Page 1

FUTBOL

Taraftardan örnek davranış Bölgesel Amatör Futbol Ligi 2. Grupta mücadele eden HakkariZapsporKulubü futbolcuları, taraftarlarının da desteği ile karla kaplanan sahayı küreklerle temizleyerek yarın oynayacakları maça hazırladılar.

Hakkari'yi etkisi altına alan kar yağışı hayatı olumsuz yönde etkilerken, Şehir Stadın'daki kar kalınlığı da 35 santime metreye ulaştı. Yarın HakkariZapspor- 72 Batmanspor karşılaşmasının oynanacağı sahaya zemininin sentetik yüzeyli çim olması nedeniyle iş makineleri giremedi.

Bunun üzerine HakkariZapspor Kulübü futbolcuları kar yağışının dinmesinin ardından akşam saatlerinde stada giderek sahada biriken kar yığınlarını küreklerle temizlemeye çalıştı. Bunu öğrenen ve futbolculara yardımcı olmak isteyen bir grup gönüllü taraftar da stada gelerek ellerine aldıkları küreklerle sahadaki karı temizledi. Zapspor Kulübü Başkanı Ayhan Tunç, teknik direktör Mecit Tekin de taraftar ve futbolcularla çalışmaya destek vererek sahayı yarınki maça hazır hale getirmeye çalıştı.


Fenerbahçeli futbolculardan örnek davranış

Fenerbahçe'nin milli futbolcusu Mehmet Topal ve eşi Selda Topal, Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV) ailelerine iftar yemeği verdi.

Mehmet ve eşi Selda Topal'ın Etiler'deki Develi Restoran'da verdiği iftar yemeğine, Fenerbahçeli futbolcular Bekir İrtegün ve Hasan Ali Kaldırım da katıldı. Oyuncular, yemekte hasta çocuklar ve aileleriyle tek tek ilgilenerek fotoğraf çektirdi. Öte yandan, organizasyonda bir konuşma yapan LÖSEV İstanbul İl Koordinatörü Zuhal Ön, ailelerin yanında oldukları için sarı-lacivertli futbolculara teşekkür ederek, bu tarz etkinliklerin daha fazla yapılması dileğinde bulundu.

Futbol dünyasından örnek tavır! Ünlü komedyen Ceyhun Yılmaz tarafından Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği için düzenlenen kampanyaya futbol dünyasından büyük destek geldi. Ceyhun Yılmaz’ın Twitter’dan yaptığı çağrıya kayıtsız kalmayan spor kulüpleri ve futbolcular engellilerin yüzünü güldürdü. Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği’nin 3430 akülü tekerlekli sandalye kampanyasına, Ceyhun Yılmaz’ın desteğiyle son dönemde 35 akülü tekerlekli sandalye bağışı gerçekleşti. Kampanya sayesinde bağışlanan akülü tekerlekli sandalyeler, Ceyhun Yılmaz’ında katılımıyla TOFD Genel merkezinde düzenlenen törenle ihtiyaç sahiplerine dağıtıldı.


OKUL

Dünyayı güzellik kurtarır mı? Rutinin dışında bir hayat seçmek illa ki çok başarılı olmak ya da dünyaca, hadi bilemedin ülkece adından söz ettirmek anlamına gelmiyor. Rutinin dışına çıkmak biraz da senden beklenin aksi istikametinde yol almak. O nedenle "farklı" yollar seçmiş hayatlar bana hep biraz inat da barındırıyor gibi geliyor. Etiyopyalı Yared de kaderinin akışına direnip, inat edenlerden. Eğer hayatın gidişatına uysaydı Yared belki de bugün Etiyopyalı yüz binlerce evsiz gençten biri olacak, hatta belki çoktan hayatını kaybedecekti. Ama öyle olmadı.

