__MAIN_TEXT__

Page 1

Nisan - Mayıs - 2019

Temizlik Kültürü Yayını www.hijyenlife.com

Türkİye, endüstrİyel temİzlİk sektöründe merkez üssü olma yolunda İlerlİyor

Türkİye Çöpüne Sahİp Çıkıyor mu?

TÜRKİYE’DE TESİS YÖNETİMİ PAZARI


EDİTÖRDEN

Abdurrahman ÇINAR Hijyen Life Dergisi Yayın Koordinatörü

TEMİZLİK SEKTÖRÜ SAĞLIKLI BİR YAŞAM İÇİN OLMAZSA OLMAZIMIZDIR

H

ijyen Life, Nisan - Mayıs sayımızda hazırladığımız çalışmalarda edindiğimiz izlenimler, özelikle sektördeki gelişmeyle orantılı olarak işletmelerin yapılarındaki iyi yönlü değişimlerin, en büyük iş kolu ve insan kaynağının yer aldığı sektörde, yapı taşlarının yerine oturmaya başladığının gösteriyor. 1,5 milyondan fazla kişiye istihdam sağlayan ve yaklaşık 60 milyar TL ticaret hacmine sahip endüstriyel temizlik sektör temsilcileri, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen INTERCLEAN fuarında buluştu. Temizlik ve hijyen anlamında sektörün gelişiminin çok önemli olduğunu anlatan ve teknolojinin bu anlamda oldukça ileri düzeyde. İşin hijyen ve temizlik kısmına gelince artık bu kavramlara yönelik ekipmanlar üretiyoruz. Türkiye, endüstriyel temizlik sektöründe merkez üssü olma yolunda ilerliyor. Değinmek istediğim ve dergimizde birçok araştırma konusuna yer verdiğimiz bu sayımızda en önemli etken iklim değişikliği ve çevre. Bugün yaşadığımız dünya üzerinde iklim değişikliği ve çevresel etkiler hayatımızda büyük öneme sahip. Sektör olarak yaptığımız işin başında ne kadar teknolojik kavramlar, eğitim, insan kaynağı gibi kavramlardan konuşsak da “SU” hayatımızda ve işimizde hayati öneme sahip. Bugün araştırmalara baktığımızda kişi başı günlük su tüketimi 5 bin litreye ulaştı. Özelikle su tüketimin en çok olduğu sektörlerden biri olarak su tasarrufu için farkındalığı

ortaya koymalıyız. (BCFN), raporuna göre 1,6 milyar kişinin su sıkıntısı çektiği ve su kıtlığının dünya çapında artış gösterdiği günümüzde, suyu ucuz hatta ücretsiz bir kaynak olarak görmek yerine değerli ve nadir kaynaklardan biri olarak görmeye başlamalıyız. Bir diğer konu bugün sağlık ve çevre alanında yapılan çalışmalar, sektörün öneminin kamuoyu nezdinde artmasına saygınlık kazanmasına vesile oluyor. Türkiye’de daha önce yapılmamış bu kapsamlı sosyal araştırmalar, toplumun davranış ve ihtiyaçlarını anlayarak sorunların nedenlerini ortaya koymayı ve bireyleri bu konuda bilinçlendirmeyi amaçlıyor. Türkiye İstatistik Kurumu 2016 yılı verilerine göre, bir kişi tek başına yılda 421 kg çöp üretiyor. Türkiye’de çöp denildiğinde insanların yalnızca yüzde 11,6’sının aklına geri dönüşüm geliyor. Geri kalanlar çöpü bir an önce uzaklaştırılması gereken bir yığın olarak görüyor. Toplumun yüzde 60’ı “Sıfır Atık” kavramından habersiz. Tüm bu analizler gösteriyor ki temizlik sektörü sağlıklı bir yaşam için olmazsa olmazımızdır. Sektörün ihtiyaçlarını doğru analiz ederek, sektörün nabzını tutan araştırma konularımız, sektör haberleri ve daha birçok konuyla kaynak niteliğinde çalışmalarımızla sektörün sesi olmaya devam edeceğiz. Keyifli okumalar dileriz.


içindekiler

10

26

10 “ARCORA markasını rakip şirketler dahi kabullenmek durumunda kalmıştır ”

ARCORA GROUP CEO’su Sami Memili, Türkiye pazarı ile ilgili gelişmeler ve ARCORA markasının dünya pazarında kendini nasıl ispatladığını ve marka oluşumunda örnek çalışmalarını değerlendirdi.

14 Türkiye, endüstriyel temizlik sektöründe merkez üssü olma yolunda ilerliyor

Endüstriyel Temizlik Sektörünün Buluşma Noktası Interclean İstanbul, 81 Ülkeden Ziyaretçi Ağırladı.

18 Çevre Bİlİncİ, Merdİven Altı Kİmyasalların Önüne Geçtİ 1,5 milyondan fazla kişiye istihdam sağlayan ve yaklaşık 60 milyar TL ticaret hacmine sahip endüstriyel temizlik sektör temsilcileri, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen ‘Endüstriyel Temizlik Sektörüne Genel Bakış’ panelinde buluştu.

20 Endüstriyel Temizlik Sektörünün İnovasyonu, Interclean İstanbul’da Sergilendi

Endüstriyel temizlik sektörü, yılda ortalama 10,5 milyar Avro/60 milyar TL ciro ve yaklaşık 5.000 firma ile 1,5 milyon kişiye istihdam sağlıyor

22 Hedefimiz sektördeki

tüm firmaların arka bahçesi olmak Ataker Dozaj Sistemleri bugüne kadar olduğu gibi, gelecekte de müşteri memnuniyeti odaklı, dürüst ticaret kurallarını ilke edinmiş bir şirket kimliği ile müşterilerinin talep ve ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmalarını kararlılıkla sürdüren bir firma olduğunu söyleyen firma satış müdürü Erkan Ataker, müşteri memnuniyetinin kendileri için en başta geldiğini kaydetti.

İmtiyaz Sahibi Ekonomi Ajans Adına Abdurrahman ÇINAR Yazı İşleri Müdürü Cengiz Tepebaş

Avrupa yakası temsilcisi Ruşen Tanrıverdİ

Yayın Koordinatörü Abdurrahman ÇINAR

Web Tasarım Hamdi EKMEN

Reklam Müdürü Sabri ergenecoşar

Kalite Danışmanı Yeliz Sarıçam

Grafik Tasarım Erhan AYDIN Hukuk Danışmanı Bedirhan Güven

YÖNETİM YERİ: Ekonomi Ajans Yayıncılık Paz ve Danışmalık Hizmetleri Fevzi Paşa Cad. No 2 Sarı Ap.D:6 34750 Küçük Bakkalköy – Ataşehir – İstanbul Tel: +90 (0) 216 572 60 69 Faks: +90 (0) 216 576 89 96 Gsm : 0530 263 79 50 e-posta: info@hijyenlife.com


24

30

24 JVD INTERCLEAN İstanbul fuarında yeni ürünlerini tanıttı JVD Markası ile sektöründe lider Güney Yapı Endüstriyel Temizlik Sektörü uluslararası INTERCLEAN İstanbul, fuarında yeni ürünlerini tanıttı.

26 TELKAR, 22 yıldır sağlık ve Çevre Koruma alanında Sektörün öncü ve lider firması

Telkar Yönetim Kurulu Başkanı Günay Karakuş firmasının faaliyetleri hakkında dergimize açıklamalarda bulundu ve bundan sonra hayata geçirecekleri projeler hakkında bilgiler verdi.

28 Türkiye Çöpüne Sahip Çıkıyor mu?

18

Çöpüne Sahip Çık Vakfı, Türkiye genelinde benzeri olmayan araştırmasıyla çöp atma ve geri dönüşüm konularında toplumun nabzını tutuyor.

30 TÜRKİYE’DE TESİS YÖNETİMİ PAZARI Tesis Yönetiminin; insan, mekân, teknoloji ve süreçlerini birleştiren, birden fazla disiplini kapsayan, uzmanlık ve deneyim gerektiren bir meslek olduğunu belirten TRFMA Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Levent Alatlı, Türkiye’de tesis yönetimi pazarı ve sektördeki gelişmeleri değerlendirdi.

34 TeInnova ile Havalandırma Kanalı Temizliğine Bakış

Havalandırma Kanalı ve Baca Temizliği sektörü tüm dünyada büyüyen bir sektördür ve gün geçtikçe işletmelerin artan temizlik ihtiyaçlarına bağlı olarak artmaktadır.

20

38 Türkiye’nin ilk profesyonel temizlik robotuNU ziyaretçilerin beğenisine sundu

Dünyaca ünlü hijyen devi Diversey’in küresel alanda yürüttüğü en büyük AR-GE projesi olan yeni nesil akıllı temizlik robotu TASKI Intellibot, Türkiye’de ilk kez FM Expo Fuarı’nda ziyaretçilerle buluştu. Nesnelerin interneti aracılığıyla kendi kendine temizlik yapabilen ve verimliliği raporlayabilen robot, yeniliklerin öncüsü Diversey’in yeni nesil temizlik anlayışını ortaya koydu.

48


ENDÜSTRİYEL TEMİZLİK

“ARCORA markasını rakip şirketler dahi kabullenmek durumunda kalmıştır” Hijyen sektörünün duayen isimlerinden ARCORA GROUP CEO’su Sami Memili, Türkiye pazarı ile ilgili gelişmeler ve ARCORA markasının dünya pazarında kendini nasıl ispatladığını ve marka oluşumunda örnek çalışmalarını değerlendirdi. Kendi kişisel hikâyenizden biraz bahseder misiniz? ARCORA’ya gelene kadar neler yaptınız? Arcora’nın kuruluşu nasıl gerçekleşti ve bu kadar rekabetçi bir sektörde ARCORA’yı nasıl büyüterek bugünkü konumuna getirdiniz? Kendim sektör ile 1991 yılında

Amerika´da aldığım master eğitimi sırasında tanıştım. Aldığım uzmanlık eğitimi bu sektör ile örtüşünce önce patentli Amerikan kimya ürünlerini Avrupa´ya taşıdım, sonra da kendi markamı yani ARCORA´yı kurdum ve geliştirdim. ARCORA´nın marka

10

değerini zirvelere taşırken tabi ki Almanya´da Tük kimliğimden dolayı büyük engellerle karşılaştım. Fakat gittiğim yolu iyi bildiğim için, rakip Alman şirketleri dahi bugün ARCORA markasını kabullenmek durumunda kalmıştır.


Nisan - Mayıs 2019

Hedef kitlemiz hijyene ihtiyaç olan tüm profesyonel kullanıcılardır. Hastaneler, oteller, fabrikalar, AVM´ler, havalimanları, resmi daireler, okullar, kreşler, endüstriyel fabrikalar ve restoranlar HORECA müşterileri, kısacası temizlenecek her alanda gereken hijyenik ortamı sağlamaktır. İnovatif ve çözüm odaklı ürünlerimizle sahada sorunlar yaşayan şirketlere kolaylık sağlamaktır. ürünlerimizi ve temizlik ekipmanlarını üretmekteyiz. Makedonya´daki fabrikamızda ise temizlik ve parlatma pedlerini ve dünyada ilk olan PU-PED´leri üretmekteyiz. Kimya teknolojisinde üstün kaliteye sahip olan Almanya´da patentleri ve formülleri tamamen bize ait olan 250 çeşitten fazla kimyasal ürünlerimizi buradaki tesislerimizde üretmekteyiz.

Firmanızın hikâyesini özetle anlatabilir misiniz? Nasıl, ne zaman ve nerede kuruldu? ARCORA ŞİRKETLER GRUBU 1992 yılında Almanya’nın Münih şehrinde, patentli Amerikan endüstriyel kimya ürünlerinin pazarlanmasına ve satışına yönelik kuruldu. 2005 yılında uluslararası faaliyet vermek için ilk üretim tesislerimizin kurulmasını sağlayarak üretici kimliğiyle dünya pazarına açıldık. Üretim tesisleriniz hangi kentte ya da kentlerdedir? Almanya dışında üretim yaptığınız kentler hangileri? Tamamen kendimize ait olan 5 adet fabrikamız mevcuttur. Bunlardan birincisi olan ABD´de yer cila ve bakım ürünlerini üretmekteyiz, Türkiye´deki 2 fabrikamızda ise temizlik tekstil

Üretiminizin yüzde kaçı dışarıda, yüzde kaçı Almanya’da? Ürünlerimizin hammaddesinin bulunduğu ülkelerde üretim tesislerimizin altyapısını yine o ülkelerde kurup kalite standartlarını ülkenin ürettiği profesyonel hammaddelerle gerçekleştiriyoruz. Bu şekilde hammaddeler gereksiz yere nakliye edilmemektedir. Bu bağlamda üretimimizin %60´ı Almanya´da olup, diğer %40´ı ise Almanya dışındadır. Dünya genelinde ARCORA’da kaç kişi çalışıyor? Dünya genelinde ARGE´de, üretimde, satışta, pazarlamada, yönetim ve lojistik departmanlarında çalışan sayımız yaklaşık 340 civarındadır. Buna dünya üzerindeki distribütörlerimizin ve iş ortaklarımızın sayısını eklediğimizde ise bu sayı 700´ü aşmaktadır. Türkiye’de üretim yapıyor musunuz? Türkiye’de hangi ürünleri üretiyorsunuz? Türkiye´de kaç kişi çalışıyor? Türkiye´de bulunan tesislerimiz Yalova

11

ve Bursa’dadır. Türkiye´de çoğu patentli ve tescilli olan birinci kalite tekstil ürünlerini ve temizlik ekipmanlarını üretmekteyiz. Burada çalışan sayımız ise 120 civarındadır. Türkiye sizin için nasıl bir pazar? Bu pazara yönelik hedefleriniz nelerdir? Türkiye genç ve dinamik nüfusu ve de ekonomik kaynaklarıyla birçok dünya devi şirket için hep önemli pazarlardan biri olmuştur. Bu ARCORA için de aynı anlamı ifade etmektedir. ARCORA GROUP bu pazardaki en büyük ihtiyaçları ve eksiklikleri yıllarca takip edip, özellikle hijyen alanında örneğin hastaneler, oteller, fabrikalar, AVM´ler ve havalimanlarına yönelik özel formüllü kimyasal ürünler, zemin temizleme ve bakım pedleri, temizlik makineleri ve tekstil ürünleri ile kompakt temizlik sistemleri sunmaktadır. Türkiye´deki hedeflerimiz ise, 7 bölgede distribütörlük vererek iş ortaklarımızla yapacağımız 3 yıl içerisindeki çalışma stratejisiyle profesyonel ürünlerimizi pazarda aktif bir şekilde sunmaktır. ARCORA´yı Türkiye´de bir marka olarak 2021 yılına kadar daha çok bilinen bir şirket haline getirebilmektir. En önemli rakipleriniz kimler? Rakiplerinize karşı rekabet gücünüzü arttıran özellikleriniz nelerdir? Fiyat mı? Kalite mi? Hizmet ve dağıtım tarzınız mı? Bizler kendi alanımızdaki şirketlere rakip olarak bakmamaktayız. ARCORA GROUP her ülkeye yönelik ihtiyaçları bizzat yerinde analiz ederek, kendi şirket felsefesiyle başarıyı yakalamış bir şirkettir. Şirketimizin en büyük çıkış noktası olan “global düşün lokal hareket et” felsefesi, “her şey tek elden” avantajıyla “kendi markası, kendi tesislerinde üretip ve son tüketiciye distribütörler tarafından ulaşmak” vizyonu ile rakiplerinden her zaman çok farklı bir teknoloji farkı meydana getirmektedir. Son tüketicinin ihtiyaçlarını iyi bilen ve talepler doğrultusunda üretim yapan genç ve dinamik ekibiyle sahada hızlı olmayı kendisine düstur edinmiştir.


RÖPORTAJ Hangi ürünlerinizde daha iddialısınız? Neden? ARCORA GROUP kimyasallar alanında özellikle patentli yer cila ve bakım sistemi ürünlerinde, temizlik tekstili alanında hastane ve kliniklere özel geliştirilmiş ürünler sunarak, yine son dönemde piyasaya tanıtılan, ARCORA´nın özel laboratuvar çalışmaları sonucunda geliştirdiği ve ürettiği bakır alaşımlı sünger ve el bezlerinin yanında, ARCORA PU-PAD zemin bakım ve parlatma pedleri uluslararası hijyen piyasasında çok büyük ses getirmiştir. Şirketimiz bu sektörün içindeki sorunları ve ihtiyaçları bilen kişilerle kendi ARGE departmanında haftanın 5 günü son tüketici ile beraber olmaktadır. Hedef kitleniz tam olarak kimlerdir? Ürünlerinizle, bu kitlenin hayatına nasıl bir kolaylık ya da çözüm getiriyorsunuz? Hedef kitlemiz hijyene ihtiyaç olan tüm profesyonel kullanıcılardır. Hastaneler, oteller, fabrikalar, AVM´ler, havalimanları, resmi daireler, okullar, kreşler, endüstriyel fabrikalar ve restoranlar HORECA müşterileri, kısacası temizlenecek her alanda gereken hijyenik ortamı sağlamaktır. İnovatif ve çözüm odaklı ürünlerimizle sahada sorunlar yaşayan şirketlere kolaylık sağlamaktır. ARCORA’nın yeni yatırım hedefleri nelerdir? ARCORA GROUP ´un yeni yatırım hedefleri uluslararası pazarda 2025 yılına kadar 60 ülkenin üzerinde distribütörlükler kurarak dünyanın her kıtasında var olmaktır. Profesyonel uluslararası fuarlara katılarak ARCORA şirketini bir dünya markası haline getirmektir. Yine dünyada bilinen hijyen sektörüne hitap eden dergiler ve internet portallarında yer almaktır. Toplam kaç ürününüz vardır? En çok üretim ve satış yaptığınız ürün ya da ürünler hangileridir? Endüstriyel kimyasallar, temizlik tekstilleri, temizlik makineleri, temizlik ekipmanları, aksesuar ve ped ürünlerini topladığımızda ürün yelpazemizde 1400´ün üzerinde ürün çeşidimiz

ARCORA GROUP un yeni yatırım hedefleri uluslararası pazarda 2025 yılına kadar 60 ülkenin üzerinde distribütörlükler kurarak dünyanın her kıtasında var olmaktır. Profesyonel uluslararası fuarlara katılarak ARCORA şirketini bir dünya markası haline getirmektir. Yine dünyada bilinen hijyen sektörüne hitap eden dergiler ve internet portallarında yer almaktır. vardır. En çok satış yaptığımız ürünler uzman olduğumuz zemin bakım sistemleridir. ARGE çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz? Kaliteyi yakalamak ve ürün çeşitliliğini arttırmak için neler yapıyorsunuz? ARCORA GROUP ARGE konusuna her yıl ayrı bir bütçe ayırıp, özel departmanı ile hijyen üniversitelerinde resmi iş birliği içerisinde yer almaktadır. Bu bağlamda Almanya Albstadt-Sigmaringen Hijyen Üniversitesi´nde ürünlerini 80´den fazla öğrencilerle tez konusu haline getirerek ortak bir çalışma içerisindedir. Şirket bünyesinde diploma tezi yazan öğrencilere araştırma yapma imkânı sağlamaktadır ve bu öğrencileri üniversite eğitimi sonunda kendi bünyesine hijyen mühendisi olarak kazanmaktadır. Kaliteyi şirketin kendi bünyesinde bulundurduğu hijyen mühendisleriyle çözüm odaklı, sahada olmayan inovatif ürünleri üretip piyasaya sunarak yakalamaktadır. Firmanızın kurum kültüründen bahsedersek, ilk 3 sıraya neleri koyarsınız? Kurum kültürümüzde ilk sırayı global düşünce, ikinci sırayı inovasyon ve üçüncü sırayı ise çevre dostu ürünlere sahip oluşumuz almaktadır. Global markette daha çok pazara ulaşmak için ARCORA neler yapıyor, nasıl bir strateji izliyor? Global markette daha ileriye gidebil12

mek için ARCORA GROUP, sektörün nabzını tutan tüm uluslararası fuarlarda kendi stantlarında kendi yeni ürünlerini sergilemektedir. Bunun için ise çok ciddi bütçeler ayırmaktadır. Şikago´dan Johannesburg´a, Amsterdam´dan Varşova’ya, Berlin´den İstanbul’a, Dubai´den Hindistan´a kadar stantlar kurup ARCORA markasını tanıtmıştır. Fuar stantlarımızın görüntülerini www.arcora-group.com sayfamızın resim galerisi bölümünde görebilirsiniz.


