Page 1

ÇAY DEYİP GEÇMEYİN

SEVİLAY ATASEVER:

Kalıcı dostluklar için çay için

BU PROJE GENÇ GiRiŞiMCiLERi CEO'LARLA BULUŞTURACAK

Yaşlı bir teyze anlatır... Bak hocam diye başlar söze: Çaydanlık evdeki kaynanadır; devamlı kaynar durur... Üst demlik evdeki gelindir; alttaki çaydanlık kaynadıkça, o olgunlaşır, demlenir... Geli-

nin kocası ise bardaktır; biraz kaynana doldurur onu, biraz da gelin... Çocuklar çayın şekeri ve kokusudur; tat verir, haz verir, lezzet verir... Görümce ise çay kaşığı- Kaynataya gelince; o da bardak altıdır; dır; arada bir gelir. dökülenleri bir araya toplar... Çay deyip Karıştırır gider... te geçmemek lazım. Hep birlikte bir de böyle içelim çayları. Şimdi nasıl? Afiyet, şifa olsun... Serdar YAVUZ'UN KALEMiNDEN Sayfa 19'da

HABER SEPTEMBER

2010

EYLÜL

Yıl:1 Sayı: 8

haber•nl

Kendi işinde belli bir tecrübe edinmiş, başarılı gelecek vadeden girişimcilerimiz katılacaklar. Kendisini bu kriterlere uygun gören girişimcilerimizi de bu projeye katılmaya davet ediyoruz. Projenin ön hazırlıkları devam ediyor ve şu anda projeye katılacak, Hollanda'da marka olarak bilinen büyük şirketlerin CEO’ları belirlenmiş durumda. Görüştüğümüz CEO’lar bu projemizi çok hevesli bir şekilde karşıladılar.

ISSN:1879-9981

BESTE KRANT VAN NEDERLAND

N H O L L A N D A’

GAZETESİ İ Y İ N IN E

INSANLIK OLMEDI Sayfa 2-3

170 milyon nüfuslu Pakistan'ın yarıdan fazlasını vuran sel felaketi yaklaşık 40 milyon insanı evsiz, aşsız bırakırken, suyun yavaş yavaş bölgeden çekilmesiyle kolera başta olmak üzere salgın hastalık korkusu da gündeme geldi. Dünyanın dört bir yanından ülkeye getirilen yardımlar, karayolu, havaalanları ve demir yollarının selden zarar görmesi nedeniyle afetzedelere güçlükle ulaştırılıyor. 40 milyon kişi evsiz ve aşsız

Baba ve Oğul ölümden döndü!

Pakistan'ın yarıdan fazlasını vuran sel felaketinden en fazla etkilenen çocuklar oldu. Sel felaketinin ardından bölgeye gelen Türk Kızılayı çadırlann yerini alacak olan Mevlana Evleri yapmaya Rotterdam Oleanderstraat’ta kendi evinin duvarına tuvaletini koyuldu. Mevlana Evleri geri yapan adamı uyaran Ese Onur ve oğlu silahlı saldırıya uğradı. dönüşüm maddesinden Olayda 19 yaşındaki Oğuzhan Onur böbreklerinden aldığı yapılıyor. 4 kişilik bir aileyi kurşunla ağır, baba Ese Onur ise hafif yaralandı. HABER barındıyor, iki ranzası, mutÖZEL SADECE UYARDI fağı, kap kaçak, çatal, bıçak, kaşık gibi mutfak malzemeleİftar saati öncesinde alışveriş için dışarıya çıkan Ese Onur evine dönerri bulunuyor. ken bir siyahi uyruklu kişinin evinin duvarına tuvaletini yaptığını gördü. Bunun üzerine Antilli kişiyi uyaran Ese Onur karşı taraftan beklenmedik bir tepki aldı. Olay kısa zamanda gerilerek karşılıklı vuruşmalara neden oldu. Bunun üzerine parkta oturan arkadaşlarının da gelmesiyle kalabalıklaşan gruba, Ese Onur’un eşi ve çocukları da katıldı.

Detayları gazetemizin iç sayfalarında bulabilirsiniz

i 50.000 daha verd» 10'da

Sadri'nin iftar proğramına Hollanda'dan telefonla katılan Celal Oruç, ikinci bir 50bin euro Orro Grup Yönetim Kurulu sözü daha verdi. Böylece Başkanı Celal Oruç, "Geçmişte bizim zor günümüzde yanımızda Pakistan'daki acil ihtiyaç olan kardeş ülke Pakistan'a vefa sahiplerine toplamda borcumuzu ödeme zamanıdır. 50 100bin EURO bağışlayan Or Şirketler Grubu Yönebin avro ile başlattığımız kamtim Kurulu Başkanı Celal panyanın katlayarak artmasını Oruç, kamuoyunun da temenni ediyoruz" dedi. Öte yandan, basın toplantısını takip büyük takdirini topladı.

Oğuzhan Onur’un da müdahale ettiği kavgada gözü dönen siyahi Rotterdamlı tabancasıyla, bir el Oğuzhan Onur’a, 2 el de baba Ese Onur’a sıktı. Oğuzhan’ın böbreklerine yaklaşık 1 metreden ateş edilirken, yine aynı mesafeden babaya sıkılan kurşunların biri yan tarafından sıyrıkla, diğeri de gömlek yakasını delerek geçti. Bazı görgü tanıklarına göre 4. atığı, kafaya tutan saldırganın silahı tutukluk yaptı. Bunun üzerine kaçmaya başlayan saldırgan izini kaybettirdi.

» 8 ve 9'da

Hollanda'da 9 Haziran'da yapılan erken genel seçimlerden sonra oluşan tabloda, aylardır bir konsensus sağlanamadı ve koalisyon oluşturulamadı. Koalisyon oluşmasının önünde görünen

Hollanda'da kamuoyunda Pakistan'a gönderilmek üzere farklı kampanyalarla 17 milyon euro para toplandı. Pakistan'la olan gönül bağı nedeniyle Türk halkı ve işadamları da yardım kampanyalarına yoğun rağbet gösterdiler. Hayırsever işadamlarımızdan Orro Energy CEO'su Celal Oruç kampanya 100bin euro'yla destek oldu. Amsterdam'da düzenlediği iftarda Komfortours

ve görünmeyen birtakım engeller var. Bu engellerin neler olduğunu ve politik hayatın belki de kronikleşen partilerarası sorunları günlük olarak politikayla uğraşan siyasetçilere sorduk.

A. SUAT ARI Koalisyon Calışmaları Sil Baştan

» 5’te NAFİZE ŞENER AŞK-I Memnu’niyetsiz

» 7’de VEYİS GÜNGÖR

Alaattin Erdal

Sevinç Kük

Kenan Baydar

CEO'su Osman Çelik 10bin euro'luk yardımda bulunacağını açıklarken, UETD Hollanda Yönetimi, Pakistan'da yaşanan sel felaketinin yaralarını sarmak için Ramazan ayı boyunca vereceği iftar yemeklerini iptal ederek, felaketzedelere yardım etme kararı aldı. HDV Hollanda'daki tüm camilerinde düzenlediği kampanyayla 1 haftada 500bin euro'ya ulaştı. Farklı platformlarda yardım çağrıları devam ederken, kamuoyu "insanlık adına" verilen bu uğraşıları izlemeye devam ediyor.

TEBRİKLER CELAL ORUÇ ıslamı Yayın Kuruluşu IçIn i, d e d z e eden günlerde, ATV'de karar aşaması 50.000 yetm Fehmi Atay ve İbrahim

İYİ Kİ TUTUKLUK YAPTI

KOALiSYON NEDEN KURULAMIYOR?

HOLLANDA'DAN YARDIMLAR

Zeki Baran

Büyükelçiyle, başkonsolosla fotoğraf çektirmek güzel de…Ya gerisi..?

» 11’de

Hollanda RTÜK - Yayın Komiserliği temsil yetkisi yeterli olmayan azınlık yapılanması SMON'a verdiği desteği geri çekti.

Hollanda Kamu Yayıncılığı Yasası gereği 5 yılda bir verilen İslam Yayın hakkı yetkisi için yapılan görüşmeler halen sürüyor. Toplumdaki farklı dini cemaat ve akımları dikkate alarak devlet finansmanı ile desteklenen kamu yayınlarında, mevzuata rağmen mevcut bir İslami Yayın Kurumu bulunmuyor. Kısa adı SMON olan ve Fas kökenli UMMON ve Sürinamlı WIM gibi toplumsal taban temsilleri tartışmalı olan kuruluşların içerisinde bulunduğu azınlık yapılanmaya, temsil yetkisi yeterli olmadığı halde yayın hakkı veren Hollanda RTÜK - Yayın Komiserliği, bu kararını sürpriz biçimde geri çektiğini açıkladı.

Sayfa 10’da


HABER

2

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

Top manager adopteert een ondernemIng

BU PROJE GENÇ GiRiŞiMCiLERi CEO'LARLA BULUŞTURACAK

RÖPORTAJ | Selman Karaman FOTOĞRAF | Mehmet Fatih Karaman

Öncelikle Sevilay Atasever kimdir, bize biraz kendinden bahseder misin? 32 yıl önce 10 yaşındayken aile birleşimi dolayısıyla Hollanda’ya geldim. Amsterdam’da büyüdüm. İlkokulun son iki senesini okuduktan sonra, ortaokula (huishoudelijk school - LHNO) başladım. O zamanlar kızlar fazla okumadığı için aslında ben okula gittiğim için kendimi şanslı buluyorum. 4 yıl LHNO sürdü, 17 yaşinda anne oldum. 25 yaşında bir kızım, 18 yaşında oğlum var. Okuldan sonra uzun bir süre ev hanımı olarak geçti, 1998’de tekrar eğitime başladım. Amacım MBO’da administratief eğitim alıp calışmaktı, çocuklar büyümüş ve benim de vaktim müsaitti. Part-time olarak çalışabilirim diye düşünüyordum. Başladıktan sonra okumak çok hoşuma gitti, kendimde bu eğitimi ve daha ilerisini yapabilecek kapasite olduğunu gördüm.

Seni yeniden eğitime başlamak icin teşvik eden faktörler neydi? Ben kendim okumayı zaten çok istiyordum, her zaman içimde olan bir şeydi okuma isteği. En onemli dış faktörlerden birisi ise bir an önce bijstand'dan çıkıp maddi bağımsızlığa ulaşma hedefiydi. Benim küçük kızkardeşim ve erkek kardeşim ikisi de tıp eğitimi almış doktorlar. Onların başarısını görünce bana daha da çok azim geldi ve ben de belirli yerlere gelmek istiyorum dedim. Bu istekle HBO’ya başladın? Tabi ben HBO döneminde de hem okuyup hem de bir taraftan çalışmaya başlamıştım. Önce bir vakıfta asistan olarak calışmaya başladım ama bu iş bana hafif geldi tabi. Daha sonra bir icra bürosunda çalışmaya başladım. Ama orada bu işin benim yapabileceğim bir iş olmadığını gördüm, çok ruhsuz bir ortamdı. Borçlular, alacaklılar! Daha sonra ARBO Dienst’te işe başladım, orası çok hoşuma gidiyordu. İnsanları bilgilendirmek, olanaklardan faydalanabileceği şekilde tavsiyede bulunmak, aynı zamanda egitimime de uygun bir iş olması yüzünde severek yapıyordum işimi. O dönemde hala HBO devam ediyordu. Belirli bir süre sonra bu iş te hafif gelmeye başladı. İnsan tabi ilerleyeyim istiyor, her yıl aynı işi yapmak yerine. Senin istek ve azimin aslında kendini geliştirmekte en önemli rolü oynadı. Evet. HBO bittikten sonra? HBO bittikten sonra amacım aslında üniversiteye devam etmekti. 2005 yılında okulu bitirdiğim dönemde, sağlık sektöründe sünnet masrafları sağlık sigortası kapsamın-

dan çıkarılmıştı. Doktor olan kardeşim de sünnet kliniği açma projesiyle uğraşıyordu. Bana bu klinikte yöneticilik yapma teklifiyle gelince bu işe başladım. Planım farklıydı, aslında girişimcilik hiç aklımda bile yoktu. Hala bu iş devam ediyor mu? 2005 yılında bu klinik diğer ortaklarla birlikte kurulmuştu, 2007 yılında kardeşimle birlikte burayı diğer ortaklara bırakarak ayrıldık. Bunu takiben kardeşimle ben Severs Klinik’i kurduk ama aynı zamanda hizmet alanını da genişlettik. Sadece sünnet değil, bunun yanında aşılar, sağlıklı beslenme programları v.b. hizmetleri de veriyoruz. Bir süre sonra mesela Hac'ca giden hacılarımızın yeterince bilgilendirilmediklerini ve korunmadıklarını gördük. Bu sorunu biz proje olarak ele aldık ve buna çok yoğun bir şekilde insanlarımızın rağbet ettiğini gördük. İlk yılda 35 ikinci yılda 250, daha sonraki yılda 850 kişi bu hizmetten faydalandı. Tepkiler nasıldı sonra? İnsanların en memnun oldukları konu, dil sorunu olmadan kendi dertlerini anlatabilmesi. Biz hizmet verdiğimiz insanların kültürünü tanıyoruz ve buna yönelik hizmetler geliştiriyoruz. Mesela Hac’ca gidecek bayan hacılarımıza bayan hemşirelerin aşı yapmasını sağlıyoruz. Sünneti bir müslüman doktorun yapması insanların memnun kaldığı bir durum. Senin iş hayatına baktığımızda yaptığın işlerde hep bir sosyal yönü olduğunu görüyoruz. Bu özel bir tercih mi? Tabi bizim 2005’de de yola çıkarken öncelikli amacımız insanlara hizmet götürmekti. 2007'de açtığımız Severs Clinic'le de bu amaçla başka hizmetler vermeye başladık.

DDF GENEL KOORDiNATÖRÜ: SEViLAY ATASEVER

Aynı şekilde yine bir taraftan toplumsal bir yönü olan yeni bir proje üzerinde çalışıyorsun. Bu projenizden ve Dutch Dream Foundation’dan (DDF) bahseder misin? DDF 4 yıl önce Atilla Aytekin’in kitabının çıkması akabinde kurulan bir vakıf. Amaç girişimciliği cazip hale getirmek ve insanlara girişimcilik hususunda yön ve yol göstermek. Ben 8 ay önce başladım DDF’de çalışmaya.Tabi hem kendi işinde çalışıp hem de DDF’de projelerde çalışmak kolay değil, hem zaman hem de iş yoğunluğu açısından. Ama DDF’in yaptığı işleri ve misyonunu benimsediğim için bu çalışmaların içine katıldım. Sonuçta DDF misyonunu ve amacını gerçekleştirebilmek için belirlenen projeler hayata geçiriliyor. Bunlardan bir tanesi de şimdi hazırlıklarını sürdürdüğümüz kısa vadede gerçekleştireceğimiz ‘Top manager adopteert een onderneming’ isimli projemiz. Neyi içeriyor bu proje? Bu projede Hollanda’daki bazı büyük şirketlerin CEO düzeyinde yöneticileriyle, projeye katılan girişimcilerin birebir etkileşim ve iletişim içinde olabilecekleri bir ortam yaratmayı hedefliyoruz. Bu projenin hedef grubu olarak ‘yeni girişimciler’ diye tanımladığımız iş hayatında belli bir yere gelmiş, iş tecrübesi olan, gelecek vadeden ve bir sonraki adımı atmaya hazır ve istekli olan girişimcileri seçiyoruz. Buradaki amaç CEO’ların deneyim, bilgi ve bağlantılarından

katılan girişimcilerin istifadesini sağlamaktır. Peki bu projeye katılım şartları ve seçme kriterleri nelerdir? Kendi işinde belli bir tecrübe edinmiş, başarılı gelecek vadeden girişimcilerimiz katılacaklar. Kendisini bu kriterlere uygun gören girişimcilerimizi de bu projeye katılmaya davet ediyoruz. Projenin ön hazırlıkları devam ediyor ve şu anda projeye katılacak, Hollanda'da marka olarak bilinen büyük şirketlerin CEO’ları belirlenmiş durumda. Görüştüğümüz CEO’lar bu projemizi çok hevesli bir şekilde karşıladılar. Şimdi katılımcı girişimcileri belirleme aşamasındayız. Hangi sektörde olursa olsun en azından şu kriterlere bakıyoruz:  En az üç yıl girişimcilik tecrübesi olması gerekiyor.  Şu anda sağlıklı bir işletmeye sahip olması şart.  Öğrenmeye istekli ve bu projeye katılım motivasyonunun olması lazım. Bu projeye üst düzey top manager'ların katkısını gözönüne alırsak, katılımcılardaki motivasyon ve güven verici unsurların da seçmelerde önemli bir rol oynadığını söyleyebilirim. Proje kapsamında 1 yıl boyunca DDF organizesi ve gözetiminde CEO, katılımcı şirketin yöneticisine koçluk, danışmanlık ve yol göstericilik yapacak. Nasıl bir birlikte çalışma ve koçluk öngörülüyor? Simdi burada katılımcıların kendileri çalışma yöntemini ve nasıl bir metodla iletişim sağlayacaklarını tesbit edecekler. Bizim şart koştuğumuz unsur ise her iki tarafın da ayda en az bir kez face-to-face görüşme yapmaları. Şirketlerin ihtiyaçlarının kendilerine özel olduğunu gözönüne alırsak, bu çalışmanın içeriğini en iyi kendi ihtiyaçları


3

HABER

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

doğrultusunda doldurabileceklerini söyleyebiliriz. Şirket yönetiminde darboğaz ve problemler nerede, şirketin büyüyüp gelişmesi için hangi alanlarda daha fazla katkıya ihtiyaç var? Bu tür gereksinimleri kendileri tesbit edecekler. Bu tesbit edilen konular ve sonuçlar belli aralıklarla katılımcılar ve CEO tarafından değerlendirilip DDF organizasyonunda görüşülecek. CEO'ların ayda belirli birkaç saatini ayırmasını bekliyoruz tabi bu projenin başarıya ulaşması için. Bunun için de gerekli ön tanıtımlar ve anlaşmalar yapıldı. Peki CEO’ların motivasyonu nedir bu projeye katılmaktaki? CEO’lar artık ulaştıkları bu üst seviyede işletmenin gündelik çalışmasıyla uğraşmıyorlar. Strateji belirleme, şirket yönetimi ve şirket politikasını belirlemekle meşguller. Bu proje ile onlar da bir anlamda işletmelerdeki girişimcilik ruhuna yeniden dönüyorlar. Bu proje bir çok CEO için aynı zamanda bir çeşit toplumsal sorumluluk olarak kabul ediliyor. Kazandıkları bilgi ve tecrübe birikimini yeniden toplumun yararına sunuyorlar. Bu yüzden biz bu projeyle CEO’lar gittiğimizde hepsi de bunu büyük bir heyecanla karşıladılar ve bu inisiyatife olumlu tepki verdiler. Size şunu söylesem sanırım ne demek istediğim daha açık olur. Şimdiye kadar görüştüğümüz her CEO, istisnasız bir şekilde bu projeye katılmayı heyecanla kabul etti. Bu çalışmalar ve iletişim teorik olarak mı kalacak yoksa pratikte de bir etkileşim sözkonusu mu? Zaten çalışma sistemini CEO ve katılımcı kendi aralarında görüşüp karar veriyorlar. Herhangi bir durumda fazladan destek veya bilgi gerektiği zaman CEO’la-

rın pratik katkı yapması da mümkün elbette. Bu mesela CEO’nun referans yoluyla katılımcıyı yönlendirmesi olabilir. Tabi bunun pratikte tam olarak nasıl işleyeceğini biz de merakla bekliyoruz. Projenin başarıya ulaşmasının önündeki riskler neler? Herhangi bir risk göremiyorum şu etapta. Mesela CEO’ların zaman ve ilgi problemi olmayacak mı? Zaten bu şartlar ve sorunlar önceden CEO’larla konuşuldu ve ona göre bu projeye katılım oldu. Bu konuda garantiler verildi. Böyle bir proje fikri nasıl oluştu? Bu projeler DDF çalışmaları kapsamında yapılan değişik beyin fırtınası çalışmalarının sonucunda ortaya çıkıyor. Buna benzer güzel projelerin geliştirilmesi DDF çalışması kapsamında devam ediyor ve bunun gibi projelerin devamı da gelecek. Bizim DDF olarak amacımız girişimciliği teşvik etmek ve geliştirmek. Bunu nasıl hangi yollarla yapabiliriz diye düşünüyoruz. Özellikle de şimdiye kadar yapılmamış, ihmal edilmiş çalışmaları yapmaya da özen gösteriyoruz. Proje ne zaman başlayacak ve ne kadar sürecek? Aralık ayı sonu itibariyle başlayacak proje. Bir sene sürecek. Aynı zamanda her ay farklı bir CEO tüm seçilenlerin katılabileceği sunumlar düzenleyecek. Bu projeyi her yıl yeni bir grupla devam ettireceğiz. Bu projeye katılmak isteyenler nasıl başvuracak? Bu kriterlere uygun olduğunu düşünen girişimciler, DDF'in websitesi (http:// www.dutchdreamfoundation.nl/) veya telefonları aracılığıyla (020-4511450) bana ulaşıp başvurularını yapabilirler. 

Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı'nı tebrik eder, her gününüzün bayram tadında geçmesini temenni ederiz.

Bu projede Hollanda’da borsaya kayıtlı büyük şirketlerin CEO düzeyinde yöneticileriyle, projeye katılan girişimcilerin birebir etkileşim ve iletişim içinde olabilecekleri bir ortam yaratmayı hedefliyoruz.

BEZORGING MOGELIJK

SUNUM GÜNÜ

TAZiYE

24 Eylül: 16:00-18:00 aras

örnek ev Millinxstraat 158

10

Değerli meslektaşımız, Doğuş SUNUM GÜNÜ:00 aras

adet temelden restore 25 Eylül: 11:00 edilmi büyük bahçeli evler

-15

• 5 katlι, istediğiniz şekilde 9 odaya kadar bölme imkanι! • 109 m - 210 m aras • Fiyatlar € 115.000,- - € 175.000,• Temelden mükemmel restore edilmiş Çok çeşitli ev tipleri • Geniş aileler için id eal! • Ücretsiz mimari yönlendirme için güvenli bir çevrede, oyun parkι ve okullar • Çocuklarιnιz yürüme mesafesinde merkezine sadece 10 dakikalιk mesafede • Toplu taşιt (otobüs, tramvay, metro ve tren istasyonuna) • kolayca ulaşιm çarşι Zuidplein’a ve büyük pazar yeri • Kapalι Afrikaanderplein’a yürüme mesafesinde 2

2

Rotterdam

Kasko ev alana € 10.000,- mutfak çeki hediye!

Gazetesi muhabir ve haber dairesi müdürü, saygıdeğer gazeteci Mehmet Ali Topcu'nun sevgili kızı ELANUR TOPCU'nun vefatını büyük bir teessürle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhumeye Allah'tan rahmet, ailesine sabırlar diliyoruz. Mekanı cennet olsun.

www.mx4.nl Projeyi geliştiren:

Randevu için satιş şubelerimizi arayabilirsiniz

HABER Gazetesi Çalışanları 010 433 57 10

010 441 25 41


HABER

4

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

HOLLANDA DİYANET VAKFI'NDAN MUHTEŞEM İFTAR Davetlilerin gösterdiği teveccüh yoğunluğu nedeniyle bazı katılımcıların yer bulamadığı iftar programında Fas ilahi grubu, Tevazu grubu, semazenler, göze ve ruha hitap eden bir gösteri yaptılar. Ebru sanatçısı Muhammed Refii Kileci salonda bulunan 500’e yakın davetliye canlı olarak ebru sanatından örnekler sundu.

Uğur Doğan

Bülent Şenay

Pakistan için 500 bin euro para toplandı

Basri Doğan, Den Haag

HDV

Hollanda Diyanet Vakfı Din İşleri Müşaviri Doç. Dr. Bülent Şenay’ın girişimi ile Ramazan ayı vesilesiyle Hollanda’da bulunan tüm müslüman kuruluşlara ve müslüman ülkelerin büyükelçilik ve temsilcilerine Den Haag Crowne Plaza otelinde bir iftar yemeği düzenledi. Düzenlenen yemeğe T.C Den Haag Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri ve Hollanda Diyanet Vakfı (H.D.V) Başkanı Doç. Dr. Bülent Şenay, Türkiye Cumhuriyeti Den Haag Büyükelçisi Uğur Doğan, Azerbaycan Büyükelçisi Fuat İskenderov, Kazakistan Büyükelçisi Mainura S.Murzamadiyeva, Cezayir Büyükelçilik Müşaviri

Dalal Soltani, Fas Büyükelçisi Hafid Benchemsi, Filistin Büyükelçisi Nabiel abu Znaid, HOGİAF, HOTİAD işadamları derneği, sivil toplum kuruluşları, Fas ve Türk toplumunun ileri gelenleri, Türk kökenli politikacılar iştirak ettiler. T.C. Den Haag Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri ve Hollanda Diyanet Vakfı Başkanı Doç. Dr. Bülent Şenay iftar yemeğinin ardından yaptığı konuşmada, “Ramazan birlik ve beraberliğin, başkalarının dertleri ile dertteş olmanın, huzura ermenin vesilesidir. Ramazan insanın zamanla bir mülakatıdır. Sahur, iftar ve teravih üçlüsünün, insana yaşattığı tecrübe sadece açlık ve susuzluk ile bir ilişki değil. Zamanın bilincine, dolayısıyla faniliğin bilincine varma. Tıpkı beş vakit namaz ve Cuma bilincinde olduğu gibi, se-

Ramazan bir anlamda güz yağmurudur İnsanlığın ortak değerleri aynı zamanda İslam’ın ortak değeridir. Kamusal alanda Müslümanlar huzurun, camiiler birliğin ve minarelerde tevhidin sembolüdür. Aile değerleri ve temsil bakımında Müslümanların katkısı çok kayda değer. Komşuluk, sevgi ve paylaşım gibi hususlar, özellikle ramazan ayında zirve yapıyor. Siyasi polemikler, İslam karşıtlığı, ırkçı söylemlerin gerginliği, Müslüman olan ve olmayan akl-ı selim sahiplerini ortak akıl ve iradede işbirliği işe aşılacaktır. Müslümanlar siyasi polemiklerden uzak duracaklar, iyiyi-marufu, güzeli temsil edecekler ki, Peygamberimizin mesajını hoşgörü ile sunabilsinler. Ramazan, kelimenin kök anlamlarından birisi itibariyle de güz yağmurudur. Yazın, tozunu pasını alan güz yağmuru gibidir. Tutmuş olduğu oruçlarımız, ümit ediyoruz ki yılda bir aya sınırlanmış bir yaşam biçimi olmaktan öteye taşıp tüm bir yılımızı ıslah edici, küüçük büyük “fitne”leri bertaraf edici, halimizi istikamete koyucu birer tecrübe olsun.”

Pakistan’da 2 Ağustos 2010 tarihinde başlayan ve günlerce devam eden sel felaketinden 40 Milyon civarında Pakistanlı kardeşimiz etkilenmiş ve 2000’den fazla insan hayatını kaybetmişti. Sel felaketinin olumsuz neticeleri gün geçtikçe ortaya çıkmakta, binlerce insan açlık ve susuzluğun yanısıra bulaşıcı hastalık tehlikesiyle karşı karşıya kaldılar. Pakistan’da yaşanan sel felaketi için Hollanda Diyanet Vakfı bünyesindeki camilerde cuma namazını müteakiben bir yardım kampanyası düzenlendi. Doç. Dr. Bülent Şenay yaptığı açıklamada "Şu an itibari ile Pakistan için 500 bin euro para toplandı. Yardımlar devam etmekte. Biz bunları Diyanet İşleri Başkanlığımız vasıtasıyla Pakistan’daki muhtaçlara ulaştıracağız." dedi. nede bir defa daha Cenab-ı Allah bu arınma vesilesini lütfetmiş. Biz de bu iftarı, beraberliğimizin ortak maslahatlarımızın altını çizmek için, beraberliği ifade etmek için bir vesile gördük. Hollanda Diyanet Vakfı buradaki insanlarımızın dini hizmetlerini koordine eden en büyük sivil toplum kuruluşudur.142 camii ve yerel cemiyetin bir çatı kuruluşu olarak 400 bin insanımıza mihrab, minber ekseninde, gençlik ve kadın kollarıyla beraber, binlerce çocuğumuza sunulan dini eğitim ile, gençlik konferanslarıyla hizmet veriyor."dedi.

HET SUCCES VAN PRIJZEN VANAF

V.O.N. € 204.00EI0G,EN INCL. PARKEERPLAATS

START VERKOOP 2 OKTOBER in het informatiecentrum ‘Het Tuinhuis’, Sliedrechtstraat te Rotterdam

VAN 14.00 - 16.00 UUR, SCHRIJF U NU IN! - De Borders eerste fase, 44 ruime, 4-kamereengezinswoningen - Met zolder, ruime tuinen en eigen parkeerplaats - Gratis tuinontwerp door Lodewijk Hoekstra (Eigen Huis & Tuin) - Schrijf u nu in op de website of neem contact op met de makelaar

Verkoopinformatie:

010 433 57 10

WWW.DETUINOPHETZUIDEN.NL 243_Amsterdam 105x210 mm EN.indd 1

3/10/10 1:56:47 PM


5

KOALiSYON NEDEN KURULAMIYOR?

İZ ANAL M YORU

SEVİNÇ KÜK

Raadslid Groenlinks Zaanstad

ZEKİ BARAN DSDF Başkanı

Hollanda''da hükümet kurulması neden uzun sürüyor? Hollanda''da haziran secimlerinden sonra alsilmisin disinda aykiri bir parti beklenmedik fazla oy alarak kilit durumuna geldi. Bu da asilsilmisin disina cikilmasina yol acti. Yani bu marjinal sanilal parti ulkeyi yonetmeye bir sekilde aday oldu. Bazi partiler daha secimlerden once boyle bir parti ile baraber calismayacaklarini beyan ederek isi dahada icinden cikilamaz hale gertirdiler. Gelinen nokta is bu marjinal kilit durumundaki parti ile beraber calisabilecegini soyleyen patiler siki bir pazarlik surecine girdiler bu da tabiki uzun surmektedir. Benim kisile gorusum ise madem bu bu parti ile bir calismaya gidilecekse bu marjinal partide bir sekilde sorumluluk almali ve kabineye girmeli.

