Page 1

DEGıSıME ıNANAN BıRı

GELıSıMıN

NASIL OLACAGINI COZMUS BIRIDIR İSTANBUL ANADOLU YAKASI ORGANIZE SANAYI BÖLGESI DERGISI

Eylül - Aralık 2017

Yıl: 3 Sayı: 9

ISTIHDAMIN KALESI

SANAYI İLETİŞİM UZMANI, YAZAR AHMET ŞERİF İZGÖREN

SİZİN DÜKKAN TORUNLARA KALIR MI?

İKITELLI OSB YÖN. KRL. BAŞKAN V. ŞABAN GÜLBAHAR

ÇALIŞMA SEFERBERLİĞİNE İHTİYACIMIZ VAR

İSTİHDAM FUARI

İKİ YAKA BİR ARADA KARİYER HEDEFLEYENLER BULUŞTU


İÇİNDEKİLER

04

SINAİ

07

08

Murat ÇÖKMEZ

3 kuşak buluştu

Enerjimiz verimden, gücümüz nitelikten

Şirketler büyüyecek

İMTIYAZ SAHIBI (İAYOSB ADINA) Murat ÇÖKMEZ Yönetim Kurulu Başkanı GENEL YAYIN YÖNETMENI Seda ALKIM YAYIN KURULU Mehmet Ali FİNCAN Ali Fazıl BÖYET Cem FAYDASIÇOK M. Sinan KILIÇ Merve TORBALI Hakan HATİBOĞLU Ayla DEV YÖNETIM YERI VE İLETIŞIM Aydınlı Mah. Gazi Bulvarı 5. Sokak No: 2 - 34953 Tuzla / İSTANBUL Tel : 0 (216) 593 00 00 Faks : 0 (216) 593 00 09 www.iayosb.com sinai@iayosb.com

20

Yayın Türü: Bölgesel Süreli Yayın YAYINA HAZIRLAYAN SANAYİ GAZETECİLİK Matbaacılık Reklam Prodüksiyon ve İnternet Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti

16

Başarı Hikayesi

FESTO

40 yaş altı 40 girişimci

Öğrencilere tecrübe aşıladı

Merkez; Mustafa Kemal Mah. 2127. Sokak No:14/3 Çankaya / ANKARA Tel: 0 (312) 417 11 44 Baskı : Veritas Basım Merkezi Sınai Dergisi ile ilgili her türlü bilgi ve talep için: sinai@iayosb.com Dergide yayınlanan makalelerde, yazarlar tarafından açıklanan bilgi ve görüşlerde sorumluluk yazarlara aittir. Dört ayda bir yayımlanır.

18

24

30

36

Prof. Dr. Alp GÜRKAN

Erol DEMIR

M. Gökhan KİLİT

Makale

Kötü beslenme alışkanlıkları Reflü sebebi

Eğitimden üretime sektörle iş birliğine

Gıda güvenliği ve tüketici

Gümrükte uzlaşma


05

SINAİ

26

İÇİNDEKİLER

32

Şaban GÜLBAHAR

Emre DALGIÇ

Bir Hibrit OSB

Sıfır hata üretim

Seda ALKIM Genel Yayın Yönetmeni

Değerli Okurlar; İstanbul Anadolu Yakası OSB Dergisi SINAİ, ülke kalkınmasının lokomotif merkezleri olan OSB’lerimizin kurumsallaşması, hizmet ve faaliyetlerinin başta üyelerimiz olmak üzere geniş kitlelere duyurulması ve şeffaf bir yapıya kavuşması amacıyla düşünülen bir projedir.

55

Ekonomiye ilişkin konuların yanı sıra sosyal, kültürel ve tarihi konuların yer aldığı yeni sayımızda; bölgemizdeki faaliyetlerden seminerlere, sağlıkta bilgilendirici makalelerden röportajlara kadar bilginin birinci ağızdan eksiksiz bir şekilde sizlere ulaştırılmasına aracılık etmeye devam ediyoruz.

54

Seyahat

Tarihçe

Yerküreyi büyüleyen 21 doğa harikası

Teknolojinin enerji deposu

42

46

48

50

Av. Ayşegül AKBAL

Oğuz ASLIM

Selcen FAYDASIÇOK

Ticari şirketler için önem arz eden konularda hukuki tavsiyeler

Mobbing’e uğrayan çalışan ne yapmalı?

Ahmet Şerif İZGÖREN Değerler

Hasan Faydasıçok Eğitim Vakfı

Geleceğe ışık tutan girişimleri, başarı öyküsüne imza atan firma ve isimleri konuk ettiğimiz sayfalarımızda siz sanayicilerimiz için devreye aldığımız yenilik ve hizmetlerin de altını çiziyoruz. Değişimi daha anlaşılır hale getirmek ve hedeflerimizi ortaya koymak için yayına hazırladığımız dergimizi keyifle okumanızı dilerim.


MAKALE

SINAİ

KURBAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN Birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz mübarek Kurban Bayramınızı kutlarız.

06


07

SINAİ

MAKALE

Murat ÇÖKMEZ İstanbul Anadolu Yakası OSB Yönetim Kurulu Başkanı

ENERJIMIZ VERIMDEN, GÜCÜMÜZ NITELIKTEN Değerli Üyelerimiz ve Okurlarımız, KOSGEB ve İstanbul Sanayi Odası (İSO) temsilciliklerinden sonra bu yıl hayata geçirmeyi planladığımız projelerimiz arasında OSB’mize noter hizmetinin getirilmesi vardı. Çalışmalarını sürdürdüğümüz bu hizmetimizi sanayicilerimizle yakında buluşturacak olmanın sevincini yaşıyoruz. Sanayicimizin bu tarz işlemler ile zaman kaybı yaşamaması için bu hizmetlerin sanayicimizin ayağına getirilmesine büyük önem verdik. İstanbul Anadolu Yakası OSB Yönetimi olarak sanayicinin en büyük sorunlarından biri olan kalifiye personel ihtiyacını karşılamak için Tuzla Belediyesi ve İŞKUR ile on bine yakın ziyaretçiyle “İstihdam Fuarını” gerçekleştirdik. Bölgemizde yatırım yapmak isteyen kurum ve kuruluşların karşılaştıkları sorunların kısa yoldan mahallinde çözülebilmesi amacıyla, sanayiciler ve girişimcilerin

sorunlarını dinlemek, gerektiğinde ilgili kurumlarla irtibata geçerek çözüm üretmek, girişimcilere yönelik bilgilendirme ve rehberlik gibi faaliyetlerde bulunmak üzere çalışmalar yapıyoruz. Bunlar gerçekleştirilirken bir taraftan bölgemizdeki fabrika sahipleri, yöneticileri ve çalışanlarına yönelik güncel gelişmeler ve ekonomik konularda bilgi paylaşımları gerçekleştirerek, diğer taraftan kümelenme çalışmalarıyla fabrikalarımıza yeni ufuklar açmaya çalışıyoruz. Altyapı, istihdam ve iş birliği çalışmalarında yine mevcut faaliyetlerimize yeni değerler kattık ve atladığımız basamakların sayısını el birliğiyle çoğalttık. Somut gelişimimizi, sosyal ve paylaşımcı aktivitelerle de destekledik. Sanayicilerimizle, iş adamlarımızla ve sektör öncülerimizle Ramazan-ı Şerif’te aynı sofrada toplandık, Kişisel Gelişim Uzmanı Ahmet Şerif İzgören’i sanayicilerimiz ve çalışanlarımızla buluşturarak “bizim şirketler torunlara kalır mı” diye düşündük.

Bölgemizdeki önemli gelişmeler tabi ki bunlarla sınırlı değil. İstanbul Anadolu Yakası OSB Yönetim Kurulu olarak Bölge Müdürlüğü çalışanlarımızla birlikte öncelikle bölgemiz sanayicilerine, sonra da ülkemize hizmet etme gayreti içerisindeyiz. Yönetim Kurulu olarak bizlere verilen hizmet bayrağını en iyi şekilde taşımak ve bölgemizi daha iyi noktalara getirmek için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Bölgemizde, kentimizin önde gelen bürokratlarını da ağırlayarak çalışma ve yeniliklerimizi duyurmak için fırsat oluşturuyoruz. Yürütülen çalışmaları ve önemli organizasyonları dergimizin sayfalarında okuyacaksınız. Ülkemizin zor günlerden geçme süreci iş dünyasını da tedirgin ediyor. İnanıyoruz ki sınırlarında yaşamaktan onur duyduğumuz Türkiye Cumhuriyeti, bu sürecin de üstesinden gelecektir. Terör saldırılarında yaşamlarını yitiren tüm şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.


BÖLGE

08

SINAİ

3 KUŞAK BULUŞTU:

ŞİRKETLER BÜYÜYECEK Kişisel Gelişim Uzmanı Ahmet Şerif İzgören, İstanbul Anadolu Yakası OSB sanayicileriyle kurum kültüründen şirket içi uygulamalara kadar farklı birçok faydalı anektodu paylaştı.

Seminer sonunda OSB Başkanı Murat Çökmez tarafından Ahmet Şerif İzgören’e plaket takdim edilirken, İzgören de katılımcıların kitaplarını imzaladı.

İstanbul Anadolu Yakası OSB, sosyal ve kültürel etkinlikler çerçevesinde bölge sanayicilerini, “Sizin Dükkan Torunlara Kalır Mı?” seminerinde Kişisel Gelişim Uzmanı Ahmet Şerif İzgören ile buluşturdu. İzgören’in konuşmacı olarak yer aldığı, üst düzey yönetici ve öğrencilerin katılım sağladığı “Sizin Dükkân Torunlara Kalır Mı?” semineri, Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Eğitime verdiği önem ile dikkat çeken İstanbul Anadolu Yakası OSB Başkanı Murat Çökmez; “Şirketlerimizi özveriyle geliştirmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu.

Dünyayı “memnuniyetsizler” kurtarıyor Kişisel gelişim ve girişimcilik üzeri-

ne birçok kitabı bulunan, yurt içi ve yurt dışında pek çok seminer veren Ahmet Şerif İzgören, “Bu dünyada ayakta kalabilenler yataktan kalktığı andan itibaren istedikleri koşulları arayan ve bulamadıkları takdirde onları yaratanlardır” diyerek girişimcilik konusundaki tecrübelerini katılımcılar ile paylaştı. İzgören, yaklaşık iki saat süren seminerde; İletişim, Kurum Kültürü, Bilgi ve Şirket İçi Uygulamalar hakkında dinleyicilere bilgi aktardı.

“3 kuşak bir aradayız” İstanbul Anadolu Yakası OSB Başkanı Murat Çökmez ise, kurumsal çalışmalar ekseninde yıl boyunca tüm katılımcılara açık ve ücretsiz olan seminerler organize ederek, iş hayatına ve Türkiye’ye gelişim konusunda katkı sağlamak için bu

tür çalışmalar içinde olduklarını belirtti. Çökmez; “Sevgili Şerif Hocanın Bizim Dükkan Torunlara Kalır Mı? konulu programında bir aradayız. 3 kuşak bugün buradayız. Ülkemizin önde gelen sanayi kuruluşlarının kurucuları bizlerle, onlardan sonra gelen şimdi bayrağı devralmış işlerin başında olan 2. kuşak ve dükkanın sizlerden sonraki sahipleri 3. kuşak olan sevgili öğrencilerde burada. Elbette programın başlığı bu işin latifesi. Bizler bu platformlarda bir araya gelerek sevgili Şerif Hoca gibi konusunda uzman ve deneyimli kişilerden almış olduklarımız ile hem kendimizi hem de şirketlerimizi geliştirmeyi amaçlıyoruz. Şerif Hocamla da ilerleyen süreçte devamını da getireceğimize inanıyorum” açıklamalarında bulundu.


09

SINAİ

BÖLGE


BÖLGE

10

SINAİ

ANADOLU SOFRASINDAN BEREKET TAŞTI İstanbul Anadolu Yakası OSB sanayicileri, Ramazan ayında kent protokolü ve iş dünyası yetkilileriyle aynı sofraya oturdu. Sıcak ve samimi muhabbetin masalarda eksik olmadığı organizasyonda, birlik ve beraberlik temennilerinin yanı sıra, yeni dönemde OSB’de devreye alınacak faaliyetler de konuşuldu. Türkiye sanayisine yenilikler sunma hedefiyle, bölge sanayicisine verdiği hizmetin çıtasını yükselten İstanbul Anadolu Yakası OSB, sosyal yönleriyle de ön planda olan bir sanayi üssü. Bu sene de geniş katılımlı bir iftar yemeği düzenleyen OSB’nin etkinliğine kent protokollerinin, seçkin isimlerin ve sanayicilerin katılım gösterdiği iftar yemeği organizasyonuna İstanbul Sanayi Odası, Gebze Ticaret Odası, üniversiteler ve teknoparkların yanı sıra OSB’lerden önemli isimler de ilgi gösterdi. OSB’nin sosyal Başkanı Murat Çökmez burada yaptığı birlik ve beraberlik temalı konuşmada, “İnanıyorum ki bereket içinde geçecek olan nice Ramazanlarda yine bu sofralarda birlikte olacağız” dedi. Yönetimin davetlilerle tek tek ilgilendiği, eski Ramazan günlerinin anımsatıldığı

iftar programında bir araya gelen sanayiciler, bol bol sohbet edip hasret giderdi.

Farklı camialar ortak masada İstanbul Anadolu Yakası OSB Bölge Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde, her yıl olduğu gibi bu sene de bölge sanayicilerinin katılımıyla düzenlenen iftar yemeği organizasyonu Radisson Blu Hotel & Spa Tuzla’da yoğun katılımla gerçekleşti. İftar programına Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı, TÜBİTAK Marmara Teknokent Genel Müdürü Dr. Orhan Çömlek ve Sanayi Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şenol Aydın’ın yanı sıra OSB başkanları, sanayiciler ve aileleri ile bölge müdürlüğü çalışanları katılım gösterdi.

Rahmet ve muhabbet İstanbul Anadolu Yakası OSB Başkanı Murat Çökmez’in açılış konuşması ile başlayan iftar programında, Çökmez, “Rahmet ve muhabbet ayı olan Ramazan’da hem dostlarımızla bir araya gelmek hem de iş dünyasının stresinden bir nebze olsun uzaklaşmak adına keyifli bir akşam geçirmenizi diliyorum. İştirak eden tüm dostlarımıza ve organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bereket içinde geçecek olan nice Ramazanlarda yine bu sofralarda birlikte olacağız. Yaklaşan Kadir Gecemizin, Ramazan Bayramımızın tüm ulusumuza huzur ve barış getirmesini diliyorum” dedi.


11

SINAİ

BÖLGE

KASSO MÜHENDİSLİK’TEN BÜYÜK ADIM İstanbul Anadolu Yakası OSB’nin yenilikçi ve girişimci firmalarından imalat-sanayi sektöründe faaliyet gösteren Kasso Mühendislik Prefabrik Yapım Sistemleri San. Tic. Ltd. Şirketi, T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından “Tasarım Merkezi Belgesi” almaya hak kazandı.

MUTLU YILLAR AYLA DEV Temsilcilikler dönemi Çökmez, belirlenen hedefler çerçevesinde yerinde hizmet anlayışıyla İSO, İTO ve KOSGEB gibi kurumların temsilciliklerine Bölge Müdürlüğünde yer verdiklerini dile getirdi. Çökmez, Ar-Ge’yi ön plana çıkaracak ve iş birliklerini bir adım öteye taşıyacak faaliyetleri yaygınlaştırma amacıyla var güçleriyle çalıştıklarını da sözlerine

ekledi. Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını temenni ederek birlik ve beraberlik mesajı veren Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı ise “Bu güzel akşamda sizlerle birlikte olmaktan ve mübarek iftar sofrasında dualarınıza ortak olmaktan mutluluk duyuyorum. Örnek OSB olma yolunda sağlam adımlar atan İstanbul Anadolu Yakası OSB yönetimine teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

Geleneksel hale gelen doğum günü kutlamalarında İAYOSB Bölge Müdürü Ayla Dev’in doğum günü kutlandı. Kendisine sağlıklı, mutlu ve huzurlu yaşam temenni eden Bölge Müdürlüğü Ailesi birlikte çalışmaktan çok mutlu olduklarını dile getirdi.


BÖLGE

12

SINAİ

İAYOSB YENİ ÇEHRESİNE KAVUŞUYOR İstanbul Anadolu Yakası OSB’de çalışmalar hızla devam ediyor. Altyapı ve üst yapı, çevre düzenlemeleri ve ağaçlandırma çalışmaları ile tepeden tırnağa yenileniyor.

Ayla DEV İstanbul Anadolu Yakası OSB Bölge Müdürü

HIZMET ARAÇLARI YENILENDI İstanbul Anadolu Yakası OSB hem altyapısını, hem de ekipmanlarını yeniliyor. Hizmet araçlarını bakıma alan OSB, çevre koruma, imar ve elektrik birimlerinin kullandığı araçları yeniledi.

İstanbul Anadolu Yakası OSB, altyapı ve üstyapıdaki eksiklikleri tamamlama ve yenileme amacıyla başlattığı hummalı çalışmalarda sona yaklaştı. Sanayicilerin talep ve ihtiyaçlarını karşılamak için ekibiyle birlikte 7/24 çalıştıklarını belirten İstanbul Anadolu Yakası OSB Bölge Müdürü Ayla Dev, bölgede yürütülen fiziksel çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu. İçme suyu ve yangın hidrant hattı ile su deposunun inşaat ve mekanik onarımlarının yapıldığını belirten Dev; “Asfalt ve bordür-tretuvarın tamamı, atık su ve yağmur suyu hatlarının kısmi yenilenmesi ile eksik hatların tamamlanması bitirilmiş olup mevcut altyapı yenileme çalışmaları kapsamında daha iyi durumda olan atıksu ve yağmursuyu hatlarının daha

sonraki senelerde kazısız teknoloji yöntemiyle yapılması hususunda çalışmaların devam ettiğini belirtti. Üst yapımızda ise son kat asfalt serimi tamamlanmış olup yatay ve düzey işaretleme çalışmalarına başlandı” diye konuştu. Aynı zamanda 1. Sanayi Caddesi’nin devamı olan ham yolun hizmete açılması için taş istinat duvarı yapımına ilişkin altyapı ve üst yapı çalışmalarının tamamlanacağını hatırlatan Ayla Dev, mevcut giriş takı yıkım çalışmalarının yapıldığını, OSB giriş takı için proje çizimlerinin tamamlandığı ve yapımına başlandığı, acil çıkış kapılarının yenileneceği ve Bölge Müdürlüğü İdari Binası için ek bina çalışmalarının da başlayacağını dile getirdi.

Su deposu yenileniyor Çalışma kapsamında yenilenmesi planlanan su deposunda, korozyona uğramış eski çelik hatlar ile atıl bulunan bağlantılar sökülerek hdpe boru ile yeni teknolojilere uygun olarak düzenlendi. Şebeke hattından

bağımsız şekilde tesis edilen yangın hattı için yangın pompası sisteme dahil edildi. Binada mekanik oda içerisindeki köprü ve merdivenlerde güçlendirme ve yenileme çalışmaları yapıldı. İleriye dönük olarak gerek bakım zamanlarında gerekse herhangi bir ihtiyaç dahilinde kullanmak üzere vinç kuruldu. Binanın iç ve dış yalıtım çalışmaları tamamlandı. Dış cephede ve su deposu çevresinde yapılacak peyzaj düzenlemeleri sonrası çalışmalar tamamlanacak ve su deposu yeni görüntüsüne kavuşacaktır.

Mobesede son adımlar Diğer bir projenin de OSB’nin güvenliğinin arttırılması olduğunu vurgulayan Dev; “Cadde ve sokaklarımız ile OSB’mize ait tüm alanların izlenmesi için 45 noktadan 84 Mobese kamera ile gözlem yapılacaktır. Projenin fiber altyapısı Türk Telekom partnerliğinde yürütülmektedir. Kamera direkleri ve saha dolapları yerleştirilen alanlarda yakın zamanda görüntü alınmaya başlanacaktır” şeklinde bilgi verdi.


13

SINAİ

/iayosbanadoluyakasıosb

/iayosbtuzla

www.iayosb.com

/iayosbtuzla

BÖLGE

/iayosb


BÖLGE

14

SINAİ

MAVI-BEYAZ BULUŞTU…

İKI YAKA BIR ARADA Sanayi sektörünün 60 öncü kuruluşu ile yüzlerce kişiye iş ve kariyer fırsatları sunan İstihdam Fuarı ziyaretçilere kapılarını açtı. İş dünyasının mavi ve beyaz yakalı üyelerine hitap eden fuarda firmalar stant açtı. İstihdam Fuarı’nın açılışı, İstanbul Anadolu Yakası OSB Başkanı Murat Çökmez, Tuzla Belediyesi Başkan Yardımcısı Mehmet Çelikel, Tuzla İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu, İŞKUR Tuzla Şube Müdürü Fahri Acar, firmaların İK yöneticileri ve ziyaretçiler ile gerçekleştirildi. Tuzla İstihdam Fuarı’nın açılışının ardından ilçe protokolü stantları gezdi. İK yöneticileri, günün ilk saatlerinden itibaren oluşan yoğunluktan duyduğu memnuniyetlerini dile getirdi.

Kariyer hedefleyenler kaynaştı Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı’nın “Sosyal Belediyecilik” hizmetlerinde önemli bir yer tutan istihdam projelerine bir yenisi daha eklendi. İstanbul Anadolu Yakası OSB, Tuzla Belediyesi ve Tuzla İŞKUR iş birliği ile Tuzla Belediyesi Yanı Fuar Alanı’nda gerçekleşen etkinlik, hizmet-sanayi sektörünün ulusal ve uluslararası firmalarını ağırladı. Firmalar,

stantlarda yer alarak iş beklentisi ve kariyer hedefi taşıyanların bir adım yakınına gelmiş oldu. Yüzlerce kişiye yeni imkânlar sunan fuarda, ülke ve dünya çapında hizmet veren firmalar da yer aldı.

