Page 1

TÜRKÇEMİZİ GERİ İSTİYORUZ HTİB, SMHO, TİCF, HTSKF, HOTİAD, HAKDER, NİF, UETD, HTF, HTKB, HTİKB, HOGİAF, DSDF, UYGUR Vakfı

Ana dili eğitimi hakkı bir temel insan hakkıdır. Bu hak, insan hakları temel sözleşmelerinde güvence altına alınmıştır. İnsan hakları temel ilkelerinden aldığımız güçle, 2004 yılında durdurulan ana dili eğitiminin ilkokullarda tekrar verilmesi için Hollanda Türkleri hukuk mücadelesi başlattı. Den Haag Mahkemesince kabul edilen anadili eğitimi için dava başvurusunun ilk duruşması 30 Eylül 2013 2 tanesi tarihinde Rechtbank Den Haag’da yapılacak. Uzmanlar 'anadili eğitimi entegrasyona engel değil, İşte yüzlerce gönüllüden sadece destektir' diyor. Yukarıda adları yazılı tüm Türk kuruluşları HTIB'in öncülüğünde Türkçe'nin bine yakın imzanın ilkokullarda tekrar anadili eğitimi olarak verilmesini sağlama konusunda konsensusa vardılar. 2'de Sadece ikisi 15 iler. toplanmasına öncülük ett

de in s e y a s r le ü ll ü n Gö ndı 65 bin imza topla

HABER EYLÜL - SEPTEMBER

2013

Yıl/Jaar:4

www. haber•nl

H OLL ANDA

Sayı/Nr: 37

ISSN:1879-9981

İYİ GAZETESİ N E ' NI N

YTB: DESTEK BiZDEN ÖZEL ASIL iŞ SiZDEN HABER

Çalışma ziyareti kapsamında Avrupa'da bulunan Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı heyeti, Druten'de faaliyet gösteren Sami Vakfı'nın davetlisi olarak Hollanda'nın Tiel şehrinde dernek temsilcileri ile bir araya geldi.

Toplantıda bir konuşma yapan başkan Kemal Yurtnaç YTB’nin kurulușu, amaçları ve çalışmaları hakkında bilgi Kemal Yurtnaç verdi. Ayrıca toplantıda STK temsilcilerine hızlandırılmış proje eğitimi verildi. Toplantıyı Hollanda Türk basınından sadece HABER 12-13'te Gazetesi izledi.

BAŞARILIYSAN HOLLANDALI HATALIYSAN YABANCISIN Hollanda Yayın Kurumu NOS websitesinde yayınladığı iki haberle sosyal medya kullanıcılarının tepkisini çekti. Savunma için yaptığı açıklaması ise 'özrü kabahatinden büyük' dedirtecek cinsten.

BU NE BiÇiM iŞ?

2'de Futbol, sucuk-ekmek ve sohbet günü

NOS websitesinde önce “Hollandalı” (siyahi) sporcuların başarısından gurur duyulduğu haberi veriliyor. İkincisinde ise negatif içerikli haberde yer alan, aynı renkten insanlar, bu kez Antilyan olarak nitelendiriliyor. Bu iki haberde doğum yeri, ten rengi, pasaportları aynı olan insanlar, insan kaçakçılığı yaparak suç işlerken Antilyan, yani öteki oluyorlar ama sporda başarılı olunca Hollandalı oluyorlar. Size de tanıdık geldi mi? 8'de

Bunun örneklerini daha önce çokça görmüştük: Herhangi bir sorun olduğu zaman Türk, Faslı ya da müslüman sıfatını kullanan medya ve politikacılar, işlerine geldiğinde “siz Hollandalısınız” diyorlar. Bir hata yaparsanız bir Türk ya da müslüman olarak habere çıkacaksınız, ama bir başarı elde ederseniz ne kadar başarılı bir Hollandalı olduğunuzla övünecek medya. Üstelik bunu pişkin pişkin savunan da ödediğiniz vergilerle varlığını devam ettiren bir kamu kuruluşu olacak. Çifte standardın danıskası.

Alevilik gündemde

19'da

Türkiye belki de asla Avrupa Birliği üyesi olamayacak

Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'den Diyanet'e ve Gülen Cemaati'ne eleştiri

Akgündüz Hoca Alevilik konusundaki kırmızı çizgilerini yazdı. Prof. Dr. Ahmet Akgündüz Gülen Cemaati'nin Ankara'daki yeni projesi olan 'Cami-Cemevi-Aşevi' 6'da projesini bir ucube olarak değerlendirdi.

Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'

Diyanetin, Alevilik ile alakalı yeni bazı tekliflerle kamuoyunun huzuruna çıktığını gazetelerden öğrendiğini söyleyen Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, bu teklifleri

yüzeysel ve dini açıdan değersiz bulduğunu söyledi. Ahmet Akgündüz'ün, Diyanet'in teklifinden, Cemaat projesine ve Aleviliğe dair açıklamaları Hollanda gündemine oturdu.

Türk Platformu destek verdi, 'Verenigd Arnhem' partisi kuruldu

"Oy kaybı kaygısıyla siyaset olmaz" Dr. Kürşat Bal ile söyleşi

10'da

B Le ura id sı en

ÇİFTE STANDART

NEGATİF BAKIŞ AÇISI

AB Bakanı Egemen Bağış

Hollanda’dan Türkiye’ye beyin göçü söyleşileri kitap olarak yayınlandı Yazarı Derya Kaplan 17'de

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın 10'uncu Yalta Avrupa Stratejisi Konferansında yaptığı konuşma Avrupa medyasında büyük yankı yaptı. 5'te

Doğal Lezzet


HABER

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

EF

İN İMZAYDI B 0 4

HE

D

İşte Türkçe kampanyasının A İMZ N 65 Bİ gönüllü kahramanlarından TOPLANDI sadece ikisi "Bizler çocuklarımızın

2

ız örnek Sivil Toplum Kuruluşlarım attılar bir ortak çalışmaya imza

H

ollanda İlkokullarında Türk çocuklarına anadil dersleri verilebilmesi için Hollanda devleti hakkında açılan hukuki dava 30 Eylül'de yapılacak olan ilk duruşma ile başlayacak. Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği (HTİB), Türkler Bilgilendirme ve Eğitim Vakfı (SIOT) ve Avrupa Akdeniz Göç ve Gelişmeler Merkezi (EMECMO) adına Türk avukatlar Nazmi Türkkol ve Fadime Kılıç tarafından hazırlıkları sürdürülen dava ile ilgili dilekçe UNESCO’nun

21 Şubat Anadil Günü’nde Amsterdam Mahkemesi’ne sunulmuştu. Türk avukatlar Nazmi Türkkol ve Fadime Kılıç tarafından yapılan basın bildirisinde “Hollanda devletine göre anadil eğitimi bir hak değildir. Hollanda devleti anadil eğitimini Hollanda’ya entegrasyonu olumlu şekilde etkilemek için bir araç olarak kullanmıştır. Ancak anadil eğitiminin entegrasyona katkı sağlamadığı kanısına varıldığı için, bu proje 2004 yılından itibaren durdurulmuştur. Hollanda devleti anadil eğitiminin

entegrasyona katkı sağlamadığı varsayımını 2000 ve 2001 yıllarında yaptırdığı 3 farklı araştırmaya dayandırmaktadır. Bu araştırma sonuçlarına göre; öğretmenlerin anadil eğitimi verme kapasiteleri yetersizdir, öğretmenler sıklıkla hastalık iznine ayrılmakta ve dersler boş geçmektedir. Velilerin anadil eğitimine talebi oldukça az olmuştur. Araştırmalarda, sonuç olarak, anadil eğitiminin entegrasyona olumlu bir katkısının bulunmadığı savunulmaktadır” ifadesinde bulunuldu.

"Ben bir anneyim. Konu da anadili. Benim hareket sebebim bu!" Bu kampanya başladığını duyduğumda bunu kendime görev bildim. Görevin beni çağırdığını hissettim ve durmak yerine Türkçe için çalışmayı tercih ettim. Dört çocuğum var, büyük olan ikisi okulda Türkçe derslerini aldılar ama diğer ikisi bu fırsattan mahrum kaldı. Aralarındaki farkı gördüm. Her ne kadar biz çocuklarımıza ana dilimizi elimizden geldiği kadar öğretsek de, bunu okulda öğrenmeleri tabii ki en doğru olanı. O yüzden başka çocukların da Türkçe'yi okullarda öğrenmeleri için elimden geleni yapmayı bir görev bilip bu ișe gönüllü oldum. Öncelikle belirtmeliyim ki bu kampanyada ben yalnız değildim. Bu kampanyada toplanan imzaları tek başıma değil, arkadaşlarımla birlikte topladık. Şu ana kadar yaklaşık 9500 adet imza elimize ulaşmış durumda. Henüz elimize ulaşmayan imzalar da var. Bu kampanyaya başlarken aklımızdan geçen bir sayı vardı, yani kampanyayı hazırlayanların koyduğu hedef: 40.000. Yaklaşık dört yıl önce kurduğumuz 'Centrum voor Vrouw en Gezondheid' vakfı gönüllüsüyüm. Vakfın sunduğu hizmetlerden faydalanan hanımlardan başlayarak çarşı-pazar dolaştık. Kahvehane, bar, market, kasap, manav, kuaför vesaire demeden ișe daldık. Birçok yere imza formu bıraktık. Telefon listemizdeki insanları tek tek aradık. Bu şekilde insanları haberdar edip, bu ișe gönüllü olacak arkadaşlarımızı bu kampanyada gönüllü olmaya davet ettik. Halka büyüdü ve büyüdükçe de imza sayısı arttı. Pazarda beni para toplayan di-

Selvi Emili

lenci zannedenler oldu. “Allah versin, kızım başka kapıya” diyerek. bunlar hoş anılar. Bir marketten kovuldum. Hem de neredeyse yaka-paça dışarı atıldım diyebilirim. Bunu unutmam mümkün değil, ama bu ve benzeri hareketler beni ve arkadaşlarımı yıldırmadı. Aksine daha da bir heveslendirdi. Bazı insanların bu ișin hassasiyetini anlayamamalarını tahmin edebiliyorum. Öncelikle insanların bir defada konuyu anlayamadıklarını saygıyla karşılamaları gerek. İmzalarını istediğimiz bazı vatandaşlar Türkçe kursuna kendilerinin gideceğini sanıyorlar, bir kısım insan küçük çocuğunun olmadığını ve imzalamaya gerek olmadığını söylüyor. Bütün bunlar karşısında bol sabırla ve hassasiyetle hareket etmek gerekiyor. İnsanımıza düzgün anlatırsanız alıyorlar ve yardımcı oluyorlar. Bu kampanya sırasında hiç tanımadığım insanlar dahi beni arayıp imza toplamak istediklerini bildirdiler. Kendileri arayıp imza formu isteyenler oldu. Doldurup bana haber vermeden posta kutusuna atanlar oldu, bunlar güzel şeyler. Yeter ki onlara siz kendi samimiyetinizi yansıtmasını bilin gerisi kendiliğinden geliyor. İnsanlarımızı oldukları gibi kabul etmek ve ona göre davranmak gerek. Ben bu iși STK'lara yardımcı olmak için yapmadım. Ben kendim de bir STK'lı olmama rağmen bunu hiç bir yerde söylemedim ve o vakıf adına da yapmadım. Ben bir anneyim. Konu da anadili. Bu yeterince anlatıyordur benim hareket sebebimi. Fa-

kat koca koca STK'lar var. Bunların bizim topladığımız imzanın en az beş-altı kat fazlasını toplamalarını beklerim. Umarım toplamışlardır. Eğer bunu yapamıyorlarsa, çok acı bir durum ama o zaman kapılarını kapatmaları gerek. En önemli konuda dahi STK'lar tabanlarını harekete geçiremiyorsa o zaman varlık sebebini kaybetmiştir. Sorumluluğumu ve görevimi en iyi şekilde yerine getirdiğime inanıyorum. İnsanların beni beğenmesi ya da teveccüh göstermesi için yapmadım. O yüzden de o beğeni ya da başka bir taltif beklentisi içinde değilim. Beni mutlu edecek şey bu imzaların boşa gitmemesi ve bu davanın lehimize sonuçlanmasıdır. Bu kampanyaya birlikte başladığım arkadaşlarıma çok çok teşekkür ediyorum. Benden daha da heyecanlı çalışan, gecesini gündüzüne katan annelere anadili eğitim hakkının geri kazanılması için yaptıkları çalışmaya, harcadıkları zaman ve emeklerine teşekkür ediyorum. Ayrıca imza veren Türk, Faslı, Afganlı, Pakistanlı, Hollandalı ve daha başka birçok insana teşekkürü bir borç biliyorum.

yarınlarına șimdi sahip çıkmalıyız"

Ana dili söz konusu olunca, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız ve birçoğumuz az veya çok bir ilkokul eğitimi almış, kendini geliştirmiş bir nesli temsil ediyoruz, fakat bizler göçmeniz diye ne yazık ki sahip olduğumuz değerlerin içinde, bulunmaz hazine olan Anadilimize, özümüze yeterince vakit ve ilgi gösteremediğimizi düşünüyorum. Bizler çocuklarımızın yarınlarına șimdi sahip çıkmalıyız. Kişilikli, özgüven sahibi bir genç, öncelikle kendini ifade edebilmeli, dilini ve tarihini bilmeli. Anadili eğitimi almamış bir genc, biraz ailesinden, dizilerden ve sosyal medyadan okuduğu paylaşımlarla ilerde eğitiminde veya iș hayatında ne kadar başarılı olur tartışılır bu. Bazı Hollandalı vatandaşların tepkisi ile karşılaştık, gerekli zamanı kendilerine ayırdım ve oturduk sohbet ettik tabii. Görüşlerine saygı duyduğumuzu fakat aynı saygıyı bizim de beklediğimizi belirttim, memnun kaldılar bizlere de bir tecrübe artı ekstra motive edici oldu. Vatandaşlarımızdan az olsa da bazılarının destek vermediklerini gördük, bunların sayısı çok azdı gördüğümüz yakın ilginin yanında. Türklerin yoğun yaşadıkları şehirde, kadın kolları varsa veya camii/ market gibi ziyaretçi sayısı yoğun olan halka açık tanınmış kurumlar ve iş yerleri ile irtibata geçmeleri halinde daha çok başarılı olacaklardır kesinlikle. Bu başarıyı yakalamamızda en büyük etken tabii ki duyarlı olan ve ırk-mezhep ayrımı yapmayan bizim vatandaşımızdır. Eși Türkçeyi hiç bilmeyen bir Kürt çift ile karşılaştık, haliyle önce Hollandaca anlattım meramımı. Kadının kocası Türkçe biliyorum bana anlatın diyerek yakınlık gösterdi kucaklarındaki ağlayan

Gülser Deniz İşim dolayısıyla büyük bir kitle ile aktif kontağım var. Farklı şehirlerde ve arkadaşlara formları ulaştırdık, 5000’e yakın imza topladık. Her gün yanımızda taşıdığımız formlarla bazı günler 6 saat ayırdığımız oluyordu. Kendim gönüllü olmakla kalmadım, çevremdeki arkadaşlarımın da gönüllü yardım etmesini sağladım. Mesela Ergün Kula Bey’in yardımları takdire șayandır. Brabant bölgesinde kadınların çok sayıda ilgisi ile karsılaştık bu da bizi daha çok motive etti. Çok büyük etken olan sosyal medyayı kullananların özellikle gençlerin desteğini unutamayız.

bebeğe rağmen. Böylesi güzel anılar da bizlere yorgunluğu her şeyi unutturuyordu. Ailemiz komşularımız hepsi seve seve vakit ayırdılar, tabii ki marketimiz ve kuaförümüze mesai arkadaşlarımıza ayrı ayrı teşekkür borçluyuz; destekleri göz ardı edilmeyecek kadar büyük, motive edici oldu kesinlikle. Maalesef ki üzüldüğüm bir olay ise imza atan bir emekli teyzemizle yaşadığım bir hadise var. Ne yazık ki yanlış bilgilendirilmiş neden imza verdin diye korkutmuşlar, maddi bir boyutu olacağını söylemişler ve imzaladığı formu geldi iade etmemi istedi. Listeden adını sildim kendine gerekli açıklamayı yaptım ama faydası olmadı resmi bir açıklama olsaydı belki farklı yaklaşırdı. Sonuçta evime çok yakın olduğu için bir sorun olması halinde, huzursuz olmasın diye bana gelmesini önerdim. Türk ebeveynlerinin hala umutlu ve duyarlı olmaları çok sevindirici. Tabii olumsuz olanları da var ama bunları düşünmek yerine olumlu tepkilere, yardımlara yoğunlaşmak en güzeli. Bunu tabii ki yalnız başarmadık her ırktan sıcak kanlı insanlarla, sağduyulu vatandaşımıza değerli annelere şükranlarımı sunarım. Takdir ve eleştiri değerli vatandaşlarımızın.


3

HABER

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

100

€ yük 20 ko led n iǧin tör izd e

Fazladan Bedava Dakika

Türkiye

sabit hatlara

veya €10 kontör yükleyerek Türkiye sabit hatlara ekstra 30 Dakika kazanın her kontör yüklemede

Her yüklemede Ektra Kredi

€20 = €40 €10 = €20

+

’dan

’a

Sınırsız ARAMA&SMS Baǧlantı ücreti yok & Limit yok

ÜCRETSİZ SİM kart ve daha çok bilgi için www.lycamobile.nl ziyaret ediniz veya 0207543030 arayınız Android için kontör yükleme uygulamasını indirin

BURALARDA BULUNUR: R

De bovengenoemde tarieven zijn van toepassing mits u uw simkaart minimaal 1 keer opwaardeert met €10 of meer beltegoed voor 30 November 2013. Bij aankoop van €10 beltegoed ontvangt u 30 gratis belminuten die geldig zijn gedurende 7 dagen. Bij een opwaardering van €20, ontvangt u 100 gratis belminuten die geldig zijn gedurende 10 dagen. Een starttarief van 19cent per gesprek is van toepassing. GRATIS ONBEPERKT BELLEN EN SMS’EN VAN LYCAMOBILE NAAR LYCAMOBILE & GT Mobile: Bij een opwaardering van €10 kunt u 7 dagen gebruik maken van deze promotie. Bij een opwaardering van €20 kunt u 21 dagen gebruik maken van deze promotie. Wanneer de gratis belminuten verbruikt of verlopen zijn, geldt er voor gesprekken van Lycamobile naar Lycamobile en GTMobile een tarief van 0 cent per minuut gedurende de eerste 30 minuten van het gesprek. Een starttarief van 24 cent per gesprek is van toepassing. Na deze eerste 30 minuten geldt een tarief van 15 cent per minuut. Wanneer het gratis sms tegoed verbruikt of verlopen is, geldt een tarief van 12 cent per sms. De gratis belminuten en sms’jes kunnen alleen gebruikt worden tijdens de actieperiode. Een fair use policy van 3000 minuten en 3000 sms’jes is van toepassing per klant per kalendermaand. EXTRA BELTEGOED: Waardeert u op met € 10 in één transactie, dan ontvangt u € 10 extra beltegoed bij elke opwaardering welke geldig is gedurende 7 dagen. Waardeert u op met € 20 in één transactie dan ontvangt u € 20 extra beltegoed bij elke opwaardering, welke geldig is gedurende 21 dagen. Lycamobile behoudt zich het recht voor om prijzen, aanbiedingen en diensten te allen tijde te wijzigen.

LM_NL_ Haber_285x386.indd 1

03/09/2013 12:19


HABER

4

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

HOLLANDA TÜRK TOPLUMUNA TÜRKİYE YANSIMALARI Eylül’ün gelmesiyle Hollandalı Türklerin gündemi bu sene de yeniden bir ivme aldı. YTB daha çok konuşuluyor. 2015 genel seçimlerinde yurtdışındaki Türklerin de oy kullanmaya başlayacak olmasıyla, gerek Türkiye kökenli partilerde, gerekse bu partilerin Avrupa uzantılarında ya da STK’larımızda bu ivmenin etkileri önümüzdeki zamanda daha bariz hale gelecektir. CHP’nin birkaç yıldır kendi politikaları doğrultusunda başarıyla yürüttüğü Brüksel teşkilatı Hollanda CHP’sini de etkileyecek görünüyor. AK Parti de yaz aylarında Brüksel’de bir Avrupa Temsilciliği açtı. İlk planda 6-7 kişinin istihdam edilmesi düşünülüyor. Egemen Bağış’ın bizzat yer seçimine kadar ilgilendiği Brüksel Ofisi’nin açılışını Başbakan Tayyip Erdoğan yapacak. 2013 yılı içinde bu açılışın yapılması bekleniyor. Hollanda Türkleri açısından bakıldığında AK Parti’nin Hollanda’da çok aktif bir çalışma yapmasa bile %60 civarında oy alacağı tahmin ediliyor. Bu birkaç puan düşük de olabilir, yüksek de. CHP Hollanda Birliği yaz döneminden önceki yapılanma sorunlarından dolayı bir süre daha kendini toparlayamayacak gibi görünüyor. En büyük hareketlilik Türkiye’ye paralel olarak, AK Parti-CHP-MHP ekseninde olacak. Hollanda’da ilk defa böyle bir seçim olacağından sonuçları herkes merakla bekleyecek. UETD bilindiği gibi öteden beri AK Parti’ye yakınlığı ile tanınıyor. Her ne kadar Türkiye’deki AK Parti yetkilileri bu konuda UETD’yi kendilerine angaje etmiş görünseler de, Hollanda UETD, Türkiye’de perçinlenmiş geleneksel partizancı anlayıştan daha bağımsız hareket etmek isteyen bir kuruluş. Kamuoyunda her ne kadar

AK Partili olarak bilinse de, gerek UETD Hollanda genel sekreteri, gerekse başkan ve diğer üyeler bu konuda daha rahat hareket etmek istediklerini ve bir parti aygıtı olmadıklarını zaman zaman açıkladılar. O partiye ait bir kuruluş olmadan bir partiye yüzde yüz angaje olmamak elbette daha sağlıklı. Ancak Türkiye orijinli siyaset UETD’yi daha sıkı bağlarla örmek istiyor kendine. 2015 genel seçimleri için propaganda söz konusu olduğunda, milletvekilleri ve bakanların nasıl çıkarma yaptıklarını göreceğiz. UETD Hollanda’nın diğer ülkelerdeki yapılanmalara göre en büyük şanslarından birisi başında Veyis Güngör gibi, tüm siyasi ve dini görüş temsilcileri ile çok iyi irtibatlar yürüten birinin olmasıdır. Marjinalliğe kaçmamak kaydı ile, ister sağ kesimden ister sol kesimden, her alandaki STK ve toplumun kanaat önderleri ile yakinen temas ve diyalog içinde kendisi. Zaten UETD’den önce de kurmuş olduğu Türkevi tarzı derneklerle Hollanda Türklerine farklı hizmetler sunmasını bilmiştir. Son dönemde UETD ve Veyis Güngör üzerinde birtakım eleştiriler söz konusu. Bunları Hollanda içinden ve Hollanda dışından gelen eleştiriler olarak ayrıştırmak mümkündür. Zaten 'eleştiri geliştirir' mantığından hareketle Hollanda içinden gelen eleştirileri çok iyi özümsediğini, yeterince algıladığını ve olgunca karşıladığını geçtiğimiz yıllarda gözlemledik. Gazetemizde köşe yazıları

İBRAHİM KARAMAN

yazması münasebetiyle kendisiyle farklı zaman ve zeminlerde görüş alışverişinde bulunuyoruz. Hollanda dışından esen rüzgarın UETD Hollanda’yı daha çok zorladığını söyleyebilirim. Türkiye’deki kadroların beklentilerinin “particilik yönünde” daha çok olması UETD’yi ve mensuplarını zorlayacaktır. Bu yöndeki beklentiler, Brüksel’de açılan parti ofisi aracılığıyla daha sağlıklı yönlendirilebilir. UETD’yi bir Türk Lobisi aygıtı ve kendi içinde özerk olarak görmek bu kuruluşun ömrünü daha uzun kılacaktır. Veyis Güngör gibi Hollanda Türk kamuoyunun en geniş manada hazmedebildiği bir sürü STK’lı lazım bize burada. Önümüzdeki dönemde bu profildeki insanların çoğalmasını ümit ediyorum. Bir sonraki yazımda bu analizlerin devamı niteliğinde, Metin Külünk, Kemal Yurtnaç, Yavuz Çelik Karahan gibi Hollanda Türk Toplumu’nun Türkiye yansımaları açısından önem arz edeceğini öngördüğümüz diğer isimlere, diğer teşkilatlanmaların ilerlemesine ve muhtemel Avrupa milletvekilliği kontenjanlığına değinmeye çalışacağım.

ibrahim@haber.nl

ALMANYA SEÇİMLERİ ÜZERİNE 81,5 milyonun üzerindeki nüfusu ile Avrupa Birliği'nin en büyük nüfusa sahip ülkesi konumunda. Ayrıca dünyada en çok göçmen barındıran üçüncü ülke konumunda. Yıllık 3,5 trilyon Euro GSMH’si ile dünyanın 4. büyük ülkesi. Almanya’dan söz ediyoruz. Bu yılki Almanya seçimlerinde 66 Türk kökenli aday Alman Federal Meclisi'ne girebilmek için yarıştı. Türk kökenli adaylarla birlikte bütün göçmen kökenli milletvekili adaylarının sayısı ise 106 idi. Bu seçimlerde %18 gibi rekor oranda yabancı kökenli aday söz konusuydu. Beş Türk kökenli vekilin yer aldığı Alman Federal Meclisi’ne 2013 seçimlerinin ardından 11 Türk girmeyi başardı. 12. ise sıra bekliyor. Bu rekor sayı esas alındığında Almanyalı Türk seçmeninin önceki yıllara göre daha yüksek oranda sandığa gittiği anlaşılıyor. Darısı Hollanda Türklerinin başına. Almanya'da 61,8 milyon kişinin oy kullanma hakkı bulunuyor. (Seçmenin %20si 70 yaş üzerinde). 15 milyon yabancı kökenli insan yaşıyor bu ülkede ve bunların 5,8

milyonu oy verme hakkına sahip. Göçmen kökenli seçmenler tüm seçmenlerin yüzde 9'unu oluşturuyor. Almanya’nın ne kadar mültikültürel bir toplum olduğunun bir başka göstergesi bu. Şimdiye kadar siyasette yeterince temsil edilmeyen Türkler, 3 milyonluk nüfusları ile en büyük göçmen grubunu oluşturuyor. Bunlardan 1 milyonu Alman vatandaşlığına geçmiş durumda. Türk-Alman seçmenlerin sayısının 700 bine yakın olduğu veriler arasında. Türk topluluğunun, nüfusun yüzde 3,75'ini oluşturmasına şu ana kadar Türk-Alman milletvekillerinin sayısı, son derece azdı. Halihazırda Türk kökenli milletvekilleri, federal parlamentodaki milletvekilinin sadece yüzde 1'ini oluştururken bu son seçimlerle, doğrudan seçilen 299 milletvekili ele alındığında seçilen Türk milletvekili oranı yüzde 3,67’ye yükseldi. Bu kısmen iyi bir başarıdır, ama daha iyisi de mümkündür. Son bir not: En genç milletvekili 26 yaşındaki SDP’li Mahmut Özdemir en yaşlı milletvekili ise 78 yaşındaki CDU’lu Heinz Riesenhuber.

