Page 1

Türkmen, ''geçicilerin kadrolanması'' konusunda net konuştu Eşit Hak ve Adalet Sendikası geçicilerin kadrolanmasını sürecin başından itibaren desteklemektedir. Kadrolama kriterlerinin asıl ve sürekli kadrolarda çalışanların haklarını çiğnemeden, kamu vicdanını yaralamadan, adalet duygusunu

zedelemeden yapılması konusunda en uygun yolun bulunması için mevcut yasa önerisinin Anayasaya ve mevzuata aykırı olmaması, kamu vicdanını yaralamaması için en iyi çabayı ortaya koymuştur.

Geçicilerle ilgili siyasi partiler ne dedi?

Haberi Sayfa 9'da

Haberi Sayfa 8'de

SENDİKA

HAKSEN EŞİT HAK VE ADALET SENDİKASI

YIL:1 / 2017

SAYI: 2

SÜRELİ YAYIN

ÜCRETSİZDİR

HAKSEN ile Yeşilköy Kooperatif Kredi Şirketi Arasında Toplu İş Sözleşmesi İmzalandı

HAK-SEN Sosyal Sigortalar Dairesi Mağusa şubesinde grev yaptı

Haberi Sayfa 4'de

Haberi Sayfa 4'de

“İş Sağlığı ve Güvenliği” ile “Yeni Devlet Laboratuvarı Binası” adlı seminerler tamamlandı

Haberi Sayfa 12'de

BAŞKANIN KALEMİNDEN

İzzet TÜRKMEN

KÖŞE YAZISI

Arif ALASYA

KÖŞE YAZISI

Fırat YILMAZ


3 BAŞKANIN KALEMİNDEN İzzet TÜRKMEN Değerli Emekçi kardeşlerim, Sendikamız kuruluş bildirgesinde sizlere taahhüt ettiği gibi siyasete hep eşit mesafede durmuş, çalışma prensiplerinin merkezine sadece insanı ve emeği koymuştur. Bireysel kurtuluşlar değil toplumsal varoluşlar için çaba göstermiş ve göstermeye devam etmektedir. Kuruluş Bildirgemizden yaptığım alıntıları sizlerle bir kez daha paylaşmak istiyorum; Sendikamız hiçbir siyasi görüşe ayrımcılık yapmadan her tür düşünçeye eşit mesafede olacaktır. Her üyemiz görüş ve düşüncelerini bizlere iletmekle ve paylaşmakla sendikamızı daha da güçlü kılacaktır. HAKSEN herhangi bir siyasal partinin arka bahçesi veya herhangi bir siyasal görüşün körü körüne takipçisi olmayacaktır. Ana çıkış noktamız Kıbrıs Halkının mutlu geleceğinde emeğinin hakkını çalışarak alan üyelerimiz olacaktır. Kıbrıs Halkının en doğal haklarının eğilip bükülerek elinden alınmasına, kimliksizleştirilmesine karşı paydaşlarla birlikte sonuna kadar mücadele etmeye kararlıyız. Bu şartlarda artık kötünün iyisi diyerek mevcut oluşumlara destek vermek, uzun yılların yarattığı tahribatlara yama yapmak yerine ülkemizde sendikal mücadeleyi örgütleyecek yeni bir sendika kurmanın zamanı gelmiştir düşüncesiyle yola çıktık. Bu bağlamda, yasal haklarını korumak, mücadelenin merkezine emeği ve emekçilerin haklarını oturtmak için farklı sendikalardan HAKSEN çatısına gelen bütün emekçileri birleştirmeyi amaçlayan, hak alan, mücadeleci bir sendika kurduk. En büyük güvencemiz Kıbrıs Halkı’nın asla karartılamayacak aydınlık vicdanı, şaşmaz sağduyusu, samimiyetle bağlı olduğu Kimliği ile üyelerimizin Sendikamıza sadakat ile bağlılığıdır. Sendikal mücadele bizleri ayrıştıran değerler üzerinden yapılmaz; birleştiren değerler üzerinden yapılır düşüncesini temel prensip olarak ele alıyoruz. HAKSEN; Bireylerin, din, dil, ırk, etnik köken, kültür, cinsiyet ve diğer farklılıklarını toplumun kültürel zenginliği kabul eder ve tüm insanların değer eşitliğini savunur. HAKSEN; Üyeleri arasında toplumsal dayanışma ve yardımlaşma duygusunun geliştirilmesini vazgeçilmez olarak kabul eder ve bu doğrultuda çaba göstererek, kararların alınmasında ve yürütülmesinde çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi benimser. HAKSEN; Çalışma yaşamında, kadınlara yönelik ayrımcılığa karşı etkin bir şekilde mücadele edeçektir. HAKSEN; Engelli yurttaşların çalışma yaşamında var olmaları ve ayrımcılığa uğramamalarına karşı, duyarlılığa en üst bilinçle taraf olur. Bu konuda başta kamu kesimi olmak üzere tüm kesimlerin öncelikle yasal zorunluluklara uyması için gerekli mücadeleyi verir. Sendikamız engelli yurttaşlarımızın her gün karşılaştıkları ve aşmak zorunda kaldıkları fiziki, sosyal, yasal ve diğer engellerin kaldırılması için her türlü çabayı destekleyecektir. KÜNYE HAKSEN bünyesinde tüm emekçilerin ekonomik ve sosyal haklarıyla ilgili komisyonların yanında kadınlar, gençler, çocuklar, özürlüler, çevre, tüketici hakları uyuşturucu ile mücadele gibi pek çok konuda politika ve proje üretecek komisyonlar bulunacaktır. Üyelerimiz bizzat kendileri bu komisyonlarda görev alacak ve politikalarımızı belirleyici unsur olacaklardır. Bizler; ülkemizde sendikal hareketin kredisinin nasıl tüketildiğinin bilincinde olarak, tüm kamu görevlilerini ve özel sektörde çalışanları; daha demokratik, daha şeffaf, daha özgürlükçü bir sendikal anlayışın çatısı altında emek ve demokrasi mücadelesi vermeye çağırıyoruz. Bugün yükselttiğimiz HAKSEN bayrağı bu mücadelenin umut çatısıdır. Bu çatı altında tüm kamu ve özel sektör çalışanlarının yer alacağından, bu mücadelenin yüreklerinde ve bilinçlerinde karşılık bulacağından hiç kuşkumuz yoktur. HAKSEN, değişimin kaçınılmaz olduğu çağımızda, önyargılı, ezberleyen, tekrarlayan ve kopyalayan bir yaklaşım yerine değişime açık, aklın gereklerini ve toplumun ihtiyaçlarını bilen, önyargısız, dinleyen, kavrayan ve çözen bir yaklaşımı esas alacaktır. Kısacası HAKSEN, özlenen duruşun, gerçekleşmesi beklenen güzel işlerin sahibi olacaktır. Tüm Kamu ve Özel Sektör çalışanlarını HAKSEN çatısına davet ediyoruz. UNUTMAYIN HAKKINIZ BİZE EMANET! İmtiyaz Sahibi HAKSEN (a) İzzet TÜRKMEN

