Page 1

Hayatınıza renk katar

www.yenihareket.com KARDEŞLİK ve HİZMET VAKFI

Hizmet Fleisch & Fleischwaren

Avusturya’da

GÖNÜL RAHATLIĞIYLA YİYİN Zentrale : Koppstraße 36, 1160 Wien Produktion: Frauenhofen 88, 3580 Horn Tel: 01 890 42 03, E-mail: office@hizmet.at

Auflage/Baskı:

Vivenotgasse 8/Kat 3, 1120 Wien Tel.:+43 664 395 40 85 www.kahider.com office@kahider.com

15.000

www.yenihareket.com Neue Bewegung Avusturya’da Nisan/April 2012

Sayı/Ausgabe 96

Aylık Bağımsız Gazete

e-mail: yenihareket@yenihareket.com

Ücretsiz / Kostenlos

Auflage / Baskı:

GÖÇMENLER SAĞ OLSUN! 15.000

Neue Bewegung

Nisan 2014

Sayı 120

Aylık Bağımsız Gazete

e-mail: yenihareket@yenihareket.com

YENİ TÜRKİYE’NİN ZAFERİ

Avusturya Federal Sağlık Bakanı Alois Stöger’le göçmenlerin sağlık sorunları hakkında söyleşi ürkiye’de 30 Mart’ta seçmen, seçimden önyaptık. Bakan göçmenlerin yapılan mahalli se- ceki bütün komploları sağlığı bizim için önemli dedi çimlerde iktidardaboşa çıkardı. Hükümet güven tazeledi. Seçiki AK Parti zafer olarak kazandı. göçmenlerin ve Bakanlık Böylece Yeni Türkiye iç ve min kaybedeni ise Gükarşılaştıkları dış düşmanlarını birsağlık kez lensorunlarının Grubu oldu. daha yenilgiye uğrattı. üzerine gideceklerini vurguladı. Seçim zaferi sadeAKSayfada Parti seçimden % 45,6 ce Türkiye’de değil, 8.

T

Filistin’de, Mısır’da, Bosna’da, Kosava’da kısacası İslam Dünyası‘nın dört bir yanında kutlandı.

Viyana’da Kutlu Doğum Programı

A 529 Müslüman‘a

Hristiyan fanatikler müslümanları öldürüyor

vusturya’da pahalılık aileleri fena etkiledi. Yapılan araştırmalara göre aileler bir yılda 1200 Euro daha fazla ödemek zorunda kaldılar.

olan bir ailenin akaryakıt ve diğer giderler için ödediği para bir yılda 288 Euro arttı. Kira, elektrik, su gibi harcamalar bir yılda 211 Euro arttı. Gıda için 2011 yılında 176 Euro daha fazla cebimizden para çıktı.

idam cezası

Ruanda yaşanabilir. Kuşatma altındaki masum ve silahsız Orta Afrikalılar acilen bölgeden tahliye edilmeli” ifadelerini kullandı.

En fazla fiyat artışı ulaşım masrafında oldu. Arabası

4.sayfada

Orta Afrikalı 200 binden fazla insanın komşu ülkelere sığındığını anımsatan Cihangir İşbilir, şunları kaydetti:

Göçmenlerin diplomaları tanınacak “Wiener Charta”ile okumuş ve tegrasyon Devlet SekreterViyana’da yeni bir başlangıç “Yüz binlerce insan da katliammeslek sahibi göçmen- liği bu duruma son vermek Ülkesinde

O

6. Sayfada

Uluslararası Rabia Platformu Koordinatörü Cihangir İşbilir, uluslararası gözlemcilere göre, Ruanda ve Bosna benzeri bir soykırımın bütün şartlarının Orta Afrika Cumhuriyeti’nde oluşturulmuş olduğuna dikkati çekerek, “Şayet acilen müdahale edilmezse yeni bir

dan ve saldırılardan kaçmaya çalışıyor. 2 milyona yakın insan, insani yardıma muhtaç. Acilen sivil toplum kuruluşları bölgeye insani yardım ulaştırmalı. Şu ana kadar İHH, YYD, TİKA, Diyanet Vakfı, Cansuyu, Hasene, BİSEG, Sadakataşı, Almanya İGMG gibi sivil toplum kuruluşları bölgeye insani yardım ulaştırmış durumda. Bu kuruluşlarımızı tebrik ediyoruz. Türkiye kamuoyunu ve hükümetini, İslam ülkelerini ve İİT’yi, Afrika Birliği’ni, BM’yi daha etkin ve acil eyleme davet ediyoruz. Orta Afrika Cumhuriyeti’nde yeni bir Ruanda ve Bosna yaşanmasın.”

Foto:Yeni Hareket

V

iyana Belediyesi Viyanalılar arasında günlük harta Afrika Cumhuriyeyatta karşılaşılan sorunları en tinde fanatik Hristiyan aza indirmek ve barış içinde milislerin müslümanberaber yaşamayı sağlamak lara karşı yaptıkları katliamlar için yeni bir proje başlattı. devam ediyor. BM yetkilieri 19 Wiener Charta adı verilen bin müslümanın ölüm tehliproje ile bir toplum sözleşkesiyle karşı karşıya olduğunu mesi hazırlanmak isteniyor. bildirdiler.

EROL

ESNAFA MÜJDE!

• Mutfak (Einbauküche) • Yatak Odası • Yemek Odası • Vestiyer • Banyo • Kapı, Pencere

ler Avusturya’da mesleklerini icra edemiyorlar. Afrikalı bir doktor Viyana’da taksicilik yapmak zorunda kalabiliyor. Türkiye’de mühendislik yapmış birini Avusturya’da garson olarak çalışırken görebiliyorsunuz.

Sosyal İşler Bakanlığı ile En-

0660 390 8000 paketshop@kolipo.at www.kolipo.at /kolipo.at

için çalışma başlattı. Üniversite mezunu göçmenlerin diplomaları tanınacak. Ayrıca meslek sahibi göçmenlerin de diplomaları ve belgeleri tanınacak. Böylece göçmenlerin eğitim aldığı meslek üzerine iş sahibi olmaları kolaylaşacak.

6.sayfada

Risale-i Nur talebeleri CHP’yi desteklemez!

B

ediüzzaman Said-i Nursi’nin son talebelerinden Mehmet Fırıncı Ağabey ile Viyana’daki konuşması sonrasında röportaj yapSAYFA

tık. Fırıncı Ağabey Risale-i Nur talebelerinin CHP’ye oy vermesini büyük bir hata olarak değerlendiriyor. 8.sayfada

Inh. Mehmet ISCEL Hetzendorfer Strasse 1, A-1120 Wien Mobil: 0660 214 72 42 office@autohaus-hetzendorf.at www.autohaus-hetzendorf.at

9 Türkçeyi unutan Türkiye‘yi unutur

SAYFA

14 AMS kurslarına ayar

M

ısır’da darbe mahkemesi darbeye karşı çıkan 529 müslüman hakkında idam cezası verdi. Mahkeme-

yeni mutfak köşelerimiz MUHASEBE BÜROSU evinizi şenlendirecek

Mediterrane KEBAP - PIZZA - ŞİNİTZEL her ay- Lebensmittel ödenecekFleischerei 14 Çocuk parası SAYFA

nin bu kararı İslam âleminEKMEK Batılı - LAHMACUN de tepkiETLİ ile karşılandı. Öffnungszeiten: Mo-Fr. 09:00 - 22:00, SAYFA ülkeler ise tepkisiz kaldılar. Sa-So. 11:00-22:00 11. sayfadaSchönbrunnerstr. 194, 1120 Wien Tel: 0699 119 55 823

Meiselmarkt Stand A3/A4/C2 A-1150 Wien - Austria Tel. :+43 699 185 618 21 e-mail:cengiz-karaarslan@hotmail.com

Uygun Fiyat... 15 Yıllık Tecrübe... Güven.... Tel: 0660 348 0 348, Email: hilmierol@msn.com

“REKLAM SİZİ ve İŞİNİZİ BÜYÜTÜR!” Bize ulaşın:

1160 Wien, Veronikagasse / Ecke Payergasse 2 Tel: 01/ 40 20 290 Mobil: 0676 671 76 50 www.liman-restaurant.at - Email:liman@liman-restaurant.at

Bekir ALICI

Meiselmarkt Stand B6, A-1150 Wien tarihi 19 Mehter Marşı‘nın Tel.: 01/786 35 40 / Handy: 0664 402 62 98

Cengiz KARAARSLAN

Hilmi EROL

EFOR Möbel | Tischlerei & Möbelrestaurierung - Inh. Metin Kocak Adresse: Kudlichgasse 13 A-1100 Wien ( Kral Düğün salonunun yanı) Adelheid-Poppgasse 5/8/13, 1220 Wien Telefon: +43 (0) 676 / 799 27 68 Email: office@efor-möbel.at - www.efor-möbel.at

Kurban Organizesi Yapılır

- Fleischerei - Lebensmittel - Steirische Hendl

BUCHHALTUNG & PERSONALVERRECHNUNG Ölçü sizden, Muhasebe - Maaş Hesapları - Yılsonu Hesapları yapmak bizden...

Kolipo paketshop bayisi olun, ek kazanç sağlayın! Yapmanız gereken tek şey, bizimle iletişime geçmek!

V

iyana Şehircilik Bakanı Dr. Michael Ludwig 9 Mayıs’ta ATİB genel merkezinde yapılacak programda kiracılarla biraraya gelecek. Programı gazetemiz Yeni Hareket ile ATİB birlikte iyana’ya resmi bir zi- Ahmet Davutoğlu düzenleyecek. larını açıklayacaklar. yarette bulunan ve Viyana’daki temasları Program esnasında Kira yardımı almak isAvusturya Dışişleri Baka10.fazla Viyana’da yetkili uzmanlar hazır esnasında teyenler ve kira bulunarak anadilinizde Türk ödediğini düşünenlere nı Michael Spindelegger öğrencilerin yoğun danışmanlık hizmeti de danışmanlık ile görüşen Ahmet Davu- olduğu bir liseyi hizmeti de ziyayapacaklar ve kiracılara ret verilecek. toğlu basın toplantısında etti. yardımcı olacaklar. Viyana’da Yunus Emre Viyana’da birçok sosyal Viyana’da Belediyeaçılaev- 5. konut projesi hayata Kültür Merkezi’nin Sayfada leri nisbeten uygun geçiriliyor. Program cağı müjdesini verdi. kiralarda olduğu için esnasında bu projeler birçok Viyanalı bu evler- hakkında da bilgi sahibi SAYFA oturmak istiyor. Aynı olabilirsiniz. İşyerleri“parkpickerl”alabilecek 4de şekilde Genossenschaft Yetkili uzmanlarla yüz SAYFA (kooperatif ) evleri de yüze birebir görüşgözde me markaları 6tercihGöçmenlerin ediliyor. Program imkânının olacağı esnasında kurulacak programa giriş ücretsiz. SAYFA standlarda yetkililer bu Eşine sadık olmayanlar kalpten 14evlere yazılmanın şart- 5. sayfada gidiyor

V

Ailelerin yükü bir yılda 1200 Euro arttı

Viyana’da Peygamber Efendimizin kutlu doğumu, her yıl bir çok teşkilatın ortak organizesi ile kutlanıyor.

Bu yılki Kutlu Doğum Programı 22 Nisan 2012 Pazar günü 11. Viyana’daki Gasometer Halle`de yapılacak.

Viyana’ da Yunus Emre Bakan Ludwig, kiracılarla görüşecek Kültür Merkezi Foto:Yeni Hareket

oy aldı. Bir önceki mahalli seçimde % 38,8 oy alan AK Parti oylarını artırmış oldu. AK Parti İstanbul ve Ankara’yı aldı. Bu sonuçla

Osman Turhan / Yeni Şafak

Ücretsiz / Kostenlos

Laxenburgerstr. 34, 1100 Wien

Tel: 01 95 41 770, Mobil: 0676 618 19 23 office@mekmedia.at, www.mekmedia.at

Adres: 1160 Wien Lerchenfeldergürtel 3 Tel: 0699 119 70 191 - Tel&Fax:01/990 39 16


Nisan

2

2014

fiilen (teritoryal olarak) teslim alınamaması ama zihnen teslim alınması (sekülerleşerek Batılılaşması ve kendi hayat damarlarını kurutması) hikâyesidir.

Yetkin Bülbül yetkinbulbul@yahoo.com

Kurtuluş savaşı başarıyla devam ediyor

17

Aralık operasyonunun

akabinde ilk sayımız ‘Kurtuluş Savaşı’ manşetiyle çıkmıştı. Bazı okurlarımız bu başlığı garip bulmuştu. Neden böyle bir başlık atmıştık? Önce Yusuf Kaplan’ın yazdıklarını beraber okuyalım: “Türkiye, tam anlamıyla bağımsız bir ülke değil. Türkiye’nin bağımsızlığı, teritoryal (toprak’la ilgili) bir bağımsızlıktır. Gerek ekonomik ve siyasî açıdan gerekse kültürel ve entelektüel açıdan Türkiye tam anlamıyla bağımsızlığına kavuşabilmiş değil henüz. Türkiye, 1908 yılından itibaren bağımsızlığını yitirmiş; o tarihten itibaren tarihten çekilmiş, tarihten sürgün yemiş, başkalarının yaptığı bir tarihe sürgün edilmiştir. Cumhuriyet tecrübesi, Türkiye’nin

Menderes’le başlayan, Özal’la ve Erbakan’la devam eden, Erdoğan’la ivme kazanan, geldiğimiz noktada geri dön/dür/ülmesi zor bir kıvama ulaşan süreç, Türkiye’nin zihnen bağımsızlaşmasının önündeki bariyerlerin birer birer yıkılması ve Anadolu kıtasının önüne taze koridorlar açma mücadelesidir.” 30 Mart’ta bir bariyer daha yıkıldı. 30 Mart’ta bağımsızlıktan yana olanlar kazandı. Türkiye’nin bağımsızlaşmasını engellemek isteyenler başarılı olamadılar. Allah’a ne kadar şükretsek azdır. Seçim zaferi sadece Türkiye’de değil, Filistin’de, Mısır’da, Bosna’da, Kosava’da kısacası İslam Dünyası‘nın dört bir yanında kutlandı. Biz de Viyana’da sonuçları sevinçle takip ettik. Üzüntümüz ise sözümona müslümanlardan bir grubun da Türkiye ve İslam karşıtı cephenin içinde yer alması. 1908 sonrası İslam karşıtı iktidarın uzantısı olan CHP bu seçimde Gülen Grubu tarafından desteklendi. Kendilerine sorsanız inkâr ederler. Biz onlarla ittifak etmedik derler. Gülen Grubu kaçak güreşiyor. Birşeye kalkışıyorlar, tepki gelince biz yapmadık diyorlar. Ama cemaatin içinden bir Hüseyin Gülerce çıktı, gerçekleri itiraf etti. Cemaatin içinde uzun yıllar kalmış olan Latif Erdoğan’ın ve Ahmet Keleş’in söyledikleri de yenilir yutulur şeyler değil. Gülen Grubundakiler bunlara da bir kılıf bulmakta gecikmediler.

İçerden sesini yükselten Hüseyin Gülerce’nin dediklerini bile hiç üstlerine almadılar. Gülen Grubu kendi kendini imha ediyor. Türkiye’ye verecekleri bir şey kalmadı. Yeni Türkiye’ye ayak bağı olmasınlar yeter. Yeni Türkiye güçlendikçe İslam düşmanları rahat at oynatamayacaklar. Mısır’da 529 darbe karşıtı Müslüman idama mahkûm edildi. Orta Afrika’da 19 bin Müslüman Hristiyan fanatikler tarafından öldürülme tehlikesiyle karşı karşıya. Suriye’de eli kanlı diktatör her gün müslüman kanı akıtıyor. İslam düşmanları güçlü değil, müslümanlar dağınık olduğu için güçsüz. Umudumuz Yeni Türkiye’nin müslümanları toparlaması.

Cumhurbaşkanı kim olacak?