Habercilik yaparken Hollanda'da en çok zorlandığımız şeylerden birisi de, çevremizde bilgisi ve fikri olan insanların, 'hadi bunu haber yapalım' dediğimizde, 'aman beni karıştırma' yaklaşımı ne yazık ki. 'Haberci, gazeteci değil misiniz, bunun haberini yapın, şu olayın üzerine gidin' diyenler kendilerinin kaynak gösterilmesine genelde yanaşmıyorlar. Kaynak göstermeden de yorumlar yazılabilir, ama öyle zamanlar olur ki, haberi kaynağına dayandırmadan yazamazsınız. İnsanımızın fikir belirtmede ya da çözüm oluşturmadaki üretkenliği bazen takdire şayan, ancak bu kadar pasif davranılması ise gayet anlaşılmaz. Sırf bu yüzden bazen haber oluşturmada çeşitliliği sağlayamıyoruz. Daha özgür ve daha cesur düşünen insanlara ihtiyacımız var.

Emine Bozkurt darbeye darbe dedi ama...

GÜVENLİK

Avrupa Parlamentosu´nun (AP) Hollanda İşçi Partili (PvdA) sosyal demokrat milletvekili Emine Bozkurt, DOĞRU ADRES AP Genel Kurulu´nun Mısır´daki durum ile ilgili oturumunda söz aldı. Avrupa Parlamentosu, yasama tatilinden sonra gerçekleştirilen ilk Genel Kurul oturumunda Mısır´daki gelişmeleri değerlendirdi. Avrupa 5 x hoger resolutie en realtime - over coax met HD - SDI Birliği´nin Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikasından Sorumlu Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton´ın da katılımıyla gerçekleşen oturumda Emine Bozkurt, Suriye konusundaki gelişmelerin son günlerde uluslararası toplumun gündeminin üst sırasında olduğunu, ancak Mısır´da yaşananların unutulmaması gerektiğini dile getirdi. Emine Bozkurt, haziran ayı sonunda Mursi´nin istifasını talep eden protestoların sert şekilde bastırılması ve hemen ardından gelen darbeyle birlikte bir şiddet ve insan hakları ihlalleri döngüsü içerisine giren Mısır´da, göstericilerin kimin tarafında olduklarının hiçbir önemi olmadığını, daha fazla iş fırsatları ve daha fazla demokrasi talepleriyle canlarını riske atarak barışçıl protesto haklarını kullananlara karşı yapılan her saldırıyı kınadıklarını belirtti. Bozkurt şöyle konuştu: "Mısır´da ekonomik sıkıntılar ve siyasi istikrarsızlık ortamından oluşan Schiedamseweg 213• 3026 AN Rotterdam kısır döngüyü kırmak gerekiyor. Bunun için öncelikle katılımcı anayasal süreç için adımların atılması gerekiyor. Bu süreçte kadınların önemli bir yer tutması çok hayati bir konu. Devrim, bir kez kadınların ellerinden çalındı, aynı hatanın tekrarlanmaması gerekiyor. İkinci olarak da Avrupa Birliği'nin Mısır'da demokrasiyi yeniden inşa etmek için yoğun çaba sarf etmesi gerekiyor. Bu bağlamda Avrupa Birliği´nin Mısır´daki demokrasinin yeniden yeşermesine katkıda bulunacak, hedefleri iyi belirlenmiş ekonomik katkısı büyük önem arz ediyor."

SİSTEMLERİNDE

HD Kalitesiyle her yerden ev ve işyerinizi izleyin

s .n

l

Beveilig uw woning, kantoor of winkel met het beveiligingssysteemvan ADACAMS

a

m

B e l: 0 1 0 - 4 6 2

• 35 69

w

.a w w

c da


5

HABER

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

"Türkiye belki de asla Avrupa Birliği üyesi olamayacak" The Telegraph gazetesi, Bağış'ın Norveç'in Avrupa Birliği ile tüm alanlarda sıkı ilişkiler içinde ve imzaladığı ticari anlaşmalarla Gümrük Birliği'ne üye olmasına rağmen tam üye olmadığını ve Türkiye'nin sonunun da gelecek de Norveç'e benzeyebileceğine değindiğini yazdı. Gazete, Bakan Egemen Bağış'ın bu gelişmeleri yakından ve endişe ile izlediğine değinirken, bu durumun sadece bazı ülkelerin Müslüman bir Türkiye'nin birliğe üye olmasındaki önyargılarının aşılması ile sağlanabileceğini hatırlattığını ifade etti. The Telegraph gazetesi ayrıca bakanın bazı AB ülkelerinin önyargıları ile olimpiyatlar arasında bir bağlantı kurmaya çalıştığına da yer vererek, Bağış'ın "Türkiye'nin AB üyeliği hedefi devam ediyor, Asya ile Avrupa'yı birleştiren İstanbul'un Olimpiyatlar'ı alamamasının arkasındaki sebep de önyargılardır" mesajını verdiğini kaydetti. İspanyol Europress de haberinde, Türkiye'de sağlanan modernleşme ve ekonomik kalkınmanın bazı AB üyeleri tarafından görmemezlikten gelindiğine işaret eden Bağış'ın AB den umudunu kaybetmek üzere olduğunu vurguladı. Türkiye'nin özellikle Almanya ve Fransa'nın muhalefetlerinden yorulduğuna değinen ajans,Bakan bağış'ın yaptığı konuşmada özellikle bu iki ülkenin nüfusu 76 milyon Müslüman olan bir Türkiye'den çekindiğini yazdı. Ajans Bağış'ın son olarak, Türkiye'yi kendilerinden biri olarak görmeyen AB'nin esas zararı bize değil kendilerine verdiğini de ifade ettiğini hatırlattı.

AK Parti Brüksel'e temsilcilik açıyor

Avrupa Birliği'ne girme müzakerelerini daha yakından takip etme ve yürütme adına AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, Brüksel'de açılması planlanan parti temsilciliği için incelemelerde bulundu. Brüksel'de Avrupa Parlementosuna yakın 6 farklı ofis gezen Ak Parti kurmayları bunlardan 2 tanesinin Ak Parti'ye uygun olacağını belirterek, "Gerekli hazırlıkların ardından AK Parti'nin ilk yurt dışı temsilciliğinin Başbakan Recep Tayyip Er-

doğan tarafından açılacak" dediler. AK Parti'nin kiralayacak olduğu ofisin yaklaşık 200 metrekare ve yıllık kirasının da 90 bin Euro civarında olması bekleniyor. Temsilciliği açılışının ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından bu yıl içerisinde bizzat yapılacağı belirtiliyor. Egemen Bağış: "Bu ofis Türkiye'nin önündeki engellerin tamamen kaldırılmasını da sağlar. O engelleri kararlılığımızla ve reformlarla aştık. Şimdi de 'AB bize gelmezse biz AB’ye gideriz' diyoruz" dedi.

Yalnızlaştırılmak istenen Türkiye ve UETD Unutulmaması gereken nokta ‘algı’nın yönlendirilebilir bir olgu olmasıdır. Yerli ve uluslararası işbirlikçilerin Yeni Türkiye’nin adeta bir diktatörlük Türkiye’sine dönüştüğü yönündeki kara propoganda alt üst edilmelidir. Oyun bozulmalıdır. UETD, özellikle Avrupalı yazarlar ve kuruluşlarla birlikte içi dolu ve uzun vadede sonuç alınacak bir kamu diplomasisi yürütmelidir. VEYİS GÜNGÖR Son on yıldır, Avrupa’da ve dünya’da hakim olan pozitif Türkiye algısı çok sistemli bir şekilde değiştirilmek istendiğine şahit olmaktayız. Türkiye’nin uzlaşmacı, evrensel değerlere saygılı oluşu, şiddeti değil diplomasiyi seçmesi, yani ‘Yeni Türkiye’ gerçeği, uzun süredir gerek yerel işbirlikçileri gerek uluslararası güç merkezlerini rahatsız etmiştir. Ancak Türkiye’deki iktidarın özgürlükler, insan hakları, Avrupa’yla olan ilişkilere önem vermesi, dünyayla bütünleşme gayreti sözkonusu rahatsızlığı ertelemiştir. Ancak, son Gezi olaylarında da açıkca görüldüğü gibi, Türkiye’nin yükselişinin sekteye uğratılması için bir çok iç ve dış güç birlikte hareket etmiştir. Dünya kamuoyuna verilmek istenen mesaj çok açık ve nettir. Her fırsatta Türkiye’nin olumlu imajını bertaraf etmek için her türlü yolu deneyen bu iç ve dış güç odaklar “Yeni Türkiye’yi” adeta konuşulmaz, uzlaşılmaz, iş yapılamaz olarak sunmayı denemişler ve denemeye de devam edeceklerdir. Sadece AK Parti’ye olan hazımsızlıkları, tahammülsüzlükleri malum odakları harekete geçirerek adeta Türkiye’yi bir Pakistan, Afganistan, İran gibi sunmaktan çekinmemişlerdir. Oysa yakın siyasi tarihimizi bilenlerin asla unutamayacakları “Türkiye İran olmaz ama Suriye’de yaptırmayız” haykırışı, milli iradenin bir tecellisi olarak ortaya çıkarken, bu tavır karşısında bir zamanlar şaşkına düşen ve kinlerini içine akıtanlar şimdilerde Türkiye’nin demokrasi yanlılığını sanki radikal İslam yanlısıymış gibi lanse etmeyi denemekteler. Evet ‘Yeni Türkiye’ bugün müthiş bir kara propaganda ve dezenformasyonla karşı karşıyadır. Bir

nek vermemiz gerekirse; Başkabanımızın bir kaç yıl önce Brüksel’de Türk vatandaşlarına hitaben İsrail’in Filistinlilere yönelik uygulamalarıyla ilgili yaptığı konuşmanın hemen akabinde, bazı Belçikalı köşe yazarları ‘Erdoğan, bizim düşündüklerimizi ancak bir türlü ifade edemediklerimizi açık ve net bir şekilde söylüyor’ şeklindeki yazılar kale almışlardı. Bu bile bize başlı başına, UETD’nin bu konularda hangi Avrupalılarla birlikte çalışabileceğine işaretler vermektedir. Diğer taraftan gerek bu konularda, gerek müslümanlara yapılan haksızlıklar karşısında, UETD Brüksel eski genel sekreteri aynı zamanda hukukcu Alparslan Saygın, UETD Hollanda genel sekreteri Ahmet Suat Arı, SUN öğrenci derneği eski başkanı Harun Yıldırım, UETD Viyana’dan Ercan Karaduman gibi arkadaşlarımızın Fransız, Hollanda ve Avusturya gazeteleri ve kamuoyuna yönelik yazdıkları yazılar bize örnek teşkil edebilir. Unutulmaması gereken nokta ‘algı’nın yönlendirilebilir bir olgu olmasıdır. Yerli ve uluslararası işbirlikcilerin Yeni Türkiye’nin adeta bir dikdatörlük Türkiye’sine dönüştüğü yönündeki kara propoganda alt üst edilmelidir. Oyun bozulmalıdır. UETD, özellikle Avrupalı yazarlar ve kuruluşlarla birlikte içi dolu ve uzun vadede sonuç alınacak bir kamu diplomasisi yürütmelidir. Bu süreçte bize, fiziken UETD dışında olan ama gönlü ve yüreği Yeni Türkiye için atan donanımlı bireyler de destek vereceklerdir. Bunun çok açık örneğini tarihi Düsseldorf buluşmasında gördük. Yeter ki biz UETD olarak harekete geçelim.

Veyis Güngör is adviseur van SMHO (Samenwerkende Moslims Hulp Organisaties) in Amsterdam. Tevens is hij voorzitter van UETD Nederland (Union of European Turkish Democrats).

İOT: "Geride Kalanlar Ödeneği'nde yapılan kesintiler derhal durdurulmalı" İOT tarafından yapılan 'Geride Kalanlar Ödeneği' hakkındaki basın açıklamasında, Türkiye’de ikamet eden hak sahiplerine yapılan ödemelerdeki kısıtlamaların bir an önce durdurulması gerektiği savunuldu. Açıklamada "Hollanda’da Türkler İçin Danışma Kurulu (İOT), Türk Yaşlılar Federasyonu (TOF), Fas Kökenli Hollanda’lı Kuruluşlar Birliği (SMN) ve Fas’lı Yaşlılar Birliği (MOBIN), Sosyal İşler ve İstihdam Bakanı Asscher’a gönderdikleri mektupta, bu öde-

3 GANGEN MENU 29,50 nu voor Turkse Specialiteiten

taraftan bir dünya devleti olma yolunda sorunları tek tek aşmaya çalışan, diğer taraftan da sivil anayasayla yarınlara yürüyen bir Türkiye adeta bölgede ve uzanabildiği dünyada yalnızlaştırılmak istenmektedir. Türkiye’nin muhattap olduğu bu senaryo karşısında, aklı selim, sağduyu sahibi olan diğer sivil topum kuruluşları gibi UETD’nin de üzerine düşen tarihi bir görev bulunmaktadır. Bu görev: başbakanımızın UETD hareketi başlatılırken ve muntazaman yapılan görüşmelerde, bize göstermiş olduğu başta siyasi katılım vizyonu olmak üzere, içinde yaşadığımız ülkenin sivil toplum kurluşları ve medya başta olmak üzere karar vericileri üzerindeki hareket kabiliyetimizdir. Hatta, bu yıl, ilkbaharda İstanbul’da yapılan UETD haftasonu eğitim kampında sayın Başbakanımız, ‘Avrupalı karar vericilerin belirli periyodlarla Türkiye’ye davet edilmesi ve yapılanları yerinde görmeleri’ yönünde bize inovatif faaliyetler için ip uçları vermesiydi. UETD mensupları, bugün Avrupa ülkelerinde oluşturulmak istenen farklı Türkiye algısını değiştirmenin stratijesini belirlemeli ve bu yönde bir dizi çalışmaları yapmalıdırlar. Öncelikle, Batı basınında yer alan Türkiye konulu yazılar ve tabii ki köşe yazıları, siyasi partilerin bu doğrultudaki söylemleri taranmalı ve tesbit edilmelidir. Sağduyulu Avrupalı gazeteciler, düşünürler, köşe yazarları, karar vericiler, kanaat önderleri ve akil kişilerin konuyla ilgili değerlendirmeleri ortaya çıkartılmalıdır. Bu gruplar içinde birlikte hareket edeceğimiz isimler ve kurumlar da elbette tesbit edilip, ortak eylemler için teklif iletilmelidir. Somut bir ör-

veyis.gungor@haber.nl

 14,95

Restaurant Sarnic

deze aktie is geldig dinsdag t/m donderdag

Vijfwerelddelen 105, 3071 R’dam www.sarnic.nl 010 - 29 00 38 Geldig tot 31 oktober 2013

neklerde geçen 1 Ocak tarihinden itibaren ‘ikamet edilen ülke prensibi’ kapsamında yapılan yüzde 40 dolayındaki kesintinin bir an önce durdurulması gerek" denildi. Açıklamanın devamında Amsterdam Bölge Mahkemesi’nin geçen 22 Ağustos tarihinde, uygulamanın haksız olduğu yönündeki kararının hatırlatıldığı mektupta, bakanın karara itiraz etmesi duru-

munda hak mağdurlarının bir yıl gibi uzun bir süre daha beklemek zorunda kalacakları bildirildi. Göçmen kuruluşları, ödeneklerde yapılan yüzde 40’lık kesintinin hak sahiplerini çok zor durumda bıraktığını belirterek, bu haksızlığın daha uzun sürmesinin sorumsuz bir davranış olacağını savundular.

Panasonic telefon sektöründen çekildi İlk elimize aldığımız telefonlardan biriydi belki de, cep telefonuyla ilk tanışmamıza vesile olan markalardan biriydi. Bir arkadaşın hediyesi veya biriktirilen parayla alınan kaliteli seçenekti Panasonic cep telefonları. Firmanın son modeli Eluga'nın beklenen satışı gerçekleştirememesi sonrası, Japon firması Panasonic akıllı telefon pazarından çekildiğini resmi olarak

ilan etti. Yakın zamanda başka bir Japon firması NEC de piyasadan çekildiğini ilan etmişti. Gelişen akıllı telefon pazarında böylesine büyük bir firmanın dahi tutunamıyor olması Apple, Samsung, Htc gibi markaların piyasada koymuş oldukları ağırlığı gözler önüne sermiş oluyor. Bir efsane daha sahneden çekildi, bakalım ileriki günlerde nasıl gelişmeler bekliyor bizleri.


HABER

6

Alevilik gündemde EYLÜL / SEPTEMBER 2013

Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'den Diyanet'e ve Gülen Cemaati'ne eleştiri

Akgündüz Hoca Alevilik konusundaki kırmızı çizgilerini yazdı, Gülen Cemaati'nin Ankara'daki yeni projesi olan 'Cami-Cemevi-Aşevi' projesini bir ucube olarak değerlendirdi.

D

iyanetin, Alevilik ile alakalı yeni bazı tekliflerle kamuoyununun huzuruna çıktığını gazetelerden öğrendiğini söyleyen Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz "Baştan söylemeliyim ki, teklifler, ilmî, tarihî ve dinî teklifler değil. Bilakis günü kurtarmaya çalışan teklifler olarak görünüyor. Keşke bu teklifleri hazırlayanları, yabancı dil bilmeleri şartıyla Avrupa’da ve özellikle de Hollanda ve Almanya’da din işleri müşavirleri olarak görevlendirebilseler ve sonra tekliflerini tadil eyleseler. Evvela şunu belirtmek istiyorum ki, alevî-sünnî diyalogunun yapılabilmesi için, her ikisinin de ehl-i tevhîd manasında ve İslâmın gölgesi altında düşünülmesi gerekir. Aksi takdirde, bugün Alevîliğe, özellikle belli çevreler tarafından öyle mana-

lar verilmektedir ki, bu manaları, ne Alevîliğin ileri gelenleri ve ne de din mensubu bir insanın kabul etmesi mümkün değildir. Mesela "Alevîlik bir inanç sisteminden ziyâde hayât tarzıdır. Alevîlik öte dünya üzerinde değil bu dünya üzerine; efsâne üzerine değil insan üzerine kuruludur. Osmanlı değil ve Arap hiç değildir. Çoğunlukla Türk, biraz Kürt'tür. Orta Anadolu insanının yaşam tarzıdır. İslâmdan etkilenmiştir; ama Şamanist karakter taşır. Kısmen Budizm ve Hıristiyanlığın etkisi altında kalmıştır. Şi`î hareketiyle çok az ilgilidir ve soyut bir Ali sevgisi vardır." Dikkat edilirse, bu sözleri söyleyen insan, başta âhireti inkâr etmektedir; İslâmiyetle olan bağını, sadece Şamanizm kadar görmektedir. Hz. Peygamber'e uymayı Arap olmak gibi takdim etmektedir. Ayrıca başta İmam Ca`fer-i Sâdık olarak bütün imamlar ve

İslâm âlimleri, zarûriyât-ı diniye olarak adlandırdıkları namaz, oruç ve zekât gibi farzları; içki içmemek, fuhuş yapmamak ve kumar oynamamak gibi yasakları, dinin tabi`î parçaları görmede ittifâk halindedirler. Bizim tesbitlerimize göre, bunları yapmamak ayrıdır; reddetmek ayrıdır. Alevî veya sünnî bir insan, bu saydıklarımızı yerine getirmeyebilir; ancak dinde yoktur demeleri mümkün değildir. Böyle bir inkâr karşısında, alevî sünnî diyalogunun da manası yoktur. Bu grup ile diyalog mümkündür; kestikleri yenilir ve kız alınıp verilebilir. Yeter ki, imanın altı esasını ve İslamın beş şartını kabul etsin. Üçüncü olarak, ister Sünni ve isterse her iki gruptan Aleviler iddia etsinler; Cemevleri dini ıstılah olarak mabed

GARAGE MERCEDES

yahut kanunlarda geçtiği şeklinde ibadethane kabul edilemez. Zira Cemevi, Osmanlı Devleti’nin 600 yıllık tarihi boyunca zaviyedir ve tekyedir. Tarikatların zikir merkezidir. Resulüllah’ı diğer peygamberlerden ayıran beş imtiyazdan biri, bütün yeryüzünün ona mescid kılınmasıdır. Bu manada, her yer ibadet yeridir. Cemevlerinde de namaz kılınabilir; ancak mabed statüsü verilemez. Bu manada Hoca Efendi Hizmetinin tavrını, asla doğru ve dini bulmuyorum. Diyalog adına dinden taviz verilmez. Her ne kadar, kültür merkezi kasdediliyor dense de, özellikle konuyu suiistimal etmek isteyenler, bunu kullanacaklardır." dedi.

APK voor alle auto's.

