Page 1

Asıl olan. vakanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileridir.

Asıl olan. vakanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileridir.   Her var olanın bir ustası vardır.Kaidesinden yola çıkarsak. Bu kainatta  kendi kendine oluşmuş bir şey  olmadığına göre o zaman bu

kainatıda bir yaratıcı yaratmış dolayısı ile benide.(insanlığı)  O zaman bu yaratıcının beni yönlendirmesi ,Kullanma klavuzu vermesi lazım Normal hayatın akışında  yaratıcı ile insanlar arasında ki aracıya peygamber denmiş. o zaman en son peygamberlik iddiasında  bulunan kişinin getirmiş olduğu kontrata anlaşma şartlarına bakacağız.  (Sonuncusu geçerlidir kaidesinden)  (Kader) Sonuncusu Muhammed olduğuna göre onun  getirdiği kontratda insanlığa bir rest çekiş meydan okuma var. Yoksa, 'Onu Muhammed uydurdu' mu diyorlar? Onlara de ki; 'Eğer doğru söylüyorsanız, Kur'an'a benzer bir sure ortaya getiriniz, bu  konuda Allah dışında kimleri yardıma çağırabilecekseniz, çağırınız. Yunus*38 Aradan bin dört  yüz yıl geçmiş hala bir ses yok . Peki şimdi yapsınlar şimdi teknik bir çağdayız her şey eloktronik çoğu şeyi harflerin ve rakamların  karışımından yapıyor proğram yapıcıları. o zaman kuran ayetlerinide getirsinler.? Allah kainatı   elementlerden yarattığı gibi kuranıda harflerin karışımından yaratmıştır.  Diyebilir birileri evet  bizimde demokrasimiz var.o zaman demokrasiye ve Muhammedin getirdiği şartlara bakılır.Bu insan  fıtratına uygunmu diye. örneğin; Mal can ve namuz konusunda kim ne diyor diye. (Şartlar.     Eşyadaki   özelliklere uygun düşmesi lazım ) Dolayısı ile..  Muhammedin getirdiği şartlar insan fıtratına uygun.(ölüm cezası veriyor)  Demokrasinin getirdiği şartlar   insan fıtratına uygun değil .(Taraf.Aklın üstününden.Hevadan,zenginden) (Halbuki insandaki fıtrat kendisinin olanı kendi isteği dışında bir başkasıyla paylaşmak istemez) olduğu anlaşıldığından fıtrata uygun olan alınır. Dolayısı ile Muhammedin getirmiş olduğu şartlar Yaratıcının gönderdiği şartlar olarak kabül görür.  Yaratıcıya ve son peygamberine inanmak vakaya mutabık olur ve Muhammedin getirmiş olduğu  şartların bir tanesinin gereği kişi Müslüman olur ve yaratıcının vaadi gereği cenneti kazanmış olur. Kişi  bu vaadi elinde tutabilmek için Muhammedin getirmiş olduğu yaratıcının tarifini onaylaması lazım.  Yaratıcının kırmızı çizgisi şirktir.(Allah'ın tarifi) (Göklerin ve yerin Rabbi, Arş'ın da Rabbi olan  Allah onların uydurdukları noksan sıfatlardan yücedir, münezzehtir.zuhruf*82 O tarifde budur.)  Bu olayı bilen şeytan Medya veya diğer yollarla kafir kişinin Allah tarifini onaylattırarak kişiyi  Müslümanım diye diye cehennemin bir başka kapısından içeri atıyor. ***************************************************************** 

"Öyleyse, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin  doğru yolunun üstüne oturacağım." "Sonra (onların) önlerinden arkalarından, sağlarından sollarından onlara sokulacağım ve  sen, çoklarını şükredenlerden, bulmayacaksın." (Allah) buyurdu: "Haydi, sen, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık. And olsun  ki,onlardan sana kim uyarsa, (bilin ki) sizin hepinizden (derleyip) cehennemi  dolduracağım." (A'RAF/16­18)

