öğrenmek için yaptığım araştırmalar, Bizans dönemi ve sonrasında, Osmanlı dönemi de dahil, kadar bazı istenmeyen asillerin, prenslerin, hatta kraliçelerin bu adalara sadece tekneyle ulaşım sağlanabilen bu adalara sürgün edilerek, gözden uzaklaştırıldıkları gerçeğini ortaya çıkardı. Örneğin Bizans İmparatoriçeleri Irene, Zoe ve Anna Dalossena, Büyükada’da bir manastırda sürgündeydi. 1929 yılında da Leon Troçki de Büyükada’da dört yıl boyunca sürgün hayatı yaşamış ve bu ada onun sürgün hayatındaki ilk durağı olmuştur.

--Konaklama-Sultanahmet’te konaklamayı sevmemin iki nedeni var; birincisi Sultanahmet semtinin Aya Sofya, Sultanahmet Cami, Topkapı Sarayı ve Kapalı Çarşı’ya yürüme mesafesinde olması, ikincisi ise ulaşım. Tramvay sayesinde Zeytinburnu’ndan Kabataş’a kadar bir hattın bulunması ve birçok yere bu hattın gidiyor olması. Bilet fiyatı yaklaşık 1,5 TL civarında.

8


Zeytinburnu – Kabataş hattının son durağı olan Kabataş’ta indikten sora alt geçidi kullanarak İDO vapurlarını binebilirsiniz. Adalar için gidiş dönüş ücreti yaklaşık 6 TL’dir. Adalara gitmek için çok organize bir plan yapmaya gerek olmayabilir, çünkü kolay şekilde bir ada macerası yaşamak mümkün.

--Adalar’a Geçiş-Adalar’a geçmek için kullanılan vapurlar turistik, değil daha çok Adalar’da yaşayan ve orayı ziyaret isteyen kişilerin sırf ulaşım amaçlı kullandıkları vapurlar. Bu 90 dakikalık vapur yolculuğu sırasında turistlerle sohbetler edilir, yeni insanlarla tanışılır, güzel ve eğlenceli bir deneyimle Adalar’a geçilir. Vapur, bu adaların üç veya dördünde durur, insanlar iner ve biner, diğer adalara geçilir, hava açık ve güzelse adalarda dolaşılabilir. Ben şanslıydım, mart ayı olmasına rağmen.

--Ne Yapılır /Nereler Görülür?-Bir takım hizmet araçlarının dışında Adalar’da araç bulunmaz. Adalarda ya yürümek ya bisiklete binmek ya da at arabalarını tercih etmek gerekir.

Ben ilk önce ikinci büyük ada olan Heybeliada’ya, sonrasında da Büyükada’ya geçtim. Vapurdayken bir Malezyalı çiftle tanıştım ve adada at arabası kiralayıp büyük bir ada turu yapmaya karar verdik. Büyük turun ücreti yaklaşık 50 TL’ idi. İlk önce yukarı doğru çıkmaya başladık, burada fark ettik ki adalarda araçların olmaması temizlik ve sessizliğe yol açmakta. Ayrıca yol boyunca eski ve ahşap evlere rastlamak mümkün. En tepede bir yerde güzel bir ormanın içinde indik ve çam ağaçları ve kır çiçeklerinden oluşan harika koku her yerdeydi. Burası gerçekten bir doğa cenneti gibiydi. İskeleye geri dönmeden önce buralarda sıcak ya da soğuk bir şeyler yemek de mümkün. Arkadaşlarım ise bisiklet kiralayarak bisiklet turu yapmışlar ve değişik bir deneyim kazanmışlardı.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.gonomad.com/destinations/1003/turkey-princes-island.html

9


ARZULAR GERÇEKLERLE ÖRTÜŞÜYOR Financial Times, İngiltere, 04 Mayıs 2010

İngiltere’nin ünlü gazetesi Financial Times 04 Mayıs tarihli haberinde İstanbul’un Türkiye’nin ekonomik ve ticari merkezi haline gelmesiyle ilgili aşağıdaki yazıya yer verdi: “İstanbul'un modern iş merkezinde bulunan camlı gökdelenlerle alakası olmayan ayaklı borsa, döviz rejimi ve yüksek oranlı enflasyon günlerinden kalma bir hatıra. Nispeten istikrarın sağlanmasıyla ayaklı borsa da eski nüfuzunu kaybetti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümetin, şehri uluslararası bir merkez haline getirme eylem planı önsözünde şöyle diyor: "İstanbul; sanat, bilim, kültür, tarih ve hoşgörü merkezi olma unvanlarının yanı sıra ekonomi ve ticaret merkezi unvanını da üstlenmektedir." Şehir, tartışmasız Türkiye'de müşterek yaşamın merkezi durumunda. Ülke nüfusunun yüzde 20'sine ev sahipliği yapan İstanbul, milli gelirin yüzde 27'sini, vergi gelirinin ise yüzde 40'ını sağlarken, ihracatın da yaklaşık olarak yarısı bu şehirden yapılıyor. Türkiye'de faaliyet gösteren 19 bin yabancı şirketin yarıdan fazlasının merkezi İstanbul'da bulunuyor ve -aralarında Coca-Cola, Nestle ve Microsoft'un bulunduğu- birçok çok uluslu şirket, bölgesel faaliyetler için İstanbul'u merkez olarak kullanıyor. Borsadaki hisselerin üçte ikisi yabancı yatırımcılara ait, ancak iç pazara kısa vadeli alım-satımlar hâkim. Sıradan insanlar, hisse sahibi olmayı spekülatörlerin tekelinde olan bir şey olarak görüyor. Bu nedenle oldukça az miktarda kurumsal yatırım yapılırken sermaye yönetimi büyük bankaların hâkimiyeti altında bulunuyor. İstanbul'un zengin bölgelerindeki pırıltılı mağazalar ve gece hayatı, sağlam bir büyüme potansiyeline işaret ediyor. Başbakan Yardımcısı ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali

10


Babacan konuyla ilgili şöyle diyor: "Doğru adımları atarsak önümüzdeki yıllarda birçok finans şirketinin genel merkezini İstanbul'da görmek hiç de şaşırtıcı olmaz."

Haberin detayı için aşağıdaki linki tıklayınız: http://www.ft.com/cms/s/0/464d4522-5713-11df-aaff00144feab49a,dwp_uuid=0f579b28-571b-11df-aaff-00144feab49a.html

11


KATKIDA BULUNANLAR İBB Dış İlişkiler Müdürlüğü Uzmanları; Abdulvahap SEVİM Adem VARICI Ahmet AKSU Ayşe EKMEKÇİ Bedri KULAK Derya EREN Esma Ceren OCAK Eyyüp YILDIRIM Gülgün ŞAHİN Hulusi KÖSE Özgün SUBAŞI Volkan TOPÇU Yasin SUNKUR İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü Kemalpaşa Mh. Şehzadebaşı Cd. No:25 34134 Fatih-İSTANBUL Tel: 0 212 455 21 85 Faks: 0 212 455 26 42 E-mail: irelations@ibb.gov.tr

12


İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ | DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

DIŞ BASINDA

İSTANBUL 11-18 Mayıs 2010

Le Figaro The INDEPENDENT New York Times Daily Express Le Monde The Guardian Şarkul Awsat FOX AlHayat

El-Halic Diplomatique Al Jazeera Vremya Novostey BTV Ta Nea Die Welt Newsweek Herald Tribune China Post


MÜZİKAL KÖPRÜ Deutsche Welle, Almanya, Mayıs 2010 Almanya’nın

saygın

yayın

organlarından Deutcshe Welle, 2010 Avrupa Kültür Başkentleri olan Ruhr bölgesindeki

Duisburg

kenti

ile

İstanbul'un ortaklaşa düzenleyeceği müzik festivalini aşağıdaki haberle okuyucularına duyurdu:

“Avrupa kültür başkentleri İstanbul ve Ruhr bölgesi arasında yaklaşık 25 ortak proje yürütülüyor. Bunlardan biri de, Ruhr bölgesindeki Duisburg kenti ile İstanbul'un ortaklaşa düzenleyeceği müzik festivali.

26 Temmuz 2010 tarihinde düzenlenecek müzik festivali, hem Duisburg'ta hem de İstanbul’da aynı saatlerde düzenlenen bir kutlama töreni ile açılacak. Almanya’nın Ruhr Bölgesi, Türkiye'nin İstanbul ve Macaristan'ın Peç kentleri "2010 Avrupa Kültür Başkenti" seçilmişti. Bu "başkentlerin" köprü işlevi gören ortak projelerinden yaklaşık 25 tanesi İstanbul ile Ruhr bölgesinden geliyor. Bunlardan biri de, Ruhr bölgesindeki Duisburg kenti ile İstanbul'un, ‘Hallo Duisburg, Merhaba İstanbul’ sloganıyla ortaklaşa düzenleyeceği müzikal etkinlik. Festival, hem Duisburg’da hem de İstanbul’da aynı saatlerde düzenlenen bir kutlama töreni ile açılacak. Çifte müzik festivalinin odak noktasında ise Alman müzik grupları Extrabreit ile Alphaville, Türkiye'den de Ferhat Göçer bulunuyor.

--Duisburg'a "İstanbul Meydanı"-Festivalde RUHR 2010 ile İstanbul 2010’un karşılıklı iletişim içinde olabilmeleri için, etkinlik süreci içinde iki kent arasında canlı bağlantılar yapılacak. RUHR 2010 ile İstanbul 2010’un karşılıklı iletişim içinde olabilmeleri için, etkinlik süreci içinde iki kent arasında canlı bağlantılar yapılacak. Mercator Center yakınında kurulacak “İstanbul Meydanı”nda, tipik Türk yemeklerinden, oryantal dans gösterilerine kadar birçok etkinlik yer alacak. Festival, Ümraniye ve Duisburg’daki alışveriş merkezlerinin bağlı olduğu Metro Holdingi'nin ev sahipliği ve sponsorluğu altında gerçekleştiriliyor.

2


Kültür başkenti festivali için Metro Grubuna ait olan Duisburg Mercator Center, yeni görünümünü 26 Haziran’da tanıtacak: Kırk yıllık alışveriş merkezinin cephesi yenileniyor ve enerji tasarruflu ışık teknolojisiyle aydınlatılıyor. Duisburg, aynı İstanbul gibi farklı kökenlerden insanların yaşadığı, kozmopolit bir şehir.

Adolf Sauerland: "Biz bir sanayi bölgesi olarak tanınıyoruz, ama kültürel zenginliklerimizden kimsenin haberi yok. Bu zenginliği hem ulusal, hem de uluslararası ölçekte sergilemek istiyoruz. 50 yıl önceki gerçeğin bugünkü ile bağdaşmadığını göstermek çok önemli" Ruhr Bölgesi’nde yaklaşık 450 bin Türk kökenli insan yaşamakta. Ruhr bölgesindeki festival, Duisburg Belediye Başkanı Adolf Sauerland’ın himayesinde yapılıyor. Sauerland, “Biz bir sanayi bölgesi olarak tanınıyoruz, ama kültürel zenginliklerimizden kimsenin haberi yok. Bu zenginliği hem ulusal, hem de uluslararası ölçekte sergilemek istiyoruz. 50 yıl önceki gerçeğin bugünkü ile bağdaşmadığını göstermek çok önemli” diyor.

