Page 1

PORTFOLYO HAZAL ZERİFE ULAŞ


eğitim

2017

yıldız teknik üniversitesi mimarlık bölümü / mezun kartal süleyman demirel lisesi

ilgi alanları

eskiz / fotoğraf / suluboya / felsefe / mimarlıkta eleştiri kumaş / keçe broş çalışmaları müzik / erbane ritim müzik aleti / miraz erbane topluluğu http://mirazerbane.tumblr.com/

bilgisayar bilgisi

autocad / adobe photoshop / adobe indesign adobe premier / sketchup / revit / ms office

yarışma

hazal zerife ulaş,mimar

zarifeulas@gmail.com 0544 564 6307 kartal / istanbul

zarife ulaş zarife ulas hazal zerife ulaş hazal zerife ulaş

2016 2016

11. raf ürün dergisi kapak tasarım yarışması MİMED’16 4. kategori / katılımcı

sergi / yayın

2013 silivri belediyesi / “mimari tasarım 2 stüdyosu öğrenci projeleri-silivride yapı tasarımı” sergisi 2013 istyam süleymaniye atölyesi / tarihiyarımada sempozyumu


atölye

eylül 2012 şubat 2013 temmuz 2013 nisan 2013 eylül 2014 mayıs 2016 haziran 2016 eylül 2016

1. iksv tasarım bienali, maltepe üniversitesi, bugsinbug yıldız teknik üniversitesi, bi’sürü, flaneur yıldız teknik üniversitesi, istyam, süleymaniye ytü-yyü(van), kongre merkezi tasarımı ytü-harran üniversitesi, harran evleri incelemesi küçük armutlu yarışması kollektif inşa çalıştayı 2 itü, toprak yapılar çalışma grubu, toprak yapılar 3. iksv tasarım bienali, tasarım atölyesi kadıköy, manipülasyon

staj

temmuz ağustos haziran temmuz haziran temmuz ocak şubat

2012 2013 2014 2016

kartal belediyesi imar müdürlüğü, büro istyam, süleymaniye, şantiye gyo, topkapı sarayı restorasyonu, şantiye maviba, beykoz eğitim kurumları inşası (ilkokul, ortaokul, lise, yurt)

iş deneyimi

temmuz-ağustos 2014 temmuz-kasım 2015 haziran 2016

nivo mimarlık, şişhane iş merkezi rölöve çalışması http://nivomimarlik.com PMR mimarlık restorasyon inşaat ltd. şti. TYG, toprak yapılar çalışma grubu, asistan (halen) http://www.toprakyapilar.com/

içerik başka bir mimarlık eğitimi mümkün mü? mimarlık okulu tasarımı karaköy perşembe pazarı araştırma enstitüsü tasarımı davutpaşa öğrenci yurdu tasarımı moda sanat merkezi tasarımı silivri mübadele göç müzesi tasarımı yarışmalar eskiz çalışmaları


MANİFESTO: BAŞKA BİR MİMARLIK EĞİTİMİ MÜMKÜN MÜ? KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ CİBALİ YERLEŞKESİ MİMARLIK OKULU TASARIMI 2017 BİTİRME PROJESİ DANIŞMANLAR: AYHAN BÖYÜR / ZERHAN YÜKSEL CAN / SERHAT ULUBAY


cibali-problemler

eğitim gelişim süreci

cibali sık konut dokusu içerisinde ortak alan yetersizliği görülür. cumhuriyet döneminde yapılmış olan tütün fabrikası, bölgedeki üretim yapılarından biridir ve fabrika bölgede yaşayanlar için önemli bir iş kaynağı ve işçilerin biraraya geldiği tek mekandır. sürekli çalışmak zorunda olan işçilerin farklı ihtiyaçlarını karşılama düşüncesi yoktur.sonuç olarak bu yaşam biçimi bölgenin dokusuna yansımıştır.

eğitim pratiği

cibali konumu itibari ile tarihi yarımadanın tarihi dokusu içerisinde önemli bir odaktır.

