Issuu on Google+

İNSAN KOLAY YETiŞMiYOR

Statüko kurban istedi! 4 ve 12

Başkan Seyit Yeyden ve Yardımcısı Turan Yazır istifa ettiler.

Turan Yazır

SEYİT YEYDEN

2013

Yıl/Jaar:4

www. haber•nl

H OLL ANDA

HABER Gazetesi çalışanları

Hollanda’da yerleşmiş olan statüko, Rotterdam’daki Feijenoord İlçe Belediye Başkanı Seyit Yeyden ve Yardımcısı Turan Yazır’ı istifaya zorlayan süreçle, Türk toplumuna ve bireylerine topluca bir mesaj vermek istedi. Bu mesaj “O kadar da kendi gücüne güvenme, ben istediğim zaman seni oradan almasını bilirim" şeklinde okunabilir.

BizBize Karaman iddialı

HABER TEMMUZ - AĞUSTOS

Ramazan Bayramınızı tebrik eder, sağlıklı, başarılı, keyif ve umut dolu daha nice bayramlar dileriz.

Sayı/Nr: 36

ISSN:1879-9981

İşte yeni kurulan vakıfla gerçekleştirmek istedikleri Hollanda’da veya Türkiye’de yaşayan, birinci nesille röportaj yapıp, onların yaşamını dokümantasyon haline getirecekler, bu çalışmayı ileride kitap haline getirecekler. Hollanda’da, Türkçe dilinin gelecek nesillerimize aktarılması için çalışmalar yapacaklar.

İYİ GAZETESİ N E ' NI N

18'de

RAMAZAN 17'de

Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu ilk toplantısını yaptı 5'te

NETUBA'ya yeni genel müdür 20'de

Eski Başbakan'dan şok açıklama 20'de

“Ramazan, insanlığın ortak bir iyilik için nasıl bir araya gelebileceğinin en güzel örneği. Ben buna katılan herkesi takdir ediyorum, hürmetle selamlıyorum. Bu ay İslam’ın gerçek ruhunu gösteriyor.” İngiltere Başbakanı David Cameron'a ait bu sözler. Source:Makro

BEKLENEN GELİŞME: Bedelli askerlik 6 bin Euro'ya indi

BEREKETTİR RAMAZAN

İftar sofralarınızın vazgeçilmezi hangisi?

PaylaŞma, İrade ve teslimiyet

İngiltere Başbakanı David Cameron bu sözleriyle dünya müslümanları için Ramazan mesajı yayınlıyor. Obama da bu minvalde bir mesajla ekranların karşısına geçerek müslümanları selamlayıp tebrik mesajı gönderiyor. “Bereket” globalleşen modern dünya insanının anlamakta ve inanmakta zorlanacağı bir kavram olmasına rağmen. Berekettir Ramazan.

Ramazan ekmeği paylaşmanın tadının ekmeğin tadından daha güzel olduğunu bize hatırlatan ay. Ramazan insanın beyninin midesinden, iradesinin arzularından güçlü olma potansiyeli taşıdığını bize gösteren ve yaşattıran ay. Ramazan bütün imkanlara ve seçeneklere rağmen kayıtsız şartsız bir teslimiyetle insanı yücelten bir eylemdir de. 2'de

HABER GAZETESİ OKURLARINA

Hollanda semalarında GÖZ LAZERiNDE özgün bir radyo Son zamanlarda Radyo kurucusu Selami Coşkun'la röportaj adı gittikçe daha sık duyulan ve kapsam alanını Almanya, Belçika gibi Batı Avrupa ülkelerine de genişleten Taksim FM’in ilginç öyküsünü keyifle okuyacaksınız.

8'de

€ 400,iNDiRiM

Sayfa 10'da

Rotterdam'da

Ev almanın tam zamanı! 5 YIL

% 3,15 'ten başlayan faizler

9'da


HABER

2

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

RAMAZAN “Ramazan, insanlığın ortak bir iyilik için nasıl bir araya gelebileceğinin en güzel örneği. Ben buna katılan herkesi takdir ediyorum, hürmetle selamlıyorum… Bu ay İslam’ın gerçek ruhunu gösteriyor.” İngiltere başbakanı David Cameron bu sözleriyle dünya müslümanları için Ramazan mesajı yayınlıyor. “Ramazan, insanlığın ortak bir iyilik için nasıl bir araya gelebileceğinin en güzel örneği. Ben buna katılan herkesi takdir ediyorum, hürmetle selamlıyorum… Bu ay İslam’ın gerçek ruhunu gösteriyor.” Berekettir Ramazan İngiltere Başbakanı David Cameron bu sözleriyle dünya müslümanları için Ramazan mesajı yayınlıyor. Obama da bu minvalde bir mesajla ekranların karşısına geçerek müslümanları selamlayıp tebrik mesajı gönderiyor. Globalleşen dünyada kaçınılmaz bir gelişme ve sadece retorikten ibaret diyebilirsiniz, ama biz Ramazan’ın bereketi olarak kabul edelim bunları. “Bereket” globalleşen modern dünya insanının anlamakta ve inanmakta zor-

lanacağı bir kavram olmasına rağmen Berekettir Ramazan. Paylaşma, irade ve teslimiyettir Ramazan Ramazan ekmeği paylaşmanın tadının ekmeğin tadından daha güzel olduğunu bize hatırlatan ay. Ramazan insanın beyninin midesinden, iradesinin arzularından güçlü olma potansiyeli taşıdığını bize gösteren ve yaşattıran ay. Ramazan bütün imkanlara ve seçeneklere rağmen kayıtsız şartsız bir teslimiyetle insanı yücelten bir eylemdir de. Direnmedir, sabırdır Ramazan Nefsin açlığına ve arzularına direnmenin adıdır Ramazan. Sabırla beklemeyi, sabırla insana muamele etmeyi, sabırla öfkeyi ve negatif düşünceyi yenmenin adıdır.

Şefkat ve merhamettir Ramazan Fakire şefkat, yetimin başını okşamadır Ramazan. Sıla-i rahimdir, akrabaya merhamettir Ramazan. Barıştır, birlikteliktir, bayramdır Ramazan Kalbini bin kere kıranla barışma ayıdır. Yaradanınla barış içinde olma, barışı yenileme ayıdır. Her akşam bayram sevincini yaşatandır. Empatiyle sevgidir Ramazan Varlık içindekine yoklukla yoğrulanı hissettirmek ve anlatmaktır. Sevgiyle onun ızdırabına ortak olmak ve gönüllüce imkanlarına onu ortak etmektir. Üst kültürdür Ramazan Büyük şair Sezai Karakoç’un dediği gibi: “Oruç bir ruh şölenidir. Üstün in-

Ramazan ekmeği paylaşmanın tadının ekmeğin tadından daha güzel olduğunu bize hatırlatan ay. Ramazan insanın beyninin midesinden, iradesinin arzularından güçlü olma potansiyeli taşıdığını bize gösteren ve yaşattıran ay. Ramazan bütün imkanlara ve seçeneklere rağmen kayıtsız şartsız bir teslimiyetle insanı yücelten bir eylemdir de. sanların davetlisi olduğu bir tabiatüstü ziyafet, bir gök sofrasıdır.” Dünyanın en zengin ve en üst kültürüdür Ramazan.

Günümüzde Ramazan Hollanda’nın büyük süpermarketleri ve bazı büyük mağazaları da artık 50 yıldan sonra Ramazan’ı fark ettiler. AH, Lidl, Hema, Plus gibi bazı market ve mağazalar artık Ramazan için özel raflar ve bölümler açıyorlar. Ramazan maddi ve manevi kazancı, bereketi tüm Hollanda’ya da cömertçe yaymaya devam ediyor. Yıllardır İstanbul’da verilen iftar sofraları

ve Ramazan etkinlikleri artık tüm dünyaya yayıldı. Müslümanlarla müslüman olmayanları bir sofrada bir araya getirerek ortak bir manada buluşturmaya başladı. Dortmund’dan Kahire’ye, Rotterdam’dan New York’a kadar genişledi bu paylaşım kültürü. Kimi zaman festivallere dönüşen bu etkinliklere ve israfa kaçan iftar sofralarına rağmen unutmamalıyız ki, bir ibadettir Ramazan.

Biz seni sevdik sen de bizi sev ey Ramazan. Seneye yine gel e mi? Ve “Ey oruç! Tut bizi!”

Bayram Tebrikleri Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramını kutlar, hayırlara vesile olmasını dileriz. Ali Çiçek MERAM SUPERMARKET Meridiaan 30-32 3813 AW Amersfoort Tel: 0651691025

www.gemrilbouw.nl Hac fiyatlarımız 4 kişilik oda, kişi başı fiyatı: €4500,3 kişilik oda, kişi başı fiyatı: €4600,2 kişilik oda, kişi başı fiyatı: €5600,-

İslam aleminin ve tüm vatandaşlarımızın Ramazan Bayramını en içten dileklerimizle kutlarız

Ekstra ücretlendirme: Mekke ve Medine kahvaltı + aksam yemeği: 200 Euro. Kurban: 100 Euro. Fiyatlara aşağıdakiler dahildir: Uçak bileti, vize, konaklama, rehberlik • Kalkış tarihi: 26/9/2013 • Donuş tarihi: 20/10/2013 Değişiklikler olabilir Pakete dahil olan hizmetler: • Mekke’de 4 yıldızlı otel Afwaj Tawba’da konaklama • Medine’de 5 yıldızlı otel Hayatt Hotel’de konaklama • Konaklama ücretine yemek dahil değildir • Uçuş • Vize ve çekler • Rehberlik ve transfer hizmetleri Bilgi: Nuri Konuksever Tel: 0655 39 44 10• 020 386 84 35 www.safahacumre.nl • info@safahacumre.nl HOTEL MEKKE: http://www.booking.com/hotel/sa/afwaj-al-tawba.nl.html ( AFWAJ AL TAWBA) HOTEL MEDİNE : http://www.booking.com/hotel/sa/hayatt-international.nl.html (HAYATT HOTEL)

Ramazan Bayramınızı kutlar, esenlikler dileriz www.solarstream.nl info@solarstream.nl

TEL: 033 - 260 10 10


3

HABER

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

RAMAZAN GELDİ, HOŞ GELDİ Lycamobile ile Onbir Ayın Sultanı Ramazan’da da sevdiklerinizle en uygun fiyatlarla doyasıya konuşun!

d Hollan l Bunde

voor

€19.90 gen /30 Da

ellen naal B • Natio aal SMS’en n o ti a N • rnet onale iel Inte • Mob lige Internati e rd • Voo en Tariev el optie’s bundle nd n/ Voor bu amobile.nl/e www.lyc

Yeni kontör kartı

Holland Bundel Şimdi mağazalarda ve online olarak mevcut

SINIRSIZ Arama

SMS +

150MB

İndirimli Fiyat!

Türkiye

İnternet

ct

/dak

sabit hatlar

sadece

€19.90

/30 gün

ÜCRETSİZ SİM kart ve daha çok bilgi için www.lycamobile.nl ziyaret ediniz veya 0207543030 arayınız BURALARDA BULUNUR R

ALLE AANBIEDINGEN ZIJN GELDIG TOT EN MET 31-07-2013. De HOLLAND BUNDEL is verkrijgbaar voor € 19,90 op www.lycamobile.nl en in geselecteerde winkels. Met de HOLLAND BUNDEL krijgt u onbeperkt gratis beltegoed om naar vaste en mobiele nummers binnen Nederland te bellen. Ook ontvangt u onbeperkt gratis sms tegoed naar Nederlandse mobiele nummers en 150MB data voor 30 dagen vanaf de dag van aankoop. Binnen de HOLLAND BUNDEL belt u vanaf 1 CENT PER MINUUT naar vaste nummers in: China, Roemenië, Nigeria, Polen, Marokko en Turkije. Een starttarief van 19 cent per gesprek is van toepassing. Voor deze bundel is een fair use policy van 1.000 minuten en sms’jes van toepassing. Wanneer de bundel is verlopen of verbruikt geldt het standaardtarief. GRATIS ONBEPERKT BELLEN EN SMS’EN VAN LYCAMOBILE NAAR LYCAMOBILE & GTMOBILE binnen de HOLLAND BUNDEL is onderhevig aan een “fair use policy” van 3.000 minuten en sms’jes. Wanneer de gratis belminuten verbruikt of verlopen zijn geldt voor gesprekken van Lycamobile naar Lycamobile & GT Mobile een tarief van 0 cent per minuut voor de eerste 30 minuten per gesprek met een starttarief van 24 cent per gesprek. Na 30 minuten geldt een tarief van 15 cent per minuut. Wanneer de gratis sms’jes verbruikt of verlopen zijn geldt van sms’jes van Lycamobile naar Lycamobile & GT Mobile een tarief van 12 cent per sms. Lycamobile behoudt zich het recht voor om prijzen, aanbiedingen en diensten te allen tijde te wijzigen.

LM_NL_Haber_Newspaper_285x386mm.indd 1

24/06/2013 17:33


HABER

4

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

İNSAN KOLAY YETİŞMİYOR

R

otterdam’daki Feijenoord İlce Belediye Başkanı Seyit Yeyden ve Yardımcısı Turan Yazır’in istifasıyla sonuçlanan son durum bize yeni şeyler öğretti. Hollanda’da yerleşmiş olan statüko, Türk toplumuna ve bireylerine topluca bir mesaj vermek istedi. Bu mesaj “O kadar da kendi gücüne güvenme, ben istediğim zaman seni oradan almasını bilirim" şeklinde okunabilir. Bu statükonun üyeleri bazı siyasetçilerden, bir takım medyadan ve Hollanda’nın iyiliğini istemeyen birtakım akılsız insanlardan oluşuyor. Başkan Seyit Yeyden’in başkanlık pozisyonu, daha kendi ifadesi ve savunması alınmadan, tabiri caizse statükonun tanrıları tarafından kurban edilmiştir. Bu kararı statükonun tanrıları aldı belki, ama uygulamayı maalesef genelde olduğu gibi piyonlarla gerçekleştirdiler. Ve bu piyonlardan bazıları Türk kökenli siyasiler. Ya akılları ermediği ve siyaseti taşıyamadıkları için alet oldular, ya da daha pozisyonlarının akıbetinden korkup göğüs germeye cesaret edemediler. Seyit Başkan’ın neredeyse kendi garantisi zannettiği kendi grubu PvdA ekibinin yanlış bir taktik hamlesi, bu sonu getirdi. Olay aslında çok derinlere dayanıyor. İzah etmeye çalışalım: Feijenoord Bölgesi’ndeki bir cami yurdunun 22 yıldır ruhsatsız idare edilegelmesiyle patlak veren olaylarda kabak, en sonunda Türk kökenli yöneticilerin başı üzerinde patlatıldı maalesef.

Olayı araştırmak için görevlendirilen Belediye Yönetimleri Kurumu üyelerinin hazırladığı rapor sanki magazin haberleri verir biçimde düzenlenmiş yer yer. Seyit Yeyden ile bizzat görüştüm. Başkan kendi döneminde verilen 211 sübvansiyonun tamamen yasal koşullarda olduğunu aktarıyor ve rapor da bunu doğrulamış zaten. Üstelik bu 211 sübvansiyondan sadece 8 tanesi Türk kuruluşlarına verilmiş. Bu dönemde alınan 2200 karar, kanunlar ve hukuk çerçevesinde ve tarafsız raporun bunu da onayladığını söylüyor. Raporda tek sorun olarak “Feijenoord’da yerleşik kokuşmuş bir yönetim” olarak gösteriliyor. Yani bu kokuşmuşluk zaten yıllardır Feijenoord’a hakim imiş. Sanki bir zihniyet “bu kokuşmuşluk kalsın, günü geldiğinde istemediğimiz şahsiyetleri görevden uzaklaştırmak için kullanabiliriz” şeklinde uyarlanmış. PvdA(10) , CDA(2) ve Groenlinks (2)’ten oluşan koalisyonun 14 üyesi var. Toplamda 25 üyeli bir belediye olan Feijenoord’da 10 kişilik PvdA’nın 5 tanesi Türk kökenli üyelerden oluşuyor. Hollanda medyasında çıkan karalama kampanyasında sürekli Türkler kayırmacılıkla suçlanınca, Başkan Seyit Yeyden ve ekibi bu konuyu araştırması için Belediye Yönetimleri Kurumu’na sevkediyor. Seyit Yeyden ‘Bu kadar suçlamaya gelemezdik’ diyerek bunun açığa kavuşmasını istiyor. Hollanda basının sürekli baskısı ve PvdA ilçe grubunun, raporu daha incelemeden bir telaşa kapılması,

İBRAHİM KARAMAN

acemice denilebilecek bir şekilde desteklerini belediye yönetiminden çekmeye kadar veriyor. 5 Türk kökenli üyeden sadece Serdar Çiçek, PvdA’nın üstten gelen baskısına boyun eğmeden, suçlamaları reddederek partiden ayrılıyor. Diğer Türk kökenli üyeler ise partide kalmayı ve partinin kendilerine biçtiği görevi, yani PvdA desteğini çekmeyi seçiyorlar. Sadece birisi daha parti dayatmasına boyun eğmeden istifa edip kendi grubunu kursa koalisyon düşecek, yeni koalisyon kurma çalışmaları için süreç başlayacak ve Seyit Başkan’ın istifasına gerek kalmayacak. Ancak bilinmeyen bir el diğer Türk kökenli 4 üyenin basiretini bağlıyor ve olaylar iddia olunanların kendilerini savunabilecekleri günü bile beklemeden istifa zorunluluğunu getiriyor. 90 bin nüfuslu Feijenoord’un yaklaşık 20 bini Türklerden oluşuyor. Olayları Türk toplumu daha algılayamadan bir katakulli ile, sevilen bu 2 insanımız görevlerini bırakmak zorunda kalıyorlar. Daha iyi yerlere geleceklerinden ve layık olduklarından kuşkumuz yok. Tanıyan, tanımayan herkes üzüntüsünü dile getiriyor bu insanlarımızla karşılaştıklarında. Ancak bu süreçte, bizden olan başkana ve yardımcısına yeterince omuz çıkamadığımızın acısını önümüzdeki yıllarda da çekeceğiz. Bu insanlar kolay yetişmiyor. Siyaseti daha emin adımlarla yürümek için Siyaset Okulu’nun gerekliliği bu vesileyle bir kez daha hatırlatılır. İlgilisine!

