Page 1

1

YılıMIZI Doldurduk

ZEKİ BARAN, HACI BAŞKAN

İçişl nın Marteri Baka ayında nlığı 2009 toplu msal belediye yılıolma kuru alınm lere k kayı amacıyla mlara yard ve mesi ası konu tanım Façadepo a yolla“ikiyüzlü ımcı yolla ve nasıl larında polit önlem bilgi veril rının şür yayın litiek) rı” (Wegwij iadıy Sosy gösterilec alınacağın - meto zer ladı. kend Broş la bir Raak alist Parti eği yazıl ın müs du olan ilerin AIVD yansıtan i oldu ürde dışarbro- ne ’nin birmeclis üyes ıyor. kont lümanlarıtakiyyeyi kları mecl ıya rın tanın sele�i cami ndan n devl kullandığ raporu i van rol AIVD ise soru farkl ması üzeri- dikal davaaltına alma etle ilişki ı, , onla ve kurumla-ı lerin raporund önergesi verm k isted sini larını ra karş a i ‘ılım işti. belediyel yaym iği, lı’ müs sele�ilerin silcis ı önle aya çalış rağer kuru erden i kend m MEI öden igizli gibi göst lümanları tığı, ek günd ermeye n tem- birlikte luşlarla emle ve bele aldığı, di2010 ri oldu çalıştığı, malara çalıştığı yer verm seklindekdiyelerle ğu, Şia’n MAYIS i suçla ın işti. Yıl:1 Sayfa Sayı: 3’te 6

haber •nl

BESTE

HOLL

PARA LiK NOYA ADAY SI LAR D EST

2011

JANUARI

Yıl:2 Sayı: 12

haber•nl

Coşku CDA n Çörüz - 19. sıra

EK BE ISSN:1879-9981 KLİYO R

an Sayfa Seçim 2010’da 6’da sizi temsiler’de aşağı Hollanda’d a Gene daki l ettiği ne inandadaylardan l oyun ,

Keklik

KASIM

2010

» 11’de

» 13’te

10

KRANT

nl haber•

BESTE

ER 9981

1879-

ISSN:

TÜRK İ ES KAHV NASIL ? PILIR

ERLAND

VAN NED

ER'LE VECİH

ŞKANI İAF EŞBA HOG İNE IMI ÜZER İAF AÇIL

HOG ve 'da Den Kasım e "Türk ve AF 29 Otel'd da HOGI Kurhaus Hollan re aki cilerin Haag'd girişim mik ilişkile dalı ekono yemeği düHollan arasındaki har e sonba Başbakan lu Türkiy temalı bir sorum rı" miden Meclis Eskiye katkıla or. EkonoVerhagen, Beledi » 23’te e zenliy Haag Haag Bühar Den cısı Maxim las, Den Yardım Frans WeisgAartsen, T.C. ağı Sonbaile nı van da katılac rsitesi

Başka Jozias YA 'ın nı Doğan Utrecht ÜniveHollanda- ı , AF, TALJİK Başka isi UğurHOGİ iş olduğu n ele alındığ i'nde acak BU NOS AFLAR yükelç alarını Yemeğ gerçekleştirm yansım yuyla paylaş aşa ortakl ticaretinin kamuo e larını FOTOĞR AR acak. Türkiy bulun ma sonuç larda açılım SİZİ YILLNE » 15’te araştır ve yeni ÖNCESİ CEK GÖTÜRE

29 Kasım Den Haag

Kurhaus'ta HOGİAF Açılımı

mınız

» 18’de

n Bayra

aktır.. yaşatm Derdi iyiliği n... seç. Kurbanyay, sahiple yaşamı İyiliği insanca paylaş,

Kurba

T! URIYE CUMH

KİYOR

ların

R

gücü

E ŞENE

şli,

Rakam

NAFİZ

geçmi Türk da Hollan kli gelece

» 9’da

» 5’de

» 12’de

» 11’de

» 18’de

Hollandalılar gibi azimli, hırslı ve düzenli çalışın. Yaptığınız işte en iyisi olmaya çalışın. En çok dikkat edilmesi gereken unsurlardan biri yapacağınız işin tüm Hollandalılar tarafından istenmesine dikkat edin. Pazarınızı birtek grupla kısıtlamayın. Hollandalı işveren gruplarıyla işler yapın ve çevrenizde başarılı insanlarla iletişimde olun. En önemlisi kendine ve yaptığın işe güven.

Sayı:

Sİ ZETE İ GA N İY NE

» 21’de

Yıl:1

ki

ER NOVEMB

i

MULTI FEST IJN’e 100b in ziy are bekle tçi niyor Nost aljik

dam Rotter i, ev sahibi eşi ve sevinc ı. uriyet Doğan yansıd ada Cumh elçisi Uğur ın yüzlerine eki kutlam Haag Büyük oğan' Otel'd Babad Den

Z GERE MAMI

» 2’de

HOTiAD Yeni Yönetimini Seçti

» 4’te

» 5’ta

I A’ N

» 20’de

YAŞA ÇOK

UYU AŞ

Sözler

» 10'da

ŞAHİN Duyuy oruz

AND

Kaya

Anadoluline Turizm Şirketi, Spijkenisse'deki Atlas Otel'de düzenlediği yemekli toplantıda geçen sezonun değerlendirmesini yapıp yeni yıla ilişkin hedefleri konusunda bilgiler verdi.

Gurur

bir günü müze ortamda, etkin likler kültür, sanattarihten le dolu geçe cek. 4 gün ve çeşitli 13-1 tarihl renkl 4-15 erind i ve 16 e saatle rine dekher gün akşamMayıs Mult ifestijn, sürecek sloga olan nıyla “Kalıcı Dost , Utrec merk ezind ht’teki luklara” e bu civar fuar ında ziyar yıl 100bin etçi bekli yor.

KORK

Koşer

olun Korfb si ye hika

ANADOLULİNE YENİ HEDEFLERİNİ AÇIKLADI

N

FUNDA 14’te ARA R KON . SERİ Geçe n yıl ilk ikinc Hollanda kez geldiği i bir kons ’ya bu er için sefer geldi. kons Hollanda tekrar yine erini geçt ’da ilk Rotterda iğim m’da iz yıl ve topla çok büyü veren yıl da yan Fund k beğeni a yine Doelen RotterdaArar bu kons m De dinle dolduran er salonunu yici kitle katıl sine çokımcı bir anlar keyifli yaşattı. sayfa KEMA 23’te » 23’te L

H OLL

i Bu sefe Hem de ildir, çün vatand ediğin çifte du.

eye çalışı nda oluşuFeijenoor yi yükse k yaba ncı. Feije yor. Feijed yenileniyoolan insan yorlar. grup ları. r hem da Türk noord’un noord’a ler. Bunu 72.000 bakarsanı de Yeni z% n yakla nüfusu şık 17bin var. En 66’sı i Türk büyük köke nli.

Fatma

istiyor HABER da yayınl ar mı sonrasında başvurup okur- mek istiyor bin'a ız k puanl sayısın sonrasında i bildire aj a telefona yükse arda, itirazın, Ombudsma tleriniz röport konul da iseniz şikaye . zdan onlarc dsman larımı Ombu aldık. üzere telefona- konum » 22’de 13 63 lirsiniz rmak 671 başvu isteyen vatand- 035 – rası i numa numa a. için, gerekl işte burad şımız

Nel abilirs tan, yasakr? ET eki sokakmı geçiyo esi ŞİKAY TEN başvur dilekç onlar ızın önünd , kamy başvuru mi edildi? ınız ret u halde ETMEK EYİN Kapın ’ya geç-ede olduğ iye’ye yaptığyüzünden derec Beled bir neden -T’den HAVO r için aşırı VMBO Ekim saçma ÇEKİNM z unuz okul geçiş ? Buna benze si'nin ve Gazete adığımız Çocuğ bile haksı

HAB siz yeni sayısında ız için ME'ye bı tarifi okurlarımYEMEKNABu Keba köşe köşemizediyoruz. a Sini temizin devam aşama aşambını gaze hazırladı. an defa da . Sini Kebaet Suat Arı k Koç, Gökh veriyoruz dan AhmŞeyda Gedip Aydos. yazarların imiz ise r ve Sera a Çına Davetliler n , Havv Çoba

ralar AMbuE KN in tesi’n YEME ER Gaze değerli

» 12’de

BESTE KRANT VAN NEDERLAND

H O L L A N D A’

yaya ğinde verec , İstanbul , Exact Softw uçac ak olma ekler are ile i brifin Çırağan ların izleri bile yoktua rağm gi için TürkPalace’da en, bizza , iye’y . Kahv bunun t yaptı e telaş e, ğı kek söyle şi eşliği çay ve Zehr ı ya da a Hanı yaptı nde k. m’ın keyif li bir

U ŞKUL EN KU TİND DAKA N SA RutteanLER'İBaşbakanileMaİsverk ç vataya da aşlığı da tutm e E TÜeğiRK burnunvatand trol altın ü rencid RUTT çiç “Türk rını kon a Türk müze adan. aşla den fazlu. AKANvını önüüst ısıtm vatand bin iş old BAŞBr temcit pila ru dür Türkiyeaş olan 282 e etm doğ kü ifad

Feije no Holla ord’da Ye nda Ol ni uşuy or

Yaptığınız işte en iyisi olUN

yor . Sayf “BEN iM HO a 4’te Bu röpo Aytekin rtajı Atilla iŞiM OL BiM Doğa ve Zehr n a Hoofddoçiftinin EMEK MUŞ... rp’taki evler Li Bi inde Arma 10 May LE n yakaladık(9) ve Ozanıs’ta gerçe OLM AM” Türkiye onları. ’la (3) akşakleştirdik . Oğu Ertes işbirl med lları iğinin i günü m yeme

HAB -, EYVALLkuAtluHolsu,n LI YE A! IS--VEÇ, E TU KAK TURK

T.C. değ enm fik Altuğ, Konsolos Günay dam Hilton koy aynı k, hem ye güv Rotter mütte u Esen n nsolos Muavi dost ve e, daşlığı diyere Türkiye’ Başko Doğan ve irmey da gibi lya Mano çalışır” hem de de Hollan daha da geliştrının gelecekte ilişkilerini vatandaşla devam etmiş, ye rle an i ülkele yaşay gayret etme » 5’te da’da i'nin 87'inc rdam uriyet Hollan huzuru için Rotte ve e Cumh Türkiye'nin refah Türkiy Hilton " dedi. ümü yıldön tarafından de edecektir. kuruluş n üzerin la nsolosluğu Başko verilen ve 500'üresepsiyon i Uğur e ığı bir Büyükelçis ı Otel'd katıld yaptığ davetlinin T.C. Den Haag vesinde 16. dı. u'nun alar çerçe en büyük kutlan n, Grub , Quote kutlam tler yanın iz bugü le, Oruç Doğan : "Dün ülkem Or Şirke ın i Celal ından mada gelen diplomasisiy nda’n sahib isi taraf açıkla misi halinei ve etkin yayan derg lanan Hollakişisi » 8’de ekono krasis hazır in 500kez yer barış takdir 3. 6'da en zeng , 85 da ileri demo istikrar ve inde e » 5 ve 316. dünya listes Celal Oruç ası bu yıl çevresineolarak tüm mda, Türkiy aldı. n euro li nokt ibağla u gibi milyo a yer aldı. bir ülke ır. Bu en önem de Türk aktad işte olduğ sırad ARI ntının bir şekil ve 3,5 yıl toplam i, geçm A. SUAT topla ayıp turiyet ası süren ın çok kapa Cumh yapm iki gün Başbakan nda ayrım bu şekilde is taterane u. aynı nı stann mecl arası Yine buyd ayıbı ası bütü rini 'çifte yapıl- ye ve İsveç önceki masının çalışm dı.” dedi. anlaş nda 'nin sözlenda ayrım Albaymaya kınan li Rutte koalisyon çları, Holla tam ÇAKIR tveki Bunu akan İsveç arası rafından SEDAT var; zira ve sonu ncılar için li a rak, Başb iye ile PvdA'lı Millekonusu. anın di. söz ı, Türk uygulama daki yaba milletvekioldu, hatt Varolmılmaz syon hat Albay kli mun ış Neba k yorumlad unu söylekesinlikle kınadılar dayan aki koali deste iyor. D66 yapm toplu iği nda’d dışarıdan hafifl olara ayıp olduğstandart partiler rülem Kaya ile nda’daki Holla n öngö dart' RST erinin ile sonuçlana Holla mu için a-Koşer nın çok bir çifte di. Bütü HILHO e ması ÖR ada meti getir N: PIETER ı Fatm z röportajdTürk toplu » 8'de görüşmel GÜNG hükü DSMA nda içind farkl lis dile VEYİS rak: “Bur ve OMBU Holla sı arenada ya- ğumudurumu ve ştük. azınlık n mec an, ümit gerek bütü Heyec dolu bir ması uluslarara ı. Özellikle nda son çlarını görü iniz? er için se sevinç gecesi sonu lik’ten ele alınd lar arası gerek Bosna ÖZEL lerde üman belirsizlik n Çe biçim ve müsl Baka Veren HABER ma ve N bancılar a tartış Ç SAÇA » 20’de ERDİN çok sayıd Umut

OKUM YENİ UŞ: HOLLA İMAM INI AR NDA IYOR

Siret an ve bölümün Üniversit ve İslam , Diya İslam TarihHadise Giriş de çalış esi Aslın log ve ıyor. i, Avru a , Tefsi Nasıl bakarsanı r Usûl pa derslerinİslam’ın z Yeni ü, Diğe Kültü isçi semt Holla burada Yeni yazıy i verirken r Dinl rü içinde nda Holla iydi. gelir dokt ere Bakı Bazı oluşuyor? görev or. Tezin nda seviy konu ora tezin şı yapa esi düşü mahalleler Feijenoor oluşuyor. heme su Holl n Türk i n dini mese van Zuidonbeş yıldırk, eğitim de işsizlik d eskiden anda de imam yatırı seviyesi az. oranı yükse bir mese lelere ların çağd’da Eğitim m yapıl la. yakla k, aş ıyor Hemen Böyle düzeyi, gelirYeni insan şımla ce hem ları çekm buraya, rı. düze Holla Kop

ii

ve

Zehra Doğan

azaba çocukları tsız özg ürlük istismamahkum ömür boy ediy u gençlik r ile travma or! Cinsel Hris yaş

aya tiyanlığ “Bizi a ina n tar” kötülükt nmıyor en kur(Del iver evil) ... us from taciz adıyla e maru kork unç bir yayınlana zamanın z kalan ABD o çocu ’de Olivebelgeseld n şimd kları adlı , r O’Gr e leri inin yetiş papa ise kinzın 70’li ady lardan travm yaşadıkla beri yılçocu ğu cins yüzlerce ların anın, haya rı ı taciz hala ve ailelerinitetme el olar nıyor. nasıl si konu ak altın etkis alıda O’GradyBelgeseld i e papa ğını kimi bıraktıyapt mera z büyü ıklar zaman madan karşısınd ını kak kimi bir ö�ke anlatıyor a utan yle zam . Cins - rını tuta an gözy el mayarak aşlatıyor lar. 9 Hazir anla-

talim bir araş Oiko atıys’a yayınlantırmanın yaptırıla n sonu bulgular an bir rapo çları r ilgin camileri ortaya ç koyd katkısını n Holland u. Rap or milyon n her yıl a toplumu na en euro olduğun az 150 u yazı

Cam

Atilla Aytekin

ERLAND

Batı’nın tutkusu kayıtsız şar

BATI iFLAS

Mevlana

uzu kullan ığınız adaya 1998’d PvdA Yücel A. SUAT belediy e Haarlem ın. - 46. sıra Neba meni e encuARI Kadro 2000-2 girdi. olarak politika PvdA hat Albay Harca arası 010 yılları - 2. sıra rak Devent 2001 Daha sonra ya (ma)m belediy Nilgün er ak CDA’dayılında meclise Nebaha görevle esinde çeşitli Partij Yerli n giren bu dönemd olarak t Albayra Een Çörüz, Keklik r üstlene k, ilk - 14. n ve idare e anayas meclise1998 yılında Fatm yılında Yücel, 2006 sıra 10 yaşında a a Koşer hakları hukuku yılında girdi. 2006 D66 49uncuPvda’dan , Holland hukuk ve uluslara insan - 5. sıra Kaya tesinde Pvda’nın sıradan NAFİZ aday lisilk olaraka’ya geldiğin Yeşim olmus baktı. portföylerinerası E aday n ikinci sıradan Fatma seçilem ama de olup meclise yle FrieslanailesiBen Sensiz ŞENER Partij Candan giren 2004 Koşer Kaya, yılında emişti. 2010 yerleşti Een d’a Yapam bayrak,Nebahat Al- 1. sıra dönemdyılında ara Metin yinede ara dönemd Amster . Daha sonra am Internat meclise aldığı o seçimle e girdi. e meclise PvdA Çelik Yerli, dam’a taşınan girdi. Econom ional School büyük oy oranıyla rde burda - 25. genel 2006 yılındak eğitimin ics yüksek of rode sıra Nafize önceki ilgi topladı.da listesindseçimlerde i i tamaml Üniversve Nyen20 yıldır Het Parool eğitim D66 itesi’nd devlet hükumette Bir adı. Partij Şener tekrar en 6. sıradan alan Yeşim görevlis emniye tesinde bakanlı gazee Candan Een tercih t görevin seçildi. - 5. sıra oylarıyla Metin i olarak çalışan yazarlığ köşe Gülha i yaptı. k VEYİS yılında , 2006 Geçtiği 6 yaşında nem meclist hayattaÇelik, günlük Holland ı yapan Yerli, miz döGÜNG PvdA n Akde kelimes‘allochtoon’ Holland gelen Rotterd Sosyal mir e Maliye, ÖR polis Oy verirk çeşitli a’da yaptığı - 62. culturee i yerine ‘biteşkilat am ortaokuNafıze Şener,a’ya kabare sıra ve Aile, İşler, Gençlik komise riyle tanındı. en ında edece ldan sonra Holland l’ kelimes Adaylar gösteril sek eğitimin ve Spor Sağlık, Refah ğim üç dikkat yapmak r olarak görev a’ya kazandini earasınd kriter yükkişi en portföy dam genç ana olarak i ta. baktı. a sıra 1998-2Bunun yüksek Amsterlerine Haziran tanınıyo ıran doğuml olan 1983 Halkla okulund arasınd 010 yanı kurucul seçimle r. 9 Akdem u Gülhan mündenİlişkiker bölü- a rine anaken a Rotterd yılları Partij uğunu üstlend fakültesir, Hukuk am tamaml mezun 1 ile katılaca iği 3 dönemt belediyesinde olarak belediy i mezunu seçimle adı. 9 Haziran belediy arka arkaya k. SEDA encümee düzeyin ve Een’de rinde Partij Fatih T ÇAKIR olarak e encüme dönemd n olarak de Hollan Teoloji Oku milletve n 5inci sıradan ni çalıştı. işleri, ir yürüttüğbir pazarı da At listede kili adayı Fakü muş Ams olarak Okumuş yerini nın Dünya devamulusal anlamdü ltesi’ terda At pazarı aldı. a istiyor. ettirmek m VU , Kur’ nin İslam içinde önem

FATİH

İYİ G I N EN

rdam

-9981

VAN NED

EŞiĞiN IN DE Mi?

Cami ler 150 mi Hollanda lyon eu top ro kaz lumuna andır İçişleri ıyor la Stich Bakanlığ ı’nın ting

Rotte

1879

A N D A’ N I N EN İYİ GAZETE Sİ

HABER OCAK

KRANT

ISSN:

Ant alya Futb ol K amp ı Gü nlüğ ü

Değerli okurlarımız, Değerli HABER Dostları, Geçen ay itibarıyla , HABER Gazetesi olarak yayın hayatımızdaki 1 yılı doldurmuş bulunuyoruz. Geçen 1 yıl zaman sü resince HABER Gazetesi başlangıçta planladığımızdan daha hızlı bir yol katederek tüm Hollanda'da siz okurlarımız sayesinde çok iyi bir konuma yükselmiştir. Daha Mart 2010 tarihinde, 3. sayımızda, bir araştırma kuruluşunun 50 işadamı arasında yapmış olduğu mini bir ankette, Hollanda'daki Türk medyası arasında tanınırlık oranı baCam iler fi şleniy kımından 3. sırada idik. Bunda, Ocak 2011 tarihi or mu ? itibarıyla şu ana kadar her ay ara vermeden, HABE kesintisiz bir biçimde yayın hayatına devam R etmemizin rolü büyüktür. PAPA ZLAR IN (devamı sayfa 2'de) CiNSE L

02-01-2011 tarihinde Eindhoven Sosyal Demokrat başkanla Hacc üzerine havaalanında MutDSDF’yi biraz aydınlatalım, Demokratik lu Sport’tan Sosyal Dernekler Federasyonu, hiç kimsenin Mehmet Bey’le diliyle ve diniyle bir problemi olmaz. Geniş tanışmamızla açılı ve geniş bakabilen bir perspektifi başlayan yolcuvardır. Bizde AK partisine oy verenluğum, Hollanda ler de var, CHP’ye oy verenler de takımlarından RBS var. Dine de daha özgür bakan Roosendaal ve FC bir kuruluşun içerisindeyim. Eindhoven takımBenim Hacca gidişimin ları ile Antalya’ya DSDF açısından bir artı ve rahat bir yolculuğun ya eksi getirdiğini düşünardından, Süper Lig müyorum. Ben gittim ve ekiplerinden Kasımborcumu ödedim. Sonuçta paşa, Bank Asya Lig’i İslam’ın beş şartından bilideri Denizlispor’la ridir; bu yüzden eşimle aynı oteldeydim... birlikte hacca gittim. » 16'da » 20'de

GENC BATAKLIK TAVil ica

AZETESİ

» 4'te

Slotervaart CEO'su Aysel Erbudak ile röportaj

MANIFESTO DEGIL

! O K S A FiY

Kendilerini Türk-Hollandalı profesyoneller olarak adlandıran bir grubun Volkskrant'ta yayınladıkları manifesto toplumun farklı kesimlerinden ilginç tepkiler aldı.

10

Ocak tarihinde Hollanda’nın ciddi gazetelerinden birinde yayınlanan ve altına imza koyanların bazılarını da yakından tanıdığımız bir manifestoda, kendilerini Türk Hollandalı profesyoneller olarak adlandıran yazarlar “gençlik sorunlarının oldukça kaygı verici” olduğunu belirtiyorlar. Aralarında kendi ifadele-

Turgut Torunoğulları, Faruk Halıcı, Şerif Aktürk, Celal Oruç, Veysel Hut, Recep Doğanyiğit, Ali Bekdur, Şahin Güneş, Adil Karakaya, İsmail Üngüç, Osman Çelik, Metin Yılmaz, Behzat Eren.

er?

Ne dedil

» 13'te

TURiZM FUARINDAN BEKLENTiLER ÇOK

riyle araştırmacılar, eğitim ve istihdam uzmanları, memur ve bürokratlar olduğu halde bir manifesto kaMehmet Emin Ateş leme alıp Hollanda’daki Türk gençlerinin durumundan duydukları kaygıları dile getiriyorlar. Bir iş toplantısı dolayısıyla Güney Afrika'da bulunan Mehmet Emin Ateş'i telefonla arayarak Volkskrant Gazetesi'nde yayınlanan manifestoyu sorduk. » 6'da

A. SUAT ARI

» 8'de » 7’de

VEYİS GÜNGÖR

Hollanda Seçim Atmosferine Girdi Eyalet seçimlerine mutlaka katılmalıyız

Türk toplumuyla dalga geçmeyin

» 10’da AYHAN TONCA

Eyalet Seçimleri

» 13’te

Mustafa Ayrancı

Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği adına açıklama yapan Mustafa Ayrancı "Bu seçimler hükümet için ne denli önemliyse bizim için de o denli önemlidir. Eğer hepimiz sandık başına gidip oyumuzu kullanırsak hükümetin senatoda çoğunluğu ele geçirmek şansı azalır.

Türkler siyasette ağırlıklarını hissettirmeliler

Eyalet Seçimleri 2 Mart'ta » 12'de

2 Mart'ta yapılacak eyalet seçimleri dolayısıyla bir açıklama yapan UETD "Hollanda, diğer Avrupa ülkelerine göre, ülkedeki göçmenlere seçme ve seçilme hakkını çok daha önce vermiştir.

INTERKREASYON

SEDAT ÇAKIR

Mark Zuckenberg

» 21’de

Geçen sayımızdan itibaren başladığımız ve okurlarımızdan çok beğeni gören yeni köşemize devam ediyoruz.

» 15'te

Veyis Güngör

De OlIjventuIN SAHiBİ Mustafa Cingöz

Yemek bahane, sohbet şahane

YEMEKNAME

Hariçten gazel okumak

Yemekname'nin bu ayki aşçısı Mustafa Cingöz'ün 'nev'i şahsına münhasır' bir kişiliği var. 17 yaşında Türkiye'den maceralı bir yolculukla Hollanda'ya gelen Antalyalı genç Mustafa, ilk önce Arnhem'de bir İtalyan Restoran'da işe başlamış.

» 22'de


HABER

2

JANUARI - OCAK 2011

HABER Gazetesi 1. yılını doldurdu Değerli okurlarımız, Değerli HABER Dostları, Bu ay itibarıyla , HABER Gazetesi olarak yayın hayatımızdaki 1 yılı doldurmuş bulunuyoruz. Geçen 1 yıl zaman sü resince HABER Gazetesi başlangıçta planladığımızdan daha hızlı bir yol katederek tüm Hollanda'da siz okurlarımızın teveccühüyle çok iyi bir konuma yükselmiştir. Bunda, Ocak 2011 tarihi itibarıyla şu ana kadar her ay ara vermeden, kesintisiz bir biçimde yayın hayatına devam etmemizin rolü büyüktür. Başlangıçta 10bin olarak start verdiğimiz tirajımız daha sonraki aylarda, daha da yükselerek 12bine yükseldi ve hali hazırda bu sayıyla devam etmektedir. Daha Mart 2010 tarihinde, 3. sayımızda, bir araştırma kuruluşunun 50 işadamı arasında yapmış olduğu mini bir ankette, Hollanda'daki Türk medyası arasında tanınırlık oranı bakımından 3. sırada idik. HABER Gazetesi içinde bulunduğu durum itibarıyla tamamen bağımsız ve özgür bir gazete olup, Hollanda'daki Türk toplumunun bütün bireylerine, cemaatlerine, gruplarına, kurum ve kuruluşlarına eşit mesafede bulunmayı kendine ilke edinmiştir ve toplumdaki farklı ögelerin temsilinde tarafsız haber ve bilgi aktarımını hedeflemektedir. Bu ilkemizi, 1. sayımızdan itibaren böyle koyduk ve bunu korumak adına, toplumumuzun farklı kesimlerinde öne çıkan insanımızı, köşelerimizde yazması, muhteva ve yazılarımıza eleştirel yaklaşması anlamında teşvik etmek istedik. Tarafsızlığımızı sağlamak ve sürdürmek için, toplumun her kesimine, politik, dini ya da geleneksel görüşlere sahip olan tüm insanlarımıza, satır ve sütunlarımızda yer vermek için gayret sarfettik ve önümüzdeki yıllarda da, bu gayret içinde olacağız. Tek ölçümüz aşırı uçlara kaçmamak kaydıyla, kendini ifade etmek isteyenlere, görüş bildirmek, eleştirel yaklaşmak isteyenlere, gerekirse bir saygı dairesinde tartışmak isteyenlere sayfalarımızın açık olmasıdır. Başlangıçtan beri süregelen zaman içinde Hollanda'da tanınmış birçok simaya, HABER'de düzenli ya da düzensiz olarak, yazı yazmalarını önerdik. Toplumumuzun her kesiminden tanıdık simalara ricamızın göstergesi olarak bu isimlerden birkaçını burada telaffuz etmek istiyorum. Murat Ersoy, Abdulwahid van Bommel, Sadık Yemni, Mustafa Ayrancı, Nafize Şener, Hacı Karacaer, Ertuğrul Gültekin, Fatma Koşer-Kaya, Ahmet Suat Arı, Nebahat Albayrak, Hamit Karakuş, Prof. Mehmet Akşit, Veyis Güngör, Fikri Demirtaş, Ebubekir Öztüre, Atilay Uslu, Ayhan Tonca, Kaya Turan Koçak, Kemal Şahin, Sedat Çakır, Erdinç Saçan gibi bir şekilde, toplumda kendisine saygın yer edinmiş bu tür isimlere yazarlık teklifleri götürdük. Ancak doğaldır ki, insanlarımızın kendi yoğunlukları ve üzerlerine aldıkları sorumlulukların kesifliği nedeniyle, yukarıda yazdığımız isimlerin çoğunun yazılarını siz değerli okurlarımıza kazandıramadık. Önümüzdeki yıllarda bu çabamız devam edecektir. Hollanda'da tanınmış birkaç Hollandalı simayı da yakın bir gelecekte yazarlar kadromuza katma düşüncesindeyiz. HABER Gazetesi herhangi bir politik, dini ya da felsefi görüşü olmayan, bağımsız bir gazetedir. Ancak bağımsız olmamız, toplumumuzda zaman zaman görülen yanlış ya da aksaklıkların üzerine gitmemize, bunları kamuoyunun dikkatine sunma çalışmamıza engel değil. Çarpıklıkların, sorunların ya da eksiklik olarak bilinen şeylerin takipçisi olacağız ve okurlarımızı bilgilendirmeye ve onların faydasına olacak hareket biçimlerini ilke edinmeye devam edeceğiz. Yargılayıcı olmak istemiyoruz, ama eleştirel olacağız. Haksız yere suçlayıcı olmak istemiyoruz, ancak sorunlara dikkat çekeceğiz. Engelleyici değil, teşvik edici olmak istiyoruz. Yaralayıcı değil, tamir edici olmak istiyoruz. Nefret ettirmeme-

Camiler fişleniyor mu? İçişleri Bakanlığı 2009 yılının Mart ayında belediyelere ve toplumsal kurumlara yardımcı olmak amacıyla “ikiyüzlü politikayı tanıma yolları” (Wegwijzer Façadepolitiek) adıyla bir broşür yayınladı. Broşürde dışarıya kendilerini olduklarından farklı yansıtan sele�i cami ve kurumların tanınması, onlara karşı önlem

alınması konularında bilgi verilmesi ve nasıl önlem alınacağının yollarının gösterileceği yazılıyor. Sosyalist Parti meclis üyesi van Raak AIVD’nin bir raporu üzerine meclise soru önergesi vermişti. AIVD raporunda sele�ilerin kendilerini ‘ılımlı’ müslümanların temsilcisi gibi göstermeye çalıştığı, gizli gündemleri olduğu, Şia’nın

Camiler Hollanda toplumuna 150 milyon euro kazandırıyor

metodu olan takiyyeyi kullandığı, müslümanların devletle ilişkisini kontrol altına almak istediği, radikal davalarını yaymaya çalıştığı, belediyelerden ödenek aldığı, diğer kuruluşlarla ve belediyelerle birlikte çalıştığı seklindeki suçlamalara yer vermişti.

Rotterdam Mevlana Camii

Sayfa 3’te

HABER MEI

2010

MAYIS

haber•nl

Yıl:1 Sayı: 6

Atilla

ISSN:1879-9981

G EN İYİ

Aytek

Sayfa 4’te

in

“BENiM HOBiM iŞiM OLMUŞ... EMEKLi BiLE OLMAM”

ve

Zehra

Doğan

Bu röportajı Atilla Aytekin ve Zehra Doğan çiftinin Hoofddorp’taki evlerinde 10 Mayıs’ta gerçekleştirdik. Oğulları Arman (9) ve Ozan’la (3) akşam yemeğinde yakaladık onları. Ertesi günü, Exact Software ile Türkiye işbirliğinin, İstanbul Çırağan Palace’da, medyaya verecekleri brifingi için Türkiye’ye uçacak olmalarına rağmen, bunun telaşı ya da izleri bile yoktu. Kahve, çay ve Zehra Hanım’ın bizzat yaptığı kek eşliğinde keyifli bir söyleşi yaptık.

BESTE KRANT VAN NEDERLAND

NIN H O L L A N D A’

İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla Stichting Oikos’a yaptırılan bir araştırmanın sonuçları yayınlanan bir rapor ilginç bulgular ortaya koydu. Rapor camilerin Hollanda toplumuna katkısının her yıl en az 150 milyon euro olduğunu yazıyor .

AZETESİ

14’te

PAPAZLARIN CiNSELLiK PARANOYASI

. FUNDA ARAR KONSERİ

Batı’nın kayıtsız şartsız özgürlük tutkusu çocukları ömür boyu azaba mahkum ediyor! Cinsel istismar ile travma yaşayan gençlik Hristiyanlığa inanmıyor...

BATI iFLASIN

“Bizi kötülükten kurtar” (Deliver us from evil) adıyla yayınlanan korkunç bir belgeselde ABD’de Oliver O’Grady adlı papazın 70’li yıllardan beri yüzlerce çocuğu cinsel olarak taciz etmesi konu alınıyor. Belgeselde papaz O’Grady yaptıklarını kamera karşısında utanmadan anlatıyor. Cinsel

EŞiĞiNDE Mi?

ADAYLAR DESTEK BEKLİYOR

Geçen yıl ilk kez geldiği Hollanda’ya bu sefer ikinci bir konser için tekrar geldi. Hollanda’da ilk konserini geçtiğimiz yıl yine Rotterdam’da veren ve çok büyük beğeni toplayan Funda Arar bu yıl da yine Rotterdam De Doelen konser salonunu dolduran katılımcı bir dinleyici kitlesine çok keyifli anlar yaşattı.

tacize maruz kalan o zamanın çocukları, şimdinin yetişkinleri ise yaşadıkları travmanın, hayatlarını ve ailelerini hala nasıl etkisi altında bıraktığını kimi zaman büyük bir ö�keyle kimi zaman gözyaşlarını tutamayarak anlatıyorlar. Sayfa 6’da

sayfa 23’te » 23’te

KEMAL ŞAHİN Gurur Duyuyoruz

» 4’te

9 Haziran 2010’da Hollanda’da Genel Seçimler’de aşağıdaki adaylardan, sizi temsil ettiğine inandığınız adaya oyunuzu kullanın.