Şeytan Müslüman kılıfına bürünüp prof etiketiyle Atv ve flastv gibi kanallarda Nihat hatipoğlu,Cübbeli Ahmet gibi kişiler vasıtasıyla şu Allah tarifini     sunuyor eğer sen onların söylemiş olduğu Akideyi  benimser ve onaylarsan Kafir oluyor ve ebedi cehenneme gidiyorsun.Her ne kadarda diğer islamın   şartlarını yerine getirsende.   Ey insanlar, Allah'ın verdiği söz gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın şeytan, sizi Allah'ın affına güvendirerek ayartmasın.Fatır.5  MÜSLÜMANLARIN VE KAFİRLERİN ALLAH TARİFİ,TANIMI..SEN BU TARİFİN NERESİNDESİN?  


Asıl olan. vakanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileridir.

*****************************************************

MÜSLÜMAN OLMAYANLARIN AKİDESİ-(Sınırlıdır) BAŞLAMA***3  BURADAN DEVAM... ************************* **ÖNEMLİ**CENNETİN ANAHTARI... «Muhakkak ki Allahü Taalâ kendisine şirk koşulmasını affetmez. Ve istediği kimse için bundan başka hepsini  affeder» kavli şerifini tefsir ettiğimiz zaman Yahudilerin Allah’ı bırakıp ta kendi hahamlarını ve din büyüklerini Rab  ittihaz edindiklerini, bunun Üzerine şirke daldıklarını söylediğimizi unutmayalım. 

Yuhudilerin din adamlarına doğrudan doğruya ibadet etmiş değillerdi. Fakat onların kendiliklerinden ortaya attıkları şekilde halâlı haram ve haramı da halâl kabul ederek hüküm vazetme ve hakimiyyet esasını evvelemirde onlara  vererek şirke düşmüşlerdi... 

Allahü Taala her şeyi affeder de şirki affetmez... 

Hatta büyük günahları bile affeder... «İsterse zina etsin, isterse hırsızlık yapsın, isterse içki içsin... Hepsini  affeder...» Bütün mesele Rab olarak yalnız ve yalnız Allahü Taalâyı tanımakdır. **********Dikkat önemli...**********

Binaenaleyh, hâkimiyyeti sadece Allahü Taalâya vermek gerekir. Ülûhiyyet makamının en önemli husisiyyeti  budur. İşte bu çerçeve dahilinde müslüman müslüman olarak, mümin mümin olarak kalabilir. İşte bundan sonra  İnsan büyük te olsa günahlarının affını ümid edebilir... Bunun dışında kalan şirke gelince bunu Allahü Taalâ  ebediyyen affetmez.Zira Islamın şartı ve imanın haddi budur... Çünkü Cenabı Allah «Şayet Allah’a ve âhiret  gününe iman ediyorsanız» diyor...

"VAHDETİ VÜCUT FELSEFESİ": "NEW AGE FELSEFESİ" ****************************************************

Fikri metni anlamak demek, ne okuyucunun fikri metinden zevk alması ne de metnin anlamı üzerinde  yoğunlaşmasıdır. Fikri metni anlamak, onu pratiğe geçirmek üzere benimsemektir. Fikri metin pratiğe 


