Page 1

Haziran 2013 Sayı:7 Kaleli Grup Eğitim ve Kurumsal İletişim Dergisidir

1


2


İÇİNDEKİLER 2

Selahattin Kaleli Kültür Eğitim Ve Yardımlaşma Vakfı Kuruluyor

4

Yurt Müdürü İsmail TUNCEL

5

Başarıya Götüren Tecrübeli ve Eğitimli Kadro

6

2012 – 2013 Akademik Yıl Açılış Töreni

7

2012-2013 Eğitim-Öğretim Yılı Öğrenci Temsilci Seçimleri

8

Konferans: Türk Kültür ve Medeniyeti

11

Çorum Şeker Fabrikası Gezisi

12

Konferans: İnsan ve Eğitim

14

2012 / 2013 Eğitim Öğretim Yılı Açılan “Ebru Diksiyon Ve Türk Sanat Musikisi Çalışmaları”

16

Deprem Ve Yangın Tahliye Tatbikatı

18

Konferans: A.B.D ve İsrail İlişkilerinin Teolojik Arka Planı

22

Konferans: Hakikat Yolunda Değişim ve Dönüşüm

25

Yurt Ziyaretleri

26

Konferans: Bilinmeyen Yönleri İle Çanakkale Zaferi

Genel Yayın Yönetmeni İlker SARI - Müdür Yardımcısı

28

Konferans: Toplum Kalkınmasında Gönül Elçileri

30

Konferans: Hz.Peygamberin (S.A.V.) İlkeleri Doğrultusunda Bugüne Bakış

Grafik Baskı Pegasus Görsel İletişim Hizmetleri 0.364. 213 63 00

33

Öğrencilerimizin Gözünde Kaleli Kız Öğrenci Yurdu

34

Seminer: Evlilikte İletişim , Evlilikte Sağlık, Evlilikte Hukuk

35

Diksiyon ve Ebru Kursu Sertifika Töreni

41

2012 & 2013 Eğitim-Öğretim Yılı Öğrencileri

42

2012-2013 Eğitim Öğretim Yılı Mezuniyet Töreni

44

7.Geleneksel Gençlik Gezisi Ve Bahar Şenliği

Kaleli Grup Adına İmtiyaz Sahibi İsmail TUNCEL - Yurt Müdürü

Yazışma Adresi İnönü Cad. Anıt Evler 1. Sk. No:9 ÇORUM Tel: 0364 212 89 89 - 212 89 90 www.kalelikizyurdu.com Özel Kaleli Yükseköğrenim Kız Öğrenci Yurdu Kaleli Grup Eğitim ve Kurumsal İletişim Dergisi Parayla Satılmaz.

3


Selahattin Kaleli Kültür Eğitim Ve Yardımlaşma Vakfı Kuruluyor Mütevelli Kurucu Heyet Üyeleri

Selahattin KALELİ Kaleli Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı

Emine KALELİ EJDER İş Kadını

Rüveyde KALELİ İş Kadını

Zöhre EMRE İş Kadını

Kısa adı “Kaleli Vakfı” olan “Selahattin Kaleli Eğitim ve Yardımlaşma Vakfı” adı altında merkezi Çorum’da bulunan ancak faaliyet alanı Çorumla beraber Türkiye’ye hitap eden vakfımızın temeli,12 Nisan 2013 Cuma Günü noter huzurunda atılmıştır. Vakfımızın resmi prosedürleri devam ederken kurucu mütevelli heyet üyeleri; Kaleli Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Kaleli Başkanlığında toplanarak, vakıf senedinde yer alan faaliyet alanları ile ilgili konuları hızla hayata geçirmek amacıyla çalışmalara başlamıştır. Amacı: Türk Milli Eğitiminde ve üniversitelerde okuyan

4

İsmail TUNCEL Emekli Öğretim Görevlisi Kaleli Kız Öğrenci Yurt Md.

Mehmet Hakan KALELİ İş Adamı

Ahmet KALELİ İş Adamı

öğrencilere maddi-manevi katkı sağlamakla beraber, kimsesiz, yardıma muhtaç kişilere ve ailelere ayni ve nakdi yardımda bulunmaktır. Sosyal ve kültürel alanlarımız ise; gerek ülkemizde gerekse uluslararası düzeyde sosyal yardımlaşmayı sağlamak amacıyla; toplantı, konferans, sergi, sempozyum, panel, seminerler gibi teknolojik ve bilimsel faaliyetlerde bulunmak suretiyle, milli ve manevi değerlere saygılı gençlikle beraber, bilinçli bir toplumun oluşmasına katkı sağlamak hedeflerimiz arasında olacaktır.


Selahattin KALELİ ÖZGEÇMİŞ Selahattin Kaleli 1945 Çorum/Alaca doğumludur. Evli ve dört çocuk babasıdır. Dürüst işadamı kimliğine yakışır şekilde yıllardır bir çok kurum ve kuruluşlardan başarı belgesi almış, vergi rekortmenliğinde hep ilk sıralarda bulunmuş, şirketleri bünyesinde 150 civarında personele istihdam sağlamıştır.01.01.2005 tarihinde BEST OİL markası adı altında Genel Müdürlüğü Ankara’da bulunan akaryakıt ana dağıtım firmasını kurdu.BEST OİL halen 240 istasyon ağı bulunan; Samsun, Kırıkkale ve Çorum’da akaryakıt deposu, Aliağa ve İzmit rafinerilerinde şubeleri bulunan yıllık 120.000 ton üzerinde satış yapan bir dağıtım şirketi konumundadır.Ayrıca 27.09.2012 tarihinde BEST GAZ markası altında kendi lisansı ile müşteri memnuniyetini ön planda tutarak faaliyetlerine başlamıştır.1968 yılında kendi adıyla başladığı iş hayatında kırk beş yıllık tecrübesi ve ticari zekasıyla ilkeli

çalışmanın, kararlılığın ve hizmet kalitesinin kâra dönüşebileceğini göstermiştir.Bunun en somut örneği, kurduğu şirketler ve sektördeki pozisyonunu korumayı bilmesidir. Başarılı ve Hayırsever İşadamı kimliğine yakışır tavrıyla eğitim camiasında da kendisini göstermiş, 1984-2002 yılları arasında İMVAK’ta (İmam Hatip Lisesi ve İlahiyat Fakültesi Vakfı) Başkan olarak görev yapmıştır. Görevi sırasında Anadolu İmam Hatip Lisesi ile İlahiyat Fakültesinin, Çorum’a kazandırılması noktasında aktif olarak rol almış, madden ve manen desteklerini hiç esirgememiştir. Bu hizmetlere paralel olarak ta, 2006 yılında Çorum’da Hitit Üniversite’sinde öğrenim gören kız öğrencilerin hizmetine 120 kişilik lüks bir yurt kazandırmıştır.Aynı zamanda şirketler bünyesinde oluşturduğu, Burs Verme Şubesi Müdürlüğünce de onlarca üniversiteli gence burs vermeye devam etmektedir.

5


İsmail TUNCEL Yurt Müdürü

En kötü plan, plansızlıktan iyidir Sevgili Öğrenciler! Çalışmayı ve başarmayı ne kadar çok isteseniz de eğer yöntemsiz plansız çalışırsanız, ilerleyemezsiniz. Çalıştıklarınızdan ve öğrenmek için harcadığınız zamandan, gerekli verimi elde edemezsiniz. Bu durum da sizde sıkıntı ve bıkkınlık oluşturur. Bir süre sonra, “Ben bu işi yapamıyorum, ben bu dersten başarılı olamayacağım, ben sınavı kazanamayacağım, zaten okuduklarımdan bir şey anlamıyorum” demeye başlarsınız. Bu durum kötüdür. Ancak bundan daha kötüsü, bu olumsuz düşüncenin sizi istila etmesidir. Sakın bu duruma düşmeyin. Çalışmaya biraz ara verin ve olumlu düşünmeye çalışın. Daha önceki yıllarda kazandığınız başarıları düşünün. Çalışma yönteminizi gözden geçirin ve olumsuzlukları tesbit edin. Kendinize uygun verim elde edebileceğiniz bir çalışma yöntemi oluşturun ve hemen mücadeleye başlayın.Descartes, metot üzerine konuşma isimli eserinde, “Metot, herhangi bir hakikati keşfetmek için zihnin kuvvetlerini belli bir konuya yoğunlaştırmak ve yapılması gereken şeyleri sıra ve düzene koymaktır” der. Bu noktada

6

şunu söyleyebiliriz; “ En kötü plan plansızlıktan iyidir.” Planlı yaşamanın ve çalışmanın genel anlamda faydalarını şöyle özetleyebiliriz: a) Plan; Düzensiz, kaygılı ve mutsuz bir hayattan kurtularak, tertipli, huzurlu ve mutlu bir yaşama kavuşmamızı sağlar. b) Plan; başarılı olmamızı sağlar, kabiliyetlerimizi ve zamanı en verimli şekilde kullanma imkânını bize verir. c) Plan; önceliklerimizi tesbit etmemize ve bunları korumamıza yardımcı olur. d) Plan; hayatımızı kontrol edip özgür olmamızı sağlar. Birçok insanın düştüğü hata şudur: “Plan, program yapmak demek; yaşamı kısıtlamak, özgürlüğü yok etmek ve sıradan bir hayat sürmektir” düşüncesini savunurlar. Bu tamamen yanlıştır. Asıl monoton hayatı; plansız yaşayanlar ve kötü arzularına esir düşenler, yaşamaktadır. Başarılı insanların hayatları incelendiğinde, görülen en önemli ortak özellik, planlı ve düzenli çalışmalarıdır.


İlker SARI Müdür Yardımcısı

Sibel ÇALIŞKAN Yönetim Memuru

Necla DURMUŞBAŞ Yönetim Memuru

Başarıya Götüren Tecrübeli ve Eğitimli Kadro KALELİ KIZ ÖĞRENCİ YURDU; standartların üzerinde çağdaş,konforlu ve aynı zamanda sıcak bir aile ortamını sağlayarak, yurt anlayışını değiştirerek ilklere imzasını atmayı başarmıştır.Tüm faaliyetler yaklaşık 45 yıllık başarılı bir geçmişe sahip olan Sayın Selahattin Kaleli’nin koordinasyonu ile seçkin üniversite ve orta öğretim kurumlarından deneyimli ve profesyonel idareciler tarafından yürütülmektedir.Yurdumuz; yalnızca yurt konaklama hizmetleri değil ayrıca Türkiye’nin geleceği olan gençlerimizin sosyal gelişimine katkıda bulunmak amacı ile bir kültür merkezi olarak faaliyet göstermektedir.Bu nedenle öğrencilerimizin ihtiyaçları ve beklentileri en ince detayına kadar araştırılarak yerine getirilmekte ,gençlerimizin mesleki,kültürel ve sosyal yönden gelişimine katkıda bulunmak amacı ile yıl boyunca çeşitli seminerler, konferanslar,dinletiler,geziler ve kurslar düzenlenmektedir.

