Page 1


sunuş Geri Dönüşüm / Recycling Değerli Okurlar, Tehlikeli atıklar, sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın önemli sorunları arasında yer alıyor. Bu atıkların depolanması, bertaraf edilmesi ve geri Temmuz-Ağustos-Eylül 2008 Geri Dönüşüm Teknoloji Sistemleri Dergisi

Sahibi ve Yayımlayan Teknik Yayıncılık Tanıtım A.Ş. Yayın Danışma Kurulu Prof. Dr. Veli Deniz (Kocaeli Üni.), Prof. Dr. Recep Yaman Karadeniz (Uludağ Üni.), Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu (İ.T.Ü.), Prof. Dr. Olcay Kıncay (Y.T.Ü.), Yrd. Doç. Dr. Osman Atilla Arıkan (İ.T.Ü.), Doç. Dr. Mustafa Türker (Pak-Gıda), Dr. Oğuz Can (İSTAÇ), Dr. Sibel Kabakçı, Dr. Mustafa Tolay (Detes Enerji), İbrahim Toprak (Global Enerji)

dönüştürülmesi ise oldukça zor. Geri Dönüşüm Dergisi’nin bu sayısında, “Tehlikeli Atık” köşesinde, Prof. Dr. Veli Deniz’in “Evimizdeki Tehlikeli Atıklar” ve Dr. Sibel Kabakcı’nın “Tehlikeli Atıkları İşleme Teknolojileri: Avrupa’nın Yeni Marketi” başlıklı yazılarına yer vererek konunun önemine dikkat çekmek istedik. Prof. Dr. Veli Deniz, “Evimizdeki Tehlikeli Atıklar” başlıklı makalesinde, evsel atıkların, çevre ve insan sağlığı açısından endüstriden kaynaklanan tehlikeli

Yazı İşleri Yazı İşleri Müd.-Sorumlu Müd: Süleyman Bulak Genel Yayın Yönetmeni: Emine Bankoğlu Editör: Çiğdem Timar Editör Yardımcısı: Elif Ersoy Aras

atıklarla eş değer öneme sahip olduğunu vurgulayarak, evsel tehlikeli atıkların

Yayın Koordinasyon Yayın Koordinatörü: Çiğdem Timar Tasarımcı Grafiker: Berna Albayrak Grafiker: Cihan M. Gaytanoğlu Sebiha Ekinci Ferhat Demirel Serkan Demir

Avrupa’nın Yeni Marketi” başlıklı yazısında Dr. Sibel Kabakcı ise; Avrupa’nın

Reklam Reklam Direktörü: Emine Bankoğlu Reklam Takip Sorumlusu: Berna Karaman Bilgi İşlem/ Web Siteleri ve E-Dergi Uygulama Hakan Albayrak Murat Aksoy Abone Okur Hizmetleri Abone ve Okur Hizmetleri Sorumlusu: Seda Özen Dağıtım Planlama ve Koordinasyon Sorumlusu: Rıdvan Gümet For International Contacts reklam@teknikyayincilik.com Yönetim Merkezi Teknik Yayıncılık Tanıtım A.Ş. Balmumcu, Barbaros Bulvarı, Bahar Sok. Karanfil Ap. 2/11-13 34349 Beşiktaş İstanbul Tel: 0212 275 83 59 (pbx), Fax: 0212 274 92 73 www.teknikyayincilik.com info@teknikyayincilik.com www.geri-donusum.com Baskı Özgün Ofset 4. Levent 0 212 280 00 09 Baskı tarihi: 18/09/2008 Temmuz-Ağustos-Eylül 2008 Fiyatı: 4 YTL Yıllık Abone: 24 YTL (Fiyatlara KDV dahildir. Yıllık abonelikte kargo bedeli dahil, tek gönderimlerde dahil değildir.)

yönetiminde atılacak önemli adımları sıralamıştır. Tehlikeli atık köşesinde yer alan “Tehlikeli Atıkları İşleme Teknolojileri: yeni pazarı olan tehlikeli atık işleme teknolojileri üzerinde durmuş, Avrupa Birliği Konseyi’nin 91/689/EEC Sayılı ve 78/319/EEC Sayılı direktiflerine yer vermiştir. Bu sayımızda ayrıca Dr. Mustafa Tolay, “Kontamine Atık Gideriminde Gazlaştırma Teknolojisi ve Syngaz Üretimi” konulu makalesinde; katı atık gazlaştırma teknolojisi, British Gas Lurgi (BGL) katı atık gazlaştırma ve EFLG sıvı atık gazlaştırma teknolojilerini ele almıştır. Yazıda, son yıllarda atıkların gazlaştırılması konusundaki yeni teknolojik gelişmeler gözler önüne serilmiştir.

REW İstanbul 2008’in Ardından... REW İstanbul-Uluslararası Geri Dönüşüm, Çevre Teknolojileri ve Atık Yönetimi Fuarı’nın dördüncüsü geçtiğimiz günlerde gerçekleşti. Dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri ağırlayan fuarda, kapsamlı konferans programının yanı sıra Türk ve Alman Çevre Bakanlıklarının ortaklaşa düzenlediği bir de Çalıştay organize edildi. Geri dönüşüm sistemlerinin ve yeni teknolojilerinin ziyaretçilerle buluşturulduğu fuarın, Türkiye’de hızla gelişen geri dönüşüm sektörüne paralel olarak ilerleyeceğini, yeni fuar ve etkinliklerle konunun öneminin ülkemizde çok daha yakından takip edileceğini ümit ediyoruz.

En derin saygılarımızla,

Geri Dönüşüm Dergisi’nde yayınlanan yazı ve çizimlerin her hakkı mahfuzdur. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek de olsa iktibas edilemez. Yayınlanan tüm yazıların sorumluluğu yazarlarına, ürün tanıtımlarının sorumluluğu gönderen firmalara, ilanların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir.

sbulak@teknikyayincilik.com

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

1


Geri Dönüşüm Dergisi Temmuz - Ağustos - Eylül 2008 Sayı: 9

1

Sunuş

İçindekiler www.geri-donusum.com

3

Haberler

12 Evsel ve Sanayi Atıklarının Geri Dönüşümünde AKSEM

14 Evimizdeki Tehlikeli Atıklar Prof. Dr. Veli Deniz

17 Tehlikeli Atıkları İşleme Teknolojileri: Avrupa’nın Yeni Marketi Sibel Kabakcı

19 Kontamine Atık Gideriminde Gazlaştırma Teknolojisi ve Syngaz Üretimi Dr. Mustafa Tolay

Reklam İndeksi CAN VARİL.............................................................7

REW İSTANBUL........................................................24

AKSEM..................................................................11

ICCI 2009...........................................................A.K

2

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz - Ağustos - Eylül 2008


haber

İTÜ Güneş Teknesi Takımı’ndan Yeni Bir Başarı İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi’ne bağlı olarak çalışmalarını sürdürmekte olan İTÜ Güneş Teknesi Takımı, 18-22 Haziran tarihleri arasında ABD’nin Arkansas eyaletinde düzenlenen Solar Splash 2008 – Dünya Güneş Tekneleri Şampiyonası’nda Muavenet isimli tekneleriyle dünya ikincisi oldu ve toplamda on farklı ödüle layık görülerek bir rekora imza attı. Geçtiğimiz yıl Türkiye’nin güneş enerjisi ile çalışan ilk teknesi Nusrat ile aynı yarışmada üçüncü olan İTÜ Güneş Teknesi Takımı, bu yıl hem derecesini geliştirdi, hem de altı olan ödül sayısını “Genel Toplamda Dünya İkinciliği”, “Manevra Etabı Birinciliği”, “Sürat Etabı İkinciliği”, “Ekonomik Sürat Etabı Üçüncülüğü”, “Yeterlilik Etabı İkinciliği”, “Görsel Sunum İkinciliği”,“En İyi Sistem Tasarımı Ödülü”,“En Gelişmiş Takım Ödülü”,“En İyi Tasarım Ödülü”, “Ticari Uygulamaya En Uyumlu Tekne Ödülü” dereceleri ile 10’a çıkardı. Liderliğini İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi’nden Münir Cansın Özden’in yaptığı takım, Ersin Demir, Berkin Kılıç, Tuğrul Yıldırım, Metin Aksu, İrfan Kaya, Enishan Özcan, Hüseyin Turhan, Emrah Adamey, Efe Koçtürk ve İbrahim Albayrak’tan oluşuyor.

Hidrotek ve Veolia, Yollarını Birleştirdi Hidrotek Arıtma İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., 2008 yılı itibariyle dünyanın çevre sektörüne hizmet veren en büyük kuruluşlarından biri olan Fransız şirket Veolia ile ortaklık anlaşması imzaladı. Veolia firması ile yapılan ortaklık, Veolia ile Hidrotek arasında teknoloji ve deneyim paylaşımını mümkün kılıyor. Veolia’nın portföyündeki tüm teknolojilere erişim ve kullanım hakkına sahip olan şirket, bu teknolojilerin Türkiye’deki uygulamalarında söz sahibi olacak. Veolia ise Hidrotek’in Türkiye ve çevre ülkelerdeki deneyimlerini değerlendirme fırsatı bulacak. Hidrotek’te kullanılmakta olan iş modellerinin geliştirilerek ve yenilenerek devam etmesi sağlanacak ve şirketin hizmet yelpazesi yeni çevre hizmetleri alanlarının dahil olmasıyla daha da genişleyecek. Birleşme sonrasında şirket, daha kapsamlı ve yüksek yeterlilik kriterleri gerektiren çevre projelerinde de en iyi performansı sergilemeyi hedefliyor. Kurulan ortaklık sayesinde daha da güçlenen şirketin, uzmanlığını kamu ve özel sektör emrinde kullanarak bir taraftan arıtma tesislerinin yapımı, diğer taraftan kanalizasyon, içme suyu, yol, bina gibi alt ve üst yapı inşaatları ile Türkiye’de ve dünyada yaşanabilir bir çevre oluşmasına katkıda bulunmaya devam edeceği ifade ediliyor.

İzmit Belediyesi, Geri Dönüşüm Çalışmalarıyla Örnek Oluyor İzmit Belediyesi’nin 2004 yılı sonunda başlattığı geri dönüşüm çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Bu dönüşüm çalışmalarına öğrencilerin, apartman sakinlerinin, çevreye duyarlı kişilerin gösterdiği katkıların son dönemlerde iyice arttığı gözleniyor. Temizlik İşleri Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, 2008 yılının ilk 6 ayında toplanan ambalaj atığı miktarının 1.100 tonu geçtiği, proje başlangıcından itibaren toplanan atık miktarının da 2 bin 500 tonun üzerinde olduğu ifade edildi. Geri dönüşüm çalışmalarında İzmit’teki okulların önemli bir lokomotif olduğunu belirten yetkililer, sadece

bu yıl okullardan 100 ton ambalaj atığı topladıklarını söylediler. İzmit genelinde ayda 4 bin 500 ton evsel çöp atığı toplanırken, bu miktarın yaklaşık 700 tonunun ambalaj atığı olduğunu söyleyen yetkililer, toplanan ambalaj atıklarının yüzde 30’unun da ekonomiye kazandırıldığı belirttiler. Yetkililer ayrıca, İzmit’in geri kazanım konusunda Türkiye ortalamasının çok üzerine çıktığını, 2004 yılında başlatılan bu geri dönüşüm sayesinde 40 bin adet yetişmiş çamağacının kesilmekten kurtulduğunu dile getirdiler. Geri kazanım sistemi ile çöp toplama hizmetinden kurum olarak 150 bin YTL’lik bir tasarruf sağlandığı da yetkililerce kaydedildi.

Kağıt Pil Geliyor Amerikalı bilim adamları, uzaktan bakıldığında sadece minik bir kağıda benzeyen bir pil geliştiriyor. Böylesine ince ve küçük pilin diğerlerine göre daha esnek bir yapıda olduğu, mesela kalp atışlarını düzenleyen cihazlarda kullanılabileceği belirtiliyor. Araştırmayı yapan bilim adamlarından, Rensselaer Politeknik Enstitüsü’ne mensup Doktor Robert Linhardt, kağıt pilin başka alanlarda ve farklı ortamlarda da kullanılabileceğini söylüyor. Doktor Robert Linhard, “Bu cihazın esnek görünmesinin yanında asıl avantajı, çok farklı sıcaklıklarda da kullanılabilmesi. Hem çok sıcak, hem de çok soğuk yerler için geçerli bu. Cihazı, son derece sert iklim koşullarında da kullanmamıza olanak sağlıyor” şeklinde konuştu. Araştırmacılar, kağıt pille çalışan ürünlerin üç yıl içinde satışa sunulmasını bekliyor.

