Page 1

Fotoğraflar: Zorkun TAŞER

Cana Cana zarar zarar gelmedi gelmedi

Hilal sır oldu Le%oşa Ledra Palace trafik ışıkları yakınlarında tek yoldan anayola doğru çıkan araç, yolunda ilerleyen BMW marka araçla çarpış:. Çarpışmanın şiddetliyle her iki araç da evin duvarına çarparak durabildi 2>>

“GELiN, NOKTAYI KOYALIM” Kurucusu: Dr. Fazıl KÜÇÜK (1906-1984) Kuruluş: 14 Mart 1942 Hakkın Sesi ve Halkın Dilidir...

 Yaklaşık beş ay önce teyzesinin eski eşi tarandan tecavüze uğrayan Leoşa’da sakin 29 yaşındaki Hilal Gancalı, geç&ğimiz gün ayrıldığı evine hâlâ dönmedi

30 Ekim 2013 Çarşamba Yıl: 72 Sayı: 23401 2.50 TL (KDV DAHİL)

 İki gündür Hilal’i bulmak için perişan olan Gancalı’nın ailesi, olayın arkasında tecavüz davasından vazgeçirmek için eski enişteleri Fikret Kalkan’ın olduğunu düşünüyor Zorkun TAŞER’in haberi 3’te

 Cumhurbaşkanı Eroğlu, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında Rum lider Anastasiadis’e seslendi ve “Gelin ar:k bu soruna noktayı koyalım, dünya ar:k ‘Kıbrıs sorunundan’ değil ‘Kıbrıs çözümünden’ bahsetsin” dedi

 “Güzel adamızı, halklarımız, Anavatanlarımız ve bölgemiz için bir huzur ve is9krar adası haline dönüştürelim” diyen Eroğlu, Kıbrıs’ta geçen her günün, kaybedilen her $rsa:n bir uzlaşının aleyhine çalış:ğını belir; 14>>

Türkiye, Cumhuriye9n 90’ıncı yaşını iki kıtayı Boğaz’ın al:ndan birleş9ren “rüya proje” Marmaray’ın açılışıyla kutladı

Yüzyılın açılışı Çi'e bayram

Türkiye'nin 153 yıllık rüyası gerçek oldu. Asya ile Avrupa arasında, denizin al'ndan kesin&siz demiryolu ulaşımını sağlayacak, dünyanın önemli projelerinden Marmaray, törenle hizmete Gül, Erdoğan ve yapımı üstelenen Japonya’nın açıldı 22-23>> Başbakanı Abe, Marmaray’ın ilk yolcuları oldu

90. yıl coşkusu

Milli Piyango 3000000 TL ikramiye kazanan numara

055801 Sayfa 20’de

1.97

2.00

3.19

3.23

2.72

2.76

Ulu Önder Atatürk’ün 90 yıl önce yoktan var edip armağan e;ği Cumhuriye9n yıl dönümü, Türkiye’nin ve KKTC’nin dört bir yanında coşkuyla kutlandı

Törenlerle ilgili geniş haberler iç sayfalarda


02

Duvara çarparak durabildiler

HALKIN SESi

30 Ekim 2013 Çarşamba

Havva Murat yöne(mindeki BMW araç büyük hasar gördü

Dükkândan tabletleri çaldılar

Ledra Palace trafik ışıkları yakınlarında tek yoldan anayola doğru çıkan araç, yolunda ilerleyen BMW marka araçla çarpış). Çarpışmanın şiddetliyle her iki araç da evin duvarına çarparak durabildi



HABER

Zorkun Taşer

Lefkoşa’da dün gece Ledra Palace trafik ışıkları yakınlarında meydana gelen trafik kazası ucuz atlatıldı. Kaza saat 19.30 sıralarında Memduh Asaf Sokak’ta Havva Murat yöne1mindeki MC 500 plakalı BMW marka aracın Ledra Palace ışıklarından Osmanpaşa Caddesi is1kame1ne ilerlediği esnada, Şerif Arzık Sokak’taki tek yoldan anayola dikkatsizce çıkış yapan Mehmet Kayalar yöne1mindeki BU988 plakalı Renault Broadway marka araçla çarpışması sonucu meydana geldi. Çarpışmanın etkisi ile iki araç da savrulup yol kenarındaki evin duvarına çarparak durabildi. Kazadan sonra şok geçiren ve hafif yaralanan Havva Murat, olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırılırken Kayalar da olay yerinde kazanın şokunu atlatmaya çalış2. İki araçta da büyük miktarda maddi hasar meydana geldi.



İskele’de bir dükkândan 13 adet tablet bilgisayar ile printer kartuşu çalındı. 26 Ekim Cumartesi günü 22.30 sıralarında kapısı kırılarak içeriye girilen “Matcob Bilgisayar Hastanesi Ltd” isimli iş yerinden 13 adet tablet bilgisayar ve beş adet printer kartuşu çalındı. Soruşturma devam ediyor.

Kaza sonrası yaşadığı şoku atlatmaya çalışan Mehmet Kayalar, polise olayın nasıl olduğunu anla*

Güney Market soyuldu 

Gazimağusa’da Güney Market isimli işyerine 27 Ekim Pazar günü 21.30 ile 28 Ekim 07:00 saatleri arasında hırsız girdi. Kapı kilidi kırılarak içerisine girilen iş yerinden 700 TL nakit para ile muhtelif markalarda sigara alındığı belir1ldi. Soruşturma devam ediyor.

Gümrükçüyüm diyerek dolandırdı 

Mehmet Kayalar yöne(mindeki araç Aydın Çırakoğlu isimli kişi Bıçaklanmış  Leoşa'da bıçaklanmış olarak bulundu. olarak bulundu Meclis binası yakınlarında meydana gelen

olayda hastaneye kaldırılan Çırakoğlu hakkında in1har teşebbüsü ve bıçaklama ih1malleri üzerinde durulduğu öğrenildi

Gazimağusa’da kendisini gümrük memuru olarak tanıtarak dolandırıcılık yap2ğı gerekçesiyle isminin ilk harfleri M.K. (E:29) olan bir kişi tutuklandı. 25 Ekim’de söz konusu şahıs bir iş yerine girerek, kendisini Ercan Devlet Havaalanı’nda çalışan gümrük memuru olarak tanı2p, Havva Ermen’a kargodan pake1 olduğunu söyleyip adı edilenden kargo ücre1 olarak 147 TL aldı. M.K. tutuklanmış olup soruşturma devam ediyor.


Ailesi periĹ&#x;an

HABER

YaklaĹ&#x;Äąk beĹ&#x; ay Ăśnce teyzesinin eski eĹ&#x;i tara"ndan tecavĂźze uÄ&#x;rayan Le#oĹ&#x;a’da sakin 29 yaĹ&#x;Äąndaki Hilal GancalÄą, geç4Ä&#x;imiz gĂźn ayrÄąldÄąÄ&#x;Äą evine hâlâ dĂśnmedi

Ä°ki gĂźndĂźr Hilal’i bulmak için periĹ&#x;an olan GancalĹ’nÄąn ailesi, olayÄąn arkasÄąnda tecavĂźz davasÄąndan vazgeçirmek için eski eniĹ&#x;teleri Fikret Kalkan’Ĺn olduÄ&#x;unu dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyor

Zorkun TAĹžER



HALKIN SESi 30 Ekim 2013 ÇarĹ&#x;amba

i Hilal GancalĹ’nÄąn kardeĹ&#x; Ä°clal GancalÄą Budak

LeoĹ&#x;a’da sakin 29 yaĹ&#x;Äąndaki Hilal GancalÄą, geç.Ä&#x;imiz gĂźn ĂśÄ&#x;len saatlerinde ayrÄąldÄąÄ&#x;Äą evine halen dĂśnmedi. Ä°ki gĂźn Ăśnce zihinsel ĂśzĂźrlĂź olduÄ&#x;u için sosyal hizmetlerin kendisine her ay verdiÄ&#x;i maaĹ&#x;ÄąnÄą almaya giden GancalĹ’yÄą bulmak için polis çok yĂśnlĂź araĹ&#x;/rma yapÄąyor. YaklaĹ&#x;Äąk beĹ&#x; ay Ăśnce teyzesinin eski eĹ&#x;i Fikret Kalkan tarandan kandÄąrÄąlÄąp bir otel odasÄąnda tecavĂźze uÄ&#x;rayan GancalÄą için ailesi bĂźyĂźk endiĹ&#x;e yaĹ&#x;Äąyor. HALKIN SESİ’ne konuĹ&#x;an Hilal GancalĹ’nÄąn kÄąz kardeĹ&#x;i Ä°clal GancalÄą Budak, polise gi0klerini sĂśyleyerek kardeĹ&#x;inin zihinsel ĂśzĂźrlĂź olduÄ&#x;unu ve baĹ&#x;Äąna bir olay gelmesinden çok korktuÄ&#x;unu belirterek, polisin kÄąsa zamanda kardeĹ&#x;ini bulmasÄąnÄą umut e0Ä&#x;ini dile ge.rdi.

Hilal GancalÄą

YaklaĹ&#x;Äąk beĹ&#x; ay Ăśnce eniĹ&#x;tesi Fikret Kalkan tarandan kandÄąrÄąlÄąp bir otel odasÄąnda tecavĂźze uÄ&#x;radÄąÄ&#x;ÄąnÄą sĂśyleyen Ä°clal GancalÄą, yaĹ&#x;anÄąlan tecavĂźz olayÄąnÄąn ardÄąndan teminatla serbest kalan Fikret Kalkan’Ĺn kendilerine davadan vazgeçmesi için para teklif e0Ä&#x;ini, parayÄą kabul etmeyince aileyi tehdit e0Ä&#x;ini dile ge.rdi. “DAVADAN VAZGEÇMEMÄ°Z İÇİN KAÇIRILMIĹž OLABÄ°LÄ°Râ€? Polise verdikleri ifadede Ĺ&#x;Ăźphelendikleri kiĹ&#x;inin Fikret Kalkan olduÄ&#x;unu sĂśyleyen GancalÄą ailesi, “KardeĹ&#x;imin, tecavĂźz davasÄąndan vazgeçirmek için Fikret Kalkan tarandan kaçĹrÄąldÄąÄ&#x;ÄąnÄą dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyoruzâ€? dedi. Ä°clal GancalÄą Budak, olayla ilgili yaĹ&#x;adÄąÄ&#x;Äą ĂźzĂźntĂźyĂź dile ge.rip kardeĹ&#x;inin çok saf ve temiz biri olduÄ&#x;unu, gĂśren duyan kiĹ&#x;ilerin kendilerine veya polise haber vermesini istedi. Hilal’in evde hiçbir probleminin olmadÄąÄ&#x;ÄąnÄą da sĂśyleyen

22 yÄąl Ăśnce kaybolan çocuk KÄąbrÄąs’ta mÄą? 22 yÄąl Ăśnce Yunanistan’Ĺn Kos adasÄąnda ailesiyle birlikte ta4ldeyken kaybolan 1 buçuk yaĹ&#x;Äąndaki Ben Needham’Ĺn GĂźney KÄąbrÄąs’ta olabileceÄ&#x;i bildirildi



22 yÄąl Ăśnce Yunanistan’Ĺn Kos adasÄąnda ailesiyle birlikte ta.ldeyken kaybolan 1 buçuk yaĹ&#x;Äąndaki Ben Needham’Ĺn GĂźney KÄąbrÄąs’ta olabileceÄ&#x;i bildirildi. Alithia gazetesi “Ben İçin KÄąbrÄąs’ta AraĹ&#x;/rmalarâ€? baĹ&#x;lÄąÄ&#x;Äąyla verdiÄ&#x;i haberinde, GĂźney KÄąbrÄąs’ta yaĹ&#x;ayan ve

 LefkoĹ&#x;a Girne

GazimaÄ&#x;usa GĂźzelyurt Ä°skele Lefke

Larnaka

KIBRIS

ÇarĹ&#x;amba

PerĹ&#x;embe

12 - 30

10 - 28

min - max 17 - 28

14 - 28 13 - 28

15 - 27 19 - 28

14 - 28

16 - 26

16 - 24

11 - 27

14 - 27

16

- 24

14 - 27

TĂœRKÄ°YE

Cuma

min - max

13 - 27

Ĺ&#x;aĹ&#x;Äąr/cÄą bir Ĺ&#x;ekilde 22 yÄąl Ăśnce Kos adasÄąnda kaybolan Ben Needham’a benzeyen bir gencin gĂśrĂźntĂźlendiÄ&#x;i bir videonun, Needham ailesinin umutlarÄąnÄą yeniden canlandÄąrdÄąÄ&#x;ÄąnÄą yazdÄą. Gazete videonun 2013 baharÄąnda Limasol’da “Agia Triado Kilisesiâ€?nde kaydedildiÄ&#x;ini ve videoda bir Çingene ailesiyle birlikte kumral, mavi gĂśzlĂź 20-25 yaĹ&#x;larÄąndaki bir gencin gĂśrĂźntĂźlendiÄ&#x;ini kayde0. GĂźney KÄąbrÄąs polis makamlarÄąnÄąn, Interpol ile iĹ&#x;birliÄ&#x;i içerisinde konuyla ilgili araĹ&#x;/rmalar yap/Ä&#x;ÄąnÄą aktaran gazete araĹ&#x;/rmalarÄąn, Limasol ve “MaÄ&#x;usaâ€?daki Çingene

HAVA DURUMU

min - max

ÇarĹ&#x;amba

11 - 27

Adana

13 - 26

Antalya

10 - 26 14 - 26

15 - 23 13 - 27

Ankara

Gaziantep Ä°stanbul Ä°zmir

Trabzon

min - max 11 - 28 3

- 21

8

- 24

17 - 26

12 - 19 13 - 23 12 - 20

PerĹ&#x;embe

min - max 12 - 28

AVRUPA

ÇarĹ&#x;amba

16 - 25

BrĂźksel

- 21

9

- 24

8

- 25

14 - 21

(Roman) mahallelerine çevrildiÄ&#x;ini belir0. Rum Polis BasÄąn SĂśzcĂźsĂź Andreas Angelidis, polis makamlarÄąnÄąn Yunanistan Interpol’ßnden, 22 yÄąl Ăśnce kaybolan Ben Needham’Ĺn GĂźney KÄąbrÄąs’ta bulunabileceÄ&#x;i ve bir Çingene ailesiyle yaĹ&#x;ayabileceÄ&#x;i bilgilerini araĹ&#x;/rmasÄąnÄą istediÄ&#x;i bir mesaj aldÄąÄ&#x;ÄąnÄą ifade e0. TĂźm Çingene mahallelerinde araĹ&#x;/rmalarÄąn yapÄąldÄąÄ&#x;ÄąnÄą belirten Angelidis, araĹ&#x;/rmalarda Ăśzellikle birçok Çingene ailesinin yaĹ&#x;adÄąÄ&#x;Äą Paralimni bĂślgesi ve videonun çekildiÄ&#x;i Limasol’a adaklanÄąldÄąÄ&#x;ÄąnÄą sĂśyledi. Scotland Yard’Ĺn Ben’in bugĂźn nasÄąl gĂśrĂźnebileceÄ&#x;ini çizdiÄ&#x;ini ve bu resmin havaalanlarÄą, limanlara asÄąldÄąÄ&#x;ÄąnÄą, sÄąnÄąr kapÄąlarÄąna da gerekli bilgilendirmelerde bulunulduÄ&#x;unu anlatan Angelidis, sadece sarÄąĹ&#x;Äąn çocuÄ&#x;un deÄ&#x;il, kendisiyle birlikte olan kiĹ&#x;ilerin de arandÄąÄ&#x;ÄąnÄą belir0.

Londra

5

14 - 24

“PAZARA GEÇİP ALIĹž VERÄ°Ĺž YAPACAÄžIMâ€? DEDİ‌ Hilal GancalĹ’yÄą en son 28 Ekim Pazartesi gĂźnĂź ĂśÄ&#x;len saat 13:00’te bankada gĂśrdĂźÄ&#x;ĂźnĂź sĂśyleyen Ä°clal GancalĹ’nÄąn eĹ&#x;i Bilal Budak ise, “Bankada Hilal’i gĂśrdĂźm. Bana pazardan bir Ĺ&#x;ey isteyip istemediÄ&#x;imi sordu, bende bir Ĺ&#x;ey istemediÄ&#x;imi sĂśyledim. Bunun Ăźzerine ben pazarda alÄąĹ&#x; veriĹ&#x; yapÄąp oradan eve geçeceÄ&#x;im dediâ€? diye konuĹ&#x;tu. Bilal Budak, zihinsel ĂśzĂźrlĂź olduÄ&#x;u halde Hilal’in hiçbir problemi olmadÄąÄ&#x;ÄąnÄą, normal gĂźnlerde mahalleden hiç dÄąĹ&#x;arÄą çĹkmadÄąÄ&#x;ÄąnÄą sadece markete gidip gelen biri olduÄ&#x;unu sĂśyledi.

13 - 29

- 22

13 - 20

Ä°clal GancalÄą, “Mahallede pek arkadaĹ&#x;Äą yok ama yinede mutluydu, yeÄ&#x;enleriyle evde vakit geçirip gelen komĹ&#x;ularla muhabbet edip bu Ĺ&#x;ekilde zaman ĂśldĂźrĂźyorduâ€? dedi.

Cuma

min - max

4

16 - 26

03

12 - 22 14 - 24 12 - 19

Paris

min - max

15 - 22

14 - 20

13 - 19

11 - 20

Madrid

14 - 25

Prag

6

Atina

Berlin

PerĹ&#x;embe

min - max

16 - 23 6

- 14 - 17

Cuma

min - max

13 - 18

12 - 16

14 - 19

13 - 18

12 - 23 16 - 23

8

- 19

12 - 21

12 - 16

10 - 25 16 - 25 9

- 21

12 - 21


04

“2001 kaybın yarısı çıkarıldı” HALKIN SESi

30 Ekim 2013 Çarşamba

Kayıp Şahıslar Komitesi Başkanı Gülden Plümer Küçük, 63 ve 64 döneminde toplam 2001 kaybın olduğunun belirlendiğini ifade ederek, yapılan kazı çalışmalarından bunun yarısının çıkarıldığını açıkladı



Hasan YIKICI

Kayıp Şahıslar Komitesi Başkanı Gülden Plümer Küçük, komitenin çalışmalarını ve Kıbrıs'ın kayıp sorununu GAZETE360'a değerlendirdi. Toplam 2001 kaybın olduğunun belirlendiğini ifade eden Küçük, yapılan kazı çalışmalarından bunun yarısının çıkarıldığını açıkladı. Kayıplar ve Kayıp Şahıslar Komitesi hakkında bilgi verir misiniz? Konu 1963, 64 ve 74 dönemine ait bir sorundur. 63 ve 64 dönemindeki kayıplar her iki toplum tara$ndan uzun süre adres edilmedi. 74’de olan olayların ardından kayıplar oluştuktan sonra; şu anda resmi kayıplar listesine göre 2001 kayıp var, her iki tara%an toplamda. Bundan önce bu kayıplarla ilgili herhangi bir gündem herhangi bir toplan8 yapılsa bile bir karara bağlanmamış8r. 1981’de 3 üye ile Kayıp Şahıslar Komitesi kuruldu. Kıbrıslı Türk üye, Kıbrıslı Rum üye ve bir de BM’yi temsil eden üçüncü üye. Komitedeki üyeler eşi9r. Ve bütün kararalar konsensüs üzerine alınır. 1981’de kurulurken çalışma yönergesi yayınlanır. Bu çalışma yönergesi çerçevesinde üyelerin vazifelerini yapmaları istenmiş7r. 1981’de kurulduğunda henüz daha listeler hazırlanmamış8. Kayıplar listesinin hazırlanması 81’den 1995'e kadar 14 sene sürdü. O kadar poli7ze edilmiş bir konuydu ki, sadece iki taraf bu listeler üzerinde anlaşma için görüştü. Nihayet 1995’de resmi kayıplar listesi yayınlandı. Bugün bizim aradığımız 2001 kişi o gün kabul edilen resmi kayıplar listesinden biraz daha farklıdır. Çünkü bu resmi listede olan bazı şahısların her iki tarafça da normal mezarlıklarda gömülü olduğu; kayıp olmadığı ortaya çık8. Bu çok sayıda değil ama her iki tara%a da üç beş

rakam değişmiş7r. Yeni biri bu listeye eklenmemiş7r. Sadece mezarlıklarda gömülü olduğu bulunan insanlar listeden çıkar8lmış8r. Şu anda tam 2001 kişi olarak netleşmiş7r. Projenin dört sa"ası vardır. Birincisi arkeolojik sa"asıdır. Bu sa"ada bilgi toplama ve tabii ki gömü yerlerini bulmak çok önemlidir. Bu bağlamda da kazma önemlidir. Bilgi yerlerini bulmaya biraz değinmek is7yorum. Her iki tara$n kendi araş8rmacıları karşı tara$n kayıplarını arıyor. Çünkü genelde Kıbrıslı Rumlar Kuzey Kıbrıs’ta, Kıbrıslı Türkler de Güney Kıbrıs’ta gömülmüştür. Onun için bizim taraf onların gömü yerlerini bulmakla onların taraf da bizim gömü yerlerimizi bulmakla yükümlüdür. Bu anlaşma yapılırken her iki taraf da etkili soruşturma yapar; bunu nasıl yapılacağı konusunda da bir anlaşmaya varılmış8r. Bizim yükümlülüğümüz kayıpları bulup, kazıp, çıkarıp kimliklendirip ailelere teslim etmek7r. Bizim projemizde suçları bulmak boyutu yoktur. Çünkü her ülkenin kendi gerçekleri var. Bizim ülkemizin gerçeklerine göre kuruldu bu projede. Yoksa başka türlü çalışması mümkün değildir. İki tara%a da ayrı söz sahibi var, iki ayrı devlet düzeni var. Hükümet var, mahkemeler var.... Bunu nasıl yapacak8k böyle bir boyut da koysaydık. Proje yürümeyecek7. Kim kimi yargılayacak8. Ayrıca her iki tara%a da sorumlularını kahraman olarak ilan e9. Bu insanları nasıl ikna edip konuşturacaksın. Bütün gömü yerlerinin gerçek bilgi sahibi insanlar. Bundan dolayı her iki taraf da bu bilgi verecek insanlara gizlilik verme anlaşmasına girdi ve her iki tara$n savcılığı da bu görüşü kayıp şahıslar komitesine resmi yazılı olarak bildirdi. Bu verilen gizlilik koruması al8nda insanlara çağrıda bulunduk. Ve bundan dolayı bilgi toplama süreci etkili olmuştur. Bu sa"ada bu bilgiler toparlanarak paylaşıldı. Her iki taraf da birbirlerine haritaları verdi. İyi bir işbirliği, güvenilirlik çerçevesinde çalışmak gerekiyor. Başka türlü başarıya ulaşılamazdı. Böylece bu gömü yerleri bulundu. İkici sa"a bulunan kalın8ların antropoloji labaratuarına aktarılmasıdır. Bu da ara bölgede kurulmuş bir labaratuardır. Burada bulanan kemik veya kalın8lardır. İki toplumlu bilim adamları ve antropologlar tara$ndan analiz edilerek bir anatomik yapıya sokuluyor ve buradan kesilen kemik örnekleri de DNA labaratuarına götürülüyor.

