Issuu on Google+

cmy k

Bir Filistin vard› Bir Filistin yine var Filistin Halk Kurtulufl Cephesi’nin kurucusu ve önderi George Habafl’› ölümünün birinci y›l›nda an›yoruz. Habafl 27 Ocak 2008’de Ürdün’de hayat›n› kaybetmiflti. El Hekim olarak an›lan Habafl, Filistin direnifl hareketinin sosyalist damar›n› infla eden önemli bir halk hareketi önderiydi. Filistin halk›n›n mücadelesinde önemli kazan›mlara imza atan, her koflulda Filistin özgürlük hareketinin iflbirlikçi e¤ilimlere yönelmesinin karfl›s›nda yer alan ve Filistin direniflinin içinde Marksist-Leninist bir kanal›n infla edilmesinin önünü açan Habafl Filistin mücadelesinin simge isimlerinden birisiydi.

Vadi halk› bütün kent halk›n›n hakk›n› savunmay› kendisine görev biliyor. Vadililer ‹. Melih Gökçek taraf›ndan 'damat beye' peflkefl çekilen arazide yapt›klar› eylemle rantç› belediyecili¤e dur dedi Geçti¤imiz günlerde Anayasa Mahkemesi Baflkan› Haflim K›l›ç’›n damad›na Dikmen Vadisi’ndeki de¤erli bir arsan›n Ankara Büyükflehir Belediyesi taraf›ndan sudan ucuza sat›ld›¤› ortaya ç›km›flt›. Vadi halk› 25 Ocak günü bu peflkefle karfl› eylem yapt›. Vadi’de bulunan Bar›nma Hakk› Bürosu önünde toplanan mahalleliler ad› geçen arsan›n bulundu¤u bölgeye bir yürüyüfl düzenledi. Yaklafl›k bir saat süren yürüyüfle kad›nl› çocuklu 300 kifli kat›ld›. ‘Damat be-

yin arsas›na’ var›ld›¤›nda bir bas›n aç›klamas› yapan Vadi halk› "Bize iflgalci diyenler, flimdi gördünüz mü iflgalci kim?" diye sordu. Kamuya ait olan arsan›n, dü¤ün hediyesi gibi verilmesinin Gökçek’in belediyecilik anlay›fl›n› gösterdi¤i belirtilen aç›klamada, “gerçek iflgalcilere karfl› bütün kentin gelece¤ini savunaca¤›z” denildi.

15 Günlük Siyasi Gazete

Y›l 3 • Say› 73 • 29 Ocak 2009 • 1 YTL

George Habafl

ikiyüzlülük tavan yapt› Lafa gelince mangalda kül b›rakm›yor ama ‹srail’le ekonomik, askeri, politik iflbirli¤ini sürdürüyor. Gladio’nun tasfiyesinden söz ediyor ama suç iflleyen polislerin yarg›lanmas›n› engelliyor. AKP bu takiyyeyi hep yap›yor Gözüyafll› iflbirlikçilik: Yeni Osmanl›c›l›k I AKP, ‹srail’den ve ABD’den ‘Hamas’› adam etme’ rolünü istiyor. ‘Il›ml› ‹slam’ konusundaki deneyimini Ortado¤u’da pazarlamaya çal›fl›yor. Buna da ‘bölgesel güç olma siyaseti’ diyor. Erdo¤an, Filistin’i dert etti¤i için de¤il, hem taban›n› ‘idare edece¤i’ hem de emperyalistlere hizmet edece¤i projenin zora girmesine hay›flan›yor.

Ergenekon dalgalar› da faflizm de sürüyor

Misyon adamlar›

çal›flt›klar› kurumlar, yani kontrgerillan›n karargahlar›na dokunulmuyor, “kurumlar›n y›prat›lmamas›” için Genelkurmay’›ndan Cumhurbaflkan›’na herkes azami özen istiyor. CIA’n›n, NATO’nun ad› bile an›lm›yor. Çünkü yeniden yap›lanan kontrgerillan›n selameti için böylesi tercih ediliyor. Sayfa 9’da

Ender Büyükçulha

“Qu’i ils mangent de la brioche?!” Sayfa 11’de

Kocaeli’nin gençleri bunu hep yap›yor

cmy k

cilerin yumurtal› protestosu nedeniyle ön kap›s›ndan girdi¤i Kocaeli Üniversitesi’ni arka kap›dan terk etmek zorunda kal›yor. 2009 y›l› Ocak ay›… ‹ZGAZ’› sat›n alan GDF SUEZ flirketi yetkilileri, devir teslim töreninden ç›karken Halkevci gençler taraf›ndan yumurta at›larak protesto ediliyor.

I Seçimler yaklaflt›kça alanlarda “fakir fukara, garip gureba” edebiyat›n› gittikçe art›ran Erdo¤an fakir fukaran›n, iflçinin, emekçinin hakk›n› patronlara peflkefl çekiyor. ‹flsizlik fonundaki iflçi birikimleri k›sa çal›flma ödene¤i ad› alt›nda patronlar›n kasas›na aktar›l›yor.

Tufan Sertlek

Eceli gelen köpek..!

Hrant’a kardefllik sözü

Sayfa 3’te

Özge Yurttafl

Her cephede mücadele

Direniflin sesi Kad›nlar geliyor Modern Arap edebiyat›n›n en büyük isimlerinden birisi olan ve Filistin direniflinin sesini fliirleri ile tüm dünyaya duyuran Mahmud Dervifl, eserlerinden seçkilerle bir kez daha Türkçe’de. fiairin sekiz kitab›ndan seçilmifl yirmi alt› fliiri, Lütfullah Göktafl’›n çevirisi ile “Biz Kaybettik Aflk da Kazanamad›” ad›yla yay›nland›.

Sayfa 5’te

2005 y›l› Nisan ay›… Kocaeli Üniversitesi'nde “terör” konusunda konferans vermeye gelen Amerikal› Deniz Piyade Albay Nicos Pratt, bir grup ö¤renci taraf›ndan yumurta at›larak kovalan›yor. 2008 y›l› Mart ay›… Üniversitelerde AKP egemenli¤inin kilit ismi YÖK Baflkan› Yusuf Ziya Özcan, ö¤ren-

Sayfa 5’te

Ferda Koç

Sayfa 3’te

Kontrgerilla öldü Yaflas›n kontrgerilla

Ergenekon operasyonu kontrgerillan›n tasfiyesi de¤il ama fasa-fiso da de¤il; kontrgerillan›n, yeni sömürgecili¤in güncel ihtiyaçlar›na göre yeniden yap›land›r›lmas›na yönelik büyük bir operasyon. Halk düflmanl›klar› s›r olmayan eski kontrgerilla elemanlar›n›n yeni döneme ayak uyduramayanlar› tasfiye ediliyor. Ancak hizmetinde

Fakir fukara edebiyat›yla patronlar› kurtar›yor

Sayfa 10’da

Toplumsal muhalefette yenilenme umudunu büyütelim

Sayfa 6’da

Sayfa 2’de

I Hrant Dink’in öldürülmesinin üzerinden iki y›l geçmifl olmas›na ra¤men, soruflturma cinayette aç›k “ihmali” bulunan kamu görevlilerine do¤ru uzanam›yor, san›klar birer birer tahliye oluyor. Çeber’in iflkenceyle öldürülmesinde sorumlulu¤u bulunan “kamu görevlileri” yeniden iflbafl› yapt›r›l›yor. Ama AKP kontrgerillay› temizledi¤ini iddia ediyor.

Hrant Dink kontrgerilla taraf›ndan katlediliflinin ikinci y›l›nda ‹stanbul baflta olmak üzere çeflitli illerde an›ld›. ‹stanbul’da yay›n yönetmenli¤ini yapt›¤› Agos gazetesinin önünde yap›lan anmaya binlerce kifli kat›larak, “Faflizme inat karde-

flimsin Hrant” dedi. ‘Bar›fl için adalet için’ biraraya gelen binler Türkiye’nin de¤iflik yerlerinde yap›lan eylemlerde, gerçek katillerden hesap sorulana kadar mücadele edilece¤ini vurgulayarak Hrant Dink’e kardeflli¤in ülkesi için söz verdi.

Sayfa 10’da

Kad›nlar yaklaflan yerel seçimlerde “mahallelerin sahibi biziz” diyerek yönetimlere aday oluyor. Muhtarl›k için aday olan kad›nlar, oluflturulan meclislerin ortaya ç›kartt›¤› taleplerle beraber seçim çal›flmas› yap›yor. Yerel yönetimler için bir araya gelen ilerici kurumlar›n seçim program›nda kad›nlara özgü taleplerin yer almas› kad›n mücadelesinin önceli¤ini oluflturuyor. Kad›nlar söz ve karar hakk› için seçimlere haz›rlan›yor


cmy k

29 Ocak 11 fiubat

2 GÜNDEM

Ortado¤u direnifli onurumuzdur

Anavatan isteyenler benimle gelsin

U B‹R

H

AB

Hugo Chavez FRIAS

‹R

B

E R‹D

Venezüella Devlet Baflkan›

Türkiye Edebiyatç›lar Derne¤i’nin organize etti¤i ve çok say›da kurum temsilcisinin kat›ld›¤› Filistin halk› ile dayan›flma gezisini Sendika.Org izledi. Filistinli yazar, ayd›n, sanatç›larla ve yöre halk›yla buluflan heyet, ‹srail’in sald›r›lar›na karfl› direnifli selamlad› Türkiye Edebiyatç›lar Derne¤i ve PEN’in ça¤r›s›yla KESK, TTB, Halkevleri, ‹HD, Bar›fl Meclisi, Pir Sultan Abdal Derne¤i, Demokratik Kültür ve Sanat Derne¤i, Toplumsal Özgürlük Platformu ile SEH’in temsilcilerinden oluflan bir heyet, Filistin halk›yla dayan›flma ziyaretinde bulundu. 21 Ocak gecesi ziyaret için Antakya’dan yola ç›kan heyet, 25 Ocak günü Türkiye’ye döndü. ‹lk durak fiam Gezinin ilk dura¤› Suriye’nin fiam kenti oldu. Arap Yazarlar Birli¤i ve Gazeteciler Derne¤i üyelerinin coflkulu karfl›lamas›yla a¤›rlanan heyet ilk olarak Arap Yazarlar Birli¤i’nin dernek binas›na geçti. Birli¤in Genel Baflkan› Hüseyin Cuma, yap›lan dayan›flma ziyaretinden duyduklar› mutlulu¤a de¤inerek Gazze’de yaflanan insanl›k d›fl› vahfletle ilgili ayr›nt›l› bilgilendirmede bulundu. ‹srail’in sald›r›s›na karfl› Türkiye’de yap›lan tepki eylemlerini yak›ndan takip

ettiklerini belirten Hüseyin Cuma, gerçekleflen dayan›flma gezisinden onur duyduklar›n› söyledi. ‹srail’e karfl› uluslararas› tepkinin örgütlenmesi için herkesin çaba sarf etmesi gerekti¤ini sözlerine ekleyen Cuma, bu konuda Türkiyeli ayd›n ve ilericileri göreve ça¤›rarak heyette bulunan herkese direniflin simgesi haline gelen Filistin puflisi hediye etti. Cengizhan: Direnifl Ortado¤u halk› için bir onur Arap Yazarlar Birli¤i ad›na Genel Baflkan Hüseyin Cuma’n›n yapt›¤› konuflman›n ard›ndan Türkiye’den gelen heyet ad›na Edebiyatç›lar Derne¤i Genel Baflkan› Gökhan Cengizhan gerçekleflen dayan›flma ziyaretinin amac›na dair bilgi verdi. ‹srail’in sürekli tehdidinde bulunan Lübnan ve Filistin halk›n›n sürdürdü¤ü direnifli Ortado¤u halk› için onur kayna¤› olarak nitelendiren Gökhan Cengizhan, ABD ve ‹srail’in bölge halk›na yönelik

sald›r›lar›na karfl› direnen halklar›n yan›nda olduklar›n› dosta ve düflmana göstermek için bu ziyarette bulunduklar›n› ifade etti. Yap›lan ateflkesin yeterli olmad›¤›n› söyleyerek sözlerine devam eden Cengizhan ‹srail’in iflgal etti¤i topraklar› derhal terk etmesi ve uluslararas› mahkemelerde yarg›lanmas› gerekti¤ini vurgulayarak sözlerini bitirdi. El Jezire, BBC, Suriye Haber ajanslar›yla Türkiye’den Dicle Haber Ajans› ve Sendika.Org’un bulundu¤u bas›n aç›klamas›ndan sonra Golan tepe-

lerinde yer alan ve ölüm kenti olarak bilinen Kuneytra kentine geçildi. Bar›fl orman› ziyaret edildi Birleflmifl Milletler’in denetimi alt›nda olan Kuneytra kentine giden heyeti, kentin valisi Dr. Riyad Hicap karfl›lad›. Kent hakk›nda detayl› bilgilendirmede bulunan vali, ziyareti gerçeklefltiren herkese teflekkür etti. Görüflmenin ard›ndan kentte oluflturulan uluslararas› bar›fl orman›na gidildi. Heyette bulunan kurumlar a¤aç dikerek bar›fl mesajlar›n› ilettiler. Filistin solu ile buluflma

A¤aç dikiminin ard›ndan Suriye’ye geri dönen heyet, Filistinli mültecilerin yaflad›¤› Muheyyam-a Yemduk kamp›na geçti. Filistin Halk Kurtulufl Cephesi, Demokratik Cephe, Halk Partisi (eski Filistin Komünist Partisi) ve Filistin Halk Ordusu temsilcileriyle buluflan heyet kampta bulunanlarla birlikte söylefli düzenledi. Söyleflinin ard›ndan Gazze katliam›n›n foto¤raflar›n›n oluflturdu¤u sergi ziyaret edilerek bas›n aç›klamas› düzenlendi. Aç›klamay› Filistin Halk Kurtulufl Cephesi D›fl Siyaset Sorumlusu Ebo Ah-

met Fuat, heyet ad›na okudu. Aç›klamada Türkiyeli heyetin düzenledi¤i dayan›flma ziyaretinin önemine vurgu yap›ld›. Yap›lan ziyaretlerin kurumsallaflmas› ve iliflkilerin geniflletilmesi için karfl›l›kl› iletiflim kanallar›n›n oluflturulmas›n›n ad›mlar›n›n at›ld›¤› dayan›flma ziyareti, 25 Ocak günü heyetin Türkiye’ye dönmesiyle sona erdi. Türkiye solunun uzun bir süredir ihmal etti¤i, Ortado¤u halklar›yla ilerici bir mücadele zemininde buluflman›n gereklili¤i bu ziyaretle an›msanm›fl oldu.

Toplumsal muhalefette yenilenme umudunu büyütelim

K

rizin y›k›c› etkilerinin, yoksul emekçi halk›n yaflam›nda yaratt›¤› tahribatlar›n derinleflti¤i bir süreçte yerel seçime gidilmektedir. Kriz ve yerel seçim, egemenler taraf›ndan, emek ve halk düflman› gerici neoliberal politikalar›n saflaflt›r›ld›¤› f›rsat zeminlerine dönüfltürülmektedir. Bununla birlikte, kendine yönelen sald›r›lara uzun zamand›r tepkisiz kalan emekçi halk s›n›flar› bile, yavafl yavafl kendine özgü biçimlerde tepki vermeye bafllad›. ‹flçi s›n›f›n›n geleneksel iflkollar›n› oluflturan ve neredeyse devrimci potansiyelinden umut kesilen tekstil, lastik ve metal iflçileri art›k daha yüksek sesle tepki veriyor, ard› ard›na yaflanan fabrika iflgallerini yayg›n bir eylem tarz›na dönüfltürüyorlar. 29 Kas›m eyleminin de gösterdi¤i gibi, kamu emekçileri uzun zamand›r görünmeyen bir büyüklükte kitlesel tepki gelifltirdiler. Ülkenin en muhafazakar kesimini oluflturan ve merkez sa¤ partilerin kitle temelini oluflturan tar›m emekçileri, yayg›n direnifl ve protesto biçimleri gelifltirmeye bafllad›lar. ‹flçi s›n›f›n›n güvencesiz çal›flan kesimleri, her ne kadar ülke çap›nda örgütlü bir hareket ve muhalefet tarz› üreterek kendilerini gösteremeseler de son derece yayg›n bir örgütlenme ve mücadele aray›fl› içindeler. Bütün krizlerin klasik görünümlerinden biri olan toplumsal çürümeler, bir yandan da de¤iflik toplumsal kesimlerde ileri at›lma tavr› yaratmaktad›r. Örne¤in kad›nlar›n toplumsal hareketlerde yavafl yavafl seçilmeye bafllayan militan duyarl›l›klar›, kad›nlar›n geleneksel sorunlar›n› güncel kriz dinamikleriyle buluflturan daha güçlü bir dinamizm yaratmaktad›r. Alevilerin elli bini bulan Ankara eylemi ve hemen arkas›ndan 24 Aral›k Kahramanmarafl katliam›n›n y›ldönümünde gerçeklefltirdikleri Adana mitingi güçlenen sol bir duyarl›l›¤a iflaret etmektedir. Kürt hareketinin son zamanlarda gelifltirdi¤i kitlesel direnifl biçimleri, egemenler cephesinde oluflturulan savafl, seçim ve kriz mutabakat›n› “demokratik aç›l›mlar” ad› alt›nda sürekli ödün vermeye zorlayan kazan›mlara dönüflmektedir. K›sacas›, kriz ve yerel seçim koflullar›nda, gerici neoliberal politikalara

cmy k

karfl›, emekçi halk s›n›flar›n›n gerçek e¤ilimlerini, ç›karlar›n› ve eylemlerini temel alan sol politikalar›n ve inisiyatiflerin geliflmesi için son derece elveriflli koflullar oluflmaktad›r. Ne var ki, sol hareketin bu süreçte etkili politikalar üretememesi ve bir toplumsal muhalefet ekseni oluflturamamas›, tersine içe dönük öznel ç›karlar alan›na gömülmesi ya da egemen politikalar›n kuyru¤una tak›lmas› yüzünden önemli bir tarihsel f›rsat de¤erlendirilememektedir. Örne¤in, sol ezberin çok güçlü oldu¤u Filistin sorununda bile sol bir inisiyatif gelifltirilemedi. Gazze’deki katliamlar genel bir halk duyarl›l›¤› yaratm›flken, bu duyarl›l›¤›n gerici, ›rkç› ve ‹slamc› bir kitle seferberli¤ine dönüfltürüldü¤ü koflullarda sol hareket etkisiz kalabiliyor. Bilindi¤i üzere, ülkemizde geliflen Filistin duyarl›l›¤›, sa¤c› ve ‹slamc› kesimlerin ihbarlar›na ve sald›r›lar›na ra¤men bizzat oralara giderek ›srarla Filistin’le devrimci dayan›flma eylemlerini sürdüren ve a¤›r bedeller ödeyen devrimciler sayesinde ortaya ç›km›flt›r. Hem krizin hem de seçim atmosferinin belirleyici oldu¤u bir süreçte, toplumsal muhalefetin çok güçlü olmas› beklenir. Üstelik, krizin faturas›n›n neredeyse tamamen emekçi halka ç›kar›ld›¤› ve egemenlerin halk düflman› politikalar›n›n daha görünür oldu¤u koflullarda, “sol”un daha da belirleyici olmas› gerekir. Ancak toplumsal hoflnutsuzluk her gün biraz daha artarken solun durumu iç aç›c› görünmemektedir. Sol muhalefet, kendisi için “elveriflli” olabilecek bu dönemi bile varl›¤›n› etkili k›labilecek biçimde de¤erlendirmiyor. Ayr›ca bu “avantajl›” duruma, kendisini ulusalc›l›kla ifade eden ve cumhuriyet mitingleriyle kitlesel ifadelerini bulan hareketlenmenin bask›lanmas›n›n büyük ölçüde ortadan kalkt›¤›n› da eklemek gerek. Solun bu etkisizli¤inin nesnel (sola ba¤l› olmayan) bir dizi nedeni say›labilir. Ancak sak›ncalar› bilinmesine ra¤men, kendisine ba¤l› olmayan nedenleri bir tarafa b›rakarak konuyu ortaya koymakta hay›r var. ‹lk olarak, “sol” diye tabir edilen kesimin kabaca da olsa s›n›rlar›n› belirlemek gerek. CHP, bu s›n›rlar›n d›fl›nda tutuldu¤unda söz konusu olan ke-

2009

simler; ilerici sendika ve meslek örgütleri ile siyasal sol grup ve partilerdir. Her iki kesim için de sorunlar ba¤lam›nda ayr›nt›l› tart›flmalar yürütülebilir. Ancak burada as›l üzerinde durulmas› gereken, her kesim için de geçerli olan, ay›rt edici bir politik muhalefet program›n›n olmay›fl›d›r: ne sendika ve meslek örgütlerinin temsilcilerinin kafas›nda ne de sol grup ve partilerin tercihlerinde. Tam da bu yüzdendir ki, bilmem kaç tane sendika ve meslek örgütünün ortak bas›n aç›klamas› (Gazze konusunda), aç›klama metni hiçbir temsilci taraf›ndan önceden okunmadan yap›labiliyor. Bas›n aç›klamas›n› yazan kiflinin, Gazze'ye müdahale için BM'yi göreve ça¤›rmas› da (t›pk› Erdo¤an gibi) skandala neden oluyor. Herkesin vahim diye tan›mlad›¤› durum, “uzmanlara” yazd›r›lan metnin daha önceden neden okunmad›¤› noktas›nda odaklan›yor. Oysa gözlerden kaçan daha vahim bir durum mevcut. Bilmem kaç tane temsilci/yöneticinin, geliflmeler karfl›s›nda (genel-geçer laflar›n d›fl›nda) söyleyebilecek, kendi politik program›n›n uzant›s› olan laf edebilme ihtiyac› ve iddias› yok; kiflisel iddialar› mutlaka vard›r ama politik iddialar› yok. Benzer durum, yerel seçimler konusunda bir araya gelen sol grup ve partilerin faaliyet ve aç›klamalar›nda yaflan›yor. K›smen siyaset d›fl›nda kalmamak için k›smen de iyi niyetle bafllayan bir araya gelme giriflimleri, seçim günü yaklaflt›kça aday ve grup ç›kar› bask›lanmalar›n›n a盤a ç›kt›¤› bir iç gündeme darald›. Yerel seçimlerde izleyece¤i strateji ve takti¤i, zaten sürdürdü¤ü bir politik program›n içerisinde gören bir anlay›fl mevcut de¤il (Bat›’daki bütün solun temel görevini, DTP'yi desteklemek olarak gören zihniyetin “hakk›n› vererek” bir kenara b›rak›rsak). Güçsüzlük politikas›zl›¤›, politikas›zl›k güçsüzlü¤ü büyütüyor. Bu ortak belirleyen d›fl›nda sol kesimler için ayr›ca vurgulanmas› gereken birkaç bafll›k daha mevcut. Öncelikle sol ad›na yöneticilik yapan, temsilci olma misyonunu tafl›yanlar›n, bu konumlar›na uygun bir donan›ma ve olgunlu¤a sahip olmalar›n› beklemek hakk›m›zd›r. Kuflkusuz bu arkadafllar bir Chavez, Lula ya da Morales benze-

ri bir fleye dönüflmeyecekler; ancak daha yak›n bir örne¤i, bir Teoman Öztürk'ü ya da Kemal Türkler'i örnek almalar› gerekmez mi? Ya da sadece kendilerini seçenlere karfl› sorumluluk hissetmeden, bütün solu da az çok temsil ettikleri bilinciyle hareket etmelerini ve “vasat” bir solcunun bile yapmayaca¤› davran›fllardan kaç›nmalar›n› beklemek hakk›m›z de¤il mi? Liderlerin güvenilirlili¤i, “kesinlikle yap›lmayacaklar” listesinin uzunlu¤uyla da ilgilidir. Di¤er yandan, bir “kesinlikle yap›lmayacaklar” listesi de sol grup ve partiler için gerekli. Bunun ilk maddesine de “dar grup ç›kar›, iflçi s›n›f›n›n (halk›n) ç›kar›na tercih edilemez” yaz›lmal›. Özellikle politik mücadelenin süreklili¤ini sa¤layamayan gruplarda, iç gündemlerinin yo¤unlu¤undan da kaynakl› olsa gerek, halkla bir empati iliflkisi kurulam›yor. Örne¤in y›llard›r Melih Gökçek zulmü alt›nda yaflam›fl Ankara’n›n yoksul mahallelerinde, gericili¤e, faflizme ve neoliberalizme karfl› halk›n ç›karlar›n› temsil eden bir siyasetin bofllu¤u sürekli kendini hissettirmektedir. Asl›nda Karayalç›n, bu bofllu¤a oynayan politik bir figürden baflka bir fley de¤ildir. Oysa, Karayalç›n'a karfl› aday ç›kar›lmas›n› “en keskin devrimci fikirlerle” savunanlar›n yerel seçimde, halk›n bu duyarl›l›klar› temelinde örgütlenmesine ve bu bofllu¤un ileri mevzilerle doldurulmas›na yönelik herhangi bir politik projesi bulunmamaktad›r. Kendisini yasal parti formunda içinde örgütlemifl yap›lar için ise en zor dönem sand›¤›n ortaya kondu¤u dönemdir. Özellikle güçsüzlü¤ün politikas›zl›¤›, politikas›zl›¤›n güçsüzlü¤ü besledi¤i dönemlerde… Seçim öncesinde bir güçmüfl gibi görünme zorunlulu¤u, seçim sonuçlar›n› gördükten sonra, zevahiri kurtarmak için rakamlarla oynama sanat›n›n inceliklerine dönüflür. Bu durumun yaratt›¤› en önemli sonuç ise normal zamanlarda k›smen de olsa var olan nesnel alg›n›n tamamen ortadan kalkmas›d›r. Evet, bizim bir politik projemiz var ve bu durumlarda ne yap›lmas› gerekti¤ini biliyoruz. Neoliberalizme, gericili¤e ve faflizme karfl› halk›n yerel seçim ve kriz koflullar›nda biriken tepkisini, halk›n ba¤›ms›z eylemini temel alan

ileri mevzilere dönüfltürmek, bu projenin temelini oluflturmaktad›r. Hak mücadeleleri bu sürece müdahalenin sürükleyici halkas›n› oluflturmaktad›r. Bu siyasetle, halk›n siyasal kat›l›m›na gerçek bir olanak sa¤lamayan sand›k eksenli siyaset karfl›s›nda, halk›n ç›karlar›na dayal› somut bir siyaset zemini oluflturmak hedeflenmektedir. Elbette, solun birli¤i için somut bir program›n oluflmas›n› sa¤lamak da bu temelde yerine getirilebilecek bir görevdir. Yerel seçimde, siyasetin (vaatlerin, taleplerin) içeri¤ini halk›n ç›karlar›n› gözetecek biçimde etkilemek; halk›n talepleri karfl›s›nda k›r›lganlaflan siyasal aktörleri s›k›flt›rmak, somut kazan›mlar elde etmek yine bu sürecin temel ad›mlar›n› oluflturmaktad›r. Geleneksel siyaset tarz›n›n, halk› gerici saflaflt›rmalara s›k›flt›ran yap›s› karfl›s›nda ilerici bir saflaflman›n olanaklar›n› güçlendirmek böylece mümkün olacakt›r. Toplumsal muhalefetin bütün zaaflar›na ra¤men, bir yandan da ezilen halk kesimlerinin ba¤r›nda yeni bir iflçi ve halk hareketi kufla¤› olufluyor. Bu kuflak eylem biçimiyle, örgütlenme biçimiyle, önderli¤iyle ve politik hedefleriyle henüz oluflum halindeki devrimci özneyi ifade etmektedir. Solun as›l u¤raflmas› gereken de bu sürecin güçlendirilmesidir. Bu görev en çok da, hak mücadelesi çizgisinde ilerici toplumsal muhalefet için anlaml› bir çizgi oluflturan çal›flmalar›n s›rt›ndad›r. Yoksul mahallelerde yürütülen hak mücadeleleri, iflçi direnifllerini kucaklamay› acil bir görev olarak önüne koymal›d›r. Krizin y›k›m›na karfl› çeflitli biçimlerde oluflturulan yerel platformlar›n, halk›n yak›c› sorunlar›na karfl› somut hedeflere sahip mücadele gündemleri belirlemesi için çaba gösterilmelidir. Alevilerin, Kürtlerin ve kad›nlar›n mücadele enerjisinin, krizin y›k›m›na karfl› geliflen mücadeleler içinde de a盤a ç›kmas› için çal›fl›lmal›d›r. Solun köklü bir dönüflüm geçirmesi zorunludur. Asl›nda böylesi bir süreç de halihaz›rda ifllemektedir. Bunun bilincine var›lmas› ve toplumsal muhalefet güçlerinin zaman›n›n ve enerjisinin as›l olarak bu ifllere yo¤unlaflt›r›lmas› gerekmektedir. Çünkü toplumun dinamizmi eninde sonunda kendi kanallar›n› yaratacakt›r.