ALAATTİN ERDAL

Rotterdam Charlois belediye meclis üyesi

Hollanda politikasının ve halkının ne denli bölünmüş olduğu ortaya çıktı

Aylardır sağcı ve Wilders’ın dışarıdan vereceği destekle zorla da olsa kurulmaya çalışılan koalisyon oluşumu sonunda havluyu ringe atmak zorunda kaldı. Sandıktan çıkan sonucun değil de, belirli güçlerin belirlemeye çalıştığı siyaset kurumu, tarihinin git-gel'lerini yaşamakta ve sonuç maalesef hüsranla bitmekte. Peki neden koalisyon hükümetlerine bu mecburiyet ve neden partiler arası uyumsuzluk had safhada? Bu sorunun cevabı aslında refah seviyesi yüksek, sistemi bir şekilde oturmuş, halkının temel ihtiyaçları giderilmiş, ama seçmene karşı temelde farklı olduklarını göstermek zorunda olan ve dolayısıyla siyasi mücadele içindeymiş görüntüsü vermeye çalışan siyasi sistemin içinde saklı. Doymuşluğun beraberinde getirdiği kokuşmuşluk, siyasetin bünyesini felç etmiş ve seçmen partiler arası farkı göremez ve seçemez hale gelmiştir. Yine özellikle son yıllarda değil sadece Hollanda’da, hemen hemen bütün Bati Avrupa’da belirli inanç ve kültür çatışmasını siyasi yol haritası olarak kabul gören mantıkta yatıyor. Gelinen noktada halkın ve ülkenin temel ihtiyaçları değil de, kamuoyunda bolca tartışılan ve önemli olduğuna kitlelerin inandırıldığı ve çay saatlerinin vazgeçilmez konuları haline getirildiği yabancılar, azınlıklar, İslam ve Müslümanlar gibi konular siyasi partilerin yeni kartviziti haline gelmiştir. Seçimlerde hangi parti ideolojik olarak, prensip olarak farklıdır çıkışı değil de, günlük siyasette hangi popülist çıkış ve söylem içindedir ve hangi parti yukarıda zikredilen konular hususunda daha keskin çıkış sergilemiştir noktasına gelmiş bulunmaktayız. Ucuz ve popülist söylem, hükümet kurma, devleti yönetme, ülkeyi içerde ve dışarıda hakkıyla temsil etme, sorumluluk alma gibi hususlara gelindiğinde, yani pazarlık masalarında yenik düşmekte ve popülistin keli ortaya çıkmaktadır. Gelişmiş ülkelerin vazgeçilmezi olan koalisyon hükümetleri Hollanda’nın da vazgeçilmezi olmuştur. Birden fazla partilerin ortak bir noktada, aynı hedefe kilitlenmeleri zor gözükmekte. Güven ortamının olmadığı, ucuzun saygın, kalitenin kayıp olduğu bu arenada, maalesef daha çok parti ve siyasetçi bu ucuz siyaset ve kısır tartışmalar içinde heba olup gidecekler gibi gözükmekte.

HABER

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

Her partinin anayasa değerlerine uyması gerekir Mark Rutte’nın sözlerini dün gibi hatırlıyorum, “Hükümet tatile girmeden, yeni hükümet kurmak istiyorum”. VVD (Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi) başkanı Mark Rutte’nın yaklaşık üç aydır yaptığı çalışmalara rağmen ne sağ partililerle ne de sol partililerle anlaşamadı. Sağ partilerin büyümesine rağmen daha kurulamayan bu hükümetin nedeni acaba ne? Sol partililerle, parti bakış açısında anlaşamadı, neden sağ partilerle kuramadı? Bana göre kurulamayan hükümetin nedeni aşırı sağcı olan Geert Wilders’ın anayasaya uymayan bakış acıları. Hangi partide olursa olsun her partinin anayasa değerlerine uyması gerekir. Bu üç partinin bu düzeyde bir birlerine güveni yok, VVD ve CDA (Hıristiyan Demokratlar ), aşırı sağ bakışlı PVV partisinin görüşlerinin Hollanda toplumuna ve Hollanda devletine zarar getireceğine ait korkuları var. Bu anlaşmayı imzaladıkları takdirde bu iki partinin yani VVD ve CDA partilerinin, PVV partisinin aşırı sağ düşüncelerini uluslar arası alanlarda destekleri gerekir. Bununda Hollanda toplumuna ve devletine zarar vereceğini biliyorlar. İkinci neden ise azınlık sağ partilerinin dengeli bir hükümeti oluşturma imkanının olmaması. Koalisyonda yer almak istenilen partilerin yani VVD, CDA ve PVV partilerinin birbirlerine güvenceleri yok. Bu partilerin birbirlerine güven duymadıklarından bu hükümetin kurulmasında zorlandıklarını görüyorum..

KENAN BAYDAR

Raadslid PvdA Tilburg

Weinig leiderschap

We zitten met een economische crisis die velen van ons raakt. En de economie herstelt zich niet vanzelf. Hiervoor is een visie nodig. Er is behoefte aan leiderschap. Het zijn de partijen die nu aan de onderhandelingstafel zitten hier weinig aan gelegen, zodoende dat men ook binnen een kort tijdsbestek tot een formatie komt. De VVD'er Mark Rutte wilt te graag een rechts kabinet. Hij zou als winnaar van de verkiezingen boven de partijen moeten staan en in plaats van zijn partijbelang het landsbelang voor ogen moeten houden. Daadkracht, durf en bindendvermogen vragen nu eenmaal om leiderschap. Rutte lijkt daartoe weinig in staat. Ook het CDA kent weinig leiderschap. Bij de verkiezingen heeft de partij een grote nederlaag geleden en is tot op het bot verdeeld. Oudgedienden hebben openlijk de pogingen om samen te werken met Wilders afgekeurd. De CDA-fractieleider Maxime Verhagen - die ook te graag over rechts wilt regeren - heeft moeite met het overtuigen van zijn achterban. Geert Wilders maakt gebruik van het onvermogen van de leiders van het CDA en de VVD. De eigen kracht ontbreekt. Zijn partij heeft weinig kijk op de toekomst. Zij geeft af op buitenlanders en lijkt in ruil daarvoor op sociaal terrein te willen inleveren. Dat is niet vreemd gezien Wilders een ex-VVD'er is. Ook bij hem ontbreekt het aan leiderschap. De situatie komt zowel Verhagen, Rutte en Wilders goed uit. Men houd elkaar de hand boven het hoofd zolang het mogelijk is tot eventueel de rechtse coalitie gevormd kan worden, daar waar in het landsbelang een lans gebroken zou moeten worden door de handreikingen van de linkse partijen als een serieuze optie te beschouwen. Mochten de drie heren met elkaar tot een formatie komen zullen ze - mijn inziens - wel stevig in het zadel komen te zitten. Het spreekt voor zich dat alleen al door het ontbreken van leiderschap binnen die coalitie en daarmee het ontbreken van een kijk op de toekomst het veel brokken met zich zal meebrengen voor Nederland. We zullen de hoop op betere tijden niet moeten loslaten.

Koalisyon Calışmaları Sil Baştan Hollanda’da genel seçimlerin üzerinden beş ay geçmesine rağmen hala bir hükümet kurulabilmiş değil. Gerçi Hollanda bu konuda pek aceleci değil, ancak seçimlerin galibi VVD’nin lideri Mark Rutte’nin seçimleri kazanması halinde 1 Temmuzdan önce hükümeti kuracaklarını vaad etmesi sebebiyle bu sefer belki bir kaç hafta içinde koalisyon kurulur diye düşünmüştük. Gelişmelere bakılırsa bunun daha aylarca sürebileceği bile söylenebilir. Kim bilir? Belki tekrar seçimler bile olabilir. Hollanda, tarih boyunca 150 sandalyeli parlamentoda hiç bir partinin tek başına çoğunluk sağlayamaması sebebiyle hep koalisyonlarla yönetilmek durumunda. 9 Haziran seçimlerinden sonra oluşan tablo işi iyice çıkmaza soktu. VVD’nin 31, PvdA’nın 30, PVV’nin 24, CDA’nın 21, SP’nin 15, D66 ve Groen Links’in 10’ar, CU’nin 5, SGP ve PvdD’nin ikişer sandalye çıkardığı seçimlerin sonucunda en az üç partili koalisyon seçenekleri ortaya çıkmıştı. Bu seçeneklerin çoğu da partilerin aralarındaki büyük farklardan dolayı hemen hemen imkansızdı. İşte bu ahval ve şerait içinde arayışlar başladı. Kraliçe Beatrix seçimlerden bu yana birisi iki defa olmak üzere 5 kişiyi informatör olarak atadı. Son informatör eski Rotterdam Belediye Başkanı ve VVD Genel Başkanı Ivo Opstelten görevi bu yazı yazılırken Kraliçe’ye ieade etti. Siz bu yazıyı okurken de muhtemelen başka bir informatör atanmış olacaktır. Seçimlerden büyük bir hezimetle çıkan CDA’nın lideri Jan Peter Balkenende istifa etmiş ve onun yerine vekaleten liderliği üstlenen Dışişleri Bakanı Maxime Verhagen da CDA’nın alınan sonuçlar göz önüne alındığında muhalefetten başka seçeneğinın olmadığını açıklamıştı. Ancak bütün muhtemel koalisyon modelleri sonuçsuz kalınca, daha önce PVV ile işbirliği yapmanın onlar için mümkün olmadığını açıklamış olmasına rağmen, VVD ile Wilders’in PVV’sinin dışarıdan destek vereceği bir azınlık hükümeti için ikna olmuştu. Informatör Ivo Opstelten’in nezaretinde CDA adına Ab Klink’le birlikte koalisyon görüşmelerine katılan Verhagen bu haftanın başında Ab Klink’in kendisi ve CDA Genel Başkanı Henk Bleker’e hitaben yazdığı mektupla kendisini birden kriz ortamında buldu. Zaten Klink’ten önce de CDA’lı eski bakan ve başbakanların da aralarında olduğu bir çok eski duayen Wilders’le işbirliğine karşı art arda deklerasyonlar yayınlamaktaydılar. Hatta

koalisyon için PVV ile görüşülmesi yönünde Kraliçe’ye tavsiyede bulunan Lubbers bile geçen hafta pazarlıkların durdurulması talebinde bulunmuştu. Lubbers PVV ile şartlı olarak görüşülmesi tavsiyesinde bulunduğunu, ancak şimdi onun şartları belirler konuma geldiğini gördüğünü ve bunun da kabul edilemez olduğunu belirtmişti. Lubbers’tan başka Dries Van Agt, Hans van den Broek, Ben Bot, Hanja Maaij Weggen, Doekle Terpstra gibi bir çok önemli şahsiyet de Wilders’le işbirliğinden kaygı duyduklarını açıkladılar. İşte Klink’in mektubu bu ortamda keleme alındı. Klink, mektubunda Wilders’le işbirliğinin mümkün olmadığını anladığını ve Wilders’in pazarlıklar sürecinde bile söylem ve davranışlarıyla güvenilmez olduğunu gösterdiğin, bundan sonra da bildiğini okumaya devam edeceğini düşündüğünü açıkladı. Hatta Wilders’in koalisyon protokolünü diğer ortakların yüzünü kızartacak bir şekilde yorumlayacağını bile belirttiğini iddia etti. Ona göre Wilders İslam ve Müslümanlarla ilgili saldırgan tutumuna devam edecek ve CDA’yı sürekli temel hak ve özgürlükler konusunda sıkıntıya sokacaktır. Klink’e CDA milletvekilleri Ad Koppejan ve Kathleen Ferrier de destek verdiler. CDA Meclis grubu iki gün boyunca gece yarılarına kadar toplandı ve bu üç milltevekili kaygılarının dikkate alınacağına ikna edildi. Herkes pazarlıkların tekrar başlayacağını düşünürken bu sefer de Wilders CDA’dan yüzde yüz garanti istedi. Hem de Klink ve onu destekleyen milltevekillerinin destek sözünde durmaması halinde istifa etmeleri gerektiğini şart koştu. Bu şartı CDA kabul etmeyince de koalisyon görüşmelerinden çekildiklerini açıkladılar. Aynı Wilders VVD’den ayrılınca milletvekilliğini bırakmamakta ışrar etmiş ve milletvekilinin sandalyesinin bağımsız olduğunu iddia etmekteydi. Şimdi ise ukala bir tavırla başka bir partide kimin milletvekili olacağına karar verme cüreti göstermektedir. Bakalım hükümet çalışmaları hangi yöne doğru gidecek. Ben son gelişmelerden oldukça memnun olduğumu bütün kalbimle ifade edebilirim. Bu sebeple de Ab Klink’i ve onu destekleyen Ad Koppejan ve Kathleen Ferrier’i medeni ve ilkeli duruşlarından dolayı kutlarım. NOT: Mübarek Ramazan Bayramınızı kutlar, daha nice huzurlu, sağlıklı ve ağız tadlı bayramlar dilerim.

suatari@haber.nl

Ahmet Suat ARI is groepsleerkracht en onderbouwcoördinator op een VSO ZMLschool te Enschede. Hij schrijft columns in diverse bladen en is o.a. secretaris van UETD-Nederland.


HABER

6

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

THY İFTARDA HEDEF AÇIKLADI: 40 MiLYON YOLCU tığını Libya,Tunus ve Cezayir’de THY Müdürlüğ görevlerinden sonra Hollanda’da göreve başladığını söyledi. Metin Gözüaçık “Hollanda’da başarılı bir ivme yakalayan Türk Hava Yollarını daha da geliştirmek için elimizden gelen gayreti yapmaya çalışacağız. Türk Hava Yollarının son hedeflerinden biri 40 milyon civarı yolcu taşımak. Tüm uçuşlarımızda doluluk oranımız çok yüksek. Bunun yanında Anadolu Jet seferlerimiz çok iyi durumda. Haftada beş sefer Ankara’ya uçuyoruz. Çok iyi bir saatte. Yolcularımız oldukça memnun. İleride Sabiha Gökçen seferlerimizi Anadolu Jet’e verilme durumumuz var. Vatandaşlarımız daha ucuz ve daha rahat uçma imkânı olacak.” dedi. THY YÜZ AKIMIZ: THY’nın

verdiği iftar yemeğinde konuşan Lahey Büyükelçimiz, Türk Hava

TÜRK GİRİŞİMCİLERİ, ARTIK HER YERDE! Globalleşen ekonomi ile birlikte, Türk girişimcilerinin de profili değişiyor. Geçtiğimiz birkaç yıl öncesine kadar, ağırlıklı olarak Avrupa çapında faaliyet gösteren Türk girişimcilerini, artık dünyanın hemen her yerinde görmek mümkün; Afrika, Asya, Türki Cumhuriyetleri gibi… Üstelik bu girişimciler, sadece yatırım yaptıkları ülkelerde istihdam yaratmakla kalmıyor; gittikleri ülkelerle Türkiye arasında ciddi bir ekonomik ve kültürel köprü oluşmasına da katkıda bulunuyorlar. Bu açıdan bakıldığında da girişimcilerimizin, yeni yüzüyle ve güçlenen yapılarıyla; ileride bulundukları toplumlarda, çok daha fazla seslerini duyuracağını, özellikle de ticari anlamda güçlerini daha da çok hissettireceğini söyleyebiliriz. Dünyanın hemen her ülkesinde boy göstermeye başlayan girişimcilerimiz, Türkiye’nin yurtdışına açılmasında da kilit rol oynamaktalar. Türkiye’de de yatırımları olan bu girişimcilerimiz, diğer ülkelerle yatırımların karşılıklı olarak artırılmasını sağlıyorlar. Bu, gerçekten de çok önemli bir güçtür.

500 bin kişiye istihdam… Avrupa’dan şöyle bir örnek verebiliriz: Bugün sadece Avrupa genelinde 100 bin’in üzerinde Türk girişimcisi var. Bu girişimcilerimiz, çeşitli oluşumlar etrafında bir araya geliyorlar; ATİAD, TD-IHK gibi... Başbakan ya da muhalefet liderlerinin düzenledikleri toplantılara ve yemeklere katılıyorlar. Politik arenalarda da belli bir ağırlığa sahipler. Eğitim konusunda da bu girişimcilerimiz, Avrupa’daki gençlerimize destek veriyorlar. Avrupa çapında, yaklaşık 500 bin kişiye istihdam imkanı yaratıyorlar. Bu örnek; hem Avrupa hem de Türkiye açısından baktığımızda, Türk girişimcilerinin her iki taraf için de ne kadar önemli bir değer olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Değişen ekonomi ve rekabet şartlarına göre, yeni pazarlara açılan girişimcilerimiz de ileriki yıllarda, gittikleri diğer ülkelerde önemli bir güç haline geleceklerdir. Elbette bu gelişmenin siyasi girişimlerle de desteklenmesi gerekiyor. Böylece, Türkiye gelecek dönemlerde, süratle dünya çapında gücünü ve ağırlığını daha da artıran, yıldızı çok daha fazla parlayan bir ülke konumuna gelecektir.

Kemal Şahin, Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanı

Yolları’nın Türkiye’nin yüz akı olduğunu söyledi.

RÖPORTAJ | SELMAN KARAMAN

DÜNYA/İLHAN KARAÇAY AMSTERDAM Türk Hava Yolları, her yıl olduğu gibi, bu yıl da geniş katılımlı bir iftar sofrası sundu. Rhone salonlarında verilen iftar yemeğine, Lahey Büyükelçimiz Uğur Doğan, Rotterdam İslam Üniversitesi rektörü Ahmet Akgündüz, İlahiyat Fakültesi Dekanı Dr. Özcan Hıdır, Kuzey Hollanda İl Genel Meclisi Üyesi Songül Akkaya, HOGIAF Başkanı Mehmet Kabakyer ve eşi, iş dünyasından renkli simalar, THY acenteleri ve medya mensupları katıldılar. Samimi bir atmosferde geçen iftar yemeğinde, THY Hollanda Müdürü Metin Gözüaçık davetlilerle yakından ilgilendi. Burada bir konuşma yapan Metin Gözüaçık, 1985 yılından bu yana, Türk Hava yollarında çalış-

Hollanda’da aylar süren yürüyüşleri ile ünlenen gazetemiz yazarlarından Sedat Çakır, gerçekleştirdiği “Sultanlar Yolu” yürüyüşüne sponsorluk yapan THY’ye bir şükran belgesi verdi. Belgeyi THY Müdürü Metin Gözüaçık’a veren Sedat Çakır, “Sponsorlar olmasza, projelerimiz çok zor yürür” dedi Türk iş dünyasından destek talebinde bulundu.

Komfor Tours Amsterdam iftarında Pakistan'a yardım planını açıkladı Hollanda’da uzun yıllardır seyahat sektöründe çalışmalar yürüten Komfortours şirketinin başkent Amsterdam’daki Palet Restoran’da düzenlediği geleneksel iftar yemeğine, T.C. Lahey Büyükelçiliği 3.Kâtibi Hakan Cengiz, HOTİAD Başkanı Turgut Torunoğulları, HOKAV Başkanı Uğur Şen, DSDF Başkanı Zeki Baran, UETD Başkanı Veyis Güngör, CDA Delfshaven Meclis Üyesi Ali İhsan Ünal, işadamları, sivil toplum kuruluşları ve basın mensupları katıldı. Osman Çelik: “15 yıldır seyahat sektöründeyim. Komfortours’un 9 yıllık geçmişinde çok şeyleri ve ilkleri acentelerimizle birlikte yaşadık ve başardık. Mesela ilk Nevşehir, Konya uçuşlarını 2005 yılında, Hollanda’nın neredeyse yüzde 60’ını Türkiye’ye Onur Air ile birlikte taşıdık. Komfortours

olarak her zaman kültür, sanat, spor, eğitim ve engellilere katkıda ve desteklerde bulunduk.” dedi. PAKİSTAN'A YARDIM “Pakistan’da yaşanan sel felaketini unutmadık. Komforstours olarak başta Müslüman yardım kuruluşları birliği SMHO ve UETD ile birlikte ortak yardım programına katılacağız. Komple paralar Pakistan’a bu kurumlar aracılığı ile ve bizim gönüllü arkadaşlarımız aracılığı ile teslim edilecek. İl etapta yiyecek ve içecek ihtiyaçları karşılanacak. Bunun yanında, hastane veya okul yapımında yardımcı olacağız.” KIŞ sezonu uçuşlarI AÇILDI “Kış sezonu uçuşlarımız satışa açıldı. Şimdiden 2011 yaz sezonu

Walvis

meubelen exclusief

uçuşu hazırlıkları başladı. Kısmet olursa Aralık'ta yaz sezonu uçuşlarımızı açacağız. 2011 Programımız bu seneye göre biraz daha yoğun olacak. Uçuş noktalarımız Amsterdam’dan Ankara, Kayseri, İstanbul, Konya gibi illerin yanı sıra turistik destinasyonlar dediğimiz Antalya, Dalaman, Bodrum ve İzmir’e uçuşlarımız olacak. 2011 yılında kısmet olur ise Sivas, Konya, Samsun,Trabzon, Gazviantep ve Erzurum’a Komfortours güvencesi ve Onur Air işbirliği ile direkt uçuşları düzenleyeceğiz.” şeklinde konuştu. İftar programında, bazı sivil top-

KOMFORTOURS CEO'su Osman Çelik

rla a l t a y fi Şok e d z i n i t e hizm

000 'A 10. N A T S PAKİ O YARDIM EUR ERİYOR D GÖN

lum kuruluş temsilcileri, Komfor Tours sahibi Osman Çelik ve temsilci Enver Baş’a, Türkiye’deki engelli vatandaşlarımıza tekerlekli sandalye gönderilmesi ve onlara katkı yapmaları sebebiyle değişik ödüller takdim edildi.

Grote Visserijstraat 8 • 3026 CJ • Rotterdam • 010 - 476 76 46


7

HABER

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

HOGİAF ve FECC Zaandam'da geniş katılımlı bir iftar verdi

Basri Doğan, Amsterdam HOGİAF ve Federatie van Educatieve en Culturele Centra FECC Zaandam De Tulp 2 kongre merkezinde geniş katılımlı bir iftar verdi. Hollanda Genç İşadamları Federasyonu’nun iftarına yaklaşık 350 davetli katıldı. Düzenlenen iftara, Hollanda İşçi Partisi Avrupa Parlamentosu Milletvekili Emine Bozkurt, Hollanda Temsilciler Meclisi Demokrat 66 Milletvekili Fatma Koşer Kaya, Türkiye Cumhuriyeti Rotterdam Başkonsolosu Esen Altuğ, Türkiye Cumhuriyeti Lahey Din İşleri Müşaviri ve Hollanda Diyanet Vakfı Başkanı Doç Dr. Bülent Şenay, Hollanda’da ki Türk Sivil Toplum Kuruluşları Başkanları,

Camii Dernek Başkanları, Hollanda’da ki dini cemaatlerin temsilcileri, işadamları, akademisyenler ve basın iştirak etti. Gecenin açılış konuşmasını yapan HOGİAF İkinci Başkanı Vecih Er, "21.yüzyılın insanının en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri birbirini sevmek ve saymaktır. Barış ve uzlaşma birbirini sevmek ve saygıya dayanmaktadır. Üzerinde yaşadığımız coğrafya da kendimizi iyi anlatabilme, insanları sevme bizlerin kutsal vazifelerden birisidir." dedi. Hollanda Demokrat 66 Milletvekili Fatma Koşer Kaya HOGİAF’ın iftarında bulunmaktan onur duyduğunu söyleyerek “Özellikle Pakistan’da yaşanan sel felaketini unutmayıp o insanlara da ellerimizi uzatmalıyız.” şeklinde konuştu. Avrupa Parlamentosu Milletvekili Emine Bozkurt “Gerçekten ramazan ayı bizlere farklı bir eğitim

veriyor. Günlük hayatın içerisinde ki çekişmelerden biraz olsun sıyrılıp kendimizle yüzleşmeye davet ediyor. Etrafımızda ki hadiselere daha fazla bakabilmeyi sağlıyor. Ramazan bizlere sorumluluk duygusu aşılıyor. ” dedi. Türkiye Cumhuriyeti Lahey Din İşleri Müşaviri ve Hollanda Diyanet Vakfı Başkanı Doç Dr. Bülent Şenay “İslam Ramazan ayında dengeyi ön görüyor. Bizler bu kutsal ayın sonuna kadar umarım bereketleniriz ve kıvamımıza ereriz. Bu toplantıların ortak akıl ve iradeye giden yolda bir kıvama erdirici olmasını diliyorum. Bu vesile ile hepinize teşekkürlerimi ileterek kadir gecenizi ve ramazan bayramınızı da şimdiden kutluyorum.” dedi. Rotterdam Başkonsolosu Esen Altuğ “İşadamı sayımız 18 bini aşmış durumda bu durum Almanya’dan sonra ikinci sırayı almakta. Bu bizi son derece mutlu ediyor. Hakikaten Türk işverenleri çok çalışkanlar, hırslılar ve başarılar. Ben Türk işadamları ve iş kadınlarımızı kutluyorum. İşadamlarımızın gençlerin s taj konularında işadamlarımızın yardımcı olmalarını istiyoruz." ifadesinde bulundu.

GÜVENLİK

SİSTEMLERİNDE

DOĞRU ADRES

BEVEILIG UW WONING OF KANTOOR MET HET BEVEILIGINGSSYSTEEM VAN ADACAMS Maak vrijblijvend een afspraak met één van onze beveiligingsadviseurs. Hij helpt u bij het samenstellen van een ADACAMS beveiligingssysteem dat specifiek is afgestemd op uw werk en/of woonsitutatie.

Subsidie-aanvraag voor uw veiligheidsystemen kunt U via ons regelen. Bel Hüseyin Kızgın, onze expert op dat gebied voor alle informatie: GSM: 0624-367064

Schiedamseweg 213 Schiedamseweg 213 3026 3026AN AN Rotterdam Rotterdam

MottoMedia

2010 yılında da güvenlik sistemlerinde devlet desteği devam ediyor. Resmi işlemlerinizin kolayca yürütülmesi için bizi arayabilirsiniz.

naar onze Vraag nu biedingen zomeraan

www.adacams.nl www.adacams.nl 010-46235 3569 69 010-462

AŞK-I Memnu’niyetsiz İkisi de çok güzel ve genç, biri erkek ötekisi ise kadın. Boğaz’a karşı bir villada yaşıyorlar ve her zaman beraberler. Dehşet gösterişli arabalar kapıların önünde, bahçe ise, romantik anları bekleyen bir yuva adeta. Bu güzel ve yakışıklıların çalışmaları gerekmiyor. Para onlara veriliyor, yani ekmek elden su gölden misali. Bu kadar nimetin karşılığında bir sorumlulukları da yok. Çalışan biri varsa, o da aynı evi paylaşan evdeki erkek güzelinin boyca yarısı gelen, ama yaşça da iki misli olan tipik bir ‘amca’. Kadın güzelinin kocası ve erkeğin de öz amcası oluyor. Yorulan sadece ‘amca’ fakat nedense en fazla kazıklanan da o oluyor: Amca eve az geliyor. İki güzel evde çoğu zaman yalnızlar. Evdeki diğer fertlerle beraber, herkes kalkar kalkmaz güzel, kısa ve dar elbiselerini giyiyorlar, 2010 moda sergisinde olduğu gibi tüm meşgaleleri bir sağa bir sola, bir o yana bir bu yana yürüyüş yapmaktan ibaret. Tahrikin en üst düzeyde olabileceği bir hava dağılıyor etrafa. Evdeki diğer horanta ile usandıklarından problem arar gibi bir halleri var. ‘Bu hayat böyle rahat olamaz, gelin bir sıkıntı çıkaralım’ dermiş gibi. Amca işteyken, şu oda senin bu oda benim, koridorda, mutfakta, banyoda, salonda, çatı katında döne, döne, transa girenler gibi, korkulan başa geliyor. Amcanın güzel eşi ve yakışıklı yeğen aşık olup aşk yaşıyorlar ve aradan günler aylar geçiyor. Hangi dizi hakkında bahis edildiğini tahmin etmişinizdir, Aşk-ı Memnu. Söylentilere göre, abartma dahil, final gecesini 70 milyon Türkiye’dekilerin ve artı enternasyonal yayına bağlı olan vatandaşların seyrettiği bir dizi. Final gecesinde iki güzelin, sahteliği, gizlice yaptıkları aşk ortaya çıkıyor, herkes şaşkınlık içinde. Nasıl gelişti, nasıl oldu? Amca dersen hayretler içinde, yeğenine aklına geleni söylüyor: ‘Sen nasıl benim arkamdan eşime bakarsın, ben seni yeğen bilirdim, yedirdim, giydirdim. Bu muydu karşılığı?’ diye. Derken, güzel kadın çaresizlikten göz önünde, kendini vuruyor, yere düşüyor. Yeğen de onunla, yerin dibine giriyor. Gerisi bildiğimiz hıçkırıklı ve hüngürüklü sahneler.

‘Başka ne olabilirdi amca’cığım, bunlar kaç aydır beraberler, sizde yoksunuz, kız ve erkek her an kıvamında, sürekli aynı mekanda nefes alıp veriyorlar. Ortam güzel. Üstelik ev ve maaşlarını da temin ediyorsunuz. O yeğen dediğiniz kişiyi eve alırken düşünecektiniz. Siz bırakın işinizi sağlama almayı, kızı doğrudan kazığın eline veriyorsunuz, ondan sonra aah vah. Ateş ile barut yan yana, o zamanları da patlıyordu, şimdi de patlar. Bu değişmeyen bir doğa kanunu. Güzelim kızı da öldürdünüz. Asıl siz kimi kandırıyorsunuz, kendinizi mi?’ demek geldi içimden mağdur gösterilen amcaya. Genel olarak dünyada bir ahlak çöküntüsü yaşanıyor. Kim kime dum duma. Evlilikler, ilişkiler ve getirdiği ağrılar sızılar. Aldatan kural tanımıyor. Aldatılan ise hislerini, doğru bildiklerini ve gördüklerini içine gömüyor. İkisi birbirini ayakta tutuyor. Aşk bitince ilişki de bitiyor, uzun soluğa kimse gelmiyor. Ya evlilik, ya aşk yaşanıyor. İkisi bir olmaz mı acaba? Aşk güzel zira, gizli olunca ‘Ya Ölüm Ya Zulüm’ getirmekte. Bu ibret olarak aleme verilen bir ders sanki. Aşık olmak suç olmamalı ama insan, aşkı gizlilikten kurtarmalı. Aşkı hayatına göre değil; hayatını aşkına göre kurmalı. Yine de siz siz olun, sevdiğinizle ilgilenin, Behlül kaçtı, etrafınızı kollayın. Aşk-ınızla memnun kalmanız dileğiyle...

nafizesener@haber.nl Nafize Şener consultancy (danışmanlık) ve proje yöneticiliği yapmaktadır. Şu an Çalışma Bakanlığı’nın finanse ettiği Landelijk Netwerk Diversiteitsmanagement projesinde çalışmakta. İş ve ticarette paylaşım için kurulan The NetworKing Turkey uluslararası organizenin lisans sahibesidir.