Nisan - Mayıs 2019

Ortaklık düşünüyor musunuz? Büyük ve yerleşik rakipleriniz, size bu konuda teklif getirdi mi? Şirketimiz uluslararası pazarda distribütörlük sistemiyle yürüttüğü ortak bir iş birliği sistemi içerisindedir. Şirketimiz tabiki belirli bir marka değerine ulaştığı ve de dünya devi diğer üretici şirketlerin takibinde olduğunu görebiliyoruz, bu sebepten dolayı farklı teklifler almaktayız. Bunu ise gayet normal karşılamaktayız. Son olarak eklemek istediğiniz bir mesajınız var mıdır? Ekolojik dengeyi ve gerçek ihtiyaç olan ürünleri üretip şirketimizi bir dünya markası haline getirmek ve bu markanın nesiller boyu faaliyet vermesini sağlamak için 27 yıldır faaliyet veren ekip ruhuyla bütünleştirmeyi bir vazife olarak görmekteyiz. Şirketin tüm vizyon ve misyonlarını mutlaka uygulama isteğiyle yol almaktayız. “Daha temiz bir dünya için, inovatif ARCORA hijyen ürünleri dünyasında buluşmak dileğiyle…”

ARCORA şu an kaç ülkeye ürün satıyor? Ülke bazında en önemli 5 pazar hangisidir? ARCORA GROUP şu an dünyada 39 ülkeye ürün satmaktadır. Bunlardan en önemlileri, Batı Avrupa özellikle Almanya, Doğu Avrupa özellikle Polonya, Orta Asya özellikle UAE-Dubai, Balkan Ülkeleri ve Hindistan’dır. Pazarlama düsturunuz nedir, bu konuda nasıl bir strateji izliyorsunuz? ARCORA´nin sloganı ve felsefesi olan

ilk çıkış noktamız, global düşünüp lokal hareket etmektir. Sektörün ihtiyaçlarını yerinde tespit etmek için fuarlara ve distribütörlerimize yönelmekteyiz. “Train the trainer” metodu ile yurtdışındaki müşterilerimizin eğitimine ayrı bir önem vermekteyiz. Çözüm odaklı ve piyasada olmayan ürünler ürettiğimiz için eğitime çok önem vermekteyiz. Verdiğimiz eğitimler sayesinde müşteri kazanıp uluslararası pazarda farklılık yaratmaktayız. 13

İletişim için: ARCORA® TÜRKİYE Alaaddinbey Mh. 618 Sk. No:2/E Nilüfer / Bursa / Türkiye Telefon : +90 (0) 224 441 15 05 Faks : +90 (0) 224 441 15 05 E-posta : s.toykarga@arcora.de Web : www.arcora-group.com AVRUPA MERKEZİ ARCORA® INTERNATIONAL GmbH Marsstrasse 9 85609 Aschheim / Münih / Almanya Telefon: +49 (0)89/14 33 29 3 – 0 Faks: +49 (0)89/14 33 29 3 – 29 e-posta: info@arcora.de Web: www.arcora-group.com


tesİs yönetİmİ

Türkiye, endüstriyel temizlik sektöründe merkez üssü olma yolunda ilerliyor…

Endüstriyel Temizlik Sektörünün Buluşma Noktası Interclean İstanbul, 81 Ülkeden Ziyaretçi Ağırladı. Endüstriyel Temizlik Sektörü’nün Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki en önemli buluşma noktası Interclean İstanbul Endüstriyel Temizlik Teknolojileri & Hizmetleri Fuarı ve Konferansı, 10-12 Nisan 2019 tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi’nde yapıldı. Interclean İstanbul Marka Direktörü Hatice Dinçer, fuara 81 ülkeden 3123 ziyaretçi katılım sağladığını ve en çok ziyaretçi gelen ilk beş ülkenin Rusya, Almanya, Bulgaristan, Ukrayna ve Lübnan olduğunu açıkladı. Dinçer, 5 bin m2 alanda gerçekleşen Interclean İstanbul’da 12 ülkeden 78 katılımcı ve 116 marka yer aldığını ifade etti.

I

nterclean İstanbul Endüstriyel Temizlik Teknolojileri & Hizmetleri Fuarı ve Konferansı, Amsterdam RAI ile UBM NTSR’nin uluslararası gücü ve Tesis Hizmetleri Yönetimi İş Adamları Derneği TESHİAD’ın desteği ve ile iki yılda bir İstanbul’da düzenleniyor. Fuarı değerlendiren RAI Amsterdam Fuar Direktörü Rob den Hertog, gelecek günlere pozitif baktıklarını ve son birkaç yıldır Türkiye’yi merkez üssü olarak gördüklerini belirtti. Temizlik sektöründeki istihdam konusuna değinen TESHİAD Başkanı Zafer Mumcular ise 1 buçuk milyondan

fazla kişinin sektörde görev yaptığını ve ticaret hacminin 60 milyar Türk Lirası’nın üzerinde olduğu söyledi ve temizlik görevlilerinin yaptıkları işin meslek olarak tanımlanması gerektiğine vurgu yaptı İnovatif endüstriyel temizlik ürün ve hizmetleri tanıtıldı… İnovatif endüstriyel temizlik uygulamaları ve yenilikçi şirketlerin göz dolduran çalışmaları üç gün süreyle Interclean İstanbul İnovasyon Alanı’nda tanıtıldı. Yerli üretim, yüksek emiş gücüyle yerdeki cam şişeleri bile süpürebilen sokak temizleme aracı; 14

nanoteknoloji ile üretilmiş ve kalabalık alanlarda en çok dokunduğumuz kapı kolu, elektrik düğmesi, trabzan gibi riskli alanlarda uzun süreli antibakteriyel bariyer oluşturan dezenfektan; Avrupa pazarında büyük ilgi gören yerli üretim sessiz elektrik süpürgesi gibi ürünler öne çıktı. ‘Sağlık Hizmetleri Temizlik Forumu’ Türkiye’de ilk kez Interclean İstanbul’da yapıldı… Interclean İstanbul Endüstriyel Temizlik Teknolojileri & Hizmetleri Fuarı ve Konferansı kapsamında Türkiye’de ilk kez


Nisan - Mayıs 2019

‘Sağlık Hizmetleri Temizlik Forumu MENA Bölgesi Programı’ düzenlendi.Hastanelerdeki hijyen ve buna bağlı olarak yaşanan enfeksiyon ile mücadele konusunun ele alındığı foruma, Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Emine Alp Meşe, Cenevre Üniversitesi Hastanesi İlaç ve Epidemiyoloji Bölümü’nden Alexandra Peters, Londra Imperial Üniversitesi Salgın Hastalıklar Bölümü’nden Dr. Jonathan Otter ve Cenevre Üniversitesi Hastanesi Hasta Güvenliği’nden Ermira Tartari RN katıldı. Forum Interclean katılımcı ve ziyaretçilerinden oluşan kalabalık bir izleyici kitlesi tarafından ilgiyle takip edildi. Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Emine Alp Meşe, Türkiye’de ilk kez düzenlenen Sağlık Hizmetleri Temizlik Forumu‘nda yaptığı konuşmada, Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye’de ‘Enfeksiyon Kontrol Grubu’ oluşturduğunu belirtti ve enfeksiyon kontrol ve önleme programının ülke genelinde uygulanacağını ifade etti. Hastane Odası ve Araç Temizlik Demo alanlarında örnek temizlik uygulamaları yapıldı… Endüstriyel temizlik sektörünün toplum sağlığını korumadaki önemine dikkat çekmek üzere Interclean İstanbul’da TESHİAD ve Hijyen Akademisi’nin katkılarıyla Hastane Odası ve TOBFED’in katkılarıyla da Araç Temizlik demo alanları oluşturuldu. Fuar süresince bu alanlarda hijyenin önemi ve temizliğin nasıl yapılması gerektiği örnek uygulamalarla anlatıldı. Sektör temsilcileri ‘Endüstriyel Temizlik Sektörüne Genel Bakış Paneli’nde konuştu… 1,5 milyondan fazla kişiye istihdam

Türkiye’de ilk kez düzenlenen Sağlık Hizmetleri Temizlik Forumu‘nda yaptığı konuşmada, Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye’de ‘Enfeksiyon Kontrol Grubu’ oluşturduğunu belirtti ve enfeksiyon kontrol ve önleme programının ülke genelinde uygulanacağını ifade etti.

sağlayan ve yaklaşık 60 milyar TL ticaret hacmine sahip endüstriyel temizlik sektör temsilcileri, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen ‘Endüstriyel Temizlik Sektörüne Genel Bakış Paneli’nde buluştu. Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak moderatörlüğünde gerçekleşen panele; Temizlik ve Tesis Hizmetleri Yönetimi İş Adamları Derneği (TESHİAD) Başkanı Zafer Mumcular, Tüm Otomotiv Bakım Dernekleri Federasyonu (TOBFED) Başkanı Serkan Bakırtaş, Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TUSID) Başkanı Güçlü Kaplangı ve Elite World Hoteller Zinciri Genel Müdürü Ünsal Şınık katıldı. Panelde konuşan Elite World Hoteller Zinciri Genel Müdürü Ünsal Şınık, çevre bilincinin gelişmesinin merdiven altı kimyasalların önüne geçtiğinin altını çizerken, TESHİAD Başkanı Zafer Mumcular, temizlik görevlilerinin yaptıkları işin meslek olarak tanımlanması gerektiğine vurgu yaptı. Türkiye’de her gün yaklaşık 1 milyar 600 bin araç yıkandığını belirten TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş ise önemli bir geri dönüşüm cihazının müjdesini verdi.

15

Interclean İstanbul, çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yaptı… Eczacıbaşı Profesyonel Akademi Yöneticisi Pınar Günenç, Eczacıbaşı Profesyonel sponsorluğunda “Hijyende Mükemmelliğe Ulaşmak için Sektör Uygulamalarına Farklı Bir Bakış Açısı” konulu konferans verdi. Alexandra Peters ile Dr. Jonathan Otter tarafından da ‘Hastanelerde Temizlik ve Hijyenin Maliyeti ve Getirileri’ başlıklı workshop’lar gerçekleştirildi. Seri girişimci, startup mentoru ve eğitimcisi, Start-IST kurucusu Mine Kocadağ Dedekoca’nın moderatörlüğünde, ‘Çevre Teknolojileri ile Atık Yönetimi Paneli’ düzenlendi. TÜDAM Dernek Başkanı Ekrem Demircioğlu, Global Cleantech Innovation Programı Müdürü Osman Malik Atanur ve Green Çevre Teknolojileri Genel Müdürü Serkan Akkaya konuşmacı olarak yer aldı. İTÜ Maden Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Kural’ın, ‘Yaşanabilir Bir Çevre İçin El Ele Konferansı’ ve kitaplarının imza töreni ilgi gören etkinlikler arasındaydı.


16


Nisan - MayÄąs 2019

17


FUAR

Çevre Bilinci,

Merdiven Altı Kimyasalların Önüne Geçti 1,5 milyondan fazla kişiye istihdam sağlayan ve yaklaşık 60 milyar TL ticaret hacmine sahip endüstriyel temizlik sektör temsilcileri, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen ‘Endüstriyel Temizlik Sektörüne Genel Bakış’ panelinde buluştu. Panelde konuşan Elite World Hoteller Zinciri Genel Müdürü Ünsal Şınık, çevre bilincinin gelişmesinin merdiven altı kimyasalların önüne geçtiğinin altını çizerken, TESHİAD Başkanı Zafer Mumcular, temizlik görevlilerinin yaptıkları işin meslek olarak tanımlanması gerektiğine vurgu yaptı. Türkiye’de her gün yaklaşık 1 milyar 600 bin araç yıkandığını belirten TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş ise önemli bir geri dönüşüm cihazının müjdesini verdi.

E

konomi Gazetecileri Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak moderatörlüğünde gerçekleşen panele; Temizlik ve Tesis Hizmetleri Yönetimi İş Adamları Derneği (TESHİAD) Başkanı Zafer Mumcular, Tüm Otomotiv Bakım Dernekleri Federasyonu (TOBFED) Başkanı Serkan Bakırtaş, Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TUSID) Başkanı Güçlü Kaplangı ve Elite World Hoteller Zinciri Genel Müdürü Ünsal Şınık katıldı.

TESHIAD Başkanı Zafer Mumcular: “Kritik alanlarda görev yapan genel temizlik görevlilerinin yaptığı iş, meslek olarak tanımlanmalı” Interclean İstanbul Endüstriyel Temizlik Teknolojileri & Hizmetleri Fuarı ve Konferansı kapsamında sektörü buluşturan etkinlikte konuşan TESHIAD Başkanı Zafer Mumcular, endüstriyel temizlik sektöründe belgelendirme aşamasına gelemediklerini vurguladı. Mumcular, “Avrupa’da hastanelerde enfeksiyon kapma oranı yüzde 4-5 ölüm oranı yüzde 10 iken, Türkiye’de enfeksiyon oranı yüzde 15, ölüm oranı ise ne yazık ki yüzde 60-70 arasında. Bu rakamların önüne geçmek için bu alanda çalışanlara belgelendirme şartı getirmeliyiz. Ancak henüz bunu yapamıyoruz. Hastaneler gibi kritik alanlarda görev yapan genel temizlik görevlilerinin yaptığı iş, meslek olarak tanımlanmalı.” dedi ve devletten beklentilerini dile getirdi. Interclean İstanbul Fuar alanında hastane odası demo alanı oluşturuldu. TESHİAD, 3 gün süreyle bu alanda simülasyon uygulamaları gerçekleştirdi.

18


Nisan - Mayıs 2019

Elite World Hoteller Zinciri Genel Müdürü Ünsal Şınık: “Çevre bilincinin gelişmesi merdiven altı kimyasalların önüne geçti” Gelişmiş ülkelerde hijyen ve sağlık kavramlarının birleştirildiğini ve otelcilik sektöründe bu iki kavramın son derece önem kazandığını söyleyen Elite World Hoteller Zinciri Genel Müdürü Ünsal Şınık ise “Hijyen ve sağlık konukların ilk tercih nedeni arasında yer alıyor. Konaklama sektöründe artık trendler değişti. Müşteri profili de değişerek gençleşti. Bu gençleşme ile çevre bilinci de arttı. Artık çevre bilinci olan ve bunu belgelemiş işletmeler tercih edilmekte. Çevre bilincinin gelişmesi hijyende kullanılan kimyasalların

TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş: “Türkiye’de her gün yaklaşık 1 milyar 600 bin araç yıkanıyor” TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş, binek ya da toplu taşıma farketmeksizin tüm araçlarda hijyen sağlanmasının önemli olduğuna dikkat çekti. Bakırtaş, “Şu an Türkiye’de 23 milyon araç var. Bu rakam 10 yıl sonra 40 milyonun üzerine çıkacak. Binek araçlardaki ölçümlenen bakteri miktarı 26 milyar. Toplu taşımalarda bu rakam 3 katına kadar çıkabiliyor. Toplu taşıma araçlarının her gün mutlaka dezenfekte edilmesi gerekiyor. Ayrıca klimalardan gelen zehirli gazları da unutmamak lazım.” dedi ve toplu taşımalarda oto kontrol ve hijyen denetiminin yapılma-

sının gerekliliğini öne çıkardı. Türkiye’de her gün ortalama 1 milyar 600 bin aracın yıkandığı bilgisini veren TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş, “Bu yıkamalar sonucunda suyun tümü israf oluyor ve kimyasallar ile birlikte toprağa karışıyor. İstanbul Üniversitesi ile bir geri dönüşüm projesi başlattık. Bu kapsamda geliştirilen cihaz sayesinde israf ve kirlilik sona erecek. Bu çok önemli bir geri dönüşüm cihazı. Tüm yıkama yerlerinde bu geri dönüşüm cihazının zorunlu olmasını sağlayacağız. Hepsi yeşil bayraklı olacak.” dedi. TOBFED, Interclean İstanbul Fuar alanında oluşturulan araç temizliği demo alanında, 3 gün süreyle simülasyon uygulamaları gerçekleştirdi.

miktarının azalmasına ve ambalajların küçülmesine neden oldu. Deterjan ve su harcaması 4’te 1’e düştü.” dedi. “Şu an 1,8 milyar insan taze kullanılabilir suya erişebiliyor. 2030 yılında 1,6 milyar insan bu suya erişebilecek.” diyerek bu konunun çevre bilincinin gelişmesinde etkili olduğunu dile getiren Şınık, bilinçi tüketicinin konaklama tesislerine denetleme ve eleştirme mekanizmasını da getirdiğinin altını çizdi. Özellikle sosyal medyanın bu anlamda etkili olduğunu ifade eden Şınık, “İşletmeler bu sayede daha dikkatli olmaya başladı. Yani merdiven altı kimyasalların kullanımı engellenmiş oldu. Ancak hijyen konusunda çalışanların eğitimi ve bununla birlikte

malzemelerin doğru kullanımı çok önemli. Yani eğitim, kalifikasyon ve standartizasyon önemli.” diyerek sözlerini noktaladı.