Bir beysbol oyuncusu olarak en güçlü vurufllar›m her zaman sa¤ tarafa gelen toplara olurdu. fiimdiyse, siyaset ve devrim alan›nda oynarken, bugün bafllam›fl olan bu vurufllar, her tarafa vurabildi¤imce ayn› h›zda olacak. Sadece, flimdiki bu vurufllar fikirlerin, inançlar›n ve anavatana olan tutkumun gücüyle olacak. Ben gerçekte bir askerim. Ve bu s›fatla, taktik amaçlar ve stratejik hedefler peflinde olan kolektif güce yönelen meflru iktidara ba¤l›l›k ve itaat okulunda flekillendim. Hayat›ma damgas›n› vuran durum ve vaziyetler, beni erken dönemimde devrimci bir askere dönüfltürdü. Bu noktadan hareketle, flu anda mutlak biçimde emrine tabi oldu¤um Venezüella halk›n›n meflru ve üstün egemen gücünün fark›na vard›m. Ve geri kalan günlerimde de bu fark›ndal›kla yaflayaca¤›m. Bu sözleri, anavatan›m›zda iki yüzy›l önce ortaya ç›kan siyasi mücadelenin fliddetini artt›rd›¤› 2009’un bafl›na damgas›n› vuran olaylar›n ortas›nda sarf ediyorum. Baz›lar›, ço¤umuz, ulusal ba¤›ms›zl›k istiyoruz; di¤erleri, az›nl›ktakiler, Venezüella’y› bir kez daha bir sömürgeye, bir imparatorluk ufla¤›na, bir alt cumhuriyete dönüfltürmek istiyor. Venezüella’n›n ba¤›ms›zl›¤›na ulaflmak aç›s›ndan ulusal devrimden baflka yol yoktur. Büyük anavatana ulaflmak için, hâlihaz›rda girmifl oldu¤umuz sosyalizme giden yoldan, Bolivarc› sosyalizmimizden, sosyalist demokrasiden baflka yol yoktur! Yanki takipçisi sömürgecilerin izledi¤i, bizi sokmak istedi¤i di¤er yol, ülkemizi kar›fl›kl›¤a, önemsizli¤e ve tarihin çöp sepetine mahkûm edecekti; bu kapitalizmin ve onun siyasal ifadesi olan “burjuva demokrasisi”nin yoludur. Biz ba¤›ms›zl›k savaflç›lar›, önderimiz Simon Bolivar’›n 15 A¤ustos 1805’te Kutsal Tepe’de etti¤i yemine sad›k kal›yoruz. Biz vatanseverlerin bir projesi var, bir bayrak tafl›yoruz. Onlar›n, yani sömürgecilerin ise bir yemini yok, bir projesi yok, bir bayra¤› yok. Ya da daha do¤ru bir deyiflle, Yanki takipçilerinin faaliyetlerinin ço¤unda da gördü¤ümüz üzere, Bolivar›m›z›n Angostura’ya hâkim oldu¤undaki gibi sekiz de¤il yedi y›ld›zl›k olan bayraklar› tersine dönmüfltür, bafl afla¤› dönmüfltür. Bu her fleyi anlatmaktad›r: anavatana karfl› olan ne varsa onu temsil etmektedirler, bayrak karfl›t›, Venezüella karfl›t›, Bolivar karfl›t›d›rlar. ‹nkârc›d›rlar. Anavatanlar› yoktur. Ve bunu sat›rlar›mda, özellikle de 15 fiubat’taki referanduma tamamen yo¤unlaflt›¤›m›z kampanya esnas›nda, flu anda aç›klamak istiyorum. fiubat, bir kez daha fiubat! Y›llard›r hayat›m›n bu ayla, savan flenliklerinin ve kuru mevsim so¤u¤unun ayaz›n›n ay›yla aras›nda bir ba¤ oldu¤una güçlü biçimde ba¤l› oldu¤una inanmaktayd›m: 27 fiubat, 4 fiubat, 2 fiubat! Ve flimdi de: 15 fiubat. Beni büyüten Caracazo’dan 20 y›l, bana hayat veren Bolivarc› Ordu ‹syan›’ndan on yedi y›l ve beni buraya getiren baflkanl›k görevime bafllama günümden on y›l sonra, bir kez daha hayat›m› ve bütün gelece¤imi halk›n ve onun mutlak fikrinin ellerine teslim ediyorum. Bu devrimci asker halk ne emrederse onu yapacak. E¤er ço¤unluk “hay›r” derse, ben de bir baflka fiubat ay›nda, 2013’te ayr›laca¤›m. Öte yandan e¤er sizin, Venezüellal› kad›n ve erkeklerin ço¤unlu¤unuz, kanun de¤iflikli¤ini bir “evet” oyuyla desteklerse, böylece 2013’ten sonra da dönüflümün önünde olmay› sürdürebilmem mümkün olacak. Ancak asl›nda en önemli fley bu de¤il. Burada ve flimdi zorunlu olan fley, e¤er “hay›r” kazan›rsa bir sömürge ve anavatan olmayan fley kabul ettirilmifl olacak. Ve e¤er “evet” kazan›rsa, ba¤›ms›zl›k ve anavatan üstün gelecek. Bu yüzden siz erkeklere ve kad›nlara, Venezüellal› gençli¤e tekrar söylüyorum: Bir anavatan isteyenler benimle gelsin! Benimle gelenler, bir anavatan›n›z olacak! Hugo Chavez Frias [1] Caracazo, 27 fiubat 1989’da Venezüella baflkenti Caracas’ta ve civar ilçelerinde, IMF’nin direktiflerini izleyen dönemin Venezüella baflkan› sosyal demokrat Carlos Andrés Pérez’in önerdi¤i serbest piyasa reformlar›na karfl› olan kendili¤inden protestolar, isyanlar ve ya¤malar dalgas›na verilen ad›d›r. Halk›n tedirginli¤inden do¤an bu tepkiler befl gün sürdü ve polis ve askeri güçler taraf›ndan fliddetle ezildi. [2] 4 fiubat 1992’de, o zaman subay olan Hugo Chavez, hükümetin Caracazo ve di¤er bask›c› giriflimlerinden dolay› bütün meflruiyetini kaybetmifl oldu¤u bir zamanda, neoliberal Carlos Andrés Pérez hükümetine karfl› bir askeri ayaklanman›n bafl›n› çekti. [Venezuelanalysis’teki ‹ngilizcesinden Soner Torlak taraf›ndan Latinbilgi (Sendika.Org) için çevrilmifltir]


29 Ocak 11 fiubat

2009

GÜNDEM 3

I Devrim Ersezer’i kaybettik

I Liselilerden “Çeteleflmeye Hay›r!”

I A‹HM sekiz üniversiteliyi hakl› buldu

Devrim Ersezer, yaklafl›k 1,5 y›ld›r kansere karfl› verdi¤i mücadeleyi, 30 yafl›na girmeye bir hafta kala kaybederek hayata gözlerini yumdu. Akdeniz Üniversitesi’nde Araflt›rma Görevlisi, Pir Sultan Abdal Kültür Derne¤i üyesi ve E¤itim-Sen eski iflyeri temsilcisi olan Ersezer’in Sendika.Org sitesinde de yaz›lar› yay›nlan›yordu.

Hopa ve Kemalpafla Liseli Genç Umut’un bafllatt›¤› “Uyuflturucuyu, fuhuflu ve çeteleflmeyi aklam›yoruz” kampanyas› kapsam›nda müzik dinletisi ve bas›n aç›klamas› yap›ld›. Dumlup›nar Caddesi üzerinde bas›n aç›klamas› yapan ö¤rencilere esnaf da alk›fllarla destek verdi. Kampanya panel ve konserlerle devam edecek.

A‹HM, ‹stanbul Üniversitesi 2002-2003 ö¤retim y›l› aç›l›fl›nda gözalt›na al›nan sekiz üniversiteliyi hakl› bularak Türkiye’nin “iflkence ve kötü muamele yasa¤›” ve “ifade özgürlü¤ü hakk›”n› çi¤nedi¤ine hükmetti. Türkiye, dört üniversiteliye 4 bin avro tazminat ödemeye mahkum edildi.

Hrant’a kardefllik sözü Bar›fl için adalet için binlerce kifli ayn› yer ve ayn› saatte, kontrgerilla taraf›ndan öldürülen Hrant Dink’i anarak kardefllik sözü verdi

Kontrgerilla taraf›ndan iki y›l önce katledilen Hrant Dink, binlerce kiflinin kat›ld›¤› törenlerle an›ld›. Genel Yay›n Yönetmenli¤i yapt›¤› Agos gazetesinden ç›karken kontrgerilla taraf›ndan Ogün Samast’a katlettirilen Hrant Dink’in anma törenlerinde binlerce kifli cinayete duydu¤u öfkeyi ‘Katil devlet hesap verecek’ slogan›yla dile getirdi. ‹stanbul’da Halaskargazi Caddesi üzerindeki Agos ga-

zetesi önünde saat 14.30'da bafllayan tören öncesi, Dink'in öldürüldü¤ü kald›r›ma karanfiller, yanan mumlar ve üzerinde “Hrant için adalet için” yaz›l› büyük bir pankart b›rak›ld›. Hrant Dink’in an›s›na katledildi¤i saat olan 14.58’de bir dakika sayg› duruflunda bulunuldu. Törende, "Yi¤idim aslan›m burda yat›yor, F›rat türküsü, Sar› Gelin" türküleri hep bir a¤›zdan söylendi. Törene ka-

t›lanlar, "Hepimiz Hrant'›z, Hepimiz Ermeni'yiz, Faflizme inat kardeflimsin Hrant" sloganlar›n› att›. Agos önündeki anman›n bitmesinin ard›ndan binlerce kifli Taksim yönüne do¤ru yürüyüfle geçti. Polis eylemlerdeki tahammülsüzlü¤ünü bir kez daha göstererek eylemcilere tazyikli su ve gaz ile sald›rd›. Eylemciler ise polisin sald›r›s›na tafllarla karfl›l›k verdi. Polis, eylemcilere sald›r›s› s›ras›nda ha-

vaya birkaç el silah s›kt›. Mezar› bafl›nda tören Hrant Dink mezar› bafl›nda da an›ld›. Anmada bir konuflma yapan Gedikpafla Kilisesi Papaz› Der Zaven, flunlar› söyledi: “Hrant Dink’i, 2 y›l önce al›nd›¤› topra¤›n rahmine bar›fl tohumu olarak koyduk. O do¤rulukla bar›flla yafl›yor. ‹nsanlar bar›fl için bir araya geldiklerinde kötülük kaybolacakt›r. Onun için Hrant ölmedi. Nas›l ki bir tohumu topra¤a verdi¤imizde yefleriyorsa bu kalabal›¤a bakt›¤›m›zda görüyoruz ki onun ekti¤i fikirler zaten çiçeklenmifl, bahara ermifltir.” Ankara, ‹zmir, Eskiflehir, Antakya ve memleketi Malatya’da da yap›lan kitlesel yürüyüfl ve etkinliklerde Hrant Dink’in gerçek katilleri bulunana kadar bu mücadelenin devam edece¤i hayk›r›ld› ve Dink’e kardeflli¤in ülkesi sözü verildi.

Seçimler yaklafl›yor, halk kürsülerini kuruyor Yerel seçimler yaklaflt›kça kentsel rantla gözü dönen düzen partilerinin iktidar kavgas› k›z›fl›yor. Ba¤›ms›z halk inisiyatifleri ve ortak platformlar etraf›nda birleflen ilerici kurumlar ise halk›n ba¤›ms›z ç›karlar›n› ve sol ilkeleri temel alan politik müdahale kanallar› yaratmak için kollar› s›vad› Yerel seçimler yaklaflt›kça siyasi partilerin kentlerde iktidar olma kavgas› da k›z›fl›yor. Siyasiler rant, iktidar ve güç iliflkilerini sürdürmek ya da kuvvetlendirmek için belediye yönetimlerine göz

dikerken halk da seçimler için kendi yolunu çiziyor. Halk›n talepleri ve ihtiyaçlar›n› görmezden gelen adaylar karfl›s›nda baz› bölgelerde sol, seçimlere halk toplant›lar› ve demokratik inisi-

yatifler kanal›yla belirlenen ortak adaylar giriyor. Seçim propagandas› için kap›lar› dolaflan adaylar›n karfl›s›na halk toplant›lar›nda kitlesel olarak saptanan halk›n flartlar›yla ç›kmaya haz›rlan›yor. Kocaeli Halkevleri 18 Ocak günü gerçeklefltirdi¤i ve kentteki çeflitli belediye baflkan› aday adaylar›n›n kat›ld›¤› toplant› ile seçimler karfl›s›nda hak mücadeleleri meclisleri ve halk toplant›lar›nda oluflturulan tavr› aç›klad›. Halkevciler seçimlerde kap›lar›n› çalan adaylara toplant›lar sonucunda oluflturulan halk›n beyannamesini imzalatacaklar›n› belirtti. Ankara Mamak’ta da halk›n flartlar›n› anlatmak için kitlesel bir toplant› ya-

p›ld›. Halkevleri, Bar›nma Hakk› Bürosu ve Genel ‹fl Mamak flubesinin düzenledi¤i toplant›ya Murat Karayalç›n ve CHP Mamak belediye baflkan aday› Veli Gündüz fiahin kat›ld›. Mersin’de DTP, SDP, EMEP, EHP, Halkevleri, ESP, DHF, SEH, TÖP, Partizan, AKADER oluflturulan talepler etraf›nda birleflerek seçimlerde ortak adayla gireceklerini belirtti. Kurumlar özgürlük, eflitlik ve insanca yaflam talebini kapsayan ortak bir programa sahip. ‹stanbul’da solun çeflitli kesimlerinin oluflturdu¤u ‘Biz de Var›z’ platformu ise 17-18 Ocak'ta "21. yüzy›lda sosyal belediyecilik sempozyumu” düzenledi.

Partilerin adaylar› belli Ankara, ‹stanbul ve Diyarbak›r üstünde ciddi hesaplaflmalar ve iddialaflmalar›n yaflaBülent Akarcal› Kemal K›l›çdaro¤lu Kutbettin Arzu naca¤› flehirler Siyasi partiler aç›s›ndan seçim yar›fl› k›z›fl›yor. ‹nce hesaplarla, örgüt içi hesaplaflmalarla belirlenen adaylar yavafl yavafl kamuoyuna aç›klan›yor. Ankara’da seçim yar›fl› AKP’li Gökçek’le CHP’li Karayalç›n aras›nda yaflan›yor. AKP’nin ‹stanbul aday›n›n Kadir Topbafl oldu¤u haftalar öncesinden aç›klanm›flken bu konuda karars›z olan CHP geçen hafta Kemal K›l›çdaro¤lu’nu aday gösterdi¤ini aç›klad›.

Erdo¤an’›n ›srarla istedi¤i iki belediye için de yap›lan anketler ve yoklamalar sonucu adaylar netleflti. CHP’nin kalesi olarak nitelenen Çankaya’da eski ANAP’l› Bülent Akarcal› aday gösterilirken, önemli hedeflerden biri olan Diyarbak›r’da ise kentin halihaz›rda milletvekili olan eski Diyarbak›r Sanayi ve Ticaret Odas› Baflkan› Kudbettin Arzu aday gösterildi.

Liseliler boykotla kazand›

DTCF faflizme karfl› ayakta

‹zmir’de liseliler yemekhane ve kantinde sat›lan yiyecek - içeceklerin pahal› olmas› nedeniyle boykot yapt›

Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Co¤rafya Fakültesi’nde (DTCF) üç gün (21-22 ve 23 Ocak) boyunca yaflanan faflist ve polis sald›r›lar› karfl›s›nda direnifl vard›. Polisin silah kulland›¤› olaylarda ö¤renciler “faflizme defol de” diyerek okullar›na sahip ç›kt›lar. ‹lk gün faflistlerin sald›r›s›n›n ard›ndan okula giren polis ö¤rencileri gözalt›na almaya çal›flt›. Sald›rganlar› s›nava sokmak isteyen polis

‹zmir Liseli Genç Umut, Atakent Anadolu Lisesi’nin yemekhane ve kantininde ucuz, sa¤l›kl› ve doyurucu yemek talebiyle bir hafta süren bir boykot yapt›. Boykot sonucunda 5 lira olan yemek ücreti 3 lira oldu. Liseliler boykotun ilk günü okula kendi haz›rlam›fl olduklar› yiyecekleri getirerek ö¤len saatinde kantin önünde bulufltu. Kat›l›m›n›n yüksek oldu¤u boykotta ö¤renciler talepleri karfl›lan›ncaya kadar boykotlar›n devam

edece¤ini söylediler. Boykot zaman› 650 kiflilik okulda yemekhane ve kantini kullanan ö¤renci say›s› 60 kifliyle s›n›rl› kald›. Ö¤retmenlerin de destek verdi¤i boykota okul müdürünün boykotu k›rma çabalar› sonuçsuz kald›. Boykota kat›l›m sonraki günlerde artarak devam etti. Ö¤rencilerin meflru ve kitlesel boykotlar› sonras›nda okul yönetimi bir ö¤renciye üç gün uzaklaflt›rma cezas› verdi. 9 ö¤renciye ise soruflturma açt›.

ö¤renciler taraf›ndan engellendi. ‹kinci gün de okulda polis terörü vard›. Ö¤rencileri kimlik kontrolü bahanesiyle gözalt›na almak isteyen polis,

Yemekhanede kefal var Ö¤rencilerin politik faaliyeti üzerindeki jandarma bask›s› süren ODTÜ’de 19 Ocak Pazartesi günü ö¤renciler bir J‹TEM’ci yakalad›. Yemekhane personeli oldu¤unu iddia eden flahs›n yalan›, cep telefonunda ö¤rencilerin foto¤raflar› ve “gazete stand›na gidecek misin?” fleklinde mesajlar ç›k›nca ortaya ç›kt›. Ö¤rencilerin

üst aramas›nda ‘flüpheli’nin üzerinden farkl› kimlikler ç›karken rektörlükçe tutulan tutana¤a "istihbaratç›" oldu¤unun düflünüldü¤ü notu düflüldü. Yakalanan J‹TEM’ci, ö¤rencileri “hayat›n›za mal olacak” diyerek tehdit etti. Olay üzerine ö¤renciler bas›n aç›klamas› yaparak jandarma karakoluna yürüdü.

direnifl üzerine havaya atefl açt›. Yaralanan ö¤renciler, hastaneye giden polis taraf›ndan gözalt›na al›n›rken üzerlerine biber gaz› s›k›ld›. Olaylara tep-

ki gösteren demokratik kitle örgütlerinden temsilciler DTCF önüne gelerek bas›n aç›klamas›nda bulundular. Gün içinde gözalt›na al›nan 6 ö¤renciyi almak için adliyeye giden ö¤rencilerin polis taraf›ndan taciz edilmesi sonucu ç›kan çat›flma Cebeci’ye kadar yay›l›rken, üçüncü gün okulda yaflanan polis iflgalinin akflam saatlerinde bitmesiyle ö¤renciler Yüksel Caddesi’nde bir bas›n aç›klama-

Rektör yeni uygulama eski ‹.Ü’nün yeni rektörü Yunus Söylet 19 Ocak’ta “görkemli” bir törenle resmen göreve bafllad›. Söylet’in ilk gününde ö¤renciler sald›r›ya u¤rad›, okul reklâm panolar›yla dolduruldu. Konuflmas›na besmeleyle bafllayan Söylet, tören s›ras›nda Ö¤renci Kolektifleri’nden ö¤renciler taraf›ndan protesto edildi. Üzerinde “Hamdol-

sun bilimi de gömüyoruz” yazan bir tabut tafl›yan ö¤renciler, yapt›klar› törenin ard›ndan tabutu parçalad›lar. Söylet’in göreve bafllamas›yla birlikte Kolektifler’in açt›¤› Dink sergisi de ÖGB’lerin sald›r›s›na u¤rad›. Okulun ticari reklamlarla donat›lmas› üniversite yönetimine hâkim olacak piyasac›faflist sentezi gösterdi.

Misyon adamlar› Ferda KOÇ ferda@sendika.org

Türk Metal’in 34 y›ll›k Genel Baflkan› Mustafa Özbek’in Ergenekon operasyonunda tutuklanmas›na mim koyun. Türk Metal-‹fl, “Ergenekon”un “kopar›ld›¤›” buz da¤›n›n bir baflka “girifl kap›s›”n› iflaret ediyor. Türk Metal, “Avrasya Metal ‹flçileri Federasyonu” ad›yla 1994’te kurulan “uluslararas› sendikal örgüt”ün lideri. Ne var bunda diyeceksiniz. Ama “Avrasya” ad›yla bafllayan “Federasyonlar”›n SSCB ve Yugoslavya’n›n da¤›lmas›ndan sonra ortaya ç›kan “ba¤›ms›z devletler”deki sendikalardan “insan haklar›” örgütlerine, e¤itimcilerden tekvandocu birliklerine kadar uzanan bir dizi örgütlenmeye “uluslararas› çat›” kazand›rmak için kurulmufl “Türkiye-merkezli” uluslararas› örgütlenmelerin genel format› oldu¤unu söyleyecek olursak durum de¤iflir her halde. Bu “uluslararas›” örgütlerin gerçek misyonunun, SSCB ve Yugoslavya’n›n da¤›lmas›ndan sonra ortaya ç›kan ba¤›ms›z devletlerin sömürgelefltirilmesi sürecine, baflka bir dizi sivil, askeri ve istihbari örgütlenmeyle birlikte müdahil olmak oldu¤unu da “bilenler biliyor”. Yani Türk Metal, devletin Kafkaslar, Ortaasya ve Balkanlar’daki uluslararas› sömürgecilik politikalar›nda “misyon” üstlenen “güzide” bir “milli kuruluflumuz”. Ve bu “güzide milli kuruluflumuz”un Avrasya Metal ‹flçileri Federasyonu için merkez olarak seçti¤i yer Kuzey K›br›s! Hay Allah, yine K›br›s! Türk Metal’in ve Özbek’in K›br›s’taki varl›¤› epey “köklü”; oteller, fabrikalar, zeytinlikler, binalar, daireler… Toplam varl›k 4 milyon sterlin; yani 8 milyon dolar; yani 12 milyon TL. (Tabii bunlar yaln›zca K›br›s’ta olanlar) Türk Metal’in logosunda Bozkurt amblemi var. Ve Özbek, Mehmet A¤ar’›n yak›n arkadafl›. Alt alta koyun ve toplay›n. Özbek ve mutlak iktidar› alt›ndaki Türk Metal, bir “derin devlet birimi”. fiimdi bu “derin devlet birimi”, Ergenekon davas›n›n bir parças›. Bu birimin K›br›s’taki kap›s›ndan girdi¤inizde, Kafkasya’daki kap›s›ndan ç›kars›n›z. K›br›s’taki kap›n›n arkas›nda, Çatl› var, Denktafl var, K›br›sl› bar›fl yanl›s› gazeteci Kutlu Adal›’n›n cesedi var, M‹T’çi Tar›k Ümit’in cesedi var… Kafkasya’daki kap›s›nda ise Azerbaycan var. Hani flu Veli Küçük’ün BBP’li Dan›fltay tetikçisi Alparslan Aslan’la yolunun kesiflti¤i Azerbaycan. Hani flu Çiller’in “Prof.” Fermani Demirkol ve buradaki “ülkücü” derin devlet y›¤›na¤›yla birlikte darbe tezgah ederken yakay› kapt›rd›¤› Azerbaycan. Ergenekon operasyonu, bir dönem kontrgerillan›n iktidar›n› elinde tutan bir “a¤›” tasfiye ediyor. ‹çerisinde A¤ar’›n emniyetçilerinin, Çatl›’n›n mafyac›lar›n›n, Küçük’ün Jitemcilerinin bulundu¤u bu a¤›n devlete eklemlenme noktas›nda Demirel’den Denktafl’a, Necdet Üru¤’dan Hüseyin K›vr›ko¤lu’na uzanan çok say›da “a¤›r” isim de bulunuyor. Özbek de bu a¤›n bir parças›. Ama bu a¤›n bir “ikizi” de var. Ayn› suçlar› iflleyen; ayn› karanl›k tezgahlar› kuran; ayn› iplerde dans eden bir baflka ikiz! Dans etti¤i d›fl co¤rafya daha ziyade Ortaasya ve Bosna olan bir “ruh ikizi”! Bir ucunda Fetullah’›n müesseseleri, öbür ucunda BBP, bir baflka ucunda Kaide flubeleri var. Devlete eklemlenme noktalar›nda kimlerin oldu¤unu ise s›ralamaya gerek yok, zaten iktidardalar. Özbek bu a¤›n da bir zamanlar parças› olmufl olmal› ki “Avrasyas›” Azerbaycan’dan Özbekistan’a, Tacikistan’a uzanabiliyor. Yani Özbek kontrgerillay› çapraz kesen bir “misyon adam›”. Bu yüzden Birleflik Metal-‹fl çok isabetli bir biçimde “kamuoyunun” Özbek’in tutuklanmas›n› “sendikac›l›¤a ve sendikalara karfl› yap›lm›fl bir müdahale olarak görmemesini, aksi taktirde bu tip de¤erlendirmeleri yapanlar›n da ayn› onlar gibi töhmet alt›nda kalaca¤›n›” aç›klad›. Birleflik Metal’in aç›klamas›n›n “aç›k kalan” bir noktas› var. Birleflik Metal-‹fl, “devletin, y›llardan beri hakk›nda bunca bilgiye sahip oldu¤u … 12 Eylül Askeri Darbesinin mahsulü olan bu anlay›fl›n bunca y›ld›r neden görmezden gelindi¤ini” soruyor ve üzüntüyle karfl›l›yor. Bu sorunun yan›t›n› yukar›da verdik; tekrar edelim: Çünkü Özbek bir “misyon adam›”yd›. Ama bir baflka soru daha var; Türkiye sendikal hareketinde tek “misyon adam›” Özbek midir? Mesela 2007 y›l›nda “Avrasya, G›da, Tar›m, Orman ve Turizm ‹flçileri Federasyonu”nunun kurulmas›na öncülük eden TOLEY‹S baflkan› ve onunla bu iflte omuz omuza gelenler neyle “oynad›klar›n›” biliyorlar m›? Sendikal hareketteki “misyonlar” yaln›zca “d›fl politika” iflleriyle mi s›n›rl›d›r? Bu “misyon adamlar›” kimlerdir ve hangi noktalar› tutarlar? Türkiye iflçi s›n›f› hareketi bu “misyon adamlar›n›” s›rt›ndan bir türlü niye atamaz? “Özbek Olay›”ndan bafllad›k, nereye geldik…


29 Ocak 11 fiubat

4 GÜNDEM DAYAKÇI POL‹SLER BULUNAMAMIfi

SÜLEYMAN YETER DAVASI

HRANT D‹NK DAVASI

‘Mekanizma kendini koruyor’ A‹HM, Türkiye’yi mahkum etti Beyo¤lu polisinin bir aileyi dövdü¤ünü gazetelerden ö¤renen TBMM ‹nsan Haklar› ‹nceleme Komisyonu Baflkan› Zafer Üskül, konuyla ilgili bilgi almak için ‹lçe Emniyet Müdürü Yusuf Yüksel’i arad›. Bir hafta boyunca yan›t vermeyen Yüksel, bir hafta sonunda “polislerin tespit edilemedi¤ini” söyledi. Üskül, bu kiflilerin neden tespit edilemedi¤ini anlayamad›¤›n› ve “mekanizman›n kendi kendini korudu¤unu” söyledi.