A. SUAT ARI Kadro Harca(ma)mak

» 5’ta NAFİZE ŞENER Ben Sensiz Yapamam

» 11’de VEYİS GÜNGÖR

Coşkun Çörüz CDA - 19. sıra 1998’de Haarlem belediye encumeni olarak politikaya girdi. Daha sonra 2001 yılında meclise CDA’dan giren Çörüz, bu dönemde anayasa ve idare hukuku, insan hakları ve uluslararası hukuk portföylerine baktı.

Keklik Yücel PvdA - 46. sıra 2000-2010 yılları arası Deventer belediyesinde çeşitli görevler üstlenen Keklik Yücel, 2006 yılında Pvda’dan 49uncu sıradan aday olmus ama seçilememişti. 2010 yılında ara dönemde yinede meclise girdi.

Nebahat Albayrak PvdA - 2. sıra

Nilgün Yerli Partij Een - 14. sıra

Nebahat Albayrak, ilk olarak 1998 yılında meclise girdi. 2006 yılında Pvda’nın listesinden ikinci sıradan aday olup meclise giren Nebahat Albayrak, o seçimlerde aldığı oy oranıylada büyük ilgi topladı. Bir önceki hükumette devlet bakanlık görevini yaptı.

10 yaşında Hollanda’ya geldiğinde ilk olarak ailesiyle Friesland’a yerleşti. Daha sonra Amsterdam’a taşınan Yerli, burda yüksek eğitimini tamamladı. Het Parool gazetesinde köşe yazarlığı yapan Yerli, Hollanda’da yaptığı çeşitli kabare gösterileriyle tanındı.

Fatma Koşer Kaya Yeşim Candan D66 - 5. sıra Partij Een - 1. sıra Fatma Koşer Kaya, 2004 yılında ara dönemde meclise girdi. 2006 yılındaki genel seçimlerde D66 listesinden 6. sıradan tekrar tercih oylarıyla seçildi. Geçtiğimiz dönem mecliste Maliye, Sosyal İşler, Gençlik ve Aile, Sağlık, Refah ve Spor portföylerine baktı.

FATİH OKUMUŞ: HOLLANDA YENİ İMAMINI ARIYOR Fatih Okumuş Amsterdam VU Üniversitesi Teoloji Fakültesi’nin İslam bölümünde çalışıyor. Okumuş, Kur’an ve Hadise Giriş, Tefsir Usûlü, Siret ve İslam Tarihi, Avrupa Kültürü içinde İslam, Diyalog ve İslam’ın Diğer Dinlere Bakışı derslerini verirken doktora tezini de yazıyor. Tezin konusu Hollanda’da görev yapan Türk imamların çağdaş dini meselelere yaklaşımları. » 12’de

2010

NOVEMBER

Yıl:1 Sayı: 10

-

NIN

Nafize Şener Partij Een - 5. sıra

Gülhan Akdemir PvdA - 62. sıra

6 yaşında Hollanda’ya gelen Nafıze Şener, ortaokuldan sonra yüksek eğitimini Amsterdam yüksek okulunda Halkla İlişkiker bölümünden mezun olarak tamamladı. 9 Haziran seçimlerinde Partij Een’den 5inci sıradan milletvekili adayı olarak listede yerini aldı.

Adaylar arasında en genç olan 1983 doğumlu Gülhan Akdemir, Hukuk fakültesi mezunu ve belediye düzeyinde encümen olarak bir dönemdir yürüttüğü işleri, ulusal anlamda devam ettirmek istiyor.

Oy verirken dikkat edeceğim üç ana kriter

» 13’te

SEDAT ÇAKIR Hollanda At pazarının Dünya At pazarı içindeki önemi

» 21’de

MULTIFESTIJN’e 100bin ziyaretçi bekleniyor

Aslına bakarsanız burada Yeni Hollanda oluşuyor. Nasıl Yeni Hollanda oluşuyor? Feijenoord eskiden bir isçi semtiydi. Bazı mahallelerde işsizlik oranı yüksek, gelir seviyesi düşük, eğitim seviyesi az. Hemen hemen onbeş yıldır yatırım yapılıyor buraya, Kop van Zuid mesela. Yeni insanları çekmeye çalışıyorlar. Eğitim düzeyi, gelir düzeyi yüksek olan insanları. Böylece hem Feijenoord yenileniyor hem de Yeni Hollanda oluşuyor. Feijenoord’a bakarsanız % 66’sı yabancı. Feijenoord’un 72.000 nüfusu var. En büyük grup da Türkler. Bunun yaklaşık 17bini Türk kökenli.

Nostaljik bir ortamda, tarihten günümüze kültür, sanat ve çeşitli etkinliklerle dolu 4 gün renkli geçecek. 13-14-15 ve 16 Mayıs tarihlerinde her gün akşam saatlerine dek sürecek olan Multifestijn, “Kalıcı Dostluklara” sloganıyla, Utrecht’teki fuar merkezinde bu yıl 100bin civarında ziyaretçi bekliyor.

haber•nl

ISSN:1879-9981

BESTE KRANT VAN NEDERLAND

H O L L A N D A’

20 yıldır emniyet görevlisi olarak çalışan Metin Çelik, günlük hayatta Rotterdam polis teşkilatında komiser olarak görev yapmakta. Bunun yanı sıra 1998-2010 yılları arasında Rotterdam anakent belediyesinde 3 dönem arka arkaya belediye encümeni olarak çalıştı.

Feijenoord’da Yeni Hollanda Oluşuyor

HABER KASIM

Metin Çelik PvdA - 25. sıra

International School of Economics ve Nyenrode Üniversitesi’nde eğitim alan Yeşim Candan, 2006 yılında ‘allochtoon’ kelimesi yerine ‘bicultureel’ kelimesini Hollanda’ya kazandıran kişi olarak tanınıyor. 9 Haziran seçimlerine kuruculuğunu üstlendiği Partij 1 ile katılacak.

GAZETESİ EN İYİ

-,

TÜRK KAHVESİ NASIL YAPILIR?

» 20’de

HOGİAF EŞBAŞKANI

29 Kasım Den Haag Kurhau HOGİAF s'ta Açılımı

VECİH ER'LE

HOGİAF AÇILIMI ÜZERİNE HOGIAF 29 Kasım'da Den Haag'daki Kurhaus Otel'de "Türk ve Hollandalı girişimcilerin Hollanda ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilere katkıları" temalı bir sonbahar yemeği düzenliyor. Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Maxime Verhagen, Meclis Eski Başkanı Frans Weisglas, Den Haag Belediye Başkanı Jozias van Aartsen, T.C. Den Haag Büyükelçisi Uğur Doğan'ın da katılacağı Sonbahar Yemeği'nde HOGİAF, Utrecht Üniversitesi ile ortaklaşa gerçekleştirmiş olduğu, HollandaTürkiye ticaretinin yansımalarının ele alındığı araştırma sonuçlarını kamuoyuyla paylaşacak ve yeni açılımlarda bulunacak.

» 23’te

BU NOSTALJİK FOTOĞRAFLAR SİZİ YILLAR ÖNCESİNE » 15’te GÖTÜRECEK

» 18’de

ISVEÇLI YE EYVALLAH, -, TURK E TU KAKA! kutlu olsun Kurban Bayramınız Kurban iyiliği yaşatmaktır.. İyiliği yay, sahiplen... Derdi paylaş, insanca yaşamı seç.

BAŞBAKAN RUTTE TÜRKLER'İN SADAKATİNDEN KUŞKULU

Bu sefer temcit pilavını önümüze çiçeği burnunda Başbakan Mark Rutte koydu. Hem de doğru dürüst ısıtmadan. “Türk vatandaşlığı ile İsveç vatandaşlığı aynı değildir, çünkü Türkiye vatandaşlarını kontrol altında tutmaya çalışır” diyerek, hem çifte vatandaş olan 282 binden fazla Türkü rencide etmiş, hem de Türkiye’ye güvenmediğini ifade etmiş oldu.

Rotterdam Hilton Otel'deki kutlamada Cumhuriyet sevinci, ev sahibi Rotterdam Başkonsolosu Esen Altuğ, T.C. Den Haag Büyükelçisi Uğur Doğan ve eşi Manolya Doğan ve Muavin Konsolos Günay Babadoğan'ın yüzlerine yansıdı.

-

ÇOK YAŞA CUMHURIYET!

» 5 ve 6'da

Nebahat Albayrak, Başbakan Rutte'nin sözlerini 'çifte stan- iki gün süren toplantının en önemli noktası dart' olarak yorumladı, Türkiye ile İsveç arasında ayrım yapıl- buydu. Başbakanın çok ayıp bir şekilde Türkimasının çok ayıp olduğunu söyledi. PvdA'lı Milletvekili Albay- ye ve İsveç arasında ayrım yapması ve 3,5 yıl önceki ayıbını bu şekilde kapatrak: “Burada bir çifte standart kesinlikle söz konusu. Bunu bütün meclis dile getirdi. Bütün partiler kınadılar, h a t t a maya çalışması bütün meclis tarafından kınandı.” dedi.

ŞİKAYET Neler için ETMEKTEN başvurabilirsiniz? Kapınızın önündeki sokaktan, yasak ÇEKİNMEYİN olduğu halde, kamyonlar mı geçiyor? OMBUDSMAN: PIETER HILHORST

HABER Gazetesi'nin Ekim Belediye’ye yaptığınız başvuru dilekçesi sayısında yayınladığımız saçma bir neden yüzünden ret mi edildi? röportaj sonrasında okur- Çocuğunuz VMBO-T’den HAVO’ya geçlarımızdan onlarca telefon mek istiyor ve okul geçiş için aşırı derecede aldık. Ombudsmana yüksek puanlar mı istiyor? Buna benzer başvurmak üzere telefon konularda, itirazınız sonrasında bile haksız numarası isteyen vatanda- konumda iseniz, Ombudsman'a başvurup şikayetlerinizi bildirebişımız için, gerekli numa035 – 671 13 63 lirsiniz. ralar işte burada.

YEMEKNAME

HABER Gazetesi’nin bu sayısında siz değerli okurlarımız için yeni köşemiz YEMEKNAME'ye devam ediyoruz. Bu defa da aşama aşama Sini Kebabı tarifi veriyoruz. Sini Kebabını gazetemizin köşe yazarlarından Ahmet Suat Arı hazırladı. Davetlilerimiz ise Şeyda Gedik Koç, Gökhan Çoban , Havva Çınar ve Serap Aydos.

ye özen göstereceğiz, iyiliği, iyilikseverliği ve iyimserliği ve ahlakı davranışları seçeceğiz. Tahammülsüzlüğü, saygısızlığı, aşağılamayı, küfretmeyi ve terörize etmeyi reddediyoruz. İnsanlığın iyiliğine ve faydasına olan her türlü hareketi destekleyeceğiz. Asgari müştereklerle hareket etmeyi, her zaman, farklılıkları öne çıkarmaya yeğleyeceğiz. Hak ve hukuku savunacağız, üretkenliği ve emek sarfetmeyi önde tutacağız. Yanlışlarımızda bizi uyaranlar olduğunda, onlara kulak vermeye çalışacağız. Bu yolda birlikte hareket etmek isteyenler olursa, onlara kapımızı açık tutacağız. İlerleyen zaman içinde siz değerli okurlarımızın karşısına birçok yeniliklerle çıkmak istiyoruz. HABER'i okuyup, izleyicisi olursanız, katkıda bulunup sahiplenirseniz bu bizim en büyük kazanımımız olacaktır. Değerli okurlarımıza teşekkürü bir borç biliriz. Selam ve sevgilerimle. İbrahim Karaman HABER Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni.

» 22’de

Türkiye Cumhuriyeti'nin 87'inci gelecekte de Hollanda gibi dost ve müttefik kuruluş yıldönümü Türkiye'nin Rotterdam ülkelerle ilişkilerini daha da geliştirmeye, Başkonsolosluğu tarafından Hilton Hollanda’da yaşayan vatandaşlarının Otel'de verilen ve 500'ün üzerinde refah ve huzuru için gayret etmeye devam davetlinin katıldığı bir resepsiyonla edecektir." dedi. » 5’te kutlandı. T.C. Den Haag Büyükelçisi Uğur Doğan kutlamalar çerçevesinde yaptığı açıklamada: "Dünyanın en büyük 16. ekonomisi haline gelen ülkemiz bugün, ileri demokrasisi ve etkin diplomasisiyle, Or Şirketler Grubu'nun çevresine istikrar ve barış yayan Quote sahibi Celal Oruç, bir ülke olarak tüm dünyada takdir dergisi tarafından hazırlanan Hollanda’nın toplamaktadır. Bu bağlamda, Türkiye en zengin 500 kişisi Cumhuriyeti, geçmişte olduğu gibi listesinde 3. kez yer

KORKUYU AŞMAMIZ GEREKİYOR

Fatma Koşer Kaya

Hollanda’daki koalisyon görüşmelerinin dışarıdan destekli azınlık hükümeti ile sonuçlanması gerek Hollanda içinde gerekse uluslararası arenada farklı biçimlerde ele alındı. Özellikle yabancılar ve müslümanlar arasında çok sayıda tartışma ve belirsizlik

Korfbolun hikayesi

» 20’de

aldı. Celal Oruç, 85 316. milyon euro bu yıl sırada yer aldı.

var; zira koalisyon anlaşmasının uygulama ve sonuçları, Hollanda toplumundaki yabancılar için tam öngörülemiyor. D66 milletvekili Fatma-Koşer Kaya ile yapmış olduğumuz röportajda Hollanda’daki son durumu ve Türk toplumu için sonuçlarını görüştük. » 8'de

Bakan Çelik’ten Umut Veren HAÖZEL Sözler

BER

» 8’de

A. SUAT ARI

Yine aynı terane

» 5’de SEDAT ÇAKIR

Varolmanın dayanılmaz hafifliği

» 9’da

VEYİS GÜNGÖR

Heyecan, ümit ve sevinç dolu bir Bosna gecesi

» 11’de

ERDİNÇ SAÇAN

Türk geçmişli, Hollanda gelecekli

» 12’de

NAFİZE ŞENER

Rakamların gücü

» 2’de

» 18’de

HABER Gazetesi Abone Formu Adı - Soyadı / (Naam):

Cep Telefonu / (Mobiel):

Adres / (Adres):

Doğum Tarihi / (Geboortedatum):

Posta Kodu / (Postcode):

E-posta / (E-mail):

Şehir / (Woonplaats):

Banka no / (Rekeningnummer):

Tarih / (Datum):

İmza / (Handtekening):

Yıllık abone bedeli olan 19,- EURO’nun 1 defaya mahsus olmak üzere yan tarafta yazılı olan banka hesabımdan çekilmesine onay verdiğimi beyan ederim.

Ondergetekende verleent hierbij tot wederopzegging machtiging aan: HABER om een bedrag af te schrijven van 19,- EURO eenmalig. indien u het niet eens bent met de afschrijving, kunt u binnen 30 dagen uw bank om terugboeking verzoeken.

Yandaki bilgileri eksiksiz doldurup aşağıdaki e-mail ya da posta adresimize verilerinizi ulaştırdığınızda aboneliğiniz başlatılacaktır.

Posta adresi: HABER Laan op Zuid 474 3071 AB Rotterdam abone@haber.nl Tel: 010 -2 900 900


3

HABER

JANUARI - OCAK 2011

BİLETLERİNİZİ TEMİN EDEBİLECEĞİNİZ ACENTALARIMIZ

Sevdiklerinize kavuşmak için güvenli uçuşlar dileriz. İstanbul, İzmir, Dalaman, Bodrum, Ankara, Kayseri, Antalya, Konya, Sivas ve Elazığ'a günlük uçuşlarımızla hizmetinizdeyiz. Önümüzdeki yıllarda da, sizi kaliteli hizmet anlayışımızla Türkiye'ye taşımak için Corendon, Sun Expres, Onur Air, Pegasus ve Transavia gibi saygın havayollarıyla işbirliği yapıyoruz.

www.anadoluline.nl

020 - 411 14 55

ARENA REISBUREAU SARAY REIZEN TRAVEL DUTCH SOLMAZ REIZEN TURKISH TRAVEL ASLAN REIZEN GUL REIZEN HILAL REIZEN INTER SETIA TOURS KIZILTEPE REIZEN MEDISUN HOLIDAYS MIDAS REIZEN SVS REIZEN SU TRADE EGE REIZEN TURHOLLAND TRAVEL O-Z REIZEN TOURJET HOLIDAYS KAAN TRAVEL TUNA REIZEN ADO REIZEN BAHAR REIZEN COSKUN AKSARAY B.V. DIVANA REIZEN EMRE REIZEN ENKA REIZEN LALE REIZEN MARATHON REIZEN YADIN REIZEN YAVUZ REIZEN COSKUN REIZEN KERVAN REIZEN SEFA REIZEN GUNAYDIN REIZEN AKTAS REIZEN BAKHUS REIZEN BALCI REIZEN BECAN REIZEN ENDER REIZEN ERCANLAR REIZEN REISBUREAU TWENTE MOBILE UNLIMITED TRAVEL AKSIYON REIZEN BEKDUR REIZEN JOIN TRAVEL KANMAZ CONTINU WERK REISBUREAU CORENDON CEM TRAVEL LIDER REIZEN ALL AROUND SUPER TOURS IDEAL HOLIDAYS AKTIE REIZEN SUNNY TRAVEL PALET REIZEN ERKA REIZEN MURAT REIZEN HITIT REIZEN FREE SUN TRAVEL ATA TOURS FATIH REIZEN GOZDEM REIZEN ISTANBUL REISBUREAU MARMARA TRAVEL MOON FLY TRAVEL TOPKAPI REIZEN TOURLINE HOLIDAYS SAHIN REIZEN MUTLU REIZEN BEYTOURS ELITE REIZEN BOLAY TRAVEL ALATTIN REIZEN QK REIZEN ZAAN TRAVEL ZONFLY GS TRAVEL SUNMAKERS

ALKMAAR ALMELO ALMERE AMERSFOORT AMERSFOORT AMSTERDAM AMSTERDAM AMSTERDAM AMSTERDAM AMSTERDAM AMSTERDAM AMSTERDAM AMSTERDAM APELDOORN ARNHEM ARNHEM BARNEVELD BERGEN OP ZOOM BEVERWIJK BREDA DEN HAAG DEN HAAG DEN HAAG DEN HAAG DEN HAAG DEN HAAG DEN HAAG DEN HAAG DEN HAAG DEN HAAG DEVENTER DORDRECHT DORDRECHT EDE EINDHOVEN EINDHOVEN EINDHOVEN ENSCHEDE ENSCHEDE ENSCHEDE ENSCHEDE GRONINGEN HAARLEM HAARLEM HAARLEM HAARLEM HAARLEM HEERLEN HELMOND HILVERSUM HILVERSUM HOOGVLIET LEIDEN LEIDEN MAASSLUIS NIJMEGEN NIJMEGEN OSS PIJNACKER ROTTERDAM ROTTERDAM ROTTERDAM ROTTERDAM ROTTERDAM ROTTERDAM ROTTERDAM ROTTERDAM SCHIEDAM TILBURG UTRECHT UTRECHT VEGHEL ZAANDAM ZAANDAM ZAANDAM ZAANDAM ZWOLLE ZWOLLE

072-540 53 11 0546-433 449 036-546 40 70 033-465 48 13 033-476 74 29 020-688 56 45 020-681 23 00 020-693 98 98 020-618 37 82 020-625 60 60 020-489 33 72 020-685 57 04 020-845 75 40 055-522 00 20 026 442 89 92 026-446 12 12 0342-419 191 0164-751877 0251-21 67 49 076-571 78 49 070-445 27 45 070-220 16 03 070-380 06 29 070-356 20 30 070-388 77 17 070-388 77 88 070-388 22 07 070-388 83 76 070-380 76 98 070-402 00 80 0570-63 00 10 078-613 58 31 078-631 68 74 0318-751 303 040-243 61 67 040-211 59 45 040-286 81 44 053-433 55 17 053-434 47 54 053-434 19 49 053- 478 19 12 050-3138666 023-542 52 93 023-202 14 38 023-540 53 95 023-844 81 35 023-5253450 045-520 00 56 0492-565 686 035-642 48 65 035-624 82 50 010-438 18 51 071-512 20 70 071-514 74 30 010- 592 23 66 024- 373 11 24 024-354 22 07 0412-62 79 22 015-364 24 83 010-485 26 28 010-465 31 91 010-486 62 62 010-484 03 06 010-476 42 32 010-425 85 83 010-436 92 00 010-291 00 36 010-426 28 02 013-544 22 23 030-293 18 18 030-223 29 51 0413 350 655 075-614 14 11 075-653 10 20 075-631 87 42 075-616 43 80 038-422 43 52 038-453 32 87


HABER

4

JANUARI - OCAK 2011

RÖPORT AJ

Hollandalı işveren gruplarıyla işler yapın Aysel Erbudak

ız işte n ı ğ ı t Yap maya l o i s i en iy . çalışın

Aysel Erbudak kimdir?

FOTO | Martine Sprangers

Geboren in april 1968 in Turkije. Burgerlijke staat: ongehuwd Moeder van 3 kinderen: Michael (19) , Rowena (18) en Merdan (6) Komt in 1979 met haar familie naar Nederland. Opleiding: HBO propedeuse maatschappelijk werk Start in 1988 als zelfstandig ondernemer. Onder andere oprichter en bestuurder van inbound call-centra in Nederland en oprichter en bestuurder van een resort in Turkije. Oprichter van investeringsmaatschappij Meromi Holding B.V. Middels overname in september 2006 van het Slotervaartziekenhuis in Amsterdam, ontstond het eerste Nederlandse ziekenhuis in private handen. Aysel Erbudak is daar voorzitter van de Raad van Bestuur. Oprichter van Sezoz (abortuskliniek) Bestuurder Jan van Goyenkliniek Amsterdam Lid raad van toezicht St. Syntens, innovatienetwerk voor ondernemers Veel gevraagd spreker Columnist

Hollandalılar gibi azimli, hırslı ve düzenli çalışın. Yaptığınız işte en iyisi olmaya çalışın. En çok dikkat edilmesi gereken unsurlardan biri yapacağınız işin tüm Hollandalılar tarafından istenmesine dikkat edin. Pazarınızı birtek grupla kısıtlamayın.

RÖPORTAJ | Sedat Çakır

K

onuşmamız Aysel Hanım'ın randevularının uzamasından dolayı bir yarım saat geç başlıyor. Özenle dizayn edilmiş

bürosu burada çalışılıyor havası içinde sade bir şıklıkla misafirlerini ağırlıyor. Aysel Hanım kapıyı kapamaya giderken Christian Loubout'ın çizmelerinin kırmızı tabanı kendi gibi meydan okuyan bir havada. Burada kontrolün kimde olduğundan kimsenin şüphesi olmaması gerektiğini bildiren sessiz göstergelerden biri. Yaşımın büyümesi ve bu sayede daha çabuk okula gidebilmem için Türkiye’de mahkemede hakim önündeyim, daha çocuğum ve amcama "hakime ne diyeyim" diye soruyorum. Amcam, sanki hayatımda daha sonra olacakları biliyormuş gibi, "insanlara ve insan-

lığa yardım etmek istiyorum de" dedi. Ben de o gün sanki buna inandım ve ha- y a t ı m da, insanlara ve insanlığa yardım etmekle geçiyor diyebilirim. Konuşmamızın sonuna doğru geçen bu cümleler beni derinden etkiliyor. Karşımda oturan mütavazi kadın sanki Hollanda’nın en güçlü işverenlerinden biri değil gibi. Kibir olmadan, sağlıklı, sağlam bir kendine güvenililirlik ve özgüven var. 1979 yılında aile birleşimi ile Hollanda’ya gelen Aysel Hanım 1988 yılında işhayatına atıldı. Çok başarılı olan ve halen devam eden bir call center şirketi var. Call cen-

ter ve diğer girişimleri ile kazandığı birikimleri hem Türkiye’de yeni yatırımlara hemde Hollanda’da o güne kadar olmayan bir hastane yatırımına yönlendirdi. Aysel Hanım ilk olarak Slotervaart hastanesini almaya karar verdiğinizde zorluklarla karşılaştınız mı? Hollanda’da ilk kez bir girişimci bir hastane satın aldığından bu konuda çok tereddütler vardı. Tabii ki epey zorluklarla karşılaştım. Ama bu zorluklar Türk olduğumdan değil daha çok sistemin bu tip bir girişime alışık olmamasından kaynaklandığını düşünüyorum. Bu önyargıları Slotervaart hastanesini devir aldığımız ilk yıl kar ederek kırdık. Kuruluşundan devir aldığımız 2006 yılına kadar hastane her yıl 4-4,5 milyon Avro zarar etmiş ve biz ilk yılımızda 6,5 milyon Avro kar açıkladık. Yine de Flevopolder hastanesini devralmak istediğinizde önünüze inanılmaz engeller çıkarıldı değil mi? Evet, ama bu şahsıma olan bir zorluktan çok sistemin o gün bu işleme hazır olmamasından kaynaklanıyor. Bugün aynı işlemler olsa daha değişik sonuçları çıkar diye düşünüyorum. Slotervaart hastanesinin başarısı gelecek için umut vaad ediyor. 10 yaşında Hollanda’ya gelen Aysel Erbudak başarılarını mütevazi olarak anlatıyor. Başarılı bir ekiple ve kimseyi dışlamadan hareket etme özeninin altını çizerek anlatıyor. İşini seven insanların heyecanı ve aynı zamanda da sakinliği mevcut. Konuşmamızın ortasında hastane sorumluları odaya geliyorlar. Tüm oda ve yataklar dolu

olduğundan bugün saat 16.00’ya kadar hasta kabul edemeyeceklerini söylüyorlar. Bu da daha sonraki sorumuza kapı aralıyor. CZ sağlık sigortası tarafından yapılan araştırmada bazı hastanelerin gögüs kanseri ameliyatlarında daha az başarılı olduğu belirtiliyor ama özel olarak anılan bir tek Slotervaart Ziekenhuis oldu, bunu nasıl karşılıyorsunuz? CZ kriter olarak hastane içinde yapılan ameliyatları aldığından, belirli bir sayıdan az ameliyat yapan hastaneler kriterlere uymayan hastaneler olarak açıklandı. Geçtiğimiz dönemde benim kızkardeşim de kendi hastanemde ameliyat oldu. Yani ben kendi öz kardeşimi güvenecek kadar iyi ameliyat yaptığımıza inanıyorum. Ayrıca, burada ameliyat yapan doktorlarımız başka hastanelerde de ameliyat yaptıklarından her halükarda bu kriterlere fazlasıyla uyuyorlar. CZ sağlık sigortası bizim açıklamalarımızdan sonra geri adım attı. Tabii ki bu kamuoyunda olumsuz etki yaratabiliyor. Biz de normalden daha fazla hizmet ve ilgi ile bu tip olumsuz açıklamaların üstesinden geliyoruz. Ayrıca ben de Hollanda'da önemli televizyon proğramlarına katılarak her zaman kendi düşüncelerimi açıklıyorum. Özellikle Pauw en Witteman gibi proğramlara açık net olarak fikirlerimi beyan ettiğimden dolayı da davet ediliyorum. Aysel Erbudak Pauw en Witteman proğramında iki defa çıkan tek Türk işverenimiz. Kanımca Hollanda medyası tarafından en yakından takip edilen işverenimiz-


5

de diyebiliriz. Internet üzerinden yapılan basit bir araştırma bile Aysel Hanım'ın medyatik tarafını vurgulamaya yetiyor. Olumlu ve olumsuz yazılar hemen hemen aynı oranda yer alıyor diyebilirim. Türkler ve Türk basını tarafından bazen olumsuz olarak eleştirilmek Aysel Erbudak tarafından büyük bir sıkıntı kaynağı. Çoğu insanın kendisini tanımadan olumsuz fikirler öne sürdüğünü belirtiyor. Ağırlıklı 2006 yılında bu tip fikirlerin yayımlandığını ve o dönemde kendisini çok üzdüğünü belirtiyor. Başarılı Türklerin Türk camiasında bazen horlandığı konusunda hemfikir kalıyoruz. Kadın girişimcilerimiz için tam bir ilham kaynağı olan Aysel Erbudak Hollanda’da Hollandalı kadın girişimciler tarafından da şikayet konusu

HABER

JANUARI - OCAK 2011

yapılan ‘Glazen Plafond’ olarak adlandırılan görülmez engelleri nasıl aşıyor ya da bu görülmez engellerin var olduğunu düşünüyor mu? Kadınlar ve yabancı girişimciler için belirli ve özel bir olduğunu düşünmüyorum. Tabii ki burada iş yapmak isteyen kişilerin kendilerini birtek küçük bir piyasa ile kısıtlamamaları gerekiyor. Yapacağın işin Hollanda geneline yayarsan ve müşteri potansiyelini tüm Hollanda ve Hollandalılar olarak gördüğün sürece başarılı olmaman için neden yok. Bu demek değildir ki kadın ve yabancı girişimcilerin özel sorunları yok. Ben şahsen bu konularda zorluk çekmedim. Dünya genelinde başarılı işadamlarının başlattığı bir akım var. Kurdukları vakıflar

aracılığıyla yardım yapmaları. (Bu tabii ki belki dünya kurulduğundan beri var ve Osmanlı döneminde de dünyaya örnek olmuş ve bugünlerde unutmaya başladığımız bir olgudur) Sizin Hollanda ve Türkiye’de hayır ve yardımlar konusunda çalışmalarınız var mı? Ben insanların insanca yaşamaları ve kendi hayatlarını kendileri kazanmaları taraftarıyım. Yani insanların kendi saygınlığını yitirmeden kazanç kapıları oluşturması gerektiğine inanıyorum. Türkiye’de hem yatırımlarım sayesinde insanların gelir kapılarını açılmasına çalışıyorum, hem de çeşitli ve kontrol edilebilecek projelere destek veriyorum. Hollanda içinde Wajong olarak tanımlanan genç malülen emeklilere yönelik Maastricht Üniversitesi ile birlikte bir proğram hazırlıyoruz. Kısa bir zaman içinde bu proje bizim hastanemizde pilot proje olarak başlayacak ve başarılı olması durumunda Hollanda genelinde uygulamaya konulacak. Bu sayede toplum dışına itilmiş ve kendi özgüvenini kaybetmeye başlamış genç malülen emekliler yeniden işhayatına kazandırılacaktır. Sosyal hayatı önemli ölçüde olumlu etkileyecek bu proje için uzun zamandır çalıştığımızdan şu anda hayata geçmeye başlamasından dolayı büyük bir gurur duyuyorum. Özellikle yabancı genç malülen emeklilere büyük imkanlar sağlayacağına inanıyorum. Her başarılı kişinin kendinden sonra gelecek olan nesillere anlatacakları vardır. Aysel Erbudak adını biz de Hollanda'da uzun zaman zevkle duyacağız diye düşünüyorum. Aysel Erbudak gibi başarılı işkadınlarımıza ihtiyaç var. Aysel Erbudak Hollanda’da olduğu kadar Türkiye’de de başarılı işlere imza atan birisi. Hastane yatırımlarını yanı sıra diğer alanlardada yatırımları mevcut. Aysel Hanım sizin genç işverenlere tavsiyeleriniz ne olur? Neleri yapsınlar? Neleri yapmasınlar ve nelere dikkat etsinler? Hollandalılar gibi azimli, hırslı ve düzenli çalışın. Yaptığınız işte en iyisi olmaya çalışın. En çok dikkat edilmesi gereken unsurlardan biri yapacağınız işin tüm Hollandalılar tarafından istenmesine dikkat edin. Pazarınızı birtek grupla kısıtlamayın. Hollandalı işveren gruplarıyla işler yapın ve çevrenizde başarılı insanlarla iletişimde olun. En önemlisi kendine ve yaptığın işe güven. Çok yağmurlu ve soğuk bir günde Aysel Erbudak ile yapılan söyleşi sonrası Aysel Hanım'ın enerjisi bana da bulaşıyor. Uzun zaman sonrası ilham veren birisi ile röportaj yapmak insanın kendisinede bulaşıyor gibi. Aysel hanıma sıcak ilhamları ve röportaj için teşekkür ediyorum. Her toplumun ilham perilerinin olması gerek. Aysel Erbudak benim için Türk toplumunun ilham perilerinden, kendisine başarılarının devamını diliyorum.

LASTMINUTE

CORENDON.COM’ DA KAMPANYALAR BAŞLAMIŞTIR

Utrecht Turizm fuarında sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız... 11 ocak - 16 ocak arası

✆023-751 06 06

BAŞL A VERGYAN FİY İLER ATLAR DAH İLDİRLA

59

’dan

İnanılmaz Fırsatlar Corendon.com’da A

I

R

L

I

N

E

S

BEZORGING MOGELIJK


HABER

Z ANALİ M YORU

6

JANUARI - OCAK 2011

Manifesto değil fiyasko

PROF. M. AkŞit

SONGÜL MUTLUER

Sen ve Ben El Ele, Damla Gazetesi

PvdA Zaandam Grup Başkanı

Manifesto bilimsellikten uzak Gazetede yayınlanan bu manifestonun bilimsel gözlemlere dayandığını gösteren bir kaynak yok. Ben, yıllarca verdiğim emeğin bana kazandırdığı alışkanlıktan dolayı, bilimsel kanıtlara dayanmayan açıklamalara çekingen yaklaşıyorum. Herhangi bir sosyal oluşum ile ilgili, iyi ya da kötü diye bir yorum yapabilmeniz için, neyi amaçlandığınızı belirterek, toplumsal kanıtları toplamanız ve en önemlisi, bu oluşumu dünyadaki benzer olu-

şumlar ile sağlıklı verileri kaynak göstererek göreceli karşılaştırmanız gerekir. Maalesef bu bilgiler eksik. Benim kendi görüşüme göre, istenen uyum ancak, azınlıklara ana dillerini öğreterek, eşlerini serbestçe seçebilmek gibi temel haklarını vererek ve onların başarısı için gerekli ortamı oluşturarak sağlanır.