Bayram Tebrikleri

Hooglandsekerksteeg 8a 2312 HR Leiden Tel: 071 - 512 20 70 n a z Rama Fax: 071 – 513 83 63 tlar u k ı ız info@aktiereizen.nl ın m yra

ibrahim@haber.nl

KEM SÖZ SAHİBİNE AİTTİR Geçen sayımızda yayınladığımız ‘Gezi Parkı Hollanda’daki Türkleri de böldü’ başlıklı yazımıza birkaç adet tepki geldi. Tepki verenlerin hepsi kamuoyunda yakından tanıdığımız insanlar. Zaten çok büyük bir Türk kamuoyumuz yok ve bu arkadaşlarımızın gündeme mâlolmuş şahıslar olması da anlaşılabilir bir durum. Gezi Parkı olaylarının Hollanda Türklerini de farklılaştırması ve çoklarının kamuoyunda bilinen ya da bilinmeyen yönleriyle görüş bildirmeleri bizim açımızdan haber değeri taşıyan bir durumdu ve bunu haberleştirdik. Yazıları nerden aldık? Facebook, Twitter gibi sosyal medya ortamından ya da bir şekilde bize ulasan basın bildirilerinden derlenmiş yazılardı. Facebook’tan temin ettiğimiz yazılardan dolayı, listelerimizdeki bazı şahıslar anlaşılmaz tepkiler gösterdiler ve kendilerinden izinsiz bunu nasıl yayınladığımızın ihtirasına düştüler. Tepki veren arkadaşlarımız, daha önce sosyal medyada paylaştıkları görüşlerinin doğru olup olmadığını, o görüşlerin bizatihi kendisini tartışmak yerine, sırf bu bilgileri kendilerine sormadan gazetede yayınladığımızdan ötürü müşteki olduklarını bildirdiler. Adı üstünde: SOSYAL MEDYA. Bu ortama düşmüş herşeyin haber değeri olabilir. Bu gündemi nasıl değerlendirdiğinizle alakalı bir durum. Hollanda medyasında da, Türkiye’deki medyada da artık sosyal medyaya düşen yazıların haber değeri taşıdığı bir vakıadır. Kaldı gitti ki biz HABER Gazetesi olarak Gezi Parkı Olayları’nın halkı düşünce olarak ikiye bölmesinden oluşan durumda bile, 'bunlar iyidir bunlar kötüdür' diye bir seçenek vermedik. Sadece o olayların Hollanda’ya gereksiz

www.tur-ned.nl Bayramınız mübarek olsun

Ba ileriz iyi tatiller d

bir şekilde sıçramasını gözler önüne seren bir haber oluşturup durum tesbiti yaptık. Haberde verilen 'eski iş arkadaşları, karı-koca bile birbilerine müsamahalı davranamadılar’ manasındaki yazı için telefonla arayan ya da Facebook’dan yazan arkadaşlar, tartışmalarının ya da bozuşmalarının sözkonusu olmadığını ve bunu okurlarımıza iletmemizi istediklerini bildirdiler. Ne güzel, sevindirici bir durum işte, eğer öyleyse. Biz de zaten bu tür bozuşmalara ya da kamplaşmalara fırsat vermeyelim görüşündeyiz. Ancak gazetemiz dağıtılmaya başladıktan sonraki günde ‘durumdan vazife çıkaran’ bir kızımız, bol hakaret ve iftira içeren, beni şahsen tanımayan biri tarafından formüle edildiğini bildiğim, epey hazımsız bir yazı yaz(dır)ıp, ortağı olduğu bir websitesinden yayına aldı. Kendisine bir tetikçi görevi çıkarması kendi bileceği bir iştir, sonuçta kişisel özgürlükler ve medya özgürlükleri demokrasilerin vazgeçilmezidir. İftira, yalan ve küfür içeren kafasının içindeki düşüncelere de bir şey diyemem. Varsın orada sınırsız özgürlüğünün tadına baksın. Ancak iftira ve yalan içeren tüm yazdıklarını kendisine iade ediyorum. Kem söz sahibine aittir. Birilerinin bu olayları kullanıp kendilerini popüleştirmesine ve gereksiz polemiklere alet olmak, geleceğimiz bir oyun değildir. Biz kişisel haklara saygı çerçevesinde, şahısların kendilerine hakaret ve küfretmeden, insanları aşağılamadan ve hiç bir durumda olayları terörize etmeden, sorumlu yayıncılık anlayışımızla işimize devam edeceğiz. İçlerinde bulundukları feraset tıkanmasından arınmalarını temenni eder, ‘iyi günler göreceğiz çocuklar’ deyişiyle umudumuzu kaybetmemiş olmayı salık veririm.

Ramazan Bayramınız kutlu olsun

Eerste Constantijn Huygenstraat 10G • Amsterdam

Ramazan Bayramınızı kutlar, esenlikler dileriz Meent 15 3011 JA Rotterdam

www.deisbo.nl

Amersfoort Türk İşadamları Dernegi vatandaşlarımızın Ramazan Bayramını kutlar, hayırlı bayramlar diler.

De ISBO wenst u een gezegend Ramadan feest toe.

www.finma.nl Tüm vatandaşlarımızın Ramazan Bayramını kutlarız.

Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimizle kutlar, sağlık ve afiyetler dileriz.

Ramazan Keyifli bir e Bayramı v iliyoruz başarılar d

www.nunu-uitzendbureau.nl info@nunu-uitzendbureau.nl


5

HABER

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

YDVK (Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu) ilk toplantısını yaptı Yurtdışında bulunan ve sayıları 5,5 milyonu aşan vatandaşlarımızın, yaşadıkları ülkelerde ekonomi, bilim, sanat, spor ve siyaset gibi farklı alanlarda giderek daha etkin ve başarılı olmaları amacıyla kurulan, Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu ilk toplantısı 17-18 Haziran 2013 tarihinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, Kamu Kurumları temsil-

Kimler katıldı?

Turgut Torunoğulları Onursal Üye

 Katıldı

Ejder Köse Üye

 Katıldı

cileri ve Danışma Kurulu Üyelerinin katılımlarıyla Ankara’da gerçekleştirildi. Kurul içerisinde oluşturulan alt çalışma grupları: Ekonomi İstihdam ve Ticaret Kurulu, Hukuk ve İnsan Hakları Kurulu, Kadın Aile ve Gençlik Kurulu, Sağlık ve Sosyal Güvenlik Kurulu, Bilim ve Sanat Kurulu, Eğitim ve Kültürel değerler Kurulu, Türkiye ile ilişkiler Kurulu, İletişim, Eşit katılım ve Örgütlenme Kurulu gibi farklılaşan konularda stratejiler ve politikalar üretilmesi amacıyla alt çalışma grupları oluşturuldu.

Doç. Dr. Özcan Hıdır Üye

 Katıldı

Yurtdışındaki vatandaşlarımız, ABD, Almanya, Avustralya, Avusturya, Balkanlar, Belçika, Danimarka, Fransa, Hollanda, İngiltere, İsveç, İsviçre, İtalya, Kanada, K.K.T.C., Norveç, Orta Doğu ve Afrika ve Orta Asya gibi 19 ülke ve bölgeden belirlenen 70 kişi tarafından temsil ediliyor. YVDK’da; Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı, Adalet, Aile ve Sosyal Politikalar, Avrupa Birliği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Dışişleri, Ekonomi, Gümrük

Yusuf Altuntaş Üye

 Katıldı

Lentevoordeel wees er snel bij OP=OP 96 12 51 delig 12 persoons

299,00

149,95

persoons servies

delig 12 persoons

199,-

149,95

99,95

99,95

Osman Elmacı Üye

Eşinin rahatsızlığı nedeniyle katılamadı

ve Ticaret, İçişleri, Kültür ve Turizm, Maliye, Milli Eğitim, Milli Savunma ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlıkları ile Diyanet İşleri Başkanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının en az Genel Müdür düzeyindeki temsilcileri ile Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürü, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği temsilcisi yer alıyor.

85

Transparant Bone 499,delig 399,12 persoons

Mini showroom Schiekade 594 - Rotterdam Elke dinsdag tot 10-17 uur open of bel voor afspraak Tel: 0618-474283 www.porseleinservies.nl kutahya@porseleinservies.nl

Bayram Tebrikleri

www.sancak.nl

Tüm İslam aleminin Ramazan bayramını kutlar, bütün vatandaşlarımıza esenlikler dileriz.

Slinge 584 1.kat 3086 EX Rotterdam

Koç Sucukları ve Sancak Sucukları adına, tüm İslam aleminin Ramazan bayramını kutlar, tüm vatandaşlarımıza esenlikler dileriz. Tel: 030 - 296 37 67 Kanaalstraat 56 3531 CK Utrecht

Ramazan Bayramınızı kutlar, esenlikler dileriz. Tel: 026 3610119 Gildemeestersplein 302 - Arnhem

Nu ook Catering... Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimizle kutlarız.

HAYIRLI BAYRAMLAR DİLİYORUZ


HABER

6

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

HD videobewaking in een nieuwe dimensie 5 x hoger resolutie en realtime - over coax met HD - SDI

Beveilig uw woning, kantoor of winkel met het beveiligingssysteem van ADACAMS

Hayırlı Ramaz anla diler, tü r m müşter ilerimiz in ve vata ndaşlar ım Ramaz an Bayr ızın a kutlarız mını .

GÜVENLİK

"Aile şirketlerinde sürdürebilirlik" semineri başarılı geçti HOTİAD tarafından organize edilen ve Doğuş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Çepni'nin, HOTİAD Yöneticilerine ve üyelerine “Aile şirketlerinde sürdürebilirlik” seminer i Tiel'de yapıldı.

“DAHA UZUN SÜRDÜRÜLÜR”

Seminerde çeşitli alanlarda aile şirketlerinin sürdürülebilme imkanı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Elif Çepni, "Aile şirketlerinin çok uzun ömürlü olmadığı yönünde iddialar var, ancak bunlarin böyle olmadığını kanıtlayacak çok sayıda örnek siralayabilirim. Halen birkaç kuşağı geride bırakmış olan şirketler var. İyi yönetildiği takdirde bunu gerçekleştirmek mümkün. Aile şirketlerinin ömrü 25, 30 yıl olmak zorunda değil. Kendi öz kaynaklarınızla büyüyebilmek çok önemli” dedi. Bilgilendirme seminerinrin devamında Prof. Dr. Elif Çepni, “Hep aile şirketi olarak kalmayın, kurumsallaşmayı hedefleyin. Çalışanınız mutlu olursa veriminiz daha yüksek olur. Çalışanınıza odaklı olursanız, o zaten müşteriye odaklanacaktır. Uzun süreli

olmak istiyorsanız, dış dünyaya uzak kalmayın” diyerek yöneticilere öğütler verdi.

“RİSK ALMAK GİRİŞİMCİLİĞİN RUHUNDA VAR”

Risk almanın girişimciliğin ruhunda bulunduğunu belirten eden Doğuş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Çepni, “Marka olma ve kaliteleşme beraber yürüyebilecek iki konudur. Ne kadar risk alınacağına iyi karar vermek gerekir. Ayrıca ‘sözü senet’ imajını da çok önemsiyorum. Avrupa’daki Türk girişimciler olarak Türkiye’nin buralardaki imajında çok önemli rol oynayacaksınız” dedi.

“ANAVATANA KATKI AZALDI”

Prof. Dr. Elif Çepni, Avrupa’daki Türklerin Türkiye'ye yıllarca önemli katkı sağladıklarını, ancak son yıllarda Türkiye’nin bu grup ülkeler sıralamasında ilk 10’a giremediğine dikkati çekerek, bunda ekonomik krizin yanı sıra birikimlerin yaşanılan ülkede değerlendirilmesinin de etkili olduğunu söyledi.

SİSTEMLERİNDE

DOĞRU ADRES Schiedamseweg 213 3026 AN Rotterdam

www.adacams.nl

010-462 35 69

Bayram Tebrikleri

TIKDF Hollanda Türk İslam Kültür Dernekleri Beijerlandselaan 42-44 3074 EK Rotterdam Federasyonu adına tüm İslam aleminin Ramazan Bayramını kutlar, Bereketli bir Ramazan ve hayırlara vesile olmasını dilerim. keyifli bir bayram dileriz. Arif Yakışır

Vatandaşlarımızın ve müşterilerimizin Ramazan Bayramını kutlar, esenlikler dileriz Rhoneweg 12-14 1043 AH Amsterdam T: +31 (0) 20 480 80 50 W: www.rhone-events.nl

Kilim Restaurant Ramazan Bayramınız kutlar, nice bayramlar dileriz

Vatandaşlarımızın ve müşterilerimizin Ramazan Bayramını kutlarız.

Ceintuurbaan 246 1072 GG Amsterdam T: +31 (0) 20-6762421 E: info@kilim.nl W: www.kilim.nl


7

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

HABER


HABER

Hollanda semalarında eğlenceli bir radyo TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

8

Radyo kurucusu Selami Coşkun'la röportaj Selami Coşkun

S

on zamanlarda adı gittikçe daha sık duyulan ve kapsam alanını Almanya, Belçika gibi Batı Avrupa ülkelerine de genişleten Taksim FM’in ilginç öyküsünü okurlarımızla paylaşıyoruz. Taksim FM radyo fikri nasıl oluştu? Taksim Fm radyosu 3 öğrenci tarafından kuruldu. Muhammet Bölükbaşı, Cihan Özkaya ve Selami Coşkun tarafından kuruldu. Radyo sahiplerinden biri olan Selami Coşkun 2010 yılında Limburg’ın Roermond şehrinde , lokal bir radyoda haftada 3 saat Türkçe yayın ile başladı. Son yıllarda radyo kavramı bir hayli önem kaybetmişti, insanların müziği erişimi kolaylaştıkça insanların da radyolara ilgisi bir hayli düşmüştü. İste bu dönemde bizler akıllı telefonların artışıyla radyo kavramına yeni bir tat kattık. Akıllı telefonlarda yaptığımız uygulamalar ve erişimi kolay olan bir radyo oluşturduk. Türk insanlarının hayatında müzik kavramı diğer kültürlerden farklı, bizler bir anda dinlediğimiz dertli türküde ağlayıp anında oyun havasıyla oynayabilen milletiz. Bu yüzden büyüyen büyük internet pazarında eski radyo kavramını karıştırıp ortaya yeni bir radyo Taksim FM çıkardık. Taksim FM’i diğer radyolardan farklı kılan nedir? Avrupa’da yeterli profesyonel Türk radyosu olmadığı belli, şayet bizleri diğer radyolardan ayıran fark şudur. Erişimi kolay olan Türk radyolarına gurbetçi olarak gönderdiğiniz mesajlarınız çok geç veya hiç okunmuyor. Bize ulaşıp istekte bulunmak bu konuda daha da kolay. Diğer taraftan radyocu ve dinleyici arasındaki mesafeyi yakınlaştırdık. Medya denince insanlarımız çoğu zaman ulaşılması kolay olmayan bir veri düşünüyorlardı. Radyomuz bu klişe durumu yendi. Bize ulaşmak görüşmek çok kolay. Gençlerimizin bizleri çok beğenmesinin en büyük nedenlerinden biride sosyal medyayı akıllı bir şekilde kullanmamız. Belki de sosyal medya üzerinde istek ve yorum okuyan ender radyolardan biriyiz. Sosyal medyada gurbetçi gençlerin beğendiği müziklere kolay ulaşabiliyorsunuz. Avrupa’da ciddi bir

sanatçı potansiyeli var. Gurbetçi gençlerin müzik konusunda bir hayli istekli olduğu da ortada. Fakat bu gençlerin Türkiye’deki bazı yarışmalara yem olacağına, kendi özelliklerine güvenerek, daha tabandan, radyodan kendilerini duyurma imkanı verdik. Bu yüzden yeni çıkan müzikler, parçalar ve albümler Taksim FM tarafından hemen paylaşılıyor. Radyonuzda ne tür programlar yapıyorsunuz? İnsanlarımız eğlenceyi seviyorlar. Zaten Avrupa’da bütün gün çalışmış, okuldan gelmiş insanlarımızın bir de çok ciddi bir proğram dinleme zevki kalmıyor. Proğramlarımızda gençlerin dilini kullanmaya çalışıyoruz. Çoğu eğlenceli programlar oluşturuyoruz. Her saatin kendine ait dinleyici kitlesi var. 25’e yakın sunucumuzun bulunduğu radyomuzda herkesin kendine ait konsepti var. Mesela gece saat 00:00’da daha çok slow müziklerle insanlar hikayelerini paylaşıyor, haftada 2 gün canlı müzik şölenimiz oluyor, öğlen saatleri remix ve pop şarkılarına yer veriliyor. Yani seçim çok, ama bunun yanısıra diğer radyo kanallarımız da var. Diyelim girişimci olarak dükkanınızda radyo dinlemek istiyorsunuz. Fakat aradaki reklamlar ve canlı yayın sunucusunu dinlemek istemiyorsunuz. İşte bu zaman yapacağınız tek şey diğer kanallardan zevkinizi dinlemektir. Pop, Slow, Rock, Arabesk Arabic, Yabancı kanallarımız ile herkes kendini ait olan zevkini radyoda bulabiliyor. Dinleyici potansiyeli nereden? En büyük dinleyici potansiyelimiz beklenenin aksine Almanya’da.Almanya’nın büyük şehirleri olan Köln, Duisburg, Düsseldorf, Dortmund gibi şehirlerden çok büyük dinleyici potansiyeline sahiyiz. Aynı zamanda Hollanda’da buna yakın dinleyiciye sahibiz. Bunun yanındaBelçika, Danimarka, Fransa gibi ülkelerden de dinleyici kitlemiz var. Mütevazi olmayı severiz, ama Avrupa’nın en büyük Türk Internet radyosu olduğumuzu iddia etmeden geçemeyeceğim. Yaş gurubu olarak bizleri nedense hep küçümsediler. Radyomuzu dinleyen kitlenin 16 yaşından

