Issuu on Google+


fiubat - Mart 2008

Zarardan dönece¤imiz yer; bu iktidardan kurtulaca¤›m›z yerdir! Atilay Ayçin

1

Sosyal güven(siz)lik yasas› kazan›lm›fl haklar› gasp ediyor TÜRK -‹fi ve ITF üyesi HAVA-‹fi

2

Tuzla tersanelerinde ölümler de kay›t d›fl› ‹DAR‹ YER :

6

HAVA-‹fi SEND‹KASI ‹ncirli Cad. 68/1 Bak›rköy-‹ST. Tel: (0212) 660 20 95 Faks: (0212) 571 90 51 www.havais.org.tr

Uçucu ekipler, “SHT 6A-50 de¤iflmeli” kampanyas›n› bafllat›yor. Yorgun uçmak istemiyoruz.

havais@havais.org.tr

10

‹sim de¤il anlay›fl de¤iflikli¤i gerekiyor Türkiye Sivil Havac›l›k Sendikas› Ayl›k Yay›n Organ› Ad›na

Bahad›r Altan

11

SAH‹B‹ Genel Baflkan AT‹LAY AYÇ‹N

Sendikal baflar› için sendikal e¤itim! 2008 e¤itim çal›flmalar›m›za bafllad›k Engin Barutçu

15

SORUMLU YAZI‹fiLER‹ MÜDÜRÜ Genel Baflkan Yard›mc›s›

539 bin kifli aç, 13 milyon kifli yoksul, ücretliler giderek fakirlefliyor.

EYLEM ATEfi

ED‹TÖR Bas›n Yay›n Uzman›

18

Sa¤l›kl› ve kârl› bir sektör mü? Kemal Ülker

ÖZLEM ERGUN TASARIM ve OFSET HAZIRLIK

23

Ücretli-yevmiyeli çal›flanlar›n %35 kaçak çal›flt›r›l›yor!

Mavi Kare Reklamc›l›k Ltd. fiti.

29

(0212) 274 74 10 www.mavikarereklam.com

Ev eksenli çal›flma ve kad›nlar›n talepleri Saniye Denli

34

BASKI Ümit Matbaac›l›k San. Tic. Ltd. fiti.

KÜLTÜR SANAT

2. Matbaac›lar Sitesi Z-A / 6-10

36

Topkap› / ‹stanbul Tel: (0212) 565 42 69 Sicil No: 306731-254313 Baskı Tarihi: Mart 2008

ÜYELER‹M‹ZDEN 41


Zarardan dönece¤imiz yer; bu iktidardan kurtulaca¤›m›z yerdir! Hükümetin, s›n›r ötesi askeri harekat›n arkas›na, türban›n alt›na s›¤›narak ülkeye verdi¤i zarar; telafisi mümkün olmayacak boyutlara ulaflm›flt›r. “Zarar›n neresinden dönülürse kârd›r” diye düflünüyorum. Baflbakan›n iktidara geldi¤i günden bu güne “Kas›mpaflal› ya¤›z delikanl›” edas›na uygun deyifl ve davran›fllar›yla Türk siyaset tarihinde yerini ald›¤› kan›s›nday›m. Her fleyin fazlas›n›n rahats›zl›k verdi¤i gibi, bu iktidar ve bu baflbakan›n her bir dakikas› bu ülkeye zarar vermeye bafllam›fl, bu ülkenin insanlar›n› yormufltur. Her f›rsatta ça¤dafll›¤a, özgün düflünce ve yaflam biçimine, bilime, kardeflçe yaflama karfl› olan yaklafl›m› ve gerginlik üzerinden sürdürdü¤ü politikas›yla, ülkemiz insanlar›n› yormufl; genç ve henüz bulanmam›fl zihinlerde “dokuz fliddetinde depremin” tahribat›na eflit oranda zararlar vermeye bafllam›flt›r. Ekonomik, siyasi ve sosyal alanda verilen zararlar› telafi etmek, bozulan dengeleri kurmak belki olas›d›r ama bu ülkenin gelece¤ini temsil edecek gençlerin zihinlerinde yarat›lm›fl tahribat›n telafisi pek o kadar kolay olmayacakt›r. Ça¤d›fl›, ortaça¤ karanl›¤›nda, bilimsellikten uzak her türlü ideolojik ve siyasi faaliyetin; hedef kitle olarak bu ülkenin gençli¤ini seçmesi tesadüf de¤il, bilinçli yap›lan bir seçimdir. Bunun içindir ki, içinde bulundu¤umuz durum vahimdir ve fark edilip de¤ifltirilmesi, hayati aciliyet içermektedir. Bu ülkenin gençleri, bir siyasi partinin ve yandafllar›n›n iktidar olabilme ve orada kalabilme h›rs›na alet edilmektedir. Erdo¤an ve hükümeti, türbanla yetinmemifl, “yapabildi¤iniz kadar çocuk yap›n” ça¤r›s›yla, “gelen her çocu¤un rahmetiyle, k›smetiyle birlikte geldi¤i” gibi ilkel bir söylemle, baflbakan› oldu¤u ülkenin gerçeklerine ne kadar uzak oldu¤unu bir kez daha göstermifltir. Bu anlay›fl; ça¤dafll›ktan, bilimsellikten, adaletten ve insan›n hak etti¤i insanca yaflam koflullar›ndan uzak, kölelik düzenine uygun, özgür birey yerine kul olmay› hedefleyen bir anlay›flt›r. Efendilere ve onlar›n temsil etti¤i kölelik düzenine baflkald›ran de¤il, biat eden kültüre özlem duyan bir anlay›flt›r. Demokrasiyi “amaç” de¤il, kendi menfaat ve ç›karlar› için “araç” gören bir anlay›flt›r. Geriye dönüp bakacak olursak, iktidar olduklar› günden bu güne ülkemizin en ücra köflelerine, her türlü kurum ve kurulufla kadar yay›lmac› ve istilac› politikalar›n› “meflru” k›lacak söylemleriyle, art›k gizli kalamam›fl özlemleri aras›nda diyalektik bir iliflki bulunmaktad›r. Ülkenin ve insan›m›z›n gelece¤i aç›s›ndan; hükümetin iktidar oldu¤u günden bu güne izledi¤i kirli ve ç›kara dayal› politikan›n, olanca aç›kl›¤› ile görülmesi gerekti¤i kan›s›nday›m. Tüm bunlar olurken; aymaz bir tutum içerisinde, “kifli bafl›na düflen milli gelirin artt›¤›ndan” söz edilmekte, kurmaca ve tersten hesaplamalarla yalan istatistiki rakamlar›n arkas›na saklan›lmaktad›r. Oysa ki, ülkemiz bir tar›m ülkesi olmas›na ra¤men, bu¤day silolar› stoksuz kalm›fl, yat›r›m ve üretimin durmas›yla had safhaya ulaflm›fl iflsizlik, bizzat iflveren kurulufllar›nca telaffuz edilmeye bafllanm›flt›r. ‹flsizlik, ücretlilerin giderek fakirleflmesi

gibi yaflamsal sorunlar yokmufl gibi hükümet; s›n›r ötesi h arekata arkas›n› dayayarak tüm Türkiye’nin üzerine örttü¤ü türban örtüsünün alt›nda, bu ülkenin eme¤i ile geçinen yoksul insanlar›na zarar vermeye devam etmektedir. fiöyle ki; • Önceki hükümetler zaman›nda bafllat›lan özellefltirme talan› tüm h›z›yla devam etmektedir. Türkiye’de özellefltirmenin mimar› kabul edilen Özal’dan bile “h›zl› ç›kan” AKP Hükümeti döneminde 30 kamu kuruluflu özellefltirildi. ( Tekel iflçileri; fabrikalar›, gelecekleri için halen direnmekte.) • Sosyal Güvenlik Yasa Tasar›s›, komisyondan jet h›z›yla geçirilmifl, genel kurula inme aflamas›na gelmifltir. Bu yasan›n içeri¤inde, emekli maafllar›, prim gün say›s›, süt yard›m› ve di¤er kazan›lm›fl haklar gasp edildi¤i gibi gelece¤imiz de ipotek alt›na al›nmaktad›r. • “‹stikrar paketi” ad› alt›nda haz›rlanan yeni bir paket ile k›dem tazminat› hedef al›nm›fl, patronlar›n talebine uygun olarak kald›r›lmak istenmektedir. • “Bölgesel asgari ücret” ad› ile yeni bir ücret modeli yarat›larak, zaten ucuz olan eme¤in daha da ucuzlat›lmas› hedeflenmektedir. • Soludu¤umuz hava dahil ne varsa her fleyi vergilendiren yeni vergi yasas›, yine ayn› hükümetin gündemindedir. • Belediyeler yasas› ile yeni düzenlemeye gidilmifl, bölparçala-yönet mant›¤› ile yerel seçimler öncesi ülkenin her taraf›nda iktidar olma haz›rl›klar› bafllat›lm›flt›r. • Yandafllar›na ifl imkan› yaratmak düflüncesi ile yeni emeklilik yasas› ihlal edilerek, 40-45 yafl›ndaki insanlar›, zorunlu emeklili¤e tabi tutarak çal›flma bar›fl› tehdit edilmeye devam etmektedirler. Tüm bu yap›lanlar›n hedef kitlesi ise; bu ülkenin eme¤i ile geçinmeye çal›fl›rken, ald›klar› ücret ile yoksulluk ve sefaletten kurtulamayan iflçileri, emekçileridir. Buradan öte gidilecek yer yoktur. Bu nedenledir ki, zarar›n neresinden dönersek kârd›r ve bu zarardan dönülecek yer; bu iktidar ve yandafllar›ndan kurtulaca¤›m›z yerdir! Sevgi ve sayg›lar›mla. AT‹LAY AYÇ‹N HAVA-‹fi SEND‹KASI GENEL BAfiKANI

1


Sosyal güven(siz)lik yasas› kazan›lm›fl haklar› gasp ediyor 2

Türkiye koflullar›nda 65 yafl›na kadar çal›flmak mümkün de¤il.

Onlarca sendika, meslek örgütü, siyasi parti ve insiyatifinin bir araya gelerek oluflturdu¤u “Herkese Sa¤l›k Güvenli Gelecek Platformu”, yerel ve kitlesel eylemlerinin ard›ndan, yasay› protesto etmek için Ankara TBMM’ye yürüdü. 17 Ocak’ta Ankara’ya ulaflan platform yürüyüflüne Haydarpafla Gar› önünden bafllad›. Platform ‹stanbul ve di¤er illerde de yürüyüfl ve protestolar›n› sürdürüyor. Emekli olmak mümkün de¤il D‹SK Genel Baflkan› Süleyman Çelebi, yürüyüfl öncesi yapt›¤› konuflmada, hükümetin Anayasa Mahkemesi’nin iptal etti¤i yasay› daha da geri götürerek topluma dayatt›¤›n› söyleyerek, yasan›n çal›flanlar›n emeklilik hakk›n› ortadan kald›rd›¤›n› ve 7 bin gün olan prim ödeme say›s›n› 9 bin güne ç›kard›¤›n› anlatt›. "Bu yasadan sonra bu ülkede emekli olmak mümkün de¤il" diyen Çelebi, yasan›n emeklilik maafllar›n› düflürdü¤ünü, sa¤l›k hizmetini de paral› hale getirdi¤ini ifade etti. Tasar›n›n, 70 milyon insan› ve Türkiye'nin gelece¤ini ilgilendirdi¤ini, tart›flmaya aç›ld›¤› günden bugüne toplumun duyarl› hale geldi¤ini kaydeden Çelebi, konuflmas›n› flöyle sürdürdü: "Bu yasa çocuklar›m›z›, torunlar›m›z› ilgilendiriyor. Yasalar gelecek için haz›rlan›r. 'Bu yasa bugünkü insanlar›

ilgilendirmez' gibi yaklafl›mlar› do¤ru bulmuyoruz. Bu yasa bugünü de ilgilendiriyor, yar›n› da gelece¤imizi de ilgilendiriyor. Bu yasaya karfl› ç›kmak onur meselesidir, onur mücadelesidir. Bu yasaya karfl› ç›kmayanlar tarih önünde sorumlu olacakt›r. Yasa, toplumun hayallerini alan ve gelece¤ini karartan bir yasa. Çünkü, bu yasa emeklili¤i ortadan kald›r›yor, emeklili¤i 58 yafl›ndan 65 yafl›na ç›kartan bir yafl s›n›rlamas› getiriyor. Türkiye koflullar›nda 65 yafl›na kadar çal›flmak mümkün de¤il. Genç nüfusun bulundu¤u bir ülkede bunlar›n yap›lmas› mümkün de¤il.” Sa¤l›k hizmetleri paral› oluyor KESK Genel Baflkan› ‹smail Hakk› Tombul da Sosyal Sigortalar ve Genel Sa¤l›k Sigortas› Yasa Tasar›s›'n›n, reform ad› alt›nda 3-4 y›ld›r gündemde bulundu¤unu hat›rlatarak, "Bu yasa ç›karsa emeklilik hayal olacak. Paras› olmayan sa¤l›k hizmetinden yararlanamayacak" dedi. Türk Tabipleri Birli¤i (TTB) Baflkan› Gençay Gürsoy da yasan›n yürürlü¤e girmesiyle emeklili¤in ancak mezarda olabilece¤ini söyleyerek, genel sa¤l›k sigortas› düzeni ile art›k sa¤l›¤›n sosyal hak olmaktan ç›kaca¤›n› ve sadece paras› olan›n alaca¤› bir hizmet haline gelece¤ini kaydetti. Türk Difl Hekimleri Birli¤i (TDB) Baflkan› Celal Y›ld›r›m da sosyal haklar ve emek haklar› için eylemin içinde yer ald›klar›n› söyledi.


Yasaya karfl› direniflimiz sürecek TMMOB Baflkan› Mehmet So¤anc› ise Ankara'ya yürüyüflün liberal politikalara ve hükümete karfl› oldu¤unu ifade ederek, yasaya karfl› direneceklerini belirtti. Yasallaflt›¤›nda çal›flan ya da iflsiz olan herkesin çal›flma, emeklilik ve sa¤l›k hakk›n› k›s›tlayacak olan bu yasa tasar›s›, çal›flma yaflam›na yeni girecek gençler ve yar›n›n büyükleri çocuklar›m›z için tam bir sald›r› niteli¤inde. Tam bir y›k›m yasas› Eflitsizlikleri artt›ran, sosyal dayan›flma yerine paras› olan›n paras› kadar emeklilik ve sa¤l›k hakk›na sahip olaca¤› bu tasar›yla emekçilere k›s›tlama getirirken, sermayeye yeni kâr alanlar› sunuyor. Hükümetin “reform” diye kabul ettirmeye çal›flt›¤› de¤ifliklikler, çal›flanlar›n haklar›n› hiçbir flekilde iyilefltirmedi¤i gibi daha da daralt›yor. Tüm çal›flan kesim temsilcilerinin de dile getirdi¤i gibi tam bir y›k›m yasas› olan sosyal güvenlik yasas›n›n temel konulardaki çal›flan aleyhine maddelerini flöyle özetleyebiliriz. Sosyal güven(siz)lik, genel sa¤l›k(s›zl›k) sigortas› neler götürüyor? - Emeklilik yafl› 65’e, pirim gün say›s› 9.000’e ç›kar›lacak… - Emeklilik maafllar› %23 ile % 33 aras›nda düflürülecek… - Ölüm ayl›¤› ba¤lama flart› 900’den, 1800 güne yükseltilecek… - Çal›flmak zorunda kalan emeklilerin maafllar› kesilecek…

‹flçi konfederasyonlar›, sendikalar ve meslek örgütlerinin oluflturdu¤u Emek Platformu, “Sosyal Güvenlik” Yasa Tasar›s›’na karfl›, 14 Mart 2008 Cuma günü 2 saatlik ifl b›rakma karar› ald›. Emek Platformu Baflkanlar Kurulu, yasa tasar›s›n›n çal›flanlar›n koflullar›n› ve ülke

- Ayl›k geliri 139.6YTL’den fazla olan bütün vatandafllar Genel sa¤l›k sigortas› pirimi ödemek zorunda kalacak. … - Bütün sa¤l›k hizmetleri paral› olacak. - Hastal›k, kaza, ameliyat durumlar›nda “kat›l›m pay›”ödenecek… - “Kat›l›m pay›” gerekti¤inde befl kat daha art›r›lacak… - Sa¤l›k hizmeti alabilmek için “ilave ücret” ad› alt›nda “haraç” ödemek gerekecek. - Difl protez giderlerinin karfl›lanmas›na k›s›tlama getirilecek. -18-45 yafl aras› difl protezi yapt›rma hakk› kald›r›lacak. - Emzirme ödene¤i bir aya düflürülecek - Hastaneye yatanlar›n ifl görmezlik ödene¤i %16 azalacak. - Emekli ba¤-kurlular›n maafl›ndan %10 sa¤l›k pirimi kesilecek. - Primi ödemeyen vatandafllar sa¤l›k hizmeti alamayacak, hastane kap›lar›ndan geri dönecek. - Primini ödemeyen çiftçilerin üzümüne, tütününe, pamu¤una, bu¤day›na el konulacak.

gerçeklerini dikkate almad›¤› sonucuna vararak ortak eylem karar› ald›. Al›nan karara göre; -13 mart Perflembe günü tüm illerde kitlesel bas›n aç›klamas› yap›lacak. -14 mart Cuma günü saat 10:00-12:00 aras›nda uyar› amaçl›

Çal›flmak zorunda kalan emeklilerin maafllar› kesilecek. Bütün sa¤l›k hizmetleri paral› olacak. Sa¤l›k hizmeti alabilmek için ilave ücret ödemek gerekecek.

“ÇALIfiMAMA HAKKINI” kullanacakt›r. -Bu uyar›lara ra¤men tasar›, TBMM Genel Kurulu’nda bu haliyle görüflmeye bafllan›rsa, ayn› gün Emek Platformu bileflenlerinin yönetici ve temsilcileri Ankara’da toplan›p tepkilerini TBMM’ye ileteceklerdir.

3


Sosyal güven(siz)lik yasas› ve kad›n eme¤ine etkileri Eylem Atefl Hava-‹fl Sendikas› Genel Baflkan Yard›mc›s›

4

Erkekler ve kad›nlar›n emeklilik yafl› eflitlenerek 65’e ç›kar›l›yor. Bu düzenleme yap›l›rken kad›n›n ev içindeki eme¤i yok say›l›yor.