HAK-SEN Koordinatör Hüsniye Çoban ÖZSAYGIN

EŞİT HAK VE ADALET SENDİKASI (HAKSEN)

www.kktchaksen.com

SENDİKA

"Nor Betmez" Oyunu Lefkoşalılar ile Buluştu Beyarmudu Belediyesi ve Eşit Hak ve Adalet Sendikası (HAKSEN) işbirliği ile halka sunulan oyun, 3 Kasım Cuma akşamı saat 20:00’de Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde seyirciyle buluştu. Beyarmudu Belediyesi- HAKSEN işbirliğinde, Mesarya 3. Tiyatro Şöleni’nde Entropi Sahne’nin Ebedi Barış oyunu ile de gerçekleşmişti. Beyarmudu Belediyesi Güney Mesarya Halk Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Tiyatro Sanatçısı İzel Seylani'nin yazıp yönettiği "Nor Betmez" oyunu Ekim ayı boyunca yurt içinde Karpaz, Sütlüce ve Lefke’de ayrıca Türkiye’de Adana Şehir Tiyatroları’nın daveti üzerine 4. Şehir Tiyatroları Buluşması’nda

Genel Yayın Yönetmeni Deniz GÜRGÖZE

seyirciyle buluşmuştu. Lefkoşa seyircisinin merakla beklediği Nor & Betmez, Kıbrıs halkının trajikomik geçmişini, sıkıntısını ve varoluş mücadelesini bir dolantı komedyası ile seyirciyle buluştu. Nor & Betmez, 1955-60 yılları arasında Kıbrıs adasında yaşanan kuraklıkla başlıyor. Kuraklık nedeniyle Mesarya halkının geçim sıkıntısını anlatan oyun, Kıbrıs kültürünün dünürcülük, kına, düğün gibi geleneklerini irdelerken; birbirine

Halkla İlişkiler ve Reklam Növber GÜRTAY

Tel: 0533 825 08 25 e-mail: info@haksen.com Adres: Şht.Kemal Ünal Caddesi No:16, 9910 Lefkoşa , Nicosia, CYPRUS

aşık iki gencin kavuşma hikayesini de anlatıyor. Kız kaçırma, define arama, dolandırıcılık ve hırsızlık hikayeleri gibi dönemin yaşanmış olaylarına

Görsel Yönetmen Safiye ÖZYÜREKLİLER

da yer veren oyun toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaparken, empati ve yardımlaşma ile birlikte kurtuluşu ve kalkınmayı anlatıyor.

Reklam Tasarım Buğra ÖZTÜRK-Ayşe BOŞNAK-Nazire BÜYÜKOĞLU

MESARYA AJANS HABER,REKLAM VE DANIŞMANLIK Tel: 0392 225 65 95 / 96 - 0548 822 00 41 e-mail: mesarya.ajans@gmail.com-növber@mesaryaajans.com Adres: 1.Sokak No:41, Taşkınköy/LEFKŞA


SENDİKA

4

KÖŞE YAZISI

Arif ALASYA

KKTC’de çalışanın kaderi Asgari ücret tespit komisyonunun oluşumunda hata var mı yok. Hükümet-İşveren-Sendika üçlüsü. Yani her kesimden temsilci hata nerede? Her dönemde Hükümet temsilcisi işverenin yanında yer alıp çalışanın yanında yer almaması.

Bu kadarla da bitmiyor işçi fonları olan Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı fonlarının yönetim kurullarında da ayni üçlü var. Bunlar ne mi yapıyor? İşçinin parasını Bankalara ve Hükümete peşkeş çekiyor. Sonra da battık gittik diye feveran ediyorlar. Kriteriniz dört kişilik bir ailenin açlık sınırını belirlemekse sepeti ona göre oluşturursunuz. Yok, eğer bireysel geçim endeksi olarak belirlersen sepeti ona göre oluşturursunuz. Sonuçta hangi sepetten hareket ederseniz edin İşveren temsilcisinin dediği olacaktır. Çünkü bu ücreti onlar ödeyecektir. Ülkemizde özellikle paketlerle yönetilmeye başladığımızdan beri çalışanların hakları budanarak devlet bütçesinin yeterliliği politikası güdülmektedir. Uygulanan bu politika ile çalışanın cebindeki para azaltılmakta bu nedenle neredeyse çalışanlar genel gereksinimlerini bile karşılayamaz duruma gelmektedir. Sonuçta Banka borçlanmaları artmakta ve Bankalar karlarını bilmem kaç kat katlamaktadırlar. Nerdeyse KKTC toprağının büyük bir kısmı Bankalara ipoteklidir. Çalışanın cebindeki para azaldığı için esnafa harcayacağı para da düşmekte sonunda da Esnaflar da iflas kuyruğuna girmektedir. Zaman

zaman kurtarma kredisi olarak Hükümetlerin ortaya koyduğu Esnaf Kredileri Esnafın özel Bankalara olan borç faizleri için harcanmaktadır. Bu güne kadar hiçbir hükümet geri dönmeyen Esnaf kredilerini açıklamamaktadır. Ortada iki haklı taraf İşveren ve Çalışandır. Yegâne suçlu devlettir. Devletin ekonomik politikası yoktur. Kendisine paketlerle emredilen yapılmaktadır. Paket uygulamalarının başladığı tarihlerde Devlete ‘’Siz üretmekten vazgeçin biz sizi besleriz’’ denmiş ve uygulama bu yönde geliştirilmiştir. Düşünün üretmeyen KDV ihracatı yapmayan sadece devlet gelirlerini fonlara, harçlara ve yardımlara bağlamış bir ekonomik düzen Dış ticaret açığını kapatacak iki ana sektör Turizm ve Eğitim vergiden muaf, Nereden buldun yasası yok, Faiz yasası yok, üstelik şirketlerin bilançoları ancak kuşku duyulursa incelenir, Vergi kaçırmanın cezasını bilen var mı? İşte Hükumetlerin ana politikalarındaki duyarsızlığı ve de ısrarla çalışanın cebindeki parayı azalma politikaları özellikle özel sektörde çalışanı mağdur etmektedir. Üretime inatla devam eden kuruluşlarımız Türkiye’deki benzer üretim yapan firmaların reklam ve fiyat bombardımanı altında ezilmeleri bir yana Türkiye’ye ihracata kalkışmaları halinde iflasla karşı karşıya kalmaktadırlar. Malları sadece Mersin gümrüğüne kadar aşmakta daha ileri gidememektedir. Bütün bu çarpık ekonominin sonucu olan hep asgari ücretliye olmakta ve ücretleri geçim endeksi olarak değil açlık endeksi olarak ortaya çıkmaktadır.