"Stüdyomuzu, özellikle Eindhoven şehrine kurduk. Avrupa’da Türklerin en çok kaldığı şehirlere baktığımız zaman ve aynı zamanda Almanya, Hollanda ve Belçika’nın ortasında bulunan Eindhoven şehri, erişimi kolay ve tam santral bir noktada." 45 yaşına kadar olan geniş bir kitle olduğunu söylemek isterim. Sosyal medya sayfalarından aldığımız istatistikler bu verileri ortaya çıkarıyor. Radyonun eskisi kadar popüler olmadığını düşünenler var. Sizin bu konuda görüşünüzü açıklayabilir misiniz? Genel anlamda insanların müziğe erişimi kolaylaştı. Hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan mobil cihazlarla birlikte her an, her ortamda müzikle iç içeyiz. Ancak radyoculuğun ayrı bir büyüsü var. Hem programcı hem dinleyici açısından. Bir söz söylemek, parçaya ilişkin yorum yapmak, bir düşünceyi paylaşmak. Bu insan sesine, sıcaklığına olan inancımız dolayısıyla da bir internet radyosu olmamıza rağmen kendi stüdyomuz, canlı programlarımız var, DJ’ler gelip canlı performans sergileyebiliyor. Bu tılsımın kaybolmayacağına inanıyoruz. Unutmayalım ki hâlâ belli süzgeçlerden geçirilmiş iyi müziği duymak isteyen milyonlar var. Zorluklar çektiniz mi kurma aşamasında ya da süreç içinde ? Radyomuzu kurmak için ilk başta stüdyo hazırladık. Her kurum gibi bizlerinde büyük

medya kurumu olma niteliğinde hazırladığımız bir model var. Radyolar gelirlerini dinleyiciden değil şirketler ve girişimcilerden kazanırlar. Yavaş yavaş ve zorla olsa da şirketlerimizin çok ta meyilli olduğunu görmedik. Mesela restoran sahibi 24 saat Taksim FM çalıyor ama reklamlarını bu radyodan yürütmüyor. Ciddi maddi sıkıntılar atlatsak ta, hamdolsun ki radyomuzu her zaman ilerletme çabası içindeyiz. Bir diğer üzüldüğüm nokta da Hollanda’daki çoğu sivil toplum kuruluşlar, diğer medya üyeleri ve önde gelenlerinin bize ilgi göstermemesi. Hollanda çapında 10 binlere ulaşmış Avrupa çapında yüzbinlere ulaşmış bir kurumun yok sayılmasını kabullenemeyiz. Üzüldüğümüz noktalardan biri mesela farklı kurumların davetlerinde yer alamamamız veya davet edilmememiz. Bize Taksim FM’i tek cümlede anlatabilir misin? Bizim en büyük kalitemiz bence radyomuzda ciddiyetsiz bir ortamda verdiğimiz ciddi mesajlardır. Şakşak programın tam ortasında konu birden İstanbul’un fethine gelip tarih dersi verebiliyorsunuz; işte radyomuzun bu özelliğini çok seviyorum.

Programcı olarak müzik hakkında da bahsedelim, İzlediğimiz kadarıyla sen de güzel şarkı söylüyorsun. Bize en çok beğendiğin şarkıları söyler misin? Türk müziğinde iki dönem tanırız. Yaz ve kış. Yazın daha çok hareketli parçalar, insanın içine cıvıl cıvıl yapan eserler ortaya çıkar. Kışın ise daha çok duygusal, slow türü müziklerden oluşur. Son aylarda Gökhan Özen’in ‘Budala’ isimli parçası gerçekten en çok beğendiğim şarkılardan biri. Onun yanı sıra Hollanda’da doğup büyüyen eski ‘O Ses Türkiye’ yarışmacısı Betül Bayram’ın cover yaptığı Sezen Aksu’nun ‘Değer mi?’ isimli parçayı da çokça dinliyorum.

Yayın esnasında komik durumlar ya da duygusal anlar yaşıyor musunuz hiç? Yaptığım programlardan biri geceleri ‘Hikayemi Paylaştım’ programı. Facebook üzerinden bana ulaşan veya yayınıma telefonla katılan insanların hayat hikayesini paylaştığım bir program. Bu programdaki sihirli sözümüz “senin tecrüben başkasına ibret olsun’’ cümlesi. Sen anlat ki başkası da yaşamasın, hayatta öne çıkan bin bir türlü olaylara hazırlıklı olsun. Beni en düşündüren hikaye Almanya’nın Stuttgart kentinden geldi. Genç kızımız hem abisini hem de babasını kaybetmişti. Annesinin de ayrı biriyle yaşayıp kendisinin yapayalnız kaldığı dünyada sadece benim programlarımı dinliyordu. Çünkü “Selocan senin sesin babamın sesine benziyor, seni dinledikçe onu hatırlıyorum” mesajı beni gerçekten hüzünlendirmişti. Hayata bağlanmaya çalışan gencecik bir kızın, benim sesimi duyup ta rahmetli babasını hatırlaması beni gerçekten hüzünlendirmişti. Aynı programda evden kaçan bir genç kızımızı canlı yayında konuşup çabalayıp evine dönmesi için ikna etmiştim. O genç kızımızın annesinin telefon açıp yayınımızda ettiği dualar beni çok memnun etmişti. Radyocu demek aslında bin tane bireyle özel görüşen bir şahısmışsın gibi, program yapan bir insandır. Bütün bireylerin beğendiği müziği, söyleşiyi, duygusallığı yansıtmaktır.

Radyomuzda program yapan Erdo kardeşimiz çıkardığı 'Erdo-sonsuza' isimli parçayı da yazın hep dinlerim. Slow müziklerde daha çok Ersan’ın ‘İlk Kez’ isimli parçasına yer veririm ve yine çok beğendiğim bir sanatçı olan Gökhan Tepe’nin eserlerine yer vermeye çalışırım. Haber gazetesine röportaj için teşekkür ederim. İnşallah bizler de bundan böyle her sabah 'Sümeyye ile Umutla' programımızda Haber Gazetesi'nden haberler ve yazılar okuyacağız. Güzel bir çalışma olacağı umuduyla. Herkesin Taksim FM Iphone veya Android uygulamalarını indirmelerini tavsiye ederim.


9

HABER

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

10 YIL

% 3,95 'dan başlayan faizler


HABER

10

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

ADVERTORIAL

Hayat boyu garantili göz lazeri Visus Oogkliniek'te Rotterdam'da 5 yıldır hizmet veren ve Türkler arasında henüz çok iyi bilinmeyen modern bir göz kliniğini tedavi ve hizmetleriyle vatandaşlarımızın beğenisini kazanmaya devam ediyor. 5 milyon yatırımla kurulmuş bu gözde kliniğin sahibi bir Türk: Dr. Nusret Baş. Türkiye'de ilk göz lazerini gerçekleştiren Doktor Nusret Baş, 28 yıldır tek başına 60 binden fazla göz lazer ameliyatı gerçekleştirdi. Yani tüm Hollanda'daki göz doktorlarının toplamından daha fazla. Visus'ün bir başka doktoru, Doktor Hayati Bey'in verdiği bilgileri beğenerek okuyacaksınız.

%100 memnuniyetimiz var. Türkiye’deki ameliyat larda 6 ay garanti bile alamazsınız, ama bizde ömür boyu garantili.

V

Dr. Hayati Güzel

isus Oogkliniek nasıl bir kurum? Kısaca anlatabilir misi-

niz? Visus Oogkliniek 5 yıldır Rotterdam’da aktif. Burada açmadan önce uzun yıllardır Türkiye deneyimimiz var. Visus Oogkliniek Doktor Nusret Baş tarafından kuruldu. Doktor Nusret Baş, Türkiye’nin en önde gelen göz cerrahlarından birisi. Kendisi Türkiye’de ilk göz lazer ameliyatını yapan doktordur. Şu anda 2012 yılı itibariyle Hollanda’nın en büyük göz lazer kliniğiyiz. Rotterdam’da n sonra yakında, Amsterdam’da da bir şube açacağız. Türkiye’deki hizmet fiyatları Hollanda'dan daha ucuz olduğu için hizmeti ve Türk doktorlarını, Hollanda'daki Türklerin bizzat ayağına getirmek istedik. Kliniğimiz 5 milyon Euro’luk bir yatırımla ku-

ruldu. Şu anda içinde, ‘Wavelight Concerto’ dediğimiz, dünyanın en gelişmiş ve en pahalı göz lazer cihazı mevcut. Bu cihaz dünyada sadece 4 adet bulunmakta. Amerika, Japonya, Almanya ve birde bizde Hollanda’da var. Bu cihazla öyle güzel sonuçlar alıyoruz ki, Türkiye’den sırf bu cihazda göz lazeri olmak isteyen müşterilerimiz bile geliyor Hollanda’ya. Visus Oogkliniek'te şimdiye kadar 10.000’den fazla ameliyat yaptık ve bunların çoğu lazer ameliyatı. Bu ameliyatların sonucunda her hangi bir komplikasyon her hangi bir sıkıntımız söz konusu olmadı. Şu anda Hollanda çapında en yüksek notu

HABER okurlarına 400,- Euro indirim

Sigortalar göz lazer tedavisini karşılıyor mu?

Türkiye’de olunan göz lazerini Hollanda’daki hiç bir sigorta karşılamıyor. Kliniğimizdeki tedavilerde ise bir kısmını karşılıyor. Bu miktar vatandaşın sigortasına bağlı. Her kurum kendine göre bir bölümünü karşılıyor. Mesela Zilveren Kruis üst paketlerde 1000 Euro’ya kadar göz lazerini karşılıyor. Websitemizden hangi sigorta şirketlerinin ne kadar geri ödeme yaptığını öğrenebilirsiniz.

GÖZ LAZERİ NORMALDE 1998,- EURO. HABER OKURLARINA %20 İNDİRİMLİ Visus Oogkliniek Yöneticileri HABER Gazetesi indirim kodu ile gelenlere %20 indirim uyguluyor. Basit bir örnek: Diyelim ki Amersfoortse veya Zilveren Kruis'te sigortalısınız. Göz lazer tedavisi olduğunuz takdirde, €1998,- fiyatından 400 Euro indirim alıyorsunuz. Sigortanız ortalama 750 Euro ödeyebilir. Bu takdirde cebinizden çıkan toplam fiyat 850,- Euro oluyor. Visus Oogkliniek Rotterdam’ın en prestijli bölgelerinden birisi olan Kralingen’de. 1000 m2 bir alan üzerinde. Ücretsiz park yerleri mevcut. Otoyola, metroya, otobüs durağına ve tramvaya yakın.

(reviews) alan kliniğiz, 10 üzerinden 9.5 aldık ortalama. Ameliyatlarımıza müşterilerimize garanti veriyoruz. Hangi çeşit göz ameliyatları yapıyorsunuz? Biz buraya lazer operasyonları olarak başladık, yaptığımız ameliyatlar en son teknoloji ile yapılmakta, ‘İntralasik’, yani halk dilinde bıçaksız göz lazeri olarak bilinen yöntemi yapıyoruz. Kişiye göre nasıl bir uygulama? Bir hastanın önce teşhisi yapılıyor, hangi ameliyat ve teknik en uygun ise o kişiye o yapılıyor. Ama büyük çoğunluğu İntralasik dediğimiz, bıçaksız, ağrısız, kansız ve 4 saat sonra normal görme garantili ameliyatlarla tedavi ediliyor. Okuma gözlüğünden de kurtarıyoruz biz, ne okuma için ne de genel anlamda gözlük ihtiyacı kalmıyor. İntralasik'in yanı sıra Ka-

tarakt ameliyatları, göz içi lensleri, gibi farklı ameliyatlar da yapıyoruz. ‘Intake’ yani muayene görüşmesinde neler olur? Bu görüşme normalde 1 saat sürüyor ve doktor tarafından gerçekleştiriliyor. Göz tansiyonu ölçülüyor, gözün derecesi ölçülüyor, korneanın deforme olup olmadığı ölçülüyor. Bu ölçümlerden sonra doktor tarafından en son teknolojik cihazlar aracılığıyla bütün gözün en ön tarafından en arka tarafına kadar komple kontrol ediliyor. Bu yüzden de yanılma payı çok az. Göz lazer ameliyatı ne kadar sürede tamamlanıyor? Ameliyatlar çok kısa sürüyor. Ameliyatın kendisi, birinci bölümde göz başına 27 saniye sürüyor, ikinci bolümde göz başına 1 dakika sürüyor. Toplam 3 dakikada hastamızla sohbet ederek bitiriyoruz zaten.

3 dakikada gözlükten kurtulun

Ameliyat süresince, sı- ruz ameliyattan sonra, bu rasında esnasında bir acı şekilde olası göz kuruması yanma veya batma gibi durumunda bu damlalarla bir şey hissediliyor mu? kurumayı önlüyoruz. Ameliyattan önce göze Kör olma ihtimali uyuşturucu damla dam- var mı hastanın? latılıyor. Bu esnada zaten Bu ameliyatlarla kör hastamızla sohbet ediyo- olma ihtimali hiç yok, sıruz ve hastamız hiç birşey fır! Uygun yöntem seçilehissetmiyor. Hiç bir şekil- rek ameliyat edildiyse hiç de ne iğne ne de bıçak gibi bir sıkıntı oluşmaz. şeyler kullanılmıyor. Daha Ameliyattan sonra 5 dakikalık bir bekleme normal hayata ne zaman süresince gözler dinlendi- dönebilir ameliyat olan riliyor. Daha sonra ikinci kişi? odaya alıyoruz hastamızı Ameliyat olan kişi 1 saat ve ikinci lazeri uyguluyo- klinikte bekliyor, bu arada ruz. Yine hastamız hiç bir- gözünde hafif bir yanma şey hissetmiyor, aynı göz- hissedebilir, bu yanma en lüksüz hali nasılsa öyle fazla dört saat sürer ve duruyor. dört saatin sonunda iyi Bazı insanlarda göz la- bir şekilde görmeye başzerinden sonra göz kuru- layıp istediği herşeyi yapıp ması ortaya çıkabiliyor. Bu hayatına tekrar döner. Yani çok normal birşeydir, bu bu ne demektir, sabah gegöz kuruması da maksi- lip, 4 saat sonra öğlen normum 6 ay sürer. Buna karşı mal hayatına gözlüksüz deyine damlalarımız mevcut, vam et. bunları da ücretsiz veriyo010-25 35 255 telefondan arayıp

randevu ve ücretsiz muayene için Yasemin Hanım'la görüşebilirsiniz.

Göz lazerinde güvenilir yöntem Göz lazeri nedir ve güvenli midir? Göz lazeri, gözdeki görme bozukluğu olan insanların, derecesini sıfıra getirip tekrar iyi ve net görmesini sağlamak ve bu sırada gözlük ve lens kullanımını kaldırmaktır. Göz lazeri tamamen lazer ışığıyla yapılıyor ve hiç bir yan etkisi yok, bilinen hiç bir sorunu yok. Dünyada geçtiğimiz 28 yıllık göz lazeri ameliyatlarında zannediyorum 40 milyondan fazla insan ameliyat olmuştur ve hiç bir yan etkisi veya gözlerde gerileme vakası görülmemiştir. Şu an dünyada yapılan en son ve en geliştirilmiş teknik ise İntralasik’tir ve bunun en ka-

liteli ve en pahalı cihazı bizim klinikte. Herkes göz lazer tedavisine uygun mu? Her göz lazer tedavisine uygun değil, bu uygunlukları ölçmek için, hastamız kliniğimize gelip ölçümler yaptırabilir. Gözü hangi tür ameliyata uygun, hangi teknik en doğru seçim olur, onu doktorumuzla bizzat görüşmek gerekiyor. Hastanın gözü göz lazer tedavisine uygun değilse ne oluyor?

Dünya genelinde uygun olmayan göz sayısı yüzde 2 ila 5 civarında, yani çok fazla değil. Eğer ki göz, lazer tedavisine uygun değilse, gözlükten kurtulmak isteyenlere başka opsiyonlarımız var.

Hollanda'da lazerin avantajları

Lazer tedavisinin fiyatları ne kadar? Tabii farklı yöntemler olduğu için, farklı fiyatlar var, ama biz vatandaşlarımıza en gelişmiş sistem olan İntralasik, yani bıçaksız göz lazeri yöntemini tavsiye ediyoruz. O yüzden burada sadece bıçaksız göz lazeri yönteminin fiyatlarını vereyim. Zaten vatandaşlarımız bizleri aradığında her şekilde geniş bilgilendirme verebiliriz. Normalde standart fiyatımız €1998 ve şu anda Hollanda’daki en düşük fiyat bizde. HABER okurlarına da %20 indirim uygulayacağız. Türkiye’de göz lazeri daha ucuz deniyor. Bunu tavsiye etmiyor musunuz? Tavsiye etmiyoruz, bunun birkaç nedeni var. Burada öncelikli olarak şunu belirtmek gerek. Göz lazerinde dediğimiz gibi çok farklı ameliyat türleri var. Her bir ameliyat türünün fiyatı farklı olabilir. Türkiye’de de fiyatların daha ucuz olduğu doğru, ama bizim klinikten göz lazer tedavisi olmanın avantajları daha çok. Bunlar neler? Birincisi Bizim kullandığımız cihaz, Türkiye’deki hiç bir hastanede yok. Bu makineyle en son teknolojiyle ağrısız ve çok hızlı bir şekilde ameliyat mümkün. İkincisi Türkiye’de çok başarılı doktorlar ve hastaneler

var, çok da başarılı sonuçlar alınıyor, ancak ameliyattan sonra muhtemel kontrol durumlarında her defasında aynı hastaneye gitmek zorunda kalmanız daha külfetli olur. Basit de olsa bir komplikasyon durumunda, yaptırdığınız hastaneye gitmeniz gerekir. Gitmezseniz sorun daha büyüyebilir. Üçüncüsü, Türkiye’de ameliyat olmuş birine Hollanda’daki bazı hastaneler zorluk çıkarıyorlar. Hollanda’da yaşayan birisi olarak Rotterdam merkezli Visus Oogkliniek’te tedavi olmanız durumunda siz bu komplikasyonlardan kurtaracaktır. Ek olarak Türkiye’ye göre ekstra avantajlarımız var. Biz ameliyattan sonra %100 görme garantisi veriyoruz, öncelikle bu kullandığımız cihazdan dolayı. Bu garanti nasıl çalışıyor? Eğer ki ameliyattan sonra gözlük kullanma ihtiyacınız varsa, paranızı geri iade ediyoruz. Şu ana kadar hiç kimse para geri iadesi istemedi, çünkü %100 memnuniyetimiz var. Türkiye’de ameliyat olanlarda 6 ay garanti bile alamazsınız. Ömür boyu garantimiz var bizim. Eğer ileride göz numarası değişimi olduğu takdirde, ki bu çok küçük bir ihtimal, o zaman tekrar kliniğimize gelip ücretsiz ameliyat olabilirsiniz.