HABER

8

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

Sağlık durumu Ese Onur olayın ertesi günü hastaneden taburcu edildi. Oğuzhan’ın ise böbreklerinden biri parçalandı. Oğuzhan girdiği komadan çıktı. Ziyaretleri kabul ediyor.

Eksiler (-) -Polislerin olaylar öncesindeki şikayetleri göz önüne almaması -Olayları gören bazı vatandaşlarımızın olayı izlemesi ( Oğuzhan’a bir şey olsaydı vicdan azabı mutlaka çekeceklerdi. Ya da hala çekiyorlardır.) - Olay yerinde provakatörlük yapan polis memuru - Bazı medya kuruluşlarının yaptığı kışkırtıcı röportajlar

Artılar (+) - Olayları tırmandırmadan çözüm bulan ve provakatör polisi olay yerinden gönderen polis şefi - Geç olsa da bölge halkının ihtiyaçlarını dinleyen siyasetçiler - Onca olana rağmen pozitif açıklamalar yapan Baba Ese Onur - O günden itibaren bölgede kamplaşan ve karakol açan Rotterdam Polis müdürü - Bölgede yaşayan Antilli, Faslı, Pakistanlı ve diğer halkların olaya olan toplu tepkisi

Broodjes presser

BAK-HOR-TECH nin i m e l ma a l s nı İ ı m a r Tüm n bay mizle a z a Ram dilekleri en en içt utlarız. k

Taşlı fırın

OLAY YE R Yer: Rott İ: erdam Z Bölge : M uid, a a s h a v e Sokak: O n, Genelde leanderstraat, T olduğu b ürklerin ir bölge.

Suçlular Olay sonrasında grupta bulunan iki kişi gece yarısı gözaltına alındı. Olaydan yaklaşık 10 gün sonra tetiğe basan kişi de yakalandı.

Dönerli fırın

Hamur makinesi

Ese Onur’un eşi ve çocukları da katıldı. Oğuzhan Onur’un da müdahale ettiği kavgada gözü dönen siyahi Rotterdamlı tabancasıyla, bir el Oğuzhan Onur’a, 2 el de baba Ese Onur’a sıktı. Oğuzhan’ın böbreklerine yaklaşık 1 metreden ateş edilirken, yine aynı mesafeden babaya sıkılan kurşunların biri yan tarafından sıyrıkla, diğeri de gömlek yakasını delerek geçti. Bazı görgü tanıklarına göre 4. atığı, kafaya tutan saldırganın silahı tutukluk yaptı. Bunun üzerine kaçmaya başlayan saldırgan izini kaybettirdi.

forum sayfalarında bu olayın Antilli ve Türk arasında bir dava olacağını yazmaları bile inanın Gerdi beni. Lütfen gençlerimiz sağduyulu olsun. Bu anlık bir olaydıo oldu ve geçti,bitti. Lütfen kimse bu olayı baZ alarak ya da farklı sebeplerle bu tür kavgalara girmesin.

Ese Onur’un açıklamaları "Başımıza böyle talihsiz bir olay gelmiştir. Verilmiş sadakamız varmış. Allah oğlumuzu bize bağışladı. Olaylar sonrasında çok eleştirildim. Ama benim yerime kim olsaydı orada o şekilde bir duruma müdahale ederdi. Ama olay bu şekilde gelişti. Kimse bu aşamaya geleceğini tahmin edemez. Bu olay beni v e çevremde ki herkesi şoka soktu. O anları bir baba olarak bir daha Allah yaşatmasın. Anlatılmaz bir olaydı yaşadıklarımız. Bu olayda kavga ettiklerimizin renginin ırkının ya da mesebinin ne olduğu önemli değil. Önemli olan bu tür başka olayların tekrar yaşanmamasıdır. Bazı

Bakplaten

Rotterdam Oleanderstraat’ta kendi evinin duvarına tuvaletini yapan adamı uyaran Ese Onur ve oğlu silahlı saldırıya uğradı. Olayda 19 yaşındaki Oğuzhan Onur böbreklerinden aldığı kurşunla ağır, baba Ese Onur ise hafif yaralandı. İftar saati öncesinde alışveriş için dışarıya çıkan Ese Onur evine dönerken bir siyahi uyruklu kişinin evinin duvarına tuvaletini yaptığını gördü. Bunun üzerine Antilli kişiyi uyaran Ese Onur karşı taraftan beklenmedik bir tepki aldı. Olay kısa zamanda gerilerek karşılıklı vuruşmalara neden oldu. Bunun üzerine parkta oturan arkadaşlarının da gelmesiyle kalabalıklaşan gruba,

Hamur açma makinası

Baba ve Oğul ölümden döndü!

Olay öncesi: Ortalama son 6 aydır gruplaşan Antilli gençler, sokaktan gelip geçenlere laf atıyor ve kalabalık olmalarından dolayı agrasif davranıyorlardı. Bir kaç defa Türk gençleriyle ağız tartışmaları da oldu. Ama o yoldan geçen herkes bu durumdan rahatsız olduğu için çevre sakinleri ve esnaf’ın verdiği bilgiye gore 100’ün üzerinde polis’e şikayet telefonu edildi. Polislerin şikayetlere reaksiyonları ya çok geç oluyor ya da olay yerine gelip ekip arabasıyla boy göstermekten başka bir şey olmuyordu. Olay saati: Şokta olan anne bağırırken polis ve itfaiye yavaş yavaş gelmeye başladı. Annenin feryatlarına baba Ese Onur yaralı olmasına rağmen yanına gitti. Her iki ebeveyn şoktayken çevre sakinleri de birikmeye başladı. O esnada olay yeri bandını çekmeye çalışan polislerle çevre sakinleri arasında tartışmalar başladı. Silah’la olan olayın ardından çevre sakinlerinin “İlle de birinin vurulması mı gerekiyor du” yakarışları ve gerilen ortam gitgide arttı. O esna da duyduğu haber üzerine olay yerine hızla gelen aile yakınlarına bir polisin şiddetli şekilde davranması ce bazılarına job kullanması halihazırda kızgın olan halkı iyice tahrik etti ve polisle halk arasında kısa bir arbede yaşandı. Olayları kışkırtan polisin uzaklaştırılmasıyla ve iftar saatinin gelmesiyle yatışan halk yavaş yavaş dağılmaya başladı. Olay sonrası : Polislerin çoğunun dikkatli hareket etmesi olayları daha da fazla büyütmedi. Olay gününün ardından adeta kuşatılan bölgeye akın akın siyasetçi, bürokrat ve görevliler akın etti. Vatandaşlarında görüşlerini dinleyen görevliler, yaklaşık 3 ay önce tamamen kapatılan Atlas cafe’yi polis karakolu yapmak için harekete geçtiler. Yaklaşık 4 günlük bir çalışma sonrası hizmete açılan yerde geçici de olsa çalışmalar başladı.

12 yıllık tecrübemizle fırın ve horeca sektöründe hizmete devam etmekteyiz...

Strijkviertel 58 3454 PN De Meern Telefoon: +31 30 666 76 76 Fax: +31 30 666 76 99

www.bakhortech.eu


9

HABER

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

Olay yeri esnaflarından Abdurrahman Şentürk: Silah seslerini duyduk ve kalabalığı gördük. O ara bir kaç kişinin kaçtığını gördüm. Olay yerine gittiğimde Oğuzhan’ın annesinin şokta olduğunu ve gelen polislere bağırdığını gördüm. Aslında böyle bir olayın olacağı çoktan belliydi. Önlemler alınmadı. Biz bu kişilerin burada bizlere zararının olduğunu söyledik ama maalesef olay bu şekle gelince önlem almaya başladılar.

O

layın ardından olay mahalline gelen Fijenoord belediye başkanı yaptığı açıklamada ilk önce aile ve yakınlarına geçmiş olsun dileklerini iletti ve olaya zamanında müdahale edildiğini ve gerekenlerin yapıldığını söyledi. Aynı zamanda bir daha bu bölgede böyle bir olayın yaşanmayacağını garanti eden Seyit Yeyden, farklı bölgelerde var olan bu tarz sıkıntıların da yavaş yavaş gidereceklerini ancak bu tarz iyileştirme çalışmalarının kolay olmadığını ve zaman gerektirdiğini söyledi.

Lebara Mobile’dan iftar A

msterdam'da gerçekleşen iftar programına Lebara Şirketi Genel Müdürü Marcel Timmerhuis, şirketin Türk pazarı sorumlusu Ayşe Çalışkan, Hollanda CDA Partisi Milletvekili Coşkun Çörüz, Noord Holland Eyalet Meclis Üyesi Songül Akkaya, UETD Hollanda Başkanı Veyis Güngör, DSDF Başkanı Zeki Baran, STOR Başkanı Aydın Bayka, HOTİAD üyeleri, işadamları, siyasiler, sivil toplum temsilcileri ve basın mensuplarından oluşan 150 davetli topluluğu katıldı. Lebara şirketi hakkında davetli-

lere sunum yapan Lebara Şirketi Genel Müdürü Marcel Timmerhuis, 1 Eylül itibariyle Türkiye telefon görüşmelerinde özel kampanya başlattıklarını, benzer kampanyaların devam edeceğini sözlerine ekledi. 2001 yılında kurulan şirketin birçok etkinliğe sponsor olduğunu belirten Timmerhuis, Lebera’nın abone sayısının her geçen gün artış gösterdiğini söyledi. Lebara’nın Türk toplumu için yapmış olduğu yeniliklerle ilgili olarak Akajans sahibi Adil Akaltun kısa bir teşekkür konuşması yaptı.

Lebara’nın Türk kökenli vatandaşlarımıza yönelik yaptığı çalışmaları takdirle karşıladıklarını söyleyen Hollanda CDA Partisi Milletvekili Coşkun Çörüz, şirkete bundan sonraki ticari yaşamında başarılar diledi. Sel felaketi yaşayan Pakistan’a geçtiğimiz günlerde yardım kampanyası başlattıklarını anlatan Orro Grup Yönetim Kurulu Başkanı Celal Oruç ise, Lebara’nın da kampanyaya katılmasını arzu ettiğini ve salonda bulunan işadamlarının Pakistan’a yardım etmeleri çağrısında bulundu.

Haber Yorum

Olay günü Ese Onurun ekmek aldığı yer Sultan fırını

H

erkesin ibret alması gereken bölümlerinin olduğu bir olay yaşanmış Oleanderstraat’ta. Ama bu olay ne ilk olacak ne de son. Çünkü, gruplaşarak çevreye zarar veriyor diye eleştirdiğimiz bu gruplardan kendi içimizde de var. Olayın yaşandığı bölgeye ortalama 1 km uzaklıkta Afrikaanderplein diye adlandırılan yerde bulunan Türk gençlerinin de oradaki çevre halkına illallah dediklerinin duyumunu aldık. Yine Rotterdam, Den Haag, Amsterdam gibi büyük şehirlerin bazı sokaklarında gruplaşan

Türk gençlerin yaptıkları olaylar bulunuyor.O sebeple bunu Antilliler, Faslılar veya şunlar bunlar diye ayırmak yerine, yapılan bu tutarsız davranışların sıkıntısını yine bizlerin çekmemesi için kamuoyuna çağrıda bulunuyoruz. O anlamda ağaç yaşken eğilir sözünü ebeveynlere hatırlatmak istiyoruz. Lütfen çocuklarımızı topluma ve çevresine faydalı bir şekilde eğitelim. Kuruyan ağaçları da bir kenarda bırakmayalım. Su vermeye devam edelim. O kök onda olduğu sürece belki de dalları yeniden yeşillenir.

Amsterdam Osdorp Salonu’nda, Lebara Mobile ile Ak ajansın birlikte gerçekleştirdikleri iftar akşamında Hollanda’nın önde gelen renkli simaları bir araya geldi.

Akajans sahibi Adil Akaltun, Lebara Şirketi Genel Müdürü Marcel Timmerhuis’a günün anısına İstanbul manzaralı bir tablo hediye etti.

Spijkenisse'de eğitim ağırlıklı bir iftar

Türkçeleştirmeyi önerdi H

ollanda Türk İşadamları Derneği (HOTİAD) tarafından Maastricht'te düzenlenen ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

(TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun da katıldığı 4. Ekonomi Zirvesi'nde,AP Türkiye Raportörü Ria Oomen Ruijten “Turkse afkomst, Nederlandse toekomst” kitabına konuşması içinde yer verdi.Bunu isiten TOBB ve DEİK Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu bu kitabı örnek çalışma olarak Türk medyasına gösterdi. Ayrıca kitabın Türkçeleştirilmesi icin çalışmaların başlatılmasını önerdi.

2011

'de Yatırım Cenneti Türkiye Zirvesi'ne T.C. Başbakanı'nı Hollanda'ya getirmeye kilitlenen HOTiAD'ın düzenlediği geleneksel iftar yemeğine 150 kişi katıldı. Spijkenesse'de verilen iftara, Rotterdam Başkonsolosu Esen Altuğ, Konsolos Günay

Babadoğan, D66 Milletvekili Fatma Koşer Kaya, CDA Milletvekili Çoşkun Çörüz, Rotterdam Anakent Belediye Başkan Yardımcısı Hamit Karakuş, Feijenoord İlçe Belediye Başkanı Seyit Yeyden, Ticaret Müşaviri Engin Ertekin, SİCN Başkanı Fikri Demirtaş, HOGIAF Başkanı Mehmet Ka-

De ISBO wenst u en alle andere moslims een gezegend Ramadanfeest!

UETD Hollanda İftar yemeği yerine Pakistan'a yardım yapıyor UETD Hollanda Yönetimi, dost ve kardeş Pakistan'da yaşanan sel felaketinin yaralarını sarmak için ramazan ayı boyunca vereceği iftar yemeklerini iptal ederek, felaketzedelere yardım etme kararı aldı. Kısa adı UETD olan Avrupalı Türk Demokratlar Birliği Hollanda

Başkanı Veyis Güngör, yaptığı yazılı açıklamada, UETD Hollanda olarak Pakistan'a yapacakları nakdi yardımın yanı sıra Ramazan ayı içinde düzenlemeyi planladıkları iftar yemekleri programını da iptal edip, bunun için harcanması planlanan bütçeyi de felaketzedelere yardım olarak göndereceklerini belirtti.

Yardımlar uluslararası etkinlikler düzenleyen, UETD'nin kardeş kuruluşu SMHO bünyesinde oluşturulan, ING (POSTBANK) 404.99.19 no'lu hesabına, "Pakistan'a Yardım Kampanyası" adı altında yatırılabilir.

bakyer, TOVER Başkanı Durmuş Doğan, STOR Başkanı Aydın Bayka, HOKAV Başkanı Uğur Şen, DSDF Başkanı Zeki Baran, Avrupa İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Bahçepakılı, Twente Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akşit, işadamları, siyasiler ve HOTİAD üyeleri katıldı. HOTİAD Başkanı Turgut Torunoğulları, “Yıllar önce Hollanda’ya gelen büyüklerimiz namaz kılacak yer bulamazken, bugün kendi otelimizde bu güzel Ramazan akşamında hep beraberiz. Öğrencilerimizle olan münasebetlere önem veriyoruz. ‘Dünya Markası’ olmanın iyi bir eğitimden geçtiğinin farkındayız.” şeklinde konuşan Torunoğulları Maastricht Zirvesi’ne atfen, bu organizasyonun HOTİAD ve DEİK ailesinin başarısı olduğunu vurguladı ve Maastricht Ekonomi Zirvesi Avrupada’ki iş dünyasının DAVOS’u olmuştur" dedi.

Juridische dienstverlening

Dienstverlening interim-directie PO

Dienstverlening leerlingenvervoer

Pedagogische dienstverlening

Dienstverlening identiteit

Begeleiding oprichting scholen

Cultureel-educatieve dienstverlening Hardwareweg 4 3821 BM Amersfoort Postbus 1466 3800 Bl Amersfoort

Basistraining MR

Adviezen organisatie onderwijs Algemene adviezen

Tel: 033 454 67 66 Fax: 033 454 66 66 www.deisbo.nl info@deisbo.nl


HABER

10

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

TEBRİKLER CELAL ORUÇ Hollanda'daki başarılı Türk işadamlarımızdan Celal Oruç, sel felaketi ile boğuşan kardeş ülke Pakistan için yardım kampanyası başlattı. Oruç 50bin Euro bağışlayıp herkesi Pakistan'a yardım etmeye çağırdı. müşteri kitlesi ve yıllık 100 milyon Euro'dan fazla ciroya sahip Türk işadamı Celal Oruç, geçtiğimiz aylarda, Ortel Mobile adını verdiği şirketi Hollanda Kraliyet Telekom şirketi KPN'e satıp, Orro Grup altında farklı sektörlere yönelmişti. İşadamı Celal Oruç, kardeş ülke Pakistan'a yardım kampanyası başlatarak, Avrupa'daki Türk işadamlarımızı kampanyaya katılmaları çağrısında bulundu. Rotterdam İskender Restoran'da düzenlenen basın toplantısında kampanya ile ilgili olarak açıklamalarda bulunan Orro Grup Yönetim Kurulu Başkanı Celal Oruç, "Geçmişte bizim zor günümüzde yanımızda olan kardeş ülke Pakistan'a vefa borcumuzu ödeme zamanıdır. 50 bin avro ile başlattığımız kampanyanın katlayarak artmasını temenni ediyoruz" dedi. BM ve Pakistan hükümetinin rakamlarına göre, sel felaketinde şu ana kadar en az 2500 kişinin öldüğünü ve 20 milyona yakın kişinin felaketten etkilendiğini sözlerine ekleyen işadamı Celal Oruç, amaçlarının, 20 milyon Pakistanlı kardeşlerimize en acil şekilde yardımcı olmak, olduğunu belirtti. "Acılar paylaşıldıkça azalır" düsturuna

di, e d z e yetm 0 0 0 . 0 5 ... i d r e v daha 0 0 0 . 0 5

H

ollanda ve Avrupa'da tel e ko m ü n i k a s yon sektöründe bir buçuk milyona yakın

Yardım çeki, Orro Grup Yönetim Kurulu Başkanı Celal Oruç (ortada) tarafından Hollanda İslam Federasyonu (NİF) Genel Sekreteri Fuat Nurlu (solda) ve Kimse Yok mu Derneği adına Köksal Yazar'a (sağda) teslim edildi. PAKİSTAN'A HOLLANDA'DAN YARDIM GÖNDERİLEBİLECEK HESAP NUMARALARI Hollanda Diyanet Vakfı 51.76.01.052 ISN-ABN AMRO-Den Haag Islamic Relief Giro 2002

IHH Türkiye EURO hesabı: 53 53 53 53 – 5066 IBAN Kodu: TR88 0001 0004 8853 5353 5350 66 Swift Kodu : TCZBTR2A Kimse yok mu? EUR Hesabı 5382203-5011 IBAN Kodu: TR31 0001 0004 0305 3822 0350 11 Swift Kodu: TCZBTR2A

PAKİSTAN SİZİN DE

YARDIMINIZI BEKLİYOR

göre hareket etmek gerektiğini söyleyen Celal Oruç, "İnsan, paylaştığı sürece büyük haz duyar. En büyük yatırım insana yapılan yatırımdır. Felaketin dini-dili olmaz. Pakistan'ın bu zor gününde yanlarında olduğumuzu ispat etmemiz lazım. Pakistan ile aynı değerleri paylaşıyoruz, o zaman bu birlikteliğin hakkını vermeliyiz. Orro Energy ve Celal Oruç Eğitim ve Yardımlaşma Vakfı olarak çorbada bizim de bir tuzumuz olsun istedik." açıklamasında bulundu. Başarılı işadamı Oruç, bankacılık,

sigortacılık ve enerji alanlarında hizmet veriyor. Törende ayrıca Orro adına Metin ve İrfan Oruç'ta hazır bulundular. Öte yandan, basın toplantısını takip eden günlerde, ATV'de Fehmi Atay ve İbrahim Sadri'nin iftar proğramına Hollanda'dan telefonla katılan Celal Oruç, ikinci bir 50bin euro sözü daha verdi. Böylece Pakistan'daki acil ihtiyaç sahiplerine toplamda 100bin EURO bağışlayan Or Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Celal Oruç, kamuoyunun da büyük takdirini topladı.

Ramazan Bayramı'nızı kutlar, başarı dolu çalışmalar ve esenlikler dileriz.


11

HABER

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

İslami Yayın Kuruluşu için karar aşaması Hollanda RTÜK - Yayın Komiserliği temsil yetkisi yeterli olmayan azınlık yapılanması SMON'a verdiği desteği geri çekti

H

ollanda Kamu Yayıncılığı Yasası gereği 5 yılda bir verilen İslam Yayın hakkı yetkisi için yapılan görüşmeler halen sürüyor. Toplumdaki farklı dini cemaat ve akımları dikkate alarak devlet finansmanı ile desteklenen kamu yayınlarında, mevzuata rağmen mevcut bir İslami Yayın Kurumu bulunmuyor. Kısa adı SMON olan ve Fas kökenli UMMON ve Sürinamlı WIM gibi toplumsal taban temsilleri tartışmalı olan kuruluşların içerisinde bulunduğu azınlık yapılanmaya, temsil yetkisi yeterli olmadığı halde yayın hakkı veren Hollanda RTÜK - Yayın Komiserliği, bu kararını sürpriz biçimde geri çektiğini açıkladı. Medya komiserliğinin kararını geri çekmek zorunda kalmasında, çoğunluğu yüzlerce cami ve kültür merkezini temsil eden ve bünyesinde dini hizmet veren tüm Türk kuruluşlarının da olduğu 30`a yakın farklı müslüman kuruluşun Hollanda tarihinde ilk kez bu çapta ve Hollanda Diyanet Vakfı`nın inisiyatifiyle bir araya geldiği temsil kurumu olan SMO`nun hukuki itiraz hakkını kullanması ve mahkemenin de bu itirazın gerekçelerini haklı bulan yönde karar almasının etkili olduğu belirtildi. Buna, SMON ile bir dönem birlikte hareket eden Moham-

med Cheppih`nin başkanlığını yaptığı ve sadece Amsterdam`da bir cami (Polder Moskee) merkezini temsil eden Academica Islamica`nın, bu küçük yapılanmadan çekilmesinin de etkili olduğu ileri sürülmekte. Yayın komiserliği resmi internet sitesinde bu gerekçeye yer vererek SMON`dan yayın hakkını geri aldığını duyurdu. Yayın Komiserliği kararına gerekçe olarak, SMON`da ki çözülme ile birinci nesil müslüman göçmenlerin yani sıra, ikinci ve üçüncü kuşak müslümanların da beklentisine karşılık verme şansını yitirdiği belirtildi. SMO`nun kanunda yer alan, çoğunluğu ve çeşitliliği (diversiteit) temsil eden nitelikleri yanında, farklı etnik ve dini akımların yüzlerce gençlik ve kadın kollarını bünyesinde taşıyor olmasına rağmen, medya komiserliği tarafından, toplumsal temsili tartışmalı küçük gruba yayın hakkı vermesinin zaten başlangıçta kanunun lafzına ve ruhuna da aykırı olduğu belirtilirken, SMON`a yayın hakkı verilmesi bu nedenle kamuoyunda şaşkınlıkla karşılanmıştı. Hollanda`da sayıları yaklaşık 1 milyona yaklaşan müslümanları temsil kabiliyeti bakımından nicelik ve nitelik eksikliklerine rağmen önce SMON`a yayın hakkı verilmiş olması kararını, siyasi ve hatta Hollanda derin devletinin ince ayarı olarak gören İslami ku-

ruluş temsilcileri itirazda bulunarak çoğunluğun taleplerinin dikkate alınmasını istiyor. Bu süreçte, açıkça veya gizlice, aslında müslümanları temsil niteliği ve yetkisi olmayan şahıs ve grupların süreci etkilemeye çalıştığı, çoğunluğu temsil eden kuruluşlar ve özellikle büyük kuruluşlar aleyhine zaman zaman karalama yöntemini kullandıkları konuşulmakta. Zaten yönetim kurullarındaki kuruluşların görüş ayrılıkları nedeniyle yeni yayın müracaatını yapmayan NIO (Nederlandse Islamitische Omroep) feshedilirken, yolsuzluk ve finans krizleri ile gündeme gelen NMO (Nederlandse Islamitische Omroep) zorunlu olarak daha önce iflas sonrası kapatılmıştı. 5 yıl önce de Yayın Komiserliği'nin İslami yayınlar için ayrılan TV ve radyo yayın sürelerini NIO ve NMO olmak üzere 2 farklı kuruma tasnif etmesi de yine şaşkınlığa neden olmuştu. Yayın Komiserliğinin küçük grup SMON`a verdiği yayın hakkını geri almasından sonra, bünyesinde dini hizmet veren tüm Türk kuruluşların da aralarında olduğu 25`ten fazla İslami kuruluşu barındıran ittifakı yayın hakkı alması konusunda beklenti oluştu. SMO temsilcilerine göre, bu süreçte en önemli husus, haftada bir saatlik yayın hakkından ziyade, bu kadar müslüman kuruluşun ilk defa bu kapsamda bir araya gelerek bir ortak ses ve dayanışma oluşturmaları olarak ifade ediliyor.

HOLLANDA’DAKi HUZURLU ALKOLSÜZ HELAL KONSEPTLi AiLE RESTORANINIZ

Restoranımız 200 kişilik kapasiteye sahip olup düğün, nişan ve özel günlerinize ve iş toplantılarınıza hizmet verebilmektedir.

RESTAURANT OTTOMAN SARNIC

Tarihin ve farklı kültürlerin batıda buluŞtuĞu mekan

Haftanın 3 Günü Canlı Müzik

Vijf werelddelen 105 3071 PS - Rotterdam Tel: 010 2900 3800 Website: www.sarnic.nl

Büyükelçiyle, başkonsolosla fotoğraf çektirmek güzel de… Ya gerisi..? Geçen hafta bir dostumdan aldığım cevap bu yazının yazılmasına vesile oldu. Hepimizin yakından takip ettiği gibi, Hollanda’da kaç aydır hükümet bir türlü kurulamadı. Tatil dönüşü, konuyla ilgili yapmış olduğumuz bir açıklamada ‘Kraliçe tarafından görevlendirilen informatör Ivo Opstelten’in üzerinde çalıştığı ve PVV’nin kerhen desteklediği bir VVD-CDA azınlık koalisyonundan kaygı duyduğumuzu’ belirttik. Bildiriyi okuyan eski DSDF başkanı Cezmi Doğaner bizi zan altında bırakan şu cümleleri yazmış: „Ne kızıyorsunuz Wilders`e... aslanım!... CDA’nın oylarını aldı. CDA’ya oyları verdiniz... Başta Coşkun Çörüz olmak üzere, başka CDA’lı vatandaşlarımız. CDA milletvekillerinin Türkiye aleyhinde açıklamalarına sesiniz soluğunuz çıkmadı…” Tabii ki biz bu cümlelerin altında kalmayız. Kalmadık da. Cevabını değerli sosyal demokrata anında verdik. Aynen şöyle: Her şeyden önce sayın sosyal demokrat, seçimlerde bizim kime oy verdiğimizi bilecek kadar keramet gösterememiş. Bol keseden atmış. Elbette yanılmış. Son seçimde ne CDA’yı destekledik; ne de CDA’ya oy verdik. Bazı arkadaşlarımızın CDA’da siyaset yapması bizim bu partiyi gözü kapalı desteklememiz, oy vermemiz anlamına gelmemelidir. Her neyse bu o kadar önemli değil. Önemli olan ikinci suçlama. Yani CDA milletvekillerinin Türkiye aleyhinde yaptıkları konuşmalarına sesiniz soluğunuz çıkmadı ifadesi. Değerli sosyal demokratın bu noktada da büyük bir yanılgı içine düştüğünü cümle alem biliyor. Google’a şöyle bir iki tıklasaydı bu konuda neler yaptığımızı bulabilirdi. Zahmet etmemiş demek ki; bol keseden sallamak daha kolay ya. Her neyse… Çok uzaklara gitmeye gerek yok. Daha geçtiğimiz aylarda yaşanan bir olayı hatırlayalım. Hepimizin hafızasında olduğu üzere, ‘haftalık Der Spiegel dergisinin bir haberinden hareketle, CDA milletvekili Mirjam Sterk, Entegrasyon bakanı Eimert van Middelkoop ve Dışişleri bakanı Maxime Verhagen’ın cevaplaması için bir soru önergesi vermişti. Soru önergesinde; T. C. Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, geçen ay İstanbul’da yapılan ve 1500 kişinin katıldığı bir toplantıda, Avrupa’daki Türk kökenli politikacılara “uyum sağlamayın, politikada aktif olun” çağrısı yaptığı yer almakta. Ayrıca söz konusu toplantıya Türk kökenli Hollandalı politikacıların

da katılıp katılmadığını sormakta. Son olarak Mirjam Sterk, Türk yetkililere,Türkiye’nin Hollanda politikasına karışmaması gerektiği sinyalinin verilmesini belirtmekteydi’. CDA’lı vekilin bu saçma sapan, bu küstah ve yalanlara dayalı, hem Türkiye’yi hem Hollanda’daki Türk kökenli siyasetçileri aşağılayan soru önergesine kim cevap verdi dersiniz sayın sosyal demokrat? Ne mensubu olduğunuz DSDF, ne de İstanbul’daki toplantıya katılıp boy gösteren, fotoğraflar çektiren HOGIAF, HOTIAD cevap verdiler. Evet bu haksızlık karşısında susmayan ve anında cevap yetiştiren kuruluş, yukarıda CDA’ya oy vermekle suçladığınız UETD Hollanda örgütü oldu. Dolayısıyla, kimlerin CDA’lı milletvekillerinin Türkiye aleyhine konuştuğunda beklemedikleri cevabı yapıştırdıklarını iyi biliniz. Sadece CDA’lı vekiller değil, ülkemize kim haksız yere dil uzatırsa karşısında yine bizi bulur. Bizler, karşımızda kim olursa olsun düşündüklerini ifade edebilen, farklı düşünenlere saygı duyan insanlarız. Yeter ki düşüncesini açıkça ifade edebilme nezaketini gösterebilsinler. Tam bu noktada, yeri gelmişken şu cümleleri not etmeden geçemeyeceğim. O gün CDA’lı vekilin söz konusu önergesi karşısında, İstanbul’daki toplantıya katılan HOGIAF ve HOTIAD örgütlerinin de bir şeyler söylemesini çok arzu ederdim. Çünkü bunlar Başbakan’ın İstanbul’daki toplantısına katıldılar. Başbakan’ın; Mirjam Sterk’in iddia ettiği cümleleri söylemediğinin canlı şahitleriydi. Ama ne yazık ki, hangi sebeptendir bilemiyorum ne HOGIAF ne de HOTIAD bu konuda kamuoyuna bir tek cümlelik bile bir açıklama yapmadılar. Yoksa kimselere çaktırmadan bir açıklama yaptılar da biz mi duymadık? Çok sevdiğim değerli HOGIAF ve HOTIAD başkan ve yöneticilerine şunu söylemek isterim. Türkiye Cumhuriyeti’nin bakanlarıyla, büyükelçisiyle, başkonsolosuyla fotoğraf çektirmek güzeldir, hoştur. Ama yeri ve zamanı gelince Türkiye Cumhuriyeti’ne haksız yere dil uzatanlara karşı konuşmak ve düşüncelerini açıklamak ise bambaşka bir erdemliliktir. Okuyucularımın ve tüm insanlığın Ramazan Bayramını kutlar, hayırlara vesile olmasını temenni ederim. Bayram yaparken dost ve kardeş Pakistan’ı da unutmayalım.

veyisgungor@haber.nl

Veyis Güngör is advisuer van SMHO (Samenwerkende Moslims Hulp Organisaties) in Amsterdam. Tevens is hij voorzitter van UETD Nederland (Union of European Turkish Democrats).