Türk gençlerinin durumu bu manifestoyla küçümseniyor, maalesef yine kurban rolüne itiliyorlar. Fakat bu durumlarının çok iyi olduğu anlamına gelmez. Tabii ki Türk gençleri arasında sorunların olduğu düzenli olarak görülüyor. Bu çoğunlukla sosyo ekonomik d u -

10 yıl IOT müdürlüğü, 4 yıl da Gilze-Rijen'da encümen üyeliği yaptı

Gizli bir ayrımcılık var

nında önlem alınmazsa yani bu gençler için perspektifsizlik devam ederse, Dr. Kadir Canatan bunu yıllar önce de söylemişti, kriminal olaylar daha da artabilir. Tabii ki başarılı gençlerimizin sayısı da giderek artıyor ama aynı zamanda, bu soruna dikkat çekmek ve dayanışmak gerekli. Bazı gençlerimiz sorunumuz yok diyorlar. Belki bu onlar için doğru ama, sorunlu gençlerimiz için de dayanışmacı olmamız gerekmez mi?

Tel: 030-8890206 E-fax: 0847-292120 E-mail: info@profa.nl Lid van College Belastingadviseurs

Tafelbergdreef 36 3564 AB Utrecht

www.profa.nl

Belastingadvies Opstellen jaarcijfers Aangiften inkomstenbelasting Aangiften vennootschapsbelasting

YUSUF ALTUNTAŞ

ISBO (İslam Okulları Yönetimleri Kurumu) Genel Müdürü

Manifesto Türk gençlerini kurban rolüne itiyor

HATiCE CAN-ENGİN

Manifesto da Türk gençlerinin sorunlarına dikkat çekilerek, hükümet, işveren ve diğer kurum ve kuruluşlardan somut adımlar talep ediliyor. Bu talebin oldukça doğru ve gerekli bir talep olduğunu düşünüyorum. Birçok üniversite mezunu olup kendi branşında iş bulamayan gençlerimiz var. Bu durum, gençlerin topluma katkısını engelliyor ve gençlerimizi ve ailelerini psikolojik olarak ümitsizliğe itiyor. Gizli bir ayırımcılık var. Eğer zama-

!

OYU T S E F I N A M DİRDİLER DEĞERLEN

Verilerden yoksun bir manifesto boş kovanla ateş açmak gibidir

rumları, eğitim alıp almadıkları, çoğunlukla da sosyal kontrolün eksikliligi veya yanlış arkadaş edinmelerinden kaynaklanıyor. Bazı Türk gençlerinin kendilerini Hollanda toplumundan yabancılaşmış hissettiklerini anlayabiliyorum. Ancak, ortaya çıkan izlenimin ve bahsi gecen kötü döngüyü kabul etmiyor ve onaylamıyorum. Tam aksine çevremde çok fazla olumlu örnekler görüyorum. Birden fazla bölüm bitiren gençler, iyi iş bulan veya oluşturabilenler var. Geleceklerini Hollanda’da gören gençlerimiz var. Ben de onlardan biriyim. Olaylara bir de bu açıdan bakalım.

AHMET TAŞKAN

İlk olarak Türk gençlerinin toplumda sorunları olduğunu, bu sorunların bugünlerde başlamadığını, çok öncelere dayandığını belirtmek isterim. Buradaki nüans farkı her azınlığın herhangi bir toplumda tarih boyunca sorunları olacağıdır ve bunları aşarak topluma ayak uydurmasıdır. Bu süreç yıllar boyu sürecektir ve bunu da böyle görmemiz gerekiyor. Sorunları fark etmenin katkısı ancak bunları veriler ile destekleyip karşılaştırarak olabilir, mesela CBS’in rakamları ile karşılaştırılabilir. Bana göre bu verilerden yoksun bir

şekilde bir manifesto yazmak sadece bazı kişilerin kişisel bir çağrısı olarak algılanır ve boş kovanla ateş açmaktan öteye gitmez.

Directeur Taskan Consulting

"İşler kötüye gidiyor" deme yerine "daha iyi nasıl olabilir?" demeli Yeni bir ülkeye gelen her yeni toplulukta olduğu gibi Hollandalı-Türkler’de de kendine toplum içerisinde yer edinmeyle alakalı bir takım sorunlarla karşılaşmaktadır. Bunu ilk önce doğal bir süreç olarak görmekte fayda vardır. Bu dünyanın her yerinde böyle ölmüştür ve olmaya da devam edecektir. Aslında burada

YASEMiN CEGEREK

Gelderland Eyalet Parlamentosu adayı

dikkat edilecek asıl mesele içinde bulunduğumuz bu prosesin nasıl en az sıkıntı ile atlatılabileceği konusudur. Volkskrant’ta manifestosu yer alan arkadaşların da dertlerinin bu olduğu ve bu safhayı nasıl daha kolay bir şekilde atlatırız düşüncelerinin bir tezahürü olduğunu düşünüyorum. Bu hepimizi düşündüren ve bir çok çalışmanın içerisine sokan bir durum. Beni biraz tedirgin eden mesele söylemlerimizle toplumumuzu gereksiz yere kriminalize etmememiz ve Faslıların düştüğü duruma zorla kendimizi kendi elimizle zorla sokmamamızdır. Bildiğiniz gibi Hollanda’daki Türk

toplumunun bir çok konuda örnek olacak çalışmaları var. 18 bini aşkın girişimcimiz, 8 binin üzerindeki üniversiteli öğrencimiz, eğitim alanındaki bir çok çalışma, politikada ve bir çok toplumsal alandaki aktif durumumuz bence hiç te küçümsenecek bir durum değil. O yüzden ben “işler kötü ve kötüye gidiyor” yerine “işler nasıl daha iyi olabilir?” denilerek meseleye bakılmasının hepimiz için daha iyi olacağı kanaatindeyim. Yoksa hepimizin bildiği gibi maalesef Hollanda içerisinde bir gurup zaten bu tür negatif meseleler arıyor gündemi gereksiz yere meşgul etmek için.

Toplumdaki farklılıkların iyi sonuçları görmezlikten gelinemez Bu manifestonun ortaya çıkardığı tartışmayı olumlu bir gelişme olarak değerlendirebiliriz. Yüksek eğitimli Türk gençlerinin sayısı gittikçe artıyor, fakat kültürel ve dini arka planları ile ilgili var olan negatif imajdan dolayı bu gençlerin konumları çabuk değişmeyecektir. Yeni konum için yeni tartışmalar ve yeni sorular gerekiyor. Bu yeni jenerasyonun başarısı sosyo ekonomik durumlarının dışında kültürel ve psikolojik yönlerinin de bir etken ol-

duğu ortaya çekmiştir. Başarı için eğitim düzeyi iyi bir ölçek değildir. Düşük eğitimli insanlar da iyi entegre olmuş olabilirler. Toplum ile olan bağın dışında toplum ile kaynaşmak ta önemlidir. Bu tür tartışmaların toplumsal olarak değil de daha çok kişisel olarak yapılması taraftarıyım. Yoksa biz ve onlar tartışması devam eder ve bu hedefimiz olmaması gerekir. Toplumdaki farklılıkların çok iyi sonuçları da oluyor, bunu da görüp dillendirmemiz gerekiyor.


7

HABER

JANUARI - OCAK 2011

MEHMET EMiN ATEŞ

 STO MANiFE L DEĞİL BİLİMSE

Bir iş toplantısı dolayısıyla Güney Afrika'da bulunan Mehmet Emin Ateş'i telefonla arayarak Volkskrant Gazetesi'nde yayınlanan manifestoyu sorduk. Mehmet Emin Ateş bize, Volkskrant'ta yayınlananın aksine, manifesto başlığıyla yazılan yazıların maksadı aşan şeyler olduğunu ve genellemelerin gerçekleri yansıtmayan ham bilgiler olduğunu belirtti. Uğur Pekdemir

Volkskrant'ın manifestoyu veriş biçimi ahlaki değil Şu an ben işim dolayısıyla bir toplantı için güney Afrika’dayım. Manifestoyu yayınlayanlar arasında benim ismimde var diye gazeteciler de beni Hollanda’dan aradılar. Sıcak gündemi tam anlamıyla takip edemedim, ancak internetten izlediğim kadarıyla olay Volkskrantin haberi verme biçimindeki çarpıklığı da kafa karıştırıcı. Denk tanktaki grubunda geçen görüşmeler sanırım 6 ay önce yapılmıştı. Benim ağırlıklı olarak üzerinde durduğum konu, gençlerin içinde bulunduğu boşluktan ötürü Türkiye’ye dönmek istemeleriyle alakalıydı, bu konuda endişelerimi dile getirmiştim bu görüşmeler sırasında. Ancak oradaki görüşmelerden çıkan doğal sonuç bir manifesto bildirisi olamaz. Hazırlık aşamasında görüşülen özel olarak verdiğim bilgileri manifesto haline getirirseniz yanlış yapmış olursunuz. Eğer iş pazarında ayrımcılık

devam ederse, gençler için o zaman iki tane seçenek kalıyor. Bir tanesi bir iş bahanesiyle Türkiye’ye gitmek, onu başaramazlar ise bu sefer çok boşluğa düşecekler, boşluğa düşmüş genclerin şu tarafa veya bu tarafa çekilmeleri daima büyük bir risktir. Yani kendine güveni olmayan insanlar ya kötü yola gider ya radikal yola gider. Olayın temeli buydu. Ancak sonradan benim gördüğüm kadarıyla aşırı genellemeler yapılarak maksadı aşan şeyler söylenmiş. O arkadaşlarla görüşme fırsatım olmadı, ancak yarin Hollanda’ya dönünce ilk işim onlarla görüşmek olacak. Manifestodaki hususların esasında birtakım gerçeklik payı var. Ancak Hollanda basını sansasyon aradığı için, olayı başka türlü veriyor. Durup durur-

ken milletin kirli çamaşırını ortaya dökmek doğru değil. Yararlı mıdır değil midir o tartışmanın yapılması lazım. Özel görüşmelerde ben bu meseleleri hep dile getirdim. Hele su andaki politik iklimde topluma karşı olumsuz düşüncelerinin artması yol açar diye endişeleniyorum. Mesela bahsi geçen yerde çok genelleme var, orada ifade edilen şeyler öyle ifade edilmesine karşıyım. Hollanda’daki cami konularında olduğu gibi. Hollanda’da 400 tane cami var, genel ifade olarak camiler bu işin kaynağıdır demek tabii ki doğru değil. Bir toplantıda görüş alış verişinde bulunulabilir, ama bunlar bir manifesto anlamına gelmez.

TANNET

Volkskrant'ın manifestoyu veriş biçimi ahlaki değil Tannet olarak böyle bir grup arkadaşın, kendimizin özeleştirisi niteliğinde yazmış olduğu manifesto, bence iyi bir gelişme, içerik olarak konulara bakacak olursak daha çok topluma, hükümete ve özörgütlere bir sinyal vermek istediklerini görüyorum. Bu iyi bir şeydir ama maalesef her zamanki olduğu gibi, medyanın bunu, verdiği başlıkla içeriği aslında güzel olan bir manifestoyu, sanki Türk toplumunun bir problemi toplum olarak göstermesi bence ahlaki değil. Volkskrant’ın verdiği alt başlığa baktığımızda da içerik olarak iyi olduğu halde, sanki bir başka etnik grubun veya yeni Hollandalıların problemleri bitmemiş te yeni bir problem grubu daha doğuyormuş gibi bir imaj verilmeye çalışılması

ARiF YAKIŞIR

çok yazık olmuş bana sorarsanız. Yeni Hollandalılar, Türkler yani, başarılı bir grup. Hem akademik hem işletmecilik hem de yöneticilik anlamında; aslında çok iyi prim sağlamış, kendi geleceğini Hollanda’nın bir parçası olarak gören bu grubu, diğer problem grupları gibi yansıtmak güzel bir olay değil. Medya birden sanki yeni bir problem grubu yakalamış gibi yaklaşıyor. Aslında bu manifestonun içeriğine bakacak olursak, içeriği aslında özeleştiri yanısıra daha çok devletin bugüne getirdiği politikayı eleştiriyor, çünkü şimdi Wilders on plana çıkıyor ama bildiğiniz gibi Verdonk’la başladı bu konular, o diyordu ki: ‘okul bahçesinde anne-baba çocuklarıyla Hollandaca konuşmaları gerekiyor’, Bu

yaklaşık 10 yıldır olan bir surecin getirdiği maalesef bir sonuç. Aslında manifestonun ana mesajı bence topluma ‘yeni Türkiye kökenli Hollandalıları veyahut Hollandalı Türkleri, kendimize nasıl kazanabiliriz?’ mesajı vermek isterken, medya bunu değiştirip “işte bunlar da problem grubu” diye yansıtmaları olağanüstü yanıltıcı bir durum.

TIKDF (Türk İslam Kültür Dernekleri Federasyonu) Başkanı

Açıklanan görüşler abartılı ve çok yanlışlar içeriyor 10 ocak 2011 tarihli Volkskrant gazetesinde çıkan ve 11 kişinin isminin yer aldığı ``Hollanda’da yaşayan Türk gençlerinin genel sorunları``nı dile getirdiklerinin belirten yazı federasyonumuz ve vatandaşlarımız tarafından hayretle karşılanmıştır. Bu yazıda yer alan konuların bir kısmı abartıldığı kadar olmadığı gibi, bir kısmı da gerçeği yansıtmamakta. Toplumumuz ve insanlarımızı yakından tanımayan, onların içinde olmayan kişilerin, bu insanlar üzerinden neler yapmak istediklerini de anlamakta zorlanıyoruz. Hollanda’da yaşayan, doğup büyüyen gençlerimizin uyum sorunu yoktur. Psikolojik sorunlar, eviçi şiddet gibi konularda gençlerimizin, vatandaşlarımızın sorunları çok az oranda varsa bile, abartılacak boyutlarda değildir. İçinde yaşadığımız Hollanda insanının bu alandaki sorunları çok daha fazladır. Hollanda’daki cami ve diğer sosyal kültürel dernek ve vakıflarda senelerdir hiçbir yerden sübvansiyon almadan, üyelerine, gençlere, bayanlara, cemaate ve ziyaretcilere sosyal- kültürel alanda, Hollanda’da-

ki gelişmelerden, kanunlardan, Hollanda eğitim sistemi, okul seçimi, CITO testi ve neticesi, evödevi yardımları, velilerin eğitime katılımını sağlamak, genel sağlık konuları, uyum, katılım v.s.. gibi konularda bilgilendirme vermektedirler. Cami ve der-

Yusuf Alan

nekler zaman zaman Hollandalı kuruluşlarla birlikte ortak faaliyetler organize etmekteler. Ramazan aylarında camiler ve derneklerde Hollandalı komşulara, sosyal kurumlara, belediye meclis üyeleri ve memurlarına ve herkes açık olan iftar yemekleri verilmekte.

Directeur Taskan Consulting

Morale, ümide, şefkate ihtiyacımız var

Uzman arkadaşların tespitleri ve çözüm önerileri dikkat çekici ve rasyonel. Aşırılık, dengesizlik, uyumsuz ve huzursuzluk; her insanı bekleyen riskler. Kök sorunlar derinlerde yatıyor. Kainatla, yaratılışla, sonsuz hayatla entegre olamayan, hiç bir yere entegre olamaz, kendi-

ni her yerde yabancı hisseder. Dinamik denge, yenilikçi ve üretken düşünce, uyum ve dayanışma; ancak benlik hapishanesinden kurtulmakla gerçekleşir. Hollanda'nın sosyal enerjisine ciddi katkılarda bulunma potansiyeli taşıyan gençlerimizin, entellektüel genişlik ve manevi derinliğe ulaşmaları için morale, ümide, adanmışlık ruhuna ve şefkate ihtiyaçları var.

Hariçten Gazel Okumak Toplam 200 ile 250 bin arasında bir seçmen kitlesidir söz konusu olan. Yaklaşık 80 bin oy da mecliste bir sandalye anlamına geleceği için azami 3 sandalyelik bir taban gücü var demektir. Tabii bu durum sandığa giden bütün Müslümanların bu etnik partiye oy vermesi halinde geçerlidir. AHMET SUAT ARI suatari@haber.nl Yürümeyi yeni öğrenmeye başlayan bir çocuk düşünün. Emeklemekten dizleri nasır tutmuş ve yürümeyi kafasına koymuştur artık. Her bulduğu desteğe yüklenip adımlarını dikkatlice atmanın çabası içindedir. Bu destek bazan bir anne, bazan bir baba, bazan da bir abi veya abla olur. Çoğu zaman da ona destek olacak ebeveynini, abi ve ablasını beklemeden odadaki mobilyalardan faydalanmayı dener. Düşe kalka, bazan da hafif sıyrıklarla bu mücadelesini sürdürür ve eninde sonunda yürümeyi başarır. Yeter ki onun başlattığı bu mücadele süreci dahili ve harici herhangi bir sebepten dolayı sekteye uğratılmasın. Bu örneği 10 Ocak tarihinde Hollanda’nın ciddi gazetelerinden birinde yayınlanan ve altına imza koyanların bazılarını da yakından tanıdığımız bir manifestodan dolayı verdim. Kendilerini Türk Hollandalı profesyoneller olarak adlandıran yazarlar “gençlik sorunlarının oldukça kaygı verici” olduğunu belirtiyorlar. Aralarında kendi ifadeleriyle araştırmacılar, eğitim ve istihdam uzmanları, memur ve bürokratlar olduğu halde bir manifesto kaleme alıp Hollanda’daki Türk gençlerinin durumundan duydukları kaygıları dile getiriyorlar. Kaygının sebeplerinin uzun uzadıya sıralandığı manifestoya göre Türk gençleri her alanda oldukça olumsuz şartlarda yaşamaktadırlar. Eğitimde geri kalmışlık, iş pazarında ayrımcılık ve bu sebepten ortaya çıkan yüksek oranda işsizlik, dışlanmışlık, aile içi şiddete maruz kalma, ruh sağlığının bozulması, radikalleşme gibi bir çok sorundan bahsedilmektedir. Bu manifesto yayınlanır yayınlanmaz hemen hemen bütün medya kuruluşları konuya bir şekilde yer verdi. Zira manifesto bugüne kadar varolan Türk gençlerinin en sorunsuz grubu oluşturduğu düşüncesinin tamamen zıddını iddia etmektedir. Manifesto’da araştırmaların da ortaya koyduğu eğitimde geri kalmışlık ve istihdam sorunu haklı olarak belirtilirken, bir çok konuda varsayımlardan yola çıkılmaktadır. Mesela Hollanda’da yetişen gençlerin kategoral olarak aile içi şiddete maruz kaldıklarını hangi araştırma ortaya koymaktadır? Yine gençlerin dışlanmadan dolayı radikalleştiklerini bir genelleme yaparak iddia etmek mümkün değildir. Bir diğer önemli husus ise sosyal dayanışmanın ortadan kalkmasıyla gençlerin bir nevi kendi kaderlerine terk edildiği iddia edilmektedir. Halbuki burada söz konusu olan geleneksel dayanışmanın yavaş yavaş terkedilip kurumsallaşmaya gidilmesidir. Bu da aslında Hollanda toplumuna ‘uyum’ sağlandığını göstermektedir. Şayet bu, bazı gençlerde, aynen Hollanda yerlisi gençlerde de olabildiği gibi, yalnızlık ve terkedilmişlik duygusu yaratıyorsa bunun musebbibi uyum sağlanan ‘kültür’dür. Manifestoda özörgütlerin maddi ve manevi yetersizlikler nedeniyle gençlere hitap edemedikleri ifade edilirken camilerin doğan boşluğu doldurmaya çalıştıkları, ancak bunun pek de olumlu bir sonuç doğur-

madığından bahsedilmektedir. Zira ‘profesyonellere’ göre Türk camileri Türkiye ile sıkı ilişki içindedirler ve onlar vasıtasıyla Türk devleti ve dini kuruluşlar Hollanda’da yaşayan Türkleri kontrol altında tutmaktadırlar. Bir taraftan özörgütlerin başarısızlığına vurgu yapılırken, diğer taraftan onların aldığı kategoral yardımların kesilmesinin doğurduğu sonuçlardan bahsedilmektedir. Camilerin Türkiye ile ilişkileri olumsuz bir durum olarak değerlendirilirken özörgütlerin politik yapılanmaları gözardı edilmektedir. Bana göre bu manifesto hiç bir bilimsel gerçeğe dayanmamaktadır. Sosyolojide bir grup ele alınırken bir çok faktör göz önünde bulundurulur. Hele hele bu bir göçmen grubu ise durum daha da karmaşıktır. Hollanda’da varoluş tarihi henüz yarım asır bile olmayan bir göçmen grubunu sadece mahallede gözlem yaparak analiz edemezsiniz. Onu yapabilmeniz için toplumun eğitim seviyesi, ekonomik durumu, sosyal konumu, değişik alanlarda kurumlaşması, temsil kabiliyeti gibi bir çok faktörü bir süreç dahilinde değerlendirmeniz gerekir. Bunu yapmadığınız takdirde varsayımlar ve yanılgılar sizi yönlendirecektir ki bu da sizi çoğu zaman sağlıklı bir sonuca götürmez. 50 yıla bile varmayan bir göç tarihinin güncel durumuna bakacak olursak, her alanda büyük sıçramalar yapıldığını görürüz. Yüksek ögrenim görenlerin oranları henüz istenen seviyede olmasa da gün geçtikçe yükselmektedir. Siyasette, bürokraside, iş hayatında önemli pozisyonlar Türkler tarafından doldurulmaktadır. Bunlar ilk neslinin neredeyse okuma yazma bilmez olduğu bir toplum için devrim niteliğinde gelişmelerdir. Tabii ki olumsuzluklar da vardır, ama bunu sanki toplumun geneline mahsusmuş gibi göstermek yeni nesillerin motivasyonunu etkileyeceği gibi toplumun imajını da lekeleyecektir. Manifestoyu kaleme alanların bunu istemediklerinden adım gibi eminim. Yapılması gereken mahallede duyduklarından yola çıkarak bir manifesto yayınlamak değil, manifestoda anılan sorunlarla topyekün bir mücadele başlatmaktır. Manifestonun altına imza atanlardan birisi daha kısa zaman öncesine kadar Hollanda devletine Türkler adına tavsiyelerde bulunan IOT’nin başkanıydı. Keşke bunu sorumlu olarak gereken yerlere çözüm önerileri ile sunsaydı. Bence o zaman daha etkili olurdu. Şimdi yapılan ise emeklemekten yürümeye geçme çabasında olan birinin özgüvenini kırmaktır. Not: IOT eski başkanı Sayın Mehmet Emin Ateş’in manifestodan haberi olmadığı ve imzasının da onun bilgisi olmadan kullanıldığı anlaşılmıştır.

Ahmet Suat ARI is groepsleerkracht en onderbouwcoördinator op een VSO ZMLschool te Enschede. Hij schrijft columns in diverse bladen en is o.a. secretaris van UETD-Nederland.


HABER

8

JANUARI - OCAK 2011

Uluslararası Utrecht Turizm Fuarı Başladı

ında ülkemizi y a ir b n o k il ın 2010 yılın bancı sayısı ziyaret eden ya

27.466.301

TURiZM FUARINDAN BEKLENTiLER ÇOK 750 metrekarelik bir alanda yaklaşık 40 katılımcı kuruluş ile katılan Türkiye, aynı zamanda fuarına en büyük 10 katılımcısı arasında yer alıyor.

Lahey Büyükelçisi Uğur Doğan “Çok heyecan verici bir gündeyiz. Uluslar arası Utrecht Turizm Fuarına Türkiye’den 34 firma katılıyor. Gördüğünüz gibi çok görkemli çok güzel bir standımız var. Türkiye’ye biliyorsunuz her alanda olduğu gibi Turizm tanıtma ve kültürümüzün yurt dışında tanıtılması bağlamında da büyük atılımlar gerçekleştirmektedir.2010 yılında Türkiye’yi ziyaret eden turist sayısı 27 milyon kişiye ulaşmıştır.Tabiî ki buna bağlı olarak da turizm geliri de artmıştır.”

THY Hollanda Müdürü Metin Gözüaçık yaptığı açıklamada: “Bu fuar Avrupa’da önemli fuarlardan biri.THY, Turizm Bakanlığı ile birlikte organizasyon yaptı.Başarılı geçtiğine inanıyorum. Çok katılımcı var.150 ülke katılıyor.Hollanda’da transit taşıdığımız yolcu sayısı artmaktadır.” dedi. THY Orta Avrupa Pazarlama-Satış Başkan Yardımcısı H.Ziya Taşkent “Özellikle THY’nın Hollanda çıkışlı olarak Türkiye’ye destinasyon sayısını arttırmaya devam ediyor.Her yıl düzenli olarak gerçekleşen Utrecht Uluslar arası Turizm Fuarı Türkiye için çok önemli. 2011 için Hollanda’dan ciddi artış bekliyoruz.”

Her yıl yaklaşık 135.000 kişinin ziyaret ettiği Utrecht Turizm Fuarı'ndan Türk tur operatörleri ve otel yöneticileri yeni işler için beklenti içindeler.

Corendon, 1 Nisan 2011 tarihinden itibaren yeni hava yolu şirketi olan CORENDON DUTCH AİRLİNES adıyla piyasaya çıkıyor. Mısır, Yunanistan ve diğer ülkelere bu yeni isim ile uçacak olan Corendon Balkan ülkelerine açılan imkanları hizmete sunmayı planlıyor. Bu sene tüm destinasyonlarda 455bin paxı hedefleyen Corendon CEO'su Atilay Uslu, bunun 350binini Türkiye'ye hedeflediklerini söyledi. 2010 yılında 350bin paxı yakalayan Corendon böylelikle bilet satışlarında ve rezervasyonlarında %50lik bir artış bekliyor.

Kısa süre önce Corendon bünyesinde Türk medyasından sorumlu bir pozisyonu da üstlenen Atacan Uslu, vatandaşlarımıza verdiği mesajda, Türkiye'ye memleketlerine giden gurbetçilerin, tatillerinin 1 haftasını da Corendon aracılığı ile anlaşmalı oldukları otellerde geçirmelerini istedi. Türkiye'de yaz tatilindeyken bile, websiteleri aracılığıyla otel rezervasyonlarının yapılabileceğini aktardı.

HOGİAF İkinci Başkanı Vecih Er “Hollanda’da faaliyet gösteren şirketlerin burada yer alması gerçekten bizleri sevindirdi. Umarım 2011 yılı Türkiye adına Turizm alanında bir atılım yılı olur.Gerçekten Uluslararası Utrecht Turizm fuarında coşkulu bir katılım var.HOGİAF olarak yurt dışına geziler düzenliyoruz.Bu geziler hem gezi ve hem de ticari bir yatırım olduğundan dolayı turizme de önemli bir katkı yaptığı kanaatindeyiz.”

Esat Aksak Bu sene geçen seneye göre daha iyi. Anlaşmalarımızı yeniledik. Onur Havayolları olarak tekrar bir ağırlık vereceğiz. Rotterdam Eindhoven ve Rotterdam’dan nisan itibarı ile normal seri uçuşlara başlayacağız, bu sene daha iyi olacak inşallah.

UTRECHT - Dünyanın en büyük fuarları arasında yer alan ve insanların tatil tercihlerini belirlemelerinde büyük bir etkide bulunan Uluslararası Utrecht Turizm Fuarı başladı. 11-16 Ocak arası ziyaretçilere açık olan fuarı 135bin kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. Bu yıl 40'cısı düzenlenen fuara aralarında Türkiye'nin de yer aldığı 150 ülkeden 1400 dolayında turizm kuruluşu katılıyor.

ETT Telecom Direktörü Ali Yavuz ve DEHA Turizm Direktör Asistanı Cengiz Yılmaz ile sohbeti esnasında Komfortours sahibi Osman Çelik “Hollanda’da uzun yıllardır havacılık sektöründe tecrübeye sahip Komfortours 2011 yılında da çıtayı yükselterek yolcu sayısında artış kaydedecek.Fuar son derece verimli geçiyor.” Saray Bosna ve Fas’ın farklı bölgelerine uçuş projelerimizi sürdürmekteyiz. Erken al ucuz uç kampanyamız da hala devam etmektedir." açıklamasında bulundu.

Türk standında catering'i üstlenen Meram Restoran direktörü Erdoğan Yüce ve ortaklardan Hasan Tanyeri, Meram'ın markalaşma yolundaki hareketlerinin piyasada yakından takip edildiğini ve artık kendilerine franchising sistemi kurmaları yönünde istekler ulaştığını söylediler.


9

Mustafa Birkiye (Yıldırım Reizen) Biz Yıldırım Reizen olarak önümüzdeki sezonda hedeflerimizi daha sağlıklı ve daha emin adımlarla atmak istiyoruz. 2011 yılında paket bazındaki satışlardan artış bekliyoruz. Yolcularımıza sunduğumuz kaliteli hizmet anlayışı 2011 yılında da devam edecektir.

Hakan Eren (Profesyonel Turizmci) Türkiye’siz turizm yok Avrupa’da. Bilinen, aranan ve sorulan bir destinasyon.

JANUARI - OCAK 2011

Selçuk Öztürk (Eyalet Parlamentosu adayı) 2 Mart'ta yapılacak olan Eyalet Seçimleri dolayısıyla HOTİAD'daki görevinden ayrılan Selçuk Öztürk, Turizm fuarının ilk gününde katılımcılar arasındaydı.

Anadoluline Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Karacadal ve yakınlarda genel koordinatörlük görevine getirilen Aydın Bayka, yeni döneme ait planları hakkında, Rotterdam başkonsolosu Esen Altuğ'u bilgilendirdirler.

Refii Kileci (Ebru Sanatevi) Roumi Sanat Enstitüsü Ebru Sanatevi yöneticisi ve sahibi Refii Kileci farklı ortamlarda olduğu gibi Utrecht Turizm Fuar'ında da stand kurarak, ziyaretçilere ebru sanatının tanıtımını üstlendi.

Actie Reizen sahibi Durmuş Doğan, fuar alanını kızıyla birlikte gezdi ve şirketi hakkında açıklamalarda bulundu.

Girne’de Aralık ayında düzenlenen Miss Globe International isimli yarışmada “Miss Avrupa” unvanını kazanan Belçika doğumlu Türk güzeli Bahar Kolkıran

Marmara Travel'in ortakları Yakup ve Beyhan, Turizm Fuarı'nın ayrılmaz ikilisi olarak basına görüntü verdiler.

HABER

Kültür ve Tanıtma Ataşesi Ahmet Temurci: "Toplam altı gün süren fuar süresince müşavirliğimiz standında Türk yemeklerinden örneklerin sunulduğu kokteyl ve ikramların yanı sıra çeşitli yörelerimizden folklor gösterileri, canlı Türk müziği, geleneksel el sanatlarımızdan örneklerin yer aldığı bir sergi ile ebru ve cam sanatına da yer verilerek hem kültümüzün tanıtılması ve hem de standımıza olan ilginin canlı tutulması sağlanacak."

Gökhan Çoban ve Erhan Çoban http://www.turkseten.nu/ ve internette onlarca seyahat alanı sahibi olan ikizler Gökhan ve Erhan, birlikte çalışabilecekleri tur operatörleri ve seyahat şirketleri bulabilmek için ilk günden itibaren fuara büyük ilgi gösterdiler.


HABER

Türk toplumuyla dalga geçmeyin Biz bu duygular ve hesaplar içindeyken, daha 2011’in ilk on günü yeni dolmuşken, bomba gibi açıklamalar yapılıyor Hollanda Türk toplumu hakkında… Aman Allah’ım içinde yaşadığımız toplumu ne kadar az tanıyormuşuz? Hollanda Türk toplumu uçurumun kenarına gelmiş de, biz farkına varmamışız. Üstüne üstlük bir de bir sivil toplum örgütünün hasbel kader başkanlığını yapıyoruz. Bu ne vurdumduymazlık değil mi?

