Issuu on Google+

-Bülten

İstanbul ve Uluslararası Kent Gündemi Bülteni

Mart 2010 Sayı. 05

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ | DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

Karbon Salınımının Azaltılmasında Kardeş Şehrimiz Rotterdam İle İşbirliği

Özel Dosya:

EkoMobilite İstanbul "Sürdürülebilir Enerji" İçin Yürüyecek Avrupa Şehirleri "Yeşil Dijital Sözleşmesi”nde

İstanbul Güven Veriyor! İstanbul, en düşük suç oranına sahip şehir

Sudan Başkonsolosu:

İstanbul’da Kendimi Evimde Hissediyorum


SÖZE BAŞLARKEN

BU SAYIDA Singapur'dan Belediyemize İşbirliği Teklifi Singapur’un Türkiye’de Mersin Limanı ve benzeri yatırımları olduğunu belirten Türkiye’ye Akredite Büyükelçisi Chandra Das, iki ülke arasında ticari ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Bilgi Çağının İşbirliği: Bilgi Paylaşımı Kentlerin tarihi, bilginin de tarihidir ve bilgi, hiç şüphesiz tarihin her döneminde en önemli güç olmuştur. Ama hiç bir dönemde bugünkü kadar önem kazanmamıştır. Bilgi, günümüzün en değerli serveti olarak görülmektedir. Bu, özellikle yerel yönetimler için daha anlamlı bir varsayımdır. Çünkü doğru yöntem ve teknoloji bilgisi ile gerçekleştirilen belediyecilik hizmetleri;     

daha kaliteli olmakta, verimliliği sağlayarak gereksiz maliyetlerin önüne geçmekte, yanlış yatırımın getireceği maliyeti önlemekte, yaşam kalitesini yükseltmekte, kaynakların daha verimli şekilde sunulmasına katkı sağlamaktadır.

Görüldüğü gibi ekonomik olarak ölçülebilen faydalarının yanı sıra kentli için paha biçilemeyecek kalite standartları açısından da yararları bulunan bilgiyi kullanmak, en çok da bilgiyi üreten kentler için gereklidir. Bugün dünyada kamu kurumu olan belediyeler, ticari amaçlara sahip olmadıkları için bilgiyi satmamakta, bunun yerine karşılıklı paylaşımlar yaparak ortak deneyimlerden faydalanmakta, kent için doğru hizmet ve yönetim araçlarının yöntem bilgisini (know-how) paylaşarak kazan-kazan ilişkisi kurmaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak çalıştaylar, teknik ziyaret ve kabuller aracılığıyla, İstanbul için örnek olacak çalışmaları araştırıyor ve ilgili birimlerin de onayıyla uygulayarak İstanbulluların hizmetine sunuyoruz. Bu çerçevede bu sayıda kardeş şehrimiz Rotterdam ile karbon salınımının azaltılması konusunda yaptığımız işbirliğinin detaylarını bulacaksınız. Bunun yanı sıra şehir ve çevre özel gündemi, analizler, röportaj ve özel kentsel haberler ile sizlerleyiz. Selamettin Ermiş Dış İlişkiler Müdürü

İstanbul 7 Tepe 7 Mimar, Brüksel’de ‘7 Tepenin 7 Mimarı’ sergisi Brüksel'deki İstanbul Merkezi’nde açıldı. İstanbul'un çağdaş yüzünü Avrupa'ya tanıtmayı hedefleyen sergi açılışına Meclis 1. Başkanvekili Ahmet Selamet de katıldı.

İstanbul Rotterdam Çevre İşbirliği Büyükşehir’e Atlantik Konseyi’nden Ziyaret İstanbul: Güven Veren Şehir One World 2011 Heyeti’nden Müdürlüğümüze Ziyaret Lozan Teknik Üniversitesi Heyeti İBB Genel sekreteri Adem Baştürk’le Görüştü

Görüş, öneri, istek ve eleştirileriniz için; irelations@ibb.gov.tr adresine e-mail atınız. Tel: 0 212 455 21 85 / Fax: 0 212 455 26 42

e-Bülten e-Bülten

1


RÖPORTAJ SUDAN İSTANBUL BAŞKONSOLOSU ADİL BEŞİR HASSAN İLE SAMİMİ BİR SOHBET:

İSTANBUL’DA KENDİMİ EVİMDE HİSSEDİYORUM -

“Sultanahmet’te dolaşmak bir ömre bedel!” “Sudan, Afrika’nın tarım ambarıdır.” “Darfur’ da yabancı tahriki var.” “Ortak tarihimizin izlerini taşıyoruz, Türkçe kelimelerden bazılarını hala kullanıyoruz. Biz, okullarda Türkiye tarihini okuyoruz.” “Sayın Kadir Topbaş’ı Hartum’ da ağırlamaktan mutluluk duyarız.”

ANALİZ Yerel Yönetimlerde Kadınının Adı Var (mı?)

ETKİNLİK

DOSYA

Avrupa Sürdürülebilir Enerji Haftası

Kardeş Şehrimiz: Busan Hulusi KÖSE

Uluslararası Şehir Aydınlatma Birliği (LUCI) E. Ceren OCAK Abdulvahap SEVİM

AVRUPA

ASYA

DÜNYADAN HABERLER

Özgün Subaşı

Abdulvahap SEVİM

ETKİNLİK TAKVİMİ Adem VARICI

Seul: Kentsel Tasarımın Adresi Şam, Bölgesel Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Konferansı'na Ev Sahipliği Yapacak Gürcistan, Yerel Ekonomik Kalkınma Forumu’na Hazırlanıyor 2010 Dünya Belediye Başkanı Seçimlerinde Oylama Süreci Başladı Yaşanabilir Topluluklar İçin Uluslararası Ödüller Avrupa Sürdürülebilir Enerji Haftası Brüksel'de Avrupa Şehirleri "Yeşil Dijital Sözleşmesi”nde Avrupa Şehirleri, Göçmen Entegrasyonu Sözleşmesini İmzalıyor AB'nin 2020 Stratejisi İstanbul "Sürdürülebilir Enerji" İçin Yürüyecek Küresel Krizde Belediyeler Barselona’da Görüşüldü Avrupa Kültür Başkenti Kutlamaları Brüksel'de İspanya, 6. Uluslararası Kentsel Yenileme Ve Sürdürülebilirlik Konferansı'na Hazırlanıyor Akdeniz Kentsel Miras Çalışma Atölyesi Fransa’da AB-Fas Yerel Otoriteler Forumu

AMERİKA

17. ECAD Belediye Başkanları Toplantısı Malta’da Meksika Şehri Ecobici, Bisiklet Ödünç Verme Programı Başlatıyor Kentsel Kalkınma Küresel Forumu Rio De Janeiro' da Toplanıyor Chicago, UCLG Yönetim Kurulu Toplantısına Ev Sahipliği Yapacak 2010 Ulusal METROPOLIS Konferansı, Kanada’da 2

Mart 2010


Büyükşehir’e Atlantik Konseyi’nden Ziyaret Büyükşehir’e Atlantik Konseyi’nden Ziyaret Merkezi Washington D.C. de bulunan ve Soğuk Savaş sonrası Kuzey Amerika ile Avrupa arasında başlayan işbirliğinin sürekliliğine destek vermek amacıyla kurulan Atlantik Konseyi'nin Başkanı Fred Kempe ve Karadeniz Enerji ve Ekonomi Forumu Koordinatörü Elena Pak’ın aralarında bulunduğu heyet, 29 Eylül- 1 Ekim 2010 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek olan Atlantik Konseyi II. Karadeniz Enerji ve Ekonomi Forumu ile ilgili olası işbirliği imkânlarını müzakere etmek üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bir ziyaret gerçekleştirdi. Fred Kempe görüşmede, ilki Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen ve başta enerji ve ekonomi konularıyla ilgili olmak üzere birçok üst düzey katılımcıyı bir araya getiren bu etkinliğin ikincisinin İstanbul’da gerçekleştirilmesine karar verdiklerini belirtti. Konsey Başkanı Fred Kempe, 2.5 gün sürmesi planlanan Forum akışı içerisinde, İstanbul’u tanıtıcı mahiyette bir sosyal-kültürel etkinlik veya program yapılması konusunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği yapmak istediklerini, bu bağlamda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın konuklara hitap edeceği bir resepsiyon ile şehrin katılımcılara tanıtılabileceğini belirterek bu konudaki farklı önerilere de açık olduklarını sözlerine ekledi. Bu tür bir etkinlik için İstanbul’un ideal mekan olduğu konusunda hemfikir olduğunu, söz konusu Forum çerçevesinde böyle bir sosyal etkinliğin yapılabileceğini, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mehter Takımı’nın da bir gösteri sunabileceğini ifade eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Adem Baştürk, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın da yurtiçinde bulunması ve programının uygun olması durumunda da resepsiyona iştirak edebileceğini dile getirdi.

.

İstanbul 7 Tepe, Brüksel’de '7 Tepenin 7 Mimarı' sergisi Brüksel'deki İstanbul Merkezi'nde açıldı. İstanbul'un çağdaş yüzünü Avrupa'ya tanıtmayı hedefleyen sergi açılışına Meclis 1. Başkanvekili Ahmet Selamet de katıldı. Türkiye'nin önemli mimarlarını bir araya getiren sergi, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından desteklenmektedir. Açılış paneline, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi 1. Başkan Vekili Ahmet Selamet, İstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı Genel Sekreteri Yılmaz Kurt, Brüksel Büyükelçisi Nazif Murat Ersavcı, eserleri sergilenen mimar ve sanatçılar ile sanatseverler katıldı. Açılışa, başka bir toplantı için Brüksel'de bulunan ve Dış İşleri eski Bakanı Yaşar Yakış'ın da aralarında bulunduğu bir grup milletvekili de katıldı. Daha önce Torino, Berlin ve Cakarta'da açılan ve çizim, video art ile fotoğraflardan oluşan sergide Emre Arolat, Can Çinici, Mehmet Kütükçüoğlu & Ertuğ Uçar, İstanbul Tepe, Brüksel’de Şevki Pekin, Nevzat Sayın, Melkan Gürsel &7Murat Tabanlıoğlu ile Han Tümertekin'in eserleri yer alıyor. Açılış öncesinde, sergiye katılan mimarların yanı sıra Brüksel merkezli mimari proje geliştirme şirketi Vizzion Europe Başkanı Şefik Birkiye, BBA Belçika Yapı Ödülleri Başkanı ve AIAB Mimarlık Enstitüleri Kurucu Başkanı Jan Bruggemans ile Uluslararası Kent Plancıları Derneği eski başkanı Prof. Pierre Laconte'ın katılımıyla bir söyleşi gerçekleştirildi. ‘Türkiye Mimarlığı Şimdi' projesi kapsamında düzenlenen, küratörlüğünü Dünya Mimarlık Topluluğu'nun üstlendiği sergi, İstanbul'un çağdaş yüzünü Avrupa'ya tanıtmayı hedefliyor. Sergi 21 Mart'a kadar sürecek.

e-Bülten e-Bülten

3


One World 2011 Heyeti, İstanbul’da One World 2011 Heyeti, İstanbul’da Soğuk Savaş’ın sonlarına doğru Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliği arasında gerçekleştirilen ve gergin havayı yumuşatan “İyi Niyet Oyunları”nın bir benzerini hayata geçirerek, 11 Eylül sonrası araları bozulan Batı Dünyası ile Müslüman Dünyası’nı bir araya getirmeyi amaçlayan One World 2011 heyeti İstanbul’daydı. Küresel bir organizasyonla Müslüman Dünyası ile Batı Dünyası arasında 11 Eylül’den sonra yıkılan köprüleri yapmak adına yola çıkan One World 2011 adlı heyet, ilk etkinliklerini 11 Eylül’ün 10. yıldönümünde ABD’nin Seattle şehrinde gerçekleştirecek. Organizasyonun bundan sonraki ayağı 2 yıl sonra bir Müslüman ülkesinde gerçekleşecek. Heyet, İstanbul ve Ankara’ya gelerek, gerek işadamları gerekse devlet büyükleriyle temaslarda bulundu. İstanbul’un 2013’e ev sahipliği yapmasını canı gönülden arzu eden heyet, İstanbul’da çeşitli holdinglerle görüştü ve finansman aradı, Ankara’da ise Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül ile görüşmelerinden olumlu ayrıldı. Heyet, Dış İlişkiler Müdürümüz Sayın Selamettin Ermiş ile de toplantı yaparak, kendilerini tanıttı. One World 2011 başkanı Bob Walsh, Türkiye Cumhuriyeti hükümetine sunulacak olan teklifin kabul edilmesi durumunda İBB’den de destek beklediklerini dile getirdi. One World 2011 hakkında daha detaylı bilgi için aşağıdaki linki tıklayınız: http://www.oneworld2011.org/

Singapur'dan • Belediyemize İşbirliği Teklifi

Singapur'dan Belediyemize İşbirliği Teklifi

5 Mart Cuma günü İBB Genel Sekreter Yardımcısı Sayın Sabri Dereli’yi ziyaret eden Singapur Merkezden Türkiye’ye Akredite Büyükelçisi Chandra Das ve beraberindeki heyet, birçok konuda işbirliğine açık ve yatırım yapmaya hazır olduklarını belirtti. Singapur gibi küçük bir ülkede kamu iskânı hususunda uzmanlaşırken, şehircilikle ilgili çok büyük gelişmeler kaydettiklerini dile getiren Sayın Das, Singapur’un hâlihazırda Türkiye’de yatırımları bulunduğunu ve bunun en büyük örneğinin Mersin Limanı olduğunu söyledi. Sayın Dereli’nin, İstanbul’un en büyük probleminin ve yardım alabileceği en önemli sektörün ulaşım olduğunu belirtmesi üzerine, bu konuda da uzmanlık ve yatırım sunabileceklerini sözlerine ekleyen Sayın Das, iki ülke arasında çok kısa bir süre önce başlayan ilişkilerin ticari yollarla ilerletilmesi gerektiğini dile getirdi

Mart 2010

4


İstanbul: Güven Veren Şehir İstanbul: Güven Veren Şehir Verilere göre; İstanbul’da her 66, Budapeşte’de 14, Viyana’da 7, Lüksemburg’da 8, Sofya’da 34, Berlin’de ise 6 kişiden biri suça karışıyor. AB Suç ve Güvenlik Konsorsiyumu’nun yaptığı araştırmada ise; Londra’da yüz kişiden 32’sinin, Amsterdam’da 27’sinin, Belfast ve Dublin’de 26’sının, Kopenhag’da 24’ünün, New York ve Stockholm’de 23’ünün, Brüksel’de 20’sinin, Roma’da 19’unun, İstanbul’da 18’inin suç mağduru olduğu ortaya konuluyor. İstanbul’da 2005 yılında asayiş suçları toplamı 148 bin 165 iken, bu sayı Berlin’de 262 bin 176, Londra’da 1 milyon 15 bin 121 ve Paris’te ise 200 bin 177! Öte yandan, İstanbul’daki suç oranları emniyet güçlerinin başarılı çalışması ve MOBESE (Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu) sayesinde son 3 yılda önemli oranda azaldı. 2007-2008 yıllarının ilk dört ayı kıyaslandığında; İstanbul’daki genel suçlarda yüzde 21, adam öldürme, gasp ve dolandırıcılıkta yüzde 38 ve kapkaçta yüzde 59 düşüş olduğu göze çarpıyor.

