Page 48

Kanada babayiğide ihtiyaç duymamış ı

PROHiBiTiON

sağ a Y i İçk

Alkollü içki tüketiminin bazı Avrupa ülkeleri ve Kanada dahil Kuzey Amerika’da yıllarca yasaklandığını pek çoğumuz bilmeyiz. Aksine içki yasağının sadece Müslüman ülkelere has bir özellik olduğu gibi bir yanılgıya da düşeriz. Avrupa’da başlayan ve Kuzey Amerika’yı da etkisi altına alan Prohibition (Yasak) 1800’lü yılların ortalarında başladı ve bazı ülkelerde 1950’li yıllara kadar devam etti. Protestanların başını çektiği çeşitli sivil toplum kuruluşları, özellikle de kadınlar bu yasağın uygulanmasında büyük rol oynadılar. Yani bizim ülkemiz insanlarının tabiriyle dinciler böyle istedi. Alkollü içecekler açlığın, işlenen suçların, hastalıkların ve aile içi şiddetin sorumlusu olarak gösterildi. Kanada’nın bazı şehir ve kasabalarında alkol yasağı 1800’lü yılların sonlarına doğru başladı. Ülke genelinde alkol yasağı için 29 Eylül 1898 yılında bir referandum bile yapıldı. Bağlayıcılığı olmayan bu Referandum sonucuna göre halkın yüzde 51.2’si evet oyu kullandı. Oylamaya karşı hayır oyu veren tek eyalet ise yüzde 80’le Quebec oldu. Eyaletler bazında ilk yasağı uygulayan eyalet 1901 yılında Prince Edward Island oldu. Bu eyaleti 1916 yılında Alberta ve

92

The Chatham Motor Company tarafından Chatham, Ontario’da 1909 yılında üretilen Chatham marka otomobil.

Ontario takip etti. Quebec ise yasağı 1919’da kabul etti, ancak halktan gelen tepki üzerine kısa bir süre sonra yasağı kaldırdı. 1917 yılında Kanada hükümeti alkol derecesi yüzde 2.5’ten fazla olan içkilerin ülkeye ithaline, yasağın uygulandığı eyaletlere nakliyesine ve üretimine yasak getirdi. Barlar, meyhaneler kapatıldı. Tüm halka açık alanlarda ve etkinliklerde alkol yasağı başladı. I.Dünya Savaşı alkol yasağının başarılı olmasında etkili oldu. Alkole karşı kampanya düzenleyenler alkol almayan askerlerin daha başarılı olacaklarını ve savaştan geri döndüklerinde daha sağlıklı bir çevreyle karşılaşacakları görüşünü de savunuyorlardı. 1918 yılında ülke genelindeki alkol yasağı War Measures Act’ın bir parçası halini aldı. Ancak, alkol yasağının uygulanmasında sorunlar çıkmaya başladı. Üretiminin, satışının ve içilmesinin yasaklanması sonrası kaçakçılık olaylarında artış görüldü. Kaçak üretim ve satış yapanlarla içenlere çeşitli hapis cezaları verildi. Bu dönemde cezaevlerinde doluluk oranları tavan yaptı. Suç örgütleri ortaya çıktı. ABD’nin Chicago şehrinde faaliyet gösteren ve en büyük geliri kaçak içkiden olan Al Capone liderliğindeki suç örgütünün

www.referans.ca

kolları Ontario eyaletine kadar uzandı. Kanada’nın simgelerinden birisi haline gelen zencefil sodası markası Canada Dry, bu dönemlerde üne kavuştu. Zencefil sodasının içine kaçak üretilen ev yapımı likör karıştırıp içiliyordu. “Fayda sağlamadığı ve halkın alkol kullanmasını engellemede yetersiz kaldığı” gerekçesiyle alkol yasağına karşı bazı gruplar tarafından eyalet ve federal düzeyde lobi faaliyetlerine başlandı. Yasak kalksın ancak katı kurallar getirilsin dendi. Sonunda eyaletlerdeki alkol yasakları 1920’li yıllarda yavaş yavaş yürürlükten kalkmaya başladı. 1920 ve 1925 yılları arasında 5 eyalet yasağa son verdi. Ontario’daki yasak ise 1927 yılında son buldu. Yasağa ilk başlayan eyalet olan Prince Edward Island ise 1948 yılına kadar uygulamayı sürdürdü. Avrupa ülkeleri ve Kanada dahil Kuzey Amerika ülkeleri alkol yasağı ile uğraşırken Osmanlı’da da bir sivil toplum kuruluşu olarak “Hilâl-i Ahdar” yani bugünkü adıyla Yeşilay’ın temelleri atılır. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra ise alkollü içki tüketmek Batılılaşmak olarak empoze edilir. Türkiye Batılılaşırken! aynı tarihlerde Batı’nın alkollü içkilere savaş açması ve yasaklaması oldukça manidar.