İş sahibi olarak döndüler İş arayanlar veya kariyeri için araştırmada bulunan yüzlerce kişi, firmaların İK yöneticileri ile bir araya gelerek iş görüşmelerini gerçekleştirdi. Birçok katılımcı, sabah açılış öncesi fuar alanına gelerek ilk görüşmeleri gerçekleştirdi ve alandan iş sahibi olarak ayrıldı. Bazı firmalar, yoğun talep üzerine stant dışına da masa kurarak başvurularını aldı.

Belediyeden ücretsiz hizmet Beden işçisinden mühendise kadar iş dünyasının hem mavi hem de beyaz yakalılarına hitap eden fuarda firmaların stantları Tuzla

Belediyesi tarafından ücretsiz hazırlanarak kullanıma sunuldu. Fuarda, 3 üniversite de stant açarak hem mezun ve öğrencilerine hem de kariyer hedefindeki çalışanlarına fırsatlar sağladı. Tuzla Belediyesi ve İŞKUR Tuzla Şube Müdürlüğü de fuarda stant açarak, iş başvurularını aldı.

Beklentinin üzerinde katılım Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı’nın ani gelişen bir programı nedeniyle açılışa katılamadığını belirten Tuzla Belediyesi Başkan Yardımcısı Mehmet Çelikel, “Tuzla Belediye Başkanımız Dr. Şadi Yazıcı’nın öncülüğünde oluşturduğumuz bu fuarın ilkini gerçekleştiriyoruz. Fuara hem firmaların hem de vatandaşlarımızın katılımı, beklentimizin çok üzerinde gerçekleşti. Bugün bir ilki gerçekleştirdik ama bu organizasyonu 6 aylık periyotlar halinde sürdürmeyi hedefliyoruz” dedi.


15

SINAİ

BÖLGE

OSB’LER’DEN ORTAK SİNERJİ OSB Üst Kuruluşu (OSBÜK)’ün düzenli olarak OSB’lerle yaptığı istişare toplantılarının Kocaeli durağında Gebze Güzeller OSB ev sahipliğinde düzenlenen istişare toplantısı; İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Düzce ve Yalova’da faaliyet gösteren OSB’leri bir araya getirdi. Toplantıya, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Arif Ergin, Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Gebze Ticaret Odası Başkanı Nail Çiler ve yüzün üzerinde sanayici katıldı. İstanbul Anadolu Yakası OSB Başkanı Murat Çökmez ve Bölge Müdürü Ayla Dev’in de katıldığı sinerji toplantısında ortak vurgu Ar-Ge’ydi.

“Geri kalmayalım” Toplantıda söz alan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik¸ bölgenin Türkiye ekonomisi için taşıdığı önemi anlattı. Üretim daha nitelikli hale getirilmezse Türkiye’nin geride kalacağına dikkat çeken Çelik; “4. Sanayi Devrimi konusunda çalışıyoruz. Emek değerini geriye doğru itiyor. Akıl, bilgi, teknolojik fark bugün çok daha önemli hale geliyor. Bilgiyi teknolojik ürüne doğru döndürmek, teknolojik ürünü de artık ticarileşmiş ve ülke kalkınması için ürüne dönüştürmeliyiz” ifadeleriyle Ar-Ge ve inovasyona yönelmek gerektiğini vurguladı.

İstişare şart OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, bölge toplantılarının Kocaeli ayağında Türkiye’nin üretim gücü OSB’ler ile

OSBÜK, Gebze Güzeller OSB’nin ev sahipliğinde Kocaeli ve çevre OSB’lerle istişare toplantısı düzenledi. Toplantıda bir araya gelen Kocaeli, İstanbul, Sakarya, Düzce ve Yalova’daki 30’un üzerinde OSB, Ar-Ge ve inovasyona dönük üretim yapma konusunda ortak karar aldı. ekonomi ve üretimi konuşacaklarını söyledi. Bu bölgenin, ülkenin üretim merkezi olduğuna dikkat çeken Kütükcü, “Daha nitelikli OSB’ler inşa ederek katma değer üretimi artıracağız. Daha çok çalışma, reform ve üretim zamanıdır. Sorunlarımızı istişare edip ortak akılla sorunlarımızı konuşacağız” diye konuştu.

Emsali gündeme taşıdı İstanbul Anadolu Yakası OSB Bölge Müdürü Ayla Dev, emsal sorunundan söz ederek, OSB’de Kanun’a uygun yapılaşma uygulanamadığını ifade etti. Dev, yeni Yönetmelikte özellikle İstanbul’daki OSB’ler için bu konuda özel bir madde geliştirilmesini istedi.

Bilgi şöleni Toplantıya ev sahipliği yapan Güzeller OSB Başkanı Adem Ceylan, bölge faaliyetleri ve yeni açılan Sanayici Hizmet Sektörü Birimi hakkında katılımcılara bilgi verdi. Ayrıca Kocaeli Sanayi Odası Ayhan Zeytinoğlu, Gebze Ticaret Odası Başkanı Nail Çiler, TÜSSİDE Enstitü Müdürü Tezer Battal da söz alarak sanayi üretimi hakkında birer konuşma gerçekleştirdi.


BÖLGE

16

SINAİ

İSTIHDAM SEFERBERLIĞINDE HEDEFE DOĞRU “Çalışma Hayatında Milli Seferberlik” toplantısının 2’ncisi, İstanbul Valisi Vasip Şahin’in başkanlığında Valilik’te gerçekleştirildi. İstihdam seferberliği kapsamında İstanbul için 2017 yılının başında hedeflenen 500 bin istihdam ile ilgili, ilk 3 ayda 324 bin 550 kişiye yeni iş imkanı sağlanarak hedefin üçte ikisi gerçekleştirildi. Toplantıya, İstanbul Anadolu Yakası OSB Başkanı Murat Çökmez de iştirak etti.

BÖLGESEL İSTIŞARE VE DEĞERLENDIRME TOPLANTISI İstanbul Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü Genelgesi doğrultusunda İl Müdürlükleri ile Bakanlığa bağlı ve ilgili kuruşlar arasındaki koordinasyonun sağlanması ve iş birliği imkânlarının artırılması amacıyla Fenerbahçe Topuk Yaylası Tesislerinde Bölgesel İstişare ve Değerlendirme Toplantısı düzenlendi. Farklı kurumlardan temsilcilerin katılımı ile hedefine ulaşabilecek istişare toplantısına İstanbul Anadolu Yakası OSB Bölge Müdürü Ayla Dev de katılım sağladı.

FESTO ÖĞRENCILERE TECRÜBE AŞILADI Başarılı firmalara ev sahipliği yapan İstanbul Anadolu Yakası OSB, İTOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerini ağırladı. Öğrenciler, alanının öncü bir firmasının üretim süreçlerini görme fırsatı yakalayarak tecrübe kazanmış oldu. İstanbul Tuzla OSB (İTOSB) Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, İstanbul Anadolu Yakası OSB bünyesindeki FESTO firmasını ziyaret etti. Okulun Müdür Yardımcısı Şenel Durmuş ve İstanbul Anadolu Yakası OSB Kurumsal İletişim Müdürü Seda Alkım’ın organize ettiği ziyaret kapsamında öğrencilerin çalışma ortamını görerek, işi yerinde öğrenmeleri için istek duymaları amaçlandı.

Eğitimde yüksek standart İTOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Durmuş; “Yetiştirdiğimiz öğrencilerin, niteliği ve farklılığı bakımından dünya çapında tercih ve takdir edilen, mesleki eğitime katkıları ve liderliği ile örnek alınan bir okul olmak için var gücümüzle çalışıyoruz” açıklamalarında bulundu.

FESTO’ya öğretici gezi Türkiye’nin ihtiyaçları doğrultusunda bilim ve teknolojiye dayalı programlar uygulayarak sektöre, topluma ve yükseköğretime çağdaş ve üretken bireyler kazandırmayı misyon edinen İTOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri bölgenin güçlü ve katma değer yaratan Endüstri 4.0 firmalarından FESTO’ya ziyarette bulundu.


17

SINAİ

BÖLGE


MAKALE

18

SINAİ

Prof. Dr. Alp GÜRKAN Okan Üniversitesi Hastanesi

Genel Cerrahi Uzmanı

KÖTÜ BESLENME ALIŞKANLIKLARI REFLÜ SEBEBI Mide reflüsü olarak bilinen gastroözefageal reflü hastalığı, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması ile oluşur. Mide içeriği, belirgin derecede asittir. Aynı zamanda, mide içeriğinde hemen her zaman safra ve pankreas sıvıları da bulunur. Alkali özellikli olan safra ve pankreas sıvıları da mide asidi gibi yemek borusunun tahrişine neden olabilir. Reflü hastalığı, asitli veya safralı mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun kendini asitten veya safralı mide içeriğinden koruyamaması nedeniyle oluşur.

Günümüzde mide rahatsızlıkları sıklıkla yaşanıyor. Bu sorunları oluşturan etmenleri yok ederek doğru bir iyileşme programı uygulamak gerekiyor.

Yemek borusu bu sıvıların tahriş edici etkisinden 2 temel yolla korunmaktadır. Yemek borusunun kendisinin temizleme mekanizması: Yemek borusunun mideye doğru olan normal hareketleri ve tükürük salgısının alkali olması mideden yemek borusuna gelen sıvıların tahriş edici etkisini azaltmaktadır. Mide sıvısının yemek borusuna çıkmasını engelleyen kas yapısı: Yemek borusunun alt kısmıyla mide girişindeki kaslar özel bir yapı oluşturarak burada bir kapak mekanizması yaratırlar. Yemek yediğimiz sırada lokma geçerken açılan bu mekanizma normal hallerde mide içeriğinin yukarı çıkmasına izin vermez veya çok kısa

süreli ve miktarda izin verir. Bu korunma mekanizmalarının özellikle de mide kapak mekanizmasının bozulmasıyla reflü hastalığı oluşmaktadır. Okan Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Alp Gürkan, bazı tetikleyici durumları belirtti: Yemek alışkanlıkları: Midenin aşırı doldurulması ve özellikle dolu mide ile yatma, yağlı-kızartmalı yemekler, acele yemek yeme, salçalı-soslu besinler, fazla kahve tüketilmesi, gazlı içecekler Aşırı kilo: Reflünün en sık rastlanılan nedeni olan mide fıtığı, obez insanlarda normal kişilere göre çok daha fazla görülmektedir. Karın içindeki aşırı yağlanma, karın içi boşluktaki basıncı arttırdığından reflü oluşumu kolaylık kazanmaktadır. Obezitenin oluşumunda etkisi olan kötü beslenme alışkanlıkları reflü oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Gebelik ve karnı sıkıca saran korse gibi giyecekler: Karın içi basıncının arttırarak reflüye neden olurlar (aşırı kiloya benzer şekilde). Bazı ilaçlar, alkol, sigara, stres… Mide fıtığıyla reflü hastalığı bilinenin aksine aynı şey olmamakla birlikte, mide fıtığı reflünün oluşmasını kolaylaştırmaktadır.


19

Klinik belirtiler Ülkemizde reflü hastalığı oldukça yaygındır ve erişkinlerin yaklaşık yüzde 20’sinde reflü görülmektedir. Yemek borusuna gıdalarla birlikte mide asidinin geri dönüşü ile birlikte patolojik olaylar başlamaktadır. Mide duvarı aside dirençli tip mukozaya yani bir örtüye sahipken, yutma borusunun ince ve narin örtüsü (mukozası) aside karşı dirençli değildir. Hassas olan yemek borusu dokusu, asitle karşılaştığında hasar görmeye başlar. Bu hasarın ve reflünün şiddetine göre yakınmalar değişir. Reflü hastalığının çok değişik belirtileri olmasına karşın en sık karşılaşılan bulguları göğüs kafesi arkasında yanma ve kuru öksürüktür. Bu nedenle ilk tanı öncelikle kulak burun boğaz uzmanlarınca saptanır. Ses kısıklığı veya yutma güçlüğü görülür. Yine hastalar çoğu zaman ağıza acı su gelmesinden yakınırlar. Özellikle yakınmalar gece yatarken fazlalaşır. Belirtileri kabaca tipik ve atipik diye ayırmak mümkündür. En etkili ve en kolay yöntem endoskopidir

SINAİ

(yemek borusu ve midenin içine aletle bakmak). Bu yöntemle kapak durumu, yemek borusunun hasarı ve mide yüzeyindeki diğer rahatsızlıklar saptanır. Bu yöntemle saptanamayan ve klinik olarak belirgin reflüsü olan hastalara yemek borusundaki asit miktarını ve basıncı ölçecek şekilde ileri incelemeler yapılabilir. Ancak bunlara nadiren gerek duyulur. Reflü hastalarının yapması gerekenler • Her şeyden önce yemek yedikten hemen sonra yatmayın. Yatmak için en az 3 saat geçmesini bekleyin. Çünkü mide asit miktarı yatarken çoktur. Yattığınızda ise baş-boyun bölgenizi yukarıya koyun. Yatarken mümkünse sol yana doğru yatın.

MAKALE

bölümünde reflü birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolmaktadır. • Aspirin ya da ağrı kesici ilaçların mümkün olduğunca az kullanılması gerekir. • Sigarayı mutlaka bırakmalısınız. • Az ama sık yemek yenmelidir. Mide şişirilmemeli. Yavaş ve bol çiğneyerek yenmeli. Her lokmadan sonra çatalı bırakın ve her lokmayı en az 10 kez çiğneyin. Diş probleminiz varsa mutlaka çözün. • İdeal kilonuzda olmanız gereklidir. Kilo verin. (Bazı kilolu hastaların tüm reflü şikayetleri 10-15 kg verdiklerinde kaybolabilmektedir)

• Asitli ve gazlı içeceklerden, alkol, kahve, yağlı yiyecekler, kızartmalar, soslu, mayonezli, kremalı, acı ve baharatlı yiyecekler, çikolata, soğan, sarımsak gibi besinlerden uzak durun.

• Kemeri çok fazla sıkmayın, dar giysilerden kaçının.

• Özellikle düşük şekerli gıdalar tüketin. Düşük şekerli bir diyet olan “Taş devri diyeti”ni uygulayan kişilerin büyük bir

• Diğer hastalıklarınız için kullandığınız ilaçları veren hekime danışarak reflüyü kolaylaştıran ilaçları mümkünse değiştirin.

• Çok fazla güç gerektirecek işlerden uzak durun.


BAŞARI HİKAYESİ

1. Batu Aksoy

7. Derya Özkaya Matraş

13. Evrim Aras

20

SINAİ

2. Agah Mehmet Tara

3. Pınar Abay

4. İpek Ilıcak Kayaalp

5.Selim Akın

8. Gökalp Çak

9. Erden Timur

10. Kâzım Köseoğlu

11. Hacı Sabancı

12. Eren G.Ulusoy

14. Harika Güral

15. Ruhi Molay

16. Veysel Berk

17. Demet Mutlu

18. Hakan Baş

22. N. Göksel Öztürk

23. Sidar Şahin

19. Uygar Saral

20. Ali Şafak Öztürk

25. Arda Kutsal

26. Ömer Taviloğlu

21. Kerem Çatay

27. Ayşecan Ö. Oktay

28. Neyran Bahadırlı 29. Alemşah Öztürk

6. Dilara A. Kutmangil

24. M. Emre Zorlu

30. Cem Garih, Kerem Kamışlı


21

SINAİ

31. Egemen Demirtaş

32. Tuğçe Ergül

37. Kerem Altınöz

38. Burak Kızılhan

33. Fırat İşbecer

39. Emir Aral

BAŞARI HİKAYESİ

34. Hasan S. Süzer

35. Esin İmer

39. Emre Pekar

40.Deren Öztürk

36. Soner Cesur

40. Ömür K. Çapan

DÖRT DÖRTLÜK KARIYERLERIYLE…

40 YAŞ ALTI 40 GIRIŞIMCI Fortune Türkiye ‘40 Yaş Altı 40’ listesi, bu sene de genç liderleri ve yöneticileri başarılarıyla öne çıkardı. İş dünyasının dinamik liderleri, aynı zamanda yürüttükleri projeler ve öncü oldukları yatırımlarla alanlarında fark yaratan isimler… Fortune Türkiye ‘40 Yaş Altı 40’ listesi, bu sene de genç liderleri ve yöneticileri başarılarıyla öne çıkardı. İş dünyasının dinamik liderleri, aynı zamanda yürüttükleri projeler ve öncü oldukları yatırımlarla alanlarında fark yaratan isimler… Alanlarında başarılı işlere imza atmış 40 yaşın altındaki 40 isim, Fortune Türkiye’nin

listesinde buluştu. Fırsatları değerlendirenler, gelecek planlamasını net yapanlar, yurt dışıyla bağlantılarını kuvvetlendiren kuvvetli eğitim geçmişine sahip yöneticiler listede yer aldı. Çalışma hazırlanırken, her yıl olduğu gibi bu sene de Türkiye’nin önemli kurum ve kuruluşlarından destek alındı. Uzmanlar, analistler, İK şirketleri,

danışmanlık firmaları, sanayi ve ticaret odaları, girişimcilik kulüpleri, TÜSİAD, Türkiye Genç İş Adamları Derneği (TÜGİAD), Genç Yönetici ve İş Adamları Derneği (GYİAD) görüşüne başvurulan belli başlı kurumlar arasında yer aldı. İşte Türk iş dünyasının genç fikir önderleri, girişimcileri ve yöneticileri…

1. Batu Aksoy, 39 - Turcas Petrol CEO’su

ve Afrika’da önemli projelere liderlik etti. Bugün şirketin devam eden 600’e yakın projesi var.

ürünlerinin kullanım deneyimini artırmak adına faaliyet gösteren ekibe Londra ofisinde liderlik ediyor.

5. Selim Akın, 33 - Akfen Holding YK Başkan Vekili

8. Gökalp Çak, 39 - Netlog Lojistik, Grup Başkan Yardımcısı

Yenilenebilir enerji yatırımları için EBRD ve IFC ile ortaklık sözleşmesinin imzalanmasını sağladı. Ortaklık kapsamında şirkete 200 milyon dolar öz kaynak sağlandı.

25 yaşında Netlog Lojistik Grubu’nu kurdu. 2008-2014 yılları arasında grubun cirosunu yüzde 655 oranında büyüttü. Son iki senede dev satın almalar yaptı.

6. Dilara Altınkılıç Kutmangil, 31 - Altınmarka Şirketler Grubu YK Üyesi Detay Gıda CEO’su

9. Erden Timur, 34 - Nef İcra Kurulu Başkanı

Turcas adına EPDK’dan üretim lisansı aldı, santral yatırımına geçti ve yatırım portföyüne rüzgar enerjisini de ekledi.

2. Agah Mehmet Tara, 33 - Enka Holding İcra Kurulu Başkanı ENKA Holding’in üçüncü kuşak temsilcisi. 22 bin kişilik ekibi yönetiyor.

3. Pınar Abay, 39 - ING BANK Genel Müdürü

Her yıl yüzde 25 büyüme ile 2020’de 5 milyar TL ciro gerçekleştirmeyi planlarının odağına aldı.

2010 yılında kurduğu Nef’i, bugün 1 milyar TL ciroyu aşan, en hızlı ve en çok satış yapan gayrimenkul markası konumuna getirdi.

4. İpek Ilıcak Kayaalp, 38 - Rönesans Holding YK Başkanı

7. Derya Özkaya Matraş, 39 - Facebook Türkiye Ülke Direktörü

10. Kâzım Köseoğlu,33 - Esas Holding Gayrimenkul Şirketleri CEO’su

Rusya, Bağımsız Devletler Topluluğu, Avrupa, Orta Doğu

Facebook’un Türkiye’deki iletişimi, Instagram gibi Facebook

Yurt içinde Kurtköy Aeropark, Maltepe Ofispark, Kavacık

Bankacılıkta laboratuvar olma fikrini öne çıkardı. Dijital banka ve lider tasarruf bankası vaatleriyle e-Turuncu hesabı 2016’da tüketiciye sundu.


BAŞARI HİKAYESİ

22

SINAİ

Esas Plaza, Esas 14 Burda AVM, Esas 41 Burda AVM, Esas 17 Burda AVM ve Esas 67 Burda AVM’lerini hayata geçirdi.

11. Hacı Sabancı, 29 - DenSA (MARİNSA) Denizcilik YK Başkan Yardımcısı

Öztürk, 2015 cirosu 12,4 milyar dolar olan VF Corporation’ın Türkiye operasyonundan sorumlu. Türkiye’de 200 civarında noktada satılan markalarına genç ekibiyle yön veriyor.

23. Sidar Şahin, 36 - Peak Games Kurucusu

Kuru yük ve tanker gemilerine yatırım yapıyor. 22 gemisiyle 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı.

Takımı ile birlikte, Peak Games’in hızlı büyümesini ve ABD’de en fazla oynanan oyunlar arasına girmesini sağladı.

12. Eren Günhan Ulusoy, 35 - Ulusoy Un YK Başkanı ve CEO’su

24. M. Emre Zorlu, 32 - Zorlu Holding YK Üyesi

2015’te ihracat yaptığı ülke sayısı 82’ye çıktı. 2016 sonunda yüzde 15 büyüme ile 1,2 milyar TL ciro ve yüzde 8 büyümeyle 40 milyon TL FAVÖK hedefliyor.

Hem elektronik hem beyaz eşya tarafında satış, servis ve pazarlama departmanlarında bilfiil çalıştı. Yeni teknolojileri takip ediyor.

13. Evrim Aras, 37 - Aras Holding YK Başkanı ve CEO’su

25. Arda Kutsal, 37 - Webrazzi Kurucusu

2015 yılında, verimliliği iş süreçlerinin merkezine yerleştirdi. Teknoloji alt yapısını güçlendirdi.

14. Harika Güral, 37 - Güral Şirketler Grubu YK Başkan Yardımcısı 2015’te Güral Porselen Krem ve Bone Porselen modellerini pazara sundu. Terra Rosa adı verilen renklendirilmiş Bone Porselen ile İtalya ve Fransa pazarında başarılı satış grafiği sağlandı.

