Page 1


BU SAYIDA

TÜRK -‹fi ve ITF üyesi HAVA-‹fi

Eylül - Ekim 2007

Hava-‹fl Genel Baflkan› Atilay Ayçin: THY A.O. ve Teknik A.fi. sözleflmelerini önemli kazan›mlarla imzalad›k Özlem Ergun

1

21. dönem THY A.O ve 1. dönem Teknik A.fi sözleflmelerinin analizi Mustafa Ya¤c›

4

Ago kuflu ile serçe Bahad›r Altan

7

‹DAR‹ YER : HAVA-‹fi SEND‹KASI ‹ncirli Cad. 68/1 Bak›rköy-‹ST. Tel: 0.212.660 20 95 Faks: 0.212.571 90 51 www.havais.org.tr havais@havais.org.tr

Türkiye Sivil Havac›l›k Sendikas› Ayl›k Yay›n Organ› Ad›na

Sözleflme süreci ve sonuçlar› Munzur Pekgüleç

10

T‹S’in ard›ndan Faruk Say›l›r

14

SAH‹B‹ Genel Baflkan AT‹LAY AYÇ‹N

RÖPORTAJLAR 18

SORUMLU YAZI‹fiLER‹ MÜDÜRÜ Genel Baflkan Yard›mc›s› EYLEM ATEfi

KARfiI ATAK: Havac›l›k sektöründe neden bu kadar çok uluslararas› düzenleme var? Kemal Ülker

23

ED‹TÖR ÖZLEM ERGUN

Türkiye’de turizm emekçilerinin sorunlar› Mahsun Turan / D‹SK-OLEY‹S Bas›n Yay›n ve E¤itim Dairesi Uzman›

27

TASARIM ve OFSET HAZIRLIK Mavi Kare Reklamc›l›k Ltd. fiti. 0.212.266 55 31 www.mavikarereklam.com

Kamu kurumlar›nda toplu sözleflme ve grev hakk›m›z vard›r, kullanaca¤›z ‹smail Hakk› Tombul / Kamu Emekçileri Sendikalar› Konfederasyonu (KESK) Genel Baflkan›

BASKI Ümit Matbaac›l›k San. Tic. Ltd. fiti.

30

KÜLTÜR SANAT

2. Matbaac›lar Sitesi Z-A / 6-10

36

Topkap› / ‹stanbul Tel: (0212) 565 42 69 Sicil No: 306731-254313 Baskı Tarihi: Eylül 2007

ÜYELER‹M‹ZDEN 39


Hava-‹fl Genel Baflkan› Atilay Ayçin:

THY A.O. ve Teknik A.fi. sözleflmelerini önemli kazan›mlarla imzalad›k THY’de 21, Teknik Afi’de 1. dönem toplu ifl sözleflmeleri 28 A¤ustos 2007 tarihinde, zorlu bir sürecin ard›ndan, önemli kazan›mlarla imzaland›. 16 Mart’ta bafllayan T‹S görüflmeleri yaklafl›k 6 ay sürdü. Süreç, grev oylamas› gibi haf›zalardan kolay silinemeyecek uygulamalara da sahne olurken; çal›flanlar, “patron” kavram›n›n di¤er anlamlar›yla da tan›flt›lar. Bask› ve iflveren tehditleri bu sürece rengini veren belirleyici uygulamalard›. Ancak çal›flanlar, “üretimden gelen güç”lerini kullanman›n ne anlama geldi¤ini, uzun bir aradan sonra belki de ilk kez, bu T‹S sürecinde somutlad›lar. THY ve Teknik Afi. sözleflmeleri pek çok aç›dan de¤erlendirilmeyi hak etse de, sürecin en k›ymetli kazan›m› belki de insanlar›n alg›lar›nda yaratt›¤› s›çrama oldu. “Hak verilmez al›n›r” gerçe¤i eski bir nostalji olmaktan ç›k›p, ete kemi¤e büründü. “Sermayenin, patronlar›n ve hükümetin bütün korkusu da buydu zaten” diyen Hava-‹fl Genel Baflkan› Atilay Ayçin’le, T‹S’i, grev oylamas›n›, sendikal kazan›mlar›

Söylefli: Özlem Ergun konufltuk. Hava - ‹fl Sendikas› “THY ve Teknik Afi. çal›flanlar› tüm Bas›n/Yay›n Uzman› bask› ve y›ld›rma politikalar›na ra¤men, kararl› durmas›n› bildiler; sendikalar›na, asl›nda haklar›na ve kendi geleceklerine sahip ç›kt›lar. Bu vesileyle kendilerini bir kez de buradan kutluyorum. Bu toplu sözleflme ile elde edilen kazan›mlar, onlara yak›flan bir sonuç, son kurufluna kadar hak ettiler.” diyen Ayçin, baflar›n›n ancak üyeyle birlikte mümkün olabilece¤ine bir kez daha Süreç, grev dikkat çekiyor. oylamas› gibi 2007-2008 y›llar›n› kapsayacak ve bu iki y›l boyunca çal›flanlar›n ücret, sosyal haf›zalardan kolay ve özlük haklar›n› belirleyecek olan T‹S’in silinemeyecek önemli kazan›mlar› neler? uygulamalara Birkaç ana bafll›kta toplamak mümkün. Ücret ve ücrete ba¤l› maddeler. Çal›flma sahne olurken; koflullar›ndaki iyilefltirilmeler. Uçufl görev çal›flanlar, ve dinlenme süreleri ile ilgili düzenlemeler. “patron” Part-time çal›flan arkadafllar›m›z›n ücret ve çal›flma biçimleriyle ilgili uygulamalar. kavram›n›n di¤er Belirli süreli statüde çal›flanlar›n, belirsiz anlamlar›yla da süreli sözleflme kapsam›na al›nmas› ve ifle tan›flt›lar. girifl ücretlerindeki iyilefltirilmeler.

1


Grev karar› alk›fllarla as›ld›.

2

Her toplu sözleflme döneminde, geçmiflten bugüne sarkan, birikmifl en az birkaç temel soruna kal›c› çözümler ürettik.

Ücretlere yans›yan zam oran›, vardiya primleri, ifl tazminat› gibi kalemler dahil edildi¤inde ortalama % 17 civar›nda. Belirli sürelilerin durumlar›ndaki iyilefltirilmelerle, “eflit ifle eflit ücret” prensibimizi kabul ettirmifl olduk. Bu konuda ›srarc› olmam›z›n hakl› nedenleri vard› ve bu sorun çözülmüfl oldu. ‹flverenle tek uyuflmazl›k konusu ücret de¤ildi elbette, çal›flma koflullar›n› düzenleyen maddelerdeki iyilefltirmelerde en az ücret kadar önemliydi. Bafl›ndan beri sözleflmeyi bir bütün olarak gördük ve karfl› taraf›n da öyle görüp tart›flmalar›n› talep ettik, öyle de oldu. Önceki y›llarla kazan›mlar aç›s›ndan k›yasland›¤›nda, bu sözleflmenin daha ileri yönlerinin oldu¤unu söyleyebilir miyiz? Ya da farkl›l›klar› nelerdir? Hava-‹fl Sendikas›’n›n 89 y›l›ndan beri imzalad›¤› sözleflmeler, Türkiye sendikal yaflam prati¤inden fark›. Her toplu sözleflme döneminde, geçmiflten bugüne sarkan, birikmifl en az birkaç temel soruna kal›c› çözümler ürettik. Ücret ve çal›flma koflullar›n›n her sözleflme döneminde biraz daha iyilefltirilmesi, sosyal farkl›l›klar›n giderilmesi gibi. O sebeple bu dönem imzalanan toplu sözleflmeler, önceki T‹S’lerden bu

anlamda farkl› de¤il. Ama bu dönem olay›n kamuoyuna yans›mas›, bas›n›n konuya ilgisi, grev karar›n›n genel seçimlerle çak›flmas›, hemen arkas›ndan grevin uygulanaca¤›na dair yapt›¤›m›z aç›klamalar, farkl› sektörlerdeki benzer sözleflmelerin uyuflmazl›k aflamas›nda ortak seyir izlemesi, bu dönemi farkl› k›ld›. Hava-‹fl Sendikas›’n›n bafl›ndan beri izledi¤i, “üyeyi dahil ederek, çal›flanlarla birlikte hareket etme” ilkesi, baflar›y› getiren önemli bir neden olsa gerek… Tek bafl›na olmasa da tabi ki çok belirleyici bir neden. T‹S’e yaklafl›mda temel anlay›fl ve çal›flma biçimimiz; üyeyi T‹S’le ilgili tart›flma süreçlerine dahil etmemiz. Toplu sözleflme iflverenin önüne gelene kadar, üç kere çal›flanlara gidiyor. Çal›flanlara anketler da¤›t›l›p, temel sorun ve ihtiyaçlar tespit edildikten sonra taslak olan sözleflme, uzun tart›flmalar›n ard›ndan son fleklini al›yor. Toplu sözleflme üyelerin kendi gelecekleriyle ilgili karar verme süreci asl›nda, dolay›s›yla bu süreci üyeyi d›flar›da b›rakarak, üyeye ra¤men yapmak yanl›fl. Aksine üyeyi bu sürecin olabildi¤ince içine katmak gerek. ‹nsanlarla yüzyüze gelerek yap›lan politikan›n en geçerli ve en etkili iletiflim biçimi oldu¤unu düflünüyoruz. THY’ye ilk defa gelmifl ve belki çal›flma yaflam›na yeni bafllam›fl arkadafllar›m›z›n bu sürece dahil edilerek bilgilendirilmesinin, bu anlamda bir bilinç yarat›lmas›n›n önemli oldu¤unu biliyoruz. Bu sebeple Hava-‹fl’in tüm sözleflmeleri en bafl›ndan beri üyeye aç›k gerçeklefltiriliyor. Bu çal›flma biçimi, beraberinde karfl›l›kl› güveni ve örgütlülü¤ü getiriyor. 16 Mart’ta bafllayan T‹S görüflmeleri 28 A¤ustos tarihinde sona erdi. Yaklafl›k 6 ay süren T‹S görüflmeleri ve özellikle grev oylamas› s›ras›nda hukuki olarak da pek çok sorunla karfl›lafl›ld›. Grev oylamas›n›, Türkiye iflçi s›n›f› hareketi aç›s›ndan izlenmesi gereken bir süreç olarak de¤erlendiriyorum. Oylaman›n öncesinde ve sonras›nda çal›flanlara ve kamuoyuna iflveren taraf›ndan kas›tl› olarak yanl›fl bilgi verildi. Grev olmas›n›n nas›l ve hangi koflullarda yap›laca¤›n› 2822 Say›l› Grev Lokavt ve Toplu ‹fl Sözleflmesi yasas›


gayet aç›k olarak belirledi¤i halde, yasa d›fl› uygulamalar yap›ld›. Yasa, “grev karar› al›nd›ktan sonra iflyerinde çal›flanlar›n dörtte biri kendi özgür iradeleriyle, grev oylamas› için mülki idare amirli¤ine baflvurduklar›nda grev oylamas› yap›labilir” diyor. Ancak THY’de uygulaman›n böyle olmad›¤›n› sendikam›za gelen, “iflveren bask›s›yla grev oylamas› için imza verdim, ancak imzam› geri almak istiyorum” içerikli dilekçelerden biliyoruz. Zaten sonras›nda, bu dilekçe ve ifadelere dayanarak itiraz baflvurusunda da bulunduk. Bu itirazdan sonuç alamad›¤›m›z gibi, “çal›flanlar›n gerçekten 4/1’i imza vermifl midir?” sorusuna da yan›t bulamad›k. Dolay›s›yla bilgi edinme kanunu çerçevesinde taraf›m›za tan›nan bilgi edinme hakk›ndan da yaralanamad›k. Söz konusu yasa, grev oylamas›n› 1 günle s›n›rlarken, THY yönetimi yurtd›fl›nda bulunan, izinde, askerde olan çal›flanlar› tehdit yoluyla iflyerine getirerek oy kullanmak zorunda b›rakt›. Halihaz›rda bulunan çal›flanlar ise flef, müdür ve baz› baflkanlar arac›¤›yla, iflsizlik sopas›n› sallanarak, iflten atmakla, tayin etmekle tehdit edildi. ‹flveren bu süreçte maddi manevi tüm olanaklar›n› seferber ederek, oylamadan “hay›r” ç›kmas› için elinden geleni yapt›. ‹lk bak›flta “modern” görüntüsü veren THY yönetiminin nas›l ilkel yöntemlerle hareket etti¤ini, nas›l bir ortaça¤ karanl›¤›nda oldu¤unu; baflta bu tehdit ve bask›lara maruz kalan çal›flan arkadafllar›m›z olmak üzere hep beraber gördük. Tüm bu olanlar karfl›s›nda; yasal haklar›m›z› kullanma aflamas›nda devletin bir çok bürokrat›n›n iflverenden yana taraf olduklar›n› görmek ülkemiz ad›na üzücüydü. Adaletten amaç; haks›zl›¤›, hukuksuzlu¤u ortadan kald›rmakt›r; maalesef bizler adaletten hakk›m›z› alamad›k. Bize göre, gecikmifl adalet, adalet olamazd›. Tüm yasal baflvurular›m›za karfl›n 1 günle s›n›rl› olan grev oylamas›, iflveren lehine 4 gün sürdü. Grev oylamas›ndan % 54 “greve evet”, % 46 “greve hay›r” sonucu ç›kt›. Sonuç T‹S’i nas›l etkiledi? Oylaman›n “evet”le sonuçlanmas› öncelikle bizlerin masadaki pazarl›k flans›n› güçlendirdi. Oylamadan önce, “bunun d›fl›nda verecek tek kuruflumuz yok”

diyerek bizleri imzaya zorlayan yönetim, oylamadan sonra tekliflerini yeniden gözden geçirmek zorunda kald›. Çal›flanlar›m›z “greve evet” demenin, hemen greve ç›kmak anlam›na gelmedi¤ini gördüler. Oylaman›n bir di¤er önemli sonucu da; “hak verilmez al›n›r” gerçe¤inin kamuoyunda ve di¤er sektör emekçileri nezlinde uzun bir aradan sonra tekrar gündeme gelmesiydi. Sermayenin, patronlar›n ve hükümetin bütün korkusu da buydu zaten. Darbelerle unutturulmufl de¤erler, yeniden hat›rland›. Eklemek istedikleriniz, çal›flanlara mesaj›n›z… Taleplerimiz bafl›ndan beri makuldü. Çal›flanlar›m›z insani yaflam koflullar›nda yaflamay›, emeklerinin karfl›l›¤›n› almay› zaten bafl›ndan beri hak ediyorlard›. THY ve Teknik Afi. çal›flanlar› tüm bask› ve y›ld›rma politikalar›na ra¤men, kararl› durmas›n› bildiler; sendikalar›na, asl›nda haklar›na ve kendi geleceklerine sahip ç›kt›lar. Bu vesileyle kendilerini bir kez de buradan kutluyorum. Bu toplu sözleflme ile elde edilen kazan›mlar onlara yak›flan bir sonuç, son kurufluna kadar hak ettiler. Ayn› zamanda Türkiye iflçi hareketinin unutturulmufl moral de¤erlerini hat›rlatt›¤› ve bir ezberi bozdu¤u için de ayr›ca anlaml›yd›. Yine bu dönemde yan›m›zda bulunmufl emek örgütlerine, kifli ve kurumlara da ilgi ve desteklerini eksik etmedikleri için de ayr›ca teflekkürler.

THY A.O. ve Teknik Afi. çal›flanlar› kararl› durmas›n› bildiler; sendikalar›na, asl›nda haklar›na ve kendi geleceklerine sahip ç›kt›lar. Kendilerini bir kez de buradan kutluyorum.

20 Temmuz 2007, grev karar› as›ld›.

3


20 Temmuz 2007 Teknik A.fi.

21. dönem THY A.O ve 1. dönem Teknik A.fi sözleflmelerinin analizi 4

Mustafa Ya¤c› Hava-‹fl Sendikas› Genel Sekreteri

‹flveren, grev oylamas›n›n hemen sonras›nda yapt›¤› tekliflerinin de¤iflmeyece¤i yönündeki görüflünü de¤ifltirmek zorunda kalm›flt›r.

Bir dönem toplu ifl sözleflme süreci de sona erdi. Toplu ifl sözleflme sürecinde yaklafl›m biçimimiz gelinen her noktay› sizlerle paylaflmak ve al›nan kararlar› birlikte almak fleklinde oldu. Ancak sendika yönetiminin ald›¤› kararlara her üyenin kat›lmas›n›n ve ayn› görüflü paylaflmas›n›n beklenmesi demokratik iflleyifle pek uygun de¤ildir. Hedeflenenlerin hepsinin en iyi flekilde baflar›ld›¤› gibi bir iddiada mümkün de¤ildir. Ancak bu dönemin önemli de¤iflim noktalar›n› yüzeysel bir flekilde ele alarak geçifltirmek olumluluklar› gözard› etmek olur. Olumsuzluklar› ve olumluluklar› birlikte de¤erlendirmek zorunday›z. 50 bin kiflinin gelece¤i ile ilgili verilecek kararlarda “at›lan tafl ürkütülen kurba¤a” misalleri biraz hafif kal›r. Bu dönem toplu ifl sözleflmesinin baz› k›r›lma noktalar›nda toplumun genel e¤ilimini iyi okudu¤umuzu düflünüyorum. Zaten en önemli mesele bu k›r›lma noktalar›nda ibreyi çal›flanlar›n›n hak ve menfaatlerinin yönünde bir milimde olsa çevirebilmektir. Bu genel anlamda sa¤lanm›flt›r. Konuyu ayr›nt›l› olarak analiz etti¤imizde flu sonuçlar› elde etmekteyiz. Ana grup THY A.O yönetimi tüm süreç boyunca ayr› bir tüzellik olan

THY Teknik A.fi yönetimine hiçbir flekilde özerk yaklafl›m imkan› tan›mad›¤›ndan sözleflmeleri bir bütün olarak ele alaca¤›z. ‹flveren süreç içinde, iflçileri hak alma mücadelesinden, sendikan›n (sendika yönetimin) tasfiye edilmesi sürecine yönlendirmeye oynam›fl, ama kaybetmifltir. ‹flçiler sendikal örgütlülük üzerinde oyunlara izin vermeyeceklerini grev oylamas› sonucu ile ortaya koymufllard›r. Grev oylamas›n›n sonucunun “hemen greve ç›kal›m” anlam›ndan çok, “sendikal örgütlülü¤ümü sabote edemezsiniz” anlam›nda oldu¤unu herkes bilmektedir. Hava-‹fl üyelerinin bu onurlu karfl› ç›k›fl› tüm ülkede sendikal harekete yönelik kamu oyunda oluflmufl bulunan olumsuzluklar› silmifl, yeni bir dönem açm›flt›r. Bu ülkede grevin bir suç de¤il, hak oldu¤unu herkese yeniden tatt›rm›flt›r. ‹flveren grev oylamas›n›n hemen sonras›nda yapt›¤› tekliflerinin de¤iflmeyece¤i yönündeki görüflünü de¤ifltirmek zorunda kalm›flt›r. Bu grev oylamas›n›n sonras›, iflçilerin sab›rl› ve inançl› bir biçimde grev olas›l›¤›n› taze tutarak, greve ç›kmadan elde ettikleri ikinci önemli baflar›d›r. ‹dari konularda sözleflmemize önemli


yeni düzenlemeler kazand›r›lm›flt›r. 6. madde de üyelere eflit ifllem konusunda eskiye oranla daha aç›k bir ifade eklenmifl, “Hava-‹fl Sendikas›’n›n onay› olmadan yap›labilecek baz› personele menfaat art›fllar› di¤er personele de yap›lacakt›r” kural› getirilmifltir. Özellikle bu düzenleme ile özellefltirme sonras› sendikal örgütlülü¤ü ortadan kald›rmak için baflvurulan “sendikadan istifa et sana flu kadar farkl›l›k” gibi giriflimler önlenmifl olacakt›r. Belirli süreli çal›flma sistemi bölüm olarak T‹S’den ç›kar›ld›¤›ndan bu personelin y›ll›k ücretli izin ve mazeret izinleri T‹S’in 21. ve 24. maddesinde düzenlenmifltir. Mazeret izinleri 15.06.1999’dan sonra ifle girenler için 5 günden 7 güne ç›kar›lm›flt›r. Belirli sürelilerin eski izin dilimlerinde ve gün say›lar›nda bir de¤ifliklik yap›lmam›fl, ancak bu dilimler ile ilgili y›l hesaplamalar›nda ilk belirli süreli sözleflmeli istihdam›n›n bafllad›¤› 15.06.1999 tarihi esas al›nm›fl, belirli süreli sisteme girmeden önce P/T çal›fl›lm›fl ise ilk ifle girifl tarihi P/T çal›flamaya bafllan›lan tarih olarak kabul edilmifltir. Disiplin cezalar›ndan uyarma ve k›nama cezas›n›n terfi konusunda etki etmemesi ilk kez düzenlenmifltir. 101. madde de flirket yönetmelikleri ile ilgili yap›lacak de¤iflikliklerde yeni düzenleme ile personelin özlük haklar› ile ilgili konularda aleyhte düzenleme yap›lmamas› esas› getirilmifl, sendikan›n yap›lan de¤ifliklikle ilgili görüflme ve görüfl bildirme süreci tamamlanmadan yönetmeli¤in uygulamaya konulmamas› sa¤lanm›flt›r. Sözleflmelerimiz tüm çevresel ve ülke geneli bask›lar›na ra¤men 320 bin kamu iflçisinin sözleflmelerinde hükümetin dayatt›¤› %10 ücret art›fl› efli¤ini aflm›flt›r. Hele kamu emekçilerine dayat›lan %2+%2 y›ll›k ücret art›fl› ve ücretlerin seviyesi ele al›nd›¤›nda sa¤lanan ücret art›fl› ülkemiz iflçi s›n›f› ad›na çok önemli bir ad›md›r. Ücret, ikramiye vardiya primleri ve yönetici tazminatlar› dahil ayl›k toplam maliyetlerde ortalama %14 art›fl sa¤lanm›flt›r. Ücret zamlar›n›n bir bölümü seyyanen yap›larak düflük ücretliler korunmufltur. Di¤er alt› aylarda yine kamu sözleflmelerinin üstünde %3 ve %4 art›fl sa¤lanm›fl ve bu oranlar›n üstünde enflasyon gerçekleflmesi halinde %100 fark ilavesi ile koruma

sa¤lanacak flekilde düzenleme yap›lm›flt›r. Di¤er yandan istihdam›n karmafl›klaflmas› ve farkl› ücret biçimleri yap›lan de¤iflikliklerle yeni bir sisteme ba¤lanm›fl, sadelefltirilmifltir. Belirli süreli istihdam biçimi toplu ifl sözleflmesinden ç›kar›lm›flt›r. Ücret farkl›l›¤› olarak sadece ifl/uçufl tazminatlar›nda farkl›l›k kalm›fl, k›dem ücretler hem mevcut çal›flanlar hem de yeni ifle girecekler için eflitlenmifltir. ‹fl/uçufl tazminatlar›nda ifle girifl ücret oran› yap›lan iflin önemi ve mesleki konum ile iliflkilendirilmifl iflçi gruplar›nda %60, memur gruplar›nda %70, uzman, lisanss›z teknisyen ve kabin memurlar›nda %80, lisansl› teknisyen ve mühendislerde %90 (tip sertifikas› al›nd›¤›nda %100) fleklinde düzenleme yap›lm›flt›r. Mevcut belirli sürelilerden 2.5 y›l›n› doldurmayanlar yukar›daki oran ve sisteme intibak ettirilmifltir.Bu intibak sonucu k›dem ücretin %100’ü, ifl/uçufl tazminat›nda yeni oluflturulan A1 kademesi ücreti baz ücret olarak al›nacakt›r. Bu yeni sisteme geçifl ile birlikte ortalama %14 olan ayl›k ücret art›fl›n›n daha üst noktalara ç›kaca¤› aç›kt›r. Vardiya primlerinde ise her kademede farkl› olan primler, k›dem ücret ile iliflkilendirilmifltir. ‹kili vardiya kidem ücretin %15’ne üçlü vardiya k›dem ücretin %30’na çekilerek

20 Temmuz 2007 THY A.O.

5

Sözleflmelerimiz tüm çevresel ve ülke geneli bask›lar›na ra¤men 320 bin kamu iflçisinin sözleflmelerinde hükümetin dayatt›¤› %10 ücret art›fl› efli¤ini aflm›flt›r.