Tegen inlevering tie van deze adverten

€39

BENZINE: €69 DIESEL:

€ 29,€ 49,-

• APK Keuringsstation Kleine Beurt • Reperatie en onderhoud en APK vanaf €109 alle merken • Inkoop en verkoop Grote Beurt • Banden en APK vanaf €229 • Accu's

€ 89

€ 189

Hillegondastraat 11-13 3051 PA Rotterdam

Tel: 010 - 418 50 69 Mob: 0619 - 75 83 25

de Aleviler üzerinden. Türkiye’yi dışarıdan vurmaya çalışanlar, tıpkı Bahailik gibi, Aleviliği de bağımsız bir din gibi takdim etmeye çalışıyorlar. Bunu şırıngalayan da, bizim Ali ve Muhammed ile alakamız yok; biz Aleviyiz diyen dinsiz grup. Gerçek Aleviler de bundan rahatsızdır kanaatindeyim, • Eğer Cemevleri ibadethane sayılır ve bunlara camiler gibi bazı muafiyetler ve tahsisatlar yapılırsa, ben de Akgündüz Hoca olarak bir Nakşibendi Dergahı açacak ve buna mabed dedirteceğim. • Eğer Cem Evlerine bütçeden maddi bir destek verilirse, Türkiye’de mevcut bütün tarikatların da bütçeden tahsisat isteme hakkı vardır. • Kısaca Diyanet’in tekliflerini, eğer doğruysa, tamamen sathî ve dinî açıdan da değersiz buluyorum.

Ekrem Dumanlı da eleştirilerden nasibini aldı

Ö

te yandan yeni bir basın bildirisi daha yayınlayan Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Zaman Gazetesi başyazarı Ekrem Dumanlı'yı da, Gezi olaylarının arkasındaki güç olarak iddia olunan Koç grubununu ve Mustafa Koç'u desteklemesini ağır bir dille eleştirdi. Akgündüz Hoca "Maalesef aldığımız duyumlar, iç ve dış mihrakların Koç Holdinge de aynı

Hayrettin Karaman: Keurmeester Serdar Altay

Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'ün Alevilik konusundaki bazı kırmızı çizgileri özetle şöyle: • Alevilik ve Bektaşilik Anadolu’da bir tarikat şeklinde yürümüştür ve bu sebeple de Bektaşi ve Alevi tekkelerine veya dergâhlarına son zamanlarda ve özellikle de 28 Şubattan sonra Cemevi denmeye başlanmıştır. Eskiden beri cem âyinleri vardır. Bu manada Cemevleri tekke veya dergahtır; asla mabed değildir. Eğer mabed kabul edilirse, Aleviliği müstakil bir din kabul edenlerin görüşü desteklenir ki, hükümet bu günahın ardından kıyamete kadar kalkamaz. Batılıların isteği de budur. Aleviliği elen Batılı İslamologlar onları müstakil bir din mensubu olarak göstermeye çalışmaktadırlar. • Avrupa’da yıllardır Türkiye aleyhine iki oyun oynanıyor: Birisi, Kürtler üzerinden ve diğeri

görevini verdiğini gösteriyor. Türkiye’deki darbe şerirleri muvaffak olamayınca, prim kaybetmeye başladılar ve kendilerini müdafaa mecburiyetinde kaldılar. Maalesef ehl-I imanın sesi olması gereken Zaman’ın başyazarı, bu dönen dolapları aktarmak yerine Mustafa Koç’u destekleyen yazılar yazmaya bile cüret edebiliyor. Hizmet adına ayıptır ve günahtır." dedi.

bir dinin iki mabedi olmaz

Bu cemevi meselesi son yıllarda kamuoyunu çok meşgul etti. Başlangıçta bir kısım Alevî vatandaşlar, kendilerine göre uygun gördükleri yerlerde cemevi adıyla binalar yaptılar. Bu yapıların ibadethane (mabed) olarak kullanılacağı veya camiye alternatif olacağı konularında bir beyan yoktu. Daha önce, özellikle şehirlerde Alevîlerin ölülerinin cenaze namazları da camilerde kılınıyordu, ikinci adımda bazıları cenazelerini cemevlerinden kaldırmaya başladılar. Üçüncü adımda cemevlerinin, tıpkı camiler gibi ibadethane (mabed) olarak tanınması talebi ortaya çıktı. Bu talep henüz karşılanmadı, ama bir başlangıç yerine 'aynı mekanda bir cami, bir de cemevi yapma' uygulaması başlatıldı. Beyanlarına bakılırsa bu uygulamanın amacı bölme değil, birleştirme, çatışma değil, buluşma imiş. Şimdi soruyorum: Her ikisi de Müslüman olan Sünniler ile Alevîler, bütün Müslümanların ortak mabedi olan camide namazlarını kılar, cenazelerini kaldırır; samah, ayin, zikir, dînî musiki, özel sohbetler gibi yine bir kısmı ibadet sayılabilecek faaliyetlerini özel mekanlarında (tekke, dergâh, cemevi…) yaparlarsa mı birlik ve beraberlik olur; yoksa

farklı dinlerin mensupları gibi ibadetlerini, farklı mabetlerde yaparlarsa mı birlik ve beraberlik olur. Bu teşebbüsün taraflarından biri şöyle diyor: 'Devlet taraf tutarak, 'Camiden başka ibadet yeri olamaz İslam'da' gibi ipe sapa gelmez, hiç bir bilgiye dayanmayan bir düşünceyi kendisine düstur yapamaz.' Bir kere devlet 'camiden başka ibadet yeri olmaz' demiyor, bunu diyen bir devlet temsilcisini ne gördüm, ne duydum. Devletin ve önemli sayıda halk kitlesinin dediği şudur: İbadet, şartları taşıyan her yerde olur. Mesela namazı dileyen camide kılar, dileyen evinde, işyerinde, tarlasında bağında, tekkesinde, dergahında, cemevinde … kılar. Ama bir dinin iki mabedi olmaz. Mabed, mezhebleri ve tarikatleri farklı da olsa bir dine mensup olan bütün müminlerin ortak ibadethanesidir. Bu ibadethane dışında kalan ve içinde bir dine mensup grupların bazı ibadetler ile ayinler vb. icra ettikleri yerlere 'mabed' denmez, 'tekke, dergâh, cemevi, dernek evi' gibi isimler verilir. Ve bu uygulama yıllardır böyle olmuştur, ipe sapa gelir, bilgiye ve geleneğe dayanmaktadır. Ortak mabed ve özel ayin vb. yerlerin aynı mekanda da, farklı

mekanlarda da olması caizdir, tarihte de olmuştur. Ama hiçbir zaman bu gruplara mahsus özel mekanlar ortak mabed olan camiye alternatif olmamıştır, onun yerine konmak istenmemiştir. Asıl ipe sapa gelmez, bilgiye dayanmaz ve birlik amacına aykırı olan talep ve uygulama, gruplara mahsus özel mekanları, mabed diyerek caiminin yerine koymak, grupları ortak mabed olan camiden uzaklaştırmaktır. Camilerle cemevlerinin aynı mekanlarda yapılması eğer sembolik birkaç uygulama ile sınırlı olmaz da birden genelleştirilirse köprü kurmadan ırmak geçmek gibi bir risk sözkonusu olabilir. Bunu yapmak isteyenler önce, Alevîler ile Sünnîlerin din alimlerini, kanaat önderlerini bir araya getirmeli, belli bir süreç içinde önce dinamitlenen köprüleri yeniden kurmalı, fikirler ve gönüller kaynaştıktan, taraflar birbirini anladıktan, bu farklı yapıların birinin genel, diğerinin özel olduğunu kabullendikten… sonra uygulamaya devam etmelidirler. Kimsenin niyetini okumak durumunda değilim, ama kesin kanaatim şudur ki, müminlerin mabedlerini ikilemek birleştirmeye değil, bölmeye hizmet edecektir.


7

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

HABER

Maastricht Üniversitesi: Hollanda'daki İslam okulları başarılı RTL Haber Serviİslam okullarının başarı si tarafından yapılan İslam okulları ülke kıyaslaması sadece özel okul 'İlkokulların CİTO destatüsünde olan okullar araortalamasının recesini ölçme' araşsında yapıldı. Ülke genelinde üstünde tırmasında Hollanda toplam 311 özel statüye saeğitim sistemi içerihip ilköğretim okulu bulusindeki İslam okullarınuyor. Bu okullar arasında nın başarısının diğer okulların üstünde İslam okulları başarısı ile olduğu açıklandı. açık ara fark atmış durumMaastricht Üniversitesi öğretim üyesi da. Katolik ve Protestan ilHABER Gazetesi Mart sayısında SIPOR okullarından Jaap Donkers tarafından RTL ile ortaklaşa kokulları İslam okullarının 3 öğrencinin CITO sınavından tam 550 puan aldığını geliştirilen yeni derece hesaplama metodu, peşinden gelirken, devlet yazmıştı. Rotterdam'ın farklı 3 okulunda okuyan bu 3 genç ülke genelindeki tüm ilkokulların CITO sınav (openbaar) okulları sıraen yüksek puanı alarak okullarını birincilikle bitirmişlerdi. sonuçlarını karşılaştırarak ilginç detaylar orlamada daha da geride kaltaya koydu. dı. Böyle bir başarı medyaaltında alan okulların ortalamanın altında ol43 İslam okulunun öğrencilerinin ilkokul duğu varsayıldı. Buna göre RTL Haber Servisi da sürekli olumsuz haberlerde yer alan bu son sınıfında yaptığı okul bitirme sınav so- İslam okullarının, ortalamanın çok üstünde okulları ve aileleri sevindirirken, kimileri de nuçları incelenmiş, çıkan sonuca göre okul- olduğunu söyledi. temkinli yaklaşmaya devam ediyor. Devletin ların ortalaması 10 üzerinden 7,6 olarak beEn başarılı İslam İlkokulu 8,9 ile Amster- de yıllardır uyguladığı CITO derecelendirme lirlenmiş. Bu 43 okuldan 9'unun ortalaması dam şehrindeki Al Wafaschool okulu oldu. metodunun etkisini göz ardı etmemek gerekise 8'in üzerinde. Bu okulun Cito sınav ortalama puanı 535,2 tiğini vurgulayanlar var. Bu derecelendirme Genel anlamda ortalama 7 ve üzeri alan iken, benzer okulların ortalamasının 527,9 metodunda bütün okullardaki çocukların bir okulun başarılı olduğu görülürken 7'nin da kaldığı gözlemlendi. sosyal, kültürel ve ekonomik yasam koşul-

Yardımlar yerlerine ulaştı

Hollanda Malatyalılar Derneği'nden yapılan basın açıklamasında 2013 yılı yazı itibariyle toplanılan yardımların yerlerine ulaştığı açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada "Sosyal ve kültürel amaçlı çalışmalar yürüten ve hizmet veren kuruluşumuz; yardımsever hemşerilerimizin katkıları ile talep üzerine yardıma muhtaç durumda olan Malatya’nın Örnek Köy Cumhuriyet İlk Öğretim Okulu Yeşilyurt, Sultanlı Köyü İlk Öğretim Okulu - Kuluncak köylerine gönderilmek üzere toplanan 5 bilgisayar ve gerisi kırtasiye ve giyecek malzemeleri olan 43 koli malzemeler 29 Temmuz 2013 günü Malatya Cumhuriyet Örnek Köy ulaştı. İHH Hollanda yardım kuruluşu ve THY’nın de katkıları ile yerine ulaşan yardım malzemelerin tesliminde Hollanda Malatyalılar Platformu sekreteri Ahmet Yalçın Yıldırım hazır bulundu. Yardımlaşmanın ve paylaşmanın insani bir erdem olduğunu belirten Yıldırım; Örnek Köy muhtarı ve ortaokul müdürü tarafından bu yardımlardan dolayı minnettar olduklarını katkı veren herkese şükranlarını sunduklaını dile getirdiler. ‘ Ramazan ayının içerisinde olduğumuz bu günlerde yardımlaşmanın anlamlı olduğu, bu erdemli dvarnışdan dolayı yardımını esigemeyan hayırsever hemşerilerimize ve bizden yardımlarını esirgemeyen herkese teşekkür ediyoruz." dedi.

BAŞSAĞLIĞI Yılmaz Finans sahibi Metin BAŞSAĞLIĞI Yılmaz'ın babası Zeki Yılmaz'ın

vefatını öğrenmiş bulunmaktayız. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı dileriz.

Haber Gazetesi

BAŞSAĞLIĞI ICM Watersystemen sahibi Mehmet Ali Kıran'ın babası Cemal Kıran'ın vefatını öğrenmiş bulunmaktayız. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı dileriz. Haber Gazetesi

ları ile anne-babanın eğitim seviyesi de değerlendirmeye etki ediyor.

Amersfoort şehrinin okulları arasında ise Simon İslam Okulları'na bağlı Bilal İslam İlkokulu'nun, Amersfoort'un en iyi ikinci okulu olduğu açıklandı. Yapılan araştırmada 10 üzerinden 8.3 aldığı görülen Bilal İslam İlkokulu'nun direktörü Itie Oosterhof ise bu gelen başarının esaslarını şu şekilde açıkladı: "Bilal okulumuz zaten yıllardır Amersfoort'ta ve çevresinde çok iyi dereceler alıyordu. Biz de okulun öğretmenleri ve yöneticileri olarak bunun farkındaydık. Yapılan araştırmada da bunun öne çıkması tabii ki güzel bir haber. Öğrencilerimizin velileri de okulla çok haşır neşirler ve çocuklarıyla ve okulla ilgililer. Küçük yaşta okula başlayan öğrencilerimizle beraber onların okul süreçlerini iyi yönetiyoruz. Medyada İslam İlkokulları hakkında çıkan kötü haberlerden sonra böyle güzel bir haber çıkması tabii ki bizleri ve velilerimizi sevindirdi" dedi.


HABER

BAŞARILIYSAN HOLLANDALI HATALIYSAN YABANCISIN EYLÜL / SEPTEMBER 2013

8

BU NE BiÇiM iŞ?

uydurma olduğu ve CV’sindeki bilgilerle ilgili yalan söylediği belirlendi. Araştırma komisyonu konuyla ilgili üniversitenin (eski) yöneticilerinin de sorumlu olduğunu ifade etti. Bax'ın yaptığı sahtekarlığın boyutlarının geçen yıl ortaya çıkan Tilburg’daki sosyal psikoloji profesörü Di-

BEREKETTİR RAMAZAN

H

ollanda’nın ajansı ve radyo-televizyon yayıncılığı da yapan NOS (Nederlandse Omroep Stichting) sitesinde yayınladığı iki haberle sosyal medya kullanıcılarının tepkisini çekti. Temmuz ayında sitesinde yayınladığı bir yazıda “Antilyanlar insan ticaretinden mahkum oldu” başlığı altında, Antilyanların insan kaçakçılığı yaptıklarını, İngiltere’de sahte evlilikler organize ettikleri haberini geçiyor. Antilyanların yaptığı kaçakçılık haberinden sadece iki ay sonra yayınladığı diğer bir haberde yine aynı NOS, Hollandalıların Beysbol Ligindeki başarısını anlatıyor. Bu haberlerde hiçbir anormallik yok gibi görünüyor ama fotoğraflara bakınca çelişkiyi anlıyorsunuz: “Hollandalı’lar MLB’de (Major League Baseball – Amerikan Beyzbol Ligi) göz doldurdular” diyerek “Hollandalı” sporcuların başarısından gurur duyulduğu haberini veriyor. Oysa haberin fotoğrafında 9 kişi görünüyor ve bunların hiçbiri de “beyaz tenli, mavi gözlü” değiller: Antilyanlar. Bu iki haberde doğum yeri aynı, ten rengi aynı, pasaportları aynı olan insanlar, insan kaçakçılığı yaparak suç işlerken Antilyan, yani öteki oluyorlar ama sporda başarılı olunca Hollandalı oluyorlar. Size de tanıdık geldi mi? Twitter'da bu iki fotoğrafla açıkça sergilenen ırkçılığı gözler önüne seren kullanıcılar konuyla ilgili NOS’u soru yağmuruna tuttu. Yoğun tepki üzerine NOS sitesinden cevap yayınlamak zorunda kaldı. İngilizce ve Hollandaca olarak yayınladığı cevap ise bekleyenlerini 'özrü kabahatinden büyük' dedirtecek hayal kırıklığına uğrattı: “Bazen Antilyan deriz bazen Hollandalı, hangisi konuyla ilgili ise o sıfatı kullanırız” diyerek yaptığı ayrımcılığı da garip bir gerekçeyle savunma yoluna gitti. Bunun örneklerini daha önce çokça görmüştük: Herhangi bir sorun olduğu zaman Türk, Faslı ya da müslüman sıfatını kullanan medya ve politikacılar, işlerine geldiğinde “Siz Hollandalısınız” diyorlar. Toplumun her alanında bu çifte standarda şahit olmak mümkün. Bu örneklerden bir tanesini ya-

Bu iki haberde doğum yeri aynı, ten rengi aynı, pasaportları aynı olan insanlar, insan kaçakçılığı yaparak suç işlerken Antilyan, yani öteki oluyorlar ama sporda başarılı olunca Hollandalı oluyorlar. Size de tanıdık geldi mi? kın geçmişte Yunus olayında yaşadık. “Problemli bir Türk ailenin” çocuğu olması ve Türklerin Hollanda normlarına karşı “gerici” tavrı medyada enine boyuna tartışılırken, Türkiye’nin konu ile ilgilenmesi, Hollanda’nın içişlerine ve vatandaşlarına karışmak olarak lanse edildi. Nasıl olur da Hollandalı bir aile Türkiye devletinden yardım isteyebilirdi?

Sanat

Bir diğer örnek 2012 yılında Hollanda adına Eurovizyon’a katılan Joan (Ayten) Franka. Türk bir babanın kızı olmasına rağmen Eurovizyon’daki başarısında sadece Hollandalı kimliği ile öne çıkarıldı.

ederik Stapel’ın sahtekarlığından daha büyük olduğu ifade ediliyor. Diederik Stapel 1,4 ila 2,2 milyon Euro arasında olduğu zannedilen bir meblağı hibe olarak almış ve uy-

durma verilerle makaleler yazmıştı. Eğitim Bakanı Bussemaker verdiği demeçte olayın istisna olduğunu söylemişti. Bu birkaç örnek aslında Hollanda üniversitelerinde yapılan sahtekarlığın hiç de istisna olmadığını gözler önüne serdi. Bunca yetersizliğe ve sahtekarlığa rağmen hiçbir eğitim kurumunun kapatılması gündeme gelmemişti. Bu olaylar gündemi hiç uzun süre işgal etmezken İbn Ghaldoun Lisesindeki sınavları çalan öğrenciler ve (eski) yönetimler yüzünden tüm okul, hatta tüm İslam toplumu suçlanmış, okulun kapatılması için medya ve politika var gücüyle çalışmıştı. İslam ve müslüman sıfatlarını kullanan medya sayesinde sorumlular değil, 700 öğrenci, aileleri ve nerdeyse tüm müslüman toplum kurban edilmiş, suçlu ilan edilmişti.

Medya

Yine geçtiğimiz aylarda Nieuwsuur tarafından Gülen Cemaati ile ilgili bir programda Fethullah Gülen’in bir konuşması tamamen çarpıtılarak Hollandacaya tercüme edilmiş ve Demet TV’den Oktay Başaran bu konuyu araştırmıştı. Nieuwsuur ise yaptıkları hatayı kabul etmek ve özür

dilemek yerine bahaneler uydurarak yapılanın hata değil bilinçli bir çarpıtma olduğu şüphesini pekiştirdi.

Sağlık

Hastanelerin sağlık sigorta şirketlerine sahte beyanda bulunarak sigorta şirketlerini milyonlarca Euro dolandırması Meclis’te tartışılmıştı. Bunun faturasını elbette vatandaş sürekli artan sigorta ödenekleriyle ödüyor ve ödemeye devam edecek. Araştırma sonuçlandı mı, ne gibi cezalar ve önlemler kararlaştırıldı ya da Meclis’teki tartışmada neler oldu veya bu sahtekarlığı yapanların kimlikleri nedir diye merak edecek olursanız, çok zorlamayın fazla bir haber bulamazsınız. Bütün gözler sizin üzerinizde olacak. Bir hata yaparsanız bir Türk ya da müslüman olarak habere çıkacaksınız, ama bir başarı elde ederseniz ne kadar başarılı bir Hollandalı olduğunuzla övünecek medya. Üstelik bu ayrımcılığı yapan ve pişkin piskin savunan da sizin ödediğiniz vergilerle varlığını idame ettiren, kamu kurumu olup diğer medya kuruluşlarına haber geçen NOS. Toplumu etkileyen, gündem belirleyen ve dönüştüren böyle bir güç bu: Medya.

Westermoskee Camii’nin temeli atıldı Hollanda kamuoyunda Westermoskee olarak bilinen Amsterdam Ayasofya Camii'nin 2014 yılı içinde bitirilmesi hedefleniyor

Politika

Bunun en belirgin örneğini ise geçtiğimiz aylarda Rotterdam belediyesinde gördük. VVD’nin önemli isimlerinden biri olan Berthold Ziengs gibi sahtekarlıkla suçlanan birçok politikacı partilerinde hala önemli yerlerde dururken ve kimlikleri sorgulanmazken, Feijenoord’un Türk asıllı yöneticileri özellikle Türk kimlikleri yüzünden zan altında tutularak ve medyanın sürekli gündemde tutması ile istifa ettirildi.

Eğitim

Geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir araştırmada Hollanda çapında eğitim veren tüm ortaokullarda çalışan öğretmenlerin dörtte birinin yeterliliği olmadığı ortaya çıktı. Geçtiğimiz yıllarda INHolland Meslek Yüksek Okulu öğrencilerine sahtekarlıkla diploma verdiği ve (eski) yöneticilerinin 900.000 Euro'luk sahte beyanda bulundukları ortaya çıkmıştı. Dün VU’nün (Vrije Universiteit Amsterdam) Mart Bax adlı bir antropoloji “profesörünun” yaptığı büyük bir sahtekarlık gündeme oturdu. Bax’ın yayınladığı 61 makalesinin, yaptığı araştırmaların

Hollanda'nın en büyük ve görkemli camilerinden biri olacak olan, Hollanda'da 20 yıldır Westermoskee olarak bilinen Amsterdam Ayasofya Camii, Hollanda kamuoyunda ve medyasında oluşan bütün olumsuzluklara rağmen geçtiğimiz günlerde temeli atılarak yapımına resmen başlandı. Temel atma törenine çok sayıda Hollandalının yanı sıra Türkiye'den de gelen misafirler de katıldı. Camii binasının gelecek olduğu arsa kenarlarına Amsterdam Ayasofya Camii yararına kermes çadırları kuruldu. Hollanda ve Türk basın mensuplarının da yoğun ilgi gösterdiği tören, Camii Başkanı Osman Paköz 'ün bir selamlama konuşmasyla başladı. Amsterdam ve Hollanda için çok özel ve önemli bir gün olduğunu söyleyen Paköz "Yaklaşık yirmi yıllık bir çaba sonucu şehrimiz Westermoskee Ayasofya'sına kavuşuyor. Bugün Amsterdam Ayasof-

ya Camisinin sevinç günüdür. Yirmi yıllık zorlu serüvenimizde bize yardımcı olan tüm insanlara teşekkürlerimizi arz ediyoruz" dedi. Daha sonra söz alan Proje Müdürü Dursun Kılıç "Amsterdam Ayasofya Camii'ni 2014 yılı sonuna doğru bitiremeyi düşünüyoruz. Camiinin ibadet yeri 796 metre kare, toprak alanı ise 1114 metre kare alan üzerinde kurulu olacak. Kubbenin yüksekliği 25 metre ve minarenin yüksekliği ise 41 metre. İnşallah gelecek yıl sonu açılış töreninde yine birlikte olacağız." dedi 20 YILLIK BİR HAYAL, 20 YILLIK BİR HÜLYA VE HASRET Hollanda Diyanet Vakfı Başkanı ve T.C Lahey Büyükelçiliği Din İşleri Müşaviri Prof. Mustafa Ünver yaptığı konuşmada İslam’da hoşgörünün

önemine vurgulayarak Amsterdam Ayasofya külliyesinin bütün insanlığa hayırlara vesile olmasını diledi. Prof. Mustafa Ünver "20 yıllık bir hayal, 20 yıllık bir hülya ve hasret bu gün itibari ile hakikat haline dönüyor. Cenab-ı Hakka sonsuz selam ve şükürler olsun. Camilerimiz bizler için çok önemli mekanlardır. Efendimiz ilk Mekke'den Medine'ye ye gittiklerinde ilk yaptıkları iş bir mescit yapmaktı. Çünkü mescit biz Müslümanlar için bir çok faydasının yanında, önemli özelliğe sahiptir." dedi. Temel atma programının sonunda ise tüm cemaatin katılımı ile tekbir ve salavatlarla projenin maketi Milletvekili Ahmed Marcouch, HDV Din işleri Muşaviri Prof. Dr. Mustafa Ünver, PvdA Milletvekili Selçuk Öztürk, SP Genel Başkan Danışmanı Dr. Fatih Erbakan, Ayasofya Camii Başkanı Osman Paköz, Rotterdam Din İşleri Ataşesi Dr. İsmail Hilmi Bilgili, Proje Müdürü Dursun Kılıç ve Dr. Ahmed Mizar açılışını birlikte yaptılar.