30

Mart seçimleri geride kaldı. Şimdi önümüzde Cumhurbaşkanlığı seçimleri var. 10 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak. Bu seçimin özelliği Cumhurbaşkanını ilk defa halkın seçmesi. Daha önce Cumhurbaşkanı meclis tarafından seçiliyordu. Cumhurbaşkanlığı seçiminde yurtdışındaki Türk vatandaşları da Türkiye’ye gitmeden konsolosluklarda oy kullanabilecek. Mevcut sisteme göre şahsen Tayyip Erdoğan’ın icranın başında kalmasını ve Cumhurbaşkanlığına aday olmamasını daha doğru buluyorum. Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa ister istemez başbakanla çatışacaktır. Tayyip Erdoğan

ÜZERİNDEKİ DERVİŞ ELBİSESİNİ ÇIKARTIN “Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek kanadını bir dervişin kırdığını söyler. Hz. Süleyman dervişi hemen huzuruna çağırtır. Ve ona sorar; “Bu kuş senden şikâyetçi, neden kanadını kırdın?” Derviş kendini şöyle savunur: “Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı, o esnada kanadı kırıldı” Bunun üzerine Hz. Süleyman kuşa döner ve şöyle der: „Bak, bu adam da haklı. Sen niye kaçmadın? O sana sinsice yaklaşmamış. Sen hakkını savunabilirdin. Şimdi kolum kanadım kırılBaşbakan olarak kalsın ve Yeni Türkiye yolunda hizmetlerine devam etsin. Abdullah Gül de bir dönem daha Cumhurbaşkanı olarak göreve devam etsin.

Yüksek kira ödemek istemiyorum!

V

iyanalıların en önemli sorunlarından biri ev kiralarının her geçen gün artması. Bütçeye uygun ev bulmak kolay değil. Yeni Hareket gazetesi olarak ATİB

dı diye şikâyet ediyorsun“ Kuş‘un kendini savunması Hz. Süleyman‘ı da şaşırtır: „Efendim ben onu derviş kıyafetinde gördüğüm için kaçmadım. Avcı olsaydı hemen kaçardım. Derviş olmuş birinden bana zarar gelmez, bunlar Allah‘tan korkarlar diye düşündüm ve kaçmadım.“ Hz. Süleyman bu savunmayı doğru bulur ve kısasın yerine getirilmesini ister. „Kuş haklı, hemen dervişin kolunu kırın“ diye emreder. Ancak bu emre Kuş itiraz eder: „Efendim, sakın böyle bir şey yaptırmayın“ diyerek öne atılır. „Neden“ diye sorar Hz. Süleyman. Kuş nedenini şöyle açıklar „Efendim, dervişin kolunu kırarsanız, kolu iyileşince yine aynı şeyi yapar. Siz en iyisi bunun üzerindeki derviş elbisesini çıkartın. Çıkartın ki, benim gibi kuşlar bundan sonra aldanmasın.“

ile birlikte ev konularında bilgilendirme programı düzenliyoruz. 9 Mayıs’ta 10. Viyana’da ATİB Merkez binasında yapılacak programda Viyana Şehircilik Bakanı Sayın Michael Ludwig kiracılarla ve ev sorunu olanlarla biraraya gelecek ve açıklamalarda bulunacak. Ayrıca yetkili uzmanlar ev bulma konusunda ve ev ile ilgili diğer konularda danışmanlık hizmeti verecekler. Konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgiyi bu sayımızın beşinci sayfasında bulabilirsiniz.

Hızlı Havale Havalenizi DenizBank ile yapın, Türkiye’nin 81 şehrinde 4.200 noktaya anında ulaşın! • DenizBank A.Ş.’nin 700 şubesine göndereceğiniz havaleleri bir saat içinde Türkiye’de hiçbir ek masraf kesilmeden memlekete gönderiyoruz. • Havalelerinizi ister Avusturya genelindeki 20 şubemizden, ister internet şubemiz üzerinden online yapın, paranızı hesaplı, güvenli ve hızlı bir şekilde memlekete ulaştıralım!

Haftaiçi uzun çalışma saatlerimizle hizmetinizdeyiz. Ayrıca Viyana şubelerimiz Cumartesi günleri de açık!

Müs¸teri Hizmetleri 0800 88 66 00, www.denizbank.at DenizBank bir Sberbank grubu kuruluşudur.


Nisan

HABER 3

2014

Dayakçı polis Yüksel Yılmaz adalet arıyor Ö mahkûm oldu BB’de tren şefiyken ÖBB tesislerinde ve trenlerdeki ırkçılığı ve ayrımcılığı gündeme getirdiği için işten atılan Yüksel Yılmaz konuyu mahkemeye taşıdı ve ÖBB’den şikâyetçi oldu.

Götürüldüğü karakolda polisler tarafından ölesiye dövülen ve günlerce hastanede kalan Mitat (Mithat) Ünal dava açtı ve kendisini döven polislerden birini mahkûm ettirdi. 20 Mart’ta idare mahkemesinde görülen davada hâkim ve bilirkişi olayı aydınlatmak için olaya karışan 4 polisi dinledi. Bir polisin omuzdaki kırıklardan sorumlu olduğuna karar verildi. Mithat Ünal acı parası almak için dava açabilecek.

4 Nisan günü Viyana İş Mahkemesinde davanın ilk duruşması vardı. Duruşmada hâkim Yüksel Yılmaz’ı ve ÖBB’nin şahit gösterdiği bir Türk bayanı dinledi. Yüksel Yılmaz’ın avukatı ırlçı içerikli yazıların fotoğrafını hâkime gösterdi. İlerki duruşmalarda hâkim Yüksel Yılmaz’ın ve ÖBB’nin şahitlerini dinleyecek.

Bu yaşta Ücretsiz takviye (Nachhilfe) dersleri cinsel eğitim dersi mi olur?

V

iyana’da önümüzdeki Eylül ayından itibaren 6-14 yaşındaki öğrenciler için okullarda ücretsiz takviye dersleri verilecek. Viyana Eyalet yönetimi bunun için 400 ilave öğretmen görevlendirecek. Bu öğretmenler 210 ilkokulda, 93 yeni ortaokulda ve 64 lisede görev yapacak. Almanca, matematik, fen bilimleri ve yabancı dil dersleri ev ödevleri okulda öğretmenlerin yardımıyla yapılacak.

Aileler senede yaklaşık 600 Euro Nachhilfe dersleri için harcama yapıyor. Böylece aile bütçesinden bu masraf kalemi çıkacak ve cepte kalacak. Bu kampanya için 18 milyon Euro ödenek ayrıldı.

Foto: wien.gv.at

V

iyana’da ilkokullarda üçüncü ve dördüncü sınıflarda cinsel eğitim dersi veriliyor. Bu durumda 9-10 yaşındaki çocuklar henüz ergen bile olmadan, buluğ çağına gelmeden erken bir dönemde cinsel konularla muhatap ediliyor. Buna karşı çıkan aileler ilkokulda cinsel eğitimin kaldırılması veya en azından çocuklarının bu dersden muaf tutulması nı istiyor. Bu amaçla aileler bir imza kampanyası başlattılar. Konuyu Viyana Eğitim Müdürlüğüne ve İs-

lam Cemaatine de götüreceklerini söyleyen aileler herkesi imza kam-

panyasına katılmaya çağırıyor.


4

Nisan

HABER

2014

Viyana İşçi Odası (AK) seçimlerini FSG kazandı

İslam dersine yeni ders kitapları

İ

şçi odası seçimlerinde SPÖ yanlısı FSG oylarını artırarak seçimi kazandı. 180 üyeli mecliste FSG 110 sandalye kazandı. FSG listesinden Ercüment Aytaç da meclise girdi. Mag. Ümit Vural başkanlığında seçime katılan Liste Perspektive seçimde 6129 oy alarak meclisteki üye sayısını dörde çıkardı. 2639 oy alan Türk İş bir üye çıkarırken, 1145 oy alan Bündnis Mosaik meclise giremedi.

A

vusturya okullarındaki resmi İslam dersleri için yeni ders kitapları hazırlandı. Veritas yayınevi tarafından hazır-

Göçmenlerin tercihi; toplu taşıma araçları

Salzburg Eyalet Meclisine Türk kökenli milletvekili seçildi

S

alzburg mahalli seçimlerine SPÖ listesinden aday olan Osman Güneş, 1.213 tercihli oy olarak milletvekili (Gemeinderat) seçilmeyi başardı.

Eleman Aranıyor Mobilya mağazasında çalışacak deneyimli satış sorumlusu, montaj ustası ve sevkiyat elemanı alınacaktır. İlgilenenlerin öz geçmişleriyle birlikte aşağıdaki iletişim adresine başvuru yapmaları rica olunur.

lanan kitaplar bir 19 Mart’ta gerçekleşen bir sunumla kamuoyuna tanıtıldı.

Ö

AMTC tarafından Avusturya çapında yapılmış olan istatistikler sonucunda yabancıların yerlilere gore daha fazla toplu taşıma araçlarını kullandıklarını gözlemlendi. 02 Nisan’da Viyana’da düzenlenen “göçmen kökenlilik ve günlük hareketlilik” paneline katılan uzmanlar, Avusturya çapında yapılan araştırma sonucuna gore göçmenlerin toplu taşıma araçları konusunda seçim yaptığını belirttiler. Şehir merkezlerinde yaşayan yabancıların toplu taşıma araçlarını kullanma

eğiliminin daha fazla olması, bunun sonucunda ise göçmenlerin daha az özel araç kullandığı yönündeki istatistik bilgileri desteklemektedir. Yerli nüfusun yüzde 23´ü ve göçmenlerin yüzde 36´sı nerdeyse hergün araç ya da sık sık toplu taşıma araçlarını kullanmaktadırlar. Bu sene ÖAMTC tarafından başlatılmış olan pilot projede göçmenlere bisiklet sürme kursları verilerek trafik güvenliği konusunda insanların daha bilinçli ve duyarlı olmalarını hedeflenmekte.

TEŞVİKLER KONUSUNDA KİM YETERLİ BİLGİYE SAHİP?

İletişim Email: moebel@live.at Tel: 0676 506 10 20

Eleman Aranıyor Züccaciye, ev tekstili, hediyelik eşya veya bayan giyiminde çalışmak üzere tecrübeli, türkçesi iyi olan bayan eleman aranıyor. İlgilenenlerin öz geçmişleri ile birlikte aşağıdaki email adresine başvuru yapmaları rica olunur.

İletişim Email: mode@live.at, moebel@live.at Tel: 0676 506 15 22

TEŞVİKLER KONUSUNDA BİLGİLENDİRME

01/514 50-1055 ng wko.at/wien/foerderu

C AMC I TAYFU N 1100 Wien, Gudrunstr. 136A Tel. : 01 /943 69 15 - Mobil : 0699 110 490 21 www.glasereitayfun.at Viyana dışına servisimiz vardır Förderungen_135x210.indd 1

26.08.2013 16:30:18


Nisan

HABER 5

2014

Bakan Ludwig, kiracılarla görüşecek A

Özel şahıslara ait evlerde kiralara zam vusturya’da metrekare birim fiyatlarının artmasından dolayı eski evlerde kiralara ortalama % 5 zam geldi. Mevcut kira sözleşmeleri için artış 1 Nisan’dan itibaren geçerli. Yeni yapılacak sözleşmelerde ise

1 Mayıs’tan itibaren zamlı tarife uygulanacak. Avusturya çapında 330 bin eski ev bulunurken, bunun 220 bini Viyana’da bulunuyor. Viyana’da m2 birim fiyatı (Richtwert) 5,16 Euro’dan 5,39 Euro’ya yükseldi.

2 yaşındaki çocuğa ceza

V

iyana Şehircilik Bakanı Dr. Michael Ludwig 9 Mayıs’ta ATİB genel merkezinde yapılacak programda kiracılarla biraraya gelecek. Programı gazetemiz Yeni Hareket ile ATİB birlikte düzenleyecek. Saat 14.30’da başlayacak olan programın açılış konuşmasını Dr. Ludwig yapacak. Daha sonra ev konularında yetkili dairelerin tanıtılacağı bir sunum gerçekleşecek. Program esnasında yetkili uzmanlar hazır bulunarak

anadilinizde danışmanlık hizmeti yapacaklar ve kiracılara yardımcı olacaklar.

Kira yardımı almak isteyenler ve fazla kira ödediğini düşünelerlere de danışmanlık hizmeti verilecek.

Viyana’da Belediye evleri nisbeten uygun kiralarda olduğu için birçok Viyanalı bu evlerde oturmak istiyor. Aynı şekilde Genossenschaft (kooperatif ) evler de tercih ediliyor. Program esnasında kurulacak standlarda yetkililer bu evlere yazılmanın şartlarını açıklayacaklar.

Viyana’da birçok sosyal konut projesi hayata geçiriliyor. Program esnasında bu projeler hakkında da bilgi sahibi olabilirsiniz.

2

yaşındaki çocuğa gürültü yaptı diye 70 Euro ceza kesildi. Aile itiraz edince ceza 50

Yetkili uzmanlarla yüz yüze birebir görüşme imkânının olacağı programa giriş ücretsiz.

Euro’ya indirildi. Olay 12. Viyana’da geçtiğimiz günlerde gerçekleşti.

EV KONULARINDA BİLGİLENDİRME PROGRAMI „WOHN - INFOTAG“ Uzmanlar ev konuları hakkında bilgilendiriyor

Kiralar konusunda yardım sunuluyor

Sosyal konut projeleri hakkında bilgilendirme

Birlikte yaşam konularında danışmanlık

GELİN VİYANA BELEDİYESİ YETKİLİLERİ SİZE YARDIMCI OLSUN!

Belediye ve Genossenschaft evlerine kayıt olma imkânı

GİRİŞ İZDİR! S T E R ÜC Tarih : 9 Mayıs 2014 Cuma Saat : 14:30 Yer : ATİB Genel merkezi, Veranstaltungssaal 3. Stock Adres : Sonnleithnergasse 20, 1100 Wien

Avusturya’da

Bu Program ATİB ve Yeni Hareket Gazetesi tarafından düzenlenmektedir.

Viyana Şehircilik Bakanı Dr. Michael Ludwig Kiracılarla Buluşuyor


6

Nisan

HABER

2014

AK Parti seçimi kazandı Türkiye’de 30 Mart’ta yapılan mahalli seçimlerde iktidardaki AK Parti zafer kazandı. AK Parti seçimden % 45.5 oy aldı. Bir önceki mahalli seçimde % 38,8 oy alan AK Parti oylarını artırmış oldu. AK Parti İstanbul ve Ankara’yı aldı. Bu sonuçla seçmen seçimden önceki bütün komploları boşa çıkardı. Hükümet güven tazeledi. Seçimin kaybedeni ise Gülen Grubu oldu.

Yabancı basında 30 Mart yerel seçimleri

T

ürkiye’de gerçekleşen 30 Mart Yerel Seçimleri, yabancı basında da yankı buldu. Adete yabancı basının gözü, Türkiye’ye odaklanmıştı diyebiliriz. Millî iradenin galibiyetinin tescillendiğini belirten sonuçların açıklanmasıyla yabancı medya ajansları da bu sonuçları farklı manşetlerle duyurdu. Yabancı medya kuruluşlarında yer alan bu haber başlıklarını sizler için bir araya derledik. Avusturya: Avusturya’nın önemli gazetelerinden Die Presse’nin haberinde “AKP’nin Başarısı: Erdoğan kazandı ve tehdit etti” deniyordu. Yine Avusturya’nın bir başka gazetesi olan Kurrier sonuçları “Erdoğan, seçimlerde dayanak kazandı” şeklinde duyururken Salzburger Nachrichten “Erdoğan, galibiyeti kutladı ve rakiplerini tehdit etti” olarak geçti.

R

esmî olmayan sonuçlara göre, 81 ilin belediye başkanı belli oldu. 48 ilde AK Parti’nin adayları kazanırken, 14 ilde CHP, 9

ilde BDP, 8 ilde MHP’nin belediye başkan adayları sandıktan birinci çıktı. Bağımsız adayın kazandığı tek il Mardin oldu. Ağrı’da seçim

Zafer konvoyu

S

eçim akşamı Viyana’daki Ak Parti sevdalıları konvoy oluşturarak arabalarla şehir içinde tur attılar ve seçim zaferini kutladılar. Heldenplatz’tan yola çıkan konvoyda bulunan yaklaşık 250 araç Ringi dolaşarak Reumannplatz’a kadar tur attılar.

iptal edildi. Bu ilde yeni seçim 1 Haziran’da yapılacak.