VEYİS GÜNGÖR Yeni bir yıla heyecanla girdik. 2011 yılında neler yapacağımızı düşündük. Bu yıl, bir taraftan Avrupa gönüllülük yılı diğer taraftan Konya Kriterleri yılı. Dolu, dopdolu bir yıl var önümüzde. Hemen arkasından 2012 yılı geliyor. Hollanda Türkiye ilişkilerinin 400. yıldönümü. Müthiş bir heyecan var içimizde. Kıpır kıpır oynuyor yüreğimiz. Onlarca etkinlik, sayısız proje uçuşuyor kafamızda. Tek tek yazıyoruz kağıda bunları, uçup gitmesin diye. Biz bu duygular ve hesaplar içindeyken, daha 2011’in ilk on günü yeni dolmuşken, bomba gibi açıklamalar yapılıyor Hollanda Türk toplumu hakkında… Aman Allah’ım içinde yaşadığımız toplumu ne kadar az tanıyormuşuz? Hollanda Türk toplumu uçurumun kenarına gelmiş de, biz farkına varmamışız. Üstüne üstlük bir de bir sivil toplum örgütünün hasbel kader başkanlığını yapıyoruz. Bu ne vurdumduymazlık değil mi? Neden bahsettiğimizi farkettiniz. Bizim bazı gözü açıklar, yani kendilerini profesyonel olarak müteala edenler, oturmuşlar aylarca Hollanda Türk toplumu ve Hollanda Türk gençliği nereye gidiyor sorusuna cevap aramışlar. En son dört beş ay önce yine bir araya gelip “Ne olacak bu milletin hali?” diye kafa yormuşlar. Sizin anlayacağınız bir think tank kurmuşlar. Eee, oluşturdukları “think tank” grubunun saat ücreti o kadar pahalı ki, bu ücreti ne hükümet ödeyebilir ne de özel sektör. Böyle bir strateji ve yöntem geliştirme grubununun giderlerini kim üstlenebilir? Kolay mı o kadar uzman ve bir o kadar profesyonel insanın saat ücretini karşılayabilmek. Zaten iş başındaki hükümet bir oradan kısıtlama yapıyor bir buradan. Kültür ve sanat subvansiyonları alt üst oldu. Sanatçılar, film yapımcıları, senaristler ne yapacaklarını bilmiyorlar. Eee profesyoneller nereden cukka bulacaklar? Kolay. Hollandalı profesyoneller nasıl yapıyorlarsa bizimkiler de öyle yapsınlar. Peki ne yapmak lazım. Öncelikle bir senaryo yazılması gerekir. Yazılan senaryo ile cıngar çıkartılması gerekir. Yaygara yapılması gerekir. O zaman, belki senorya tutar. Devlet, bakanlık filan yaygara üzerine bunları muhatap alır. Belki der ki, alın şu cukkayı da susun be kardeşim der. Der mi? Der kardeşim. Bilinmez ki. Burası Hollanda. Oyun kuralına göre oynanır… Üstelik, her ne hikmetse, manifestoda iş başındaki hükümetle ilgili olumsuz herhangi bir görüş beyan edilmemiş. Acaba neden?... Ve yazılan senorya uygulanmaya konur. Hollanda’nın günlük gazetelerinden De Volkskrant’da bir manifesto yayınlanır. Manifestoya göre Türk gençleri bitmiş. İflas etmişler. Eğitimde, iş pazarında ve diğer alanlarda başarısızlar. Psikolojik sorunlarla boğuşuyorlar. Ne Hollanda Türk toplumuna faydaları var ne

10

JANUARI - OCAK 2011

veyisgungor@haber.nl kendilerine ne de Hollanda toplumuna. Toplum için tehlike arzediyorlar. Durumları içler acısı. Sadece bunlar mı? Hayır. Daha bilmediğimiz neler var neler. Tabiiki bir takım suçlamalar ve göndermeler de var uzmanların manifestosunda. Hele hele camiler vasıtasıyla, Türk devletinin Hollanda’daki Türk gençlerini kontrol altına alması suçlaması yenilir içilir cinsten değil. Manifestonun içeriği ile ilgili kurum ve kuruluşlar açıklamalarını yapacaklardır. Biz olayların gelişmesine ilişkin gözlemlerimize devam edelim. İlginçtir. Bu manifesto yayınlanmadan tam 48 saat önce bir başka Hollanda günlük gazetesinde köşe yazarı olan Hans Goslinga bizim uzmanları zor duruma sokacak bir yazı yazdı. Goslinga’ya göre göçmenler Hollanda’ya eskiye göre daha iyi uyum sağlamaktalar. Yazısında kullandığı bilgileri de, Merkezi İstatistik Bürosunun verileri ve göç ve göçmenler uzmanı tanınmış bilim adamı Han Entzinger’in yaptığı açıklamalara dayanarak yazmış. Şu cümle çok ilginç: “Göçmen çocuklarının, özellikle ikinci neslin eğitim düzeyleri dramatik olarak artmıştır. Aynı zamanda iş pazarında da konumları iyileşmiştir. Hollanda toplumuna oryantasyonları da eskiye nazaran çok daha belirgin haldedir”. İlginçtir, yazar Goslinga’ya göre Hollanda’da göçmenlerin imajı kasıtlı olarak negatif gösterilmektedir. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Yukarıda, iki gün içinde, yani 48 saat içinde Türk toplumuyla (Hollanda’daki göçmenlerle) iligili birbirine zıt iki ayrı açıklama yapılıyor. Bunların hangisi doğru? Bunların hangisine inanalım? Cevabımı vermeden önce, 2001 yılına şöyle bir gidelim. 2001 yılında yapılan bir araştırmaya göre; Türkler Faslılara göre Hollanda toplumuna daha az uyum sağladılar açıklaması yapılmıştı. Kanatime göre önümüzdeki aylarda yine bir araştırma sonucu açıklanacak ve Türkler uyumsuz grup olarak gösterilecek. Bunlar zaman zaman bu ülkedeki Faslılara yapılıyor, zaman zaman da Türklere. Herhalde böyle devam edip gidecek. Ama işin garibi, bu defa bizim uzman ve profesyonellerimizin bu tekerlemeye, hangi hesapla olursa olsun, iştirak etmiş olmalarıdır. Sanki Hollanda Türk toplumuyla dalga geçiyorlar… Bize göre, Hollanda Türk toplumu hak ettiği konumda olmasa bile, bir çok yönden düne göre daha iyi bir konumdadır. Bu durum Türk gençleri için de geçerlidir. Karamsar olamayız. Geleceğe ümitle bakıyoruz.

Veyis Güngör is advisuer van SMHO (Samenwerkende Moslims Hulp Organisaties) in Amsterdam. Tevens is hij voorzitter van UETD Nederland (Union of European Turkish Democrats).

ANADOLULİNE YENİ HEDEFLERİNİ AÇIKLADI

A

nadoluline turizm şirketi, Spijkenisse'deki Atlas Otel'de düzenlediği yemekli toplantıda geçen sezonun değerlendirmesini yapıp yeni yıla ilişkin hedefleri konusunda bilgiler verdi.

Anadoluline'ın sahibi Ahmet Karacadal'ın yanı sıra Hollanda Türk sivil toplum temsilcileri, siyasiler ile çok sayıda işadamı katıldı. Programda bir konuşma yapan Ahmet Karacadal, geçen sene 100 bin kişiye hizmet verdiklerini anlatarak, bu sayıyı 2011'de 30 bin artırmayı planladıklarını kaydetti. Tecrübelerine dayanarak bu hedefi rahatlıkla yakalayacaklarına inancının tam olduğunu ileri süren Karacadal şöyle konuştu: "2010 çok güzel geçti. 100 bin kişiye hizmet verdik. Bu sayıyı daha da artıracağız. THY, Corendon, Sun Expres, Turkuaz, Onur Air, Pegasus ve Transavia gibi saygın havayollarıyla işbirliği yapıyoruz. 1984 yılında kurulan şirketimiz geçen süre zarfında önemli bir gelişme gösterdi. İstanbul, İzmir, Dalaman, Bodrum, Ankara, Kayseri, Antalya, Konya, Sivas ve Elazığ gibi noktalara direkt uçuşlarımız

var. En iyi havayolu şirketleriyle yaptığımız uçuşlarımızda bilet satışı yanında, seyahat paketlerimizle 2011 yılında hedeflerimize rahat ulaşacağımızı tahmin ediyoruz. Hollanda'da seyahat alanında yaklaşık 21 yıllık bir tecrübemiz var. Dolayısıyla bu tecrübemizi Anadolu Line ile 2010 yılında iyi bir çıkış yaptığımıza inanıyoruz. Tabii ki bu çıkışta Corendon'un büyük bir desteği oldu. Biz bu işi çok iyi biliyoruz demiyoruz, çünkü çok eksiklerimiz var. Ancak çok iyi bir ekibimiz var, onlara güveniyoruz. Anadolu Line olarak insanımıza hizmeti ayaklarına getirdik. Bundan dolayı mutluyuz. Anadolu Line bundan sonra da 2011 yılında başarılı bir sezonlar getirecektir." Ahmet Karacadal, yeni yılda seyahat sektöründe tecrübe sahibi Aydın Bayka'nın da aralarına katıldığını belirterek, "Aydın Bayka genel koordinatörümüz olacak. Bu bize güç verecektir." dedi.

Yeni İmamlar Konsolos Esen Altuğ ile tanıştı Hizmet yılını dolduracak ve yeni göreve başlayacak olan din görevlileri, başkonsoloslukta biraraya gelerek, Başkonsolos Altuğ ile tanışma fırsatı buldular ve Ataşe Hamurcu ile vedalaştılar. Hollanda Diyanet Vakfı (HDV) bünyesinde 4 yıllığına görev yapmak için Hollanda’ya gelen din görevlileri Rotterdam Konsolosluk merkezinde biraraya geldiler. Rotterdam Başkonsolosluğu görev bölgesinden 76 din görevlisi, T.C. Rotterdam Başkonsolosu Esen Altuğ’un davetlisi olarak katıldıkları toplantıya ayrıca Din Hizmetleri Ataşesi Fevzi Hamurcu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Ataşesi Özkan Suat Özmen de katıldı. Din görevlilerine hitaben bir konuşma yapan Başkonsolos Esen Altuğ, Din görevlilerimiz aynı zamanda bir psikolog, sosyolog hatta birer sırdaştırlar, dedi. Topluma yön veren, onlara her platformda tavsiyelerde bulunan din görevlilerinin büyük bir sorumluluk üstlendiklerinin altını çizen Başkonsolos Altuğ, “Din görevlisi, cami içindeki başarısıyla ölçülemez. Cami dışında, sosyal ilişkiler ağıyla ölçülür. Bu sebeple, aslolan insan ilişkilerinde başarı sağlamaktır.” ifadesini kullandı. Rotterdam Başkonsolosu Esen Altuğ

şöyle konuştu: “İyi bir dini eğitim, iyi bir dilin öğretilmesiyle mümkündür. Bu sebeple Hollanda’daki Türk toplumunun geleceği olan çocuklarımızın iyi eğitim almaları mutlak suretle sağlanmalı, çünkü onlar geleceğimizdir. Siz din görevlilerimiz, velileri bu konuda uyarmalı ve tavsiyelerde bulunmalısınız. Cami lokallerinde çocuklarımıza Türkçe dersleri verilmesi çok önem-

lidir. Her çocuğun anadilinin yanısıra Flamancayı da çok iyi bilmesi gerekir.” Son günlerde sıkça meydana gelen camilere saldırı olaylarıyla ilgili olarak ise Başkonsolos Altuğ, benzer hadiseler yaşanması durumunda din görevlilerinden acilen başkonsoloslukla irtibat kurmalarını da söyledi. 31 Aralık günü itibariyle görevi sona eren Rotterdam Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi Fevzi Hamurcu’yla çok iyi bir çalışma dönemi geçirdiklerini de sözlerine ekleyen Esen Altuğ, “Verimli, etkin ve uyumlu bir mesai arkadaşlığımız oldu. Görevini layıkıyla yerine getirdi. Bundan sonra da kendisine başarılar diliyorum.” açıklamasında bulundu.

Demokratlar Birliği Seçimlere hazırlanıyor Demokratlar Birliği başkanı Bekir Cebeci partinin kuruluş amacı ve hedefleri ile ilgili şöyle konuştu: “Demokratlar Birliği; ülküleri, hedefleri ve vizyonu olan bir program partisidir. Toplumun ve devletin nasıl şekillenmesi gerektiği ile ilgili idealleri olan bir partidir. Demokrasi, insan hakları, demokratik hukuk devleti, azınlık hakları, ekonomi, eğitim ve adaleti savunacağız ve

Mart 2011 tarihinde yapılacak Güney Hollanda Eyalet Meclisi seçimlerine katılacağız. Son yıllarda gerek Hollanda'da gerekse de Avrupa'da ırkçılık yükselişe geçti. Bu durumda yapılması gereken hayati öneme sahip olan bütün demokratların birlik ve dayanışmasını sağlamaktır. Ve demokrasiyi, demokratik hukuk devletini savunmaktır. Böylece ırkçılığa gereken cevabı, demokrasiye

ve demokratik özgürlüklere sahip çıkarak vermektir.” dedi


11

Rotterdam Gültepe Camii bilardo turnuvası düzenledi

Rotterdam Gültepe Camii Gençlik Teşkilatının organize ettiği dördüncü gençler arası bilardo turnuvasına bu yıl (HDV) Hollanda Diyanet Vakfına bağlı dört camii katıldı. Sevginin, hoşgörünün centilmenliğin gölgesinde kıran kırana geçen maçlarda seyirciler yenenler kadar yenilenleri de aynı coşkuyla alkışladı. Hollanda Diyanet Vakfına bağlı 146 cami ve kültür derneklerinin ön müracaata bulunduğu ama Hollanda'daki ağır kış şartlarından dolayı dört cami-

HDV Almere Sultan Ahmet Camiine saldırı Hollanda Diyanet Vakfı'na b a g lı olan Almere Sultan Ahmet Camiinin camları kimliği belirsiz kişiler tarafından yılbaşı gecesi kırıldı. 5bin euro civarında maddi hasar meydana gelen camiide, 3 yıl önce takılan kepenkler sayesinde son 3 yıldır terörize edilmiyordu. HDV Almere Sultan Ahmet Camii başkanı ramazan Gül, 'Yılbaşı gecesi saat 02:30 sularında bu saldırı meydana geldi. Camiinin kepenkleri levye ile kaldırılarak, camları kırıldı. İçeriye herhangi birşey atmamışlar. Camiimiz 1995 yılında ibadete açıldı. Son üç yıldır, kepen yaptırdığımızdan dolayı hiç bir saldırı olmuyorduç Daha önce bu tür saldırılar oluyordu, fakat kepenklerin yapımından sonra ilk defa böyle bir saldırıya maruz kalıyoruz. Tahminen 5bin euro civarında maddi hasarımız varç Almere polisine rapor tuttrduk. Polisin verdiği bilgiye göre kasıtlı olarak yapılmış bir saldırı.' dedi. Bunun yanı sıra HDV Almere Sultan Ahmet Camii yönetimi bundan sonra camiiyi nöbetleşe olarak koruyacaklarını belirtti.

Suffe International'dan gençlerin problemleri hakkında sempozyum

Suffe International tarafından düzenlenen 'Gençliğin problemleri ve çözümleri' konulu sempozyum 18 aralık 2010 tarihinde Erasmus üniversitesinin Tokyo salonunda gerçekleştirildi. Programa konuşmacı olarak katılan Drs.Mehmet Okuducu, Drs. A.van Noppen ve Dr. Bahri Bulut katılan gençlere ve öğrencilere bu zamandaki gençlerin problemleri hakkında bilgi verdi. Programın son bölümünde gençler kendi problemlerini ve çözüm tekliflerini içeren bir tartışma çalışması yaparak, problem konularında çözüm üretilmesi için kafa yordular.

HABER

JANUARI - OCAK 2011

nin iştirak ettiği bilardo turnuvasına beklenenin üzerinde seyirci ve sporcu katıldı. Turnuvaya Rotterdam Noord İlçesinden Gültepe Camii, Rotterdam Feijenoord İlçesinden Anadolu Camii, Maassluis'den Yeni Camii ve Rotterdam Delfshaven İlçesinden Mevlana Camii adına toplam 16 bilardocu katıldı. Eleme sistemiyle yapılan tur- nuvada çeyrek finale Sadık Demir, Yunus Çınar, İbrahim Karadut, Tunahan Akdil, Mehmet Karagöz, Nevzat Macit. Cem Şenyürek ve İsmet Yücel kaldılar. Yarı finalde ise Gültepe camii bilardocuları üstün performans göstererek adlarını finale yazdırma başarısını gösterdiler. Cem Şenyürek

adlı gencin turnuvanın şampiyonu olduğu programda sırasıyla Nevzat Macit ikinci, İsmet Yücel üçüncü ve Mehmet Duran Karagöz dördüncü oldu. HDV Gültepe Camii Din Görevlisi Yusuf Kabakçı ve cemiyet başkanı Kemal Cavlak ise cemi gençlik kollarını bu turnuvayı organize ettikleri için tebrik ettiler.

Güney Hollanda Eyaleti'ndeki Türk kökenli adaylardan seçime katılım çağrısı 2 Mart tarihinde yapılacak seçimlerle ilgili olarak Güney Hollanda Eyaleti için hazırlanan listelerde D66 Partisinden aday Mehmet Eser Hollanda Genç İşadamları Federasyonunu ziyaret etti. D66 Partisi Güney Hollanda Adayı Mehmet Eser, 2 Mart seçimleri sonrasında seçildiğinde Türk toplumunun eğitim sorunlarını en iyi şekilde takip edeceğini söyledi. Eser “D66 listesinden 34’cu sırada adayım. HBO-MER emlakçilik bölümünü bitirmiş olup su an emlakçi olarak topluma hizmet vermekteyim. Özelikle kendim dernekler, Diyanet Vakfına bağlı Mescidi Aksa camiinde muhasiplik, Turkse Platform Den Haag´ta sekreterlik, Sosyal çalışmalar yaptım.

2 Mart 2011 Eyalet Seçimleri son derce önemli. Özellikle yeni hükümet partilerinin alacakları oy oranı hükümetin devamı için belirleyici olacak. D66, bugüne değin izlediği politika ile gayet başarlı bir politika izledi özellikle parti başkanı Alexander Pechtold parti politikalarından odun vermeyerek başarılı bir şekilde yükselişine devam ediyor.


HABER

12

JANUARI - OCAK 2011

Hollanda Seçim Atmosferine Girdi Eyalet seçimlerine mutlaka katılmalıyız

Hollanda’da 2 Mart 2011 tarihinde tarihi bir seçim yapılacak. Bu seçimler eyalet seçimi yanında Hollanda senatosunu da seçecek. Eğer bu seçimlerde şuan ki hükümet senatoda çoğunluğu ele geçirirse o zaman uygulamaya koymayı düşündükleri her yasayı değiştirebilecekler. Bu konu ile ilgili olarak Hollanda Demokratik Sosyal Dernekler Federasyonu (DSDF), Rotterdam Demokrat Sosyal Birlik (DSB) ve Sosyal Demokrat İşçi Partisi (PvdA) Güney Hollanda’nın (PvdA zuid Holland) ortak çalışmasıyla bir toplantı düzenlendi. Toplantıya PvdA Partisi Güney Hollanda (Zuid Holland) Eyalet meclis adayı Bahattin Erbaş, PvdA Partisi Gelderland Eyalet meclis adayı Yasemin Çegerek, PvdA Partisi Kuzey Hollanda (Noord Holland) Eyalet meclis adayı Adnan Tekin, Rotterdam Bü-

yükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Hamit Karakuş, Rotterdam Belediye Meclis Üyesi ve DSDF Başkanı Zeki Baran, Feijenoord Belediye Başkanı Seyit Yeyden, PvdA Partisi Güney Hollanda Güney Hollanda Eyaletinden, PvdA partisinden, 17. sıra adayı Bahattin Erbaş, Gelderland Eyaletinden, PvdA partisinden, 4.sıra adayı ve halen meclis üyesi olan Yasemin Çegerek, Kuzey Hollanda Eyaletinden, PvdA partisinden, 7.sıra Eyalet Meclis adayı Adnan Tekin, Rotterdam Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Hamit Karakuş, Rotterdam Meclis Üyesi- DSDF Başkanı Zeki Baran, Feijenoord Belediye Başkanı Seyit Yeyden, yaptıkları ortak çağrıda vatandaşlarımızın öncelilkli olarak oy kullanmalarını ve bu konuda stratejik davranmalarını teşvik edici konuşmalar yaptılar.

Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği adına açıklama yapan Mustafa Ayrancı "Bu seçimler hükümet için ne denli önemliyse bizim için de o denli önemlidir. Eğer hepimiz sandık başına gidip oyumuzu kullanırsak hükümetin senatoda çoğunluğu ele geçirmek şansı azalır. Böylelikle bizim aleyhimizdeki kanunları parlamentodan geçiremez. Ayrıca , hem mecliste, hem de senatoda azınlık konumuna düşeceği için prestij kaybına uğrar ve ömrü kısa olur. Bu nedenlerle, bu seçimlerde hepimiz sandığa gitmeli ve hükümeti senatoda da azınlık konumuna düşürmeliyiz. Diğer yandan, bu seçimler eyaletlerdeki konumumuz açısından

da önemlidir. Unutmayalım ki oturduğumuz şehirler ve semtler için alınan kararların bir çoğunun eyalet parlamentosundan geçmesi gerekiyor. Eğer, eyalet parlamentolarına istediğimiz adayları ve partileri seçersek toplumdaki etkinliğimiz artar, yaşamımız daha da iyileşir ve kolaylaşır. Bu nedenlerle bu seçimlere katılmak hem senato, hem de eyaletler açısından büyük önem taşıyor. Unutmayalım bu seçimde her oy, iki oy sayılıyor. Biri eyalet meclisi , diğeri ise Senato için. Oyunu esirgeme. Sandık başına git ve oyunu çocuklarının, hepimizin geleceği için kullan.

JILPAQ Holding

Groothandel in Horeca benodigdheden

Yeni adresimize taşındık. Ledeboerstraat 39-41 5048 AC Tilburg

tel: 013 - 455 40 18 fax: 013 - 455 12 66

Türkler siyasette ağırlıklarını hissettirmeliler 2 Mart'ta yapılacak eyalet seçimleri dolayısıyla bir açıklama yapan UETD "Hollanda, diğer Avrupa ülkelerine göre, ülkedeki göçmenlere seçme ve seçilme hakkını çok daha önce vermiştir. Göçmenlerin siyasette tecrübeleri her geçen dönem daha da artmaktadır. Elbette belediye ve milletvekilleri seçimleri çok önemlidir. Ancak ülkede yapılan her seçim bu ülkede yaşayan göçmenler için ayrı bir önem arz eder. Göçmenlerin siyasette temsil edilmeleri, karar vericiler arasına girmeleri, yürütmede söz sahibi olmaları Hollanda demokrasisi açısından çok önemlidir. İçinde yaşanılan ülkenin geleceği hakkında sorumluluk almak göçmenler için ise bambaşka bir onurdur. Kısacası seçimler var olmanın ve varlığı hissettirmenin önemli bir enstrümanıdır. Dolayısıy-

la göçmenlerin ve tabii ki Hollanda Türklerinin her seçimde olduğu gibi 2 Mart 2011 tarihinde yapılacak il genel meclisi seçimlerine etkin bir şekilde katılmaları olmazsa olmazlarımızdandır. Çünkü 2 Mart 2011 tarihinde yapılacak olan il genel meclisi seçimleri, şu anda mevcut olan hükümetin kaderini doğrudan etkileyecektir. 12 vilayette yapılacak seçimler aynı zamanda 75 kişilik Hollanda Senatosu’nun belirlenmesi açısından da son derece önem arz ediyor. Dolayısıyla 2 Martta sandığa gittiğimizde sadece il genel meclisi üyelerini seçmekle kalmayacağız, aynı zamanda hükümetin aldığı kararları onaylayan ya da geri çeviren senato üyelerinin belirlenmesinde rol oynayacağız. Bu yüzden de üzerimizde çok önemli bir sorumluluk bulunmaktadır. " dedi.

Doğal Lezzet

Melkproducten

Tel : 010 290 72 77 www.goremeayran.com


13

HABER

JANUARI - OCAK 2011

HOTiAD Yeni Yönetimini Seçti Başkonsolos Esen Altuğ: “Sizler, Türkiye – Hollanda Arasındaki İlişkilerin Canlı Tutulmasını Sağlıyorsunuz”

yapılan çalışmaların bilançosu ele alındı. Genel muhasip tarafından üyelere sunulan mali rapor, üyelerin tamamının ve denetleme kurulunun da onayı ile kabul edildi. T.C. Rotterdam Başkonsolosu Esen Altuğ işadamlarına hitaben yaptığı konuşmada, “7 yıl bir dernek için büyük bir süre, siz HOTİAD üyelerini tebrik ediyoruz. Bu durum aynı zamanda bize, derneğin kurumsallaştığını gösteriyor. Türkiye’nin temsilcileri olarak bizler

Murat Bayka

Hollanda Türk İşadamları Derneği (HOTİAD), Spijkenesse Atlas Otel’de, üyelerinin çoğunluğunun katılımıyla, 'olağan genel kurulunu' yaptı. 2004 yılının Kasım ayında kurulan HOTİAD, Hollanda'da ticari faaliyetlerini aktif olarak sürdürmekte olan Türk müteşebbislere yönelik önemli çalışmalara imza atarak, Hollanda kamuoyunda kabul gören bir kurum haline geldi. Atlas Otel’de gerçekleşen 'olağan genel kurul' toplantısında, 2010 yılında

burada, sizlerin başarınızdan dolayı büyük güç alıyoruz. Hollandalı makamlarla görüşmeler yaptığımızda, bu ekonomik güç ve başarınız bizlere gurur veriyor, başımız daha dik konuşuyoruz. İşadamlarımız artık bugün Hollanda ekonomisine çok önemli katkılarda bulunmakta. Zaten 1960’lardan beri Türk insanı, işçilerimiz buraya gelerek, Hollanda’nın işgücü açığının azaltılması noktasında çok büyük rol oynadı. Artık bugün de 2000’li yıllarda da işadamlarımız bu ülkeye büyük yatırımlar yaparak, vergilerini ödeyerek başarılı işadamları olarak ekonomiye canlanma getirmektedirler. Yeniden başkan seçilmesinin ardından kürsüye gelen Turgut Torunoğulları, "HOTİAD olarak, akademisyenler, siyasetçiler, öğrenciler ve girişimcilerle toplantılar yaparak biraraya geliyoruz. Bugünkü dünya şartlarında eğitimin iş dünyasındaki rolünü ve ‘dünya markası’ olmanın iyi bir eğitimden geçtiğini anlatıyoruz. HOTİAD, eğitime verdiği önemi, kurduğu ‘eğitim fonu’ ile de açıkça ortaya

HOTİAD yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: Başkan : Turgut Torunoğulları, Başkan Yardımcısı: Faruk Halıcı, Başkan Vekili: Şerif Aktürk, Başkan Vekili: Celal Oruç, Sekreter: Veysel Hut, Muhasip: Recep Doğanyiğit, Üyeler: Ali Bekdür, Şahin Güneş, Adil Karakaya, İsmail Üngüç, Osman Çelik, Metin Yılmaz, Behzat Eren. aGürcüoğlu, İlhan Döne, İbrahim Atilla ve Esat Şengül.

Bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini, Neye güldüğünden akıl seviyesini anlarsın (Hz.Mevlana)

Annesinden dayak yediği halde, yine 'Anne' diye ağlayan bir çocuktur aşk .. (Cemal Süreyya)

`Acı Doruğa Ulaştığında Gözyaşı Gelmezmiş Gözlerden.. Şimdi Neden Hiç Ağlamadığımı Anladım.` (Can Yücel)

koymaktadır. HOTİAD, Yurtdışı Türklerden Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik’e bir mektup yazarak, Domuz Gribi Belgesi ve Kapıkule’de yaşanan sorunlara da çare bulunmasını istedi. Bu konuda da önemli mesafe kaydederek sorunları en üst mertebeye ulaştırdık. Sorunların çözümü yönünde yapılan çalışmaları da yakından takip ederek kamuoyuyla paylaşıyoruz." dedi. HOTİAD Başkan Vekili Celal Oruç şöyle konuştu: “Yeni yıl, yeni atılım demek. Bir öncekinden daha iyi daha

güzel, daha profesyonel ve daha çok büyük hedeflere kilitlenmek demektir. Gerek iş dünyası gerek siyasette bürokraside, sanatta, esnaf, sanatkâr ve eğitim ve idarede yer almalıyız. Bu ülke hepimizin ve neslimizindir. Biz Hollanda’yı bir ortalama Hollandalı kadar belki kurumumuz icabı daha çok seviyoruz. Bugün gördük ki Hotiad zirveleri, gün geçtikçe çok daha profesyonelleşiyor ve her yıl daha güzel bir şekilde olgunlaşma yolunda adım atıyor.”

Eyalet Seçimleri

Hollanda’daki seçmenlerin yüzde elli civarında katılımı bekleniyor. Nedir bu eyalet seçimleri ve eyaletler neler yapıyor? Bu sorulara sizlere kısaca cevap vermeye çalışacağım.

AYHAN TONCA

İlk önce bütün Haber okurlarının yeni yılını candan kutlar; sağlık ve huzur dolu bir 2011 dilerim. Belki biliyorsunuz belki de bilmiyorsunuz, 12 mart 2011’de Hollanda’da 12 eyalette seçimler var. Bu seçimler vatandaşlarımız arasında pek de bilinmiyor. Aynı zamanda bu seçimlere katılımda hayli düşük oluyor. Hollanda’daki seçmenlerin yüzde elli civarında katılımı bekleniyor. Nedir bu eyalet seçimleri ve eyaletler neler yapıyor? Bu sorulara sizlere kısaca cevap vermeye çalışacağım. Hollanda’da 12 tane eyalet (Provincie) var, Noord-Holland, ZuidHolland, Zeeland, Braband, Limburg, Utrecht, Flevoland, Friesland, Groningen, Drenthe, Overijssel ve Gelderland. Bu eyaletler tarihte şimdiki Hollanda’nın kurulmasında önemli rol oynamıştır. Bu eyaletlerinde bir meclisi (Provinciale Staten) ve yönetimi (Gedeputeerde Staten) var. Bu meclis de her 4 yılda bir seçimlerle seçilir. Aynı zamanda eyalet meclis üyeleri Hollanda’daki senato (Eerste Kamer) üyelerini seçerler. Onun içinde bu eyalet seçimlerinin önemi çok büyük. Hele hele bu 12 mart da ki seçimler senato seçimleri için çok önemli. Çünkü azınlık hükümetinin şu anda senatoda bir çoğunluğu yok, çünkü PVV senatoda yok. Bunun için PVV bu sene tüm eyaletlerde seçimlere katılıyor ve böylece senatoya da girmek istiyor ve böylelikle de senatoda hükümete destek vermek istiyor. Bu eyaletler neler yapmakta ve nelerden sorumlu? Genel olarak şunu söyleyebiliriz. Eyaletler belediyelerin bütçelerini denetlerler, şehirler arası ulaşımdan, otobüs ve kara yollarından sorumludurlar. İmar konularında aynı şekilde bele-

ayhantonca@haber.nl diyeleri denetlerler. Tarım ve hayvancılıkla ilgili mevzuatlarda ilgi alanlarındandır. Sosyal konularda gençlere yönelik yardım kurumu olan ‘Jeugdzorg’tan sorumludurlar. Bunlar ana hatlarıyla eyaletlerin yaptıkları bazı konular. Bunlardan anlaşılıyor ki eyaletin çalışmaları sokaktaki vatandaşı çok yakından ilgilendiren konular değil. Bunun içindir ki eyalet seçimlerine ilgi pek fazla olmuyor. Yalnız bu önümüzdeki seçimlerin önemi geçen seçimlere göre daha büyük olacak çünkü daha önce de belirttiğim gibi eyalet seçimleri yeni senatoyu da belirleyecek ve bununla birlikte azınlık hükümetinin kaderini belirleyecek. Bunun için bizlerde her seçimlerde olduğu gibi hele hele bu seçimlerde mutlaka oyumuzu kullanmalıyız. Az katılım olan bir seçimlerde sizlerin oylarınızın değeri daha da önemli olacak. Bu seçimlerde de çeşitli partilerden Türk asıllı adaylar var. Bu arkadaşlar kendi eyaletinde seçim kampanyaları yapacaklardır. Bunları takip etmeniz gerekir ve mutlaka oyunuzu kullanmanız gerekir. Bu demokratik hakkınızı boşa harcamayın. Seçim kartlarınız şubat ayı içinde evinize gelecektir buna dikkat edin ve saklayın. Oyunuzu kullanamıyorsanız vekalet verip başkasına oyunuzu kullandırabilirsiniz. Haydi bakalım 2 Mart’ta sandık başına.

Drs. Ayhan Tonca is Programmaleider Grote Steden Beleid Provincie Overijssel. Tevens is hij CDA raadslid Gemeente Apeldoorn. Daarnaast actief (geweest) in vele landelijke zelf organisaties.


HABER

14

JANUARI - OCAK 2011

€200 HEDİYE

10 yüklemeden sonra görüşme kredisi

Lebara €10=€20

+

HER ZAMAN: €10 yüklemeye €10 HEDİYE

10 yüklemeden sonra 10 ay boyunca €10 HEDİYE

www.lebara.nl/200 adresinden hemen kaydolun HA_12-10_spaar

Ön ödemeli SIM kart

www.lebara-mobile.nl Müşteri Hizmetleri 0900 4321 321 arama başına €0,35

www.lebara.nl/tr ‘den online satın alın veya altdaki satış noktalardan birine gidiniz:

Bu promosyondan yararlanmak için 31 Mart 2011 tarihine kadar cep telefonu numaranızı www.lebara-mobile.nl/200 adresine kaydedin 100 € yükledikten sonra, 10 ay boyunca numaranıza her ay 10 € hediye görüşme kredisi yükleyeceğiz. Bu promosyondan yararlanabilmek için 31 Aralık 2011 tarihinden önce kaydolup yükleme yapmanız gereklidir. Bu promosyon sadece Hollanda Lebara cep telefonu numaraları için geçerlidir.Bu promosyon bir cep telefonu numarası için sadece bir kez geçerlidir. Bir cep telefonu numarası bir promosyona sadece bir kez kaydedilebilir.


15

HABER

JANUARI - OCAK 2011

İbrahim Emili CDA listesinden Guney Hollanda Eyalet Parlamentosuna aday İbrahim Emili 2 mart 2011 tarihinde yapılacak İl Genel Meclisi (Provinciale Staten) seçimlerine Güney Hollanda (Zuid Holland) CDA listesinin 16. sırasından aday. Basın mensuplarına yaptığı açıklamada gerçekleştireceği projelerin hemen tümünde Türk toplumunun sağlık, refah ve eğitimini ön plana çıkarıp, onların sağlık, sosyal ve ekonomik durumunu ve refah seviyesini iyileştirmeyi hedeflediğini belirtti. 2 mart 2011 tarihinde yapılacak Güney Hollanda Eyalet Meclisi seçiminde, 1. listenin 16. sırasında yer alan İbrahim Emili, sıradan meclise girme şansi olsa dahi, aşırı sağcı PVV partisinin de seçimlere katılması, Leefbaar Rotterdam partisinin PVV’yi destekleyeceğini açıklaması ve en önemlisi Türk ve diğer göçmenlerin sandığa gitme alşıkanlığının olmamasi sebepleriyle bu şansının azaldığı ve tercihli oya ihtiyaci olduğu görülmekte.