TUSİD Başkanı Güçlü Kaplangı: “Dünya dış ticaretinden yüzde 2 pay alıyoruz” Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane Servis ve İkram Ekipmanlarısektörünün Türkiye’de yıllara göre gelişiminden bahseden TUSID Başkanı Güçlü Kaplangı, “Sektör olarak 2000’lerde yabancı yatırımcı ile üretime başladık. Artık Türkiye’de ve dünyada Türkiye’de üretilen endüstriyel mutfaklar görebilirsiniz. Bugün sektör olarak 1,89 milyar dolar ihracatımız var. İthalatımız 265 milyon dolar. Dünya dış

ticaretinden yüzde 2 pay alıyoruz.” dedi. Temizlik ve hijyen anlamında sektörün gelişiminin çok önemli olduğunu anlatan ve teknoljinin bu anlamda oldukça ileri düzeyde olduğunun altını çizen Kaplangı, İşin hijyen ve temizlik kısmına gelince artık bu kavramlara yönelik ekipmanlar üretiyoruz. Hastanelerde kirlilerin birbirine temas etmeden yıkanmasını sağlayan makineler var. Saatte 500 tabak yıkayabilen ve 2 gram deterjan harcayan makineler bulunmakta.” şeklinde konuştu.

19


FUAR

Endüstriyel Temizlik Sektörünün İnovasyonu,

Interclean İstanbul’da Sergilendi

Endüstriyel temizlik sektörü, yılda ortalama 10,5 milyar Avro/60 milyar TL ciro ve yaklaşık 5.000 firma ile 1,5 milyon kişiye istihdam sağlıyor. Sektörün yenilikçi ürün ve hizmetleri, İstanbul Kongre Merkezi’nde yapılan Interclean İstanbul Endüstriyel Temizlik Teknolojileri & Hizmetleri Fuarı ve Konferansı’nda tanıtıldı.

Y

erli üretim Yüksek emiş gücüyle yerdeki cam şişeleri bile süpürebilen sokak temizleme aracı, nanoteknoloji ile üretilmiş ve kalabalık alanlarda en çok dokunduğumuz kapı kolu, elektrik düğmesi, trabzan gibi riskli alanlarda uzun süreli antibakteriyel bariyer oluşturan dezenfektan, Avrupa pazarında büyük ilgi gören yerli üretim sessiz elektrik süpürgesi gibi ürünler öne çıktı. İki yılda bir İstanbul’da düzenlenen endüstriyel temizlik sektörünün Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki en önemli buluşma noktası Interclean İstanbul, inovatif endüstriyel temizlik uygulamaları ve yenilikçi şirketlerin göz dolduran çalışmalarına ev sahipliği yaptı. Fuarda, endüstriyel temizlik sektörünün yanında olan, onların ihtiyaç ve beklentilerine çözüm üreten ürün ve hizmetler öne çıktı. Yerli üretim yol süpürme aracı,yabancı muadillerine göre yüzde 40 daha ucuz… Sıfır atık üreten, elektrikle çalışan ve yüksek emiş gücüyle yerdeki cam şişeleri bile süpürebilen yerli ve ileri teknoloji üretimi sokak temizleme aracı, 4 yıl önce kadın girişimci, endüstri ürünleri tasarımcısı Hilal Güngör tarafından kurulan GET Elektrikli Araçlar tarafından TÜBİTAK’ın desteğini alarak tasarlandı ve üretildi. GET Elektrikli Araçlar Kurucu Genel Müdürü Hilal Güngör, “İki tane yol süpürme elektrikli temizlik aracı ürettik. Birisi mobil olarak hareket eden, üzerinde ayakta insanın konumlandığı, yolda giderken işte cam şişeye varana kadar güçlü bir

vakum gücüyle çekim yağan bir elektrikli yol süpürme makinası. Diğeri de altında fırçası olan, yoldaki çöpleri, adam üzerinde kullanıcı, personel üzerinde oturup kullanırken o da hareketiyle çekim yapabilen bir araç. Etraftaki kağıt, cam ve metal şişe gibi şeyleri çekimini yapabiliyor. Elektrikli, yerli, çok fonksiyonlu.” dedi. İthal ürünlerin fiyatlarının çok yüksek olduğuna dikkat çeken Güngör, “Yabancı muadillerine göre biz yüzde 40 bandında daha ucuzuz. Bizim ürünümüz 70 bin TL iken yabancı muadilleri 120 bin TL civarında. Interclean

20

İstanbul’da güzel bağlantılar kurduk. Satış anlamında hem ihracat hem de yerli pazar için çok fazla görüşme yaptık” diye konuştu. 2020 yılında otonom sürüşe geçirilmesi planlanan yerli üretim sokak temizleme aracının öncelikli kullanım alanları belediyeler, fabrikalar, üniversiteler, kampüsler, bahçeler, hastaneler ve otoparklar. Nanoteknolojik yüzey temizleyici ortak alanlardaki bakterilere ‘dur’ diyor… Endüstriyel temizlik ürünleri alanında Türkiye’nin köklü firmalarından olan


Nisan - Mayıs 2019

Eczacıbaşı’nın sergilediği su bazlı, doğa dostu ve nanoteknolojik, kalıcı etkili yüzey dezenfektanı Antimic, Interclean İstanbul’da ilgi gören ürünler arasında yer aldı. Kapı kolları, havalandırma ve klima filtreleri, asansör düğmeleri, merdiven trabzanları, lobi alanları, bekleme alanları, spor aletleri, tuvaletler, hasta odaları ve ambülanslar gibi pek çok alanda kullanılabilecek ürün, genel temizlik sonrasında uygulanıyor ve uygulandığı yüzeyde uzun süreli antibakteriyel bir bariyer oluşturuyor. Endüstriyel temizlik kimyasalları dış tüketim pazarının 2018 itibariyle yaklaşık 65 Milyar TL toplam hacime ulaştığını söyleyen Eczacıbaşı Profesyonel Müşteri Deneyim Müdür Burçin Tüzemen, “Bunun çok büyük bir kısmını gıda ve içecek sektörü oluşturuyor. Onun içinde endüstriyel temizlik malzemeleri kağıt ve kimyasal toplu konuşuyorum, yüzde 3 gibi bir paya sahip. Bütün ev dışı tüketimin, dünyadaki özellikle gelişmiş pazarlarda, Avrupa Amerika pazarlarında olan kıyaslamasını yaptığınızda aslında bir vadede ev dışı tüketim pazarının hacminin iki misline kadar çıkma potansiyeli var. Türkiye’deki diğer pek çok şirkette olduğu gibi biz de özellikle bu yıl gözümüzü ihracata biraz daha fazla dikmeye başladık” dedi. Eczacıbaşı olarak önceki yıllarda daha

fuara ziyaretçi olarak geldiklerini belirten Tüzemen, “Bu yıl stant açarak Interclean İstanbul’un bir parçası olduk. Hem kendi gözlemlerim, hem çalıştığımız arkadaşlarımın gözlemleri, gelen misafirlerin, ziyaretçilerin içinde yabancıların payının çok yüksek olduğu. Bu bizi memnun eden ve olumlu anlamda şaşırtan bir gelişme oldu. Buraya gelen kitlenin bu kadar global bir kitle olmasını beklemiyorduk açıkçası. Onun da faydasını gördük. Avrupa pazarından gelenler de oldu ama ağırlıklı Ortadoğu pazarı ve özellikle Körfez ülkeleri öne çıktı.” dedi.

21

“Yılda 1 milyon Euro’luk bir ihracat kapasitemiz bulunuyor” Star Temizlik Makinaları, 1995 yılından beri Türkiye’de temizlik sektörü pazarı içerisinde yer alan yaklaşık 25 yıllık bir şirket. Yelpazesinde bulunan ürünlerin birçoğunu kendi imalathanelerinde kalıplandırma, montaj ve üretim işlemlerinden geçirerek yurtdışına ihracatını sağlıyor. Yerli tasarım ve üretim yer yıkama ve cilalama ile son dönemde piyasaya sürülen kat temizlik arabaları ile ülke ekonomisine önemli katkı sağlıyorlar. Şirketin Silent Baby İsimli kuru tip elektrik süpürgesi sessizliği ve pratik kullanımı ile Avrupa pazarlarında büyük ilgi görüyor. Birçok alanda, özellikle otel ve hastane tipi yerlerde rahatlıkla kullanılıyor. Bir önceki Interclean İstanbul’a da katıldıklarını ve çok verim aldıklarını belirten Star Temizlik Makineleri İthalat İhracat Sorumlusu Selen Vural, “Yılda 1 milyon Euro’luk bir ihracat kapasitemiz bulunuyor. Ürünlerimizin yerli üretim, yerli malı belgeleri ve gerekli tüm kalite üretim belgeleri, sertifikaları mevcut. Ağırlıkla Almanya, İtalya, Belçika, İspanya, Fransa ve Ortadoğu’da Fas, Tunus, İran, Irak, Dubai gibi ülkelere satış yapıyoruz. Bunun yanı sıra Uzakdoğu’da Singapur, Çin ve Malezya’da yine satış yaptığımız ülkeler arasında. Bu konuda özellikle şaşırılıyor çünkü genelde Uzakdoğu’dan ithalat yapılır, daha ucuz, ekonomik olduğu için. “ dedi.


Hedefimiz sektördeki

tüm firmaların arka bahçesi olmak Ataker Dozaj Sistemleri bugüne kadar olduğu gibi, gelecekte de müşteri memnuniyeti odaklı, dürüst ticaret kurallarını ilke edinmiş bir şirket kimliği ile müşterilerinin talep ve ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmalarını kararlılıkla sürdüren bir firma olduğunu söyleyen firma satış müdürü Erkan Ataker, müşteri memnuniyetinin kendileri için en başta geldiğini kaydetti.

A

taker Dozaj Sistemleri Satış Müdürü Erkan Ataker, “Hem kurucularımız hem de ben dahil tüm yöneticilerimiz uzun yıllar uluslar arası şirketlerde çalışmış deneyimli kişiler. Bu durumun da firmamıza ve imajına çok olumlu

yansıdığını düşünmekteyim. Buna ilave olarak, çok sık eleman değiştiren bir firma değiliz. Personelimiz, uzun yıllar firmamızda çalışan kişilerden oluşmaktadır. Özellikle, imalat bölümünde çalışan birçok arkadaşımızla staj dönemlerinden 22

bu yana birlikteyiz. Bu sürekliliğin, üretim bandımıza olumlu yansıdığını düşünmekteyiz. Ürünlerimizi 3 ana başlıkta toplayabiliriz. Endüstriyel bulaşık makineleri için çeşitli peristaltik pompalar ve ekipmanları, Yüzey temizliğinde


Nisan - Mayıs 2019

kullanılan çeşitli sprey üniteleri ve birçok kullanım alanına sahip olan seyreltme üniteleri (Genelde “housekeeping” hizmetleri için tasarlanmış fakat birçok alanda kullanılabilmektedir. Bunun yanı sıra piyasanın beklentile-

rini karşılamak için gerekli yatırımları yapmaktan geri kalmıyoruz. Bu noktada son beş yılda büyük atılımlar yaptık. Firmamızı 800m2 kullanım alanına sahip kendisine ait tesise taşıdık. Üretim bandımızı ve ambalajlama sistemlerimizi yenile23

dik. Bu sayede üretim kapasitemizi ikiye katladık” şeklinde konuştu. Biz Ataker Dozaj Sistemleri olarak sektörün gelişimi için üzerimize düşen görevleri yaptığımızı düşünüyoruz diyen Erkan Ataker, “Hedefimiz sektördeki tüm firmaların arka bahçesi olmak. Bunun için de dostlarımızın (müşterilerimizin) çözüm ortağıyız. Hedeflerimizin en başında ihracat rakamlarımızı arttırmak geliyor. Bu doğrultuda seçici davranmak koşulu ile fuarlara katılmak önem verdiğimiz bir konu. Son on beş yılda hedeflerimiz doğrultusunda planlı bir şekilde çok sayıda fuara katıldık. Sektörel anlamda en büyük fuar olarak kabul edilen, ISSA INTERCLEAN fuarı vaz geçilmezimiz diyebiliriz. Defalarca Amsterdam’da katılım gösterdiğimiz fuarın 2014 yılından bu yana İstanbul’da da düzenlenmeye başlaması bizim açımızdan çok önemli bir gelişme oldu. Bu fırsatı kaçırmayarak ISSA Fuarında İstanbul’da yerli ve yabancı ziyaretçilere ev sahipliği yapabiliyoruz. Bildiğiniz üzere ISSA INTERCLEAN Fuarı iki yılda bir düzenleniyor, biz de düzenli olarak bu fuara katılmanın yanı sıra yılda en az bir kez fuarlarda yer alma stratejisi ile boşta kalan yıllarda çeşitli pazarlarda hakimiyetimizi güçlendirmek adına Ortadoğu ve Rusya başta olmak üzere farklı pazarlara ait fuarlara da katılım göstermekteyiz. Bu yıl İstanbul’da ilk kez tamamen yerli sermaye ile düzenlenen Global Expo Clean 2019 fuarında da tereddüt etmeden yerimizi aldık. Ülkemizde yapılan kaliteli organize edilen fuarlar özellikle ülkemizle ticaret yapmayı arzu eden yabancı firmalarla tanışmak için çok önemli bir fırsat diye düşünüyoruz. Yurt dışında katıldığımız fuarlar ise düzenlendikleri ve çevre ülkelerdeki mevcut müşterilerimizle görüşme ve yeni müşterilerle tanışma adına çok faydalı oluyor. Öncesinde mevcut müşterilerimizle temasa geçiyor ve ziyaretlerinde yüz yüze sıcak görüşmeler yapabiliyoruz” ifadelerini kullandı.


FUAR

JVD INTERCLEAN İstanbul fuarında yeni ürünlerini tanıttı

JVD Markası ile sektöründe lider Güney Yapı Endüstriyel Temizlik Sektörü uluslararası INTERCLEAN İstanbul, fuarında yeni ürünlerini tanıttı.

F

irma hakkında bilgi veren Barış Baltacı, “Firmamız yurt dışı temsilcilikleri bulunan firmamız birçok Yeni ürünün Türkiye pazarına girmesinde öncülük etmiştir. 1996 Yılından bugüne kadar otel ekipmanları ve ıslak hacim konularında faaliyet göstermektedir. Başlıca ürünlerimiz arasında fotoselli el kurutma makineleri, saç

kurutma makineleri, sıvı sabun makineleri, makyaj aynaları, şifreli kasala, elektrikli su ısıtıcıları, paslanmaz çelik banyo ve genel hacim aksesuarlarıdır” dedi. Baltacı, “Otel ekipmanları ve ıslak hacim sektörünün önde gelen firmalarından olan GÜNEY YAPI teknolojiye ve nitelikli insan kaynaklarına

24

yaptığı yatırımlarla, sistem ve ürün kalitesinde ulaştığı seviyeyi her geçen gün daha yukarı taşımaktadır. Kalite anlayışından taviz vermeden hızla büyüyen ve geniş bir ürün yelpazesine sahip olan GÜNEY YAPI, bu sektördeki lider firmalardan biri olmanın haklı gururunu yaşamaktayız” ifadelerini kullandı.


RÖPORTAJ

TELKAR, 22 yıldır sağlık ve Çevre Koruma alanında Sektörün öncü ve lider firması Telkar Yönetim Kurulu Başkanı Günay Karakuş firmasının faaliyetleri hakkında dergimize açıklamalarda bulundu ve bundan sonra hayata geçirecekleri projeler hakkında bilgiler verdi. Firmanız hakkında bilgi verir misiniz? TELKAR, 1998 yılında İstanbul’da, Yönetim kurulu başkanı Günay Karakuş ve ortağı ile sağlık ve çevre koruma alanlarında faaliyet göstermek üzere, Limited Şirket olarak kurulmuş ve 2016’da, anonim şirkete dönüşmüştür. Günay Karakuş yönetiminde, tek hisseli yapısıyla faaliyetlerine devam etmektedir. Toplam 2700 metrekare kapalı alanda, konusunda uzman kadrosuyla, çevre koruma, sağlık ve iş güvenliği alanlarında, AR-GE ve ÜR-GE’si tamamlanmış, tasarım ve markaları kendisine ait, 220 çeşit ürünüyle üretim, pazarlama, danışmanlık, ihracat ve yurtiçi satış çalışmalarına devam etmektedir. Yurtiçinde

925 ayrı noktaya ürün ve hizmet veren TELKAR, Yurtdışında ise 25 ayrı ülkeyle ihracat çalışmaları yapmaktadır. TELKAR tesislerinde, yıllık 1800 ton PP, 1500 ton PE, 30 ton ABS, 10 ton PC işlemektedir. Sektörde sağladığınız ürünler ve faaliyetleriniz nelerdir? TELKAR, 22 yıldır Çevre Koruma alanında, Sharpbox, Danbox, Pbox, Raklet, White Poppy markalarıyla, tıbbi, tehlikeli ve diğer atıkların ambalajlanması, depolanması, transferleri konusunda üretim yapmaktadır. SMAAS markasıyla, atıkların kaynağında ayrıştırılması, biriktirilmesi ve geri dönüşümüyle ilgili, sıfır atık projesine önemli katkılar sunmakta

26

ve AR-GE, ÜR-GE çalışmalarıyla, yeni ürünlerin öncülüğünü yapmaktadır. Sağlık sektöründe ise, Traymed, ve Sharpbox, markalarıyla, yine ilkleri başararak, Türkiye de, kesici delici tıbbi atık kutuları, tedavi tepsileri, Kan, idrar-gaita örnek taşıma setleri, acil çantası gibi ürünlerle, çalışanlara ergonomik ve faydalı ürünler kazandırmıştır. Hedef kitleniz tam olarak kimlerdir? Ürünlerinizle, bu kitlenin hayatına nasıl bir kolaylık ya da çözüm getiriyorsunuz? TELKAR, çevre, temizlik, hijyen, tesis yönetimi, sağlık ve iş güvenliği, sektörlerinde yönetici ve çalışanlarının, işlerini


Nisan - Mayıs 2019

Sektöründe Pazar payınızı ve sektördeki gelişmeleri değerlendirir misiniz? TELKAR ailesi, pazarda, yenilikçi, inovatif çalışmaları ve geliştirdiği ürünlerle, önemli bir paya sahiptir. Sektörün öncü ve lider firmasıdır. Türkiye de, son yıllarda, Avrupa Birliği kanunlarının yasalaşması ve politik yaklaşımların pozitif sonuçları, büyüme hızını oldukça artırmıştır. Büyümedeki hız, Türkiye de bütün sektörlere yansıdığı gibi, çevre, sağlık ve iş Güvenliği alanlarına da ivme kazandırmıştır. İhtiyaç duyulan çeşitlerin ve Adetlerin artmasıyla, üretim alanları da büyümüştür. Entegre sistemler ve robotik yatırımlar hız kazanmış ve artarak devam etmektedir.

kolaylaştırmaya odaklanmış, gelişmiş ülkelerin, hijyen ve düzen seviyesinde ki ürünleri ülkemize kazandırmayı hedeflemiştir. Hangi Ürünlerinizde daha iddialısınız? Neden? TELKAR, sıfır atık, atık ayrıştırma setleri, kesici delici atık kutuları, atık torbaları, atık konteynerleri, tedavi tepsileri, tehlikeli atık kapları ve taşıma arabaları, patolojik atık transfer kapları, floresan atık toplama konteyneri, kan idrar gaita örnek taşıma setleri, plastik böbrek küvet, endüstriyel temizlik ekipmanları konusunda iddiasını sürdürmektedir. TELKAR, gerçekleştirmiş olduğu PR raporlarına önem vermektedir. Bu raporlardan aldığımız sonuçlarla, sektöre kazandırdığımız ve geliştirdiğimiz ürünlerde, ilk, orijinal ve önder olmayı hedeflemektedir.

