Page 1

PVDA, ARTIK TÜRKLERDE KAYBEDİYOR DENK’LE, HOLLANDA KAZANACAK TUNAHAN KUZU VE SELÇUK ÖZTÜRK, YENİ BİR ÇIĞIR AÇMAK İSTİYORLAR

3'te

Yıllardır Türk kökenli seçmenlerden kitlesel oy alan PvdA, son yıllarda tarihi düşüşler yaşıyor. Popülizmin pençesinde sürekli oy kaybeden PvdA, Türk oylarını da kaybediyor. Hollandalı Türklerin en az %40’ı PvdA’yı terkedip DENK’e oy verecek.

Lodewijk Asscher

HABER

ŞUBAT / FEBRUARI 2017

Yıl/Jaar : 8

ISSN:1879-9981

EN İYI N I N ’ A D N A L HOL

www.haber.nl

Sayı/Nr:

68

16 ve 17'de

AVRUPA TÜRKLERI, REFERANDUM SONUCUNU BELIRLEYECEK Türkiye Başkanlık sistemi için ma referandu gidiyor

GAZETESI

23'te

Seçimler gelip geçici, ama birliktelik kalıcıdır. Asgari müşterekleri gözardı etmeyelim. ASGARİ MÜŞTEREKLER, SAĞDUYU Modern zamanlarda yaşadığımız zor şartlarda insanların farklı düşünce ve fikirlerine saygıyı yitirmemeleri gerekir. 'Partilerimiz farklı olabilir, değerlerimiz ortak kalmalı!' çağrısıyla, aynı kara parçası üzerinde yaşayan tüm insanları sağduyuya, saygı düzleminde yaşamaya ve kendisi gibi düşünmeyenlere karşı tahammül etmeye davet ediyoruz.

Sayfa 4-6-8-10 ve 18'de

Hollanda, tarihinin en ilginç seçimlerini yaşıyor

telefoon: 010-2260373 e-mail: t.gumus@tolgaadvocatuur.nl

"Borçlarım var, çıkmazdayım!" diyorsanız... 3'te

M. FATIH KARAMAN

4'te

Aaaah içine tükürdüğüm politika ah! Bölünmenin anatomisi

İLHAN KARAÇAY

6'da

Kirlenen Siyasi Atmosfer

9'da

11'de

Diyanet hedefte

AHMET SUAT ARI 20'de

10'da

Gelecek Kaygısı ve Hitler Avrupası

50. AMSTERDAM TARTIŞMALARINDA HOTİAD İŞADAMLARI KONUŞTU

ARTIK BU TOPLUMUN BIR PARÇASIYIZ

YURT DIŞINDA BOŞANANLAR IÇIN YENI DÜZENLEME

8'de

Ne yardan geçebiliriz ne de serden...

VEYİS GÜNGÖR

13'te

meer info: www.tolgaadvocatuur.nl

seçim malzemesi haline dönüştürüldü. Diyanet, imamlar, Sivil Toplum Kuruluşları gibi bir çok konu, aylarca Meclis’in gündemine taşındı.

Partilerimiz, düşüncelerimiz farklı olsa da; değerlerimiz ortak kalmalı

METIN YAZAREL

14'te

Ortak degerleri bilinçli olarak taşıyabilmek

MEHMET EMİN ATEŞ

18'de

Türkiye'nin ihtiyacı olan şeyi Ruslar kuruyor Zaharova: Rus Dışişleri, yabancı basının yalan haberleriyle mücadele bölümü kuracak. 4'te

HOLLANDA'NIN KADERINE ORTAĞIZ Murat Gedik

Hollanda Türk Federasyon başlattığı kampanya ile vatandaşlarımızı oy 26'da vermeye teşvik ediyor.

BULMACA

24'te

VOOR UW JURIDISCHE ZAKEN Hollandalı Türkler 15 Mart Seçimleriyle tarihe geçecekler 15 MART IR Tolga Advocatuur YENI B EÇ M Hollandalı Türkler DÖNE AK Aelbrechtskade 52 b C OLA Hollanda siyaseti 3022 HL Rotterdam için son altı ayda


HABER

2

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

Turizm Fuarı sönük geçti

Bu yıl 47'incisi düzenlenen ve 6 gün süreyle açık kalan fuara; 150 ülkeden, bin 400'ü aşkın turizm kuruluşu katıldı. Her yıl Utrecht kentinde açılan Uluslararası Turizm Fuarı'nda, Türkiye pavyonları beklenenin biraz altında ilgi gördü. Türkiye'ye giden Hollandalıların son yıl azalması ile tur operatörleri de yeni arayışlar içine girdiler. Utrecht Turizm Fuarı, her yıl ziyaretçi eksilmesi yaşarken, bu yıl bir önceki yıl ile eşit kalarak 117.000 bin ziyaretçi topladı.

Nuhr Reizen CEO'su Ahmet Bey, standını ziyaret eden misafirlerine bizzat ikramda bulundu.

Fuara Türkiye, 40 dolayındaki firma ile katıldı. Hollanda turizm pazarındaki en önemli markalardan biri olan Türkiye, yaklaşık 1000 m²'lik alana yayılan stantlarla fuardaki yerini aldı. Fuarın açılış günü Türkiye standında Türk mutfağından örneklerin yer verildiği resepsiyona, Kültür ve Turizm Bakanlığını temsilen Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Temurci ile Hollanda turizm sektör kuruluşları temsilcileri, Lahey Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Kurtuluş Aykan, Deventer Başkonsolosu Zafer Ateş, tur operatörleri, işadamları ve medya mensupları da katılım sağlayarak; pazar durumunu, trendleri ve işbirliği imkânlarını değerlendirme fırsatı buldular.

Kendi evinizde, güvenilir ve kaliteli bir şekilde, ihtiyacınıza göre kendi dilinizde hizmetler sunuyoruz. Evde bakım konusundaki hizmetlerimiz: • Kişisel bakım • Ev işlerine yardım • Tıbbi yardım • Resmi evraklar/yazışmalar konusunda yardım •Destekleyici rehberlik

Vlamoven 34 6826 TN Arnhem Eendenweg 50 7331 EB Apeldoorn

F.B. Deurvorststraat 43-2 7071 BG Ulft

www.thuiszorgwaalstad.nl info@thuiszorgwaalstad.nl


www.tolgaadvocatuur.nl 3

PvdA artık Türklerde kaybediyor

Asscher' ın tuhaf politikala rı PvdA'y ı gözden d üşürdü

Hollandalı Türkler yıllarca İşçi Partisine (PvdA) oy verdiler. Ancak önümüzdeki 15 Mart seçimlerinde bunun radikal bir şekilde değişeceği bekleniyor. Şubat ayı başında yapılan yeni bir kamuoyu araştırmasına göre Hollandalı Türklerin %40’ı PvdA’yı terkedip DENK’e oy verecek. Araştırma şirketinin yaptığı açıklamaya göre parti değiştiren bu seçmenler çoğunlukla genç, yüksek eğitimli ve girişimci. Siyasi gözlemcilere göre PvdA’nın Hollandalı Türkler arasında oy kaybetmesinin bir kaç nedeni var. Bunlardan bir tanesi

Lodewijk Asscher’in entegrasyon politikaları. Bu kapsamda Asscher’in tekrar tekrar Hollanda’da yerleşmiş olan dört önemli Sivil Toplum Kuruluşu araştırma ısrarı. Diyanet, Milli Görüş ve Süleyman Efendi cemaati gibi kuruluşları için yapılan araştırmaları Türk toplumu içinde büyük tepkiye neden oldu. Diğer yandan Motivaction isimli bir kuruluşa Türk gençlerini araştırma görevi veren PvdA’lı bakan Asscher’in yaklaşımı da özellikle Türk gençleri arasında büyük infial yarattı. Türk gençlerini %87 oranında İŞİD sempatizanı olmakla suçlayan sözde araş-

tırmanın 6 ay sonra gerçekleri yansıtmadığı ortaya çıktı. Gerçeğin ortaya çıkmasına rağmen ve gençlerin çağrılarına rağmen özür dilemeyen Asscher partiye başkan seçilince, PvdA Türk seçmenin güvenini tamamen kaybetti. Diğer yandan PvdA’nın da GroenLinks ve SP gibi partilerde olduğu gibi Hollanda Türklerinin kimliğine ve değerlerine yakın isim seçmeyi başaramaması da sol partilerin Hollandalı Türkler nezdinde itibar kaybetmesine neden oldu. 15 Mart 2017 seçimlerinin her haliyle tarihi bir seçim olacağı bekleniyor.

Irkçı lider Faslılara yine 'pislik' dedi

Hollanda’da aşırı sağcı Özgürlük Partisi’nin PVV lideri Geert Wilders, seçim kampanyasında Faslıları hedef aldı. Rotterdam yakınlarındaki Spikenisse kasabasında taraftarlarına seslenen Wilders, “Bir kez daha söylüyorum. Hepsi değil belki ama Hollanda’da sokaklarımızı güvensiz hale getiren çok sayıda 'Faslı pislik' var. Hollanda’yı tekrar kazanmak istiyorsanız, Hollanda’yı tekrar Hollandalılar’a verecek olan partiyi seçin” dedi.

IRKÇI LİDERİN PARTİSİ ANKETLERDE ÖNDE Hollanda’da 15 Mart’ta

parlamento seçimleri yapılacak. Wilders’in partisi kamuoyu yoklamalarında önde görünüyor. Özgürlük Partisi’nin 150 üyeli parlamentoda 12 sandalyesi bulunuyor. Partinin bu seçimde 30’dan fazla milletvekili çıkarabileceği belirtiliyor. Fakat başta hükümet ortakları olmak üzere birçok parti Wilders ile koalisyon hükümeti kurmayacaklarını açıkladı. Wilders, bir süre önce açıkladığı bir A4 kağıdına sığan “Hollanda bizimdir, bizim kalacak” başlıklı seçim bildirgesini “İslam’la mücadele” üzerine kurmuştu.

HABER

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

CAMİLERİ KAPATMA VAADİ VERDİ Geert Wilders, Hollanda’daki bütün cami ve İslami okulları kapatma, kamusal alanda başörtüsü ve diğer İslami simgelerle Kuran’ı yasaklama sözü vermişti. PVV’nin seçim bildirgesinde, sınırların kapatılarak, İslam ülkelerinden mülteci akınının önleneceği vaadi yer almıştı. Wilders, 2014’teki yerel seçim kampanyası sırasında, ülkeyi Faslılardan arındırma sözü vererek, “daha az Faslı” çağrısı yapmıştı.

"Borçlarım var, çıkmazdayım!" diyorsanız... Borçlarınızın geri ödenmesi imkansız bir hal mi aldı? Umutsuz bir durumda mısınız? Hollanda'da temize çıkmak için imkanlar var: 'Yeniden borç yapılandırma programı'. Sulh yoluyla ya da hukuki yolla sorunlarınıza çözüm üretebilirim. • Sulh yoluyla (minnelijke schuldhulpverlening) • Hukuki yolla (WSNP) Avukat olarak 8 yıldır bu tür davalara bakıyorum. Deneyimlerimden faydalanarak iyi bir sonuç alabilirsiniz. Size her aşamada detaylı bilgi verebiliyorum. Bu alandaki işlemleri yetkili merciler genelde çok karışık hale getiriyorlar. Lisan problemi ise işi daha da zorlaştırıyor. Bunlar size engel olmasın! Prosedürlere başlamadan önce uzman avukata danışmanız sizin için faydalı olacaktır. Borç davalarının yanı sıra, Jeugdzorg davalarına ve Ceza Hukuku Davalarına da bakıyorum. Bunların içerisinde büyük ve ağır davalar da var. Görüşmek üzere. Avukat Tolga Gümüş

Ceza davaları - Strafzaken Çocuk davaları - Jeugdzaken (OTS/UHP) Kişisel iflas davaları - WSNP (schuldsanering)

Çocuğunuzun başarılı eğitimi için bizi seçin! IBS Al-Ghazali Van Lennepstraat 17 3027 SP Rotterdam 010 - 415 21 67 www.al-ghazali.nl

IBS Noen Paradijsplein 1 3034 SL Rotterdam 010 - 240 90 46 www.ibsnoen.nl

IBS Ibn-i Sina Zegenstraat 120 3082 XZ Rotterdam 010 - 428 25 90 www.ibn-i-sina.nl

IBS Ikra Spirea 3 3317 JP Dordrecht Tel: 078 - 639 01 51 www.ikra.nl

www.tolgaadvocatuur.nl t.gumus@tolgaadvocatuur.nl Tel: 010 - 226 03 73 Aelbrechtskade 52b Rotterdam


HABER

4

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

PARTİLERİMİZ, DÜŞÜNCELERİMİZ FARKLI OLSA DA; DEĞERLERİMİZ ORTAK KALMALI Modern zamanlarda yaşadığımız zor şartlarda insanların farklı düşünce ve fikirlerine saygıyı yitirmemeleri gerekir. 'Partilerimiz farklı olabilir, değerlerimiz ortak kalmalı!' çağrısıyla, aynı kara parçası üzerinde yaşayan tüm insanları sağduyuya, saygı düzleminde yaşamaya ve kendisi gibi düşünmeyenlere karşı tahammül etmeye öğrenmeyi salık veriyoruz. M. FATİH KARAMAN Hollanda'da politik ortam son yıllarda gitgide sertleşiyor. Seçimler yaklaştıkça, partilerin kampanyaları da buna göre yön alıyor. 15 Mart Hollanda genel seçimlerine 1 aydan daha kısa bir zaman kaldı. Önümüzdeki bu seçim, biz Hollanda Türkleri için çok önemli olacak. Bunun nedeni ise kısaca şu şekilde açıklayabilirim. İlk defa bu seçimlerde tüm Türklerin ve yabancıların oylarına talip olan bir parti seçimlere katılacak. DENK partisinin seçim çalışmalarını gece gündüz hız kesmeden yürüttüğünü görüyoruz. Hollanda'nın yerleşik bir partisinden ayrılarak kendi çizgilerini ve kaderlerini çizen Tunahan Kuzu ve Selçuk Öztürk, sosyal medyanın gücüyle, yabancı gençlere ulaşmak için çaba sarf ediyorlar. Bunu yaparken de hem Hollanda medyasının algılarıyla boğuşuyorlar hem de kendilerini daha geniş tabana yaymak için koşturuyorlar. Bunu yaparken de çeşitli aygıtlar ve algılar kullanıyorlar. Mesela geçtiğimiz günlerde NRC gazetesi DENK'in sosyal medyada 'trol hesaplar' kullandığını kullandıkları Whatsapp mesajlarını yayınlayarak haber yaptı. Bu bilgileri ise DENK'ten ayrılan 'eski yöneticilerden' aldığını belirtti. Tabi burada ki 'eski yöneticilerin' kim olduğunu tahmin etmek zor değil. Hollanda medyasını kullanarak DENK'ten ayrılan ve kendi partilerini kuran Sylvana Simons ve Ian van der Kooy. Partiden ayrılma sebeplerini ise geçtiğimiz günlerde kendi bir seçim kampanya toplantısından sızan bir video ile kendilerini ele verdiler. 'Surinamlılar olarak Türklerin altında kalamayız' gibi çağdışı bir düşünceyle aslında DENK'te, Sylvana 1 numaraya oturtulmak istenmiş. NRC'in bu haberinden sonra Hollanda'da-

fatih.karaman@haber.nl

ki bütün medya organları bu haber çok büyük bir şekilde verdiler. Hatta bir kaç tweetlik bu olayı öyle büyüttüler ki, mal bulmuş mağribi gibi DENK'in üzerine gitmeye başladılar. İlk defa Hollanda politikası ve medyası alenen algı yöntemlerinin kendilerine karşı kullanıldığını fark etti ve anladığımız o ki, bu da hiç hoşlarına gitmemiş. Türkiye'de bu tür trol hesaplarını Türkiye karşıtı haberlerinde kullanırken bu hesapların gerçekliğini hiç sorgulamıyorlardı halbuki. Bu konuyla ilgili Tunahan Kuzu, Jinek televizyon programına çıktı ve bu 'gündemi değiştirmek' için kullanılan bu hesapların artık DENK içerisinde bir daha kullanılmayacağının sözünü verdi. Doğrusu bu denli geri atmasını beklemiyordum Tunahan Kuzu'nun. Seçimlerin kızıştığı bu günlerde herhangi bir promosyon aracı olarak da nitelendirilebilirdi. Aslında Hollanda'nın en büyük trol hesapları ırkçı partinin lideri Wilders'e ait. Sosyal medyadan diğer politikacıların fotoğraflarını fotoşoplayarak yanlış olduğunu bile bile gündeme atıyor ve kendine pay kapmaya çalışıyor. Bu partiyi destekleyen binlerce trol hesabını ise medya görmezden geliyor.

TÜRKÇE kampanya mümkün olmalı Hollanda'daki Türkler olarak, elimizdeki gücün farkında değiliz maalesef. Kaba bir hesapla, 250 bin oy potansiyeli olan bir grup insandan bahsediyoruz. Yani 4 milletvekili çıkarabilecek güçteyiz. Ama maalesef yıllardır seçimlere katılma oranımız çok düşük ve bu yüzden yerleşik partiler bizleri pek ciddiye almadılar. Halbuki bu potansiyelin farkına vararak seçimlerde oy kullanmamız, bize inanılmaz bir güç verecek. Politikacılar bunu mecburen düşünüp

ona göre hareket edecekler. Zaten böyle bir durumda yerleşik partiler de artık zaman zaman Türkçe seçim kampanyaları düzenleyeceklerdir. Amerika'da bunun bariz örneğini gördük. Küba etkisi ağırlıklı hissedilen Florida eyaletinde çok rahat bir şekilde İspanyolca kampanyalar yürütüldü, oradaki halka ulaşmak için. İlk defa 15 Mart seçimlerinde buradaki seçme gücümüzü gösterme fırsatımız olacak. O yüzden her zamanki gibi yine yineliyoruz, 15 Mart'ta sandığa gitmek şart! Evimize 200 metre uzaklıktaki sandığa gidip oyunuzu kullanmanız, en fazla 20 dakikanızı alacaktır. Kime oy kullandığınız fark etmez, ancak gidip oy kullanmak çok elzem.

Trump Medyaya savaş açtı Amerika seçimlerinden sürpriz bir şekilde Trump'ın galip çıkması dünyayı çok şaşırtmıştı. Bununla beraber başkanlığa hızlı bir giriş yapmak istedi Trump ve ilk icraat olarak, anayasaya aykırı bir şekilde 7 tane Müslüman ülkenin vatandaşlarına ABD'ye girişi yasakladı. Dünyanın her tarafından bu konuyla ilgili tepkiler yağarken, Trump hiçbirine aldırış etmedi, ancak planlarına bir yargıç çomak soktu. Yaptığı uygulamanın anayasa aykırı olduğunu belirterek, uygulamayı yürürlükten kaldırdı. Bunun üzerine Trump bir tweet atarak, bu hakimi 'sözde hakim' nitelemesiyle küçük düşürmeye çalıştı. Bunun yanı sıra Amerikan medyasına olan savaşını daha da kızgınlaştırdı Trump. Geçtiğimiz günlerde ilk defa uzun bir basın toplantısı için medyanın karşısındaydı. Her fırsatta, özellikle CNN gibi Trump karşıtı medya gruplarına, 'sahte ve yalan haber üretiyorsunuz' demeyi ihmal etmedi. Karşısındaki gazetecileri 'mahalle ağ-

zıyla' aşağılayarak, onları adeta çıldırttı. Sorulan sorulara ise doğru düzgün cevaplar vermedi. Bu basın toplantısının bir gün ardından ise tekrar bir tweet göndererek. "Yalan haber medyası (NY Times, NBC News, ABC, CBS ve CNN) benim düşmanım değil, Amerikan halkının düşmanıdır." ifadelerini kullandı. Anlaşılan o ki, Amerika'da sular uzun bir süre daha durulmayacak. Başkan Trump ve medyanın savaşı uzun sürecek görünüyor. Öte yandan Trump'ın 4 yıllık başkanlık sürecini doldurmadan koltuğundan olacağı ciddi ciddi tartışılır hale geldi.

Yine bir Türkiye seçimiyle karşı karşıyayız 15 Mart Hollanda genel seçimlerinden hemen sonra, 29 Mart - 9 Nisan arası tekrar sandık başına gideceğiz. Bu sefer Türkiye'deki anayasa değişikliğinin referandumu için. Son günlerde 'evetçi ve hayırcı' olarak sosyal medyada insanların ciddi bir şekilde ikiye ayrıldığını görüyoruz. Türkiye seçimleri genelde Hollanda seçimlerine nazaran daha büyük bir ilgiyle karşılanıyor Hollanda Türk toplumunda. İlginin çok olması katılımın da daha geniş olacağının bir göstergesi. Katılımın bu denli yüksek olması güzel bir gelişme ancak aynı hassasiyeti yaşadığımız Hollanda için de göstermemiz gerekiyor. Modern zamanlarda yaşadığımız zor şartlarda insanların farklı düşünce ve fikirlerine saygıyı yitirmemeleri gerekir. 'Partilerimiz farklı olabilir, değerlerimiz ortak kalmalı!' çağrısıyla, aynı kara parçası üzerinde yaşayan tüm insanları sağduyuya, saygı düzleminde yaşamaya ve kendisi gibi düşünmeyenlere karşı tahammül etmeye öğrenmeyi salık veriyoruz.

Rus Dışişleri, yabancı basının yalan haberleriyle mücadele bölümü kuracak R usya dışişleri bakanlığı sözcüsü mariya zaharova, bakanlığın internet sitesinde, yabancı basında yer alan rusya’ya yönelik yalan haberlerin yayınlanacağı bir bölüm açılacağını söyledi. Zaharova’ya göre,

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova

projenin tanıtımına 22 şubat’ta başlanacak. Rambler haber ajansına konuşan rusya dışişleri bakanlığı sözcüsü mariya zaharova, rusya dışişleri bakanlığı’nın internet sitesinde yabancı basının

yayınladığı yalan haberlerin yer alacağı bir bölüm açılacağını duyurdu.

ZAHAROVA’DAN CNN’E TEPKI: HISTERI ÇOKTAN BAŞLADI Zaharova “şahsen rusya’ya yönelik haberler yayınlayan, sevdiğim herhangi bir ‘yalancı’ site yok. Nitekim burada konu kişisel tercihler de değil. Günümüzde, batı medyasında ülkemiz hakkında çıkan bazı haberlerin doğruymuş gibi yayılması salgın bir hastalığa dönüştü. Bu bağlamda da sitede yabancı ba-

Adres: Putselaan 133 3072 CE Rotterdam

HUKUKI HIZMETLERIMIZ: „„

„„ „„ „„ „„ „„ „„ „„

sındaki haberler ve yabancı ülkelerin yetkililerinin açıklamalarının bağlantı adresleriyle birlikte yayınlandığı bir bölüm açılacak” dedi. ‘Yalan haberlerle mücadele bölümünün’ laftan ibaret olmadığını, gerçekten de yapılacak bir proje olduğunu vurgulayan zaharova, projenin tanıtımının büyük ihtimalle 22 şubat’ta gerçekleştirileceğini de vurgularken, söz konusu materyalleri bakanlığın bilgi ve basın dairesinin çalışanlarının toplayacağını kaydetti.

Kişisel ve aile hukuku Boşanma davaları Çocuk davaları Nafaka davaları Mal varlığı paylaşımı Velayet ve yerleştirme Çocuk esirgeme kurumu Ceza hukuku Kamu hukuku İş hukuku Sosyal güvenlik hukuku Kira hukuku Kişisel iflas davaları Para tahsil davaları

T: 010- 226 227 1 F: 010- 226 227 2 E: info@soytekin.nl W: www.soytekin.nl

Avukat M. Soytekin

Avukat F. Özer

"Farkımız kalitemizdir"


5

HABER

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

ze ve Envai seb şitlerimiz, meyve çe ız azırladığım titizlikle h nlerimiz ü helal et ür taze p her gün ta e izd marketim

Sizler için titizlikle hazırladık!