HABER

12

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

Avrupa’daki Türk Gençliği Kendi Kültürü ve Tarihiyle Buluşuyor:

‘Kendi milletimizin sinesi bizlerin en güvenilir çemberidir’

Hollanda, Fransa ve Belçika’dan

350 genç TÜRKİYE'Yİ GEZDİ

Özlem Keskin Hukukçu

9 otobü s Türkiye' le y gezdiler i

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Gençlik Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bu projeyle biraz da olsa gönülleri öz vatana yakınlaştırdı… Geç kalmışlık bunu engelleyemedi… Bu gençlerimizin gözlerine bakıldığında görüldü. Uzak kalınan ana kucağına yeniden kavuşmak gibi… Onu sımsıkı sarıp kucaklamak adeta. İz bırakmak…

Her dokuz otobüste ve konakladığımız bütün otellerde asılı olan proje’nin pankartı.

Özlemle, heyecan dolu özlemle bir bekleyişti… Anavatanımızda bastığımız her toprağın ne anlama geldiğini ‘yaşamak’, bu eserleriyle paha biçilmez toprakların kıymetini daha iyi farkına varmak içindi bu sabırsızlık. ‘Avrupa’daki Türk Gençliği Kendi Kültürü ve Tarihiyle Buluşuyor’ adındaki bu projeyi Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün bünyesinde bulunan Gençlik Hizmetleri Dairesi Başkanlığı gerçekleştirdi. Hollanda, Fransa ve Belçika’dan gelen 350 genç katılımcı 7 Temmuz – 19 Temmuz 2010 tarihleri arasında Türkiye’de sekiz ili – (sırasıyla) İstanbul, Edirne, Çanakkale, Bursa, Bilecik, Afyonkarahisar, Konya ve Ankara – gezdirildi. İlk kez gerçekleşiyor İlk kez gerçekleştirilen bu projeyle, yüksek okul veya üniversite eğitimi gören, Avrupa’daki Türk gençlerine, Türkiye’nin farklı yörelerinin, gelenek, görenek ve zengin mutfak kültürünün yerinde tanıtılması hedeflenmekteydi. Avrupa’da doğup yetişen gençler olarak genelde Türkiye’ye tatile ve(ya) akraba ziyaretlerine gidiyoruz. Olanağımız veya zamanımız olmadığından geniş çaplı kültürel tarihi bir gezi gerçekleştiremiyoruz. Diğer yandan da kendi kültürümüzün ve tarihimizin bilincinde olmamız gerekir, çünkü bir toplumu toplum yapan onun özgeçmişi, tarihi, şu anki kimliği ve idealleridir. Bu yüzden bu projeye katılarak Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinin kültürü ve tarihi olduğunu ziyaretimiz boyunca tatmayı arzuluyorduk. Uçaklarla ülkelerimizden İstanbul’a vardığımızda yetkililer tarafından karanfillerle

karşılandık. Otobüslerle otelimize götürüldüğümüzde ise orada bizleri sıcak bir konuşma bekliyordu. Gençlik Hizmetleri Dairesi Başkanı Adnan Gül projenin amacını ve Türkiye’nin tarihi değerlerini anlatırken bu projenin bir turistik gezi değil, kültür kaynaşması ziyareti olduğunu büyük bir özenle belirtti. Bu verilen mesajla sekiz ilimizi gezdik. 350 kişi, dokuz otobüs, her gün yeni bir tarihi miras görmek için yollara düştük. Gençlik Hizmetleri Dairesi Başkanlığı hiç bir masraftan kaçınmamış, bizleri baş tacı etmişti. Beş yıldızlı otellerde konaklamalarımızdan tutun, illere özgü yemeklerden yolculuklarımıza kadar her şey ince düşünülmüştü; rahatımıza göre planlanmış ve karşılanmıştı. Bizleri on üç gün boyunca yalnız bırakmayan Türkiye Paris Kültür ve Tanıtma Ateşesi Hasan Yavuz her seferinde “Bu yapılan masraflar bir ayrıcalık değildir, annelerinizin ak sütü gibi sizlere helal olsun!” demesi bizleri mutlu ediyordu. Gösterilen ilgi ve alaka karşısında kendimizi güvende hissediyorduk. Çoğu ilde vali, vali yardımcısı veya belediye başkanı tarafından (hediyelerle) karşılandık. Bir de her günümüz bizlerle yapılan röportajlar da dahil, kameramanlar tarafından görüntüye alındı. Amaç bizlere kalıcı bir eser, bir belgesel, armağan etmekti. Bu belgesel geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin bir özel televizyon kanalında yayınlandı. Aynı zamanda yerel ve ulusal medya da katılımcıların duygu ve düşüncelerini merak ediyordu. Bazen sevincimizi kolay paylaşıyor, bazen de gördüklerimiz, duyduklarımız ve öğrendiklerimiz karşısında duygularımız depreşiyor ve kelimesiz kalıyorduk. Sadece susmak, o anı değerlendirmek ve tarihe dönercesine yaşamak geliyordu içimizden. Bir başka ‘biz’ Her ilde rehberlerimiz bizlere eşlik ediyor ve onların anlatımları ile ziyaretimiz kıymetleniyordu. Onları dinlerken bizler adeta kültür

ve tarih rüzgârında savrulan uçurtmalar gibi oluyorduk. Ziyaretimizi başkentler başkenti olarak bilinen, bir çok Avrupa ülkesinden büyük, iki kıta üzerine kurulmuş dünyada tek şehir olan ve 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’da başladık. İslam ve Hıristiyan’ın tüm izlerini hoşgörüsü ile barındırıyor İstanbul. Osmanlı adı altında bütün dinler, ırklar, kimliklerin kendini güvende hissedebilmesi ne kadar anlamlı. Bunun en güzel örneği Ayasofya. Burada başladık tarihimizdeki gurur verici dehalıkları görmeye. Dünyanın en büyük panoramik resmine sahip ve dünyanın ilk ‘tam panoramik’ müzesi olan İstanbul Panorama 1453 Fetih Müzesi’nde yarım daire biçimindeki odada 21 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethedişinin canlısına çok yakın şekilde anlatılmasına şahit olduk. Burada top sesleri, mehter takımının ve atların kişnemesi efekt olarak verilmesi ile sanki fethi yakından tanıklık eder gibiydik. İstanbul ziyaretimizin ardından ‘Bursa’nın oğlu, İstanbul’un babası’ olarak nitelendirilen Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapmış Edirne’deydik. Balkan Savaşı sırasında Edirne’yi kahramanca savunan Şükrü Paşa ve Balkan Savaşı şehitleri anısına yapılan Şükrü Paşa anıtı ve Balkan Savaşları Müzesi’nde sivil halkın ve askerlerin yaşadığı olumsuz koşullar anlatılıyor. Erzakın tükendiği zaman una kum karıştırılarak kumlu ekmekler pişirilmiş uzun bir direniş için ve bu direnişin başarıya ulaşmasında şimdi müze olan bu gizli sığınağın önemli rol oynadığını öğrendik. Askerlerimizin bütün zorluklara rağmen nasıl topraklarında savaştıklarını anlatan bir başka yer ise Osmanlı İmparatorluğu’nun doğduğu Bilecik topraklarında bulunan, Türk Kurtuluş Savaşımızın en çetin mücadelelerinin yapıldığı ve önemli dönüm noktalarından olan İnönü Savaşlarının kazanıldığı Bozüyük Metristepe’si. Türk’ün yenilmezliğini simgelemesi

www.anadoluline.nl

Afyonkarahisar – Kocatepe. Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan, Kurtuluş Savaşı’nı zafere götüren ve bugünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarının çizilmesini sağlayan, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk tarafından Büyük Taarruz emrinin verildiği Kocatepe. 30 Ağustos 1922 ’de savaş, Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı. Bu yıl Zafer Bayramı’nın 88. yılı kutlandı.

Çanakkale – Şehitlik. Dua ile istiklal için can veren Mehmetçiklerin yanından geçtik.

Ankara – Türkiye Büyük Millet Meclisi. Meclis Genel Kurul Salonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin ile bir hatıra fotoğrafı çekildik. bizleri duygulandırmıştı. Şehitlerimizin yüce anılarını yaşa-

tan bir başka il, vatan kalbinin attığı yer Çanakkale’de en duygusal saatle-

Yıldırım Türkiye


13

HABER

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

Ankara – Türkiye Büyük Millet Meclisi Bahçesi. Stichting De Nieuwe Generatie’nin (Yeni Nesil Vakfı) Mart 2010’da çıkardığı ‘Turkse afkomst, Nederlandse toekomst’ (‘Türk geçmişli, Hollanda gelecekli’) adlı kitabı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı sayın Mehmet Ali Şahin’e takdim ettik. Kendisi tebrik ederek, çok başarılı bir çalışma olduğunu belirtti.

Türkiye ziyaretimizin son günlerini Ankara’da geçirdik. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin’in kabulünü görüp, onunla oturup sohbet etme fırsatı bulduk. Önce Grup Toplantısı Salonunda hediyelerle karşılandık. Daha sonra Türkiye yasalarının yapıldığı Meclis Genel Kurul Salonunda yer aldık. Burası bizlere çok farklı bir atmosfer yaşattı. Ceylan derisinden yapılan kırmızı koltuklara oturmak, iki Türk bayrağının arasında yazılı olan Mustafa Kemal Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” cümlesini ‘canlı canlı’ bu salonda okumak, bizlere de kısmetmiş meğer dedik. Daha o kadar çok kültürel ve tarihi mirası (müzeler, anıtlar, medreseler, parklar, tepeler, vesaire) ziyaret ettik ki hepsini bu yazıya sığdırmak imkânsız. Her seferinde bir başka ‘biz’ olduk. İstanbul’da Kapalı Çarşı’da ve Çanakkale’de Aynalı Çarşı’da gezmek, halkımızla, Türkiye’nin yerlileri ile iç içe olmak, esnaf ile sohbet etmek bizlere Türkiye’de olduğumuzu daha çok hissettirmişti. Çocuklar gibi eğlendiğimiz anlar da oldu, örneğin İstanbul’da Miniatürk’ü gezerken ve Bursa’da Kültürparkta atlı karıncaya binerken. Çanakkale’de Deniz Müzesi’nde askerler tarafından sunulan duygu ve hüzün yüklü ufak bir tiyatro gösterisi, Bursa’da Karagöz Müzesi’nde oynanan neşeli bir klasik Hacivat-Karagöz gölge oyunu, Konya’daki huzur dolu sema gösterisi ve Ankara’da Anıtkabir’de Mehmetçiğin nöbet teslim töreni bizlere unutamayacağımız anlar yaşattı. Kimi zaman tarihi maneviyata daldık, duygulandık ve ağladık, kimi zaman da neşelendik, güldük ve eğlendik. Dağ gibi büyüdü Ama her seferinde illerde edindiğimiz kültürümüz ve tarihimiz hakkında detaylı bilgiler sayesinde Avrupa’daki Türkler olarak ifade edilemez bir şekilde onurlandık. Vatana olan hasret ve sevgimiz duyulan hayranlıkla beraber iyice perçinleşti ve dağ gibi büyüdü. Ayrıca bu proje bir çoğumuza bir şey daha öğretti: birlik ve beraberliği. Katılımcılar olarak üç farklı ülkeden geliyorduk, ama hepimizin ortak noktası olarak Türk kimliği ve Türkçesi vardı. Hatta yetkililer bile Türkçeye ne kadar iyi hâkim

Reizen

49€

’dan başlayan fiyatlarla

İstanbul – Ayasofya. Dokuz otobüsten biri olan ‘Yeditepe’ ismindeki yedi numaralı otobüsün katılımcıları olarak Ayasofya’nın karşısında grup fotoğrafı çektirdik. olduğumuz konusunda şaşırmıştı. Sadece dilimizi değil, Türk örf ve adetlerimizi de yaşadığımız ülkelerde ne kadar sahiplendiğimizi, kültür ve tarihimizi benimsediğimizi gördüler. Ayrıca bu ziyaret sayesinde katılımcılar ve yetkililer arasında güzel bir bağ ve karşılıklı bilgi ve kültür alış verişi oluştu. Türkiye geleceği olan biz Türk gençlerini ahlak ve başarıları ile daha yakından tanımış oldu. Türkiye tarafından Avrupa’daki Türklere gösterilen ilgi, alaka ve koruma duygusu umarız daim olur. Çünkü bizlerin ol-

madığı bir (Avrupa) ülke(si) yoktur. Biz buyuz, farkediliyoruz. Unutmayalım ki kendi milletimizin sinesi bizlerin en güvenilir çemberidir! Geçmişimizden gelen birlik ve beraberliği koruyalım ki yaşadığımız ülkelerde başarılı olalım. Tarihimizde yaşanan zorlukları unutmadan, yaşadığımız ülkelerin şartlarına uyum sağlayarak bizlere verilen hakları da korumasını ve doğru şekilde değerlendirmesini bilelim. Bütün bunları yaparken Mustafa Kemal Atatürk’ün ileri görüşlüğünü örnek alalım.

Özel günlerinizi film setine çevirebilirsiniz. Başrolde gelin ve damat!

İkram dahildir

Bilgi ‘mirası’ Bu projenin devamı gelmesi ümidiyle böyle bir proje’nin üniversite eğitimini bitirmiş ve mesleğini eline almış Avrupa’da yaşayan Türkler içinde düzenlenebileceğini önererek, bunun eğitim, iş deneyimi ve sosyal faaliyetler paylaşımı açısından da önemli olabileceğini vurgulayarak, proje yetkililerine veda ediyorduk. Fakat ayrılırken yine özlem vardı, ama bu defa çok farklıydı. Heyecanımıza eşsiz bir bilgi ‘mirası’ yüklenmiş, özlemle anavatanın kültürel ve tarihi dokusundan bir ayrılıştı…

Bruiloft fotografie 0628-596961

KONYA - ELAZIĞ - SİVAS DİREKT UÇUŞLARIMIZ BAŞLAMIŞTIR

Tüm dünya ının müslümanlar ramı'nı Ramazan Bay eşeli ve tebrik eder, n ler dileriz. n ü g lu o d t u um

www.yildirimreizen.nl MottoMedia

rimizi (gerçek ve temsili) şehitlikleri ve anıtları gezerken geçirdik. Tüm şehitleri dua ve saygı ile anarken, neden tedirgin atmayalım ki adımlarımızı? Eskiden top ve tüfek seslerinin gürültüsü ile yankılanan savaş alanlarında yürüyor, o zamandan kalan gerçek siperlerin yanından geçiyorduk. Ve rehberimiz anlatıyordu: “Siperlerin arasındaki mesafe 8-10 metre, yani ölüm muhakkak var. Birazdan öleceğini biliyor asker, ama en ufak bir korku ve en ufak bir tereddüt yok. Bilenler Kur’an-ı Kerim okuyor, bilmeyenler Kelime-i Şehâdet getiriyor. Bilesiniz ki Çanakkale muharebelerini kazandıran bu ruhtur!” Şehit düşen Mehmetçiklerin yaşça çoğunun bizden küçük olduğunu görmek bizlere vatanseverliğin boyutunu sergiliyor, tüylerimizi diken diken ediyordu. Bu hissiyatı Kurtuluş Savaşı’nın kesin bir Türk zaferi ile sonuçlanmasının yeri olan Afyonkarahisar’da bulunan Kocatepe’deki şehitlikte de yaşadık. Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti yeşil Bursa bizleri Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemine ait tarihi eserleri ile bizleri karşıladı. Diğer illerde de olduğu gibi burada da cami ve türbeleri ziyaret ettik. Emir Sultan Türbe’sinde Emir Sultan’ın türbesini yapan kişi rüyasında Emir Sultanı gördüğünü duyduk. Sultan o kişiye her gece rüyasında türbenin nasıl yapılması gerektiğine dair emirler vermiş. Türbe bitince o kişi Emir Sultanı bir daha rüyasında görmemiş. Bazı türbelerin böyle ilginç hikâyeleri olmasının yanı sıra, ziyaret ettiğimiz türbeler, camilerde de olduğu gibi, bizlere dua ile huzur veriyordu. Aynı Konya’daki Mevlana Müzesi’nin bizleri şefkatli mekânına çağırdığı gibi. Önemli bir düşünce adamı ve Mevlevi yolunun öncüsü olan Mevlânâ Celaleddin-i Belhi Rumi’nin, aslında hayatımızda her zaman aklımızda bulundurmamız gereken Yedi Öğüdünü orada tekrar okuduğumuzda bizlere kardeşlik, merhamet ve ‘saflık’ duygusu aşılandı. Yedi Öğütten biri olan ‘tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol’ öğüdünü mütevazi gönlü ve tevazu abidesi olan Mehmet Akif Ersoy’un İstiklâl Marşı’nı yazdığı müzeye dönüştürülen Ankara’daki evini ziyaret ettiğimizde de hatırladık.


HABER

14

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

Sosyal demokratlar yeni yerinde

H

ollanda'daki Sosyal demokratların çatı örgütü olan Demokratik Sosyal Dernekler Federasyonu (DSDF), genel merkezinin açılışı Rotterdam kentinde yapıldı. Çok sayıda Türk'ün ikamet ettiği Rotterdam'ın güneyindeki Feijenoord bölgesindeki Afrikander semtinde açılışı yapılan merkezde, bölgede ika-

Sivaslılar Platformu'ndan 30 AiLEYE gıda yardımı Hollanda Sivaslılar Platformu tarafından Ramazan ayı dolayısıyla toplam 30 aileye gıda yardımı yapıldığı bildirildi. Hollanda Sivaslılar Platformu Başkanı İbrahim Çitil, Sivasta yaşayan ihtiyaç sahibi aileleri tespit ederek, yardıma muhtaç 30 aileye içinde pirinç, nohut, fasulye, mercimek, bulgur, şeker, sıvı yağ, makarna ve çay bulunan gıda paketleri dağıttıklarını belirtti.

İUE´DE İFTAR HEYECANI

met eden vatandaşlarımıza yönelik olarak sosyal, kültürel ve eğitim çalışmalarında bulunulacak. Hollandalılara da, Türkleri ve Türkiye'yi tanıtıcı etkinlikler de yapılarak, kültürlerin kaynaşmasına katkıda bulunulacak. Açılışa Rotterdam Sosyal Demokrat İçi Parti (PvdA) Rotterdam il başkanı Peter van

Heemst, Feijenoord Belediye Meclis Üyesi Serdar Çiçek, 600 metrekare kullanım alanı sahip DSDF Charlois Belediye Meclis üyesi yeni genel merkezinde, değişik kullanım Fatma Öztürk , İjsselmonde Belediye Meclis Üyesi Necat Kaya, alanları, toplantı, sosyal, kültürel ve eğitim Türkler için Danışma Kurulu (IOT) Başkanı Aydın Akkaya, IOT çalışmalarının yapılacağı lokaller bulunuyor. Müdürü Ahmet Azdural, HTİKDF düzenleyeceğiz. Buradaki çalışmalarımızBaşkanı Arif Yakışır, HOKAV Başkanı Uğur dan herkesin yararlanmasını düşünüyoruz. Şen, Beneluks Trabzonsporlular Başkanı Konusunda uzman olanlarla değişik yaş Mehmet Soytürk, Rotterdam Türk Girişimgruplarına yönelik çalışmalarda bulunacaciler Kulübü Başkanı Aydın Bayka, HOTIAD ğız. Annelere yönelik çocuk bakım ve çocuk Yöneticileri İlhan Döne, Selçuk Öztürk, gelişimi konusunda Hollandalı kurumlarla DSDF ve bağlı derneklerin yöneticileri ve birlikte ortak çalışmalar ve projeler üreteRotterdam'daki bazı kurum -kuruluş temsilceğiz. Gençler ile birlikte tiyatro, müzik ve cileri ve vatandaşlar katıldı. diğer sanat dallarında çalışmalar yapacaDSDF nin yeni dönemdeki çalışmaları, ğız. Bu çalışmalardaki diğer bir amacımız vizyonu ve misyonu konusunda açıklamaise gençleri bir anlamda da iş pazarına larda bulunan DSDF Başkanı Zeki Baran kazandırıp onlardaki mevcut yetenekleri konuşmasında, "Bölgede önemli bir ortaya çıkarmaktır. Rotterdam Anakent ve ihtiyaca cevap vereceğini düşündüğümüz Feijenoord İlçe Belediyeleri ile vatandaşlabu merkezde, köprü görevi üstleniyoruz. rımıza yönelik toplantılar ve diğer etkinlikHaftanın 7 günü açık kalacak olan yeriler organize edeceğiz" dedi. mizde adete bir laboratuar gibi çalışmalar

işadamları, siyasiler, akademisyenler ve çok sayıda Hollandalı davetli katıldı

Rotterdam İslam Üniversitesi'nde İftar Coşkusu görülmeye değerdi Kısa adı İUR olan Rotterdam İslam Üniversitesi, bu yıl mayıs ayında resmi olarak tanınması sebebiyle, geniş katılımlı bir iftar programı düzenledi. Düzenlenen iftar programına T.C. Rotterdam Başkonsolosu Esen Altuğ, Rotterdam Anakent Belediye Meclis Üyesi Muzaffer Çetin, Fejenoord İlçe Belediye Başkan Yardımcısı Turan Yazır, HOTİAD, HOGİAF, TOTİL, TOV, TOVER, MÜSİAD Hollanda Türk İşadamları Derneği üyeleri, Rotterdam İslam Üniversitesi (İUR) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Hollanda'nın değişik üniversitelerinden öğretim görevlileri, başka dinlere mensup din adamları, Hollandalılar, bazı Müslüman ülkelerden

temsilciler ve üniversite öğretim kadrosundan oluşan 600 davetli katıldı. Prof. Dr. Akgündüz, "Bu yılki iftar, Hollanda'daki bütün dinlerin temsilcilerinin buluştuğu bir platform oldu. Bir işadamımız, üniversitemiz bünyesinde 'İktisat Fakültesi' açılması koşuluyla, gereken yardımı yapacağını ifade etmesi, bizlere güç ve moral verdi." şeklinde konuştu. T.C. Rotterdam Başkonsolosu Esen Altuğ ise, "2012 yılı, Hollanda ile Türkiye arasındaki ilişkilerin 400. yıldönümü. Bu dostluk bağının bugünlere gelmesinde işadamlarımız, siyasilerimiz, akademisyenlerimiz, sanatçı ve sporcularımız, büyük katkı sağlamışlardır. bu ülkede

daha da kalıcı olmak için özellikle eğitime önem vermeliyiz, çocuklarımıza iyi bir eğitim olanağı sunmalıyız. Gelenek ve göreneklerimize sadık kalarak, daha fazla uyum sağlamamız isabet olur. " dedi.

İUR)Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz ..... .... ..................

Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN), Hollanda'da işbirliği ve yatırım imkanlarını anlattı

Kayseri-Sivas-Yozgat bölgesindeki kamu, özel ve sivil toplum kuruluşları arasında işbirliğini geliştirmek ve bu sayede kaynakların yerinde kullanımını hedefleyen bir kurum olan Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN)’ın yetkilileri, Hollanda’daki Kayseri-Sivas-Yozgat kökenli girişimciler ile tanışmak ve bu bölgelerdeki yatırım sahalarını anlatmak için Hollanda’da bir dizi programa katıldı. Genel Sekreterliğini Dr. H. Mustafa Palancıoğlu’nun yürüttüğü Orta Anadolu Kalkınma Ajansının Yönetim Kurulunu Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, Sivas Valisi Ali Kolat ve Yozgat Valisi Necati Şentűrk oluşturmakta. Ziyaret çerçevesinde, işyerini gelişmiş teknoloji ile donatan bazı Türk işverenleri ziyaret eden Orta Anadolu Kalkınma Ajansı heyeti ayrıca Hollanda Türk İşadamları Derneği HOTİAD üyeleriyle de bir araya geldi. Ziyarette HOTİAD üyesi olup, Kayseri-Sivas-Yozgat gölgesinde yatırım yapmayı planlayan girişimcilere brifing verildi. ORAN heyeti Hollanda’nın köklü bankalarından olan Rabobank'ın Rotterdam Meram'da verdiği ve ağırlıklı olarak Kayseri, Yozgat ve Sivaslı işadamlarının çoğunlukta olduğu yemeğe katıldı. Rabobank Türk Müşteri Hizmetleri Temsilcisi Kaya Turan Koçak tarafından banka hakkında bilgilerin verildiği yemeğe Rotterdam’ın Feijenoord İlçe Belediye Başkanı Seyit Yeyden, HOTİAD ve HOGİAF işadamları derneği üyeleri, Hollanda Yozgatlı İşadamları Derneği üyeleri ve bazı davetliler katıldı.Sağlık, madencilik, gıda, su, tarım gibi sektörlerde yatırım yapmak isteyen yurtdışındaki girişimcilere ORAN yardımcı olacak.

Tema Hollanda’dan, şehitler diyarı Çanakkale’ye ağaçlandırma kampanyası Avrupa İslam Üniversitesi(İUE)’nin düzenlediği geleneksel iftar yemeği, katılımcılardan yoğun ilgi gördü. 250´ye yakın davetlinin katıldığı iftar programına, iş ve siyaset dünyasının önde gelen isimleri, yabancı misyon temsilcileri, Hollanda’daki çeşitli üniversitelerde görev yapan öğretim görevlileri ile basın mensupları katıldı. Hollandalı, Türk, Faslı, Surinam ve diğer halklara mensup insanların buluştuğu iftar yemeği, Hollanda’daki Müslümanların kendi değerlerine sahip çıkarak Hollanda toplumuyla sorunsuz bir şekilde entegre olabileceğinin göstergesi niteliğindeydi.

H

ollanda TEMA Vakfı geçtiğimiz yıllarda Çanakkale’de yanan ormanların yeniden ağaçlandırılması için bir kampanya başlattı.Avrupa’da-

ki Türkler ilk etapta önümüzdeki yılda Çanakkale’ye 10 bin fidan dikecekler. Etkinlik ile ilgili olarak bir açıklamada bulunan Hollanda TEMA Vakfı Müdürü Serdar Köker, “Geçtiğimiz günlerde Multifestijn Vakfı bu kampanyaya 1000 fidanlık destek

verdi. Bilindiği gibi bir kaç yıl evvel bölgede çıkan orman yangınlarında çok fazla alan etkilendi. Türkiye’deki

yetkililer ile görüşüp şehitler diyarı Çanakkale’de ilk etapta 10 ağaç dikmek istiyoruz. Vatandaşlarımızı bu kampanyaya katılmaya bekliyoruz. Böylece bu kutsal toprakları ve şehitlerimizin mezarlarını daha iyi korumuş ve çevreyi yeşillendirmiş olacağız. Kampanyaya katılım kişi başı 1 fidan 5 avrodur. Çanakkale’de her yıl yaklaşık 2000 hektar orman alanı yangınlarla yok olmaktadır. Bilindiği gibi Çanakkale’nin her tarafı şehitlerimizin aziz kanları ile sulanmıştır. Onların bu ulvi hareketi sayesinde artık bizler o güzel vatanda ve o kutsal topraklarda özgürce yaşamaktayız.

Onlar bizlere bu güzel vatanı bırakmak için canlarını ve kanlarını seve seve verdiler. Bizlerde bu emanete en iyi bir biçimde sahip çıkmalıyız. Biz bu kampanya ile şehitlerimizin üstlerini yeşil örtülerle tekrar kapatmak için seferberlik başlattık. Tüm vatandaşlarımızı kampanyaya katılmaya davet ediyoruz. Kampanyaya katılmak için Hollanda TEMA Vakfı ile irtibata geçilebilir. Telefon numaramız: 01041134 34. Ayrıca TEMA Hollanda web sitemizden de bilgi alınabilir. WEB sitemizin adresi www.temanl. org. Bize mail ile de ulaşabilirler, temanl@planet.nl.” şeklinde konuştu.

SIMON scholen: één schoolbestuur voor 8 basisscholen op islamitische grondslag.