INTERKREASYON Değerli Okurlarımız, Geçen sayımızdan itibaren başladığımız ve okurlarımızdan çok beğeni gören yeni köşemize devam ediyoruz. Farklı kültürlerin kendine ait norm ve değerlerinin biraraya gelmesiyle oluşan yeni durumlar bazen ilginç olabiliyor. Bu farklılıkların kendilerine ait elementleri biraraya geldiğinde bir zenginlik arzedebileceği gibi, çelişkiler ortaya çıkaran durumlar da oluşturabilecektir. Biz bu yeni kreasyonumuzla, bu tür kültürlerarası oluşan durumları bazen komik yönleriyle, bazen ibret alınması gereken düşündürücü yönleriyle sizlere sunmaya çalışacağız. Kahramanlarımız Lydia ve Can. Lydia bir Hollandalı ama epey Türkçe biliyor. Can ise master okumak için Türkiye'den gelmiş genç ve dinamik bir arkadaşımız. Her sayımızda bu genç ve neşeli çiftin yaşamlarından kesitler yansıtacağız. Senaryolarımız tamamen hayal mahsülü olup, gerçekle uzaktan yakından alakası yoktur. Beğeniyle takip edeceğinizi umuyoruz...

Dolapta da birşey Lydia haftasonu için kalmamış, gidip bi alışannesine gitmiştir Lydia, evde şeker var mı?veriş yapmak lazım

Lydia

Can BUZDOLABI

1 dakika sonra...

dia e Ly ş list veri r Alış- komme m 1 ko nkool re e o B ing Hon aas n kaas ak e Pind beleg ool g k Jon bloem ½ kg anen 2 ban

i stes iş li

Alış-ver

ia

Beyaz pe iş listesi Can ynir Yum urta Tulum pe yniri Kay mak Zeytin Bal Makarna Pekmez Sucuk Mercime Sosis k Bamya Pastırma L a hana Salam 5 kg pata Pide te 3 kg dom s Yoğurt ates Patlıcan

Lyd

-ver

er omm k m 1 ko enkool r Boe ng i Hon kaas n kaas a d ge Pin bele ol g n Jo emko lo ½ b nanen b 2 a

Alış

Yumurta, sucuk, zey...ve Star Market'e gelir Can tin, makarna, beyaz 1 dakika sonra... Peki yağ var mı? peynir...hmm...sanırım Evet,aldım var... hepsini

O da var?!...

Bey Tulu az pe y Zey m pe nir Y ynir u Mak tin i K murt ay a Suc arna Bal mak Sosi uk Pek s Pas Me mez rcim Sal tırma Bam am ek Pid Lah ya e Yoğ 5 k ana urt g 3 k patat g Pat dom es lican ate s

E un var mı?

Can, Hollandalı bıraktığım buzdolabını yine Niye helva yapmıyoruz o zaman? Türk yapmışsın!!!

SERi iLANLAR Sağlıklı yaşam için artık ATC Organik cörek otu yağı BIO sertifikatlı olarak HOLLANDA'DA Siparişleriniz için

06 43 90 54 09 Bayilikler vermekteyiz, ilgililerin dikkatine sunulur. Pek yakında online olarak ta siparişlerinizi verebilirsiniz.

GALAXYBIKE FIETS REPARATIE

Wij repareren alle soorten fietsen voor lage prijzen. Wij komen uw fiets ophalen,repareren en terug brengen tel:0313-419163 Mob:0642048297 Adres: Dr.kuyperstr.7 Dieren voor meer info kijk naar www.galaxybike.com

uzd Türk b i Şinas

olabı

Lydia eve geldiğinde buzdolabını açar...

Mail: ilan@haber.nl Bahçe taşı yapılır Bahçe taşı döşemesi, sokak ve yer döşemeleri yapılır. Aynı zamanda kepçe de kullanıyorum ve iş arıyorum. İlgilenenler arasın 0684365545

Heb jij ook een feestje? Maak dan een afspraak Voor de mooiste hoofddoekmodellen en achtergronden van bruidstafels kardelenturbantasarim@live.nl

SU ARITMA CİHAZI Temiz SU hayattır. Evinizde, işyerinizde ücretsiz, SU arıtma cihazı tanıtımı için arayınız. Hollanda’nın her yerinde sunum yapılır. Saadet Hanım 0644-653 961 saadet_icm@hotmail.com Sahibi olduğum dededen kalma yerlerimi (10 tapu ) satıyorum.Yazlık olabilecek ve yatırım yapabileceğiniz geleceği parlak yerlerdir. Ayrıca sahil köyü babakalede taşev ve denize sıfır,sahili kum 24 dönüm ,çok özel yazlık evi de ekledim.5 ay önce düşündüğüm fiyatları oldukça indirdim.Ayrıntılı bilgi ve mail isterseniz gönderebilirim.İyi günler diliyorum.Saygılarımla ALİ ŞENGÖREN 0-532-3222105 0-286-2176567 çanakkale

MEDiATiON HİZMETİ Boşanan çiftler için mediation ve danışmanlık hizmetleri verilir. Geniş bilgi için: Mediation @ Potentia legis www.potentialegis.nl Tenzile Erdal, mediator Tel: 0650-520 457

ENES KOZIJNEN RAMEN&DEUREN Hollanda`da bir ilk!! Plastik pencere sistemleri 25 yil garanti ile montaj ve satışını yapmaktayız. Ücretsiz ev, pencere ve panjur ölcüleriniz alınıp fiyat teklifi veriyoruz. tel:0616757849 tel:0634926883

Satılık: Hisar Store İçerisindeki tüm malzemeleriyle işyeri satlıktır. Satış fiyatını özel görüşülür. Oranjestraat 15 3111 AM SCHIEDAM Tel:010-2730002 Mobiel:0624101522

AQUAawz Su arıtma kazandırmaya devam ediyor. Hollandan'ın her yerinden satış temsilcileri aramaktayız. Beraber çalışıp beraber kazanalım istiyoruz. Arayın görüşelim. Tel.: 06 223 87882 İbrahim Efetaşkın

Çocuk kıyafetleri Uygun fiyatlarla satılık çocuk kıyafetlerı bulunur. İhtiyacı olanlaraşağıdaki numara ve mail'den bize ulaşabilirler. Her türlü tekstil, düğme, lastik, fermuar ve kumaş'ta aynı zamanda bulunur. Tel: 06-21625136 Mail:melahatuysal1958@ hotmail.com

Buzpaten Avrupa Şampiyonası 14-16 Ocak tarihleri arasında Heerenveen’de Thialf Buzpaten Stadyumunda düzenlenecek “Kısa mesafe sürat pateni Avrupa Şampiyonası”na Türk Paten Milli Takımı da iştirak edecektir. Katılım için bilgi: Pim Mulierlaan 1 8443 DA Heerenveen T: 0900-2020026 www.schaatsen.nl/kpn-ekshorttrack/programma


HABER

16

JANUARI - OCAK 2011

Antalya Futbol Kampı Günlüğü 02-01-2011 tarihinde Eindhoven havaalanında Mutlu Sport’tan Mehmet Bey’le tanışmamızla başlayan yolculuğum, Hollanda takımlarından RBS Roosendaal ve FC Eindhoven takımları ile Antalya’ya rahat bir yolculuğun ardından, Süper Lig ekiplerinden Kasımpaşa, Bank Asya Lig’i lideri Denizlispor’la aynı oteldeydim. Sabah izlediğim antrenmanlar bir tarafa, ilk günler Antalya’nın meşhur birden bastıran yağmurları ile geçti. İlginç karşılaşmalardan biri, bir zamanlar aynı takımda oynamış iki oyuncunun şimdinin teknik direktör olmaları ve Antalya’da aynı donemde, aynı otelde kalmalarıydı. Kasımpaşa teknik direktörünün eski takımı ile aynı otelde olması ikinci tesadüftü. Antrenmanlar sonrası öğle yemeklerinden sonraki boş zamanların güzel sohbetler eşliğinde geçip, aksam yemeklerinden sonra soh-

bet- röportajlarla devam ettiği, sıcak, güzel, içten, eski hatıralarında paylaşıldığı zamanlar yaşadım. Mutlu Sport’tan Mehmet Bey’in aracılığı ile Bursaspor teknik direktörü Ertuğrul Sağlam ile röportaj öncesi ne kadar heyecanlı olduğuma Bursaspor basın sözcüsü şahitti. Ertuğrul Bey’in (gerçekten) kısıtlı olan zamanının da bir canlı yayından çıkıp hemen röportajımıza gelmesi ise, sporcu kişiliğinin, beyefendiliğinin gözümün önünde yaşanmış haliydi. Galatasaray’ın yeni transferinin konuşulduğu günlerde antrenmanı izlememe yardımcı olan Türk muhabirlerde maalesef sadece fotoğraf çekebildi-

Galatasar ay kampın dan antre nman gör üntleri

ler. Röportaj yapmanın ve soru sorulmasının yasak olduğu bizlerinde oraya gittiğimizde öğrendiği bir durumdu. Bir hafta içinde yaptığım röportajların, çektiğim fotoğrafların yanında gördüğüm düzgün insanlar, düzeyli ortamlar, yapılan profesyonelce çalışmalar futbolun ve sporun ne kadar ciddiye alınması gerektiğini bana bir kez daha gösterdi. Bu tecrübeyi bu kadar kısa süre içinde yaşama şansı veren herkese teşekkürler.

da olan BurLig arasında Antalya kampın n, Hollandasaspor kaptanı Ömer Erdoğa anlayışlarını lı oyuncuların disiplinli oyun lıların futbola beğendiklerini,bunun Avrupa ı söyledi. bakışını en iyi şekilde yansıttığın

a seneye Feyyaz Uçar’d r tö ek ir d ik tekn hırsı ile çalışlı futbolcu ve edi. Kazanma yl sö Eski Beşiktaş' i in iğ d te le sezon sonu lıştırmak is plerden biriy lü ku yine takım ça ı az b ğü i ve görüştü mayı özlediğin ni söyledi. anlaşabileceği

Antalya K ampı sür ecinde ka lınan

Kremlin P alace

Denizlispor Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu Hamza Bey, futbolculuğunuzdan başlayıp, teknik direktörlüğe kadar gelen futbol kariyerinizi özetleyerek anlatır mısınız? Futbola İzmir’de altyapılarda başladım. Sonra Sepp Piontek Milli Takımlar Teknik Direktörü iken Fatih Terim’le Ümit Milli Takım’da görev aldım. 1991de Galatasaray’a transfer oldum, dört sezon oynadım. O zaman Arif Erdem ile beraber başlamıştık, sonrasında Hakan, Tugay, Okan, Bülent, Suat’la oynadım. 1995de Galatasaray’dan ayrıldığımda iki lig şampiyonluğu, iki kez Şampiyonlar Ligi’nde oynama şansım olmuştu. İstanbulspor’a transfer olduğumda yirmi beş yaşındaydım, zamanın İstanbulspor teknik direktörü beni çok istemişti, Oğuz, Aykut, Sergen’le beraberdik takımda. Siz futbolcu iken yabancı hocalardan çok şeyler öğrendiniz ama hala yabancı hocaların Türk futboluna sizce ne kadar katkısı var? Son yıllarda çok katkıları olduğunu söyleyemeyiz çünkü başarılı

değiller, Türkiye onlar için maddi olarak cazip bir ülke ama Avrupa ülkelerinden farklı bir futbol anlayışı ve beklentiler var. Yabancı hocalar bunu anlamakta zorlanıyorlar. Mesela Frank Rijkaard bu durum için güzel bir örnektir. İlk maçlar güzel giderken tamam ama bir sene sonra nerdeyse ‘Bu da hoca mı!’ dedik. Ne oldu? Rijkaard futbolu mu unuttu? Tabii ki hayır, ama ülkemizdeki futbola bakış maalesef bu durumda. Birde sabır yok, başarı sadece sonuç odaklı. Bunun dışında kulübün borçsuz oluşu, istikrarlı bir takım oluşu, genç oyuncuların yetişmesi bunlar başarı sayılmıyor maalesef. Denizlispor için siz neler yapıyorsunuz? Tabii ki şampiyon olmak istiyoruz ama ben bu kulübün iki- üç sene sonrası içinde iyi bir takım yapmak istiyorum. Benden sonra gelecek olan teknik direktöre düzgün bir takım bırakmak isterim. Futbol bu kadar değişti ve gelişti derken, futbolcular eğitiliyor,

www.mutlu.nl ▪ info@mutlu.nl

teknik direktörler eğitiliyor, ama istikrarsızlık varsa bunu sebebi yöneticiler değil mi? Herkes eğitiliyor ama yöneticiler eğitilmiyor. Tabii o da profesyonelce yapılmalı, aynı zamanda menajerlerde daha düzgün kurallarla çalışmalı. Aslında biz teknik direktörler işimizde başarılı olursak, gerekmiyorsa oyuncu almayarak bunu durdurabiliriz. Ama yabancı teknik direktörler ister, çünkü onlar genç oyuncularla uğraşmak istemiyorlar. O zaman diğer tehlike ile karşı karşıyayız. Büyük takımların hocaları altyapıdaki gençlere şans vermezlerse, Guus Hiddink ne yapacak? Milli takım ne olacak? Hiddink Bank

Asya’yı takip edecek! Milli takımı çalıştıran kişi o ise izleyecek. Zamanında Sepp Piontek ve Fatih Terim o zaman son on beş yılın takımının temelini attılar. Şu anda yine böyle bir yapılanmaya ihtiyaç var. Bunu Fatih Terim yapabilirdi, yapacaktı ama dediğim gibi Türk insanı bir Türk hocaya bu sabrı göstermedi. Şenol Güneş’te Dünya Üçüncülüğünden sonra devam edebilirdi ama biz karizma falan gibi başka şeyler

aradığımız için yarıda kaldı. Fatih Terim’inde hatasını bekledik göndermek için. Bu durumda bir yabancı neden bizim çocuklarla uğraşsın ki! Son olarak Türk kulüplerinin başarılı olmasında teknik direktörlere düşen görev nedir? Önemli olan anlık başarılara kapılmayıp uzun vadede düşünebilmektir. Ben sahada oyuncuların kazanmak için ne yaptıklarına bakıyorum. Hatalar olur ama kazanmak için verilen çaba ve emekte çok önemlidir.

Wilt u uw trainingskamp laten organiseren door een specialist, dan bent u op het goede adres

Vanaf heden zal Mutlu Sports ook trainingskampen organiseren voor amateurclubs. Ook zullen wij in de toekomst een nog ruimere keuze bieden naar o.a. Turkije. Mutlu Sports heeft te maken met een toenemend aantal aanvragen. De reden is dat Mutlu Sports jarenlange ervaring heeft met het organiseren van trainingskampen en de trainingskampen tot in de puntjes worden verzorgd.

Tevens is gedurende uw verblijf in het buitenland altijd persoonlijke begeleiding aanwezig. Broekstraat 32 Doordat Mutlu Sports goede contacten onder6828 PZ Arnhem houdt met de verschillende toplocaties in binnen- en Tel: +31 (26) 389 53 77 buitenland en diverse malen per jaar een bezoek Fax: +31 (26) 443 71 52 brengt aan de toplocaties kunnen wij uw club een Mobiel: +31 (0) 643 07 2343 trainingskamp aanbieden voor een zeer aantrekMobiel: +31 (0) 643 07 2345 kelijke prijs-kwaliteitsverhouding.


17

HABER

JANUARI - OCAK 2011

Bursaspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam Türkiye’de Sivasspor’la kımların camialabaşlayan bir çıkış vardı. rı, medya desteSiz geçen sene şampiyon ği ve taraftar oldunuz, bu sezonun destekleri var. Bunlarla müilk yarısını da Trabzon cadele edebilider, sizde ikinci bilen takımlar tirdiniz. Türkiye’de oluştuğunda bir Anadolu devrimi Serap Torremans (Bursa gibi) futtabiri kullanılıyor ama Hollanda’da AZ Alkmaar ve bolu seven bir şehir Twente’de şampiyon oldu. Bunu taraftar desteği de varsa, nasıl değerlendirirsiniz? Bir doğru planlama ve programla başaAnadolu devrimi yaşanıyor mu rılı olunabileceğini gösterdik. Türkiye’de? Planlama darken teknik diEvet, Hollanda’da onlar şam- rektör ve oyuncu seçimi dışında piyon oldu, buraya baktığımızda yöneticilerinde artık daha proTrabzonspor yirmi altı sene önce fesyonel düşünmesi, profesyonel şampiyon olmuştu. Sonrasında menajer ve organizatörlerle çalıuzun yıllar bu durum yaşanmadı. şılmasında etkisi vardır sanırım. Ligin zirvesi zorlandı tabii ama şamTabii, bu bir ekip çalışmasıdır o piyonluğa ulaşılamadı. Mücadele yüzden yardım eden tüm birimlerin ettiğimiz takımlarla aramızda çok sorumluluk alması gerekir. Teknik farklılıklar var. Bu yüzden bizlerin kadro, yöneticiler ve futbolcular dıbaşarısı çok önemli. Bizim Süper şında şehrin ileri gelenleri, medyası Lig şampiyonluğumuzun dışın- da sorumlu olmalıdır. Mesela sadeda Fair Play şampiyonluğumuzda ce çok para harcayarak hiçbir takım var. Bu senede bir Anadolu takımı şampiyon olamadı. Başarı için tüm şampiyon olursa o zaman Anadolu unsurların bir arada olması gerekir. devriminin başlangıcı diyebiliriz. Türkiye’de çok söylenen sözBugün Trabzonspor’un da başarısı lerden biride sabır ve istikrarın varsa, bunda gecen seneki şampi- olmayışı. Özellikle sezon sonu yonluğumuzun payı vardır. şampiyon olunmayınca ilk önce Son üç sene öncesine kadar teknik direktörün eleştirilmesi Anadolu takımlarının bu kadar gibi. Sizde bunun etkisini görübaşarılı olmayışlarının sebep- yor musunuz? lerinden biri de tecrübesizlikti Tabii ki başarıda istikrar çok diyebilir miyiz? önemli. Ben belki Beşiktaş’ta beş Mücadele ettiğimiz takımların sene daha kalıp yinede başarısız imkanları üst seviyede. Daha önce olabilirdim. Oyuncu kadrosundaki şampiyonluklar yaşamız olan ta- istikrarda çok önemli buna başkan

ve yönetim kadrosunun da devamlılığını eklemek lazım. İstikrarı sağlamış kulüplere bakıyoruz, mesela bir yerde yirmi altı sene çalışmış, on beş sene çalışmış ve karşılığı başarı olarak gelmiş. Başarıda futbolcuların performansı çok önemli, ama kulübün maddi durumu da çok önemli. Sizin kulübünüzdeki bazı oyunculara İstanbul kulüplerinden teklifler var. Bu durumda bu futbolcuları satıp maddi olarak iyi olmak ya da bu sezonu aynı oyuncularla bitirip şampiyonluğa ulaşmak mi dersem hangisi daha ağır basar? Burada başkan ve yöneticilerle diyalog çok önemlidir, alınan kararlar fikir birlikteliği içinde olmalıdır. Anadolu takımlarının ilerlemeleri için öncelikle kendi oyuncularına sahip çıkmalı. Belli bir başarıdan sonra bu oyuncular satılıp yerlerine yeni oyuncular gelmelidir. Bence şuan bunun zamanı değil. Bizim bu sene içinde hedefimiz şampiyonluk, dolayısıyla bu oyunculara ihtiyacımız var. Sezon öncesi Hollanda’ya geldiğinizi duymuştuk, oyuncu bakmak için gelmiştiniz. Hollanda kulüplerinden oyuncu bakıyorsunuz… Evet, baktığımız ve beğendiğimiz oyuncular oldu ama bedeli bizi aştığı için alamadık maalesef. Hollanda’da artık Türk kulüplerinin altyapı okulları var ve bu okullara Türk aileler ço-

Fuat Bey, siz daha önce Belçika’da Turnhout’u çalıştırdınız ve şampiyon oldunuz. Sonrasında 2003-2004 sezonunda Guus Hiddink’ten eğitim aldınız. Türkiye’ye gelip Genclerbirliği’nde kısa dönem çalıştıktan sonra MVV Maastricht, RBC Roosendaal ve şimdi Kasımpaşa’ya geldiniz. Öncelikle sormak isterim ki şimdi Guus Hiddink Türkiye’de, siz nasıl değer lendiriyorsunuz bu tercihi? Guus Hiddink Kore milli takımına çok şey kattı, güçlendirdi ve sonrasında o milli takımda oynamış oyunculardan bazıları Avrupa’da oynadılar. Rusya milli takımındaki başarısını da göz önüne aldığımız-

Peki, Kasımpaşa ligde son sırada. Sizin bu kulüple basari hedefiniz nedir? Ligde kalmak tabii ki hedeftir ki seneye daha

Spor muhabirimiz Serap Torremans Antalya Futbol Kampı'nda Ertuğrul Sağlam'la içerikli bir söyleşi gerçekleştirdi

cuklarını gönderiyorlar. Yaşanan bir Mesut Özil olayı varken, siz yurtdışındaki Türk kulüplerinin bu girişimleri için neler söylersiniz? Tabii buralar önemli kaynaklar, çünkü bugün Türkiye’de oynayan ama Avrupa’da yetişmiş futbolcular var. Bizde bu kaynağı değerlendirmek için Köln’de bir ofis kurduk. Almanya, Hollanda ve Belçika’daki yetenekleri değerlendirmek için iki arkadaşımız görevli. Bu Bursaspor’un kendi projelerinden biri. Sezon öncesi kamp içinde Avrupa çok tercih ediliyor. Mesela Bursa üç sene önce Hollanda’daydı, gecen sene Avusturya’da. Yurtdışı kamplarının etkisi nasıl oluyor? Avrupa özellikle iklim şartları için tercih ediliyor, tesisler ve sahalar iyi, en etkili sebeplerden biri orda Avrupa takımlarıyla maç yapma şansının olması, bu oyuncunun

kendini geliştirmesi için önemli. Avrupa futbol seviyesine yükselmemiz için sizce en öncelikli düzeltmemiz gereken şey nedir? Yabancı oyuncu sayısının düzenlenmesidir. Böylelikle hem Türk oyuncuların şansı artacak hem de tüm kulüpler altyapılarına daha çok ağırlık verecek, bu milli takıma da yansıyacaktır. Guus Hiddink burada çalışıyor. Ne düşünüyorsunuz? Kendisi önemli bir hoca. Şanssız bir başlangıç yaptı ama ben düzeleceğini düşünüyorum. Hollanda’ya geldiğinizde Türkleri görüyorsunuz. Onlar için ne söylersiniz? İnanıyorum ki hepsinin içinde bir vatan hasreti var, herkes hayatında farklı amaçlar peşinde. O ülkelerde onlara iş veren kişiler içinde önemli bir durum. Aslında karmaşık duygular, bir huzur varsa bile yanında özlem ve hasrette vardır. Onları seviyoruz.

iyi şeyler yapabilelim. Ama birde şu var, başarının ölçüsü ne? Bizde başarı demek hep birinci olmak olarak algılanıyor. Bütçesi kısıtlı olan kulüplerde yüksek ücretli oyuncu transfer edemeyeceğimiz için elindeki oyuncular ve altyapıdan oyunculara ağırlık vererek bu ligi bitireceğiz. Hollanda d ü ny a kupasında fi-

nal oynadı, kaybetti. Buna benzer bir başarı Belçika’da yok maalesef, neden sizce? Her ülke inişler ve çıkışlar gösterir, Hollanda dört beş sene önce kupalara katılamıyordu, Belçika çok başarılı senelerin ardından inişe geçti, Almanya, Fransa, İngiltere’de bu dönmelerden geçti. Şuan Türk milli takımı için ne söylersiniz? Türk oyuncuların mutlaka Avrupa’da oynamaları gerekir, tecrübe açısından. Zaten Guus Hiddink’in Ersun Yanal’la özellikle altyapılara yönelik çalışmaları var. İnanıyorum ki dört, beş yıl içinde daha iyi yerlerde olacağız.

Kasımpaşa Teknik Direktörü Fuat Çapa

Biz ADA Accountancy mali muhasebe ve vergi danışmanlık bürosu olarak, Mubarek Ramazan Bayramı’nın, bu konularda müşterilerimize gerekli kolaylıkları sağlıyoruz. herkeseyardımları huzur, barış ve ve mutluluk getirmesini dileriz. Yılların deneyimi ve uzmanlığıyla mali muhasebe, vergi sorunları ve her türlü mevzuatla ilgili, işyerinize uygun çözümler üretiyoruz. Bayramınız kutlu olsun.

2011 yılında daha da gelişen uzman kadromuzla hizmetinizdeyiz.

msterdam en Haag rnhem

e seb a h u i, m g r nlık a Ve m n anış d all-i n ve i ri iç e l t i e ntis a r hizm t ga a y fi

da, Türk milli takımının iyi olduğu bu dönemde Guus Hiddink’in burada olmasını çok olumlu buluyorum. Ama unutmamak lazım ki her yeni yola başlamak zordur. Bu bir rampayı yukarı çıkmak gibi zordur. Futbol anlayışı ve sistemden dolayı zor bir dönemden geçiyor ama sabretmek ve bu yoldan vazgeçmemek gerekiyor. Sizce Guus Hiddink’in başarısında rol oynayan en önemli özelliği nedir? Eğitiminiz sırasında siz hangi özelliğini gördünüz? Öncelikle futbolcularla olan ikili ilişkileri çok iyidir. Onla çalışan bazı futbolcularla sonradan benimde çalışma fırsatım oldu. Guus Hiddink bir kulüple çalışmadan önce çok iyi araştırır, o ülkenin kültürüne göre bir sistem çizer, futbolcunun anlayacağı şekilde konuşur.

A AD ACCOUNTANCY


HABER

18

JANUARI - OCAK 2011

Tarİhte bu ay PAZARTESİ

SALI

27

28

ÇARŞAMBA 29

OCAK/Januari

PERŞEMBE

CUMA 31

30

CUMARTESİ

PAZAR

01

02

1852 In Nederland wordt de postzegel ingevoerd. 1984 Kürtaj yasallaştı. 1936 İlk yılbaşı tatili. 1967 ''Anadol'' marka otomobil piyasaya sürüldü.

1965 - Eerste uitzending van de Veronica Top 40. 1967 - Voor het eerst wordt reclame uitgezonden op de Nederlandse televisie. 1957 - De AOW (Algemene Ouderdomswet) gaat in Nederland in.

03

04

05

06

07

08

09

1917 - Ardahan Arap Camii'nde 373 Müslüman-Türk Ermeni çeteciler tarafından camiyle birlikte yakıldı 1922 - Mersin düşman işgalinden kurtuldu.

1610 - Sultanahmet Camiinin temeli atıldı. 1957 - Elvis Presley wordt goedgekeurd voor militaire dienst. 1958 - Spoetnik 1 valt na 92 dagen in de ruimte terug op aarde.

1922 - Adana'nın düşman işgalinden kurtuluşu 2005 - Bilinen en büyük cüce gezegen Eris keşfedildi. 1909 - Colombia erkent de onafhankelijkheid van Panama.

1926 - İstanbul’un nüfusunun 1.022.495 olduğu açıklandı. 1967 - Vietnam Savaşı başladı. 1974 - Laatste autoloze zondag in Nederland. 1714 - Henry Mill krijgt een octrooi op de schrijfmachine.

1913 - Ham petrolden benzin eldesi patentlendi. 1958: Laatste stoomtrein in reguliere dienst in Nederland. 1943 - Aşık Mahsuni, halk ozanı dogdu (ö. 2002)

1916 - I. Dünya Savaşı: Müttefik güçler Gelibolu'dan çekildiler. Başarısızlığı nedeniyle İngiliz Deniz Kuvvetleri komutanı Amiral Winston Churchill görevinden istifa etti. 1962 - Treinramp bij Harmelen, waarbij 91 doden vielen.

1910 - Tarihi Çırağan Sarayı yandı. 1966 - 800 kişilik ilk işçi kafilesi Almanya'ya hareket etti.

14

15

16

1945 - Müttefik Kuvvetler gemilerinin Boğazlardan geçişine izin verildi. 1949 - İmam Hatip Liseleri açıldı.. 1909 - (Koninklijke) Vereniging De Friesche Elf Steden wordt opgericht.

1914 - Oprichting van de Turkse voetbalclub Altay Izmir. 1998 - Refah Partisi'nin Anayasa Mahkemesi'nce kapatılmasıyla Necmettin Erbakan siyasi yasaklı duruma düştü.

10

11

12

13

1919 - İngilizler, Bağdat'ı işgal etti. 1964 - Beatles grubunun Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ilk albümleri satışa sunuldu. 1998 - Anayasa Mahkemesi, Refah Partisi'nin kapatılmasına karar verdi.

1942 - Japan verklaart Nederland de oorlog en valt Nederlands-Indië binnen. 1454 - Büyük İstanbul yangını 1820 - In Frankrijk wordt het eerste roestvrij staal geproduceerd. 1935 - Amelia Earhart vliegt als eerste solo over de Grote Oceaan.

1920 - Son Osmanlı Mebusan Meclisi İstanbul'da görüşmelere başladı. 1998 - 19 Avrupa ülkesi, insan klonlanmasının yasaklanması konusunda anlaştılar. 1940 - II. Dünya Savaşı: Rusya, Finlandiya'yı bombalıyor.

1915 - Avezzano'da (İtalya) deprem: 1903 - In Amsterdam breekt een 29.800 kişi öldü. spoorwegstaking uit. 1930 - Mickey Mouse strip wordt 1920 - Mustafa Kemal Atatürk, voor het eerst uitgebracht. Meclis-i Mebusan’ın açılışını 2001 - Een aardbeving treft El kutladı. Salvador: ruim vierhonderd doden.

17

18

19

20

21

22

23

1841 - Hong Kong wordt door de Britten bezet. 1920 - Maraş'ta Fransızlar'a karşı Maraş Savunması başladı 1921 - Teşkilatı Esasiye Kanunu kabul edildi.

1774 - Osmanlı Padişahı III. Mustafa öldü. I. Abdülhamit tahta çıktı. 1793 - Vatana ihanetten suçlu bulunan Fransa kralı XVI. Louis, giyotinle idam edildi.

1932 - İlk Türkçe Kur'an, Hafız Yaşar (Okur) tarafından Yerebatan Camii'nde okundu. 2003 - De Mexicaanse staat Colima wordt getroffen door een aardbeving. 1942 - Sietze de Groot wint de achtste Elfstedentocht.

1556 - Tarihin en yüksek ölü sayısına sahip depremi, Çin'in Shaanxi eyaletinde meydana geldi: yaklaşık 830,000 kişi ölü. 2007 - Dagblad De Pers verschijnt voor het eerst in Nederland.

A AD ACCOUNTANCY A AD COUNTANCY A TANCY 2007 - Gazeteci Hrant Dink, uğ1773 - Zuidpool - James Cook bereikt 1910 - Çırağan Sarayı yandı. Saray 1865'te Sultan Abdülaziz tarafınradığı silahlı saldırı sonucu als eerste de Zuidpoolcirkel. öldürüldü 1997 - Nederland - Recordverkoop dan inşa ettirilmişti van de cd "De Waarheid" van 2002 - Prins Willem-Alexander 2005 - 800 yolcu kapasiteli yolcu Marco Borsato. zegt dat het rapport van uçağı Airbus A380, Toulouse'da professor Baud over de (Fransa) basına tanıtıldı vader van Máxima slechts 'een mening' is.

24

25

26

27

28

29

30

1679 - İngiltere Kralı II. Charles parlamentoyu feshetti. 1961 - Yassıada duruşmalarında Başsavcı Altay Ömer Egesel, Adnan Menderes'in idamını istedi. 1924 - Sint-Petersburg wordt hernoemd tot Leningrad.

1363 - Sırp Sındığı Savaşı'nı Osmanlı Devleti kazandı. 1919 - Milletler Cemiyeti kuruldu. 1988 - Türkiye, BM İşkenceyle Mücadele Sözleşmesi'ni imzaladı. 1919 - De Volkenbond wordt opgericht.

1531 - Lissabon wordt getroffen door een zware aardbeving. 1926 - Televizyonun icadı. 2001 - Gujarat'da (Hindistan) deprem: 20.000 den fazla kişi öldü. 2006 - Dünya Ekonomi Forumu, Davos'ta (İsviçre) toplandı.

1299 - Osmanlı Devleti kuruldu. 2006 - Endonezya'nın doğusunda 7,7 büyüklüğünde deprem meydana geldi. 1942 - Laagste minimumtemperatuur in Nederland ooit gemeten (-25,7 C).

1517 - Yavuz Sultan Selim komutasındaki Osmanlı ordusu Kahire'ye girdi. 1923 - İzmit ilinin adı Kocaeli olarak değiştirildi. 1887 - In een sneeuwstorm in Montana worden de grootste sneeuwvlokken ooit gemeten (38 bij 20 centimeter).

1595 - William Shakespeare'in oyunu Romeo ve Juliet muhtemelen ilk kez sahnelendi. 1923 - Mustafa Kemal Paşa İzmir'de Latife Hanım'la evlendi. 1950 - İran'da deprem; yaklaşık 1500 kişi öldü.

1649 - Koning Charles I van Engeland wordt op last van Oliver Cromwell onthoofd. 1933 - Adolf Hitler wordt ingezworen als Kanselier van Duitsland 1820 - Edward Bransfield ontdekt Antarctica.

ebe s a uh m , i g nlık a Ver m ş n anı d all-i e n v i iç tleri i e ntis a r hizm t ga fiya

Yeni bir işyeri açmak istediğinizde, ya da yeni girişimlerinizde hiç düşünmediğiniz sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. Bu konuda size yardımcı olabilecek ve yol gösterebilecek bir mali muhasebe ve danışmanlık bürosu işinizi kolaylaştıracaktır.