TELKAR, gerçekleştirmiş olduğu PR raporlarına önem vermektedir. Bu raporlardan aldığımız sonuçlarla, sektöre kazandırdığımız ve geliştirdiğimiz ürünlerde, ilk, orijinal ve önder olmayı hedeflemektedir. ği özelliklerini, ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 18001 prosesleriyle belgeleyen ve kalitesini artırmayı hedefleyen, farklılığını ortaya koymak için gayret eden, çalışkan ve üretken bir firmadır.

Sizi sektörde farklı kılan özellikleriniz nelerdir? TELKAR, çözüm odaklı hareket edebilen, proje üretebilen, yenilikçi bir firmadır. Üstlendiği işlerde; ürün, hizmet kalitesi, yaptığının arkasında durabilmesi ve müşteri memnuniyetiyle kendisini kanıtlamış, hızlı hareket edebilen, Türkiye’nin nitelikli firmalarından biridir. Yukarıda bahsetti-

27

Hizmet kalitesi açısından sektörde dikkat edilmesi gereken konulardan bahseder misiniz? Makineler, yazılım ve yapay zeka ile birçok sorun çözülmüş olsa dahi, odakta insan vardır ve her şey insanlığa hizmet için geliştirilmektedir. Duyarlılık bilincinin gelişmesi, hizmet kalitesine pozitif yansıyacaktır. Genel kültür ve eğitim seviyemizin artmasıyla, duyarlılığımız da gelişecektir. Detaylara önem vererek, hassasiyetle bakanların, hizmet kalitesi artacaktır. Yeni yatırımlarınız var mıdır? TELKAR ailesi, daima, düşüncelere, fikirlere, yeniliklere yatırım yapmıştır ve yapmaya devam edecektir.


ARAŞTIRMA

Türkiye Çöpüne Sahip Çıkıyor mu? Çöpüne Sahip Çık Vakfı, Türkiye genelinde benzeri olmayan araştırmasıyla çöp atma ve geri dönüşüm konularında toplumun nabzını tutuyor.

M

V Holding Kurucusu ve Onursal Başkanı Murat Vargı liderliğinde, çöp konusunda davranış dönüşümü sağlamayı amaçlayan Çöpüne Sahip Çık Vakfı’nın araştırma sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Araştırma, Türkiye’nin çöp ve geri dönüşüm konulu ilk sosyal araştırması olmasıyla dikkat çekiyor.

Kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum temsilcilerinin de aralarında bulunduğu, atık yönetimi konusunda çalışan paydaşların katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda sonuçlar değerlendirildi. Türkiye’nin dört bir yanından, farklı yaş aralıklarındaki toplam 1003 kişinin katılımıyla Aralık’ta gerçekleştirilen araş28

tırma, Türkiye’de toplumun çöp ve atık konusundaki algısını, çöp atma ve geri dönüşüm konularındaki alışkanlıklarıyla beraber gözler önüne seriyor. Araştırma sonuçlarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Sıfır Atık projesi kapsamında gerçekleştirilen uygulamalara da katkı sağlaması hedefleniyor.


Nisan - Mayıs 2019

Çöp sorunu tüketimden başlıyor Araştırmanın sonuçlarıyla ilgili olarak basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çöpüne Sahip Çık Vakfı Genel Müdürü Emrah Bilge: “Ürettiğimiz çöpü azaltmak ve çöpü doğru yere atmak tamamen bizim elimizde. Çöpü doğru yere atmanın çözümün aslında son adımı olduğuna özellikle dikkat çekmek istiyoruz. Asıl önemli olan doğru tüketim alışkanlıkları edinerek, daha satın alma aşamasındayken üreteceğimiz çöp miktarını azaltacak şekilde davranmak.” diye konuştu. Çöp araçları problemi yok etmiyor Emrah Bilge, konuşmasında çöpü üretenin de atanın da aynı kişiler olduğundan, çöpten arınmış bir çevre yaratmanın ise insan davranışlarıyla ilgili olduğundan bahsetti. “Belediyenin çöp kovasına attığımız çöpü toplaması sorunumuzu çözmüyor. Bu sadece problemi gözümüzün önünden kaldırıyor.” sözleriyle Bilge, asıl önemli olanın daha az çöp üretilmesi olduğunu belirtti; ortaya çıkan çöplerin ise en iyi şekilde ayrıştırılarak doğru yere atılması gerektiğinin altını çizdi. Araştırmanın öne çıkan sonuçları Türkiye’de daha önce yapılmamış bu kapsamlı sosyal araştırma, toplumun davranış ve ihtiyaçlarını anlayarak sorunların nedenlerini ortaya koymayı ve bireyleri bu konuda bilinçlendirmeyi amaçlıyor. Emrah Bilge, sonuçları paydaşlarla birlikte kapsamlı olarak incelenen araştırmanın Türkiye’ye çöp sorunu için yol gösterici olacağına inanıyor. Araştırma sonuçlarını içeren kapsamlı raporun yakında yayınlanması beklenirken, öne çıkan bazı veriler toplumdaki her kesimden insanı yakından ilgilendiriyor. Geri dönüşüm bilincinin artması gerekiyor Türkiye’de çöp denildiğinde insanların yalnızca yüzde 11,6’sının aklına geri dönüşüm geliyor. Geri kalanlar çöpü bir an önce uzaklaştırılması gereken bir yığın olarak görüyor. Toplumun yüzde 60’ı “Sıfır Atık” kavramından habersiz. Öte yandan araştırma, devlet tarafından gerçekleştirilen Sıfır Atık çalışmalarının farkındalığa pozitif anlamda etki ettiğini gösteriyor.

Türkiye’nin dört bir yanından, farklı yaş aralıklarındaki toplam 1003 kişinin katılımıyla Aralık’ta gerçekleştirilen araştırma, Türkiye’de toplumun çöp ve atık konusundaki algısını, çöp atma ve geri dönüşüm konularındaki alışkanlıklarıyla beraber gözler önüne seriyor. Araştırma sonuçlarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Sıfır Atık projesi kapsamında gerçekleştirilen uygulamalara da katkı sağlaması hedefleniyor.

İnsanlar çöp görmekten rahatsız Katılımcıların yüzde 47’si, kendilerine yöneltilen “Sizce yaşadığınız çevrede çöp sorunu var mı?” sorusuna “Evet” cevabını veriyor. Bu cevabı verenlerin yüzde 57’lik bir bölümü problemin kaynağının vatandaş olduğunu, yüzde 56’lık bir kesimi ise yönetimlerin yetersizliğinin sorunda payı olduğunu düşünüyor. Sonuç olarak insanların yüzde 94,8’i çevreye atılan çöplerden rahatsız olduklarını belirtiyor. 4 kişiden 3’ü etrafta geri dönüşüm kutusu bulamadığını söylüyor Katılımcıların yüzde 76,8’i çöpleri konteynere hane halkından birisinin attığını söylüyor, yüzde 13’lük bir kesim ise işi apartman görevlisine devrediyor. Çöpleri ayrıştıranların yüzde 71,2’si plastiklerin ayrıştırılması konusunda hassasiyet gösterirken, konu giysilere gelince bu oran yüzde 15,7’ye düşüyor. Ayrıştırma yapmayanların yüzde 75,5’i etraflarında geri dönüşüm kutusu olmadığından şikâyet ederken, geriye kalanlar ise konuya kişisel sebeplerden dolayı önem göstermiyor. Problemin çözümü için ödül ve ceza önerisi Çöpü evden çıkarma işini kendisi üstlenen yüzde 62,8’lik kesim çöpü her zaman doğru yere attığını belirtirken, yüzde 64,5’lik bir kesim ise yakınları arasında çevreye çöp atan kişiler olduğunu belirtiyor. Çöpler konteynere yüzde 71,1’lik bir oranda 29

çöp poşeti içerisinde atılıyor. Problemin çözümü için ise iki görüş başa baş durumda. Katılımcıların yüzde 55,2’si çöpü ayrıştırarak doğru yere atan kişilerin ödüllendirilmesinin faydalı olacağını düşünürken, yüzde 44,8’lik bir kesim ise ödül yerine cezanın etkili olacağını düşünüyor. Öte yandan araştırmaya katılanların yüzde 61,5’i çözüm için bireysel çabaların yeterli olmayacağını, devletin konuyla ilgili önlem alması gerektiğini düşünüyor. Bir kişi tek başına yılda 421 kg çöp üretiyor Türkiye İstatistik Kurumu 2016 yılı verilerine göre, Türkiye’de yaklaşık 32 milyon ton evsel atık üretildi. Bu sonuca göre bir kişi ortalama olarak günde 1,17 kg, yılda ise 421 kg çöp üretiyor. Belediyelerin 2016 yılında temizlik işleri için harcadığı kaynağın dokuz milyar TL’den fazla olduğu belirtiliyor. Türkiye’de durum böyleyken, dünyanın genelinde ise yılda 2,2 milyar ton çöp üretiliyor. Her yıl 1 trilyondan fazla naylon poşet çevreye atılıyor. Küresel ölçekte çevreye en çok atılan çöplerin başında ise 6 trilyonu geçen sayılarıyla sigara izmaritleri geliyor. Türkiye, çöplerin sadece yüzde 11’ini ayrıştırabiliyor. Geri dönüşüm oranının 2023 hedefleri doğrultusunda yüzde 35’e çıkması planlanıyor. Çöpüne Sahip Çık Vakfı hakkında 2015 yılında Murat Vargı’nın liderliğinde “Temiz bir çevre için tüm toplumun çöpün üretimi ve doğru yere atılması konusunda hassasiyet ile davrandığı sürdürülebilir bir dünya yaratmak” vizyonuyla kurulmuş olan Çöpüne Sahip Çık Vakfı, çöpten arınmış bir çevre için toplumda davranış dönüşümü sağlamak üzere kampanyalar düzenliyor, eğitici ve teşvik edici projeler hayata geçiriyor, çevre politikalarını iyileştirmek için katkı sağlıyor ve bunların tüm Türkiye’de yaygınlaşması için çalışıyor. Vakıf, bu amaçla belediyeler, eğitim kurumları, medya, sivil toplum kuruluşları ve ilgili diğer kamu ve özel kurumlar ile işbirlikleri gerçekleştiriyor. Vakıf ve çalışmaları hakkında daha fazla bilgiye www.copunesahipcik. org adresinden ve vakfın sosyal medya hesaplarından ulaşılabilir.


fuar

TÜRKİYE’DE TESİS YÖNETİMİ PAZARI Tesis Yönetiminin; insan, mekân, teknoloji ve süreçlerini birleştiren, birden fazla disiplini kapsayan, uzmanlık ve deneyim gerektiren bir meslek olduğunu belirten TRFMA Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Levent Alatlı, Türkiye’de tesis yönetimi pazarı ve sektördeki gelişmeleri değerlendirdi.

B

ugün “Tesis Yönetimi” nedir diye sokaktaki vatandaşa sorsak muhtemelen %95’ten fazlası doğru cevap veremez diyen Alatlı, tesis Yönetim firmalarından bildiğiniz 1-2 ismi söyleyebilir misiniz diye sorsak yine aynı şekilde cevap açıklamasında bulundu. Levent Alatlı; Halbuki vatandaşımız neredeyse her gün birçok yerde “Tesis Yönetim” firması çalışanları ve verdikleri hizmetleri ile bir araya gelmektedir. Ancak sektörün ismini veya kapsamını bilmediği için bu firmaları ve çalışanlarını “Tesis Yönetimi” ile eşleştirememektedir.

Tesis deyince akla tesisat, tesisat ağırlıklı endüstriyel tesisler, fabrikalar geliyor. Hatta bazı kişilerin aklına yol üstü mola verdiğimiz dinlenme tesisleri bile geliyor. Evet tüm bu yapılar da bizim için birer tesistir. Ancak “Tesis/Facility” çok geniş bir tanım olup, kısaca insanların yaşadığı veya çalıştığı tüm binalar, iş merkezleri, plazalar, siteler, rezidanslar, AVM’ler, fabrikalar, hastaneler, havaalanları, oteller, okullar vb. mekânlar da bizim için birer tesistir. Her tesis kullanım amacı, tasarımı, yapımı, teknik özellikleri vb. birçok açıdan birbirinden ne kadar farklı 30

olursa olsun hepsinin 3 ana safhası vardır. Bunlar tasarım, yapım ve yaşam safhalarıdır. Yaşam safhası aynı zamanda “Tesis Yönetim” safhasıdır. Bir tesisin her açıdan sağlıklı, verimli, ekonomik ve sorunsuz sürdürülebilmesi için yapım safhası sonrasında entegre tesis yönetimi gerekir. Bazı yatırımcılar, tesis sahipleri, kat malikleri tesislerini kendileri daha iyi ve ekonomik yöneteceğine inandıkları için kendileri yönetmeyi tercih etmektedir. Bazıları ise bu işin başka bir uzmanlık konusu olduğuna inandığı için bu konuda uzman ve profesyonel tesis yönetim firmalarını


Nisan - Mayıs 2019

tercih etmektedir. Tasarım kısmı işin en önemli ve önemsenmesi gereken kısmıdır çünkü tesisin genetik özellikleri bu safhada belirlenir. Tasarım derken, sadece mimari tasarım değil statik, mekanik, elektrik, otomasyon, yangın vb. tüm tasarımları kast ediyorum. Bazı tesisler maalesef hastalıklı veya özürlü doğarlar. Bu sorunların bir kısmı ilave yatırım maliyetleriyle sonradan giderilebilir ama bazıları ise yapının ömrü boyunca sürer! Bunu önlemek için tasarım safhasında yatırımcı ve tasarımcı dışında diğer disiplinlerle beraber Tesis Yönetimi danışmanlarının da olması çok gereklidir. Bazen tasarım sırasında yapılacak çok küçük değişiklikler tesisin ömrü boyunca çok önemli maliyet avantajları sağlayabilir veya o tesisi daha kullanıcı dostu yapabilir. Bu nedenle her yeni proje sırasında Tesis Yönetim Danışmanlığı alınmasını önemle tavsiye ediyoruz. Genel kabul görmüş uluslararası ve ulusal tanımlara göre; Tesis Yönetimi (Facility Management) bir tesisin sürdürülebilmesi ve geliştirilmesi için “insan, mekân, teknoloji ve süreçleri” birleştiren, birden fazla disiplini kapsayan, uzmanlık ve deneyim gerektiren bir meslektir. Ülkemizde özellikle 2000’li yıllardan itibaren yapılan çok sayıda nitelikli gayrimenkul geliştirme projesi aynı zamanda profesyonel tesis yönetim ihtiyacını oluşturmakta ve sektörünün gelişmesine ciddi katkı yapmaktadır. Bu tip nitelikli binaları artık geleneksel yöntemlerle yönetmek yerine entegre tesis yönetim metodolojileri ile profesyonel tesis yönetim firmaları tarafından yönetilmesi gerekmektedir. TRFMA ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Sektörün Pazar hacmi ve geleceği ile ilgili öngörüleriniz nelerdir? Tesis Yönetim Sektörünün ülkemizde tanıtılmasını ve geliştirilmesini sağlamak, sektörde yöneticilik yapan, yönetim hizmeti veren kişi ve kuruluşlara yardımcı olmak amacıyla sektörün önde gelen tesis yönetim firmaları bir araya gelerek 21.12.2017’de kısa adı TRFMA (Turkish Facility Management Association) olan Tesis Yönetim Der-

neği’ni kurmuştur. (www.tr-fma.org) TRFMA’nın amacı yeni ve mevcut tüm tesislerin ve tesis yöneticilerinin yönetim süreci ve hizmetleri ile ilgili sorunlarına çözümler üretmek, aidatları ve işletme maliyetlerini optimize etmek, yönetim ve yönetim hizmetlerini geliştirmektir. TRFMA, Tesis Yönetim Derneğine “yönetim” veya “yönetim hizmeti” konusunda çalışan tüzel kişiler yani şirketler üye olabilir. Üyelerimiz bina ve tesis yönetim sektörünün önde gelen firmaları olup, 2 üyemiz kamu iştiraki, 6 üyemiz ise uluslararası tesis yönetim firmasıdır. Diğerleri de sektörün önde gelen ulusal tesis yönetim firmalarıdır. Son yıllarda hem dünyada hem de ülkemizde giderek gelişen ve önem kazanan Tesis Yönetimi, sürekli büyüyen ve gelişen yapısıyla Türkiye’nin en fazla istihdam sağlayan sektörlerindendir. Mesela sadece 29 üyemizin kendi bordrosunda toplam 102 bin 316 çalışanı vardır. Tesis Yönetim sektöründe irili ufaklı çok sayıda yönetim, hizmet, malzeme ve ekipman sağlayıcı firma olduğu düşünülürse tesis yönetim sektörü gerçekten ülkemizin en fazla istihdam sağlayan sektörlerinden biridir. Dernek üyelerimiz bugün toplam 11 bin 533 tesiste hizmet vermektedir. Bizim tesis dediğimiz her bir sayı bir site, bir plaza, bir AVM, bir hastane, bir fabrika, bir havaalanı veya benzeri bir tesis demektir. Mesela Bilkent 31