11

HABER

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

Türk Hava Yolları yine birinci seçildi

Havacılık sektörünün en çok bilinen ve bu alanda çeşitli ödüller veren Skytrax şirketi bu yıl yine "Avrupa'nın En İyi Havayolu Şirketi" ödülünü Türk Hava Yolları'na verdi. Uzun uçuşlarda Business Class yolcularına 'Flying Chef' hizmeti sunan Türk Hava Yolları, dünya sırala-

masında "En İyi Business İkram Servisi" ödülüne de layık görüldü. Türk Hava Yolları, bu yıl da elde ettiği ödüllerle havayolu yolcuları nezdindeki bilinirliğine dair tercih sebebi olma yönündeki başarısını tescillemiş oldu. Türk Hava Yolları, Skytrax tarafından gerçekleştirilen denetimler ve dünyanın dört bir yanından 18,8 milyon yolcunun geri bildirimi ile neticelenen tüm değerlendirme kategorilerinde, "4 yıldız" alan Avrupa'nın tek havayolu şirketi olmaya devam ederken, 2012 yılında "Avrupa'nın En İyi Havayolu Şirketi" unvanına üstüste 3. kez sahip oldu.

Farklı çalışmaları ile tanınan Utrecht Mescid-i Aksa İmam Hatibi Ali Kartal hoca, yokluğunda kendisini vekalet edecek 'yardımcı imamlar' yetiştirdi. Yeterlilikleri İslam Toplumu Milli Görüş İrşad Başkan Yardımcısı Mehmet Hulusi Ünye tarafından sınanan 'yardımcı imamlar' imtahanı kazandıktan sonra sertifika

almayı hak kazandılar. Bir süre öncesine kadar, İmam hatipliğinin yanı sıra Kuzey Hollanda İrşad başkanlığı da yapan Ali Kartal hoca, üç ay kursa tabi tuttuğu öğrencilerinin imtahanı kazandıktan sonra sertifika almalarını sağlayarak, 'yardımcı imamlığa' bir resmiyet kazandırdı.

Yardımcı imamlar sertifikalarını aldılar

Webtasarım Webshops

internet teknoloji

Webhosting

internet teknoloji

internet teknoloji

Kurumsal kimlik (huisstijl)

internet teknoloji

Reklam/Flyer tasarım

ılır

internet teknoloji

Dynamic flash banner

Website scan (bedava)

internet teknoloji

Profesional team Güvenebileceğiniz doğru adres

y

skı

Ba

üm

nt

de

me

it ag

AyyildizWeb Broekstraat 32-215 6828 PZ Arnhem

m

arı

tas

ap

iz y

in ler

internet teknoloji

T : +31(0)26 711 32 32 E : Info@ayyildizweb.nl W : www.ayyildizweb.nl

Eleştiri Kültürü ve Amsterdam Tartışmaları Kulaktan dolma bilgiler yazarı ve konuşanları yanıltır. Bunun en azamiye indirilmesi için eleştiri kültürü geliştirilmelidir. Farklı görüşler, şahıslara veya kurumlara hakaret etmeden sergilenebilmelidir. Ne yazık ki bugün Hollanda’da yapılan eleştirilerin genelinde hakaret, iftira, hedef gösterme ve yanlış bilgiler hakimdir. Bunun değişmesi için hepimiz elimizden geleni yapmalıyız. VEYİS GÜNGÖR Amsterdam Tartışmaları, iki yıl önce uzun süre Hollanda’da yaşayan ve şimdilerde Türkiye’ye dönüş yapan meşhur Türk yazar Sadık Yemni’nin yönetiminde, bir Türkevi Araştırmalar Merkezi-UETD projesi olarak başlamıştı. Sadık Yemni’nin Türkiye’ye dönmesiyle proje aynı zamanda UETD Hollanda Sekreteri olan Ahmet Suat Arı tarafından yürütülmekte. Amsterdam Tartışmaları çok kısa olarak; o ay seçilen yerel, ulusal, Avrupa'ya ait veya küresel bir konuda katılımcıya bir fikir verme, o konuda düşünmeye davet etmeyi amaçlar. Geçtiğimiz ay 21.si yapılan Amsterdam Tartışmaları artık sürdürülebilir bir yapıya kavuştu. Allah nazardan saklasın. Zira bizimkilerin bu tür bir çok projesi, güzel başlar bir süre devam eder ve söner. Ama öyle görülüyor ki, Amsterdam Tartışmaları gün geçerek daha anlam yüklü, zaman zaman farklı forumlarda hatta farklılıkların artarak devam ettiği bir buluşma forumu olmaya doğru yol alıyor. Mayıs ve Haziran ayında yapılan Amsterdam Tartışmaları Hollanda Türk kamuoyunda belki de bugüne kadar yapılan aylık tartışmalara göre çok farklı bir ses getirdi. Belki bu seçilen konularla ilgilidir. Hatırlanacağı üzere Mayıs ayında ‘Çözüm Süreci ve Yeni Türkiye’ tartışıldı. Konuşmacılar Türkiye’de başlayan çözüm sürecinin mimarlarından, Başbakanın da sağ kolu olarak bilinen Doç. Dr. Yalçın Akdoğan ve akademisyen Doç. Dr. Hüseyin Yayman’dı. Çok tartışılan bu konuyu seçmek cesaret işiydi. Oldukça riskli bir toplantıydı. Farklı önlemler alınmıştı. Paradigmaların değişimi kolay olamazdı. Organizatörler her türlü riski alarak böyle bir konuyu seçtiler. Burada toplantının içeriği ile ilgili yazmama gerek yok. Çünkü bir çok medya kuruluşunda yazıldı, yayınlandı ve değerlendirildi. Ancak

veyis.gungor@haber.nl

benim burada üzerinde durmak istediğim konu, toplantıya katılma zahmetinde bulunmayan, ancak klavyesinin arkasında kahramanlık yaparak adeta hariçten gazel okuyanlar olacak. Kendileri köşelerinde, bloglarında konuyu ele aldıkları için isimlerini burada zikretmekte herhangi bir sakınca görmüyorum. Aynı zamanda Hollanda Türk Federasyon Genel Başkanı olan Murat Gedik 21. Amsterdam Toplantıları toplantısı sonrası yazdığı yazısında, organizatörleri ve katılımcıları adeta küçümseyen cümleler kurmuş. Organizenin salonu bile dolduramadığını, gelenlerin de AK Parti yandaşları olduklarını iddia eden Gedik, bu cümlesiyle katılımcıların profilinden bihaber olduğunu ortaya koymuştur. Gedik, davetli olduğu halde katılmadığını yazarak, ne yazık ki yapılan toplantı hakkında çoğu yanlış bilgilerle okuyucusunu yanıltmıştır. Eğer toplantıya katılmış olsaydı, ait olduğu ada’nın dışında bir milletin var olduğu gerçeğini yakalayabilirdi. Ayrıca, kaç kişinin önceden yer ayırmadığı için toplantıya alınmadığını, toplantı salonuna girmek için insanların nasıl kuyrukta beklediklerini görürdü. Bu bile toplantının ne kadar önemli olduğuna işaret değil midir? Hollanda’da Türklerin yaptıkları kaç toplantıda insanlara yer dolduğu için, yer kalmadı denir? Ancak Gedik, kulaktan duyma bilgilerle köşe yazısını yazmayı tercih etmiştir. Aynı Amsterdam Tartışmaları üzerine yerel siyasetten tanıdığımız Resul Özdemir ve bazı dergilerden tanıdığımız İffet Subaşı, hem toplantıya katılmamışlar hem de toplantı hakkında köşe yazısı yazarak, görüşlerini ifade etmeyi denemişlerdir. Toplantıya katılanlardan edindikleri bilgiler ve basından okuduklarıyla Amsterdam Tartışmalarının organizasyonu ve içeriği hakkında yorum yapmayı deneyen bu arkadaşlar da ulaşabildikleri okuyucu-

larına doğru bilgi aktarmamışlardır. Abesle iştigal etmişlerdir. Burada, toplantının önemini anlatmak için Amsterdam Tartışmalarının ilk defa bir grup tarafından fiziki olarak protesto edildiğini ifade etmem gerekir. İlk önce bir kaç kişiyle toplantıya katılmayı denemişler, ancak yer olmayınca dışarı çıkıp, kendilerine katılanlarla toplantıyı protesto etmişlerdir. Çoğu Almanya’dan gelen TGB grubu protestonun izinsiz olmasından dolayı onbeş dakika slogan atmışlar, pankartlar açarak, çözüm sürecini eleştirmişlerdir. Bütün bunlar, yani her ne kadar klavyenin başında oturarak, çoğu yanlış ve yarım yamalak duyduklarıyla eleştirseler de, fiziki protestolar, güzel gelişmelerdir. Hepsine topyekün teşekkür etmek isterim. Zira bu eylemler Amsterdam Tartışmalarını organize edenlerin ne denli doğru yolda olduğunu göstermektedir. Amsterdam Tartışmalarında takip edilen strateji Hollanda gündemine gelmeyi, hakkında konuşulmayı hatta protestoyu hakettiğine göre bence asıl amacına ulaşmıştır. Hatta sadece katılımcıları bilgilendirme, tartışılan konuda bir fikir edinmeyi aşmıştır. Bu noktayı iki yıl gibi kısa bir sürede yakalamak her babayiğidin harcı değildir. Tabii ki eleştiriler yapılmalıdır. Hatta organizatörler eleştirilerden ders çıkarlmalılar. Ama bizzat birinci derecede bilgiyle eleştirmek daha faydalı olur kanaatindeyim. Kulaktan dolma bilgiler yazarı ve konuşanları yanıltır. Bunun en azamiye indirilmesi için eleştiri kültürü geliştirilmelidir. Farklı görüşler, şahıslara veya kurumlara hakaret etmeden sergilenebilmelidir. Ne yazık ki bugün Hollanda’da yapılan eleştirilerin genelinde hakaret, iftira, hedef gösterme ve yanlış bilgiler hakimdir. Bunun değişmesi için hepimiz elimizden geleni yapmalıyız.

Veyis Güngör is adviseur van SMHO (Samenwerkende Moslims Hulp Organisaties) in Amsterdam. Tevens is hij voorzitter van UETD Nederland (Union of European Turkish Democrats).

.com

€59

’dan

Hayallerinizi Corendon’la Yaşayin

BAŞLAYAN FIYATLARLA VERGILER DAHILDIR


HABER

12

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

Her koyun kendi bacağından asılmıyor Feijenoord’da yaşanan durum ülkenin bir çok şehrinde de sıklıkla rastladığımız bir durumdur. Ancak Feijenoord’da bu durum böyle olmayacaktır. Bunun faturası Türk kökenli siyasetçilere çıkarılacaktır. Siyasetçi olarak yetkinliklerini ispatlamış Seyit Yeyden ve Turan Yazır gibi siyasetçiler büyük bir haksızlığa maruz kalıp görevlerini bırakmak zorunda kalmışlardır. AHMET SUAT ARI Çok hareketli geçen 2 aydan sonra tatil rehaveti içine girdiğimiz şu günlerde acaba bu tatil sayısı için ne yazsam demekten kendimi alamadım. Aslında çok yoğun geçen iki ay bana fazlasıyla malzeme vermişti. Ancak hem tekrardan kaçınmak hem de güncellik kaygısıyla bazı konuları elemem gerekti. Üstelik üzerinde henüz düşünme fırsatı bulamadığımız bir gelişme de tatile beş kala kendini göstermişti. Nihayetinde de tilki misali dönüp dolaşıp yine kürkçü dükkanına gelip siyaset yazmaya karar verdim. Yıllardır hem siyasetçi, hem yazar hem de sivil toplum kuruluşu yöneticisi olarak dilim döndüğünce siyasi katılımın öneminden bahsederim. Siyasi katılımın ne anlama geldiği, herkes tarafından bilinen seçme ve seçilme boyutlarının yanında daha başka hangi boyutlarının olduğunu, gerek makale gerek köşe yazılarımda dillendirdim durdum. Bazan kendi kendime “bu konu temcit

pilavina mı döndü acaba?” dediğim bile olmuştur. Üstelik bunu bir tek ben yapmıyorum. Ancak bu konu ne kadar tekrarlanırsa tekrarlansın güncelliği ve öneminden hiç bir şey kaybetmiyor. Haliyle tekrarlamaktan başka çaremiz yoktur. Bir toplumda azınlık konumunda olanların davranışları diğerlerine göre daha çok göze batar. Çoğu zaman umursanmayan bir davranış azınlık mensupları tarafından yapılınca dikkat çeker ve o davranış o azınlık toplumunun tamamına mal edilir veya edilmeye çalışılır. Bu durumda iki çeşit aşırılık söz konusudur; ya toplum tüm fertleriyle olumsuz davranışlar sergileyen kategorik bir problemdir ya da topyekün ideal davranışlar beklenen bir gruptur. Her ikisi de tabii ki mümkün değildr. Her toplum kendi içinde farklılıklar arz ettiği gibi, fertlerin de mensubu oldukları gruptan çok farklı özellikleri olabilir. Bu ezelden beri böyle gele gele gelmiştir. Aksini iddia

suat.ari@haber.nl etmek önyargılı olmaktan başka bir şey değildir. Toplumları kategorize etmek siyasette diğer alanlara oranla çok görülen bir durumdur. Özellikle de siyasetçiler her hangi bir azınlık grubuna mensupsa durum daha da belirginleşir. Azınlık mensubu siyasetçinin başarısı da başarısızlığı da tüm topluma mal edilir. Hatta onunla da kalınmaz, hesabı da aynı toplumun mensuplarına kesilir. Konuyu girişte de bahsettiğim gelişmeye getirmek istiyorum. Rotterdam’ın Feijenoord Bölgesinde Türklerin ağırlıkta olduğu bir yönetim söz konusuydu. Hem bölge belediye meclisi hem de daimi encümenler arasında hatırı sayılır bir oranda Türk temsilciler vardı. İşçi Partili başkan Seyit Yeyden Helmond’da dört yıllık başarılı bir daimi encümenlikten (wethouder) sonra partisi tarafından Feijenoord’a başkan olarak teklif edilmişti. Bu teklif belediye meclisi tarafından da benimsenmiş

ve Yeyden’in başkanlığında bir koalisyon kurulmuştu. Daimi encümenlerden birisi de Hristiyan Demokratlardan Turan Yazır’dı. Bir diğer ifadeyle dört kişinden ikisi Türktü. Belediye meclisinde de yine hatırı sayılır bir sayıda Türk vardı. Peki Türklerin bu denli etkin olması olağanüstü bir durum muydu? Kesinlikle hayır! Bölgedeki Türk nüfusu göz önüne alındığında bunun gayet normal bir yansıma olduğu görülecektir. Aksi anormal olurdu aslında. Feijenoord yönetimindeki bu durum bazılarını oldukça rahatsız etmişe benziyor ki, icraatler büyüteçle takip altına alındı. Siyasetçilerden bahsederken özellikle Türk olmaları öne çıkarılıyordu ki bu bile başlı başına bir art niyet ve önyargı ifadesiydi. Türk siyesetçilerin görevlerini kötüye kullandıklarına dair çıkan haberler üzerine de Belediyeler Birliğine bağlı bir araştırma komisyonuna talimat verilmişti. BING adlı bu kuruluş incelemelerini

tamamlayıp Haziran ayı sonunda raporunu Feijenoord Belediye Meclisine sundu. Sonuç raporunda öne çıkan en önemli bulgu siyasi yetkililerin memur ve bürokratlara baskı yaptıkları yönündeydi. İltimas da öne çıkan suçlamalardan birisiydi. Raporun yayınlanmasının akabinde bir PvdA meclis üyesi partisinden istifa ederken, daimi encümenler de topluca istifa etmişlerdi. Böylece de Feijenoord bölge yönetimi yöneticisiz kalmiş oldu. Feijenoord’da yaşanan bu durum ülkenin bir çok şehrinde de sıklıkla rastladığımız bir durumdur. Ancak Feijenoord’da bu durum böyle olmayacaktır. Bunun faturası Türk kökenli siyasetçilere çıkarılacaktır. Siyasetçi olarak yetkinliklerini ispatlamış Seyit Yeyden ve Turan Yazır gibi siyasetçiler büyük bir haksızlığa maruz kalıp görevlerini bırakmak zorunda kalmışlardır. En kötüsü de onların töhmet altında bırakılmasıdır. Hele hele Turan Yazır hakkında en ufak bir şa-

ibenin söz konusu olmadığı rapora yansımıştır. Buna rağmen bu durum onların ileriki siyasi kariyerlerinde de ister istemez etkili olacaktır. Hem de istifa eden diğer yöneticilerden çok daha fazla etki edecektir. Umarım zaman bizim yanıldığımızı gösterir. Bütün bunlar göz önüne alındığında siyasette aktif olan arkadaşlarımızın çok titiz olmaları gerektiğini anlayacağız. Atacağımız her adımın takipte olduğunu ve yanlış yapma hakkımızın hemen hemen hiç olmadığını bilmemiz gerekmektedir. Zira bunlardan sadece kendimiz değil mensubu olduğumuz toplum da doğrudan etkilenmektedir. Hollandalı birisi için normal bir riziko azınlık konumunda olan bizler için bir sosyal riziko anlamına gelmektedir. Tabii ki bu adil bir durum değildir, ancak adil olmaması gerçeği değiştirmiyor maalesef. Azınlıklar söz konusu olunca her koyun kendi bacağından asılmıyor, bu böyle biline!