15. Ruhi Molay, 30 - Mopak Genel Müdürü Kendi deyişiyle, işini çok seven bir “kağıt mühendisi”. Planlarındaki en önemli maddelerden biri, şirketin perakende ayağını güçlendirmek.

16. Veysel Berk, 35 - ÇAYCI, PAYPAD Kurucusu Çaycı markası için 2016’da aldığı 5 milyon TL melek yatırımla Ankara ve İzmir şubeleri için hazırlıklara başladı. 2017’de California’da ilk mağazasını San Francisco’da açacak.

17. Demet Mutlu, 35 - Trendyol.com Kurucu Ortağı Altı yıl önce, üç kişiyle çıktığı yola, bugün 800 kişilik ekibiyle devam ediyor. 2010 yılından itibaren farklı projelerle Trendyol.com markasına yatırım yapıyor.

18. Hakan Baş, 33 - Lidyana.com CEO’su 2016’nın ilk yarısında Lidyana.com’u yüzde 40 büyüttü. Sitenin İngilizce versiyonunu açtı ve ihracata başladı.

19. Uygar Saral, 39 - Selekt Bilgisayar CEO’su 2009’da E-Reeder’ı Türkiye’ye getiren girişimi Selekt Bilgisayar’ı kurdu. Ürünlerini Turkcell, Intel, Microsoft gibi dünya devleriyle işbirliği içinde geliştirdi.

20. Ali Şafak Öztürk, 32 - OPET YK Üyesi İlk girişimcilik başarısını Regnum İnşaat’ı kurarak yakaladı. Opet ailesinin gelecek dönemde öne çıkacak isimlerinden biri.

21. Kerem Çatay, 38 - Ay Yapım CEO’su 2015’te Ay Yapım’ın yapımcılığını üstlendiği dizileri 80’den fazla ülkeye sattı. Çatay’ın hedefi, Türkiye’yi dizileriyle yurtdışı pazarlarda en çok izlenen ülke yapmak.

22. N. Göksel Öztürk, 39 - VF Ege Türkiye Genel Müdürü

Webrazzi.com ile 2015 yılında bir önceki yıla kıyasla ulaştığı kişi sayısını yüzde 72 artırarak 7,28 milyon kişiye ulaştı.

26. Ömer Taviloğlu, 35 - Mudo YK Başkanı Mudo’nun dönüşüm projesi Harvard Business Case’e konu oldu ve 2016 yılında ders olarak okutulmaya başlandı.

27. Ayşecan Özyeğin Oktay, 35 - Fiba Holding YK Üyesi 2003-2005 arasında Finansbank’ta bireysel bankacılık bölümünde ve 2005-2007 arasında Fiba Grubu’nda iş geliştirme ve strateji bölümünde farklı projelerde aktif olarak rol aldı.

28. Neyran Bahadırlı, 37 - Uber Türkiye CEO’su 70 ülkede 400’den fazla şehirde hizmet veren Uber ile kullanıcılar için daha fazla ulaşım seçeneği, sürücü ortakları için daha fazla iş imkanı yaratmaya çalışıyor.

29. Alemşah Öztürk, 39 - 4129 GREY CEO’su Çalıştığı markalara interaktif ve alternatif medya kanallarını kullanarak yaratıcı projeler geliştiren 4129 Grey’in WPP ile olan beraberliğinden büyük sinerji yarattı. Ekibiyle beraber viral pazarlama, advergame, dijital ve sosyal medya kampanyaları tasarlıyor.

30. Cem Garih, Kerem Kamışlı 24, 23 - Yenibirlider Derneği Kurucuları Dernek adına 2015-2016 döneminde, Profesyoneller Kulübü’nün programlarını devam ettirdiler. Toplamda 176 genç profesyonel sertifika, mentörlük ve koçluk programlarından mezun oldu.

31. Egemen Demirtaş, 39 - Efe Alkollü İçecekler CEO’su Türkiye’deki rakı üretimiyle ilgili küçülen pazarda yeni stratejiler peşinde. Demirtaş, tat değişimi için farklı reçeteler üzerinde çalışıyor. Rakı konusunda uzman kişilerden oluşan gruplara degüstasyonlar yaptırıyor.

Pozitron’un mobil pazarlama bacağının kuruluşunda da yer alan ve aynı zamanda melek yatırımcı olan İşbecer, Shakespeare In Love isimli giyim markasının da yönetim kurulunda.

34. Hasan Serhan Süzer, 39 - Süzer Holding YK Üyesi ve EKORE CEO’su Ritz-Carlton İstanbul otelinin açılışından itibaren otelin mülk yönetimini üstlendi. Süzer Grubu’nun uluslararası ilişkiler yöneticisi olarak görev yaptı.

35. Esin İmer, 34 - Blablacar CEO’su Girişimin 2015 yılında aldığı 200 milyon dolar yatırım değerini 1,6 milyar dolara yükseltti. Kadınlara yönelik geliştirilen servisle güvenli seyahat projesini öne çıkardı.

36. Soner Cesur, 38 - Arvato Telekom Ülke Başkanı Arvato Telekom 3 bin kişiye istihdam sağlıyor. Bertelsmann Grubu’na bağlı, entegre e-ticaret hizmetlerinde Avrupa’nın en büyük servis sağlayıcısı.

37. Kerem Altınöz, 38 - ACO Türkiye Ülke Müdürü ACO Türkiye adına 2016’da kamusal ve endüstriyel alanlardaki su yönetimi problemlerine odaklandı. Su yönetiminde ve yağmur sularının toplanmasında yeni modeller üzerine çalışıyor.

38. Burak Kızılhan, 32 - AE Arma Elektropanç YK Üyesi Türkiye’ye teknik müteahhitlik kavramını kazandırdı. Şirketin 5 binden fazla çalışanı bulunuyor.

39. Emir Aral, 31 - Hometech CEO’su Hometech markası altında 2014 yılından itibaren Tablet PC ürünlerine yoğunlaştı. 2016 tablet satış hedefinde 500 bin adete doğru gidiyor.

39. Emre Pekar, 35 - Glasshouse Türkiye CEO’su Pekar, GlassHouse, destek hizmetleri alanında endüstri standardını yeni bir seviyeye taşıdı. Müşterilerine modern veri merkezleriyle hizmet veriyor.

40. Deren Öztürk, 37 - Deren Kimya Yönetim Kurulu Üyesi Türkiye’de 230 mağazası bulunan global kişisel bakım marketi Watsons ile anlaşma imzaladı. Cosmed’i ayrıca eczane kanalında büyütüyor.

32. Tuğçe Ergül, 28 - Angel Labs Kurucu Ortağı ve CEO’su

40. Ömür Kula Çapan, 35 - Tribal Worldwide Genel Müdürü

Startup Weekend’in Güney Avrupa yöneticiliğini ve Girls in Tech İtalya başkanlığını sürdüren Ergül, Meksika ve ABD olmak üzere 11 ülkede 30 dijital yatırıma imza attı.

Enpara.com markasının ürün/iş geliştirme ve iletişiminde sorumlu müdür olarak projenin tüm süreçlerinde yönetici olarak rol aldı. Hızlı tüketimden finansa Effie alan birçok case’de imzası var.

33. Fırat İşbecer, 36 – Monitise Kurucusu


23

SINAİ

BÖLGE


MAKALE

24

SINAİ

Erol DEMİR Bakırköy Milli Eğitim Müdürlüğü

Şube Müdürü

Nitelikli meslek insanları yetiştirmek için büyük gayret gösteriliyor. Öğrenciler, mezuniyet sonrası teşvik edilmeye de ihtiyaç duyuyor.

EĞITIMDEN ÜRETIME SEKTÖRLE İŞ BIRLIĞINE Mesleki eğitimin temel hedefi; öğrencilerin, rekabet edebilir düzeyde mal ve hizmet üretebilmek için mesleki bilgi, beceri ve teknolojiyi kullanmayı öğrenerek ülkemizin gelişmesine katkı sağlayan sektörlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanları yetiştirmektir. Bu görevi sadece devletin resmi okullarından beklemek doğru olmadığı gibi ülke olarak ilgili tüm tarafların hiç ara vermeden el ele vermesi mesleki eğitimi yeniden kurgulaması ve mezuniyetinde hemen istihdam olabilen aranan nitelikli meslek insanlarını yetiştirmesiyle mümkün olabilir.

arasında arz ve talep uyuşmazlığı bulunmaktadır. İşgücü ve eğitim planlamasının gerçekçi şekilde yapılması, uygulama tabanlı eğitiminin güçlendirilmesi ve mesleki eğitime hak ettiği önemin verilerek toplumdaki algısının olumlu yönde geliştirilmesi gerekmektedir. Eğitim ile istihdam ilişkisinin güçlendirilmesi için öğretim programlarının bu standartlara uygun olarak güncellenmesi gerekmektedir. Öğrencilerin mezuniyet sonrası kendi alanlarında çalışmaları teşvik edilmelidir. İşsizlik fonunun bir kısmının mesleki eğitim amaçlı kullanılması sağlanmalıdır.

Geleceğin mesleklerinin gerektirdiği nitelikler arasında esneklik, hız, uyum ve dijital beceriler ön plana çıkmaktadır. Teknolojideki gelişmeler bazı meslekleri ortadan kaldırırken bazı mesleklerin de doğmasına ortam hazırlamaktadır. Mesleki eğitim sisteminin süreci ve programları sürekli güncellenmelidir. Üretim sektöründe otomasyon sistemlerinin yaygınlaşması dijital tabanlı bir mesleki eğitimi zorunlu kılmaktadır. Mesleki eğitimde devlet desteğinin yanında sektörün ve sivil toplum kuruluşlarının da desteklerinin arttırılması önemlidir.

Meslek liseleri süreç ve müfredatlarında staj ve işyeri beceri eğitiminin ağırlığı arttırılmalıdır. Öğrencilerin meslek tercihleri ilgi ve yetenek testleri doğrultusunda belirlenmelidir. Her bir öğrencinin yeteneklerini keşfetmemiz gerekmektedir. Mesleklerin tanıtımına yönelik daha fazla faaliyet düzenlenmelidir. Mesleği yok olmuş veya istihdam alanı daralmış kişilerin yeni bir meslek öğrenebilmesi için uyum eğitimleri verilmelidir. Meslek liselerinde mesleki rehberlik ve kariyer gelişime konularına daha fazla önem verilmelidir.

Mesleki eğitimde mezun sayısının artmasına rağmen sektördeki nitelikli eleman ihtiyacı yeterince karşılanamamaktadır. Mesleki teknik eğitim ve istihdam

Atölye ve meslek dersi öğretmenleri için yeni bir hizmet içi eğitim yaklaşımı ve modeli oluşturulmalıdır. Hizmet öncesi ve hizmet içinde mutlaka ilgili sektörlerde uygulamalı işbaşı eğitimleriyle günceli takip


25

edebilmeli, kişisel ve mesleki gelişimine destek verilmelidir. Meslek liselerinde öğretmen seçiminde alan temelli değerlendirmeler yapılmalıdır. Mesleki ve teknik ortaöğretim okullarının yöneticileri atölye ve laboratuvar öğretmenlerinden seçilmelidir. Meslek lisesi bitirenlerin yeterliliklerin belgelendirilmesi sağlanmalıdır. Temel becerilerin her bireye kazandırılması sağlanmalı ve bu becerilerle mesleki eğitim arasında bağlantı kurulmalıdır. İşverenlerin tüm meslekler için Mesleki Yeterlilik Belgesi alan bireyleri çalıştırmaları sağlanmalıdır. MEB ve yükseköğretim kurumlarının kalite güvence sistemini uygulaması ayrıca bu kurumların bağımsız bir kurum/kuruluş tarafından sürekli izlenerek denetiminin sağlanması gerekmektedir. Mesleki eğitim istihdam ilişkisine yön vermek için iş piyasası ihtiyaç analizleri sürekli yapılmalıdır. Sektörün ve sivil toplum kuruluşlarının da etkin rol oynadığı yeni bir mesleki eğitim okul yönetim sistemine ihtiyaç duyulmaktadır. Öğrencilerin uluslararası işgücü piyasasındaki hareketliliğini arttırmak için yabancı dil becerileri geliştirilmelidir. İşletmede beceri eğitimi özellikle endüstri bazlı alanlar için ilk yıldan itibaren başlamalıdır. Küçük işletmelerde de iş yeri beceri eğitiminin yaygınlaştırılması sağlanmalıdır. İş tecrübesi yüksek çalışanların bilgi birikimlerinin genç nesillere aktarılması sağlanmalıdır. Ahilik ve değerler eğitimi sürecinde rol modellerin temel alınması sağlanmalıdır. Mesleki eğitimde değerler eğitimi staj ve işletme boyutunda da yer almalıdır. Meslek yüksekokulu programları sektörün ihtiyaçları doğrultusunda sanayi bölgeleri içerisinde açılmalı ve sektörün ihtiyacına yönelik olarak müfredat sürekli güncellenmelidir. Meslek yüksekokullarındaki eğitim, işyeri beceri eğitimi temelli olarak uygulanmalıdır. Üniversite-Sektör- İŞKUR

SINAİ

işbirliği güçlendirilmelidir. Meslek yüksekokulları – OSB’ler iş birliği güçlendirilerek sürdürülmelidir. Mezun durumundaki öğrenciler, istihdam ofisleri, kariyer merkezleri ve İŞKUR aracılığında online sisteme dahil edilmeli, bu konuda mezun öğrenciler için farkındalık oluşturulmalıdır. Bölgedeki kurumsallaşmış işletmelerin yöneticilerinin Meslek Yüksekokullarında düzenlenen kariyer rehberliği etkinliklerine dahil olmalarına imkân sağlanmalıdır. İhtisaslaşmış okullar açılması sürecinde sektörün ihtiyaçlarını karşılayacak yapılandırılmalıdır. Sektörün bu okullara desteğinin arttırılması önemlidir. Özel ve resmi mesleki liselerin yönetimi bakanlık düzeyinde aynı çatı altında toplanmalıdır. Sanayinin kümelenmesine bağlı olarak ihtisaslaşmış meslek liseleri mümkünse OSB’ler içinde ya da yakınında açılmalıdır. Hayat boyu öğrenmede kurs süreleri kısaltılmalıdır. Mesleki eğitim merkezleri aktif şekilde kullanılarak hali hazırda istihdamda olan kişilere yoğunlaştırılmış eğitimler verilmeli ve belgelendirilmelidir. İş sağlığı ve güvenliği konusunda mesleki eğitim merkezleri aracılığıyla kısa ve öz eğitimler verilmelidir. Projeler öğrencinin veya sektörün ihtiyaçları doğrultusunda Avrupa Birliği 2023 Eğitim hedefleriyle örtüşecek şekilde gerçekleştirilmelidir. İstihdam yaratıcı faaliyetlerle şirketler projelerin içerisine çekilmelidir. Mesleki ve teknik eğitim öğrenci ve öğretmenlerinin uluslararası hareketliliği uygulanacak projelerle daha fazla teşvik edilmelidir. Endüstri 4.0 gelecek projeksiyonlarında bilişim tabanlı mesleki eğitimin önemi ortaya çıkmaktadır. Bilişim eğitimi sadece donanım olarak düşünülmemeli, kodlama ve yazılım derslerinin ağırlığı arttırılmalı hatta ilköğretim düzeyinden itibaren algoritma oluşturma gibi temel bileşenler öğretilebilir. Mesleki ve teknik eğitime yönelik olumsuz

MAKALE

algıyı değiştirmek için sektör, bakanlık ve medya işbirliği yapmalıdır. Meslek lisesi öğrencilerine diğer lise türlerindeki öğrencilerden farklı olarak kendi mesleklerinde üniversiteye geçişlerinde ek puan ya da başka fırsatlar verilmesi meslek lisesi öğrenciler için “zorunlu” değil, “cazip” hale gelmesi için önemlidir. Meslek liseleri ile ilgili başarı hikâyeleri haber yapılması teşvik edilmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı 24-25 Ekim 2016’da II. Eğitim Kongresini Antalya’da, Türkiye’nin 2023 Vizyonu ve Mesleki Teknik Eğitim Paneli düzenleyerek “eğitimden üretime sektörle iş birliğine” sloganıyla; Mesleki ve Teknik Eğitime Erişim, kurumsal kapasite, kalite güvence sistemi, nitelikli işgücünün yetiştirilmesi ve istihdamı ile yükseköğretimde mesleki eğitim ana temalarında geniş bir temsil ve katılımla gerçekleştirmiştir. Yukarıdaki tüm öneriler eğitim kongresinde farklı katılımcıların farklı panel ve oturumlarda yaptıkları çalışma sonucunda uzlaşılmış özet raporlarından oluşmaktadır. Kongre sonrası bazı önerilerin uygulamaya geçmiş olanları yazıya dahil edilmemiştir. Bugüne kadar MEB tarafından yapılmış tüm paydaşların temsil edildiği konuların detaylı tartışıldığı sunucunda uzlaşılmış somut öneriler olması dikkat çekmektedir. Çalışma tümüyle ele alındığında; mesleki eğitimin akademik amaçlı diploma sahibi olmak için değil sektöründe mal ve hizmet üretimi için beklenen iş alışkanlıkları bilgi, beceri ve tutumları kazandıran bir yapıda olması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Bunun yegâne şartının da meslek lisesi öğrencilerini okulda tutmak yerine tüm sürecin en az yarısının işbaşında üretimin içinde öğretmen ve usta öğreticinin birlikte desteklediği, mezuniyet sonrası hiç ara vermeden istihdamla buluştuğu şekilde irtibatlandırılmasının daha olumlu sonuçlar vereceği düşünülmelidir.


RÖPORTAJ

26

SINAİ

YÜZ BINLERCE ISTIHDAM, ONLARCA SEKTÖR…

BİR HİBRİT OSB Şehrin içindeki şehir… 300 bin istihdam, 30 bin KOBİ ve 20’ye yakın sektörle İstanbul sanayisinin merkez üssü. Sanayiyle ticareti koyun koyuna büyüten bir melez endüstri vadisi: İkitelli OSB… Kimliğiyle, kültürüyle, üretimiyle, istihdamıyla ve KOBİ’leriyle bambaşka bir sanayi merkezi olan İkitelli OSB, Avrupa’nın rakamsal açıdan en büyük sanayi bölgesi olma özelliğini de portföyünde taşıyor. Tekstilden plastiğe, mobilyadan kimyaya kadar farklı birçok kalemin sivrildiği İkitelli OSB, insansız hava aracı bile üretiyor. İşçiliği ve kalitesiyle parmak ısırtan mobilya kenti MASKO’yla cazibesini yükselten kent, yüz binlerce istihdamın da kalesi. Ürünlerini dünya üzerindeki tüm kıtalara pazarlayan ve 7 milyar dolarlık ihracatla ekonomiye en büyük katma değeri sunan OSB’nin Başkan Vekili Şaban Gülbahar, sanayide İkitelli ekolünü SINAİ’ye anlattı. “Yetiştirdiğimiz yetkin ve eğitimli nesillerle firmalarımıza çözüm sunuyor, teknoloji kurum ve kuruluşlarıyla ilerlettiğimiz iş birliğimizle de yüzümüzü yeni nesil üretime dönüyoruz” açıklamalarına yer veren Başkan, şöyle devam etti:

Avrupa’nın en büyüğü OSB’nizi bizlere tanıtarak, faaliyette bulunduğunuz sektörlerin ağırlığını ve üretim anlayışınızı anlatabilir misiniz? İkitelli OSB rakamsal veriler açısından Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük OSB’si. Yaklaşık 30 bin KOBİ, 300 bin çalışan ve yaklaşık 7 milyar dolarlık ihracattan bahsediyoruz. Ülkemize GAP’tan sonra en önemli ekonomik katkıyı İkitelli OSB sunuyor. Sektörel anlamda çok renkli bir sanayi bölgesiyiz. Deri mamulleri, saraciye, ayakkabı, oto tamir, mobilya – kereste, çorap, triko, konfeksiyon, makine imalatı ve yedek parça, madeni eşya, tekstil dokuma, plastik, depo ardiyeciler, pik dökümcüler, metal, kaplama, sarı döküm, hırdavatçılar, kimyevi madde, elektrik, elektronik bölgemizde yer alan başlıca sektörler arasında sayılabilir. Üretim aşamasının ise genellikle ayakkabı, tekstil, elektrikelektronik, oto tamir, plastik, metal ve döküm ağırlıklı olduğunu söyleyebiliriz. İnsansız hava aracı üretimi yapan Baykar Makine ve dünyanın en büyük mobilya kenti MASKO’da bölgemizde hizmet vermektedir. OSB’miz büyük ölçekli işletmelerin yanı sıra çok sayıda KOBİ’ye de ev sahipliği yapmaktadır.

OSB’leri “sanayinin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak, çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarını önlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonel kullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli bir plan dâhilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla; sınırları tasdik edilmiş arazi parçalarının imar planlarındaki oranlar dâhilinde gerekli idari, sosyal ve teknik altyapı alanları ile küçük imalat ve tamirat, ticaret, eğitim ve sağlık alanları, TGB’lerle donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dâhilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve bu Kanun hükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretim bölgeleri” olarak tanımlayabiliriz. Bu tanım OSB’lerin nasıl fark yarattığının da bir göstergesidir aslında. OSB’lerin kuruluş amaçlarını da ifade edelim. Sanayinin disipline edilmesi, şehrin planlı gelişmesine katkıda bulunulması, birbirini tamamlayıcı ve birbirinin yan ürününü teşvik eden sanayicilerin bir arada ve bir program dâhilinde üretim yapmalarıyla, üretimde verimliliğinin ve kar artışının sağlanması, sanayinin az gelişmiş bölgelerde yaygınlaştırılması, tarım alanlarının sanayide kullanılmasının disipline edilmesi, sağlıklı, ucuz, güvenilir bir altyapı ve ortak sosyal tesisler kurulması, müşterek arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi, bölgelerin devlet gözetiminde, kendi organlarınca yönetiminin sağlanması amacıyla kurulan OSB’ler Türk ekonomisine ve sanayi alt yapısına ciddi katkılar sunmaktadır. Özetlemek gerekirse; ucuz enerji, vergi indirimi, alt yapı imkânları, teşvik ve destekler, Ar-Ge ve inovasyon, üniversite-sanayi işbirliği, yenilikçi üretim parametrelerinde sağlanan kolaylıkların üretim maliyetlerine ve performansına önemli katkılar sunduğunu söyleyebiliriz. Yine İkitelli’de ve birçok OSB’de mesleki eğitime verilen önem kapsamında açılan meslek liselerinin nitelikli eleman ihtiyacını yüksek oranda karşıladığını ve karşılayacağını da belirtmek isterim. Buna rağmen sanayicilerimizin yıllardır şikâyet ettiği bazı konular var ki bunlarda Üretim Reform Paketi ile çözüme ulaştırılacaktır.