Almanya: Der Spiegel, Başbakan Erdoğan’ın kendi geleceği için bir referanduma dönüştürdüğü seçimlerden çıkan ilk sonuçların, Erdoğan için zafer anlamına geldiği vurgulandı. Ayrıca, Erdoğan’ın muhtemelen başbakanlıktan sonra cumhurbaşkanlığı geçeceği ileri sürüldü. ABD: Washington Post’un haberinde “Türkiye Başbakanı’nın partisi yerel seçimlerde birinci parti oldu” başlığıyla, ‘yolsuzluk skandalı ve şikayetlere rağmen’, AK Parti’nin seçimleri ‘rahat biçimde’ kazandığı değerlendirmesinde bulunuldu. Haberde, “Pazar gününün sonuçları, Başbakan Erdoğan’ın popülaritesinin skandaldan çok az etkilendiğini ve Erdoğan’ın öngörülebilir bir gelecek için iktidarda kalmasına zemin hazırladığını gösteriyor” ifadesi kullanıldı. İngiltere: İngiltere’de yayınlanan The Guardian gazetesi, “Recep Tayyip

Erdoğan’ın partisi, yolsuzluk skandalları ve devletin içine sızmış ‘vatan hainleri’ olarak nitelediği kişileri sorumlu tuttuğu güvenlik sızıntılarına rağmen, kendisi için referanduma dönüşen yerel seçimlerden kesin bir zaferle çıkmış görünüyor” ifadelerini kullandı. İngiltere’de ekonomi ağırlık yayın yapan The Financial Times gazetesi, Başbakan Erdoğan’ın, “Verilecek her türlü göreve kendimizi adamaya hazırız” sözlerine dikkat çekerek, ağustos ayında yapılacak ilk doğrudan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olabileceğini okurlarıyla paylaştı. Rusya: Russia Today’in haber içeriği şöyle: Twitter ve YouTube yasağı ile tapelerin sızdırılması ve ‘gölge hükümet’ tartışmaları ortasında düzenlenen yerel seçimler, Türkiye’nin gelecek yıllardaki kaderini belirleyecek 15 aylık seçim sürecinin henüz ilk aşaması. Muhalefet Erdoğan’ın uzun süredir modern ve ılımlı Müslüman devlet olarak tanımlanan “Türkiye modeli”nin giderek otoriterliğe evrildiği konusunda endişeli. Seçim bazı yetkililerin Türkiye tarihinin en büyük krizi olarak tanımladığı süreç için de bir dönüm noktası. Fransa: Fransa’nın önemli gazetelerinden Liberation’un haberi ise şöyle: Erdoğan seçimleri rahatlıkla alıyor. Ankara’da ise yarış başa baş gidiyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, aylardır süren yolsuzluk iddiaları ve eleştirilerin ardından, yerel seçimlerde elde ettiği büyük başarısıyla, Türk politikasındaki gücünü teyit etti. Erdoğan, bu başarısının ardından cumhurbaşkanının ilk kez doğrudan halk tarafından belirleneceği seçimlerde aday olabilir. Resmi sonuçlara göre; sandıkları yüzde 40’ı açılırken, AKP yüzde 46 oranında oy aldı.


HABER

Türkiye

3

12

ct

ct

(1)

(1)

/dk

/dk

cep telefonları

sabit hatlar

Baǧlantı ücreti 10ct

Dünyada bir ilk... Her kontör yüklediǧinizde

Avrupa, Amerika & Avustralya’da bulunan bütün Lycamobile’lara

Baǧlantı ücreti yok

SINIRSIZ BEDAVA ARAMALAR Amerika

Almanya

Avustralya

Avusturya

Belçika

Birleşik Krallık Danimarka

Fransa

Hollanda

İrlanda

İspanya

İsveç

İsviçre

İtalya

Norveç

Polonya

(2)

Portekiz

ÜCRETSİZ SİM kart ve daha çok bilgi için www.lycamobile.at ziyaret ediniz veya müşteri iseniz 322’yi deǧilseniz 0123 008 322 arayınız.

Buralarda satılır

(1)10ct Verbindungsgebühr wird fällig. Angebot ist gültig bis 30/04/2014. (2)Angebot ist gültig vom 10.03.2014 bis einschließlich 31.05.2014. Neue und auch bereits existierende Kunden müssen einmalig Guthaben aufladen, um dieses attraktive Angebot von Lycamobile zu einer anderen beliebigen Lycamobile Nummer für 30 Tage ab Buchungsdatum kostenlosen Anrufe wahrzunehmen. Vorraussetzung nach Aktivierung dieses Angebots ist ein minimaler Guthabenstand von 1 Cent. Das Angebot gilt nur für die private Nutzung. Gewerbliche Nutzung ist untersagt! Nach Ablauf der 30 Tage muss eine erneute Aufladung erfolgen, um das Angebot weiterhin zu nutzen, andernfalls gelten die Standardtarife nach denen die Anrufe abgerechnet werden. Internationale Anrufe werden im Minuten-Takt abgerechnet. Dieses Angebot gilt ausschließlich für Lycamobile Österreich Kunden und ersetzt nicht eventuell anfallende Roaming-Gebühren.

LM_Austria_Turkish_270x420mm.indd 1

03/04/2014 09:25


8

A

Nisan

RÖPORTAJ

2014

Vefatının 54. yılında Said Nursi Viyana’da anıldı

vusturya Nur Cemaati vefatının 54. yıldönümünde bir iman abidesi olarak bütün ömrünü iman ve kuran hizmetine feda eden Bediüzzaman Said Nursi bir çok dinleyicinin ayakta takip ettiği muhteşem bir programla WONDER konferans salonunda anıldı. Anma programına hala hayatta olan ve bizzat hizmetinde bulunan talebesi Mehmet Fırıncı ile uzun zamandır Said Nursi‘ye pervane olmuş yakın talebelerinin hayatlarını ve hizmet hatıralarını derlediği eserleriyle tanınan Araştırmacı-Yazar İhsan Atasoy konuşmacı olarak katıldılar. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programa Avusturya Nur Cemaati adına selamlama konuşmasında Alaiddin

Akyıldız: “Hayatını yalnız ve yalnız iman ve Kur‘an hizmetine adayan Said Nursi büyük bir dava adamı idi. O hizmetini ihlas düsturu ile sadece Allah rızası için yaptı. Hiç bir dünyevi hedef peşinde olmadı. Hele siyasetle hiç ama hiç barışmadı. ‘Şeytandan ve siyasetten Allah‘a sığınırım.’” sözünü naklederek Said Nursi‘nin bugünkü aktuell tartışmalarla uzaktan yakından hiçbir alakasının olmadığını ifade etti.

İhsan Atasoy da Bediüzzaman‘ın davasını ve hizmetini anlayabilmek için yaşadığı zamana atıfta bulunarak ve bizzat onun dilinden yaşadığı birkaç hadiseyi yorumları ile naklederek Said Nursi’nin Kur’an’ın bu asra bakan mucizelik yönlerini ifade etmeye memur olduğunu ifade etti konuşmasını, Onun „Ümitvar olunuz! Şu istikbal inkilabı içerisinde en yüksek gür sada, İslam’ın sadası olacaktır“ müjdesi ile bitirdi.

Talebesi Mehmet Fırıncı ağabey ise konuşmasında; Üstad Bediüzzaman‘ın sadece iman davası için yaşadığını ifade ederek talebelerine de bu hizmette ihlası ve kardeşliği esas alarak Risale-i Nurları hiç bir siyasi ve dünyevi istikbale alet etmelelerini vasiyet ettiğini ifade etti.

Katılımcıların memnuniyetlerini ifade ettikleri ve devamını diledikleri programa sürpriz olarak katılan Said Nursi’nin yeğeni Sabri Okur ve Risale-i Nurlarla İslam ile şereflenen Azerbeycanlı Resul Jamalov’un anlattıkları hidayet örnekleri dinleyicileri heyecanlandırdı.

Risale-i Nur talebeleri CHP’yi desteklemez liyor. Efendim, sizin daha önce bir açıklamanızı dinlemiştik. Orada merhum Erbakan Hoca’nın siyasi fikirlerine katılmadığınız; diğer taraftan da dik durduğu için Tayyip Erdoğan’ı çok takdir ettiğinizi, beğendiğinizi söylüyordunuz. Arada farkı tam olarak nasıl anlamalıyız?

E

fendim, malumaliniz olduğu üzere bu yıl Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin vefatının 54. yılı. Geride kalan bu 54 yıla baktığınızda, geçen zamanı nasıl değerlendiriyorsunuz? Üstadın ekmiş olduğu tohumlar yeşerdi mi? Evet... O zaten bunu vadetmişti. “Ben acele ettim, kışta geldim. Sizler baharda geleceksiniz” tabiriyle kendisi zaten meseleyi tasrih etmişti. Bizler de sert kış vakitlerinden geçtik belki; ama hem memleketimizdeki gelişmeler, hem de dünya üzerindeki Risale-i Nur’u anlayan bilim adamlarının varlığı ile ulaştığımız vakitlerin bahar olduğunu söylemek mümkün. Mesela Amerika’da Anglikan Kilisesi’nin doktora öğrencilerinin okuduğu üniversitede Risale-i Nur programları düzenlenmekte. Üstat “Benim vefatım, dine, hayatımdan daha fazla hizmet edecektir.” buyurmuştu. Bunları gördüğümüz zaman onun ne kadar haklı çıktığına bizzat şahitlik etmiş oluyoruz. Sonra Mısır’daki hadiselerden sekiz ay kadar evvel El-Ezher Üniversitesi’nin kendisinin tertip etmiş olduğu bir sempozyum gerçekleşti. Bütün ulema teşrif etti bu sempozyuma. Neticede diyebiliriz ki, Üstadın haber verdiği bütün şeyler, hamdolsun gerçekleşiyor. Kitaplar pek çok dile çevrildi. Hindistan’da müstakil bir yayınevi bile kuruldu. Efendim, “Nurculuk” tam olarak ne demek. Mesela Fethullah Gülen isimli kişinin oluşturduğu topluluğu Nurcu olarak kabul edebiliyor muyuz? Doğrusu Üstad Bediüzzaman Hazret-

leri, “Günde beş vakit farz namazını kılan, büyük günahlar işlemeyen, küçük günahlara tövbe eden, Risale-i Nur ile de günde beş-on dakika meşgul olan, Nur talebesidir, talebe-i ulumdur” der. Fakat meselenin bir de başka veçhesi var: Risaleler’de hizmet yapma düsturları var: Katiyen menfi harekete karışmamak mesela. İdarelerle çatışmamak. Sadece asayişe yardım etmek; asayişi ihlal edecek bir harekette kati surette bulunmamak. Yani bir iman hareketi! Eğer az evvel söylediklerimi yaparsanız, iman hareketlerini de cam parçalarına ayırmış olursunuz. Artık ondan istifade edemez hale gelirsiniz. Şikayetimiz olan mesele, tam bu noktada. İnsanlarda da bu noktada şüpheler oluşuyor. Manheim’da bana sordular. Büyük bir yayınevinin sahibi ile fuarı geziyorduk. Bana dedi ki: “Ya, bu kadar iyi insansınız, niye hükümete düşmanlık ediyorsunuz?” Valla, ne diyeceğimi bilemedim, düşman filan değiliz ki; ama gel de anlat şimdi. Benim gibi birisine bile bunu sorabiliyor bir insan, inanın hayretler içerisinde kaldım. Hatta o günlerde Kanal 24’te bu meselede bir mülakat yaptık. Orada bu meselenin aslını izah etmeye çalıştım. O grup içerisinde de muhakkak hizmet etmek isteyen insanlar vardır; ama nasıl bir fenomendir anlamadım. Yok 17 Aralık, yok 25 Aralık, yok tır hadisesi... Peki Efendim, Risaleler’in Gülen cemaatince sahiplenilmiş olduğu gibi bir izlenim var. Sırf bu yüzden birtakım insanlar bu eserlerden uzak düşüyor, istifade edemiyor, temkinli yaklaşıyor. Bu izlenimden nasıl kurtulmak gerekir?

Bundan nasıl kurtulacağız, açıkçası ben de bilmiyorum. Bu hususta altı-yedi televizyon kanalında açıklama yaptım. Hatta Mekke’den ve Almanya’dan telefon ettiler. Bir kardeş de Erdemli’den aradı. Neredeyse yalvardı çocukcağız. “Bir kaç kelime de çıkın Arapça söyleyin lütfen” dedi. Çünkü El-Cezire televizyonu “Nurcular Türkiye’de darbe yaptı!” diye haber yapmış. Beni sıkıştırıyorlar, “Hani siz siyasete karışmazdınız, niye darbe yaptınız?” diyorlar. Kendileri biraz anlatmaya çalışmışlar ama; çıkın biraz da siz anlatın, diye bizi arıyorlar. Ben de TRT Arapçaya müracaat ettim. Bir saatlik bir açıklama yaptık orada. Daha da yapacağız. Bu çok sıkıntılı bir durum. Allah, Müslümanları bu fitneden muhafaza eylesin! Allah onları ıslah eylesin. Girmiş oldukları bu yoldan vazgeçirsin. Bu çok yanlış bir hareket. Said Nursi böyle bir hareketi, katiyen tasvip etmez. Bize de emridir. Bu menfi bir harekettir; bizim vazifemiz olan bir şey değildir. CHP dönemimde Said Nursi Hazretlerine çok baskı oluyor değil mi? Hatta Demokrat Parti döneminde de. Buna rağmen bugün CHP’yi destekleme gibi bir durum var. Bir Risale-i Nur talebesi CHP’yi nasıl destekler? Büyük bir hata! Hem de çok büyük bir hata! Ben bir çözüm düşündüm: Dedim ki, bari CHP’ye değil de Saadet Partisi’ne verin. Belki imanınız mahfuz kalır. AK Parti’ye verin desem zaten vermeyecekler de belki Saadet Partisi’ne verirler ya da Birlik Partisi’ne. Bu CHP dediğimiz şeyden Allah bizi muhafaza etsin. “Halkın şerrinden Allah’a sığının!” diyor Üstad. Bu cümle cifir hesabıyla tam CHP’nin kuruluş tarihine denk ge-