HABER

6

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

AAAAH IÇINE TÜKÜRDÜĞÜM POLITIKA AH! BÖLÜNMENIN ANATOMISI Ben şahsen, yurtdışında 50 yıldır gazetecilik yapan ve her zaman Türkler'in yanında yer almış olan 'taraflı' bir gazeteci olarak, referandum konusunda tarafsızlığımı ilan ediyorum. Zira, ne 'Vatansever' olarak onurlandırılmaya, ne de 'Vatan haini' olarak damgalanmaya meraklı değilim.

İLHAN KARAÇAY Ne kadar sevecendik birbirimize karşı... Ne kadar da saygılıydık... Gurbete düştüğümüz yıllarda, Türklüğümüzü odak noktası yapmıştık. Ayrı düşmüşlüğümüz hiç olmadı. Olduysa en çok, hemşehrilik ayrımı yaptık. Tabii ki düşmanca değil. Benim aksanım-şivem ile konuşan, benim geleneğim ile yaşayan ve benim komşuluk ve akrabalık bağlarıma düğüm atanlara daha sıcak yaklaşmaktan başka kötü bir tavrımız olmadı. Birbirimizin yardımına koştuk. Türklüğün verdiği özel bir ruh ile dertlerimize çareler aradık. İlk yılları ve hatta ilk on yılları hep bu duygularla yaşadık. Ve ayrılıklar gayrılıklar böylece başladı. Ama ne olduysa, onyıllardan sonra oldu. Önce camiye gidiyor muyuz, gitmiyor muyuz sorgusu başladı. Daha sonra, sağcı mısın, solcu musun sorgusu... Biri diğerine, 'Yobaz dinci' veya 'Dinsiz kafir' demeye baladı. Bir başkası diğer bir başkasına, 'Kominist' veya 'Faşist' damgası vurdu. Ama, yukarıdakileri uygulayanlar azınlıktaydı.

Ne zaman ki siyasi partiler kollarını yurtdışına uzattılar, işte o zamandan sonra durum tamamen değişti ve vahimleşti. O sevecen insanların, o saygılı insanların çoğu raylarından çıktılar ve bir yerlere tosladılar. O eski onyıllardan sonra, şimdi tam 50 yıl sonra durum daha da vahimleşti. 'Sosyal medya' denen meret icad olduktan sonra, çirkin siyasetçilerin ektikleri tohumlar yeşerdi ve hatta orman oldu. Artık, yobazlık, kafirlik, koministlik ve faşistlik damgaları yüz kızartmaz oldu. Şimdilerde 'Vatansever' (!) olanların, diğerlerini 'Vatan hainliği' ile suçlamaları başımıza bela oldu. Bütün samimiyetim ile ifade ediyorum ki, vatan hainliğini gerçekten üstlenmiş olanların dışında, yukarıdaki tüm damgaları taşıyanlar ile hep diyalog içinde oldum. Kendi siyasi ve dini görüşüm ne olursa olsun, yukarıda belirtilen unsurları taşıyan herkes ile en medeni bir şekilde görüştüm ve tartıştım. Ama ne yazık ki, pek çoğumuz bu medeni davranışı sergilemekten uzak kaldı. Bu kanıya nereden vardım biliyor musunuz? Sosyal medya denen merette okudukla-

BM'den açlık tehdidindeki Yemen için yardım çağrısı

ilhan.karacay@haber.nl rımdan. Aman Allahım, o ne biçim sözler, o ne biçim hakaretler ve küfürler... Bu çirkinliğin bir tek sebebi var. O da politika, yani siyaset. Şimdi bazılarınız diyecek ki: 'Eeeee, Ankara'daki siyasetçiler böylesi çirkin söylem ve eylemleri sergilerlerse, onları seyreden bizler ne yapalım?' Doğrudur, üzüm üzüme baka baka kararır ama, bir de sözün gelişi, 'İmamın dediğini yap ama, yaptığını yapma' sözü vardır. HABER Gazetesi'nin bu ayki ana konusu: 'Partilerimiz farklı olabilir, değerlerimiz ortak kalsın'. Partilerdeki farklılaşmalardan dolayı, kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı olmak yerine, halkımıza bütünleştirici mesaj vermek boynumuzun borcu olmalıdır. Hem Hollanda'daki ve hem de Türkiye'deki siyasi partiler arasındaki çekişmelere biz sağduyu ile yaklaşmalıyız. Çünkü, seçimler gelip geçici, ama birliktelik kalıcı olmalıdır. 15 Mart'ta Hollanda'da genel seçimler yapılacak. Bu seçimler öncesinde tartıştığımız ve karara bağlayamadığımız konu şu: Oyumuzu, siyasi partilerin listelerin-

SATILIK iŞYERi

Koningin Wilhelminalaan 64 4205 EZ Gorinchem

Gorinchem'ın en işlek sokaklarından biri olan Koningin Wilhelminalaan sokağında, içerisinde iki şirket kiracısı olan, 130 m2 işyeri satılıktır. Halihazırdaki kiracılar olan SNS Bank ve Can Market tarafından aylık kira bedeli düzenli olarak ödenmektedir. Horeca vergunning mevcuttur. Vraagprijs: € 201.000 k.k. İrtibat: 1. elden sahibi Dhr. Selman. 0653-53 33 58

de yer alan Türk kökenli adaylara mı verelim, yoksa kendilerini soyutlamış olan ve kendi partilerini kurmuş olanlara mı? İşte bu durum bir kutuplaşma yaratmış durumda. Çok katı olmasa da Türkler arasında bu tartışma sürüp gidiyor. 16 Nisan'da Türkiye'de, Başkanlık sistemini getirecek olan yeni anayasa için referandum oylaması var. Başkanlık sistemine sıcak bakanlarla, bu sisteme karşı olanların tartışmalarını ibretle izliyoruz. Ben şahsen, yurtdışında 50 yıldır gazetecilik yapan ve her zaman Türkler'in yanında yer almış olan 'taraflı' bir gazeteci olarak, referandum konusunda tarafsızlığımı ilan ediyorum. Zira, ne 'Vatansever' olarak onurlandırılmaya, ne de 'Vatan haini' olarak damgalanmaya meraklı değilim. Şimdi bana yine 'Renksiz' diyecekler olacak ama, varsın öyle olsun. Ben birleştirmekten yanayım. Gelin siz de öyle yapın. Gerek Hollanda'da ve gerekse Türkiye'de oyunuzu mutlaka kullanın ve kendi inacınızın doğrultusunda seşim yapın. Kimin, kime oy verdiği konusunda da meraklı olmayın.

Birleşmiş Milletler (BM), yaklaşık iki yıllık savaşın ardından açlık tehdidi altında bulunan Yemen'de 12 milyon kişinin acil insani ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için 2,1 milyar dolarlık yardım çağrısında bulundu.

"İnce belli bardak" Türk dizileri sayesinde çok popüler

Türkiye'nin Addis Ababa Büyükelçisi Fatih Ulusoy, Etiyopya'da son 1,5 yıldır Türk dizilerinin çok popüler olduğunu belirterek "Mesela, meşhur ince belli çay bardağımız, diziler sayesinde çok popüler. Türkiye'den geliyor" dedi.


7

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

SVB davalarındaki başarılarda Avukat Rasim Küçükünal'ın imzası var

Avukat Rasim Küçükünal’ın uzmanlık alanlarından birisi olan ‘Türkiye’deki Malvarlık araştırmaları’ konusunu ilginç sonuçlar vermeye devam ediyor. Avukat Rasim Küçükünal Hollanda'daki belediyelere karşı mücadelesini hız kesmeden devam ettiriyor. SVB'ye karşı yürüttükleri davalarda başarılı sonuçlar aldıklarını belirten Rasim Küçükünal, "Şu anda SVB'ye karşı yürürlükte olan, maaşları kesilen müvekkillerimizin davalarında pozitif sonuçlar almaya devam ediyoruz. Aynı zaman da SVB'ye

karşı en çok bizim, yani Küçükünal Avukatlık Bürosu'nun davalarının devam ettiğini ifade ettiler. Bu davalardan örnekleri şöyle verebilirim. Geçtiğimiz dönemde 35 bin Euro geri ödeme kararı verilen bir müvekkilimizin davasında yaptığımız itiraz kabul edilerek, ödenmesine yönelik verilen kararı geri çevirdik ve müvekkilimiz hiç bir ücret ödemedi. Buna benzeyen başka bir dava da ise Türkiye'de mal varlığı olduğu öğrenilen bir müvekkilimizin toplamda 16 bin Euro geri ödeme kararı çıkmış, bunu da aylık 459 Euro

maaşından kesilme kararı verilmişti. Bu karara da itiraz ettik ve mahkemede bu sonucun yanlış olduğunu belirterek, müvekkilimizin ödemesini tamamen sıfırladık. SVB'nin T.C. kimlik numarası üzerinden oynadığı, bize göre illegal olan, bu oyunların peşini bırakmayacağız. Müvekillerimizin haklarını mahkemelerde sonuna kadar korumaya devam edeceğiz" dedi. Geçtiğimiz yıllarda SVB'nin Hollanda'daki birinci nesil vatandaşlarımızın maaşlarını kesmek için Türkiye'deki mal

varlıklarını illegal yollardan araştırmaya çalıştığı haberini yayınlamıştık. Avukat Rasim Küçükünal ise bu konuda yaptığı açıklama şu şekilde idi: "Emekli AİO ek ödeneği alan vatandaşların yurt dışındaki malvarlıklarını araştıran SVB, illegal yoldan yürüttüğü araştırmalar sonucunda buradaki emekli vatandaşlarımızdan yüklü miktarlar geri istiyor. Normal şartlarda icra kanunlarını göz önünde bulundurarak vatandaşın aylığından çok düşük bir miktara el koyabilirler (genel olarak en fazla € 30/40). Buna ‘beslagvrije voet’ deniliyor. Ancak SVB yeni durumda bu icra kurallara bakmadan vatandaşların aylığından ayda € 500 gibi bir miktara kadar el koyuyor. Bu durumu durdurmak için müvekkilimizin davasında ‘Yıldırım Mahkemesi’ne başvurarak bu duruma karşı olduğumuzu bildirdik ve itirazlarımızı duyurduk. Hakim SVB’in kanunları ihlal ettiğinden dolayı icra işlemlerin tamamını bütün dava süreci durdurulmasını kararlaştırdı” dedi. Bu tür olayların istisna olmadığını belirten avukat Rasim Küçükünal, “Hatta şu an yurt dışındaki mal varlıklarına el koymaları yavaş yavaş başlamakta” ifadesini kullandı.

Camilerde ibadet sırasında güvenlik önlemi

Hollanda'daki dört büyük caminin yetkilileri Kanada'da meydana gelen olaydan sonra acil toplantı yaptı. Toplantıda Amsterdam, Rotterdam, Lahey ve Utrecht kentlerinde bulunan dört büyük camide "ciddi güvenlik kaygıları"

nedeniyle ibadet saatlerinde kapıların kilitlenmesi kararı alındı. Cami yetkilileri yayımladıkları ortak bildiride, camilerin her zaman herkese açık olması gerektiğini bilmelerine rağmen

radikal bir karar almak mecburiyetinde olduklarını ifade etti. Yetkililer, böyle bir karar aldıkları için çok üzgün olduklarını belirtti. Kanada'nın Quebec eyaletinde İslam Kültür Merkezi'nde yatsı namazı için toplanan cemaati hedef alan silahlı saldırıda 6 kişi ölmüş, 8 kişi yaralanmıştı. Roterdam halkı ise, Müslümanların namazlarını güvenli bir şekilde kılabilmeleri için Rotterdam'da bulunan Essalam camiinin etrafında el ele tutuşup halka ‘kalkan’ oldu.

mr. Rasim Küçükünal mw. mr. Dilek Küçükünal-Abotay Aile Hukuku

Çalışma ve İş Hukuku

Ceza Hukuku

Sosyal Güvenlik Hukuku

Çocuk Hukuku

Para tahsili ve icra takibi

Ticaret Hukuku

Uluslararası ihtiyati tedbir

www.kucukunal.nl Prof. Kamerlingh Onneslaan 154 3112 VM Schiedam M: info@kucukunal.nl T: 010 - 238 08 30 F: 010 - 238 08 31

Belediyeler veya SVB tarafından başlatılan, yurt dışı malvarlığı araştırma davalarında uzman avukatlık bürosu

HABER

PFDK, Beşiktaş ve Fenerbahçe'ye ceza yağdırdı

PFDK, Beşiktaş'a 1 maç seyircisiz oynama, Tosic'e 4 maç, Fenerbahçeli Robin van Persie'ye 3 maç ve Beşiktaş Teknik Direktörü Güneş'e 1 maç men ile Beşiktaş Kulübü Yönetim Kurulu Sözcüsü Albayrak'a ise 4 ay 15 gün hak mahrumiyeti cezası verdi.

Fitneciler propaganda yapsalar da MHP ebediyete kadar vardır

MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Dedikoducular vızır vızır gezip dolaşsa da fitneciler hiç durmayıp, aleyhimize propaganda yapsalar da evet MHP ebediyete kadar vardır." dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabından yaptığı açıklamada, 8-9 Şubat 1969'da milletin temiz sinesinden üç hilal sancağının tıpkı güneş gibi doğarak yükseldiğini belirterek, 48 yıl önce MHP'nin ebedi yürüyüşüne başladığını ifade etti.

Rotterdam Kocatepe camiinden her cuma canlı yayın

Rotterdam Kocatepe Camii'de kılınan Cuma namazlarını Youtube üzerinden her cuma canlı yayından izleyebilirsiniz. Adacams'in müşterilerine servis olarak verdiği yayın, her cuma günü Cuma vaazi ve hutbesinin ardından canlı cuma namazını da internet ortamında izleyiciye sunuyor. Youtuba'da Kocatepe Cami Rotterdam kanalından sunulan yayınlar her hafta onlarca kişi tarafından canlı izleniyor.


HABER

8

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

KIRLENEN SIYASI ATMOSFER Yaşadığımız ülkede olup bitenlere inadına kayıtsız olan biz Türkler, Türkiye söz konusu olunca topyekûn politize oluyoruz. 15 Martta kime oy vereceğini dahi bilmeyen, hatta oy verip vermeyeceği bile belli olmayan bir çok kişi her gün Türkiye’de olup bitenlerle yatıp kalkıyor.

AHMET SUAT ARI Epeydir içimden siyasetle ilgili hiç bir şey söylemek gelmiyor. Halbuki söylemek istediğim o kadar çok söz var ki! Bu belki bazılarına anormal gelmeyebilir, ama benim gibi çocukluğundan itibaren siyasetin içinde olmuş birisi için oldukça zor bir durum. Bu sadece benimle sınırlı olmadığı için de kaygı verici bir durum. Sebebi de içinde bulunduğumuz siyasi atmosferin hem oldukça kirlenmiş olması hem de saldırganlığın sıradanlaşmış olmasıdır. Bir çok açıdan topluma çok pahalıya mal olacak bir gelişme söz konusu olan. İşte böylesi bir atmosferde bizleri iki önemli seçim bekliyor. İlki 15 Martta yapılacak olan Hollanda genel seçimleri, ikincisi de Türkiye’de 16 Nisanda yapılacak Anayasa değişikliği referandumudur. Her ikisi ile ilgili yürütülen kampanyalar siyasetin olumsuz anlamını doğrulamak istercesine oldukça saldırgan, hoşgörüsüz ve saygıdan yoksundurlar. Siyasi rakiplerle mücadele fikir bazında değil tamamen bel altı vuruşlarıyla yapılmaktadır. Kavgada yumruk sayılmaz sözünün hakkını vermek için herkes elinden gelen azami çabayı sarf etmekle meşgul. Önce nispeten daha sakin geçen ve daha çok medya yoluyla seçmenleri kazanma yolu seçilen Hollanda’ya bir bakalım. 15 Martta 150 sandalyeli Temsilciler Meclisi için 28 parti mücadele edecek. Kamuoyu yoklamalarından hareket edecek olursak parlamentoda radikal kaymaların olacağı daha şimdiden belli gibi. Daha çok yakın zamana kadar hep başrolde olan PvdA ve CDA marjinalliğe doğru kaymaktalar. Dünün marjinalleri artık başrolde oynamak

suat.ari@haber.nl

için mücadele ediyorlar. Son yılların trendi azınlıklar üzerinden siyaset yapmak bu seçimlerde de karşılaştığımız bir durum. Öyle ki ülkeyi nasıl yöneteceğine dair ciddi bir planı olmayan, tek bir kişinin söz sahibi olduğu, parti içi hiçbir istişare organı olmayan ve sadece Müslüman karşıtlığı üzerinden siyaset yapan bir oluşumun sandıktan en büyük parti olarak çıkma ihtimali söz konusu. Hem de sadece bir sayfalık bir seçim programı olmasına rağmen! Üstelik o bir sayfanın da yarısı Anayasa ile çelişkili. Uygulanabilmesi için Anayasa değişikliği şart. Her ne kadar bir iki küçük parti hariç bütün partilerin bu ırkçı parti ile koalisyon oluşturmayı düşünmediklerini açıklamış olsalar da, geçmişteki tecrübelerden hareketle bundan pek emin olamıyoruz. Belki koalisyon kurmayacaklar ama onun politikalarının seçmenler üzerinde etkili olmasından dolayı taklit edecekleri kesin. Ama bir farkla, onun gibi doğrudan Anayasaya aykırı politikalarla değil de daha yumuşak görünen politikalarla olacak bu. 15 Martta sonuçları hep beraber göreceğiz. Yaşadığımız ülkede olup bitenlere inadına kayıtsız olan biz Türkler, Türkiye söz konusu olunca topyekûn politize oluyoruz. 15 Martta kime oy vereceğini dahi bilmeyen, hatta oy verip vermeyeceği bile belli olmayan bir çok kişi her gün Türkiye’de olup bitenlerle yatıp kalkıyor. Evet’çiler hayır’cıları, hayır’cılar evet’çileri akla ziyan ifadelerle karalamakta. Her iki kamp da birbirlerini ‘vatan hainliği’ ile suçlamaktalar. Avrupa Türkleri Türkiye’dekilerden daha fazla Türkiye siyasetiyle ilgileniyorlar diyebiliriz. Hem de tüm çirkefliğiyle!

Siyasetteki bu davranışlar bize gösteriyor ki, henüz demokrasiyi içselleştirememişiz. Siyasetin her kademesinde kasten veya farkında olmadan siyah-beyaz algılama hakim. Yanıltma, siyasetle alakalı olmayan konuları sanki en önemli argümanlarmış gibi öne çıkarma marifet sayılıyor. Kimse kendisini anlatma derdinde değil, tam aksine ötekine bel altı da dahil her türlü vuruş sıradanlaşmış, üstelik prim de yapıyor. Sanki o insanlarla aynı ülkede aynı bayrak altında yaşamıyorlarmış gibi. Bu en tepede böyle olunca tabanda da olması haliyle kaçınılmaz. Halbuki demokrasilerde siyaset argümanlarla yapılır. Her siyasi hareket kendi hedeflerini seçmenin tercihine sunar. Rakiplerini eleştirirken de onların programlarını baz alır. Niyet okumak ve ihanetle suçlamak demokratik tavırla bağdaşmaz. Girişte ifade ettiğim siyasetle ilgili hiçbir şey söylemek istememe durumunu doğuran bu atmosferdir. Zaten sizin ne söylediğinize, söylediğinizle ne ifade etmek istediğinize bakan yok. Muhtevadan çok şekil revaçta. “Bize hikaye anlatma safını bilelim” edası hakim. Herkes siperine yatmış kendisi gibi düşünmeyen ya da duymak istemediği bir şeyi söyleyene ateş ediyor. Yazdığınız 100 yazıdan 99’unu beğenen birisi 1 yazınız yüzünden sizi ihanetle suçlayabilir. Yine 100 yazıdan 99’unu beğenmeyen birisi de sizi 1 yazınızdan dolayı kahraman ilan edebiliyor. Orta yol yok, ya siyah ya beyaz. Gri tonlar da var diyenin hiç şansı yok! Allah aklımızı başımıza toplamamıza yardım etsin.

Hollanda THY’de görev değişimi Türk Hava Yolları’nın 1 Ocak itibarıyla Hollanda Müdürlüğü görevine getirilen Cengiz İnceosman, düzenlediği basın toplantısında önemli hamlelerle başarı grafiğinin daha da iyi noktalara taşınacağını söyledi. Amsterdam Birbey Restoran’da gerçekleşen toplantıda İnceosman, THY’nin büyük başarılara imza attığını ve

Tel: 0624 414 555 / 0641 189 532

bunda da hükümetin sağladığı desteğin son derece önemli rol oynadığını belirterek, “ Şu an itibariyle günde bu iki ülke arasında beş seferimiz bulunmaktadır. Bu seferleri daha da artıracağız. Üst seviyede güler yüzlü hizmet vermek istiyoruz. Birlik beraberlik içerisinde ciromuzu, kalitemizi artırmak için çalışmalarımız devam edecektir” dedi.

Yurtdışındaki seçmenin oyları belirleyici olacak

AK Parti Yurtdışı SKM Başkanı Mustafa Yeneroğlu, yurtdışında 57 ülkede sandık kurulacağını belirterek, “Bu seçimlerde tahminen 3 milyon 50 binin üzerinde bir seçmen olacak. Bu da Türkiye ile mukayese ettiğiniz zaman, Türkiye’deki seçmenin yüzde 6,5’una tekabül ediyor. Gelecek oylar doğrudan referandumu etkileyecek” dedi. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyon Başkanı, AK Parti Yurtdışı Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu Yeni Şafak’a özel açıklamalarda bulundu. 57 ülkede sandık kurulacağını belirten Yeneroğlu, “Gelecek oylar doğrudan referandumu etkileyece” dedi. Yurtdışında son seçimlerde 2 milyon 980 bin seçmenin olduğunu belirten Yeneroğlu, “Bu seçimlerde tahminen 3 milyon 50 binin üzerinde bir seçmen olacak. Bu da Türkiye ile mukayese ettiğiniz zaman, Türkiye’deki seçmenin yüzde 6,5’una tekabül ediyor” dedi. REFERANDUMDA BELİRLEYİCİ OLACAK

Bu referandumun diğer seçimlerden farklı olduğunu söyleyen Yeneroğlu, “Yurtdışındaki oylar, parlamento seçimlerinde, illere dağılıyordu. Şimdi ise gelecek oylar doğrudan referandumun neticesine ciddi etki yapacak. Yurtdışındaki 3 milyon oy, bu referandum sürecinde ciddi bir ağırlığa sahip. Bu oyların ne kadar önemli olduğunun farkındayız ve buna göre çalışmalarımıza hazırlanıyoruz” diye konuştu.

57 ÜLKEDE SANDIK KURULACAK Yeneroğlu, “Son seçimlerde 54 ülkede sandık kurulmuştu. Şimdi 57 ülkede organizasyonumuzu yapıp sahada var olacağız. Son seçimlerde, yurtdışındaki oyların yüzde 60’ını aldık. Milletimizin basiretine güveniyoruz, çalışmalarımızı buna göre hazırlıyoruz” şeklinde konuştu. “Yurtdışında sandık sayıları artacak, oy kullanılması daha da kolaylaşacak” diyen Yeneroğlu, “Vatandaş istediği konsoloslukta oy kullanabilecek. Eskiden bu mümkün değildi. Artık böyle değil” dedi.

Her döşem türlü e, tam ve bak irat ım yapılır

www.abfeco.nl

• Gaz • Su • Elektrik • Kombi • Kalorifer • Yıllık bakım • Karbon Monoksit ölçümleri yapılır

Ferdi ve Abdullah sorunlarınızı pratik çözer

Hem işyerleri, hem de evler için servisimiz vardır.


9

HABER

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

Merakla beklenen sonuç: Seçimlerde varlığımızı gösterebilecek miyiz?

