Issuu on Google+

İnternet sitemizi ziyaret edin, günlük haberleri takip edin:

www.haber.nl ONLINE

İlhan Karaçay HABER'de!

HOŞGELDİN DUAYEN

6'da

OKURLARIMIZA GÖZ LAZERiNDE

'Duayen Gazeteci' sıfatını artık herkesin kabul ettiği Hollanda'nın 1 numaralı en deneyimli gazetecisi İlhan Karaçay artık HABER Gazetesi'nde yazacak. Tam 16 yıldır başarı ile yürüttüğü DÜNYA Gazetesi'ne veda diyen İlhan Karaçay'ın, DÜNYA Gazetesi ile HABER'e iltihak etmesi, Hollanda Türk Medyası'nın en unutulmaz dönüm noktalarından biri olarak tarihe geçecek.

ISSN:1879-9981

Sayı/Nr:

41

CELAL ORUÇ ELEŞKİRT'E FAKÜLTE KURUYOR

H OLL ANDA

24'te

Kadınlar Günü böyle de kutlanıyor

HABER Yıl/Jaar:5

www. haber•nl

Rotterdam ve Amsterdam'da

DÜNYA'da vedalaşmadan... HABER'de Merhaba!

İşte İlhan Karaçay'ın ilk yazısı MART / MAART 2014

€ 400,- iNDiRiM

9'da

HADD ve UETD'nin düzenlediği etkinlikler standart eğlence ağırlıklı olanlara göre daha farklı olması yönüyle dikkat çekti.

İYİ GAZETESİ N E ' NI N

OY VERME, ( ! ) SiKAYET ET , Unutmayalım oyun oyunda senin sının yoksa başka cak n oyununa a k şikayet edere katılabilirsin.

“Seçimden seçime geliyorlar, bize ne faydaları var ki?” deyip geçmeyin. Seçtiğiniz adayların icraatlarını beğenmiyorsanız, gelecek seçimlerde sizin sesiniz olacak, oyunun kurallarını beraber kuracağınız kaliteli siyasetçi yetişmesi için yapılan çalışmalara destek olun. KARANLIKLAR AYDINLIĞA

oyunuzun hesabını sorun

Değerli okuyucu.. Vatandaşlarımızın toplumun her katmanında temsil edilmesini baştan beri en çok savunan medya grubu olarak manşette verdiğimiz cümle sadece ironi içeren bir şaka. Maalesef toplumumuzun büyük çoğunluğu için önümüzdeki seçimler yine gündemde değil. Halbuki kaç yılda bir gelen bir fırsatı değerlendirip kendi sorunlarımıza sahip çıkıp çözüm üretecek kendi insanlarımızı seçmek bizim elimizde. Benim bir tek oyum neye fayda eder ki diye düşünmek yerine, 'bir tek mum yakmanın bütün karanlığı aydınlıklara çevirebileceğini' bilmemiz lazım.

Hollanda'da yerel seçime doğru 12-14'te

22'de

Seçim gününden yarım saatinizi feda ederek oy vereceksiniz ama bunun meyvelerini yıllar boyunca toplum olarak biz toplayacağız. “Seçimden seçime geliyorlar, bize ne faydaları var ki?” düşüncesini bırakıp seçtiğiniz adaylara siz gidin, oyunuzun hesabını sorun. Bireysel sorunlara değil toplumsal sorunlara çözüm üretmek için çalıştıklarını unutmayın. Toplumsal sorunların çözümünden dolaylı olarak hepimizin ve çocuklarımızın kazanımları olacaktır. Sorunlarımızın çözümü için bizimle aynı hayatı ve zorlukları yaşayan adaylarımızı desteklememiz lazım.

4'te

4'te

Hollanda’ya işçi göçüYLE gelen ilk Türk vefat etti

HOTİAD TÜRK İŞDÜNYASINDA SES GETİRDİ 17'de

THY Rotterdam seferlerine başladı 20'de

Gurbetçi Ve göçmen psikozundan kurtulmalıyız Doç. Dr. Özcan Hıdır

Hollanda nereye Gidiyor? Yarım asrı içerisinde tükettiğimiz Hollanda’nın birikimleriyle bu ülkenin gidişatını konuşmak üzere başlattığımız sohbetler serisine devam ediyoruz. Bu sayıda, 11 yıllık Hollanda kısa bir geçmişe sahip olan ancak buna rağmen çok büyük, önemli ve kalıcı hizmetlerin altına imza atan Doç. Dr. Özcan Hıdır ile görüştük. 18'de

Saray Bruidsmode www.bruidsmode-denhaag.nl

Hobbemastraat 314 2526 JX Den Haag Tel: 070 - 388 47 81 info@saraymode.nl

Doğal Lezzet


HABER

2

MART / MAART 2014

5 YIL

% 2,95 'den başlayan faizler

10 YIL

% 3,75 'den başlayan faizler


3

MART / MAART 2014

HABER


HABER

YENİLİKLERE DEVAM

MART / MAART 2014

İKİNCİ 50 YILA DOĞRU

50 yıl öncesinin 'gastarbeider' toplumu yerine artık kendi ayakları üzerinde durabilen, sorumluluk alabilen, çözüm önerileri sunabilen, kısaca söyleyecek sözü olan bir topluluk olma yolunda ilerliyoruz. Elbette henüz bir çok eksiğimiz ve hatamız var hala, ama bu önümüzdeki 50 yıla umutla ve güvenle bakmamızı engellemiyor.