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

3


haber

REW İstanbul 2008, Geri Dönüşüm Sektörünü Bir Araya Getirdi Türkiye’nin geri dönüşüm, çevre teknolojileri ve atık yönetimi alanındaki tek uluslararası fuarı olan REW İstanbul, 19-22 Haziran tarihlerinde kapılarını dördüncü kez açtı. İFO İstanbul Fuar Hizmetleri tarafından düzenlenen Uluslararası Geri Dönüşüm, Çevre Teknolojileri ve Atık Yönetimi Fuarı’nın açılışına, Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat Kadıoğlu, Federal Almanya Çevre, Doğa Koruma ve Reaktör Güvenliği Bakanlığı Genel Müdürü Helge Wendenburg, İFO Yönetim Kurulu Başkanı Selahatin Durak ve çok sayıda ziyaretçi katıldı. TÜYAP Kongre ve Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen fuar, dünyanın dört bir yanından katılımcılara ev sahipliği yaptı. Başta Almanya, İtalya ve Avusturya olmak üzere 16 ülkeden, 203 firmanın katılımı ile gerçekleştirilen REW İstanbul 2008, dördüncü yılında kayıtlı ziyaretçi sayısını geçen seneye göre yüzde 48 artırarak 9 bin 244 kişiye ulaştı. Ziyaretçilerin yaklaşık yüzde 10’unu 38 ayrı ülkeden gelen profesyoneller oluşturdu. Ziyaretçilerin yüzde 30’u fuara birden fazla gün ayırdı ve toplam ziyaret 11 bin 862 olarak gerçekleşti. REW İstanbul 2008 sayesinde sanayiciler geri dönüşümün getirdiği fırsatları, yerel yönetimler atık lojistiği ve bertarafına ilişkin yeni uygulamaları ve

Geri Dönüşüm dergisi REW Fuarı’nda büyük ilgi gördü

4

tüketiciler de kaliteli yaşam standartları için en yenilikçi çevre teknolojilerini görme fırsatını yakaladı. Fuara, iki komşu ülke Yunanistan ve Bulgaristan’dan belediye ve valilik temsilcilerinden oluşan 52 kişilik konuk katıldı. Fuar, kapsamlı konferans programının yanı sıra Türk ve Alman Çevre Bakanlıkları’nın ortaklaşa düzenlediği Çalıştay’a da ev sahipliği yaptı. Fuarda ayrıca çöpün sadece çöp olmadığını, ekonomik değer taşıdığını gösteren özel bir lansman da yapıldı.

Çevre Teknolojilerine Ait Tüm Yenilikler REW İstanbul 2008’deydi REW İstanbul 2008, 4. yılında, geri dönüşüm tesisleri, geri dönüşümde kullanılan makine ve ekipmanlar, atık depolama ve lojistiği, taşıma ve istifleme, atık bertaraf sistemleri ve ekipmanları, kent temizlik ekipmanları, ölçüm, analiz cihazları ve laboratuvarları, atıksu arıtma tesisleri, arıtma çamurları başta olmak üzere çevre teknolojileri ile ilgili son yenilikleri ziyaretçilerine sundu. Hangi sektörde yer alırsa alsın sanayicilerin, en son çevre teknolojilerini geniş bir yelpazede ve tek bir mekanda izleme fırsatı buldukları REW İstanbul 2008 aynı zamanda atıktan mamul ve yarı mamul üreticilerinin, yerel yönetimlerin, tüm kamu kurum ve kuruluşlarının, organize sanayi bölgelerinin, üniversitelerin ve akademisyenlerin de aynı çatı altında buluştukları adres oldu. Almanya ve Türkiye Çevre Bakanlıkları’nın himayeleri ve Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odaları organizasyonu ve işbirliği dahilinde REW İstanbul 2008 Paralel Etkinlikleri kapsamında düzenlenen çalıştayın konu başlığı “Atık ve Atıksu Yönetimi” oldu. Çalıştayda Evsel Atık, Arıtma Çamurları,

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

Biyolojik Atık ve Biyogaz konuları masaya yatırıldı. Federal Almanya Çevre, Doğa Koruma ve Reaktör Güvenliği Bakanlığı Genel Müdürü Helge Wedenburg ve Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat Kadıoğlu’nun katılımlarıyla iki gün süren çalıştay yoğun ilgi gördü. REW İstanbul 2008 kapsamında ayrıca REC Türkiye (Bölgesel Çevre Ajansı) ile birlikte “Kentsel Katı Atıkların Geri Kazanımı Diyalog Toplantısı” yapıldı. AB sürecinde Kamu – STK – Yerel Yönetim Deneyimi Paylaşımı alt başlığında düzenlenen toplantıda Avrupa Birliği’ne yeni giren Doğu ve Orta Avrupa devletlerinde AB çevre mevzuatı ile entegrasyon sırasında yaşanılanların aktarılmasının ardından, ülkemizdeki mevzuat, belediyelerin konuya yaklaşımı ve yaşadıkları sorunlar AB entegrasyonu penceresinden incelendi. REW İstanbul 2008 ayrıca TMMOB Çevre Mühendisleri Odası ile yapılan işbirliği ile Ambalaj Atıkları Yönetimi ve Geri Dönüşüm sektöründe Risk Yönetimi Seminerleri’ne evsahipliği yaptı. İlk kez 2007 yılında düzenlenen ve geniş ilgi uyandıran Çevre Mühendisleri Mezunları Buluşması, bu yıl da artan katılımıyla 2. kez REW İstanbul 2008’de yer aldı. Gelenekselleşmesi arzu edilen Mezunlar Buluşması fuara ayrı bir renk kattı.


haber

Yalıtım Plaza Törenle Açıldı Ülkemizde yalıtım konusunda çalışmalarını sürdüren İZODER, XPSDER, BİTÜDER, İYEDAM ve TEBAR A.Ş.’nin tüm faaliyetleri, ‘Yalıtım Plaza’ da tek çatı altında toplandı. Isı, Su, Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği İZODER’in liderliğinde, 1 Ağustos tarihinde Ümraniye, Yukarı Dudullu’da gerçekleştirilen Yalıtım Plaza açılış törenine; Ümraniye Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Erdoğdu, İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent Ürkmez, İZODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sedat Arıman, İZODER Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özcan, İMSAD Başkanı Orhan Turan, İZODER Genel Koordinatörü Ertuğrul Şen, İZODER yönetim kurulu üyeleri, sektör temsilcileri, dernek üyeleri, yerel yöneticiler ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Törende bir konuşma yapan İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent Ürkmez, sektör adına önemli bir adım atıldığını belirterek, yalıtım bilincini artırmak amacıyla 15 yıldır hizmet vermekte olan İZODER’in, sektörel çalışmalarına ve eğitsel faaliyetlerine bundan böyle daha modern ve geniş imkanlara sahip Yalıtım Plaza’da devam edeceğini ifade etti.

Toplam 927 metrekare kullanım alanına sahip olan Yalıtım Plaza’da, Isı, Su, Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER), Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği (XPSDER), Bitümlü Su Yalıtımı Üreticileri Derneği (BİTÜDER) ve Yalıtım Eğitim Danışma Merkezi İYEDAM’ın yanı sıra, bir İZODER kuruluşu olan TEBAR Test Belgelendirme Araştırma ve Geliştirme A.Ş. ve ilgili Test Laboratuvarı yer alıyor. İZODER, XPSDER, BİTÜDER, İYEDAM ve TEBAR A.Ş. faaliyetlerini bundan böyle modern eğitim imkanlarına da sahip olan Yalıtım Plaza’da sürdürecek.

4. Uluslararası Pro Europe Kongresi, 500’ün Üzerinde Delegenin Katılımıyla Gerçekleşti Sürdürülebilir tüketim ve üretim, atık yönetimi politikalarında üretici sorumluluğu ve uluslararası trendlerin tartışıldığı 4. Uluslararası Pro Europe Kongresi, 500’ün üzerinde delegenin katılımı ve “Atıktan Kaynak Yönetimine -Çevre Politikasında En Son Trendler ve Gelecek Eğilimleri” konsepti ile, 15-16 Mayıs tarihleri arasında Prag’da gerçekleştirildi. Pro Europe Başkanı Bernard Herodin, kongrenin açılışında yaptığı konuşmada sürdürülebilir gelişmede üretici sorumluluğu konseptinin ve tüketici davranışlarını değiştirmede de Pro Europe üyelerinin katkısının başarı getirdiğinin altını çizdi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Tüketiciler bu konuda büyük gelişim gösterdi ve biz de onları teşvik ediyoruz. Atıkları, toplamak için kaynağında ayırma refleks bir tepki haline geldiği zaman, bu davranış biçimi, sosyal sorumluluk ve çevre alanında gerçek bir eğitim sunacaktır.” Siyaset çevresi, iş ve bilim dünyası, sivil toplum kuruluşları, kamu ve endüstri sektöründen temsilcilerin takip ettiği iki günlük kongre kapsamında, Avrupa’da ve dünyada yürütülmekte

olan çevre ile ambalaj ve atık yönetimi politikasının geleceği ve bu alandaki fırsatlar üzerine pek çok seminer ve yuvarlak masa toplantıları gerçekleştirildi. Kongre kapsamında ele alınan konuların yanı sıra Avrupa çapındaki 40 öğrenci ve üst düzey UNESCO temsilcilerinin oluşturduğu kurul tarafından sunulan “Let’s change our daily habits - Alışkanlıklarımızı Değiştirelim” başlıklı rapor da oldukça önemliydi. Rapor, Pro Europe’un 2004 yılında lanse ettiği eğitim inisiyatifi olan 3. Gençlik ve Çevre Parlamentosu şemsiyesi altında 11 ülkeden, 3 binin üzerinde okul çocuğu tarafından 2007-2008 yılları boyunca titizlikle hazırlandı. UNESCO Sosyal Bilimler Araştırma ve Planlama Departmanı Direktörü Wataru lwamoto, rapor ve tüm proje ile ilgili yaptığı açıklamada, “Sürdürülebilirlik için eğitimde ortaklık ve ağ oluşturma başarının anahtarıdır. Gençlik ve Çevre Parlamentosu da bu bakış açısının en özel örneklerindendir. Dünyamızın geleceği için gençlere kulak verelim” dedi.

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

5


haber

Yılda 16.5 Milyar YTL’lik Enerji Boşa Harcanıyor Dünyada artan enerji talebinin karşılanabilmesi için 2005–2030 yılları arasında, 20 trilyon doları aşan yatırıma ihtiyaç duyuluyor. Enerji üretiminden kaynaklanan karbon dioksit emisyonunun 2004–2030 yılları arasında yüzde 55 artacağı gerçeğine karşılık uzmanlar, enerji verimliliği tekniklerinin geliştirilmesi ile bu artışın yüzde 80 oranında azaltılabileceğini öngörüyor. Dünyadaki bu gelişmelerin ülkemize yansıması konusunda, binalarda enerji verimliliğine yönelik toplum bilincinin artırılmasını hedefleyen enverIPAB Projesi Yürütücüsü Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü (EİE) Proje Müdürü Sebahattin Öz, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Öz, 2020 yılı enerji tüketim projeksiyonla-

rına göre; Türkiye’de enerji maliyetleri ve tasarruf potansiyeli incelendiğinde, talebi karşılayacak elektrik üretim tesisleri için yatırım maliyetinin 72,5 milyar YTL, iletim ve dağıtım şebekelerinde gerçekleşmesi gereken yatırım maliyetinin ise 11 milyar YTL olduğunu açıkladı. Öz, 2008 yılı enerji talebinin karşılanabilmesi için net enerji ithalatının 46-47 milyar dolar olacağının tahmin edildiğini de belirtti. Enerji verimliliği ile sağlanabilecek tasarrufa dikkat çeken Öz, binalarda yüzde 20 ve ulaşımda yüzde 15 tasarruf sağlanırsa, yılda 6 milyar dolarlık petrol ve doğalgaz ithalatının gerçekleştirilmesine gerek kalmayacağının altını çizdi. Binalarda tüketilen enerji, toplam enerjinin dörtte birini oluşturuyor ve alına-

bilecek basit önlemlerle enerjiyi verimli kullanmak mümkün. Ülkemizde birim milli gelir başına tüketilen enerjinin 2020 yılına kadar en az yüzde 15 azaltılması sayesinde, aynı miktarda enerji ile daha fazla üretimin önü açılacak, enerji yatırım ihtiyaçları ve ithalat bağımlılığı azalacak. Ayrıca küresel ısınma ile mücadeleye katkı sağlanarak gelecek kuşaklara daha yaşanabilir temiz bir çevre bırakılmasına olanak tanınacak.