Şimdi buradaki ayrım şu: Siyasal İslam hareketi ile Hazreti Üstadın tarzı arasında fark var. Üstad Hazretleri, bütün devlet ricaline yapabilecekleri hareketleri tavsiye eder. “Siz orada oturun. Ama eğer şu hareketleri yaparsanız hem siz hem memleket hem de alemi İslam için çok büyük hayırlara vesile olursunuz.” diye tavsiye eder. Ama Siyasal İslam, “Sen oradan kalk, oraya ben oturacağım, bu güzellikleri ben yapacağım.” der. O zaman işte siyasete müdahale etmiş oluyor. Böyle davranmak da bir fikir elbette. Ama Said Nursi Hazretlerinin metodu bu ilk söylediğim. Tayyip Erdoğan daha farklı. Onlar da siyasete girdiler; ama mesela Üstad Avrupa’yı anlatırken “Avrupa ikidir” der. Birisi kendi dininden aldığı feyizle, sanat ve hakkaniyete hizmet eder. İkinci Avrupa ise dinsiz, materyalist ve sefildir. Üstad ise ona karşı gelir. Şimdi, eskiden Erbakan Hocamız da dahil Tayyip Erdoğan da dahil olmak üzere –ki hepsinin samimiyetine inanıyorum- Avrupa denince ‘tamamen red’ derlerdi. Ama içinde yaşıyoruz. Müthiş bir kuvvet. Kendimize taraftar bulacak hakperest insanlar da var içlerinde. Bu insanları hakkaniyet adına kendi tarafımızda görmemiz gerektiğini anlatmaya çalıştık biz. Bizim Moral FM diye bir radyomuz var. Tayyip Bey Belediye Reisi iken zaman zaman gelirdi. Bu vesile ile kendisiyle bu meseleler hakkında çokça sohbet ettik. Dedik ki: “Siyaset eşittir İslam değil” Kendisi de bu görüşe yaklaştıktan sonra zaten Erbakan Hoca ile aralarında mesafe oluştu. Efendim, Bediüzzaman Hazretleri, önce Sultan Abdulhamit’e muhalif. Sonra İttihat ve Terakki’ye giriyor. Sonra onların yanlışlarını görüyor ve oradan da ayrılıyor. Daha sonra Cumhuriyet Dönemi’nde önce Kuvayi Milliye’ye taraftar; sonra Mustafa Kemal’in bir takım işlerini görüyor, sonra onunla da arasına mesafe koyuyor. Bu süreçten biraz bahseder misiniz? Üstad Hazretleri, bir takım işler için İstanbul’a geliyor. Ama onun yazdığı makaleler ortada. Mesela hürriyeti tarif ederken “Hürriyet odur ki ne kendine ne

başkasına zararı dokunmasın. Harekat-ı meşruasında şahane serbest olsun.” Demokrasinin kabul ettiği ise “Kendine ne yaparsa yapsın; fakat başkasına zararı dokunmasın.” fikri. Hâlbuki İslam’da “sefih mahcurdur.” Yani kendisini idare etmesini bilmeyen mahkeme kararı ile hacir altına alınır ve tedavi edilir. İşte demokrasi ile ayrıldığımız nokta burası. Buna benzer başka şeyler de var. Biz demokrasiden istifa ediyoruz; ama bu ayrı mesele. Üstad Hazretleri, o zamanlarda hürriyetin, yani İslamî manada hürriyetin ne demek olduğunu Selanik nutkunda, Beyazıt’taki nutkunda açıkça ifade etmiştir. Hatta ona: “Ya sen eskiden İttihat’a şiddetli taraftardın, şimdi ne oldu böyle de yolunuz ayrıldı” diye sormuşlar. Üstad da: “Ben doğru yolumda gidiyorum, onlar ayrıldı.” şeklinde cevap vermiş. Efendim son sorumuz şöyle olsun müsaadenizle: Anladığımız kadarıyla Risale-i Nur’un düsturu da tıpkı Mehmet Akif’in düşüncesinde olduğu gibi, Batı’nın toptan reddi değil; onun fenninin, sanatının alınması; fakat ahlakından kaçınılması, muhafaza olunması yönünde. Hâl böyle olunca, özellikle bizzat Batı’nın içinde yaşayan buradaki kardeşlerimize ne tavsiye edersiniz? Avrupa’da başta iman hizmeti geliyor. Ve İslam’ın bize emrettiği bütün ahlakî düsturları yerine getirmek, yaşamak gerektiğini gençlerimizin öncelikle bilmesi gerekmektedir. Görüyoruz, Avrupalılar da dinden soğumuş vaziyetteler. Geçen sene yılbaşında Bonn’da hastanede bir çocuğu dünyaya gelen bir arkadaşı Papaz bir hafta kiliseye davet etmiş. “24 Aralık’ta Kilise’de program var, Hz. İsa’nın doğumunu kutlayacağız, gel” diye ısrar etmiş. En sonunda bu kadar ısrara dayanamayıp gitmişler. Bir kişi bile gitmemiş o akşam Kilise’ye. “İki Müslüman bir Papaz Hz. İsa’nın doğum gününü kutladık” diyordu arkadaş. İşte Batı’nın da dine yaklaşımı bu durumda. Bu şartlar altında, özellikle burada yaşayan kardeşlerimizin, iman hareketine sıkı sıkıya sarılmaları gerekmektedir. Efendim, kıymetli vakitlerinizden ayırıp sorularımıza samimi cevaplar verdiğiniz için gazetemiz ve okurlarımız adına müteşekkiriz. Ben teşekkür ederim. Röportajın tamamını facebook sayfamızdan okuyabilirsiniz.


Nisan

HABER 9

2014

Türkçeyi unutan Türkiye’yi unutur

Y

URTDIŞI Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın (YTB) yeni Başkanı Kudret Bülbül, Köln programı kapsamında sivil toplum kuruluşları ziyaret ederek görüşmelerde bulundu. Başkan Bülbül, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB), Avrupa Türk Demokratlar Birliği (UETD), Avrupa Türk İslam Birliği (ATİB), Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) ve Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Köln Şubesini ziyaret etti. Başkan Bülbül ayrıca Essen’de bulunan Türkiye ve Uyum Araştırmaları Merkezi (TAM) yetkilileriyle bir araya geldi.

Kudret Bülbül, Köln’de Türk sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileri ile bir araya geldiği toplantıda, Türkçeyi unutanın Türkiye’yi unutacağını dile getirdi. Bülbül, “Anadil kültürün önemli bir parçası. Çocuklarımızın örf ve adetlerine sahip çıkmaları için anadillerine iyi derecede hâkim olmaları gerekli” dedi. Bülbül, “Türkçeyle ilişki kurmak, tarih ve kültür ile ilişki kurmak demektir” şeklinde konuştu. Kudret Bülbül, yurtdışında yaşayan Türklerin daha rahat yaşamalarını sağlamak için başta din ve eğitim gibi konularla ilgili ülkelerin resmi kurumları ile yakın irtibat içinde olacaklarını belirtti.

Großmittler Straße 1 2490 Haschendorf (Schlachthof ) Info 1: 0664 540 77 95 Info 2: 0699 13 03 65 25

İSV’den hızlı okuma kursu Öğrenci derneği ISV’de eğitmen Abdulaziz Yılmaz tarafından hızlı ve etkili okuma kursu düzenlendi

Satılık Fırın (Bäckerei) 14. Viyana’da 120 m² fırın devren satılıktır. Kira 1.020 Euro (Gesamtmiete) Ablöse: 35.000 Euro

Tel: 0699 119 70 191 Adres: Märzstraße 131


10 HABER

1985

yılında üretim h a yatına başlayan ETSAN, Avusturya’da ilk döner ve salam-sucuk fabrikasını açtı. Ticaret hayatına toptan gıda ve et satışı ile başlayan ETSAN, kaliteden ve tazelikten taviz vermeyen anlayışını 30 yıla yakın bir süredir koruyor. Üretim hayatında işçi olarak çalışmak maksadıyla geldiği Avusturya’da küçük bir bakkal açarak çevrenin helal et ihtiyacını karşılayan ETSAN et şirketinin sahibi Hüseyin Ünal, şu anda Orta Avrupa’nın en büyük helal et tesisine sahip. Canlı hayvan alıp keserek marketlere toptan dağıtan ETSAN, yeni tesisinde döner, salam, sosis ve sucuk imalatı da yapıyor. Fabrikada iki vardiyada 800 ton et işlenebiliyor. Fabrikanın beş bin metrekaresi kapalı alan olmak üzere 22 bin metrekarelik bir alanı var. Fabrikada kaliteli ürün için Almanya’dan getirilen senelerin tecrübeli ustası Hilmi Özkan çalışıyor. Hüseyin Ünal, stratejik olarak uygunluğundan dolayı Avusturya’yı seçtiklerini söylüyor ve Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan, İngiltere ve İrlanda gibi ülkelere ihracat yaptıklarının altını çiziyor. “Avusturya, Avrupa’nın tam ortasında olması hasebiyle etlerimizi her yere taze olarak ulaştırma imkânı sağlıyor.” diye de ekliyor. ETSAN döner ve salam-sucuk fabrikasında ETSAN markasının yanında isteyen herkes için fason üretim yapılıyor. İsteyen firmalar kendi markasıyla et mamulleri ve döner ürettirebiliyorlar. Döner çeşitleri olarak et, tavuk ve hindi etinden döner imal ediliyor. Hüseyin Ünal, “Bizim farkımız tecrübemiz ve hijyene verdiğimiz önemdir.” diyor. ETSAN ürünleri toptan olarak Viyana halinden alınabildiği gibi marketlerden de temin edilebiliyor.

Nisan 2014

ETSAN döner ve salam-sucuk fabrikası hizmete girdi


Nisan

HABER 11

2014

Selfie Nesli

Mısır’da 529 idam kararına tepkiler artıyor

S

on zamanlarda hızla büyüyen bir akım peyda oldu. ‘Selfie Nesli’ olarak isimlendirebileceğimiz bu nesil, akıllı telefonlarla çektikleri kendi fotoğraflarını sürekli olarak Facebook, Twitter, Instagram gibi sanal platformlarda paylaşıyorlar. O kadar ileri gidildi ki, masumane başlayan bu akım, artık gençlerin yatak odalarındaki fotoğraflarını paylaşma yarışına kadar uzadı. Bu konuda şimdiden çeşitli araştırmalar yapılmaya başlandı bile. Amerikan Psikologlar Derneği (APA) ‘selfie’nin ve bu fotoğrafları sosyal medyada paylaşmanın ruhsal bir bozukluk olduğunu resmi olarak duyurdu. APA bu bozukluğun 3 seviyesi olduğunu belirtti:

M 1- Borderline selfitis: (Sınırda) Kişinin kendi resmini en az günde üç kez çekmesi ama sosyal medyada paylaşmaması. 2- Acute selfitis: (İleri düzeyde) Kişinin kendi resmini günde en az üç kere çekmesi ve her birini günde 3

kere sosyal medyada paylaşması. - Chronic selfitis: (Kronik) Kontrol edilemez bir biçimde kişinin kendi fotoğrafını gece gündüz sürekli çekmesi ve günde altı kereden fazla bu resimleri sosyal medyada paylaşması.

Yazlık lastiklerin vakti geldi

A

vusturya’da 15 Nisan’a kadar kışlık lastik takma konusunda kurallar var. Ancak kış şartları olmazda bu tarihten önce de yazlık lastikler takılabilir. Uzmanlar yaz aylarında kışlık lastikle seyahat etmeyi tavsiye etmiyorlar.

ısır’da devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi taraftarı 529 Müslüman Kardeşler (İhvan) üyesine verilen idam cezasına tepkiler giderek artıyor. Sosyal medyada da idam kararına karşı tepkiler devam ediyor. Twitter’da kullanıcılar tarafından dünya liderlerine idamları durdurmaları için çağrılar yapılıyor. 529KardeşineSahipÇIK hashtagi ile kampanya başlatıldı. Hashtag, kısa sürede çok sayıda paylaşım aldı. Yargı kaynaklarından alınan bilgiye göre; Minya Ceza Mahkemesi,

darbe karşıtı 529 kişi hakkında “şiddete teşvik suçlamasıyla” idam cezası verilmesini ve dosyalarının müftüye sevk edilmesini kararlaştırmıştı.

Devren Satılık Mağaza Mariahilferstraße üzerinde, önünden 52 ve 58 tramvayı geçen, 12A otobüs durağının hemen yakınında 400 m² hediyelik eşya, oyuncak, ev eşyası, ayakkabı ve çanta satış mağazası devren satılıktır.

Adres: 1150 Wien, Mariahilferstraße 178 Tel: 0699 10 75 03 58 (Deutsch)

15. Viyana’da bulunan lastik merkezi Lassa ve Petlas lastiklerinin toptan ve perakende satışını yapıyor. Şirket yetkilisi Gökay Sezer yazlık lastiklerde kampanya başlattıklarını belirtti.

WRZ Reifenzentrum Toptan Satış Ana Bayii

Neubergenstraße 8, 1150 Wien Tel. 01 347 01 01, Mobil. 0699 127 42 225 205/55/16 91V

215/55/16 97W

Sharan, Galaxy Alhambra Montaj dahil 4 lastik 379 Euro

Lassa Montaj dahil 4 Lastik + 1 yıl darbeye karşı sigorta 299 Euro

Satış Noktaları: Zentrale Muhrengasse 55, 1100 Wien Tel. 0699 11 81 16 58 Filiale Veronikagasse 30 (Ecke Ottakringerstr.) 1160 Wien

Schlechtastraße 3, 1110 Wien Tel. 0699 14 04 07 88

Ottakringerstr. 64, 1170 Wien Tel 01 957 97 26

Leberstr. 96, 1110 Wien Tel. 0664 103 17 06

Industriestraße Nord 7 2601 Sollenau Tel. 0650 223 10 86


www.yenihareket.com

Neue Bewegung

Nisan 2014

Sayı 120

Aylık Bağımsız Gazete

www.yenihareket.com

e-mail: yenihareket@yenihareket.com

Ücretsiz / Kostenlos

Sayfa 21

Çengel Bulmaca

Avusturya’da

Muhteşem Yüzyıl dizisine 4 teşkilat Kutlu Doğum’u ‘Osmanlı tokadı’ birlikte kutladı

V

iyana’da geçtiğimiz hafta gerçekleşen Gözyaşı Geceleri programında konu Osmanlı’ydı. Han düğün salonunu hınca hınç dolduran 1200 kişi programı izlemeye doyamadı. Wefa Avusturya’nın düzenlediği programda elde edilen gelir yetim ve muhtaçlara gidecek. Gözyaşı geceleri ekibi programda Muhteşem Yüzyıl gibi Osmanlı’yı karalayan dizileri eleştirdiler ve onlara okkalı

bir Osmanlı tokadı attılar. Fenerbahçe formasına 5.000, Galatasaray formasına 2.000 Euro Gözyaşı gecelerinde imzalı Fenerbahçe ve Galatasaray forması yetimler ve muhtaçlar yararına açık artırmayla satıldı. Fenerbahçe formasını 5.000 Euro’ya Abdullah Demirci ve Efraim Özkan aldılar. Galatasaray forması ise 2.000 Euro’ya satıldı.

P

eygamber Efendimiz’in Kutlu Doğum’u Viyana’da 4 teşkilatın ortak programıyla kutlandı. Avusturya Türk İslam Birliği, Viyana İslam Federasyonu, İslam Kültür Merkezleri Birliği ve Avusturya Türk Federasyonu’nun ortaklaşa tertip ettiği program 5 Nisan Cumartesi akşamı Viyana’nın güzide salonlarından Stadthalle’de gerçekleşti. Programa Viyana Büyükelçisi Hasan Göğüş, Başkonsolos Tayyar Atay, Avusturya İslam Cemaati Başkanı Dr. Fuat Sanaç da katıldılar.

Programı düzenleyen teşkilat başkanları birer konuşma yaparak Peygamber Efendimiz’in üstün özelliklerinden bahsettiler. Programda 7 yaşındaki hafız Ahmet Efe’nin Kuran kıraaati dikkat çekti. Ayrıca Hızır Özkök Hoca da güzel sesi ile Kuran okudu. Pelin Ünlü isimli çocuk da 40 yaşındasın şiirini okudu. Konuşmalardan sonra Fatih Koca ve ekibinin Tasavvuf müziği konseriyle program sona erdi.

BRÜNNER GRILLHAUS Steckerlfische

DONDURMACI

24 Ç Don eşit dur ma

10. W ilk v ien‘de e alko tek ls don dur üz mac ı!

*Müessesemiz Alkolsüzdür*

Bü don tün çeş dur ma it alko lerimiz lsüz dür!

1100 Wien, Quellenstr. 122 (Dönerci‘nin Karşısı) Bu bir

İster fırında İster Izgarada Balık

kuruluşudur!

Nargile

Adana Kebap

Köfte

► 2000 m² bahçemiz vardır ► Çorba çeşitleri ► Pizza ve Schnitzel

Pirzola Siparişlerinizi önceden verebilirsiniz

Adres: Brünnerstrasse 31, 2201 Hagenbrunn

(21. Viyana`ya 5 km uzaklıkta, OMV yanında, G3’e 200 m. mesafede)

Tel.: 02246 216 32, Mobil: 0650 821 85 15

Hafta içi saat 07:30 ile 21:00 arası / Pazar günleri saat 10:00 ile 21 arası


Nisan

14 EKONOMİ

Mustafa Çatalbaş

Seçimler

M

alum, Türkiye’deki önemli bir yerel seçimi hayırlısıyla geçirdik. Maalesef dört ayı aşkın bir süredir bütün gündem 7/24 çok yoğun geçti. Her ne kadar buralarda yaşıyor olsak da memleket meseleleri bizi haddinden fazla ilgilendiriyor.