Şehir Hastanesi veya yeni İstanbul Havaalanı gibi dev tesislerde bu sayı içinde 1’er tesis olarak sayılmaktadır. 2018’de hizmet verdiğimiz tesislerin toplam brüt m2 inşaat alanı ise 205.6 Milyon m2’dir. 2018’de toplam hizmet verdiğimiz bağımsız bölüm (yani, konut, dükkan vb. tapulu bölüm) sayısı da 502.926’dır. Maalesef sektör ile ilgili sağlıklı veri bugün için yoktur. Bu nedenle sektörün boyutunu bazı varsayımlarla tahmin edebiliriz. Mesela TRFMA Üyelerinin çalışanlarının sektörün yaklaşık %10’u olduğu, personellerin büyük kısmının asgari ücretli olduğu ve tesislerde personel giderlerinin, toplam tesis yönetim giderleri içinde yaklaşık %50 olduğunu kabul edebiliriz. Buna göre Tesis Yönetim sektöründe yaklaşık 1 Milyon kişinin istihdam edildiğini ve Pazar boyutunun yaklaşık 15 Milyar USD olduğunu söyleyebiliriz. Ekonomi olarak sıkıntılı bir dönem yaşanmakta sektördeki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Mevcut tesislerin verimli ve sağlıklı olarak yönetimi, bakımı, işletmesi yani kısaca sürdürülebilmesi için bu binaların, profesyonel tesis yönetim firmaları ve uzmanları tarafından hizmet verilmesi ve yeterli kaynak sağlanması gerekiyor. Tesis Yönetim sektöründe de eğitime, gelişime, teknolojiye, yenilenmeye, kişisel gelişime önem vermek ve kaynak ayırmak


TESİS YÖNETİMİ gerekiyor. Tesis Yönetim sektörü özellikle son 20-25 yıl içinde ciddi gelişmiş ve önemli istihdam artışı sağlamıştır. Sektörde istihdam ve ciro konusunda önemli gelişme olmasına rağmen pazar koşulları nedeniyle karlılıklar maalesef yeterli düzeyde olmamaktadır. Bu nedenle sektördeki firmalar gelişimleri için, personel sadakatinin arttırılması, ar-ge ve eğitim faaliyetlerinin geliştirilmesi için kaynak yaratmakta zorlanıyorlar. Bugünkü ekonomik ortamda yeni projelerin azaldığını veya durduğunu düşünsek bile, mevcut AVM’ler, siteler, rezidanslar, iş merkezleri, oteller, okullar, fabrikalar, havalimanları, limanlar, marinalar vb. tesislerde bugün için profesyonel tesis yönetimine ihtiyaç devam etmektedir. Kaldı ki ekonomik verilere baktığınızda her zaman her ülkede bu tip duraklama dönemleri olabiliyor. Dolayısı ile bu durgunluk dönemlerinden sonra yine yeni projelerin devam edeceği ve mevcut projelere ilave olacağını düşünürsek tesis yönetim sektörünün gelecek ile ilgili önü oldukça açık gözüküyor. Elbette ekonomilerde durgunluk dönemlerinde herkes tasarruf tedbirleri uyguluyor, bu nedenle tesis yönetim sektöründe personel tasarrufu ve bazı tesis giderlerinde tasarruf kaçınılmaz oluyor. Son dönem faaliyetlerinizden bahseder misiniz? Bildiğiniz gibi 3-6 Nisan 2019 tarihlerinde, Demos Fuarcılık’la beraber düzenlediğimiz İstanbul FM Expo Bina ve Tesis Yönetim Fuarı & TRFMC 2019 Türkiye Tesis Yönetim Konferansı’nı başarı ile gerçekleştirdik. Bu yıl fuara 88 Firma katıldı ve yaklaşık 6000 kişi fuarımızı ziyaret etti. EuroFM Başkanı Prof. Dr. Pekka Matvejeff, EuroFM Başkan Yardımcısı Goran Milanov, Avrupa Tesis Yönetim Konferansını düzenleyen Cifmer Global CEO’su David Martinez ve Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversite’sinden Prof. Dr. Alenka Temeljotov-Salaj ve Klüh GmbH’dan Lauro Riberio gibi önemli yabancı konuşmacılarımızın da katıldığı Türkiye Tesis Yönetim

Bildiğiniz gibi 3-6 Nisan 2019 tarihlerinde, Demos Fuarcılıkla beraber düzenlediğimiz İstanbul FM Expo Bina ve Tesis Yönetim Fuarı & TRFMC 2019 Türkiye Tesis Yönetim Konferansını başarı ile gerçekleştirdik. Bu yıl fuara 88 Firma katıldı ve yaklaşık 6000 kişi fuarımızı ziyaret etti. Konferansımızda 3-5 Nisan 2019 tarihlerinde başarı ile gerçekleşti. Konferansımıza katılamayanlar konuşmaların videolarına www.tr-fmc. org web sitemizden ulaşabilirler. 7-8 Mart 2019’da İsviçre’de düzenlenen EuroFM Üyeler toplantısına ve Zhaw Üniversitesi Tesis Yönetim Konferansına katıldık. 11-15 Haziran 2019’da Dublin’de düzenlenecek olan EFMC 2019 Avrupa Tesis Yönetim Konferansına katılacağız. 20 Haziran 2019’da Sofya’da düzenlenecek olan Uluslararası Akıllı ve Yeşil Şehirler Konferansına katılacağız. 12-13 Eylül 2019’da Norveç’in Trondheim şehrinde düzenlenecek olan CIRRE Konferansına katılacağız. ABD’de düzenlenen ISBS 2019 Uluslararası Sürdürülebilir Binalar Sempozyumu ve İstanbul’da düzenlenecek RE360 Gayrimenkulün Büyük Buluşması etkinliklerini de destekliyoruz. MMO Makine Mühendisleri Odası ile 15 Mart 2019’da bir işbirliği anlaşması imzaladık, aynı şekilde EMO Elektrik Mühendisleri Odası ve UTTMD Uluslararası Tesis Teknik Müdürleri Derneği ile de işbirliği görüşmelerine başladık. Diğer sivil toplum kuruluşları ile de Tesis Yönetimi ile ilgili işbirliği yapmaktan memnuniyet duyarız. Sektördeki gelişmeler ve sorunlar nedir? Hizmet kalitesi açısından sektörde dikkat edilmesi gereken konular nelerdir? Sektörümüzde giderilmesi gereken pek çok eksik vardır, mesela tesis yönetim sektörü ile ilgili standartlar, 32

yönetmelikler, kanunlar ya yoktur veya yetersizdir. Mesela tesis yönetimi ile ilgili en önemli kanun olan, Kat Mülkiyeti Kanunu 1965 yılında, apartmanlar için hazırlanmıştır. 2007 yılında toplu yapılara adapte edilmiş olsa da pratikte uygulamada çok ciddi eksik ve sıkıntılar vardır. Bu kanun hazırlanırken binlerce bağımsız bölümden oluşan toplu yapılar ve özellikle karma yapılar düşünülmemiştir. Günümüzde aynı parsel üzerinde rezidans, ofis, otel ve AVM den oluşan karma ve kompleks yapılar yapılıyor. Böyle yapıları basit bir apartman mantığıyla yönetemezsiniz. O nedenle kanunun şu anki halinin uygulamada ihtiyaca karşılık vermediğini ve birçok eksik hususun olduğunu düşünüyoruz. Bunu sadece biz bina ve tesis yöneticileri değil, Kat Mülkiyeti Kanunu konusunda uzman birçok saygın hukukçu da söylemektedir. Bu konuda dernek olarak Hukukçu uzmanlarımızdan oluşan ‘Kat Mülkiyeti Kanun Komitesi’ çalışmalarımız devam ediyor. Amacımız kat mülkiyeti kanununun güncel koşullara uygun olarak güncellenmesidir. Bize göre belirli sayıda bağımsız bölümden büyük olan yapıların muhakkak profesyonel ve sertifikalı şirketler tarafından yönetilmesi gereklidir. Asansör Muayene ve Yönetmeliği ile ilgili de son yıllarda uygulamada bazı sorunlar vardır. Her yıl yapılan muayeneler vatandaşa mali yük getirmesi yanında her yıl değişen yönetmeliklere göre her yıl farklı düzeltme talepleri ve ilave maliyetler gelmektedir. Bir yıl yeşil etiket alan asansör bir sonraki yıl yeni yönetmeliğe göre kırmızı etiket alabilmektedir. Sadece güvenlikle ilgili yeni yönetmelik maddeleri uygulanmalı yoksa asansör çağırma düğmesinin yerinin yeni yönetmelikte farklı tarif edilmesi nedeniyle düğmelerin yerinin 3 cm aşağıya indirilmesi vb. görsel ve şekilsel talepler olmamalıdır. Yeni binalarda da tıpkı arabalarda olduğu gibi her yıl yerine belirli aralıklarla muayene edilmesi gerekir. 2019 Yılında yayınlanan “Isı Sayaçları Muayene Yönetmeliği” de sektörü bu yıldan itibaren ciddi etkileyecek,


Nisan - Mayıs 2019

hem vatandaşa ilave maliyet yaratacak, hem de uygulamada çok ciddi sorunlara yol açacaktır. Merkezi ısıtma sistemleri olan projelerde kalorimetre cihazlarının belirli sürelerde muayenesini elbette faydalı olacaktır, ancak her bir kalorimetrenin sökülerek kalibrasyona gönderilmesi, kalibre edilmesi, nakliyesi, tekrar yerine takılması vatandaşa ilave maliyet getirmekte, bunun yerine neredeyse yeni cihaz alınması daha ekonomik olabilmektedir. Ayrıca kalibrasyonda geçecek süre zarfında yedek kalorimetre takılması gereklidir. Bu işlemlerin binlerce konuttan oluşan büyük sitelerdeki uygulama zorlukları ve yol açacağı teknik ve ekonomik mahsurları vardır. Bu konuda yerinde kontrol ve kalibrasyon çözümü üzerinde çalışma yapılması, milli servetin israf edilmemesi ve uygulama kolaylığı adına daha uygun olacaktır. Ayrıca muayene ve kalibrasyon yapma yetkisi olan firmaların birçoğunun aynı zamanda kalorimetre imalatçısı olması da temel olarak yanlıştır. Muayene ve kalibrasyon işleri imalatçı olmayan ve imalatçılarla hiçbir organik bağı olmayan bağımsız ve akredite kuruluşlar tarafından yapılması gerekir. Bu konuyu TRFMC 2019 Türkiye Tesis Yönetim Konferansında bir oturumda ele almaya çalıştık. İlk fırsatta bu yönetmeliğinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının liderliğinde ilgili paydaşlarla tekrar ele alınması ve güncellenmesi gerekiyor. Tesis Yönetimi ile ilgili EN 15221 Avrupa standartları bulunuyor. Bunlar yedi cilt ve bunların sadece iki tanesi TSE tarafından Türkçeleştirilmiş durumda, diğerlerinin ise Türkçeleştirilmesi bekleniyor. Uluslararası Standartlar Organizasyonu ISO tarafından tesis yönetimi ile ilgili ISO-41000 standardı 4 adet olarak (ISO-41001, ISO-41011, ISO-41012, ISO-41013) yayınlanmış ve halen 2 adet standart(ISO-41014, IS0-41015) üzerinde çalışmalar devam ediyor. ISO-41000 standartları henüz Türkiye’de yayınlanmamıştır. Eğitimli eleman ihtiyacı, kanunların yetersizliği, standartların eksikliği

dışında ihale metotları, şartname ve sözleşme sorunları, kısa süreli sözleşmeler, araştırma eksikliği, vb. birçok sorun sektörün gelişmesi önündeki diğer sorunlardır. Dijitalleşme, IoT, IT sektöründeki gelişmelerde sektörün iş yapış şeklini daha farklı bir boyuta taşıyacaktır. Günümüzde yaşanan hızlı değişim ve dönüşüm, teknolojinin ve yaşam tarzlarının hızlı gelişmesinin bir sonucu olarak müşteri beklentileri de her geçen gün artarak değişim göstermektedir. Hizmet kalitesi açısından öncelikle mevcut yasalara, yönetmeliklere ve standartlara uygun çalışılması çok önemlidir. Tesis Yönetimi konusunda standartlar minimum hizmet seviyesini belirler, öncelikle müşteri beklentilerinin iyi analiz edilmesi ve bu beklentilere uygun hizmetlerin tasarlanması gerekir. Elbette müşterinin de bu tasarlanan hizmetler için gereken finansal kaynağı sağlayabilmesi, beklenen hizmetler ile ilgili KPI (Key Performance Indicators / Anahtar Performans Göstergeleri) ve SLA (Service Level Agreements / Hizmet Seviyesi Sözleşmeleri) ’nin başlangıçta iyi tarif edilmesi gerekir. KPI, Hedef olarak tanımlanır ve hedeflerinizi belirlemenize aynı zamanda hedeflerinizi kontrol altında tutmanızı sağlar. Hedefleriniz yani KPI her zaman sayısal olmayacağı için KPI sonuçları olumlu ve olumsuz 33

gibi de olabilir. SLA hizmet sağlayıcı ve müşteri arasında bir sözleşmedir. SLA müşterinin ne alacağını belirtir ve servis sağlayıcısından ne beklendiğini açıklığa kavuşturur. Hizmet seviyesi sözleşmeleri, iş ilişkisinden ne beklenebileceğine dair kesin bir netlik sağlayarak her iki tarafa da yarar sağlar. Hizmet seviyesi sözleşmesinde başarının anahtarı uygulanan metriklerde yatmaktadır. Yani, ölçülebilirlik önemlidir. Yeni projeleriniz ve varsa eklemek istedikleriniz? Avrupa Standartlarına uyum ve Avrupa’daki benzeri dernek ve akademik kurumlarla iş birliği amacıyla Türkiye’yi temsilen EuroFM’ üyeyiz. 9 Ekim 2019 ‘da Ankara’da EuroFM’in üyeler toplantısını düzenleyeceğiz. EuroFM üyeler toplantısından hemen sonra 10-11 Ekim 2019’da Ankara Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Bölümü ile Uluslararası Tesis Yönetim Konferansını düzenleyeceğiz. Tesis Yönetimi konusunda en büyük iki sivil toplum kuruluşu olan EuroFM ve IFMA’nın Başkanları da Uluslararası Tesis Yönetim Konferansımıza katılacaklar. Demos Fuarcılık ile her yıl düzenlediğimiz İstanbul FM Expo Bina ve Tesis Yönetim Fuarı & Türkiye Tesis Yönetim Konferansının 2020 hazırlıklarına da şimdiden başlamış bulunmaktayız.


HABER

YAĞLI KANAL VE HAVALANDIRMA SİSTEMLERİ TEMİZLİK EKİPMANLARI

Teinnova ile Havalandırma Kanalı Temizliğine Bakış

Havalandırma Kanalı ve Baca Temizliği sektörü tüm dünyada büyüyen bir sektördür ve gün geçtikçe işletmelerin artan temizlik ihtiyaçlarına bağlı olarak artmaktadır.

34


Nisan - Mayıs 2019

cihazların performanslarını bir diğer deyişle enerji maliyetlerini olumsuz etkilemektedir. Bu sebeple yağlı kanal, baca ve havalandırma kanalı temizliği günden güne önemini arttırmaktadır. Teinnova ürünleri yenilikçi teknolojiler kullanarak geliştirilmiş son teknoloji ekipmanlar sunar. Yağlı kanal, baca, havalandırma kanalı temizliği için fırçalama robotları, kimyasal ile kanal ve davlumbaz temizliği yardımcısı köpükleme ve durulama ekipmanları sektöre farklılık ve çeşit katmaktadır. Restoranlar, ticari mutfaklar, endüstriyel tesisler, fabrikalar, okullar,

Restoranlar, ticari mutfaklar, endüstriyel tesisler, fabrikalar, okullar, oteller, hastaneler, alışveriş merkezleri, denizcilik, demiryolu, hava alanları vb. birçok alanda havalandırma kanalı, fan, baca, davlumbaz, yağlı kanal temizleme ihtiyaçları için uygulayıcılar öncesi ve sonrası görüntüler ile temizlik işlemlerini son teknoloji ekipmanlarla rahatlıkla yapabilmektedir.

M

evzuata uygunluk, uygun ve zamanında bakımların yangın risklerini azaltması ilk başta öne çıkan başlıklar olurken; mikroorganizmaların ve çeşitli hastalıkların havalandırma kanallarında atık olarak birikmesi ile hijyen başlığını da öne çıkarmaktadır. Fanlar ve kötü koku işletmeler için önemli bir sorun olabiliyorken aynı zamanda çalışan 35

oteller, hastaneler, alışveriş merkezleri, denizcilik, demiryolu, hava alanları vb. birçok alanda havalandırma kanalı, fan, baca, davlumbaz, yağlı kanal temizleme ihtiyaçları için uygulayıcılar öncesi ve sonrası görüntüler ile temizlik işlemlerini son teknoloji ekipmanlarla rahatlıkla yapabilmektedir. Makine ve Robotik Temizleme Faydaları: • Havalandırma sistemlerinin temizlenmesi için özel olarak tasarlanmış teknoloji kullanılır. • Kanal temizliğinde, fırçalama robotu aracılığıyla enjekte edilen yoğun köpüğün otomatik olarak üretilmesi ve sistemdeki yoğun gresin etkin şekilde parçalanmasını sağlar. • Hız, süre ile maliyet avantajı • Yüksek teknolojiye sahip ekipmanlar ile zaman ve işçilik maliyetlerini azaltmanın yanı sıra daha fazla alanda uygulama (büyük otel, restoran zincirleri, endüstriler, franchise’ler vb.) imkanı sağlar. • 75’den fazla ülkede başarıyla kullanılmaktadır. • İşletmenizin teknik ve profesyonel imajını arttırır • 15 yıldan uzun süredir saha tecrübesinden yola çıkılarak tasarlanmıştır. • İzlenebilirlik ve ölçülebilirlik • İş Sağlığı ve Güvenliği risklerini azaltır. • Son teknolojiye sahip olmanızı ve küreselleşmenizi sağlar


haber

Sodexo “En iyi işyeri” seçildi Entegre hizmet yönetimi alanında dünya çapındaki deneyimini Türkiye’deki iş ortaklarıyla paylaşan Sodexo, Aon Hewitt tarafından düzenlenen “Aon Best Employers 2018” programında “En iyi işyerleri” ödülüne layık görüldü. İş ortaklarına sunduğu hizmet yolculuğunda en büyük gücü çalışanlarından aldıklarını belirten Sodexo Türkiye CEO’su Ahmet Zeytinoğlu, “İş ortaklarımızın yaşam kalitelerini yükseltmenin ancak mutlu çalışanlar ile mümkün olabileceğini biliyoruz” dedi.