7


2012 – 2013 Akademik Yıl Açılış Töreni 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılının başlaması nedeniyle 27 Eylül 2012 Perşembe günü yurdumuz konferans salonunda öğrencilerimizin katılımlarıyla, akademik yıl açılış toplantısı gerçekleştirildi. İstiklal Marşımızın okunması ve saygı duruşunda bulunulmasının ardından, kürsüye gelen Yurt Müdürümüz İsmail TUNCEL başarılı olma hususunda öğrencilere kapsamlı tavsiyelerde bulundu ve konuşmasını şöyle sürdürdü. Sevgili Öğrenciler! Yaşadığınız bu yurt ortamında; kavganın değil barışın, kötülüğün değil iyiliğin, ayrımcılığın değil birliğin, hasedin değil hoşgörünün, sevginin, saygının hakim olabilmesi için kendi iç dünyanızda medeniyetimizin bu evrensel mesajlarını içselleştirmeniz gerekmektedir.Doğruluk, dürüstlük,

8

“kendimiz için istemediğimizi arkadaşımız için de istememek” bizim medeniyetimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Başarı, hayatınızı metotlu ve ilkeli olarak programlamanızla mümkün olacaktır.Başarılı insanlara baktığımızda çok azimli, çok kararlı, çok sabırlı, zamanı çok iyi değerlendirdiğini ve günün yirmi dört saatini programladığını görürsünüz. Sevgili Öğrenciler! Hayat gerçekten zordur.Problemler, acılar her zaman olacaktır. Ama onların bizleri yıldırmasına asla izin vermeyeceksiniz.Hedefinizi büyük seçiniz, kararlı olunuz, kararda azim ve sabırlı olunuz.Bu ilkeler başarılı insanların ayrılmaz parçalarıdır. Hepinizi sevgilerimle selamlarken, 2012 – 2013 Eğitim Öğretim yılınızın başarılı ve mutlu bir yıl olmasını Allah’tan niyaz ediyorum.


2012-2013 Eğitim-Öğretim Yılı Öğrenci Temsilci Seçimleri Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğrenci Yurtlar Yönetmeliğinin 37. Mad. Gereği 12 Ekim 2012 Cuma günü, 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılı yurt temsilciliği ve fakülte temsilciliği seçimleri yurdumuz konferans salonunda gerçekleştirildi. Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel seçimler hakkında genel bilgiler vererek; yapılan seçimlerin amacının, öğrencilerde “Demokrasi Bilincini Geliştirmek” ve aynı zamanda “Yurt Müdürlüğü ile öğrenciler arasında diyaloğu daha rahat sağlamak” olduğunu belirtti. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen seçimlerde, Fen Edebiyat Fakültesi öğrencisi

Meryem Kaya 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılı yurt temsilcisi seçilirken ; İ.İ.B.F öğrencisi Zahide Çakır ise Yurt Temsilci Yardımcısı seçildi. Fakülte temsilcilikleri isimleri ise şu şekilde belirlendi.Mühendislik Fakültesi Hanife Altınbaş, İlahiyat Fakültesi Esra Durmuş, Sağlık Yüksekokulu Şule Alan, Fen Edebiyat Fakültesi Meryem Kaya, İ.İ.B.F. Gülşah Demirel. Seçilen öğrencileri tebrik ederek görevlerinde başarılar dileyen yurt müdürümüz İsmail Tuncel, yapılan seçimlerin hayırlı olması temennilerinde bulundu.

9


Prof. Dr. İlhami DURMUŞ

Konferans

Türk Kültür ve Medeniyeti Yurdumuz 2012-2013 akademik yıl sosyal ve kültürel etkinlikleri açılışı , Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr.İlhami Durmuş’un konuşmacı olarak katıldığı “Türk Kültür ve Medeniyeti” konulu konferans ile İlimiz Saz ve Söz Üstadı Udi Halil Özçelebi ve Korosu ile Türk sanat ve tasavvuf musikisine gönül vermiş, ilimiz Ortaköy İlçe Müftüsü Adnan Zeki Bıyık’ın sahne aldığı konser, 6 Ekim 2012 Cumartesi günü öğrencilerimizin yoğun katılımlarıyla konferans salonunda gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel konuşmasında: “Müslüman Türk devletleri, din ve fen ilimlerinin gelişmesi için çok gayret harcamıştır. Özellikle Gazne ve Delhi’de, tanınmış Türk alimleri yetişmiş, trigonometrinin kurucularından Birunî ve İbn-i Türk, Matematik ilminin doğudaki en önemli temsilcileri olmuşlardır. Selçuklular devrinde eğitim ve öğretim en yüksek seviyeye ulaşmıştır.Her biri

10

tıp fakültesi mahiyetinde, Anadolu’da hastaneler ve medreseler yapılmıştır.Müslüman Türklerde İslam ahlâkı hakimdi. Türkler, Müslüman olduktan sonra her gittikleri yere adalet, fazilet ve medeniyet götürmüşlerdir. Bugün, medenî olduklarını söyleyen Avrupa ülkeleri, medeniyeti Müslüman Türklerden öğrenmişlerdir.Türk milletini ve devletlerini asırlarca ayakta tutan ,yaşatan büyük ve başlıca kuvvet inanç, adalet, iyilik, doğruluk ve fedakârlıktır. Türklerin İslam kültürünü tam anlamıyla benimsemeleri neticesinde, İslamiyet Türkler için başlıca dayanak haline gelmiştir.” dedi. Konferansını vermek üzere kürsüye gelen Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr.İlhami Durmuş konuşmasında: “Türk kültür çevresinde kültürün oluşumu ve gelişiminde güç,hareket ve hız ön plana çıkmıştır.Kültürü güçlü ve hızlı kılan hayat tarzına etki eden unsurlar olmuştur. Yaşanılan kültür coğrafyasının otlaklarla kaplı olması hayvan besleyiciliğine, özellikle at


besleyiciliğine imkân vermiştir. Hayvancığın ön plana çıktığı kültür coğrafyasında çobanlığa dayalı bir kültürün gelişmesi kolay olmuştur.Sürülerin otlatılmasına yönelik olarak konar- göçer bir hayat söz konusu olmuş, yeni otlaklar bulmak için yer değiştirme ihtiyacı belirmiştir. İklim şartlarının belirli bir yerde yaşamaya imkân vermemesi yaylak ve kışlak hayatının doğmasına neden olmuştur. Atın binek hayvanı olarak kullanılmasıyla hayatın bütün safhalarında attan yararlanılmış, at günlük hayatta, sürülerin kontrolünde, ava gidildiğinde, askeri eğitimlerde, savaşlarda ve dini törenlerde hep en önde olmuştur. Türk kültür çevresinde bozkır coğrafyası, çobanlık hayatı, konar- göçerlik, göçer-evlerde sürdürülen hayat, atlı hayat ve kurgan buluntuları ilk sıralarda yer almıştır. İnsan merkezli bakıldığında tarım arazisinde çiftçi, ormanlık alanlarda avcı, toplayıcı olunurken, bozkırlarda çoban ve çobanlıkla ilgili unsurlar oluşup gelişmiştir. Tarımla uğraşanlar belirli bir yerde kalırken, evlerini belirli bir yere yaparken, bozkırda yaşayanlar konup, göçmenin ve yaylak kışlak hayatının bir sonucu olarak arabalarının üzerindeki evlerinde hayatlarını sürdürmüşlerdir. Tarım alanlarında öküz, çöllerde deve, ormanlık bölgelerde geyik, bazı kültür çevrelerinde koyun ya da keçi hayatın merkezinde bulunmasına rağmen; bozkır coğrafyasında bütün

boyutlarıyla at hayatın merkezine yerleşmiştir. Bütün bu sayılanlardan hareketle bozkır kültür çevresinde ortaya çıkan ve gelişen kültür için kültür adlandırmalarında kültürün önemli vasıtalarının adlarını kullanmak mümkün olabilmektedir. Bu kapsamda Türk kültürünün büyük ölçüde yansıtılması bakımından “Bozkır Kültürü”, “Çoban Kültürü”, “Konar- Göçer Kültür”, “Atlı Kültür”, “Göçer- evli Kültür”, “Demir Kültürü” ve “Kurgan Kültürü” tabirlerinin kullanımı uygun görülmektedir.” dedi. Konferans sonrasında ilimizin tanınmış saz ve söz üstadı Halil Özçelebi ve T.S.M Koro Üyeleri , Türk sanat ve tasavvuf musikisi sevdalısı İlimiz Ortaköy İlçe Müftüsü Adnan Zeki Bıyık seslendikleri birbirinden güzel eserlerle öğrencilere moral verirken, öğrenciler yeni eğitim-öğretim yılına neşeli bir şekilde merhaba dediler. Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel konferansa katkılarından dolayı Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr.İlhami Durmuş’a plaket takdim ederken, Udi Halil Özçelebi ve Koro Üyelerine, Ortaköy İlçe Müftüsü Adnan Zeki Bıyık’a çiçek takdim ederek bu güzel geceyi yaşatmaları münasebetiyle kendilerine teşekkürlerini iletti.

11


12


Çorum Şeker Fabrikası Gezisi 15 Aralık 2012 Cumartesi günü Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel başkanlığında, yurdumuz mühendislik fakültesi ve işletme fakültesi öğrencierinin de hazır bulunduğu, ilimiz organize sanayisinde faaliyet gösteren Çorum Şeker Fabrikasına teknik gezi düzenlendi. Fabrika Müdürü Sayın Mehmet Cumhur Demirtaş, gezi grubumuzu kapıda karşılayarak öğrencilerimize örnek bir idarecilik sergiledi.Fabrika toplantı salonunda öğrencilerimize tecrübelerini aktararak altın niteliğinde tavsiyelerde bulunarak konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli Öğrenciler! Hayatta başarılı olabilmek için üç kriter vardır.Mesleğini sevmelisiniz, yaptığınız işi sevmelisiniz, çalıştığınız kurumu sevmelisiniz.Mesleğini seven ve kendisiyle beraber çevresine saygı duyan insanlara ihtiyaç olduğunu bilmenizi isterim.İddialı bir konuma gelmek istiyorsanız özel hayatınızdan ödün vermek zorundasınız.Bu da ancak sabırla ve istikrarlı bir şekilde, emin adımlarla ilerlerseniz , uzun bir aradan sonra istediğiniz hedefe ulaşabilirsiniz.