Dünyada, Elektronik Atık Miktarı Artıyor Dünyada, bilgisayarlar 2-5 yıl arasında, cep telefonları 18 ayda, dayanıklı tüketim malzemeleri ise 15 yılda elektronik atık (e-atık) olarak çöpe atılıyor. Yıllık 20-50 milyon ton arasında e-atık üreten insanoğlu, bu oranı her yıl yüzde 5-8 arasında artırıyor. Doğaya verdiği zararların önlenmesinin yanı sıra içeriğindeki değerli metallerin geri kazanımıyla ekonomiye katkı sağlaması beklenen

e-atıklar, dünyada yeni geri kazanım piyasası olarak kabul ediliyor. Gelişen teknoloji ve ürün ömürlerinin kısalması yüzünden ivme kazanan e-atıkların, kullanıcıların mevcut teknolojileri yenileme sürelerinin kısalması nedeniyle en hızlı artan atık türü haline gelmesi bekleniyor. Çevreye zararlı atığın geri toplanması, işlenmesi, hammadde piyasasına, dolayısıyla ekonomiye kazandırılmasının ise büyük bir sektör oluşturacağı belirtiliyor. BM Çevre Programı’nın 2006 raporuna göre, yıllık 20-50 milyon ton arasında seyreden ve her yıl yüzde 5-8 arasında artış gösteren e-atık miktarı, üretilen yıllık atığın yüzde 5’ini oluşturuyor. OECD Çevre Raporu’na göre, Türkiye’nin

6

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkelerde, 2010 yılı itibariyle çevreyi tehdit eden e-atık miktarı üç katına çıkacak. Tüm bu ürünlerin kullanım ömürlerinin dolmasının ardından hem doğaya zarar vermemeleri hem de metallerin geri kazanımı için e-atıklar alanının tüm ülkelerce düzenlenmesi gerekiyor.


haber

Düşler Atölyesi Projesi Kapsamında “Dönüştüren Düşler” Sergisi Başladı Nokia, Eğitim Gönüllüleri ve Uluslararası Gençlik Vakfı (International Youth Foundation-IYF) işbirliği ile 2003 yılında başlayan Düşler Atölyesi Projesi, sergilerine bir yenisini daha ekledi. Çocukların atık malzemelerden kendi elleriyle yarattıkları birbirinden ilginç yapıtlardan oluşan “Dönüştüren Düşler” sergisi, TAV Havalimanları Holding katkılarıyla İstanbul Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali Gidiş Katı’ndaki TAV Galeri’de, 22 Ağustos’tan itibaren bir ay süreyle ziyarete açıldı. Türkiye genelinde aşamalı olarak faaliyete geçen 11 Eğitim Parkı ve 10 Öğrenim Birimi’nde, maddi olanakları kısıtlı çocukların yaptığı çalışmalardan 77 yapıtın oluşturduğu “Dönüştüren Düşler” sergisinin açılışını; Nokia Türkiye Genel Müdürü Imfred de Jong, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Nurdan Şahin ve TAV İstanbul Genel Müdürü Kemal Ünlü gerçekleştirdi.

Nokia Türkiye Genel Müdürü Imfred de Jong bir konuşma yaparak şunları söyledi: “Yıllardan beri çevresel kaygılar, Nokia ürün tasarlama ve üretim süreçlerini şekillendiren temel faktörlerden biri oldu. Nokia, bugüne dek test, üretim, dağıtım gibi aşamaların hepsinde çevreye duyarlı bir yaklaşım sergiledi. Ürünlerinde çevreye zararlı maddelerinin kullanımının kısıtlanmasına ilişkin Avrupa direktifini ilk uygulayan üretici oldu. Düşler Atölyesi Projesi ile de çocuklara uygulamalı plastik sanatlar aracılığı ile yaşam becerileri kazandırıyoruz.” Açılışta bir konuşma yapan TEGV Genel Müdürü Nurdan Şahin ise, “Beş yılı aşkın süredir devam eden Düşler Atölyesi Projesi ile çocuk ve genç gönüllülerimize plastik sanatlar yoluyla yaşam becerileri kazandırırken, her yıl ulusal bir sergi düzenlemeyi de gelenek haline getirdik. Çocuklarımızın düşlerinden yola çıkarak oluşturdukları eserleri farklı mekanlarda sergileyerek, düşlerini mesaj-

larını ulaşabildiğimiz kadar geniş bir kesime ulaştırmaya çalışıyor ve onların başarılarıyla gurur duyuyoruz” dedi. Çocukların küresel ısınma ve atıklar ile ilgili düşüncelerinin yansıdığı “Dönüştüren Düşler” sergisi atık malzemelerin çocukların ellerinde yeniden hayat bulduğu iki ve üç boyutlu çalışmalardan oluşuyor. Plastik sanat uygulamalarıyla çocuklarda yaratıcılık, özgüven, işbirliği ve iletişim gibi yaşam becerileri geliştiren Düşler Atölyesi’nin bu yılki sergisinin ana teması çocukların bir gün boyunca ne kadar atık ürettiklerinden yola çıkarak oluşturuldu.

Nokia, Türkiye’de Yeni Bir Geri Dönüşüm Projesi Başlatıyor Sosyal sorumluluk projesiyle yola çıkan Nokia, çevre sorumluluğuna verdiği önemi bir kez daha ortaya koyarak, Türkiye’de yeni bir geri dönüşüm projesi başlatıyor. Nokia, Ağustos ayından itibaren, kullanılmayan Nokia cep telefonları, şarj cihazları ve bataryaları yeniden hayat vermek üzere topluyor. Kullanılmayan bu ürünlerin, Türkiye’de 46 ilde 156 noktada kurulacak geri dönüşüm kutularında toplanarak yeniden kazandırılması hedefleniyor.

8

Nokia Türkiye Genel Müdürü Imfred de Jong konuyla ilgili olarak, “Nokia olarak bizler, hem sosyal sorumluluk projelerine hem de çevreye önem veren bir üretici olmamız nedeniyle çevremizi, yaşadığımız dünyayı ve kaynaklarımızı korumak ve gözetmek adına bir geri dönüşüm projesi başlatmış bulunuyoruz” dedi. 15 Ağustos tarihi itibariyle hayata geçen bu proje, Türkiye’deki Nokia Care servis noktaları üzerinden yürütülecek. Proje, halen 46 şehirde ve 156 noktada mev-

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

cut olan Nokia Care servisleri üzerinden gerçekleştirilecek. Projeye destek verecek olan kullanıcılar, aynı zamanda çevre bilincini geliştirmek, ülke ve dünya kaynakları- Nokia Türkiye Genel nı koruyarak yarınlara Müdürü Imfred de Jong daha temiz bir çevre ve dünya bırakmak konusunda da önemli bir kişisel sosyal sorumluluk görevini yerine getirmiş olacaklar.


haber

“Beyaz Yıldız” Projesine Start Verildi Çevre kirliliği ve küresel ısınmanın neden olduğu çevresel felaketler her geçen gün artarken, turizm sektörü sorunu “Sürdürülebilir Çevre ve Verimlilik Zirvesi”nde masaya yatırdı. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) tarafından hazırlanan, Grundfos, JohnsonDiversey, Electrolux desteği ile daha temiz, sürdürülebilir bir çevreye katkı sağlamak için düzenlenen zirvede bir araya gelen Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. M. Hilmi Güler ve turizm sektörü temsilcileri “Beyaz Yıldız” projesinin startını verdiler. Proje ile turistik işletmelerde kullanılan su, elektrik, enerji, kimyasal ve katı atık miktarının kontrol altına alınması hedefleniyor. Zirvede açılış konuşmasını yapan TÜROFED Başkanı Ahmet Barut, bilinçli tüketim ve uluslararası standartlara uygun çalışmalarla sadece turizm sektöründe

ortalama su ve enerji tüketiminde, yüzde 25’lerden yüzde 90’lara kadar oranlarda tasarruf edebilme olanağının yaratılabileceğini belirtti. “Beyaz Yıldız Projesi”nin sponsorlarından JohnsonDiversey’in Türkiye ve Ortadoğu Genel Müdürü Onat Bayraktar, turistlerin tercihlerini çevreye duyarlı ülke ve otellerden yana kullandıklarını vurguladı. Beyaz Yıldız Projesiyle turizm sektörü ile birlikte çevre konusunda küçük ama çok anlamlı bir adım atıldığını belirten Electrolux Genel Müdürü Semih Orcan da, “Sürdürülebilir turizm, ancak içinde bulunduğumuz çevrenin korunup, yaşamın devamlılığını sağlayan eko-sistemlerin sürdürüldüğü bir ortamda gerçekleştirilebilir” dedi. Projenin diğer sponsoru Grundfos’un, Türkiye Genel Müdürü Okay Barutçu ise yaptığı konuşmada “Grundfos bir vakıf şirketi olarak gelecek kuşaklara daha iyi bir dünya bırakılması için sorumlu ve bilinçli bir anlayışla teknolojiler geliştirerek, hem tüm insanların yaşam standardının gelişimine katkıda bulunmak, hem de hızla tükettiğimiz kaynaklarımızın bilinçli ve verimli kullanımını teşvik edebilmeyi kendisine ilke edinmiştir. Beyaz Yıldız bu anlamda

bizler için son derece önemli bir projedir” şeklinde konuştu.

Proje Nasıl İşleyecek? Kriterleri yerine getirdiğini beyan eden işletmeler, TÜROFED’in ve üye derneklerin internet sayfasında açıklanacak ve bunun yanı sıra, uluslararası tur şirketleri, acenteler, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurum ve kuruluşlarına proje ve katılımcıları ile ilgili bilgi aktarımında bulunulacak. TÜROFED’in; Electrolux, JohnsonDiversey ve Grundfos tarafından desteklenen Beyaz Yıldız Projesi kapsamında tesis yöneticileri ile çalışanları için Akdeniz, Ege, İç Anadolu ve Marmara’da yer alan 12 bölgede, projeyi anlatan bilgilendirme seminerleri ve çevre eğitimleri düzenlenecek. Ayrıca kitapçıklar, eğitici poster ve dokümanlar hazırlanarak dağıtılacak, çalışanların ve genel olarak toplumun bilinçlenmesine katkı sağlanacak.

Geri Dönüşüm Projeleri Meyvelerini Veriyor Esenler Belediyesi tarafından 2005 yılından bu yana sürdürülen atık kağıtların toplanarak geri dönüşümünün sağlanması projesi kapsamında bu yıl 415 bin defter elde edildi. Özellikle öğrencilerin desteği ile hayata geçirilen geri dönüşüm projesi kapsamında üretilen defterler, Esenler’deki ilköğretim öğrencilerine törenle dağıtıldı. Menderes İlköğretim Okulu’nda düzenlenen törene Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Öcalan

ve çok sayıda öğrenci katıldı. Bakan Eroğlu, törende yaptığı konuşmada, projenin önemine değinerek, projenin diğer ilçelerde de hayata geçirilmesi için gereken çalışmaların yapılacağını söyledi. Bakan Eroğlu, “Esenler tüm Türkiye’de özlemi çekilen bir projeyi hayata geçirmiştir. Bu proje ile ormanlarımız kesilmekten kurtulmuştur. Projenin kazanımı öyle büyük ki, 20 bin ağaç kesilmekten kurtul-

du. Tüm belediyelerimize bu ve benzer projeleri yaygınlaştırmak istiyoruz” dedi. Esenler Belediye Başkanı Mehmet Öcalan ise, proje hakkında bilgi verdi. Öcalan, ilçe olarak projeye 2005 yılında başladıklarını belirterek, Esenler Belediyesi olarak kağıt atıkların ayrı toplanmasıyla 19 bin 278 ağacın kesilmesini önleyerek, 96 dönüm orman arazisini kurtarmış olduk. Oldukça gurur verici bir tablo. Çalışmalarımız devam edecek” diye konuştu.

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

9


haber

DOUBLE-UP Bayilerini Atık Yönetimi Konusunda Bilinçlendiriyor Yağ katkıları, müstahzarları ve madeni yağ konusunda yıllardır önemli çalışmalara imza atan DOUBLE-UP markası, ürettiği ürünlerin atık hale gelene kadar ve atık haline geldikten sonra da takibini yapıyor. Herhangi bir yağın sanayide veya sanayi dışı alanlarda özellikle yağlama amacı ile belli bir süre kullanımı sonucu kimyasal ve fiziksel safsızlıklarca kirletilmesi sonucu yağ, orijinal özelliğini kaybediyor. Yağ, içindeki katkı maddelerinin kırılması, normal kullanım esnasında kir, metal sürtünmeleri, su veya kimyasallarla karışarak kirlenir ve rengi koyulaşarak kullanılamaz duruma geliyor ve zamanla uzun kullanımdan dolayı iyi performans gösteremiyor. Dolayısıyla motorun daha iyi iş yapabilmesi için

DOUBLE-UP Pazarlama Müdürü Füsun Ünüvar

kullanılmış yağın yeni yağ ile değiştirilmesi gerekiyor. 1 litre kullanılmış motor İşte bu noktada atık yağın bertaraf edilmesi söz konusu olu-

yağının 800 bin litre içme

yor. Çünkü; atık motor yağları dahil atık yağlar ile bu yağların

suyunu kullanılmaz hale

işlenmesi sonucu çıkan atıkların çevreye zarar verecek şekilde

getirdiğini belirttiler.

sahada boşaltılması veya yenisi ile değiştirilmesi, depolanması, doğrudan veya dolaylı bir biçimde yüzeysel sular ile yeraltı suyu-

DOUBLE-UP; herkesi bu

na, denizlere, drenaj sistemleri ile toprağa verilmesi ve mevcut

konuda duyarlı olma-

düzenlemeler ile belirlenen limitleri aşarak hava kirliliğine neden

ya davet ediyor. Alınan

olacak şekilde işlenmesi yasak.