İBRAHİM KARAMAN Pek değerli ve de aziz okurlarımız, Geçen sayımızda 2014’e yeni sürprizlerle başlıyoruz demiştik ve o bağlamda bazı editoryal bilgileri sizinle paylaşmıştık. Duyurduğumuz konularda okurlarımızda olağanüstü güzel ve içerikli dönüşler aldık. İnternet sitemizin online olması ve artık siz değerli okurlarımıza sunduğumuz günlük haberler, sayısız beğeni topladı. Sizlerden gelen güzel mesaj ve tepkiler neticesinde motivasyonumuz da bir kat daha arttı. Yenilikleri duyurmaya devam ediyoruz. Ama buradaki sütunlarda okumadan önce manşetimizden zaten farketmişsinizdir. 'Duayen Gazeteci' tanımlamasına en çok layık olan değerli büyüğümüz, 50 yıllık deneyimli gazetecisi olan İl-

ibrahim.karaman@haber.nl

han Karaçay artık HABER Gazetesi'nde yazacak. Tam 16 yıldır başarı ile yürüttüğü DÜNYA Gazetesi'nin yayıncılığına veda eden ve adeta kendi ismiyle özdeşleşen DÜNYA ile HABER'e iltihak eden İlhan Karaçay bundan sonra gazetemizde sizlerle buluşacak. 50 yıllık birikim kolay değil dostlar. Deneyimli büyüğümüz olarak İlhan abiden öğreneceğimiz çok şey olacaktır. Bunu önümüzdeki zaman diliminde değerlendirmeye çalışacağız. İlhan Karaçay'ı bir yolculuk esnasında daha da yakından tanıma fırsatı buldum. Olaylara bakış açısındaki kapsayıcılığı, her çevreden insanla rahatça anlaşabilme ve uzlaşma arayıcı özelliğinin yanında efsanevi futbol bilgisi de dikkatimi çekti. 30 yıl, 40 yıl öncesinde bizzat içinde yaşadığı spor ve futbol hatıralarını dinlemek

gerçekten çok keyif vericiydi. Bir o kadar da Türkiye'den sürekli Avrupa'ya ziyarete gidip gelen sanatçılar ve tanınmış şahsiyetlerle olan hatıraları. Bunları genç nesile bir şekilde aktarmayı planlıyoruz. Bunun için sadece gazete baskılarında değil, internet sitemizde ve özel yapacağımız çekimlerle de Hollanda kamuoyunda ele alınabilecek ve farklı çevrelerdeki insanlarımızla harmanlayacağımız sunumlar oluşturacağız. Değerli büyüğümüz, engin deneyimli insan, Hollanda Türk Medyasının duayeni, İlhan ağabey, aramıza hoşgeldin!... Bir sonraki sayımızda yeniliklerimizi duyurmaya devam edeceğiz. Hayata dair fikriniz varsa buyrun siz de...

4

50 yıl bir insan ömrü için uzun bir süre olsa da, toplulukların ömrü için çok da uzun sayılmaz. Türk toplumu geçici olarak geldiği, misafir işçi olarak tanındığı ülkelerden birisi olan Hollanda'da da gurbetin 50. yılından artık biz burada kalıcıyız bilincine yavaş yavaş kavuşmaya başladı. Artık gurbette yaşamadığımızı, Hollanda'nın bizim vatanımız olduğunu kavramaya başladık. Bu bilinç evrilmesi artık birey olarak topluma katılımımızda ve kendimizi sadece 'Hollanda'da yaşayan Türk' kategorisinden çıkarıp 'Türk kökenli Hollandalı' olarak tanımlamaya da götürüyor bizi. Kendimizi böylece yeniden konumlandırdığımızda ise haliyle hayatı yaşama şeklimiz, ilgi alanımız ve sorunlarımız da evriliyor. Artık sorunları edilgen bir konumda kabullenip çözmeye uğraşmak yerine, olayları etkileyecek ve kendi hayatımıza yön vermek için toplumsal alanda kendimize yer açmaya çalışıyoruz. 50 yıl öncesinin 'gastarbeider' toplumu yerine artık kendi ayakları üzerinde durabilen, sorumluluk alabilen, çözüm önerileri sunabilen, kısaca söyleyecek sözü olan bir topluluk olma yolunda ilerliyoruz. Elbette henüz bir çok eksiğimiz ve hatamız var hala, ama bu önümüzdeki 50 yıla umutla ve güvenle bakmamızı engellemiyor. Aksine önümüzde yapılacak daha çok iş var deyip sorumluluk almaya ve daha iyi işler yapmaya teşvik ediyor. Hepimize düşen görev o zaman kendiliğinden ortaya çıkıyor, babalarımızın ilk 50 yılda kurduğu temelin üzerine -hatalarıyla, sevaplarıyla- kendi 50 yılımızı koyup, çocuklarımıza daha iyi ve güzel bir toplumsal konum sunabilmek.

Oy verme şikayet et (!)

Bizim genlerimizde var sanırım, vara yoğa şikayet etmeyi çok severiz. Bir kaç arkadaş bir araya gelmeye görelim, ince belli çay bardakları eşliğinde sohbetin dibini bulmuşken bir de bakmışız konu yine dönüp dolaşıp bin bir türlü şikayet eşliğinde politikaya ve siyasetçilere veriştirmeye başlamışızdır. Bütün bunlar size de tanıdık geliyorsa ve bu keyifli sohbetler bitmesin istiyorsanız iyi haberlerim var sizlere. Önümüzdeki hafta seçimlerde sakın ola bir

yanlışlık yapıp da oy vermeye gitmeyin. Sonra oy verip de bizim istediğimiz şeyleri yapacak siyasetçileri seçersek nasıl şikayet etmeye devam edebiliriz ki. Sakın ha oy vermeyin, hele hele, sakın ha oylarınızı akıllıca kullanıp bir kaç yüz tercihli oyla seçilebilecek, ihtiyaçlarınızı bilen insanları etkili-yetkili yerlere seçmeyin. Hafazanallah* yarın gelir 'var mı bir ihtiyacın?' diye sorar. 'Yeni nesil kaybolup gidiyor, neler yapsak acaba?' diye kendi ken-

HABER Gazetesi olarak 2010 yılındaki 3. sayımızda vatandaşlarımıza seçime çağrıda bulunmuştuk. Elbette haklarımızı savunmak için yineliyoruz bu çağrıyı. Manşette kullandığımız ifade sadece bir ironi!

dimize dövünüp, kimseler de bize sahip çıkmıyor diye suçu başkalarının üzerine atmak gibi bir kolaylık varken kim kalkıp gidecek oy vermeye, hangi aday ne vaat ediyor diye araştırmaya!