cibali tarihi gelişim süreci

nerede

1.kamusal alan yetersizliği

19.yüzyıl sonuna kadar usta-çırak ilişkisi öğrenme metodlarındandır. sanayi devrimi ile oluşan gelişmeler sonrasında teknolojik gelişmeler bu ilişkiyi zayıflattı. bilginin kolay ulaşılabilir olması bireysel öğrenme anlayışı doğurdu. okullar, bilgiyi veren, pratiğin iş hayatında öğrenildiği, deneyimlendiği bir eğitim süreci doğurdu.

bilgi

kentin genişlemesi, kara ve deniz surlarının kent sınırlarını oluşturması

2.fabrikanın eğitim yapısına dönüştürülmesi

tütün fabrikasının özel okula dönüştürülmesi ile mahalle sirkülasyonunu zayıflatmıştır; daha korunaklı-güvenli alan oluşumu söz konusu. aynı zamanda kullanıcıların değişmesi (öğrenci-öğretmen), farklı yaşam biçimlerinin etkisi de bölgede rant oluşmasına sebep olmuştur. bu durum bölgenin dokunun değişimine neden olmuştur.

3.fabrika duvarları-geçirgenlik üzerine

fabrikanın okula dönüştürülmesi ile dış duvarların geçirgen olmaması, kentsel sınır yaratması.

sanat felsefe sosyoloji tarih ekonomi teknoloji malzeme

peyzaj

yapı

kentsel sınır

caddesi, üniversitenin araç yolu olarak kullanılması (servis) ile okul-mahalle arasındaki etkileşimi zayıflatmaktadır.

5

.cibali’deki üretim mekanları-marangoz,demirci, seramikçi-ile tasarım bölümleri arasında etkileşime geçilmesi.

kentsel tasarım

eğitim

psikolog piaget der ki, birey çevresi ile etkileşim içinde öğrenmekte, bilgi öğrenenin yaşantısı ve bilgiyi oluşturduğu çevresiyle oluşmaktadır. bilgilenme-anlama, deneyim-yaşantı ile doğrudan ilişkilidir.

eğitim mekanı bir öğrenme alanı olarak değerlendirilmelidir.

nasıl bir mimarlık okulu?

4.üniversite ile mahalle arasında bir sınır olan üsküplü

mekan

Odile Decq der ki, mimarların birinci görevi kendilerini övmek değil daha iyi bir yaşam için öneriler sunmaktır. mimarlık okulu ezber yeri değil, araştırma ve deneyleme alanıdır. bunun için mimarların dünyada olup bitenden haberdar olması gerekir. mimarlık okullarında farklı disiplinlerden gelen kendi konusunda uzman kişilerin bilgileri ve vizyonları mimarlık öğrencilerini beslemesi çok önemli.

yukarıda anlatılanlar çerçevesinde problem-çözüm ilişkisi gözetilerek proje geliştirilmiştir.


tasarım kararları

proje alanının tarihi çevreyle ilişkisinin tasarım kararları çerçevesinde yorumlanması

tarihi dokunun görünürlülüğünü sağlamak. eklenecek yeni yapı ile bu ilişkiyi arakesitte hissetmek. küçük mustafa paşa hamamı

cibali cam fabrikası

küçük mustafa paşa hamamı

gül cami

cibali cam fabrikası

kadir has üniversitesi

cibali kapısı

haliç surları

gül cami

dokuya çok fazla müdahale etmeden tasarım yapmak. bu bağlamda tescilli olmayan kötü durumdaki yapıların bulunduğu alanlar öncelikli olmuştur. yeni yapının belirlenecek kentsel sınırlar ile mahalleyle geçirgenliğini sağlamak.

tasarım alanı

küçük mustafa paşa hamamı cibali kapısı

kadir has üniversitesi

haliç surları

kadir has üniversitesi gül cami

sokakları mimarlık okulunun üretim mekanı olarak değerlendirmek

tarihi yapılar arasında kamusal alan ihtiyacını yeniden kurgulamak cibali cam fabrikası

küçük mustafa paşa hamamı

gül cami


cibali cam fabrikası 1900ler tütün fabrikası 1884 aya nikola kilisesi 1837 küçük mustafa paşa hamamı 1477 aya teodosio 10.yy haliç surları cibali kapısı 5.yy