ürün, atık haline geldikten sonra yapılması ge-

10

Çevre ve insan sağlığını olumsuz etkile-

reken şey sadece geçici

memek adına atık yağların, geçici olarak

depolama, geri kazanım veya bertaraf tesisine teslim etmek.

depolanması, taşınması ve bertaraf edil-

Bu amaçla alınan yağın kutusu saklanarak, atık hale geldikten

mesi gerekiyor. DOUBLE-UP bu konuda

sonra yine aynı kapta ağzı sıkıca kapatılarak muhafaza edilerek,

üzerine düşen sorumluluğu yerine getir-

en yakın atık yağ toplama noktasına verilebileceği ifade edili-

mek adına tüm müşterilerini bilinçlendirme

yor. Atık yağa asla benzin, deterjan gibi bir sıvı karıştırılmaması

çalışmaları gerçekleştiriyor.

gerektiği vurgulanıyor.

Atık yağların, ekotoksik özelliğe sahip olduk-

Tüm bunların yanı sıra bir de ambalaj atıklarının kontrolü söz ko-

larından dolayı toprağa veya suya atılmamaları

nusu. DOUBLE-UP Pazarlama Müdürü Füsun Ünüvar, bu konuda

gerektiğini ifade eden DOUBLE-UP yetkilileri,

da ilgili bakanlıklarca belli geri kazanım oranlarının konulmasının

aksi halde sadece bulunulan ortamı kirletmekle

güzel bir nokta olduğunu, ambalaj atıklarının değerlenmesi

kalmayıp, ortamda yaşayan canlılara da zarar

adına çalışmalarını ÇEVKO Vakfı ile beraber yürüttüklerini, kay-

verildiğini, atık yağın içinde bulunan ağır metaller

nağında çıkan, yani son kullanıcıya ulaşmayan üretim artıkları

ve klor bileşimlerinden dolayı atık hava ile birlikte

için de lisanslı firmalarla anlaşmalar doğrultusunda çevreye olan

atmosfere salınarak havayı kirleteceğinden ka-

saygıyı gösterdiklerini ve aynı duyarlılığı herkesten beklediklerini

zanlarda yakılmasının da yasak olduğunu, sadece

vurguladı.

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008


tanıtım

Evsel ve Sanayi Atıklarının Geri Dönüşümünde AKSEM Anahtar teslimi projeler ile makine ve ekipman tedarik ve imalatıyla sektöre hizmet veren AKSEM Makina Maden Mühendislik Ltd., 1984 yılından bu yana hizmet veriyor. Endüstriyel, tıbbi ve evsel atıklar için Shredder’lar, balyalama makinaları, kesme ve ayırma makinaları, geri dönüştürülebilir atık ayırma tesisleri, kompostlaştırma tesisleri, RDF (Katı Atık Yakıtları) ve elektrik ve gaz üretim tesisleri gibi ürün ve hizmetler sunan AKSEM hakkında Genel Müdür Yenal Başol’dan bilgi aldık.

Ülkemizde son yıllarda artan sanayi üretimi ve gerek gelir seviyelerindeki artış gerekse tüketim alışkanlıklarındaki hızlanmaya paralel olarak evsel ve sanayi

1984 yılında madencilik sektöründe

atıkları miktarlarında gözle görülür bir

faaliyete başlayan AKSEM, 1991 yılın-

artış yaşanmaktadır. Atık miktarları özel-

dan itibaren Çayırova-Gebze’deki kendi

likle 1980 yıllarının başlarından itibaren

tesislerinde üretim ve satış faaliyetlerini

ve büyükşehir merkezli olarak tüm ülke

yürütmeye başladı.

çapında hızlı bir şekilde yayılma eğilimi göstermektedir. Sanayileşmekte ve büyü-

AKSEM, 1997 yılından itibaren yurtdı-

mekte olan her ekonomi gibi ülkemizde

şındaki çeşitli firmaların mümessilliğini

de halen başlamış olan aşırı atık birik-

alarak, endüstriyel ekipman satış ve

meleri hızla artmaya devam ederek çok yakın bir zamanda gelişmiş Batı ülkeleri

projelendirme çalışmalarını günümüzde Yenal Başol / AKSEM Genel Müdürü

de sürdürüyor.

seviyesinde sorun olacaktır.

Ürünler: Ülkemizde çevre planlama ve atık yöne-

bilinci ve ekonomik geri dönüşüm sağ-

timi projeleri kapsamında şehirleşme ile

lama amacıyla başlattığı geri dönüşüm

birlikte, çok önceleri planlanması gereken

faaliyetlerinde geçen süre zarfında çok

atık geri dönüşümü ve depolanması - im-

yol kat etmiş, evsel ve sanayi atıklarında

hası faaliyetleri ne yazık ki ekonomik ve

enerji elde etmek suretiyle de atıkların

bilgi eksikliğinden ya da duyarsızlıktan

ekonomiye geri dönüşünü büyük oran-

kaynaklanan sebeplerle gerçek anlamda

larda sağlamıştır. Birliğe yeni üye olmuş

ancak son birkaç yıldır sathi olarak plan-

ve olacak olan ülkelere de bu konuda

lanma aşamasına gelmiştir. Çevre bilinci

katı yaptırımlar uygulayarak atık geri dö-

ve duyarlılığı kapsamında hazırlanan

nüşüm projelerinde teknik ve mali destek

projelerin büyük kısmı Avrupa Birliği’ne

vermektedir.

uyum çerçevesinde ve Birlik yaptırımları doğrultusunda gerçekleştirilmektedir.

Bu teknik ve mali desteklerden son birkaç

Avrupa Birliği ülkeleri on yıllar önce çevre

yıl içerisinde ülkemiz de faydalanmaya

12

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

• • • • • • • • • • •

Vinçler,

ataşmanları,

• •

Quick coupler’lar,

Hurda polipleri, Tomruk kapma ataşmanları, Tarımsal malzeme ataşmanları, Delik delme ve burgu ataşmanlar, Hidromotorlar, Kazı ataşmanları Hammadde yükleme ataşmanları, Palet yükleme ataşmanları, Özel kaldırma ataşmanları, Beton-demir kesme ve ayırma

Recycling ataşmanları.


tanıtım

başlamıştır. Bu çerçevede, evsel atıkların yerinde ayrıştırılması, taşınması, nihai ayrıştırılması, düzenli depolanması ve kompostlaştırma ve geri dönüşüme tabi tutulmasından elektrik, ısı ve gaz elde edilmesine kadar bir düzine proje planlanarak hayata geçirilme aşamasına gelinmiştir. Bu kapsamda firmamız AKSEM Makina Maden Mühendislik Ltd. olarak gerek anahtar teslimi projeler ile gerekse makine

yeni olarak kullanılmaya başlanan ancak

ve ekipman tedarik ve imalatıyla pazarda

dünyada uzun bir süredir alternatif enerji

know-how bazında hizmet sunmaktayız.

olarak verimli bir şekilde kullanılan bir

Başlıca ürünlerimiz endüstriyel, tıbbi ve

yakıttır. RDF kg başına 15,000 – 20,000 kj

evsel atıklar için Shredder’lar, balyalama

gibi yüksek bir ısıl değere sahiptir.

makinaları, kesme ve ayırma makinaları, geri dönüştürülebilir atık ayırma tesisleri,

AKSEM olarak, tesisler konusunda Av-

kompostlaştırma tesisleri, RDF (Katı Atık

rupa ve dünyada kendini kanıtlamış

Yakıtları) ve elektrik ve gaz üretim tesisle-

ECOMASTER-Atzwanger firması ile ortak

ridir. RDF (Katı Atık Yakıtı) ülkemizde çok

çalışmaktayız.

haber

2009’un Ana Teması Belli Oldu 15. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı (ICCI® 2009), 13–15 Mayıs 2009 tarihleri arasında Türkiye’nin ekonomi ve sanayi başkenti İstanbul’da, konum ve kapasite açısından Türkiye’nin en avantajlı mekânlarından biri olan WOW Convention Center’de gerçekleştirilecek. 2009 yılı ana teması, ICCI® Organizasyon ve Danışma Komitesi tarafından “Küreselleşme Sürecinde Enerjide Arz Güvenirliliği, Enerji Verimliliği, Sürdürülebilir Enerji ve Çevre Politikaları” olarak belirlenen konferans çerçevesinde; kamu ve özel sektörden üst düzey yetkililer, akademisyenler ve dernek temsilcileri tarafından çeşitli bildiriler sunulacak. Etkinlikte ayrıca özel sektör ve kamu sektörünü aynı platformda buluşturacak interaktif paneller de düzenlenecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın yanı sıra Avrupa

Kojenerasyon Birliği (Cogen Europe), Türkiye Kojenerasyon Derneği, Elektrik Üreticileri Derneği, Rüzgâr Enerjisi Santralleri Yatırımcıları Derneği, Hidroelektrik Santralleri Sanayi İşadamları Derneği, WADE (World Alliance for Decentralized Energy), ASME (American Society of Mechanical Engineering) gibi yerli ve yabancı enerji sektörünün en önemli dernekleri de ICCI® 2009’da destekleriyle yer alacak.

Bildiri Başvuruları için Son Tarih Şubat 2009 Konferansta bildiri sunmak isteyenlerin, “Bildiri Özeti Yazım Esasları”na uygun olarak hazırlanmış bildiri özetlerini, en geç 6 Şubat 2009 tarihine kadar www.icci.com. tr adresinden ya da bildiri2009@icci.com.tr adresine ulaştırmaları gerekmekte. Zamanında ulaştırılamayan bildiriler için 1 hafta daha ek süre verilmesi planlanıyor. Bildiri

özet hazırlama esasları için www.icci.com. tr adresinden bilgi alınabilir. ICCI® 2009 Organizasyon ve Danışma Komitesi tarafından değerlendirme ve seçimi yapılacak olan bildiriler için bildiri sahipleri, son gönderim tarihi olarak belirlenen 3 Nisan 2009’dan itibaren üç hafta içerisinde bildirilerinin kabulüne dair bilgilendirilecekler ve her yıl olduğu gibi ICCI® 2009’da Poster Bildiriler’e de yer verilecek.

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

13


tehlikeli atık

Evimizdeki Tehlikeli Atıklar Prof. Dr. Veli Deniz

Kocaeli Üniversitesi, Kimya Mühendisliği Bölümü

İnsanoğlu yüzyıllardan beri hayatı kolaylaştırmaya ve yaşam kalitesini artırmaya çalışmaktadır. Bu amacı gerçekleştirmek için üretilmekte olan yapay (sentetik) maddeler artık modern toplumların yaşamında önemli bir yer tutmaktadır. Dünyamız bir bakıma kimyasal madde deposu gibidir. Halen bilinen kimyasal madde sayısı 12 milyonun üzerindedir. Her hafta yaklaşık 6 bin yeni kimyasal keşfedilmekte ve bu listeye katılmaktadır. Günlük kullanımda olan madde sayısı 70 bin dolayındadır. Bu maddeler bir yandan günlük yaşantımızı kolaylaştırırken, diğer yandan yarattığı çevre ve sağlık sorunları insanlığı tehdit etmektedir. Hızlı ve bilinçsiz sanayileşmenin yarattığı bu sorunlar 1970’li yıllardan itibaren artmış ve tartışılmaya başlanmıştır. Bu tartışma toplumsal bilincin ve çevre duyarlılığının artmasına koşut olarak giderek artmaktadır. Tartışmalar ne yazık ki endüstriyel tesislerin ürettikleri atıklar ve atık yönetimi ile sınırlı kalmaktadır. Sanayi tesisleri üretim esnasında bir miktar da atık üretirler. Atıklar sadece endüstriyel tesislerden gelmez. Tüm doğal ve yapay süreçlerin kaçınılamaz bir sonucudur. Bu atıklar ya doğaya vahşice atılır ya da uygun yöntemlerle giderilir(bertaraf edilir). Atıklar doğru yönetilmediği taktirde çevre ve insan sağlığı için önemli bir tehdit oluşturur. Bu tehlike, sanayileşmenin miktarı ile orantılı olduğu gibi seçilen teknoloji ile de doğru orantılıdır. Bu atıkların birçoğu insan

14

sağlığına zararlı olup tehlikeli atık olarak sınıflandırılmaktadır. Bu yazımızda sadece tehlikeli atıkların bir bölümünden evsel tehlikeli atıklar (household hazardous waste) dan söz edeceğiz. Çünkü, endüstriyel etkinlikten, üretimden kaynaklanan tehlikeli atıklar daha çok tanınmakta ve bunların yönetimi ve giderimi (bertaraf ) üzerinde daha fazla durulmaktadır. Oysa, çevre ve insan sağlığı açısından endüstriden kaynaklanan tehlikeli atıkların yanında, evsel atıklar içindeki tehlikeli maddeler de aynı derecede öneme sahiptir. Bu atıklar, birçoğumuz tarafından ya bilinmemekte, ya da riski algılanmamaktadır. Oysa bu atıklar içindeki tehlikeli maddeler zaman içinde birikmektedir. ABD’de yapılan bir çalışmada katı atıkların içinde her bir evden yılda yaklaşık 18-20 litre kadar tehlikeli atık atılmaktadır. Bu miktar, 50 bin nüfuslu bir kasaba için kabaca 40 ton tehlikeli atık demektir. Bu nedenle evsel atıklara karıştırılan boya atıkları, temizleyiciler, piller vb. evsel tehlikeli atıklar yurttaşların kendi sağlık ve güvenlikleri için önemli olmalıdır.