--Demografik Farklar Programa da Yansıyor— Kültür başkenti konsepti gerek İstanbul, gerekse Ruhr Bölgesi için hem imaj konusunda, hem de ekonomik açıdan çok önemli fırsatlar oluşturuyor. Sö zkonusu başkentlerin kültürel zenginliği ise dünya tarafından tescil edilmiş durumda. Bu nedenle festivale seçilen Alman ve Türk sanatçıların birbirinden çok farklı kitlelere seslenecek olması dikkat çekiyor. Alphaville ve Extrabreit gibi gruplar, şöhretin doruğuna seksenli yılların başında erişmişken, Türkiye’den, Ferhat Göçer ve Atiye gibi tanınmış, ama ‚Newcomer’ olarak nitelendirilebilecek sanatçılar katılıyor. Metro Grubu görevlilerinden Bettina Felgen bunun bir tesadüf olmadığını söylüyor:

Almanya'da yaş ortalaması 44'iken, Türkiye'de 28. İşte bu nüfüs yapısıyla yakından ilgili demografik gerçek, festivalin programını da etkiliyor. Festivalde kültür başkenti vizyonundan farklı beklentisi olanlar ise, bunu ancak göçmen derneklerinin çadırlarında, örneğin oryantal dans gösterilerinde, ya da "gelecek kahve telvesinde yazılıdır" sloganını kullanan Türk Kahvesi /Mokka çadırında bulabilirler.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://tr.qantara.de/webcom/show_article.php?wc_c=680&wc_id=288

3


INTERGEO EAST 2010 İSTANBUL’DA DÜZENLENİYOR Geoplace.com, Mayıs 2010

Coğrafi bilgi sistemleri üzerine yayın yapmakta olan Geoplace.com adlı haber portalı, 19-21 Mayıs 2010 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek olan INTERGEO East 2010 etkinliğe ilgili aşağıdaki habere yer verdi:

“INTERGEO East 2010’da ilk kez İstanbul’da düzenleniyor. Önceden 5-7 Mayıs tarihleri arasında düzenleneceği beyan edilen 6. Arazi Yönetimi, Coğrafi Bilgi, İnşaat Endüstrisi ve Çevre Ticaret Fuarı ve Konferansı 19-21 Mayıs 2010 tarihleri arasında İstanbul’da düzenleniyor. Etkinliğin düzenleneceği üç günlük süre boyunca, iki kıtayı birleştiren şehir Güneydoğu Avrupa ve Orta Doğu’nun coğrafya pazarının merkezi haline gelecek. İstanbul Kongre ve Sergi Merkezi’ndeki bu yılki etkinliğe aynı zamanda Türkiye’nin Romanya, Yunanistan, Ermenistan, Gürcistan, Rusya ve Orta Doğu gibi komşuları ilk kez dahil olacaktır.

Etkinlik bölgenin geleceği için sektöre büyük bir ivme kazandıracaktır. Etkinliği düzenleyen Alman HINTE Messe GmbH Kalsruhe firması CEO’su Olaf Freier, INtergeo East’e katılacak olan uzmanların bölgedeki arazi yönetimi yapılanmasını tartışacaklarını, ayrıca etkinlikte bilgi yakalama ve coğrafi bilgi sistemleri konusundaki en son teknolojilerin gözden geçirileceğini ifade etti.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.geoplace.com/ME2/dirmod.asp?sid=&nm=&type=events&mod=Events&mid=7 0011D51BAE64A618C07DA22161E68F1&tier=3&eid=AE0897A6A0F04B87BC240388E947 8247

4


PERA MÜZESİ KOLOMBİYALI RESSAM FERNANDO BOTERO’YU AĞIRLIYOR Artknowledgenews.com, Mayıs 2010

Sanat alanında yayın yapmakta olan

Artknowledgenews.com

adlı

internet

sitesi,

Pera

Müzesi’nde düzenlenen ünlü Kolombiyalı Ressam Fernando Botero haberle

sergisini

aşağıdaki

okuyucularına

duyurdu:

“Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi 21. yüzyılın en sıra dışı sanatçılarından Fernando Botero’yu 64 farklı eserinden oluşan bir sergi ile ilk kez İstanbul’da ağırlıyor. Botero’nun sanatı sadece bir öyküleme ya da tasvir olmaktan ziyade sanata daha içsel bir bakış getirmekte. Latin ve Kolombiyalı kimliğini koruyan Botero, sadece folklorik unsurlardan değil, önemli sanatçıların çalışmalarından da beslenerek kendi stilini oluşturmayı başardı ve oldukça renkli, eğlenceli ve dahi bir yaklaşımla kendi iç dünyasını eserlerine yansıtmaya devam ediyor. Akrobatlardan matadorlara, dans eden insanlardan çıplak aşıklara, kardinallerden üzgün palyaçolara ve müzisyenlere kadar pek çok farklı yüzü barındıran sergi bizleri Botero’nun lirizmini ve renkli dünyasını keşfetmeye davet ediyor.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.artknowledgenews.com/2010-10-05-23-29-48-pera-museum-welcomescolombian-artist-fernando-botero-to-istanbul.html

5


CHIRAC’A FAHRİ DOKTORA People’s Daily, Çin Halk Cumhuriyeti, 12 Mayıs 2010

Çin Halk Cumhuriyeti’nin saygın gazetelerinden People’s

Daily,

geçtiğimiz

haftaki

İstanbul

ziyaretinde Galatasaray Üniversitesi tarafından fahri doktora ünvanı verilen Eski Fransız Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ile ilgili aşağıdaki habere yer verdi:

“Eski Fransız Cumhurbaşkanı Jacques Chirac Salı günü İstanbul Galatasaray Üniversitesi’nden törenle fahri doktora ünvanı aldı.

Chirac törende yaptığı

konuşmada “Türk insanına kardeşlik ve dostluk mesajı veriyorum” dedi.

Chirac Türkiye’nin AB üyeliği hakkında ise “ Türkiye ve Avrupa Birliği’ni bağlayan şey her ne olursa olsun, bu bağ mümkün olduğunca güçlü olmalıdır. Türkiye ve AB’nin ortak bir kaderi paylaştığına inanıyorum.” ifadesinde bulundu.

Chirac Fransa Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve Paris Belediye Başkanı olarak görev yapmıştı.

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://english.peopledaily.com.cn/90001/90777/90853/6982734.html

6


İSTANBUL’DA EZANI SESİ GÜZEL MÜEZZİNLER OKUYACAK BBC News, İngiltere, 11 Mayıs 2010

BBC News 11 Mayıs 2010 tarihli sayısında,

Diyanet

Başkanlığı’nın

din

İşleri

görevlilerine

yönelik başlattığı güzel ezan okuma kurslarını aşağıdaki şekilde haber konusu yapmıştır:

“Sabah ezanı güne güzel, melodik ve manevi

bir

başlangıç

anlamına

gelmektedir. Fakat bazı imam ve müezzinler tarafından okunan sabah ezanları halkı ibadete teşvik etmek yerine kulaklarını tıkamalarına sebep olmaktadır. Yerli halk tarafından yoğun bir şekilde gelen şikâyetlerin sebebi sesi güzel olmayan veya seslerini akort etmeye ihtiyacı olan müezzinlerin göreve getirilmiş olmasıydı. Bu sebeple İstanbul'un reformcu Müftüsü Mustafa Çağrıcı müezzinlere seslerini akort etme imkânı sağlayan şan derslerinin verildiği bir programı başlattığını ifade ediyor.

Okulun ilk öğrencilerinden İmam Mehmet Taş dersin faydalarını ilk günden beri hissettiğini söyleyerek, "Şu anda beş vakit ezanı doğru tempoda okumak için sahip olduğum yeteneklerimi kullanmada kendime olan özgüvenim arttı." şeklinde duygularını dile getirmiştir.

Mustafa Çağrıcı tarafından uygulamaya alınan bu iyileştirme planı, İstanbul`da bulunan 3 binin üzerinde bulunan camilerin hepsinde güzel ses ile ezan okunmasını sağlamıştır.

İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı, kentte merkezî ezan sisteminin yok ettiği ve yüzyıllardan beri süregelen bir kültür olan `ezan cümbüşü`nü yaşatabilmek için yeni bir uygulama başlattıklarını belirterek, “Sesi iyi olmayan müezzinlerin camilerini merkezî sisteme bağladık, sesi iyi olan müezzinleri ise sistem dışında bıraktık.” dedi.

7


Sesi iyi olmayan bazı imamlar ezan okuyamadıkları halde her nedense işe alındı diyen Çağrıcı, bu imam ve müezzinlerin seslerini geliştirmeye yardımcı olmak için elimizden geleni yaptıklarını ifade etti.

Çağrıcı, dersler başladığından beri bir ay içinde gelen yüzlerce şikâyetin de azaldığını ve düzinelere indiğini ve bunda müzik derslerini veren Seyfettin Tomakin’in payının büyük olduğunu sözlerine ekledi.

“Kişisel olarak kötü sesle okunan bir ezanı çok rahatsız edici buluyorum. Ezan insanları Allah ile buluşturan güzel bir musiki, bu yüzden onun güzel okunması çok önemlidir.”

"Tabii ki bazı insanlar için güzel sesle ezan okumayı öğrenmek diğerlerinden daha zordur, bu sebeple bazıları buraya bir yıldan fazla devam eder. Fakat benim işim onların seslerinin ezan okumaya uygun bir duruma gelmesini sağlamaktır.”

Ne yazık ki, bazıları için ne kadar öğrenirse öğrensin bu dersler yeterli olmayacaktır diyen Çağrıcı, bazı insanların ne kadar eğitim verilirse verilsin kendini geliştiremediklerine değindi. Bu sebeple Diyanet İşleri Başkanlığı bu imamların camilerine merkezi bir camiden bağlanarak ezan okunmasına karar vermiştir.

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://news.bbc.co.uk/2/hi/europe/8665977.stm

8


DÜNYANIN EN İYİ SOKAK YEMEKLERİ Stuff.co.nz, Yeni Zelanda, 12 Mayıs 2010 Yeni

Zelanda’nın

önemli

haber

portallarından Stuff, 12 Mayıs tarihli yayınında aralarında İstanbul’un balıkekmeğinin de bulunduğu dünyanın en iyi sokak yemekleri ile ilgili aşağıdaki yer verdi:

“Sokak kebaplar,

yemekleri,

ister

ister

Vietnam

İstanbul’daki Hanoi’deki

çorbalar, ister Avustralya’daki kıymalı pay veya Meksika’daki börek olsun, hemen yenmeye hazırlar. Herhangi bir yapının içine girmeden alınabilen sokak yemekleri genelde yöresel, ucuz ve lezzetli. Günlük koşuşturma içinde yemeğe ayıracak vaktiniz olmadığı bir anda seyyar mutfaklardan gelen koku ve göz alıcı yiyecekler imdada yetişiyorlar.