HAK-SEN Sosyal Sigortalar Dairesi Mağusa şubesinde grev yaptı Eşit Hak ve Adalet Sendikası (HAK-SEN), ek mesailer ve tahsisatlar aylardır ödenmediği gerekçesiyle Sosyal Sigortalar Dairesi Mağusa Şubesi’nde grev yaptı. Sendika Başkanı İzzet Türkmen yaptığı açıklamada, Kamu Görevlileri Yasası ile Anayasa’ya atıfta bulunarak, “Çalışana çalışmasının karşılığının ödenmesi hem Anayasamızda hem de yasalarda amir

hükümdür. Mevzuat uyarınca ek çalışma karşılığı ödendiği müddetçe kamu görevlisi mesai saatleri dışında verilen görevi yapmak zorundadır. Ancak karşılığı ödenmeyen ek çalışmayı da yapmak zorunda değildir” ifadelerini

kullandı. Sosyal Sigortalar Dairesi Müdürlüğü bünyesinde sürekli kadrolarda görev yapan personele kasa ve vezne tahsisatlarının verilmediğini kaydedip bunu eleştiren Türkmen, yetkililerin hiçbir tedbir almadığını

söyledi. Türkmen, sorunun sadece Gazimağusa Sigortalar Dairesi’nde değil Sosyal Sigortalar Dairesi genelinde yaşandığını, sorunun çözülmemesi halinde diğer dairelerde de benzer eylemlerin gündeme geleceğini kaydetti. Türkmen, halkın ve çalışanların mağdur edilmemesi için en kısa sürede sorunun çözülmesini talep etti.

HAKSEN ile Yeşilköy Kooperatif Kredi Şirketi arasında Toplu İş Sözleşmesi imzalandı HAKSEN ile Yeşilköy Kooperatif Kredi Şirketi arasında 1 Ocak 2018 ile 31 Aralık 2019 tarihlerini kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalandı. Sözleşmede çalışanların özlük hakları ve maaşları iyileştirilerek modern bir sisteme kavuşturuldu. Ayrıca kooperatifin görev dağılımı da yeniden dizayn edilerek daha verimli çalışma ortamı sağlandı. Yapılan sözleşme ile çalışanlar artık maaş ilerlemelerini

otomatik olarak barem tabloları ile alarak ilerleyecek bir yapı meydana getirildi. İmza töreninin ardından açıklamalarda bulunan HAKSEN Başkanı İzzet Türkmen, “Yapılan sözleşme ile çalışanlar artık maaş ilerlemelerini otomatik olarak barem tablolarına göre alıp ilerleyecekler” derken, Yapılan sözleşmenin tüm çalışanlara ve belde halkına hayırlı olmasını temenni etti.


5

Hasan Ramadan Cemil Devlet Daireleri Arası Halı Saha Futbol Turnuvası 2017 muhteşem final gecesi ile sona erdi Sendikamızın ilk maçtan itibaren yalnız bırakmadığı daireler arası turnuva katılımcısı çalışanlarımızın müthiş mücadelelere sahne olan karşılaşmaları sonucunda mutlu sona Başbakanlık takımı ulaştı. HAKSEN ailesi olarak turnuvaya katkı koyan tüm çalışanlarımıza ve organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ederiz.

Dairelerin şampiyonu Başbakanlık

Futbol Turnuvası final gecesine Gençlik Gücü Halı Sahası’nda muhteşem bir maç ile tamamlandı. Ramadan Cemil İşletmeleri Direktörü Işın Ramadan Cemil’in yanı sıra merhum Hasan Ramadan Cemil’in ailesi, yakın dostları ve Ramadan Cemil İşletmeleri yöneticileri ile çalışanlarının katıldığı final gecesinde Başbakanlık futbol takımı

Hasan Ramadan Cemil Devlet Daireleri Arası Halı Saha

Merkezi Cezaevi

SENDİKA

şampiyon oldu. Türkiye A Milli Futbol Takımı ve Barcelona futbol takımı resmi sponsoru olarak şampiyon takımından 3 futbolcuyu ve final oynayan takımdan da 1 futbolcuyu İspanya’ya Barcelona maçına, ayrıca şampiyon takım

kadrosundaki tüm oyuncuları da İstanbul’a Türkiye A Milli Futbol Takımı maçına götüreceğini açıklayan Büyükerk’in sürprizi büyük alkış aldı. Turnuvayı organize eden İbrahim Özsoy, merhum Hasan Ramadan Cemil’in adına yakışır bir organizasyonu tamamlamanın mutluluğunu yaşadığını açıklayarak buna vesile olan Ramadan Cemil İşletmeleri Direktörü Işın Ramadan Cemil’e teşekkür etti ve

Gelir ve Vergi Dairesi Futbol Takımı

kendisine anı plaketi takdim etti. Işın Ramadan Cemil ise yaptığı konuşmada merhumun adının yaşatılması adına yapılan organizasyona katkı koyan ve mücadele eden tüm takımlara teşekkür ederek şampiyon takımı kutladı. Final gecesinde ilk maç üçüncülük için oynandı. Merkezi Cezaevi ile Devlet Hastanesi takımlarının karşılaşmasında normal süre 5-5 tamamlandı. Penaltı atışlarında Merkezi Cezaevi takımı 4-1’lik üstünlükle üçüncülük kupasın sahibi oldu, Devlet Hastanesi ise

dördüncü geldi. Şampiyonluk maçında ise Başbakanlık ile Gelir ve Vergi Dairesi karşı karşıya geldi. Maçın ilk devresi 5-1 Başbakanlık üstünlüğünde tamamlanırken mücadele 5-4 sona erdi ve Başbakanlık futbol takımı namağlup şampiyonluk kupasının sahibi oldu. Maçlar sonunda düzenlenen törende final gecesinde mücadele eden 4 takımın da tüm oyuncularına Türkiye A Milli Takım forması hediye edildi ve kupa madalyaları takdim edildi. Turnuvanın en centilmen takımları Din İşleri takımı ile Serbest Liman takımlarına da dev kupalar verildi.

Başbakanlık FİNAL MAÇI NEFES KESTİ: Hasan Ramadan Cemil adına yapılan turnuvanın finalinde Gelir Vergi Dairesi’ni 5-4 mağlup eden Başbakanlık futbol takımı namağlup şampiyonluğa ulaşırken, Merkezi Cezaevi takımı Devlet Hastanesi’ni penaltılarla mağlup edecek üçüncü oldu.

Dr.Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Futbol Takımı

Ramadan Cemil - Arçelik Yetkilileri

BARCELONA VE TÜRKiYE ÖDÜLÜ: Ramadan Cemil İşletmeleri Direktörü Işın Ramadan Cemil ve ailesi ile Türkiye’den gelen Arçelik A.Ş. Uluslararası Satış Bölge Direktörü Murat Büyükerk’in katıldığı ödül gecesinde kura ile belirlenen 4 futbolcu Barcelona’ya ve şampiyon takımı Türkiye A Milli Takımın ilk resmi maçına götüreceği açıklandı.