Yared, Etiyopyalı 25 yaşında bir genç. Yared, yeni evli, bir de çocuğu olmuş bir adam. Yared her şeyden çok Etiyopyalı fakir çocukların okuyabilmesi için elinden geleni yapan bir adam.Bir arkadaşım bahsetmişti bana ondan ilk olarak. Etiyopya'nın başkenti AddisAbaba'da En Toto dağının yamaçlarında bir okulu olduğunu söyleyince gidip görmeye karar verdik. Arazisini bir yardım kuruluşundan bağış alan, geri kalan her yeri kendi ve gönüllü arkadaşları ile yapan miniminnacık, ama belki de dünyanın en güzel okulu karşıladı bizi.Yared'in okulunda, eğer o kabul etmeseydi maddi imkânlar nedeniyle okuyamayacak 100'den fazla çocuk var. Bu çocukların hepsinin ailesi işsiz ya da hasta! Çocukların büyük çoğunluğu evlerinde yeterince beslenemediği için gerekli gıdayı ancak okul saatlerinde alabiliyorlar. Yeni bir giysiye ilk kez bu okul sayesinde kavuşmuşlar.


Yared'in öyküsünü ve bu okulu nasıl açmaya karar verdiğini dinlerken, "Dünyanın her zaman daha iyi bir y er olması için umut var" diye düşünüyorum. Yared, 6 yaşındayken Etiyopya - Eritre Savaşı'nda babası ölüyor, ardından annesi ve 3 kardeşini sarıhumma salgını nedeniyle kaybediyor. Şans eseri sarıhummadan ölmüyor ama akrabaları, "ya onda da Sarıhumma varsa ve bizim çocuklarımıza bulaştırırsa?" düşüncesiyle Yared'i evlerine almıyor. Mecburen sokaklarda yaşayan Yared, sokak lambalarının altında kitap okumaya çalışırken bir yetimhanenin rahibesi onu buluyor. İlk önce Yared'in gerçekten kitap okuduğuna inanmıyorlar, onun yetimhaneye girebilmek için numara yapan küçük bir hırsız olduğunu düşünüyorlar ama birkaç gün sonra ona yetimhanenin kapılarını açıyorlar. Yared yine de ilk birkaç ay boyunca acaba ne çalacak diye onu gizlice gözleyen bakışları hatırladığını söylüyor.Yared'in yakasını şanssızlıklar bırakmıyor, 11 yaşında sokaklarda yaşarken yaptığı hamallığın da etkisiyle kalbinde bir sorun olduğu ortaya çıkıyor. İsrail'e gidip kalp ameliyatı olan Yared sonra tekrar Etiyopya'ya dönüyor. Verilen bir bursla 18 yaşında Hindistan'a gidiyor. Burada Avustralyalı bir sivil toplum kuruluşunun maddi gücü yetersiz olanlara yönelik okulların kurulmasına destek olduğunu öğreniyor. Haritada Avustralya'nın yerini bilmezken, bu derneğe onlarca mektup gönderiyor ve sonunda kuruluşun desteğini almayı başarıyor.Derken yetimhane yıllarından tanıdığı Amara ile karşılaşıyor, birbirlerine âşık oluyorlar. Şimdi bir de 8 aylık bir çocuk büyütüyorlar. Oturdukları ev ise Yared'in işlettiği okulun aksine hala bir oda; yaklaşık 30 metrekare. Yared bu durumu: "Biz üç kişi oraya sığabiliyoruz ama benim okutabildiğim öğrencilerin daha çok imkâna ihtiyacı var" diye anlatıyor. Kendisinin çok büyük zorluklarla karşılaştığını ve ölmek üzereyken hayatta kalırsa, kendi gibi zor şartlarda yaşayanlara yardım etmek için kendine söz verdiğini söylüyor.Yared'in okulunda neler yok ki... Kendi yaptığı basket potaları, gönüllülerin öğrencilere diktiği yemyeşil kıyafetler. Bir sınıftan Danimarkalı genç bir öğretmenin sesini duyuyorsunuz, bir sınıfta Amharikçe söylenen bir şarkıyı. Yared'in en çok değer verdiği yerlerden biriyse sebze bahçesi. Bizi bahçenin yanına götürerek heyecanla anlatıyor: "Buraya dikkatli bakın; çocuklar tohumlardan nasıl meyve sebze yapacaklarını öğreniyorlar, bunları yetiştirip kendileri yiyorlar." Biz ilgiyle dinlerken ekliyor."Daha da önemlisi öğrendikten sonra bunları ailelerine de öğretiyorlar, çocukların ailelerinden birçoğu artık kendi besinlerini kendi yetiştiriyor." Dostoyevski'nin Budala romanında Prens Mışkin söyler ya "Dünyayı güzellik kurtaracak" diye. Ben de Yared'in öyküsünü dinlediğimde bu söze bir kez daha hak veriyorum.


