Issuu on Google+

cmy k

Yine iflas, yine iflas, yine iflas... 25 y›ld›r defalarca üfürdükleri balonlar› bir kez daha söndü. AKP ile TSK’n›n Kürt sorunu için “dahiyane” bir planlar› vard›. Kürtler AKP’lilefltirilecek, bu iflten hem ABD, hem TSK, hem AKP, hem de sermaye kazanacakt›. Ama yine olmad›, plan tutmad›! Kürt sorununun çözümüne dair, ‘İlker Başbuğ gelecek dertler bitecek’, ‘ABD istihbarat verecek kökü kazınacak’, ‘Kürtler dini duygularla tavlanıp AKP’lileşince ortalık toz pembe olacak’ gibi tezler üzerine yeniden üretilen geleneksel politika yine iflas etti. Kürtleri ABD politikalarıyla uyumlu bir çözüm planı doğrultusunda AKP şemsiyesi altında “Ilımlılaştırma”

planının yürütücüsü Tayyip Erdoğan bölgede hiç de hoş karşılanmadı. Bunun üzerine Erdoğan 25 yıllık geleneksel çözümsüzlük siyasetinin en sert söylemlerine dört elle sarıldı. Bu çözümsüzlüğü kabul etmeyen herkesi terörist ilan eden Başbakan “Ya sev ya terk et” diyerek AKP’nin doğasında olan faşizmi gayet açık ifade etti. Gerçek vatandaş diye tarif ettiği kesim-

lerin, pompalı tüfekle, sözde vatandaş ilan edilenlere saldırmasına dahi anlayışla yaklaşmaktan kaçınmayan Erdoğan bölgede diskalifiye olduğunu anlamış ve ırkçılığı kaşıyarak prim yapmanın daha kestirme bir yol olduğuna karar vermiş görünüyor. AKP halk desteğini kaybettikçe hırçınlaşıyor, hırçınlaştıkça kendi sonunu hazırlamaya devam ediyor.

AKP,ABD, TSK uzlaflmas›na dayal› plan darmada¤›n olunca ayn› nakarata geri dönüldü: “Çocukler terörist, kad›nlar terörist, halk terörist”

15 Günlük Siyasi Gazete

Y›l 3 • Say› 67 • 6 Kas›m 2008 • 1 YTL

Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri “Gericili¤e ve Ayr›mc›l›¤a Karfl›” 9 Kas›m’da Ankara’da

Halk›n tokad› te¤et geçmeyecek Baflbakan “Kriz bizi te¤et geçti” diyor ama kriz halk› can evinden vuruyor. Do¤algaz ve elektrik zamm› ile iflten ç›karmalarla halk›n ‘ümü¤üne çöken’ AKP ve sermayeye karfl› öfke büyüyor. Binlerce kifli bu karanl›k günlere son verecek umutlu bir bafllang›ç için Ankara’da kolkolayd›! AKP’ye karfl› öfke halk oldu yürüdü I Halkevleri’nin ça¤r›s›yla 2 Kas›m’da Ankara’da düzenlenen “Aklam›yoruz Hakl›yoruz” mitinginde Türkiye’nin dört bir yan›ndan gelen 6 bini aflk›n kifli bulufl-

Bu çocuklar AKP’ye aman vermez “Üniversitemizi ve Ülkemizi AKP’ye b›rakmayaca¤›z” diyerek kampüsleri AKP’nin Baflbakan›na, Cumhurbaflkan›na, YÖK Baflkan›na, rektörlerine dar eden üniversiteliler; ‘gericili¤e, ›rkç›l›¤a, yozlaflmaya ve paral› e¤itime RED’ diyen liseliler kitlesel ve coflkulu bir gençlik kortejiyle mitingin enerjisini daha da yükselttiler.

MERHABA UMUT

tu. Kad›nlar›n ve gençlerin yo¤un kat›l›m›n›n dikkat çekti¤i mitinge engellilerin, Karadenizli köylülerin, kentsel dönüflüme direnen yoksullar›n talepleri damgas›n› vurdu.

Halk›n haklar› var Krize karfl› flartlar› var I Halkevleri Genel Baflkan› ‹lknur Birol mitingdeki konuflmas›nda, krizin faturas›n› halka ç›karmaya çal›flan AKP’ye karfl› halk›n mücadele bayra¤› yapaca¤› flartlar› ilan etti. Çal›flma ve insanca yaflama hakk›n›n pazarl›k konusu yap›lamayaca¤›n› söyleyen Birol, bu topraklar›n her dilden, her inançtan emekçi insanlar›n›n kardeflli¤in, eflitli¤in ve özgürlü¤ün ülkesini kuracak birikime sahip oldu¤unu vurgulad›. Y›k›mlara direnen kondulular, ulafl›m hakk›n› savunan Antalyal›lar, ekme¤ine sahip ç›kan Eskiflehirliler, e¤itim hakk›n› savunan ö¤renciler, enerji ve su hakk› için mücadele eden Kocaelililer, güvenceli çal›flma için buluflan e¤itim ve sa¤l›k emekçileri, halk›n mücadele program›n› dosta düflmana ilan etti.

Düzenin iflas›na karfl› halk›n umudunu büyütelim Sayfa 2’de

cmy k


cmy k

6 Kas›m 19 Kas›m

2 GÜNDEM

Krize karfl› halk›n flartlar› var Halkevleri, 2 Kas›m’da Ankara’da gerçekleflen “Aklam›yoruz, Hakl›yoruz” mitinginde krize karfl› halk›n acil taleplerini ilan etti. Mitingde 17 madde halinde deklare edilen flartlar›n, koflulsuz uygulanmas› için mücadele ça¤r›s› yap›ld› 1. ‹flten Ç›karmalar› Yasakla 2. Ücretleri Koru, Tafleron Sistemini Ve Güvencesiz Çal›flmay› Engelle; Asgari Ücreti Vergi D›fl› B›rak; Çal›flma Saatlerini K›salt 3. Temel G›da Maddeleri, Enerji Fiyatlar› Ve Konut Kiralar›n› Kontrol Alt›na Al 4. Asgari ‹htiyaç Düzeyinde Elektrik, Su, Do¤algaz Ve Ulafl›m› Ücretsiz Sa¤la 5. Açl›¤a Önlem Olarak Kad›nlara, Asgari Ücret Düzeyinde Mutfak Maafl› Ver

6. Tüm Sa¤l›k Ve E¤itim Servet Vergisi Karadeniz’in Hizmetlerini Paras›zlaflt›r, Uygulamas› Bafllat; Kalk›nmas›na Harca Devlet Okullar›n›n Tüm Temel Tüketim mad10. IMF Ve Dünya Bankas› ‹le Borçlar›n› Sil, Bu delerindeki Vergileri Tüm ‹liflkileri Kes, Bütün Kurumlar›n Elektrik, Su, Kald›r ‹kili Antlaflmalar› Feshet Do¤algaz›n› Ücretsiz Yap 15. Kentsel Rant Politikalar›n› 11. Özellefltirmeleri Durdur, 7. Küçük Çiftçi Borçlar›n› Sil, Terk Et Kamu Yat›r›mlar›n› Tar›msal Üretime Girdi 16. Banka Bat›ranlar› Yeniden Bafllat Deste¤i Sa¤la Cezaland›r; Kurtarma 12. Borsay› Kapat 8. Kredi Kart› Ve Tüketici Operasyonlar› Yapma; Kredisi Borçlar›n› Faizsiz 13. D›fl Borçlar› Ödeme, Batan Banka Ve fiirket Yabanc› Sermaye Ç›k›fl›n› Olarak Yeniden Yap›land›r Çal›flanlar›na ‹fl Ve Kar Transferini Güvencesi Ver 9. Kürt Sorununda Savafl Yasakla Politikalar›n› Terk Et; 17. Siyasal Nüfuz 14. Kurumlar Vergisini, Lüks Savafl Giderlerini Do¤u Kullan›larak Elde Edilen Tüketim Vergilerini Artt›r; Anadolu Ve Do¤u Servete El Koy

Düzenin iflas›na karfl› halk›n umudunu büyütelim

T

ürkiye, dünyayla birlikte çok sars›nt›l› bir dönemeçten geçiyor. Ortaya ç›kansa sadece ekonomik bir iflas manzaras› de¤il. Dev finans tekelleri ve ABD egemenli¤i iflas ediyor; sermayenin neo-liberal politikalar›n›n meflruiyeti sars›l›yor. Türkiye’de sermaye yanl›s› “büyüme” politikalar›yla, Genelkurmay-AKP iflbirli¤ine dayal› “Kürt siyaseti” çuvallad›. Egemenler son haftalarda özellikle Kürt hareketinin yaratt›¤› bas›nç alt›nda gündemi belirleyemez hale geldiler. Yaflanan sars›nt› daha da derinleflecek: Ekonomisinin kaderi uluslararas› sermayenin yeni sald›r› politikalar›na, siyasetinin kaderi ABD’nin seçim sonras›nda gündeme gelecek yeni Ortado¤u stratejilerine ba¤›ml› olan Türkiye, büyük kap›flmalara ve mücadelelere gebe. Bölgedeki Amerikanc› güçlerle birlikte AKP hükümeti ve sermaye yeni ve zor tercihlerle karfl› karfl›ya kalacak. Kap›flma önümüzdeki dönemde üç temel eksen üzerinde flekillenecek: Kriz, Kürt sorunu ve yerel seçimler. Önümüzdeki dönemde yaflanacak olan çat›flmay› belirleyecek en önemli eksen, kuflkusuz kriz. ABD Merkez Bankas› eski baflkan›n›n “yüzy›lda bir görülebilecek büyüklükte bir kriz” fleklinde tan›mlad›¤› uluslararas› finans krizi, dünya çap›nda gerçek bir ekonomik durgunlu¤a dönüflmeye bafllad›. Durgunlu¤un ne kadar sürece¤i ve ne tür yeni çöküfllere yol açaca¤› henüz belirsiz. Ama sermaye tüm dünyada iflten ç›karmalar, kamu harcamalar›nda yeni k›s›nt›lar, yeni IMF anlaflmalar› gibi önlemlerle krizin faturas›n› emekçilere ödetme ad›mlar›n› atmaya bafllad›. Daha 2008 krizi patlak vermeden büyüme h›z› duran, enflasyonu iki haneli rakamlara f›rlayan, cari aç›klar› h›zla t›rmanan Türkiye, krizden en çok etkilenmesi beklenen “yükselen piyasalardan” birisi. Böyle bir ortamda, ABD hapfl›rsa nezle olan bir ülkenin baflbakan› taraf›ndan sarf edilen “ekonomik kriz bizi te¤et geçecek”, “ekonomik kriz bizim için f›rsat olabilir” gibi sözler, Erdo¤an’›n yeni bir saçmalamas›ndan öte anlamlara sahip. Çünkü Erdo¤an, “bizim” derken, ülkenin ya da emekçi halk›n genel ç›karlar›n› de¤il, öncelikle AKP iktidar› ve AKP yanl›s› sermayenin ç›kar ve f›rsatlar›n› kast ediyor. Kriz ve yerel seçim ortam›nda tam bir sinsi bezirgân takti¤ini uygulamaya çal›fl›yor. TÜS‹AD’›n IMF ile yeni bir anlaflma yap›lmas› önerisine karfl› esip püfüren Baflbakan Erdo¤an’›n, 22 Kas›m’da, Bush’un giderayak düzenleyece¤i uluslararas› kriz zirvesine kat›lmak üzere ABD’ye giderek, IMF ile yap›lacak yeni bir stand-by anlaflmas›n› aç›klamaya haz›rland›¤› ortaya ç›kt›. Ancak Erdo¤an, anlaflman›n haz›rl›k süresini uzun tutup, yürürlü¤e girme tarihini Ocak ay›na kadar uzatmay› ve IMF’nin ilk gözden geçirme ziyaretini Nisan ay›na, yerel seçim sonras›na ertelemeyi planl›yor. Böylece AKP bir taflla birçok kufl vurabilecek! Zoraki ve nazlanarak yap›lm›fl görün-

cmy k

tüsü verilen IMF anlaflmas›n›n haz›rl›k sürecinde, yüzde 75’lik do¤algaz zamm›nda oldu¤u gibi fahifl zamlar ya¤d›r›lmaya, ücretler dondurulmaya, kamu yat›r›mlar› k›s›lmaya devam edilecek. Öte yandan, IMF anlaflmas›n›, AKP’nin kriz ortam›nda yandafl-yeflil sermayeyi kollamas›na ve yerel seçim koflullar›nda “popülist politikalar” yürütmesine karfl› koruyucu kalkan olarak kullanmak isteyen TÜS‹AD ve geleneksel sermayenin a¤z›na bir parmak bal çal›nm›fl olacak. Ancak AKP süreçten esas yarar›, sermaye alan›ndaki tahkimat›n› güçlendirerek elde etmeye çal›flacak. IMF taraf›ndan Türkiye’ye aç›lmas› planlanan 10 milyar dolarl›k kredi, “Körfez sermayesi” gibi, akacak güvenli mecra arayan yeni finansal kaynaklarla birlikte, krizden en çok avantaj elde etmesi beklenen; AKP sermayesinin yo¤unlaflt›¤› enerji, pazarlama a¤lar› gibi yeni sektörleri kay›rmak ve geleneksel sermayenin konum kayb›n› h›zland›rmak için kullan›lacak. AKP’nin, böyle bir “kurtarma operasyonu” karfl›l›¤›nda emperyalist patronlar›na hangi kirli siyasal vaatlerde bulunaca¤› önümüzdeki dönemde berraklaflacak. AKP’nin bu sinsi tüccar siyasetinin, dünya krizinin çap›yla k›yasland›¤›nda ekonomiyi toptan çöküflten kurtarmakta ne ölçüde baflar›l› olaca¤› belirsiz olsa da, kesin olan noktalar var: Krizin etkileri derinlefltikçe, sermayenin iki kesimi aras›ndaki kap›flma da yeniden siyasal biçimler kazanacak. Ancak krizden elde edilecek ya¤malar noktas›nda kap›flacak olsalar da, k›sa vadede sermayenin bütün kesimlerinin ve uluslararas› sermayenin AKP hükümetinden beklentileri ortak: ‹flten ç›karmalar› kolaylaflt›rma, sermayeyi kurtarma operasyonlar›, daha fazla yoksullaflt›rma, daha fazla zam; kamusal hak gasp› ve su, alt›n ve enerji gibi do¤al kaynaklar›n ya¤malanmas›. Kürt hareketinin son ataklar›yla birlikte, Kürt illerine girmekte dahi zorlanan, yerel seçim sürecindeki en önemli kozlar›ndan birisini kaybeden AKP’nin geleneksel sermaye ile kap›flma noktas›nda daha sessiz ve derinden gitmeyi tercih edece¤i görülüyor. Ayn› anda iki cephede birden savafl istemeyen Erdo¤an’›n, Güneydo¤u’da yedi¤i tekmenin s›ca¤›yla IMF’ye koflmas› bu yüzden flafl›rt›c› de¤il. IMF anlaflmas› haz›rl›¤›n›n aç›kland›¤› günlerde, Genelkurmay Baflkanl›¤› taraf›ndan Do¤an grubuna verilen 3 saatlik karargâh brifinginden sonra, Ertu¤rul Özkök’ün “keflke ülkemin baflbakan›, terör örgütüne meydan okurcas›na meydana ç›karken onu yaln›z b›rakmasayd›m” sözleri de k›smen bu çerçevede anlafl›labilir. Ancak bir ucu IMF ile yap›lan anlaflmaya, öteki ucu Genelkurmay-Do¤an Medya görüflmelerine uzanan egemenler yak›nlaflmas›, sermayenin kriz eksenindeki iç kap›flmas›n› erteleyecek gibi görünse de, Kürt sorununda art›k m›zrak “çuvallayanlar›n çuval›na” s›¤m›yor. “Kürt sorununun çözümü” ko-

nusunda bölge halk›n› AKP’lilefltirme görevini üstlenen T. Erdo¤an çuvallad› ve son yapt›¤› gaflarla birlikte AKP’nin bölgedeki tecrit sürecini h›zland›rd›. Kürt sorununu, cemaatler, yard›m dernekleri, imamlar ve TOK‹ arac›l›¤›yla Kürt yoksullar›n›n cebine üç-befl kurufl tutuflturup, tevekkül duygular›n› yeflerterek bafl›ndan savma plan›n›n, ham hayal oldu¤u ortaya ç›kt›. Kürt tabandan umut kesen Erdo¤an’›n, bölgedeki “ya sev ya terk et” sözlerinin ard›ndan, ‹stanbul’da gösteri yapan Kürtler’e pompal› tüfekle atefl edenlere anlay›fl gösterip “vatandafllar›m›n sabr› daha ne kadar sürer bilemiyorum” diye konuflmas›, AKP’nin klasik sa¤c›-›rkç› Türk-‹slam zihniyete ne kadar çabuk geri çekilebilece¤inin göstergesi oldu. Sürecin di¤er çuvallayan› ise, 30 A¤ustos’ta apoletlerini tak›p “benim yeni planlar›m var” edas›yla icraatlar›na bafllayan Genelkurmay Baflkan› Baflbu¤. PKK’nin erken inisiyatif almas›, “yeni plan›n” 25 y›ld›r tedavülde olan plandan baflka bir fley olmad›¤›n› a盤a ç›kart›rken, Baflbu¤’un görev süreci boyunca hiçbir farkl› girifliminin olmayaca¤› görülüyor: Genelkurmay cephesinde, “elinde çekici olan›n, her sorunu çivi gibi görmesi” gelene¤i devam edecek. PKK’nin ald›¤› inisiyatifte ise, kendisine karfl› uygulanacak kapsaml› bir sald›r› program›n› engelleme takti¤i kadar, Kuzey Irak’taki geliflmeler ve yerel seçim sürecine girilmifl olmas› da etkili oldu. Ekonomik kriz ve Kürt sorunu gibi düzenin iki kronik, yap›sal sorunu yerel seçim düzleminde yaflanacak geliflmeleri belirlerken, CHP’nin yerel seçimlerde kriz karfl›s›nda geleneksel sermaye; Kürt sorununda geleneksel devlet zihniyetini temel al›p, sa¤a ve sola do¤ru k›smi ç›k›fllar yapan bir siyaset izleyece¤i görülüyor. Do¤algaz zamm›n› elefltiren Baykal, elefltirisini AKP’yi IMF ile anlaflmaya zorlayan, bankalara mevduat garantisi, sermayeye kurtarma operasyonlar› talep eden TÜS‹AD politikalar›na ba¤lad›. 1 May›s’ta iflçilere sald›rmakla elefltirdi¤i AKP’yi, Kürtlere ayr› sertlikle sald›rm›yor diye suçlad›! Ayn› CHP yerel seçimlere yönelik olarak yerel sol unsurlara kanca atma politikalar›ndan da geri durmuyor. Örgütsüz, tek bafl›na kalan sol unsurlar›n AKP gericili¤i karfl›s›nda CHP’ye sar›lmas›na dönük bir psikolojik bas›nç atmosferi yarat›lmaya çal›fl›l›rken, CHP’nin izleyece¤i çizginin büyük ölçüde egemen s›n›flar›n kriz ve Kürt sorunu eksenindeki uzaklaflma-yak›nlaflma sarkac›na göre flekillenece¤i görülüyor. CHP’nin yerel seçim sürecinde ne ölçüde “liberal” ne ölçüde “geleneksel muhafazakâr” bir tutum alaca¤›, geleneksel sermaye ile AKP aras›ndaki çat›flman›n fliddetine ba¤l› olacak. Ancak geleneksel sermaye kuflatmas›n›n CHP ile s›n›rl› kalmay›p, emek hareketini AKP’ye karfl› “makul ölçüler” içinde yedeklemek isteyece¤i de söylenebilir. Emekçilerin kriz karfl›t› hareketlerini, teflhir s›n›rlar› içinde

ve geleneksel sendikal hareketin kontrolü alt›nda tutan; emekçilerin tepkilerinin AKP’ye karfl› CHP ve di¤er sa¤ aktörlerin etki alan› d›fl›na taflmas›n› engelleyecek bir çizginin sendikal hareketin hâkim çizgisi oldu¤u görülüyor. Söz konusu kuflatma, kriz karfl›s›ndaki hareketsizli¤in önemli bir nedenini oluflturmakla birlikte, geleneksel sendikal hareketin krizin niteli¤ini anlamam›fl olmas› esas neden olarak öne ç›k›yor. Kapitalist dünya piyasalar›n›n altüst oldu¤u ve sermayenin emekçiler için yeni y›k›mlara haz›rland›¤› bir ortamda, geleneksel sendikalar krizin “müdahaleci siyasetlere ve reel ekonomiye dönüfl” yoluyla afl›labilece¤i hayalinin üstüne yat›yor. KESK yönetiminin yazdan bu yana gerçeklefltirmeye çal›flt›¤› ortak eylem program›, bir k›s›m emek ve meslek örgütlerinin çeflitli öznel nedenlerle ayak diremesi ve oyalamas› nedeniyle bugüne dek bafllat›lamad›. D‹SK’in, Türk-‹fl’i de iflin içine katma gayretinin sonucu ise, daha önce defalarca yafland›¤› gibi, tepkileri kontrol alt›na alabilecek bir a¤›rl›k merkezi oluflturmaktan ibaret olacak. Di¤er kitle örgütlerinin de dönemin tarihsel niteliklerinden bihaber biçimde sürüklenme veya küçük hesaplarla pozisyon tutma gayreti içinde olduklar› görülüyor. Kürt hareketi ise bölgede AKP karfl›s›nda Kürt sorunu ve yerel seçim düzleminde elde etti¤i baflar›ya ra¤men, ülkenin içinde oldu¤u sürecin bütününü ve ekonomik krizin önemini hesaba katan bir çizgi oluflturabilmifl de¤il. Kürt ulusal hareketinin, ekonomik krizi yaln›zca Kürt sorunu konusundaki geleneksel siyasetin ve bölgeyi AKP’lilefltirme siyasetinin yaflad›¤› iflas› güçlendirecek bir noktadan ele almas›, kuflkusuz sürecin bir bütün olarak bar›nd›rabilece¤i potansiyellerin önemli bir k›sm›n›n görmezlikten gelinmesi olacak. Öte yandan, Erdo¤an’›n “pompal› tüfekli vatandafla sab›r” telkin eden sözleri de, Kürt sorunu konusunda iflas yaflayan; bir kriz ve savafl hükümetine ihtiyaç duyan egemenlerin, “yoksulu yoksula k›rd›rma” tehdidiyle ›rkç›l›¤› arkalar›nda saflaflt›rma çabas›nda olacaklar›n›n göstergesi. Bu tehdit, emek hareketinin önümüzdeki dönemdeki önemli görevlerinden birisinin, iflsizli¤in etkisiyle oluflabilecek ›rkç› sald›r›lara karfl› tereddütsüz bir savunma çizgisi izlemek oldu¤unu göstermektedir. Kürt hareketinin, yaflad›¤›m›z dönemin sadece Kürt halk› aç›s›ndan de¤il, Türkiye topraklar› üzerinde yaflayan bütün halklar aç›s›ndan kader belirleyici bir öneme sahip oldu¤unu görmesi; yüzünü sola ve emek hareketine çevirmesi durumunda ise kriz, Kürt sorunu ve yerel seçim atmosferinin kesiflti¤i noktada ilerici bir rüzgâr›n önünün aç›lmas› mümkündür. 29 Mart seçimlerine kadar geçecek olan befl ayl›k süre, sol, emek hareketi ve Kürt hareketi aç›s›ndan önemli de¤iflimlere gebe tarihsel bir dönem olarak yaflanacakt›r. Bu zor ve uzun döneminse, ne “soyut emek prog-

ram›” ça¤r›lar›yla s›n›rl› bir mücadele çizgisiyle, ne de seçimlere endeksli siyasetlerle geçirilemeyece¤i; böyle bir tercihin AKP ve kriz karfl›t› tepkilerin düzen içi kanallarda emilmesine yol açaca¤› aç›kt›r. Kriz ortam›nda verilecek etkili bir mücadele, protestoculukla de¤il, AKP ve sermayenin hak gasplar›na karfl› inand›r›c› ve fiili bir hak alma çizgisiyle gelifltirilebilir. Derinleflecek kriz ortam›nda IMF’nin ve sermayenin dayatmalar›na karfl› bütünlüklü, ilerici-halkç› bir program da acil talepler çerçevesinde yürütülecek fiili mücadeleler zemininde oluflturulabilir. Fiili hak alma mücadelesi kriz ve Kürt sorunu konusundaki acil taleplerin birlefltirilebilece¤i ana zemin olarak da görülmelidir. K›sacas› bugün “halk›n haklar› var” hayk›r›fl›n›n yan›na, “halk›n flartlar› var” hayk›r›fl›n› ekleme zaman›d›r. Türkiye’nin kaderinin belirlendi¤i, krizin derinleflti¤i ve solun büyük ölçüde politikas›z kald›¤› bir ortamda Halkevleri taraf›ndan yürütülen “Aklam›yoruz, Hakl›yoruz” kampanyas›, kriz karfl›s›nda böyle bir mücadele çizgisinin gelifltirilmesinin mümkün oldu¤unu gösteren bir deneyimdir. Toplumsal muhalefete enerji katan, ufuk açan ve sola kitlelerle buluflmakta çok önemli kanallar yaratan bu kampanya, Ankara’da “Aklam›yoruz, Hakl›yoruz” diye hayk›ran binlerce kiflinin önüne de özel ve yeni sorumluluklar koymufltur. Hak gasplar›na karfl› fiilen mücadele etmek; halk›n haklar›n› gasp eden siyasetçileri halk›n karfl›s›na ç›kamayacak hale getirmek, sermayenin krizin yükünü halka ödetmesini fiilen engellemek, herkesten çok “Aklam›yoruz, Hakl›yoruz” slogan›n› yükseltenlerin sorumlulu¤udur. Bugün gerekli olan mücadele, genci, yafll›s›, kad›n›, erke¤i, ö¤rencisi, engellisi, iflsizi, güvencesiz iflçisiyle halk›n günlük yaflant›s›ndaki hak alma mücadelelerinin teker teker, üçer üçer, yüzer yüzer ço¤alt›lmas›d›r. Ulafl›m zamlar›yla yerlerinden k›p›rdayamaz hale getirilen halk›n, bilet-akbil kullan›m›na karfl› ulafl›m hakk›na fiilen sahip ç›kma mücadelesidir. Temel ihtiyaç faturalar›n›n ödenemedi¤i koflullarda, temel ihtiyaçlar›n kullan›m›n› fiilen olanakl› k›lma mücadelesidir. ‹flten ç›karmalara karfl› bölgesel, fiili direnifller örgütleme; giderek iflas eden fabrikalar›n, halk›n kaynaklar›yla kurtar›lmas›n› engelleme; k›sacas› halk›n kriz karfl›s›ndaki yaflama ve çal›flma hakk›na fiilen sahip ç›kma mücadelesidir. Ancak böyle bir mücadelenin gelifltirilmesi ve güç kazanmas› halinde, sermayenin krizin faturas›n› halk›n s›rt›na yükleyen “kamulaflt›rma” program›n›n karfl›s›na, iflas eden fabrikalara iflçilerin el koydu¤u gerçek bir kamulaflt›rma siyaseti dikilebilir. Ama ülkenin ayd›nl›k gelece¤inin ve umudunun da yoksullar›n, emekçilerin, solun, militan sendikalar›n bu eksendeki ilerici refleksleriyle geliflecek hareketlere ba¤l› oldu¤u unutulmamal›d›r.