Evsel Tehlikeli Atıklar Evsel tehlikeli atıklar kısaca “doğru şekilde kullanılmadığı, depolanmadığı ve giderilmediği takdirde sağlık ve yaralanma tehlikesi taşıyan ev eşyalarıdır” şeklinde tanımlanabilir. Evlerimizden çıkan tehlikeli atıkların başlıcaları aşağıda verilmiştir: w Pil ve aküler, w Temizlik maddeleri, w Boya, çözücü(solvent) ve tinerler,

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

w w w w w w w w w w

Yalıtım(izolasyon) maddeleri(asbest), Aerosol kutuları, Floresan ampuller, Araba kimyasalları, antifiriz, Termostatlar, Bilgisayar ve monitörler, Yazıcı kartuşları, Bahçe ilaçları (ot ve böcek öldürücü), İlaç atıkları, Kullanılmış lastikler.

Yukarıda sayılan atıklardan bir kısmı bizim mevzuatımızda “özel atıklar” kapsamında değerlendirilmektedir. Ancak, ister özel atık, ister tehlikeli atık kabul edelim, bu atıkların evsel atıklara karıştırılmaması gerekmektedir. O halde, “bir nesneyi tehlikeli madde yapan özellikler nelerdir?” sorusu önemlidir. Bir maddenin “tehlikeli” olma özelliğini tanımlayan ölçütler, “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ekinde (ek 5) ve “Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin Yönetmelik “ ekinde (ek 3-A) tanımlanmıştır. İlgili yönetmeliklerden derlenen tehlikeli kabul edilen atıkların özellikleri Tablo 1’de verilmiştir. Eğer evimize aldığımız malzeme veya eşya yukarıdaki özelliklerden herhangi birini taşıyan bir maddeden içeriyorsa “tehlikeli” demektir. Bu malzemenin kullanımı esnasında dikkatli olmamız gerektiği gibi, ömrünü tamamlayıp “atık” haline dönüştüğü zaman da uymamız gereken kurallar vardır. Her şeyden önce bu tür atıklar ayrı toplanmalı ve giderilmelidir. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin 8. maddesinde “Ayrı Bertaraf Edilmesi Gereken Atıklar”


tehlikeli atık

Tablo 1: Tehlikeli Kabul Edilen Atıkların Özellikleri Atık Kodu

Sınıfı

Açıklama

Tehlike İşareti

H1

Patlayıcı

Alev etkisi altında patlayabilen yada dinitrobenzenden daha fazla şekilde şoklara ve sürtünmeye hassas olan maddeler ve karışımlar, kendi başına kimyasal reaksiyon yolu ile belli bir sıcaklık ve basınçta hızla gaz oluşmasına neden olabilecek madde veya atıklar.

E

H2

Oksitleyici

Diğer maddelerle, özellikle de yanıcı maddelerle temas halinde iken yüksek oranda ısıveren(ekzotermik ) tepkime gösteren maddeler ve karışımlar.

O

H3-A

Yüksek oranda Tutuşabilenler (Kolay Alevlenir)

a) 21 0C’nin altında parlama noktasına sahip sıvı maddeler ve karışımlar (aşırı tutuşabilen sıvılar dahil), b) Herhangi bir enerji kaynağı uygulaması olmaksızın ortam sıcaklığındaki hava ile temas ettiğinde ısınabilen ve sonuç olarak tutuşabilen maddeler ve karışımlar, c) Bir ateşleme kaynağı ile kısa süre temas ettiğinde kolayca tutuşabilen ve ateşleme kaynağı uzaklaştırıldıktan sonra yanmaya ve tükenmeye devam eden katı maddeler ve karışımlar, d) Normal basınçta, havada tutuşabilen gazlı maddeler ve karışımlar, e) Su veya nemli hava ile temas ettiğinde, tehlikeli miktarda yüksek oranda yanıcı gazlara dönüşen maddeler ve karışımlar.

F+

H3-B

Tutuşabilen (alevlenir)

21 0C ye eşit veya daha yüksek ya da 55 0C’ye eşit ya da daha düşük parlama noktasına sahip olan sıvı maddeler ve karışımlar.

F

H4

Tahriş edici

Deri ile ya da balgam membranı ile ani, uzun süreli ya da tekrar eden temaslar halinde yanığa sebebiyet verebilen, korozif olmayan maddeler ve karışımlar.

Xi

H5

Zararlı

Solunduğu veya yenildiğinde ya da deriye nüfuz ettiğinde belirli bir sağlık riski içeren maddeler ve karışımlar.

Xn

H6

Toksik

Solunduğunda veya yenildiğinde ya da deriye nüfuz ettiğinde, sağlık yönünden ciddi, akut veya kronik risk oluşturan ve hatta ölüme neden olan madde ve karışımlar.

T+ T

H7

Kanserojen

Solunduğunda veya yenildiğinde yada deriye nüfuz ettiğinde, kansere yol açan veya etkisinin artmasına neden olan madde ve karışımlar.

H8

Korozif (Aşındırıcı)

Temas halinde canlı dokuları tahrip eden madde ve karışımlar.

H9

Enfeksiyon yapıcı

İnsan veya diğer canlı organizmalarda hastalığa neden olduğu bilinen veya geçerli nedenler dolayısıyla güvenli olarak inanılan varlığının sürdürebilen mikroorganizmaları veya toksinleri içeren maddeler.

H10

Teratojenik

Solunduğunda, yenildiğinde veya deriye nüfuz ettiğinde, doğuştan gelen kalıtımsal olmayan sakatlıklara yol açan veya yol açma riskini artıran madde ve karışımlar.

H11

Mutajenik

Solunduğunda, yendiğinde veya deriye nüfuz ettiğinde, kalıtsal genetik bozukluklara yol açan veya yol açma riskini artıran madde ve karışımlar.

C

H12

Havayla, suyla veya bir asitle temas etmesi sonucu zehirli veya çok zehirli gazları serbest bırakan madde veya karışımlar.

H13

Yukarıda listelenen karakterlerden herhangi birine sahip olan atıkların bertarafı esnasında ortaya çıkan madde ve karışımlar.

H14

Ekotoksik

Çevrenin bir veya daha fazla kesimi üzerinde ani veya gecikmeli zararlı etkiler gösteren veya gösterme riski taşıyan madde ve karışımlar.

belirtilmiştir. Yönetmeliğin bu maddesinde ayrı giderilmesi gereken aşağıdaki atıkları üretenlerin: a) Hastanelerin, kliniklerin, laboratuvarların ve benzeri yerlerin hastalık bulaştırıcı enfekte, kimyasal ve radyolojik atıkları ile tehlikeli atıklarını, b) Tüketicilerin, kullanılmış akü, pil ve ilaç atıkları ile, kullanılmış araç lastiklerini,

c) Tüketicilerin, ambalaj atıkları dahil değerlendirilebilir katı atıklarını, d) Tüketicilerin, metal variller, buzdolabı, çamaşır makinesi, elektronik aletler, mobilya gibi büyük hacimli katı atıklarını, evsel atıklar ile birlikte atmaları yasaktır. Belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, bu alanlar dışında ise mahallin

Sembol

E

en büyük mülki amiri, yukarıda belirtilen ve ihtiva ettikleri zararlı maddeler dolayısıyla toplanması, değerlendirilmesi veya bertarafı özel işlemler gerektiren atıkları, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğine göre bertaraf eder veya ettirir” denilmektedir. Bundan başka 2008 yılında yayınlanan “Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

15


tehlikeli atık

Yönetmeliği”nin 5. maddesinin ç. bendinde “Farklı türdeki atıkların kaynağında ayrı toplanması esastır” denilmektedir. Yönetmeliğe göre belediye olan yerlerde yerel yönetimlerin sorumlulukları vardır. Lütfen etrafınıza bakınız evsel tehlikeli atıkların giderimi ve toplanması konusunda yerel yönetiminiz göstermelik birkaç etkinlik dışında “sürdürülebilir” bir yönetim uyguluyor mu? Pek sanmıyorum. Bireysel olarak yapılabileceklerden önce, sürdürülebilir bir toplama ve giderim sistemi için yerel yönetimleri zorlamakta yarar var. Bundan başka, her bir birey tehlikeli maddeleri içeren bu tür malzemeleri daha az kullanmalı veya doğru bir yöntemle giderebilecek seçeneklerin mevcut olduğunu bilmeli ve ona göre davranmalıdır. Atık yönetiminde geçerli olan “Uygulanabilir En İyi Çevresel Seçenek” (Best Practicable Environmental Option, BPEO) yaklaşımı evsel tehlikeli atık yönetiminde de uygulanmalıdır. Bu yaklaşım atık giderimi politikalarını oluşturacaklara en uygun (optimum) çözümleri sağlar. Karar vericiler için iki etken önemlidir. Birinci etken, çevrenin kirliliğinin azaltılması ve en küçüklenmesi (minimize edilmesi), diğeri ise bunu kabul edilebilir bir maliyetle gerçekleştirmek, kısa ve uzun vadede etkili olabilecek sonuçları elde etmek. İyi niyetli yaklaşıldığı taktirde, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının da desteğiyle iyi çevresel seçenekler üretebilirler.

Neler Yapabiliriz? Bilinçli tüketiciler öncelikle aldıkları malzemelerin etiketlerini kontrol etmelidirler. Bu evsel tehlikeli atıkların yönetiminin en önemli adımıdır. Sınırlı sayıda da olsa, bazı tehlikeli malzemelerin kullanımı, depolanması ve giderim yöntemi etiketlerinde belirtilmiştir. Aslında bu yasal bir zorunluluktur. Ama yine de tüm firmaların bu kurala tam anlamıyla uyduğu söylenemez. Eğer etiket üzerinde bu bilgiler mevcut değilse, etikette bulunan içerdiği maddeler, çözü-

16

nürlüğü, aşındırıcılığı (korozif) /reaktif olup olmaması ile ilgili bilgi ve sembollerden malzemenin potansiyel tehlikesi hakkında bilgi sahibi olabiliriz. Bu uyarılarla ilgili bazı örnekler aşağıda verilmiştir: w “Eldiven kullanınız” uyarısı malzemenin korrozif veya deri için tahriş edici olduğunu ifade eder. w “Açık alev veya ısı kaynağı yakınına koymayınız” alev alabilirliği ifade eder. w “...nın yanına bırakmayınız” malzemenin reaktiflik cinsini belirtir. w “Kullanırken odayı havalandırın” ise zehirli dumanlar ve rektif kimyasallar için kullanılır. Malzeme etiketlerinin üzerindeki benzer cümleler bilinçli tüketici için gerekli olan giderim bilgilerini verir. Yeter ki “etiketi okumadan hiçbir malzeme kullanılmamalıdır” kuralına uyalım. İkinci adım “mümkün olduğunca az ve tekrar kullan” altın kuralıdır. Özellikle az tehlikeli madde içeren ürünleri tercih edip, sadece gereksinimimiz kadar alma alışkanlığı edinmeliyiz. Birçok durumda yaptığımız işten artan “azıcık malzemenin” saklamaya değmeyeceğini düşünürüz. Ne yapabiliriz? Öncelikle tehlikeli madde içeren bir malzeme ise tamamını kullanmaya çalışınız. Eğer aldığınız malzemenin tamamını kullanamıyorsanız, komşularınızın, arkadaşlarınızın bu malzemeye gereksinim duyup duymadığını sorunuz. Hiç denediniz mi? Belki komşularınızdan birinin o malzemeye ihtiyacı vardır. Yakın zamanda tekrar kullanma olasılığı var ise uygun biçimde saklayınız. Birçok çözücü ve tiner uygun kapalı bir kapta saklanarak tekrar kullanılabilir. Bazı tehlikeli maddelerin ise geri dönüşümü olanaklıdır. Örneğin, her türlü yağlar (motor yağı, fuel oil, kullanılmış yağ) servis istasyonları tarafından toplanıp geri dönüşüm yapan şirketlere verilmektedir. Yeter ki siz bilinçli olun. Geri dönüşümü yapılacak malzeme eğer ilk ambalajına konulduysa etiketlemeye gerek yoktur. Eğer başka bir kaba konuyorsa uyarı bilgilerini