Tüm bu özellikler sokak yemeklerini tüm dünyada çekici yapmaya yetiyor. Sokak yemeklerinin tarihi çok eskiye dayanıyor ve ülkenin dört bir yanındaki mahalli çizgileri taşıyorlar. Her birinin bir hikâyesi olduğu muhakkak. Dünyanın kaldırım satıcılarının bizlere sunduğu alternatiflere bir göz atalım.

--Türkiye’de Balık Ekmek-Balık ekmek... İstanbul deyince akla ilk gelen ikili. İstanbul ve İzmir gibi Türk şehirlerinde balıkçılar limana o gün tuttukları uskumru, çipura, hamsi ve diğer balıklar ile dönerler. Daha sonra kılçıkları temizlenen balıklar kızartma tavası veya ızgarada pişirilir ve küçük teknelerin güvertelerinden müşterilere uzatılır. Herhangi bir terbiye veya tuz kullanılmadan hazırlanan bu lezzet sadece bir parça ekmek ile balıktan oluşmaktadır. Sade ve kusursuz. Öğünü sokaktaki diğer satıcılardan aldığınız karpuz, kiraz, salatalık ve nihayetinde bir tatlı ile tamamlayabilirsiniz.

9


--Avustralya’da Kıymalı Pay-Milli simge olarak kabul edilen bu börek ülkedeki tüm fırın, dükkân ve sokak satıcılarında bulunabilir. Avustralyalılara özgün olan pay etli şekliyle ün kazanmış olsa da bezelye ve patates ile sebzeli de yapılabiliyor. Avustralyalıların vazgeçilmez lezzetlerinden sayılan bu yemeğin en güzel gece 4.00’de yendiğinde lezzetli olduğu düşünülüyor.

--Peru’da Çörekler-Picarones adıyla anılan çörekler el ile katlanır ve İspanya’da yaygın geleneğe göre kızartılır. Her sokak satıcısı benzersiz lezzette bir sos veya bal ile onu servise hazırlar. Kurumuş incir, üzüm, karanfil, tarcın ve anason tohumu ile yapılan sos en çok sevilenler arasındadır.

--Vietnam’da Etli Çorba-Bu yemeğin ana malzemeleri Vietnam’ın başlıca kültürel ve politik etkilerini taşır. Çorbada kullanılan et Fransa, pirinçten yapılan erişte ve zencefil Çin kaynaklıdır. Etli Çorba Vietnam canlı sokak gıda repertuarında milli simge olarak kabul edilse de Vietnamlı Sokak satıcıları modern bir tehdit karşısında: Singapur hükümeti sokak satıcılarına baskı yaparak turistlerin bol olduğu sokaklardan uzağa taşınmaya zorluyor.

--Fas’ta Çörek ve Köfte-Fas’taki sokak yemekleri fakir işçi sınıfı insanların şehre çalışmak için gelmesi, evlerine dönüp karınlarını doyurmak için arabaları veya seyahat edebilecekleri toplu taşıma araçlarına sahip olmaması sonucu ortaya çıkmıştır. En yaygın olan sokak yemekleri Sfenj adı verilen ve şekersiz hamur mayası ile yapılan çörek ve bol baharatlı köftedir.

--Singapur’da Erişte Çorbası-Laksa adı verilen bu çorba hazırlanırken her bir malzeme sabah erkenden hazırlanır, et suyu yapılır, erişteler kırılır, karides pişirilir, salatalıklar doğranır ve biberler çekilir. Singapur’da on bin seyyar satıcı şehrin merkezinde bir alana toplanıp yiyecek satmaya çalışmaktadır. Hükümet elli yıldır lisans zorunluluğu getirerek sokak satıcılığını sınırlamaya çalışmaktadır.

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.stuff.co.nz/travel/international/3685945/The-worlds-best-street-food

10


İKÖPAB İSTANBUL TOPLANTISI: KUDÜS BAŞKENTLİ BAĞIMSIZ FİLİSTİN DEVLETİNİN KURULMASI İSTENDİ İran Haber Ajansı, 11 Mayıs 2010 İran Haber Ajansı 11 Mayıs tarihli yayınında İstanbul’da düzenlenen İslam

Konferansı

Parlamento

Birliği

Örgütü (İKÖPAB)

Genişletilmiş II. Olağanüstü İcra Komitesi

Toplantısı

ile

ilgili

aşağıdaki habere yer verdi: “İKÖPAB Genişletilmiş II. Olağanüstü İcra Komitesi Toplantısı sonrasında yayımlanan İstanbul Deklarasyonu'nda, Kudüs'ün Filistin devletinin başkenti olması istendi. Conrad Otel'de yapılan toplantı sonunda hazırlanan ve TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin tarafından okunan deklarasyonda, ilgili BM kararlarına uygun olarak başkenti Kudüs olan, kendi ayakları üzerinde durabilen, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla Orta Doğu'da adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışın tesisine olan tam ve tereddütsüz bağlılık yeniden ifade edildi. İşgal altındaki Gazze Şeridi ve Batı Şeria ile Kudüsüşerif'i içine alan Filistin topraklarının bir bütün ve bölünmez olduğu vurgulanan deklarasyonda, daha önce düzenlenen İKÖPAB konferanslarında, özellikle de 2009 İstanbul Deklarasyonu'nda kabul edilen "İsrail işgaline karşı direniş ve Filistin devletinin kurulması hususlarında Filistin halkının hakkını teslim eden bütün kararlar" teyit edildi. Deklarasyonda İsrail'e, gerilimi ortadan kaldırma, ivedilikle askerî kuvvetlerini Filistin'den çekme, bütün yerleşim faaliyetlerini durdurma, sivillere ve yerleşim yerlerine saldırıyı kesme ve Filistin topraklarından kuşatmayı kaldırma çağrısında bulunan PAB Karma Komitesinin 14 Eylül 2001 tarihinde kabul ettiği kararına bir kez daha atıfta bulunuldu.” Haberin detayı için aşağıdaki linki tıklayınız: http://www.irna.ir/En/View/FullStory/?NewsId=1107459&idLanguage=3

11


YUNANİSTAN İSTANBUL 2020 OLİMPİYAT OYUNLARINI DESTEKLİYOR ANA-MPA , Yunanistan, 15 Mayıs 2010 Atina

Haber

Ajansı-Makedonya

Haber

Ajansı (ANA-MPA)’nın 15 Mayıs tarihli yayınında Yunanistan’ın 2020 Olimpiyat Oyunları ev sahibi adayı İstanbul’a verdiği destekle

ilgili

aşağıdaki

habere

yer

verilmiştir:

“Yunanistan’ın başkenti Atina’ya iki günlük bir

resmi

Cumhuriyeti

ziyarette Başbakanı

bulunan

Türkiye

Recep

Tayyip

Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu ile birlikte sembolik ''Tarihi Olimpiyat Ateşkes Anlaşması'' imzaladı. Yunanistan'daki temasları çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan, Yunan Başbakanı Papandreu ile birlikte ilk olimpiyatların yapıldığı ''Kalimarmaro'' da sembolik bir anlaşma imzaladı. Başbakan Papandreu, konuşmasında, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan ile attıkları bu imzanın ayrı bir önemi olduğunu belirterek, dün de iki ülke arasında 22 anlaşma imzalandığını anımsattı. Papandreu, şöyle konuştu: ''Bu imzanın yanı sıra burada dünya barışı için bir mesaj vermek istiyorum. Yunanistan ve Türkiye, bütün dünyaya bu mesajı vermek istemektedir. Bunu da başka bir olaya bağlamak istiyorum. Önümüzdeki dönemde 2020 senesinde İstanbul’un olimpiyat oyunlarına adaylığı söz konusu. Her zaman bu olayı destekleyeceğiz, her zaman İstanbul Türkiye'nin yanında olacağız, olimpiyat oyunlarını alması için Türkiye'ye desteğimiz sürecektir.'' Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan da ''dostum ve kardeşim'' diye hitap ettiği Yunan Başbakanı Papandreu'ya misafirperverliği için teşekkür etti. İlk olimpiyatların Atina'da yapıldığını anımsatan Erdoğan, 2004'de yine Atina'da yapılan olimpiyat oyunlarına bizzat gelerek açılışında bulunduğunu söyledi.

12


Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: ''O gün çok başarılı bir organizasyona şahit olmuştuk. Şimdi 2020 olimpiyatlarına bizler aday olacağız. İstanbul'da bu olimpiyatların kalması halinde tabii ki Yunanistan'ın bu tecrübelerinden istifade edeceğiz. Bu konuda değerli dostumun Türkiye'yi destekleme kararı ayrıca bizleri mutlu etmiştir. Tabii olimpiyat barıştır. Olimpiyat diyalogdur, uzlaşmadır. Aslında olimpiyat bir ateşkestir. Bu bakımdan olimpiyat tarihi çok anlamlıdır. Burada açılmış imza defterine imza koymakla ayrıca şeref duyuyorum. Barışın egemen olduğu bir dünya temennisiyle...'' Bu arada verilen bilgilerde, antik Yunan döneminde, olimpiyatların yapıldığı zamanlarda ''hiçbir savaş ve çatışma olmasın'' diye ülkeler arasında ateşkes anlaşması imzalandığı, buna da ''olimpiyat ateşkes anlaşması'' denildiği belirtildi.”

Haberin detayları için aşağıdaki linki tıklayınız: http://www.anampa.gr/anaweb/user/showplain?maindoc=8719257&maindocimg=8720 211&service=144

13


İSTANBUL’DA BİR EV: DEĞİŞİK TARZLAR MODERN BİR ÇİZGİDE BİRLEŞTİ Bloginity.com, 16 Mayıs 2010 Kültür ve eğlence alanında yayın yapan Blognity adlı haber portalı, 16 Mayıs 2010 tarihli yayınında GAD firması tarafından Beykoz’da gerçekleştirilen

bir

renovasyon

projesine yer verdi:

“New York, İstanbul ve Bodrum’da şubeleri bulunan GAD mimarlık şirketi, İstanbul’un Beykoz ilçesinde etkileyici bir renovasyon projesine imza attı.

Genç bir çifte ait olan BUAMA Evi’nin yeniden yapılanmaya ihtiyacı vardı. Evin içine yeni bir yaşam alanı yapılması planlandı. Sonuçlar göz kamaştırdı. Mimarlar, proje hakkında şöyle konuştu: “Yeni yapı da eski yükseklikte ancak daha organik bir çözüm sunuluyor. Yumuşak ve sonsuz çizgiler sonsuz bir boşluğu çağrıştırıyor. Sanki yerlerle duvarlar, duvarlarla tavanlar arasında bir ayrım yokmuş gibi… Işık, organik yüzeye sınır tanımadan yansıyor. Mobilyalar ise değişik tarzları yaşatmak için özenle seçiliyor.”

Renovasyonun cesur ve orijinal olduğunu düşünüyor, Türkiye gibi egzotik bir ülkeye çok yakıştığını belirtmek istiyoruz.”