SENDİKA

6

KÖŞE YAZISI

Fırat YILMAZ

Mevcuda razı mıyız? fazlasına talip miyiz? Ülke liderlerinin ve siyaseti yönetenlerin kendi yönetim dönemleri ile yüzleşmediği süreç “VASATLIĞIN BELİRTİSİDİR” Stanford Üniversitesi öğretim üyelerinden siyaset bilimci ve düşünür Francis Fukuyama "Tarihin Sonu" adlı kitabıyla bu “Büyük Yüzleşme” ye ışık tutmaktadır... Fukayama, kendisi ile yüzleşmeyen devletlerin “VASAT” yapılarından bir türlü kurtulamadığını ve sürekli gelişmekte olan ülkeler katarındaki yerini devam ettirdiklerini ifade etmektedir. Değişim için; herkes, bütüne katkı açısından neleri yapmadığını görmek zorunda. Toplum olarak içine girmiş olduğumuz vasatlığı ortaya çıkarmamız için çaba gösterilmesi gerekiyor. Vasatlıklarımızı önce samimiyetle kabullenelim ki, üstesinden gelmenin yollarını arayabilelim. Ülkelerin gelişebilmesi için artık yeni bir hikâye yazması lazım, ancak gerçeklerle yüzleşmeden, kendimizle hesaplaşmadan bu hikâyenin yazılması da mümkün değil. Talebimizde ısrarlı olduğumuz takdirde siyasetçinin bunun dışında kalması mümkün değil. Siyasilerden cevap alamıyoruz diye kenara çekilmek çare değil. O umudu ve heyecanı korumamız lazım… Bu konudaki esas soru; bizler toplumdaki bireyler olarak ve bu topraklardan işimizi ve aşımızı kazanan vatandaşlar olarak kendi vasatlıklarımızla yüzleşmeye hazır mıyız?

Peki gerek halkımızın gerekse siyasetçilerimizin vasatlıktan kurtulma talebi var mı? Ülkenin eğitimden hukuka, hayat kalitesinden ekonomik konularda yerinde sayması “VASATLIK” değil midir? Toplumun saman alevi gibi gösterdiği tepki yerine, ısrarlı ve tutarlı talepleri daha sağlıklı bir duruş olurdu. Günlük algılarla veya bir anlık öfkeyle sağlıksız tepkiler kazanım getirmiyor. Bunu aşmak için yeni bir zihniyet ve yaklaşım gerekmiyor mu? Vasatlık kelimesinin anlamı, mevcuda razı olmak, ötesine talip olmamaktır. Dünyanın değişimi o kadar hızlı ki, vaktinde çözmediğiniz basit bir konu, çözümü daha zor problem haline gelebiliyor. Dünyadaki bu hızlı değişimle bir noktada buluşulması gerekmektedir. Çukurlar içinde yollar viran parklar yetersiz hastane ve okullar, metruk binalarda devlet daireleri ne devlete yakışır ne de bu ülke insanına. İnşaat ve arsa rantiyesinin zenginlik gibi prezante edilmesi, vasatlığın göstergesi değil midir? Bu ülkenin, insanlarının yeni bir hikâyeye ihtiyacı vardır. Bu hikayeyi doğru yazan kazanacaktır. Sonuç olarak, vasatlığın sorgulanmasında, başta seçimlere hazırlanan Siyasi partiler olmak üzere sivil toplum kuruluşları, aydınlar, bilim adamları, üniversiteler ve medyanın toplumun itici gücü olarak, “VASATLIĞIN AŞILMASI “na yönelik olarak, mutlaka devreye girmeleri gerekiyor.

KTHY eski çalışanlarının mağduriyetlerini gidermeye yönelik adımlar atılıyor HAK-SEN Başkanı İzzet Türkmen, Örgütlenme Sekreteri Özay Sökücü ve Yönetici Asistanı Hüsniye Ç. Özsaygı’ndan oluşan bir heyetle Resmi Kabz Müdürü Halis Üresin’i makamında ziyaret etti HAK-SEN Başkanı İzzet Türkmen, Örgütlenme Sekreteri Özay Sökücü ve Yönetici Asistanı Hüsniye Ç. Özsaygı’ndan oluşan bir heyetle Resmi Kabz Müdürü Halis Üresin’i makamında ziyaret etti. Birçok konunun ele alındığı görüşmede konuşan Üresin, göreve gelir gelmez ilk ele aldıkları konulardan birinin de KTHY eski çalışanlarının alacakları olduğunu belirterek bu yönde çok büyük ilerlemeler

sağladıklarını kaydetti. KTHY eski Merkez Binası’nın satışı ile ilgili birçok sıkıntının çözüldüğünü ifade eden Üresin, kalan problemlerin çözümü adına ise Başbakan Hüseyin Özgürgün ile Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun’un sürece çözüm odaklı katkı koymaları sayesinde sorunların çözümünün en kısa sürede sağlanacağı söyledi. KTHY Eski Merkez Binası’nın satışından doğacak gelirin 7

yıl önce kapatılan KTHY’nin eski çalışanlarının tazminatları, genel alacakları ve diğer alacaklara aktarılacağını dile getiren Üresin, yeni yıl öncesi bu yönde yapılan çalışmaları HAKSEN temsilcilerine aktardı. Görüşmede söz alan HAK-SEN Başkanı İzzet Türkmen, “Sendikamız çalışanlar adına geç kalınmış ama olmazsa olmaz olan bu adımı değerlendirmekte ve de

desteklemektedir. Bu yönde yapılan çalışmaların ve atılan adımların ısrarlı takipçisi ve destekçisi olmaya devam edeceğiz” dedi. Gerçekleşen görüşmede ayrıca dairenin gerek yasal, gerek fiziki, gerekse de personel eksikliği konuları da gündeme geldi. HAK-SEN Başkanı İzzet Türkmen, bu yönde gerçekleştirilecek olan çalışmalara gereken katkıyı koymaya hazır olduklarını ifade ederken, KABZ Müdürü Halis Üresin ile seçim süreci sonrası bu konuda neler yapılabileceği konuları da detayları ile ele alındı.


7 Merkezi Cezaevi’nde, geliri mahkumların ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanılacak kermes düzenlendi.

Cezaevi’nde kermes düzenlendi öğrendiklerini kendilerine meslek edinecek mahkumların cezaevinden çıktıktan sonra bu mesleği sosyal hayatlarına da taşıyabileceklerini ifade eden Evren, çalışmaların cezaevi personelinin desteğiyle sürdürüldüğünü anlattı.

Cezaevindeki mahkumların ahşap, demir ve seramik atölyelerinde ürettiklerinin satıldığı kermes, aileler tarafından da ilgi gördü. Ürünlerin satışından elde edilecek gelirin mahkumların ihtiyaçları

yönünde kullanılacağı kermesi İçişleri Bakanı Kutlu Evren de gezerek alış veriş yaptı. Etkinlikte “İçerideki Işık Cezaevi Orkestrası” da konser verdi.

Evren: “Tekrardan kamuya kavuşabilmeleri için elimizden geleni yapacağız” İçişleri Bakanı Kutlu Evren kermes sırasında yaptığı açıklamada, cezaevinde 6’ncısı düzenlenen kermeste mahkumların atölyelerde yaptığı ürünlerin sergi ve satışı yapıldığını kaydetti. Atölyelerin elverdiği nispette burada

SENDİKA

Cezaevi Müdürü başkanlığında verilen eğitimlere, Esnaf ve Zanaatkarlar Odası ile diğer kurumların destek verdiğini belirten Evren, bu çalışmaların mahkumların ilerideki yaşamlarında ustalık seviyesinde diploma almalarına fırsat vereceğini söyledi.