ABD, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere, Japonya, Güney Kore, Çin ve Hindistan gibi ülkeler otomotiv sektöründe markalarıyla söz sahibi ülkeler. Çok sayıda otomobil üretim fabrikasının bulunduğu Türkiye ve Kanada’nın ise kendilerine ait bir markası yok. Türkiye, Cumhuriyet’in ilanının 100. yılında, yani 2023’te yerli üretim otomobil için bir babayiğit araya dursun, Kanada’nın babayiğitlerine ne olmuş ona bakalım. Motorlu otomobilin atası 1600’lü yıllarda Çin’de üretilmiş. Buhar ile çalışan bu otomobil sadece krala hediye edilen büyük bir oyuncak imiş ve ne şoförü ne de yolcusu varmış. Modern anlamda otomobilin mucidi kim sorusu ise tam olarak cevaplanamıyor. 1700’lü yılların sonundan itibaren motorlu bir taşıt yapmak için çok sayıda girişim olmuş ama 1879’da yaptığı motora ve 1885 yılında da “Motorwagen” adını verdiği üç tekerlekli otomobile patent alan Alman mühendis Karl Benz ilk motorlu otomobilin babası olarak kabul edilir. 1879’da kocasının yaptığı otomobil ile uzun bir yola çıkan Karl Benz’in eşi Bertha Benz ise dünyanın ilk en uzun mesafe şoförü olarak anılır. Dizel olarak bilinen motorun mucidi ise bir Alman mühendis

olan Rudolf Diesel. Diesel, 1892’de buluşuna patent alır ve 1897’de üretime geçer. Bugün dünya otomobil devlerini barındıran ABD’de ise otomobil üretimi Avrupa’dan sonra başlar. Ancak seri üretim, ucuz fiyat ve değiştirilebilir parçalar ABD’de hayat bulur. 1900’lü yılların başında Ransom Olds, Dodge kardeşler ve özelikle Henry Ford gibi isimlerin öncülük ettiği ABD otomotiv sektörü kısa sürede büyük yol alır. Detroit üçlüsü adı verilen dünya otomobil pazarının en büyük oyuncularından Ford, GM ve Chrysler bu temeller üzerinde yükselir. Gelişmişlik düzeyi ile G8 ülkeleri içinde yer alan Kanada’nın bugün kendisine ait bir otomobil markası olmaması dikkat çekici. Aslında varmış ama varlık gösteremeden ya kaybolup gitmişler ya da ABD firmalarınca satın alınmışlar. Brooks, Redpath, Tudhope, McKay, Galt Gas-Electric, Gray-Dort, Brockville Atlas, Russell, McLaughlin ve Studebaker bunlardan bazıları. Kanada’nın sağladığı kolaylıklar sebebiyle ABD firmaları Kanada’da üretime başlamışlar. Bu firmalarının gelmesiyle Kanada’da parça üreten yan sanayi gelişirken,

onlarla rekabet edemeyen Kanada’nın kendi yerli markaları ise bir bir piyasadan silinmeye başlamışlar. Otomotiv endüstrisine kendi markasını veremeyen Kanada, öte yandan ABD firmalarının yanı sıra diğer otomobil firmaları için de bir üs konumuna gelmiş. Yılda iki milyondan fazla araç üretimiyle dünyada en fazla araç üreten ülkeler arasında ilk onda yer alıyor. Şu anda tamamı Ontario eyaletinde olmak üzere Kanada’da Chrysler, Ford, GM, Hino, Honda ve Toyota’nın fabrikaları bulunuyor. Kanada’nın markaları rekabete yenik düşerek ortadan kaybolurken, Türkiye’nin gerçek anlamda yerli otomobil markası hiç olmadı. 1961 yılında bir devlet projesi olarak dört adet ancak yapılan ve trajikomik bir sonla noktalanan Devrim ile gövdesi cam elyafından yani fiberglastan yapılan ve yürüyen tabut olarak adlandırılan Anadol marka arabalar yerli marka olarak sayılır mı, tartışılır. Ancak 1960’lardan sonra Ford, Renault ve Fiat gibi markaların montaj fabrikaları kurmasıyla Türkiye otomotiv üretimi ile tanıştı. Hem Türkiye hem de Kanada kendine ait bir markası olmadan dünya markalarının araç üretimi yapan üs konumunda.

www.referans.ca

93

RERERANS 2017  

REFERANS 2017 TURKISH CANADIAN BUSINESS DIRECTORY

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you