2008

Bas›n emekçilerinin krizle imtihan› Mahmut HAMS‹C‹ Halk›n ‹letiflim Hakk› Atölyesi

D

ünyay› saran ekonomik krizin etkileri ülkemizde her geçen gün daha fazla hissedilirken kriz f›rsatç›lar› birçok sektörde oldu¤u gibi medyada da faturay› yine emekçilere kesmeye bafllad›. Medya sektörü kriz f›rsatç›lar›n›n kitlesel iflten ç›karmalar› bafllatt›¤› ilk sektörlerden biri oldu. Son üç hafta içinde Çukurova, Do¤an, Ciner, MNG, Çal›k gruplar›nda yap›lan tensikatlarla 600’e yak›n bas›n emekçisinin ifline son verildi. Akflam, Show TV, Kanal 1, Kanal Türk, Haber Türk, TV8, Kanal D, CNN Türk iflten ç›karmalar›n yo¤unlaflt›¤› yerler oldu. Dönem dönem “aile içi kavgalara tutuflan” medya patronlar› ise iflten atmalar ve bunlar›n haberlefltirilmemesi konusunda tam bir mutabakat içinde hareket ediyor. Bu tensikatlar bas›n emekçilerinin çal›flma haklar› kadar halk›n haber alma hakk›na da sald›r› anlam›na geliyor. T›pk› 2001 krizinde oldu¤u gibi iflten atmalar süreci bas›n emekçileri için yeni bir muhalefet, örgütlenme sürecini zorunlu hale getiriyor. Bas›n emekçilerinin daha önceki kriz deneyimlerinden ç›karaca¤› önemli dersler bulunuyor. Derslerden ilki iflten atmalar karfl›s›nda tek yolun, örgütlü, birleflik mücadele oldu¤u. Bugün yaflananlar bir kez daha gösteriyor ki gazetecilerin ifl bulamama korkusuyla iflten atmalara ses ç›karmad›¤› deneyimlerin sonunda gazetecilerin özlük haklar› her seferinde daha da k›s›tland›. Bu süreçler medya patronlar›n›n sömürüsünü çok daha fütursuz hala getirmenin yan› s›ra, medya ortam›nda do¤ru habercilik yapma olanaklar›n›n k›s›tlanmas›na, korkuya ve halk›n haber alma hakk›n›n daha da budanmas›na neden oldu. Öte yandan bas›n emekçilerinin 2001’deki genifl çapl› örgütlenme at›l›m›n›n heba olmas›ndan ç›karacaklar› büyük dersler de bulunuyor. Bu dönemdeki çok de¤erli örgütlenme deneyimlerinin k›sa süre içinde tüketilmesinden ç›kar›lacak en büyük ders ortadaki enerjiyi sendikal mücadeleye yönlendirememek ve k›s›r gruplaflma sorunlar›na bo¤ulup bas›n emekçilerini s›n›fsal bir temel üzerinde örgütleyememektir. Türkiye Gazeteciler Sendikas› yönetiminin eksikliklerinin bahane edilmemesi gerekmektedir. Bas›ndaki temel mücadele çizgisi tabandan gelifltirilecek bir sendikalaflma olmal›d›r. Bas›n emekçilerinin yeni dönemki mücadele anlay›fl› aç›s›ndan afl›lmas› gereken bir di¤er kritik sorun di¤er toplumsal muhalefet kesimleriyle iliflkisiyle ilgili. Bas›n emekçilerinin ve onlar›n örgütlerinin bas›n sektöründeki çal›flanlar› di¤er sektör çal›flanlar›ndan bilinçli veya bilinçsiz s›n›fsal olarak yukar›da gören anlay›fllar›na bir son vermeleri gerekiyor. Son olarak medya alan›ndaki mücadele do¤rudan halk›n haber alma hakk›n› da ilgilendirdi¤inden mücadelede okurlar ve iletiflim fakülteleri ö¤retim görevlileri ve ö¤rencileriyle ortak hareket etmenin büyük önemi bulunuyor. Yeni dönem bas›n emekçilerinin mücadelesi aç›s›ndan ATV ve Sabah’taki örgütlenme deneyimi, tüm medya patronlar›n› ve hükümeti pani¤e sevkedip, her türlü hukuksuzlu¤a yöneltmesiyle büyük önem tafl›yor. Bu deneyim ayn› zamanda sendikalaflman›n baflta muhabirler olmak üzere sektörün en fazla ezilenlerinin enerjisiyle uzun çabal› ve sa¤lam olabilece¤ini, “üst konumlardaki a¤abeylere” dayanan bir mücadelenin tökezleyece¤ini de göstermifl durumda. Daha küçük bir örnek olaraksa geçen y›l Radikal’den 41 kiflinin iflten at›lmas›na karfl›, genç muhabirlerin öncülü¤ünde hem sokakta, hem boykot hakk›n› kullanan okur deste¤iyle hem militan hukuk hem de yay›n alan›ndaki mücadele yöntemleriyle yürüttü¤ü ve TGS’yi tabandan zorlayarak aktif tutum tak›nmak zorunda b›rakan mücadele de yeni dönemin ihtiyaç duyulan mücadele anlay›fl›na ›fl›k tutuyor. Tekrar vurgulayal›m. Bugün bas›n emekçilerinin önünde yaln›zca insanca yaflam ve çal›flma haklar›n› savunma görevi bulunmuyor. Görev ayn› zamanda halk›n haber alma hakk›n› savunmakla ilgili. Bugün hayat bas›n emekçilerini mücadeleye ça¤›r›yor. Toplumsal muhalefetin bir unsuru olarak gelifltirilecek olas› bir yeni bir mücadele prati¤i gazetecilerin toplumla y›llard›r kopan ba¤lar›n› yeniden kurmak ve bu mesle¤i onurlu bir biçimde yürütmek isteyenlerin halk nezdindeki prestijini yeniden yükseltmek aç›s›ndan da büyük bir f›rsat niteli¤i tafl›yor.


6 Kas›m 19 Kas›m

2008

GÜNDEM 3

I Seydiflehir’de termik santral protestosu

I Çubuk’ta ulafl›m zamm› eylemi

I Veliler baz istasyonunu kald›rtt›

Konya’n›n Seydiflehir ilçesinde CE-KA ‹nflaat taraf›ndan sat›n al›nan Eti Alüminyum Tesisleri bünyesinde kurulmas› planlanan termik santrale karfl› 27 Ekim’de bir miting düzenlendi. “Termik Santrale Hay›r” slogan›yla düzenlenen mitingde, AKP’li Konya milletvekilleri ve Belediye Baflkan› protesto edildi.

Ankara'n›n Çubuk ilçesinde halk dolmufl ücretlerine yap›lan zamm› protesto etmek için ana caddeyi trafi¤e kapatt›. Dolmufl ücretlerinin 1 lira 75 kurufltan 2 lira 40 kurufla ç›kar›lmas›na tepki gösteren Çubuk halk› bir heyet göndererek Kaymakam’la görüfltü ve zamlar›n geri çekilmesini istedi.

Bal›kesir’in Edremit ilçesine ba¤l› K›z›lkeçeçili köyünde okulun 50 metre yak›n›na konulan baz istasyonu, velilerin çocuklar›n› okula göndermemesi ve protesto yürüyüfllerini ard›ndan kald›r›larak 450 metre geriye çekildi. Köylüler bu haberden sonra çocuklar›n› yeniden okula gönderdi.

Hamdolsun faflizm var!

Masum emekçi olaylar› Tufan SERTLEK Dev Sa¤l›k-‹fl Genel Sekreteri

Halk›n insanca yaflam, demokrasi ve özgürlük talepleri karfl›s›nda verecek hiçbir fleyi olmayan AKP iktidar› sopaya sar›ld›. Hak ihlallerinin ard› arkas› kesilmiyor Kriz alametleri belirdikçe AKP hükümetinin halk›n siyasal, ekonomik talepleri karfl›s›ndaki tahammülsüzlü¤ü art›yor. Kürt sorununda savafl politikas›nda ›srar, bu t›rman›fl› besliyor. Polis terörünün fliddetlendi¤i, AKP’nin faflist özünü kör gözlere sokarcas›na belirginlefltirdi¤i bugünlerde “yeni terörle mü-

cadele konsepti” ile beraber rejimin, krizin sosyal, ekonomik ve siyasal etkilerini gören bir biçimde önümüzdeki döneme haz›rland›¤› anlafl›l›yor. Aktütün bask›n› sonras› Terörle Mücadele Yüksek Kurulu’nda gündeme gelen gözalt› sürelerinin uzat›lmas›, avukatlar›n gözalt›nda ifadede haz›r bulunmamas›, polis

ve jandarmaya s›n›rs›z arama yetkisi verilmesi gibi önerilerin savafl cephelerini de¤il gündelik yaflam› ve soka¤› denetleme amac› tafl›d›¤› gün gibi ortada. AKP kendi eliyle yaratt›¤› ve krizin baflgöstermesiyle giderek derinlefltirilen y›k›m ve yoksullu¤un etkilerini faflizme sar›larak aflmay› umuyor.

Hapishane ve karakollarda iflkence ölümleri artt› Engin Çeber’in katledilmesiyle gündeme gelen iflkence haberlerini Mustafa Kükçe ve Ahmet Laçin’in ‹stanbul’da gözalt›na al›nd›ktan sonra hayatlar›n› kaybetmesi takip etti. Öcalan’a sal-

Sokak ortas›nda infaz 27 Ekim günü Antalya’da polis, kimlik kontrolü yaparken dur ihtar›na uymad›¤› gerekçesi ile 18 yafl›ndaki Ça¤dafl Gemik’i vurdu. Sokak ortas›nda gerçeklefltirilen yarg›s›z infaz, polis taraf›ndan Gemik’in babas›na karakola ça¤›r›larak “bildirildi”. Gemik’in cenazesine Antalya’daki Demokratik Kitle Örgütleri de kat›ld›. Cenazeden birkaç gün sonra, ‹zmir’de geçen sene benzer biçimde polisin dur ihtar›na uymayarak vurulan Baran Tursun’un babas› öfkeli aileyi ziyaret etti. Aileler çocuklar›n›n öldürülmesinin hesab›n soracaklar›n› belirtti.

d›r› protestolar›nda onlarca gözalt› yafland›. 24’ü çocuk 100’ü aflk›n kifli tutukland›. K›rklar, Sincan ve K›r›kkale F tiplerinde 6 tutuklu iflkence ve onur k›r›c› muameleye maruz kald›. Gebze ve Bergama hapishanelerinde de siyasi kad›n tutuklular sald›r›ya u¤rad›. Yay›n yasaklar› artt› Çeber’in ölümüne iliflkin haberlere mahkeme yay›n yasa¤› getirdi. ‹flçi Köylü gazetesi bir ay kapatma cezas› ald›. Yürüyüfl dergisinin son say›s› için de toplatma karar› ç›kt›. Mücadele Birli¤i dergisi polis taraf›ndan bas›ld›; 6 kifli tutukland›. Sokak ortas›nda polis daya¤› ‹stanbul’da A¤r› seferini yapan yolcu otobüsünü keyfi biçimde durduran polisler kendilerine acele etmelerini

söyleyen floför dahil 6 kifliyi önce dövdü, sonra linç ettirmeye çal›flt›. fiiflli’de kimlik kontrolü için durdurulan üniversiteli, sab›kas› nedeniyle polis taraf›ndan sokak ortas›nda dövüldü. Taksim’de esnafl›k yapan Mehmet fiaharafl ve ailesi polisten yolun aç›lmas› için yard›m istedi. Bu iste¤e karfl›l›k, aile boyu dayak oldu. Eylemlere polis engeli Sokak eylemleri polis sald›r›s›na maruz kald›. Ankara’da Halkevciler AKP önünde iflkenceyi k›nad›klar› için gözalt›na al›nd›. ‹stanbul, Ankara, Mersin ve Samsun’da üniversiteliler eylemleri nedeniyle gözalt›na al›nd›. ‹zmir’de Ergenekon mitingi yasakland›. Diyarbak›r, Mersin, Adana, Urfa, Van’da polis yap›lan tüm eylemlere sald›rd›.

Ankara’da post kavgas› k›z›fl›yor Türkiye, tüm siyasi ad›mlar›n yerel seçim hesaplar›yla at›ld›¤› bir sürece girdi. ‹ktidar ve muhalefet partileri yerel seçim stratejilerini oluflturdu ve adaylar›n› ilan etmeye bafllad›. Gökçek, Karayalç›n ve Alt›nok’un yar›flt›¤› Ankara iktidar ve muhalefetin kap›flmas›n›n en fliddetli biçimde yaflanaca¤› il olmaya aday Mart ay›nda yap›lacak olan yerel seçimler ülke gündemine flimdiden oturdu. AKP, CHP ve DTP’nin mevzi kazan›p kaybetme anlam› yükledi¤i seçimler için haz���rl›klar bafllad›. Adayl›klar konusunda ise sular giderek bulan›yor. Ankara, ‹zmir ve ‹stanbul için AKP ve CHP kimlerin aday gösterilece¤inin hesaplar›n› yap›yor. AKP, Do¤an Medya ve TSK deste¤i ile Diyarbak›r ve Tunceli baflta olmak üzere bölge illerine yüklenirken, DTP genel seçimlerde zay›flayan etkinli¤ini yeniden sa¤-

lamak ve “demokratik özerklik” projesinin bir parças› olarak gördü¤ü yerel yönetimlerdeki etkisini güçlendirmek istiyor. CHP ve SHP Ankara’da Murat

Karayalç›n’›n adayl›¤› üzerinden ittifaka giderek, sosyal demokratlar›n üç dönemdir yaflad›¤› bölünme ve hezimeti aflmaya çal›fl›yor. Bu ittifak AKP taraf›ndan aday göste-

rilip gösterilmeyece¤i bile kesinlik kazanmayan ‹. Melih Gökçek’i telaflland›rd›. Sosyal demokrat ittifak› hedef tahtas›na koyan Gökçek ›rkç›l›k üstüne kurulu bir söylemle sald›r›ya geçti. Gökçek, ittifaka DTP’nin de al›nmas› gerekti¤ini söyleyip 2004’teki SHP-DEHAP ittifak›na gönderme yaparak Karayalç›n uzlafl›s›n› y›pratmaya çal›fl›yor. Fakat Gökçek için bir kötü haber de kendi partisi içinden geldi. Kanl› b›çakl› oldu¤u Keçiören Belediye Baflkan› Turgut Alt›nok da Büyükflehir Belediyesi yöneti-

mine aday oldu¤unu aç›klad›. Ankara için AKP içinde iki kuvvetli aday olan ‹. Melih Gökçek ve Alt›nok birbirleriyle kanl› b›çakl› fakat henüz birbirlerini hedef alan aç›klamalar yapmaktan kaç›n›yorlar. Seçim tarihi yaklaflt›kça taraflar›n iktidar kavgas› daha da k›z›flaca¤a benziyor.

AB ç›pas› AKP’nin sigortas› Anayasa Mahkemesi, “AKP hükümeti yoldan ç›kt›” diye aç›lan kapatma davas› sonucunda AKP’yi kapatmam›fl ama do¤ru yola davet etmiflti. Ekim sonunda, mahkemenin do¤ru yolla AB’yi kastetti¤i anlafl›ld›

Katliam davalar›nda sürekli zaman afl›m› Devlet 16 Mart davas›n› kapatarak, kontrgerillaya kendi eliyle dokunmayaca¤›n› bir kez daha gösterdi Beyaz›t katliam› davas› zaman afl›m›na u¤rat›ld›. Ergenekon davas›n›n görülmeye baflland›¤› 20 Ekim günü, Beyaz›t Katliam› davas›n›n da karar günü oldu. 16 Mart 1978’de ‹Ü Eczac›l›k Fakültesi önünde okuldan toplu ç›k›fl yapan ö¤rencilerin üzerine bomba at›lmas› sonucu 7 ö¤renci ölmüfltü. Dava olaydan 17 y›l sonra 1995’te aç›lm›flt›. Katliama ortak olduklar›na dair aleyhlerinde

tan›klar bulunan polislerden baz›lar› yarg›lanmam›fl aksine emniyetteki görevlerinde yükseltilmifllerdi. Delillerin görmezden gelinmesi ve davan›n kas›tl› olarak uzat›lmas› ile halka karfl› ifllenen suçlar›n görüldü¤ü her dava gibi Beyaz›t katliam› da zaman afl›m›na u¤rat›ld›. Halkevleri dava günü adliye önünde bir eylem yaparak katliam›n sorumlular›n›n a盤a ç›kart›lmas›n› istedi.

Sermaye çevrelerinin AKP’ye yönelik elefltirileri Anayasa Mahkemesi’nin kapatma davas›na dair gerekçeli karar›na da yans›d›. Resmi Gazete’de yay›nlanan gerekçeli kararda kapatma davas›n›n sonucunu belirleyen gerekçeler içinde AB yolundaki reformlara dikkat çekiliyor. IMF ç›pas› konusunda s›kça uyar›lan AKP’ye, AB ç›pas›ndan sapmamas›na dair de net bir mesaj veriliyor. Gerekçeli kararda, AKP’nin dini duygular› istismar etti¤i ve partinin eylemlerinin demokratik iflleyifli engelleyebilece¤i ifade edilirken, ceza

Ergenekon davas› bafltan koktu

olarak verilen “Hazine yard›m›n›n yar› oran›nda kesilmesi” karar› için AB yolunda yap›lan reformlar gerekçe

Ergenekon davas›, bu süreçte kontrgerillan›n, darbecilerin, katliamc›lar›n yarg›lanaca¤›n› umanlar› sükutu hayale u¤ratan bir ciddiyetsizlikle bafllad›. 16 Mart katliam› davas›n›n Sultanahmet Adliyesi’nde zaman afl›m›na u¤rat›ld›¤› 20 Ekim günü bafllayan dava içerikten çok magazin boyutuyla öne ç›kt›. Okunmas› günler süren binlerce

gösteriliyor. “AKP, AB’ye girifl çabalar›n› ›srarla sürdürmüfltür”, “AKP iktidar› süresince AB yolunda hukuksal ve siyasal reformlara h›z verilmifltir” gibi gerekçelerin ifade edildi¤i kararda, insan haklar› ve demokratikleflme konusunda önemli ad›mlar at›ld›¤›n›n iddia edilmesi de dikkat çekti. Bu ifadeler AKP’nin bundan sonra ne yapmas› gerekti¤i konusunda da bir ültimatom niteli¤inde. Zira uzun süredir sermaye çevreleri AKP’yi AB sürecinden sapmakla ve IMF ç›pas›ndan ayr›lmakla elefltiriyor.

sayfal›k iddianamede halka karfl› ifllenmifl herhangi bir kontrgerilla eylemi yer almazken, duruflmalar sayfalar dolusu küfürlü diyaloglar›n okunmas›yla geçti. Öte yandan, dava sürerken gazeteci Merdan Yanarda¤ soruflturma kapsam›nda gözalt›na al›narak, AKP yanl›s› bas›n taraf›ndan “solcu, Kürtçü, Ermenici” Ergenekoncu olarak takdim edildi. Daha sonra serbest b›rak›lan Yanarda¤, bu gözalt›yla sosyalistlere gözda¤› verilmek istendi¤ini, davan›n da kontrgerilla gibi bir hedefi olmad›¤›n› söyledi.

Yafl› 50’ye yak›n olanlar hat›rlar. 1980 öncesi toplumsal muhalefetin mücadelesini karalamak için egemen s›n›flar›n oluflturdu¤u bir söylem vard›: “Masum ö¤renci olaylar›yla bafllad›, sonra ifl 盤›r›ndan ç›kt›.” Sanki öyle olmasayd› ö¤rencilerin talepleri karfl›lanacakt› ama onlar düzeni y›kmaya yöneldiler! Eylemin veya talebin masumiyeti nereden gelmekteydi? Mesela 68 ö¤renci kufla¤›n›n “Özerk Demokratik Üniversite” ya da (o dönemde hiç kimsenin hay›r diyemeyece¤i) “Tam Ba¤›ms›z Türkiye” talebi... Düzenin sahipleri “masum” derken flunu demek istiyorlard›: Sadece istemekle kalmal›lar. Ama onlar yapmaya da çal›flt›lar. Masumiyeti kirleten eylem olmufltu onlara göre! Ancak düzenin en basit demokratik talebi karfl›lamaktan aciz oldu¤u ve bu sorunlar›n sistemin özüyle ilgili oldu¤u gerçe¤i ö¤renciler, emekçiler, topraks›z köylüler taraf›ndan görüldü. Toplumsal muhalefet devrimciler, sosyalistler taraf›ndan örgütlenerek yeni bir Türkiye yaratmak için mücadeleye giriflildi. 68’de üniversite ö¤rencilerinin yaflad›¤›n› bugünlerde emekçiler yafl›yor. Kötü koflullarda çal›flmaya ve dolay›s›yla yaflamaya zorlan›yorlar. Hayata (kapitalizme) karfl› kendilerini korumak istiyorlar ve bunu tek bafllar›na yapamayacaklar›n› görüyorlar. Bu nedenle örgütlenmek ihtiyac› hissediyorlar, sendikalafl›yorlar. Malumunuz sendikalaflmak yasal ve hatta anayasal hak... Peki bu “masum” taleplerinin karfl›l›¤›nda neyle karfl›lafl›yorlar. Baz› istisnalar hariç her yerde tehdit, bask› ve iflten at›lmalar... Özel sektörün zaten dini iman› yok... Ama TÜS‹AD’a bakar m›s›n›z? Nas›l da demokrasi, insan haklar› AB normlar›ndan bahsederken bunlardan uzaklaflt›¤›m›z için timsah gözyafl› döküyor! Ama ya iflçilerin demokratik haklar›... Ya köle gibi çal›flmaya mahkûm edilen milyonlarca emekçi, yasal/demokratik hakk›n› kullanmaya çal›flt›¤› için aç b›rak›lan yüzbinlerce iflçi... Peki ya K›z›lay’a ne demeli. fiu bizim bildi¤imiz K›z›lay. Hani yoksula, ma¤dura yard›m etmek için bizlerin ba¤›fllar›yla kurulmufl yard›m kuruluflu... K›z›lay’›n sa¤l›k kurulufllar› var ve bu kurulufllarda çal›flanlar çal›flma koflullar›na iliflkin flikayetlerine çözüm bulunmad›¤› için sendikalaflma yoluna gittiler, Devrimci Sa¤l›k ‹flçileri Sendikas›’nda örgütlenmeye bafllad›lar. ‹stanbul-Çapa Kan Merkezi’nde örgütlenme çal›flmas›n›n bafllad›¤›n› ö¤renir ö¤renmez yöneticiler hemen tehditlere bafllad›lar. Bu kurulufllar›n bafl›ndakiler de öyle gözü dönmüfl patron bozuntular› de¤il san›rs›n›z... Örne¤in Çapa’n›n bafl›nda bir ö¤retim üyesi var, bilim adam› yani!.. Peki sendikalaflma karfl›s›nda organize sanayi sitesindeki tekstil fabrikas›n›n patronundan farkl› bir tutum sergiliyorlar m›, hay›r! K›z›lay Genel Müdürlü¤ü sendikalaflmay› ö¤renir ö¤renmez yurt çap›nda K›z›lay sa¤l›k kurulufllar›na emir ya¤d›r›yor: Sendika çal›flmas› yapan›n gözünün yafl›na bakmay›n! ‹stanbul Çapa’da 11 sa¤l›k emekçisi fi›rnak, Ardahan gibi uzak illere sürüldü, bakt›lar o da yetmiyor, iflten ç›kar›ld›lar. 15-20 y›ll›k emekleri, aile hayatlar› hiçe say›ld›... Siz ne masumiyetinden, ne yasas›ndan, ne anayasas›ndan bahsediyorsunuz!.. Her fleye ra¤men emekçiler kendilerini savunma haklar›ndan vazgeçmiyorlar. Sendika düflmanl›¤›n›n düzenin kendisiyle ilgili oldu¤u gerçe¤i her geçen gün biraz daha gün yüzüne ç›k›yor. Ve onlar hep birlikte “masum de¤iliz hiçbirimiz” flark›s›n› söylemeye haz›rlan›yorlar!


6 Kas›m 19 Kas›m

4 GÜNDEM

2008

ANKARA MUHALEFET‹NDEN ORTAK EYLEM

‹K‹ YAKAYI BULUfiTURAN KOfiU

SAMSUN’DA GÜL PROTESTOSU

MERS‹N ÜN‹VERS‹TES‹’NDE BOYKOT

“AKP’ye Dur Diyelim”

Gençler bar›fl için kofltu

AKP elini üniversiteden çek

Ö¤rencinin yemek isyan›

Sosyalist Gençlik Derne¤i üyeleri 26 Ekmi’deki 30. k›talararas› Avrasya Maratonunda kirli savafl politikalar›na karfl› bar›fl için kofltular. Gençler koflunun sonlar›na do¤ru, “Bar›fl için kofluyoruz”, “Neden hep yoksul çocuklar› ölüyor”, “Art›k savafl istemiyoruz” yaz›l› pankartlar açt›lar. “Bar›fl için kofluyoruz”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i” ve “Eflitlik, kardefllik, özgürlük istiyoruz” sloganlar› atan gençler, savafla son verme ça¤r›s› yapt›lar.