Şaka bir yana değerli okuyucu, maalesef toplumumuzun büyük çoğunluğu için önümüzdeki seçimler yine gündemde değil. Halbuki kaç yılda bir gelen bir fırsatı değerlendirip kendi sorunlarımıza sahip çıkıp çözüm üretecek kendi insanlarımızı seçmek bizim elimizde. Benim bir tek oyum neye

MANŞET YAZISI | Selman Karaman fayda eder ki diye düşünmek yerine, bir tek mum yakmanın bütün karanlığı aydınlıklara çevirebileceğini bilmemiz lazım. Her türlü sorunumuzun çözümü için bizim derdimizi bilen, bizimle aynı hayatı ve zorlukları yaşayan adaylarımızı desteklememiz lazım. Belki seçim gününden yarım saatinizi feda ederek oy vereceksiniz ama bunun meyvelerini yıllar boyunca toplum olarak biz toplayacağız. “Seçimden seçime geliyorlar, bize ne faydaları var ki?” düşüncesini bırakıp seçtiğiniz adaylara siz gidin, oyunuzun hesabını sorun. Bireysel sorunlara değil toplumsal sorunlara çözüm üretmek için çalıştıklarını unutmayın. Toplumsal sorunların çözümünden do-

laylı olarak hepimizin ve çocuklarımızın kazanımları olacaktır. Seçtiğiniz adayların icraatlarını beğenmiyorsanız, gelecek seçimlerde sizin sesiniz olacak, oyunun kurallarını beraber kuracağınız kaliteli siyasetçi yetişmesi için yapılan çalışmalara destek olun. Onun içindir ki, yine bize hüsran demeyelim, şikayetlerimizi bir kenara koyup oyumuzu kullanalım diye buradan yeniden tüm toplumumuza çağrı yapmak istiyorum. Unutmayalım, oyunda senin oyun yoksa başkasının oyununa ancak şikayet ederek katılabilirsin. *Hafazanallah = Allah korusun

HDV 17. Genel Kurulu’nu Elspeet’te gerçekleştirdi.

Hollanda’ya işçi göçü çerçevesinde İUR İLE 'LEVEN EN LEZEN VAKFI' gelen ilk Türk vefat etti HOLLANDACA KURAN'I KAMUOYUNA SUNDU

Hollanda Diyanet Vakfı'nın 17. Genel Kurul Toplantısı Elspeet kasabasında yapıldı. HDV Genel Kurul Üyelerinin teklifiyle oybirliği ile yeni yönetim kurulu kabul edildi. HDV Genel Merkezinde yapılan Yönetim Kurulu toplantısına HDV Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ünver, Sekreter Göksel Arıbaş, Muhasip İsmail Şen ve Üyeler, Dr. Mehmet Malkoç, Cengiz Korkmaz, Deniz Özkanlı ve Battal Şimşek katıldı. Yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: Prof. Dr. Mustafa Ünver (Başkan) Lahey Din Hizmetleri Müşaviri, Göksel Arıbaş (Sekreter) HDV Leiden Mimar Sinan Camii Başkanı, Ismail Şen (Muhasip), Deniz Özkanlı (Üye), Dr. Mehmet Malkoç (Üye), Cengiz Korkmaz (Üye), Battal Şimşek (Üye).

Hollanda kayıtlarına göre işçi göçü çerçevesinde bu ülkeye gelen ilk Türk Necati Genç 82 yaşında hayatını kaybetti. İki ülke arasında imzalanan 1964 tarihli işçi göçü anlaşmasından altı yıl önce Hollanda’ya gelerek Rotterdam kentine yerleşen Genç için Rotterdam Kocatepe Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Necati Genç’in oğlu İrfan Genç, babasının Hollanda’daki kayıtlara göre işçi olarak bu ülkeye yerleşen ilk Türk olduğunu söyledi. İrfan Genç, babası Necati Genç'i şöyle anlattı: “Babam karşılık beklemeden yıllarca Türk toplumuna hizmet etti. Son yıllarında toplumun ilgisizliğinden şikayet etmesine rağmen insanlarımızı sürekli kollayıp korurdu. Ablam ve ben de babamızın mesleğini devam ettirerek tercüman olduk. Onun hatırasını bu yolla sürdüreceğiz.”

Prof. Dr. Ahmet Akgündüz yaptığı basın açıklamasında “Rotterdam İslam Üniversitesi ve Lezen en Leven Vakfı’nın üzerinde çalıştığı, Hollanda’ca Kuran-ı Kerim tercümesi Levende Koran (Yaşayan Kuran) adı altında tamamlandı ve basıldı” haberini duyurdu. Hollanda’da daha önce yapılmış tercümelerin de bulundugunu dile getiren Akgündüz, sözlerine şöyle devam etti, “Tercüme mevcut tercümeler göz önünde bulundurularak yapıldı, ayrıca gerekli görülen ayetlerin tefsirleri de eklendi. Hollandaca dil uzmanlarının kontrolü ile tamamlandı. Bu özelliği ile diğer Kuran-ı Kerim tercümelerinden ayrılmış durumda” ifadelerini kullandı.