8

8

5

4

8

9 1. tasarım stüdyoları 2. serbest çalışma alanı 3. derslik 4. wc 5. yangın merdiveni/ servis girişi 6. bilgisayar laboratuvarı 7. kafe 8. akademisyen odaları 9. dekan/dekan yardımcısı

2 1

3

3

3

1

3

4

5

7

6

3

2 1

1

7 4

1

2

5

6

6

3

8 2

10

2

9

5 9

7 8

10 3

6 6

2 5

11

12

11

2

13

4

1

17 16 15

5 14

9 3

2

4

1

5

9

10

6

8

7

2 1

4 3

10

10

8

9

9 8 8 10

1. okul girişi 2. tasarım stüdyosu 3. serbest çalışma alanı 4. wc 5. yangın merdiveni/ servis girişi 6. bilgisayar laboratuvarı 7. kafe 8. çalışma alanı/ kitaplık 9. resim atölyesi 10. okuma atölyesi 1. okul ana girişi 2. etkinlik avlusu 3. jüri meydanı 4. workshop 5. sergi 6. maket atölyesi 7. fotokopi 8. kırtasiye 9. kulüp odaları

10. wc 11. kafe 12. sergi/galeri 13. açıkoturum 14. kil atölyesi 15. resim atölyesi 16. ebru atölyesi 17. okuma atölyesi

1. açık atölye alanı 2. malzeme laboratuvarı 3. koruma laboratuvarı 4. yapı fiziği laboratuvarı 5. maket atölyesi 6. bilgisayar laboratuvarı 7. maket/proje arşivi 8. depo 9. wc 10. teknik hacim 1. konferans salonu 2. sahne arkası 3. depo 4. teknik hacim

atölyeler

mimarlık okulu kamusal girişler


cibali cam fabrikası

jüri meydanı

zemin kotu sokak kurgusu

etkinlik avlusu

okul girişi

okul girişi

etkinlik avlusu

yeniden işlevlendirme mevcut sivil mimari örnekleri


KARAKÖY PERŞEMBE PAZARI / İSTANBUL KENT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ TASARIMI MİMARİ TASARIM 6 DANIŞMAN: AYHAN BÖYÜR


perşembe pazarı, istanbulun tarihi ve kültürel alanların odağında yer alır.

günümüzde perşembe pazarı tarihi dokusu ve konumu ile kent hafızasında önemli bir yere sahiptir. bu bağlamda tarihselliğinden gelen ticaret işlevini korumalıdır. haliçport, galataport projeleri ve parsel bazında yapılan kentsel dönüşüm projeleri perşembe pazarını çevreden koparmış, bölge atıl bir hal almıştır. haliç tersanesinin kültürel yenileme alanı, karaköyün eğlence alanı olarak öngörülmesi ve proje alanının bu alan arasında bir geçiş olarak düşünülmesi tasarım kararlarını etkilemiştir. perşembe pazarını kentin bir parçası haline getirerek kente entegre etmek öngörülmüştür. tarihi doku içerisinde yapılacak tasarımla kent kullanıcılarını ve perşembe pazarını kaynaştırma, alanı olduğu gibi benimseyerek yapısal koruma anlayışı ile proje geliştirilmiştir.


tasarım kararları perşembe pazarının parçalı dokusu ile gelişen yapı morfolojisi sokak kurgusu üzerine kuruludur. üretim ve satış hemzeminde gerçekleşir. kullanıcı ve esnaf sokakta biraraya gelir. bu bağlamda sokak hem üretim mekanı hem de karşılaşma alanıdır

perşembe pazarı, üretim alanı olan büyük bir fabrika yapısı değildir. tekil yapıların ve tarihi üretim mekanı olan hanların oluşturduğu sokak ile beraber bir üretim organizasyonuna sahiptir.