Sosyal güvenlik sistemlerinin ihtiyaç olarak ortaya ç›karak kavrasallaflmas› “sosyal devlet” anlay›fl›n›n II. Paylafl›m Savafl›n›n ard›ndan yayg›nlaflmas› ile birlikte olas› hale gelmifltir. Sosyal devlet anlay›fl›, toplumsal sorunlar›n çözümlenmesi ve toplumsal alan›n temel belirleyenleri olan istihdam, e¤itim, sa¤l›k ve benzeri konularda toplumun flimdisine ve gelece¤ine güvenle bakabilmesini sa¤layan politikalar›n yaflama geçirilmesini temel al›r. Sosyal devlet bu ba¤lamda, pratik olarak sosyal güvenlik sistemlerinin uygulanmas› ile görünür olmufltur. Popülist politikalar “iyilefltirme” olarak sunuluyor Ülkemizde ise “reform” olarak sunulan yasa ile “sosyal devlet” anlay›fl› gelifltirilmemekte, varolan k›s›tl› haklarda gaspedilmeye çal›fl›lmaktad›r. Küreselleflme süreci ba¤lam›nda tüm dünyada çal›flanlara yönelik sald›r›lar›n ülkemizdeki en önemli yans›mas›da SSGSS tasar›s›d›r. Bu tasar› s›n›fsal anlamda, çal›flanlara yönelik bir sald›r›d›r ve bu sald›r› iflçi örgütlerinin tepkisini de beraberinde getirmifltir. IMF’nin neo-liberal politikalar›n›n birçok ülkede ekononmik kirizlere toplumsal çat›flmalara neden oldu¤u gerçe¤ine ra¤men ülkemizde de benzer politikalar yaflama geçirilmekte ve bu iflçi düflaman› politkalar topluma popülist bir dille “iyilefltirme, yenilik” olarak sunulmakta, anaak›m medyan›n

yard›m›yla da bu sald›rgan politkalara yönelik tepkiler marjinallefltirilmeye çal›fl›lmaktad›r. Bu ba¤lamda SSGSS tasar›s›na muhalefet eden iflçi örgütlerinin kamuoyunu ne kadar inand›rabildikleri ise belirsiz kalmaktad›r. Gerçekte ise her fley o kadar aç›k, kan›tlar o kadar ortada! Hükümetin son haftalardaki gündemi s›kça de¤iflti¤inden yasa Meclis’ten geçirilemedi ve IMF ile 7. Gözden Geçirme’nin planland›¤› gibi bu ay tamamlanmas› zora girdi. Di¤er bir deyiflle sosyal güvenlik “reformu”nun TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndan geçmesini bekleyen “Niyet Mektubu” bu niyet gerçekleflmedi¤i için ‹MF'ye gönderilemezken, Komisyonun gündemine reformu almamas› nedeniyle gözden geçirmenin onaylanmas›n›n Mart ay›na sarkmas› olas›l›¤› belirdi. E¤er sosyal güvenlik “reformu” IMF’nin flart› de¤ilse, Hazine niyet mektubunu ‹MF’ye neden gönderemiyor? Bu soruya ikna edici bir yan›t vermek olas› de¤il. Haklar gasp ediliyor SSGSS tasar›s› çal›flanlar için sahip olduklar› birçok hakk›n ellerinden al›nmas›n› beraberinde getiriyor ve ülkenin gelece¤ini karart›yor. Sözkonusu tasar›s›yla sosyal güvenlik, devletin elinden ç›k›p bireylerin insiyatifine geçen, çal›fl›p piriminizi ödedikçe, üstüne gelecek ilave katk› paylar›n› karfl›layacak gücünüz oldu¤u sürece


ulaflabilece¤iniz bir lüks haline geliyor. Oysa bize okullarda ne ö¤retmifllerdi: “Sosyal Siyasetin en önemli vas›talar›ndan kabul edilen Sosyal Güvenlik, herhangi bir sosyal risk yüzünden geliri veya kazanc› azalm›fl kiflilerin, baflkalar›n›n yard›m›na gerek kalmaks›z›n, yaflama ve geçinme ihtiyaçlar›n› karfl›layan bir sistemler bütünüdür”; “Bir sosyal güvenlik sisteminden beklenen, toplumsal yaflamda varolan eflitsizlikleri görerek ve devletin yeniden da¤›t›m rolünü kullanarak, ülkedeki tüm vatandafllara insan onuruna yarafl›r bir yafll›l›k ve anal›k dönemi, kaza, hastal›k ve engellilik koflullar›nda gelir ve bak›m güvencesi ve ölüm durumunda arkada b›rakt›klar›na gelir güvencesi tesis etmesidir.” Ma¤dur olanlar›n bafl›nda kad›nlar geliyor Bu kavramlar sat›rlara dökülürken hiçbirimiz, neoliberalizm kavram›n›n insanl›¤› böylesine yoksullaflt›r›p, sistemleri yeniden yazaca¤›n› öngörmemifltik.Yeni tasar› beraberinde getirdi¤i k›s›tlamalar ile eriflilebilen sosyal haklar kümesini geniflletmek yerine nüfusun birçok kesmini d›fllamaktad›r. Özellefltirmeci ve bireyci yeniden da¤›t›m rollerinin önünü açmaktad›r. Sosyal güvenlikten yoksun b›rak›lanlar›n bafl›nda kad›nlar geliyor. Hem kad›n hem iflçi olarak bu yasa tasar›s›n›n eflitsizlikleri artt›raca¤›n›, yasalaflmas› ile birlikte gerek TCK’n›n, gerekse bir dizi mücadele ile elde edilmifl kazan›mlar›n yok say›laca¤›n› aç›kça görüyoruz.. ‹çinde birçok kad›n kategorisini bar›nd›ran ve çok kat› kad›n/erkek rolleri ile hayat›m›za sokulmaya çal›fl›lan yasa var olan cinsiyetçi toplum tahayyülünü destekleyerek kad›nlar için hayat› çok daha zorlaflt›racak. Konuyu daha da anlafl›l›r k›lmak için tasar›n›n maddelerine bakt›¤›m›zda : “K›z çocuklar›n›n yetim maafllar› ve sa¤l›k hizmetlerinden faydalanma yafl s›n›r› erkeklerle eflitleniyor. Okuyorlarsa 25, okumuyorlarsa 18 yafl›nda yetim maafllar›ndan mahrum edilecekler. Bekar kad›nlar›n babaya ba¤l› sa¤l›k güvencesi kald›r›l›yor”. Kad›nlar›n bu konudaki talepleri ise: ücretli çal›flmayan

kad›nlar için kocalar›na ve babalar›na ba¤l› olmadan ücretsiz sa¤l›k güvencesi ve emeklilik hakk›. Kad›nlar›n ifl gücü piyasalar›nda tutunma oranlar› incelendi¤inde, kay›t d›fl›l›¤›n bütün h›z›yla artmaya devam edip güvenceli ifl bulman›n zorluklar›n›n herkesçe bilindi¤i bir ülkede bunun anlam› kad›n› bir erke¤e ba¤›ml› k›lmakt›r. Bu durum ülkede demokratikleflme olana¤›n›n da ortadan kald›r›lmas›n› beraberinde getirmektedir. Hükümet türban sorununda ortaya ç›kt›¤› gibi kad›nlar› toplumsal yaflam alanar›ndan çekilmesini istedi¤i gibi ifl yaflam›nda da çekilmesini sa¤laman›n yolunun kad›n eme¤i üzerindeki sömürüyü artt›rarak gerçeklefltirmeyi amaçlamakta oldu¤u görülmektedir. Erkekler ve kad›nlar›n emeklilik yafl› eflitlenerek 65’e ç›kar›l›yor. Bu düzenleme yap›l›rken kad›n›n ev içindeki eme¤i yok say›l›yor. Hareket noktas› cinsiyetsiz bireylerin eflitli¤i olan mant›k kad›n› seçim yapmaya zorluyor. Ya ev kad›n› ve bak›m hizmetlerinin sorumlusu olarak hayat›na devam edecek ve karfl›l›k beklemeyeceksin ya da ev eme¤in yok say›lacak ve dolay›s›yla ev içinde emek üretmeyen, bak›m hizmetlerini üstlenmeyen erkeklerle ifl piyasalar›nda her konuda eflit uygulamaya tabii olacaks›n. Yani çifte mesaiye devam edecek ve karfl›l›k beklemeyeceksin. Kad›nlar›n baflka ifl kollar›yla k›yasland›¤›nda daha yo¤un çal›flt›¤› mesleklerde fiili hizmet zamm› kald›r›lmaktad›r. Örne¤in bas›n mensuplar›, kabin memurlar› ve tüm uçufl ekipleri, sanatkarlar. Bu durum beraberinde sigortadan yararlanma flartlar›n› son derece a¤›rlaflt›rmaktad›r. ‹flçi kad›nlar›n hamilelikleri durumunda yasayla belirlenmifl ücretli izin durumunda ödenecek geçici ifl göremezlik ödene¤i do¤umdan önceki 1 y›l içinde en az 90 günden 120 güne ç›kar›lm›flt›r. 5510 say›l› yasayla verilen bu haktan yararlanma koflullar› da a¤›rlaflt›r›lm›flt›r

Kad›nlar›n yo¤un olarak çal›flt›¤› mesleklerde fiili hizmet zamm› kald›r›l›yor. Bas›n mensuplar›, kabin memurlar›, uçufl ekipleri ve sanatkarlar bu meslek gruplar›ndan birkaç›.

5


Tuzla tersanelerinde ölümler de kay›t d›fl›

6

Özlem Ergun Hava-‹fl Sendikas› Bas›n Yay›n Uzman›

Tuzla tersanelerinde cinayet gibi “ifl kazalar›nda” son 8 ayda 18 iflçi hayat›n› kaybetti.

Tuzla tersanelerinde, teknik personel de dahil, 25 bini aflk›n iflçi çal›fl›rken, bunlar›n kadrolu ve sendikal› olanlar›n oran› % 5’le s›n›rl›. Tuzla tersanelerinde ölümlü ifl kazalar›n›n en önemli sebebi ise, insanlar› ifl güvenli¤inden ve her türlü sosyal güvenceden yoksun çal›flt›ran tafleron sitemi. Kay›t d›fl› istihdam›n baflka hiçbir sektörde olmad›¤› kadar yo¤un oldu¤u Tuzla’da, ölümler de kay›t d›fl›... Ayda ortalama iki iflçinin öldü¤ü Tuzla’da, tersane patronlar›, ölümlerin sebebini, iflçilerin “cahilli¤ine, dikkatsizli¤ine” ba¤larken, en basit güvenlik önlemleri dahi alm›yorlar. Emniyet kemerleri, iflçilere yafl›yorken de¤il, öldükten sonra, -polis gelmeden hemen öncetak›l›yor. Havuzlar›n dibinden

bo¤az›na ba¤l› iple ç›kar›ld›ktan sonra, saatlerce gemi direklerine as›l› b›rak›lan “ölü bedenler” tuzla tersanelerini nas›l bir insanl›k ay›b› haline geldi¤inin en çarp›c› örneklerinden. “Yunanl› iflçi öldü, Yunanistan’a gitti dediler” “3 iflçiye kadar benim” diyen gemi sahiplerinin “kan paras›” ad› alt›nda, ölenlerin ailelerine sus pay› verdi¤i “iddialar›” karfl›s›nda, “acaba sadece iddia m›?” diye düflünmeden edemiyoruz. Ölümlerin bile kay›t d›fl› oldu¤u Tuzla’da, bir iflçi flöyle diyor: “1,5 ay önce ayn› flirkette çal›flt›¤›m Yunanl› bir arkadafl›m havuza düflerek öldü. Ölüme tan›k olan birkaç iflçiye rüflvet vererek olay› kapatt›lar. Sonra da etrafa Yunanistan’a gitti diyerek, konunun üstünü örttüler. Ceset ise ortada yok, kaybettiler!”


Patronlar için Tuzla ”ucuz emek cenneti” Türkiye gibi ülkeler, tekellerle ortakl›k, teflvik, yat›r›m, yeni alanlar açma ve emek gücünü daha da ucuzlatma yolunda birbirleriyle yar›fl›rken, tafleron patronlar› ve hükümet yüzy›lda bir yakalanmayacak büyük bir gemi talebiyle karfl› karfl›ya olduklar›n› söylüyorlar. Artan gemi talebini minimum maliyet ve maksimum kar ile karfl›laman›n yolu ise, sigortas›z, sosyal güvencesiz, ifl güvenliksiz tafleron sisteminden geçiyor. Çal›flma yaflam›ndan sorumlu hükümetin Çal›flma ve Sosyal Güvenlik Bakan› Faruk Çelik ve di¤er millet vekillerinin Tuzla’ya dönüp bakmalar› için, onlarca iflçinin ölmesi gerekti. Bas›na yans›yana kadar olaydan bir haber görünen milletin vekilleri, kendi görev ve sorumluk alanlar›nda bulunan iflçi ölümleriyle ancak yak›n zamanda ilgilenme f›rsat› bularak, “Meclis Araflt›rma Komisyonu” kurdular. Çelik’in, birden bire ço¤alan ölümlerin ard›ndan, Tuzla’da iki tersaneyi gezdikten sonra, “Al›nan önlemleri be¤endim…‹flçilere e¤itim verilmeli.” aç›klamas›, iflçilerin kaderleriyle nas›l bafl bafla b›rak›ld›¤›n› gösteriyor.

“G‹BS‹R:AB standartlar›nda gemi yap›yoruz” Gemi ‹nfla Sanayicileri Birli¤i (G‹SB‹R) Baflkan› Murat Bayrak’›n “baflka söze gerek b›rakmayan” konuyla ilgili aç›klamas› ise flöyle:"Tuzla’da hiç bir tersanede sigortas›z iflçi çal›flt›r›lm›yor. Sigortas›zl›¤›n ifl kazas›yla ne ilgisi var? Biz AB standartlar›nda, AB ülkelerine gemi yap›p sat›yoruz, b›rak›n sigortas›z iflçiyi, meslek

7

Tersane iflçileri zor koflullarda yaflam savafl› veriyor.


8

‹flçiler ölürken, tafleron patronlar› “yüzy›lda bir yakalanacak gemi talebi” ile karfl› karfl›ya olduklar›n› söylüyor

hastal›¤›ndan bir zarar görmüfl iflçiyi dahi çal›flt›ramazs›n›z, bunlar konufluyor ama havaya konufluyorlar" Tersanelere sendika sokmamam›n kural haline geldi¤i, patronaj›n maliyet düflürmekten yaln›zca iflçi giderlerini budamay› anlad›¤› bir sistemde, bugüne kadar hiçbir tersane patronu ise ceza almad›. “Art›k ölmek istemiyoruz” diyen iflçiler dayak yedi Polis; 27 fiubat 2008 tarihinde bir günlük grev ve oturma eylemi yapmak için Tuzla’da toplanan tersane iflçilerine sald›rarak, aralar›nda Limter-‹fl Baflkan› Cem Dinç’in de bulundu¤u 100 kiflilik grubu gözalt›na ald›.

Gözalt› s›ras›nda yaralananlar hastaneye götürülürken; tersane iflçilerini, “ölümler art›k son bulsun” diyen konfederasyonlar, sendikalar, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, ayd›nlar, ö¤renciler ve Avrupa’dan sendikalar yaln›z b›rakmad›. Tüm bu örgütlerin kitlesel olarak üyeleriyle birlikte kat›ld›¤› greve; D‹SK Genel Bakan› Süleyman Çelebi, KESK Baflkan› ‹smail Hakk› Tombul, Ba¤›ms›z Milletvekili Ufuk Uras, DSP Genel Baflkan› Zeki Sezer, Türkiye Yazarlar Sendikas› yöneticileri, TTB yöneticileri, Deri-‹fl fiube Yöneticileri, Genç-Sen, Kocaeli Üniversitesi ‹flçileri, Eczac›lar Odas› Yöneticileri, Hava-ifl Genel Baflkan› Atilay Ayçin, destek vermek için Tuzla’da haz›r bulundular. D‹SK Genel Baflkan› Çelebi ve KESK Genel Baflkan› Tombul; hükümetin tersanelerde önlem alma konusundaki samimiyetsizli¤ine dikkat çekerken, tüm güçleriyle tersane iflçilerinin yan›nda olacaklar›n› söylediler.


Tuzla tersane iflçilerin talepleri Tafleron sistemi kald›r›ls›n ‹fl güvenli¤i ve iflçi sa¤l›¤› tedbirleri al›ns›n A¤›r ve tehlikeli ifller yönetmeli¤i uygulans›n ‹fl cinayetlerinden sorumlu olan patronlar yarg›lans›n Sigorta primleri as›l iflveren taraf›ndan yat›r›ls›n ‹flçilerin k›dem ve ihbar tazminatlar› ödensin Çal›flma süreleri günlük 7.5 saate indirilsin Gurbetçi iflçilere bar›nma odalar› sa¤lans›n ‹flçilere çay molas› verilsin Yemekhaneler düzeltilsin

Hava-‹fl’in üyeleriyle birlikte kat›ld›¤› grevde konuflan , Hava-‹fl Genel Baflkan› Atilay Ayçin; Tuzla’da yaflananlar› fliddetle k›nad›klar›n›, ölümlerin durdurulmas›, çal›flma koflullar›n›n düzeltilmesi için Hava-‹fl olarak her türlü deste¤i sa¤layacaklar›n› bildirdi. Bir günlük ifl b›rakma ve oturma eyleminin yap›ld›¤› Tuzla’da; “art›k ölmek istemiyoruz”, “tafleron sistemi kald›r›ls›n”, “katil G‹SB‹R hesap verecek” sloganlar› at›ld›.

Hava-‹fl Sendikas› temsilcileri ile birlikte tersane iflçilerinin yan›ndayd›.