5

HABER

MART / MAART 2014

Kaptanı bitirmek mi, gemiyi batırmak mı? Bırakın kısır siyasî kavganızı, menfaat çatışmanızı; gün, el ele vererek sorunları çözme vakidir. Ülke insanı o kadar bölündü ki, bir fitne ateşi de siz yakıp, birkaç parçaya da siz bölmeyin. Birbirinizin yüzüne bakamayacağınız sözleri söylemeyin. Aynı gemide olduğumuzu unutmayın. Bu kavgaların gemiye vereceği zararı hesap edin. Onun su alması, alabora olması, karaya oturması hepimize zarar verecektir. ZEYNEL ABİDİN KILIÇ

“Hiçbir şey insan kadar yükselemez ve onun kadar alçalamaz” (Friedrich Hölderlin) Oylarımıza kıyalım ve kullanalım… Cihat Baban, milletvekilliği seçimlerinin yapıldığı bir gün, Son Saat Gazetesi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Necdet Baytok’a rastlayınca sormuş: “Ne yaptın, oyunu attın mı? “Hayır” diye gülümsemiş Necdet Baytok, “Kıyamadım” Bence şimdi, oylarımıza kıyma, kullanma vaktidir; niye mi? Sırf bu afişe tepki için sandığa gidilmelidir! “Rotterdam’da Hollandaca konuşuruz” yazılı seçim afişleri ile popülist seçmenlere mesaj vermeye, ırkçılık belasını toplumun başına sarmaya çalışan koalisyon ortağı Liberal VVD, yüreğinde barındırdığı özgürlük sevdasının büyüklüğünü ve halkçı tavrının boyutlarını gözler önüne serdi. AB’ye katılım sürecinin ‘olmazsa olmazları’ olarak Türkiye’ye dayatılan ‘azınlık dillerine özgürlük’ şartı, bu afişle, Batı’nın ikinci yüzünü de bize bir kez daha göstermiş oldu. Ey Batı! Sizin bu yüzünüz bize çok tanıdık geliyor nedense?! En son Suriye’deki yüzünüzle hatırlıyoruz sizi... Arap Hazanı…  “Müslümanlar hiç bu kadar aşağılanmadılar, ülkeleri bundan önce hiç bu kadar vahşice

zeynelabidin.kilic@haber.nl

perişan edilmedi” “Kılıçlar savaş ateşini körüklerken insanın kullanabileceği en kötü silah gözyaşı dökmektir.” Kadı Ebu Said el-Herevi, 1000 yıl önce Suriye’de yaşananları bu cümlelerle haykırıyordu. 1000 yıl önce, içerisine atılan fitne ateşini bağrında köze çeviren Suriye, o közün nârıyla gizliden gizliye yandı durdu. Ta ki, o nârın üzeri fitne soluğu ile yeniden üfleninceye dek. 100 yıl önce cetvelle belirledikleri Ortadoğu’yu yeniden şekillendirmek gerekiyordu. Bunun için o tarihlerde kurdukları ülkeciklerin başına getirdikleri kukla idarecilerle işbirliği yapmak istediler. Onlar “hayır, artık halkımızı satamayız!” deyince, akla hayale gelmedik oyunlarla, hile ve desiselerle o kukla yöneticileri halk��n nazarında düşürmek için “kurtarıcı” rolüne büründüler. Önce Irak’ı kurtardılar(!) ve Irak, kurtuluşunun bedelini 3 milyon insanının kanıyla, canıyla ödedi. Afganistan ödedi, Filistin, Keşmir, Mısır ve şimdilerde acı ve kanlı bir şekilde Suriye ödüyor. Bu masum ve mazlum halklar için hiçbir şey yapamamanın ıstırabı ve çaresizliği ile en az onlar kadar içim acıyor, yüreğim kanıyor. Sırada Türkiye’m var. Orada da şu günlerde aynı senaryonun provaları yapılıyor… Takiye düştü kel göründü… İnsanları oldukları gibi kabul edip onların yanında olmakla, onların yanlışlıklarını bilmek ve o hâlleriyle kabul edip, onların tarafında olmak çok ayrı şeylerdir. Biz yıllardır birilerinin ‘hem kel hem fodul’ olduğunu; kusurlarına aldırmadan övün-

Köse Advocaten

Rotterdam • Amsterdam

Law Offıce

Voor en met Turkse ondernemers

düklerini, yeteneksiz olduğu hâlde üstünlük tasladıklarını âdeta haykırdık durduk. ‘Takke düşüp kel görünmedi’, kellik zaten vardı ve biliniyordu. Aslında bunu anlamak için bunca zaman kaybına da gerek yoktu. Birileri ‘kel’ olduklarını her fırsatta, her ortamda, her söylem ve eylemde dile getiriyorlardı, ama kör bir taassup, onların bu halinin görülmesini engelliyordu. Birilerinin gizlediklerini bulmak için müneccim olmaya da gerek yoktu. Az biraz basiret, az biraz ferasetle bakmak yetecekti… Ülkeyi uçuruma götüren bu kirli tezgah ve çıkar kavgasında, halk olarak bizden “taraf” olmamız isteniyor. Bu iki tarafın yanında yer almamak için binlerce sebep sayabiliriz. Kör bir taassupla hareket edip, öbüründen az biraz doğru olanın tarafını seçmeyiz. Çıkar için bir yanlışı diğer yanlışa tercih etmeyiz. Birinin keyfi için diğerine küfretmeyiz. Dün de, bugün de toplum olarak, hep bir ‘taraf’ olmaya zorlandık. 80 öncesi sağ-sol arasında seçim yapmaya itilen insanlarımız, taraf oldukları iki kanadın da mağduru oldular. Hatta taraf olmayanların, kendilerini kurtarmak için “ne sağcı ne solcuyuz, ortadan giden yolcuyuz” demeleri bile işe yaramadı, ortadan gittikleri ve trafiği aksattıkları gerekçesiyle onlar da dayaktan ve işkenceden nasibini aldılar. Demek ki bazen, -bu dünyada bile- bilinçsizce ya da konjonktür gereği yapılan tercihlerin bedeli de ağır olarak ödenmekte; bu tür tarafgirlikler pek işe yaramamakta. ”Sevdiğini ölçülü sev, belki bir gün düşmanın olabilir. Kızdığına da ölçülü kız, belki bir gün dostun olabilir.” buyuran Kutlu