İstanbul Avrupa’nın 3. dünyanın da 21’inci büyük şehri. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki eğer bu hızla devam ederse 2020 yılında İstanbul Avrupa’nın en kalabalık şehri olacak. Şehir 12 milyonu aşan nüfusuna ve pek çok ülkeden gelen kalabalık ziyaretçi sayısına rağmen, dünyanın en güvenli şehirleri arasında yer alıyor. Doğal güzellikleriyle huzur veren, tarihi mirasıyla insanları çağlar ötesine taşıyan İstanbul, yüksek nüfus oranına rağmen dünyanın önemli şehirleri arasında en düşük suç oranına sahip bir şehir.

MOBESE, İstanbul Valiliği’nin desteği ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde faaliyete geçirilen “Kent Bilgi ve Güvenlik Sistemi”. İstanbul’un birçok cadde ve meydanlarına yerleştirilen 584 adet modern kamera ile kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi, yönetim işlevinin kolaylaştırılması ve suç sayısının daha da düşürülmesi hedefleniyor. 952 muhtarlık, 3 bin 500 polis aracı, 150 mobil polis karakol ünitesi, İl ve İlçe Komuta Merkezleri ve İl Emniyet Müdürlüğü hizmetlerinin yürütülmesini sağlayan 12 ayrı sistem, MOBESE ile entegre edildi. Acil durum hizmetleri “emergency” (iftaiye, sağlık, vb.) başta olmak üzere, gerekli görülen diğer kurumların sisteme entegre edilmesi çalışması da sürüyor Kaynak: http://www.ibb.gov.tr/sites/ks/tr-TR/0-IstanbulTanitim/Pages/Guven_Veren_Sehir.aspx

Lozan Lozan Teknik Üniversitesi, Adem Baştürk İle Görüştü Lozan Teknik Üniversitesi Profesörü ve UNESCO KürsüsüVeren Başkanı stanbul: Güven Jean Claude Bolay ve Dekan Yardımcısı Selin Şenocak, İBB Genel Sekreteri Âdem Baştürk’ü ziyaret etti.

Şehir

2010 tarihinde Sayın Baştürk’ü ziyaret eden Sayın ve •22 Şubat Lozan Teknik Üniversitesi, Adem Baştürk İle Bolay Görüştü Sayın Şenocak, Lozan Teknik Üniversitesi’ni tanıttı. Bilimsel ve teknolojik çalışmalara önem verilen Lozan Teknik Üniversitesi’nde önde gelen kurum ve kuruluşların yöneticilerine kurs veriliyor. Bu tür kursların, özellikle deprem alanındaki eğitimlerin, İstanbul’a da uyarlanabileceğini belirten heyet, İBB yöneticileriyle çalışma talebini Sayın Baştürk’e iletti.

e-Bülten e-Bülten

5


2010 Ulusal METROPOLIS Konferansı Kanada’da 18 -21 Mart tarihleri arasında Kanada’nın Montreal kentinde düzenlenecek olan 2010 Ulusal Metropolis Konferansı’nda göç, ekonomik kalkınma ve kültürlerin buluşması gibi konulara dikkat çekilecektir. Ekonomik koşulların kötüye gidişinin - yüksek işsizlik oranları ve yeni göçmen grupları arasındaki düşük gelir - geçtiğimiz küresel ekonomik krizle birleşmesi ekonomik kalkınmayı görmezden gelinemeyecek bir konu haline getirmiştir. Ancak ekonomik kalkınma, iş gücü ihtiyaçlarından ve bu ihtiyaçlarla göç politikası arasındaki hassas dengeden ayrı tutulamaz. Topluma dahil olma ve kültürel çeşitlilik de aynı derecede önemlidir. Montreal kenti Avrupa ve Amerikan kültürlerinin uzun süre kavşak noktası olmuştur. Ancak ortak varlık, sosyal etkileşimler, eğitimde çoğulculuk, dini çeşitlilik ve kültürlerarası zorluklar şimdi daha karmaşıktır, iki bölgeyi de ilgilendirmektedir ve yeni perspektiflere çağrı yapmaktadır. Kurul toplantılarında bu konular analiz edilecektir. Yuvarlak masa toplantılarında ve atölyelerde Metropolis programını oluşturan altı öncelikli konu ele alınacaktır: Vatandaşlık ve sosyal, kültürel, şehir ve dil entegrasyonu Ekonomik ve iş pazarı entegrasyonu Aile, çocuklar, gençlik Yeni gelenler ve azınlıklar için ev sahibi toplulukların rolü Adalet, polis ve güvenlik İskan, komşuluklar ve kentsel çevre Araştırmacılar ve ortaklar, araştırma ve eğitim atölyelerine, yuvarlak masa toplantılarına; ya da yukarıda belirtilen altı alanda poster sunumları yapmaya davet edilmektedir. Konferansta; atölyeler, eğitim atölyeleri, yuvarlak masa toplantıları ve poster oturumları yer alacaktır. Konferansla ilgili detaylı bilgiler için: http://www.metropolis2010.net/contact.php?lang=en

Akdeniz’de Kentsel Miras Çalışma Atölyesi, Fransa’da Akdeniz’de Kentsel Miras Çalışma Atölyesi, Fransa’da Avrupa Kültür Kentleri Birliği (AVEC) “Akdeniz’de Kültürel Miras: Ekonomik ve Sosyal Kalkınma” başlıklı bir çalışma atölyesi düzenleyecek. Etkinlik, 22-23 Nisan tarihlerinde Fransa’nın Arles kentinde gerçekleşecek. Çalışma atölyesi UNESCO yönetiminde, Uluslararası Teknik Yapılar ve Topluluklar Birliği (U.A.T.I.), Arles Kent Konseyi, Paris IV-Sorbonne Üniversitesi Kent Planlama Enstitüsü, “kültür ve miras endüstrileri” grubu işbirliği ve UNESCO Fransız Komisyonu’nun yardımıyla yapılacaktır. Çalışma, 18-19 Eylül’de Arles’ta düzenlenen “Akdeniz’de kentsel mirasın kalkınması” uluslararası seminerinin devamıdır. Detaylı programa http://www.avecnet.com/Agenda/Workshop/Workshop.html internet adresinden ulaşılabilir.

Mart 2010

6


1. AB-Fas Yerel Otoriteler Forumu AB’nin İspanya dönem başkanlığı esnasında öngörülen faaliyetler çerçevesinde ve 8 Mart 2010 tarihinde Granada’ da yapılan AB-Fas Zirvesi öncesinde; Uluslararası Dayanışma için Endülüs Belediyeleri Fonu (FAMSI) İspanya Dışişleri ve İşbirliği Bakanlığı AB Devlet Bakanlığı, Fas Yerel Otoriteler Genel Müdürlüğü ile beraber, İspanyol Belediyeler ve Bölgeler Federasyonu (FEMP), Endülüs Bölgesel Hükümeti, Endülüs Belediyeleri ve Bölgeleri Federasyonu (FAMP), Cordoba Meclisi, Cordoba Kent Konseyi, Arap Evi, Üç Kültür Vakfı, Avrupa Komisyonu ve ART programıyla UNDP işbirliğiyle 1. AB-Fas Yerel Otoriteler Forumu düzenlendi. Forum 1-2-3 Mart tarihlerinde Cordoba’ da gerçekleşti. Forumun amaçları; içerik bağlamında yukarıda adı geçen AB-Fas Zirvesi’ne yerel yönetimin anahtar konularında, diğer taraftan da yerinden yönetimde işbirliği ve AB ile Fas hükümeti arasında bir ajanda oluşturulması konularında katkıda bulunmaktı. Kaynak: http://www.andaluciasolidaria.org/index.php?option=com_content&task=view& id =865&Itemid=865

İspanya

İspanya 6. Uluslararası Kentsel Yenileme Ve • ik Konferansı’na Hazırlanıyor Sürdürülebilirlik Konferansı’na Hazırlanıyor 14 -16 Nisan 2010 tarihleri arasında İspanya’nın La Coruna kentinde yapılacak bu konferans, ulaşım ve hareketlilikten sosyal dışlanma ve suç önlemeye kadar kentsel çevrenin farklı yönlerini vurgulamayı amaçlamaktadır. Bu toplantı, daha önceki konferanslarda tartışılan modern kentlerin karşı karşıya olduğu sorunlar ve çözüm önerileri hususuna katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Sürdürülebilir Kentler 2010, Rio (2000), Segovia (2002), Siena (2004), Talin (2006) ve Skiathos (2008)’ta gerçekleşen beş başarılı toplantının devamı niteliğindedir. Farklı altyapılara sahip ve farklı ECAD destek gösterdiği bu toplantı, şehir milliyetlerden17. katılımcıların plancıları, mimarlar, çevre mühendisleri ve akademisyenlerin yanısıra her meslekten ilgililerin katılımına açıktır. Kaynak: http://www.wessex.ac.uk/10-conferences/the-sustainablecity-2010.html

e-Bülten e-Bülten

7


“Kentsel Kalkınma Küresel Fonu” Rio De Janeiro’da Toplanıyor Kentsel Kalkınma Metropolis projesi “Kent Kalkınması Küresel Fonu” (GFDC) Dünya Kentsel Forumu’na (WUF5) paralel olarak 25 Mart tarihinde SEBRAE’nin (Brezilya Küçük ve Orta Ölçekli Şirket Destek Hizmeti) Rio de Janeiro’daki merkezlerinde bir toplantı düzenleyecektir. Etkinliğin amacı GFDC’nin kuruluşunu, katılım için gerekli prosedürü ve fonun yaratılma sürecinde yerel otoritelerin taahhütlerini Brezilya ve Latin Amerika kentlerine tanıtmaktır.Diğer bir öneri de GFDC’deki kentsel projeleri tanımlamanın teknik destek sağlayabileceği ve finans pazarına daha güvenilir, uygun maliyetli erişim olanaklarını genişletebileceğidir. Fonun temel amacı; toplulukların sübvansiyonlara, kredilere, ulusal ve uluslararası özel yatırımlara erişimini altyapı projelerini gerçekleştirmeleri için desteklemektir. Altyapı projelerinin gerçekleştirilmesi, nüfuslarının temel ihtiyaçlarının giderilmesi ve bölgelerinin sürdürülebilir kalkınması için gereklidir.GFDC kentlerin ve yerel otoritelerin uluslararası ve bölgesel ağlarının üyelerine hizmet sunan bir yapıdır. Yerinden yönetim sürecinde toplulukların payına düşen alan gereksinimlerinin bütünüyle ilgilenir. Temeli 2007’de Metropolis tarafından atılan GFDC’nin kuruluş kararı Mayıs 2009’da Moskova’da yapılan yönetim kurulu toplantısında verilmiştir.GFDC’nin açılış çalışması 13 Ekim 2009’da Paris Ile-de-France Bölgesi yerel meclis toplantısında Metropolis tarafından düzenlenen bir yuvarlak masa çerçevesinde gerçekleşmiştir. Burada proje ortakları geniş bir yelpazede temsil edilip, bir faaliyet programı da çıkarılmıştır. Daha geniş bilgi için www.fmdv.net internet adresini ziyaret ediniz.

17. ECAD Belediye Başkanları Konferansı Malta’da Yapılacak Uyuşturucu Karşıtı Avrupa Kentler Birliği (ECAD), 22-24 Nisan 2010 tarihleri arasında Malta’nın Gozo Adası’nda 17. ECAD Belediye Başkanları Konferansı düzenliyor. Konferansın ev sahipliğini Başbakanlık Ofisi ve Pembroke Yerel Konseyi bünyelerinde yer alan Parlemento Toplumsal Diyalog ve Bilgi Sekreterlği yapacaktır. Bu konferansın amacı ECAD üyelerinin uyuşturucusuz bir Avrupa ve uyuşturucu kullanımına karşı insiyatifler ve girişimler geliştirme çabalarını ve kendi aralarındaki işbirliğini güçlendirmektir. Bu yılkı konferansın teması “Vatandaşlarımızı Daha Sağlıklı Hayat Tarzları Doğrultusunda Güçlendirmektir”. ECAD üyesi kentlerden, üye olmayan kentlerden, sivil toplum kuruluşlarından, devlet yetkililerinden ve araştırmacılardan oluşan 150 kişinin katılımının beklendiği konferans, uyuştucu konusunda kentleri ve ülkeleri bilinçlendirmeyi ve kentler arasındaki uyuşturuyla mücadele deneyimlerininin paylaşımını arttırmayı hedefliyor. Detaylı bilgi ve başvuru formu için: http://www.ecad.net/conferences

Mart 2010

8


Küresel Kriz ve Belediyeler 22–23 Şubat tarihlerinde Barselona’da toplanan 260 kent, küresel krizlerin temelinde yerel düzeyde hissedildiğini ve kriz anlarında yerel yönetimlerin ellerindeki yetkilerin kesilmemesi gerektiğini dile getirdi. 260 kent temsilcisini Barselona’da bir araya getiren “Yeni Bir Avrupa İçin Örgütlenmiş Yerel Yönetimler” zirvesinde üç gün boyunca, krizi atlatmada belediye politikaları ve bu politikaların AB düzeyine uygulanması tartışıldı. İspanya’nın AB Konseyi başkanlığının bir parçası olarak gerçekleşen toplantı Barselona Eyaleti Hükümeti ve Bölgeler Komitesi tarafından desteklendi. Toplantı gündemi, Daniel Innerarity tarafından yazılmış bir dokümana dayanmaktaydı. Bu çerçeve doküman, küresel krize ekonomik bir bakış açısıyla yaklaşıp, sorunları çözebilmek adına yerel yönetimlerin sorumluluklarını ve kaynaklarını kesmenin hiçbir sağlıklı gerekçeye dayanmadığını savunuyor. Innerarity küresel problemlerin, yerel düzeyde de hissedildikleri için, aynı zamanda yerel olduklarını ve ilk müdahalenin yerel düzeyde gelmesi gerektiğini tartışıyor. Doküman, Avrupa Birliği içerisinde uyum sağlayabilmek adına yerel ve bölgesel aktörler arasında kurumsal olarak yapılanmış bir ağ kurulması gerekliliğinin altını çiziyor. Toplantı sonunda, yerel yönetimlerin AB’nin yeni yönetişim yapısında sahip olması gereken yeri ve AB üyesi ülkelerle AB üyesi olmayan ülkeler arasındaki işbirliğinin önemi tartışılmış oldu. Kaynak: http://www.eu2010.es/en/documentosynoticias/noticias/feb21chavesbarcelonaayuntamientos.html