Üçüncü sa"a da DNA sa"asıdır. Her iki tara$n da kendi DNA labaratuarları var. Bizim kendi DNA labaratuarlarımızda, kendi toplumumuzun veri tabanını topladı. Rum tara$nın da kendi toplumunun veri tabanını toplamış8r. Ki kemiklerdeki DNA’larla uyumlaş8rma yapılsın. Bizim topladığımız veri tabanı ve onların topladıkları birleş7rilmiş7r. Ortak bir veri tabanı oluşturulmuştur böylece. Tabii bu aşamada bir tek veri tabanı oluşturmak değil ayrıca kemiklerden de DNA çıkartmak ve bunun uyumlaş8rılmasıdır gerekmektedir. Son sa"ada da kimliklendirilen kayıpların ailelerine teslim edilmesidir. Burada bir kaç söz söylenmeli. Bütün kimliklendirmeler, kodlara göre yapılır. Ve bilim adamları bunların Türk mü Rum mu olduğunu bilmeden bu kimliklendirmeyi yapar. Çünkü bizim şartlarımızda %99.9 doğrulukla vermek is7yoruz. Tabii bir tek DNA ile kimliklendirme yapılmıyor. Bunun yanında topladığımız ante-mortem veri tabanları, aileden toplanan bilgiler ve bu tür gömü yerlerinin kapalı mı açık mı olduğuna dair bilimsel verilerle kimliklerindirme yapılır. Kimliklendirmeyi yapan gene7kçiler antropologlar, araş8rmacılar hep beraber ve psikologlarla oturarak konuşarak karar verir. Ve sonunda bu raporlara antropologlar ve gene7kçiler beraber imza atarlar. Ama tabii bazı olaylarda sadece DNA kimliklendirmesi de olabilir küçük parçalarda.

Kimliklendirme yapıldıktan sonra kayıp yakınları ile kurulan ilişki nasıl oluyor? O süreç çok etkin ve en zor süreçlerden biridir. Her iki tara$n da kendi psikologları bulunuyor. Aileye bildirimde de bir kuralımız var. Bütün proje kural ve kendi aramızda anlaş8ğımız bilimsel yöntemlere göre takip edilir. Herkese aynı yöntemi kullanır. Bize labaratuardan kimliklendirme bilgisi geldiğinde ertesi günü, mümkün değilse de en kısa zamanda aileye bildirmekle yükümlüyüz. Bunu bildirip anla8rız. Sonra aile psikologlar tara$ndan hazırlanır. Hazırlandıktan sonra kendilerine hakları anla8lır. Bu ziyaretleri sırasında kendilerine bilimsel yöntemler anla8lacağı, sorularına cevap verilebileceği her bir ortam sunulur. Tek cevap verilmeyecek olan soru ‘Kim tara$ndan’

HABER

Gülden Plümer Küçük

sorusudur. Orada gizlilik vardır. Bir de bizim yine görev yönergemiz çerçevesinde sorumluları bulma göreviz değil, nasıl öldürüldüğünü bulma da bizim görevimiz değildir. Ama yine de biz kayıp şahıslar komitesi olarak bütün ailelere kalın8lar üzerindeki travmaları sözlü olarak anla8yoruz. Üzerinde kurşun yarası varsa ailelere anla8yoruz. Biz üç üye böyle bir karar almış8k. Fakat bunu yapmamamızın birkaç nedeni var. Birincisi ailelerin bazı şeyleri bilme hakları var. Zaten bariz olan şeyler bunlar. Çünkü zaten bu ölüm nedeni olarak da geçemez. Çünkü hiçbir şekilde biz o şahsın nasıl öldüğünü bilemeyiz. Mümkün değil bu. Biz sadece kalın8lar üzerindeki travmaları söylüyoruz. Kalın8lar üzerindekiler ölüm nedeni değildir. Ölüm nedenleri bilinmiyor. Yazılı olarak da iki rapor veriyoruz. Biri DNA raporları, diğeri de kazı raporlarıdır. İkisini de veriyoruz. Her kayıp yakınına defin için 1900 EURO yardım yapıyoruz ki mezar yapabilsinler. Kendilerinin istedikleri dönemde istedikleri zaman gömme hakları vardır. Bizim vazifemiz kalın8ları istedikleri zaman istedikleri yere teslim etmek7r.

Kayıp yakınlarıyla kurulan ilişkide siz duygusal olarak kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Bütün Kayıp Şahıslar Komitesi’ndeki insan kaynakları yereldir, iki toplumludur ve gençlerdir. Benim gözlemlediğim devamlı bu işte kazıp çıkarıp onları analiz edip de bir sonuca vardıran insanlarımız, çalışanlarımız ve bilim insanlarının çok etkilendiğidir. Onlara da psikolojik destek vermek için programlar yapıyoruz. Çok duygusal bir iş7r yap8ğımız. Tabii ki en büyük ödül de, bu insanların 50 seneden sonra acılarına bir kapanış ge7rmek7r, bu gerçekten inanılmazdır. İnsan ilk ne olacak diye düşünür. Ama öyle bir şey değil bu. Bu acı ve bu travma, yani siz eğer kaybınızı defnetmezseniz, toprağa vermezseniz, öldüğünü kabul etmezsiniz; o dönemi yaşamazsanız her zaman açık8r o travma. İnsanlar kayıplarını ne zaman olursa olsun aldıklarında o kapanışı ge7rebiliyorlar. Yaşadıkları zorlukları, çek7kleri acıları geçirmesi mümkün değil. Bu zaten en doğal insan haklarıdır. Bize çok teşekkür ediyorlar. Zaten insanların bizimle işbirliği yapması, insani konularda çok önemli. Her iki tara%a da bize yardım eden insanlar var. Bu kadar gömü yerini nerede bulabiliriz. Listemizde daha kazmamız gereken 200 gömü yeri var. 9 ekip ile! Onun için duygusaldır, bilhassa ailelerin bulunup kimliklendirdikten sonra o kalın8ları ziyaretleri, onlarla vedalaşması çok duygusal bir aşamadır. Zaten bütün proje de bu aşama için kurulmuştur. 2001 Kaybın Yarısı Çıkarıldı; Rakamlar Bugüne kadar 2001 kişinin 994 tanesini kazıp çıkar:k. Yani yaklaşık %50’si kazılıp çıkar8lmış8r kayıplarımızın. Bunların içinde 419 tanesini kimliklendirdik. Ağustos ayı ista7s7klerine göre 344 Kıbrıslı Rum, 75 Kıbrıslı Türk! Bugün sanırsam bu rakamlar daha fazladır. 2006’dan 2011’e kadar Güney Kıbrıs’taki çalış8ğımız DNA labaratuarı ar8k bizim bazı istek ve ih7yaçlarımıza karşılık vermediğinin farkına vardık. Ve üç üye olarak bu labaratuarla bir pazarlığı oturduk. Anlaşamadığımız için de uluslararası ihaleye çıkarak 2012’den i7baren Bosna’daki bir labaratuar ile çalışmaya başladık.


HALKIN SESi

HABER

30 Ekim 2013 Çarşamba

05

Neden anlaşamadınız? Bizim bir takıp bilimsel isteklerimiz vardır. Daha hızlı çalışma bazı bilgileri bizimle paylaşmak gibi... İş akışı noktasında anlaşmıştık. En önemli neden bu idi. Ama bunun yanında hızlandırmak istediğimiz için ekiplerimizi de çoğalttık. Kazı ekiplerini 6’dan 9’a çıkarttık. Labaratuarı değiştirdik. Labaratuarı değiştirirken kendi ara bölgedeki antropoloji labaratuarının yanına bir de küçük genetik labaratuarı açtık. Kimliklendirme sonuçlarını kendimiz de değerlendiriyoruz orada. Bunları yaptıktan sonra proje 2011 yılında bir duraklama yaşadı. Her değişim bir sorunla oluyor maalesef. Fakat 2013’de bütün bu değişimler etkili ve etkin olarak yürürlüğe girince 2013’de şu ana kadar 100 tane kimliklendirme yapıldı. Bunun da geçmesini bekliyoruz. Kazılarımız da gayet iyi. Kazılar için ayrı eğitim veriliyor mu? Bütün personel için eği6mler verilmekte. Ama şunu da söyleyebiliriz sevinerek; şuanda bizim Kayıp Şahıslar Komitesi eği6m almak yerine eği6m vermeye başlayan bir proje haline geldi. Bilimsel dünyaya katkılar yapıyor. Kazı yöntemlerimizi geliş6rmeye başladık. Yöntemlerimiz uluslararası bültenlerde yayınlandı. Bize gelip danışan Balkan ülkeleri var, Irak’tan var. Irak’ta kurulan ayıplarla ilgili komitenin bazı personelleri bizim labaratuarlarımızda stajer olarak eği6liyor. Bu tür danışmanlık da yapmaya başladık. 7 seneye ulaşan bir projenin ar7k öğrenme değil öğretme aşamasına geç6ğine inanıyorum. Bizim bütçemiz 3 milyon dolardır. Fakat bugün en büyük sorunumuz hızlı çalışmamız gerekliliğidir. Çünkü 50 seneden sonra kayıp yakınları ölüyor. Hızlı çalışmak demek daha çok ekip, daha çok DNA yap7rma demek. Bu da bütçe demek. Bütçemizin bize verdiği bir kısıtlama çerçevesinde her şeyi yapabiliriz. Daha çok kazamıyoruz, daha çok araç kiralayamıyoruz. Bütün bunlar karşılaş7ğımız zorluklardır. Bunun yanında hala daha bilgi akışı hızlı bir şekilde bize ulaşıyor. Bilgi aktarımı nasıl oluyor? Araştırmacılarımız ulaştığı kadar bizim de kendimizin insanların direk arayabilecekleri bir iletişim numaramız var, 181 diye. Bu şekilde bilgi toplamamız devam ediyor. Karışık gömü yerlerinde kemiklerin ayrılmasında sıkıntı oluyor mu? Şimdi herkes diyor ki niçin bu kadar uzun sürüyor. Bazı bölgeler vardır ki kazı ı.5 sene sürer.

Mesela 3-4 km’den topladığımız dağı7lmış kemikleri 1.5 senede topladık. Bazı kuyular vardır. 6-7 ayda çıkartabildik kemikleri. Bunun kazısı 1 sene sürer. Bir de bu kadar karışık gömü yerlerinden çıkan insanların analizi uzun sürer. Bir araya ge6rilmesi de o kadar zaman alır. Antropologlar bulmaca yapar gibi bilimden faydalanarak bütün bu kemikleri birleş6rmeleri lazım. Bunlar hep zaman ister. Doğru kemikleri doğru insanlara vermek gerek. Zaman çok önemli. En büyük rakibimiz zamandır. Ama zamanı kısıtlayalım diye de yapacağımız işin kalitesinden ödün veremeyiz. Kısa sürede çok fazla insanın işe alıp da sonra işten atamayız. Bir takım hassasiyetleri düşünerek dengede gitmek lazım. Tekke Bahçesinde gömülü olduğunu bildiğimiz kemikler var. Tekke bahçesinde de kayıplar vardır. Kazmayı bekliyoruz. Sıradadır.

Askeri bölgelerde kazı yapabiliyor musunuz? Bizim sivil bölgeler yerinde askeri otoriteler tarafından kontrol altında olan bölgeler de vardır. Askerin kontrolü olan yerlerde de bazı gömü yerleri olduğu ortadadır. Bunların hepsi kayıt altına alınmıştır. Ve bunlardan da bugüne kadar 2006’dan günümüze 22 tane izin aldık. Bundan sonra da alacağımıza inanıyorum. Toplam kazmamız gereken 30 adet yer daha var. Yarın bu rakam arta da bilir. Bunlar da zaman içinde izin verileceğine inanıyorum. Kazılacaktır. Şu ana kadar ekiplerimizin kazı yeri bulma sıkıntısı yok. Bu izinler verildikten sonra da hiçbir sıkıntı ile karşılaşmadık. İki toplumlu ekiplerimiz iki toplumlu olarak gidip oralarda kazı yapmıştır. Tabii askerin kontrol altında tuttuğu yerlerin değişik sıkıntıları vardır. Bazıları atış alanındadır, bazılarında patlayıcı maddeler olabilir. Açık alanlar değil bunlar. Bu alanlar uygun olduğunda uygun olan yerlerden bize izin verilmektedir. Yerel bir gazetede çıkan bir haberde "kemikler buzluklarda tutuluyor" deniliyor. Taşkentlilerin kendi ayrı bir komiteleri vardır. Bizim vazifemiz definle ilgili değildir. Biz kalıntıları aileye teslim ettikten sonra defin tamamen onların sorumluluğundadır. Biz sadece defin parasını veriyoruz. Her birine eşit olarak. Bu şahıslar, kim olursa olsun kimliklendirildikten sonra defnedilene kadar bizde bekletiliyor. Aile kendi istediği zaman istediği yere, bize söyleyince o kalıntıları ulaştırıyoruz. Henüz bizden teslim alma istediği gelmemiştir. Gelmediği sürece de bizim ara bölgedeki labaratuarda özel kalıntıların tutulduğu yerde bekletiliyor. Bunlar buzluk değildir. Bunlar özel ısıda tutulan özel yerlerdir. Çünkü mantar ürememesi için her zaman, yazı kış aynı sıcaklıkta kalması gerekiyor kemiklerin. Bu bir odadır. Ama bu buzluk değildir. Muratağa ve Sandallar var mı listenizde? Evet. Bu kayıplar bizim tarafımızdadır. Bunların tekrar çıkarılıp tekrar gömülmesi olmuştu eskiden. Fakat ben incelediğimde bu çıkarılıp tekrar gömülürken insanların kimlikleri belli değildi. Şu anda köy halkı açmak istemediği için biz de bekliyoruz. Bizim burada zaten yapmak istediğimiz insanlara hizmettir. İnsanlara acı vermek değil.

Kıbrıslı Türklerin ve Rumların geçmişle yüzleşmesi, acılarını paylaşması adına bu projeye ilgili ne söylemek istersiniz? Bu projenin birkaç önemli boyutu vardır. Birinci boyutu insancıl olmasıdır. Büyük insan hakları konvansiyonunda insan haklarından olan insanların kayıplarının ne olduğunu bilme ve defnedilme haklarına cevap veren bir proje olması çok önemli bence. İkinci iki toplumlu olması çok önemli. İki toplumlu bir projedir. İki toplumun gençleri beraber ve eşit şartlarda çalışarak empa6 yaparak bunu gözlemleyebilmektedirler. Yakınlaşma oluşturan bir projedir. Uzun süre kayıplar meselesi sorun oldu, tabu oldu, iki tara$an da poli6ze edildi. Ama bu projeyle gerçekler ortaya konuldu. Her iki tara#n da çek6klerinin aynı olduğu ortaya konulmuştur. Dördüncü boyutu eğer Kıbrıs adası üzerinde bir barış yapılacaksa bu kara tarihimize bu acılarımızı adres edilmesi kapanış ge6rmesi gerekir. Bu yönden de önemlidir. Bu tek üç üye olarak düşünmeyin. Çünkü her üye kendi cumhurbaşkanı ve kendi otoriteleri tara#ndan oraya atanmış7r. Biz insancılız, otonomuz desek de kendi otoriterlerimizi temsil ediyoruz, kendi ülkemizi kendi devlet yapımızı temsil ediyoruz. Orada da bu işbirliği içerisinde birbirimizi anlama ve saygı duyarak çalışmaya çabalıyoruz ediyoruz. Bu da çok önemli bence. Bu kadar zorluğa rağmen bu proje yürüyor. İnsanlarımız da bu projeye inanmış. Ben şunu da gözlemliyorum, bütün bu kayıp aileleri, ki en çok acı çekenler onlardır, kayıplarını bulduğunda hep barış mesajı vermek is6yorlar. Kimse bir daha bunu yaşamasın diye. Bence şu ana kadar başarılı gidiyor. Kayıp ailelerinin bazıları daha affedici olabiliyor. Bazıları daha affedici, daha çok işbirliği yapıyorlar, çoğu bilgi vermede işbirlikçidir. Şu an üç üyenin bir başka hedefi vardır. Kayıp ailelerini daha çok yakınlaşma. Bunun için son iki senedir kayıp ailelerine yönelik bazı ak6viteler yapıyoruz. Geçen sene ara bölgede Ledra Palace’de kayıp ailelerini davet e8k. Orada bütün kayıplarımızın resimlerini görüntüleyerek, klasik müzik çalarak anma yap7k. Bu aileleri yakınlaş7rmaya daha iki toplumlu hale ge6rmeye çalışıyoruz. 2014’ün başlarından da yine kayıp ailelerine yönelik ak6viteler yapmak is6yoruz... Şimdi de ailelerin daha çok birlikte bir şey yapabilecekleri bir sa!aya dönüşüyor...”


06

10 bin ton yükle geldi HALKIN SESi

HABER

30 Ekim 2013 Çarşamba

Türkiye’den KKTC’ye deniz al+ndan suyu ge*recek olan karasal bağlan+ boruları, 10 bin ton yüklü gemiyle Gazimağusa Limanı’na geldi



“Asrın projesi” olarak nitelendirilen, Türkiye’den deniz al6ndan KKTC’ye su ge5rilmesi projesi çerçevesinde kullanılacak karasal bağlan6 boruları ve aksamlarının ilk bölümü dün sabah Gazimağusa Limanı’na geldi. Boruları ve aksamları taşıyan 190 metre uzunluğundaki Panama bandıralı “Zhou Shan Haı” isimli gemi dün sabah 10 bin ton yükle saat 07.30 sıralarında limana giriş yap6. Geminin KKTC acentesinden alınan bilgiye göre boru ve bağlan6 parçalarının taşınmasına yarından i5baren başlanacak. Boruların 3-4 bölgeye taşınacağı bildirilirken, ikinci par5 boruların ise bir ay sonra geleceği kaydedildi.

“İnsanların ruhu karardı”

Leoşa Türk Belediyesi’nin TDP’li Belediye Meclis üyesi Avukat Boysan Boyra, Kadri Fellahoğlu’nu, Remon Reklam şirke*ne rant sağlamakla eleş*rdi

Le#oşa Türk Belediyesi ve Le#oşa’daki reklam panalorı ihaleleri yine gündemde. Kıbrıs6me Haber Müdürü Çiğdem Aydın’a konuşan Le#oşa Türk Belediyesi’nin TDP’li Belediye Meclis üyesi Avukat Boysan Boyra, Kadri Fellahoğlu’nu, REMON Reklam şirke5ne rant sağlamakla eleş5rdi. Boyra, “Joker LTD. CTP’li Mehmet Vaiz ile CTP’li babası Eşref Vaiz’in birlikte kurdukları bir Ltd olmakla beraber bu kişileri Remon reklam hizmetleri LTD’nin de KKTC dis5rbitörüdür, bunu da kamuoyu bilmedir” dedi. Boysan Boyra, Le#oşa Türk Belediyesi’nin 2010 yılında reklam panolarıyla ilgili ihaleye çık6ğını anlatarak ihaleye çıkış süresinin ve sonuçlandırılmasının çok hızlı bir süreçte gerçekleş5ğine dikkat çekerek “O kadar hızlı oldu ki başka firmalar hazırlanıp teklif bile sunamadı, dolayısıyla ihale de tek ka6lımcı olan Remon Reklam Hizmetleri Ltd’ye kaldı” dedi. Boysan Boyra, asli konunun ihale komisyonu tara"ndan bir karara bağlanmamış olması olduğunu belir7. İhale komisyonunun karar vermek için toplandığını fakat ilgili ihaleye tek bir firmanın ka6ldığının görüldüğünü kaydeden Boyra, İhale Komisyonu’nun ka6lımcı tek bir firma olduğu için ihaleyi

Boysan Boyra

Hukuk Dairesi görüş



Çiğdem AYDIN

sonuçlandırmadığını belir7. İhale Komisyonu’nun ihaleyi sonuçlandırmadan Belediye Meclisi’ne karar vermesi için gönderdiğini anlatan Boyra, Belediye Meclisi sanki ihale konusunda karar verilmiş ve ihaleyi Remon’a bırakmış gibi ihale komisyonunun “karar vermediği” kararı onaylandı” dedi . Durumun çok komik olduğunu belirten Boyra “Ama gerçek budur” dedi. 10 yıllık sözleşme imzalanmak istendiği için konu Bakanlar Kurulu’nun kararına muhtaç olduğundan sanki Remon ihaleyi kazanmış ve Bakanlar Kurulu onaylayacak gibi Bakanlar Kuruna Remon sözleşmesinin sunulduğunu anlatan Boyra, Bakanlar Kurulu ise İhale Komisyonu’nun karar vermemiş olduğu kararı hazırlanan sözleşmenin yapılabileceğine ancak sürenin 10 yıllık olamayacağına kanaat ge5rildiğini ifade e7. Bakanlar Kurulu 10 yıllık olan sözleşmeyi onaylamayarak ancak 8 yıllık süre olması gerek5ğini bildirdiğini ifade eden Boyra, daha sonra 10 yıllık sözleşmenin eski LTB Başkanı Cemal Bulutoğluları’nın düzeltme yazısı ile yapılmış ve yürürlüğe konulmuş olduğunu vurguladı. Boysan Boyra,tüm bunlar yaşanırken olması gerekenin 8 yıllık sözleşmenin yeniden yazılarak Bakanlar Kurulu’nun yeniden onayına sunulması gerek5ğini vurguladı. Bunun yapılmadığını gerek ihalenin kazanılmasına dair düşünce ve

davranış, gerekse Bakanlar Kurulu’nun düşünce ve davranışının hukuken geçersiz olduğunu belirten Av.Boysan Boyra “Şu anda Remon ile yapılan bu sözleşme hukuken geçerli bir sözleşme değildir” dedi. Le#oşa Türk Belediye Başkanı Kadri Fellahoğlu’nun İçişleri Bakanlığı vasıtasıyla Başsavcılıktan sözleşme ile ilgili görüş istediğini belirten Boyra, “Belediye Meclisi’nin bu konuyu görüşerek bir karara bağlama yetkisine sahip olmasına rağmen Fellahoğlu Başsavcılık’tan görüş almayı tercih e7” dedi. TDP Boyra, konunun yeni olmadığını son yaşanan Genel Seçim öncesinde bu konunun Belediye Meclisinde tar6şıldığını ve şirke5n temsilcisi olarak Mehmet Ekin Vaiz’in toplan6ya ka6larak ihalenin iptali halinde LTB’nin başına tazminat ödemelerinin geleceğini söylediğini iddia e7. Yine Belediye Meclis üyesi olan Avukat Tevfik Mut’un da bu konuşmayı tehdit olarak gördüğünü belirten Boyra, bu sözleşmeyi fes etmek yerine LTB’ye daha fazla reklam geliri ge5rebilenin yollarının da tar6şıldığını anla8. Çözümün boş alanlara daha fazla reklam panosu koymak olmadığını ifade eden Boyra “Ben buna karşıyım Le#oşa kent olmaktan çıkıp kocaman bir reklam panosu olamaz, Le#oşalı ar6k bu kirliliğin al6nda ezilmemeli, insanların ruhu karardı” dedi.