HAYVANLAR

‘HAYVANLARI SEVMEKLE BAŞLAYACAK HER ŞEY’ Toplumun en zayıf halkası olan sokak hayvanlarından başlayarak, havada, karada, denizde yaşayan yaban hayvanlarının var olma hakkına sahip çıkan insanlar sizce insana kıyar mıydı? Bu savaşlı, kıyımları başlatan biz değiliz oysa bu sosyal sorumluluk güdüsüne sahip olan bizleri dışladınız, ötekileştirdiniz. Oysa bizim uğraşımız doğanın dengesi üzerine! Dengesi bozulan doğanın olumsuz etkilerinde en çok etkilenen yine insan nesli değil mi? Bu bir var etme ve var olma uğraşısıdır. Aslında bu tüm insanlar için bir zorunluluktur. Gelin sevgi yolunda buluşalım, insanlara da hayvanlara da doğaya da kıymayalım. Var etme ve var olma bilincinin önümüzdeki bu yıl içinde tüm toplumda oluşmasını ümit ederek 4 Ekim Hayvanları Farkındalık ve Uyarış Gününü kutlayalım”

Hayvanları Koruma Günü (4 Ekim)


Kuğular balık besliyorBalık besleyen yavru ördek

Siyah kuğuların aynı suda yaşadığı balıklarla kendi yemeklerini paylaşmaları, sanki insanlara paylaşmanın nasıl bir duygu olduğunu hatırlatır nitelikte…

Köpek kuzuyu besliyor İnsanlık, yardımlaşma, vefakar ve fedakarlık gibi kelimelerin unutulmaya başlandığı şu günlerde böylesine güzel görüntüleri izlemek iyi geliyor insana…


Caretta‘yı yüzgecine taş bağlayıp denize attılarMersin’in Erdemli İlçesi’nde, sahile yüzgecine parke taşı bağlanmış ölü CarettaCaretta vurdu. Doğayı Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği (DOHAYKO) Temsilcisi Semih İğdigül ile kaplumbağayı bulan balıkçılar, nesli tükenmekte olan ve koruma altına alınan Caretta’ya yapılanın vicdansızlık olduğunu söylediler.


GEBZE'NİN EN GÜZEL İNSANI Gebze'de bir güzel insan!