Yeni cezaevi

Yeni cezaevi konusunda da açıklamalarda bulunan Bakan Evren şunları ifade etti: “Yeni cezaevi yapımıyla ilgili çok uzun yıllardan beri tartışılan konunun sonlarına gelmiş durumdayız. Yakın zamanda Türkiye

Cumhuriyeti, KKTC, Müteahhitler Birliği ve ihaleyi kazanan iki taraftaki şirket yetkilileri aralarındaki anlaşmaları yapmışlardır. Yaklaşık 70-80 milyon TL civarında büyük bir ihale... Yaklaşık 750 mahkumun barınabileceği, açıkkapalı yeni cezaevinin 2 sene içerisinde tamamlanması düşünülüyor. Buradaki etkinliklerin çok daha ilerisinde olan atölyeler ve çalışma alanları sağlanacaktır. Mahkumların tekrardan kamuya kavuşabilmeleri için elimizden geleni yapacağız.”

üretmek adına düzenlemeye çalıştıklarını söyledi.

Yeni cezaevinin bir an önce hizmete girmesini de beklediklerini ifade eden Çebiç, daha modern ve profesyonel inşa edilecek cezaevinin mahkum ve cezaevi çalışanları için çok daha iyi olacağını belirtti.

ÇEBİÇ: “İmkanlar ölçüsünde en doğruyu üretmek adına düzenliyoruz” İçişleri Bakanlığı Merkezi Cezaevi Müdürü Derviş Çebiç de konuşmasında bu yıl 6’ncısını gerçekleştirdikleri kermesi imkanlar ölçüsünde en doğruyu

Gardiyanlar dayanışma Üyelerimizin Gardiyanlar gecesinde buluştu Günü’nü kutladık HAKSEN Genel Başkanı İzzet Türkmen, Örgütlenme Sekreteri Özay Sökücü ve merkezi cezaevi çalışanı HAKSEN üyeleri 8 Ekim Gardiyanlar Günü dolayaısı ile Gardiyanlar Birliği’nin düzenlemiş olduğu dayanışma gecesine katıldı. Dayanışma gecesinde cezaevi çalışanlarına birlikteliğin önemi vurgulandı.

HAKSEN 8 Ekim Gardiyanlar Günü dolayısı ile Merkezi Cezaevi’nde görev yapan üyelerini ziyaret ederek, Gardiyanlar Günlerini kutladı. HAKSEN Genel Başkanı İzzet Türkmen üyelerimize günün anlam ve önemine uygun hediyelerini takdim etti.


SENDİKA

8

Türkmen ''geçicilerin kadrolanması'' konusunda net konuştu HAKSEN Genel başkanı İzzet Türkmen geçicilerin kadrolanması ile ilgili yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi; ‘’Eşit Hak ve Adalet Sendikası geçicilerin kadrolanmasını sürecin başından itibaren desteklemektedir. Kadrolama kriterlerinin asıl ve sürekli kadrolarda çalışanların haklarını çiğnemeden, kamu vicdanını yaralamadan, adalet duygusunu zedelemeden yapılması konusunda en uygun yolun bulunması için mevcut yasa önerisinin Anayasaya ve mevzuata aykırı olmaması, kamu vicdanını yaralamaması için en iyi çabayı ortaya koymuştur. HAKSEN ne reddeden gazete ilanı verip süreç sonunda yasa meclis genel kurulu aşamasına gelince birden bire ağız değiştirmiş, ne de bazı sendikalar gibi başkalarının hazırlayıp servis ettiği öneriyi içeriğini anlamadan aykırılıkları görmeden sahiplenmiştir. HAKSEN; öneri sahibi Sayın Dursun Oğuz’la yüz yüze ve telefoniyen defalarca görüşerek teknik hataları, yanlış düzenlemeleri ifade etmiş, doğrusunu kaleme alarak iletmiştir. HAKSEN komite üyeleri ile de görüşerek doğruyu

desteklemeleri için görüş ve önerilerini aktarmış ve bunda da başarılı olmuştur. HAKSEN geçicilerin kadrolanması için hazırlanan yasa önerisinin doğru zeminde hayat bulması için, 1. Öneride talep edilen performans değerlendirme formunun; Performans Değerlendirme Tüzüğü Değişikliği gerektirmesi, Geçicilerin kadro hizmet tanımı olmaması nedeniyle “kadro ve bireysel hedeflerin” belirlenmesindeki doğacak karışıklık, Performans İşlemlerinin geriye dönük değil ileriye dönük bir süreç olması nedeniyle işlemlerin uzayacağı başvuruların, sınavların ve kadrolamanın gecikmeye neden olacağından; Başvuru belgeleri arasından çıkarılmasını önerdik. 2. Sınav başlangıç puanı birçok geçici personelin kıdem ve yabancı dilden 10’ar puan kaybetmeleri halinde başlangıç için 80’dir. Bu nedenle öneride öneriyi sahiplenen sendikaların ellerinde metin olduğu halde aylarca dile getirmedikleri yanlışı çabalarıyla düzelttirmiş ve başarı puanının 70’ten 60’a indirilerek daha fazla sayıda geçici personelin kadrolanma

imkânının önünü açmıştır. 3. Öneride yeralan “Geçici Personel Komisyonunun” başkanlığına bir milletvekilinin gelecek olmasını reddetmiştir. Bu geçicilerin doğrudan siyasilere bağlanması, Yasamanın doğrudan doğruya yürütmeye müdahalesi ve bürokrat görevlerini üstlenmeleridir. Bu nedenle bu düzenlemenin değiştirilerek, öngörülen görevlerin KHK Üyesi + Maliye Bakanlığı + Çalışma Dairesi ve Personel Dairesi’nden oluşan bir komisyona verilmesini her türlü nakil işleminde kamu yararı ve hizmet gereğinin “gerekçe” olarak mutlaka yer almasının sağlanması önermiştir. Diğer tüm sendikalar buna sessiz kalmıştır. 4. Taslak ekinde yer alan kadroların; (a) Üniversite mezuniyeti gerektiren hizmet sınıflarının III. Derecesini aşan kadrolara kadrolama yapılmaması (I. Derece ve 17B gibi) (b) Kadrolama sonunda hiçbir personelin maaşının mevcut maaşını aşmaması veya mevcut maaşında geriye yürümesinin önlenmesi, (d) Geçicilerin kadrolanması yasa önerisi ile ilişkili, Bakanlıkların Kuruluş