Çiğdem AYDIN

Batık bankalar 2001

KKTC’de öğrendim ki gözünü dört açman lazım! Neden ? Her an her şey değişebiliyor da ondan hem de öyle hızlı dönüyor ki bazı dolaplar başının dönmemesi imkansız .. Son dönemlerde 2001 yılında adeta sonbaharda dökülen yaprak misali KKTC’de batıp giden bankalar krizi yaşanmıştı gelin birlikte o bankalar battığında neler olduğunu kısaca hatırlayalım. KKTC’de mali kriz içine giren Kıbrıs Yurtbank’ın faaliyetleri 27 Aralık 1999’da Bakanlar Kurulu kararı ile durduruldu. Aynı sıkıntıya düşen Everestbank’ın faaliyetleri ise 3 Ocak 2000’de durduruldu. İki bankanın faaliyetlerinin durdurulmasının ardından, hükümet yetkilileri, diğer bankalarda bir sorun olmadığını açıklamıştı.Sonra dönemin ,Başbakanı Derviş Eroğlu, 5 Ocak’ta, “Türkiye’den 12 milyon dolar kaynak aktarıldığını ve banka krizinin bittiğini” açıklamıştı hatırladınız mı ? Hatırlamayan için devam edeyim … Ardından kriz devam etti ve Kıbrıs Finansbank ile Hürbank’ın faaliyeleri de 28 Ocak’ta durduruldu. 4 bankaya, Bakanlar Kurulu kararı uyarınca 2’şer kişiden oluşan yönetici atandı. Bankalar, devlet kontrolünde faaliyetlerine yeniden başladı. 4 Bankanın üstdüzey yönetici ve sahipleri hakkında ise yasal işlem başlatıldı, bazılarının ülke dışına çıkışı yasaklandı. Bankalarda yapılan müfettiş soruşturmasında, verilen kredilerin büyük çoğunluğunun, banka sahiplerinin kendi şirketlerine aktarıldığı tesbit edildi … yaaa işte o paralar aslında böyle battı.. Sizce kim kimin parasını nasıl batırdı ? Sonra , Ortalıkta dolaşan dedikoduların etkisi ile, mevduat sahipleri bankalardaki parlarını çekmeye başladı. Bazı bankalar, mali bünyesinde sorun olmadığını göstermek için, trilyonları masanın üzerine yığarak, banka içinde mevduat sahiplerine sergiledi. Ortam bir süre duruldu ancak, 8 Mayıs’ta, mali durumları zayıfladığı ve likidide sorunu yaşadığı için, Asil Nadir’in sahip olduğu Kıbrıs Endüstri Bankası ile dönemin rahmetli KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın dünürü Salih Boyacı’nın sahibi olduğu Kıbrıs Kredi Bankası’nın yönetimine, devlet el koydu.Sonra Peyak geldi sıraya, krize giren 6 bankada, 60 binin üzerdinde mudi ve 120 trilyonun TL’nin (şimdi 120 milyon diyorlar yeni para birimi) üzerinde ise mevduat olduğu belirtiliyordu şimdiki gibi. Ve tabi sosyal patlama KKTC Meclisi mudiler tarafından basıldı ,çevik birlik müdahale etmek zorunda kaldı, yumurtalar, meclis kürsüsüne çıkmalar, vs…vs… ortalık savaş alanı gibiydi.. Sonra ne oldu hiçbir şey, sanki bunlar hiç yaşanmamış gibi yıllar su gibi geçti gitti.Paralar geri alındı mı davalar diğerleri için de devam etti mi ? Mesela Sayın Boyacı gitti ve ben ödeyemem dediyse ne oldu? Efendim o dönem hukuk davaları görüldü şimdi sıra sanırım ceza davalarında ve tabii devlete olan 120 milyonluk borcun tahsilinde… Bankaların sahipleri ödeyemez ise devlete olan borcunu, sıra birinci derecede olan yakınlarına geliyor anlayacağınız batık banka sahiplerinin birinci derece yakınlarının üzerinde bulunan mal varlıklarının nereden geldiği araştırılıyor mu - galiba evet … ! Dananın kuyruğu asıl şimdi kopacak kanaatimce … Bankalar battı nasıl battığını yukarıda hatırlattım hukuk davaları görüldü şimdi ceza davalarında sıra yanlışım yoksa … Anlatın bakalım birinci derece yakınlar üzerinizde var olan malları hangi tarihlerde ne iş yaparak kazandınız ? Ya da ikinci derece yakınlar, ya siz kaç yıl çalıştınız da kazandınız bu kadar parayı millet kan ağlarken ,anlatın ,bence anlatmak iyidir açılırsınız … Bu yazı burada bitmedi ikincisi yolda şimdiden meraklılarına söyleyim daha neler neler anlatacağım size mecliste hangi vekil neden batık bankaları gündeme getirdi mesela , hedefte kim neden var , bu hükümet neden bozulacak kanaatimce ve tabi kalkınma bankası ve kredileri…. Biraz da ben anlatayım içim açılsın değil mi siz anlattınız ya!


HALKIN SESi

HABER

Başbakandan söz alamadılar

Başbakan Yorgancıoğlu, Le oşa Muhtarlar Derneği heye1yle görüştü

Muhtarlar, ödeneklerinin asgari ücrete çıkarılmasını; sosyal güvencesi olmayan muhtarların ya2rımlarının yapılmasını ve derneklerine bina verilmesini istedi. Yorgancıoğlu ise finans gerek1ren taleplere söz veremeyeceğini söyledi



Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, muhtarların bazı isteklerini yerine ge7rebileceklerini ancak finans gerek7ren taleplerle ilgili vaat veremeyeceğini söyledi. Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, Le$oşa Muhtarlar Derneği Başkanı Derviş Dizliklioğlu ve Yöne7m Kurulu Üyelerini kabul e:. Kabulde Başbakan’a Derneğin muhtarlarla ilgili sorunlarını içeren bir me7n de verildi. Yorgancıoğlu’na takdim edilen me7nde, Derneğe bir bina tahsis edilmesi; muhtarlara yapılan 750 TL civarındaki ödeneğin asgari ücrete çıkarılması; sosyal güvencesi olmayan muhtarların ya8rımlarının yapılması; bölge halkı ve köyü ilgilendiren işlerde muhtarlara devlet dairelerinde öncelik verilmesi; yasalarda muhtarlara tanınan ye7lerin muhtarlarca kullanılabilmesi için düzenlemeler yapılması talep edildi. Me7nde ayrıca muhtarların iyi ilişkiler içerisinde olmasından dolayı Kemal Deniz Dana’nın Le$oşa Kaymakamı görevinden alınmaması da yer alıyor.

YORGANCIOĞLU Başbakan Özkan Yorgancıoğlu kabulde muhtarların talepleri ile ilgili olarak, muhtarların taleplerinin bazılarını yerine ge7rebileceklerini ancak özellikle Le$oşa Kaymakamı ile ilgi talepte bulunulmaması gerek7ğini söyledi. Halkın işlemleri ile ilgili devlet dairelerinde Muhtarlara öncelik tanınması ve dernek binası ile ilgili talepleri değerlendireceklerini kaydeden Yorgancıoğlu, ancak finans gerek7ren taleplerde bir vaadde bulunamayacağını söyledi. “Finansmanla ilgili ülkenin genelinde bir sıkın8 var…Vaat vermenin de doğru olmadığını düşünüyorum” diyen Yorgancıoğlu, sıkın8ların el birliği ile çözülmesi gerek7ğini kayde:. DİZLİKLİOĞLU Le$oşa Muhtarlar Derneği Başkanı Derviş Dizliklioğlu kabulde yap8ğı konuşmada, geçmiş hükümetlerle yap8kları tüm görüşmelerde muhtarlara pek çok övgüler yağdırıldığını ancak sorunlarına bir çözüm ge7rilemediğini söyledi. Dizliklioğlu, “Hizmet vermekte muhtarlar ön sa"ada ama bugüne kadar herhangi bir sorunlarına çözüm bulunmadı” dedi. Derneğin 52 muhtar üyesi olmasına rağmen bir dernek binasının bulunmaması, ek geliri olmayan Muhtarların sosyal güvenceden yoksun halka hizmet vermek zorunda kalmasından yakınan Dizliklioğlu, Muhtarlara verilen ücre7n her ay farklı bir tarihte ödendiğini belirterek ödemelerin belli bir tarihe bağlanması gerek7ğini dile ge7rdi.

Şoför okullarından eylem uyarısı Şoför Okulları Birliği, Maliye Bakanlığı’nın tüzüğe aykırı şekilde Şoför Okulu izni verdiğini belir3 ve eylem uyarısı yap2: “Sınavları durduracağız, araçlarımızı Maliye Bakanlığı önünde toplayacağız”



KKTC Şoför Okulları Birliği, Maliye Bakanlığı’nın Şoför Okulları Tüzüğü’ne aykırı bir şekilde Şoför Okulu İzni verdiğini savunarak

eylem uyarısında bulundu. Birlik Başkanı Barış Tilki yaptığı yazılı açıklamada, tüm trafik birimlerinin Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı altında toplanmasını son derece olumlu karşıladıklarını ancak Maliye Bakanlığı’nın bir hafta öncesine kadar Şoför Okulları tüzüğüne aykırı şoför okulu izni verdiğini iddia etti. Motosiklet tüzüğünde de bir takım anlaşmazlıklar bulunduğunu ileri süren Tilki bunu da Maliye Bakanı Müdür ve Müsteşarına iletmelerine rağmen kendilerine geri dönülmediğini savundu. Tilki, “Şoför Okulu izinlerinin usulsüzce dağıtılması, bizleri kaale

almadan kararlar alınması bu açıklamamıza vesile olmuştur” dedi. Maliye Bakanlığ’ının Şoför Okulları Birliği’nden görüş almadan Şoför Okulları Tüzüğü’nde değişikliğe gittiğini iddia eden Tilki, “Mungan’ın tüzüğe uymasını ve hatasını düzeltmesini aksi takdirde yargıya başvuracağımızı ve bu kararından dönünceye kadar önümüzdeki haftalardan itibaren sınavları durduracağımızı, gerekirse araçlı eylem yaparak tüm araçlarımızı Maliye Bakanlığı önünde toplayıp anahtarlarımızı Maliye Bakanı Mungan’a teslim edeceğimizi bildiririz” dedi.

30 Ekim 2013 Çarşamba

Aysu Basri AKTER

CTP'nin başkanı

Bağımsız internet gazetesi

07

www.gazete360.com

CTP'de sular durulmuyor. Bir süre önce erken seçim süreci iddialarını araş8ran komite raporunun basına sızdırılmasıyla ayyuka çıkan iç kamplaşma, Aralık'ta kurultay yapılması kararını beraberinde ge7rdi. Erken yerel seçimler öncesi kurultayı Aralık ayına erteleyen par7 sadece tüzük kurultayı mı yapacak, tarihi mi erteleyecek derken, 8 Aralık'ta başkanlık seçiminin de yapılacağı bir kurultay kararı çık8. Görünen o ki, bu kamplaşma, kurultayı çe7n ve heyecanlı geçecek bir seçime götürmeye aday. Güzelyurt Milletvekili Mehmet Çağlar, Günün Ge7rdikleri'nde ilk adaylık sinyalini vermiş7. Sürpriz çıkış, par7 Genel Sekreteri Asım Akansoy'dan geldi. Akansoy ile kısa bir telefon konuşması yap8k. Siyasi bir iddia ortaya koyduğunu ve par7deki mevcut durumun daha fazla bu şekilde gidemeyeceğini söylüyor, yeni bir model hedefi işaret ediyor. Adaylık konusunda ciddi bir heyecan taşıdığı belli. Nihai kararını daha geniş değerlendirmelerden sonra vereceğini söylese de adaylık konusunda son derece güçlü bir kararlılık içinde olduğu kesin. Par7 Genel Başkanı Yorgancıoğlu, henüz sessizliğini koruyor. Ancak bu kurultayın zaten zor başlayan başkanlık sürecini daha da zorladığı bir gerçek. Yorgancıoğlu, par7 meclisinde beklediği gücü sağlayamadı. İkinci tura gidilse muhtemelen alamayacağı bir genel başkanlık koltuğuna oturmanın sıkın8larını yaşadı. Genel Başkanlıktan haksızlıkla alındığını düşünen Ferdi Sabit Soyer ve ekibinin gölgesini her zaman hisse:. Par7nin yeterince solcu poli7kalar izlemediğini düşünen Ömer Kalyoncu karşı cephede her zaman kendisini hisse:rdi. Yorgancıoğlu da sadece kendi grubundan bir güç yaratma çabasına girdi. Ancak ne Kalyoncu ne de Soyer bu kurultayda yeniden aday olabilecek zemini göremedi. Peşinen aday olmayacaklarını açıkladılar. Yine de Yorgancıoğlu'nun eli çok rahat değil. %30'larla par7 başkanı seçilerek, par7de hedeflediği gücü yakalayamadı. Karşısında olan ve farklı düşünen, toplandığında kendisine destek vermeyecek %50'nin oldukça üzerindeki kitleyi kazanamadı. Şimdi de par7 başkanlığını yeninden kazansa bile ki ciddi bir risk al8ndadır, elini güçlendirecek çoğunluğu elde edemeyeceği oldukça yüksek bir ih7mal. Peşinen reddedilse de CTP'yi bekleyen UBP'nin sınavının aynısıdır. Par7 içinde ortak bir dil yara8lamaması ne7cesinde ortaya çıkan farklı grupların güç savaşı.

Bu savaş her şekilde yaralar açmış8r ve açmaya devam edecek7r. Şimdi sınav, bu yaraları saracak şekilde bir birlikteliğin oluşup oluşamayacağı. Farklı düşünülse bile ortak paydada ne kadar buluşulabileceği. Aslında sorun uzun zamandır tam da yumurta tavuk sorunu gibi. Siyaset üretememenin derinleş7rdiği kamplaşma, siyaset üre7minin önündeki en büyük engele dönüştü. Yıllardır par7 içinde devam eden bölünme ortak bir siyaset geliş7rilmesinin önünde en büyük engel oldu. Uzun süren tar8şmalarda kri7k konularda ortak bir siyaset üre7lemedi. Ne tezler çalıştayı açıklanabildi topluma ne de defalarca günü değiş7rilen ekonomi poli7kaları anla8labildi. Hükümet programında yer alan hedefler ile ilgili farklı görüş ve söylemler bugün de devam ediyor. Şüphesiz bu sadece en kri7k eşiklerden birinde par7yi güdükleş7rmekle kalmıyor, toplumun tamamına da yansıyor. Açık olan toplumun ikinci bir UBP sahnesine daha tahammülü olmadığıdır. İster tek ister çok adaylı olsun ih7yaç olan açık poli7kaların toplumla paylaşılabilmesidir. Bugün hüküme7n ya da CTP'nin verdiği sözlerin toplum genelinde inandırıcı olmadığı, güven vermediği ortada. Yoksa bugün hala CTP KIB-TEK'i özelleş7recek mi tar8şması yaşanmaz, hem hükümet hem par7 programında konulan hedefler sorgulanmazdı. CTP'nin mevcut haliyle devam edemeyeceği bir gerçek. Ancak poli7ka üretme iradesi yaygınlaşmadığı sürece, değişen isimler ya da yeni başkanlar tek başına bir çözüm üretemezler. Toplum seçimlerde bu meclisin neredeyse yarısını değiş7rerek, sistemin temsilcilerini sandıkta bırakarak, son derece güçlü bir mesaj verdi. Ancak siyasi irade olmadan meclisin yapabilecekleri sınırlı. Ve en kötüsü yapılan iyi işlerin zemin bulamaması ya da hayata geçememesi. CTP derin bir uçurumun tam ağzında duruyor. Önünde zorlu bir kurultay, çetrefilli bir siyaset dönemi ve Haziran'da yerel seçimler var. Le$oşa başta olmak üzere başkent belediyeleri bu kez her zamankinden çok daha zor hedefler. Buralarda gerek par7 içi bölünme ki, Le$oşa'da Kutlay Erk örneği buna önemli bir örnek7r, gerekse Le$oşa Belediyesi gibi beklen7lere yeterince cevap verilememesi, büyük bir hezimet yaratabilir. Ve böyle bir hezime9en sonra par7yi toplamak, sorunlara çare üretmek çok daha zorlaşır. O yüzden par7nin bir an önce güçlü bir başkan yaratması, kamplaşmayı kaldırıp, siyaset üretmesi şart. Aksi herkesi yaralıyor.


08

HALKIN SESi

HABER

30 Ekim 2013 Çarşamba

“İki yüzlü siyaset” TDP Genel Sekreteri Özyiğit, Hüküme.n UBP’nin poli.kalarını devam e/rmek niye.nde olduğunu söyledi ve hüküme. ikiyüzlü hareket etmekle suçladı



TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, TDP Le$oşa İlçesi IV. Olağan Kongresi’nde yap9ğı konuşmada Meclis’in gündeminde Anayasa, Siyasi Par8ler Yasası, Seçim ve Halk Oylaması Yasası ve Meclis İç Tüzüğü gibi çok önemli konular olduğuna dikkat çekerek geçmiş dönemde bu yöndeki çabaların siyasi

çıkar uğruna sonlandırılamadığını savundu. Çakıcı, “Umarız bu kez CTP, UBP ve DP samimi davranır ve par8sel çıkarlar uğruna bu süreci olumsuz sonlandırmazlar” dedi. Bu sürece her türlü katkıyı koymaya hazır olduklarını belirten Çakıcı, milletvekili transferinin yasaklanması, ülke genelinde tek liste ile seçime gidilmesi, meclis dışında kalan ancak belirli oy oranını yakalayan par8lere de devlet yardımı yapılması gibi unsurları desteklediklerini ancak halkın referandum hakkının elinden alınması ile mecliste muhalefe8n sesini kısmaya yönelik değişikliklere işe karşı olduklarını söyledi.

ÖZYİĞİT TDP Genel Sekreteri Cemal Özyiğit, konuşmasında ülkede düzen kaynaklı çok ciddi sorunlar yaşandığını, sorunların çözümsüzlüğünün temel etkenin ise irade eksikliği olduğunu savundu. CTP/BG-DP/UG hüküme8nin iki aylık dönemde önemli konularda iki yüzlü siyaset izlediğini savunan Özyiğit, İlahiyat Koleji ile 2013-2015 Ekonomik Programda hüküme8 ikiyüzlü hareket etmekle suçladı. Hüküme8n UBP’nin poli8kalarını devam e:rmek niye8nde olduğunu iddia eden Özyiğit, hüküme8 zam tehdidi ile Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun özelleş8rilmesi için zemin yaratmaya çalışmakla da suçladı.

BKP’den hükümete eleştiri

www.gazete360.com

2008 yılındaki global kriz sonrası başta Avrupa ülkeleri olmak üzere sorun ile boğuşmayan ülke yok gibi. O ülkelerdeki çözüm çabaları, çözüm yöne8mi ortodoks olsun, heterodoks olsun bize de ışık tutan unsurlar içeriyor. Geçen ha&a basına yansıyan ve çözüm bekleyen sorunların başında KIBTEK geliyordu. Yöne8m kurulu başkanının beyanatlarına göre KIBTEK uzun süreden beri görev zararı üre8yor. Sa9ş fiya9 üre8m maliye8nin al9nda ve bu zararın önlenmesi için fiyat ar9rmak zorunda. Başkalarına göre ise fiyat ar9şı geçici çözüm. Kalıcı çözümlerin bulunması gerekiyor.Zararın nedeni düşük fiyat değil yüksek üre8m maliye8. Yüksek üre8m maliye8 ise idari giderlerin (personel giderleri) ve finansman maliye8nin yüksekliğinden kaynaklanıyor. İyi de faaliyet zararı üreten (yani üre8m sonucu ar9 değer yaratamayan) kurum, nasıl para ar9rıp finansman yükünü azaltarak,finansman maliye8ni dolayısıyla üre8m maliye8ni düşürecek ve mevcut sa9ş fiyatlarında zarar üretmeyecek? Muhtemelen ELSEN’in sürekli vurguladığı tahsili gecikmiş alacakları tahsil ederek. Bu sayede sağlanan kaynak ile finansal borçlar azal9lacak. Ancak borcun önemli kısmının kamu ve belediyelere ait olduğu söyleniyor. Pekala , halihazırda bütçesi açık veren ve kasasında nakdi olmayan hazine ve/veya ayni durumdaki belediyelerden kısa sürede tahsilat yapılması mümkün mü? Değilse ve KIBTEK görev zararını uzun süre taşıyamayacağına göre kısa vadeli çözüm fiyat ar9şını gösteriyor. Orta vadede ise idari ve finansal giderleri aşağıya çekecek çözümlere odaklanacak poli8kalara ve bu poli8kalara yeşil ışık yakacak siyasi iradeye ih8yaç olacak.

*****

Basında yer alan ve çözüm bekleyen ikinci sorun ise belediyelerin mali durumları. Basından öğrendiğimize göre birkaç belediye hariç mali olarak çökmemiş belediye yok gibi. Sorunun temeli farklı nedenlere dayandırılıyor olsa dahi özünde idari giderlerin yüksekliği ile hizmetler karşılığı tahsil edilemeyen alacaklar olduğu söyleniyor. KIBTEK örneğinde olduğu gibi bu tür birbirine benzer sorunlar kamuoyunda “popülizm” olarak tanımlanıyor. Bu iki unsurun çözümü orta vadede mümkün, kısa vadede ise belediye hizmetleri fiya9 ile harçlarında ar9ş çözüm olarak görünüyor. Çünkü devlet hazinesinin durumu belediyelerin açıklarını kapa9lmasına olanak vermiyor. Hazine açığı kapatamayacağına göre, kapatmak vatandaşa kalıyor. Orta vadede belediyelerin mali sorunlarına çözüm için gereken ise, yapısal dönüşüm poli8kaları ve bunları yapacak siyasi irade.

“Çalışmayan müşavir ordusunu büyütüyorlar” 

Birleşik Kıbrıs Par8si(BKP) hüküme8n müşavirlere bütçeden 11 milyon, hayvancı ve çi&çilere ise 15 milyon TL ayırdığını savundu. BKP Genel Sekreteri Abdullah Korkmazhan yap9ğı yazılı açıklamada, Cumhuriyetçi Türk Par8si Birleşik Güçler(CTP/BG) ile Demokrat Par8 Ulusal Güçler (DP/Ulusal Güçler) hüküme8nin, kamu yöne8minde müşavirlik sistemini sonlandırma hedefine dikkat çekerek, “Üçlü kararname ile görevden alıp atamalara devam etmekte, çalışmayan müşavir ordusunu daha da büyütmektedirler” dedi. Korkmazhan, “CTP/BG-DP/UG hüküme8 bütçeden müşavirlere yıllık 11 milyon TL ayırırken, tüm hayvancı ve çi&çilere ayırdığı toplam ödenek ise 15 milyon TL’dir. Müşavirler çalışmadan, üretmeden, evde oturarak maaş çekmekte, bin bir güçlükle üretmeye çalışan hayvancı ve çi&çi ise cezalandırılmaktadır. Üretenin cezalandırıldığı, üretmeyenin ise ödüllendirildiği bu düzeni sürdürmekte ısrar etmek kabul edilemezdir” dedi. Kokrmazhan, hüküme8n üçlü kararname ile müdür ve müsteşar is8hdam ederek onlarca kamu görevlisinin daha “müşavir” adı al9nda çalışmadan maaş çekmesine yol aç9ğını belir:. Korkmazhan, müşavirliğin biran önce kaldırılması, üçlü kararname uygulamasına son verilmesi ve müşavir adı al9nda çalışmadan maaş çeken kamu çalışanlarının emekliye sevk edilmesi çağrısında bulundu.