Samsun 19 May›s Üniversitesi ö¤rencileri, ö¤retim y›l› aç›l›fl› için, yeni atanan Rektör Hüseyin Akan’›n davetlisi olarak gelen Abdullah Gül’ü protesto etti. Aç›l›fl töreninin gerçeklefltirildi¤i Kültür Merkezi’ne yürümek isteyen ö¤renciler polis sald›r›s›na u¤rad›. Sald›r› sonucu gözalt›na al›nan 41 ö¤renci ayn› gün serbest b›rak›ld›.

Mersin Üniversitesi ö¤rencileri, “yemeklerin hijyenik koflullarda yap›lmas›, yemek ücretlerine yap›lan zamm›n geri çekilmesi ve sürekli ayn› yemeklerin ç›kmamas›” talepleriyle yemekhane boykotuna gitti. Taleplerinin kabul edilmesi için bir de imza kampanyas› bafllatan ö¤renciler, binlerce dilekçe toplad›. Boykot, ö¤rencilerin talepleri kabul edilene kadar devam edecek.

Ankara muhalefeti 18 Ekim’de “AKP’ye dur diyelim” slogan›yla ortak bir miting düzenledi. Mitingde yoksulluk, yolsuzluk, zamlar ve hak gasplar› protesto edildi. KESK Ankara fiubeler Platformu, TMMOB ‹l Koordinasyon Kurulu (‹KK) ve D‹SK’in ça¤r›s›yla yap›lan mitinge Tümtis, Petrol-‹fl, Halkevleri, PSAKD, Öv-Der, 68’liler Derne¤i, Ankara Üniversitesi Meclisi, Ö¤renci Kolektifleri, ÖDP,TKP, EMEP, SHP, CHP, Kald›raç ve Al›nteri

destek verdi. S›hhiye’de toplanan yaklafl›k 3500 kiflilik kitle S›hhiye’den Kolej’e kadar yürüdü. Mitingde KESK Ankara fiubeler Platformu sözcüsü Hasan Karakaya, D‹SK Bölge Temsilcisi Kani Beko ve TMMOB ‹KK Sekreteri Ramazan Pektafl birer konuflma yapt›. Emek örgütü temsilcileri, emekcilerin gerici ve neo-liberal AKP iktidar›na karfl› seslerini yükselttiklerini ve bu çürümüfl düzen de¤iflene kadar mücadele edeceklerini dile getirdiler.

Karfl›n›zda savafl hükümeti

Ferda KOÇ

Kürtler, ABD ve Genelkurmay deste¤iyle bölgenin en güçlü partisi olma hayalini kuran AKP’nin lideri Erdo¤an’›n hayallerini kitlesel eylemlerle y›kt› mesiyle birlikte AKP ile Do¤an Medya aras›ndaki “savafla” ara verildi. ‹lker Baflbu¤’un Genelkurmay Baflkanl›¤›’na geliflinin ard›ndan hükümetle TSK aras›nda Kürt sorununda tam bir mutabakat sa¤land›¤›, bu mutabakat›n “ABD’nin bölge politikalar› ile de uyumlu” yeni bir politika çerçevesinde geliflti¤i çok say›da kaynak taraf›ndan dile getirilmiflti. Mutabakat›n içeri¤inin TSK taraf›ndan belirlendi¤i hem Baflbakan Erdo¤an hem de Genelkurmay Baflkan› Baflbu¤ taraf›ndan ifade edilmiflti. Erdo¤an, Aktütün karakoluna ve Diyarbak›r’daki polis servis araçlar›na yap›lan sald›r›lar›n ard›ndan “TSK’n›n istedi¤i bütün önlemleri

ABD’nin sa¤lamay› vaat etti¤i askeri teknik ve politik destek sayesinde PKK’yi askeri ve politik alanda kuflatmay› ve tasfiye etmeyi amaçlayan “yeni” Kürt politikas›n›n baflar›s›zl›¤› saklanamaz hale geldi. PKK’nin Irak Kürdistan›’ndaki varl›¤›n› etkisiz hale getirmeyi hedefleyen giriflimlerin askeri düzeyde ciddi darbeler yemesinin ard›ndan, Abdullah Öcalan’›n ‹mral›’da u¤rad›¤› sald›r›ya karfl› geliflen halk tepkisi AKP’nin bölgedeki varl›¤›n› tehdit edecek bir düzeye ulaflt›. Erdo¤an, bölgede kendisine yönelen yayg›n ve kitlesel tepki karfl›s›nda “Ya sev ya terk et” çizgisine sar›ld› ve aç›kça iç savafl k›flk›rt›c›l›¤›na giriflti. AKP ve TSK’n›n bölgede zor duruma düfl-

alaca¤›n›” ilan etmiflti. Buna karfl›l›k Baflbu¤ ise hükümete verdi¤i 4.5 saatlik Kürt sorunu brifinginde “bölgedeki imam a盤›n›n giderilmesi”ni isteyerek, AKP’nin devletin bölgedeki siyasi seçene¤i haline getirilmesi politikas›na TSK onay›n› ortaya koydu. Yap›lan MGK toplant›s›nda “terörle mücadele için ‹çiflleri Bakanl›¤› bünyesinde kurulacak özel komisyonun, TSK’n›n politikalar› çerçevesinde hareket edece¤i” aç›kland›. Mart ay›nda yap›lacak yerel seçimler öncesinde TSK deste¤ine ve DTP’ye aç›lan kapatma davas›na güvenerek bölgedeki DTP egemenli¤ini y›kaca¤›na kendini inand›ran AKP’ye Kürt halk› yan›t›n› vermek-

Çocuklar› bile düflman bellediler Erdo¤an’›n birkaç y›l önceki Diyarbak›r eylemleri sonras›nda “Çocuk da olsa, kad›n da olsa gereken yap›lacakt›r” sözleri bugün hayata geçiyor. Bölgedeki eylemlere kat›lan çocuklar›, özel harekat timleri ve polislerin döverek yol kenarlar›na ve derelere atarak uygulad›¤› vahflet karfl›s›nda insan›n kan› donuyor. Bölgedeki çocuklara uygulanan vahflet bununla da s›n›rl› kalmad›. Ev bask›nlar›yla toplanan çocuklar›n gözalt›nda u¤rad›¤› iflkenceler ve ço¤unlu¤u ilkö¤retim ö¤rencisi 30’un üzerinde çocu¤un tutuklanmas› AKP’nin bölge halk›yla

köprüleri atmas› olarak yorumland›. Hakkari ve Adana valileri ise eylemlere kat›lan çocuklar›n ailelerinin yeflil

kartlar›n›n iptal edilece¤ini aç›klad›. “Polise tafl atan çocuklar›n ailelerinin yeflil kartlar› iptal edilecek, kömür yard›mlar› kesilecek” aç›klamas› ile Kürtler’i vatandafll›ktan ç›karmaya kadar gidebilecek bir tart›flman›n önünü açan Adana Valisi ‹lhan At›fl kendini savunurken devletin tepesinde sa¤lanan uzlaflmay› aç›klad›. Din adamlar›n›n “ikna” için kullan›laca¤›n› duyuran Vali, Kürt çocuklar› ileride “Tayyip Erdo¤an ve Abdullah Gül olarak” görmek istediklerini vurgulayarak kafas›ndaki Kürdü tarif etti: Tek iyi Kürt AKP’li Kürt’tür!

ferdakoc@hotmail.com

te gecikmedi. Öcalan’›n ‹mral›’da u¤rad›¤› fiziki sald›r› ve ölüm tehdidinin “Kürtler’in onuruna sald›r›” oldu¤unu ileri süren PKK, halk› Öcalan’a sahip ç›kmaya ça¤›rd›. H›zla geliflen kitlesel eylemlerde (Baykal’›n az buldu¤u) polis terörü can almaya, iflkencede ölüm vakalar› yaflanmaya, kitlesel tutuklamalar gerçekleflmeye bafllan›nca, tepkiler bölgedeki AKP varl›¤›na yöneldi. Kürt halk›n›n AKP’ye yönelen tepkisi karfl›s›nda Tayyip Erdo¤an bölgede 2. parti olmaktan ve iktidarda bulunmaktan kaynaklanan yersiz bir cesaretle DTP’ye “hodri meydan” dedi. Ancak, bölgedeki kent merkezlerinde DTP’ye karfl› “gövde gösterisi” yapma iddias›yla yola ç›kan Erdo¤an Diyarbak›r’da, Hakkari’de, Tunceli’de ve Van’da fliddetli tepkilerle karfl›land›. DTP’nin halka yapt›¤› “sivil itaatsizlik” ça¤r›s›, 1990’lardaki “Serx›ldan”lardan bu yana ilk defa tam kat›l›ml› kepenk kapatma hareketleriyle, çöplerin al›n-

mad›¤›, okullar›n boflalt›ld›¤› boykot hareketleriyle karfl›land›. Bütün büyük kentlerde Erdo¤an’a karfl› militan kitlesel protesto hareketleri geliflti. AKP’ye karfl› geliflen militan halk tepkisiyle bütünleflen bir biçimde, DTP Diyarbak›r’da üç gün süren “Oturma Eylemi” düzenledi. ‹ki hafta boyunca süren çat›flmalar, AKP’nin bölgedeki Kürt halk›ndan yal›t›lmas›yla sonuçland›¤› art›k belirgin hale gelirken, Do¤an Medya h›zla söylem de¤ifltirerek, “Güneydo¤u’da herkesin AKP’li oldu¤unu” ilan etti. Bu geliflme, AKP’nin bölge politikalar›ndan diskalifiye olmas›ndan büyük sermayenin ciddi bir endifleye kap›ld›¤›n› gösterdi. Bu geliflmenin ard›ndan Erdo¤an’›n söylemi de faflistleflmeye bafllad›. Tekçi devlet anlay›fl›n› savunmayan herkesi “ülkeyi terk etmeye” ça¤›ran Erdo¤an, göstericilere tüfekle atefl açan “vatandafl”› anlay›flla karfl›lad›¤›n› ilan ederek, çat›flmalar›n bat›ya yay›lmas›n›n iflaret fifle¤ini yakt›.

Kürtler AKP’ye meydan vermiyor Polisin coplar›na ve gazl› sald›r›lar›na karfl› koyan Kürt halk›, kitlesel direnifl ve sivil itaatsizlik eylemleriyle AKP’nin “Güneydo¤u’yu ele geçirme plan›”n› bofla ç›kard›

AKP’den kanl› aç›l›m ABD orijinli Kürt siyaseti ›rkç›lar›, geleneksel sermayeyi, Il›ml› ‹slamc›lar›, militaristleri ayn› gemide toplamay› baflar›yor ABD mutfa¤›nda piflirilerek Kürt sorununa yönelik bir aç›l›m umudu olarak sunulmaya çal›fl›lan Irak Bölgesel Kürt Yönetimi-Türkiye yak›nlaflmas› yol ald›kça, sözüm ona aç›l›m›n gerçek niteli¤i aç›kl›¤a kavufluyor. Devlet yeni bir savafl konseptini devreye sokarken, Baflbakanl›k D›fl Politika Dan›flman› Ahmet Davuto¤lu Kürt sorunu gündemiyle Barzani ile efl zamanl› olarak ABD’ye gidiyor. Her ne kadar yalanlansa da ‹lker Baflbu¤’un Barzani ile görüflmeleAhmet Davuto¤lu Baflbakanl›k D›fl Politika Dan›flman›

re yeflil ›fl›k yakt›¤› gazetelere s›zd›r›l›yor. AKP yanl›s› bas›n bu geliflmeleri çözüm yolunda at›lm›fl önemli ad›mlar olarak manfletlerine tafl›rken bölgede çocuklar tutuklan›yor, insanlar dövülüp ‘öldü’ diye derelere at›l›yor. Irkç› militarist bir konsept ile bafllar› ezilmeye çal›fl›lan Kürtler, Amerikanc› Il›ml› ‹slamc›lar’a mahkum edilmeye çal›fl›l›yor. Do¤an Medya AKP’nin Kürt politikalar›na övgüler düzüyor. Sözde aç›l›m›n, ›rkç›larla ‹slamc›lar’› ayn› eksende buluflturmaya bafllamas› dikkat çekiyor. ABD’nin projesine paralel olarak Kürt hareketine yönelik tavr›n› sertlefltiren Erdo¤an, Ergenekon operasyonunun hedeflerinden ›rkç› Tercüman gazetesinden övgüler al›yor. ABD orijinli, “PKK’yi ezme karfl›l›¤› Barzani ile bar›flt›r” siyaseti ›rkç›lar›, geleneksel sermayeyi, Il›ml› ‹slamc›lar’›, militaristleri ayn› gemide toplamay› baflar›yor. Tüm tayfalar ayn› gemide buluflurken, topun a¤z›na, düflmanlaflt›r›lmaya çal›fl›lan Kürt ve Türk yoksul emekçilerin gelece¤i konuyor.

S›z›

Yo¤un medya ve sermaye deste¤ini arkas›na alan AKP ile TSK, Güneydo¤u’da AKP’yi birinci parti yapma plan›nda uzlaflt›. Bu plana tepki gösteren Kürt halk›, acil sorunlar›na bir an önce çözüm bulunmas›n› istedi. Devletin “Güneydo¤u’da AKP’yi birinci parti yapma plan›”na tepki gösteren halk, Baflbakan Erdo¤an’›n Diyarbak›r, Tunceli, Van ve Hakkâri illerini ziyareti s›ras›nda, acil taleplerini dile getirdi. Hükümetin Kürt halk›n›n taleplerini görmezden gelen fliddet yanl›s› tav›rlar›na karfl› bölge halk›, kepenk kapatarak, çöp toplamayarak ve kitlesel protesto eylemleri yaparak tep- f› kepenk açmaya zorlad›lar. Günler kilerini yans›tt›. Ayr›ca Öcalan’a sa- öncesinden bölgeye sevk edilen iship ç›karak hapishane koflullar›n›n tihbarat ve polis birliklerinin de yariyilefltirilmesini isteyen halk, “Ana d›m›yla çok say›da gösterici gözalt›Dil Hakk›” ve “Kürt Kimli¤i”nin na al›nd› ve tutukland›. Gözalt›na anayasal olarak tan›nmas› talebini di- al›nanlar ve tutuklananlar aras›nda le getirdi. “Diyarbak›r’› istiyorum” çok say›da çocu¤un bulundu¤u gözdemecini vererek bölge gezisi plan- lendi. layan Erdo¤an’a günler öncesinden, ‘Kepenkleri aç›n yoksa öldürürüz’ Ayr›ca Baflbakan›n gezileri s›ra“böyle geliyorsan hiç gelme, bu flartlarda geleneksel Kürt misafirper- s›nda çok say›da DTP’li, esnaf ve verli¤ini bulamazs›n” diyen Diyarba- belediyeci tehdit edildi. Van’›n Baflk›rl›lar t›pk› Tunceli, Van ve Hak- kale ilçesinde kepenk kapatan esnaf karililer gibi “demokratik tepkilerini” ve DTP yöneticileri “bir saat içinde kepenkler aç›lmazsa gösterdiler. On binhepinizi öldürürüz” lerce insan›n kat›ld›Kürt gençlerinin sokak fleklinde tehdit edil¤› flenlikli eylemlersokak büyüyen isyan› diler. Erdo¤an kapade türküler söylendi, AKP’’nin demokrasi l› kepenkleri “örgüt halaylar çekildi. Pomaskesini indirdi bask›s›” olarak delisin sert müdahaleler¤erlendirirken oldukde bulunmas› sonucu ça az say›daki aç›k eylemler fiili direnifllere kepenkin devlet bask›ve kitlesel yürüyüfllere dös›n›n ürünü oldu¤u gönüfltü. rüldü. Esnafa kepenklerin Çöp toplamama ve aç›lmas› için bask› uygulakepenk kapama gibi yan polisin bu tavr› üzerieylemler karfl›s›nda polis ve ne, esnaf DTP ilçe binas› AKP yanl›s› kurumlar, bizzat önünde toplanarak polis kendileri çöp toplad› ve esna-

bask›s›n› protesto etti. Eylemler Erdo¤an’›n gitti¤i Kürt illeriyle s›n›rl› de¤ildi. ‹stanbul baflta olmak üzere Mersin, Adana, ‹zmir gibi Kürtler’in yo¤un yaflad›¤› birçok flehirde eylemler yap›ld›. Kürtler’in yo¤un yaflad›¤› bat› illerinde DTP’lilerin yapmak istedikleri bas›n aç›klamalar›na izin vermeyen polis, hemen hemen bütün eylemlere sald›rarak yüzlerce kifliyi gözalt›na ald›. DTP 1-2 Kas›m tarihlerinde “Art›k Yeter, Kürt Sorununa Demokratik Çözüm” slogan›yla “Sivil ‹taatsizlik Eylemi” yapt›. Diyarbak›r’›n Bat›kent kavfla¤›nda devasa büyüklükte üç çad›r kuruldu. Oturma eyleminin yap›ld›¤› alanda iki gün boyunca Kürt halk› türküler söyleyip halaylar çekti. Binlerce kiflinin kat›ld›¤› oturma eylemini, ‹zmir, Ankara, Mersin, Adana, Ayd›n, Hakkâri, fi›rnak, Mardin, Siirt, Urfa, Batman, Bingöl ili ve ilçelerinden binlerce kifli ziyaret etti. DTP Genel Baflkan› Ahmet Türk eylemde yapt›¤› konuflmada, “fliddette ›srar edenin AKP hükümeti” oldu¤unu belirtip sorunlar›n diyalog yoluyla çözülmesini istedi.

F›rat’›n do¤u yakas›nda AKP’ye ve Erdo¤an’a karfl› tepki “patlad›”. “Teröristler”, “terör örgütü yandafllar›”, “ortal›¤› atefle verdiler” gibi laflarla üstü ne kadar örtülmeye çal›fl›l›rsa çal›fl›ls›n, girdi¤i her flehrin merkezinin “ölü flehir” görünümü kazanmas› en çok Erdo¤an’›n can›n› s›km›fl olmal› ki, kendisini protesto etmek için yol kenarlar›na biriktirilmifl çöp birikintilerini “DTP’li belediyelerin hizmet kusuru” sayd›, esnafa zorla kepenk kapatt›r›ld›¤›ndan flikayet etti. 1990’lar›n serx›ldanlar› ile karfl›laflt›r›ld›¤›nda, Kürt halk› içinde daha yayg›n ve örgütlü bir kitle tepkisinin ortaya ç›kt›¤› kesin. Tepkiye rengini veren duygu ise “hakarete u¤ram›fll›k” duygusu. PKK, Öcalan’›n sald›r›ya u¤ramas›n›, ölümle tehdit edilmesini, Kürtlerin ulusal kimli¤ine yöneltilmifl bir hakaret olarak tan›mlad› ve baflta gençlik olmak üzere Kürt halk›n› bu hakareti karfl›l›ks›z b›rakmamaya ça¤›rd›. Ça¤r›n›n karfl›l›k buldu¤u aç›k. Resmi söylemin “bölücü bafl›”, “terörist bafl›” olarak tan›mlamakta ›srar etti¤i Öcalan’›n Türkiye’deki Kürtlerin büyük bir bölümü için en çok da Kürt gençleri ve kad›nlar› için “Kürt ayd›nlanmas›n›n bafl›”, Kürt kimli¤ini Türkiye’ye kabul ettiren baflkald›r›n›n “Baflkan”› olarak sayg› duyulan bir lider oldu¤unu; “Say›n Öcalan” ifadesinin sadece Öcalan’a duyulan bu sayg›y› de¤il, Kürdün yeni kazand›¤› öz-sayg›s›n› yans›tma yoluyla ifade etti¤ini anlamayan kald› m› bu eylemlerden sonra, bilmiyorum… Ama art›k bu olgu da “Kürt realitesi”nin bir parças› oldu. Erdo¤an ç›kabildi¤i her kürsüde DTP belediyecili¤ini elefltirdi ve “kimlik siyaseti”nin yerini “hizmet siyaseti”nin almas› gerekti¤ini vurgulad›. Kürt illerinin yoksullu¤unun göstergesi olan bozuk yollar› DTP belediyelerinin “çal›flmamas›na” ba¤lad›. Siirt’in, Van’›n yoksullu¤unu, yoksunlu¤unu görmezden geldi ama, sorulsa onu da DTP’lilerin engellemelerine ba¤layacak kadar yüzsüzlü¤ü ele alm›flt›. Erdo¤an’›n ekonomik geliflme, kalk›nma, refah vaadlerini öne ç›karan söylemi yaln›zca “Kürt ifl adamlar›”n›n bir k›sm›n›n ilgisini çekti. Bütün yoksul mahallelerin meydanlar›n› zapteden ve kent merkezine do¤ru ilerleyip polisle çat›flmaya giren Kürt gençlerine ise “ulaflamad›”. Duyurulamad›¤›ndan de¤il, Kürt gençlerinin önceli¤i farkl› oldu¤undan. Gençler “ekmekten önce sayg›” diyorlard›. Ve kendilerini sayd›rman›n yolunu tafllara sar›lmakta bulmufllard›. Sloganlar› kararl› bir öfkeyi d›fla vuruyordu: “Meclisi basar›z Erdo¤an’› asar›z” Erdo¤an’›n “ekonomi” söylemi orta yafll›lar› ve kad›nlar› da cezbetmiyordu. Kan akarken “ekonomi” ne ifle yarar. Çocuklar›n›n kan› akan bir halka “iflinize gücünüze bak›n” demenin o halk› incitece¤i çok belli. Fukara Kürt için Erdo¤an’›n söyleminin cazibesinin olmamas› “kan akarken ekonominin bir ifle yaramamas›ndan” da de¤il yaln›zca. Erdo¤an›n “kalk›nma ve refah” dedi¤i fleyin “seçim rüflveti”, “sadaka” ve “kölelefltirme” oldu¤unu Kürt halk› hissediyor. Erdo¤an’›n neo-liberal ikiyüzlülü¤ü, Kürt halk›na karfl› sayg›s›zl›¤›n›n bir baflka görünümü. Anlafl›lmaz olan fley, Kürt ulusal hareketinin, bölge için AKP’nin orta¤› oldu¤u Kürt-düflman› politikalar›n bu yüzüne karfl› aç›k bir mücadeleye halen giriflmemifl olmas›; AKP’nin “kalk›nmac›” söylemine hakketmedi¤i bir “sahicili¤i” fiilen atfetmesi. Gazeteler “Bush usulü koruma” diyerek ambalajlayadursun; Erdo¤an Diyarbak›r’da Dicle Üniversitesinde konuflmaya giderken korumalar›n›n arabas›na binmifl, üniversiteye servis kap›s›ndan girmifl. K›sacas› “Kas›mpaflal›”, “keki”nin karfl›s›nda ceketinin eteklerini toplay›vermifl. ‹flte bu Erdo¤an’›n “bitti¤i an”d›r. Tayyip Erdo¤an ve AKP Diyarbak›r’da bitmifltir. Diyarbak›r’da biten, fazla sürmez, Van’da, Siirt’te, Mardin’de, Urfa’da da biter. Van’da Erdo¤an konuflurken kürsünün 300 metre ilerisinden dumanlar yükseliyor. Gaz bombalar›n›n at›ld›¤› noktadan kürsüye do¤ru hafif de olsa bir rüzgar esmifl miydi ve o rüzgar›n tafl›d›¤› biber gaz› zerreleri Erdo¤an’›n genzini s›zlatabildi mi bilmiyorum. Ama Erdo¤an’›n 15 gün boyunca yedi¤i tekmelerin s›z›s›n› yerel seçim sand›¤› aç›ld›ktan sonra daha fliddetli hissetmekten flimdiden korkmaya bafllad›¤›, “Ya sev ya terk et” flirretli¤ine sar›lmas›ndan anlafl›l›yor.


6 Kas›m 19 Kas›m

2008

‹NSANCA YAfiAM 5

Sa¤l›k Sistemi akbabalara emanet Patronlar halk›n sa¤l›k hakk› üstüne pazarl›k yapmak için hiçbir f›rsat› kaç›rm›yor. Özel hastaneler hastalardan daha fazla katk› pay› alabilmek için kriz arifesinde hükümeti iflçi ç›kartmakla tehdit ediyor Sa¤l›k hizmeti, ç›kart›lan yasa ve yönetmeliklerle piyasalaflt›r›lmaya devam ediyor. Yaflanan her türlü s›k›nt› ve kriz ise sa¤l›k hizmetinden yararlananlar› daha fazla soyman›n ve zora sokman›n bahanesi haline getiriliyor. AKP hükümeti ç›kartt›¤› yönetmelikle ilaç ve tedavi masraflar›n›n geri ödenmesi

konusunda yeni kurallar belirledi. Yeni uygulama ile sa¤l›k harcamalar›n›n kamu çal›flanlar›na geri ödenmesi zorlaflt›r›ld›. Bu uygulama hastalar için tedavi s›ras›nda daha fazla prosedüre uyma ve evrak takibi yapma anlam›na geliyor. Bir yandan da devlet taraf›ndan hizmetin karfl›lanmas›n›

daha da güçlefltiren kurallar koyuyor. Hükümet sa¤l›k hizmetini tahrip ettikçe özel sa¤l›k kurumlar› da kendi rant olanaklar›n› artt›rman›n derdine düflüyor. Katk› paylar›n›n art›r›lmas›n› isteyen özel hastane sahipleri hükümeti iflçi ç›kartmakla tehdit ediyor. Yaklaflan krizi bahane eden özel hastane patronlar›

SGK’ya ba¤l› kurumlardan kendilerine gelen hastalardan ald›klar› katk› pay›n›n artt›r›lmas› için hükümeti en zay›f yerinden vuruyor. Özel hastane sahiplerinin hükümetin yaklaflan kriz karfl›s›nda derinleflmesi beklenen iflsizlik sorununu kullanmas› ve halk›n sa¤l›¤› üzerine pazarl›k yapmas› “akbabalar›” hat›rlat›yor.