“İkitelli” üretimleri her kıtada

Büyümenin altın anahtarı OSB’ler

OSB’nizin ihracat oranları nasıldır? Hâkim olduğunuz pazarlar nerelerdir, etki alanınızı genişletme çalışmaları yapıyor musunuz?

OSB içi üretim yapmanın, OSB dışında faaliyette bulunmaya göre avantajlarını açıklayabilir misiniz?

Burası için İstanbul sanayisinin başkenti desek yanlış bir ifade olmaz. İkitelli OSB, az önce de ifade

ettiğim gibi çeşitli sektörel üretimin yapıldığı devasa bir fabrika. Türkiye ihracatının büyük bölümüne yakınını tek başına yapmayı başaran İkitelli OSB’den, Alman otomobil devleri Mercedes ve BMW ile ABD’li otomotiv devi Ford gibi firmalar da dâhil olmak üzere dünyanın her yerine mal satılıyor. 30 bin işyerinde 300 bin çalışanı barındıran İkitelli OSB’de küçük ve orta ölçekli birçok firma bulunuyor. Bu işyerlerinden yüzde 60’ı sanayi kuruluşuyken, yüzde 40’ı da ticarethane niteliğinde faaliyet gösteriyor. Sanayi kuruluşlarının yüzde 50’sinde ise üretim yapılıyor. En fazla üretimin deri, ayakkabı ve saraciye bölümlerinde yapıldığı İkitelli OSB’de, otomotiv endüstrisi de büyük bir paya sahip. İhracat ürün grupları arasında bölge içinde bir sınırlama yapmak çok kolay değil. Ancak tekstil, elektrik-elektronik, plastik, deri, ayakkabı, mobilya üretimi yapan firmaların genelinde düşünürsek İkitelli OSB’nin en çok Orta Doğu ülkeleri, Rusya, Balkan ülkeleri ve Avrupa’ya ihracat yaptığını söyleyebiliriz. Mesela; sanayi bölgemizde bulunan MASKO Türkiye’nin 1.7 milyar dolarlık mobilya ihracatının yüzde 10’nunu tek başına karşılarken, özellikle Marmara ve Trakya bölgelerinin mobilya ihtiyacının yüzde 60’ı da buradan soruluyor. 4 bin kişiye istihdam sağlayan MASKO; Türk Cumhuriyetlerine, bazı Avrupa ülkelerine, Afrika ve özellikle de Libya, Azerbaycan, Irak ve Nijerya gibi ülkelere perakende satış yapan en büyük mobilya kenti. Yine çok sayıda istihdam gücü ile üretim yapan firmalarımız var. Her biri yıllık 7 milyar dolarlık ihracat için önemli düzeyde katma değer yaratmaktadır. Bölgemiz aslında bir Hibrit OSB olarak düşünülebilir. Yüzde 60’ı sanayi, yüzde 40’ı ticarethane olan bir bölgede etki alanlarının genişletilmesi biraz da uygulanan ekonomik politikaların paralelinde ilerleyecektir. Sanayicinin ve sanayi bölgelerinin üzerindeki yük hafifletilebilir ve de destekler arttırılabilirse üretim süreci iyileştirilebilir ve dış ticaret hacmi genişletilebilir diye düşünüyorum. Malum enerji, su, doğalgaz, harç ve vergi, hammadde, istihdam, Ar-Ge gibi kalemler sanayiciler ve üretenler üzerinde mali baskı oluşturmaktadır. Sanayiciyi ve üreticiyi rahatlatmak gerekir. Bildiğiniz üzere Üretim Reform Paketi yasalaştı. Umarım bu paket ülkemizdeki birçok sanayici için güzel gelişmeleri beraberinde getirir.


27

SINAİ

RÖPORTAJ

İkitelli OSB Havadan Görünüm

Röportaj: Seda ALKIM

Teknoloji diyaloğu geliştiriliyor Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarınız nelerdir? OSB’lerin teknolojik alanlarda yapacakları yatırımda nelere dikkat etmeleri gerekir? Ar-Ge vasıtasıyla geliştirdiğiniz projeler mevcut mudur? İkitelli OSB’yi diğer OSB’lerden ayırmak gerekiyor. Biz sonradan OSB yasasına tabi olmuş bir sanayi bölgesiyiz. Bizde imalattan ziyade atölye tarzı bloklar mevcut. Büyük ölçekli üretimler yok. Olanlar ise kendi Ar-Ge ve İnovasyon çalışmalarını bünyelerinde oluşturdukları bölümlerle yürütüyorlar. Bizim etkin olacağımız nokta; firmalara bu çalışmaları yürütebilecek olanakları sunmak. Yani yukarıdaki sorunuza verdiğim yanıtta da ifade ettiğim gibi biz firmaların üniversiteler, teknoparklar, teknoloji merkezleri, teknoloji transfer ofisleri ile diyaloglarını geliştirebilecek işbirlikleri kurmalarını sağlıyoruz. Üniversite- sanayi iş birliği kapsamında üniversitelerimizden gelen ve saha çalışması yapan akademisyenlerimiz, firmalarımızın Ar-Ge, inovasyon, yenilikçi üretim çalışmaları için destek oluyorlar ve bir plan dâhilinde proje geliştiriyorlar. Sanayicinin yıllardır istediği bir şeyi hayata geçirmiş olduk. “Üniversitelerden nasıl yararlanırız?” sorusunun yanıtını yıllardır bulamayan sanayiciler ve üretenler, bir akademisyenin

bilgisi ve desteğini almanın etkisini birebir yaşamış oluyorlar. Aynı şey akademisyenler için de geçerli. Onlar da üretimin nasıl yapıldığını, sanayicinin çalışma koşullarını birebir deneyimlemiş oluyorlar. Ayrıca firmalarımızın bölgemizde yer alan Yıldız Teknopark’tan ofis kiralayarak Ar-Ge ve İnovasyon çalışmalarını bu çatı altında yürüttüklerini de yanıtımıza ekleyebiliriz. İkitelli, konunun bileşenleri açısından avantajlı bir bölge. Firmalarımızın Ar-Ge ve inovasyon destekleri için başvurabilecekleri KOSGEB, Yıldız Teknopark, Başakşehir Teknoloji ve İnovasyon Merkezi bölgemizde yer alıyor. Sanayinin yapısal dönüşümü “Üç Y” diye formüle edilen Yeşil, Yenilikçi ve Yerli Üretim eksenlerinde gerçekleştirilecek iken bölgemizin ve bölgemizdeki firmaların buna kayıtsız kalması pek mümkün görünmüyor.

Firmalar “eğitimliye” alışıyor OSB içi eğitim konusunda ne düşünüyorsunuz? Nitelikli eleman temini adına verilen teşvikleri yeterli buluyor musunuz? Bölgemizde, Başkanlığımızın açtığı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemiz var. Okulumuz Mekatronik, Makine (CNC), Otomotiv, Biyomedikal, Kimya, Elektrik, Elekt-

ronik bölümlerinde eğitim veriyor. Mesleki eğitim noktasında artılarımızın daha fazla olduğunu düşünüyorum. Çünkü iyi donatılmış bir okulumuz var ve bu okul tam da sanayinin içinde. Öğrenci hem öğreniyor hem de deneyim kazanıyor. Mesleki yeterliliğe ulaşabilecek bir eğitim alıyor. Stajını sanayinin içinde bir firmada yapıyor. Mezun olduğunda ise; ya işi hazır oluyor ya da üniversite için alt yapısı sağlam oluyor. Yapmamız gereken tek şey gençleri mesleki eğitime yönlendirmek, firmaları ise eğitimli bireylerle çalışmaya alıştırmak. Ucuz iş gücü ve usta-çırak mantığı denklemi biraz etkileyebilir. Dengeyi sağlayabilirsek, mesleki eğitim bireye geleceğini güçlendirici sanayiciye ise üretimini ve performansını arttırıcı katkı sunacaktır. Teşvikler konusuna gelince; mesleki eğitim verilen bazı bölümler teşvikle desteklenirken bazı bölümler için teşvik verilemiyor. Mesela kendi bölgemiz ve okulumuz için konuşursak; bölgeden yiyecek-içecek hizmetleri, giyim üretim teknolojileri, grafik ve fotoğrafçılık için talep var ancak teşvik olmadığı için bu bölümler açılamıyor. Üstelik bu bölümlerin istihdam alanı da oldukça geniş. Bana kalırsa her bir OSB için nitelikli eleman eksiği araştırması yapılıp mevcut ya da yeni açılacak eğitim kurumları için o alanda nitelikli eleman yetiştirebilecek bölümler için teşvik verilmelidir.


RÖPORTAJ

28

SINAİ

Şaban GÜLBAHAR İkitelli OSB Başkan V.

“Kümelenme çalışmaları hızlanmalı” OSB’lerin, 2023 ihracat hedefleri olan 500 milyar dolarlık orana ulaşabilmeleri için neler yapmaları gerekir? Yurt dışında düzenlenen fuar ve tanıtım günlerinin faydaları nelerdir? Öncelikli olarak katma değer yaratacak yenilikçi ve yerli üretimi destekleyecek yatırımlar ve çalışmalar yapmak gerekir. Devletimizin sunduğu her türlü fırsat iyi değerlendirilmelidir. Sanayi bölgelerindeki firmaların mutlaka ama mutlaka birbirlerinden faydalanması gerektiğini düşünüyorum. İkitelli bu modeli kısmi de olsa uygulayan bir yapıya sahip. Tam anlamıyla Endüstriyel Simbiyoz uygulayıcısı bir OSB’yiz diyemem ancak bölgemizde yer alan firmaların çoğu tedarikçisini yine bölgeden temin ediyor. Yaptığı üretim için ihtiyaç duyduğu her türlü teknik parça ve maddeyi bölgedeki küçük ve orta ölçekli işletmelerden sağlayabiliyor. Yeterli mi? Elbette değil. Kümelenme çalışmalarının hızlandırılması ve bir an evvel uygulanması gerekiyor. OSB’lerdeki meslek lisesi ya da meslek yüksekokul sayısının arttırılması da şart. Nitelikli ve mesleki eğitim almış bir kuşakla katma değer yaratacak ve bizi dünyaya taşıyacak markalar yaratmalıyız. Yerli otomobil çalışmalarımız başladı. Aynı zamanda savunma ve havacılık sanayinde de milli ve yerli üretimler yapmaya çalışıyoruz. Kendi uçağımızı, kendi tankımızı, kendi otomobilimizi üretecek noktaya geldiğimiz anda 2023 hedeflerine daha kolay ve hızlı ulaşabileceğimizi düşünüyorum. Tabi tüm bunların yanı sıra Sanayi 4.0 devrimi ve nesnelerin interneti, üniversite-sanayi işbirliği, teknoloji transfer ofisleri, Ar-Ge ve İnovasyon yatırımları da göz ardı edilmemelidir. İkitelli OSB firmalarımızın birçoğu yurt dışında düzenlenen fuarlara birebir katılım sağlıyorlar. Onlardan aldığımız bilgiler ve edindiğimiz izlenimler doğrultusunda yurt dışı fuarlarının küresel piyasada pazar payını yaratma ve yeni iş ortaklıkları kurma noktasında etkili olduğunu söyleyebiliriz. Üretimlerini yeni pazarlara taşıyan birçok sanayicimizin daha kolay ve hızlı büyüdüğünü görüyoruz.

Kaynak Verimliliğine Zemin Endüstriyel simbiyoza dönük görüş ve düşüncelerinizi belirtebilir misiniz? Endüstride iş birliğinin önemi nedir? “Simbiyoz” biyolojik bir terim ve iki canlının tek bir organizma gibi birbirleriyle yardımlaşarak bir arada yaşamaları anlamına gelmektedir. Endüstriyel Simbiyoz uygulamaları özellikle OSB, endüstri bölgeleri gibi sanayinin yoğunlaştığı ve belli bir yönetim altında organize olan işletme toplulukları için daha da

etkin olarak uygulanabilecek fırsat alanlarını içermektedir. Birbirine fiziksel olarak yakın olup, normalde birbirlerinden bağımsız çalışan iki veya daha fazla endüstriyel işletmenin bir araya gelerek hem çevresel performansı hem de rekabet gücünü artıracak uzun süreçli ortaklıklar kurması ve dayanışma içinde çalışması çok mühim bir konudur. Eğer endüstriyel işbirliği uygulanabilirse; daha sürdürülebilir ve yenilikçi bir kaynak kullanım yaklaşımı, malzeme, enerji, su ve

yan ürünlerin fiziksel değişimi de dâhil olmak üzere, her türlü varlığın, lojistik ve uzmanlık kaynaklarının paylaşımı, endüstriyel kaynaklı çevresel ve sosyal problemlerin önüne geçmekle kalmayıp aynı zamanda ekonomik getiri de sağlayacaktır. Ayrıca Ar-Ge, inovasyon (yenileşim) ve kümelenme faaliyetlerinin yanı sıra, yeni iş alanları yaratma potansiyeli ile girişimciliği ve bölgesel kalkınmayı da destekleyen bu yaklaşımla uluslararası rekabet koşullarının değişeceğini düşünüyorum.


Dört aylık periyodlarla sektör, üretim ve istihdama BÖLGE yönelik çalışmalar ile SINAİ ışık tutacak röportajların yer aldığı farklı gündem konularıyla hazırlanan, beş bin tirajlı “SINAİ” dergisi için görüş, öneri, haber ve ilanlarınızı "sinai@iayosb.com" adresinden bizlere ulaştırabilirsiniz.

29

sin

co sb. o iay ai@

m


MAKALE

30

SINAİ

M. Gökhan KİLİT İKV Strateji ve İş Geliştirme Müdürü

GIDA GÜVENLIĞI VE TÜKETICI Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin gündemde olduğu bu dönemde gerek tüketicilerin gerek gıda üreticilerinin, işleyicilerinin ve ticaretini yapanları yakından ilgilendiren süreç yaşıyoruz. Hâlihazırda AB ile üyelik müzakereleri yürüten aday ülke konumunda olmamız söz konusu süreçte elimizi güçlendiren unsurlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Gıda ile ilgili tüm süreçlerin, izlenebilir, öngörülebilir ve denetlenebilir olmasını amaçlayan AB, bu konudaki mevzuatını gıda güvenliği, hayvan sağlığı, hayvan refahı ve bitki sağlığı çerçevesinde değerlendiriyor. Bu çerçevede ülkemizde gıda güveliğine ilişkin yapılan çalışmalar hızlı bir şekilde ilerliyor.

öne çıkan ise işletmeler için olan düzenlemelerdi. Tüm gıda işletmelerime kayıtlı ve onaylı olma zorunluluğu getirildi. Ayrıca, AB’ye uyum kapsamında küçük işletmelerin HACCP uygulamalarına geçiş aşamasında kullanılmak üzere rehber olması açısından 24 adet İyi Hijyen Uygulamaları Rehberi hazırlandı. Gıda ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemelerin tekniğine uygun ve hijyenik şekilde üretilmesi, hazırlanması, işlenmesi, depolanması, nakledilmesi ve piyasaya arz edilmesi aşamalarında taşıması gereken özelliklerin belirlemesini amaçlayan Türk Gıda Kodeksi Aralık 2011’de Resmi Gazete’de yayınlandı. Kodeks kapsamında da onlarca yönetmelik hazırlandı. Bu gelişmeler sonucunda öne çıkan bazı başlıkları şu şekilde özetlemek mümkün.

Gıda sektörümüze yönelik reformlar

Türkiye, gıda güvenliğine ilişkin çalışmalarda belirli bir mesafe kaydetmiş durumda…

Bilindiği gibi, Türkiye 2010 yılında 5996 sayılı “Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu”nu çıkartarak AB mevzuatına uyum sağlarken, gıda güvenliği politikasını modernize etti. Türkiye için büyük bir ihtiyaç olan gıda güvenliği alanında 5996 sayılı kanunun yasalaşması, gıda güvenliği açısından bir dönemin başlangıcı oldu. Kanun kapsamında yüzden fazla yönetmelik yayımlandı. Bu yönetmelikler hayvan sağlığı, bitki sağlığı, gıda güvenliği ve yem konularında AB standartlarına ulaşabilmek adına yeni düzenlemeler getirdi. Gıda güvenliği sisteminde getirilen değişikliklerde ilk

Kayıtlı ve onaylı gıda işletmeleri Gıdanın izlenebilirliğini artırmak ve işletmelerin kontrolünü sağlamak için gıda ile ilgili üretim ve satış yapan işletmelerinin kayıt ve onay işlemlerini belirleyen yönetmelik, AB mevzuatı esas alınarak hazırlandı. İşletmeleri kayıtlı ve onaya tabi işletmeler olarak ayrı gruplandıran yönetmelik esaslarına göre, ürünü işlemeden son kullanıcıya satışı yapan işletmelerin sadece kayıtlı işletme olması yeterli olurken, üretim yapan ve ürünü işleyerek dağıtımını sağlayan işletmelere onaya tabi olma zorunluluğu getirildi. İşletmelerin kayıt


31

numaralarının ürünlerin etiketinde yer alması ile tüketici satın aldığı ürünün hangi işletmede üretildiğini görebiliyor. Bunun yanında, onaya tabi gıda işletmelerinde üretilen hayvansal gıdaların sağlık ve tanımlama işareti zorunluluğu getirilmesi izlenebilirlik açısında önemli bir adım. Sağlık işareti kesimhanenin onay numarasını ve işletmenin bulunduğu ülkeyi belirtirken, tanımlama işareti gıdaların işlendiği tesisin bulunduğu ülke ve onay numarasını gösteriyor. Ayrıca kesime gönderilen hayvanların gıda zinciri içerisinde takip edilmesi sağlanırken, hayvanlara ait tüm bilgiler sistemde izlenebiliyor. Gıda hijyeni Gıda güvenliği açısından tüketicinin korunmasını sağlamak amacıyla gıda işletmecisinin, gıdanın ilk üretiminden son tüketiciye sunulmasına kadar uyması gereken gıda hijyenine ilişkin genel kuralları kapsayan Yönetmelik, 852/2004/ EC sayılı Gıdaların Hijyenine İlişkin Avrupa Parlamentosu ve Konsey Tüzüğü esas alınarak hazırlandı. Yönetmelik, gıda işletmecisini kontrolü altındaki

SINAİ

üretim, işleme ve dağıtım aşamalarının tümünden ve bu yönetmelikte belirtilen hijyen gerekliliklerinin sağlanmasından sorumlu tutuluyor. Gıda ve yem kontrolleri Çiftlikten sofraya gıdanın kontrolü, AB mevzuatına uyumu, etkin bir gıda denetimini ve tüketiciye güvenilir ürün sunulmasını hedef alırken, bu kapsamda ülke çapında görevlendirilen kontrol görevlilerine geniş yetkiler veriliyor. Gıda ve yemin insan veya hayvan sağlığı üzerinde olumsuz etkisi ihtimalini tespit eden kontrol görevlisi ürünün satışını durdurma ve yasaklama ve aynı zamanda tarlada tespit ettiği olumsuz ürünü imha yetkisine sahip. Gıda ve yem işletmelerinin şartlara uymayan ürünlerinin, piyasadan geri çektirilmesini içeren düzenlemede ithal ürünlerin alıkoyulması da sağlanabiliyor. Bu ürünler imha edilebiliyor, özel bir işleme tabi tutularak yeniden kullanımı sağlanabiliyor veya geri gönderilebiliyor. Yapılacak denetimlerde risk esaslı denetim sistemi uygulanması esas alınıyor. Uygun sıklıklarla ve gıda maddelerinin

MAKALE

taşıdığı riskle orantılı olarak yapılacak denetimlerin AB’deki denetim ve kontrol sıklığına uyarlandığı görülüyor. Riskli işletmelerde daha yoğun, düşük riskli işletmelere daha az sıklıkla denetleme yapılmaktayken, denetim sıklıkları bir ay ile üç yıl arasında değişiyor. Değerlendirme AB mevzuatı esas alınarak gerçekleştirilen düzenlemeler, üyelik müzakereleri sürecinde uyum sağlama zorunluluğumuz bulunan AB gıda güvenliği politikası açısından önem taşıyor. Ancak, asıl önemli olan bu düzenlemeler ile gıda sektörünün modernizasyonu ile gerek AB pazarında gerekse küresel ölçekte rekabet gücünü artırıyor. Bu nedenle, gıda güvenliğinde son derece sıkı düzenlemelere sahip AB’nin standartlarının karşılanması amacıyla gıda işletmelerinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar etkin bir şekilde yürütülmelidir. Gerçekleştirilen reformlar, gıda sektörünün yanında, tüketicilerimizin sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimini sağlamakla beraber tarımsal işletmelerimizin de rekabet gücünü de artırıyor.


RÖPORTAJ

32

SINAİ

DALGIÇ KALIP A.Ş. IKINCI KUŞAK YÖNETIMI HEDEF BELIRLEDI

SIFIR HATA ÜRETİM 29.yılına ürettiği endüstriyel değerle giren Dalgıç Kalıp, standartları ihracat başarısı ve temiz üretimiyle aşıyor. Metal ve plastik kalıp imalatı yapmak üzere kurulan ve zaman içerisinde hem teknolojisini hem de sektör hakimiyetini geliştirerek marka kimliğini güçlendiren firmanın geçtiğimiz yıl yüzde 35’lik bir büyümeye imza attığının belirten Dalgıç Kalıp A.Ş. Genel Müdürü Emre Dalgıç, sanayinin kalbine yakın lokasyonlarda üretim bayrağını dalgalandıran firmanın, otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinde oluşturduğu katma değeri SINAİ’ye anlattı. “Yeni otomotiv projeleriyle büyüyoruz” diyen Dalgıç, şöyle devam etti:

Yetkin ekibi ve kalitesiyle “sıfır hatayla üretim” hedefine birkaç adım daha yaklaşan Dalgıç Kalıp, yeni dönemde EDM/CNC hattını kuvvetlendirmeyi ve 5 eksen makine yatırımı yapmayı hedefliyor.

