Issuu on Google+


<< insan ne okursa odur >>

Militan Modernizmin Kitab覺.indd 1

13.03.2013 22:16:47


Pratik insanların, “bu denendi ve sonuç başarısızlık” diye bir sözü vardır. Demek başarısızlığa uğradı, öyle mi? Şimdiye kadar sonsuzluk piyanosunda bir Hakikat parçasını çalan herkesin ilk başta yanlış notaya basmadığını mı sanıyorsunuz? Başarısız oldular! Evet. Parmaklarınız bir bebeğin parmakları olduğu sürece, inanın, sonuç elli kere daha başarısızlık olacak. Sizin işiniz parmaklarınızı düşünmek değil, yazılı notalara bakmaktır. İnsanlar batonla ilk kez yürümeye çalıştığında, onları hep yanlış kullanırlar. Doğru kullanım şeklini gösterdikten sonra uygulamaya geçtiklerinde önce beceriksizce düşer ve bacaklarını ovarak kalkarlar. Eğer bunlar ‘pratik’ insanlar olsalardı, ciddi bir tavırla hemen “Bu denendi ve sonuç başarısızlık” derlerdi. Ama buz üstünde yürümeye aday çoğu kişinin içinde bir tür şiirsellik vardır, pratik olmayan bir şekilde “Hımm, yeniden deneyelim” derler ve böylece “inançla yürüyerek” birkaç kere daha yuvarlanıp düştükten sonra, bir buzulu geçmeyi başarırlar.

John Ruskin, “İdealistler için bir Savunma” (1853) 1

Bu kitap Southampton Kent Konseyi Mimarlar Bölümü’ne ithaf edilmiştir.

1

A Book of Ruskin, editör: E. M. Hewetson (Thomas Nelson, 1940), s. 87-8.

Militan Modernizmin Kitabı.indd 7

13.03.2013 22:16:48


İleri! (Ama Unutmadan) İzlerin Üzerinden Geçmek İzleri Silin. Yaratmak için yok edin. Eskinin harabelerinin üstüne yeni bir dünya inşa edin. Genellikle bunun bir Modernist buyruk olduğu düşünülür, ama peki ya yeni toplum asla ortaya çıkmazsa ne olacak? Gelecek konusunda aldatıldık, bununla birlikte geleceğin harabeleri çevremizde saklı ya da görkemli bir çürüme içinde. Öyleyse, geleceğin kalıntılarını aramak ne anlama geliyor? Walter Benjamin’in deyişiyle “izler olmadan yaşamak” isteyenlerle ilgili ipuçlarını ortaya çıkarmak mı? Ütopyayı, kazıyıp ortaya çıkarabilir miyiz, bunu yapmalı mıyız? Bunu yapmak Modernizm’in kendisinin sonuncu, acı bir ihaneti olabilir. Modernizm’de her zaman çeşitli yaklaşımlar olagelmiştir, ama gösterilen ilgi nedeniyle bunlardan her zaman en başat olanlardan biri Bertolt Brecht’in 1926 yılı basımlı Şehirde Oturanların Okuma Kitabı’ndaki “izleri silin!”dir. Bu nakarat üzerine Benjamin’in açıklaması 1933 yılı basımlı, fragmanlardan oluşan “Kısa Gölgeler” başlıklı yazısındadır. Açıkçası, Benjamin’in “silmek” istediği burjuva estetiğini oluşturan boğucu tarihselci döküntü yığınıydı.  Benjamin, lüks dairelerde yaşamanın, alışkanlıklarla oluşturulan izler bırakmaktan başka bir şey olmadığını yazıyordu. “En ufak bir şey bile kırıldığında gösterilen öfke belki de yalnızca, ‘dünyada yaşadığı günlerin izlerinin’ silindiğini hisseden bir kişinin tepkisiydi. Bu kişinin minderlerde ve koltuklarda, akrabalarının fotoğraflarında ve sahip

Militan Modernizmin Kitabı.indd 9

13.03.2013 22:16:48


10 l Militan Modernizm

1.