2014

Gece gündüz siyasetle, gelişmelerle, yakından ister istemez ilgilendik ve etkilendik. Bu seçim her ne kadar bir belediye seçimi olsa da bambaşka atmosferde geçti. Hemen hemen çok az aday, seçmen, proje konuşuldu. Esasında dünyanın egemen güçlerinin dayatmalarıyla içerdeki ortaklarının AK Parti nezdinde Tayyip Erdoğan’ı alenen yok etmek, tabii ki sonucunda da Türkiye’yi tekrar eski günlerine geri getirmenin mücadelesiydi denilebilir. Çok sevdiğimiz gönül bağımız olan az çok destek verdiğimiz hizmetli kardeşlerimiz duyduk ki tamamıyla Başbakan’ın karşısında, yâni eski Türkiye’nin yanında yer almaya başlamışlar. Tabii ki çok üzüldük, inanamadık. İnşaallah

Brigitte Jank istifa etti

V

iyana Ticaret Odası ve ÖVPWirtschaftsbund Başkanı Briggitte Jank görevinden istifa etti. Jank 10 yıldır görevde bulunuyordu. Wirtschaftsbund’a yeni başkanı Walter Ruck oldu. Viyana Ticaret odasında siyahlar çoğunluğu oluşturduğundan Walter Ruck aynı zamanda burada da başkan olacak.

Santander Consumer Bank faizlerini düşürme fırsatı

B

V

Yolsuzluk dosyalarını birbirine karıştırıp milli bankamızı uluslararasi camiada itibarsızlaştırmak sonucunda millet olarak neler kaybettiğimiz bizim dağarcığımızın cok üstünde bir rakam. Bu operasyonda yükselen faizlerden dolayı bütün toplumum nasıl fakirleştiğini göremeyecek kadar basiretimiz bağlanmış mıdır? Her şeyden daha da öte, toplumsal bir güven bunalımına sürüklendiğimizi hesap edemedik mi?

Seçimler oldu ve söylenenlerin, beklenenlerin hiç birisi de çok şükür olmadı. Millî irade ve millet kazandı. Sağduyulu istikrarlı bir ortam oldu çok şükür. Hizmetteki kardeşlerimiz çok iyi bir müzakere yapmalılar. “Neden bu kadar yanıldık, politize olduk?” diye kendilerine sormalılar. Bir lidere bir hükümete karşı olmakla memleketin, milletin âli menfaatlerini yok olmasına müsaade edecek kadar hırs gözlerimizi kör etmemeli. Birbirimizi Allah için sevmedikçe hakkıyla imân etmiş olmayız. İman etmeyince de cennete gidemeyiz. Birbirimizi Allah için sevelim inşaallah. Selam ve dua ile

AMS kurslarına ayar A

MS (İş ve İşçi Bulma Kurumu) bilindiği gibi işsizleri çeşitli kurslara gönderiyor. Ancak AMS kurs seçiminde isabetli davranmadığı için eleştiri oklarının hedefi halindeydi.

Çocuk parası (Familenbeihilfe) her ay ödenecek

A

vusturya Aile Bakanı Dr. Sophie Karmasin iki ayda bir ödenen çocuk parasının artık her ay ödeneceğini açıkladı. Bakan Karmasin ailelerin kira gibi

bir çok faturayı her ay ödediğini dolayısıyla çocuk parasını da her ay almasının uygun olacağını söyledi. Çocuk paraları her ayın ilk günlerinde ödenecek.

Türkiye yüzde 4 büyüdü lattı. Bunun için tüketiciler derneği VKI ile irtibata geçmek gerekiyor. Derneğin sitesinde türkçe açıklama da var. Ayrıntılar için: http:// verbraucherrecht.at/cms/index. php?id=2213

Helâl yaprak döner nerede yenir? iyana’da birçok döner salonu ve büfesi var. Ancak bu dönercilerin çoğunda yaprak döner takılmıyor. Yaprak dönerin helal olmasını arayanlar için seçenekler daha da sınırlı. 16. Viyana ve 20. Viyana’da bulunan Buhara marketlerde Cuma günleri yaprak döner takılıyor. Buralarda helal ve lezzetli yaprak döneri gönül rahatlığıyla yiyebilirsiniz.

Otuz senedir memleketi kurt gibi kemiren, Kürt ile Türk’ü ayrıştıran kirli terör meselesine baldıran zehiri içme pahasına dur diyen bir Başbakan’a karşı durup da destek vermeyen, çözüm sürecini yeşermesini manipüle eden, dağa çıkıp “Bu Başbakan’a güvenmeyin sizi satar” diyenlerle beraber kol kola gezen kanka olan kardeşlerimiz! CHP’nin oyları size helal olsun.

Suriye’deki kardeşlerimize yardım götüren tırların Adana’da yolunu kesip engel olmaya çalışmak ve bunu yapanlara sahip çıkan yayınlar yapmak bizim manevi dokumuza uyar mı?

Bu duruma çare arayan AMS işsizleri tek bir kursa yönlendirmek yerine çeşitli kurs seçenekleri sunacak. Böylece yeteneklerine uygun ve iş bulmasına yardımcı kursu seçebilecek.

Viyana Ticaret Odasında 2015 Şubatında yeni seçimler yapılacak.

irçok tüketici özellikle mobilya alırken Santander Bank üzerinden krediyle alışveriş yapıyor. Tüketiciler Derneği bu bankanın uyguladığı yüksek faizleri düşürmek için toplu girişim baş-

doğru değildir dedik. Nasıl olur da kendisini imana, inanca, hizmete adamış kardeşlerimiz bize tamamiyle taban tabana zıt olan manevî değerlerimize, inanç dünyamıza uzak mesafeli olurlar diye aklımız durdu. İnanamadık, inanmak istemedik, yalandır dedik. Ne yazık ki bu son günlerde öyle şeyler yaşadık ki hayallerimiz felç oldu.

T

ladı.

ürkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye’nin 2013’te yüzde 4 büyüdüğünü açık-

2013’ün son çeyreğinde büyüme yüzde 4,4 oldu. Beklenti yüzde 4 seviyesinde olması yönündeydi. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sabit fiyatlarla GSYH bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,5 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış sabit fiyatlarla GSYH 2013 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,7’lik artış gösterirken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH değeri bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,5 arttı. İmalat sanayi, 2013 yılında bir önceki yıla göre sabit fiyatlarla yüzde3,8’lik artışla 29,446 milyar lira, cari fiyatlarla yüzde 8,9’luk artışla 239,115 milyar lira oldu. KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MİLLİ GELİR Kişi başına düşen milli gelir 2013

yılında 10 bin 782 dolar oldu. 2012 yılında 10 bin 459 dolar seviyesindeydi. TÜKETİM ARTTI Sabit fiyatlarla hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2013 yılında yüzde 4,6 artarken devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 5,9 arttı. Hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2013 yılında sabit fiyatlarla yüzde 4,6’lık artışla 82 milyar lirayı aştı, cari fiyatlarla yüzde

11,3’lük artışla 1, 2 trilyon liraya yaklaştı. Devletin nihai tüketim harcamaları 2013 yılında sabit fiyatlarla yüzde 5,9’luk artışla 13,33 milyar lira, cari fiyatlarla yüzde 12’lik artışla 235,5 milyar lira oldu. BEKLENTİYE PARALEL CNBC-e büyüme anketine katılan 20 ekonomist 2013 son çeyrek ve 2013 için yüzde 4 büyüme bekliyordu. 2014 büyüme tahminleri ise yüzde 2,4 seviyesindeydi.


Nisan

HABER 15

2014

“BOSNA SAVAŞINDA KADIN”

U

ETD Austria Kadın Kolları tarafından organize edilen “Bosna Savaşında Kadın” başlıklı konferansa konuşmacı olarak katılan araştırmacı yazar Hüsnü Kılıç, güzel ve verimli bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasına Bosna’nın kısa tarihini anlatarak başlayan Kılıç, “Boşnakların 1463 yılında Osmanlı iradesi altına geçtiğini aynı zamanda Müslümanlığı da benimsediklerini ve Müslümanlığı seçerken, hiçbir baskı altında olmadan kendi iradeleriyle bu kararı verdiklerini” belirterek, “Osmanlı’nın Bosna’da inşa ettiği Camii ve yapıların Boşnak kültürüne yüksek derecede etki ettiğini” söyledi. Araştırmacı yazar Hüsnü Kılıç verdiği konferansta şu ifadelere yer verdi: “Bosna, Avrupalı olmakla birlikte, batı için tehlike olarak algılanıyordu. Çünkü oradaki Boşnak Müslüman profili modern profildi ve bu batıyı rahatsız edi-

yordu. Gelişen olaylar sonrasında Bosna’da ortaya çıkan savaş, artık bir özgürlük mücadelesi ve kimlik koruma göreviydi. Boşnak halkı Osmanlı’nın kendilerine kazandırdığı kimliklerini korumak adına yüzbinlerce şehit vermiştir. Bu mücadelenin sembol ismi şüphesiz ki Aliya İzzetbegoviç’tir. Bu kimlik koruma mücadelesindeki aktif rolü unutulmayacak olanlardan biride, savaşçı bir ruha sahip ‘Bosnalı Kadınlar’dır. Savaşın en zor dönemlerinde, Bosnalı kadınlar, her zorluğun üstesinden gelmiş, onurlu bir mücadele örneği göstermiştir. Bu noktada size bir anımı anlatmak istiyorum: Savaş döneminde zor ve tehlikelide olsa Saray Bosna’ya ziyaretlerimiz oluyordu. Bu ziyaretlerden birinde, Saray Bosna’ya geldiğimiz zaman bizi keskin nişancılar tarafından korunan karakola götürdüler. Karakola gireli beş dakika olmadan içeriye nöbet değişimi için iki maskeli kişi girdi. O ana kadar her şeyi normal

karşıladığımı belirteyim. Ama içeri girenler maskelerini çıkardıkları zaman büyük şaşkınlık yaşadım. Nöbetten gelenler 19-20 yaşlarında iki bayandı. Şaşırmakla beraber duygulandığım bir andı. Aliya İzzetbegoviç, kadına son derece değer veriyor, ülkenin geleceği için önemsiyordu. Bugün Bosna’da kadınların hayatın her alanında aktif rol almasının en önemli nedenlerinden biri, Aliya’nın onlara verdiği değerdir.” Konuşmasının son bölümlerinde “Bosna’da asimilasyonun yanında bir katliamın yaşandığını vurgulayan Kılıç, bütün bunlara rağmen Bosna halkı, Müslüman kimliğini koruduğunu ve bunun takdir edilmesinin gerektiğini” söyledi. UETD Austria Kadın Kolları tarafından düzenlenen ve konuşmacı olarak araştırmacı-yazar Hüsnü Kılıç’ın katıldığı konferans, soru-cevap kısmından sonra son buldu.

Huzurlu bir aile için ‘Moral Günü’ne davetliyiz! „Huzurlu Bir Aile İçin Mutluluğun Sırları“ başlığıyla hazırlanan bu seneki Moral Günü Programı önemli bir konuya parmak basıyor. Avrupa’da ve Türkiye’de yaşayan insanımızın kanayan bir yarası olan huzurlu bir aile ve mutluluğun sırları konusu herkesi ilgilendiriyor aslında. Aile’de Mutluluğun Sırları ve Huzurlu Aile başlığı sadece me-

rak uyandırmakla kalmıyor, aynı zamanda bir problemimize ışık tutacağa benziyor. Avusturya Nur Cemaati ise gelenekselleştirdiği Moral Günü’nde bu sene Araştırmacı-Yazar Mehmet Paksu’yu ağırlayacak. Mehmet Paksu Hoca Viyana’ya daha önce gelmiş bir isim. Özellikle islâmî ve kül-

türel kitapları ile bilinen Mehmet Paksu Türkiye’de son yıllarda üzerinde özellikle çalıştığı aile konusunu işleyecek. Yine seslendirdiği güzide eserleri ile tanıdığımız Sanatçı Mehmet Akça ise Sanat Musîkisi ve İlâhi eserleriyle sahne alacak. Mehmet Paksu’nun kitapları ve Mehmet Akça’nın CD’leri ise ker-

meste satışa konulacak. Aynı zamanda Viyana’nın klasikleşen kermes geleneğinde hem salon programı, hem kermes programını bir arada yapması ile farklı bir sunum sergileyen Nur Cemaati, birçok yerde olduğu gibi döner, lahmacun, Anadolu mutfağı ve Antakya künefesi ile de kültürümüzün leziz ürünlerini de satışa

sunacaklar. Kermes ve salon programının biletsiz olduğu Moral Günü her sene olduğu gibi 22. Viyana, Haus der Begegnung’da. 27 Nisan Pazar günü olacak program Bernoullistraße 1 adresinde. Programın detayları Viyana Nur Facebook sayfasında bulabilirsiniz.


Nisan

16 HABER

2014

Bizi en yakından ilgilendiren şekliyle 30 Mart seçimleri geride kaldı. İşin komik tarafı, Türkiye’deki bütün partiler kendini galip sayıyor. CHP’ye sorarsanız, oylarını arttırdığını söylüyor. MHP’ye sorarsanız, seçimin galibi kendisi. Yetmezmiş gibi SP bile kendisinin seçimin galibi olduğunu iddia ediyor. Sanırım seçimden mağlup çıkan tek parti AK Parti. Trajikomik diye buna diyor olsalar gerek.

Yahya Kurtkaya murakabe

İdeolojiler Arasında Millet

C

emil Meriç, “İdeolojiler, benliklerimize giydirilmiş deli gömlekleridir.” diyordu. Yaşadığı dönem içerisinde Meriç’i anlamayan zihniyet, bakıyoruz ki bugün anlamamakta hâlâ ısrar ediyor. Bu yazının konusu ideolojiler değil aslında; bu yazıda ideolojiler arasında sıkışıp kalmış milletin, kendinde menkul ferasetinden, irfanının, hikmetinden bahsedeceğiz.

İsmet Özel’in enfes bir tespiti var. Mealen diyor ki şair, bu millet 14 Mayıs 1950 seçimlerinde, başında kimi görmek istemediğinin kararını vermiştir. Bunu biraz deşersek, 1950 seçim sonuçlarına göz atarsak, Özel’in ne demek istediğini anlarız. 1950 seçimlerinde Demokrat Parti % 53’e yakın bir oranla seçimin galibi olmuştu. İsmet Özel’in, halkın başında istemediği Parti olarak zikrettiği de CHP’den başkası değildir pek tabii. Bu millet CHP’yi başında görmek istemiyor. Bunun ötesi yok gibi duruyor. Neden? Çünkü Türkiye

OKUR MEKTUBU

Muhterem Erbakan Hocam!

S

izlere, kalbimden geçen saf ve temiz duygularımla bir şeyler söylemek istiyo-

rum.

Biliyorum bu dünyadan ansızın göçüp gittiniz, bizlere tebessümü, saygıyı öğrettiniz. Her sözünüzde hakkın hâkim olması için çok sözler söylediniz. Ey Müslümanlar! Tüketen değil, üreten toplum olun diye defalarca söylediniz. Bütün insanlara her zaman yorulmadan, tebessümle güldünüz. Sizden Allah razı olsun. Bizlere çok şeyler öğrettiniz, dava dediniz, Milli Görüş, Milli Nizam dediniz. Milli Selamet dediniz, Refah dediniz, Fazilet dediniz. Bir de bunlar yetmiyormuş gibi ömrünüzün son yıllarında Saadet dediniz. Bizlere, mutluluğun ne demek olduğunu öğrettiniz. Ah! Muhterem Erbakan hocam Müslümanların derdini dert edinen Hocam! Hz. Ömer misali, Afrikadaki müslümanın acısını yüreğinde hisseden hocam. Tüm insanları yüreğinde taşıyan Hocam! Davam, davam diye gece uykularını terkeden Hocam. Ah hocam çok geç öğrendik gerçekleri. Seni bazende olsa

rüyamda görür oldum. Yüzüne doyasıya bakmak istiyorum fakat o an kaybolup gidiyorsun ufuklara doğru. Yine başka bir akşamı bekliyorum, belki başka bir rüya görürüm diye. Fakat dedim ya çok geç, rüyada bile görmek hayal oludu bana. Muhterem Hocam. Ben de bir gün bu yalan dünyadan göçüp gideceğim, umudum o mahşer gününde sizlerle birlikte olmak. Kalmadı siz yokken dizlerimde dermanım. Sizsiz yürümek bile zor geliyor bana. Keşke yanımda olsaydın. Yürürken ıssız dağlar vız gelirdi bana. Hocam şu anda yanımda değilsin, ama sen benim kalbimin en derin köşesindesin. Ah muhterem Hocam! Keşke yanımda olsaydın, baksaydım doyasıya yüzüne, ama yine de dört gözle kavuşacağımız günü bekliyorum. Şu dünyadan göçtün doymadan sana, eğer mümkün olsaydı kuş olur uçardım, gelirdim sana, çünkü sevmeyi, dürüstlüğü siz öğrettiniz bana. Saygı ve Dualarımla... Ali Balcı , Şubat 2014 Anadolu Camii Viyana

IMPRESSUM Avusturya / Österreich Unabhängige österreichische Zeitung in türkischer Sprache Yıl: 12 Sayı:120 Nisan 2014 - Ausgabe Nr.:120 April 2014

Sahibi / Herausgeber und Medieninhaber: Yetkin BÜLBÜL Adresse: Schellhammergasse 8/3, A-1160 Wien/Austria Tel&Fax: +43 1 990 96 23, yenihareket@yenihareket.com www.yenihareket.com | www.facebook.com/yenihareket Genel Yayın Yönetmeni / Chefredakteur: Yetkin BÜLBÜL Editorial Grafiker / Layout: Hakan ÖZDAŞÇI, Bakk, MBA Editor: Yahya KURTKAYA AUFLAGE: 15.000 Reklam / Marketing: 0699 116 79 724 yenihareket@yenihareket.com Baskı / Druck: MediaPrint: Wien İlanlar ve köşe yazılarının içeriğinden gazetemiz sorumlu değildir. Der Verlag übernimmt keine Haftung für den Inhalt der Anzeigen und Kolumnen. dem Ehrenkodex der österreihischen Presse verpflichtet.