7 Mart 1999’da ‹stanbul Emniyet Müdürlü¤ü’nde gözalt›ndayken iflkenceyle katledilen Limter-‹fl Sendikas› E¤itim Uzman› Süleyman Yeter’in davas›nda, Türkiye A‹HM taraf›ndan tazminat ödemeye mahkum edildi. Yeter’in ölüm nedeninin iflkence oldu¤u Adli T›p Raporu ile belgelenmifl, iflkenceci polisler hakk›nda dava aç›lm›flt›. Polislere verilen 4 y›l 2 ayl›k ceza, avukatlar taraf›nda “ödül gibi ceza” olarak de¤erlendirilmiflti.

Üç kifli tahliye edildi 20 san›¤›n yarg›land›¤› Hrant Dink davas›nda, tutuklu san›klardan üçünün tahliye edilmesine karar verildi. Mahkeme heyeti tutuklu san›klar Ogün Samast, Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Ersin Yolcu ve Ahmet ‹skender’in kaçma flüphelerinin devam etti¤i gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devam etmesine hükmetti. Tuncel ve Hayal’in birbirlerini yumruklamalar› sebebiyle gelecek duruflmada haz›r bulundurulmamalar›na karar verildi.

Ikiyüzlüler Filistin’de ölen çocuklar için üzüldüklerini söyleyen AKP’liler, Gazze’de dökülen kan üzerinden bölgesel tafleronluk planlar› yap›yor ‹srail, Gazze’de 1300 Filistinliyi katlederek son zamanlar›n en büyük insanl›k dram›na yol açarken baflta Tayyip Erdo¤an olmak üzere Türkiyeli egemenler, “sadece” konufltular. Cumhurbaflkan› Gül, “sorumsuzca” buldu¤u sald›r› nedeniyle ‹srail’i k›nad›. Sald›r›lar›n bafllad›¤› günden ateflkesin ilan edildi¤i güne kadar Baflbakan Erdo¤an, “en kalbi” duygular›yla bir dizi aç›klama yapt›. ‹fle ‹srail’i k›namakla bafllayan Erdo¤an, aç›klamalar›n dozunu giderek art›rd› ve en sonunda ‹srail’in Birleflmifl Milletler binas›ndan içeriye al›nmamas› önerisinde bile bulundu. Erdo¤an’›n elefltiri dozaj›n› art›rmas›n›n as›l sebebi, ‹slamc› tabanda örgütlü di¤er kesimlerin ve toplumsal muhalefetin ‹srail ve AKP’ye yönelik elefltirilerini bast›rmakt›. Belagata gelince mangalda kül b›rakmayan Erdo¤an, ‹srail’le iliflkilerin kesilmesi, askeri anlaflmalar›n iptal edilmesi gibi somut yapt›r›m talepleri karfl›s›nda ise “bakkal dükkan› yönetmiyoruz, bekara kar› boflamak kolay” gibi aç›klamalarda bulundu. BM kap›s›ndan al›nmas›n› istemedi¤i ‹srail’e Türkiye’nin kap›lar›n› kapa-

AKP ‹srail’i, Hamas’› “›l›ml›laflt›raca¤›na” ikna etmeye çal›fl›yor

mayan ve tek bir somut yapt›r›m dahi uygulamayan Erdo¤an’›n ‹srail-Filistin sorununda ikiyüzlü bir siyaset izledi¤i apaç›k görüldü. ‹flbirlikçili¤in yeni ad›: Yeni Osmanl›c›l›k Erdo¤an, Gül ve di¤er yetkililerin, katliam s›ras›nda aç›klama yapman›n ötesine geçmemelerinin bafll›ca sebebi geleneksel ABD-‹srail iflbirlikçili¤ine zarar vermek istememeleri. Belagata dayal› ‹srail elefltirilerinin bir di¤er sebebi ise Yeni Osmanl›c›l›k siyaseti çerçevesinde AKP’nin bölgede üstlenmek istedi¤i rol. Bu siyaset çerçevesinde Erdo¤an’›n dan›flman› Ahmet Davuto¤lu,

KONTRGER‹LLA ‹fiBAfiINDA

‹srail’in sald›r›lar› devam ederken bölgede bir dizi görüflme gerçeklefltirmeye çal›flt›. Görüflmelerde Hamas’› “›l›ml›laflt›r›p” uluslararas› sisteme eklemleyerek bölge politikalar›nda söz sahibi olmak isteyen AKP’nin planlar› tutmad›. Yerel seçimler öncesinde ‹slamc› taban› hoflnut etmek için ‹srail’i “yüksek sesle” k›nayan ve kendi inisiyatifiyle Hamas’› görüflme sürecine dahil etmeye çal›flan AKP, ‹srail taraf›ndan örtülü bir flekilde d›flland›. ‹srail’in tan›nm›fl gazetelerinden Haaretz, ‹srail Savunma Bakanl›¤› Siyasi Güvenlik Bürosu Baflkan› Amos Gilad’›n, kendisine Ha-

mas’›n bir mesaj›n› iletmek isteyen Davuto¤lu’nun “5 dakikal›k” görüflme talebini reddetti¤ini aç›klad›. ‹srail ile Hamas aras›nda ateflkes ilan edilmesinin ard›ndan Gül, Davuto¤lu ve Erdo¤an “ateflkeste Türkiye’nin çok önemli bir pay› oldu¤u”, “Türkiye devreye girmezse ateflkesin sa¤lanamayaca¤›” gibi aç›klamalar yapt›lar ancak yaflanan geliflmeler durumun hiç de öyle olmad›¤›n› gösteriyor. Ateflkes öncesinde fiarm El fieyh kentinde Cumhurbaflkan› Abdullah Gül’ün de kat›ld›¤› liderler zirvesinin ard›ndan ‹srail Devlet Baflkan› Ehud Olmert, Kudüs’te zirveye kat›lan liderlere bir akflam yeme¤i verdi. Ancak bu yeme¤e Gül davet edilmedi. Üstelik Gül’ün bulunmad›¤› bu yemekte Olmert, Obama’ya jest olarak, baflkanl›k görevini devralaca¤› 20 Ocak öncesinde ‹srail’in Gazze’yi boflaltaca¤›n› aç›klad›. Böylece Obama’n›n baflkanl›k seremonisi gölgede kalmam›fl oldu. Gölgede AKP kald› Obama a¤›z tad›yla baflkanl›k seremonisini gerçeklefltiriken ateflkesin ard›ndan faças› bozulan›n, AKP’nin Yeni

2009

GÜL’Ü PROTESTO ETT‹LER

Sald›r›lar durmuyor

Burslar› kesildi

‹stanbul Sar›gazi’de Yurtsever Cephe üyesi Mehmet fiahin, yüzleri maskeli ve kimli¤i belirsiz kifliler taraf›ndan sald›r›ya u¤rad›. Sald›rganlar, fiahin’i evinin önünde kaç›rmak istedi ancak fiahin’in direnmesi üzerine b›rakmak zorunda kalarak kaçt›lar. Geçen hafta da Sar›gazi’deki Demokratik Haklar Derne¤i üyesi Hüseyin Arslan ve ‹nan Coflar kimli¤i belirsiz kiflilerce kaç›r›lm›fl ve darp edilerek tehdit edilmifllerdi.

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’ndeki törende Cumhurbaflkan› Abdullah Gül’ü protesto eden ö¤rencilerden üçünün bursu kesildi, dokuzu hakk›nda disiplin soruflturmas› aç›ld›. 30 Ekim 2008’de düzenlenen, Ziraat Fakültesi’nin 75. y›ldönümü törenlerinde Gül’ü protesto etmek için oturma eylemi gerçeklefltiren ö¤rencilerden üçü üniversitede k›smi zamanl› çal›fl›yor, bunun karfl›l›¤›nda 200 YTL ücret ve yemek bursu al›yordu.

Erdo¤an, 1300 Filistinlinin öldü¤ü katliam boyunca “en kalbi” duygular›yla aç›klamalar yapt›. ‹srail’e yönelik somut yapt›r›mlar uygulanmas› talebine gelince ise yan çizdi

Osmanl›c›l›k day›lanmalar› oldu¤u görüldü. Erdo¤an, ‹srail’e yönelik sert aç›klamalar yaparken ‹srail D›fliflleri Bakan› Tzipi Livni bir konuflmas›nda Arap ve Müslüman dünyas›nda, liderlerinden bir fleyler yapmas›n› bekleyen bir kamuoyu oldu¤unu, liderlerin bu kamuoyu karfl›s›nda olamayacaklar›n› söylemifl ve bu aç›klamalar› anlay›flla karfl›lad›¤›n› belirtmiflti. Ancak ‹srail’in AKP’ye uygulad›¤› yal›tma stratejisi AKP’nin söylem düzeyinde bile belli s›n›rlara mahkum oldu¤unu gösterdi. AKP’nin kula¤›n› çeken ‹srail, AKP’ye bölgede kendi istedi¤i iflbirlikçilik rolüne soyunman›n o kadar da kolay olmad›¤›n› göstermifl oldu.

‹srail lobisi ifl bafl›nda Türkiye’deki ‹srail dostlar› k›sa bir suskunluk döneminin ard›ndan seslerini yükseltmeye bafllad›. ‹srail’in daha HAMAS yokken yapt›¤› kitle katliamlar›n› görmezden gelerek, tarihi, HAMAS’›n att›¤› iki “füze”den bafllatan kesimler AKP’nin ikiyüzlü ‹srail muhalefetini bile “sindiremediler”. TBMM ‹srail Dostluk grubundan istifa etmemekte direnen iki üyeden biri olan CHP ‹stanbul Milletvekili Onur Öymen, hükümetin ‹srail’e yönelik “yalanc› kabaday›l›klar›n›” elefltirmek yerine “‹sraillilere yönelik sald›r›lar›n da k›nanmas›n›” istedi. Milliyet’ten Güneri Civao¤lu ABD’deki Ermeni soyk›r›m›na dair oylamada Yahudi

lobisine olan ihtiyac› dile getirirken Cumhuriyet’ten Ali Sirmen de Kürt sorununu gerekçe göstererek hükümetin sahte ç›k›fl›n› bile elefltirdiler. Hürriyet’ten Cüneyt Ülsever ise HAMAS’›n PKK gibi “terörist” oldu¤unu söyleyerek Türkiye’nin ‘teröre karfl› bat› ittifak›’ dedi¤i emperyalist kamp içinde kal›nmas›n› istedi. Milliyet ve Hürriyet gazetelerinde AKP’ye yönelik elefltirilerin temelinde PKK’ye karfl› savafl ve Ermeni soyk›r›m›n› inkâr için ‹srail’e olan muhtaçl›¤›n dile getirilmesi, Türkiye’nin geleneksel ›rkç› kar›n a¤r›lar›n›n iflbirlikçilik temelini nas›l da güçlendirdi¤ini gözler önüne serdi.

Filistin üzerinden post kavgas› Aklanmadan tezgah› kurdular

Çeber davas› adalet kavgas› Engin Çeber’in öldürülmesi ile ilgili mahkeme bafllarken baz› iflkence zanl›lar›n›n iflbafl› yapt›¤› ö¤renildi Engin Çeber’in ‹stinye fiehit Muhsin Bodur Polis Merkezi ve Metris Hapishanesi’nde gördü¤ü iflkenceler sonucu ölmesiyle ilgili 60 polis, gardiyan ve jandarman›n yarg›land›¤› davan›n ilk üç duruflmas› Bak›rköy 14. A¤›r Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruflmalara Çeber’in yak›nlar›n› temsilen 60’a yak›n müdahil avukat›n yan› s›ra D‹SK Genel Baflkan› Süleyman Çelebi ve KESK Genel Baflkan› Sami Evren de kat›ld›. Duruflmalar bafllarken Ça¤dafl Hukukçular Derne¤i üyesi avukatlar ve Halk Cephesi üyeleri adliye önünde yapt›klar› eylemlerle “adalet” istediler. Duruflmaya olay tarihinde Metris Hapishanesi ‹kinci Müdürü olan Fuat Karaosmano¤lu, tutuklu gardiyanlar Sebahattin Apayd›n, Murat Çise, Sami Ergazi, Nihat K›z›lkaya, Yavuz Uzun ile tutuksuz yarg›lanan 30 gardiyan, hapishane ikinci müdürü Yusuf Gay›r ve Metris Hapishanesi’nde

görevli 4 jandarma kat›ld›. Duruflma kimi san›klar›n “Çeber’in alt›ndaki sandalyeyi çektikleri” gibi itiraflar›n›n yan› s›ra kimilerinin de “garip” savunmalar›na sahne oldu. Hapishane kameras›na elinde sopayla yakalanan san›k infaz koruma memuru Öncay Bozo, “niye orada oldu¤unu bilmedi¤ini” iddia etti¤i sopay› çöpe atmak isterken kameralarca görüntülendi¤ini savundu. Çeber ile beraber gözalt›na al›nan ve tutuklanan arkadafllar› mahkemede yaflad›klar› iflkenceyi anlatt›lar. Çeber’in arkadafllar› sadece hapishanede de¤il karakolda ve polis arac›nda da dövüldüklerini, cinsel tacize u¤rad›klar›n›, Çeber’in kafas›na demirle vuruldu¤unu ifade ettiler. Müdahil avukatlar›n üç kiflinin daha tutuklu yarg›lanmas› yönündeki talebini reddeden mahkeme heyeti, davaya gelmeyen polislerin bir dahaki duruflmaya zorla getirilmelerine karar verdi.

Siyasal ‹slamc›lar iç hesaplaflmalar›n› Filistin üzerinden yürütüyorlar. Özellikle 4 Ocak günü Saadet Partisi (SP) öncülü¤ünde Ça¤layan’da gerçeklefltirilen mitingin ard›ndan Baflbakan Erdo¤an söylem düzeyinde ‹srail’e sert ç›kmak zorunda kald›. AKP ile SP aras›nda yerel seçimler öncesi yükselen rekabetin yans›d›¤› illerden biri Urfa oldu. AKP’li Belediye Baflkan› Ahmet Fak›baba’n›n yeniden aday gösterilememesi üzerine kentte ‹slamc› taban içerisinde kazan kaynamaya bafllad›. Tam da bu süreçte Urfa Mazlum-Der üyeleri, AKP ‹l Binas›’n› iflgal ederek hükümetin ‹srail’e yapt›r›m uygulamamas›n› protesto etti. Bu eylemin

ard›ndan Fak›baba’n›n SP’den aday olmas› üzerine düzenlenen mitinge on binlerce kifli kat›ld›. Bir süredir AKP’ye, Gülen cemaatine ve özellikle de Tayyip Erdo¤an’a yönelik elefltirel yay›nlar yapan Yeni fiafak gazetesi de Filistin konusunda hükümete yüklendi. Hakan Albayrak, Baflbakan’› “‹slam dünyas›n› hayal k›r›kl›¤›na u¤ratmak” ile elefltirdi ve “‹srail'in karfl›s›nda k›l›n› bile k›p›rdatamayacak kadar aciz olan Türkiye'nin ‘bölgesel süper güç’lü¤ünü ne yapal›m?” diye sordu. Bu tavr›n nedeni olarak gazetenin sahibi olan Albayraklar’›n TOK‹’den alacaklar›n› tahsil edememesi ve ihalelerin kesilmesi gösteriliyor.

Türkiye ve Almanya Deniz Feneri Dernekleri aras›nda Almanya’daki mahkeme kararlar›nca sabit görülen iliflkiye ra¤men dernek hakk›nda Türkiye’de hukuki süreç bir türlü bafllamad›. Bundan güç alan Fenerciler “Filistin halk›” ad›na para toplamaya bafllad›lar. 5 ayd›r Türkiye Deniz Feneri Derne¤i hakk›nda herhangi bir soruflturma aç›lmamas›n›n gerekçesi “dava dosyas›n›n Almanya’dan gelmemesi” gösteriliyor. Hiçbir fley yapmadan dosya beklenirken Deniz Feneri, Türkiye halk›n›n duyarl› oldu¤u bir konu olan Filistin davas› üzerinden meflruiyetini yeniden oluflturmaya çal›fl›yor. Filistin’i f›rsata çeviren tek ‹slami dayan›flma(!) örgütü Deniz Feneri de¤il. Deniz Feneri’nin meflruiyet kayb›na u¤rad›¤› koflullarda

‹nsani Yard›m Vakf› (‹HH) daha çok öne ç›k›yor. ‹HH, 1997 y›l›nda da iç savafl yaflanan Bosna için büyük bir yard›m kampanyas› bafllatm›fl, daha sonra paralar›n›n önemli bir bölümünün Refah Partisi’nin kasas› olarak bilinen Süleyman Mercümek’e aktar›ld›¤› tespit edilmiflti. Deniz Feneri Derne¤i de bu rezalet üzerine ‹HH’n›n ifllevsizleflmesinden do¤an bofllu¤u doldurmufltu. Filistin üzerinden yard›m kampanyalar›na h›z veren bir di¤er ‹slamc› örgüt de Fethullah Gülen cemaatine yak›nl›¤›yla bilinen “Kimse Yok mu Yard›mlaflma ve Dayan›flma Derne¤i”. Alternatiflerinin zay›flamas› koflullar›nda bu derne¤in ad›n›n önümüzdeki günlerde daha fazla duyulmas› bekleniyor.

‹lerici muhalefet maskeleri indiriyor Son iki hafta içinde ilerici sol örgütlerce yap›lan birçok eylemde ‹srail ile bütün askeri iflbirli¤i ve silah ticareti anlaflmalar›n›n iptal edilmesi, siyasi iliflkilerin ask›ya al›nmas›, ortak yat›r›m projelerinin durdurulmas› istendi ‹srail’in sald›r›lar›na karfl› çok say›da eylem gerçeklefltirilirken ‹slamc› gruplar›n eylemlerine ikiyüzlülük damgas›n› vurdu. Gericiler, Türkiye’nin ‹srail ile askeri, ekonomik ve siyasi iliflkilerinin ask›ya al›nmas› talebini genellikle görmezden gelmeyi tercih ettiler. ‹lerici sol örgütler ise AKP hükümeti döneminde daha da s›k›laflan bu iliflkilerin derhal kesilerek Filistin halk›n›n mücadelesine destek olunmas› gerekti¤ini ifade ettiler. Bu ortak taleplerle son 15 günde ilerici-sol örgütlerce yap›lan eylemler flunlar: 15 Ocak’ta ‹zmir Çi¤li’de düzenlenen eylemde ‹srail iflbirlikçisi AKP ve MGK k›nand›. 16 Ocak akflam› çeflitli gençlik örgütlerinin meclise yapmak istedikleri yürüyüfle polis sald›rd›. 17 Ocak’ta Ankara muhalefetinin düzenledi¤i eyleme 1000 kifli kat›ld›. Ayn›

gün BES üyesi yaklafl›k 150 kifli Ümraniye Vergi Dairesi önünde ‹srail’i ve iflbirlikçi hükümeti protesto etti. Adana’da 500 genç 5 Ocak Meydan›’ndan ‹nönü Park›’na yürüdü. Kentte her akflam saat 18.00’de Çakmak Plaza önünde Filistin için 3 dakikal›¤›na ses verildi. 18 Ocak’ta ‹stanbul Gültepe halk› ‹srail Konsoloslu¤u’na yürüdü. Bursa'n›n Kestel ilçesinde E¤itim-Sen’in düzenledi¤i yürüyüflün ard›ndan kent merkezinde bir saatlik oturma eylemi yap›ld›. Ayn› gün Halkevleri Engelli Haklar› Atölyesi, Sp›na Bifida ‹stanbul fiubesi, Alt› Nokta ‹stanbul fiubesi, Filistin'de yaflanan katliama dur demek için ‹srail Konsoloslu¤u önünde bir bas›n aç›klamas› yapt›. Eylemde “Hepimiz sakat›z hepimiz Filistinliyiz, ‹srail elçisi geri çekilsin” sloganlar› at›ld›. 24 Ocak’ta Ankara Mamak’ta düzenlenen yürüyüfle 150 kifli kat›ld›.


29 Ocak 11 fiubat

2009

‹NSANCA YAfiAM 5

AKP’ye bafll›k, halka kaz›k ‹ZGAZ, enerji ve su sektöründe dünyan›n en büyük da¤›t›m tekeli olan GDF-Suez’e devredildi. Kocaeli halk›n›n do¤algaz hakk›n› gasp etmeye gelen flirketin temsilcilerine yumurta atan Halkevciler “hofl gelmediniz” dedi Kocaeli’nin gaz da¤›t›m flirketi ‹ZGAZ, 21 Ocak günü yap›lan törenle, özellefltirme ihalesini kazanan GDF-Suez adl› flirkete devredildi. fiirket ad›na Avrupa Enerji Bölümü Baflkan› Eric Stab’in kat›ld›¤› devir teslim töreninde konuflan Büyükfle-

hir Belediye Baflkan› ‹brahim Karaosmano¤lu, özellefltirmeyle ilgili olarak “K›z›m›z› gelin verdik. Hem mutluyuz, hem hüzünlüyüz” aç›klamas›n› yapt›. Stab ise “Yeni gelinimize iyi bakaca¤›z merak etmeyin” diye cevap verdi. Törende özellefltirmeyle ilgili elefltirileri de yan›tlama ihtiyac› hisseden Karaosmano¤lu, yasalar gere¤i ‹ZGAZ’› özellefltirmek zorunda oldukla-

r›n› aç›klad›. Karaosmano¤lu yap›lan özellefltirmenin kamu yarar›na oldu¤unu da iddia etti. GDF-Suez, ‹ZGAZ’›n yüzde 90’l›k hissesine karfl›l›k olarak belediyeye 232 milyon dolar ödeme yaparken ‹ZGAZ’›n belediye ve hazineye olan 290 milyon TL’lik borcunu da ödedi. “K›z verme” esprileriyle dü¤ün merasimine çevrilen devir teslim töreninde AKP’li Karaosmano¤lu’nun da, flirket temsilcisi Stab’in de gayet mutlu oldu¤u görüldü. ‹ZGAZ’›n özellefltirilmesiyle yerel seçimler öncesinde hem AKP’li belediyenin hem de hazinenin kasas›na yüklü miktarda para girmifl oldu. GDF-Suez ise AKP’ye verdi¤i “bafll›k paras›” karfl›l›-

“QU'‹LS MANGENT DE LA BR‹OCHE?!” ›l 1774, yer Fransa. YKrall›k zaman›; Fransa tah-

¤›nda Kocaeli halk›n›n en temel ihtiyaçlar›ndan olan do¤algaz› da¤›tma yetkisini alarak asl›nda halk› soyma yetkisini devralm›fl oldu. Temel hizmet ya¤mac›s› GDF-Suez ‹ZGAZ’› alan GDF-Suez, halk›n temel ihtiyaçlar›n› ya¤malama konusunda bir

numara. fiirket enerji ve su da¤›t›m sektöründe ciro ve pazar pay› bak›m›ndan dünyan›n en büyük tekeli. Türkiye do¤algaz piyasas›na ‹ZGAZ’la giren flirketin ad›n› önümüzdeki dönem yap›lacak olan di¤er da¤›t›m ihalelerinde de duymak flafl›rt›c› olmayacak. Türkiye’de

do¤algaz hakk›n›n ya¤mas›na göz diken flirket 19962002 aras›nda Antalya’da su da¤›t›m ihalesini alm›fl ayl›k yüzde 7 otomatik zam uygulamas› nedeniyle halk›n tepkisini çekmiflti. Bu tepkiler sonucu zamlar s›n›rland›r›l›nca flirket kenti terk etmek zorunda kalm›flt›.

Emperyalist SUEZ’e yumurta Kocaeli halk› ‹ZGAZ’› devralan GDFSuez’i hofl karfl›lamad›. Devir teslim töreninin bir gün öncesinde ‹ZGAZ binas› önü gelen Özellefltirme Karfl›t› Platform üyeleri bir eylem yaparak ‹ZGAZ’›n özellefltirilmesinin Kocaeli halk›na ihanet oldu¤unu söylediler. Eylemde yap›lan aç›klamada özellefltirmenin ard›ndan do¤algaz›n zamlanaca¤›, hizmet kalitesinin ise düflece¤i dile getirildi. ‹halenin yap›ld›¤› 21 Ocak günü ise Kocaeli Halkevleri üyesi iki kifli ‹ZGAZ önüne giderek özellefltirmeyi protesto etti. Anlaflman›n ard›ndan binadan ç›kan GDFSuez yetkililerine yumurta f›rlatan Halkevciler “‹ZGAZ halk›nd›r sat›lamaz, GDF Suez Kocaeli'den defol” sloganlar›n› att›lar. Halkevciler GDF-Suez’i Kocaeli’nden kovana kadar eylemlere devam edeceklerini aç›klad›lar.

Törenin ard›ndan ‹ZGAZ binas›ndan ayr›lan flirket yetkilileri Halkevcilerin yumurtal› protestosuyla karfl›laflt›

Hükümet eczac›y› sindiremedi SGK ile TEB aras›nda anlaflma sa¤land›. AKP’nin eczac›lar› sindirmeye ve sa¤l›kta piyasac›l›¤› derinlefltirmeye yönelik sald›r›s› eczac›lar›n direnifline tak›ld› Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Türk Eczac›lar› Birli¤i (TEB) aras›nda yaflanan ve bas›n›n “ilaç krizi” olarak yans›tt›¤› anlaflmazl›k 20 Ocak günü imzalanan protokolle noktaland›. AKP’nin sa¤l›k alan›nda y›k›ma yol açan politikalar›n›n devam› olarak eczac›lar üzerinde estirdi¤i terör, eczac›lar›n kararl› duruflu ve 22 bin 500 eczac›n›n meslek örgütleri olan TEB’e sahip ç›kmas›yla bir ölçüde püskürtülmüfl oldu. SGK ile TEB aras›nda yap›lan anlaflmaya göre özel hastaneye gidenlerin kat›l›m paylar›n›n bu hastaneler taraf›ndan al›nmas›na, kamu ve üniversite hastanelerinde tedavi olanlar›n muayene kat›l›m paylar›n›n ise yine eczanelerce tahsil edilmesine karar verildi. Cirosu 350 bin TL’nin alt›nda olan 8 bin eczanenin devlete yapaca¤› iskonto s›f›ra çekilirken eczac›lar›n satt›klar› ilaçtan elde ettikleri kâr pay› da art›r›ld›. ‹laç geri öde-

melerinde eczac›lar› zor duruma düflüren avans uygulamas›ndan vazgeçilirken sigortal›lar›n ald›¤› ilaç bedelinin tamam›n›n SGK taraf›ndan 60 gün içinde ödenmesine karar verildi. Eczac›l›k alan›n›n piyasalaflt›r›lmas› ve sermayeye rant kap›s› sa¤lanmas› aç›s›ndan kritik bir konu olan kan ve diyaliz ürünlerinin al›m›nda ise SGK’n›n istedi¤i oldu. TEB’in bu ürünler için bafllatt›¤› reçetelerin eczac›lara s›rayla da¤›t›lmas› uygulamas› kald›r›ld›. Aral›k ay›ndan bafllayan ve 20 Ocak’a kadar devam eden süreçte eczac›lar, AKP’nin dayatmas›na karfl› kesintisiz bir mücadele verdiler. 21 Aral›k’ta Ankara’da yap›lan mitinge on binlerce kifli kat›l›rken hükümetin eczac›lar›n birli¤ini da¤›tmak için hayata geçirmeye çal›flt›¤› bireysel esözleflmeye karfl› da toplu bir flekilde tepki gösterildi.