9


Uçucu ekipler, “SHT 6A-50 de¤iflmeli” kampanyas›n› bafllat›yor

Yorgun uçmak istemiyoruz

10

Uçufl görev ve dinlenme sürelerini belirleyen yönetmelikler, yönergeler talimatlar, ayn› yer personelinin ifl kanunu gibidir. Uçucu ekiplerin görev-dinlenme ve çal›flma koflullar›n› belirler. Sendikal› olsun ya da olmas›n tüm uçucu ekipler; sa¤l›klar›na, sosyal yaflam olanaklar›n›n gelifltirilmesine ve çal›flma taleplerine sahip ç›kmal›d›r. Hava-‹fl Sendikas› SHGM SHT 6A-50 Talimat›n›n bilimsel kriterlere ve uluslararas› standartlara uygun olmad›¤›, uçucu ekipler üzerinde biriken yorgunlu¤u pekifltirerek uçufl emniyetini tehdit etti¤i görüflünü ›srarla sürdürmektedir. Dünyada yorgunluk ve kazalar aras›nda oluflan iliflki y›llard›r bir çok bilimsel yöntemlerle araflt›r›lmakta ve bu konuda elde edilen bilgiler ortaya konulmaktad›r. RAF, NASA, ETSC, FAA gibi havac›l›k kurulufllar›n›n yan›nda, DLR, Qinetic gibi bilimsel araflt›rma merkezleri de bu konuda önemli raporlar yay›nlam›fllard›r. Ülkemizde ise Havac›l›k T›bb› Derne¤i’ de yukar›daki raporlara paralel görüfl içinde oldu¤unu yaz›l› ve sözlü ifade etmektedir. Bu düzenlemeler uçufl operasyonu ile ilgili olarak havayollar› iflletmelerini hukuken sorumluluk alt›na ald›¤› gibi, kifli olarak uçucu

ekipleri de hukuki sorumluluk alt›na almaktad›r. Bu nedenle bu birinci dereceden sorumluluk uçucu ekiplere uçufl görev süre ve dinlenme süreleri konusunda söz söyleme hakk›n› do¤urmaktad›r. Hava-‹fl sendikas› sendikal›, sendikas›z, toplu ifl sözleflmeli veya bireysel ifl akdi ile çal›flan tüm uçucu ekiplere kendi haklar› için bir bütünlük içinde bu konuda ortak kampanya yürütme ça¤r›s› yapmaktad›r. Uçucu ekipler kendi güçleri ile sürece müdahale etmelidir. Uçucu ekiplerin bu kampanya ile kamuoyunda uçufl güvenli¤ini temel alan yaklafl›mlar›n›n önemli yank› bulaca¤›na inan›yoruz. Uçak yolcular›na yönelik yap›lacak çal›flma, tüketici derneklerine yönelik çal›flma, uçufl güvenli¤inin bir tüketici hakk› oldu¤u bilincinin yayg›nlaflt›r›lmas› bu kampanyaya önemli katk›lar sa¤layacakt›r. Kampanya düzenlememizdeki amac›m›z bu konuda kamuoyunun dikkatini çekerek, ulusal sivil havac›l›k otoritesine uyar›da bulunarak konunun önemini anlatmak ve bilimsel kriterlere dayal› bir çal›flma ortam› sa¤lamakt›r. Uçucu ekipler bu konuda seslerini yükseltmedi¤i sürece hükümet, otorite ve idari mekanizmalar›n çal›flanlar lehine herhangi bir yeni düzenleme yapmas› mümkün görünmemektedir. Ayr›ca bu kampanya ile uçucu ekiplerin sa¤l›k sorunlar›, sosyal hayat› ile ilgili problemler havayolu yönetimlerinin uçufl emniyetine ayk›r› kötü uygulamalar› da kamuoyuna sunulmufl olacakt›r. Kampanyaya kat›lal›m, destek olal›m, SHT 6A-50 Rev-4’ü de¤ifltirelim KAMPANYA SAYFASINA ULAfiMAK ‹Ç‹N AfiA⁄IDAK‹ L‹NK‹ KULLANAB‹L‹RS‹N‹Z.

HYPERLINK "http://havais.org.tr/shtweb/" http://havais.org.tr/shtweb/


‹sim de¤il anlay›fl de¤iflikli¤i gerekiyor 23 Ocakta Sendikam›z Hava-‹fl “SIFIR KAZA KIRIM ‹Ç‹N AKTÖRLER GÖREVE” slogan›yla baflar›l› bir panel gerçeklefltirdi. Sivil havac›l›¤›m›zda uçufl emniyetinin ve kaza potansiyelinin birçok boyutuyla tart›fl›ld›¤› panel bu konuda bir ilk ad›md›r ve bu çabalar›m›z sektöre emek veren bütün kurumlarla iflbirli¤i aray›fl›yla sürecektir. Asl›nda salt kat›l›mc›lara bakt›¤›m›zda paneldeki foto¤raf sivil havac›l›¤›m›z›n sorununu özetliyor. Hemen bütün flirketlerin Uçufl ‹flletme Baflkanl›¤› düzeyinde temsil edildi¤i, havac›l›kla ilgili bas›n mensuplar›n›n yo¤un ilgisini gördü¤ümüz panelde bir kaptan›m›z›n çok güzel ifade etti¤i gibi, var olmayan sadece “Esas Aktör, Sivil Havac›l›k Genel Müdürlü¤ü (SHGM)” idi. Bu da sendikam›z›n esas görevi olmamas›na ra¤men uçufl emniyeti konusunda panel düzenleme gere¤ini duymas›n› aç›klayan nedenin ta kendisidir. Esas aktör maalesef sahnede yoktur. Uçufl emniyeti ayn› zamanda bir tüketici hakk›d›r Uçak kazalar› hukuken bir ifl kazas›d›r. Ülkemiz bu konuda maalesef kötü bir sicile sahip. Sadece Tuzla tersanelerinde son 7 ayda, her ay ortalama 2 iflçi yaflam›n› yitirdi. Son kazada kaybetti¤imiz iflçinin cesedi ev arkadafllar›n›n haber vermesiyle fark edilerek denizde yap›lan arama sonucunda, bir gün sonra bulundu. Limter-‹fl sendikas› bu konuda bütün ülkeyi uyaran bir mücadele sergiliyor.

Ama gemi siparifli verenlerin bu “ifl cinayetlerinden” etkilenmesi söz konusu de¤il. Yine kömür ocaklar›nda göçük alt›nda kalan iflçiler, yaflamlar›n› yitiren madenciler kömür sat›n alan müflterileri, kömür talebini etkilemiyor. Ama havac›l›kta durum farkl›d›r. Uçucular kaza yap›nca bizden hizmet sat›n alanlar da bizimle birlikte yaflamlar›n› kaybediyor. Bu nedenle uçufl emniyeti salt uçucular›n sorunu olmuyor, uçak bileti sat›n alan herkesin sorunu haline geliyor. THY grev sürecinde söyledi¤imiz gibi: “Uçufl emniyeti bir tüketici hakk›” oluyor ayn› zamanda. Kamuoyunun da kazalara ilgisi bu nedenle fazlad›r. Ancak kazadan sonra gösterilen yo¤un ilgi, maalesef kaza olmadan önce al›nacak önlemlere odaklanm›yor. ‹flte bizim meselemiz tam da budur: Kaza olmadan yap›lacak bir fleyler vard›r. Bu potansiyeli azaltmak hepimizin birinci görevidir. Panelde de ifade etti¤im gibi: “Isparta kazas› ne Atlas Jet’in ne de World Fokus’un kazas›d›r. Bu kaza hepimizin kazas›d›r, sivil havac›l›¤›m›z›n kazas›d›r. Bundan öncekilerde de, üzerimize düfleni yapmaz seyredersek daha sonrakilerde de hepimizin pay› olacakt›r.

Bahad›r Altan Kaptan Pilot Uçufl ‹flletme Temsilcisi

11

Uçucular kaza yap›nca, hizmet sat›n alanlar da bizimle birlikte yaflamlar›n› kaybediyor.

Bahad›r Altan


Herkes, baflta SHGM ve flirket yöneticileri olmak üzere, bu konuda sorumlulu¤unun bilincinde olmal›d›r. Bu sa¤lan›ncaya kadar uçufl emniyetini b›kmadan, usanmadan yazaca¤›z, konuflaca¤›z.…

12

Isparta kazas› ne Atlas Jet’in ne de World Fokus’un kazas›d›r. Bu kaza sivil havac›l›¤›m›z›n kazas›d›r.

Özel sektör söylendi¤i gibi “kimsenin burnunu” kanatmad› m›? 2005 y›l›nda sivil havac›l›¤›m›z›n s›çramayla büyüdü¤ü dönemde Anadolu Üniversitesi SHYO’nun düzenledi¤i Sivil Havac›l›k Sempozyumunda Hava-‹fl d›fl iliflkiler uzman›m›z P›nar Erol’un haz›rlad›¤› “Sosyal Diyalo¤un Önemi” bafll›kl› bir sunum yapm›flt›k. Bundan bir önceki oturumdaki konuflmac›lar, o zaman MNG genel Müdürü olan Yavuz Ç‹ZMEC‹, Atlas Jet Genel Müdürü Tuncay DO⁄ANER, TÖSH‹D Baflkan› fiehabettin BOLLUKÇU ile aram›zda bir tart›flma olmufltu. Aradan geçen yaklafl›k 3 y›l içinde yaflananlar bu tart›flmay› hat›rlat›yor bana. Ortak görüfl olarak havac›l›kta kamu pay›n›n azalt›lmas›, devletin elini çekmesinin yarar› ve özel sektörün nimetlerinden söz etmifller ve ben de tam bu noktada itiraz etmifl ve flunlar› söyleyerek haks›zl›k yapt›klar›n› ifade etmifltim: “Bu okulun temelini sivil havac›l›¤›m›z›n bu günlerinin nitelikli eleman ihtiyac›n› görerek 20 y›l önce atan Rektör Prof.Dr.Y›lmaz Büyükerflen bu yat›r›m› kamu ad›na hem de çok k›s›tl›

kaynaklarla yapm›flt›r. Hanginiz 20 y›l önce personel yetifltirmek üzere 1 Lira yat›r›m yapard›n›z? fiimdi Yavuz Bey “Uçufl Akademisi” kuruyor (O zaman bu projeleri vard›) acaba sivil havac›l›¤›n pilot ihtiyac›n› karfl›lamak için mi yoksa “tamamen duygusal” nedenlerle mi? Özel sektör yat›r›mlara karl› oldu¤u için girer ve bu da do¤as› gere¤idir. Bu okulun ilk mezunlar›na ifl vermeleri için bizler kap›lar›nda neredeyse yalvar›rken burun k›v›ranlar flimdi neden acaba mezun ö¤rencilere “bize gelin” ça¤r›s› yap›yorlar? Ya da ilk krizde çal›flanlar› kap› d›flar› etmeyeceklerine garanti veriyorlar m›? Hatta pilotlar› ekim de ç›kar›p nisan da ifle alma arzusu, maliyetleri düflürmek için her fleyi, uçufl emniyetini ve mesleki süreklili¤in hiçe say›lmas›, sendikal haklar için örgütlenenlerin kap› d›flar› edilmesi birer gerçek de¤il mi? Bu konuflmama Tuncay Do¤aner taraf›ndan verilen “cevap” halen kulaklar›mda ç›nl›yor: “Biz özel sektör olarak daha kimsenin burnunu kanatmad›k!” Oturum baflkan› Rektör Say›n Engin Ataç’›n davetiyle günün son oturumunda devam edece¤imiz tart›flmada ise hepsi salondan adeta kaçt›klar›ndan tart›flmaya ö¤rencilerle tek tarafl› olarak devam etmifltik. Böyle büyük laflar› kimseye hat›rlatma gere¤i duyacak olaylar›n yaflanmas›n› arzu etmezdim. Ama


maalesef havac›l›kta kazalar oluyor ve olmaya da devam edecek. fiimdi Say›n Yavuz Çizmeci World Fokus’un ad›n› ANKA olarak de¤ifltiriyor; Tuncay Do¤aner yerine baflka bir “CEO” atan›yor. fiirketler y›pranan isimleri de¤ifltirip bütün olumsuzluklar› onlara y›karak çareyi “imaj yenilemede” ar›yor. Benzer de¤ifliklikleri grev sonras› THY’de de alt yönetim kadrolar›nda gördük. Bütün sorumlulu¤u bu arkadafllara yükleyerek yerlerine yenileri atand›. Oysa ifl flapkada de¤il flapkan›n alt›ndaki kafadad›r. ‹sim de¤iflikli¤i yetmez, anlay›fl de¤ifltirilmelidir… Uçufl emniyeti, biz çal›flanlar için de ifl güvenli¤idir. THY dahil bütün flirketlere ve sivil havac›l›¤›m›za egemen olan büyüme ve kar h›rs› baz› eski sözleri ve rakamlar› hat›rlatmay› maalesef zorunlu k›l›yor. Havac›l›¤›m›zda batan flirket say›s› bu güne kadar 28 dir.Bunlar›n kamuya yükledi¤i maliyet ve çal›flanlar›n kay›plar› hiç de az›msanacak rakamlar de¤ildir. Uçufl emniyeti biz çal›flanlar için ayn› zamanda ifl güvenli¤idir. Çünkü kaza yapan flirketin ekonomik verileri afla¤› dönmekte ve batman›n efli¤ine gelmektedir. Bundan da en fazla zarar› kuflkusuz iflini, ekme¤ini kaybeden çal›flanlar görmektedir. fiirket bat›r›p di¤erini baflka “imajlarla” ama ayn› anlay›flla kurman›n sektörümüze zarar› büyüktür. Talep art›fl› ve kar h›rs›, meslek eti¤i ve uçufl emniyetini gölgede b›rakmamal›d›r. Sosyal haklar›n ise örgütlü mücadele d›fl›nda hiçbir garantisi yok. THY’de kurals›zl›klar›n önünün örgütlü karfl› koyuflla kesildi¤ini yak›n geçmiflte hep birlikte yaflad›k. Limit d›fl› planlamalar, üst üste gece uçufllar›, yetersiz dinlenmeler bu sayede engellendi. Kuflkusuz sorunlar bitmedi. Düzenli ve de¤iflmeyen bir ayl›k planlaman›n hayata geçirilmesi, salt çal›flanlar aç›s›ndan de¤il flirketin gelece¤i ve kalite aç›s›ndan önümüzdeki günlerin temel talebidir. Özel flirketlerde maalesef bu olanak hiç yoktur. Çal›flanlar örgütsüz ve savunmas›zd›r. ‹flverenlerin “düflük maliyet” merak› sosyal haklarda

somutlafl›r öncelikle. Sun Expres’te sendikalaflma çabalar›n› engellemek ve Alman iflçilerin hepsi sendikal›yken Türk personelin sendikaya üye olma hakk›na karfl› yöneticilerin nas›l flahin kesildi¤ini unutmad›k. Bu mücadele çal›flanlar›n anayasal haklar›na sayg› olufluncaya kadar sürecektir. Panele kat›l›p görüfllerini paylaflan TÖSH‹D genel sekreteri Say›n Musa Alio¤lu’nun sosyal diyaloga inanan sözlerini çok önemsiyorum ve teflekkür ediyorum. Ancak bu konuda meslektafllar›n›n taleplerini savunan, “taleplerimiz uçufl güvenli¤ini art›ran taleplerdir” diye demeç veren, konuflan, haklar›ndan taviz vermeyen uçuculara, teknisyenlere yap›lan bask›lar, iflten atmalar, tehditler ne yaz›k ki sosyal diyalogun neresinde oldu¤umuzu gösteriyor. Panelde son oturumdan önce kat›l›mc›lar› söz al›p konuflmaya davet etti¤im ve say›n›n fazlal›¤›n› sevinerek gözledi¤im görüflümü paylaflarak yaz›m› noktal›yorum: “fiirket Yöneticileri Uçufl Emniyeti konusunda bizlerin konuflmas›n› istemiyor. Esas aktörler olarak, zincirin en önünde ve sorumlu olan icrac›lar olarak bu ezberi bozmam›z gerekiyor. Söz sizdedir… Emniyetli uçufllar diliyorum. Not: Paneldeki bütün konuflmalar de¤erli bir kaynak kitap olarak yay›nlan›p k›sa sürede ilgili herkese ulaflt›r›lacakt›r.

THY’de kurals›zl›klar›n önünün örgütlü karfl› koyuflla kesildi¤ini yak›n geçmiflte hep birlikte yaflad›k. Limit d›fl› planlamalar, üst üste gece uçufllar›, yetersiz dinlenmeler bu sayede engellendi. Kuflkusuz sorunlar bitmedi. Düzenli ve de¤iflmeyen ayl›k planlamalar sadece çal›flanlar›n de¤il flirketin kalitesinin de temel talebidir.

13


14

Hava-‹fl e¤itim çal›flmalar›n› ‹stanbul ve ‹zmir’de bafllatt› Hava-ifl Sendikas› “Temel Sendikal E¤itim” çal›flmalar›n› 23-24 fiubat tarihlerinde ‹stanbul’da gerçeklefltirdi. Seminerin ilk günkü oturumlar›nda sendikac›l›¤›n temel ilkeleri, ulusal ve uluslararas› düzeyde sendikal yap›lar ve Türkiye’de sendikal hareketin önündeki yasal ve fiili engellerin neler oldu¤u tart›fl›ld›. Günün sonunda yap›lan grup çal›flmas›nda kat›l›mc›lar sendikal hareketin önündeki engelleri aflmak için yap›lmas› gerekenleri tart›flt›lar. Bir sonraki günde kat›l›mc›lar örgütlenme konusunda at›lmas› gereken ad›mlar konusunda yürüttükleri ortak ak›l yaratmaya yönelik grup çal›flmalar›n›n sonuçlar›n› sundular. ‹kinci gün toplu ifl sözleflmesi sürecinin ele al›nd›¤›, Türkiye’de emek üretkenli¤i ve ücretlerin tart›fl›ld›¤› ve havac›l›k sektöründe yaflanan de¤iflimlerle bunlar›n Türkiye’deki havac›l›k çal›flanlar› üzerindeki etkilerini

de¤erlendiren sunumlar ve tart›flmalar yap›ld›. Seminerin kapsaml› bir özeti, seminerde yap›lan sunumlar ve foto¤raflar k›sa bir süre sonra web sitemizin e¤itim bölümde yay›nlanacak. Seminerin genifl bir özetini içeren bir kitapç›k da yak›n zamanda bütün kat›l›mc›lara yollanacak. Bir sonraki e¤itim çal›flmas› ise ‹zmir Hava-‹fl fiubesi’nde 1 Mart tarihinde gerçeklefltirildi. Bu 1 günlük e¤itim çal›flmas›n›n ana konusu ise Sosyal Sigortalar ve Genel Sa¤l›k Sigortas› Yasas›nda de¤ifliklik öngören yasa tasar›s› oldu. Çal›flanlar, “sosyal güven(siz)’lik yasas›” hakk›nda bilgilendirilirken, konuyla ilgili sorular›n›n yan›tlar›n› da buldular. Hava-‹fl’in e¤itim çal›flmalar› önümüzdeki dönemlerde de devam edecek. E¤itim çal›flmalar›m›zla ilgili en güncel haberleri web sitemizin e¤itim bölümünden izleyebilirsiniz.


Sendikal baflar› için sendikal e¤itim!