Dünyayı güzellikler kurtaracak denilir ya.. İşte o güzelliklerden biri Gebzeli Yusuf Amca. Onu Ramazanın ilk gününden beri aynı saatte yani iftara beş-on dakika kala hep aynı çöp konteynerinin başında görüyordum. Dün yine aynı yerde ve aynı saatte Gebze'nin en işlek caddesi olan Bağdat Caddesi Et-Balık kurumunun az ilerisindeki çöp konteynerına yarı beline kadar girmiş çöplükten birşeyler çıkarırken görünce dayanamayıp yanına gittim. Ezana beş -on dakika ya var ya yoktu..Başında biraz beklerken o usulca çöplükten çıkardığı çöpe atılmış et ve kemik parçalarını çıkararak yanındaki kovaya koydu.. DÜNYANIN EN GÜZEL GÜLÜMSEMESİ: Sonra ben, kolay gelsin amca. Kusura bakmayın ama sizi her akşam iftar vaktinde bu şekilde görüyorum. Eğer sizi üzmeyeceksem sormak istiyorum; bir şeye ihtiyacınız var mı? dedim utanarak ve sıkılarak ve onu incitir miyim korkusuyla! Işıl ışıl parlayan ve gülümseyen o nurani yüzüyle bana baktı ve dünyanın en güzel gülümsemesiyle cevap verdi; hayır evladım. Teşekkür ederim birşeye ihtiyacım yok! Et Balık Kurumunun attığı kemik ve etleri aç kedi ve köpekler için bu çöplükten çıkarıyorum. Götürüp mahalledeki aç hayvanlara veriyorum. Evet her akşam aynı saatte burdayım çünkü bu saatte çöpe atıyorlar ve çöp kamyonlarından önce bunları toplamam gerekiyor' dedi.. İzin alarak birkaç kare fotoğraf çektim ve gülümseyerek poz verdi.. Sonra işine koyuldu.. Sadece gülümsedim ve 'kolay gelsin o halde kolay gelsin.. İyi ki bu kentte yaşıyorsunuz ve iyi ki varsınız' dedim.. O'da gülümsedi.. Ve tekrar işine koyuldu.. Ne güzeldi.. Ne güzel bir insandı.. umutlandım.. Mutlu oldum.. İnanılmaz bir güzel duyguyla yola koyulurken ' dünyayı güzel bir insan kurtaracak' dedim.. Ertesi gün, daha ertesi gün o hep aynı yerde kimseyi umursamadan sadece iyilik ve güzellik için aynı şeyi yapmaya devam edecek.. Sen hep varol Yusuf amca..Sağol..


DOĞA

YEŞİL GÖRMEYEN GÖZLER RENK ZEVKİNDEN MAHRUMDUR.


SOLUYACAĞINIZ OKSİJENİ BULABİLMEK İÇİN BİR AĞAÇ DİKİNİZ YAPRAK YEŞİLİ, GÖK MAVİSİ, ÇOCUKLARIMIZ RENKLERİN VARİSİ. ELİN İLE YAKTIĞIN ATEŞİ, GÖZYAŞINLA SÖNDÜREMEZSİN. ÇEVREYİ HOR GÖREN, GELECEĞİ ZOR GÖRÜR.

ORMANDA ATEŞ YAKMAYIN, DOĞA SEVENLERİ AĞLATMAYIN. SAĞLIKLI YAŞAM, SAĞLIKLI ÇEVRE İLE OLUR. BİZ DOĞAYI KORUDUKÇA, DOĞA DA BİZİ KORUR. AMBALAJ ÇÖP DEĞİLDİR, AYRIŞTIRMAK BİLİNÇTİR. DAMLAYA DAMLAYA GÖL OLUR, BOŞA GİDERSE “SU” İNAN GÖLLER KURUR. HAVA KİRLİLĞİNİ ELE ALMAYANLARI, HAVA KİRLİLİĞİ ER - GEÇ ELE ALACAKTIR.UÇMUYORSA KUŞLAR, ÖLÜYORSA BALIKLAR, NASIL YAŞAR İNSANLAR ?


KENT Çapa şehri Ankara Bir zamanlar bölgeye hakimFrigya Kralı Midas'a rüyasında ilahi bir ses ''Durma, kalk. Topraklarında bir gemi çapası ara. Onun bulunduğu yere bir şehir kur. Bu şehir sana mutluluk getirecektir.'' diye seslenir. Sevinçle uyanan Midas, ülkesinin her tarafına adamlar salar, gemi çapasını aramalarını emreder, sonunda, bir gün Ankara Kalesi'nin bulunduğu tepelerde çapayı buldurtur, kısa zamanda da buraya bir şehir kurarak adını, gemi çapası anlamına gelen ''Anker'' ya da ''Ankira'' koyar. Gemi çapası, uzun yıllar bu şehrin tapınağında saklanır.