Mustafa Ya¤c›, grev karar› as›l›rken.


6

Belirli süreli istihdam biçimi toplu ifl sözleflmesinden ç›kar›lm›flt›r. K›dem ücretleri hem mevcut çal›flanlar hem de yeni ifle girecekler için eflitlenmifltir.

k›demli personelin k›dem ücretlerinde oldu¤u gibi vardiya primlerimde de ayn› k›demlilik oran›nda de¤erlendirilmesi sa¤lanm›flt›r. Çal›flma süreleri ve düzenleri konusunda eski haklar›m›z korunmufl, hiçbir yeni esnek çal›flma biçimi sözleflmemizde yer almad›¤› gibi, geçici görevlerde çal›flma ve fazla çal›flma sürelerinin nas›l hesaplanaca¤› bu sözleflmemizde ilk kez belirlenmifltir. Pazar yevmiyesinden kesintileri en aza indirecek e¤itim geçici görev vardiya de¤iflimi gibi sebeplerle kesinti yap›lmamas› yorum olmaktan ç›kar›lm›flt›r. THY Teknik A.fi’de al›nmakta olan C/S priminin kapsam› geniflletilmifl, revizyon primi ifl tazminat›n›n %15’inden %17’sine ç›kar›lm›flt›r. Y›llard›r sembolik olmaktan öte gitmeyen sosyal yard›m konular›nda gözle görülür art›fl sa¤lanm›flt›r. Yemek konusunda T‹S ‘de ilk kez günlük bedel tespit edilmifltir. Bu bedel yemek verilmeyen iflyerleri için önemli bir kazan›md›r. Krefl ücreti tasla¤›m›zdaki talebe çok yak›n tesbit edilmifltir. Ayl›k sosyal yard›m da %100’lük bir art›fl sa¤lanm›flt›r. Yönetim Kurulu karar› ile belirlenen yolluklar 8,6 YTL’den 33.5 YTL’ye ç›kar›lm›flt›r. THY Tenik A.fi sözleflmesinde seyahat yard›m› konusunda mevcut çal›flanlar ile ilgili (imza tarihi itibar›yla) ana grup THY A.O haklar›n›n aynen uygulanaca¤›na yönelik düzenleme yap›lm›flt›r. Kokpit personelinin daha önce protokol ile belirlenen lisans kayb› sigortas› toplu ifl sözleflmesi ile belirlenmifltir (Madde 103). Kabin memurlar›n›n geçici uçamaz raporu ald›klar›nda ücretsiz izne ç›kar›lmalar› 104. Madde ile yap›lan düzenleme sonucu ortadan kald›r›lm›flt›r Bir çok uygulaman›n flirket yönetmelikleri ile belirlendi¤i uçucu ekipler ile ilgili olarak ilk kez 105. Madde ile T‹S’in eki kapsaml› bir protokol yap›lm›flt›r. Bu protokolle dinlenme

süreleri yeniden belirlenmifl ve artt›r›lm›fl, ayl›k uçufl program de¤iflikliklerinin ay içinde 24 saat önceden haber verilerek yap›lmas› düzenlenmifl, 7 bofl günler ay içinde sabitlenmifl, tek bofl günler ertesi gün 06.00’ya uzat›lm›fl, ana üsse ayn› gün içinde iki görev planlanmamas› kabul edilmifl, konaklamalar ayda en fazla 15 gün ile s›n›rland›r›lm›fl, kabin memurlar›n flirket k›dem s›ralamas› kurallar› yeniden düzenlemifl, kad›n uçucu ekiplerin hamilelik haklar› düzenlenmifl, nöbet ve yedek ekip görevi için kesintiler 6 saatten 4 saate düflürülmüfl, ifle gelindi¤i halde iflyerinde hastalanma ile al›nan raporlar nedeniyle yap›lan kesintiler (iki güne kadar) kald›r›lm›flt›r. Bu protokol ile yap›lan de¤ifliklikler ve 105 madde ile ilgili ortakl›k yönetmeliklerinde yap›lacak de¤iflikliklerde personelin özlük haklar›nda aleyhte düzenleme yap›lamayaca¤› da 105. Maddede ayr›ca düzenlenmifltir. Sendikam›z›n önemli taleplerinden olan P/T çal›flanlar›n giriflten itibaren orant›l› olarak T‹S’den yararlanmas›, 57 ve 58 maddelerde normal ve vardiya girifl ç›k›fl saatlerinin sabitlenmesi, kadro pozisyonunda çal›flmada ifl tan›m› de¤iflikliklerinin sendika onay› ile yap›lmas›, belirli sürelilerin k›dem ve eski personelin girifl y›llar› ile ilgili intibaklar›, tayinler ve nakillerle ilgili düzenleme, tafleron konusunda k›s›tlay›c› düzenleme, konular›nda ise herhangi bir düzenleme yap›lmas› sa¤lanamam›flt›r. Sonuç art› ve eksilerle ortadad›r. Genel anlamda Hava-‹fl Sendikas›, sendika olman›n zaten do¤al sonucu olan› yapm›flt›r. Bu dönem grev karar› as›lm›fl, grev oylamas› gö¤üslenmifl ve önemli deneyimler bir çok üyemizce ilk kez görülmüfl, yaflanm›flt›r. Sa¤duyu ile süreç gözden geçirildi¤inde üyelerimizin yapt›¤› iflin az›msanmayacak, hatta g›pta ile bak›lacak bir ifl oldu¤u herkesçe bilinmektedir. Bu onur bize yeterde artar.


Bahad›r Alt›an T‹S ile ilgili bilgi verirken.

Ago kuflu ile serçe 21. dönem T‹S sürecinde ö¤rendiklerimiz bence sözleflmeye eklenenlerden daha büyük kazan›mlard›r. Ana bafll›klarla s›ralayal›m: 1-Birlik beraberlikle, örgütlü mücadeleyle, sab›rla en kötü tarihsel koflullarda bile baflarmak mümkündür. 2-Hak aramak flirket düflmanl›¤› veya “vatan hainli¤i” de¤ildir. fiirketini sevmek hakl› taleplerinden vazgeçmeyi gerektirmez. ‹kisi bir arada mümkündür. Asl›nda flirketini ve vatan›n› sevmek tam da budur. 3-Grev, modas› geçmeyecek bir anayasal hak ve silaht›r. Bunu kullananlar› “vatan haini” diye suçlayanlar, sadece ça¤ d›fl› emek düflmanlar›d›r. 4- Sendikal› olmak önemli bir ayr›cal›kt›r. Sendikay› güçlü k›lan iflçilerin ta kendisidir. Çal›flanlar›n aktif kat›l›m› varsa örgütlülük bir güçtür, yoksa sendika da bir korkuluktan ibarettir. 5-Greve “hay›r” ç›kmas› için seferber olanlar, hatta makamlar›n› bunun için bask› arac› olarak kullananlar, asl›nda sorunlar› üst düzey yöneticilerden saklama çabas›yla verimlili¤i ve motivasyonu düflürerek onlar› yan›ltm›fllard›r. Esas bu tutum, flirkete zarar vermifltir. 6- Havac›l›k 3-5 senede edinilemeyecek bir kültürdür. Uçufl

emniyeti ise havac›l›¤a sadece cüzdan›yla de¤il vicdan›yla da ba¤l› olanlar›n anlayaca¤› bir kavramd›r. T‹S metnine yaz›lanlardan çok, bütün THY çal›flanlar›n›n, hatta onlar›n sayesinde Türkiye’deki di¤er iflçilerin bu konular›n fark›nda olufludur en büyük kazan›m. fiimdi THY iflçilerinin önü aç›kt›r. Ancak dünyan›n en iyi sözleflmesini de ba¤›tlasan›z, onu uygulatmakt›r esas olan. Bunu yapacak olan da yine örgütlü birlikteliktir. Önümüzdeki dönemin görevi budur. Bu deneyimler 15 ay sonra bafllayacak yeni T‹S çal›flmalar›na daha iyi bir zemin haz›rlayacakt›r. Birli¤imizi pekifltirerek daha ça¤dafl koflullara ulaflma çabam›z sürecektir. Hikayeyi Birgün Gazetesinden fieyhmuz Dikenden aktar›yorum: Kral Nemrut, Halil ‹brahim Peygamberi yakalam›fl, yakmak için haz›rl›klar yapt›r›yor. Efsaneye göre, ateflin göle ve içindeki odunlar›n bal›¤a dönüfltü¤ü Urfa’daki Bal›kl› Göl arazisi üzerinde büyük bir atefl haz›rl›¤› için odunlar tafl›n›yor. Bu s›rada Ago Kuflu, gagas›nda bir kuru çal› getirip atefle “katk›da” bulunuyor! “Bu kadar odunun yan›nda getirdi¤inin ne önemi var?” diye soranlara, “Nemrut yard›m etti¤imi, ondan yana oldu¤umu görüyor ya…” diye yan›t veriyor. Biraz sonra, bu kez serçe geliyor. Gagas›nda bir damla su

Bahad›r ALTAN Kaptan Pilot Uçufl ‹flletme temsilcisi

7

Greve “hay›r” ç›kmas› için makamlar›n› kullananlar, sorunlar› üst düzey yöneticilerden saklama çabas›yla verimlili¤i ve motivasyonu düflürerek onlar› yan›ltm›fllard›r. Esas bu tutum, flirkete zarar vermifltir.


Sendikan›n bizi bir araya getiren ve güçlü k›lan bir flemsiye oldu¤u, örgütlü olman›n gücü, birlik ve beraberlikle neler yap›labilece¤i gözler önüne serildi. Sadece havac›lar de¤il bütün kamuoyu bizim dilimizi ö¤rendi. Baflbakan bile örnek verirken “Türkiye piste girmifl kalk›fla haz›r bir jet gibidir, neredeyse Take off’a geçmifl…” vb. örnek verdi¤inde “Baflbakan› bile havac› yapm›fl›z” diye espri yapar olduk.

getirip odunlar›n üzerine b›rak›yor. “Bu atefle getirdi¤i bir damlan›n ne hükmü var?” diye soranlara serçe flöyle yan›t veriyor: “ Benim de ‹brahim’in yak›lmas›na raz› olmad›¤›m, Nemruta karfl› oldu¤um bilinsin!” Hiç suçu olmasa da ago kufluna yüklenen bu tarihi miras onu hep sevilmez k›lm›fl. Her gören bir tafl atar olmufl…

8

Çal›flanlar›n onurlu ve bask›ya boyun e¤meyen dik duruflu kazan›mlar› getirdi. Sadece kendisine de¤il bütün çal›flanlara örnek ve gelece¤e umut oldu.

Çal›flanlar›n onurlu, dik duruflu baflar›y› getirdi Grev karar›n›n as›lmas›ndan sonra yaflad›¤›m›z, bask›yla imza toplama ve grev oylamas› sürecinde çok s›k hat›rlad›m bu hikayeyi. Serçelerin tafl›d›¤› damlalar gerçekten sel olup yang›n söndürür mü bilmem ama, THY çal›flanlar› bunun çok güzel bir örne¤ini verdi. Hem de bütün Türkiye’ye. Çal›flanlar›n bu onurlu ve bask›ya boyun e¤meyen dik duruflu kazan›mlar› getirdi. Sadece kendisine de¤il bütün çal›flanlara örnek ve gelece¤e umut oldu. Bask›ya dayanamay›p imza atan sonra gelip temsilcilere bunu gözleri yaflararak anlatan arkadafllar›m›z da oldu; bütün içtenli¤iyle “Greve Hay›r oyu verdim ama flimdi sizin hakl› oldu¤unuzu anl›yorum” diyen de. Ama san›r›m sonuçta evet diyen de, hay›r diyen de bu dönemde çok fley ö¤rendi.

Kurallara uymak flirketi ve ülke havac›l›¤›n› gözetmektir Art›k hiçbir fley eskisi gibi olmayacak, 2007 bir milatt›r. San›r›m özellikle uçucu arkadafllardan, limit üstü uçman›n övünülecek bir fley de¤il en büyük mesleki ay›p ve suç oldu¤unu; kurallara uyman›n flirketi ve ülke havac›l›¤›n› gözetmek oldu¤unu kavramayan kalmam›flt›r. Bu sözleflmenin uygulanmas›n› sa¤lamak herkesin özenle davranmas›n› gerektiriyor. Kural ihlaline izin veren, salt kendisine de¤il bütün arkadafllar›na zarar veriyor demektir. Birlik ve beraberli¤imizle bunun da üstesinden gelece¤iz. Gelelim “Ago Kufllar›na!” Dergimizin EylülEkim 2006 say›s›nda “Sinekler ve Ar›lar” bafll›kl› bir yaz›m yay›nland›. Bu yaz›da, yöneticilerine dürüstçe yanl›fllar›n› söylemek ve yönergelere ayk›r› uygulamalara karfl› ç›kmak yerine, ilkesizce yaranmay› ifl edinmifl baz› tutumlar› bir deney örne¤iyle elefltirmifltim. (bknz: havais.org.tr. dergiarfliv) Deneyde ar›lar hep ›fl›¤a yöneliyor, sinekler ise sinsice s›v›fl›yordu. Hat›rlayaca¤›n›z gibi 2006 A¤ustosu’nda flirketimizin uçufl emniyeti ve kurallara ayk›r› olarak günlük maksimum 14 saat olan mesai limitini bilerek aflan, 16 saatlik mesai planlamalar›na hep birlikte karfl› ç›km›fl ve bu yanl›fltan dönmelerini


sa¤lam›flt›k. (fiimdi planlamalar 13 saat ile s›n›rl› yap›lmaktad›r) O zaman baz› “meslektafllar” bas›na demeçler vererek karfl›m›zda saf tutmufllar ve kural ihlallerini adeta alk›fllam›fllard›. Bu tutumlar›n›n nas›l ödüllendirildi¤ini daha sonra baz›lar›n›n flirket içi terfilerinde görmüfltük. Eylül ay›ndaki “Sinekler ve Ar›lar” bafll›kl› yaz›m›n sonu aynen flöyle bitiyordu: “Önümüzde bir toplu sözleflme dönemi yaklafl›yor, yine karfl›m›zda saf tutacaklard›r. Art›k onlar›n ›fl›¤a yönelmeleri konusunda umut kalmam›flt›r, karanl›kta kaybolmaya mahkumdurlar.” Talpa, Tassa baflkanlar› grev k›r›c›l›¤› ve sendika düflmanl›¤› yapt› Hakl› ç›kmamay› o kadar çok isterdim ki..! Ama maalesef beni yan›ltmad›lar!

Bu dernek “baflkanlar›”, aylarca süren T‹S görüflmeleri boyunca meslektafllar›n›n evrensel çal›flma ve dinlenme süreleri taleplerini destekleyen tek bir söz etmemelerine ra¤men, yine gazetelere demeç vererek grev k›r›c›l›¤› ve sendika düflmanl›¤› yapt›lar. Bunu sözde yalanlasalar da tekzip etme zahmetine girmediler. Tekzip edemezlerdi çünkü tav›rlar› bilinen ve beklenen, tam da onlara yak›flan bir tav›rd›. Bu da yetmedi Airport Haber isimli duruflu ve tarz› malum internet sitesinde yay›nlanan ve asl›nda okuyunca bafll›kla ilgisi olmad›¤› çok aç›k görülen, benim de tekzip etti¤im bir “habere” dayanarak ve asl›n› hiç sormadan flahs›ma karfl› “bas›n bildirisi” yay›nlad›lar. Uçuculara hakaret etti¤im yalan›na sar›ld›lar. Halbuki söz konusu “hakaret”, baflka bir yaz›mda da (Bak›n›z havais.org.tr

dergi arflivi, “Meslek eti¤i mi kulluk mu?”) ayr›nt›l› iflledi¤im bir konuydu. Limit üstü ve yönergelere ayk›r› uçufllar› kabul etmenin meslek eti¤ine ayk›r› olaca¤›n›, bunu teklif edenin de kabul edenin de etik d›fl› davran›flta oldu¤unu ifade etmemden ibaretti. Bu görüflümü aynen koruyorum. Bir doktor nas›l 6 ayl›k bir bebe¤i kürtaj edince mesle¤ine ihanet etmifl ve insan hayat›n› hiçe saym›fl olursa, bir pilot da kurallara ayk›r› uçuflu kabul ederse ayn› etik d›fl› tutumu sergilemifl ve insan yaflam›n› hiçe saym›fl olur. Maalesef bu suçu iflleyenler bu sözümden pek al›nd›lar! T‹S sürecinde de bu “meslektafllar” ayn› ago kuflunun yapt›¤› gibi etik d›fl› tav›rlar›n› sürdürerek hakl› mücadelemizi baltalamaya çal›flt›lar. Ama THY çal›flanlar› bu oyunlar›n hepsini bofla ç›kart›p, “greve evet” diyerek sendikal örgütlülü¤e sahip ç›kt›. Bunun do¤al sonucu olarak sözleflme, hepimiz için, flirketimiz ve ulusal havac›l›¤›m›z için çok önemli kazan›mlarla imzaland›. Bizi güçlü k›lan, taleplerimizde bilimsel verilere dayanmam›z, yüzde yüz hakl› oluflumuz ve demokratik kat›l›mc› çizgimizdi. Bask›yla, tehdit ve korkuyla belki cahil, örgütsüz kitleler yönlendirilebilir, ama THY iflçisi demokratik geleneklere ba¤l›, e¤itimli, bilinçli ve örgütlü olman›n de¤erini anlayacak olgunluktayd›. Greve evet diyerek iflverene ve yandafllar›na yan›t›n› çok net verdi. Onlar› ayna karfl›s›nda durufllar›na bakmaya davet ediyorum sadece… Ar›lar bal yapmaya; serçeler yang›nlara su tafl›maya devam edecekler. Yeni Toplu Sözleflmemiz flirketimize ve çal›flanlar›na u¤urlu olsun.

Grev oylamas› s›ras›nda.

Sözleflme, hepimiz için, flirketimiz ve ulusal havac›l›¤›m›z için çok önemli kazan›mlarla imzaland›. Bizi güçlü k›lan, taleplerimizde bilimsel verilere dayanmam›z, yüzde yüz hakl› oluflumuz ve demokratik kat›l›mc› çizgimizdi.

Temsilciler kurulu toplant›s›ndan.

9


Munzur Pekgüleç ve Engin Barutçu, grev karar› as›l›rken.

Sözleflme süreci ve sonuçlar› Munzur Pekgüleç Hava-‹fl Sendikas› E¤itim-Örgütlenme Uzman›

10

Havayolu çal›flanlar›n›n T‹S süreci; Türkiye iflçi s›n›f›n›n içinde bulundu¤u ruh halini s›n›f lehine de¤ifltirirken, “iflçi s›n›f› isteyince olmayacak bir fley yoktur” gerçe¤ini yeniden hat›rlatd›.