9

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

HABER


HABER

10

Oy kaybı kaygısıyla siyaset olmaz EYLÜL / SEPTEMBER 2013

Söz konusu cebimizdeki bozuk para değil. Bu topraklarda neslimize yaşanabilir bir ortam, tutunabilirlik ve bir gelecek sunmalıyız. Bu yolu birlikte denemek zorundayız, en azından gelecek nesillere yol açmalıyız. Partimizin adını “Verenigd Arnhem” olarak belirledik, yani “Arnhem Birliği”. Ancak güç birliği ile geleceğimiz için bir anlam oluşturabiliriz. Hepimize görev düşüyor.

Türk Platformu destek verdi, Verenigd Arnhem partisini kurdu

Dr. KÜrŞat Bal Hollanda'da 19 Mart 2014 tarihinde yapılacak olan Belediye Seçimlerine hazırlıklar şimdiden başladı. Ulusal partilerin yanı sıra yerel partilerde seçim çalışmalarına yoğunlaştı. Bununla beraber Arnhem bölgesinde seçimlere katılacak olan yeni bir oluşum başlatıldı. Verenigd Arnhem adı altında başlatılan yeni oluşumun partileşme süreci tamamlanmak üzere ve parti başkanı Dr. Kürşat Bal ile kısa bir röportaj gerçekleştirdik. Sizce neden yeni bir parti gerekti? 2012'de işsizlik oranı yerli Hollandalı gençlerde %9,8 seviyesinde iken, bu oran yabancı kökenli 25 yaş altındaki gençlerde (Türkler dâhil) %28 gibi çok yüksek bir seviyeye ulaşmış durumdaydı. Yunanistan ve İspanya gibi ülkelerdeki 25 yaşı altı gençler arasında da görülen %25 üzeri işsizliği azaltmak için

Hollanda hükümeti desteğiyle 8 milyar Euro ayrılırken, aynı Hollanda hükümeti ve siyaseti bizim gençlerimizi unutmuş görünüyor. Araştırmalar, yabancı uyruklu gençlerin iş başvurusu esnasında, Hollandalı gençlerle eşit şartlarda olmasına rağmen, karsılaştığı ayrımcılığın %64 gibi büyük bir rakam olduğunu gösteriyor. Bu ayrımcılığı görmezden gelen

hükümet ayrımcılığın faturasını “participatie” söylemi altında bizlerin ve gençlerimizin üzerine fiilen yıkmakta. Gençlerimizin karsılaştığı bu fırsat eşitsizliği ve bunu görmezden gelen siyaset ortamı onca sorunlarımızdan sadece bir tanesi. Var olan Türk siyasetçi ve milletvekilleri bu konuda hassas değiller mi? Hollanda’daki bugünkü siyasi konjünktür Türk kökenli siyasetçilerin bu sorunlara karşı mücadele etmelerine, oy kaybı kaygısıyla, yeterince imkan vermemekte. Temsilcilerimiz daha çok hakim siyasetin bizlerin kazanımlarını kısıtlayan kararlarını savunmak için önlerimize sürülüyor

sanki. Bu durumda siyasetçilerimiz toplumumuzun sorunlarını (istisnalar hariç) çözmek için mücadele etmek yerine, görünürde susmayı tercih etmekteler ya da sınırlandırılmaktalar. Yeni nesil gençlerimizin Hollanda'ya aidiyet sorunu var mı? Gençlerimizin büyük bölümü Hollanda'da doğmuş ve büyümüş olmalarına rağmen, kendilerini yerli hissetmekte zorlanıyorlar. Kendi çocuklarının, yeğenlerinin, çevresindeki yakınlarının geleceğinden endişe duyan toplum önderleri ile birlikte bu sorunlara dikkat çekmek ve çözüm aranmasında ısrar etmek için önümüzdeki belediye seçimlerine katılmak üzere bir siyasi oluşum başlatıyoruz. Buradaki haklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak zorundayız. Halimizden anlamak istemeyenleri uyarmak zorundayız. Tepki vermek zorundayız. Bunun için imkan oluşturmalıyız. İnsanlarımızın sorunlarını önceleyen yeni bir siyasi parti kurup, oy vererek tep-

Rotterdam İslâm Üniversitesi yeni lisanslarıyla 2013-2014 eğitim yılına başladı

Rotterdam İslam Üniversitesi 20132014 egitim yılına Hollanda YÖK’ünün (NVAO) 25 Mart 2013 tarihli kararıyla, 2010 yılında “master bölümü”nün tanınmasının ardından, “Avrupa tarihinde bir ilk” olarak Rotterdam İslâm Üniversitesi’nin İslâm İlahiyatı “Bachelor-Lisans Bölümü” de tanındı. IUR tarafından yapılan basın bildirisinde artık talabelerin ücretsiz ulaşım kartından (OV Kartı) istifade edebi-

lecekleri gibi Hollanda Devlet eğitim bursunu (studiefinanciering)’da alabileceklerinin altı çizildi. Bu ders yılı için lisans bölümü için 70’e yakın öğrencinin başvuru yaptığı Rotterdam İslam Üniversitesi'nde 50 öğrenci kaydını yapmış durumda. Açıklamada: "Halihazırda sadece İlahiyat Fakültesi (lisans & yüksek lisans) bulunan ve bu anlamıyla aslında “İslâm teoloji üniversitesi” olma hüviyeti de ta-

şıyan İUR, eğitim faaliyetini tamamen Hollanda yüksek öğretim kanununa uygun olarak yürütmektedir. Buna bağlı olarak da bu fakülte bünyesinde 2 ayrı eğitim-öğretim programı yer almaktadır: 1. Bachelor Islamitische Theologie (İlahiyat Bachelor/Lisans), 2. Master Islamitische Geestelijke Verzorging (İslâmî Manevî RehberlikMastır)" denildi.

UETD’den Hollanda’da yayın yapan

Türkçe Medya üzerine araştırma UETD Hollanda, Türkevi Araştırmalar Merkezi desteğiyle Hollanda’da yayın yapan Türkçe Medya üzerine bir çalışma başlattı. Hacettepe Üniversitesi stajer öğrencilerinin de yer aldığı çalışma ile Hollanda’da Türkçe medyanın konumu, sorunları, toplumun bilinçlenmesindeki rolü, Türkçe kullanımı gibi konularla ilgili önemli bulguların tespiti hedeflendi. Yapılan açıklamada “Yaklaşık 50 yıl önce Hollanda’ya ekmek parası için yollara dü-

şen Türkler, aradan geçen zaman zarfında önemli başarılara imza attı. Gelinen noktada bireysel başarıların yanı sıra kurumsal bazlı başarılar da yadsınamayacak düzeyde.” denildi. Araştırmanın kamuyona yönelik bölümünde “Tıpkı kendi yöresine, inancına ait gıdaları bulmak üzere Türk menşeli marketlerin açılması gibi Türk gazeteleri de göçün üzerinden yaklaşık 10 yıl geçtikten sonra bu diyarlara el attı diyebiliriz. İlk dönemlerde Türkiye mer-

kezli yürüyen bu süreç 80’lı yılların ortalarında gazetelerin, 90’lı yılların ortalarında ise televizyonların merkezlerini Almanya’ya taşımasıyla farklı bir boyut kazandı. Buna paralel olarak Avrupa’da Türkçe yerel Medya da yavaş yavaş gelişmeye başladı. Aradan geçen otuz yıl sonra Hollanda’da özellikle aylık yayınlanan Türkçe yazılı Medya sayısı çoğaldı. Türkçe yayın yapan televizyonlar oluştu. Son dönemde ise internet üzerin-

den yapılan yayınlar da Türkçe Medyanın önemli bir parçasını oluşturdu. “ açıklamalarına yer veriliyor. Önümüzdeki aylarda bir kitapçık olarak yayınlanacak olan araştırma sonuçları öncelikle Hollanda’da Türk Medya’nın geleceğine yönelik bir takım beklentileri ortaya koyacak. Sonuçların hem Hollanda’da hem Türkiye’de politika belirleyicileri tarafından da ilgiyle izleneceği bekleniyor.

kimizi göstermeliyiz. Demokratik ortamda en etkili yol budur. Yabancı kökenli toplumların sorunları görmezden gelinerek ya da sorunları yanlış yerde teşhis edilerek, sorunların büyümesine sebep olunuyor. Bu yerli Hollandalılar için bir sorun olmayabilir. Söz konusu onların gençleri ve geleceği değil belki. Ama burada harcanan, ezilen bizlerin çocukları, yaşlılarımız, yetimlerimiz. Türk seçmeninin yanı sıra başka destek bulabilecek misiniz? Bu önerimiz yeni ve ilk defa denenen bir strateji değil. Hepimizin bildiği Ouderen Partij ve Partij voor de Dieren partilerinin başarı öyküleri var. Çoğunluğu elde etmek değil, ama çoğunluk oluşturmak için birkaç meclis üyesinin olması ciddi bir sesimizin olmasını, sorunlarımızın duyulmasını ve ciddiye alınmamızı sağlayacaktır. Söz konusu cebimizdeki bozuk para değil. Bu topraklarda neslimize yaşanabilir bir ortam, tutunabilirlik ve bir gelecek sunmalıyız. Bu

yolu birlikte denemek zorundayız, en azından gelecek nesillere yol açmalıyız. Partimizin adını “Verenigd Arnhem” olarak belirledik, yani “Arnhem Birliği”. Ancak güç birliği ile geleceğimiz için bir anlam oluşturabiliriz. Hepimize görev düşüyor. Birlikten kastımız, sadece yabancı kökenlilerin birliği değil. Birlik tüm Arnhem toplumunu kapsayan ve kucaklayan, ayrımcılığa sıfır tolerans gösteren, herkesi eşit bir şekilde kucaklayan bir birlik. İnsanların öz kimliğini koruyarak, olduğu gibi yaşama ve topluma katkıda bulunma imkanı veren bir birliği hedef alıyoruz. Toplumun guruplara bölünmesine karşı, toplumsal barışı, sevgi ve güveni merkeze koyan bir parti olmak istiyoruz.

Hollandalı şirketin Türkiye'deki AVM'lerine el konuldu Hollandali Multi Corporation şirketinin elinde bulunan 16 Forum alış veriş merkezinin bankalara olan borcundan dolayı Amerikan Black Stone şirketi tarafından el konuldu. 11 Bankadan temin ettiği 900 milyon avroluk sendikasyonu vadesinde ödeyemeyen Multi Corporation girdiği darboğazdan çıkamayınca, Amerikan sermaye devi Blackstone tarafından banka borçları üstlenilerek teslim alındı. Blackstone'un borcuna karşılık Multi Corporation'a el koyması Türkiye'de de bomba etkisi yarattı. Hollandalı Multi Corporation aynı zaman-

da Türkiye'deki "Forum Alışveriş Merkezleri"nin de sahibiydi.Türkiye gelindeki 16 AVM'den en kârlı ve potansiyel gördüklerini el koyacak. Dünya çapında 48 milyar dolarlık emlak portföyünü yöneten, aktiflerinin büyüklüğü 150 milyar doları aşan Blackstone, Multi'nin bankalardaki batak borcunu satın aldı. Blackstone, Multi Corporation'ın kredilere karşı ipotek verdiği, başta İstanbul Forum ve Marmara Forum olmak üzere Türkiye gelindeki 16 AVM'den en kârlı ve potansiyel gördüklerini el koyacak.

Webtasarım Webshops

internet teknoloji

Webhosting

internet teknoloji

internet teknoloji

Kurumsal kimlik (huisstijl)

internet teknoloji

Reklam/Flyer tasarım

ılır

internet teknoloji

Dynamic flash banner

Website scan (bedava)

internet teknoloji

Profesional team Güvenebileceğiniz doğru adres

y

skı

Ba

üm

nt

de

me

it ag

AyyildizWeb Broekstraat 32-215 6828 PZ Arnhem

m

arı

tas

ap

iz y

in ler

internet teknoloji

T : +31(0)26 711 32 32 E : Info@ayyildizweb.nl W : www.ayyildizweb.nl


11

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

HABER


Aelbrechtskade 52 b 3022 HL Rotterdam

HABER

AVUKAT VE HUKUKÇULAR SAYFASI

telefoon: 010-2260373 e-mail: t.gumus@tolgaadvocatuur.nl

YTB: DESTEK BiZDEN ASIL iŞ SiZDEN

meer info: www.tolgaadvocatuur.nl

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Tiel’de Almanya, Belçika, Fransa ve Hollanda’dan çeşitli STK temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıda bir konuşma yapan başkan Kemal Yurtnaç YTB’nin kurulușu, amaçları ve çalışmaları hakkında bilgi verdi. Ayrıca toplantıda STK temsilcilerine hızlandırılmış proje eğitimi verildi. Dört yıl önce kurulan YTB dört alanda çalışmalar yapmakta: Yurt dışı vatandaşlar, Soydaş Akraba ve Topluluklar, Uluslararası Öğrenciler ve Sivil Toplum Kuruluşları.

Gökhan Sarıer www.sarier.nl 078 - 63 99 855

Tolga Gümüş - Strafzaken - Jeugdzaken (OTS/UHP) - WSNP (schuldsanering) Tel: 010 - 226 03 73 Aelbrechtskade 52b Rotterdam

www.tolgaadvocatuur.nl

Soydaş Akraba ve Topluluklar

www.kilicadvocatuur.nl 020-475 00 05 Van Bremen & Sen Advocaten Taner Şen

Serpil Tümkaya www.advocatenpraktijktumkaya.nl 010 - 798 24 52

• • • • • • • •

İflas ve kişisel iflas davaları Sosyal sigortalar hukuku Boşanma davaları lettertype Bauerbodini bt (bold) Velayet ve nafaka davaları Ticaret hukuku İş hukuku Kira hukuku Haciz ve icra davaları

www.asv-advocaat.nl E-mail:harmankaya@asv-advocaat.nl

12

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

Doğu Avrupa ve Balkanlardan Orta Asya’ya kadar uzanan geniş bölgede Türkiye ile tarihi, dini ve kültürel bağları bulunan akraba topluluklarla bağlarını canlandırmayı ve bu alanlarda çalışmalar yapmayı hedefliyor. Bunun yanında Ortadoğu ve Afrika ile artan ticari ortaklıklar da Türkiye’nin etki alanının genişlemesine sebep oluyor

Uluslararası Öğrenciler

YTB bunun yanında 2013 yılında uluslararası 11.500 öğrenciye burs vererek Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde oku-

Dordtselaan 30c 010 - 720 08 30

Stille Veerkade 25 2512 BE DEN HAAG Tel: 070 394 63 45 Fax: 070 393 10 04

Avukat Tuğba Harmankaya

ÖZEL HABER

malarını sağlıyor. Bu öğrencilerin ülkelerine döndüklerine Türkçe ve Türkiye ile bağlarının devam etmesiyle Türkiye’nin etkinliğinin artması amaçlanıyor. Başkan Yurtnaç ilerde bu ülkelerden biriyle ticari bir bağ kurmak isteyen Türkiye vatandaşlarının bu öğrenciler vesilesiyle daha fazla imkanlara ulaşabileceklerini söylüyor.

Sivil Toplum Kuruluşları

YTB akraba ve soydaş toplulukların ve vatandaşlarının bulundukları ülkede kurdukları dernek ve STK’larla sivil topluma ve yönetime daha aktif ve etkin katılımlarını güçlendirme amacı taşıyor, Türkiye ile bağlarını muhafaza etmeklerini destekliyor.

Yurtdışı Vatandaşlar

Yurtdışında yaşayan Türkiye vatandaşlarına yönelik çalışmalarıyla yurtdışındaki vatandaşlarının bulunduğu ülkelerdeki sivil topluma katılımını ve etkinliğini artırmak konusunda stratejik çalışmalar yapan YTB’nin çalışma alanları da çok geniş kapsamlı: okul öncesi eğitimde çift dillilik, anadilde eğitim, yurt

Kemal Yurtnaç'ın ofisinde böcek bulundu AKP'ye sızan İran ajanlarının odasına dinleme cihazı yerleştirdiği belirtilen YTB Başkanı Yurtnaç, böceğin nasıl ortaya çıktığını anlattı, hakkındaki bazı iddiaları cevapladı. Kurumda dinleme cihazı bulunduğuna yönelik haberlere değinen Yurtnaç, olayı şöyle anlattı: “Odamda otururken bir yanık kokusu hissettim. Bunun kablo yanığı olabileceğini düşünerek ilgili teknik ekibi çağırdım. Meğer o koku önümdeki CD kabının plastik kokusuymuş. Teknik ekip üçlü prizi buldu. Üçlü prizi kaldırırken ağır olduğunu fark etti. Bunun üzerine üçlü prizi açtı. İçinde bir ortam dinleme aygıtı vardı. Bir de içinde SIM kart. Derhal emniyete haber verdik, İçişleri Bakanlığı'nı aradık. Emniyetten özel bir ekip geldi. Gece geç saatlere kadar ifadeler alındı."

Olayın, ekibini de etkilediğini belirten Başkan Yurtnaç, "Demokrasinin en önemli unsurlarından birisi olan özel hayatın gizliliğiyle kişi hak ve hürriyetlerine verilen değeri öncelememiz gerektiğine inanıyorum." şeklinde konuştu. Söz konusu olayı gerçekleştirenlerin kendisini tehdit edip etmediği yönündeki soruya cevap veren Yurtnaç, "Bu yaşıma kadar beni kimse tehdit edemedi, edemez de. Böyle bir şeye kapı aralayacak yaramız da yok.” ifadelerini kullandı.

"Hukuk iyi ve adil olanın sanatıdır" Ius est ars boni et aequi

mr. Rasim Küçükünal

www.kucukunal.nl

Prof. Kamerlingh Onneslaan 154 3112 VM Schiedam T: 010 - 238 08 30 F: 010 - 238 08 31 M: info@kucukunal.nl

mw. mr. Dilek Küçükünal-Abotay


13

HABER

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

ıda Toplant Türk a Holland n sadece da basının Gazetesi HABER ulundu. hazır b akademisyen olarak ve Batı mantalitesini özümsemiş olarak hayatına devam ediyor.

"VATANDAŞA ÖZGÜVEN GELDİ"

dışında oy kullanma, gençlik daireleri (jeugdzorg/pleegzorg) ile ilgili çalıştaylar, gurbetçi öğrencilerin Türk üniversitelerinde ücretsiz eğitim görmeleri, mavi kart uygulaması, çeşitli anketler gibi pek çok çalışma gerçekleştirdi.

TÜRK DİASPORASI

YTB’nin kuruluşu ve çalışmaları Hollanda ve Avrupa’da çeşitli tartışmaları ve itirazları beraberinde getirdi. Türkiye bu kuruluşla yıllardır her iki ülkede kendini yabancı hisseden Türkiye vatandaşlarına sahip çıkmaya çalışıyor.

Türkiye dışarıda yasayan 6 milyon vatandaşı ile bağlarını güçlendirmek, Balkanlar, Kafkaslar, Doğu Avrupa ve Orta Asya’daki akraba toplulukları ile olan tarihi bağlarını yenilemek, Ortadoğu ve Afrika’dan öğrenciler getirerek geleceğe yatırım yapmak istiyor. Bir anlamda Türk diasporası oluşturarak Türkiye’nin gücünü ve etkinliğini artırmayı hedefliyor. Avrupa’da 5 milyon gurbetçi yaşıyor ve bunlar artık misafir isçi (gastarbeider) statüsünden çıkmış ve Avrupa’nın orta sınıfına katılarak doktor, mühendis, sanatçı, girişimci ya da

Köse Advocaten

Rotterdam • Amsterdam

Law Offıce

Voor en met Turkse ondernemers

Buna rağmen hala entegre olmamakla suçlanan ve gittikçe daha çok dışlanıp ötekileştirilen Türkiye vatandaşları için Türkiye’nin bu atılımı birçok Türk vatandaşına güven ve umut veriyor. Artık kendilerini sahipsiz hissetmeyerek özgüven tazelemelerini sağlıyor. Hollanda’da İslam ve Türk karşıtı görüş ve fikirlerin artması, eğitimde ve çalışma hayatında fırsat eşitsizliğinin giderek büyümesi ve Hollanda hükümetinin bu sorunları değil de sadece "entegrasyon" sorunlarını gündemde tutması vatandaşlarımızın Hollanda’dan gittikçe daha yabancılaşmasını sağlarken Türkiye’nin bu adımları vatandaşlarımızı Türkiye’ye yakınlaştırıyor.

TÜRKİYE DESTEĞİNE ELEŞTİRİLER Diğer yandan Türkiye’nin, Hollanda’daki STK’ları ve vatandaşlarını bu denli sahiplenmesi, onlarla olan bağını güçlendirmeye çalışması, Hollandalı yetkililer tarafından entegrasyona engel oluyor ve içişlerimize karışıyor gerekçesiyle ciddi bir şekilde eleştirilirken, Türkiye’nin bu denli etkinliğini artırma çalışmaları bazı vatandaşlar ve Türk STK’lar tarafından da destek görmüyor. Bu kurum ve kişilerin çıkış noktaları burada bizlerin kalıcı olduğu ve yurt dışından (Türkiye’den) aldığımız desteğin Hollanda hükümetince aleyhimize kullanılacağı endişesi. Eleştirel yaklaşanlara göre Türkiye Hollanda’da yaşayan vatandaşlarının geleceğini tehlikeye atıyor. Demokratikleşme ve sivilleşmenin devlet tarafından değil toplum tarafından gerçekleştirileceği, kararların ve toplumun yönünün belirlenmesinin bu toplumun içinden çıkanlar tarafından verilmesi ge-

rektiğini savunanlar buna Diyanet örneğini veriyorlar. Onlara göre Türkiye devleti Diyanet aracılığı ile vatandaşlarının Hollanda’da otonom bir şekilde gelişmesine mani oluyor ve Hollanda devleti de bunu Hollanda Türk toplumuna karşı kullanıyor.

ELEŞTİRİLERE CEVAP

Kemal Yurtnaç Tiel’deki toplantıda bu bağlamda sorulan bir soru üzerine Türkiye’nin Avrupa’daki STK’ları destekleyip güçlendirmek için çalıştığını, buradaki toplumun buradaki hayata katılımını artırmayı desteklediğini ve bu toplumun burada kalıcı olduğunun bilincinde olduklarını söyledi. Proje eğitimi sırasında Yurtdışı Vatandaşlar Daire Başkanı’nın bir başka soruya verdiği yanıt ise bunu destekleyici nitelikteydi: “Biz ancak size destek olabiliriz, asıl iși yapacak olan sizsiniz. Şimdiye kadar devlet mi vardı arkanızda? Hükümetler gider ama siz kalıcısınız, biz bağımsızlığınızı desteklemek ve hizmet için buradayız.”

: 010 - 215 13 11 www.hukukburosu.nl

Senelik €  500'dan başlayan ücretlerle, Türk işletmelerinin hukuk danışmanlığını üstleniyoruz.

Hollanda'daki Türk işletmelerine hizmet sunmak için oluşturduğumuz Şirketler Hukuku Birimimiz (sector ondernemingsrecht), bütün hukuksal mevzuat konularında sorunlarınızı çözmeyi hedefliyor. Köse Avukatlık Bürosu'nun Şirketler Hukuku Birimi'nin departman yöneticisi avukat Nursel Köse ve bölümdeki hukukçularımız, 3 avukat ve 2 hukuk müşaviri ile hizmetinizdeyiz.