2008 e¤itim çal›flmalar›m›za bafllad›k Uluslararas› sermayenin küreselleflme ad› alt›nda yürüttü¤ü taarruzu bütün dünyay› kas›p kavuruyor. Türkiye’de bu genel tablonun bir parças› ve özellikle son 10 y›l çok büyük hak kay›plar›n›n yafland›¤› bir dönem oldu. Son Sosyal Güvenlik karfl›-reformu çal›flmalar› gösteriyor ki bu karfl› sald›r› bitmeye yüz tutmufl de¤il. Bitmek ne kelime h›z bile kesmifl de¤il. Bu zorlu ortamda 2007 y›l›nda hem kazan›lm›fl haklar›m›z› koruyarak hem de önemli kimi kazan›mlar elde ederek bir toplu ifl sözleflmesi dönemini baflar›yla sonuçland›rd›k. Üyelerimiz son derece kararl› ve onurlu bir durufl sergilediler ve birçok yönden Türkiye’ye örnek oldular. Ancak bu k›smi baflar›larla yetinmemiz, h›zla de¤iflen koflullarda rehavete kap›lmam›z çok büyük bir hata olur. Örgütlülü¤ümüzü güçlendirmek, bizi bekleyen önemli geliflmelerde fenersiz yakalanmamak zorunday›z. Bunu yapabilmenin önemli ad›mlar›ndan biri de e¤itim çal›flmalar›na a¤›rl›k vermek olacakt›r. Daha önce söyledi¤imi burada bir kez daha vurgulamak istiyorum, bizler e¤itimi bütünüyle örgütlenmenin hizmetinde ve onunla el ele yürümesi gereken bir faaliyet olarak düflünüyoruz. E¤itim için e¤itim, di¤er bir deyiflle

Engin Barutçu “dostlar al›flveriflte görsün”cü bir yaklafl›m Hava - ‹fl Sendikas› bizden uzak olsun. Genel E¤itim Sekreteri Bu çerçevede 2008 y›l›n› bir sendikal e¤itim y›l› olarak geçirmeyi hedefliyoruz. Bu konuda ilk önemli ad›m› da 23-24 fiubat tarihlerinde çok farkl› iflyerlerinden ve departmanlardan gelen arkadafllar›m›z›n kat›l›m› ile gerçeklefltirdik. Bu 2 günlük temel e¤itim çal›flmam›z h›z kesmeden sürecek ve ayn› zamanda ‹stanbul d›fl›ndaki illerde de y›l içinde çeflitli e¤itim Hava - ‹fl Örgütlenme Uzman› Munzur Pekgüleç çal›flmalar› yürütece¤iz. Bildi¤iniz gibi T‹S süreci son derece hareketli geçti ve bu süreçte sendikal e¤itime hiç kat›lmam›fl ve kendilerini uzun süren bir mücadelenin içerisinde bulan arkadafllar›m›z oldu¤u gibi T‹S sonras› çal›flma yaflam›na kat›lan arkadafllar›m›z›n deneyimli üyelerimizle hiçbir bask› alt›nda kalmadan, özgürce ve sendikam›z uzmanlar›n›n sunumlar›na kat›l›mc› yöntemle kendi öneri düflüncelerini ortaya koymalar› gelecek aç›s›ndan örgütlülü¤ümüze çok fley katacakt›r.

15


16

Sendikam›z›n web sitesinde bu çal›flmalar›m›z›n kapsaml› özetlerini verdi¤imizi biliyorsunuz. Yukar›da da ifade etmeye çal›flt›¤›m gibi baflar›l› bir toplu ifl sözleflmesi yapm›fl olmak tek bafl›na hiçbir zaman yeterli görülmemeli ve bu haklar›m›z› koruma ve kullanma konusunda da üzerimize düfleni yerine getirebilmeliyiz. Yürüttü¤ümüz mücadele uzun soluklu olup, kendi dönemimiz d›fl›ndaki süreç ve dönemlere karfl›da büyük sorumluluklar yüklendi¤imizi akl›m›zdan ç›karmamak durumunday›z. Bunu baflarabilmenin en önemli dayana¤› bizi her gün birey olmaktan uzaklaflt›r›p bireycili¤e, “her koyun kendi baca¤›ndan as›l›r”c›l›¤a itme

çabalar›n› bofla ç›karacak, kolektif düflünebilme ve davranabilme anlay›fl›m›z› ve refleksimizi gelifltirebilmeliyiz. Bu da ancak sistemli bir e¤itim çal›flmayla sa¤lanabilir. Sizlerle birlikte yapaca¤›m›z her çal›flma ve de¤erlendirmenin bizlere sa¤layaca¤› olumluluklar›n hep ço¤alaca¤›na olan inanc›m›zla, pilot, kabin memuru, bak›m teknisyeni, kargo, rezervasyon, yolcu hizmetleri, tüm bürolarda çal›flanlar›, operatör ve iflçi kimli¤ini onuruyla eme¤e dönüfltüren tüm arkadafllar›m›z› sendikam›z›n yürüttü¤ü e¤itim de dahil tüm faaliyetlere ortak olup güç vermeye davet ediyor ve hepinize sayg›lar›m›z› sunuyoruz.


“S›f›r Kaza K›r›m ‹çin Aktörler Göreve” panelinde Türk sivil havac›l›¤›n›n sorunlar› ve çözümleri tart›fl›ld› Türkiye’de sivil havac›l›¤›n sorunlar› ve çözüm önerileri Hava-‹fl Sendikas› taraf›ndan ‹stanbul’da düzenlenen bir panelde ele al›nd›. “S›f›r Kaza K›r›m ‹çin Aktörler Göreve” bafll›kl› panelde, kazalarda insan faktörü, sivil havac›l›kta çal›flma hukuku, pilotaj e¤itimi ve uçufl emniyeti gibi konular ele al›nd›. Panele kat›l›m 100 kifliyle s›n›rlanm›fl olmas›na karfl›n, kat›l›m say›s› beklenin üzerinde gerçekleflti. Kaptanlar›n ve genç pilotlar›n ilgisi havac›l›¤a emek veren herkes için umut oldu. Uçufl ‹flletme Temsilcimiz Kaptan Pilot Bahad›r Altan’›n moderatörlü¤ünü yapt›¤› panelde befl panelist sunum yapt›. • Havac›l›k T›bb› Derne¤i Genel Baflkan› Doç. Dr. Muzaffer Çetingüç • Hava-‹fl Genel Sekreteri Mustafa Ya¤c› • Anadolu Üniversitesi Sivil Havac›l›k

Yüksekokulu Müdürü Prof.Dr. Mustafa Cavcar • Anadolu Y›ld›zlar› Yönetim Kurulu üyesi kaptan pilot Ayd›n Uslu • Sindel Havac›l›k Uçufl Okulu’ndan Deniz Özhan Panelistlerin yapt›klar› sunumlar›n ard›ndan kat›l›mc›lar, yönelttikleri sorular ve yapt›klar› yorumlarla tart›flman›n daha da derinleflmesine katk›da bulundular. Çok yak›nda web sitemizde bu panelin kapsaml› bir özetini ve panelistlerin powerpoint sunumlar›n› bulacaks›n›z. Daha sonra da panelde yap›lan bütün konuflmalar›n (sorulan sorular ve kat›l›mc›lar›n yorumlar› dahil) bant çözümünü içeren bir kitap ve CD sendikam›z taraf›ndan yay›nlanacak ve sektördeki bütün taraflara yayg›n olarak da¤›t›lacakt›r


539 bin kifli aç, 13 milyon kifli yoksul, ücretliler giderek fakirlefliyor... 18

Dörk kiflilik bir ailenin açl›k s›n›r›; 688 ytl, yoksulluk s›n›r› 2.241 ytl.

Milyonlarca dar gelirlinin yaflam koflullar›n› belirleyen asgari ücret belirlendi. Asgari ücret y›l›n ilk 6 ay›nda net 435 YTL, Temmuz’dan itibaren 457 YTL olacak. Türk-‹fl ve T‹SK temsilcilerinin kat›ld›¤› asgari ücret tespit komisyonu 1999’dan sonra ilk kez taraflar›n tam mutabakat›yla belirlendi. T‹SK Yönetim Kurulu Üyesi Ali Nafiz Konuk da, her anlaflman›n bütün kesimler için bir bedeli oldu¤unu belirterek, hem kendilerinin hem de iflçi temsilcilerinin üzerlerine düflen fedakarl›¤› yapt›¤›n› söyledi. Türk-‹fl'in yapt›¤› araflt›rmaya göre, Aral›k 2007 itibariyle 4 kiflilik bir ailenin 'mutfak' için yapmas› gereken harcama tutar› (Açl›k S›n›r›) 688.05 YTL, g›da ile birlikte konut, giyim, ulafl›m, sa¤l›k, e¤itim, kültür gibi di¤er zorunlu harcamalar›n karfl›lanabilmesi için eve girmesi gereken toplam tutar ise (Yoksulluk S›n›r›) 2 bin 241 YTL olarak hesapland›. Buna göre bir y›lda yaflam maliyeti 237 YTL, mutfak maliyeti ise 73 YTL artt›. Belirlenen sefalet ücretiyle, e¤itim, sa¤l›k, kültür gibi ihtiyaçlar fiili olarak lüks s›n›f›na sokulurken, sefalet ücretine mahkum edilen

milyonlar, belirlenen bu ücretle kar›nlar›n› bile doyurmaktan uzak yaflam savafl› veriyor. Hükümetlerin y›llard›r halk› yoksullu¤a mahkum eden politikalar›na, seçim dönemlerinde bu yoksul insanlara üç-befl çuval un, kömür vs. vererek “size yard›m ettik” mesaj› üzerinden seçim çal›flmas› yapmalar› ise ayr› bir yaz›n›n konusu olabilecek kadar çok argüman içeriyor. Anayasan›n de¤ifltirilemez de¤ifltirilmesi teklif edilmez maddeleri aras›nda say›lan, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti Sosyal Devlettir” ifadesini, belirlenen asgari ücretten sonra bir kez daha anmakta fayda var; zira sosyal devlet olman›n kimi sorumluluk ve zorunluluklar› mevcut. E¤itim ve sa¤l›k hizmetlerinin piyasada de¤iflim de¤eri bulunan bir meta gibi al›p sat›l›r hale gelmesi, toplumsal s›n›flar aras›ndaki adaletsizli¤in her geçen gün çal›flan emekçi s›n›flar aleyhine bozuluyor olmas›, sosyal devlet ilkesiyle ne kadar ba¤dafl›yor dersiniz. IMF politikalar›n›n koflulsuz uygulay›c›s› hükümetler, genifl kitleleri 435 YTL ile geçinmek zorunda b›rak›l›rken; Türkiye ‹statistik Kurumu (TU‹K) verileri rakamlarla gerçe¤imizi özetliyor: 539 bin kifli aç, 13 milyon kifli yoksul, ücretliler fakirlefliyor...


Bir dönemin de¤erlendirmesi:

‹flsizlik art›yor, yoksulluk derinlefliyor Y›l biterken insan bir y›l içinde yaflad›klar›n› gözden geçirerek bir de¤erlendirme yapar, bir bilanço ç›kar›r. Böyle bir de¤erlendirme yapan insan, bilinç düzeyine ba¤l› olarak, geri kalan y›l› hem toplumsal olarak hem de bireysel düzeyde gözden geçirir. Böylece toplumsal yaflamda kendisinin nerede durdu¤unun da bir otokriti¤ini yapm›fl olur. Bu yaz›da ben de k›saca bunu yapmaya çal›flaca¤›m. Kirli savafl sürmekte ‹lk elden söylenmesi gereken fley 15-20 y›ld›r sürmekte olan kirli savafl›n bir kez daha fliddet kazand›¤›d›r. 2008 y›l›nda bu can al›c› sorun sürecektir ve di¤er tüm sorunlar ne kadar önemli olurlarsa olsunlar, bu sorun karfl›s›nda ikincil kalmalar› kaç›n›lmazd›r. Dünya üzerindeki emperyalist güçlerin üstünlüklerini sürdürmek ve sömürü kaynaklar›n› elde tutmak için savafl› ve ya¤may› ›srarla sürdürmesi

kapitalist sistemin devaml›l›¤› aç›s›ndan bir zorunluluktur. Bu çerçevede ülkemizin de içinde bulundu¤u Ortado¤u co¤rafyas› emperyalistler taraf›ndan paylafl›m masas›na yat›r›lm›fl durumdad›r. ‹flsizlik art›yor, yoksulluk derinlefliyor 2008 y›l›n›n ekonomik aç›dan da iç aç›c› olmayaca¤› anlafl›l›yor. Ekonomistlerin yapt›klar› de¤erlendirmelerde bunun ipuçlar›n› bulmak mümkün. Hem dünya ölçe¤inde hem de Türkiye’de ekonomik aç›dan zor günlerin bizleri bekledi¤i ve bu zorlu dönemin birkaç seneye yay›laca¤›n› beklemek gerekiyor. Peki bu Türkiye’de yaflayanlar aç›s›ndan ne anlama geliyor? Yoksullu¤un daha da derinleflece¤i, iflsizli¤in artaca¤› anlam›na geliyor kuflkusuz. Bu da yolsuzlu¤un, h›rs›zl›¤›n,

19

Munzur Pekgüleç Hava-‹fl Sendikas› Örgütlenme Uzman›


20

talan›n ve ahlaki çürümenin artmas›na zemin haz›rlayacakt›r. Ayn› zamanda son y›llarda büyük bir h›z kazanm›fl olan özellefltirme talan›n›n da inatla sürdürülece¤i ortada. Elde kalan son birkaç kamu flirketi sat›lacak, sosyal hayat› do¤rudan ilgilendiren en temel ihtiyaçlar olan e¤itim ve sa¤l›k bütünüyle piyasalaflt›r›lacak ve ticarilefltirilecek. Bu konuda bu y›l›n ilk yar›s›nda çok ciddi ad›mlar at›lmas› planlan›yor. K›sacas› emekçilere yönelik azg›n sald›r› politikas›n›n hiç h›z kesmeden sürdürülmesi gündemdedir. Ne var ki, büyük kapitalistlerin bile art›k eldeki kamu iflletmelerinin sat›fl›n›n tamamlanmas›n›n ard›ndan emperyalist ülkelere olan borçlar›n nas›l ödenece¤i konusunda endifle duymakta olduklar› görülüyor. TÜS‹AD’›n son aç›klamalar›nda bu endiflenin, hatta telafl›n ifade edildi¤ini görüyoruz. Ancak bu endifle onlar›n izlenen politikalardan vazgeçmelerine yol açm›yor. Durumu patronlar, iflverenler aç›s›ndan de¤erlendirdi¤imizde, onlar›n bütün toplumsal ve ekonomik yaflam› kendi ç›karlar›na göre düzenlemenin yan› s›ra siyasal yaflam› da kendi ihtiyaçlar› do¤rultusunda dizayn ettiklerini görüyoruz. Sefalet ücretine sefil zam Peki bizim cephede durum nas›l? Bu yaz›n›n kaleme

al›nd›¤› s›rada y›ll›k asgari ücretin belirlenmesinin üzerinden birkaç gün geçmiflti. Uygulamada kölelik ücreti olan ve sözde bilimsel kriterlerle belirlenen asgari ücret 419 YTL’den 435 YTL’ye ç›kar›ld›. Di¤er bir deyiflle 16 YTL’lik bir art›fl yap›ld›. ‹flveren ve hükümet bu art›fl›n çok büyük özveri gösterilerek sa¤land›¤›n› öne sürdüler. Onlar›n yapt›klar› bu tür aç›klamalar karfl›s›nda herhangi bir flaflk›nl›k duymad›¤›m› belirmek isterim. Varolan “bilimsel” araflt›rma, ölçme ve de¤erlendirme çal›flmalar›n›n as›l olarak büyük sermayenin ihtiyaçlar› do¤rultusunda iflledi¤ini, ona uygun sonuçlara vard›¤›n›, çark›n bu flekilde döndü¤ünü bilmeyecek kadar “saf” bir insan olabilece¤ini de do¤rusu sanm›yorum. Hele ki sosyal, ekonomik ve siyasi bilince sahip olan insanlar ve emekten yana olan kurumlar için böyle bir yan›lsama kesinlikle söz konusu olmamal›d›r. 14 y›l sonra Türk-‹fl’den kölelik ücretine onay Gel gelelim son Asgari Ücret Tespit

Komisyonu toplant›s›na Türkiye iflçi s›n›f›n› temsil etmek üzere kat›lan Türk‹fl’e… Türk-‹fl, sermaye ve onun hükümetiyle birlikte hareket etmifl ve belirlenen yeni asgari ücrete bir flerh düflmeyi bile göze alamam›flt›r. Sonuç olarak yeni kölelik ücreti (asgari ücret) 14 y›l sonra ilk kez ittifakla, yani Türk‹fl’in onay›yla tespit edilmifltir. Burada daha önceki Türk-‹fl yöneticilerinin her fleyi çok iyi yapt›klar›n›, iflçi s›n›f›n› eksiksiz bir biçimde temsil ettiklerini ve bugünkü yeni yönetimin daha ilk haftalardan itibaren bütün eski


do¤rular›n tersine hep yanl›fl ad›mlar att›¤›n› iddia etmiyorum. Daha önceki Türk-‹fl yönetimlerinin de birçok alanda çok ciddi hatalar› vard› hatta genel bir de¤erlendirme yap›ld›¤›nda birçok aç›dan iler tutar yanlar› yoktu. Ne var ki, bugünkü yöneticiler kadar mevcut iktidar›n güdümünde oldu¤unu aç›kça ortaya koyan bir Türk-‹fl yönetimine rastlamam›flt›k. Sendikalar, konfederasyonlar seyirci Türkiye iflçi s›n›f›n›n öz örgütleri sendikalar ve onlar›n çat› örgütleri olan konfederasyonlar içler ac›s› bir durumda. Bu örgütler iflçi s›n›f›n›n geçmiflte elde etmifl oldu¤u bütün kazan›mlar geri götürülürken yap›lanlara seyirci kal›yorlar. Bu koflullar alt›nda, bu yap›larla 2008 y›l›ndan umutlu olmak mümkün olabilir mi? “Sosyal güvenlik” emekçilerin kazan›mlar›n› ortadan kald›r›yor 2008 y›l›na girerken sosyal güvenlik ve genel sa¤l›k sigortas› alanlar›nda yap›lmak istenen “reform” milyonlarca emekçinin ve ailelerinin son kazan›mlar›n› da ortadan kald›rmay› amaçlamaktad›r. 2008 y›l› yaln›zca özellefltirmenin ve

sosyal güvenlik “reform”unun de¤il, ifl kanunun da daha fazla esneklefltirildi¤i, tafleronlaflman›n ve geçici iflçili¤in daha da yayg›nlaflaca¤› bir y›l olacak. Teselli yan›lg›d›r Kendi özelimizde ba¤›tlad›¤›m›z THY ve Teknik Afi. sözleflmeleri ve Telekom greviyle teselli olmam›z mümkün de¤il. Bu örnekler, küçümsenmemesi gereken olumluluklar içermelerine karfl›n ne yaz›k ki genel tabloyu de¤ifltirmek için yeterli olamamaktad›rlar. Bugün sürmekte olan Yörsan direnifliyle ya da petrol ifl kolunda yaflanan kimi küçük direnifllerle kendimizi biraz olsun teselli etmeyi deneyebiliriz ancak bu bir yan›lg› olacakt›r. Bu yaz›y› tüm s›n›f dostlar›na bir ça¤r› olmas› için o güzel sloganla bitirmek istiyorum: Kurtulufl yok tek bafl›na, ya hep beraber ya hiç birimiz! 2008 y›l›n›n her fleye karfl›n emekçi s›n›flar için bar›fl, kardefllik, savafls›z ve sömürüsüz bir dünya getirmesi dile¤iyle…

21


2008 yurtta ekonomik durgunluk, cihanda ekonomik durgunluk!