Bu bağlamda fabrikamız hakkında size kısa bilgiler vermek istiyorum.Çorum Şeker Fabrikası 1987 yılında kurulup, 1991 yılında faaliyete geçmiştir.Şeker Fabrikaları, Türkiye Tarım Sanayisinin can damarları niteliğinde olarak görev yaparken çiftçilerimize ve Türkiye ekonomisine büyük katkılar sağlamaktadır.Her geçen sezonda, Türkiye’de bulunan otuz üç şeker fabrikası içerisinde kapasite oranını en yüksek oranda tutan fabrikalar arasındadır.Mesela 2012 yılı sezonunda Genel Müdürlüğümüzün vermiş olduğu 7300 ton şeker üretim kotasını aşarak, 8100 ton üretim seviyesine ulaşarak büyük bir başarıya imza attık. Şeker kalitesi olarak ise Avrupa üretim standartları üzerinde üretim yapmaktadır.” Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel konuşma bitiminde, Fabrika Müdürü Sayın Mehmet Cumhur Demirtaş’a , öğrencilerimize verdiği bu faydalı bilgilerden dolayı teşekkürlerini iletti.Daha sonra görevlendirilen Kimya Mühendisi rehberliğinde şeker pancarının işlenme evreleri tek tek incelenerek, gezimiz sona erdi.

13


Prof. Dr. Osman EĞRİ

Konferans

İnsan ve Eğitim Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr.Osman EĞRİ’nin konuşmacı olarak katıldığı “İnsan ve Eğitim” konulu konferans ile Çorum Ticaret ve Sanayi Odası T.S.M Korosu tarafından icra edilen T.S.M Konseri yurdumuz konferans salonunda davetli ve öğrencilerimizin yoğun katılımlarıyla gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel konuşmasında: “21. yüzyılda en büyük davamız, yine eğitimdir. Sürekli değişen, gelişen bilimsel ve teknolojik alandaki yeniliklere ayak uydurabilmemizin tek yolu eğitimden geçmektedir. Öyleyse nasıl bir eğitim ve nasıl bir insan modeli geliştirilmelidir.Millî, manevî, insanî, ahlâkî ve kültürel değerlerimizi içtenlikle benimseyen,kendi dini değerleriyle barışık,vatanını gönülden seven, din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yapmaksızın bütün insanların haklarına, düşüncelerine ve inançlarına saygı duyan, kendisiyle ve toplumla barışık, kendine saygı ve güven duyan, bir insan tipi yetiştirmek en büyük ödevimiz olmalıdır. Sözlerimi Atatürk’ün şu veciz sözleriyle bitirmek istiyorum.“Bir millet irfan ordusuna sahip olmadıkça, muharebe meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuna bağlıdır.” dedi. Konferansını vermek üzere kürsüye gelen

14

Yaptığınız herhangi bir işte, ister bir enstrüman çalın, ister bir laboratuvarda deney yapın eğer yaptığınız işin rûhu yoksa halk ve Hakk katında bir değeri de yoktur Hitit Üniversitesi Rektör Yrd. Prof.Dr.Osman Eğri konuşmasına: İnsan nedir? İnsan, eğitimi nasıl anlamalıdır? diye başladı. “Farabî, Medînetü-l Fâzıla adlı eserinde ideal insan, ideal şehir ve ideal devletten bahsetmektedir. İdeal şehri kimler oluşturabilir? Farabî’nin Tahsîlü’s-Saâde (Mutluluğu Kazanma) adlı eserinde dile getirdiği; mutluluğu kazanmayı öğrenmiş insanlar, mutlu şehirleri kurabilirler. Eflatun da, Timaios adlı eserinde insan ve evrenin yaratılışından Devlet adlı kitabında ise ideal bir devletteki insanların özelliklerinden bahseder. Eflatun ve Farabî’nin fikir ve düşünceleri insana ait değer yargılarını büyük ölçüde etkilemiştir.Farabî’ye göre insan; ‘Hakk’ı tanımak ve halka hizmet etmek için’ yaratılmıştır. Eğitim insanları çeşitli disiplinlerde bilgili ve donanımlı hale getirir. Farabî mükemmel şehrin insanlarını anlatırken onların nitelikli hizmet üretme anlayışlarını şöyle ifade eder: “Onlar (mükemmel şehrin insanları) çalışır, üretir ve mesleklerini seçerken ve icra ederken de daima en iyiyi, en kaliteliyi üretmeye, geliştirmeye gayret ederler. Bunu yaparken de maksatları para kazanmak değildir, onların bir tek amacı vardır: İnsanların faydasına olacak en iyi malı üretmek için çalışmak ve insanlara en iyi hizmeti sunmak.‘Allah güzeldir ve bir işin güzel yapılmasını sever.’İşte bu noktada Bir olana, Güzel olana inanma


faktörü devreye girmektedir. İnanma, insan rûhunun bir aksiyonudur. Bedenlerimize rûhu, nefesi, nefha-i Rahmân’ı üfleyen Rabb’e inananların yaptıkları işte rûh, incelik ve estetik olmalıdır. Yaptığınız herhangi bir işte, ister bir enstrüman çalın, ister bir laboratuvarda deney yapın eğer yaptığınız işin rûhu yoksa halk ve Hakk katında bir değeri de yoktur. Rûh yücelmeyi; sublimasyonu, miracı, vuslatı ister. Peki rûhu nasıl yüceltebiliriz? Rûhumuzu yüceltmemiz lazım. Hepimizin dili, rengi, ırkı, milleti var. Burası kesret yani çokluk âlemidir.Asıl olan ise vahdet, yani birlik âlemidir. İnsanın rûhu daima birlik âlemini ister. Vuslat, yani cem’ül-cem makâmı Mevlâna Celâleddin Rûmî’nin şeb-i arûsu (düğün gecesi) olmuştur. Bizim milletimizin rûhunda birlik ve işbirlikçilik vardır. Bu nedenle Bernard Lewis, “Modern Türkiye’nin Doğuşu” adlı kitabında; bolşevizmin Türkler arasında revaç bulmadığından, bunun sebebinin de zaten Türkler arasında var olan ve akrabalık ve komşuluk ilişkilerine dayanan koorperatif yapının ithal düşüncelere ihtiyaç bırakmadığından bahseder. Biz bu işbirlikçi yapıyı gerçek hayata dönüştürmedikçe başarılı olamayız. ‘Bir’ olana inananlar ‘birlik’ olurlar. Bırakalım rûhumuz yücelsin. Peki nasıl? Kalple onu desteklemek lazım. Ünlü edebiyatçı Goethe Faust adlı romanında, insan rûhunun fanus içine alındığını ve hapsedildiğini anlatıyor. Rûhumuzu esaretten kurtarmamız lazım. Hz. Mevlana, Hacı Bektaş Velî, Yunus Emre, Eşrefoğlu Rûmî, Niyazi Mısri’ler ruhunu esaretten kurtarmış hakikat kahramanlarıdırlar. Ârifler, rûhlarını ölmeden önce Allah’a ulaştıran gerçeklerdir. Rûhlarının heykelini diken, gerçek sanatçılar, gerçek sanatkârlar. Kalbinizi temizlemedikçe, rûhunuzu kötülüklerden arındırmadıkça

hakîkate ulaşamazsınız. Eğitimin gerçek amacı bu hakikate insanları ulaştırmaktır. İnsan yeryüzünü imar ve inşa etmek için yaratılmıştır. Yeryüzündeki ve gökyüzündeki bütün varlıkların hizmetine verildiği (teshîr) insanın görevi Allah’a iman etmek, O’na duâ etmek ve yeryüzündeki sulh ve sükûnu temin ederek, yeryüzünün mirasçısı olmaktır. İnsan olmak zor bir meslektir, gerçek insan olmak kolay değildir.Bir mürşid-i kâmile varmayınca olmaz. Yunus Emre kırk yıl bir dergâha su taşıdı. Niçin? İnsan olmak için; edep ile girdiği dergâhtan irfân ile çıkmak için.Öleceğinden haberdar olan tek varlık olan insan için önemli olan ‘ölmeden önce ölmek’ ve öldükten sonra da yaşamaktır. Âşık Yunus’lar nefislerini öldürdüler; kendilerine türbe yaptığımız birer insan-ı kâmil oldular. Tam insan (insan-ı kâmil) olma yolunda bize düşen; zafiyetlerimizle savaşarak, mücadele ederek yok etmek ve üstün yanlarımızı tanıyarak kendimize ve insanlara karşı faydalı olmaktır. Allah cümlemizi insan eyleye.” dedi. Konferans sonrasında ilimizin seçkin korolarından olan Ticaret ve Sanayi Odası T.S.M Korosu, Şef Ecz. Enver Leblebicioğlu yönetiminde sahne alırken, Koro üyelerinin seslendirdikleri birbirinden güzel Türk Musikisi eserlerine öğrenciler de eşlik ederek, yaklaşan sınavlar öncesinde moral topladılar. Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel konferansa katkılarından dolayı Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Osman Eğri’ye plaket takdim ederken, Ticaret ve Sanayi Odası Koro Şefi Ecz.Enver Leblebicioğlu ve tüm koro üyelerine çiçek takdim ederek bu güzel geceyi yaşatmaları nedeniyle kendilerine teşekkürlerini iletti.

15


2012 / 2013 Eğitim Öğretim Yılı “Ebru Açılan kurslar hakkında değerlendirmede bulunan Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel konuşmasında: “Öğrencilik yıllarında sosyal ve kültürel yönden kendilerini geliştiren bireylerin, iş ve meslek hayatlarında başarılı olduklarını, toplum tarafından kabullenildiklerini gözlemlemek her zaman mümkündür. Yurt Müdürlüğü olarak sizleri hayata hazırlamanın gayret ve çabası içerisinde olduğumuzu bilmenizi istiyorum. Başarılı olmanın ve kendini topluma kabul ettirmenin yolu bireyin kendisini iyi ifade etmesinden geçer.Bu bağlamda, yurdumuzda açılan diksiyon kursunda güzel türkçemizi en güzel şekilde öğrenmek ve kullanmak için “Doğru nefes alma, Ses, Durak, Ton ve Ses Bükümü” ile ilgili aldığınız teorik bilgileri pratikte uygulayarak teknik konuşma becerinizi geliştirdiniz. Yurdumuzda açılan Ebru Sanatı Kursu ile ilgili olarak ta, teorik bilgileri öğrenip pratikte

16

uygulayarak Ebru Sanatı Kursunun inceliklerini öğrendiniz.Mesela “Battal, Gel Git, Sal, Somaki, Dalgalı ve Hatip Ebru’nun” yapım tekniklerini öğrenerek güzel eserler ortaya çıkardınız. Yine yurdumuzda devam etmekte olan Türk Sanat Musikisi Kursunda da, kültürümüzdeki Türk Musikisi makamlarını öğrenmek suretiyle çeşitli eserler geçtiniz.Yaptığınız çalışmalar neticesinde geliştirdiğiniz repertuvarla yurdumuz konferans salonunda öğrencilerimize bir konser icra ederek, o anın gurur ve mutluluğunu yaşadınız. Bu vesileyle kurslarımızın açılmasında desteklerini esirgemeyen ilimiz Mimar Sinan H.E.M Müdürlüğümüze, emeği geçen Diksiyon Kursu Hocası Gözde Atlamaz, Ebru Sanatı Kursu Hocası Rukiye Özdemir ile Türk Sanat Musikisi Hocası Halil Özçelebi’ye teşekkürlerimi sunarken, siz değerli öğrencilerimize öğrenim hayatınızda başarılar dilerim.