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

içeren bir etiket yapıştırıldıktan sonra yeni kullanıcıya verilmelidir. Üçüncü adım ise “atığımıza uygun bir giderim yöntemi seçmek”tir. Bu konuda yapılabilecekleri şöyle sıralayabiliriz: w Birincisi ve en önemlisi, atıklar asla toprağa dökülmemeli veya yakılmamalıdır. w Tehlikeli atıkları asla tuvalete ve/veya lavaboya dökmeyiniz (sadece kanalizasyon sisteminizin bir arıtma tesisine bağlı olduğunuzdan emin iseniz kabul edilebilir). Eğer tuvaletinizi foseptiğe bağlı ise daha da dikkatli olunmalıdır. w Atıklar ve kullanılmayan kimyasallar çöp konteynerlerinde uzun süre bekletilmemelidir. w Atıkları karıştırmayın ve hepsini bir seferde gidermeye çalışmayın. w Sıvı atıkları katı hale getirmeye çalışın. Bu amaçla uygun emici maddeler (adsorbent) kullanınız. Emici maddelere emdirdiğiniz sıvı atıkları mutlaka eldiven kullanarak plastik kaplara alınız. w Aerosol tüpü dışındaki boş kaplar dikkatlice ağzı açılmalı ve çözücüsü uçurulduktan sonra ezilerek hacmi küçültülmelidir. Gerekirse makas kullanabilirsiniz. w Lateks boyaların çözücüsü uçurularak kurutulur. Kuru boya ve ambalajı ev atıkları ile birlikte giderilebilir. Böylece yangın ve patlama riski giderilmiş olur. w Aerosol kapları ters çevrilerek bir bez parçası veya soğurucuya boşaltılmalıdır. Basınç tamamen sıfırlanınca kutu birkaç kat gazeteye sarılarak çöpe atılabilir. w Atıkları azaltmaya çalışın. Çevre dostu ürünleri, örneğin su bazlı boya ve yapıştırıcıları tercih ediniz. Tehlike yakınımızda… Farkına varıp, önlemini almazsak bedeli ilk ödeyecek yine bizler oluruz. Kaynaklar 1. Yönetmeliklere http://www.atikyonetimi.cevreorman.gov.tr/yonetmelikler.htm bağlantısından ulaşılabilir.


tehlikeli atık

Tehlikeli Atıkları İşleme Teknolojileri: Avrupa’nın Yeni Marketi Dr. Sibel KABAKCI Kimya Yük. Müh.

Avrupa Topluluğu sınırları içinde zararlı olarak nitelendirilen atıkların konvansiyonel atıklara kıyasla farklı bir yönetim anlayışıyla kontrol edilmesinin gerekliliği, 20 Mart 1978 yılında kabul edilmiş ve 78/319/EEC sayılı “toksik ve tehlikeli atıkların kontrolü” başlıklı direktifi oluşturulmuştur. Bu direktife göre, toksik ve tehlikeli atıklar: “Yapısında insan sağlığına ve çevreye risk oluşturabilecek konsantrasyonlarda bu direktifin ekinde verilmiş olan listedeki maddeleri veya materyalleri içeren veya bunlarla kontamine olmuş atıklar” olarak tanımlanmıştır. Bahsi geçen direktifin ekinde 27 madde listelenmiştir. Yeni bilgilerin gün geçtikçe artması sonucunda tehlikeli atıkları tanımlayan 78/319/EEC sayılı direktifin güncellenmesi diğer bir ifade ile iyileştirilmesi gerekli olmuştur. Fakat bu direktifin iyileştirilmesi uzun bir zaman almıştır. Diğer yandan da zaman ilerlerken önce Avrupa Topluluğu’ndan Avrupa Birliği’ne geçilmiş ve yakın zamanda da Avrupa Birliği tarihinin en büyük atılımını yaparak büyüme kararını uygulamaya sokmuştur ve üye sayısını hızla artırmıştır. Birliğe bağlı üye devletlerinin artması çevrenin korunması açısından olumlu olarak değerlendirilse de birliği kontrol açısından zora soktuğu açıkça görülmüştür. Çünkü üye devletlerin hepsi atık yönetimi ile ilgili tüm ulusal yasalarını Avrupa Konseyi’nin kabul ettiği

yasalara uyumlu hale getirmekle yükümlüdür. Her ne kadar bu yükümlülük üye devletleri konseye karşı sorumlu hale getirse de üye devletlerin her birinin farklı sosyal, ekonomik ve kültürel yapılarının olması, konsey kararıyla kabul edilen yasaların uygulanmasını zorlaştırmıştır. Bu karmaşayı azaltmak adına üye devletler tehlikeli atıkların yönetimi ile ilgili anketler yapmış ve konsey kararı ile kabul edilen “tehlikeli atık” tanımının bazı ülkelerde farklılaştığını dolayısıyla bu durumun sınırötesi taşımada, tehlikeli atığın kontrolünde ve tehlikeli atık üreticilerinin denetlenmesinde farklılıklara neden olduğu saptanmıştır. Bu nedenlerden ötürü 1978 kökenli tehlikeli atık tanımlaması yenilenmeye gitmiştir. Avrupa Birliği Konseyi’nin 19 Aralık

1991’de yürürlüğe soktuğu 91/689/EEC sayılı tehlikeli atıklar başlıklı direktif, 20 Mart 1978’de kabul edilen 78/319/EEC sayılı toksik ve tehlikeli atıkların kontrolü ile ilgili direktif ve 15 Temmuz 1975’te kabul edilen 75/442/EEC sayılı atıkların yönetimi ile ilgili direktifin iyileştirilmesinden oluşmuştur. Tehlikeli atık direktifi, tehlikeli atığın tüm Avrupa’da geçerli olacak tam ve birleşik tanımını yapmak ve böyle bir atığın doğru yönetildiğini garanti altına almak için oluşturulmuştur. 91/689/EEC sayılı direktifin hedefi tehlikeli atıkların yönetimi, geri kazanılması ve doğru bertarafını sağlamaktır. Özetle üye ülkeler, tehlikeli atığın kaydedildiğini ve tanımlandığını, farklı kategorilerdeki tehlikeli atıkların birbirleriyle karıştırılmadığını ve tehlikeli

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

17


tehlikeli atık

olmayan atıklarla karıştırılmadığını, insan sağlığı ve çevreyi korumak adına zararlı atığın uygun depolandığını ve bertaraf edildiğini garanti eder. Ayrıca direktif çerçevesinde, tehlikeli atığın bertarafını üstlenen her özel teşebbüs izin almak zorundadır. Bu durum tehlikeli atığı geri kazanmayı hedefleyen kurumlar içinde geçerlidir. Bu işlemleri yapan firmalar üye devletlerin yasal organları tarafından atığın nereden geldiğini ve hangi aşamada olduğunu göstermek üzere periyodik olarak takip edilirler. Üye devletler tehlikeli atığın toplanması, taşınması ve geçici olarak depolanması sırasında atığın düzgün, uluslararası ve birlik üyelerinin standartlarına uygun olarak paketlenmesinden ve etiketlenmesinden yükümlüdürler. Tehlikeli atığı taşıyanlar, üretenler, bertaraf eden kuruluşlar veya geri kazanan kuruluşlar aktivitelerini kaydetmeli ve kendi devletlerindeki ilgili otoritelere bu bilgileri ulaştırmalıdır. Bu otoriteler tehlikeli atığın yönetimi için planları yayınlar ve komisyon bu planları değerlendirir. 2007 yılında Avrupa’da toplanan ve işlenen tehlikeli atık miktarının 67.6 milyon ton olarak açıklanmıştır. Maalesef bu miktar toplam atık üretiminin sadece çok küçük bir parçasıdır. Günümüzde birçok Avrupa ülkesinin tehlikeli atıkları yönetmeyi başardığı hatta bu durumdan kendilerine yeni bir pazar oluşturduğu görülmektedir. Batı Avrupa bu konuda daha da ileri gidip yaklaşık 8.10 milyar dolarlık tehlikeli atık yönetim servisleri pazarı oluşturmuştur. Böylesine büyük bir sektörün oluşmasının en önemli nedeni ise atık gömme direktifinin tehlikeli atıkları kapsayan bölümünün 2002’de yenilenmiş olmasıdır. Söz konusu direktife göre daha önceden atık gömme alanlarına gönderilen tehlikeli atıkların alternatif arıtma teknolojilerine yönlendirilmiş olmasıdır. Bu arıtma teknolojilerinin arasında termal işlemler, fiziksel/kimyasal işlemler, stabilizasyon ve geri dönüşüm sayılabilir. Bu teknolojilerin çeşitliliği ise

18

atık işleme sektörünün büyümesine imkân vermiştir. Öyle ki 2007 kayıtlarına göre atık işleme sektöründen Almanya 2 milyar dolar, İngiltere ve İrlanda 1.10 milyar dolar, Fransa 909 milyon dolarlık bir pazar oluşturmuştur. Avrupa’nın yeni pazarı olan tehlikeli atık işleme teknolojilerine kısaca bir göz atarsak bu yeni sektörün ne kadar gelişmeye açık olduğunu görebiliriz. Tehlikeli atıkların muhatap olduğu teknolojileri iki başlıkta toplayabiliriz: arıtma teknolojileri ve uzaklaştırma teknolojileri. Arıtma teknolojilerinin en bilineni parçalama teknolojileri olarak da adlandırabileceğimiz konvansiyonel teknolojilerdir. Örneğin biyolojik işlemler, kimyasal oksidasyon-redüksiyon, elektrolitik oksidasyon, yakma ve ıslak hava oksidasyonu sayılabilir. Arıtma teknolojilerinin diğer bir alt başlığı ise metalleri hedef alan ve çözünürlüğü ya da sızdırabilirliği azaltan teknolojilerdir. Bunlara örnek olarak amalgamlaştırma, kimyasal çöktürme, stabilizasyon ve vitrifikasyon sayılabilir. Uzaklaştırma teknolojileri ise organik ve inorganik kirleticiler için farklı farklıdır. Organikler için geri kazanım, tekrar kullanım veya ayırma teknolojileri arasında karbon adsorpsiyonu, distilasyon, ekstraksiyon sayılabilir. Metaller için ise asit ile ekstraksiyon, filtrasyon, yüksek sıcaklık uygulamaları ve iyon değiştirme teknolojileri kullanılabilir. Belki bu kadar teknoloji sıralamamız kafanızı karıştırmış olabilir. Fakat bu yön-

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

temlerin seçimi ciddi bir mühendislik ve kimya bilgisi gerektirir. Çünkü her yöntem her tehlikeli atık için kullanılamaz. Özellikle söz konusu olan geri kazanım ya da tekrar kullanımsa bu seçim daha da zor hatta komplike olabilir. Diğer bir ifadeyle tek bir teknoloji değil birden fazla yöntemi birleştirmek daha anlamlı olabilir. İşlem seçimini etkileyen bir seri parametre sayılabilir. Örneğin tehlikeli atığın metal içeriği, organik madde içeriği, inorganik madde içeriği, biyolojik oksijen ihtiyacı, kalorifik değeri, siyanat içeriği, filtre edilebilir katı madde içeriği, yağ ve gres içeriği, pH, toplam organik karbon içeriği, viskozite, su içeriği, süblimasyon sıcaklığı, parlama noktası sayılabilir. Bu parametrelere daha ekleneceklerde vardır. Fakat esas önemli olan tehlikeli atığın oluştuğu proses ve bu proses gereği atığın içeriğidir. Prosesin iyi tanınması halinde hangi parametrelerin önemli olduğu çıkarılabilir ve bu parametreler doğrultusunda arıtma mı yoksa geri dönüşüm mü yapılabileceği değerlendirilebilir. Avrupa ülkelerinin tehlikeli atıkları işleme teknolojilerinde bu kadar başarılı olmaları bir anlamda üniversite – sanayi işbirliğinin son derece gelişmiş olmasındandır. Birçok büyük firma doktora çalışması kapsamında üniversitelerle işbirliği yapmaktadır. Genelde sonuçları patentle biten bu çalışmalar diğer ülkelere de örnek olmakta ve böylece ekonomiye de katkıda bulunmaktadır. Benzer çalışmaların ülkemizde de yapılması dileğiyle…


gazlaştırma

Kontamine Atık Gideriminde Gazlaştırma Teknolojisi ve Syngaz Üretimi Dr. Mustafa TOLAY

DETES Enerji & Çevre Tek. Sistemleri Ltd. Şti.