Ö¤renciler burslar için belediyeyi mesken tuttu ‹stanbul Ö¤renci Kolektifleri üyesi üniversiteliler Anayasa Mahkemesi’nin karar›n› bahane ederek burslar› yat›rmayan ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi’ne (‹BB) karfl› bafllatt›klar› eylemlerine devam ediyor. Daha önce belediye içerisinde iki kez binay› terk etmeme eylemi yapan ö¤renciler, eylemlerine 19

Gökçek s›k›flt› saçmal›yor 15 y›ld›r Ankara’y› yöneten Gökçek 45 günlük su faturalar›n›n sorumlusunu Karayalç›n ilan etti. Gökçek, su s›k›nt›s› çeken Ankara’n›n 20 y›l yetecek kadar suyu oldu¤unu da aç›klad› Son dönemde önemli ölçüde prestij kaybeden Melih Gökçek seçim çal›flmalar›n› bafllatt›. 22 Ocak günü AKP Çubuk ilçe örgütünü

ziyaret eden Gökçek, Karayalç›n’›n su faturaland›rma süresini 45 günden 30 güne indirece¤ini vaat etti¤ini belirterek “Biz seçimi de beklemeyece¤iz ve 10 fiubat'tan itibaren su tüketimini 30 günden sonra faturaland›raca¤›z” dedi. Gökçek su tüketim bedelini art›ran uzun dönemli faturaland›rman›n Karayalç›n zaman›nda al›nan bir karar oldu¤unu da iddia etti.

15 y›ld›r Ankara’y› yönetmesine ra¤men bu uygulaman›n “yanl›fl” oldu¤unu yeni anlayan Gökçek, kademeli fiyatland›rma sistemi yüzünden 45 günlük fatura ile att›¤› kaz›¤› gözden kaç›rmaya çal›flt›. Uygulama 10 fiubat’ta bafllad›¤› taktirde Ankaral›lar ilk düflük bedelli faturalar›n› seçimden iki hafta önce alm›fl olacaklar. Fatura konusunda bu cinli¤i yapan Gökçek, su s›k›nt›s› içerisinde olan Ankara’n›n 20 y›l yetecek kadar suyu oldu¤u ve Ankara’n›n son 20 y›ldaki en temiz havaya kavufltu¤u gibi aç›klamalarla seçimler öncesinde puan toplamaya çal›fl›yor.

Ocak günü ‹stanbul Üniversitesi Beyaz›t Kampüsü’nden ‹BB’ye yapt›klar› ç›plak ayakl› yürüyüflle devam etti. Belediye binas› önünde makarna piflirerek ekonomik olarak yaflad›klar› zorluklar› anlatan ö¤renciler yapt›klar› makarnadan bas›n mensuplar›na da ikram ettiler. 23 Ocak günü ise Kolektifçi ö¤-

renciler ‹BB binas› önünde “burs nöbeti” ad›n› verdikleri oturma eylemine bafllad›lar. Her gün 13.0017.00 saatleri aras›nda ya¤mura, so¤u¤a, güvenlik görevlisi ve polis tacizlerine karfl› oturma eylemlerine devam eden ö¤renciler eylemlerinin burslar yatana kadar devam edece¤ini belirtiyorlar. Mahkemenin karar›na karfl› ‹zmir ve ‹zmit belediyelerinin burslar› vermeye devam etti¤ini belirten ö¤renciler Belediye Baflkan› Kadir Topbafl’› burs meselesini yerel seçimler öncesinde CHP’ye karfl› koz olarak kullanmakla suçluyor. Kocaeli Kolektif de eylemde Kocaeli’nde de Ö¤renci Kolektifleri üyesi üniversiteliler do¤algaz zamlar› nedeniyle kombiyi yakamad›klar›n› ve ›s›namad›klar›n›, ald›klar› burslar›n yetersiz oldu¤unu belirterek bir eylem yapt›. Belediye binas› içerisine çad›r kurmak isteyen ö¤renciler zab›talar›n sald›r›s›na maruz kald›.

Samsun’da kentsel dönüflüm alarm› Samsun’da 20 binin üzerinde nüfusu bulunan Fatih Mahallesi’ni kentsel dönüflüm korkusu sard›. Daha önce heyelan kapsam›nda olan mahallelerinin heyelan kapsam›ndan ç›kar›ld›ktan sonra belediye taraf›ndan Kentsel Dönüflüm Projesi’ne dahil edildi¤ini ö¤renen mahalleliler ma¤dur olmamak için harekete geçti. Mahalleliler projeye karfl› 2 binin üzerinden imza

toplad›. ‹mzalar› Büyükflehir Belediyesi’ne sunacaklar›n› belirten Mahalle Muhtar› Cemal Durgun “Biz, kentsel dönüflüme karfl› de¤iliz. Ancak, kanuna göre kentsel dönüflüm uygulan›rken bina sahipleriyle de anlaflmaya var›lmas› gerekiyor. Bu konuda belediye ile vatandafllar›m›z›n karfl›l›kl› olarak fikir birli¤i içinde olmas›n› istiyoruz” dedi.

Nükleer enerjide ihale fiyaskosu Mersin Akkuyu’da yap›lmas› planlanan nükleer santral ihalesinin son turu 19 Ocak’ta gerçeklefltirildi. ‹halede tek teklif sahibi olan Ciner Grubu’nun Rus orta¤›yla verdi¤i teklif “beklentileri” karfl›lamad›. Türkiye’de di¤er yollardan elektrik üretiminin maliyeti 6 cent/kilowatt-saat civar›nda

iken, Rus Atomstroyexport-Inter RAO-Park Teknik konsorsiyumu 21.16 cent fiyat istedi. TMMOB Yönetim Kurulu Baflkan› Mehmet So¤anc› ihaleyle ilgili yaz›l› bir aç›klama yaparak ihalenin ‘tam bir komediye’ dönüfltü¤ünü vurgulad› ve hükümeti nükleer enerji ihalesinden vazgeçmeye ça¤›rd›.

t›nda, yani Versay Saray›’nda 16’nc› Louis var. Efli, yani kraliçe ise, oburlu¤uyla da tan›nan Marie Antoinette. Halk büyük bir yoksulluk içinde, baflta baflkent Paris olmak üzere yoksulluk, açl›k ve k›tl›k her yan› sarm›fl durumda. Kral ve kraliçenin dan›flmanlar›, halk›n aç oldu¤unu ve isyan etmek üzere bulundu¤unu saraya iletirler. Nitekim Frans›z Devrimi’nin ayak sesleri duyulmaktad›r. Ve Frans›z Kraliçesi Marie Antoinette, dan›flmalara cevaben o meflhur sözünü söyler; “Qu'ils mangent de la brioche?!” yani “Ekmek bulam›yorlarsa pasta yesinler?!” Sonras› malum, 1789 y›l›nda devrim gerçekleflir, mevcut iktidar y›k›l›r ve halk›n s›k›nt›s›ndan bihaber olan Kraliçe “vatan hainli¤i” suçlamas› ile 1793 y›l›nda giyotinle idam edilir. Niye anlatt›k bunlar›? 2009 y›l›nda ülkemizde halk›n en temel gereksinimlerine; baflta suya, elektri¤e, ulafl›ma ve tabii ki do¤algaza yap›lan fahifl zamlar malumunuz. Daha önce de yazm›flt›k, son bir y›l içinde do¤algaza yap›lan zam yüzde 80’i buldu. Önce kombiler, flofbenler, ocaklar k›s›ld›; ard›ndan tümden kapat›ld›. Vatandafl ›s›nmak için hemen her flehirde sobaya, oduna kömüre dönüfl yapt›. “Üflüyoruz! Donuyoruz!” feryatlar› yükselmekte her yerden. Do¤algaza zam üstüne zam yapan AKP hükümetinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan› Hilmi Güler ne dedi peki? “Üflüyorsan›z f›nd›k yiyin” dedi! Benzerli¤i fark ettiniz mi? AKP hükümeti ve bakan› için dileriz ki, sonlar› Marie Antoinette gibi olmaz. fiimdi kalk›p da, memlekette “bir halk devriminin ayak sesleri duyuluyor” demek de; hem gerçekçi, hem de yerinde bulunmaz. Ama flahsen ben f›nd›k falan yiyecek de¤ilim. F›nd›k yemek istesem kaç yazar? Sanki f›nd›k ucuz mu ki? Siyasi iktidar mensuplar›n›n bu deli saçmas› laflar›na da karn›m tok üstelik. fiöyle taa içimde, yüre¤imin oralarda bir yerlerde, bir fleyler kabarmakta, bilesiniz!

www.halkinsesigazetesi.net iletisim@halkinsesigazetesi.net 15 günlük Yayg›n, Süreli, Türkçe yay›nd›r.

n

Sahibi ve Sorumlu Yaz› ‹flleri Müdürü Umar KARATEPE n

Telefon-Faks 0 212 245 90 37 n

Adres Tomtom Mah. Örtmealt› Sk. 6/3 BEYO⁄LU/‹STANBUL n

Bas›ld›¤› Yer Taflbask› Matbaac›l›k Yay. ve Amb. San. Tic. Ltd. fiti. Bask› Tesisleri Kocaeli/‹zmit (0 262 335 28 95)


2009

6 EKONOM‹

‹flsizlik fonuna dokunma!

29 Ocak 11 fiubat

fiimdi isyankar ve yaramaz çocuklar olma zaman› Mustafa EBERL‹KÖSE eberli@sendika.org

Maliye Bakan› Kemal Unak›tan krizin Türkiye’ye yönelik etkilerini azaltmak amac›yla yeni tedbirler alacaklar›n› söyledi. Hemen ard›ndan Çal›flma ve Sosyal Güvenlik Bakan› Faruk Çelik, AKP’nin a¤z›ndaki baklay› ç›kard›. AKP, daha kriz bafllamadan önce sermaye taraf›ndan göz konulan iflsizlik fonunu, sermayenin hizmetine açman›n yolunu sonunda buldu. AKP patronlara “k›sa çal›flma ödene¤i” yoluyla iflsizlik fonundan kaynak aktaracak. Çelik’in söyledi¤ine göre aktar›lan k›sa ödene¤in süresi ve limitinin artt›r›lmas›na yönelik düzenleme de Bakanlar Kurulu'na sunulmufl. 1911 y›l›nda ilk olarak ‹ngiltere’de uygulanmaya bafllanan iflsizlik fonu uygulamas› Türkiye’de ancak 2000 y›l›ndan itibaren Ecevit Hükümetine dayat›lan uyum programlar› kapsam›nda uygulanmaya baflland›. Fonun amac›, iflsizlik sigortas›na iliflkin kurallar› ve uygulama esaslar›n› düzenlemek ve sigortal›lara iflsiz kalmalar› halinde, kanunda öngörülen ödeme ve hizmetlerin yerine getirilmesini sa¤lamakt›. Fona her ay iflçi ücretlerinden kesinti yap›lmaktayd›. ‹flçilerin fondan yararlanmalar› için de çeflitli flartlar getirildi. ‹flçinin fondan yararlanabilmesi için kendi kusuru olmadan iflten at›lm›fl olmas› gerekiyor. Bütün flartlar› yerine getiren iflçiler ise fondan 180 ile 300 gün aras› yararlanabiliyor. Bugüne kadar yaklafl›k 38 milyar TL biriken fondan iflçilere ödenen

‹flsizlik fonunda biriken para patronlar›n ifltah›n› kabart›yor. AKP k›sa çal›flma ödene¤i yoluyla iflçinin paras›n› patrona peflkefl çekmeye çal›fl›yor. ‹flçiler duruma tepki gösteriyor

miktar ise yaln›zca 2 milyar TL. Toplanan para fazla olunca da ister istemez patronlar›n ifltah›n› kabart›yor. Daha kriz bafllamadan önce patronlar, “Burada paralar bofl yere duruyor. Bunlar teflvikli kredi olarak ifladamlar›na da¤›t›ls›n” diye fonu dillerine dolam›fllard› bile. Hü-

kümet de flimdiye kadar iflçilerin paras›n› patronlara dolayl› yollarla aktar›yordu ama bu durumda iflçilerin paras› para kazanarak büyüyordu. Hükümetler faiz getirmesi için bu parayla Hazine bonosu sat›n alm›flt›. Aç›k anlat›m›yla, fondaki paray› dolayl› olarak devlet alm›fl,

kullanm›fl, karfl›l›¤›nda fona faiz ödemiflti. AKP peflkefl çekme peflinde Bugün ise krizi de bahane eden AKP ve patronlar y›llard›r arad›klar› f›rsat› buldular. Kemal Unak›tan kendilerinin iflçi ç›kartmalar›na karfl› bir çözüm bulduklar› edas›yla

patronlara ‘sen iflçi ç›karma ben senin iflçilerin için sana flu kadar para veriyorum’ diyor. Yani aç›kça patronlara ‘ben iflçinin birikmifl paras›yla iflçileri çal›flt›rmaya devam ederim, sen kazanaca¤›n paraya bak’ diyor. Bugüne kadar toplam 59 bin 382 kifli iflsizlik fonundan yaralanabilmek için baflvuruda bulunmufl. Sadece eylül, ekim ve kas›m ay›nda iflsiz kalanlar›n say›s› resmi rakamlara göre 458 bin kifli. fiu an Türkiye’deki iflsiz say›s›n›n yaklafl›k 4 milyon 500 bin kifli oldu¤u tahmin ediliyor. Fondan yararlanmak için baflvuru yapan patronlar›n say›s› ise 518. Bunlar›n 30’u flu anda k›sa çal›flma ödene¤inden faydalanmaya bafllad›lar bile. As›l dert k›dem tazminat› Patronlar›n asl›nda iflçileri iflten ç›karmak konusunda en büyük korkular›n› Ankara Sanayi Odas› Baflkan› Nurettin Özdebir, aç›kça dile getiriyor. Özdebir hükümete seslenerek iflsizlik fonundan yararlanma süresinin art›r›lmas›n› flöyle istiyor; "Vakit kaybedilmeden süre 6 aya uzat›lmal›. Aksi halde çal›flanlar k›dem tazminat› ister, flirketler de bu yükün alt›ndan kalkamaz" ‹flçilerin ve iflsizlerin kendi biriktirdikleri paralar›n, AKP taraf›ndan patronlara peflkefl çekilmesi karfl›s›nda tepkisiz kalmayacaklar›, baflta D‹SK olmak üzere sendikalar›n da AKP’ye karfl› ‘‹flsizlik fonunu’ korumak için mücadele edece¤i belirtiliyor.

Her yerde kriz her yerde isyan ‹flçiler, patronlar›n krizi bahane ederek kazan›lm›fl haklar›na sald›r›lar› karfl›s›nda örgütleniyor, ortak tepkiler gelifltiriyor

2008 y›l›n› rekor seviyede üretim yaparak tamamlayan Mercedes-Benz Türk Afi’de, iflçiler bu üretimlerinin karfl›l›¤›nda ödül yerine cezayla karfl› karfl›ya. Bir yandan yap›lan üretimi kutlama planlar› yap›l›rken, di¤er yandan ekonomik kriz gerekçe gösterilerek faturay› iflçiye kesen önlem paketleri aç›klanmaya baflland›. Patronlar, uyarlanm›fl çal›flma saati modelleri, iflletme tatili uygulamas›, esnek çal›flma saatleri gibi uygulamalar› hayata geçirmeye çal›fl›rlarken iflçi k›y›m›n›n da kaç›n›lmaz oldu¤u belirtiliyor.

Kofl Çelik kofl Koç Holding özellikle otomotiv sanayinde ihtiyaç duydu¤u ara eleman› yetifltirmek amac›yla ‘Meslek Lisesi Memleket Meselesi’ projesini hayata geçirdi. Bu kapsamda ‹stanbul, ‹zmir, Ankara, Adana, Bursa, Samsun, Antalya, Eskiflehir ile Diyarbak›r’daki toplam 10 adet Fiat E¤itim laboratuar›n› Güvercinlik Endüstri Meslek Lisesi’nde düzenlenen sembolik törenle hizmete açt›. Aç›l›fla Koç Holding Yönetim Kurulu Baflkan› Mustafa Koç ve Milli E¤itim Bakan› Hüseyin Çelik kat›ld›.

Bakan Çelik Koç Holding’in imza att›¤› tüm projelere koflarak gitti¤ini belirtti. Çelik konuflmas›nda “Herkes üniversite okuyacak diye bir zorunluluk yok. Herkes süt içmek isterse, ine¤i kim sa¤acak. Ya da herkes beyaz yakal› olmak isterse, mavi yakal›y› nerden bulaca¤›z?” dedi. Çelik bu sözleriyle asl›nda AKP’nin e¤itim anlay›fl›n› da ortaya koymufl oldu. Bu sözler e¤itim planlamas›n›n sermayenin ihtiyaçlar›na göre yap›laca¤›n› gösterdi.

Küresel kriz baflta otomotiv ve tekstil olmak üzere birçok alt iflkolu çal›flanlar›n› etkilemeye devam ediyor. ‹flçiler kriz nedeniyle u¤rad›klar› iflveren sald›r›lar›na karfl› birleflik mücadeleler bafllatma haz›rl›¤›nda. Renault iflçisi iflten ç›kar›lma nedenlerini kabul etmiyor Bursa’da baflta Tofafl ve Renault olmak üzere büyük otomobil fabrikalar›nda iflçi k›y›m› devam ediyor. Son olarak aralar›nda 20 y›ll›k çal›flanlar da olmak üzere 150 Renault iflçisi kap› önüne kondu. Fakat bu kez iflten at›lan Renault iflçileri sessiz sedas›z evlerine gitmek niyetinde de¤iller. Renault iflçileri iflten ç›kar›lma nedenlerini kabul etmeyecek ve haklar›n› aramak için mücadele edeceklerini duyurdular. ‹flçiler ilk olarak Bursa’da yap›lan mitinge kat›larak, ‘‹flten Ç›kar›lan Renault ‹flçileri Adalet Ar›yor’ pankart›n› açarak ilk ad›m› att›lar. Okmeydan›’nda atölyeler kapan›yor Yüzlerce küçük tekstil atölyesini bar›nd›ran Okmeydan›’nda atölyelerin kapanmas› esnaflar baflta olmak üzere bölge halk›n yaflam›n› olumsuz etkiliyor. Okmeydan›’nda bulunan atölyelerin ço¤unlu¤u kapand› ya da kapan-

mak üzere. Kimi atölye sahipleri iflçilerini ç›kart›p kendisi çal›fl›yor. ‹flçiler ise daha yüksek ücret alabilmek için sigortas›z çal›flmay› kabul ediyorlar. F›r›n iflçileri örgütleniyor Manisa’da özellikle kriz sonras› çal›flma koflullar› iyice kötüleflen f›r›n iflçileri 3 y›l önce kurduklar› Manisa F›r›n ‹flçileri Derne¤i’nde örgütlenmeye bafllad›lar. Manisa’da bulunan 800 f›r›n iflçisinden yaklafl›k 300 tanesi flimdiden derne¤e üye oldular. Kötü koflullarda günde 12 saat çal›flmak zorunda olan iflçiler, günde 8 saatten fazla çal›flmak istemediklerini belirtiyorlar. Pirelli iflçileri de iflgal dedi Kocaeli'nde faaliyet gösteren Pirelli Fabrikas› 80 iflçi ve 16 büro çal›flan›n› ekonomik krizi bahane ederek iflten att›. Geçti¤imiz ay 80 iflçiyi iflten ç›kartan ancak bu karar›ndan vazgeçen Pirelli iflvereni üretime bir süreli¤ine ara vermiflti. Bu geçen sürede iflçilerin y›ll›k iznine say›lm›flt›. Bu sürenin ard›ndan tekrar üretime bafllayan Pirelli’nin 25 Ocak’ta duyurdu¤u iflten ç›karma karar›n›n ard›ndan iflçiler fabrikay› iflgal etti. 50 iflçi geri al›nmas› üzerine iflgale son verelirken 46 iflçi iflsiz kald›.

Dünya Bankas› Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, AKP hükümetini 2009 y›l›nda istihdamda büyük düflüfl yaflanaca¤› ve yoksullu¤un artaca¤› konusunda uyar›yor. Çözüm olarak da acilen KOB‹’lerin kredi imkanlar›n›n art›r›lmas› gerekti¤ini savunuyor. Çünkü Türkiye’deki istihdam›n ço¤unlu¤unu KOB‹’ler oluflturuyor diyor. AKP, patronlara kredi bulma çabas›n› daha da art›rd›. IMF ile yapaca¤› anlaflma sonras› gelecek paran›n büyük k›sm›n› patronlara aktarmaya haz›rlan›yor. Aç›klanan 2009 y›l› yat›r›m program›nda yat›r›mlara ayr›lan ödenek 30 milyar TL’den 55 milyara ç›kar›ld›. Bu paran›n büyük bölümü de patronlara akacak. Hükümet, 38 milyar TL para bulunan iflsizlik fonunu da k›sa çal›flma ödene¤i yoluyla sermayeye aktarman›n yolunu keflfetti. AKP’nin patronlara bu kadar k›ya¤›n›n karfl›l›¤›nda iflsizlik sorunu çözülür mü? Resmi rakamlarda yaklafl›k 2 milyon 500 bin iflsiz oldu¤u aç›klan›yor. Daha gerçekçi bir iflsizlik tan›m›yla iflsizlik rakam› 6 milyona yaklafl›yor. Bu rakamlar kay›t alt›nda çal›fl›p da iflsiz kalanlara ait. Sadece eylül, ekim ve kas›m ay›nda iflsiz kalan kay›tl› çal›flanlar›n say›s›n›n 458 bin kifli oldu¤u aç›kland›. Türkiye’de kay›t d›fl› istihdam oran›nda yüzde 45 oldu¤u tahmin ediliyor. ‹nflaat, turizm, mevsimlik tar›m ifllerinde ve ev eksenli çal›flan kad›nlar aras›nda iflsizlik oranlar›n› tahmin etmemiz pek mümkün de¤il. Peki halen iflten at›lmayan fakat baflta ücretleri olmak üzere birçok haklar› gasp edilerek açl›k s›n›r›n›n alt›nda çal›flmaya mecbur b›rak›lan iflçileri hangi statüde de¤erlendirece¤iz? T‹SK’in üç ayda bir yay›nlanan ‹flgücü Piyasas› Bülteni’nde tar›m d›fl› kesimde özellikle genç iflsiz oran›n›n yüzde 27 artt›¤› ve asl›nda kentten tekrar k›ra do¤ru bir dönüflün bafllad›¤› savunuluyor. Biraz iyi niyetle düflünelim. AKP iflsizli¤i patronlar› destekleyerek aflmay› tercih ediyor diyelim. Peki patronlar ayn› iyi niyetle hükümetten ald›klar› teflvikler karfl›l›¤›nda iflçilerini ayn› koflullarda istihdam etmeye devam ederler mi? Etmeyecekleri çok aç›k. Patronlar ald›klar› paralarla kar oranlar›ndaki düflme sonucu oluflan aç›klar›n› kapatmaya çal›flacakt›r. Önümüzdeki dönem k›smi süreli istihdama yönelimin olaca¤› tahmin edilebilir. ‹flçilerin alacaklar› ücretlerin artmas› için kay›t d›fl› çal›flmay› kabul etmeleri ve bu sayede kay›t d›fl› çal›flma oran›n›n çok yükselmesi olas› bir ihtimal. ‹flsizli¤in önlenmesi konusunda hem iflçilere hem de iflsizlere görevler düflüyor. Patronlar›n iflçi ç›karmalar›n›n yasaklanmas› için bask› oluflturmal›lar. ‹flçi haklar›n gasp edilmesine ve iflçilerin güvencesizlefltirilmesine müsaade edilmemelidir. ‹flçiler fabrika iflgalleri, krize karfl› mitingler gibi pratik örneklerini gelifltirmelidir. ‹flten ç›kar›ld›klar› zaman bunu kabullenmeyip, hesab›n› sormal›d›r. Kazand›klar› haklardan feragat etmeyerek, esnek çal›flmaya dönük hiçbir uygulamaya tabi olmamal›d›r. ‹flsizlik fonlar›n›n gasp edilmesi karfl›s›nda gerekirse meclis önünde eylemler örgütlemelidir. ‹flsizler örgütlenerek, insanca yaflayabilmek için ifl taleplerini valilik önlerinde, belediyelerin önlerinde yükseltmelidir. Patronlara aktar›lacak ödeneklerle kendilerinin istihdam edilece¤i alanlar›n oluflturulmas›n› istemelidir. ‹flçiler ve iflsizler olarak kendi taleplerimizi yaratarak, egemenlerin krizinin sessiz ma¤durlar› olmaya son vermeliyiz. Egemenler taraf›ndan bize biçilen sessiz ma¤dur rolünün kostümlerini y›rtarak, içimizdeki düzenin isyankar ve yaramaz çocuk ruhlar›n› ortaya ç›karma zaman› geldi de geçiyor bile.

Yunanistan’da çiftçiler yol kapatt›

Çin iflsizlik kabusu yafl›yor

Letonya’da iflsizler sokakta

Yunanistan’da hükümetin “Tar›m konusundaki mali destek politikas›n›” protesto eden çiftçilerin, traktörleri ile yol kapatma eylemi yapt›lar. Çiftçiler, Bulgaristan ve Türkiye s›n›r kap›lar›na giden yollar› traktörlerle kapatt›. Ana yollar›n da trafi¤e kapat›lmas› sonucu ülkenin güneyi ile kuzeyi aras›nda ulafl›m bir süre durdu. Çiftçiler fiyatlarda yaflanan afl›r› düflüflü protesto ediyorlar. Maddi aç›dan zor durumda kalan çiftçilere Yunan hükümeti 500 milyon avroluk yard›m sözü verdi. Ancak bunu yeterli bulmayan çiftçiler soka¤a indi ve traktörleriyle Atina'y› Selanik'e ba¤layan yolu kapatt›.

Ekonomik kriz Çin’i etkisi alt›na al›rken 50 milyon Çinlinin bu y›l içinde iflsiz kalaca¤› tahmin ediliyor. Küresel ekonomideki daralman›n devam etmesi halinde, kentsel bölgelerde 40-50 milyondan fazla göçmen iflçinin iflsiz kalaca¤› tahmin edilirken, buna kentlerde yaflayan on milyonlarca iflçi dahil edilmedi. Göçmen iflçilerin iflsiz kalmas›, Çin bak›m›ndan ulusal güvenli¤e yönelik en önemli tehdit kabul edilmeye baflland›. ‹flsiz göçmen iflçilerin ciddi politik ve toplumsal sorunlar yarataca¤›n› aç›klayan raporlar, küçük bir k›v›lc›m büyük toplumsal kargaflal›klara yol açabilir uyar›s›nda bulunuyor.

Artan iflsizlik ve vergiler Letonyal›lar› sokaklara döktü. Parlamento binas›na girmeye çal›flan k›zg›n kalabal›k polisle çat›flt›. Baflkent Riga'da toplanan yaklafl›k 10 bin kifli hükümeti protesto etti. Parlamento binas›na girmek isteyen göstericileri polis engelledi. Binan›n önünde polis ile göstericiler aras›nda arbede yafland›. Göstericiler kald›r›m tafllar›yla polise direndiler. Çat›flmalarda 3'ü polis 32 kifli yaraland›, 126 kifli gözalt›na al›nd›. Devlet baflkan› Valdis Zatlers'den parlamentoyu feshetmesini isteyen göstericiler, iflsizli¤i ve vergileri art›ran ekonomik kararlara tepkili. AB'ye girdikten sonra ekonomisi h›zla büyüyen Letonya'da, son zamanlarda ekonomide dramatik biçimde gerileme oldu¤u ve bu y›l ekonominin yüzde 5 daralaca¤› ifade ediliyor


29 Ocak 11 fiubat

2009

EMEK 7

 ‹flçilerden suç duyurusu

 ‹flçilerin sendika kararl›l›¤›

 ‹flçiler AKP’ye karfl›

 Çi¤li’de iflçi k›y›m›na protesto

Ümraniye Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Sinter Metal ve Gürsafl iflyerlerinde Birleflik Metal-‹fl’e üye olmalar› nedeniyle iflten at›lan 400 metal iflçisinin mücadelesi kararl›l›kla devam ediyor. ‹flçiler 23 Ocak’ta “‹flimizi ‹stiyoruz” pankart› açarak Ümraniye Cumhuriyet Savc›l›¤›’na yürüdüler ve suç duyurusunda bulundular. Ard›ndan sloganlar eflli¤inde yap›lan bas›n aç›klamas›n› okuyan Örgütlenme Sekreteri Özkan Atar iflçilerin ücret, tazminat ve di¤er haklar›n›n gasp edildi¤ini dile getirdi. 28 Ocak akflam› gerçekleflecek olan dayan›flma gecesine kat›l›m ça¤r›s›n›n ard›ndan eylem sona erdi.