‹fl kolumuzda toplu ifl sözleflmesi süreçleri, y›llard›r prensip haline gelmifl ayn› yöntemle haz›rlanmakta. T‹S taslaklar› üyelerle müzakere edilip yaz›lmakta, birlikte son söz söylenmekte. Buraya kadar söylenenler mutlaka tüm sendikalarda yap›lmas› gereken bir zorunluluk gibi görünse de, birkaç istisna sendika hariç, sendikalar›n ezici ço¤unlu¤u T‹S süreçlerini üyelerinden saklayarak, kapal› kap›lar ard›nda tamamlamaya gayret göstermekteler. Bu yaklafl›mla haz›rlanan toplu ifl sözleflmeleri, çal›flanlar taraf›ndan kabullenilmedi¤i gibi kendi sendikalar› taraf›ndan yap›lm›fl bir ifl olarak da görülmemektedir. Çal›flanlar her geçen gün sendikalar›na yabanc›laflarak uzaklaflmaktalar. 12 Eylül öncesinde en gerici sendika da olsa, en temel iflleri olan T‹S’i kendileri yapmaktayd›lar ve sonuç her ne olursa olsun üyeleriyle yüz yüze gelmekten kaç›nmazlard›. Ve bu yüzleflme sendikal yap›lar›n

de¤iflim ve geliflimini h›zland›r›rd›. Bugün ise sendikal yap›larda bu anlamda de¤iflim gözlenmezken, giderek sendikalar tasfiye edilmekte, sendikal› iflçi say›s› ise toplam çal›flanlar içinde % 7 gibi küçük bir rakamla s›n›rl› kalmakta. Havayolu çal›flanlar› tüm iflçilere örnek oldu, mesaj verdi. Hava-‹fl Sendikam›z›n böylesi bir dönemde yürüttü¤ü sözleflme mücadelesi bir çok yönüyle de¤erlendirilmeyi hak ediyor. Havayolu çal›flanlar›n›n T‹S süreci; Türkiye iflçi s›n›f›n›n içinde bulundu¤u ruh halini s›n›f lehine de¤ifltirirken, “iflçi s›n›f› isteyince olmayacak bir fley yoktur” gerçe¤ini uzun bir aradan sonra yeniden hat›rlatm›fl olmas›yla da anlaml›. Sermayenin güdümünde olan yaz›l› ve görsel bas›n, THY çal›flanlar›n› yoksulluk s›n›r›n›n biraz üzerinde ald›klar› ücretlerle konu ederken, yay›nlar›nda, çal›flanlar› vatan haini ilan etmekte


sak›nca görmediler. Ancak iflveren; bas›n ve reklam dünyas›n›n tüm bu olanaklar›na ra¤men baflar›l› olamad›lar. Son bir hamleyle, lokavt karar› alarak iflyerini kapatacaklar›n› yani dolayl› olarak çal›flanlar› iflten atacaklar›n› söylediler. Grev uygulanmas› durumunda flirketin zarar edece¤ini, kapanaca¤›n›, küçülece¤ini söyleyerek iflsizlik propagandas›n› tüm araçlar›yla yayd›lar. Bu da tutmad›. Çal›flanlar› grev oylamas›na götürerek, sendikan›n etkinli¤ini ve T‹S masas›nda pazarl›k gücünü yok etmek için tüm güçlerini seferber ettiler. Afifl, bildiri ve pankartlarla tüm iflyerlerini donatt›lar. Tüm iflveren yetkililerini seferber ederek, grev oylamas›ndan hay›r ç›kmas› için her türlü bask› ve zoru uygulad›lar. Grev oylamas›, “greve evet”le sonland›. Çal›flanlar bir fleyi çok iyi biliyorlard›. “Greve hay›r” demek, örgütsüzlü¤ü, sözleflmesiz çal›flmay› dolay›s›yla haklardan uzak bir çal›flma yaflam›n› kabul etmek demekti. Grev oylamas›ndan ç›kan “greve evet” sonucu, Hava-‹fl üyelerinin sendikal› olman›n ne anlama geldi¤ini çok iyi kavrad›klar›n› göstermifl oldu. Tüm THY ve Teknik A.fi. çal›flanlar›n›;

onurlu, özverili mücadelelerinden dolay› kutluyorum Ayn› zamanda Türkiye iflçi s›n›f›na, bir mesaj verdi: Böylesi bir kararl›l›¤›n sözleflme haklar›n› elde etmede ne kadar önemli ve vazgeçilmez oldu¤unu ortaya koyarken, Türkiye iflçi s›n›f›na yol gösterici oldu. Bugün, tekstil, haberleflme, Harp-‹fl ve di¤er bir çok ifl kolu iflçisine örnek olurken, hak elde etmenin mücadeleyle mümkün oldu¤unu gösterdi. Sendikalar da do¤ru önderlik ettiklerinde, baflar›n›n kaç›n›lmaz oldu¤unu ortaya koydular. Tüm THY ve Teknik A.fi. çal›flanlar›n› bu onurlu, kararl› ve özverili mücadelelerinden dolay› kutluyor, baflar›lar diliyorum.

Tüm THY ve Teknik A.fi. çal›flanlar›n› bu onurlu, kararl› ve özverili mücadelelerinden dolay› kutluyor, baflar›lar diliyorum.

11


Her fleye ra¤men ‹hracatç›, turizmci, bas›n ve di¤erleri... Özlem Ergun Hava - ‹fl Sendikas› Bas›n/Yay›n Uzman›

12

THY çal›flanlar›n›n ücretlerinin, kötü niyetli bir çarp›tmayla gerçe¤in çok üstünde gösterildi¤i kimi gazete ve televizyonlarda, “Hava-‹fl % 50 zam istiyor” denilerek, gerçek tan›nmaz hale getirildi. Bunlar olurken, THY çal›flanlar›n›n çal›flma koflullar› ve taleplerinin içeri¤iyle ilgilenen ise olmad›.

Havayolu çal›flanlar›n›n 16 Mart’tan bu yana sürdürdü¤ü toplu ifl sözleflmesi görüflmeleri, grev karar›n›n as›lmas› ve sonras›nda gerçeklefltirilen grev oylamas›yla, tüm bas›n›n ve dolay›s›yla toplumun da gündemine girdi. Yaklafl›k 5 ay süren ve toplam 11 bin 500 havayolu iflçisinin iki y›l boyunca ücret ve çal›flma koflullar›n› belirleyecek olan toplu ifl sözleflmesi, “grev ihtimalinin ortaya ç›kmas›na dek” bas›n›n ilgisini çekmekten ne kadar uzaksa, bu ihtimalin belirmesinden sonra o kadar “yak›n” oldu. Peki ama nas›l? Türkiye ‹hracatç›lar Meclisi (T‹M), Türkiye Seyahat Acenteleri Birli¤i (TÜRSAB) gibi iflveren örgütlerinin baflkanlar› “turizm ve ihracat elden gidiyor, ülke ekonomisi olas› bir grevden filanca milyon dolar zarar eder” 盤›rtkanl›klar› aras›nda. Sermaye ideologlar› ve onlar›n uygulay›c›lar›n›n örgütlü bir koro olarak hep bir a¤›zdan ç›kard›¤›, “grev bizi bitirir, yanar›z biteriz” gürültüsü aras›nda, as›l konu olmas› gerekirken talileflen, “havayolu iflçilerinin hangi koflullarda, nas›l çal›flt›¤›n› ve gerçek taleplerinin ne oldu¤unu” anlayan oldu mu bilemiyoruz? Grev oylamas›yla birlikte tüm gazete ve

televizyonlar›n ana haber bültenlerinde THY çal›flanlar›n›n koflullar›, talepleri; zor bela, adet yerini bulsun gere¤i birkaç cümleyle yer al›rken, olas› bir grevin turizm ve ihracat aç›s›ndan sonuçlar›na programlar ayr›ld›. Bas›n›n tutumu Bu manipülasyon sürecinin bir tesadüfler toplam› de¤il, örgütlü bir politikan›n sonucu oldu¤unu söylemek için kahin olmak gerekmiyor. Süreç içinde ifl öyle bir noktaya vard› ki; Takvim gibi kimi gazeteler, “Hava-‹fl Sendikas› taraf›ndan greve zorlanan çal›flanlar, seslerini gazetemiz arac›l›¤› ile duyurdular” deme cüretini bile gösterdiler. Oysa çal›flanlar bir gün önce ç›kan ve THY çal›flanlar›n›n kastedildi¤i “Ak›llar› havada” manfletine tepkilerini dile getirmek için aram›fllard› bu “güzide gazetemizin, mümtaz flahsiyetlerini”. Ama onlar, ertesi gün hiçbir fley olmam›fl gibi, ellerini yüzlerine sürüp, “Yarabbi flükür” demeyi tercih ettiler! Yine ayn› gazete, “10 oydan 9’u hay›r” diyerek, daha sand›klar›n kuruldu¤u gün kendince “müjdeliyordu” seçim sonucunu. Kanal D’nin “anchorman”i Mehmet Ali Birand ise, grev oylamas› haberinin ard›ndan, “Daha ne istiyorsunuz, s›n›rlar› zorlaman›n manas› yok” türünden bir aç›klamay›, milyonlar›n gözünün içine bakarak tekrarl›yordu. Birand; “Kamuoyunu karfl›s›na alma, flantaj yapma pahas›na s›n›rlar›n zorlanmas› herkesi güç duruma düflürür. Umar›z Türk Havayollar› çal›flanlar› sa¤duyuyu tercih ederler" diyerek çal›flana bir anlamda, aba alt›ndan sopa gösteriyordu. Ücretlerin gerçe¤in çok ötesinde ifade buldu¤u kimi gazete sayfalar› ve televizyon ekranlar›nda, bir de “Hava-‹fl % 50 zam istiyor” denilerek, gerçek tan›nmaz hale getirildi. Tüm bunlar ve daha niceleri olurken,


THY çal›flanlar›n›n çal›flma koflullar› ve talepleri ile ilgilenense olmad›. Kendi menfaat ve ç›karlar› söz konusu oldu¤unda çal›flanlar›n al›n teri olan ücretlerini hesaplamaya bafllayan turizmcilerin, “kâr›m›z azalacak” yönlü demeçlerine “ülke ekonomisi” laflar›n› s›k›flt›rarak, nas›l meflruluk zemini arad›klar›n› hep birlikte gördük. Tüm bu “ülke ekonomisi” demagojisi yerini buldu mu? Tabi ki buldu. ‹lk bak›flta kula¤a ulvi gelen “ülke ekonomisi” kavram›n›n içinde, ne çal›flanlar ne de onlar›n koflullar› kendine yer bulabildi. Aksine ve handiyse, “Siz olmasan›z, ülkemiz de ekonomimiz de ne güzel olurdu” demeye getirildi ifl. Turizm ve ihracatç›lardan oluflan bu koro; THY yönetimine dönüp; “Sadece 2006 y›l›nda 181 milyon YTL kâra ra¤men THY yönetimi neden çal›flanlar›n› ma¤dur ediyor? Bir marka, uluslararas› alanda baflar› kazanm›fl bir flirket olan THY, dünya standartlar›nda hizmet üretirken, çal›flanlar›n› neden yoksulluk s›n›rlar›na mahkûm ediyor” demedi, diyemedi. Hizmet dünya standartlar›nda, ücret ise az geliflmifl ülke yoksullu¤unda… Eme¤ime sahip ç›k›yorum! 9 A¤ustos 2007 sadece THY çal›flanlar› için de¤il, bu zamana kadar eli yüre¤inde ç›kacak sonucu bekleyen di¤er sektör emekçileri aç›s›ndan da büyük bir zafer oldu. Oylama öncesinde kocaman puntolarla ve iflveren a¤z›ndan konuflan

bas›n, bu kez gazetelerinin bir köflesinden küçük harflerle, “greve evet ç›kt›” diye f›s›ldamakla yetindiler. Yine kimi gazeteler teselli kabilinden, “az farkla evet ç›kt›” deyiverdiler. Ancak yine çok önemli bir konuyu, kapsam d›fl› personel konusunu bile isteye atlayarak. Buna ve di¤er tüm sald›r› ve bask›lara ra¤men, çal›flanlar iradelerini ortaya koyarak iflveren ve müttefiklerine en anlaml› ve en etkili yan›t› verdiler. Oylaman›n sonucu “çal›flan olarak eme¤ime ve haklar›ma sahip ç›k›yorum” demekti asl›nda. Grev oylamas›nda gösterdikleri hak ve taleplerine sahip ç›kan duyarl› ve kararl› tutumlar›ndan dolay› tüm üyelerimize bir kez daha teflekkür ediyoruz. Bu süreçte hep birlikte bir kez daha gördük ki; örgütlü durabilmek, eme¤ine ve haklar›na sahip ç›kabilmek, toplu sözleflme görüflmeleri aç›s›ndan ve hatta tüm iflçi mücadelesi aç›s›ndan hayli anlaml› sonuçlar do¤urdu. ‹lerleyen süreçte bu mücadelenin kazan›mlar›n›n hayata yans›yaca¤›na olan umudumuz ise tam. Her fleye ra¤men…

Kendi menfaat ve ç›karlar› söz konusu oldu¤unda çal›flanlar›n al›n teri ücretlerini hesaplamaya bafllayan turizmcilerin, “kâr›m›z azalacak” demeçlerine “ülke ekonomisi” laflar›n› s›k›flt›rarak, nas›l meflruluk zemini arad›klar›n› birlikte gördük. 13


T‹S s›ras›nda 105. madde konuflulurken.

T‹S’in ard›ndan Faruk Say›l›r Kaptan Pilot Uçufl ‹flletme Bafltemsilcisi

14

Bu dönemin esas önemi, sendikal durgunlu¤un, yerini bir canlanmaya, bir uyan›fla b›rakm›fl olmas›d›r.

THY çal›flanlar› bir toplu sözleflme dönemini daha geride b›rakt›. Sonuç olarak, grev yapmak zorunda kal›nmadan ve elde edilen kazan›mlarla olabildi¤ince iyi bir sözleflme yap›ld›¤› kan›s›n› tafl›maktay›m. Ama bu dönemin esas önemi, sendikal durgunlu¤un, yerini bir canlanmaya, bir uyan›fla b›rakm›fl olmas›d›r. Bu durumu flöyle özetlemek mümkün: THY çal›flanlar›n›n, di¤er bir deyiflle Hava-‹fl Sendikas›’n›n üyelerinin çok büyük bir bölümü, böyle çetin geçen ve sonunda grev oylamas› olan bir T‹S sürecine ilk defa tan›k oldular. Kuflkusuz bu sürecin manevralar› da, onlar için yeni bir deneyim idi. Bana göre bu sürecin 4 aya¤› vard›; iflveren, sendika,

çal›flanlar ve kamuoyu. ‹flveren aç›s›ndan her fley eskisi gibiydi. Yani bugüne kadar gelmifl geçmifl di¤er eski yönetimler ne yapt›ysa onlar da ayn› fleyi yapt›lar ayn› enstrümanlar› kulland›lar. Sonuçta gelinen yer ve al›nan sonuç ortadad›r. Bunun de¤erlendirmesini yapmak onlar›n iflidir, bizi ilgilendirmez. Sendika, örgütün yöneticileri ve benim de içinde oldu¤um gönüllü çal›flanlar›, sürecin bafl›ndan bu yana ve bugün de öz elefltiri yap›p, yapmaya da devam edece¤iz. Çünkü hem bugün hem de önümüzdeki uzun bir zaman dilimi, çal›flanlar için hiç de umut verici de¤il. Yukar›da da söz etti¤im gibi; çal›flanlar›n büyük bir k›sm› yaflad›¤›m›z olaylara oldukça yabanc›, yafllar› gere¤i 12 Eylül darbesinin ac› sonuçlar›n›n izlerini tafl›yan ve ülkemizde döndürülmek istenen dolaplar›n daha yeni fark›na varmaya bafllayan, ama üst üste yedikleri flamarlarla çabuk ö¤renmek zorunda kalan genç insanlar... Hangi siyasi görüfle sahip olsalar, bu iflyerine nas›l bir tercihle al›nsalar ve hatta kiflisel tercihleri ne olursa olsun, büyük ço¤unlukla ortak amaçta birlefltiler. Güzel olan da bu idi. Neydi bu ortak amaç; THY’nin ve kendilerinin


geleceklerine sahip ç›kma irade ve kararl›l›¤›. Baz›lar› “büyük ço¤unluk” dememe tak›labilirler ama grev oylamas›n›n say›sal sonuçlar›na bak›p, “fark flu kadard›” demek büyük bir yan›lg›ya düflmektir. Çünkü yine herkes biliyor ki; demokratik uygulamalar›n gerçekleflmesi ancak gücü elinde tutanlar›n verdi¤i izin kadard›r. Kamuoyu, nas›l bir kamuoyu? Ne bilir bizimle ilgili? Nas›l ve kimler taraf›ndan yönlendirilirler ve umurlar›nda m›d›r gerçekler? Yoksa tam sezon ortas›nda bofl koltuk yokken, görev yapt›klar› televizyon kanallar›n›n patlayan THY reklamlar› yüzünden patronlar›ndan ald›klar› emirlerle silahlar›n› THY çal›flanlar›n›n üstüne boflaltan mikrofonu ve kalemi sat›l›k baz› bilinenlerin oluflturmaya çal›flt›klar› kamuoyu mu? Tek bildikleri çal›flanlar›n ald›klar›n› söyleyip, insanlar› bu yolla k›flk›rtmaya çal›flt›klar› ücretler mi? Onlar için paradan daha önemli bir fley yok mu? Ama ben inan›yorum ki; çal›flanlar bu süreçte birkaç paral› asker d›fl›nda toplumun çok büyük bir bölümünün deste¤ini alm›fl ve amaçlar›n› kamuoyuna en iyi biçimde anlatmay› baflarm›flt›r. Bu süreç içinde beni en çok rahats›z eden fley, grev oylamas› esnas›nda iflveren vekili baz› yöneticilerin tavr›d›r. Çünkü onlar iflverenlerinin gösterdi¤i sakin ve demokratik tavr› anlayamam›fl ve kraldan çok kralc› tav›rlar› ile ifl bar›fl› ve toplumsal huzurun bozulmas›na neden olmufllard›r. Grev oylamas›, güven oylamas›na dönmüfl ve inan›lmaz taktiklerle göze girme hesaplar› yap›lm›flt›r.Yasal bir uygulama olan oylama iflleminin, iflveren taraf›ndan uygulanmaya konmas›n› f›rsat bilen baz› kimseler bunu bir savafl haline getirmifllerdir, hem

de ne zemini ne de zaman› ve hatta silahlar› hiç eflit olmayan bir savafl. Bütün koflullar›n kendilerinden yana oldu¤unu bilen bu kiflilerin, adil olmayan bu duruma çok masumane bir karfl› tutum sergileyen baz› arkadafllar›m›za tav›r almalar›, sendikay› yalanc›l›kla suçlamalar›, greve evet diyenlerin vatan haini oldu¤u suçlamalar› ve bir arkadafl›m›za ceza vermeleri bu dönemin utanç verici olaylar› olarak hat›rlanacakt›r. Bundan sonra olmas› gereken tek fley; taraflar›n tümünün her fleyin geride kald›¤›n› ve tek amac›n THY’yi bulundu¤u yerden daha ileriye götürmek oldu¤unu gösteren tav›r ve eylem içine girmeleridir.

“Greve evet” diyenlerin vatan haini oldu¤u suçlamalar› ve bir arkadafl›m›za ceza vermeleri bu dönemin utanç verici olaylar› olarak hat›rlanacakt›r.

15


Havayolu iflçilerinin mücadelesine güç katan, tüm s›n›f dostlar›na teflekkürler… 16

THY ve Teknik Afi. çal›flanlar›n›n T‹S sürecinde; Hava-‹fl’e pek çok kifli ve kurum destek ziyaretinde bulundu, uzakta olanlar telefon etti, faks çekti. Olas› bir grevde maddi olanaklar› dahil Hava-‹fl’in yan›nda olduklar›n› söyleyerek, sendikam›za moral destek oldular, bu zor süreçte çal›flanlar›n yan›nda bulunduklar›n› her f›rsatta yineleyerek, havayolu iflçilerinin mücadelesine güç katt›lar. Petrol-‹fl, Deri-‹fl, Tümtis, Belediye-‹fl, Haber-‹fl, Kristal-‹fl genel merkezlerine, Türk-‹fl’e ba¤l› sendikalar›n ‹stanbul flubelerini kapsayan, fiubeler Platformunun

tüm temsilcilerine, ba¤l› bulundu¤umuz konfederasyon Türk-‹fl’e, KESK, D‹SK, BTS ve baflta TMMOB olmak üzere havayolu iflçilerinin T‹S sürecinden onlar›n yan›nda olmufl pek çok meslek örgütüne, destek metninde imzas› bulunan tüm ayd›nlara, maniplasyon sürecine ra¤men konuyu gündeme tafl›m›fl gazeteci, yazar ve çizerlere, “havayolu iflçilerinin yan›nday›z” diye telefon edip, fliirler yazan yurttafllara ve ad›n› flimdi hat›rlayamad›¤›m›z tüm s›n›f dostlar›na; sendikam›z üyelerine verdikleri moral deste¤inden dolay› ayr› ayr› teflekkür ederiz.