Dalgıç’ın ürünleri dünya çapında Firmanızın kuruluş tarihçesi ve kurumsal kimliği hakkında bilgi verir misiniz? Üretim serüveninize nasıl başladınız? Şirketimiz 1988 yılında iç ve dış piyasaya metal ve plastik kalıp imalatı yapmak üzere babam Ali Dalgıç tarafından kurulmuş köklü bir kuruluştur. Grubumuz 4 farklı fabrikasında ürettiği kalıpları ve parçaları Avrupa’ya ihraç etmekte ve Türk otomotiv sektörüne parça ve kalıp tedariği sağlamaktadır. Tuzla Kimyacılar OSB’de bulunan Kalıp Fabrikası’nda yüzde 100 oranında otomotiv sektörüne progresif saç kalıbı ve plastik kalıp üretimi yapmaktadır. İstanbul Anadolu Yakası OSB’de bulunan Metal İşleme ve Seri Üretim Fabrikası’nda yüzde 70 otomotiv yüzde 30 beyaz eşya sektörü olmak üzere, metal parça üretimi, saç şekillendirme, montajlama ve seri üretimleri gerçekleştirmektedir. 35 tondan 500 tona kadar bulunan H tipi ve Laminasyon preslerinde TS 16949 standartlarına göre üretim yapmaktadır. Özellikle Türkiye’de üretimi olmayan saçların ithalatını da yaparak özel alaşımlı malzemeler ile üretimler gerçekleştirmektedir. Bunun yanı sıra Zonguldak Çaycuma’da bulunan Plastik Enjeksiyon Fabrikası’nda Elektrik-Elektronik sanayisine plastik parça üretimi gerçekleştirmektedir. Ayrıca grup bünyesinde hizmetlerine Ümraniye’de devam eden talaşlı imalat tesisi EDM/CNC makina parkuru açısından Türkiye’nin en büyük tesislerinden birine sahip olan işletmemizde de hem kalıp sektörüne hem de havacılık ve savunma sanayisine parça tedariği gerçekleştirilmektedir. Tüm bunların yanı sıra 01.01.2017 tarihi itibariyle grup bünyesinden fiziksel olarak ayrılarak Bursa Kayapa OSB’de kurulan ve %100 oranında otomotiv sektörüne plastik parça, metal montajı ve detaylı ürün montajları gerçekleştirmek üzere DLG Plast Otomotiv şirketimiz faaliyetlerine başlamıştır. Şirketlerimiz bünyesinde ortalama 240 personele istihdam sağlıyoruz ve Türk otomotivi için üretimlerimize devam ediyoruz. Almanya başta olmak üzere İspanya, İsviçre gibi birçok Avrupa ülkesine kalıp ve seri ürün imalatı yapan grubumuzun ürettiği kalıplar ve parçalar kalitesi ile dünya çapında kabul görmüştür.

Yeni otomotiv projeleri ile büyüyor Satış ve pazarlama faaliyetleriniz hakkında istatistikî verilerle desteklenmiş bir değerlendirmede bulunabilir misiniz? 2015-2016 yılı arasında şirket olarak yüzde 35 oranında bir büyüme gerçekleştirdik. Büyümemizin büyük bir oranını almış olduğumuz yeni otomotiv projeleri oluşturmaktadır. Satışlarımızın yüzde 30’luk dilimini kalıp üretimlerimiz oluştururken yüzde 50’sini metal parça üretimlerimiz yüzde 20’sini de özel imalatlarımız oluşturmaktadır.

Kalıp üretimi için özel tesis Üretim tesisiniz ne zaman kuruldu? Fabrika alanı, makine parkı ve çalışan sayısı hakkında bilgi verebilir misiniz? İstanbul Anadolu Yakası OSB’de bulunan fabrikamıza 2013 senesinde taşındık. Bu fabrikamızda 30’a yakın pres makinamız, kaynak ve vida çakma hatlarımızın yanı sıra bakım kalıphanemiz ve kalite laboratuvarımız bulunmaktadır. Ortalama 80 kişinin çalıştığı bu fabrikamız 7/24 esasına göre hizmet vermektedir.

Diğer tesisimizin de bu sanayiye komşu olan Kimyacılar OSB’de yer almakta ve burada sadece kalıp üretimlerimiz gerçekleşmektedir.

Eğitimle hatalar eriyecek Üretimini yaptığınız ürünlerdeki kalite standartları hakkında bilgi verebilir misiniz? Firmanızı ‘üretim’ sahasında diğer firmalardan hangi özellikler ayırmaktadır? Şirketimiz bünyesinde bulunan tüm kalite belgelerimiz köklü bir kuruluş olan Bureau Veritas’tan alınmıştır. ISO 9001, IS0 14001 ve TS 16949 belgelerini aktif olarak işletmemize kullanmaktayız. Aynı zamanda Alman otomotiv gruplarına yönelik gerçekleştirmiş olduğumuz üretimlerimiz gereği VDA 6.3 belgesini almak üzere çalışmalar başlattık ve 20. Haziran 2017 itibariyle ilk denetimimizi gerçekleştireceğiz. Ayrıca kalitemizi sürekli denetlenir ve iyileştirilebilir konumda tutmak adına bir danışmanlık firması ile Yönetim Danışmanlığı Anlaşması imzalayarak kalite yetkinliği konusunda ekibimizi 1 sene boyunca belirli periyodlarda eğitime tabi tutacağız. Bu sayede hem proje ekibimiz hem kalite ekibimiz hem de yöneticilerimiz hatasız üretime daha çok yaklaşacaklar.


Seda ALKIM SINAİ Röportaj: RÖPORTAJ

33

Ali DALGIÇ

Emre DALGIÇ

Dalgıç Kalıp A.Ş. Kurucusu

Dalgıç Kalıp A.Ş. Genel Müdürü


RÖPORTAJ

34

SINAİ

Avrupa fatihi

Sanayicinin dilini konuşan OSB

Firma olarak orta ve uzun vadeli planlarınız hakkında detay verebilir misiniz?

OSB içerisinde üretmenin artıları nelerdir? İstanbul Anadolu Yakası OSB’nin sanayicilerine ve yatırımcılara sağladığı güçlü avantajlar sizce nelerdir?

Orta vadede şirket olarak ihracat oranlarımızı yüzde 50’lere çıkarmayı hedeflemekteyiz. Kalıp üretimlerimizin yüzde 80’ini Avrupa ülkelerine ihraç etmekteyiz. Seri üretimdeki bazı referanslarımız da Almanya, İspanya ve Slovenya’ya ihraç olmakta ancak biz genel itibariyle yüzde 50’lik bir ihracat oranı hedeflemekteyiz.

Hassasiyet istiyor Sektörünüzde yaşadığınız sıkıntılar nelerdir, sektör hakkında bir değerlendirme yapabilir misiniz? Dalgıç Kalıp olarak biz birçok sektörde varlığımızı sürdürüyoruz ancak iki ana sektörümüz bulunmaktadır. Otomotiv ve beyaz eşya. İki sektörün de elbette ki kendine göre zorlukları bulunmaktadır. Beyaz eşya sektöründeki yüksek adetlerden kaynaklı olarak otonom kalıp bakımlarının hassasiyetinin yanında otomotiv sektöründeki tekil hataların bile ne gibi ek maliyetler doğurabileceğini öngörememek yaşadığımız ana sıkıntılardan bazılarıdır.

Personel yetkinleşti Sektörünüzde yurt dışına yönelik çalışmaların zorlukları nelerdir? Bu zorlukların yanında, yurt dışında çalışmanın avantajlarından da söz edebilir misiniz? Eskiden proje takibi ve İngilizce bilen yetkin personel azlığı sebebi ile iletişim problemleri yaşanırken

bugün o problemleri yaşamıyoruz. Avrupa ile çalışıyor olmanın en büyük avantajı da yeni teknolojilerden ve iyileştirmelerden iç piyasaya oranla daha hızlı haberdar olarak üretimlerimizi bu oranda geliştirebiliyoruz.

Yeşil üretim yaygınlaşıyor Sanayiyle birlikte çevrenin yan yana tutulması dünden bu güne sektörleri nasıl etkilemiştir? İlerleyen dönemlerde sektörler bazında yaşanacak pozitif gelişmeler üzerine yorum yapabilir misiniz? İşletmeler eskiye oranla daha çok bilinçlendi. Eskiden daha büyük işletmeler çevre bilincine hakimken ve belli regülasyonlara göre üretimlerini ve atıklarını takip ederken şimdilerde daha küçük işletmeler de özellikle bakanlığın istekleri doğrultusunda bir atık yönetimi uygulamakta. Bu bilinç büyük işletmelerde de hali hazırda bulunduğu için bazı projelerde şart koşulan ISO 14001 belgesi de özellikle bizim gibi işletmeleri bu belge aracılığı ile daha çok bilinçlendirmektedir.

Kesinlikle birçok artısı bulunmaktadır. OSB’lerin şehir dışına taşınması ile birlikte biz gibi işletmelerin bir arada aynı lokasyonda üretim yapabilir konumda olması yedek parçaya ve tedarikçiye yakın olmak bizlere büyük avantajlar sağlamaktadır. Bölgemizde aradığımız her türlü desteği en kısa sürede alabiliyor olmak ve yönetimimiz ile sürekli iletişimde olarak sorunlarımıza çözüm, sorularımıza cevap bulabiliyor olmak bizlere rahat bir çalışma ortamı sunmaktadır.

Eleştiri ivme katıyor Genel olarak endüstri camiasına, özel olarak da gelişmek isteyen işletmelere iletmek istediğiniz mesajlar nelerdir? 2. kuşak olarak bizim düsturumuz her yeni güne gelişmelerle uyanmak ve bir önceki günümüzü iyi-kötü yönleriyle eleştirerek büyümektir. Gelişmek isteyen işletmelerin, özellikle genç yöneticilerin dikkat etmesi gereken en büyük olgu gençlik dinamizmi ve öğrenme kolaylığını bir araya getirerek her geçen gün işletmelerini yeni gelişmelerle kuvvetlendirmeleri gerektiğidir. Bütün bunları uygularken aynı zamanda gelişme evresinde şirketin önce emeklemesine sonra adım atmasına ve ardından koşmasına müsaade etmek gerekir. En önemlisi de bu sıranın karıştırılmaması ve her basamağın sırası ile çıkılması gerekmektedir.


35

SINAİ

MAKALE

Tabela Sistemleri / Dijital Baskılı Ürünler / Kutu Harf Tabela / Araç Giydirme / Display Ürünler İş Güvenliği Levhaları / Bayrak ve Flama Üretimi / Totem / Yönledirme Sistemleri


MAKALE

36

SINAİ

EKONOMİ PENCERESİ

GÜMRÜKTE UZLAŞMA 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 244. maddesi 25.02.2011 tarih ve 27857 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 6111 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiştir. Bu değişiklik ile gümrükte uzlaşma müessesi kurulmuş ve 31.08.2011 tarihinden itibaren de uygulamaya başlanmıştır. 27.08.2011 tarihli ve 28038 sayılı Resmi Gazete yayımlanan ve 01.09.2012 tarihli 28398 sayılı Resmi Gazete’deki değişiklikle son hali verilen Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği ile uzlaşmanın usul ve esasları düzenlenmiştir. Gümrükte uzlaşma nedir? Yükümlü (Yani kendisine gümrük vergisi ve para cezası borcu terettüp eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili kişiler) ile gümrük idaresi arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların yargı yoluna başvurmadan önce taraflarca görüşme yoluyla çözülmesi ve giderilmesidir. Gümrükte uzlaşma getirmiştir?

Gümrükte uzlaşma kapsamında, yargı sürecini ve dava takibini kolaylaştırıcı adımlar atılmaktadır.

müessesesi

neler

Gümrük İdaresine, yükümlüden istenilen gümrük vergileri ve cezalarının bir kısmından vazgeçilmesi karşılığında, alacağın hemen tahsili imkânını sağlamış, bu sayede yargı sürecinin uzaması nedeniyle doğacak sıkıntılar önlenmiş ve çok sayıda davanın takip külfeti ortadan kalkmıştır. Yükümlüleri de yargıya gitmesi halinde faiziyle birlikte daha büyük tutarlara ulaşabilecek borçların uzlaşılan kısmını ödemek suretiyle borcun kalanından ve dava takip külfetinden kurtarmıştır. Yani idare ve yükümlü karşılıklı olarak kazanmaktadır ve kazan-kazan durumu söz konusu olmaktadır. İhtilaflar kısa sürede çözülebilmekte, dava süreci maliyetlerinden ve belirsizliklerinden kurtulun-

makta ve kamu alacağının tahsili hızlandırılmaktadır. Mahkemelerin gereksiz iş yükü de önlenmektedir. Uzlaşmanın kapsamı nedir? Beyan ile gümrük idaresince yapılan tespit sonucunda belirlenen veya gümrük idaresince tespit edilmesinden önce beyan sahibince bildirilen farklılıklara ilişkin tebliğ edilen gümrük vergileri alacakları ile kanunda ve ilgili diğer kanunlarda öngörülen cezaların tümü uzlaşma kapsamındadır. Yükümlü tarafından yapılan beyanın; ilgili gümrük idaresi tarafından kontrolü, ikinci muayeneye yetkili görevliler tarafından kontrolü, ikincil kontrol, sonradan kontrol, ertelenmiş kontrol kapsamında denetlenmesi sonucu ek tahakkuku yapılarak yükümlüye tebliğ edilen gümrük vergi alacakları ile kesilen ve muhatabına tebliğ edilen para cezalarının tümü uzlaşma kapsamındadır. Uzlaşmaya konu alacaklar nelerdir? Gümrük vergileri: Gümrük vergisi, ilave gümrük vergisi, tek ve maktu vergi, dampinge karşı vergi, sübvansiyona karşı telafi edici vergi, KDV, ÖTV, ek mali yükümlülük, toplu konut fonu, tütün fonu, ek fon, KKDF, çevre katkı payı, telafi edici vergi (İhracat), TRT bandrol ücreti (ticari olmayan eşya için). Para cezaları: 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234, 235, 236, 237, 238, 239, 241 maddeleri, 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 4. maddesi, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 51. maddesi, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 16. maddesi kapsamı para cezaları.


37

SINAİ

Uzlaşmaya konu olamayacak alacaklar nelerdir?

bulunabilir. Uzlaşma sonuçları sadece başvuruda bulunanlar için hüküm ifade eder.

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3’üncü maddesinde yer alan kaçakçılık suçlarına ve kabahatlerine ilişkin olması halinde uzlaşma talebinde bulunulamaz. Bu husus idarece araştırılır. Araştırma sırasında; adli süreç başlamamış olmakla birlikte 5607 sayılı Kanunun 3’üncü maddesi kapsamında takibatta bulunulması talebiyle fezleke veya rapor düzenlenmiş ya da adli makamlara bildirimde bulunulmuş olması, adli mercilerce soruşturma ya da kovuşturma yapılıyor olması ilgili Cumhuriyet Savcılığı veya mahkeme tarafından ceza verilmiş olması, hallerinden birinin varlığının tespit edilmesi durumunda ilişki olduğu sonucuna varılır. Gümrük vergilerinin matrahına giren, ancak aslı gümrük idarelerince takip ve tahsil edilmeyen vergi ve benzeri mali yükler uzlaşmaya konu edilemez. Aynı tür vergi / cezanın bir kısmı için uzlaşma talebinde bulunulamaz. Alacak tutarının kesin tahsilinin öngörülmediği ve teminata bağlandığı durumlar uzlaşmaya konu edilmez.

Uzlaşma başvurusu yetkili komisyonlar dışındaki gümrük idarelerine yapılmış ise ne olur?

Uzlaşma komisyonları ve yetkileri nelerdir? İki tür komisyon mevcut olup, konusu 500 bin TL’ye kadar olan alacaklar (bu tutar dâhil) için Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Uzlaşma Komisyonları, 500 bin TL’yi aşanlar için ise Merkezi Uzlaşma Komisyonu yetkilidir. Komisyonlar üç üyeden oluşur ve oy çokluğu ile karar alırlar. Uzlaşma başvurusunun süresi ne kadardır ve başvuru nasıl yapılır? Uzlaşma talepleri, henüz itiraz başvurusu yapılmamış olmak kaydıyla kararın muhatabına tebliği tarihinden itibaren on beş günlük itiraz süresi içinde yapılır. Gümrük vergileri ve cezalarının tebliğ tarihlerinin farklı olması halinde, uzlaşma başvurusunda, gümrük vergileri veya cezalara ilişkin en son tebliğ tarihi esas alınır. Başvuru uzlaşmaya yetkili komisyonların sekretarya hizmetlerini yürütmekle görevli birimine dilekçe ile şahsen veya taahhütlü posta ile gönderilmek suretiyle müracaat edilir. İştirak sebebiyle ceza birden fazla kişiye tatbik edildiyse, bunlardan her biri uzlaşma talebinde

Talep, idare tarafından derhal yetkili uzlaşma komisyonuna iletilir. Kimler başvuruda bulunabilir? Yükümlünün kendisi, temsilcisi veya özel vekâletname verilmesi şartıyla gümrük müşaviri; veli ya da vasi veya aynı gümrük vergilerinin ödenmesinden yükümlü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olması halinde gümrük müşavirleri uzlaşma talebinde bulunabilir. Başvuru talebinde usul hatası yapılırsa uzlaşma hakkı kaybedilir mi? Başvuru, uzlaşma komisyonun sekreterya hizmetlerini yürüten birimi tarafından öncelikle ve ivedilikle usul yönünden incelenir. Koşulları taşımadığı anlaşılan talepler değerlendirilmez ve bu durum ilgilisine yazıyla veya elektronik yolla tebliğ edilir. Usule ilişkin eksikliklerin giderilebilir nitelikte olması halinde, yükümlüye eksikliklerin tamamlanması için başvuru süresinin sonuna kadar süre verilir. Başvuru süresinin sonunda uzlaşma başvurusunda bulunulmuş olması ve usule ilişkin eksikliklerin giderilebilir nitelikte olması halinde üç iş günü ek süre verilir. Verilen sürenin sonunda eksikliklerin tamamlanmaması halinde talep reddedilir. Uzlaşma talebinde bulunulan alacağın hatalı olduğunun tespit edilmesi halinde, durum gerekçesi ile birlikte yükümlüye bildirilir ve uzlaşma görüşmeleri düzeltilmiş tutar üzerinden yapılır. Uzlaşma talebi kabul edilmezse, bu idari işleme itiraz ve yargı yolu açık mıdır? Evet. Başvuru talebinin sonuçları nelerdir? Uzlaşma talebinde bulunulması halinde, itiraz veya dava açma süresi durur. Uzlaşmanın vaki olmaması (Yani uzlaşma komisyonu teklifinin yükümlü tarafından kabul edilmediği durum) veya temin edilememesi (Yani yükümlünün uzlaşma komisyonunun davetine katılmaması, komisyona geldiği halde uzlaşma

MAKALE

tutanağını imzalamaması veya tutanağı ihtirazi kayıtla imzalamak istemesi durumları) halinde, itiraz süresi kaldığı yerden işlemeye başlar. Sürenin bitimine üç günden az kalmış olması halinde, süre üç gün uzar. Süresi içinde uzlaşma talebinde bulunan yükümlü, uzlaşma talep ettiği alacaklar için, başvurusuna ilişkin süreç sonuçlanmadan itiraz veya dava yoluna gidemez. Aynı gümrük vergilerinin ödenmesinden yükümlü ile birlikte gümrük müşavirlerinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olması halinde ne yapılır? Yükümlü ile gümrük müşavirinin başvurusu beraber sonuçlandırılır. Taraflardan biri veya her ikisinin katılımı ile uzlaşma görüşmesi yapılır. Uzlaşma görüşmesine kimler katılabilir? Uzlaşma komisyonu görüşmelerine yükümlünün bizzat katılması esastır ve arzu edilmektedir. Katılamaması halinde, temsilcisi veya vekâletnamede özel yetki verilmesi şartıyla, gümrük müşaviri de yükümlü adına görüşmelere katılabilir ve tutanakları imzalayabilir. Ayrıca, aynı gümrük vergilerinin ödenmesinden yükümlü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu durumlarda uzlaşma başvurusunda bulunan ve görüşmelere kendisi ve / veya yükümlü ile birlikte katılan gümrük müşaviri de tutanakları imzalayabilir. Yükümlü, uzlaşma komisyonu toplantılarında görüşlerini açıklamak üzere gümrük müşaviri bulundurabilir. Uzlaşma komisyonlarına, yükümlü dâhil, katılacak kişi sayısı üçü geçemez. Tutanaklara imza atma yetkisi olan kişi veya kişilerin yanında uzlaşma komisyonu toplantılarına katılan diğer kişi veya kişiler, görüşmede hazır bulunanlar olarak, uzlaşma tutanağına imza atarlar. Uzlaşma davetiyesi: En az beş gün önceden yazıyla veya uzlaşma talebi dilekçesinde belirtilen e-posta adresine elektronik yolla Tebligat Kanunu hükümlerine göre komisyon sekretaryası tarafından davetiye yükümlüye tebliğ edilir. Yükümlünün istemesi halinde beş günlük süreye bağlı kalınmaksızın daha önceki bir tarih, uzlaşma günü olarak belirlenebilir.