Siyasi Tarihi’ne bakarsak, CHP’nin iktidarı elinde bulundurduğu ya da iktidarın ortağı olduğu dönemlerde, vatanın ve milletin istikbaline dair müspet gelişmelerin yaşanmasına katkı sağladığını göremiyoruz. Ne ekonomik alanda, ne toplumsal alanda, ne bilimsel alanda ne de sanatsal alanda CHP zihniyeti, bu millet için artı değer oluşturamamıştır. Millet içerisinde kaosun çıktığı, insanların kardeş kavgasına tutuştuğu ortamların arka planında nedense hep CHP ve onun zihniyetinin parmak izleri yer almaktadır. Şükür ki milletimizin feraseti, bu ideolojinin gerisini görmüş ve artık ona rağbet etmemektedir. Ayrı bir ideoloji olarak değerlendirebileceğimiz Gülen cemaatine de Türk milleti pirim vermemiştir. Bu paralel yapı, insanların dinî duygularını sömürerek siyasete dahil etmeye çalışmıştır. Fakat halkın iradesi, buna aldanmamıştır. Millet, bölünmek,

parçalanmak, kargaşa, gürültü, kaos istemez! Bunları isteyenler, devlet içerisinde farklı emelleri olanlardır. Kaostan, kargaşadan, parçalanmadan kârlı çıkacak olanların karşısında milletin iradesi Çin Seddi gibi durmuştur, duracaktır da. Seçimde CHP, MHP ve SP neden kazanmış olduklarını iddia ettiklerini size izah edebilirim. Bu tamamen bilinçaltı ile ilgili. Cumhuriyet Halk Partisi’nde ‘halk’; Milliyetçi Hareket Partisi’nde ‘millet’; Saadet Partisi’nde de ‘saadet’ kazanmıştır. Milletin siyasi konjonktür ile çok işi olmaz. Şahsen benim de olmaz. Kendimi milletin bir parçası olarak düşündüğümde, iktidarların bize sunacakları kısıtlı özgürlük alanından gayrısına ihtiyacımız yok. Bu özgürlükler siyasi sahada Türkiye Cumhuriyeti süreci içerisinde AK Parti tarafından hazırlanmaya çalışılmıştır. Hâl böyle olunca AK Parti’nin seçimi kazanmasında hiçbir tutarsızlık yok. CHP zihniyeti hâlâ AK Parti’nin kendi özgürlük sahalarını kısacaklarını

Taksicilerden internet radyosu

V

iyana’lı Türk Taksi ve Mietwagenciler, Facebook’ta “WIENER TAXI” adıyla organize olduktan sonra, şimdi de kendilerine internet radyosu kurarak, iletişimlerini daha güzel sağlıyorlar. Her isteyenin girip radyo dinleyebileceği gibi, üyelik formunu doldurduktan sonra üyelere istekte bulunma, haber ve vesair paylaşımlar yapabilme imkânı da sunuluyor. İnternetinizden, www.wienertaxi.com adresine tıklamanız yeterli olacaktır. Cep telefonlarından da dinlenebilen Radyo Taksi FM, hâlihazırda test ya-

yınında olmasına rağmen aralıksız müzik yayınına devam ediyor. Akşam saatlerinde canlı yayınlarla arkadaşlarla canlı telefon bağlantısı yaparak, duraklardaki, yollardaki durumları paylaşıyorlar. Ve artık arabalarında bir nebze de olsa kendilerini memlekette hissediyorlar. Bir Taksici arkadaşın açtığı Facebook sosyal paylaşım sitesinde, “Wiener Taxi” ismi altında toplanan taksici ve Mietwagenciler her şeyin daha güzel olduğunu ve de olacağını ümit ediyorlar.

düşünüyorlar. Bu akıl tutulmasının izahı yok. Bu ancak bir ideolojiye körü körüne saplanmakla, Meriç’in ifadesinde olduğu gibi deli gömleğini giymekle kabil. Oysa milletin zihin yapısının arkasında yer alan zeminde kalın harflerle “yaratılmış olanın Yaratandan ötürü sevilmesi gerektiği” düsturu yer almaktadır. Bu minvalde düşünürsek, milletin iradesine ve tercihine teslim olan her zihin dünyasından insan, Türkiye toprakları üzerinde ‘saadet’ içerisinde yaşayabilecektir. Özellikle Gülen cemaatine şu Hadis’i hatırlatmakta fayda var, ola ki inanırlar: “Benim ümmetimin çoğunluğu yanlışta ittifak etmez. Bir ihtilaf gördüğünüz zaman sevad-ı azama (çoğunluğa, ana damara) tutunun.” Başka söze gerek mi var, anlamak isteyen için. Not: Gelecek sayımızda, Kemalist ideoloji örneği ile, saplantı hâline gelmiş ideolojilerin, sanat ve yeniliğe kapalı olduklarına; üretimden ziyade tüketim meyilli oldukların dair bir yazımız olacak kısmetse.


Nisan

HABER 17

2014

Bedia TOKEL

bediatokel@gmail.com

Gençlik Araştırması-1

S

osyal Ekonomik Araştırmalar Merkezi (Sekam), bir kaç ay önce oldukça ses getiren bir gençlik araştırması yaptı. Bu köşede gençlerle çalışmış bir eğitimci olarak bir kaç yazı ile bu araştırmadan hem sizi haberdar etmek hem de ortaya çıkan sonuçlar üzerinde bazı hususları dikkatinize sunmak istiyorum. Bu araştırmadan ortaya çıkan çarpıcı tespitler ve gençler hakkında veriler ve İstanbul Ticaret Üniversitesinde (bu

araştırma sebebiyle), katılımcı araştırmacıların konuşma ve değerlendirmeleri de bir kitap oluşturacak kadar detaylı ve önemli bilgiler içeriyor. Bu bilgiler de hem eğitimcilere hem de anne -babalara çok şey söylüyor. Tamamı 900 sayfa olan bu araştırma yaklaşık 6000 gence 300’e yakın soru sorularak yapılmış. 15 -28 yaş arasında yer alan bu gençler Türkiye’nin bütün bölgelerinden araştırmaya dâhil edilmişler.% 77’si öğrenci, % 87 ‘si bekâr, katılımcıların yarısı erkek, yarısı kız, gelir düzeyleri; % 70 oranında 700-2000 lira arasında. Araştırma yapılan bu gençler kendilerini dindar, ülkücü, ateist, kemalist, devrimci, feminist, muhafazakâr gibi tam 18 kimlikle tanımladılar. Eğitim düzeyleri de ilkokuldan başlıyor lisansüstü seviyesine kadar devam ediyor. Kendini dindar, islamcı, müslüman olarak tanımlayanların büyük çoğunluğu laikliği önemli

sayarken, ateistlerin % 61’inin namaz kılması ve % 80 ‘inin Allah inanması ise gençlerin içinde bulunduğu inanılmaz savrulmaları gözler önüne seriyor! Gençler “Hangi sınıfa aitsiniz?”sorusunu % 72 oranında “biraz modern biraz geleneksel” olarak cevaplamışlar. “Evlilik modası geçmiş bir kurumdur.” diyen gençler içinde ateist, feminist, kominist gençler olduğu gibi muhafazakâr, müslüman ve ülkücü gibi vasıflarla kendini tanımlayan gençler de % 8,5 oranında mevcut ne yazık ki. Psikolojik destek ihtiyacında olan gençler bu ihtiyacını en çok arkadaşlarıyla gidermişler. Fiziki şiddet görenlerin sayısı bütün gençlerin üçte birine tekabül ediyor. Kişiyi değerli kılan özellik olarak; para, şöhret, eğitim, din, ahlak, ünlü tanıdık arasından, yarıdan fazla çoğunluk eğitim/ bilgi derken, sırasıyla aile, din ve

Çanakkale zaferi Viyana’da yâd edildi

1

8 Mart 2014 tarihinde gerçekleşen programda Din İşleri Müşaviri Fatih Mehmet Karadaş günün mana ve ehemmiyetini belirten bir konuşma yaptı. Büyükelçi Hasan Göğüş, Başkonsolos Tayyar Kağan ATAY, Din Hizmetleri Ataşesi Veli Hakan Emrem, Avusturya İslam Cemaati Başkanı Sayın Fuat SANAÇ, TÜMSİAD Başkanı Efraim ÖZKAN ‘in yanısıra birçok Büyükelçilik ve Konsolosluk mensuplarının katıldığı programda ATİB Tiyatro, Müzik ve Halkoyunları bölümlerinin ortaklaşa hazırlamış oldukları ‘’Bin Bir Destan Bir Efsane’’ adlı tiyatro eseri sergilendi…

ahlak seçilmiş. Siyasetle ilgilenen genç sayısı % 80 olarak oldukça yüksek. En güvenilir kurum olarak Ordu’yu seçen gençler, ikinci güvenilir kurumu meclis olarak seçmeleri, diyanetin ise güvenirlilik açısından, % 4’te medyanın ise % 1’de kalması oldukça şaşırtıcı. Türkiyenin en büyük sorununun terör olduğunu düşünen gençler açısından irtica diye bir sorun yoktur. Yılda en fazla 3-4 kitap okuyan gençlik, bu kitapları da roman arasından seçiyordu. Gençliğin % 80’i internet kullanıyor. İnternet kullanan gençlik gayri meşru ilişkileri normal görürken, internet kullanmayan gençlerin % 88’i bu çarpık ilişkileri onaylamıyor. Bu sonuç da internetin gençler üzerindeki tahribatını ortaya koyuyor. Gençliğin rol modelleri de hayli ilginç; Çoğunlukla Fatih Sultan Mehmet, Hz. Ömer, Hz.

Ali, Abdullah Gül gibi isimler, rol model olarak öne çıkarken; Türkan Saylan, Sezen Aksu, Kıvanç Tatlıtuğ, Ogün Samast gibi isimleri de taklit ettikleri ortaya çıkıyor. Prof. Celaleddin Vatandaş raporu açıklarken şöyle enteresan bir bilgiyi de paylaşmış. “İtalyan, Çinliler, Kızılderililer gibi değişik pek çok milletle anket yaptım. Genelde ankete katılımda olumlu cevap alıyor, eğer katılmak istemezlerse nazikçe katılmayacalarını bildiriyorlardı. Türkler ise genelde soruları beğenmiyor, ankette yanlış bulmaya çalışıyor, MİT’ten olup olmadığımızı soruyorlardı.” Bu araştırmanın daha enteresan sonuçlarına, kendi değerlendirmelerimize, Avrupa gençleri açısından bu araştırmanın ne anlam ifade ettiğine diğer yazılarda devam edelim.

Türkiye’de ücretsiz İlahiyat okuma imkânı

D

iyanet İşleri Başkanlığı, yurtdışında yaşayan Türk toplumunun çocuklarına ülkemizde dini yükseköğrenim imkânı sağlamak üzere Uluslararası İlahiyat Programı yürütüyor. Bu şekilde Türkiye’de eğitim gören öğrenciler okul ve barınma için hiçbir ücret ödemiyorlar. Eğitimini bitiren öğrenciler geldikleri ülkede din görevlisi olarak çalışabilecekler. Böylece o ülkenin dilini, kültürünü bilen din görevlileri istihdam edilmiş olacak. Başvurular 25 Nisan’a kadar devam ediyor. Başvuru şartları arasında 25 yaşından küçük, bekâr ve Türk vatandaşı olmayan lise mezunları başvuruda bulunabiliyor. Ayrıntılı bilgi için www.atib.at tel: 0680 502 10 47, 01 334 62 161

Gençler İmam-Hatipliler, anneleri Dünya birincisi oldu umreye İ götürüyor V

mam Hatip Lisesi öğrencileri bu yıl ilk kez katıldıkları münazara yarışmasında dünya birincisi oldular. Katar Devleti tarafından her yıl Katar Foundation bünyesinde düzenlenen “Liseler Arası Arapça Münazara Yarışmaları”na bu yıl ilk defa katılan Türkiye Milli Takımı 22 ülke arasından dünya birincisi oldu. 23-26 Mart 2014 tarihleri arasında Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen ve 22 ülkeden liseli gençlerin katıldığı yarışmaya ülkemizi temsilen katılan Uluslararası Fatih İmam Hatip Lisesi öğrencileri finalde Yemen’i eleyerek dünya birinciliğini aldılar.

iyana’da gennçler umreye gitme imkânı olmayan yaşlıları umreye götürmek için kampanya başlattı. ATİB 12. Viyana gençlik teşkilatı tarafından başlatılan kampanya ile yaklaşık 20 annenin umreye götürülmesi hedeflendi. Bu güzel kampanyaya şirketler ve vatandaşlar destek oldu.


Nisan

18 SİNEMA

2014

Nuh: Büyük Tufan

Sinema salonları bugünlerde epey hareketli. Hareketliliğin nedeni ise Hollywood’dan gelen yeni bir yapım. Uzun zamandır epik türde eser vermeyen sinema merkezi, karşımıza üzerinde çokça konuşulacağa benzeyen bir yapımla çıktı: Nuh: Büyük Tufan.