Elçi, şu anki durumumuzu ne güzelde özetliyor. Haşa, taparcasına sevilenlerin eteklerindeki taşların dökülüşüyle, sevenlerin nasıl bir şoka girdiğine, sükûtu hayale uğradığına ve bütün ezberlerinin bozulduğuna şahitlik ediyoruz. Bu kavgada taraf olmaya zorlanan milyonların arasındaki uçurum gittikçe derinleşiyor. Hele bazı kalemşorların kaleminden âdeta kan damlıyor, savaş çığırtkanlığı yapıyorlar. Dışarıdan aldıkları talimatla ülkeyi batırma, halkları çatıştırma çabalarını iğrenerek izliyoruz. Kendi liderini koruma ve kurtarma adına çamur atanlar, çamura yatanlar, takla atıp amuda kalkanlar… vıcık vıcık yağ damlatanlar… Manzara tek kelimeyle, iğrenç… “Ey iman edenler! Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun.” ayetinin, çıkarlar uğruna ötelendiğine üzülerek şahitlik etmekteyiz. Hükûmete vurma adına devletin bağrına hançer saplanıyor. Muhalefet partileri ‘mal bulmuş mağribi’ gibi olayın üzerine gözü kapalı atladı. Bu durumdan vazife çıkarmaya çalışmaktalar. Böyle vatanseverlik olmaz. Ülke yanıyor; kimi, elinde körükle, kimi de benzinle ateşe koşuşturuyor. Böyle siyaset olmaz, böyle muhalefet olmaz, böyle yurtseverlik olmaz. Böyle hizmet olmaz, olamaz!.. Gün, birlik olma vaktidir, beraber hareket etme anıdır… Bırakın kısır siyasî kavganızı, menfaat çatışmanızı; gün, el ele vererek sorunları çözme vaktidir. Ülke insanı o kadar bölündü ki, bir fitne ateşi de siz yakıp, birkaç parçaya da siz bölmeyin. Birbirinizin yüzüne bakamayacağınız sözleri söylemeyin. Aynı gemide olduğumuzu unutmayın. Bu kavgaların gemiye vereceği zararı hesap edin. Onun su alması, alabora olması, karaya oturması hepimize zarar verecektir. Ya gemiden inin, ya binin, ya da yolcu olmanın görev ve sorumluluğunu yerine getirin. Zira bu, kaptanı bitirme değil, gemiyi batırma operasyonudur.

: 010 - 215 13 11 www.hukukburosu.nl

Senelik €  500'dan başlayan ücretlerle, Türk işletmelerinin hukuk danışmanlığını üstleniyoruz.

Hollanda'daki Türk işletmelerine hizmet sunmak için oluşturduğumuz Şirketler ve Ticaret Hukuku Birimimiz (sector ondernemingsrecht), bütün hukuksal mevzuat konularında sorunlarınızı çözmeyi hedefliyor. Köse Avukatlık Bürosu'nun Şirketler ve Ticaret Hukuku Birimi'nin departman yöneticisi avukat Nursel Köse ve bölümdeki hukukçularımız, 3 avukat ve 2 hukuk müşaviri ile hizmetinizdeyiz.

Av. Havva Yılmaz-Altındağ Huk. Müş. Erdal Kaya

Av. Nursel Köse

Av. Ejder Köse

Hukuk Müş. Elif Kıraç

Av. Ali Durmuş

Hukuk Müş. Mevlüt Gök

Design by ExpoLife

Hollanda'nın en büyük Türk avukatlık bürosu Köse Advocaten olarak yeni hizmetlerle karşınızdayız. Türk işletmelerine yönelik avukatlık ve danışma hizmetlerini sunmak ve hedeflenen sonuçları almak için yeni bir formül oluşturduk.

Av. A. Kemal Tosun


HABER

6

MART / MAART 2014

DÜNYA'da vedalaşmadan... HABER'de Merhaba ! 1998 martında yayınlamaya başladığım DÜNYA Gazetesi'ni 2014 martında, yani tam 16 yıl sonra, değerli dostum İbrahim Karaman ile yaptığımız uzun görüşmelerden sonra, HABER Gazetesi'ne iltihak etmeyi kararlaştırdık. İbrahim Karaman'ın gerek HABER ve gerekse naçizane benim ile çok önemli ve ilginç planları var. İLHAN KARAÇAY Çok değerli okurlar, Medya dünyasındaki gelişmeleri dikkat ve ibretle izliyorsunuzdur. Naçizane şahsım, tam 50 yıldır yazılı ve görsel medyanın her dalında çalışmış, yurttaşlarımız ile diz dize söyleşi yapmış, omuz omuza mücadele etmiş ve sonunda yorgun düşmüş bir gazeteciyim. Medya dünyası içinde yaşananlara bakıldığı zaman, iç açıcı bir durum görülmüyor. Dünyada pek çok yazılı organ kapanıyor, bazıları da birleşme yolunu seçiyor. Hoş, Hollanda'da Ufuk Gazetesi'ni bünyesine alan Mediamaestro bu gazeteyi kapatma kararı aldı ama, bir başka yeni oluşum olan Stichting Son Medya Group, MANŞET isimli yeni bir gazete yayınlamaya başladı. Hem de 15 günde bir olarak... Bu cesareti gösteren dostlarımızı tebrik ediyor ve başarılar diliyoruz. 15 günlük yayın uygulaması Hollanda'da bir ilk değildir. Biz DÜNYA'yı tam 10 yıl haftalık olarak yayınlamıştık. Ama daha sonra gerek ilan almadaki zorluklar ve gerekse krizin yarattığı zorluklar nedeniyle aylık yayın uygulamasına geçmiştik. Hollanda'daki Türk medyasına bir göz attığımız zaman, bazı dergi ve gazetelerin, yayın hayatlarına neden son vermiş olduklarını görürüz. Önce, ulusal gazetelerimize bakalım. Tercüman Gazetesi'nin Avrupa'daki yaşamına son vermesinin nedenleri ekonomik kriz değildi.