B

ina bakımından, profesyonel çamaşırhane ve endüstriyel mutfak hijyenine kadar pek çok alanda, geleceğe yönelik temizlik ve hijyen teknolojileri ve danışmanlık hizmetleriyle sektöre profesyonel çözümler sunan dünya hijyen devi Diversey, yeni nesil temizlik robotunu Türkiye’de ilk kez FM Expo Fuarı’nda tanıttı. Diversey’in ortaya koyduğu “temizliğin interneti” (IoC) kavramının en gelişmiş ürünlerinden biri olan TASKI Intellibot, ziyaretçiler tarafından büyük ilgiyle karşılanarak fuarın gözdesi oldu.

Nesnelerin interneti aracılığıyla, gece dahil günün her saati kendi kendine temizlik yapabilen robot, ses dalgalarını kullanarak alanı haritalandırabiliyor ve geniş alanların zemin temizliğini, zaman, enerji ve iş gücü verimliliği sağlayarak yapıyor. Diversey’in küresel alanda yürüttüğü en büyük AR-GE projesi olan TASKI Intellibot, havaalanı, AVM, hastane, spor salonu, fabrika ve otellerin zemin temizliği için kullanılıyor. Mevcut iş gücünün başka amaçlar için kullanılabilmesine olanak sağla36

yarak verimliliği artırmaya yardımcı olan yeni nesil temizlik robotu, sahip olduğu patentli IntelliFlow akıllı dozaj solüsyon sistemi ile su ve kimyasal ürün kullanımında da %76 oranında tasarruf sağlayabiliyor. IntelliTrak sistemi ile uzaktan makineye bağlanıp problemi görme ve çözme yanısıra yazılım güncelleme yapılabilen ve data bazlı çalışma raporu hazırlayarak yönetici ve kullanıcıya anında bilgi aktarabilen robot, firmaların verimlilik kontrolünü her an elinde tutmasını sağlıyor.


Nisan - MayÄąs 2019

37


HABER

Türkiye’nin ilk profesyonel temizlik robotuNU

ziyaretçilerin beğenisine sundu

Dünyaca ünlü hijyen devi Diversey’in küresel alanda yürüttüğü en büyük AR-GE projesi olan yeni nesil akıllı temizlik robotu TASKI Intellibot, Türkiye’de ilk kez FM Expo Fuarı’nda ziyaretçilerle buluştu. Nesnelerin interneti aracılığıyla kendi kendine temizlik yapabilen ve verimliliği raporlayabilen robot, yeniliklerin öncüsü Diversey’in yeni nesil temizlik anlayışını ortaya koydu.

B

ina bakımından, profesyonel çamaşırhane ve endüstriyel mutfak hijyenine kadar pek çok alanda, geleceğe yönelik temizlik ve hijyen teknolojileri ve danışmanlık hizmetleriyle sektöre profesyonel çözümler sunan dünya hijyen devi Diversey, yeni nesil temizlik robotunu Türkiye’de ilk kez FM Expo Fuarı’nda tanıttı. Diversey’in ortaya koyduğu “temizliğin interneti” (IoC) kavramının en gelişmiş ürünlerinden biri olan TASKI Intellibot, ziyaretçiler tarafından büyük ilgiyle karşılanarak fuarın gözdesi oldu.

Nesnelerin interneti aracılığıyla, gece dahil günün her saati kendi kendine temizlik yapabilen robot, ses dalgalarını kullanarak alanı haritalandırabiliyor ve geniş alanların zemin temizliğini, zaman, enerji ve iş gücü verimliliği sağlayarak yapıyor. Diversey’in küresel alanda yürüttüğü en büyük AR-GE projesi olan TASKI Intellibot, havaalanı, AVM, hastane, spor salonu, fabrika ve otellerin zemin temizliği için kullanılıyor. Mevcut iş gücünün başka amaçlar için kullanılabilmesine olanak sağla38

yarak verimliliği artırmaya yardımcı olan yeni nesil temizlik robotu, sahip olduğu patentli IntelliFlow akıllı dozaj solüsyon sistemi ile su ve kimyasal ürün kullanımında da %76 oranında tasarruf sağlayabiliyor. IntelliTrak sistemi ile uzaktan makineye bağlanıp problemi görme ve çözme yanısıra yazılım güncelleme yapılabilen ve data bazlı çalışma raporu hazırlayarak yönetici ve kullanıcıya anında bilgi aktarabilen robot, firmaların verimlilik kontrolünü her an elinde tutmasını sağlıyor.


Nisan - MayÄąs 2019

39


40


Nisan - MayÄąs 2019

41


Çamaşır yıkama ve kuru temizleme servisi Mr Jeff’in

ilk şubesi Haziran’da açılıyor

Teknolojik altyapısı ile günlük hayatı büyük ölçüde kolaylaştıran çamaşır yıkama ve kuru temizleme servisi Mr Jeff’in ilk şubesi Haziran ayında İstanbul’da açılacak. Mr Jeff 2019 yılının sonuna kadar Türkiye’de 150 şubeye ulaşmayı planlanıyor.

İ

spanyol çamaşır yıkama ve kuru temizleme uygulaması Mr Jeff’in İstanbul operasyonu için geri sayım başladı. İlk şubesini Haziran ayında İstanbul’da açmaya hazırlanan Mr Jeff, günlük hayatın zaman alan işlerinden biri olan çamaşır yıkama hizmetini teknolojiyle birleştirerek kullanıcılarının hayatını kolaylaştırıyor. İspanya ve Latin Amerika pazarlarında edindiği başarıyı Türkiye’ye taşımaya hazırlanan şirketin hedefi 2019 sonunda Türkiye genelinde 150 şubeye ulaşmak. Türkiye’deki kullanıcılar çok yakında IOS ve Android cihazları için tasarlanan mobil uygulamayı Türkçe olarak indirebilecek ve yıkama ihtiyacına göre mevcut planlardan birine abone olabilecek. Kullanıcılar, abonelik planlarının yanı sıra, yıkama, kuru temizleme veya ütü servislerinden tek seferlik sipariş vererek de faydalanabilecek. Mobil

uygulama üzerinden belirleyecekleri gün ve saat aralığında Mr Jeff görevlisi istenilen adresten çamaşırlarını teslim alacak ve yıkanmış, katlanmış, ütülenmiş olarak teslim edecek. Yüzde 78 çamaşır yıkamaktan hoşlanmıyor Büyük şehirlerde yaşayan insanların en çok değer verdiği şeylerden birinin zaman olduğunu, bu nedenle birçok kullanıcının hayatını daha konforlu hale getiren servisleri talep ettiğini belirten Mr Jeff CEO’su Eloi Gómez Cal, Mr Jeff’in herkesin bir ölçüde yaşadığı çamaşır yıkama ve ütüleme sorununa gerçek bir çözüm getirdiğini söyledi. Yapılan bir araştırmaya göre, insanların yüzde 78’inin çamaşır yıkama ve ütüleme işlerini yapmaktan hiç hoşlanmadığını, Mr Jeff’in mobil uygulaması sayesinde kullanıcıların bu işlere saatler 42

harcamak yerine, zamanlarını daha iyi kullanabildiğini kaydeden Cal, Türkiye pazarına giriş kararını da şu sözlerle değerlendirdi: “Türkiye pazarına girmek stratejik bir karardı. Türkler teknolojiye adapte olma konusunda oldukça başarılı ve teknoloji üzerinden servis uygulamalarını yaygın kullanıyor. Biz de bunu önemli bir fırsat olarak görüyoruz ve dünyada büyük başarı elde eden uygulamamızı pazara getirmekten büyük mutluluk duyuyoruz ” Mr Jeff mobil uygulaması 2015 yılında İspanya’da, kullanıcılarının hayatlarını kolaylaştırmaya karar veren 20 yaşlarındaki 3 genç girişimci tarafından yaratıldı. İspanya’dan sonra Latin Amerika’da Meksika, Arjantin, Brezilya, Şili, Kolombiya, Peru ve Uruguay’da 1200’den fazla şubeye ulaşan Mr Jeff, şimdi de Türkiye’de çamaşır yıkama ve ütülemeye hazırlanıyor.


Nisan - Mayıs 2019

BAHAR TEMİZLİĞİNDE sağlık için DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER Bahar geldiğinde hemen her evde hummalı bir temizlik faaliyeti başlar. Bahar temizliği sadece evin ve çevrenin temizlenmesi anlamına gelmez. Bu temizlikte belirli noktalara dikkat ederseniz, ailenizin de sağlığını koruyabilirsiniz. Liv Hospital Ulus Sağlıklı Yaşam ve Check up Klinği’nden Dr. Öğr. Gör. Eren Eroğlu bahar temizliği yaparken dikkat edilmesi gereken püf noktalarını anlattı.

Neleri atacağınızı gözden geçirirken ilaç dolabınızı da ihmal etmeyin. Tarihi geçmiş ve bozulmuş ilaçları derhal atın. Böylece hem yanlış ilaç kullanımına bağlı riskleri bertaraf etmiş olursunuz hem de dolabınızda yer açılır.

Evi bol bol havalandırın Baharda dışarıda taze ve yenilenmiş hava vardır. Bu yüzden içeride karbondioksit oranı yükselmiş ve evsel atıklarla kirlenmiş havanın değiştirilmesi sağlık açısından birçok fayda içerir. Özellikle sabahları evin havalandırılması ve kapalı mekanların dışarıyla teması uzun gece boyunca biriken gazları dışarıya atacak ve havada asılı kalmış mikroplarla kirli partikülleri bertaraf edecektir. Temizlik yaparken dikkat edilmesi gerekenler Temizlik yaparken, hava yoluyla yayılan polenleri ve alerji yapan maddeleri evinizden uzaklaştırmak için klima filtrelerini temizleyin, havalandırma kanallarının tozunu dikkatlice alın. Neleri atacağınızı gözden geçirirken ilaç dolabınızı da ihmal etmeyin. Tarihi geçmiş ve bozulmuş ilaçları derhal atın. Böylece hem yanlış ilaç kullanımına

bağlı riskleri bertaraf etmiş olursunuz hem de dolabınızda yer açılır. Bodrumu, ardiyeyi ya da garajınızı temizlerken artık boya, solvent, tiner, makine yağı gibi zehirli maddeleri taşıyan eski teneke kutuları bir kenara ayırın. Diğer çöplerden ayrı olarak 43

zehirli atık konteynerlerine atın. Aynı şekilde lavabo altlarını, dolapları kontrol edip zehirli olabilecek eski temizlik malzemelerinden kurtulun. Banyo, tuvalet gibi ıslak ve nemli alanlardaki küf ve mantarları zehirli madde içermeyen temizleyicilerle temizleyin. Mantar ve küf hassasiyeti olan kişilerde alerjilere hatta daha ciddi hastalıklara sebep olabilir. Düşmelere ve kazalara engel olmak için halı ve kilimlerinizin kaymasını engelleyen tabanlıkların sağlam olduğunu kontrol edin, eskiyenleri değiştirin. Çocuklarınızın oynadığı alanlarda ya da arka bahçenizde kazalara sebep olabilecek kırık korkuluk, çit, merdiven ve açıkta kalmış inşaat artıklarını ortadan kaldırın. Havyan besliyorsanız hijyen konusunda daha dikkatli olmanız gerekir. Çünkü dışarıdan eve giren bir köpek ya da kedi eve mikrop taşıyabilir, böylece evin hijyeni bozabilir. Tuvalet temizliğinde çamaşır suyu gibi virüslere etkili temizlik maddeleri iyi sonuç verir. Fakat zaman zaman yapıldığı gibi çamaşır suyunun tuz ruhuyla karıştırılması zehirli gazlar ortaya çıkartır. Temizlik maddeleri seçerken çevreye en zarar vereni kullanmak geleceğimizi teminat altına almak açısından önemlidir.


sektörden

Ecolab Türkiye operasyonları

deneyimli yönetici Halit Kayatürk’e emanet Dünyanın lider su, hijyen, enerji teknolojileri şirketi Ecolab’ın yeni Türkiye Genel Müdürü belli oldu. Son 6 yılını Ecolab’ın Almanya merkez ofisinde üst düzey yönetici olarak geçiren Halit Kayatürk, şirketin Türkiye operasyonlarından sorumlu olacak.

D

ünyanın lider su, hijyen, enerji teknolojileri şirketi Ecolab’ın Türkiye operasyonları deneyimli yönetici Halit Kayatürk’e emanet edildi. Uzun yıllar boyunca Ecolab’ın Almanya merkez ofisinde üst düzey yöneticilik görevlerini üstlenen Kayatürk, uluslararası deneyimini Türkiye’ye taşımaya hazırlanıyor. Son olarak Ecolab Almanya Ülke Müdürlüğü görevini yürüten, ardından Türkiye’ye transfer olan Kayatürk, Türkiye’ye dönüşün kendisi için çok büyük anlam taşıdığını ifade etti. Uzun yıllardır farklı ülkelerde edindiği

deneyimi Türkiye’ye aktarmayı hedeflediğini belirten Kayatürk şöyle devam etti: “Ecolab olarak 1991 yılından bu yana Türkiye pazarında faaliyet gösteriyoruz ve bugün 200’ün üzerindeki çalışan sayımızla ve iş ortağı bayilerimizle geniş bir aile olduk. Ülkemizdeki çevre sıkıntılarına dikkat çekerek, hedef sektörlerimize daha sürdürülebilir, çevreye duyarlı iş yapmalarını sağlayacak çözümler yaratıyoruz. Türkiye’deki başarımızı sürdürmeyi ve bu yıl da geçen yıl olduğu gibi çift haneli büyümeyi planlıyoruz” diye konuştu.

44

İstanbul St Joseph Lisesi mezunu olan Kayatürk, Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. Kariyerine Türkiye´de finans alanında başlayan Kayatürk, 1991 yılında Ecolab Türkiye’nin Finans Müdürü oldu. 1997 yılında şirketin genel müdürlüğü görevini üstlenen Kayatürk 5 yıl süreyle bu görevi başarıyla yürüttü ve daha sonra sırasıyla Ecolab Ortadoğu ve Afrika Başkan Yardımcılığı, Doğu Avrupa Başkan Yardımcılığı, Almanya ve İsviçre Başkan Yardımcılığı ve Ecolab Almanya Ülke Müdürlüğü yaptı.


Nisan - Mayıs 2019

KOZMETİK ve TEMİZLİK ÜRÜNLERİ

SANAYİCİLERİ DERNEĞİNDE AHMET PURA YENİDEN BAŞKAN Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayicileri Derneği’nin (KTSD) 4. Olağan Genel Kurul Toplantısı, 15 Mart Cuma günü saat 13.30’da Taksim Elite World Otel’de dernek üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

G

ündem maddelerinin ele alındığı toplantıda 2019 – 2021 dönemi için başkanlık seçimi de yapıldı. Dernek üyelerinin gerçekleştirdiği oylamalar neticesinde Ahmet Pura dördüncü kez KTSD Yönetim Kurulu Başkanı oldu. Yapılan seçimlerde Nilgün Dayıoğlugil, Sevgi Gürgen, Sibel Tüzün, Bahar Marlalı, Gülhan Eğilmez, Şerifenur Taşkıran, Figan Soykut, Melike Özener, Güray Yıldız ve Ebru Şenel

Erim yönetim kurulu asil üyeleri olarak belirlendi. Ahmet Pura, toplantıda yaptığı konuşmada 2018 yılında kozmetik ürünlerinde 11.3 milyar TL, temizlik ürünlerinde 10.3 milyar TL, hijyenik kağıt ürünlerinde ise 9.8 milyar TL’lik büyüme olduğunu ve toplamda yaklaşık 31.4 TL’lik pazar büyüklüğüne ulaştığını belirtti. Bu büyüklükte ve kriz dönemlerinde bile iki basamaklı büyümesi

45

olan sektörün daha güvenli ve sağlıklı gelişimi için tüm paydaşların kenetlenmesi gerektiğini belirten Pura sözlerine şöyle devam etti; “Genelde derneklerin güçlü kurumsal yapılara dönüşmesi gerekiyor. Bu, global ve lokal anlamda güçleşen sektör dinamikleri için gereklidir. Yurt içi ve yurt dışı paydaşlar ile üst seviyede ve devamlı iletişim kurularak akılcı iş birliği ortamının kurulması gerektiğine inanıyorum.”


SEKTÖRDEN

Lila Group,‘CEO Pledge’i

Türkiye’den İmzalayan İlk Şirket Oldu Sektöründe ihracat şampiyonu olan ve ülkemizin önde gelen hijyenik temizlik kağıdı üreticisi Lila Group, bir ‘ilk’e daha imza attı. Lila Group, Lead Network’ün ‘CEO Pledge’ (CEO’nun Taahhüdü) protokolüne Türkiye’den imza atan ilk kurum oldu. CEO Pledge protokolü gereği şirket, 2023 yılına kadar kadın çalışan sayısını % 5 artıracak.