Hollanda, tarihinin en ilginç seçimlerini yaşıyor 15 Mart yeni bir dönemeç olacak

Hollanda Mart ayında yapılacak olan tarihi seçimlere hazırlanıyor. Bu seçimler Hollanda tarihinin en ilginç seçimleri olmaya aday. Neden mi? İşte size 10 neden:

1

Son aylarda yapılan anketlerde ilk defa ırkçı bir parti birinci parti olarak önde gidiyordu. PVV hiç bir üyesi olmayan tek adam liderliğinde bir parti. PVV’nin milletvekilleri sık sık yolsuzlukla gündeme gelmesine rağmen yükselişte kalmayı başardı. Ancak seçimlere bir ay kala PVV’nin anketlerde gerilemeye başladığı görüldü. Bunda en etkin rolün ABD’de Trump’un iktidara gelmesiyle ortaya çıkan görüntüler olduğu iddia ediliyor. Hollanda halkı her şeye rağmen sağduyuyu mu seçecek?

2

Hollanda’da ilk defa Türklerin öncülüğünde kurulan bir parti seçimlerde ciddi bir aday olarak karşımıza çıkıyor. Kurucuları Türk kökenli olmasına rağmen Faslı, Surinamlı ve Hollandalıları bünyesine alan DENK’in seçimlerde kaç sandalye çıkaracağı en çok merak edilen konulardan biri. Göçmen kökenli seçmenin bilinen anket kuruluşları tarafından nabzının tutulamaması ise belirsizliği ve heyecanı büyütüyor.

3

Hollanda tarihinde ilk defa seçmen listelerinde başörtülü kadınlara yer verildi. Özellikle son zamanlarda Avrupa’da başörtüsünün kamusal alanda yasaklanması konusu gündeme getirilirken bu ilkin nasıl sonuçlanacağı merak konusu. Eğer başörtülü bir aday Meclis’e girebilirse DENK Partisi bir ilki daha gerçekleştirmiş olacak. Araştırmalara göre Hollanda’da giderek artan İslamofobik saldırıların büyük bir kısmı başörtülü kadınlara yönelik. Bu yüzden başörtülü bir milletvekilinin seçilmesi topluma bir mesaj niteliği taşıyacak. Ancak anketlere göre başörtülü bir adayın seçilme şansı sadece tercih oylarıyla mümkün görünüyor.

4

Bu seçimler sosyal medyayı etkin kullanma yarışına dönüşmüş durumda. Sosyal medya aracılığı ile seçmenle iletişime geçmek siyasiler arasında gittikçe yaygınlaşmaya başladı. Kendi medya kanallarını oluşturan DENK Partisi’nin sosyal medya stratejisi kimileri tarafından sert bir dille eleştirilirken kimileri tarafından da yeni bir fenomen olarak gösteriliyor.

Tel: 010-4230513 Laan op Zuid 480 • 3071 AB Rotterdam

5

Yıllarca Türklerin partisi olarak bilinen İşçi Partisi PvdA’nın büyük bir deprem yaşaması bekleniyor. Araştırmalara göre PvdA azınlıkların oylarının büyük bir kısmını kaybetmiş durumda. Bunun başlıca nedenleri arasında Sosyal İşler Bakanı Asscher’in Türk gençleri aleyhinde yaptırdığı asılsız araştırma ve Müslüman kurumlarla ilgili gündeme getirdiği araştırmalar gösteriliyor. Asscher açıkladığı araştırma sonuçlarında Türk gençlerinin %87’sinin İŞİD sempatizanı olduğunu söylemiş, daha sonra bu araştırmanın asılsız olduğu ortaya çıkmıştı.

6

Şimdiye kadar Hollanda Türklerinin sandığa gitme oranı %50’leri pek geçmedi. Bu seçimde partilerin seçmeni sandığa gitmeye ikna edip etmeyeceği sonuçları etkileyecek. Sadece Hollandalı Türkler arasında sandığa gitme oranı %75’e çıksa bile bunun dengeleri sarsmaya yeterli olduğu görünüyor.

7

Seçimlere bir ay kala Akademisyenler ve Hukukçular Komisyonu tarafından yapılan bir araştırmaya göre Hollanda’da 5 parti hukuk devletinin temelleriyle çatışıyor. Bu partiler seçim programlarında İslam, göç, terörizm, mülteciler gibi konulardaki planlarıyla hukuk devleti esaslarını ve anayasayı tehdit eden önerilerde bulunuyorlar. Bu beş parti CDA, VVD, PVV, SGP ve VNL olarak açıklandı. Hukuk devletine aykırı planlarla seçime giren bu kadar çok parti olması da Hollanda seçim tarihinde bir ilk olarak değerlendiriliyor.

8

Bu seçim öncesi en önemli seçim malzemesi Türkiye ve Hollandalı Türkler olarak tarihe geçecek gibi görünüyor. Özellikle Türkiye’de darbe sonrası gelişmeler ve buradaki müslüman Türkler Hollanda siyaseti için son altı ayda seçim malzemesi haline dönüştürüldü. Diyanet, imamlar, Sivil Toplum Kuruluşları gibi bir çok konu, aylarca Meclis’in gündemine taşındı. Vatandaşın yıllarca oy verdiği siyasi partiler Hollandalı Türklerin hassasiyetlerine karşı siyaset geliştirmeye başladı. Hollandalı Türkleri büyük hayal kırıklığına uğratan bu siyasetin seçimlere nasıl yansıyacağı merak ediliyor.

Muhasebe işlerinizi ciddiyetle, usulüne uygun ve profesyonelce yapıyoruz. Sene sonunda gereksiz vergi ödemeyin, uzmanına danışın.

9

Hollanda’da 15 Mart’ta yapılacak genel seçimlerin Türkiye’de Nisan ayında yapılacak referandumla çakışması birçok vatandaşta kafa karışıklığına neden oldu. Hollanda’daki gündemi takip etmeyen bazı vatandaşların genel seçimlerde sandığa gitmeyi unutabileceği düşünülüyor.

Gençler artık sadece isme veya büyüklerinden gelenek yoluyla devraldıkları parti isimlerine göre değil, parti programlarına bakarak oy vermeye başlıyorlar. İlk defa kampanyalarda binlerce göçmen gencin gönüllü çalışmalara, gelecek kaygısı gözeterek katıldıklarına şahit oluyoruz. Ve diyoruz ki sonuç ne olursa olsun, Hollanda'da yaşayan bizler için hayra, berekete, yeniliklere ve güzelliklere vesile olsun.

10

DENK Partisi'ne Hollanda'da tarihi destek

15 Mart'ta Hollanda'da yapılacak genel seçimler birçok açıdan ilklere sahne olacak. Hollanda kanunlarına göre genel seçimlere ilk defa katılacak olan partilerin bazı şartlara uyması gerekiyor. Yüksek Seçim Kurulu, seçimlere yeni katılacak partilerden yüklü miktarda bir tür garanti niteliğinde bir ödeme şartının yanında, seçimlerden önce de halk tarafından desteklendiğinin gösterilmesi şartını koşuyor. Seçimlerden önce bu desteği sağlayamayan yeni partiler seçimlere katılamıyor. Yüksek Seçim Kurulu, Hollanda’yı 20 seçim bölgesine ayırarak her bölgeden 30 vatandaşın belediye tarafından mühürlenmiş Destek Beyannamesi ile yeni partileri desteklediğini ifade etmesini şart koşuyor. Bu bölgelerden 19 tanesi Hollanda sınırları içerisinde, bir tanesi de okyanus ötesi Güney Amerika sahillerinde bulunan Hollanda Karayipleri. Toplamda 580 vatandaşın imzasına ihtiyaç duyulurken DENK Partisi’ne verilen destek bu sayıyı üçe katladı. Birçok yeni parti bu sayıya ulaşamadığından seçimlere katılamazken, Yüksek Seçim Kurulu’na 2000’den fazla imza sunan DENK Partisi Hollanda’da bir ilke imza attı.


HABER

Beyonce'a 20 milyon dolarlık dava

10

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

NE YARDAN GEÇEBILIRIZ NE DE SERDEN... Her iki ülke ve toplum için sorumluluklarınız var. 'Beni ilgilendirmez' diyemezsiniz, çünkü iki ülkenin vatandaşısınız. İki toplumda akrabalarınız var, arkadaşlarınız var, ilişkileriniz var. Bir şekilde olaya müdahilsiniz. O zaman, çifte aidiyetin gerektirdiği şekilde, sorumluluk hissedip her iki ülke için yapılacak seçimlerde üzerinize düşeni yapmalısınız.

VEYİS GÜNGÖR Şarkıcı Beyonce'a, son klibinde sesini kullandığı New Orleanslı YouTube yıldızı Anthony Barre'nin yasal varisleri 20 milyon dolarlık dava açtı.

Çin sınırlarda yabancılardan parmak izi alacak

Çin Kamu Güvenliği Bakanlığı, 14-70 yaş arasındaki tüm yabancılardan ülkeye girişleri sırasında parmak izi alınacağını açıkladı.

ABD'li başörtülü olimpiyat oyuncusu havalimanında alıkonuldu

ABD olimpiyat takımındaki ilk başörtülü sporcu Muhammed'in birkaç hafta önce ülkeye girerken havalimanında alıkonulup bir süre bekletildiği ortaya çıktı.

Önümüzdeki iki ay bizim için seçim ayları. 15 Mart’ta Hollanda genel seçimleri için sandığa gideceğiz. Yarım yüzyılı aşan bir süredir yaşadığımız ülkenin yönetimini belirlemek için siyasi tercihlerimizi yapacağız. 16 Nisan’da ise Türkiye’de yapılacak referendum için yurtdışında 27 mart 9 nisan tarihleri arasında, sınır kapılarında ise 27 mart 16 nisan tarihleri arasında oy kullanacağız. Var olan parlamenter ya da bürokratik vesayetin ağır bastığı parlamenter sistem ile, Başkanlık sistemi arasında bir tercih yapacağız. 'Bizim için Hollanda mı yoksa Türkiye seçimleri mi daha önemli' diye bir soru soramayız. İkisi de önemlidir. Çünkü birisi içinde yaşadığımız ülkeyi önümüzdeki dört, beş yılda yöneteceklerin seçimi, diğeri de aidiyet duyduğumuz ülkenin yönetim şeklinin belirlenmesi olacak. Aidiyet ve sorumluluk Bir diaspora grubuna veya çifte aidiyete sahip olmanın ya da taransnasyonal kimlikle tanımlanmanın böyle güzel yönü var. Hem güzel, yani zengin, hem de çifte sorumluluk yükleyen bir özellik aslında. Zenginlik, çünkü iki ülke, iki toplum için düşünmek zorundasınız. Birini diğerine tercih edemezsiniz. Her iki ülke ve toplum için sorumluluklarınız var. 'Beni ilgilendirmez' diyemezsiniz,

veyis.gungor@haber.nl çünkü iki ülkenin vatandaşısınız. İki toplumda akrabalarınız var, arkadaşlarınız var, ilişkileriniz var. Bir şekilde olaya müdahilsiniz. O zaman, çifte aidiyetin gerektirdiği şekilde, sorumluluk hissedip her iki ülke için yapılacak seçimlerde üzerinize düşeni yapmalısınız.

Denge kurulmalı, kuruplaşmaya meydan verilmemeli Hollanda’da seçim çalışmaları Türkiye’dekinden farklı. Onbinlerin miting meydanlarında yer alması gerekmiyor. Daha çok salon toplantıları, grup görüşmeleri, pazar, panayır ve sokaklarda bildiri dağıtma Hollanda seçim çalışmalarıdır. Televizyon tartışmaları, sosyal medya ilanları, reklamlar bunlara ilavedir. Bu seçimlerde bir de troller çıktı sosyal medyada. Hollanda’da seçim çalışma geleneği böyle. Türkiye’de yapılacak referandumun Hollanda çalışmaları için de bu geleneğin dışına çıkmamak gerekir. Ne yazık ki bu konunun, özellikle sosyal medyada yansıyan şekli çok kırıcı. Kutuplaştırıcı. Tahammülsüzlük diz boyu. Kimse kimsenin görüşüne, duruşuna saygılı değil. Kullanılan dil çok sert. Bu uslup terk edilmeli. Dengelenmeli. Daha fazla kutuplaşmaya meydan verilmemeli. Birlikte çalışma kültürü Hem Holllanda seçimlerinde hem Tür-

Brouwersdijk 149 Dordrecht

kiye seçimlerinin Hollanda’daki çalışma sürecinde, içinde yaşadığımız ülkenin onyıllarca mücadele ederek kazandığı tartışma kültürünü öne çıkarmalıyız. Olaylara bakış açımız farklı da olsa, birbirmizi ikna etmeye ya da kendi duruşundan vazgeçirmeye yanaşmamalıyız. Farklı düşünmemiz kavgayı, gürültüyü, dışlamayı beraberinde getirmemeli. Hollanda’nın olmazsa olmazı olan birlikte çalışma kültüründen yararlanmalıyız. Bunu önce kendi aramızda sonra içinde yaşadığımız toplumla gerçekleştirmeliyiz. Evet ne yardan geçebiliriz ne de serden. Bizim için, hem Hollanda’daki seçimler hem Türkiye’deki referandum önemlidir. 15 Mart Hollanda genel seçimleri de, 16 Nisan Türkiye Başkanlık oylaması da demokrasinin bir nimetidir. İki seçimle ilgilenmek, katılmak aslında bir zenginliktir. Birbirine engel değildir. Önemli olan dengeyi iyi kurmaktır. Farklılıkları zenginlik olarak görmek gerekir, tehlike olarak değil. Hollanda, son yıllar hariç, farklılıkların zenginlik olarak tecrübe edildiği,yaşandığı ve görüldüğü bir geleneğe sahipti. Tartışma, anlaşma, uzlaşma kültürünün hakim olduğu bir modele sahiptir Hollanda. Bu modelden biz de nasibimizi almalıyız. Her iki seçim öncesi ve sırasında bu uzlaşmacı davranışdan asla vazgeçmemeliyiz.

Putselaan 127-A Rotterdam

Volkerakstraat 10 Arnhem

Konut kredisi uzmanınız 1991 yılından bu yana hizmetinizde

Danışmanlık ücreti SADECE

€ 1899*

Eğer polisle, savcılıkla, çocuk esirgeme kurumuyla veya ödeneklerinizle ilgili (işsizlik, hastalık veya sosyal ödenek) sorunlarınız varsa bizi hiç çekinmeden arayın. Sonuçta yardım etmek bizim işimiz!

HAYALİNİZDEKİ EVİ Mİ BULDUNUZ?

İlk görüşme için ücret talep etmiyoruz, hatta prosedür başlatmamız gerekirse de size masraf olmasın diye devlete 'avukat yardımı' başvurusunda bulunuyoruz. Çekinmeyin arayın, sizi seve seve bilgilendirelim. Hukuk dallarımız: • Ceza hukuku • Aile ve çocuk hukuku • Sosyal güvenlik • İdare hukuku

www.020advocatuur.nl

• En kapsamlı banka seçenekleri • En düşük aylık giderler • 2013 yılının en iyi konut kredisi uzmanı adayı gösterilen danışmanımız hizmetinizde • 24 yıllık deneyimle kişiye özel danışmanlık hizmeti Avukat Semra Aytemur Linnaeusparkweg 16 1098 EB AMSTERDAM T: 020-66 52 500 M: 0633-64 97 58 E: aytemur@020advocatuur.nl

Randevu için 078-6551655 nolu numaramızdan bizi arayabilir veya en yakın şubemize başvurabilirsiniz * Sartları sorunuz

yilmaz.nl

sigorta, kredi, ipotekli kredi, finansal danışmanlık


11

HABER

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

Geleceğimize biz sahip çıkmazsak, kim çıkacak? 15 Mart seçimlerine yaklaşırken DENK Partisi’nden 13. sıradan milletvekili adayı olan Rabia Karaman ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Üç yıldır Arnhemde yerel siyasetle mesgulsunuz. Şimdi DENK Partisi’nin milletvekili adaylarından birisiniz. Neden ulusal arenada siyaset yapmaya karar verdiniz? Geçtiğimiz ay Başbakan Rutte “Tüm Hollandalılara” diyerek bir mektup yazdı. Seçim kampanyasına büyük gazetelerde verdiği bu mektupla start verdi. Mektubun özü aslında ‘bizim gibi olun ya da çekip gidin’ diyordu. Bu mektubu ortaokula giden kızım okumuş ve bana whatsapptan mesaj göndermiş: “Rutte bizlere mi diyor? Halbuki ben de öğretmenlerime yerli Hollandalılar kadar saygı gösteriyorum.” Ben bu sözlerin arkasındaki hayal kırıklığı ve kırılmışlığı bir anne olarak hissettim. Kendimden de biliyorum, o yaşlardayken hep bir sorumluluk hissiyle davrandım. Ben bir medeniyeti temsil ediyorum ve o yüzden örnek davranış sergilemeliyim diye düşünürdüm. Aradan 20 yıl geçti ve bakıyorum da, sanki bir adım ilerlememişiz. Hatta tam aksina, güvensizlik ve düşmanlıklar gittikçe artıyor. Biraz önce bahsettiğim kırılmışlığı, dışlanmışlığı ve yabancılaşmayı bütün gençlerimiz hissediyor. Babaları, dedeleri bu ülkeye hizmet etmiş olan gençlere bir başbakan ‘defolun gidin’ diyebiliyor. Medya zaten hep öyleydi ama siyasetin dili de çok sertleşti, halkın dili de. Bir başbakan kucaklayıcı olmalı, dışlayıcı değil. Wilders’ın söylemleri artık bütün siyasi partilerde yer ediniyor. Bir bakan çıkıp Türk gençlerinin %87’si İŞİD sempatizanı diye açıklama yapabiliyor. Bunu da yıllarca oy verdiğimiz PvdA’nın bakanı yapıyor. Bizim ve gençlerimizin sorunları bu partiler tarafından yeterince ciddiye alınmıyor. Artık kendi sorunlarımızı gündeme getirmenin zamanı geldi diye düşünüyorum.

Eyfel Kulesi çevresine duvar 15 Mart'ta oy vermeyi unutmayın

sağlık, eğitim ve ekonomi gibi bir çok alanda Parti Programımızda çözüm önerilerimiz var. Hatta ben çevre bilinci, gelecek nesillerimiz ve yaşanabilir bir dünya bırakabilmek için sürdürülebilir enerji konularını da önemsiyorum. Biz biliyorsunuz büyük bir medeniyetten geliyoruz. Osmanlı zamanında mesela kuşlar için, ekolojik dengeyi korumak için vakıflar vardı. Biz böyle bir medeniyetten geliyoruz. Hollanda’da var olan güzelliklerin hakkını da teslim etmemiz gerekiyor. Mesela adaletin temeli olan bir hukuk devleti, insaniyetin temeli olan sosyal bir devlet. Hollanda’da iyi niyetli insanlar çok. Bu değerler son yıllarda gittikçe zayıflamaya başladı. Biz bu güzellikleri daha sağlam hale getirirken, medeniyetimizi oluşturan tarihi değerlerimizden de güç alarak bu ülkeyi daha da güzelleştirmeyi hedefliyoruz. Artık Hollanda bizim ve çocuklarımızın.

Rabia Karaman

Hangi konular DENK için önemli ve siz hangi konular hakkında çalışma yapmak istersiniz? Koruyucu ailelikle ilgili çalışmalar yapan İmran Vakfı’nda yöneticilik yaptım. Aslında asıl sorunumuzun temelde oluştuğunu gördüm. Ailelerimiz zor durumda. Nesiller arası iletişim sorunu çok büyük. Gençler zor durumda. Gençler arasında intihar eğilimi konusunda bir araştırma yapılmış. İlk sırayı kim almış biliyor musunuz? 12-18 yaş arasındaki Türk genç kızları! Kızlarımızın sorunu nedir? Onlar neden özgüven sahibi olamıyorlar? Bana göre en öncelikli meselemiz ailelerimiz ve çocuklarımız olmalı. Eğitim olmalı. Bir diğer araştırmaya göre gittikçe artan ırkçı ve islamofobik şiddetin en büyük kurbanları yine kadınlar: Kayıtlardan bu oran %90 olarak görünüyor. Özellikle başörtülü kadınların fiziksel şiddet, küfür, hakaret, tehdit gibi olaylara maruz kaldığı belirtiliyor. Diğer yandan delikanlılarımızın iş bulma konusunda sıkıntıları da malum. Gençlerimiz daha iyi dil bilmelerine, daha yüksek eğitimli olmalarına ve Hollanda kültürünü daha iyi bilmelerine rağmen işsizlik oranları ortalamanın üç katı. Yaşlılarımızın ve hastaların sorunları ise hakeza. Gittikçe artan yabancı düşmanlığı bizim acil sorunumuz. Ama

Neden var olan partilerde siyaset yapmadınız da DENK Partisi’ni seçtiniz? Dediğim gibi, var olan siyasi partiler artık gittikçe sağcılaşan söylemi benimsemeye başladılar. Oy kaybı kaygısıyla. DENK bir ihtiyaçtı, bir zaruretti. DENK, gençlerin umutsuzluğuna umut oldu. Kampanya çalışmaları sırasında öyle gençlerle karşılaşıyorum ki.. O kadar çok güveniyorlar ve umut ediyorlar ki. Bu güvenleri ve umutları beni çok duygulandırıyor. Diğer taraftan da çok ağır bir sorumluluk veriyor. Bu sorumluluğu hissediyorum. Ve dua ediyorum, bu güvene layık olabilelim diye. Sırf bu gençlerimizin umudu için başarmak zorundayız diyorum. Partimiz DENK’in kesinlikle Hollanda için bir fırsat olduğuna inanıyorum. 11 Eylül’den bu yana gittikçe büyüyen önyargılar, nefret ve eşitsizlik artık dayanılmaz boyutlara ulaşmıştı. Kendini dışlanmış hisseden birçok genç DENK’le birlikte, birden bire içinde yaşadığı toplumla ve siyasetle ilgilenmeye başladı. Yıllardır yürütülen algı operasyonları sonrasında kaybettiği özgüvenini yeniden kazanmaya başladı ve önünde bir hedef gördü ya da bir hedef oluşturdu. DENK siyaset ve halk arasında bir köprü vazifesi gördü. Ben artık bu ülkede kendi ayaklarımız üzerinde durabileceğimize inanıyorum. Hatta daha da ileri gidiyorum, bu ülkenin ihtiyacı olanın bizde olduğuna inanıyorum. Entellektüel kapasitemiz var, girişimcilerimiz var, toplumun her kesiminde yüksek seviyede eğitim almış insanlarımız var. Şimdi de siyasette yerimizi almanın zamanı geldi. Ama bunu yerli Hollandalılarla birlikte yapacağız ve tüm insanlığın hayrı için yapacağız. Son olarak ne söylemek istersiniz okurlarımıza? Geleceğimizin burda olduğu bilinciyle bu ülkeyi sahiplenerek daha ileriye taşıma azmini diri tutmalıyız. Buraya gelmemizin tesadüf olduğuna inanmıyorum. Doğunun hikmet medeniyeti ile batının rasyonel yaklaşımını taşıyan gençlerimiz geleceği birlikte inşa edecek! Saandığa gitmek çok önemli. Geleceğimiz için, çocuklarımız için. Bu yüzden sandığa gitsinler. Ve elbette oylarını DENK Partisi’ne versinler. Kendi sesinize ve geleceğinize sahip çıkın diyorum.

Amsterdam'daki Sera Süpermarket yenilendi Amsterdam'ın tanınmış marketlerinden Sera Süpermarket müşterilerine kaliteyi ve hizmeti arttırmak için yenilendi. Sera Süpermarket sahibi Fikret Beydoğan konu ile ilgili yaptığı açıklamada: "Zaman bize değil bizim zamana uymamız lazım. Geç kalınmış bir karardı. Her on senede her şey değişiyor, bizim de değişmemiz lazım. Dükkanın her metrekaresini en güzel şekilde kullanmamız lazım. Tanınmış büyük süpermarketlere gittim kendimizi nasıl geliştirebiliriz diye baktım ve çok fikirler aldım. Dükkanı tamir

olmak istiyoruz" dedi. Kasaplık işinin zor olduğunu belirten Fikret Beydoğan "Gençler uğraşmak istemiyor. Bu iş bize kaldı. Biz de burada en güzel şekilde hizmet vermek için gayret ediyoruz. Hollandalılar helal ne demek diye sorunca anlatıyoruz, kan tamamen vücuttan boşaldığı zaman et daha sağlıklı olur diye. Daha lezzetli olur ve hastalık taşımaz diye anlatıyoettik ve yüzde 35 daha fazla mal sığdırdık ruz. Kısa zamanda büyük işler başardık. Şu ve daha ferah oldu. Görenler çok beğeniyor. anda kayıtta olan toplam 2800 çeşit ürünüBiz bununla yetinmeyeceğiz ve daha gü-www.ensaryufka.com müz var. Diğer süpermarketlerde ne varsa zel işler yapacağız. Örnek bir süpermarketinfo@ensaryufka.com burada da bulunuyor" dedi.