İlkeleri (değişiklik) yasa önerisinde “Ek kadrolara atanan geçici personelin bir terfi alarak asıl kadrolardan, Asıl ve sürekli kadrolara geçmeden yatay geçiş yapmasının önlenmesi” gerekli gördüğünü Meclis komitesine yazılı olarak sunmuştur. Bu öneriyi mevcut sürekli kamu görevlilerinin haklarını korumak için yapmıştır. Basına beyanat veren sendika Başkanlarının kanal kanal gezerek sanki bir satır katkı koymuşlar gibi, Başbakanlık hukukçularının hazırladığı ve en özel kadroları da kendileri için öneriye koydukları metnin ilk hali gerekli itirazları zamanında yapmamış olsak ve yürürlüğe girseydi, - Personel dairesinde yapılması planlanan sınavın anayasaya aykırılığı ilgililere belgeleri ile anlatılarak sınavların KHK tarafından yapılması yönünde düzenlemeye gidilmesini sağladık. Bu gerçekleşmemesi halinde bilinmesini isteriz ki kadrolanacak olan tüm geçici memurlar açılacak ilk dava da İŞSİZ ve AŞSIZ kalacaklardı. - Geçicilerin sınavları performans Değerlendirme Formu

nedeniyle bir yıl ileriye atılacaktı. - Başarı notunun yüksekliği nedeniyle çok az geçici kadrolanma imkânı bulacaktı. - Kadrolayamayanlar ise bir milletvekilinin başkanı olduğu siyasi yönü ağır bir komisyonun kapısına mahkûm edilecekti. HAKSEN tüm bunlarla uğraşırken gazete ilanları ile geçicilerin kadrolanmasına karşı ilan verenler, seçim atmosferinde bir yerlerden gelen işaretle birden bire hidayete ermiş doğru yolu bulmuş gibi beyanatlar vermektedir. Ellerinde üyelik forumları biz sizi destekliyoruz üye olun demektedirler. Yaşanan bu uzun ve zorlu süreçte sendikamız hiçbir geçici memuru umut vererek üye yapmamış onların haklı talepleri

üzerinden sendikamıza rant elde etmeye çalışmamıştır. Süreci en iyi şekilde takip edenlerin günü geldiğinde HAKSEN’in çalışmalarını takdir edeceğinden de kuşkumuz yoktur. Bu süreçte inisiyatif alıp her yere koşan “Geçici Personel Platformu” üyelerine de , katkı koyan tüm kurum ve şahıslara da teşekkür ederiz. Gerçeğin gözler önüne sergilenenden farklı olduğunu tüm açıklığı ve netliği ile isteyenler de Meclis’ten veya öneri sahibi milletvekilinden veya sendikamızdan talepleri üzerine belgeleri ile sunabiliriz. Çalışmalarımızın aynı motivasyon açıklık ve en önemlisi DÜRÜSTLÜK ile süreceğini kamuoyunun ve geçici personelin ve kamu çalışanlarının bilgisine getiririz.’’


9

SENDİKA

Geçicilerle İlgili siyasi? partiler ne dedi?? ?

??

TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit

Geçicilik bu ülkede kanayan bir yara halini almıştır. Özellikle iktidar partiler her seçim döneminde sırf oylarını alabilmek için insanımıza bunu reva görüyor. 'Biz aldık, bize oyunu versin' mantığı ile hareket ediyorlar. Bir parti alıyor,

seçimden sonra hükümete gelen parti atıyor, sonra hükümet tekrar değişince alınanlar atılıyor, atılanlar alınıyor. Ya da 'onlar da kalsın, biz de alalım' mantığı ile hareket ediliyor. Bu şekilde geçici çalışanlar arasında 1520 yıldır çalışanlar bile vardır. Halbuki geçicilik yalnızca eğitim ve sağlık alanlarında, çeşitli nedenlerle izinli olan öğretmen ya da doktorların yerine belirli bir süre için görevlendirilmelerini kapsamaktadır.

Diğer yandan çeşitli projelerle ilgili görevlendirmelerin görev süresi proje bitimine kadardır ve proje tamamlanınca kendiliğinden sona ermektedir. Maalesef bizim ülkemizde böyle olmuyor. Proje tamamlandıktan sonra da bu kişiler çalıştırılmaya devam ediyor. TDP olarak bu kanayan yaranın artık son bulmasını istiyoruz. Ancak bu konu sonlandırılırken, yapılacak 'kadrolama' işlemlerinin Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından ve ilgili yasalara uyarak yapılmasını savunuyoruz.

UBP Genel Sekreteri Dursun Oğuz

Geçiciler konusu bu ülkenin kanayan yarası. Maalesef bu yarayı siyasiler yarattı. Özellikle şu an yasa ile yasaklanmış olan geçici memurların sorununun sorunu yaratanlarca (hangi siyasi parti olursa olsun) çözülmesi gereklidir. Partimiz ve hükümet bu konunun yasalara uygun bir şekilde kamuda ki hiyerarşiyi ve mevcut memurların (asıl ve sürekli kadrolara kamu hizmeti komisyonu tarafından atanan) haklarına halel gelmeksizin çözümü konusunda çalışmaktadır ve bu konuda yasayı meclise sunarak adım atmıştır. Yasanın meclisten geçerek

yasallaşması en büyük hedefimiz ve arzumuzdur. Yine aynı şekilde devletteki geçici işçilerinde yıllardır süren geçiciliklerinin kadro sorunlarının çözülerek ortadan kaldırılmasıyla da çözüme kavuşturulması elzemdir. Bu yönde partimiz yanında hükümette çözüm için isteklidir. Bildiğimiz kadarı ile hükümet ve ilgili bakanlık bu konuda çalışma içindedirler. Bu sorunu çözünce veya çözmeden geçici işçiliğin de artık istikrarlı ve güvenli bir kamu düzeni yaratmak adına yasaklanması gerekmektedir. Tabi geçiciler yanında bir de kamu da sorun olarak görünen uzun süreli sözleşmelilerin de durumunun yeniden tanımlanarak daha net hale getirilmesi gerekmektedir .

TKP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı önündeki yapay engelleri kaldıracağımızı söylüyoruz. Biz TKP Yeni Güçler olarak ister kamuda ister özel sektörde olsun kadrosuz yani is güvencesiz çalıştırılmasına karşıyız. Bu nedenle özel sektör çalışanlarının sendikalaşmasının

Kamu çalışanlarının da güvencesiz çalıştırılmasına karşıyız. Bu nedenle yasaların öngördüğü kısıtlı sürelerden fazla geçici çeliştirilmesini da doğru bulmuyoruz. TKP Yeni Güçler

olarak geçicilerin Kamu Hizmeti Komisyonunun açacağı münhallere müracaat etmek suretiyle kadrolamasından yana tarafız. Bunun dışında özel yasa ile üstelik bir secim öncesinde bunun yapılmak istenmesini ahlaki bulmuyoruz. Yanlış buluyoruz. Eşitlik ilkesine aykırı buluyoruz.