Vargın Varer

Siyasi iradeyle çözüm bekleyen sorunlar Bağımsız internet gazetesi

*****

“Önceliğimiz yerel seçimler” TDP Leoşa İlçe Başkanlığı’na Özmen Birinci seçildi. Birinci, öncelikli hedeflerinin haziran ayında yapılacak olan belediye seçimleri olduğunu belir/



Toplumcu Demokrasi Par8si (TDP) Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, meclisteki par8lere Anayasa, Siyasi Par8ler Yasası, Seçim ve Halk Oylaması Yasası ve Meclis İç Tüzüğü üzerinde değişiklik çalışmalarında par8sel çıkarları bir kenara bırakmaları çağrısında bulundu. TDP Le$oşa İlçesi IV. Olağan Kongresi yapıldı. Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası binasında yer

alan kongrede TDP Le$oşa İlçe Başkanlığına Memduh Çeto yerine oybirliği ile Özmen Birinci seçildi. İlçe Yöne8m Kuruluna ise İlşen Tuncerler, Nesip Nalcıoğlu, Mustafa Karadayı, Ali Vehid, Şafak Gürçınar, Çağan Özatay, Savaş Toksöz ve Savaş Çakıcı ge8rildi. TDP Le$oşa İlçe Başkanlığına seçilen Özmen Birinci ise, öncelikli hedeflerinin haziran ayında yapılacak olan belediye seçimleri olduğunu belir:. Birinci örgütlenmeye ve köy ziyaretlerine de önem vereceklerini kayde:. ÇETO TDP Le$oşa İlçe Başkanlığı görevini devreden Memduh Çeto da konuşmasında kurumsallaşmanın yanında, birlik ve beraberlik içinde hareket edilmesinin önemine dikkat çek8.

Basında yer almayan ancak bilinen diğer bir sorun ise devle8n iç borç yükü. Borcun önemli kısmı bankalara ve sosyal fonlara olmasına rağmen,bugüne kadar hükümet etmiş iradeler için sorun olarak görünmüyor olacak ki, çözümü için her hükümet döneminde pek bir şey yapılmıyor. Bir şey yapılmayınca da borç tutarı faizi ile birlikte büyüyor. Büyüdükçe de ekonomi üzerindeki sistemik risk ağırlığı ar9yor. Bunun yukarıda değinilen diğer iki sorun gibi kısa vadede vatandaş tara#ndan ödenebilir durumu da yok(ama orta vadede vatandaşın başına patlayacağı kesin). Yapılması gereken, önce iç borç faizlerinin düzenli ödenmesi, bu sayede büyüyen ekonomi ile borcun milli gelir payının görece küçültülmesi. Ancak , hazinenin geliri cari giderlerini dahi karşılamazken iç borç faizi nasıl ödenecek? Siyasi irade önce bu gideri her ay ödenen kamu çalışanlarının maaşları gibi ödenmesi zorunlu bir kalem olarak görecek. Sonrada bunu ödeyecek iradeyi gösterecek.

*****

Bu ha&a basında muhtemelen devle8n batan vatandaşı kurtarma çabası olan mazbata sorunu tar9şılır olacak. İroniye bakın ki, asıl ba9k olan devle8n kendisi iken , devle8 kurtarma gayre8 göstermeyen siyasi irade ba9k vatandaşları kurtarma çabası peşinde. Oysa devlet batarsa , bu çaba bir işe yaramayacağı gibi sağlam olanları da götürecek. Özetle gündemimizde çözüm bekleyen KIBTEK, Belediyeler ve Devlet İç Borç Yükü var. Kısa vadeli çözümler vatandaşın cebini, orta vadeli(yapısal) çözümler ise siyasi iradeyi işaret ediyor. Bu arada sahi!... Biz son dört yılda hangi sorunları çözmüştük?


HABER

HALKIN SESi

09

“Temel ilkeler olmazsa olmaz” 30 Ekim 2013 Çarşamba



Rum lider Anastasiadis, ilk arzusunun en hızlı şekilde işgalden kurtulmak olduğunu söyledi ve “Çözümün şeklini belirleyen temel ilkelere şüpheyle bakıldığında, bir diyaloğun bu koşullar al.nda başarıya ulaşması imkânsız” dedi

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’in AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’ya mektup göndererek, AB’nin Kıbrıs sorununun çözümü müzakerelerine temsilci atamasının kendisine yardımcı olmayacağını belir5ği iddia edildi. Poli3s ve diğer gazeteler, Downer’in Barroso’ya bir mektup göndererek, Kıbrıs Rum tara!nın talebi olan, müzakerelere AB temsilcisinin atanmasının “gerekli olmadığı ve bu temsilcinin kendisinin işini kolaylaş4rmayacağı” görüşünü bildirdiği yönünde bilgiler olduğunu, Rum Yöne3mi Başkanı Nikos Anastasiadis’in yap4ğı açıklamada ise bu bilgileri “yalanlamadığını” yazdılar. Gazete, Downer’in Barroso’ya mektup gönderdiğine ilişkin bilgilerin 28 Ekim “Ohi Günü” sebebiyle Güney Le"oşa’da gerçekleş3rilen resmi geçit törenine ka4lan Anastasiadis’e “bir gazeteci tara!ndan” sorulduğunu, Anastasiadis’in ise “yorum yok” yanı4nı vererek, mektubun varlığını “yalanlamadığını, aksine doğrulamış olduğunu” iddia e5. Haberde, Birleşmiş Milletler’den (BM) bir kaynağın ise gazeteye yap4ğı açıklamada, Downer’in böyle bir mektup gönderdiğine ilişkin iddiaları yalanladığı, Rum hükümet yetkililerinin ise böyle bir mektubun varlığından haberdar olmadıklarını ifade e5kleri belir3ldi. Gazete, Rum hüküme3nden bir kaynağın, Downer ile Barroso arasındaki bir görüşmede, konunun sadece sözlü olarak ele alındığını söylediğini belir3rken Downer’in Barroso’ya mektup gönderdiğine ilişkin ufacık bir değinmenin Rum siyasi par3lerinin tepki dolu açıklamalarda bulunmaları için yeterli olduğu yorumunu yap4. ANASTASİADİS: “TEMEL İLKELER OLMAZSA OLMAZ” Öte yandan Anastasiadis, 28 Ekim törenlerinin ardından gazetecilere yap4ğı açıklamada, “arzu edilen çözümün şeklinin temel ilkeleri kuşku al4nda olduğu sürece Kıbrıs sorununa ilişkin müzakerelerin sonuç vermeyeceğini” iddia e5.

Hrisostomos, Kıbrıs konusunda Anastasiadis’e tam desteğini ile/ Habere göre Anastasiadis, Brüksel’deki temaslarına ilişkin olarak “Herkes, yeni bir müzakere sürecinde gerekli olan şeyin yeni, gerçek bir dinamizm olduğunu anlıyor. Sadece müzakereler olsun diye ve güya müzakereler başladı gibi geçici bir başarı için bir diyalogun yinelenmesini isteyeceklerine inanmıyorum” şeklinde konuştu. Kıbrıs Rum tara!nın ilk arzusunun “en hızlı şekilde işgalden kurtulmak olduğunu” vurgulayan Anastasiadis, “çözümün şeklini belirleyen temel ilkelere şüpheyle bakıldığında, bir diyalogun, bu koşullar al4nda başarıya ulaşabileceğine inanılmasının man4ksız olduğunu anlayabilirsiniz” ifadesini kullandı.

“Yerim dar noktasını da geçtiler” Toparlanıyoruz Hareke- lideri Kudret Özersay, Kıbrıs Rum liderliğinin görüşmelerin başlamaması için son al. aydır bahane sürdüğünü belir/ ve “Yerim ve yenim dar noktasını çoktan geç-ler” dedi

Kudret Özersay



Toparlanıyoruz Hareke3 lideri ve Cumhurbaşkanı eski Özel Temsilcisi Kudret Özersay, Kıbrıs Rum liderliğinin görüşmelerin başlamaması için son al4 aydır ortaya koyduğu bahaneleri, bunların elinden alınması durumunda bir diğer bahaneye yönelmesini ve son olarak da Downer’in görevden alınması talebini gündeme taşımasını ironik bir dil ile anlatan yazısını sosyal medya ortamında paylaş4. İşte Özersay tara!ndan sosyal medya ortamında paylaşılan o yazı: Sıra Downer'a geldi anlaşılan... Önce "ekonomik kriz var, süre lazım" denildi, süre verdiler; sonra "yakınlaşmaları kabul edemem" denildi, tüm konularda anlaşılmadan hiç bir konuda anlaşılmış sayılmaz ilkesi ile gönlü edildi; Daha sonra "ortak açıklama olmalı" denildi, BM ortak açıklama yazdı, önerdi beğenmedi; "ortak açıklamada benim istediklerim olmazsa olmaz" denildi, "varsın ortak açıklama olmadan görüşelim" esnekliği gösterildi, "ortak açıklama yoksa görüşmeler başlamaz" denildi; yetmedi "Türkiye ile görüşmezsem görüşmeler olmaz" dedi, buyur çapraz görüşme ile Türkiye ile de görüş denildi; o da yetmedi "AB sürece dahil olmazsa, temsilci atamazsa görüşmem" dedi, “Barosso'nun temsilcisi zaten BM ekibinde, AB

başlığına BM görevlisi olarak o bakıyor" denildi; -"o temsilci yetmez, siyasi bir özel temsilci atasın ab" dedi, bu kez AB'den "sen önce görüşmelere bir başla da sonra onu düşünürüz" yanı4nı aldı; --"biz ABD ile çok iyiyiz, her alanda ve özellikle doğal gaz alanında ABD'yi yanımıza aldık, üst düzey görüşmeler yap4k" dedi, belirli bir tolerans ertesinde "e hadi ama uza6nız, bu görüşmelere başlayacaksanız başlayın" yanı4 geldi; --yetmedi, "AB'nin temsilci atamasını Downer tara!ndan AB'ye bir mektup yazılması engelledi" iddiasını ortaya a6, BM açıklama yaparak "kusura bakmayın ama AB'nin zaten bir temsilcisi bizim ekibimizde yıllardır var ve bizden böyle bir mektup gitmedi" yanı4 geldi; --ve sonuçta Rum meclis başkanı ile bazı Rum siyasi par3 yetkilileri, "bu Downer ar4k gitmeli" dediler biraz daha güçlü bir şekilde...Downer giderse, yeni temsilci ataması vs derken, Türkiye'de seçimler gelir, bu süreç başlamadan bir başka bahara havale edilir... desene sen, yerim ve yenim dar noktasını çoktan geç3n, oynamak istememenin de ötesinde, ar4k gelin yahut damat dahi olmak isteyip istemediğin belirsiz...Bu statükonun her iki taraf açısından da sürdürülebilir olduğu algısı sürdüğü sürece müzakerelerden (ki henüz başlayamadı) medet ummak gerçekten gerçekçi değil.

BAŞPİSKOPOS HRİSOSTOMOS’TAN ANASTASİADİS’E TAM DESTEK Gazete, 28 Ekim törenleri sonrasında tüm Rum siyasi par3 yetkililerinin ve Başpiskopos II. Hrisostomos’un da açıklamalarda bulunduklarını, Hrisostomos’un Kıbrıs konusunda Anastasiadis’e tam desteğini dile ge3rdiğini yazdı. Habere göre Hrisostomos, Anastasiadis’in “sadece müzakere olsun diye müzakerelerin tekrar edilmemesi gerek3ği şeklindeki görüşüne tamamen ka4ldığını” belirterek müzakerelerin, temelin doğru hazırlanmasının ardından başlaması gerek3ğini” öne sürdü. Rum Adalet Bakanı Yonas Nikolau ise, Larnaka’da gerçekleş3rilen 28 Ekim törenlerinde, “Türkiye’nin, ortak açıklamanın yapılması gerekliliğine ikna olmaması halinde müzakerelere başlayamayacaklarını” ifade e5.

BM’den mektup yalanlaması Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler, Downer’in, Avrupa Komisyonu Başkanı’na müzakerelerle ilgili mektup gönderdiği iddialarının gerçek olmadığını açıkladı



Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’in, Avrupa Komisyonu Başkanı’na müzakerelerle ilgili mektup gönderdiği iddialarının gerçek olmadığını açıkladı. Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler’den yapılan yazılı açıklamada, 28 Ekim’de Kıbrıs Rum basınında yer alan Downer’in Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’ya mektup yazdığı haberlerinin gerçek olmadığı belir3ldi. Birleşmiş Milletler’in, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs’taki Çözüm sürecinde yer almasından memnun olduğu kaydedilen açıklamada, “Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler, Barosso tara!ndan Birleşmiş Milletler Özel Danışmanı ve ekibine yardımcı olması için atanan Avrupa Komisyonu Başkanı Temsilcisinin son dört yıl içerisinde düzenli olarak bulunmasından yararlanmış4r” denildi. Barosso’nun söz konusu temsilcisinin Avrupa Komisyonu hukuk biriminden Pieter Van Nuffel olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada “Yanlış bilgi yayma özellikle görüşmelerin mevcut aşamasına yardımcı değildir. Ortaya çıkan iddialar hoş olmayan bir gecikme teşkil etmektedir” ifadeleri kullanıldı.


10

HALKIN SESi

HABER

30 Ekim 2013 Çarşamba

Rehberler Birliği Yöne'm Kurulu üyesi Mustafa Tolgalı, Mağusa’daki Othello kalesinin dünyaca ünlü bir kale olduğunu; fakat bunu pazarlayamadığımızı vurguladı

“Othello’yu pazarlayamıyoruz” 

Yakın Doğu Üniversitesi Psikoloji Danışmanlık ve Rehberlik Servisi “Kıbrıs’ı Tanıyalım” adlı konferans düzenledi. Rehberler Birliği Yöne0m Kurulu üyesi Mustafa Tolgalı tarandan verilen konferansta Kıbrıs anla1ldı. Mustafa Tolgalı, Kıbrıs’ın 9 bin yılda 25 krallığın hüküm sürdüğünü, tarihinin Neoli0k Çağa dayandığının al1nı çizerken,kayıp şehir Atlan0s’in güneydeki Limasol açıklarında olduğu söylendiğini ifade e3. Mağusa ken0nin dünyada sayılı kentlerden biri olduğunu, Othello kalesinin dünyaca ünlü bir kale olduğunu fakat bunu pazarlayamadığımızı vurgulayan Tolgalı, Mağusa kalesinin

Osmanlı’nın almaya çok zorlandığı bir kale olduğunu belir3. Mustafa Tolgalı, Mağusadaki 1200’lü yıllarda yapılan katetral,şuanki hali ile Lala Mustafa Paşa Camii ve Leoşa’daki Selimiye Camii’nin Lüzinyan döneminde yapıldığını ve Osmanlı döneminde camilere çevrildiğini söylerken, Ortadoğu’da bu denli katedrallerin olmadığını çünkü Lüzinyanlar döneminde yapıldığını sözlerine ekledi. Tolgalı, Kıbrıs adasının tamamında 119 tane endemik bitki (Kıbrıs’a özgü) olduğunu, sadece KKTC sınırları içinde 19 tane Endemik Bitki olduğunu söyledi.

İnternet gazeteciliğinde yeni soluk ajanscyprus.com haber sitesi, yayın hayatına resmen başladı



Ülkemizde internet gazeteciliğine yeni bir soluk daha… Ajans Cyprus, ar1k yayında. ajanscyprus.com haber sitesi, dün resmen yayın haya1na başladı. Kıbrıs başta olmak üzere Türkiye ve dünyada olan tüm gelişmeleri yakından takip ederek, okuyucularına sıcak haber ulaş1racak olan sitede, her kitleye hitap edecek köşe yazarları da olacak. Konuyla ilgili açıklama yapan Ajans Cyprus Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Turan, “Ajans Cyprus olarak kardeşlik, hoşgörü ve empa0 kültürünün yaygınlaşması açısından haya0 öneme sahip haber e0k ilkelerine bağlı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriye0’nin bekasını her zaman muhafaza edecek bir yapıda olacak1r” dedi. Turan, Ajans Cyprus sitesinin her görüşten yazara yer vermekle birlikte kişilerin özgürlük hak ve menfaatlerine dokunulmaması ilkeleri arasında olacağını vurguladı. “Yayınlarımız elbe2e taraf olacak1r. Renklerimizden de anlaşılacağı üzere bir bayrak olgusunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriye0’nin yaşa1lıp korunması için taraf olacak, Anavatan Türkiyemize de tam göbekten bağlı olduğumuzu her pla/ormda vurgulamaya devam edeceğiz.

Haberleri ise hiçbir zaman sulandırmadan olduğu gibi objek0f ve hakkaniyet üzerine yayınlayacağız. Okuyucularımızın yorum ve eleş0rilerini her zaman dikkatle değerlendireceğiz” diyen Turan, okuyuculardan gelen tüm yazıları da yayınlayacaklarını bildirdi. Hüseyin Turan açıklamasında şöyle dedi: "'Bunlar kimin adamı?'' , ''Bunlar hangi par0yi destekliyor?'' türünden sorular kafanızda şimdiden oluşmaya başladığını hisseder gibi olduk. Paylaşalım; Bugüne kadar hiçbir par0nin ne üyesi olduk, ne de üyesi olacağız... Biz herhangi bir örgüt veya cemaate de üye değiliz. Biz inandığımız, bildiğimiz yolda yürümeye devam ederek okuyucuya ulaşmaya devam edeceğiz. Aslında cennet denilebilecek ama sorunlu bir coğrafyada yaşıyoruz. Her kesimin propaganda amacıyla kurduğu medya organları var. Bu sayede kitleler yönlendirilmeye çalışılıyor. Propaganda yapmayan az sayıda gazeteci ve yazar var maalesef. Ajans Cyprus olarak siyase0n klişeleşmiş üslubuna takılmadan, farklı kaynaklardan beslenerek doğru haber ve analizlerde bulunmaya çalışacağız.


EĞİTİM-SATRANÇ

HALKIN SESi

30 Ekim 2013 Çarşamba

11

İdeal öğretmen üzerine bir araştırma İdeal öğretmen olma üzerine birçok araş4rma yapılmış4r. Ben, Gazi Üniversitesi Meslekî Eği3m Fakültesi Araş4rma Görevlisi Şaban ÇETİN’in 2001 yılında yapmış olduğu araş4rmayı sizlerle paylaşmak is3yorum. Öğretme evrensel bir uğraş4r. Yaşadığımız çevrede her an ana baba çocuklarına, usta çırağına, öğretmenler öğrencilerine sürekli bir şeyler öğre3rler. Yani sürekli bir öğretme ve öğrenme durumu söz konusudur. Ancak öğretme ve öğrenmenin iki değişik işlev olduğu her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü öğretme bir kişi tarandan gerçekleş3rilirken öğrenme başka bir kişide oluşur. Çok açık ve basit gibi görülse de aslında üzerinde ciddî bir şekilde durulması gereken bir durumdur. Öğretme öğrenme sürecinin etkili olabilmesi için o iki kişi arasında çok özel bir ilişkinin kurulması gerekir. Başka bir deyişle öğretmen ve öğrenci arasında özel bir bağ kurulmalıdır. Kuşkusuz her öğrenme süreci ve sonuçlarının eğitsel değeri bir değildir. Kimileri yüzeysel etkiler bırakır. Bunlar kısa süre sonunda ya unutulur ya da kullanılabilir yeterlikte değildir, eksik3r. Kimi öğrenme sonuçları da bunun tersi, uzun süreli ve kalıcıdır. Öğrenmeyle kazanılması istenen değerlerin kolay, unutulmaması, tam ve kullanılabilir nitelik taşıması, öğrenenin kişiliğinin bir parçası, özelliği haline gelmesi ile mümkündür. Böylesi bir öğrenme sonucu da öğrencinin kendi öğrenme yaşan4sı içinde kazanılabilir. Öğrencinin öğrenme yaşan4sı, gerçek yaşan4 koşullarına dönüşmedikçe beklenen nitelikte bir öğrenme gerçekleşemez. Gerçek, bilinçli ve plânlı bir yaşan4da amaç vardır. O amaç yönünde uygun araçlarla uygun etkinlikler yer alır. Bu etkinlikleri ilgili kişi içten bir yönelişle severek, isteyerek yürütür. Çalışma sırasında karşılaşılan güçlüklere direnir. Engelleri yenmek için düşünür, birtakım çözümler üre3r ve kararlar verip, uygular. Çalışmalarını eleş3rir, durumu yorumlar. Yeni birleşimlere varır. Yeni bilgi ve görüşler, davranışlar kazanır. Böylece kendi yaşan4sı içinde kazandığı değerleri çok yönlü etkileşimlerle elde eder. Bu kazanımlar kalıcı olur, kolay kolay unutulmaz. İnsanın kişiliğinden silinmez. Bu bir etkin öğrenme biçimidir. Öğrenmeyi etkinleş3rmede öğretmenin yeri büyüktür. Öğrenmeyi etkinleş3ren öğretmen davranışlarıysa bir bütündür. Bu bütünün her öğesi önemlidir. Öğretmen sahip olduğu bilgi muhtevasını öğrencilere aktarmanın, mesleğini icra etmenin yanı sıra öğrencileri kişiliğiyle de etkilemektedir. Öğretmen dersi işlemesindeki etkililiğinin yanında öğrencilerce olumlu veya olumsuz tutum ve davranışlarıyla da değerlendirilmektedir. Öğrenciler kısa bir zaman zarnda öğretmenlerinin neye nasıl tepki vereceğini, nasıl bir kişiliği olduğunu çözümlerler. Öğrenciler, öğretmenlerinin gönderdikleri sözsüz ile3lere çok duyarlıdırlar. Adale gerilmelerini, dudak kenarlarındaki gergin çizgileri, tümüyle beden dilini okumasını hemen öğrenirler. Bu sözsüz ile3ler sözlü ile3lerle çelişiyorsa, öğrencilerin aklı karışır ya da sözsüz ile3lere inanır ve bununla ters düşen sözlü ile3leri yapmacık kabul ederler. Sını!a öğretmenle öğrenci arasındaki ilişkiler, öğrenmenin ve eği3min temelini teşkil eder. Söz ve eyleme dayalı bu ilişkiler iyi ise, sını!a olumlu

Soru:

Yandaki diyagramada verilen oyunda, beyaz renk oyuncusu birkaç hamle sonra oyunda üstünlük sağlamış ve oyunu kazanmış'r. Hamle sırası beyaz renk oyuncusunda olduğuna göre, oyunun devamı nasıl olmuştur?

bir öğrenme atmosferi oluşur; ilişkiler kötü ise, sının öğrenme atmosferi giderek bozulur ve eği3m amacına ulaşmaz. O hâlde sını!aki eği3ci ortamın büyük ölçüde öğretmenin davranışlarına bağlı olduğu söylenebilir. Öğretmen davranışlarının niteliklerini inceleyen birçok çalışma vardır. Öğretmen davranışları özelliklerine göre temel olarak iki yönde ele alınmaktadır. Birinci yöndeki davranışlar öğrencide sevgi, saygı ve yaklaşma yara4rken, ikinci yöndeki davranışlar ise endişe, korku ve uzaklaşma yara4r. Dolayısıyla birinci türdekiler demokra3k, ikinci türdekiler otokra3k bir öğretmenin davranışları olarak nitelendirilmektedir. Bu sınıflandırmaya göre ideal bir öğretmen demokra3k öğretmen tanımı içine girmektedir.