Chicago, UCLG Yönetim Kurulu Toplantısına Ev Chicago, Sahipliği Yapacak 26- 28 Nisan 2010 tarihleri arasında ABD’nin Chicago kentinde D ünya Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Teşkilatı’nın (UCLG) Yönetim Kurulu Toplantısı ve Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı gerçekleşecektir. UCLG Yönetim Kurulu Üyesi ve Chicago Belediye Başkanı Richard M. Daley’in ev sahipliğinde gerçekleşecek kurulda; yuvarlak masa toplantıları, UCLG Hazırlık Toplantıları, Kamu Sempozyumu ortak Oturumu, UCLG Yasal İşler Komitesi ve Richard J. Daley Global Kentler Forumu gibi etkinlikler düzenlenecektir. Toplantıda, Kasım 2009’da Çin’in Guangzhou kentinde gerçekleşen ve UCLG Tüzüğü revizyonunu ele alan görüşmeler de değerlendirilecektir. Bilgi ve İletişim için: UCLG Dünya Sekretaryası Barselona – İspanya Fax: +34 93 342 8760 Email: info@cities-localgovernments.org

e-Bülten e-Bülten

9


Avrupa Şehirleri “Yeşil Dijital Sözleşmesi”nde Bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığıyla emisyonları azaltmayı amaçlayan “EUROCITIES Yeşil Dijital Sözleşmesi”ne üye olan şehir sayısı artıyor. Sözleşmenin resmi imza töreni, 23 Şubat tarihinde Avrupa Komisyonu tarafından, AB Konseyi İspanya Başkanlığı ve EUROCITIES işbirliğiyle gerçekleştirildi. Kasım 2009’da sözleşmeyi imzalayan ilk 14 şehre ek olarak; Amsterdam, Bologna, Helsinki, Malaga, Nice, Porto ve Rijeka: 2015 yılından önce beş tane büyük çaplı bilgi ve iletişim teknolojileri pilot projesi gerçekleştirmeyi 2020 yılına kadar, bilgi ve iletişim teknolojilerinin direkt karbon ayak izini %30 azaltmayı Bilgi ve iletişim teknolojileri ve enerji verimliliği konusunda 2011’e kadar çalışacak şehirlerarası işbirliği kurmayı kabul etti. Nuremberg şehri de gruba Mart ayı içerisinde katılmayı hedefliyor. Avrupa’nın iklim ile ilgili hedeflerinin ancak yerel yönetimlerin karbon ayak izlerini azaltmasıyla mümkün olabileceğini belirten Malaga Belediye Başkanı, Sözleşme’nin, şehirlerin akıllı kent olma yolunda yaratıcı çözümler bulması hususunda katalizör görevi göreceğine inanıyor. 21 şehir tarafından imzalanmış olan Sözleşme, AB Komisyonu’nun Ekim 2009’da kamu görevlilerin AB 2020 hedeflerini gerçekleştirmedeki rolünün altını çizen öneriyi destekler nitelikte. Daha fazla bilgi için: www.eurocities.eu

Avrupa Kültür Başkenti Kutlamaları Brüksel’de Avrupa Kültür Başkenti Kutlamaları Brüksel’de

2010 yılı, 1985’te temelleri atılan Avrupa Kültür Başkentleri’nin 25. yıl dönümü olarak kutlanıyor. 23-24 Mart 2010 tarihinde, Avrupa Komisyonu, Brüksel’de bir kutlama etkinliği ve son 25 yılın başarılara göz atıp kültür başkentleri etkilerini gözler önüne sermek amacıyla bir konferans düzenliyor. Etkinliğin açılışı, Avrupa Komisyonu Başkanı Barroso ve kültür başkentleri fikir babalarından biri olan Jack Lang tarafından yapılacak. 23 Mart öğleden sonra başlayacak etkinliğin sabahında, teklif veren şehirler için bir bilgilendirme seansı yapılacak. Ayrıca, geçmiş dönem, günümüz ve gelecek kültür başkentleriyle fikir alışverişinde bulunma fırsatı sunulacak. 24 Mart’ta başlayacak olan konferans, geçmiş dönem, günümüz, gelecek ve potansiyel kültür başkentlerine açık olacak. Etkinlik programı için lütfen linki tıklayınız: http://ec.europa.eu/culture/news/pdf/agenda_ecoc.pdf Mart 2010

10


Avrupa Şehirleri, Göçmen Entegrasyonu Sözleşmesini İmzalıyor Avrupa’nın önemli şehirlerinden belediye başkanları göç olgusunu tartışmak için 22 Şubat 2010 tarihinde Londra’da bir araya geldiler. EUROCITIES tarafından organize edilen konferansta delegeler, göçmen entegrasyonu ile ilgili vizyonlarını sergileyerek bu konuda bir sözleşme imzaya açtılar. Söz konusu sözleşmenin göçmenler için eşit fırsatlar oluşturma ve ayrımcılığı engelleme konularında gösterilen çabaları güçlendirmesi beklenmekte. Konferansın ev sahibi Londra Belediye Başkanı Boris Johnson yaptığı konuşmada; Londra’nın dünyanın her köşesinden gelen insanlar tarafından şekillendirilmiş ve zenginleştirilmiş bir şehir olduğunu vurgulayarak “Bizim tarihimiz sadece İngilizlerin tarihi değil, İtalyanların da, Fransızların da, İskandinavların da, Yahudilerin de, Jamaikalıların da, İrlandalıların da, Asyalıların da ve daha sayısız insanların da tarihidir” ifadesinde bulundu. Avrupa İçişleri Komisyonu Delegesi Cecilia Malmström ise konferansa katılanlara bir mektup yazarak entegrasyon sürecinin, çeşitli devlet kurumlarının olduğu kadar ev sahibi toplumların ve göçmenlerin de arasında paylaşılması gereken bir sorumluluk olduğunu belirtti ve “Avrupa Komisyonu, ilgili tarafların bağlantılar kurması ve ilişkileri düzenlemesi için yerel düzeydeki girişimleri desteklemektedir” şeklinde bir açıklamada bulundu. Kaynak: http://www.citymayors.com/news/metronews_europe.html

AB’nin 2020 Stratejisi Avrupa Birliğini 2010 yılında dünyanın en rekabetçi ve dinamik bilgi ekonomisi haline getirmeyi amaçlayan Lizbon Stratejisi'nde başarılı olamayan AB Komisyonu, daha esnek ve gerçekçi hedeflerle 2020 stratejisi hazırladı. AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'nun düzenlediği basın toplantısıyla ilan ettiği ve üye devletlerin desteğini istediği Avrupa 2020 ekonomik stratejisinde, 10 yıl içinde halen %66 düzeyinde bulunan çalışma çağındakilerin istihdam edilme oranının %75'e yükseltilmesi ve AB gayri safi yurtiçi hâsılasının %1,9'una karşılık gelen AR-GE harcamalarının %3'e çıkarılması talep ediliyor. AB'nin yeni ekonomik stratejisinde, yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılmasıyla, karbondioksit salınımının 1990 yılı verileri esas alındığında 2020 yılına kadar %20 düşürülmesi, toplam enerji ihtiyacının %20'sinin yenilenebilir kaynaklardan sağlanması ve enerji tüketiminde %20 tasarruf hedefleniyor. Okuldan erken ayrılanların oranının %10'a indirilmesi istenen stratejide genç nesillerin en az %40'ının üniversite mezunu olması gerektiği vurgulanıyor. Avrupa 2020 stratejisinin AB devlet ve hükümet başkanlarının 25-26 Mart'taki zirvesinde tartışmaya açılması ve bir sonraki Haziran zirvesinde onaylanması bekleniyor. Kaynak: http://www.abhaber.com/haber.php?id=29257

e-Bülten e-Bülten

11


İstanbul “Sürdürülebilir Enerji” İçin Yürüyecek Avrupa Komisyonu tarafından 2005 yılında başlatılan "Sürdürülebilir Enerji Avrupa Kampanyası"'nın ana etkinliği "Avrupa Sürdürülebilir Enerji Haftası"nın 2226 Mart tarihlerinde Brüksel başta olmak üzere Avrupa’nın birçok farklı şehrinde gerçekleştirilmesi planlanmıştır. İlgili etkinlik çatısı altında; bu etkinliğe dünyada en çok yakışan şehrin 2010 Kültür Başkenti İstanbul olacağı düşüncesi ile 26 Mart 2010 tarihinde Taksim'de "İstanbul Büyük Enerji Yürüyüşü" düzenlenecektir.

Etkinlik komitesi tarafından yapılan açıklamada ülkemiz için bir ilk olacak olan bu etkinliğin, sürdürülebilir enerjinin anlamını ve önemini enerji sektörünün bütün üyelerine bir kez daha duyurmak, daha da önemlisi halkımıza anlatmak ve toplumda farkındalığı arttırmak amacıyla, enerji sektörümüzün bütün üyelerinin bir araya getirilerek gerçekleştirilmesinin hedeflendiği belirtiliyor. Açıklamaya ilgili etkinliğe, sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere kamu ve akademik kuruluşlarının hem çalışanları hem de güneşhidrojen arabaları gibi projeleri ile katılımlarının yanında, yazılı-görsel basının ve enerji alanındaki özel sektör firmalarının da katılımlarının beklendiği de ilave edildi. Kaynak: http://www.euractiv.com.tr/enerji/article/istanbul-surdurulebilir-enerji-icin-yuruyecek-009193

Seul: Kentsel Tasarımın Adresi Güney Kore’nin Başkenti ve aynı zamanda en büyük kenti olan Seul, kentsel tasarım zirvesine ev sahipliği yaptı. “2010 Dünya Tasarım Başkenti” Seul’da 23 -24 Şubat tarihleri arasında düzenlenen ve dünyanın farklı ülkelerinden 32 belediye başkanının katıldığı zirvede 21. yüzyılda kentsel rekabetin anahtarı olan tasarım konusu ele alındı. Seul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Oh Se-Hoon’ un ev sahipliğinde gerçekleşen forumda “Bir şehir tasarımla kalkınabilir” adı altında tasarım yoluyla şehirlerin geliştirilmesini ve düzenlenmesini hedef alan tedbirler görüşüldü. Ayrıca konuklara tasarım vizyonu adı altında Seul’ de gerçekleştirilen projeler anlatılarak, bu alanlara bir de çalışma gezisi düzenlendi (Dongdaemun Tasarım Plaza, Seul Tarihi Müzesindeki Seul tasarım Varlıkları Müzesi, Gwanghwamun Meydanı ve Cheonggyecheon). Kaynak: http://blog.taragana.com/pr/seoul-hosts-world-design-cities-summit-february-23-24-13543/

Mart 2010

12


Şam’da Bölgesel Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Konferansı Marsilya'da kurulan Akdeniz Entegrasyon Vakfı'nın (CMIM) "Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım" Programı çerçevesinde Fransız Kalkınma Ajansı, Fransız Ekoloji, Enerji, Sürdürülebilir Kalkınma ve Deniz Bakanlığı (MEEDDM), Dünya Bankası ve Avrupa Yatırım Bankası ve CODATU’nun (Kentsel Ulaşımı Geliştirme ve İyileştirme Kooperasyonu) desteği ile 11- 13 Nisan 2010 tarihleri arasında Suriye’nin başkenti Şam'da düzenlenecek olan bölgesel konferans, sürdürülebilir kentsel ulaşım araçları alanında en iyi uygulamaları görmek açısından önemli bir fırsat teşkil etmektedir. Konferansta; stratejik odak, çok modlu entegrasyon, kentsel yapılandırma, ulaşımın çevresel ve sosyal etkileri gibi konular ele alınacaktır. Kaynak: http://www.commed-cglu.org/spip.php?article331

Yaşanabilir Topluluklar için Uluslararası Ödüller Geliştirilmiş çevre bakımı, toplumda yaşam kalitesinin artışı, uluslararası en iyi uygulamanın paylaşımı ve mali tasarruf ile para değerinin korunması gibi kritik konular, LivCom Ödülleri’ne katılmanın yararları arasındadır. İngiltere merkezli bir vakıf tarafından yönetilen LivCom Ödülleri, herhangi bir kuruluş ile maddi bir ilişkisi olmayan, 50’nin üzerinde ülkeden çok farklı kültürlere mensup toplulukların katıldığı siyasi olmayan bir kuruluştur. LivCom, sivil liderleri ve yerel uzmanları uluslararası en iyi uygulamayı geliştirmek ve paylaşmak için bir araya getirmesiyle benzersizdir. Benzer düşünceleri paylaşan sivil liderler ile uzmanları tanıştırmak ve sorunları tartışmak için bir araya getiren eşsiz bir imkân sağlar. Amerika’nın Chicago eyaletinde 4-8 Kasım 2010 tarihleri arasında düzenlenecek final süresince, LiveCom Ödülleri’ne katılan toplulukların temsilcileri diğer topluluklar tarafından yapılan sunumlara katılma imkânına sahiptir ve bu durum bir topluluk hangi siyasi, coğrafi, iklimsel veya mali topluluğa mensup bulunursa bulunsun benzersiz bir sorununun olmadığını vurgulamaktadır. Tüm topluluklar aşağı yukarı aynı sorunlarla karşı karşıyadır. Kayıtlar 31 Mayıs 2010 tarihinde bitmektedir ve kayıt ücreti yoktur. Ödülle ilgili olarak 30 dilde mevcut olan ayrıntılı bilgi veya kayıt için www.livcomawards.com adresini ziyaret edebilirsiniz. Daha detaylı bilgi için +44 (0) 118 946 1680 no lu telefondan LivCom Ofisine ulaşabilirsiniz.