Av. Havva Yılmaz-Altındağ

Hukuk Müş. Erdal Kaya

Av. Nursel Köse

Av. Ejder Köse

Hukuk Müş. Elif Kıraç

Av. Ali Durmuş

Design by ExpoLife

Hollanda'nın en büyük Türk avukatlık bürosu Köse Advocaten olarak yeni hizmetlerle karşınızdayız. Türk işletmelerine yönelik avukatlık ve danışma hizmetlerini sunmak ve hedeflenen sonuçları almak için yeni bir formül oluşturduk.

Hukuk Müş. Mevlüt Gök


HABER

14

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

Yeni sezonda belirsizlikler Erken seçimin olup olmayacağını şimdiden kestirmek zor, kesin olan bir şey varsa o da 19 Mart 2014’te yerel seçimlerin olacağıdır. Şayet kamuoyu yoklamalarından çıkan sonuçlar sandığa da yansırsa, yerel yönetimlerde büyük depremler olacaktır. AHMET SUAT ARI Yaz tatilinin sona ermesiyle başlayan yeni sezon bir çok açıdan oldukça heyecenlı geçeceğe benziyor. Bir taraftan ekonomik krizden kaynaklanan belirsizlikler ve onun ortaya çıkardığı yeni problemler, diğer taraftan Mart ayında yapılacak yerel seçimler ve bu seçimlerden sonra ortaya çıkacak tablo zihinleri şimdiden meşgul etmektedir. Bunlar toplumun genelinin merak ettiği durumlar. Tabii ki bir de bizim gibi azınlıkları ilgilendirirenler var. Bun-

ların sezon boyunca sürekli gündemi(mizi) meşgul edeceğini söyleyebiliriz. An itibariyle gözler Prinsjesdag olarak adlandırılan ve hükümetin parlementer sezon boyunca hedeflediği icraat ve programların kral tarafından okunduğu (Troonrede), eylül ayının 3. salısına çevrildi. Üstelik bu, nisan sonunda tahtı annesi Kraliçe Beatrix’ten devralan Kral Willem Alexander’in ilk “Taht Okuması” da olacak. Bu yıl 17 Eylüle denk gelen

suat.ari@haber.nl Prinsjesdagda ilan edilecek hedeflerin bazıları malum iken, bazıları merakla beklenmektedir. Özellikle ekonomik krizle mücadelede kat edilen yol ve yeni tedbirlerin olup olmayacağı, en azından kısa vadede, da merak edilen konular arasında. Her ne kadar Prinsjesdag her zaman büyük anlam ifade etse de, bu yılki anlamı bir başka olacak. Zira hükümeti teşkil eden VVD ve PvdA’nın kamuoyu desteği tarihin en düşük seviyesindedir. Parle-

mentoda toplam 79 sandalyeye sahip olan iktidar partilerinin bugün seçim olması durumunda 30-35 civarında sandalye seviyesine düşeceklerini bazı saygın anket kuruluşları iddia etmektedirler. Bu da hükümetin manevra kabiliyetini oldukça sınırlamaktadır. Buna bir de Senato’da azınlık olmaları eklenince işler iyice karışmaktadır. Tabiri caizse her plan için destek dilenmeye mahkum bir iktidar söz konusu olan. Kanaatimce II. Rutte Hükümeti de sürenin

sonunu getiremeyecektir, haliyle bir erken seçim kuvvetle muhtemeldir. Erken seçimin olup olmayacağını şimdiden kestirmek zor, kesin olan bir şey varsa o da 19 Mart 2014’te yerel seçimlerin olacağıdır. Şayet kamuoyu yoklamalarından çıkan sonuçlar sandığa da yansırsa, yerel yönetimlerde büyük depremler olacaktır. Anketlerde başı çeken PVV’nin bir kaç belediye dışında seçimlere katılmayacak olması ise sonucu iyice belirsiz kılmaktadır. PVV seçmeninin kime yöneleceğini kestirmek hemen hemen mümkün değildir. Bir kısmının sandığa gitmeyeceği kesin olmakla birlikte, bir kısmı da mahalli partileri tercih edecektir. Eğer 19 Marta kadar politik arenada mucizeler olmazsa çok dağınık bir tablo ortaya çıkacaktır.En büyük partilerin %20 ’lik bir oy oranını bile bulamayacağı meclislerde günlük yönetimi oluşturmak oldukça zor olacaktır. Hatta 5-6 partiden oluşacak koalisyonlar bile söz konusu olabilecektir. Yerel seçimler biz Türkler için de oldukça heyecenlı geçecektir.

Siyasi partiler aday listelerini önümüzdeki 1-2 ay içinde hazırlayıp kampanyaya başlayacaklar. Dikkatler listelerde kimlerin yer alacağına çevrilecek. Türklerin yoğun ve etkin olduğu Rotterdam, Amsterdam, Den Haag ve Utrecht gibi şehirlerde mevcut durumun korunup korunamayacağı da zihinleri meşgul etmekte. Özellikle Rotterdam biz Türklerin projektörünü çevireceği belediyelerden olacak. Zira Rotterdam’da Türk asıllı siyasetçilerin tasfiyesi uzun zamandır bazı mihrakların meşgalesi haline gelmişti. Şimdi gözler bu tasfiye çabalarının sonuç verip vermeyeceğine çevrilecek. Önümüzdeki dönem siyaset dışında da oldukça farklı gelişmelere gebe. 30 Eylülde STK’ların desteğiyle avukatlar Nazmi Türkkol ve Fadime Kılıç'ın açmış olduğu “Ana Dili Davası” duruşması Den Haag’da yapılacak. Hakimin davayı lehimize değerlendirmesi durumunda çok ciddi bir kazanım elde etmiş olacağız. Bu durumda ana dili eğitimi bir temel insan hakkı olarak tescillenecek ve devlet bunu mümkün kılmakla yükümlü olacaktır. Son zamanlarda ikili anlaşmalaradan doğan haklarla ilgili bazı mahkemelerin aldığı kararları dikkate alınca insan ümitlenmiyor değil. Haydi hayırlısı diyelim.

Ahmet Suat ARI is groepsleerkracht en onderbouwcoördinator op een VSO ZML-school te Enschede. Hij schrijft columns in diverse bladen en is o.a. secretaris van UETD-Nederland.

ş Gidi üş dön

Terörle mücadelede devrim Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden (ODTÜ) iki öğrenci, sınır karakollarının güvenlik sorununa son verecek sistem geliştirdi. Düşman ateşinin geldiği noktayı lazer teknolojisiyle tespit eden sistem, özellikle sınır karakollarına yapılan ani baskınlarda güvenlik görevlilerine büyük avantaj sağlayacak. YTÜ Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği 3. Sınıf öğrencisi Furkan Kutluca (22) ve ODTÜ Kimya Mühendisliği 3. Sınıf öğrencisi Ertuğrul Kılıç (22), geliştirdikleri Düşman Ateşi Tanıma Sistemi (Enemy Fire Detection System (EFDS) ile sınır karakollarının en büyük problemlerinden birine çözüm üretti. EFDS arka arkaya yer-

leştirilecek noktasal tespit yapabilen iki ayrı lazer perdesi ile çalışıyor. Arka arkaya iki ayrı lazer perdesinden geçen merminin yönü doğrusal olarak tespit ediliyor. Lazer perdelerinde tespit edilen noktalar bilgisayar ortamına aktarılarak koordinat sistemine yansıtılıyor ve kurşunun geçtiği yörünge belirleniyor. Ardından gözetleme kulelerine yerleştirilen sistem sayesinde ateşin açıldığı bölge ışıklandırılıyor ve bir saniye gibi kısa bir sürede askeri personel saldırının yeri ile ilgili bilgilendiriliyor.


15

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

HABER


HABER

16

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

TiCARi SAYFALAR

Artık Ticari Sayfalar'da 33,- EURO'dan başlayan fiyatlarla ilan verebilirsiniz.

Doğal Lezzet

Goreme Ayran

HOLLANDA’DA

K aza Uzmanı’nız Letselschade & Advies

İş ve trafik kazalarında uzman kadrosuyla Hollanda genelinde hizmet vermekteyiz. Yürüyen davalarınız ücretsiz incelenir ve uzman görüşü sunulur.

Daha fazla bilgi için: ROOSENDAAL: AMSTERDAM: ROTTERDAM:

Nieuwe Markt 65A, 4701 AD Tussen Meer 1B, 1068 EX OSDORPPLEIN ‘s Gravenlandseweg 285, 3125 BK SCHIEDAM

Tel. 0165-39 13 34 Tel. 020-410 94 94 Tel. 010-242 41 24

Mob: 06-39110241 / 06-39110243

info@kazauzmani.nl

www.kazauzmani.nl

tasarım: www.websayfa.nl

SAFETY & SECURITY www.ntel.nl 010-467 48 11

www.kuzu.nl Grootste kozijnen showroom

Kampanya

Telefoon : 078 - 618 21 89 Mobiel : 06 11 - 12 10 31

www.ateamkozijnen.nl

Consultancy Administratie en Accountancy

www.profa.nl

Ofis ve işyerlerinizin cam temizliĞİ Tel: 0655-38 45 54 www.schoonmaakbedrijfschiedam.nl info@schoonmaakbedrijfschiedam.nl

Her türlü dış cephe temizliği hizmetlerimiz mevcuttur.

Laan op Zuid 480 • 3071 AB • Rotterdam

Ing. Bekir Özalp • Tel: 010-4230513

www.sancak.nl

Muhabbetin yeni adresi KONYALI OTANTiK

www.konyaliotantik.nl

Sera Supermarkt Bos en Lommerweg 159/161 1055 DS Amsterdam

MERAM SUPERMARKET Meridiaan 30-32 3813 AW Amersfoort Tel: 0651691025

www.rt-totaalafbouw.nl

www.mob.nu

Tel: +31 624 291 247

www.kontv.com.tr

Beauty & Kapsalon

mail: beautysalon_labella@live.nl

www.sahan.nl

Tel: 070- 393 02 46 Mob: 0654 - 69 76 04

La Bella Dames & Heren

Keukens • Badkamers • Stucwerken • Dakkapellen Afbouwsystemen • Loodgieterswerken • Vloer- en tegelwerken • Tuin ontwerp en aanleg

Hildebrandstraat 127 2524 VG Den Haag

TEL: 033 - 260 10 10 www.solarstream.nl info@solarstream.nl

Rhoneweg 12-14 Amsterdam www.rhone-events.nl


17

HABER

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

Hollanda’dan Türkiye’ye beyin göçü söyleşileri kitap olarak yayınlandı

Kahvaltıyı paylaştın mı Face’den? Son araştırmaya göre işverenler iş başvurusunda bulunanların yüzde 25’ini sosyal medyada paylaştıklarından dolayı işe almadıklarını belirtiyorlar. Şirketlerin yüzde 73’ü birini işe almadan önce sosyal medyada o şahsın adını tarıyormuş. ERDİNÇ SAÇAN

Şu an büyükbabam yaşıyor olsaydı acaba “geri dönmem”ile alakalı ne derdi diye düşünüyorum. Acaba sevinir miydi? “Aferin torunum, iyi ki geri döndün vatanımıza” mı derdi,yoksa çok mu şaşırıp, üzülürdü “neden döndün vatanınıza” diye... Bu cümlelerle başlıyor Derya Kaplan kitabına.

Y

aklaşık 40–50 yıl önce 50 yıl önce, öncü Türkler yani babalarımız ve dedelerimiz ve ninelerimiz Sirkeci Garı'ndan kalkan kara trenlerle, başta Almanya olmak üzere Hollanda ve diğer Avrupa ülkelerine göç ettiler. Yirmibirinci yüzyılın başlarında artık Avrupa’da üçüncü ve dördüncü nesil oluştu. Yirminci yüzyılın yarısında

Avrupa ülkelerine yerleşen vatandaşlarımızın torunlarının bir bölümü artık ‘yurda’ dönmeye başladılar. Yurda dönüş yapanlar arasında dikkat çeken en önemli noktalardan bir tanesi ise, dönenlerin ağırlıklı olarak 18 -39 yaş grubu arasında olmaları ve Avrupa ülkelerinde üniversite ve yüksek eğitim almaları ve tabiiki işlerinde başarılı olmalarıdır. Geriye dönenler arasın-

Eskiden misafirlerle Türkçeleştirilmiş Hint filmleri seyredilirdi. Son yıllarda Türk dizileri seyrediliyordu. Ancak şu an Facebook’tan paylaşılmış, Youtube’da bulunan filmleri seyrediyoruz hep beraber. Twitter’de yazılanlar televizyon, radyo, gazetede ve arkadaşlar arasında tartışılıyor. Smartphone yani akıllı telefon beynimizin bir parçası artık. Whatsapp, MessageMe, Viber, Tango, Skype herkesin dilinde. Türkiye’deki akrabalarla masa üstüne yerleştirilmiş tablet sayesinde beraber 'kahvaltı' yapıyoruz. Volkskrant gazetesinde bir yazıda çocukların “Gameboy sırtı” dedikleri olay yüzünden rahatsız oldukları araştırmacılar tarafından insanlara bildiril-

erdinc.sacan@haber.nl

di. Çocuklar tablet ya da akıllı telefon üzerinde iki büklüm oturduğundan sırtları darbe alıyormuş. Doğum günleri, kahvaltılar İnstagram ve Facebook’ta paylaşılıyor. Her gün bebeğinin, çocuğunun resmini çekip, dostlarıyla paylaşanlar var. Tatil resimlerine alıştık zaten. Hayatımız online. Haftada 7 gün, 24 saat boyunca. Sabah ilk kalktığımızda telefonumuz elimizde, akşam uyumak üzereyken yine en son telefonumuz elimizde. Restoranda, düğünde, misafirlikte çocuklar uslu dursun diye “Pepe, Köstebekgiller, Caillou, Keloğlan, Dora, Diego” seyredilmek üzere çocukların eline tıkıştırılan telefonlar, tabletler. Araştırmacıların hepsi iki yaşından

küçük çocukların hiç televizyon seyretmemesi gerektiği konusunda hemfikir. Hayal güçlerini ve gelişimlerini kısıtlıyormuş. İki yaşından büyük çocukların ise günde en fazla 2 saat televizyon seyretmeleri gerektiğini söylüyorlar. Son araştırmaya göre işverenler iş başvurusunda bulunanların yüzde 25’ini sosyal medyada paylaştıklarından dolayı işe almadıklarını belirtiyorlar. Şirketlerin yüzde 73’ü birini işe almadan önce sosyal medyada o şahsın adını tarıyormuş. Hayatın ve 2013 yılının gerçekleri. Gelişmeleri durdurmak istemiyoruz. Evet, artık hepimiz online yaşıyoruz. Ama kendimizi sınırlandırabiliyor muyuz?

Erdinç Saçan was werkzaam als internet coördinator bij Corendon / Gomundo. Momenteel is hij in dienst bij Fonyts Hogescholen Eindhoven als docent ICT & Business. Daarnaast is hij voorzitter van Stichting De Nieuwe Generatie.

da kariyerilerini Almanya, Hollanda, Belçika’da tamamlamış ancak geleceklerini Türkiye’de gören bilim adamları, hukukçular, mühendisler, doktorlar da yer almakta. Örneğin Almanya’dan, resmi rakamlara göre Türkiye’ye dönenlerin sayısı 2008'de yüz bin iken bu sayı 2009'da yüzbeş

bin oldu. Akademik kariyerini Hollanda’da tamamlayan ve bir süre Amsterdam’da yerel yönetimlerde siyaset yapan ve Türkiye’ye geri dönüş yapanlardan biri olan Derya Kaplan, UETD Hollanda ve Türkevi Araştırmalar Merkezinin isteği üzerine kendisi gibi Hollanda’dan Türkiye’ye

geri dönenlerle gerçekleştirdiği bir dizi söyleşileri kitap olarak yayınlandı. Hollanda’dan Türkiye’ye beyin göçü çerçevesinde geri dönüş yapan Türklerin, Türkiye’de çalıştıkları iş çevresi tarafından nasıl karşılandıkları, çevre ile ilişkileri, entegrasyonları, ayırımcılıkla karşılaşıp kar-

şılaşmadıkları, kabül görüp görmedikleri, Hollanda Türkiye ilişkilerinde bir rol oynayıp oynamadıkları, bilgi ve deneyimleriyle Türkiye’nin kalkınmasına katkıda bulunup bulunmadıklarını tesbit etmeye çalışan Kaplan’ın bu çalışması Türkiye’ye geri dönmek isteyenlere bir fikir vermektedir.

2014'ü şimdiden planlayın! Hesap kitap çok önemli. 2014'te temiz bir başlangıç yapın ve muhasebenizi uzmanına ve güvenilir ellere teslim edin. Şimdi muhasebecinizi değiştirmenin tam zamanı! Mali Müşavirlik Vergilendirme ve vergi mevzuatı Personel muhasebesi Online (uzaktan) muhasebe işlemleri Danışmanlık

SİZE YENİ KAPILAR AÇIYORUZ ADA AMSTERDAM t.t. Vasumweg 18 1033 SC AMSTERDAM T: +31 (0) 20-6946600 F: +31 (0) 20-6941800

ADA DEN-HAAG Hoefkade 875 2525 HC DEN-HAAG T: +31 (0) 70-4274357 F: +31 (0) 70-3638097

ADA ARNHEM Broekstraat 32 6826 PZ ARNHEM T: +31 (0) 26-3895377 F: +31 (0) 26-4437152

ADA NIJMEGEN Kerkenbos 1234 6546 BE NIJMEGEN T: +31 (0) 24-8 100 100 F: +31 (0) 24 66 374 66

Daha fazla bilgi almak için www.adagroep.nl adresinden websitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Girişimci olarak, sorularınıza en doğru cevapları alacağınız bir yere gelmeyi istiyorsunuz. Bunun bilincinde olarak, ADA GROEP, "tek duraklık işyeri" prensibiyle, siz girişimcilere hizmet sunmaktadır. ADA GROEP, size en yakın ve en fonksiyonel danışmanlık noktanızdır. Birlikte, en kısa sürede çözümler üretebiliriz. ADA GROEP siz girişimcilere, sabit fiyat garantisi ile standart hizmet paketleri sunmaktadır.


HABER

18

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

KURBAN VE YARDIMLARIMIZI NEREYE VERELİM? Hollanda Diyanet Vakfı, NL Islamitische Stichting Nederland: www.diyanet.nl • info@diyanet.nl Kurban bedeli: 150 euro Hesap no: 45.61.65.509 (ABN-AMRO) Adres: Javastraat 2 • 2585 AM Den Haag Tel: 070-3624481 En geç 11.10.2013'e kadar hesaba girmesi gerekiyor.

Hulp Medet Intercontinental- Medet Vakfı: NL www.hulpmedet.org• info@hulpmedet.org Kurban bedeli: 100 Hesap no: 571 88 07 (ING Bank) IBAN: NL67INGB0005718807 BIC INGBNL2A Adres: Antwoordnr. 30300 • 3030 VB Rotterdam Tel: 06-43557217

NL Islamic Relief Nederland: www.islamic-relief.nl • info@islamic-relief.nl Kurban bedeli: 26 farklı ülkede 50 euro (Sri Lanka)- 325 euro (Filistin) arası Hesap no: Giro 2002 Adres: Hudsonstraat 114-116 • 1057 SR Amsterdam Posta adresi: Postbus 3753, 1001 AN Amsterdam Tel: 020 - 61 60 022

IHH Nederland: NL www.ihhnederland.nl • info@ihha.nl Kurban bedeli: 65 euro dan baslayan ulkeler Hesap no: 446 446 1 (ING) Adres: Lodewijk van Dijsselsstraat 45 1064 HL Amsterdam Tel: 020-337 41 20 Kurbanlarınızı bayramın birinci günü akşamına kadar gönderebilirsiniz.

NL

NL

Kudüs Vakfı: www.kudusvakfi.nl • info@kudusvakfi.nl Kurban bedeli: 220 euro (sadece Filistin) Hesap no: 96 32 486 (ING Bank) Adres: Putgraaf 3 6411 GT Heerlen / Nederland Telefoon: +31(0)45-571 57 99

İGMG HASENE Yardım Vakfı: www.hasene.de • info@hasene.de Kurban bedeli: 100 euro Hesap no: 407 566 783 Adres: Strevelsweg 700 Unit 413 3083 AS Rotterdam Tel: 010 - 471 68 47

Son aylarda dünyanın farklı bölgelerinde başgösteren felaketlerden dolayı, Hollanda'dan da mağdur ve mazlumlara, ihtiyaç sahiplerine bihassa parasal yardım konusunda insanlarımızın bir yönelişi var. Herkes kendi çapında farklı miktar ve özelliklerle, yardımlarını bu ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya çalışıyor. Haber Gazetesi olarak Hollanda'da genel olarak referansının sağlam olduğunu düşündüğümüz, kurum ve kuruluşların bir listesini çıkardık. Yüreğinize yakın hissettiğiniz bu kuruluşlardan herhangi birisini seçerek, maddi yardımlarınızı gönderebilirsiniz. Allah niyetlerinizi, dualarınızı, maddi ve manevi tüm yardımlarınızı kabul etsin.

Gentle Incasso

1999 dan beri

1999' dan beri hizmetinizdeyiz

al and international debt collection payment solutions National and international debt collection& & payment solutions Gentle Incasso, hem şirketten şirkete, hem de şirketten kişiye tahsilat yapan, para tahsil piyasasında uzman bir icra bürosudur. Alacaklı ve borçlu arasında iki tarafı tahmin eden bir sonuç almak için deneyimlidir.

Biz, birçok icra bürolarından farklı olarak ‘no-cure-no-pay’ esasına göre çalışmıyoruz. Dosya masrafı olarak az bir meblağ ödeyerek, alacağınızın itinalı bir şekilde incelenmesi garantisini alırsınız. Alacağınızın, ‘sulh yoluyla alınamaz’ haberiyle sizi hayal kırıklığına uğratmayız. Mahkemeye giden bu uzun ve genellikle pahalı yolu, en medeni ölçüler içinde ve mantık çerçevesinde önlemek bizim isimizdir. İşletmeci olarak paranızı tahsil etmek için ne kadar uzun beklediğinizi biliyoruz. Özellikle ekonomik sıkıntının yaşandığı bu dönemde, borçluların büyük bir kısmı, ödeme suresini uzatıyor ve daha da kötüsü iptal yoluna bile gidiyor. Bu da isletmeci olarak hiç istemediğiniz bir durumdur. Bu konuda sizden de, yapılan anlaşmaları yerine getirmeniz beklenmektedir.

Hizmetlerimizden faydalanmak için ilginizi çektiğimizi umuyoruz. İlgi duyarsanız veya hizmetlerimiz hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, bizimle temasa geçiniz.