Ahmet Suat ARI is groepsleerkracht en onderbouwcoördinator op een VSO ZML-school te Enschede. Hij schrijft columns in diverse bladen en is o.a. secretaris van UETD-Nederland. ADVERTORIAL

İzmit'te 3500 Euro'ya devremülk İşadamı Turgut Torunoğulları İzmit Gölcük'te Hollanda'daki vatandaşlarımıza çok avantajlı bir tatil imkanı sunduklarını söyledi. Gölcük’te yaptıkları beş yıldızlı otel ve devre mülklerin bitim aşamasında olduğunu ve artık satışa geçtiklerini belirten Turgut Torunoğulları verdiği demeçte: “İnsanlarımızın faydalanmaları için onlara güzel olanaklar sunmaya devam ediyoruz. Gölcük’te deniz manzaralı devre mülklerimizin satışına başladık. Hazırladığımız 70 m2'lik konutlarda 2 oda, 1 salon ve mutfak mevcut. Orka Thermal Life devremülk isminde ve aynı zamanda yanında 5 yıldızlı otel var. Burada vatandaşlarımız bir

Turgut Torunoğulları

Kadınlara özel gece kulübü mevcut

Orka Thermal Life Sabiha Gökçen'e 45 dakika, İzmit'e ise sadece 5 km

Orka Thermal Life devremülke ömür boyu sahip olmak için bir defaya mahsus 3500,- Euro ödemeniz yeterli defaya mahsus 3500 euro ödeyerek, hem her yıl devremülklerinde tatil yapabilecekler, hem de 5 yıldızlı otelin bütün olanaklarından faydalanabilecekler. Otelde de her türlü imkanlarımız mevcuttur. Kapalı ve açık havuzlar, sosyal tesisler, terapi odaları, masaj salonları, fitness spor kompleksi, buz odası, aile banyoları, hamamlar, saunalar, kese odaları ve bayanlara özel gece kulübü var. Konum olarak ise Gölcük Kaplıcaların termallerin üstünde, ormanın içinde ve deniz man-

zaralı. Sabiha Gökçen Havalimanı 45 dakika ve İzmit şehir merkezine ise 5 km uzaklıkta. Bir insan yılda bir defa tatile giderse zaten ortalama 1500 Euro civarında bir para harcar, bu da demek oluyor ki, iki defa tatile gitmekle bunun parasını çıkartabiliyorsunuz. Devremülkü satın alan vatandaşlarımız isterlerse dairelerini kiraya verebilirler ya da arkadaşlarını gönderebilirler kendi yerlerine. Ömür boyu her yıl kullanma fırsatı olacaktır.

Bu devremülkler hakkında daha fazla bilgi için: 00-90-532-503 65 12 (Metin Bey) ya da Hollanda'da 073 - 622 00 25 no'lu telefonları arayabilirsiniz.


13

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

HABER


HABER

14

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

TiCARi SAYFALAR

Artık Ticari Sayfalar'da 33,- EURO'dan başlayan fiyatlarla ilan verebilirsiniz.

Doğal Lezzet

Goreme Ayran

HOLLANDA’DA

K aza Uzmanı’nız Letselschade & Advies

İş ve trafik kazalarında uzman kadrosuyla Hollanda genelinde hizmet vermekteyiz. Yürüyen davalarınız ücretsiz incelenir ve uzman görüşü sunulur.

Daha fazla bilgi için: ROOSENDAAL: AMSTERDAM: ROTTERDAM:

Nieuwe Markt 65A, 4701 AD Tussen Meer 1B, 1068 EX OSDORPPLEIN ‘s Gravenlandseweg 285, 3125 BK SCHIEDAM

Tel. 0165-39 13 34 Tel. 020-410 94 94 Tel. 010-242 41 24

Mob: 06-39110241 / 06-39110243

info@kazauzmani.nl

www.kazauzmani.nl

Ofis ve işyerlerinizin cam temizliĞİ Tel: 0655-38 45 54 www.schoonmaakbedrijfschiedam.nl info@schoonmaakbedrijfschiedam.nl

Her türlü dış cephe temizliği hizmetlerimiz mevcuttur.

tasarım: www.websayfa.nl

SAFETY & SECURITY www.ntel.nl 010-467 48 11

www.kuzu.nl

Muhabbetin yeni adresi KONYALI

www.mob.nu

OTANTiK

www.kontv.com.tr

www.fam24.nl

www.konyaliotantik.nl

Saray Bruidsmode http://facebook.com/palatiumsaray Administratie en Accountancy

www.profa.nl

www.saraybruidsmode.nl

"Yıldızlara dokunamazsınız ama karanlık gecelerde onlar size yol gösterir."

www.icmwatersystem.com

Sera Supermarkt Bos en Lommerweg 159/161 1055 DS Amsterdam

www.sahan.nl

Gentle Incasso

1 da

Gen

www.gentleincasso.nl national and international debt collection & payment solu Ahmet Şerif İzgören Kişisel Gelişim Uzmanı

Tel: 075 - 771 46 36 Fax: 075 - 635 70 49 info@gentleincasso.nl

national and international deb


15

HABER

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

Abdullah Özel

Uzaktan bakınca Dostluk ve Şahsiyyet Her Hollanda ziyaretimde yaptığım gibi bir gün yine kendimi Haber Gazetesi'nin önünde buldum. İçeride ekrana tamamen odaklanmış ve çevresinden habersiz bir İbrahim Karaman zamansız bir saatte ve yalnız başına çalışıyordu. Beni fark etmedi bile. Kim bilir ne geçiyordu kafasından ve yine hangi çarpıcı manşetin peşindeydi? Sohbetinden her zaman haz aldığım için sabırsızca sigaramdan son bir fırt daha çekip daldım içeri ve yine saatler süren hoş bir sohbet başladı. Birçok konu içerisinde Tunahan’dan da bahsettik. Yüklenmiş olduğu milletvekilliği görevindeki karşılaştığı zorluklar ve bu konudaki gözlemlerimi anlattım kendisine. İbrahim abi de fırsatları iyi değerlendiren, girişimci bir gazeteci edasıyla bu gözlemlerimi yazmam gerektiğini ifade etti. Hatta kıvrak bir zekâyla yazacağım köşenin adını o an ‘’Uzaktan Bakınca’’ olarak belirledi. Yoğun gündemimden dolayı her sayıya bir yazı yetiştirebilecek miyim bilmiyorum, fakat söyleyecek ilginç şeyler buldukça bu kanalla paylaşmaktan memnuniyet duyarım. Tunahan Kuzu Tunahan ile tanışıklığımız uzun yıllara dayansa da dostluğumuz

2001 yılının yağmurlu bir Eylül sabahında başladı. Rotterdam Erasmus Üniversitesi'nde tahsil hayatına başladığımız ilk gündü. Geriye dönüp baktığımda ne kadar heyecan dolu, iddialı, rekabetçi ve bir o kadar da naif olduğumuzu düşünüp gülüyorum bazen. Ufacık dünyalarımıza çok büyük hayaller sığdırmıştık. Soğuk kış gecelerinde sabahlara kadar planlar yapardık. Kimdik biz? Nereye gitmeliydik? Nerden başlamalıydık? Müslüman-Türk gençlerinin ne kadar başarılı olabileceğini bütün dünyaya göstermekti idealimiz ve sağlıksız denebilecek kadar hırslıydık. Çıktığımız yolda aldığımız geleneksel Ehli Sünnet merkezli din eğitiminin yetersiz geleceğinden, çetin sorgulamalar yaşayacağımızdan, (babam Cemal Özel dışında) rehbersiz kalacağımızdan ve sıkça duvara toslayacağımızdan haberimiz bile yoktu. Biz de kenetlendik birbirimize. Ailelerimizi dahi kıskandıracak bir muhabbetle kenetlendik. Bizi bizden başkası anlamıyordu çünkü. Düşsek de beraber düşecektik kalksak ta. Yaptığımız planlar öğrenci derneklerinde, tiyatro gruplarında ve üniversitede düzenlenen farklı aktivitelerde hedefli bir şekilde roller almamızı gerektiriyordu. Bize göre ‘’Pinky and the Brain’’ edasıyla dünyayı fethetmeye başlamıştık bile

(hangimizin Pinky ve hangimizin Brain olduğu halen tartışma konusudur ve sanırım daha uzun yıllar tartışma konusu olarak kalacaktır). Birlikteliğimiz üniversite yıllarında ticarete de sıçradı ve birlikte başarılı bir şekilde şirketler kurduk ve yönettik. Sonunda olay ailelerimize sıçradı; kardeşlerimizin birbirleriyle tanışmalarına ve evlenmelerine vesile oldu.

11 Eylül Gölgesinde Bütün bu yaşananlar Hollanda’da Müslüman olmanın zor olduğu bir zaman diliminde, 11 Eylül 2001 olaylarının gölgesinde yaşandı. Bu olaylarla başlayan süreç içerisinde İslamofobi terimi altında toplayabileceğimiz olaylar artık günlük hayatımızın bir parçası olmuştu. Hatırlayın; burka tasarıları, cami tartışmaları, karikatür krizi, terör şüphesi, Theo Van Gogh cinayeti ve Hollanda medyası tarafından düzenli olarak kutsallarımıza hakaret edilmesi artık bizi şaşırtmıyordu. Bu zaman diliminde, ticari faaliyetlerimizde, özellikle Hollandalı müşterilerimizle irtibata geçerken ‘’Abdullah ve Tunahan’’ yerine ‘’Appie ve Tuni’’ olarak kendimizi tanıttığımızı dün gibi hatırlıyorum. Geriye dönüp baktığımda, kendi adıma, çok gurur duymadığım bir olay olduğunu itiraf etmeliyim. Baba olmanın verdiği sorumlulukla çocuklarımı, kendilerini (daha) değersiz hissedecekleri bir ortamdan, koruma içgüdüsü bende ağır bastı ve Türkiye’ye kesin dönüş yapmayı değerlendirmeye başladım. Nitekim öyle de yapmak nasip oldu. Tunahan ile ortak gözlemimiz ise Müslüman-Türkler adına bir Allah’ın

kulunun iki kelimeyi bir araya getirip lehimize savunma yapamayışı ve kendini dev aynasında gören (İslami) Türk sivil toplum kuruluşlarının bu konudaki yetersizliğiydi. Tunahan Hollanda’da yaşayan Türkler adına birilerinin bu ve benzeri görevleri yüklenmesi gerektiğini düşünerek siyaset alanında faaliyetlerine PvdA bünyesinde ve büyük bir şevkle başladı.

Milletvekilliği Tunahan’ın yaptığı her işte başarılı olacağına başından beri inandığımı belirtmeliyim. Yaptığı işe gönlünü koyduğuna en yakın şahitlerden biriyim çünkü. Siyasete girmenin ne derece doğru olacağını sorgulamama ve Tunahan’la bunu ilk dönemlerde çok tartışmamıza rağmen, bu kararının arkasında durduğu takdirde başarılı olacağından hiç şüphem olmadı. Gerçekten şimdiki ortağım Ekrem Karaçalı ile birlikte Tunahan hayatta tanıdığım en çalışkan, disiplinli ve fedakâr insanlar birisidir. Nitekim Eylül 2012 seçimlerinde bana göre beklenen gerçekleşti (tahminim 25.000 oy idi) ve 23.067 oyla Tunahan milletvekili oldu. Seçim kampanyasında destek olmak için Hollanda’ya geldim ve bu heyecan dolu döneme şahit olma fırsatı buldum. Fakat asıl mesele şimdi başlıyordu. Kendi doğruları, seçmenin Tunahan’dan bekledikleri ve partinin menfaati arasındaki üçlü hassas denge içerisinde Tunahan hangisine ağırlık verecekti? Bu güne kadar Hollanda’daki Türk kökenli milletvekillerinin çoğundan alışkın olduğumuz bir tehlike vardı; siyaseti bir kariyer basamağı olarak değerlendirip şahsi menfaatlerini ön planda tutmaları

ve partinin -Türk seçmen üzerinde kullandığı- bir aygıtına dönüşmeleri. Başarılı geçen seçimden sonraki en önemli mesele bence buydu ve kariyerine son derece önem veren Tunahan’ın nasıl davranacağını herkes gibi bekleyip görmekten başka yapabileceğim bir şey yoktu. Geçtiğimiz aylarda Hollanda ve Türkiye gündemini sarsan koruyucu aile (Jeugdzorg) meselesinde dengeler gerildi ve sürtüşmeler başladı. Tunahan ve Selçuk Öztürk’ün birlikte ve kelimelerini seçerek hazırlayıp sosyal medya aracılığıyla paylaştıkları ve bana göre son derece itidalli olan metin, partiye göre sınırları zorlamıştı. Partiden bağımsız olarak bu tür görüşler bildirmeleri halinde bunun siyasi kariyerleri için hiç te iyi olmayacağının tehditvari bir şekilde ifade edilmesi üzerine gerilim doruğa ulaştı. Tunahan’ın önceliklerinin test edildiği belki de ilk olaydı bu ve vereceği cevap son derece önemliydi. Tunahan ne mi yaptı? Temsil ettiği Türk seçmeninin hassasiyetlerine ve kendi doğrularına aykırı görüş bildirmesinin kendisinden beklenmemesi gerektiğini açıkça ifade etti ve kariyerine rağmen bunu yapmaya devam edeceğini bildirdi. Son nokta kondu ve pozisyonlar belli oldu. Şahsım adına, bu şahsiyetli duruşuyla kendisini neden dost edindiğimi bana tekrar hatırlattı. Bu olayda, güzel bir dayanışma içerisinde olduklarını gözlemlediğim, Selçuk Öztürk’ün katkısını da görmezden gelemeyiz elbette. Sayın milletvekillerimize, dostlarıma, çalışmalarında başarılar diliyorum. Rabbim dik duruşunuzu daim etsin!

Yeni bir muhasebeci ile mi çalışmayı düşünüyorsunuz? Öyleyse, şimdi muhasebecinizi değiştirmenin tam zamanı! Mali Müşavirlik Vergilendirme ve vergi mevzuatı Personel muhasebesi Online (uzaktan) muhasebe işlemleri Danışmanlık

SİZE YENİ KAPILAR AÇIYORUZ ADA AMSTERDAM t.t. Vasumweg 18 1033 SC AMSTERDAM T: +31 (0) 20-6946600 F: +31 (0) 20-6941800

ADA DEN-HAAG Hoefkade 875 2525 HC DEN-HAAG T: +31 (0) 70-4274357 F: +31 (0) 70-3638097

ADA NIJMEGEN ADA ARNHEM Kerkenbos 1234 Broekstraat 32 6546 BE NIJMEGEN 6826 PZ ARNHEM T: +31 (0) 24-8 100 100 T: +31 (0) 26-3895377 F: +31 (0) 26-4437152 F: +31 (0) 24 66 374 66

Daha fazla bilgi almak için www.adagroep.nl adresinden websitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Girişimci olarak, sorularınıza en doğru cevapları alacağınız bir yere gelmeyi istiyorsunuz. Bunun bilincinde olarak, ADA GROEP, "tek duraklık işyeri" prensibiyle, siz girişimcilere hizmet sunmaktadır. ADA GROEP, size en yakın ve en fonksiyonel danışmanlık noktanızdır. Birlikte, en kısa sürede çözümler üretebiliriz. ADA GROEP siz girişimcilere, sabit fiyat garantisi ile standart hizmet paketleri sunmaktadır.


HABER

16

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

AVUKAT VE HUKUKÇULAR SAYFASI Verantwoord uw uren goed!

Tegenwoordig hebben een groot aantal mensen te maken het Persoonsgebonden Budget. Een belangrijk onderdeel hiervan is het correct invullen van de verantwoordingsformulieren en het bewijzen dat betalingen daadwerkelijk hebben plaatsgevonden. Het budget wordt namelijk vooraf beschikbaar gesteld en achteraf vindt er pas een controle plaats. Sinds 1 januari 2012 zijn de regels hieromtrent aangescherpt. Ingekochte zorg mag niet contant meer worden voldaan. Betalingen mogen uitsluitend giraal plaatsvinden. Deze strenge overgang van de regels is niet even duidelijk bij iedereen overgekomen. Veel men-

• • • • • • • •

sen hebben ook na 1 januari 2012 betalingen contant verricht. Het gevolg hiervan is dat uitbetaalde budgetten op grote schaal terug gevorderd worden. Waarom heeft deze omslag in de wetgeving plaatsgevonden? Helaas met de komst van het Persoonsgebonden budget vindt er op grote schaal fraude plaats. Zorg wordt ingekocht, doch van een daadwerkelijke toepassing van de zorg is geen sprake. Onderling worden er financiële afspraken gemaakt om zo een extra bron van inkomsten te genereren. Er wordt thans op grote schaal door Zorgkantoren hiertegen opgetreden. Hoe dient u te handelen indien u te goeder trouw bent en daadwerkelijk zorg heeft ingekocht, u de uren kunt verantwoorden, maar de betalingen hiervoor contant heeft gedaan. U dient aan te tonen dat u in de geest van de wetswijziging heeft gehandeld. Het enkel overleggen van de facturen van uw zorgaanbieder

İflas ve kişisel iflas davaları Sosyal sigortalar hukuku Boşanma davaları Bauerbodinidavaları bt (bold) Velayetlettertype ve nafaka Ticaret hukuku İş hukuku Kira hukuku Haciz ve icra davaları

www.asv-advocaat.nl E-mail:harmankaya@asv-advocaat.nl

in niet voldoende. Immers u heeft dan nog altijd gehandeld in strijd met de harde wetsbepaling dat betalingen niet contant mogen geschieden. U dient met een uitgebreide verklaring te komen van de boekhouder van uw zorgaanbieder dat de door haar ontvangen contante betalingen ook daadwerkelijk in hun eigen boekhouding is verwerkt en dat hierover belasting is afgedragen. De conclusie hieruit is dat er weliswaar in strijd is gehandeld met de letter van de wet maar dat de geest van de wet, namelijk fraudebestrijding, tegengegaan is. De link die ik heb gelegd in een recente zaak betreft een zeer oude zaak van de Hoge Raad, uit 1933 (!) genaamd “Huizense veearts-arrest”. In dit arrest had een veearts in strijd met de Veewet gezonde koeien in contact gebracht met zieke koeien. Hij werd hiervoor vervolgd omdat hij opzettelijk gezonde koeien ziek had gemaakt. Op de rechtszitting heeft de veearts uitgelegd, dat hij dit

deed om de koeien een lichte graad van besmetting te laten oplopen, zodat zij antistoffen zouden ontwikkelen, om daarmee hetzelfde effect te verkrijgen als vaccinatie. De koeien zouden hierdoor resistent worden tegen grotere (dodelijkere) ziektes. Met an-

dere woorden, hij handelde in strijd met de letter van de wet, maar alsnog in de lijn van de geest van de wet, namelijk bescherming van de veestapel. Terug naar onze casus. Indien wordt aangetoond dat de ingekochte zorg daadwerkelijk is uitgevoerd, er ook voor

betaald is en dit met verifieerbare stukken wordt onderbouwd dan wordt alsnog in de lijn van de wetswijziging gehandeld. Vooralsnog adviseer ik u allen om betalingen via de bank te verrichten, zodat achteraf discussie wordt vermeden.