Diksiyon Ve Türk Sanat Musikisi Çalışmaları”

17


Deprem Ve Yangın Tahliye Tatbikatı 21 Mart 2013 Perşembe günü, Sivil Savunma Haftası Etkinlikleri çerçevesinde olası bir afet ve yangın esnasında can ve mal güvenliğini en aza indirmek, öğrencilerimize ve personelimize afet bilincini yerleştirmek ve artırmak amacıyla; İlimiz Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nün katkıları, yurdumuz Sivil Savunma Ekibi ve öğrencilerimizin katılımlarıyla yurdumuzda “ Deprem ve Yangın Tahliye Tatbikatı” gerçekleştirildi. Tatbikat senaryosu gereği alarm zilinin çalması ile yurt binasında bulunan öğrencilerin bir kısmı yangın merdivenini kullanarak, bir kısmı ise merdivenlerden güvenli bir şekilde inerek yurt bahçesinde toplandılar.Yurtta mahsur kalarak yardım bekleyen bir kısım öğrenci ise İtfaiye Müdürlüğü Ekiplerince, İtfaiye aracının merdivenleriyle yurt pencerelerinden kurtarıldılar. Çorum Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü Vardiya Amir Yardımcısı Ahmet İşli, gerçekleştirilen Deprem ve Yangın Tahliye Tatbikatı sonrasında açıklamalarda bulundu. Ülkemizin bir deprem ülkesi olması nedeniyle oluşabilecek olası bir deprem durumunda nasıl hareket edilmelidir? Deprem öncesi ve sonrası neler yapılması gerekir? Yangın nedir? Yangın

18

nasıl oluşur? Yangına nasıl müdahale edilir? Yangın esnasında ve sonrasında alınması gereken tedbirler nelerdir? Olası afet ve yangın anında haber verilecek acil telefon numaraları nelerdir? Evimizde ve işyerlerimizde kullandığımız doğalgaz kaçakları ve yangınları hakkında yapmamız gereken işlemler nelerdir? konularında bilgilendirmede bulundu. Daha sonra yurdumuz bahçesinde, yurt binasında bulunan yangın söndürme cihazları hakkında bilgilendirilme yapılarak , yakılan temsili ateşte yangın söndürme cihazları ile yangına nasıl müdahale edileceği, öğrenciler ve personele uygulamalı olarak gösterildi.Vukuatsız olarak gerçekleştirilen tatbikat sonrasında , Çorum Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü Vardiya Amir Yardımcısı Ahmet İşli, tüm katılımcılara afetsiz ve yangınsız günler geçirilmesi dileklerinde bulundu. Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel başarılı ve faydalı bir şekilde gerçekleştirilen tatbikat nedeniyle yurdumuzda eğitim veren İtfaiye Müdürlüğünde görev yapan; Vardiya Amir Yardımcısı Ahmet İşli , İtfiaiye Eri Hasan Özbudak, İtfaiye Şoförü Şevket Külekçi’ye tatbikata katkılarından dolayı teşekkürlerini ilettti.


19


Doç.Dr.Mustafa BIYIK

Konferans

A.B.D ve İsrail İlişkilerinin Teolojik Arka Planı 7 Aralık 2012 Cuma günü Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr.Mustafa Bıyık’ın konuşmacı olarak katıldığı “A.B.D ve İsrail İlişkilerinin Teolojik Arka Planı” konulu konferans ile yurdumuz öğrencilerinden oluşan “Kaleli Kız Öğrenci Yurdu T.S.M Korosu” konseri yurdumuz konferans salonunda gerçekleştirildi Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel konuşmasında: “1943 yılından itibaren bölgede katliamlara başlayan İsrail, 1948 yılında devlet olduğunu ilan eder. Osmanlı Devleti döneminde huzur ve barışın yaşandığı topraklar bugün kan gölüne dönmüş durumdadır. Osmanlının bölgeden çekilmesiyle birlikte Orta doğuda pek çok problem baş göstermiştir.Yahudiler Osmanlının dış borçlarının tamamını ödeme karşılığında Filistin’den toprak talep etmiş, Sultan Abdulhamit Han ise bu teklifi sert bir dille reddetmiştir. Bunun üzerine yüz yıllık planlarını adım adım hayata geçiren İsrail, bugün Ortadoğu başta olmak üzere

20

dünyanın başına bela olmuştur.” dedi. Konferansını sunmak üzere kürsüye gelen Hitit Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bıyık ise konuşmasında: Kendilerini tüm milletler içerisinde Tanrı tarafından seçilmiş olarak gören ve Tanrı Yehova’nın kendilerine sınırları belli toprakları kutsayarak vaad ettiğini (Kutsal Topraklar) ifade eden ve bunu Kutsal Kitaplarına dayandırarak Tanrı’nın bir vaadi olarak gören İsrail için öncelikli hedef, öncelikle İsrail’de bir devlet kurmak, ardından vaad edilen topraklara ulaşmak ve halen yıkılmış olan Süleyman Tapınağı’nı yeniden inşa ederek diyaspora döneminde askıya alınan kurban gibi bir takım ritüelleri yeniden canlandırmaktır. Bu aynı zamanda, kendilerine muhteşem dönemi yaşatacak olan Davud soyundan gelecek bir Mesih’in kabulünün de hazırlığıdır. Öte yandan, ölümünün ardından 3. gün dirilen ve havarileri ile bir süre daha birlikte yaşadıktan sonra gökyüzüne yükselerek Baba Tanrı’nın sağında oturan İsa Tanrı’nın, bozulan insanları


Kaleli Kız Öğrenci Yurdu TSM Korosu yeniden yola getirmek, Hıristiyanları yaşadıkları sıkıntılardan kurtarmak ve onlara bin yıl sürecek bir altın çağ yaşatmak için Mesih olarak ikinci defa yeryüzüne gelmesi öğretisi, bazı nüanslarla birlikte, bütün Hıristiyanlarca kabul gören bir inançtır. Hıristiyanlar içerisinde buna en fazla vurgu yapan evangelik ve fundamentalistler –ki bunların tamamına yakını ABD’de yaşarlar ve sayıları yüz milyonun üzerindedir-, İsa Mesih’in, dünyanın ve özellikle Ortadoğu’nun ekonomik, dinsel ve politik açıdan bir kaos içerisine girdiği ve Hıristiyanların sıkıntılar yaşadığı bir dönemde geleceğini ve bu gelişin de çok yakında olacağını, bunun için kendilerinin de onun gelişi için gerekli olan zemini hazırlamak bağlamında bölgede kaos çıkarmaları gerektiğini savunurlar. Ama bu Hıristiyanlar, Tanrı’nın Hıristiyanlık öncesi Yahudilerle olan vaadlerini de dikkate alarak, öncelikle Tanrı’nın Yahudilere olan ilk vaadinin gerçekleşmesi gerektiğini, dolayısıyla İsrail’in kurulmasının, vaad edin toprakların Yahudilerce ele geçirilmesinin ve Kudüs’te Süleyman Tapınağı’nın yeniden inşasının gerektiğini, ondan sonra da sıranın kendilerine geleceğini savunurlar. Asıl sorun, pek çok dindar Yahudiye göre Süleyman Tapınağı’nın yerinin Mescidi Aksa ya da Kubbetü’s Sahra Camii’nin, veya bunların çok yakınlarında

bir yerde olduğunu savunmalarıdır. Dolayısıyla Tapınağın yerinin bir cami olarak belirlenmesi, yeni inşa için buranın yıkılmasını gerektirecektir ki, bu da Müslümanları da içine alan bir dünya savaşının çıkması anlamına gelir. Fakat böyle bir senaryoda ortaya çıkacak büyük kaos, pek çok evangelik ve fundamentalist Hıristiyana göre İsa Mesih’in gelişinin de zeminini hazırlayacaktır. Dolayısıyla dinsel anlamda Amerikan evengelik ve fundamentalistleri ile muhafazakar ya da dindar Yahudilerin hedefleri, aynı plan üzerinde birleşmektedir. Bu da, diğer politik ve iktisadi gerekçeler yanında, ABD – İsrail ittifakının dinsel gerekçesini oluşturmaktadır.“ diyerek sözlerini sonlandırdı. Konferans sonrasında; İlimizin Sanat Musikisi Üstadı Halil Özçelebi’nin yetiştirdiği yurdumuz öğrencilerinden oluşan Kaleli Kız Öğrenci Yurdu T.S.M Korosu’nun sahne aldığı konserle, öğrenciler coşkulu ve keyifli bir gece yaşayarak stres attılar. Program sonrasında Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel; konferansa katkılarından dolayı Doç. Dr.Mustafa Bıyık’a plaket takdim ederek teşekkür ederken, T.S.M Koro Başkanı Halil Özçelebi ve Koro Üyesi öğrencileri tek tek tebrik ederek kendilerine çiçek takdim etti.

21


Başarıya Götüren En Rahat ve Huzurlu Çalışma ve Yaşama Ortamı

22


120 KiĹ&#x;ilik Konferans Salonumuz

23


Yaşar ALPTEKİN

Konferans Hakikat Yolunda Değişim ve Dönüşüm 4 Mart 2013 Pazartesi günü eski manken ve oyuncu Yaşar Alptekin, yurdumuz konferans salonunda öğrencilerimize “Hakikat Yolunda Değişim ve Dönüşüm” konulu bir konferans verdi. İstiklal marşının okunmasıyla birlikte konferansını vermek üzere kürsüye gelen Yaşar Alptekin konuşmasında: “Sevgili Arkadaşlar; bulunduğunuz zamanı çok iyi değerlendirerek

24

kıymetini bilmelisiniz. En dinamik, güçlü, verimli olduğunuz gençlik yıllarınızın değerini bilmelisiniz. Gençlik yıllarında yapılan ibadetleriniz çok değerlidir. Kainatta yaratılan her varlığın bir varoluş nedeni var ve bize hizmet ediyor. Rabbimizin verdiği nimetlerin farkına vararak çok teşekkür etmeliyiz. Ne mutlu size ki; sizi düşünen, sizi kötülüklerden koruyan ve kollayan kimselere sahipsiniz. Genç arkadaşlarım,


çevrenize karşı saygılı ve duyarlı olun. Lütfen kitap okuyarak kendinizi geliştirin. Okuyun, anlayın ve öğrendiklerinizi yaşamınızda uygulayın.Güzel bir nesil yetiştirmek için önce kendimizi geliştirmeliyiz ki sonrasında başkalarına faydalı olalım.Bu vatan ve millet sizden çok şeyler bekliyor.İnşallah Rabbim bizleri istemesini bilenlerden, sabretmesini bilenlerden ve şükretmesini bilenlerden eylesin.” dedi. Yaşar Alptekin, bir öğrencinin “Hangi olaydan sonra yaşantınızda değişiklikler oldu?” sorusunu ise şöyle cevaplandırdı: 2004 yılında Türkiye’nin sayılı iş adamlarından Sakıp Sabancı’nın cenaze törenine katılmıştım. Cami avlusu içinde gördüğüm manzara beni çok etkilemişti. Daha düne kadar

dünyada her istediğine rahatlıkla ulaşan bir insan, şu anda tabutu içerisinde sadece kefeniyle musalla taşında öylece yatıyordu. Acaba gittiği yere ne götürmüştü soruları beynimi kurcalarken, yine cami avlusunda cenazeye katılan yaşlı bir teyzenin ellerini açıp, gözlerini kapatarak dua edişi de beni çok derinden etkilemişti.İşte o günü yeniden doğduğum gün kabul ederek yeni bir hayata başlamaya karar verdim. Samimi bir ortamda gerçekleşen konferans sonrasında Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel, yapmış olduğu katkılardan dolayı Yaşar Alptekin’e teşekkürlerini ileterek kendisine plaket ve çiçek takdim etti.