Weston Shore, Southampton.

olduğu eşyaların astarlarında ve süslü tuvalet çantalarında bıraktığı ve ölü küllerinin saklandığı kapların olduğu salonlar gibi odalarının tıka basa dolu görünmesine neden olan izler.”1 Ama Modernizm’in acımadan silmek için yola çıktığı şey tam da budur: “Yeni mimarlar, cam ve çelikle, iz bırakmanın zor olduğu mekanlar yaratmışlardır.” Daha sonra o berbat yılda kaleme aldığı “Deneyim ve Yoksulluk” isimli denemesinde Benjamin, artık hepsi modern mimarlığın “kahramanlık çağı” olarak nitelendirilen dönemin örnekleri ve izleri silmenin emsal mimarları olan Bauhaus, Le Corbusier ve Adolf Loos’tan söz eder; bu isimlerin kurduğu yeni dünyanın, düşmanlarına karşın hayatta kalacağı umudunu belirtir. Bütün benliğinde Modernizm’i içselleştiren Benjamin’in portresinde izlerin, abartılı bir biçimde, yeniden izale edildiğini görürüz: “Yıkıcı Karakter’in yalnızca bir şiarı vardır: yer açmak. Ve yalnızca tek bir etkinliği vardır: ortadan kaldırmak. Onun temiz hava ve açık alana gereksinimi herhangi bir nefretten daha güçlüdür.”2 Bununla birlikte Benjamin’in burada1 2

Walter Benjamin, Selected Writings, Volume Two, Part Two (Harvard, 1999), s. 701-2. age, s. 543.

Militan Modernizmin Kitabı.indd 10

13.03.2013 22:16:49


İleri! (Ama Unutmadan) l 11

ki övgüsü diyalektik ve çift taraflıdır. Sonuç olarak, izleri silmekte uzmanlaşan bu kişi baş suçludur. Benjamin’in yakın geçmişin üzeri camla kaplı geçitlerindeki gizli ütopyayı ortaya çıkarmak, tarihsel sürekliliği gözler önüne sermek için Paris Çarşıları üzerine yaptığı araştırmalarda olduğu gibi Modernizm’in bu yasadışı estetik kavramı, tam da “yeni cam kültürü”nün yok etmek istediği ezici eşya-dünyasına ait izleri, atık ürünleri ve döküntüleri toplama saplantısıyla bir arada var olur. Amaç bu rüyadan, çok sayıdaki fantazmagorik* ürünleriyle, rüyanın kendisinin vaatleriyle biçimlenen tamamen yeni bir dünyaya uyanmaktır. Eskinin biriktirilmesi, kopyalanması ve korunmasıyla oluşan düşsel, fantastik şehre kesin bir güvensizlik gösteren sayısız Modernist bildiri ve duyuru vardır. Bu güvensizlik, bugünün Avrupa caddelerinin manzarasına olduğu kadar 19. yüzyılın sonlarında ev dekorasyonlarına kadar uzanır. El Lissitzky, kendisine ait Wolkenbügel yani ‘yatay gökdelenler’ düşüncesi hakkında şunu belirtmişti: “kent; körelen eski bölümler ve büyüyen, canlı yeni bölümlerden oluşur. Bu karşıtlığı derinleştirmeliyiz.”3 Bu, yeni ve “körelen” eski kent arasındaki çelişkileri artıracak ve sonunda bu savaş eskinin ölümüyle sonuçlanacaktır. Marinetti ve Sant’Elia’nın Fütürist Mimarlığın Bildirisi’ndeki o ünlü yargıda olduğu gibi Modernizm kendini eski kentle var gücüyle savaşmaya adamıştır: “Evlerimizin ömrü bizden daha kısa olacaktır ve her kuşak kendi evini inşa etmek zorunda kalacaktır.” Bu, “arkitektonik çevrenin sürekli yenilenmesi” çağrısıydı.4 Benjamin’in devrimci kurtuluş kaygısıyla Fütüristlerin kısa ömürlü ürün fetişi arasında bir uçurum kesinlikle var, ama her ikisi de geçmişten kalan mirasa eşit derecede düşmandır. İzleri silmekle anla*