Smith iyi öğretmeni şu şekilde tanımlamaktadır; •Daima üzüntü ve gerginlikleri hisseder ve bu durumu en asgari düzeye indirger, •Öğrencilerin ayrı ayrı bireyler olduklarını ve her birinin bireysel ilgiye ih3yaçları olduğunu bilir ve kendilerini iyi hissetmelerini sağlar, •Çalışma haya4na ve görev anlayışına kuvvetle inanır fakat bunu menfi bir baskı ile yapmaz, •Öğrenciler ve ailelerini olumlu bir şekilde yönlendirir ve ortak çalışma gereğini kabul eder, •Sert davranmaktan kaçınır, •Eleş3rmekten ziyade ödüllendirmeye önem verir, •Öğrencilerin, isteklerini, yeteneklerini ve kişiliklerini bilir, •Sonuçları, değişken ve ilginç olarak görür, •Geniş kapsamlı müfreda4 temel becerileri geliş3rmek için en iyi yol olarak görür, •Öğrenim deneyimleri için merak ve yara4cılığı anahtar kavram olarak görür, •İçerik ve öğrencilere uyum sağlamak için öğre3m faaliyetlerini çeşitlendirir. Böyle bir öğretmen tarandan yöne3len sınıf canlı, ilginç ve başarılı öğrencilerle dolu olacak4r. Az bir stres ve küçük bir gerginlik olacak4r. Buna karşın birçok grup iş birliği ve tolerans olacak4r. Öğrenciler öğrenmek için istekli olacak ve ona göre davranacaklardır. Ayrıca hepsi kendilerine güvenilen, kendi kendilerini disipline etmiş ve kendine güvenli öğrenciler olacaklardır.

Smith kötü öğretmeni şu şekilde tanımlamaktadır; •Genellikle öğrencileri korkutur ve sert bir ye3şkin gibi davranır, •Gerçek dışı amaçlar üzerine dayalı baskı ile stres oluşturur, •Öğrencileri ve ailelerini olumsuz yönden ele alır, •Ödülden çok cezaya önem verir, sükûne5en ziyade stresi benimser ve çok az gülümser, •Her zaman cezalandıracak şeyler bulur ve bir olayda bunu yapılandırır, •İstekleri dondurur, canlı ve meraklı öğrencileri tehdit olarak görür, •Geniş kapsamlı müfreda4 sevmez eği3mde temel becerileri dar şartlar içinde düşünür, •Sonuçları standart görür ve kısıtlayıcı bir zaman cetveli geliş3rerek her şeyde bunu hâkim kılar, •Kendi tariflerini geliş3rir, •Değişikliklere şüphe ile yaklaşır, •Pasif öğre3mi tercih eder, •Çoğu kez öğrencileri taciz eder, ancak onlardan iyi bir davranış ve tolerans bekler. Sonuç olarak, öğrencilerin ideal öğretmen tanımları kalın çizgilerle şöyle belirlenebilir; öğrencileriyle dostça ve iş birliği içinde çalışma alışkanlığı kazanmış, alan bilgisi tam, öğrencisinin tabia4nı ve ih3yacını anlayan, genel eği3minde ve bilimsel tavrında eksiği olmayan, saygılı, sevgi dolu, öğrenciler arasındaki bireysel ayrılıkları analiz edebilen, derslerinde çeşitli metot ve teknikleri kullanabilen öğretmen. Çağdaş literatüre göre bir öğretmende bulunması gereken üç genel özellik vardır. Bunlar; alan bilgisi, genel kültür ve öğretmenlik meslek bilgisidir. Bu özelliklere sahip olan öğretmen, idealize edilmiş öğretmen davranış gruplandırmalarının birçoğunda ortak olan sevgi, saygı, hoşgörü, iş birliği gibi özelliklere sahip olduğu zaman öğrencileri ile daha etkin bir ile3şime geçebilir. Diğer tara!an öğretmenin kişilik özellikleri bir müddet sonra öğrencilerce çözümlenmektedir. Dolayısıyla öğretmen ne bildiğiyle değil, kendisiyle yüzleşmektedir. Birtakım olumsuz durumların bertaraf edilmesi için öğretmen, öncelikle öğrencilerin tutum ve davranışlarını iyi analiz ederek, ona göre kendisi tutum ve davranış geliş3rmelidir. İyi günler…

Güzel Söz:

“Satranç tahtasında yalan ve iki yüzlülük çok fazla yaşayamaz.” Lasker Geçen hafta sorulan sorunun cevabı:

1)g6 Kh1 2)g7+ Şg8 3)Ad6 Kxh6 4)Ae8 Şf7 5)Fc4+ Şxe8 6)g8=V


12

HALKIN SESi 30 Ekim 2013 Çarşamba

Dr. Fazıl Küçük diyorki Hazırlayan ve Dereyen: Altay Sayıl E-Mail: altaysayil@gmail.com

Bir Türk, yüzlerce Rum’un gözü önünde dövüldü 1878'den bu yana birçok fedailer vatanperverler, bayrak ve millet aşkı ile yanan kimseler, kendilerini her türlü tehlikeye atarak uğraşmış didinmiş ve onların öncülüğü bugünkü toplumu meydana ge/rebilmiş/. Bunlar mücadeleye a0lırken, bir kahraman gibi ortada dolaşmak istemedi. Boy göstermedi. Ben yap0m, ben yapıyorum diye bağırıp çağırmadı. Onlar, sessiz, sedasız, sükûnet içinde vazifelerini yerine ge/rdiler. Yanıbaşındaki yardımcılarına bayrağı teslim e1ler. Onu teslim alanlar, aynı yolda yürüdü. Yön değiş/rmedi. Ve bunun sonucudur ki; dimdik bir toplum, ayakta, duruyor bugün. Kimlerdir bu isimsiz kahramanlar? Bilen yok. İşte bunun bizler için yüz kızar0cı bir ihmal, bir suç olduğunu kabul etmek, yerinde olur.

Dün öğleden sonra işi icabı Rum tarana geçen Mehmet Hasan isminde bir Türk yüzlerce Rumun gözleri önünde yine Rumlar tarandan dövülmüştür

Gazetemiz idarehanesini ziyare eden Mehmet Hasan, Litra caddesinde yaya olarak yürüdüğü bir sırada etranı

saran üç beş sivil Rum gencinin kendisini yoklamak istediklerini ve zorla ceplerini karış3rdıklarını ve bu arada bir cebini de yır5klarını söylemiş2r. Bu durum karşısında Mehmet Hasan Türk tarana geçmek için koşmaya başlayınca Rumlar "yakalayınız Türk kaçıyor" diye bağırmaya başlamışlar ve kendisini yakalayarak sokak ortasında hiçbir suçu olmaksızın dövmüşlerdir. (29 Eylül 1963 Halkın Sesi)

MOSKOVA (Özel) Sovyet Okyanus araş3rmaları ekibinin Büyük Okyanus’taki çalışmaları sırasında "sakallı" bir balık ile “ışıldaklı" bir balık ele geçirmişlerdir. Tass Ajansı’nın bildirdiğine göre “sakallı” balık 2000 metre derinlikte yakalanmış3r. Bilginler balığın vücudundan 10 misli uzun olan bu "sakal"ın biyolojik bakımından ne işe yaradığını henüz ortaya çıkaramamışlardır. Başının üzerinde bir ışıldak

bulunan "elektrikli" balık ise 11.000 metre derinlikte yakalanmış3r. Çok yır3cı olan bu balık, kurbanlarını bu "ışıldak" yardımıyla körlemektedir. Balık, kurbanlarına hücum edeceği sırada bu ışıldağı yakmakta, sonra söndürmektedir. Bu ışıldağın al3nda bulunan çengel biçimindeki bir çıkın3, balığın kurbanını alıp götürmesine yaramaktadır. (29 Eylül 1963 Halkın Sesi)

Okyanusta ışıldaklı ve sakallı balık bulundu

Eski Fotoğraflar Sayın okuyucumuz, yayımlanmasını istediğiniz eski fotoğraflarınızı bize gönderin, yayımlayalım.

Müftü Dana efendi köy gezilerine başladı

Anavatanı ziyare4en yakında avdet etmiş olan Mü ü M. Dâna efendi yine köy gezilerine başlamış3r. Bu cümleden olmak üzere cumartesi günü Dizdar ve Matyat köylerini ziyaret etmiş ve oralardaki Türk topluluklarına ve ik2sadi konular üzerinde telkinlerde bulunmuştur. Ve ezcümle şunları söylemiş2r: ik2sadi haya3 düzenlemek maksadıyla yapacağımız hamlelerde Koopera2f Sandıkları’ndan göreceğimiz yardımın rolü pek büyük olacak3r. Bunlara yapılacak ya3rımlar, her şeyden evvel sahibinin ruhunda para birik2rmek merakı uyandırır. Bu ise bir insanın geleceğini emniyet al3na almak yolunda yapılacak işlere önemli bir başlangıç3r. Sonra, yapılan ya3rımların bir araya toplayacağı para yekun yapılan işin geliş2rilmesine yardım eder ve ne2ce i2barıyla serve2 daha verimli bir hale ge2rir. Koopera2fin ait bulunduğu köy veya kasabada, para kazanma kabiliye2 olup ta parası olmadığı için kabiliye2ni iş sahasına koyamayan kimselere borç para vermek sure2yle o fertlerin değerlerinin gerçekleşmesine yardım eder. Yalnız, Koopera2fin bu tesirlerini meydana ge2rebilmesi için halkın onun etranda samimi duygularla ve koopera2f bir zihniyetle çalışması lâzım gelir. Dindarlık havası içinde samimi duyguları geliş2rerek cemiyete hâdim kılan ruhi unsurlar vardır. Çalışmalarımızı büyük bir ilgi ile izleyen Anavatan bize her türlü yardımı yapmaya kararlıdır. (29 Eylül 1963 Halkın Sesi)

Boğazına bir leblebi kaçan çocuk öldü

Savarona Gemisi, imal edildiği 1931 yılında Türkiye Cumhuriye/ tarandan Amerika Birleşik Devletleri’nden sa0n alınıp Mustafa Kemal Atatürk’e armağan edilmiş/. 1938 yılına kadar Atatürk tarandan kullanılan gemi (o dönemin en büyük ya0) Atatürk’ün ölümü üzerine okul gemisi olarak orduya verilmiş/. Gemi, Kıbrıs’a ilk kez 22 Eylül 1959 tarihinde gelmiş/. Fotoğraf, 15 Ağustos 1963 tarihinde Kıbrıs’ı ikinci kez ziyarete gelen Savarona Gemisi’ni Mağusa Limanı’nda göstermektedir. Kıbrıs’a üç gün için ziyaret amacıyla gelen gemi heye/, Cumhurbaşkanı Makarios’a, Cumhurbaşkan Muavini Dr. Fazıl Küçük’e ve Gazimağusa’nın Kaymakamı Ahmet Sami Topcan’a ziyaretlerde bulunmuştu. (Fotoğraf: Altay Sayıl Koleksiyonu).

ANKARA (A.A.) Demirlibahçe sem2nde oturan Ekrem Deniz adında dört yaşında bir çocuğun boğazına leblebi kaçmış ve dün kaldırıldığı Tıp Fakültesi hastanesinde yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayarak ölmüştür. (29 Eylül 1963 Halkın Sesi)


AYAKLI GAZETE

HALKIN SESi



Ayaklı Gazete’ye ulaşan haberlere göre, ülkemizde 2000’li yıllarda yaşanan bankalar krizi sonucunda birçok bankanın hortumlanarak batırılması sonrasında bir türlü yargılanamayan batık banka sahiplerinin bazılarının bugünlerde mahkemelere çağrılmaya başladıkları bize ulaşan haberler arasında. Geçmişte bazı banka sahipleri

yarılanarak hapis cezası almış, bazıları ise hiç yargılanmamıştı. Bize gelen bilgilere göre, savcılığın batık bankalar konusunda geçmiş hükümet döneminde başlatılan soruşturma kapsamında yeniden yargı sürecini başlattığı bildirilirken, daha önce Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun Erbank aleyhine açtığı davayı hukuk mahkemesi bozmuştu. Bunun üzerine geçtiğimiz

aylarda yeniden mahkemeye başvuran Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun dava açamayacağına dair hukuk mahkemesinin verdiği kararı Yüksek Mahkeme’nin bozduğu kaydedildi. Bu kararın diğer davalar için emsal teşkil edeceği ifade edilerek ilerleyen günlerde diğer batık banklara da dava açılacağı ve devletin alacaklarını tahsil etmeye çalışacağı belirtiliyor.



GÜNÜN KARİKATÜRÜ

Kurak aylar, üreticiyi zora soktu



Devlet hizmetçim olmazsa...

Başka bir konu; mesela çok yüksek yerlerden bazı kişilerin torpil yap3ğı çok sanık – zanlı görmedik mi? Mesarya’da bir köyümüzde karı – kocayı vurup öldüren zanlının akıbe2ni bilen var mı? Neden İsviçre, neden İngiltere? Neden bu ülkeler gibi olmalıyız? Neden AB? Cevap mı? Çok basit: “Köle” gibi ya da “mandrada koyun gibi” değil, insan gibi yaşamak için. Yönetenler, çok iyi bilmeli ki, bizim oylarımızla seçilmenin ötesinde, bizim vergilerimizle iş yapacak. “Bize nimet dağıtmıyorlar” yani... Sistemimiz çökük... Vatandaş, devle4en hep ganimet almayı, avanta yutmayı hedefler hale ge2rildi. Haliyle de yönetenler, vatandaşı dilediği gibi kullandı. Kullanmaya devam ediyor... Hak kazanılmadığı için, hak arama da olmadı... “Av ruhsa3 çıkarmadan ava gideceğim, çünkü benim iznim alınmadan siz dağdaki bayrağa benim paramı verdiniz – kaç yıldır kimyasalları doğaya döküp boyadınız – ışıklandırdınız; gelin mahsuplaşalım” dedim... Herkes şaka yap3ğımı sandı. Asla şaka yapmıyorum... Sorunum dağdaki bayrak değildir; ulusal bir sembolü aşağılamak gibi bir çabam da yoktur... Anlatmak istediğim; bu ülkede ar3k vergi mükellefi ve sivil hizmetçi ilişkisi kurulması zamanının geldiğidir. Ben vergi mükellefiysem, devlet hizmetçimdir... Değilse; “sivil itaatsizlik tek yoldur”... Av ruhsa3 çıkarmıyorum ve bu Pazar avdayım... Ruhsat çıkarmayı reddetmiyorum; “parasını fazlasıyla ödediğimden eminim. Oradan kesin” diyorum... (Serhat İncirli-yorumsuz)

13

Batık bankalar sırayla yargıda 30 Ekim 2013 Çarşamba

Tilki popülasyonu arttı 

Ayaklı Gazete’ye ulaşan bazı vatandaşlarımız, son zamanlarda doğada en çok sayıları artan hayvanların başında 2lkiler geldiğini belirterek, bu konudaki sıkın3larını bizlerle paylaş3lar. Köylerinde gerek evlerinde besledikleri tavukların, gerekse ağıllarındaki küçükbaş hayvanların sürekli olarak 2lkilerin kurbanı olduğunu söyleyen vatandaşlarımız, kümeslerindeki tavukları alıp kaçan veya

ağıllarındaki kuzuları boğan 2lkilerle mücadele edemediklerini vurguladılar. Tilkilerin verdiği zararlardan dolayı ne yapacaklarını kara kara düşündüklerini belirten vatandaşlarımız, hüküme2n eskiden olduğu gibi 2lki avlayan avcılara ruhsatlarını bedava çıkarması önerisini yap3. Tilkilerden dolayı doğada bazı av hayvanlarının da azaldığını vurgulayan vatandaşlarımız, bu konuda yetkilileri göreve davet e5ler.

Mesajýnýz var

Sn. Asım Akansoy, par-nizin 8 Aralık’ta yapacağı kurultayda aday olma konusunda son günlerde bazı imalarda bulunuyorsunuz. Hadi hayırlısı diyelim… Sn. Serdar Denktaş, par2lileriniz atamalarınızı bekliyor. Ne zaman açıklayacaksınız? Bu konuda üzerinizde büyük baskı varmış.

Sn. Mustafa Arabacıoğlu, önümüzdeki yerel seçimlerde yine LTB başkanlığına aday olmanız konusunda parti içinden büyük baskı geldiğini duyduk. Allah kolaylık versin diyelim… Sn.Tahsin Ertuğruloğlu, ha!a sonu yapılacak olan Fenerbahçe kongresinde sizce kim kazanmalı? Aziz Yıldırım’la devam mı yoksa ar3k tamam mı?

Ayaklı Gazete’ye ulaşan bazı çi!çi ve üre2cilerimiz, sonbahar aylarının yaşandığı bugünlerde oldukça kurak günler yaşanması nedeniyle susuzlukla karşı karşıya kaldıklarını dile ge2rerek, bu konudaki sıkın3larını aktardılar. Gerek çi!çilerimiz gerekse üre2cilerimiz kuyularındaki su seviyelerinin çok düştüğünü ve bu nedenle tarlalarında ekili olan başta patates, enginar ve kış sebzelerini sulamakta büyük sıkın3lar yaşadıklarını dile ge2rdiler. Kuyularında suların azalması sonrasında başka kuyulardan takviye yap3klarını ancak bunun da büyük masraf gerek2rdiğini dile ge2ren üre2cilerimiz, üre5klerinin maliye2nin çok yükseldiğini ve sa6kları fiya3n üzerinde maliyet yap3klarını vurguladılar. Yeral3 sularının düşmesindeki en büyük sebebin ise aküferleri besleyen derelerin kış aylarında önlerinin kapanması nedeniyle düzgün akmaması geldiğini iddia eden vatandaşlarımız, ayrıca yer yağmuru yerine selli yağmurlar yağması nedeniyle yağmur sularının da fayda sağlamadığını sözlerine eklediler.

2273141

numaralý telefonu arayıp mesajlarýnýzý býrakabilirsiniz Sn. Cemal Biren, belediyenizin temizlik ekiplerinin kapsamlı temizlik yapması güzel. Ancak belediyenize bağlı bazı köylerdeki mahalleler iki yıldır moloz temizliği görmedikleri için mahalle sakinleri isyandaymış… Sn. Haluk Doğandor, Star Medya Grubu’ndaki görevinizden gönderilmeniz sonrasında acaba teklifler var mı? Özellikle yeni kurulacak TV ve gazeteler herhalde kapınızı çalmışlardır… Sn. Ahmet Bağzıbağlı, Leoşa Belediyesi’nin çöp toplama kamyonun las2ği bayramda patlayınca belediyenin bozuk bir başka kamyonundan tekerlek sökülerek patlak las2k ile değiş2rilmesi talima3nı vermişsiniz. Belediyeye külfet olmaması için 50 TL’yi de cebinizden ödemişsin. Keşke herkes sizin gibi olsa…


14

HALKIN SESi

HABER

30 Ekim 2013 Çarşamba

“Gelin artık bu soruna noktayı koyalım”

Akça, tebrik kabul etti

Eroğlu, Anastasiadis’e seslendi, “Dünya ar,k ‘Kıbrıs sorunundan’ değil ‘Kıbrıs çözümünden’ bahsetsin” dedi





Türkiye’nin Le oşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla dün saat 09.00’da elçilik ikametgahında tebrik kabul e6.

“İlkelerinin sadık takipçileriyiz” Atatürk anı,nda tören düzenlendi. KTBK Komutanı Korgeneral İsmail Serdar Savaş, “İlke ve devrimlerinin sadık ve yorulmaz takipçileriyiz. Kıbrıs Türkü’nün bağımsızlığını, hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceğiz” dedi



Türkiye Cumhuriye3’nin kuruluşunun 90’ıncı yıldönümü kutlamaları çerçevesinde Le oşa’da ilk tören Atatürk Anı4’nda düzenlendi. Tören, çelenklerin protokol sırasına göre anıta konulmasıyla başladı. Saygı marşı eşliğinde saygı duruşunda bulunulmasının ardından İs3klal Marşı ile bayraklar göndere çekildi. KTBK Komutanı Korgeneral İsmail Serdar Savaş, Anıt Özel De!eri’ne şunları yazdı: “Ebedi ve eşsiz Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Yüce önderliğinde gerçekleş3rilen bağımsızlık mücadelesinin, en değerli kazanımı olan Türkiye Cumhuriye3’nin kuruluşunun 90’ıncı yıldönümünde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriye3’nde büyük bir gurur ve coşkuyla huzurunuzdayız.