Yeni yılınızı kutlar, işlerinizde yeni atılımlar ve üstün başarılar dileriz. “Bizim gücümüz sizin gücünüzdür”

ADA ARNHEM Broekstraat 32 6826 PZ Arnhem T +31 (0) 26 389 53 77 F +31 (0) 26 443 71 52 info@ada-arnhem.nl

Biz ADA Accountancy mali muhasebe ADA DEN HAAG ADA AMSTERDAM ve vergi danışmanlık bürosu olarak, Hoefkade 875 t.t. Vasumweg 18 bu konularda müşterilerimize gerekli 2525 HC DEN HAAG 1033 SC AMSTERDAM yardımları T +31 (0)ve 70 kolaylıkları – 427 43 57 sağlıyoruz. T +31 (0) 20 – 694 66 00 F +31 (0) 70 – 363 80 97 F +31 (0) 20 – 694 18 00 Yılların deneyimi ve uzmanlığıyla mali info@ada-accountancy.nl info@ada-amsterdam.nl muhasebe, vergi sorunları ve her türlü mevzuatla ilgili, işyerinize uygun çözümler üretiyoruz.

gücümüz sizin gücünüzdür”

www.ada-accountancy.nl

ADA DEN HAAG Zichtenburglaan Hoefkade 875 31 -6 2544 EA Den 2525 HC DENHaag HAAG T +31 (0) 70 – 427 43 57 F +31 (0) 70 – 363 80 97 info@ada-accountancy.nl

gücünüzdür”

7 2

ADA AMSTERDAM t.t. Vasumweg 18 1033 SC AMSTERDAM T +31 (0) 20 – 694 66 00 F +31 (0) 20 – 694 18 00 info@ada-amsterdam.nl

w.ada-accountancy.nl

G 57 97 y.nl

ADA AMSTERDAM t.t. Vasumweg 18 1033 SC AMSTERDAM T +31 (0) 20 – 694 66 00 F +31 (0) 20 – 694 18 00 info@ada-amsterdam.nl

Mubarek Ramazan Bayramı’nın,

herkese huzur, barış ve mutluluk getirmesini dileriz.

y tanc Bayramınız kutlu olsun. n u o Acc a ADA lund o y ı r z başa erini n t r i pa en iy

msterdam en Haag rnhem

M

A AD ACCOUNTANCY


19

HABER

BULMACA JANUARI - OCAK 2011

Fevzi Hamurcu BULMACA için veda USTALARI İŞ BAŞINA! toplantısı

Hazırlayan: Abdurrahman Gündüz

uzunluk birimi

hollanda'ca fuar

Türkiye'nın imi

Avusturya'nın plakası

Hollanda'ca kültür

Yük taşıyıcı

Avare, serseri

Alımlı, nazlı

Milimetre

Mısır tanrısı

Plan

İstek arzu Kısa zaman Tümör

Sulama yöntemi

Bulmaya çalışan

Argoda hayır İskambilde birli Kara kuvvetler İngilizce'de bay

Hollanda'da görev süresi dolan Rotterdam Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi Fevzi Hamurcu için Rotterdam'da yemekli bir veda toplantısı düzenlendi. Toplantıya Deventer Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi Mustafa Kahraman, Hollanda Diyanet Vakfı (HDV) yöneticileri, Hollanda Türk İslam Kültür Dernekleri Federasyonu (HTİKDF) Başkanı Arif Yakışır, cami dernek başkan ve yöneticileri, din görevlileri, Hollanda Türk İşadamları Derneği (HOTİAD) üyeleri, ailesi ve 300 civarında davetli katıldı. Toplantıda söz alan cemiyet yöneticileri, din görevlileri Din Hizmetleri Ataşesi Fevzi Hamurcu'nun yaptığı çalışmalardan övgüyle bahsettiler. 1 Aralık 2006'da başladığı görev süresini 31 Aralık 2010 tarihi itibariyle dolduran Ataşe Fevzi Hamurcu kürsüye geldiğinde duygulu anlar yaşandı. Fevzi Hamurcu, "Dört yıllık görev sürem içinde hep birlikte güzel işler başardık. Görev süremde elbette zaman zaman sıkıntılar, fikir ayrılıkları olmuştur. Ancak hizmetlerin daha iyi olması noktasından asla ödün vermedik. Bilerek kimsenin kalbini kırmadım, hakkı olan varsa hakkını helal etsin. Bende herkese hakkımı helal ediyorum. Görev sürem boyunca çok iyi dostluklar edindim. Siz değerli dostlarımdan ayrılıyor olmak üzücü. Bir o kadar da mutluyum, çünkü anavatana gidiyor olmak, ayrı bir heyecan veriyor. Buradan güzel hatıralarla dönüyorum." şeklinde duygularını dile getirdi. Toplantının sonunda HDV'ye bağlı cami şubeleri tarafından Fevzi Hamurcu'ya plaket ve hediye verildi. Fevzi Hamurcu, bundan sonraki iş yaşamını Ankara'da Diyanet İşleri Başkanlığında sürdürecek.

Büro

Yağ toplanması

Küçük beden

Kumluk yer

İlkel silah

Süslü boyun atkısı

Küçük tekne

Padişahın eşi İşsizlik sigortası

Potasyum imgesi

Alfabenin ilk harfi Yagış almayan yer

Antalya ilçesi

Roma rakamı

Tutacak kulp Pazar sepeti

Almanya'nın plakası

Kütahya ilçesi

Hollanda Turizm müşaviri İsviçre'de bir ırmak

Eşek sesi

Kahkaha sesi

Slayt film gösterimi

Ankara. raylı sistemi

Haddini bilen

Ahiret terazisi

Mengenezin imi

Kinci

Toprağa döşenen patlayıcı

Adana'nın ilçesi

Bulmaya çalışma

Ortadoğuda bir ülke

İkileme Bir hak arama talebi

Bir şirket türü

Ulaşmış, ulaşan

HDV başkanı

Cetvel türü

Değişim, takas

Yabanci kadın ismi

Bir düzine

İsviçre'de bir göl

İtalya'nın imi

Üflemeli çalgı Lanet, kötü

Yapılan iş

Orta oyunda tipleme

Bİr sayı Trakya bölümü Türk lirası Kendisine inanılan

Lityumun simgesi

Ayak direyen 4. halife Umar, çare 23. harf İlave

Maydanozgillerden faydalı bitki

Arapça'da oğul

Rumi Sanat Enstitüsü

Rotterdam Ebru Evi GELENEKSEL TÜRK EBRU V E H AT S A N AT I -

Kurs ve workshop etkinlikleri Ebru, hat sanatı sergi ve gösterileri Sanat ve kültür projeleri organizesi Ebru ve hat sanatı eserleri ve malzemeleri Hat, ebru, ney ve tezhip sanatı

kurs kayıtları devam ediyor Genis bilgi için; Dr.Mehmet Refii Kileci web: www.kileci.net | www.roumi.nl e-mail: info@kileci.net tel: +31(0)618884955

Rotterdam/HOLLANDA

Moonstar şirketi direktörü değerli dostumuz Hayati Tahtalı'nın muhterem validesi

Anadolu Ajansı muhabiri değerli dostumuz Yasin Yağcı'nın muhterem validesi

Ayşe Tahtalı'nın

Lütfiye Yağcı'nın

vefatını teessürle öğrenmiş bulunuyoruz. Merhumeye Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı, geride kalan dostlarına sabır ve iyilikler dileriz.

vefatını teessürle öğrenmiş bulunuyoruz. Merhumeye Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı, geride kalan dostlarına sabır ve iyilikler dileriz.

HABER Gazetesi çalışanları

HABER Gazetesi çalışanları


HABER

20

JANUARI - OCAK 2011

ZEKİ BARAN, HACI BAŞKAN "ORADA Mahşerin bir provasını hissediyorsunuz" Zeki Bey, DSDF gibi sosyal demokrat bir kuruluşun başkanısınız. O yüzden Hacc'a gidişiniz kamuoyunda kısmen merakla karşılandı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Önce, DSDF’yi biraz aydınlatalım, Demokratik Sosyal Dernekler Federasyonu'nun, hiç kimsenin diliyle ve diniyle bir problemi olamaz. Geniş açılı ve geniş bakabilen bir perspektifi vardır. Bizde AK Parti'ye oy verenler de var, CHP’ye oy verenler de var. Dine, daha özgür bakan bir kuruluşun içerisindeyim. Benim Hacca gidişimin DSDF açısından bir artı veya eksi getirdiğini düşünmüyorum. Ben gittim ve borcumu ödedim. Sonuçta İslam’ın beş şartından biridir bu; bu yüzden eşimle birlikte Hacca gittim. Riyadan uzak olmak şartıyla herhangi bir gösteriş ve reklam amacı gütmeksizin. Bu bana DSDF’de artı birşey getirsin diye gitmedim. Lütfen bunun altını çizin. İnsanlarımızın bilgilenmesi için bir faydamız olması amacıyla bu röportajı yapıyorum. Federasyon başkanının gözüyle, kişisel yargılar ve gidişdönüş yolu nasıl geçti? Diyanet aracılığı ile Hacca gittim, çok önceden karar vermiştim ama geçen yıl aktif düşünmeye başladım ve bu yıl nasip oldu.

Dernekteki arkadaşların görüşleri nasıl? Herhangi bir negatif tepki olmadı, olması da mümkün değil. Genelde pozitif tepkiler aldım. Biliyorsunuz biz Türkiye’nin siyasetinden uzak durmaya çalışıyoruz. Sorun Türkiye olunca tabii ki ülke meselelerini görüşürüz. Geçenlerde bakan geldi ve ben onu ziyaret edip ve teşekkür ettim. Çünkü ilk defa Türkiye’de Hollanda büyükelçiliği bir Türk bakan tarafından çağırılıp benim ülkemin vatandaşlarına nasıl davranıyorsunuz diye bir soru soruldu. Bu bizim için gurur verici bir olay bunu AKP de yapsa, CHP de yapsa alkışlarız. Kimsenin özgür iradesine karışmayız ve mutlaka oy kullanmalarını söyleriz. Tabii önümüzdeki seçimler farklı; çünkü Türk toplumuna faydalı olacak bir partiye oy verin diyoruz. Şu andaki konjünktür gereği muhalefet ve bunun yanında işçi partisine oy verin diyesim bile geliyor. Pvda’lı olduğunuz halde CDA Türkler

için iyi işler yapsa halkı CDA’ya yönlendirir miydiniz? Tabii ki! Biz özgür bir derneğiz. Başka türlüsü yanlış bir davranış biçimi olur. Hac konusuna dönersek... Eşiniz de memnun kaldı mı sizinle birlikte gitmekten? Tabii ki, ilk defa gittik, Mekke ve Medine’deki ibadet yerleri çok güzel. Gücü yeten her müslümanın gitmesini tavsiye ederim. Hani derler ya Kabe’yi görünce herşeyi unutuyor insan diye gerçekten de öyle. Orada riya yok ve kendinizi muhakeme ediyorsunuz yani aynayı kendine tutuyorsun. Dinimizde herşeyin affı var, ama kul hakkının yok, orada düşünüyorsun acaba bilmeden bir kardeşimin hakkına girdim mi gibi. Çok değişik ve ilahi bir atmosfer. 42 derece ama yanmıyorsunuz. Nasıl yaşadınız orayı? Orasını bir müslüman platformu olarakta görebilirsiniz. Orada insanlar eşit, Arafat’a gittiğinizde herkesin üzerinde iki parça beyaz bir bez var ister başbakan ol ister federasyon başkanı fark etmiyor. Orası çok önemli. Mahşerin bir provasını hissediyorsunuz. En güzel Hacc yapan insanlar Malezyalı ve Endonezyalılar. İnsan hakkına tecavüz etmeden hac ibadetini yerine getiriyorlar. Onlar gitmeden önce iki yıl boyunca kurs görüyorlarmış. Bence burada da olmalı seminere katılmayanı kuruluşlar götürmemesi lazım. Gitmeden bir seminere katıldınız mı? Ben üç ayrı seminere gittim ve çok faydası oldu. Herkese tavsiye ederim. Orada hiçbir zorluk çekmeden tavaf yapabilirsin. Hac aynı zamanda disiplin gerektiren bir olay, dinler-

sen sana faydalı olur en azından ilk iki hafta hocanın sözünden çıkmamalarını tavsiye ediyorum. Hacıları Arafat’a götürmek çok büyük bir organizasyon, Diyanet’ten başka kimse hakkıyla yapamıyor. 100.000 kişiyi ne zaman nerede, ne yapacaklarını organize etmişler, bu çok güzel bir şekilde ayarlanmış. Ama bazen terslikler de olabiliyor. Pek hoş olmayan bir olaya da şahit oldum, Diyanet’ten kaynaklanma-

sanlar sıkışıyorlar. 250 metrelik bir alt geçiş yapılsa sorun çözülecek. Şeytan taşlamaya giderken yolları çok güzel yapmışlar 5 ayrı katlarda çok geniş yollar var ve insanlar rahatça gidebiliyorlar. Bu benim çok hoşuma gitti. Dönüş yolunda şehre girerken izdiham yaşıyorsunuz çünkü orada seyyar satıcılar ve dilenciler var yolu tıkıyorlar halbuki bu çok gereksiz. Farklı milletler ve ırklar do-

yan bir olay. Müzdelife ile Mina’nın arasında bir geçiş kapısı var orada sırayla 3er dakika otobüslere ve yayalara yol veriliyor, orada bir izdiham yaşanıyor arkadan gelen baskı var ve önde kapı kapanıyor ve in-

layısıyla bir sorun yaşıyor musunuz? Hayır, ama Nijeryalı’lar daha cüsseli insanlar ve galiba hac eğitimi almamışlar, Endonezyalılar daha farklı, Türkler daha farklı.

Hacca gidip geldikten sonra başka bir insan olmuyorsun, sadece üzerindeki borçtan kurtuluyorsun. Hacca giden insan ticaret yapmaz gibi şeyler yanlış. Yalan söylemeyecekse hiç bir zaman söylenmez ve kul hakkini hiçbir zaman yememesi lazım.

HABER Gazetesi Hollanda’nın çeşitli bölgelerinde temsilciler aramaktadır. İlgilenenlerin mail ya da telefonla başvurmaları rica olunur. Müracaat: 010-2 900 900 E-mail: info@haber.nl


21 Şeytan taşlamak manevi bir olay. Çünkü normal şartlar altında şeytani sembolize eden bir şeyi taşlıyorsunuz. Siz nasıl içselleştirdiniz bu olayı? Aslında taşladığınız şeytan değil, içinizdeki nefsiniz. Ben nefsimin kötü olan tarafını taşladım. Toplam 49 tane taş atıyorsunuz. Benim algılayışım bu ve nefsimdeki kötü tarafa attım, Allah hiç kimseyi onunla terbiye etmesin, nefsimize uydurmasın ve bizlere yardım etsin. Mekke ve Medine arasındaki farkı anlatabilir misiniz? Mekke’de ki şehirleşme çarpık, raylı sistem yok, bir tramvay sistemi kurulsa, hava kirliliği olmaz trafikte sorun olmaz ve herkes rahat eder. 2 milyon kişiyle birlikte namaz kılıyoruz ve herkes otobüslerle veya yaya otele gitmek için yola çıkıyor. Kimse arabasını stop etmiyor çünkü benzin çok ucuz. 16 riyal’e yani 3 Euro’ya 70 litre benzin alabiliyorsun. Mazot 15 kuruş. Arabaların hepsi çarpık, sağlam araba yok. Ama ibadet yerleri çok güzel. Çarpık yapılaşma tamamen insan hatası. Allah-u Teala iki kişilik yer açıyor ve tavafını yapıyorsun. Mescidi Haram’ın içerinde eşinizle yan yana namaz kılabilirsiniz, sadece orada bu mümkün, onun dışında kılamazsınız. Öte yandan yönetim şekli, tamamen bir erkek dünyası orası. Onları gördükçe insan özgürlük ne kadar güzel şey diye düşünüyor. Mekke’nin insanı biraz asabi zaten Peygamber Efendimiz de oradan göç etmek zorunda kalmış. Medine biraz daha mülayim, sessiz, daha temiz ve yabancıya biraz daha alışkın hicretten beri yabancıları bağırlarına basmışlar. Medine çok güzel ve görmeye değer. Mekke Medine arası mesafe nasıl? 470 km. Yollar güzel ama şoförler hep Arabistan dışından gelmişler, hep yorgunlar ve iki adımda bahşiş istiyorlar, vermek de lazım çünkü çok ucuza çalışıyorlar. Medine’de 8 gün Mekke’de 20 gün olmak üzere toplam 28 gün kaldık. Dostlarınıza hediyeler getirdiniz mi? İster istemez birşeyler alıyorsunuz hatıra olması için, ama artık burada da onlardan olduğu için buradan alıp veriyorsun ama bence bu adeti kaldırmak lazım. Çünkü orası ibadet için gidilen bir yer. İnsan namaz kılarken acaba şu arkadaşıma ne alsam diye düşünmeden edemiyor. Halbuki namazda aklınıza gelmemesi gereken şey bunlar. Hacc değişik bir ibadet ve yaşlıların yeri değil, gençlerin gitmesini tavsiye ediyorum. Hacca gidip geldikten sonra başka bir insan olmuyorsun, sadece üzerindeki borçtan kurtuluyorsun. Hacca giden insan ticaret yapmaz gibi şeyler yanlış. Yalan söylemeyecekse hiç bir zaman söylenmez ve kul hakkını hiçbir zaman yememesi lazım. Helaller ve haramlar belli. 80 yaşında bir teyzeyi 48 günlüğüne götürmüşler, farzların dışında sünnet olan vazifeleri yapamıyor zaten. Gençken gitmek lazım. Mesela Sevr dağına yaşlandığınız zaman çıkamazsınız. Günde kaç saat uyudunuz? 4-5 saat ve yetiyor, bunun yanı sıra yemek konusunda günlük hurma ve zemzem yemek yeterli oluyor, insan daha hafif oluyor. Abdest tazelemek ve lavaboya gitmek meşakkatli. O yüzden seyrek gitmek daha iyi. Başka değerlendirmeleriniz oldu mu? Ben 5 sayfalık bir yazı yazdım Diyanet’e göndereceğim, gözlemlerimi istediler ve ben de yazdım. Bunu kimseyle paylaşmayı düşünmüyorum. Bazı düzelmesi gereken şeyleri kaleme aldım sadece.

HABER

JANUARI - OCAK 2011

ELFI Kaza avukatı hizmetlerini anlattı

Sultanlar Yolu Türkiye haritası hazırlanıyor Sultanlar Yolu Türkiye haritası Turizm bakanlığı tarafından hazırlanıyor. lk örnek ekte. Sedat Çakır, fuarlarda dağıtılmak üzere, bakanlık tarafından hazırlanan broşürün şubat ayına yetişeceğini bildirdi. Geniş bilgi www.sultanstrail.com sitesinden edilebilir.

ELFI Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Emre verdiği bir demeçle ELFİ Kaza Avukatı olarak vatandaşlara verdiği hizmetleri anlattı. "Farklı kültürlerin buluştuğu Hollanda’da son yıllarda yaptığımız araştırmageliştirme (AR-GE) çalışmalarımız neticesinde ülkemizde yaşayan yabancıların özellikle birçok konuda karşılaştığı sorunlarına çözüm getiremedikleri, yaşadıkları talihsiz olaylar sonunda mağdur oldukları ve zararlarını da tazmin etme metotlarını geliştiremediklerinden bu mağduriyetlerin hat safhada yaşandığı ortaya çıkmıştır. Şöyle ki; özellikle yabancıların karıştığı trafik kazalarında, ya da talihsiz bir iş kazasında mağdur olanların hak ve zarar-ziyanlarının tazminine ilişkin ülkemizde özellikle bu alanda birçok yeni yasal kurallar ve kaideler hazırlanmış ve uygulanmaya başlamıştır. Ne yazık ki, bu uygulama ve kaideleri bilmeyen yabancıların, karşılaştığı talihsiz olaylar neticesinde yaşadıkları mağduriyet; kültür problemi, lisan ve iletişim problemi ve uygulamada karşılaşılan diğer sorunlar ile birlikte tazminatların geri toplanmasının gecikmesiyle belki 10 kat daha fazla olabilmekte ve mağduriyetlerinin giderilmesi de ağırlaşmaktadır. " dedi. Yaşanan sorunların ve mağduriyetlerin yaşanmaması, kaza sonucu daimi sakatlık, iş gücü kaybı, yaralanma ya da ölüm gibi talihsiz olaylar neticesinde maddi ve manevi tazminat

HOLLANDA’DA

Tel. 010 - 2052630 Mob. 06 - 3911 0243 Haftanın 7 günü bizi arayabilirsiniz info@kazaavukati.nl

haklarının gerekli araştırma ve incelemeler ile dosyanın profesyonel bir şekilde ele alınması, söz konusu mağdurlara kendi kültür ve lisanlarında hizmet sunarak, gerek danışmanlık ve gerekse hukuksal açılardan çözümler üretecek. ELFI Letselschade uzmanları Hollandaca ve İngilizcenin yanı sıra, Türkçe, Bulgarca, Rusça, Polonya ve Romence ile Arapça lisanlarında servis verebiliyorlar. Trafik kazaları, iş kazaları, uçak, tren ya da metro kazaları sonucu ortaya çıkan her türlü olumsuzluk ya da mağduriyette ölüm tazminatı, sürekli sakatlık tazminatı, genel maddi ve manevi tazminatlar, medikal destek, hastane masrafları ilgili kuruluşlardan talebi, kaza sonucu malulen emeklilik işlemlerinin takibi gibi konular ELFI’nin uzmanlık alanları olarak öne çıkıyor.

’nız

ELFI KAZA AVUKATINIZ Kaza mağdurlarına kendi dilinde ve kültüründe hukuksal hizmet. Maddi & Manevi tazminat davanız varsa. Bu - Trafik kazası, - İş kazası veya - Tıbbi hata olabilir. Sizden masraf almaksızın davanıza bakılır...

www.kazaavukati.nl

%50'ye varan indirimler Schiedam

's-Gravenlandseweg 410 3125 BK Schiedam Tel.: 010 262 0333 Fax: 010 415 4395

Saygınlık kısmen paradan geçse de; daha çok sanat, kültür ve spor üçgeninde belirginleşiyor. Toplumun sana olan bakışını değiştiriyor. Sanat, kültür ve spor üçgenide maalesef bu işe gönül vermiş hayırsever kişiler olmadan yürümüyor. SEDAT ÇAKIR

Kaza Avukatı

WTC (World Trade Center) Beursplein 37 kamer 339A 3011 AA ROTTERDAM

Marc Zuckenberg

Den Haag

Groenteweg 69 2525 JV Den Haag Tel.: 070 388 84 02 Fax: 070 388 84 05

Put your money where your mouth is. Amerikalılar karnın nerede doyuyorsa paranı da oraya yatır diye bir atasözü kullanıyorlar. Bizde karnın nerede doyuyorsa vatanın orasıdır diye kullanıyoruz. Marc Zuckenberg, Facebook kurucusu, bunu anladığından kazancının önemli bir bölümünü hayır işleri için kullanıyor. Nerede kullanıyor? Amerika içinde hayır işleri için. Yani parasını kazandığı yerde. Bizim Marc Zuckenberg’larımız nerede? Hollanda’da kazandığı parasını yine burada hayır işleri ve gençlerin gelişimi için harcayanlar. Hollanda’da bizim sayemizde para kazanan ve servet sahibi olan işverenlerimiz Türkiye’de hayır işleri yapıyorlar. Bu sevindirici bir gelişme. İşverenlerimiz çeşitli vakıflar aracılığıyla dünyanın envai çeşit ülkesinde okullara yardımlar gönderiyorlar. Bu da sevindirici bir gelişme. Hollanda'da gençlerimiz kendilerini buraya ait olarak göremediklerinden ve hor görüldüklerinden dolayı mutsuzlar ve Türkiye'ye dönmek istiyorlar. Para kazanmanın sek olarak mutlu olmaya yeterli olmadığını gözlemliyoruz. Yaşadığın toplumda da saygın bir yerin olması gerekiyor. Saygınlık kısmen paradan geçse de; daha çok sanat, kültür ve spor üçgeninde belirginleşiyor. Toplumun sana olan bakışını değiştiriyor. Sanat, kültür ve spor üçgenide maalesef bu işe gönül vermiş hayırsever kişiler olmadan yürümüyor. Spor ayağında güzel gelişmeleri görüyoruz. Bunların bir kısmının Türkiye ye yönelik olduğunu görsek te yine olumlu olarak algılıyoruz. Bunun yanı sıra çok sayıda alt sıralarda oynayan takımların varlığına tanık oluyoruz. Sporda yeniden Türkiyemspor gibi üst sıralarda şampiyonluğa oynayacak takımlara ihtiyacımız var. Sanat dallarında başarılı gençlerimiz için iş dünyasından aynı desteğin olmadığını görüyoruz. Nedendir? Başarı görülmüyor mu? Yada yok mu? Yazarlarımız Hollanda piyasasında yoklar. Erdal Balcı, Groene Amsterdammer’da müthiş güzel ve akıcı yazılar ve öyküler yayınlıyor. Hollandaca kitabını kim yayınlayacak diye bekliyor. Sadık Yemni

sedatcakir@haber.nl korkunç derecede heyecanlı kitaplarını yeteri kadar yayımlayıp dağıtamıyor. Sevgili Şenol Ocaklı abimiz tüm işveren derneklerini ve işverenlerimizi dolaşmasına rağmen ansiklopedik kitabını yazmaya para bulamadı. 2011 yılı başında kitap için reklam bütçemiz bitti diyebilen işverenlerimiz var. Utanmak gerek. Kitabımız yok diyebiliriz. Kitapsız bir toplum. Kitapsız bir toplum olunca kültürsüz de kalınıyor. Kulsan güzel konserlerini Hollandalıların teşvikleri ile yine ancak Hollandalılara hazırlayabiliyor. Kulsan daha iyi bir bütçeyle daha fazla sanatçımıza destek çıksa fena mı olur? Kulsan tarafından verilecek burslarla Hollanda da sanatçılarımız eğitilse ve kendileri için bir sahne hazırlansa ve bu gençlerimizde burada kalsalar çok şey istemişmi oluruz? Kulsan’la bir ticari bağım yok. Yanlış anlaşılmasın. Ama Adnan Dalkıran abimiz bu konuda çalışma yapabilecek kişilerden biridir. Sanatçı fonu oluşsun ve bu fondan sahne sanatı sergileyen gençlerimiz faydalansınlar. Bunu HOTIAD ve HOGİAF yöneticilerine ve üyelerine açık mektup olarakta algılayabilirsiniz. Bu iki işveren vakfı üyeleri Hollanda Türk iş camiasının 60% cirosuna sahip. Marc Zuckenberg 1,5 milyar dolar vakıf ve yardım hizmetleri için ayırmış durumda. Yani ortalama kurdan 1,1 milyar Avro. HOTIAD ve HOGIAF, hodri meydan, bakalım toplamda bir Marc Zuckenberg yapabilecek miyiz? Buna isterseniz cılız basınımıza vermiş olduğunuz ilanları da ekleyebilirsiniz. Bulunduğumuz toplumda kabul görmüş bireyler olmamız dileğimle yeni yılınızı kutlarım. Not: Aslan yattığı yerden belli olur.

Sedat Çakır, göçebe aile yapısından kaynaklanan genetik yapıyla Sultanlar Yolu’nu hazırladı ve yürüdü, yine aynı genetik yapının değiştirici etkisiyle değişim danışmanlığı yapıyor.


HABER

22

JANUARI - OCAK 2011

YEMEKNAME HABER Gazetesi’nin bu sayısında siz değerli okurlarımız için köşemiz YEMEKNAME'ye devam ediyoruz. Bu defa Rotterdam'da De Olijventuin Restoran'ındaydık. De Olijventuin sahibi Mustafa Cingöz Bey gelen misafirlere her ne isterlerse istesinler kendilerine siparişlerini 15 dakikada hazırlayıp servis edeceğini söyledi ve bu iddialı söylemi de misafirlerin hayretli bakışları eşliğinde yerine getirdi. Davet ettiğimiz davetliler, hem istedikleri farklı yemekleri yediler, hem de yemek esnasında hoş bir sohbet gerçekleştirdiler. Mustafa Cingöz Bey'in hoş sohbeti ise YEMEKNAME'nın tuzu biberi oldu; bunun yanı sıra YEMEKNAME yine bir network event gibi farklı sektördeki insanlarımızı buluşturup tanışmaları için bir aracı oldu. Davetlilerimiz: Ayşe Akdeniz, Selin Kelleci, Can Bayar, İffet Subaşı, Nur Öztürk.

Ne yersen ye!

Yemek bahane, sohbet şahane

ına Tad ı k t k ba

isti

Nef

Mekan: Aşçı Cingöz Mustafa

Sevgi ve Nino

“Ben de iyi yemek yaparım” diyorsanız, yemekname@haber.nl adresine maillerinizi bekliyoruz.

De Olijventuin Rotterdam

Zanna

Cem

Yemekname'mizin bu ayki aşçısı Mustafa Cingöz'ün 'nev'i şahsına münhasır' bir kişiliği var. 17 yaşında Türkiye'den maceralı bir yolculukla Hollanda'ya gelen Antalyalı genç Mustafa, ilk önce Arnhem'de bir İtalyan Restoran'da işe başlamış. Ancak kısa bir süre içinde gene Arnhem'de kendine ait bir restoran açmış ve iç dekorosyanı dahil herşeyini kendisi dizayn etmiş. Daha sonra Rotterdam'da Güney'in Zeytin Bahçesi orijinal adıyla halen işletmekte olduğu De Olijventuin Restoran'ını açmış. Ta başından beri Hollandalı farklı medya kuruluşlarının dikkatini çekmiş ve değişik röportajlar vermiş. Doğaçlama yemek çeşitleri üzerinde çalışmayı çok seven aşçımız Mustafa Cingöz'ün anlatacak binlerce anekdotu var. Bunlardan bir tanesi olarak bir defasında, Almanya'dan kendisini ziyarete gelen yazar Fakir Baykurt, daha sonra yazdığı bir yazıda Mustafa Cingöz'e referansla "Ağzına baka baka 3 tren kaçırdığım Deli Mustafa" diye bir betimlemede bulunduğunu bizzat kendisi anlatıyor.

EEN EINDE MAKEN AAN ONGEWENSTE HAARGROEI? WEES ER SNEL BIJ WANT VOL=VOL Pakket prijs:

Nu: €190,305.-

    

Nek Oksels Schouders Schouderbladen Boven & onderrug

Nu:

Pakket 1

Nu:

Pakket 2

€75,€ 105,-

€90,€ 130,-

Nu:

€250,€ 395.-

Compleet gezicht  Oksels 

Oksels  Bikini compleet 

Pakket 3

Onder & bovenbeen  Bikini compleet 


23

HABER

JANUARI - OCAK 2011

Gönüllü iş üreticiliği

Servis edilen menüler

1 2 3 4 5 6 7 8 9

besliyor

Bol sebzeli entrecote Entrecote Grill

1

Hindi Grill Zalm Spesyal

2

3

Marmaris Salata Macaroni Mediterrano Merhaba Akdeniz

4

5

6

7

8

9

Özlem Keskin Hukukçu

Tonijn karma Dondurma, baklava, kabak tatlısı

Ayşe Akdeniz

Selin Kelleci

Can Bayar

Nur Öztürk

İffet Subaşı

Een avond waarbij de kok alle zeven gasten heeft verwend door een specialiteit naar wens klaar te maken en dat binnen 15 minuten. Om de kok het moeilijk te maken ging de voorkeur uit naar zeven verschillende gerechten. Een uitdaging voor de kok en een plezier voor de gasten.

2011 yılı Avrupa’da Konya Kriterleri yılı olacak

Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD Hollanda) Hz. Mevlana'nın 7 öğüdünü içeren ve Konya Kriterleri diye adlandırılan kriterlerin Avrupa'ya yayılması için çalışmalara Konya’dan start verdi. Konuyla ilgili Hollandalı yazar Abdulwahid Van Bommel ve Hollanda Türk Yazarları Kulübü Başkanı Sadık Yemni, UETD Hollanda genel sekreteri Ahmet Suat Arı, Yönetim kurulu üyesi Erdoğan Yüce ile birlikte bir basın toplantısı düzenleyen

UETD Hollanda başkanı Veyis Güngör, Hz. Mevlana ve Mesnevi'nin tanıtımı için yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Mesnevi’yi tanıtma etkinlikleri başlayacak Evet. Tercüme bitti. Konya Belediyesi yayınlayacak. Sözümüzü yerine getirdik. İş bitti mi? Elbette HAYIR. Şimdi yeni bir dönem başlıyor: İlk etkinliğimiz yine Amsterdam’da olacak. 2007 yılının Nisan ayında yapmış olduğumuz Mevlana et-

kinliği salonunda start vereceğiz Mesnevi tanıtım etkinliklerine. 2011 yılında Hollanda’nın üniversite şehri Leiden’de, Rotterdam’da Mevlana etkinlikleri yapılacak. Brüksel’de Avrupa Parlamentosunda Mesnevi etkinliği yapmak en büyük hayalimiz. Kopenhagen’da, Maastricht’te Mesnevi etkinliklerini “Konya Kriterleri” başlığıyla gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Ayrıca, Mevlana’nın yedi öğüdü, yani Konya Kriterleri’nin ve Konya değerlerinin ele alındığı İngilizce, Hollandaca küçük bir kitapçık yayınlayacağız. İslam Avrupa’da beşinci sütundur Hollanda Türk Yazarlar Kulübü Başkanı Sadık Yemni ise, "Mevlana'nın Mesnevi’sinin ışığında, ünlü 7 öğüdünden hareketle ahlaki ve ekonomik alanları tarayan bileşik bir paradigmanın kurulmasının mümkün olduğunu düşünmekteyim. Dünyadaki mevcut ekonomik sistemin derinden sarsıldığı ve belki de tümden çöktüğü şu sıralarda bu sorunların aşılması için ciddi bir katkı olabilir." dedi.