Fransa'nın dünya çapında tanınan sembollerinin başında gelen Eyfel Kulesi'nin etrafı kurşun geçirmez duvarla çevrelenecek. Eyfel Kulesi İşletme Şirketi tarafından yapılan açıklamada, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası sırasında geçici olarak yerleştirilen çitlerin kalıcı hale getirilmesi kararı alındığı bildirildi. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Bernard Gaudillere, Le Parisien gazetesine yaptığı açıklamada, "Eyfel Kulesi ve içinde bulunduğu bahçenin kurşun geçirmez bir duvar ile çevreleneceğini" söyledi.

15 Temmuz gazisi gurbetçinin tedavisi tamamlandı

Fransa’da yaşayan 15 Temmuz gazisi Mahsun Göl, darbe girişimi sırasında vücuduna isabet eden mermi ve şarapnel parçalarının tamamen alındığını söyledi.

Makedonya için güvenlik krizi uyarısı

Makedonyalı siyasi analist Pendarev, "Makedonya'daki kriz, sadece siyasi bir kriz değil, aynı zamanda kurumsal bir krize dönüştü. Bu kriz bir süre daha devam etmesi durumunda güvenlik krizine dönüşebilir." dedi.

Musul'da hayvanlar da DEAŞ kurbanı

Terör örgütü DEAŞ'ın, Irak'ta kontrolü altındaki bölgelerde gerçekleştirdiği zulüm, insanların yanı sıra hayvanların da mağduriyetine sebep oldu.

Katolik Kilisesi'nin başı cinsel istismarla dertte

Avustralya'da binlerce çocuğun kiliselerde cinsel istismara uğradığına yönelik rapor, geçmiş yıllarda Katolik Kilisesi'ndeki din adamlarının karıştığı birçok olayı hatırlattı.


HABER

Meksikalılardan Trump'a duvar tepkisi: 'Irkçı ve bölücü'

12

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

Peynir fabrikasını gezdiler

Meksikalılar, ABD Başkanı Trump'ın sınıra duvar örme projesini demokratik değerler ve medeni dünyanın geldiği seviyeden geriye dönüş olarak nitelendiriyor.

Cakarta'da evsizlerin köprü altlarında yaşam mücadelesi

Hollanda’da beyaz peynir imalatında

hem Türkler hem de Hollandalılar arasında adından söz ettiren Özgazi peynir üreticisi Şerif Aktürk, Kosgeb’in tertip ettiği gezi çerçevesinde Türkiye’den gelen bir gurup Kobi ve girişimciyi ağırladı. Türkiye’den küçük ve orta işletme sahiplerinden oluşan 17 kişilik bir he-

yet, Özgaziyi ziyaret ettiler. Özgazi beyaz peynir üretim fabrikasını gezen heyet, gördükleri oldukça modern makinelerle çalışan ve gayet temiz ve sağlığa uygun ortamda yapılan üretim karşısında hayranlıklarını dile getirdiler. Fabrika sahibi Şerif Aktürk’e duydukları gururu övgülerle dile getirdiler. Kosgeb daire başkanı Abdurrahman Köseoğlu, “Geçen yıl kırkın üzerinde kobi ve girişimcimizi Amerika’nın değişik bölgelerine götürüp büyük fabrikaları gezdirdik. Bununla birlikte oradaki Türk girişimcilerimizi tanıttık. Bu yıl da bu geziyi Avrupa’ya düzenledik. Hollanda ve Almanya’yı tercih ettik. Amacımız, girişimcilerimizi teşvik etmek, ödüllendirmek hem de onların üzerinden anlattığımız başarı hikâyeleriyle de diğer Kobi ve girişimcilerimizi cesaretlendirmektir. İnşallah bundan sonra da bu şekilde geziler düzenlemeye devam edeceğiz.” dedi.

Endonezya'nın başkenti Cakarta'da evsizler, kanalizasyon borusu ve köprü altlarında yaşam mücadelesi veriyor. Endonezya’nın başkenti Cakarta’da yüzlerce evsiz, yer üstünden geçen kanalizasyon borusunun altındaki oyuklarda ve köprü altlarında hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Belçika mahkemesi'nden Fehriye Erdal'a ceza

Waalstraat 22 T 026-3799473 @ info@sifaclinic.nl I www.clinic.nl

Belçika Brugge Ağır Ceza Mahkemesi, gıyabında yargılanan Sabancı suikastı faillerinden Fehriye Erdal'a Türkiye'de işlediği suçlardan dolayı 15 yıl hapis cezası ile 10 yıl sivil ve siyasi haklardan mahrumiyet cezası verdi.

Havada yolcu sayısı 3 yılda yüzde 30 artacak

Geçen yıl transit üst geçişler dahil 1 milyon 829 bin 28 olan uçak trafiğinin ise bu yıl 1 milyon 959 bin 865'e yükselmesi öngörülüyor. Gelecek yıl 2 milyon 135 bin 265'e çıkması beklenen uçak trafiğinin, 2019'da 2 milyon 305 bin 96'ya ulaşacağı tahmin ediliyor.

Hollanda Enes Ünal'ın penaltısını konuşuyor

Twente'nin Heerenveen'i ağırladığı mücadelede milli futbolcu Enes Ünal'ın rakip kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda çalınan penaltı tartışmalara sebep oldu.

• • • • • • • • •

Fysiotherapie Acupunctuur Kruiden Vitaminen supplementen “biologisch actieve” Bloedonderzoeken “vitaminen tekort,allergie, ontstekingen” Body analyse (check up) Yaotech behandeling Acuut “pijn behandeling” Fitness

• Andumedic (pijn verlichting) • Premium (afvallen bij problemen met de schildklier, constipatie enz. Ook verstevigen en gezichts behandelingen) • Cryo (vet afbreken) • Avitae (afvallen, verstevigen, cellulitis) • Diode laser (pijnloze SHR methode) • Cavitatie (afvallen, verstevigen, cellulitis) • Eric pak (sauna, lymfedrainage)

• Massage (voor het hele lichaam) • Gezichtsbehandelingen (reiniging en verzorging) • Begeleiding bij afvallen • Cupping therapie (hacamat)

Waalstraat 22 | 6826 BP Arnhem | T: 026-3799473 @: info@sifaclinic.nl | www.clinic.nl


13

HABER

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

Yurt dışında boşananlar için yeni düzenleme Y

urt dışında boşanan Türk vatandaşları, tanıma-tenfiz davası açmalarına gerek kalmaksızın birlikte başvurarak

nüfus kütüğüne tescil yaptırmaları halinde, Türkiye'de de boşanmış kabul edilecek. Yurt dışında boşanan Türk vatandaşlarının boşanma

kararlarının Türkiye'de tanınmasına yönelik sorunun giderilmesi için Adalet Bakanlığı ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı tarafından yürütülen çalışma tamamlandı. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda yapılacak değişikliğe göre, yurt dışındaki adli mercilerde evlilikleri sona erdirilen Türk vatandaşlarına ilişkin boşanma kararları, tarafların birlikte veya vekilleri aracılığıyla müracaat etmeleri halinde yargı kararına gerek olmaksızın Türkiye tarafından da doğrudan tanınacak. Yeni düzenlemeyle yurt dışındaki

boşanma kararlarına ilişkin tanıma-tenfiz davası açılmadan Türk makamlarınca da yurt dışındaki adli mercilerin verdiği boşanma kararı kapsamında taraflar boşanmış sayılacak. Birlikte başvurma zorunluluğu Yurt dışındaki adli mercilerin verdikleri kararlar kapsamında boşananların durumunun nüfus kütüklerine tescil edilebilmesi için Türkiye'de nüfus müdürlüklerine, yurt dışında ise büyükelçilik veya konsolosluklara birlikte başvurmaları gerekecek. Müracaat kapsamında

Almanya'dan Türklere skandal yasak

Erlensee'deki Erlenhalle salonunda 17 Şubat'ta düzenlenmesi planlanan "Gözyaşı Geceleri - Son Kale Türkiye" adlı tiyatro programını organize eden Veysel Danacı, yaptığı açıklamada, polis, medya ve diğer yetkililerin baskıları sonucu etkinliğin iptal edildiğini söyledi. GEREKÇE "ŞİDDET VE NEFRET" İÇERMESİ "Programı iptal etmek için ellerinden geleni yaptılar. Bunu da başardılar." diyen Danacı, gösterinin şiddet ve nefret içerikli olduğunun savunulduğunu ve Erlensee Belediyesinin kira sözleşmesini gerekçe göstererek programa izin vermediğini dile getirdi. "PROGRAMIN İÇERİĞİ SORULMADI" Danacı, programın iptal

edilmesinin gerekçelerinden hiçbirinin doğru olmadığını anlatarak, "Belediye Başkanı bizi bir kere arayıp 'Bu programın içeriği nedir, nasıl bir tiyatrodur' diye sormadı." ifadesini kullandı. Program kapsamındaki tiyatro oyununda insan gücünün ele alındığını vurgulayan Danacı, nefretle şiddetle hiçbir ilgilerinin olmadığını ifade etti. "İPTAL KARARINI MEDYADAN ÖĞRENDİM" Erlensee'deki salonu belediyeden değil bir organizasyon şirketinden kiraladıkları bilgisini veren Danacı, bu salonda düğün gibi diğer organizasyonların da yapıldığını aktardı. Almanya'da zaman zaman terörü destekleyen yaklaşımlar sergilendiğine

işaret eden Danacı, "Burası tiyatro zaten. Bugün adamlar kalkıyor PKK olarak yürüyüş yapıyor. Yasak olan PKK'nın bez parçalarını taşıyorlar, kimsenin sesi çıkmıyor. Bugün kalkıyor bir adam küfrediyor, 'mizah' deniyor. Bana söyler misiniz, hangi tiyatro siyasi içerikli değil?" değerlendirmesinde bulundu. "Gözyaşı Geceleri - Son Kale Türkiye" programlarını daha önce farklı kentlerde yaptıklarını ve herhangi bir sorun çıkmadığını hatırlatan Danacı, bir kavga veya şiddet olayı göstermeleri durumunda özür dileyeceğini vurguladı. Belediyenin ve organizasyon şirketinin kira sözleşmesinin iptal edildiğini kendisine doğrudan bildirmediğini, bunu medyadan

öğrendiğini söyleyen Danacı, program biletlerini alanların paralarının iade edileceğini sözlerine ekledi. ERLENSE BELEDİYE BAŞKANI'NIN AÇIKLAMASI Alman medyasına konuşan Erlensee Belediye Başkanı Stefan Erb ise tiyatronun şiddet, nefret ve milliyetçilik içerdiğini ileri sürerek, oyun içinde kamufle edilse bile buna karşı olduklarını ifade etti. Erb, "Kimin kime karşı zafer elde ettiği benim için fark etmez ancak böyle bir şeyin sahnelenmesini istemiyoruz." açıklamasını yaptı. Haberlerde, salonun sahibinin Erlensee Belediyesi olduğu ve belediyenin gösteriyi organize edenlerle yapılan kira sözleşmesini iptal ettiği de belirtildi.

yurt dışındaki adli mercilerin verdiği boşanma kararı nüfus kütüğüne tescil edilecek. Başvurunun ardından nüfus kütüklerindeki "evli" ibaresi "boşanmış" olarak değiştirilecek. Tarafların veya vekillerinin birlikte müracaat etmemeleri halinde ise mevcut düzenleme kapsamında yurt dışında verilen boşanma kararları için tanıma-tenfiz davası açılması gerekecek. Bu düzenlemenin sadece boşanma kararlarını kapsadığı, velayet, mal paylaşımı ve tazminat gibi diğer kararlarda ise yürürlükteki tanımatenfiz davalarının açılmasının

zorunlu olacağı öğrenildi. Düzenlemenin Olağanüstü hal (OHAL) kapsamında çıkartılacak bir Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) yer alması bekleniyor. Tanıma-tenfiz davası Yabancı ülkelerde Türk vatandaşları hakkında verilen boşanma veya ayrılık kararlarının Türkiye'de de hukuken geçerli olarak kabul edilebilmesi için halen, yabancı mahkemenin boşanmaya ilişkin verdiği kararlar hakkında Türkiye'deki mahkemelerde de tanıma-tenfiz davası açılması zorunluluğu bulunuyor.

Dünyanın en güçlü orduları

Her yıl ülkelerin ordu gücünü hesaplayan ve buna göre en güçlü ordular sıralaması yapan Global Firepower 2016 yılı sıralamasını paylaştı. Geçtiğimiz yıl bu listede 10. sırada yer alan Türkiye 2 sıra yükselerek 8.'liğe yerleşti. Endekse; askere çağırılabilecek nüfus, tank, uçak, nükleer başlık, uçak gemisi, denizaltı sayısı ve savunma bütçeleri giriyor. Kategoriler her ülke için farklı ağırlıkta hesaplanıyor. Mesela denize kıyısı olmayan ülkenin gemi sayısı ordu gücünü hesaplamada az ağırlık oluşturuyor. ALMANYA TÜRKİYE'NİN GERİSİNDE Öte yandan bu yıl yapılan sıralamada Almanya Türkiye'nin gerisine 9. sırada yer aldı. TÜRKİYE Toplam nüfus: 79,414, 269 Askere gidecek kişi sayısı: 41,640,000 Tanklar: 3,778 Zırhlı savaş araçları: 7,550 Savunma bütçesi: 18,185, 000,000 US Dolar

Işıklandırmada yeni yöntem LED aydınlatmalar düşük enerji tüketimleri, uzun ömrü olmaları, sağlamlıkları, küçük Bize boyutları ve hızlı açılıp kapanabilme özellikleri ile geleneksel ışık kaynaklarına göre nışmadan a d farklı avantajlar sağlamaktadır. Ürün kategorilerimizde, mekanlarınızı daha ferah karar hale getiren aydınlatmalardan, değişik ambiyans veren çeşitlere kadar oldukça vermeyin farklı çalışmalar göreceksiniz. Fiyatlarımız her bütçeye uygundur.

LED SPOT LED LAMP LED PANEL LED TL

LED FLOODLIGHT LED DOWNLIGHT LED HIGHBAY LED STRIP TOEBEHOREN

Her türlü led ışıklandırma sistemi, led spotları ve dekoratif malzemeleri bizden temin edebilirsiniz. Uzman ekibimiz mekanlarınıza en uygun ışıklar konusunda sizi aydınlatacaktır.

Telefon: 040 711 46 63

www.ledstation.nl

Thorvaldsenlaan 2c, 5623 BM Eindhoven


HABER

14

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

GELECEK KAYGISI VE HITLER AVRUPASI Gelecek kaygısı bahane edilerek popülist, nationalist (yerlici) ulusalcılık temeline dayalı propoğanda yapan partilerin oy patlaması yapmasını AB'nin geleceği açısından endişe verici bir durum olarak değerlendiriyorum.

METİN YAZAREL

metin.yazarel@haber.nl

Yazıma son gelişmeler ışığında Avrupa birliğinin geleceğinin kaygı verici bir sürece doğru evrileceği öngörüsünde bulunarak başlamak istiyorum. Birkaç yıl öncesine kadar barış ve refah kıtası olarak tabir edilen Avrupa birliğinde ayrılık rüzgarlarının estiği sancılı bir döneme girildi. İngilterenin ayrılma kararından sonra, diğer başka üye ülkelerin de kazan kaldırarak, ayrışma sürecinin daha çok ivme kazanacağını tahmin ediyorum. Avrupada bozulan ekonomik istikrar ve artan işsizlik, aşırı sağ ve ırkçı akımların yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığını abartmasına zemin hazırladı. Öte taraftan AB’nin iç güvenliğini tehdit eden Paris, Brüksel ve Nice gibi kentlerde yabancı kökenli terör olayları müslümanlara karşı kin ve nefret duygularını besledi. Söz konusu terör saldırılarıyla belirsizleşen ve gittikçe ağırlaşan olağan üstühal gibi asayiş durumları ise, yabancı düşmanlığının artmasına vesile oldu. Diğer taraftan dramatik bir şekilde yükseliş gösteren ve Dünya genelinde 60 milyon civarında olduğu tahmin edilen mülteci akınları ve göçmen krizi de Avrupanın korkulu rüyası oldu. Yaşanan tüm bu olumsuz gelişmeler gelecek kaygısı olarak algılanırken aşırı sağcı ve popülist politikacılara fırsat verilmesi AB’nin uluslararası arenada prestij kaybı ve saygınlığını yitirmesine sebep oldu. Bugün dünya genelinde İslam coğrafyası başta olmak üzere, Avrupa kıtasını da etkisi altına alan büyük bir siyasal deprem yaşıyoruz. Demokrasilerin geleceği açısından sıkıntılı bulduğum, demokratik rejimlerin dalga dalga otoriterleşme eğilimi göstermesini hayretle karşılıyorum. Ya da başka bir değimle yavaş yavaş Samuel P. Huntington'un "üçüncü dalga" diye tanımladığı demokratikleşme sürecinin dondurulduğu evreye doğru evrildiğimizi düşünmek bile istemiyorum. Gelecek kaygısı bahane edilerek popülist, nationalist (yerlici) ulusalcılık temeline dayalı propoğanda yapan partilerin oy patlaması yapmasını

Köse Advocaten INTERNATIONAL LAW OFFICE

Gurbette meşakkat çeken birinci nesil Türkler yadedildi

AB'nin geleceği açısından endişe verici bir durum olarak değerlendiriyorum. ABD'de Donald J.Trump'ın seçim başarısından sonra, Fransa'da Marine Le Pen, Hollanda'da Geert Wilders'in, Almanya'da Alternatif Parti'nin, Avusturya'da Özgürlük Partisi gibi partilerin yükselişini gelecek açısından tehlikeli ve karanlık buluyorum. Liberal demokrasinin sosyal adalet, fırsat eşitliği, ve insan onuruna saygı gibi ilkelerinin, demokratik hak ve hürriyetlerin ihlal edilmesinden korkuyorum. Şimdilik işleyen seçme ve seçilme hakkının, birlikte yaşama ve birlikte yönetme konusunda kazanılmış hakların iptal edilmesinden endişe ediyorum. Avrupa Birliği'nin oluşmasın da emeği geçen Schubert ve Monnet gibi devlet adamlarının en büyük hayali, Avrupanın savaş çıkaratan bir fitne kıtası olmasına engel olmaktı. Bu manada Avrupa Birliğine üye ülkeler arasında sınırları kaldırarak, Avrupa kıtasının bir daha savaşlarla yıkılmasına engel olmak amaçlanmıştı. Şimdi yaşadığımız olayları dikkate alarak, ırkçı akımların tehdit ettiği ve parçalanma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan bir Avrupa kıtasında, ulus-devletlerin tekrardan sınır ve toprak esaslı eğemenlik alanı oluşturma tehlikesini görüyor ve yetkilileri uyarıyorum. Sonuç olarak demek isterim ki; etnik ve dini aidiyetler üzerinden yürütülen düşmanlık algısıyla sürdürülen bir siyaset anlayışının, Avrupa kıtasından başlayacak bir üçüncü dünya savaşını tetikleyebileceği tehlikesine dikkat çekerek, ırkçı politıkaların ciddiyetle sorgulanmasını tavsiye ederim. Bu manada İngilterenin ayrılmasından sonra, kurumsal yapısının değişmek zorunda olduğu bir AB’nin, yeniden yapılanma sürecinde ırkçı akımların yaptığı som propogandaların tesirinde kalarak; çok yakın bir gelecekte, tekrardan 1930'lu yıllara "Hitler Avrupasına" dönüleceği endişesini taşıdığımı ifede etmek isterim.

Avrupa'ya Türk işçi göçü 1960'lı yılların başlarında başlamıştı.Önceleri kendi imkanları ile yolculuk yapabilenler düştü yollara... Daha sonra, ülkelerin devletimiz ile yaptığı ikili anlaşmalar sonrasında akın akın gelmeye başladı Türkler. Hollanda ile anlaşmamız 1964 yılında imzalanmıştı. Daha önce kendi rizikoları ile Avrupa'ya göçen Türkler'in yerine, sorumlulukları Avrupa devletleri tarafından üstlenen Türkler gelmeye başlamıştı. Hepsinin buralara geliş amacı, birkaç yıl çalışmak bir traktör, bir ev ve bir tarla parası biriktirmek ve sonra da yuvalarına geri dönmekti. Ama olmadı. Türkler geldiler ve bir daha geri dönmemek

üzere buralara yerleştiler. Avrupa'ya göç eden Türkler'in, hangi devrelerden ve evrelerden geçtiklerini bu yazımızda sırasıyla okuyacaksınız. Ama önce, hafta sonunda Amsterdam'da yapılan bir etkinliğe değineyim. Avrupa'ya gelen birinci nesil Türkler'in çektikleri meşakkatları anmak ve arkalarından gelen ikinci ve üçüncü nesil Türkler'in önlerini nasıl açtıklarını ortaya sermek için çok anlamlı bir etkinlik yapıldı. 'Ahde Vefa' adlı bu etkinliği, İbrahim Çitil'in inisiyatifi ile, Hollanda Sivaslılar Platformu, Hollanda Samsunlular Derneği, Hollanda Karamanlılar Vakfı, Hollanda Konyalılar Vakfı ve Hollanda Türk Müzesi ortaklaşa organize ettiler.

Türkiye'deki avukatları ayağınıza getiriyoruz

 Türkiye'deki avukatlarınız artık Hollanda'da size hizmet verecek.  Avukatlık işleri için Türkiye'ye gitmenize gerek yok. Köse Advocaten olarak ekibimizi Türkiye'den gelen avukatlarla güçlendirdik. Son yıllarda vatandaşlarımızın Türkiye ile alakalı hukuksal sorunları çoğaldı. Bu alandaki sorunları gidermek için, her ay Türkiye'den sizler için özel olarak, uzman avukatlar getireceğiz. Bu avukatlar Türkiye'deki hukuksal meselenizi, sizinle burada ele alacaklar. Böylece her defasında Türkiyeye gitmenize gerek kalmayacak.

Tel: 010 - 215 13 11

www.hukukburosu.nl


15

HABER

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

Yıldırım, Merkel ile görüştü

Nur Juwelier sahibi Nuri Konuksever

Takı için artık Türkiye'ye gitmeye gerek yok

Başbakan Yıldırım, 53. Uluslararası Münih Güvenlik Konferansı'na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Almanya'da mevkidaşı Merkel ile kahvaltılı toplantıda bir araya geldi.

Hollanda'da büyük uyuşturucu operasyonu

Hollanda'da uyuşturu hap üretiminde kullanılan büyük miktarda ham madde ele geçirildi.