Asıl olan. vakanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileridir. geçirilmediği sürece bir yararı ve değeri yoktur. Çünkü fikri metin, okunup benimsendikten sonra  pratiğe geçirilmek için okunur. Böyle yapılmadığı takdirde fikri metnin ne faydası ne de değeri kalır.  Zira düşünce sadece bilgi olsun diye öğrenilmez. Bunun yanında, bir de benimsenip pratiğe geçirmek  için elde edilir, okunur. Düşünceyi benimsemek ise ancak düşünce olgusunu ve onun göstergeleri  konumundaki anlamını zihinde canlandırmakla olur. Bu açıdan fikri metni anlamak için ön bilgilerin  yanı sıra, şu üç noktaya dikkat etmek gerekir: 1­ Ön bilgilerin anlaşılması istenen metindeki  düşünceyle aynı düzeyde olması, 2­ Fikri metindeki düşünce olgusunu, bu düşünce ile ilgili olmayan  hususlardan tamamen ayırt edecek ve sınırlandıracak şekilde olduğu gibi kavramak. 3­ Bu olgunun  gerçekliğini ortaya koyabilecek şekilde, zihinde doğru bir biçimde canlandırmak. Bu üç noktayı göz  önünde bulundurmadan fikri metni anlamak, yani metindeki düşünceyi algılamak mümkün değildir.  Zira düşünceyi anlamak, sadece anlamını bilmek değildir aynı zamanda onu benimsemektir.  ************************** FİKRİ METİNLER. Gönderen Unknown zaman: 06:57 Bunu E-postayla GönderBlogThis!Twitter'da PaylaşFacebook'ta PaylaşPinterest'te Paylaş

11 yorum: 1. huseyin sasmaz16 Ocak 2016 06:59 "Öyleyse, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım." "Sonra (onların) önlerinden arkalarından, sağlarından sollarından onlara sokulacağım ve sen, çoklarını şükredenlerden, bulmayacaksın." (Allah) buyurdu: "Haydi, sen, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık. And olsun ki,onlardan sana kim uyarsa, (bilin ki) sizin hepinizden (derleyip) cehennemi dolduracağım." (A'RAF/1618) Şeytan Müslüman kılıfına bürünüp prof etiketiyle Atv ve flastv gibi kanallarda Nihat hatipoğlu,Cübbeli Ahmet gibi kişiler vasıtasıyla şu Akideyi sunuyor eğer sen onların söylemiş olduğu Akideyi benimser ve onaylarsan Kafir oluyor ve ebedi cehenneme gidiyorsun.Her ne kadarda diğer islamın şartlarını yerine getirsende. Ey insanlar, Allah'ın verdiği söz gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın şeytan, sizi Allah'ın affına güvendirerek ayartmasın.Fatır.5 MÜSLÜMANLARIN VE KAFİRLERİN ALLAH TARİFİ,TANIMI..SEN BU TARİFİN NERESİNDESİN? ***************************************************** HAYATIN GAYESİ OLAN HEDEFİNİ BELİRLEMEK İÇİN TAKİP EDECEĞİN YOL YanıtlaSil 2. huseyin sasmaz17 Ocak 2016 03:18 **ÖNEMLİ**CENNETİN ANAHTARI... «Muhakkak ki Allahü Taalâ kendisine şirk koşulmasını affetmez. Ve istediği kimse için bundan başka hepsini affeder» kavli şerifini tefsir ettiğimiz zaman Yahudilerin Allah’ı bırakıp ta kendi hahamlarını ve din büyüklerini Rab ittihaz edindiklerini, bunun Üzerine şirke daldıklarını söylediğimizi unutmayalım. Yuhudilerin din adamlarına doğrudan doğruya ibadet etmiş değillerdi. Fakat onların kendiliklerinden ortaya attıkları şekilde halâlı haram ve haramı da halâl kabul ederek hüküm vazetme ve hakimiyyet esasını evvelemirde onlara vererek şirke düşmüşlerdi... Allahü

Taala

her

şeyi

affeder

de

şirki

affetmez...

Hatta büyük günahları bile affeder... «İsterse zina etsin, isterse hırsızlık yapsın, isterse içki