Haberin detayı için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.bloginity.com/arts/architecture/architecture-house-in-istanbul-a-modernmixture-of-styles/23807/

14


FRANSA YÜKSEKÖĞRETİM VE ARAŞTIRMA BAKANI VALÉRIE PÉCRESSE’TEN İSTANBUL’A ZİYARET Le Petit Journal (Brigitte di Benedetto), Fransa, 14 Mayıs 2010 Fransız

haber

portalı

Le

Petit

Journal’den Brigitte di Benedetto’nun 14 Mayıs 2010 tarihli haberinde, Fransa Yükseköğretim ve Araştırma Bakanı Valérie Pécresse’in İstanbul ziyareti konu edildi:

“Bayan Valérie Pécresse, İstanbul’a bir günlük kısa bir ziyaret gerçekleştirdi ve Galatasaray Üniversitesi’ni ziyaret etti. İstanbul Fransız Sarayı’nda Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Bernard Emié, Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Hervé Magro ve basın mensuplarıyla bir araya gelen Pécresse, Fransa ile Türkiye arasındaki üniversitelerarası işbirliğinin her geçen gün arttığını ve bunda Galatasaray Üniversitesi’nin büyük payı olduğunu belirtti. Pécresse ayrıca 2010 yılı içinde bu üniversite ile Fransız üniversiteleri arasında ortak yürütülecek dört adet yüksek lisans programının açılacağını ifade etti.

Pécresse, Fransa’da daha fazla Türk yükseköğretim öğrencisini ve araştırmacısını görmek istediklerini, Fransız öğrencileri de Erasmus öğrenci değişimi programı çerçevesinde Türkiye’ye daha fazla yönlendirmek istediklerini, Renault, Thales gibi Fransız firmalarının da araştırma konusunda Türkiye ile daha fazla ortaklık kurmaları konusunda teşvik edileceğini ifade etti. İstanbul’da bulunan Anadolu Araştırmaları Enstitüsü’nün de çalışmalarının mümkün olduğunda teşvik edileceğini belirten Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Bernard Emié, çeşitli bütçe ve yapısal reformlarla bu kurumun daha verimli çalışır hale getirileceğini belirtti. Toplantının ardından Sayın Pécresse’in İstanbul ziyareti sona erdi.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.lepetitjournal.com/istanbul/a-la-une-istanbul/58032-enseignement-valeriepecresse-veut-renforcer-les-liens-universitaires-entre-la-france-et-la-turquie.html

15


BM SOMALİ KONFERANSI’NA İSTANBUL EV SAHİPLİĞİ YAPACAK Xinhuanetcom, Çin Halk Cumhuriyeti, 11 Mayıs 2010

Çin Halk Cumhuriyeti’nin önemli basın yayın organlarından Xinhuanet’in 11 Mayıs 2010 tarihli yayınında, Mayıs

tarihlerinde

21-23 İstanbul’da

düzenlenecek olan Somali'nin yeniden yapılanması

ve

kalkınması

konulu

uluslararası konferansa yer verildi:

“Türk hükümeti tarafından Salı günü yapılan açıklamada, Birleşmiş Milletler tarafından İstanbul'da düzenlenecek olan Somali Konferansı’nda amacın Somali'ye güçlü bir dayanışma mesajı göndererek Somalilere yalnız olmadıkları güvencesini vermek olduğu ifade edildi. Konferans çerçevesinde Somali’nin güvenliği ve istikrarına yönelik tehditler ele alınacak, özellikle kalkınma ve yeniden yapılanma kapsamında bu tehditlerle başa çıkma imkânları üzerinde durulacaktır. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "İstanbul Somali Konferansı'nda,

güvenlik, siyasi işbirliği ve yeniden inşa ve kalkınma başlıklı bütün

boyutlarının eş zamanlı olarak ele alınması hedeflenmektedir." denildi.

Konferansta güvenlik meseleleri ve korsan faaliyetleri gibi Somali'yi ve dünyayı tehdit eden sorunların yanı sıra ülkede istihdam yaratmaya ve yeniden yapılanmaya yönelik önemli oturumların da düzenleneceğini söyledi. İstanbul'da düzenlenecek Somali Konferansı'nda, ülkenin güvenliği ve bu kapsamda kıyılarındaki korsan faaliyetleriyle mücadelenin ele alınacağını bildirdi.

27 Nisanda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde deniz korsanlarının adli takibatına ilişkin uluslararası kuralların hazırlanmasına yönelik karar tasarısı sunulmuştu. Güvenlik Konseyinin üyeleri bu girişimi destekledikleri gibi kendi tekliflerini öne sürdüler. BM de onaylanan bir karar tasarısıyla deniz korsanlarına karşı adli takibatın gerçekleştirilmesi amacı ile uluslararası mahkemenin kurulması ön görüldü. 16


15 üye ülkenin verdiği oybirliğiyle kabul edilen kararla Somali açıklarındaki korsanlık faaliyetleri yaptığından şüphe duyulan ve tutuklanan korsanlar uluslararası hukuk çerçevesinde yargılanacaktır kararına varıldı.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://news.xinhuanet.com/english2010/world/2010-05/11/c_13288176.htm

17


KATKIDA BULUNANLAR İBB Dış İlişkiler Müdürlüğü Uzmanları; Abdulvahap SEVİM Adem VARICI Ahmet AKSU Ayşe EKMEKÇİ Bedri KULAK Derya EREN Esma Ceren OCAK Eyyüp YILDIRIM Gülgün ŞAHİN Hulusi KÖSE Özgün SUBAŞI Volkan TOPÇU Yasin SUNKUR İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü Kemalpaşa Mh. Şehzadebaşı Cd. No:25 34134 Fatih-İSTANBUL Tel: 0 212 455 21 85 Faks: 0 212 455 26 42 E-mail: irelations@ibb.gov.tr

18


İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ | DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

DIŞ BASINDA

İSTANBUL 18-25 Mayıs 2010

Le Figaro The INDEPENDENT New York Times Daily Express Le Monde The Guardian Şarkul Awsat FOX AlHayat

El-Halic Diplomatique Al Jazeera Vremya Novostey BTV Ta Nea Die Welt Newsweek Herald Tribune China Post


ALMAN FOCUS DERGİSİ İSTANBUL’UN EN İYİ 17 MEKANINI SEÇTİ Focus, Almanya, Mayıs 2010 Alman Focus dergisi, eğlenmek, rahatlamak ve

gezmek

İstanbul’da gereken

için

gidilmesi 17

yerin

tanıtımını yaptı.

Yazıda

“İstanbul

Alaaddin’in gibi.

13

metropol,

lambası milyonluk her

dileği

yerine getiriyor” denildi. Bu 17 yer şöyle sıralandı: “Sunset Grill & Bar, Eftalya restoran (Beşiktaş), Hamdi restoran (Eminönü), Borsa Restaurant, Asmalı Mescit (Beyoğlu), Mikla restoran (Beyoğlu), Biber bar (Nişantaşı), Club Reina (Ortaköy), Tarihi balık restoranı (Beylerbeyi), Santral Sanat Fabrikası (Eyüp), Müzedechanga (Emirgan), Borusan Müzik Evi (Beyoğlu), Suada Club İstanbul (Kuruçeşme), Babylon (Beyoğlu), Namlı Gurme (Karaköy), Park Hyatt İstanbul Maçka Palas (Nişantaşı) ve The House Cafe Teşvikiye (Nişantaşı)”.

Tanıtımda görüşüne yer verilen Öger Tours turizm şirketinin sahibi Vural Öger, kendi favori restoranının Müze De Changa olduğunu belirterek, buranın Boğaziçi manzarasını övdü. Öger, restoranın gün boyunca kafe gibi hizmet verip akşamları da kaliteli Akdeniz mutfağı sunduğunu vurguladı.

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.focus.de/

2


RENO’DA (A.B.D.) TÜRK FESTİVALİ RGJ, (Jonathan L. Wright) A.B.D., 24 Mayıs 2010

Kuzey

Nevada’nın

yerel

haber

portallarından olan RGJ, 23 Mayıs tarihinde Reno’da düzenlenen Türk Festivali ile ilgili aşağıdaki habere yer ayırdı:

“Avrupa

Birliği

bu

yıl

İstanbul’a,

Türkiye’nin en büyük kentine, 2010 Avrupa Kültür Başkenti ünvanını verdi. Seyahat

dergileri

Doğu

ve

Batı

kültürlerini bir araya getiren Türkiye’ye önemli bir destinasyon olarak müşteri çekmek için uğraş veriyor. Gelecek ay İstanbul’da U2 sahne alacak.

Türkiye ile ilgili konuşmalar, Pazar günü Wingfield Park’ta, yemek, geleneksel elişleri, şarkı ve danslarla süslü Reno Türk Festivali kapsamında Kuzey Nevada’ya dahi ulaştı.

Bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen festivalin organizasyonunu yapmakta olan Sierra Vakfı Başkanı İsmail Özdemir festivalin her geçen yıl daha da geniş bir kitleye hitap ettiğini ifade etti.

Kuzey Nevada’daki küçük ama aktif Türk-Amerikan topluluğu tarafından zengin Türk kültürünü Reno halkıyla paylaşmak amacıyla başlatılan festivalin ilki 2004 yılında düzenlenmişti.

Sierra Vakfı, festival kapsamı dışında da Türk yemekleri düzenlemekte, seminerler ve Türkiye seyahatleri organize etmektedir.

3


Festivalin en beğenilen yanı yemekleriydi. Türk kebapları için uzayan sıra Wingfield Park’ın dışına taştı. Dürüme sarılı kebaplar, humus ve kısır eşliğinde servis edildi. Reno’nun yerlilerinden Eduardo Reyes de ailesiyle beraber kebap kuyruğunda bekleyenlerdendi. Reyes burada Türkiye’de yediği sokak yemeklerinin aklına geldiğini, bu etkinliği gerçekten beğendiği belirtti.

Kaftan giyen Sema Çabuk ise Türk halılarının üzerine oturmuş, bağımlılık yapan gözlemelerden yapıyordu. Peki sadece un, su ve tuzdan oluşan bu hamurlardan düzinelerce açmaktan hiç yorulmuş muydu? Tabiî ki hayır.

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.rgj.com/article/20100524/NEWS/5240321/1321

4


KADIN HATTATLAR İSTANBUL’DA BULUŞUYOR The Peninsula Qatar, Katar, Mayıs 2010 Katar’ın önemli gazetelerinden The Peninsula, 5-6 Haziran 2010 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek olan “1. Uluslararası Kadın Hattatlar Sempozyumu”

ile

ilgili

aşağıdaki

habere yer verdi:

“İslam Konferansı Örgütü’nün bir alt kurumu olan İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA), 5 Haziran’da

İstanbul’da

gerçekleştirilecek olan 1. Uluslararası Kadın Hattatlar Sempozyumu’nda konuşma yapması için Katar Prensesi Sheikha Aisha bint Faleh Al Thani’ye bir davet gönderdi.