SIMON Okulları uzman, yetenekli ve vizyoner kadrosuyla çocuklarınızı geleceğe en iyi şekilde hazırlar. CITO sınavlarında da Hollanda ortalamasının üstüne çıkan SIMON İslami ilkokulları; ahlâkı ve davranışı düzgün, topluma faydalı, kendinden ve sahip olduğu değerlerden emin çocuklar yetiştiriyor. Farklı şehirlerdeki okullarımızı ziyaret edin ve bu güzelliklere bizzat tanık olun...

SIMON Scholen wensen u een gezegende Ramadan feest toe

Ramazan Bayramınızı kutlar, mutlu ve umutlu yarınlar dileriz.

SIMON scholen • de Mulderij 10 • Leusden www.simonscholen.nl 033-433 73 36


15

HABER

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

Rotterdam’da renkli iftarlar

Hollanda Diyanet Vakfı'na bağlı Rotterdam Anadolu Camii, Rotterdam Türkevi, Rotterdam Türk İşverenler Kulübü (STOR) ve Hollanda Diyanet Vakfı'na bağlı Rotterdam Gültepe Camii tarafından düzenlenen iftar programları renkli görüntülere sahne oldu.

Bir iftar yazısı

Türk toplumunun bir özelliği yapılan her işi her hareketi hemen, anında kopyalamasıdır. Rotterdam Anadolu Camii tarafından düzenTemelde yanlış bir hareket değil lenen iftar programına T.C. Rotterdam Başkonve özellikle taklit ettiğin nesneye solosluğu Din Hizmetleri Ataşesi Fevzi Hamurcu, veya harekete bir yenilik kataRotterdam Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcıbiliyorsan bazen de akıllıca bir sı Hamit Karakuş, DSDF Başkanı Zeki Baran, Feijegirişim olabiliyor. noord İlçe Belediye Başkanı Seyit Yeyden, başkan Bizde maalesef taklit ettiğiyardımcısı Turan Yazır, İjsselmonde belediye miz nesneye bir yenilik katma, meclis üyesi Necat Kaya, Feijenoord belediye mecinovasyon pek görülmüyor ve lis üyeleri, Hollanda Türk İslam Kültür Dernekleri anında birbirinin aynı ürün ve Federasyonu Başkanı Arif Yakışır, Anadolu Camii gelişmeler oluyor ve taklit edilen kavramın içi boşaltılıyor. Başkanı Fehmi Karaslan, din görevlileri, cami yöBuna üzülerek görüyoruz ki neticileri ile Hollandalı davetliler katıldı. iftar yemekleri de dahil oluyor. Rotterdam ve civarındaki Türk müteşebbisler Her akşam aynı veya başka metarafından kurulan Rotterdam Türk İşverenler kanlarda özenle hazırlanmamış Kulübü (STOR) tarafından verilen iftar akşamına ve göz estetiğinden nasibini alBenelüks Trabzonsporlular Vakfı Başkan Yardımmamış tadsız yemeklere konuk cısı Maraş Erdoğan, Hollanda Demokratik Sosyal oluyoruz ve bunun daha ötesinDernekler Federasyonu Başkanı Zeki Baran, STOR de konu mankeni oluyoruz. Başkanı Aydın Bayka, STOR yöneticileri Mustafa Türkler iftar konusunda bir Bayram, işadamları Murat Bayka, Veysel Akgül yenilik yapamazken Faslı karkatıldı. deşlerimiz Ramadan festival adı Öte yandan Rotterdam Gültepe Camii taraaltında çok güzel ülkesel kapsafından düzenlenen iftara ise din görevlileri, cami mı olan çalışmalar yapıyorlar. cemaati, kadın kolları ve mahalle sakinlerinden Farklı çalışmalar ve girişimlerle oluşan 300 konuk katıldı. Gültepe Camii ve Eğitim Ramazan ve iftar kavramını HolMerkezi salonlarının hıncahınç dolduğu iftar aklanda toplumunun ortak hafızaşamında konuk olan Hollandalı mahalle sakinleri, sına yazmayı başardılar. cami yönetimi ve kadın kolları tarafından hazırİftar asıl düşünceden uzaklaşlanan iftara katılmış olmaktan büyük mutluluk tırılarak bir reklam metası haliduyduklarını dile getirdiler. ne geldi ve bu iftar sofralarında olması gereken ihtiyaç sahiplerine yer yok. Ticaret ile uğraşan kişi ve kurumların bunu yapmalarını kısmen de olsa kabul edebiliyoruz ama kendine dini hava veren veya hakikatten din adına uğraştığını söyleyen kurumlarda buna dahil. Belki de bu “dini” kurumlar kraldan daha kralcı bir havayla neredeyse fakirleri ve ihtiyaç sahiplerini kovacak tavır içindeler. Bazı öğrenci Onze diensten bestaan uit: dernekleride, bu ticari ve çı• Belastingaangiften karcı havadan • Boekhouding / administratie • Vergi formülleri esinlemiş • Salarisadministratie olsalar ge• Muhasebe • Financieel-advies rekki, if• Personel / Maaş işleri tar için • Mali müşavirlik para iste m eye Voor meer informatie kunt u contact opnemen met Turk & Turk Belastingadviseurs B.V. başladılar. Hayır, haBeijerlandselaan 204 A Telefoon: 010 - 291 75 73 sanat ikinci, Onze bestaan o.a. uit: üçüncü plan3074 ESdiensten Rotterdam info@turk-turk.nl da veya hatta hiç düşünce tarzı içinde değil. - Belastingaangiften - Vergi formulleri Olay tamamen - Boekhouding/administratie - Muhasebe ticari bir alışveriş. Üzerinde derin - Salarisadministratie - Personel/Maa I leri derin düşünmemiz gereken vede aynı - Financieel-advies - Mali Mu avirlik zamanda utanmamız gereken bir gelişme. Voor meer informatie kunt u contact opnemen met Turk & Turk Belastingadviseurs B.V. UETD başkanı sayın Veyis GünBeijerlandselaan 204a gör beni sevindiren bir bildiri 3074 ES Rotterdam yayınladı ve bu yıl iftar yerine Telefoon : (010) 291 75 73

Pakistan’da sel felaketinde mağdur olmuş kardeşlerimize yardım edeceğini duyurdu. Kavram olarak içi oyulmuş olan iftar kavramına yeniden anlam ve içerik kazandırdığı için kendisini tebrik ediyorum. UETD ve Veyis Güngör sayesinde yeniden Ramazan ayının ve iftar yemeklerinin fakirlere ve ihtiyaç sahiplerine yardım anı olduğunu hatırladık diyebilirim. Gelecek yıl ve yıllarda şaşaalı ve müsrif iftar yemekleri vermeden önce ihtiyaç sahiplerini de düşünmek gerekir. Gelecek yıllarda Ramazan ayının dayanışma ruhuna uygun olarak iftar verecek olan kurumlarımızın bunu daha estetik bir ortamda ve kısıtlı sayıda insanla yapmaları ve ayrıca davet edilen kişi adeti kadar fakiri doyurmak üzere bir yardım kurumuna yardım yapmalarını tavsiye ediyorum. Bu sayede hem ticari amaçlı iftar düzenlenirken aynı zamandada ihtiyaç sahibi fakirlerinde açlıklarıda bir nebze giderilmiş olur. Burada SMHO’ya büyük bir görev düşüyor. SMHO son yıllarda başarıyla uyguladığı kurban eti projesine Ramazan ayı projesinide ekleyebilir. SMHO başkanı Yalçın bey ile görüşmedim ama kendisinin böyle bir projeye sıcak bakacağını tahmin ediyorum. Davet edilen her kişi veya rezerve edilen her koltuk için 10 Euroluk bir bağışla Türkiye ve diğer müslüman ülkelerde yüzlerce, binlerce fakirin karnı doyar. İç hesaplaşmalarınızın olduğu ve açlıkla terbiye edildiğimiz bu mübarek

azan Bayraminizi kutlar, hay

& Turk

``Mubarek Ramazan Bayraminizi kutlar, hayirlara vesile olmasini dileriz``

Mübarek Ramazan Bayramı'nızı kutlar,

Turk

Belastingadviseurs

hayırlara vesile olmasını dileriz.

& Turk

Vergi ve mali danışmanı

Belastingadviseurs Vergi ve Mali Danişmani

Her gününüz bayram tadında olsun. Hayırlı Bayramlar. ş ş ş

dviseurs Zafer Apak

Erkend hypotheekadviseur

DESKUNDIG & ONAFHANKELIJK

Fax kendi: evi (010) 74 06 İnsanın gibi785 yok... Gelin size en uygun ipoteği birlikte seçelim. Ücretsiz görüşme için arayın, evinizde veya ofisimde. www.apakfinance.nl Adres: Goudsesingel 212 • Rotterdam T 010-4140408 • M 0624805594

ayda t u t muş olduğunuz oruçlarınız kabul olsun ve iç dünyanızda yeni güneşler açsın. Ramazan bayramınızı kutluyorum.

Not: Akşam dolu bir sofrada yemek yiyeceğini bilmek açlık sayılmaz.

sedatcakir@haber.nl Sedat Çakır, göçebe aile yapısından kaynaklanan genetik yapıyla Sultanlar Yolu’nu hazırladı ve yürüdü, yine aynı genetik yapının değiştirici etkisiyle değişim danışmanlığı yapıyor.


HABER

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

16


HABER

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

SERi iLANLAR

KAMPANYAPANYA KAM Türk Kahvesi Makinesi sadece

€105,-

Tel: (+31) 10 462 36 30

www.natureofland.nl e-mail: info@natureofland.nl

Temiz SU hayattır. Evinizde, işyerinizde ücretsiz, SU arıtma cihazı tanıtımı için arayınız.

Websites vanaf €399 Webshops vanaf: €999 Bel voor een afspraak: 0653 53 33 58 www.itnt.nl

AUTORIJSCHOOL ORHAN

ZOMER AKTIE!!!

€33 per les 60 min. €50 per les 90 min.

Gratis Intake Proefles Bel: 0646-27 21 84 www.autorijschoolorhan.nl

Bel voor meer info

Deuren Ramen Kozijnen KLUSSENBEDRIJF Wand- & Plafondafwerking Meerpunt sluiten Aan- & opbouw Aftimmeren Renovatie Murat Özkurt Dakkapel

MUFA

Tel: 0653 87 58 19

GALAXYBIKE FIETS REPARATIE

SU ARITMA CİHAZI

BETAALBARE WEBSITE MET WEBSHOP

Nature of Land BV Singaporestraat 63 3047 BE Rotterdam

Kampanya boyunca 2010 yılı sonuna kadar, her türlü ilanınızı ücretsiz yayınlıyoruz. Mail: ilan@haber.nl

Hollanda’nın her yerinde sunum yapılır. Saadet Hanım 0644-653 961 saadet_icm@hotmail.com

Wij repareren alle soorten fietsen voor lage prijzen. Wij komen uw fiets ophalen,repareren en terug brengen. U kunt voor nieuwe en gebruikte fietsen bij ons terecht. U bent zondag ook welkom. tel:0313-419163/0642048297 Adres: Dr.kuyperstr.7 Dieren voor meer info kijk naar www.galaxybike.com

GEZAMENLIJKE WANDELING Wij hebben afgelopen weken een prachtige wandeling gemaakt in Turkije, waarbij we de Sultan's Trail grotendeels hebben gemarkeerd. Om het pad verder te perfectioniseren willen we nog een gezamenlijke wandeling organiseren van 14 september tot 1 oktober a.s. Er kunnen maximaal 10 wandelaars mee. De kosten voor deelname zijn € 575 voor 14 wandeldagen incl. vlucht naar Istanbul, transfer van vliegveld naar

Edirne, twee hotelovernachtingen in Edirne en alle ontbijten. In tegenstelling tot de vorige keren gaat er een busje met chauffeur mee. Die zal steeds onze bagage en tenten e.d. vervoeren en zorgen voor ontbijtspullen. Alle andere kosten zijn voor eigen rekening Sedat Çakır www.sultanstrail.com sedat@sultanstrail.com

Boek "Turkse afkomst, Nederlandse toekomst" nog beschikbaar In de media gaat de aandacht vooral uit naar allochtonen die moeizaam integreren. Stichting De Nieuwe Generatie laat daarom in haar boek 'Turkse afkomst, Nederlandse toekomst' 47 succesvolle Turken aan het woord die iedereen, autochtoon of allochtoon, tot voorbeeld kunnen strekken.Het boek is tegen verzendkosten van €3.50 te bestellen via de website.

www.turkseafkomstnederlandsetoekomst.nl

17

Wil je verder in je ontwikkeling op je werk of op privé vlak? Door Coaching & Counselling bied ik je begeleiding bij verschillende vraagstukken in je leven. Dat kan variëren van werkgerela-

teerde vraagstukken tot vragen in je persoonlijke levenssfeer. Ben je geïnteresseerd of ken je anderen uit je omgeving die geïnteresseerd zijn

dan vertel ik graag meer over mijn werkwijze, diensten en de prijzen voor coaching & counselling. Bel of mail mij direct voor een infor-

Tarİhte bu ay PAZARTESİ 30

SALI 31

ÇARŞAMBA

matie of een eerste afspraak: 023-5334538 / info@enigmahrm.nl / www.enigmahrm.nl

Feray Yüksel

EYLÜL/SEPTEMBER

PERŞEMBE

CUMA

CUMARTESİ

PAZAR

01

02

03

04

05

1923 – Japonya'nın Tokyo ve Yokohama kentlerinde deprem: 300 bin kişi öldü. 1939 - Almanya'nın Polonya'ya saldırması üzerine, II. Dünya Savaşı başladı. Savaşın başlamasının 50. yılında, Dünya Barış Günü ilan edildi.

1666 -İngiltere tarihindeki en büyük felaketlerden olan Büyük Londra Yangını başladı. Şehrin ¾ yandı.

1783 - İngiltere, Paris'de imzalanan anlaşmayla ABD'nin bağımsızlığını tanıdı 1939 - Almanya'nın Polonya'yı işgalinden sonra, İngiltere ve Fransa, Almanya'ya savaş ilan etti.

1888 - George Eastman, Kodak adını ticarileştirdi ve makaralı film kullanan kamerasının patentini aldı. 1944 - II. Dünya Savaşı: müttefikler Brüksel ve Anvers'i ele geçirdi.

1944 - Het bericht dat de geallieerden Brussel en Antwerpen hebben bevrijd, veroorzaakt in Nederland grote vreugde: 'Dolle dinsdag'. Nederland wacht tevergeefs op de bevrijders.

06

07

08

09

10

11

12

1939 -Nazi Almanyası tüm Yahudi vatandaşların "Sarı Yahudi yıldızı" taşımasını zorunlu kıldı.

1944 -In Vlissingen woedt de hevigste storm ooit in Nederland gemeten, meer als een uur windkracht 12, gemiddelde snelheid 120 km/u.

1664 - Nederland geeft Nieuw Amsterdam (New York) over aan 300 Engelse soldaten.

1988 -In de binnenstad van Deventer ontstaat veel schade als gevolg van een windhoos die langs en door het gebied Twello-Deventer raast.

1997 - Kleermaker Gümüs moet Nederland verlaten. Na de Tweede Kamer spreekt ook de rechter zich uit voor de uitzetting van de illegaal in Nederland verblijvende Turk. 2001 - KPN-topman Paul Smits stapt op. De schuldenlast bij KPN is 24 miljard euro.

2001 – ABD'de terör eylemleri: 2.976 kişi öldü, 6.291 kişi de yaralandı. 11 Eylül olayları Afganistan'ın işgaline bahane oldu.

1949 - Na een verschijningsverbod van vier jaar mag het dagblad De Telegraaf weer verschijnen. 1980 - 12 Eylül Darbesi gerçekleştirildi. 2010 - Türkiye Cumhuriyeti'nde anayasa değişikliği ile ilgili olarak referandum yapılacak.

13

14

15

16

17

18

19

1918 - Bij Weesp glijdt de passagierstrein naar Amsterdam met rails en al van de door regenval ondermijnde spoordijk. 41 doden. 1952 - Dagblad Het Parool plaatst het eerste Jip-en-Jannekeverhaal van Annie M.G. Schmidt.

1975 - Het beroemdste schilderij van Nederland, de Nachtwacht van Rembrandt van Rijn wordt met een zakmes bekrast.

1961- Yassıada Mahkemesi, kapatılan DP'nin 15 üyesi hakkında ölüm, 32 üyesi hakkında müebbet hapis cezası verildiğini açıkladı. 1975 - Beyrut'ta Hıristiyan ve Müslümanlar arasında iç savaş başladı.

1961 - Adnan Menderes idam edildi. 1961 - Yassıada Yargılamaları neticesinde idama mahkûm edilen Fatin Milli Birlik Komitesi, 65 yaşını Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın aşan Celâl Bayar ile idam kacezaları infaz edildi. rarları çoğunlukla alınan öteki 1982 - Lübnan'da Sabra ve Şatilla Filistin hükümlülerin cezalarını müebbet mülteci kamplarında hiristiyan hapse çevirdi. militanlar tarafindan katliam yapildi. 2000 kisi olduruldu.

1981 - Fransa'da idam cezası kaldırıldı.

1921 - TBMM, Mustafa Kemal Paşa'ya, Mareşal rütbesiyle Gazi unvanı verdi.

20

21

22

23

24

25

26

1839 - De eerste Nederlandse spoorweg, tussen Haarlem en Amsterdam, wordt in gebruik genomen.

1938 -İlk TV haber programı, BBC'de yayınlandı.

1586 -De slag bij Zutphen. De Engelsen tegen de Nederlanders en Spaansen. 1977 -Tijdens een poging van de politie hem te arresteren schiet het RAF-lid Knut Folkerts in Utrecht een postende politieman dood.

1961 - THY'nin Kıbrıs-AdanaAnkara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.

1982 -Na jarenlange actie tegen een geplande rijksweg, wordt in een paar uur tijd het bos van het landgoed Amelisweerd bij Utrecht gekapt.

1982 - Türkiye'nin ilk kadın Büyükelçisi Filiz Dinçmen, Amsterdam'da görevine başladı.

1364 - 11.000 kişilik Osmanlı Ordusu ile 20.000 kişilik Haçlı Ordusu Sırpsındığı Savaşı'nda karşılaştı. 2002 - De Senegalese veerboot Joola kapseist. Meer dan 1.800 opvarenden komen om.

27

28

29

30

1998 - Google internet arama motoru açıldı. 2000 - Sydney Olimpiyat Oyunlarında 85 kilo güreşçisi Hamza Yerlikaya olimpiyat şampiyonu oldu.

1957 - Koningin Juliana opent de Velsertunnel in Noord-Holland.

1960 - Demokrat Parti kapatıldı.

2005 - Karikatür Krizi başladı.


HABER

18

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

Tersİne Göç

BURHAN CARLAK

Sadettin Aydın:

"Türkiye'ye dönmemde en büyük etken eşim oldu"

Türkiye'ye –benim bildiğim üç kez– kesin dönüş yapmış, ama yine Hollanda'dan ayrılamamış Ahmet Evsen –namı diger gözümün nuru– bu köşe için Sadettin Aydın'ı önermişti. Aydın'la bir kaç telefon konuşmamızdan sonra Hogiaf'ın Utrecht toplantısında karşılaştık. Sohbetimiz Rabobank'dan Kaya Koçak'ın Orta Anadolu Kalkınma Ajansı için işadamlarımıza yönelik toplantısında devam etti. Hollanda geçmişini konuşurken insanın hangi konumda olursa olsun

sürekli 'yabancı görüldüğünden' hayıflanıyordu. Uzun süre görmediğiniz tanıdıklarınız karşılaşınca hal-hatır sormadan karşınızda gördüğünüz kişinin halet-i ruhundan, rahatlığından genel durumunu çıkarırsınız. Zaten yüzünde gülümse eksik olmayan Aydın'ın dostlarını gördüğü Hollanda'da sürekli neşeli bir hali vardı. Sorularımı yöneltmeden Türkiye'ye dönüşüyle mutlu, memmun olmuş biri olduğunu sezinliyorum. Sadettin Aydın, Kayseri İl Genel Meclis Başkanlığı ya-

pıyor. 20 yılı aşkın Hollanda'da kaldıktan sonra, kurtlar sofrası Türkiye siyasetinde –il düzeyinde de olsa- yer edinmesi kayda değer bir başarı. Kayseri ziyaretimde İl Genel Meclis'inde kendisini ziyaret ettim. Meclis toplantısı sürerken Uzaktaki El Vakfı olarak gönderdiğımiz tır dolusu özürlü araçlar için Meclis üyelerinden Halit Demir'in ve kendisinin iltifatları ile mikrofana davet edilince şifahen Türkiye'ye yüksek aidiyet bağı besleyen gurbetçilerle iletişimin güçlü olması ve bunun sinerjiye dönüştürülmesi

Ekonomik olarak ülke güçlü olursa, siyasete çok da talep olamaz.

Hollanda'ya ne zaman geldiniz, ne kadar süreyle kaldınız ve bu süre içerisinde gerek işhayatında gerekse sosyal kültürel alanda ne gibi çalışmalarınız oldu? Hollanda'ya 1979 senesinde geldim 2000 yılına kadar kaldım bu süre içinde bir firmada pazarlama müdürü olarak çalıştım. Sosyal ve kültürel faaliyetler olarak. Hoogvliet Türk Kültür Derneği'nin 5 yıl başkanlığını yaptım. Dernek çok aktif çalıştı. Hoogvliet'deki okullarla ortak 23 Nisan çocuk bayramını gerçekleştirdik ve bu her yıl devam etmektedir. Hollandalılara Türkçe dil dersi gibi belediyeyle çeşitli faaliyetler yaptık. Hollanda Diyanet Vakfı ile birlikte çalışmalarımız oldu. Türk Federasyon genel başkan yardımcılığı yaptım. Hollanda'da bulunduğunuz süre içerisinde Türkiye ile olan bağınız nasıldı?

Bulunduğum sürede Türkiye ile bağım hiç kopmadı. Yılda en az iki veya üç sefer Türkiyeye geldim. Burda iş ortaklığımız devam etti. Nasıl ve ne şekilde Türkiye'ye kesin dönüş kararı aldınız, sizi bu karara iten etkenler nelerdi? Türkiye'ye dönmemde en büyük etken eşim oldu. Hollanda'da 14 yıl kaldı ama alışamadı. Ben de hem Türkiye'de iş yapmak hem de çocuklarımı Türkiye'de üniversite okumalarını çok istediğim için dönmeyi kararlaştırdık. Son beş yılda planladık ve beş yıl sonra, önce eşim ve çocuklar döndü. 2 yıl çocuklarım okula ve Türkiye'ye alıştıktan sonra bende döndüm. Türkiye'ye dönmüş olmaktan dolayı memun veya pişman mısınız? Ülkemize dönmekten ben, eşim ve cocuklar çok memnunuz. Hiç pişman olmadık. İki kızım da üniversite eğitimi aldı. Büyük kı-

zım makina mühendisi oldu şimdi yüksek lisans yapıyor. Küçük kızım İTÜ inşaat mühendisliğini bitirdi; o da istanbulda yüksek lisans yapıyor. Çocuklarımızın iyi bir eğitim alabilmeleri en büyük hayalimdi. Döndükten sonra Türkiye'de ne gibi işlerle meşgul oldunuz? Döndükten sonra zaten devam eden bir akaryakıt şirketimiz vardı. Dönünce daha da geliştirdik. İnşaat yapıyoruz ve altyapı yapıyoruz. Şu anda şirket bünyesinde 100 kişi çalışıyor. Hollanda'da uzun süre yaşamış olmak, hayatınızı, yaşam biçiminizi veya düşünce biçimini etkiledi mi? Hollanda'da uzun süre kalmam, şirket yönetimi ve iş hayatımda çok önemli rolü oldu. Çalışma sistemi, iş yönetimi uzun vadeli çalışma proğramı hazırlama uygulama bunları Hollanda'da kalmamın etkisi oldu. Hollanda'nın en çok özledigi-

çağrısında bulundum. İnşaat dalında çalışan Sadettin Aydın'ın Talas eteklerinde yaptığı lüks daireleri birlikte gezdik. ORAN genel sekteri Dr. Mustaf Palancıoğlu'nun yeniden kazandırdığı, Cumhuriyetin kalkınma hamlesini başlattığı Sümer'in muhteşem binası önünde tatlılarımızı yerken sohbetimiz devam etti.

niz özellikleri nelerdir? 20 yıl kaldım bu ülkede. Hollandalılarla çok iyi diyaloğum vardı. Çalıştığım firmada bana bağlı çalışanların tamamı Hollandalıydı. Hiç bir olumsuz olay olmadı. 20 yıl güzel geçti diyebilirim. Özlediğim arkadaşlarım çok. İş arkadaşlarım ve işverenimi özlüyorum. Halen diyaloğumuz devam ediyor. Yurt dışında yaşayıp da Türkiye'deki siyasetle aktif rol alma hevesinde yığınla insan var ve bunlar Türkiye'dekilerin kendilerine fırsat vermemelerinden yakınırlar. Sizde durum nasıl oldu? Ben Türkiye'de siyaset değil iş yapmak istiyordum. Fakat 2003 yılında yeni kurulan bir partide görev almam için ısrar ettiler ve partiyi kurduk. İki yıl ilçe başkan yardımcılığı yaptım. Seçimlerde ilçeden İl Genel Meclis üyes seçildim. Meclise gelince 2 yıl başkan vekilliği yaptım. Çeşitli komisyonlarda çalıştım. Daha sonraki

2009 seçimlerinde tekrar il genel meclis üyesi olarak seçildim. Mecliste yapılan seçimde de İl Genel Meclis başkanı seçildim. Tabii ki bunlar bir kısmet işidir; bize kısmet oldu samimi ve dürüst çalışılırsa herkesin bunları yapacağına inanıyorum. Hollanda'daki tecrübeleriniz ışığında Türkiye'de değişen siyasi kültür hakkında neler söylemek istersiniz? Hollanda ile Türkiye'de tabii ki siyasi kültür farkı vardır. Türkiye'de siyaset yapanlar etrafındakilere, yanında çalışanlara devletin imkanlarını kullanabiliyorlardı. Onun için seçimler çok heycanlı ve farklı geçiyordu. Son yıllarda artık Türkiye'de de dengeler oturdu. İş yapmak isteyenler siyasete girmeye çalışmıyor artık. Ülkede kurallar oturdu. Siyasilerde kuralların ve kanunun dışına çıkamıyorlar. Elbette gelişmişliğin de önemi var. Ekonomik olarak ülke güçlü olursa, siyasete çok da talep olamaz. Holanda'da herkes kendi geleceğini garanti görüyor, onun için çoğunluk fazla ilgilenmiyor. Türkiye geliştikçe sistem de, siyaset de iyi olacak.


19

HABER

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

Serdar Yavuz

çAY DEYİP GEÇMEYİN

Kalıcı dostluklar için çay için

Evimizde veya köy odalarında Alttaki çaydanlık kaynadıkça, o Şimdi nasıl? içtiğim çayların hazzı, kokusu, olgunlaşır, demlenir... Afiyet, şifa olsun....... bardaktaki kadar berrak ve tazeGelinin kocası ise bardaktır; bidir hafızamda... raz kaynana doldurur onu, biraz Ehl-i keyif olana, üçtür çayda kaide  Hoca Ahmet Yesevi hazretleda gelin... Derde derman sorana, dördü beşi faide  rine, misafir olduğu bir yerde çay Çocuklar çayın şekeri ve kokuikram etmişler. Yorgunluğunu sudur; tat verir, haz verir, lezzet almış. Hoşuna gitmiş. verir...  Tiryakilikte kaide; çay en az üç O da;" Güzel bir nimet. BunGörümce ise çay kaşığıdır; arabardak içilir. Bu bir usuldür. dan hastalarınıza da içirin, da bir gelir. Derdine derman arayana ise şifa bulsunlar. Hazreti Allah Karıştırır gider... dört beş(ten sonrası) faydalıdır. buna, (çay'a) kıyamete kadar reKaynataya gelince; O da bardak vaç versin" diye dua etmiş. altıdır; Dökülenleri   Çay da, çayı getiren Horasan bir araya toplar...           Tiryaki, kahveGünümüzde çayımızı içerken, erleri de bu dua ile hep hürmet ve haneye varır. Oturur eski tiryakiler kadar prensip ararevaç görmüş memleketimizde. oturmaz önüne masak ta, zevkle yudumlarız. Bizim için çay çok manalıdır. yarım bardak çay Neşemize takviye, kederimize  ÇAY'A DAİR Hatırdır, itibardır. konunca, hidtesellidir çay. Eskiden tiryakiler,  "çay  içmek için    Dünyanın her yerindetle garsonu Yalnızken, şerait-i selase (üç şart) yerine gelmeli" derlermiş. de gördüğüm en itibarlı çağırır. Eş-dost hep beraberken,  ikram bizim çayımız Oğul, bu nasıl Bunalmışken, Leb-riz'i leb-reng'i leb-suz olmalı olmuştur. çay? Yorgun iken, -Çay bardakta berraklığı ile göz alıcı, Başka ülkelerinkine - Beybaba, yeni Uzaktaki dostlara kavuşmuşdikkat çekici, • Leb-renk: Demi mutedil benzemez. demledim. ken  (ölçülü) olmalı, • Leb-sûz: Sıcaklığı dudak Tadı, kokusu, dem-Bak oğlum. TirYudum yudum neşe, yakmalı, • Leb-rîz: Bardağa doldurulduğunda lenişi, içilişi ve bardağı yakinin önüne yarım Yudum yudum teselli .... mutlaka dudak payı bırakılmalı. bizim için ayrı bir bardak çay koyarsan, Şifadır, umuttur, davettir çay. mana taşır. ona hakaret etmiş gibi  Çaydanlığa koyulan suyun      olursun, anladın mı? kaynaması, çayın demlenmesi, -Bey baba, dudak payı istemez üst üste içilen çaylar, saatlerce Yaşlı Bir Teyze anlatır... misin? sürebilecek bir sohbetin müjdeciBak hocam diye başlar söze. Çay deyip te geçmemek la- "Ben pay istemem oğul! Çay sidir her zaman. Çaydanlık evdeki kaynanadır; zım ... isterim ÇAY ” Çay mı içersiniz, kahve mi? soDevamlı kaynar durur.. Hep birlikte bir de böyle içelim   rusuna da aklımıza değil, dilimize  Üst demlik evdeki gelindir; çayları..........           ilk geleni söyleyiveririz. Çay!...