Kesk’den toplu ziyaret ve destek Kamu Emekçileri Sendikalar› Konfederasyonu (KESK) Dan›flma Meclisi Üyeleri, "‹nsanca Yaflam ‹çin Toplu Sözleflmeye Yürüyoruz" slogan›yla ‹stanbul'dan Ankara'ya do¤ru bafllatt›klar› yürüyüfl de Hava-‹fl’e Sendikas›n›n önüne gelerek havayolu iflçileriyle de dayan›flt›lar. 28 A¤ustos’ta Bak›rköy Özgürlük Meydan›'nda bir bas›n aç›klamas› yapan, sonra da Hava‹fl sendikas›na yürüyen yaklafl›k 100 kamu emekçilerine polis müdahale etmeye çal›flsa da “baflar›l›” olamad›. Hava-‹fl’in baflar›s› hepimize yak›t olmufltur Sendikaya destek için yürüyüfle kat›lan ÖDP ‹stanbul Milletvekili Ufuk Uras da yapt›¤› aç›lamada milletvekillerine seslenerek ''Gelin milletvekili maafllar›n› kamu çal›flanlar›n›n maafllar›na endeksleyelim. Hadi hodri meydan'' dedi. Uras, "Türkiye'deki sendikal mücadelenin, s›n›f mücadelesinin, at›l›m yapmas› için Hava ‹fl Sendikas›n›n elde etti¤i baflar› hepimize yak›t olmufltur" diye konufltu. Hava-‹fl'in önüne geldiklerinde alk›fllarla karfl›lanan KESK üyeleri daha sonra otobüslere binerek Ankara'ya hareket etti. Ayd›nlardan Hava-‹fl’e destek Hava-‹fl sendikas›’n›n,T‹S görüflmelerinde anlaflma sa¤lanamamas› üzerine THY ve Teknik Afi.’de ald›¤› grev karar›na destek veren birçok ayd›n, yazar, gazeteci, siyasetçi, sanatç› karar›n yan›nda olduklar›n› belirterek, destek metnine imza att›lar. Birçok sanatç› ve ayd›n›n imzalad›¤› metni okuyan Mor ve Ötesi grubundan Kerem Kabaday›, Hava-‹fl Sendikas› ve THY aras›ndaki toplu ifl sözleflmesi uyuflmazl›¤›n›n çal›flanlar›n talepleri do¤rultusunda çözülmesi gerekti¤ini söyledi. Aç›klamada, Hava-‹fl'in grev karar›

almas›n›n demokrasinin ve hukuk devletinin do¤al bir sonucu oldu¤unu belirtilerek, flunlar kaydedildi: "Sendikan›n alm›fl oldu¤u grev karar›,sendika üyesi olan ve olmayan bütün çal›flanlar›n kat›ld›¤› grev oylamas› sonucu onaylanm›flt›r. Grev oylamas›nda ›srar eden THY yönetimi, ortaya ç›kan çal›flanlar›n bu iradesini dikkate almak zorundad›r. Hükümet bugüne de¤in defalarca yapt›¤› gibi inand›r›c›l›¤› olmayan 'milli güvenlik' gerekçesine dayanarak grev erteleme yoluna baflvurmamal›; uyuflmazl›¤›n sendikal haklara sayg› temelinde, demokratik ve hukuk devleti anlay›fl› içinde ve çal›flanlar›n taleplerinin dikkate al›narak çözülmesi için samimi çaba harcamal›d›r."

17

Hava-‹fl’in grev karar› almas›, demokrasinin ve hukuk devletinin do¤al sonucudur.


Türk-‹fl Konfederasyonu Genel Baflkan› - Salih K›l›ç

Hava-‹fl Sendikas›’n›n verdi¤i mücadele son derece anlaml› Türk Hava Yollar›’nda toplu ifl sözleflmesinin imzalanmas› sürecinde Hava-‹fl Sendikam›z›n verdi¤i mücadele, son y›llarda çal›flanlar aç›s›ndan ortaya konan en anlaml› ve etkili mücadelelerden biri olmufltur. Havac›l›k sektörü gibi, özel bir öneme sahip ve çal›flanlar›n›n farkl› statü ve konumda oldu¤u bu sektörde, yap›lan grev oylamas›n›n sendikal dayan›flma ve mücadele yönünde ç›km›fl olmas› da, ülkemizdeki tüm çal›flanlara büyük bir moral sa¤lam›fl, Türk sendikal mücadele tarihine önemli bir sayfa olarak geçmifltir. Sendikal dayan›flman›n ve mücadele

azminin baflar›yla sonuçlanaca¤›na olan inanc› pekifltiren bu sürecin, masa bafl›nda ve bar›flç›l yollarla çözümlenmesi, ayr›ca Hava-‹fl’i ve üyelerini tatmin eden bir flekilde sonuçlanmas› bizim için büyük bir mutluluk vesilesidir. Bu kararl› ve etkili mücadelede eme¤i geçen, baflta Hava-‹fl Sendikam›z›n her kademedeki yöneticilerini, Hava-‹fl üyelerini, destek veren kardefl sendika ve kurulufllar›, bu hakl› ve meflru mücadeleyi anlay›flla karfl›layan halk›m›z› kutluyorum ve kendilerine teflekkür ediyorum.

Disk Genel Baflkan› - Süleyman Çelebi 18

Hava-‹fl’liler grevin bir “amaç” de¤il, demokratik haklar›n kazan›lmas›nda “etkin bir araç” oldu¤unu bir kez daha gösterdiler! THY’de süren toplu ifl sözleflmesinde ortaya ç›kan uyuflmazl›k sonucunda yap›lan referandumda emekçiler “GREVE EVET” karar› ald›lar. Bugün itibariyle toplu sözleflme anlaflmayla sonuçlanm›fl ve sendika taraf›ndan grev karar› uygulanmam›fl olsa da; THY yönetimi ve hükümetin bütün bask›lar›na ve lokavt uygulanaca¤› tehditlerine ra¤men, iflçilerin kendi iradeleriyle ald›klar› grev karar›n› do¤ru, yerinde ve önemli bulduk. THY emekçileri ald›klar› bu kararla, ifl koflullar›n›n ve ücretlerinin iyilefltirilmesi gibi hakl› taleplerinin karfl›lanmas› mücadelesinde (grev vb. gibi) evrensel haklar›n› kullanmalar›n›n engellenmesine karfl› gerekli demokratik cevab› verdiler. Emekçilerin “grev” karar›ndan ürken kimi çevreler ise, THY iflletmesinin bataca¤›ndan ve grevin özel flirketlere yarayaca¤›ndan tutun, çal›flanlar›n sosyal hak ve ücretlerinin “yüksek maliyet unsuru” oldu¤u iddialar›na var›ncaya kadar komik gerekçelerle ve koro halinde Hava-‹fl Sendikas›’n›n üzerine giderek grevi engellemeye çal›flm›fllar;

demokrasinin temel vazgeçilmezlerinden olan sendikan›n ve sendikalaflman›n “gereksiz” oldu¤unu maniple etmeye niyetlenmifllerdir. ‹flçilerin ekonomik ve demokratik hak kazan›mlar›n›n ve iyi bir toplu sözleflme yapman›n bir arac› olarak evrensel bir hak olan “grev”, “tahripkar” gösterilerek kamuoyu önünde anlams›zlaflt›r›lmaya çal›fl›lm›flt›r. Örgütlü sendikal mücadelenin önemini ve gereklili¤ini göstermesi aç›s›ndan toplu sözleflme sürecinde iflçilerin tutumu ve THY A.O. 21. Dönem, THY Teknik A.fi. 1. Dönem toplu ifl sözleflmesinin yeni kazan›mlarla imzalanmas›, sadece THY emekçilerinin de¤il Türkiye sendikal hak ve özgürlükler mücadelesinin de önemli bir zaferidir. Bundan dolay› THY emekçilerini ve Hava-‹fl Sendikas›’n› yürekten kutluyoruz. Son olarak flu dile¤imizi iletiyoruz; grev konusunda uygulanan referandum, sendikal hak ve özgürlüklerin önündeki yasal engellerin ortadan kald›r›lmas› için de uygulans›n.


Birgün Gazetesi Yazar›-Basisen ‹ç Anadolu fiube Baflkan› - Yaflar Seyman

Mücadelenizi selaml›yorum Hava–‹fl ve Atilay Ayçin… Bir sendikac› ve yazar olarak benim dünyamda birbirini ça¤r›flt›ran, bütünleflmifl iki isim… Biri emek örgütü, öteki emekçinin seçti¤i öncüsüdür... Hava–‹fl Sendikas› üyeleri ve yöneticileri ile örnek olacak bir görünüm sergilediler. Tüm bask›lara karfl›n grev oylamas›nda ‘Evet’ ç›kmas› bu süreçte örgütün gücünü gösterdi. Ve özlenen sendikac›l›¤› bizlere emek örgütü Hava – ‹fl, emekçinin sözcüsü Atilay Ayçin yaflatt›. Hava–‹fl’i ve Atilay Ayçin’i kutluyoruz. Kuflkusuz bu bir örgütün, ortak akl›n, ortak eylemin baflar›s›d›r. Küresel rüzgârlar›n esti¤i, sendikal dünyan›n savruldu¤u söylentilerini bofla ç›kard›. Köfle yaz›mda vurgulad›¤›m gibi, baz› köfle yazarlar›n›n ‘militan sendika’ diye tan›mlama tarafl›l›¤›na karfl›n; THY’deki geliflmeleri izleyen,

sizinle yüre¤i atan sevenleriniz çoktu. Örgütsel disiplin, kararl›l›k gösteren Hava–‹fl üyeleri yaln›z de¤ildiniz… Ayd›nlar sizi imzalar› ile desteklediler. Onlardan biri olman›n onurunu hep tafl›yaca¤›m. Bir kez daha örgütsel güç, dayan›flma, kararl›l›k sizlerle kazand›. Sendikal dünya ›fl›lt›l› bir umut, dayan›flma sihirli sözcük olma özelli¤ini sizlerle korudu. Dosta, düflmana güçlü sendikan›n, güçlü yöneticileri ile nas›l da ‘Hak verilmez al›n›r’ gerçe¤ini bir kez daha gösterdiniz. Bu bütünleflme, bu mücadele kararl›l›¤›yla ça¤dafl sendikac›l›¤›n nas›l yap›ld›¤›n› göstermek müthiflti. Bu mücadeleniz hem sendikal dünyaya hem de Türkiye’ye ça¤dafl ve soylu bir hak alma mücadelesini gösterdi ve yaflatt›. Mücadelenizi selaml›yorum.

19

Maltepe Üniversitesi Ö¤retim Üyesi - Dr. Atilla Özsever

Mavi k›v›lc›m› çakanlara selam olsun! 2001 krizinden sonra sendikalara "ölü topra¤› serpilmifl" gibiydi. 2002 y›l›nda bafllayan ve 4.5 y›l süren birinci AKP döneminde de iflsizlik ve yoksulluk artm›fl, esnek çal›flmay› getiren ve bir çeflit "kölelik düzenini" öngören 4857 say›l› yeni ‹fl Kanunu karfl›s›nda iflçi s›n›f› gereken tepkiyi göstermemiflti. Bu dönemde yo¤un özellefltirmeler yaflanm›fl, SSK hastaneleri sigortal›lar›n elinden al›nm›fl, sosyal güvenlik reformu ad› alt›nda emeklilik ve sa¤l›k haklar› iyice t›rpanlanm›flt›. Sendikalar, "nas›l olsa bu yasa do¤rudan üyelerimizi etkilemiyor" diyerek etkili bir muhalefet yapmam›fllard›. Bir de bunlar›n üstüne 2007 seçimlerinde AKP'nin baflar›s› eklenince emek kesimi iyice dura¤anlafl›p umutsuzluk havas› ortal›¤› kaplamaya bafllam›flt›. ‹flte tam bu aflamada Hava‹fl Sendikas›, "taban›n söz ve karar sahibi olma ilkesi"ne uyarak toplu sözleflme sürecini yönetti. Üyesi ile birlikte hak kay›plar›n› ortaya koydu, ücret ve çal›flma koflullar›na iliflkin taleplerini s›ralad›.

Sendikan›n üyesiyle iliflkisini pek tan›mayan yeni THY yönetimi, "grev oylamas›" silah›na baflvurdu. Ancak silah geri tepti. Yo¤un bask›lara ve tekelci medyan›n gazetecilik kurallar›n› hiçe sayarak yapt›¤› iflveren yanl›s› yönlendirici yay›nlar›na ra¤men THY çal›flan› “greve evet” dedi. Oylama, hem iflveren cephesinde hem de medyada flaflk›nl›k yaratt›. Ayn› zamanda bu "mavi k›v›lc›m" emek kesimine moral kazand›rd›, Hava- ‹fl'in arkas›ndan sendikalar birer birer grev karar› almaya bafllad›. Hak kay›plar›n›n giderek bir var olma, yok olma sürecini bafllataca¤›n› anlayan sendikalar, s›n›f mücadelesinin gereklerine uygun bir pozisyon almaya yöneldiler. Hava-‹fl'in ard›ndan Teksif, Denizciler Sendikas›, Tez Büro-‹fl grev karar› al›rken, Harb-‹fl ve Haber-‹fl'in toplu sözleflme görüflmeleri de uyuflmazl›kla sonuçland›. Önümüzdeki süreçte, sendikalar›n bilinçli, ak›lc› ve kararl› bir ortak mücadele hatt›n› oluflturmas› önem kazan›yor...


Vatan Gazetesi Yazar› - Necati Do¤ru

Bu ekonomik model, faizcilere aktard›¤› gelirin hiç de¤ilse yar›s›n› eme¤e aktarabilmenin yolunu bulmal›d›r

20

22 çeyrektir ekonomi ortalama olarak % 6’n›n üzerinde büyürken, memurlar, esnaflar, emekliler, çiftçiler gibi iflçiler de, “bu övünülen, gurur duyulan, istikrar bahfleden ve iktidar partisine % 47 oy kazand›rd›¤› ifade edilen büyümeden” paylar›n› alamad›lar. “Grev yaparsak: iflyerimiz batar, iflimiz elimizden gider, patron k›zar, iktidar bozulur, bizi iflten atarlar. ‹fl bekleyen milyonlarca iflsiz var, daha ucuz ücrete onlar› çal›flt›r›rlar.” korkusunun esiri oldular. ‹flverenler ve birinci Tayip Erdo¤an iktidar›, “eksik istihdam politikas›n›” Demokles’in k›l›c› gibi çal›flanlar›n bafl›nda tuttular. Çok say›da iflsizin oldu¤u bir toplumda, iflçinin büyüme yüksek olsa da, ancak enflasyon kadar ücret art›fl› sa¤layabilece¤i yap›y› 7 y›l boyunca sürdürdüler. ‹flçiler 7 y›l boyunca üstlerine “ölü topra¤› serpilmifl“ gibi beklediler. Grev

hakk›n› kullanmay› neredeyse hepten unuttular. THY çal›flanlar›n›n “greve evet” demesi bu 7 y›ll›k ölü topra¤›n›n savrulup da¤›t›lmas›d›r. Çok k›ymetlidir. Sand›k iradesini ortaya koydu, “halk istikrara oy verdi” diye iktidar alk›fllamas› yapan yazarlar, THY çal›flanlar›n›n “grev oylamas› sand›¤›ndan ç›kan evet iradesine” de sayg› göstermelidir. Hava-‹fl üyelerinin sendikal haklar›n› kullanmalar›ndan daha normal, daha meflru, daha yasal baflka bir fley olamaz. fiimdi kalk›p da, “turizmin en hareketli oldu¤u günlerde grev yapmas›nlar, turizim zarar görür” demek haks›zl›kt›r. Eme¤e sayg›s›zl›k, hukuka terbiyesizliktir. Bu ekonomik model, faizcilere aktard›¤› gelirin hiç de¤ilse yar›s›n› eme¤e aktarabilmenin yolunu bulmal›d›r. Bulam›yorsa bu, THY çal›flanlar›n›n kabahati de¤il,THY’yi yönetenlerin kabahatidir.

Evrensel Gazetesi Genel Yay›n Yönetmeni - ‹hsan Çaralan

‹flçilerin “greve evet” demedi¤i yerde patronun ikinci ad›m› sendikay› tasfiye etmek olmufltur Bir iflyerinde patronun “grev oylamas›” istemesi, hiç de ola¤an bir fley de¤ildir. Bunun içindir ki, e¤er iflyerinde iflçiler “greve evet” demezlerse; art›k toplu sözleflme masas›nda sendikan›n yapaca¤› bir fley kalmaz. Nitekim, bu yola çok az baflvurulmufl ve iflçilerin “greve evet” demedi¤i yerlerde patronun ikinci ad›m› iflyerinden sendikay› tasfiye etmek olmufltur. THY patronunun grev oylamas› zorlamas›nda da, sözleflmede iflçilerin taleplerinin yüksekli¤i de¤il ama orta vadede THY ve Teknik A.fi. ‘den sendikay› tasfiye etme plan› vard›. Böylece düz iflçilerin ücretlerini asgari ücrete do¤ru çekerken, kalifiye hizmetler için de bireysel sözleflmeler yaparak orada da ücreti afla¤› do¤ru çekmek planlanm›flt›. En az›ndan orta vadedeki amaçlar› buydu. Böylece THY patronu, çal›flma süreleri ve koflullar› konusunda

da sendikan›n denetiminden kurtulacakt›. Ancak THY ve Teknik A.fi. çal›flanlar›, bir s›n›f güdüsüyle, bütün bask›lara karfl›n bu u¤ursuz plan› bozdular. Üstelik böylece T‹S masas›na a¤›rl›klar›n› art›rd›klar› gibi, di¤er iflkollar›nda patronlar›n benzer yolla sendikalar› zorlama, tasfiye etme giriflimlerinin önüne de ciddi bir set oluflturdular. Çünkü THY’de tersi olsayd›; di¤er greve haz›rlanan iflkollar›nda da patronlar bu örne¤e dayanarak benzer giriflimler yapacakt›. Bu yüzdendir ki THY çal›flanlar› ve sendikalar›n kararl› duruflu, di¤er iflkollar› iflçilerinin mücadelesinde de katk› olmufltur. Umar›z ki havayolu iflçileri bugünkü birikimlerini koruyup gelifltirerek di¤er iflkollar›ndaki iflçilerle, kamu emekçileriyle dayan›flma göstereceklerdir.


Ba¤›ms›z Milletvekili - Ufuk Uras

Hava-‹fl Sendikas› ve THY çal›flanlar›, Türkiye emek hareketi aç›s›ndan son derece önemli bir ifl yapt› Y›llard›r emek hareketi kendi taleplerini oluflturma ve mücadele yoluyla bunlar› iflverenlere iletme konusunda cesaretsiz ve yetersiz kal›yordu. Hava ‹fl Sendikas› ve THY çal›flanlar› bu gidifli de¤ifltirdi. Son derece demokratik bir oylama yap›ld›. Çal›flanlar taleplerini demokratik ve özgür bir flekilde dile getirdi. Oylama sonucunda sendikalar›n›n elini toplu sözleflme masas›nda güçlendirdiler ve taleplerin önemli bir bölümünün gerçekleflmesinin yolunu açt›lar. Bu olmasayd›, talepler yine gerçekleflemeyecekti, çal›flanlar›n

temsilcileri yine masadan boynu bükük kalkacakt›. Bu oylama ile Türkiye emek hareketine de önemli bir mesaj verildi: Emek hareketinin ve sendikal hareketin yeniden ve yavafl yavafl haklar›na ve taleplerine sahip ç›kmas› için önemli bir ad›m at›lm›fl oldu. Emek hareketinin di¤er sektörlerinin de bu deneyimden dersler edinmesini sa¤lamak çok önemli. Bu yap›labildi¤i oranda, sendikal hareketin zaaflar›n›n afl›lmas› ve hareketin yeniden flekillenmesi yönünde önemli ad›mlar at›labilecektir.

TMMOB Yönetim Kurulu Baflkan› - Mehmet So¤anc›

TMMOB, siyasal iktidar›n Hava-‹fl’e yaklafl›m›n› dikkatle takip etmektedir Hava-‹fl Sendikas› ile THY aras›ndaki ifl uyuflmazl›¤› bugün yeni bir noktad›r. Hava-‹fl Sendikas› çal›flanlar aras›nda yap›lan grev oylamas›ndan sonra yapt›¤› de¤erlendirmede: "THY A.O. ve THY Teknik A.fi. çal›flanlar› kendilerine zaman zaman yasalar›n da d›fl›na ç›k›larak yap›lan ak›l almaz bask›lara ve ola¤anüstü bir karfl› kampanyaya karfl›n, anketler ve demokratik tart›flmalar yoluyla kolektif olarak belirledi¤i taleplerinin arkas›nda durmufltur. Bu tav›r ülkemizde üzerine ölü topra¤› serpilmifl iflçi

mücadelesinin her türlü zorlu koflulda bile, iflçilerle güven içinde bir örgütlülük sa¤land›¤›nda, nas›l güçlenebilece¤ini göstermesi aç›s›ndan ders niteli¤indedir.” demektedir. TMMOB, Hava-‹fl'in bu de¤erlendirmesine sahip ç›kmaktad›r. TMMOB, Hava-‹fl'in ve çal›flanlar›n yan›ndad›r. TMMOB, siyasal iktidar› ve Türk Hava Yollar› yönetimini "çal›flanlar›n taleplerini dikkate alarak, çal›flanlar lehine çözüm için" gere¤ini yapmaya ça¤›rmaktad›r.