Y

önetmeni, oyuncuları bildik isimlerden. Filmin konusu ise hemen bütün inanışlarda karşılığı bulunan bir hikâye: Tufan. Filmin oyuncu listesi kalitesine dair bir fikir veriyor; hikâyesi ise gerçekten merak uyandırıcı. Film şu günlerde sinemalarda gösteriliyor. Ancak daha gösterime girmeden epey tartışma yaratan film, bugünlerde daha da çok tartışılır hale gelmiş bulunmaktadır. Hatta filmin gösterimi Müslümanların çoğunlukta olduğu bazı memleketlerde yasaklandı. Yasaklanmayanlarda ise oldukça rahatsızlık uyandırmış bulunuyor. Peki, bu durumu nasıl anlamalıyız? Olan biteni nasıl değerlendirmeliyiz? Filme nasıl bakmalı ve nasıl tepki göstermeliyiz? Hiç kuşkusuz kimseye akıl verecek değiliz. Herkes elbette ne yapacağını, nasıl davranacağını bilir fakat böyle meselelere karşı belki bir yaklaşım teklif edebiliriz diye düşünüyoruz. Çok kimsenin şaşkın kaldığı böyle bir meselede, benzer vakıalar için de uygulanabilecek bir yaklaşımı tartışmaya açabiliriz diye sanıyor, umuyoruz…

Bir Sanat Eserine Yaklaşım Kılavuzu Sanat eserleri ait olduğu, içinden çıktığı medeniyetin, kültürün, insan modelinin, şehir hayatının, düşünce tarzının bir verimidir. Her sanat eseri içine doğduğu değerler dünyasının bir yansımasıdır, karşılığıdır. O değerler dünyasının işaretlerini, sembollerini taşırlar, o dünyanın bir aynasıdırlar. Bir yere ait sanat eserini, o dünyanın sesi olarak görmek gerekmektedir. Bir Süleymaniye Camiini Türk hayatıyla irtibatlandırmadan anlamak boş bir uğraşı olacağı gibi, bir Amerikan filmini de Amerika’yı var eden zihin yapısından, ruh dünyasından bağımsız ele almak anlamsız bir çaba olacaktır. Bir sinema eserini de, o filmin var olması için mali olarak destekleyen ekonomik işleyişten, onu çeken yönetmenin ideolojik rezervlerinden, o filmde yer alan oyuncuların kimliklerinden bağımsız ele almamak gerekir. Bunları dikkate almaksızın konuşmak, bizi zeminsiz kılacaktır. Müslümanların mütemadiyen bazı sanat eserlerinden yahut bir karikatürden dolayı rahatsız olduklarını görmekteyiz. Meşhur karikatür krizini hatırlayınız. Türkiye’de cereyan eden küçük birkaç hadisenin haricinde, handiyse diğer bütün Müslüman memleketlerde büyük protestolar olmuştu. Kuşkusuz bu olaylar bize canlı olan bir duyarlılığı göstermektedir. Müslümanlar, böylesi işler üzerinden şahsiyetlerine, dinlerine hakaret edildiğini düşündüklerinden, değerlerine sahip çıkmak istemektedirler. Bunu bir yanıyla böyle de okuyabiliriz. Fakat diğer taraftan bu tepkiler

gereksiz bir hassasiyetin de göstergesi durumundadır. Böyle örnekler üzerinden Müslümanlar, koca İslam dünyası kendilerinden olmayan isimler tarafından kolayca manipüle edilmekte, büyük kitleler kaliteli ya da bayağı işlerle kolayca mobilize edilebilmektedir. Bunda yalnızca bir duyarlılık değil, maalesef çocukça bir saflık yahut yetişkine mahsus bir aldanış da bulunmaktadır. Oysa böyle durumlar söz konusu olduğunda en azından tepkisiz kalmakta, muhatap olarak kabul edilmek istenen tarafı yok saymakta fayda vardır diye düşünüyoruz. Kaldı ki muhatap alalım ya da almayalım, herhangi bir şeye gereğinden fazla ehemmiyet vermenin zaten sorunlu bir yaklaşım olduğunu herkes kabul edecektir.

Filmin konusu ve etkileri Nuh: Büyük Tufan filminin konusu, Nuh peygamberin hayatını içermektedir. Bu noktada filmin çizdiği peygamber portresi oldukça dikkat çekmiş ve fakat Müslümanlar arasında da rahatsızlık yaratmıştır. Oysa meseleye bizce şuradan bakmak gerekmektedir: Filmin yönetmeni bir Yahudi. Oyuncuları ise Hıristiyan. Yani filmin hem yapımcısı hem de oyuncuları Ehli Kitap. Yani bozulmadan önce vahye muhatap olan bir gelenekten geliyorlar. Bizim bildiğimiz bazı hikâyeleri onlar da biliyorlar. Mesela Musa peygamberin hikâyesinden ya da

Nuh, İsa, Âdem peygamberlerin isimlerinden haberdarlar. Peygamber hikâyeleri ehli kitap sayılanlar tarafından az çok bilinmektedir. Kaldı ki Musa peygamberin hikâyesinin varyasyonları kimi Uzakdoğu anlatılarında bile bulunmaktadır. Bu da vahyin, ilahi bilginin her kadim kültürde bir karşılık bulduğuna delil sayılabilir. Dolayısıyla bir Hıristiyan’ın ya da bir Yahudi’nin Nuh peygamberin hayatını filme konu etmesi son derece doğaldır. Neticede onlar kendi bildikleri bir hikâyeyi, ismi Nuh ya da Musa olsa da bir peygamber modelini beyazperdeye aktarmaktadırlar. Bunun biz Müslümanlarla bir ilgisinin olmadığını düşünmemiz gerekmektedir. Diğer yandan, böylesi gerekçelerle mobilize olan Müslüman bir kitlenin herhangi bir batılı sanatçının yaptığı ‘’hatadan’’ hareketle teyakkuza geçmesi, o ismin gereğinden fazla, hatta gereksiz yere ciddiye alınmasını sağlamaktadır ki bu dışarıdan Müslümanlar açısından ortaya çok acıklı bir resim çıkarmaktadır. Bizce, bir sanat eserini ele alırken, ciddi bir çalışma ise gerektiği kadar ilgi göstermek, ciddi bir çalışma değil ise eseri görmezden gelmek kâfi sayılmalıdır.

Filmin yönetmeni ve oyuncuları Filmin yönetmeni daha önce de

“Requiem for a dream” ve “Pi” filmlerinden tanıdığımız Darren Aronofsky. Her iki film de son derece dikkate değer, alternatif yapımlardı. Bilhassa “Requiem for a dream” filmi, uyuşturucu meselesini çok rahatsız edici, çok sert bir tarzda ele almış, ilgi çekmişti. Biz henüz Nuh: Büyük Tufan filmine bakamadık fakat bu iki filmi de izlemenizi tavsiye ederiz. Filmin oyuncuları ise oldukça sıkı isimlerden oluşuyor. Başta Russell Crowe olmak üzere, Anthony Hopkins, Jennifer Connelly gibi isimler yer almaktadır. Russell Crowe’u genel sinema izleyicisi zaten biliyordur. Gladya-

tör filmi oyuncunun parladığı ve Hollywood’un önde gelenlerinden biri olduğunu ispatladığı filmidir. Yani filmin oyuncu kadrosu ve yönetmenlik koltuğunda oturan ismi gayet iyi. Biz filmi izlemedik ancak yönetmenin önceki eserlerinden hareketle en kısa sürede izlemeyi düşündüğümüzü de belirtmek isteriz. İçeriği, muhtevayı fazla ciddiye almayın deriz. Hiç kuşkusuz altı üstü bir film ile hakikat manipüle edilemez. Yeter ki bizde hafıza canlı olsun, itikat mutlak olsun, birliğimiz muhkem olsun… Çok canınız sıkılırsa izlemezsiniz, birkaç hafta sonra mesele de unutulur gider, geriye yine yalnızca sahici olan kalır…


Nisan

TARİH 19

2014

Mehter Marşı’nın Tarihi Bir milleti var eden nedir? Bu soruya birden çok cevap verilebilir. Millet kimi için bir ülkü birliği temin etmiş; kimi için de bir arada yaşama becerisi gösterebilen topluluktur. Benzer yorumlar da yapılabilir ki her biri belki sorunun bir veçhesini izah edecektir.

P

eki, bir milleti hangi değerler bir araya getirir? Bu soruya da birden çok cevap verilebilir fakat biz bu yazıda en görünür olan hususiyetlerden birini, musikiyi ele alacağız. Milletimizi tıpkı İstiklal Marşı gibi, Yunus Emre gibi, Karacaoğlan gibi bir araya getirebilen değerlerden biri olan Mehter Marşı’nı ele alacağız.

Mehter Marşı Nedir? Mehter, Osmanlı askeri müziğine verilen addır. Çoğul olarak kullanıldığında Mehteran denir. Bilinen ve geleneği olan en eski musiki türlerinden biridir. Mehter müziğinin çok güçlü bir sesi vardır. Osmanlı devletinin güçlü zamanlarının haşmeti, Türk milletinin savaşçı tabiatı bu müzikle ses bulurdu kendine. Buna eski zamanlarından bir örnek olarak İstanbul’un fethini örnek verebiliriz. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un önlerinden surları aşmaya çalışırken Mehter takımını da getirtmiş ve 300 kişilik bir takım kurdurmuştur. 300 kişilik bir müzik ordusu düşünün ki bunun 100 kadarı zurna çalıyor, 70 kadarı da davul çalıyor… O sahada bu müziğe dayanacak bir yürek bulunur muydu? Mehter takımının kuruluşuna dair pek güçlü bir malumatımız yoktur ancak 1. Murat döneminde bir ocak olarak teşekkül edildiği söylenir. Bu da yaklaşık 14. Yüzyılın ortalarına denk gelmektedir.

Mehter Marşı: Ceddin deden, neslin baban Hep kahraman Türk milleti Orduların pek çok zaman Vermiştiler dünyaya şan Türk milleti, Türk milleti Aşk ile sev milliyeti Kahret vatan düşmanını Çeksin o melun zilleti

Mehter Osmanlı askeri teşkilatının bel kemiği durumundaki Yeniçeri ocağının bir parçasıydı. Yeniçeri teşkilatı, Osmanlı Devletinin dominant ve en güçlü askeri birliğidir. Mehter takımı da Yeniçerilerle birlikte savaşlarda yer alan bir birliktir. Mehter takımı, sefere çıkan askerin halkı selamlamasında yer alır, sonra yol boyunca mütemadiyen askerlere moral verir ve nihayet saldırı anında güçlü tempo tutarak adeta savaşın da nabzını tutardı. Asker için bu musikinin sesi güç demekti, dua demekti…

Mehter’de yer alan çalgılar Mehter müziğinde çeşitli enstrümanlar yer alır. Bunlar vurmalı ve üflemelilerdir. Üflemelilere örnek olarak şunlar sayılabilir: Zurna, Boru, Kurrenay, Mehter düdüğü… Vurmalılara ise Davul, Kös, Nakkare, Zil, Çevgan gibi enstrümanlar örnek verilebilir…

Mehter marşının önemi Müzik bir milletin hafızasıdır. Bir melodide, o melodiyi doğuran dünyanın sırları saklıdır. Yahya Kemal musikinin ehemmiyetini Klasik Türk Müziği üzerinden şöyle izah etmektedir:

Mehter Marşı Tuna nehri akmam diyor Etrafımı yıkmam diyor Şanı büyük Osman Paşa Pilevne’den çıkmam diyor. ‘’Çok kimse anlamaz eski musikimizden, Ve ondan anlayamayan, bir şey anlamaz bizden…’’ Mehter marşı milletimizin eski dönemlerdeki asaletini ve yiğitliğini ifade eden müziktir. Melodisinde milletimizin coşkun ruhu da akar. Güçlü ritminde topraklarımızın yazgısı da ses bulur kendisine… Mehter bugün ile geçmiş arasındaki müzikal rabıtadır. Milletimizin yaşadığı birçok olumsuz tecrübe bulunmaktadır. Bunlardan biri de kendisine ait olmayan müziğe maruz bırakılmasıdır. Bu maalesef Osmanlı döneminde de olmuştur, Cumhuriyet döneminde de. Mehter her iki dönemde de yaşanan olumsuzlukları adeta silen, temizleyen bir etkiye sahiptir.

Musiki, devamlılığın, evveli olan, geleceği bakan bir iradenin sesidir. Mehter de milletimizin dünyaya kudretli zamanlarından bakışının ifadesidir. Varlığı umut vermektedir.

Mehter takımının kaldırılması Modernleşme tarihimiz çok acıklı tecrübelerle doludur. Bunlardan en hüzünlü olanı belki de Yeniçeri ocağının kaldırılmasıdır. Yeniçeri ocağı Sultan 2. Mahmut zamanında kaldırılmıştır. Enteresan bir şekilde ilgası hem Osmanlı idarecileri, hem de batılılarca hayırlı görülmüştür. Çok şiddetli bir saldırı ile İstanbul’da büyük bir katliam yapılmış ve Osmanlı devleti kendi askeri teşkilatının askerilerini birkaç gün içinde yok etmiştir.

Yeniçeri ocağı, her şeyden önce yapısıyla ve misyonuyla değişimin, modernleşmenin önündeki en önemli engel olarak görülmüştür. Misyonuyla Osmanlının fetih zamanlarına ayarlı bu teşkilat artık değişimi, batılılaşmayı arzulayan Osmanlı devletince zararlı kabul edilmekteydi ve yok edilmesi de bu gerekçeyle gerçekleştirilmişti. Mehter takımı da Osmanlı’nın güçlü zamanlarına ait bir ses olduğu için, o da Yeniçeri ocağı ile birlikte kaldırılmış, çalgıları dahi kırılarak yok edilmiştir. Yerine İtalyan bir şef tarafından senfoni takımı kurdurulmuştur. Mehter takımı, İttihat Terakki partisi iktidara gelince, Türk milletinin hafızasındaki ehemmiyetine binaen tekrar kurulmuş, meydanlara geri gelmiştir.

Düşman Tuna’yı atladı Karakolları yokladı Osman Paşa’nın kolunda Beş bin top birden patladı

Mehter Marşı Estergon Kâl’ası bre dilber aman Subaşı durak aman Kemirir gönlümü bre dilber aman Bir sinsi firak. Gönül yar peşinde bre dilber aman Yar ondan ırak aman Akam Tuna akma bre şahin aman Ben bir dertliyim. Yar peşinden amanda gezer Koşar yandım kara bahtlıyım.


20 NÜKTELER VE KARİKATÜRLER

Nisan 2014

NÜKTELER & KARIKATÜRLER Fatih Niye Üstün Napolyon, S. Helen adasında sürgün bulunduğu sırada; -”Fatih mi yoksa siz mi büyüksünüz?” Sorusunu soranlara şöyle cevap vermişti: -”Büyüklükte ben onun çırağı bile olamam. Çünkü ben, kılıçla zaptettiğim yerleri henüz hayattayken geri vermiş bir bedbahtım. O ise; fethettiği yerleri nesilden nesile intikal ettirmenin sırrına ermiş bir bahtiyârdır.”

Her Türüne Karşıyız Anadolu kasabalarından birinde jandarmalar bir eve “kitap baskını” yapıyor. Jandarma timinin başındaki astsubayın dikkatini, duvara çivilenmiş birkaç raftan ibaret kütüphanede bir kitap çekiyor: “Bir Anti-Komunistin Mücadelesi” Komutan kitabı eline alıp soruyor: “Bu tür kitapların yasak olduğunu bilmiyor musun?” Ev sahibi: “Komutanım, ben anti-komünistim, zaten kitap da öyle.” Komutan, külyutmaz bir ifadeyle cevaplıyor: “Farketmez, biz komünizmin her türüne karşıyız.”

Toplu Sözleşme Toplu sözleşme pazarlığından yeni çıkmış sendika başkanı, salonda toplanmış işçilere ateşli bir nutuk çekmektedir: - “Yoldaşlar! Yönetimle yeni bir sözleşme yaptık. Bundan böyle haftanın dört günü daha çalışmayacağız!” Kalabalık, - “Yaşasıııın!” diye bağırır. - “Çalışma saatimiz beşte değil, dörtte bitecektiiir!” - “Yaşaaaaaa!” - “Çalışmaya dokuzda değil, onbirde başlayacağız!” - “Helaaal!” - “Maaşlarımız yüzde 150 artacaktııırrr!” - “Vaaaaaauuuuuvvvv!” - “Yalnızca Çarşambaları çalışacağız!” Bu sözün ardından derin bir sessizlik olur. Derken arkalardan bir ses duyulur: - “Her çarşamba mı?”

İşte Politika Budur Bir bürokrat yoksul bir adamı ziyarete gitmiş demiş ki: “senin oğlana bir eş bulalım, zamanı geldi artık.” Adam: “ben hayatımda oğlumun işine karışmadım.” demiş. Bürokrat: “ ama demiş bu kız Rahmi Koç’un kızı” deyince Adam: “aaaa… Tamam, o zaman” demiş ve durumu kabul etmiş” Sonra bizim bürokrat Rahmi Koç’un evine gitmiş: “ kızınız için harika bir koca adayı buldum” demiş. Rahmi Koç şaşırarak: “ ama benim kızım daha çok küçük” diye itiraz etmiş. Bürokrat: “ ama bu genç adam DÜNYA BANKASI’nda başkan yardımcısı” deyince. Kızın babası: “ aaaa... Tamam, o zaman” diyerek duruma hemen razı oluvermiş. Sonunda bizim bürokrat DÜNYA BANKASI başkanını ziyarete gitmiş ve demiş ki: “başkanım, size harika bir başkan yardımcısı adayı buldum” Başkan: “ iyi ama benim zaten ihtiyacımdan fazla yardımcım var” deyince Bürokrat: ama bu Rahmi Koç’un damadı” demiş. Başkan da “ aaaaa... Tamam, o zaman” demiş. İşte politika budur...