25


26


Çorum Eğitim Kültür Vakfı (ÇEKVA) Genel Merkez Genel Sekreteri Sabit Velidedeoğlu yurdumuzu ziyaret etti. (19 EKİM 2012 CUMA)

Türk Petrol Eski Patronu Sayın Varol Develi, Hollandalı İşadamı Arkadaşı ile yurdumuzu ziyaret etti. (21 KASIM 2012 ÇARŞAMBA)

YURT ZİYARETLERİ

11 Ocak 2013 Cuma Günü, Çorum Valisi Sabri BAŞKÖY; Kaleli Şirketler Grubu Yön.Kur.Başk. Selahattin Kaleli’yi Ankara’daki çalışma ofisinde ziyaret etti.

2 Nisan 2013 Çarşamba günü yurdumuzu rutin denetlemeye gelen, M.E.M. Özel Öğretim Birimi Şube Müdürü Ahmet Karaman Başkanlığındaki Denetim Komisyonu.

19 Nisan 2013 Cumartesi Günü , Hitit Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Reha Metin ALKAN ; Kaleli Şirketler Grubu Yön.Kur.Başk. Selahattin Kaleli’yi Çorum’daki çalışma ofisinde ziyaret etti.

25 Nisan 2013 Perşembe Günü, Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürü Ali Özüdoğru ile Çorum Gençlik ve Spor İl Müdürü Haşim Eğer, Yurt Müdürümüzü ziyaretleri.

27


Öğr.Gör. Duran DEMİRCİ

Konferans

Bilinmeyen Yönleri İle Çanakkale Zaferi Çanakkale Savaşı Zaferinin 98.yılını kutlama etkinlikleri kapsamında 15 Mart 2013 Cuma günü, Hitit Üniversitesi Öğretim M.Y.O Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Duran Demirci’nin konuşmacı olarak katıldığı “Bilinmeyen Yönleri İle Çanakkale Zaferi” konulu konferans ile Adnan Zeki Bıyık ve Habibe Nur Bıyık’ın “Kahramanlık Türkülerini’’ seslendirdiği konser, yurdumuz konferans salonunda öğrencilerimizin yoğun katılımlarıyla gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel: “Çanakkale Savaşları, I.Dünya Savaşı içinde tarihin en kanlı savaşları olduğu kadar, Türk milletinin şan ve şerefle dolu en parlak zaferlerinden birisidir.Bu savaşta mucizevi olaylarında cereyan ettiğini görüyoruz. “Morto Koyu” sırtlarında bir topçu birliğimizin İngiliz gemisinden atılan bir bomba ile topluca imha edilmiş bu birlikten kurtulan, tek Mehmetçik Seyit Onbaşı idi. Etrafındaki manzara karşısında çok etkilenen, acı duyan Seyit Onbaşı 257 kiloluk bombayı tek başına yerinden kaldırıp “Allahtan başka hiçbir güç ve kuvvet

28

yoktur” diyerek, topun namlusuna sürdü ve ateşledi. Düşman gemisinin bacasından içeri giren bomba, gemiyi ikiye bölerek batırdı.Olayı Seyit Onbaşı’nın yanında bulunan Niğdeli Ali; Seyit Onbaşı’nın göğüs ve omuz kemiklerinin çatırdadığını duyuyor. Hayret ve dehşet içerisinde kalıyor.” diyerek sözlerini sonlandırdı. Yurt Müdürlüğümüz tarafından hazırlanan kısa bir Çanakkale Slayt Filminin izlenmesinden sonra, yine slayt eşliğinde konferansını vermek üzere kürsüye gelen Hitit Üniversitesi Öğretim Görevlisi Duran Demirci ise konuşmasında şunları belirtti: “Asım’ın nesli... diyordum ya, nesilmiş gerçek; İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek. Bugün 98. Yılını kutladığımız Çanakkale Savaşı Zaferimiz Türk tarihinin, şanlı şerefli sahifelerinden sadece birisidir. Öyle bir zaferdir ki Milletimize, gurur ve şan verirken düşmanlarımızı kahreylemiştir. Çanakkale Savaşları şu gerçeği ortaya çıkarmıştır. Hiçbir millet, hangi askeri ve teknolojik güce sahip olursa olsun, Türk Milletindeki birlik ve beraberlik ve iman dolu kalpler


olduğu müddetçe yenilmeyeceğini, maneviyatın maddeye galip geldiğinin en güzel örneklerinden birisidir. Savunulan ülkenin öz topraklarıdır. Bu topraklar ülkenin öz çocukları olan Mehmetçiklerdir. Çanakkale deniz savaşlarında 18 Mart 1915 en uzun gündür. Gökyüzünde dolaşan kara kara bulutlar Ege ve Çanakkale boğazında kümeleşmeye başlamıştır. Hepsinin tek amacı vardı, üstün teknolojik güçleriyle Türk Milletinin Boğazlarını alarak onları nefessiz bırakmaktı. Gün bitmek tükenmek bilmiyordu. Uzadıkça uzuyor her top parçası Mehmetçiğin göğsünde eriyordu. Yarabbi ne büyük iman kalası hiçbir kuvvet onu aşamıyordu. Osmanlı Devleti 20. Yüzyıl başlarında her yönüyle zayıf ve kötü bir siyasi görünüş içindeydi. İçte isyanlar, kargaşa dışta ise Osmanlı Devletinin biran önce parçalanmasını bekleyen emperyalist devletler Osmanlıyı çok yıpratmıştı. Zaman zaman siyasi amaçlar doğrultusunda Osmanlıyı korumaya çalışan Fransa, İngiltere ve Rusya 1. Dünya Savaşı öncesi “Hasta Adam”ın öldürülmesi hususuna inanmış ve biran önce miraslarını paylaşmak ve hisselerini alabilmek için bütün güçlerini sarf etmeye başlamışlardır. Çanakkale’ye yapılan ilk büyük taarruz 1915 yılının 19 Şubat Cuma gününe rastlar. 12 zırhlı ile

başlayan o günkü bombardıman her gün artan düşman kuvvetleriyle sık sık tekrarlanmıştır. Boğaz savaşını başlatmış olan İngiltere ve Fransa önemli geçiş yolu olan Boğazları geçmek Rusya’ya gerekli yardımı sağlamak, Almanları doğuda yeni bir cephe açmaya zorlamak için Çanakkale’ye en güçlü donanmalarını göndermişlerdir. Büyük hazırlıklar sonucu Boğazın her iki yakasını ağır bombardımana tutmak ve Türk tabyalarının susturulmasını sağlamak istemişlerdir. 18 Mart zaferi Türk topçusunun mayın filosunun ve Mehmetçiğin cesaret, azim ve secaatinin ortak bir eseri olmuştur. Çanakkale şehitleriyle birlikte tüm şehitlerimizi şükran, minnet ve rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.” diyerek sözlerini sonlandırdı. Konferans sonrasında Halil Özçelebi sazları eşliğinde sahne alarak Kahramanlık Türkülerini büyük bir coşkuyla söyleyen ilimiz Ortaköy İlçe Müftüsü Adnan Zeki Bıyık ile Yurdumuz öğrencisi Habibe Nur Bıyık; öğrencilerimize hüzünlü, gururlu ve coşkulu saatler yaşatarak beğeni toplarken, geceye renk kattılar. Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel konferansa katkılarından dolayı Hitit Ünv. Öğr. Gör. Duran Demirci’ye plaket takdim ederken; Adnan Zeki Bıyık, Habibe Nur Bıyık ve sazlarda eşlik eden Şef Halil Özçelebi, Osman Aksel ve Fatih Özçelebi’ye teşekkürlerini ileterek kendilerine çiçek takdim etti.

29


Fatma BAŞKÖY

Konferans

Toplum Kalkınmasında Gönül Elçileri 29 Mart 2013 Cuma günü, “Toplum Kalkınmasında Gönül Elçileri” projesi tanıtım ziyaretleri kapsamında ; İlimiz Valisi Sabri Başköy’ün Eşi Fatma Başköy Hanımefendi, Belediye Başkanımız Muzaffer Külcü’nün Eşi Hatice Külcü Hanımefendi, İlimiz Aile ve Sosyal Politikalar Müdür Yardımcısı Hülya Örs Hanımefendi, öğrencilerimiz tarafından çiçeklerle karşılanarak, yurdumuz öğrencileri ile bir araya geldi. İstiklal Marşımızın okunması ve Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel’in , yurdumuz hakkında verdiği mini brifingin ardından yurt tanıtım slayt filmi izlendi. Çorum Belediye Başkanı Muzaffer Külcü’nün Eşi Hatice Külcü Hanımefendi kürsüye gelerek

30

konuşmasını şöyle sürdürdü: “Öğrencilik yılları insan hayatının en güzel yıllardır.İnsanın kendine donanım sağladığı, bilgi birikimini artırdığı yıllardır. Üniversite yılları karakterimizin şekillenmesi, dünyaya bakış açımızın netleşmesi, kendimiz ile ilgili düşüncelerimizin ve hayallerimizin oluşması, ufkumuzun açılması bakımından hayatımızın dönüm noktası ve kilometre taşıdır. Sevgili öğrenci arkadaşlarım, şu an bulunduğunuz zaman dilimini en iyi şekilde değerlendirin. Ecdadımızın, dedelerimizin, ninelerimizin nice zorluklar içinde kanları ve canları pahasına bize emanet bıraktığı bu cennet vatanımızda huzur içerisinde yaşayabiliyorsak, onlara şükran borçluyuz.” diyerek sözlerini sonlandırdı.