Hem gelecekleri hem okullar› karart›l›yor Devlete ba¤l› olan da¤›t›m kurumlar›, özelleflmeyi beklemeden okullar›n elektri¤ini kesmeye bafllad›. AKP yine iflbafl›nda Elektrik da¤›t›m hizmeti henüz ülke çap›nda piyasalaflt›r›lamad›. Fakat AKP flimdiden piyasa kurallar›n› uygulayarak ihaleyi kazan flirketlere yol aç›yor. Okularda kesintiler bafllad› Geçen ay Adana ve Konya’da ödenmemifl faturalar nedeniyle çok say›da okulun elektrikleri kesildi. Yüzlerce okul da bölgele-

rindeki elektrik da¤›t›m kurumunun benzer tehditleri ile karfl› karfl›ya. Adana’da okullar, elektrik faturas›n› tahsil edemedi¤i gerekçesi ile Toroslar Elektrik Da¤›t›m A.fi. (TEDAfi) taraf›ndan karanl›kta b›rak›ld›. Ekim ay›n›n ilk haftas› 4 ilkö¤retim okulunun bir de lisenin elektri¤i kesildi. TEDAfi sadece Adana’da benzer durumda 270 okul oldu¤unu aç›klad›. Konya’da ise Meram

Elektrik Da¤›t›m A.fi. taraf›ndan Beyflehir, Seydiflehir, Cihanbeyli ve Hüyük ‹lçeleri’ndeki baz› ilkö¤retim okullar›n›n elektrikleri kesildi. ‹ki flehirde de borçlar için geçici çözümler aran›yor. Eylül ay›nda benzer bir durum Samsun Bafra Anadolu Lisesi’nde yaflanm›fl okulun borç nedeniyle elektri¤i kesilmifl ö¤renciler e¤itime mumlarla devam etmiflti. Çözüm velilerin cebinde Okullar faturalar ve di¤er ihtiyaçlar için ödenek ayr›lmay›nca borç bata¤›na sürükleniyor. Faturalar›n okul yönetimleri taraf›ndan kay-

nak yarat›larak ödenmesi bekleniyor. Konya’da gerekli kayna¤›n okul aile birlikleri taraf›ndan yarat›lmas› düflünülüyor. Bu da fatura için gerekli paran›n velilerin cebinden ç›kaca¤› anlam›na geliyor.

AKP özellefltirme sonras›na yol yap›yor Okullara yeterince ödenek yollamayarak borç içinde b›rakan AKP ise ek bütçe yerine özellefltirmeye haz›rland›¤› elektrik da¤›t›m a¤›nda özel sektörün önünü

açacak biçimde okullar›n elektri¤ini kesiyor. Böylece da¤›t›m özellefltirmesi sonras› hangi kurum oldu¤una bak›lmaks›z›n hizmetin kesilebilmesi için devlet eliyle özel da¤›t›m firmalar› için zemin haz›rlan›yor.

E¤itim hakk› için buluflma Bahçelievler E¤itim Platformu, 29 Ekim’de Anisa Dü¤ün Salonu’nda ‘E¤itim hakk›’ mücadelesi bileflenlerinin bulufltu¤u bir etkinlik düzenledi. Velilerin, ö¤retmenlerin ve ö¤rencilerin kat›l›m›yla yap›lan ve 200 kiflinin kat›ld›¤› etkinlikte e¤itimde var olan sorunlar farkl› aç›lardan de¤erlendirildi ve ortak mücadele olanaklar›n›n tart›fl›l-

d›. E¤itim-Sen 1 Nolu fiube, Bahçelievler Halkevi, May›sta Yaflam Kooperatifi Yenibosna fiubesi, SEV-DER (Sevdilli ve Çevre Köyleri Derne¤i), Bir Umut Derne¤i fiirinevler fiubesi , ‹stanbul Giresunlular Derne¤i taraf›ndan kurulan platformla bölgede e¤itim hakk› için ortak mücadele zemini yarat›l›yor.

Engelliler e¤itim hakk›n› tart›flt› Engelliler ve engelli e¤itimi uzmanlar›, AKP hükümetinin gerici-piyasac› politikalar› ile tahrip edilen e¤itim hizmetini, kendilerine özgü sorunlarla beraber tart›flt›. E¤itim Hakk› Forumu’nda ortak talepler için ortak mücadele vurgusu öne ç›karken engelli haklar›na dönük çal›flmalar›n h›z kazanmas› gerekti¤ine dikkat çekildi Engellilerin E¤itim Hakk› Forumu, 26 Ekim Pazar günü ‹.Ü Çapa T›p Fakültesi Kemal Atay Dersli¤i’nde yap›ld›. 30’u aflk›n engellinin ve engelli e¤itimi uzman›n›n kat›ld›¤› forumda e¤itim hakk› talebinin engellilere özgü boyutlar› tart›fl›ld›. Forum; Halkevleri Engelli Haklar› Atölyesi, E¤itim-Sen ‹stanbul 3 No’lu fiube, Alt› Nok-

ta Körler Derne¤i ‹stanbul fiubesi, Türkiye Sakatlar Derne¤i Genel Merkezi ve Spina Bifida Derne¤i’nin ortak ça¤r›s› ile gerçeklefltirildi. 2007 Haziran›nda yap›lan Halk›n Haklar› Var Forumu kapsam›nda Engelli Haklar› Atölyesi’nde bafllat›lan tart›flmalar, bu tarihten beri gerçeklefltirilen farkl› etkinliklerle sürdürülüyordu.

Forum bu çal›flmalar kapsam›nda, engellilerin en fazla ayr›mc›l›k ve hak kayb› yaflad›klar› alan olan “E¤itim Hizmetinin” konunun do¤rudan muhataplar› taraf›ndan tart›fl›lmas› amac›n› tafl›yordu. Engellilerin E¤itim Hakk› Forumu; Neoliberal Dönemde Engellilik Hali, Engellilerin E¤itim Hali, Engellilerin E¤itim Hakk› ve Engellilerin E¤itim

Hakk› Mücadelesi bafll›klar› alt›nda üç oturumda gerçekleflti. Yürütülen ortak tart›flmalarda ise e¤itimin herkes için hak oldu¤u, engellilerin e¤itim hakk›n›n gasp edilmesine karfl› engelli derneklerinin, e¤itimcilerin, velilerin ortak talepler etraf›nda beraber hareket etmesi gereklili¤i vurgulanarak çal›flmalar›n h›zland›r›lmas› fikri kabul gördü.

Halk köprü de¤il yaflam Sen de suyun gibi kirlisin Gökçek istiyor Milli E¤itim Bakanl›¤› daha az ö¤retmen atamak için tafl›mal› e¤itim sistemini giderek abart›yor. Ö¤renciler ise köylerinde okul olmas›na ra¤men e¤itim için yollarda can veriyor Sar›yer halk› Üçüncü Bo¤az Köprüsü projesi ile mahallelerinin tahrip edilmesine karfl› mücadele ediyor. 51 ayr› kitle örgütü, siyasi parti ve meslek odas›n›n oluflturdu¤u “Üçüncü Köprü Yerine Yaflam Platformu” gerçeklefltirdi¤i eylemlerle “Sar›yer’de çevre talan›na dur” diyor. Platform 19 Ekim Pazar günü Hac›osman Bay›r›’ndan Tarabya’ya kitlesel bir yürüyüfl yapt›. Yaklafl›k iki kilometre yol yürüyen iki yüzü aflk›n platform üyesi “Köprü de¤il insanca yaflam”, “Orman›na suyuna mahallene sahip ç›k”, “Köprü y›k›ls›n Tayyip alt›nda kals›n” sloganlar› att›. Eyleme yürüyüfl güzergâ-

h› boyunca geçilen sokaklardan da kat›l›mlar oldu. Yürüyüflün ard›ndan Tarabya’da Prof. Dr. Zerrin Bayrakdar platform ad›na bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdi. Köprünün halk için de¤il rant için yap›ld›¤›n› söyleyen Bayrakdar, “1. ve 2. köprülerde oldu¤u gibi 3. köprüde de yolcu tafl›mac›l›¤›n›n de¤il özel araç kullan›m›n›n teflvik edilece¤ini” belirtti. Bayrakdar “yeni köprü projesine karfl› mücadeleye devam edeceklerini” de aç›klad›. Eylemden bir hafta önce mahalle esnaf›n›n afifllerini asarak duyurmaya bafllad›¤› yürüyüfle Beykoz’dan gelen bir grup da kat›larak karfl› yaka ad›na des-

tek verdi. Yaklafl›k bir saat süren eylem boyunca yap›lan konuflmalarla Sar›yer halk›n›n yaflanabilir çevre, bar›nma ve ulafl›m hakk› için mücadele etti¤ini anlatan konuflmalar yap›ld›. Platform “Yaflam” diyor Üçüncü Köprü Yerine Yaflam Platformu, yedi ay önce, Sar›yer ve Beykoz Halkevleri, Orman Mühendisleri Odas›, Tonyal›lar Derne¤i, Makine Mühendisleri Odas›, Mimarlar Odas›, Maden Mah. Kültür ve Sosyal Yard›mlaflma Derne¤i gibi kitle örgütlerinin, belediye meclis üyelerinin ve mahalle muhtarlar›n›n biraraya gelmesiyle oluflturulmufltu.

Geçmiflte Ankaral›lar’›n evlerini, ifllerini, temiz bir çevrede yaflayabilme haklar›n› gasp eden Gökçek’in bu seferki kabahati yenilir yutulur cinsten de¤il. Ankaram Platformu dönem sözcülü¤ünü yürüten ‹nflaat Mühendisleri Odas› Ankara fiubesi, Ankara suyunun son durumuna iliflkin Devlet Su ‹flleri Genel Müdürlü¤ü’ne yapt›rd›¤› analiz sonuçlar›n› aç›klad›. Ankara suyunda, suya la¤›m kar›flmas› durumunda ortaya ç›kan koliform bakterisine

yo¤un miktarda rastland›. Ankara halk›na s›hhi kriterle uymayan kirli su içiren Gökçek veriler karfl›s›nda sessiz kald›. Yaklaflan seçim yar›fl›na h›zl› polemiklerle girifl yapan Gökçek halka kirli su içirmenin bedelini ödemekten kaçabilece¤ini düflünüyor. ‹nsan sa¤l›¤›na telafi edilemez biçimde zarar veren Gökçek bunlar kusur de¤ilmifl gibi zehirledi¤i Ankaral›lar’dan oy isteyerek yeniden Büyükflehir Belediyesi yönetimine talip oluyor.

Akbil protestosu ‹stanbul’da iki kad›n yolcu geç gelen otobüsü protesto ederek akbil (elektronik bilet) basmad›. 26 Ekim Pazar günü Taksim Meydan›’ndan Yedikule yönüne giden otobüsü bekleyen iki kad›n yolcu otobüsün geç gelmesini protesto ederek akbillerini sayaçta okutmad›. Bunun üzerine ‹ETT’ye ait otobüsün floförü ile protestocu yolcular aras›nda tart›flma ya-

fland›. Dura¤a geç gelen floför, kendisini protesto eden yolcular ücretlerini ödemedikleri sürece hareket etmeyece¤ini belirtti. Ç›kan tart›flma nedeniyle bölgedeki polisler de otobüse gelerek taraflar›n ifadesini ald›. Otobüs floförü bilet bas›lmad›¤› için kad›nlar ise ma¤dur olduklar› için flikayette bulundular.

Yuh be! V ekranlar›ndan bir görüntü … Yer; Ankara Maltepe’de bulunan Büyükflehir Belediyesi’nin gaz sat›fl binas›n›n d›fl merdivenleri, binadan az önce ç›kan yafll›ca bir amcam merdivenlerden a¤›r a¤›r inmekte ve bir yandan da elindeki makbuza bakmakta, belli ki az önce gaz sat›n alm›fl. Amca, giderek kameraya yaklafl›r, tabii gözü makbuzda oldu¤u için kameradan habersiz, birden duraklar, önce yüzü ekflir ve ard›ndan güçlü bir sesle hayk›r›r: “Yuh be !” Malumunuz oldu¤u üzere do¤algaza yine zam geldi, hem de yenilir yutulur cinsten de¤il, vergilerle birlikte %25’i bulacak deniliyor. 2008 y›l› Ocak ay›ndan bu yana do¤algaza yap›lan toplam zam oran› böylelikle %72’yi geçmifl durumda. Bu geliflme; yoksul, dar gelirli vatandafl için kötü bir haber oldu¤u kadar, ‹. Melih Gökçek için de kötü bir haber. Çünkü do¤algaza yap›lan bu son zamm›n, alacaklar›n› tahsil edemeyen BOTAfi’›n içinde bulundu¤u mali s›k›nt›ya dayand›¤› bilinmekte. BOTAfi’›n faizleriyle birlikte yaklafl›k 15 milyar YTL alaca¤› var. Bunun 677 milyon YTL’si ise Baflkent Gaz’a yani bizzat ‹.Melih Gökçek’in belediyecili¤ine ait. BOTAfi’a borçlular listesinde bu rakamla Gökçek, ikinci s›rada yer almakta. ‹lk s›rada ise do¤algaz ile çal›flan elektrik santralleri var. Bilgi olsun diye, ‹stanbul ve ‹zmir gibi di¤er büyük kent belediyelerinin BOTAfi’a olan borç toplam›, ‹.Melih Gökçek’in borcunun yar›s› bile de¤il. Tam da yerel seçimler öncesi bu geliflme, belli ki Gökçek’in can›n› s›kt› ve aceleyle TV programlar›na kat›l›p, do¤algaz zamm› ile kendi borcu aras›nda hiçbir alaka bulunmad›¤›n› savunmaya bafllad›. Ancak ortada yal›n gerçekler var. Vatandafl Baflkent Gaz’dan do¤algaz› peflin para ile sat›n al›yor, çünkü Ankara’da hemen hemen bütün do¤algaz abonelerinde kartl› saatler var, yani kart›n›za önce parayla gaz yükletip sonra onu kullan›yorsunuz. Aksi olsa da fark yok zaten, önceden kulland›¤›n›z gaz›n faturas›n› ödemediniz mi, hemen gaz›n›z kesilir, belediye avukatlar› peflinize düfler. Yani Ankaral›lar Gökçek’e kulland›klar› gaz›n paras›n› peflin ödemifl, bu y›llard›r böyle. Ama Gökçek, o paralar› her ne yapt›ysa, BOTAfi’a aktarmam›fl. Yani kendi kar›yla yetinmemifl, onun yan›nda BOTAfi’›n paras›n› da bir nevi iç etmifl durumda. Belediyeye satt›¤› gaz›n paras›n› alamayan BOTAfi ne yapm›fl? Kasas›nda para olmay›nca, Rusya ve ‹ran’dan yeni gaz sat›n almak için bankalardan kredi çekmifl, zamanla kredi borç ve faizleri alt›nda ezilmifl, iflas›n efli¤ine gelmifl. Baflbakanl›k Yüksek Denetleme Kurulu’nun raporuna göre alacaklar›n› tahsil edemeyen BOTAfi, bankalardan 2 milyar YTL’ye yak›n kredi kullanm›fl durumda. Ayn› raporda, Gökçek’in BOTAfi ile kurdu¤u bu borç iliflkisinin de dolayl› olarak elefltiri konusu yap›ld›¤›, yine bas›n-yay›n organlar›nda yer almakta. ‹.Melih Gökçek’den bahsedince, Dikmen Vadisi’nden bahsetmemek olmaz tabii. Allaha flükür Dikmen Vadisi halk›, her gecekondu mahallesinde oldu¤u gibi do¤algaz kullanmamakta, kömür ve odun sobalar› ile ›s›nmaktalar. Diyebiliriz ki bu zamlar onlar› çok da etkilemeyecek. Ama Gökçek’in o meflhur kentsel dönüflüm projesi, yani vadi halk›n›n evlerinin topraklar›n›n sermayeye peflkefl çekilmek istemesi, flüphesiz flimdi BOTAfi’› da bat›ran ayn› kurnaz, f›rsatç›, tüccar belediyecilik anlay›fl›n›n bir baflka uzant›s›. BOTAfi’›n gaz›n›, paras›n› iç etmekle; yoksul gecekondu halk›n›n evini, topra¤›n› iç etmek aras›nda özde bir fark yok kan›mca. Sonuç olarak, o yafll› amcan›n, Ankara Maltepe’de bulunan Büyükflehir Belediyesi’nin gaz sat›fl binas›n›n d›fl merdivenlerinde, kendisini çekmekte olan kameradan habersiz söyleyiverdi¤i flu “Yuh be!” sözünü, flimdi bütün Ankaral›lar olarak büyütmenin, daha güçlü bir biçimde seslendirmenin zaman›d›r. “Yuh be”nin yegane muhatab› da, AKP’nin neo-liberal belediyecilik anlay›fl› ve onun en önde gelen temsilcisi olan ‹. Melih Gökçek’in, ak›llara zarar o kurnaz, f›rsatç›, tüccar belediyecili¤idir. Yerel seçimlerin de yaklaflmakta oldu¤u bu kritik süreçte, flimdi hep bir a¤›zdan “Yuh be!” demek, hepimiz için öncelikli bir görevidir.

T


6 Kas›m 19 Kas›m

6 K‹BELE

2008

F‹L‹ST‹NL‹ KADIN ÖNDER

HANNE BLANK’TAN M‹T VE GERÇEK

38 YIL ÖNCE ‹LK KADIN PART‹ BAfiKANI

UNIFEM’DEN ‹MZA KAMPANYASI

Maha Nassar yaflam›n› yitirdi

Bekaretin "El De¤memifl" Tarihi

T‹P Genel Baflkan› Behice Boran

Kad›na yönelik fliddete hay›r

Filistin halk›, sürgünde ve iflgal alt›ndaki topraklarda ön saflarda duran cesur bir devrimci militan›n›, yoksullar›n ve kad›nlar›n eflitlik mücadelesinin önemli bir önderini kaybetti. 1994’de, kurulufluna kat›ld›¤› Filistin Kad›n Komitelerinin baflkanl›¤›na seçilen, ‹ntifada’n›n önder kollar›ndan Yüksek Kad›n Konseyi’nin kuruluflunda yer alan, ‹srail taraf›ndan birçok kez tutuklanan evli ve 4 çocuklu Maha Nassar, 10 Ekim’de kanser hastal›¤› nedeniyle, 54 yafl›nda hayat›n› kaybetti.

Hanne Blank, ‹letiflim Yay›nlar› taraf›ndan yay›mlanan kitab›nda, yüzy›llard›r aile, e¤itim, t›p, yasa, din gibi ataerkil kurumlar taraf›ndan kad›n bedeni üzerine infla edilen bekaret kültürü hakk›nda kapsaml› bir araflt›rma sunuyor ve birçok soruya yan›t ar›yor: Bekâret nedir? Kaç çeflit bekâret vard›r? Bekâretin kan›t› yaln›zca himen denilen küçücük bir doku parças› m›d›r? “Beraket hakk›nda bildi¤inizi sand›¤›n›z her fley yanl›fl” diyen Blank, sorgulanmam›fl sorular üzerinden bekaret mitinin tarihinin izini sürüyor.

Türkiye’nin ilk kad›n parti baflkan› Behice Boran, 38 y›l önce 31 Ekim 1970’de Türkiye ‹flçi Partisi baflkanl›¤›na seçildi. 1 May›s 1910’da do¤an, 1948’de siyasal görüflleri yüzünden Dil Tarih Co¤rafya Fakültesi’ndeki görevinden uzaklaflt›r›lan Boran, 1965 seçimlerinde Urfa milletvekili seçildi. 12 Mart sonras›nda 15 y›la mahkum olan Boran, 1981’de vatandafll›ktan ç›kart›ld›. Behice Boran 1987 y›l›nda, 77 yafl›nda sürgünde öldü.

Dünyada her üç kad›ndan birinin fliddet gördü¤ünü aç›klayan Birleflmifl Milletler Kad›nlar Kalk›nma Fonu (UNIFEM), iyi niyet elçisi Avustralyal› film oyuncusu Nicole Kidman’la birlikte, internet üzerinden “kad›na yönelik fliddete hay›r” bafll›kl› bir imza kampanyas› bafllatt›. UNIFEM’in http://www.saynotoviolence.org/" adresinde imzaya aç›lan ve 8 Mart 2009’a kadar aç›k kalacak olan kad›na yönelik fliddete son imza metnine bugüne kadar 250 bini aflk›n insan imza att›.

Bu pisli¤i isyan temizler Üzmez olay› ekonomik kriz ve gericilik k›skac›nda kad›nlar›n yaflad›klar› ma¤duriyetin daha da derinleflece¤ini gösterdi. Ancak kad›n mücadelesi de erkek egemenli¤ine, krize ve gericili¤e karfl› mücadeleyi birlefltirmeye yöneliyor 14 yafl›nda bir çocu¤a yönelik cinsel istismar› nedeniyle tutuklanan Hüseyin Üzmez’in, güvenilir bulunmayan Adli T›p raporu ile serbest b›rak›lmas› kamuoyunun vicdan›n› derinden yaralad›. Kad›n örgütlerinden hukukçulara, meslek odalar›ndan sendikalara kadar oldukça genifl bir yelpazede Üzmez’in tahliyesi tepki ile karfl›land›. Baflta Kad›n ve Çocuktan Sorumlu Devlet Bakan› Nimet Çubukçu olmak üzere AKP’li kad›nlar ve yöneticilerle AKP’ye yak›n çizgide yay›n yapan gazeteler bile olay› olumsuzlayan aç›klamalar yapmak zorunda kald›lar. Üzmez’in bizzat kendisinin çocuk istismar›n› pervas›zca savunuyor olmas› asl›nda gericilik ve mevcut sosyal ekonomik koflullarda kad›na yönelik fliddetin ifrata vard›¤› ve toplumsal tepkinin

en üst noktaya ç›kt›¤› vaka oldu. Ama asl›nda Üzmez vakas› buzda¤›n›n görünen yüzü. Cumhurbaflkan›’n›n dinsel geleneklere uygun olarak 14 yafl›nda bir çocukla evlendi¤i bir ülkede, Üzmez’in piflkinli¤inin nedenini anlamak çok zor de¤il! Türkiye’de kad›na yönelik fliddet ve istismara dini motiflerle meflruluk kazand›ran bir siyasal anlay›fl iktidar oldukça kad›na yönelik fliddet vakalar›n›n say›s› da artacak. Kad›na yönelik fliddet vakalar›ndaki art›fl›n dünya ölçe¤inde de bir anlam› var. Ekonomik krizlerin toplumsal dokuda yaratt›¤› yozlaflma ve y›k›m en çok kad›nlar› vuruyor. Kad›nlar fuhufl, aile içi hizmet, ucuz iflgücü, tafl›y›c› annelik, yafll› erkeklere kölelik gibi amaçlarla rezilce bir ticaretin konusu haline getiriliyor.

Üzmez’in çocuk istismar›n› savunurkenki rahatl›¤› sadece yarg› taraf›ndan kollanmas›ndan kaynaklanm›yor. Bu rahatl›k, gericili¤in bizzat iktidar taraf›ndan her geçen gün toplumsal dokuya ifllenmesinin rahatl›¤›. Türkiye koflullar›nda gericilikle birlikte kad›na yönelik taciz, tecavüz ve fliddet yayg›nlafl›rken, kriz ve beraberinde gelen y›k›m kad›na yönelik fliddeti derinlefltiriyor. Bu yüzden TCK'n›n “Cinsel

dokunulmazl›¤a karfl› suçlar bölümü”yle ilgili de¤iflikliklerin tam da bu dönem tart›flmaya aç›lmas› tesadüf de¤il. Evlilik yafl›n›n 14’e indirilmesi, tecavüzün flikayete

ba¤l› bir suç haline getirilmesi ve tecavüzcüyle evlenerek suçlunun kurtar›lmas› uygulamas›n›n yeniden gündeme getirilmesi, kad›na yönelik fliddetin ve her türlü ka-

d›n ticaretinin meflruluk kazanmas›n›n zeminini yarat›yor. Yasalarla beraber kad›nlar›n mücadele ile kazand›¤› sosyal ve hukuksal haklar›n tahrip edilmesi söz konusu.

Kad›nlar bu davan›n takipçisi olacak!

Baflka bir dünya gerekli ve mümkündür Dünya Kad›n Yürüyüflü 20 Ekim 2008-Galiçya Toplant›s›

Erkek egemen ve neoliberal ekonomi çerçevesinde iflleyen bankac›l›k ve finans sistemi çöktü, sistemin iflleyiflini düzeltmek için yap›lan giriflimler durumu yaln›zca daha da kötülefltiriyor. Dünya borsalar› çöküflte; kriz yayg›nlafl›yor ve gizlenmesi mümkün de¤il. Servetin bölüflülmemesinin sonuçlar› halklar›n ve özellikle de kad›nlar›n kitlesel ölçekte yoksullaflmalar›d›r. Bu sistem, savafl›n Güneyin kaynaklar›na el koyman›n bir arac› olarak gelifltirilmesini ve silah sanayinin gelifltirilmesini destekliyor. Bu askeri çat›flmalar›n tam ortas›nda, kad›nlar kabul edilemez ac›lar ve insanl›k d›fl› fliddete maruz kal›yor. Spekülatörlerin ve hissedarlar›n muazzam kazançlar› özellefltirilirken, sistemin muazzam kay›plar› kamulaflt›r›l›yor; yani biz kad›nlar ve erkekler taraf›ndan devletlerimiz arac›l›¤›yla ödeniyor. Bizler, dünya kad›nlar›, t›rmanan iflsizlikten, g›da özerkli¤inin ortadan kalkmas›ndan, ortak mallar›n ticarilefltirilmesinden en fazla zarar görenler durumunday›z. Bu finansal kriz di¤er tüm krizlerle yak›ndan iliflkili: ‹klim kriziyle, g›da kriziyle, enerji kriziyle ve çal›flman›n kriziyle. Güney ülkeleri zenginlikleri için ya¤malan›yor. G›da al›flkanl›klar› ulus üstü tar›msal-g›da flirketlerinin ç›karlar› için de¤ifltiriliyor. Borçlar›n yükü ve uluslararas› örgütlerden gelen kredi kullan›mlar›n›n fleffaf olmamas› nedeniyle eziliyorlar.