2016'da 1,5 milyar akıllı cep telefonu satıldı

Nuri Bey sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Ben 1979'da 12 yaşında Hollandaya geldim. 22 yaşında okulu bıraktım ve bir konfeksiyon dükkanı açtım. Ama başarılı olamayınca kapatıp okula geri döndüm. Proje bazında bilgisayar uzmanlığı üzerine kursa başladım. GAK'da 10 yıl çalıştım. Amstelveen bölümünde tek Türk bendim ve gizli ırkçılığı hissediyordum. Oradan biran evvel kurtulmak istiyordum. 1989 yılında import export dükkanı devraldım. Türkiye'den gelen malzemeleri satıyordum. 5 sene sonra orayı kapatıp daha lüks bir mağaza açtım, Blokker tarzındaydı. İnsanlar kendine lazım olanı alıyor dükkanın lüks olması pek bir şey ifade etmiyor, bunu fark ettim. Oradan da kâr edemedik ve devrettim. 2004 yılında Verdonk yasası çıktı ve Türkiye'den evlenmek zorlaştı. Böylece insanlar burada düğünlerini yapacaklar ve düğün için altın lazım diye düşündük ve kuyumcu işine girelim dedik. Burada Türklere hitab ediyorsunuz, ama bir de Hollandalılara yönelik ayrı dükkanınız da var. Orası buradan daha farklı bir alan? O alanda da ihtiyaç olduğunu gördük. Hollandalıların altın zevki çok farklı. Biz yatırım amaçlı altın alırız onlar süs, takı amaçlı alıyor. Bu yüzden de 14 ayar altın alıyorlar. Arkadaşım, 'bir Hollandalı kuyumcu var devretmek istiyor' dedi. Gittik konuştuk ama gücümüz yetmiyor almaya. Bankalar da krizde, kredi vermiyor. Dükkan sahibine dedim ki 'sen bana borç para ver, ben dükkanı alayım'. Sonra sana borcunu öderim. Kabul ettiler. Yani dükkanı borç olarak aldık ve çalışıp borcu tekrar ödedik. Hollandalılar, Türklerden altın almak istemez düşüncesiyle, dükkan sahibi bayan ve çalışanlarını da hala yanımızda tutuyoruz. Yani aldığımız yeri aynen muhafaza ettik. Altın ayarı düşük olunca daha mı ucuz oluyor? Aslında tam tersi. Para eden altın 22 ayardır, 14 ayardan biraz daha fazla altın var içinde ama işçiliği olmadığı için daha ucuz. 22 ayar altın daha sadedir ve yatırım amaçlı alınır. Mesela Hollanda'da 14 ayar, Amerika'da 8 ayar, Araplarda 18 ayar ve Hindistan'da 23 ayar altın popülerdir. Her ülkenin kendine has altın zevki var.

Bu ayar tam olarak ne demek? Altın ayarı ne kadar yüksek ise, içindeki saf altın oranı o kadar yüksektir. Örneğin 22 ayar altının kiloluk külçedeki oranı, 916 gram saf altın 84 gramı ise metaldır. Metal olmazsa altın şekil almaz ve çok yumuşak bir dokusu vardır. Altını erittiğin zaman metal ayrılır ve saf altın kalır o da 24 ayar altındır, yani %100. Bildiğimiz külçe altını bile şekile gelmesi için binde bir oranında metal karıştırılır. Düğün sezonu yaklaşıyor. Müşteriler düğün için gerekli her şeyi burada bulabiliyor mu? Artık Türkiye'ye gitmeye gerek kalmadı diyebilir miyiz? Söz merasiminden düğüne kadar ne lazımsa bizde var. Tektaş, nişan yüzüğü, bilezik gibi aklınıza gelebilecek herşey bizde mevcut. Düğünde takmak istediğin altını da bizde bulabilirsiniz. Türkiye'ye gitmeye gerek yok çünkü aramızda fiyat farkı çok az, o da vergilendirme sisteminden kaynaklanıyor. 250 gram altında en fazla 300 euro fark vardır. Bir de Türkiye'den gelirken 400 euro'dan fazla olduğu için fiyatı, sınır parası ve vergi ödemek zorunda. Eğer söylemediysen bir de üstüne habersiz geçirmek istediğin için ceza ödüyor. Bunlara hiç gerek yok. Müşteri sipariş vermek istese ne kadar sürüyor eline geçmesi? Elimizde varsa hemen, ama yoksa bir hafta içersinde 22 ayarı temin edebiliyoruz. Alyanslar isteğe göre yapıldığı için 3 hafta sürer. Pırlanta ise özel tasarım ise 1 ay sürer. Kişi kendisi dizayn yaptı ve üzerine pırlanta istiyor ise bu da mümkün. Kuyumculuğun yanı sıra bir de hac ve umre organizasyonu yapıyorsunuz. Bize bundan bahseder misiniz? Kuyumculuğun yanında bir de kreşimiz var. Aslında 3 ayrı işletmemiz var. Oğlum Abdurrahman, Türk kuyumcusunda, Burak Hollandalı kuyumcuda ve gelinim de Kreş ile ilgileniyor. Ben de hac ve umre organizasyonuyla ilgileniyorum ve çok severek yaptığım bir iş. Hac ve umre organizasyonu 1992'den beri gönüllü olarak yapıyoruz. Eskiden her ırk kendi insanıyla giderdi, artık Surinamlı, Türk, Faslı herkes aynı organizasyonla gidebiliyor. Stichting Safa olarak daha çok Faslı vatandaşları götürüyorum.

Nasıl oluyor peki bu organizasyonlar? Haccın belirli tarihleri var ve o tarihte gitmek zorundasınız. Umre bir ziyarettir. Biz giderken bir Türk bir de Faslı hoca götürüyoruz. Herkes kendi dilinde hocaya soruları olursa rahatlıkla sorabilsin diye. Faslılar sadece organize istiyor diğer işlerini kendisi yapıyor. Türkler ise herşeyi hocaya soruyor veya onsuz bir şey yapmaya korkuyor yanlış yaparım diye. Hangi tavsiyelerde bulunmak istersiniz hac veya umreye gitmek isteyenlere? Ne için gittiğini bilmesi yani bilinçli gitmesi lazım. Haccın farzını sünneti bilmesi lazım. Hac konusunda kitaplar okuyup öğrenmek lazım. Hac bize neden farz edildi bilmesi gerekir. Haccı benimseyip seveceksin ve özümseyeceksin. Bunların dışında organize ile gitmek ve o organizenin kurallarına uymak zorunda. Tek başına gitmek çok zor. Hac meşakkatli bir ibadettir. Sabır ister. 24 yıldır organizasyon işiyle uğraşıyorsunuz. Yılda kaç organizasyon oluyor. Her zaman gidiyor musunuz siz de? Mecburen gitmek zorundayım. Kendi işimi sağlam ve iyi yapmam lazım. Bunun yanında 'hacı'ya güven vermek gerekir. Ben bu işte hacca gitmeyi seviyorum, insanlara yardımcı olmayı seviyorum ve tabi işin ticari yönünüde yabana atmamak lazım. Kaliteli hizmet etmek için bu da gerekli. Organizasiyon zor bir iş... Evet çok kolay olmayan bir iş. Çok fazla kültürden milyonlarca insan biraya geldiği için zor ve benim gurubumda 5 ayrı ülkenin insanı var bu da zorlukları ve güzellikkleri de beraberinde getiriyor tabiki. Fiyatlarının yüksekliğinden şikayet ediyor insanlar. Bu meşakkatli organize olduğu için mi pahalı? Artık oteller daha lüks. Hacılar daha güzel ve lüks otellerde kalmak istiyor. Yemek içinde ve iki günde bir çarşaflar değişiyor. Eskiden herkes kendi yemeğini yapıyordu. Şimdi öyle değil. Standartlar yükseldiği için fiyatlar da yükseldi tabi. Bir de Mekke'de otellerin çoğu yıkıldı bu yüzden de fiyatlar yükseldi. Petrol fiyatlarına endeksli bilet fiyatları da yükseldi. Kabeye yakın olan oteller daha pahalı. Ve bunun gibi etkenler var fiyatı yükselten.

Gartner Bilgi Teknolojileri Araştırma ve Danışmanlık Şirketinin raporuna göre, 2016 yılında satılan akıllı cep telefonu sayısı bir önceki yıla oranla yüzde 5 artarak 1 milyar 495 milyon 358'e yükseldi.

"Esed rejimi çoğu sivil binlerce kişiyi yargısız infaz etti"

Uluslararası Af Örgütü, "Suriye: İnsan Mezbahası: Suriye'de Saydnaya Hapishanesinde Toplu İdamlar ve İmhalar" başlıklı bir rapor yayımladı. Katliamları "hesaplanmış yargısız infaz kampanyaları" olarak adlandıran raporun, eski gardiyanlar, hakimler, doktorlar, avukatlar ve uluslararası uzmanlarla yapılan röportajlar sonucunda kaleme alındığı bildirildi. Raporda, "Eylül 2011- Aralık 2015'te 5-13 bin arası kişinin yargısız infaz edildiği tahmin ediliyor" denildi.

Fransa'da nükleer santralinde patlama

Fransa'nın kuzeyinde bulunan Flamanville nükleer santralinde makine dairesinde patlama meydana geldiği, herhangi bir nükleer sızıntı riski bulunmadığı ve 5 kişinin dumandan etkilendiği bildirildi.


HABER

16

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

Tunahan Kuzu ve Selçuk Öztürk'le röportaj

DENK’le, Hollanda DENK, ayrımcılıkla gerçekten mücadeleyi temel mesele edinen tek parti evet. Ama bizim tek konumuz ayrımcılık değil. Programımızı10 tema 100 öneri şeklinde oluşturduk. Hollanda’nın gündemindeki her konuyla ilgili görüşlerimiz var. Mesela temalarımızdan birisi ayrımcılık, bir diğeri sağlık, bir diğeri eğitim. Bunun yanında sürdürülebilir toplum ve çevre bilinci, ekonomi ve girişimcilik, sosyal bir toplum, yaşam alanları, demokratikleşme ve uluslararası adalet gibi bir çok alanda neler yapılması gerektiğiyle ilgili önerilerimiz var.

ff Neden DENK Partisini kurma ihtiyacı hissettiniz? Tunahan Kuzu: Hollanda’da hiçbir zaman yabancı düşmanlığı bu kadar açıktan ifade edilmemişti. Merkezdeki siyasi partiler Wilders’ın gittikçe agresifleşen söylemlerini yıllarca görmezden geldiler. Bizlerin problemleri onlar için bozuk para mesabesindeydi. Üstelik Wilders konuşuyor onlar da onun önerilerini uyguluyordu. Bunun örneklerinden biri Başbakan Rutte’nin gençlerimize ‘pleur op’, yani ‘defolun’ söylemiydi. Bir başka örneği ise Sosyal İşler Bakanı Lodewijk Asscher’in Türk gençleri ile ilgili yaptırdığı araştırmasında gördük. Araştırma şirketi dahi araştırmanın yetersiz olduğunu söyledi. Yayınlanmaması gerekir dedi. Buna rağmen Asscher bunu kamuoyuna açıkladı. Güya bu araştırmaya göre Türk gençlerinin %87’si İŞİD’i destekliyormuş. Böyle birşey olabilir mi? Bu ne demek? Bütün Türk gençleri terörist demek değil mi? Siz bir işveren olsanız, böyle gençleri ise alır mısınız? Gençlerimiz PvdA’lı bu bakanın açıklamaları yüzünden karalandı ve lekelendi. Selçuk Öztürk: Biz bu araştırma adı altındaki algı operasyonuna karşı çıktık. Asscher daha sonra Diyanet ve Milli Görüş gibi dini kuruluşlarımızın araştırılması için yeni

bir hamle başlattı. İlk araştırma bu kuruluşların Hollanda’ya katkı sağladığını söylüyordu. Ama bu sonuç Asscher’ın işine gelmedi ve yeniden araştırma yaptırdı. Bu şekilde sürekli müslüman Türk toplumu damgalanmaya başlandı. Biz buna itiraz ettik. Bunların üzerine bizden deklarasyon imzalamamızı istediler. Yani Asscher’ın entegrasyon politikasını onaylamamızı istediler. Yani gençlere terörist dememizi istediler. Toplumumuzu töhmet altında bırakacak belgelere elbette imza atamazdık. İşçi Partisinde mücadelemize devam etmemiz imkansızlaştırıldı ve yollarımız ayrıldı. Tunahan Kuzu: Son yıllarda Avrupa’da ve Hollanda’da yabancı düşmanlığı, İslamofobi, kin ve nefret gittikçe artıyor. Merkezdeki partiler oy kaybı kaygısıyla buna karşı bir duruş sergilemiyorlar. Bilakis bu söylemleri kopyalıyorlar. DENK, özellikle bu gidişata dur demek için kuruldu. Alternatif bir sese ihtiyaç vardı. DENK partisini kurmadan önce yüzlerce vatandaşımızla ve kuruluşlarımızla istişare yaptık. Nasıl bir parti olsun diye sorduk halkımıza. Müslüman Partisi mi olsun, yabancılar partisi mi? Büyük çoğunluk tüm Hollanda’yı kapsayan kuşatıcı bir parti olması için hemfikirdi. Biz tüm Hollanda’ya hizmeti merkeze

alan bir parti kurduk.

ff DENK Partisi sadece ayrımcılıkla mücadele için mi kuruldu? Programınızda başka konularla ilgili projeleriniz var mı? Selçuk Öztürk: DENK, ayrımcılıkla gerçekten mücadeleyi temel mesele edinen tek parti evet. Ama bizim tek konumuz ayrımcılık değil. 72 sayfalik Parti Programımızı 10 tema başlıgında 100 öneri şeklinde oluşturduk. Hollanda’nın gündemindeki her konuyla ilgili görüşlerimiz var. Mesela temalarımızdan birisi ayrımcılık, bir diğeri sağlık, bir diğeri eğitim. Bunun yanında sürdürülebilir toplum ve çevre bilinci, ekonomi ve girişimcilik, sosyal bir toplum, yaşam alanları, demokratikleşme ve uluslararası adalet gibi bir çok alanda neler yapılması gerektiğiyle ilgili önerilerimiz var. Tunahan Kuzu: Seçim Programımız CPB (Merkezi Planlama Bürosu) tarafından araştırıldı. CPB, programımız hakkında ne dedi biliyor musunuz? Başarılı ve yüksek hedefleri olmasına rağmen gerçekçi bir program! Bunu diğer partiler ancak hayal edebilirler. Hatta bir kaç gün önce yeni bir araştırma sonucu açıklandı. Profesörler ve hukukçulardan oluşan bir komisyon bütün partilerin seçim programlarını araştırdılar. Buna göre Hollanda’da bazı

partiler demokratik hukuk devletinin temellerine dinamit koyuyorlar. Bu partilerin başında PVV, VVD ve CDA geliyor. Adaletin olmadığı yerde barış ve huzur olabilir mi?

ff Seçim programınız tüm Hollanda’ya yönelik çözüm önerileri üretiyor dediniz. Peki toplumumuzu ilgilendiren ne gibi çözümleriniz ve hedefleriniz var? Tunahan Kuzu: Mesela biz “eigen risico” (şahsi risk) adındaki haksızlığın tamamen kaldırılmasını istiyoruz. Bu imkansız değil. Kendim sağlık sektöründen geldiğim için biliyorum. Hollanda sağlık sisteminde çok fazla israf var. Sağlık şirketleri milyarlarca kar yapıyorlar. Bunu da vatandaş ödüyor. Bunlar vatandaşa geri iade edilmeli. Selçuk Öztürk: Diğer yandan eğitimde gençlerimiz daha yüksek öğretime başlar başlamaz borçlandırılıyor. Diploma alıyorlar ama dağ gibi bir borçla hayata başlıyorlar. Biz temel bursun geri getirilmesini sağlamak istiyoruz. Böylece gençler hayata 3-0 geriden başlamasınlar. Tunahan Kuzu: İlk ve ortaöğretimde de önemli projelerimiz var. Mesela Türkçe, Çince, Arapça gibi dillerin seçmeli ders olarak sunulması. Gençler okulu bitirdiklerinde birbirlerini tanımıyorlar. Örneğin

göçmen tarihinin okullarda okutulmasını sağlayarak göçmenlerin buraya neden geldiklerini ve Hollanda’ya ne kadar katkı sağladıklarını tüm Hollanda toplumuna öğretmek istiyoruz. Selçuk Öztürk: Diğer yandan orta ve küçük ölçekli esnafın nefes almasını sağlayacak önerilerimiz de var. Uluslararası şirketler vergiden muaf tutulurken küçük esnafa gereksiz vergi ve bürokrasi yükleniyor. Bunları değiştirmek istiyoruz. Bunun gibi yüz tane önerimizi seçim programımızda okuyarak görebilirsiniz. Tunahan Kuzu: Üstelik bizim bir de DENK app’imiz var. Telefonunuza indirip seçim programımızı oradan okuyabilirsiniz. Gelişmeleri oradan takip edebilirsiniz. ff Siz Meclis’te iki kişisiniz. Bu kadar küçük bir parti ne kadar etkin olabilir ki? Tunahan Kuzu: Geçtiğimiz yıllarda sadece iki kişiyle neler yapılabileceğini ıspatladık. Söylenmeyeni söyledik. Yapılmayanı yaptık. Evet biz iki kişiyiz ve yepyeni bir parti olmamıza rağmen Meclis’in gündemini belirliyoruz. Yıllarca hayvan haklarını savunan parti iki kişi ile Meclis’te bazen kilit konumdaydı. Helal kesimle ilgili son anda önlenen kanunu onlar tek başına çıkarabil-


17

kazanacak diler. İki kişiyle ne olur demeyin. Halkımız birlik içinde DENK’i desteklerse bundan daha etkili olabiliriz. Selçuk Öztürk: Biz gündemi oluşturuyoruz, Wilders’ın karşısına çıkıp cesurca duruyoruz. Şimdiye kadar bunları hiç bir parti ya da milletvekili yapamamıştı. Parti disiplini, aman sesimizi çıkarmayalım gibi bir derdimiz yok. Hollanda’da Meclis kürsüsünde söylenmeyeni söyleyen tek partiyiz. Gençlerimizin kaybolan güvenini güçlendirdik. Birçok insanda umut oluşturduk. Artık Meclis’te neler konuşuluyor bunu sosyal medyada filmlerle kamuoyuna gösterdik. Camiye oy toplamak için gelip de camilerin aleyhindeki önergelere oy verenlerin maskelerini düşürdük. Mesela Türkiye’deki terör saldırılarında saygı duruşunda bulunmak istemedi Meclis. Tunahan bey kendi konuşma hakkından kullanarak Meclis’te saygı duruşunda bulunulmasını sağladı. Çifte standardı

Biz artık Hollanda’da kalıcı olduğumuzu kabul edelim ve ettirelim. Köklerimizi unutmayalım, hatta bununla gurur duyabilmeliyiz. Ama çocuklarımızın geleceği burada. Bunu bilelim. Bu ülke bizim de ülkemiz. Hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız. Bir başbakan çıkıp da bizim gencimize nasıl defol git diyebilir ki? Başbakan bu sözleriyle toplumda ayrıştırıcı olmayacak, biz kabullenme politikasını savunduğumuz için ayrıştıran olacağız öyle mi? Bu, bizi bir kalıba sokmak isteyenlerin söylemi. Hollanda’nın buna alışması gerekiyor.

gündeme taşıdık ve bununla mücadele ettik. Bunları duyan vatandaşımız ve gençlerimiz artık söylenmesi gerekeni söyleme cesareti göstermeye başladı.

ff Sizin Meclis’te bir de “sen kimsin” çıkışınız var. Bu nasıl oldu anlatabilir misiniz? Selçuk Öztürk: Biz kendi partimizi kurduk, hemen kanunları değiştirmek istediler. Aman gizli toplantılara bu milletvekilleri girmesin dendi. Biz zaten gizli toplantılara girmeyeceğimizi açıkladık. Bizi Türk milletvekili olarak yaftalamaya çalıştılar. Biz Hollanda milletvekiliyiz dedik. Bizim sadakatimizi sürekli sorgulamayı denediler. Wilders’ın partisinden ayrılan bir milletvekili çıkıp ‘senin sadakatin nereye, çek git Türkiye’ye’ demeye başladı. Ben de ona ‘sen kimsin ki benim sadakatimi sorguluyorsun’ dedim. Tabi bu video gençlerimiz arasında çok paylaşıldı. Zamanı ve yeri gelince de sert tepki verebilmek gerek. ff En çok eleştiri aldığınız konu sizin tarzınız. Örneğin popülist davranmakla suçlanıyorsunuz. Kurban rolüne girmekle. Bu tutumunuzun Hollanda’da bölünmeyi artırdığı konusunda daha fazla eleştiri almaya başladınız. Bunu nasıl açıklıyorsunuz? Selçuk Öztürk: Daha hangi bölünmeden bahsediyoruz? Wilders 10 yıldan fazladır müslümanlar aleyhinde her şeyi söylüyor. Medya bunu güçlendiriyor. Adam bir kağıt parçasına seçim programı diyor ve progra-

HABER

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

Unutulan kına geceleri Hint dizileriyle geri döndü

Son yıllarda Bosna Hersek'teki birçok televizyon kanalında yayınlanan Hint dizileri, asırlar önce Osmanlılar döneminde bölgeye ulaşan kına gecesi geleneğini yeniden canlandırdı.

'Elektronik sigara, fonksiyon bakımından daha tehlikeli'

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Türkiye'de 2008'de çıkan kanundan sonra tütünle mücadele konusunda önemli bir ivme kazanıldığını belirterek, "Fakat son yıllarda uygulamada bazı aksamaların, aksaklıkların, gevşemelerin olması nedeniyle tütün kullanım oranları maalesef eskiye yaklaştı. Bazı bölgelerde eskinin de üzerine çıktı. Bu çok ciddi bir tehlikedir." dedi.

Fransa'da terör saldırısı hazırlığı yapan 4 kişi yakalandı

mında da camileri, müslümanları ve göçmenleri hedef gösteriyor. Araştırmaya göre Hollanda toplumunun büyük bir kesimi müslümanlara karşı negatif duygular besliyor. Ancak PvdA’lı bakan Asscher ne diyor, ‘ben müslümanların yahudilere karşı olan negatif duygularından endişe ediyorum’ diyor. Sen önce doğruları açıkla. Asıl kaygı duyulacak olan toplumun gittikçe radikalleşmesi. Bunu da siyasiler ve medya besliyor. Tunahan Kuzu: Biz artık Hollanda’da kalıcı olduğumuzu kabul edelim ve ettirelim. Köklerimizi unutmayalım, hatta bununla gurur duyabilmeliyiz. Ama çocuklarımızın geleceği burada. Bunu bilelim. Bu ülke bizim de ülkemiz. Hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız. Bir başbakan çıkıp da bizim gencimize nasıl defol git diyebilir ki? Başbakan bu sözleriyle toplumda ayrıştırıcı olmayacak, biz kabullenme politikasını savunduğumuz için ayrıştıran olacağız öyle mi? Bu, bizi bir kalıba sokmak isteyenlerin söylemi. Hollanda’nın buna alışması gerekiyor. Artık biz de sorumluluklarımızı alalım. Bireysel ve toplumsal sorumluluklarımız var. İkinci, üçüncü nesil artık ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmek istemiyor. Onlar da söz hakkı istiyor. Eşit şartlarda. Eğitimde, ticarette.. Toplumun her alanında var olduk ve bu ülkeye faydalı işler yaptık. Artık siyasette de etkin olmanın zamanı geldi. ff Sizin partinizin Hollanda partisi değil, Türkler partisi ya da yabancılar partisi olduğu şeklinde eleştiriler var. Tunahan Kuzu: Partimizdeki herkes Hollanda vatandaşıdır bu bir. İşte biz bu algıyı kırmak istiyoruz. Biz de bu ülkenin bir par-

çasıyız. İkincisi bizim 4000’den fazla üyemiz var ve bunun 1000’e yakını yerli Hollandalı. Programımıza bakarsanız tüm Hollanda’ya hizmet götürmeyi hedefleyen bir program. Sadece zengini, elitleri değil, tüm halkı kucaklayan sosyal bir program. Selçuk Öztürk: Velev ki yabancılar partisi olsun. Bu Hollanda’da yasak değil. Hem hayvanların hakkını savunan parti, yaşlıların hakkını savunan parti var. İlla bizi damgalamak istiyorlarsa söylesinler. Bizim mesajımız açık: Hollanda’da 17 milyon insanın partisiyiz. ff Son olarak neler söylemek istersiniz okurlarımıza? Selçuk Öztürk: Siyaset arenası artık eskisi gibi değil. Çok sertleşmiş ve çok acımasız bir siyaset var Den Haag’da. Biz bir yandan siyasi mücadelemizi verirken diğer yandan da kendi kanallarımızla mesajımızı anlatmaya çalışıyoruz. Bizi bizden takip edin. Tunahan Kuzu: Bizim hedefimiz anayasal haklarımızı korumak. Ben toplumumuzu birlik olmaya çağırıyorum. 15 Mart’ta kesinlikle sandığa gitsinler ve oylarına sahip çıksınlar. Bizler sesimizi duyurmazsak kim haklarımızı savunacak? Bize destek versinler ki, hep beraber 15 Mart’ta tarih yazalım. Bu seçimler Hollanda için bir milat olacak. Hiç bir oyun kaybolmaması için duyarlı olalım. Kullanılmayan oylar en büyük partilere yarıyor, yani PVV ve VVD’ye. Bizim ulaşamadığımız yerlere bize gönül verenler, okuyucularımız ulaşsın. Hep birlikte destan yazalım. Hollanda’da gerçekleştirilmeyeni gerçekleştirelim. Çünkü Hollanda hepimizin.