Tehlikeli atıklar sadece ülkemizin değil tüm dünyanın en önemli problemleri arasına girmiştir. Tehlikeli ve kontamine atık sınıfına giren özellikle canlı sağlığına çok zararlı atıklar giderilmesi konusunda da bir çok problem yaşanmaktadır. Giderek artan şehirleşme ve endüstrileşme tehlikeli artıkların birikmesine ve beraberinde giderilme sorunları oluşturmaktadır. Kontamine atıkların oluşturdukları çevresel sorunlar bu atıkların içerdikleri ağır metaller, poliaromatik hidrokarbonlar, pestisitler ve benzeri zararlı maddeler sadece insan sağlığına değil, diğer canlılara da zarar vermekte ve yayıldıkları ortamlara da tehdit oluşturmaktadır. Kontamine atıklar gerek sıvı gerekse katı halde olsun yayıldıkları ortamda yeraltı sularını, havayı ve toprağı kirletmektedirler. Ülkemizde ve dünyadaki özellikle kontamine katı atıkların bertarafı ve değerlendirilmesi yönetiminin üç temel ilkesi vardır. Bunlar az atık üretilmesi, atıkların geri kazanılması ve atıkların çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesidir. Kontamine atıkların toplanmasından tutun da, depolanması veya bertaraf edilmesine kadar tüm hizmetlerin bir plan çerçevesinde ele alınması ve

öncelikle bu atıkların değerlendirilmesi veya geri kazanılmasına, “çevre ile uyumlu atık yönetimi” denilmektedir. Kontamine atıkları doğrudan doğruya yakmaya çalışmak sadece ve sadece bir bertaraf yöntemi olarak düşünülebilir, fakat elbetteki bu yakma metodları hiçbir şekilde önemli kirleticilerin bertarafını sağlayamaz. Katı atıkların doğrudan yakılması ile bertarafı durumunda sadece yeterli enerji kaynağı olarak kullanılamaması ve ayrıca ilave hava kirliliği yaratması nedeni ile artık tercih edilmemektedir. Cıva, kadmiyum, krom gibi ağır metallerle, klorlu bileşikler, poliaromatik bileşikler, dioksan, furan gibi tehlikeli maddeler yakma işlemleri ile giderilemezler ve yakma işlemi ile bu bileşikler havaya karışma tehlikesi yaratırlar. Bu nedenle özellikle yakma işlemleri ile bu tür atıkları bertaraf etmeye çalışırken bir taraftan da daha tehlikeli bir yayılma oluşturulur. Gelişmiş ülkeler özellikle geri dönüşüm teknolojilerini kullanarak kaynağında ayrıştırılmış kontamine atıkları ayırarak, sınıflayarak özellikle gazlaştırma tekno-

lojileri kullanarak bertaraf etmektedirler. Değerlendirilemeyen endüstriyel atıkların, kontamine tehlikeli atıkların, hastane atıklarının bertarafı ise ileri gazlaştırma teknolojileri ile yapılabilmektedir. Kontamine atık gazlaştırma yöntemi ile hem katı atıkların bertaraf edilmesi hem de elektrik ve ısı enerjisi elde etmek mümkündür. Yakma işlemine göre hem daha çevre dostu hem de enerji üretimi bakımından daha verimli olan gazlaştırma işlemi büyük güç üretiminde akışkan yatak gazlaştırma teknolojileri ile yapılmaktadır. Günümüzde katı atıkların ve kontamine atıkların gazlaştırılması yoluyla elektriğe ve ısıya dönüştürülmesi hem yüksek verimli enerji elde etme verimleri hem de çevre problemleri yaratmaması nedeni ile tercih edilmektedir. Kontamine atıkların gazlaştırılması ile elde edilen sentetik gaz doğal gazın kullanıldığı yerlerde ilave yakıt olarakda yaygınlaştırılabilir. Gazlaştırıcılarda kontamine atıkların gazlaştırılması ile elde edilen sentetik gaz, gazmotorlarında veya gaz türbinlerinde yakılarak gelecekte kolaylıkla doğalgazın kullanıldığı yerlerde önemli bir enerji kaynağı olarak kullanılabilir.

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

19


gazlaştırma

Katı Atık Gazlaştırma Teknolojisi Gazlaştırma gazlaştırıcı adı verilen sistemlerde katı atıkların hava veya oksijen, buhar veya bunların çeşitli karışımları ile temas edebileceği bir reaktör içinde meydana gelmektedir. Kapsamlı bir tanımlama ile gazlaştırmanın karbon ve hidrojen içerikli katı atığın uygun ısıtma değeri olan gaz ürüne dönüştürülmesi işlemidir. Gazlaştırma piroliz, kısmi oksidasyon, indirgenme ve hidrojenizasyon gibi tanımları içermektedir. Günümüzde uygulanan teknoloji kısmi oksidasyondur ve böylece katı atıktan fakir gaz veya syngaz üretilir. Bu gaz farklı oranlarda yanıcı komponent olarak metan, hidrojen ve karbonmonoksit ve bunların yanı sıra oksijen, azot ve su içerir. Gazlaştırma prosesi 800 °C ile 1300 °C arasında meydana gelmektedir. Kesin sıcaklık besleme malzemesi özelliklerine bağlıdır; özellikle de külün yumuşama ve erime noktaları gibi. Bu durum koşulsuz olarak tüm sabit yatak gazlaştırıcılara uygundur ve birçok akışkan yatak ve hareketli yatak gazlaştırıcılara dahi uygulanabilir ve buradaki besleme malzemesinin teorik olarak karbon ve hidrojen kaynağı olduğunu bilmek gerekir. Katı atıkların ve katı yakıtların gazlaştırılmasında genel-

Externally processed solid waste 1

Sewage sludge Used plastic

2

Contaminated wood

3

Municipal and other waste

4

Tar and other sludge

6

11

8

Methanol

Electricity

12

Ash, slag 13 Calcium sulfate

5 Gas

Liquid / pasty waste

14

9

10

Cleaned effluent

Oxygen

1 Sewage sludge briquetting

6 Entrained flow gasification

11 Mathanol production

2 Compaction of plastics

7 BGL gasification

12 Combined Cycle Gas Turbine

3 Wood chopping

8 Pressurized bed gasification

13 Boiler plant

4 Waste preparation

9 Gas purification

14 Sewage treatmend

5 Pelletising plant

10 Seperation of oil, water

Şekil 1. Kontamine katı ve sıvı atık gideriminde gazlaştırıcı teknolojisi kullanan Almanya Schwarzepumpe tesisleri şematik planı.

likle büyük güç üretimlerinde optimum kapasite için akışkan ve entegre yataklı gazlaştırıcılar gazlaştırma için güçlü ve işlevseldirler. Üretilen syngaz, şehir gazına çok benzerdir ve elektrik gücü ve/veya kimyasal maddeler, gübre yapımı için kullanılabilir. Katı yakıt esaslı elektrik enerjisi üretim

Tablo 1. Kontamine Atıklarda Kabul Edilebilecek Tehlikeli Madde Konsantrasyonları (Schwarzepumpe-SVZ Tesisleri) Pollutant

Unit of measurement

Solid waste

up to % 5 solids

more than % 5 solids

Arsenic

mg/kg

2,000

100

2,000

Lead

mg/kg

100,000

3,000

10,000

Cadmium

mg/kg

50,000

500

2,000

Liquid waste

Chomium

mg/kg

20,000

3,500

7,000

Copper

mg/kg

200,000

1,000

2,000

Nickel

mg/kg

50,000

2,000

2,000

Mercury

mg/kg

200

60

200

Zinc

mg/kg

100,000

5,000

10,000

Tin

mg/kg

50,000

1,000

2,000

Chlorine / halogens

mass %

10

6

6

Cyanide

mg/kg

500

500

500

Dioxins / furans

ug TU/kg

50

200

200

Polychlorinated biphenyls

mg/kg

500

20

7

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

teknolojisi en uygun hava emisyonlarına, katı atık ve atıksu değerlerine sahiptir. Yüksek enerji verimliliğinin nedeni, daha az karbondioksit (CO 2) emisyonlarıyla sonuçlanan katı yakıt gazlaştırmada aynı miktarda enerji üretmek için daha az katı yakıt kullanılmasıdır. Gazlaştırma, yakma teknolojilerine göre daha çevreci teknolojilerdir ve CO2, SO2, NOx emisyonları bakımından çok daha avantajlıdır. Kükürt çoğunlukla, SO2’ye nazaran daha kolay şekilde giderilebilen H2S formunda veya saf kükürt şeklinde bulunur. Gazlaştırma sırasında NOx, dioksin ve furan problemleri oluşmamaktadır.

British Gas Lurgi (BGL) Katı Atık Gazlaştırma ve EFLG Sıvı Atık Gazlaştırma Teknolojileri Gerek katı atıkların gerekse her türlü kontamine atıkların çevre kriterlerine en uygun şekilde bertaraf edilmesi ve elde edilen syngazdan enerji üretilmesi konusunda geliştirilmiş en uygun sistem British Gas Lurgi (BGL) gazlaştırıcısı ve EFLG sıvı gazlaştırıcısıdır. Eski otomobil lastikleri, kontamine olmuş ağaç atıkları, tehlikeli kimyasal maddelere bulanmış katı atıklar, arıtma çamurları, katran


gazlaştırma

atıkları, kontamine olmuş rafineri atıkları, petrol atıkları, kimyasal çözücü ve boya atıkları, zehirli yağ atıkları, kimya ve ilaç endüstrisi atıkları. Bu tür gazlaştırıcılarda bertaraf edilebilir. Atık bertarafı için Alman Lurgi-Envirotherm GmbH lisansı ile BGL yöntemi kullanılarak tehlikeli atıkları gazlaştıran, elde edilen gazdan elektrik ve ısı üretilmesi için gerekli tesisin uzun yıllardır Almanya’nın Schwarzepumpe bölgesinde çalışmıştır. BGL gazlaştırıcısı ile saatte 40 ton kontamine katı atık bertaraf etmek mümkündür. Aynı tesis içerisinde EFLG sıvı atık gazlaştırıcısında saatte 16 ton kontamine sıvı atık gazlaştırılarak bertaraf edilmiştir. Şekil 1’de görülen Schwarzepumpe tesislerinde her türlü kontamine katı ve sıvı atıklar, arıtma çamurları, kullanılmış kontamine plastikler, kontamine ağaç ve ahşap atıkları, tehlikeli kimyasal atıklar, ilaç ve kimya endüstrisi atıkları ve benzeri zararlı atıklar uygun forma getirilerek bertaraf edilebilir. Şekil 2 ve Şekil 3’te

Tablo 2. Kontamine Atık Giderme Tesislerinde Tehlikeli Atık Giderebilme Kapasiteleri mg/kg log. scoled

Co – incineration in power plant

10.000 1000 100 10 1 Cadmium

Chromium

ise BGL ve EFLG gazlaştırıcılarının şematik görünümleri verilmiştir. Resim 1’de Envirotherm GmbH Firması tarafından patent ve lisansı ile üretilen BGL Gazlaştırıcısının gerçek görünümü verilmiştir. Tablo 1’de kontamine atık bertaraf eden tesiste kabul edilebilecek tehlikeli ağır maddelerin, kimyasal maddelerin,

Naturel gas Oxygen

Coal/Waste bunker

Oil / Oxygen / steam

Tar-oil solid mix Slurriy / steam Coal/Waste hopper Cooling water

Cooling water

Feed system

Gas outlet

Co – incineration Treofment at SVZ

100.000

Wastes, Coal

Coal / Waste hopper

Co – incineration İn cement kilns

Reactor

Wash cooler Syethesis gas

Mercury

Chlarine / halagens

Polychlorinated biphenlys

dioksan ve furan gibi kirleticilerin konsantrasyon değerleri verilmiştir. Oldukça yüksek kirletici konsantrasyonunda bertaraf sağlayan Schwarzepumpe tesisleri arsenik, kurşun, kadmiyum, krom, bakır, nikel, cıva, çinko, kalay, klorlu bileşikler, siyanidler, dioksan/furan, klorlu polibifeniller ve benzeri atıkları kolaylıkla arttırabilecek özelliktedir. Tablo 2’de ise yakma tesislerinde, çimento fırınlarında ve gazlaştırıcıda bertaraf edilen kirleticilerin bertaraf oranları verilmiştir. Bu tabloda da görüldüğü gibi en yüksek giderim miktarını Schwarzepumpe’deki gazlaştırma tesisleri sağlamıştır. Tablo 3’te Almanya Federal Emisyon Değerleri’ne göre bertaraf edilen kirliliklerin giderim oranları verilmiştir. Bu tabloda da görüldüğü üzere Schwarzepumpe gazlaştırıcı tesisi yasal emisyon değerlerinin çok altında giderim sağlayabilmiştir.