22

Amerika Birleflik Devletleri'nde yüksek riskli uzun vadeli ipotek karfl›l›¤› konut kredilerinde (subprime mortgage) patlak veren ve finansal yap›n›n di¤er kesimlerine bulaflan sars›nt›n›n dünya ekonomisini bir inifle zorlayaca¤›n› art›k herkes biliyor ve kabul ediyor. Yani durum 5 ay öncesinden çok farkl›. O zaman hem içeride hem de d›flar›da birçoklar› pembe tablolar çiziyor, “bu yaflanan dalgalanma k›sa süre içinde biter, subprime mortgage piyasas›yla s›n›rl› kal›r ve genel ekonomik durum üzerinde yayg›n ve kal›c› olumsuz ekonomik sonuçlar do¤urmaz,” diyorlard›. Bu tezin geçerlili¤i kalmad›. Özetle söylemek gerekirse 2008’in dünyan›n her yerinde (buna Çin ve Hindistan dahil) 2007’den daha kötü bir y›l olaca¤›na itiraz eden yok. fiu anda tart›fl›lan yaflanan iniflin ya da kötüleflmenin fliddeti. En iyimser senaryo bir y›ll›k bir yetersiz büyüme, bir durgunlaflma ve sonras›nda da bütün bu sorunlar›n afl›laca¤›n› ve güçlüklerin büyük ölçüde geride kalaca¤›n› öngörüyor. Ancak ekonomik küçülmeden

ve sorunun bir y›ldan daha uzun sürece¤inden söz edenlerin say›s› daha fazla. Bir de pek fazla dile getirilmeyen ama asl›nda herkesin kafas›n›n bir köflesinde yer alan kapsaml› bir çöküflün yaflanmas›n› içeren felaket senaryosu var. Türkiye’de hükümetin geliflmifl ülkelerde bir süredir devam etmekte olan finansal çalkant› karfl›s›nda ald›¤› tutum flu flekilde özetlenebilir: Korkmay›n bize fazla bir fley olmaz. Durumumuz eskisi gibi de¤il. Art›k sa¤lam›z, özellikle de bankac›l›k sektörümüz çok sa¤lam. Ülkemize yabanc› ilgisi çok büyük vb. Yaln›z son zamanlarda hükümet bu konuda da giderek daha sald›rgan bir tutum içine girmeye bafllad› ve hem Baflbakan hem de bakanlar be¤enmedikleri türden ekonomik yorum yapanlar› kötü niyetli olmakla ve ekonominin gelece¤ine ve dolay›s›yla ülkeye zarar vermekle suçlad›lar. Hatta Baflbakan ifli daha da ileriye götürdü ve her zamanki üslubuyla bu tür yorum yapanlar “karfl›lar›nda bizi bulur,” dedi. Ayr›ca kimi hükümet temsilcilerinin ve yandafllar›n›n

bu dönemin bir f›rsat oldu¤unu, zengin piyasalardan ç›kan paran›n bize gelebilece¤ini ve bunun olumlu bir geliflme olaca¤›n› söylediklerine de tan›k olduk. Gerçekte durum çok ama çok ciddidir ve üzerini “Böyle yaz›p çizenler karfl›s›nda bizi bulur” türünden ne anlama geldi¤i pek belli olmayan (örne¤in Baflbakan be¤enmedi¤i türden ekonomik yorumlar yazanlar› dövecek midir?) öfkeli cümlelerle geçifltirmek olas› de¤ildir. ABD ve özellikle de Avrupa’da talebin daralmas› Türkiye’yi derinden etkileyecektir. Türkiye’nin ihracat› aç›s›ndan bu son derece ciddi bir risktir. Türkiye’de özel kesimin d›fl borçlar› çok yüksek düzeydedir. Bunlar›n faizlerinin artaca¤› kesindir ve daha da vahimi bir k›sm› vadesi geldi¤inde yenilenmeye bilir. Bu da beraberinde önemli bir fon ç›k›fl› ve kuru yukar›ya do¤ru iten bir ivme yaratabilir. Yani Türkiye aç›s›ndan hem ekonomik yavafllama, hem mali kriz hem de ekonomik kriz olas›l›klar› masan›n üzerindedir.

Acil tehlike:K›dem tazminat›n› budamak ve esnek çal›flmay› yayg›nlaflt›rmak istiyorlar Dünya Bankas› Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, 11 Ocak’ta Türkiye Ekonomi Politikalar› Araflt›rma Vakf› (TEPAV) ve Dünya Bankas› taraf›ndan düzenlenen "Türkiye: Yat›r›m Ortam›n›n De¤erlendirilmesi (ICA) Raporu" toplant›s›nda yapt›¤› konuflmada k›dem tazminat› gibi engelleyici uygulamalar›n kald›r›lmas› gerekti¤ini, istihdam koflullar›n›n esneklefltirilmesini, vergi yükünü hafifletilmesini, daha iyi bir

istihdam ve iflsizlik sigortas› yarat›lmas› gerekti¤ini söyledi. Zachau k›dem tazminatlar›n›n budanmas›n›n ve esnek çal›flman›n daha da yayg›nlaflt›r›lmas›n›n d›fl›nda ö¤retmen maafllar›n›n da düflürülmesini önerdi. Zachau’nun bu sözlerini akl›n›zda tutun, çünkü bunlar çok yak›nda karfl›m›za muhtemelen “istihdam paketi” denilen düzenlemenin içinde- gelecek


Sa¤l›kl› ve kârl› bir sektör mü? Kapitalist bir ekonomide ticari baflar›n›n ana kriteri kârl›l›kt›r. Bu aç›dan bak›ld›¤›nda ABD’de bafllayan kurals›zlaflt›rma [deregülasyon] tam anlam›yla baflar›s›zl›¤a u¤ram›flt›r. Uzun dönemli bir de¤erlendirme yap›ld›¤›nda ABD’de imalat sanayi kurulufllar›n›n net kârlar› yüzde 4 ile yüzde 6 aras›nda de¤iflmektedir. Kurals›zlaflt›rma sonras› 20 y›ll›k dönemde [ABD’de havac›l›k sektöründe kurals›zlaflt›rma Carter’›n iktidar› döneminde 1978 y›l›nda ç›kar›lan bir yasa ile bafllad›] ise ABD’de havayolu flirketlerinin net kârlar› yüzde 2,8 düzeyinde kalm›flt›r. Kurals›zlaflt›rmay› izleyen ilk on y›lda bu oran yüzde 0,5 düzeyindeydi. Buna 1988-95 dönemini eklerseniz oran 0,3 düflmektedir. (Kaynak: Dempsey, Paul Stephen; Gesell, Laurence E., Airline Management: Strategies for the 21st Century, 3. Bölüm, Airline Finance.) O zamandan bu yana sektör güzel günler de gördü. Bir Britanyal› uzman, üst örgütümüz Uluslararas› Tafl›mac›l›k ‹flçileri Federasyonu’nun (ITF) 2005 y›l›nda düzenledi¤i Havac›l›k Ekonomisi Konferans›’nda, “E¤er benim ülkemde geçerli olan ‘mali güçlülük’ standartlar› ABD’deki havayolu flirketlerine uygulanacak olsa ünlü havayolu flirketlerinin birço¤unun faaliyetinin derhal durdurulmas› gerekirdi,” dedi. SAH: 2001 y›l› ile 2006 y›llar› aras›nda çok büyük kay›plara u¤rad› ve kay›plar›n yükünü tafl›mak da pilotuyla, kabin memuruyla, teknisyeniyle ve di¤er bütün meslek gruplar›yla çal›flanlara düfltü. Kurals›zlaflt›rman›n bafl›n› çeken Amerika Birleflik

Kemal Ülker Hava-‹fl E¤itim Uzman›

KARfiI ATAK

Devletleri’nde havayollar›n›n durumu gerçekten de kötü ve orta vadede sa¤l›kl› bir hale geleceklerini öngören tek bir uzman bile bulmak mümkün de¤il. Bunu izlemek için sektörün kredi notuna bakmak yeterli. ABD’li havayollar› yafllanan filolar›n› yenilemek için gerekli fonlar› yaratmaktan bile aciz durumdalar. Borçluluk oranlar› çok yüksek ve kârl›l›k istenilen düzeye ulaflamad›¤›ndan orta ve uzun vadede borçluluk oran› giderek art›yor. Dünya ekonomisi, özellikle de ABD ekonomisi bir kez daha çalkant›l› bir döneme giriyor ve bu yeni döneme Amerikal› havayolu flirketleri çok bozuk ve dengesiz bir mali yap›yla giriyorlar. K›sa vadeli tahminler yapmak do¤ru olmaz. Günlerin neler getirece¤ini hep birlikte görece¤iz. Ancak orta ve uzun vadede bu sürecin nereye gitti¤i konuflabiliriz ve konuflmal›y›z da. Kârs›z rekabet ortam›n›n yeni “aç›k gökler” anlaflmalar›n›n birbiri ard› s›ra imzaland›¤› bu küresel ortamda sürece¤i ortada. Bu koflullar alt›nda flirket yönetimleri çal›flanlar›ndan daha fazla özveri isteyecekler. Ancak bu tür ödünler sadece geçici bir rahatlama sa¤l›yor. Bo¤az bo¤aza rekabet ortam›nda bu rahatlama marj› h›zla tükeniyor ve birkaç y›l sonra yeni bir yeniden yap›lanma kaç›n›lmaz hale geliyor. Bir tür afla¤›ya do¤ru inen spirale benzetebiliriz bu süreci. Bu sürecin yarat›c›s› neo-liberalizmin yap›fl›k ikizi kurals›zlaflt›rmad›r ve ilk ortaya ç›kt›¤› ülkede, anavatan› ABD’de sektörü yukar›da k›saca tarif etmeye çal›flt›¤›m›z türden bir afla¤›ya do¤ru yar›fl›n içine sokmufltur.

23


Sadece 2006 y›l›nda 1.999 faaliyet kâr› olan Tekel, 1 milyar 720 milyon dolara sat›ld› 24

Tekel iflçisi fabrikalar› için direniyor! Tek G›da ‹fl fiube Baflkan› Yunus Durdu: Tekel’in peflkefl çekilmesini protesto ediyoruz. Bugün ülkede bir dizi sorun-olay yaflan›yor. Bunlar›n karfl›s›nda emniyet kuvvetleri yok ama bak›yorsunuz 100 kiflilik iflçi eylemine 660 çevik kuvveti y›¤›yorlar.

Üçüncü kez sat›fla ç›kar›lan Tekel Sigara Fabrikas› Ö‹B(Özellefltirme ‹daresi Baflkanl›¤›) taraf›ndan 28 fiubat 2008 Tarihinde 1 milyar 720 milyon dolarla British American Tobacco (BAT)'a sat›ld›. ‹haleyle ‹stanbul, Adana, Ball›ca, Bitlis, Tokat, Malatya sigara fabrikalar› özellefltirildi. Tekel'in sigara bölümünün sat›fl çal›flmalar› ilk olarak 2003 y›l›nda bafllat›lm›flt›. Tekel'in pazar pay› yüzde 38-39 civar›nda bulunurken, sadece 2006 y›l›nda 1.999 milyon YTL faaliyet kar› elde etmiflti. Tekel Genel Müdürlü¤ü'ne ait 3 anonim flirket ve bunlara ba¤l› 6 fabrika, 108 iflletme 56 yaprak ve 2 tuz iflletmesi müdürlü¤ü, 39 bafl müdürlük ve 15 bin personel bulunuyor. Bunun yan›nda 2,5 milyon tütün üreticisi Tekel’den

geçimini sa¤l›yor. Tekel, 2006 y›l› itibariyle 500 milyon dolarl›k tütün ihrac› yapm›fl. 2.5 milyon insan›n geçim kayna¤› olan Tekel’in alkollü içecekler bölümü ise Limak flirketine 292 milyon dolara sat›ld›¤›nda sadece stoklar›n de¤eri 180 milyon dolarl›k de¤erindeydi. Tekel iflçilerinin deneyimi iyi okunmas› gereken bir rehber Böylesine karl› bir kuruluflun, “ekonomiye yük oluyor” gerekçeleriyle yok pahas›na uluslararas› tekellere sat›lmas›na, fabrikalar›n gerçek sahipleri tekel iflçileri aylard›r karfl› ç›k›yor. ‹stanbul; Ankara ve di¤er illerde eylem yaparak seslerini duyurmaya çal›flan tekel iflçileri, “tekel halk›nd›r sat›lamaz” diyerek fabrikalar›na


sahip ç›kt›klar› için aileleriyle birlikte coplan›yor, üzerlerine su s›k›l›yor. Pek çok tekel fabrikas›nda iflçiler kendilerini fabrikalar›na kilitleyerek, her türlü bask› ve zorun karfl›s›nda; halk›n birikimlerine, geçim kap›lar›na sahip ç›k›yor. Tekel iflçilerinin özellefltirmeler karfl›s›ndaki kararl› tutumlar›, sat›fl aflamas›nda olan di¤er sektör emekçileri için de iyi okunmas› gereken bir rehber niteli¤inde. “Fabrikalar›n gerçek sahibi biziz” Tekel iflçilerinin örgütlü oldu¤u Tekg›da-‹fl Sendikas› 2 Nolu fiube Baflkan› Yunus Durdu özellefltirmeler karfl›s›nda tekel iflçilerinin taleplerini flöyle özetliyor: “ Bugün Tekel Sigara fabrikalar› yol geçen han›na dönmüfl durumda. Buna karfl› biz Tekel’in peflkefl çekilmesini protesto ediyoruz. Burada kâr eden bir kuruluflun peflkefl çekildi¤ini hayk›r›yoruz. Bugün ülkede bir dizi sorun-olay yaflan›yor. Bunlar›n karfl›s›nda emniyet kuvvetleri yok ama bak›yorsunuz 100 kiflilik iflçi eylemine 660 çevik kuvveti y›¤›yorlar. Ve biz patronlardan ya da hükümetten sadaka istemiyoruz. Bu fabrikalar›n gerçek sahibi biziz, bu fabrikalar› çal›flt›rmak istiyoruz. Buras› zarar eden bir kurulufl de¤il.” “Kâr için insan yok say›l›yor” Durdu, özellefltirme politikalar›n›n

Özal döneminden bu yana h›zlanarak devam etti¤ine dikkat çekerken, AKP hükümeti döneminde de 30 kuruluflun özellefltirildi¤ini söylüyor. “Yar›n içti¤imiz su özelleflecek” diyerek karfl› karfl›ya oldu¤umuz tehlikeye dikkat çeken Durdu, küreselleflme yalan›yla insan›n yok say›ld›¤›n› söylüyor. “ Halk›m›z 30 y›ld›r özellefltirmeyle, küreselleflme yalanlar›yla büyüyor. Biz tepki

25

‹haleyle ‹stanbul, Adana, Ball›ca, Bitlis, Tokat, Malatya sigara fabrikalar› özellefltirildi. Tekel'in sigara bölümünün sat›fl çal›flmalar› ilk olarak 2003 y›l›nda bafllat›lm›flt›.


26

4.5 y›ll›k AKP hükümeti döneminde 30 kurulufl özellefltirildi. Yar›n içti¤imiz su özelleflecek.

gösterdi¤imizde halk özellefltirme iyi bir fleymifl gibi karfl›l›yordu. Küreselleflme ad olarak güzel gelebilir ama sonuçlar› para için, kâr için insan›n yok saymas› demektir. Bugün Irak’ta binler ölüyor kimsenin umurunda de¤il. Türkiye’de binlerce insan iflsiz, iflçiler ise açl›kla bo¤ufluyor. Kimsenin umurunda de¤il. 4.5 y›ll›k AKP hükümeti döneminde 30 kurulufl özellefltirildi. Yar›n içti¤imiz su özelleflecek. K›p›rdayan yapra¤› satacaklar. Bunlar› herkesin görmesi laz›m. Emekçiyim diyenlerin art›k ekme¤ine, kurumlar›na sahip ç›kmas› laz›m. Bugün Tekel Sigara Fabrikas› özelleflmeyecek, kapat›lacak. Buras›

kapat›l›rsa bu bölge halk›, esnaf› ölür. Buralar da biter. Biz buradan bir mücadele atefli yakt›k. Tüm iflçileri, emekçi dostlar›n› dayan›flmaya ça¤›r›yoruz. “Birlikten güç do¤ar!” slogan›n› yükseltiyoruz.” Hava-‹fl, Tekel iflçisinin yan›nda “Halka arz” ad›yla benzer bir özellefltirme sürecini yaflayan Türk Hava Yollar› çal›flan› Hava-‹fl üyeleri de geçti¤imiz y›l bir dizi eylemlilikle, özellefltirmeleri protesto etmiflti. Bu y›l da eylemlerde Tekel iflçilerinin yan›nda olan Hava-‹fl, özellefltirme karfl›s›ndaki tutumunu sürdürecektir.


“4. uluslararas› sendikal konferans” ‹stanbul’da toplan›yor

13 ülkeden sendikac›lar, sendikal sorun ve çözüm önerilerinin tart›fl›laca¤› platformda bir araya geliyor. Önceki y›llarda s›ras›yla Bal›kesir, Fransa Annecy ve Yunanistan Atina’da gerçeklefltirilen uluslararas› sendikal konferans, bu y›l 23-25 May›s 2008 tarihleri aras›nda Bal›kesir Birleflik Metal–‹fl sendikas›’n›n tesislerinde gerçeklefltirilecek. Sendikalar, kendilerini var eden; neden ve ihtiyaçlar daha da

güçlenmesine ra¤men, neden kan kaybetmeye devam ediyor? Sermayenin çok yönlü sald›r›lar›na karfl› verilen mücadele nas›l ve hangi temel üzerinde, hangi strateji ve taktikle yürümelidir? Uluslararas› sendikal dayan›flma nas›l daha etkin hale getirilebilir? Uluslararas› Sendikal Konferans, bu sorular›n yan›tlar›n› aramak üzere, 9 y›l sonra yeniden Türkiye’de toplan›yor. 24 fiubat tarihinde Hava-‹fl e¤itim salonunda yap›lan bas›n toplant›s›nda; tüm dünyadaki sendikac›lara bir araya gelme ça¤r›s› yap›ld›: “Bugün geçti¤imiz y›llara göre, gerek uluslararas› sendikal hareketin diri ve dinamik unsurlar› daha yayg›n ve güçlüdürler ve gerekse iflçi ve emekçilerin mücadele azmi ve öfkesi daha bilenmifl durumdad›r. Bu nedenle de bugün ‘yeniden bir araya gelmemizin tam zaman›d›r’.