Gönüllü iş toplumun çarkını sürekli sürdürmek için gereken bir yağ gibi görülüyor. Gönüllü çalışanların topluma çok büyük faydası ve sosyal katkısı oluyor. Zorunlu olmadan ve ücretsiz çalışmak fedakârlık istiyor, çünkü gönüllü çalışmak ‘vermek, vermek ve bir daha vermek’ anlamına gelebiliyor. Bunun için çevre ve en önemlisi, ailenin destek göstermesi gerekiyor. Ebeveynlere de bu konuda büyük bir rol düşüyor. Gençlerin sadece eğitimde değil, onların sosyal çevre içerisinde aktif olmalarında da ebeveynlerin destekleyici olmaları gençlerin başarılarına katkı sağlayabiliyor. Gönüllü çalışma zaman kaybı olarak değil, kendilerini geliştirme fırsatı olarak algılanması gerekiyor. Bir hedef belirlemek, sonuca ulaşmak ve sosyal çevrenin bir parçası olmak; gençler kendilerini emin ve ‘yükselişte’ hissetmelerinde gereken bu üç faktörü gönüllü çalışarak da ulaşabilirler. Değer kazandırıyor Yani gençler gönüllü işler yaparak kendilerini ve özgüvenlerini geliştirebilmeleri için fırsat bulmuş oluyorlar. Eğitim esnasında edindikleri bilgi ve yetenekleri, pratikte uygulayabiliyor ve düzeltebiliyorlar. Bir şirket veya kurumda çalışmayı öğreniyorlar. İleride edinecek olacakları tecrübeleri için büyük bir başlangıcı, beceri edinme şansını, yakalıyorlar. Fakat kişinin eğitim ve mesleğini ilgilendiren gönüllü işler yapması, ona daha fazla avantaj sağlıyor. Örneğin bir Hukuk fakültesi öğrencisi, ücretsiz hukuk danışmanlığıi yapan ‘rechtswinkel’ olarak adlandırılan bu büroda çalışarak bilgisini tazelemiş ve kendisini geliştirmiş oluyor. Öz geçmişlerde bulunan ‘boşlukları’ bu şekilde doldurarak (özellikle ekonomik kriz döneminde), öz geçmişlerin zenginleşmesi sağlanabiliniyor. Günümüzde iş verenler iş başvurusu yapan gençlerin eğitimlerini önemsedikleri kadar, yaptıkları gönüllü işleri de bir o kadar ağır değerlendiriyorlar. Eğer bir gencin eğitim ve mesleğine yönelik gönüllü çalışması

var ise, bu onun o branşa yönelik var olan motivasyonunun altını çizmiş oluyor. Gönüllü çalışan kurumlarda (bilindiğinin aksine) faaliyet göstermek zor olduğundan, burada bir kişinin kendini ıspatlama şansı yakalaması iş verenler tarafından çok önemli karşılanıyor. Birde kişinin sosyal aktif olduğu ve inisiyatifiyle çalıştığına dair bir sinyal olarak yorumlanıyor. Dolayısıyla eğitim ve mesleğe yönelik yapılan gönüllü işler kişiye ve kişinin geleceğine büyük bir değer kazandırıyor.

Çevre edindiriyor Sırf iş başvurusu değerlendirilmesinde değil, iş ararken de gönüllü işlerin faydası olduğu görünüyor. Eğitim ve mesleğe yönelik gönüllü iş gençlerin hedefledikleri profesyonel geleceklerinde yol gösterici olabiliyor. Başka bir deyişle, iş arayan gençlerin ‘parasüt renklerini’, yani geleceğe dair hangi alanda ve nasıl bir yerde kariyer yapmak istediklerini, belirlemelerinde yardımcı olabiliyor. Edindikleri tecrübeler ile beraber bunun bir başka sebebi ise, gençlerin dünyasını ve çevresini büyütmesi oluşturuyor. Gençler önemi küçümsenmemesi gereken gönüllü iş sayesinde çevre (‘network’) yapmış oluyorlar. Gönüllü iş kişiye diğer türlü ulaşması zor olabilen yerlere götürürken, alanında uzman kişiler ile irtibata geçmesini de sağlayabiliyor. Bunun için kurulan bağlar ile iletişim içerisinde olmanın ve bu bağları mantıkla kararlaştırarak (örneğin iş arama konularında) gerektiği anda devreye sokmanın faydası olabiliyor. Avantajları görülmeye başlanıldığında gönüllü iş enerji vererek üreticiliği besliyor. Gençler özellikle yüksek eğitim esnasında ve daha sonrasında aktif olmalarının faydasını görecektir, çünkü gönüllü çalışmak yararlı bir çevre edinmek için iyi bir olanaktır. İleriye yönelik bakıldığı taktirde yapılan işler geleceğe ‘yatırım’ olarak nitelendirebilinir! Gönüllü iş yaparken ve çevre edinirken bilinçle cömert olunmalı ki, bu yatırımda başarı artsın!

Hollanda ve Almanya’dan Türkiye’nin her noktasına uçak bileti temin edilir 7/24 hizmetinizdeyiz...

Hasan Karaman Yetkili Acenta

Tel: 077-354 82 56 GSM: 0628-494 308 e-mail: hasan@turknet.nl


HABER

24

JANUARI - OCAK 2011

WERK EN NETWERK

De stand van onderwijs Als je al een masteropleiding hebt gevolgd en je wilt bijvoorbeeld na je afstuderen een andere master volgen, dan moet je extra betalen. Dit is niet extra in de zin van evenveel als de vorige master maar extra in de vorm van een paar duizend euro extra collegegeld. Dit ontmoedigt mensen om meer en verder te studeren. De zorg bestaat dat doorstuderen alleen voor de rijken weggelegd zal zijn. Hoe zal de toekomst er dan uit zien? SONGÜL ARSLAN Het voorspellen van de toekomst is koffiedik kijken. Zelfs Raspoetin, de excentrieke, bebaarde waarzegger van de Russische tsaar Nicolaas II, had het niet altijd bij het rechte eind. Niet vreemd ook want hij was voornamelijk een intrigant. Resultaten behaald uit het verleden zijn geen garantie voor de toekomst. Er zijn maar weinig factoren of variabelen die echte voorspellende waarde voor de toekomst hebben. Onderwijs vormt daar een uitzondering op. Kinderen en jongvolwassenen zijn de toekomst. Als daarin op de juiste wijze geïnvesteerd wordt via onderwijs, dan heeft dat niet alleen waarde voor de toekomst maar is dat tegelijkertijd een goede voorspellende waarde voor de stand van zaken voor je land. Overal in Europa wordt door de overheid bezuinigd en vooral flink op het onderwijs. In Engeland was er aan het einde van vorig jaar een run op onderwijsinstellingen voordat de onderwijsgelden verdrievoudigd zouden worden. Wie zou dat dan nog kunnen betalen? De Engelse studenten protesteerden fel tegen deze maatregelen en er waren heftige demonstraties. In Nederland wordt ook bezuinigd en is de maatregel om mensen te

songularslan@haber.nl ontmoedigen een tweede studie te volgen van kracht geworden. Die maatregel zal officieel niet ‘ontmoedigend’ heten maar in de uitwerking in de praktijk komt het daar wel op neer. Als je al een masteropleiding hebt gevolgd en je wilt bijvoorbeeld na je afstuderen een andere master volgen, dan moet je extra betalen. Dit is niet extra in de zin van evenveel als de vorige master maar extra in de vorm van een paar duizend euro extra collegegeld. Dit ontmoedigt mensen om meer en verder te studeren. De zorg bestaat dat doorstuderen alleen voor de rijken weggelegd zal zijn. Hoe zal de toekomst er dan uit zien? Zal studeren in zijn algemeenheid, niet alleen het doorstuderen, dan ook iets worden wat alleen aan de rijken voorbehouden is? Dat belooft wat voor de toekomst. Studeren is een recht en dat zal het moeten blijven door het betaalbaar te houden. Ook die tweede studie. De huidige stand van zaken geeft echter een grimmig beeld voor de toekomst. Wie weet trekt de economie over honderd jaar echt aan en is er dan weer geld beschikbaar voor het onderwijs. Dan kunnen de kinderen van onze kleinkinderen misschien weer betaalbaar verder studeren.

Songül Arslan heeft een achtergrond in internationale en financiële projecten, marketing en communicatie en is nu werkzaam als beleidsmedewerker op de afdeling Buitenlandse Economische Betrekkingen van het ministerie van Economische Zaken.

Naam: Naam: Contact: Contact: Twitter:

Tugba Çavuşoğlu-Xhemaili Hasan Coşar www.linkedin.com/TugbaCavusoglu h_csr@live.nl @TugbaCavusoglu

Opleiding Interieurdesigner, Hout- en Meubelingeringscollege Rotterdam Bestuurslid muziekgroep (zingen, spelen saz en toneel)

Ik ben geboren en getogen in Gorinchem. Ik zit nu in mijn tweede jaar voor de opleiding Interieurdesigner aan de Hout- en Meubelingeringscollege Rotterdam. Mijn eigenschappen, zoals het initiatiefrijk zijn en het bezitten van flexibiliteit en organisatorisch vermogen hebben er voor gezorgd dat ik deze opleiding met enthousiasme voortbreng. Bovendien ben ik erg leergierig, laat ik me niet snel uit het veld slaan en sta ik voor veel nieuwe dingen open. Mijn hobby’s en persoonlijke eigenschappen sluiten goed aan bij de functie van een interieurdesigner. Mijn droom is om later mijn eigen bureau interieurarchitecten op te zetten. Ik voel me een geluksvogel, omdat ik later van mijn hobby’s mijn werk kan maken. Ik ben erg geïnteresseerd in kunst en muziek. Mijn vrije tijd vervul ik met diverse kunstzinnige bezigheden zoals Turkse papiermarmeren (Ebru), kaligrafie maken (Hüsn-ü hat), instrumenten bouwen (bijvoorbeeld saz), tekenen (houtskoolkunst), meubels en interieurs ontwerken en schilderijen maken. Ik geef ook workshops met betrekking tot de genoemde bezigheden. Daarnaast heb ik een muzikale aanleg.

Kenmerken: Kies jouw 5 sterkste punten!   

Nauwkeurig

Flexibel

Teamplayer

Zelfstandig

Leidinggevende capaciteiten

Maatschappelijk betrokken

Flexibel Representatief

Doorzettingsvermogen

  

Waarnemer Denker Beslisser

Ambitieus

Vriendelijk

Resultaatgericht

Doener

Hasan Merve Coşar Mutluel h_csr@live.nl merviis-__@hotmail.com

Mini C.V.

Mini C.V. 2009 - heden: 2007 - heden:

Naam: Naam: Contact: Contact:

Organisatietalent Humor Ondernemend

Zelfverzekerd Ondersteunend ..............................

2011 2005– –heden: heden

Stage polikliniek Cardiologie, vennoot – administrateur bij Erasmus Medische Centrum (Rotterdam) DRN Accountancy 1999– –heden: 2004 Opleiding salaris- en financieel medewerker bij 2010 Doktersassistent, Amsterdamse diverse tot bedrijven Stichting Opleiding van Praktijkassistenten (Amsterdam) 2009 – heden: Danscursus Zeybek (Den Haag) 2008 – heden: Taalcursus Engels (Rotterdam)

Mijn naam is Merve Mutluel. Ik ben geboren en getogen in Rotterdam. Momenteel volg ik de opleiding Doktersassistent bij de Amsterdamse Stichting tot Opleiding van Praktijkassistenten. Het is een éénjarige beroepsopleiding, waarbij je de noodzakelijke competenties, zoals kennis, attitude en vaardigheden, meekrijgt die voor de uitoefening van het beroep doktersassistente van belang zijn. Voor mijn opleiding loop ik twee keer per week stage op de polikliniek Cardiologie in het Erasmus Medische Centrum te Rotterdam. Hier heb ik de gelegenheid om mij te ontwikkelen en ervaring op te doen binnen het vakgebied. Het is erg leerzaam te ontdekken hoe de theorie zich uitwerkt in de praktijk. Na het behalen van mijn diploma Doktersassistent wil ik graag doorstuderen. Mijn toekomstdoel is het volgen van de hbo-studie Medisch Beeldvormende Radiotherapeutische Technieken. Dit omdat ik het interessant vind om mensen te onderzoeken of behandelen met behulp van straling, magnetisme of geluidsgolven. In mijn vrije tijd bezoek ik regelmatig musea die te maken hebben met anatomie en fysiologie. Ik doe aan hard lopen als sport. Verder houd ik mij cultureel bezig. Zo zit ik op de danscursus Zeybek (Turkse volksdans).

Kenmerken: ▪ flexibel ▪ resultaatgericht ▪ representatief ▪ maatschappelijk betrokken ▪ doorzettingsvermogen

Juridische dienstverlening

Dienstverlening interim-directie PO

Dienstverlening leerlingenvervoer

Pedagogische dienstverlening

Dienstverlening identiteit

Begeleiding oprichting scholen

Cultureel-educatieve dienstverlening Hardwareweg 4 3821 BM Amersfoort Postbus 1466 3800 Bl Amersfoort

Basistraining MR

Adviezen organisatie onderwijs Algemene adviezen

Tel: 033 454 67 66 Fax: 033 454 66 66 www.deisbo.nl info@deisbo.nl


25

HABER

JANUARI - OCAK 2011

PERFECTIE VAN IMPERFECTIE

V

orig jaar was ik id, heeft jaren ervaring, weet DREAM. Zou Martin Luther op een confe- zich goed te redden binnen King een Nederlander zijn rentie om nieu- het doolhof van regelingen. geweest, dan had hij waarswe inzichten te De Turkse ondernemer begint chijnlijk gezegd: IK HEB EEN krijgen over het leven. gewoon en ziet ondernemers- PLAN. En vervolgens was dat In Nederland leren we te chap als een avontuur zonder plan ergens in een stoffige leven volgens strakke regels. garantie op succes. lade beland. Er is vrijheid binnen de regels Dat is voor mij de ware esPerfectie van regelgeving zeggen we. Zolang je je per- sentie van ondernemerschap. voor ondernemers is ook de fect gedraagt en je de regels Gaan ondernemen omdat je grootste killer van ondernevolgt hoor je erbij en ben je ergens in gelooft, een droom merszin in Nederland. Terwijl een modelburger. hebt. En de grootste imperfectie perfectie zelf is. Ik sprak laatst iemand uit d i n De laagste levensstandaard aar- die je als ondernemer maar w Cuba en die vertelde n e rom tie ook als mens jezelf kan tomij: “In Nederland is otste d o r g perfec e j n l i a d W alles perfect geregeld fouten eleggen is perfectie. Door ? Begin en alles mag binnen maken en en maak ed in het streven naar perfectie lat go de regels alleen doet los te n. Niet el goed ontneem je je zelf de kans e t u o f , niemand iets. In Cuba fouten te maken en als je e fouten d maar wel h p. En nooit fouten maakt kun is alles verboden, zijn n a a h l rsc Neder er geen regels en ierneme ernemen je nooit leren en als je e d n o nd voor dereen doet alles.” Ik gaan o ernemer- nooit leert kun je nooit n e i h c s moest lachen, want hoe mis ar ond rdeerd verder ontwikkelen. a w n e perfect moet je als burger Dus wil je grootst gewaa at je i n l a nd d r o w g d wel niet zijn in een land te dromen waarmao t n a schap nuit ga emen ken? Begin dan pera v als Nederland waar alles r e n n en me t gaan onder . tot in detail is geregeld. fectie los te laten en n n e Wijk je daarvan af, dan ben maak fouten fouten, niet ku uten te mak fo r e je “fout” ook al zijn de resulfouten. Niet goed in d n zo taten die je bereikt inspiregen Nederland maar wel heel rend, gezond en waardevol in de geschiedenis goed voor ondernemerschap. voor de maatschappij. zijn ontstaan omdat iemand En misschien gaan onderneIn Nederland lijkt de au- lef had en durfde te dromen men in landen waar ondernetochtone Nederlander de en vervolgens elk moment in merschap nog wordt gewaargroep met de minste onder- zijn leven liet leiden door die deerd en men er vanuit gaat nemerszin. De autochtone droom. dat je niet kunt gaan onderneNederlander die gaat onderMartin Luther King zei men zonder fouten te maken. nemen is heel goed is opgele- het ook zo mooi: I HAVE A En voor degene die wel al-

tijd in perfectie heeft gehandeld, denk aan alles wat je binnen deze beperking hebt bereikt en denk aan alle mogelijkheden en kansen wat je kunt bereiken als je niet meer perfect bent. Is dat geen mooi vooruitzicht voor 2011? Voor mij zeker!

Goedkope all inclusive zonvakantie naar Turkije, boek nu met hoge vroegboekkorting! Club Titan

All Inclusive

5*

ALANYA

Eftalia Holiday Village All Inclusive

v. a .

349

5*

ALANYA

v. a .

369

Direct aan het strand in het dorpje Yalikavak. Gezellige vakantiedorp, direct aan het strand in het dorpje Torba.

Amelia Resort

All Inclusive

5*

SiDE v. a .

379

Mr. Aysim Deveci Directeur Colourful Business www.colourful-business.com

ive s u l c n i l l A vakanties

Chervo Club

All Inclusive

Ondernemersnetwerk Next MOVE van start in Tilburg In het Brabants Kenniscentrum Kunst en Cultuur vond op 18 november de aftrap plaats van Next MOVE in Tilburg. Hiermee verbreedt Next MOVE, oorspronkelijk actief in Eindhoven, haar werkgebied naar Tilburg. Next MOVE is een ondernemersnetwerk met diversiteit als onderscheidend kenmerk, gericht op het verbinden van ondernemers en ondernemersnetwerken. De aanwezige ondernemers kwamen af op een interessant programma met diverse sprekers. Onderdeel was het uitreiken van het MVO-Estafettestokje. Abdel Razak Chraou, voorzitter van Next MOVE, had de eer dit estafettestokje door te mogen geven. 'Voor mij is het streven dit stokje over te dragen aan iemand uit de groep multicultureel georiënteerde ondernemers. Dit keer bewust een MKBbedrijf', aldus Chraou. De ondernemer Ayhan Köse, van Keuze Elektro, kreeg het stokje overhandigd. Köse was zeer verrast. Hij vertelde enthousiast over het proces dat hij als ondernemer heeft meegemaakt en hoe MVO voor hem een vanzelfsprekendheid is.

5*

BELEK v. a .

429

Bekend complex met privé-strand.

Kervansaray Kundu 5* All Inclusive

v. a .

449

Voor meer aanbiedingen:

Zeer bekend complex in het centrum.

www.calsedon.nl 020 - 411 12 12

ANTALYA

Kindvriendelijke aan het strand.


KvK

HABER

K AM ER V

OPHANDEL O K AN

KvK: regionale economie is collectief belang De regionale economie van Midden-Nederland is een collectief belang en de Kamer van Koophandel is bij uitstek de organisatie die dit collectieve belang kan dienen. Zodoende blijft er een goede economische infrastructuur bestaan als basis voor een gunstig ondernemersklimaat. In tijden van aarzelend economisch herstel zou het heel onverstandig zijn om daar aan te tornen. 'Ondernemers in Midden-Nederland hebben behoefte aan goede informatie en ondersteuning en ik ga knokken voor verbetering daarvan', aldus KvK-voorzitter Michaël Kortbeek tijdens de Nieuwjaarsbijeenkomst van de Kamer van Koophandel Midden-Nederland in Utrecht. Discussie over KvK’s Kortbeek stond stil bij de discussie over de toekomst van de Kamers van Koophandel, een discussie die volgens hem geen recht doet aan de ontwikkelingen die gaande zijn. Hij benadrukte de onafhankelijke positie van de KvK voor het collectieve belang van ondernemend Midden-Nederland. Dit is minder vanzelfsprekend in een samenleving waarin mensen alleen willen betalen

voor producten en diensten die ze afnemen. Ondernemers krijgen via de KvK een stem bij overheden en andere instanties die invloed hebben op het ondernemersklimaat. Een vorm van solidariteit die wordt bereikt door het betalen van een jaarlijkse bijdrage. KvK Ondernemersplein Kortbeek is van mening dat de dienstverlening aan ondernemers effectiever kan. Om die reden gaan de twaalf KvK’s waarschijnlijk binnen afzienbare tijd samenwerken met voorlichtingsinstantie Syntens. Zo ontstaat er één organisatie: KvK Ondernemersplein. Daarmee komt er één adres waar ondernemers verder worden geholpen op het gebied van informatieverstrekking, advies en voorlichting. Kortbeek benadrukte bij dit alles het grote belang van een goede regionale verankering om te voorkomen dat alles vanuit Den Haag wordt bepaald. Meer informatie inclusief de nieuwjaarsrede van de voorzitter Michaël Kortbeek en de presentatie van Theo Camps, bestuursvoorzitter Berenschot Groep staat op www.kvk. nl/mn-nieuwjaar.

26

JANUARI - OCAK 2011

Textielverzorging G. Van der Kleij & Zn. wint Ondernemersprijs Midden-Nederland Textielverzorging G. van der Kleij & Zn. uit Utrecht-De Meern heeft de KvK Ondernemersprijs Midden-Nederland 2010 gewonnen. Dit werd vanmorgen bekend gemaakt tijdens de Nieuwjaarsbijeenkomst van de Kamer van Koophandel Midden-Nederland in Utrecht. Deze industriële wasserij houdt zich staande door consequent kwaliteit te leveren. Van der Kleij hanteert zowel naar de klanten als naar de leveranciers de hoogste normen en benut alle mogelijkheden. Het bedrijf combineert slim ondernemerschap met een hoge productstandaard: innovatie en duurzaam ondernemen gaan hand in hand en dragen bij aan een moderne bedrijfsvoering. Van der Kleij is daarmee toonaangevend in de branche en overtuigde de jury: het klopt gewoon bij dit bedrijf!

De Ondernemersprijs MiddenNederland wordt jaarlijks uitgereikt aan een onderneming of organisatie die een aansprekende prestatie heeft geleverd met een meetbare uitstra-

ling voor de regio Midden-Nederland. Meer informatie op www.kvk. nl/mn-ondernemersprijs en op de website van de winnaar www.vanderkleijtextiel.nl

Negen kandidaten De overige 8 bedrijven die genomineerd waren voor de Ondernemersprijs Midden-Nederland: DK Home in Meerkerk, producent van exclusieve interieur¬objecten Global Paint Products in Boven-Leeuwen, innovatieve verfproducent Hulskamp Audiovisueel in Utrecht, specialist in beeld en geluid La Terzi in Veenendaal, ontwerpbureau voor interieurmode Talent & Result, Utrecht, ontwikkelen en begeleiden van medewerkers Sempergreen in Zeist, sedumkweker, producent van ‘groene’ daken en muren Van der Leeden Mandwerken in Ameide, groothandel en producent van manden Verweij Houttechniek in Woerden, duurzame houten gevelelementen

De jury selecteerde uit de genomineerde bedrijven drie finalisten: Global Paint Products, Textielverzorging G. van der Kleij & Zn. en Sempergreen.

GÜVENLİK

SİSTEMLERİNDE

DOĞRU ADRES

Wet & Regel Dag goed bezocht ondernemers, onder het motto 'Wat verandert er voor ú?'

Ruim 320 ondernemers bezochten de Wet & Regel Dag op 30 november 2010 in Houten. Zij werden geïnformeerd over nieuwe wetten en regels die in 2011 belangrijk kunnen zijn voor

Via www.kvk.nl/regeldag zijn de presentaties te downloaden. Daar treft u ook de ‘Reader Wetten & Regels’ aan. Hierin vindt u belastingnieuws, een overzicht van de kabinetsplannen en de fiscale eindejaarstips.

Beveilig uw woning of kantoor met het beveiligingssysteem van ADACAMS >> Servis garantisi >> Her bütçeye uygun ödeme koşulları Süpermarket, Döner dükkanları, Elektronika ve Tekstil mağazaları için aradığınız tüm malzemelerin gerçek adresi

—— —— —— —— —— —— —— ——

Metal raflar / Ahşap raflar Pasta / ekmek reyonları Barkodlu elektronik kasa sistemleri Duvar soğutucuları (sütlük-paket et) Soğutuculu meyve/sebze dolapları Et doplaları ve kasap malzemeleri Klimalar, motor ve motor grupları Soğuk ve derindondurucu odaları

Soğutucu dolaplarınıza cam kapı takalım, %60a varan enerji tasarrufu sağlayın Tel: 06 30 - 35 60 40 info@aclass.nl www.aclass.nl

Maak vrijblijvend een afspraak met één van onze beveiligingsadviseurs. Hij helpt u bij het samenstellen van een ADACAMS beveiligingssysteem dat specifiek is afgestemd op uw werk en/of woonsitutatie. Bel Hüseyin Kızgın, onze expert op dat gebied voor alle informatie: GSM: 0624-367064

Schiedamseweg 213 3026 AN Rotterdam

www.adacams.nl

010-462 35 69


27

HABER

JANUARI - OCAK 2011

Topmanagers helpen ondernemers

Lahuis en Meral “Ik hoop dat we waarde kunnen toevoegen aan elkaars bestaan”, zegt Dirk Lahuis van de NDA (Nederlandse Dakdekkers Associatie). “Wij geven zo aandacht aan onze menselijke en maatschappelijke kant. Ik ben ook heel blij dat ik gekoppeld ben aan een ondernemer uit de medisch-sociale hoek.” Die ondernemer is İsmail Meral van de MOB, een zorgverlener in Rotterdam. “Ondernemen is een proces”, zegt İsmail, “en ik heb nog 20 jaar te gaan voor ik 60 ben zoals Dirk. Ik sta er graag voor open om wijzer te worden.” Dadi en Karaman Faiza Dadi is directeur van De Baak, een opleidings- en kennisinstituut op het gebied van leiderschap en ondernemerschap. “Als ik drie keer op mijn neus ben gegaan, waarom zou een ander dat dan hetzelfde moeten doen?”, vraagt Faiza Dadi zich af. “Ik kan iets meegeven. Ik hoop ook dat ik positieve media-aandacht kan krijgen voor mensen uit andere culturen. Want de disbalans in de media nu is verdrietig.” Dadi, zelf van Algerijnse herkomst, is gekoppeld aan Ibrahim Karaman, eigenaar van Motto Media en uitgever van onder meer de Nederlands-Turkse krant Haber. “Wij hebben de ambitie om te groeien. We willen we de beste krant van Nederland maken”, zegt hij. Van ’t Land en Karaman “Ik hoop dat Aart op gegeven moment zijn telefoon uitzet omdat ik hem zo vaak bel”, grapt Nail Karaman (geen familie van Ibrahim). Nail Karaman, eigenaar van Ende’s Car Cleaning, zal gecoacht worden door Aart van ’t Land

van landbouwmachineproducent Lely Industries. “Ik kan triggeren, sparringpartner zijn. Zorgen dat hij niet dezelfde fouten maakt als ik”, zegt Van ’t Land. “Maar ik denk dat wij er ook wat aan hebben. Het nadenken over kleine bedrijven en hoe het daar gaat, voorkomt dat wij ons werk uit routine gaan doen.” Award Aan het einde van het project zal de Dutch Dream Foundation een Award uitreiken aan het koppel dat de beste resultaten behaalt. De geïnterviewde koppels zijn optimistisch en denken alle drie dat zij het eindklassement zullen winnen. “Maar”, zegt Nail Karaman, “het is ook al een Award om mee te mogen doen”.

Alle koppels Naast de drie koppels die hierboven aan het woord komen, zijn de andere acht koppels: Thomas van Rijckevorsel (Eureko Achmea) en Nurettin Gören (Firat) Ab van der Touw (Siemens) en Recep Bakirci (FIT) Arjel Woudstra (ANWB) en Sinan Gül (Bclean2.com) Ronald van Krieken (Gibo Groep) en Adnan Aydemir (Expert) Paul van Gessel (BNR Nieuwsradio) en Anger Barekzoy (Brasza) Marco Korff (Alfa Accountants) en Halil Yüksel (MobileLayers) Thomas Pehrson (Festo) en Feliz Yeşil (Mediq Apotheek) Umut Akpinar (Triodor Software) en Hayriye Akyüz (Kidtopia) Dutch Dream Foundation De Dutch Dream Foundation is een stichting die is ontstaan na het verschijnen van het boek ‘Atilla’s Dutch Dream’. Hierin vertelt Atilla Aytekin zijn verhaal over hoe hij opgroeit tussen twee culturen, de Nederlandse en de Turkse. En hoe het is om tussen die culturen een onderneming op te bouwen. Het gaat met vallen en opstaan. Aytekin begint opnieuw na een faillissement en is nu directeur-grootaandeelhouder van een bedrijf met 150 medewerkers. Aytekin legde tijdens de presentatie uit wat de Dutch Dream precies inhoudt. ‘Dutch’ staat voor de identiteit van de ‘nieuwe Nederlanders’. ‘Dream’ staat voor ondernemerschap. “Zet die twee bij elkaar”, zegt Aytekin, “en het gaat knetteren”. BusinessCompleet.nl maakte dit voorjaar een portret van deze bijzondere ondernemer. http://www.businesscompleet.nl/kennisbank/ Ondernemen/4290-Portret-atilla-aytekin-investeer-incontinuiumlteit.html

De Dutch Dream Foundation wil nieuwe ondernemers stimuleren en inspireren. Daartoe organiseert de stichting evenementen en congressen. Ook komt DDF op voor de belangen van biculturele ondernemers. Rikco Pardoen | BusinessCompleet.nl

TEKST | Rikco Pardoen FOTO | Fatih Karaman

ZEIST - Elf topmanagers uit het bedrijfsleven gaan een jaar lang elf nieuwe ondernemers coachen. Dat is de kern van het project ‘Dare To Have A Dream’ van de Dutch Dream Foundation (DDF). De ondernemers staan volgens de DDF te trappelen om een belangrijke rol te gaan spelen in de Nederlandse economie en samenleving. Het is de bedoeling dat ondernemers en managers veel van elkaar gaan opsteken. Na een jaar intensief samenwerken zullen de elf teams eind 2011 de resultaten presenteren. Het project Dare To Have A Dream werd op 16 december 2010 officieel gepresenteerd. Voor het project selecteerde DDF 11 kansrijke ondernemers met een biculturele achtergrond (‘de ondernemers’). Zij worden een jaar lang gekoppeld aan 11 ervaren managers en ondernemers uit de top van het Nederlandse bedrijfsleven (‘de managers’). Tijdens de presentatie maakte DDF de namen bekend van zowel de ondernemers als de managers, en welke ondernemers er gekoppeld zijn aan welke managers. BusinessCompleet.nl volgt project BusinessCompleet.nl is mediapartner van Dare To Have A Dream. In het komende jaar verschijnt er elke maand een portret van een van de koppels. Daarin praten we met ze over wat zij als ondernemers en managers van elkaar opgestoken hebben. Ze vertellen over hoe ze vorderen met hun doelstellingen en delen hun tips met ons. Verwachtingen We spraken alvast met enkele van de koppels over hun motivatie en verwachtingen.

INFOBESITAS Tijdens iedere jaarwisseling wordt er een evaluatie gemaakt van het jaar ervoor en kijkt men vooruit. Je wordt tegenwoordig doodgegooid met trendwatchers, trend rapporten en niet alleen in de reisbranche. Alle branches doen er aan mee. "De beste manier om de toekomst te voorspellen is deze te creëren," zei Peter F. Drucker, Amerikaans management consultant en auteur. Voor de mensen onder ons die de ontwikkelingen op de voet volgen en misschien zonder dat ze het in de gaten hebben de ziekte van “infobesitas” onder hun leden hebben zijn de volgende ontwikkelingen alweer achterhaald, maar voor de overgrote meerderheid is dit nieuw en ongrijpbaar.

ERDİNÇ SAÇAN In het dagblad Trouw van 22 februari 2010 stond er een artikel over infobesitas. Hierbij een kort citaat: Angst om er niet bij te horen, om iets te missen van de grote hoeveelheid informatie, maakt jongeren ziek. Geen zwaarlijvigheid, obesitas, maar informatieovervloed, infobesitas. Het is de nieuwe ziekte. Ook dé nieuwe trend, vooral onder jongeren. Tijdens iedere jaarwisseling wordt er een evaluatie gemaakt van het jaar ervoor en kijkt men vooruit. Je wordt tegenwoordig doodgegooid met trendwatchers, trend rapporten en niet alleen in de reisbranche. Alle branches doen er aan mee. "De beste manier om de toekomst te voorspellen is deze te creëren," zei Peter F. Drucker, Amerikaans management consultant en auteur. Voor de mensen onder ons die de ontwikkelingen op de voet volgen en misschien zonder dat ze het in de gaten hebben de ziekte van “infobesitas” onder hun leden hebben zijn de volgende ontwikkelingen alweer achterhaald, maar voor de overgrote meerderheid is dit nieuw en ongrijpbaar. In de Future Store in Rheinberg (Duitsland) worden de nieuwste ontwikkelingen in shoppen getest. Zo heb je bijvoorbeeld een kledingzaak zonder paskamers. Het zou toch heerlijk zijn om kleren te kopen zonder dat je iedere keer de kleding in een zweterig pashokje moet aanpassen. Welnu, in de toekomst zal dat kunnen. Cisco’s augmented reality spiegel geeft een doorkijkje hoe nieuwe technieken winkel omgevingen zullen transformeren. Aan de spiegel zou een “Share This” knop kunnen komen, zodat de klanten de nieuwe kleding met hun sociale netwerk kunnen delen of hun opinie vragen. Stel je voor dat je een

erdincsacan@haber.nl reisbureau instapt en daar staat dan een applicatie klaar die je de geuren, geluiden, weeromstandigheden zo realistisch mogelijk toont van een vakantieoord. Geen brochures, geen foto’s! Mochten de reisbureaus echt verschil willen maken in vergelijking met online boeken, dan moeten ze zich nog meer richten op zulke interessante ontwikkelingen. Een ander voortdurende ontwikkeling zijn diverse apps die beschikbaar komen voor de iPhone en de iPad. Softwareontwikkelaar Quest Visual heeft een iPhone-app gemaakt die de camera gebruikt om tekst die in beeld is automatisch te vertalen en terug te projecteren op het camerabeeld. Momenteel worden alleen Engels en Spaans ondersteund. Weg met die zakwoordenboekjes! Gewoon je telefooncamera op een bord richten en het wordt voor je vertaald. Nu nog een applicatie die je kunt richten op iemand die praat en dat je het dan vertaald hoort, of ga ik nu te ver met het “voorspellen” van de toekomst…

Erdinç Saçan was werkzaam als internet coördinator bij Corendon / Gomundo. Momenteel is hij in dienst bij Fonyts Hogescholen Eindhoven als docent ICT & Business. Daarnaast is hij voorzitter van Stichting De Nieuwe Generatie.