Daha fazla bilgi için: http://www.iclei.org/index.php?id=1487&tx_ttnews[tt_news]=4365&tx_ttnews[backPid]=983&cHash=e1562cd52f

e-Bülten e-Bülten

13


Meksika’dan Bisiklet Ödünç Verme Programı Bisiklet ödünç verme programı olarak bilinen Ecobici Meksika’nın başkenti Meksiko’da başlatıldı. Programın amacı çevre dostu ulaşım biçimini desteklemek, trafik sıkışıklığını azaltmak ve hava kalitesini artırmaktır. Yaklaşık olarak 19 milyondan fazla insana ve 5 milyondan fazla araca ev sahipliği yapan Meksiko dünyanın en kalabalık ve hava kirliliğinin en fazla olduğu şehirlerinden biridir. Mevcut bu şartları azaltmak için, Meksiko şehir içi hareket için özel motorlu araç kullanımına alternatif olarak bisiklete binmeyi teşvik etme kararı aldı. Meksiko Belediye Başkanı Marcelo Ebrard’ın geçen hafta başlayan programla ilgili olarak “Barselona benzeri diğer şehirlerde olduğu gibi, EcoBici kamu alanlarını kurtarmaya çabalayan bir projedir ve insanların yaşam kalitesini artırır ve tabii ki çevreyi korumaya yardımcı olur.” İfadesinde bulundu. Ecobici ilk aşamada, yıllık olarak 300 Peso ($23) ödeyen üyeleri için, 30 dakikalığına ödünç alınabilen 85 istasyonda 1,114 bisiklet sağlayacaktır. EcoBici üyeleri, bisiklet ödünç almalarına imkân tanıyan bir elektronik kart alarak bu kartla bir bisiklet ödünç alacaklar, kullandıktan sonra da istasyona geri iade edeceklerdir. Şehirde 24 bin kişinin sistemi kullanması bekleniyor. Meksiko yetkilileri, başkent ile yakın olan Toluca, Pachuca ve Cuernavaca’yı bağlamak amacıyla 3 hatlı metrobüs hattı boyunca bir bisiklet şeridi inşa etmeyi planlıyorlar Daha fazla bilgi için: http://www.iclei.org/index.php?id=1487&tx_ttnews[tt_news]=4363&tx_ttnews[backPid]=983&cHash=94e209189b

2010 Dünya Belediye Başkanı Seçimlerinde Oylama Süreci Başladı

Başarılı yerel yönetim ve güçlü, müreffeh şehirleri teşvik etmek için çalışan City Mayors oluşumu, 2010 Dünya Belediye Başkanı ödülü için aday arayışında. Dünya Belediye Başkanı Ödülü 2004 yılından bu yana vizyon, tutku ve becerileriyle şehirlerini inanılmaz güzellikteki yaşam, çalışma ve ziyaret merkezlerine dönüştüren belediye başkanlarını onurlandırıyor. Projenin organizatörleri; liderlik ve vizyon, yönetim becerileri ve dürüstlük, sosyal ve ekonomik duyarlılık, güvenliği sağlama ve çevreyi koruma yeteneği ile farklı ırk, kültür ve sosyal kökenden gelen topluluklar arasında iyi ilişkiler geliştirme arzusu ve becerisine sahip kent liderleri arıyor. City Mayors, bizleri 2010 Dünya Belediye başkanlığı için halkına iyi hizmet etmiş olan ve şehirlerinin ulusal ve uluslararası refahına katkı sağlamış olan belediye başkanlarını aday göstermeye çağırıyor. Aday gösterme işlemleri Nisan 2010’a kadar devam edecektir. Daha ayrıntılı bilgi ve aday gösterebilmek için: http://www.worldmayor.com/contest_2010/world-mayor-2010-nominations.html

Mart 2010

14


Gürcistan, Yerel Ekonomik Kalkınma Forumu’na Hazırlanıyor 4. Yerel Ekonomik Kalkınma Forumu 7-8 Nisan 2010 tarihleri arasında Gürcistan’ın başkenti Tiflis şehrinde düzenlenecek. Yerel Ekonomik Kalkınma Forumunun amacı kamu, özel ve sivil toplum sektörleri arasında sınır ötesi iletişim için etkili bir platform oluşturmak, ekonomik kalkınma yolunda olan yerel yönetimlerin yaşadıkları zorlukları göstermek amacıyla en iyi deneyim ve uygulamaları paylaşmak, gelecekteki sınır ötesi ortaklığın geliştirilmesi için amaç ve hedefler belirlemektir. 7-8 Nisan tarihleri arasında yapılacak forumun diğer amaçları; -

Tiflis şehrinin başarılı sonuçlar gösterdiği alanları (altyapı, kalkınma ve vatandaşa hizmet) temel yönleriyle sunmak ve katılımcılarla paylaşabilmek,

-

Küçük-orta boy işletmelerin kalkınması ve hizmetlerin sunulmasında, şehrin markalaşması ve tarihi binaların can landırılması konularının geliştirilmesi için katılımcıların geri bildirim almak ve tecrübe paylaşımında bulunmak,

-

AB ve Avrupa Komşuluk Politikası Şehir Temsilcileri arasında uluslararası ağı güçlendirmek ve tecrübe alışverişinde bulunmaktır.

Belirtilen öncelikler ve sunulan ana yönler çeşitli panellerde tartışılacak ve panel tartışmaları, sınır ötesi tecrübe paylaşımının kolaylaştırılmasını sağlayacak ve şehir kalkınmasının belirlenmesindeki çeşitli yönlerinde katılımcıların anlaşılmasında büyük fayda sağlayacaktır.

e-Bülten e-Bülten

15


Sudan Başkonsolosu ADİL BEŞİR HASSAN ile Samimi Bir Sohbet Röportaj: Adem Varıcı, Abdulvahap Sevim, Kemal Ulusoy1

İBB Dış İlişkiler: Sayın Başkonsolos öncelikle okuyucularımız için biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Kimdir Adil Beşir Hassan? Başkonsolos: Sözlerime başlarken, Sudan İstanbul Başkonsolosluğu’na verdiğiniz ehemmiyetten dolayı ve röportaj dolayısıyla sizlere teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca, İBB Başkanı Sayın Kadir Topbaş Bey’e İstanbul’a yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Ben, 25 yıldır Sudan Dış İlişkiler Bakanlığı bünyesinde diplomat olarak görev yapmaktayım. Bundan evvel Irak’da, Mısır’da ve Bahreyn’de büyükelçilik görevi yaptım. 2007 yılının Ağustos ayından bu yana Sudan İstanbul Başkonsolosluğu görevini üstlenmiş bulunmaktayım. İktisat ve Siyasal Bilgiler Fakültelerini bitirdim. Sudan Dış İşleri Bakanlığı’nın tüm kademelerinde görev almış biriyim. Bakanlıktaki en son görevim eğitim müdürlüğü idi. Evliyim ve eşim avukat. 3 çocuğumuz var. Büyük oğlum, Hartum Hukuk Fakültesi’nden bu sene mezun olacak. Diğer 2 çocuğumdan biri lise de, diğeri ise ilkokulda okuyor. İBB Dış İlişkiler: Yaklaşık olarak 3 yıldır İstanbul’da görev yapmaktasınız. Bu zaman diliminde İstanbul’da alışmakta en çok zorlandığınız şey ne oldu? Beklediği-

1

Dış İlişkiler Müdürlüğü Uzmanları

niz bir yaşam tarzıyla mı karşılaştınız, yoksa sizi şaşırtan şeyler oldu mu? Başkonsolos: İstanbul’da resmi bir görev gereği bulunmaktayım. Buraya tayin edildiğimde, Vali Bey’e, İBB Başkanlığı’na ve Emniyet Müdürlüğü’ne ziyaretlerde bulundum. Hamdolsun, her nerede bir işimiz olsa, vatandaşlarımızın karşılaştıkları sorunları nereye aksettirsek, daima bizimle yardımlaştıklarına şahit olduk. Bu durum, hava alanında, emniyette ve her yerde bu şekilde oldu. Bütün alanlarda (eğitim, kültür ve sosyal problemlerde) çok sıcak ilgi ve yardım gördük Türk halkından. Ben daima şunu söylüyorum: “Yabancı bir ülkeye gittiğinizde gariplik yaşarsınız. Bizler burada, kendimizi ev sahibi gibi hissediyoruz. Şahsen ben birçok Türk arkadaş edindim. Birçok kurum ve kişiyle çok güzel işbirliklerimiz var. Oturduğumuz çevrede, misafirlik ilişkileri içinde olduğumuz birçok Türk komşu aile var. Burada hiçbir sorunumuz yok hamdolsun. İBB Dış İlişkiler: İstanbul’un en çok sevdiğiniz yönü nedir? Başkonsolos: İstanbul’un tarihi yönünü çok seviyorum. Aslında, İstanbul tarihi bir şehir olduğu kadar da edebi, kültürel ve de sanatsal yönü olan bir şehir. İstanbul’da bir yerden bir yere giderken, her tarafta bu özelliklerin birine veya birçoğuna, bazen de tamamına şahit olabilirsiniz. O yüzden, İstanbul’un birden fazla unsuru bünyesinde barındıran bir özelliği var.

Sultanahmet’te Dolaşmak Bir Ömre Bedel! İBB Dış İlişkiler: İstanbul’da en beğendiğiniz semt ve mekânlara örnek verebilir misiniz? Nerelerde bulunmak size keyif veriyor? Başkonsolos: Şahsen ben, tarihi camilerin çokça bulunduğu Sultanahmet bölgesini daha çok seviyorum. Bir de boğaz içinde, bir o taraftan bir bu tarafa sefer yapan gemileri seyretmek bana keyif veriyor. İBB Dış İlişkiler: Sizce Sudan halkı Türkleri ve aynı şekilde Türkler Sudan halkını yeterince ve doğru tanıMart 2010

16


yor mu? Bu konuda Sudan’da yaşayan Türk vatandaşları sizin için referans olurken, Türklerin Sudan halkını daha yakından tanıması için Konsolosluk olarak herhangi bir faaliyet yürütüyor musunuz? Başkonsolos: Osmanlıların Sudan’da bulunma süresi yaklaşık 100 yıl civarında. Ancak, bugün bile Sudan’da birçok Türkçe kelime kullanılmaktadır. 1970’li yıllara kadar, Sudan Ordusu’ndaki tüm askeri rütbeler (yüzbaşı, binbaşı, onbaşı) Türkçe kullanılmaktaydı. Daha sonraki dönemlerde yavaş yavaş yerlerine Arapça karşılıkları kullanılmaya başlandı. Biz, okullarda Türkiye tarihini okuyoruz. Anadolu, Rumeli, Orta Asya vb. konu başlıkları altında bölgeyle ilgili tarihi ve coğrafi bilgiler okuduğumuzu hatırlıyorum ben şahsen. Türkler de Sudan’ı biliyorlar aslında ama Afrika kıtasında yer alan bir Arap ülkesi olarak biliyorlar. Sudan hakkında derinlemesine bilgi sahibi olduklarını çok sanmıyorum. Bizler, işte tam bu görev için buradayız zaten. Ben, gazetecilerle görüşmeler yapıyorum. Sudan Kültür Haftası etkinlikleri düzenliyoruz. Halkların birbirlerini daha iyi tanıması için, konsolosluk olarak birçok etkinlik yapmaya gayret ediyoruz. Sosyal ve kültürel faaliyetler yapmak üzere kurulmuş dernek ve vakıfları ziyaret ediyoruz.

İBB Dış İlişkiler: İstanbul ile Hartum ya da ülkenizin diğer büyük şehirlerinden olan Omdurman ve/veya Port Sudan arasında planlama, yaşam standartları vb. bağlamında bir kıyaslama yapabilir misiniz? Başkonsolos: Sudan, yüzölçümü bakımından Afrika’nın büyük devleti olma özelliğine sahip bir ülke. Yüzölçümü 3 milyon km². Türkiye’nin üç katı büyüklüğünde. Nüfusu şu an itibariyle 40 milyon civarında.

e-Bülten e-Bülten

17

Yüzölçümüne göre çok düşük bir nüfus yoğunluğuna sahip. Afrika’nın tarım ambarı olarak biliniyor. Gerçekten de tarıma elverişli çok geniş arazilere sahip. Petrol üretimi artmaya başladı. Devamlı yeni kuyular açılıyor. Şu anda günlük altı yüz bin (600.000) varil ham petrol üretimi var. Son dönemlerde doğalgaz da çıkartılmaya başlandı. Biliyorsunuz başkent Hartum. Kızıldeniz kıyısında Sevakin adında tarihi bir şehir var. Burada çokça Osmanlı eserine rastlamak mümkündür. Burada Nil’den bahsetmemiz lazım. Çünkü Hartum, iki Nil’in buluştuğu yerdir. Beyaz Nil ve Mavi Nil Hartum’da birleşir ve oradan Mısır’a ulaşır. Ayrıca, Nil Nehri Sudan’ın can damarı gibidir. Nasıl ki, Marmara Denizi ve Karadeniz’in birleşmesiyle İstanbul Boğazı oluşuyor ve şehir iki yakaya ayrılıyor, tıpkı bunun gibi, Nil Nehri de Hartum’u Portsudan, Omdurman (hartum’el-bahrî ) ve Hartum olmak üzere 3 ayrı bölgeye ayırmaktadır. Her şeye rağmen, Hartum veya bir başka şehrin İstanbul ile mukayese edilmesi çok doğru olmaz sanırım. Zira iki ülke ve kentlerimiz arasında büyük oranda kültürel ve iklimsel farklar bulunmaktadır. İBB Dış İlişkiler: Bilindiği üzere “kültürel ilişkiler” ülkeler arasındaki dostluğun geliştirilmesinde önemli bir yere sahiptir. 2010 Kültür Başkenti İstanbul etkinlikleri kapsamında birçok ülke “Kültür Haftası” etkinliği düzenlemek için girişimde bulunmaktadır. Şüphesiz, kültürlerarası iletişim konusunda bu tür etkinlikler büyük önem taşımaktadır. Sizce, ilişkilerin geliştirilmesi için daha farklı neler yapılabilir? Başkonsolos: AKB ajansı tarafından bu hususta bir davet aldık ve bunu Sudan’daki ilgili bakanlıklara ilettik. Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında, bizimde bir “Sudan Günleri” haftası düzenleme düşüncemiz var. Bununla ilgili çeşitli folklorik, sanatsal faaliyetlerin hazırlıkları devam ediyor. Bu vesileyle, AKB Ajansı Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan bir randevu talep edip, görüşmeyi düşünüyorum. İBB Dış İlişkiler: Sudan’ın Başkenti Hartum ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında kardeş şehir protokolü 09 Ekim 2001 tarihinde o zamanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ali Müfit Gürtuna ile Hartum Valisi Sayın Abdulhalim Al-Mutaafi arasında imzalanmış. Ancak, geride kalan yaklaşık 9 yıllık süre


içinde bir kaç karşılıklı ziyaret dışında pek bir şey yapılamamış. Kanaatinizce, kardeş şehir ilişkilerini geliştirme konusunda neler yapılabilir ve hangi alanlardaki işbirlikleri daha verimli olabilir? Başkonsolos: Ben İstanbul’da göreve başladıktan sonra bu işbirliğinden haberdar oldum ve yaklaşık bir yıl evvel, Hartum Valisinin İBB Başkanına gönderdiği bir davetiye var. Bu davete Sayın Başkan tarafından henüz bir cevap gelmedi. Biz, konsolosluk olarak bu davete Sayın Başkan’ın icabet etmesini temenni ediyoruz. Zira İBB’nin kardeş şehri Hartum, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, yerel yönetimler alanındaki her türlü tecrübesinden istifade edecektir. Ben bu ziyaretin gerçekleştirilmesi konusunu önemsiyorum ve bu vesileyle de bu davetimizi Sayın Başkanımıza hatırlatmak istiyorum. Sudan’ın bu tür ziyaretlere büyük ihtiyacı var. Sayın Kadir Topbaş’ı Hartum’da ağırlamaktan mutluluk duyarız.