5

pervitich haritaları incelenerek günümüzde de mevcut olan sokak dokusunu korumak

4 tarihi kentsel izlerin korunması önerilerek cephe sürekliliğini sağlamak

1 tarihi dokunun çevresini niteliksiz yapılardan arındırmak; galata bedesteni, kurşunlu han, yelkenciler hanı, makbul ibrahim paşa camisi arasında kamusal meydan oluşturmak galata bedesteni proje alanı

kurşunlu han

kağıthan

yelkenciler hanı

makbul ibrahim paşa cami

2 3


tasarımın ana kararlarından biri, kullanıcıyı tersane caddesinden içeri alarak tarihi doku içerisinde dolaştırarak yapıya ulaştırmak; perşembe pazarının sokak dokusunu tasarım ile hemhal etmek amaçlanmıştır.

kafe araştırma bölümü giriş sergi


YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ DAVUTPAŞA YERLEŞKESİNDE ÖĞRENCİ YURDU TASARIMI MİMARİ TASARIM 5 DANIŞMAN: ABDURRAHMAN ÇEKİM


YER ?

kamusal alan

sera

nerede sosyal ekosistem

yıldız teknik üniversitesi davutpaşa yerleşkesi

tasarım kararları

barınma

yeşil alan

modüler tekrar

lojmanlar

davutpaşa kampüsü

kent içi kampüs

?

boşluk

kent ile ilişkisi zayıf

eğitim

MEKAN ? yeşil alanlar

yurt kamusal yeşil alan kampüsü mahalleden ayıran duvar sorunsalı

akademik yaşam kampüsü

tanımsız alan

sera’nın barınma alanı ile ilişkisi?

lojmanlar

akademisyen lojmanları

barınma

dinlenme eğlenme

yurt lisans üretim yüksek lisans, sınır aile birlikte çocuk yaşam kamusal sosyal kültürel alan özel imkanlar alanlar


yüksek lisans oda tipolojileri

1+0 stüdyo A tipi 25 m2

1+1 B tipi 32 m2

2+1

lisans oda tipolojileri

1 kişilik D tipi 16 m2

2 kişilik E tipi 30 m2

3 kişilik F tipi 46 m2

4 kişilik G tipi 50 m2


KADIKÖY MODA’DA SANAT MERKEZİ TASARIMI MİMARİ TASARIM 4 DANIŞMAN: ÖZE ULUENGİN


boğa meydanı

beşiktaş iskelesi

moda tramvayı kentsel boşluklar

kadıköy çarşı

cami

ingiliz kilisesi

devingen bir şenliktir kadıköy

tramvay

moda caddesi

moda cami

moda caddesi

kurbağalı dere

moda burnu moda ingiliz kilisesi

moda deniz kulübü

tarihi moda iskelesi

silüet üzerinden alan okuması


cephe detayÄą 1/ 50


SİLİVRİ’ DE MÜBADELE-GÖÇ MÜZESİ TASARIMI MİMARİ TASARIM 2 DANIŞMAN: ZAFER AKDEMİR


silivri’de göçmen nüfusun yoğun olarak yaşadığı bölgeler

NEDEN MÜBADELE MÜZESİ ?

Mübadeleye tabi tutulan vatandaşların çocukları ve torunlarının, yakınlarının mübadeleyle bir şekilde ortak noktası olanlara tarihi değerleri hatırlatmak,kültür,sanat,folklorik değerleri korumak.

MÜBADELE

1923’ te imzalanan Lozan Antlaşması ile Yunanistan’daki Türk nüfus ile Anadolu’daki Rum nüfus yer değiştirir. Bu kitlesel ve zorunlu göç 1924 yılında tamamlanır. Silivri ilerleyen yıllarda Bulgaristan ve Arnavutluk’tan da göç alır. 1950’li yıllarda da benzer durumdan ötürü Romanya’dan göç alır. Bütün bu olaylar Silivri’nin çok kültürlü bir nüfusa sahip olmasına zemin hazırlamıştır. Bu bölgede yaşayan göçmen ve mübadiller arasındaki bağ varlığını hala korumakta ve geleneklerini devam ettirmektedir. Silivri Göçmenler Derneği bu durumun bir örneğidir.