MOGAN çöplük oldu Ankara'nın denizi olarak bilinen Mogan Gölü her geçen gün kirleniyor. Kirliliğin gölde yaşayan canlı türlerini tehdit ettiği iddia edildi.Başkent'in gözbebeği Mogan Gölü'nde çevre kirliliği yaşanıyor. Doğal güzelliğiyle herkesi büyüleyen, Ankara'nın en önemli mesire yerlerinden biri olan gölde kirliliğin boyutları ise giderek artıyor. Kirlilik, gölde yaşayan yüzlerce kuş çeşidinin yanı sıra balık türlerini de tehdit ediyor. Mogan Gölü'nün eski günlerine dönmesi için çalışmalara bir an önce başlanması gerektiğini ifade eden Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, "Mogan bir an önce Haliç gibi temizlenmeli" dedi. CANLILAR TEHLİKEDE Başkent için hayati önem taşıyan Mogan Gölü'ndeki kirlilik seviyesi gölde yaşayan canlıları tehdit ediyor. Bölge sakinleri, gölü besleyen kanal ve derelerden kirli su aktığını belirterek, Mogan için acil bir kurtarma planı yapılması gerektiğini ifade etti. Gölün çevresine inşa edilen otel ve restoranların kirliliği artırdığını söyleyen vatandaşlar, ilçedeki taş ocağının kirli sularını göle bıraktığını iddia etti.

Mavi gök temiz çevre Mamak Belediyesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Ġl Müdürlüğü bünyesinde faaliyet sürdüren 19 Mayıs Gençlik Merkezi ile “Mavi Gök, Temiz Çevre” projesi adında çöp toplama etkinliği düzenledi.Öğrencilerin oluşturduğu yaklaşık 200 kişilik grup, Mamak Kıbrıs Mahallesi kırsalında çevre temizliği yaptı.


ÇOCUK

TEMİZLİK ZAMANI Ozpınar İlkokulu, toplum yararına çalışma kapsamında öğrenci ve öğretmenleriyle birlikte Bartın’ın Mugada sahilinde kapsamlı bir temizlik gerçekleştirdi. Okul yönetimince önce öğrenciler bilinçlendirilerek ve velilerden izin alınarak Bartın-Mugada sahilindeki atıkların temizlenmesi sağlandı. Okul Müdürü Demircioğlu, temiz bir çevreye gelen insanların da çevrenin temiz tutulması konusunda daha duyarlı olacağına inandıklarını belirtti.


Dünya ve Çocuk Günü Her yıl Ekim ayının ilk Pazartesi gününü Dünya Çocuk Günü olarak kutlarız Dünyada bütün milletler kendi çocuklarının iyi yetişmesi için gayret ederler. Çocuklar için öteden beri bütün fedakarlıklar yapıla gelmiştir ilk defa 1923 yılında çocuklar ile ilgili çalışmalar başlamıştır İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya gelen bu temsilciler. Uluslar Arası Çocukları Koruma Birliği’ni oluşturdular Bu kuruluşun adı Birleşmiş Milletler Teşkilatı kurulduktan sonraki yıllarda UNICEF olarak değiştirildi UNICEF Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’dur. Bugün , bütün dünyada aynı zamanda kutlanır Her millet kendi çocuğuna geleceği olarak bakar. Çocuk çiçektir. Sevildikçe mutlu olur. Onların beslenme barınma ve eğitimi her toplum için çok önemlidir. Her çocuğun eğitimi sınırları içerisinde yaşadığı devlet tarafından sağlanır. Maddi gücü zayıf ailelerin çocukları ,devlet imkanı ile yatılı okullarda okutulurlar. Ülkemizde bu çalışmalar kalıcı ve sürekli yapılmaktadır. Çocuk hastaneleri ,çocuk ıslah evleri Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve yetiştirme yurtları bunlara örnek gösterebilir. . Çocukluk döneminde hiçbir olumsuzluğun olmaması ve çocukların daha mutlu olması herkesin ortak arzusudur Bu çalışmaların planı olarak kabul edilen Çocuk Hakları Bildirisi 1959 yılında yayımlanmıştır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yayımlanan bu bildiriye bütün ülkeler tarafından uyulur. Dünyanın neresinde bulunursa bulunsun bütün çocukların mutlu ve Sağlıklı olmaları tün ulusların ortak isteği olmalıdır. Geleceğin büyüğü olan çocuklarımıza gereken özeni gösterelim, sevelim, koruyup eğitelim. Sağlıklı toplumlar ancak bu çalışmalar ile oluşacaktır. Geleceğimizin garantili olması için çocuklarımıza biraz daha özen gösterelim.