Hatice KÜLCÜ Konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen İlimiz Valisi Sabri Başköy’ün Eşi Fatma Başköy Hanımefendi ise konuşmasında: “Toplum kalkınmasında Gönül Elçisi Projesi, toplumda gönüllülük kavramına yönelik farkındalık geliştirmek, gönüllü çalışmanın yaygınlaşmasını sağlamak, toplumsal kalkınmaya katkı sağlayacak insan kaynağı ihtiyacını güçlendirmek üzere hayata geçirilmiştir. İhtiyaç sahibi insanlara katkı sağlamak isteyen herkes gönül elçisidir. Gönüllülük; hayatı daha çok sevmektir. Çözümü başkasından beklemek değil, bireysel gücünü çözüm bulmak için kullanmaktır. Gönüllülük; mutluluktur, bilinçtir, sorumluluktur, huzurdur. Gönüllülük; başkasını mutlu etmenin en büyük mutluluk olduğunu fark etmektir. Gönüllülük; güveni, dürüstlüğü, paylaşmayı öğretebilmektir. Ülkemizde gönüllülük faaliyetlerinin az olması insanların ne yapacağını, nasıl davranacağını bilmemesinden kaynaklanmaktadır. Gönül bizim

kültürümüzde samimiyeti, karşılıksız sevmeyi, özveriyi, sadakati, huzuru, yardımlaşmayı, acıyı ve sevinci paylaşmayı temsil eder. Ahmet Yesevi’nin Anadolu’ya gönderdiği dervişler gibi gönül adamlarımız yüzyıllardır bu coğrafyada neşet edip, onların yetiştirdikleri gönül yiğitleri dünyanın dört bir tarafına atardamarlar gibi kök salmışlar ve nice insanın gören gözü, tutan eli olmuşlardır.Biz bunun için Mevlana’ya ve Hacı Bektaş Veli’ye iki gönül insanı deriz. Her ikisi de bizim gönül hamurumuzu yoğuran, ruhumuza sevgiyi, merhameti hoşgörüyü yerleştiren güzel insanlardır. Bunu yapabiliyorsak işte hakiki manada gönül insanı olmaya namzetiz” diyerek sözlerini sonlandırdı. Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel program sonrasında, Fatma Başköy Hanımefendi ve Hatice Külcü Hanımefendi’ye teşekkürlerini ileterek; başlatılan Gönül Elçisi iyilik hareketine yürekten ve en samimi duygularla destek verdiklerini ve vermeye devam edileceğini belirtti.

31


Yard.Doç.Dr. Ahmet SEZİKLİ

Konferans (Kutlu Doğum Haftası) Hz.Peygamberin (S.A.V.) İlkeleri Doğrultusunda Bugüne Bakış 12 Nisan 2013 Cuma günü, Kutlu Doğum Haftası Kutlama Etkinlikleri çerçevesinde; Hitit Ünv. İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Ahmet Sezikli’nin “Hz. Peygamberin (S.A.V.) İlkeleri Doğrultusunda Bugüne Bakış” konulu konferansı ile İstanbul Ünv. İlahiyat Fak. Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Ubeydullah Sezikli’nin Tasavvuf Musikisi Konseri gerçekleştirildi. Kaleli Şirketler Grubu Yön. Kur. Başk. Selahattin Kaleli ve eşi Rüveyde Kaleli, Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel ve eşi Hatice Tuncel, davetli ve öğrencilerimizin yoğun katılımlarıyla program İstiklal Marşımızın

32

okunmasıyla başladı. Programın açış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel konuşmasında: “Peygamberimize bir kişi gelir der ki; Ya Resulallah bana nasihat et. Peygamberimiz de şöyle cevap verir. “Allaha inandım de, sonra da dosdoğru ol” der. Allaha inanmak ve dosdoğru olmak, bizim medeniyetimizin temel ilkesidir. Peygamberimizin bu sözlerini kendi dünyamızda içselleştirmemiz gerekir. Allah Resulü bir gün tahıl pazarına uğrar. Bir tahıl çuvalının içerisine elini sokup çıkarır. Elinde ıslaklık hisseder. Bunun sebebini sorar. Ya Resulallah biraz


önce yağmur yağmıştı der. Peygamberimiz de, o tahılın yaş kısmını çuvalın üzerine çıkarmalıydın der ve “Bizi Aldatan Bizden Değildir” demek suretiyle doğruluğun çok önemli olduğunu vurgulamıştır. Şair Fuzuli’nin şu sözleriyle konuşmamı tamamlamak istiyorum. Haki payine yetem der ömürledir muttasıl ( Ömür boyu ayağının tozuna yüzümü süreyim ) Başını taştan taşa vurup gezer avare su (Su da, onun aşk ve muhabbetiyle kendini taştan taşa vurmuştur.) dedi. Konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Hitit Ünv. İlahiyat Fak. Öğr. Üyesi Yard. Doç. Dr. Ahmet Sezikli ise konuşmasında şunları belirtti: “Unutulmamalıdır ki, Allah Rasûlü (sas) insan olması hasebiyle, bir çocuktur, bir eştir, bir babadır, bir komşudur, bir komutandır, bir liderdir; özetle ortalama bir insanının pek çok konuda kendisiyle paralellik kurabileceği özellikleri haiz bir beşerdir. Bu

durumda bilhassa Müslümanların peygamber sıfatıyla birlikte beşerî özellikleri de şahsında barındıran bir peygamberi örnek almaları ve O’nun gibi davranmaları pekâlâ mümkün olur. Burada şunu açıkça ifade etmek gerekir ki, Hz. Peygamber’in (sas) günümüz insanına tanıtılmasında, başka bir ifadeyle, zamanımızda Allah Rasûlü’nün (sas) anlaşılmasında O’nun insanî yönünün ön plana çıkarılması demek, ilahî tarafının, gösterdiği mucizelerinin geri plana alınması, kısacası O’nun risâlet yönünün ikinci dereceye çekilmesi anlamına gelmez. Müslümanlar için şu mutlak bir gerçekliktir ki, Hz. Muhammed (sas) kendisine vahiy gelen, gerçekleştirdiği dönüşümün stratejisini ve içeriğini ilahî vahyin belirlediği, başarısının temelinde de vahyin bulunduğu bir şahsiyettir, son peygamberdir. Vahyin en açık işareti olan Kur’ân da onun en büyük mucizesidir. Sonuç olarak ifade etmek gerekirse, Hz. Muhammed (sas) son peygamberdir ve âlemlere

33


rahmet olarak gönderilmiştir. O’nun getirdiği mesaj sadece belli bir bölgeye veya millete değil, bütün insanlığadır. Öyleyse O’nun mesajlarını bütün insanlığı içine alacak şekilde ele almak, O’nu evrensel mesajlar çerçevesinde insanlara tanıtmak gerekir. Allah Rasûlü (sas), İslâm medeniyetinin üzerine inşa edildiği değerler sistemini hayata geçiren, onlara dinamiklik kazandıran bir şahsiyettir. O’nun bu özellikleriyle sunulması, çağımızda kimlik bunalımı yaşayan Müslümanlar ve tüm insanlık için büyük ehemmiyet arz eder. Ferdî ve sosyal düzeyde hayatı anlamlandıran, kimlik, kişilik oluşturan, güven ve dinamizm kazandıran, özetle medeniyetin çerçevesini çizen ana unsur, değerler sistemidir. İslâm medeniyetinin üzerine inşa edildiği inanç, aile, sevgi, saygı, doğruluk, adalet, eşitlik, dayanışma, çalışma, cömertlik, dostluk, merhamet, iyilik, tevekkül, hoşgörü, barış gibi belli başlı değerler ise Hz. Muhammed (sas) tarafından en güzel şekilde hayata geçirilen, Müslümanlara ve tüm insanlığa örnek olarak sunulan evrensel değerlerdir. İslâm medeniyetinin oluşum ve gelişme aşamalarında bu değerler Müslümanlara ruh vermiş ve bu ruh,

34

zamanla eserlere ve kurumlara yansımıştır. Bu değerler merkezinde tanıtılan Hz. Peygamber (sas), şüphesiz hem Müslümanlar için, hem insanlık için en büyük rehber olma özelliğini güçlü bir şekilde devam ettirecektir.” dedi. Konferansın arkasından İstanbul Ünv.İlahiyat Fak. Din Musikisi Anabilim Dalı Başk. Yard. Doç. Dr. Ubeydullah Sezikli yönetiminde Türk Tasavvuf Musikisi Ziyafeti sunuldu. Kutlu Doğum Haftasının coşkusu ve Peygamber Aşkını gönüllerinde hisseden davetli ve öğrencilerimiz; seslendirilen ilahi, naat ve kasidelerle adeta mest oldu. Programa katkılarından dolayı Yard. Doç. Dr. Ahmet Sezikli ve Yard. Doç. Dr. Ubeydullah Sezikli’ye; Kaleli Şirketler Grubu Yön. Kur. Başk. Selahattin Kaleli tarafından plaket takdim edildi. Yine tüm öğrenciler adına fakülte temsilcileri; Meryem Kaya, Esra Durmuş, Gülşah Demirel, Zahide Çakır, Hanife Altınbaş ve Şule Alan isimli öğrencilerimize, Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel tarafından çiçek takdim edildi.


Meryem KAYA Öğrenci Temsilcisi

Öğrencilerimizin Gözünden Kaleli Kız Öğrenci Yurdu

Kutlu Doğum Haftası nedeniyle , Yurt Öğrenci Temsilcisi Meryem Kaya öğrencilere hitaben bir konuşma yaparak şunları belirtti: “Değerli Misafirler Sevgili Öğrenci Arkadaşlarım! Burada bulunan veya bulunmayan tüm öğrenci arkadaşlarımız, Hitit Üniversitesinde eğitim görmek üzere, Türkiye’nin farklı illerinden bir Anadolu şehri, aynı zamanda Hitit medeniyetinin beşiği olan Çoruma geldik.Üniversiteyi kazandık ama, kazanmak kadar da önemli olan nerede kalacağımız sorusu bizleri, özellikle ailemizi çok düşündürüyordu. Güvenilir, ilkeli, seviyeli, sevgi ve saygının hakim olduğu, bizlere daima doğruyu gösteren, bizlere değer veren, koruyan, kollayan bir yurt bulmamız gerekiyordu.Yaptığımız araştırmalar yukarıda özelliklerini saydığımız şartları taşıyan, sadece Kaleli Kız Öğrenci Yurdu olduğunu gösteriyordu. Yalnız Kaleli Kız Öğrenci Yurduna girmek, öyle kolay da değildi.Referans isteniyordu.Ailelerimiz devreye girmek suretiyle, bir şekilde yurda yerleşmeyi başardık. Aradığımız özelliklerin tamamı fazlasıyla mevcuttu. Sevgili Öğrenci Arkadaşlarım! Sayın Selahattin Kaleli’nin şahsında yurt müdürlüğümüzün bize

sunmuş olduğu bu büyük imkanlar karşısında bize düşen; sorumluluğumuzun bilincinde olarak yurt müdürlüğümüzün ve ailelerimizin yüzlerini kızartmamak ve onları gururlandırmak adına başarılı olmak, başarmak ve yine başarmak olduğunu, ikinci bir alternatifimizin olmadığını düşünüyorum. Sayın Selahattin Kaleli Büyüğümüz, “Peygamberimiz buyuruyor ki, Allah yolunda harcananın en hayırlısı, insanların en çok ihtiyaç duyduğu şeyleri karşılayandır.” Biz üniversite gençliğine, büyük paralar harcayarak sunduğunuz bu müessese, eğitime verdiğiniz önemi açık olarak ortaya koymaktadır. Biz inanıyoruz ki biz üniversite gençliğinin hizmetine sunduğunuz bu imkan, Allah yanında mutlaka karşılığını bulacaktır. Değerli Misafirler Sevgili Öğrenci Arkadaşlarım! Başta Sayın Selahattin Kaleli Büyüğümüze ve aile efradına, bizleri bir baba gibi koruyan kollayan müdürümüz İsmail Tuncel hocamıza, güler yüzünü bizlerden hiç esirgemeyen Kaleli yurdunun tüm personeline teşekkürlerimi arz ediyor sevgi ve saygılarımı sunuyorum.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