Mersin Liman›’nda çal›flma koflullar›n›n kötü olmas› ve insanca yaflayacak bir ücret talebiyle TÜMT‹S’e üye olan 60 iflçi, sendikan›n Çal›flma Bakanl›¤›’na 30 Aral›k’ta ço¤unluk tespiti için baflvurmas›ndan 6 gün sonra kriz bahane gösterilerek iflten ç›kar›ld›. Yükleme, boflaltma ve nakliye ifllerini yapan Akan-Sel Nakliyat firmas›nda çal›flan iflçiler ise en do¤al haklar› olan sendikalaflma hakk› için mücadelelerini sürdürmekte kararl› olduklar›n› belirtiyorlar. Mersin Liman› özellefltirildikten sonra TÜMT‹S’in limana giren ilk sendika olmas› da iflçilerin mücadelesinin bir di¤er önemli yan›n› oluflturuyor.

Kozluk Belediyesi'nde maafllar›n› alamayan iflçiler 15 Ocak’ta ifl b›rakt›. AKP'li belediyede örgütlü Belediye-‹fl fiube Baflkan› Halit K›nay, 147 iflçinin haklar›n› al›ncaya kadar ifl b›rakma eylemlerine devam edeceklerini söyledi. Kifli bafl›na 15 bin TL'den bafllay›p 32 bin TL'ye kadar varan alacaklar› oldu¤u halde iflçilerin paras›n›n verilmedi¤ini belirten K›nay, belediyenin iflçilere ödemesi gereken ödene¤in toplam 3 milyon 346 bin TL'yi buldu¤unu aç›klad›. AKP'nin seçimden önce oy istemesini bildi¤ini, ancak iflçilerin hiçbir sorununu çözmedi¤ini belirten K›nay, “AKP'ye oy vermeyece¤iz" dedi.

18 Ocak’ta Çi¤li Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'nde çal›flan yaklafl›k 3 bin iflçi, ekonomik kriz gerekçe gösterilerek sürdürülen iflçi k›y›m›na karfl› birleflti. Çi¤li Belediyesi önünde gerçeklefltirilen protesto gösterisinde iflten ç›karmalar›n yasaklanmas›n› isteyen iflçiler "‹fl ekmek yoksa bar›fl da yok", "Esnek üretime hay›r" yaz›l› pankartlar› tafl›rken "Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek" slogan›n› coflkuyla att›lar. Teksif Sendikas› önderli¤inde yap›lan eylem sonras› Çi¤li Postanesi'ne giden iflçiler "iflten at›lmalar›n durdurulmas›" talebiyle toplad›klar› imzalar› TBMM'ye gönderdiler.

Akademik özgürlük için ifl güvencesi

Eceli gelen köpek ..! Tufan SERTLEK Dev Sa¤l›k-‹fl Genel Sekreteri

‹stanbul Üniversitesi’nde araflt›rma görevlileri güvencesizli¤e karfl› ‘Asistan k›y›m›na son’ eylemi yaparak seslerini duyurdular. Asistanlar, toplum yarar›na bilim üretebilmeleri için ifl güvencelerinin sa¤lanmas›n› istiyorlar Güvencesiz çal›flma hayat›n her alan›na egemen olmaya bafllad›kça, güvencesizli¤e karfl› farkl› alanlardan örgütlü tepkiler yükselmeye bafllad›. Güvencesiz çal›flma koflullar›nda iflçiler yaln›zca her an iflten at›lma durumuyla karfl› karfl›ya de¤il. Esnek çal›flma koflullar›, ödenmeyen fazla mesai ücretleri ve patronlar›n iflçilere insanl›k d›fl› uygulamalar› en fazla yaflanan sorunlardan. Güvencesizli¤e karfl› iflçiler birbirlerinden ba¤›ms›z deneyimler yafl›yor. Bu sorunun görünür olmayan bir biçimde çok yo¤un yafland›¤› alanlardan birini de üniversitelerde araflt›rma görevlisi olarak çal›flanlar oluflturuyor. Lisansüstü ve doktora e¤itimlerini bi-

tiren araflt›rma görevlilerinin üniversiteyle olan iliflkileri hemen kesiliyor. Araflt›rma görevlilerinin farkl› üniversitelerde farkl› flekillerde yaflad›¤› bu sorun en son 19 Ocak’ta ‹stanbul Üniversitesi araflt›rma görevlilerinin yapm›fl oldu¤u ‘Asistan k›y›m›na son’ eylemiyle gündeme geldi. Rektörlük binas› önünde toplanan araflt›rma görevlileri, üniversitenin Beyaz›t kap›s› önüne yürüyerek bir aç›klama yapt›. Aç›klamay› ‹stanbul Üniversitesi Araflt›rma Görevlileri Temsilciler Kurulu ad›na ‹stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araflt›rma Görevlisi Cemil Ozansu yapt›. Ozansu, üniversitede çözülmeyi bekleyen en acil sorunun araflt›rma

görevlilerinin özlük haklar›n›n teminat alt›na al›nmas› oldu¤unu ifade etti. Ozansu, “üniversiteyi asistans›z, kendimizi iflsiz b›rakmamak için, üniversitemizin özerkli¤ine sahip ç›kmak için, hakl› davam›za dikkat çekmek için buraday›z” dedi. Ozan-

su, üniversitenin gelece¤i meselesinin, ülkenin gelece¤i meselesi oldu¤unu bilen bir anlay›flla üniversite yönetiminin haks›z uygulamas›na karfl› mücadele edeceklerini söyledi. E¤itim-Sen üyelerinin ve ö¤rencilerin de destek verdi-

‹stanbul Üniversitesi ‹ktisadi ‹dari Bilimler Fakültesi Araflt›rma Görevlisi Levent Dölek, “ifl güvencesi olmadan akademik özgürlük olmaz” diyor.

¤i eylemde konuflan Ö¤retim Üyeleri Derne¤i Baflkan› Prof. Dr. Tahsin Yeflildere de “Araflt›rma görevlileri olmadan bilim yapamay›z. YÖK Yürütme Kurulu’nun ald›¤› karar, bilim insanlar›n› soka¤a b›rak›yor” diyerek asistanlar›n mücadelesini destekledi¤ini belirtti. E¤itim-Sen ‹stanbul 6 No’lu Üniversiteler fiubesi Yönetim Kurulu Üyesi ‹smet Akça ise, “Her insan›n 'art›k yeter' dedi¤i bir an vard›r. fiimdi bu an› yafl›yoruz” dedi. Akça, mücadelelerinin sonuç al›nana kadar devam edece¤ini söyledi. Konuyla ilgili görüfltü¤ümüz ‹stanbul Üniversitesi ‹ktisadi ‹dari Bilimler Fakültesi Araflt›rma Görevlisi Levent Dölek, “ifl güvencesi

olmadan akademik özgürlük olmaz” diyor. Dölek, 50/d maddesinin, araflt›rma görevlilerini lisansüstü e¤itimle s›n›rlayan ve araflt›rma görevlilerini burslu ö¤renci statüsüne indirgeyen anlay›flta bir madde oldu¤unu söyleyerek, asistanlar›n flu anki talebinin 33. madde kapsam›na al›nmak oldu¤unu ifade ediyor. Dölek, 33. maddenin de sözleflmeli çal›flma statüsünde oldu¤unu ve ancak k›smi bir güvence sa¤lad›¤›n› belirtiyor. Dölek asistanlar›n güvencesizli¤e karfl› mücadelesinin di¤er güvencesizlik mücadelelerinden ayr› olmad›¤›n› ifade ederek bu soruna karfl› ortak örgütlenmeler ve eylemlilikler yap›lmas› gerekti¤ini de vurguluyor.

CHP’nin iflçi aç›l›m›ndan polis daya¤› ç›kt› Kad›köy Belediyesi’nin polikliniklerinde sendikalaflt›klar› için iflten at›lan sa¤l›k emekçilerinin, haklar›n› aramak ve seslerini duyurmak için 24 Ocak’ta CHP ‹l Binas›’n›n önünde düzenledikleri bas›n aç›klamas›na polis sald›rd›. CHP ‹l Binas›’n›n önüne çift s›ra halinde park etmifl araçlara müdahale etmeyen polis, iflçilerin bas›n aç›klamas› s›ras›nda yolda bekleyen araçlara korna çalmalar›n› bizzat örgütle-

yerek eylemdeki ilk provokasyonunu yapt›. Daha sonra çevik kuvvet polisleri iflten at›lm›fl sa¤l›k emekçilerine ve destekte bulunmak üzere aç›klamaya kat›lan D‹SK'e ba¤l› sendikalar›n ve demokratik kitle örgütlerinin yöneticilerine sald›rd›. Polis, CHP ‹l Binas›’n›n karfl›s›nda bulunan ifl han›ndaki esnaf› da provoke ederek polis sald›r›s›ndan etkilenen sa¤l›k emekçilerinin ifl han›na girmesine izin vermedi. Eyleme destek

vermek için gelen TTB Merkez Konseyi üyesi Ali Çerkezo¤lu, TTB ‹stanbul yöneticisi Nazmi Algan, Limter-‹fl sendikas› Genel Sekreteri Kamber Sayg›l›, Sine-Sen yöneticisi Zafer Ayd›n ve Halkevleri Genel Baflkan› ‹lknur Birol polis sald›r›n›n hedefi oldular. Sald›r› sonras›nda sa¤l›k emekçileri, CHP’nin Ergenekon'a sahip ç›kmak yerine haklar›n› arayan emekçilere sahip ç›kmas› gerekti¤ini söylediler.

Demiryollar›nda ifl cinayeti Bal›kesir Gar'da Tren Teflkil Memuru Lütfi Aygören 19 Ocak’ta, trenlerin manevras› esnas›nda iki tampon aras›nda kalarak feci flekilde can verdi. Daha önce 20 Kas›m 2008’de Eskiflehir’e ba¤l› Gökçek›s›k istasyonunda manevra esnas›nda feci flekilde hayat›n› kaybeden Birleflik Tafl›mac›l›k Çal›flanlar›

Sendikas› (BTS) üyesi Erol Körpe’nin ac›s› daha dinmemiflken yaflanan bu ac› olay üzerine BTS bir aç›k-

lama yay›nlad›. BTS aç›klamas›nda, yaflanan olaylar›n birer kaza de¤il cinayet oldu¤unu ifade etti. Aç›klamada, olay›n sorumlusunun BTS’nin flerhine ra¤men Tren Teflkil Memurlu¤u uygulamas›n› hayata geçiren, “az adamla çok ifl” anlay›fl›nda ›srar eden TCDD Yönetimi oldu¤u belirtildi.

Tarifl direnifli unutulmad› Tarifl Direnifli 29. y›l›nda, ‹zmir Alsancak Gar›’ndan bafllayarak Tarifl Genel Müdürlü¤ü önünde sona eren bir yürüyüflle an›ld›. Yürüyüfle, KESK, Devrimci 78liler Federasyonu, D‹SK Birleflik Metal-‹fl ve Halkevleri kat›ld›. Okunan bas›n aç›klamas›nda Tarifl Direnifli’nin bugünkü iflçi s›n›f› mücadelesine ›fl›k

tuttu¤u dile getirildi. 22 Ocak 1980’de polisin “arama” bahanesiyle operasyon gerçeklefltirip iflçilere atefl açmas› üzerine, Tarifl iflçile-

ri ifl ve can güvenli¤i talebiyle direnifle geçmiflti. Tarifl Genel Müdürlü¤ü 7 fiubat’ta üretime ara vermifl, iflçiler ise fabrikadan ç›kmayarak üretime devam edeceklerini bildirmifllerdi. Çimentepe halk› Direnifl’e destek olmak amac›yla sokaklara barikatlar kurarak mahalleye girifl ç›k›fllar› kapatm›flt›.

SES: Yeme¤ime dokunma Maliye Bakanl›¤›’n›n yatakl› tedavi kurumlar›nda çal›flanlardan yemek ücreti al›nmas›na dair genelgesine karfl› sa¤l›k çal›flanlar› yemek boykotlar› yapt› Maliye Bakanl›¤› Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlü¤ü yay›nlad›¤› 11 Mart 2008 tarih ve 2736 say›l› yaz› ile tüm kamu kurumlar›nda çal›flanlardan yemek ücreti al›nmas›n› talep etmiflti. Bakanl›¤›n genelgesinin ard›ndan üniversite hastaneleri baflta olmak üzere Sa¤l›k Bakanl›¤›na ba¤l› baz› hastanelerde ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na (SHÇEK) ba¤l› baz› birimlerde de ücret alma uygulamas› bafllat›lm›flt›.

Sa¤l›k ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikas› (SES) bakanl›¤›n bu genelgesini ülkenin birçok flehirde yapt›klar› yemek boykotlar› ile protesto etti. Sa¤l›k emekçileri “Bir ö¤ün yeme¤imize göz diktiler, boykottay›z” eylemleri çerçevesinde 20-21 ve 22 Ocak günlerinde üç gün süren eylemler yapt›. Kat›l›m›n oldukça yüksek oldu¤u eylemlerin birinci günü yemeklerin ücretli hale getirildi¤i yerlerde yemek boykotlar› ve bas›n aç›klamalar› yap›ld›. Yemek boy-

kotunun devam etti¤i ikinci günde, SHÇEK çal›flanlar›nca imzalanan, “iflimiz, ifl güvencemiz, sosyal hizmet tazminat› ve insanca yaflamaya yetecek ücret” taleplerini içeren imza metinleri, yap›lan bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan SHÇEK’ten sorumlu Devlet Bakan› Nimet Çubukçu’ya gönderildi. Eylemlerin son günü ise yemek boykotlar› ile birlikte defterdarl›k, valilik, kaymakaml›k gibi yerlere yürüyüfller yap›larak sa¤l›k emekçilerinin talepleri dile getirildi.

Krizden güçlenerek ç›kmaya çal›flan sermaye kesimi bu süreci “f›rsat bu f›rsat” fleklinde de¤erlendiriyor. Ne kadar iflçi düflman› uygulama varsa iflsizlik sopas›n› sallayarak yasalaflt›rmaya çal›fl›yor. Türkiye ‹flveren Sendikalar› Konfederasyonu T‹SK’in yay›n organ› ‹flveren dergisinin Aral›k say›s›nda Genel Sekreter Bülent Pirler “Kriz döneminde nas›l bir istihdam politikas› izlenmesi gerekti¤i”ni anlat›yor. Pirler yaz›s›nda; “Art›k dünyada, klasik çal›flma ve ifl sözleflmesi türlerinden uzaklafl›larak, ça¤r› üzerine çal›flma, k›smi süreli çal›flma, ifl paylafl›m›, geçici ifl iliflkisi, evde çal›flma, tele çal›flma gibi atipik ifl sözleflmesi türleri yayg›nlaflmakta; y›ll›k hesaplar, kayan ifl süresi, telafi edici çal›flma, yo¤unlaflt›r›lm›fl ifl haftas›, k›sa çal›flma gibi esnek çal›flma süreleri uygulanmaktad›r” diyerek asl›nda en az 20 y›ld›r dilden düflmeyen önerileri bu sefer “tam zaman›d›r” düflüncesiyle yeniden piflirip önümüze koyuyor. Pirler, 4857 say›l› ifl yasas› ile esnek çal›flma yasalaflt›r›l›rken iflçileri koruyan hükümlere de yer verilmesinden son derece flikayetçi. Bu nedenle 2007 y›l›nda AB Komisyonu taraf›ndan yay›nlanan “Ortak Güvenceli Esneklik ‹lkelerine Do¤ru: Esneklik ve Güvence Yoluyla Daha Çok ve Daha ‹yi ‹stihdam” bafll›kl› bildiri ile esnekli¤in meflrulaflt›r›lm›fl olmas›ndan son derece memnun. ‹flveren temsilcisi laf kalabal›¤› aras›ndan sopa göstermeyi de ihmal etmiyor. Mevcut mevzuat›n “Ya tam zamanl› çal›flt›r ya da ç›kart” seçene¤inden baflka yol b›rakmad›¤›n› ileri sürerken bunun iflverenlere iflçi ç›kartmaktan baflka yol b›rakmad›¤›n› ifade etmek istiyor. Peki a¤z›ndaki baklay› ç›kartmas›n› istedi¤imizde ortal›¤a saç›lan ne oluyor. Aynen flöyle yaz›yor önerilerini: -Y›ll›k ücretli izin süresi konusunda yap›labilecek ifller, - Ücretsiz izin kulland›r›lmas›, - Telafi çal›flmas›, - K›sa çal›flma, - Ücrette indirim yap›lmas›, - Çal›flma sürelerinin azalt›lmas›. Pirler, önerilerinin ard›ndan s›zlanmay› da ihmal etmiyor. “Ancak, tüm bu bafll›klar›n uygulama zorluklar› ve görünür ya da görünmez hukuki sorunlar› bulunmaktad›r.” Gören de iflverenlerimizin yasalara uyma konusunda ola¤anüstü bir titizlik sergiledi¤ini sanacak. Ama olsun onlar hukuksuzlu¤un hukuk haline getirilmesini yani bütün yollar›n düzlenmesini istiyorlar. Küçük bir tafl parças› bile olmas›n istiyorlar ayaklar›na tak›lan. “Güvenceli esneklik” olacakm›fl. Yani hukuksuzluk güvence alt›na al›nacakm›fl, yani insanlar› asgari ücretin üçte birine günde 6 saat çal›flt›r›p suyunu ç›karacaklar›, istedikleri zaman ça¤›r›p gel çal›fl, ifl olmay›nca “güle güle” diyecekleri bir düzen istiyorlar. Bunun için de “kriz tam zaman›” Peki ya iflçilerin huzuru, peki ya bir emekçinin güven duyarak bir ifle gelme, gelece¤ini planlama hakk›, peki ya bir emekçi çocu¤unun iyi bir okulda e¤itim alma hakk›, peki ya bir iflçinin çocuklar›na güven verme hakk›… Kuflkusuz bütün bunlar› istemek “beni iflten at” anlam›na geliyor. Çünkü iflverenlerin gözünde iflçilerin buna hakk› yoktur. O sadece patronun istedi¤i kadar çal›flmal› sonra defolup gitmelidir. Patronlar›n cüreti insana “eceli gelen köpek…” dedirtiyor.


29 Ocak 11 fiubat

8 DÜNYA

Gazze’de sözde ateflkes ‹srail’in gerçeklefltirdi¤i katliam, 22. gününde ‹srail’in “tek tarafl› ateflkes” ilan etmesiyle flimdilik sona erdi. Yaklafl›k bin 300 kiflinin hayat›n› kaybetti¤i sald›r›n›n ard›ndan Gazze’yi açl›¤a mahkum eden ‹srail ambargo‹srail’in Gazze’de 27 Aral›k’ta bafllatt›¤› katliam flimdilik tek tarafl› olarak ateflkes ilan etmesi ile sona erdi. ‹srail askeri güçlerinin Gazze’yi terk etmeye bafllamas›n›n ard›ndan Hamas ve di¤er Filistinli gruplar da ateflkes ilan ettiklerini aç›klad›. Ancak ‹srail’in Filistinlileri açl›¤a mahkum eden ambargosu sürüyor. 22 gün süren katliam›n sonucunda yaklafl›k bin 300 kifli hayat›n› kaybederken, 5 binden fazla Filistinli yaraland›. Ölenlerin yaklafl›k üçte birinin çocuk oldu¤u bildirildi. ‹srail’in ateflkes ilan etmesinden 7 saat sonra direniflçiler ile ‹srail askerleri aras›nda çat›flma ç›kt›. Ertesi gün ise ‹srail savafl gemileri Filistinli bal›kç›lar›n bulundu¤u bölgelere atefl açt›. ‹srail Savunma Bakanl›¤› herhangi bir olas›l›¤a karfl› ordunun

Gazze d›fl›na konuflland›r›ld›¤›n› belirtti. Filistinli direniflçiler ‹srail’in 2 y›ld›r sürdürdü¤ü, Gazze halk›n› açl›¤a mahkum eden ambargoyu kald›rmamas› halinde direnifli tekrar gündeme almay› planl›yor. ‹srail Baflbakan› Ehud Olmert sald›r›n›n bafllang›c›nda hedeflerinin Hamas’›

yok etmek oldu¤unu belirtmiflti. Olmert, sald›r›n›n durdurulmas›n›n ard›ndan yapt›¤› aç›klamada ise, operasyonun bütün hedeflerine ulaflt›¤›n› ve ‹srail’i tehdit eden unsurlar›n ortadan kal-

d›r›ld›¤›n› öne sürdü. Gazze’deki Hamas Baflbakan› ‹smail Haniye ise “Allah bize büyük bir zafer bahfletti” diyerek ‹srail ordusunun sald›r›lar›n› durduklar›n› ve ‹srail’in hiçbir hedefine ulaflamad›¤›n› iddia etti. Sald›r›n›n ard›ndan, enkaz y›¤›n›na dönen Gazze fieridi’ndeki maddi hasar›n 2 milyar dolar civar›nda oldu¤u tahmin ediliyor. BM okullar› ve yard›m ofisi vuruldu¤u s›rada Kudüs’te bulunan BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon ateflkesin ard›ndan bölgeye gitti. BM insani yard›m sorumlusu John Holmes ise Gazze’nin yeniden imar› için milyarlarca dolara ihtiyaç oldu¤unu belirterek, “savafl› kimin kazand›¤› belli de¤il ancak yitiren kesinlikle sivil halk” dedi. Ateflkesin bir süre daha devam etmesi beklenirken,

‹srail’in 2 y›l boyunca uygulad›¤› ambargo süresince Filistinliler için hayati öneme sahip M›s›r s›n›r›ndaki tünellerin tekrar aç›lmas› için çal›flmalar bafllad›. Tünellerden yiyecek, giyecek ve yak›t sevk›yat› yapan Gazzeliler ablukan›n kalkmas› durumunda tünellerin kullan›m›ndan vazgeçilece-

¤ini söylüyor. ‹srail ise silah kaçakç›l›¤› yap›ld›¤› bahanesi ile tünelleri bombalam›flt›. Ateflkesin ard›ndan dikkatler ‹srail’in savafl s›ras›nda kulland›¤› silahlara yöneldi. ‹srail’in Gazze’de uluslararas› sözleflmelere uygun olmayan silahlar kulland›¤›na dair görgü tan›k-

lar›n›n ifadeleri bulunurken, Uluslararas› Atom Enerjisi Kurumu ‹srail’in Gazze’de zay›flat›lm›fl uranyum kullan›p kullanmad›¤›n› araflt›racak. Gazze’de incelemelerde bulunan Uluslararas› Af Örgütü, ‹srail’in fosfor bombas› kullanmas› nedeniyle savafl suçu iflledi¤ini belirtti.

ABD’nin ilk siyah baflkan› Obama, görevine bafllad›. Ancak dünyadaki umutlar›n aksine Obama’n›n ilk sözleri önümüzdeki dönemde askerileflme ve finanslaflman›n terk edilmesinin de¤il aksine sa¤lamlaflarak sürmesinin sinyallerini veriyor icraatlar önümüzdeki dönemde dünyay› savafl›n ve piyasalaflt›rman›n bekledi¤ini gösteriyor. Yemin törenindeki konuflmas›na önceki ABD baflkan› George W. Bush’a teflekkür ederek bafllayan Obama, Amerika’n›n teröre yenik düflmeyece¤ini belirterek, Bush’un kulland›¤› ‘teröre karfl› savafl’ çizgisine devam edece¤inin sinyallerini verdi. Nükleer silahlanma tehdidine karfl› savaflacaklar›n› belirten Obama, böylece isim vermeden ‹ran’a da gözda¤› vermifl oldu. Obama’n›n ABD’nin tüm dünyaya liderlik etmeye devam edece¤ini vurgulamas›, d›fl politikada ABD’nin liderlik pozisyonunu kurtarmaya yönelik hamlelere haz›rlan›ld›¤› izlenimini verdi.

ABD ekonomisinin zay›flad›¤›n› belirten Obama, yaflanan krizi açgözlülük ve sorumsuzlu¤a ba¤layarak, kontrollü olarak piyasalaflt›rman›n sürdürülece¤inin sinyallerini verdi. Obama, göreve bafllad›¤› ikinci günde Beyaz Saray’›n web sitesinde yay›nlad›¤› gündemde ABD’nin liderli¤ine ve “teröre karfl› savafl”a vurgu yaparak gelecek dönem izlenecek d›fl politikan›n önemli ipuçlar›n› ortaya koydu. Filistin bafll›¤›n›n aç›lmad›¤› gündemde, ‹srail bafll›¤›nda, iki devletli çözüm için bast›r›laca¤› belirtildi. 2006 y›l›ndaki Lübnan sald›r›s›nda Hizbullah’a karfl› ‹srail’i desteklediklerinin hat›rlat›ld›¤› gündemde, ‹srail’in kendini savunma hakk›n›

destekledikleri vurguland›. Gündemde, ‹srail’e yap›lan askeri ve ekonomik d›fl yard›m paketlerinin desteklendi¤i belirtilerek, önümüzdeki dönemde Bush döneminden farkl› olmayan ‹srail yanl›s› bir politika izlenece¤i mesaj› verildi. Yay›nlanan gündemdeki ‹ran bafll›¤›nda ise, “yasad›fl› nükleer program, teröre destek, ‹srail’e tehditleri durdurmas› için ABD diplomasisinin tüm gücününü kullanma zaman›” denilerek ‹ran’a uygulanan ekonomik bask› ve tecritin art›r›laca¤› belirtildi. Afganistan için “Taliban ve Kaide ile savafl› bitirme” iddias›n›n vurguland›¤› gündemde, Pakistan’a s›n›r güvenli¤i konusunda hesap sorulaca¤› ilan edildi.

Bolivar Devrimi referanduma gidiyor Venezüella halk›, Chavez’in yeniden seçilmesine imkan tan›yacak olan referanduma haz›rlan›yor. 15 fiubat’ta yap›lacak referandum yaklafl›rken, Venezüella sokaklar› muhalefetin fliddet gösterilerine sahne oluyor

‹nsan haklar› avukat›na sokak ortas›nda infaz Rusya’da ünlü insan haklar› avukat› katledildi. Sald›r›da istihbarat parma¤› var Rusya’n›n ünlü insan haklar› avukatlar›ndan Stanislav Markelov ile gazeteci Anastasia Baburova Moskova’da öldürüldü. Kremlin’in yaklafl›k bir kilometre yak›n›nda silahl› sald›r›ya u¤rayan Markelov olay yerinde yaflam›n› yitirirken, Baburova ise katili takip etmek isterken bafl›ndan vuruldu ve a¤›r yaral› olarak kald›r›ld›¤› hastanede öldü. Markelov, sald›r›n›n hemen öncesinde düzenledi¤i bas›n toplant›s›nda, Elsa Kungayeva ad›nda 18 yafl›ndaki Çeçen bir k›za tecavüz ederek öldüren ve 10 y›l hapse mahkum edilen Albay Yuri Budanov’un tahliye edilmesi karar›na itiraz edece¤ini aç›klam›flt›. Mesleki yaflam› insan haklar› davalar›yla dolu olan 34 yafl›ndaki avukat Markelov, yine bir suikasta kurban giden Novaya Gazeta yazar› Anna Politkovskaya’n›n avukatl›¤›n› yapm›fl, 2004 y›l›nda Moskova metrosunda befl kifli taraf›ndan bay›lana kadar dövülmüfltü. Markelov ile birlikte yaflam›n› yitiren gazeteci Baburova ise Politkovskaya ile ayn› gazetede muhabirdi. Baburova’n›n odakland›¤› konular›n bafl›nda afl›r› milliyetçi örgütlenmeler geliyordu. Sald›r› sonras›nda yap›lan yorumlarda, sald›r›n›n arkas›nda Rus ‹ç Güvenlik Teflkilat› FSB’nin oldu¤undan flüpheleniliyor. Rusya bir süredir Çeçen mafyas› ile Rus istihbarat› aras›ndaki çat›flman›n sonucu cinayetlere sahne oluyor.