CTP Milletvekili Erkut Şahali

Geçici memurların Anayasa ve yasalara uygun biçimde çalışmakta oldukları iş yerlerinde is güvencesine sahip olmasını sağlayacak bir düzenleme için gereken her türlü katkıyı yapmaya hazırız. Bu konuda gereken yasal güvencenin sağlanabilmesi için hali hazırda meclise üç yasa önerisi vermiş bulunmaktayız. Kamuda asıl ve sürekli görevler, ancak ve ancak Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından yapılan yazılı ve sözlü sınavlarda başarılı olarak asıl ve sürekli kadrolara atanmış kamu görevlileri tarafından yerine getirilebilir. Asıl ve sürekli kadrolara atanacaklarda sadece o kadro görevinin

gerektirdiği koşullara uygunluk aranır. Kadro görevinin gerektirdiği koşullar dışında başka koşul aramak Anayasa’nın tanıdığı fırsat eşitliği ilkesinin ihlal edilmesi anlamına gelmektedir. O nedenle, geçici memur olarak çalışılmış sürenin kamuda asıl ve sürekli kadrolara atama yapılması için yapılacak sınavlarda ilave avantaj sağlayan bir koşul haline getirilmesi, sınavı yapan Kamu Hizmeti Komisyonu dahi olsa, hukuken sakat bir durumdur. Bizler, “geçici memur” sorununun kanayan bir yara olmaktan çıkarılması gerektiğine tamamıyla inanmaktayız. Ancak bunun anayasal bakımdan aykırılık olasılığı içeren bir düzenlemeyle ve dolayısıyla boşa çıkacak umut yaratmakla değil hukuken ayakları sağlam bir zemine basan ve bir yandan iş güvencesi sağlayan, öte yandan da gelecekte geriye

döndürülmesi mümkün olmayacak bir düzenleme ile sonuçlandırılması gerektiği görüşündeyiz. Meclis gündeminde bizim hazırladığımız ve geçici memurlara iş güvencesi yanında, yapmakta oldukları işlere uygun tahsisat ve benzeri menfaatleri de içeren haklar tanıyan üç yasa önerisine ek olarak hükümete mensup bir milletvekilinin verdiği ve özetle kadro hakkı içeren üç yasa önerisi daha bulunmaktadır. Bu yasa önerilerinin hazırlandıkları mantık gereği anayasaya uygunluk bakımından sorunlu oldukları ve bu sorunların giderilmesinin mümkün olamayacağı görüşündeyiz. Halen komitede devam eden çalışmada bu üç yasa önerisi üzerinde durulmaktadır. Hükümete mensup milletvekillerinin çoğunlukta olduğu İdari Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi’nde “kadro” hakkı öngören bu yasaların geçmesi ve meclis genel kurulunda da kabul edilmesi halinde bunların Anayasa Mahkemesi tarafından

iptal edileceği çok güçlü bir olasılıktır. Bu olasılığı güçlendiren bir gösterge, mahkemenin 1997 yılında almış olduğu 2/97 sayılı karardır. Bir içtihat olan 2/97, yine asıl ve sürekli kadrolara atanması öngörülmüş geçici memurlar hakkındadır. Tüm bu gerekçeler ışığında verilecek karar iki seçenekten birisi olacaktır. Ya Anayasa Mahkemesinden geri dönecek bir yasa geçirilerek umutlu bekleyiş hüsranla sonuçlanacak ve geçici memurların bugünkü durumu aynen devam edecek, ya da başsavcılık makamının Anayasaya açıkça uygun olduğunu belirttiği iş güvencesi sağlayan yasal düzenleme yapılarak belirsizliğin son bulması sağlanacak. Bizler, umut tacirliği yerine, makul bir çözümleme ile geçici memurların akıbetinin iki dudak arasından kurtulacağı iş güvencesi sağlayan yasal düzenlemenin gerçekleştirilmesinin doğru olduğu görüşündeyiz.


11

35 yıl önce 175 mahkûma göre inşa edilen Merkezi Cezaevi, artan suç oranları karşısında suçlulara yetmiyor. Cezaevi ilk kez 500 rakamına ulaştı. Cezaevindeki mahkûm ve tutuklu sayısı tarihinde ilk kez 500’ü aştı, 23 mültecinin dün öğle saatlerinde ihraç edilmesi ile birlikte rakam azaldı. Cezaevinde koğuşlar doldu. Mahkûmlar için hazırlanan sosyal alanlar, şilte serilerek koğuşa döndürülüyor. Artan suç ve suçlular nedeniyle 175 mahkûma göre yapılan cezaevinde, ilk kez 500 rakamına ulaşıldı. Adaya gelen mültecilerin de yasa gereği cezaevine gönderilmesi, rakamın hızla artmasına neden oluyor. Merkezi Cezaevi’nde artan sayı ile birlikte hem gardiyanlar hem de mahkûmlar sıkıntılı günler geçiriyor. Geçtiğimiz hafta tutuklanan mülteciler ve kaçak balık avlayanların da cezaevine konulması zor şartlarda cezaevinde yaşayan mahkûmları isyan ettirdi. Cezaevinin ilk yapıldığı yıllarda gardiyanların kullandığı 8 metrekarelik odayı bile bugün, cezaevindeki yoğunluk sebebiyle mahkûmlar kullanmak zorunda. HAK-SEN başkanı İzzet Türkmen ve Gardiyanlar Birliği Başkanı Salih

SENDİKA

Cezaevi doldu taştı

Kayalı, hızla artan tutuklu sayısı ile ilgili cezaevinde yaşanan sıkıntıları bir kez daha dile getirdi. Türkmen ve Kayalı, Havadis’e konuştu. Türkmen: Bina eski, mahkûmlar sıkıntıda İzzet Türkmen, Merkezi Cezaevi’nde dün itibarı ile 499 mahkûm ve tutuklu bulunduğunu belirtti. Türkmen, mahkûm ve tutuklu artışının göz ardı edilemez duruma geldiğini ve bu durumun bulaşıcı ve salgın hastalıkların habercisi olduğunu söyledi. Aşırı yoğunluk nedeniyle, ranza sistemine geçen cezaevi yönetimi, yapılan takviye ve yeniliklere rağmen sıkıntıları çözemediklerini ifade eden Türkmen, 50 kişilik koğuşlarda 3 tuvalet bulunduğunu söyledi. Türkmen, “Son günlerde cezaevindeki mahkûmlarda artan intihar vakaları cezaevinin psikolojik çöküntü içinde olduğunu gözler önüne sermekte” dedi. “Personel alımı ertelenemez” Cezaevinin kapasitesinin üzerinde mahkûm ve tutuklu bulundurmasına rağmen, cezaevinin güvenliği ile

mahkûmların sevk ve idaresini yapan personel sayısının azaldığını ifade eden Türkmen, 500 mahkûm ve tutuklunun güvenliğini 15-20 gardiyanın yaptığına dikkati çekti. 50 kişilik koğuş sayımında da 2 gardiyanın görevli olduğunu ifade eden Türkmen, devamla şunları söyledi: “Tüm bu olumsuzluklar göz önüne alındığında gardiyanların can güvenliğinin olmadığı

gözler önünde. İvedi bir şekilde personel alımı yapılması ertelenemez ve kaçınılmazdır. Olumsuzluklara rağmen görevini laiki ile yapan gardiyan arkadaşlarımızın can güvenliklerinden ve bozulan psikolojilerinden ötürü aile yaşantılarından da ödün vererek fedakârca çalışmaktadırlar. Cezaevi personelinin şuan ki moral ve motivasyonu sıfırdır.” 23 Mülteci dün ihraç edildi

Geçtiğimiz hafta tespit edilerek tutuklanan 23 mültecinin ise dün öğle saatlerinde cezaevinden tahliye edilerek, sınır dışı edildikleri öğrenildi. Buna rağmen sayı yine 400’ün üzerinde. Türkmen: Münhal onayı verilmemesi halinde grev kaçınılmazdır Hak-Sen başkanı İzzet Türkmen, toplantı gerçekleştirdiklerini ve 33 kişilik bir kadro istediklerini ayrıca vardiyalara takviye gelmemsi halinde Pazartesi itibarı

ile süresiz eyleme gideceklerini söyledi. Türkmen, KTAMS, HAKSEN, ve K.T. Gardiyanlar Birliği olarak hükümete Cuma’ya kadar süre verdiklerini belirtti. Cezaevinde kangren olmuş sorunların çözüme ulaşmaması halinde süresiz grev dahil olmak üzere her türlü eylem sürecini başlatacaklarını kaydeden Türkmen, hem mahkumların hem de cezaevi personelinin haklarının gasp edildiğini kaydetti.