27


Havac›l›kta 2008 için beklentiler Uluslararas› Hava Tafl›mac›l›¤› Birli¤i’nin 2008 için sektörün geneli için beklentileri çok parlak de¤il. IATA daha önce sektörde toplam kâr›n 7,8 milyar dolar olaca¤›n› öngörürken flimdi bu öngörüsünü 5 milyar dolara düflürmüfl durumda. Bunun bafll›ca nedeni giderek büyümekte olan kredi s›k›flmas› ve ekonomik yavafllamaya karfl›n artmakta olan yak›t fiyatlar›. Bugüne kadar sektör artan yak›t faturalar›n› h›zl› ekonomik büyümenin getirdi¤i ciro art›fl› ve yükleme faktöründeki art›flla karfl›layabiliyordu. Ancak ekonominin büyümenin yavafllamas› ile birlikte bunu yapmak art›k mümkün olmayacak.

28

Ekonomik büyüme ve havayollar›n› cirolar› 2007 y›l›nda olumlu bir seyir izledi ve yukar›da sözünü etti¤imiz gibi yak›t giderlerindeki art›fl› karfl›lamaya ve kârl›l›k art›fl› sa¤lamaya yeterli oldu. 2008’de ABD’de ortaya ç›kacak ekonomik yavafllama ile birlikte ciro deste¤i ortadan kalkacak ve özellikle ABD ile yak›n ba¤lar› olan ekonomiler ve seyahat piyasalar› üzerinde olumsuz etkiler yaratacak.

2008 y›l›nda sektör bir kez daha inifle geçerken uçak teslimatlar›nda art›fl yaflanacak. Bu da fazla kapasite sorununun yeniden ortaya ç›kaca¤›na ve iflverenlerin bir kez daha gözlerini ücretlere dikeceklerine iflaret ediyor.


Kay›td›fl› istihdam Davutpafla’da patlad›: 20 iflçi öldü…

Ücretli-yevmiyeli çal›flanlar›n % 35 kaçak çal›flt›r›l›yor! ‹stihdam ve iflsizlik ile ilgili yay›mlanan veriler, d›fl kaynak girifline dayal› son 5 y›ll›k h›zl› ekonomik büyümenin istihdam yaratmakta yetersiz kald›¤›n› (kimi iktisatç›lar buna “istihdam yaratmayan büyüme” ad›n› veriyorlar) ve daha da kötüsü ekonomik büyümenin h›z kesmesiyle birlikte iflsizli¤in h›zla artt›¤›n› gösteriyor. Resmi iflsizlik oran› 2007 y›l›n›n Kas›m ay›nda yüzde 10,1 ‘e ç›kt› ve 2001 krizi sonras›n›n iflsizlik düzeyine yaklaflt›. 31 Ocak 2008’de Davutpafla’da kaçak bir havai fiflek deposunda meydana gelen patlamada kay›t d›fl› çal›flt›r›lan 21 iflçi öldü, 6’s› a¤›r olmak üzere 100’den fazla kifli yaraland›. Ancak istihdamla ilgili olarak Davutpafla’da meydana gelen korkunç patlaman›n gündeme getirdi¤i bir baflka gerçek daha var: h›zl› ekonomik büyüme döneminde yarat›lan yetersiz istihdam “kay›t d›fl›” bir özellik gösteriyor. Türkiye genç bir nüfusa sahip ve her y›l 600.000 yeni iflçi iflgücüne kat›l›yor. Ücretli say›s› artarken buna paralel olarak ücretlilerin kay›t d›fl› yani, sigortas›z, kaçak çal›flt›r›lma e¤ilimleri de art›yor. TÜ‹K verileri üzerinden yap›lan hesaplamalar ücretli-yevmiyeli çal›flanlar›n yaklafl›k olarak yüzde 35’inin kaçak çal›flt›r›ld›¤›n› gösteriyor. Üstelik bu oran iflgücüne yeni

kat›lanlar aras›nda daha yüksek: yüzde 40’›n üzerinde. Dolay›s›yla genel e¤ilim azalma de¤il, art›fl yönünde. Elbette kay›td›fl› çal›flman›n büyümesi iflsizlikle do¤rudan ba¤lant›l›. ‹fl arayan milyonlarca insan kaçak ücretli olarak ifli as›l olarak piyasadaki 2,5 milyon iflsizle rekabet etmek zorunda oldu¤u için kabul ediyor. ‹flsiz ücretliler, sanayinin tekstilkonfeksiyon gibi emek yo¤un alt sektörlerinde, inflaatta, hizmetlerin turizm, temizlik v.b gibi alt sektörlerinde, net asgari ücretin bile alt›nda ücretlerle istihdama raz› oluyorlar. Havac›l›k ve kay›td›fl› istihdam Havac›l›k sektörü liberalizasyon ve kurals›zlaflt›rma öncesinde kay›td›fl› çal›flman›n olmad›¤› bir sektördü. Oysa bugün uluslararas› arenada boy gösteren kimi havac›l›k flirketlerin ne tür yöntemler uygulad›¤›n›, örne¤in azami 11 ay çal›flt›rma “yöntemiyle” havac›l›k emekçilerini yasal hak ve korumadan nas›l mahrum b›rakt›klar›n› hepimiz biliyoruz. ‹flin kötü yan› bu durumu iflverenlerin kendi lehlerine kullanmalar› ve daha fazla esnek çal›flmay›, k›dem tazminat›n›n budanmas›n› vb. uygulamalar› kay›td›fl›l›¤›n ve iflsizli¤in ilac›ym›fl gibi sunmalar›.

29


‹ranl› sendikac›larla uluslararas› dayan›flma 30

‹ran’da Tahran Otobüs ‹flçileri Sendikas› Baflkan› Mansur Osanloo, sendikal haklar için verdi¤i mücadele sonucu kaç›r›ld›, dili kesildi en son hapise at›ld›.

6 Mart’ta üst örgütümüz Uluslararas› Tafl›mac›l›k ‹flçileri Federasyonu (ITF) üyesi sendikalar ve insan haklar› savunucular› dünyan›n dört bir yan›nda seslerini yükselttiler ve ‹ran’da ba¤›ms›z sendikalara ve sendikac›lara karfl› uygulanan bask›lar› protesto ettiler. Hep birlikte, “Bizler Mansour Osanloo ve Mahmut Salehi’nin hapishaneden derhal ve koflulsuz olarak serbest b›rak›lmalar›n› istiyoruz. ‹ran’da iflçi haklar›na, daha fazla zaman yitirilmeksizin sayg› gösterilmesini istiyoruz,” diye hayk›rd›lar. Osanloo ‹ran polisi taraf›ndan kaç›r›ld› Tahran Otobüs ‹flçileri Sendikas›’n›n baflkan› Mansur Osanloo 10 Temmuz 2007 tarihide Tahran’daki evine yak›n bir yerde, bir otobüsle evine giderken ‹ran güvenlik güçlerince kaç›r›ld›. ITF üyesi Tahran Otobüs ‹flçileri Sendikas› y›llard›r kahramanca bir mücadele veriyor ve ‹ran’daki bask›c› rejim taraf›ndan çok a¤›r bask›lara maruz

kal›yor. Sendikan›n önderleri ‹ran’daki karanl›k rejim taraf›ndan bugüne kadar tehditlerle, uzun süreli keyfi gözalt›larla, iflkenceyle y›ld›r›lmaya çal›flt›lar ancak baflar›l› olamad›lar. Osanloo’ya özgürlük için dünyan›n dört bir yan›nda gösteriler yap›ld› 6 Mart’ta pek çok ülkede ITUC (Uluslararas› Sendikalar Konfederasyonu) ve ITF taraf›ndan düzenlenen ve Uluslararas› Af Örgütü’nün tam destek verdi¤i çok say›da etkinlik gerçeklefltirildi. Bu etkinliklerde hapisteki sendikac›lara yöneltilen suçlamalar›n esefle karfl›land›¤›, bu insanlar ulusal güvenli¤e yönelik herhangi bir tehdit oluflturmad›klar›, daha da kötüsü, sa¤l›k durumlar› giderek a¤›rlaflt›¤› dile getirildi. ILO Örgütlenme Özgürlü¤ü Komitesi’nin 2007 y›l› Haziran ay› tarihli raporunda, ‹ran hükümetinin, “sendikan›n fiilen tan›nmas› dahil, sendikalar›n herhangi bir engelle karfl›laflmadan kurulabilmelerini ve faaliyet gösterebilmelerini sa¤layacak önlemleri


Mansour Osanloo ve Ailesi

almas› gerekti¤ini,” vurgulam›flt›. Sendikalar bu uyar›n›n daha fazla göz ard› edilmemesi gerekiyor. 6 Mart uluslararas› eylem günü öncesinde yap›lanlar Uluslararas› Eylem Günü’nün haz›rl›klar› çerçevesinde ITF müfettiflleri çok say›da ülkede, görev yapt›klar› limanlara u¤rayan ‹ranl› gemileri ziyaret ederek sendikalar›n mesaj›n› denizcilere tafl›d›lar. LabourStart online bir imza kampanyas› düzenleyerek 5.000 imza toplad›. Bu imza kampanyas›na web sitemiz üzerinden ulaflarak siz de kat›labilirsiniz. Ocak ay›n›n bafllar›nda Endonezyal› sendikalar›n düzenledikleri protestolar, hükümetin, ‹ran’a Devlet Baflkan› düzeyinde yap›lacak olan bir ziyareti ertelemeye zorlad›. Ulusal parlamentolarda ve Avrupa parlamentosunda konuyla ilgili olarak duyulan endifleler dile getirildi. Çok say›da örgüt protesto mektuplar› gönderdi. Mansour Osanloo’nun 8 ay önce vahflice kaç›r›lmas›ndan bu yana, dünya genelinde yap›lan protestolar durmad›. Bu protestolar 6 Mart’ta düzenlenen kitlesel bir küresel gösteriyle doru¤una ulaflt›, ancak burada son bulmad›. Osanloo derhal serbest b›rak›ls›n! Salehi derhal serbest b›rak›ls›n!

‹ran’da iflçi haklar›na sayg› gösterin! ITUC, ITF ve Uluslararas› Af Örgütü yapt›klar› ortak aç›klamada flunu vurgulad›lar: “‹ranl› iflçilerle dayan›flma mesaj›m›z son derece güçlü ve berrak. Bu ses amaçlar›m›za ulafl›ncaya kadar yank›lanmaya devam edecek.” Osanloo neden hapse at›ld›? Osanloo, 2007 y›l›n›n Ekim ay›nda, ‹ran’›n ulusal güvenli¤ini tehlikeye att›¤›n› ve rejimi elefltirdi¤ini öne süren düzmece suçlamalarla befl y›l hapse mahkûm oldu. Bununla birlikte onun hedef olarak seçilmesinin gerçek nedeni, hükümet taraf›ndan kontrol edilen de¤il, özgür bir sendikan›n üyesi ve önderi olmas›yd›. Ne kadar zamand›r hapiste? Sendikan›n 2005 y›l›n›n Haziran ay›nda kurulmas›ndan bu yana, üç kez tutukland› ve kötü bir üne sahip olan Evin Hapishanesi’nde, d›flar›da oldu¤undan çok daha fazla zaman geçirdi. Kampanya için: www.havais.org.tr/ index.php?islem=sayfa&menu_id=15&sayfa=43

31

6 Mart 2008’de ITUC (Uluslararas› Sendikalar Konfederasyonu), ITF ve Uluslararas› Af Örgütü taraf›ndan dünyan›n dörtbir yan›nda düzenlenen gösterilerle Mansur Osanloo’ya özgürlü¤ünün geri verilmesi istendi.


Hava-‹fl Sendikas› / Temmuz 2007 grev karar› as›ld›

T›rmanan enflasyon ve toplu ifl sözleflmemiz Kemal Ülker

32

Hava-‹fl E¤itim Uzman›

Hava-‹fl Sendikas› / ifl yeri toplant›s›ndan

Son toplu ifl sözleflmesi görüflmesinde sars›nt› yaratabilir. Böyle bir sars›nt› da d›fl a盤› çok büyük olan Türkiye’de grev aflamas›na gelmifliz. devalüasyona ve bu da enflasyon da bir Bas›n›n gözü üzerimizde. s›çramaya yol açabilir,” diyorum. Televizyon kanallar› ve gazeteler sürekli olarak sendikam›z› ar›yorlar. Hürriyet gazetesinden bir muhabir arkadaflla konufluyorum. Gazeteci arkadafl iflverenin temsilcisi gibi konufluyor. Elbette fleytan›n avukat› olmak onun hakk› ancak militan bir iflveren tarafl›l›¤›n› do¤ru bulmak mümkün de¤il. Ücret art›fl› ile ilgili taleplerimizi tart›fl›yoruz. Ben ikinci y›l için enflasyonda yaflanabilecek bir Hava-‹fl Sendikas› / grev oylamas›ndan patlamaya karfl› ücretlere otomatik koruma Muhabir arkadafl k›z›yor: “Nereden sa¤layan bir mekanizman›n, olmazsa olmazlar listemizde yer ç›kar›yorsunuz bunlar›?” Anlatmaya çal›fl›yorum. “Hiçbir iktisatç› ald›¤›n› anlat›yorum. Muhabir arkadafl flafl›rd›. “Ne sizin gibi düflünmüyor,” diyerek sözümü yani siz 2008’de enflasyonda bir kesiyor. Ben de, “Siz sadece belirli iktisatç›lar›, patlama m› bekliyorsunuz?” “Elbette, öyle bir fley olmas›n› televoleci tak›m›n› biliyorsunuz. Bir de Erinç Yeldan’›n, Korkut Boratav’›n istemeyiz ama böyle bir risk yazd›klar›n› okuyun,” diyorum. oldu¤u da ortada. Dünya Hürriyet muhabiri flöyle tepki veriyor: ekonomisinde çok büyük “Allah, Allah! Çok ilginç! Bunun için toplu dengesizlikler var ve bunlar bir


Hava-‹fl Sendikas› Genel Baflkan› Atilay Ayçin

ifl sözleflmesini krize sokman›z bana pek mant›kl› gelmedi.” “Varsayal›m 2008’de hiçbir sorun yaflanmayacak. Umar›z ki öyle olur. Ama bizden neden üyelerimizin reel gelirleri üzerinden kumar oynamam›z› bekliyorsunuz? Madem Merkez Bankas› enflasyon hedeflerini tutturacak, o zaman bizim önerdi¤imiz koruma mekanizmas›na gerek olmayacak. Bunun da flirkete hiçbir zarar› yok. Ama tersi durumda üyelerimiz kayba u¤rar.” 3 Mart’ta aç›klanan enflasyon oranlar› tüketici enflasyonunun y›ll›k olarak yüzde 9.1 düzeyine yükseldi¤ini gösteriyor. Devlet Bakan› Kürflat Tüzmen iki gün sonra 5 Mart’ta, “fiu anda enflasyonda yüzde 100’e yak›n bir yan›lg›n›n büyük bir yan›lg› oldu¤unu düflünüyorum. Tabii bu, bugünlük bir fley de¤il. Bunun geçen dönemde haz›rlanan bir altyap›s› var. Bu konuda sorumlu arkadafllar›m›z herhalde gereken aç›klamalar› yapacakt›r diye düflünüyorum. Ama bizim elde etti¤imiz sonuç nedir? Sonuç; do¤ru ihracat art›fl›m›z› sürdürüyoruz ama büyük de bir ithalat art›fl› var. Hep elefltiri al›yoruz, görüyorsunuz,” diyor. Toplu ifl sözleflmesinde ikinci y›l için enflasyonda yaflanabilecek bir s›çramaya karfl› 6 ayl›k dilimler halinde, geriye dönük bir otomatik koruma mekanizmas› oturmak çok do¤ru ve son derece öngörülü bir talepti. Bu talebimizi hem iflveren hem de bas›n›n›n büyük bölümü, b›y›k alt›ndan gülerek, “Siz ne dedi¤inizi bilmiyorsunuz,” anlam›na gelen sözlerle küçümsediler.

33

Hava-‹fl Sendikas› / grev karar› as›l›rken

“Di¤er sendikalar›n hiçbiri böyle bir talepte bulunmuyor,” dediler. Sonuç ortada. Kimin neyi ne kadar bildi¤ini flimdi hep birlikte görüyoruz. ‹çimiz rahat çünkü üyemiz 2007 y›l› için reel gelir art›fl› elde etti ve 2008’de de enflasyonda yaflanabilecek her türlü s›çramaya karfl› koruma alt›nda.

Hava-‹fl Sendikas› / grev oylamas›


Ev eksenli çal›flma ve kad›nlar›n talepleri Saniye Denli Ö¤retmen

34

Ev eksenli çal›flma biçiminde çal›flma saatleri belli de¤ildir. Sigorta, ifl garantisi yoktur. Ara dinlenme, fazla mesai olmad›¤› gibi, pazarl›k etme flans› da pek azd›r. Birçok eve da¤›lm›fl bulunan bu üretim içinde çal›flanlar›n örgütlenmesi de bir hayli zordur.