Vakit gazetesi yazar› Hüseyin Üzmez’in Adli T›p raporu ile tahliye edilmesi ve Medeni Kanun’da evlenme yafl› ve tecavüz suçlar›yla ilgili olarak gündeme getirilen de¤ifliklikler kad›nlar› çok k›zd›rd›. ‹stanbullu feministler, birçok ildeki Halkevci kad›nlar ve E¤itim-Sen ‹stanbul flubeleri yapt›klar› eylemlerle “Art›k Yeter” dediler Adalet Bakanl›¤› taraf›ndan gündeme getirilen Medeni Kanun de¤ifliklikleri ile bafllay›p, Hüseyin Üzmez’in tahliye edilmesi ile devam eden süreç, birçok kad›n örgütlenmesi taraf›ndan yap›lan eylemlerle protesto edildi. 19 Ekim’de, “Art›k Yeter! AKP, Yarg›, Erkek ‹flbirli¤ine Son” diyerek Taksim’de bir eylem yapan ‹stanbullu feministler, Adalet Bakanl›¤› taraf›ndan gündeme getirilen, evlenme yafl›n› 14’e indirme, tecavüzcüyle evlenme durumunda cezay› ortadan kald›rma giriflimini protesto ettiler. Feministlerin Üzmez’in tahliye edilebilece¤i yolundaki uyar›s› ise daha tasar› yasalaflmadan gerçekleflti! Üzmez, 28 Ekim’de tahliye edilirken, 30 Ekim’de Ankaral› Halkevci kad›nlar Adalet Bakanl›¤› önünde yapt›klar› eylemde, “Tecavüze sessiz kalmayaca¤›z,

Üzmez’i aklayanlardan hesap soraca¤›z” dediler. ‹stanbul’da iki ayr› eylem ‹stanbul’da da Halkevci Kad›nlar 4 Kas›m günü Sultanahmet Adliyesi önünde bir bas›n aç›klamas› yaparak Üzmez’in tahliyesini protesto etti. Üzmez’in serbest b›rak›lmas›n› sa¤layan adli t›p raporunu düzenleyen hekimler hakk›nda suç duyurusunun yap›ld›¤› eylemde ‹stanbul Halkevi Baflkan›

Semra Ocak bir aç›klama yapt›. Aç›klamada flu ifadelere yer verildi: “14 yafl›nda bir k›z çocu¤una cinsel istismarda bulunmaktan tutuklu yarg›lanan 76 yafl›ndaki Vakit gazetesi yazar› Hüseyin Üzmez’in tahliye edilmesini aklam›yoruz! Üzmez’in tahliyesinin hemen ard›ndan evlilik yafl›n› 14’e indiren yasal düzenlemenin gündeme gelmesi Üzmez ve Üzmez gi-

bi, reflit olmufl her çocu¤a tecavüz etme hakk›n› bir yaflam biçimi olarak do¤ru kabul edenleri aklama giriflimidir. Adalet Bakanl›¤›’n›n hekimler hakk›nda bafllatt›¤› incelemenin bu aklama operasyonunun bir parças› olmamas› için biz kad›nlar bu davan›n ve soruflturman›n takipçisi olaca¤›z.” E¤itim-Sen ‹stanbul flubelerinden kad›nlar da 3 Kas›m günü Taksim Tramvay dura¤›nda bir eylem yapt›. E¤itim emekçisi kad›nllar TCK'n›n “Cinsel dokunulmazl›¤a karfl› suçlar bölümü”yle ilgili de¤ifliklikleri ve tacizci Hüseyin Üzmez'in serbest b›rak›lmas›n› protesto etti. Sakine Denli taraf›ndan yap›lan aç›klamada, AKP’ye seslenilerek “Kad›nlar›n kazan›lm›fl haklar›n› gasp edecek yasaldüzenlemeler yapmay› akl›n›zdan bile geçirmeyin” denildi.

Eskiflehir’de kad›n meclisi Ba¤›ms›z feminist durufl için Eskiflehir’de kurulan Halkevci Kad›nlar Meclisi, düzenledi¤i etkinliklerle yoksul mahallerde kad›nlarla bulufluyor, kad›nlar› buluflturuyor

Sosyalist Feminist Kolektif’den, “erkeklerden, devletten, sermayeden ba¤›ms›z”, dönüflümcü, köktenci, devrimci feminizmi güçlendirmek için dergi...

Halkevi Kad›n Meclisi, 25 Ekim Cumartesi günü Eskiflehir Halkevi’nde Dr. Aysel Kayao¤lu’nun da kat›ld›¤› bir söyleflide kad›n sorununu tart›flt›. Kad›nlar kendilerini, evdeki ve kamusal alandaki konumlar›n› birbirleriyle paylafl›p tart›flt›lar. Toplant›ya kat›lan birçok kad›n tart›flmalardan oldukça yararland›¤›n› dile getirdi. Kat›l›mc›lar›n›n ço¤u, 2 Kas›m’da Ankara’da yap›lan Halkevleri mitingine kat›ld›. Ayn› gün bir bas›n toplant›s› düzenleyen Eskiflehir Halkevi üyesi kad›nlar,

2007 y›l›n›n ortalar›ndan itibaren, Mor ‹¤ne ve Novamed’le dayan›flma gibi kampanyalarla beraber örgütlenen Sosyalist Feminist Kolektif, “kad›nlar olarak birlikte politika yapmak, kad›nlar› politik bir kolektif özne” haline getirmek için bir ad›m daha atarak, 2 Kas›m’da ‹stanbul’daki “mekan›n›n” aç›l›fl›n› yapt›. Kolektif iki üç ayda bir “Feminist Politika” isimli bir de dergi ç›kartacak. 25 Kas›m’da kad›na yönelik fliddete dair di¤er kad›n örgütlenmeleriyle birlikte ortak çal›flmalar yapmay› tasarlayan kolektif, “ka-

AKP’nin kad›n politikalar›n› ve Hüseyin Üzmez’in tahliye edilmesini protesto etti. “Halk düflman› bir parti, kad›n düflman› bir yoldafl›n› affetti” diyen kad›nlar, kad›na yönelik fliddet ve taciz vakalar›nda son günlerde görülen art›flta gerekli yasal düzenlemeleri yapmayan AKP’nin sorumlulu¤unun oldu¤unu belirttiler. Halkevci kad›nlar; ayr›mc›, cinsiyetçi, kad›n düflman›, adaletsiz uygulamalar›n karfl›s›nda yer ald›klar›n› hat›rlatarak, davan›n takipçisi olacaklar›n› aç›klad›lar.

d›n eme¤i, kad›n istihdam› ve kriz” gibi konularda özgün politikalar gelifltirmeyi ve ba¤›ms›z feminist çizgiyi güçlendirmeyi temel amac› olarak benimsiyor.

Küreselleflmifl ekonomik örgütlenmenin tek modelinin iflas› karfl›s›nda, bizler 14-24 Ekim 2008 tarihlerinde Galiçya’n›n Vigo kentinde toplanan Dünya Kad›n Yürüyüflü eylemcileri, anti-liberal konumumuzu tekrar teyit ediyor ve Uluslararas› Para Fonu’nun, Dünya Bankas›’n›n, Avrupa Merkez Bankas›’n›n ve Dünya Ticaret Örgütü ile Kalk›nma Bankalar›n›n dönüfltürülmesini talep ediyoruz. Bütün serbest ticaret anlaflmalar›n›, özellikle de Ekonomik Partnerlik Anlaflmalar›n› ve Hizmetler Ticareti Genel Anlaflmas›-GATS’› k›n›yoruz. Uyuflturucu paralar›n› ve yolsuzluklar› gizleyen mali cennetlere son verilmesini ve tüm sermaye hareketlerinin kontrol alt›na al›nmas›n› talep ediyoruz. Bir baflka ekonomik sisteme ihtiyac›m›z oldu¤u aç›kt›r; ekonomik dayan›flma mekanizmalar›n›n, özerk üretim kooperatiflerinin yarat›lmas›n› ve ekolojik, eflitlikçi ve sürdürülebilir bir kalk›nmay› destekleyecek bir Güney Bankas›’n›n kurulmas›n› gelifltirmeye ihtiyac›m›z var. Kamusal fonlar›n kullan›m› ve yönetiminde fleffafl›k talep ediyoruz. Halk›n kaynaklar›n›n bunlara en çok ve en acilen ihtiyaç duyanlar›n temel ihtiyaçlar›n› karfl›layacak biçimde kullan›lmas›n› istiyoruz. Devletlerimiz sorumludur: Hesaplar›m›z ellerinde. Ekonomik sistemi düzenlemek ve yurttafllar›n› finans dünyas›n›n köpek bal›klar›ndan korumak onlar›n görevi ve yükümlülü¤üdür. Krizin maliyetleri hissedarlar taraf›ndan ve spekülasyondan zenginleflenler taraf›ndan ödenmelidir. Paran›n bölüflümünü ve kullan›m›n› yönetenler, halklar, sosyal hareketler ve feminist örgütlenmelerle birlikte demokratik ve kat›l›mc› bir biçimde seçilmelidir. Bütçe tan›mlar› ortak mallar›n korunmas›n› ve kamusal hizmetlerin gelifltirilmesini dikkate almal›d›r. Hepimizin, dünyan›n bütün erkekleri ve kad›nlar›n›n sa¤l›kl› bir diyet, onurlu bir konut, sa¤l›k, e¤itim, onurlu bir ifl, ulafl›m ve kültür hakk›m›z vard›r. Birlikte, adalet, bar›fl, eflitlik, dayan›flma ve özgürlük de¤erlerimizin öncelikli olaca¤› bir dünyay› kurabiliriz.


6 Kas›m 19 Kas›m

2008

EMEK 7

 Emekliler haklar›n› istiyor

 Ö¤retmenler güvence istiyor

 Eme¤in mücadele program›

Baro seçimleri yap›ld›

2009 y›l› bütçesinden emeklilere daha fazla pay ayr›lmas›n› isteyen Emekli-Sen, 24 Aral›k'a kadar sürecek olan "Haklar›m›z› istiyoruz" kampanyas›n› bafllatt›. Emekli-Sen, 2009 y›l› bütçesinde emeklilere daha fazla pay ayr›lmas› talebiyle Emekli Sand›¤› önünde biraraya gelerek, Maliye Bakanl›¤›'na kadar yürüdü. Haklar›m›z› istiyoruz" pankart› açan emekliler, "Sadaka de¤il hakk›m›z› istiyoruz", "Emekli devletin aynadaki görüntüsüdür" gibi sloganlar att›. Maliye Bakanl›¤› önünde yap›lan aç›klamay› Emekli-Sen Genel Baflkan› Veli Beysülen okudu. Beysülen emek güçlerinden eylemlerine destek istedi.

Eskiflehir E¤itim-Sen bünyesinde oluflturulan ‹flsiz ve Güvencesiz Ö¤retmenler Komisyonu “Kadrolu Atanmak ‹stiyoruz!”, “Sözleflmeli Köle Olmayaca¤›z” sloganlar›yla bir imza kampanyas› bafllatt›. Komisyon üyeleri, 27 Ekim günü Adalar Migros önünde imza stand› açt›. Stand aç›l›fl›nda, komisyon ve kampanyayla ilgili bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirildi. Aç›klamada komisyonun hedefleri anlat›ld› ve ard›ndan talepler s›ralanarak mücadele ça¤r›s›nda bulunuldu. 12.3018.00 saatleri aras›nda aç›k kalan stand›n önünde bildiri da¤›t›m› ve ajitasyon konuflmalar› yap›ld›.

Birleflik Metal-‹fl Sendikas›, 31 Ekim-1 Kas›m tarihlerinde bilim insanlar›, D‹SK ve Türk-‹fl ba¤l› baz› sendikalar›n kat›l›m› ile yaflanan krizle ilgili bir atölye çal›flmas› yapt›. Atölye çal›flmas›nda; krizin nedenleri, iflçi s›n›f›na nas›l yans›yaca¤› ve emekçilerin taleplerinin ve mücadele program›n›n neler olmas› gerekti¤i ayr›nt›l› biçimde tart›fl›ld›. “Kriz sermayenin krizidir, faturay› biz ödemeyece¤iz” bafll›¤›yla ilan edilen mücadele program›nda “Krizde gasp edilmek istenen çal›flma hakk›m›z› savunaca¤›z” ve “‹nsanca yaflamak istiyoruz” bafll›klar› alt›nda acil talepler s›raland›.

25-26 Ekim’de yap›lan genel kurullarla Ankara ve ‹stanbul barolar›nda yeni dönem yönetim kurullar› belirlendi. Ankara’da Vedat Ahsen Coflar baflkanl›¤›nda Demokratik Sol Avukatlar Grubu, ‹stanbul’da Muammer Ayd›n baflkanl›¤›nda “Önce ‹lke Ça¤dafl Avukatlar Grubu” yönetime seçildi. AÜ Hukuk Fakültesi Konferans Salon’unda yap›lan Ankara Barosu 60. Genel Kurulu’nda 7 bini aflk›n üye oy kulland›. Yap›lan seçim sonucunda 3. kez Vedat Ahsen Çoflar baflkanl›¤a seçildi. 23.573 avukat›n kay›tl› oldu¤u ‹stanbul Barosu’nda 16.870 avukat oy kulland›. 5619 oy alan Muammer Ayd›n baflkanl›¤a seçildi.

Faturay› iflçi ödemeyecek Patronlar kriz gerekçesiyle iflten ç›karmalara, ücretsiz izinlere h›z verirken emekçilerden ilk karfl› ç›k›fllar gelmeye bafllad›. Metal, bas›n, sinema, enerji ve belediye iflkollar›nda tansiyon giderek yükseliyor Krizin faturas›, patronlar taraf›ndan iflçilere ödettirilmek isteniyor. ‹flten ç›karma, ücretli/ücretsiz izin uygulamas›, s›f›r ücret zamm›, ikramiyelerin kald›r›lmas› gibi kazan›lm›fl haklara sald›r›lar sürüyor. ‹flçiler ise patronlar›n sald›r›lar› karfl›s›nda direnmeye devam ediyor. ‹flçilere sald›r›lar sürüyor Tofafl’tan sonra Renault’nun Bursa’da bulunan ve yaklafl›k 6 bin kiflinin çal›flt›¤› fabrikas›nda 27-30 Ekim tarihleri aras›nda üretime ara verildi. Türk Traktör ise, stok miktar›n› azaltmak gerekçesiyle 17, 24 Ekim ve 27-31 Ekim tarihlerinde olmak üzere toplam 5.5 ifl günü üretime ara verdi. Kriz sinema ve bas›n iflkollar›nda da etkisini gösterdi. Daha flimdiden birçok dizi, kriz sebebiyle yay›ndan kald›r›l›rken, dizi setlerinde çal›flan emekçiler iflsiz kald›. Çukurova grubunda çal›flan 400 bas›n emekçisinin ifline son verildi. ‹flten ç›karmalar Do¤an, Ciner ve MNG gruplar›nda da devam etti. ‹flinden edilen bas›n emekçisi say›s› 600’e yaklaflt›. Metal uyuflmazl›kla sonuçland› Metal iflkolunda MESS ile toplu ifl sözleflme süreci uyuflmazl›kla sonuçland›. Her Cuma fabrikalar›na 1-2 kilometre kala servislerinden inen iflçiler, iflyerlerine kadar yürüyüfl düzenliyor. ‹s-

‹stanbul

Cuma yürüyüflleri düzenlenen iflyerleri: Gramer, Baflöz, Prysmian, SCM, ABB, Areva, Sarkuysan, Akardan ve Makine Tak›m, Kroman Çelik, Bekaert, Lisi FTB, Delphi, Bosal Mimaysan, Doruk, Süsler, Öznur, Anadolu Motor, Aksan, Isuzu, Standart, Yücel Boru

Bursa

Eskiflehir

‹stanbul

tanbul, Kocaeli, Bursa, Eskiflehir, ‹zmir’de düzenlenen yürüyüfllere 10 binlerce iflçi kat›ld›. ‹flçiler direniflle kazan›yor Patronlar›n sald›r›lar› sürerken iflçiler de gerek eylemlerle gerekse hukuki yollardan direnmeye devam ediyor. Eskiflehir’de Zeytino¤lu Holding taraf›ndan iflten ç›kart›lan 90 iflçi yap›lan eylemler sonucu hiçbir haklar›n› kaybetmeden yeniden ifle al›nd›lar. Gebze Muallimköy’de kurulu bulunan Unilever Firmas›nda ise fiimflek iflyerinde iflten ç›kart›lan 19 iflçinin mahkemeden ifle iade kararlar› ç›kt›. Tofafl ve Bosch fabrikalar›nda ise iflçiler iflten ç›karmalar ve üretime ara ve-

rilmesine karfl› fabrikalar›n› terk etmeme eylemleri yapt›. Rotopark Matbaac›l›kta çal›flan Bas›n-‹fl üyesi iflçiler 25 Ekim’de grev karar›n› iflyerlerine ast›lar. Çankaya Belediyesi’nin sözleflmeyle garanti alt›na al›nan haklar›n› gasp etti¤ini aç›klayan Genel-‹fl Sendikas› üyesi 300 iflçi 30 Ekim’de Çankaya Belediyesi önünde eylem yapt›. Sakarya'n›n Akyaz› ilçesinde faaliyet gösteren fierefiye Su Fabrikas›'ndan at›lan iflçiler 25 Ekim günü fabrika önünde direnifle geçtiler. BEDAfi Gaziosmanpafla ‹flletmesi bünyesinde faaliyet gösteren Ünka Afi adl› tafleronda çal›flan elektrik sayac› okuma personeli, u¤rad›klar› haks›zl›klar nedeniyle ifl b›rakt›.

Sermaye düzeni krizleri, emekçiler tüm zenginlikleri üretiyorken bedeli niye iflçi s›n›f› ödesin?

Sald›r›lar büyüyor Direnifl yükseliyor Neoliberal kapitalizm çökerken, sermaye enkaz›n alt›na iflçileri iterek kendini kurtarmaya çal›fl›yor Küresel kriz tüm dünyada özellikle reel sektörde etkilerini h›zla hissettirmeye bafllad›. Uluslararas› birçok firma fabrikalar›nda üretime ara verdi. Birçok firma iflten ç›karaca¤› iflçi miktar›n› aç›klad› ve iflten ç›karmalar için çal›flmalar›n› h›zland›rd›. ‹flçiler ise örgütledikleri eylemlerle direnmeye devam ediyor. Dünya çap›nda tan›nan BMW flirketi de, Leipzig kentindeki üretimini 1 hafta süreyle durdururken, kas›m ay› bafl›nda Regensburg ve Münih kentlerinde de üretimin durdurulaca¤›n› bildirdi. Opel, Volkswagen (VW) ve Ford gibi otomotiv tekelleri üretimlerini düflürdüler. Continental flirketi de, Noel döneminde Regensburg'taki üretimini 1 hafta süreyle durduraca¤›n› bildirdi. Fransa’da Renault ve PSA-Peugeot Citroen grubu da, ülkedeki ve Avrupa’daki baz› fabrikalarda üretime ara verdi. Amerika’da Challanger, Gray & Christmas firmas›n›n istatistiklerine göre eylül ay›na kadar ilk dokuz ayda

iflten ç›karmalar›n en yüksek oldu¤u befl sektör flunlar: Finansal sektör, 111,200 kifli; Otomotiv: 94,900 kifli; Hükümet/Kamu Yarar›na çal›flan sektörler: 66,800 kifli; Tafl›mac›l›k sektörü: 62,000 kifli; Perakende: 51,300 kifli. Hindistan'›n Devlet Hava Yollar› fiirketi Air India, "Bu zor dönemde iflçi ç›karmak istemiyoruz, ancak 15 bin iflçiyi geçici olarak 3 ya da 5 ayl›¤›na ücretsiz izine ç›karaca¤›z" aç›klamas›n› yapt›. Güney Çin’de en az 2.7 milyon fabrika çal›flan›n›n iflini kaybedece¤i bildirildi. ‹ran Çal›flma Bakan› geçen alt› ay içinde 250 bin iflçinin iflten ç›kart›ld›¤›n› ve rakam›n daha da artaca¤›n› aç›klad›. ‹flten ç›karmalar›n Avrupa’da flirketin özellikle EDS kolu üzerinde etkili olmas› ve 8,400 iflçinin iflten at›lmas› beklenirken sendikalar tarihin en büyük iflten ç›karma operasyonuna karfl› harekete geçti. Sendikalar Avrupa’n›n birçok kentinde efl zamanl› eylemler yapmay› planl›yor. Finansal hizmetler endüstrisi iflçileri 28 Ekim günü Londra’daki ‹ngiliz Parlamento Binas› önünde bir eylem yapt›lar. ‹flçiler eylemde hükümete ve finans flirketlerine yöneticilerin ikramiyeleri de¤il iflçilerin iflleriyle ilgili garanti verme ça¤r›s› yapt›.

Krize karfl› eme¤in dayan›flmas› D‹SK, KESK, TMMOB, TTB ve Çiftci-Sen bir araya gelerek krize karfl› sosyal dayan›flma pro¤ram› aç›klad›lar. Emek örgütleri krizi aflmak için acil olarak demokratik dönüflüm pro¤ram›na ihtiyaç oldu¤unu vurgulad›lar

Sa¤l›k iflçisi yürüyor Tafleron sistemine ve güvencesiz çal›flt›r›lmaya karfl› sa¤l›k emekçilerinin Dev Sa¤l›k ‹fl’te yükselen sesi susturulam›yor Sa¤l›k alan›nda tafleronlaflt›rma ve sendikas›zlaflt›rma uygulamalar› h›zla devam ediyor. Devrimci Sa¤l›k-‹fl Sendikas› örgütlü oldu¤u tüm illerde, hastanelerde “‹nsan ihaleyle çal›flt›r›lmaz, sa¤l›kta tafleron olmaz” eylemleri yapt›. 21-27 Ekim aras›nda Antalya, Bursa, Adana ve Kocaeli’nde tafleron sa¤l›k iflçileri çeflitli eylemler yapt›. Yap›lan eylemlerde sa¤l›k alan›ndaki tafleronlaflt›r›lmaya karfl› ç›k›ld›. K›z›lay’a ba¤l› kan merkezlerinde çal›flanlar›n sendikaya üye olduklar› için önce sürgün edilip ard›ndan da iflten at›lmalar›n› Dev Sa¤l›k-‹fl yapt›¤› bas›n aç›klamas› ve eylemlerle protesto etti. 28 Ekim’de iflten at›lan sendika üyeleriyle ‹stanbul Tabip Odas›’nda bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. 31 Ekim’de ise Çapa K›z›lay Kan Merkezi önünde bir eylem yap›ld›. ‹flten at›lan iflçilerin kat›ld›¤› ve konufltu¤u eyleme D‹SK’e ba¤l› sendikalar, KESK fiubeler Platformu, TTB Yönetim Kurulu üyeleri, t›p ö¤rencileri ve Çapa’da direniflte olan belediye iflçileri destek verdi.

D‹SK, KESK, TMMOB, TTB ve Çiftçi-Sen 28 Ekim’de bir bas›n toplant›s› düzenleyerek krize karfl› emek örgütlerinin alternatif önerilerini aç›klad›lar. KESK Genel Baflkan› Sami Evren taraf›ndan okunan aç›klamada, kriz karfl›s›nda AKP’nin politikalar›na karfl› sosyal dayan›flma program› önerildi. Krizin patronlar›n kar h›rs›n›n ürünü oldu¤u belirtilen aç›klamada, bedelin halka ödettirilemeyece¤i vurguland›. Evren, kriz dönemlerinin yaln›zca ekonomik süreci etkileyen dö-

nemler olmad›¤›n›, toplumsal ve siyasal yap›y› da etkileyen dönemler oldu¤unu belirtti. Bu yüzden de krize karfl› oluflturulacak mücadele program›n›n

ekonomik alanda oldu¤u gibi, sosyal ve siyasal alanlarda al›nacak tedbirlerle de desteklenmesi gerekti¤ini söyledi. Türkiye’nin y›llard›r ihtiyaç duydu¤u

demokratik dönüflüm program›n›n, en az ekonomik tedbirler kadar önem ve aciliyet tafl›d›¤›n› vurgulayan Evren emek örgütlerinin taleplerini sundu. Toplant›da söz alan Süleyman Çelebi ve Gencay Gürsoy da krize karfl› ortak mücadele edilmesi gerekti¤ini söylediler. Toplant› sonunda Mustafa Sönmez bir sunum yapt›. Emek örgütlerinin “Sosyal dayan›flma ve demokratikleflme program›”n› aktaran Sönmez, veriler sunarak 2007'den bu yana ekonomide yaflanan gerilemeyi aktard›.