Fransa'nın güneyinde bulunan Montpellier şehrinde bir eve baskın düzenleyen terörle mücadele timleri, terör saldırısı hazırlığında olan 4 kişiyi yakaladı. Fransız basınının güvenlik kaynaklarına dayandırarak verdiği bilgilere göre, sabah saatlerinde terörle mücadele timleri, Montpellier şehrinde bulunan bir apartman dairesine baskın düzenledi.

Brezilya'da şiddet olayları büyüyor

Brezilya'nın Espirito Santo Eyalet Valisi şiddet olaylarını bastırabilmek için merkezi hükümetten takviye birlikler istedi. Brezilya'nın güneydoğusundaki Espirito Santo eyaletinin valisi Cesar Colnago, eyaletteki şiddet olaylarını bastırmak için hükümetten gelecek takviye birliklere ihtiyaç duyduklarını bildirdi.


HABER

Waalwijk An-Nur Camiine saldırı

18

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

ORTAK DEGERLERİ BİLİNÇLİ OLARAK TAŞIYABİLMEK Her iki ülke ve toplum için sorumluluklarınız var. 'Beni ilgilendirmez' diyemezsiniz, çünkü iki ülkenin vatandaşısınız. İki toplumda akrabalarınız var, arkadaşlarınız var, ilişkileriniz var. Bir şekilde olaya müdahilsiniz. O zaman, çifte aidiyetin gerektirdiği şekilde, sorumluluk hissedip her iki ülke için yapılacak seçimlerde üzerinize düşeni yapmalısınız.

EMİN ATEŞ

Waalwijk'te bulunan An-Nur camiine geçtiğimiz günlerde kimliği belli olmayan kişilerce saldırı düzenledndi. Caminin duvarlarına ve camlarına İslam karşıtı yazılar yazan kişiler henüz tespit edilemedi. Cami yetkilileri, Omroep Brabant'a yaptıkları açıklamada 'Bu korkak saldırıyı yapanları kınıyoruz. Bizim Deaş'la hiç bir ilişkimiz yoktur. Bunu yapan kişiler hakkında polise suç duyurusunda bulunacağız" dediler.

Avrupalıların çoğu Müslüman göçmen istemiyor

10 ülkede yapılan ankete göre Avrupalıların yüzde 55’i Müslüman göçmen kabul edilmesine karşı çıkıyor. Chatham House’un 10 ülkede gerçekleştirdiği ankete göre Avrupalıların yüzde 55’i Müslüman göçmen kabul edilmesine karşı çıkıyor.

Fransa’yı seçimlere siber saldırı endişesi sardı

Avrupa ülkelerinde son yılda artan ayırımcılık ve de bilhassa müslüman Türkleri hedef alan ayırımcılıklar ve ırkçılıklar giderek artarken, çeşitli Avrupa ülklerinde yaklaşan seçimler dolayısı ile siyasi partilerin populist ve de ırkçı sloganlara dört elle sarılması çok düşündürücüdür. Avrupada yaşayan Türkler giderek büyük bir tehlikeye doğru yol almaktalar. Camilerin kapatılacağını söyleyen politikacılar, Diyanet imamlarını geri göndermek isteyen öneriler, sınırların müslüman Türklere kapatılması çağrıları günlük olaylar haline geldi. Bütün bu olumsuz gelişmelere karşı herşeyden ÖNCE birliktelik bilincini kurmamız gerekiyor. Aramızdaki farklı düşünceleri bir kenara koyup içinde olduğumuz gemiyi batırmak isteyenlere karşı tek vücut olarak karşı durmak, tavır koymak ve de birlikte hareket etmek zorundayız. Türkiyede olan seçimlere büyük bir oranla katılamnın getirdiği bir sorumluluk var. 15 mart Hollanda seçimlerine çok daha büyük bir oranla katılıp oy kullanmak ve bu ülkenin bir parçası olduğumuzu net olarak göstermek! Hangi partiyi tercih ederseniz edin asıl önemli olan seçime katılmak ve oy kullanmaktır. Tabii ki bu seçime katılırken bilinçli davranmak da bir yurttaşlık görevidir. En

azından sahadaki başlıca partilerin tutum ve davranışlarına bakmak gereklidir. Yoksa sırf oy atmak için müslüman Türklere düşman davranışlar sergileyen , Hollanda Türklerine kinini Türkiye düşmanlığı maskesi altında kusan partilerin ne olduğunu bilerek seçime katılmalıyız! Mecliste Türkiye aleyhine yüzden fazla soru önergesi veren CDA, İsrailin Filistinlere yaptığı zulüm için soru bile sormaz! Türkiyede Hristiyan azınlıklar eziliyor diye çığırtkanlık yapan CDA ne Amerikada müslümalara yapılan zulmü ne de Rohinyalara uygulanan soykırımını dile getiriyor. Aksine Orta Doğuda masum çocuk ve kadınları , yaşlıları gaddarca bombalayan ABD ye alkış tutuyorç İşte oy kullanırken dikkate alınacak konu budur. VVD partisi ise Wilders in partisi ile ırkçılık ve ayrımcılık yarışına girmiş Wilders den daha fazla aşırı sağcıların oylarını kapmak istiyor. SP nin zaten senelerdir PKK ve uzantılarını desteklidiği açık. SP Türkiye düşmalığını doruğa ulaştırdı. Hele Türk STKların sorgulandığı Meclis komisyon toplantısındaki tavırları Azeri Türklerini katleden Ermenilerin halinden farklı değildi. Groen Links partisi senelerdir müslüman Türklere iyi rüya görmez. Türkiye Cumhurbaşkanını tasvip ettiğini söyleyen bir belediye meclis üyesini sor-

gusuz sualsiz partiden atacak kadar Türk düşmanıdır. Acaba bir Groen Links belediye meclis üyesi Fransız ırkçı politikacı Marie Le Pen i övse partiden atarlar mıydı? Hristiyan partileri anmaya bile gerek yok. Dini bağnazlığın etkisiyle başlarına gelen her derdi müslüman Türklerden bilecek bir kestirme yol tutturmuşlar. Geçmişte genelde Türklerin oylarının çoğunu alan PvdA bile konjonktüre uyup müslüman Türklere karşı tedbirler alma yolunu tercih eder duruma geldi. D66 nın demokratlığı geçmişte kaldı ve de muhtemel koalisyon ortaklığı uğruna Türkiye düşmanlığına tereddütsüz devam edecektir. Sandığa gitmek elzem! Ancak başlıca partilerin aşırı Türk ve Türkiye düşmalığı da çok çok net! O zaman “NİYE SEÇİME GİDELİM Kİ?” diyebilirsiniz. Seçime katılamak ile seçmek iki ayrı iştir. HEM KATILALIM HEM DE BİLİNÇLİ OLARAK SEÇELİM! Bize dost olmayan partileri anlattım ama seçimde bir sürü başka parti var, üstelik bize kötü rüya görmeyen partiler. Azınlık olmanın ezilip horlanmanın ne olduğunu bilen partiler. Seçenek var yeter ki bilinçle oy kullanalım. Çok büyük katılımla 15 Mart ‘ı yaşamanız dileğiyle.

TOV Arnhem resepsiyonuna büyük ilgi Hollandalı işadamlarının yoğun katılımı memnun etti

Fransa’da, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yurt dışından gelecek olası bir siber saldırıdan endişe duyuluyor. Fransa’da Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın, Dış İstihbarat Servisi (DGSE) raporları doğrultusunda, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yurt dışından gelecek olası bir siber saldırıdan endişe duyduğu bildirildi.

Alman mahkemesinden Böhmermann şiirine yasak

Alman şovmen Jan Böhmermann’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ağır hakaretler içeren şiirine kısmi yasak getirdi. Hamburg Eyalet mahkemesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ağır hakaretler içeren şiirin, cinsel hakaretler ve diğer aşağılamalar içeren kısmını yasakladı.

emin.ates@haber.nl

Başkonsolos Zafer Ateş: “TOV’un başarıları bizleri gururlandırıyor” TOV İşadamları Derneği tarafından her sene düzenli olarak gerçekleştirilen ‘Yılbaşı Resepsiyonu’, Arnhem Vitesse Futbol Kulübü VİP Salonu’nda gerçekleştirildi. Resepsiyona TC. Deventer Başkonsolosu Zafer Ateş, Belediye Başkan Yardımcısı Ron König, HOTİAD Başkanı Hikmet Gürcü-

oğlu, Hollanda Türk Federasyon Genel Başkanı Murat Gedik, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, siyasiler, işadamları ve seçkin davetlilerin de aralarında bulunduğu 300 dolayında davetli katıldı. İş dünyası bir araya geldiği resepsiyonda ilk olarak evsahibi olarak TOV Başkanı Aziz Zeyrek söz aldı. Zeyrek, “Her sene düzenlemekte olduğumuz bu resepsiyonumuza katılımınız bizleri onurlandırmıştır. Arnhem ve çevresindeki yerli yabancı bütün işverenlerle diyalog içerisinde olmak istiyoruz. Hollanda’da tica-

ret yapıyoruz, sorunlarımız aynı sorunlardır, birlikte çözmeliyiz. Herkese mutlu, başarılı ve sağlıklı nice seneler diliyorum.” dedi. Deventer Başkonsolosu Zafer Ateş, “TOV’un bölgedeki başarılarını görmekten mutluluk duyuyorum. Hollandalı dostlarımızla ne kadar bir araya gelirsek, onlarla ne kadar bağlarımızı güçlendirirsek o kadar geleceğimizin parlak olacağına inanıyorum. Önümüzdeki dönemde Başkonsolosluk olarak, ticari ataşelik olarak ikili ilişkilerin daha da yüksek seviyede olması için elimizden geleni yapacağız. Yapılan son araştırmalar AB sınırları içindeki Türk girişimci sayısının 149 bine ulaştığını, yeni işyeri açan yabancılar arasında Türkler birinci sıradaki yerini koruduğunu ortaya ko-

yuyor. Ticaret odası kayıtlarına göre Hollanda’da 25 bin dolayında Türk işyeri bulunuyor. Bu son derece gurur verici bir tablo” ifadesini kullandı. Arnhem Belediye Başkan Yardımcısı Ron König’in de kısa bir konuşma yaptığı programda, TOV Başkan Yardımcısı Yıldırım Usta ise derneğin hedeflerine ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Öte yandan TOV 2016 Başarı ödülleri Nazmiye Oral (Gouden Kalf) ve Atalay Mutlu’ya (Best Organisation) verildi. Ayrıca TOV’a yeni üye olan işyeri temsilcilerine üyelik rozeti takıldı. Yapılan konuşmaların ardından davetliler birlikte sohbet etme olanağı buldular, resepsiyon geç saatlere kadar sürdü.


19

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

! M U L P O İ BİR T

Ğ E C E L İ B İSİ OLA

İ! M E T S İ S İM T END İ K Ğ E N İ R S İ ! E B N L O İ S D HERK A A Y MA N DAHA A L Ç R BO E D M İ T EĞİ IR! Y A H E Y Bİ O F O ! M M A U L L S İ P E O RT AV İ Ğ B I İ L I L C N E M ÜV G AYRI A H A ED V L İ D A DAHA Rİ! E L T E M HİZ K I L Ğ A İS Ğ E C E L İ AB N ! A N L O A S D Y A A N İN F ARI L S F E A K R R S E H MA ” O C İ S İ R “EİGEN OV

A D N A L OL

H

BEWEGINGDENK.NL

N İ Z İ M İ P HE

Like, Share en Comment!

HABER


HABER

20

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

Artık bu toplumun bir parçasıyız Amsterdam Tartışmaları'ndan önemli kilometre taşı

Geçtiğimiz günlerde Amsterdam Tartışmaları’nın 50. toplantısı “Diaspora, Sivil Diplomasi ve Türk Girişimcilerin Katma Değeri” temasıyla yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Tartışmaya Hollanda’nın tanınmış girişimcilerinden, aynı zamanda da Hollanda Türk İşadamları Derneği yöneticileri Yüksek Petrol Mühendisi Hikmet Gürcüoğlu, Yüksek Makina Mühendisi Şerif Aktürk ve kamuoyunun pek

tanımadığı ancak işletmecilikte ciddi bir örnek teşkil eden İsmail Üngüç konuşmacı olarak katıldılar. Üç işadamı da kendi hayatlarından kesitler vererek nasıl geldiklerini anlatarak başladılar konuşmalarına. Koç Vleeswaren CEO'su Hikmet Gürcüoğlu Hollanda’ya okumak amacıyla gelip Delft Teknik Üniversitesinden petrol yüksek mühendisi olarak mezun olduğunu belirte-

rek, "Eğitimimin ardından ağabeyimin başlattığı aile şirketinde çalışma hayatına başladım. 38 yıllık bir şirket olan Koç Vleeswaren, sadece Hollanda'yla sınırlı kalmadı ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerine de çalışmalar yürütüyor" dedi. HOTİAD Başkanlığı'nın yanı sıra CPD'nin kurulmasında da epey bir katkısı olduğunu belirten Hikmet Gürcüoğlu "CPD buradaki Türkler adına çok önemli bir yere sahip

olan bir kurum. Hollanda'da mevcut konjonktürde, Türk toplumu bir toz duman ve gürültü altında, ırkçı ve ayrımcı söylemlere gündelik olarak muhatap oluyoruz, ancak bunlara prim vermemiz gerekiyor. Bardağın hep dolu tarafından bakarak hayatımızı idame ettirmemiz gerek. Hollanda’da iki alanda kabuğumuzu kırdık. Bunlardan birisi girişimcilik diğeri de eğitim alanında. Hollanda'da 25 bine yakın girişimci var ve bu 100 bin ailenin oluşturduğu bir rakam, yani her 4 aileden birisinin kendi işletmesi var. Bu durum eğitim için de geçerli. Burada ciddi bir potansiyel var ve iyi yönlendirilmesi gerekiyor. HOTIAD'da bu amaçla 2004 yılında ortaya çıktı" dedi. 30 üyesi olan bu girişimci derneğinin kendisine iki hedef koyduğunu, bunlardan birisinin Hollanda kurum ve kuruluşları nezdinde muhatap kurum olmak, diğeri de Türk toplumunun itici gücü olmak olduğunu söyleyen Gürcüoğlu, HOTIAD’ın bu yolda ciddi kazanımları olduğunun altını çizdi. Özgazi CEO'su Şerif Aktürk ise konuşmasında şirketinin bugünlere nasıl geldiğini anlatarak, şu an 120 milyon Euro ile dün-

yanın en modern peyaz peynir üreticisi olduklarını ve günlük yaklaşık 150 ton peynir ürettiklerini ve bunu 43 farklı ülkeye pazarladıklarını belirtti. Aktürk konuşmasında "Raflardaki süt ve süt ürünleri n'n(beyaz peynir, ayran, yoğurt gibi) neredeyse tamamı Özgazi tarafından üretilip farklı markalarla müşteriye sunuluyor. Koç Vleeswaren da yine aynı şekilde kendi markaları Koç ve Sancak dışında farklı markalar da ürün veriyor" dedi. Serhat Impex’in kurucusu İsmail Üngüç ise 17 yaşında 'cebine 100 gülden konarak Hollanda’ya salınmış ve ne halin varsa gör' denildiğinden bahsetti. İsmail Üngüç "Ben her ne kadar emekli olup, işi oğluma devretmiş olsam da, yaptığımız işte ciddi bir konuma geldik" dedi.

Amsterdam'dan Nevşehir'e 200 kişi ile uçuşumuz olacak. Nevşehir'e varır varmaz, hep beraber bir balon turu yapılacak ve ardından aynı uçakla Antalya'ya uçacağız. Antalya'da akşam antik tiyatroda Hollanda'nın tanınmış müzisyenleri özel bir konser verecekler. Ordan da bir gece sonra tekrar Hollanda'ya ucacağız. Böylelikle Türkiye'nin güzelliklerini Hollanda'lılara göstereceğiz" dedi. 3 günlük Türkiye gezisine Hollanda'dan gazeteciler ve sanatçılar da katılacak.

Amsterdam'ın genç avukatlarından 020 Advocatuur sahibi avukat Semra Aytemur, hizmetlerine 2017'de de hızlı bir şekilde devam ediyor. Amsterdam'da hizmet veren Semra Aytemur "Vatandaşlarımız hiç çekinmeden her türlü sorunlarında bizi arayabilirler. İlk görüşme için randevu yapıldığında ücret talep etmiyoruz, hatta prosedür başlatmamız gerekirse de size mas-

Corendon negatif Türkiye algısını kırmak istiyor

Corendon geçtiğimiz günlerde yeni bir kampanya başlattığını düzenlediği bir basın toplantısıyla duyurdu. Amsterdam Corendon Vitality

Otel'de düzenlenen kahvaltı proğramıyla 'We Love Turkey' isimli projeyi Hollanda Türk basınına tanıttı. Corendon CEO'su Atilay Uslu'nun

Türkçe olarak yaptığı sunumda, neden böyle bir proje yapmak istediklerini anlattı. Atilay Uslu: "Son dönemlerde Türkiye'ye giden yolcularda düşüş trendi görüyoruz. Biz de bir Türkiye sevdalısı olarak, bunu nasıl tekrar yükseltebiliriz ve var olan algıyı nasıl kırabiliriz diye düşündük ve bu projeyi yapmaya karar verdik. Proje kapsamında 200 Hollanda vatandaşını 3 günlük bir Türkiye gezisine götüreceğiz. Programı ise şu şekilde belirledik. 9 Nisan günü

Tartışmada 50 yılı aşkın göç sürecinin bu aşamasında artık sadece kendi etnik grubuna yönelik girişimciliğin yaşama hakkının olmadığına, hem çeşitliliğin hem de profesyonelliğin geliştirilmesinin elzem olduğuna da vurgu yapıldı. Sonuç olarak da Türk girişimcilerin sadece gelir elde etmek isteyen fertler olmadığı, onların aynı zamanda toplumsal sorumluluk da taşıdıkları ve bu uğurda maddi ve manevi katkı sağlamayı tabii bir tavır olarak gördüklerine vurgu yapılırken, toplumda ayakların yere sağlam basabilmesi için her alanda başarılı olunması gerektiği ve girişimcilerin de bu noktada ciddi sorumluluklar alması gerektiğine dair vurgular yapıldı.

Avukat Semra Aytemur:

İlk görüşme için randevu yapıldığında ücret talep etmiyoruz raf olmasın diye devlete 'avukat yardımı' başvurusunda bulunuyoruz. Eğer polisle, savcılıkla, çocuk esirgeme kurumuyla veya ödeneklerinizle ilgili (işsizlik, hastalık veya sosyal ödenek) sorunlarınız varsa bizi hiç çekinmeden arayın. Sonuçta yardım etmek bizim işimiz. dedi." Geçtiğimiz günlerde müvekkilinin önemli bir davasında da pozitif sonuçlar aldığını ifade eden Aytemur, " 100km'lik hız sınır olan yolda saatte 231 km ile giden müvekkilimizin ehliyetini savcı 6 ay elinden aldığını kararla bildirmişti. Müvekkilimin işiyle alakalı ehliyetinin elzem olduğu itirazımızı mahkemey bildirdik. İtirazımız onaylandı ve muvekkilimin ehliyetini geri verdi."dedi.

Yenilenen mekânımıza bekleriz. • Broodjes • Grill Gerechten • Kapsalon Burgemeester De Vlughtlaan 162-164 1063 BS Amsterdam Tel: 0204114318

• Panini's • Snacks • Belegde Broodjes • Tapas • Patat • Salades

• Çorbalar/ Soep • Warme Maaltijden • Frisdranken


21

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

Yöresel bir ürün olan yufkayı Türkiye'den daha iyi yapıyoruz

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Ben Osman Avcı, 1972 Yozgat Boğazlıyan doğumluyum. İlk okulu köyde bitirdim, daha sonra orta ve liseyi Nevşehir İmam Hatip Lisesi'nde ve Aksaray lisesinde bitirdim. Ondan sonra üniversite eğitim için Mısır'a giderek El Ezher Üniversitesini bitirdim. Oradaki en büyük kazancım Arapçayı öğrenmem oldu. 1995'de evlendim ve Hollanda'ya yerleşmeye karar verdik. Burada hem fabrikada çalışmaya başladım hem de dil öğrendim. 1998’de Hollanda Adalet Bakanlığı'na bağlı hapishanelerde manevi rehber olarak işe başladım. 2011 yılına kadar haftanın 2-3 günü orada çalıştım. Şu an işlerimin yoğunluğundan dolayı sadece cuma

günleri gidiyorum. Baştan beri yufka işine mi başladınız? Hayır, ilk senelerde araba ticaretiyle uğraştım. Eniştemle beraber Ensar Auto adı altında 9 yıl boyunca çok iş yaptık. Hem tamir hem de alım satım yapıyorduk. Aslında benim hedefim çocukluğumdan beri çevremdeki akrabalardan ticaret yapanlardan hep gördüm üretici olmak lazım bir yerde hazır bir şey satma değil de kendin üretici olman lazım. İmalatçı olman lazım diye düşünerek öyle bi araştırma işine girdim. Avrupa'da olmayan veya az olan ne olabilir diye düşündüm ve bu şekilde 2012 yılında yufka işine girmeyi düşündüm. Bu yöresel bir ürün olduğu için

bunu nasıl daha modernize bir şekilde buraya taşırız diye araştırmaya başladım. Küçük olarak başladık ancak kısa sürede hızlı büyümeye başladık. Hiç bilmediğiniz bir sektör iken birden üretime başladınız? Ürünü Avrupa genelinde iyi tanıtmak gerekiyordu işin hızlı ilerlemesi için. O yüzden ilk başlarda Hollanda'da ve diğer ülkelerde düzenlenen festivallere katılarak isim yaptık. Hem güzel bir reklam oldu hem de halka ürünlerimiz sunma fırsatımız oldu böylelikle. Pazarda var mıydı yufka? Bizim yaptığımız yöntemle, yani günlük taze ve doğal yufka o zamanlar yoktu hala da pek yok. İlk başlarda tabii çok zorluklar çektik, elimde oklavayla

sac üzerinde kendim de yufka pişirdiğim oldu. Eleman sıkıntısı çektik. Yöresel bir ürün olduğu için bu işi tam anlamıyla yapabilen eleman bulmak ta zorlandık. Ama bir standart getirmek gerekiyordu değil mi ürünlere? Normal yöresel Türkiye'de gördüğümüz yöntemi biz burada yapıyoruz. Hem de aynı zamanda biraz daha modernize ederek uygulamaya koyduk. Tabi her şeyden önce ilk önem verdiğim şey kaliteydi. Biz kaliteyi nasıl tutturabiliriz, kaliteyi nasıl bir numara yapabiliriz, ilk önce hedefimiz oydu. Çok şükür istediğim gibi de oldu. Bu konuda annemin ve babamın çok faydası oldu bana. Özellikle annem köy kadını olduğu için köy-

deki o tecrübelerini özellikle yufka yapımında, tat, lezzet ve kıvamında pişirme konusunda çok yardımı oldu. Sizin müşterileriniz daha çok marketler ve toptancılar mı? İlk başlangıçta marketlere girmedim. Biz ilk önce kaliteyi dört dörtlük bir numara yapmanın çabasındaydık. Bu festivaller aracılığıyla ilk önce kendi ürünümüzün kalitesini insanlara gösterdik, daha sonra çiğköfte sektöründe bizim ürünlerin çok beğeni gördüğünü tespit ettik. Çiğköfte sektörüne toptan lavaş vermeye başladık. Ona göre de özel üretim mi yapıyorsunuz çiğköfte şirketlerine? En büyük müşterilerim çiğköftem, Avrupa genelinde. Bunun yanı sıra son yılarda Tatlıses çiğköfte, İstanbul çiğköfte, Öz çiğköfte gibi. Bunların çoğu Almanya'da Belçika'da olan işletmeciler. Ama Çiğköftem, büyük çapta tüketimi var ve sektörde iyi bir yere sahip . İlk başladığımızda özellikle Rotterdam'daki Çiğköftem şubeleri ile bir başlangıç yaptık. Ürünümüzün kalitesi duyuldukça, sadece Hollanda'da değil Almanya, Belçika, Fransa, Avusturya, hatta İsviçre ve Macaristan'dan dahi sipariş aldık . Almanya, Belçika, Fransa'ya kendi servis bağlarımızı kurduk ve 5 servis aracımızla günlük üretim yapıyoruz. Taze olarak hızlı bir şekilde ulaştırıyoruz. Burada üretim yaptıktan sonra derin dondurucuya giriyor mu ? Hayır dondurucuya girmiyor. Üretim yapıldığı gün direk servis araçlarımızla müşterilerimize en geç 24 saat içerisinde hızlı bir şekilde ulaştırıyoruz ve kendimiz bizzat ürünümüzü derin donduruculara yerleştiriyoruz. Şu an kaç kişi çalışıyor burada? Şu an biz aile efradı haricinde 7 tane sürekli çalışan elemanımız var. 2 yedek çalışanımız var sıkışık zamanlarda gelen.