CULTIFEST'İN YENİ SAHİPLERİ KOLLARI SIVADI

ilhan.karacay@haber.nl GÜNAYDIN gazetesi, benim sahipliğimde iken Avrupa'daki yayın hayatına son verdi. Tüm Avrupa'da sadece 3500 adet satan GÜNAYDIN'ının Avrupa yayın haklarını satın alıp yönetmeye başladıktan sonra, baskı sayımızı 20 bine çıkardık ve satışımızı da sekizbine... Ama ne yazık ki, Türkiye'deki patronumuz Bekir Kutmangil öldürüldükten sonra, Avrupa baskılarımızı durdurma kararı aldım. Zaten birkaç ay sonra da Türkiye baskıları da durdu. GÜNAYDIN, şimdi SABAH'ın eki olarak yayınlanıyor. GÜNAYDIN'dan sonra Milliyet de Avrupa yayınlarını durdurdu. Tirajları inanılmaz bir şekilde düşen Hürriyet, Sabah ve Türkiye Gazetesi de kriz içinde. Hürriyet Avrupa'daki tüm muhabir kadrosunu bir anda lağvetti. Şimdi sadece şanına halel gelmemesi için yayınına devam ediyor. Yazık oldu tabii... 1969 yılında Hürriyet'e girdiğim zaman, Tercüman Gazetesi'nin tirajına ulaşmak çok zor görülüyordu. Ama, rahmetli Nezih Demirkent ve Garbis Keşişoğlu ile birlikte yaptığımız yenilikler ve atraksiyonlarla Tercüman'ı geçmeyi başarmıştık. Tirajı neredeyse 150 bini bulan Hürriyet'in bugünkü tirajının 10 binlere düştüğü biliniyor. Evladımız gibi büyüttüğümüz Hürriyet'in bu duruma gelmesinin nedenleri vardır tabii... Bu nedenlerin yaratıcısı üç beş kişiyi eleş-

Bir

tirmek yerine, Hürriyet'i okumak için her gün bir yerlere gidip satın almayı yeğleyerek teselli oluyorum. Hollanda'da yayınlanan Merhaba Medya, Kuzey Yıldızı, Damla ve son olarak da Ufuk'a şimdi de DÜNYA eklendi. 1998 martında yayınlamaya başladığım DÜNYA Gazetesi'ni 2014 martında, yani tam 16 yıl sonra, değerli dostum İbrahim Karaman ile yaptığımız uzun görüşmelerden sonra, HABER Gazetesi'ne iltihak etmeyi kararlaştırdık. İbrahim Karaman'ın gerek HABER ve gerekse naçizane benim ile çok önemli ve ilginç planları var. Sanırım İbrahim kardeşimiz bu planları kendi sütununda size açıklayacaktır. Büyümekte olan HABER içinde yer almak, yorgun düşmüş şahsımın, DÜNYA'yı yayınlamaya devam etmekten daha yararlı olacağına inandığım için bu kararı aldım. HABER'e başlarken, bomba gibi bir haber ile başlamanın da şart olduğununun bilinciyle, tam 10 ay sakladığım bir haberi sizlere sunuyorum. 'Agis'in balonu patladı' başlıklı haber, sanırım sizlerin de tepkileriyle, ilgilileri ve yetkilileri düşünceye zorlayacaktır. DÜNYA'da size 'Veda' edemeden, HABER'de size 'Merhaba' diyor, mutlu bir gelecek diliyorum.

Bu sene Mayıs 29-30-31/1 Haziran tarihleri arasında Den Boch da gerçekleştirilecek, dört gün sürecek olan Cultifest Festivali için İMKAN Vakfı Yönetimi kolları sıvadı. İMKAN Vakfı Yönetim Kurulu Zekeriya Arslan, Mehmet Arslan Ve Harun Demi̇r, Cultifest’i geçen yılın organizatörü olan Kısmet Events ve Brabanthallen ortaklığından devralan yeni grup olup, Türk ve Hollandalı ziyaretçilerinin geçen seneye göre daha fazla katılımını beklediklerini dile getirdiler. İMKAN Vakfı Rotterdam da 2014 yılında kurulan yeni bir vakıf, ancak vakfın yetkilileri geçtiğimiz yıllarda birçok konser ve etkinlik faaliyetlerinde bulundular. Zekeriya Arslan çalışmalara aralıksız devam ettiklerini ve Mayıs'ta yapılacak 2014 Cultifest’in başarılı geçmesi için her türlü detayı gözden geçirdiklerini dile getirdi.

'ydi senle beraber olmak AÇILDI!

EFSANE Düğün Salonu Her türlü düğün, nişan, sünnet ve özel günlerinizde size hizmet sunmaktan mutluluk duyarız. En güzel günlerinizi gelin birlikte planlayalım. Konuklarınız ve sizin için unutulmaz saatler hazırlayalım. 1000+ kişilik kapasite.