BES Ankara’ya yürüdü

Tar›msal üretici isyanda

Samsun’dan Ankara’ya yürüyen Büro Emekçileri Sendikas›, K‹K görüflmeleri öncesi taleplerine dikkat çekti

Çay, f›nd›k, hububat, patetes, so¤an, çeltik ve fleker pancar› üreticileri AKP’nin tar›m politikalar›na tepkilerini yükseltiyor

Büro Emekçileri Sendikas› (BES) 27-30 Ekim tarihleri aras›nda Samsun’dan Ankara’ya “Yarg›’da Adalet, Ba¤›ms›z, Demokratik Türkiye Yürüyüflü” düzenledi. 27 Ekim’de Samsun’da bafllayan yürüyüfl sonunda Havza, Amasya, Turhal, Zile, Tokat ve Çorum’dan sonra 30 Ekim’de Ankara’ya ulafl›ld›. Ankara’da büro emekçileri, yürüyüfl kolunu K›z›lay’da YKM önünde karfl›lad›lar. Daha sonra

Bu sene çay hasad›nda 4. sürgünün yaflanmas› çay üreticilerini s›k›nt›ya soktu. Bu çay hasad›n›n toplanmas› ve ifllenmesinin Rize Valili¤i taraf›ndan yasaklanmas›n›n üstüne Çay-Kur da çay al›m› yapmad›. Toplad›klar› çay› satmak için özel sektöre mahkum b›rak›lan üreticiler çay karfl›l›¤› kömür, kuru g›da ve kuru çay ald›. Valilik yapt›¤› aç›klamada 4. sürgün çay›n al›m›n›n yasak-

Adalet Bakanl›¤›’n›n önüne kadar yaklafl›k 200 kiflinin kat›ld›¤› bir yürüyüfl düzenlendi. Buradan K‹K toplant›s›na kat›lmaya giden heyeti, BES’liler parkta oturma eylemi yaparak bekledi. 6 saat süren eylem sonunda K‹K görüflmesinden ç›kan heyet sonuçlar› aktard›. Heyet, ücret d›fl›ndaki taleplerin görmezden gelinip geçifltirildi¤ini belirtirken bu görüflmelerin takipçisi olacaklar›n› aç›klad›.

lanmas›n›n gerekçesi olarak “kaliteyi düflürmesi”ni gösterdi. F›nd›k üreticileri ise ABD dolar›n›n yükselmesine ra¤men kur de¤ifliminin ihraç ürünü olan f›nd›¤›n fiyatlar›na yans›mamas›ndan flikâyetçi oldular. Çorum’da hububat, so¤an, patates, çeltik ve fleker pancar› eken çiftçiler, ektikleri ürünlerin maliyetlerini dahi karfl›layamad›klar›n› söyleyerek çözüm istediler.

Krizin faturas›n› ödememek için... Mustafa EBERL‹KÖSE eberli@sendika.org

Her kriz döneminde oldu¤u gibi bu krizde de sermaye faturay› iflçilere kesiyor. Türkiye iflçi s›n›f›n›n, her gün iflten ç›kar›lma, ücretsiz izin, ücretlerin geç ödenmesi gibi uygulamalarla kazan›lm›fl haklar› geriletiliyor. Kriz ortam›n› f›rsat bilen kimi patronlar, bir yandan iflçi almaya devam ederken di¤er taraftan krizi bahane ederek yüksek ücretli, sendikal› iflçileri, yani “belal›lar›”, iflten ç›karmaya devam ediyor. Patronlar bugün ne yap›yor peki? ‹flçiye diyorlar ki “istersen çal›fl, istersen çal›flma, kap›da bekleyen çok adam var.” Bunu derken de haks›z de¤iller. Gerçekten özellikle büyük kentlerde biriken yedek iflgücü ordusu ve kent yoksullar› var. Patronlar da bunu bir silah olarak kullan›yorlar. ‹flçiyi iflçiyle rekabet ettirerek, kendi ç›karlar› do¤rultusunda hareket ediyorlar. Çünkü henüz s›n›f bilinci ve birli¤i oluflmam›fl bir topluluk var karfl›lar›nda. Onlar da gerek iktidar iliflkilerini gerekse cemaat iliflkilerini kullanarak iflçi haklar›n› pervas›zca gasp ediyorlar. O zaman bugün baflta sendikalar olmak üzere ilerici tüm örgütlerin ve ayd›nlar›n önünde duran görevlerden birisi “nas›l bir s›n›f bilinci” oluflturabiliriz olmal›d›r. Yaflanan son krizi, asl›nda iflçi s›n›f›n›n kendi s›n›f bilincini ve birli¤ini oluflturabilmesi için bir f›rsat olarak görmek laz›m. ‹flçi s›n›f› bugün biraz gayretle bu f›rsat› de¤erlendirebilecek ufak belirtilerini de gösteriyor. Yaflanan son kriz, iflçilerin kendili¤inden ve baz› ilerici sendikalar›n örgütledi¤i eylemler bak›m›ndan iflçi s›n›f› mücadelesine önemli katk›lar sunan ad›mlar› ortaya ç›kar›yor. Konfederasyonlar düzeyinde ise krize karfl› hemen hemen hiçbir ortak mücadele program›n›n ç›kart›lamamas›, konfederasyon merkezlerindeki durumun vehametini ortaya koyuyor. Bu anlamda KESK öncülü¤ünde aç›klanan sosyal dayan›flma program› ve Birleflik Metal-‹fl Sendikas› taraf›ndan önerilen ‘talep ve mücadele program›’ olumlu bir ad›m oldu. Birleflik Metal-‹fl’in MESS ile uyuflmazl›k sürecinde örgütledi¤i “Cuma yürüyüflleri”, üretimin geciktirilmesi gibi eylemler ileri do¤ru at›lm›fl bir ad›m oldu. Birleflik Metal-‹fl Sendikas›’n›n esnek çal›flma dayatmas›n› uyuflmazl›k nedeni olarak ilan etmesi de krizin faturas›n› ödememe iradesi olarak not edilmeli. Devrimci Sa¤l›k-‹fl Sendikas› sa¤l›k alan›nda iflten ç›kar›lmalara karfl› birçok hastanede örgütledi¤i “Sa¤l›kta tafleron olmaz” eylemleriyle kriz sürecinde derinlefltirilecek güvencesizlefltirme sald›r›lar›na karfl› önemli bir karfl› ç›k›fl oda¤› olabilece¤ini gösterdi. Limter-ifl Sendikas›’n›n tersane patronlar›na yapt›¤› “Kapitalizmin krizine karfl› hem üretmeye hem yönetmeye haz›r›z” ça¤r›s› s›n›f mücadelesinin iddias›n› aç›kça ortaya koydu. Eskiflehir’de Entil ve Hapalki iflyerlerinde 90 iflçinin iflten at›lmas›na karfl› Birleflik Metal-‹fl Sendikas› taraf›ndan örgütlenen ve iflten at›lan, ifle devam eden iflçilerle, Eskiflehir Halkevi ‹flçi Komisyonu’nun ve üniversite ö¤rencilerinin destekledi¤i eylemler baflar›ya ulaflt›. ‹flçiler hiçbir hak gasp›na u¤ramadan tekrar ifle al›nd›lar. Asl›nda bu durum bize arad›¤›m›z köyün uzakta olmad›¤›n› da gösterdi. Bugün gerek Halkevleri’nin ilan etti¤i “krize karfl› halk›n flartlar›n›”, gerekse Birleflik Metal-‹fl Sendikas›’n›n öncülü¤ünde çeflitli sendikalar ve bilim insanlar›n›n ilan etti¤i mücadele program›n› hep birlikte dillendirme zaman›d›r. AKP bankalar›, finans flirketlerini, sermayeyi de¤il iflçi s›n›f›n› garanti alt›na als›n. ‹flten ç›karmalar› yasaklas›n. Ücret kayb› olmadan, çal›flma koflullar› a¤›rlaflmadan haftal›k çal›flma süresi 40 saat olsun. Devlet herkese ifl garantisi versin. Tafleron sistemi, güvencesiz çal›flma, geçici çal›flma sözleflmeleri ve uygulamalar› yasaklans›n. Asgari ücret vergi d›fl› b›rak›ls›n. Krize karfl› etkin mücadele için mahallemizde, kentimizde her at›lan iflçi için fabrika kap›lar›na dayanal›m. ‹flçilerin at›ld›¤› her yerde fiili direnifller örgütleyelim. Krizin faturas›n› kapitalizme keselim!


6 Kas›m 19 Kas›m

8 DÜNYA

Berlusconi’ye karfl› isyan! ‹talya’da Berlusconi hükümetinin e¤itim alan›nda hayata geçirmeyi planlad›¤› de¤ifliklikler ülke genelinde infial yaratt›. Ö¤retmen, ö¤renci ve velilerden oluflan bir milyonun üzerinde kifli haklar› için soka¤a ç›kt› ‹talya’da Silvio Berlusconi’nin baflbakanl›¤›n› yapt›¤› sa¤ hükümet taraf›ndan haz›rlanan ve “E¤itim Reformu” ad› verilen tasar› 29 Ekim günü ‹talya Senatosu’nda yap›lan oylamayla yasalaflt›. Senato'da 134 hay›r ve 3 çekimser oya karfl› 162 evet oyuyla kabul edilen “E¤itim Reformu”nun, e¤itim sisteminde ciddi tahribatlara yol açaca¤› tahmin ediliyor. E¤itim bütçesinde 9 milyar avro kesinti Berlusconi hükümetinin bu yasayla e¤itim alan›nda hayata geçirmeyi planlad›¤› icraatlar›ndan en çarp›c› olan› e¤itime ayr›lan bütçede yap›lacak devasa kesinti. Hükümetin ç›kard›¤› yasaya göre 2009-2011 y›llar› aras›nda e¤itime ayr›lan bütçeden 9 milyar avroluk bir kesinti yap›lacak. Bu, ilkokullarda çal›flan 130 bin kiflinin iflini kaybetmesi anlam›na geliyor. Yasa tasarruf gerekçesiyle okul kitaplar›n›n 5 y›lda bir yenilenmesi gibi bir s›n›rlama getirirken ilkokullarda tek ö¤retmenli sisteme geçifli öngörüyor. ‹talya E¤itim Bakan› Mariastella Gelmini, ilkokullarda tek ö¤retmenli sisteme geçiflin ö¤rencilerin daha disiplinli olmas›n› sa¤layaca¤›n› iddia ederken ö¤renci velileri bunun e¤itim kalitesinin düflmesine neden olmas›ndan endifle ediyor. Yasayla ayr›ca haftal›k ortalama 29-31 saat olan ö¤retim zaman›n›n 24 saate düflürülmesi planlan›yor. Bu karar›n özellikle çal›flan

velileri çok zor durumda b›rakaca¤›n›n alt› çiziliyor. Yasaya muhalefet edenler, at›lacak olan ad›mlarla kamusal okullar›n çökertilece¤ini ve yerine özel okul sisteminin getirilece¤inin alt›n› çiziyor. Yasada ayr›ca ilkokullarda ‹talyan ö¤rencilerle göçmen ö¤rencilerin farkl› s›n›flarda ö¤renim görmeleri gibi ›rkç› dü-

ABD sald›r›s›na Suriye sert ç›kt› 26 Ekim günü Irak s›n›r›ndan helikopterlerle Suriye’ye giren ABD askerleri, s›n›r›n 8 kilometre içerisinde bulunan bir kasabada 4’ü çocuk 8 kifliyi katletti. Sald›r›da El Kaide militanlar›n›n hedef al›nd›¤› iddias› dolayl› yollardan dile getirilirken, ABD sald›r›ya iliflkin

hiçbir resmi aç›klama yapmad›. Suriye’nin sald›r›ya tepkisi ise sert oldu. Sald›r›ya karfl›l›k fiam’daki Amerikan okulu ve kültür merkezi kapat›ld›; Irak-Suriye s›n›r›nda “mücahit s›zmalar›na” karfl› konuflland›r›lan Suriyeli güvenlik güçleri geri çekildi. ABD’den özür bekledi¤ini aç›klayan Suriye resmi bir aç›klama yap›lmamas› durumunda “ac› önlemler” alabilece¤ini söylüyor.

zenlemeler de bulunuyor. ‹talya’da isyan var Berlusconi hükümetinin “E¤itim Reformu” ‹talya’da çok yayg›n ve kitlesel bir tepkiye neden oldu. ���syan fitilinin ilk ateflleyicisi üniversitelilerdi. Tasar›n›n yasalaflt›¤› 29 Ekim öncesinde baflta baflkent Roma ve Milano gibi

kentler olmak üzere ‹talya’n›n dört bir yan›nda üniversiteliler sokaktayd›. ‹ki hafta süren eylemlerde tasar›n›n geri çekilmesi talep edildi. Dersleri boykot eden ö¤renciler ‹talya sokaklar›n› doldurdu. Akademisyenler de üniversitelilerin eylemlerine destek olurken kentlerin büyük meydan ve caddelerinde alternatif dersler yap›ld›. ‹talya genelinde baz› üniversiteleri iflgal eden ö¤renciler Roma Film Festivali’nin k›rm›z› hal›s› üzerinde pankart açmak, tren istasyonlar›n› geçici olarak iflgal etmek gibi renkli eylemlere de

imza att›lar. Milyonlar sokakta Üniversitelilerin eylemleriyle ›s›nan ‹talya sokaklar› 25 Ekim günü muhalefet partilerinin dev eylemine sahne oldu. “Baflka bir ‹talya mümkün” slogan›yla örgütlenen eyleme yüz binlerce kifli kat›ld›. Eylemi örgütleyen muhalefet mitinge kat›l›m›n 2.5 milyon kifli oldu¤unu söylerken, büyük bir medya gücüne sahip olan Berlusconi eyleme kat›lanlar›n say›s›n› az göstermek için elinden geleni yapt›. Muhalefetin dev eyleminin ard›ndan, kamusal üniversiteleri sonuna kadar savunaca¤›n› söyleyen üniversiteliler eylemlerine devam etti. Berlusconi, ö¤rencilerin sol siyasete alet oldu¤unu iddia ederken eylemleri durdurmak için zaman zaman polisi ö¤rencilerin üzerine sald›rtt›. E¤itim Reformu tasar›s›n›n ‹talyan Senatosu’ndan kabul edilmesinin ard›ndan ise 30 Ekim günü üç büyük e¤itim sendikas›n›n ça¤r›s› ile Roma’da büyük bir eylem gerçeklefltirildi. Genel grev ça¤r›s›yla birlikte gerçeklefltirilen eylem nedeniyle ‹talya’da ilkokullar›n yüzde 90’›nda e¤itime ara verildi. ‹lkokul ö¤rencileri, liseliler, üniversiteliler, ö¤retmenler ve velilerin kat›ld›¤› eylemde 1 milyon kifli Roma sokaklar›n› doldurdu. Ayn› gün Milano’da 50 bin kifli trafi¤i felç ederken di¤er kentlerde de on binlerce kifli sokaklara ç›kt›.

‹srail’de siyasi kriz ‹srail’de yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Tzipi Livni görüflmelerden sonuç alamay›nca erken seçime gitme karar› ald› ‹ran’a yönelik olarak her an bir sald›r› gerçeklefltirme potansiyeli tafl›yan ve askeri sistemlerini buna göre düzenleyen ‹srail’de Baflbakan Ehud Olmert’in yolsuzluk nedeniyle istifas›n›n ard›ndan yeni hükümet kurulamad›. Ehud Olmert’in istifas›n›n ard›ndan Kadima Partisi’nin bafl›na geçen ve Cumhurbaflkan› fiimon Perez’den hükümet kurma yetkisi alan eski MOSSAD ajan› ve Olmert hükümetinin D›fliflleri Bakan› Tzipi Livni hükümet kurmay›

baflaramad›. Yeni bir koalisyon hükümeti kurulmas› konusunda ‹srail parlamentosu Knesset'teki partilerle görüflmeler yapan Livni, Ehud Barak liderli¤indeki ‹flçi Partisi’nin deste¤ini ald› ancak afl›r› dinci fias’›n deste¤ini alamad›. Görüfltü¤ü partileri dayatmac›l›kla suçlayan Livni, hükümeti kuramamas› üzerine Perez ile görüflerek erken seçime gitme karar› ald›. 2009 fiubat’›nda yap›lacak erken seçimlere kadar Olmert, baflbakanl›¤a devam edecek. Muhalefet partisi Likud’un lideri Benyamin Netanyahu ise bu süreci Kadima Partisi’nin

alt›n› oyma ve seçimlere yönelik propaganda faaliyetleri ile geçiriyor. Likud seçimler sonras› olas› bir koalisyon için fias ile görüfl birli¤ine varm›fl gibi görünüyor. ‹srail seçimlerinin erkene al›nmas› Ortado¤u’da denklemleri iyice kar›fl›k bir hale getiriyor. ‹srail’de hükümetin, 2 y›ld›r komada bulunan Ariel fiaron’un çizgisindeki Livni’nin ya da Filistin vb. gibi konularda daha sa¤da yer alan ve dinci gerici fias’›n deste¤ini garantiye alan Netanyahu’nun önderli¤inde kurulup kurulmamas› Ortado¤u’nun kaderi aç›s›ndan büyük bir farkl›l›k yaratmayacak.

Kolombiya halk› adalet istiyor Kolombiya nüfusunun yüzde 3’ünü oluflturan yerliler haklar› için 120 kilometrelik bir yürüyüfl gerçeklefltirdi. Cali kentine yap›lan yürüyüfle 30 bin yerli kat›ld›. Uribe yerlilerle görüflmek zorunda kald› Kolombiya’n›n güneybat›s›nda toplanan 30 bin yerli Ekim ay› sonunda daha fazla toprak, yaflam haklar›na ve kendi topraklar›nda göreli özerkli¤e sayg› talebiyle 120 kilometre uzakl›kta bulunan Cali kentine yürüdü. Serbest ticaret anlaflmalar›n› ve Uribe döneminde 1200 yerlinin katledilmesini de protesto eden yerliler Devlet Baflkan› Alvaro Uribe ile görüflme talep ederek, talebin kabul edilmemesi durumunda baflkent Bogota’ya yürüyeceklerini söylediler. Yürüyüfl s›ras›nda ç›kan çat›flmalarda bir yerli hayat›n› kaybederken Uribe, yerlilerin talebini kabul etmek zorunda kald›.

Bolivya’da karar› halk verecek Bolivya Kongresi, Baflkan Morales'in yerlilere daha fazla hak ve yetki tan›yan yeni anayasa tasla¤›n› onaylayarak, tasla¤›n 25 Ocak'ta referanduma götürülmesini kabul etti. Morales, önerilen anayasan›n kabulü için yaklafl›k 100 bin kiflinin kongreye yapt›¤› yürüyüfle kat›ld›. Yeni anayasa tasla¤›nda, Bolivya'n›n yoksul yerli topluluklar›na topraklar›n yeniden da¤›t›m› ve ülkenin do¤al kaynak zenginliklerinin öncelikli paylafl›m› gibi haklar getiriliyor. Ülkedeki zengin kesim anayasaya karfl› ç›k›yor.

Fidel, Raul, Camilo ve Che’nin de aralar›nda bulundu¤u bir avuç devrimcinin Sierra Maestra da¤lar›nda bafllatt›¤› yürüyüfl hâlâ devam ediyor Bize Camilo’yu, Che’yi, Fidel’i arma¤an eden Küba devrimi 50 yafl›na girdi. Devrim, dünyan›n en azg›n emperyalist gücünün yan› bafl›nda sosyalist bir dünya gelece¤inin umudu olarak direndi. Devrim öncesinde yedek parças›ndan hammaddesine her fleyiyle ba¤›ml› oldu¤u ABD’nin ambargosuna karfl› ayakta kald›. SSCB çökünce Küba’n›n da çökece¤i düflünüldü ama Küba hala ayaktayd›. Devrim, Batista zulmü alt›ndaki sefil köylülerden bilinçli bir Küba halk› yaratt›. Ambargo ekonomiyi derinden etkilese de halk gelece¤e umutla bak›yor. Ve emperyalist sistem en derin krizini yaflarken dünya halklar› Küba devrimini bir kez daha selamlamaya haz›rlan›yor.

2008

El Mahalla eylemde n M›s›r Tekstil ‹flçileri Birli¤i’nin ça¤r›s› üzerine, Nil deltas›ndaki tekstil kenti El-Mahalla ElKubra iflçileri, flirketi zarara u¤ratan yöneticilerin yarg›lanmas› için, özellefltirmelere ve yolsuzluklara karfl› eylemdeydi. Kad›n tekstil iflçilerinin öncülük etti¤i eylemde, asgari ücretin yükseltilmesi gibi 6 Nisan’da dile getirdikleri baz› talepleri yinelediler ve g›da fiyatlar›ndaki art›fla dikkat çektiler. Yaklafl›k 800 kiflinin “Fabrika iflçilere aittir” slogan› atarak kat›ld›¤› eylemde, fabrika müdürünün iflten ç›kar›lmas› talep edildi. Gazl El-Mahalla iflçileri, yaklafl›k iki y›ld›r ücretler ve çal›flma koflullar› ile ilgili grevler ve eylemler düzenliyor.

Obama’ya mesaj n Venezüella lideri Chavez, ABD’de yap›lacak baflkanl›k seçimini Demokrat Parti aday› Barrack Obama’n›n kazanaca¤›n› tahmin etti ve Obama’dan ABD’nin 1962 y›l›ndan beri Küba’ya uygulad›¤› ambargoyu kald›rmas›n› istedi. “Ondan devrimci olmas›n› istemiyoruz, sosyalist ol da demiyoruz ama ABD Baflkan› olmak üzere olan bir siyahi olarak Küba’ya uygulanan ambargonun üstesinden gelebilecek yetenekte olmas›n› diliyoruz” diyen Chavez, Obama’ya Irak’tan ABD askerlerini çekmesini, ‹ran’a yönelik tehditleri sonland›rmas›n› tavsiye etti.

‘Kapital’e muhtaç oldular I Kapitalist sistemin krize girmesiyle birlikte Marx’›n kitaplar›na olan talep de artt›. Frankfurt Kitap Fuar›’n›n yöneticisi olan Alman yay›nc› Joern Schuetrumpf , Kapital’in Karl Dietz Yay›nevi'nin en çok satanlar listesinin ilk s›ras›nda oldu¤unu söyledi. 2005'ten beri kitab›n sat›fl›n›n artt›¤›n› söyleyen Alman yay›nc›, 2008'in ilk dokuz ay›nda kitaptan 1500 adet sat›ld›¤›n› söyledi. Pek çok yay›nevi Marx’›n Kapital’ini basmak için s›raya girerken, yay›nevlerinin kriz koflullar›nda kâr edebilmek için Kapital’e muhtaç kalmalar› bir hayli ironik bir görüntü oluflturuyor.

Yunanistan’da genel grev n Kamu ve özel sektör çal›flanlar›, hükümetin izledi¤i ücret politikas›, çal›flma koflullar›, iflsizlik, hayat pahal›l›¤› ve kamu kurulufllar›n›n özellefltirilmesini protesto etmek amac›yla Yunanistan’da genel greve gitti. Yunanistan ‹flçi Sendikalar› Federasyonu ile Yunanistan Kamu Çal›flanlar› Konfederasyonu’nun ça¤r›s›n› yapt›¤› greve, kamu kurumlar›, yerel yönetim, banka, vergi daireleri, posta, elektrik ve su iflleri çal›flanlar›, e¤itimciler, ö¤renciler, avukatlar, devlet hastaneleri çal›flanlar›, bas›n-yay›n çal›flanlar›, sivil havac›l›k ve toplu tafl›ma iflçilerinin kat›ld›. Baflta Atina ve Selanik olmak üzere bir çok kentte hayat durdu.

Küba’da büyük petrol rezervi n Küba resmi makamlar›, karasular›ndaki petrol rezervinin 20 milyar varili aflabilece¤ini duyurdu. Amerika Birleflik Devletleri Jeolojik Araflt›rmalar Merkezi ise Küba'n›n karasular›ndaki petrol miktar›n› 9 milyar varil olarak tahmin etmiflti. Önceki tahminleri ikiye katlayan bu miktar, Küba'y› dünyan›n en büyük 20 üreticisi aras›na sokabilir. Küba devlet baflkan› Raul Castro ve Brezilya devlet baflkan› Lula da Silva, Küba karasular›ndaki petrolün araflt›r›lmas› için Petrobras ve Küba petrol flirketi aras›nda anlaflma imzalad›.

Grevci polislere sald›r› I Toplumsal olaylara vahflice sald›rmas› ile ünlü olan Latin Amerika polisi bu kez h›z›n› alamayarak kendi meslektafllar›na sald›rd›. Brezliya’n›n Sao Paulo kentinde bir ayd›r grevde bulunan ve maafllar›na yüzde 15 zam isteyen dedektif ve olay yeri inceleme bölümü memurlar›n›n yapt›¤› eyleme sald›ran polisler 20 eylemciyi yaralad›. Grevci polislerin, eyalet valisi Jose Serra'n›n bulundu¤u binaya yürümek için barikat› aflmalar› üzerine ç›kan çat›flmada polis plastik mermi ve gaz bombas› kulland›.


6 Kas›m 19 Kas›m

2008

EKONOM‹ 9

Kriz te¤et geçmiyor Baflbakan Erdo¤an, inflallah dedi maaflallah dedi ama krizin Türkiye’yi te¤et geçmesini sa¤layamad›. Kriz kap›m›zdan ilk olarak do¤algaz ve elektrik faturalar›yla girdi. Halk krizin ac›s›yla k›vran›rken hükümet bu kez krizin sermayeyi te¤et geçmesi için ifle koyuldu Baflbakan Tayyip Erdo¤an sadece 2 hafta önce “Bu kriz de inflallah bizi te¤et geçecek” demiflti. Ancak aradan geçen 15 günlük süre Erdo¤an’a bile, krizin Türkiye’yi te¤et geçmeyece¤i gerçe¤ini göstermeye yetti. Kas›m ay› bafl›nda yap›lan Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplant›s›n›n ard›ndan aç›klama yapan Erdo¤an, ABD’de 2006 sonunda yaflanmaya bafllayan s›k›nt›lar›n zamanla artarak 2008’in son aylar›nda bütün dünyay› etkileyen büyük bir krize dönüfltü¤ünü söyleyerek krizin Türkiye’yi de etkilemeye bafllad›¤›n› itiraf etti. Ancak krizi haz›rl›kl› ve ihtiyatl› bir flekilde karfl›layacaklar›n› da ekleyerek k›v›rmay› ihmal etmedi. Halk›n kabusu çoktan bafllad› Erdo¤an’›n, krize haz›rl›kl›y›z diyerek durumu yumuflatmaya çal›flmas› kar etmiyor. Çünkü halk için kabus çoktan bafllad›. Türkiye ‹statistik Enstitüsü’nün Ekim ay› rakamlar› son bir y›ll›k tüketici enflasyonunun yüzde 12

düzeyine ulaflt›¤›n› gösteriyor. Halk›n eve gelen faturalarda gördü¤ü enflasyon ise bunun çok daha üzerinde olacak. Çünkü so¤uk k›fl aylar›n›n hemen öncesinde do¤algaz ve elektri¤e astronomik zamlar yap›ld›. Do¤algaza Kas›m ay› bafl›nda yüzde 22 oran›nda zam yap›l›rken elektri¤e de en az iki haneli yeni bir zam yap›laca¤› belirtiliyor. Bu son zamla y›lbafl›ndan bu yana do¤algaza toplamda yüzde 82 oran›nda zam yap›lm›fl oldu. Halk k›fl aylar›n› nas›l geçirece¤ini kara kara düflünürken Baflbakan Erdo¤an ise petrol fiyatlar›ndaki düflüflün Mart ay›nda do¤algaz fiyatlar›na yans›yarak bir indirim yap›laca¤›n› ilan edip kendince zamm›n etkisini hafifletmeye çal›fl›yor. Ancak halk›n do¤algaz› en fazla tüketti¤i dönem Kas›m, Aral›k, Ocak ve fiubat aylar›. Bu nedenle Mart ay›nda yap›lacak olan fiyat indiriminin halk›n y›ll›k do¤algaz faturalar›na yans›mas› yok denecek kadar az olacak.