Gentle Incasso Tel: 075 - 771 46 36 Fax: 075 - 635 70 49

info@gentleincasso.nl www.gentleincasso.nl

TR Yeryüzü Doktorları: www.yeryuzudoktorlari.org • kurban@yyd.org.tr Kurban bedeli: 82 euro Hesap no: 2220000-3 IBAN: TR 54 0020 3000 0222 0000 0000 03 SWIFT: BTFHTRIS Tel: +90 212 586 12 12 Adres: Cerrahpaşa Cd. No:57/4 Fatih / İstanbul

NL Yardım Eli Derneği: www.yardimeli.eu • info@yardimeli.eu Kurban bedeli: 100 euro IBAN: NL54INGB0004977282 Adres: Hoofdstraat 99a • 5171 DK Kaatsheuvel Tel: 0416-79 53 22 • 0624 - 74 61 60

NL

TR Kimse Yok Mu: www.kimseyokmu.org.tr • info@kimseyokmu.org.tr Kurban bedeli: 300 TL Hesap no: 885777 SWIFT: AKBKTRIS Tel: +90 216 44 44 593 Adres: Mimar Sinan Mah. Basra Cad. No:24 Sultanbeyli / İSTANBUL

NL

TR İHH Turkiye: www.ihh.org.tr • info@ihh.org.tr Kurban bedeli: 350 TL Hesap: 2124994-5012 IBAN: TR2800010004880212499450120 Swift Kodu: TCZBTR2A Tel: +90 0902 126 312 121 Adres: Büyükkaraman Cad. Taylasan Sk. No: 3, 34083 Istanbul, TÜRKİYE

Stichting Sami: www.samivakfi.com • info@samivakfi.com Kurban bedeli: 120 euro Hesap no: 11.49.21.024 (Rabobank) Adres: Klepperheide 11u • 6651 KM Druten Tel: 0487-516457 • 0624-208990

Stichting Imran (ARNHEM): Kurban bedeli: 100 euro Hesap no: 46.27.84.460 (ABN AMRO) IBAN:NL86ABNA0462784460 BIC: ABNANL2A Tel: 026-7851894 - 0681-496337 minik.kalbim@hotmail.com

Bulgaristan ve tatil Bu tehlikeyi önlemek için Avrupa'da bulunan Türklerin de, bu güzelim beldelerde ev ve mülk almaları bu tehlikeli gelişmeyi önleyecektir. Bu sayede bir taşla iki kuşta vurmuş olacaksınız diyebilirim. SEDAT ÇAKIR Bu yaz tatili yürüyüş yaparak Bulgaristan'da geçirdim. Sultanlar Yolu projesi dahilinde ana ve baba memleketim olan Eğridere (Ardino) ve Kırcaali çevrelerinde Rodop dağlarında 21 gün yürüdüm. 1913 Balkan harbinden sonra tamamen kendi kaderine terk edilen bu bölgede Türklerin yaşadıkları yerleri, kendi köyümüzü ve bugünkü durumu değerlendirme imkanı oluştu. Rodop dağlarının Türklerin yaşadıkları bölgelerden benim gördüklerim arasında en güzel dağlar olduğunu söyleyebilirim. Sıla-i rahim olarak ta algılanabilecek olan bu yolculuğum beni kendi ailemin tarihine de geriye götürdü diyebilirim.1878’de Bulgaristan’ın bağımsızlığından sonra Osmanlı'dan kopan bu topraklar 1950 yıllarında kadar Osmanlı düşüncesi içinde kalmışlardır. Komünist rejim ve bu rejimin son dönemlerinde Todor Jivkov baskıları altında inleyen Bulgaristan Türkleri aynı zamanda Türkiye tarafından da hissen ve alenen terkedildiklerini maalesef yaşamışlardır. 1970-1989 yıllarında acımasız bir asimilasyon kampanyasına maruz kalan Pomak müslümanlar ve Türkler halen daha o günlerin acılarını ve sancılarını hissetmektedirler. Ekonomik olarak geri bırakılan bu insanlar zorunlu göçlerden sonra şimdi belki daha büyük bir tehlike olan yabancıların mülk edinme gayreti içine Türk ve diğer müslüman azınlıkların bulundukları köylerde ve bölgelerde yok fiyatına ev ve tarla satın almalarıdır. Türk ve müslüman köyleri yavaş yavaş ama eskisinden daha hızlı olarak İngiliz, Alman ve Bulgarların eline geçmektedir. Zorunlu göçlerden dolayı terkedilen evler yıkılma tehlikesi ve satılma tehlikesi altındadır. Bu tehlikeyi önlemek için Avrupa'da bulunan Türklerin de bu güzelim beldelerde ev ve mülk almaları bu tehlikeli gelişmeyi önleyecektir. Bu sayede bir taşla iki

sedat.cakir@haber.nl kuşta vurmuş olacaksınız diyebilirim. Hem Avrupa’nın en güzel yerlerinden birinde ve büyük bir ihtimalle en güzel manzaralı yerinde ev almış olacaksınız. Ev fiyatları köylerde 5-15.000 Euro civarında. Bu sayede göçler önlenmiş olur ve köy camileri ve hayatı da kurtulmuş olur. Ekonomik olarak bu bölgedeki ev ve araziler gelecek 5-7 yıl içinde en az 10 katına katlayacağı için de iyi bir yatırım yapmış olacaksınız. Doğu Rodop dağları içinde turizmi geliştirmek için çeşitli Avrupa projeleri mevcut ve bunun yanında Hollanda merkezli Yeni Trakya Altını isimli proje, Postcode Loterij sponsorluğunda 6 yıldan beri eko-projeler üretmektedir. Sultanlar Yolu yürüyüş parkuruda bu bölgeden geçmektedir. Gelecek dönemde tatil düşünceniz oluşursa Rodop bölgesinde yaz ve kış tatil yapabilirsiniz. Gidin görün ve tarihinizi yaşayın ve yaşatın. Yerel Türk ve Pomaklarla ticaret yapın ve Bulgaristan'daki imkanları değerlendirin. Bulgaristan Avrupa Birliği içinde olmasından dolayı Avrupa'da bulunan tüm teşviklerden faydalanabilecek olan bir ülke. Ev almak isteyenlere özellikle Eğridere ve Kırcaali çevresindeki ev ve arazileri önerebilirim. İşyeri açmak isteyenler Doğu Rodoplarda Kırcaali şehir merkezini düşünebilir. Cami yaptırmak isteyen arkadaşlar olursa Madzharovo (Yatacık) veya Ivaylovgrad (Ortaköy) şehirlerini önerebilirim. Her iki şehirde komunist rejim döneminde Türklerden arındırılarak tamamen bir Bulgar şehir haline gelmiştir ve camileri de buldozerlerle yıkılmıştır. Tatil içinse her tarafı uygundur. Gidin Bulgaristan'da eski Osmanlı gelenek ve misafirperverliğini yaşayın. Not: Bulgaristan'dan gelen Türkleri lütfen Türk olarak tanımlayın çünkü unutmayın ki onlar orada Osmanlı'nın mirasıdırlar.

Sedat Çakır, göçebe aile yapısından kaynaklanan genetik yapıyla Sultanlar Yolu’nu hazırladı ve yürüdü, yine aynı genetik yapının değiştirici etkisiyle değişim danışmanlığı yapıyor.


19

HABER

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

Futbol, sucuk-ekmek ve sohbet günü da a r a r i b 3'ü

T

OVER işadamları derneği başkanı Durmuş Doğan, futbol, sucuk ve sohbet günü düzenledi. Organizasyona Başkonsolos Togan Oral, HOTİAD Başkanı Hikmet Gürcüoğlu, DTİK Avrupa Başkanı Turgut Torunoğulları ve HOGİAF Eşbaşkanı Vecih Er katıldılar . Toplantıda bir konuşma yapan Durmuş Doğan, tatil döneminden sonra yeni bir hizmet dönemine girildiğinin altını çizerek, bu döneme başlamadan önce Türk toplumunun temsilcilerini bir

araya getirerek futbol, sucuk ve sohbet günü düzenlemek düşüncesi hasıl olduğunu belirtti. HOTIAD Başkanı Hikmet Gürcüoğlu'na böyle bir teklifle bulunduklarını anlatırken sözlerine şöyle devam etti; "Nasıl yapalım derken, o da hemen "evet sucukları da biz verelim" dedi ve bu inceliği gösterdi. Tabi bu da dayanışmanın bir örneğidir. Bizlerin davetini kırmayarak buraya gelip bu ortamı yaşayan ve yaşatan sizlere teşekkür ederim" dedi. Konuşmasında Hollanda'daki Türklere değinen

Amatör takımlar içinde borcu olmayan tek kulüp İsmet Şahinbaş: 4 nisan 1993'te Leiden’da üç takımla kurulduk, şu an 14 takımımız var. Şu anki yerimizi Boshuizen’la paylaşıyoruz. 18 kişilik cumartesi ve 13 kişilik pazar ekibimiz var. Tesisimizi doksan dokuz seneliğine kiraladık. Kulüple ilgili tek sıkıntı anne babaların çocuklarına olan ilgisizliği, antrenmana ya da maça çocukları getiriyorlar, iki saat sonra

alıyorlar. Bu durum çocuklara negatif yansıyor, çok defa KNVB’den kırmızı kartlar ve sportmenlik dışı hareketler sebebiyle ceza aldık, sorumsuz aile çocukları agresif oluyorlar. Son üç-dört senedir değişim var, ama istediğimiz seviyede değil. Burada her şeyi kendi çabamızla yapıyoruz. Gol Sport KNVB’de amatör takımlar içinde borcu olmayan tek kulüptür.

Serap Torremans GOL Sport Direktörü İsmet Şahinbaş'tan yeni kurulan tesisleri hakkında bilgi aldı

Durmuş Doğan Leiden'de Breedstraat'da bir binanın en üst yüzünde “Inden Vergulden Turk “ yani Altın Türk yazısını, sağ ve sol taraflarında Neptunus ve Merkures'in yanında Ankara tiftik keçisi bulunduğunu ve 1673 yılından beri var olan bu kabartmada, Türklere ithaf edilen “inden Vergulden Turk” Altın Türk tabirinin düşünmeye sevk eden bir değer olduğunu anlattı. Hollanda’nın İspanya dan kurtuluşu zamanındaki Türklerin yardımı ve Türklerin müsaadesi ile Hollandalı gemicilerin, denizlerdeki ticareti gibi, Türklerden gördükleri yardım, dayanışma ve hizmetin bedeli ve bir nevi yüceltme

Attığı 4 golle göz dolduran Osman Çelik maçın adamı seçildi yaparak bu kabartmayı buraya yaptıkları ve bu değere sahip çıkılması gerektiğinin altını çizdi. "O sokaktan her geçişimde “Inden Vergulden Turk “ Altın Türk yazısını okuduğumda, hizmetin de-

ğerlendirilmesi diye düşünür gurur duyarım" diyen Durmuş Doğan Altın Türk olmanın kolay olmadığını söyledi. Durmuş Doğan konuşmasına şöyle devam etti: "Bildiğimiz gibi Hollanda’da Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen ve seneye isçi olarak gelişlerinin 50. yılını teyit edeceğimiz 380 bin Türk insanı yaşamaktadır. Bu nüfusun çok farklı ihtiyaçları olmakta. Yaşadığımız bu ülke içindeki yasal ihtiyaçlar burada karşılanırken, sosyal, kültürel ve dini değerleriyle alakalı ihtiyaçları var. Bu ihtiyaçlar da siz değerli derneklerin ve federasyonların yaptığı faaliyetlerle karşılanmaktadır. Bu kolay bir şey değildir. Bu hizmeti yapanlar kendi zamanından, ailesinden, işinden ve ekonomisinden ödün vererek hizmet etmeye çalışmakta, bir ideal için uğraşmaktadırlar. Bu çalışmalarla Türk milletinin kendi değerlerine sahip nesillerin var olmasına ve yüzyıllar geçse de hala burada Anadolu'nun bağrından koparak gelmiş nesillerin ayakta durmasını sağlamaya çalışıyorsunuz dedi. Farklı alanlarda ortak değerlerin yaşatılması konusunda ortak hareket ederek

varlığımızı daim eylemek ortak idealimiz olmalı. Bu ideal için birbirimizle dayanışma ve kaynaşma içersinde olmalıyız. Ülkemizin farklı bölgelerinden gelen insanlarımıza farklı alanlarda hizmet etmeye çalışanları yani sizleri müsaadenizle, ben ve arkadaşlarım adına “inden Vergulden Turk” Altın Türk olarak adlandırmak istiyorum. Bunun geleneksel hale getirilmesi hizmet edenlerin hem ülkesel hem de bölgesel onure edilmesi nesillerimizin var olması için ve hizmet aşkının yaşatılması için gerekli olduğunu düşünüyorum. Siz değerli Altın Türkler davetimizi kırmayarak buraya gelip bu güzel ortamı yaşayıp ve yaşattığınız için tekrar teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Bu topraklarda siz varsanız Türk milleti olarak biz de var olacağız. Bu günün anısına Sayın başkanlarım için naçizane bir çay fincanı yaptırdık. Her gün içeceğiniz çay ile hem bizi hem de bu değeri hatırlarsınız" diyerek konuşmasını bitirdi. TOVER ve HOTİAD'ın karma takımlar oluşturarak oynadıkları final karşılaşmada maç skoru 7-7 bitince penaltılara geçildi.

Neye sahip olduğunuz ne kadar zengin olduğunuzu göstermez. Neye ihtiyacınız olduğu, ne kadar zengin olduğunuzu gösterir. Ahmet Şerif İzgören


HABER

20

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

Dünya üniversiteler sıralamasında 8 Türk ve 6 Hollandalı üniversite var D

ünyaca tanınan eğitim danışmanlığı firması QS- Quacquarelli Symonds’ın (İngiltere) 2013 için Dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasını açıkladı. Bu listeye göre bu yıl Türkiye'den 8 ve Hollanda'dan 6 üniversite ilk 500'e girdi. Hollanda üniversitelerinin ilk 100'e girdiği görülürken, Türkiye üniversiteleri ilk 500'e girdi. Sıralamada Amsterdam

Üniversitesi’ne 58’inci sırada yer verildi. Leiden Üniversitesi 74’üncü, Utrecht Üniversitesi 81’inci, Rotterdam Erasmus Üniversitesi 92’nci, TU Delft Üniversitesi 95’inci ve Groningen Devlet Üniversitesi de 97’nci sırada yer aldı. Buna karşın Türkiye'den Bilkent Üniversitesi 400 - 450 bandında yer alırken, Koç, İstanbul Teknik, Sabancı Üniversiteleri 501550 bandında.Hacettepe,

İstanbul, Boğaziçi Üniversiteleri 551-600 bandında, Çukurova Üniversitesi ise 601 + bandında yer alıyor. ODTÜ Mühendislik ve Teknoloji temel alanında dünyanın 197. üniversitesi ilan edildi. Bu alanda İTÜ 215, Bilkent 328 ve Boğaziçi 392. oldu. Doğa Bilimleri temel alanında ODTÜ 320. ve Bilkent 390. sırada yer aldı. Sanat ve Beşeri Bilimler temel alanında Bilkent 332. ve İstanbul 350. oldu. Sosyal Bilimler ve Yönetim temel alanında İstanbul Üniversitesi dünyanın en iyi 376. üniversitesi oldu. Böylece Bilkent 3 temel alanda, ODTÜ 2 temel alanda, İstanbul 2 temel alanda, İTÜ ve Boğaziçi bir temel alanda dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasına girme başarısını gösterdi.

İşte ilk 10'a giren üniversiteler: Sıra

Puan

1

100

2 3

99.2 99

4

98.9

7

96.8

5 6 8 9

10

98.8 98.7 96.5 96.2

96.1

Üniversite

Ülke

Massachusetts Institute of Technology (MIT)

Amerika

Harvard University

University of Cambridge

İngiltere

University of Oxford

İngiltere

UCL (University College London)

D

en Haag’ın Transvaal bölgesinde geçtiğimiz günlerde Medich Cenrum Medicaya’nın açılışı yapıldı. Açılış Den Haag belediye başkanı Jozias Van Aartsen tarafından yapıldı. Tıbbi bakım hizmetleri olan ve çok fonksiyonlu sağlık merkezi, Herman Costerstraat’daki 54 numaralı bina tamamen yeniden inşa edildi. Toplam 54 çalışanı olan Sağlık binasında, 3 ev doktoru, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist, ebe, doğum sonrası bakim hizmeti, laboratuar ve hemşirelerden oluşuyor. Merke-

zin kurucusu ve sahibi olan Yusuf Başkaya Den Haag da ev doktoru olarak çalışıyor ve hastaları Transvaal ve Schilderswijk’de oturan insanlar dan oluşuyor. Yıllar boyu kontak ve görüşmeler sonucu, bu bölgeye çok fonksiyonlu bir sağlık merkezi gerektiği kanısına varildi. Yusuf Başkaya basın açıklamasında, “Özellikle etnik azınlıklara mensup hastaların sağlık kurum ve tesislerine nasıl ulaşacakları konusunda az veya hiç bilgileri olmadığı için, profesyonel çalışanları ile donanımlı bir sağlık merkezinin istek-

İngiltere

Imperial College London

İngiltere

Stanford University

Amerika

Yale University

University of Chicago

California Institute of Technology (Caltech)

Amerika Amerika

Amerika

Golden Apple Restoran hizmete girdi

Medisch Centrum Medicaya Den Haag'ta hizmete açıldı

lere cevap olacağı umudu içindeyiz” dedi. Yusuf Başkaya konuşmasına şöyle devam etti, “Bizim personelimiz Transvaal ve Schilderwijk toplumu sakinlerinin bir yansıması, yani biz çok çeşitliliğe özen gösteriyoruz ve Bulgar ve Polonyalı lar gibi Hollanda ya yeni gelmiş insanımıza da hizmet vermek isteriz. Bizim için kalite çok önemli ve bunun yanı sıra çeşitli ırklardan gelen çalışanlarımız var ve böyle güzel bir farklılığımız var” dedi. Belediye başkanı Van Aartsen da konuşmasında, "Sayın Başkaya’nın büyüdüğünü görmek olağanüstü bir şey, bundan 10 yıl önce benden önceki belediye başkanımız Sayın Deetman, ev doktoru binasını hizmete açmıştı. O zaman Hollanda’da ilk Türk ev doktoruydu. Sağlık merkezi Medicaya hiçbir sübvansiyon almadan hizmete açıldı. Toplumun sorunlarıyla ve kenar mahallelerdeki problemlerle ilgilenir. Ev doktoru olarak bir çok projeye de imza attı bunlardan bir tanesi, yabancı uyruklu kadınlar için rahim kanseri tarama merkezini kurdu" dedi. Resmi açılıştan sonra belediye başkanı Jozias Van Aartsen binadaki çeşitli aktivitelere katıldı.

Amerika

Zevkli tasarımlı Golden Apple Restaurant'ı Barendrecht şehrinde Havenhoofd 1-3-5 adresinde ziyaret edip iddialı menüsünü ve mutfak farkını yerinde görebilirsiniz.

Barendrecht şehrinde İşadamlarına ve Sosyete Alemine yönelik yenir bir restoran açıldı: Golden Apple Restaurant. Yıllardır bu sektörde tecrübeli olduklarını söyleyen yönetici Mustafa Kabadayı, kendilerinin diğer restoranlarından farklı kılan önemli faktörün servislerinin mutfakları olduğunu belirtti.

Kurban kesiminde fahiş fiyata boykot Belçika’nın Antwerpen ve Mechelen şehirlerinde Müslümanlar kurban bayramında boykotu tartışıyorlar. Bunun sebebi ise belediyenin bu yıl kurban bayramı vergisi icad etmesi. Mechelen’da 15, Antwerpen’da 40 Euro olan vergi üzerine Müslüman toplumu büyük tepki gösterdi ve boykot edip edemeyeceklerini tartışmaya başladı. Müslüman kuruluşların çoğunluğu boykotu desteklerken henüz

konsensüs sağlayamadılar. Belediyelere mektup yazan Müslümanlar diğer dini inanca sahip insanlarla eşit haklar istediler. Diğer yandan Hollanda’nın Helmond şehrindeki iki cami de bir bildiri yayınlayarak kurban bayramında boykot kararı aldıklarını ve üyelerinin bu yıl Hollanda’da kurban kesmeyeceklerini açıkladılar. Çiftçilerin ve mezbahanele-

rin kurban bayramı gelince koyunların fiyatlarını ikiye katladıklarını, her yıl fiyatı yükselttiklerini ve bayramı fırsat bilerek Müslümanları zor duruma düşürdüklerini, artık buna bir son verilmesi gerektiğini bildirdiler. Hollanda’daki bütün cami ve derneklere çağrıda bulunarak boykota katılmalarını istediler.

Corendon ve KLM arasında yeni anlaşma

Corendon ve KLM, 2 Ocak 2014 tarihinden itibaren yeni bir ortak çalışmaya başlayacaklarını açıkladılar. Yapılan açıklamada iki şirketin Curaçao rotasında birbirlerini güçlendirecekleri ve bunun için haftada 3 kez KLM uçaklarıyla Corendon müşterileri uçurulacağı bilgisi verildi. Şirket yetkilileri bu işbirliğinin, iki şirketin de halihazırdaki kalite ve hizmet ağını güçlendireceğini belirttiler. Yıl bazında 140 bin Hollandalı'nın, Curaçao'a uçtuğu açıklanırken, Corendon'un bu işbirliği ile yeni açılımları hedeflediği belirtiliyor. 2 Ocak 2014 itibarıyla başlayacak olan yeni uçuşlar Corendon tarafından 630 euro'ya satılacak ve uçuşlar KLM tarafından gerçekleştirilecek. Corendon'un websitesinden alınabilecek olan biletler, Corendon'un ilk uzun destinasyonlu uçuş biletleri olacak.

Corendon CEO'su Atilay Uslu "Artık Curaçao'a uçmanın vakti geldi. Kendi müşteri portföyümüzden Hollanda Antilleri'ne büyük ölçüde talep alıyoruz. 820 binlik müşteri ağımız var. Bu yeni rotamızda sağlıklı bir rekabet ortamı oluşturmayı düşünüyoruz, ve müşterilerimize büyük imkanlar sağlamayı hedefliyoruz." dedi.


21

HABER

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

ANAYASAL SOSYAL HUKUK DEVLETİ

Metin Yazarel Mevcut sol halka umut vaadeden sosyal, kültürel ve ekonomik alanda sorunları çözecek politikalar üretemediği için, aşırı devletçilik zihniyetine yönelerek, statükoyu korumaya calışmakta. Daha da kötüsü demokrasiyi kesintiye uğratan ihtilal tellallığı yapacak kadar yanlışlara yönelmekte.

Demokratik rejimlerde egemenlik kayıtsız şartsız millet adına kayıtlı olmakla birlikte, kullanma yetkisi halkın rızasına bağlı olarak siyasi oteriteye aittir. Son günlerde Türkiye gündeminde demokratik plüralizm (çoğulculuk) kültürüne uygun düşmeyen siyasi arayışlara sahit olmaktayız. Kimi kesimleri ise, demokrasiden vazgeçecek kadar geçmişin arayışı içinde görmekteyiz. Yanlış anlaşılmasın bir ağaç uğruna kavram kargaşası yaratarak, dindar-ateist, laik-antilaik, demokrat-antidemokrat gibi kavramlar yine istismar edilir hale geldi. İmtiyazlı küçük çıkar guruplarına hizmet amaçlı bu suni tartışmalar, vatandaşlarımızda geçmişe dönme korkusu uyandırdı. Türkiye demokratik hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı, yoksulluk ve sefaletle boğuşacak bir ortama çekilmek istenmekte. Tüm bu olumsuzluklar sağ partilerin karşında sol partilerin yetersiz ve cılız olması ya-

nında, sağın alternatifinin sağ olmasından kaynaklanmakta. Mevcut sol halka umut vaadeden sosyal, kültürel ve ekonomik alanda sorunları çözecek politikalar üretemediği için, aşırı devletçilik zihniyetine yönelerek, statükoyu korumaya calışmakta. Daha da kötüsü demokrasiyi kesintiye uğratan ihtilal tellallığı yapacak kadar yanlışlara yönelmekte. Bilindiği gibi, demokratik sistemlerde Montesquieu’nunda açık bir şekilde tarif ettiği gibi ” özgürlüklerin korunması” ve siyasi otoritenin kontroluü anayasal düzen içinde hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kuvvetler ayrılığı prensibiyle mümkün olur. Sosyal düzen ve sosyal adalet anayasal düzen içerisinde devlet ve toplum arasında hukuka dayalı ilişkiler sayesinde sağlanabilir... Devlet; toplum ve toplumlar arası ilişkileri düzenleyen, iç ve dış tehlikelere karşı güç ve iradeyle donatılmış bir yapıya sahip, toplumun malı olan bir kurum olarak kabul edilmelidir. Dev-

letin sorumluluk alanları içinde siyasi rejimin demokrasiye sahip çıkma zorunluluğu da vardır. Devlet anayasal hukuk devleti olmakla klasik haklar diye tarif ettiğimiz hürriyetlerin korunmasını garanti eder ve güvenceye alarak sosyal hukuk devleti olma kimliğini kazanmış olur. Devlet fertlerin vazgeçilmez ve başkasına devredilmez hak ve hürriyetlerini teminat altına almakla egemendir, fakat J.Locke’nin tarif ettiği gibi ”siyasi iktidarın kaynağı olan egemenlik halka aittir”. Bugün Türkiye de siyasi plüralizm de yaşadığımız olumsuzluklar Türk solunun Marksist anlayışa bağlı olarak, sosyal ve ekonomik hakları görmezden gelip klasik hak ve hürriyetlere kollektivist bir yaklaşımla bakmasından kaynaklanmaktadır. Marksist anlayışta sosyal haklar bir hak olmaktan ziyade, devlet tarafından düzenlenmiş bir edim ve hizmet olarak değerlendirilir. Devlet insan ve toplumun

COLOFON

üstünde bir varlık olarak görüldüğünden insanlar ancak devlet için vardır anlayışı hakimdir. Bu bakımdan, Marksistlerin öngördüğü insan hakları anlayışını, demokratik anlamda insan hakları olarak nitelendirmek yanlış ve hatalı olur. Türk solu dağılan Sovyetler Birliği sonrasında sosyal düzen, sosyal adalet, sosyal refah, fırsat eşitliği, vicdan hürriyeti, ifade özgürlüğü vs, hakların geliştirilmesini sağlayacak fikir ve politikalar üretemediği için kurtuluş olarak “anti demokratik metotları” tercih eder duruma düşmüştür. Türkiye'de totaliter diktatörlüğün güçlenmesini isteyenler, insan hak ve hürriyetlerini sınırlandırarak devletin güçleneceği saplantısıyla Marksist felsefeden beslenirler. Demokratik hak ve hürriyetlerin kısıtlanmasıyla toplumsal dinamizmin yok olup, refah seviyesinin düşeceğini hesap edemeyenler devlet oteritesi adına demokrasiyi feda etmekten çekinmezler.