Çok içmeye de (demliğin kapağını düşürünceye kadar) şahane mazeret her zaman vardır zaten. Hoş...Kimse sormaz da;

Pilav ile turşu yedim yanmışım On beş içtim, şükür ancak kanmışım.

    Aslında; Gönül ne çay ister ne çayhane Gönül sohbet ister çay da bahane.            Çay tadında bir ömür dileğiyle.

Mubarek Ramazan Bayramı’nın,

Bayramınız kutlu olsun.

msterdam en Haag rnhem

herkese huzur, barış ve mutluluk getirmesini dileriz.

A AD ACCOUNTANCY www.ada-accountancy.nl


HABER

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

TURNUVAYA BÜYÜK İLGİ

20 SPOR • MAGAZiN • KÜLTÜR •SANAT

Galatasaray Futbol Akademisi İdari Menajeri Savaş Serdar

Trabzonspor "Biz önce birey sonra turnuva üçüncüsü sporcu yetiştiriyoruz"

B

u yıl 50. kez düzenlenen ve evsahibi Rotterdam Spartaan '20 futbol kulübünün 90. kuruluş yıldönümü münasebetiyle tertip edilen 'Uluslararası Rotterdam Liman Futbol Turnuvası'na katılan Trabzonspor 17 yaş grubu takımı turnuva üçüncüsü olurken, Benelüks Trabzonsporlular Vakfı tarafından oluşturulan 19 yaş grubu takımı da turnuvada 5. oldu. Her yıl geleneksel olarak düzenlenen 'Rotterdam Liman Turnuvası'na bu yıl Trabzonspor takımının yanısıra Danimarka'dan FC. Kopenhag, Hollanda'dan Feyenoord, FC. Utrecht, Lisse, Excelsior ve Spartaan'20 katıldı. 2 gün süren ve Ramazan ayına denk gelen turnuvaya katılım, beklenenin üzerinde gerçekleşti. Turnavada üçüncü olan Trabzonspor U 17 takımının kupasını Benelux Trabzonsporlular Vakfı Başkanı Mehmet Soytürk verdi.

biyet aldı. Trabzonspor, FC. Utrecht takımıyla oynadığı maçtan beraberlikle ayrılarak final şansını kaybetti. Evsahibi takım Spartaan ile oynadığı maçı, penaltılarla 4-2 kazanan Trabzonspor 17 yaş takımı, turnuvada 3. oldu. Benelüks Trabzonsporlular Vakfı tarafından oluşturulan 19 yaş grubu takımı da Excelsior ile oynayarak turnuvada 5. oldu. Rotterdam Spartaan '20 futbol kulübünün 90. kuruluş yıldönümü ve her yıl düzenlenen 'Rotterdam Liman Turnuvası'nda, 17 ve 19 yaş gruplarında, Danimarka'dan FC. Kopenhag takımları turnuvanın şampiyonu oldular ve kupaları müzelerini evlerine götürdüler. Liman turnuvasına bu yıl ilk defa Türkiye'den Trabzonspor takımı davet edilirken, heyette yönetim kurulu üyesi Halil İbrahim A k ç a y, altyapıdan teknik direk-

..... ......................

Trabzonspor'un 17 yaş grubu takımı, turnuvanın ilk gününde 2 galibiyet 1 beraberlik alırken, ikinci gün ise 1 beraberlik birde mağlu-

RÖPORTAJ: Serap Torremans FOTOĞRAF: Fatih Karaman

Temmuz ayında Hollanda Galatasaray Taraftarlar Derneği başkanı Uğur Hamedi'nin daveti üzerine Galatasaray A2 takiminin yurtdışı hazırlık kampını takip etmek üzere Eindhoven Veldhoven bölgesinde Galatasaray A2 takım oyuncuları, teknik ekip, sağlık ekibi ve idari menajer ile beraber kampı ve hazırlık maçlarını izledik. Galatasaray altyapı okullarının Hollanda'da faaliyete geçmesi açısından da önemli adımların atıldı bu surede bizde Galatasaray Futbol Akademisi İdari najeri Sayın MeSavaş Serdar ile bu çalışmalarının arasın-

törü Sadi Tekelioğlu, teknik heyet ve oyunculardan oluşan 22 kişi katıldı.

da bir röportaj yapma fırsatı bulduk. Kendilerini daha sık Hollanda'da görmeyi ve umut eder, A2 liginde başarılar dileriz. Merhaba Savaş Bey, Galatasaray A2 takimi olarak sezon öncesi hazırlık kampı için Hollanda'ya geldiniz. Burada kamp yapma fikri nasıl oluştu? Öncelikle belirtmem gereken şey şudur ki; Türkiye’de Galatasaray Futbol Akademisi olarak bir ilki gerçekleştirdik. Yurtdışında kamp yapabilen A2 düzeyinde bir takim yokken biz şartları zorlayarak ve Galatasaray sevgisiyle dolu arkadaşların devreye girmesiyle bu kamp programını gerçekleştirdik. Altyapı olarak Avrupa'da birçok organizasyona katılıyoruz. UEFA kupası almış, Süper Kupa şampiyonu olmuş bir kulübün altyapısından A takıma geçecek olan bu futbolcuların Avrupa görmüş, Avrupa kültürünü anlamış olmaları gerekir. A takıma çıkacak olan bu futbolcuların A takımdaki ağabeyleri gibi yarın, ilerde Avrupa maçlarına çıktıklarında ortamı hiç yadırgamadan oynamalıdırlar. Bu, çalışmamızın birinci amacıdır. 22 temmuzda Hollanda'ya

kitleleri peşinden sürükleyen bir spor dalıdır. Galatasaray Futbol Okulları olarak bizlerin hedefleri, vizyonu ve bir misyonu var. Artık çocuklar futbolcu olmak istiyor, velileri de destek veriyor. Biz futbola başladığımız zaman ayakkabılarımızı saklardık, şimdi babalar çocuklarını kendileri elinden tutup getiriyorlar. Bu okullar birer sosyal sorumluluk projesidir. Çocukları kötü şeylerden uzak tutmak, onlara sporu sevdirmek, doğruyu, yanlışı sporla öğretmektir. Futbol bir takım sporu olduğu için futbolcu 'ben' değil 'biz'i öğrenir. Bu demektir ki, paylaşım, dostluk, arkadaşlık ve beraber hareket etmeyi öğrenmektir. Bunlar bizim akademimizin öncelikli hedefleri olup Galatasaray'a futbolcu yetiştirmek bunlardan sonradır. Biz önce birey sonra sporcu yetiştiriyoruz. Bu kulübe gelen çocuklar daha Metin Oktay Tesisleri'nden içeri girdikleri anda o Galatasaraylı olma duygusunu hissediyorlar. Kamp suresince şahit olduğunuz üzere, çocuklar gayet saygılı, düzgün, özenli ve terbiyeliler. Biz onlara sadece futbol öğretmiyoruz, aynı zamanda rehberlik ediyoruz. Bu okulların açılma sebebi biraz-

geldik, ilk gün kısa bir antrenman yaptık, diğer günlerde çift antrenman programımız var. Galatasaray ikinci yurtdışı altyapı okulunu Rotterdam ve Eindhoven’da açtı. Sizce Türk kulüplerinin açtığı okulların Türk futboluna katkısı ne olur? Şimdi öncelikle sunu kavramak gerekir; futbolun dili birdir,

da Avrupa'da Galatasaray adının diğer Türk kulüplerine göre daha çok duyulmuş ve tanınmış olması ve beraberinde ilgi ile karşılanması olabilir mi? Muhtemeldir, ancak insanlar bize Galatasaray Akademisi'nin çalışmalarını değerlendirerek ilgi göstermelidir. Buradaki antrenörleri bir hafta Türkiye’ye davet ederek antrenman metodlarını göstermek istiyoruz, her yas grubuna uyguladığımız proğramları anlatmak istiyoruz. İdari menajer olarak sizinde Galatasaray Hollanda Futbol Okulları ile direkt bağlantınız olacak mi? Tabii, bu futbol okullarıyla Savaş Cam ilgilenecek. Bizde şuan 2003 doğumlu çocuklar var ve ilk lisanslarını bizden alacaklar. Her yas grubuna farklı antrenman ve farklı testler uyguluyoruz. Sonuçta verimliliğe bakıyoruz. Hollanda'daki okullarda göze çarpan yetenekli oyuncular olduğunda İstanbul’a davet edilir yada teknik ekibimiz buraya gelir, futbolcu hakkında rapor verir. Ancak, futbol okulları herkese acık olduğu için bazı sporcular o grup içinde çok yetenekli görünür ama yeteneklilerin arasına girdiğinde önceki gruptaki gibi görünmez. Bu durumda bu sporcuları başka yerlere yönlendiriyoruz. Bu yurtdışı kampı sizler ne kattı? Öncelikle çalışma ortamımız çok güzel, otelimiz güzel, rahat ve sakin bir yerde, ulaşım problemimiz yok. Buranın havası çocuklara farklı değerler katar, Türkiye’ye döndüklerinde anlatacak çok şeyleri var. Galatasaray A2 takımının Hollanda'ya gelmiş olması büyük bir adımdır.

Bütün mutfaklarımız %50 indirimlidir. Profesyonel montaj hizmete dahildir.

Ramazan Bayramınızı kutlar, esenlikler dileriz.

keuken express

Beijerlandselaan 3 - 5 3074 EA Rotterdam Telefoon: 010 291 08 44 Fax: 010 291 08 45 Service Tel: 010 291 08 46 info@keukenexpress.com www.keukenexpress.com


21

HABER

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

ZİRVEYE OYNAYAN BİR Betaalbare website DJ: ÜMMET met webshop? ÖZCAN

Bel ons voor een afspraak!

Ümmet 1982 Hollanda doĞumlu

D

ünyanın en ünlü DJlerinin müziklerine remixler yaparak ün kazanan Ümmet Özcan, yaptığı müzikle büyük bir kitlenin beğenisini topluyor. Yapımcılık ve DJ-liği yan yana yürüterek, çeşitli müzik festivallerinde boy gösteren Ümmet Özcan, bu yıl ki DJ top 100 yarışmasında üst sıralarda yer alacağı bekleniyor. Ferry Corsten ve Armin van Buren gibi dj-lerin Ümmet’in müziklerini keşfetmelerinden sonra, ününe ün katan genç müzikçi, hızla büyük bir kitle tarafından tanınmaya devam ediyor. Küçük yaşta müziğe ilgi duyan Ümmet, nota bilgisi istenilen

düzeyde olmamasına rağmen, müziğe olan aşinalığı ile müziği hissederek yaptığını belirtiyor. Ümmet Özcan yapımcılığı yanı sıra bir çok elektronik müziğin türlerinin dj’liğini de yapmakta. Bunların içinde Techno, Electro, Trance ve Progressive müzik çeşitleri de bulunan Ümmet 1982 Hollanda doğumlu. İlk lansmanını 2006 yılında, Chica Good adı altında müzik severlerin beğenisine sundu ve o günden bu yana bir çok tanınmış dj’lerin beğenisini ve desteğini de kazanarak zirve yolunda ilerliyor. “Timewave Zero” adlı çıkış parçası gayri resmi biçimde, ‘Dance’ dünyasında Trance Energy 2009’un marşı olarak bilindi. Akabinde dünya çapında bir çok parçaları beğeni kazandı. “Next Phasela” ve “Trinity” bunların en bilindik örnekleri. En yeni çalışması olan “Vimana” ve Armin van Buuren'ün 'Full Focus' remixini şu an bir çok ülkenin tanınmış radyo istasyonları tarafından yoğun bir şekilde çalınıp dinleyicileriyle buluşuyor.

website v.a. € 399 webshop v.a. € 999 www.itnt.nl

0653-53 33 58

KUBA Supermarket Den Haag'ın en ucuz marketi Hildebrandstraat 135-139 2524 VG Den Haag Tel: 070 - 393 04 86 Fax: 070 - 393 03 87 e-mail: info@kubasupermarkt.nl www.kubasupermarkt.nl

Aynı zamanda KUBA Camii'nin marketidir.

bütüntlerde

Yeni açılış nedeniyle bütün ürünlerde olağanüstü indirimler!

Gildenstraat 3 4143 HS Leerdam

Şok

! r e l m i r i d in çeşi

tel: 0345 - 54 83 01 fax: 0345 - 61 63 39


HABER

Benelux Trabzonsporlular Vakfından iftar ve gala Spartaan 20 kulübü tarafından yapılan 17 ve 19 yaş grupları futbol turnuvasına katılan Trabzonspor A 17 ve Beneluks Trabzonspor Vakfı tarafından oluşturulan A19 takımı onuruna Beneluks Trabzonsporlular Vakfı iftar verdi. İftar ve galaya Ed Goverde (Charlois Belediye Başkanı), Hans Springs (Hollanda Kraliyet Futbol Federasyonu Güney Hollanda Başkanı), Sadi Tekelioğlu (Trabzonspor Altyapı sorumlusu ve teknik direktörü), Halil İbrahim Akçay (Trabzonspor Yönetim Kurulu üyesi), Medical Park Hollanda yetkilileri, Uğur Şen (Hollanda Karamanlılar Vakfı Başkanı), Mehmet Soytürk (Benelüks Trabzonsporlular Vakfı Başkanı), Aydın Bayka (Benelüks Trabzonsporlular Vakfı başkan yardımcısı) Zeki Baran (Benelüks Trabzonsporlular Vakfı yönetim kurulu üyesi), antrenörler, futbolcular ve diğer davetliler katıldı Yenen iftar yemeğinden sonra Hollanda'da ki Trabzonluları kıramayan başta Sadi Tekelioğlu olmak üzere Trabzon'dan gelenler kemence eşliğinde horon tepti ve kolbastı oynadı. Trabzonspor yönetim kurulu üyesi Halil İbrahim Akçay, Charlois Belediye Başkanı Ed Goverde bir Trabzonspor forması ve yöresel giyeceklerini hediye etti. Bu arada bir konuşma yapan Ed

22

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

Goverde (Charlois Belediye Başkanı), “Görüldüğü gibi spor dostluk demektir. Spor sayesinde yeni yeni dostluklar kurulabilmektedir. Bu manada Zeki Baran ve benim kişisel dostluğum sayesinde bu yıl Trabzonspor ilk Türk takımı olarak geleneksel Liman turnuvasına katıldı. Çok güzel oynadılar fakat ne yazık ki final oynayamadılar.” dedi. Hans Springs (Hollanda Kraliyet Futbol Federasyonu Güney Hollanda Başkanı) ise, “Trabzonspor'un

turnuvamıza katılması bizi çok mutlu etti. Ayrıca iki ilk gerçekleşti. Birincisi, turnuvaya ilk defa bir Türk takımı katıldı, ikincisi ise bizim bile düşünemediğimiz bir gala gecesini sizler gerçekleştirdiniz, bunun içinde çok teşekkür ederiz.” şeklinde konuştu. Sadi Tekelioğlu (Trabzonspor Altyapı sorumlusu ve Teknik Direktör) şunları söyledi: “Biz çağrıldığımız yere gideriz. Burada ağırlanmaktan çok mutlu olduk. Gençler içinde bir tecrübe oldu.”

KUDÜSÜ-ŞERİF’te mütebessim bir simayı daha kaybettik En muteber hadis kitabı Sahihi-Buhari müellifi olan İmam Buhari Hz.lerinin neslinden, Kudüsteki Nakşibendi zaviyesinin (CAMİUZ-ZAVİYETÜNNAKŞİBENDİYYE) hamisi ŞEYH ABDÜLAZİZ BUHARİ Hakka yürüdü. 61 yaşında, mütevazi aile hayatının yanında, yapmak ve yetişmek istediği çok projeleri olan, gayretli bir zattı. O yaştaki insanların çoğu hatıralarla avunmaya çoktan başlamış iken, merhum AbdülAziz Buhari hedefleriyle yaşayan nümune insanlardandı. Kudüsü-şerife 400 yıl önce gelmiş olmalarına rağmen Özbek türk kültürünü yaşamaya özen gösteren, yüzyıllarca hükmettiğimiz kızıl elma kudüste kalan üç bin metrekare tek türk mülkünün

sahibiydi. 1000 yıllık kitapları hazine gibi saklıyor, korunması ve bakımı için çare arıyordu. Kudüsü-şerifte, evinde müsafir edip günlerce bize gösterdiği ihtimamla, şimdi de vefatıyla bizi etkilemeye devam ediyor. Rahmetle ve hürmetle hep hatırlayacağız. Hamiyetperver, kederli ailesine ve sevenlerine taziyelerimizi bildirir, Selamlarımızı sunarız. Hollanda İslam Merkezi Vakfı

Barajlar gibidir Aşık biliyorum. Bir zerre suyun sızabileceği bir çatlak bırakırsanız, bu su duvarları yavaş yavaş kemirir ve öyle bir an gelir ki, akıntının gücünü artık kimse denetleyemez. Duvarlar yıkılacak olursa, Aşık; efendi olarak her şeye el koyar; neyi yapabilirim, neyi yapamam, sevdiğim kişiyi yanımda tutabilir miyim, tutamaz mıyım, gibi sorular artık boşunadır... Aşık olmak denetimi elinden kaçırmak demektir... Paulo Coelho

Or Verzekerıng Or FıNAnce / WEstern UNION MONEY TRANSFER ORRO ENERGY Şirketler Grubu olarak tüm İslam aleminin Ramazan bayramını kutlar, hayırlara ve başarılara vesile olmasını dileriz...

088 123 67 76 www.orro.nl


23

HABER

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

BULMACA

Hazırlayan: Abdurrahman Gündüz

25 EURO KAZAN

€19,- euroya abkaonzaen!ol yarışmaya hak

BULMACA USTALARI İŞ BAŞINA! Bulmacayı çözün, ödülü kazanın! Yandaki bulmacayı çözdükten HABER Gazetesi Laan op Zuid 474 3074 AB Rotterdam adresine yollayın. Yapılacak olan çekilişte, aboneyseniz 25 EURO kazanabilirsiniz...

Yiğitlik, Kahramanlık

Kuran'da sure

Hollanda'ca uçak

Faydasız bitki

Ödeme yapma işlemi

Gazete

Argoda köpek

Yemin

Etrafı sularla çevrili kara parçası

Komfortours CEO'su

Bir nota Kaliteli isim Bir çeşit tüfek

Soğurma

Tahtadan tarım aleti

Nijer'in başkenti Bir yanardağ

Sodyumun simgesi

Alt Farsça üç NL Sonbahar

Trabzon'un ilk harfi

Bir yerde ikamet

Alfabenin 4. harfi

Eski dilde ateş

Gümüsün simgesi

İran'da terör örgütü

Rakam ve harflerle tahmin ilmi

Ayı balığı

Yardımcının kısaltması

Batmaz denilen gemi

İtalya'da bir yanardağ

İki adet

İlkel bir silah

Felsede düşünce

Cesur

Saygınlık

Corendon CEO'su

Eski dilde yönlendirme

Eski dilde bayram

Gümüş

Etmekten emir

Kavgacıları ayırma işi

Antalya'da bir plaj

Kabaca hayır

Bir hayvan

Dip, temel

Lanetlenmiş

Küçük kavun

Diyarbakır'da körpü

E Brom

İsviçre'de bir ırmak

Kalın ipek iplik

Neslin ilk hücresi

Otlar

Sağlık

Açıklık Doğruluk

Şeker türü

Aklama, temize çıkarma

Görmeyen Düğme Bir şairimiz

Yetişememek

Arapça'da bir harf

Bir nota

Hollandaca "özellikle"nin kısayazılışı

Edat

Yaşıt

Askeriyede bir rütbe Bir çeşit deve Gözde bir tabaka Hollanda'ca evet İçecek

Reyyan'ın ilk harfi

Yüreklilik

Abone olmak çok kolay! Abone formunu doldurun, e-maille ya da postayla bize ulaştırın.

Hatayı bağışlama

Aylık ödenen

Flor'un simgesi

Saç tarağı

abone@haber.nl 1

6

6

3

4

8

3 9

8 7

2

4

7

4

1

2

8

3

4

6

6

1 8

6

6 3

7

3

4

7

2

2

1 9

9 9

5 9

7

7

Zor

Toplamda 9x9 = 81 kare olan kümelere 1’den 9’a kadar rakamlar yerleştirilir. Her bir rakam, her bir satırda ve her bir sütunda sadece bir kez kullanılabilir. Her bir rakam, 3x3=9 kareden oluşan mini bloklarda da sadece bir kez kullanılabilir. Bulmacayı tamamlamak için tabloyu öyle bir şekilde doldurmalısınız ki; dokuz kareden oluşan her satır, her sütun ve her blok 1’den 9’a kadar bütün rakamları içersin, hiçbir rakam tekrarlanmasın ve eksik kalmasın.

5

Kolay

Sudoku

Nasıl Oynanır?

9

5

7

3

5 8

1

5

6

9 3

9

2 8 6


HABER

24

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

den haag

Promotiebeurzen voor jonge allochtonen

istanbul

Kleurrijk opvang geopend in Rotterdam

Triodor brengt Exact Online naar Turkse markt

21 jonge allochtone afgestudeerden hebben een subsidie ontvangen van de Nederlandse Organisatie voor Wetenschappelijk Onderzoek (NWO). De subsidies van het NWO worden uit het programma Mozaïek toegekend aan jonge talentvolle allochtone afgestudeerden. Ze kunnen met deze subsidie vier jaar lang een promotieonderzoek uitvoeren aan een universiteit. Het NWO heeft met Mozaïek het doel om meer allochtone afgestudeerden te laten instromen in de wetenschap en zo een voorbeeldfunctie zullen vervullen.

Triodor gaat in samenwerking met Exact de boekhoudsoftware Exact Online op de Turkse markt introduceren. De CEO van Triodor, Atilla Aytekin, gebruikt de software ook binnen zijn eigen bedrijf en benaderde Exact om het product in de Turkse markt te introduceren. Triodor heeft ook een eigen vestiging in Turkije en kent Turkse markt dus ook goed. Hij vindt dat de jonge bevolking met de vele mkb-bedrijven klaar is om online de boekhouding te doen.

istanbul

hilversum

Zeynep Ozkaya wint de 2010 new Talent Award

In Leyla en Mecnun in den vreemde vertelt de filmmaakster het verhaal van de liefde van haar moeder voor haar vader en de gevolgen van hun migratie naar Nederland. Tijdens een bezoek aan haar hun geboortedorp ontdekte ze oude casettebandjes, gezongen liefdesbrieven van haar ouders. Om de documentaire te produceren heeft ze tevergeefs bij vele fondsen en producenten aangeklopt. Uiteindelijk heeft de moslimomroep NMO de film gefinancierd. Naast het NMO heeft de tv-zender Het Gesprek de film ook uitgezonden. Leyla en Mecnun in den vreemde werd eerder ook genomineerd voor de beste documentaire film door Turkish Film Critics Association en in 2009 door het Nederlands Film Festival genomineerd voor beste debuutfilm.

Crisis goed voor de groei van Corendon Een kleine groep van de kinderen van Kindcentrum Academica

In veel zogeheten achterstandwijken groeien kinderen op die vanuit deze omgeving met een “achterstand” beginnen als het hun persoonlijke ontwikkeling betreft. Veelal worden deze achterstandswijken gekarakteriseerd door het hoge aantal allochtone bewoners, een hoog aantal werklozen, alleenstaande moeders en een relatief lage koopkracht ten opzichte van het landelijk gemiddelde. Het is vaak niet de stimulerende en inspirerende omgeving die kinderen nodig hebben om hun persoonlijke talenten om te zetten in maatschappelijke kansen. Te meer ook omdat ouders van kinderen niet altijd de vaardigheden hebben hen te coachen en te begeleiden. Met dit gegeven als uitgangspunt is Kindcentrum Academia opgericht door Vahide Bulut-Altun (huisarts) en Nurhan Kadi-Tonkul (pedagoog). Volgens hun voegt zij onder deze omstandigheden belangrijke waarde

aan de ontwikkeling van kinderen en de betrokkenheid van ouders toe. Ontwikkeling van kinderen en integratie en ontwikkeling van ouders lopen daarbij hand in hand, aldus Bulut-Altun en Kadi-Tonkul. Naast buitenschoolse opvang voor kinderen bieden ze ook opvang aan kinderen met gedragsproblemen en kinderen met lichte medische beperkingen. Hierin wordt extra aandacht besteedt aan de betrokkenheid van ouders bij de ontwikkeling van hun kinderen. Basisvoorwaarden als kwalitatieve goede opvang, pedagogische deskundigheid , empathie en een veilige omgeving zijn vanzelfsprekend. Binnen deze setting worden kinderen gestimuleerd om spelenderwijs verder aan hun ontwikkeling te werken. Een basisprogramma vormt daarbij het uitgangspunt. Dit basisprogramma bestaat onder meer uit onderdelen als sport, drama, muziek, training van sociale vaardigheden, huiswerk-

begeleiding waarbij de persoonlijke ontwikkeling, teamwork en het besef van normen en waarden worden gestimuleerd. Kindcentrum Academia werkt met kleurrijke MBO, HBO en universitair opgeleide medewerkers, specialisten en deskundigen. Deze deskundigen kennen de taal en culturele achtergronden, sociaal en maatschappelijke problemen van de gezinnen heel goed. Naast hun studie en specialisme, zijn ze tevens allen ervaringsdeskundigen.

&

Corendon heeft goed ingespeeld op de fouten die zijn concurrenten maakten, zij hadden namelijk geen stijging verwacht en kochten hierdoor voorzichtig in bij de hotels in Turkije. Corendon heeft juist veel ingekocht tegen grote kortingen. Atilay Uslu vertelt in het FD: “Veel touroperators hebben zich verkeken op hoeveel mensen ook in tijden van crisis nog op vakantie gaan.” De omzet van zowel de touroperator als de eigen luchtvaarmaatschappij Corendon Airlines gegroeid in een branche die het momenteel moeilijk heeft.

Asli Toy wint TENT. Academy Awards 2010

De Turkse studente Asli Toy heeft de prijs voor beste eindexamenvideo gewonnen. Ze versloeg hiermee andere kandidaten van alle Nederlandse kunstacademies. In haar video Samanyolu probeert Toy zich letterlijk te 'spiegelen' aan 'die

Doğaner & Akdemir Advocaten

ander' uit de klassieke cinema van het moderne Turkije. De jury omschreef Toy's werk als een film die haar kracht ontleent aan het performatieve aspect en onderhuids verslag doet van assimilatie en je verhouden tot stereotypen uit het verleden.

Per 1 september 2010 bent u voor uw juridische vragen ook van harte welkom op onze vestiging Rotterdam-Zuid.

Müzeyyen Doğaner

Arbeidsrecht Ontslagrecht Familierecht Huurrecht Echtscheidingen Sociaal Zekerheidsrecht Ondernemingsrecht Contracten & Incasso

Dordtselaan 32 A • 3073 GC • Rotterdam

Dilek Akdemir

Tel: 010 215 08 08


25

HABER

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

Nieuwe Nederlanders zoeken wel degelijk de aansluiting Het succes van de PVV, de Partij van de Vrijheid, speelt in op de stelling dat er weinig integratie zou zijn. Op één punt is echter zeker succes behaald: de deelname van Nieuwe Nederlanders aan politiek en bestuur. Niet alleen gaan Nieuwe Nederlanders naar de stembus, maar ze zijn zelf ook verkiesbaar. Invloed uitoefenen Volgens de uitslag van de op 9 juni gehouden verkiezingen van de de Tweede Kamer zijn Fatma Koser-Kaya (D66), Coskun Çörüz (CDA) Sadet Karubulut (SP) en Nebahat Albayrak en Metin Çelik (PvdA) de nieuw gekozenen.

Óok zij willen invloed uitoefenen, een bijdrage leveren en niet alleen toeschouwer zijn van de Nederlandse samenleving. Ze willen meespelen in het veld. In de multiculturele samenleving waarin iedereen 'ineens' een mening heeft over integratie, moeten we dit alleen wél willen zien. Historische ervaringen Onderzoek toont aan dat immigranten drie generaties nodig hebben om zich 'volledig thuis te voelen'. Dat gold ook voor de twee succesvolle groepen die in het verleden naar Nederland kwamen: de Vlamingen die rond 1600 kwamen en de Hugenoten aan het eind van de zeventiende eeuw. Integra-

AAN- EN VERKOOP WONINGEN TAXATIES Ramazan bayramınızı HYPOTHEKEN tebri̇k eder, mutluluk ve SPAREN EN BELEGGEN esenli̇kler di̇leri̇z... VERZEKERINGEN

aldem Makelaardij OG

www.aldem.nl info@aldem.nl

Vleutenseweg 230 3532 HR Utrecht tel : 030 - 66 68 168 fax: 030 - 66 68 167

Cityfilm maakt een promotiefilm van Istanbul

Drs. Uğur Pekdemir

een gezamenlijke verantwoordelijkheid voor de toekomst door mét in plaats van naast elkaar te leven, elkaar te respecteren en te Als we waarderen. een generatie Uiteraard berekenen komt interop dertig jaar, creatie van kun je pas na twee kanten: honderd jaar het geldt van volledige inzowel voor tegratie spreken. oude en nieuwe De eerste generaNederlanders. Intie Turkse gastarbei..... . ..................... tercreatie vindt plaats ders is eind jaren zestig op alle terreinen: sociaal, in Nederland komen wonen, cultureel en politiek, waarbij de nog geen vijftig jaar geleden. Door deelname aan politiek en bestuur de mondiale gebeurtenissen, denk aan de hoogste vorm van intercreatie is. terroristische aanslagen van 11 september 2001, maatschappelijke probleGroeiende stem men én de effecten van de media heeft Niet voor niets zijn sinds de invoeiedereen een uitgesproken mening over ring van het kiesrecht voor inwoners de multiculturele samenleving en intemet een niet-Nederlandse nationaliteit gratie in de Nederlandse maatschappij. zoveel nieuwe Nederlanders actief geworden in de politiek. Zo zijn bijvoorPopulistische partijen beeld vijf Turkse Nederlanders lid van Dat integratie tijd nodig heeft, veel de Tweede Kamer en ook op lokaal meer tijd dan we die willen geven, wil niveau is een groei van wethouders niet doordringen - ook niet bij politieke en raadsleden van Turkse komaf. Het partijen die daartoe opgejaagd worden is echter wel zaak om deze ontwikkedoor populistische partijen. Nota's over lingen te willen zien en benoemen als het integratiebeleid volgen elkaar in rap deelname, participatie, integratie zo je tempo op: de inkt van de ene is nog wilt aan de Nederlandse samenleving. niet droog of de volgende wordt alweer Zowel het actieve als het passieve gepresenteerd. kiesrecht is een manier om invloed op Beleidsmakers lijken op de afnepolitiek en bestuur uit te oefenen. De mende effectiviteit van het beleid te groeiende stem van Nieuwe Nederlanreageren met het maken van nog meer ders is zichtbaar, steeds vaker weten papieren beleid. Veel tijd en energie zij de weg naar de stembus te vinden. wordt gebruikt om te zoeken naar een Waarbij het eveneens van belang is oplossing voor wat al snel als 'het inteom te constateren dat Nieuwe Negratieprobleem' wordt omschreven. En derlanders niet naar de stembus gaat desondanks is er nog altijd geen sprake uit protest, maar omdat ze vertrouwen van een succesvolle integratie, volgens hebben in instituties en politiek en hun velen althans. stem willen laten horen. Twee gebondenheden Speler in het veld Verwachten we niet te veel van het En dát Nieuwe Nederlanders hun integratiebeleid zoals dat nu voorgesteld stem laten horen, hun bijdrage willen en uitgevoerd wordt? Willen we niet te leveren aan de Nederlandse maatsnel resultaat bereiken? De verwachschappij, niet langer toeschouwer maar tingen zijn inmiddels zo hooggespanspeler in het veld willen zijn, kan óók nen dat de term integratie besmet positief uitgelegd worden. Nieuwe is geraakt. Inmiddels is het beter te Nederlanders doen mee; het kost spreken van intercreatie: leven in twee misschien tijd, meerdere generaties gebondenheden waarbij een eigen, zelfs, maar het gaat de goede kant op. nieuwe cultuur gecreëerd wordt door Tenminste, als we bereid zijn om dat te het samengaan van oude en nieuwe willen zien. cultuur. Intercreatie toont betrokkenheid, tie heeft tijd nodig; in het licht van de historische ervaringen kunnen we vaststellen dat we qua tijdspanne halverwege zijn.