DÜNYA Bir insanı sevmekle başlayacak her şey. Tekrar anımsadığımızda sevmenin ne olduğunu, unutulmuş patikalarını hatırlayacağız dünyanın mis kokulu bembeyaz papatya tarlalarını andıran. Paylaşacaklarımız olacak bencillikle yok ettiklerimiz yerine. Her şey sevmekle başlar çünkü. Sevebildiği ve sevilebildiği an tekrar gülümseyecek sebepsiz yere somurtmaktan yorgun düşmüş yüzler. Ve "bir insanı sevmek" ile başlayacak her şey. Başlayacak ki yalnızca "sevmek" ile son bulabilsin...Dünyanın insanlara sunduklarını yalnızca kendine paylaştıranların devri kapanmalı artık. Kendini sevmekle - sevmek arasındaki uçurumu fark edebilenlerin çağına geçmeli tarih ve bu nedenle sevmekle başlayacak her şey. Durmaksızın tüketirken, dünyada bir yerlerde aç olanları anlayamaz kendinden başka bir tek insanı bile sevmemiş olan birisi. Sevginin anlamını bilenler paylaşmayı zaten bilirler ve herkesin paylaşmayı öğrendiği gün bereket yağmurları yağmaya başlayacak kurak topraklara gözyaşları yerine. Yağan bereket yağmurları filizlendirecek o topraklara atılmış sevgi tohumlarını. Bir nesil beslenecek beraberce büyütülmüş sevgiyle böylece... Bir insanı sevmekle başlayacak her şey. Çünkü bir insanı seven başka bir insanın mutsuz olmasından üzüntü duymasını bilir, onun da bir başkası tarafından sevildiğini ve bir başkasını sevdiğini düşünerek. İncitmeyecek kadar ürkek, ama gerçekleri söyleyecek kadar da sesi yüksek cümleler kurulacak böylece. İnanmak daha kolay olacak şüphelerin yerini zaten güven aldığından. Haklıların susmadığı, adaletin yerini bulduğu bir dünyaya gözümüzü açacağız bir sabah; sırf bir insan bir diğerini sevmeye başladı diye.Sevmekle başlayacak her şey. Evrende yaşayan tek canlının kendi olmadığını bilen sevmesini de kolayca öğrenebilir bence. Sokakta titreyen köpeğe merhamet edebilecek kadar kocaman bir yüreğe sahip olabildiği gün bir insan daha, eskide kalacak geçmişe dair hatırladığımız tüm kötü anılar. Dalındaki çiçeği koparmaya kıyamadığı, rüzgarın sesinde gizli olan ağaçların şarkısını fark edebildiği gün bir yerlerdeki herhangi birisi bambaşka olacak bazı şeyler. Hepimiz de fark edeceğiz bu değişimi üstelik. Çünkü bir insan sevdi diye bir başka insan da öğrenecek sevmeyi ne kadar unutmuş olursa olsun ve sevme sırası bize de gelecek günün birinde. Bir insanı sevmekle başlayacak her şey ve dünyayı güzellikler kurtaracak...

Dünyayı Güzellik Kurtaracak: Wall-E

Ve bir “robot”u sevmekle başlayacak her şey. Oysa bu, üç farklı kişiye aynı anda gönderme yapan şarkı sözündeki asıl cümle şöyleydi: “Dünyayı güzellik kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey.”Gorki’de duymuştuk, dünyayı güzelliğin kurtaracağını. Dostoyevski’nin Budala’sında Prens Mışkin’den de. Sait Faik’ten* ise her şeyin bir insanı sevmekle başlayacağını. Bir çöp yığınından ibaret olan Dünya gezegeninde artık ne bir bitki, ne hayvan ne de insan yaşayabilecek durumdadır.


Dünya’yı çöplerinden temizleyip, ayıklaması için programlanmış eski moda bir robot ile, bir hamamböceği dışında dünya bir ölü gezegendir.