T

ürkiye’de yetenekli kadın iş gücünü perakende ve tüketici malları sektörüne çekmek, kadın liderlerin sayısını, itibarını, etkilerini arttırmalarında destekleyici olarak sektöre katkıda bulunmayı misyon edinen Lead Network Türkiye’nin kurumsal üyesi olan Lila Group, ekonomide kadın çalışanların payının artması için çalışmalarına devam ediyor. Lila Group, merkezi Amsterdam olan Lead Network’ün faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde uyguladığı ‘CEO’nun Taahhüdü’nün Türkiye’deki ilk imzacısı olarak 2023 yılına kadar kadın çalışan sayısını % 5 artırmayı taahhüt etti. Lila Group CEO’su Alp Öğücü, istihdam çalışmalarına ve uluslararası bir sivil toplum kuruluşu olan Lead Network’ün oluşturduğu ‘CEO’nun Taahhüdü’ protokolünün önemine ilişkin şu yorumlarda bulundu: “Kadınların ekonomiye katılımı, kadın çalışanların iş yaşamında karşılaştığı zorluklar üzerine bugüne kadar pek çok araştırma yapıldı. Ne yazık ki araştırma sonuçları hiç de parlak değil. OECD ülkeleri arasında % 34 ile en az kadının çalıştığı ülkeyiz. Grup olarak biz her zaman cinsiyet eşitliğinden yana bir tutum sergiledik sergilemeye de devam edeceğiz. Bu anlamda ekonomimize, iş dünyasına kadınlarımızın katılımını artırmak için de elimizden geleni yapmaya hazırız. CEP Pledge de bu anlamda bizim için çok anlamlı bir vesile oldu. 2023 yılına kadar kadın çalışan sayımızı % 5 artıracağımızı taahhüt ettiğimizi duyurmaktan mutluluk duyoyorum.” Öğücü sözlerine şöyle devam etti: “Hali hazırda üretim tesisimizde bir

süredir kadınların yapabileceği iş alanlarını, pozisyonları ayrıştırma ve artırma çalışmalarımızı sürdürüyorduk. Dolayısıyla en kısa sürede hedefimize ulaşacağımızdan hiç şüphem yok.” LEAD Network’ün kurucu ortağı Mick Broekhof ise Lila Group’un imzası sonrası şunları söyledi: “Lila Group CEO’su Alp Öğücü’nün ‘CEO Pledge’i imzalaması LEAD Network’ün tarihinde önemli bir fırsat. Lila Group, Türkiye’den taahhütü imzalayan ilk şirket oldu. Bu taahhütname ile Lila Group, kuruluşlarında kadın yönetici sayısını 2020’lerin başlarında artırmayı taahhüt etmiş olan Ahold Delhaize, Costco Wholesale, DB Schenker, Diversey, Mars, Procter & Gamble, CHEP, Nielsen ve Coca-Cola gibi şirketler arasına katıldı. Türkiye’deki diğer perakende ve tüketim ürünleri 46

şirketlerinin Lila Group’un liderlik ettiği bu taahhüttü imzalamayı devam ettireceğine inanıyoruz.” LEAD Network Türkiye Kurucu Başkanı Füsun Tavus Mumcu ise Lila Group hakkında “LEAD Network Türkiye’yi en başından beri destekleyen Lila Group’un Genel Müdürü Alp Öğücü’nün LEAD’in “CEO Pledge”ini imzalamasını, firmanın “Çeşitlilik ve Kapsayıcılık” konusuna verdiği samimi desteğin önemli bir göstergesi olarak görüyorum. Perakende ve tüketim ürünleri sektörlerinin en büyük firmalarının CEO’larının imzalarının yanında Alp Bey’in imzasını da görmek LEAD Network Türkiye’nin kurucu başkanını olarak beni hem çok mutlu etti, hem de çok gururlandırdı. Ayrıca Lila Group CEO Pledge’I Türkiye’den imzalayan ilk firmadır.” dedi.


Nisan - Mayıs 2019

ROBOT SÜPÜRGE PAZARINA İLGİ DÖRT KAT ARTTI!

Global robot süpürge pazarının öncüsü iRobot, Türkiye pazarında hedef büyüttü. Geçtiğimiz yıl online pazarda robot süpürge aramalarının dört kat arttığının bilgisini veren Türkiye Ülke Müdürü Murat Köse, Türkiye’de robotik süpürge pazarında liderliği hedeflediklerini açıkladı.

2

5 yılı aşkın robotik uzmanlığı ve sürekli yenilenen inovatif teknolojileri ile iRobot, her bütçeye uygun birden çok robot süpürge ve robot paspas çözümlerini Türk tüketicileri ile buluşturmaya devam ediyor. Türkiye Ülke Müdürlüğü görevine Murat Köse’nin atanmasıyla Türkiye pazarındaki hedeflerini büyüten iRobot, markanın globaldeki öncü vizyonunu Türkiye’de başarılı bir şekilde yürütmeyi hedefliyor. Türkiye’deki hedefleri hakkında bilgi veren iRobot Türkiye Ülke Müdürü Murat Köse “Günümüzde tüketicilerin şehir hayatının hızlı temposunda ev temizliğine vakit ayıramadıklarını görüyoruz. Bu nedenle yaşamı kolaylaştıran robot süpürgelere ilgi giderek artıyor. Robot süpürgeler bütün evi kendi kendine süpürerek ev temizliğini kolaylaştırıyor. Son alışveriş istatistikleri de robot süpürgelerin şehir insanının vazgeçilmezleri arasına girdiğini gösteriyor. Online pazarda yapılan araştırmalara bakıldığında, 2018 yılında robot süpürgelerin arama hacimleri dört katına çıktı. Yapılan araştırmanın sonuçlarına göre yoğun şehir hayatının yaşandığı özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük illerde robot süpürgeye ilgi zirvede yer alıyor” dedi. “Dünyadaki 25 yıllık öncü marka stratejimizi ülkemizde de sürdüreceğiz” Köse, “iRobot olarak iki ana merkez ofisimiz ABD’de olmak üzere, Hong Kong, Japonya, Çin ve birçok Avrupa ülkesinde satışımız bulunuyor. Türkiye pazarındaki konumumuzu güçlendirerek, 25 yıllık iRobot tecrübe ve inovasyonunu

ülkemizde de sürdüreceğiz. Satış ağımıza yeni pazar yerleri ekleyerek, bölgedeki satışlarımızı önemli ölçüde artıracağız” diye konuştu. iRobot ürünleri her yerde! Türkiye pazarındaki iRobot Roomba robot süpürge ve robot paspas modelleri ürünlerini, MediaMarkt, Hepsiburada, 47

Teknosa, Amazon Türkiye, Boyner, Süpürge Sepeti ve GelecekEvimde internet siteleri üzerinden Türk tüketicisi ile buluşturduklarını vurgulayan Köse, “Bu yılın üçüncü çeyreğinde yenilikçi ürün lansmanlarımızı sürdürecek, daha fazla ürün seçeneği ile tüketicilerimizin hayatını kolaylaştırmaya devam edeceğiz” diye belirtti.


Kişi başı günlük su tüketimi 5 bin litreye ulaştı “Suyu nadir kaynaklardan biri olarak görmeye başlamalıyız” Barilla Gıda ve Beslenme Vakfı (BCFN), 1,6 milyar kişinin su sıkıntısı çektiği ve su kıtlığının dünya çapında artış gösterdiği günümüzde Birleşmiş Milletler Dünya Su Günü kapsamında hazırladığı araştırmasını yayımladı. BCFN’in yeni araştırmasına göre kişi başı günlük ortalama 2 litre su tüketiyoruz. Ancak gün içinde tükettiğimiz gıdaların üretiminde kullanılan su miktarı da dahil edildiğinde bu rakam 5 bin litreye ulaşıyor. Küresel nüfusun 2050 yılında 9 milyara ulaşacağını belirten uzmanlar, su tasarrufu etmek için acil olarak gıda sisteminde değişiklikler yapılması gerektiğini vurguladı.

D

ünyada gıda ve beslenmeye ilişkin sorunları analiz etmek ve somut çözüm önerileri geliştirmek amacıyla kurulan Barilla Gıda ve Beslenme Vakfı (BCFN), 22 Mart Birleşmiş Milletler Dünya Su Günü kapsamında hazırladığı yeni araştırmasını yayımladı. Su kıtlığının dünya çapında artış gösterdiği günümüzde uzmanlar, gıda tüketiminde sebze ağırlıklı beslenme tercihinin kişi başı su ayak izini yarı yarıya indirdiği sonucuna ulaştı.

1,6 MİLYAR KİŞİ SU SIKINTISI ÇEKİYOR Araştırmaya göre dünya nüfusu ve ortalama gelirdeki artış, iklim değişikliğiyle birlikte, su talebinde artışa neden oluyor. Dünya nüfusunun üçte ikisi yahut 4 milyardan fazla insan, her yıl en az bir ay boyunca su kıtlığı çekilen bölgelerde yaşıyor ve altyapı eksikliği nedeniyle 1,6 milyar kişi su sıkıntısı çekiyor. Yapılan araştırmalar, küresel nüfusun 2050’de 9 milyara ulaşacağını ve su tasarruf etmek için gıda sisteminde değişiklikler yapıl48

ması gerektiğinin aciliyetini vurguluyor. SU KITLIĞINDAN SADECE FAKİR VE KURAK ÜLKELER ETKİLENMEYECEK Dünya Kaynaklar Enstitüsü’ne göre su kıtlığından sadece fakir ya da kurak ülkeler etkilenmeyecek. Gerekli önlemler bugünden alınmazsa; Avusturalya, İtalya, İspanya ve ABD gibi ülkelerin de 2050’li yıllarda su kıtlığıyla karşı karşıya kalacağı belirtiliyor. Günlük gıda tüketimindeki tercihlerin su tasarrufu yapılmasına yar-


Nisan - Mayıs 2019

için ise 860 litre su gerekirken, 150 gramlık bir hamburger için çiftlikten itibaren kullanılan su miktarı 2 bin 400 litre gibi muazzam bir rakama ulaşıyor. BİR KİLO ET İÇİN 18 BİN LİTRE SU TÜKETİLİYOR Araştırma, sebze ağırlıklı bir beslenme tercih edildiğinde, bireylerin su ayak izininin yarıya indiğine işaret ediyor. “Su ayak izi”, bir kilo yiyecek üretmek için harcanan su miktarını (litre) ölçüyor. “Su ayak izi” piramidinin en tepesinde etli gıdalar, en altında ise mevsim sebzeleri yer alıyor. Günümüzde bir kilo sığır eti üretmek için 19 bin 525 litre, bir kilo tavuk eti üretimi sırasında 4 bin 805 litre su tüketiliyor. Aynı şekilde bir kilo makarna üretmek için bin 710 litre su tüketilirken ekmek için 1090 litre su tüketiliyor. Mevsimlik sebzeler ise 335 litre su tüketimiyle bu listenin en altında yer alıyor.

dımcı olacağını belirten uzmanlar, Dünya Bankası verilerine göre, dünya üzerindeki tatlı suyun yüzde 70’inin her yıl tarım için kullanıldığını vurguluyorlar. Su kaynaklarını güvence altına alabilmek adına gıda üretim ve tüketim yöntemlerinin değişmesi gerektiğini belirten BCFN Araştırma Programı Yöneticisi Marta Antonelli, “Suyu ucuz hatta ücretsiz bir kaynak olarak görmek yerine değerli ve nadir kaynaklardan biri olarak görmeye başlamalıyız” açıklamasını yaptı.

KİŞİ BAŞI GÜNLÜK SU TÜKETİMİ 5 BİN LİTREYE ULAŞTI BCFN’in yeni araştırması, günümüzde kişi başı günlük 2 litre olan su tüketiminin, insanların gün içinde tükettiği gıdaların üretiminde kullanılan su miktarı da dahil edildiğinde, 5 bin litreye ulaştığını ortaya koyuyor. Bir dilim ekmek için 40 litre su harcanırken, bir paket patates cipsi için bu miktar 185 litreye çıkıyor. Bir yumurtanın tabağınıza ulaşması için 135 litre, 50 gram çikolata üretmek 49

SEBZE AĞIRLIKLI BESLENME İLE AYNI MİKTARDA KALORİ ALINABİLİYOR Yayımlanan “Su ayak izi” piramidine göre kişiler öğünlerinde seçecekleri sebze ağırlıklı beslenme modeli ile aynı miktarda kalori alabiliyor. Piramide göre kişiler akşam öğününde biftek, zeytinyağlı salata, nohut çorbası ve tatlı olarak meyve ile bir dilim ekmek tükettiklerinde 3 bin 349 litre su harcanırken, buharda pişmiş Fransız fasulyesi, parmesan peynirli patates ve meyve için bin 466 litre su tüketiliyor. İlk seçenekte 2 bin 106 kalori alınırken, ikinci seçenekte ise kişiler 2 bin 31 kalori almış oluyor.


300 KG. GIDA ATIĞINI, 24 SAAT’E

ORGANİK GÜBRE OLARAK GERİ DÖNÜŞTÜRÜYOR SRST, tamamı yerli imkânlarla üretilen ve 300 kg gıda atığını, 24 saatte besin kalitesi yüksek sulama suyu ve organik içerikli gübre olarak dönüştüren makineler geliştirdi.

T

ürkiye’de yıllık gıda israfı, 214 milyar lirayı aşmış durumda. Bu durum, ülkemizde gıda israfı konusunda çeşitli politikalar uygulanmasını ve farkındalık oluşturmak için önlem alınmasını

zorunlu kılmaktadır. Türkiye’de üretim faaliyetlerine başlayan Swiss Recovery Systems Turkey (SRST); tamamı yerli imkânlarla üretilen ve 300 kg. gıda atığını, 24 saat gibi kısa bir sürede besin kalitesi yüksek 50

sulama suyu ve organik içerikli gübre olarak geri dönüştüren makineleri ile yerli üretime ve gıda israfına milli çözümler sunuyor. Türkiye ve İsviçre’de birçok yatırımı bulunan iş insanı Zeki Yıldırım ve iş ortaklarının


Nisan - Mayıs 2019

tirebilmeleri ve istenilen hedeflerin gerçekleştirilebilmesi için devamlı bir yenilenme içerisinde olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlamda araştırma-geliştirme (AR-GE), inovasyon için en etkili faaliyetlerden biridir. Bu süreçte güçlü insan kaynağımızı ve bilgi birikimimizi yerli ve milli üretim stratejisi doğrultusunda kanalize ediyoruz.” dedi. Doğadan Aldığımızı Doğaya Sunuyoruz Türkiye’de gıda atıklarından dolayı maddi kayıpların önüne geçilmesinin hedeflendiğini vurgulayan Yıldırım, “Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tahminlerine göre gıda üretiminin 1/3’ü israfa uğramaktadır. Gıda israfının 1.3 milyar ton civarında olduğu düşünülmektedir. Bu miktar, 3 milyar kişinin beslenmesine yetecek orandadır. Birleşmiş Milletlerin “Sıfır Açlık” kampanyasının beş ana temasından biri de ‘gıda israfını en aza indirmek’ olarak belirlenmiştir. Türkiye’de ise yıllık 16 milyon ton organik atık üretilmekte, bunun yarısının evsel gıda atığı olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye’de israfın önlenmesi, sürdürülebilir çevre yönetiminin sağlanması için büyük öneme sahip ‘Sıfır Atık’ projesi, belirtilen sorunsallar noktasında farkındalık oluşturmaktadır. girişimi olan proje, geri dönüşüme milli çözümler sunan makine ve gıda kayıpları maliyeti hakkında detaylı bilgiler verdi. “Yerli ve Milli Üretimde Stratejik Duruşu” Benimsiyoruz Türkiye’nin ekonomi hedeflerini gerçekleştirmesi için ciddi adımlar atıldığını belirten iş insanı Zeki Yıldırım, “Teknolojik ve ekonomik yönden hızla değişen dünya ekonomisinde, SRST olarak milli üretim ataklarının ön planda olmasını önemsiyoruz. Kritik önemde olan sanayi üretimi içerisinde faaliyet gösteren işletmelerin var olan konumlarını devam et-

Gıda israfının 1.3 milyar ton civarında olduğu düşünülmektedir. Bu miktar, 3 milyar kişinin beslenmesine yetecek orandadır. Birleşmiş Milletlerin “Sıfır Açlık” kampanyasının beş ana temasından biri de ‘gıda israfını en aza indirmek’ olarak belirlenmiştir.

51

Bu kapsamda ortak iştirakimiz olan ve prototipi hazır olan makinemiz ‘Sıfır Atık’ projesi çerçevesinde milli çözümler getirmektedir. Bu durumu düzeltmek insanlığın sorumluluğundadır. Geri dönüşüm makinelerimiz sayesinde doğadan aldığımızı doğaya geri sunuyoruz.” şeklinde konuştu. 214 Milyar Liralık Kazanç Gıda sorunsalının ciddi bir problem olarak karşımızda durduğu ve çözülmesi gereken bir sorun olduğuna dikkat çeken Zeki Yıldırım, ”Bu süreçte yerli kaynaklarla hayata geçirdiğimiz ve prototipi hazır bulunan geri dönüşüm makinemiz sayesinde, 300 kg evsel atık tamamen geri kazandırılmış oluyor ve geriye yaklaşık 70 – 90 kg gübre üretilmiş oluyor. Aynı zamanda %60-%70 oranında besin kalitesi yüksek sulama suyu elde edilerek, evsel atıklardan dolayı ortaya çıkan 300 kg çöp, tamamen geri dönüşüme kazandırılmış oluyor. Bunun yanında ürettiğimiz bu makine, hem çöplerin taşınma maliyetini hem de çöp depolama alanlarında oluşan problemlerin ortadan kalkmasını sağlayacaktır. Makinenin elektrik tüketimi de gayet makul seviyelerde ve buna bağlı olarak karbon ayak izi değerlerine de uygundur. Topraktan aldığımızı, toprağa su ve gübre olarak geri veriyoruz.” diye konuştu.


EKONOMİ

TEMİZ HAVA 52 BİN HAYATI KURTARABİLİRDİ Temiz Hava Hakkı Platformu, ‘Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri: Kara Rapor’u yayınladı. Rapor, hava kirliliğinden kaynaklanan önlenebilir can kayıplarına odaklanan ilk çalışma.

8

1 ilin yarısından fazlası kirli hava soludu. Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği değerleri karşılayan tek il Ardahan. Hava kirliliği kaynaklı ölümlerin, il bazındaki toplam ölümlere oranı en fazla olan iller Iğdır, Kahramanmaraş ve Afyon. Kirli hava 52 bin kişinin erken ölü-

müne neden oldu. Bu, Türkiye’de trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin yedi katı. Sağlık ve çevre alanında faaliyet gösteren 17 kurumun oluşturduğu Temiz Hava Hakkı Platformu, 2016 – 2018 yılları arasında Türkiye’deki hava kirliliğini ve bunun sağlık üzerindeki etkilerini değerlendir52

diği çalışmasını paylaştı. 7 Mayıs Dünya Astım Günü’nde yayınlanan ‘Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri: Kara Rapor’, Türkiye’de hava kirliliğinin Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) önerdiği seviyelere indirilmesiyle önlenebilecek can kayıplarına odaklanıyor. Çalışma, bu yönüyle Türkiye’de bir ilk.