Türk Tabipleri Birli¤i Merkez Konseyi Baflkan› - Prof. Dr. Gençay Gürsoy

Grev hakk›, temel hak ve özgürlüklerin parças›d›r Hepimizin yak›ndan takip etti¤i gibi, Türk Hava Yollar› çal›flanlar›n›n toplu ifl sözleflmesi sürecinde anlaflma sa¤lanamamas› nedeniyle Hava-‹fl Sendikas›, demokrasinin ve hukuk devletinin do¤al bir sonucu olarak grev karar› alm›flt›. Grev hakk›, ülkemizin de onaylam›fl oldu¤u uluslararas› sözleflmeler ve iç hukuk ile güvence alt›na al›nm›fl evrensel kabul gören bir hakt›r. Temel hak ve özgürlüklerin ayr›lmaz bir parças›d›r. Türk Hava Yollar› çal›flanlar›n bu

haklar›na sahip ç›kmas› ve ortak bir kararl›l›kta buluflmalar›, bu sürecin yeni kazan›mlarla ve anlaflma ile sonuçlanmas›n› sa¤lam›flt›r. Bu durum, sendikal mücadelenin, çal›flanlar›n birlikte hareket etmesinin ve grev oylamas›na ortak bir “evet” denmesinin önemini ortaya koymaktad›r. Sonuçtan duydu¤umuz memnuniyeti dile getirirken, bunun tüm ülke sendikal mücadelesi aç›s›ndan bir örnek oluflturmas›n› diliyoruz.

21


Konut Edindirme Yard›m› (KEY) ödemeleri De¤erli üyelerimiz, Konut Edindirme Yard›m› (KEY) hesaplar›n›n tasfiyesi için yönetmelik Resmi Gazete'de 14 A¤ustos 2007 tarihinde yay›mland›. Yönetmeli¤e göre; • ‹flyerleri hak sahiplerinin listelerini 30 Kas›m’a kadar oluflturacak. (Bakanlar Kurulu bu süreyi bir defaya mahsus üç aya kadar uzatabilecek.) • ‹flyerlerince haz›rlanacak listeler tasfiye halindeki Emlak Bankas›'na gönderilecek. • Emlak Bankas›, hak sahiplerinin isim, konut edindirme yard›m› ve nemalar›n› içeren listeleri, 30 Kas›m 2007'den itibaren üç ay içinde Emlak Gayrimenkul Yat›r›m Ortakl›¤›'na (EGYO) bildirecek. (Hazine'nin ba¤l› oldu¤u bakan bu süreyi bir defaya mahsus iki aya kadar uzatabilecek.) • Listeler Resmi Gazete'de ilan edilecek • Bunu takiben listelerde yer almayanlar›n baflvurular› için süre

22

tan›nacak ve ödemeler 2008'de yap›lacak. Hak sahiplerinin konut edindirme yard›m› anapara tutarlar›n›n nemaland›r›lmas›nda; • Hesaplar›n bankaca takip edildi¤i 1 Ocak 1987 ila 29 Aral›k 1999 aras›ndaki dönem için Emlak Bankas›'n›n alt› ayl›k vadeli mevduat faizi bileflik usulde uygulanacak. • Hesaplar›n bankadan EGYO'ya devredildi¤i 29 Aral›k 1999'den 30 Kas›m 2007 tarihine kadar ise; EGYO'nun net aktif de¤erinin yüzde 60.96's›n›n, Emlak Bankas› Afi taraf›ndan ayni sermaye olarak EGYO'ya devredilen tafl›nmazlar karfl›l›¤› 395 milyon 751 bin 717 YTL oran› esas al›narak nemaland›r›lacak. Tüm üyelerimize duyulur. Sendikam›z KEY hesaplar›n›n tasfiyesi ile ilgili olarak yeni geliflmeler olmas› durumunda sizleri bilgilendirmeye devam edecek. Sorular›n›z için: havais@havais.org.tr

Konut Edindirme Yard›m› nedir? Konut Edindirme Yard›m› (KEY), 11 Kas›m 1986 y›l›nda 3320 say›l› yasa ile 10 ve daha fazla iflçi çal›flt›ran iflyerlerindeki iflçiler, 657 say›l› Devlet Memurlar› Kanunu ile 926 say›l› Türk Silahl› Kuvvetleri Personel Kanunu, 2914 say›l› Yüksekö¤retim Personel Kanunu ve 2802 say›l› Hakimler ve Savc›lar Kanunu'na göre ayl›klar›n› alan devlet memurlar› ile di¤er kamu görevlileri ve bunlar›n emeklilerine kanunda belirtilen esaslara göre konut edindirme yard›m›n› amaçl›yordu. Yard›mla ilgili kesintiler, kanunun yürürlükte oldu¤u süre içerisinde iflçiler ad›na iflverenden, memur ve di¤er kamu çal›flanlar› ad›na ise ilgili kurumdan yap›larak, Türkiye Emlak Kredi Bankas› nezdinde memurlar için "Toplu Konut Ve Kamu Ortakl›¤› ‹daresi Baflkanl›¤› ad›na aç›lan Devlet Memurlar› ve Emeklileri Konut Edindirme Yard›m›, iflçiler için de ayn› bankada aç›lan "‹flçiler ve Emekliler Konut Edindirme Yard›m›" hesaplar›nda topland›. Kanunun, yard›m için 75 metrekarelik evlerin 60 metrekarelik bölümü için yararlanma flart› koflmas›, fonun kullan›m›n›n çok düflük olmas›na neden olurken, yard›m için kesinti uygulamas›na da 1996 y›l›nda son verildi.

Konut Edindirme Yard›m› (KEY) hesaplar›n›n tasfiyesi için yönetmelik Resmi Gazete'de 14 A¤ustos 2007 tarihinde yay›mland›.

Hak sahipleri büyük kayba u¤rayacak Kanunda, Konut Edindirme Yard›m› fonunun tasfiyesi s›ras›nda nemaland›rman›n Emlak Bankas›’n›n faizleri üzerinden yap›laca¤›na hükmediliyor. Bu, nemaland›rman›n o y›llarda geçerli olan piyasa mevduat faizlerinin çok alt›nda kalan bir faiz oran›yla yap›laca¤› anlam›na geliyor. Di¤er bir deyiflle, hak sahipleri (yani bizler) ciddi bir gelir kayb›na u¤rayacaklar. Türk-‹fl Sosyal Güvenlik Dan›flman› Celal Tozan’›n hesaplamalar›na göre ödemelerini eksiksiz olarak yapm›fl olan bir çal›flana 500 YTL civar›nda bir ödeme yap›lacak. Tozan’›n hesaplar›na göre, gerçekçi bir nemaland›rma yap›lm›fl olsayd› bu tutar yaklafl›k olarak 4500 YTL olacakt›. Konuyla ilgili belgeler Konut Edindirme Yard›m› Hak Sahiplerine Ödeme Yap›lmas›na Dair Yönetmelik http://rega.basbakanlik.gov.tr/eskiler/2007/08/20070814-5.htm


Havac›l›k sektöründe neden bu kadar çok uluslararas› düzenleme var?

Kemal Ülker Hava-‹fl E¤itim Uzman›

The Economist’in e-ticaret, pazarlama ve ulaflt›rma alanlar›ndan sorumlu editörlerinden Paul Markillie, bu derginin 14 Haziran tarihli say›s›nda “Uçufl korkusu” bafll›¤› ile yay›nlad›¤› havac›l›k dosyas›na ek olarak, web sitesinde yay›nlanmak üzere kendisiyle yap›lan bir söyleflide flöyle diyor: “Havayolu sektöründe de¤iflim yaflan›yor, ancak çok yavafl bir h›zla. Sonuçta karfl›m›zda dünyaya küreselleflmeyi getirmifl, ancak kendisini küresellefltirememifl olan bir sektör var.” Buna benzer yorumlar havac›l›k sektöründe daha fazla ve daha h›zl› liberallefltirmeden ve kurals›zlaflt›rmadan yana olanlarca son y›llarda s›k s›k tekrarlan›yor. Bu konunun verdi¤i mesaj flu flekilde özetlenebilir: Havac›l›k sektöründe, sektörün geliflimine ket vuran çok fazla say›da uluslararas› düzenleme var ve bunlardan en k›sa zamanda kurtulmak laz›m. Bu, sektörün gerçek ihtiyaçlar›n›n yerine liberal ideolojik önyarg›lar› koyan, son derece tehlikeli bir yaklafl›m. Konuyla ilgili sa¤l›kl› bir de¤erlendirme yapabilmek için öncelikle havac›l›k sektöründe neden bu kadar çok uluslararas› düzenleme ve iflbirli¤inin oldu¤unu sormak gerekiyor. Peki ama neden böyle? Asl›nda bu sorunun çok yal›n bir cevab› var: baflka bir seçenek olmad›¤› için. Uluslararas› havayolu flirketleri do¤alar› gere¤i küresel bir a¤›n parçalar›n› oluflturuyorlar. Sözgelimi genifl gövdeli bir uçak, k›rda bofl bir alana inifl yapamaz: bu tipte bir uçak belirli bir uzunlu¤a ve güce sahip olan bir piste, geliflmifl iletiflim sistemlerine ve inifl deste¤ine ihtiyaç duyar. Dolay›s›yla bu uça¤›n bir noktaya uçabilmesi için öncelikle uygun altyap›y› ve operasyonla ilgili gerekli prosedürleri güvence alt›na alan bir anlaflman›n bulunmas› gerektirir. Pilotlar›n o ülkenin hava trafik kontrolörleriyle konuflabilmeleri, bunun için evrensel bir ortak dilin olmas› gerekir. Bütün bu konular da ancak ilgili bütün devletlerin aralar›nda anlaflmalar›yla, belirli bir kurallar ve düzenlemeler manzumesi oluflturmalar›yla çözümlenebilir. Bir Birleflmifl Milletler kuruluflu olan Uluslararas› Sivil Havac›l›k

KARfiI ATAK

Örgütü’nün (ICAO) operasyonla ilgili ve teknik standartlar oluflturuyor olmas› do¤rudan bu ihtiyaçla ba¤lant›l›d›r. Benzer bir mant›k ticari faaliyetler için de geçerli. Sözgelimi bir yolcu Londra’dan Auckland’a uçuyor ve bu yolculu¤u s›ras›nda Bangkok ve Sydney’de aktarma yap›yor olsun. (Bu örne¤i gerçekçi olmas› için www.cheapflights.com web sitesinden birkaç dakikal›k bir araflt›rma yaparak oluflturdum.) Bunu yaparken bu yolcu, her biri kendine özgü rezervasyon sistemlerine sahip olan ve farkl› para birimleri kullanan farkl› havayolu flirketlerini kullan›yor olabilir. (Benim internetten oluflturdu¤um örnekte 3 havayolu flirketi söz konusuydu.) Bu havayolu flirketleri rezervasyonlar› yap›yorlar, birbirlerinin biletlerini tan›yorlar, toplam bilet bedelini sapt›yorlar, ulusal para birimlerini birbirine çeviriyorlar ve geliri yapt›klar› bir anlaflma çerçevesinde paylafl›yorlar. Bunlar son derece karmafl›k süreçler. Örne¤in, havayollar› dalgalanan, bir inip bir ç›kan döviz kurlar›na karfl› kendi para birimlerini (Tarife Konstrüksiyon Birimlerini) oluflturmak zorundalar. Bütün bu ifllemlerin yürütülebilmesi için bir takas hizmetine ihtiyaç var. Bu ihtiyac› karfl›lamak Uluslararas› Hava Tafl›mac›l›k Birli¤i’nin (IATA) bafll›ca görevlerinden biri. E¤er IATA olmasayd› hükümetler mutlaka bir tane yaratmak zorunda kal›rlard› dersek durumu abartm›fl olmay›z. fiuras› çok aç›k, küresel bir sistem belirli bir örgütsel düzenleme olmadan iflleyemez. Küresel bir a¤›n, bu a¤ üzerinde belirlenen ücret tarifeleri ve transfer anlaflmalar› olmadan ifllemesi olanaks›zd›r. Paul Markillie gibiler, yani havac›l›k sektöründeki de¤iflimi yavafl bulanlar ve sektörü özgül yanlar›n› fazlaca göz önünde bulundurmadan di¤er sektörlerle k›yaslayarak tam boy bir liberalleflmeyi ve kurals›zlaflmay› arzu edenler yan›l›yorlar. Havac›l›k sektörü asl›nda yavafl de¤il, olabilece¤i kadar h›zl› bir biçimde de¤ifliyor. Sorun ve tehlike sektördeki de¤iflim h›z›n›n “yeterli” olmamas› de¤il, bu h›z›n ideolojik bir tutumla sektörün kald›ramayaca¤› bir ivmeye tafl›nmas›d›r.

23


Lojisti¤in önlenemez yükselifli ve ulaflt›rma iflçileri* Kemal Ülker

24

Hava-‹fl E¤itim Uzman›

Üretimin giderek daha fazla küreselleflmesiyle birlikte ulaflt›rma hizmetleri de h›zl› ve köklü bir yap›sal de¤iflim süreci içinden geçiyor. 25-30 y›l öncesinden farkl› olarak ulaflt›rma sektörü art›k sadece pazarlar› birbirine ba¤lam›yor, giderek daha fazla üretim sürecinin bir parças› olarak ifllev görüyor. Dünya üzerindeki ekonomik sektörlerin tamam›na yak›n› son derece h›zl› bir biçimde bütün dünyay› bir üretim arenas› olarak kullanan birkaç ulus ötesi devin elinde yo¤unlaflm›fl durumda ve bu devler giderek daha fazla karmafl›klaflan lojistik ihtiyaçlar›n› karfl›lamak için bu konuda uzmanlaflm›fl ve birden çok tafl›ma türünü kullanan (intermodal) lojistik flirketlerini

kullan›yorlar. Pazarlama ve perakendecilik sektörleri de giderek daha fazla küresel flirketlerin egemenli¤i alt›na giriyor. Ulaflt›rma sektörüne yönelik talep as›l olarak bu büyük küresel flirketlerin yük tafl›ma ihtiyaçlar› taraf›ndan flekillendiriliyor. ‹ntermodal lojistik flirketlerinin güçlenmesi ile birlikte, farkl› ulaflt›rma sektörlerinde kendi aralar›nda rekabet eden flirketler (yani havayolu flirketlerinin havayolu flirketleriyle, gemicilik flirketlerinin gemicilik flirketleriyle vb.) yerine, karfl›m›zda birbiri ile rekabet eden devasa küresel intermodal ulaflt›rma a¤lar›n› buluyoruz. Di¤er bir deyiflle ulaflt›rma alt sektörleri aras›ndaki ayr›mlar siliklefliyor. Liberalizasyon, kurals›zlaflt›rma ve ulaflt›rma sektöründe faaliyet gösteren flirketlerin özellefltirilmeleri bu sürecin ayr›lmaz bir parças› ve beraberinde ulaflt›rma sektörünün, t›pk› hizmet verdi¤i di¤er ekonomik sektörler gibi, az say›da, daha büyük küresel iflletmecilerin elinde yo¤unlaflmas›n› getiriyor. Üstelik bu süreç sadece ulaflt›rma flirketlerini yeniden flekillendirmekle kalm›yor, ulaflt›rma


altyap› yat›r›mlar›n› da giderek daha fazla belirler hale geliyor. Bu yat›r›mlar›n önemli bir bölümü daha flimdiden özel yat›r›m haline gelmifl durumda. Lojistik sanayileflmifl ülkelerle geliflmekte olan dünya aras›ndaki ulaflt›rma ve iletiflim uçurumunu da giderek daha fazla derinlefltiriyor. Ulaflt›rma zinciri içinde iflçilerin yeri ‹ntermodal lojisti¤in geliflimi ve ulaflt›rma sektöründe sahip oldu¤u pay› sürekli olarak art›r›yor olmas› çal›flma koflullar›nda ve çal›flanlar›n haklar› ve kazan›mlar› üzerinde yo¤unlaflan bir bask›n›n oluflmas›na yol açt›. Dünyan›n dört bir yan›nda, bütün ulaflt›rma alt sektörlerinde iflçiler flu ortak sorunlarla yüz yüze geliyorlar: • gidifl gelifl sürelerini k›saltmaya yönelik olarak otomasyon düzeylerinin art›r›lmas› • geçici iflçili¤e karfl› (özellikle limanlarda) yap›lm›fl olan düzenlemelerin birer birer ortadan kald›r›lmas› • esnek çal›flman›n artmas› • çal›flma saatleri ve vardiya sistemleri konusunda yap›lan bask›lar • personel say›s›nda büyük çapl› azaltmaya gidilmesi • ifl yo¤unlu¤unun belirgin bir biçimde artmas› • sendikal örgütlenmeye yönelik sald›r›larda art›fl • ücret maliyetini azaltmaya yönelik kesintisiz bask›lar • ulusal ya da uluslararas›

düzenlemeleri ve yasalar› göz ard› etmeye ya da çi¤nemeye yönelik artan bask›lar Neler yap›lmal›? Do¤ald›r ki bir iflçi sendikas› olarak bizler soruna ulaflt›rma iflçileri aç›s›ndan bak›yoruz ve hükümetten taleplerimizi de bu bak›fl aç›s›yla formüle ediyoruz. • Ulaflt›rma hizmetlerinin ya da ulaflt›rma iflçilerinin çal›flma koflullar› üzerinde olumsuz etki yaratt›¤› durumlarda özellefltirme ve kurals›zlaflt›rma uygulamalar›ndan geri durulmal›d›r. • Devlet düzenlemeleri ve uzun dönemli stratejik kamusal planlama yolcu ve yük tafl›mac›l›¤›nda merkezi bir rol oynamal›d›r. • Sektörün yeniden yap›land›r›lmas› sürecinde emniyet standartlar›n›n erozyona u¤ramas›na, ticari kayg›lara konu edilmesine engel olunmal›d›r. • Ulaflt›rma zinciri üzerinde yer alan bütün iflçilerin temel çal›flma haklar›ndan faydalanmalar› sa¤lanmal›d›r. * Bu yaz› ilk olarak Ambar Dergisi’nde yay›nland›.

Ulaflt›rma sektörü art›k sadece pazarlar› birbirine ba¤lam›yor, giderek daha fazla üretim sürecinin bir parças› olarak ifllev görüyor.

25


Finansal çalkant›, Türkiye ekonomisi ve havac›l›k sektörü

26

Türkiye çok yüksek bir d›fl borç stokuna sahip. 2007 y›l›n›n ortas›nda d›fl borçlar›n toplam› yaklafl›k olarak 225 milyar dolara ulaflm›fl durumda. Bu tutar›n 135 milyar dolarl›k bölümü özel sektöre ait.

Küresel finans piyasalar›nda yaflanan çalkant› bitti mi? Olup biten yaln›zca gecikmifl bir düzeltme mi, yoksa yükselme konjonktürünün sonuna m› geldik? ‹MF’nin çeflitli raporlar›nda çok aç›k bir biçimde dile getirildi¤i gibi dünya ekonomisi çok ciddi dengesizliklerden mustarip. Yer darl›¤› nedeniyle burada ayr›nt›lar›n› ele almayaca¤›m›z bu dengesizliklerin er geç de¤iflece¤i konusunda genel bir fikir birli¤i var. Tart›fl›lan uyum sürecinin sert bir inifl olmadan nas›l gerçeklefltirilebilece¤i. The Economist 1 A¤ustos tarihli say›s›n›n bafl makalesinde bu finansal dalgalanman›n en fazla çok büyük cari a盤› olan birkaç “yükselen ekonomiyi” etkileyece¤ini söylüyor ve örnek olarak da Türkiye’ye iflaret ediyor. Kimi yorumcular son haftalar›n çalkant›lar›n›n ABD, AB ve Japonya merkez bankalar›n›n k›sa vadeli önlemleriyle geçifltirilece¤ini hatta geçifltirildi¤ini öne sürüyorlar. Di¤erleri ise o derece iyimser de¤iller ve çok sert olmasa bile uzun dönemli bir iniflin efli¤ine gelindi¤i inanc›ndalar. Konu Türkiye’ye geldi¤inde yorumcular›n tamam›na yak›n› ekonominin bu tür çalkant›lara eskisine k›yasla çok daha haz›r ve çok daha dayan›kl› oldu¤unu söylüyorlar. Ancak bunun ötesinde de tam bir görüfl birli¤i yok. Kimileri her fleye ra¤men ekonominin hâlâ önemli k›r›lganl›klar› oldu¤unu söylerken, bir k›s›m yorumcu da bu k›r›lganl›klar›n abart›lmamas› gerekti¤ini belirtiyor. Biz, Türkiye ekonomisinin k›r›lganl›klar›n› küçümseyenlerin ciddi bir hata yapt›klar›n› düflünüyoruz. Gerçeklerimizi k›saca özetleyelim: Türkiye çok yüksek bir d›fl borç stokuna sahip. 2007 y›l›n›n ortas›nda d›fl borçlar›n toplam› yaklafl›k olarak 225 milyar dolara ulaflm›fl durumda. Bu tutar›n 135 milyar dolarl›k bölümü özel sektöre ait. Dolay›s›yla özel sektörün önemli bir bölümü, t›pk› 1994 ve 2001 krizleri öncesinde bankalar›n yapt›¤› gibi aç›k pozisyon tutuyor ve ciddi bir kur riski

tafl›yor. Havac›l›k sektöründe hangi flirketlerin bu grup içinde yer ald›¤›n› bilmiyoruz. Ancak e¤er varsa bu flirketlerin krize yatk›n olduklar›n› söylemek yanl›fl olmayacakt›r. Türkiye ekonomisi 2001 mali krizini yaflad›¤›nda dünya ekonomisi 1997’de yaflanan Asya krizini izleyen bir finansal çalkant› ve büzülme döneminden geçiyordu. Bu dönem 2002’de son buldu. Uluslararas› ekonomik konjonktür de¤iflti ve bununla birlikte uluslararas› sermaye ak›mlar› yeniden canland›. Bu canlanma paralelinde Türkiye’ye yönelen yabanc› sermaye de h›z kazand›. Türkiye’nin son 5 y›lda gösterdi¤i h›zl› büyümenin arkas›nda as›l olarak bu giderek ivme kazanan d›fl kaynak girifli yer al›yor. Görülen o ki dünya ekonomisinde bu konjonktür sona eriyor. The Economist, Financial Times gibi yay›nlarda yer alan yorumlar buna iflaret ediyor. Türkiye’ye dönük d›fl kaynak ak›m›n›n artarak sürmemesi ise büyümenin h›zla afla¤›ya do¤ru inmesi anlam›na gelecektir. D›fl kaynak girifline ba¤l› h›zl› ekonomik büyüme iflsizli¤i azaltamayan bir büyüme oldu. D›fl kaynak giriflinin durgunlaflmas› ise ne yaz›k ki iflsizli¤in h›zla artmas›yla sonuçlanacakt›r. S›cak para stoku 90 milyar dolar düzeyinde ve yukar›da bu stoktan bir ç›k›fl olmayaca¤› varsay›ld›. Burada önemli bir ç›k›fl olmas› durumunda yeni bir mali kriz kap›y› çalabilir. Bunun ne tür sonuçlara yol açaca¤›n› 1994 ve 2001 felaketlerinden çok iyi bildi¤imiz için uzun uzun anlatmaya gerek yok. Özetlemek gerekirse ve en kötü durum senaryosu (s›cak para stokundan önemli bir ç›k›fl olmas›) bir kenara b›rak›ld›¤›nda, uluslararas› ekonomik konjonktürdeki de¤iflim, büyümesi büyük ölçüde d›fl kaynak girifline ba¤l› hale gelmifl olan Türkiye ekonomisinde birkaç y›la yay›lan bir ekonomik durgunlu¤a iflaret ediyor. E¤er bu do¤ruysa, havac›l›k sektöründe de ciddi boyutlara ulaflan bir afl›r› kapasite sorunuyla karfl› karfl›ya kal›nabilir.