Türkiye, İran, İspanya, İngiltere, Suriye ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden yaklaşık 45 kadın hattatın katılacağı etkinlikte en az 26 hattata icazetleri verilecek.

İlk kez düzenlenecek olan Uluslararası Kadın Hattatlar Sempozyumu katılımcılar için bilgi paylaşımı ve ağ oluşturma fırsatı sunacak. Sempozyuma Sheikha Aisha’nın dışında T.C. Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan,

İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Prof. Dr.

Ekmeleddin İhsanoğlu, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, IRCICA Genel Müdürü Dr. Halit Eren ve ünlü hattat Üstad Hasan Çelebi de katılacak.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.thepeninsulaqatar.com/qatar/4229-sheikha-aisha-to-address-femalecalligraphers-meet.html

5


İSTANBUL’DA TARİHE DOKUNABİLİRSİNİZ Des Moines Register (Michael Fischer), A.B.D., 23 Mayıs 2010

Iowa’nın (A.B.D.) yerel gazetelerinden Des Moines Register 23 Mayıs tarihli sayısında Michael Ficsher’in İstanbul gözlemlerine yer verdi.

“Geçtiğimiz Şubat ayında 28 yaşındaki kızımın bir önerisi, daha doğrusu ısrarı üzerine İstanbul’a gittim. Bana ne yapıyorsam ara vermemi ve orada siyasi bilimler üzerindeki doktora tezinin alan çalışmasını yaparken kendisini ziyaret etmemi istemişti.

Sarah yaklaşık 3 yıldır Türkiye’de yaşıyor. İstanbul’un

tarih

dolu,

Doğu

ve

Batı

kültürlerinin mükemmel bir birleşimini sunan dost canlısı insanlara sahip bir şehir olduğunu önceden duymuştum. Şehri çok iyi bilen ve neredeyse gerçek bir tur rehberi gibi davranan kızım benim için gerçek olamayacak kadar güzel bir şanstı.

Şehre varıp, İstanbul’un ne kadar canlı ve hareketli bir şehir olduğunu gördüğümde şaşkına dönmüştüm. Şehirde 4 gün boyunca gezdik. İlk ziyaret yerlerimizden biri 1609’da yapılan ve halen kullanılmakta olan Sultanahmet Camii’ydi. Caminin dışı güzel ve etkileyici olsa da içi ile mukayese edilemezdi. İçeriye girdiğimde cennete yaklaştığım düşüncesine kapıldım. Dini inanışınız ne olursa olsun, Sultanahmet Camii’nin içerisindeyken farklı bir duygu hissetmemeniz imkansız.

Bununla beraber, İstanbul’un en meşhur camisi ise Aya Sofya. Burası belki İstanbul’un en ünlü simgelerinden biri olabilir ama aynı zamanda en eskisi de. Sultanahmet Camii’nden farklı olarak bu cami 532’de bir kilise olarak inşa edilmişti. Türkler 1453’te kenti ele

6


geçirdiklerinde ise bu kilise camiye dönüştürüldü. Günümüzde Aya Sofya iki büyük dinin tek bir çatı altında birleştiği bir müze olarak hizmet veriyor.

Ertesi gün turumuza devam ettik. 528 yılında inşa edilen Galata Kulesi’nden manzarayı izliyorken kızım uzaklarda bir dizi taş kolonu işaret etti. “Bunları Romalılar inşa etti” dedi. İstanbul’da tarih bizzat yaşanıyor. Aya Sofya ile yakın zamanlarda inşa edilen Yerebatan Sarnıcı 336 kolona sahip.

Türkiye de Iowa gibi yemek kültürü açısından oldukça zengin. Taze sıhhi gıdalar her yerde, çoğu da sokak satıcıları tarafından satılıyor. Türklerin en sevdiği atıştırmalıklardan biri ise mısır.

Kapalıçarşı’ya uğramadan bir İstanbul ziyareti asla tamamlanmış sayılamaz. Bu pazarın tipik Amerikan alışveriş merkezleriyle hiç ilgisi yok. Mücevherler, halılar, giysiler… Aklınıza gelen herhangi bir şeyi Kapalıçarşı’da bulabilirsiniz. Hiçbirinin üzerinde fiyat yazmıyor, dolayısıyla fiyatlar pazarlığa açık. Eğer bir şey satın almaya hazırsanız, sıkı bir pazarlığa da hazır olmalısınız. Kızıma da belirttiğim gibi satıcılar pazarlığı sonlandırmada oldukça ustalar. “Bunu pek çok farklı dilde yapabiliyorlar” diye de ekledi kızım.

Yürüyüşümüz esnasında tahminen 12-13 yaşlarında erkek çocuklardan oluşan bir grubun yanından geçtik. Aynen Iowa’daki yaşıtları gibi hareket ediyorlardı. Kendi aralarından gülen ve konuşan çocuklar bana her ne kadar kültürler kendi farklılıklarına sahip olsalar da, benzerliklerimize saygı göstermeye zaman ayırdığımız takdirde pek çok ortak noktaya sahip olduğumuzu göreceğimizi hatırlattı.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.desmoinesregister.com/apps/pbcs.dll/article?AID=20105230303

7


KARŞI KONULAMAZ İSTANBUL Hindu Time, Hindistan 24 Mayıs 2010

Hindistan’ın İngilizce yayın yapan gazetesi Hindu Time, 24 Mayıs 2010 tarihli yayınında, 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilen İstanbul’un Asya ve Avrupa’yı, birbirine bağlayan bir köprü olduğuyla ilgili haberini aşağıdaki şekilde duyurdu:

“Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluklarının başkentliğini yapmış olan İstanbul zengin tarihi ve kültürel mirası ile farklı dinleri kapsayan farklı medeniyetlerin buluştuğu eşsiz bir şehirdir. 2010 Avrupa Kültür Başkenti olan şehir, bu yıl markalaşma kampanyasıyla kendini vurgulamıştır.

Boğazın esrarengiz güzelliğini görmek için acele edilmesi gerekir. Bunun yanında Dolmabahçe Sarayı, Topkapı Sarayı, Ayasofya Müzesi ve Sultanahmet Cami gibi insanı derinden etkileyen medeniyet eserlerini görebilirsiniz. Ayrıca İstanbul dünyanın en güzel mimari eserlerine ev sahipliği yapmaktadır.

Moğol ve Hindistan İmparatorluğu’nun sembolü olan göz kamaştırıcı, tavuskuşlu taht, 18.yüzyılda Hindistan işgal edilince, Şah Nadir tarafından dönemin Osmanlı padişahına ulaştırılmıştır. Bu hazineler Topkapı Sarayı’nda yer almaktadır. Saray koleksiyonunda paha biçilmez mücevherler, zırhlar, kostümler ve dünyaca ünlü 86 karat Kaşıkçı Elması yer almaktadır.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız http://www.thehindu.com/mp/2010/05/24/stories/2010052450390400.htm

8


2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ İSTANBUL SHEN YUN GÖSTERİ GRUBU’NU AĞIRLADI Epoch Times (Florian Godovits), Almanya, 22 Mayıs 2010 Almanya’da yayın yapmakta olan Epoch Times gazetesi, 22 Mayıs tarihli sayısında A.B.D.’nin bağımsız gösteri

grubu

Shen

Yun’un

21

Mayıs’ta İstanbul’da gerçekleştirdiği gösteriye yer verdi: “21 Mayıs 2010’da pek çok kişinin bilmemesine rağmen İstanbul (Türkiye) Avrupa yakasındaki Anadolu Oditoryumu (Lütfi Kırdar Gösteri Merkezi) nefesleri kesen bir gösteriye sahne oldu; "Shen Yun Performing Arts". İstanbul haricinde aynı anda dünyanın üç değişik bölgesinde gösteri yapmakta olan Shen Yun ekibini, çoğunluğu Amerika'da yaşayan Çin asıllılar oluşuyor.

Amerika-New York merkezli bağımsız bir gösteri grubu olan Shen Yun, geleneksel Çin sanatını, dünya çapındaki dansçıları, çarpıcı kostümleri, seyirciyi adeta farklı dünyalara götüren arka fon görüntüleri, güçlü davul ritimleri, Doğu ve Batı müzik tekniklerini özgün ve mükemmel bir uyum ile harmanlayan canlı orkestrası ile coşkulu ve göz kamaştırıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Shen Yun’un görsel etkisi saflık, merhamet ve güzellik tablosunu andırıyor. İçerdiği figürler hem büyük bir zariflik içeriyor, hem de adeta patlamaya hazır bir duygusallık arasında gidip gelmenizi sağlıyor. Seyircilerin verdiği tepkiler sıra dışı oluyor. Kahkahalar, gözyaşları ve kesintisiz alkışlar hiç bitmiyor.

Çin'de gösterimi yasak olan ancak New York'taki Radio City Music Hall, Londra'daki Royal Festival Hall, Washington DC'deki Kennedy Center ve Paris'teki Kongre Merkezi gibi dünyanın en prestijli salonlarında gösterdikleri performanslarla büyük ilgiyle karşılanan Shen Yun'un gösterilerine dünyanın hiçbir yerinde basın alınmıyor. Üç dans grubu, üç orkestra, dört kareograf, üç kompozitör, kostüm tasarımcıları ve arka fon sanatçılarından oluşan Shen Yun Performing Arts'ın görsel şölenleri, hikayeleri, dansları, dansçıların zarafetleri ve güler yüzleri,

9


kostümleri, canlı performans gösteren orkestrası, soprano ve tenorlardan oluşan ses sanatçıları izleyenleri tek kelimeyle büyüledi.

Falun Gong ya da Falun Dafa olarak da bilinen bir kişisel gelişim uygulamasıyla ilgilenen grup üyeleri sadece, antik dönem Çin klasik kültürünün özünü ve ruhunu yakalamayı hedefleyen sanatsal bir şölen sunmayı değil, aynı zamanda hayatın anlamı ile ilgili hissiyatlar uyandırmayı hedefliyor.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.epochtimes.de/articles/2010/05/22/580976.html

10


BM SOMALİ KONFERANSI İSTANBUL’DA YAPILDI Le Figaro, Fransa, 22 Mayıs 2010 Fransız gazetesi Le Figaro’da Somali konulu

uluslararası

Konferansı’nın

BM İstanbul’da

düzenlendiği haber yapıldı.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban

Ki-Moon’un

Somali’nin

yeniden

da

katıldığı

inşası konulu

konferansın 21 Mayıs 2010 Cumartesi sabahı İstanbul’da açıldığı belirtildi.

Haberde, konferansta Somali’de sürmekte olan anarşi ve şiddetin sona erdirilmesiyle ülkede bir an önce sabit bir hükümetin göreve başlama imkanının yaratılması; korsanlık ve genel güvenlik sorunlarının çözülmesi gibi konuların ele alındığı ifade edildi. Konferansın ayrıca Somali özel sektörü, uluslararası şirketler ve yatırımcılar için de ortak bir platform oluşturduğu belirtilirken, ülkenin yeniden inşa edilirken tüm dünyadan yatırım ihtiyacı bulunduğu ifade edildi.