Lichtreclame Doosletters Neonreclame Autoreclame Belettering Spandoeken Onderhoud Relatiegeschenken Full-Colour Printing

MOBIEL: 0614 43 58 04 TEL: 010 84 08041

Gespecialiseerd in alle soorten reclame

Amsterdam

Ridderspoorstraat 17 3073 ET Rotterdam

Stefanie Schachtschabel van Cityfilm vertelt in het FD dat Cityfilm werkt aan een promotiefilm van Istanbul. Cityfilm maakte van Nederlandse en Belgische steden al toeristische films. Istanbul is de `European Capital of Culture 2010` en die kans pakte Cityfilm aan om met de directeur van toerisme van Istanbul te praten over de mogelijkheden om eenzelfde toeristische film te maken over Istanbul. In een periode van drie maanden hebben ze de belangrijkste plekken van Istanbul zelf bezocht en onderzoek gedaan voor de promotiefilm van Istanbul.

Istanbul

Guus Hiddink over het Turkse voetbal Guus Hiddink vergelijkt het recente kampioenschap van Bursaspor in Turkije met die van FC Twente. Net als FC Twente heeft Bursaspor met een klein budget succes geboekt en staan ze dit jaar in de Champions League, wat de grote teams met hun grote budgetten niet is gelukt. Volgens Hidding heeft Bursaspor hiermee het Turkse competitie frisser en levendiger gemaakt. Een andere overeenkomst met FC Twente is dat Bursaspor al jaren investeert in jonge talentvolle voetballers in plaats van deze voor miljoenen binnen te halen uit andere teams.

Rotterdam Turkse jeugd op reis naar eigen cultuur en geschiedenis In een project van het Turkse ministerie van Sport en Jeugd heeft een groep van 350 jonge Turken uit Nederland, België en Frankrijk een 13 daagse rondreis gemaakt door Turkije. Het doel van het project was de jongeren de mogelijkheid bieden om de belangrijkste culturele en historische plaatsen te leren kennen. De jongeren hebben in Istanbul de verschillende musea en moskeeën, de Egyptische en de overdekte bazaar bezocht. Na Istanbul ging de reis naar andere culturele en historische bezienswaardigheden in Edirne, Canakkale, Bursa, Bilecik, Afyonkarahisar, Konya en Ankara.

Hulpactie Kosovo van Turkse jongerenvereniging gaat voort

D

e Turkse jongerenvereniging die eerder ee n basisschool heeft opgeknapt in Kosovo, start nu een grootschalige actie om medische producten te verzamelen. ‘De actie moet Kosovo een handje helpen met de ontwikkeling van het door oorlog getroffen gebieden en moet een voorbeeld zijn voor toekomstige acties.’, aldus Hasan Türk, de voorzitter van de Bergse stichting ‘Bozporus’. BasIsschool Eerder dit jaar vertrok een groep jongeren uit Bergen op Zoom naar de plaats Vushtrii, net buiten de hoofdstad Pristina. De jongeren gingen daar gedurende een week als vrijwilligers een

basisschool opknappen. EconomIe Kosovo is in 2008 onafhankelijk verklaard. Daarvoor behoorde het gebied tot Servië. Echter erkennen de Serviërs de onafhankelijkheid niet en ziet het gebied als een provincie van het land. Door de onduidelijke status van Kosovo wordt de economische ontwikkeling sterk belemmerd. De gemiddeld jaarinkomen per inwoner bedraagt slechts 1.500 euro. GezondheIdszorg Ook moet de gezondheidszorg zich nog sterk ontwikkelen. Door een instabiele economie gaat dit niet vlot. Er is een sterk tekort aan medicijnen en ambulances en andere hulpverlenende branches.


KvK

HABER

BESTE KRANT VAN NEDERLAND

K AM ER V

26

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

Kamer van Koophandel Midden-Nederland in Tiel:

‘We zitten gewoon om de hoek’

OPHANDEL O K AN

“Nu kan ik gaan inkopen!” In augustus startte Natasja Adriaans haar eigen bedrijf: funbabies.nl. In haar webwinkel verkoopt ze verrassende cadeautjes voor babies. Het idee ontstond toen haar nichtje geboren werd. “Avonden lang zocht ik naar een leuk cadeau, maar ik vond veel afgezaagde spullen.” Bij het inschrijven legde KvK-medewerker Esther van Ewijk haar het hulpmiddel ‘Jouw Start’ voor, waarmee Natasja inzicht kreeg in de volgende stappen van haar

onderneming. “Ik had al veel gehad aan het seminar ‘Start een webwinkel’ en Esther heeft laten zien waar ik de komende tijd aan moet denken. Het was heel prettig om tijdens het inschrijven ook even te kunnen sparren met iemand die dagelijks startende ondernemers spreekt. Het belangrijkste actiepunt is het afbakenen van mijn assortiment. Dankzij mijn inschrijving kan ik nu naar de groothandel en meteen gaan inkopen!”

Natasja Adriaans: “Ik vond het heel prettig dat de KvK tijdens de inschrijving met me meedacht!”

Foto: Jan Bouwhuis

De adviseurs van de KvK Midden-Nederland, kantoor Tiel: (vlnr) Ron Visser, Marcel Hoebink, Friso Hennings Backer, Ruben Hurenkamp, Leonie Schuur, Hans Litjens De Kamer van Koophandel is meer dan een handelsregister. Zij geeft voorlichting en advies aan ondernemers en stimuleert de regionale economie. Een gesprek met Ruben Hurenkamp van KvK Midden-Nederland, regiokantoor Tiel. “We willen dichtbij de ondernemer staan.” Regiokantoor Tiel is een fullservicekantoor van KvK Midden-Nederland. Dit betekent dat ondernemers er voor alle denkbare KvK-diensten terecht kunnen. Niet alle ondernemers zijn zich daarvan bewust, merkt Ruben Hurenkamp. Voor contact met de KvK hoeft men niet naar Utrecht, wij zitten gewoon om de hoek.” Voorlichting en advies Voorlichting en advies van de KvK kan nuttig zijn, zowel voor starters als voor bestaande ondernemers. Starters komen met vragen als: Hoe begin ik voor mezelf? Wat verwacht de belastingdienst van mij? Bestaande ondernemers komen met vragen over personeel, regelgeving en exportplannen. “Als we merken dat veel ondernemers tegen hetzelfde probleem aanlopen, organiseren we een the-

mabijeenkomst,” zegt Hurenkamp. “We nodigen professionals uit die tips komen geven. Een zeer actueel thema is ondernemen in de huidige crisistijd. Zo’n bijeenkomst kan gaan over hoe je slim aan acquisitie kunt doen of hoe je het beste een bank kunt benaderen voor financiering. Daarnaast organiseren we regelmatig netwerkcafés waar startende ondernemers elkaar kunnen ontmoeten.” Regiostimulering Voor veel ondernemersverenigingen is de KvK een belangrijke partner bij belangenbehartiging. Hurenkamp: ”Lopen ondernemers tegen een collectief probleem aan, dan doen wij nader onderzoek en zoeken we samen met bijvoorbeeld de gemeente naar een oplossing. De kracht van de KvK is dat we branche- en regio-overschrijdend zijn. Dit maakt het voor ons mogelijk om coördinerend op te treden. We willen de juiste mensen bij elkaar brengen. De bouw-, transport- en metaalsector en de agribusiness zien we als belangrijke en kansrijke sectoren voor deze regio. Hiervoor organiseren we bijvoorbeeld rondetafelgesprekken. Momenteel loopt

bijvoorbeeld het project ‘Economie boven water’, waarbij we proberen ondernemers en bestuurders bedrijfsleven van Waterschap Rivierenland dichterbij elkaar te brengen. Het ‘Watercafé innovatie’ dat we binnenkort organiseren met de bestuurders en ondernemers vloeit daaruit voort.” Registratie Tot slot heeft de KvK natuurlijk ook een registrerende functie. Belangrijke verandering was de vernieuwde Handelsregisterwet die op 1 juli 2008 inging. De wet schrijft voor dat ook eenmanszaken, vrije beroepen, (agrarische) maatschappen, verenigingen van eigenaren en publiekrechtelijke instanties zoals overheidsinstellingen, verplicht zijn zich in te schrijven in het basisbedrijvenregister. Op 1 januari 2010 verstreek de uiterste deadline. Hurenkamp: “We willen alle bedrijven die zich nog niet hebben ingeschreven oproepen om dit alsnog te doen. En dat is dan meteen een goede aanleiding voor een kennismaking.” KvK Midden-Nederland Laan van Westroyen 4 4003 AZ Tiel Tel. 030-2396600 www.middennederland.kvk.nl

Wetten en regels: ook op uw zaak zijn ze van invloed Op de Wet & Regel Dag passeren alle relevante wijzigingen in wet- en regelgeving de revue. Zo kunt u tijd en geld besparen en gaat u goed voorbereid het nieuwe fiscale jaar in. Door het uitgebreide programma met diverse presentaties krijgt u beter grip op de huidige en nieuwe regels. Houd deze dag alvast vrij in uw agenda: 30 november 2010 in Houten (vanaf 15.00 uur).

Tel: 030-8890206 E-fax: 0847-292120 E-mail: info@profa.nl Website: www.profa.nl

Lid van College Belastingadviseurs

Tafelbergdreef 36 3564 AB Utrecht

Belastingadvies Opstellen jaarcijfers Aangiften inkomstenbelasting Aangiften vennootschapsbelasting


27 De officiële temperaturen in Istanbul liggen rond de 40 graden. Door de hoge luchtvochtigheid stijgt de gevoelstemperatuur tot boven de 50 graden. Zelfs voor Turken (die toch wel wat gewend zijn) is het uitzonderlijk warm.

HABER

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

Lege kantine

Het weer is het gesprek van de dag. Wat dat betreft hoef ik geen heimwee naar Nederland te hebben. Tijdens het hoogtepunt van de zomer is 11 augustus de ramadan begonnen. Ramadan is de heilige islamitische maand waar naar het voorbeeld van Mohammed door moslims gedurende de dag wordt gevast. Toch doen er in het als liberaal beschouwde Istanbul meer mensen aan dit religieuze ritueel mee dan ik had verwacht. Op mijn kantoor vast ongeveer een vierde van mijn collega’s. Ik kan me niet voorstellen hoe zwaar het moet zijn om gedurende de hele dag bij deze temperaturen niet te drinken. In de airconditioning op kantoor is het al een uitdaging om een dag niet te drinken, maar voor mensen die buiten in de felle zon werken moet het bijna onmogelijk zijn. Volgens de islam leer je door het vasten jezelf te bedwingen en word je getraind in je discipline, uithoudingsvermogens en zelfbeheersing. Je probeert je niet over te geven aan de verleidingen van alledag. Tijdens de ramadan dien je meer stil te staan bij de mensen die het minder goed hebben dan jij. Het is dan ook een maand waarin mensen vrijgeviger en toleranter zijn. Dit vasten is één van de vijf zuilen van de islam en houdt in dat deelnemende moslims tussen zonsopgang en zonsondergang niet eten, drinken, roken of seks hebben. Een zware opgave. Dit jaar in het bijzonder omdat de ramadan middenin de zomer valt. Omdat de islamitische kalender een maankalender is, telt het jaar maar 354 dagen. Hierdoor valt de ramadan elk jaar ongeveer 11 dagen eerder. Dit zijn echter lang niet allemaal vrome moslims voor wie deelname een ve-

Door: JAN BOLLE

İÇ VE DIŞ MEKAN REKLAM TASARIMI YAPILIR —— —— —— —— —— —— —— —— —— —— Süpermarket, Döner Dükkanları, Elektronik ve —— Tekstil Mağazaları için Aradığınız Tüm Malzemelerin Gerçek Adresi

info@aclass.nl

www.aclass.nl

Metal raflar / Ahşap raflar Vitrinler – vitrin tezgahları Pasta / ekmek reyonları Barkodlu elektronik kasa sistemleri Duvar soğutucuları (sütlük-paket et) Freezer / Meşrubat dolapları Soğutuculu meyve/sebze dolapları Et doplaları ve kasap malzemeleri Döner ve mutfak ekipmanları Klimalar, motor ve motor grupları Soğuk ve derindondurucu odaları

Tel: 06 30 - 35 60 40

Een nieuwe hotspot?

reiste is. In mijn ogen is het voor veel mensen meer een traditie dan dat het direct een heel grote religieuze component heeft. Een aantal van mijn collega’s die vasten bezoeken bijvoorbeeld zo goed als nooit een moskee en zijn niet opgegroeid met de ramadan, maar zien het als een mogelijkheid om bewust te zijn van hoe goed we het hier hebben en om dit samen te vieren. Voor hen is het een mooie jaarlijks terugkerende traditie die niet direct gerelateerd is aan het geloof. Misschien (hoewel van totaal andere orde) valt het enigszins te vergelijken met onze kerstavond, waarbij de kerken bomvol zitten en veel mensen hun jaarlijkse kerkbezoek afleggen. De goede sfeer en het samenzijn zijn dan net als hier ook bij ons argumenten om hieraan deel te nemen. Twee van mijn directe collega’s vasten ook. Zij zijn echter iets pragmatischer. Een belangrijke reden voor hun deelname is om gedurende deze maand een flink aantal kilo’s kwijt te raken. De ramadan heeft een directe invloed op het dagelijks leven, ook binnen de bank. Ons normaal overvolle restaurant was de eerste dagen van de Ramadan bijzonder rustig tijdens lunchtijd. De laatste dagen wordt het echter weer drukker en drukker. Wellicht houdt niet iedereen de volledige Ramadan vol, maar ik heb ook gehoord dat sommige mensen bijvoorbeeld een paar dagen vasten om toch ‘het gevoel’ mee te krijgen. Na zonsondergang mag er weer gegeten worden en worden er feestelijk diners (iftar genaamd) georganiseerd. Ook veel restaurants spelen hierop in. Als je binnenkomt staan alle tafels al vol met allerlei heerlijk eten. Je wacht gezamenlijk tot

de imam start met de oproep tot het gebed (azan), wat het teken is dat de vastenperiode van die dag gebroken wordt en de maaltijd kan beginnen. Er wordt uitgebreid gegeten en gedronken, maar nergens alcohol geschonken, aangezien je overdag weer volledig rein dient te zijn en niet alle alcohol uit je bloed verdwenen zal zijn. De ramadan heeft een grote invloed op de samenleving en niet enkel binnen de persoonlijke sfeer. Veel banken bieden bijvoorbeeld speciale leningen aan voor tijdens de ramadan en het suikerfeest erna. Zo adverteert ING met: ’Mini credit by ING Bank for Ramadan and Bairam needs.’ tijdens de ramadan staat het zakenleven op een lager pitje. Het is nu half vijf en ik zie sommige collega’s om mij heen een beetje voor zich uitstaren. Logisch ook, ze hebben al meer dan twaalf uur niet gegeten of gedronken. Toch heeft deze feestmaand blijkbaar geen negatief effect op de economie. In dit artikel wordt beschreven dat de koersen tijdens ramadan periode de afgelopen jaren significant stegen. ‘Het vasten, bidden en omkijken naar de ander geeft moslims een gevoel van solidariteit en moedigt euforische gedachtes aan. Dit optimisme beïnvloedt het sentiment van beleggers.’ Ik vind de ramadan een inspirerende maand en een mooie nuancering van het oppervlakkige leven waar ik in Istanbul ook vaak mee wordt geconfronteerd. Ik heb in mijn leven niet vaak zoveel luxe en oppervlakkigheid gezien als hier. Zoals een Turk mij vertelde: ‘here in Istanbul, eventually it’s all about the money.’ Gelukkig doet blijkbaar niet iedereen mee aan de rat-race van dure auto’s, exclusieve kleding en dito sieraden. Bovenstaande blog is mijn persoonlijke interpretatie van dit fenomeen. Naar onze westerse maatstaven misschien moeilijk te begrijpen en soms gezien de omstandigheden, bijna onverantwoordelijk. Hoe je er ook over denkt, feit blijft dat er op dit moment miljoenen mensen zijn die meer dan 16 uur per dag niet eten en drinken. Voor mij voert het gevoel van diep respect voor deze groep de boventoon.

Deze zomer wilden we dichtbij Istanbul naar een toeristisch oord dat zon, zee, strand, cultuur en historie in zich moest verenigen. Onze zoektocht duurde niet lang, want al snel stuitten we op het stadje Amasra aan de Zwarte Zee. Asmara ligt in de provincie Bartin, op ongeveer vijfenhalf uur rijden van Istanbul. Amasra heette in de oudheid Sesamos en is in de zesde eeuw voor Christus gesticht door inwoners van Milete. De stad ligt op een door twee inhammen gevormd schiereiland. Zeker de oostkust is een uitstekende plek voor zwemmers en zonaanbidders. Op een rotsige kaap verrijzen de muren van een Byzantijnse citadel, waarbinnen zich een kerk bevond, nu de Fatih Moskee. De necropolis dateert uit de Romeinse tijd. Wanneer u langs de kust in oostelijke richting verdergaat, komt u in Çakraz (15 kilometer ten oosten van Amasra), een typisch vissersdorp met prachtige stranden, prima accommodaties en uitstekende restaurants. De kronkelige weg tussen Çakraz en Inebolu gaat langs steile berghellingen en biedt een spectaculair uitzicht. Amasra is een vakantiebestemming die met rasse schreden aan populariteit wint bij inwoners van Istanbul en Ankara. Het is een welkome afwisseling voor de zwaar toeristische Turkse regio's aan de Egeïsche en Middellandse Zee. U zult ook weinig toeristen uit het buitenland treffen, hooguit een enkele backpacker. Je hoort amper Westerse muziek, het is vooral

Turkstalig en het eten is goedkoop en lekker. Canli Balik is de naam van een van de bekendste restaurants van Amasra. Een driegangen menu voor twee personen kost er ongeveer 25 euro. Er zijn in ons land nog geen touroperators die vakanties aanbieden aan de Turkse Zwarte Zeekust. En zo zullen er geheid ook in andere landen gebieden zijn die populair zijn bij de lokale bevolking maar nog onbekend zijn bij de internationale toerist. Aan de ene kant denk je: prima, houden zo! Toerisme kan er immers voor zorgen dat cultuur, architectuur en natuur veranderen en in het slechtste geval blijvend worden aangetast. Anderzijds kunnen toeristen ook voor economisch welvaart en vooruitgang zorgen. Elke medaille heeft een keerzijde, en wat betreft Amasra weet ik niet welke kant mijn voorkeur heeft. Ik raad iedereen die naar Turkije op vakantie wil aan ook eens naar de naar de Zwarte Zee-regio te kijken. Het is een aanrader voor reizigers die niet alleen op zoek zijn naar een bijzondere strandbestemming, maar die - zo lang dat er nog kan - ook nog eens het echte Turkije willen leren kennen.

erdincsacan@haber.nl Erdinç Saçan was werkzaam als internet coördinator bij Corendon / Gomundo. Momenteel is hij in dienst bij Olezo als e-commerce manager. Daarnaast is hij voorzitter van Stichting De Nieuwe Generatie.


HABER

Focus op de Turkse taal en cultuur wereldwijd Turkije is bezig met het zich positief profileren op het wereldtoneel. Dat doet Turkije op meerdere fronten; via de economie, via het buitenlandse beleid en via de cultuur. Turkije stond vorig jaar op nummer zeventien in de wereldranglijst van economieën. Voor dit jaar wordt verwacht dat Turkije een plek omhoog schuift. Wat het Turkse buitenlandse beleid betreft, dit heeft als motto “zero problems” met de buren. De architect van dit buitenlandse beleid is de minister van Buitenlandse Zaken Ahmet Davutoğlu. Hij was een professor met een achtergrond in de politicologie en internationale betrekkingen en die nu zijn theorieën op de praktijk kan loslaten. Het “zero problems” beleid houdt in dat Turkije vreedzame betrekkingen onderhoudt met alle buurlanden, van Syrië tot Griekenland. Dit beleid is er op gericht het imago van Turkije te verbeteren en het een positief gezicht te geven, namelijk van een land dat open en vriendelijk is. Dat wordt onder andere via diplomatieke inspanningen gedaan. Een andere lijn die het publieke imago van Turkije een positiever gezicht moet geven of in ieder geval onder de aandacht moet brengen zijn de initiatieven van het Yunus Emre instituut. Dit culturele instituut is vernoemd naar Yunus Emre, een van de meest belangrijke mystieke soefi-dichters uit de 13e eeuw. Hij was een tijdgenoot van die andere grote soefi-dichter Rumi ook wel bekend als Mevlana. Als dichter combineerde hij het mystieke met zelfreflectie maar zijn gedichten getuigen ook van een enorme liefde, voor God maar vooral voor de mens. Op zijn graftombe staat “SevelimSevilelim” wat zoiets betekent als “liefhebben – je laten liefhebben”. Het Yunus Emre instituut heeft de ambitie het Turkse equivalent van het Duitse Goethe Institut en het Spaanse Instituto Cervantes te worden. Deze instituten zijn opgericht om respectievelijk de Duitse en Spaanse taal, cultuur, kunst

28

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

en historie in het buitenland te stimuleren. Het Duitse Goethe Institut bestaat al meer dan vijftig jaar en is in meer dan negentig landen over de wereld actief. Het heeft twee vestigingen in Nederland, in Amsterdam en Rotterdam. Het Spaanse Instituto Cervantes bestaat nog niet zo lang, het is pas in 1991 opgericht en is in minder landen gevestigd. De vestiging in Nederland bevindt zich in Utrecht. Het Yunus Emre instituut wil naamsbekendheid opbouwen en geïnteresseerden aantrekken. Belangstellenden kunnen er informatie ontvangen en (taal)cursussen volgen. Verder willen ze het aantal Turkologen op peil houden. Turks wordt er namelijk niet alleen in Turkije gesproken of door Turkse emigranten maar ook op Cyprus, Azerbaijan, Oezbekistan, Kazakhstan, Kyrgizië en Turkmenistan. Zo probeert Turkije zich op politiek, diplomatiek en economisch gebied maar ook op cultureel gebied te bewijzen. Hoewel het Yunus Emre instituut perfect past in het buitenlandse beleid om de aanwezigheid van Turkije te versterken op het wereldtoneel en het positieve gezicht van Turkije te tonen, beweert het instituut geen politieke organisatie te zijn. Er zijn al een aantal Yunus Emre instituten geopend zoals in Macedonië, Bosnië, Albanië en in Kazachstan. Verdere uitbreidingsplannen die op stapel staan zijn Rusland, Groot-Brittannië, Israël, Syrië en Kosovo. In Nederland is nog geen Yunus Emre instituut maar sinds 2007 bestaat er wel het Turkije instituut in Den Haag. Dit instituut biedt geen taalcursussen maar richt zich op het vergroten van de kennis over Turkije onder een breed publiek en doet veel aan beeldvorming. Overigens zijn er meer instituten van landen die hun taal en cultuur willen promoten. Het Verenigd Koninkrijk heeft het British Council, Polen heeft het Instytut Adama Mickiewicza, Frankrijk de Alliance Française, Italië de Società Dante Alighieri en Portugal de het Instituto Camões.

WERK EN NETWERK

Naam: Seren Tugba Dalkiran Çavuşoğlu-Xhemaili Contact: durftedromen@gmail.com www.linkedin.com/TugbaCavusoglu Twitter: @TugbaCavusoglu http://lifeisonebigjourney.blogspot.com

Mini C.V.

Ik ben 29 jaar en4woon intijdens Utrecht. Sinds 2008aan ben In de afgelopen jaar en mijn studie ik werkzaam bij Saluti, nacollege een leuke baan bij Intus IT het international honours University College management. wilde stap werken maken vanuit Utrecht kreeg ikIkde kanseen omandere te studeren, en mijn maatschappelijke en ben zo bij wonen in 6 continenten betrokkenheid en vele landen over de hele Saluti een onafhankelijk wereldterecht waar ikgekomen. onderzoekSaluti deedisen werk verrichte alsadviesorgaan, ingesteld door GemeenteIk Utrecht. Saluti mensenrechten activist en de onderzoeker. was ook adviseert het in college van B&W op diversiteiten inteambassadeur vele ‘Global Leadership Programmes’ gratievraagstukken. ambtelijk ondersteuner en veldonderzoekenAls in het kader van ‘economie, ben ik verantwoordelijk voor het optimaal functioneren van ecologie en intergroep-conflicten’. Ik heb gewerkt de raad op alle gebieden en ondersteun ik het dagelijks voor vele (internationale en lokale) non-govermentele bestuur bij de werkzaamheden. Het uitdagende van organisaties en ook inzichten mogen verschaffen de mijn werk is dat je midden in de dynamiek van deinpoligovermentele wereld en het bedrijfsleven. Alles wat ik tieke en ambtelijke omgeving fungeert, allerlei mensen vandiverse de wereld en de van verhalen achter mensen mocht en uit hoeken de samenleving ontmoet leren kan ik nubiedt kwijtvoor in mijn promotieonderzoek een podium andere gedachten. Wat ik de aan ‘The University of Sydney’ Australië ik naar lezers wil meegeven is: luisterinnaar jezelf,waar luister momenteel ook leef. Ook schrijf ik eendat boek wat je echt gelukkig maakt en breng in over de wereld. sociale mensenrechten, holistische Want deverandering, wereld heeft zijn mensen nodig die tot leven vredestichting zijn gekomen! en visionair leiderschap. We leven in enorm turbulente tijden en ondergaan vele crisissen in alle facetten en dimensies van bestaan. Het is van cruciaal belang dat we ons allen daarvoor inzetten en inzien wat we elkaar en moeder aarde hebben aangedaan. Het is van cruciaal belang dat we focussen en geven om herstel en dienstbaarheid om te blijven geloven en werken aan een vreedzamere, duurzamere en leefbare wereld.

2006-2009 2005 – heden 2004-2006 1999 – 2004 2000--2004

Politie Amsterdam-Amstelland: Senior vennoot – administrateur bij Projectcoördinator DRN AccountancyProjectadviseur Startfoundation: salaris- en financieel medewerker bij diverse bedrijven Arbeidsvoorziening/CWI: Bedrijfsadviseur minderheden/Trainer Beleidsvoorbereiding en ontwikkeling, intercultureel management

Ik ben Peggy-Ann Clarck, 40jaar jong. Ik heb een Na mijn MBO opleiding ik begonnen met bestuurskundige opleiding aanben de universiteit van werken als salarisen administratief medewerker Rotterdam voltooid. Daarnaast heb ik een HBO opleibij toerisme een grootinuitzendbureau. ding, Breda voltooid Na een jaar ben ik in de avonduren begonnen aan HBO bedrijfsVanaf 2002 hebook ik een eigen adviesbureau op het administratie waar ik twee jaar later mee ben gegebied van strategische HR vraagstukken. Daarnaast stopt. Van 2001 tot enenmet 2004 heb ik bij adminisverandermanagement interim-management. tratiekantoren als financieel medewerker gewerkt. Daarnaast geef ik eigen ontwikkelde trainingen en Begin 2005 bengebied ik samen met mijn integratie toenmalige workshops op het van diversiteit, en compagnon een administratiekantoor begonnen. commerciële vaardigheden aan profit en non-profit In oktoberOok 2007 hebcoachingstrajecten ik DRN Accountancy opgeorganisaties. voor en training Ik kunt richt ume voornamelijk op ondernemers, onricht. the job bij mij terecht. Ik opereer nationaal ook particulieren tot mijn enmaar internationaal. In Turkijebehoren geef ik advies opclientèle. het geMijn motto is om financiële oplossingen te bieden bied van arbeidsmarktvraagstukken en ik hoop steeds aanmet mijnTurkse klanten. meer ondernemers samen te werken. Daarnaast ben ik voor de tweede periode raadslid in Zoetermeer en vice-fractie voorzitter voor het CDA. Ik sta open voor diverse leuke opdrachten en functies. Ik hoop dat er veel reacties zullen komen.

Kenmerken: Kies jouw 5 sterkste punten!   