Fuel bed Gasification component jets Slag hole Ring burner Gasification components steam and oxygen Slag outlet

Slag

Şekil 2. BGL gazlaştırıcısı şematik görünüm.

Quench water

Syethesis gas

Quencher

Saot water

Outlet

Slog

Şekil 3. EFLG gazlaştırıcısı şematik görünümü.

British Gas Lurgi (BGL) Envirotherm basınçlı gazlaştırma sistemi katı atık ve kömürden enerji ve kimyasal madde üretimi konusunda son teknoloji olup özellikle bir alt model teknolojisi Lurgi Prosesi olarak çok geniş şekilde Güney Afrika’da SASOL LURGI Prosesi şeklinde, ABD’de Kuzey Dakota’da kullanılmaktadır. Güney Afrika’da tüm elektrik enerjisi ve sıvı yakıt ve kimyasal maddeler Lurgi Gazlaştırıcıları ile elde edilmektedir. Lurgi Gazlaştırıcı

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

21


gazlaştırma

Son yıllarda atıkların gazlaştırılması konusunda yeni teknolojik gelişmeler sunulmaktadır. Küçük ölçekli gazlaştırma tesisleri dağınık küçük yerleşim yerleri ve küçük güç santralleri için ideal bir seçenek haline getirir. Türkiye’de ilk defa DETES Enerji Ltd. Şirketi uygun fiyatla küçük güç tesislerden orta güç tesislere (1 MWel‘ten 100 MWel güce kadar) ve ayrıca büyük güç (100 MWel’ten 1000 MWel güce kadar) tesisleri sunmaktadır. 100 MWel üstü güçlerde dünyaca ünlü LURGI prosesinin gelişmiş hali olan BGL prosesi kullanılmaktadır. Elektrik üretimi ve ısı geri kazanma kombine kojenerasyon tesisleri, Türkiye ve Avrupa’da sayısız

22

100 MWe ile 1000 MWe arası yüksek güçlerde ve özellikle yüksek H2 ve CO konsantrasyonlarının istendiği durumlarda 20-50 atm basınç altında çalışan reaktörler tercih edilmektedir. Günümüzde yüzlerce kömür gazlaştırıcısı 20-50 atm basınçta, 1200 0C sıcaklıkta ve subuharı ve oksijen beslenerek yapılmaktadır. Özellikle H2, metanol, amonyak, sıvı yakıt üretimine yönelik olarak yapılan sentetik gaz üretiminde kullanılan basınçlı gazlaştırma reaktörleri sentetik gazın bileşimi: H2: % 25-30, CO: % 30-60, CH4: % 0-5, CO2: % 5-15, N2: % 0.5-4, H2O: % 2-30 şeklinde olabilir ve üretilen gazın ısıl değeri; orta-

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

Dust

lama 4000- 6000 kcal/Nm3 mertebelerindedir. Yüksek miktarda gaz üreten yüksek güçlü gazlaştırıcılar 20-50 atm basınçta çalışabilen oksijen kullanımlı reaktörlerdir. Bu tür reaktörlere ince tanecikli katı yakıt su ile karıştırılarak çamur halinde verilmektedir. Basınç altındaki ve gazlaşma sıcaklığındaki reaktör içerisinde subuharı ve oksijenle karşılaşan katı yakıt tanecikleri derhal H2, CO ve metan’a dönüşerek azot içermeyen hidrojen ve karbonmonoksitçe zengin bir gaz karışımı halinde reaktörü terk etmektedir. Basınç altında, katı, sıvı ve gaz fazları ile aynı ortamda çalışıldığı için ısı transfer ve mekanik tasarımları oldukça komplike olan bu tür gazlaştırıcıların tasarımında çok dikkatli olmak gerekmektedir. Özellikle mekanik tasarım, ısı çekişi, katı yakıt beslenmesi, gaz çekişi sızdırmazlık gibi özel tasarım isteyen konular tamamen patentli tasarımlardır ve henüz dünyada bu konuda çalışma yapan dört veya beş büyük üreticinin lisansındadır.

Nitrogen Oxides

Müşteri istekleri ve imkanları doğrultusunda endüstrinin ihtiyacı olan katı yakıt gazlaştırma tesisleri ve prosesin detaylı tasarımı, gazlaştırıcı tasarımı, katı yakıt prosesi yapımı, katı yakıt gazlaştırma prosesi görevlendirmesi, katı yakıt gazlaştırma prosesi çalıştırılması, katı yakıt gazlaştırma prosesi bakımı, katı yakıt gazlaştırma prosesi otomasyonu, danışmanlık ve mühendislik, tendering, proje ödüllendirmesi, proje yönetimi ve denetim yapılmaktadır.

Emission

400 (volues in mg/m3) 380 360 340 320 Maxsimum concentration 300 Occording to 17 BlmSchV 280 260 240 Average values at SVZ 220 200 180 160 140 120 100 80 60 40 20 0 Sulfur oxides

DETES Enerji Şirketi’nin gazlaştırma sistemi, geniş bir yelpazede katı yakıt veya biyokütle için tasarlanmıştır. Etkin inorganik madde giderim ve gaz temizleme teknolojilerine sahiptir. Etkin ve esnek çalışma yeteneğine sahip olan gazlaştırma tesisleri, kısmi oksijen ortamında yapılan gazlaştırma ile çevreye uygun ve emisyon değerleri ile uyumlu özelliklere sahiptir.

Tablo 3. Kontamine Atıklarda Tehlikeli Kirleticilerin Gideriminde Schwarzepumpe-SVZ Gazlaştırıcı Teknolojisinin Etkinliği

Organic compounds

uygulama için sıradışı bir öneme sahiptir. Gazlaştırma, katı atıkların enerji bileşenini gaz motoru veya gaz türbini ile direkt olarak enerjiye çevrilmesini sağlayan bir yöntem sunmaktadır. Kullanım amacı, kazan ve kombine ısı güç sistemleri (CHP) üretim tesislerinde ve entegre gazlaştırıcılı kombine çevrim (IGCC) santrallerinde kullanımı da içerebilir.

Carbon monaoxide

Prosesi Kuzey Dakota’da günde 14.000 ton kömür kullanarak elektrik ve doğalgaz üretmektedir. Kuzey Dakota’da ilave 7 yeni BGL rektörü ile 1.2 milyar USD yatırımla gaz üretimi yapılacaktır. Konusunda en gelişmiş teknoloji olan BGL gazlaştırma prosesi lisans ve patentleri Envirotherm GMBH Firmasınınındır. BGL gazlaştırma prosesi lisans ve patentlerine sahip olan Envirotherm GmbH Firması Türkiye lisans kullanım hakkını DETES ENERGY Firmasına vermiştir. BGL prosesi yıllarca denenmiş, teknolojik ve ticari başarılı sonuçlar alınmış ve bu teknolojinin şimdi ülkemize getirilmesi konusunda çalışmalar tamamlanmıştır. Bu kömür gazlaştırma prosesi yakma tesislerinden daha verimlidir. Birim elektrik üretim maliyetleri termik santrallere göre daha ucuzdur. BGL prosesi Türk linyitleri için çok uygundur ve benzer linyitler ve yakıtlar için yıllarca denenmiştir. Birim yakıt başına daha fazla elektrik enerjisi üretir. Külü vitrifiye camlaşmış halinde olduğu için külü çimento ve asfalt sanayiiinde kullanılır. SO2, NOx, dioksan, furan problemleri yoktur. Kesinlikle çevre dostu prosestir. Üretilen syngaz sadece elektrik üretiminde değil metanol, dizel yakıtı, uçak yakıtı ve diğer kimyasal madde üretiminde kullanılabilir.


gazlaştırma

Kaynaklar 1. Tchobanoglous,G., Theisen,H., Vigil, S. (1993), Integrated Solid Waste Management, McGraw-Hill, New York, pp. 684-697. 2. Torunoğlu,E., Demirer,G., (1991) “Yerel Yönetimler, Katı Atıklar, Teknoloji Sorunu”, Türkiye’de Çevre Kirlenmesi Öncelikleri Sempozyumu-I Bildiriler Kitabı, syf:186-220, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul, 21-22 Mayıs. 3. Öztürk, İ., Arıkan, O. A., Baştürk, A., Tüylüoğlu, B.S., Öztürk, M. ( 1997). İstanbul’ da Katı Atık Yönetimi, İGDAŞ Çevre ve Toplum Sempozyumu, 12-13 Nisan 1997, İstanbul. 4. Higman, C., Burght, M., ‘Gasification’, GPP, Elsevier, New York, 2003. 5. California Energy Commission, Municipal Solid Waste Power Plants, http:// www.energy.ca.gov/ 6. Mark A. Paisley, Robert D. Litt, and Kurt S. Creamer, Gasification Of RefuseDerived Fuel In a High Throughput Gasification System, Energy From Biomass And Wastes XIV Lake Buena Vista, Florida January 29 - February 2, 1990. 7. Eden R., Gasification of Domestic Waste for Energy Recovery and Waste Minimization, University of Warwick, UK, 2002. 8. U.S. Department Of Energy, 2004 National Energy Technology Laboratory, Gasifier Technologies. 9. Recovered Energy Inc., “Plasma Gasification Process Description Overview” http://www.recoveredenergy.com. 10. Klein, Alexander “An Alternative Process for Energy Recovery and Disposal Municipal Solid Wastes”, M.S. Thesis, Columbia University, 2002. 11. Alameda Power and Telecom, “Investigation into Municipal Solid Waste Gasification for Power Generation”, Draft to the Public Utilities Board, California, 2004.

Resim 1. BGL gazlaştırıcısı Almanya Schwarzepumpe Tesisleri görünümü.

12. Wetherold, B., ‘A Comparision of Gasification and Incineration of Hazardous Wastes’, Final Report, DCN 99.803931.02, U.S. Department of Energy, West Virginia, 2000. 13. Barducci, G., Uluvieri, P., Pike, D.C., McDonald, N., Repetto, F. And Cristo,F., ‘The Greve in Chinati Project’, Renewable Energy, 16, 1041-1044, 1999. 14. Chioni, M., La Marca, C., and Riccardi, J., ‘RDF Gasification in a Circulated Bed Gasifier: Characterization of Syngas and Ashes’, Gasification: the Clean Choice for Carbon Management, Noordwijk, The Netherlands, 08-10 April, 2002. 15. Tolay, M., “Gasification Technologies’, Advanced Workshop on ‘Energy for Future’, ITU, Istanbul, 7-9 December 2006. 16. Okutan, H., Tolay, M., Yamankaradeniz, H., Ekinci, E., “Gasification: The Importance of 150 Years Technology in 21. Century’, Coal and Energy Seminar, General Management of TKİ, Ankara, 15-16 December 2006 (in Turkish). 17. Tolay, M., “Clean Energy and Chemical Substance Production by Coal Gasifica-

tion, ICCI 2007; 13. International Energy, Co-Generation and Environmental Technology Conference, 30-31 May 2007, Istanbul (in Turkish). 18. Tolay, M., “Coal Gasification Systems and Design’, Energy World Magazine, Issue 51, May 2007, Istanbul (in Turkish). 19. Tolay, M., “Gasification of Solid Waste’, Recycling Magazine , Issue 2, June 2007, Istanbul (in Turkish). 20. Tolay, M., “An Agricultural and Forest Waste’s Recycling Methods: Gasification of Solid Waste’, Recycling Magazine , Issue 3, July 2007, Istanbul (in Turkish). 21. Daradimos, G., Vostan, P, Hirschfelder, H., Yamankaradeniz, H., Tolay, M., “The BGL Gasification Technology for Turkish Lignites”, The ICCI 2008; 14th Energy & Environmental Congress, 15-17 May 2008, Istanbul. 22. www.detesenergy.com 23. www.gasification.org 24. www.istac.com.tr 25. www.cevreorman.gov.tr 26. www.svz-gmbh.de 27. www.envirotherm.de

Geri Dönüşüm Dergisi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2008

23


Geri Dönüşüm Sayı 9.Sayı  

Geri Dönüşüm Dergisi 9.Sayı

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you