Ayr›ca bu indirim hesab›n›n arkas›nda hükümetin kurnazca bir plan› oldu¤u görülüyor. Toplumsal haf›zan›n zay›fl›¤›na güvenen AKP’nin Mart’taki seçimlerin hemen öncesinde yap›lacak bir do¤algaz indirimini kendisine propaganda malzemesi yapaca¤› aç›k. Ancak bütün k›fl›

do¤algaz faturalar›n›n ac›s›yla geçirecek olan halk›n bu ac›y› bir ayda unutaca¤›n› söylemek safdillikten baflka bir fley olmaz. Pek çok ürünün ve hizmetin üretiminde temel girdiler olan elektrik ve do¤algaz›n fiyatlar›ndaki bu ak›l almaz art›fllar›n genel enflasyona da

Egemenlerin IMF kavgas› s›rt›n› iyice kamburlaflt›rabilirdi. ‹flte tüm bu olas›l›klar› gözeten AKP, IMF’ye istedi¤i zamanlamay› kabul ettirdi. IMF ile var›lan mutabakata göre anlaflma Ocak 2009’da devreye girecek ve IMF’nin yapaca¤› ilk gözden geçirme seçimlerden sonraki Nisan ay›nda gerçeklefltirilecek. Bolca oy için bol para saçaca¤› tahmin edilen AKP, Nisan ay›ndaki görüflmelerde “Abi valla bir daha olmaz, söz” dedikten sonra bu kez halk›n ümü¤ünü daha fazla s›kma aflamas›na geçilecek. Bu sürecin bir anlaflmayla sonuçlanaca¤›, Erdo¤an’›n ümük s›kt›rma tantanas› aras›nda sarf etti¤i “Biz IMF düflman› bir iktidar de¤iliz” laflar›ndan belliydi. IMF’ye düflman olmayan›n halka düflman kesildi¤i ise herkesin belle¤inde.

hükümeti sermayenin krizden etkilenmemesi için son sürat çal›fl›yor. Krize karfl› önlem ad› alt›nda emekçiler için krizi daha da derinlefltiren sermaye için ise yeni k›yaklar anlam›na gelen kararlar al›n›yor. Bu çerçevede ilk vurgun ‹flsizlik Fonu’nda gerçeklefltirilecek. ‹flsiz kalmalar› durumunda emekçilere destek olmak iddias›yla iflçilerin ücretlerinden kesilerek oluflturulan ‹flsizlik Fonu’nda biriken 37.5 milyar YTL tutar›ndaki para patronlar›n talebiyle sermayeye aktar›lacak. Otomotiv flirketlerini desteklemek için Eximbank üzerinden kredi maliyetlerini düflürecek bir uygulama üzerinde çal›flan hükümet flirketlerin vergi borçlar›na da kolayl›k sa¤layacak. Sermaye sahiplerinin 1 Eylül 2008 öncesinden kalan vergi borçlar› 18 ay vadeyle taksitlendirilecek. Sermaye için al›nan bir baflka önlem ise yabanc› yat›r›mc›lardan sonra yerli yat›r›mc›lar için de yüzde 10’luk stopaj vergisini s›f›rlamak.

‹MKB balonu da sönüyor

Macaristan, Ukrayna ve Pakistan, IMF’nin pençesine düfltükten sonra flimdi de Türkiye için dü¤meye bas›ld› Ekim ay›na damgas›n› vuran, AKP ve TÜS‹AD aras›ndaki IMF kavgas›n›n ard›ndan, IMF ile yeni bir stand-by için dü¤meye bas›ld›. TÜS‹AD’›n IMF ile bir an önce anlaflma imzalanmas› bask›lar›na karfl› “ümü¤ümüzü s›kt›rmay›z, flartlar›m›z kabul edilirse anlaflma imzalar›z” ç›k›fl› yapan Tayyip Erdo¤an’›n da flartlar› böylece anlafl›lm›fl oldu. Erdo¤an’›n korkusu halk›n de¤il AKP’nin ümü¤ünün s›k›lmas›yd›. Bu nedenle AKP Mart ay›ndaki yerel seçimler öncesinde IMF ile bir anlaflma imzalay›p, para fonunun eline aya¤›na dolaflmas›n› istemiyordu. IMF ile erken imzalanacak bir anlaflma seçimlere yönelik olarak yap›lacak göstermelik yat›r›mlar› köstekleyebilir, halka yüklenecek yeni vergilerle emekçinin

yans›yaca¤› flimdiden görülüyor. Bu da elektrik ve do¤algaz zamm›n›n halk› iki kere vuraca¤› anlam›na geliyor. Halk zamlar›n yaratt›¤› y›k›mla k›vran›rken bir yandan da büyük bir iflsizlik dalgas› geliyor. Otomotiv sektörü ve otomotiv yan sanayinde bu süreç çoktan bafllad›. Baflba-

kan Erdo¤an ve Maliye Bakan› Unak›tan bile toplumu al›flt›rmak için iflsizli¤in daha büyük bir sorun haline gelece¤ini dillendiriyorlar. 2009’da 11 milyar d›fl borç ödenecek Kriz döneminde ülkenin bütününü etkileyecek baflka sorunlar da bulunuyor. Örne¤in 2009 y›l›nda Türkiye’nin 11 milyar dolar d›fl borç ödemesi gerekiyor. Türkiye’nin flu anda özel sektör borcuyla birlikte toplam 284 milyar dolar d›fl borcu bulunuyor. Yine baflka bir önemli etken s›cak para ad› verilen k›sa vadeli yabanc› finans sermayesindeki kaç›fl. 2007 bafl›nda 107 milyar dolar düzeyinde bulunan bu para flu anda 50 milyar dolara gerilemifl durumda. Dolardaki yükseliflin temel sebebi de s›cak para sahiplerinin YTL’lerini dolara çevirmeleri. S›cak para ç›k›fl›n›n sürmesi dolar›n daha da yükselece¤i anlam›na geliyor. Önlem ad› alt›nda sermayeye destek Kriz halk› vururken AKP

‹MKB’de ifllem gören flirketler 2008 bafl›ndan bu yana geçen süre zarf›nda yüzde 80’lere varan orandan de¤er yitirdi. Böylece ‹MKB’nin de balon oldu¤u görüldü Dünya borsalar›ndaki spekülatif geniflleme döneminden faydalanarak ‹MKB’de çok yüksek piyasa de¤erlerine ulaflan flirketler 2008 bafl›ndan bu yana geçen süreçte yüzde 80’lere varan oranda de¤er yitirdi. 2008 bafl›ndan bu yana hisse senetlerindeki düflüfller nedeniyle 191 milyar 519 milyon dolar de¤er kaybeden flirketlerin piyasa de¤eri 96.8 milyar dolara geriledi. 2008 sonunda ‹MKB’de piyasa de¤eri 10 milyar dolar›n üzerinde 8 flirket bulurken bugün ise 10 milyar dolar piyasa de¤erine ulaflabilen flirket kalmad›. Pi-

yasa de¤eri 24 milyar›n üzerinde bulunan Turkcell, yüzde 60’l›k de¤er kayb›yla 9,5 milyar dolara gerilerken piyasa de¤eri 10 milyar dolara yak›n olan Sabanc› yüzde 70’lik de¤er kayb›yla 3 milyar dolara 9,5 milyar dolar de¤erindeki Koç Holding ise yüzde 73’lük de¤er kayb›yla 2,5 milyar dolar düzeyine geriledi. Bu süreçte özellikle bankalar›n de¤erlerinde ciddi düflüfller oldu¤u görüldü. 10 ayl›k zaman diliminde Akbank yüzde 63, Garanti Bankas› yüzde 75, ‹fl Bankas› yüzde 70, Halk Bankas› yüzde 80, Ya-

p› Kredi yüzde 70, Vak›fbank yüzde 81, Bankasya yüzde 80 oran›nda de¤er yitirdi. En keskin düflüfl ise Do¤an Yay›n hisselerinde yafland›. 2008 bafl›nda piyasa de¤eri 2,6 milyar dolara yak›n olan Do¤an Yay›n yüzde 88,1’lik de¤er kayb›yla 306 milyon dolar düzeyine geriledi. 10 ayl›k bir süre içerisinde yaflana bu dramatik düflüfller Türkiye borsas›ndaki ve flirketlerin de¤erlerindeki yükselifllerin de spekülatif sermaye ile fliflirilmifl balondan baflka bir fley olmad›¤› görüldü.

Milli geliri flimdi hesapla

Kirli paraya AKP ça¤r›s› Kriz karfl›nda s›k›flan AKP, her türlü yolu deniyor. Bunlardan biri de yurtd›fl›ndan Türkiye’ye para çekilmesi. Ancak bu kez çekilen para s›cak para olmayacak çünkü s›cak para gemisi zaten demir ald›. AKP’nin ülkeye çekmek istedi¤i para, as›l olarak sahibinin nas›l kazand›¤›n› aç›klayamad›¤› para. Maliye Bakan› Unak›tan, bu do¤rultuda bir yasa haz›rlad›klar›n› ve paran›n nereden geldi¤inin sorulmayaca¤›n› ve vergi al›nmayaca¤›n› aç›klad›. Bu uygulama banka soyguncular›n›n, Deniz Feneri ve Y‹MPAfi h›rs›zlar›n›n, uyuflturucu kaçakç›lar›n›n Türkiye’yi kirli paralar›n› aklayacaklar› eflsiz bir kara para cennetine çevirmelerini sa¤layacak.

Geçti¤imiz y›llarda Türkiye’ye gelen spekülatif sermayenin, YTL üzerinden elde etti¤i karlar› dolar olarak realize edebilmesi için dolar›n de¤eri düflük tutuluyordu. Bu dönemde AKP bunu kendi marifetiymifl gibi reklam yapt›. AKP reklam› sadece YTL’nin ne kadar de¤erli oldu¤uyla da s›n›rl› tutmad›. Dolar, YTL karfl›s›nda de¤er yitirdikçe AKP milli gelir hedeflerini de giderek yükseltti. Halka hiçbir yans›mas› olmasa da kifli bafl›na düflen milli gelir 2007 y›l› sonunda 9333 dolar olarak aç›kland›. Bu dönemde dolar 1.15 dolar düzeyinde bulunuyordu. H›z›n› alamayan

Egemen Ba¤›fl gibi AKP’liler milli gelirin 20 bin dolara ç›kaca¤› tahminlerinde bulundular. Ancak ekonomik krizin Türkiye’yi yoklamas› bile Ekim ay› sonunda dolar›n birden f›rlayarak 1.72 YTL seviyesine ç›kmas›na yetti. Baflta Erdo¤an olmak üzere f›rsatç›lara, gelin milli geliri flimdi hesaplay›n demek gerekiyor. Ama zahmet etmesinler, burada hesaplanm›fl› var. O gün 9333 dolar olan milli gelir, dolar›n 1.72 YTL düzeyine kadar ç›kt›¤› bugünkü koflullarda sadece 6240 dolar yap›yor.

DÜNYADAN KR‹Z MANZARALARI Ekonomik kriz dünya çap›nda yeni yeni sonuçlar ve manzaralar yaratarak büyümeye devam ediyor. Kriz ‹srail’i de vurdu Küresel mali kriz ‹srail ekonomisini de vurdu. Yüksek teknoloji sektöründeki talep daralmas› ve turizm gelirlerindeki düflüfl iflten ç›karmalara ve flirket kapanmalar›na neden oluyor. ‹srail bankalar› krizden çok a¤›r yaralar almasa da Tel Aviv borsas› son bir ayda ciddi de¤er kayb›na u¤rad›. Ülkenin önde gelen ekonomistleri teknoloji sektöründe iflten ç›karmalar›n toplam istihdam›n yüzde 30’una ulaflabilece¤ini belirtiyorlar. Orta ölçekli flirketler ise iflten ç›karmalar›n yan› s›ra yüzde 25’lik maafl kesintisi uyguluyor.

Krizin sorumlusu rock grubu ‹ngiliz The Guardian gazetesi, krizin sorumlusunun Avustralyal› hard rock grubu AC/DC oldu¤unu iddia eden bir habere yer verdi. “‹fller baya¤› kötü olmal› ki hard rock grubu AC/DC, yine liste bafl›!” bafll›kl› haberde flöyle denildi: “Önce Baflbakan Gordon Brown, ‹ngiltere’nin resesyonun efli¤inde oldu¤unu söyledi. Ard›ndan g›da sat›fllar›n›n son 20 y›l›n en düflük seviyesine geriledi¤i aç›kland›. Ve dün gece 1980’lerden beri ekonomide en zorlu dönemin yafland›¤›na son kan›t da geldi: AC/DC, 28 y›ld›r ilk kez en iyi albüm s›ralamas›nda bafla yerleflti. Grup, 1973’te petrol krizi s›ras›nda kuruldu, ‹ngiltere’de en son bir numaraya yerlefltiklerinde ise

ülke yine resesyonun efli¤indeydi. Enflasyon yüzde 20’leri, iflsiz say›s› 2 milyon bulmufltu.” Krizi sadece tanr›ça Lashmi önleyebilir Hindular, dünyay› sarsan ekonomik krize "ilahi bir müdahale" dilemek için dini tören düzenledi. Hindistan rupisinin dolar karfl›s›nda rekor biçimde de¤er kaybetmesinin ard›ndan bir araya gelen 300’den fazla Hindu, Orissa eyaletinin Puri kentindeki tap›nakta 131 rahip taraf›ndan düzenlenen törene kat›ld›. Rahipler, sandal a¤ac›ndan tütsüler yak›lan ve yak›ndaki bir gölcükten kaplarla sular tafl›nan tören s›ras›nda Hindu zenginlik ve bolluk tanr›ças› Lashmi’ye dualar okudu. Töreni düzenleyenlerden Kumuda Ran-

jan Samantray, bütün dünyan›n finansal krizden etkilendi¤ini ve bu önemli dönemde sadece tanr›ça Laxmi’nin insanlara yard›m edebilece¤ini söyledi. Kriz Euro 2012’yi de vurdu Küresel krizin en derinden yaralad›¤› ülkelerin bafl›nda gelen Ukrayna, IMF ile acil 16.5 milyar dolarl›k bir kredi paketi anlaflmas› imzalarken, tasarruf tedbirleri çerçevesinde yat›r›mlar›n› da durduruyor. Polonya ile birlikte 2012 Avrupa flampiyonas›na ev sahipli¤i yapacak Ukrayna büyük ihtimalle dev projeden çekildi¤ini aç›klayacak. Ukrayna’da kriz nedeniyle stadyum perjeleri ask›ya al›nd›. Stat inflaatlar›n›n yüzde 80’inde çal›flmalar durdu.


6 Kas›m 19 Kas›m

10 YÜZ YÜZE

2008

MERHABA UMUT... ‘Aklam›yoruz Hakl›yoruz’ mitinginin Türkiye’nin dört yan›ndan gelen kat›l›mc›lar›na kay›t cihaz›m›z› uzatt›k ve görüfllerini ald›k. “Mitingden nas›l haberdar oldunuz, hangi taleplerle mitinge kat›ld›n›z, miting atmosferi hakk›nda ne düflünüyorsunuz” sorular›na verilen cevaplar, 2 Kas›m günü halk›n hak mücadeleleri aç›s›ndan umudun bu topraklarda uzun zaman sonra yeniden yeflerdi¤ini gösteriyor

Mehmet Keçeci

Semra Duman

Ahmet Akkufl

Serap Aktafl

Görme engelli, ‹stanbul

Ev kad›n›, ‹zmit

Emekli, Ankara

Emekli, Giresun

‹stanbul’dan kat›l›yorum. Mitingden haberim zaten vard›. Halkevleri’nde Engelli Haklar› Atölyesi çal›flmas› yap›yoruz. Yani çal›flman›n içinde olmam›zdan dolay› bilgimiz vard›. Yolculuk gayet keyifliydi. Kendimi kontrol alt›nda tutmaya çal›fl›yorum çünkü kalp krizi geçirdim yak›n zamanda. Heyecanla aramda bir mesafe oluflturmaya çal›fl›yorum. Bugün buraday›m çünkü haklar›m›z var. Biz haklar›m›z temelinde yaflam›m›z› kurgulamak istiyoruz. Birilerinin bir fley ba¤›fllamas›na ya da himayesine ihtiyaç duymadan o dilencilefltirme ve sadaka kültürüne boyun e¤meden özgür ve ba¤›ms›z bireyler olarak yaflamak istedi¤imiz için direnmeyi seçtik.

Eflimle birlikte geldim. Yolculu¤umuz çok iyi geçti. Biz Halkevleri’ni seviyoruz, burdan›z. Defolsun AKP. Art›k insanlar biraz genifle ç›ks›n istiyoruz. Erdo¤an gitsin istiyoruz. 57 yafl›nda ev han›m›y›m, emekliyiz, çok zorluk çekiyoruz. Çocuk okutuyoruz. Ald›¤›m›z yetmiyor. Bu kalabal›¤› gördüm. Çok duyguland›m.

Mamak, Dostlar Mahallesi’nden geliyorum. 66 yafl›nday›m, memur emeklisiyim. Biz iki senedir mücadele veriyoruz. Bar›nma Hakk› Bürosu’nda çal›fl›yoruz. Beraber çal›fl›yoruz, her fleyden haberimiz var. Mücadelemiz devam ediyor, her zaman da edecek. Biz evlerimizi y›kt›rmamak için her türlü mücadeleyi veriyoruz ve verece¤iz. Kalabal›k daha fazla olsa daha güzel olur, her zaman birlikten güç do¤ar.

Nefise Küçük Ev kad›n›, Bursa

Hasan Erdo¤an ‹flçi, ‹zmir 38 yafl›nday›m. Konak Belediyesi’nde iflçiyim. Mitingden zaten haberdard›m. Geldim, memnun kald›m, güzel geçiyor. Buraya halk için geldik. Sa¤l›kl› bir yaflam istiyoruz. Çocuklar›m›z›n gelece¤ini istiyoruz. Özgürlük istiyoruz.

Serpil Parmaks›z Vergi memuru, Ankara K›z›lbey Vergi Dairesi’nde vergi memuruyum. Biz e¤itimin sa¤l›¤›n özelleflmesine karfl›, tüm yap›lan zamlara karfl› bu mitinge kat›ld›k. Vergide adalet istiyoruz Kalabal›¤› görünce heyecanland›m. Umut vaat ediyor.

Valla orda imza att›m. Çocuklar gidelim dedi, geldim ben de. Bu kalabal›¤› görünce çok rahatlad›m. Çok s›k›nt› çektik. Maafl istiyoruz, her fleye zam yapt›lar. Yoksulluk bir taraftan. Yoksullu¤a karfl› geldik.

Mert Bal

Hülya Altun Memur, Ankara Tiyatro Öteyüz’le geldim buraya. Bat›kent’te ba¤›ms›z bir kad›n tiyatrosuyuz. Mitingden Bat›kent’te her sitede her sokakta, metro ç›k›fl›nda duyurular yap›ld›. Haberimizin olmamas› mümkün de¤ildi. Biz bu mitingin taleplerini destekliyoruz kendimizi de içinde hissediyoruz. Miting alan›n› görünce çok heyecanland›m.

Alperen Akdemir

Ekinsu Yi¤it Ö¤renci, Ankara

Ö¤renci, Ankara Keçiören Halkevi’nden geliyorum. 19 yafl›nday›m. Bugün buraya e¤itim hakk›m›z›, sa¤l›k hakk›m›z›, bar›nma hakk›m›z› alabilmek amaçl› geldik. AKP’yi protesto ediyoruz. Eylem, bekledi¤imden daha iyi bile diyebilirim. Çok iyi bir kat›l›m var. Her fley flimdilik güzel görünüyor, inflallah bunlar›n sonucunda haklar›m›z› da alabilece¤iz.

Bütün mitinglerden haberimiz var. Bütün mitinglere kat›l›yorum. Bugün engellilerin engellerini kald›rmak için geldim. Engelli Haklar› Atölyesi ile birlikte olaca¤›m. Halk›n e¤itim hakk› ve sa¤l›k hakk› talebiyle geldik. Tabii benim öncelikle de ulafl›m engellerinin kald›r›lmas› talebim var. Ben engelliler tak›m›nda sporcuyum ayn› zamanda. Türkiye’de her yerde gördü¤ünüz gibi kald›r›mlara ç›kam›yoruz. Mitingde güzel bir coflku, güzel bir ses var. Baflka kentlerden arkadafllar›m›zla olmak da güzel bir duygu.

Ali Günefl ‹flçi, Ankara Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde çal›fl›yorum. TADAL firmas›nda ahç› yard›mc›s›y›m. Mitinge Ankara Üniversitesi ‹flçi Meclisi olarak geldik. Hakk›m›z› alam›yoruz, maafllar›m›z› içeriden alam›yoruz. Mutfak kaynam›yor, yol param›z yok, yürüyüfle kat›ld›k, sesimizi duyurmak için. Bu kalabal›¤› görünce büyük bir mutluluk hissettim.

Dokuz yafl›nday›m. Ankaral›y›m. Mitinge annem, babamla geldim. Ben de paras›z e¤itim ve ö¤retmenlerin haklar›n› istiyorum. Annem babam da ayn›s›n› istiyorlar. Ben kendimi mutlu hissediyorum, iyi ki böyle bir eylem yapm›fl›z.

Ö¤renci, Adana

Hatice Arslan Ö¤renci, Samsun 19 May›s Üniversitesi Matematik Bölümü ö¤rencisiyim. Valla bu mitinge geldi¤imiz talepleri saymak için asl›nda röportaja zaman yetmez. AKP’nin sald›rd›¤› alanlar› söylemeye yetmeyecek zaman›m›z. Bir sürü alan. Öncelikle kendisi gibi düflünmeyenlere sald›r›yor, halk›n haklar›na sald›r›yor, ö¤rencilere sald›r›yor, gerici uygulamalar›yla, Fethullahç› uygulamalar›yla üniversiteleri kuflatma alt›na almaya çal›fl›yor. Bütün bunlar›n hepsini reddeden, AKP’nin yolsuzluklar›n› aklamayanlar olarak geldik. Paras›z, bilimsel, nitelikli, gericilikten uzak bir e¤itim talep ediyoruz. Kalabal›¤› gördüm inan›lmaz, çok güzel. Öne do¤ru biraz yürüdüm ama daha fazla gitmeye gücüm yetmedi. Çok zorlu bir yolculukla buraya geldik. Ama hepsine de¤di, burada olmak çok güzel.

Avni Ertafl Rize Rize F›nd›kl›’dan geliyoruz. F›nd›kl› Derelerini Koruma Platformu ad›na geliyoruz. Bizim ilçemizde F›nd›kl›’da iki vadi üzerinde 18 adet hidroelektrik santrali yap›lmak isteniyor. Biz F›nd›kl› halk› olarak santrallere karfl› ç›k›yoruz. Yaklafl›k iki y›ldan beri bu konuyla ilgili bir mücadele yürütüyoruz. Bugün burada bu mitingin oldu¤unu duyduk. Burada da sesimizi duyurmak için buraya kat›ld›k. Elbetteki sa¤l›k hakk›yla beraber bar›nma hakk›yla beraber, e¤itim hakk›yla beraber biz de çevre hakk›yla ilgili, do¤a hakk›yla ilgili üzerimize düfleni yapmaya çal›fl›yoruz. Miting alan›n› gördüm. Harika. fiunu görmek laz›m. Art›k Halkevleri Türkiye genelinde kendi ad›na, kendi yolunda eylemler yapma kapasitesine ulaflm›flt›r. Art›k Halkevleri’nin yolu aç›kt›r bence.

17 yafl›nday›m. Lise ö¤rencisiyim. AKP’nin neo-liberal politikalar›na karfl› halk›n örgütlü gücünü göstermek için geldim. Kalabal›¤› gördüm gerçekten burada, yaln›z olmad›¤›m›, bu ülkede yaln›z olmad›¤›m›z› gördüm. Amac›m›za ulaflt›¤›m›z› hissediyorum.

Ayfle Tuncer Dönmez Ev kad›n›, Isparta Isparta’dan geliyorum, Demirel’in memleketinden. H›rs›zlar›n yerinden geliyorum. Mitingden haberim olur çünkü ben her zaman bu iflin içindeyim. Bizim Antalya’da Halkevimiz var, siz de gelin kat›l›n. Bütün haklar›m›z› istemek için geldik bugün buraya. Heyecan duyduk, Allah bunlara sa¤l›k versin her gün kofltursunlar. Ev kad›n›y›m, cahilim, 67 yafl›nday›m, okur yazarl›¤›m yok. Herkesin okumas› laz›m. E¤itimin ücretsiz olmas› laz›m. Hastal›k, sa¤l›k önemli sorunlar. Bak flimdi sakat kodular para vermedim diye (sakat aya¤›n› gösteriyor). Para verseydim bu ayak iyileflecekti, hala iyileflmiyor.

Nihal Ertu¤rul Ankara Ev kad›n›, Ankara 38 yafl›nday›m. Ankara, fiehitlikten geliyorum. Mitinge gelmek için talep çok, saymakla bitmez... Her fley, ülkenin gidifli. Türkiye’nin gelece¤ini güvenle görmüyorum. Buraya geldim. Valla zaten kalabal›k yürüyüfl görünce pencereden hemen att›m kendimi d›flar›.