Türk şirketlerinin ve işadamlarının AB içinde vizesiz iş ve hakları var, ZAKEN ancak uygulamaya konmuyor VOORşube UWkurma JURIDISCHE

Tolga Advocatuur T Aelbrechtskade 52 b

ürk vatandaşlarımızın 1963 Ankara Antlaşması, 1970 AET-Türkiye Katma Protokolü, AET-Türkiye 2/76 OKK, AET-Türkiye 1/80 OKK ve AET-Türkiye 3/80 OKK gereği AB vatandaşlarına yakın hakları vardır. Ayrıca AB Adalet Divani içtihatı (özellikle 2003 Abatay, 2007 Tüm ve Dari, 2009 Soysal ve Şahin kararları gereği) sonucunda Türk vatandaşlarının AB ülkelerine vizesiz seyahat hakkı mevcuttur. Türk şirketlerinin ve işadamlarının ise AB içinde vizesiz hem iş ve şube kurma ve ayrıca hizmet sunma hakkına

sahiplerdir. Türk işadamları ve şirketleri bugünkü zor ve kısıtlayıcı kanunlara dayanarak değil, aksine 1 Ocak 1973 tarihindeki mevcut yasa ve kurallar gereği çalışma, yerleşme ve hizmet sunma hakkına sahiptirler. Katma Protokolün 57'inci maddesi gereği Türk şirketleri AB içinde AB şirketleriyle eşit şartlar altında ihalelere katılma hakkına sahiptirler. Tabii ki AB içindeki Hollanda dahil birçok ülke bu haklara ısrarla diretmektedirler ve uygulamaya koymamakta ısrar etmektedirler. Son yıllarda Türk vatandaşlarının hak-

3022 HL Rotterdam

telefoon: 010-2260373 e-mail: t.gumus@tolgaadvocatuur.nl

Stille Veerkade 25 2512 BE DEN HAAG Tel: 070 394 63 45 Fax: 070 393 10 04

meer info: www.tolgaadvocatuur.nl

Avukat Ejder Köse Köse Advocaten Law Office

Köse Advocaten

Law Office

www.koselaw.nl Mr. mw. Tolga Gümüş - Strafzaken - Jeugdzaken (OTS/UHP) - WSNP (schuldsanering) Tel: 010 - 226 03 73 Aelbrechtskade 52b Rotterdam

Avukat Tuğba Harmankaya

ları kısıtlanılmaya çalışılmaktadır. Bu tür uygulamalar AB-Türkiye Ortaklık Hukukunun ve Ankara Anlaşmasının 9. maddesinde belirlenen eşitlik ilkesine aykırıdır. Aynı şekilde sosyal güvenlik alanındaki yeni kısıtlamalar da belirttiğimiz hukuk ilkelerine aykırıdır. Avukatlarımız bu alanda karşılaştığınız sorunlarda size memnuniyetle ve güvenle yardımcı olacaklardır. Bu konudaki tecrübemiz ve geçmişteki başarılarımız Baro’nun ilkeleri çerçevesinde teminatımızdır.

www.tolgaadvocatuur.nl

Tel: 010 - 215 13 11

www.kilicadvocatuur.nl 020-475 00 05

"Hukuk iyi ve adil olanın sanatıdır" Ius est ars boni et aequi

mr. Rasim Küçükünal

www.kucukunal.nl

Prof. Kamerlingh Onneslaan 154 3112 VM Schiedam T: 010 - 238 08 30 F: 010 - 238 08 31 M: info@kucukunal.nl

mw. mr. Dilek Küçükünal-Abotay


17

HABER

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

İnsan beynini etkileyen 10 roman Bilim dünyası insan beynini farklı bir biçimde etkileyen on romanı belirledi. Edebiyatın‘iyileştirici’ niteliğinden yola çıkan bir grup bilim insanı, nitelikli romanların insan beynini geliştirip keskinleştirdiğini, sosyal bağları güçlendirerek kişiliği değiştirdiğini ve ilişki kurmayı kolaylaştırdığını belirledi. Toronto Üniversitesi öğretim üyesi psikiyatr Keith Oatley ve Ingrid Wickelgren tarafından Scientific American’da yazılan makaleye göre, roman kahramanlarıyla özdeşleşmek, hem hayal dünyasını zenginleştiriyor, hem de sosyal bağları güçlendiriyor. Nitelikli bir roman, bu etkileriyle insan beynini de keskinleştiriyor ve insan davranışlarına ilişkin bilgiler veriyor. İki bilim insanı, insan beynini en fazla geliştiren on romanı da tespit etmişler. Listede Tolstoy’un Anna Karenina veya Virginia Woolf’un Bayan Dalloway’ın yanı sıra Muhsin Hamid’in 2007 yılında yazdığı ‘The Reluctant Fundamentalist / Gönülsüz Köktendinci’ isimli romanı da yer alıyor.

Bedelli askerlik 6 bin Euro'ya indi T.C. Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ başkanlığında yürütülen çalışmada dövizle askerlikte yeni bedelin belirlendiği öğrenildi. Yurtdışındaki vatandaşlar için 10 bin Euro olan dövizle askerlik bedelinin 6 Bin Euro'ya düşürülmesi kararlaştırıldı.

Başbakan Erdoğan, Ankara'da gerçekleşen Yurtdışı Türkler Dayanışma Kurulu toplantısında kurul üyelerinin bu konudaki düşüncelerini almıştı. Yurtdışındaki vatandaşların 6 ay askerlik yaparsa neler kaybedeceği konusunda da bilgi alan Erdoğan'a kurul üyeleri 5 bin ile 6 bin 500 rakamları arasında önerilerde bulunmuştu.

Bir grup Türk mühendis, 2,5 yıllık Ar-Ge çalışmasının ardından tüm smart TV teknolojilerini ve yayın sistemlerini tek bir ortamda toplayan "akıllı kutu" geliştirdi. Microsoft, Oracle ve IBM gibi uluslararası markaların çözüm ortaklığında "İnTeVnet" adı verilen akıllı kutu geliştirdi. Dünyada ilk defa 4 ayrı yayıncılık teknolojisi tek bir çatı altında toplayan ve televizyon yayıncılığı ile interneti buluşturan sistemle evler dershaneden sinemaya, konser salonundan eğence merkezine dönüşebiliyor. Kripto Bilişim, Murat Makine ve 2MG'nin

oluşturduğu konsorsiyumun sağladığı imkanlarla geliştirilen "İntevnet" ile DVB S/S2, DVB/C, DVB/T, IPTV teknolojisi tek çatı altında toplandı. İntevnet Genel Müdürü Özbek Ekermen yaptığı açıklamada, test yayınları başarı olan "İntevnet"in kullanıcılarına mevcut yayın platformlarından çok daha fazlasını sunmayı vadettiğini belirterek, yerli ve yabancı birçok yatırımcının sistemi başta Avrupa olmak üzere dünya pazarına sunmak için kendileriyle iletişime geçtiğini söyledi. "İZLEYİCİ ALIŞKANLIKLARI KÖKTEN DEĞİŞECEK"

Türk mühendislerden "akıllı kutu" devrimi

Listede yer alan romanlar şöyle:

Johann von Goethe / Genç Werther’in Acıları (1787) Jane Austen / Aşk ve Gurur (1813) Nathaniel Hawthorne / Kırmızı Leke 1850 Gustave Flaubert / Madam Bovary (1856) George Eliot / Middlemarch (1870) Leo Tolstoy / Anna Karenina (1877) Virginia Woolf / Bayan Dalloway (1925) Toni Morrison / Sevgili (1987) J.M. Coetzee / Utanç (1999) Muhsin Hamid / Gönülsüz Köktendinci (2007)

HTF Gençlik Kollarından “Birliğe vuslat” şöleni Hollanda Türk Federasyon Gençlik Kolları yoğun bir temponun ardından tatil öncesi H.T.F. Hilal Konferans salonunda “Birliğe vuslat” ismi altında kültür şöleni düzenledi. Hollanda Türk Federasyon’a bağlı gençlik teşkilatlarının ve kadın kollarının da katıldığı bu güzel geceye Almanya Türk Federasyon sanatçısı Ozan Emin Demir ve Hollanda Türk Federasyon sanatçılarından Gökhan Tekin, Mustafa Canal ve yerel sanatçı Hülya Bakır türküler, şiirler ve marşlar okuyarak mili ve manevi duyguların tavan yaptığı bir gece yaşattılar. Hollanda Türk Fe-

Çömlekçi programın hazırlanmasında emeği geçenlere ve maddi destek sağlayan sponsorlara teşekkür konusmasının ardından geceye ismini veren cümleden de yola çıkarak birlik ve beraberlik mesajlari verdi.

Kuran-ı Kerim tilaveti ve İstiklal Marşı ile açılan gece gençlerin toplu olarak okudukları sözlerle son buldu.

SAÇ EKİMİNİ ŞANSA BIRAKMAYIN

ti ran ası a G ifik rt Se

6160 GRAFTS

8 GÜN SONRA

15 GÜN SONRA

Operasyon öncesi ve sonrası tüm analiz ve kontrolleri ücretsiz olarak Hollanda’da veriyoruz.

Hoofdkantoor Nederland

0031 6 5511 4669 0031 6 1664 9866

derasyon Gençlik Kol-

Dövizle askerlik bedelinin indirilmesi için yasal düzenlemeye gerek olmadığına dikkat çekiliyor. Kanunda, dövizle askerlik bedelini yüzde 50'ye kadar indirmeye Bakanlar Kurulu'nun yetkili olduğu belirtiliyor. Bu güne kadar 10bin Euroödeyen vatandaşların geri kalan 4bin Euroluk bölümünün geri iade edileceği de kararlaştırıldı. Bu ıadenin 2014 yılı içerisinde yapılması bekleniyor.

Hairworldistanbul

HairWorldistanbul

Kantoor Turkije Senlikkoy mahallesi saci sokak No: 4/E 34153 Florya / ISTANBUL

İntevnet'in abonelik sistemiyle çalışan en yeni ve en kapsamlı digital platform niteliğinde olacağı iddiasında bulunan Ekermen, şu bilgileri verdi: "İntevnet sadece Türk mühendislerin yayıncılıkta geliştirdiği bir teknolojik başarı değil. Bununla birlikte oluşturulan yapı üzerinde çalışacak iş modelleriyle ekonomik konjonktürde de ciddi değişiklikler yaratacak komple bir sistem. Bu sistemin sunduğu yenilikler kullanıcıların Tv izleme davranış ve kültürlerini de kökünden etkileyecek."


HABER

18

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

BizBize Karaman iddialı

Geçtiğimiz aylarda Hoogvliet’te, ‘BizBize Karaman Engelleri Kaldıralım’ adlı organizasyonla ilk ciddi programını yapan BizBize Karaman Çalışma Gurubu; önümüzdeki dönemde birçok alanda sosyal projeleri hayata geçirmeye hazırlanıyor.

BizBize Karaman Çalışma Gurubu Rotterdam’daki ADO Zorg kurumuna bağlı hizmet veren Larende Vakfı lokalinde iftar düzenleyerek yeni kurulan vakfın kapsamlı bir tanıtımını gerçekleştirdi. Fehmi Uzun, Erkan Özçelik, Ercan Uyrum, Nusret Öksüz, Ali Kondu ve Mehmet Ali Topcu tarafından kurulan BizBize Karaman Vakfı, Rotterdam Larende Vakfı’nda, ‘İstişare ve Tanışma Toplantısı’nı iftarla birleştirdi ve izin sezonundan sonra Hollanda’nın değişik kentlerinde iddialı faaliyet ve çalışmaların yapılacağını duyurdu. Davetlilere ve basın mensuplarına bilgiler veren BizBize Karaman Vakfı Başkanı Fehmi Uzun iddialı projelerle Hollanda’daki sosyal hayata katkıda bulunacaklarını söyledi. Buro Pas, Ado Zorg, El Mercan şirketleri tarafından hazırlanan ‘İftar Programı’na, Hollanda Türk İslam Kuruluşları Birliği (HTİKB) Başkanı Abdullah Güven, Batı Avrupa Türk İslam Merkezi

2013 – 2014 döneminde BizBize Karaman tarafından organize edilmesi planlanan bazı sosyal projeler şu şekilde belirlendi:

(BATİM) Başkanı Uğur Arısoy, Hollanda Nogay Vakfı yöneticisi Mehmet Can, ADO Zorg (Bakım) Vakfı Başkanı Neşet Ayhan, Hollanda’da kurumsallaşmış Karaman’a bağlı bazı köy derneklerinin yöneticileri, işadamları, STK temsilcileri, basın mensupları ve davetliler katıldı. İftar sonrası Hollanda BizBize Karaman Çalışma Gurubu Başkanı Fehmi Uzun, önümüzdeki dönem yapmayı planladıkları çalışmalar ve faaliyetler hakkında misafirlere açıklamalarda bulundu. Uzun, “BizBize Karaman olarak yardım amaçlı programlara ağırlık vereceğiz. Özellikle engelli olan insanlarımızın ihtiyaçlarını giderme merkezli çalışmalar yapacağız. Türkçe ile alakalı programlar tertip edeceğiz. Çocuklarımız ve hanımlara yönelik programlarımız da olacak.” dedi. Nefis Türk çayı eşliğinde gerçekleşen sohbet sonrası program, gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam etti.

Hoofdweg 656 1055 AB Amsterdam Tel.: (020) 386 84 35 E-mail: info@nurjuwelier.nl www.nurjuwelier.nl

Karaman’daki fakirler, engelliler ve yalnız olanlar için malzeme ve kıyafet yardımı. Çocuklar için oyuncak, kıyafet. Karamandaki engellilere yönelik ‘Sanat Merkezi’ oluşturulması için çalışma başlatmak. Halen Hollanda’da veya Türkiye’de yaşayan, birinci nesil insanlarımızla röportaj yapıp, onların yaşamını dokümantasyon haline getirerek, bu çalışmayı ilerde kitap haline getirmek.

Hollanda’da, Türkçe dilinin gelecek nesillerimize aktarılması noktasında değişik çalışmalar yapmak, faaliyetler düzenlemek. Özellikle izin döneminde, Karaman esnafının fiyatları yükseltmesinden dolayı duyulan rahatsızlığın dile getirilmesi. Bu alanda Karaman Ticaret Odası, Karaman işadamları dernekleriyle irtibat kurmak. Bu konuda anket çalışması yapmak, karşılıklı ziyaretler yapmak.