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.lefigaro.fr/flash-actu/2010/05/22/97001-20100522FILWWW00324-laconference-sur-la-somalie-s-ouvre.php

11


İSTANBUL’U KEŞFETMEK New York Times (Rusha Haljuci), A.B.D., 20 Mayıs 2010

A.B.D.’nin ünlü gazetesi The New York Times’ın 20 Mayıs tarihli seyahat bölümünde İstanbul’la ilgili şu habere yer verildi:

“İki kıtayı birleştiren tek şehir olan İstanbul’da minarelerle birlikte kiliselerin kuleleri şehre damgasını vurmaktadır. İstanbul, bir kafede oturduğunuzda ezan sesini duyabileceğiniz ve farklı bir atmosferde yaşadığınızı hissedebileceğiniz bir şehirdir.

Ayrıca şehirde gezmeye başladığınızda Osmanlı ve Bizans İmparatorluğuna ait birçok eser keşfedebilirsiniz. Şehrin en popüler gezilecek yerlerinin başında Topkapı Sarayı, Ayasofya Müzesi, Sultanahmet Cami yer almaktadır. Boğaz manzaralı bir gezi içinde İDO’yu tercih edebilirsiniz. Böylece İstanbul’un eşsiz güzelliğini keşfetmiş olacaksınız.

İstanbul’un Beyoğlu bölgesinde yer alan İstiklal Caddesi şehrin en gözde mekanlarından birisidir. Bu caddede ünlü butikleri, sanat galerilerini ve restoranları bulabilirsiniz. Burada keyifli vakit geçirdikten sonra Cihangir’e doğru yol aldığınızda, dik sokaklarıyla, ünlü sanatçılarıyla, farklı mimarisiyle semti keşfedebilirsiniz.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://intransit.blogs.nytimes.com/2010/05/20/qa-seven-days-enough-for-exploringistanbul/

12


SAUBER TAKIMI F1 İSTANBUL PARK İÇİN HAZIR Motorsport.com , 21 Mayıs 2010 Motor

sporları

yayın

yapmakta

Motorsport.com

üzerine olan portalı,

28-30 Mayıs 2010 tarihleri arasında

İstanbul’da

düzenlenecek olan 2010 Formula 1 Türkiye Grand Prix

ile

ilgili

aşağıdaki

habere yer verdi: “Yarış takımları, Avrupa ve Asya'yı birleştiren İstanbul şehrinin renkli yakasında 30 Mayıs tarihinde Türkiye Grand Prix’si için bir araya gelecekler. Sauber takımı pilotlarından Pedro de la Rosa İstanbul yarışı öncesi bazı açıklamalarda bulunarak; “Bence İstanbul Park Barselona’daki gücümüze geri dönebileceğimiz bir pist. Bu yüzden Türkiye Grand Prix’ini heyecanla bekliyorum. Bu pisti çok seviyorum. En son 2006 yılında orada yarıştığımda beşinci olmuştum.

Kesinlikle en zor viraj 8. viraj ve bence şampiyonanın en uzun ve hızlı

virajlarından biri burası. 2006’da olduğu gibi yarışı bitirmek istiyorum” dedi.

İstanbul yarışı öncesi açıklamalarda bulunan Sauber takımının diğer pilotu Kamui Kobayashi de “Monako’dan bir ders daha çıkardık. Fakat ondan önce Barselona’da aracın hızı konusunda güzel gelişmeler vardı. Umarım bu aynen devam eder. İstanbul Park çok güzel bir pist ve aracımız piste uyum sağlayabilir. Çünkü pistte hızlı ve orta hızlı virajlar var. Son bölümdeki virajların çok dezavantaj yaratacağını düşünmüyorum. Kendimize güvenmeli ve sıkı çalışmaya devam etmeliyiz” ifadesinde bulundu.

Sauber takımının teknik patronu James Key ise sokak yarışı olan Monako’dan sonra çok farklı bir pist olan İstanbul Park’ta yarışacaklarını, sürücüler kadar yarış takımlarının da bu pistte önemli olacağını çünkü burada çok farklı uzunlukta virajlar olduğunu söyledi.”

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.motorsport.com/news/article.asp?ID=369067

13


KATKIDA BULUNANLAR İBB Dış İlişkiler Müdürlüğü Uzmanları; Abdulvahap SEVİM Adem VARICI Ahmet AKSU Ayşe EKMEKÇİ Bedri KULAK Derya EREN Esma Ceren OCAK Eyyüp YILDIRIM Gülgün ŞAHİN Hulusi KÖSE Özgün SUBAŞI Volkan TOPÇU Yasin SUNKUR İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü Kemalpaşa Mh. Şehzadebaşı Cd. No:25 34134 Fatih-İSTANBUL Tel: 0 212 455 21 85 Faks: 0 212 455 26 42 E-mail: irelations@ibb.gov.tr

14


İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ | DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

DIŞ BASINDA

ĐSTANBUL 25 Mayıs-01Haziran 2010

Le Figaro The INDEPENDENT New York Times Daily Express Le Monde The Guardian Şarkul Awsat FOX AlHayat

El-Halic Diplomatique Al Jazeera Vremya Novostey BTV Ta Nea Die Welt Newsweek Herald Tribune China Post


İSRAİL’İN İSTANBUL KONSOLOSLUĞU ÖNÜNDE PROTESTO http://newsticker.sueddeutsche.de/list/id/994630 , Almanya, 31.05.2010

İsrail’in Gazze yardım gemisine yaptığı saldırı İstanbul’da bir grup gösterici tarafından protesto edildi. Yardım gemilerinin tacizine karşı Türk vatandaşları Đstanbul’daki Đsrail Başkonsolosluğu

önünde

toplanmaya

başladı. Filistin'e insani yardım götüren gemilere operasyon düzenlendiği haberi, Đsrail

Đstanbul

gerginliği

Konsolosluğu

arttırdı.

Protestocu

önündeki gruptan

yaklaşık 300 kişi, saat 05.00 sıralarında konsolosluğa girmek istedi. Polisin izin vermemesi üzerine, göstericiler ile polis arasında arbede yaşandı. Polis barikatları protestocu grup tarafından dağıtıldı. Polis vatandaşlara tazyikli su ve biber gazı sıkarak müdahale etti. Protestocular oturma eylemi başlattı. Gerginlik devam ediyor. Öte yandan, Ankara'da da Đsrail savaş gemilerinin tacizi Gaziosmanpaşa Mahatma Gandhi Cad. No:85'te Đsrail Büyükelçiliği önünde protesto ediliyor. Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://newsticker.sueddeutsche.de/list/id/994630

2


İSRAİL - FİLİSTİN BARIŞ SÜRECİ İSTANBUL’DA BAŞLADI

ULUSLARARASI

TOPLANTISI

ReliefWeb, 25 Mayıs 2010 İşgale son vermenin ve istikrarlı bir Filistin devleti kurmanın önemine değinen toplantıda, Genel Sekreter tarafları provokasyonlardan kaçınmaya davet etti.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Kimoon, yeniden gündeme yerleşen İsrail – Filistin yakınlaşma sürecinde, sürecin direkt olarak her iki taraf için de önemli olan ve kutsal yerlerin anlaşmalarla herkes için kabul edilebilir bir şekilde ayarlanacak olduğu, hem İsrail’in hem de Filistin’in başkenti olması gereken Kudüs’ün durumu gibi

konulara

odaklanması

gerektiğini

söyleyerek, sürece tam destek verdi.

Birleşmiş Milletler Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Robert Serry, İstanbul’da başlayan Birleşmiş Milletler İsrail – Filistin Barış Süreci Desteği Toplantısı’nda Genel Sekreter’in “Süreç ilerledikçe, karşılıklı güven ve olumlu koşullar sağlamak adına taraflarla birlikte çalışmalıyız” mesajını iletti. Filistin Halkının Vazgeçilmez Haklarının Uygulanması Komitesi tarafından “İşgalin sona erdirilmesi ve Filistin Devleti’nin kurulması” temasıyla düzenlenen iki günlük toplantı Birleşmiş Milletler görevlilerini ve diplomatlarını Orta Doğu uzmanlarıyla bir araya getirdi. Konular; İsrail – Filistin barışının geleceği, Kudüs’ün ruhani önemi, üçüncü tarafların aracılığıyla politik diyalogu yeniden kurmayı içeriyordu. Toplantıyı, 27 Mayıs Perşembe günü, İstanbul Kültür Üniversitesi’nde gerçekleşecek Filistin Halkına Destek için Birleşmiş Milletler Kamu Forumu takip edecek.

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.reliefweb.int/rw/rwb.nsf/db900SID/MUMA-85T33H?OpenDocument 3


İSRAİL’İN HÜCUMBOT DİPLOMASİSİ KÜRESEL ÖFKEYE NEDEN OLDU The Indipendent (İngiltere), 1 Haziran 2010

The Independent gazetesinin deneyimli Ortadoğu muhabiri Patrick Cockburn’ün kaleme aldığı yazıda, İsrail'in Gazze’ye yardım

götüren

gemilere

saldırısının Türkiye ile ilişkilere büyük darbe indirdiğinin altı çiziliyor. Ortadoğu’da geçmişte olduğundan çok daha hayati bir müttefik olan Türkiye’ye karşı yapılan bu olay İsrail’in Türkiye ile ilişkilerini daha da bozmanın yanı sıra, bu ülkenin uluslararası alandaki itibarının daha da zarar görmesine neden olacak. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in Gazze’ye yardım gemilerine yönelik saldırısını değerlendirirken, "Bu saldırı, gerekçesi ne olursa olsun uluslararası hukuka aykırı bir devlet terörüdür" dedi. İstanbul’da ellerinde Filistin ve Türk bayraklarıyla İsrail Başkonsolosluğunun önüne gelerek, gece saatlerinden itibaren konsolosluk önünde bekleyen İstanbullu vatandaşlar, İsrail'i protesto eden sloganlar atarak içeri girmeye çalıştılar.

Doğrudan Türk hükümeti tarafından organize edilmeyen fakat Dış İşleri Bakanlığının insani bir operasyon olarak destek verdiği altı gemiden oluşan filoda Türk gemisi Mavi Marmara’da yer alıyordu.

Türkiye'nin İsrail Büyükelçisi'nin geri çağrıldığını, İsrail ile yapılacak 3 askeri tatbikatın iptal edildiğini hatırlatan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik bundan sonra İsrail ile ilişkilerin eskisi gibi olmayacağını, yapılanların kabul edilemez olduğunu açıkladı.

Bir zamanlar samimi ilişkilere sahip olan iki ülke arasında ilişkiler son bir iki yıldır sertleşmeye başlamıştı. Fakat İsrail’in Türk bayraklı gemi Mavi Marmara’ya yaptığı saldırı ve bu saldırıda

4


çok sayıda Türk vatandaşının da ölmesi İsrail’in bölgedeki en önemli müttefiki Türkiye ile ilişkilerini yerle bir etme noktasına getirdi.