CHP'li Kader Sevinç yeni başarılara imza attı Kader Sevinç'in aktif olduğu CHP Avrupa Birliği geçtiğimiz haftalarda “Avrupa Birliği sürecine bir katkı da senden olsun!” başlığı altında 2013/2014 dönemi için gönüllü arayışı çağrısını eğlenceli ve yaratıcı bir video ile yapmıştı.

ABD’de diplomatik ve politik kadrolar ile diplomasinin ve dış politikanın gelecek nesil liderleri arasında köprü kuran bir küresel siyaset dergisi olarak tanınan “Diplomatic Courier” ile küresel lider organizasyonu YPFP’nin (Young Professionals in Foreign Policy) belirlediği “Dünya-

da 33 Yaş Altı En Etkili 99 Dış Politika Lideri” arasına CHP Avrupa Birliği Temsilcisi Kader Sevinç de girdi. Temel kriterleri birikim, etkinlikler, üretkenlik, yaratıcılık, teknoloji kullanımı; uluslararası barış, demokrasi, insan hakları ve çevrecilik gibi konulara du-

yarlılık ve de adayların yaptıkları işlerin etkisinin ölçümü olarak biliniyor. 2004 yılından beri Brüksel'de yaşayan Kader Sevinç geçtiğimiz günlerde bir de şiir ki-

Mini-BLOG

tabı yayınladı. 31 yaşında ve İzmirli olan Kader Sevinç'in Türkiye'de 2015'te gerçekleştirilecek olan milletvekilliği seçimlerinde CHP'den aday olması bekleniyor.

HABER Adres: Laan op Zuid 474 3071 AB Rotterdam Nederland Hoofdredacteur (Genel Yayın Yönetmeni) İbrahim Karaman ibrahim@haber.nl Redactie: (Yayın Kurulu) Mehmet Güzelyurt Çiğdem Yüksel Zeynep Türkcan Özlem Hasip Art Direction & Fotografie: M. Fatih Karaman fatih@haber.nl Advertenties Office: 010-2 900 900 Nur Öztürk / nur@haber.nl 0641-22 68 79 Interviews & Correspondenten: Çiğdem Yüksel, Serap Torremans, Suna Floret, Burhaneddin Carlak, Özlem Hasip, Merve Karaman, Ayşe Özkaya. Repr. Leiden Serap Torremans Repr. Eindhoven Ali Yücel Repr. Limburg Muzaffer Bozaslan Repr. İstanbul Dr. Hüseyin Keleş Abonnementen: abone@haber.nl e-mail & website: info@haber.nl www.haber.nl

willem.lageweg@haber.nl

De ongelijkheid in de wereld is nog steeds erg groot. Gelukkig zijn er wel steeds meer landen en steeds meer mensen met een groeiend inkomen. Deze inkomensverbetering is in veruit de meeste gevallen het gevolg van meer economische activiteit. Ondernemerschap, betaald werk en internationale handel zijn de beste methoden om ongelijkheid te bestrijden. De ervaring leert echter dat meer handel en hogere inkomens ook gepaard gaan met nieuwe uitwassen. Maatschappelijk verantwoord ondernemen is het antwoord op deze misstanden. Door op een integere manier zaken te doen en door te erkennen dat iedereen recht heeft op een rechtvaardig deel van de koek, gaan we er allemaal op vooruit. Die simpele waarheid geldt zowel op wereldschaal als op het niveaus van bedrijven en individuele mensen. De ramadan heeft ons daar allemaal weer bewust van gemaakt. Laten we die gedachte vast houden.

Eerlijk zaken doen

Willem Lageweg

Directeur MVO Nederland

.com

€59

’dan

Hayallerinizi Corendon’la Yaşayin

BAŞLAYAN FIYATLARLA VERGILER DAHILDIR


HABER

22

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

fınızı Fotoğra rin gönde lım ya yayınla

BirBey Restoranı Facebook sayfasındasundukları kahvaltı fotoğrafını paylaşırken aynı anda kahvaltı hakkında bilinmeyen enteresan bilgiler paylaşıyor. Amerikan Kalp Derneği'nin yıllık konferansında sunulan araştırmaya göre sabahları kahvaltı yapanların obezite riski daha düşüktür. Ayrıca kahvaltı yapanların kan şekeri seviyesi düşük ve gün içerisinde daha geç saatlerde acıkırlar. Bu nedenle tip 2 diyabet ve kardiyovasküler hastalık riskini azaltmada kahvaltı önemli rol oynar".

Saliha Yeniay, Maassluis şehrinde kalıyor, 26 yaşında ve Rotterdam Erasmus Universitesinde Hukuk okuyor. 2012 yılında Hogeschool INHolland'ta Bachelor of Law diplomasını almış ve yaklaşık 1,5 senedir Küçükünal & Küçükünal Avukatlık Bürosunda Hukuk Müşaviri olarak çalışıyor. Şuan Suzuki GSXR1000 K9 modeline bindiğini ve bu ağır motor kategorisine girdiğini belirtiyor Saliha. "Benim motorlara ilgim her zaman olmuştur, yalnız yaklaşık 2,5 senedir

motor ehliyet sahibiyim. Motor sevdası bir insanın içinde olan birşeydir, bu elinde olan birşey değil. Kimileri motor sürmeyi delilikle damgalıyor, biz ise onu özgürlük ile vurguluyoruz. Tabi ki tehlikeli yönlerini'de gözden kaçırmamak lazım, ama motorcu motoruna sahip olan değil, motor üzerinde kendine sahip olabilendir. Ve eşi, benzeri, tarifi olmayan en güzel duygu o motor üzerinde motorunla beraber "bir bütün" olmak" diyerek duygularını açıklıyor.

Ünlü oyuncu Bekir Aksoy'un düğünün merasimindeki sağdıcı Hollanda'dan tanıdık bir isim. Meram Dostları Derneği Genel Müdürü Kamil Saygı. Bodrum'un nezih mekanlarından Flamm'da yapılan düğün merasiminde Erdoğan Yüce, Ertan Torunoğulları ve Osman Çelik de davetliler arasındaydı.

TOVER Başkanı Durmuş Doğan, işadamları derneğinin organize ettiği Futbol, Sucuk ve Sohbet gününde berabere biten maçın ardından penaltı vuruşu yaparken.

Mutlu olmak ve bu mutluluğu paylaşmak bazen çok basit şeylerle mümkün. Elindekine şükretmek ise bulunmaz bir nimet.

Her yıl Ramazan ayında geleneksel olarak 'Muhtaçlara Yardım Kampanyası' düzenleyen Ottoman Sarnıç Restoran, bu yıl yardımlarını Myanmar'a gönderdi. Time To Help Yardım Kuruluşu aracılığıyla € 5000 civarında bir yardım gönderildi.

Gazetemiz Reklam Müdürü Nur Öztürk, Türkiye'de Rize gezisinde Basbakan Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ve kızı Sumeyye Erdoğan'la karşılaşarak kısa bir görüşme gerçekleştirdi.

Restaurant Sera kapılarını Havalem'den yeni şubeler müşterilerine açtı Yıllardır Amsterdam'ın tanınmış süpermarketlerinden birine sahip olan işadamı Fikret Beydoğan, artık müşterilerine yeni restoranıyla hizmet verecek. Her zaman güleryüzlülüğüyle bilinen Fikret Beydoğan, Sera Restoran'ın açılışında yaptığı konuşmada müşterilerinden gelen talep üzerine böyle yeni bir girişimde bulunduklarını ifade etti. Kasap ve Süpermarket bölümünün işleyişinden mutlu olduklarını belirten Fikret Beydoğan "Türk gelenek ve göreneklerine göre dizayn et-

tiğimiz yeni restoranımızda ağırlıklı olarak Türk mutfağından yemekler sunacağız" dedi. Her yıl Kurban Bayramı'nda Hollandalı fakirlere yardım yapmasıyla da tanınan Fikret Beydoğan, bu yardımların toplumsal dayanışma adına her zaman sürmesi gerektiğini vurguladı. "Biz artık bu ülkede kalıcıyız ve burada maddi ve manevi olarak bu ülkeye katkımızı sağlamamız lazım, çünkü çocuklarımız burada okuyor ve buranın vatandaşı oldular,

olmaya da devam edecekler" şeklinde konuştu. Sera Restoran'ın Türk mutfağı lezzetlerini tatmak isteyenler için adresi Bos en Lommerweg 251 Amsterdam.

Hollanda'nın tanınmış şirketlerinden Havalem yaptığı basın açıklamasıyla 2013 yılındaki yaptıkları çalışmaları açıkladılar. Yapılan açıklamada "Avrupa'da para transferi yapan tek Türk firması olan Havalem 2013 yılında Hollanda’da Utrecht, Amsterdam, Leiden, Alkmaar, Zaandam, Haarlem, Dordrecht, Rotterdam, Hoogvliet, Breda, Tilburg, Eindhoven, Nijmegen, Arnhem, Venlo, Apeldoorn, Deventer, Hilversum, Leerdam, ’s-Hertogenbosch, Helmond, Tiel, Enschede, Almelo ve Doetinchem sehirlerinde acenta sayısında büyük artış yaptı. Tüm Avrupa'daki 27 ül-

SPECIMEN kede çalışma izni almış olan Havalem sınırlarını Rusya, Afganistan, İran, Fas, Kazakistan, Azerbeycan’a kadar genişletti. Hızlı, ekonomik ve güvenli para transferi sağlayan Havalem özellikle Türk müşterilerinin yoğunluk ilgisini çekmektedir. Şahıs ismine ya da banka hesap numarasına para gönderme seçeneği sağlayan

Havalem ayrıca alıcının komisyon ödememesini sağlamaktadır. Böylece süpriz kesintilere uğramadan gönderilen para miktarı alıcıya ulaşmaktadır. Gönderme limiti sorunu yaşatmayan Havalem sektördeki en ekonomik gönderme seçeneğini sunmada da oldukça iddalıdır" denildi.