19’uncu yüzy›l›n bafl›nda ‹ngiltere’de ortaya ç›kan sanayi kapitalizmi ev sanayi, manifaktür/atölye ve fabrika sistemi biçiminde geliflti. Fabrika sistemi 20’nci yüzy›lda en geliflmifl haline ulaflt›. Fabrika sisteminin büyük iflçi kitlelerini biraraya getirmesiyle birlikte sendikalar kuruldu, iflçi haklar› ve s›n›f bilinci de geliflti, sermaye s›n›f›n›n kârlar›nda azalma oldu. ‹flçilerin binlercesinin ayn› mekânda ve en az 8 saat birarada olmas›, kapitalist s›n›f için ekonomik ve siyasi sorumluluk getirdi. Sigorta, sendika, ifl saatlerinin düflürülmesi, ikramiye, krefl, iflyeri hekimi uygulamas›n› bertaraf etmek isteyen kapitalist s›n›f, üretim sürecini daha küçük parçalara ay›rman›n yollar›n› denedi. 20’nci yüzy›l›n son çeyre¤inde karfl›m›za ç›kan yeni durum fludur: Büyük fabrika sistemi mümkün oldu¤unca alt iflverenlere (tafleronlara) ayr›lm›flt›r. Tafleron uygulamas›n›n en uç ifadesi ise, ev ifllerinden arta kalan zamanlar›nda ev kad›nlar›n›n çal›flt›r›lmas› demek olan “eveksenli çal›flma” biçimidir. “Ev eksenli çal›flma” ad› verilen bu çal›flma biçimi fabrikalardan al›nan ifllerin bir arac› taraf›ndan evlere da¤›t›l›p, sonradan toplanarak fabrikaya iletilmesi biçiminde olmaktad›r. ‹flçi kad›nlar iflverenle yüz yüze gelmiyorlar. Mahallerde bu ifllerin arac›l›¤›n› (tafleronlu¤unu) yapanlar oluyor. Örgü, triko-penye ifllemecili¤i, kazaklara nak›fl, oyuncak montaj›, nikâh

flekeri paketlemesi, tak› yap›m›, elektronik eflya parçalar› ve tükenmez kalem gibi ürünlerin montaj› söz konusu ifller aras›ndad›r. Ev eksenli çal›flma biçiminde, zaman s›n›rl› ve yap›lacak ifl çoksa evdeki çocuklar ve yafll›lar da çal›flmaya dâhil oluyorlar. Bu çal›flma biçiminde çal›flma saatleri belli de¤ildir. Sigorta, ifl garantisi yoktur. Ara dinlenme, fazla mesai olmad›¤› gibi, pazarl›k etme flans› da pek azd›r. Birçok eve da¤›lm›fl bulunan bu üretim içinde çal›flanlar›n örgütlenmesi de bir hayli zordur. Çal›flan kad›nlar›n ald›klar› ücret ise, as›l iflverenin ödedi¤i paradan, arac›n›n pay› ç›kar›ld›ktan sonra belirlenir. Fark arac›ya gider. Kad›nlar›n ço¤u zaman iflin gerçek ücreti hakk›nda fikri dahi olmaz. Bu çal›flma tarz›ndan da anlafl›laca¤› gibi, as›l patron aç›s›ndan çok kârl› bir durum söz konusudur. Sigortas›z ve düflük ücretle istedi¤i kadar kad›n iflçi çal›flt›rabilmekte; kira, vergi, servis, yemek vb. sorumluluk da almamaktad›r. Üretim alan› “ev”dir. ‹flin yap›ld›¤› yer görünür de¤ildir. Çal›flanlar bir üretim mekân›nda bulunmad›klar› için, iflçi-iflveren iliflkisinin yarataca¤› s›n›f bilincinin ilk basamaklar›n› ç›kmak bile mümkün olmuyor. Ev eksenli çal›flma, tüm bu sorunlara ra¤men ev d›fl›nda çal›flma imkân› bulamayan kad›nlar için bir çal›flma alan› ve gelir elde etme biçimi olmaktad›r.


Kad›nlar›n k›smen de olsa ekonomik güçlenmelerini sa¤layacak bu çal›flma biçimini savunamay›z kuflkusuz. Ancak, kad›nlar›n bilinçlenmesi, daha örgütlü hale gelmesi ve aradaki arac›lar›n kald›r›larak daha az sömürülmeleri için yapabileceklerimiz var. “Kooperatif” örgütlenmesi bunlardan biridir. ‹stanbul Avc›lar’da Haziran 2002’de kurulan “Avc›lar Ev Eksenli Çal›flan Kad›nlar Kooperatifi” bunun bir örne¤i olmufltur. Türkiye’de bir ilk olan bu kooperatif çal›flmas›, kad›nlar›n bilinçlenmesi, özgürleflmesi ve emekleri üzerinde söz sahibi olmalar› aç›s›ndan önemlidir. Kooperatif kad›nlara ulaflma yollar›n› bulmakta, onlar› örgütlemekte ve emeklerine sahip ç›kmalar› için destek sunmaktad›r. Türkiye’de ev-eksenli çal›flan kad›nlar, çeflitli örgütlenmeler yapt›lar. Bazen atölye çal›flmalar› fleklinde bazen de dernek fleklinde örgütlendiler. Bu örgütlenmelerin ortaklaflt›r›lmas› için Diyarbak›r, Mu¤la, ‹stanbul, Antakya, Ankara’dan 42 ev eksenli çal›flan kad›n›n kat›l›m›yla 26–28 Kas›m 2004 tarihinde Türkiye’de bir toplant› düzenlendi. HomeNet (Uluslararas› Ev Eksenli Çal›flanlar A¤›) “Ev-Eksenli Çal›flan Kad›nlar 1. Ülke Konferans›” ad› verilen bu toplant›ya ‹LO Türkiye temsilcisi ve HomeNet Koordinatörü Jane Tate de kat›ld›. Ev-eksenli çal›flanlar›n örgütlenmeleri sadece ülkemize özgü bir fley de¤il. Ev eksenli çal›flmaya daha çok yoksul ülkelerde rastl›yoruz. 1970’lerin bafl›nda Hindistan’da SEWA (Serbest Çal›flan Kad›nlar Örgütü) kuruldu. Bugün 300 bine yak›n kad›n üyesiyle, örgütlenmesi en zor alanlar›n birinde bir baflar› ve örnek elde etti. Yine ayn› y›llarda Portekiz’de Nak›fl ‹flçileri Sendikas› kuruldu. Örne¤in, Madeira Adas›nda evde çal›flanlar›n tamam›na yak›n› örgütlendi. fiili, Nepal, S›rbistan’da da benzer kad›n örgütlenmeleri vard›r. Tüm bu birbirinden ba¤›ms›z çal›flmalar›n, dünya ölçe¤inde ortaklaflt›r›lmas› ve ortak talepler etraf›nda uluslararas› dayan›flmay› güçlendirmek amac›yla ilk kez 1994’te HomeNet kuruldu. 1 May›s 2006’dan beri ise Dünya EvEksenli Çal›flanlar› Federasyonu (HWW) var. HomeNet’in ‹LO’nun evde çal›flma konusunda sözleflme ve tavsiye karar›

kabul etmesi için yürüttü¤ü çal›flma vard›r. 1996 y›l›nda ‹LO bir tavsiye karar› kabul etti. Uluslararas› örgütlenme gruplar aras›nda bilgi ve deneyim aktar›m›, ortak sorunlar karfl›s›nda eylem ve etkinlikler düzenlemek, çeflitli lobi faaliyetleri yürütmek gibi çal›flmalar yapmaktad›r. ILO Evde Çal›flma Sözleflmesi dâhilinde (No: 177), ba¤›ml› nitelikteki ev-eksenli çal›flanlar art›k bir ifl yasas›na da sahip. ‹fl mevzuat›n›n, ev-eksenli çal›flman›n tüm biçimlerini kapsayacak flekilde, ev-eksenli çal›flanlar›n iflçilik haklar›ndan yararlanmas›n› sa¤lar hale getirilmesi gereklidir. Yerel yönetimlerin, ev-eksenli çal›flma ve bu alanda çal›flan kad›nlar›n sorunlar›n›n çözümünde, sorumluluk üstlenmesini ve bu sorumlulu¤u öncelikli iflleri aras›nda al›p, gerçeklefltirmesi önemlidir. Krefl ve yafll›-hasta bak›m hizmetleri de ev eksenli çal›flma kapsam›nda say›lmal›d›r. Bu hizmetler belediyelerin güvencesinde, yayg›n, ücretsiz ya da çok düflük ücretli olmal›d›r. Ev eksenli çal›flma biçimi, 19’uncu yüzy›l çal›flma koflullar›na bir geri dönüflün simgesel ifadesi say›l›r. Bu çal›flma biçiminin daha fazla sömürü ve kapitalistler için kâr elde etmek oldu¤u aç›kt›r. ‹stihdamda kad›nlara öncelik verilmesini, sa¤l›kl› koflullarda, yeterli ücret ve sosyal güvencelerle çal›flmalar›n› talep etmek en do¤al hak olarak karfl›m›zda duruyor.

Kad›nlar›n k›smen de olsa ekonomik güçlenmelerini sa¤layacak bu çal›flma biçimini savunamay›z kuflkusuz. Ancak, kad›nlar›n bilinçlenmesi ve aradaki arac›lar›n kald›r›larak daha az sömürülmeleri için “Kooperatif” örgütlenmeleri var.

35


Cihat Burak’›n gözünden kad›nlar ve sofralar… 36

Eczac›bafl› Sanal Müzesi, ölümünün (3 Mart 1994) 14. y›ldönümünde, Cihat Burak’›n 1940-1992 dönemi yap›tlar›ndan oluflan 90 yap›tl›k bir seçki sunuyor. Serginin küratörü Haflim Nur Gürel’in iki metni Burak’›n resimlerindeki “kad›nlar”a ve “sofralar”a odaklan›yor, bu temal› yap›tlar›n› yorumluyor. 24 saat boyunca aç›k olan bu sanal sergiyi HYPERLINK "http://www.sanalmuze.org" www.sanalmuze.org internet adresinde ziyaret edebilirsiniz. Bu önemli sanatç›m›z› tüm yönleriyle tan›mak için kaç›r›lmamas› gereken bir f›rsat olan ‹stanbul Modern’deki Cihat Burak Retrospektifi ise, 23 Mart’a kadar gezilebilir. Gürel, Burak’›n resim dilini ve onun için “sofra”n›n önemini flöyle anlat›yor: “Cihat Burak’›n gerek yaz›n gerekse resim alan›nda efl zamanl› olarak üretti¤i yap›tlar›n, kendi kiflili¤inin ve yap›ld›klar› dönemin atmosferinin çözümlemeleri için çok zengin bir birikim oluflturdu¤unu ve bu aç›dan

oldukça bakir bir araflt›rma alan› sundu¤una dikkat çekmek gerekir. Burak’›n çarp›c› fotografik bir imgeyi baflka fotografik imgeler ve belle¤inden imgeler ekleyerek, yak›n çevresini “ti”ye almaktan geri durmad›¤› ve hem toplumsal hem de kiflisel hesaplaflmalar›n› birlikte gördü¤ü söylenebilir. Bunu da konu ald›¤› kiflilere ve anlay›fla yönelik duygular›n› -hor görmeden tiksinmeye uzanan tüm ölçek boyunca- güçlü bir anlat›ma kavuflturabilmek için ya¤l›boyay› kal›n bir hamur veya günümüz sinemas›nda fantastik ö¤elerin yarat›lmas›nda kullan›lan silikon maskeler gibi bir katman halinde kullanarak gelifltirdi¤i kendine özgü resim dili ile yapar.” “(...) “Sofra” onun için öncelikle aile fertleri ile birlikte omuz omuza oturulan, sohbet edilen ve yemek yenen yer anlam›na gelmektedir herhalde… Tek resmi evlili¤inin ard›ndan Paris’e gidifli veya kaç›fl› ve ancak on sene ve bir sürü badireden sonra eflinden ayr›labilmesi, ondaki bu sofra özleminin de nedenlerinden birisi olabilir. Öykülerinde ve resimlerinde s›kça iflledi¤i meyhaneler, lokantalar ve benzeri yerler geçici ve k›sa süreler için u¤ran›lan duraklar olarak görüldüklerinden ve aile ve kad›n s›cakl›¤› ihtiva etmediklerinden “sofra” olarak addedilmezler. “


“Temsilde huzursuzluk” var Ça¤dafl sanat merkezi Siemens Sanat, y›l›n ikinci sergisi “Temsilde Huzursuzluk”ta performans sanatç›lar› Nezaket Ekici, Monali Meher Jelena Vasiljev’ in yap›tlar›na ait video ve foto¤raflar›ndan oluflan sergiye 5 Mart 25 Nisan tarihleri aras›nda ev sahipli¤i yap›yor. Aç›l›fl akflam› canl› performanslar›n› sergileyecek olan sanatç›lar, 2-5 Mart tarihleri aras›nda farkl› gruplar halinde ö¤rencilerle birlikte düzenlenecek olan atölye çal›flmalar›n› da yönetecek. Atölye çal›flmas›n›n sonunda ise ö¤rencilerin 6 Mart’ta sergileyecekleri performans gerçeklefltirilecek. Serginin küratörleri Mürteza Fidan ve T.Melih Görgün, “Temsilde Huzursuzluk” ile “‹mgeyi oluflturan nesne-beden anl›k olan›n süreçteki sunumunu yaparken, ö¤retilmifl olan kültürü kullan›rsa ne olur?”, “Kökenin farkl›l›¤›, sunulan›n farkl›l›¤›n› da tafl›r m›?” sorular›n› tart›flmaya aç›yor. Nezaket Ekici, Monali Meher ve Jelena Vasiljev, “Temsilde Huzursuzluk”ta kendi köklerinden emanet ald›klar› bedensel ifade formlar›n›, yaflad›klar› öteki kültürün resmi yap›lanmas› içinde “geri vermeyi” amaçl›yorlar.

Mürteza Fidan ve T. Melih Görgün “Simgesel formlardan yola ç›karak “imge”yi görünür k›lma sürecinde kullan›lan bu anlat›sal yap›, mahremiyet, kültür, ideoloji, haz, teflhir, görünmeyen temsiliyet, sistemin yok edilifli, manipülasyon, fliddet içeri¤inde kendini tan›mlamaya bafllar. Beden ve üretimi ana mesele olarak ön plandad›r.” diyorlar. Sergide beden odakl› bu estetik tavr›n kullan›m›n›n yaratt›¤› tedirginlik, bazen fliddet dozu son derece iyi ayarlanm›fl hareket ediminde imge’ye dönüflürken, zaman zaman da belli belirsiz bir s›radanl›k içinde son derece politik aç›l›mlarda bulunuyor. ‹mgenin bedenden ç›k›p hareketli görüntü medyumunda yeni bir sahiplenme eylemine kucak açt›¤›, ayn› zamanda “an” ›n saptanmas›na yönelik tavr› yüzünden belgesel bir içeri¤e sahip olan sergi, 5 Mart- 25 Nisan tarihleri aras›nda haftan›n her günü 10:00-19:00 saatleri aras›nda Siemens Sanat’ta ziyaret edilebilir. Siemens Sanat Meclisi Mebusan Cad. No:125 F›nd›kl›-‹stanbul Tel: (212) 334 11 04 www.siemenssanat.com

37


Utopia Thomas More Öteki Yay›nevi More’nun Utopia’s› bir flakadan ibaret olsayd›, gelmifl geçmifl en büyük ve en etkili flakalardan biri olurdu ve de en ac›mas›z›...Bu ise More’un karakterlerinden fazlas›yla uzak bir kavramd›r. Eserin idealizminin gücü onun ayr›lmaz bir parças›d›r. Bu gerçe¤e birkaç makale de¤il, tarihin kendisi tan›kl›k etmektedir. Onu istedi¤iniz gibi yorumlayabilirsiniz. Ancak Utopia gibi yüzy›llard›r okunan ve yaflanan bir kitab›n, do¤as› itibariyle sahici oldu¤unu yads›yamazs›n›z. Onu istedi¤iniz gibi okuyabilirsiniz. Ancak Utopia’y› ça¤lar boyunca insanlar›n kalplerini daha h›zl› çarp›tan ideallerden soyutlayamazs›n›z. K›sacas› o yaln›zca hayal dünyas›ndan ibaret olmayan, yaflayan insanlarla ve insanlar›n yaflamlar›yla ilgilidir.

Delikanl› Dostoyevski ‹letiflim Yay›nlar›

38

Delikanl›, yaln›zl›ktan ve d›fl dünyadan kopmaktan özel bir ruhsal k›vama ulaflan genç ve tipik bir Dostoyevski kahraman›n›n hikayesidir…Dostoyevski’nin en büyük kitaplar› aras›nda hiç say›lmayan bu roman› ilginç yapan fley, t›pk› kahraman› gibi yazar›n› da bu sayfalarda büyük amaçlarla kendi ak›l kar›fl›kl›¤› aras›nda bölünmüfl gözükmesidir. Dostoyevski, Delikanl›’da, tek bafl›nal›k, di¤er insanlardan kopukluk, yaln›zl›k hali, insanlar aras›ndaki iliflkileri bir üstünlük/afla¤›l›k mücadelesine dönüfltürür. Dostoyevski, Delikanl›’y› yazarken gazetelerde geçmifl gerçek bir sahtekarl›k olay›ndan da yararlanm›flt›. Demiryollar› flirketlerinin sahte hisse senetleri ile ilgili haberleri Dostoyevski 17 fiubat 1874 tarihli Ses Gazetesi’nde okumufltu.

Kiral›k Konak Yakup Kadri Karaosmano¤lu ‹letiflim Yay›nlar› Yirminci yüzy›l›n ilk yar›s›nda büyük bir üretkenlikle dergilere yazd›¤› fliir, öykü, makale ve elefltiri türü yaz›larla Türk edebiyat› sahnesine ad›m›n› atan Yakup Kadri Karaosmano¤lu, romanlar›, hikayeleri, denemeleri, oyunlar› ve an›lar›yla, en önemli edebiyatç›lar›m›z aras›nda yer al›r. Üslup özellikleri bak›m›ndan Yakup Kadri’nin 1910’dan 1974’e dek verdi¤i eserler Türkçe’nin geçirdi¤i bütün evreleri yans›t›r. Karaosmano¤lu’nun eserleri, halen tüketilememifl ayr›nt›lar›n›n tart›fl›lmas› gereken zengin bir “panoramad›r”. Yakup Kadri, ilk roman› olan Kiral›k Konak’ta toplumumuzda bat›l›laflma ile birlikte kuflaklar aras›nda meydana gelen düflünce, duygu ve dünya görüflü ayr›l›klar›n›, toplumsal çözülüfl kavram›n› temel alarak, bir kona¤›n da¤›l›fl› etraf›nda verir.


ABD, ‹srail ve Filistinliler Kader Üçgeni Noam Chomsky ‹letiflim Yay›nlar› Günümüzün hakl› bir üne sahip ayd›nlar›ndan Noam Chomsky’in bu kitab›, 2. Dünya Savafl› sonras›n›n en a¤›r ve kronik sorunlar›ndan birini ele al›yor. Özel konusu, Filistin sorununun, ‹srail’in Lübnan’› iflgaline odaklaflan kritik bir evresi. Ancak eserin içeri¤i, bu dönemle ve olaylarla s›n›rl› de¤il. Kader üçgeni, Filistin sorunu üzerine yaz›lm›fl, “ABD-‹srail staratejik iflbirli¤i”nin tarihi, siyasi arka plan›n› en derinlemesine iflleyen eseridir, denebilir. Yazar, Noam Chomsky’in kimli¤i, kitaba bafll› bafl›na bir “örnek çal›flma” de¤eri kazand›r›yor. Noam Chomsky’in bu kitab›, Filistin sorunu üzerine bir temel eser olman›n ötesinde, günümüzde uluslararas› siyasetin ve medyan›n iflleyifl mekanizmalar›na iliflkin bir kaynak kitap niteli¤inde.