35


Seminer

Evlilikte İletişim , Evlilikte Sağlık, Evlilikte Hukuk 10 Mayıs 2013 Cuma Günü, İlimiz Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü’nün katkılarıyla; Konuşmacılar Sosyolog Ayçin Karadayı, Hemşire Canan Elverdi, Çorum Belediyesi Aile Eğitim Merkezi İdarecisi Zehra Betül Özseçer, “Evlilikte İletişim, Evlilikte Sağlık, Evlilikte Hukuk” konuları hakkında yurdumuz konferans salonunda öğrencilerimize seminer verdiler. Evlilik öncesinde, gençlerin evlilik hayatına hazırlanmalarının amaçlandığı seminerde; evlilik kararının alınmasında dikkat edilmesi gereken hususlar, evlilik hayatının getirdiği sorumluluklar, çiftlerin birbirlerini anlamalarının yolları ve iletişimde karşılaşabilecekleri zorluklarla mücadele etme yöntemleri anlatıldı. Sağlıklı bir evliliğin devamı için yapısal sağlık, psikolojik sağlık, açık

36

paylaşım, saygı ve güven, ortaklık, doğru bilgiye ulaşma konularının eşlerin kendi iç dünyalarında özümsemesi gerektiğinin altı çizildi. Aile içi şiddet ve hukuki sorunlar ile çözüm mercileri süreci konusunda da öğrencilerimize faydalı bilgiler verildi. Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel seminer sonrasında konuşmacılara teşekkürlerini ileterek, öğrencilerimize evlilik hayatında “Sevgi, Saygı, Sadakat, Sorumluluk, Sabır” 5S Altın kuralının akıllardan çıkarılmaması gerektiğini hatırlattı. Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel programa katkılarından dolayı Sosyolog Ayçin Karadayı, Hemşire Canan Elverdi, Çorum Belediyesi Aile Eğitim Merkezi İdarecisi Zehra Betül Özseçer’ e teşekkürlerini ileterek kendilerine çiçek takdim etti.


Diksiyon ve Ebru Kursu Sertifika Töreni

Yurt Müdürü İsmail TUNCEL’in Açılış Konuşması 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılında yurdumuzda açılan Diksiyon ve Ebru Kursu’nun sona ermesi nedeniyle, 17 Mayıs 2013 Cuma Günü “Yıl Sonu Diksiyon ve Ebru Kursu Sertifika Töreni ile Ebru Sergisi Açılışı” yurdumuzda gerçekleştirildi. Düzenlenen programa İlimiz Valisi Sayın Sabri Başköy, Belediye Başkan Yardımcısı Sayın Zeki Gül, Kaleli Şirketler Grubu Yön. Kur. Başk. Sayın Selahattin Kaleli, Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürleri ve Halk Eğitim Merkezi Müdür ve Müdür Yardımcıları, davetli ve öğrenciler katıldı. Programın açış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Yurt

Müdürümüz İsmail Tuncel konuşmasında:“Emaneti üzerimizde olan öğrencilerimize yapmakla yükümlü olduğumuz sorumluluklarımızın yanında; anadan, babadan uzak, yaşları 19-24 arasında olan bu öğrencilerimizin psikolojik durumunu çok iyi anlamak durumundasınız.Zamanın büyük bir bölümünü yurdumuzda geçiren öğrencilerimizin sosyal ve kültürel yönden geliştirilmesinin de görevlerimiz arasında olduğuna inanıyorum. Bu bağlamda yıl boyunca konferanslarımız, seminerlerimiz, teknik gezilerimiz, şu anda açılışını yapacağımız Ebru, Diksiyon, İngilizce, Türk Sanat Musikisi kurslarımız devam etmektedir.” diyerek sözlerini tamamladı.

37


İlimiz Valisi Sabri BAŞKÖY’ün Konuşmaları Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen İlimiz Valisi Sayın Sabri Başköy : “ Standartların üzerinde bir yurt hizmeti sunarak, ilimizde öğrenim gören üniversiteli kız öğrencilerimize böyle bir yurdu kazandıran Çorumlu Değerli İşadamı Sayın Selahattin Kaleli’ye ve gençlerimizi bu tür kurslara yönlendiren Yurt Müdürlüğüne teşekkürlerimi iletiyorum. İlimizin gelişmesi ve kalkınmasının yolu üniversiteden geçmektedir.

38

Sanayici ve işadamlarımızın hayır işlerini kurdukları ve kuracakları vakıflar üzerinden yaparak kurumsallaştırmaları önem arz etmektedir.” dedi. Konuşmaların ardından ilimiz Hitit Üniversitesi Halk Oyunları Ekibi tarafından gerçekleştirilen folklor gösterisi izleyenler tarafından büyük bir beğeni topladı. Daha sonra Ebru Sanatı Kursu ve Diksiyon Kursuna katılarak başarı gösteren 58 öğrenciye sertifikaları protokol üyeleri tarafından dağıtılarak, emeği geçen kurs hocaları Rukiye Özdemir ve Gözde Atlamaz’a plaket takdim edildi.


Vali Sabri BAŞKÖY M.E.M. Müdürü Adına Şube Müdürü Şule TOKSOY’a plaket verirken

Belediye Başkan Yardımcısı Zeki GÜL Diksiyon Hocası Gözde ATLAMAZ adına Özge İPEK’e plaket verirken

Belediye Başkan Yardımcısı Zeki GÜL Ebru Hocası Rukiye ÖZDEMİR’e plaket verirken

Milli Eğitim Müdürü ve Kurs Hocaları Plaketlerini Alırken

M.E.M. Şube Müdürü Mahmut ÖZSOY öğrencilere sertifika verirken

Mimar Sinan Halk Eğitim Müdürü Fatih ŞANLI öğrencilere sertifika verirken

Sertifikalarını Alan Öğrencilerimiz

M.E.M. Şube Müdürü Kadir SÖNGÜT öğrencilere sertifika verirken

Mimar Sinan Halk Eğitim Merkezi Müdür Başyardımcısı Nihat KÜMBÜL öğrencilere sertifika verirken

M.E.M. Şube Müdürü Yahya ÇOBAN öğrencilere sertifika verirken

M.E.M. Şube Müdürü Ahmet KARAMAN öğrencilere sertifika verirken

39


Ebru Sergisi Açılış Töreni Ebru Sergisinin açılışı ilimiz Valisi Sayın Sabri Başköy, Belediye Başkan Yard. Sayın Zeki Gül, Kaleli Şirketler Grubu Yön. Kur. Başk. Sayın Selahattin Kaleli tarafından gerçekleştirilerek, öğrencilerin el emeği göz nuru sanat eserleri,

40

protokol üyeleri ve davetlilerden tam not aldı. İlimiz basın mensuplarının yanı sıra TRT Haber kanalı da sergi açılışına katılarak röportaj yaptı. Yurt Müdürlüğümüzce verilen kokteylin ardından program sona erdi.


Hitit Üniversitesi Halk Oyunları Ekibi

41


TRT Haber Ekibinin Çorum Valisi Sabri BAŞKÖY, Yurt Müdürü İsmail TUNCEL ve öğrencilerimiz adına Kübra COŞKUN ile yaptığı röportajlarlardan bir görünüm .

42


ÖZEL KALELİ YÜKSEKÖĞRENİM KIZ ÖĞRENCİ YURDU 2012 & 2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI ÖĞRENCİLERİ 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57

Gizem TOKGÖZ Zeynep KILIÇ Nevriye KONUR Zeliha ÇELİK Özlem BOZKURT Melda CANDAN Şeyda ER Gamze AKSAKAL Leman YARDIM Nurdan ÇİMEN Kübra YAKAR Burçin ÖZBENT Gizem AÇIKGÖZ Merve SANCAR Hande Büşra EROL Songül ÇELİK Zeliha BUHURCU Gizem KÜÇÜKALİ Büşra SAL Gülnur ÖZEREN Gül Kübra TÜFEK Sedef BİRCAN H. Asena ARABAYAPAN Sevdanur PEKŞEN Hanife ÖZDEMİR Merve KOCATAŞ Sümeyye ARSLAN Esra DURMUŞ Ebru KONUK Müge SARI Beyza BATMAN Dilek KAR Sevda İŞLEK Kübra UZMAY Fatma DÜLGER Sümeyye SAVRAN Yeşim TÜZİN Selda DİLMEN Bahar KUTLU Eda ALICI Aslı DOĞAN Cüdan TOPAL Sümeyye MUMCU Sedanur BAYRAM Tuçe ŞEN Fatma KELEŞ Hatice AYDEMİR Ezgi ÖZTÜRK Gülşah DEMİREL Halime DELİKTAŞ Sedef BAYRAMOĞLU İmihan BAKIR Rabia ÇETİN Kübragül ÖZDEMİR Rabia KÜTÜK Seher TÜRKVATAN Elif Banu GÜLER

İ.İ.B.F. İ.İ.B.F. İ.İ.B.F. MÜHENDİSLİK FAK. FEN EDEBİYAT FAK. İ.İ.B.F. İ.İ.B.F. FEN EDEBİYAT FAK. FEN EDEBİYAT FAK. İ.İ.B.F. MÜHENDİSLİK FAK. MÜHENDİSLİK FAK. MÜHENDİSLİK FAK. MÜHENDİSLİK FAK. İ.İ.B.F. MÜHENDİSLİK FAK. İ.İ.B.F. FEN EDEBİYAT FAK. MÜHENDİSLİK FAK. MÜHENDİSLİK FAK. MÜHENDİSLİK FAK. MÜHENDİSLİK FAK. MÜHENDİSLİK FAK. İLAHİYAT FAK. İ.İ.B.F. MÜHENDİSLİK FAK. MÜHENDİSLİK FAK. İLAHİYAT FAK. MÜHENDİSLİK FAK. İ.İ.B.F. FEN EDEBİYAT FAK. MÜHENDİSLİK FAK. MÜHENDİSLİK FAK. MÜHENDİSLİK FAK. MÜHENDİSLİK FAK. MÜHENDİSLİK FAK. FEN EDEBİYAT FAK. İ.İ.B.F. İ.İ.B.F. İ.İ.B.F. İ.İ.B.F. İ.İ.B.F. İLAHİYAT FAK. İLAHİYAT FAK. MÜHENDİSLİK FAK. İ.İ.B.F. MÜHENDİSLİK FAK. İ.İ.B.F. İ.İ.B.F. İ.İ.B.F. İ.İ.B.F. FEN EDEBİYAT FAK. FEN EDEBİYAT FAK. İLAHİYAT FAK. MÜHENDİSLİK FAK. İ.İ.B.F. İLAHİYAT FAK.