SİLİVRİ ÇARŞI / MEYDAN

SİLİVRİ ÇARŞISINDAKİ HAREKETLİLİK YER YER DEĞİŞMEKTEDİR. ÖZELLİKLE KAMUSAL ALANLARIN (çocuk,genç,yaşlılar için) YETERSİZ OLMASI NEDENİYLE BU DURUM GÖZLENMİŞTİR. AYRICA ÇOK KÜLTÜRLÜ YAPIYA SAHİP OLAN SİLİVRİ’DE , ORTAK KÜLTÜRÜ YAŞATACAK MEKANLAR YETERSİZDİR.


KENTSEL KARARLAR KENT ÜZERİNE OKUMALAR

*kent boşlukları, insanları biraraya getiren yerler ve simgeler olup birey ile toplum arasındaki iletişimim varlığını belirler. (torre) *kişilik kazanabilen okunaklı bir çevre, kişiye güvenlik duygusu vermekten öte, insan deneyiminin yoğunluğunu ve derinliğini arttırmaktadır. (lynch) *mekansal figürler, kent dokusu içinde organizasyonu sağlayıcı bir şekilde yer alırken kolektif yaşamın oluşmasına ve her türlü aktiviteye olanak sağlamalıdır. (shulz) *bir mekana açık diyebilmek için onun herkes tarafından kullanılabilir olması gerekir, içine girilemeyen, kullanılmayan bir alan kentsel mekan olarak tanımlanamaz. (lynch) *hacimsel boşlukların farklı şekillerinin oluşturduğu sokak, meydan ve avluların geleneksel mimarisi, mekansızlığın oluşumuyla yok olmuş, çevrede sonuçlarını gördüğümüz mekan erozyonu ve kayıplarına öncülük etmişlerdir. (peterson) *kentsel mekanlar, herbiri kendi içinde tanımlı fakat bir yönnelim ekseninde birbirleriyle ilişkili farklı boyutlardaki mekanların hiyerarşilerinin kurulmasıyla açıklanabilir. (trancik) *kentte var olan sosyal ve özel yaşantılar arasındaki farkın netleştiği ve yine bu iki yaşantı arasındaki iletişim ve ilişkilerin fazla olduğu yapı biçimi, sosyolojik açıdan kentsel olarak tanımlanmaktadır. (bahrdt)


bellek geรงidi


YARIŞMALAR ESKİZ ÇALIŞMALARI


RAF DERGİSİ KAPAK TASARIM YARIŞMASI 2017 ÖNERİ TASARIM


DİRENEN SANAT “Sanat, direnendir: Ölüme, köleliğe, alçaklığa, utanca direnir.” (1)

MİMARLIKTA ELEŞTİREL OKUMALAR ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ METİN YARIŞMASI 2017 “BAŞKA BİR MİMARLIK MÜMKÜN”

Filozof Gilles Deleuze (1925-1995), bu sözüyle sanatın direngenliğini gözler önüne serer. Sanat zamana karşı kendini sürekli yeniler, durağan değildir, akıcıdır, tepkiseldir, politiktir. “Bütün sanatlar toplumsal bir yarar, bir istek sonucunda ortaya çıkmışlardır.”(2) Sanat, bulunduğu dönemin ihtiyaçlarına cevap verirken, skolastik düşünceden sıyrılan insanoğlu sorgulamaya eleştirmeye başladıktan sonra da sanatı bir arayış biçimi olarak görmüştür. Bu arayış hali tüm sanat dallarına yansımış ve birbiriyle etkilenerek yeni oluşumlar sağlamıştır. Sözgelimi mimarlık eylemi de resim, heykel, müzik, sinema, fotoğraf, dans, tiyatro gibi sanat dalları ile iç içedir, karşılıklı etkileşim halindedir. Bu konuda Hegel “mimarlık bütün sanatların anasıdır” der.(3) Bu görüş mimarlığın tüm sanatları kapsayıcılığının göstergesidir. Ayrıca Mimarlık eylemi, sanattan beslenerek toplumun ihtiyaçlarına çözüm arar. Mimarlığın ne sanattan ne de toplumdan kopuk olmadığını, mimarlığın tarihsel gelişimine baktığımızda görmekteyiz. Bu bağlamda mimar kimi zaman halk için kimi zaman dini-siyasi erk için sanat kaygısı güderek mimarlık yapmıştır. Tarih öncesi dönemde, insanoğlu varlığını sürdürmek için bulunduğu koşulları değerlendirerek yaşamını sürdürmüştür. Doğa, insan için doğal yaşam alanı olmuştur, mağaralar, ağaç kovukları gibi. Bu dönemde mimarın varlığından bahsedemeyiz. Göçebe hayattan yerleşik hayata geçiş ile beraber dış etkenlerden korunmak amacıyla çevresindeki malzemelerden-taş-toprak-ağaç- kendine ait yapı yapmaya başlamıştır. Bu süreçte de insanın, bilincinde olmadan mimarlık yaptığını söyleyebiliriz, ancak hala mimar ve mimarlık kavramları yoktur. Pre-modern dönemde, ise nüfusun artması ile yapılaşmanın artması, kentleşmenin gelişmesi ve devlet oluşumu ile din ve siyasi erkin yönetimi şekillendirmesi mimarlığın belli bir zümreye hitap etmesine neden olmuştur. Kenti şekillendiren saraylar, tapınaklar, heykeller ideolojinin yapısal temsilcileri olmuştur. Dini-devlet yönetimi toplum için tanrısal bir güçtür. Dini erkin baskın olduğu bu dönemde eleştirel bakış mefhumu yoktur. Bu sebeple sorgulayama yoktur, mimar da hem bu düşünceyle hem de ekonomik kaygılarla mimarlık yapar. Bu dönemde mimarın öznelliği yoktur, mimar bir yapı ustasıdır, zanaatkardır.