Asıl olan. vakanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileridir. içsin... Hepsini affeder...» Bütün mesele Rab olarak yalnız ve yalnız Allahü Taalâyı tanımakdır. **********Dikkat önemli...********** Binaenaleyh, hâkimiyyeti sadece Allahü Taalâya vermek gerekir. Ülûhiyyet makamının en önemli husisiyyeti budur. İşte bu çerçeve dahilinde müslüman müslüman olarak, mümin mümin olarak kalabilir. İşte bundan sonra İnsan büyük te olsa günahlarının affını ümid edebilir... Bunun dışında kalan şirke gelince bunu Allahü Taalâ ebediyyen affetmez.Zira Islamın şartı ve imanın haddi budur... Çünkü Cenabı Allah «Şayet Allah’a ve âhiret gününe iman ediyorsanız» diyor... https://www.facebook.com/photo.php? fbid=1038897109464433&set=ms.c.eJxFzMkJADAMA8GOghUbyeq~ %3BsUDI8R2WRWS3BRCJsAcOhItVmQ8wZYm8MLkL6MN~_dC3X9hEm.bps.a.10243942 47581386.1073741910.100000324607185&type=3&theater YanıtlaSil 3. huseyin sasmaz31 Ocak 2016 07:39 Bu yorum yazar tarafından silindi. YanıtlaSil 4. huseyin sasmaz31 Ocak 2016 07:40 Kaide hollandaca voetstuk ----------Şahsiyet personage YanıtlaSil 5. huseyin sasmaz24 Mart 2016 08:33 ATAİS.? https://www.facebook.com/dikkathaberleri/videos/1042433582466356/ YanıtlaSil 6. Hüseyin Şaşmaz13 Mayıs 2016 11:12 Buna rağmen insanlar, Allah'ın kullarından bir kısmını O'nun bir parçası saydılar. Gerçekten de insan apaçık bir nankördür. Zuhruf*15 YanıtlaSil 7. Hüseyin Şaşmaz13 Mayıs 2016 22:19 Eşyayı gereğince tanımak, ondaki özellikleri bilmektir. Eşyanın tabî bulunduğu kanunları bilmek Allah’ın eşya ile ilgili sünnetlerini bilmektir. Bu sünnetlerin bilinmesi müşkillerin çözülmesini kolaylaştırır, eşyayı ve olayları gerçeklerine uygun izahlara kavuşturmayı