58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115

Gülser UZAN Naciye Gülsüm ŞAHİN Leyla BADUR Özlem BOZKURT Gamze GENÇ Esra ÖZBUDAK Sinem Nur DİREK Canan ÖNALAN Ebru DALDADURMAZ Elif KOCATÜRK Şule ALAN Semanur KÖROĞLU Esmanur BOZYİĞİT Fatma TURCAN Sibel KILIÇ Meltem KALYON Züleyha FEYZİOĞLU Habibe Nur BIYIK İlknur KURT Ayşe YALÇIN Büşra SALE Demet KAVAK Zahide ÇAKIR Gülşah ATALAY Hacer GÜLCAN Büşra ÖKSÜZ Esengül GÜNGÖR Kübra KALENDER Deniz VARLIOĞLU Meryem KAYA Ümmügülsüm ÇETİN Meryem Elif ERMİŞ Hanife ALTINBAŞ Huri ÖZKUL Eda AKKAŞ Gülsev GÖKDEMİR Tuğçe UĞURLU Fethiye KAPLAN Özlem BEŞLİ Kübra COŞKUN Tuba AKTEPE Saniye SÖNMEZ Ebru BATI Selma KILIÇ Tuba ERDOĞAN Betül ATALAY Sevda ARSLAN Esra BALCI Büşranur KARABULUT Seda YALÇINKAYA Emine ÇITAK Sevim KAÇMAZ Esra POLAT Didem DAĞDELEN Merve BOLAT Elif Esra ÇELİK Nazan BIYIK Emine KALKAR

İ.İ.B.F. İLAHİYAT FAK. İ.İ.B.F. FEN EDEBİYAT FAK. İ.İ.B.F. SAĞLIK YÜKSEK OK. MÜHENDİSLİK FAK. İ.İ.B.F. FEN EDEBİYAT FAK. SAĞLIK YÜKSEK OK. SAĞLIK YÜKSEK OK. İLAHİYAT FAK. İLAHİYAT FAK. İ.İ.B.F. İ.İ.B.F. İ.İ.B.F. İLAHİYAT FAK. İ.İ.B.F. MÜHENDİSLİK FAK. SAĞLIK YÜKSEK OK. İ.İ.B.F. İ.İ.B.F. İ.İ.B.F. SAĞLIK YÜKSEK OK. FEN EDEBİYAT FAK. İ.İ.B.F. FEN EDEBİYAT FAK. SAĞLIK YÜKSEK OK. SAĞLIK YÜKSEK OK. FEN EDEBİYAT FAK. İLAHİYAT FAK. İLAHİYAT FAK. MÜHENDİSLİK FAK. SAĞLIK YÜKSEK OK. SAĞLIK YÜKSEK OK. FEN EDEBİYAT FAK. SAĞLIK YÜKSEK OK. İLAHİYAT FAK. İ.İ.B.F. İ.İ.B.F. SAĞLIK YÜKSEK OK. MÜHENDİSLİK FAK. MÜHENDİSLİK FAK. SAĞLIK YÜKSEK OK. İ.İ.B.F. MÜHENDİSLİK FAK. İLAHİYAT FAK. SAĞLIK YÜKSEK OK. İLAHİYAT FAK. SAĞLIK YÜKSEK OK. İLAHİYAT FAK. İ.İ.B.F. İLAHİYAT FAK. MÜHENDİSLİK FAK. İ.İ.B.F. MÜHENDİSLİK FAK. İLAHİYAT FAK. MÜHENDİSLİK FAK.

43


İsmail TUNCEL Yurt Müdürü

İ.İ.B.F. Yurdumuız Öğrencisi Halime DELİKTAŞ’ın mezunlar adına yaptığı konuşma

31 Mayıs 2013 Cuma günü, yurdumuzun kuruluşunun 7. yılında; 4. Dönem mezunları için düzenlenen “Mezuniyet Töreni ve Eğlence Gecesi” yurdumuz konferans salonunda gerçekleştirildi. İstiklal Marşının okunmasıyla birlikte konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Yurt Müdürümüz İsmail Tuncel yaptığı duygu yüklü konuşmasında: “Sevgili Öğrenciler! Şu anda üzüntülü olduğum kadar sizleri mezun etmenin ve hayata uğurlamanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyorum. Sizlere bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Öncelikle yaptığınız işi ve konumu sevin ve zevkli hale getirin. İşini seven hem mutlu olur hem de daha başarılı olur. Abraham Lincoln; Başarının sırrını soranlara şöyle cevap verdi: “Hayatımda

işimi eğlence, eğlencemi de iş olarak gördüğüm için başarılı oldum.” diye cevap vermiştir. • Sıradan biri olmayın. Muhakkak herkesten değişik ve sıra dışı yönleriniz mutlaka olmalıdır. • Yeniliklere ve teknolojik gelişmelere açık olun. Bilgisayara hakim olun ve kullanmayı çok iyi öğrenin. Sonsuz bilgiye ulaşmanın yolu buradan geçmektedir. • Yeterli ve kullanılabilir, bir veya iki yabancı dili çok iyi bilmelisiniz. • Aklı başında insanlarla görüşün, danışmanın ve öğrenmenin kıymetini bilin. Rehber ve örnek kişilerden faydalanmaya çalışın. • Dürüst ve doğru olun. Yanlış yola sapmayın ve kesinlikle insanları aldatmayın.

2012-2013 Eğitim Öğretim Yılı Mezuniyet Töreni

44


Sevgili Öğrenciler! Sizleri gönül huzuru içerisinde hayata uğurladığıma inanıyorum. Sizlerin kalbini kırdıysam veya kırdıysak, bilin ki sizin menfaatiniz içindir. Sizlere hayat boyu sağlık, mutluk ve başarı diliyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı. Mezun öğrenciler adına bir konuşma yapan yurdumuz İ.İ.B.F öğrencisi Halime Deliktaş konuşmasında: “Bazı şeyler vardır hayatımızda, yaşamın bir parçasıdır. Ama biz onların farkına bile varamayız. Ta ki elimizden uçup gideceğini, kaybedeceğimizi anlayana kadar. Üniversite de öyleymiş. 4 yıl önce bize, bizlere devredilen bu meş’ale, şimdi bizden sonrakilere devrediliyor. Gitmek! Ne acımasız bir kelimedir. Ünlemleri takarcasına peşine, vurgun yemişçesine hayattan. Bizler ayrılık adına el sallarken, geride kalan bir büyük aile. Bu geniş ailemizin ismi “KALELİ KIZ ÖĞRENCİ YURDU”. Şu an içimde, burada 4 yıl geçirmenin mutluluğu ve buradan ayrılacak olmanın buruk hüznü

yer alıyor. Öğrencilik hayatımın en eğlenceli günlerini ve unutulmaz anılarını burada yaşadım. Yurduma her gelişim evime gidiyormuşum gibiydi. Hayatımızın belki de en tozpembe dört yılının sonunda ve bu gönül yolculuğunda elimizden tutan; başta ailem olmak üzere, hocalarıma, bu koca kalpli yurdun kurucusu saygıdeğer hayırsever işadamı Selahattin KALELİ’ye, bu ortamın hazırlanmasın da çok büyük katkıları olan sevgili hocamız ve yurt müdürümüz İsmail TUNCEL’e ve nezdinde tüm çalışanlarına binlerce kez teşekkür ediyoruz. TEŞEKKÜR VE VEDA EDİYORUZ. KALELİ KIZ ÖĞRENCİ YURDU UNUTMA BİZİ. ÇÜNKÜ BİZ UNUTMAYACAĞIZ SENİ…” diyerek konuşmasını tamamladı. Mezun öğrencilere mezuniyet sertifikalarının dağıtılması ve toplu hatıra fotoğrafı çektirilmesiyle birlikte, müzisyen Levent Coşkuner yönetimindeki eğlence programı ile öğrenciler gecede stres atarken mezuniyet heyecanını yaşadılar.

45


ÖZEL KALELİ YÜKSEKÖĞRENİM KIZ ÖĞRENCİ YURDU “7.GELENEKSEL GENÇLİK GEZİSİ VE BAHAR ŞENLİĞİ” Yurt Müdürlüğü olarak geleneksel hale getirdiğimiz “7. Gençlik Gezisi ve Bahar Şenliğimiz” İlimiz Osmancık ilçesi ve Kargı/ Abdullah Yaylasında gerçekleştirildi. Gezi programı kapsamında ilk olarak, Çorum ilinin yaklaşık 27 km. kuzeyinde Kırkdilim mevkiinde bulunan “Kapılıkaya” kaya mezarının incelenmesiyle başlandı. Daha sonra Osmancık ilçe merkezine ulaşılarak devam eden gezide öğrencilerimiz; Osmancık ilçesinin tarihi mekanları olan “Kandiber Kalesi” ile 1484-1489 tarihleri arasında II.Beyazıt Han zamanında yaptırılan “Koyunbaba Köprüsünde” imcelemelerde bulundu. Koyunbaba köprüsü üzerinden geçerek ırmak boyu

46

devam eden ilçe gezisi, Horasan erenlerinden olan ve Anadoluya gelip Osmancık ilçesinde medfun bulunan “Koyunbaba Hazretlerinin Türbesine” yapılan ziyaretle noktalandı. Şenlik ve piknik yapmak üzere Çorum/Kargı ilçesinde bulunan, ilimizin en yüksek dağı olan Köse Dağı (2050 m) üzerinde yer alan “Abdullah Yaylasına” çıkıldı.Burada Yurt Müdürlüğünce ikram edilen kavurmaların ardından, temiz ve açık yayla havasında gün boyu devam eden eğlencelerde müzik eşliğinde halaylar çekip, oyunlar oynayan öğrenciler yıl sonu yorgunluğunu ve stresini üzerlerinden attılar.Yapılan mangal keyfiyle şenlik sona erdi.


47


TANKER FİLOMUZ V GÖRÜNÜMLER VE TÜRK

48


VE BAYİLERİMİZDEN KİYE DAĞILIM HARİTASI

49


GRU B U R E L T E K R İ Ş İ L E K AL

50


DOLUM TESİSLERİMİZDEN GÖRÜNÜMLER

51


52

Pegasus 0364 213 63 00

KIRK BEŞ YILLIK BİLGİ BİRİKİMİ VE TECRÜBESİYLE ANADOLU’DAN YÜKSELEN BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ

Abide Dergisi Sayı - 7  

Kaleli Kız Yurdu Abide Dergisi

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you