Türkiye’de turizm emekçilerinin sorunlar› Hava-‹fl Sendikas›’n›n son toplu ifl sözleflmesi sürecinde sergilemifl oldu¤u direnifl, özellikle “turizm camias›” taraf›ndan elefltiri konusu yap›lm›fl ve muhtemel bir grevin, turizm sektörüne önemli zararlar verece¤i vurgulanarak sendika üzerinde bask› oluflturulmufltur. Bu tutum, tüm sektörlerde sorunlara sadece iflverenler gözüyle bak›larak çözüm arama al›flkanl›¤›n›n somut bir göstergesidir. Bu kapsamda kimse iflçileri “camiadan” saymamaktad›r. Bu durum turizm sektöründe daha belirgindir. Bu yaz›, turizmin öznesi olan turizm çal›flanlar›n›n baz› temel sorunlar›n›n Hava-‹fl Sendikas› mensuplar›na ve ilgili kamuoyuna aktar›lmas› amac›yla kaleme al›nm›flt›r. Turizm sektöründe veri eksikli¤i Turizm sektörüne iliflkin veri denildi¤i zaman, hemen herkesin akl›na, ülkemize hangi ülkelerden kaç turist geldi¤i, turizm gelirlerinin ne kadar oldu¤u, tesis ve yatak kapasiteleri konusunda elde edilen veriler gelmektedir. Oysa sektöre iliflkin sa¤l›kl› çözümlemeler ve öngörüler yap›labilmesi için, turizm emekçilerinin çal›flma koflullar›, ekonomik ve sosyal durumlar› ve mesleki sorunlar› hakk›nda da belirli aral›klarla veri toplanmas› gereklidir. Ülkemizde bu konudaki resmi rakamlar› Kültür ve Turizm Bakanl›¤›'n›n güncelli¤ini kaybetmifl s›n›rl›

çal›flmalar› ve Çal›flma ve Sosyal Güvenlik Bakanl›¤›'n›n (ÇSGB) alt› ayda bir yay›mlad›¤› istatistikler oluflturmaktad›r. Bu verilerin de gerçe¤i yans›tmad›¤› bakanl›k dahil herkes taraf›ndan bilinmektedir. Turizm sektöründe Türkiye’deki istihdam durumuna iliflkin güvenilir resmi istatistikler bulunmamas›na ra¤men çeflitli kurumlar ve araflt›rmac›lar taraf›ndan elde edilen veriler göz önünde bulunduruldu¤unda konaklama ve e¤lence yerleri ifl kolunda 1,2 ila 1,5 milyon kiflinin istihdam edildi¤i tahmin edilmektedir. Oysa ÇSGB'nin Temmuz 2007 tarihli verilerine göre sektörümüzde 325.758 kay›tl› çal›flan bulunmaktad›r. Kay›td›fl›l›k Turizm sektöründe çal›flanlar›n say›s› 1,2 milyon kabul edildi¤inde, kay›tl› çal›flanlar›n say›s› 325.758 oldu¤una göre, konaklama ve e¤lence yerleri ifl kolu çal›flanlar›n›n yaklafl›k dörtte üçü kay›t d›fl› çal›flt›r›lmaktad›r. Kay›t d›fl› çal›flt›r›lanlar›n çok büyük bir ço¤unlu¤u açl›k s›n›r›n›n da alt›nda olan asgari ücret almaktad›rlar. Kay›ts›z, güvencesiz çal›flmaya raz› olan iflçiler bir taraftan günü kurtarmaya mecbur kal›rken di¤er taraftan ifl güvencesinden, sa¤l›k ve sosyal güvenlik haklar›ndan yoksun bir flekilde çal›flt›r›lmaktad›r. Bu iflçilerin çok önemli bir bölümü, turizmin geliflmifl

Mahsun Turan D‹SK/OLEY‹S Bas›n Yay›n ve E¤itim Dairesi Uzman›

27

Uzun ve yorucu çal›flma saatleri yan›nda, kay›t d›fl› çal›flt›r›lanlar›n çok büyük bir ço¤unlu¤u açl›k s›n›r›nda yaflamaktad›r.


‹fl Hukuku’nun özünü oluflturan “zay›f olan iflçiyi, güçlü olan iflverene karfl› korumak” yaklafl›m›, 4857 Say›l› ‹fl Yasas› ile büyük ölçüde yara alm›flt›r. “Kölelik yasas›” olarak tan›mlad›¤›m›z 4857 say›l› yasa ile iflverenlere befl ayr› sözleflme yapma olana¤› tan›nm›flt›r. 28

oldu¤u bölgelere turizm sezonunda gelen mevsimlik iflçilerdir. Konaklama ihtiyaçlar› da çal›flt›klar› ifl yerinde kendilerine ayr›lan sa¤l›ks›z mekanlarda karfl›land›¤›ndan, uykudan artan zamanlar›n›n neredeyse tamam›n› çal›flarak geçirmektedirler. 1314 saati bulan çal›flma sürelerinin yan›nda her türlü güvenceden ve izin haklar›ndan yoksun olan mevsimlik ve kay›t d›fl› çal›flan turizm iflçileri, vahfli bir sömürü alt›nda ezilmektedirler. Örgütsüzlük Çal›flma ve Sosyal Güvenlik Bakanl›¤›'n›n aç›klad›¤› Temmuz 2007 istatistiklerine göre turizm sektöründe çal›flan sendikal› iflçi say›s› 104.488'dir. Bu say› kay›tl› çal›flanlar›n yaklafl›k %32'sini oluflturmaktad›r. Ancak sektörde çal›flanlar›n say›s› 1,2 milyon kifli kabul edildi¤inde bile sendikalaflma oran› yaklafl›k %8,5'te kalmaktad›r. Günümüzde herhangi bir ifl yerini örgütleme çal›flmas› t›pk› bir “gizli örgüt kurma stratejisiyle” yürütülmek zorundad›r. Örgütlenme çal›flmalar›ndan iflverenin haberinin olmas› demek, örgütlenmeye herhangi bir flekilde destek vermifl iflçilerin iflten ç›kar›lmas› demektir. Örgütlenmeye bulaflm›fl iflçinin iflten at›lmas›ndan sonra bafllat›lan hukuksal süreç de, ailesinin geçimi ifl yerinden ald›¤› maafla ba¤l› olan emekçilerin hayatlar›n›n altüst olmas›na yetmektedir. Bu nedenle, iflçilerin sendikalaflmaya cesaret edebilmeleri için, iflten ç›kar›lmay› ve hayatlar›n› altüst etmeyi göze almalar› gerekmektedir. Yaflam koflullar›n›n böylesine a¤›r oldu¤u, iflsizli¤in böyle yüksek oldu¤u bir ortamda bir sendikada

örgütlenmek neredeyse imkans›z gibidir. Sendikal örgütlenmenin önündeki yasal engellerin hemen hepsi 12 Eylül darbecilerinin yasalar›yla getirilmifltir. 4857 Say›l› “Kölelik Yasas›” 4857 Say›l› ‹fl Yasas›nda, temel hizmet akdi biçimi olan “belirsiz süreli hizmet akdi” biçiminden vazgeçilerek, yeni hizmet akitleri ve yeni çal›flma türleri düzenlenmifltir. Yasada, esnek çal›flma modeli temel model olarak kabul edilmifl, ara dinlenmelerde dahi bu model benimsenmifltir. 4857 say›l› ‹fl Yasas› ile getirilen “denklefltirme” uygulamas› önemli bir de¤iflikliktir. Bu düzenlemenin iflçiye “serbest zaman” kullanma hakk› kazand›rd›¤› savunulmaktad›r. Oysa iflverenler bu düzenlemeye dayanarak, fazla çal›flma ücreti ödemekten kaç›nabilmektedir. Öyle ki yo¤unlaflm›fl ifl program›na göre, çal›flma sürelerini belirleyerek, iflçiyi ona göre çal›flt›rmakta, iflin az oldu¤u dönemlerde denklefltirme metodunu kullanarak çal›flt›rmaktan kaç›nmaktad›r. Söz konusu çal›flman›n “taraflar›n anlaflmas›” kofluluna ba¤lanm›fl olmas›, hiçbir anlam ifade etmemektedir. Özellikle iflçilerin çal›flma koflullar›n› ilgilendiren kararlarda “taraflar›n aralar›nda anlaflmalar›” kofluluna ba¤lanan kararlar›n büyük ölçüde iflverenlerin istekleri fleklinde sonuçlanaca¤›n› tahmin etmek güç de¤ildir. Dolay›s›yla, ‹fl Hukuku’nun özünü oluflturan “zay›f olan iflçiyi, güçlü olan iflverene karfl› korumak” yaklafl›m›, 4857 Say›l› ‹fl Yasas› ile büyük ölçüde yara alm›flt›r. “Kölelik yasas›” olarak tan›mlad›¤›m›z 4857 say›l› yasa ile iflverenlere befl ayr› sözleflme yapma olana¤› tan›nm›flt›r. Yeni ‹fl Yasas› ile iflverenler, tam zamanl›, k›smi zamanl›, ça¤r› üzerine çal›flma, geçici ifl iliflkisi, deneme süreli ifl sözleflmeleri olarak s›n›fland›r›labilecek befl ayr› türde sözleflme yapma olana¤›na sahiptirler. Tak›m sözleflmesi ad› alt›nda yeni bir düzenlemeye gidilerek sar› sendikac›l›¤›n önünün aç›lmas› amaçlanm›flt›r. Kiral›k iflçi kavram› getirilerek iflveren taraf›ndan kendi iflçilerini bir baflka iflverene kiraya verme hakk› tan›nm›flt›r. Bununla birlikte söz konusu yasan›n iflçiler aç›s›ndan ne anlama geldi¤i,


özellikle bizim ifl kolumuzda aç›kça görülmektedir. Sendikam›z›n örgütlü oldu¤u ifl yerlerinde, esnek çal›flma uygulamalar› nedeniyle önemli sorunlar yaflanmaktad›r. Örne¤in, bizim “ekstra” tabir etti¤imiz belirli süreli ifl sözleflmesiyle çal›flt›r›lan arkadafllar›m›z, kontrol edemedi¤imiz a¤›r bir sömürü iliflkisi ile çal›flt›r›lmaktad›r. Üstelik, söz konusu statüde çal›flt›r›lanlar›n say›s› öylesine artm›flt›r ki, sendikal örgütlülü¤ü tasfiye etmek için bile kullan›l›r hale gelmifltir. Tafleronlaflma Tafleronlaflma, hem emek sömürüsünü art›rmakta hem de sendikas›zlaflmaya yönelik bir bask› arac› olarak kullan›lmaktad›r. Son zamanlarda özellikle befl y›ld›zl› otellerde iflin asli unsuru oldu¤u tespit edilen baz› bölümler tafleronlara devredilerek, mevcut yasaya dahi ayk›r› uygulamalar yayg›nlaflmaktad›r. Yarg› sistemimizdeki aksakl›klar nedeniyle bu tür yasa d›fl› uygulamalara karfl› yürütülen hukuksal mücadelelerde istenilen sonuç elde edilememektedir. E¤itimli personel sorunu Öte yandan Turizm Meslek Liselerinde ve Turizm Meslek Yüksekokullar›nda okuyan ö¤renciler, ö¤rencilik dönemlerinde stajyer olarak gönderildikleri ifl yerlerinde, çok a¤›r flartlarda çal›flt›r›lmakta, bu nedenle de meslekten so¤utulmaktad›r. Bu durum

nedeniyle Turizm okullar›ndan mezun olanlar›n çok büyük bir k›sm› baflka sektörlerde çal›flmay› tercih etmektedirler. ‹flyerinde bask› ve taciz Turizm endüstrisinin emek-yo¤un ifl gücüne dayanmas›, üretim ve tüketimim efl zamanl› gerçekleflmesi sektördeki uzun ve yorucu çal›flma saatleri, düflük ücret, sezonluk çal›flmalar, sektörün krizlere karfl› çok hassas olmas›, afl›r› rekabetle birleflince çal›flanlar üzerinde olumsuz etkiler oluflturmaktad›r. Bu olumsuz durumlarla karfl›laflan çal›flanlar›n bir de ifl yerinde maruz kald›¤› sald›rgan davran›fllar, psikolojik y›ld›rma (mobbing) ve cinsel taciz olgular› eklenirse vahim bir tablo ortaya ç›kmaktad›r.

Kaptan Faik Y›lmaz ve sa¤l›k sorunu yaflayan di¤er tüm arkadafllar›m›za acil flifalar diliyoruz 1’i uçufl s›ras›nda ölümle sonuçlanan olmak üzere; toplam 6 uçucu personel, geçti¤imiz bir y›l içinde beyin kanamas›, 2 kaptan felç geçirdi. Y›lbafl›ndan beri bilinen 6 kalp ameliyat›, 8 kanser tedavisi gören uçucu var. Sa¤l›k sorunu yaflayan arkadafllar›m›za son olarak kaptan Faik Y›lmaz eklendi. fiu anda yo¤un bak›mda yaflam mücadelesi veren kaptan›m›za ve sa¤l›k sorunu yaflayan di¤er tüm arkadafllar›m›za acil flifalar diliyoruz. Tasarruf tedbirleri nedeniyle Havac›l›k T›bb› Derne¤i’nin sa¤l›k sorunlar›na ›fl›k tutan dergilerine dahi ilgi gösterip abone olmayan THY yönetimi bu konuda bir fleyler yapmak durumundad›r. Örne¤in; uçaklarda yenilen dondurulmufl g›dalar, yaflam biçimi, yo¤un stres ve yorgunluk pek çok önemli sa¤l›k sorununun bafllang›c› ve nedeni. ‹flçi sa¤l›¤› ile ilgilenmek, tedbir almak, yap›lan araflt›rmalara destek vermek tüm dünyada oldu¤u gibi ülkemizde de ça¤dafl oldu¤unu iddia eden yönetimlerin görevi ve sorumlulu¤udur.

Bizim “ekstra” tabir etti¤imiz belirli süreli ifl sözleflmesiyle çal›flt›r›lan arkadafllar›m›z, kontrol edemedi¤imiz a¤›r bir sömürü iliflkisi ile çal›flt›r›lmaktad›r. Üstelik, söz konusu statüde çal›flt›r›lanlar›n say›s› öylesine artm›flt›r ki, sendikal örgütlülü¤ü tasfiye etmek için bile kullan›l›r hale gelmifltir.

29


Kamu kurumlar›nda toplu sözleflme ve grev hakk›m›z vard›r, kullanaca¤›z 30 ‹smail Hakk› Tombul Kamu Emekçileri Sendikalar› Konfederasyonu (KESK) Genel Baflkan›

Mevcut haliyle “Toplu Görüflme” sistemi masadaki taraflar›n güçlerinin hiçbir flekilde eflit olmad›¤›, al›nan kararlar›n ba¤lay›c› de¤il istiflari nitelikte oldu¤u ve son sözü daima bakanlar kurulunun verdi¤i bir oyalama düzene¤inden ibarettir.

4688 say›l› Kamu Görevlileri Sendikalar› Kanunu gere¤ince hükümet ile yetkili sendika ve konfederasyonlar› aras›nda her y›l gerçekleflen “Toplu Görüflmeler” 15-29 A¤ustos tarihleri aras›nda yap›ld›. Sonuç beklendi¤i gibi oldu ve kamu çal›flanlar› bir kez daha sefalet ücretlerine mahkûm edildi. Yetkili konfederasyon olarak Kamu Sen ve Memur Sen’le birlikte davetlisi oldu¤umuz bu y›lki görüflmeler öncesinde Hükümete yapt›¤› toplu sözleflme ça¤r›m›za bir yan›t alamad›¤›m›z için, “toplu görüflme” masas›na oturmad›k. Di¤er konfederasyonlara da hükümeti toplu sözleflmeye zorlamak üzere ortak grev ça¤r›s›nda bulunduk. Ne var ki, Kamu Sen ve Memur Sen, kamu emekçilerinin toplu sözleflme hakk› için greve gitmek yerine, hükümet

yetkilileriyle çay-kahve içmeyi tercih ettiler. Kamu emekçilerinin taleplerini dile getirmek yerine, kazan›lm›fl haklar›m›z› tart›flma konusu haline getirdiler. Mevcut haliyle “toplu görüflme” sistemi masadaki taraflar›n güçlerinin hiçbir flekilde eflit olmad›¤›, al›nan kararlar›n ba¤lay›c› de¤il istiflari nitelikte oldu¤u ve son sözü daima bakanlar kurulunun verdi¤i bir oyalama düzene¤inden ibarettir. Bafl›ndan beri karfl› ç›kt›¤›m›z bu yöntem, geçti¤imiz y›ldan bu yana iyiden iyiye bir “orta oyunu”na dönüflmüfltür. Hükümet


yetkililerinin verdikleri hiçbir sözün arkas›nda durmad›¤›, imzalanan mutabakat metinlerinin gereklerinin yerine getirilmedi¤i masada durmak, kamu emekçilerini bofl yere umutland›r›p oyalamaktan baflka bir anlama gelmemektedir. Bu yüzden geçti¤imiz y›l masay› terk ederek “bundan böyle toplu görüflme için de¤il, sadece ve sadece toplu sözleflme yapmak üzere masaya oturaca¤›m›z›” dile getirmifltik. Bu y›l da ayn› kararl›l›kla, toplu sözleflme talebimizi tekrarlad›k. Her ne kadar 4688 say›l› yasa, kamu çal›flanlar›n›n grev ve toplu sözleflme haklar›n› tan›masa da, 20 y›la varan hakl› ve meflru mücadelemiz, Anayasa’n›n 90. maddesi, Türkiye’nin taraf oldu¤u uluslararas› sözleflmeler ve A‹HM kararlar› Türkiye’de kamu çal›flanlar›n›n grev ve toplu sözleflme yapma hakk› oldu¤unun alt›n› çizmektedir. Grev ve toplu sözleflme haklar›m›z›n önündeki tek engel ise siyasi iradedir. AKP hükümeti ›srarla bu hakk›m›z› kullanmam›za engel olmaktad›r. Bu y›lki görüflme sürecinde bu hakk›n kullan›lmas› için anayasa de¤iflikli¤ine ihtiyaç oldu¤unu söyleyerek sorumlulu¤u üzerinden atmaya çal›flm›flt›r. Hükümetin niyeti, kamu emekçilerinin grev ve toplu sözleflme haklar›n›

görmezden gelerek, bu alandaki sendikal mücadeleyi zay›flatmakt›r. En son Hava-‹fl örne¤inde bir kez daha a盤a ç›kt› ki, emekçilerin as›l silah›, üretimden gelen güçleridir. Grev karar› alman›n kendisi bile, emekçilerin taleplerinin yerine getirilmesi için yeterli olmufltur. Kamu çal›flanlar› aras›nda da sendikal mücadelenin gelece¤i grev ve toplu sözleflme yapma haklar›m›z›n kullan›labilir hale getirilmesindedir. Geçti¤imiz y›l masadan kalkarken dile getirdi¤imiz “Masa(l)lar sizin, iflyerleri ve sokaklar bizimdir” slogan›, toplu sözleflme ve grev haklar›m›z›n kullan›l›r hale getirilmesi için en önemli stratejimizdir. Emekçiler haklar›n› masa bafllar›nda görüflerek de¤il, iflyerlerinde ve sokaklarda mücadele ederek kazanabilirler. KESK, nas›l ki kamu emekçilerinin sendika kurma hakk›n› iflyerlerinde ve sokaklarda fiili ve meflru mücadele ederek kazand›ysa, toplu sözleflme ve grev hakk›m›z› kullanmay› da iflyerlerinde ve sokaklarda mücadele ederek baflaracakt›r. Önümüzdeki dönemde grev ve toplu sözleflme haklar›m›z› kullan›labilir hale getirmek için Türkiye’nin dört bir yan›nda sokaklar› ve meydanlar› dolduraca¤›z. Türkiye’de 70 milyon yurttafl›m›z hizmet üreten bizler, üretimden gelen gücümüzü kullanarak dersleri tatil, köprüleri ücretsiz, bürolar› ifllemez hale getirece¤iz. Toplu sözleflme ve grev hakk›m›z vard›r, kullanaca¤›z!