MAKALE

38

SINAİ

Uzlaşma toplantısı ertelenebilir mi? Yükümlü tarafından makul gerekçelerle katılım sağlanamayacağının toplantı başlamadan önce komisyona bildirilmesi şartıyla ve bir defaya mahsus olmak üzere toplantı, yükümlüye daha sonra bildirilecek bir tarihe ertelenebilir. İdarece uzlaşma günü bildirildikten sonra komisyonun o gün toplanamayacağının anlaşılması halinde yeni bir uzlaşma günü belirlenerek yükümlüye bildirilir. Uzlaşma görüşmelerinin belirlenen günde sonuçlandırılamaması veya daha ayrıntılı bir inceleme veya araştırma yapılmasını gerektirmesi halinde toplantıya, aynı gün veya sonradan belirlenerek yükümlüye bildirilecek bir başka tarihte devam edilir. Uzlaşma sağlanırsa yükümlüye nasıl tebliğ edilir? Yapılan görüşme sonucunda uzlaşma sağlandığı takdirde uzlaşma komisyonu durumu tutanakla tespit eder ve tutanaklar komisyonun başkan ve üyeleri ile yükümlü tarafından imzalanır. Ayrıca tutanak üzerine imza alınarak yükümlüye derhal tebliğ edilir ve bir nüshası ilgilisine verilir. Yükümlülerce ayrıca bir tebligat beklenmemelidir. Komisyon çalışmaları sırasında düzenlenen tutanakların yükümlü tarafından imzalanarak bir nüshasının yükümlüye verilmesi tebliğ hükmündedir. Bu durumlarda, yükümlüye ayrıca tebligat yapılmaz. Toplantı sırasında yükümlü tarafından kabul edilmeyen uzlaşma komisyonu teklifini yükümlü daha sonradan kabul edebilir mi? Toplantı sonunda komisyonun nihai teklifi tutanağa geçirilir ve bir nüshası yükümlüye verilir. Yükümlü, Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde belirtilen hususlar dikkate alınmak kaydıyla, Kanunun 242’nci maddesinde belirtilen sürenin son günü mesai saati bitimine kadar komisyonun nihai teklifini kabul ettiğini bir dilekçe ile ilgili gümrük müdürlüğüne bildirdiği takdirde, bu tarih itibariyle uzlaşma vaki olmuş sayılır ve buna göre işlem tesis edilir. Uzlaşma, onaylanmış kişi statüsü belgesi olanları ve indirimli ve toplu götürü teminat uygulamalarından faydalananları nasıl etkiler?

Uzlaşılmış para cezaları, Gümrük Yönetmeliği’nin “Onaylanmış kişi statüsü için gereken genel koşullar” başlıklı 23’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b), (c) ve (ç) bentlerinde sayılan cezaların ve “İndirimli ve toplu götürü teminat için başvuru sırasında aranacak şartlar” başlıklı 529’uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinin uygulanmasında dikkate alınmaz. Uzlaşmanın sonuçları nelerdir? Uzlaşma vaki olduğu takdirde gümrük uzlaşma komisyonlarının düzenleyecekleri uzlaşma tutanakları kesin olup, gereği ilgili gümrük müdürlüğünce derhal yerine getirilir. Yükümlü veya ceza muhatabı; üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında dava açamaz ve hiçbir mercie şikâyette bulunamaz. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi hallerinde, aynı alacaklar için yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz. Uzlaşma vaki olmazsa yükümlü itiraz ve kanun yolunu kullanabilir mi? Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi hallerinde yükümlü, tahakkuk eden ve kendisine tebliğ edilen alacaklara, uzlaşmanın vaki olmadığına dair düzenlenen ve kendisine tebliğ olunan tutanağın tebliğinden itibaren Yönetmeliğin 14’üncü maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde itiraz / dava yoluna gidebilir. Uzlaşılan cezalarda yükümlü ayrıca Kabahatler Kanunundaki peşin indiriminden faydalanabilir mi? Hayır, yararlanamaz. Uzlaştıktan sonra ödeme nasıl ve ne zaman yapılmalıdır? Uzlaşma konusu yapılan alacaklar, uzlaşma gerçekleştiği takdirde, uzlaşma tutanağının tebliğinden (yani uzlaşma toplantısı gününden) itibaren genel usullere göre bir ay içinde ödenir. Uzlaşılan vergiler için gecikme faizi alınır mı? Uzlaşılan vergilerin ilgili olduğu gümrük beyannamelerinin tescil tarihinden itibaren uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar geçen süre için, uzlaşılan tutar üzerinden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenen

gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanır. İtiraz ve uzlaşma hakkı aynı anda kullanılabilir mi? Aynı anda kullanamaz. Eğer itiraz hakkı önce kullanılmış ise uzlaşma hakkı kullanılamaz. Ama uzlaşma hakkından sonra itiraz hakkı kullanılabilir. Uzlaşmaya konu edilen alacaklar, uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde Kanunun 242’nci maddesi çerçevesinde itiraza konu olabilir. Ancak, itiraza konu edilmiş alacaklar için uzlaşma talebinde bulunulamaz. Uzlaşma öncesinde, uygulanacak indirim oranını öğrenebilir miyim?

olan

Hayır. Maliye Bakanlığı’nca uygulanan uzlaşma oranları Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nda da geçerli midir? Usul ve esaslar paraleldir, ancak her iki kurum birbirinden bağımsız olarak uzlaşmayı uygulamaktadır. Uzlaşma talebinde bulunmam itiraz veya yargı yoluna gitmem durumunda ceza konusu hatayı kabul etmek anlamına gelir mi? İtiraz ve yargı yolunda aleyhime olur mu? Hayır. Uzlaşma talebi hatayı kabul değil, konunun uzamadan halledilmesi isteği anlamına gelmektedir. Sonuç olarak; uzlaşma, idare ile yükümlü arasında gizlilik esasına göre uygulanan bir müessese olup her iki tarafın da kazançlı çıkacağı bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Mevcut mevzuata göre yükümlüler açısından uzlaşma hakkının kullanımı hiçbir hak kaybına neden olmamaktadır, zira itiraz ve yargı yolunu uzlaşılamayan görüşmelerden sonra da aynen kullanabilmektedir. Ticaret erbabı açısından ve özellikle “mavi hat” olarak bilinen basitleştirilmiş usullerden yararlanan firmalar açısından en önemli fayda da; uzlaşılan cezaların Gümrük Yönetmeliğinin “Onaylanmış kişi statüsü için gereken genel koşullar” başlıklı 23’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b), (c) ve (ç) bentlerinde sayılan cezaların ve “İndirimli ve toplu götürü teminat için başvuru sırasında aranacak şartlar” başlıklı 529’uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinin uygulanmasında dikkate alınmamasıdır.


39

SINAİ

10 kasım

RÖPORTAJ


RÖPORTAJ

40

SINAİ

İHRACATIN SAĞLAM KALESİ Türkiye’nin ilk paslanmaz hortum kelepçesi üreticisi olarak 21 yıl önce çıktığı yolu başarıyla kat eden Kale Bağlantı, imalatına 3 bin 660 metrekarelik fabrika alanında 93 çalışanıyla İstanbul Anadolu Yakası OSB’de devam ediyor. Ürettiğinin yüzde 80’ini ihraç eden ve yalın üretim metotlarıyla kalitesini üretim sahalarında gösteren Kale, çevre hassasiyeti de yüksek bir işletme… Orta vadede rekabetçiliğiyle öne çıkmak isteyen işletmenin sürdürülebilir büyümeyi hedeflediğini belirten Kale Bağlantı Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gören, bundan 15 sene önce ilk kez ihracat sahnesine çıkan firmanın dış ticaret başarısıyla KOBİ’lere örnek olmayı da hedeflediğini dile getirdi. Özellikle gelişmek isteyen işletmelere, ihracat odaklı olmalarını öneren Gören; “Türk endüstrisinin sürdürülebilirliği kuşkusuz patent almaktan, inovasyondan ve ArGe’den geçiyor” dedi.

Yalın üretim metotlarıyla otomotiv sektörüne yüksek katma değer üreten Kale Bağlantı, sürdürülebilir büyümenin yolunu Ar-Ge’siyle çiziyor. İhracat başarısıyla örnek işletmelerden olan firma, yeşille dost üretimde bulunuyor.

Yeşille dost Sizce sektörlerin çevresel hassasiyetinde bir gelişim söz konusu mudur?

Üretimde kalite Kale, üretim serüvenine nasıl başladı?

Çevre koruma konusunun, sanayinin günlük yaşamına girmesi, işletmeler için ilk bakışta ekstra bir külfet, rekabetçilik özelliğinin yitirilmesi gibi değerlendirilmiş olabilir ancak buradaki asıl amaç, gelecek kuşaklar için yaşanabilir bir yeryüzü bırakabilmektir. Bu amaç için hatalarımızı önlemeye, kaynak tüketimlerimizi azaltmaya, çalışanlarımızın çevre bilincini artırmaya çalışıyoruz. Bu çalışmaların karşılığını da müşterilerimizden alıyoruz. Çünkü çevreye saygılı firmalar, artık alıcılar tarafından daha çok tercih ediliyor. Fiyat tek ölçüt olmaktan çıktı. Bu durum, yurt içinde de giderek artan bir yönde ilerliyor.

Kale Bağlantı Teknolojileri 1996 yılında Türkiye’nin ilk paslanmaz hortum kelepçesi üreticisi olarak kuruldu. Firmamız hemen bir yıl sonra Türk otomotivine hizmet vermeye başladı. 1999 yılında İstanbul Anadolu Yakası OSB’deki tesisine taşındı. 2002 yılında ilk ihracatını yaptı. 2000 – 2014 yılları arasındaki süreçte QS9000, TS16949 ve ISO14001 kalite yönetim sistemlerini bünyesine kattı.

Bir artı havuzu: OSB’ler OSB içerisinde üretmenin artıları nelerdir?

İhracatta yüksek prestij İhracattaki yeriniz nedir, verilerle destekleyebilir misiniz? Firmamız, yüzde 80 ihracat oranına sahiptir. 2014 yılında Kale, kendi iş kolundaki en iyi ihracatçılar arasında 10. sırayı aldı. Gerek yurt içi, gerekse yurt dışı satışlarında, otomotiv sektörü giderek ağırlık kazanmaya başlamıştır. Hâlihazırda, yüzde 50 olan bu oranın, önümüzdeki 5 yıllık perspektifte daha da artmasını bekliyoruz.

Yalın üretim, Alman disiplini Ürünlerinizdeki kalite standartlarından ve sizi diğer markalardan ayıran yönlerinizden bahsedebilir misiniz? DIN normlarına göre üretim yapmaktayız. TS16949 kalite yönetim sistemi, tüm diğer süreçlerimizde olduğu gibi üretimde de uyguladığımız kalite sistemidir. Üretimimizde yalın üretim esas alınmaktadır. Üretim

Yurt içindeki sektörde kaliteli ürün yeterli derecede talep görmüyor. Yurt dışında ise büyük ölçekli, asimetrik rekabet içerisinde olduğumuz küresel firmalara karşı daha rahat yarışabiliyoruz. Firmamız büyük oranda yurt dışına yönelik olarak çalışmaktadır. Yurt dışına çalışmanın genel zorluklarını biz de yaşıyoruz. Bu zorlukların başında elbette, mesafelerin yurt içinden daha büyük olması dolayısıyla müşterilerle bire bir temas frekansımızın daha sınırlı olması, coğrafi bölgelere göre müşteri taleplerindeki farklılıklar ve özellikle son dönemlerde ülkemizde yaşanan ekonomideki ve sosyal dalgalanmaların yurt dışındaki yansımaları geliyor. Buna karşın, yurt dışına yönelik çalışmanın avantajları da var. Makro düzeyden baktığımızda, ihracat satışlarına verdiğimiz ağırlık sayesinde, yurt içindeki iktisadi dalgalanmalardan asgari oranda etkilenebiliyoruz.

sahasında kuruluşumuzdan beri sürdürdüğümüz Alman mantalitesi ve disiplini uluslararası rekabete karşı yarışmamızı sağlamaktadır.

Markasını akıllara kazıyacak Uzun vadeli planlarınız nelerdir? Yeni yatırımlar yapacak mısınız? Uzun vadeli planlarımız arasında öncelik, Kale markasını sektörümüzde anılan başat markaların arasına yerleştirmeye odaklanmıştır. Orta vadede rekabetçi fiyat önderliği önceliğimizdir. Firmamız, sürdürülebilir biçimde büyümeyi hedeflemektedir. Buna paralel olarak, uzman olduğumuz metal işleme alanında bugüne kadar yaptığımız yatırımlar devam edecektir.

“Kontrollü dalgalanıyoruz” Sektörünüzde yaşadığınız sıkıntılar nelerdir? Yurt dışında çalışmanın zorlukları ve avantajları nelerdir?

OSB’ler, sanayinin etkinliğini artırmak ve kentlerde düzenli yerleşmeyi sağlamak amacıyla kuruldular. OSB’de üretmenin temel artıları, fiziki altyapının hazır oluşu ve altyapı hizmetlerinin sıkıntısız ve uygun bedellerle karşılanabilmesi, aynı zamanda belirli bir iş kolu çevresinde kümelenme sayesinde alt tedarikçilere ulaşımın kolaylığıdır.


41

SINAİ

RÖPORTAJ

Gökhan GÖREN Kale Bağlantı Genel Müdür Yardımcısı

Röportaj: Seda ALKIM


MAKALE

42

SINAİ

TICARI ŞIRKETLER IÇIN ÖNEM ARZ EDEN KONULARDA HUKUKI TAVSIYELER

Av. Ayşegül AKBAL Akbal Hukuk Bürosu www.akbalhukuk.com

Şirketler nasıl ileriye gider, marka hakları nasıl muhafaza edilir, aile anayasası nedir? Kurumsallaşmanın anahtar kelimeleri hangileridir, inceleyelim…

Hukukumuzda ticaret şirketlerini şahıs şirketleri ve ticaret şirketleri olarak değerlendirmek mümkündür. Şahıs Şirketlerinde tüzel kişiliğe sahip ortakların sorumlulukları sınırsızdır. Sermaye Şirketlerinde ise ortakların sorumlulukları şirkete getirmeyi taahhüt ettikleri sermaye miktarıyla sınırlıdır. Her iki şirket türünde de şirket ortaklarının ve yöneticilerinin Şirket iş ve işlemlerini yürütürken bazı temel konuları göz önüne almalarını önermekteyiz. Bu makalemizde, şirketlerin ileriye gitmesinde marka haklarının korunmasının önemi, aile şirketlerinde “Aile Anayasası” müessesesi, şirket hissedarlar ilişkilerinde “Hissedarlar Sözleşmesi”nin yeri, şirketlerin organizasyon şemalarının hazırlanmasının hukuk ekseninde değerlendirilmesi kısaca yer alacaktır. Şirketlerin ileriye gitmesi, sonraki kuşaklara da devamlılığının sağlanması için bir veya birden fazla marka yaratılması önemlidir. Şirketlerin, markanın tanınırlığı ve markanın hukuki çerçevede korunmasına yönelik tedbirleri yerinde ve zamanında alması önerilmektedir. Bu konuda Ocak 2017 de marka patent mevzuatı tümüyle değişmiş olup, düzenleyici işlemler tek bir mevzuat altında toplanmıştır. Marka, endüstriyel tasarım gibi sınai mülkiyet olarak değerlendirilebilecek hakların, yeni mevzuat incelenerek korunması gerekmektedir. Örneğin yeni mevzuat ile birlikte ses markaları, hareket markaları, üç boyutlu markaların tescili imkanının yaratılması bakımından pek çok yeni düzenleme getirilmiştir. Markayı tanıtmanın etkin bir yolu da reklamdır. 10 Ocak 2015 tarihli Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği ile reklam veren, reklam ajansları, mecra kuruluşları ve reklamcılık ile ilgili tüm kişi, kuruluşlar ile ticari uygulamada bulunanların uyması gereken ilkeleri ve bu ilkeler çerçevesinde yapılacak inceleme esaslarını belirlemek ve haksız ticari uygulamalara karşı tüketicileri korumak amaçlanmıştır. İşbu Yönetmeliğin bazı maddeleri 4 Ocak 2017 tarihinde Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişmiştir. Yeni Yönetmelik yayımı tarihinde (4 Ocak 2017) yürürlüğe girmiştir. Dolayısı ile Şirketlerin marka, patent haklarını koruması yanında reklam faaliyetlerinde de yeni reklam

mevzuatına uyum içinde hareket etmeleri önerilmektedir. Örneğin, Yeni Yönetmelik ile, reklam verenlerin, tüketicilere gerçek ve doğru beyanda bulunmasının gerekliliğinin altı çizilmiştir. Bu itibarla yeni düzenleme ile reklam verenler ticari reklamlarında yer alan iddiaların doğruluğunu ispatla yükümlü olacaklardır. Görüldüğü üzere mevzuat değişikliklerinin yakından takip edilmesi Şirketler için elzemdir. Değinmek istediğimiz bir diğer konu da Aile Anayasası müessesidir. Şirketlerin ileriye gitmesi, şirket içi iletişimin iyi tutulmasında Aile Anayasası hazırlanması önem teşkil etmektedir. Böyle bir hukuki metinde yer alacak olan kuralların kişilerin özlük haklarına dokunmadan Türk Ticaret Hukukuna aykırı düzenlemeler içermeyecek şekilde oluşturulması gerekmektedir. Aile Anayasası ile aile üyeleri ve mirasçıları şirketlerdeki görev ve sorumluluklarını şimdiden bilmek ve bir kural dahilinde yürütümünü sağlamış olmaktadırlar. Keza aile şirketi formatında kurulmuş olmayan ticari şirketler de bu düzeni sağlamak adına Hissedarlar Sözleşmesi hazırlamaktadırlar. Aile Anayasası’nda Hissedarlar Sözleşmesi’nde amaç şirket istikbalini düşünmek ve işle ilgili esaslarda bu belgelerin dikkate alınmasını sağlamaktır. Böylece Şirket faaliyetlerinin yönetilmesinde profesyonellik ön planda olacaktır. Bu nedenlerle gerek Aile Anayasası gerekse Hissedarlar Sözleşmesi bir hukukçu elinden çıkmalıdır. Şirketlerin verimli işlemesi için organizasyon şeması hazırlanması ve şirket içi görev ve yetkilerin tanımlanması önemlidir. Bu hususta dış dünyaya karşı yetki ve sorumlulukların ayrışması ile herkesin görev tanımını bilmesi de şirket içi huzuru da beraberinde getirmektedir. Görev tanımlarının oluşturulması ile şirketlerde yönetim kurulu başkanının son karar merci olması günlük işlerle uğraşmaması da mümkün hale gelmektedir. Bu sayede hukuki eksende, işletme yönetimini iyi yapmak şirketleri hukuki meselelerden uzak tutacağından Şirketi ileriye taşımada rol oynayacaktır. Yukarıda açıklanan farkındalıkların artması halinde şirketlerin hukuki sorunlarla karşılaşmasının önüne geçilecek ve etkili verimli bir çalışma ortamı oluşturulabilecektir. Sorularınız için aakbal@akbalhukuk.com dan Av. Ayşegül Akbal ile temas kurabilirsiniz.


43

SINAİ

RÖPORTAJ

STOCKTAKING ILE IŞ ORTAĞINA KAZANDIRIYOR…

İŞLETMELERİN STOK KOÇU Birbirinden farklı onlarca sektöre stok sayım hizmeti sunan Trenkwalder, kayıtta doğru, sistematik ve müşteri merkezli dönem için düğmeye bastı. Kendi ürettiği Stocktaking yazılımıyla yüzlerce nitelikli sayım gerçekleştiren firma, Avrupa’dan Orta Doğu’ya birçok kıtada da tanınıyor… 2017’den itibaren Türkiye’de faaliyetlerini sürdüren, 6 bini aşkın çalışanı, 15 bölge ofisi ve 1 milyar Euro’ya yakın yıllık cirosuyla sektörünün öncülerinden kabul edilen Trenkwalder, kendisine yüzde 70’lik pazar payıyla açık ara liderliği getiren stok sayım hizmetlerinde bir numara… Firmaya ait Stocktaking isimli yazılımla stok sayım operasyonlarını güvenilir bir şekilde gerçekleştirdiklerini anlatan Trenkwalder Türkiye Genel Müdürü Alper Menemencioğlu, yazılımın müşteri sistemlerine kolay entegre edilebildiğini dile getirdi. Kayıtta ileri ve doğru teknoloji kullanmanın firmalara büyük getiriler sağladığını ifade eden Menemencioğlu, müşteri memnuniyetini böylece maksimize ettiklerinin de mesajını verdi. İlaçtan telekomünikasyona, hazır giyimden yapı sektörüne kadar birçok yerli ve yabancı firmaya stok sayım hizmeti sunduklarını söyleyen Menemencioğlu, aylık 800, yıllık ise 1200’lere varan sayım faaliyetlerinin detaylarını SINAİ’yle paylaştı.

Kayıtta “doğru” teknoloji Stok sayım denetimi sürecinde neler yaptığınızdan bahsedebilir misiniz? Stok sayım ve envanter denetimi esnasında yaptığımız iş özetle, işletmelerin kullanmak veya satmak üzere bulundurduğu ürünlerin muhasebe ilkelerine ve finansal tablolara göre doğru şekilde kayıtlara alınıp alınmadığını belirlemektir. Bunun yanısıra, çeşitli sebeplerle oluşan stok farklarının tespitini yaparak, bu farkları raporluyoruz. Ayrıca firmaların stoklardaki kaçak oranını ve sebeplerini de tespit etmelerini sağlıyoruz. Bu süreç sonrasında elde edilen raporların ışığında firmalar, gelecek projeksiyonlarını ve doğru ürün planlamalarını çok daha kolay organize edebilmektedir.