Pre-modern sonrası “ felsefi yaklaşımlarla, nedensellik ve akılcılık uygulamaları görüşüne dayanan bir ilerleme öngören Aydınlanma Çağı ve beraberinde yaşanan Endüstri Devrimi sonrasında, insanların algısını, davranışlarını ve diğer insanlarla olan ilişkilerini biçimlendiren, dolayısıyla toplumsal yaşantıyı da etkileyen önemli bir dönüşüm süreci yaşanmıştır.”(4) Bu durum yeni bir kültürün oluşacağının kanıtıdır. Endüstrileşme ile beraber dünyada büyük bir değişim yaşanmıştır; düşünsel gelişmelerin beraberinde bilimsel, teknolojik, siyasi, ekonomik alanlarda da modernleşme etkisini göstermiştir. Özellikle felsefe ve sanatın eleştirel bakış kazanması bu gelişmelerin temelini oluşturur. Sosyal yaşam, hızlı ve pratik çözümlerle standarlaştırılarak hazır paketler halinde sunulur. Bu durum insanı, yaşadığı çevreyi, kenti dönüştürerek yaşamın her alanında hız kazanmasını sağlar. Endüstrileşmenin hız kazanması ile makineleşme süreci başlar, büyük fabrikalar kurulur, kentlerde oluşan yeni iş gücü kırdan kente göçün artmasına, büyük kentlerin kurulmasına, işçi konutlarının yapılması -ilk kez toplu konut kavramıyla karşılaşırız- ekonomik gücü düşük olan devletlerin, ham madde kaynağı ihtiyacını karşılamak isteyen egemen güçler tarafından sömürülmesine, sömürge devletlerin oluşmasına ki emperyalizm dediğimiz tüm dünyada savaşların oluşmasına, hak, adalet, eşitlik, özgürlük kavramlarını hiçe sayarak köle-insan-devlet anlayışının yayılmasına sebep olmuştur. Aynı zamanda endüstrileşme-modernleşme sosyolojik farklılıklar da yaratır; ekonomik erk sahibi olanlar - burjuva denilen orta sınıf, işçi sınıfı oluşmaya başlar. Ekonomik gücün egemen güç haline gelmesi ile din ve siyasi erkin de bu güç karşısında dönüşüme uğradığını söyleyebiliriz.