Türk mille3nin varlığını ortadan kaldırmak ve onu zincire vurmak hayaliyle Türk Vatanına hoyratsızca saldıranlara karşı kazanılan büyük zaferin hemen ardından, gerçek kurtuluşun yegâne temeli ve dayanağını teşkil eden Cumhuriye3 kurarak, Aziz Türk mille3ne, ebediyen hür ve bağımsız yaşamanın tek geçerli anahtarını armağan e6niz. Bazılarının manda ve himayeyi tar4ş4ğı o karanlık ve zorlu dönemde, bugün dahi dünya Milletlerinin birçoğunun hayal edemedikleri niteliklere sahip Cumhuriye3 işaret ederek başla7ğınız büyük çağdaşlaşma projesi her geçen gün gelişerek ve

güçlenerek dünya Milletlerine örnek olmaktadır. Tarih boyunca mille3yle ayni ülküyü paylaşan ve barış içinde dostça yaşamayı düşünen Türk Ordusu, Anavatanda olduğu gibi Yavru vatan Kıbrıs’ta da, Kıbrıs Türkü’nün bağımsızlığını, hak ve menfaatlerini korumaya devam edecek3r. İlke ve devrimlerinin sadık ve yorulmaz takipçileri olarak bizler; erdemine ve temel değerlerine yürekten inandığımız Cumhuriye3 emane3niz kabul ediyor ve onu ebediyen yaşatacağımıza huzurunuzda bir kez daha söz veriyoruz. Ebedi Başkomutanımız, aziz ha4ranız önünde saygıyla eğiliyoruz”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Rum lider Nikos Anastasiadis’e seslenerek, “Gelin ar4k bu soruna noktayı koyalım, dünya ar4k ‘Kıbrıs sorunundan’ değil ‘Kıbrıs çözümünden’ bahsetsin. Güzel adamızı, halklarımız, Anavatanlarımız ve bölgemiz için bir huzur ve is3krar adası haline dönüştürelim” dedi. Eroğlu, Le oşa, Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda gerçekleşen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerinde yap4ğı konuşmada, Kıbrıs’ta geçen her günün, kaybedilen her rsa4n bir uzlaşının aleyhine çalış4ğını, ellinci yılını doldurmakta olan bu sorunun ar4k kronikleşmekte, olduğunu, halkların çözüme olan inancını kaybetmekte olduğunu söyledi. Eroğlu, “Türkiye Cumhuriye3 ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriye3 kardeş3r. Bizler aynı ağacın dallarıyız. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriye3’nin vatandaşlarının nereden, ne zaman geldiği kimseyi ilgilendirmez. Sevgili kardeşlerim, bizler kardeşiz” dedi. Kıbrıs Türk halkı ile Anavatan Türkiye’nin arasının açılacağını ummanın ham hayalden öteye gidemeyeceğini söyleyen Eroğlu, Türkiye ile KKTC’nin karşılıklı sevgi saygıya dayalı ilişkilerin gelinen noktadan da daha ileri götürülmesinde kararlı olduğunu belir6. Anavatan Türkiye’nin KKTC’yi resmen tanıyarak, bunun gereklerini yerine ge3rdiğini belirten Eroğlu, diğer devletlerin tanımamasının tamamen konjonktürle ilgili olduğunu kayde6. “YOKUŞA SÜRÜLÜYOR” Kıbrıs konusundaki gelişmelere de değinen Eroğlu, Kıbrıs konusunda liderler düzeyindeki görüşmeleri yeniden başlatmak için çabalarının sürdüğünü belir6. Kıbrıs Türk taranın görüşmelerin bırakıldığı yerden devam etmesi için uğraş4ğını kaydeden Eroğlu, karşı taran görüşmelerin ruhu ve amacına aykırı çeşitli beyanlar yap4ğını ve görüşmelerin başla4lmasını adeta yokuşa sürdüğünü dile ge3rdi. İki taran Özel Temsilcilerinin, iki lider bir araya geldikten sonra yapacakları ortak açıklama konusunda çalışmalar yap4ğını belirten Eroğlu, bütün gayretlerine ve esnekliklerine karşın Kıbrıs Rum taranın açıklama konusunda da ön şartlar ileri sürmesinin,

görüşmelerin önünü 4kadığını vurguladı. Masada görüşülüp sonuçlandırılması gereken konuların bir sayfalık bir ortak bildirinin içine sığdırılmaya çalışıldığını ifade eden Eroğlu, sade ve özlü olması gereken bir ortak bildirinin, bu nedenle karmaşık ve içinden çıkılmaz bir hale geldiğini ifade e6. Liderler görüşmesi sonunda bir ortak bildiri yayınlanmasının birinci tercihleri olduğunun al4nı çizen Eroğlu, bu olmadığı takdirde, ortak bildiri olmaksızın da masaya oturmaya hazır olduklarını kayde6. Eroğlu, “Bu arada, kamuoyuna kendisinin yap4ğı açıklamalarda ise Sayın Anastasiadis, olası bir anlaşmanın sözde Kıbrıs Cumhuriye3’nin evrim yoluyla federasyona dönüşmesi şeklinde olacağına ilişkin ısrarını sürdürmektedir” dedi. Eroğlu, “Bunu hem bir ön şart hem de bir çözüm için temel kabul etmemiz mümkün değildir” dedi. Eroğlu, oluşturmaya çalışılanın iki toplumlu, iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı, federal yapı, yeni bir ortaklık devle3 olacağını, eşit statüde iki kurucu devle5en oluşacağını kayde6. Eroğlu, sözlerine şöyle devam e6: “Bu temel gerçek ışığında, tamamen bir Kıbrıs Rum Cumhuriye3 olan sözde Kıbrıs Cumhuriye3 dönüşse ancak Kıbrıs Rum Kurucu Devle3’ne dönüşebilir. Kurulacak yeni Devlet’in Birleşmiş Milletler’de tek sandalyesi olacak, uluslararası alanda tek bir kimliği bulunacak ancak ar4k yetkileri kullanacak. Kurucu Devletler’in egemen olacağı da açık ve ne6r. Uzmanlar açıkça vurgulamaktadır ki siyasi literatürde tek egemenliğe sahip bir federasyon yoktur" Müzakerelerin ulaş4ğı noktada ve doğal takvimlerin herkesçe kabul edildiği bir ortamda, görüşmelerin sonuç alıcı bir şekilde başla4lması ve ulaşılacak anlaşmanın önümüzdeki bahar aylarında iki halkın ayrı ayrı eş zamanlı referandumlarına sunulması gerek3ğini söylediklerini belirten Eroğlu, BM’nin statükonun kabul edilemez olduğu ve görüşmelerin ucu açık bir şekilde devam edemeyeceği saptamaları ışığında referandumlara gidilerek bu sorunun ar4k sonuçlandırılması gerek3ğini savunduklarını söyledi. “Kimse karşılıklı yapılacak olan çapraz ziyaretleri kapsamlı çözüm müzakerelerinin başka bir mecraya çekilmesi olarak algılamasın” diyen Eroğlu, kimsenin bu temasların ağırlıklı olarak Kıbrıs Rum tarayla Türkiye Cumhuriye3 arasında olduğu şeklinde bir yanılgıya kapılmaması gerek3ğini belir6.


HALKIN SESi

HABER

30 Ekim 2013 Çarşamba

90. yıla, KKTC’de görkemli kutlamalar

Girne

Dört bir yanda bayram coşkusu İskele

Fotoğraflar: Fehime ALASYA

15

Girne

Güzelyurt

Türkiye Cumhuriye+’nin kuruluşunun 90’ıncı yıldönümü KKTC’de tüm ilçelerde düzenlenen törenle kutlandı. Gazimağusa’da Zafer Anı, önü ve Polat Paşa Bulvarı’nda, Girne’de Kordonboyu Caddesi Atatürk Anı,’nda, Güzelyurt’ta Atatürk Anı, önünde, İskele’de Ecevit Meydanı’nda törenler düzenlendi.

Mağusa


16

HALKIN SESi

30 Ekim 2013 Çarşamba

Cumhuriyet Bayramı’nda ülkemizdeki en görkemli etkinlik, kırmızı beyaza bürünen Lefkoşa Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'ndaydı

90. yıl

HABER

Murat ASLAN

Türkiye Cumhuriye(’nin kuruluşunun 90’ıncı yıldönümü nedeniyle dün Leoşa Dr. Fazıl Bulvarı’nda tören düzenlendi. Türkiye ve KKTC bayraklarıyla dona)lmış bulvarda gerçekleş(rilen coşku dolu tören renkli görüntülere sahne oldu.

İs(klal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Türkiye Büyükelçisi Halil İbrahim Akça’nın tören birlikleri ve halkın bayramını kutlamasıyla devam e*. Konuşmaların ardından tören, resmi geçitle sona erdi.


coşkusu HABER

HALKIN SESi

30 Ekim 2013 Çarşamba

17


90 yıllık büyük coşku 18

HALKIN SESi

TÜRKİYE

30 Ekim 2013 Çarşamba

Cumhuriyet'in 90. kuruluş yıldönümü, Türkiye’nin dört bir yanında coşkuyla kutlandı

İstanbul

Kars

İzmir

Samsun

Bursa Çanakkale


TÜRKİYE

İzmir’de 250 bin kişi “Andımız”ı okudu

HALKIN SESi

30 Ekim 2013 Çarşamba

İzmir

19

İzmir

İstanbul

Paraşütçüler "29way Türkiye çoklu tutuşma rekoru" için yap!kları atlamaların birinde 24 kişiye ulaşarak 2010'daki 19 kişilik rekoru kırdı

İzmir

Anıtkabir

Bursa'da 5 bin 990 kişi İhsaniye Meydanı'nda 'dünyanın en büyük Atatürk portresini oluşturdu

İzmir

İzmir


20

HALKIN SESi 30 Ekim 2013 Çarşamba

Milli Piyango’nun 29 Ekim 2013 tarihli kazanan tüm biletlerin listesi

3000000 TL ikramiye kazanan numara

055801

300000 TL ikramiye kazanan numara 667708 30000 TL ikramiye kazanan numaralar 060019 466166 3000 TL ikramiye kazanan numaralar 026812 196581 290161 600237 637004 1000 TL ikramiye kazanan numaralar 003650 006051 006528 011137 013173 017735 019827 024833 028758 028811 032027 032112 033926 043154 043200 045474 046798 049216 050059 051141 055604 057876 058521 064558 064807 066019 070915 072195 075805 077060 081244 082011 083122 084203 085981 091637 092705 100690 106351 109887 118434 120611 130284 131598 133306 135725 136007 138124 140328 155207 171830 172067 185171 189909 200801 201847 203532 206511 207333 219080 219811 221650 221665 228964 230453 231048 231722 240970 248038 249250 256530 256872 259414 261190 266451 268518 273986 277372 282565 283530 286809 286830 297136 299063 304929 305434 312114 318191 324768 325304 331771 340368 341478 343852 344471 355884 360463 365401 365441 375321 375881 377093 392664 393472 394115 395935 400615 409405 419992 429993 445899 447738 455302 455730 458230 459553 469308 485868 489540 490445 500821 503214 509013 511317 517744 522072 522884 523227 529694 530740 536008 536461 543539 548524 554088 557318 562065 563207 564086 589692 603786 604578 604650 608612 611762 613271 629537 648703 659209 695904 300 TL ikramiye kazanan numaralar 000722 001133 010172 012489 012570 013355 013440 014523 015064 019634 019670 020570 021153 026154 028777 033722 036725 037334 039686 041474 041560 043362 045016 048004 048556 048653 053111 053271 054012 063805 072516 075421 077740 080683 084413 087352 091105 092358 093709 095061 099940 100856 101590 104759 105541 106065 107414 110786 118523 123019 124228 124951 127057 138526 141107 143622 148964 155516 161519 179410 185211 189455 190047 194808 199611 201686 203040 208858 208973 217067 224932 228152 228719 236991 240494 244621 248964 252050 255725 257884 258515 259525 263735 267518 279626 288025 288767 292790 293617 294811 295288 297604 305803 307013 308117 310592 310612 313651 315531 316983 324082 325713 347350 350657 352087 362817 363672 370482

372295 376102 385180 385556 388340 390507 391506 397027 398605 402116 403261 407534 412275 415124 416734 418353 421648 423319 426002 428088 430021 430500 435225 436435 438196 444686 446633 448382 450503 451184 452237 453334 467632 470031 470314 472817 475365 481411 481710 483864 484453 492661 492793 494989 501431 506975 507340 511254 513640 520301 522769 524040 524496 529396 530529 532219 538562 539846 540194 542404 547110 554336 558581 558937 559914 562503 564029 579534 590834 591422 596490 599649 603689 611605 625005 627451 628393 631128 636625 644520 647226 654243 656343 662215 664783 667716 683412 688318 688642 696310 696375 698201 Son 5 rakamına göre 200 TL ikramiye kazanan numaralar 00472 07175 08601 09911 11586 12435 13651 14159 17902 21072 21425 22958 23740 28025 30417 30580 31633 36814 40495 41756 42756 47433 48211 51242 52363 53117 54843 56869 57491 58693 61063 65236 66080 67106 68939 69776 75479 75723 79585 79671 81844 82270 91909 92424 93221 93422 94886 95735 98005 98641 Son 4 rakamına göre 150 TL ikramiye kazanan numaralar 0113 0529 2191 2489 3166 3848 5010 5026 5137 5183 5335 5717 6224 6325 7290 7355 8161 8189 9655 9901 Son 3 rakamına göre 60 TL ikramiye kazanan numaralar 049 115 332 452 471 508 532 545 623 723 754 829 Son 2 rakamına göre 40 TL ikramiye kazanan numaralar 13 28 55 56 63 64 Son 1 rakamına göre 20 TL ikramiye kazanan numaralar 25

3000 TL Teselli ikramiyesi kazanan numaralar 005801 015801 025801 035801 045801 050801 051801 052801 053801 054801 055001 055101 055201 055301 055401 055501 055601 055701 055800 055802 055803 055804 055805 055806 055807 055808 055809 055811 055821 055831 055841 055851 055861 055871 055881 055891 055901 056801 057801 058801 059801 065801 075801 085801 095801 155801 255801 355801 455801 555801 655801


21

Atatürk'ün bilinmeyen fotoğrafları HALKIN SESi

30 Ekim 2013 Çarşamba


22

HALKIN SESi

TÜRKİYE

30 Ekim 2013 Çarşamba

153 yıllık hayal gerçek oldu

“Asrın Projesi” olarak nitelendirilen Marmaray, ilk seferini gerçekleş5rdi. Vatman koltuğuna Cumhurbaşkanı Gül’ün oturduğu tren, 20 dakikada Üsküdar’dan Yenikapı’ya gi6

Cumhuriyet’in 90. yılında İstanbul Boğaz'Inda  tarihi bir gün yaşandı. Marmaray, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan

Recep Tayyip Erdoğan ile birçok yerli ve yabancı liderin ka4lımıyla hizmete açıldı. Marmaray için açılış töreni Üsküdar İstasyonu’nda gerçekleş3rildi. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İs3klal Marşı'nın söylenmesiyle başladı. Törende ilk olarak kürsüye çıkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, tarihi bir güne tanıklık edildiğini belirterek, “Bugün çi e bayram yaşıyoruz. Marmaray asrın değil, asırların projesidir. Marmaray, Türkiye’nin tarihine vurulmuş bir mühürdür” dedi.

JAPON BAŞBAKAN'DAN ÖNERİ Romanya Başbakanı Victor Ponta'nın ardından kürsüye Japonya Başbakanı Shinzo Abe geldi. Japonya Başbakanı Shinzo Abe, Türkiye ile Japonya arasındaki dostuluğun önemini vurgulayarak, "150 yıllık rüyanızın gerçekleş3ği bugün, doğu ile ba4yı birleş3ren metropol İstanbul'a ayak bas4ğımda aklımdan hep böyle düşünceler geç3. 'Asya'ya barış ve Asya'ya refah'. Türkiye ve Japonya, Asya'yı uçuran iki kana6r. Asya'nın iki kanadıdır" dedi. Abe, konuşmasında "Hadi şimdi de Tokyo'dan kalkıp İstanbul'u geçerek Londra'ya kadar ulaşan bir demiryolu hayalini beraber kuralım" dedi. Projenin tarihi bir başarı olduğunu vurgulayan Romanya Başbakanı Viktor Ponta da "Bugün dünyanın merkezi bu şehir oluyor" şeklinde konuştu.

ERDOĞAN: TOKYO-ÜSKÜDAR; OLUR MU, OLUR Konuk başbakanların konuşmasının ardından Başbakan Erdoğan kürsüye çık4. Başbakan Erdoğan, kısaca şöyle konuştu: "Marmaray’ın İstanbulumuza, Türkiyemize, tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyorum. Bu anlamlı günde Fa3h Sultan Mehmet'i rahmet ve minnetle yad ediyorum. Projenin hayalini kuran, bu hayali projelere döken Sultan Abdülmecid ve Sultan Abdülhamit’e de rahmet yad ediyorum. Gazi Mustafa Kemal'e, bu projenin gerçekleşmesine katkı sunanlara gönülden

şükranlarımı ifade ediyorum.Marmaray, sadece iki kıtayı kavuşturmakla kalmıyor, 150 yıllık hayalleri gerçekle buluşturuyor. Marmaray, sadece iki kıtayı değil; insanları, halkları ve ülkeleri buluşturuyor. Tokyo, Pekin, Londra, Üsküdar. Olur mu, olur.

Törende konuşma yapan Cumhurbaşkanı Gül, şu ifadeleri kullandı: “Cumhuriye3mizin 90. yaş gününü kutlarken hüküme3miz çok büyük hediyeyi sunuyor. Marmaray, sadece İstanbul için değil, dünya için sayılı projelerden birisidir. Büyük projeler önce hayal edilir, sonra ideal haline gelir. İşbilen, kararlı, vizyon sahibi insanlar da bu hayalleri gerçekleş3rir” Konuşmalar sonrasında törene ka4lanlar, pla2orma çıkarak açılış kurdelesini kes3. Kurdele kesiminden önce Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez dua e5. Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan konuşmak için kürsüye yürüdüğünde, "Üsküdar'a gider iken" şarkısı çaldı. Konuşmalar sırasında Kıyı Emniye3'ne ait gemiler de korna çalarak ve su sıkarak gösteri yap4. 15 GÜN ÜCRETSİZ Kurdele kesimi sırasında Cumhurbaşkanı Gül'ün önerisi üzerine Başbakan Erdoğan, “15 gün burayı ücretsiz yapalım” dedi. Törenin ardından Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan ile diğer ka4lımcılar hep birlikte trene bindi.

İLK SEFER 20 DAKİKA SÜRDÜ Vatman koltuğuna Abdullah Gül otururken, kabinde Başbakan Erdoğan, Somali Cumhurbaşkanı, Japonya Başbakanı, Bakan Binali Yıldırım, Meclis Başkanı Cemil Çiçek de yer aldı. Tarihi yolculuğu gerçekleş3recek ilk tren, saat 17.18'de Yenikapı İstasyonu'na doğru yola çık4. Marmaray'ın ilk seferi, toplam 20 dakika 16 saniye sürdü. 4 dakikalık gecikmenin trenin yolculuk sırasında Boğaz'ın en derin yerinde durarak, ha4ra plake3 çakılmasından kaynaklandığı öğrenildi. AÇILIŞTA TEK SEFER 15 gün ücretsiz olduğu açıklanan Marmaray'da bugün sefer yapılmayacak. Vatandaşlar yarından i3baren Maramaray'ı kullanabilecek.

ASYA-AVRUPA ARASI 4 DAKİKA İstanbul Boğazı’nın 62 metre al4ndaki demiryolu ha6yla günde 1 milyon kişi, iki kıta arasını 4 dakikada geçebilecek. Toplamda 5 istasyondan oluşan Marmaray’da, Kazlıçeşme-Ayrılıkçeşme arası 16 dakikada kat edilecek. Yolcular denizin al4nda cep telefonlarını kullanabilecek. Ancak güvenlik nedeniyle yolcular sadece arama yapabilecek.

İlk seferler dün başladı


HALKIN SESi

TÜRKİYE

30 Ekim 2013 Çarşamba

Rakamlarla Marmaray

Zeminin durumu kötü

 Marmaray nedir? Sultan Abdülmecid tarandan hayal edilen ve "Asrın Projesi" olarak nitelendirilen Marmaray, İstanbul’un iki yakasındaki demiryollarını, Üsküdar ve Sirkeci arasında yapılan tüp tünelle birleş0ren ve şehre 76 kilometre uzunluğunda bir metro.

 Marmaray'ın güzergahları nereler? Marmaray; İstanbul Boğaz geçişi hariç, mevcut banliyö ha3nın güzergâhı üzerinde çalışacak. Ancak şimdilik sadece Kadıköy ile Kazlıçeşme arasındaki 13.5 kilometrelik yeral1 bölümü ak0f olacak. HaydarpaşaPendik arasındaki 62.5 kilometre için resmi açıklamalara göre iki yıl sonra ak0f olacak.  İlk etapta hangi istasyonları açık? Kazlıçeşme, Yenikapı, Sirkeci, Üsküdar, Ayrılıkçeşmesi ve Söğütlüçeşme.

 Marmaray sayesinde kaç dakikada, nereye ulaşım sağlanacak? Gebze-Halkalı arası 105, Bostancı- Bakırköy arası 37, Söğütlüçeşme-Yenikapı arası 12 ve Üsküdar-Sirkeci arası 4 dakika olacak. Yetkililer, mevcut durumda Gebze ve Halkalı arasının 185 dakika sürdüğünü, Marmaray’la bu sürenin yarı yarıya indiğini söylüyor.

İşte Marmaray hakkında bilinmeyenler Zeminin durumu kötü

 Marmaray’ın maliye0 nedir? Jica-Japon Uluslararası İşbirliği Bankası, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası, Avrupa Ya1rım Bankası tarandan finanse edilen Marmaray’ın maliye0nin 9.3 milyar TL’yi bulması bekleniyor. Proje için şimdiye kadar 5 milyar 192 milyon 158 bin TL harcandı.  Marmaray ne kadara sigortalandı? Marsh Türkiye, Marmaray projesini 500 milyon dolara sigortaladı.

 Marmaray, 60 metre derinliği ile "dünyanın en derin ba1rma tüneli" özelliğine sahip. 98,5 metre ve 135 metre arasında değişen 11 tüp kullanıldı.

 Sirkeci istasyonunun güney girişinde yer alan yürüyen merdivenler, 61 metre uzunluğu ile Türkiye'nin en uzun yürüyen merdiveni olma özelliği taşıyor.  Trenlerle İstanbul Boğazı'nın al1ndan Avrupa ile Asya arası yolculuk süresi de 4 dakikaya indi.

 Banliyö hatlarının tamamlanmasıyla toplam maliye0 8 milyar liraya ulaşacak Marmaray projesi, 13,6 kilometresi delme ve ba1rma tüneller olmak üzere toplam 76,6 kilometrelik demiryolu ağından oluşuyor.

 Marmaray, 37 istasyondan oluşuyor. Vatandaşların 1 Kasım i0bariyle kullanacağı Marmaray'da uygulanacak bilet fiyatları, şehir içi ulaşım fiyatları düzeyinde, 1,95 lira civarında olacak.  Türkiye’nin yaklaşık 150 yıllık rüyası Marmaray, Hazine’nin de kasasını dolduracak. Açıklanan rakamlara göre İstanbul Boğazı’nın al1ndan yapılacak seferlerden günlük 2,4 milyon lira gelir elde edilecek. Öngörülen rakamlar gerçekleşirse boğazın zeminine ya1rılan 8 milyar lira yaklaşık 9,4 yılda amor0 edilecek.  Projenin handikapları neler? Üsküdar-Sarayburnu arasındaki ba1rma tüp tünelin, bir depremde sıvılaşarak milenyumun tünel faciasına neden olabilecek nitelikte çürük çamur tabakaları içine oturtulmasının, endişe verici olduğu belir0liyor. Dünyanın en yoğun zamanlı gemi geçişine ev sahipliği yapan, saa2e 11 kilometre hıza ulaşan akın1 hızı, Kuzey Anadolu Fay Ha3’na 16 kilometre mesafede olması ve önümüzdeki 30 yıl içinde 7.5 ve yukarı şidde2e deprem olma olasılığının yüzde 65 olması da dile ge0rilen diğer kaygılar arasında.

23


24

HALKIN SESi

TÜRKİYE

30 Ekim 2013 Çarşamba

Erdoğan’a Kız Kulesi’nden protesto 

Sosyalist Yeniden Kuruluş Par4si (SYKP) ve Devrimci Liseliler (DEVLİS) üyeleri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Üsküdar'da Marmaray'ın açılışı için yap5ğı konuşma sırasında Kız Kulesi’ni işgal ederek balkonundan 'Vak4n doldu Teyyip' yazan büyük bir pankart aç5. Deniz Polisinin kuleye gelmesinin ardından grupla kısa bir arbede çık5. Eylemle ilgili iki kişi gözal5na alındı.

Taksim'de yürüyüşe gazlı müdahale Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Beyoğlu Tünel Meydanı'nda toplanan gruba polis, biber gazıyla müdahale e(



Kutlamada soğuk rüzgârlar

Gül, Çankaya Köşkü'nde tebrikleri kabul e(. Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ile tokalaşmadan yerine geçmesi dikkat çek'

Türkiye Gençlik Birliği (TGB) ve İşçi Par4si üyelerinin de aralarında bulunduğu ellerinde Türk bayrakları ve Atatürk posterleri taşıyan bir grup, Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Tünel Meydanı'ndan, Dolmabahçe'ye yürüyüş yapmak için toplandı. Grubun yürüyüşüne izin vermeyeceğini belirten polis, çevrede geniş güvenlik önlemi aldı. Tünel Meydanı'ndan İs4klal Caddesi'ne



Türkiye Cumhuriye4'nin 90. kuruluş yıldönümü münasebe4yle Çankaya Köşkü’nde resmi kutlama töreni düzenlendi. Konuklar, Cumhurbaşkanı Gül’ü hem Cumhuriye4n kuruluş yıldönümü hem de doğum günü nedeniyle kutladı. Tören öncesi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Orgeneral Necdet Özel ile bir süre sohbet e6. Daha sonra gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da Kılıçdaroğlu ile tokalaşmadan Özel'le tokalaşarak yerine geç4. Özel'le Erdoğan da sohbet e6. Erdoğan, Bahçeli ile de tokalaşmadı. Kabul törenine AK Par4, CHP ve MHP'nin önde gelen isimlerin ka5lırken, BDP'den vekillerin törene ka5lmadığı görüldü.