Proaktif örgüt, müşteri merkezli hizmet Sizce firmaların sizi tercih etme sebepleri nelerdir? Yapılan sayım sayısı bazında, diğer sayım firmaları ile yapılan karşılaştırmaya göre, stok sayım denetimi pazarında yüzde 70’lik pazar payı ile açık ara liderliğimizi korumaktayız. Şirket prensibimiz olarak teknolojiyi yakından takip ederek altyapı gelişimlerine önem vermekteyiz. Hizmet anlayışımızın odağına her zaman iş ortağımızı koyuyor ve onlara özel denetim süreçleri geliştirerek, istedikleri

tüm verileri sağlıklı olarak raporlayabiliyoruz. Türkiye genelinde 12 bölge ofisimiz ile firmaların talepleri karşısında proaktif davranabilen bir örgüt yapımız bulunuyor. İş ortaklarımızın ihtiyaçlarını ve beklentilerini en iyi şekilde analiz ederek, bir şirket çalışanı gibi davranıyoruz. Tüm bunların yanı sıra, operasyonun en başından en sonuna kadar ve hatta satış sonrası hizmet dediğimiz noktalarda dahi sürekli olarak yüzde 100 destek veriyor olmamız tercih edilme sebeplerimiz arasında yer alıyor. Türkiye’deki tek sertifika sahibi Stok Sayım firması olarak da en iyi şekilde hizmet vermek için çalışıyoruz.

Stoklu ürün kullanan her sektörde Çalıştığınız müşteriler arasında sektör farklılıkları nelerdir? Hazır giyim sektöründen, ilaç sanayine, telekomünikasyondan yapı marketlerine, kişisel bakım ürünlerinden yedek parça ürünlerine kadar birçok farklı alanda, kısacası stoklu ürün kullanan her

sektörde hizmet veriyoruz. Bu sektörler arasında da firmaların alt yapıları, ürün yapıları ve ürünlerin muhafaza şekilleri farklılıklar gösterse de, bizim için her ürün sayılabilir statüdedir. Onlarca farklı sayım metodu vardır ama bunlar tamamen firma talebine, ürün yapısına ve sayım alanına bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Özellikle ham madde ve yedek parça ürün sayımları bizim için zorlayıcı olan sektörlerdir.


RÖPORTAJ

44

SINAİ

Alper MENEMENCiOĞLU Trenkwalder Türkiye Genel Müdürü

Firmaların “stok sayarı” Trenkwalder, ayda kaç müşterisi için stok sayımı yapıyor? Sektör olarak rakamsal veriler nelerdir? Aylık ortalama 60, yıllık 140 farklı firmaya hizmet veriyoruz. Aylık toplam sayım sayısı ortalama 750 - 800 adedi buluyor. Bu rakam yılsonu gibi sayım dönemlerinde bin 100 - bin 200 adet mağazaya ulaşıyor. Bu sayımlarda ortalama aylık 8 bin -9 bin insan/gün, yıllık ise 110 bin insan/gün bazında iş gücü kullanılmaktadır. Teknik olarak stok sayım işlemine mağaza kapanışından sonra başlayabiliyoruz. Ortalama 3-5 saat içinde sayımı bitiririz. Elbette bu süre mağazanın büyüklüğüne, ürün yapısına, sayım metoduna ve kullanılan personel sayısına göre değişiyor. Giyim, yapı

market gibi farklı sektörlerden örnek vermek gerekirse de; 2016 yılında yaklaşık 300 - 350 milyon adet ürün sayımı gerçekleştirdik.

Doğu Avrupa’dan Orta Doğu’ya Trenkwalder Türkiye olarak stok sayımı yaptığınız başka ülkeler var mı? Hangi firmalara hizmet götürüyorsunuz? Türkiye dışında Doğu Avrupa ülkeleri, Orta Doğu ülkeleri, Batı Asya (Rusya, Kazakistan, Azerbaycan gibi) ülkelerinde hizmet veriyoruz. Düzenli olarak yurt dışında, LC Waikiki ile çalışıyoruz. Süvari, Beymen, Ramsey, Silk & Cashmere gibi firmalara da hizmet verdik.

Türkiye’yi saran ağ Türkiye’nin hangi bölgelerinde stok sayım müdürlüğünüz bulunmaktadır? Türkiye dışındaki ülkelerde stok sayımında farklı süreçler bulunuyor mu? İstanbul Anadolu ve Avrupa yakasında ayrı olarak, Adana, Adapazarı, Bursa, Diyarbakır, İzmir, Ankara, Trabzon, Antalya, Kayseri ve Samsun’da bölge müdürlüklerimiz bulunmaktadır. Rakip firma olarak sektörde irili ufaklı 10-12 firma sayabiliriz. En büyük farkımız ülke geneline yayılmış olan bölge müdürlüklerimizdir. Diğer hiç bir sayım firmasında bölge müdürlüğü yapılanması bulunmamaktadır. Süreçle ilgili olarak da; Türkiye dışındaki operasyonlarda personel tedariki yerel bir firmadan yapılmakta veya mağaza personelleri kullanılmaktadır. Bunun sebebi tüm ekibin Türkiye’den gönderilmesinin maliyetli olmasıdır.


45

SINAİ

RÖPORTAJ


MAKALE

46

SINAİ

MOBBING’E UĞRAYAN ÇALIŞAN NE YAPMALI?

Oğuz Aslım Sosyal Güvenlik Uzmanı

İş yeri ortamındaki “bezdiriyi” sonlandıramayacağınızı asla düşünmeyin. Gözünüzde yarattığınız dağın aslında kolay bir çözümü var.

Türkiye’de son iki yılda ALO 170’e beş bin 890 mobbing şikayeti yapılırken bu şikayetlerin ağırlıklı olarak özel sektörden geldiği görülüyor. Hem özel sektörde hem kamuda mobbing şikayetlerin cinsiyet bakımından aynı seviyede olduğu, erkeklerin de kadınların da aynı oranda mobbing’e maruz kaldığı görülüyor. Sosyal Güvenlik Uzmanı Oğuz Aslım, mobbing konusu ile ilgili son gelişmeleri anlatıyor.

Kurumu ve İl, İlçe İnsan Hakları Kurulları’na başvuru yapabilirler. Yapılan şikayet sonucu mobbing yapıldığını kanıtlamak için kamera kayıtları, e- mailler, kullanılan ilaç faturaları, verilen işlerle ilgili belge ve örnekler alınarak delil olarak sunulabilir. Çünkü yargıya intikal eden davalarda delil etkin bir yargılama için önemlidir. Kamu ve özel sektör ayırt etmeksizin tüm çalışanlar şikayet ve bilgi almak için 7 gün 24 saat ALO 170 Hattına başvurabilirler.

Mobbing; mevcut gücün ya da pozisyonun kötüye kullanılarak; sistematik olarak psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, taciz, aşağılama, tehdit gibi şekillerde tecelli eden duygusal bir saldırı olarak nitelendirilebilir. Kişinin saygısız ve zararlı bir davranışın hedefi olmasıyla başlayıp; işverenin ima ve alay ile karşısındakinin toplumsal itibarını düşürmeyi de içeren saldırgan bir ortam yaratarak onu işten çıkmaya zorlamasıdır. Yaş, cinsiyet, ırk ayrımı olmaksızın kişiyi iş yaşamından dışlamak amacı ile kasıtlı olarak yapılır.

Şikayetlerin yüzde 67’si özel sektörden

Mobbing uygulayan kişiye “tacizci”, mobbing’e maruz kalan kişiye ise “mağdur” denir. Psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, taciz, rahatsız etme veya sıkıntı vermektir. Türk Dil Kurumu, mobbing kavramının karşılığı olarak “Bezdiri” kelimesini belirlemiş ve bezdiriyi “İş yerlerinde, okullarda vb. topluluklar içinde belirli bir kişiyi hedef alıp, çalışmalarını sistemli bir biçimde engelleyip huzursuz olmasına yol açarak yıldırma, dışlama, gözden düşürme” olarak tanımlamıştır. Mobbing durumunda hangi mercilere başvurulmalı? Mobbing’e maruz kalanlar ÇSGB, TBMM, Anayasa Mahkemesi, BİMER, Alo 170, Kamu Görevlileri Etik Kurulu, Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye İnsan Hakları

Ülkemizde mobbing’e ilişkin veriler henüz kapsamlı olarak tutulmuyor. Ancak son iki yılda ALO 170’e yapılan başvurular üzerinden bir değerlendirme yapmak mümkün. Türkiye’de son iki yılda ALO 170’e beş bin 890 mobbing şikâyeti yapılırken bu şikâyetlerin ağırlıklı olarak özel sektörden geldiği görülüyor. Şikâyetlerin yüzde 67’si özel sektör çalışanlarından, yüzde 33’ü kamu sektörü çalışanlarından oluşuyor. Hem özel sektörde hem kamuda mobbing şikâyetlerinin cinsiyet bakımından aynı seviyede olduğu, erkeklerin de kadınların da aynı oranda mobbing’e maruz kaldığı görülüyor. Kamuda öğretmen, üniversitelerde ise personel sıkıntılı ALO 170’e gelen şikâyetler içerisinde kamu sektörü özelinde öğretmenlerin ve üniversite personelinin sıkıntıda olduğu görülüyor. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı ve üniversitelerden gelen şikâyetler ön planda. Üniversitelerde bu tip davranışların yaşanması özellikle yadırganacak bir durum. Ancak bu durum, mobbing’in eğitim düzeyi ile doğrudan ilişkili olmadığını da bir bakıma ortaya koyuyor. Özel sektör içerisinde sanayi sektöründe çalışanların daha sık mobbing’e maruz kaldıklarını istatistikler ortaya çıkarıyor. Meslek bakımından bir ayrım yapıldığında


47

ise bankacıların bu psikolojik tacize daha fazla uğradıklarını yine araştırma rakamları ortaya koyuyor. Mümkün olmayan hedefler verilmesi, sürekli şube değiştirilmesi, uzun çalışma saatleri ve aşırı stres bankacıların mobbing’e uğrama sıklığını yükselttiği gibi sektörde çalışmayı da daha zor hale getiriyor. Amaç istifa ettirmek İşverenlerin çalışanlarına mobbing uygulamasının en önemli nedeni, kişiyi istifaya zorlayarak ihbar ve kıdem tazminatı ödememek. Ayrıca, çalışanları baskı altında tutarak izin kullanmalarını zorlaştırmak, fazla mesai ödemesi yapmamak da işverenlerin mobbing uygulama nedenleri arasında yer alıyor. Çalışanın başka bir çalışana mobbing uygulamasının arkasında ise çoğu kez işverene daha yakın olabilmek ve performansa dayalı ödemelerden daha fazla pay alabilmek yatıyor. ALO 170’e son iki yılda gelen şikâyetlerin yüzde 20’sinde çalışanlar, istifaya zorlandıklarını bildiriyor. Hakaret, kötü muamele, sözlü taciz, iftira, cinsel taciz ve fiziksel şiddet bu yönde yapılan olumsuz davranışlar olarak gözüküyor. Bunun yanında işverenlerden kaynaklanan ve bahsettiğimiz gibi kıdem ve ihbar tazminatı ödememe amacı taşıyan davranışlar ise istifaya zorlama, görev yeri değişikliği, sürekli tutanak tutulması ve yasal hakların kullandırılmaması olarak şekilleniyor. Mobbing’in daha çok bu nedenlerle uygulandığını söylemek de mümkün. Gelen şikâyetlerin yüzde 44’ü bu nedenleri işaret ediyor. Yani işverenlerin amacının tazminattan kaçarak işçi çıkarmak olduğu ve bu nedenle mobbing uygulayarak istifaya zorlamayı tercih ettiklerini söylemek mümkün. Çalışanlar açısından daha kötüsü ise mobbing’e maruz kalan ve dayanamayarak istifa etmek zorunda kalanlar işten kendi istekleriyle ayrıldıkları için işsizlik sigortasından da yararlanamıyor. Neler yapılabilir? Mobbing’e uğradığı kanıtlanan çalışan iş sözleşmesinin feshinden doğan kıdem, ihbar gibi bütün tazminatlarını alabileceği

SINAİ

gibi, dava sonucunda manevi tazminata da hak kazanabiliyor. Ayrıca bunun yanında işverenin eşit davranma borcunu ihlal ettiği gerekçesiyle yüksek miktarda tazminat ödemesi sonucu da doğabilir. Ancak mobbing davalarında kişilerin mobbing’e uğradıklarını kanıtlamaları oldukça zor. Bu yüzden mobbing’e uğrayan çalışanların bu durumu mümkün olduğunca fazla delille ortaya koyması gerekiyor. Yargıtay’ın bu tip davalarda daha önce önemli miktarlarda manevi tazminat ödenmesine karar verdiği biliniyor. Dolayısıyla işverenin bu nedenle baskı uygulamaya başladığı işçi bu durumu delillerle açıkça ortaya koyabilirse kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanabileceği gibi bir de manevi tazminat alabiliyor. Mobbing’in işverene ne tür cezai yaptırımı bulunuyor? Mobbing idari değil adli bir suçtur. Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde “Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adli para cezasına hükmolunur. Bu fiiller; hiyerarşi, hizmet veya eğitim/öğretim ilişkisinden kaynaklanan nüfuzu kötüye kullanılmak suretiyle ya da aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlendiği takdirde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

MAKALE

Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.” Aynı kanunun 109. maddesinde ’’Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Kişi; fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu suçun kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kamu görevinin sağladığı nüfûz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.’’ Bu cezaların yanında çalışanın maddi ve manevi tazminat davası hakları saklı kalmak kaydıyla adli hakkını araması yolları sabittir. Kamuda çalıştığım dönemde mobbing’e maruz kalmış biri olarak acısını hâlâ yüreğinde hisseden biriyim. Toplumdaki dengesiz çalışma şartları ve kamudaki çatlaklardan kurumlara sızmış dirayetsiz ve liyakatsiz çalışanların yöneticilik vasıflarıyla donatılması sonucu mobbing’in cinsiyet ayırmadan özel sektörden daha ziyade kamu sektöründe can yaktığını ve canı yananların toplumun ön yargılı baskıcılığı yüzünden susmaları sebebiyle şu anda en yükseklerden kopan küçük bir kar topunun büyüyerek çığ olarak gelmekte olduğunu görüyorum ve uyarıyorum.


MAKALE

48

SINAİ

DEĞERLER Ahmet Şerif İZGÖREN İzgören Akademi Kurucusu İletişim Uzmanı, Yazar

1950’li yıllar, Japonya’da küçük bir imalathanede 10-15 işçi basit elektrikli aletler monte ediyorlar. Patron o günkü gazeteyi açtığında, manşette ABD sanayi bakanının açıklamasını görüyor: “Japon malları kalitesiz!”. İşyeri sahibi çok bozuluyor buna, işçilere “İşi bırakın, toplanın” diyor ve gazeteyi gösteriyor. “Arkadaşlar ülkemizi bombaladılar, şehirlerimizi, yüz binlerce Japon’u yok ettiler, çocuklarımızı sakat bıraktılar. Şimdi de ‘Japon malları kalitesiz’ diyorlar. Var mısınız, tüm dünyaya Japon mallarının kaliteli olduğunu ispatlayalım?” İşçiler bağırıyorlar: “İspatlayacağız.” “Gidin o zaman, kapının girişine yazın bunu ve böylece binaya gelen herkes görsün.” Ertesi gün kapıda şu yazı vardır: “Tüm dünyaya Japon mallarının kaliteli olduğunu ispatlayacağız.” O imalathanenin adı Sony, patronun adı da Akio Morita. İspatladı mı Sony dünyaya Japon mallarının kaliteli olduğunu? Siz, sistem lideri olarak değer kavramlarını yönetirsiniz. Sony’nin hayat amacı, 1950’li yıllardan beri değişmedi.

Değerler öyle nadide ve öznel şeylerdir ki; bazen bir markanın dünya devi olmasına önderlik edebilir…

Ben misyon-vizyon ne demek bilmem. Aranızda gerçekten ne olduklarını bilen var mı? İşçinin, çalışanın kafası daha karışık. Danışmanlar, hocalar geldi ve misyon şu, vizyon şu diye anlattı. Hiçbirimiz ne olduğunu tam anlamadık. Amerikalı, günlük hayatında mission-vision kelimelerini kullanıyor. Biz 30 yaşında, işyerinde tepe yöneticisi olanlardan duyduk bu lafları. Ana-babasının “Oğlum ekmeğin arasına vizyon koydum, yer misin?” dediğini duyan var mı? Biz vizyonu sadece televizyon derken kullandık. Sonra beş yıldızlı otellerde, tepe yöneticilerle havalı danışmanlar toplandılar ve kuruma misyon belirlediler. İnanmam ben onlara. Misyon dedikleri, kurumun “Hayat Amacı”dır. (Böyle bir karşılık yok, Türkçesini ben uydurdum.) Vizyon dedikleri “Gelecek Hayali”dir (bunu da ben uydurdum). Bunlar, sadece birer cümledir ve ekipçe, hep beraber gerçekten

inanırsanız anlamı vardır. Disney’in hayat amacı Amerikan değerlerini dünyaya yaymaktır. O yüzden, en özgür yönetmen bile Disney yapımcılığında film çektiğinde, bir sahneye mutlaka ABD bayrağını yerleştirir. Eğitim verdiğim, çok da sevdiğim kurumlardan birinin girişinde, koca bir paragraf misyon yazıyor. Girişteki güvenliğe “Sakın arkana bakma, say bakalım misyonu” dedim. Tak, tak, tak saydı; ben şok. – Nasıl ezberledin bunu? – Hocam İSO’cular geldi mi soruyorlar, biz de ezberledik, takır takır sayıyoruz. – Cehaletime ver, bu misyonda “aktüeryal” diye bir şey dedin, o ne demek? – ... Valla hocam, bilmiyorum ama sordular mı ezberden söylüyorum. Çalışanlara, üyelere, güvenliğe soracaksın, “Ne demek o?” diye. İnsanlar inanmadıkları kavramların peşinden gitmezler. Fransa’da Dupont İnsan Kaynakları Direktörü trafik kazası geçirir, kazada arka koltukta oturan çocuğu ve kendisi yaralanır. Yöneticiler hastaneye ziyarete giderler. Tüm masrafları karşılanır. Hastaneden çıktığında evine bir mektup gelir: “İşten çıkarıldınız.” Aranızda Dupont’un ilk kurulduğunda ne iş yaptığını bilen var mı? Dupont dinamit ve patlayıcı üreten bir şirket olarak işe başladı. Bugün Türkiye’de Dupontsa’nın yaptığıyla hiç alakası olmayan bir iştir, o yüzden en önemli değer kavramlarından biri “güvenlik”tir. Mektupta, işten çıkarma gerekçesi olarak şu belirtilir: “Değer kavramı güvenlik olan bir kurumda, çocuğunun emniyet kemerini bağlamayan bir yöneticiyle çalışamayız.” Bu kadar basit... Siz değer kavramları oluşturun, tüm operasyonlar o çerçevede yürür.


49

SINAÄ°

MAKALE


MAKALE

50

SINAİ

HASAN FAYDASIÇOK EĞITIM VAKFI

Selcen FAYDASIÇOK HAFEV Yönetim Kurulu Başkanı

Hasan Faydasıçok’un adını, güçlü ve nitelikli nesiller ile yaşatmayı sürdüreceğiz…

Vakfımızı 2016 yılında kurduk. Biz demir çelik sektöründe 50. yılını kutlayacak bir firmayız. Bu zamana kadar yaptığımız hayır işlerini verdiğimiz bursları kurumsallaştırmak ve kurucumuz babamız Hasan Faydasıçok’un adını nesiller boyu yaşatabilmek için HAFEV’i kurduk. Eğitim vakfı olsun istedik çünkü eğitim ülkemiz için en önemli konulardan biri ve inanıyoruz ki parlak geleceğe, güçlü nesillere ancak eğitimli gençler sayesinde ulaşabiliriz. Vakfımızın sadece burs veren okul yapan bir vakıf olarak kalmasını istemedik. Geliştireceğimiz projelerle hem aktif olarak çalışmak hem de mümkün olduğu kadar fazla sayıda çocuğumuza gencimize ulaşmak istedik. Bunun için aylar süren eğitimler aldık anketler araştırmalar yaptık ve sonuçta yola kızların eğitimine destek olacak bir projeyle çıkmak fikri oluştu. Ama sanayici bir aile olduğumuz için sanayiye de dokunmak istedik. Sanayide kadın istihdamının eksik olduğunu biliyoruz. Dert edindiğimiz konuların başında kadın istihdamı da geliyordu. Ve sonuçta bunların hepsini birleştiren projemiz Sedefteki İnciler ortaya çıktı. Sedefteki İnciler ismi Hz. Mevlana’nın bir sözüyle ortaya çıktı. Hz. Mevlana der ki: “Her sedefte inci olmaz.” İşte biz de sedefteki incilerin sayısını çoğaltmak istiyoruz. Mühendis kızlarımız bizim incilerimiz olsun ülkemize faydalı katma değeri yüksek işler yapsınlar istiyoruz. Projemizin özünde eğitimde cinsiyet ayrımcılığına dair tabuları yıkmak ve mühendislik okumaları konusunda yüreklendirmek yatmaktadır. İki aşamalıdır: Birincisi liselere giderek kızlara mühendislik mesleğini tanıtma onları neden mühendislik okumaları konusunda bilgilendirme toplantıları yapmaktır. İkinci aşaması ise üniversitede belirlediğimiz mühendislik bölümlerinde okumayı seçen kızlarımıza maddi ve manevi olarak destek olmaktır. •Burs vermek, • Gönüllü montörlerimiz ve eğitim seminer gibi çalışmalarla kişisel gelişimlerini desteklemek, • Staj imkanı vermek ve mezun olduklarında eğer isterlerse hem kendi şirketlerimizde hem de paydaşlarımızın şirketlerinde iş bulmalarına yardımcı olmak istiyoruz. Projeye Konya’dan başladık. Konya’nın gönlümüzde çok özel bir yeri var. Bu sebeple ilk

durağımız Konya olsun istedik. 2-3 Mayıs tarihine 4 okul gezdik. 700 kıza ulaştık. Öğrencileri sıkmadan hem öğrenip hem de keyif alarak dinleyecekleri bir program hazırladık. Kendi şirketlerimizde çalışan 4 genç mühendis arkadaşımız kızlara kendi hikâyelerini, neden mühendisliğin ülkemiz için önemli olduğunu, mühendislerin neler yaptıklarını anlattılar. Ayrıca Bosch CEO’su Steven Young ve Novartis Türkiye Başkanı Güldem Berkman’ın videolarını çektik, onların da öğrencilere mesajlarını dinlettik. Son olarak hem mühendis hem de kadın patronlardan iki tanesi (biri Konya diğeri Ankara’dan geldi) Sevda Kayhan Yılmaz ve Çiğdem Doğan gelip konuşma yaparak neden mühendislik konusunu anlattılar. Destekleri bizi çok mutlu etti. Konya’da çok güzel iki gün yaşadık. Kızların ilgisi, enerjisi, coşkusu bizi çok sevindirdi. Okul yönetimlerinin memnuniyeti, iyi ki geldiniz demeleri kızların şimdiye kadar neredeydiniz sözlerini duyunca doğru bir proje yapıyoruz dedim. Hatta bir okuldaki müdür yardımcısı dedi ki: “Okul tarihinde yapılan en iyi sunumu izledim.” Tabi bu sözler bizi oldukça mutlu etti. Dediğim gibi dert edindiğimiz konuların başında kadın istihdamı gelmektedir. 2015 yılında yapılan bir araştırmaya göre (TÜSİAD ve McKinsey Women Matter araştırması) ülkemizde kadının işgücüne katılımı yüzde 30. Bu oran OECD ülkelerinde ortalama yüzde 63, İzlanda’da ise yüzde 83. Aynı araştırmaya göre bu oranı 2025 yılına kadar OECD ortalamasına çıkarabilirsek GSMH yüzde 20 artış gösterecek. Yani daha zengin, daha kalkınmış daha gelişmiş bir ülkeye sahip olacağız. Hem neden nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınlarımızı istihdama katmayalım? Bu projeyle hedefimiz mezun olup iş bulma sıkıntısı yaşayan mühendis kızlarımıza iş bulmalarına yardım etmektir. Mühendis olmalarını istememizin nedeni dünya dijital dönüşüm içinde ve Endüstri 4.0 konuşulurken bizim bu sistemin dışında kalmamamız gerekiyor. Artık katma değeri yüksek ürünler üretmemiz gerekiyor. Tüm dünyada İngilizcesi STEM olan fen, teknoloji, mühendislik ve matematik alanında çocukların ve özellikle kızların eğitim almaları tavsiye ediliyor. Biz de kızlarımızın ne kadar başarılı olduklarını biliyoruz ve mühendislik alanında çok başarılı olacaklarına inanıyoruz.