3 4

Fantazmagori: Walter Benjamin’in Pasajlar isimli çalışmasında modern meta dünyasını anlatırken kullandığı bir kavram -18 ve 19. yüzyılda bir tür büyülü fener kullanılarak duvar ya da yarı saydam yüzeyler üstüne korkutucu imgelerin düşürüldüğü bir tür tiyatro gösterisi. El Lissitzky, “A Series of Skyscrapers for Moscow” (1926); Catherine Cooke, Russian Avant Garde Theories of Art, Architecture and the City (Wiley, 1995) içinde, s. 198. Reyner Banham, Theory and Design in the First Machine Age kitabında yer alan alıntı (Butterworth, 1988), s. 134-5.

Militan Modernizmin Kitabı.indd 11

13.03.2013 22:16:49


12 l Militan Modernizm

tılan işte budur: Size yetişme fırsatına erişmeden önce eski dünyayı geride bırakmak. Eğer Modernizm’den kalanları saklamak istiyorsak, o zaman Modernizm’e her zaman karşı çıkmış insanlarla ister istemez işbirliği yapıyoruzdur: Avrupa’nın büyük bölümünü sıkıca pençesine almış kültürel miras endüstrileriyle. Müteveffa Martin Pawley’ye göre, sürekli devrimden korumacılığa geçiş sırasında Modernistler “işbirlikçi” oldular. Pawley, 1990’ların sonunda şunları yazmıştı: “Docomomo* gibi Modernist korumacı örgütler, modern miraslarını teslim etmek ve öyle olmadığı halde bunun sanat tarihinin sınıflandırma sisteminin içine bir biçem olarak alınmasını kabul etmek zorundaydılar. Karşılığında birçok modernist bina için müze statüsü elde ettiler. Bağışlanan mirasın bir parçasının gelecekte modernist yıkıntıların onarılmasında kullanılacağı vaadiyle bir zamanlar gurur duydukları devrimci araçları, eski rejimin saraylarının yanında kitlelerin zevkine hitap eden anıtlara döndürdüler.”5 Pawley’nin yaşlı imanlılara özgü küçümseyici bir bakışı olduğunu göstermeye çalışan Docomomo’nun yönetim kurulu başkanı Hubert-Jan Henket, 2000 yılında yayımlanan Selecting from the Register’da “Modern binalar uygarlığımızın sürekliliğine ve çeşitli kültürlere aittirler ve gelecek kuşakların yararına şu ya da bu biçimde korunmalıdırlar”6 diye yazdı. İyi ama Modernizm, (hepsinde değilse bile) bildirilerinin çoğunda görüleceği gibi, uygarlığımızın sürekliliği ve ilerlemenin kesintiye uğramayan geçit töreniyle hiç ilgili değildi. Onun içindir ki 19. yüzyıl süslemeleriyle yalın, çıplak beton duvar arasında anca on yılı bulan kırılma dönemi, bu kadar acımasızca kısa ve keskindi. Burada söz konusu olan hiç de “ilerleme” değildi, tersine, daha sonra ne kadarı birleştirilebileceğine bakılmaksızın, bir inkıta, bir ani kırılma, süreklilikten tamamen bir kopuştu. *

5 6

Docomomo: (Documentation and Conservation - Modern Movement) Hollandalı mimarlar Hubert-Jan Henket ve Wessel de Jonge’nin modern mimari ve şehircilik mirasını korumak için 1988 yılında kurduğu kâr amacı gütmeyen örgüt. Martin Pawley, Terminal Architecture (Reaktion, 1998), s. 98 ve 214. The Modern Movement in Architecture: Selections from the DOCOMOMO Register, editor: Cathrine Cooke ve Dennis Sharp (010, 2000), s. 7.

Militan Modernizmin Kitabı.indd 12

13.03.2013 22:16:49


Kemankeş Mahallesi Mumhane Caddesi No: 39/39 Karaköy 34425 Beyoğlu - İstanbul +90 212 244 48 87 info@habituskitap.com www.habituskitap.com

Militan Modernizmin Kitabı.indd 160

13.03.2013 22:17:30



Militan Modernizm