Sudan, Afrika’nın Tarım Ambarıdır

larını tavsiye ediyorum. Çünkü gerek tarımsal alanda, gerekse hayvansal alanda yapılacak yatırımlar (Sudan’da) ucuz ve karlı yatırımlardır. Bir başka husus da; Sudan’ın çok önemli bir pazar olması yanı sıra, Afrika ülkeleri ile olan serbest ticaret anlaşmaları ve sıfır gümrük uygulamaları nedeniyle bölge için de önemli bir pazar olmasıdır. Bu arada, safari turizmi ve dalış turizmi gibi konularda da Sudan’da çeşitli imkânlar bulunmaktadır. Türkiye’de iş yapan Sudanlılara gelince, öyle büyük şirketler yok aslında burada. 4-5 Sudanlı şirket var. Ancak, Türkiye’den mal alan ve haftalık/aylık periyotlarla Türkiye’ye gelerek çantacılık yapan tüccarlarımız var. Türkiye ile Sudan arasındaki ticaret hacmi çok zayıf şu an itibariyle, 350 milyon dolar civarında. Biz bu rakamı milyar dolar seviyelerine ulaştırmak için çalışmalar yapıyoruz. Bu bağlamda, Sayın Başbakanımız R. Tayyip Erdoğan’ın bir işadamları heyetiyle tekrar Sudan’ı ziyaret etmesini bekliyoruz.

Darfur’da Yabancı Tahriki Var

İBB Dış İlişkiler: Sudan da yatırım yapan ve müteahhitlik işleri yapmakta olan Türk firmalarının var olduğunu biliyoruz. Bu şirketlerin adedi hakkında bir bilgiye sahip misiniz? Aynı şekilde, Türkiye de iş yapan Sudanlı şirketler / işadamları hakkında da bilgi verebilir misiniz?

İBB Dış İlişkiler: Uzun yıllar boyunca dünya kamuoyunda “Darfur Sorunu” olarak bilinen konu hakkında da Türkiye kamuoyunu kısaca bilgilendirmenizi rica ediyoruz. Nedir Darfur Sorunu? Darfur da aslında neler oluyor? Ayrıca, geçtiğimiz günlerde Katar’da yapılan anlaşma ne ifade ediyor? Bu anlaşma kimler arasında yapıldı? Kısaca lütfen…

Başkonsolos: Yıllık olarak 7-8 bin Türk vatandaşı Sudan’ı ziyaret etmektedir. Ayrıca, Sudan’da birçok büyük Türk şirketi var. Bunların adedi 250 civarında. Bu şirketler, çeşitli projeler üstlenmiş durumdalar ve bunları başarıyla tamamlamışlardır. Bunlardan biri Yapı Merkezi’dir mesela. Bu şirket, Nil Nehri üzerine birçok köprü inşa etmiştir. Şahsen ben, İstanbul Başkonsolosu olarak, Sudan’da yatırım yapmak isteyen şirketlere tarım ve hayvancılık alanına yatırım yapmalarını tavsiye ediyorum. Sudan’ın, tarıma elverişli 40 milyon hektar arazisi var ve bu arazilerin büyük bir bölümü –maalesef- şu an için boş duruyor. Bu arazilerin çoğu sulamaya da elverişli araziler. Sulamada Nil Nehri büyük bir avantaj. Ayrıca, bölge büyük oranda yağmur alıyor ve artezyen kuyuları kanalıyla da sulama yapılabiliyor. Bir başka alan da hayvancılık. Sudan’da, 130 milyon baş hayvan bulunuyor. Daha dün, Lübnan ile bir anlaşma yapıldı bu alanda. Ben, Türk işadamlarının Sudan’da bu alanda da yatırım yapma-

Başkonsolos: Kısaca değinmemiz gerekirse, bu konu 20 yıl öncesinde başlamış bir konudur. Darfur, Fransa kadar geniş arazi yapısına sahip üç ana bölgeden oluşmaktadır. Buradaki problemin temelinde 80’li yıllardan itibaren bu bölgede baş gösteren kuraklıkla ilgilidir. Bölgede hayvancılık ve çiftçilik, iki temel geçim kaynağıdır. Soruna temel teşkil eden unsurun; “bölgenin, kuraklık bakımından daha zor durumda bulunan kesimlerinin, dış etkenler ve tahriklerin de tesiriyle sulak bölgelere doğru akın etmesi ve orada yaşayan halkların, topraklarını dışarıdan gelenlere kaptırmama mücadelesi…” gibi bir sebepten çıktığını bilmek gerekir öncelikle… Burada, problemin bugünkü boyutlara ulaşmasında ve uzun süre boyunca uluslararası kamuoyunu meşgul etmesinde dış mihrakların rolünü de unutmamak gerekir. Daha sonra, o bölgede bazı aydınların(!) da yanlış yönlendirmesi, beraberinde halkın silahlanması sonucunu getirmiş netice Mart 2010

18


de de devletin olaylara müdahale etmek zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Ama hamdolsun ki, devletin bölgeye yaptığı sağlık, eğitim ve diğer yatırımları sayesinde durum kontrol altına alınmıştır ve bölgede güvenlik açısından sükûnet hâkimdir. İBB Dış İlişkiler: Son olarak, söylemek istedikleriniz? Başkonsolos: Türk Hükümeti’nin bölgeye olan ilgisine ve Sudan’ın alt ve üst yapısında büyük hizmeti geçen Türk şirketlerine çok çok teşekkür ederim. Özel olarak da sizlere ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ve Sayın Başkan Kadir Topbaş Bey’e tekrar tekrar teşekkürlerimi arz ediyorum. Sudan Başkonsolosluğu belediyemizin emrindedir. Kapılarımız sizlere daima açıktır. Başkanımıza da selamımı iletiniz lütfen. Kendisini de konsolosluğumuza bekliyoruz. İBB Dış İlişkiler: Bizi kırmayıp, kabul ettiğiniz ve bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Başkonsolos: Ben teşekkür ederim…

e-Bülten e-Bülten

19


UZMAN GÖRÜŞ CO2 salınımının azaltılmasında İstanbul Rotterdam İşbirliği

LOGO EAST İstanbul Enerji A.Ş. Avrupa Birliği Uzmanı Ferhan Sungur

2

- Logo-East projesi nasıl başladı? VNG’nin ve TBB’nin koordinasyondaki rolleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

3

Logo-East Projesi, VNG-International’in teklif çağrısını yayınlaması üzerine 2008 Nisan’da Roterdam Belediyesi ile yapılan başvurunun kabulünden sonra 2009 Haziran’da başladı. Projede VNG-International’in rolü Hollanda Dış İşleri Bakanlığı’nın tahsis ettiği mali kaynağı proje hibesi olarak kullandırması ve projelerin başarıyla yürütülmesi iken, TBB’nin rolü ise programın Türkiye’de tanıtımı, proje ortaklarına destek verilmesi, yurt içi koordinasyon ve proje sonuçlarının yaygınlaştırılmasıdır. - Logo-East Projesi istenilen başarı elde edildi mi? LogoEast projesinin sürdürülebilirliği için neler gerekli? Proje başarıyla sona erdi. Sürdürülebilirlik sağlamak amacıyla, belediyelerin enerji verimliliğine ilişkin çalışmalarını

2

Hollanda Belediyeler Birliği

3

Türkiye Belediyeler Birliği

paylaşabileceği bir web sayfası (www.istanbulenerji.com.tr/logoeast)

kuruldu

- İstanbul’un kardeş şehri Roterdam ile Enerji A.Ş. arasındaki işbirliğini nasıl değerlendiriyorsunuz? AB İlişkileri Müdürlüğü ile nasıl koordine oldunuz? Enerji alanında başlatılan bu işbirliği devam ettirilmeli. Bunun için MATRA programından yararlanmaya çalışmaktayız. AB İlişkileri Md. İlgili etkinliklere davet edildi. Ayrıca LOGO-EAST projemizle ilgili olarak Dış İlişkiler Müdürlüğü ile koordinasyon sağlanmaya çalışıldı, kendilerine çeşitli safhalarda bilgi verildi. - Genel olarak en olumlu ve olumsuz yönler nelerdi? Bir olumsuzlukla karşılaşmıyoruz. - Enerji A.Ş. olarak benzeri bir proje daha yapmayı düşünüyor musunuz?

Mart 2010

20


Düşünüyoruz. MATRA programı bunun için bir fırsat olabilir. Onun dışında başka imkânlarda ortaklaşa araştırılıyor. Proje Hakkında LOGO East-II İstanbul ve Roterdam İstanbul Enerji Politikaları ve Metropoliten Çevrede CO2 Azaltımı Projesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Rotterdam Belediyesi 2004 yılından bu yana kardeş şehir ilişkilerini sürdürmektedir. Her iki belediye çeşitli konularda görüşmeler ve karşılıklı ziyaretler yapmaktadır. Bu ilişki içersinde her iki belediye de, LOGO EAST programı kapsamında ortak bir proje yapma kararı vererek 2008 yılında LOGO EAST programı kapsamında hibe başvurusu gerçekleştirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda hibe almaya hak kazanan projemizin finansmanı MATRA programı kapsamında sağlanmıştır. LOGO EAST programının Hollanda tarafının yürütücüsü Hollanda Belediyeler Birliği ve Türkiye tarafının yürütücüsüyse Türkiye Belediyeler Birliği’dir. Roterdam Belediyesi ile ortak yürüttüğümüz “İstanbul Enerji Politikaları ve Metropoliten Çevrede CO2 Azaltımı” adlı twinning projesi Nisan 2009’da yürütülmeye başlanmıştır. Proje konusu, dünyamızda ve ülkemizde hızla artan enerji ihtiyacı karşısında enerjinin verimli kullanılması gerçeği karşısında ortaya çıkmıştır. Bu gerçek 18/4/2007 tarihli ve 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ve ilgili yönetmeliklerle mevzuatımıza da yansıtılarak enerjinin verimli kullanımı ilkesi hukuki bir zorunluluk haline gelmiştir. Benzer zorunluluk çok daha önceden Avrupa Birliği ülkelerinde de belirmiş ve ilgili mevzuat çok daha önceden ortaya

e-Bülten e-Bülten

21

çıkmıştır. Bu mevzuatın uygulayıcılarından olan Roterdam Belediyesi ve diğer yerel yönetimler birçok bilgi ve deneyim biriktirmiştir. Projenin amacı kardeş şehir Roterdam’ın bu konudaki bilgi ve deneyiminin İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve onun iştirak şirketi İstanbul Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile İstanbul’un ilçe belediyelerinin ilgili görevlilerine Roterdam Belediyesi’nin bilgi ve deneyimlerinin aktarılmasıdır. Proje’de esas itibariyle bilgi ve deneyim paylaşımına odaklanılmış ve teknik personelin bilgilendirilmesi gerçekleştirilmiştir. Proje faaliyetleri kapsamında öncelikle ülkemizin enerji verimliliği mevzuatı incelenmiştir. Mevzuatın gerekleri tespit edilerek yerel yönetimler düzeyinde nasıl anlaşılması gerektiği üzerinde durulmuştur. Haziran 2009’da Hollanda’nın Delft şehrinde düzenlenen SASBE 2009 Konferansı’na katılım sağlanmış ve Avrupa’daki yenilenebilir enerji ile enerji verimliliği çalışmaları gözlemlenmiştir. Ayrıca Proje’nin Hollanda ekibiyle görüşmeler yapılarak Proje’nin yürütülmesine dair metodoloji geliştirilmeye çalışılmıştır. Proje faaliyetleri kapsamında İstanbul’da 2 gün süren bir çalıştay yapılarak EPA-NR yazılımının Enerji Etütleri’nde nasıl kullanılacağı üzerinde durulmuştur. EPA-NR, Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen Avrupa Akıllı Enerji Programı tarafından fonlanmış olup, çeşitli Avrupa ülkelerinden elde edilen verilerle geliştirilmiş bir enerji etüdü yazılımıdır. Proje faaliyetleri kapsamında bu yazılımın rehberi Türkçeleştirilmiştir. İlerleyen günlerde bu yazılımın da Türkçeleştirilmesine çalışılmaktadır. Projenin kapanış konferansı 28 Ekim 2009 tarihinde Feshane Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilmiş olup, proje çıktıları harici paydaşlarla paylaşılmıştır.