Entegrasyona evet Kendimizi bir Hollandalı gibi değil ama iyi Hollandaca konuşan biri olarak takdim etmeliyiz. Bu aradaki ayrımı göstereceği gibi dil konusunda sorun olmadığını ve arada iletişim sorunu olmayacağını göstereceğinden “entegre” olmuş olacağız. SEDAT ÇAKIR Evet, bir Türk olarak entegrasyona evet diyebilir miyiz? Ben diyebiliyorum. Ama bunu iki kavramı birbirinden ayırt etmeden ve ayrı ayrı irdelemeden değil. Bu iki kavram entegrasyon ve asimilasyon. Entegrasyonda genelde amaç iki ayrı grubun veya şirketin veya etnik kökenli kişilerin birbirleri ile uyum içinde çalışmaları ve yaşayabilmeleri, asimilasyondaki amaç ise bir grubun veya etnik kimliğin diğer grup veya etnik kimlik içinde erimesi. Hollandadaki Türkler olarak entegrasyona evet dememiz bizimde toplum olarak menfaatimize ama asimilasyon için her zaman direnmemiz gerek. Avrupa genelinde ve özellikle Hollandada entegrasyon adına yapılanlar eskiden etnik temizleme olarak algılanacak bir asimilasyon kampanyası. Kanaatimce hiçbir devletin vatandaşının özel hayatı üzerine çok fazla müdahalesi olmaması gerek. Hollandada özel hayata ve özel hayatın mahremiyetine büyük bir müdahale var olduğunu görüyoruz. Bu yabancılar politikasında olduğunda bizi çok yakından ilgilendiriyor ama hayatın diğer alanlarındada Hollandada özel hayata müdahalenin yoğun olduğunu gözlemliyoruz. Devlet kişinin özel hayatına müdahale etmeyi kendine neredeyse bir görev addediyor ve bunuda değişik konularda ve konu ile ilgisizmiş gibi göstererek yapıyor ve bu bir dönem sonra kabul edilir olunca yeni kısıtlamalara gidiliyor. Entegrasyona dönersek ve bunu hayatımızda nasıl uygulamamız gerektiğini düşünürsek çok kısa bir cevaplada yetinebiliriz. Biz kendi hayatımızı kendi istediğimiz gibi yaşamak istiyoruz. Nokta.! Bu belki de biraz zorlayıcı olabilir. Neticede biz Hollandada eski sömürgeci bir ülkede yaşıyoruz ve bu ülke köle ticaretini dünyada en son yasaklayan ülke. Entegrasyon tartışmalarıda kanaatimce bu sömürgeci düşüncenin günümüze yansımaları. Karşı düşünce olarak biz neler yapmalıyız ve nasıl bir günlük ve hayatımızda uygulayabileceğimiz bir eylem planı yapmalıyız? İlk olarak yabancı bir ülkede bir yabancı gibi görüldüğümüzün farkına varmalıyız. Kendimizi bir Hollandalı gibi değil ama iyi Hollandaca konuşan biri olarak takdim etmeliyiz. Bu aradaki ayrımı göstereceği gibi dil konusunda sorun

sedat.cakir@haber.nl olmadığını ve arada iletişim sorunu olmayacağını göstereceğinden “entegre” olmuş olacağız. İkinci olarak kendi inancımızı çok açık olarak yaşamamız ve bunu da açık olarak beyan edip, kaçamak yollara girmeden İslamiyetin Hollandada kabul görmüş bir olduğunu belirterek karşılıklı saygı ve sevgi esasıyla kendimizi anlattığımızda yine hem arada bir ayrım oluşacak ama bu ayrım anlaşılır olacağı için sorun olmaktan çıkıp uzlaşma sağlayacaktır. Sonuçta toplumsal uzlaşma entegrasyonun temelini oluşturacaktır. Üçüncü olarak üstünlükten kaçınarak Türk kimliğinin ön plana çıkması ve bu kimliğin de yine diğer iki noktada olduğu gibi açık olarak beyan edilmesi gerekir. Burada gereksiz ve utandırıcı Hollandalı Türk veya Türkiyeli Hollandalı veya yeni Hollandalı gibi kavramları kullanmadan yapmakta fayda var. Nasıl bir Fries veya Brabantlı kendini Fries veya Brabantlı olarak tanıtıyorsa bizimde kendimizi Türk olarak tanıtmamız gerekir. Kanaatimce bu 3 nokta uygulaması toplumsal uzlaşma sürecinde bizim menfaatimize olacaktır. Şahsen bu konuda olan tek dileğim parlamentoda olan Türk politikacıların sırtlarını dik tutarak bu ve Türkleri ilgilendiren diğer konularda kendilerine oy veren ve oraya taşıyan Türkleri utandırmamaları. Sizlere huzurlu bir tatil diliyorum. Türkiyeye entegre olarak Hollandaya dönünüz lütfen.

Sedat Çakır, göçebe aile yapısından kaynaklanan genetik yapıyla Sultanlar Yolu’nu hazırladı ve yürüdü, yine aynı genetik yapının değiştirici etkisiyle değişim danışmanlığı yapıyor.


19

HABER

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

RAMAZAN rahmettir, berekettir, paylaşmaktır Fitre Miktarı € 10,Yetim l Bayr ere a Elbis mlık e€2 0,-

Ramazan Kumanya Paketi € 25,yardımlarınız için:

446 446 1 Indernationale Humanitaire Hulporganisatie Nederland

www.ihhnederland.nl • info@ihha.nl • tel: +31 20 337 41 20 • fax: +31 20 337 79 44 Lodewijk van Deysselstraat 45, 1064 HL Amsterdam


HABER

Eski Başbakan'dan şok açıklama

H

o l l a n d a’ n ı n eski başbakanlarından CDA’lı Lubbers ve Van Agt’ın, Volkel’daki ABD askeri üssünde 22 tane nükleer silah bulundurduğunu halka açıklaması üzerine Hollanda’da tartışma başladı. Savcılık eski politikacıların devlet sırrını ifşa ettikleri gerekçesi ile tutuklanmasını araştırmaya başladı. Daha önce Wikileaks dosyalarında ABD’nin nükleer silahlarının Hollanda’da bulunduğu ortaya çıkmıştı. Ancak eski iki başbakanın bu iddiayı teyit edip gerçek olduğunu ortaya çıkarması üzerine savcılık harekete geçti. Geçtiğimiz günlerde Van Agt İsrail’in yaptığı “utanç

duvarı”nın yıkılması için imza kampanyası başlatmış ve 65.000 imza toplayarak gündemi Parlamento’ya taşımıştı. Geçtiğimiz dönemde Parlamento’da yaptığı konuşmada İsrail’in yaptığı uluslararası hukuksuzluğu dile getirerek İsrail’e Hollanda’nın yaptırım yapması gerektiğini savunmuştu. İsrail ile ilişkilerin devam etmesinin Hollanda anayasasını ihlal ettiğini ifade etmişti. Diğer yandan Lubbers 1992’de Bijlmer’da düşen İsrail uçağının yükünün ne olduğunu Hollanda hükümetinden gizlediğinin ortaya çıkmasını 1999 yılında sert bir dille eleştirmişti. Ulusal İtfaiye Dokümantasyon Merkezi’nin bildir-

Özcan Özbay'dan Mustafa Ayrancı'ya ilginç eleştiri HTİB'in Anadili Eğitimi hakkında düzenlediği toplantıya basın mensuplarını davet ederken kullandığı dil eleştirilere neden oldu. Mustafa Ayrancı tarafından Hollanda'daki Türk basınına gönderilen e-mail'in sonunda "NOT: Gelip gelmiyeceginizi bildirirseniz seviniriz, sizi aç göndermemek için." yazılı ibareye en ilginç tepkiyi Radyo Deniz Direktörü Özcan Özbay gösterdi. Özbay yanıtladığı mailde aynen şöyle dedi: "Sevgili Mustafa AYRANCI, Bu Basın davetiniz için teşekkürler, ama anlamadığım davetinizin altına basa basa büyük yazı karakteri ile yazmış olduğunuz yazınız. Siz, davetlerinize gelen Basın mensuplarının oraya AÇ KARINLARINI DOYURMAYA falan mı geldiğini düşünüyorsunuz? Sizin gibi emeğe destek amaçlı bir örgüte bu şekilde bir BASIN DAVETİ yapmasını hiç yakıştıramadım. Size 'AÇ'LARI DOYURMA ÇALIŞMALARINIZDA BAŞARILAR DİLİYORUM. Özcan Özbay"

diğine göre Lubbers, uçak düştükten sonra 150 kilo seyreltilmiş uranyumun kaybolmasıyla kamu sağlığının tehlikede olmasına rağmen Hollanda hükümetinin olayı ciddi bir şekilde araştırmadığını söyleyerek eleştirmişti.

H

Ayrancı ile Türk avukatlar Nazmi Türkkol ve Fadime Kılıç tarafından yapılan basın bildirisinde “Hollanda devletine göre anadil eğitimi bir hak değildir. Hollanda devleti anadil eğitimini Hollanda’ya entegrasyonu olumlu şekilde etkilemek için bir araç olarak kullanmıştır. Ancak anadil eğitiminin entegrasyona katkı sağlamadığı kanısına varıldığı için, bu proje 2004 yılından itibaren durdurulmuştur. Hollanda devleti anadil eğitiminin entegrasyona katkı sağlamadığı varsayımını 2000 ve 2001 yıllarında yaptırdığı 3 farklı araştırmaya dayandırmaktadır. Bu araştır-

BD l'da A Volke ssünde ü askeri silahlar r e nükle a çıktı y orta

B u iki politikacının devlet sırrını ifşa etme suçundan tutuklanıp tutuklanmayacağının araştırılmasının daha önceki açıklamalarıyla ilgili olup olmadığı merak konusu.

UETD’den Hollanda hükümetine çağrı:

‘Mısır’daki gelişmeler karşısında net tavır al’ UETD Hollanda, Hollanda Başbakanı, kabine üyeleri, senato üyeleri, siyasi partiler, akil kişiler, düşünce kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarına “Hollanda Hükümetine Çağrı” başlıklı bir mektup gönderdi. UETD Hollanda’nın mektubunda, Hollanda’nın her zaman başka toplumlar için savunduğu evrensel değerler politikasında kötü sınav verdiğini, son bir ayda, Türkiye’deki gelişmeler ve Mısır’daki askeri darbe karşısında başarısız olduğuna dikkat çekildi. Yapılan açıklamada şu ifadeler yer verildi: "Örneğin, Türkiye'deki gösteriler Hollanda tarafından, henüz olaylar aydınlanmadan, neyin ne olduğu belli olmadan, gösteriler sanki bir halk ayaklaması olarak gösterilmiş, değerlendirilmiş ve

Hollanda kamuoyu bu doğrultuda yönlendirilmiştir görüşüne yer verildi". Mektupta devamla şu görüşlere yer verildi: “Hollanda hükümetinin bu anti demokratik gelişmeler karşısında, suya sabuna dokunmayan açıklamarıyla, darbeyi meşrulaştırma yönünde bir tavır sergilediği kanaatindeyiz. Bu Hollanda’nın bugüne kadar uygulaya geldiği uluşlarası ilişkiler politikasına terstir. Hollanda hükümetinin Mısır’daki askeri darbe karşısında net bir tavır almasını istemekteyiz. Mısır’daki anti demokratik gelişmeler karşısında Hollanda olarak net tavır almadığımız takdirde, tarih önünde adeta Kahire’deki askeri cuntanın eylemleri ve gerçekleştireceği toplu ölümlerden sorumlu olacağız”.

Dünya darbe tarihinde bir ilk!

PROMOSYONLA DARBE

Mısır'da milyonlar sokağa indi, cuntacı Tahrir boşaldı. Sisi ise taraftarlarını meydana dökmek için eşantiyon tencere, tava, bardak dağıtmaya başladı Mısır'da darbeciler kendilerine taraftar toplama için türlü türlü yollara başvurmaya başladı. Cuma günü ülkenin dört bir yanında milyonlarca insan darbeyi protesto etmek ve Mursi'nin serbest bırakılmasını istemek için meydanlara çıkarken cunta yöntemini, arkasında gerekli desteği bulamadı. Darbe taraftarlarının toplandığı tek meydan olan Tahrir'de artık eskisi kadar kalabalık

oluşmazken darbeciler halkı Tahrir'de toplamak için türlü türlü garipliklere başvurmaya başladı. Meydanı'nda darbeye destek veren göstericilere dün askeri helikopterlerden hediye kuponları atıldı. Atılan kuponlarda, 'Tebrik ederiz 30 takım bardak kazandınız', '50 takım mutfak seti kazandınız' yazıyordu. Broşürlerde ayrıca kazanılan promosyonların nereden alınacağına dair adresler de yer aldı. Kuponları alan darbe taraftarları doğrudan tencere tava setlerini almaya gitti. Ordunun darbe taraftarı toplamak için

Ana Dili Eğitimi'nde yeni sürece girildi ollanda İlkokullarında Türk çocuklarına anadil dersleri verilebilmesi için Hollanda devleti hakkında açılan hukuki dava 30 Eylül'de yapılacak olan ilk duruşma ile başlayacak. Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği (HTİB), Türkler Bilgilendirme ve Eğitim Vakfı (SIOT) ve Avrupa Akdeniz Göç ve Gelişmeler Merkezi (EMECMO) adına Türk avukatlar Nazmi Türkkol ve Fadime Kılıç tarafından hazırlıkları sürdürülen dava ile ilgili dilekçe UNESCO’nun 21 Şubat Anadil Günü’nde Amsterdam Mahkemesi’ne sunulmuştu. HTİB Başkanı Mustafa

20

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

İLK DURUŞMA 0 EYLÜL 3 İ H TARİ 2013 ma sonuçlarına göre; öğretmenlerin anadil eğitimi verme kapasiteleri yetersizdir, öğretmenler sıklıkla hastalık iznine ayrılmakta ve dersler boş geçmektedir. Velilerin anadil eğitimine talebi oldukça az olmuştur. Araştırmalarda, sonuç olarak, anadil eğitiminin entegrasyona olumlu bir katkısının bulunmadığı savunulmaktadır” ifadesinde bulunuldu.

promosyon mutfak gereçleri dağıtması Tahrir'e biraz daha adam toplamak için yapılan bir oyun olarak nitelendirilirken, ortaya çıkan bu manzara aynı zamanda tüm dünyada alay konusu oldu. Tahrir'de bulunan ve darbeye destek veren 3 bin kadar gösterici, ordunun attığı promosyon kuponlarını alabilmek için birbiriyle yarışırken zaman zaman izdiham da meydana geldi. Tahrir'deki 3 bin göstericinin yanında Rabiat'ul Adeviyye Meydanı'nda ise bir milyondan fazla insan darbe karşıtı gösteri yaptı.

SİSİ İSRAİL'İN KAHRAMANI İsrail'in Mısır büyükelçisi Yaakov Amitai darbecilerin göreve atadığı Tarım Bakanı Ayman Abu-Hadid'i tebrik ederken yaptığı açıklamada ülkesinin de darbeci general Sisi'yi 'ulusal kahraman' olarak gördüğünü söyledi. Yaakov törende "El Sisi sadece Mısır için değil bütün Yahudiler ve İsrail için de bir ulusal kahramandır" diye konuşurken bu konuşma her iki ülkede büyük yankı uyandırdı.

NETUBA'ya yeni genel müdür 3 Haziran tarihinde (Hollanda Türkiye İş Kurumu) NETUBA Yönetim Kurulu tarafindan Ibo Gülşen NETUBA'ya Genel Müdür olarak atandı. Türkiye'nin ve diğer taraftan Hollandalı şirketlerin, Türkiye'ye artan ilgisi nedeniyle, NETUBA yönetim kurulu, doğru yönde mevcut faaliyetlerin organizasyonu, yapılandırılması ve yeni girişimler geliştirecek bir genel müdür ile yenilemeye karar verdi. Ibo Gülşen ise yeni görevi için şunlari ifade etti: "NETUBA'nın Genel Mudurluğu görevine getirildiğim için çok mutluyum. Gelişen Türk ekonomisi ve Kuzey Afrika'ya Kafkasya ülkeleri ve güçlü pozisyonda olan Türk şirketlerinin, Hollanda işletmecileri ve girişimcileri için de büyük frsatlar sunmaktadır. Biz on-

ların hedeflerine ulaşmalarında onları destekliyoruz. Mevcut olan ve yeni üyeler ile beraber, NETUBA Hollanda ve Türkiye arasında iş yapan şirketler için bağımsız bir platformdur. Ayrıca kendi network ağı ile işbirliği içinde olarak NETUBA, Türkiye ile belirli iş ilişkileri olan üyelerine destek vermek amacıyla, çeşitli kurumsal ve sosyal etkinlikler düzenlemeye devam edecektir" dedi NETUBA 1992 yilinda, Dış Ekonomik İşler Bakanlığı ve Ticaret Odası tarafından kuruldu. Platform Hollanda ve Türkiye arasında hem bir tarihi ve temsili yöne sahiptir ve resmen Türk DEİK olarak da adlandırılır. Hollanda'da, Türkiye danışma kurulu NETUBA parçasıdır.

Ibo Gülşen (1973) dogumlu, Türk baba ve Hollandaliannenin oglu olup, pazarlama ve is gelistirme konusunda kapsamli ve uluslararasi deneyime sahip. Ibo Gulsen , genel ve is ekonomisi okudu ve KPN, Wolters Kluwer ve Bird & Bird gibi firmalarda çalisti. Ayrca 2006 yilindan bu yana Lahey'deki is konseyi üyesi.


21

HABER

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

Tasmalı Güdükzadeler

Metin Yazarel Sizin toplumsal birlikteliğinizi ne silahlar ne de paranın gücü yıkabilir. Sizi ancak düşündüğünü zanneden aklı ve kafası kiralık işbirlikçi güdükzadeler yıkabilirler. Ben bu tipleri 'tasmalı güdükzadeler' olarak tanımlamayı uygun buluyorum. Çünkü bu güdükzadelerin çok basit ve küçük çıkarlar karşılığında zihinleri fethedilerek her türlü işbirliğine müsait hale getirildikten sonra serseri mayın gibi sağda solda patladıklarına tanık olursunuz. Bunların tasmalarını biraz uzun tuttuğunuz vakit kuru bir aferin uğruna bile yapamayacakları kara propoganda yoktur. Egemen güçler ve devletler “şaşkın sürü” olarak gördükleri azınlıkları kendi istikametlerine çekmek için işbirlikçi devşirmeler vasıtasıyla yönlendirmenin daha kolay ve daha verimli olacağının farkında olarak hareket ederler. Adam devşirmek nasıl mümkün oluyor veya bu işin mekanizmaları nasıl işliyor diye kafa yorulursa çok kolay olduğunu söyleyebilirim. Önemli yerlerde bulunmayı şehvet duygusu kadar arzu eden kişiler işbirlikçiliğe en yatkın ve en verimli olan kimselerdir. Bu kimseler hangi fikir ve

ideolojiden olursa olsunlar düşünce kirliliği ve zihinsel bulanıklık geçiren kendi toplumunun çıkarlarını gözetemeyen insanlar olarak karşımıza çıkarlar. Devşirmelerin en tehlikelileri ise kendilerini toplum menfaatlerini kurmaya atanmış üstün nitelikli kişiler olarak görenleridir. O nedenle egemen güçlerle işbirliği yapmayı üstün bir meziyet olarak görürler. Bunlar hayal güçlerini kullanarak öyle söylemler geliştirirler ki kendilerini “insanüstü” ya da (Alman filozof F. Nietzsche`nin göklere çıkardığı ” üstinsan”) olarak işbirlikçiliği içselleştirirler. Böylece kendilerini sıradan insanlardan ayrıştırıp öteki konumuna koyarak ötekileştirir ve ben farklıyım havasına girerler. Bakın bu konuda ruhunu CIA'ya satanlardan birisi olarak bilinen işbirlikçi Arthur Koestler hatıratında durumunu “uluslararası çalıştığına inanan fahişe telekızlar gibiydim” diye açıklıyor. Güdükzade devşirmelerin kendilerini ifade etmek için geliştirdikleri en can alıcı argumanları “özgün düşünme, sınırsız tartışma ve özgür eleştirme” söylemleridir. Bu savlarla bir yandan genleri değiştirilmiş besleme entellektüel olduklarını kamufle etmeye, diğer yandan da yoğun bakımda yatan beyin hastası marazı olduklarını gizlemeye çalışırlar. Toplumun huzurunda milli kahraman edasıyla konuşan bu besleme güdükzadeler, efendilerinin üflediği zurnadan çıkan nağmelerle çalıp söylerler. Bir tartışma ortamında kendilerine tanınan fırsattan istifade ederek edebiyat, kültür, sanat ve fikir hayatımıza katkıları inkar edilemez olan Necip Fazıl ve Nazim Hikmeti küçük görme cehaletine saplanır,