Venezüella, devlet baflkan› Hugo Chavez’in yeniden seçilme s›n›r›n›n kald›r›lmas›na iliflkin 15 fiubat’ta yap›lacak referanduma haz›rlan›yor. Chavez’in tekrar seçilebilmesine yönelik düzenleme ile ilgili onay›n meclisten ç›kmas›n›n ard›ndan, referandumun tarihi 15 fiubat olarak belirlendi. 10 y›ld›r devlet baflkanl›¤› görevini yürüten Chavez flimdiye dek sekiz seçimden galip ç›kt›. Ultimas Noticias gazetesinde kaleme ald›¤› yaz›da, “bu devrimci asker, halk ne derse onu yapacak” diyen

Chavez, referandumdan “hay›r” ç›kmas› durumunda fiubat 2013’te görevinden ayr›laca¤›n› belirtti. Kendisinin 2013’ten sonraki dönüflümün önünde olup olmamas›n›n önemli olmad›¤›n› söyleyen Chavez “e¤er ‘hay›r’ kazan›rsa sömürgecilik kabul ettirilmifl olacak, e¤er ‘evet’ kazan›rsa ba¤›ms›zl›k ve anavatan üstün gelecek” dedi. Referandum günü yaklafl›rken, sokaklarsa muhalefetin fliddet eylemlerine sahne oluyor. Hükümet bürolar›na sald›ran göstericilerden baz›-

n Yunanistan’›n baflkenti Atina’da 6 Aral›k’ta Aleksandros Grigoropoulos’un polis kurflunuyla katledilmesiyle bafllayan gösterilerde tutuklananlar›n serbest b›rak›lmas›n› isteyen eylemcilere polis sald›rd›. Yaklafl›k bin kiflilik bir grubun Sintagma Meydan›’na do¤ru yürüyüfle geçti¤i s›rada polisin gaz bombalar› ile sald›rmas› sonucu ç›kan çat›flmalarda eylemciler polise tafl, sopa ve molotof kokteylleri ile karfl›l›k verdi. Çat›flmalarda baz› dükkanlar hasar görürken, 3 kifli gözalt›na al›nd›.

lar› gözalt›na al›nd›. Venezüella Birleflik Sosyalist Partisi (PSUV) baflkan yard›mc›s› Alberto Müler Rojas, her türlü toplant›, yürüyüfl ve örgütlenme özgürlü¤ünün Ve-

nezüella anayasas› taraf›ndan güvence alt›na al›nd›¤›n› belirterek, yasalar›n suç sayd›¤› fleyin halk›n yaflam hakk›na kasteden fliddet giriflimleri oldu¤unu belirtti.

Bolivya halk› 25 Ocak Pazar günü ulusal kaynaklar üzerinde hükümete daha fazla yetki veren yeni anayasay› oylad›. Morales yeni anayasan›n Bolivya toplumunun tarihi eflitsizli¤ini düzeltme yolunu açaca¤›n› söyledi

nusunda hükümete daha genifl roller sa¤layarak kamulaflt›rman›n önünü aç›yor. Eski anayasadaki “devletin Katolik inanc›n› destekledi-

n Savafl karfl›t› göstericiler ABD eski baflkan› George W. Bush’un son baflkanl›k gününde Beyaz Saray’a ayakkab› f›rlatt›lar. Washington’da toplanan yaklafl›k 500 kifli, Beyaz Saray’›n bahçe duvar›na 40 çifte yak›n ayakkab› f›rlatt›. Gösteriye kat›lanlar aral›k ay›nda Ba¤dat’ta Bush’a ayakkab› f›rlatan gazeteci Muntazar El Zeydi’ye destek amac›yla topland›klar›n› söyledi. Gazeteci Zeydi’nin f›rlatt›¤› ayakkab› ABD’ye karfl› direniflin sembolü olmufl, birçok eylemde kullan›lm›flt›.

‹zlanda’da kriz öfkesi I ‹zlanda’n›n baflkenti Reykjavik’de düzenlenen gösterilerde kriz protestolar› devam ediyor. Baflbakan Geir Haarde ve di¤er üst düzey ekonomi yetkililerinin istifas›n›n istendi¤i gösterilere polis sald›rd›. Polisin göstericilere karfl› 50 y›l sonra ilk kez göz yaflart›c› gaz kulland›¤› gösterilerde eylemciler polise tafllarla karfl›l›k verdi. ‹zlanda finansal sisteminin milyarlarca dolarl›k borçla ekim ay›nda çökmesi ve ulusal para biriminin dibe vurmas›ndan bu yana protestolar sürüyor.

BBC ‘tarafs›z’m›fl n ‹ngiliz yay›n kuruluflu BBC, Gazze yard›m kampanyas› ile ilgili ça¤r›lar› yay›nlamay› reddetti. Yard›m kurulufllar› taraf›ndan düzenlenen Gazze’ye yard›m kampanyas›n›n klibini yay›nlamay› reddeden BBC, Ortado¤u konusundaki tarafs›zl›¤›n›n zarar görebilece¤ini savundu. Binlerce kifli BBC’nin Londra’daki merkez binas› önünde toplanarak kanal›n ald›¤› karar› protesto etti. Yaklafl›k yüz kifli ise BBC’nin ‹skoçya’daki merkez binas›n› iflgal etti.

Taliban’dan e¤itime darbe

Bolivya’da yeni anayasa oyland› Bolivya’da yeni anayasa 25 Ocak Pazar günü halk oylamas›na sunuldu. Bolivya lideri Evo Morales’in önemli seçim vaatlerinden biri olan yeni anayasada yerli halklar taraf›ndan konuflulan 36 dil resmi dil olarak kabul ediliyor. Üç y›ldan bu yana yo¤un halk kat›l›m› ile çal›flmalar› yürütülen yeni anayasa yüzde 60 “evet” oyuyla kabul edildi. Morales, yeni anayasan›n Bolivya toplumunun tarihi eflitsizli¤ini düzeltme yolunu açaca¤›n› belirtti. Yeni anayasa ekonomi ve ulusal kaynaklar ko-

Atina yine hareketlendi

Bush’a ‘ayakkab›’l› veda

Piyasaya selam, savafla devam ABD’nin ilk siyah baflkan› Barack Obama, yaklafl›k bir milyon kiflinin kat›l›m›yla yemin ederek görevine bafllad›. BBC’nin 17 ülkede yürüttü¤ü ankete göre Obama’n›n ABD’nin dünyayla iliflkilerini gelifltirece¤ine inananlar›n oran› yüzde 67. ABD’li bir ‘siyah’ olmas› genel olarak dünyada sempatiyle karfl›lan›rken, ikinci isminin ‘Hüseyin’ olmas› Müslümanlar aras›nda olumlu düflüncelere sebep oluyor. Ancak, dünyadaki tüm umutlar›n aksine, Obama’n›n yemin törenindeki konuflmas› ve daha sonras›nda gerçeklefltirdi¤i ilk

2009

¤i” ifadesi kald›r›larak yerine “devlet dinden ba¤›ms›zd›r” ifadesinin konuldu¤u yeni anayasada dikkat çeken di¤er bir konu da 9 eyalete

özerklik verilmesi. Yeni anayasaya göre nüfusun yar›s›ndan fazlas›n› yerlilerin oluflturdu¤u Bolivya’daki 9 eyalette özyönetimler oluflturulacak ve yerli halklar›n kendi kendisini yönetmesine imkan tan›nacak. Yerli halklara ülkenin do¤al kaynaklar› üzerinde daha fazla söz söyleme f›rsat› sunan yeni anayasa, büyük tar›m arazi mülkiyetinin s›n›rland›r›lmas› ve önemli gaz yataklar›ndan elde edilen gelirin ülkenin en yoksul kesimlerine yeniden da¤›t›lmas›n› öngörüyor.

I Taliban militanlar›, Pakistan’›n kuzeydo¤usundaki Peflaver vilayetindeki S›vat vadisinde bulunan 5 okulu, k›zlar›n e¤itim görmesinin ‹slam’a uygun olmad›¤› gerekçesiyle hava uçurdu. Bir süre önce k›zlar›n okula gitmesini yasaklayan Taliban, k›zlar› kabul eden okullar› havaya uçurmakla tehdit etmiflti. E¤itim Bakanl›¤› yetkilisi fierif Zal 50 bin ö¤rencinin e¤itimden mahrum kalaca¤›n› belirtti. Bölgedeki 400 özel okulun oluflturdu¤u dernek, okullar› açman›n imkans›z olaca¤›n› söyle-

FMLN’nin seçim zaferi n El Salvador’da genel ve yerel seçimler yap›ld›. Seçimlerden ilerici Farabundo Marti Ulusal Kurtulufl Cephesi (FMLN) galip ç›karak, parlamentodaki 84 sandalyenin 37’sini kazand›. 1989 y›l›ndan bu yana ABD yanl›s› Ulusal Cumhuriyetçi ‹ttifak’›n (ARENA) iktidarda oldu¤u El Salvador’da halk Devlet Baflkan› ve Baflkan Yard›mc›s›’n› seçmek üzere 15 Mart’ta tekrar sand›k bafl›na gidecek. Parlamentodaki salt ço¤unlu¤u elde edemeyen FMLN’nin Demokratik De¤iflim Partisi (DC) ile koalisyon kurmas› bekleniyor.


29 Ocak 11 fiubat

2009

ERGENEKON 9

Kontrgerilla öldü Yaflas›n kontrgerilla REJ‹M AYGITINI YEN‹L‹YOR

Son bir buçuk y›ll›k geliflmeler ve operasyonun belirginleflen s›n›rlar› bu sürecin ne kontrgerillan›n tasfiyesi ne de k›smi bir yüzleflme oldu¤unu gösteriyor. Yeni döneme uyum sa¤layamayan, rejimin iflleyifline köstek olan bir k›s›m eski kontrgerilla kadrosunun tasfiye edildi¤i bu süreç, kontrgerilla ayg›t›n›n yenilenmesinden baflka bir anlama gelmiyor Ocak ayı içerisinde Ergenekon operasyonunun 10. ve 11. dalgaları gerçekleştirildi. Üst üste yapılan iki operasyonda MGK eski Genel Sekreteri Tuncer Kılınç, Jandarma İstihbarat eski daire başkanı Levent Ersöz, Özel Harekat Dairesi eski Başkanvekili İbrahim Şahin, YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz, yazar Yalçın Küçük ve Türk Metal İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek gibi tanınmış isimlerin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Bu son operasyonları önceki dalgalardan ayıran şey gözaltına alınan kişilerden elde edildiği söylenen krokilerle bulunan gömülmüş silahların ortaya çıkarılması ve bazı muvazzaf subaylar ile özel harekatçı polislerin tutuklanması oldu. 15. dalgaya kadar devam edebileceği söylenen operasyonun daha ne kadar ilerleyeceği muğlâk ancak operasyonlar tamamlandığında nelerin üstünün örtüleceği ve operasyonun maksimum hangi sınırlara kadar ilerleyeceğine dair bir “kroki” yavaş yavaş beliriyor. “Kurumlar› y›pratmayal›m” Operasyon çerçevesinde bugüne kadar Tuncer Kılınç’tan 1. Ordu eski komutanı Hurşit Tolon’a, Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur’dan İbrahim Şahin’e kadar, devlet kurumlarının en tepesinde yer almış olan isimler gözaltına alındı, tutuklandı. Yüksek rütbeli geçmişe sahip bu “şahıslar” gözaltına alınırken yüksek “kurumların” yıpratılmamasına özel bir hassasiyet gösterildiği ise gözlerden kaçmıyor. Hangi kurumda ve hangi sıfatta olursa olsun Ergenekon’la ilgisi olanların yargı-

lanması gerektiğini belirten Erdoğan “kişilerin işlemiş olduğu suçlar nedeniyle kimse kalkıp da kurumları zan altında bırakmaya çalışmasın” diyor. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ile Erdoğan arasındaki görüşmelerden basına sızan bilgilerden Başbuğ’un TSK’nın yıpratılmaması konusunda özen gösterilmesini istediği öğreniliyor. Meclis Başkanı Köksal Toptan’ın, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de dilinde hep “kurumların yıpratılmamasına” yönelik sözler var. Kontrgerilla örgütlenmelerinde kişilerin geçici, kurumların “baki” olduğu biliniyor. Bu nedenle kurumlardan bağımsız bir şekilde “şahısların çete örgütlenmesi” gibi görünen Ergenekon’un kontrgerilla örgütlenmesinin özüne dokunmadığı görülüyor. TSK, MİT, Emniyet gibi kurumlar yeni kontrgerilla örgütlenmesinin mütemmim cüzü olarak kapı gibi sağlam duruyorlar. Uluslararas› ba¤lant› yok Özellikle liberal çevreler operasyonun, bugüne kadar “derin devlet” olarak adlandırılan yapılanmanın sorumlu olduğu faili meçhulleri, yargısız infazları aydınlatma yönünde ilerlediği konusunda hem fikir. Ergenekon operasyonunu İtalya’da kontrgerilla örgütlenmesinin tasfiye edildiği Gladio operasyonuna ya da İspanya’daki GAL’a (Karşı-terör Kurtuluş Grubu) karşı yürütülen operasyona benzetenlere sıklıkla rastlanıyor. Bu benzetmeyi yapanlar konuya girerken sözleşmiş gibi kontrgerilla örgütlenmesinin NATO tarafından üye ülkelerde olası bir komünist işgale karşı “sivil direniş” örgütlemek

ERGENEKON KRONOLOJ‹S‹ Yaklafl›k bir buçuk y›ld›r gündemi meflgul eden Ergenekon operasyonlar› 11 dalga halinde gerçekleflti. Operasyonun 15. dalgaya kadar devam edebilece¤i söyleniyor Ergenekon sürecine 12 Haziran 2007’de ‹stanbul Ümraniye’de bir gecekonduda bulunan 27 el bombas› ve TNT kal›plar›yla start verildi. Bir süre sonra gecekondunun sahibi oldu¤u belirtilen Oktay Y›ld›r›m ve Sedat Peker’in de aralar›nda bulundu¤u çok say›da kifli gözalt›na al›nd›. Bu gözalt›lardan 6 ay sonra Ocak 2008’de Ergenekon’un ilk büyük dalgas› gerçeklefltirildi. Bu dalgada aralar›nda Veli Küçük, Güler Kömürcü, Sami Hofltan ve Kemal Kerinçsiz’in de bulundu¤u çok say›da kifli gözalt›na al›nd›. Gözalt›na al›nan isimlerle birlikte Jandarma’dan sokaktaki sivil faflist harekete, Türk Ortodoks Kilisesi’nden mafya ba¤lant›lar›na kadar genifl bir iliflkiler a¤›n›n ortaya ç›kar›ld›¤› görüldü. Kontrgerilla’n›n ayyuka ç›km›fl yüzlerine karfl› yap›lan operasyondan 3 ay sonra, 21 Mart’ta yap›lan operasyonda ise aralar›nda ‹P Genel Baflkan› Do¤u Perinçek, Cumhuriyet baflyazar› ‹lhan Selçuk ve ‹stanbul Üniversitesi eski Rektörü Kemal Alemdaro¤lu’nun da bulundu¤u isimler gözalt›na al›nd›. Bu, operasyonun deflifre olmufl kontrgerilla art›klar›n›n bir ad›m ilerisine gitti¤ini ve operasyonun yöneldi¤i merkezin kontrgerillan›n kendisi de¤il AKP’yi darbeyle iktidardan indirme planlar› yapan kesim oldu¤unu daha aç›k

bir flekilde gösterdi. 1 Temmuz 2008’de gerçeklefltirilen 6. dalga operasyonu ise en sansasyonel operasyon oldu. Operasyonda Jandarma eski Genel Komutan› fiener Eruygur, 1. Ordu eski Komutan› Hurflit Tolon, Cumhuriyet yazar› Mustafa Balbay, ATO Baflkan› Sinan Aygün ve Erol Mütercimler gibi kamuoyunun yak›ndan tan›d›¤› isimler gözalt›na al›nd›. 23 Temmuz 2008’de yap›lan operasyonda ise ‹P yöneticileriyle Ulusal Kanal çal›flanlar› gözalt›na al›nd›. 25 Temmuz’da 1. Ergenekon iddianamesinin kabulüyle birlikte dava süreci de resmen bafllam›fl oldu. 18 Eylül 2008’de gerçeklefltirilen 8. dalga operasyonunda ise Ülkü Ocaklar› eski Baflkan› Levent Temiz, Sisi ve Nurseli ‹diz ile befl te¤men ve bir askerî ö¤rencinin de bulundu¤u 19 kifli gözalt›na al›nd›. 23 Eylül’deki 9. dalga operasyonunun oda¤›nda ise Tuncay Özkan, platform üyeleri ve eski Kanaltürk çal›flanlar› vard›. 7 Ocak 2008’de yap›lan 10. dalga operasyonunda aralar›nda MGK eski Genel Sekreteri Tuncer K›l›nç’›n da bulundu¤u üst düzey generaller, YÖK eski Baflkan› Kemal Gürüz ve Yalç›n Küçük gibi isimler gözalt›na al›nd›. 11 dalgaya Türk Metal Baflkan› Mustafa Özbek’in gözalt›na al›nmas› damgas›n› vurdu.

AKP ve Türk Silahl› Kuvvetleri aras›nda operasyona dair bir mutabakat oldu¤u özellikle ‹lker Baflbu¤’un Genelkurmay Baflkanl›¤› döneminde daha net bir flekilde ortaya ç›kt›. Daha ilk günden farkl› bir Genelkurmay baflkan› olaca¤› izlenimi veren Baflbu¤, Baflbakan ve Cumhurbaflkan› ile haftal›k düzenli görüflmeler yap›yor.

için oluşturulduğunu belirtiyorlar ancak Türkiye’de bu örgütlenmenin komünizmle mücadele bağlamında neler yaptığını nedense es geçiyorlar. Kontrgerilla’nın 80 öncesi faaliyetleri “tarih öncesi” muamelesi görerek ne operasyona ne tartışmalara konu olmuyor. 16 Mart Beyazıt katliamından Maraş katliamına, 12 Eylül’den Madımak’a kadar açık bir şekilde kontrgerilla icraatı olduğu bilinen olaylara hiçbir şekilde değinilmiyor. Kontrgerilla yapılanması bizzat NATO ve CIA eliyle oluşturulmuşken Ergenekon operasyonuyla ortaya çıkartılan yapının “Rusçuluk” dışında hiçbir uluslararası bağlantısı-

na değinilmiyor. “Kirli savafl” da yok 12 Eylül darbesiyle “komünizm tehlikesi” ortadan kaldırıldıktan sonra kontrgerillanın temel uğraşının Kürt hareketi haline geldiği biliniyor. Kürtlere yönelik saldırı çerçevesinde sayısız yargısız infaz, kaçırma, kaybetme, köy yakılması gibi kontrgerilla faaliyetlerinin hiçbirinin Ergenekon soruşturmasında esamesi okunmuyor. Yapılan kazılardan çıka çıka 2004 yılı tarihli gazetelere sarılmış göstermelik cephaneler çıkıyor. Ergenekon çerçevesinde tasfiye edilen ekibin asıl olarak Kürtlere yönelik yürütülen Kirli Savaş döneminin ekibi olduğu göz

önünde bulundurulduğunda Kirli Savaş dosyalarının açılmaması da özel bir anlam taşıyor. Bu, tasfiye edilen ekibin icazet dışına çıkmadan işlediği suçlardan yargılanmayacağı anlamına geliyor. AKP-TSK mutabakat› AKP ve Türk Silahlı Kuvvetleri arasında operasyona dair bir mutabakat olduğu özellikle İlker Başbuğ’un Genelkurmay Başkanlığı döneminde daha net bir şekilde ortaya çıktı. MGK Genel Sekreterine kadar uzanan operasyonlarda TSK’nın mutabakat çerçevesinde mazur görülebilecek çıkışları bile yapmadığı görülüyor. Daha ilk günden farklı bir Genelkur-

may başkanı olacağı izlenimi veren Başbuğ, Ba��bakan ve Cumhurbaşkanı ile haftalık düzenli görüşmeler yapıyor. Ordu içersinde operasyonlara duyulan tepkinin gazını almak için ise muvazzaf general eşlerinin operasyon mağduru TSK mensuplarını yalnız bırakmadığı görülüyor. Operasyon vesilesiyle ordu içerisinde de bir tasfiye ve yenilenme yaşandığı TSK’nın bu değişime, giderek daha fazla adapte olduğu görülüyor. Operasyonun AKP tarafından ise ülke içi siyaset gündemine bir müdahale aracı olarak kullanıldığı görülüyor. Yeni operasyonların AKP’nin iç siyasette köşeye sıkıştığı dönemler-

de tüm ülke gündemini değiştiren ve kendi dışında başka bir gündeme yer bırakmayacak dalgalar halinde yaşandığı görülüyor. Ayrıca operasyon çerçevesinde AKP karşısındaki egemenler içi muhalefete prestij kaybettirmeye dönük hamleler yapıldığı da dikkatlerden kaçmıyor. Yargıtay Onursal Başkanı Sabih Kanadoğlu gözaltına alınmasa bile evi aranıyor, Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün ismi TRT 2’de konuşan Tuncay Güney tarafından veriliyor. Tasfiye yok, yenilenme var Tüm bu gelişmeler ve operasyonun şimdiden belli olan sınırları yaşanan sürecin ne kontrgerillanın tümden tasfiyesi ne de kısmi bir yüzleşme olduğunu gösteriyor. Yeni döneme uyum sağlayamayan, kendini hala dizginsiz bir Ermeni-Kürt düşmanlığı ve şeriat karşıtlığıyla ifade eden ve ABD’nin yanı sıra Rusya, İran gibi güçleri de hesaba katarak rejimin işleyişine köstek olan bir kısım eski kontrgerilla kadrosunun tasfiye edildiği bu süreç rejim açısından kontrgerilla aygıtını yenilemekten başka bir anlama gelmiyor.

Ulusalc›lara balans ayar› yap›l›yor Kemal Gürüz’ün, gözalt›na al›nmas›n›n ard›ndan Amerikanc›l›¤› aç›k biçimde sahiplenmesi 28 fiubat sürecinin ‹slamc› harekette yol açt›¤› dönüflüm benzeri bir dönüflümün ulusalc›lar içerisinde de yaflanabilece¤ini gösteriyor. Gürüz’ün balans ayar› çok kolay oldu Ergenekon operasyonunun 10. dalgasında gözaltına alınan ve daha sonra serbest bırakılan YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz’ün serbest bırakıldıktan sonraki açıklaması dikkat çekiciydi. Operasyonda gözaltına alınmasına içerlediğini belirten Gürüz, Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’la yaptığı söyleşide ulusalcı değil Amerikancı olduğunun altını çizerek şunları söyledi: “Amerikan emperyalizmi palavradır. Ben Amerikancıyım. Dünya barışını ancak Amerika sağlayabilir. Türkiye’nin Batı ittifakının dışına çıkması felaket olur. Bu hükümet, ülkeyi Batı ittifakının dışı-

na çıkarıyor. Asıl büyük tehlike budur.” 28 Şubat’ın YÖK Başkanı Gürüz’ün Ergenekonla ilgisi olmadığını anlatmaya çalışırken bu denli yoğun bir Amerikancılık vurgusu yapması işin esprisini kaptığını gösteriyor. Daha önce kendisine Amerikancı diyenlere dava açan ve tazminat kazanan Gürüz’ün gözaltının ardından Amerikancılığı bu kadar açık biçimde sahiplenmesi 28 Şubat sürecinin İslamcı harekette yol açtığı dönüşüm benzeri bir dönüşümün ulusalcılar içerisinde de yaşanabileceğini gösteriyor. 28 Şubat Amerikancı

çizgiden sapma eğilimleri gösteren Milli Görüş’ün içerisinden sıkı Amerikancı AKP’nin çıktığı sürecin tetikçisi olmuştu. BOP’nin geçerliliğini yitirdiği tartışmalarının yapıldığı, ılımlı İslam siyasetinin Ortadoğu’daki emperyalist politikalar açısından işlevliliğinin tartışıldığı bugünlerde, AKP’ye karşı, Amerikancı ayar verilmiş bir alternatif emperyalistlerin elini rahatlatacaktır. Ergenekon operasyonu ulusalcılar arasında böyle bir dönüşümün tetikleyicisi olabilir.

Katilleri alk›fllamayaca¤›z 11. dalganın hemen öncesinde Emekli Jandarma Albay Abdülkerim Kırca, Ankara’daki evinde intihar etti. İntiharın sebebi olarak olay günü Star gazetesinde çıkan bir haber gösterildi. Haberde Kırca’nın JİTEM Diyarbakır Grup Komutanlığı yaptığı günlerde Güneydoğu’da emrini verdiği ve bizzat gerçekleştirdiği yargısız infazlardan bahsediliyordu. Kırca, “bilinen” 8 yargısız infazı nedeniyle “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım’la birlikte 8 kez müebbet istemiyle yargılanmıştı. 13 yıl sürüncemede bırakılan davadan bir sonuç

çıkmazken 2004’te Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer tarafından Kırca’ya 'Devlet Övünç Madalyası' verilmişti. İnfazcı albayın cenazesine İlker Başbuğ da dahil olmak üzere bütün Ankara Garnizonu katıldı. Kırca, kahraman ilan edilirken Genelkurmay’ın yazılı açıklamasında Kırca’nın yargısız infaza kurban gittiği belirtildi. Yapılan “kahraman”, “yargısız infaz” açıklamaları Kırca’nın ölümüyle birlikte toplumsal belleğin de infaz edildiğini gösterdi.

Yeni dünya, yeni kontrgerilla İki kutupluluğun sona ermesinin ardından ABD’nin tek kutuplu dünya zorlamaları, 2000’li yıllarda Büyük Ortadoğu planları ve ılımlı İslam projesi, ordunun iktidar üzerindeki etki alanını daraltan bir sonuç yarattı. Son dönemde ABD’nin öz ekibi “realist” eğilimin ana temsilcileri olan Hilmi Özkök-Yaşar Büyükanıt-İlker Başbuğ ekolünün ordu içinde yaşanan çatışmadan galip çıkması, askeri bürokrasinin Amerikan politikalarına tam anlamıyla uyum sağlamayı kabullendiğinin ve iktidar üzerindeki etki alanının daralmasını sindirdiğinin göstergesi olarak değerlendiriliyor. Buna karşın, dünyanın içine girdiği “ABD’den merkezkaçlaşma eğilimi” ve “uluslararası ekonomik kriz” olgula-

rının, orta vadede iktidar ilişkilerinde ve ordu başta olmak üzere tüm baskı aygıtlarının düzenlenmesinde önemli değişimler yaratma potansiyeline sahip olduğu da bir kenara not ediliyor. Tarihsel gerçeklerin de gösterdiği gibi, ülkemizde kontrgerillanın tarihi, sadece ezilenlerin mücadelesinin bastırılmasının tarihi değil, aynı zamanda egemenler arasındaki iktidar mücadelelerinin tarihidir. Ordunun iktidar üzerindeki etki alanındaki değişimin tarihidir. Bugün yaşanan operasyonun arka planında yatan gerçekleri de bu temelde aramak gerekiyor.