SENDİKA

12

“İş Sağlığı ve Güvenliği” ile “Yeni Devlet Laboratuvarı Binası” adlı seminerler tamamlandı artırmakla olmadığının altını çizen Köroğlu, “gıda güvenliği konusunun daha da genişletilmesi gerekiyor” dedi. Devlet Laboratuvarı çalışanlarının her zaman yanında olduklarını söyleyen Köroğlu, çalışanların yapmış oldukları sonuçlara kesenlikle güvendiklerini belirtti.

örgütlerle birlikte çalışmayı teklif ediyoruz.” dedi.

birim oluşturulabilir. Giriş kapılarındaki toplu gelen mamullerde “GDO” raporları isteniyor. Bunun maliyeti yüksek oluyor. Dolayısıyla analiz sayısının artmasından dolayı Devlet Laboratuvarı’nın kapasitesi aşılıyor.

Golden Tulip Otel’de gerçekleşen seminerin birinci kısmında İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı İsmail Sümbül, KKTC’deki iş yasası ve Devlet Laboratuvarı’ndaki mevcut durum ile ilgili geniş bir sunum gerçekleştirdi. Seminerin ikinci bölümünde ise “Yeni Devlet Laboratuvarı Binası” konusunda görüş ve öneriler ortaya kondu.

yapıldığını ancak bu görüşmede binanın yer olarak nereye yapılacağı konusunda fikirler ortaya atılmasına rağmen ne yazık ki bir neticeye varılamadığını söyledi. Türkmen, “Bu bina toplumumuz için hayati önem taşımaktadır. Her geçen gün kanser vakalarının arttığı ülkemizde burada yapılacak olan analizlerin aksaması kabul edilemezdir. Özellikle bu konuda hayati önem taşıyan bu sorunun en erken sürede ortadan kalkması kaçınılmazdır, bakanlığın ivedi olarak insiyatif alarak bu konuya çözüm üretmesini beklemekteyiz” dedi. Türkmen: “Kamuda insan gücü giderek azalıyor’’

Türkmen: “Analizlerin aksaması kabul edilemezdir” HAKSEN Başkanı İzzet Türkmen, yeni Devlet Laboratuvarı Binası konusunda Sağlık Bakanı ile bir ön görüşme

“Kamuda insan gücü giderek azalıyor. Kaliteli personel sayısı günden güne eriyor. Beklemek değil hareket etmek gerekiyor. Doğru, kabul edilebilir ve uygulanabilir fikirler üretmek amacı ile yola çıkmış bulunmaktayız. Katkı koyabilecek tüm

Ercilasun: “İyi analizler yapılması gerekiyor” Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Ercilasun sözlerine, “Böyle güzel bir konuya değinip, böylesine bir organizasyona imza atan HAKSEN’e teşekkür ederim” diyerek başladı. Ercilasun, şu anda halkta, ‘acaba yediğim bu meyvede veya sebzede ilaç var mı?’ yaklaşımı olduğunu, bu durumun kontrolü için iyi analizler yapılması gerektiğini ifade etti. Ercilasun, “Ancak şu anda Devlet Laboratuvarı’nda yaşanan olaylardan sonra ne yapılıp yapılmadığı konusunda tam olarak net bir bilgi yok.” dedi. Ercilasun öneri olarak şunları ifade etti; “Mutlaka eksik olan daire personelinin giderilerek kaliteli eleman alımlarının yapılması gerekiyor. Hormon ile ilgili ayrı bir

Köroğlu, tüm bu konuların Sağlık Bakanlığı, Tarım Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlarla birlikte hareket edilerek çalışmalar yapılması gerektiğini aktardı. Bu konularda toplum sağlığının önemli olduğunu ifade eden Köroğlu, bu doğrultuda amaçlarının bir olduğunu vurguladı.

1 tırda 15-20 çeşit gelirken sınırlama konulup çeşit sayının düşürülmesi ve sınırlama getirilmesiyle gerekiyor. Ayrıca Laboratuvar da çıkan sonuçlar, ülkedeki tarımsal ekonomiyi olumlu veya olumsuz yönlendirmektedir. Dolayısıyla düzgün bir bina yapımı ile düzgün analizlerin yapılması neticeyi iyi yönde etkileyecektir.”

Halil Erensu , “Yeni Devlet Laboratuvarı Binası Hastane yanına yapılması fikri ne

Dt.Teksen Köroğlu, Tabipler Birliği olarak özellikle gıda güvenliği konusunun üzerinde durduklarını belirtti. Gıda güvenliğinin sadece pestisitlerin sayısını

Alasya: “Küçük ölçekli bir imha projesi yapılabilir” HAKSEN Genel Başkan Yardımcısı Arif Alasya, tüm bu konuların yanı sıra Devlet Laboratuvarı yangınından sonra ortaya çıkan atıkların hala Taşkent’te atılı olduğunu söyledi.

Erensu: “Yeni Devlet Laboratuvarı Binası Hastane yanına yapılması fikri ne kadar doğrudur”

Köroğlu: “Devlet Laboratuvarı çalışanlarının her zaman yanındayız”

kadar doğrudur?” sorusunu yöneltirken, hastanenin kendi içinde genişletilmek veya Devlet Laboratuvarı Binası’nın da sonradan genişletilmek istenilebileceğini aktardı.

Alasya, bu atıkların biran önce imha edilmesi gerektiğinin altını çizerken, bu konu ile ilgili bakanlığın hiçbir kararı olmadığını hatırlattı. “Küçük ölçekli bir imha projesi yapılabilir” diyen Alasya, tüm bu konular ile ilgili bütün birlik, oda ve ilgili kurumlardan nasıl bir Laboratuvar gerektiği konusundaki fikirlerini yazılı bir metin halinde sendikaya göndermelerini rica etti.


reklam


15

SENDİKA

Ayrıcalıklı tatil HAK-SEN ile mümkün

''

TES-TUR ile sendikamız arasında yapılan anlaşma sayesinde üyelerimiz bir yıl boyunca Türkiye'nin dört bir tarafını geziyor.

''


Profile for deniztongarli

Haksen Gazetesi  

Sayi 2

Haksen Gazetesi  

Sayi 2

Profile for haksen
Advertisement