ÇENGEL BULMACA

ÇENGEL BULMACA Bosna Hersek‘in ilk Cumhurbaşkanı Aliya ... (B)

Soyluluk, ululuk, asalet

Her türlü maddeyi oluşturan çok ince ve uzun parça

Lifleri dokumacılıkta kullanılan bir bitki

Şeref, haysiyet

El ustalığı isteyen işler

Kolayca düzgün söz söyleme durumu

Soluk

Kar fırtınası

Zariflik, incelik

Gerçek, doğru

Protaktinyum elementinin simgesi

Kalıtım bilimi

A

Bir şehir veya ülkeyi savaşarak alma Engel Bütün olarak, büsbütün

Karışık renkli Anahtar

Ham maddeyi işleyip mal üretme

Telefon sözü

Kalın ve kaba kumaş

İşkil, şüphe, kuruntu Adale

İç, içeri

Tahmin

Bir nota

Irkının katışıksız özelliklerini taşıyan

Etki eden şey, faktör

Çelik dolap Tat alma organı

Gümüş elementinin simgesi

Almanca‘da evet

Kırmızı Köken bilimi

Bir ağırlık ölçüsü birimi

Divan edebiyatında bir söz sanatı

Bir hücreli hayvanların bir takımı

Şikâr

B

Hikâyecik

Çok anlayışlı ve sezgilikimse

Uzaklık anlatır

Gösteriş, çalım Gösterinin her bir bölümü

Yeni yetişen ağaç

Ad

İç yan, iç bölüm Asalak olarak yaşayan küçük hayvan, sakırga Doğuda, su taşımak için kullanılan alet Ağabey

Ing. amper Tanelerini ayırmak

Gözleri görmeyen kimse

Toplumsal sınıfların her biri

Evine, ailesine çok bağlı (kimse)

İlişkin, ilişik, ilgili

Kesinlikle, elbette

Bir sayı

Duman lekesi

Emek vermeden sağlanan kazanç

Polanyum elementinin simgesi

Küçük bitki, esrar

Ziyan, mazarrat

Düşkünlük, heves

Zahmet, meşakkat

Sunma

C

Yapmak zorunda kalınan şey, boyun borcu

Ünlü yazar, düşünür. ... Özel (Resim C) İlave

İffetli (kadın) Eşi olmayan

Bir nota

Uzaklaşmak

Kısaca Anadolu Ajansı

Ateş Topluluk, halk Ünlü, yazar (Resim A)

Random Access Memory High Frequency (kısaca)


Nisan

22 KİTAP TANITIMI

2014

Ev kazası geçiren çocuğa Su içmezseniz başınıza bunlar uygulanacak ilk yardım Ev kazaları ve yaralanmaları, özellikle yetişme çağında olan ve oldukça hareketli yapıdaki çocukların ailelerine büyük endişe gelebilir yaşatıyor. İşte ailelerin bu endişelerini giderecek kurallar... Düşme ve çarpmalara karşı alınabilecek önlemler

Y

eterli yağış olmaması nedeniyle tarım alanları başta olmak üzere tüm yaşamı tehdit eden susuzluk, yanındaki sürahide öylece durduğu halde yeterince su içmeyen insanlarda geri dönülmez hasarlara yol açıyor. Günde ortalama 8 bardak su içmemiz gerekirken vücudumuz 10 bardak su kaybediyor. Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, beyninin %75’i, kanının %92’si, kaslarının %75’i, kemiklerinin %22’si sudan oluşan insanın vücudu susuz kaldığında meydana gelen hasarları tespit etti. İşte yeterince su içmemenin yol açtığı 11 rahatsızlık:

Vücudumuz susuz kaldığında neler olur? Yorgunluk: Su vücudunuzdaki en önemli enerji kaynaklarındandır. Dehidratasyon (susuz kalma) vücudu yavaşlatan enzimatik aktiveteye sebep olarak yorgunluk ve halsizliğe yol açar. Aastım ve alerjiler: Dehidratasyona maruz kalan vücut sudan tasarruf etmek için havayollarını daraltıyor. Siz daha susuz kaldığınızı hissetmeden histamin bu durumun farkına varıyor ve salgısını arttırıyor. Yüksek kan basıncı: Vücut normalde tam olarak su ihtiyacını karşıladığında kanın %92›si sudur. Vücudun susuz kaldığı zamanlarda ise kan kalınlaşarak akışı sırasında dirence sebep olur ve buda kan basıncının yükselmesi ile sonuçlanır. Cilt problemleri: Dehidratasyon deri yoluyla toksinlerin atılmasını bozmakta ve her türlü cilt problemi için savunmasız hale getirmektedir; dermatit, sedef, kırışıklık… Yüksek Kolestrol: Vücut susuz kaldığında kolestrol seviyesini arttırarak hücreden daha fazla su kaybını önlemeye çalışır. Sindirim bozuklukları: Su ve alkali (kalsiyum ve magnezyum) minerallerin eksikliği gastrit, ülser ve reflü gibi birçok sindirim sistemi problemine yol açar.

Mesane ve böbrek problemleri: Toksin ve atık asit birikimi bakterilerin gelişmesi için ortam sağlar, buda böbrek ve mesanede inflamasyon, ağrı ve enfeksiyona daha yatkın olması ile sonuçlanır. Kabızlık: Suyun eksikliğinde, vücudun kritik fonksiyonları için su sağlama görevi kalın bağırsağındır. Su yetersiz kaldığında atık maddeler bağırsak içinde çok yavaş ilerlemeye başlar buda kabızlığa yol açar. Eklem ağrısı ve sertlik: Bütün eklemlerde büyük bir kısmı sudan oluşan kartilaj yastıkçıkları vardır. Vücut susuz kaldığında kartilaj zayıflar ve eklem tamiri yavaşlar böylelikle ağrı ve rahatsızlık hissi oluşur. Kilo alma: vücudunuz etkin bir şekilde toksinleri elimine edemez ve yağ hücrelerinin içinde saklar. Bunun yanında eğer vücut yeterli su ile toksinlerin güvenli bir şekilde atamıyor ise yağ hücresini serbest bırakmaz. Vakitsiz yaşlanma: Kronik olarak vücut susuz kaldığında, organlar ve hatta vücudun en büyük organı olan deride kırışıklık başlar ve erken yaşlanma belirtileri verir.

Bunları biliyormusunuz? Susadığınız zaman vücut (susuz kalmış) dehidrate olmuştur. Yemek öncesi içilen su porsiyonlarınız küçülmesine ve dolayısıyla daha kolay kilo kaybetmenize yardımcı olur. Araştırmalar göstermiştir ki eğer yıl boyunca su tüketiminizi günlük 1,5 litre olursa, extra 17.400 kalori yakarsınız bu da yaklaşık olarak 2 buçuk kiloya denk gelir. Sadece su içmeniz gerekir, diğer tükettiğiniz sıvıların bir kalorisi ve şeker içeriği vardır. Sadece suyun kalorisi ‘0’dır. Soğuk su içmek metabolizmanızı hızlandırır ve kalori yakar. Hızlanan metabolizmanın etkileri ilk 10 dakikada başlar ve 30-40 dakika sonra maksimuma ulaşır.

• 5 aylıktan itibaren bebekler yattıkları yerde dönebildiklerinden yüksek ve yanları çocuğun düşebileceği şekilde açık olan masa üzerinde, sedirde veya salıncakta uyutmayın ve yalnız bırakmayın. • Balkon demirlerini çocukların sarkmayacağı yükseklikte ve aralarından geçemeyeceği genişlikte yaptırın. • Emekleyen ve yeni yürümeye başlayan çocukları balkon, duvar üstü, merdiven başı veya dam üzerinde tek başına bırakmayın. • Çocuklar takılıp düşeceğinden, odalarda halı uçlarının kıvrık olmamasına, zeminin ayağa takılacak bir şeyler içermemesine dikkat edin. Mutfak, tuvalet, banyo gibi kaygan zeminleri ıslak tutmayın. • Merdiven başları ve kapı girişlerini iyi ışıklandırın. • Çocuğunuza küçük veya büyük olmayan, uygun ayakkabılar giydirin. • Çocuğunuzun yatağının yanlarına uygun yükseklikte, düşmesini önleyecek parmaklık yaptırın.

• Korkuluk arasındaki mesafe 2.5 santimden dar, 6 santimden geniş olmamalıdır. • Çocuk odasının zemini toz tutucu halı vb. malzeme ile kaplanmamalıdır. Kolay temizlenen ve toz tutmayan malzemeler tercih edilmelidir. • Aydınlatma tavandan veya duvardan yapılmalı, lambader kullanılmamalıdır. • Odada mevcut sivri köşe ve kenarlar koruyucu ile kaplanmalı, kapılara menteşe ve her iki tarafına da parmak koruyucu uygulanmalıdır. • Sallanan koltuk gibi hareket eden eşyalar bulundurulmamalıdır. • Yüksekte olan alt değiştirme masası 1 yaşından sonra kullanılmamalıdır. • Yüksek dolaplar duvara sabitlenmelidir. • Çekmece ve dolap kapaklarına çocuk kilidi uygulanmalıdır. • Sarkan kablolar, kablo kanalı içine alınmalı ve prizler priz koruyucu ile güvenli hale getirilmelidir.

Salon veya oturma odasında alınması gereken önlemler:

Düşme ve çarpmalarda Çocuklar keşif dönemlerinde, evin yapılacak ilk müdahale: bütün alanlarını keşfe çıkar, özel• Kaza geçiren çocuk ağlamıyorsa, şuuru yerindeyse ve ellerini, kollarını normal hareket ettiriyorsa hiçbir müdahalede bulunmayın. Fakat 24 saat hareketlerini gözlemleyin. • Kazadan sonra 24 saat zarfında, yarım saat, 2 ya da 1 saat içinde 3’ten fazla fışkırır tarzda kusma, dalgınlık, sürekli uyku hali, solunum sıkıntısı, karın ağrısı, renk solukluğu veya havale geçirme gibi bulgular olursa mutlaka bir sağlık kuruluşuna götürün. • Yüksekten düşmelerde yukarıda sayılan belirtiler olmasa bile kırık çıkık veya bir iç kanama ihtimali olacağından en yakın sağlık kuruluşuna götürün. • Kaza sonucu vücutta şişlik veya morluk oluşmuşsa üzerine buz veya soğuk suyla ıslatılmış bez koyarak daha fazla şişmesini önleyiniz. Ebeveynler doğru ve zamanında müdahale yapabilmek için ilkyardım eğitimi almalılar. Bütün bu riskleri enaz seviyeye indirgemek için evlerimizde alacağımız bazı basit tedbirler çok faydalı olacaktır.

Çocuk odalarında alınması gereken önlemler • Çocuk karyolasının konumu çok önemlidir. Örneğin; pencere ve klima önü gibi doğrudan hava hareketi olan yere koyulmamalıdır. • Çocuk karyolası; priz, elektrik düğmesi, perde, perde ipine uzanamayacak konumda olmalıdır. • Çocuk karyolası tekerlekli ise emniyet kilitli olarak sabitlenmelidir. • Keskin kenar ve köşeleri olmamalıdır.

likle en çok eşyaların bulunduğu salon onlar için hazine gibidir. • Eşyalar; çocuğun yaşına göre konumlandırılmalı, örneğin oturma grubu hiçbir zaman pencere önüne konulmamalıdır. • Mekânda bulunan sivri köşe ve keskin kenarlar güvenli hale getirilmeli, pencerelere çocuk güvenlik kilidi, kapıya parmak koruyucu takılmalıdır. • Kütüphane ve raflı dolaplar, duvara sabitlenmeli, TV ve elektronik aletler de özel güvenlik ürünleri ile sabitlenmeli ve koruma altına alınmalıdır. • Büfe ve dolaplardaki çekmece ve dolap kapakları güvenlik kilitleri ile güvenli hale getirilmeli, varsa tüm cam yüzeyler güvenlik filmi ile kaplanmalıdır. • Yutulabilecek boyuttaki objeler, çocuğun ulaşamayacağı yere koyulmalıdır. • Sabit ve uzatmalı prizler, priz koruyucu ile kapatılmalıdır. • Saksı ve süs bitkilerindeki topraklar saksı toprak koruyucusu ile korunma altına alınmalıdır. • Etrafta zemini kaygan hale getirecek magazin ve dergi yaprakları kayma sebebi olacağından bulundurulmamalıdır.

Mutfakta alınması gereken önlemler: Kazaların çoğunun yaşandığı mutfaklar, bebek ve çocuklar için en çok tehlike arz eden mekânlar arasındadır. Burada alınabilecek önlemler ve dikkatli olunması gereken noktalar ise şunlardır; • Ocak ve fırın için ocak bariyeri ve fırın için fırın kilidi kullanılmalı, mümkün olduğu kadar deterjan ve

benzeri temizlik ürünleri dolapların alt gözlerine konulmamalı, konulmak zorunda ise mutlaka çocuk güvenlik kilidi kullanılmalıdır. • Çatal, bıçak ve benzeri mutfak eşyalarının bulunduğu dolap ve çekmeceler, çocuk güvenlik kilidi ile güvenli hale getirilmelidir. • Buzdolabı için buzdolabı kilidi kullanılmalı, buzdolabı kapağına mıknatıslı magnetler iliştirilmemelidir. • Mutfak tezgâhı ve benzeri keskin köşe ve kenarlar; köşe ve kenar koruyucusu ile kapatılmalıdır. • Mutfakta masa varsa, uzun masa örtüsü kullanılmamalıdır. • Su sebili varsa sıcak su bölümü iptal edilmelidir. • Bulaşık makinesi için kilit kullanılmalıdır. Bulaşık makinesine yerleştirilen çatal-bıçak gibi sivri ev aletleri sivri tarafı aşağı gelecek şekilde yerleştirilmelidir. • Mümkünse çocuk emniyetli ocak kullanılmalıdır. Balkon veya bahçede alınması gereken önlemler: • Balkon kapısına çocuk güvenlik kilidi konulmalı, ayrıca balkon parmaklık aralıklarının özelliklerine göre file veya pleksi koruyucu uygulaması yapılmalıdır. Ancak balkonda masa, sandalye gibi eşyalar var ise, çocuk yalnız bırakılmamalıdır. Üzerine çıkıp aşağıya sarkabilir. • Bahçede bitkilerin çocuğa zarar vermeyecek türleri seçilmeli, böceğe karşı ilaçlama yapıldıktan 48 saat sonra çocuk bahçeye çıkarılmalıdır. • Bahçe çiti çocuğun aşamayacağı şekilde olmalı, bahçe çitinin yanında çocuğun tırmanabileceği ağaç olmamalıdır. • Bahçede yüzme havuzu varsa, kesinlikle standartlara uygun havuz güvenlik bariyeri kullanılmalıdır. Kaynak: Haber7

Kahverengi yumurtalar beyazlara göre daha besleyici midir? Hayır. Yumurtanın kabuk rengi tavuğun cinsiyle alakalıdır. Kahverengi ve beyaz yumurtalar besleyicilik yönünden aynıdır.


Nisan

ÇOCUK DÜNYASI

2014

KOMİK BİLMECELER 1. Çok iyi göbek atan kazana ne denir? C: İyi oynayan kazansın. 2. Mantarlar neden şemsiye şeklindedir? C:Yağmurlu yerlerde yetiştikleri için. 3. Bir kamyonu, tek eliyle kim durdurabilir? C: Trafik polisi.

23

4. Bize ait olduğu halde başkalarının kullandığı şeye ne denir? C: Adımız.

C: Ağrı

5. Bisiklet ne zaman uçak kadar hızlı gide? C: Uçağa bindiği zaman.

9. Adam şampuanı saçlarını ıslatmadan kullanmış, neden? C: Çünkü şampuanın üzerinde “kuru saçlar için” yazıyormuş.

6. Bir Japon ne zaman ‘merhaba’ der? C: Türkçe öğrendiği zaman. 7. En çok ilaç hangi ilde satılır?

8. En temiz böcek hangisidir? C: Hamamböceği.

10. Yarım elma neye benzer? C: Diğer yarısına.


TARİH


Yeni Hareket Gazetesi Nisan 2014  

Avusturya'da Aylık Türkçe Gazete. Türkische Unabhängige Zeitung in Österreich.

Advertisement
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you