Nauwkeurig

Flexibel

Teamplayer

Zelfstandig

Leidinggevende capaciteiten

Maatschappelijk betrokken

Flexibel

Doorzettingsvermogen

Resultaatgericht

Organisatietalent

Waarnemer

Droom, Drive, Motto: Durf je hart te volgen en je eigen legende te leven om daarmee onvoorwaardelijk dienstbaar te kunnen zijn voor mensenen moeder Zoekt nieuwe podia voor het publiceren vande columns komt graag in aarde. contact met mensen die mee willen denken over diversiteitsvraagstukken.

Ambitieus

Vriendelijk

Representatief

Humor

Ondernemend

Denker

Zelfverzekerd

Beslisser

Ondersteunend

Doener

..............................

Huidige status: DRN Accountancy Huidige status: DRN Accountancy

Vacatures Crossing Bridges •

Songül Arslan heeft een achtergrond in internationale en financiële projecten, marketing en communicatie en is nu werkzaam als beleidsmedewerker op de afdeling Buitenlandse Economische Betrekkingen van het ministerie van Economische Zaken.

Mini C.V.

Activiste (Rechten van de Mens & Moeder Aarde), Verbinder, Onderzoeker, Schrijver, Medeoprichtster Stichting ‘Verdwaalde Gezichten’ (www.verdwaaldegezichten.nl)

songularslan@haber.nl

Naam: Peggy-Ann Havva Harmankaya Clarck Contact: info@drnaccountancy.nl http://nl.linkedin.com/pub/peggy-ann-clarck/4/120/6a6 Twitter: @pclarck

Management Traineeship ICT van Rabobank Nederland is een 2 jarig progamma voor academici met een masterdiploma, maximaal 2 jaar werkervaring en affiniteit met ICT die carrière willen maken en in de toekomst een management positie willen bekleden. Corporate Management Traineeship van Rabobank Nederland is een éénjarig programma voor academici met maximaal één jaar werkervaring die (junior) bankier willen worden. Masterstudenten vanuit alle studierichtingen kunnen solliciteren op het traineeship. Belangrijk is dat je affiniteit hebt met de financiële wereld. Junior Logistics Transport Manager bij Danone Nederland te Zoetermeer. Danone Nederland biedt, middels een ‘junior programma’, een jonge, professionele, dynamische en open werkomgeving met (internationale) doorgroeimogelijkheden. Maximaal 2 jaar werkervaring en in bezig van een HBO diploma richting bijv. logistiek, bedrijfskunde, bedrijfseconomie, facillitymanagement.

Wil je solliciteren neem dan contact op met Atay Dogan van Crossing Bridges via 020-4511460 /0634459377 of mail je cv en motivatie naar a.dogan@crossingbridges.eu Website: www.crossingbridges.eu


29

HABER

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

SUCCESVOL ONDERNEMER Wie is Alpay Demirci? Mijn naam is Alpay Demirci, ik ben geboren in Ardahan, in het oosten van Turkije. In 1980 ben ik naar Nederland gekomen, mijn vader was al hier. Mijn moeder is met haar drie kinderen naar Nederland gekomen. Ik ben begonnen met de vierde klas lagere school. Na de lagere school ben ik naar de Mavo gegaan, daarna heb ik de MTS opleiding gevolgd. Daarna heb ik HTS gedaan en vervolgens de makelaarsopleiding gevolgd. Na mijn opleiding heb ik 3,5 jaar bij een taxatiebureau gewerkt, vervolgens heb ik mijn eigen zaak begonnen in 2001. Hoe is het allemaal begonnen? Ik ben er als het ware ingerold. Ik heb nooit in mijn hoofd gehad dat ik een eigen bedrijf zou beginnen. Het is ook uit nood gekomen, in Utrecht waren er helemaal geen makelaars die voornamelijk de Turkse gemeenschap te woord zouden kunnen staan. De Turkse gemeenschap had in de jaren 90 ook de behoefte om veel vaker huizen te kopen. Ik hoorde steeds vaker van mensen dat ik een eigen makelaarskantoor moest beginnen. Wat voor reacties heb je gehad nadat je je eigen bedrijf was begonnen? Vanaf het begin heb ik heel erg positieve reacties gehad. Ook van Nederlandse collega’s heb ik leuke reacties gehad, zij vonden eindelijk iemand waarmee ze ook mensen uit andere gemeenschappen konden benaderen. Ongeveer 60 tot 70% van onze klanten zijn Turks, we proberen ze voornamelijk op bepaalde moeilijkere zaken, zoals koopaktes, transportaktes, hypotheekaktes te helpen. Verder proberen we ze zoveel mogelijk in een makkelijke taal of liefst in het Turks uit te leg-

gen. En dat is wat de mensen erg prettig vinden. Heb je in het begin problemen gehad? Eigenlijk heb ik heel weinig problemen gekend, ik had mijn diploma´s. Het is wel op nul beginnen, de inrichting van je kantoor, de verbouwing, dat was voor mij het moeilijkste. Maar het werk op zich, dat viel op zich reuze mee. Heb je een moment gehad dat je het niet meer zag zitten om een eigen bedrijf te hebben? Nee, ik heb nooit een dag gehad dat ik het niet meer zag zitten, ik heb heel veel plezier in mijn werk. Daarnaast krijg ik veel stimulans van klanten als ze mij bedanken als we bij de notaris zijn. Verder ook de positieve reacties van mensen als zeggen “Is dit alles?”. Ze verwachten namelijk een heel moeilijke procedure, ik probeer het voor ze te vergemakkelijken. Ik heb nooit een dag gehad waar ik spijt van heb gehad dat ik een eigen bedrijf ben begonnen Ben je een geboren ondernemer? Nee, absoluut niet. Ik ben ook veel te makkelijk in heel veel dingen. Dus als iemand zegt “sorry, ik wil je factuur niet betalen”, dan zeg ik ”ja, ok, dan betaal je niet.” Ik ben wat betreft niet heel erg zakelijk ingesteld. Ik ben af en toe te makkelijk ingesteld in heel veel dingen. Wat is je hoogtepunt geweest, heb je een leuke anekdote die je met ons kunt delen? Ik werd een keer gebeld door mijn zus, zo’n 3-4 jaar geleden. Zij zat in het bestuur van IOT, de Inspraak Orgaan Turken. Zij vroeg aan mij “Ken jij Balkenende?”. Ik zeg “Iedereen kent Balkenende”. Zij vertelde dat Balkenende bij een nieuw-

jaarsreceptie het speciaal over mij had: “Ondernemers zoals Alpay Demirci, die moeten we hebben.” Hij had een artikel van mij gelezen in het Financieel Dagblad de week ervoor. Als de minister president het over jouw heeft met een positieve bedoeling, dat is wel fijn. Aan welke eigenschappen heb je je succes te danken? Discipline en oprechtheid, dus duidelijk en open zijn naar de mensen. Ook kennis is erg belangrijk, dus dat je weet waar je het over hebt en dat je het ook kan overbrengen aan mensen. Je moet geen verhalen vertellen waar je zelf niet in gelooft. Wat wil je adviseren aan jonge ondernemers of jongeren die een eigen bedrijf willen beginnen? Het belangrijkste is dat ze eerst hun opleiding afmaken. Ze moeten verder goed de tijd nemen voordat ze een stap ondernemen om een onderneming te beginnen. Verder moeten ze in ieder geval weten waarmee ze bezig zijn en wat het oplevert. Uit onderzoek blijkt dat vooral de gemiddelde voornamelijk allochtone onderneming niet langer als drie jaar bestaat. Wil je langer bestaan, dan is een opleiding erg belangrijk. Ze moeten daarnaast ook marktonderzoek doen over wat ze willen doen en of er meerdere mensen zijn die het zelfde werk doen. Wat is je levensmotto? Niet alles doen voor geld. Het menselijke aspect moet hoger staan dat het commerciële. Dan ben je misschien niet een heel goede ondernemer op papier, maar op langere termijn is het toch een investering in mensen. Mensen vinden het prettig dat je niet alles uitdrukt in geld. http://minderheden.org/ nieuws.php?newsid=63

Wie is Sahin Arabaci? Mijn naam is Sahin Arabaci, ik ben geboren in Rotterdam in 1973. Ik kom zelf oorspronkelijk uit Adapazari. Na de lagere school heb ik de technische school afgemaakt. Na de middelbare school ben ik gaan werken in een speelgoed groothandel, dat heb ik 6 jaar lang gedaan. In 1992 heb ik met mijn drie grotere broers een elektronica zaak begonnen onder de naam genoemd ADASAT. In 2003 heb ik een ander filiaal geopend in Rotterdam west en tegelijker tijd ben ik overgegaan op het verkopen en installeren van beveiligingssystemen onder de naam ADACAMS. Hoe is het allemaal begonnen? Van uit ons familie bedrijf had ik al de ervaring opgedaan met beeld en geluid dushad ik de techniek al onder de knie. Maar wilde toch ook wel iets anders gaan doen zodanig begon ik in beveiligings technieken. Wat voor reacties heb je gehad nadat je je eigen bedrijf was begonnen? In het algemeen waren alle reacties wel goed want ben zelf heel behulpzaam tegenover mijn klanten. Bij electronica hebben mensen ook wel heel veel hulp nodig van iemand die het allemaal wel kent. Heb je in het begin problemen gehad? Nee, niet echt. Ik had mijn klanten al van ons familie bedrijf en ook het financiële gedeelte had ik mee. Ik heb dus niet echt problemen gehad. Heb je een moment gehad dat je het niet meer zag zitten om een eigen bedrijf te hebben? In het begin had ik dat niet. Maar omdat ik goed werk lever heb ik het alleen maar drukker gehad. De laatste jaren heb ik wel eens het gevoel van “red ik het wel?”

Ben je een geboren ondernemer? Ik denk het wel. Ik heb altijd wel iets met handel gehad, ben altijd een goede verkoper geweest. Ook toen ik voor een baas werkte had ik al mijn eigen klanten die ik mocht helpen. Wat is je hoogtepunt geweest, heb je een leuke anekdote die je met ons kunt delen? De laatste twee jaar werk ik voor de drie gemeentes, Vlaardingen, Maassluis en sinds pas ook Delft. Dat vind ik wel fijn om te doen. Aan welke eigenschappen heb je je succes te danken? Aan eerlijkheid tegenover klanten en altijd klaar staan voor hen. En natuurlijk ook de kwaliteit van de producten en diensten die wij leveren. Wat wil je adviseren aan jonge ondernemers of jongeren die een eigen bedrijf willen beginnen? Bedenk goed wat je wil doen, ga niet iets doen wat je buurman al doet. Het belangrijkste is om iets te beginnen waar vraag naar is. Wat is je levensmotto? Lever goed werk en denk niet op korte termijn rijk te worden. Probeer het vertrouwen van mensen te winnen en de rest komt wel vanzelf, heb geduld.

..... . .....................


HABER berlijn

Het zijn is een wonder

Allochtonen voorgelicht tijdens gratis knipbeurt De Sociale Verzekeringsbank (SVB) heeft een bijzondere manier bedacht om de Aanvullende Inkomensvoorziening Ouderen aan de allochtone man en vrouw te brengen. Bij wijze van proef wordt tijdens een gratis knipbeurt in het

Turks of Marokkaans uitleg gegeven over uitkeringen. De SVB doet dit omdat slechts twee derde (37.000 mensen) van de rechthebbenden gebruik maakt van deze regeling. Het experiment van de uitkeringsinstantie heeft plaats in Utrecht, meldt het AD. Mocht het succesvol zijn, dan worden ook in andere steden 'uitkeringskappers' ingezet.

SIMDI TURKIYE’YE UCUN €59 5

Los van het scheppingsvraagstuk over waar wij vandaan komen, waar we naar toe gaan en wat de rol van evolutie is in deze, is er eigenlijk een nog grotere vraag: Wat is het dat ons bestaan, ons zijn, het hier en nu, in stand houdt? Wat is het dat de zon en zijn lichtstraal doet zijn, Wat is het dat de lucht en het luchtmolecuul doet zijn? (Wat is de energie, van waaruit ze bestaan, en wat is datgene wat deze energie bedwingt?) Het niets k a n niet

het iets dragen, en uit het niets kan geen iets voortkomen. Dus er moet iets zijn, een Macht, dat het zijn draagt. Als je goed kijk, kun je in alle dingen die je ziet deze Macht herkennen. Immers, zonder deze Macht zou alles ineenstorten. In de islam noemen we deze Macht Allah. De Koran en het voorbeeld van ons profeet Mohammed, vrede zij met hem, is duidelijk dat we er zijn om Allah te eren en om goedheid te verrichten. In elk islamitisch gebed kun je dit herkennen, zo ook het vasten in de maand Ramadan. Goedheid is geven, en niet alleen maar nemen. Goedheid is open, respectvol, liefdevol en betrouwbaar zijn. Niet angst inboezemen of pijn doen. Goedheid is opkomen voor de zwakkeren: ouderen, de wezen, de zieken, vluchtelingen, de medemens in nood, (bedreigde) dieren, en nog meer. Dit is waar wij in geloven. Dit is ons geloof de islam. Dit is ons ideaal. Dit is wat we als identiteit willen. Dit is wat wij beschouwen als ons meest waardevolle bezit. Dit is wat

herşey dahil

5

Haftada 4 gün İstanbul Pazartesi, Perşembe, Cuma, Pazar

,-

başlayan fiyatlarla

Bayramın€25ız kutlu olsun Corendon.com da otel rezervasyonunuzu da yapabilirsiniz Otellerimizden biri: başlayan fiyatlar

tek gece kişi başi

İstanbul Titanic City

*****

.com Telefonla rezervasyonunuzu yapabilirsiniz +31

(0)23 751 06 06

,-

den haag

Turken en Surinamers veel opgenomen voor hart- en vaatziekten Het aantal opnamen voor hart- en vaatziekten lag onder Turken ruim 40 procent hoger dan in de totale bevol-

king. Ook Surinamers werden vaker voor hart- en vaatziekten opgenomen dan gemiddeld.

KLEURRIJK SPH

SOCIAAL PEDAGOGISCHE HULPVERLENING

OP ZOEK NAAR JOU!

In verband met uitbreiding van ons netwerk zijn wij op zoek naar professionele pedagogische medewerkers.

30

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

1. Minimale opleiding SPW (wij streven naar HBO agogische opleidingen zoals SPH, Pedagogiek, MWD, CMV e.d. Wij raden deeltijd studenten aan om te reageren.) 2. U bent boven de 23 jaar. 3. Minimaal 3 jaar werkervaring met de doelgroep. 4. Bereid zijn wisselende diensten te draaien (ook slaap en weekend diensten). 5. In het bezit zijn van rijbewijs B en eigen vervoer (i.v.m. de spoeddiensten).

Mensen die deeltijd opleiding volgen raden wij aan om te reageren. Onze voorkeur gaat uit naar mensen uit Dordrecht, Utrecht, Rotterdam, Den Bosch, Leiden e.o.

Gildenstraat 3 Tel: 0345 - 54 83 01 E-mail: 4143 HS Leerdam Fax: 0345 - 61 63 39 info@kleurrijksph.nl www.kleurrijksph.nl (direct solliciteren via de website ook mogelijk)

we willen borgen. Dit is wat we onze kinderen willen bijbrengen. De goedheid van een ouder is in eerste instantie om dit geloof en identiteit te proberen over te brengen op het kind. Dit is het recht van een kind op de ouder. Hoe kan een ouder hiervoor zorg dragen? Het beste door ook het kind naar een school te sturen die staat voor goed onderwijs, en staat voor ruimte en ondersteuning van de islamitische identiteitsvorming. Als een ouder zelf weinig aandacht besteedt thuis aan deze identiteitsvorming, en niet voor gepast onderwijs zorgt zal er weinig terecht komen van een goede gezonde islamitische indentiteits vorming. De kinderen hebben hierdoor vaak wel de islamitische naam maar niet de inhoud (de aghlaaq). Dit is gevaarlijk, immers een in de maatschapij teleurgesteld kind zal ontvangkelijker zijn voor extremistische ideeen. Islamitisch extremisme komt voort uit islamitische vertellingen die uit hun verband zijn gerukt met veelal politieke of materiele

Word abonnee en ontvang een jaar lang HABER voor maar 19,EURO Wie nu een abonnement van 1 jaar neemt, krijgt HABER elke maand naar zijn/haar (post) adres per post verstuurd. Ook is het via de website mogelijk om abonnee te worden. HABER Gazetesi'ne yıllık 19,- EURO’ya abone olabilirsiniz. Sadece bir defa ödeyeceğiniz bu miktarla HABER her ay posta adresinize ulaşacaktır.

Dr. Kürşat Bal motieven. Dit maakt het belang van goed islamitisch of gepast onderwijs nog groter voor de Nederlandse maatschapij. Als ouder hoeven we niet te kiezen tussen kwaliteit en identiteit. We dienen gebruik te maken van mogelijkheden op inspraak op de scholen van onze kinderen. We moeten eisen dat die scholen aandacht hebben voor specifieke behoeften van onze kind. Deze ruimte hebben we. Er is nog veel werk te verzetten. En we kunnen het ook niet alleen. We moeten samenwerken en moeten open staan om samen te werken met partners. Werkwijze zou daarbij moeten zijn: betrouwbaar, oprecht, aanspreekbaar en transparant. Dit vloeit voort uit de combinatie van onze identiteit en overige verworvenheden uit de Nederlandse samenleving. Als we zo niet werken, zullen veel van onze pogingen mislukken. Meer geld verdienen kan niet belangrijker zijn dan een goede vorming van uw kind. Moslim ouders, ontwaakt!

COLOFON

HABER

Laan op Zuid 474 3071 AB Rotterdam 010 - 2 900 900 website: www.haber.nl abonnementen: abone@haber.nl Hoofdredactie: Ibrahim Karaman Redactie: Songül Arslan Mehmet Güzelyurt Merve Karaman Dr. Hüseyin Keleş Art Direction & fotografie: Mehmet Fatih Karaman Advertenties Nur Öztürk nur@haber.nl 0641-22 68 79 Correspondenten: Suna Floret Burhaneddin Carlak Serap Torremans Repr. Amsterdam Murat Taş Repr. Eindhoven Ali Yücel Repr. Arnhem en Nijmegen Kürşat Bal Repr. Limburg Muzaffer Bozaslan Rafjes: Rafih Berkane

HABER verschijnt maandelijks

HABER

Tel:010- 2 900 900 info@haber.nl www.haber.nl


31

Geslaagde Iftar in de Sultan Ahmet Moskee in Zaandam

Foto: Nico Roodhart

Het is een goed gebruik om tijdens de Ramadan maand je familie, vrienden en relaties wat meer te zien en te spreken. Dan wordt je uitgenodigd, dan nodig je uit, en dan gebruik je na het einde van de dagelijkse vasten samen de iftar-

HABER

SEPTEMBER - EYLÜL 2010

maaltijd. Binnen deze traditie organiseerde Sultan Ahmet Moskee in samenwerking met Stichting Sevgi op 1 september j.l. een iftar bijeenkomst voor hun leden, vrienden en bekenden. In het conferentiezaal van Sultan Ahmet Moskee en Cultu-

reel Centrum waren ca 550 gasten aanwezig. Naast de Turkse leden en bekenden was er ook en groot aantal autochtone Nederlanders aanwezig die de Iftar maaltijd kwamen vergezellen. Jeroen Olthof (loco-burgemeester (PvdA), Wethouder mevrouw Corie Noom (PvA), Wethouder mevrouw Barbara Visser (VVD), Wethouder de heer Robert Linnekamp (GroenLinks), raadsleden van de gemeente Zaanstad en bestuursleden vanuit de verschillende organisaties waren prominente aanwezigen tijdens de avond. "Hun aanwezigheid is voor ons een duidelijk signaal dat wij op de goede weg zijn met onze activiteiten. De belangstelling voor deze traditionele iftarmaaltijd was redelijk groot en deze avond mag dan ook geslaagd genoemd worden", aldus Recep Ayaz, bestuurder van de Sultan Ahmet moskee te Zaandam

den haag

Economische Missie Afvalwaterzuivering Turkije Tussen 20 en 23 oktober vindt er een economische missie plaats naar Turkije onder leiding van Peter Glas, voorzitter van de Unie van Waterschappen. De missie wordt in samenwerking met het consulaat-generaal in Istanbul opgezet. Turkije zal in de komende jaren flink investeren in de bouw van nieuwe en verbetering van bestaande water-

zuiveringsinstallaties. In totaal is er een bedrag van 27 miljard euro hiervoor gereserveerd. In het programma waarbij zowel Istanbul als Ankara bezocht zal worden, staan naast informatie sessies ook ontmoetings bijeenkomsten met Turkse zakenpartners en lokale overheden.

Rotterdam

Turkse bouwbedrijven bouwen aan de toekomst Sembol, Dogus en Yapi Merkezi zijn Turkse bouwbedrijven die buiten Turkije hard op weg zijn en concurreren met grote gevestigde namen zoals HBG en Ballast-Nedam. Van NoordAfrika tot Centraal-Azië halen ze grote opdrachten binnen voor infrastructure-

le projecten. Tien jaar geleden was de omzet nog 600 miljoen euro, in 2010 hebben ze voor meer dan 20 miljard euro aan bouwprojecten. Omdat Turkije buiten de EU valt, concentreren ze zich voornamelijk op het Oosten.

ankara

Turkse economie groeit met 11 procent De Turkse economie groeide in het eerste kwartaal met 11,4 procent op jaarbasis en is de inflatie teruggebracht. Tien jaar geleden zat de Turkse economie nog in een financiële crisis. De bankensector werd toen hervormd en op orde

gebracht. Hierdoor hebben de banken relatief weinig schade geleden onder de recente kredietcrisis. Daarnaast zorgt de nieuwe expansiegerichte buitenlandse politiek ervoor dat veel bedrijven nieuwe opdrachten binnen kunnen halen in het buitenland. Met buurlanden worden visa opgeheven en worden bureaucratische belemmeringen opgeheven zodat het toerisme en handel kan groeien.

amsterdam

Oger Tours overgenomen door Thomas Cook Thomas Cook heeft bekendgemaakt dat ze de Duitse touroperator en Turkije-specialist Oger Tours over gaat nemen. Met de overname is een bedrag gemoeid van 30 miljoen euro.

Oger Tours werd in 1969 door Vural Oger opgericht en heeft een omzet van 250 miljoen euro. Vural Oger zal na de overname terugtreden uit het bestuur van Oger Tours. Wel blijven ze als adviseurs verbonden aan het bedrijf. Het merk Oger Tours zal ook blijven bestaan.


Een nieuwe hotspot?

Focus op de Turkse taal en cultuur wereldwijd

Deze zomer wilden we dichtbij Istanbul naar een toeristisch oord dat zon, zee, strand, cultuur en historie in zich moest verenigen. Onze zoektocht duurde niet lang, want al snel stuitten we op het stadje Amasra aan de Zwarte Zee. Asmara ligt in de provincie Bartin, op ongeveer vijfenhalf uur rijden van Istanbul. Amasra heette in de oudheid Sesamos en is in de zesde eeuw voor Christus gesticht door inwoners van Milete.

Turkije is bezig met het zich positief profileren op het wereldtoneel. Dat doet Turkije op meerdere fronten; via de economie, via het buitenlandse beleid en via de cultuur. Turkije stond vorig jaar op nummer zeventien in de wereldranglijst van economieën. Voor dit jaar wordt verwacht dat Turkije een plek omhoog schuift. p. 28

p. 27

HABER SEPTEMBER

2010

EYLÜL

Jaar:1 Nr: 8

haber•nl

DOnmez:

D E B E S TE KRA

EDERLAND N N A NT V

ISSN:1879-9981

Lege kantine De officiële temperaturen in Istanbul liggen rond de 40 graden. Door de hoge luchtvochtigheid stijgt de gevoelstemperatuur tot boven de 50 graden. Zelfs voor Turken (die toch wel wat gewend zijn) is het uitzonderlijk warm. Het weer is het gesprek van de dag. Wat dat betreft hoef ik geen heimwee naar Nederland te hebben. Tijdens het hoogtepunt van de zomer is 11 augustus de ramadan begonnen. Ramadan is de heilige islamitische maand waar naar het voorbeeld van Mohammed door moslims gedurende de dag wordt gevast. p. 27

Kamer van Koophandel Midden-Nederland in Tiel:

‘We zitten gewoon om de hoek’ De Kamer van Koophandel is meer dan een handelsregister. Zij geeft voorlichting en advies aan ondernemers en stimuleert de regionale economie. Een gesprek met Ruben Hurenkamp van KvK Midden-Nederland, regiokantoor Tiel. “We willen dichtbij de ondernemer staan.” Regiokantoor Tiel is een full-servicekantoor van KvK Midden-Nederland. Dit betekent dat ondernemers er voor alle denkbare KvK-diensten terecht kunnen. Niet alle ondernemers zijn zich daarvan bewust, merkt Ruben Hurenkamp. Voor contact met de

Nieuwe Nederlanders zoeken wel degelijk de aansluiting Drs. Uğur Pekdemir

Het succes van de PVV, de Partij van de Vrijheid, speelt in op de stelling dat er weinig integratie zou zijn. Op één punt is echter zeker succes behaald: de deelname van Nieuwe Nederlanders aan politiek en bestuur. Niet alleen gaan Nieuwe Ne-

derlanders naar de stembus, maar ze zijn zelf ook verkiesbaar.

..... . .....................

Invloed uitoefenen Volgens de uitslag van de op 9 juni gehouden verkiezingen van de de Tweede Kamer zijn Fatma Koser-Kaya (D66), Coskun Çörüz (CDA) Sadet Karubulut (SP) en Nebahat Albayrak en Metin Çelik (PvdA) de nieuw gekozenen.

Het zijn is een wonder Los van het scheppingsvraagstuk over waar wij vandaan komen, waar we naar toe gaan en wat de rol van evolutie is in deze, is er eigenlijk een nog grotere vraag: Wat is het dat ons bestaan, ons zijn, het hier en nu, in stand houdt? Wat is het dat de zon en zijn lichtstraal doet zijn, Wat is het dat de lucht en het luchtmolecuul doet zijn? (Wat is de energie, van waaruit ze bestaan, en wat is datgene wat deze energie bedwingt?) Het niets kan niet het iets dragen, en uit het niets kan geen iets voortkomen. Dus er moet iets zijn, een Macht, dat het zijn draagt. Als je goed kijk, kun je in alle dingen die je ziet deze Macht herkennen. Immers, zonder deze Macht zou alles ineenstorten.

Door: JAN BOLLE

Óok zij willen invloed uitoefenen, een bijdrage leveren en niet alleen toeschouwer zijn van de Nederlandse samenleving. Ze willen meespelen in het veld. In de multiculturele samenleving waarin iedereen 'ineens' een mening heeft over integratie, moeten we dit alleen wél willen zien. Historische ervaringen Onderzoek toont aan dat immigranten drie generaties nodig hebben om zich 'volledig thuis te voelen'. Dat gold ook voor de twee succesvolle groepen die in het verleden naar Nederland kwamen: de Vlamingen die rond 1600 kwamen en de Hugenoten aan het eind van de zeventiende eeuw. Integratie heeft tijd nodig; in het licht van de historische ervaringen kunnen we vaststellen dat we qua tijdspanne halverwege zijn. p. 25

KvK hoeft men niet naar Utrecht, wij zitten gewoon om de hoek.” p. 26

Foto: Jan Bouwhuis

Asli Toy wint TENT. Academy Awards 2010

Turkse economie groeit met 11 procent

De Turkse studente Asli Toy heeft de prijs voor beste eindexamenvideo gewonnen. Ze versloeg hiermee andere kandidaten van alle Nederlandse kunstacademies. In haar video Samanyolu probeert Toy zich letterlijk te 'spiegelen' aan 'die ander' uit de klassieke cinema van het moderne Turkije.

De Turkse economie groeide in het eerste kwartaal met 11,4 procent op jaarbasis en is de inflatie teruggebracht. Tien jaar geleden zat de Turkse economie nog in een financiële crisis. De bankensector werd toen hervormd en op orde gebracht.

Zeynep Ozkaya wint de 2010 new Talent Award In Leyla en Mecnun in den vreemde vertelt de filmmaakster het verhaal van de liefde van haar moeder voor haar vader en de gevol-

gen van hun migratie naar Nederland. Tijdens een bezoek aan haar hun geboortedorp ontdekte ze oude casettebandjes, gezongen liefdesbrieven van haar ouders. Om de documentaire te produceren heeft ze tevergeefs bij vele fondsen en producenten aangeklopt. Uiteindelijk heeft de moslimomroep NMO de film gefinancierd.

Oger Tours overgenomen door Thomas Cook Thomas Cook heeft bekendgemaakt dat ze de Duitse touroperator en Turkije-specialist Oger Tours over gaat nemen. Met de overname is een bedrag gemoeid van

30 miljoen euro. Oger Tours werd in 1969 door Vural Oger opgericht en heeft een omzet van 250 miljoen euro. Vural Oger zal na de overname terugtreden uit het bestuur van Oger Tours. Wel blijven ze als adviseurs verbonden aan het bedrijf. Het merk Oger Tours zal ook blijven bestaan.

SUCCESVOL ONDERNEMER

gehad, ben altijd Lever goed werk Ik werd een keer gebeld door mijn zus, zo’n 3-4 jaar geleden. Zij een goede verkoper en denk niet op zat in het bestuur van IOT, de Inspraak Orgaan Turken. Zij vroeg geweest. Ook toen korte termijn rijk te aan mij “Ken jij Balkenende?”. Ik zeg “Iedereen kent Balkenende”. ik voor een baas Zij vertelde dat Balkenende bij een nieuwjaarsreceptie het speciaal worden. Probeer werkte had ik al het vertrouwen van over mij had: “Ondernemers zoals Alpay Demirci, die moeten mijn eigen klanten mensen te winnen we hebben.” Hij en de rest komt die ik mocht helhad een artikel pen. wel vanzelf, heb van mij gelezen geduld. in het Financieel Ben je een Dagblad de week geboren ervoor. Als de mi- ondernemer? nister president Ik denk het over jouw het wel. heeft met een Ik heb alpositieve bedotijd wel iets eling, dat is met ...Şahin wel fijn. ... ........ Arabacı Alpay Demirci P. 29 handel .............

Haber Nr 8  

Haber Gazetesi - Hollanda. Nr 8.

Advertisement