Geçmişte Türk ordusu İsrail ilişkilerine önem vermekte ve Türk Dış İlişkilerini kontrol etmekteydi. Bu artık söz konusu değil. 2002 yılında AKP’nin iktidara gelmesiyle Türkiye’de ordunun laik demokrasi üzerindeki etkisi azaldı. ABD ile işbirliği ve İsrail ile ittifak konusunda önceki yıllar ile kıyaslandığında genç ordu mensupları da destek vermiyor.

Gazze yardım filosuna karşı dün gerçekleşen eylem, İsrail ve Türkiye arasındaki son yıllarda gerçekleşen bir dizi olayın yalnızca son halkasıydı.

2009 yılı Orta Doğu’daki siyasi dengeler üzerinde büyük etkisi olan Türkiye-İsrail ilişkilerinin en çok tartışıldığı yıl oldu. İsrail’in Gazze’de yürüttüğü operasyonun yol açtığı insani trajediye Türkiye’nin verdiği tepki, özellikle Amerika’da ve Orta Doğu’da büyük yankı uyandırdı. Başbakan Erdoğan’ın Davos’ta Perez’e verdiği cevap ve yine Başbakan ve Dışişleri Bakanı’nın değişik platformlarda dile getirdiği Gazze’deki insani dram, konunun gündemde kalmasını sağladı. Aynı yıl Türkiye, İsrail’in Gazze’ye savaş ilan etmesi nedeniyle bir hava kuvvetleri operasyonunu erteledi; misilleme olarak, İsrail, Kıbrıs ve Yunanistan ile güçlü ilişkiler aradı. Diğer olaylar takip etti. İsrail Dışişleri Bakanı Yardımcısı Danny Ayalon’un Türkiye’nin Tel-Aviv Büyükelçisi’ni aşağılama girişimiyle hat safhaya çıkan gerilim, İsrail’in özür dilemesiyle düşmeye başladı. Savunma Bakanı’nın Türkiye ziyareti ve iki ülkeden de üst düzey yetkililerin verdiği soğukkanlı mesajlarla gerginlik büyük ölçüde yatıştırıldı.

“Türkiye şu anda Orta Doğu'da, geçmişte olduğundan çok daha hayati bir müttefik. Amerikan askerlerinin daha rahat bir şekilde çekilmesine yardımcı olarak, Irak'ta kritik bir rol üstleniyor. Üstelik Ankara'nın İsrail ile ittifakı, Amerika'nın Ortadoğu politikasının en önemli payandalarından biri olmuştur. Türk Dışişleri Bakanı daha önce, yardım filosuna müdahalenin geri dönülmez sonuçlar doğuracağını söylemişti. Galiba bu diplomatik klişe ilk kez doğru çıkacak."

Haber hakkında detaylı bilgi için: http://www.independent.co.uk/opinion/commentators/patrick-cockburn-a-blow-to-relations-with-its-keyally-in-the-middle-east-1987988.html

5


TARİHİ UZUN BOYLU YELKENLİLER İSTANBUL’DA YARIŞIYOR Xinhuanet.com, Çin Halk Cumhuriyeti, 28 Mayıs 2010

16 farklı ülkeden gelen ve 23 tarihi uzun boylu yelkenliden oluşan filo, üç günlük uluslararası yarışın bir ayağı olarak Perşembe günü İstanbul Boğazı’ndan geçti.

Uzun Boylu Yelkenliler Tarihi Denizler Yarışı, Bulgaristan’ın

Varna

şehri

ile

İstanbul

arasındaki ikinci yarışı tamamladı. Gemiler, limana çekilip, 30 Mayıs’a kadar halkın ilgisine sunuldu.

Deniz Kuvvetleri Bandosu’nun sahne aldığı açılış etkinliği, yaklaşık 1000 kişinin katılımıyla Karaköy İskelesi’nde gerçekleşti.

Açılışta konuşan yarış direktörü Robin Snouk Hurgronje, filonun dostluğu ve anlayışı güçlendirmek adına tarihi İstanbul şehrine gelmesinin çok önemli olduğunu söyledi. Filoda, genciyle yaşlısıyla 800 mürettebat bulunuyor. Sail Training International tarafından düzenlenen yarışa katılan ve bu vesileyle İstanbul’a gelen mürettebat çok heyecanlı. İstanbul, Avrupa Kültür Başkenti 2010 Ajansı ve Deniz Ticaret Odası’nın ortak çabalarıyla, yarışın duraklarına eklendi. Üç günlük etkinliklerin arasında, yarış mürettebatı için spor müsabakaları, İstiklal Caddesi’nde yürüyüş, okullara ziyaretler ve Cuma akşamki ödül töreni var. Yunanistan ve Bulgaristan tarafından düzenlenen yarış Volos – Yunanistan’dan 12 Mayıs’ta ayrıldı, Çanakkale ve İstanbul Boğazlarından geçerek 21 Mayıs’ta Varna – Bulgaristan’a vardı. Filo, 7 Haziran’da Lavrion – Yunanistan’da olmak üzere 30 Mayıs’ta İstanbul’dan yola çıkacak.

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://news.xinhuanet.com/english2010/culture/2010-05/28/c_13320213.htm

6


FORMULA 1 GRAND PRIX İSTANBUL AYAĞI HAMİLTON’UN OLDU http://www.sport1.de/de/formel1/formel1_grandprix/artikel_114156.html, Almanya, 31.05.2010

Lewis Hamilton’ın geçen yılki dünya şampiyonu Jenson

Button’ı

geçerek

Türkiye

Grand

Prix’indeki 6. yarışı kazanması üzerine McLaren çifte mutluluk yaşıyor. Yarışın ardından boğaz bütün gün gümüş gibi parladı. Red-Bull-Duos Mark Webber ve Sebastian Vettel’in yaptığı büyük hatadan Dünya Şampiyonu Takımı karlı çıktı. 41. turda berabere olan yarışçılardan Vettel elenen taraf oldu.

Aachen’li mimar Hermann Tilke’nin tasarladığı pistin inişli çıkışlı sol virajları yarışçılar tarafından çok beğenildi. Tam gaz gidilen geniş virajlarda dikkat edilmesi gereken dört yüksek nokta bulunuyor. Türkiye Grand Prix’i 2005 yılından itibaren yarış takviminde yer aldığından beri, Mr. İstanbul lakabıyla da anılan Felipe Massa 2006 ve 2008 yılları arasında her yıl kazanan isimdi.

Bakalım başarısız geçen 2009 Grand Prixi’nden sonra bu sene tekrar kendisini kazananlar arasında görebilecek miyiz?

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.sport1.de/de/formel1/formel1_grandprix/artikel_114156.html

7


İSTANBUL’UN İKİ SİMGESİ: SULTANAHMET CAMİİ VE AYASOFYA http://beta.thehindu.com , Hindistan, 29 Mayıs 2010

Etkileyici minareleri ve kubbeleri ile İstanbul'un siluetinde bulunan ve bu tarihi şehrin ziyaret edilmeden geçilmemesi gereken iki önemli yeridir Sultanahmet Camii ve Ayasofya.

Ayasofya, 6. yüzyılda yapılmış ve 900 yıldan fazla süre boyunca kilise olarak kalmıştır. Osmanlılar 15. yüzyılda burayı camiye çevirmiş ve burası 500 yıl boyunca da cami olarak ibadete açık olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucucusu Mustafa Kemal Atatürk ise burayı 1935 yılında bir müze haline getirmiştir. Müzeye dönüştürülen bu yapıda sonrasında ibadete izin verilmemiştir.

Ayasofya içinde, İsa ve Meryem resimlerini kaplayan yapılar Osmanlı döneminde uygulanmış ve şimdi bu yapılar kaldırılarak İsa ve Meryem resimleri gösterilmeye başlanmıştır.

Bu Katedral, Jüstinyen tarafından inşa edilmiş Bizans mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. 1453 yılında Osmanlılar, eskiden Konstantinopolis olarak bilinen günümüzün İstanbul’unu fethetti ve burayı camiye dönüştürdü şimdi Türkler buraya “Ayasofya” demektedir.

IANS muhabiri rehber Derya Kutukcu'na göre; Osmanlı hükümdarlarının amacı burayı yok etmek değildi, onların Hıristiyan inancına büyük bir saygısı vardı, onlar sadece dikkatli bir şekilde Ayasofya içindeki Hıristiyan inancını belli eden amblemleri kendi ibadetleri için gizlediler.

8


Osmanlılar bu yapıya İslam’ın üç önemli sembolünü ekledi. Bunlar; mihrab, mimber ve minaredir.

Sultanahmet Camii de, Ayasofya’nın yanında İstanbul'un bir diğer önemli simgesidir.

Osmanlı İmparatoru Sultan I. Ahmet tarafından 1609 -1616 döneminde inşa edilen bu cami ilk altı minareli cami olma özelliğine sahiptir. Sultanahmet Camii (Blue Mosque), adını iç duvarlarını süsleyen mavi İznik çinilerinden alır. İznik çinileri 21.043 adettir. Bu cami, namaz kılmak isteyenler için belli bir alan harici tüm turistlere ve ziyaretçilere açıktır.

Camiye ayakkabı ile girmek yasak olduğundan yetkililer, turistlerin ve ziyaretçilerin içeriye girerken ayakkabılarını koyabilecek poşetler hazırlamışlardır.

Büyük merkezi kubbenin dört tarafından dört çeyrek kubbe bulunmaktadır. Cami, iki katlıdır ve ikinci katı kadınlara ayrılır.

Cami, zamanında üniversite gibi işlev gören bir medreseye sahiptir. Caminin avlusunda ibadet öncesi abdest almak için çeşmeler bulunmaktadır.

Ezanı okuyanlar çok hoş bir sesle ve uyumla ezanı okurlar. Minarenin yüksek bir yerinden hopörlerden gelir bu sesler.

Kentin bir başka güzel cami, 16. yüzyılda yapılan Süleymaniye Camii’dir. Süleyman Camii, Kanuni Sultan Süleyman adına Mimar Sinan tarafından inşa edilmiştir. Cami, İstanbul Üniversitesi ve Kapalı Çarşı yakınlarında bulunmaktadır.

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://beta.thehindu.com/life-and-style/travel/article442346.ece?homepage=true

9


TÜRKİYE CUMBURBAŞKANI, AHMADİNEJAD’I İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞECEK OLAN CICA KONFERANSINA DAVET ETTİ Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Đranlı mevkidaşı Mahmoud Ahmadinejad’ı gelecek ay Đstanbul’da gerçekleşecek olan Asya’da Đşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı’na (CICA) davet etti.

Fars Haber Ajansı, İran, 29 Mayıs 2010

4–10 Haziran tarihleri arasında Đstanbul’da gerçekleştirilmesi

planlanan

konferansın

başkanlığını Haziran ayında Kazakistan’dan Türkiye devralacak.

Geçen yıl, Gül, Kazak Başkan Nursultan Nazarbayev’in CICA başkanlığını devralma teklifini kabul etmişti.