HABER

28

JANUARI - OCAK 2011

Jongeren aan het woord

Turkse Studentenverenigingen verwachten meer participatie Iffet: Jullie zijn net terug uit Istanbul, welkom! Ilker: Het was een geslaagde studiereis. Istanbul Moderator | İffet Subaşı is gewoon heel erg in trek bij studenten. Dit soort tripjes organiseren we elk jaar en ook nu was het een succesvolle reis met 50 enthousiaste studenten. Nu doen we het even rustig aan. Binnenkort zijn we van plan om een lezing te organiseren die zal worden gegeven door advocaten, speciaal voor rechten studenten. Laten we hopen op vele aanmeldingen voor deze dag. Iffet: Is er grote vraag naar dit soort activiteiten? Ilker: De vraag naar lezingen en debatten is groot. Veel studenten klagen tijdens een algemene ledenvergadering. Ze willen lezingen, debatten en serieuze activiteiten. Als we dat echter organiseren, dan is er niemand. Het valt me echt op dat er weinig studenten zijn die zich aanmelden voor dit soort activiteiten. Sultan: Het is wel herkenbaar. Wij zijn een Turks mentoraat. Je kunt het ook terugzien in Lale. Wanneer je een feestje of een uit etentje gaat organiseren, dan is het zo vol. En wanneer je een lezing of een debat organiseert dan moet je erachter aangaan, je moet er meer moeite voor gaan doen zodat er meer mensen komen. Semih: Het ligt aan de mentaliteit. Sultan: Jazeker! Semih: Men ziet niet het directe nut van zo’n activiteit als het om inhoudelijke onderwerpen gaat. Maar als je het hebt bijgewoond, pas wanneer je het nut ziet, zullen ze wel komen. Ze zien dit soort activiteiten niet als iets waar je wat van kunt leren. Het gaat bij studenten meer om de gezelligheid. Iffet: Ik heb een paar studenten gevraagd waarom zij zich niet aanmelden voor de meer serieuzere bijeenkomsten. “Na een volle studieweek verdienen wij ook wel een feestje”. Dat is wat ze mij vertellen. Ilker: Ik zie het meer als entertainment voor die mensen. Die mensen hebben een formeel leven, hebben een

bijbaan, volgen een voltijd studie en zoeken ook afleiding. Een afleiding door een seminar lukt ze niet. Zij zien dat als iets dat ze toch al dagelijks op school voor-

E ND E K RS ER TTE W ZI RD OR A h VO

denken aan de leukere dingen. Bij ons is het doel echt de uitval van allochtonen, de Turkse studenten, verminderen en dat doen wij aan de hand van coaching . Wij leiden

aangekaart zien we ook bij onze leden. Leden zien het nut niet van een studentenvereniging. De potentie met wat je met elkaar kan bereiken, de potentie die wij allemaal hebben en dat we dat kunnen delen met de Nederlandse samenleving. Studenten die hebben een bepaalde manier van leven, dat zijn meestal studenten die thuis wonen, die hebben thuis bepaalde verantwoordelijkheden. Tijd doorbrengen met andere studenten is erg beperkt. Zij hebben eigenlijk al een eigen vriendenkring met wie ze veel dingen samen doen. Velen zien een studentenvereniging als een feestje. Ze zouden eens moeten zien wat Semih Tuna (23) Sultan Topaloglu (21) je kunt bereiken met Ilker Kocas (23) Master Bedrijfseconomie, 4e jaars Pedagogiek, zoiets. 2e jaars Communicatie, voorzitter Mozaik SV voorzitter Mentoraat Lale. Iffet: Wat betekent SV Eurasia (De Haagse (Erasmus Universiteit (Hogeschool Rotterdam) een studentenvereniHogeschool) Rotterdam) ging voor jou? Ilker: Ik zie het als een manier van geschoteld krijgen of dat niet boeiend ouderejaars studenten op als peersamenkomen voor studenis. “Ik ga niet om 19.00 uur nog een coach met een certificaat en die koppeten. Het binden van studenten lezing volgen!” Ze zijn op zoek naar een len we aan 1e en 2e jaarsstudenten die door bepaalde activiteiten. amusement en ik denk hoe hard alle problemen hebben. Zo krijgen zij extra Iffet: Sultan, waar hebverenigingen ook werken aan serieuze ondersteuning en begeleiding van hun ben studenten moeite mee? activiteiten, lezingen, en workshops, de opleiding. En we hebben hiervoor gekoSultan: Het meeste met opkomst niet denderend hoog zal zijn. zen omdat HRO dacht dat mensen met motivatie en vooral planAchteraf zullen de studenten wel profijt dezelfde achtergrond bepaalde dingen nen. Alle studenten die geervan hebben dat ze zijn geweest maar beter begrijpen dan een Nederlandse coacht worden hebben exhet zal nooit echt een top bereiken van student die een Turkse 1e jaarsstudent tra ondersteuning nodig 50 tot 100 man zoals bij de andere acgaat coachen. Onze activiteiten hebben bij het plannen. Zij blijtiviteiten. als inhoud, motiveren, inspireren en ven alles tot het laatste Iffet: Gaat dat zo bij alle studentendaarnaast ook binding om studenten moment uitstellen. Op verenigingen? te kunnen trekken. Het is moeilijk als een gegeven moment Ilker: Ik denk dat het ligt aan de Turkse student hulp te vragen en op red je het niet meer. benaming vereniging. Het ligt eraan zo’n mentoraat af te gaan. Vandaar dat Zo zijn de studenten hoe je jezelf presenteert. we ook activiteiten organiseren om die van nu. Het is iets wat Als jij jezelf presenteert als een stustudenten te trekken. En dat is meer we erg vaak tegenkodentenvereniging, dan zullen de meesons doel en dat is het verschil met stumen. te studenten een bepaald beeld hebdentenverenigingen denk ik. Iffet: Is het ook ben, het doorsnee beeld van hoe een Bij ons is het ook een valkuil, ze zo dat studenten studentenvereniging eruitziet. Als jij zien ons meteen als een studentenmet problemen bij jezelf een andere benaming geeft zoals vereniging, daar moeten wij heel erg een studentenverMentoraat Lale heeft gedaan dan moet mee oppassen. Vaak krijg ik de vraag enigingen terecht je ook echt een mentoraat zijn voor stuwanneer we naar Istanbul gaan. Ik leg kunnen zoals denten. Dan denk ik dat de animo voor dan ook uit dat dit eigenlijk niet onze word gedaan bij georganiseerde activiteiten van zulke taak is. Misschien dan alleen voor de Mentoraat Lale? mentoraten beter zal zijn dan die van binding. Semih: Ja. Laatst was er ieeen vereniging. Semih: Wij hebben ongeveer 700 Sultan: Wij zijn begonnen als menmand die afgeleden. Onze strategie is niet alleen entoraat en daarin verschillen wij van een tertainment maar daarnaast ook zelfstudeerd was en moeite had met studentenvereniging. Bij een studenontplooiing. Die strategie volgen we het vinden van een geschikte baan. Dan tenvereniging zou je inderdaad meer sinds 1995. De problemen die net zijn merk je dat er bepaalde valkuilen zijn zoals het gebrek aan een netwerk. Een netwerk is zeer belangrijk bij het vinden van een baan. Tijdens

Abdel het

studentenleven merk je dat niet e c h t maar als je afgestudeerd bent dan zeggen ze van “Semih, was ik maar naar die ene netwerkbijeenkomst gekomen” of “Semih, wanneer organiseren jullie een carrière week of een recruitmentweek” en dan beginnen de vragen pas te komen.

Planckstraat 7 3316 GS Dordrecht Tel:078 - 6170070 Fax: 078 - 6170081

www.ckkozijnen.nl info@ckkozijnen.nl


29

HABER

JANUARI - OCAK 2011

Ze hebben het netwerk niet. Dan pas beseffen ze hoe belangrijk het was om een activiteit bij te wonen. Wij zijn een studentenvereniging maar je moet niet alles van ons verwachten. Als jij een bepaalde studierichting volgt die niet erg vertegenwoordigd is binnen de ledengroep, kom dan naar ons toe en geef het aan en zeg welk bedrijf je terug zou willen zien tijdens een recruitment week. Als wij dat regelen, dan kan er kennis gemaakt worden, genetwerkt worden, visitekaartjes uitgedeeld. Dan heb je weer iets om te gebruiken tijdens je sollicitatie. Wij als Turks-Nederlandse studenten hebben de netwerken niet die een Nederlandse student wel heeft. Wij moeten beseffen dat we hier gebruik van kunnen maken. Wij kunnen ervoor zorgen mits daar een bepaalde behoefte voor is. Het is echt niet leuk om een recruitmentweek te organiseren waarvan de opkomst heel laag is. Wij kunnen heel snel klagen maar initiatief nemen doen we niet. Iffet: Worden leden naar hun behoeftes gevraagd? Ilker: Wij hebben 450 leden. Wij kijken naar wat de kern wil. Vanaf dit jaar, sinds ik voorzitter ben, wilde ik het op een hele andere manier aanpakken. Ik was van plan om 2 keer per jaar naast de verkiezingen een dag te organiseren waarbij alle leden zouden worden uitgenodigd. Samen zouden we een programmering kunnen maken van de aankomende zes maanden. Dit hebben we ook gedaan, maar er kwamen maar 35 leden opdagen en dat is best weinig. Het werd niet serieus genomen. Dat komt doordat gedacht wordt dat het maar georganiseerd moet worden en dat ze het dan wel zien. Iffet: Dat is toch erg jammer! Ilker: Ik wil ons volk niet generaliseren maar wat ik zie is dat wij gewoon heel erg laks zijn. We zijn allemaal last minute. Tot het moment dat jij iets organiseert, blijven mensen laks. Als jij iets organiseert dan zullen de aanmeldingen niet komen. Pas wanneer de activiteit plaatsvindt, komen

telefoontjes zoals: Hey, ik sta niet op de lijst.” Dan zeg ik dat je je moest aanmelden, anders kom je niet binnen. “Ja, maar ik wist niet of Hasan of Mehmet zou meekomen dus ik was er niet zeker van.” Tenslotte ben je wel academisch bezig en dan wordt er wel enig initiatief van je verwacht. En als je HBO studeert wordt er wel een bepaald niveau van je verwacht. Semih: Je hebt gelijk. Dat besef dat je het voor jezelf doet, dat je er wat uit kan halen dat is er gewoon niet. Dat het een toegevoegde waarde is voor jezelf, dat moet je kunnen inzien. Dat kunnen Hasan en Mehmet jou niet leren. Sultan: Precies. Wat wij wel in ons voordeel hebben is wanneer de 1ejaars Turkse studenten moeite hebben met de opleiding, dat HRO hen wel stuurt naar Lale. Wij ontvangen veel mailtjes. Het jammere is, zoals ik al zei, dat als mensen gaan studeren, ze denken dat ze hun eigen dingen doen, hun diploma halen en wel zien. Maar dan is het veel te laat. Je moet vooral zelf gaan investeren in jezelf. Jezelf gaan ontwikkelen en alleen studeren dat kan iedereen wel. Je moet vooral laten zien dat je iets extra’s hebt, meer dan de ander. Je moet toch wel als je straks gaat solliciteren wat te vertellen hebben. Ilker: Ik geloof dat dit een nieuwe trend is. Toen ik nog klein was, 10 of 11 zag ik dat ouderen veel meer tijd besteedden aan school en dat ze veel beter en systematischer te werk gingen. Zij begonnen met het maken van hen huiswerk twee à drie weken van tevoren. Nu ben ik op dat niveau als student maar drie weken van tevoren? Sultan: Inderdaad, dat is nu heel anders. Alle activiteiten waar wij energie in steken is echt voor de studenten. Ze moeten de stap nemen om daarvan gebruik te maken en te investeren en vooral zichzelf te ontwikkelen. Men moet het belang van zulke dingen wel zien en er gebruik van maken. Semih: Ik zou zeggen, maak gebruik van de netwerkmogelijkheden die een studentenvereniging biedt. Kom gerust met ideeën. Neem initiatief. Wij beschikken over heel veel middelen.

HOLLANDA’NIN EN ESKİ TÜRK MATBAASI

Fiyat, Kalite ve Servis’te son nokta Verspreidings Folders

10.000 A4 FOLDERS 115 gr. fullcolour

20.000 A4 FOLDERS 115 gr. fullcolour

50.000 A4 FOLDERS 115 gr. fullcolour

100.000 A4 FOLDERS 115 gr. fullcolour

incl .opmaak en vouwen

incl .opmaak en vouwen

incl .opmaak en vouwen

incl .opmaak en vouwen

e 375,- e 595,- e 1100,- e 2150,-

1000 Visitekaartjes, Fullcolour e75,Starterspakketten

STARTERSPAKKET 1 STARTERSPAKKET 2 STARTERSPAKKET 3 STARTERSPAKKET 4 500 Briefpapier 500 A5 enveloppen 500 Visitekaartjes

1000 Briefpapier 1000 A5 enveloppen 1000 Visitekaartjes

e 225,e 325,2 KLEUR 2 KLEUR

500 Briefpapier 500 A5 enveloppen 500 Visitekaartjes

1000 Briefpapier 1000 A5 enveloppen 1000 Visitekaartjes

e FULLCOLOUR 425,- e FULLCOLOUR 525,-

Alle prijzen zijn excl. BTW.

(010) 425 40 30 Sozhakki 111.indd 24

Plesmanstraat 58 3125 BG Schiedam info@dizayn.nl 06-01-11 16:52

SUCCESVOL ONDERNEMER Wie is Berhan Hizal? Ik ben in 1971 geboren in Ankara. In het kader van gezinshereniging ben ik door mijn vader op vierarige leeftijd samen met mijn moeder en mijn broertje naar Nederland gehaald. Mijn eerste schooldag kan ik me nog goed herinneren. Ik werd begeleid door mijn buurmeisje die een maand eerder naar Nederland was gekomen. Na de lagere school heeft mijn vader besloten om mij naar een kostschool in Istanbul te sturen.Op zestienjarige leeftijd ben ik teruggekomen naar Nederland. Mijn Nederlands was niet voldoende om mijn studie op een hoger niveau voort te zetten. Ik had de keus om te werken of in de eerste klas van de MAVO te beginnen. Ik heb toen gekozen voor het laatste. Al mijn klasgenoten waren twaalf jaar. Ik ben altijd de oudste geweest, thuis en op school. Dit heeft een positieve bijdrage geleverd aan mijn verantwoordelijkheidsgevoel. Hoe is het allemaal begonnen? Ik heb altijd al ondernemer willen worden. Ik kan me nog goed herinneren dat ik op elfjarige leeftijd aan een vriend vroeg hoe het kon dat sommigen een onderneming hebben en onze ouders niet. Ik vroeg hem wat zij meer hadden dan onze ouders ”Ze hebben meer geld,” antwoordde hij. Inmiddels weet ik dat dat onjuist is. Tijdens mijn studie personeel en arbeid moest ik stage lopen. Ik heb toen bewust gekozen voor een kleinere organisatie omdat ik alles van een re-integratiebureau wilde leren. Bij grote organisaties krijg je meestal als stagiaire deeltaken. Je hebt dan geen overzicht. Ik wilde niet allen maar intakes doen. Ik wilde ook leren hoe je facturen maakt, en hoe je als organisatie overleeft. Ik wilde ervaren hoe je hobbels kunt overkomen tijdens ondernemen. Mijn stage beviel de organisatie zo goed dat ze mijn stagevergoeding van €100 per maand hebben omgezet in een salaris van een junior consulent. Na mijn stage ben ik nog drie jaar als re-integratiedeskundige werkzaam geweest voor die organisatie. In 2003 heeft de directie besloten de re-integratieactiviteiten te beëindigen. Mijn arbeidsovereenkomst is toen ontbonden met een ontslagvergoeding van vijf maandsalarissen. Ik heb niet gekozen om bij een andere re-integratiebureau te werken. Ik vond namelijk dat ik voldoende kennis en kunde had om een eigen re-integratiebureau te beginnen. Met een paar duizend euro op zak ben ik op zoek gegaan naar een goedkoop kantoorpand. Na ruim zes maanden heb ik in Rotterdam-Noord een kantoorpand gevonden dat niet verhuurbaar was wegens hanggroepjongeren. Ik vond het een uitdaging om juist dat pand te huren. In de eerste week ben ik een gesprek aangegaan met de jongeren rondom het gebouw. Het gesprek ging zo goed dat ik nooit last van ze heb gehad. Ik geloof namelijk dat alle problemen op te lossen zijn met de juiste benadering.

BERHAN HIZAL Inmiddels ben ik buren met het UWV en de sociale dienst op de Schiekade 830. Er werken vijf mensen die sinds eind 2004 ruim 800 re-integratietrajecten hebben uitgevoerd voor de sociale dienst en UWV. Voor de individuele werkgevers doen we Outplacement en Werving en Selectie opdrachten. Wat voor reacties heb je gehad nadat je je eigen bedrijf was begonnen? De reacties waren zeer positief. Sommigen gingen zelfs zo ver dat ze hun familieleden die zonder werk zaten naar mij verwezen. Bevriende

ondernemers gingen namens mij acquisitie plegen bij collega ondernemers voor vacatures. Heb je in het begin problemen gehad? De eerste zes maanden waren spannend. Zo lang heeft het geduurd voordat ik mijn eerste toestemming kreeg om een cliënt te begeleiden. Indien je je werk goed doet in de re-integratie, volgen de opdrachten vanzelf. Een werkgever waar ik een geschikte werkzoekende voor heb bemiddeld, belt mij nu bij eerstvolgende vacatures die vrijkomen. Het wordt uiteindelijk een sneeuwbaleffect zolang ik mijn werk goed doe. Bent u een geboren ondernemer? Je bent een ondernemer of niet. Mijn eigenwijze en creatieve aan-

pak die ik niet in de schoolbanken heb geleerd maakt mij een geboren ondernemer. Ik ben ervan overtuigd dat ik niet alles zelf kan en dat anderen in sommige dingen veel beter zijn. Ik ben in mijn organisatie de ondernemer, faciliteer, motiveer en zet de strategie uit en heb het totaaloverzicht van waaruit ik stuur. Aan welke eigenschappen heb je je succes te danken? Aan het overdragen van mijn enthousiasme op anderen. Ik heb plezier in wat ik doe en ken mijn sterke en zwakke punten. Ik geloof dat je alles kunt bereiken in het leven zolang je maar in je zelf gelooft en meer dan je best doet. Ik geloof niet automatisch in “kan niet” en “niet mogelijk”. Er is altijd een alternatief. Wat zou je gedaan hebben als je CRE-in niet had opgericht? Ik heb veel dromen gehad. Toen ik op de lagere school zat wilde ik een speelgoedwinkel. In mijn pubertijd wilde ik een kledingzaak. Toen ik mijn rijbewijs had gehaald wilde ik een autobedrijf. Ik zou toch een eigen onderneming hebben gestart om mijn creativiteit te kunnen inzetten en waar ik als persoon genoegdoening kon uithalen omdat ik iets voor mijn medemens kon betekenen. Wat is je levensmotto? Ik wil tijdens mijn leven iedereen recht in de ogen kunnen kijken en hoop dat ik in het hiernamaals niet tot de groep behoor die verantwoording aan God moet afleggen omdat ze een levend wezen onrecht hebben aangedaan. Wat kan je jonge ondernemers aanraden? Geloof in je product, want als jij niet in je product gelooft dan kan jij de anderen ook niet overtuigen. Doe waar je goed in bent en wees niet bang om risico’s te nemen. Risico’s vermijden is iets voor banken en verzekeraars. Wees niet hebzuchtig en gun anderen ook wat je voor je zelf gunt. Wees een ondernemer en geen kofferbak verkoper. Zoek altijd naar kansen.


HABER

Boekenrecensies HOE LANCEER IK EEN NIEUW PRODUCT?

DE KRIM OORLOG In het midden van de negentiende eeuw was de Krim het toneel van een gruwelijke strijd die minstens 800.000 levens eiste. Op en rond het grote schiereiland trok een machtige coalitie van Britse, Franse en Turkse troepen ten oorlog tegen het Russische leger, gedreven door het angstbeeld van een Rusland dat heer en meester zou worden in een gebied dat zich uitstrekte van de Balkan tot de Perzische Golf.

Door: Elko Westervaarder

Hoe lanceer ik een nieuw product!? Het lanceren van een nieuw product is een spannende aangelegenheid. Omdat aan veel aspecten gedacht moet worden, kan er ook veel misgaan. Door een gebrekkige voorbereiding mislukt bijvoorbeeld meer dan 80 procent van alle productintroducties in de voedingsbranche. Dit geeft aan dat innoveren een uitdaging is. Hoe lanceer ik een nieuw product!? is gebaseerd op de door de auteurs ontwikkelde, unieke Empathie Marketing methode. Hierbij staat het inleven in de consument, de handel en

de eigen organisatie centraal. Kruip in de huid van de mensen voor wie en met wie je innoveert om tot een succesvolle introductie te komen. Dit boek geeft praktische tips en nuttige handvatten voor innovatieve ondernemers, product- en brandmanagers en kan als handleiding gebruikt worden tijdens het complete productontwikkelingsproces. Over de auteurs: Jeremy Deacon is adviseur op het gebied van marketing en productintroducties. Hij werkte voor een groot aantal bedrijven in binnen- en buitenland en heeft sinds 1997 zijn eigen consultancy bureau. Margit Smeekens is creatief marketing consultant. Zij werkt al jaren aan innovatieprojecten, als ontwikkelaar, strateeg en onderzoeker. Jeremy Deacon & Margit Smeekens: Hoe lanceer ik een nieuw product!? Uitgeverij Pearson Education Prijs: € 19,95 www.pearsoneducation.nl

Recensie Productontwikkelaars (marketeers) zijn zich er steeds meer van bewust dat begrippen als emotie en empathie (invoelingsvermogen) een belangrijke rol spelen in het bedrijfsleven. Succeskans van een nieuw product blijkt vele malen groter wanneer de uitvinding dicht bij het eigen netwerk en de eigen ervaring in het eigen kennisdomein blijft. Dit boek geeft hiertoe uitgebreide, stapsgewijs opgebouwde essentiële informatie!

30

JANUARI - OCAK 2011

Orlando Figes: De Krimoorlog of de vernedering van Rusland Uitgeverij Nieuw Amsterdam Prijs: € 34,95 www.nieuwamsterdam.nl Recensie: Dit kloeke boek -656 pagina’s- is om van te watertanden. Want Orlando Figes slaagt erin het ingewikkelde verhaal rondom de Krimoorlog (1853-1856) in een aangename, heldere stijl duidelijk(er) te maken, in zoverre waanzin enigszins te bevatten en te verduidelijken is. Steeds weer verbaas ik me tijdens het lezen in dit boek over het ‘gemak’ waarmee de hoogste verantwoordelijken van alle deelnemers –geen partij uitgezonderd- willens en wetens zoveel slachtoffers (laten) maken; waarom er op zulke knullige, onbeholpen manieren gevochten wordt. Verbaas ik me er over, dat er vaak informatie over tegenstanders ontbreekt; dat er gebrek aan kennis van terreinomstandigheden is of dat doelstellingen (waarom en hoe er gevochten wordt) vaag en onwerkbaar geformuleerd zijn. Hoe vaak komt het niet voor dat coalitiepartijen (al

Davıd Vann - Legende van een zelfmoord / Uıtgeverıj de bezıge bıj

of niet bewust) slecht samenwerken en dat er telkens vele, vele doden vallen door falende logistiek (voorbeelden: gebrekkige aanvoerlijnen van oorlogsmaterieel, bevoorrading van levensmiddelen en medicijnen). Orlando Figes neemt mij als lezer vol enthousiasme mee naar de verschillende slachtvelden (zoals Sebastopol, de rivier de Alma, Inkerman, de Kaukasus), kampen en locaties (het Franse kamp, op mars met Engelse soldaten, Sinop, bij de sultan in Istanbul, in St. Petersburg bij de tsaar). Huiveringwekkend en schokkend: onvoorstelbaar en hoe gruwelijk mensen kunnen zijn! En waar het allemaal in deze verschrikkelijke oorlog om draaide? Om persoonlijke macht, landsbelang en vooral behoud of uitbreiding van de eigen religie. Een boek om te lezen en te herlezen!

COLOFON

HABER

Laan op Zuid 474 3071 AB Rotterdam website:

www.haber.nl abonnementen: abone@haber.nl Hoofdredactie: Ibrahim Karaman Redactie: Songül Arslan Mehmet Güzelyurt Merve Karaman Dr. Hüseyin Keleş Art Direction & Fotografie: Mehmet Fatih Karaman Advertenties Nur Öztürk nur@haber.nl 0641-22 68 79 Interviews & correspondenten: Suna Floret Burhaneddin Carlak Serap Torremans İffet Subaşı Repr. Amsterdam Murat Taş Repr. Eindhoven Ali Yücel Zeki Ekici Repr. Arnhem en Nijmegen Kürşat Bal Repr. Limburg Muzaffer Bozaslan Rafjes: Rafih Berkane

HABER

Tel:010- 2 900 900 www.haber.nl info@haber.nl

Baltische Zielen van Jan Brokken/ Uitgeverij Atlas

Door: Songül Arslan

Legende van een zelfmoord wordt een semi-autobiografische roman genoemd. De schrijver is zeer beïnvloed door de zelfmoord van zijn vader. Toen de schrijver nog maar een jongen was, vroeg zijn vader hem om een jaar met hem in een hutje te gaan wonen. Dat weigerde hij en daarna pleegde zijn vader zelfmoord. Dit

boek kan men zien als een poging om zijn vader te begrijpen maar ook om zijn eigen gevoelens van schuld een plek te geven. Het boek bestaat uit achthoofdstukken die delen van het totale verhaal zijn en die men eigenlijk als delen van de waarheid kan zien. Het grootste hoofdstuk is het verhaal dat beschrijft wat er had kunnen gebeuren als hij met zijn vader mee was gegaan. Tegen de achtergrond van de woeste wildernis van Alaska wordt ook de woeste geest van de vader genaamd Jim gezet. Het barre klimaat speelt een voorname factor omdat vader en zoon, beide zowel onvoldoende geestelijk als lichamelijk geëquipeerd, daar constant tegen moeten vechten. Daarnaast vechten beiden ook tegen hun eigen demonen. Jim vecht tegen zijn depressie die hem met name ’s nachts overvalt. Dan huilt hij in bed terwijl zijn zoon Roy hem kan horen. Overdag doet hij alsof er niets aan de hand is. Dat verwart Roy en hij voelt zich zowel schuldig als verantwoordelijk. Roy vindt het kluizenaarsleven een aan-

fluiting en mist zijn moeder, zusje en vrienden. Als hij terug wil, wordt hij emotioneel gechanteerd door zijn vader waardoor hij zich gedwongen ziet te blijven. Het verhaal ontpopt zich daarna tot een bizar hoogtepunt dat je als lezer onthutst achterlaat. Verhalen over de relatie tussen vaders en zoons zijn er in overvloed. Het verhaal van David Vann is een verhaal over vaders en zonen in een moderne wereld maar waarvan de wortels en problematiek universeel zijn. Dit geldt ook voor de psychologische druk die ouders op kinderen kunnen uitoefenen en de emotionele verbinding van kinderen met hun ouders en de angst ouders teleur te stellen. Het laatste verhaal van het boek is geen fictie maar het verslag van de schrijver om meer over het leven van zijn vader te weten te komen en vooral om hem beter te begrijpen. Het is verbazingwekkend hoe spannend dit boek is door de emotionele chantage die Jim op Roy uitoefent en de reactie van Roy op zijn vader.

Parrot en Olivier in Amerika is de vuistdikke en nieuwste roman van Peter Carey. Maar de omvang is misleidend want het boek is uit voor je het weet. De roman speelt zich af tegen de achtergrond van de turbulente achttiende eeuw. In de titel worden de hoofdpersonages al genoemd: Parrot en Olivier. Twee meer tegenstrijdige

karakters is haast niet voor te stellen. Deze twee mannen worden door het lot met elkaar in aanraking gebracht en hoewel ze daar in eerste instantie tegen strijden, worden ze door datzelfde lot verbonden. Olivier is een Franse, welvarende aristocraat wiens familie door de Franse Revolutie door elkaar geschud is. Parrot is een ontwortelde Engelsman die zich in Frankrijk heeft ondergedompeld. Zodra het lot ze bij elkaar heeft gebracht, zijn ze tot elkaar gedoemd. Samen ondernemen ze een reis naar Amerika wat al een avontuur an sich is, zeker in die tijd, waarna ze de meest bizarre avonturen beleven. Peter Carey’s roman is een historisch avontuur waarbij hij een eigen stijl heeft. Zijn woordkeuze is bloemrijk. Het boek zit boordevol humor. Het kan niet anders dan dat Carey zelf tijdens het schrijven in lachen is uitgebarsten. Dit boek is vooral voor deze lange winter een aanrader om die koude, kille avonden door te komen.


31

JANUARI - OCAK 2011

HABER


PERFECTIE VAN IMPERFECTIE Vorig jaar was ik op een conferentie om nieuwe inzichten te krijgen over het leven. In Nederland leren we te leven volgens strakke regels. Er is vrijheid binnen de regels zeggen we. Zolang je je perfect gedraagt en je de regels volgt hoor je erbij en ben je een mo-

delburger. Ik sprak laatst iemand uit Cuba en die vertelde mij: “In Nederland is alles perfect geregeld en alles mag binnen de regels alleen doet niemand iets. In Cuba is alles verboden, zijn er geen regels en iedereen doet alles.” Ik

moest lachen, want hoe perfect moet je als burger wel niet zijn in een land als Nederland waar alles tot in detail is geregeld. Wijk je daarvan af, dan ben je “fout” ook al zijn de resultaten die je bereikt inspirerend, gezond en waardevol voor de maatschappij. p.25

HABER JANUARI

2011

OCAK

Jaar:2 Nr: 12

haber•nl

Topmanagers helpen ondernemers

p.27

ISSN:1879-9981

DOnmez:

D E B E S TE KRA

NEDERLAND N A V NT

E

lf topmanagers uit het bedrijfsleven gaan een jaar lang elf nieuwe ondernemers coachen. Dat is de kern van het project ‘Dare To Have A Dream’ van de Dutch Dream Foundation (DDF). De ondernemers staan volgens de DDF te trappelen om een belangrijke

Turkse Studentenverenigingen verwachten meer participatie Wij beginnen vanaf deze editie met een nieuwe pagina waar we jongeren aan het woord laten. Zo hopen we hen de ruimte te geven om te spreken over actuele zaken. Ons eerste onderwerp zal gaan over studenten. Hiervoor hebben we voorzitters van drie Turkse studentenverenigingen aan tafel. Zij hebben ons verteld over de problemen en moeilijkheden waar de meeste studentenverenigingen mee kampen. Wat deze voorzitters vooral opvalt is dat studenten niet actief participeren als het gaat om educatieve activiteiten. De algemene mening van de voorzitters is dan ook dat de Turkse studenten erg laks zijn. Door een gesprek aan te gaan met HABER willen ze hun achterban bereiken en hopen zo een eyeopener te kunnen zijn. p.28

Boekenrecensies

p.30

Regionale economie is collectief belang

De regionale economie van Midden-Nederland is een collectief belang en de Kamer van Koophandel is bij uitstek de organisatie die dit collectieve belang kan dienen. Zodoende blijft er een goede economische

infrastructuur bestaan als basis voor een gunstig ondernemersklimaat. In tijden van aarzelend economisch herstel zou het heel onverstandig zijn om daar aan te tornen. p.26

rol te gaan spelen in de Nederlandse economie en samenleving. Het is de bedoeling dat ondernemers en managers veel van elkaar gaan opsteken. Na een jaar intensief samenwerken zullen de elf teams eind 2011 de resultaten presenteren.

SUCCESVOL

Ik heb altijd al ondernemer willen worden. Ik kan me nog goed herinneren dat ik op elfjarige leeftijd aan een vriend vroeg hoe het kon dat sommigen een onderneming hebben en onze ouders niet. Ik vroeg hem wat zij meer hadden dan onze ouders ”Ze hebben meer geld,” antwoordde hij. Inmiddels weet ik dat dat onjuist is. Tijdens mijn studie personeel en arbeid moest ik stage lopen. Ik heb toen bewust gekozen voor een kleinere organisatie omdat ik alles van een re-integratiebureau wilde leren. Bij grote organisaties krijg je meestal als stagiaire deeltaken. Je hebt dan geen overzicht. Ik wilde niet allen maar intakes doen. Ik wilde ook leren hoe je facturen maakt, en hoe je als organisatie overleeft. Ik wilde ervaren hoe je hobbels kunt overkomen tijdens ondernemen. Mijn stage beviel de organisatie zo goed dat ze mijn stagevergoeding

ONDERNEMER

van €100 per maand hebben omgezet in een salaris van een junior consulent. Na mijn stage ben ik nog drie jaar als re-integratiedeskundige werkzaam geweest voor die organisatie. In 2003 heeft de directie besloten de reintegratieactiviteiten te beëindigen. Mijn arbeidsovereenkomst is toen ontbonden met een ontslagvergoeding van vijf maandsalarissen. Ik heb niet gekozen om bij een andere re-integratiebureau te werken. Ik vond namelijk dat ik voldoende kennis en kunde had om een eigen re-integratiebureau te beginnen.

p.29

Songül Arslan

De stand van onderwijs

p.31 p.24 Erdinç Saçan

Özel günlerinizi film setine çevirebilirsiniz. Başrolde gelin ve damat!

INFOBESITAS Bruiloft fotografie 0628-596961

p.31 p.27

Haber Gazetesi - Nr.12  

Haber Gazetesi, Hollanda, Nr.12, Ocak 2011

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you