BREDA

1000+

kişilik e kapasit

DEN BOSCH TILBURG

EFSANE Düğün salonu

EINDHOVEN

ANTWERPEN

Bredebaan 4, Wuustwezel / BELÇİKA (Hollanda sınırına 300 metre)

Latif Doğan

Ankaralı Yasemin

İrtibat: Adem Ozan: 0641 - 36 68 01 Metin Doğaner: 0610 - 30 11 00 Osman Sungur: 0681 - 46 90 75


7

HABER

MART / MAART 2014

Yarının huzuru için bugün şuurlu oy kullanmak Bu partilerin hiç birisi bana hitap etmiyor diyorsanız şehrinizde size yakın mutlaka başka bir (yerel) parti mevcuttur. Küçük bir soruşturma size yeterli bilgi verecektir. Benim tavsiyem sadece isimden yola çıkarak oy kullanılmaması yönündedir, zira sakat partilerde de bizden biri sandığımız isimler mevcuttur. AHMET SUAT ARI 19 Mart Çarşamba günü, yaşadığımız şehrin belediye meclisi üyelerini seçmek için sandık başına gideceğiz. Bu yüzden şimdilerde siyasi partiler ve adayları hummalı bir çalışma içindeler. Hepsinin derdi seçmenleri ikna edip kendilerine oy vermelerini sağlamak. Anketlerden ortaya çıkan tabloya bakacak olursak geleneksel partilerin seçim kampanyası sürecinde oldukça kaygılı olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle iktidarın iki ortağı için durum hiç de iç açıcı değil. Hatta bir felaketin olması bile muhtemel. Bu yazımda seçmenlere sandığa gitme çağrısı yapmak istemiyorum. Hem bunu tekrar etmekten gına geldi hem de artık herkesin kendi sorumluluğunun şuurunda olduğuna inanmak istiyorum. Zira durum her açıdan vahim. Geleneksel partilerden liberal VVD ve sosyal demokrat PvdA (liberal ve sosyal demokrat kavramlarının bu partilerle ilişkilendirilmesi de şüpheli, ama biz yine öyle olduğundan hareket edelim) günden güne erimektedirler. Buna mukabil aşırı sağcı ve islamofobik PVV ve onun muadili yerel partiler iyice palazlanmaktadırlar. Muhalefet partilerinden CDA geçen iki genel seçimde uğradığı hezimetlerden henüz belini doğrultabilmiş değil. Az da olsa bir düzelme söz konusu olsa da CDA’nın iktidar partilerinden kaçan seçmenleri kendisine çekemediği gözlemleniyor. Muhalefet partilerinden ırkçı PVV’nin yanı sıra D66 ve SP’nin de hatırı sayılır bir düzeyde oy oranına ulaştıklarını görmekteyiz. Groen Links’te de cüzî de olsa

suat.ari@haber.nl

biraz yükseliş söz konusudur. Her şeyden önemlisi bugün genel seçim olsa iki veya üç partili bir koalisyon için hiç bir kombinasyon mümkün görünmemektedir. İşte bu şartlar altında gerçekleşecek yerel seçimlerin önemi her zamankinden daha can alıcıdır. Her ne kadar PVV Lahey ve Almere dışında yerel seçimlere katılmayacak olsa da onun muadilleri yerel partiler şeklinde ortaya çıkmaktadırlar. Bu yerel partilerin bazıları alenen PVV oylarına talip olduklarını açıklamaktadırlar. Bazı şehirlerde (mesela Rotterdam’da) hem yerel partiler hem de geleneksel partiler PVV’nin oylarına talip olduklarını kampanya sloganlarıyla belli etmektedirler. Nitekim liberal olduğunu iddia eden VVD reklam panolarındaki seçim afişinde “Biz Rotterdam’da Hollandaca konuşuruz” diyerek PVV gibi etnosentrik bir söylemle kampanya yürütmektedir. Yine diğer şehirlerde yerli yersiz göçmen asıllılar, özellikle de Müslümanlar seçim malzemesi olarak negatif anlamda kullanılmaktadırlar. Şayet seçim sonuçları anketlerden çıkan tabloyu doğrularsa bu durum bizler için iyi anlama gelmeyecektir. Yıllarca mücadele sonucu elde edinilmiş, hatta Anayasa’yla koruma altına alınmış haklar bir bir tartışma konusu olacaktır. Bu da bizlerin hem maddi hem de manevi olarak yıpranmamızı sağlayacaktır. Sırf bu yüzden bile sandığa gidip oyumuzu kullanmamız bir mecburiyettir. Aksi takdirde muhtemel olumsuz gelişmelerden şikayet etme hakkımız olamaz. “Kime oy evereceğiz ki hepsi aynı!” mantığına

CORENDON LALE ÜRETTİ Holanda'nın en büyük tur operatörlerinden biri olan Corendon Travel, Hollanda’da "Corendon" ismi ile lale ürettirerek piyasaya sundu.  Firmanın iki Türk ortağından biri olan Atilay Uslu, Corendon’un logosunun bordo renginde üretilen bu laleyi piyasaya sürecek olan Intermediair Groep Holland (IGH) firmasının yeni