Hükümetin niyeti, kamu emekçilerinin grev ve toplu sözleflme haklar›n› görmezden gelerek, bu alandaki sendikal mücadeleyi zay›flatmakt›r. En son Hava-‹fl örne¤inde bir kez daha a盤a ç›kt› ki, emekçilerin as›l silah›, üretimden gelen güçleridir.

31


Unutulmufl ve savrulmufl yaflamlar: Türkiye’nin mevsimlik köleleri 32

Yavuz Pak Siyaset Bilimci

Varl›klar›ndan ancak yollara döküldükleri yaz aylar› boyunca iptidai ulafl›m koflullar›nda yaflad›klar› kazalarla haberdar oldu¤umuz, y›l›n kalan k›sm›nda haf›zalar›m›zdan di¤er pek çok toplumsal gerçekli¤imiz gibi kaz›rcas›na sildi¤imiz “mevsimlik” tar›m iflçileri…

Son iki ayda, mevsimlik tar›m iflçilerini kanl› b›çakl›, sansasyon soslu 3. sayfa haberlerinin aras›na s›k›flt›rarak gündemimize tafl›yan katliam gibi trafik kazalar›n›n k›sa bilançosu: Büyük ço¤unlu¤u Güneydo¤u Bölgesi’nden olmak üzere toplam 54 mevsimlik tar›m iflçisi yaflam› yitirdi, onlarcas› yaraland›… Varl›klar›ndan ancak yollara döküldükleri yaz aylar› boyunca iptidai ulafl›m koflullar›nda yaflad›klar› kazalarla haberdar oldu¤umuz, y›l›n kalan k›sm›nda haf›zalar›m›zdan di¤er pek çok toplumsal gerçekli¤imiz gibi kaz›rcas›na sildi¤imiz “mevsimlik” tar›m iflçileri… Türkiye co¤rafyas›n›n hemen her kar›fl›na da¤›larak sürüp giden; yoksul hayatlar›n›n çilelerinden, sevinçlerinden, üzüntülerinden, umutlar›ndan bihaber oldu¤umuz; bo¤az toklu¤una f›nd›ktan pamu¤a tozlu kamyon kasalar›nda sürüklenen; yafllar› kelimenin tam anlam›yla yediden yetmifle uzanan koca bir “mevsimlik köle” ordusu… Her ne kadar trafik kazalar›n›n istatistiki verilerine gösterilen titizlik onlar›n say›lar›n› tespit etmekte gösterilmese de, say›lar› görmezden

gelinecek kadar az de¤il. TÜ‹K verilerine göre 700.000 civar›nda oldu¤u tahmin edilen mevsimlik tar›m iflçilerinin say›lar› farkl› kaynaklarca 2 milyona kadar varan rakamlarla aç›klan›yor. Bu kadar büyük bir kitlenin y›l›n yar›s›na yay›lan bir süre boyunca oradan oraya sürüklenirken yaflad›¤› dram, ancak bizimki gibi “bol selülitli” gündemlere mahkum edilen bir ülkede birkaç sat›rla geçifltirilebilirdi. Mevsimlik tar›m iflçileri, hiç topra¤› olmayan, ço¤unlukla büyük toprak sahiplerine ya da devlete ait çiftliklerde iflgüçlerini satarak geçinen köylüler olarak tan›mlanabilir. Kimi zaman çok küçük topra¤a, çok az üretim arac›na sahip olmalar› tar›m iflçisi olmalar›n› engellemez. Belirleyici olan, baflkas›n›n topra¤›nda ücret karfl›l›¤› çal›flmakt›r. ‹flsizli¤in kol gezdi¤i bir co¤rafyada eme¤ini satabilme “lüksüne” sahip olduklar› için flansl› say›labilirler. Ancak bu sat›fl sürecinin köleci topluma olan uzakl›¤›n› ifade eden ücretlerin, günde 13-14 saatlik çal›flma için al›nan 15-20 YTL oldu¤u düflünülürse, bu tablo, 21.yüzy›lda yaflanabilecek en korkunç insanl›k ay›plar›ndan biri olmaya adayd›r. fiimdi dilerseniz, toplumsal duyarl›l›¤›m›z› i¤difl etmek isteyenlere


inat, mevsimlik tar›m iflçilerini mercek alt›na alal›m. Tar›mda Neler Oluyor? Emperyalist kapitalizme ba¤›ml› sanayileflme süreci, k›rsal kesimde de 1950'lerden bu yana önemli bir dönüflümü gerçeklefltirmifltir. K›rsal kesimde de emperyalist kapitalizmin, ba¤›ml› ülkeler için öngördü¤ü geliflim program›na uyumlu bir süreç yaflanm›flt›r. Ba¤›ml› sanayileflmenin kayna¤›n› oluflturdu¤u teknolojilerin k›rsal alana girmesi, kapal› tar›msal yap›lar›n parçalanmas› ve artan oranlarda pazara aç›lmas› sonucunu do¤urmufltur. Türkiye’de tar›msal nüfusun toplam nüfus içerisindeki pay› kapitalist ekonomik geliflme ve h›zl› flehirleflme sonucu giderek azalmaktad›r. 1980 y›l›nda tar›m nüfusunun (köy ve kasabalar) pay› %56,1 iken, 1990 y›l›nda %41,0’ e ve 2000 y›l›nda %35,1’e düflmüfltür. (D‹E verileri) Geliflmifl kapitalist ülkelerin nüfus yap›s›na bak›ld›¤›nda, bu oran halen yüksektir, denilebilir. Fakat, geliflmifl kapitalist ülkelerde sanayileflme ile tar›m›n birlikte geliflti¤i ve kentleflmenin planl› bir biçimde yürütülerek sa¤land›¤› düflünülürse, Türkiye’deki kentleflmenin, kente göçün ve k›r nüfusunun giderek azalmas›n›n bir geliflme sürecinden çok, zorlay›c› ve itici nedenlerle gerçekleflti¤i kendili¤inden ortaya ç›kar. Tar›mda makineleflmeyi getiren kapitalistleflme süreci, topraklar›n belli ellerde yo¤unlaflmas›n› ve büyük toprak sahipleri ve yoksullaflan ve mülksüzleflen köylülük ayr›m›n› yaratm›flt›r. Mülksüzleflen köylülü¤ün bir kesimi, "eme¤ini satma lüksüne” sahip olarak tar›m iflçilerinin ana kayna¤›n› olufltururken, bir kesimi de kentlerdeki sanayi burjuvazisinin ucuz emek gücü kayna¤› ve yedek sanayi ordusu durumuna gelmifltir. Eflitsiz geliflimin do¤al sonucu olarak, mülksüzleflen köylülük zaman içinde topraklar›n› rekabet edemedikleri büyük toprak sahiplerine topraklar›n› devretmifltir. Ayr›ca, büyük toprak sahiplerinin kirac›l›k, yar›c›l›k iliflkileri de kendilerine ba¤l› yoksul köylülerin

topraklar›ndan uzaklaflt›r›lmalar› kente göç kervan›n› h›zland›rm›flt›r. Tar›msal nüfusun giderek artmas› sonucu veraset yoluyla bölünen ekilebilir tar›msal arazilerin bu nüfusun gereksinimlerini karfl›layamayacak kadar küçülmesi de göçü ve mülksüzleflmeyi tetikleyen unsurlardan biridir. Türkiye tar›m›n›n aç›k ve belirgin bir biçimde istikrar programlar›na girmesi 12 Eylül süreci ile bafllad›. 24 Ocak kararlar›, içerdi¤i yap›sal dönüflüm program›yla kapitalist küreselleflme sürecine eklemlenme modeliydi Dünya Bankas› raporunda yer alan bu sözde reform önerileri, 9 Aral›k 1999’da IMF’ye verilen niyet mektubu ve 10 Mart 2000’de Dünya Bankas›’na verilen kalk›nma politikas› mektuplar› da bu modelin son halkalar› oldular. Böylelikle Türkiye’de tar›m ve hayvanc›l›¤› çökerterek, ülkeyi küresel g›da flirketlerinin pazar› haline getirmek için IMF ve Dünya Bankas›’nca dayat›lan “tar›m program›” uygulamaya konuldu. Avrupa, Amerika ve Japonya, kendi aralar›nda ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) içinde çekiflerek tar›mlar›n› desteklemeyi sürdürmekte; son y›llarda IMF ve Dünya Bankas›’n›n reçetelerini kabul eden Türkiye’de ise çiftçi, dünya piyasalar›ndaki eflitsiz ve istikrars›z koflullara ad›m ad›m teslim edilmektedir. (Türkiye Tar›m›nda IMF Tahribat› - Ziraat Mühendisleri Odas› Bursa fiubesi araflt›rmas›)

Say›lar› 2 milyonu bulan mevsimlik tar›m iflçilerinin, y›l›n yar›s›na yay›lan bir süre boyunca oradan oraya sürüklenirken yaflad›¤› dram, ancak bizimki gibi “bol selülitli” gündemlere mahkum edilen bir ülkede birkaç sat›rla geçifltirilebilirdi.

33


991 bin kifli. TÜ‹K'in yoksulluk araflt›rmas›, k›rsal kesimde hem yoksullu¤un hem de açl›¤›n giderek büyüdü¤ünü gösteriyor. K›rsal kesimde açl›k çekenlerin oran› yüzde 2.39'a yoksulluk s›n›r›n›n alt›ndaki nüfusun oran› ise yüzde 40'a kadar yükseldi. Bu arada tar›mda çal›flan nüfusun en yüksek yoksullu¤u yaflamas›, tar›m sektöründeki sorunlar› da gözler önüne seriyor. Hanehalk› fertlerinin çal›flt›¤› sektörlere göre en yüksek yoksulluk yüzde 40.88'le tar›m sektöründe çal›flanlar aras›nda yaflan›yor. (TÜ‹K verileri)

34

Mevsimlik tar›m iflçilerinin 13-14 saat çal›flman›n karfl›l›¤› olarak ald›¤› düflünülürse bu tablo, 21. yüzy›lda yaflanabilecek en büyük insanl›k ay›plar›ndan biri olmaya adayd›r.

2000'li y›llar›n bafl›ndan beri tar›mda uygulanan neoliberal reçeteler çerçevesinde, yaln›zca destekler de¤il, destekleme sisteminin üzerine oturtuldu¤u tüm kurumlar tasfiye edilmifl; 2000-2006 tarihleri aras›nda 1.7 milyon insan tar›msal üretimden kopmufltur. Tar›mdaki küçük üreticiyi toprakta oyalayan desteklerin IMF buyru¤u ile kald›r›lmas› ve tar›m girdilerindeki h›zl› fiyat art›fl› ile ürün fiyatlar›n›n bafl edememesi sonucu k›rlarda mülksüzleflme doludizgin sürüyor ve kentlerde iflsizler ordusu h›zla büyüyor. Tar›mdaki ücretsiz aile iflçisinin 2000 y›l›nda toplam istihdamda yüzde 21.2 olan pay›n›n çok k›sa sürede 2006’da yüzde 14,3’e kadar indi¤i görülüyor. K›rdan yo¤un bir kopufltur bu. Ayn› dönemde, ücretli say›s›n›n 10,4 milyondan 12,6 milyona ç›kmas›(ki bu ifl bulabilenlerdir, iflsizleri saym›yoruz, doludizgin bir iflçileflmenin, daha do¤rusu mülksüzleflmenin yafland›¤›n› ortaya koyuyor. (Mustafa Sönmez, Türkiye iflçi s›n›f›n›n nicel profili, 2007) fiimdi gözlerimizi Türkiye ‹statistik Kurumu’nun rakamlar›na çevirip bütün bu geliflmelerin meyvelerini toplayal›m isterseniz: Türkiye nüfusunun yüzde 1.29'u açl›k s›n›r›n›n, yüzde 25.6's› ise yoksulluk s›n›r›n›n alt›nda yafl›yor. Türkiye'de açl›k s›n›r›n›n alt›nda yaflayanlar›n say›s› 2004 y›l›nda 909 bin kifliye kadar yükselirken, yoksulluk s›n›r›n›n alt›ndaki nüfus ise 17 milyon

Cumhuriyetin “efendileri” açl›k ve yoksullu¤a mahkum Ülkemiz tar›m alan›nda h›zl› ve sindirmesi oldukça zor bir kapitalistleflme sürecinden geçiyor ve kaç›n›lmaz bir son olarak Cumhuriyet’in “efendileri” her geçen gün yoksullu¤a ve açl›¤a mahkum ediliyor. Mevsimlik tar›m iflçileri iflte bu tar›msal geliflim sürecinin sonucu ve bu panoraman›n en ma¤dur kesimi olarak tutunabilecek bir dal aramaya koyuluyorlar bu co¤rafyan›n dört köflesinde. Tar›m iflçilerinin emeklerinin karfl›l›¤›n› almalar›, insanca yaflam koflullar›na kavuflmalar› varolan yap› içinde kal›nd›¤› sürece mümkün gözükmemektedir. Mevcut durumda ise, tar›m alan›nda çal›flan mevsimlik iflçilerin çal›flma koflullar›n› ve temel haklar›n› korumaya dönük çal›flmalar›n yap›lmas›, bu sürece önderlik edecek sendikalaflma faaliyetinin önemi ortadad›r. Elektri¤i, suyu olmayan derme çatma çad›rlarda, sosyal güvenceden tamamen yoksun çal›flt›r›lan milyonlarca mevsimlik köle, yoksullu¤un ve umutsuzlu¤un cirit att›¤› köylerinden zorunlu göç ettirilerek ya da tar›msal alandaki kapitalistleflmenin kurbanlar› olarak, Avrupa Birli¤i namzeti Türkiye’nin takkesinin alt›nda tüm ç›plakl›¤›yla durmaktad›r. Kel baflta takkenin sonsuza kadar durabilece¤ini düflünmek ve onlar› sadece trafik kazalar›ndaki istatistiki verilere indirgeyerek saklamaya çal›flmak beyhude bir çaba olmaya mahkumdur.


Hava-‹fl Genel Baflkan Yard›mc›s› Eylem Atefl

Novamed grevi 1. y›l›nda!

Novamed’li kad›nlar yaln›z de¤il 81 kad›n iflçi Antalya Serbest Bölge’deki Novamed firmas›nda 26 Eylul 2006’dan beri grevdeler. Novamed, merkezi Almanya’da bulanan Fresenius Medical Care’ye ait bir fabrika. FMC kuresel piyasaya hem diyaliz urunleri hem de diyaliz tedavi hizmetleri sunan çokuluslu bir sirket. Tum dünyada 45 ulkeye da¤›lm›fl faaliyetleriyle dev bir tekel durumunda. FMC’nin Avrupa’da 12 tesisi var. Bunlar›n tümünde sendika var ve sadece Antalya’da sendika yok. Novamed’de çal›flan kad›nlar bir y›l önce Petrol-‹fl sendikas›na üye oldular ve haklar›n› almak için greve ç›kt›lar. 81 kad›n; ucuz ifl gücü olmaya, güvencesiz çal›flmaya ve sendikas›zlaflt›r›lmaya, sa¤l›k önlemlerinin al›nmamas› nedeniyle kimyasal maddelerle zehirlenmeye, tuvalete gittiklerinde dakikalar›n say›lmas›na, kad›n olduklar› için afla¤›lanmaya ne zaman do¤uracaklar›na patronlar›n›n karar vermesine “hay›r” dedikleri için grevdeler. ‹nsanca flartlarda çal›flmak istedikleri için grevdeler. 15 Eylül 2007 tarihinde, fiiflli’de toplanan kad›n platformu üyeleri; bir bas›n aç›klamas› yaparak, grevdeki 81 kad›na destek oldu. Hava-‹fl Genel Baflkan Yard›mc›s› Eylem Atefl’in

okudu¤u bas›n aç›klamas›nda; “Biz kad›nlar, kad›n eme¤i ve kad›n bedeni üzerindeki kapitalist ve patriyarkal sömürüye karfl› ç›kmak, Novamed’de direnen kad›n iflçileri desteklemek için grevin birinci y›l›nda sokaklarday›z.” diyerek novamed’li kad›nlar için gerçeklefltirecekleri etkinleri ve talepleri s›ralad›lar: “Açaca¤›m›z standlarda toplayaca¤›m›z imzalar, düzenleyece¤imiz panel ve flenliklerle seslerimizi Novamed’li kad›nlar›n sesine katmaya kararl›y›z. Biz kad›nlar, serbest bölgelerin serbest sömürü bölgeleri olmaktan ç›kmas› için gerekli yasal düzenlemelerin yap›lmas›, Novamed'li kad›nlar›n talepleri kabul edilerek sendikal haklar›n›n ve örgütlülüklerinin korunmas› için sokaklarday›z. Kapitalizme ve erkek egemenli¤ine karfl› kad›n dayan›flmas›n›n ve görünmeyen eme¤in sesini yükseltmek için sokaklarday›z.” “NOVAMED’in patronlar›na sesleniyoruz” diyen kad›n platformu üyeleri, grevdeki kad›nlar›n sendikas› Petrol-‹fl’le masaya oturarak, grevci kad›nlar›n taleplerinin kabul edilmesini istedi.

81 kad›n; ucuz ifl gücü olmaya, güvencesiz çal›flmaya, sendikas›zlaflt›r›l maya, ne zaman do¤uracaklar›na patronlar›n›n karar vermesine “hay›r” dedikleri için grevdeler.

35


Gecekondu Gezegeni Mike Davis / Çeviri: Gürol Koca Metis Yay›nlar› Gecekondu Gezegeni, üçüncü dünya ülkelerinin kentsel bölgelerinde halen bir milyar insan›n yaflamakta oldu¤u gecekondu mahallelerinin tarihini ve bugününü analiz ediyor. Konuyla ilgili genifl literatürden ald›¤› verileri kullanan Mike Davis, yoksullar›n Mumbai, Kahire, ‹stanbul, Sao Paulo, Seul gibi onlarca megakentte verdi¤i hayatta kalma mücadelesini betimlerken çok önemli bir dizi tespitte bulunuyor. Davis'e göre IMF ile Dünya Bankas›'n›n k›skac›ndaki devletlerin bu devasa sorunu çözmek için gelifltirdi¤i önlemler yoksullar›n de¤il orta s›n›f›n ifline yar›yor. Baz› liberal çevrelerin yoksullar›n pratik becerilerine düzdükleri ikiyüzlü methiyeler ve as›l çözüm mercii olarak gösterilen STK'lar kentlerdeki toplumsal hareketleri radikallikten uzaklaflt›r›yor; her y›l yüzbinlerce yoksul yaflad›klar› mahallelerden zorla tahliye edilirken, boflaltt›klar› yerlere orta s›n›f yerlefliyor.

Melankolinin Teflhis ve Tedavisi Cogito51 Yap› Kredi Yay›nlar› 36

Üç ayl›k düflünce dergisi Cogito'nun 2007 yaz say›s›n›n dosya konusu “Melankoli”. Aristoteles’ten günümüze dek hekimler kadar ve bazen onlardan daha çok düflünürlerin de ilgisini çeken melankoli hastal›¤›, Galenos, Montaigne, Freud, Walter Benjamin gibi de¤iflik dönemlerde yaflam›fl düflünürlerin üzerinde kafa yordu¤u melankoli, bireyle ilgili süreçleri ve sonuçlar› olan bir hastal›k gibi görünse de, toplumsal roller ve topluluk yaflant›s›yla da do¤rudan ilgili. Cogito edisyonu taraf›ndan kapsaml› bir incelemeye tutulan melankoli, hemen herkesin kendisinden bir fleyler bulabilece¤i bir “varl›k duyumu” olarak da görülebilir. Dergide yer alan Walter Benjamin’in “Sol Melankoli” yaz›s› ve konuya iliflkin bir klasik olan, ‹bn Sina’n›n “Melankolinin Teflhis ve Tedavisi” bafll›kl› yaz›s› oldukça ilgi çekici. Ancak editörlerin, melankoli ile ilgili bunca kapsaml› bir çal›flma yürütüp, 2005 y›l›nda kaybetti¤imiz Serol Teber’in Türkiye için de bir ilk olan “Melancholia” isimli kitab›n› tamamen atlamas› ise vahim bir eksiklik.

F›rat’a Mektuplar Yaflar Seyman Güncel Yay›nc›l›k Türkiye’de kad›n haklar› ve sendikal mücadele denince akla ilk gelen isim Yaflar Seyman… Sevgisini hesaps›z, sabr›n› sonsuz sundu¤u o¤lu F›rat’› askere gönderince tüm anneler gibi, onun da yüre¤i hasretle yanar… Yüre¤indeki yang›n› F›rat askerde oldu¤u sürece ona yazarak söndürmeye çal›fl›r. Ama toplumsal duyarl›l›¤› ona bir anne olmas›n›n yan›nda bir kad›n haklar› savunucusu oldu¤unu unutturmaz. Hiç akl›ndan ç›karmad›¤› o¤lunun hasretine dünyay› de¤ifltiren kad›nlar›n destans› öyküyü kar›fl›r. Dünyan›n dönüflümüne emek ve sevgi katan tüm kad›nlar Yaflar Seyman’›n “kalem parmaklar›nda” vücut buluyor. -‹lhan Selçuk-


Kald›r›m Serçesi / Edith Piaf Agora Kitapl›¤› "Ablam Edith... Babam›z birdi, kötü adam da de¤ildi ama s›k s›k ve esasl› dayak atard›. Sonra büyüdük, sokaklara ç›kt›k, ara sokaklarda, kald›r›mlarda hem sürttük hem flark› söyledik, Edith daha Edith Piaf de¤ildi, hayat› ve erkekleri bir arada tan›d›k, o daha yirmisine gelmeden, 'Aflk ›l›nd› m› ya ›s›tmak gerekir ya da vazgeçmek' anlay›fl›n› kapt›, ama mesle¤inde o kadar havai olmad›, ö¤renip ilerlemek için ne gerekiyorsa yapt›, zaten o yüzden, h›rs›yla, tutkusuyla Kald›r›m Serçesi oldu, ne adamlar geldi geçti hayat›ndan, gece baca¤›n› bir erke¤in beline sarmadan yatmay› hiç beceremedi, neonlardan da hiç inmedi, en çok askerleri sevdi, Savafl s›ras›nda hele, Yves Montand'a da kök söktürdü, flark› söylerkense hep t›rmand›, para saymay› bilmedi, Charles Aznavour'u keflfetti, anneli¤i erken tatm›flt›, hayata hiç doymad›, öldü¤ü gece parmaklar› bir serçe pencesi gibi benimkilerin üzerine kapanm›flt›, ertesi sabah alt kattaki çocuk söyledi, inanmak istemiyordum ama, ölmüfltü..."