51

SINAİ

OSB

ENDÜSTRI CAMIASI TAM NOT VERDI

ÜRETİM ZİNCİRLERİNİ KIRIYOR Endüstri camiasının yüzünü güldüren Üretim Reform Paketi, yatırımın önündeki engelleri bıçak gibi kesecek. Vergi muafiyetlerinden, yeni sanayi alanları üretilmesine; damga bedellerinden sanayi sitelerinin geleceğine kadar pek çok noktaya endüstri camiası düşünülerek temas edilmiş… Sanayiye yönelik limitleri yok sayan teşvik ve desteklerle zenginleştirilen ve kamuoyunda Üretim Reform Paketi olarak bilinen “Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 1 Temmuz 2017’de onaylanarak endüstri camiasının yüzünü güldürmüştü. Sanayi işletmelerine müjde niteliğinde gelen pakette yeni sanayi alanlarından nitelikli eğitime, vergi muafiyetlerinden üniversitelere kadar pek çok alana neşter vuruldu. Paydaşların fikir ve talepleri dikkate alarak hazırlanan yasa, sanayicilerden tam not aldı. Yatırımcının ve üreticinin sorunlarını çözecek olan Üretim Reform Paketi, OSB’lerin alt ve üst yapı sorunlarını yakın zamanda bitirmeye kararlı.

Emlak ve TRT Payı müjdesi Endüstri bölgeleri, teknoloji transfer ofisleri, KOSGEB ve OSBÜK gibi kavramları yeniden tanımlayan ve kurumsallık dopingi sağlayacak olan Üretim Reform Paketi, üretim yapan yatırım bölgelerini emlak vergisinden muaf tutuyor. Ayrıca işletmelerin OSB’ler, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yapacakları yatırımlarda yatırım maliyetinin azaltılması amacıyla bu bölgelerde bulunan arsaların tahsisine ilişkin sözleşme ve taahhütnamelerden damga vergisi istenmiyor. Sanayicilerin elektrik faturaları üzerinden ödediği TRT Payı ise artık alınmıyor. Paket, sanayi işletmelerinin, her yıl hafta tatillerinde çalışabilmek için belediyelerden hafta-

sonu çalışma ruhsatı alma zorunluluğunu da kaldırdı.

İzin OSB’lerden alınıyor Üretim Reform Paketi’ne göre OSB’lere faaliyetleri için gerekli olan ve bakanlıkça uygun görülecek projeler için kredi verilebiliyor, finans kuruluşlarından kullanılan krediler için ise kredi faiz desteği sağlanabiliyor. OSB’ler, Bakanlıktan izin almak kaydıyla ayrı şirket kurma şartı aranmaksızın, OSB alanı içerisinde öncelikle kendi ihtiyacı olmak üzere elektrik üretim tesisleri kurma ve işletme hakkına artık sahip... OSB’deki katılımcılar elektrik üretim tesisleri kurmak ve işletmek için OSB’den izin alıyor. Bunların yanı sıra, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen il ve ilçelerdeki OSB’lerde yer alan parseller, tamamen veya kısmen bedelsiz tahsis edilebiliyor.

İAYOSB Havadan Görünüm


OSB

52

SINAİ

Sanayi siteleri taşınıyor

Yatırımcı beklemeyecek

217 yerde OSB ibaresi

İlk uygulama alanı olarak ülkemizde sayıları 900’e yaklaşan sanayi sitelerini taşımaya başlayan Üretim Reform Paketi, bu kapsamda 135 sanayi sitesini şehrin makul alanlarına taşıyacak. İlk grupta yer alan 11 sanayi sitesi için işlemleri başlatan Bakanlık, sanayi sitelerinin daha modern ve üretime elverişli altyapılarda faaliyette bulunmasını ve şehirlerin estetiğinin yeniden tesis edilmesini sağlayacak.

Yatırımın önündeki engelleri kaldıran, yer ve arazi tahsislerinde geçmişte yaşanan sıkıntıların bir daha tekrarının olmamasını amaçlayan Üretim Reform Paketi, 51 bin işletmede bir milyon 738 bin kişiye istihdam sağlayan 316 OSB’nin önünü görmesini, yüzlerce sanayi sitesinin ve teknoparkın yeni projelerle ekonomiyi omuzlamasını sağlayacak. Yatırımcının problemlerine bürokrasiden uzak anlayışla çözüm bulacak olan paket, yatırım yeri taleplerini çok daha hızlı bir şekilde çözecek.

Başta Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü olmak üzere, Bakanlık bürokratlarının sanayinin tüm katmanlarına inerek pür dikkat hazırladıkları Üretim Reform Paketi, sanayicinin, sanayinin, üreticinin, Ar-Ge ve inovasyonun yanı sıra, akademisyenlerin de çözüm paketi olacak. Sahadan gelen isteklerin dikkate alınarak harmanlanmasıyla oluşturulan Üretim Reform Paketi’nin 217 yerinde OSB ibaresi geçiyor.


53

SINAÄ°

OSB

30 KASIM 2017


TARİHÇE

54

SINAİ

GELECEĞE FAYDALI DOKUNUŞ…

TEKNOLOJİNİN ENERJİ DEPOSU Pilin icadı, Luigi Galvani’nin kas ve sinir hücrelerinin elektrik ürettiğini keşfetmesiyle başladı, Volta’nın elektrik akımını bulmasıyla tamamlandı… 1737 doğumlu İtalyan fizikçi Luigi Galvani’nin keşfedilmesine kapı araladığı pil, bugün insanlığın ve medeniyetin devamlılığını sağlıyor… Elektriğin icadından sonra yapılan bilimsel çalışmalara ciddi katkılar sunan Galvani, sürekli elektrik akımını mümkün kılan pili icat etmiştir. Ünlü kurbağa deneyiyle de tanınan Luigi Galvani, 1780 yılında yaptığı deneylerin sonuçlarını 1791’de açıklamış, “hayvansal elektrik” teorisini ortaya atmıştır. Bu teorisini, rastlantı sonucu ölü bir kurbağanın bacağındaki sinirlerin neşter ile kesildiğinde kasıldığını gözleyerek oluşturan Galvani, canlıları oluşturan hücrelerin elektrik içerdiğini öne sürmüştür. Galvani’nin çalışmalarını devam ettiren Volta ise, 1800’lerde tesadüf eseri icat ettiği pil ile büyük bir başarının sahibi olmuştur.

Volta Pili Arkadaşı Volta da, aynı mantıkla ilerleyerek tuzlu su çözeltisinin iki ayrı uç kısmına çinko ve bakır metal parçalarını yerleştirmiş ve elektrik akımını elde etmiştir. 1801 yılında gerçekleşen bu keşif Volta Pili olarak bilinir. Bu keşif ile Galvani’nin hayvansal elektrik teorisi ortadan kalkmıştır. Alessandro Volta’nın 1827 yılındaki ölümünden sonra elektrik ve elektriği depolama yani pil alanında yapılan gelişmelerde onun temelini attığı bu keşifin değeri çok daha iyi anlaşılmış ve onun anısı olarak elektrik gerilim birimine “Volt” adı verilmiştir.

Harekete geçiren teknoloji Kas ve sinir hücrelerinin elektrik ürettiğini keşfeden Galvani’nin, kimyasal yolla elektrik elde edilebileceğini keşfettiğinden beri

ise bu işleme soyadından türetilen “galvanism” adı veriliyor. Bu bağlamda İngilizcede “galvanize” kelimesi günlük hayatta birisini harekete geçirmek, şok etmek anlamlarında kullanılıyor. Elektrik akımını ölçmede kullandığımız galvanometre de Galvani’den sonra onun adıyla anılmaya başlandı.


55

SINAİ

SEYAHAT

YERKÜREYİ BÜYÜLEYEN 21 DOĞA HARİKASI Renkleriyle ve oluşum hikâyeleriyle dünyayı kendilerine hayran bırakan 21 görsel şölen noktası… Çin’den Kanada’ya, Türkiye’den Bolivya’ya, Türkmenistan’dan Belize’ye… Dünyanın 21 harikası turistleri büyülüyor. Bazıları büyük coğrafi hareketler neticesinde oluşan, kimileriyse tesadüf eseri keşfedilen doğa güzellikleri adeta Tanrı’nın yer yüzüne değen elleri…

Büyük Mavi Delik, Belize 300 metrelik çap ve yaklaşık 125 metre derinlik. Tüplü dalış için dünya üzerindeki en iyi yerlerden biri.

Plitvice Gölleri, Hırvatistan 16 gölden oluşan doğa harikasında her bir göl basamaklarla ve şelalelerle birbirine bağlanıyor.

Uçan Gayzer, Nevada, ABD 40 yıl önce jeotermal enerji kaynaklarını delen işçilerin bulduğu, püskürmeye hiç ara vermeyen bir gayzer…

Zhangye Danxia, Çin

Cehennem Kapısı, Türkmenistan Çapı 70 metreyi bulan ve metan gazı üreten devasa kuyu 1971’de Rus yer bilimi uzmanlarınca keşfedildi. Bilim adamlarının çevreye zarar vermemesi için ateşe verdikleri kuyu o gün bu gündür aralıksız yanıyor.

Côte d’Albâtre, Fransa Antalya’daki falezlerin yer yer kemer gibi oluşumlar ile 130 km uzunluğunda ve 100 metre yüksekliğinde bembeyaz renkte uzandığı bir sahil şeridi hayal edin; Côte d’Albâtre. Türkçesi “Kaymaktaşı Sahili”.

Büyük Mavi Delik - Belize

Bryce Kanyonu, ABD İsmi kanyon olsa da deniz seviyesinden 2000 metre yüksekliği ve piramit benzeri kaya oluşumlarıyla bir doğa harikası…

Salar de Uyuni Gölü, Bolivya

Milyonlarca yıldır yaşayan kumtaşı şekillerini adeta devasa bir el şekillendirmiş.

Dünyanın en büyük tuz gölü… Ayna gibi ışıldayan görüntüsü üzerinde yürüdüğünüzde ayağınıza değen tuz kristalleri.

Çizgili Buzdağları, Antarktika

Pamukkale, Denizli

Dünyadan bağımsız bir kara parçası. Buzdağları bazen beyaz, bazen mavi bazense mavi-beyaz çizgili görünümde.

Gerçeküstü güzelliği ve aşıladığı sağlığıyla Denizli’nin göz bebeği. Bir turist cenneti; Pamukkale Travertenleri.

Cehennem Kapısı - Türkmenistan

Cote Dalbatre

Bryce Kanyonu - ABD


SEYAHAT

56

SINAİ

Moeraki Kayaları, Yeni Zelanda Koekohe sahili boyunca yayılan ve yerel hikayelere konu olan iri ve yuvarlak kayalar… Maori yerlileri, yakınlarda batan bir gemideki sebze sepetlerinin taşlaşarak bu kayalara dönüştüğüne inanıyor. Ancak işin esası, dünyanın Paleosen zamanından, yani yaklaşık 65 milyon yıl önce taşlaşan çamurlar, sahilde rüzgarın da etkisiyle bu şekli alıyor.

Yedi Renkli Toprak, Chamarel, Mauritius Farklı renkteki kumların farklı katmanlar oluşturduğu, toprağın renk cümbüşünün içinde kırmızı, kahverengi, mor, eflatun, yeşil, mavi ve sarıyla kaybolduğu bir güzellik.

Devler Kaldırımı, Kuzey İrlanda İrlanda’nın yemyeşil sahil hattıyla uçsuz bucaksız mavi okyanus arasında kontrast oluşturan olağanüstü bazalt kayalıklar, tam 60 milyon yıl önceki volkanik bir faaliyet sonucu oluşmuş.

Moraine Gölü, Valley of the Ten Peaks, Kanada Her yanı doğa harikalarıyla dolu Kanada’nın dağlarının arasında yükselen 3000 metrede karşınıza çıkan turkuaz sular…

Dea Nam dvlei iby a

Tsingy de Bemaraha Milli Parkı, Madagaskar Benzersiz şekillerdeki kireçtaşı kayalıklarıyla kaplı… Büyük bir lemur popülasyonu ev sahibi olarak UNESCO Dünya Mirası liste başlarından.

Kamış Flüt Mağarası, Guangxi, Çin İsmini hemen dışında yetişen ve flüt yapmak için kullanılabilen sazlıklardan alan bu mağarada oluşması binlerce yıl süren sarkıt ve dikitlerin yanı sıra, bazı eski yazılara da rastlanıyor. Rengarenk ışıklarla aydınlatılınca ortaya çıkan manzara gerçekten nefes kesici.

Grand Prismatic Springs, Yellowstone Ulusal Parkı, Wyoming, ABD

Dev

ler

Amerika’nın en ünlü milli parkı Yellowstone kanyonlardan geyserlere, dünyanın en muhteşem doğal oluşumlarıyla dolu bir müze gibi. Amerika’nın en, dünyanın ise 3. büyük doğal kaplıcası gökkuşağının tüm renklerine sahip. Gra

nd

60 milyon yıl önce bir peri masalından fırlayan, balonla izlenmesi ayrı zevk veren bir görsel şölen.

Pris

ma tic

Hveravellir Kaplıcaları, İzlanda Dondurucu soğuğuyla ünlü İzlanda’da açık havada havuza girebileceğinizi hayal eder miydiniz? Jeotermal bir bölge olan Hveravellir’deki kaynak sular inanılmaz güzellikte havuzlar oluşturuyor. Havuzların bazıları aşırı sıcak olsa da, bazılarına hem sıcak hem soğuk su aktığından dolayı içinde yüzülebiliyor.

Hve

rve

llir

Deadvlei, Namibya

Kap l

Etrafındaki kızıl kumlara rağmen bembeyaz parlayan Deadvlei’deki tamamen kurumuş akasya ağaçlarından geriye kalan gövdelerin oluşturduğu manzara adeta bir tablo gibi.

Brezilya ve Arjantin arasındaki sınırın bir parçası olan devasa Iguazu şelalesi muazzam güzelliğinin yanı sıra 80 metreden düşen sularıyla doğanın gücünü de kanıtlıyor.

İgu

azu

şela

ırım

ı-K uze y ir

lan

Kapadokya, Nevşehir, Türkiye

Iguazú Şelalesi, Brezilya ve Arjantin

Kal d

lesi

- Br ezil ya v e Kam

ış F

Arj

lüt

ant

Mağ

in

ara

sı Çin

ıcal

arı

- İz

lan

da

- Sp

ring

sA

BD

da


57

SINAİSINAİ FUARSEYAHAT TAKVİMİ

EYLÜL

EKİM

07.09.2017 IWE-İSTANBUL İstanbul Fuar Merkezi İstanbul

04.10.2017 MAKTEK 2017 Fuar İzmir - Gaziemir İzmir

07.09.2017 TÜRKAS Ambalaj ve Gıda Fuarı İstanbul Kongre Merkezi İstanbul

05.10.2017 ANKA-MAK 2017 ANFA Altınpark Fuar Merkezi Ankara

07.09.2017 Worldfood İstanbul 2017 Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi İstanbul

12.10.2017 PaintExpo Eurasia 2017 İstanbul Fuar Merkezi İstanbul

13.09.2017 Private Label İstanbul Fuarı İstanbul Fuar Merkezi İstanbul

14.10.2017 INTERMOB 2017 Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi İstanbul

13.09.2017 CSI İstanbul Güvenlik Fuarı İstanbul Fuar Merkezi İstanbul 14.09.2017 GAMEX - COMPEX Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi İstanbul 20.09.2017 SHOEXPO Fuar İzmir - Gaziemir İzmir 21.09.2017 CNR ENERGY İstanbul Fuar Merkezi İstanbul

21.09.2017 13. LED ve Aydınlatma Fuarı İstanbul Fuar Merkezi İstanbul

26.10.2017 PETZOO Türkiye İstanbul Fuar Merkezi İstanbul

KASIM 01.11.2017 Mermer Fuarı 2017 Bursa Fuar ve Kongre Merkezi Bursa 02.11.2017 CWIEME 2017 CWIEME 2017 İstanbul 02.11.2017 Oyun & Hobi Fuarı İstanbul Fuar Merkezi İstanbul

26.09.2017 Avrasya Boat Show 2017 Ataköy Marina İstanbul

02.11.2017 SANTEK 2017 Kocaeli BB Uluslararası Fuar Merkezi İzmit

28.09.2017 1.Su ve Su Teknolojileri Fuarı ANFA Altınpark Fuar Merkezi Ankara

02.11.2017 23.Yapı Fuarı 2017 Fuar İzmir Alanı İzmir

04.11.2017 ARTIST 2017 Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi İstanbul

30.11.2017 3.İş ve İşçi Güvenliği Fuarı Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi Bursa

09.11.2017 PUTECH EURASIA 2017 İstanbul Fuar Merkezi İstanbul

30.11.2017 16.Metal İşleme Teknolojileri Fuarı Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi Bursa

09.11.2017 3.Kompozit Sanayi Fuarı İstanbul Fuar Merkezi İstanbul 15.11.2017 3.Kompozit Sanayi Fuarı İstanbul Fuar Merkezi İstanbul 16.11.2017 5.Enerji Verimliliği Fuarı Cam Piramit Sabancı Kongre ve Fuar Merkezi Antalya 16.11.2017 SİRHA-İSTANBUL 2017 İstanbul Kongre Merkezi İstanbul 23.11.2017 GIDA-TEK ANFA Altınpark Fuar Merkezi Ankara 23.11.2017 2.Enerji Verimli Ürünler Fuarı İstanbul Fuar Merkezi İstanbul 23.11.2017 3.Gıdamix Gıda ve Yaşam Fuarı Cam Piramit Sabancı Kongre ve Fuar Merkezi Antalya 30.11.2017 ATRAX 2017 İstanbul Fuar Merkezi İstanbul 30.11.2017 Otomasyon Fuarı 2017 Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi Bursa

30.11.2017 9.Sac İşleme Teknolojileri Fuarı Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi Bursa 30.11.2017 Kalıp Avrasya 2017 Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi Bursa

ARALIK 06.12.2017 Plastik Endüstrisi Fuarı Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi İstanbul 07.12.2017 Fespa Eurasia İstanbul Fuar Merkezi İstanbul 07.12.2017 42.Dijital Oyun Fuarı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı İstanbul 14.12.2017 Avrasya Bisiklet Fuarı Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi İstanbul 15.12.2017 İBS Anne Bebek Çocuk Fuarı İstanbul Kongre Merkezi İstanbul 21.12.2017 TRANSİST 2017 İstanbul Kongre Merkezi İstanbul 27.12.2017 KASTEXPO İstanbul Kongre Merkezi İstanbul


TANITIM

SINAİ

䔀一䐀 匀吀刀、 䌀䄀䴀椀䄀匀䤀一䤀一

伀刀吀䄀䬀  倀䰀䄀吀䘀伀刀䴀唀

眀眀眀⸀猀愀渀愀礀椀最愀稀攀琀攀猀椀⸀挀漀洀⸀琀爀

58


59

SINAİ

ZIRVE

Siz işinize bakın, biz işinize!

Tesis Hizmetleri Yönetiminden, Stok Sayımına, Lojistik Hizmetlerinden, İnsan Kaynakları Çözümlerine kadar farklı alanlarda işinizi geliştirmeniz için destek sağlarız. Siz işinize odaklanırsınız, biz size en kaliteli iş gücünü ve ekipmanı sağlarız. Tıpkı, 32 yıldır 17 ülkede yaptığımız gibi… T: 0216 364 96 96 tr.trenkwalder.com

/trenkwalder-turkey

/trenkwaldertr

/TrenkwalderTR

/TrenkwalderTR

/Trenkwalder Türkiye

Odağımız İnsan


TANITIM

SINAÄ°

60

SINAİ 9  
SINAİ 9  
Advertisement