Yerel Yönetimlerde Kadının Adı Var (Mı?) E. Ceren OCAK & Abdulvahap SEVİM4 Kamu yönetim sisteminin merkezi yönetimden sonraki en büyük ve en önemli parçası olan yerel yönetimler, merkezi yönetimle birlikte kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde görev alan kuruluşlardır. Boyutları ülkelerin yönetim sistemlerine bağlı olarak değişmekle birlikte; mahalli / bölgesel düzeydeki kamu hizmetleri, yerel yönetimler tarafından sağlanmaktadır. Yerel yönetimler eğitim, sağlık, konut gibi temel sosyal politikaların mahalli düzeyde sağlanmasında ve kendi birimlerindeki vatandaşların refahının bizzat kendi faaliyetleri ile artırılmasında etkin bir kurum olarak görev almaktadırlar. XXI. yüzyılın bir önceki yüzyıldan aldığı temel miraslardan biri küreselleşme olgu ve süreçleri iken bir başkası yerelleşmedir. Yerelleşme eğiliminin bir ürünü olan yerel yönetimlerin akla gelen en önemli birimi şüphesiz ki belediyelerdir. Kadının kamusal yaşama katılması, toplumsal alanda kendini özgürce anlatabilmesi ve özellikle gereksinimlerine uygun bir kentsel çevrenin oluşması sürecinde söz sahibi olması çağdaş düşüncenin ve gelişmelerin gereğidir. Çalışan ve çalışmayanıyla, kentsel sistem oluşturulurken bütün kadınların günlük yasamda karsılaştıkları zorlukların göz önünde bulundurulması gerekir. Bu sorunları en iyi bilen kesim olarak da, kadınların yönetimde ve halk katılımıyla gerçekleştirilecek çalışmalarda yer almaları gerekmekte ve yönetimlerin kadınların bilgilerinden ve düşüncelerinden yararlanmayı bir zorunluluk olarak algılamaları gerekmektedir. Kadınlarla ilgili kentsel sorunların çözümünde çağdaş ülkeler, kadınların olabildiğince planlama sürecine katılması ve kendi kurdukları sosyal örgütlerin sayısının artması için çaba göstermektedirler. Ortak yaşam çevresini kadınlarla erkekler aynı biçimde kullanmaz. Yaşam çevresinin sunduğu ekonomik, toplumsal ve mekânsal olanaklardan yararlanma fırsatları, dolayısıyla sorunları, gereksinimleri, beklentileri aynı değildir. Bu nedenle, “ortak yasam çevresi”ne yönelik politika(sızlık)lar kadınlarla erkekleri farklı biçimlerde etkiler. Sözgelimi, yerel düzeyde sunulması gereken birçok hizmetin yeterli nitelik ve uygun maliyette sunulmaması durumunda ortaya 4

IBB Dış İlişkiler Müdürlüğü Uzmanları

çıkan boşluk ağırlıklı olarak kadınlarca doldurulur ya da kadınların üstlenmek durumunda olduğu birtakım isleri yerine getirmeleri güçleşir. Örneğin, yaygın kamusal çocuk bakım hizmetinin sunulmadığı bir beldede bu toplumsal sorumluluk kadınlarca ve kadınlararası dayanışma ağları kanalıyla yerine getirilir. Ya da özellikle kırsal yerleşimlerde ve gecekondu alanlarında, düzenli kullanma ve içme suyu sağlanmaması durumunda suyu uzaktan taşıyıp kaynatanlar, çamaşırı yıkamak için su kaynağına götürüp getirenler, çöplerin sokaktan toplanmaması durumunda belli bir yere taşımak durumunda kalanlar ağırlıklı olarak kadınlar ve kız çocuklarıdır. Kent-içi ulaşıma ilişkin mekânsal düzenlemelerin planlama ve kararlar aşamalarında kentsel güvenliğin kadınlar için daha farklı ve genellikle de daha fazla bir anlam taşıdığı pek çoğunlukla hesaba katılmamaktadır. Türkiye’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı 1934’te verilmiş olmasına karsın, hem seçme hem de seçilme süreçlerine katılma eğilimleri düşüktür. Öte yandan, özellikle kırsal bölgelerde kadınların kullandıkları oyların genellikle koca, baba, ağabey gibi erkekler tarafından uyarılmış olduğu görülmektedir. Kadınların siyasal yasama katılımının ilk basamağı kabul edilen yerel yönetimlerde de kadının temsili sınırlıdır. Bununla birlikte Türkiye'de kamu sektörü, son derece nitelikli bir kadın kesimini bünyesinde barındırmaktadır. Yüksek eğitim görmüş kadınların baslıca çalışma alanı kamu sektörüdür. Buna karşılık, kamu yönetimi karar mekanizmalarında kadınların sayısı oldukça düşüktür. Kadının sosyal, ekonomik ve siyasi kararlara katılımını artırarak, kalkınma süreci ve toplumla bütünleşmesini sağlamak, toplum yaşamında daha etkin konuma getirmek, yönetime katılmasını sağlamak ve statüsünün güvence altına almak temel hedef olarak belirlenmelidir. Kadınlara yasalarla verilen hakların tam kullanılmasına yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı ve il ve belediye meclislerinin oluşumunda kadınların daha fazla temsil edilmeleri sağlanmalıdır. Yerel yönetimlerin din, dil, ırk ve cinsiyet gibi sosyal ayrımlara karşı daha hassas olması gerektiği çağımızın tartışılmaz bir gerçeği olarak kabul edilmiştir. Yerel yönetimlerde kadın temsili ve cinsiyet eşitliğinin yanı sıra kadınlara yönelik sunulan hizmetler de toplumsal cinsiyet tabanlı ayrımcılığın önlenmesinde hayati bir önem taşımaktadır. Bu bağlamda Mart 2010

22


gelişen “toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarının ana plan ve programlara yerleştirilmesi (gender mainstreaming)” cinsiyetler arası sosyal adalet sağlayarak kalkınmayı daha adil ve sürdürülebilir kılmayı amaçlamaktadır. “Toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarının ana plan ve programlara yerleştirilmesi”, toplumsal cinsiyet perspektifinin ve analizinin projelerin, politikaların ve programların her türlü tasarı, uygulama ve değerlendirme aşamasına bütünleştirilmesi demektir. Böyle bir politika Türkiye gibi ataerkilliğin kurumsallaştığı bir ülkede ancak çok titiz adımlar atılarak oturtulabilir. Birinci adım olarak farklı cinsiyetleri temsil eden bireylerin politikalara veya proje döngülerine katılımı eşit şekilde sağlanmalıdır. Eğer cinsiyetler arasında bir dengesizlik varsa (kadın veya erkek %30’un altında temsil ediliyorsa), yetersiz temsil edilen cinsiyet için somut adımlar atılmalı, gerekiyorsa temsil kotaları konulmalıdır. Ülkemizde bazı siyasi partilerde çok sembolik de olsa %10 kadın temsil kotası bulunmaktadır. Eşitlikçi demokrasiye yapay da olsa bir geçiş sağlayan kota sistemi eksik temsil edilen cinsiyetin temsili ile ilgili alt sınırı söyler. İki cinsiyetin de temsili yerel yönetimlerin demokratik ve kucaklayıcı işleyişinin göstergesidir. Böyle adımlar atabilmek için kurum ve kuruluşlarda toplumsal cinsiyet hususunda uzmanlaşmış kişilerin (akademisyen, danışman, sivil toplum kuruluşları vs.) bulunması çok önemlidir. Bu bütünleştirmenin ikinci adımı, mevzu bahis politikaların yakinen tanımlanmasıdır çünkü adına düzenlemeler yapılacak hususlar çoğunlukla kadını ve erkeği farklı etkiler. Örneğin, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün istatistikî bilgilerine göre 2004 yılı mahalli idare seçimlerinde kadın belediye başkanı oranı 3225 erkeğe 18 ile % 0.56’dır. Aynı şekilde, seçilen kadın belediye meclis üyesi oranı 34477 erkeğe 817 ile % 2.37’dir. Önemli politik kararlar alınırken, kadınların ihtiyaçlarının bu kadar az temsille göz önünde bulundurulması neredeyse imkânsızdır. Bu sebeptendir ki, yerel düzlemde alınan kararlar, misal belediyelerin ve belediye başkanlarının güçlendirilmesine dair düzenlemeler, toplumun yarısını teşkil eden kadınlara hitap etmeyebilir. Bu bağlamda, belediyelerin toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimleri almaları ve düzenlemeler yapılırken toplumsal cinsiyet faktörünü göz önünde bulundurma-

e-Bülten e-Bülten

23

sı şarttır. Bu tarz eğitimlerin gerekliliği, Birleşmiş Milletler Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’nde (CEDAW) belirtilmiştir. Türkiye’nin 1985 yılında taraf olduğu bu sözleşme, yerel yönetimlerimizin kadına yönelik hizmetler konusunda eksik olduğunu, belediyelerin açtığı sığınma evlerinin eksikliğiyle örneklendirmektedir. Günümüzde “siyaset erkek isidir.” düşüncesi yavaş yavaş çürümekte olsa da, yine de siyasal hayatta kadının çekimserliği kırılamamış görünmektedir. Kadının kamusal alanda çalışması uygun görülmekte, ancak karar alma mekanizmalarında etkin rol oynamasının henüz hazmedilemediği düşünülmektedir. Yerel yönetimlerin sivil toplum dın) kuruluşları, üniversiteler, meslek odaları, kadın emek örgütleri ve sendikalarıyla ortak çalışmalarda bulunup karşılıklı olarak birbirlerine beklentilerini anlatmaları, bu kuruluşların birlikte yapacağı çalışmalar ve bu çalışmalar sonucu oluşturulacak yol haritası kadının eğitimi, siyasal ve sosyal katılımı, istihdamında şiddet konularında bizi çözüme biraz olsun daha yaklaştıracaktır. Kaynakça 

BYKP Yerel Yönetimler Özel İhtisas Komisyonu Rapor s. http://ekutup.dpt.gov.tr/yerelyon/oik554.pdf, Ayten Aklan, “Yerel Siyaset Kadınlar İçin Neden Önemli?”, http://kasaum.ankara.edu.tr/gorsel/dosya/10971 32304yerel_siyaset_kadinlar_icin_neden_onemli. doc 2006 “Sürdürülebilir Kalkınma Dünya Zirvesi Türkiye Ulusal Raporu”, (Taslak 67 5. Yönetişim) http://www.cevko.org.tr/surdur/rapor_turk/5%2 0-%20yonetisim.enson.pdf 2006 “Birleşmiş Milletler CEDAW Komitesine Sunulmak Üzere Hazırlanan İkinci Ve Üçüncü Birleştirilmiş Periyodik Türkiye Raporu” CEDAW – Türkiye Bölge Raporu http://www.ucansupurge.org//images/stories/ce daw/CEDAW%20BolgeRaporu.doc http://www.mahalliidareler.gov.tr/Mahalli/Istatistiksel/KadinSecilmisSayi_ ve_Oranlari.xl


ETKİNLİK

Avrupa Sürdürülebilir Enerji Haftası 22 – 26 Mart 2010 Brüksel

Avrupa Sürdürülebilir Enerji Haftası 22–26 Mart 2010 tarihleri arasında Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleştirilecek. Birçok faaliyetin, atölye çalışmasının, toplantıların ve tanışma aktivitelerinin yer alacağı etkinliğe yaklaşık 3000 katılımcı bekleniyor. Avrupa Sürdürülebilir Enerji Haftası, 2005 yılında Avrupa Komisyonu’nun inisiyatifinde başlatılan Avrupa Sürdürülebilir Enerji Seferberliği kapsamında gerçekleştirilen bir etkinliktir. Bu seferberlik, AB’nin enerji hedeflerine yenilenebilir kaynakların kullanımı, enerji verimliliği, temiz ulaşım ve alternatif yakıtlar alanlarında ulaşabilmek için başlatılmıştır. 2009’da düzenlenen Avrupa Sürdürülebilir Enerji Haftası’nda 30.000’den fazla katılımcıyla 149 faaliyet gerçekleştirildi. Etkinlik, Avrupa Komisyonu Enerji ve Ulaşım Genel Yönetimi adına Rekabet ve Yenilik Yönetim Ajansı tarafından düzenlenecek. Daha ayrıntılı bilgi için: http://www.eusew.eu/page.cfm?page=events

Mart 2010

24


SEKTÖR ANALİZ

Ekomobilite Öznur KOTBAŞ & Abdulvahap SEVİM “EkoMobilite” , ekolojik kelimesinin kısaltılmış hali olan “eko” ve hareketlilik anlamına gelen “mobilite” kelimesinin birleşiminden oluşur. EkoMobilite insanların yaşadıkları yerlerde ulaşım için kendilerine ait motorlu araçlar yerine toplu taşıma araçları ya da motorsuz araçlar kullanarak çevreyle dost sürdürülebilir bir mobilite şeklini benimsemeleridir.

'Umweltverbund' kelimesini o zaman ilk defa telaffuz etmişti.

Newyork’ta bir bisiklet taksisi. Fotoğraf: NYCPOA

EkoMobilite; bisiklet, paten, kaykay yürüyüş gibi motorsuz ulaşım şekilleri ile toplu taşıma araçları kullanımını birleştiren bir kavramdır. Kısaca, EkoMobilite araba motorsiklet gibi özel motorlu araçlara bağımlı olmayan hareketliliği, ulaşım çeşitleri demektir. Motorsuz ulaşım araçları: • yürüyüş, bisiklet, üç tekerlekli bisiklet, tekerlekli sandalye, skuter, kol değnekleri, paten, römork, el arabası, alışveriş arabası, tercihen yenilenebilir enerjiyle çalışan elektrikli araçlar. Toplu taşıma araçları: • Otobüs, tramvay, metro, hafif metro, tren, vapur, dolmuş, taksi. Yani, EkoMobilite ne yeni bir ulaşım şeklidir ne de sadece çeşitli ulaşım türlerinin bir arada kullanımı anlamına gelir. EkoMobilite, toplu ve motorsuz araçlarla ulaşımın önemini vurgulayan ulaşım ve hareketliliğe doğru yeni bir yaklaşımdır. Hepsi bir araya geldiğinde bu ulaşım şekilleri insanların, mal ve mamullerin taşınmasının daha kolay ve çevreyle dost sürdürülebilir hale gelmesini sağlar.

'Umweltverbund' kelimesi hemen ulaşım uzmanlarının dikkatini çekti ve bu alanda tanınırlık kazandı. Çevre koruma alanında, şehir planlama ve sürdürülebilir ulaşımda edindiği tecrübeleriyle, Otto-Zimmermann araba, kamyon ve uçaklar hariç bütün ulaşım türlerini içinde barındıracak yeni bir kelimeye ihtiyaç olduğundan emindi. Sonrasında, kendi kendini açıklayan, farklı sektörlerden ilgililerin dikkatini çeken ve onların günlük faaliyetlerinin ve kelime hazinelerinin bir parçası haline gelen “EkoMobilite” kelimesi üretildi. Neden EkoMobilite?