“Erdoğan, kadınları dikizliyor” "CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ı eleş'rdi ve “Dolmabahçe’de oturup Kadıköy’den gelen kadınları dikizliyor” dedi



CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Tandoğan Meydanı'nda Cumhuriyet kutlaması için toplanan vatandaşlara seslendi. Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “An4 demokra4k bütün yasaları değiş4receğiz, YÖK’ü kaldıracağız. Tabelalardan Türkiye Cumhuriye4’ni çıkarıyorlar. Milletvekili arkadaşlarımız soruyor niçin çıkarıyorsunuz? Verdikleri yanıt: “Efendim tabelaya sığmıyor” diyor. Senin kafana sığmıyor Türkiye Cumhuriye4. Çok önemli bir gerçek Mustafa Kemal Atatürk, bizim Atatürk’ümüz, onun izinde yürüyeceğiz. Hedefimiz çağdaş uygarlık5r. Mustafa Kemal’imiz bu büyük önder, Türkiye Cumhuriye4’ni sadece ve sadece gençlere

emanet e6. Şimdi onlara sesleniyorum, dünyaya meydan okuyan gençlerimize sesleniyorum, sizler sevgili gençler bir diktatörü dize ge4rdiniz. Ve Gezi olaylarında o diktatörün fiyakasını alaşağı e6niz. Size yürekten teşekkür ediyorum. Bir diktatörü var. Kadınların kaç doğum yapacağına o karar veriyor. Ne zaman doğum yapacaklarına, nasıl doğum yapacaklarına o karar veriyor. Hamile kadınların sokağa çıkmamasını öneriyor. Dolmabahçe’de oturup Kadıköy’den gelen kadınları dikizliyor. Bu nasıl bir ahlak anlayışıdır acaba? Kadınlara sesleniyorum. Size seçme ve seçilme hakkını veren bir par4nin genel başkanı olarak sesleniyorum. Sizin bedeniniz üzerinden siyaset yapanlara ders vermek sizin boynunuzun borcudur. Kimsin sen? Her söylediğin yerine gelecek. Parlamentoyu kendi arka bahçesi haline ge4rmeye çalışıyor. Ahdim olsun. CHP ik4darında Türkiye Cumhuriye4’ni çağdaş uygarlığa taşımak için her türlü mücadeleyi vereceğiz. Ağaç düşmanı cumhuriyet düşmanı özgürlük düşmanı Türk mille4 düşmanı bunlar.”

çıkan yol çevik kuvvet ekibi ve TOMA'larla kapa5ldı. Bazı eylemciler TOMA'nın üzerine çık5 ve Türk Bayrağı as5. Eylemciler sık sık 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' şeklinde slogan a7. Polis, gruba önce 'dağılın" uyarısı yap5. Uyarılara rağmen dağılmayan gruba müdahale e6. Polis kalkanla i6ği gruba biber gazı da sık5. Bazı göstericiler de gözal5na alındı. Göstericiler ara sokaklara dağılırken, İs4klal Caddesi'nin Galatasaray Meydanı ile Tünel Meydanı arasında kalan ara sokaklarında ve cadde üzerinde polis ve çevik kuvvet ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri sürdü.

Tiyatro sanatçısı Levent Kırca, Başbakan Erdoğan'ı eleştirdi

“Cumhuriyeti bunlara yedirtmeyiz” 

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Türkiye Gençlik Birliği (TGB) tara"ndan Malatya'da düzenlenen Cumhuriyet Şöleni'ne ka5lan 4yatro sanatçısı Levent Kırca, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı eleş4rdi. Cumhuriyet'in kendilerine emanet edildiğini belirten Kırca "Biz bu Cumhuriye4 bunlara yedirtmeyiz arkadaşlar" dedi. Kırca konuşmasında Ankara'da yapılan Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına değinerek " Türkiye genelinde Cumhuriyet Bayramı kutlanıyor, bazıları bizim gibi Cumhuriye4 yürekten kutlarken, bazıları da kutluyormuş gibi müsamereler oynuyorlar. Türkiye Cumhuriye4'nin Başbakanı Tayyip Erdoğan bayram merasiminde şeref locasında oturuyor ve halk da orada. Cumhuriyet Bayramı’nın kutlanması için lü3en herkes ayağa diyor sunucu Abdullah Gül de ayakta, bütün stat ayakta bir tek Tayyip Erdoğan'la eşi oturuyor ayağa kalkmıyor" diye konuştu. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın kendisini mahkemeye verdiğini belirten Kırca, "Mahkemeye vermesinin sebebi Türkiye Cumhuriye4'nin Başbakanını ölümle tehdit etmişim. Beni ifademi almak üzere savcılığa çağırdıklarında, ifademi verdiğim savcıya dedim ki korkmasın öldürmeyeceğim raha5na baksın dedim" dedi.


HALKIN SESi

DÜNYA

30 Ekim 2013 Çarşamba

Kırdı geçirdi

Kuzeyba/ Almanya'da sonbahar r/nası ile saa0e 170 km hızla esen rüzgâr, yaşamı felç e1. 7 kişi öldü, tren seferleri iptal edildi, havaalanlarında ise kaos hakim



Almanya'nın kuzeyba*sında bazı bölgelerde saa+e yaklaşık 200 km hızla esen rüzgâr ağaçları devirdi, ulaşımı büyük ölçüde engelledi ve birçok insanın da ölümüne yol aç*. 'Chris)an' adı

verilen orkan, kuzeyde birçok maddi hasara da neden oldu. Demiryollarında devrilen ağaçların bertaraf edilmesi için dün çalışmalar devam edeceğinden birçok tren seferi iptal edildi, ya da gecikmeli olarak yapıldı. Hamburg ve Kiel arasındaki demiryolu trafiğe kapa*ldı. Kuzey Almanya Radyosu NDR'in bildirdiğine göre Flensburg ve Nordfriesland'da dün okullar ta)l edildi. AVRUPA GENELİNDE 14 KİŞİ ÖLDÜ Alman Hava Hizmetleri DWD, r*nanın geceyarısı, İsveç ve kuzeydoğuya doğru yöneldiğini bildirdi.

Pazar günü çok etkili olan r*na sonucu Almanya'da 7 kişi haya*nı kaybederken, İngiltere'de Pazartesi günü 4, Hollanda, Danimarka ve Fransa'da da birer kişi haya*nı kaybe,. Fır*na hava trafiğini de olumsuz etkiledi. İNGİLTERE'DE HÜKÜMET BİNASINA VİNÇ DEVRİLDİ İngiltere'de etkili olan r*nada üç kişinin haya*nı kaybe,ği, 300 binden fazla eve elektrik verilemediği açıklandı. Başbakan Yardımcısı Nick Clegg, aylık basın toplan*sı yapacağı binanın üzerine vinç devrildiği için toplan*yı iptal etmek zorunda kaldı.

25


26

HALKIN SESi

SPOR

7 ölü, 25 yaralı

30 Ekim 2013 Çarşamba

Somali'de kanlı operasyon

Maden ocağında patlama İspanya'da maden ocaklarında son 18 yılın en büyük kazasında al" işçi öldü, beş işçi yaralandı



İspanya'nın Leon ken1nin Santa Luica de Gordon köyündeki maden ocağında, metan gazı patlaması sonucu 6 işçi öldü, 4'ü ağır 5 işçi yaralandı. Yerel saat ile dün 14.00 sıralarında meydana gelen patlama, İspanya'da maden ocaklarında son 18 yılın en büyük kazası olarak kayıtlara geç1. Yetkililer tarandan yapılan açıklamada, kömür madeninde 15 kadar işçinin kazı yap2ğı bir ocağın yakınlarında kokusuz, gürültüsüz ve büyük çapta bir metan gazı kaçağı olduğu, işçilerin koruyucu maske takmaya ve kaçmaya rsat bulamadıkları ifade edildi. 700 nüfuslu Santa Lucia köyünde neredeyse her hanenin maden ocağında çalışan bir yakınının olduğu kaydedilirken, patlama sonrası olay yerine giden ailerde öe ve sessizlik hakim. Aileler, yaşları 30 ila 55 arasında olan maden ocağında ölen işçilere gözyaşı dökerken, kazada yaralanan bir madencinin eşi, duygularını gazetecilere şu sözlerle anla5: ''İnsanlar, madencilere yapılan yardımdan dolayı ayrıcalıklı olduğumuzu düşünüyor ama kocalarımıza her sabah güle güle dediğimizde, onları tekrardan göreceğimizi bilemiyoruz.'' Bu arada İspanya'da ekonomik kriz gerekçesiyle maden işçilerine yönelik kesin1ler yapılmasından dolayı, uzun süredir hüküme1n maden sektörüyle ilgili poli1kasına karşı gösteriler yapan maden işçileri sendikaları, Leon'daki maden ocağındaki kazayı protesto amacıyla 48 saatlik iş durdurma kararı aldıklarını açıkladı. Maden işçileri sendikalarının protestosunun, bu gece yarısı başlayacağı duyuruldu. Kazanın meydana geldiği maden ocağı, 1893 yılında kurulan Hullera Vasco-Leonesa firmasına bağlı. Ekonomik krizden etkilenen ve üre1mi düşen firmanın liki1de sorunundan dolayı mart ayından bu yana işçi çıkarma kararı aldığı ve işçilerinin maaşlarını gecikmeli ödediği bildirildi.

Somali'de insansız hava araçlarıyla düzenlenen operasyonda Eş-Şebab örgütüne mensup 7 kişi öldürüldü, 25 kişi yaralandı



Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, başkent Mogadişu'nun ba2sındaki Aşağı Cuba iline bağlı Celb ken1nde İHA'larla düzenlenen hava saldırısında, 3'ü yöne1ci kadrodan, 7 örgüt üyesi öldürüldü, 25'i yaralandı. Operasyonda öldürülenler arasında eylül ayında Kenya'daki Westgate alışveriş merkezine düzenlenen ve 72 kişinin yaşamını yi1rdiği saldırıya karışan ve İngiltere pasaportu taşıyan Abdulkadir Muhammed Abdulkadir'in de bulunduğu kaydedildi.

Somali hüküme1nin böyle bir hava saldırısı düzenleyecek teknolojiye sahip olmadığı belir1lirken, operasyonun ayrın2larına ilişkin bilgi verilmedi. ABD Savunma Bakanlığı 6 Ekim'de yap2ğı açıklamada, Somali'deki Eş-Şebab örgütüne yönelik hava operasyonu düzenlendiğini bildirmiş1. Kenya'nın başken1 Nairobi'de 21 Eylül'de Westgate alışveriş merkezine düzenlenen saldırıyı Eş-Şebab örgütü üstlenmiş1.

Afganistan'da düğün konvoyuna saldırı 

Afganistan'ın Gazne ken1nde bir düğün konvoyuna düzenlenen bombalı saldırıda en az 18 kişi haya2nı

Askerler ve militanlar çatıştı: 126 ölü 

Nijerya'nın Yobe eyale1nde askerler ve militanlar arasında perşembe ve cuma günü çıkan ça2şmalarda haya2nı kaybedenlerin sayısının 126 olduğu belir1ldi. Nijerya ordusu ve hastane kaynaklarına göre, Yobe'nin merkezi Damaturu'daki ça2şmalarda 95 militan, 23 asker ve 8 polis öldü. Görgü tanıkları da militanların dört karakol ve bir kışlayı ateşe verdiğini söyledi. Ordu, daha önce yap2ğı açıklamalarda, öldürülen militanlardan söz etmiş ancak ça2şmalarda kendi saflarından ölen olup olmadığına ilişkin bilgi vermemiş1. Saldırılardan sorumlu tutulan Boko Haram örgütü, 160 milyon nüfusuyla Afrika'nın en büyük ülkesi Nijerya'da dine dayalı devlet kurulmasını is1yor ve kanlı saldırılarla gündeme geliyor.

18 ölü

kaybe4. Gazne Vali Yardımcısı Muhammed Ali Ahmedi, AA'ya yap2ğı açıklamada, Ander ilçesinin Habib Kale sem1nde yol kenarına

yerleş1rilen bombanın düğün konvoyu geç1ği sırada infilak e4ğini, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 18 kişinin haya2nı kaybe4ğini, 5 kişinin yaralandığını söyledi. Vali Yardımcısı, ölenlerden 14'ünün kadın, 1'inin çocuk olduğunu ifade e4. Yaralanan 5 kadından 2'sinin durumunun kri1k olduğunu belirten Muhammed Ali Ahmedi, saldırıdan Taliban'ı sorumlu tu3u. Taliban örgütü ise saldırının sorumluluğunu henüz üstlenmedi. NATO ve hükümet güçlerini hedef alan Taliban, bu tarz sivil kayıpların yaşandığı saldırıların sorumluluğunu üstlenmekten kaçınıyor. Saldırıların ar5ğı Gazne'de son dönemlerde, aralarında milletvekillerinin de bulunduğu çok sayıda devlet görevlisi hedef alındı. Son olarak bir kadın milletvekilinin aracı Gazne'de saldırıya uğramış, eşi ve kızı yaşamını yi1ren kadın milletvekili ağır yaralanmış2.


BULMACA Üç dilek Bir gün bir adamın karşısına bir cin cıkmış, "benden üç dilek dile.." demiş. Adam:"Kaynanamı, ar'k görmek istemiyorum" deyince cin bir anda adamın gözlerini oyuvermiş. Adam acı içinde kıvranarak:"Ne yap(n yahu" deyince Cin:"Eee, sen ar'k kaynanamı görmek istemiyorum demedin mi? Ar'k görmeyeceksin" demiş. "Simdi söyle bakalım ikinci isteğin nedir?" Adam: "Madem bu böyle oldu, ama hiç olmazsa ale'm bacaklarıma değsin ki teselli bulayım" deyince cin sak diye adamın bacaklarını keserek ale'yle ayni boya ge'rmiş. Adam yine acı içinde "ne yap(n ulan" deyince... Cin:"Eee ar'k değiyor iste" demiş ve eklemiş "Sıra son isteğinde" Adam:"Yahu senin hiç yap(ğın iyi bir şey yok mu? İyilik olarak ne yapabiliyorsan bana onu yap" deyince cin adamın arkasına geçmiş ve adamı bir güzel becermiş. Adam yine bağırarak:"Ne yapıyorsun ulan, bu nasıl iyilik" deyince Cin cevap vermiş:"Bu sana en iyi iyilik'r, hem korsun hem topalsın, baksa kim *iker seni !!!.."

HALKIN SESi

30 Ekim 2013 Çarşamba

27


SPOR 28

30 Ekim 2013 Çarşamba

Blatter, Ronaldo ile dalga geçti

Bla7er'den Ronaldo'ya ağır gönderme... FIFA Başkanı Joseph Bla7er, Ronaldo ile ilgili ironik sözler ederek yıldız futbolcuyu ve Real Madrid'i çok kızdıracak açıklamalar yap6 Başkanı  FIFA programda

Joseph Bla:er, ka9ldığı bir Ronaldo ile Messi'nin karşılaş9rmasını yap9. Joseph Bla:er, Ronaldo ile ilgili ironik sözler ederek yıldız futbolcuyu ve Real Madrid'i çok kızdıracak açıklamalar yap9. FIFA Başkanı'nın yıldız futbolcu ile ilgili alaya varan sözler etmesine hem Real Madrid kulübünden hem de Portekizli yıldızdan tepki gelmesi bekleniyor. "BİR ASKERİ TAKLİT EDİYOR" FIFA Başkanı, Messi'den övgüyle bahsederken "Messi çok iyi bir çocuk, her annenin evde kalmasını istediği bir evlat, çok hızlı,futbol oynarken sanki dans eder gibi görüntü veriyor, diğerine bak9ğımızda ise sahaya bir komutan imasıyla çıkıyor, yavaş konuşuyor, talimatlar veriyor, ha:a bir askeri taklit e;ğini söyleyebilirim" dedi.

Ocakta Galatasaray’da iddiası

Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, Sabah Gazetesi yazarı Levent Tüzemen'e verdiği bilgide ara transfer döneminde Bruma düzeyinde genç bir Uruguaylı futbolcuyu transfer edeceklerini söyledi



Galatasaray'da Roberto Mancini'nin takımın başına gelmesiyle birlikte Ocak ayında yapılacak transferler de büyük merak konusu olmaya başladı. Konuyla ilgili bir çok isim ön plana çıkarken bunlardan en çarpıcı olanı ise Levent Tüzemen'den geldi. Galatasaray camiasına yakınlığıyla bilinen Tüzemen, Sabah gazetesindeki köşe yazısında Ünal Aysal'ın Ocak ayında takıma Bruma gibi önemli bir yeteneği kazandıracağını ve bu ismin de Uruguaylı Gaston Ramirez olduğunu şu sa9rlarla anla<: "Galatasaray'ın

Al6n Top ödülü için yarışacak 23 futbolcu açıklandı. Aday listesine son Şampiyonlar Ligi şampiyonu Bayern Münih damga vurdu. Listede 6 Bayernli oyuncu yer aldı. Son dört yıldır Lionel Messi'nin kazandığı Al6n Top ödülü ocak ayında sahibini bulacak

dünyasının en pres8jli  Futbol bireysel ödülü Al9n Top için

yarışacak futbolcular heyecanlı bekleyişe başladı. Ödül için mücadele edecek 23 futbolcu belirlendi. Aralık ayında bu liste 3 kişiye düşürülecek. 13 Ocak 2014'te de kazanan futbolcu açıklanacak. 23 kişilik listeye son Şampiyonlar Ligi şampiyonu Bayern Münih damga vurdu. Listede 6 Bayernli oyuncu yer aldı. UEFA tara&ndan Avrupa'da yılın futbolcusu seçilen Frank

Formula 1'de 2014 devrimi!

vuracak. Uygulamayageçecek yeni sistemle, Ferrari ve McLaren başta olmak üzere birçok marka, son dört yılın şampiyonu Red Bull'un işini zorlaş9racak. Red Bull pilotu Sebas8an Ve:el, "Gelecek sezon işimiz çok zor.

Ribery'nin yanı sıra, Philipp Lahm, Thomas Mueller, Manuel Neuer, Arjen Robben ve Bas8an Schweinsteiger al9n top ödülü için yarışacak.

Bundesliga'dan ödül için aday gösterilen bir diğer oyuncu, Borussia Dortmund'un golcüsü Robert Lewandowski oldu. Son dört yıldır al9n topu kimseye bırakmayan Lionel Messi de, takım arkadaşları Neymar, Iniesta ve Xavi ile birlikte adaylar arasında... Real Madrid'i ise Cris8ano Ronaldo ve Gareth Bale temsil ediyor. Premier Lig'ten Mesut Özil, Luis Suarez, Robin Van Persie, Eden Hazard ve Yaya Toure ödüle aday gösterildi. Fransa Lig-1'den ise 23 kişilik aday listesine Zlatan İbrahimoviç, Edinson Cavani ve Radamel Falcao girdi. Fransa basını, Şampiyonlar Ligi’ndeki son Anderlecht maçında 4 gol birden atan İbrahimoviç'i, şimdiden en büyük favori olarak gösteriyor. Serie A'dan listeye girmeye başaran tek isimse Juventuslu Andrea Pirlo oldu. Yılın teknik adamı ödülünün favorisi ise Bayern Münih ile Şampiyonlar Ligi, Bundesliga ve Almanya Kupası’nı kazanan Jupp Heynckes..

A Milliler'in rakibi K.İrlanda

RONALDO Bla:er’e sosyal medyadan yanıt veren Ronaldo ise "FIFA'nın bana, kulübeme ve ülkeme gösterdiği saygıyı açık ve net bir şekilde ortaya koyuyor. Bay Bla:er'e uzun bir hayat ve sağlık dilerim, böylece favori takımlarının ve oyuncularının başarılarına tanıklık etmeye devam edebilir" dedi.

1'de yeni sezona  Formula teknoloji damgasını

22 YAŞINDA VE ÇOK SÜRATLİ İngiltere Premier Lig takımlarından Southampton'da forma giyen 22 yaşındaki Ramirez hücuma yönelik orta saha olarak forma giyiyor. 2012 yazında Bologna'dan 12 milyon sterlin karşılığında İngiliz ekibine transfer olan futbolcu süra8 ve oyun zekası ile dikkatleri üzerine çekiyor.

Yılın oyuncusu için 23 aday

"RONALDO KUAFÖRE ÇOK PARA HARCIYOR" Bla:er, Ronaldo'nun görünüşü ile de açıklamalar yaparak, "Biri diğerinden daha fazla kuaföre para harcıyor diyebilirim ancak hangisinin daha iyi olduğu konusunda Al9n Top'u verecek olanlar karar verecek. Bana kalırsa Messi. Ronaldo'dan daha iyi" şeklinde konuştu.

Formula 1'de yeni sezon, yaşanan teknolojik gelişmelerle çok daha çekişmeli olacak. Son dört yılın şampiyonu Sebas5an Ve7el, "İşim bu kez zor olacak" dedi

kanatlardan yeterince hücum edemediğini vurgulayan Başkan Aysal özellikle sol tarafa Bruma çabukluğunda, yeteneğinde Uruguaylı genç bir yıldızla el sıkış9klarını söyledi. 10 milyon Euro değerindeki 19 yaşındaki Bruma'nın kendilerini genç ve yetenekli oyuncuları transfer etme konusunda "Rol model" olduğunu söyledi. Uruguaylı milli yıldızın Galatasaray'a transferini kaleci Muslera yöne8yor. Başkan Aysal'ın doğru bir kararla almayı kararlaş9rdığı bu Uruguaylı yıldız: Gaston Ramirez..."

Mercedes ve Ferrari yeni fikirler için oldukça fazla zaman harcıyor. Yeni araçlar, yenimotorlarla inanılmaz bir kapışma göreceksiniz" dedi. 2014'te araçları bekleyen teknolojik gelişmeler şunlar: 1-Takımlar, 2.4 litrelik V8 turbo motoru yerine 1.6 litrelik V6 kullanacak. 2-Enerji Dönüşüm Sistemi ile fren ve ateşlemedeki enerji 33 saniyedeyeniden kullanılacak. 3-Benzin depoları küçülecek. Enerji etki sistemiyle yarış başına 160 litrealan araçlarda bu rakam 100 litreye inecek. 4-Egzoz borusunda yapılan yeni düzenlemeyle özellikle virajlarda daha hızlıyavaşlama sağlanacak.

Türkiye A Milli Futbol Takımı, Adana'da Kuzey İrlanda ile hazırlık maçında karşı karşıya gelecek

Dünya Kupası  2014 Elemeleri D Grubu'nda

istediğini bulamayan ve umutlarını başka bahara bırakan Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın ilk resmi hazırlık maçı belli oldu. Kuzey İrlanda Futbol Federasyonu'ndan yapılan açıklamaya göre, Türkiye ile Kuzey İrlanda milli takımları Adana 5 Ocak Stadyumu'nda 15 Kasım'da 21.00'de karşı karşıya gelecek. Türkiye'nin bir diğer hazırlık maçının ise Rusya ile olacağı ifade ediliyor.