Kâr ve Güç Peflindeki Patolojik Kurum: fiirket Joel Bakan / Çeviri: Rahmi G. Ö¤dül Ayr›nt› Yay›nlar› Kanadal› hukuk profesörü Joel Bakan, fiirket adl› eserinde modern flirketin tarihine, karakterine ve küreselleflmifl yap›s›na elefltirel bir bak›fl sunuyor. Son yüz elli y›lda büyük bir de¤iflim geçirerek dünyan›n egemen kurumu haline gelen ve egemen söylemin merkezine oturan flirket, yetkin bir iktidar mekanizmas›n› biz “s›radan” insanlar›n sorgulamas›na elvermeyecek kadar çetrefil bir biçimde uyguluyor. fiirket, bir yandan kendini toplumun vazgeçilmez bir unsuru, medya vas›tas›yla idealize edilen “aile” kavram›n›n iktisadi yans›mas› ve sosyal sorumluluklar›n hamisi olarak gösterirken, beri yandan da CEO'lar›ndan en küçük ortaklar›na kadar salt öz ç›kar›n›n peflinde koflan bir iktidar tahayyülünü topluma dayat›yor. Joel Bakan güçlü modern devletlerin yaratt›¤› ve besledi¤i bu fleytani arac›n tarihini ve karakterini gözler önüne seriyor.

Kültür Endüstrisi - Kültür Yönetimi Theodor W. Adorno / Derleyen ‹letiflim Yay›nlar› Adorno “Kültür Endüstrisi” kavram›n› Nazizm sona ererken ortaya atar (1944). Y›llar sonra bu kavrama geri dönerek “Kültür Endüstrisine Genel Bir Bak›fl” makalesini yazar (1963). Bu arada “Kültür ve Yönetim” üzerine düflüncelerini de yay›nlam›flt›r (1960). Bu kitapta derlenen yukar›daki üç yaz›, gerek kültür kuram›, gerekse kültürel hayat›n dönüflümü konusundaki elefltirel çal›flmalar›n vazgeçilmez kaynaklar›n› oluflturur. 19. yüzy›lda, Endüstri Devrimi'nin ak›lc›l›¤›na karfl›t bir anlamda tan›mlanan sanat›n nas›l giderek maddi üretim süreçlerine ve onlar› yöneten akla yenik düfltü¤ünü anlat›rlar. Endüstriyel mant›¤›n ve bürokratik iflletme disiplinlerinin denetimine giren modern sanat›n özerkli¤ini ve elefltirelli¤ini yitirmesini incelerler. Kültür endüstrisinin yol açt›¤› tehdide aç›kça iflaret eden Adorno’nun en kötümser tahminlerinin zamanla gerçekleflmesi, kültür endüstrisi üzerine yazd›klar›n›n, rahats›z edici de olsa, ne kadar ça¤dafl oldu¤unu gösterir.

37


10. Uluslararas› ‹stanbul Bienali Küresel savafla karfl› iyimserlik

38

‹stanbul Bienali sergileri 4 Kas›m Pazar günü akflam›na kadar 2 ay boyunca Pazartesi günleri hariç her gün 10.00–19.00 aras›nda gezilebilecek.

‹stanbul Kültür Sanat Vakf› taraf›ndan düzenlenen 10. Uluslararas› ‹stanbul Bienali; 8 Eylül Cumartesi günü bafllad›. ‹stanbul Bienali sergileri 4 Kas›m Pazar günü akflam›na kadar 2 ay boyunca Pazartesi günleri hariç her gün 10.00–19.00 aras›nda gezilebilecek. Hou Hanru’nun küratörlü¤ünde AKM, Antrepo No.3, ‹MÇ, santralistanbul ve Kad›köy Halk E¤itim Merkezi’nde 96 uluslararas› sanatç› ve sanatç› grubunun projelerinin sergilendi¤i 10. Uluslararas› ‹stanbul Bienali; ‹stanbul’u bir sanat platformuna dönüfltürmüfl durumda. 10. Uluslararas› ‹stanbul Bienali’nin kavramsal çerçevesi “‹mkâns›z de¤il, Üstelik Gerekli: Küresel Savafl Ça¤›nda ‹yimserlik”. Onuncu y›l›nda kentsel olgulara ve mimari gerçekli¤e odaklanan ‹stanbul Bienali kapsam›nda bu y›l 96 uluslararas› sanatç› ve sanatç› grubunun 150’yi aflk›n projesi sergileniyor. ‹stanbul'un turistik haritalar›nda pek yer almayan mekânlar›n› seçen ve her bir mekân› farkl› bir temayla ele alan Çinli küratör Hou Hanru, bu temalar› her mekân›n simgesel anlam›na, mimarisine, geçmifline, ifllevine ve kent hayat›ndaki yerine göre belirlemifl. Bu do¤rultuda AKM’de politikaya, ‹MÇ’de ekonomiye ve Antrepo No.3’te toplumsal hayata ve kent hayat›na dair projeler bulunuyor. Merkezi’nde kentsel yaflama dair, ütopya kavram›na odaklanan 13 proje yer al›yor. Baz› projeler sanatç›lar›n binan›n tarihi ve gerçekli¤i üzerine yapt›klar› derinlemesine araflt›rmaya dayal› olarak ve özellikle bu mekân için yarat›ld›. AKM’deki projelerin temas› ise “Yakmal› m› Yakmamal› m›?” olarak belirlendi. ‹MÇ bloklar› güncel sanat sergi mekân› olarak ilk defa kullan›l›yor.

Bloklar›n tarihi, mimarisi ve ifllevi göz önünde bulundurarak mekan›n, “Dünya Fabrikas›” temas› çerçevesindeki projelere ev sahipli¤i yapmas›na karar verilmifl. ‹MÇ’deki sergi, küreselleflme ça¤›nda dönüflen üretim biçimleri ve çal›flma hayat›na dair projeler içeriyor. A¤›rl›kl› olarak 5. Blokta yer alacak dükkânlar ile tüm bloklardaki çeflitli dükkan ve ortak kullan›m alanlar›nda 27 proje izleyiciye sunuluyor. Antrepo No.3’te uluslararas› göç, iletiflim ve kentlerdeki s›n›r alanlar›na dair 43 sanatç› ve sanatç› grubunun eserleri yer al›yor. Sosyal hayat ve kent hayat› ana temas› etraf›ndaki ifllere yer verilen bir mekân olarak Antrepo No.3’te, kentleflme, göç, kültürleraras› diyalog, yerelleflme, göçmenlik ve kente entegrasyon ve s›n›rlar etraf›ndaki konular iflleniyor. Bienal Atölye ve E¤itim Program› Proje Orta¤› santralistanbul ile Kad›köy Halk E¤itim Merkezi de ‹stanbul Bienali kapsam›nda gerçekleflecek özel proje, paneller ve film programlar›na ev sahipli¤i yap›yor.


ÜYELER‹M‹ZDEN N‹fiAN • THY Antalya emekli üyemiz Ahmet MANCALAR’›n k›z› 31.08.2007’de niflanlanm›flt›r. Kendisine mutluluklar diliyoruz. EVLENENLER • ‹stanbul üyemiz Yeflim Ifl›k ve Korkut K›rbay 2007.09.12’de, • ‹stanbul üyemiz Nilüfer Do¤an ile Ergün Arslan 2007.09.08’de, • ‹stanbul üyemiz Burcu Gültekinler ile Serdar Sabuncu 2007.09.08, • ‹stanbul üyemiz Suzan Y›lmaz ile R›za K›l›ç 2007.09.02’de, • ‹stanbul üyemiz Nuh Sümer ile Sevil ‹lhan 2007.08.31’de, • ‹stanbul üyemiz Duygu Ba¤lam ile Kadir Karaduman 2007.08.29’da, • ‹stanbul üyemiz Aysun fiafak ile F›rat Fidan 2007.08.29’da, • ‹stanbul üyemiz Nurcan At›c› ile Can Emrah Ülgü 2007.08.26’da, • ‹stanbul üyemiz Safiye Gerede ile Özgür Gülflen 2007.08.26’da, • ‹stanbul üyemiz Erkan Bafl ile Özlem 2007.08.25’de, • ‹stanbul üyemiz Salih Sami Acar ile Zübeyde 2007.08.24’de, • ‹stanbul üyemiz Kadriye Y›lmaz ile ‹hsan Özkeçeci 2007.08.19’da, • ‹stanbul üyemiz Emrah Büyükarslan ile Deniz Ölçer 2007.08.18’de, • ‹stanbul üyemiz Begüm Zorluer ile Ertu¤rul Buluntu 2007.08.11’de, • ‹stanbul üyemiz Mehmet Kocaakman ile Aliye Atalay 2007.08.04’de, • ‹stanbul üyemiz Simay Çekem ile Haflim Erdo¤an 2007.07.28’de, • ‹stanbul üyemiz Nurflen Çall› ile Erhan Kurflun 2007.07.27’de, • ‹stanbul üyemiz Pelin Yurtman ile Ertu¤rul Do¤an 2007.07.26’da, • ‹stanbul üyemiz Neslihan Koç ile Ahmet Acan 2007.07.22’de, • ‹stanbul üyemiz Sibel Duran ile Selahattin Çifçi 2007.07.20’de, • ‹stanbul üyemiz Duygu ‹lalan ile Mert Ekfli 2007.07.14’de, • ‹stanbul üyemiz Burak Okucu ile Aylin Çamc› 2007.07.06’da, • ‹stanbul üyemiz Tu¤ba Er ile ‹lker Baflaran 2007.06.04’de, • Ankara ‹stasyon Md. Eda ÜLGER 05.07.2007’de • Ankara ‹stasyon Md. Mustafa KUMSEL 13.07.2007’de • Ankara Kargo Md. Demet AKBABA 13.07.2007’de • Ankara ‹stasyon Md. Nilgün KÜLTÜR 28.07.2007’de • Ankara Sat›fl Md. Banu ÇOKSAYAR

09.08.2007’de, • Ankara ‹stasyon Md. Gürhan ARSLAN 18.08.2007’de • Ankara ‹stasyon Md. Hikmet DEM‹RC‹’nin o¤lu 19.08.2007’de, • Ankara ‹stasyon Md. Mustafa ERDO⁄AN’›n k›z› 09.09.2007’de, • Hava-‹fl ‹zmir fiubesi Yönetim Kurulu üyemiz Hatem ERTOSUN’un kardefli Tar›k ERTOSUN (STFA çal›flan›yd›) 01.08.2007’de • THY A.O ‹zmir Kargo Müdürlü¤ünde çal›flan üyemiz Arif EKEN 15.08.2007’de • Hava-‹fl ‹zmir fiubesi Denetim Kurulu Baflkan› (emekli) Rüstem GÖKTAfi’›n o¤lu Mustafa GÖKTAfi 22.08.2007’de • THY ‹zmir Teknik A.fi’de çal›flan üyemiz Murat ET‹MAN 30.08.2007’de, • THY Antalya istasyondan üyemiz Soner SARI 20.07.2007’de, • THY Antalya istasyondan üyemiz Volkan B‹LG‹ 28.07.2007’de • THY Antalya istasyondan üyemiz Didem DEM‹ROL ile THY Antalya flehir bilet sat›fldan üyemiz Serkan BAfiAR’la 28.07.2007’de • THY Antalya istasyondan üyemiz Mustafa ALDEM‹R 22.08.2007’de evlenmifllerdir; ömür boyu mutluluklar dileriz. DO⁄UM • THY Teknik A.fi. üyemiz M. Murat Da¤c›’n›n 30.08.2007’de Zeynep ad›nda k›z›, • ‹stanbul Teknik Depolar Tesellüm Mustafa Ertan’›n 07.09.2007’de Sevgi ve Bar›fl ikizleri, • ‹stanbul’da Yelda A¤gez 10.06.2007’de, • ‹stanbul’da Mehmet Olcayhan F›rat 2007.08.02’de, • ‹stanbul’da Gültekin K›l›nç 2007.07.06’da, • ‹stanbul’da Nazl› Uçan Kabul 2007.02.19’da do¤mufllard›r, • Ankara Sat›fl Md. Nejla KARAASLAN’›n 29.06.2007’de o¤lu, • Ankara ‹stasyon Md. Volkan At›nç EKE’nin 21.08.2007’nin k›z›, • THY A.O ‹zmir ‹stasyon Müdürlü¤ü’nde çal›flan üyemiz Asl› KOCATÜFENK ile THY A.O ‹zmir Kargo Müdürlü¤ünde çal›flan üyemiz Emre KOCATÜFENK’in 13.07.2007’de o¤lu, • THY A.O ‹zmir Kargo Müdürlü¤ü’nde çal›flan üyemiz Berna KARTALTEPE 24.07.2007’de do¤um yapm›flt›r, • THY A.O ‹zmir ‹stasyon Müdürlü¤ü’nde çal›flan üyemiz Rasim ÇIRAKO⁄LU’nun o¤lu 21.07.2007’de, • Hava-ifl Antalya

39


flubesi disiplin kurulu üyemiz Ahmet DEVEC‹’nin 11.07.2007’de EFE KAAN isminde bir o¤lu, • THY Antalya istasyondan üyemiz Bengü ÇAKI’n›n çocu¤u, • THY Antalya istasyondan üyemiz Bayram SÖNMEZ’in gelini Hatice SÖNMEZ’in çocu¤u olmufltur. Sa¤l›kl› ve uzun ömürlü olmalar›n› diliyoruz.

40

SÜNNET • Burak Kaan Zülfikar, Konya, 2007.07.29’da, • Zafer Salc›, ‹stanbul, 2007.07.08 • Serkan Ural, ‹stanbul, 2007.07.07’de sünnet olmufllard›r • Ankara ‹stasyon Dspç Sami KAYA’n›n o¤lu 11.07.2007’de • Ankara ‹stasyon Md. Müslim ARSLAN’›n o¤lu 31.08.2007’de, • Hava-‹fl ‹zmir fiubesi Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz SARI’n›n o¤lu 30.08.2007’de, • THY A.O ‹zmir ‹stasyon Müdürlü¤ü’nde çal›flan üyemiz Yasemin ERALP’in o¤lu 31.08.2007’de, • THY Antalya emekli üyemiz Müfit ÖZKAN’›n o¤lu 25.07.2007’de, • THY Antalya istasyondan üyemiz Saim PINAR’›n o¤lu 04.09.2007’de, • Hava-ifl Antalya flubesi mali sekreteri Ertan UYAR’›n ye¤eni 02.09.2007’de sünnet olmufllard›r, geçmifl olsun dileklerimizi iletir, baflar›lar dileriz. RAHATSIZLANMA • Erkan Taflk›ran, ‹stanbul, 2007.08.29’da, • Selim Pür, ‹stanbul, 2007.08.22’de, • Hasan fiahin, ‹stanbul, 2007.07.06’da, • Gülseren Sa¤l›k, ‹stanbul, 2007.07.03’de, • Ankara ‹stasyon EB‹ Gülflah KARAMAN’›n efli 03.07.2007’de, • Ankara ‹stasyon Dspç Seher ORTATATLI’n›n o¤lu 01.07.2007’de • Ankara ‹stasyon Md. Erkin GÜNEV‹’nin (fib.Mali Sekreteri) babas› 01.07.2007’de, • Ankara ‹stasyon Md. Mehmet ULUA⁄AÇLI’n›n annesi 19.07.2007’de, • Ankara ‹stasyon Md. Gülfem KABAKÇI’n›n annesi 17.07.2007’de, • Ankara Sat›fl Md. Özlem GÖZÜAÇIK’›n efli 23.07.2007’de • Ankara Kargo Md. Bülent YERL‹’nin annesi 07.08.2007’de • Ankara ‹stasyon Md. Çetin KIRATLI’n›n anne ve babas› trafik tazas› 23.08.2007’de, • Ankara ‹stasyon Md. Erkan BOZAL‹ 28.08.2007’de • Ankara ‹stasyon Md. Fahrettin MUCUK 11.09.2007’de • Ankara Temsilcisi Songül ÖZEK‹N’nin

annesi 13.09.2007’de, • Ankara ‹stasyon Elgin AKYÜZ’ün babas› 21.07.2007’de, • AnkaraTemsilcisi Hakan ALPTEK‹N’in (fib.Yön.Krl.üyesi) efli 23.08.2007’de ameliyat olmufltur, • Ankara Temsilcisi Do¤an KURBAN 14.09.2007’de ameliyat olmufltur, • THY A.O ‹zmir Sat›fl Müdürlü¤ü’nde çal›flan üyemiz Na¤ihan GENÇ’in annesi 07.07.2007’de, • THY A.O ‹zmir Kargo Müdürlü¤ü’nde çal›flan üyemiz Nazikter TERZ‹O⁄LU 23.07.2007’de aya¤› k›r›lm›flt›r, • THY A.O ‹zmir ‹stasyon Müdürlü¤ü’nde çal›flan üyemiz Mustafa TURGUT’un babas› 03.08.2007’de rahats›zlanm›flt›r, • THY A.O ‹zmir ‹stasyon Müdürlü¤ü’nde çal›flan üyemiz Engin OTAR 13.08.2007’de ameliyat olmufltur, • Hava-‹fl ‹zmir fiubesi Yönetim Kurulu Üyemiz Cengiz SARI’n›n kay›npederi Mehmet Ali ORUÇ 17.08.2007’de ameliyat olmufltur, • Hava-‹fl ‹zmir fiubesi Yönetim Kurulu üyemiz Hatem ERTOSUN’un k›z› 12.09.2007’de ameliyat olmufltur, • THY Antalya flehir bilet sat›fldan üyemiz Süleyman CANKARA’n›n kay›npederi • THY Antalya istasyondan üyemiz Zeki EKfi‹L‹’nin annesi 10.09.2007’de, • THY Antalya istasyondan üyemiz Ünal FAK‹R 03.09.2007’de rahats›zlanm›fllard›r; kendilerine acil flifalar diliyoruz. VEFAT • Elif Özen fiekerciler'in efli, ‹stanbul, 2007.09.14’de, • Saadettin Taflç›'n›n ve Selahattin Taflç›n’›n emekli teknisyen babalar›, ‹stanbul 2007.09.10’da, • Aydan Baltay, ‹stanbul, 2007.08.31’de, • Tayfun Tunal›, ‹stanbul, 2007.07.07’de, • Banu Pekkaya, ‹stanbul, 2007.07.04’de, • Hüseyin Özsoy’un babas›, ‹stanbul, 14.09.2007’de, • Ankara Sat›fl Md. Esra Z‹NG’in 30.07.2007’de babas› (Bedii AKOL THY emeklisi), • THY A.O ‹zmir ‹stasyon Müdürlü¤ü’nde çal›flan üyemiz Nuri KURAN’›n babas› 08.07.2007’de, • Hava-‹fl Antalya flubesi yönetim kurulu üyemiz Mehmet GÜNGÖR’ün babas› 25.07.2007’de, • THY Antalya istasyondan üyemiz Osman ÇERÇEL’in ye¤eni, • Hava-‹fl Antalya flube baflkan›mz AHMET TAfiDEM‹R’in ninesi 08.09.2007’de vefat etmifllerdir. Vefat edenlere Tanr›’dan rahmet, yak›nlar›na baflsa¤l›¤› diliyoruz.


Hava-‹fl ‹zmir fiubesi, Deri-‹fl Sendikas›’n›n örgütlenme çal›flmas› içinde oldu¤u Lider Deri ve Alkan Deri iflyerlerinde 12 Temmuz 2007 tarihinde Türk-‹fl’e ba¤l› sendikalarla birlikte, örgütlenme sonucu ifl akitleri fesh edilen iflçi arkadafllar›m›za maddi ve manevi dayan›flma ziyareti yapt›.

20 Temmuz 2007 tarihinde THY A.O. ve THY Teknik A.fi. iflyerlerine grev karar›n›n as›lmas›.

8 A¤ustos 2007 tarihinde Liman-‹fl ‹zmir fiubesi’nin düzenlemifl oldu¤u özellefltirme ile ilgili panele ‹zmir fiube Baflkan› ve Yönetim Kurulu üyeleri kat›ld›. fiube Baflkan› Hasan Coflkun THY A.O.’da ve THY Teknik A.fi.’de gelinen süreç ile ilgili bas›na aç›klama yapt›.

06 A¤ustos 2007 - 09 A¤ustos 2007 tarihleri aras›nda yap›lan grev oylamas› ve oy say›m›.


HAVA-İŞ Dergi, Eylül - Ekim 2007  

Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin: THY A.O. ve Teknik A.Ş. sözleşmelerini önemli kazanımlarla imzaladık Mustafa Yağcı: 21. dönem THY A.O ve...

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you