29 Ocak 11 fiubat

10 K‹BELE

2009

ANAD‹L ‹Ç‹N EYLEM

BU K‹TAP KADINA KARfiI fi‹DDET‹ ANLATIYOR

SOKAK ORTASINDA SALDIRI

KADINLAR ADALET ‹ST‹YOR

Bar›fl Anneleri sokakta

fiiddete Karfl› Anlat›lar

Eskiflehir’de kad›nlara fliddet

Bacca davas› sürüyor

Bar›fl Anneleri ‹nisiyatifi anadilde e¤itim için bir ay boyunca her hafta sonu oturma eylemi yap›yor. Eylemlerinde üçüncü haftay› geride b›rakan kad›nlar Diyarbak›r, Siirt, Hakkari, Van, ‹stanbul baflta olmak üzere çok say›da kentte ve ilçede alana ç›k›yorlar. Bar›fl Anneleri anadilde e¤itim talebinin yükseltildi¤i oturma eylemerinde AKP’nin Kürtçe aç›l›m› kapsam›nda yay›na bafllayan fiEfi TV’ye yönelik elefltiriler de dile getiriyor. Eylemlere çeflitli kurumlar destek veriyor.

Mor Çat› Kad›n S›¤›na¤› Vakf›, erkek fliddetine maruz kalm›fl ve Mor Çat›ya baflvuran kad›nlar›n hikayesini kitaplaflt›rd›.“fiiddete Karfl› Anlat›lar-Ayakta Kalma ve Dayan›flma Deneyimleri” adl› kitapta derne¤e baflvurarak kendisi için yeni bir hayat kuran 15 kad›n›n öyküsü, 16 gazeteci, akademisyen ve yazar›n kaleminden aktar›l›yor. Kitapta , Mor Çat›’n›n dayan›flma merkezinde çal›flan 3 gönüllünün tan›kl›klar›na da yer veriliyor. Mor Çat› kitab›n tan›t›m›n› düzenledi¤i bir kokteylle gerçeklefltirdi.

Eskiflehir’de üç genç kad›n 19 Ocak gecesi tren gar›ndan arkadafllar›n› yolcu ettikten sonra evlerine dönerken, kimli¤i belirsiz bir kiflinin sald›r›s›na u¤rad›. Üniversite ö¤rencisi kad›nlar u¤rad›klar› b›çakl› sald›r›ya ve mahalle halk›n›n duyars›zl›¤›na karfl› bir aç›klama yaparak tepkilerini dile getirdi. Aç›klamada u¤rad›klar› sald›r›n›n kad›n olmalar›n›n yan› s›ra siyasal kimlikleri ile de ilgili oldu¤unu belirten üniversiteliler, Eskiflehir halk›n› da konuya karfl› duyarl› olmaya ça¤›rd›.

Pippa Bacca cinayetinin dördüncü duruflmas› 20 Ocak günü Kocaeli 1. A¤›r Ceza Mahkemesi’nde gürüldü. ‹lk duruflmadan beri eksik olan çeflitli belgeler bu celsede de tamamlanamay›nca dava 19 fiubat’a ertelendi. Kad›n örgütlerinin davaya müdafilik talebinin bir kez daha reddedilmesi ve davan›n seyrinin yavafll›¤› kad›nlar›n tepkisini çekti. Üzmez’in tahliyesi için son derece h›zl› iflleyen adli sürecin kad›n davalar›nda ayn› ifllerli¤i göstermemesi elefltirildi.

Yerel seçimlerde kad›nlar geliyor

Her cephede mücadele Özge YURTTAfi ozge@sendika.org

Kad›nlar kendi taleplerini hayata geçirebilecek, yönetim süreçlerinde de kendilerine söz ve karar hakk› tan›yacak yerel yönetimler için seçim çal›flmalar›na bafllad›. Adaylar ve talepler ortak toplant›larda belirlendi Seçim yaklaflt›kça yerel yönetim tart›flmalar› h›z kazan›yor. Sol, Türkiye’nin birçok yerinde ortak adaylarla ortak program do¤rultusunda seçimlere giriyor. Halk toplant›lar› ile oluflan mahalle inisiyatif-

leri seçimler için kendi muhtar adaylar›n› belirliyor. Yerel yönetimler temel hizmetleri kent ölçe¤inde üreten ve halk›n do¤rudan iliflki kurabildi¤i iktidar odaklar›. Benzer biçimde muhtarl›klar özellikle kad›nlar›n yaflad›klar› yönetsel sorunlarda baflvurduklar› ilk yönetim birimi. Yerel yönetimlerin bu özellikleri

onlar› kad›nlar›n taleplerinin muhattab› haline getiriyor. Belediyelere yönelik kad›n taleplerinin ilerici kurumlar›n ortak seçim programlar›n›n parças› haline getirmek demokratik ve halkç› belediyecilik anlay›fl›n› gelifltirmek için önemli. Birliktelik ve platform çabalar›n›n var oldu¤u her zeminde kad›n komisyonlar›, kurmak; daha

fazla kad›n›n yerel yöneticilik için aday gösterilmesini sa¤lamak ve ortak programlara kad›nlar›n sesini tafl›mak Halkevci kad›nlar›n yerel seçimler için öncelikli görevleri olarak tan›mlanabilir. Kireçburnu’nda Seçim Çal›flmas› var Sar›yer Kireçburnu Mahallesi, yaz boyunca yap›lan düzenli mahalle toplant›lar›n-

da yerel seçimlerde muhtarl›¤a ortak aday gösterilmesi ve bu aday›n da kad›n olmas› için karar alm›flt›. Geçen ay yap›lan kad›n toplant›s›nda da bu karara paralel biçimde kad›nlar›n yaflamlar›n›n büyük bölümünü mahallelerinde geçirdi¤i belirtilerek kad›nlar›n sorunlar›n› tespit edebilecek ve takipçisi olabilecek bir aday

ihtiyac› dile getirilmiflti. Toplant›da Handan K›z›laslan adayl›¤›n› aç›klam›flt›. fiimdi K›z›laslan için yürütülen seçim çal›flmas› ile mahallenin eksikleri belirlenmeye baflland›. Kald›r›mlar›n düzensizli¤i, sokak lambalar›n›n yetersizli¤i, ulafl›mdaki zorluklar, okullar›n imkanlar›n›n k›s›tl›l›¤›, seçim program›n›n gündemlerini oluflturuyor.

Kad›nlar›n yerel seçimler için flartlar› var I fiiddet gören kad›nlar için hukuki, t›bbi ve psikolojik destek olanaklar›na sahip s›¤›nmaevlerinin kurulmas›. fiiddete u¤rayan kad›nlar›n ve çocuklar›n bar›nma, ifl beslenme, ulafl›m gibi ihtiyaçlar›n›n karfl›lanmas›, kriz hatlar› kurulmas› I Her mahallede nitelikli ücretsiz krefl I Ev kad›nlar›na ücretsiz ulafl›m hakk› I Kentsel mekan›n kad›nlar›n güvenli bir flekilde hareket edebilecekleri biçimde düzenlenmesi, ayd›nlat›lmas› I Her mahallede ucuz nitelikli g›dalar›n sunuldu¤u ulafl›labilir pazar yerleri ve kooperatifler kurulmas› I Geliri ve sosyal güvencesi olmayan

kad›nlar›n babaya veya kocaya ba¤›ml› olmaks›z›n sa¤l›kl› koflullarda bar›nma hakk›n›n güvence alt›na al›nmas› I ‹htiyaç oran›nda temiz suya ücretsiz eriflim sa¤lanmas› I Ortak çamafl›rhane, aflevi , çocuklar için okul sonras› ücretsiz etüt merkezleri kurulmas› I Asgari düzeyde ücretsiz do¤algaz veya ayn› oranda di¤er yakacaklar›n temin edilmesi I Koruyucu ve tedavi edici ücretsiz sa¤l›k hizmetinin yerel ölçekte sa¤lanmas›; kad›n hastal›klar›yla ilgili bilinçlendirme toplant›lar›n›n ve düzenli taramalar›n yap›lmas› I Hasta, yafll› bak›mevleri; engelli e¤itim merkezleri kurulmas› I ‹flsiz kad›nlar için asgari ücret düzeyinde mutfak maafl› ba¤lanmas› I Kad›nlar›n evini bafllar›na y›kan kentsel dönüflüm programlar›n›n durdurulmas›, insanca yaflanabilir sa¤l›kl›; kad›nlar›n ih-

tiyaçlar›n› da dikkate alan bar›nma olanaklar›n›n yarat›lmas› I Evde parça bafl› ifl yapan kad›nlar›n örgütlenme a¤lar›n›n muhtarl›klar arac›l›¤›yla oluflturulmas› ve sendikalarla iliflkilendirilmesi I Kad›nlar için okuma- yazma kurslar›; e¤itimine devam etmek isteyen kad›nlar için aç›k ilkö¤retim-lise etütleri; meslek e¤itimleri verilmesi I Kad›nlar›n ortak zaman geçirebilecekleri sosyal, politik faaliyetleri için kullanabilecekleri sosyal merkezler, spor yapabilecekleri, zaman geçirebilecekleri flekilde düzenlenmifl yeflil alanlar yarat›lmas›. Kad›nlar›n kat›labilecekleri ücretsiz kültürel etkinlikler düzenlenmesi I Yerel yönetim politikalar›n›n belirlenmesi, uygulanmas› ve denetlenmesinde kad›nlar›n do¤rudan kat›l›m› için söz ve karar hakk› olan meclisler oluflturulmas›

Filistin için bir araday›z Kad›nlar Filistin halk› için bir araya geldi. Dayan›flma eylemlerinde kardefllik talebi öneri ç›kar›ld›. Etkinliklerde ‹srail ve ›rkç›l›k karfl›t› sloganlar at›ld›

Emekçi kad›nlardan krize karfl› dayan›flma Sendikal› kad›nlar, krizin y›k›m›na karfl› kad›n dayan›flmas› örgütlüyor. Çal›flma yaflam›na dair acil taleplerini aç›klayarak ‘sonuna kadar mücadele’ ça¤r›s› yapt›lar ‹flçi sendikalar›ndan kad›nlar bir araya gelerek krizin etkilerine karfl› çal›flma yaflam›nda acil taleplerini aç›klad›. Ortak talepler ve mücadele olanaklar›n›n yarat›lmas›n› tart›flan sendikalar›n tavr›, kriz döneminde çal›flan kad›nlar›n özgün talep ve sorunlar›n›n tart›fl›lmas› için at›lan ilk somut ad›m› oldu. Petrol-‹fl, Tek G›da-‹fl Hava-‹fl, Bas›n-‹fl, Birleflik Metal-‹fl, Deri-‹fl, Dev Sa¤l›k-‹fl, Kristal-‹fl, Tez Koop‹fl sendikalar› ve Toplumsal Araflt›rma ve E¤itim Merkezi (TAREM) 20 Ocak’ta Hava-‹fl sendikas›nda bir bas›n toplant›s› düzenledi. Ça¤r›c› sendikalar›n direniflteki üyeleri, Desa Deri, Sinter Metal, K›z›lay iflçisi kad›nlar›n da kat›ld›¤› bas›n toplant›s›nda, kas›m ay›ndan bu yana krize karfl› kad›n dayan›flmas›

örgütlemek ve kriz döneminde karfl›lafl›lacak hak gasplar›n› engellemek için yap›lan çal›flma ve al›nan kararlar aktar›ld›. Emekçi kad›nlar›n ortak talepleri dile getirildi. Aç›klamada krize karfl› kad›n dayan›flmas›n› örgütlemek ve krizin etkilerini ortaya koyabilmek için www.krizdekadindayanismasi.org adresli bir internet sitesinin yay›na bafllayaca¤› belirttildi. Sitenin üyeleri iflten at›lan sendikalar taraf›ndan düzenli olarak verilerle beslenece¤ini ve Türkiye’nin pek çok yerinde kriz ma¤duru olan, iflten ç›kart›lan kad›nlar›n da baflvurabilece¤i bir ortak kürsü olaca¤›n› aktard›r. Emekçi kad›nlar›n talepleri flöyle Efl de¤er ifle eflit ücret. Cinsiyet temelli iflten ç›karmalar›n yasaklanmas›.T‹S

süreçlerinde kad›n üyelere yönelik taleplerin öncelenmesi. Süt emzirme v.b izninin uygulanmas›. ‹flverenlerin kad›n çal›flanlar› istihdam etmeleri konusunda teflvik edilmesi. Sendikalarda pozitif ayr›mc›l›k ilkesinin kabul edilmesi. Kad›n üyelerinin sendikal mücadeleye kat›l›m›n önündeki engellerin afl›lmas›n›n sa¤lanmas›, kad›n komisyonlar›n›n oluflturulmas›. ‹flyerlerinde kad›na yönelik fliddetin ve tacizin takip edilmesi. Kay›t d›fl› çal›flan kad›nlar›n kay›t alt›na al›nmas› için önlemler al›nmas›. Sendikalar›n ev eksenli çal›flanlara yönelmesi. Ba¤›ms›z kad›n kurulufllar›, sendikalar ve demokratik kitle örgütlerinin kad›n komisyonlar›n›n bir araya gelmesiyle''Kriz Masas›'' oluflturulmas›.

‹srail’in Filistin’e yönelik sald›r›lar› bombalar ve katliamlarla geçen yirmi iki günün ard›ndan flimdilik durdu. Katliam boyunca dünyan›n birçok kentinde protesto gösterileri düzenlendi. Savafla kad›nlar da sessiz kalmad›. Dünyan›n farkl› kentlerinde bar›fl yanl›s› kad›n eylemciler sokaklarda ve ‹srail Büyükelçilikleri önünde seslerini duyurdu. Toronto’da 7 kad›n ‹srail Büyükelçili¤ini iflgal etti. Türkiye’de Ankara ve ‹stanbul’da yap›lan kad›n eylemlerinde de Filistin halk›na dayan›flma mesajlar› gönderildi.

‹stanbul Filistinle Dayan›flma Kad›n Platformu üyeleri 24 Ocak Cumartesi günü Taksim Tramvay Dura¤›’nda toplanarak Galatasaray Lisesi’ne yürüdü. “Filistinli kad›nlar yaln›z de¤ildir” sloganlar›n›n at›ld›¤› eylemde ‹srail sald›rganl›¤›, Yahudi düflmanl›¤› ve ›rkç›l›k da k›nand›.

Ankara Kad›n Platformu bileflenleri de 14 Ocak günü K›z›lay Postanesi önünde bir araya gelerek Birleflmifl Milletler (BM), AB Sekreterli¤i, ‹srail Büyükelçili¤i, Milli Savunma Bakanl›¤› ve D›fliflleri Bakanl›¤›'na protesto faks› gönderdi ve katliam›n durdurulmas›n› talep etti.

‘Aile Meclisi’ne namus cezas› Henüz 16 yafl›ndayd›. Komflusu tecavüz etti. Hamile kald›. Naile, aile meclisi karar›yla katledildi. 2 y›l süren dava sonucunda aile üyeleri cezaland›rd› Naile Erdafl davas›nda mahkeme töre cinayetlerinde cayd›r›c› niteli¤e sahip bir karara imza att›. ‹ki y›l önce Van’›n Baflkale ilçesinde aile meclisi karar›yla katledilen Naile Erdafl davas›nda mahkeme sadece cinayeti iflleyen a¤abeye ceza vermekle yetinmedi, ölüm karar›nda pay› olan aile meclisi üyeleri de cezaland›r›ld›. ‹ki y›l süren davada savc›, infaz›n aile meclisi karar›yla ifllendi¤ine kanaat getirerek aile fertlerinin tümünün cezaland›r›lmas›n› istedi. Bu yöndeki. kararla mahkeme hukuki aç›dan

kapsaml› bir karara imza att›. A¤abey Kemal Erdafl cinayetten, baba Mehmet ve anne Siti Erdafl cinayete az-

mettrimekten müebbet hapse, amca Kerim, day›lar› Sabri ve Zeki Erdafl ise cinayete yard›m suçundan 16 y›l hapse mahkum edild. 2006 y›l›n›n ekim ay›nda Naile’nin hamile oldu¤u anlafl›lm›fl daha sonra 16 yafl›ndaki Naile’ye komflusu taraf›ndan tecavüz edildi¤i ortaya ç›km›flt›. Bebe¤inin dünyaya gelmesinin ard›ndan aile meclisi karar› ile Naile sokak ortas›nda abisi taraf›ndan öldürülmüfltü. Kad›n örgütleri davadan ç›kan karar›n töre cinayetlerinde cayd›r›c› bir etkisi olaca¤›na inan›yor.

Kader, fiennur, Reyha, Arzu, Firdevs… Geçen hafta kocas›n›n fliddetine maruz kalarak ölen, yaralanan ya da katil olan befl kad›n. Gazetelerde, televizyonlarda ya da mahallelerde f›s›lt›larla yay›lan kötü haberlerde, nereye gidersek gidelim bu türden bizi ürküten olaylar duyuyoruz. Krizle beraber kad›na yönelik fliddet vakalar›n›n yak›c› biçimlerde artaca¤› öngörülüyor. Kula¤a lanetli bir kehanet gibi gelen bu beklenti flimdiden yüzlerce kad›n› sokak aralar›nda, evlerinde, iflyerlerinde kovalayan zorbalarla gerçek oluyor. Türkiye’de kad›na yönelik fliddet ›srarla görmezden geliniyor. Toplumsal sorunlar konusunda duyarl› yazarlar bile ard› ard›na gelen cinayet, taciz ve tecavüz vakalar›n› “Anadolu’da seks patlamas›” olarak de¤erlendirebiliyor.* Medya arac›l›¤›yla görünür hale gelmifl olsa da kad›na karfl› fliddet kadim bir sorun. Bu toplumsal sorun cinsel dürtüler veya psikolojik gerekçelerle aç›klanamayacak kadar çok katmanl›. fiiddet sorununa yeni bir fleymifl gibi yaklaflanlar ülkede her üç kad›ndan birinin fliddete maruz kald›¤›n›, kad›nlar›n yüzde 25’inin fiziksel fliddete, yüzde 97’sinin ise sosyal ve ekonomik fliddete u¤rad›¤›n› görmezden geliyor. Üstelik flimdilerde krizle kad›na yönelik fliddet vakalar›n›n daha da artmas› söz konusu. Daya¤a karfl› dayan›flma yürüyüflüyle bafllayan fliddete karfl› mücadelemiz i¤ne ile kuyu kazarcas›na ilerledi. Arkam›za ald›¤›m›z kad›n hareketinin 30 y›l›k birikimyle erkek egemen toplumsal iliflkiler içinde kad›na yönelik fliddeti bir sorun olarak kabul ettirmek ve flimdilerde fliddete karfl› mücadele yöntem ve olanaklar›n› geniflletmek için yolumuza devam ediyoruz. Özgür ve eflit insanlar olabilmek için verdi¤imiz mücadele s›n›f ve cinsiyet ba¤lam›nda birden çok cephede sürüyor. ‹flçi s›n›f›n›n bir parças› olarak savafl›rken kad›n oldu¤umuz için yaflad›¤›m›z eflitsizlikleri ortadan kald›rmak da mücadelemizin parças›. fiimdi fliddete dur diyerek bu cephede de y›¤›nak artt›rman›n zaman›. Son aylarda artan kad›n cinayetleri ve tecavüz vakalar›n›n anlamak için ataerkil toplum d›fl›nda etkisini yeni yeni hissettiren kriz olgusunu da göz önüne almal›y›z. Kriz ezilenlere fatura edilirken ezilenlerin kad›n yar›s› en çok bedeli ödeyen oluyor. Krizle beraber kad›nlar, iflsizlik, sa¤l›k e¤itim, ulafl›m, bar›nma gibi temel hizmetlerden mahrum kalma sorunu ve bu hizmetlerden mahrum kalan ailenin di¤er fertlerinin ihtiyaçlar›n› karfl›lama sorumlulu¤u ile karfl› karfl›ya. Omzunda bunca yükle beraber bedenine yönelik sald›r›lar›n artmas› tehlikesi de onu bekliyor. Zorla evlendirilme, fuhufla zorlanma kriz dönemlerinde yayg›nlafl›yor. Yoksullu¤u, iflsizli¤i derinlefltiren kriz evlerde milyonlarca iflsiz, paras›z erke¤in yaflad›klar› y›k›m›n öfkesini kad›nlara yöneltmesine bahane oluyor. Yoksullukla beraber ortaya ç›kan toplumsal öfke tüm kokuflmufllu¤u ve yozlu¤u ile sokaklarda kad›nlara yönelen tacizcilerin, tecavüzcülerin say›s›n› artt›r›yor. Emekçiler krizin y›k›m›na karfl› mücadele stratejileri gelifltirerek bedel ödememek için direniyor. Fabrika iflgalleri, mitingler, direnifl çad›rlar› krizin y›k›m›na karfl› mücadelenin mevzilerini oluflturuyor. Krizle beraber büyüyen kad›na yönelik fliddetle de t›pk› iflsizlik ve yoksulluk karfl›s›nda örgütledi¤imiz gibi direnifl eylemleri ve farkl› direnme biçimleri yaratarak baflaç›kabiliriz. Bar›nma, e¤itim, sa¤l›k, ulafl›m, enerji, su hakk› gibi kad›nlar›n fliddetsiz bir yaflam sürme hakk›n›n, insanca yaflam mücadelesinin parças› oldu¤unu hat›rlamal›y›z. Mahallelerimizde, kürsüler kurdu¤umuz pazar yerleri kad›nlar›n bulufltu¤u, meydanlar olmal›. Bu birliktelikten do¤acak gücümüzle krizle beraber yaklaflan yerel seçimlerde hayk›rabilmeliyiz. “‹nsanca yaflam için flartlar›m›z var: Her mahallede kad›nlar›n ihtiyaçlar› için e¤itim, sa¤l›k hizmeti üreten, kültür sanat etkinlikleri düzenleyen merkezler; semtimizde fliddet gören kad›nlar›n t›bbi, psikolojik ve hukuki tüm ihtiyaçlar›n› karfl›layacak bir s›¤›nmaevi; kentimizde kad›nlar›n taleplerini karfl›layan ve kent yönetimine kat›lmam›z› sa¤layacak meclisler istiyoruz.“ ‹nsanca yaflayabilmek için hayat› de¤ifltirecek olan biz kad›nlar›z; “dünya s›¤ar içimize biz dünyalara s›¤amay›z”** * Can Dündar - Anadolu’da seks patlamas› Milliyet 26 Ocak 2009 ** Gülten Ak›n - O¤ul A¤›d›


cmy k

Tiyatroda sahne ezilenlerin Tiyatro, Anadolu’nun farkl› kentlerinde ›fl›k olmaya devam ediyor. Ba¤›ms›z tiyatro gruplar›nda yap›lan çal›flmalarla sahneye ç›kan oyuncular, kendileri aç›s›ndan özgürlefltirici deneyimler yafl›yor. Ezilenler, seslerini sahneye tafl›yor. Giresun Giresun Halk Tiyatrosu 16 Ocak Cuma akflam› Giresun Kültür Sitesi'nde ‘Yobaz’ isimli tiyatro oyununu sahneledi. Moliere’in, Metin Balay taraf›ndan Türkçe’ye uyarlanan

29 Ocak 11 fiubat

oyunu, doland›r›c› bir tarikat fleyhinin bir aileyi nas›l doland›rmaya çal›flt›¤›n› ve baz› aile bireylerinin ona karfl› açm›fl oldu¤u savafl› anlat›l›yor. Evren Baltac› yönetiminde sahnelenen oyun, önümüzdeki aydan itibaren çevre il ve ilçelerde de sergilenecek. Yobaz isimli oyunun kentinizde sahnelenmesini istiyorsan›z giresunhalktiyatrosu@hotmail.com adresi veya 0506 581 21 56 - 0543 927 66 97 numaral› telefonlardan iletifli-

me geçebilirsiniz. Detayl› bilgi için www.giresunhalktiyatrosu.tr.gg adresini ziyaret edebilirsiniz. Gebze Mecaplast iflçilerinden oluflan B‹LKAR ‹flçi Tiyatrosu, Abbas K›rç›l yönetiminde Dario Fo'nun ‘Japon Kukla’ adl› oyununu sahneledi. Yaklafl›k bir y›ld›r iflçilerin özverili çal›flmalar› ile haz›rlan›lan oyun 31 Ocak Cumartesi günü 14.00 ve 17.00 saatlerinde yine B‹LKAR'da sahnelenecek.

2009

KÜLTÜR/SANAT 11 Fosforlu Cevriye Müberra Rüzgar

Yeflim Ustao¤lu’nun yönetmenli¤ini üstlendi¤i ‘Pandoran›n Kutusu’ isimli film 23 Ocak’ta Emek Sinemas›’nda gerçeklefltirilen galan›n ard›ndan gösterime girdi. San Sebastian Film Festivali’nden büyük ödülle dönen film; sevgisizli¤in toplumsal kökenlerine e¤iliyor S›k›flt›klar› küçük dünyalar›nda, ‹stanbul’un farkl› semtlerinde birbirlerinde apayr› hayatlar süren üç kardefl, birgün do¤up büyüdükleri köyden gelen bir telefonla biraraya gelirler. Acilen Bat› Karadeniz da¤lar›n›n aras›nda bulunan köylerine gitmeleri gerekmektedir çünkü anneleri kaybolmufltur. Yolculu¤un sonunda anne bulunur ama onlar› bir sürpriz beklemektedir; anneleri Alzheimer hastas›d›r ve art›k gündelik ifllerini yapabilmesi için dahi birilerinin bak›m›na ihtiyac› vard›r. Anne ‹stanbul’a getirilir ve Pandora’n›n kutusu aç›l›r...

Ve kutudan ç›kanlar Pandora’n›n Kutusu, üç karde-

flin hasta annelerine bakma yükümlülü¤ü karfl›s›nda ald›klar› tav›r ekseninde orta s›n›f›n içine t›k›flt›r›ld›¤› ‘ideal’ yaflam›n s›n›rlar›na, insani de¤erleri önplana ç›karan elefltirel bir gözle bak›yor. Film, bu üç yaflam›n etraf›nda metropol insan›n›n üç halini irdeliyor. ‹deal bir çekirdek ailenin titiz annesi Nesrin (Derya Alabora), gazetecilikte kariyer yapm›fl yaln›z bir kad›n olan Güzin (Övül Avk›ran) ve kendisini toplumun geri kalan›ndan yal›tm›fl ‘kafas› güzel’ yaflayan Mehmet (Osman Sonant). Her biri Alzheimer hastas› bir annenin bilinçsizli¤i karfl›s›nda yaflamlar›n›n hesab›n› vermek zorundad›rlar art›k.

Açmazlar›n ortas›nda Ustao¤lu’nun deyimiyle filmde, “geliflmifl ya da geliflmekte olan, kapitalizm ve modernizmden nasibini alm›fl bütün toplumlardaki bireylerin s›k›flm›fll›¤› anlat›l›yor”. Bu s›k›flm›fll›k karfl›s›nda direnmeye çal›flan iki figür var filmde. Orta s›n›f de¤erlerine sayg› duymayan iki kifli. Birisi ‹stanbul’a getirilen anne Nusret (Tsilla Chelton); belki de yaflam› boyunca hiç köyünden ç›kmam›fl yafll› bir kad›n. Di¤eri ise Nesrin’in o¤lu Murat (Onur Ünsal); ailesinin konformist yaflant›s›ndan kaçarken day›s›n›n nihilizmine tutulmufl bir üniversite ö¤rencisi. Yani her ikisi de ‘hayat›n gerçekleri’yle hiç tan›flmam›fl (tan›flt›ysa da unutmufl) kifliler. Anneanne ile torun aras›ndaki tüm ç›karlardan ve geçmifl tortulardan ar›nm›fl bu iliflkinin yal›n güzelli¤i, küçük hesaplar peflinde koflarken insanlar›n neleri yitirdi¤ini göz önüne seriyor. Asl›nda film belki de tüm mesaj›n› daha bafllang›ç sahnelerin-

den birinde Nusret’in Nesrin’in evindeki o pahal› hal›n›n ortas›na iflemeye çal›flmas›yla veriyor tüm mesaj›n›...