Küresel Isınmaya Karşı Enerji Devrimi! . İklimi kurtarmaya ampüllerden başlamış olduk.Ama olay genel olarak enerji verimliliği (tasarrufu) ile ilgili. Bunu zaten biliyorsunuz, ama yinelemeye değer. Eğer enerji kullanımımızda hep birlikte radikal bir değişim yapmazsak, 2050'ye kadar ihtiyaç duyduğumuz yeşil enerjiyi sağlayamayız. Daha da kötüsü, değişim yapmayı bir kenara bırakın, çoğu insan enerji verimliliğinin öneminden bile haberdar değiller. Ama umutsuz değiliz. Eğer güvendikleri biri nasıl değişim yaratacaklarını onlara gösterirse, insanlar harekete geçerler. Herkes çocukları ve gezegen için yeşil ve barışçıl bir gelecek ister. Atmosfere yayılan her bir ton karbon dioksit, kömür yakan her bir güç santrali ve enerji israf eden her bir ampül iklim değişikliğini durdurmamızın önündeki bir engel. Haydi, hep birlikte bir enerji [d]evrimi başlatalım! Doğa, bize tüm cömertliğiyle, sevecenliğiyle, azmiyle güzelliklerini sunmayı, yüreğimizi coşkuyla, yaşam sevinciyle, minnetle doldurmayı sürdürse de çok yakın zamanda yok olacak o zaman bizler de yaşamayacağız! Ve buna biz insanların hırsları, daha çok kazanma arzuları, doğaya galip gelme, onu kontrol etme çabası (olumsuz yönde)neden oluyor, olacak ta! Biz, bu dünyayı, çocuklarımızdan, hayvanlardan emanet aldık nankörce davranarak onların yaşam haklarını ellerinden aldık!

Yine de zararın neresinden dönsek kardır diye düşünelim ve önce bireysel olarak sonra da kitleler halinde doğamızı, ekolojik dengeyi koruyabilmek, küresel ısınmayı durdurabilmek için savaşalım! Sularımızı, bilinçsizce kullanıyoruz,tüketiyoruz, kuraklık başladı, bir kaç yıl sonra açlık, salgın hastalıklar, su yüzünden çıkan savaşlarla mücadele edeceğiz! Ormanlarımız yanıyor, nefessiz kalacağız! Herkes, oksijen tüpleriyle dolaşır hale gelecek herhalde! Kara ve karamsar bir tablo ama gerçek bu! Hepimiz bireysel olarak acilen önlemler almalıyız!


Bilge Kızılderililer bakın, neler söylemişler: "Hayvanlar olmadan insanlar nedir ki? Eğer bütün hayvanlar kaybolup giderse insanoğlu büyük bir ruh yalnızlığı içinde ölecektir. Hayvanlara ne olduysa insanlara da aynısı olur. Her şey birbirine bağlıdır. Yerkürenin başına gelen, yerkürenin çocuklarının da başına gelecektir." "İnsan tabiattan uzaklaştıkça kalbi katılaşır." "Dünya,bize atalarımızdan miras kalmadı,çocuklarımızdan ödünç aldık."


MÜZİK

Dünyayı Güzellik Kurtaracak “dünyayı güzellik kurtaracak

bir insanı sevmekle başlayacak her şey” "bir kıyıdan baktım dünyaya ellerimde tuz, avucumda sedef bir mavilik, bir açıklık özgürlük hasreti yüreğime vuruyor nerede, nerede insanlar? dünyayı güzellik kurtaracak bir insanı sevmekle başlayacak herşey o üzüntü birden gelir yağmurlu havalarda yeniden kurarım dünyayı ben kederlerle kimseler aşık değil mi bu şehirde dünyayı güzellik kurtaracak bir insanı sevmekle başlayacak herşey hava, martılar, ışıklı şehir sarhoş ediyor beni yosun kokusu hilesiz kucaklamak istiyorum dünyayı, şehri ve seni dünyayı güzellik kurtaracak bir insanı sevmekle başlayacak herşey" * Zülfü Livaneli


Bilişim Teknolojileri ve Yazılım  

Bilişim Teknolojileri ve Yazılım

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you