EkoMobilite kelimesinin kökeni EkoMobilite kelimesi ilk defa, EkoMobilite Küresel Birliği(The Global Alliance for EcoMobility) ve Uluslararası Yerel Çevre Girişimleri Konseyi (ICLEI-International Council for Local Environment Initiatives) Genel Sekreteri Konrad Otto-Zimmermann tarafından 2007 Şubat’ında kullanıldı. Otto-Zimmermann, 1980’lerin sonunda “doğaya dost” ulaşım şekillerinin bir arada kullanımını, özellikle yürüyüş, bisiklet ve toplu taşımayı teşvik eden bir projede çalışırken bu kelimenin Almanca versiyonu olan

e-Bülten e-Bülten

25

Şikago’da arabalardan arındırılmış bir mahalle Fotoğraf: Active Transportation Alliance

Politikacıların ve yerel hükümetlerin EkoMobilite ulaşım projelerine olanak sağlamak ve bu tür projeleri desteklemek için birçok nedeni vardır. Küresel ölçekte EkoMobilite uygulamaları artarsa, seragazı salınımı azaltılabilir böylece küresel ısınmanın etkileri hafifletilebilir.


Ayrıca, EkoMobilite, trafik sıkışıklığı ve hava kirliliğinin azalmasına yardımcı olup, vatandaşlara ekonomi ve sağlık açısından faydalar sağlayacaktır. Bunlar, Ekomobilite İttifakı’nın(The EcoMobility Alliance) küresel olarak savunduğu nedenlerdir. EkoMobilite CO2 salınımının azalmasına yardımcı olur Şehir ulaşımı CO2 salınımının en büyük kaynağıdır, dolayısıyla küresel ısınma ve iklim değişikliğinin de en büyük kaynağını oluşturur. Özellikle, karayolu ulaşımı şehirlerdeki hava kirliliğinin tahminen % 70-90’ından ve dünyanın ulaşımla amaçlı fosil yakıt yanmasından kaynaklanan toplam CO2 salınımının %74’ünden sorumludur. Seragazı salınımını azaltmaya yardımcı olacak yeni makine ve yakıt teknolojileri üretilirken, mevcut durumun gelişmesine katkıda bulunmak için şehir bölgelerindeki özel motorlu taşıtların azalması bir gereklilik haline gelmiştir. Berlin, EkoMobilitenin nasıl gerçekleştirilebileceği konusunda başarılı bir örnektir. 90’lı yıllarda, şehir, yeni tramvay ve bisiklet yolları yapımına ciddi yatırımlarda bulundu(1998-2004). Bu önlemler sayesinde, CO2 salınımının en büyük kaynağı olan arabayla seyahat oranlarında % 2.6 düşüş sağlandı.

masrafları ve park ücretleriyle birlikte çok daha fazla paraya mal olur. EkoMobilite sağlığa yararlıdır Karayolu ulaşımının sağlığa zararlı etkilerinin çeşitliliği ve kapsamı gittikçe daha fazla açıklanıp anlaşılmaktadır. Hava ve gürültü kirliliği, yol kazaları, yürümeyi ya da bisiklet kullanmayı caydırıcı etmenler sağlığı olumsuz etkiler. Bunlara ek olarak, daha az belirgin faktörler de vardır: Sosyal tecrit, ağır yol trafiğinden etkilenen mahallelerde düşük hayat kalitesi gibi.

Buna karşılık, bisiklet, yürüyüş gibi motorsuz ulaşım şekilleriyle hareket etmek günlük fiziksel faaliyet sağlar, obezite ve kalp hastalıkları gibi hastalıkları önlemeye yardımcı olur. Ayrıca şehir merkezlerinde gürültü ve hava kirliliğini azaltır. Hem ulaşım için bisiklet ve yürüyüşü daha fazla tercih edersek, sağlık durumumuz iyileşir, motorlu taşıtların neden olabileceği sağlık riskleri azalır (Kalp hastalığı, obezite ve yüksek tansiyon vb). EkoMobilite Küresel Birliği (The Global Alliance for EcoMobility)

EkoMobilite trafik sıkışıklığının azalmasına yardımcı olur Trafik sıkışıklığı bugünün şehirlerinin karşılaştığı en büyük sorunlardan biridir. Hergün daha fazla insan özel araba ya da motorsiklet satın alıyor ve kullanıyor. Dünyadaki hafif hizmet araçlarının sayısının 2050 yılı itibariyle üç katına çıkmış olacağı tahmin ediliyor. Ayrıca, yol dışı otoparkların azlığı sokağa park ve trafik sıkışıklığının artmasıyla sonuçlanmaktadır. Karşılaştırıldığında, bir arabanın park etme için kullandığı alana altı bisiklet sığabilir. Bisiklet kullanmayı, yürümeyi teşvik etmek arazi kaynağını ve yol alanını daha verimli kullanmak anlamına gelir. EkoMobilite vatandaşların tasarruf etmesine yardımcı olur

Bali’deki Lansman, Aralık 2007

EkoMobilite Küresel Birliği (The Global Alliance for EcoMobility) dünyanın her yerinde EkoMobilite çalışmalarını geliştiren ve destekleyen böylece insanların özel motorlu araçlara bağımlılığını azaltmaya çalışan, kâr amacı gütmeyen uluslararası bir ortaklıktır. Bu birlik bir grup önde gelen küresel organizasyon tarafından 2007 yılının Aralık ayında Bali’deki İklim Değişikliği Konferansı sırasında kurulmuş ve başlatılmıştır.

Toplu taşıma araçlarıyla, bisikletle ya da yürüyerek işe, okula, alışverişe gitmek uzun vadede önemli miktarda para birikimi haline gelir. Özel motorlu araçla hareket etmek, sigorta maliyeti ile birlikte, yakıt parası, bakım

Mart 2010

26


DOSYA

İstanbul’un Kardeş Şehri: Busan Hulusi Köse- Dış İlişkiler Uzmanı

BUSAN Çok etkili ve radikal değişimlere sahne olan günümüz dünyasında şehirler demokrasinin önemli desteklerinden birini oluşturmaktadır. Bugünün kentleri hem demokrasinin beşiği hem de kimliklerini arayan kentlilere bir model işlevi gören birimler konumundadır. Şüphesiz farklı kültür miraslarına sahip halklar arasında bilgi ve deneyim alışverişi dünya barışına en önemli katkıyı yapan etkenlerden biridir.

Bir yandan gelişen teknoloji ile temel insani değerler arasında uyum sağlamak, öte yandan doğal çevreyi ve tarihsel mirası korumak yerel yönetimlerin sorumluluğudur. Bu düşünceleri paylaşmakta olan Güney Kore’nin güneydoğusunda Pasifik kıyısında yer alan Busan Büyükşehir Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi; kültür, turizm, sanat, spor, ekonomi, çevre koruma ve sağlık gibi alanlarda bilgi alışverişi ve deneyim paylaşımında bulunmak amacıyla 04 Haziran 2002 tarihinde Busan’da Kardeş Şehir protokolü imzalamışlardır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Busan Büyükşehir Belediyesi 04 Haziran 2002 yılında imzaladıkları kardeş şehir protokolünün ardından karşılıklı olarak gerçekleştirdikleri ziyaretler ve sürdürdükleri bilgi alışverişi ve deneyim paylaşımına devam etmişlerdir. 12 Haziran 2008 tarihinde ise her iki belediye, kardeş şehir ilişkilerine daha somut ve canlı bir boyut kazandırmak ihtiyacı ile aralarında Mutabakat Zaptı imzalamışlardır.

e-Bülten e-Bülten

27


Busan Hakkında; Güney Kore’nin en büyük liman kenti olan Busan Şehri, yaklaşık 3.600.000 nüfusu (2008 yılı) ile Seul’ün ardından Güney Kore’nin en büyük ikinci şehridir. Nüfus yoğunluğu yüksek olup yerleşim yerleri dar Nakdong Nehri vadisi boyunca sıralanmıştır. Şehir, deniz yemekleri ve plajlarıyla ünlüdür. Her ne kadar öncelikle liman şehri olarak bilinse de şehir dağ ve okyanusun alışılmadık bir biçimde karışımı olan yüksek tepelere kuruludur. Bölge Kore Savaşında zarar görmemiştir fakat yoğun mülteci akını şehri şekillendirmiştir.

Busan Tarihine Kısa Bir Bakış; Geochilsan – Guk adıyla 2. ve 3. yüzyıllarda Jinhan içerisinde bir idari bölge olarak varlığını sürdüren şehir daha sonra Geochilsan – gun adını almıştır. Geochilsan engebeli dağ anlamına gelmekte olup, şehrin merkezinde yer alan Hwangryeong – san adlı dağa tekabül etmektedir. 15. yüzyılın başından itibaren Kore hükümeti, Japonlarla ticaret için Busan’ı (o dönemde Waegan olarak anılıyordu) bir liman olarak kullanmıştır. Kore hükümeti Japonların Busan’a yerleşmelerine izin vermiş ve bu 1592’de Kore’nin Japonya tarafından işgaline dek sürmüştür. 1607’de Kore ile Japonya arasında diplomatik ilişkiler başlamış ve Busan Waegan’ın yeniden inşaasına izin verilmiştir. 1876’da Busan, Kore’nin ilk uluslararası limanı haline gelmiştir. Japon istilası boyunca Busan Japonya ile ticarette bir bağlantı noktası olmuştur. 1978’den bu yana Busan’da Jaseungdae, Shinsundae ve Gamman adıyla üç konteyner limanı açılmıştır. Ekonomisi; Busan, dünyanın en büyük ve en verimli üçüncü limanına sahiptir. Ticaret, taşımacılık ve finansın yanı sıra Busan, bir bilişim teknolojileri merkezi olma yolunda ilerlemektedir. Busan’da önemli ölçüde Rus kökenli yerleşimciler bulunmaktadır. Ruslar özellikle “Yabancıların Alışveriş Caddesi” adlı bölgede ticari faaliyet göstermektedirler. Esasen bu cadde, 1940 ve 1950’lerde Amerikan askerleri için kurulmuştur. Busan – Jinhae Serbest Bölge İdaresi Busan’ın uluslararası bir finans merkezi olması amacıyla kurulmuştur.

Busan’da Yerel Yönetim ve Uluslararası Etkinlikler; Busan Kenti bugün 15 ilçe (gu) ve bir eyaletten (gun) oluşmaktadır. 47 üyeden oluşan Busan Belediye Meclisi 1991 yılında kurulmuştur ve üyeler 4 yıllığına seçilirler.

Busan önemli birçok uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapmıştır. Bunlardan bazıları; 2002 Asya Oyunları / Busan Asiad Stadyumu APEC 2005 (Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği 2005) Yıllık Toplantısı Ayrıca Türkiye’nin de katıldığı 2002 FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yapan şehirlerden birisi olmuştur.

Mart 2

28


Kent ilişkilerine çok önem veren Busan; İstanbul, Barselona, Şanghay, Şikago, Dubai ve St. Petersburg gibi toplam 22 kent ile kardeş şehir protokolü imzalamıştır. Kentler arasında kültür, sanat, spor, sağlık, çevre koruma ve ekonomi gibi alanlarda bilgi ve tecrübe paylaşımını ön plana almayı hedefleyen Busan ayrıca “Busan Uluslararası Film Festivali PIFF, Busan Limanında endüstriyel lojistik bir kompleksinin kurulması, limanlarının daha da geliştirilmesi, bir sinema kasabasının inşası, metropol ulaşım ağının genişletilmesi” gibi birçok alanda yeni projeler geliştirmektedir. Busan Büyükşehir Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasındaki ilişkiler 2002 yılında “Kardeş Şehir Protokolü”nün imzalanması ile yeni bir ivme kazanmış, 2008 yılında bu iki kent arasında imzalanan “Mutabakat Zaptı” ise bu ilişkilere daha somut ve canlı bir boyut kazandırmıştır.

Her iki kent arasında karşılıklı olarak önemli ziyaretler gerçekleşmiştir. Bu ziyaretlerden bazıları; 25 Ağustos 2005 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve beraberindeki heyet Busan’a bir ziyarette bulunmuş ve Sayın Kadir Topbaş Türk Şehitliğini de ziyaret etmiştir.

10 Nisan 2007 tarihinde Busan Belediye Meclis Üyelerinden oluşan dokuz kişilik bir heyet İstanbul’u ziyaret etmiştir. 04 Şubat 2010 tarihinde Pusan Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Baek Seong Taek

İstanbul Büyükşehir

Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sabri Dereli’yi Makamında Ziyareti etmiştir.

Busan Büyükşehir Belediyesi ile İBB arasında teknik ziyaretler gerçekleşmiştir. 12 – 14 Haziran 2008 tarihleri arasında İstanbul’da bulunan Busan Büyükşehir Belediye Başkanı Hur Namsik ve beraberindeki heyet AKOM’u ziyaret etmiştir.

Bu ziyaret kapsamında Heyete, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Afet Hazırlık Çalışmaları hakkında bilgi verildi. İki Belediye arasında afet ile alakalı ileride yapılacak çalışmalarda ortak hareket edilebileceği ve bilgi paylaşımı yapılması hususunda mutabakata varılmıştır.

e-Bülten e-Bülten

29


KURULUŞ

Uluslararası Şehir Aydınlatma Birliği (Lighting Urban Community International – LUCI)

Abdulvahap Sevim Uluslararası Şehir Aydınlatma Birliği’nin (Lighting Urban Community International – LUCI) amacı, ışık şehirleri arasında uluslararası bir ağ oluşturmak için dünyanın çeşitli yerlerinden belediyeleri bir araya getirmektedir. LUCI, Lyon şehrinin (Fransa) başkanlık yapmakta olduğu bir forum olup bu forum şehirlere bir araya gelip deneyimlerini ve yetkinliklerini paylaşma imkânı tanımaktadır. Bu fikir ve bilgi alışverişinden amaçlanan, ışığın daha iyi kullanılması ve kentsel yaşamda, mimaride ve yapılaşmada daha büyük bir role unsur haline gelmesidir. Bunun için LUCI, belediyeleri, tasarımcıları, iş adamlarını ve akademik camiayı bir araya getirerek kamu aydınlatma politikaları üzerine bilgi ve deneyim imkânı tanımaktadır. Yaratıcılık ve teknoloji üzerine diyalog sağlanması, araştırmanın önünün açılması ve deney merkezleri kurulması, karar alıcıların ışıklandırma sonucu oluşacak görünüm ile ilgili daha iyi bir fikir edinmelerini sağlamaktadır.