Bir oyunculuk dersi Filmin özellike dikkat çeken bir di¤er noktas› da 90 yafl›nda olmas›na ra¤men filmde muhteflem bir oyunculuk performans› sergileyen Frans›z oyuncu Tsilla Chelton. Chelton, ‹spanya’da düzenlenen San Sebastian Film Festivali’nde ve Fransa’da düzenlenen Amiens Film Festivali’nde de en iyi kad›n oyuncu ödülü kazand›. Pandora’n›n Kutusu da San Sebastian Film Festivali’nin büyük ödülü olan Alt›n ‹stiridye’yi kazanarak önemli bir baflar›ya imza att›.

“Biz kaybettik, aflk da kazanamad›” Filistin’in Sesi olarak bilinen ve modern Arap edebiyat›n›n temel direklerinden biri olarak nitelenen Mahmud Dervifl’in fliirleri, yeni bir seçkiyle Türkçe’de. Kendini ezilenlerin ve kurbanlar›n flairi olarak tan›mlayan Dervifl’in Türkçe’ye çevrilen kitaplar› aras›na kat›lan ‘Biz Kaybettik Aflk da Kazanamad›’, flairin yüzlerce eseri aras›ndan seçilen yirmi alt› fliir ve hayat›n› anlatan bir makaleden olufluyor 6 yafl›nda kendi topraklar›nda bir mülteci, 20’sinde bir komünist, 30’unda bir gazeteci, 33 yafl›nda Filistin Kurtulufl Örgütü üyesi, 40’›nda ‹srail iflgali al-

Kentsel Dönflüm Foto¤raf Sergisi

t›ndaki Beyrut’ta bir Filistinli, 26 y›l› sürgünde olmak üzere 67 y›ll›k yaflam› boyunca ‘flair’, Mahmut Dervifl. Öyle bir flair ki Filistin direniflinin tüm dünyada yank›lanan sesi. Kendi ac›lar› ile halk›n›n ac›lar›n› birlefltirerek anlatan, Filistin’in yüre¤i olarak nitelenen Dervifl, fliirlerinden oluflan yeni bir seçkiyle Türkçe’de. Geçen a¤ustos ay›nda yaflam›n› kaybeden ve ard›nda yüzlerce fliir b›rakan

Mahmud Dervifl, modern Arap edebiyat›n›n en önemli figürlerinden birisi olarak an›l›yor. Filistin halk›n›n direniflini anlatan fliirleri ile Naz›m Hikmet, Pablo Neruda ve Lois Aragon’un çizgisinde konumland›r›l›yor. Yok edilmeye çal›fl›lan bir halk›n edebiyat›n›, kültürünü ve varl›¤›n› koruyacak kadar güçlü fliirleri halk›n›n direniflini ve ac›lar›n› anlat›r. Dervifl, yaflad›¤› co¤rafyadaki kültürlerin de¤erlerini, kendine özgü estetik anlay›fl› ve

‹llustrasyon: Özcan Yaman

Kentsel Dönüflüm Projelerinin y›k›m› RED foto¤raf grubuna üye foto¤rafç›lar›n gözünden ‹stanbullulara sunuluyor.

RED foto¤raf grubu kentsel dönüflümü ve yaratt›¤› y›k›m› foto¤raf makinelerinin tan›kl›¤›nda anlat›yor. RED foto¤raf grubu ‘‹flgal ‹stanbul’u May›s 2008’ sergisi ile bir araya gelen ve kendileri de toplumsal mücadelelerin parças› olan foto¤raf sanatç›lar›n›n olufluyor. “Soylulafl–ma Kentsel Dönüflüm” foto¤raf sergisi, 24 Ocak - 16 fiubat tarihleri

aras›nda Ça¤dafl Hukukçular Derne¤i Sergi Salonu’nda olacak. RED’li sanatç›lar “Halk›n halklar› vard›r. Kent d›fl›na yoksullar› sürmek çözüm de¤il! Sosyal devlet, sosyal belediyecilik önemlidir” tespitlerinde bulunuyor. Bu nedenle “Kentin, kültürel zenginli¤ine ve tarihi miras›na sahip ç›karak sa¤l›kl› ve adaletli geliflimi için örgütlenen seslere ses katmak gerekiFoto¤raf: Alaattin Timur / Alt›nda¤, 2006 yor” diyerek objektiflerini y›k›mlara çeviriyor. Sergiye ‹lker Akal›nl›, Mattieu Chazal, Ça¤la Cömert, U¤ur Çolak, fiaban Dayanan, Deniz Ersoy, Murat Germen, Pafla ‹rmek, Nihat Karada¤, Deniz Kocak, Ufuk Koflar, Eylem Lodos, Seda Öz, Alaattin Timur, Özcan Yaman, Murat Yayk›n, Murat Yazar foto¤raflar› ile kat›l›yor. Sergi adresi: ÇHD ‹stanbul fiubesi Meflrutiyet Caddesi Ravanda ‹fl Merkezi Beyo¤lu.

cmy k

ahenkli diliyle birlefltirir, kendini kurbanlar›n ve ezilenlerin flairi olarak tan›mlar. Filistin edebiyat›n›n bu önemli temsilcisinin bugüne dek Türkçe’ye çevrilmifl Beyrut Kasidesi, Mavi Bir Gün, Unutulan› Anlamak, Ölümü Seviyorlar Benim, adl› kitaplar› bulunuyor. fiairin 8 farkl› kitab›ndan derlenen 26 fliiri Lütfullah Göktafl taraf›ndan Türkçe’ye çevrilerek “Biz Kaybettik Aflk da Kazanamad›” ismiyle yay›nlad›. Kitabevi’nden ç›kan derlemede Kimlik

Yasakl›d›r Arap flairi Ölmeye al›flk›nd›r sessizli¤in k›l›c›yla, Sermifltir tüm s›rlar› gözlerine, “Yar›n” demifltir, “gözlerimi anlayacaks›n” Gözlerim de ben de bir söz b›rakt›m sana Ama san›r›m sen anlamad›n (Dervifl’in Söz fliirinden) Kart›, (Kaydet Arab›m) Celile’de Kufllar Ölüyor, Filistinli Sevgili gibi oldukça bilindik fliirleri yer al›yor. Kitab›n giriflinde

Dervifl’in fliirini ve yaflam›n› anlatan “Mahmud Dervifl’e ve Seçilen fiiirlere Dair Notlar” bölümü yer al›yor.

‹stanbul Halkevi’nden Ortado¤u filmleri ‹stanbul Halkevi Film Atölyesi ocak ay› boyunca Ortado¤u filmleri gösterimi gerçeklefltirdi. Ortado¤u’yu sineman›n diliyle anlatan gösterimler boyunca söylefliler yap›ld›. Gösterim program› 17 Ocak’ta ‘Arna’n›n Çocuklar›’ ile bafllad›. Juliano Mer Khamis ve Danniel Danniel’in yönetmenli¤ini yapt›¤› film, III. Uluslararas› ‹flçi Filmleri Festivali’nde gösterilmiflti. Film gösteriminin ard›ndan Ortado¤u hakk›n-

daki çal›flmalar› ile tan›nan yazar Faik Bulut’la bir söylefli yap›ld›. 24 Ocak’ta ‹ranl› yönetmen Bahman Ghobadi’nin ‘Kaplumba¤alar da Uçar’ filmi gösterildi. Gösteri program›nda son olarak 31 Ocak günü bir Filistin filmi olan Mai Masri imzal› ‘fiatilla’n›n Çocuklar›’ filmi gösterildi. Film 1982'de ‹srail'in sald›r›da bulundu¤u Sabra ve fiatilla kamp›ndaki çocuklar›n yaflamlar›n› anlat›yor.

Hrant an›s›na bar›fl flark›lar› fievval Sam aram›zdan ayr›l›fl›n›n ikinci y›l›nda Hrant Dink’in an›s›na Anadolu’da konuflulan her dilden ezgilerle bar›fl ve kardefllik için sahne ald›. Ghetto’da 22 Ocak günü gerçeklefltirilen konserin gelirleri Uluslararas› Hrant Dink Vakf›’na ba¤›flland›. Sam, ‘Hrant Dink An›s›na Bar›fl fiark›lar›’ etkinli¤inde geceye kat›lan konuklarla beraber Ermenice, Kürtçe,

Türkçe, Pontusca, Gürcüce, Azerice, Romanca, Zazaca, Süryanice, Çerkezce ve Rumca ezgiler söyledi. Anadolu kültürünün zenginli¤ini bar›fl ve kardefllik mesajlar› ile birlikte sunan Sam, 26 Ocak’ta görülen Dink davas›na kat›l›m ça¤r›s› yapt›. Konserini “umudumuz hep var” sözleri ile bitirerek kardefllik mücadelesini sürdürme mesajlar› verdi.

Her insan›n bir y›ld›z› varm›fl gökyüzünde, insan öldü¤ü zaman sönermifl. En parlak olan› onun y›ld›z›ym›fl. Ortada onu do¤uran bir ana olmad›¤›na göre, gökteki y›ld›zlar›n birinden düflmüfl olmal›ym›fl yeryüzüne. Annesiz ve babas›z. Birçok adresi olan sokak k›z›. Çocuklu¤una ait tek güzel an›s›, bayram yerine gelen süslü çocuklar›n sal›ncakl› sandala binmelerini izlemek. Çok e¤lenceliymifl onlar› seyretmek ve herkes evine gittikten sonra bir kerecik onlara binebilmek. Allah herkesin r›zk›n› bir yere koyarm›fl. Onunkini de çöplerin aras›na koymufl. Fosforlu olmadan önce böyle doyururmufl karn›n›. Kaç yafl›nda kad›n oldu¤unu hat›rlam›yor. Gerçi do¤um tarihini bile bilmiyor. Barba’n›n meyhanesinde içti¤i tek içki “aslan sütü”. Bahfliflin bile dolarla verildi¤i memleketinde Cevriye için viski “elin içkisi”, ifli olmaz elin içkisiyle. Aflk›n nas›l bir fley oldu¤u konusunda hiçbir fikri olmayan Cevriye, saklanan bir adama afl›k oluyor. Ona “siz” diye seslendi¤i, onunla yatmak istemedi¤i için flafl›rarak. Ad›n› bile bilmedi¤i adam›n da onu sevmesini istiyor. Bu dünyada yoksun kald›¤› her fleye öteki taraftaki cennette sahip olaca¤›na inanan Cevriye’yi flafl›rtan, cennetin bu dünyada kurulabilece¤ine inanan adam, afl›k oluyor Cevriye’ye. Cevriye, bu aflkla inan›yor baflka bir dünyan›n mümkün oldu¤una. Gerisini merak edenler müzikali izlemeye… Burada bütün oyunu anlat›p, büyüsünü bozmayaca¤›m. Bir Devrimci: Suat Dervifl As›l Ad› Hatice Saadet Dervifl. Osmanl›’n›n son, Cumhuriyetin ilk y›llar›n›n kad›n yazarlar›ndan. Gerçe¤i korkusuzca söylemek, büyük aflklar yaflamak ve onlar› dile getirmek isteyen mucize kad›n. Küçük yaflta yazmaya bafllam›fl. Naz›m Hikmet’in çocukluk arkadafl› ve ilk aflk›. Naz›m Hikmet, Dervifl’lerin evinin oturma odas›nda “Hezeyan” adl› mensur bir fliirini bulup, habersiz yay›mlatana kadar kimse bilmiyor Suat Dervifl’in yazarl›¤›n›. ‹lk iki evlili¤i, hayat›n› “yaz› yazmaya” göre düzenledi¤i için son bulur. Nizamettin Nazif ile olan üçüncü evlili¤inin bir süre devam etmesi ise, bütün ev ifllerini bitirdikten sonra, geceleri de olsa yazabildi¤i içindir. Daktilonun t›k›rt›s›, kendisi gibi gazeteci olan eflini rahats›z etti¤inden elle yazmak zorunda kal›r. Yaz› ile kocas› aras›nda bir seçim yapmak zorunda kald›¤›nda, yaz›y› seçer. Dördüncü ve son efli Reflat Fuat Baraner, kar›s›n›n mesle¤ine daha sayg›l›. Ancak bu Suat Dervifl’in s›k s›k, “TKP Genel Sekreteri Baraner’in efli” diye tan›t›lmas›na ve her defas›nda “hay›r, ben yazar Suat Dervifl” diye düzeltmek zorunda kalmas›na engel olmaz. K›rkl› y›llarda antifaflist Yeni Edebiyat dergisini kurar. Yaz›lar› nedeniyle hapis yatar, sorgulama s›ras›nda 7 ayl›k gebe oldu¤u bebe¤ini kaybeder, hiçbir gazetede ifl bulamaz, hiçbir kitab› bas›lmaz. “Paran›n egemenli¤i tehlikeli bir sorundur” diyen Dervifl, yokluk içinde veda eder hayata. Soyk›r›m ve savafl karfl›s›nda taraf olman›n bedelsiz olmad›¤› 20. yy’da, Suat Dervifl de en a¤›r bedelleri öder. Suat Dervifl 12 fiubat 1969’da, Fosforlusunu Gülriz Sururi‘ye teslim eder. Sururi, 40 y›l önce çeflitli sebeplerle oynayamad›¤› Fosforlu Cevriye’yi bugün sahneye koyarak izleyiciye teslim ediyor ve Suat Dervifl’e verdi¤i sözü tutman›n huzuruyla, “ömrün uzun, yolun aç›k olsun” diyor müzikale. Suat Dervifl’in 1968 tarihli roman›n›, hem romana hem de yazar›n›n vasiyetine sad›k kalarak oyunlaflt›ran, yöneten ve flark›lar›n sözlerini yazan Gülriz Sururi, besteleyen Atilla Özdemiro¤lu. Oyun Devlet Tiyatrolar› taraf›ndan sezon boyunca Ankara Akün Sahnesi’nde sergileniyor. Bilgi için: http://www.devtiyatro.gov.tr Kaynaklar: DT Fosforlu Cevriye Müzikali Kitab›. http://www.bianet.net http://tr.wikipedia.org


cmy k

‹stanbul soka¤a ç›k›yor ‹flten ç›karmalara ve zamlara, krizin bedelinin emekçilere ödetilmesine karfl› 15 fiubat günü ‹stanbul’da bir miting düzenleniyor. D‹SK, KESK, TMMOB, TTB, TÜRMOB, TÜDEF ve Çiftçi

Sen’in 22 fiubat’ta yapmay› planlad›¤› miting ile Türk-‹fl yönetiminin 15 fiubat’ta yine ‹stanbul’da düzenledi¤i miting birlefltirildi. Birlefltirilen mitinglerin tertip komitesinin bütün bu kurumlardan de¤il sadece

D‹SK, KESK ve Türk-‹fl’ten oluflmas› dikkat çekti. Mitingler birleflirken tertip komitesinin ETUC üyesi sendikalara daralt›lmas›n›n Türk-‹fl’in talebiyle gerçeklefltirildi¤i ö¤renildi.

Türkiye’nin dört bir yan›nda farkl› isimler alt›nda kurulan yerel platformlar, krizin y›k›m›na karfl› benzer talepleri dile getiren yerel eylemlere öncülük ediyor. Bu eylemler sadece biriken öfkeyi de¤il yeni bir yaflam için aray›fllar› da ifade ediyor Kocaeli Binlerce Kocaelili 25 Ocak günü tek bir a¤›zdan “Krize, yoksullu¤a, AKP'nin zamlar›na, Ortado¤u'da yaflanan savafla ve iflten ç›kartmalara hay›r” dedi. Derince Belediyesi'ni basarak ifl isteyen Halkevci iflçiler de “Adam gibi ifl istiyoruz” pankart› ile mitingdeki yerini ald›. Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu taraf›ndan düzenlenen eylemde, Merkez Bankas› önünde bafllayan yürüyüfl kortejinin en önünde Kamu Emekçileri Sendikas›, Birleflik Metal ‹fl, Lastik-‹fl, Çelik-‹fl, Tüm-Bel Sen,Dev Sa¤l›k-‹fl, Genel-‹fl, Belediye-‹fl, Tekstil-‹fl sendikalar› ile siyasi partilerin bölge ve Genel Merkez yöneticileri yer ald›. Yürüyüflün sona erdi¤i Perflembe Pazar›’nda platform ad›na KESK dönem sözcüsü ve SES Kocaeli fiube Baflkan› Hüseyin Gülseven bir aç›klama yapt›. “Zaten milyonlarca kiflinin iflsiz oldu¤u ülkemizde kriz yeni iflsizler üretiyor” diyen Gülseven iktidarda yer alan AKP hükümetinin en belirgin özelli¤inin halk düflmanl›¤› oldu¤unu vurgulad›. Mitingde konuflan Birleflik Metal-‹fl Sendikas› Genel Baflkan› Adnan Serdaro¤lu da hükümetin ve sermayedarlar›n iflçileri aç b›rakt›¤›n› söyledi. Krizin sorumlular›n›n dünyada Ford ve onun gibi flirketler, ülkemizde de Koç, Sabanc›, Ayd›n Do¤an gibi sermaye gruplar› oldu¤u-

nu belirten Serdaro¤lu “Aç gözlü sermaye ile birlikte hareket eden AKP de iflçilerin de¤il sermayenin taraf›nda yer al›yor” dedi. KESK Genel

ken Evren “Ekonomik krizin, derin sosyal bir krize dönüflmemesi için bütünlüklü bir ekonomik, sosyal ve siyasal program hayat geçirilmelidir”

D‹SK, KESK, TMMOB, TTB ve Türk-‹fl’in düzenledi¤i mitinge demokratik kitle örgütleriyle siyasi partiler de destek verdi. Mimar Sinan Meyda-

Sa¤l›k-‹fl Bölge Temsilcisi Dilek Kaya üstlendi. Adana Türkiye’de neoliberal dönüflümün ilk ad›mlar›n›n at›ld›¤› 24 Ocak kararlar›n›n 29’uncu y›ldönümünde Adanal› emekçiler sokaklara ç›kt›.

n›’nda bir araya gelen emekçiler U¤ur Mumcu alan›na kadar yürüdüler. TMMOB baflkan› Mehmet So¤anc›’n›n da kat›ld›¤› mitingde D‹SK, Türk-‹fl ve Eczac›lar Odas› krize karfl› flartlar›n› aç›klayarak ortak mücadelenin örgüt-

HALKIN fiARTLARI VAR! Krize karfl› yerel platformlar arka arkaya mitingler, eylemler düzenlerken Halkevleri Halk›n Krize Karfl› flartlar› ba¤l›¤› alt›nda s›ralad›¤› acil taleplerle herkesi bir araya gelmeye ça¤›r›yor: ‹flten ç›kartmalar yasaklans›n, herkese ifl güvencesi sa¤lans›n, Temel ihtiyaçlara yap›lan tüm zamlar geri al›ns›n, Halk›n e¤itim, sa¤l›k, su, ulafl›m, konut ›s›nma gibi temel haklar› (yaflamsal ihtiyaçlar ölçüsünde) ücretsiz hale getirilsin, Tüketicilerin kredi kart›, çiftçilerin kredi borç faizleri silinsin IMF ile yap›lan tüm anlaflmalar iptal edilsin.

Baflkan› Sami Evren ise, AKP hükümetinin 24 Ocak kararlar›n› sürdüren halk düflman› zihniyetin devam› oldu¤unu kaydetti. Ekonomik krizin boyutu artt›kça, bask›c› ve anti demokratik uygulamalar›n dozaj›n›n da artt›¤›na dikkat çe-

dedi. Bu miting öncesi 10 Ocak Cumartesi günü “Ekonomik krize, iflsizli¤e, iflten ç›karmalara ve zamlara karfl› Kocaeli Emek ve Demokrasi Paneli” KYÖD Sosyal Tesisleri'nde geçeklefltirildi. Dev-Maden

Kad›nlar sözünü sak›nm›yor Kentlerin sokaklar›nda ve semt pazarlar›nda kurulan “kad›n kürsüleri”nden dayan›flma ve mücadele ça¤r›lar› yükseliyor. Eskiflehir’de 22 Ocak günü Halkevci Kad›nlar Odunpazar› Semt Pazar›’nda kad›n kürsüsü kurarak krize karfl› dayan›flma ça¤r›s› yapt›. Semt pazar›n›n kalabal›k oldu¤u bir saatte kurulan kürsüye halk›n ve özellikle kad›nlar›n yo¤un ilgi gösterdi¤i gözlendi. Kurulan kürsünün filesini dolduramayanlar›n, do¤algaz ve elektrik faturas›n› ödeyemeyenlerin, çocuklar›na harçl›k veremeyenlerin kürsüsü oldu¤u belirtilerek Eskiflehir halk›, krize karfl› dayan›flmaya ça¤r›ld›. Kürsüde söz alan kad›nlar faturalar›n› ödeyemedikle-

cmy k

Sen Genel Baflkan› Çetin Uygur, ekonomist Mustafa Sönmez ve avukat Murat Özveri'nin konuflmac› olarak kat›ld›¤› panelin yöneticili¤ini Dev

rini belirtti, iflsizlikle bo¤ufltuklar›n› anlatt›. Bursa’da da Halkevci kad›nlar kürsülerini kurmaya devam ediyor. 17 Ocak Cumartesi günü Ünlü Cadde’de kurulan kürsüde Ö¤renci Kolektifleri’nden kad›nlar da sözlerini söyledi. Yap›lan konuflmalarda krize karfl› flartlar›n› s›ralayan kad›nlar, kürsüleri yayg›nlaflt›racaklar›n›, “paras›z e¤itim, paras›z sa¤l›k” için okullar›n önlerinden ve hastane kap›lar›ndan ayr›lmayacaklar›n› söylediler. Bursa’da kad›nlar her hafta ayn› saat ve yerde kürsülerini kurmaya devam ediyorlar. Halk kürsüleri içinde en güçlü seslerin yükseldi¤i kad›n kürsüleri daha önceden Mersin’de kurulmufltu.

lenmesi gerekti¤ine dikkat çektiler. Mitinge kat›lan kurumlardan Halkevleri, ÖDP, TKP, Haber-Sen ve Halk Cephesi mitingden önce ‹nönü Park›’ndan buluflma noktas› olan Mimar Sinan Meydan›’na kadar yürüdüler. ‹stanbul Ka¤›thane’de bulunan emek ve demokrasi güçlerinin bir araya gelerek oluflturdu¤u Ka¤›thane Emek ve Dayan›flma Platformu Giriflimi 25 Ocak günü Ka¤›thane AKP ‹lçe Binas› önünde bir eylem gerçeklefltirdi. AKP hükümetinin, ekonomik krizin faturas›n› emekçilere ç›karan politikalar› ve ‹srail’in Gazze’ye yönelik sald›r›lar›n›n protesto edildi¤i eyleme yaklafl›k 150 kifli kat›ld›. “Emperyalizm Açl›k, Yoksulluk, Kriz, Savafl Demektir” yaz›l› bir pankart tafl›nan eylemde “Zamlar geri als›n”, “Krizin faturas› patronlara”, “Filistin halk› yaln›z de¤ildir” sloganlar› at›ld›. Ka¤›thane Emek ve Dayan›flma Platformu Giriflimi flu bileflenlerden olufluyor: Gültepe Halkevi, ÖDP, TKP, EMEP, DTP, Sosyalist Parti, TÖP, Sosyalist Devrimci Hareket, Halk Kültür Merkezleri, SODAP, DSG, Proleter Devrimci Durufl. Ümraniye Emek ve Demokrasi Platformu 17 Ocak günü yapt›¤› eylemle krizin y›k›m›na karfl› Ümraniye halk›n›n taleplerini aç›klad›. Platform’un eyleminde ‹srail’in Filistin’e yönelik sald›r›lar› da

k›nand›. Ümraniye ‹GDAfi Müdürlü¤ü önünde toplanan yaklafl›k 100 kifli bölgelerinde iflten ç›kart›lan Sinter ve Gürsafl iflçilerinin derhal iflbafl› yapt›r›lmas›n› da istedi. Kartal Krize Karfl› Emek ve Demokrasi Platformu ise 15 Ocak günü ''Kriz ve Emekçilerin Durumu'' bafll›kl› bir panel düzenledi. 350 kiflinin izledi¤i panel, Ümraniye Organize Sanayi Bölgesi’nde direnifllerini sürdüren Sinter Metal iflçilerinin Kartal Meydan›'ndan sloganlar ve pankartlar eflli¤inde yürüyerek salona girmesinin ard›ndan bafllad›. Halkevleri Film Atölyesi'nin haz›rlad›¤› Sinter Metal, Philips, Tezcan Galvaniz iflçilerinin direniflleri ve iflçi eylemlerinin görüntülerinden oluflan sinevizyon gösteriminin ard›ndan salondan ''Kurtulufl yok tek bafl›na ya hep beraber ya hiç birimiz'' sloganlar› yükseldi. Lüleburgaz-K›rklareli Lüleburgaz Emek Platformu’nun düzenledi¤i “Krizin Bedelini Ödemeyece¤iz” mitingine, yaklafl›k üç bin kifli kat›ld›. ‹flten atmalar›n yasaklanmas›n› talep eden iflçilerin yan› s›ra tar›mda y›k›m› ve çöp depolama tesislerini protesto eden Eskitafll› köylüleri de mitinge kat›ld›. Hükümet Kona¤›’ndan bafllay›p Kongre Meydan›’na kadar devam eden yürüyüfl boyunca at›lan sloganlarla, AKP hükümetine karfl› tepkiler hep bir a¤›zdan hayk›r›ld›.

Sokaklar krize karfl› dile geliyor Halkevcilerin, krizin faturas›n› ödemeyi reddedenleri seslerini yükseltmeye ça¤›rd›¤› “Halk Kürsüleri” yayg›nlafl›yor. ‹stanbul Avc›lar’da 21 Ocak Çarflamba günü “Avc›lar Halkevi'nin tellallar›” AKP ve CHP'nin seçim stantlar›n›n bulundu¤u meydanda krize ve ‹srail'in katliamlar›na karfl› konuflmalar yapt›. Konuflmalarda her hafta Cumartesi günü Kad›köy’de kurulan “Hak Meydan›”na ça¤r› yap›ld›. Eskiflehir’de de düzenli olarak kurulan Halk Kürsüsü’nün dördüncü haftas›nda sadece krizin faturas› de¤il AKP’nin ‹srail iflbirlikçili¤i de k›nand›. Kürsüde konuflma yapanlar aras›nda,

E¤itim-Sen Eskiflehir fiube Baflkan› Süleyman Solak, D‹SK Bölge Temsilcisi ve Birleflik Metal-‹fl fiube Baflkan› Bayram Kavak, Eskiflehir fieker Fabrikas›’ndan ç›kar›lan iflçiler ad›na konuflan bir iflçi, D‹SK Emekli Sen üyesi bir emekli, Kristal-‹fl Eskiflehir fiube Baflkan› ‹smail Ayer, Halkevleri Örgütlenme Sekreteri Samut Karabulut ve üniversite ö¤rencileri de vard›. Çi¤li Halkevi üyeleri 22 Ocak günü zamlar› ve kriz bahanesiyle gerçeklefltirilen iflten ç›kartmalar› protesto etmek için üzerine faturalar as›lan “fatura adam” ile birlikte Çi¤li sokaklar›n› dolaflt›lar. Yürüyüfl boyunca Belediye Binas›'na ve Fatura Ödeme Merkezi’ne u¤rayan Halkevcilerin konuflmalar› alk›fllarla karfl›land›. Ödeme Merkezi'ne "Bu zamlarla yaflanmaz, kazan kaynamaz" yaz›l› döviz as›l›rken faturalar yak›ld›. Çi¤li’de 24 Ocak’ta kurulan halk kürsüsünü de 150 kifli izledi.


073