Nisan - Mayıs 2019

Araştırmaya göre, 2017’de yaşanan 30 yaş üstü toplam 399 bin 25 ölümün (kazalar/dışsal yaralanmalar hariç) 51 bin 574’ü hava kirliliğinden kaynaklandı. Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Buket Atlı “Türkiye’de 2017’de hava kirliliği, trafik kazalarının yedi katı can aldı. Rapor, hava kirliliğinin DSÖ’nün kılavuz değerlere indirilmesi durumunda, ölümlerin yüzde 12,9’unun önlenebileceğini gösteriyor” dedi. EN FAZLA ÖLÜM İSTANBUL’DA Hava kirliliği nedeniyle en fazla ölümün yaşandığı ilk üç il İstanbul (5.851), Bursa (3.098) ve Ankara (2.139) oldu. Bunları sırasıyla İzmir (2.518), Konya (2.082), Manisa (1.957), Mersin (1.628), Balıkesir (1.452), Adana (1.417) ve Antalya (1.226) takip etti. Platform bileşenlerinden Halk Sağlığı Uzmanları Derneği temsilcisi Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan, 2017’de hava kirliliği kaynaklı ölümlerin tüm ölümlere oranla en fazla olduğu illerin Iğdır (yüzde 25,5), Kahramanmaraş (yüzde 25,1) ve Afyon (yüzde 23,7) olduğunu belirtti. Raporda, bu illerdeki sanayi tesisleri, kömürlü termik santraller ve evsel ısınma amaçlı kömür kullanımının, özellikle coğrafi koşullar dikkate alındığına kirliliğin ana sebebi olduğu vurgulandı. EN KÖTÜ KAHRAMANMARAŞ, EN İYİ ARDAHAN Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan ölçümlerdeki veriler yetersiz olduğu için, 2018’de sekiz ildeki (Bolu, Eskişehir, Kastamonu, Kırıkkale, Kütahya, Muş, Şırnak, Uşak) hava kalitesine dair hesaplama yapılamadı. 73 ildeki hava kalitesi, ulusal mevzuattaki sınır değerlere göre değerlendirildiğinde ise 44 ilde kirli hava solunduğu ortaya kondu. Platform bileşenlerinden TEMA Vakfı Çevre Politikaları Bölüm Başkan Yardımcısı Özlem Katısöz, “Havası kirli olan Kahramanmaraş, Manisa ve Muğla’da kömürlü termik santraller işletiliyor. 2018 yılında havası en

enfeksiyonları ölümlerinin yüzde 27.5’ini ve tüm KOAH ölümlerinin yüzde 26.8’ine hava kirliliğine bağlı. Ayrıca doğurganlığı etkiliyor, düşük, kısırlık ve sperm kalitesinin düşmesi gibi sorunlara sebep olabiliyor.

kirli şehir olan Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde, halihazırda faal durumdaki iki kömürlü termik santralin çok yakınına altı yeni santralin daha inşa edilmesi planlanıyor. Planlanan santraller yapılırsa şehirdeki hava kalitesini daha da düşürecek” diye konuştu. 2018 yılında DSÖ’nün önerdiği hava kirliliği limit değerlerini karşılayan tek il ise Ardahan. Son üç yılda hava kalitesi iyi düzeyde olan, yani DSÖ sınır değerlerine çok yakın olup ulusal sınır değerleri karşılayan iller ise Artvin, Rize, Kırşehir ve Tunceli. KOAH VE KISIRLIK ÜST SIRALARDA Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri: Kara Rapor’da hava kirliliğinin neden olduğu sağlık sorunlarına da dikkat çekildi. Çocukların hava kirliliğinden yetişkinlere göre daha fazla etkilendiğini söyleyen Platform bileşenlerinden Türk Tabipler Birliği temsilcisi Doç. Dr. Gamze Varol, hava kirliliğinin bebeklerde düşük doğum ağırlığı, otizm, diyabet (Tip 1), ani bebek ölümü sendromu, astım, KOAH, bronşiolit ve bronşit, zatürre ve zeka geriliği görülme riskini artırdığının altını çizdi. Hava kirliliğinden kaynaklanan hastalıklar arasında en sık görülenleri alt solunum yolu enfeksiyonları ve KOAH. Tüm alt solunum yolu 53

TEMİZ HAVA İÇİN TEMİZ HAVA HAKKI PLATFORMU’NUN ÖNERİLERİ: Hava kalitesi ölçümlerinin iyileştirilmesi, güncel verilerin halka sunulması, yeni istasyonlar için yer seçiminin modellemeler kullanılarak yapılması. Hava kirliliği için ulusal sınır değerlerin DSÖ sınır değerleri ile uyumlu hale getirilmesi, ölçümünün yaygınlaştırılması. Temiz Hava Eylem Planları’nın sağlık ve çevre alanında çalışan STK’ların katılımıyla her il için hazırlanması ve acilen uygulamaya konulması. Hava kirletici etkisi yüksek tesislerin izin süreçlerinde sağlık etki değerlendirmesi yapılmasının zorunlu hale getirilmesi. Çevresel etki değerlendirme süreçlerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından proje sahiplerinden hava kirliliğinin uzun mesafeli ve kümülatif etkilerini hesaba katan güncel modelleme programları kullanılarak hesaplama yapılmasının istenmesi. Başta kömür olmak üzere fosil yakıtlara teşviklerin kaldırılması, fosil yakıt alternatifi enerji kaynaklarını önceliklendirecek politika ve teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi. Kentlerde toplu taşıma ve bisikletli ulaşımın teşvik edilmesi, motorlu araç trafiğine kapalı alanlar yaratılması, ormanların korunması ve artırılması, araçlardan kaynaklanan kirletici emisyonları azaltacak yasal değişiklikler yapılması ve evsel ısınma için kömürün yerine alternatif kaynakların yaygınlaştırılması vb. Hava kirliliğinin sağlık etkilerinin değerlendirilmesi ve kirliliğin azaltılması ile ilgili politika geliştirilmesinde, Sağlık Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hem birbirleri hem de ilgili meslek örgütleri/sivil toplum kuruluşları ile iş birliği ve iletişim içinde çalışmaları.


“SADECE İNGİLTERE’DEN YILDA 100 BİN TON PLASTİK ATIK İTHAL EDİYORUZ

BU DURUMU AKIL VE MANTIKLA İZAH EDEMEYİZ” Türkiye, atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri kazanımında gelişmiş ülkelerin çok gerisinde. Plastik, cam, kağıt, metal gibi geri dönüştürülebilir malzemelerin yanı sıra; evsel ve hayvansal atıkların çok önemli bir enerji kaynağı olduğu toplumda bilinmiyor.

E

nerji Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Vatansever, başta yerel ve merkezi yönetimler olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin bu konuda hızla bilinçlenmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin her yıl en az 10 Milyar TL’lik bir enerji kaynağını, geri dönüşümsüz şekilde tabiata bıraktığını hatırlatan Vatansever, “Türkiye’de her yıl yaklaşık 7 Milyon Ton plastik tüketiyoruz. 25 ilâ 30 milyon ton arasında da evsel atığımız var. Bu tüketimin yüzde 54

70’ini geri dönüştürdüğümüzü; bunlara cam, metal ve kağıt atıkları eklediğimizi düşünürseniz yaklaşık 10 Milyar TL’lik bir ekonomik kaybı kazanca çevirmemiz mümkün. Ayrıca bu atıklar kaynağında ayrıştırılsa, geri dönüştürülse, binlerce megavat enerji üretilebilir.


Nisan - Mayıs 2019

Yaklaşık 82 milyon insanın yaşadığı Türkiye’de pek çok şehrin atık bertarafında başarısız olduğunu öne süren Hüseyin Vatansever, yerel yönetimlerin bu konuda tüm imkânlarını seferber etmesi gerektiğine dikkat çekti.

Pekâlâ biz ne yapıyoruz? Çöplerimizi dağlara denizlere döküyor, enerjimizi ise doğalgaz ve kömür gibi ithal ettiğimiz kaynaklardan karşılıyoruz.” dedi. BİYOGAZDAN ELEKTRİK SADECE YÜZDE 1 Türkiye’nin sadece İngiltere’den yılda 100 bin ton plastik atık ithâl ettiğine dikkat çeken ENSİA Başkanı Hüseyin Vatansever, ülkelerin kalkınmışlık göstergelerinin başında geri dönüşüm oranlarının geldiğini vurguladı. Evsel ve hayvansal atıkların enerjiye dönüştürüldüğü biyogaz santrallerinin, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde sadece yüzde 1’lik paya sahip olduğunu hatırlatan Vatansever, şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye’deki geri dönüşüm sanayisi,

yeteri kadar plastik atık bulamadığı için ihtiyacını ithalatla karşılıyor. İngiltere’nin en fazla plastik atık gönderdiği ülkeler arasında Malezya’dan sonra ikinci sıradayız. Plastik atığı para verip almak, akıl ve mantıkla izah edilebilecek bir durum değil. Plastik atıklarımızı kaynağında ayrıştırıp geri dönüştürerek bu ithalata son verebiliriz. Dünya üzerinde ülkeler; atıklarına ‘enerji kaynağı’ ya da ‘çöp’ olarak bakanlar olarak ikiye ayrılıyor. Biz maalesef, ikinci kategorideki ülkeler arasındayız. 2010’a kadar yüzde 35 olan geri dönüşüm oranımız yüzde 40’a ancak ulaşmış durumda. Gelişim trendimiz var ama hâlâ alacak çok yolumuz bulunuyor. Atık yönetimi ile ilgili mevzuatımızın sadeleştirilmesi ve bu alanda çok başarılı olan Avrupa ülkeleri örnek alınarak güçlendirilmesi gerekiyor. Türkiye’de katı atık ayırma 55

tesislerinin yeterli olmaması, kaynakta toplamanın uygulanmaması nedeniyle Avrupa Birliği müktesebatına uyum yakalanamıyor.” FARKLI ATIKLAR DA VAR Yaklaşık 82 milyon insanın yaşadığı Türkiye’de pek çok şehrin atık bertarafında başarısız olduğunu öne süren Hüseyin Vatansever, yerel yönetimlerin bu konuda tüm imkânlarını seferber etmesi gerektiğine dikkat çekti. Türkiye’de geri dönüştürülebilir ve katma değeri yüksek farklı atık türleri de olduğunu sözlerine ekleyen Vatansever, şöyle devam etti: “Türkiye’de her yıl 1,2 milyon ton endüstriyel atık, 100 bin ton tıbbi atık ve 530 bin ton elektronik ürün atığı üretiliyor. Yalnızca kullandığımız cep telefonlarından oluşan atık miktarı yılda yaklaşık bin tonu buluyor. Bu atıkların ayrıştırılarak geri dönüşümünün sağlanması, ülkemizin yerli bir enerji kaynağına daha sahip olması anlamına geliyor. Biz İngiltre’den plastik atık ithal ederken, dünyanın geri dönüşümde en iyi örneklerinden biri olan İsveç, komşularından evsel atık ithal ediyor. Çünkü ülkenin enerji ihtiyacının yaklaşık dörtte biri atıkları enerjiye dönüştüren santrallerden sağlanıyor.”


EKONOMİDE HASSAS DEVRE KPMG Türkiye’nin hazırladığı Bakış’ta, 2019’un ilk üç ayında Türkiye ve dünya ekonomisinin performansı analiz edildi. Bakış’a göre, Türkiye’de enflasyondaki iyileşme ve küresel eğilimler önümüzdeki dönemde yurt içindeki finansal varlıkların seyri açısından önemli olacak. TCMB’nin para politikası duruşunu koruması kritik eşik olarak değerlendiriliyor.

D

ünya ekonomisinde ilk çeyrek ABD ve Çin arasındaki ticaret görüşmeleri ve Brexit süreci gölgesinde tamamlandı. Avrupa’da yavaşlayan ekonomi ve gerileyen büyüme oranlarına rağmen Avrupa Merkez Bankası’nın aldığı önlemler bölgede güveni yüksek tutuyor. ABD’de ise resesyon tartışmaları sürerken Türkiye

ekonomisi bu iklimde hassas hattan geçişini sürdürüyor. KPMG Türkiye’nin üç ayda bir hazırladığı Bakış’tan yansıyan 2019 ilk çeyreğine ait görünüm şöyle: 2018 içindeki hızlı yükselen döviz kurları ve faizler, şirket bilançolarını olumsuz etkiledi. Talepteki zayıflık ise ciro artışlarını sınırladı. Bazı 56

sektörlerde borç ödeme kapasitesinin zayıflaması bankalara yönelik yapılandırma taleplerini artırdı. Bankaların ise artan dış finansman maliyetleri ve belirsizlikler nedeniyle fonlama imkanları sınırlandı. Cari açıktaki düşüş, ülkenin dış finansman ihtiyacına gelen ilave artışı sınırlasa da geçmiş yıllardan gelen borç yükü önümüz-


Nisan - Mayıs 2019

Gıda ve hizmet enflasyonu, zayıf talep koşullarına rağmen küresel enerji fiyatlarındaki artış ve döviz kurlarındaki olası oynaklıkla birlikte enflasyondaki iyileşmeyi tehlikeye sokabilecek riskler olarak önemini koruyor.

Dış talebe ilişkin belirsizlikle ekonomik aktivitedeki daralma sürüyor. İşgücü piyasasında gecikmeli başlayan daralma toplam talebin sınırlanmasına neden olurken, tüketim kararlarının ötelenmesine neden oluyor. Bu nedenle yapılan KDV indirimlerinin etkisi sınırlı kalıyor. Kamunun, gelir ve harcama esnekliğinin zayıf olması nedeniyle ekonomiyi desteklemek üzere alanı daralıyor. Bunlarda dolayı da küresel ekonomide olduğu gibi, güvensizlikten dolayı yurt içinde de büyüme görünümü kırılganlığını koruyor.

deki dönemin zorlukları arasında görülüyor. 2018 sonlarına doğru, dış talepteki zayıflamayla birlikte aylık periyotta yayımlanan verilerde daralma hızı çift haneli seviyeleri bulmaya başlamıştı. 2019’a girildiğinde ise öncü veriler, finansal piyasalardaki sakinliğin de desteği ile ekonomik aktivitedeki daralmanın hız kesmeye başlamış olabileceğine işaret ettiler. Büyüme görünümü kırılgan Türkiye ekonomisi 2019 yılına zayıf beklentilerle başladı. 2019’a ilişkin beklentiler, küresel ekonomideki belirsizliklerin yanında yurt içindeki sıkı finansal koşullar nedeniyle olumsuz etkilendi.

Enflasyonda ‘yaz’ umudu Hükümetin aldığı mikro tedbirler sayesinde enflasyonda 2018 son çeyrekten bu yana bir miktar iyileşme sağlandı. Ancak gıda fiyatlarındaki yüksek oynaklık nedeniyle enflasyondaki iyileşme sınırlı kalıyor ve yukarı yönlü riskler önemini koruyor. Gıdada arz yönlü sorunların yanında maliyet baskıları ve tedarik zincirindeki sorunlar fiyatların yüksek oranda artmasına neden olurken, genel enflasyondaki iyileşmeyi sınırlıyor. Bu da ikincil etkileriyle hizmet ve beklentiler kanalından genel enflasyon üzerindeki riskleri canlı tutuyor. Bu arada yaz dönemine girilmesi ile birlikte başta taze meyve sebze olmak üzere gıda fiyatlarında her yıl gözlenen mevsimsel düşüşün, enflasyona olumlu yansıması beklenebilir. Gıda ve hizmet enflasyonu, zayıf talep koşullarına rağmen küresel enerji fiyatlarındaki artış ve döviz kurlarındaki olası oynaklıkla birlikte enflasyondaki iyileşmeyi tehlikeye sokabilecek riskler olarak önemini koruyor. Turizmde rekor görülebilir 2018 yılında yüzde 21,8 artan turist sayısı 39,5 milyon kişi ile rekor tazelemiş; gelirler ise yüzde 12,2’de 57

artışla 25,2 milyar dolarda kalmıştı. 2019 Ocak-Şubat döneminde turist sayısı yüzde 7,4 artarken gelirlerde artış yüzde 6,7 olarak gerçekleşti. Bu eğilimler yılın geneline yayılırsa 2019 yılında hem turist sayısında hem de gelirde yeni rekor seviyeler görülebilir. 2019 beklentileri 2018 yılını yüzde 2,6’lık büyümeyle tamamlayan Türkiye ekonomisinde 2019 ilk yarıda büyüme dinamiklerinin zayıf kalması bekleniyor. Yılın ikinci yarısında ise gerek ekonomi yönetiminin atacağı adımlarla gerekse baz etkisiyle bir miktar toparlanma geleceği öngörülüyor. Yıl genelinde büyümenin yüzde 1 civarında gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Talep koşullarındaki olumlu etkilere rağmen döviz kurları ile diğer maliyet unsurlarındaki oynaklık, enflasyonda riskleri canlı tutuyor. Ayrıca yüksek asgari ücret artışı ve geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi nedeniyle fiyatlama davranışlarında ve enflasyon görünümünde iyileşmenin sınırlı kalabileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle 2019 yılı sonunda enflasyonun yüzde 15’e kadar inebileceği öngörülüyor. TCMB’nin faiz duruşu kritik 2019’un gelecek üç çeyreğinde Türk finansal varlıkların seyri açısından reform paketiyle ortaya konacak performans önem taşıyor. TCMB’nin erken faiz indirimine gitmesi, yıl içinde yaşanabilecek bir küresel riskten kaçış döneminde Türk finansal varlıkları korunaksız bırakabilir. Bu da TL’de oynaklığın yine yüksek kalmasına neden olabilir. TCMB sıkı duruşunu enflasyonda kayda değer bir iyileşme sağlanana kadar koruyabildiği takdirde, TL’nin reel olarak değer kazanabileceği düşünülüyor. Bu varsayımla Dolar/ TL’nin yıl ortalamasında 5,85’de, yıl sonunda ise 6,20 civarında gerçekleşebileceği öngörülüyor. Ancak TL’deki mevcut seviyeler sektörü desteklerken asgari ücret artışları ve yüksek gıda enflasyonu turizm sektöründe maliyetler üzerinde yukarı yönde baskı yapıyor. Bu nedenden dolayı da sektörün rekabet gücü olumsuz etkileniyor.


Adı:............................................................................................................................................................. Soyadı:...................................................................................................................................................... Firma Adı:................................................................................................................................................. Görevi:....................................................................................................................................................... Telefon:.................................................................................................................................................... Faks:........................................................................................................................................................... Web Adresi:.............................................................................................................................................. E-Mail Adresi:.......................................................................................................................................... Vergi Dairesi:........................................................................................................................................... Vergi No:................................................................................................................................................... Dergi Başlangıç Sayısı :.................................................................................................................... Dergi Bitiş Sayısı:.................................................................................................................................. Bize Nereden Ulaştınız? Adresi:

12 aylık abonelik: 120 TL YÖNETİM YERİ: Ekonomi Ajans Yayıncılık Paz ve Danışmalık Hizmetleri Fevzi Paşa Cad. No 2 Sarı Ap.D:6 34750 Küçük Bakkalköy – Ataşehir – İstanbul Tel: +90 (0) 216 572 60 69 Faks: +90 (0) 216 576 89 96 Gsm : 0530 263 79 50 e-posta: info@hijyenlife.com


Profile for HİJYEN LİFE

www.hijyenlife.com  

www.hijyenlife.com  

Advertisement