LUCI’nın Amaçları   

Kent gelişimine uygun bir aydınlatma Kent kimliğini ortaya çıkartacak estetik ve teknolojik aydınlatma tasarımı Çevre koruyucu ve sürdürülebilir aydınlatma tekniklerinin geliştirilmesi

LUCI Yönetimi

Jean - Michel DACLIN (Lyon Bel. Başk. Yrd. Ulus. İlişk. Ve Turizm)

LUCI’nin dört kıtada 70’i aşkın üyesi bulunmakta(50 kent, 20 Aydınlatma şirketi ve mimari şirket), üyeler arasında belediyeler, mimarlar, aydınlatma şirketleri mevcuttur. LUCI dünyanın farklı köşelerinde etkinlikler düzenlenmektedir. LUCI uluslararası aydınlatma konularında kentsel, sosyal ve ekonomik gelişim üzerine kentleri ve profesyonelleri bir araya getiren tek aydınlatma birliğidir. Dünya kentleri yeni kentsel yapılanmalara, yaşam stillerin değişimlerine ve yükselen enerji krizlerine maruz kalmaktadır. LUCI bu süreç kapsamında aydınlatma planları, yeni projeler ve yenileyici bakışlar sağlamaktadır. LUCI yılda iki defa kentin aydınlatılmasını, “City under Microscope” çalışması ile masaya yatırmaktadır.

LUCI Teşkilatı’nın İcra Kurulu Başkanı (Chairman of the Executive Committee) ile Başkanı (President) aynı kişi ve pozisyondur. Bu görev, 3 yıl için İcra Kurulu oylamasıyla verilmektedir. LUCI Yönetim Kurulu 7 oy veren üye(kent) ve 3 oy hakkı olmayan üyeden(şirket) oluşur. Yönetim Kurulu yılda iki kez toplanır. Oy Hakkı olan Üyeler(Kentler)

Başkan:Lyon, Jean - Michel DACLIN (Lyon Bel. Başk. Yrd. Ulus. İlişk. Ve Turizm)

M

30


Başkan Yardımcısı: Glasgow (İskoçya) Mali İşler Sorumlusu: Gent (Belçika) Diğer Kentler:Chartres (Fransa),Gwangju (Güney Kore), Hamburg (Almanya), Liege (Belçika), Leipzig (Almanya), Moskova(Rusya Federasyonu)

Kentsel Strateji ve Aydınlatma Komisyonu, kentlerin yaşam biçimi ile çevrelerini uyumlaştırma hedefindedir. Aydınlatma çalışmaları da bu politikalara uygunluk arz eder. İletişim: Thierry BASOMBOLI (Mail:thierry.basomboli@liege.be)

Oy Hakkı Olmayan Üyeler(Şirketler) Philips, Thorn Aydınlatma, Schreder

Ortak Üyeler • • • • • • • • • • • • • • • • • • • •

A.C.E. Architecture Lumière Artlab Eventi Arts Opéra Promotion Citelum Duisburg - Essen Üniversitesi Urban Development Team – EDU ELDA + Leipziger Leuchten Exterior Lighting & Urban Furniture LumiVille Messe Frankfurt, Light & Building NVA Organisation PHILIPS lighting Roger Tator Gallery Sauvons les Meubles (SLM Productions) SCHRÉDER SCOA Eclairage The Centre for International Light Art, Unna THORN

2. Kent Kültürü ve Aydınlatma Komisyonu (Glaskow – İskoçya) Kültür Komisyonu, miras değerlerinin yaşanarak korunması, sanatsal değerlerin artırılması ve rejenerasyon – yenilenme gibi konular üzerinde yoğunlaşmakta, aydınlatma çalışmalarını bu yönde geliştirmektedir. İletişim: Cathy JOHNSTON (Mail: cathy.johnston@glasgow.gov.uk) 3. Teknolojik Bakış ve Eğilimler Komisyonu (Şanghay – Çin) Teknolojik Fırsatlar Ve Eğilimler Komisyonu, aydınlatma teknolojisindeki yenilikleri araştırarak, LUCI üyelerine kentsel kalkınma için modern aydınlatma çözümleri sunmaktadır. İletişim: Yonghua GAI (Mail: gaiyonghua@sina.com)

4.Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu (Eindhoven – Hollanda) Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu, şehir aydınlatmasının daha verimli kılınması, bununla birlikte şehir aydınlatma çözümlerinin çevreye ve ekolojik dengeye uyumlu olması çalışmalarını yürütmektedir. İletişim:Rik Van STIPHOUT (Mail:r.van.stiphout@eindhoven.nl)

LUCI Komisyonları LUCI Faaliyetleri Konferanslar Ve Toplantılar • •    

Kentsel Strateji ve Aydınlatma Komisyonu (Liege - Belçika) Kent Kültürü ve Aydınlatma Komisyonu (Glaskow – İskoçya) Teknolojik Bakış ve Eğilimler Komisyonu (Şanghay – Çin) Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu(Eindhoven – Hollanda)

1. Kentsel Strateji ve Aydınlatma Komisyonu (Liege - Belçika)

e-Bülten e-Bülten

31

Aydınlatmanın Sosyal Etkileri (Liege –Belçika, 18 Eylül 2009) Sürdürülebilir Kamu Aydınlatma Stratejileri (Leipzig, Almanya, 10 Ekim 2009) Şehir Plancıları Forumu (Berlin, 28 Ekim 2009)

Sergiler & Fuarlar • LUMIVILLE Fuarı: LUCI’nin bir üyesi olan LUMIVILLE tarafından ilki 27-29 Mayıs 2008 tarihleri arasında Lyon’da gerçekleştirilen sokak aydınlatması ve halka açık alanların aydınlatılmasına yönelik fuarı LUCI de destekliyor. 2009 Etkinliği: 26-28 Mayıs 2009 tarihleri arasında gerçekleşti.


• Ortadoğu’da Aydınlatma: Ortadoğu bölgesinde mimari aydınlatmanın ele alındığı sergi ve kongreye LUCI aktif olarak katıldı(25–27 Mayıs 2008 – Dubai / BAE). 2009 Etkinliği: 27- 29 Eylül 2009, Dubai / BAE’de gerçekleştirildi. • Profesyonel Aydınlatma Tasarımcıları Kongresi (PLDC):LUCI Berlin’de 28-31 Ekim 2009’da gerçekleşen kongrenin bir partneri konumundadır. • Aydınlanma ve Yapı Fuarı: LUCI’nin bir üyesi olan Messe Frankfurt tarafından düzenlenen uluslararası ticaret fuarını, LUCI de takip ediyor. Bir sonraki etkinlik: Frankfurt / Alm. 11–16 Nisan 2010 • Guangzhou (Çin Halk Cumhuriyeti) Uluslararası Aydınlatma Fuarı (Guangzhou, ÇHÇ, 9 Haziran – 12 Haziran 2010) • Ortadoğu Aydınlatma Tasarımı Ödülleri (MELDA): Dubai’de Uluslararası Aydınlatma Tasarımcıları Derneği(IALD) tarafından düzenlenen ödül törenine LUCI de aktif olarak katılıyor. 3. Etkinlik 2010’da Dubai / BAE’de yapılacaktır.

LUCI Ödülleri Uluslararası Şehir – Halk Aydınlatma Ödülü Philips ile ortaklaşa yürütülen ve her yıl düzenlenen bir yarışmadır. Bu ödül, aydınlatmanın insan gelişiminin temel bir parçası olarak kullanılması yolunda önemli bir adım olarak görülmekte ve aydınlatmayı daha insani bir ortam yaratmak için kullanma çabasındaki şehirlere verilmektedir. Ödülü kazanan kentler Jyväskylä (Finlandiya) - 2009 Seul (Güney Kore) – 2008 Heinsberg (Almanya) – 2007 Viyana (Avusturya) – 2006 Köln (Almanya) – 2005 Gent (Belçika) – 2004 Cergy (Fransa) – 2003 LUCI Ve İBB İlişkileri

City Under Microscope –Büyüteç Altında Kent Toplantıları Aydınlatma stratejileri üzerine alan gezileri, teknik konferanslar ve seminerlerden oluşan 2 günlük toplantılardır. Yılda bir kere yapılan bu organizasyona her yıl LUCI üyesi farklı bir kent ev sahipliği yapmaktadır. City Under Microscope Toplantı Yerleri 2005: Budapeşte (Macaristan) 2006: Leipzig (Almanya), Birmingham (Birleşik Krallık) 2007: Moskova (Rusya), Paris (Fransa) 2008: Saint-Etienne / Lyon (Fransa 2009: Montreal (Kanada), Cenova (İtalya) 2010: Gent (Belçika), … Yıllık Genel Kurullar Yılda iki kere yapılan bu organizasyona her yıl LUCI üyesi farklı iki kent ev sahipliği yapmaktadır. Genel kurul toplantılarıyla birlikte konferanslar, komisyon çalışmaları ve ev sahibi kentin aydınlatma politikaları ele alınır. Genel Kurul Toplantı Yerleri 2003: Rabat (Fas) 2004: Liege (Fransa) 2005: Glasgow (İskoçya) 2006: Şanghay (Çin) 2007: Eindhoven (Hollanda) 2008: San Luis Potosi (Meksika) 2009: Gwangju - Incheon (Güney Kore)

İstanbul Büyükşehir Belediyesi LUCI’ye 10.10.2007’de üye olmuştur. Bu kapsamda LUCI’nin düzenlediği “City under microscope” veya “Büyüteç altında Kent” toplantılarına her yıl düzenli olarak katılmaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eylül 2007’de Moskova’da LUCI tarafından düzenlenen “City under Microscope” etkinliğine katıldı. Bu etkinlik kapsamında 5 ve 8 Eylül tarihleri arasında konferans ve teknik gezilere katılım sağlandı. Konferanslar “Moskova kentinin aydınlatılması” ve “Işık tasarımı” üzerinde yoğunlaştı. Teknik geziler çerçevesinde ise Işık Müzesi ve Moskova kenti gezildi. 2010 yılında İstanbul, 2010 Avrupa Kültür Başkenti olması sebebiyle “Büyüteç altında Kent” faaliyetine Belçika’nın Kent kentiyle birlikte ev sahipliği yapabilir. Bu kapsamda İstanbul’a dünyanın dört kıtasından profesyoneller ve belediyeler gelecektir. İletişim Bilgileri  Alexandre COLOMBANI - Genel Müdür Mail:alexandre.colombani@luciassociation.org  Raphaelle LECLERC - Proje Müdürü, Mail:raphaelle.leclerc@luciassociation.org Adres Association LUCI Hôtel de Ville - 1 place de la Comédie - F-69205 Lyon Cedex 01 Tel. / Fax: + 33 (0)4 72 10 56 15 / +33 (0)4 72 10 31 85 www.luciassociation.org

Mart 2

32


Yerel Yönetimler Etkinlikler Takvimi

MITT 2010/ Moskova Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı

The Sustainable City 2010/ Sürdürülebilir Kentler Konferansı 2010

• Dünyanın önemli turizm fuarları arasında yer alan Moskova Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı bu yıl 17-20 Mart 2010 tarihleri arasında 18. kez Moskova’da gerçekleştirilecektir. • Tarihi: 17-20 Mart 2010 • Yeri: Moskova, Rusya • Organizatörler: ITE Group • Web: http://www.mitt.ru/en/ • Tel.: +7 (495) 935 73 50 • E-mail: sviridova@ite-expo.ru

• Birleşmiş Milletler’in insan yerleşimleri organı “UN-HABITAT” tarafından 5.si organize edilen forumda “Kentsel Bölünmeyi Birleştirmek” teması ekseninde fikir ve bilgi paylaşımı gerçekleşecektir. • Tarihi: 22-26 Mart 2010 • Yeri: Rio de Janeiro, Brezilya • Organizatörler: UN HABITAT WUF 5 • Web: www.unhabitat.org/wuf • Tel.: +254 20 7623334 / 762 3903 • E-mail:wuf@unhabitat.org

Light+Building /Aydınlanma ve Yapı Fuarı • LUCI’nin bir üyesi olan Messe Frankfurt tarafından düzenlenen ve belediyeleri, tasarımcıları, iş adamlarını ve akademik camiayı bir araya getirecek olan uluslararası ticaret fuarında, çevre koruyucu ve sürdürülebilir aydınlatma teknikleri, kent kimliğini ortaya çıkartacak estetik ve teknolojik aydınlatma tasarımları görülebilecektir. • Tarihi: 11–16 Nisan 2010 • Yeri: Frankfurt - Almanya • Organizatörler: Messe Frankfurt, LUCI • web: www.luciassociation.org • Tel.: + 33 (0)4 72 10 56 15 • e-mail: raphaelle.leclerc@luciassociation.org

e-Bülten e-Bülten

33

World Urban Forum 5 / 5. Dünya Kentsel Forumu • 6. Uluslararası Kentsel Yenilenme ve Sürdürülebilirlik Konferansı, ulaşımdan sosyal dışlama ve suç önleme kentsel çevrenin birbiriyle ilişkili pek çok yüzüne odaklanmayı hedeflemekte ve şehir planlamacıları, çevre mühendisleri vb. kentsel çevre oluşumuyla ilgili katılımcıları beklemektedir • Tarihi: 14-16 Nisan 2010 • Yeri: La Coruna, İspanya • Organizatörler: University of La Coruña (İspanya), Wessex Institute of Technology (İngiltere) • web: http://www.wessex.ac.uk/10conferences/the-sustainable-city2010.html • Tel.: + 44 (0) 238 029 3223 • e-mail: imoreno@wessex.ac.uk


YAYIN EKİBİ Selamettin ERMİŞ - İBB Dış İlişkiler Müdürü Remzi ÖZTÜRK - İBB Dış İlişkiler Müdür Yrd. Nuray HATIRNAZ - İBB Dış İlişkiler Müdür Yrd. Dış İlişkiler Uzmanları Abdulvahap SEVİM Adem VARICI Ayşe EKMEKÇİ Derya EREN Esma Ceren OCAK Eyyup YILDIRIM Fatma TURNA Gülgün ŞAHİN Hulusi KÖSE Özgün SUBAŞI Neslihan SU

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü

Kemalpaşa Mahallesi Şehzadebaşı Caddesi No.25 Fatih / İstanbul, 34134  (+90) 212 455 21 85 (+90) 212 455 26 42 irelations@ibb.gov.tr www.ibb.gov.tr/frelations

e-bülten’i takip etmek için irelations@ibb.gov.tr adresine subscribe ebülten konulu boş e-posta atmanız veya www.ibb.gov.tr/frelations sitesine girerek e-mail listesine kayıt olmanız yeterli olacaktır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü tarafından hazırlanmıştır. Bültende yer alan haberler ve içeriklerin sorumlulukları yayın ekibine aittir. Her hakkı saklıdır. Kaynak belirterek alıntı yapabilirsiniz.

Görüş, öneri, istek ve eleştirileriniz için; irelations@ibb.gov.tr adresine e-mail atınız.

e-Bülten e-Bülten

34


Dış İlişkiler E-Bülten Mart 2010 Sayı 05