HABER

Toplamda 9 kişi artı 3 kişi de biziz, 12 kişi çalışıyoruz. Üretim nasıl oluyor, açıklayabilir misiniz? İlk zamanlarda %70 elle yapılıyordu işler. Yufka işlerini, yani hamur karma ve hamur açma ve kesme işini makine yapıyordu. Diğer işler, pişirmesi ve sulaması %70 bölümü hep elle yapılıyordu. Tabi işletme olarak da en çok gider, genelde personel oluyordu. Çalışma sistemini biraz daha makineleştirip otomatik fırın aldık, şimdi pişirme bölümünü tamamen otomatikleştirdik. Sulama ünitesi, dinlendirme ünitesi derken yine personel fazlalaşıyor, giderlerimiz çoğalıyor. İşler çoğaldıkça haliyle personel de çoğalıyor. Tekrar bunu azaltmak için de bu sefer paketleme tarafında seri bir şekilde paketleme makinesi kurduk. Bu sayede hem ürünümüz hijyenik bir ortamda paketlenmiş oluyor, hem de dayanırlık süresi daha uzun hale geliyor. Yufka çok hassas bir ürün olduğu için mecburen paketlemeye girmeden önce katlanması elle yapılıyor. Onun için özel bir makine aldınız mı? Onu da araştırdım daha çok robot makinesi olması gerekiyor zaten bizim makinelerin hiçbiri hazır değil şu anda kullandığımız sadece paketleme için hazır paketleme makinesi kullanıyoruz. Diğer makineler özel tasarımla geliştirdik. Makinenin mühendisiyle beraber oturup konuştuk, nasıl bir şey istediğimizi anlattık. Zaten kalite de oradan geliyor, müşteri bir aldığında ikinci kez de aynı tadı görmek istiyor değil mi? Şu anda zaten Hollanda'nın büyük şehirlerinde Türk süpermarketlerinde hemen hepsinde bizim ürünümüz var. Rotterdam, Den Haag , Amsterdam, Eindhoven'a kadar dağıtıcı arkadaşlar var, biz toptan veriyoruz onlar da dağıtım işleri yapıyor.

Yeni! ENSAR Gözleme Gözlemeler tamamen pişmiş bir şekilde hazırlanmış olup, sadece 2 dakika ısıtılması gerekmektedir. Toptan ve perakende için bizimle irtibata geçebilirsiniz.

Verkeersweg 55a 3842 LE Harderwijk Tel: 0031 (0) 341 26 78 07 Mob:0031 (0) 653 55 13 50


HABER

22

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

TiCARi SAYFALAR MERAM SUPERMARKET

Ticari Sayfalar'da 49,- veya 83,- EURO'ya ilan verebilirsiniz. MERAM SUPERMARKET Meridiaan 30-32 3813 AW Amersfoort Tel: 0651691025

Doğal ve taze ürünler her gün Meram supermarket'te Meram Supermarket, Servis araçlarının ana bayisidir

Meram Supermarket sahibi Ali Çiçek

- Verzekeringen

Bge^gjl

CWa[bWWhZ_`L[hp[a[h_d][d

- Hypotheken - Aan- verkoop woningen - Taxaties

Ayhan Zor 06 - 52472400

Adres | Zwart Janstraat 55a 3035 AL Rotterdam Telefoon | 010 - 466 06 09 Fax | 010 - 466 11 20 E-mail | azor@komfortverzekeringen.nl WWW | komfortverzekeringen.nl

2017'DE İPOTEKLERDE OLAN DEĞİŞİKLİKLER Yangın Tüpleri ve makaraları Yıllık denetim ve bakım

 

Piyasadan uygun fiyatlarla hizmetinizdeyiz

www.happyblus.nl info@happyblus.nl

Murat Houden Tel: 06-16 02 39 33

Omstreeks Amsterdam, Rotterdam, Utrecht en Den Haag!

'se koy sepete

Yıl 2017. Öncelikle yeni yılda Sağlık ve mutluluk dileriz. Genel bilgi dışında 2017 yılında ipoteklerde olan değişiklikleri aktaracağız size. İlk olarak ev fiyatının üzerine sadece 1% gibi ek ücret alabiliyoruz bankadan. Örneğin: ev fiyatı EUR 100.000,- ise banka sadece EUR 1000 ekstra finanse ediyor. Maalesef diğer masrafları kendiniz karşılıyorsunuz. EUR 100.000,- üzerinden hesap yaptığımız zaman söyle bir bilanço çıkıyor ortaya. Ev fiyatı vergi 2% EUR Noter tapu

Finansmasrafları taxatie (değer raporu) Noter ipotek Banka garantisi NHG 1% Danışmanlık hizmeti Toplam Bankadan çektiğimiz

EUR 100.000 2.000 EUR 700

EUR 395 EUR 700 EUR 150 EUR 1.100 EUR 2.750 EUR 107.795 EUR 101.000

Kendi ödemek zorunda olduğumuz miktar: EUR 6.795,Finans masraflarını ayrı yazmamızın nedeni bu masrafların belirli bir kısmını vergiden geri alabiliriz. 2018 yılında bu 1% ek miktarda kalkıyor. Bunun dışında NHG dediğimiz ipotek garantisi EUR 245.000’den EUR 247.450’e çıkıyor. Faiz oranları ilk olarak Amerika’daki se-

çimlerden dolayı biraz yükseldi. Bunun yanısıra son günlerdeki ipotek müracaatlarının artısından dolayı ekstra bir yükseliş daha oldu. Bazı bilirkişilere göre faizler Ocak ayının 2. haftasından sonra tekrar düşebilir. İki banka daha yeni yılın ikinci gününden itibaren düşürdü zaten (diğerlerine göre daha yüksek olan bankalar) Gerçi her ne kadar yükselmiş olsa da kira ile kıyaslandığında halen daha uygundur. Uygunluğunun dışında Annuiteit ve Lineair ipotek türlerinde direk ana paradan düştüğü için borcunuzda gözle görülür bir azalma olacaktır. Bir diğer önem vermemiz gereken olay ise küçük bankalar. Faiz oranının düşmesi ile ve ev piyasasının canlanmasından dolayı küçük ismi duyulmamış ipotek bankaları çıktı ortaya. Bu bankaları seçtiğimiz takdirde suna dikkat etmemiz gerekli. İpotek faiz oranı zamanı bittiğinde halen piyasadalar mı? Genelde bu bankalar geçmişte olduğu gibi piyasadan çekilirler ve diğer bankalarda faizler düşükken bu küçük bankalar faizleri yüksek tutabiliyor. Veya ileride bir tamirat için ekstra bir borç çekmek istediğinizde “biz artık ipotek vermiyoruz” diyebilirler. Böyle bankaları seçerken dikkat etmeniz gereken şeyler, ya faiz oranının senesini uzun tutmak yada zamanı gelmeden evden kesinlikle çıkacağınızdan emin olmak. Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle. Komfort Sigorta


23

HABER

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

Türkiye Başkanlık sistemi için referanduma gidiyor Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini" içeren 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylandı. SÜREÇ BAŞLADI Teklif halkoyuna sunulmak üzere yayımlanması için Başbakanlığa gönderildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Anayasa deği-

şikliğini onaylayarak Başbakanlığa göndermesinin ardından Numan Kurtulmuş'tan referandum tarihine ilişkin açıklama geldi. Kurtulmuş "Referandum muhtemelen 16 Nisan'da yapılacak" açıklamasını yaptı. Kurtulmuş'un açıklamalarından satırbaşları şu şekilde: "Sayın Cumhurbaşkanımızın anayasa değişiklik kanununu onaylamasıyla birlikte bundan sonra gözler Yüksek

Seçim Kurulundadır. Yüksek Seçim Kurulu, muhtemelen 16 Nisan tarihini uygun görerek 60 gün içinde seçim yapılmasıyla ilgili kararını önümüzdeki günlerde verecektir.

"HERKES GÖRÜŞLERİNİ ORTAYA KOYACAK" (Cumhurbaşkanı'nın anayasa değişikliğine ilişkin kanunu onaylaması) Türkiye'de inşallah 16 Nisan'da olacağı hesaplanan halk oylaması ile

birlikte egemenlik tam manasıyla kayıtsız şartsız milletin olacaktır. Millet bu süreçte görüşünü, kararını, reyini ortaya koyacaktır. Ümit ederim ki bu seçim kampanyası, aynı şekilde Türkiye demokrasisinin olgunluğuna yakışır bir şekilde sürdürülecektir. 'Evet' diyenler, 'hayır' diyenler, herkes görüşlerini ortaya koyacak. Herkes açık seçim kampanyasının parçası, tarafı olacak."

Avrupa Türkleri referandum sonucunu belirleyecek 119 KONSOLOSLUK BÖLGESİ Vatandaşlarımızın yaşadığı yoğunluğa göre seçim bölgeleri oluşturuldu. Yurtdışında sandık kurulan 119 konsolosluk bölgesi mevcut. GURBETÇİLER 27 MART İLE 9 NİSAN ARASI OY VERECEK

27 Mart - 9 Nisan tarihleri arasında vatandaşlarımız yurtdışında oyunu kullanabilecek" diye konuştu. DOĞRUDAN ETKİ YAPACAK Yurtdışı oyları, 16 Nisan referandum sonuçlarına doğrudan etki yapacağını vurgulayan Bil-

gin, “Bu açıdan baktığınızda yurtdışı oyları referandumun kaderini belirleyecek demek yanlış olmaz. Bu bilinçle yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızı sandığa gitmeye ve Türkiye'nin kaderini belirleyecek bu referandumda oy kullanmaya davet ediyoruz" ifadesini kullandı.

YURTDIŞI OYLARIN YÜZDE 50'SI ALMANYA'DA Yurtdışında toplam 3 milyon seçmenin yaşıyor. Bu ise Türkiye'deki toplam seçmenin yüzde 6.5'ine tekabül ediyor. Yurtdışı seçmenin yüzde 50'sini Almanya'dan oy kullanacak vatandaşlarımız oluşturuyor. Bundan dolayı

Almanya'da çok daha yoğun bir kampanya süreci yaşanması bekleniyor. Almanya'dan sonra yurtdışı seçmenin büyük çoğunluğunun yaşadığı ülkeler Fransa, Hollanda, Belçika, Avusturya, Danimarka ve İsviçre.

Chp Almanya’dan referandum atağı CHP Almanya Birliği başkanları, Mannheim’da toplanarak referandumda izleyecekleri stratejiyi ele aldı. Toplantıya başkanlar Ali Ercan (Hessen/ Saarland/Rheinland-Pfalz), Cemal Bulut (Kuzey Ren Vestfalya), Kazım Kaya (BadenWürttemberg), Kenan Kolat (Berlin), Nihat Yazıcı (Aşağı Saksonya) ve Yaşar Yuvanç (Kuzey Bavyera) katıldı. Yapılan ayrıntılı değerlendirmede

hedefin Almanya’dan “hayır” çıkmasının sağlanması olarak belirlendiği toplantıda, farklı kampanyaların yapılmasında yarar görüldüğü kaydedildi. “Almanya Hayır Diyor” kampanyasının başarıya ulaşması için tüm örgütlerin yoğun çalışma yapacağını kaydeden başkanlar, kullanılacak malzeme ve argümanların da hazırlanmakta olduğunu kaydettiler. Kampanya döneminde birliklerin bölgele-

rinde toplantı, gösteri yapma ve stant kurma gibi yöntemlerle tabana inilerek, özellikle kararsız seçmenlerin “Hayır” vermesinin sağlanacağı dile getirildi. CHP Genel Merkezi’nin de gerekli desteği vereceği öğrenilirken, vatandaşlara da mutlaka sandığa gidilmesi, sandıklara sahip çıkılması çağrısında bulunulacağı kaydedildi.

TAZİYE Çetin Dirican'ın eşi Sedef Şahin Dirican'ın (55) vefatını teessürle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhumeye Allah’tan rahmet, kederli ailesine sabır ve başsağlığı dileriz.

Amsterdam Dappermarkt 1e van Swindenstraat 40-E 1093 GE Amsterdam

Rotterdam Meent Meent 15-A 3011 JA Rotterdam

Amsterdam Arena Bijmerplein 1006 1102 ML Amsterdam

Turgut, Bayram ve Yücel Uysal'ın muhterem valideleri Ayşe Uysal (79) Hanımefendinin vefatını teessürle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhumeye Allah’tan rahmet, kederli ailesine sabır ve başsağlığı dileriz.

TAZİY


HABER

BULMACA

24

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

BULMACA USTALARI İŞ BAŞINA!

İtalya plakası

Rey

Mürekkep balığı

Taarruz

Avuç içi

Yırtıcı bir kuş

7. harf

Soru eki

Mısır tanrısı

Çar 2. Nikolanın eşi

İsviçre'de nehir

Eski dilde çivi

Lahza

Milli Eğitim Bakanlığı

Dürme Doğumda çocuğu içerden Ortaya çıkarma dışarı itme bulma

Hazırlayan: Abdurrahman Gündüz

Konaklama yeri

Oksijen imi Açıktan Rütbesiz askerler Ağabey

Bir bağlaç

Genişlik

Parçanın dokunaklı okunuşu

Kürek

Eski dilde su

Yaydan çıkan İlk ay

Rüzgar

Kaplanlar Avrupa temsilcisi (üst)

Diğeri başkası

DENK Partisi 13. sıra adayı

İşaret sıfatı

Hatırlatma Fransa plakası

Amper imi

Meslek

Kolsuz elbise

Bir güvercin

Şehzade eğitmeni

Bir renk İtalya plakası

Bitkisel

Bizmut imi Uluslararası para fonu

Judo derecesi

İspanya plakası

Yazma gereci

Bir tarım aracı

İngilizcede görmek

Bir nota Asıl

Sevda

Üzerinde deney yapılan

İtikat meshebi

Radon imi

Karşılıklı elleme

Almanya plakası

Ata yön veren ağızlık

Kalın giysi Sözlü sınav

Kendini beğenme

Alternatif akım

Hollanda'da müzisyenimiz

Yazıklar olsun anlamında ünlem

Aids gibi hastalıkların testi Arapçada ben

Şeytan kandırması

Alimler

Üzüm dalı

Ama fakat

Çoğalan Anadolu ajansı Araba okuma ekseni

Su dağıtan

İlgi eki

İskanbilde birli

Notada durak

Boru sesi

Kaplama türü

Kudüs'teki mescid

Hamur kıvamında madde

Atın yavrusu

Acıklı olay


25

HABER

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

Kısa sürede istenilen bir damak tadı oluşturduk

Yunanistan 'kapıda vizenin' devamından yana

Avrupa Komisyonunun (AB) bu yıl için Yunan adalarına girişte, kapıda vize alınabilmesini sağlayan uygulamaya onay vermemesiyle ilgili açıklamalarda bulunan Yunanistan Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, Türk turistlerin ülkelerine gelmelerini arzu ettiklerini ve programın devamının iki ülke için de faydalı olacağını söyledi.

Fransa güvenlik sorununu gezici kameralarla çözecek

"İnsanlar sırf fotoğraf çektirmek için içeri giriyor" Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? İsmim Hayati Tahtalı, Moonstar Groothandel van de Bakkerij ortaklarından birisiyim ve aynı zamanda Meram Burger'in kurucularındanım. Yaklaşık 30 yıldır ticaretin içindeyim, 33 yıldır da Hollanda'dayım. Aslen Karamanlıyım. 50 yaşındayım. Neden böyle bir sektör seçtiniz? Un ve fırıncılık sektörü bizim baba mesleğimiz. Bu pazarda bir açık olduğunu gördük ve 22 yıl önce 4 arkadaşımla birlikte bu işe başladık. Hollanda’nın her tarafına servis dağıtımı yapıyoruz. Moonstar'da müşterileriniz daha çok Türklerden mi oluşuyor? Müşterilerimizin çoğunluğu Türk ve Faslılardan oluşuyor, ama Hollandalı müşterilerimiz de var. Un üretimini kendiniz mi yapıyorsunuz? Biz dağıtım ve bayiliğini yapıyoruz. Şu anda 5 ayrı fabrikanın ürettiği ürünleri Hollanda genelinde dağıtımını yapıyoruz. Bu arada ikinci bir sektö-

re atıldınız bu nasıl gelişti? İki oğlum İdarecilik ve ekonomi diplomalarını aldıktan sonra Horeca sektöründe ticaretle uğraşmak istediler. Meram'daki arkadaşlarla görüştük yardım ettiler bize ve böylece başladık. Bizim müşterilerimiz Türk, Faslı, Hollandalı ve değişik kökenlerden her millet var. Fast-Food dediğimiz hızlı atıştırmalık yemekler mevcut. Tavuk kızartma, hamburger, gril çeşitleri olarak müşteriye hizmet sunuyoruz. Bir fastfood restoranı olması bakımından çok düzenli ve çok kaliteli bir yer. Her şey özenle seçilmiş. Bunun yanında konum olarak iyi bir yerde. Konumu iyi bir yerde olsun istedik. Buraya yürüme mesafesinde uzaklıkta öğrenci evleri yapılıyor, 1000 öğrenci kapasiteli. Bu öğrenciler hızlı, kaliteli ve ucuz yemek yemek isteyen müşterilerden oluşuyor, biz de bunu onlara sunacağız. 'Her şey 1 euro' adında ilginç bir reklam kampanyasıyla açtınız burayı. Bu kampanya nasıl gelişti?

Hayati Tahtalı Bu çocukların fikriydi. Ses getirmesi için farklı bir açılış yapalım dediler. Sosyal medyadan duyurdular ve beklediğimizin üstünde bir katılım ile açılışımızı yaptık. Meramın helal ve alkolsüz konsepti var. Eti meram aracılığıyla mı alıyorsunuz? Evet, Meram'ın temin ettiği kasaplarla çalışıyoruz. Bizim istediğimiz şekilde bize özel, hamburger için eti hazırlıyorlar. Toplam kaç çalışanınız var? Toplam 16 çalışanımız var. Hafta içi saat 12'den, gece 01'e kadar açığız. Hafta sonu gece 3'e kadar açık. Sipariş verildikten sonra ne kadar zamanda burger hazırlanıyor? 5 dakika içerisinde burger hazırlanıyor. Zaten elinde bir aparat var o bildirim verince gidip menüsünü alıyor müşteri. Çocuklar için oyun alanlarımız var. Aileler rahatlıkla gelip yemeklerini yiyebilirler. Gruplar için ayrı bölümünüz de var değil mi? Evet yaş günleri, özel günler, toplantılar ve gruplar için 40 kişilik yerimiz var.

Diğer şehirlerde franchise verecek misiniz, böyle bir düşünceniz var mı? Evet ilerde farklı şehirlerde franchise olarak düşünüyoruz. Farklı bir dizayn yaptınız, burada dev bir burger kutusu var. Hikayesini de anlatır mısınız? Birlikte çalıştığımız mimar, içerde hamburger kutusu olsun istedi. Ben kaba durur müşteri bunun nesinden etkilenecek diye itiraz ettim. Fakat mimarımızın ısrarı üzerine yaptık ve çok ilgi gördü. İnsanlar sırf fotoğraf çektirmek için içeri giriyor. Lezzet testlerindeki süreç nasıl gelişti? 3 hafta boyunca lezzet geliştirdik testler yaptık. Sonra farklı yerlerden tavuk burger aldık ve kendi burgerimizi de koyduk kapı önündeki masaya. Gelen geçenlere tadına bakmaları ve en sevdiği tadı söylemeleri için rica ettik. İstisnasız herkes bizim burgeri beğendiğini söyledi ve bu tatta karar kıldık. Zaten sosyal medyada ve gelen müşterilerde memnuniyeti görüyoruz.

ABONE OLUN Aylık sadece

€ 2,90

Her ay postayla evinizde

GAZETENIZ ADRESINIZE GELSIN 1 YILLIK 35 EURO'YA ABONE OLABİLİRSİNİZ Bir telefon ya da e-mail yeter: 010 - 290 09 00 abone@haber.nl

İçişleri Bakanı Bruno Le Roux, 2 bin 600 gezici güvenlik kamerasının hizmete gireceğini açıkladı. Fransa İçişleri Bakanı Bruno Le Roux, ülkedeki güvenlik sorununu çözmek için 2 bin 600 gezici güvenlik kamerasının hizmete gireceğini bildirdi.

Almanya'da başörtülü öğretmenlere uygulanan ayrımcılık kalkıyor

Almanya İslam Konseyi Başkanı Kesici, "Başörtülü öğretmenlere uygulanan ayrımcılık ortadan kalkıyor." dedi. Almanya'da Berlin-Brandenburg Eyalet İş Mahkemesinin, Berlin’de bir ilkokulda öğretmen olarak çalışmasına izin verilmeyen başörtülü kadına tazminat ödenmesini hükmetmesi Müslüman derneklerce memnuniyetle karşılandı.

Anelka, Roda'ya danışman oldu

Hollanda Birinci Futbol Ligi (Eredivisie) ekiplerinden Roda, danışmanlık için eski Fransız futbolcu Nicolas Anelka ile anlaştı.


HABER

Endonezya'da heyelan 7 ölü, 4 yaralı

26

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

HTF seçmeni sandığa götürmede kararlı

Endonezya'nın Bali Adası'nda heyelan nedeniyle 7 kişi öldü, 4 kişi yaralandı. Endonezya ajansı Antara'nın haberine göre, ülkenin doğusunda yer alan Bali Adası'nın Songan köyünde toprak kayması oldu.

Brezilya'da kamu çalışanları polisle çatıştı

Rio de Janeiro meclisi eyaletin içinde bulunduğu krize karşı eyalet Su ve Kanalizasyon Şirketindeki hisselerin federal hükümetten alınacak yardımlar için teminat olarak kullanımını tartıştığı sırada meclis binası dışında kamu çalışanları ile güvenlik kuvvetleri arasında çatışma yaşandı.

Rejim uçakları Humus'ta sivilleri vurdu: 9 ölü

Suriye ordusuna ait savaş uçağının muhaliflerin kontrolündeki Vaer ilçesinde yerleşim yerine düzenlediği bombardıman sonucu 9 sivil yaşamını yitirdi.

Trump'tan İsrail'in yerleşim birimlerine eleştiri

ABD Başkanı Donald Trump, "İsrail Hayom" gazetesine yaptığı açıklamada, "Yerleşimlerin barış sürecine faydası yok. Kullanılabilir araziler sınırlı ve her yerleşim yeri inşasında bunlar daha da azalıyor. Bütün seçenekleri araştırmamız lazım. Ancak bunun barış için iyi bir şey olduğunu sanmıyorum." dedi.

Ambiente 2017 fuarı Frankfurt'ta kapılarını açtı

Birleşik Krallık’ın partner ülke olduğu Ambiente 2017 fuarına, 96 farklı ülkeden 4 bin 454 firma katılırken Türkiye fuarda 146 firmayla temsil ediliyor.