Asıl olan. vakanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileridir. mümkün kılar. İnsan fıtratını tanımak, insanı tanımayı mümkün kılar. İnsanları ve aralarında cereyan eden ilişkileri, bunların tabî bulunduğu kanunları bilmek insanı izah etmeyi, insanlar arasındaki iş ve ilişkilerin açıklanmasını mümkün kılar. Kendi cinsinin, başından bu yana yapa geldiklerini, yapmayı adet edindiklerini tanımak, tarihte geçen olayları açıklamayı kolaylaştırırken, günümüz ve gelecekte de olacakların aynı sünnet üzere cereyan edeceği konusunda insanın ufkunu aydınlatır, ona takib edeceği yolu gösterir. Sünnettullah’ın bilinmesi eşyaya tealluk eden yanıyla eşyayı tanımayı ve ondaki özellikleri öğrenerek eşyadan gereğince yararlanmayı sağlarken, insana tealluk eden yanıyla da insanı tanımayı, insanları tanımayı ve insanlar arasında cereyan eden ve edecek olayları açıklamayı kolaylaştırır. See more at: http://www.iktibasdergisi.com/sunnetullah/#sthash.N79EuVbq.dpuf YanıtlaSil 8. Hüseyin Şaşmaz10 Haziran 2016 20:12 namenstraat8bredahollanda.blogspot.com · BÜTÜN İNSANLIĞA ÇAĞRI... ŞU AKİDEYİ ANLAMAYA ÇALIŞIN Kİ.... İSTİKAMETİNİZ,HEDEFİNİZ NETLEŞSİN... Asıl olan. vakanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileridir. Her var olanın bir ustası vardır.Kaidesinden yola çıkarsak. Bu kainatta kendi kendine oluşmuş bir şey olmadığına göre o zaman bu kainatıda bir yaratıcı yaratmış dolayısı ile benide.(insanlığı) O zaman bu yaratıcının beni yönlendirmesi ,Kullanma klavuzu vermesi lazım Normal hayatın akışında yaratıcı ile insanlar arasında ki aracıya peygamber denmiş. o zaman en son peygamberlik iddiasında bulunan kişinin getirmiş olduğu kontrata anlaşma şartlarına bakacağız. (Sonuncusu geçerlidir kaidesinden) (Kader) Sonuncusu Muhammed olduğuna göre onun getirdiği kontratda insanlığa bir rest çekiş meydan okuma var. Yoksa, 'Onu Muhammed uydurdu' mu diyorlar? Onlara de ki; 'Eğer doğru söylüyorsanız, Kur'an'a benzer bir sure ortaya getiriniz, bu konuda Allah dışında kimleri yardıma çağırabilecekseniz, çağırınız. Yunus*38 Aradan bin dört yüz yıl geçmiş hala bir ses yok . Peki şimdi yapsınlar şimdi teknik bir çağdayız her şey eloktronik çoğu şeyi harflerin ve rakamların karışımından yapıyor proğram yapıcıları. o zaman kuran ayetlerinide getirsinler.? Allah kainatı elementlerden yarattığı gibi kuranıda harflerin karışımından yaratmıştır. Diyebilir birileri evet bizimde demokrasimiz var. o zaman demokrasiye ve Muhammedin getirdiği şartlara bakılır.Bu insan fıtratına uygunmu diye. örneğin; Mal can ve namuz konusunda kim ne diyor diye. (Şartlar. Eşyadaki özelliklere uygun düşmesi lazım) Dolayısı ile.. Muhammedin getirdiği şartlar insan fıtratına uygun.(ölüm cezası veriyor) Demokrasinin getirdiği şartlar insan fıtratına uygun değil.(Taraf.Aklın üstününden.Hevadan,zenginden) (Halbuki insandaki fıtrat kendisinin olanı kendi isteği dışında bir başkasıyla paylaşmak istemez) olduğu anlaşıldığından fıtrata uygun olan alınır. Dolayısı ile Muhammedin getirmiş olduğu şartlar Yaratıcının gönderdiği şartlar olarak kabül görür. Yaratıcıya ve son peygamberine inanmak vakaya mutabık olur ve Muhammedin getirmiş olduğu şartların bir tanesinin gereği kişi Müslüman olur ve yaratıcının vaadi gereği cenneti kazanmış olur. Kişi bu vaadi elinde tutabilmek için Muhammedin getirmiş olduğu yaratıcının tarifini onaylaması lazım. Yaratıcının kırmızı çizgisi şirktir.(Allah'ın tarifi) (Göklerin ve yerin Rabbi, Arş'ın da Rabbi olan Allah onların uydurdukları noksan sıfatlardan yücedir, münezzehtir.zuhruf*82 O tarifde budur.) Bu olayı bilen şeytan Medya veya diğer yollarla kafir kişinin Allah tarifini onaylattırarak kişiyi Müslümanım diye diye cehennemin bir başka kapısından içeri atıyor. ***************************************************************** "Öyleyse, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım." "Sonra (onların) önlerinden arkalarından, sağlarından sollarından onlara sokulacağım ve sen, çoklarını şükredenlerden, bulmayacaksın." (Allah) buyurdu: "Haydi, sen, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık. And olsun ki,onlardan sana kim uyarsa, (bilin ki) sizin hepinizden (derleyip) cehennemi dolduracağım." (A'RAF/16-18) Şeytan Müslüman kılıfına bürünüp prof etiketiyle Atv ve flastv gibi kanallarda Nihat hatipoğlu,Cübbeli Ahmet gibi kişiler vasıtasıyla şu Allah tarifini sunuyor eğer sen onların söylemiş olduğu Akideyi benimser ve onaylarsan Kafir oluyor ve ebedi cehenneme gidiyorsun.Her ne kadarda diğer islamın şartlarını yerine getirsende. Ey insanlar, Allah'ın verdiği söz gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın şeytan, sizi Allah'ın affına güvendirerek ayartmasın.Fatır.5 MÜSLÜMANLARIN VE KAFİRLERİN ALLAH TARİFİ,TANIMI..SEN BU TARİFİN NERESİNDESİN? http://namenstraat8bredahollanda.blogspot.nl/2016/01/asl-nedir1-kok-esas-temel-kaideasl.html?spref=fb · 16 Ocak YanıtlaSil


Asıl olan. vakanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileridir.