23

HABER

EYLÜL / SEPTEMBER 2013

URBAN; BÜYÜKBAŞ K URBAN; KÜÇÜKBAŞ K İSSE; BÜYÜKBAŞ H İN BİZİ SATIŞLARI İÇ İNİZ ARAYABİLİRS


Türkçe'yi seviyoruz Türkçe Kampanyasını Destekliyoruz

Türkçe anadilimiz, sevdiğimiz, yarenimiz, vazgeçilmezimiz. Dilini kaybeden bir millet, herşeyini kaybetmiş demektir. Kendi dilini tam olarak bilmeyen, başka dilleri de bilemez. Dilimizin sınırları, dünyamızın da sınırlarıdır, genişliğidir, gelişmişliğidir. Aşağıda imzası olan bizler Türkçemizi sevdiğimizi tüm dünyaya haykırıyoruz. Abbas • Abdi • Abdülâlim • Abdülâzim • Abdülâziz • Abdülbaki • Abdülbari • Abdülbasir • Abdülbasit • Abdülcelil • Abdülcemal • Abdülferit • Abdülfettah • Abdülgaffar • Abdülgani • Abdülhadi • Abdülhak • Abdülhakîm • Abdülhalik • Abdülhalim • Abdülhamit • Abdülkadir • Abdullah • Abdülmecit • Abdülmetin • Abdürrahim • Abdurrahman • Abdürreşit • Abdüssamet • Abdüssami • Abdüsselâm • Abgül • Abher • Abid • Abide • Abidin • Abuzer • Abuzettin • Acahan • Açangül • Acarkan • Açelya • Acun • Adak • Adalet • Adar • Adarkan • Adem • Adıbelli • Adıgün • Adıgüzel • Adil • Adile • Adilhan • Adlan • Afak • Affan • Afife • Afitap • Afşar • Agah • Ağbegüm • Ağça • Ağcabey • Ağgül • Ağkız • Ağyar • Ahenk • Ahmet • Ahsen • Ahter • Ahu • Aişe • Ajda • Akad • Akalp • Akan • Akaner • Akansu • Akanyıldız • Akarca • Akasya • Akay • Akaydın • Akbacı • Akbal • Akbaşak • Akbatu • Akbek • Akbey • Akbora • Akburak • Akburç • Akça • Akçagül • Akçakan • Akçam • Akcan • Akçer • Akçiçek • Akcivan • Akdeniz • Akdes • Akdil • Akdoğan • Akdoğu • Aker • Akgül • Akgün • Akhan • Akibe • Akide • Akif • Âkife • Âkil • Akile • Akıllı • Akın • Akıncı • Akıncıbay • Akıner • Akipek • Akkan • Akkız • Akman • Akmeriç • Aknur • Aksel • Akser • Aksevil • Akşit • Aksu • Aktalay • Aktan • Aktekin • Aktemür • Aktimur • Aktolga • Aktün • Akün • Akyiğit • Akyıldız • Alâaddin • Alabay • Alabegim • Alakız • Alan • Alaner • Alanur • Alapınar • Alara • Alat • Alay • Alburak • Alçiçek • Alçin • Aldemir • Aldeniz • Âlem • Alemdar • Alemşah • Âlemtap • Alev • Alevnaz • Aleyna • Algan • Algül • Algün • Ali • Alican • Alîka • Âlim • Âlime • Alipek • Aliş • Alisa • Alişah • Alişan • Aliyâr • Aliye • Alkan • Alkaş • Alkın • Allı • Allıkız • Almabanu • Almagül • Almila • Alpagu • Alparslan • Alpaslan • Alpay • Alpbilge • Alpçetin • Alpdoğan • Alpekin • Alper • Alperen • Alpgiray • Alphan • Alpman • Alpsoy • Alptekin • Alptuğ • Alsan • Altaç • Altan • Altaner • Altay • Altemür • Alten • Altınay • Altuğ • Altun • Altunç • Amanullah • Amir • Anadolu • Anı • Anıl • Anıt • Apaydın • Arafat • Aral • Aran • Aras • Arat • Araz • Arbaş • Arcan • Arda • Ardahan • Arif • Arife • Arık • Arınç • Arısu • Arkın • Arkun • Arkut • Arlan • Armağan • Arman • Arsal • Arsan • Arslan • Arslaner • Artunç • Arukan • Arzu • Asaf • Asal • Asena • Âsıf • Âşık • Asım • Asiye • Aşkın • Aslan • Aslaner • Aslanhan • Aslı • Aslıbey • Aslıhan • Asrî • Asrın • Asu • Asude • Asuman • Asutay • Asya • Ataün • Atay • Ateş • Atfî • Atgun • Âtıf • Atıfet • Atik • Atilâ • Atılay • Atılgan • Atillâ • Atlıhan • Avar • Avni • Avşar • Ay • Ayanç • Ayata • Ayataç • Ayaydın • Aybars • Ayben • Ayberk • Ayboğa • Aybora • Aybüke • Ayca • Ayça • Aycan • Ayçetin • Aycihan • Ayçin • Ayda • Aydan • Aydar • Aydemir • Aydeniz • Aydil • Aydın • Aydınalp • Aydınbay • Aydınbey • Aydinç • Aydoğan • Aydoğdu • Aydoğmuş • Aydonat • Ayet • Ayetullah • Ayfer • Aygen • Aygül • Aygün • Aygut • Ayhan • Aykaç • Aykan • Aykın • Aykul • Aykurt • Aykut • Aykutalp • Aykutlu • Ayla • Aylan • Aylin • Ayman • Aymete • Aymutlu • Aynî • Aynur • Aypare • Aypars • Aypolat • Aysal • Ayşan • Ayşe • Ayşegül • Aysel • Ayşem • Aysen • Ayşen • Ayşenur • Aysev • Aysever • Aysevin • Aysın • Ayşin • Aysu • Aysun • Aysunar • Aysungur • Aytaç • Aytan • Aytekin • Aytemiz • Aytemur • Ayten • Aytimur • Aytolun • Aytuğ • Aytül • Aytün • Aytuna • Aytunç • Aytunca • Aytunga • Aytürk • Ayün • Ayvaz • Ayyıldız • Ayyüce • Âzâdî • Azamet • Azamettin • Azat • Âzer • Azim • Azime • Aziz • Azmi • Azmiye • Azra • Babür • Babürşah • Bağışhan • Baha • Bahadır • Bahar • Bahattin • Bahir • Bahri • Bahriye • Bahti • Bahtiyar • Bakanay • Baki • Bakır • Bakırhan • Bâlâ • Balaban • Balabey • Balaman • Balamir • Balatekin • Balatürk • Balca • Baler • Balhan • Balım • Balkan • Balkı • Balkır • Balkış • Balkoç • Balsan • Banu • Baran • Baranalp • Baray • Barbaros • Barçın • Barın • Barış • Barışcan • Barkan • Barkın • Barlas • Barlık • Bars • Barsbay • Başak • Başal • Başar • Başarman • Başay • Başaydın • Başbuğ • Başer • Başhan • Basir • Başkurt • Başkut • Basri • Baştemir • Baştuğ • Baştugay • Batıbay • Batıcan • Batıhan • Batu • Batucem • Batur • Baturalp • Baturay • Baturhan • Baybars • Baybaş • Baybora • Baycan • Bayezit • Baygüç • Bayhan • Bayhun • Baykal • Baykam • Baykan • Baykor • Baykurt • Baykut • Baykutay • Baylan • Bayram • Bayru • Baysal • Baysan • Baytekin • Baytimur • Baytok • Bedel • Beder • Bedi • Bedih • Bedir • Bedirhan • Bediz • Bedreka • Bedrettin • Bedri • Bedriye • Bedük • Beğenç • Begim • Behice • Behin • Behiye • Behmen • Behnan • Behram • Behzat • Bekâm • Beki • Bekir • Beksan • Bektaş • Bektürk • Beleda • Belek • Belen • Belge • Belgi • Belgin • Beliğ • Belin • Belkıs • Bellisan • Belma • Belmen • Benal • Benan • Benay • Benazir • Bener • Benevşe • Bengi • Bengisu • Bengü • Bengül • Benice • Benli • Benligül • Bennur • Benol • Benşen • Bensu • Bentürk • Berat • Bereket • Beren • Berfin • Berfu • Berge • Bergin • Bergüzar • Beri • Beria • Beril • Berin • Beriye • Berk • Berkal • Berkant • Berkay • Berke • Berkin • Berkiye • Berkkan • Berksay • Berksu • Berktan • Berkün • Berrak • Berran • Berrin • Berşan • Berşe • Bertan • Berter • Besat • Besen • Beşer • Besim • Besime • Beşir • Beşire • Beste • Betigül • Betigün • Betül • Beyaz • Beyazıt • Beybars • Beyda • Beydaş • Beyhan • Beyhatun • Beykal • Beykan • Beylan • Beysan • Beytekin • Beytullah • Beyzade • Bezmiâlem • Bican • Bigüm • Bihin, Bihine • Bihter • Bike • Bilal • Bilge • Bilgekan • Bilger • Bilgetay • Bilgetürk • Bilgihan • Bilgin • Bilgü • Bilhan • Bilir • Bilkan • Billur • Bilmen • Bilnur • Bilsay • Bilsen • Biltaş • Biltay • Binay • Binbay • Bindal • Bingül • Binnur • Birant • Biray • Bircan • Birce • Birdal • Birge • Birhan • Biricik • Birkan • Birnaz • Birnur • Birol • Birsel • Birşen • Birsu • Birtan • Birten • Bitengül • Bolat • Bora • Borahan • Borakhan • Boran • Boranalp • Boranbay • Boratay • Boray • Boydaş • Boyer • Boylan • Boyraz • Bozbağ • Bozkurt • Büge • Bugül • Büke • Büklüm • Bulut • Burak • Burç • Burçak • Burçin • Bürge • Burhan • Bürkan • Bürran • Büşra • Büte • Cabir • Cafer • Çağatay • Çağay • Çağdaş • Çağıl • Çağkan • Çağla • Çağlan • Çağlayan • Çağman • Çağnur • Çağrı • Cahide • Cahit • Çakır • Çakırca • Calile • Çalım • Çalın • Çalkan • Çalkara • Çalkın • Çamer • Camile • Can • Canal • Canaltay • Canan • Canat • Canay • Canaydın • Canbay • Canberk • Canbolat • Canbulat • Candan • Candaner • Candaş • Candemir • Candoğan • Canel • Caner • Canfeda • Canfes • Canfeza • Canfidan • Cangiray • Cangül • Cangün • Cangür • Canıpek • Cankan • Cankılıç • Cankız • Cankoç • Cankut • Cannur • Canol • Canören • Canöz • Canperver • Canrüba • Canser • Canses • Cansev • Canseven • Cansın • Cansu • Cansun • Cantaş • Canten • Cantürk • Canyurt • Carim • Çarlan • Cavidan • Cavit • Çayhan • Çaykara • Çaylan • Cazibe • Cazim • Cazip • Cebbar • Cedide • Celal • Celalettin • Celâyir • Çelebi • Çelen • Çelik • Çeliker • Çelikhan • Çelikkan • Çelikkaya • Çeliksu • Çeliktürk • Celil • Celilay • Celile • Cem • Cemal • Cemalettin • Cemalullah • Cemil • Cemre • Cemşah • Cemşir • Cenan • Cenap • Çender • Cengâver • Cengiz • Cengizhan • Cenk • Cenker • Cennet • Ceren • Cerit • Çerkez • Cesur • Cevahir • Cevdet • Cevher • Cevriye • Ceyhan • Ceyla • Ceylin • Cezmi • Çıdam • Cihan • Cihaner • Cihannur • Cihat • Çiltay • Cilvenaz • Çinel • Çıtak • Civan • Civanmert • Civanşir • Çölbey • Çolpan • Cömert • Coşar • Coşku • Coşkuner • Çulpan • Cuma • Cumaali • Cüneyt • Cura • Dâhi • Dalkılıç • Dalkoç • Daltekin • Dalyan • Damla • Daniş • Danyal • Darcan • Daver • Davran • Davut • Defne • Dehan • Delâl • Delikan • Demet • Demir • Demirağ • Demiralp • Demircan • Demirel • Demirkaya • Demirok • Demiröz • Demirşah • Demirsoy • Demirtaş • Demirtürk • Demiryürek • Demren • Dengiz • Deniz • Denizalp • Denizcan • Denizel • Denizhan • Deren • Derenel • Derin • Derman • Dervişhan • Derya • Deryadil • Deryanur • Destan • Deste • Destegül • Devin • Devlet • Devran • Devrim • Diba • Dicle • Didim • Dikbay • Diker • Dikmen • Diksoy • Diktaş • Dilan • Dilara • Dilaver • Dilay • Dilberan • Dilberay • Dilek • Dilemre • Dilge • Dilmen • Dilruba • Dilyâr • Dinçay • Dinçel • Dinçer • Dinçtürk • Dirin • Diriner • Dirisoy • Dirlik • Dirsehan • Dizdar • Doğan • Doğanalp • Doğanay • Doğaner • Doğu • Doğudan • Doğuer • Doğukan • Doğuş • Dolaner • Dolunay • Döndü • Dora • Dorak • Doruk • Dost • Duman • Dumrul • Dündar • Dündaralp • Dünya • Durak • Duran • Duraner • Duransoy • Dürdane • Durdu • Durhan • Durmuş • Dürriye • Durşen • Dursun • Duru • Durucan • Durul • Durusel • Durusoy • Durusu • Duygu • Duyu • Ebru • Ece • Ecehan • Ecem • Ecer • Ecevit • Eda • Ede • Edgüer • Edibe • Edip • Edis • Ediz • Efdal • Efe • Efekan • Efendi • Efgan • Eflatun • Efnan • Efser • Eftalya • Ehil • Ekber • Eke • Eken • Ekenel • Ekener • Ekim • Ekin • Ekinci • Ela • Elçi • Elçibey • Elçim • Elçin • Eldem • Elfaz • Elgin • Elife • Elim • Elitaş • Elitez • Elmas • Elvan • Elver • Embiya • Emeç • Emel • Emetullah • Emin • Emine • Eminel • Emir • Emirhan • Emirşah • Emrah • Emran • Emre • Emriye • Emrullah • Emsal • Enbiya • Ender • Eneç • Ener • Enes • Enfali • Enfes • Enginer • Enginsoy • Enginsu • Enhar • Enis • Enise • Ensar • Enver • Erakıncı • Eralp • Eraltay • Erandaç • Eranıl • Eratlı • Eraydın • Erbatur • Erberk • Ercüment • Erdal • Erdem • Erden • Erdil • Erdin • Erdinç • Erdoğan • Erdönmez • Erdurmuş • Erduru • Eren • Erenalp • Erenay • Erencan • Erenel • Erensoy • Erentürk • Ergalip • Ergenç • Ergener • Ergi • Ergil • Ergin • Erginalp • Erginbay • Ergincan • Erginer • Ergüleç • Ergülen • Ergüler • Ergüm • Ergün • Erguner • Erhan • Erhun • Erinç • Erkal • Erkan • Erkılıç • Erkin • Erkın • Erkınay • Erkinel • Erkiner • Erkman • Erkmen • Erkmenol • Erkoç • Erkol • Erksoy • Erkul • Erkunt • Erkut • Erkutay • Erman • Eroğan • Eroğlu • Eroğul • Erol • Ersal • Ersalmış • Ersan • Erşat • Ersay • Ersen • Ersev • Ersin • Ersoy • Ersu • Ertan • Ertaş • Ertay • Ertaylan • Ertekin • Ertem • Erten • Ertop • Ertuğ • Ertugay • Ertuğrul • Ertuna • Ertunç • Ertunca • Ertuncay • Erturan • Ertüre • Eryaman • Esat • Esen • Esendal • Esengül • Esengün • Esertaş • Esin • Esiner • Eskinalp • Esma • Esmahan • Esmer • Esna • Esra • Eşref • Ethem • Etike • Evgin • Evin • Evliya • Evnur • Evran • Evren • Evrim • Evrimer • Evsen • Evşen • Evyüp • Eylem • Eylül • Eyşan • Ezel • Ezelhan • Ezgi • Ezgin • Ezra • Fadik • Fadıl • Fadiş • Fahir • Fahire • Fahrettin • Fahri • Fahriye • Faruk • Fatih • Fatma • Fatmanur • Fazıl • Fazilet • Fehime • Ferahnur • Feray • Feraye • Ferayî • Ferda • Ferdane • Ferdaniye • Ferdi • Fergün • Ferhan • Ferhat • Ferhunde • Feribe • Ferican • Ferid • Feride • Feridun • Feriha • Feriser • Ferit • Ferkan • Fernur • Ferruh • Feruze • Ferzan • Fethiye • Feyman • Feyza • Feyzan • Feyzullah • Fidan • Fikret • Fikri • Fikriye • Filiz • Fırat • Firdevs • Firuze • Fuat • Fuldem • Furkan • Gafur • Galip • Gamze • Garip • Gaye • Gazal • Gazel • Gazi • Gelenay • Gelincik • Gencal • Gencalp • Gencay • Gezer • Giray • Girgin • Girizan • Gizem • Gökay • Gökben • Gökçe • Gökcen • Gökçin • Göker • Gökhan • Göknil • Gökperi • Göksal • Gökşen • Göksev • Göktan • Göktürk • Gonca • Gönenç • Gönülden • Görsev • Gözal • Gözem • Güfte • Güher • Gülaç • Gülaçtı • Gülan • Gülara • Gülaslı • Gülasya • Gülaver • Gülayım • Gülbadem • Gülbağ • Gülbanu • Gülbeden • Gülbende • Gülbeniz • Gülberk • Gülbeyaz • Gülbike • Gülbikem • Gülbu • Gülbüz • Gülcanan • Gülce • Gülçe • Gülçehre • Gülcemal • Gülçiçek • Gülcihan • Gülçimen • Gülçin • Gülden • Gülderen • Güldeste • Gülen • Güler • Gülergin • Gülesen • Gülesin • Gülev • Gülfe • Gülfeda • Gülfem • Gülfer • Gülferah • Gülfeza • Gülfidan • Gülfide • Gülgen • Gülgonca • Gülgûn • Gülhan • Gülhanım • Gülhiz • Gülhuri • Gülin • Gülistan • Güliz • Gülizar • Güllü • Gülnaz • Gülnihal • Gülnur • Gülpembe • Gülşah • Gülseli • Gülsemin • Gülşen • Gülser • Gülseren • Gülsev • Gülseven • Gülsever • Gülsevi • Gülsevil • Gülsezer • Gülsim • Gülsima • Gülsinem • Gülsoy • Gülsu • Gülsüm • Gülsün • Gültan • Gültekin • Gülten • Gülter • Gültop • Gülümser • Gülver • Günay • Gündal • Günden • Gündüz • Günebakan • Günel • Güner • Güneri • Güneş • Güney • Günfer • Güngör • Güngören • Günhan • Güniz • Günnar • Günnaz • Günnur • Günsel • Günseli • Günşen • Günser • Günsu • Güntan • Güntekin • Günten • Günver • Güralp • Güray • Gurbet • Gürbüz • Gürcan • Gürkan • Gürol • Gürsel • Gürsoy • Gürtan • Güven • Güvenç • Güzide • Güzin • Habib • Habibe • Hacer • Hacı • Hafız • Hafize • Hakan • Hakverdi • Haldun • Halenur • Halide • Halife • Halil • Halilullah • Halim • Halime • Halis • Halit • Haluk • Hamdi • Hamdullah • Hami • Hamide • Hamit • Hamiyet • Hamza • Hanbey • Handan • Hande • Hanedan • Hanefi • Hanife • Hanım • Hanımkız • Hankan • Hansoy • Hanüman • Hanzade • Harbiye • Hare • Harun • Hasan • Hasanalp • Hasefe • Hasene • Hasgül • Haşim • Hasip • Haşmet • Haspolat • Hasret • Hatay • Hatem • Hatice • Haticenur • Hatime • Hatip • Hattat • Hatun • Haver • Havi • Havva • Hayati • Haydar • Hayrani • Hayrettin • Hayri • Hayriye • Hayrullah • Hayrünnisa • Hazar • Hazel • Hazer • Hazret • Hepyüksel • Heybet • Hicret • Hıfziye • Hikmet • Hikmetullah • Hilal • Hilmi • Himmet • Hıncal • Hiram • Hıraman • Hişam • Hisar • Hitam • Hızır • Hüceste • Hudavent • Hudaverdi • Hüdaverdi • Hudayi • Hükminaz • Hükmiye • Hulki • Hulusi • Hulûsi • Hülya • Hüma • Hümeyra • Hüray • Hürcan • Huri • Hürkan • Hürmet • Hürnaz • Hürrem • Hürriyet • Hürsel • Hürsen • Hurşide • Hurşit • Hüsam • Hüseyin • Hüsmen • Hüsna • Hüsne • Hüsniye • Hüsnügül • Hüsnüye • Hüsrev • Hüsün • Hüveyda • Huzur • Hüzzam • İbad • İbadullah • İbat • İbrahim • İclal • İdil • İdris • İffet • İğdemir • İhsan • İhya • İkbal • İklîl • İklim • İkram • İlay • İlayda • İlbey • İlcan • İldeniz • İldeş • İlgin • İlginay • İlgül • İlgün • İlhan • Ilkan • İlkay • İlkbal • İlkcan • İlker • İlkgül • İlkim • İlknur • İlksel • İlksen • İlksev • İlsu • İltekin • İmge • İmran • İnal • İnan • İnanç • İnayet • İnci • İpek • İrem • İrfan • İrfaniye • İsa • İshak • İskender • İslam • İsmail • İşmen • İstemihan • İzbudak • İzel • İzem • İzgi • İzgü • İzzet • Jade • Jale • Janset • Jülide • Kaan • Kadem • Kadın • Kadir • Kadri • Kadriye • Kahraman • Kamber • Kamer • Kamil • Kamile • Kâmran • Kamuran • Kandemir • Kaner • Kaplan • Karaca • Karacabey • Karacakurt • Karacan • Karaçay • Karaçelik • Karadağ • Karademir • Karadeniz • Karadoğan • Karaduman • Karahan • Karakan • Karakaş • Karakız • Karakoç • Karan • Karanalp • Karanbay • Karanfil • Karantay • Karaoğlan • Karatay • Karatekin • Karayel • Karcan • Kardan • Kardelen • Kargın • Karhan • Kartal • Kartay • Kasal • Kâşife • Kâtibe • Kâtip • Kaya • Kayaalp • Kayacan • Kayagün • Kayahan • Kayan • Kayansel • Kayaş • Kayatekin • Kayatürk • Kayhan • Kayra • Kazım • Kebire • Kebuter • Kekik • Kelebek • Kemal • Kemalettin • Kenan • Kerem • Keremşah • Keriman • Keyhan • Kezban • Kılavuz • Kılıç • Kılıçal • Kılıçalp • Kılıçaslan • Kılıçbay • Kılıçel • Kılıçer • Kılınç • Kısmet • Kıvanç • Kızıl • Kızıltunç • Köçeri • Köken • Köker • Köksal • Köksan • Köksoy • Köksu • Koral • Koralp • Koray • Korçak • Korcan • Korel • Korhan • Korkmaz • Korkut • Kortan • Koşal • Kozak • Kubat • Kubilay • Kübra • Kuddusî • Kudret • Kumru • Kuntay • Kunter • Kürşat • Kurtbey • Kurtuluş • Kutan • Kutay • Kutlu • Kutsi • Kuyaş • Laçin • Lale • Lalehan • Latif • Latife • Lâyık • Leman • Lerzan • Lerziş • Letafet • Levent • Levin • Leyla • Leylâgül • Leyli • Leylifer • Lezize • Liyakat • Liyan • Lut • Lütfi • Lütfü • Lütfullah • Macide • Macit • Mahbube • Mahçiçek • Mahfî • Mahî • Mahir • Mahire • Mahizar • Mahmude • Mahmur • Mahmure • Mahperi • Mahpeyker • Mahru • Mahsun • Mahya • Mahzun • Maksum • Maksur • Maksut • Makul • Malik • Malkoç • Malkoçoğlu • Manço • Mansur • Maral • Maşuk • Mazhar • Mazlum • Mebrur • Mebus • Mecdut • Medeni • Medet • Medih • Meftun • Mehcur • Mehcure • Mehdi • Mehdiye • Mehlika • Mehmet • Mehmetçik • Mehpare • Mehru • Mehtap • Mehtiye • Mehveş • Mekin • Melahat • Melda • Melek • Meleknaz • Melekru • Melekşah • Melen • Melih • Melik • Melike • Melikhan • Melikşah • Melis • Melisa • Meliz • Melodi • Meltem • Melûl • Memduh • Memduha • Memik • Memiş • Memnun • Memnune • Memo • Memun • Menaf • Menderes • Menekşe • Menevşe • Mengi • Mengli • Mengübay • Mengüberti • Mengüç • Mengüer • Mengûş • Mengütaş • Mensur • Menşur • Menzur • Merdan • Merdi • Mergen • Mergup • Meriç • Merih • Mert • Mertkan • Merttürk • Merve • Meryem • Merzuk • Meşâhir • Mesih • Meşkûr • Mesrur • Mestan • Mesude • Mesut • Metehan • Metin • Metiner • Metinkaya • Mevdut • Mevlâna • Mevlit, Mevlüt • Mevlük • Meymûn • Mezit • Mezun • Mihin • Mihri • Mikail • Mimoza • Mine • Miray • Mirkelam • Mirza • Mısra • Mithat • Muammer • Mübarek • Mübin • Mücahit • Mücahittin • Mücap • Mucip • Müçteba • Müderris • Müdrik • Müesser • Müeyyet • Müfit • Müftü • Müge • Muharrem • Mühip • Muhittin • Muhlis • Muhsin • Muhtar • Muhyi • Muin • Müjdat • Müjde • Mukadder • Mükerrem • Mükremin • Mükrimin • Muktedir • Mümin • Mümtaz • Murat • Murathan • Mürsel • Mürşit • Murtaza • Musa • Musafat • Muslih • Müslüm • Mustafa • Muştu • Mutahhar • Mutlu • Mutlubay • Mutluhan • Mutlukan • Muzaffer • Nabi • Naci • Nacil • Naciye • Nadi • Nadide • Nadim • Nadir • Nadire • Nafi • Nafia • Nafiz • Nagehan • Nağme • Nahide • Nahit • Nail • Naile • Naim • Nalan • Namal • Namdar • Name • Nami • Namık • Narin • Nas • Naşide • Nasih • Nasip • Nasir • Naşire • Naşit • Nasrettin • Nasri • Nasrullah • Nasuh • Naz • Nazan • Nazar • Nazende • Nazif • Nazife • Nazik • Nazım • Nazir • Nazır • Nazlı • Nazmiye • Nebahat • Nebahattin • Nebi • Nebihe • Nebil • Nebile • Nebiye • Necat • Necati • Necdet • Necibe • Necile • Necip • Necla • Necmettin • Necmi • Necmiye • Nedim • Nedime • Nefaset • Nefi • Nefis • Nehar • Nehip • Nehir • Nehri • Nejat • Nejlâ • Nel • Nergis • Neriman • Nermin • Neşat • Neşet • Nesibe • Nesil • Nesim • Nesime • Nesli • Nesligül • Neslihan • Neslişah • Nesrin • Neva • Neval • Nevbahar • Nevcan • Nevcivan • Neveda • Neveser • Nevgül • Nevide • Nevin • Nevinur • Nevnihal • Nevra • Nevres • Nevriye • Nevruz • Nevsale • Nevzat • Neyire • Neyran • Nezafet • Nezahat • Nezahet • Nezaket • Nezih • Nezihe • Nezire • Nida • Nigar • Nihal • Nihan • Nilay • Nilgün • Nimet • Nisan • Niyazi • Nizam • Nizamettin • Nizami • Nükhet • Nur • Nural • Nuran • Nuray • Nurcan • Nurçin • Nurdan • Nurettin • Nurhan • Nuri • Nurkan • Nurmelek • Nursaç • Nursan • Nurşat • Nursel • Nurseli • Nursema • Nursen • Nursenin • Nurseren • Nursev • Nursevil • Nursevim • Nursima • Nursine • Nurtaç • Nusrettin • Nüzhet • Öge • Ogün • Oğur • Oğuz • Oğuzhan • Okan • Okay • Okcan • Okcay • Oktar • Oktay • Olca • Olcay • Olgun • Omaç • Omay • Ömür • Önal • Onat • Öncel • Önder • Öner • Öngül • Onur • Onural • Onuralp • Orbay • Orçun • Orhan • Orhun • Orkide • Orkun • Orkut • Ortaç • Ortunç • Oruç • Osman • Oya • Oylum • Oytun • Ozan • Öznur • Özpınar • Özsan • Özsel • Özselen • Özsevi • Özsu • Öztuna • Özün • Özyurt • Pahlivan • Pakel • Paker • Pakize • Paksu • Pala • Pamir • Papatya • Pars • Payan • Paydaş • Paye • Payidar • Pekcan • Peker • Pekkan • Peköz • Pekşen • Peksu • Pelin • Pelinsu • Pembe • Perçem • Peren • Peri • Perihan • Perran • Pervin • Petek • Peyam • Peyami • Peykan • Peyman • Pınar • Piraye • Polat • Poyraz • Pozan • Pürşan • Rabia • Raciye • Radife • Radiye • Rafet • Rafia • Ragibe • Ragıp • Rahile • Rahime • Rahiye • Rahman • Rahmet • Rahmi • Rahmiye • Rahşan • Rahşende • Raife • Rakide • Ramazan • Rami • Ramiz • Rasiha • Rasim • Rasime • Rasin • Raşit • Rasiye • Rauf • Rayiha • Raziye • Rebia • Recai • Recep • Redvan • Refiğ • Refik • Refika • Remzi • Remziye • Rengin • Reşat • Reşide • Reşit • Revan • Reyhan • Rezzan • Rıdvan • Rıfat • Rıza • Ruhi • Ruhsar • Ruhşen • Rüknettin • Rüstem • Rüştü • Rüya • Saadet • Saadettin • Sabahat • Sabahattin • Sabir • Sabiye • Sabri • Sabriye • Sacide • Sacit • Sada • Şadan • Sadberk • Sadegül • Sadettin • Sadice • Sadık • Sadiye • Sadri • Sadriye • Sadullah • Şaduman • Sadun • Safa • Şafak • Şafaknur • Saffet • Safıgül • Safinaz • Safinur • Safir • Safire • Safiye • Şafiye • Şahamet • Sahavet • Şahbanu • Şahende • Şaheser • Sahibe • Sahil • Sahire • Şahmelek • Sahure • Saime • Sait • Sakine • Sakıp • Salih • Saliha • Salime • Saltuk • Samet • Sami • Samih • Samime • Sanay • Sanberk • Sancar • Sanem • Saniye • Sanver • Sarp • Saruhan • Satı • Savaş • Sayhan • Sebla • Seçil • Seda • Sedat • Seden • Sefa • Sefer • Seha • Seher • Selahattin • Selami • Selcan • Selçuk • Selim • Selman • Sema • Semahat • Semen • Semih • Semiha • Semin • Semine • Semire • Semiye • Semra • Sena • Senal • Senar • Senay • Senem • Sengül • Sengün • Seniha • Seniye • Sennur • Serap • Seray • Sercan • Serdar • Serdil • Seren • Serengül • Serfiraz • Sergen • Sergül • Sergün • Serhan • Serhat • Serin • Seringül • Serkan • Serkut • Serma • Sermelek • Sermet • Serpil • Serra • Sertaç • Sertap • Serter • Serva • Server • Servet • Seval • Sevcan • Sevil • Sevilay • Sevim • Sevin • Sevinç • Sevtap • Seyfettin • Seyfi • Seyhan • Seyit • Seyyal • Seza • Sezai • Sezal • Sezen • Sezer • Sezgen • Sezgi • Sezgin • Sezginay • Sezin • Sibel • Sıddık • Sıdıka • Sıla • Sim • Sima • Simay • Simber • Simge • Simhan • Sina • Sinan • Sincan • Sipahi • Siren • Siret • Sırma • Sıtkı • Somay • Sonat • Sonay • Soner • Songur • Sonnur • Soysal • Su • Suat • Suavi • Suay • Süheyla • Süleyman • Sultan • Sümer • Suna • Sunay • Suphi • Süruri • Tacettin • Taci • Tahir • Tahire • Tahsin • Talat • Talay • Talia • Talip • Tan • Tanberk • Taner • Tansel • Tansu • Tanyel • Tarhan • Tarık • Tarkan • Tayfun • Tayfur • Taylan • Tayyar • Tayyibe • Tayyip • Tekgül • Temel • Tenay • Tennur • Tercan • Tevfik • Tezcan • Tezer • Tezkan • Tijen • Tilbe • Timuçin • Timur • Tınaz • Tokcan • Tolga • Tonguç • Toprak • Toygar • Tuba • Tugay • Tuğrul • Tülay • Tülin • Tümay • Tuna • Tunay • Tunç • Tunca • Tuncel • Turan • Turgay • Turgut • Türkan • Türker • Türkeş • Türkü • Turna • Tutam • Tutku • Übeyd • Übeydullah • Ubeyt • Uçan • Uçar • Uçarlı • Üftade • Ufuk • Ufukay • Üge • Uğur • Uğurcan • Uğursay • Uğursel • Uğuz • Ulaç • Ulaçhan • Ulaş • Ulcan • Ulcay • Ülfet • Ülgen • Ülger • Ülke • Ülkem • Ülker • Ülküm • Uluberk • Uluç • Uluçkan • Uludoğan • Uluer • Uluhan • Ulusal • Ulusan • Uluşan • Ulutekin • Ulvi • Umaç • Umak • Umar • Umay • Umran • Umur • Umuralp • Umurbey • Umut • Umutlu • Unat • Ünlü • Ünsaç • Ünsal • Ünsay • Ünsel • Ünsev • Ünseven • Ünsever • Ünsiye • Ünver • Ünzile • Ural • Uralp • Uraltay • Urgun • Urhan • Urkan • Urluk • Ürpek • Uruz • Usberk • User • Ushan • Uslu • Usluer • Usta • Utku • Utman • Uyar • Uygur • Uzay • Uzel • Uzer • Üzer • Üzeyir • Vafit • Vaha • Vahap • Vahdet • Vahdettin • Vahdi • Vahide • Vâhip • Vahit • Vahittin • Vâiz • Vâkıf • Vakkas • Vakur • Varal • Vardar • Varide • Varol • Vasfi • Vasfiye • Vassaf • Vatan • Vataner • Vecahettin • Vecdet • Vecdi • Vecihi • Vecit • Vedat • Vedî • Vedia • Vedit • Vefa • Vefi • Vefik • Vefika • Vehbi • Vekil • Velide • Velit • Veliyüddin • Veliyullah • Veral • Verda • Verşan • Vesamet • Vesile • Veyis • Veysel • Veysi • Vicdan • Vildan • Volkan • Vural • Vuslat • Yadigar • Yafes • Yağızer • Yağızhan • Yağızkan • Yağmur • Yahşi • Yahşihan • Yahşikan • Yahya • Yakta • Yakup • Yakut • Yalaz • Yalçın • Yaldırım • Yalgın • Yalın • Yalınay • Yalkın • Yalmaç • Yalman • Yaman • Yamaner • Yamanöz • Yanal • Yandil • Yaprak • Yaren • Yargan • Yargı • Yarkaya • Yarkın • Yarlık • Yaşanur • Yaşar • Yaşartürk • Yasemin • Yaser • Yasin • Yasun • Yatman • Yavuz • Yavuzalp • Yavuzay • Yavuzbay • Yavuzcan • Yavuzer • Yavuzhan • Yavuzsoy • Yaybüke • Yaygır • Yayla • Yazan • Yazgan • Yazganalp • Yazgülü • Yazır • Yediveren • Yegâne • Yeğin • Yeğiner • Yekta • Yelbay • Yelda • Yeliz • Yenal • Yener • Yenigül • Yeşil • Yeşim • Yeter • Yeterkız • Yetkin • Yıldıray • Yıldırer • Yıldırım • Yıldız • Yıldızhan • Yılhan • Yılkan • Yönal • Yonca • Yörük • Yosun • Yücel • Yudum • Yüksel • Yümun • Yunus • Yurdaer • Yurdagül • Yurdanur • Yurtcan • Yürük • Yusuf • Zafer • Zahir • Zahit • Zalp • Zambak • Zarafet • Zehra • Zekai • Zekeriya • Zeki • Zekiye • Zeliha • Zennur • Zeren • Zerrin • Zeycan • Zeynel • Zeynep • Zeyno • Zihni • Zikri • Zinnur • Zişan • Ziya • Ziynet • Zübeyde • Zuhal • Zühal • Zühre • Zühtiye • Zühtü • Zülal • Züleyha • Zülfiye • Zülfizar • Zülfüyar • Zülfüye • Zülfüzar • Zülüş • Zümra.

Gazete dediğin çokyönlü ve çokseslidir. Hayatınıza dokunur, düşüncelerinize yön verir. Bilgi verir, ayrıntı verir, ilham verir. Her sayısıyla, her sayfasıyla keyiflendirir. Eleştirir ve eleştirilir. Ama daima doğrunun peşinde ve yanında olur. HABER Gazetesi siz değerli okuyucularımıza daha kaliteli bir yayın sunmak için kurumsallaşma peşinde. Yeniliklerimizi bekleyin.

Haber nr37 webversion  

HABER Gazetesi - Nr. 37 Eylul - September