Hollanda Türk Federasyonunun, Rotterdam Versam teşkilatı lokalinde organize ettiği 15 Mart Hollanda Genel Seçimleri ile ilgili bilgilendirme toplantısına vatandaşların ilgisi yoğun oldu. Hollanda Türk Federasyonunun Rotterdam Versam teşkilatı lokalinde ki bilgilendirme paneline Sosyal Demokrat İşçi Partisi (PvdA) listesinden milletvekili adayı Emine Bozkurt, DENK Partisinden Selçuk Öztürk, Hollanda Türk Federasyon Başkanı Murat Gedik ve Yönetim Kurulu üyeleri, Verenigd Arnhem Partisi lideri Kürşat Bal, Hollanda Türk Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcileri, değişik belediyelerden meclis üyeleri, gençlik kuruluşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Panele konuşmacı olarak davet edilen D66 partisinden Hülya Kat, Yeşil Sol Partisinden Nevin Özütok, Hıristiyan Demokratlardan (CDA) Mustafa Bal ise aynı gün başka şehirlerde programları

olmasından dolayı panele katılamadılar. TÜRK İNSANI SANDIĞA GİTMELİ Seçmenleri bilgilendirme panelinin açılış konuşmasını Hollanda Türk Federasyonu Başkanı Murat Gedik yaptı. Katılımın yoğun olmasından memnun olduğunu belirten Başkan Gedik “Yaklaşmakta olan 15 Mart 2017 Hollanda Genel Seçimleri Hollanda'daki Türkler için önemli bir fırsattır. Yaşadığımız ülkenin vatandaşları olarak bu ülkenin geleceğine yön verebilmek için Türk insanı sandığa gitmelidir. Panele konuşmacı olarak katılan siyasetçilerimiz kendi parti programları ile ilgili sizleri bilgilendireceklerdir. 15 Mart Hollanda’da ki Türk Toplumu için bir dönüm noktası olmalıdır. Türk Seçmenlerin topluca sandığa gitmelerini rica ediyorum” dedi. Panelin sunuculuğunu eski CDA Avrupa Parlamentosu ada-

yı Kaya Turan Koçak yaptı. Koçak 2012 Hollanda Genel Seçimlerinden yola çıkarak istatistik bilgiler verdi. GÖÇMENLERİN SOSYAL HAKLARI TIRPANLANIYOR Sosyal Demokrat İşçi Partisi (PvdA) 18. Sıradan milletvekili adayı gösterilen Emine Bozkurt yaptığı konuşmada, Hollanda'daki 3,5 milyon göçmenin sosyal haklarına değindi. Avrupa’da olduğu gibi Hollanda’da sağ partiler güçleniyor bunun sonucunda başta göçmenlerin sosyal hakları tırpanlanıyor. Göçmenlerin iş pazarındaki ve güncel hayattaki ayrımcılığına acilen çözüm bulunması lazım" dedi. HOLLANDA’DA AYRIMCILIĞA KARŞI, DENK! 2014 yılında Türk asıllı milletvekilleri Tunahan Kuzu ve Selçuk Öztürk’ün kurduğu Denk isimli siyasi parti 3. Sıra milletvekili adayı Selçuk Öztürk ise şunları söyledi. Biz yeni bir siyasi oluşumuz. Özel-

likle göçmen kökenli gençler arasında çok tutuluyoruz. Toplumun her kesimini kucaklayan partimizi 15 Mart 2017 seçimlerine götürecek olan programın temelinde ayrımcılıkla mücadele yer alıyor. Şu son günlerde dünya da olduğu kadar Avrupa’da da DENK dikkatle izleniyor. Hollanda’da ki sisteme göre bir siyasi partinin parlamentoda sandalye kazanabilmesi için yaklaşık 65 bin oya ihtiyaç var. Son kamuoyu araştırmasına göre biz bu sayının birkaç katı daha üzerindeyiz. Beklentimiz 5 milletvekili çıkartabilmek. Bu da sizlerin, bizlerin sandık başına gitmesiyle olur. Sizlerin Temsilciler Meclisinde (Tweede Kamer) gözü kulağı olmamızı istiyorsanız sandığa giderek oyununuzu kullanınız. Sadece sizler değil komşularınızı da sandığa gitmeye teşvik ediniz. 15 Mart sizlerin bizlerin dönüm noktası olacak! Sandıkta buluşalım" dedi.


27

HABER

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

Gelecekteki hayalim Chico's Drive açmak

Almanya'da başörtülü öğretmen tazminat davasını kazandı

Almanya'da Berlin-Brandenburg Eyalet İş Mahkemesi, ilkokulda öğretmen olarak çalışmasına izin verilmeyen başörtülü kadına tazminat ödenmesine hükmetti. Mahkemenin kararında, Berlin eyalet hükümetinin başörtüsü takan öğretmene ayrımcılık uyguladığını belirtti.

Romanya'da 200 binden fazla gösterici hükümetin istifasını istedi

Sizi taniyabilir miyiz? İsmim Eyyup Uyar, 1974 Arnhem'de doğdum. 1992'de Hollanda'da ilk döner dükkanı açıldığı sıralarda biz de Arnhem'de döner işine başladık. 1995'de bir döner dükkanında çalışmaya başladım ve 10 yıl çalıştıktan sonra ilk dükkanımızı Presikhaaf'da açtık. 2010 yılında ise burası nasip oldu. Buranın iç dizaynı sıfırdan yaptık. Dönerci olsun ama lüks olsun istedik ve böyle yaptık. Arnhem'de çok ilgi gördü ve bu zamana kadar burada hizmet veriyoruz. Burada bütün döner çeşitleriyle ve kafeterya bölümüyle başladık. 2 yıl sonra yukarı katı ocak başı olarak düzenledik. Şu anda 4 ayrı konseptimiz var. Bunlar döner shoarma, kafeterya, fastfood restoran, wok yemekleri ve ocak başı. Lokasyon olarak güzel bir yerdesiniz, çarşının hemen girişinde... Evet, aileler, gençler herkese hizmet veriyoruz. Gece saat 2'ye kadar açığız ve ikinci şubemiz de çarşının içinde barlar sokağında.

Orada sabah 6'ya kadar hizmet veriyoruz. Chico's Place ismi nereden geliyor? 1995'de, gençlik fırtınası derler ya hani, o zaman arkadaşlar benim ismimi telaffuz etmekte zorlanıyorlardı ve bana "Senin adın Chico olsun, biz sana boyle diyelim" dediler. Chico küçük hızlı adam demek. Öylece kaldı ismim. 2010'da bu binayı açacağımız zaman bina sahibiyle düşündük Chico's Place olsun dedik. O da 'Chico's Place herkes bilmez ama logo olarak senin yüzün olsun çünkü seni herkes tanıyor dönerci olarak' dediler, öylece oluştu. Gelecekteki hayalim inşallah Chico's Drive açmak. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Yedi senedir Arnhem'de hizmet veriyorsunuz, Gelderland bölgesinde artık çok iyi tanınıyorsunuz değil mi? Çok reklam veriyoruz, çalışıyoruz. Arnhem zor bir şehir, insanların dışarı çıkıp yemek yeme alışkanlığı yok. Amsterdam veya Rotterdam gibi değil. Burada yine

de hizmet etmeye çalışıyoruz. Arnhem ve çevresinden gelen aileler de var. Bazı insanlar özellikle wok için gelmeye başladı, sabit müşterilerimiz var. Konseptlerden bahsedelim, ocak başında neleriniz var? Adana, et şiş, kuşbaşı, tavuk but, tavuk kanat veya pirzola dan oluşan menülerimiz var. Restoranların daha altında fiyatlarımız. Ailelerin rahatlıkla ödeyebileceği fiyatlar. Uygun fiyatlarımızla ayakta durmaya çalışıyoruz. Burada maksat hizmet, yani hemen kazanayım çekileyim olayı yok bizde. Bunun yanında ne kadar çalışsan da sevenin olduğu gibi sevmeyenin de oluyor, geçenlerde sosyal medya'da karalamalar la karşılaştık. Etimizi aldığımız yer belli sertifikalarımız var ama böyle şeyler de maalesef oluyor. Bizim kafeterya bölümündeki her şeyimiz helal. Dönerimizi Öztaş Döner'den, eti ise Atlas ve Tuna mezabahanesinden alıyoruz. Bunlar tanınmış helal şirketler. 20 yıldır bu sektördesiniz, işini rizikoya atacak bir giri-

şimde bulunacağınızı düşünmüyorum? Tabiî ki yapmam, biz hiç bir yabancı madde katmıyoruz. Bira bile satmıyoruz, gerek yok. Müşteri istiyor ama biz satmıyoruz. Hangi saatlerde açıksınız? Hafta içi, sabah 11 gece 1 arasi ve hafta sonu ise sabah 11, gece 2 arası açığız. Diğer şubemiz de saat 1'den sabah 6'ya kadar açık. Diğer şehirlerden gelen ailelerde rahatlıkla burada yemeğini yiyebilir yani... Evet tabiî ki, geçen Utrecht'ten gelen müşteri Google'dan bulmuş bizi. Burada dönerin yanında wok da var, bu alışılmış bir konsept değil, bu nasıl başladı? Wok yapan bir ustamız var, her şeye eli yatkın, döner bölümünü de yapıyor. Ustamız yapabildiği için wok bölümünü seçtik. Wok yaparken görülmesi lazım olan bir yemek çeşidi, yapılışını seyrediyor ve öyle alıyor vatandaş.

Romanya'da, af ve ceza kanununda değişiklik öngören acil hükümet kararnamelerine tepki göstermek amacıyla günlerdir devam eden hükümet karşıtı protestolar bugün de devam etti.

AB Komisyonunun kararına Türk ve Yunan turizmcilerden tepki

Ege'deki Yunan adalarına seyahatte kolaylık sağlayan geçici vize uygulamasının kaldırılması, Türk ve Yunan bazı turizmcilerin tepkisine neden oldu.

• Döner ve tavuk döner çeşitleri • Ocakbaşında taze etler • Wok yemekleri • % 100 Helal ürünler LEZZET BURADA

Arnhem ve bölgesinin en tanınmış mekanı.

Chicos Place Looierstraat 1 6811 AT Arnhem 026 - 351 84 61

Chicos Place To Go Korenstraat 1A 6811 GT Arnhem 026 - 379 26 94


HABER

28

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

Hollanda Turizmciler Derneği geçtiğimiz ay kuruldu. Amsterdam'daki bir basın toplantısı düzenleyerek Hollanda Türk basınına bilgi verdiler. Yönetim kurulu Kamil Saygı, Osman Çelik ve Durmuş Doğan'dan oluşuyor.

TOV Arnhem'in düzenlediği yeni yıl resepsiyonunda HTF Başkanı Murat Gedik, Ahmed Hoca Yesevi Türk Kültür ve Eğitim Merkezi Başkanı İbrahim Günay, Bayram Savran ve Arnhem'liler geniş bir katılım gösterdiler.

Rotterdam Nieuw Binnenweg'de bulunan Kılınçlar'da (Soldan sağa): İbrahim Kılınç, Mesut Osman, Hakan Kafalı, Cafer Kaya, Servet Sabriev, Sinan Arif, Kılınçlar'ın en çalışkan ekibi olarak tanınıyorlar.

Multikültürel marketin Uzmanı Ogun Göktürk ve Gentle Incasso Amsterdam şubesini yürüten Erol Yıldırım Beyler Huqqa Restoran'da hatıra fotoğrafı çektirdiler.

Rotterdam'da, Şahan Putsebocht ortaklarından filiaal manager Merdan Şahan (sağda) çevresinde, çalışkan, sohbetkar ve esprili olarak tanınıyor. Peymancı Mustafa Elkatmış'ı da (solda) Merdan Bey'le sohbetinde görüntüledik.

Şahan Putsebocht'un dinamik çalışanlarından Ali'nin (solda) yaşını doğru tahmin edemedik. 10 yıl genç görünen Ali'yi biz 32 tahmin ettik, bakalım gerçek yaşını bulabilecek misiniz? Ceren'i Hollanda'da markalaştıran Mustafa Bey ise yeni çalışmalara imza atacağını söylüyor.

148 + 43 + 69 - 34 + 57 = ? 468 / 36 = ? 790 x 18 = ? 6936 - 1326 = ?

Administratie en Accountancy

www.profa.nl - Financiële administratie - Salarisadministratie - Aangifte Omzetbelasing - Aangifte Loonheffingen - Aangifte Inkomstenbelasting - Vennootschapsbelasting - Jaarrekening - Schrijven van ondernemingsplan - Begeleiding en advisering

Pretoriadreef 139-140 3564 BX Utrecht Tel: 030-7070491 Mail: info@profa.nl

Muhasebe bir plan işidir.

etik ental aritm tirir Soroban m rilerini geliş e c e b m le z gö Dinleme ve sağlar Odaklanma eliştirir becerisini g Matematik i rmak sistem Çift el 4 pa zandırır Özgüven ka

Ben bu işlemleri 3-5 saniyede yapabiliyorum. Ya sen?

SOROBAN MENTAL ARİTMETİK NEDİR? Sormen tarafından uygulanan Soroban Mental Aritmetik; Uzakdoğu'da yüzlerce yılın birikimi ile geliştirilmiş bir eğitim programıdır. Çocuklara zihinsel ve işlevsel yetenekler kazandırır, matematik becerilerini geliştirir. Çocukların aritmetik işlemlerini hesap makinesi, kağıt-kalem gibi hiçbir araçgereç kullanmadan, hızlı ve doğru bir şekilde zihinden çözebilmelerini sağlar.

GELECEĞİN DAHİLERİNİ YETİŞTİRİR


29

HABER

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

HOTİAD Yönetim Kurulu üyeleri geçtiğimiz günlerde Amsterdam'da bir mütevazi bir toplantıyla biraraya geldiler ve yeni dönemin projelerini ele aldılar.

İsimlerini şimdiden yazalım, haberlerini yeni sayılarımızda vereceğiz: (Soldan sağa: Gülhan Kalender, Mine Akça-Altun, Serpil Canımoğlu, Gül Aydoğan.

Arnhem'deki başarılı işadamı Zorg en Welzijn sahibi Hakan Geçol, UETD Arnhem'in başına geçti. Kendisine başarılar diliyoruz.

Amsterdam'ın tanınmış kasaplarından Nevşehirli İsa Özer'in Göreme kasabında geçtiğimiz günlerde Yunus Bülbül bir program çekimi için uğradı.

Kırsaçlılar olarak nitelendirilen eski dostlar medyadan uzak buluşup eski günleri yadettiler. Ama fotoğraf sosyal medyaya düşünce bilinmezlik vasfı zail oldu.

Amsterdam esnaflarından Streetkitchen Restoran sahipleri Ergün ve Aytaç Beyler her zaman güleryüzlüler. Hakiki esnaf yani.

Hollanda'nın en lezzetli simidini tatmak ister misiniz? O halde Rotterdam'da Polderlaan 75A adresindeki Alanya fırınına uğramalısınız. Mekan sahibi Karslı Ünal Çiftçi, yıllardır Rotterdam'da işlettiği Alanya fırınında iyi bir formül bulmuş.

Göreme Ayran sahibi Mehmet Demirel ve TUR-NED sahibi İlhan Döne, Rotterdam Konyalı Restoran'nın meşhur etli ekmeğini tatmaya gitmişler; yemek beklerken de HABER'e bi göz atalım demişler. :)

Müsiad Amsterdam toplantısında genç ve başarılı işadamlarımızdan Burhan Yıldırım DTİK Başkanı Nail Olpak ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

€59

’dan

BAŞLAYAN FIYATLARLA VERGILER DAHILDIR

023-751 06 00

Şimdi Ücretsiz Corendon App

Hayallerinizi Corendon’la Yaşayın


HABER

30

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

EUBA işadamları derneği Den Haag'taki ofislerinde üyelerine muhasebe hakkında bir seminer düzenledi. 50 civarında işadamının katıldığı toplantıda muhasebenin önemi konuşuldu.

Arnhem'deki ünlü Chico's Place'in sahibi Eyüp Bey'i, sanatçı İbocan ziyaret etmiş. Helal et konusunda hassasiyeti ile tanınan Chico's Place sahibi Eyüp Bey güleryüzlülüğünü hiç eksik etmiyor.

TOV Arnhem'in düzenlediği yeni yıl resepsiyonu bu sene ilk defa Vitesse Arnhem Stadyumunda düzenlendi. Hollanda'nın çeşitli yerlerinden yüzlerce davetli katıldı. HOTİAD Başkanı Hikmet Gürcüoğlu ve HTF Başkanı Murat Gedik'te katılanlar arasındaydı.

2017 yılında adından çok sözettirecek olan, Mutlu Sports CEO'su Atalay Mutlu geçen ay Türkiye'nin en prestijli spor ödüllerinde 'Yılın en iyi organizasyonu' ödülünü kazandı. Atalay Bey'i tebrik ediyoruz.

T.C. Rotterdam Başkonsolos vekili Ulvi Darendeli geçtiğimiz günlerde Oba Grandcafe'de bir veda programı düzenledi. Ulvi Bey, Sofia Büyükelçiliği'nde yeni görevine başladı. Kendisine başarılar diliyoruz.

Rotterdam Schiedamseweg Tandır Kebab evinin ustaları Roza Hanım ve Yakup Bey. Tandır Kebap evi Rotterdam'da taş fırını ürünleriyle ünlü.

Amsterdam Anatolia Kasabı çalışanları Uğur, Samet, Yaşar, Mustafa ve Haluk ustalar. Müşterilere kaliteyi ve güler yüzü hiç eksik etmiyorlar.

Eindhoven'deki Mega Döner'e yolunuz düşerse Tufan Usta'dan, Hollanda'nın en güzel 'döner ekmeği'ni isteyin. Biz tadına baktık, on numara! Mekanın işletmecisi Tufan Usta zaten çok güleryüzlü ve pozitif.

Arnhem'in tanınmış lokantalarından De Gastronoom sahibi Ali Deniz TOV Arnhem'in Yeniyıl resepsiyonunda yılın işletmecisi ödülünü Deventer Başkonsolosu Zafer Ateş'ten aldı. Tebrikler!

Kılıç Hukuk Bürosu

Kılıç Hukuk Bürosu avukatları, müvekkil çıkarlarını en üst seviyede gözeterek, ihtiyaç duyulan her konuda hukuki yardım ve danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Alanında uzman avukat kadrosu ile şahıs ve şirketlere hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti veren ofisimiz; Özellikle Yabancılar Hukuku (oturum, vize vb. ), İş hukuku, Aile Hukuku, Sosyal Sigortalar Hukuku, İdari Hukuk, Uluslararası İnsan Hakları Hukuku ve Ankara Anlaşması konulu davalarda hizmet sunmaktadır. Ofisimizle iletişime geçip, bilgi talebinde bulunabilirsiniz. Telefonla, e-postayla, faksla veya bu sayfadaki başvuru formuyla bize ulaşabilirsiniz.

www.kilicadvocatuur.nl

Prinsengracht 739-741 1017JX Amsterdam T 020 475 00 05 F 020 488 02 54 E info@kilicadvocatuur.nl


31

HABER

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

COLOFON

HABER

Hoofdredacteur (Genel Yayın Yönetmeni) M. Fatih Karaman fatih.karaman @haber.nl

Topkapı Reizen'da Hüseyin ve Hüsrev Bey vatandaşlarımıza yıllardır Türkiye biletlerini güvenilir bir şekilde sunuyor. Topkapı'da ortam her zaman çok keyifli.

Almere Sultan Ahmet Camii yönetimi geçtiğimiz günlerde yenilendi. Yeni yönetim kurulunda Cengiz Özdemir, Asuman Özmen, Cihan Duru, Onur Gülhan, Fatih Gülveren, Murat Yilmaz, Hüseyin Yaman , İdris Coşkun , Taner Mercan, Ersan Taşkın, Hatice Akkuş var.

Redactie: (Yayın Kurulu) Mehmet Güzelyurt Merve Karaman Hikmet Davarcı Mesut Balamir Rabia Karaman Muzaffer Bozaslan Rasim Gencer Selman Karaman Özlem Hasip Advertenties: Office: 010-290 09 00 Nur Öztürk / nur@haber.nl Interviews & Correspondenten: Aysun Beder Zeynel Abidin Kılıç Özlem Hasip Ayşe Özkaya Şüheda Karaman Repr. Amsterdam Murat Ay Fatih Uluçay Repr. Eindhoven Ali Yücel Repr. Leerdam Bahtişen Ördek Repr. Limburg Göksel Soyugüzel Muzaffer Bozaslan Repr. Ankara Nuh Kaygısız

Elit Night organizasyonuyla sadece kadınlar için Den Haag'daki Event Plaza'da düzenlenen konserde Orhan Ölmez, hayranlarını şarkılarıyla coşturdu. Mütevazi kimliğiyle her kesimin sevdiği Orhan Ölmez konserini düzenleyen Saadet Hanım, bayanlardan bol övgü aldı.

Hollanda'da bilhassa gastronomi sektöründeki tanınmış iç mimarî desinatörü Mehmet Akçay'ın kızı Kübra Akçay, Uysal Deveci ile hayatını birleştirdi. Düğün Dordrecht'teki Event Center Utrecht'te gerçekleştirildi.

DENK Partisi, 15 Mart 2017 Hollanda Genel Seçimleri için Hollanda Türk basını karşısına çıktı. Hollanda'daki Türk kökenli seçmenlere seçimlerde muhakkak oy kullanmaları yönünde çağrıda bulundu.

Abonnementen: abone@haber.nl e-mail & website: info@haber.nl www.haber.nl Yayımlanan makalelerdeki köşe yazıları ve fikirler yazarına aittir ve Haber Gazetesi'nın editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Adacams sahibi Şahin Arabacı'nın oğlu sevimli Eren gazetemizin en minik okuyucularından. Tüm aile yemekle meşgulken kendi kendine gidip bir köşede gazetemizi karıştırmakla meşgulmüş. Gel de sevme! Maşallah demeyi de esirgemeyin.

GARAGE MERCEDES Keurmeester Serdar Altay

APK

BENZINE: €69 : L E S IE D

€ 29,€ 49,-

APK Keuringsstation Reperatie en onderhoud alle merken Inkoop en verkoop Banden Accu's

Hillegondastraat 11-13 • APK yaptırana ÜCRETSIZ WINTERCHECK 3051 PA Rotterdam

Tegen inlevering 's. tie / voor ALLE auto €39 en rt ve ad ze de n va

• • • • •

Tel: 010 - 418 50 69 Mob: 0619 - 75 83 25


HABER

FEBRUARI / ŞUBAT 2017

ZAHET, Hollanda’da yaşayan yardıma ihtiyacı olan herkese hizmet veren bir sağlık kurumudur. Yabancılar için bakım hizmetini kolay erişilebilir yapıyoruz. Kültürel farklılıkları kabul ediyor, bir zenginlik olarak görüyoruz. Hizmetlerimizi hastaların kültürel farklılığını göz önüne alarak sunuyoruz. Hizmetlerimizde; hastaların dini inançlarına, ananevi gelenek ve alışkanlıklarına azami dikkat gösteriyoruz.

ile en T E H ZA r günle u l t u m lsun. sizin o

Hastalarımıza kendi dillerinde hitap ederek, onları kendi evlerinde hissetmelerini sağlıyoruz. Daha fazla bilgi almak ve hizmetlerimizi yerinde görmek için, sizi BEEK-UBBERGEN’deki bakımevimize bekliyoruz.

KENDİ DİLİNİZDE VE KÜLTÜRÜNÜZDE SAYGI, SEVGİ, ŞEFKAT VE KALİTE VAZGEÇİLMEZ PRENSİPLERİMİZ

Stichting ZAHET Verbindingsweg 13 6573 BS Beek-Ubbergen

T. 024-7630420 F. 024-7630421 E. info@zahet.nl

Sultan Ahmet R e s t a u r a n t

www.sultanahmet.nu Laan op Zuid 978-982 • 3071 AC Rotterdam • T. +31 10-766 00 06 • M. info@sultanahmet.nu

HABER Gazetesi Şubat / Februari 2017 - Nr-68  

HABER Gazetesi Şubat / Februari 2017 - Nr-68

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you