9. Hüseyin Şaşmaz20 Haziran 2016 04:01 Bir yorumun doğru ve yanlış olduğunun delili, eylemde belli eder kendini. YanıtlaSil 10. Hüseyin Şaşmaz14 Temmuz 2016 03:47 Kader ise; insanın ortaya çıkardığı, ateşin yakması, bıçağın kesmesi gibi eşyada bulunan özelliklerdir. Bu özellikler ise duyuların idrak edebildiği hissedilebilir şeylerdir. Öyleyse kaderin delili de aklidir. http://islamdevleti.info/kitaplar/Islam_Sahsiyeti_Cilt_1/05.htm YanıtlaSil 11. Hüseyin Şaşmaz25 Temmuz 2016 02:33 BAĞIMSIZ VAROLUŞ PROJELERİ ÜZERİNDE http://www.iktibasdergisi.com/bagimsiz-varolus-projeleri-uzerinde-calismak/

ÇALIŞMAK

YanıtlaSil Sonraki KayıtÖnceki KayıtAna Sayfa Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom) YAZILARIN TAMAMI BURADA

İSLAM DEVLETİNİN ÖNCELİĞİ

Muhammed (S.A.) e inananlar, onunla birlikte hicret edip ilk olarak birlikte savaşanlar, önce Allah'ın şeriatı ile hükmeden bir müslüman devletin kurulması ve şeriatın buyruklarına uyan müslüman toplumun inşası için çalışmışlardı. Ancak bu hususları yerine getirdikten sonradır ki, itaat ve isyan ile ilgili ve teferruat sayılacak konulardaki emri bilmaruf ve nehyi anil münker vazifesini yerine getirmeye başladılar. Hiç bir zaman asıl enerjilerini böyle basit şeyler için harcamadılar. İslâm devleti kurulmadan ve müslüman toplumun yapısı inşa edilmeden önce, çabalarını ancak bütün esasların esası durumunda olan bu temelin inşasına harcadılar. İyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak prensibinin mefhumu da realitelerin icabına göre değerlendirilmelidir.Büyük kötülükler nehyedilmeden ve büyük iyilikler emredilmeden önce ikinci veya üçüncü derecedeki kötülüklere veya iyiliklere geçmek olmaz, ilk islâm cemiyetinin yapısı kurulurken bu husus üzerinde dikkatle durulmuştur. HİLAFET DEVLETİ VE CİHADIN ZAMANI Zira Müslümanlara gerek cihat gerekse kısas me d i n e 'de bir İslam devleti kurulduktan yâni hicretten sonra emrolunmuştur.


Asıl olan. vakanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileridir.

Daha önce ise Medine halkı ona biat ettiği zaman şöyle buyurmuştur: "Minadaki kâfirlerin üzerine varıp onları öldürmek temayüllerini belirttikleri zaman: "Ben bu şekilde emrolunmadım" karşılığını vermiştir. Medine bir İslam yurdu haline gelince yüce Allah cihadı farz kılmıştır. Simple şablonu. Powered by Blogger.

1asıl olan vakanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileridir en önemli asıl olan  

Kaideden yola çıkarak bir sağlama,muhasebe yapalım tevhit inancımızı. Kur'an'da "O'nun benzeri hiçbir şey yoktur"(Şura 42/11.)(Bu sözden sın...

1asıl olan vakanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileridir en önemli asıl olan  

Kaideden yola çıkarak bir sağlama,muhasebe yapalım tevhit inancımızı. Kur'an'da "O'nun benzeri hiçbir şey yoktur"(Şura 42/11.)(Bu sözden sın...

Advertisement