CICA, 1992 yılında Kazakistan Cumhurbaşkanı tarafından başlatılan Asya hükümetlerarası güvenlik forumudur ve bugün içlerinde Đran, Rusya, Çin, Güney Kore ve Türkiye’nin de bulunduğu 18 üye ülkesi vardır. Đran ve Türkiye’nin son zamanlardaki işbirliği alanları oldukça genişledi. Yakın zamanda, Türkiye, Đran ve Batı dünyası arasındaki nükleer çıkmaza son vermek için Brezilya ile birlikte çok önemli bir rol oynadı. Gözlemciler ve analistler, Mahmoud Ahmadinejad’ın 2005 yılında başa gelmesiyle Tahran ve Ankara’nın ilişkilerinde ve karşılıklı işbirliklerinde yeni bir dönemin açıldığına inanıyor.

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://english.farsnews.com/newstext.php?nn=8903081642

10


38. İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ'NE DOĞRU The New York Times, ABD, 31 Mayıs 2010, Susanne Fowler 3-30 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek “38. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali" klasiklere yeni bir yorum getirecek. Bu yıl festivale katılacaklar arasında 27 yaşındaki Çinli piyanist Lang Lang gibi yenilikçi müzisyenler de var. Lang’in performansı Frederic

Chopin

ve

Robert

Schumann

eserlerinden oluşuyor. Chopin ve Schumann'ın doğumlarının 200. yılı dolayısıyla festivalin teması bu bestecilerin yapıtlarına adandı. Çağın yaşayan en büyük bestecilerinden 75 yaşındaki Arvo Part'in "Adem'in Yakarışı" adlı yapıtının dünya prömiyeri, 7 Haziran'da Aya İrini Müzesi'nde gerçekleşecek. Konser, şef Tonu Kaljuste yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve dünyadaki en iyi korolardan biri olarak ün kazanan Grammy ödüllü Estonya Filarmonik Oda Korosu eşliğinde verilecek. Bu yılki serideki diğer ilkler: İtalyan şef Riccardo Muti, Viyana Filarmoni orkestrasını yönetecek ve Romen piyanist Radu LUPU Türkiye'de ilk kez sahne alacak.

38. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali, senfoni ve oda orkestraları, vokal konserler, oda müziği, resitaller ve caz uyarlamalarıyla yaklaşık 600 yerli ve yabancı sanatçıyı ağırlayacak. Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://intransit.blogs.nytimes.com/2010/05/31/istanbul-music-festival-goes-beyondclassics/

11


İSLAM CEMAATİ LİDERLERİ İSTANBUL'DA BULUŞUYOR Watanynews, Ürdün, 26 Mayıs 2010 İslam ümmetin durumu görüşmek üzere Uluslararası Geniş Katılımlı Bir Konferans Düzenlenecek. Necmettin Erbakan’ın kurmuş olduğu Milli Görüş Hareketi’nin 40. Yıl etkinlikleri çerçevesinde 26 Mayıs- 2 Haziran 2010 tarihleri arasında İslami Sivil Toplum Kuruluşları İstanbul’da bir araya gelerek uluslararası geniş katılımlı bir konferans düzenleyecek. Konferansta İslam dünyasının toplum önderleri ve Müslüman toplulukların lider ve temsilcileri küreselleşme ve bu süreçte Müslümanların neler yapabileceklerini tartışacak. Konferansın yanı sıra İstanbul'un Fethi'nin 557. Kutlamaları da gerçekleşecek. Konferansa Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan, Sudan Eski Cumhurbaşkanı Swar Zeheb, Afganistan Eski Cumhurbaşkanı Burhaneddin Rabbani, Malezya İslam Partisi Genel Başkanı Abdulhadi Awang, Mısır İhvani Müslimin Meclis Grup Başkanı Saad Ketatini, Pakistan Cemaati İslami Eski Genel Başkanı Gazi Hüseyin Ahmed, Filistin Hamas Temsilcisilerinden Halit Meşal ve Muhammed Nezzal katılacaklar. Kongrenin bu yıl 19'uncusu gerçekleştirilecek. Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayınız: http://www.watanynews.com/permalink/8621.html

12


ŞARK İÇİN SEÇKİN SINIF Der Tagesspiegel, Berlin 27 Mayıs 2010 --İstanbul'daki Alman-Türk Üniversitesine Sonbaharda Start Verilmesi Planlanıyor Ancak Yapılanmada Zorlukla İlerleme Kaydediliyor-Yücel Çelikbilek, Alman-Türk eğitim iş birliğinin en prestijli projesinde söz hakkına sahip

olmasını

bir

fidanlığa

borçlu.

İstanbul'un Asya yakasında bulunan Beykoz ilçesi Belediye Başkanı, Alman ve Türk yetkililerle aylardan bu yana ilçesindeki bir fidanlığın geleceğine ilişkin görüşmeler sürdürüyor. Zira uzun süredir planlanan Alman-Türk Üniversitesinin (DTU) bu alan üzerinde kurulması öngörülüyor. Kısa bir süre önce yerel basına yaptığı açıklamada, Boğaz'ın nispeten yapılanmamış kesimindeki Beykoz'un güzel manzarasının Almanları çektiğinden söz eden Çelikbilek'in ilk öğrenciler ile doçentleri selamlaması daha uzun sürecek gözüküyor. Zira fidanlıkta henüz inşaat bile başlamadı. Bu yüzden DTU sonbaharda geçici olarak açılacak. Nerede ve nasıl olacağını şimdiye kadar hiç kimse söyleyemiyor. Türkiye'deki Alman diplomatlar, "Bir dil kursu ya da benzeri programla başlayabilmeyi ümit ediyoruz." diyorlar. Üniversitenin tam kapasite çalışmasının ise üç-dört yıl süreceği söyleniyor. Gerçekte ise her iki ülke hükümetleri iki yıl önce üniversitenin kurulmasına ilişkin anlaşmayı imzalarken iş paylaşımı kararı almışlardı. Türk Devleti arazi, rektör ve idareyi, Alman tarafı ise günün birinde 5000 öğrenciye ders verecek olan doçent ve doktorları verecek. Almanların payına düşen toplam 40 milyar avro eğitim bütçesinden alınacak. Beykoz'daki arazi ve inşaatın maliyetinin ne olacağı ise henüz belli değil. Ağırlıklı eğitim dili Almanca olacak ancak Türkçe ve İngilizce kurslar da verilecek. Hedef, öğrencileri kalifiye uzman güç olarak yetiştirmek ve uluslararası iş piyasasında iyi bir şansa sahip olmalarını sağlamak. Almanlar, bu konuda geç kalmış bulunuyorlar zira Türk 13


üniversitelerinin uluslararasılaşması tam gaz sürüyor. Türkiye'deki çok sayıda saygın üniversitede İngilizce ders veriliyor. Türkiye'deki Alman diplomatlar, "Bir Alman üniversitesinin açılmasının zamanı gelmiştir." diyorlar. Berlin ve çevresindeki üç üniversite, İstanbul projesinde önemli rol oynayacak. İstanbul'da Mühendislik bölümüyle Teknik Üniversite, fen bilimleri bölümüyle Potsdam Üniversitesi ve Hukuk Fakültesi ile Berlin Hür Üniversite ilgilenecek. DTU'nun ekonomi, sosyal ve manevi bilimlerden oluşan diğer üç fakültesinin yanı sıra bir dil merkezinin kurulmasını ise Köln, Heidelberg ve Bielefeld Üniversiteleri organize edecek. Türkiye, sahip olduğu genç nesliyle üniversiteler için gitgide büyüyen bir piyasa. Ülkede hâlihazırda 140 yüksek okul ve üç milyon üniversite öğrencisi bulunuyor. Ancak ihtiyaç hala karşılanabilmiş değil. 72,5 milyon Türk vatandaşından neredeyse yarısı 29 yaşından genç. Özellikle de geçtiğimiz yıllarda ekonominin güçlü bir şekilde büyümesi ve dolayısıyla uluslararası alanda daha güçlü bir örgütlenmeye gidilmesinin yanı sıra Türkiye'nin Avrupa'ya katılmaya yönelik gayretleri de modern eğitim görmüş, yabancı dile hâkim yüksek okul mezunlarına olan ihtiyacı oldukça artırdı. İstanbul ve İzmir'de planlanan üniversiteler sadece öğrencilere değil doçentlere de tamamen yeni tecrübeler yaşatacak. Alman yüksek okul hocaları, birçok devlet üniversitesinde özgür düşünme ve araştırmaya bugün hala pek çok açıdan şüpheyle yaklaşan Türk eğitim sistemi ile karşılaşacaklar. Haberin detayı için aşağıdaki linki tıklayınız: http://www.tagesspiegel.de/wissen/elite-fuer-den-orient/1845914.html

14


MİNARELER VE KUBBELERLE BEZELİ KENT İSTANBUL http://www.asianlite.co.uk, İngiltere, 31 Mayıs 2010

Asianlite haber portalında yayınlanan haberde, İstanbul’un etkileyici minareleri ve kubbeleriyle Ayasofya ve Sultanahmet Camii’nden bahsedildi.

Ayasofya’nın haberde,

tarihinden

bahsedilen

Osmanlı’nın

İstanbul’u

fethetmesinin ardından Ayasofya’nın ne içinde ne de dışındaki hiçbir şeye zarar vermediği ve bunları özenle koruduğu özellikle vurgulandı. Yapıya sonradan minare ve camii yapılarının eklendiği belirtilen haberde, mekanın şu anda ibadete kapalı olduğu ve müze olarak kullanıldığı belirtildi. Ayasofya’nın mimari ve mühendislik yönüne de vurgu yapılan haberde, özellikle kubbede bağlayıcı hiçbir demir aksam olmadığının altı çizildi.

Ayasofya’nın hemen yakınında bulunan Sultanahmet Camii’ne de değinilen haberde, caminin tarihinden ve mimarisinden bahsedildi. 21.043 parça İznik çinisinin duvarlarını süslediği ifade edilen Sultanahmet Camii’nin Batı dillerindeki “Mavi Cami” ismini bu İznik çinilerinden aldığı belirtildi. Haberde son olarak İstanbul Süleymaniye Camii’nden söz edilerek, bu eserin de mutlaka görülmesi gerektiği ifade edildi.

Haberin detayı için aşağıdaki linki tıklayınız: http://www.asianlite.co.uk/detail.asp?iPro=11691&iType=8

15


KATKIDA BULUNANLAR İBB Dış İlişkiler Müdürlüğü Uzmanları; Abdulvahap SEVİM Adem VARICI Ahmet AKSU Ali ÇETİN Ayşe EKMEKÇİ Derya EREN Esma Ceren OCAK Eyyüp YILDIRIM Gülgün ŞAHİN Hulusi KÖSE Özgün SUBAŞI Volkan TOPÇU Yasin SUNKUR

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü Kemalpaşa Mh. Şehzadebaşı Cd. No:25 34134 Fatih-İSTANBUL Tel: 0 212 455 21 85 Faks: 0 212 455 26 42 E-mail: irelations@ibb.gov.tr

16

Dış Basında İstanbul Mayıs 2010  

Dış Basında İstanbul Mayıs 2010

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you