HALKIN SESi

SPOR

Golfte birincilik Corness’in

30 Ekim 2013 Çarşamba

29

M. Kemal Deniz 2013 KKTC Genel Satranç Şampiyonası’nda 10. tur tamamlandı

Şampiyon Hasman

Aşina, kazaya rağmen Türkiye üçüncüsü

 Satranç Şampiyonası’nda 10. tur tamamlandı. Kuzey Kıbrıs Satranç M. Kemal Deniz 2013 KKTC Genel

 Asbaşkanı Erdal Palaz ve Genel KKTC

Bisiklet

Federasyonu

Sekreteri Menteş Çağla ha'a sonu Alanya’da yapılan KAP Yol Yarışları’na ka:lan Doğu Akdeniz Üniversitesi Bisiklet Takımı’na destek olmak için ve TC Bisiklet Federasyonu yetkilileri ile görüşmek üzere Alanya’ya gi;. TC Bisiklet Federasyonu Genel Sekreteri Bekir Gezer ile yapılan görüşme ne9cesinde ilk defa düzenlenmesi planlanan KKTC Cumhurbaşkanlığı Turu için ortak bir çalışma yapılması ve TC Bisiklet Federasyonun 2014 yılı faaliyet takvimine eklenmesi üzerine karar alınmış:r. Ayrıca sezonun kapanış yarışı olan KAP Yol Yarışına ka:lan Doğu Akdeniz Üniversitesi sporcuları aşağıdaki sonuçları almışlardır. KKTC’de kendi kategorilerinde 2013 Şampiyonu olan Yağmur Al:ndağ ve Anoosh Irvanian, Türkiye’deki yarışta da iyi dereceler alımışlardır. Eral Aşina ilk gün geçirdiği kazaya rağmen büyük bir başarıya imza atarak 2013 sezonu KAP yarışları toplamında Türkiye 3’üncüsü olmuştur. Sporcularımıza ödüllerini konuk Asbaşkan olarak Erdal Palaz verdi. Eral AŞİNA Master A 1.gün derecesi 8. 2.gün derecesi 2. Genel Ferdi Klasman 3. Yağmur ALTINDAĞ Genç Bayan 1.gün derecesi 6. 2.gün derecesi 7. Anoosh İRVANİAN Büyük Bayan 1.gün D.N.F 2.gün derecesi 7.

Golf Kulübü tara&ndan organize  CMC edilen “7.Creditwest Captain Cup Golf

Turnuvası” önceki gün CMC Golf sahasında gerçekleş9. Al:nbaş Holding Onursal Başkanı Ali Al:nbaş, Başkan Vekili Sofu Al:nbaş, Creditwest Bankası Genel Müdürü Süleyman Erol ve Şube Müdürü Figen Kaymak’ın ilgi gösterdiği turnuvada Gary Corness Gross birinciliğini elde e;. Son zamanların formunda sporcusu Engin Portakalcıoğlu’nun net birinciliğini elde e;ği turnuvada, Brian Flanigan net ikincisi, Hasan Garabli net üçüncülüğünü aldı. Tüm ka:lımcılara verilen yemek sonrası, ödül

Mağusa Futbol Masterleri futbol takımı Mersin’deki üç günlük kampı tamamlayarak ülkemize döndü. 25 - 27 Ekim tarihleri arasında Mersin’de Hostapark Otel’de güzel bir ortamda gerçekleş9rilen kampta Mağusa masterleri kafilesinde kafile başkanlığını dernek başkanı Kemal Çobanoğlu, Antrenör Tanju Üngör, Yardımcı Antrenör Mehmet Ali Uluçağ, yöne9ciler ve sporculardan oluşan 32 kişilik geniş bir kadro yer aldı. Mersin’de yapılan iki dostluk maçı yanı sıra eğlence ve gezilerle çok güzel ve verimli ortamda gerçekleş9. Hostapark Hotel’de konaklayan kafileye başta hotel

Alınan sonuçlar şöyle: Gross Birincisi: Gary Corness Net Birincisi: Engin Portokalcıoğlu Net İkincisi: Brian Flanigan Net Üçüncüsü:Dr. Hasan Garabli En Uzun Vuruş: Gülay Garabli Bayrağa En Yakın Vuruş: Hasan İlkay

Hentbol Federasyonu’nun YDÜ yıldızları fark attı  KKTC 2013-2014 sezonu düzenlediği

53-7

Mağusa Masterleri, rötarlı döndü  Derneği

töreninde konuşma yapan Al:nbaş Holding Başkanı Ali Al:nbaş, golf sporunu sevdiğini ve amatör olarak oynadığını ve KKTC’de golf sporuna sponsorluklarının devam edeceğini belirterek önümüzdeki yıl turnuvada oyuncu olarak yer almak istediğini söyledi.

müdürü Serdal Küpeli ve çalışanlarının göstermiş oldukları yakınlık, ilgi ve iyi ağırlanmadan memnun kalan Mağusa futbol masterleri derneği başkanı Kemal Çobanoğlu kafile adına teşekkür e;. Dönüşte sıkın%lı anlar yaşandı Mağusa Masterler kafilesi 27 Ekim Pazar akşamı Pegasus PC 239 sefer sayılı uçağın saat 20:10’da Adana'dan hareket etmesi gerekirken, uçağın rotar yapması sonucu sıkın:lı anlar yaşandı. 2 saat 40 dakika bekleme salonunda geçiren kafilemiz, saat 22:50’de Adana'dan hareket ederek ülkemize döndü.

Hentbol Yıldız Bayanlar Ligi 23 Ekim 2013 Çarşamba günü YDÜ – Esentepe Spor Kulübü ile oynandı. Atatürk Spor Salonu’nda oynanan YDÜ – Esentepe müsabakasında Hentbol Yıldız Bayan Takımı üstün bir oyun sergileyerek 53-7 galip gelmiş9r. YDÜ, 30 Ekim 2013 tarihinde saat 19:30’da Atatürk Spor Salonu’nda Akdeniz Spor Birliği ile oynayacağı müsabaka ile lige devam edecek9r.

Federasyonu (KKSF) tara&ndan Deniz Plaza sponsorluğunda, 2013 KKTC şampiyonunu belirlemek ve merhum M. Kemal Deniz’i anmak amacıyla düzenlenen 2013 M. Kemal Deniz KKTC Genel Şampiyonası’nın 10. turu geç9ğimiz ha'a sonu Mağusa Gençlik Merkezi’nde oynandı. 10. tura 7.5 puan ile lider giren Cengiz Hasman, bu turda güçü rakibi Hüseyin Can Ağdelen ile oynadığı maçı kazanması, 2. masada Halil Şehitoğulları – Yamaç Samani maçının beraberlikle sonuçlanması sonucunda şampiyonanın bi9mine bir tur kala şampiyonluğunu ilan e;. 10. turda oynanan çekişmeli maçların sonunda ikinciliğe 7 puan ve averaj farkıyla ÇağınKansal üçüncülüğe,aynı puan ve averaj farkı ile Yamaç Samani ise ikinciliğe yerleş9. 11. ve son turda özellikle KKTC Milli Takımına girebilmek için üst masalarda çekişmeli maçların oynanması beklenmektedir. Şampiyona yönergesi gereği ilk on dereceyi elde eden sporcular para ödülü, KKTC Mili Takımına girme hakkı ve 2014 Türkiye Satranç Şampiyonasına gitme hakkı kazanacaklar. M. Kemal Deniz 2013 KKTC Genel Satranç Şampiyonasında son tur bu akşam, 19:00’da Golden Tulip Otel’de oynanacak:r. 2013 M. Kemal Deniz KKTC Genel Satranç Şampiyonası’nda son tur öncesi puan durumu aşağıdadır: İsim Puan 1 HASMAN CENGİZ 8½ 2 KANSAL ÇAĞIN 7 3 SAMANİ YAMAÇ 7 4 ŞEHİTOĞULLARI HALİL 7 5 KANSAL EVRİM 6½ 6 AĞDELEN HÜSEYİN CAN 6½ 7 COŞAN GÖKMEN 6½ 8 NAİLER ALİ 6 9 BARIŞSEVER ERDOĞAN 6 10 DEVA ATİLLA 6

Avr 56½ 56½ 56 56 55½ 54 49 55 54 52½


30

HALKIN SESi

SPOR

30 Ekim 2013 Çarşamba

Bir destek de Esendağlı’dan



Londra Türk Toplumu Futbol Federasyonu Başkanı Turgut Esendağlı, 5 Kasım'da Zürih'te yapılacak toplan6da Kuzey Kıbrıs'a futbol ambargosunun kaldırılmasının sonuçlarını değerlendirdi. Konuyla ilgili çeşitli görüşler ve detaylar olduğunu belirten Turgut Esendağlı, " Her ne kadar toplan6dan nasıl bir sonuç çıkacak bilemiyoruz. Ancak ambargonun kalkması yalnız Kuzey'de değil, buradaki Kıbrıslı gençlerimizin de önünü açacak6r" dedi. Özellikle İngiliz liglerinde iyi altyapı eği5mi alan başarılı gençlerimizin Kuzey Kıbrıs Milli takımlarında oynama şansı bulacaklarının al6nı çizen Esendağlı, Kıbrıs'taki lig statüsünün de belli olması halinde Ada'daki lig veya liglerde de profesyonel şartlarda yer alabileceklerine dikkat çek5.

“ISKA Dünya Kickboks Şampiyonası” hazırlıkları çerçevesinde Acapulco Resort Hotel’de kurulan 4 yer minderi ile 1 ringde gerçekleş#rilmekte olan müsabakalarda 14 ülkeden yaklaşık 300 sporcu mücadele ediyor

“Spor Oyunları, KKTC'de düzenlenebilir”



Τürk Cumhuriyetleri Milli Olimpiyat Komitelerinin ortak toplan6sı sona erdi. Komitenin Başkanlık düzeyinde gerçekleş5rdiği toplan6da spor alanında işbirliği olanakları irdelendi. KKTC ile Türk Cumhuriyetleri arasındaki spor5f temasların çok yönlü geliş5rilmesi; spor federasyonları arasındaki ilişkilerin daha üst seviyeye ge5rilmesi konuları ele alındı. KKTC MOK Başkanı Serdar Savim, Uluslararası Türk Cumhuriyetleri Spor Oyunlarının KKTC'de düzenlenebileceğini, bu konuda tüm ülke temsilcilerinin olumlu bir yaklaşım sergilediklerini belir8. Türk Cumhuriyetleri arasında karşılıklı kamplar ve Uluslararası turnuvalar konusunda anlaşmaya varıldı. Avrupa'da Uluslararası Spor Teşkilatları’nda yer alan üst düzey Türkiyeli yöne5ciler ile dışa açılım modelleri ve spor ambargosu ile mücadele tak5kleri hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

Cihangir’in tercihi Hamitköy



Cihangir ev sahibi olduğu maçlarda kullandığı Serdarlı sahasında cumartesi günü Serdarlı’nın maçında olması nedeniyle Mormenekşe’yi Hamitköy stadında konuk edecek. Cihangir yöne5mi kendilerine önerilen ilk saha olan Balıkesir sahasını ise sente5k zeminden dolayı tercih etmedi.

Kickboks Dünya Şampiyonası başladı 

Interna5onal Sport Kickboxing Associa5on (ISKA) tara#ndan Acapulco Resort Hotel'de düzenlenen,"Iska Dünya Kickboks Şampiyonası” başladı. Dün yapılan tar6ların ardından bu sabah saat 11:00'de müsabakalar start aldı. Şampiyonada İngiltere, İskoçya, KKTC, Cezayir, İran, Almanya, Türkiye, Jamaika, Mısır, Çek Cumhuriye5, Danimarka, Macaristan, İtalya ve İsviçre'den yaklaşık 300 sporcu, 8 ayrı disiplinde mücadele ediyor. Şampiyonada müsabakalar salona kurulan 4 yer minderi ile 1 ring'de gerçekleş5riliyor. Dergiye yoğun ilgi Bu arada Judo, Hapkido ve Kickboks Federasyonu dün gerçekleş5rilen tar6lar esnasında şampiyonaya gelen sporculara ve ülkelere, "Hoş geldiniz" diyerek Şampiyona ile ilgili basımını yapmış olduğu afiş ve dergileri dağı9. Şampiyona

için özel olarak çıkarılan dergi sporcular ve kafilelerin tara#ndan yoğun ilgi gördü. Sporcuların uzun süre inceledikleri dergiyi ellerinden bırakamadıkları gözlemlendi. Açılış Seranomisi Bugün Şampiyonanın resmi açılışı bugün gerçekleş5rilecek.

Spor Yazarları Derneği vurguladı:

“Zürih görüşmeleri bir milattır” 

Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği, önümüzdeki ha$a Zürih’te gerçekleş5rilecek olan dörtlü zirve için Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu ve heye5ne destek belir8. Dernekten yapılan açıklamada futbolumuzun kısır döngü içerisinde daha fazla gelişemeyeceği ve dışa açılması gerek5ği belir5lerek “ülke futbolunun önünün açılması, konusunda adımların a6lmasında cesur bir başlangıç yapan Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu heye5ni bu

süreçte destekliyoruz. Çıkış noktamız uluslararası alanda yapılacak bu 5p girişimlerdir. Futbolun patronları FIFA başkanı Bla7her ve UEFA Başkanı Pla5ni’nin de ka6lacağı Zürih görüşmeleri bir milatdır. Futbolda uluslararası hukuk kuralları içinde gelecek çözümde yerimizi almak is5yoruz” denildi. Açıklamada ayrıca Kıbrıs Türk gençlerinin dünya ile buluşması amacıyla yürütülen bu süreçte, Kıbrıs Türk Futbolunun bir çözüme ulaş6rılmasının ortak beklen5 olduğu vurgulandı.

Şampiyonaya ka6lan ülke sporcularının bayrakları ile ka6lacakları seranomi saat 16:30 düzenlenecek. KKTC, 02 Kasım tarihinde final karşılaşmaları ile tamamlanacak “ISKA Dünya Kickboks Şampiyonası’nda 40 sporcu ile mücadele ediyor.

Cebelitarık sonuncu oldu 

Geç5ğimiz günlerde FIFA'ya üye olan Cebelitarık, ilk uluslararası turnuvasına U19 Milli Takımi ile ka6ldı. Çeklere 3-0, Hırvat ve Kıbrıs'a 7-0 yenilen Cebelitarık, sonuncu oldu. 2006 yılında Almanya'da düzenlenen FIFA'ya üye olmayan ülkeler Dünya Kupası (FIFI Cup)'nda KKTC şampiyon olurken, Cebelitarık'ı yarı finalde 2-0 yenerek elemiş5.


Forza Gönyeli SPOR

 K-PET Birinci Lig’de Gönyeli, 5. maçında 5. galibiye.ni aldı. Gönyeli, hücumdaki başarısının yanı sıra savunmadaki başarısı ile de dikkat çekiyor. Gönyeli, kalesinde beş maçta sadece üç gol görerek, en az gol yiyen takım konumunda bulunuyor  Türkmenköy, yeni teknik adamı ile çık/ğı ilk maçta, ilk galibiye.ni deplasmanda aldı. Değirmenlik mağlubiye. sonrasında teknik adam değişikliğine giden Türk Ocağı’nda ise Hasan Topaloğlu göreve ge.rildi

 K-PET Birinci Lig gol krallığında Gençler Birliği’nden Ertan Bulut, 7 golle önde giderken, Ertan’ı, 6 golle Gönyeli’den Hüseyin Küsbeci takip ediyor

Haftanýn kare asý

Suat (Değirmenlik)

Arif (Türkmenköy)

Salih (Düzkaya)

Arif (Dumlupınar)

Arif (Dumlupınar)

Ersin (Değirmenlik)

Bekir (Düzkaya)

Mustafa (Türkmenköy)

2 Kasım Cumartesi: Lapta – G.Birliği, Türkmenköy – Değirmenlik, Binatlı – Göçmenköy, Ozanköy – Baf Ülkü Yurdu

3 Kasım Pazar: T.Ocağı – Akıncılar, Esentepe – Dumlupınar, Düzkaya - Gönyeli

K-Pet 1.Lig Puan Tablosu

Takımlar 1. GÖNYELİ SK 2. DÜZKAYA KOSK 3. L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 4. DUMLUPINAR TSK 5. DEĞİRMENLİK SK 6. BAF ÜLKÜ YURDU 7. GÖÇMENKÖY İYSK 8. BİNATLI YSK 9. AKINCILAR GSK 10. ESENTEPE KKSK 11. LAPTA TBSK 12. OZANKÖY SK 13. TÜRK OCAĞI LİMASOL 14. TÜRKMENKÖY ASK

O 5 5 5 5 5 5 5 5 5 5 5 5 5 5

G 5 4 3 2 2 1 1 1 1 1 1 1 1 1

B 0 0 1 2 1 3 2 2 2 2 2 1 1 1

M 0 1 1 1 2 1 2 2 2 2 2 3 3 3

A 13 10 13 8 4 5 7 6 3 2 5 6 5 3

Y 3 6 9 5 6 6 7 6 4 5 9 8 8 8

AV 10 4 4 3 -2 -1 0 0 -1 -3 -4 -2 -3 -5

P 15 12 10 8 7 6 5 5 5 5 5 4 4 4

Haftanın Takımı: Türkmenköy

Güçlü kadrosuna rağmen sezona çok kötü başlayan Türkmenköy, yeni teknik adamı Muharrem Mertdin ile çık5ğı ilk maçta, ilk galibiye4ni zorlu Göçmenköy deplasmanında aldı.

Haftanın Futbolcusu: Zor gol yiyen Gönyeli defansının önemli ismi Okan Kibar, kardeşinin de forma giydiği, köyü Esentepe’ye karşı duygusallığa yer vermeyerek çok başarılı bir futbol sergileyip gole izin vermedi.

Salih (Düzkaya)

Haftanın Teknik Adamı:

Gürsel Kaçmaz (Dumlupınar)

Gürsel Kaçmaz yöne4mindeki Dumlupınar, olumlu futbolu ile dikkat ederken, her geçen ha#a daha da iyi oluyor. Kaçmazlı Dumlupınar, Binatlı’yı da mağlup ederek 4. sıraya yükseldi.

Ulaş (Gönyeli) Turgut (Dumlupınar)

Suat (Değirmenlik)

K-Pet 1. Lig 6. haa maç programı

(Gönyeli)

Arif (Türkmenköy)

Okan (Gönyeli)

30 Ekim 2013 Çarşamba

Okan Kibar

Haftanýn 11’i

Seyhan (Türkmenköy)

31

HALKIN SESi

Haftanın Hakemi: Hakan Muhtaroğlu

(Ozanköy – Düzkaya)

Hakan Muhtaroğlu, Ozanköy ile Düzkaya arasındaki bölge derbisinde başarılı bir maç çıkarırken, doğru bir kırmızı kart ve penal5 kararına imza a6.


Yılın futbolcusu için 23 aday FIFA Dünyada Yılın Futbolcusu için 23 kişilik kısa aday listesi açıklandı

Aday isimler şöyle: Gareth Bale (Real Madrid), Edinson Cavani (PSG), Radamel Falcao (Monaco), Eden Hazard (Chelsea), Zlatan Ibrahimovic (PSG), Andres Iniesta (Barcelona), Philipp Lahm (Bayern), Robert Lewandowski (Borussia Dortmund), Lionel Messi (Barcelona), Thomas Müller (Bayern), Manuel Neuer (Bayern), Neymar (Barcelona), Mesut Özil (Arsenal), Andrea Pirlo (Juventus),

Franck Ribery (Bayern), Arjen Robben (Bayern), Cris3ano Ronaldo (Real Madrid), Bas3an Schweinsteiger (Bayern), Luis Suarez

(Liverpool), Thiago Silva (PSG), Yaya Toure (Manchester City), Robin Van Persie (Manchester United), Xavi (Barcelona) 28>>

Ronaldo’yu askere benzetti Bla5er’e yanıt FIFA Başkanı Joseph Bla5er, Ronaldo ile Messi'nin karşılaş4rmasını yap4. FIFA Başkanı, Messi'den övgüyle veren Ronaldo ise bahsederken "Ronaldo ise sahaya bir komutan imasıyla "FIFA'nın bana, çıkıyor, talimatlar veriyor, ha5a bir askeri taklit ediyor” dedi kulübeme ve ülkeme gösterdiği saygıyı açık ve net bir şekilde ortaya koyuyor. Bay Bla5er'e uzun bir hayat ve sağlık dilerim, böylece favori takımlarının ve oyuncularının başarılarına tanıklık etmeye devam edebilir" diye konuştu 28>>

“GiTMEZSEM, VATAN HAiNi DERLER” 5 Kasım’da, Zürih’te gerçekleş'rilecek tarihi toplan(ya sayılı günler kalırken, Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu, “Vatan satanlar, milyon dolarları cukkalayıp ortada dolaşıyor. Bizim tek hedefimiz KKTC gençliğinin önünü açmak(r” dedi Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu ile Kıbrıs Futbol Federasyonu arasında 5 Kasım’da, Zürih’te gerçekleştirilecek tarihi toplantıya sayılı günler kala, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu, önemli açıklamalarda bulundu. Hasan Sertoğlu, dün katıldığı bir programda yaptığı açıklamada, geçmişte bu tarz görüşmelere gidenlere

vatan haini dediklerini söylerken, şimdi ise kendisine, bu toplantıya gitmezse vatan haini diyeceklerini belirtti. Bu gelişmenin insanların düşüncelerinin değiştiğinin bir işareti olduğunu belirten Hasan Sertoğlu, kendilerinin vatanı satmadıklarına vurgu yaptı. Vatan satanların, milyon dolarları cukkalayıp ortada dolaştıklarını açıklayan Hasan Sertoğlu, kendilerinin tek hedefinin, KKTC gençliğinin önünü açmak olduğuna vurgu yaptı.

Sertoğlu ve heyetine destek artıyor

Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği ile Londra Türk Toplumu Futbol Federasyonu,5 Kasım’da Zürih’te gerçekleş'rilecek olan dörtlü zirve için Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu ve heye'ne destek belir) 30>>

Kurucusu Sahibi

: Dr. Fazıl KÜÇÜK : Halkın Sesi Ltd.

Yayın Yönetmeni

Tribünde incir ağacı

Bir ailenin, evinin çökmesine neden olabilecek durumlarda kullanılan “Ocağıma incir ağacı dik3n” deyiminin benzeri Beyarmudu Sahası’nda yaşanıyor. Bir zamanların en önemli stadlarından Akdoğan Özgürlük Stadı’nın bakımsızlık nedeni ile kapalı olmasından dolayı, Birinci Lig ekibi Akıncılar ev sahibi olduğu maçları, Beyarmudu Sahası’nda oynuyor. Beyarmudu Sahası’nın tribünlerinde bakımsızlıktan dolayı incir ağacı bitmesi ise zamanla tribünlerin temellerinin zarar görmesine neden olabilir.

Yalova’da Aytaç sesleri

Teknik adam sorununu çözmek için uğraşan Yalova yöne3mi, ilk teklif götürdükleri kişi olan Hasan Topaloğlu’nun Türk Ocağı ile anlaşmasından sonra arayışlarını hızlandırdı. Bu arayışlar sonrasında Yalova yöne3mi, başarılı teknik adam Bülent Aytaç ile büyük oranda anlaş4.

: Ali FAHRİOĞLU

Haber Müdürü

Grafik Sorumlusu

: İbrahim DALOĞLU

: Fobaz RANA

Adres: 172 Girne Cad. Lefkoþa. Tel: 228 56 45 - 227 31 41. Faks: 227 26 12. PK: 339. Tel: 233 55 71 E.Posta: halkinsesi@kibrisonline.com reklam için: halkinsesireklam@kibrisonline.com Halkýn Sesi ihbar hattý: 0533 827 11 11

30 ekim 2013  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you