Bozk›rdaki Gölgeler Ricardo Güiraldes Can Yay›nlar› Yirminci yüzy›l Latin Amerika edebiyat›n›n en özgün yazarlar›ndan biri olan Ricardo Güiraldes’in baflyap›t say›lan Bozk›rdaki Gölgeler adl› bu roman, Arjantin bozk›rlar›n›n mitolojisini ustaca yans›tan bir yap›tt›r. Ricardo Güiraldes, ölümünden bir y›l önce, 1926’da tamamlad›¤› bu roman›nda, topra¤›, dostlu¤u, özgürlü¤ü ve yi¤itli¤i çarp›c› bir yal›nl›kla dile getirmifltir. Elefltirmenlere göre klasik ve ça¤dafl edebiyat›n birleflerek oluflturdu¤u bu roman, bir toledo k›l›c› kadar güzel ve güçlüdür.

Ortadirek Da¤›n Öte Yüzü 1 Yaflar Kemal Yap› Kredi Yay›nlar› Bafl› dara düflünler, yaratt›klar› düfl dünyas›nda bulurlar yollar›n›. Ayakta kalabilmek için s›¤›nd›klar› bu dünya bir yandan onlar› yaflat›rken, bir yandan da hikayelerini örer. Da¤›n öte yüzü üçlüsü darda kalanlar›n yaratt›klar› düfl dünyas›n›n büyük ve görkemli hikayesidir. Üçlünün ilk kitab› Ortadirek’te uzun ve zorlu yolda yürüyenler anlat›l›r. Bir çile yürüyüflüdür bu; varacaklar› yerde onlar› sadece ayakta kalmak mücadelesi bekliyor olsa da, her yürüyüfl bir umuttur. Pamuklar toplanmadan Çukurova’ya ulaflmak, çileye ve umuda da ulaflmakt›r. Ceyhun Atuf Kansu flöyle der Ortadirek için: Sofokles’in trajedilerini besleyen o çok görmüfl geçirmifl yafll›lar›n deneyleriyle dolu sesidir bu. Anadolu’nun sesi…

39


Bir ekonomik tetikçinin itiraflar› Faruk Say›l›r Kaptan Pilot Uçufl ‹flletme Bafltemsilcisi

40

Kitab›n ismi bafll› bafl›na bir olay, onun için yaz›ya girerken bir bafll›k yapmaya gerek görmedim.Günümüzde okunmas› zorunlu bir kitap, içinde yaz›lanlar; konuya ilgi duyup koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ad›m ad›m ekonomik ve daha sonrada siyasi ve sosyolojik olarak nas›l büyük bir h›zla çöküfle do¤ru gitti¤ini yak›ndan takip edenler için hiç de yabanc› de¤il. Dünya’n›n de¤iflik yerlerindeki, ço¤u üçüncü dünya ülkesinde y›llardan beri oynanan ayn› oyun. Ama bu kez konuflan, gerçekleri anlatan daha do¤rusu itiraf eden, oyunun içinde yer al›p görevin baflar›yla tamamlanmas›nda rol alan aktörlerden biri. John Perkins, kitab›n yazar› daha do¤rusu itiraflar›n sahibi, kendisi bu görev için özel olarak yetifltirilip, sermayenin küresel sald›r›s›nda tetikçi olarak neler yapt›¤›n› büyük bir aç›kl›kla anlatm›fl. Okudu¤unuzda hayretler içinde kalarak, çevremiz ve ülkemizde gerçekleflen olaylara nas›l bir ayd›nl›k getirdi¤ini ve en anlamaz›n dahi “Allah Allah” diyece¤ine tan›k olacaks›n›z. Kitap; bizim ve bizim gibi ülkelerde ne tip anlay›fllar›n partilefltirildi¤ini, bunlar›n ad›m ad›m nas›l iktidara getirildi¤ini ve iktidarlar› süresince emperyalizme nas›l hizmet ettirdiklerini hiçbir soruya gerek kalmaks›z›n

aç›kl›yor. Ve bunu yaparken de, o ülkede kifli bafl›na düflen milli gelir art›fl› palavralar› atarken; iflsizlik, cari aç›k, borçlanma ve sonunda iflasa giden her devlet gibi d›fl güçlere tam teslimiyet konular›n› örnekleriyle gözler önüne seriyor. Amerika’da bas›m› ve da¤›t›m› birkaç defa ertelenen bu ve 2005 y›l›nda Newyork Times taraf›ndan best seller ilan edilen kitap, flu anda yay›nland›¤› ülkelerde bask›ya yetifltirilemiyor. Bu noktada anlamad›¤›m bir fley; epeydir ülkemizde sat›flta olan ve daha önemlisi ülke ekonomimizi çok bilen libofl kurflun askerler bu kitaptan ve içindeki gerçeklerden neden hiç bahsetmezler; anl› flanl› medyam›z bu konuda neden fikir yürütmez. Yoksa ifllerine mi gelmez? Ama yine de belli olmaz, belki bu dergi yay›nlan›p siz bu yaz›y› okudu¤unuzda baz› fleyler daha de¤iflmifl ve yandafllar aras›nda baz› kavgalar patlak vermifl olacakt›r. Kuflkusuz biz gerçek yurtseverler, bu senaryolar› bekleyip umutlanmak yerine bize düflünleri yapmay› bir görev bilece¤iz ve bu kitab› okuyup herkese okutaca¤›z. Ayd›nl›k günler umuduyla. Not: Kitab›, bulamayan ya da alamayanlar sendika kütüphanesinden kitaba ulaflabilir.

‹yi uçufllar

Ogan Ak›nc› Uçufl Haretat Uzman›

Sendikam›z üyesi Uçufl Harekat Uzman› Ogan Ak›nc›’n›n uçak ve uçak yolculu¤u hakk›nda merak edilenleri aktard›¤› “‹yi Uçufllar” adl› kitab› ç›kt›. Ak›nc›, arka kapak tan›t›m›nda flöyle diyor: “Uçmak sadece seyahat etmek de¤ildir. Havaalan›na girifl an›ndan bafllay›p gökyüzünün uçsuz bucaks›z maviliklerine uzanan büyülü bir yolculuktur uçmak. Her uçufl yeni bir deneyimdir. Bu eflsiz deneyimi

yaflarken karfl›n›za ç›kabilecek sorunlar veya uçuflla ilgili kafan›zda beliren sorunlar olacakt›r. ‹yi uçufllar kitab› sorular›n›za yan›t, sorunlar›n›za çözüm sunabilmek için yaz›ld›. Sorunsuz ve konforlu bir uçuflun, bu dünyada yaflayabilece¤iniz en güzel deneyimlerden biri oldu¤unu unutmay›n. Havaalan›na geldi¤iniz ilk andan itibaren gerek yer personeli gerekse uçufl ekibiyle birlikte uçufl tutkusuna ortak olman›z dile¤iyle.”


N‹fiAN • THY A.O.Ankara ‹stasyon Md. Gökan Turan 19.01.2008 Kendisi • THY A.O.Ankara ‹stasyon Md. Burhan Belek 06.02.2008 Kendisi • THY A.O. Ankara ‹stasyon Md. S. Argen Mengülo¤lu 09.02.2008 Kendisi • THY A.O.Ankara ‹stasyon Md. P›nar Köymen 09.02.2008 Kendisi THY A.O. Ankara Murat Dinler 19.01.2008 K›z› • THY Genel Müdürlük üyemiz Melek Öncel ile ‹smail ‹nce 08.03.2008'de. Niflanlanan tüm üyelerimizi tebrik ederiz. DO⁄UM • THY Yer ‹flletme Bafltemsilcimiz Ferhan Bugay'›n k›z› Deniz 20.02.2008'de. (THY A.O) • THY Kargo üyemiz Burcu Bekçe'nin o¤lu Alp 18.02.2008'de. (THY A.O) • THY Harbiye Sat›fl

temsilcimiz Yasemin Cayk›n'›n k›z› Naz 02.02.2008'de. (THY A.O) • THY Yer ‹flletme üyemiz Mesut Öktür'ün o¤lu Mehmet O¤uz Öktür 01.01.2008'de. (THY A.O) • THY otosevk üyemiz Cumhur Düzköylü'nün Merve isminde k›z› 27.12.2007'de. (THY A.O) • THY Teknik üyemiz Cenk Cenkçi ve Kabin üyemiz Esra Cenkçi'nin o¤lu 12.12.2007'de. (THY Teknik) • THY Teknik üyemiz Avniye Egemen Ero¤lu ile Ebi üyemiz Aykut Ero¤lu'nun Erk ismende o¤lu 05.12.2007'de. (THY A.O) • THY uçufl iflletme üyemiz Esra Alt›ntafl Çipa'n›n çocu¤u 04.12.2007'de. (THY A.O) THY genel müdürlük üyemiz Filiz Coflkun ve Teknik üyemiz Fatih Coflkun'un k›z› 05.03.2008'de. • THY Uçak güvenlik üyemiz Cemil Y›ld›z'›n o¤lu Yahya ile Ebru 09.03.2008'de. (THY A.O) • THY A.O. Ankara ‹stasyon Md. Bülent Binzet o¤lu 29.12.2007 Efli • THY A.O. Ankara ‹stasyon Md. Bülent Büyükbodur k›z› 03.01.2008 Efli • THY A.O. Ankara Kargo Md. Kaz›m Karakufl k›z› 05.02.2008 Efli • THY Teknik A.fi. Esb.Hat Bak›m Mümtaz Ça¤l› k›z› 21.12.2007 Efli • THY Teknik A.fi. Hasan Arslan k›z› 24.12.2007 Efli Yeni do¤an bebeklerimize mutlu, baflar›l› ve aileleri ile birlikte bir yaflam diliyoruz. SÜNNET • THY Genel Müdürlük üyemiz Hamdullah Atalay'›n o¤lu

ÜYELER‹M‹ZDEN

EVLENENLER • THY Kargo üyemiz Bülent Zaim ile Zehra Gürdal 29.12.2007'de. (THY A.O) • Hava-‹fl Sendikas› Genel Teflkilatland›rma Sekreterimiz Kaya Say›n'›n K›z›, ayn› zamanda uçufl iflletme üyelerimiz Emel Say›n ve Alper Esin 16.12.2007'de. (THY A.O) • THY Kargo üyemiz Yeflim ile Onur 08.03.2008'de. (THY A.O) • THY A.O.Ankara ‹stasyon Md. P›nar-Can Cuditepe 19.01.2008 Her ikiside üyemiz Evlenen tüm üyelerimize mutluluklar diliyoruz.

41


ÜYELER‹M‹ZDEN

42

02.02.2008'de. (THY A.O) • THY Lagos üyemiz Metin Akgün'ün o¤ullar› Ömer Emre ve Fatih Mehmet 28.01.2008'de. (THY A.O) Sünnet olan kardefllerimize sa¤l›klar diliyoruz. RAHATSIZLANMA • THY ‹zmir ‹stasyon üyemiz Ahmet Dora 06.02.2008'de beyin kanamas› geçirmifltir. (THY A.O) • THY Teknik eski temsilcimiz ayn› zamanda üyemiz fienol Eliyaz›c› 08.01.2008'de. (THY A.O) • THY ‹zmir Sat›fl Müdürlü¤ü üyemiz Ayhan Günefl'in annesi 03.01.2008'de (THY A.O) • THY Teknik üyemiz Niyazi Al›flkan 10.12.2007'de. (THY Teknik) • THY A.O.Ankara ‹stasyon Md. Serdar Savafl (fib. Dnt. Krl. Bflk) 08.01.2008 Kendisi • THY A.O.Ankara ‹stasyon Md. fienay Ifl›k 23.01.2008 Kendisi • THY A.O.Ankara ‹stasyon Md. Hasan Alt›ntepe 04.02.2008 Kendisi • THY A.O. Ankara ‹stasyon Md. Bilge Kütüklü 13.02.2008 Annesi • THY A.O. Ankara ‹stasyon Md. Muhittin Seyhan 14.02.2008 Kendisi • THY Teknik A.fi. Aytekin Kütüklü 13.01.2008 Annesi • THY A.O. Ankara Sat›fl Müdürlü¤ü Gözde Kalay 02.01.2008 Kendisi Rahats›zlanan üyelerimize ve yak›nlar›na acil flifalar diliyoruz. ÖLÜM THY Teknik üyemiz Resul

Kocabafl'›n annesi 27.02.2008'de. (THY Teknik) • THY Emekli Yer ‹flletme üyemiz Yüksel Çelikok 25.02.2008'de. (THY A.O) • THY Teknik üyemiz Haluk Özyol'un babas› 25.02.2008'de. (THY Teknik) • THY Yer iflletme üyemiz Hakan Demirkaya 22.02.2008'de. (THY A.O) • THY Emekli Kaptan›m›z Talat Alkan 22.02.2008'de. (THY A.O) • THY Kaptanlar›m›zdan Cem Esen'in o¤lu 25.01.2008'de (THY A.O) • THY ‹zmir ‹stasyon üyemiz Sezin Gölcüklüo¤lu'nun babas› ayn› zamanda THY ‹zmir Sat›fl Müdürlü¤ünden emekli ‹lker Gölcüklüo¤lu 20.01.2008'de (THY A.O) • THY Emekli Kaptan üyemiz Ali Özdemir 04.01.2007'de. (THY A.O) • THY Emekli Yer ‹flletme üyemiz Hüseyin Y›lmaz 03.01.2008'de. (THY A.O) • THY Genel Müdürlük üyemiz Fatma ‹clal Akar›rmak'›n annesi 27.12.2007'de. (THY A.O) • THY ‹zmir ‹stasyon Müdürlü¤ünden emekli Sedat Uluskan 15.12.2007'de ayn› zamanda üyemiz F›rat Uluskan'›n babas› ve üyemiz Sinem Uluskan'›n kay›npederi. (THY A.O) • THY Mehmet Öztemel'in annesi 07.12.2007'de. (THY A.O) • THY teknik üyemiz Mustafa Girit'in efli 03.03.2008'de. (THY Teknik) • THY-Antalya istasyondan üyemiz Münir Toraman’›n annesi 08.02.2008 • THY-Antalya istasyondan üyemiz Zeynep Çelen’in amcas›


08.02.2008 A¤beyi • THY A.O. Ankara Sat›fl Müdürlü¤ü Tolga Emre ALTAN (Bafl Temsilci) 25.01.2008 Amcas› • THY Malatya üyemiz Gökhan M›z›kac›'n›n babas› 05.03.2008'de. • THY Genel müdürlük üyemiz Gözde Akgüngör Alt›ntafl'›n babas› 07.03.2008'de. Vefat eden üyelerimize ve yak›nlar›na Allahtan rahmet diliyoruz EMEKL‹L‹K • THY A.O.Ankara ‹stasyon Md. Mine Toker 14.01.2008 Kendisi • THY A.O. Ankara ‹stasyon Md. Orhan Çal›k 14.01. 2008 Kendisi • THY A.O.Ankara ‹stasyon Md. Mustafa Erdo¤an 14.01.2008 Kendisi • THY A.O.Ankara ‹stasyon Md. Mehmet Aydo¤an 14.01.2008 Kendisi Emekli olan üyelerimize bundan sonraki yaflamlar›nda sa¤l›k ve mutluluk diliyoruz

Not: Geçen say›m›zda dizgiden kaynaklanan teknik hatalardan dolay› ‹zmirli üyelerimizden özür dileriz.

ÜYELER‹M‹ZDEN

13.02.2008 • THY-Antalya istasyondan üyemiz Esra Adsoy’un nenesi 02.02.2008 • THY-Antalya kargo dan üyemiz Zeynel Erdemli’nin annesi 08.02.2008 • THYAntalya emekli pilotlardan Ali Dalg›ç vefat etmifltir 09.02.2008 • THY-Antalya istasyondan üyemiz Metin Uyar’›n kay›npederi • THY-Antalya kargo dan üyemiz Ersin Altunda¤ ve THY-Antalya fiehir bilet sat›fl dan üyemiz Ergün Altunda¤’›n eniflteleri • 31.01 2008 tarihinde • THY-Antalya istasyondan üyemiz Ali Dinç’in annesi 25.02.2008 tarihinde. • THY A.O. Ankara Tolga Emre Altan (Bafl Temsilci) 25.01.2008 Amcas› • THY A.O. Ankara 08.02.2008 Amcas› • THY A.O.Ankara ‹stasyon Md. Ramazan Er 04.02.2008 Damad› • THY A.O. Ankara ‹stasyon Md. Serdar Savafl

VEFAT Emekli personellerimizden Baflteknisyen

Ertu¤rul Çemberci’nin Ailesine ve sevenlerine baflsa¤l›¤› diliyor, ac›lar›n› paylafl›yoruz.

43


Marmaris Butik Hotel’den Hava-İş Sendikası üyelerine % 20 indirim! Marmaris’te denize 200 m. uzaklıkta bulunan Marmaris Butik Hotel’de konaklamak isteyen Hava-iş üyeleri için; kişi başı oda + kahvaltı fiyatları şöyle: 1-30 Nisan 25 YTL, 1-31 Mayıs 30 YTL., 1-30 Haziran 30 YTL., 1-31 Temmuz 40 YTL., 1-31 Ağustos 40 YTL., 1-30 Eylül 30 YTL., 1-31 Ekim 30 YTL., 1-30 Kasım 30 YTL. Adres: Siteler mah. 200. sk. No:12 48700 Marmaris Tel:0252 413 83 87 www.butikhotelmarmaris.com

Hava-‹fl Sendikas› üyeleri’ne Küçükçekmece Özel T›p Merkezi’nden % 20 indirim Hava-‹fl Sendikas› üyesi Türk Hava Yollar› ve Teknik Afi. personeli sa¤l›k karneleri ile birlikte Özel Küçükçekmece Ö¤retmenler T›p Merkezi, sa¤l›k hizmetlerinden %20 indirimle yararlanabilirler. Dahiliye, genel cerrahi, çocuk, kad›n-do¤um, kulak- burun- bo¤az Uzm. Dr. muayenesinden fark ödemeden yararlanabilirler. Röntgen ve tahlil tetkik giderleri de Hava-‹fl üyeleri için % 20 indirimlidir. Adres: Gültepe Mah. Alageyik Sok., No: 1/2A Sefaköy/Küçükçekmece/‹stanbul Tel: 0212 424 67 24 (pbx) 0505 536 80 82 Faks: 0212 424 69 89 HYPERLINK "http://www.ogretmenlertipmerkezi.com" www.ogretmenlertipmerkezi.com



HAVA-İŞ Dergi, Şubat - Mart 2008