Yazının girişinde özellikle üzerinde durduğum sanatın tepkiselliği-direngenliği bu noktada mimarlık için söyleyebilir miyiz? Çünkü sanatla her anlamda hemhal olan mimarlığı sanattan ayıran en önemli nokta, mimarın güç-müşteri istekleri doğrultusunda ürün üretmesidir. Mimarlık ve güç sahibi olanlar. Mimarlık bu güce nasıl karşılık gösterecektir? Yaşadığımız çevreyi, kenti, doğayı etkileyen mimarlık yalnızca güç sahibi olanların isteklerine mi cevap olacaktır? Pre-modernle başlayan bu süreç günümüzde hala etkilidir. Ta ki insanlık üzerinden ölü toprağı bu baskıcı gücü atana kadar bu böyle devam edecektir. Bu süreçle başlayan günümüze kadar devam eden erk- temsiliyet gücü, politik- protest yaklaşımın etkisiyle, halk için sanat halk için mimarlık anlayışına, kollektif çalışmalarla, doğaya saygılı, insanların en iyi koşullarda yaşayabileceği alanlar yaratma düşüncesine evrilmiştir. Mimarlık, üzerindeki tüm erkten kurtularak kendini bulma yoluna girmiştir. Bunun nasıl bir hal alacağını zaman gösterecektir. Ancak hiçbir şey için geç değildir. Bu yüzden de tüm protest karşıt duruşumuzu felsefe ve sanatla birleştirerek mimarlığı halk için yaparak var edebiliriz. Bunun olması için Lefebvre’ nin dediği “Kalıplaşmış biçim ve biçimciliğe karşı, özgün sosyal ilişkiler, kendi kaderini çizebilme ve bireysel yaratıcılığın öne çıktığı bir Devrim’dir.”(5)

Endüstrileşme - Modernleşme ile birçok olumsuz olaylara perde çekildiğini düşünüyorum. Sözgelimi farklı kültürlerin özgünlüğünü kaybetmesine, seri üretimle tek tipleşmenin oluşmasına, herkesin birbirine benzer yaşamlar yaşamasına, yeni söylemler üreterek insanın insana köle olmasına sebep olmuştur. Felsefe ve akılcılık ile karanlık çağdan aydınlık çağa geçen insanlık, Sanayi Devrimi ile modernleşmenin arkasına gizlenircesine yeniden karanlık çağı yaşamaktadır. Özellikle sınıfsal farklılığın belirgin bir hal alması, protestoların artmasına, savaşların çoğalmasına sebep olmuştur. Sosyal yaşamdaki yukarıda bahsedilen sınıfsal farklılıklar insanları farklı arayışlara sürüklemiştir. İşçi sınıfı çalıştığı fabrika ve yaşadığı konut arasında mekik dokurcasına yaşamını daim ettirirken zengin sınıf ise kendine özel konutlar yaptırır, hobi olarak koleksiyonlar biriktirir, bu koleksiyonları koyacakları yapılar yaptırır. İşte bu noktada öncesine kadar bir zanaat gibi çalışan, müşterisi dini ve siyasi erk olan mimar-lık bu süreçle farklılaşmaya başlar, eleştirel bakış açısı kazanır. Sanat ve mimar-lık için çeşitliliğin oluşmasına da olanak sağlamıştır. Olumlu açıdan bakıldığında mimar-lık eyleminin alanı genişlemiştir. Skolastik dönemde dini-siyasi erkin istekleri doğrultusunda ürün veren mimar, bu çağda da egemen güç olan kapitalizmin istekleri doğrultusunda ürünler vermiştir; fabrikalar, işçi konutları, hapishaneler, özel villalar, müzeler gibi yapılar bu düşünceyle üretilmiştir. Yani kişiler değişse de mimar öncesinde olduğu gibi bu dönemde de gücün etkisinde kalmıştır.

Kaynakça 1. Ulus Baker, Sanat ve Arzu, İletişim yayınları, 2015 2. Doğan Kuban, Mimarlık Kavramları, Yem yayın, 3. Doğan Kuban, Mimarlık Sanat Mıdır? Makalesi 4. Havva Sargın, Kollektifliğin Varoluşsal Mimarlığı, Makale 5. Henri Lefebvre, Kentsel Devrim, Sel Yayınları, 2015


ilgili çalışmaların detaylarını

www.zarifeulas.blogspot.com blog sayfasından inceleyebilirsiniz.


Mimari portfolyo  
Mimari portfolyo  
Advertisement