Gentle Incasso

Mevlana Hazretlerine bir saygı ifadesi olarak Hazret ünvanını kullanmayı uygun bulmazlar. Çünkü bu güdükzadeler özgün düşünür, özgür tartışır ve sınırsız eleştiri iddiasıyla kendilerini dev aynasında görürler. Üç kuruşa kurdukları internet sitelerinde kendi kendilerine övgüler yağdırarak sağa sola çamur atmayı önemli bir meziyet olarak kabul ederler. Geleneksel değer ve kıymetlerimizi küçümseyerek alay eder, toplumsal moral ve motivasyonumuzu bozmaya çalışırlar. Bunlar Rotterdam semt belediyesi ve daha başka yerlerde vukubulan siyasi gelişmelerle ilgilenmez, sorunların çözümü konusunda fikir de üretemezler. İrdelemeye çalıştığımız bu güdükler davet edildikleri bir panelde edep ve haya düsturumuza uygun düşmeyen bir uslupla, şahsen benim Türk toplumuna hizmetlerinin en az otuz yılına şahit olduğum kanaat önderi ağabeylerini hayasızca eleştirmekten utanmazlar. Otuziki yıldır toplumsal çalışmalarını ilgi ve alakayla takip ve taktir ettiğim, dostum kardeşim dediğim ve kendisini Hollanda Türk toplumu adına bir şans olark gördüğüm insanı, insafsızca eleştirme cesareti gösterirler. Diğer tarafta otuz sene önce spor federasyonu başkanı olarak tanıdığım ve halen yaşlılar federasyonu başkanı olarak hizmetlerine devam eden diger bir ağabeylerine saygısızlık edebilirler. Yine meslek hayatının otuziki senesine tanık olduğum, toplumsal hayatımızı yazılı basın marifetiyle kayıt altına alarak tarihe not düşen meslek erbabı gazeteci ağabeyleriyle seviyesizce tartışabilirler. Son günlerde Metro Gazetesi'nde

1999 dan beri 1999' dan beri hizmetinizdeyiz

and international debt collection payment solutions National and international debt collection& & payment solutions Gentle Incasso, hem şirketten şirkete, hem de şirketten kişiye tahsilat yapan, para tahsil piyasasında uzman bir icra bürosudur. Alacaklı ve borçlu arasında iki tarafı tahmin eden bir sonuç almak için deneyimlidir.

Biz, birçok icra bürolarından farklı olarak ‘no-cure-no-pay’ esasına göre çalışmıyoruz. Dosya masrafı olarak az bir meblağ ödeyerek, alacağınızın itinalı bir şekilde incelenmesi garantisini alırsınız. Alacağınızın, ‘sulh yoluyla alınamaz’ haberiyle sizi hayal kırıklığına uğratmayız. Mahkemeye giden bu uzun ve genellikle pahalı yolu, en medeni ölçüler içinde ve mantık çerçevesinde önlemek bizim isimizdir. İşletmeci olarak paranızı tahsil etmek için ne kadar uzun beklediğinizi biliyoruz. Özellikle ekonomik sıkıntının yaşandığı bu dönemde, borçluların büyük bir kısmı, ödeme suresini uzatıyor ve daha da kötüsü iptal yoluna bile gidiyor. Bu da isletmeci olarak hiç istemediğiniz bir durumdur. Bu konuda sizden de, yapılan anlaşmaları yerine getirmeniz beklenmektedir.

Hizmetlerimizden faydalanmak için ilginizi çektiğimizi umuyoruz. İlgi duyarsanız veya hizmetlerimiz hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, bizimle temasa geçiniz.

Gentle Incasso Tel: 075 - 771 46 36 Fax: 075 - 635 70 49

info@gentleincasso.nl www.gentleincasso.nl

kutsal değerlerimize saldıran bir yazı ile gündeme gelen malum bayanla ilgili söz söylemek icab edecek olursa, zat-ı muhteremenin kimlik ve kişilik sorunu olduğunu söylemek isterim. Akidesi bozuk malum bayanın durumu Pisikolojide ”kimlik ve kişilik bunalımı (borderline persoonlijkheidsstoornissen)” olarak tarif edilir. Yani klinik psikiyatrik bozukluklar vakası olarak görülür. Kendi kimlik ve kişiliğiyle barışık olmayan bu kimselerden başkalarının kıymet ve değerlerine saygı beklemek biraz safdillilik olur. Böylesi tipler sürekli Tanrı ve kutsal değerlerle çatışma içerisinde olurlar. Bunlara verilecek en etkili tepki, bu tür durumları ciddiye almadığınızı hissettirmektir. Siz önemseyip ciddiye almadığınız sürece tasmalarını ellerinde tutan efendileri de işe yaramadıklarının farkına varacak ve bir süre sonra kullanılmış paçavra gibi sokağa atacaktır. Yaşadığımız tüm bu olumsuzluklarla ilgili önemli bir hatırlatmada bulunarak yazımı sonlandırmak istiyorum. Unutulmamalı ki dünya siyasetini yönlendirmek amacıyla kurulan ve faaliyetleri gizli tutulan Bilderberg ülkesi Hollanda'da yaşamaktayız. Bu kısa hatırlatmayla yetinerek Zübükzadeler başlıklı yazımda olduğu gibi, Güdükzadeleri konu alan bu yazımı da eleştirmek isteyenler olacağını tahmin ederim. Bilinmesini isterim ki; prensip olarak muhatap kabul etmediğim kişilerin bilgi kirliliğinin zirve yaptığı sosyal medya denen internet ortamında gerçekleştirecekleri eleştirilere cevap vermeyi uygun bulmam. Şimdiden yaklaşan Ramazan bayramınızı kutlar, izine gideceklere iyi tatiler dilerim.

Türklerin tatil anlayışı, bulundukları yerde dinlenmek Türkiye'de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının araştırmasına göre, vatandaşların yüzde 36,1'i tatillerini bulundukları yerde dinlenerek geçiriyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, 18 yaş üzerindeki vatandaşların tatil alışkanlıklarını inceledi. 18 bin 626 kişiye bir haftadan uzun tatillerini genellikle nasıl geçirdiklerinin sorulduğu araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 36,1'i tatillerini bulundukları yerde dinlenerek geçiriyor. Katılımcıların yüzde 32,5'i tatil için zamanı olmadığını ifade ederken, yüzde 25,4'ü ise tatillerini memleketine köye giderek

Mini-BLOG

geçirdiğini belirtiyor. Verilere göre, tatillerde, katılımcıların yüzde 10,8'i otel, pansiyon ya da tatil köyüne, yüzde 4,7'si yazlığa, yüzde 2,7'si yaylaya, yüzde 1,1'i yurtdışına ve yüzde 0,9'u bağ evine gidiyor.Ankara ve İstanbullular memlekete gidiyor. Kırda yaşayanların yüzde 47,9'u "tatil yapmaya zaman bulamazken", kentte yaşayanların sadece yüzde 26,5'i tatile zaman ayıramıyor. Ankara ve İstanbul'da yaşayanların yüzde 41'i tatilde memleketine köye gitmeyi tercih ederken, İzmirliler ise yüzde 37,6 oranla bulunduğu yerde dinlenmeyi istiyor.

COLOFON

HABER Adres: Laan op Zuid 474 3071 AB Rotterdam Nederland Hoofdredacteur (Genel Yayın Yönetmeni) İbrahim Karaman ibrahim@haber.nl Redactie: (Yayın Kurulu) Mehmet Güzelyurt Çiğdem Yüksel Zeynep Türkcan Özlem Hasip Art Direction & Fotografie: M. Fatih Karaman fatih@haber.nl Advertenties Office: 010-2 900 900 Nur Öztürk / nur@haber.nl 0641-22 68 79 Interviews & Correspondenten: Çiğdem Yüksel, Serap Torremans, Suna Floret, Burhaneddin Carlak, Özlem Hasip, Merve Karaman, Ayşe Özkaya. Repr. Leiden Serap Torremans Repr. Eindhoven Ali Yücel Repr. Limburg Muzaffer Bozaslan Repr. İstanbul Dr. Hüseyin Keleş Abonnementen: abone@haber.nl e-mail & website: info@haber.nl www.haber.nl

DÜZELTME HABER'in Haziran ayı 35. sayısı, 14. sayfadaki 'Gezi Parkı Hollanda Türklerini de böldü' başlıklı yazıda farklı kaynaklardan derlediğimiz haberde geçen ve Ali Osman Ok ve Vedat Gültekin'e ait olan yazı ötekiler.nl websitesinden alıntılanmış ancak tasarım aşamasında gözden kaçan bir detay olmuştur. Arkadaşlarımızın uyarısı ile (dijital versiyonda) düzelttiğimizi kamuoyuna bildiririz.

willem.lageweg@haber.nl

Het is op dit moment onrustig in Turkije. Het kost veel moeite om tot een goede balans te komen tussen de belangen van mensen, van het milieu, van de economie en van de staat. Bij maatschappelijk verantwoord ondernemen gaat het altijd om drie dingen: het vinden van een goede balans tussen mensen, milieu en economie. Het gaat ook om het goede gesprek tussen alle belanghebbenden en – ten derde - het gaat om openheid. Deze drie zaken zijn ook de ingrediënten voor harmonie en vooruitgang in de samenleving. Omdat samenlevingen steeds complexer worden wordt het des te belangrijker dat alle betrokkenen deze drie uitgangspunten centraal stellen. Alleen door goed naar elkaar te luisteren en met elkaar samen te werken aan een evenwichtige balans tussen mens, milieu en economie komen we vooruit. Dat geldt zowel voor bedrijven als voor de samenleving als geheel.

Balans

Willem Lageweg

Directeur MVO Nederland


HABER

Koç Sucukları sahibi Hikmet Gürcüoğlu'nu HABER Gazetesi olarak ziyaret ettik. Üretim fabrikasını da gezme firsatını bulduğumuz ziyarette Koç Sucuklarının tarihçesini ve şirketin bugünlere nasıl geldiğini Hikmet Bey'den dinledik. Kamuoyunda mütevazi kişiliğiyle dikkat çeken Hikmet Gürcüoğlu ile, İlhan Döne'nin de hazır bulunduğu görüşmemizde HOTİAD'a değinmeden olmazdı tabi. Kurum olarak sosyal sorumluluk projelerine önem vereceklerini açıklayan Hikmet Bey, “HOTİAD olarak yenilikçi, gelecek vaadeden ve sürdürelebilir projelere imkan tanımak için yeni

fınızı Fotoğra rin gönde lım ya yayınla

Ercan Torunoğulları nişanlandı. Nişanlısı Türkiye'nin tanınmış oyuncu ve mankenlerinden Elif Ece Uzun. Ercan'ı tebrik ediyoruz.

Fatih Anul ve eşi Duygu Anul Koç, 1. evlilik yıldönümlerini iki günlük proğramla SS Rotterdam Cruise gemisinde geçirdiler

bir düşünce geliştirdik. Bilhassa gençlerimize sunacağımız imkanlarla destek olmak istiyoruz. Proje destekleme programımız çerçevesinde, gençlerimizden gelecek olan fikir ve projeler bir komisyon tarafından değerlendirilecek. Komisyonun takdire şayan bulduğu projeleri ödüllendirecek ve uygulanması konusunda gerekli imkanları sunacak” ifadesini kullandı. Ekim ayında düzenlenecek olan ödül proğramında kazananlara 3000,- euro ödül verilerek gençlerin teşvik edilmesi sağlanacak. HABER okurlarına bu projelere katılmaları konusunda bu vesile ile çağrıda bulunuyoruz.

,,

Utrecht’te düzenlenen Avrupa Gençlik Olimpiyatı Festivali’ne katılan ve Türkiye’den 120 sporcu ve 25 idareciyle Hollanda’ya gelen atletizm kafilesine Meram Restoran'da bir iftar yemeği düzenlendi. Farklı dallardan sporcuların katıldığı Olimpik Festival'de madalya alan sporcuları ziyaret eden Meram’lar CEO'su Erdoğan Yüce ve Meram PR Müdürü Kamil Saygı, Gençlik ve Spor Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Kocatepe’ye Hollanda hatırası olarak eşantiyonları olan yel değirmenini hediye ettiler.

Koç Sucuk Mamülleri fabrikasının neredeyse herşeyinden sorumlu olan Operations Manager'i, günde 20 ton sucuk mamülleri üretimi yaptıklarını belirtti. Aynı zamanda Koç Sucukların'ın sahibi Hikmet Gürcüoğlu'yla da kadim bir dostlukları var.

Bugünlere 15 milyon euro vergi ödeyerek geldik Eski HOGİAF Başkanı olan ve bunun yanısıra başarılı bir işletme yürüten Mehmet Kabakyer, işlettiği farklı şirketler ile şu ana kadar 15 milyon euro üzerinde vergi ödeyerek Hollanda ekonomisine ciddi katkılar sağladığını belirtti.

22

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

"ÇOK CİDDİ KATKILAR YAPTIK"

Hollanda Türk basın mensuplarına organize ettiği bir kahvaltıda açıklamarda bulunan Mehmet Kabakyer, bir ülkenin girişimcisi olmak aynı zamanda o ülkenin bir işçisi olmak olduğunu vurguladı ve bu şartlarla ülkenin kalkınmasına büyük katkılar sağladığını ifade etti. "Son 10 yılda Hollanda'ya ekonomik alanda çok ciddi katkılar yaptık, çünkü bu ülke hepimizin kalkınması gelecek nesillerin daha iyi bir yaşam sürmesine vesile olacaktır. Bu açıdan hem kraliçemizle, hem başbakanımız ve diğer bakanlar ile iyi bir diyalog süreci kurduk. Bunun yanı sıra anavatanımız Türkiye ile de temaslarımızı sürdürdük. Bu açıdan iki ülkeyi de ihmal etmeden bir nevi köprü vazifesi gördük." dedi.

tan sonra bir bayrak değişimi ile görevi devredip, UNİTEE Başkan Yardımcılığı görevini üstlendiğini söyledi.Kabakyer bunların yanı sıra ise otel işine girdiğini, Rotterdam'da Hotel Port isminde bir otel açtığını söyledi. "Otelimiz üç yıldızlı olup tamamen iş dünyasına hitap ediyor. 27 oda kapasiteli, 52 kişinin konaklayabileceği bir otel. Otelimizde Akdeniz usulü, kahvaltı ve helal ürün yemekleri ile hizmet veriyoruz. Konum itibarı ile Rotterdam merkezinde ulaşımı çok kolay"dedi.

KALİTELİ VE AİLE ORTAMINDA HİZMET

Hotel Port'un aynı zamanda aile ortamını aratmayacak bir kalite ile hizmet verdiklerini söyleyen Mehmet Kabakyer "Müşterilerimize aile ortam konforu vermek amacı ile eşim ve çocuklarımla hizmet veriyoruz. Onları aynı zamanda girişimciliğe hazırlamak amacı ile sorumluluk vererek onları da motive etmeye çalışıyoruz.

Avukat Tuğba Harmankaya, 1,5 yıl kullandığı diş tellerini çıkarttırdıktan sonra dişleri inci gibi olmuş. Tuğba Hanım her zamanki gibi gülmeye devam ediyor.

TÜRKLER HOLLANDA'DA OTELCİLİĞE ATILMAYA BAŞLADI Türkiye'de bir büyük uçak şirketi ile ortaklaşa bir çalışma içerisinde olduklarını belirten Mehmet Kabakyer "Gerek otelcilikte, gerek diğer alanlarda, bu piyasanın ihtiyacı olan alanlarda, yatırım yapmak isteyen Türk girişimcilere de destek olacağız." dedi. Hollandalı Türklerin otel sektöründe yeni yeni girmeye başladıklarınıs öyleyen Kabakyer "Türkler genel olarak orta dereceli 2 yıldızlı veya 3 yıldızlı otelleri işletiyorlar. Türk girişimciler olarak bu sektöre yeni girdiğimiz için daha almamız gerek çok yollar var. Bu alan açık bir kapı. İnanıyorum ki ileriki yıllarda 4 ila 5 yıldızlı otelleri işletmeye başlayacağız. Rotterdam liman ticaretinde aktif olması nedeni ile turizm alanında da ilerliyor. Bu açıdan Hotel Port olarak ülkenin turizm sektörüne de önemli katkılara yapacağımızı belirtmek isterim" dedi.

İŞADAMLARI DERNEĞİ BAŞKANLIĞINDAN OTELCİLİĞE Hollanda'da başarılı bir işadamı olan Mehmet Kabakyer'in arkasında kızı ve eşi var.

Mehmet Kabakyer, 38 yıldır Hollanda'da yaşadığını ve son 6 yıldır da HOGİAF başkanlığını yaptık-

Mehmet Kabakyer basın mensuplarını Hotelport'un bahçe bölümünde nefis bir kahvaltı ile ağırladı.


23

TEMMUZ-AĞUSTOS / JULI-AUGUSTUS 2013

HABER


Biz işimize bakarız...

Gazete dediğin çokyönlü ve çokseslidir. Hayatınıza dokunur, düşüncelerinize yön verir. Bilgi verir, ayrıntı verir, ilham verir. Her sayısıyla, her sayfasıyla keyiflendirir. Eleştirir ve eleştirilir. Ama daima doğrunun peşinde ve yanında olur. Bunun için biz sadece işimize bakarız. HABER Gazetesi siz değerli okuyucularımıza daha kaliteli bir yayın sunmak için kurumsallaşma peşinde. Eylül'den itibaren yeniliklerimizi bekleyin.


Haber nr36 webversion