O¤uz Ülker fienay Y›lmaz Ö¤retmen, Ankara 33 y›ll›k ö¤retmenim. E¤itim talebiyle, sa¤l›k talebiyle AKP’yi haklamaya geldik. Kalabal›¤› gördüm, heyecanl›y›m, umutluyum. Ö¤rencilerim için gerici olmayan, ›rkç› olmayan, daha demokratik bir e¤itim istiyorum. Onlar›n kendini ifade edebilece¤i, birey olabilece¤i bir e¤itim talep ediyorum.

Mühendis, Ankara O D T Ü Mezunlar› Derne¤i yöneticisiyim. Halk›n talepleri bizim de taleplerimiz, o yüzden kurum olarak buraday›z. Yakacak, yiyecek falan bunlar ülkenin temel sorunlar›. Y›llar sonra tekrar bu sloganlar› duymak çok güzel.

Haflmet Camc› Mühendis, ‹stanbul 43 yafl›nday›m. Kimya mühendisiyim. Mitinge ortak bir pankart alt›nda kat›ld›k. Meslek odalar›n›n önemli bir örgütü de TMMOB’dur. TMMOB’a ba¤l› yerellerde Halkevleri’nin bu kampanya ve yürüyüflüne ayn› duygu ve düflünüfle sahip mimar ve mühendislerin bir yürüyüfl kolu kurduk. Genel olarak bizim için çok anlaml› buldu¤umuz tümü kapsayan talepler ve flartlar var. Mühendisleri de çok da ayr› tutacak bir fley de¤il ama bizim alan›m›zdan bakt›¤›m›zda bizi de çok ilgilendiren en önemli fleylerden birisi, herkesin oldu¤u gibi yaflama hakk›, sa¤l›k, e¤itim hakk›, bunlar en temel fleyler ama bunlar›n d›fl›nda bizim için önemli olan özellefltirmelere, yoksullu¤a, güvencesizli¤e karfl› mühendislerin taleplerini s›ralayabiliriz. Mitinge dair bir haftad›r bu duygu içinde bir beklenti oluflmufltu bizde. Bulundu¤umuz ortamlarda, iliflkide oldu¤umuz kurulufllarda bekledi¤imiz bir fleyi görmek bizi oldukça sevindirdi.

Fatma Ayan Büro iflçisi, Ankara Hüseyin Gazi’den geliyorum. Büro iflçisiyim. Buraya haklar›m›z› bir flekilde alabilece¤imizi duyurmaya, göstermeye geldik. ‹ki çocu¤umla geldim. Onlar›n gelece¤i, e¤itim haklar›, sa¤l›k haklar› için geldim. Kalabal›k çok hofluma gitti bu kadar beklemiyordum.


cmy k

‹flçi filmleri Mersin’de

‘Uzun’ bir hayat

RAF beyazperde

40 y›l önce, 40 y›l sonra

Uluslararası İşçi Filmleri Festivali üretenlerin ve yoksulların hikâyelerini anlatmaya Mersin’de devam ediyor. Bu yıl Mersin’de üçüncüsü yapılacak olan festival, ‘Emeği gören kamera, sokağa çıkan sinema’ temasıyla 4-8 Kasım tarihlerinde Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Salonu’nda gerçekleştirilecek. Festivalin açılış gecesine, sinema oyuncusu Mustafa Alabora, Sine-Sen Genel Sekreteri Ahmet Keskin ve Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol katılacak.

Kürt edebiyatının özgün ve destansı yazarı Mehmet Uzun’un ölümünün birinci yılında Muhsin Kızılkaya, ‘Sen û Ben’ adlı kitabıyla, yazarın yaşamını çocukluğundan vefatına kadar anlatıyor. Kızılkaya kitapta, Uzun’un edebi dünyasıyla birlikte; sürgündeki yıllarını, aşklarını, dostluklarını anlatıyor. Uzun’un kitaplarını Kürtçe’den Türkçe’ye kazandıran Kızılkaya, şimdi de Uzun’un hayatını 15 yıllık dostluklarının da yardımıyla bizlere aktarıyor. İthaki Yayınları’ndan çıkan kitap ismini Diyarbakır’daki burçlardan alıyor.

Batı Almanya’da 68 gençlik hareketinin içinden çıkan Kızıl Ordu Fraksiyonu’nun (RAF) filmi çekildi. Film ülkemizde de 31 Ekim’de gösterime girdi. Senaryosu, Bernd Eichinger tarafından, Stefan Aust’un çok satan kitabı “Baader Meinhof Complex”den aynı adla uyarlanan filmin yönetmenliğini, Alman sinemasının usta isimlerinden Uli Edel yapmış. Film, Kızıl Ordu Fraksiyonu’nun 68 öğrenci hareketlerinin içinden çıkışını, yükselişini ve yenilgisini anlatıyor.

Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından organize edilen TÜYAP Kitap Fuarı, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi-Büyükçekmece’de, 19 Kasım tarihleri arasında yapılacak. Bu sene “1968: 40 Yıl Önce, 40 Yıl Sonra” temasıyla düzenlenen İstanbul Kitap Fuarı’na yaklaşık 550 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılacak; panel, söyleşi, konser, şiir-dinletileri ve çocuk etkinlikleri gibi 282 kültür etkinliğinde ve imza günlerinde 750 yazar, okurlarıyla buluşacak.

6 Kas›m 19 Kas›m

2008

KÜLTÜR/SANAT 11

Alt›n Portakal’›n ard›ndan Antalya Konyaalt› Aç›khava Tiyatrosu’nda 45.si gerçeklefltirilen Antalya Alt›n Portakal Film Festivali ile ilgili olarak belgesel yönetmeni ve Yeni Film sinema dergisi yazar› Emel Çelebi’yle sohbet ettik Türkiye’nin sinema organizasyonlarından Altın Portakal Film Festivali’nin 45.si Antalya Konyaaltı Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleştirildi. AKP’li bakanlar, yazarlara açılan davaların, tiyatro yasaklarının ve internet sitelerinin yasaklamalarının bolca yaşanmasından sorumlu değillermiş gibi “sanat dostu” maskeleriyle festivale akın etti. Sonbahar filminin yönetmeni Alper Özcan’ın aldığı ödülü polis işkencesiyle katledilen Engin Çeber’in annesine adaması ve Eşref Kolçak’ın mevcut sinema yasasını hazırlayanlar için “beyin özürlü” demesi AKP’lilerde soğuk duş etkisi yarattı. Festivalde Ben Hopkins’in yönetmenliğini yaptığı “Pazar-Bir Ticaret Masalı” en iyi film ve senaryo ödüllerini aldı. Filmde oynayan Tayanç Ayaydın ise en iyi erkek oyuncu ödülünün sahibi oldu. En iyi yönetmen ödülü ise “Nokta” filmiyle Derviş Zaim’in oldu. Nurgül Yeşilçay ise en iyi kadın oyuncu seçildi. Halkın Sesi olarak festivali yerinde izleyen belgesel sinemacı ve yö-

netmen Emel Çelebi’yle sohbet ettik. Emel Çelebi, “Gündelikçi” ve “Lilith’in Kızkardeşleri” adlı belgesellerin yönetmeni ve bu yıl temmuz ayında ilki düzenlenen “Documentarist-İstanbul Belgesel Günleri”nin de Emel Çelebi düzenleyicileri arasında yer alıyor. Çelebi, ‘Yeni Film’ sinema eleştiri dergisinin de yazarlarından Çelebi son dönemde çekilen nitelikli Türk filmlerinin festivalde gösterilmesinin olumlu olduğunu söylüyor. Aynı şeyi belgesel yapımlar için söyleyebilmenin ise oldukça güç olduğuna değinen Çelebi, daha önce görüp beğendiğimiz, hatta başka festivallerde övgü kazanmış olan bazı belgesellerin ön jüriyi aşamadığı için Antalya’ya alınmadığını vurgulayarak Türkiye’de belgeselin tam anlamıyla değerlendirilmediğini söylüyor. Son dönemde çekilen Türk

Ödül Çeber’in annesine Alt›n Portakal Film Festivali’nde Alper Özcan, ad›¤› ödülü Engin Çeber’in annesine ithaf etti Sonbahar filmiyle Alt›n Koza’dan sonra Alt›n Portakal Film Festivali’nde de ödül alan Özcan Alper, ödülü karakolda ve hapishanede iflkence ile katledilen Engin Çeber’in annesine ithaf etti. Gecede NETPAC ödülünü

alan Özcan, filminde F tipi cezaevlerinde yaflananlar› anlatt›¤›n› belirterek, “Ne yaz›k ki d›flar›da, sokakta bizim gibi flansl› olmayanlar var. Bu ülkede birçok fley yaflan›yor. En son sadece dergi satt›¤› için gözalt›na al›n›p cezaevinde, karakolda iflkencede bir genç öldürüldü. Ben bu ödülü bizim kadar flansl› olmayan Engin Ceber’in annesine ithaf ediyorum” diyerek ödülünü ald›. Gecede konuflma yapan Eflref Kolçak ise mevcut sinema yasas›n› haz›rlayanlar›n “beyin özürlü” oldu¤unu söyledi.

filmleri Alt›n Portakal Film Festivali'nde hakk›yla temsil edilebiliyor mu? Son dönemde çekilen Türk filmlerinin çoğu, ilk kez Altın Portakal’da seyircisiyle buluştu. Festivale giderken bizi de heyecanlandıran şeylerden biri buydu; beğendiğimiz yönetmenlerin en son çektikleri filmleri izleme şansına sahip olmak… Türkiye’de son dönemde üretilen bütün nitelikli filmleri Altın Portakal’da bir arada görmek mümkün oluyor. Belgesel bölümünde ise aynı şeyi söylemek zor. Daha önce görüp beğendiğimiz, hatta başka festivallerde övgü kazanmış olan bazı belgeseller ön jüriyi aşamadığı için Antalya’ya alınmadı. Ne yazık ki Türkiye’de belgesel halen tam anlamıyla değerlendirilemiyor. Yani, jüri belgesel filmleri hangi kriterlere göre değerlendireceğini bilemiyor. Geçen sene de bilindiği gibi jüri, hiçbir belgeseli ödül vermeye layık göremediğini açıklayarak, Türkiyeli belgeselcilerin emeklerini bir çırpıda çöp sepetine atmaktan çekinmemişti. Bu açıdan bakarsak, Türkiyeli belgesellerin festivalde hakkıyla temsil edilemediğini söyleyebiliriz. Ödül alan filmlerle ilgili ne düflünüyorsunuz? Bu sene festivale katılan filmlerin listesine baktığımda, bazılarını önceden görüp beğendiğimden de olacak, jürinin işi zor diye düşünmüştüm. Yarışmaları sadece bir oyun gibi görüp, jüri kararlarının eninde sonunda sübjektif olduğunu düşünürsek aslında önemli olan festivale katılmak oluyor. Bu, ödül kazanan filmler aldıkları ödülü hak etmiyor demek değil elbet… Ulusal Yarışma’da En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Erkek Oyun-

Baran Afganistan’daki savafltan kaçarak ‹ran’a yerleflen Afgan iflçilerin hayat›n› anlatan ‘Baran’ (Ya¤mur) filminin yönetmeni Mecid Mecidi. Filmde, bir Azeri genci, Afganl› k›za afl›k olduktan sonra çevresine ve hayata bak›fl› de¤iflir. Biz de bu de¤iflimle, Tahran’daki inflaatlarda kaçak çal›flan Afganl›lar’›n yaflamlar›na yak›ndan tan›k oluyoruz.

Günde Gün

Do¤ada yaflayan üç kad›n›n hikayesi Emel Çelebi, “Gündelikçi” ve “Lilith’in K›zkardeflleri” (yukarda) adl› belgesellerin yönetmeni ve bu y›l temmuz ay›nda ilki düzenlenen “Documentarist-‹stanbul Belgesel Günleri”nin de düzenleyicileri aras›nda yer al›yor. Çelebi, ‘Yeni Film’ sinema elefltiri dergisinin de yazarlar›ndan.

cu, En İyi Kostüm Tasarımı ödüllerini alan “Pazar-Bir Ticaret Masalı”, pek çok izleyici ve eleştirmenden sürükleyici kurgusu, oyuncuları, görselliği, gerçekçi ve nükteli senaryosuyla tam puanı almıştı. Ama, Portakal’da herkesin kulis yaptığı konulardan biri de filmin neden Ulusal Yarışma bölümünde yer aldığıydı. Belki, burada bir haksızlık yapıldığı düşünülebilir. Gerçi İngiliz yönetmen Ben Hopkins’in, olayları tamamen Türkiyeli bir yönetmen gibi –hatta belki daha da iyi biçimde- içeriden anlatmasına olanak tanıyan gözlem yeteneğine saygısızlık etmek istemem, ama film, adı üstünde Ulusal Yarışma’ya alınmadan önce yönetmeninin uyruğu, yapımcılarının kaçta kaçının Türkiyeli olduğu vs gibi konular üstünde bir kez daha düşünülmeliydi. Bu biraz da Türkiye’de bir yönetmen yetişmesinin ve uzun metraj film çekmenin zorluklarını düşününce ortaya çıkan haksız reka-

beti önlemek için gerekliydi bence. Alt›n Portakal’›n Hollywoodlaflmas› gibi elefltiriler hakk›nda ne düflünüyorsunuz? Her yıl bizim aklımızın ermediği miktarlarda paralar ödenerek starlar Antalya’ya getiriliyor. Bunun yalnızca festivalin medyada daha çok görünür olmasına katkısı var. Oysa, buna ayrılan para yerli sinemaya ayrılsa çok daha faydalı işler yapabilirdik biz. Türk sinemasının geliştirilmesine ayrılan bütçenin önemli bir bölümü ne yazık ki Antalya’ya gidiyor. Starları getirmekle uğraşmak yerine biraz da marketin işlerlik kazanmasını sağlasalar, yapımcıları Antalya’ya çekmeyi başarsalar Türk sinemasına daha büyük katkıları olurdu.

K›z›l›rmak grubunun, ‘Günde Gün’ albümünde; Aze, Gidenlerin ard›ndan, Ayn› gö¤ün ezgisi, Sorguda, K›r hüznü gibi çal›flmalar› bulunuyor. Defalarca dinledi¤imiz bu türkülerin yer ald›¤› albümü g r u p , 1997’de ç›karm›fl.

A¤layan da¤... Ayflegül Devecio¤lu ‘A¤layan Da¤ Susan Nehir’ adl› ikinci kitab›nda Çingeler’in hayat›n›, konu al›yor. Çingene kimli¤inden hayat› boyunca kaçmaya çal›flm›fl Naciye abla karakteri ile romanda, ‘lanetli halk’ Çingeneler’i baflar›l› gözlemleri ile anlatan Devecio¤lu, herzaman yan›bafl›m›zda olan bir halk› tan›mam›za yard›mc› oluyor.

Sinema atölyeleri üretiyor Bir belgesel bir yönetmen Rengahenk Sanatevi’nin ‘Bir Belgesel Bir Yönetmen’ bafll›kl› belgesel gösterimlerinin kas›m ay› konu¤u Hüseyin Karabey Rengahenk Sanatevi’nde ilki 1 Kasım’da başlayan gösterimlerde, “Sessiz Ölüm” adlı ilk belgesel yapım ile F tipi cezaevlerinin insanlık dışı koşulları ve tecrit kavramı anlatıldı. 8 Kasım’da gösterilecek olan “Boran Boran” adlı belgesel ise, kaybolan çocuklarının akıbetini öğrenmek için yıllarca polis coplarına, gözaltılara rağmen her cumartesi Galatasaray Lisesi önünde eylem yapan Cumartesi Anneleri’ni anlatıyor. Karabey bu belgeselde, öldüğü düşünülen ama cesetleri bulunamayan üç gencin öyküsünü ve annelerin oğullarından haber almak için giriştikleri mücadeleyi anlatıyor. 15 Kasım’da yönetmenliğini Hüseyin Karabey, Perihan Taş, Nihan Gider ve Banu Öztürk’ün yaptığı “Yola Çıktık” isimli belgeselde, “Kadınlar Birbirine Doğru Yürüyor Kampanyası” kapsamında Türkicmy k

ye’nin değişik illerinden gelerek Konya’da buluşan kadınların yaşadıkları anlatılıyor. Film, birbirine doğru yürüyen kadınların maruz kaldıkları şiddeti, çektikleri yoksulluğu, köylerini terk etmek zorunda kalışlarını, okutulmayışlarını, çocuk yaşta evlendirilişlerini, cinselliklerini paylaşmalarını anlatıyor. 22 Kasım’da gösterilecek olan “Pina Bausch'la Bir Nefes” adlı belgeselde ise, ünlü danscı Pina Bausch'un İKSV'nin davetlisi olarak geldiği İstanbul'da gerçekleştirdiği “Bir Nefes” isimli gösterisinin sahne arkası ve hazırlıkları yer alıyor. Adres: İstiklal Caddesi Olivio han geçidi Sokak Olivio Han Kat:2 No: 5 Beyoğlu İstanbul, Telefon: 0212 292 32 47, e-posta: rengahenksanatevi@gmail.com

Uluslararası İşçi Filmleri Festivali üçüncü yılında, kendi özgün deneyimlerini yaratarak Türkiye turuna devam ediyor. Neo-liberal saldırıların etkisinde kalan işçilerin, işsizlerin, kadınların, gençlerin ve kent yoksullarının hikâyelerini sinemaya aktaran festivalin Adana ayağında bu yıl atölye çalışmaları yapıldı. Sırrı Süreyya Önder, Metin Yeğin, Ahmet Soner, Kazım Kazmaz, Kazım Öz ve Meltem Şahiner’in katıldığı atölye çalışmalarında; fotoğraf belgeselciliği, toplumsal mücadelede sanatın ve sinemanın etkisi, set ekipmanlarının tanıtımı (Jimijep, staticam, ses-ışık seti, şaryo, kamera vb), kamera-ışık ve kurgu-montaj eğitimleri verildi. Katılımcı, yaratıcı

ve müdahaleci bir anlayışla gerçekleştirilen üç haftalık atölye çalışmalarının sonucunda ‘Game Ower’ isimli kısa metrajlı film çekildi. 24 Ekim günü Seyhan Kültür Merke-

zi’nde gerçekleştirilen galanın ardından, Adana’nın çeşitli yerlerindeki gösterimlere 2 bin kişi katıldı.

Set iflçileri krizde Türküler kardeşlik için Çukurova Halkevleri Adana, İskenderun ve Antakya’da düzenlediği Kardeş Türküler konserleriyle kardeşlik mesajları verdi. Binlerce kişinin hep bir ağızdan türküler söylediği konserlerde ‘kardeşliğin ülkesini’ kurmak için söz verildi. Kardeş Türküler solistlerinden Feryal Öney, zor bir dönemden geçtiğimizi söyleyerek halkların birbirine daha sıkı sarılması gerektiğini söyledi. Öney, bu sarılma ihtiyacına sunduğu katkı için, Halkevlerine teşekkür etti. Adana Halkevi Başkanı Osman

Erkut da, Halkevleri’nin mücadele programını açıkladı. İskenderun���da yapılan konserde ise, İskenderun Halkevi Başkanı Sevim Keleş, Kardeş Türküler'e, kardeşliğin ülkesi için söyledikleri türküler için teşekkür ederek “kardeşliğin ülkesini” kurmak için herkesten söz aldı. Antakya’daki konserde ise, Hatay Halkevi Başkanı Eylem Mansuroğlu yeniden kardeşleşme üzerine konuşma yaptı.

Ekonomik kriz dizi emekçilerini de vuruyor. Diziler teker teker yayından kaldırılırken, krizin dizi-sinema filmi emekçilerine ve set işçilerine nasıl yansıdığını DİSK SineSen Örgütlenme Sekreteri Ahmet Keskin sendika.org internet sitesine anlattı. Kanalların yapımcılardan %30 indirim isteğini ve yapımcıların çalışanların ücretlerini indirmeye çalıştığını söyleyen Ahmet Keskin, “Yapımcılar krizin faturasını çalışanlara çıkarmak istiyor” dedi. Keskin, nispeten daha ufak firmalarda 6 aydır ücretlerini alamayan dizi-sinema oyuncularının ve set işçilerinin Sine-Sen’e geldiklerini, gelen şikâyetlerle de sendika avukatlarının ilgilendiğini söyledi. Kriz ortamında Sine-Sen’in örgütlenme süreci ise hızlı bir şekilde devam ediyor.


cmy k

Türkiye’nin dört bir yan›ndan gelen binlerce genç, yafll›, kad›n, erkek, iflçi, iflsiz, yoksul, köylü, ö¤renci, sa¤l›kç›, e¤itimci, mimar, mühendis, sanatç›, bilim insan› ve engelli turuncu bir sel olup baflkent s›rtlar›ndaki yoksul emekçi mahallelerinden Ankara’n›n göbe¤ine akt›. Kolej Meydan›’ndaki mitingde “Aklam›yoruz Hakl›yoruz” sloganlar› yank›land› AKP’yi “Aklamıyoruz Haklıyoruz” diyerek halkın haklarını savunanlar, taleplerini ve örgütlü güçlerini Halkevleri’nin 2 Kasım mitingiyle Ankara’ya taşıdılar. 6 bini aşkın kişi AKP’nin "halk düşmanı, gerici, faşist" politikalarına karşı yürüyerek yoksulların insanca yaşam, demokrasi ve barış taleplerini seslendirdi. Pek çok emek örgütü, siyasi parti ve demokratik kitle örgütünün destek verdiği mitingde, kriz karşısında halkın acil taleplerinin yer aldığı “Halkın Şartları” açıklandı. ‘Gecekondulardan geliyor halk’

Adana, Mersin, Antalya, İskenderun, Antakya, Sivas, Artvin, Rize, Trabzon, Giresun, Samsun, İzmir, Zonguldak, Kocaeli, Bursa, İstanbul, Eskişehir, Bolu ve Çanakkale’den Ankara’ya gelen binlerce Halkevci, Kolektifçi ve Genç Umutçu Tuzluçayır ve Saimekadın Halkevleri’nde buluştu. Daha sonra iki kol halinde pankartları ve flamalarıyla yola çıkan Halkevciler, Ankaralı emekçilerle buluşmak üzere Dikimevi’ne, oradan da Kolej Meydanı’na yürüdü. Mitingde öğrenci gençliğin ve kadınların yoğun katılımı dikkat

çekti. Atılan sloganlarda ve taşınan pankartlarda zamlara, özelleştirmelere, yıkımlara ve gericiliğe karşı tepki öne çıktı. AKP’nin Kürt sorununda şiddet politikasını tırmandırması ve faşist baskılar da eylem boyunca protesto edildi. “Marx her zaman haklıydı! Yaşasın Sosyalizm” pankartı da büyük ilgi gördü. Kolej Meydanı’na kurulan kürsüde ilk olarak Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol söz aldı. AKP zulmüne meydan okuyanları Türkçe, Kürtçe,

Arapça ve Gürcüce selamlayarak sözlerine başlayan Birol, ekonomik krizin faturasının halka ödetilmek istenmesine karşı halkın şartlarını açıkladı. Miting için, “Bu bir final değil başlangıçtır” diyen Birol “Eşitlik, özgürlük ve barış için mücadelede kararlıyız ve bu yolda yürüyoruz, yolumuz açık olsun” sözleriyle konuşmasını bitirdi.

HAKLAR KORTEJ‹ Her bölge mitinge kendi özgün talep ve mesajlar›n› yans›tan pankartlarla kat›ld›. ‹stanbul, “Kapitalizm; yolsuzluk, iflsizlik, yoksulluk, açl›k demektir”; Karadeniz, “Derelerimizi satanlar›, çay›m›z› f›nd›¤›m›z› çürütenleri Aklamayiruk Haklayiruk”; Çukurova, “Türk Kürt kardeflçe, tam ba¤›ms›z Türkiye”; ‹zmir, “AKP’nin gericili¤ine teslim olmayaca¤›z, e¤itim hakk›m›z› alaca¤›z”; Kocaeli, “AKP’nin enerji politikalar›n› Aklam›yoruz, ‹ZGAZ’› sat›n alan Suez-GDF’yi Haklayaca¤›z”; Eskiflehir, “AKP’yi ekmek çarpacak, su çarpacak”; Sivas, “Gericili¤e ve ›rkç›l›¤a karfl› bar›fl›n ülkesini, kardeflli¤in Sivas’›n› kuraca¤›z”; Bursa, “Enerji hakt›r sat›lamaz”; Antalya, “ANT-KART soygununa son” pankartlar›n› tafl›d›.

Mitingin en çok ilgi gören kortejleri bar›nma hakk› mücadelesi veren Dikmen ve Mamak halk›n›n, Engelli Haklar› Atölyesi’nin ve Halkevci Kad›nlar’›n kortejleriydi. Alan›n en diri kortejlerinden birini kuran engelliler e¤itim hakk› taleplerini öne ç›kar›rken, kad›nlar da gerçek eflitlik için kendi flartlar›n› dile getirdiler.

Devrimci Ö¤retmen, Dev Sa¤l›k-‹fl, KESK Ankara fiubeler Platformu, ‘Mühendisler, Mimarlar fiehir Planc›lar›’, ODTÜ’lüler, direniflteki TADAL iflçileri, F›nd›kl› Dereler Platformu ve Tiyatro Ötekiyüz de pankartlar›yla alanda yar ald›.

Gençlikte umut var “Üniversitemizi, ülkemizi AKP’ye b›rakmayaca¤›z” diyen Ö¤renci Kolektifleri’nin bin kiflilik korteji ile “Karanl›¤› y›rtarak geliyoruz” diyen, 250 kiflilik Liseli Genç Umut korteji mitinge coflku ve umut katt›. ***

dostlar›n aras›nda KESK’e ve DİSK’e bağlı sendikalar, TTB, ÇGD, TMMOB ve bağlı odalar, Devrimci 78’liler, ÖDP, TKP, DTP, EMEP, SDP, TİHV, ABBF, Birgün, DY Vakfı ve ESM’li dostlar da mitingdeydi. cmy k


067