inanmıyorum. Bir kere hepsi aynı değil! Her partinin bir programı var ve ona göre hareket etmek zorunda. Tabii ki zaman zaman bunun dışına çıkılabilir, ama bu öyle olur olmaz her konuda olmaz. Sadece şartlar gereği bir takım sapmalar olabilir, aksi takdirde partinin en yetkili organı genel kurul bunun hesabını sorar. Bu yüzden klişe ‘hepsi aynı’ tavrını terk etmek gerekir. Herkese uygun bir parti mutlaka vardır. Bunun kriteri yerel olabileceği gibi genel de olabilir. Hatta etnik, dini, felsefi, dünyevi bir takım kıstaslara sahip partiler bile sizin için bir tercih olabilir. Yeter ki siz, sizin varlığınızdan rahatsız olanlara karşı bir tavır almak isteyin! Benim gönlüm PvdA ve CDA gibi köklü partilerin desteklenmesinden yana. D66 ve Groen Links de liberal ve sol görüşlüler için bir alternatif oluşturabilirler. Bu partilere verilen her oy PVV ve onun muadili yerel partilere karşı bir tavır anlamına gelecektir. Hayır, illa da bu partilerin hiç birisi bana hitap etmiyor diyorsanız şehrinizde size yakın mutlaka başka bir (yerel) parti mevcuttur. Küçük bir soruşturma size yeterli bilgi verecektir. Benim tavsiyem sadece isimden yola çıkarak oy kullanılmaması yönündedir, zira sakat partilerde de bizden biri sandığımız isimler mevcuttur. Bunu geçmişte çok tecrübe ettiğimiz için özellikle belirtiyorum. Tarih tekerrürden ibaret olmasın bu sefer! Seçimlerin hem Hollanda hem de Türk toplumu için hayırlı olmasını temenni ederken, seçilenlere de şimdiden başarılı bir dönem dilerim.

Hocalı katliamı, 22. Yıldönümünde Den Haag’da anıldı

A

nma töreni Den Haag kent mezarlığında bulunan Hocalı Soykırım Anıtı’nın önüne çiçeklerin bırakılması ve dua okunmasıyla başladı. Okunan Kuran-ı Kerim ve iki dakikalık saygı duruşundan sonra Hocalı'da öldürülen 83 çocuğun isimlerinin yazılı olduğu beyaz balonlar uçuruldu. Hollanda Azerbaycan Türk Kültür Derneği Başkanı İlhan Aşkın, soykırımın işlendiği yerde çok sayıda kişinin öldüğünü ve o toprakların hala işgal altında olduğunu belirterek "Bilindiği gibi 26 şubat 1992 yılından bu yana 22 sene geçti. Hocalı halkından 83'ü çocuk olmak üzere toplam 613 kişi hunharca katledilmiş, 1275 kişi rehin alınmış ve 150 kişi kaybolmuştur. Biz Hollanda'da da böylesi bir kararın alınması için çabalıyoruz. Konunun Hollanda parlamentosu gündemine taşınması için mücadele veriyoruz. Bunun içi bir imza kampanyası başlatılmasını planlıyoruz. Burada siyasi partilerde görev alan temsilcilerimize de büyük görev düşüyor" ifadelerini kullandı.

binasının açılışını yaptı. Açılış sırasında düzenlenen basın toplantısında konuşan Uslu “Lalelerin kökeni Türkiye’ye dayanır, biz de bir Türk firması olarak Corendon’un kendine ait bir lalesi olmasından çok mutluluk duyduk.” şeklinde konuştu. Corendon Lalelerinden oluşan ilk buket Atilay Uslu tarafından geçtiğimiz günlerde Rusya’da düzenlenen Sochi Olimpiyatlarında 3 adet madalya alan Corendon sponsorluğundaki paten takımının oyuncularına takdim edildi.

.com

€59

’dan

Hayallerinizi Corendon’la Yaşayin

BAŞLAYAN FIYATLARLA VERGILER DAHILDIR


HABER

8

MART / MAART 2014

İOT'den seçimlere katılın çağrısı Hollanda'da faaliyet gösteren Türk sivil toplum kuruluşları, bu ülkede 19 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerin önemine işaret ederek, Türk toplumuna oylarını kullanmaları çağrısı yaptı. Ahmet Azdural: Temel amacımız vatandaşın seçime katılımını geliştirmek amacıyla federasyonlarımızın yaptığı çalışmalar hakkında bilgi vermek idi. Bu anlamda federasyon başkanlarımız

H

ollanda'da faaliyet gösteren Türk sivil toplum kuruluşları, bu ülkede 19 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerin önemine işaret ederek, Türk toplumuna oylarını kullanmaları çağrısı yaptı. Türkler için Danışma Kurulu’nun (İOT) öncülüğünde Rotterdam Meram Restoran'da düzenlenen

toplantıya katılan Hollanda Türk Federasyonu, Hollanda Türk İslam Kültür Dernekleri Federasyonu, Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği, Hollanda Türk Yaşlılar Federasyonu ve Hollanda Türk İslam Kuruluşları Birliği yetkilileri, seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Toplantıda Türklerin yoğun olarak gittikleri bazı dernek ya da vakıflara oy sandığı konulması fikri de gündeme geldi. Nijmegen kentindeki kurum binalarına geçen dönem yetkililerin onayıyla oy sandığı koyduklarını hatırlatan Hol-

Şengezer Kürk: HTİKB olarak bizler de Türk halkının seçimlere katılımını sağlamak için toplantılar yapıyoruz. bu yıl katılımın daha yoğun olacağı düşüncesindeyiz. Adayların kalitesinden dolayı

yeni görüşler ifade ettiler. Örneğin TİKDF Başkanının seçimlere katılım amaçlı Cuma günü vaazda bu konuya değinilmesini isteyeceklerini söyledi, bu çok güzel ve yeni bir şey. Diğer bir federasyon, katılımı arttırmak amaçlı seçim sandığı kuracaklarını söyledi. Yerel seçimlere katılmak çok önemli.

Toplumun sahip olduğu hakların korunarak daha da geliştirilmesi için aktif siyasi katılımın önemine dikkati çeken İOT 2. Başkanı Göksel Soyugüzel, başta gençlik hizmetleri olmak üzere yeni dönemde göçmenleri ilgilendiren birçok konunun yerel yönetimlere

devredileceğini aktardı. Bu sebeple yerel yönetimlerde söz sahibi olmanın önem arz edeceğine vurgu yapan Soyugüzel, “Belediye seçimlerine aktif katılmak, kamu yönetimlerinde yer alma bilinç ve sorumluluğunun gelişmesi, varlığımızı hissettirerek ciddiye alınmak ve sorunlarımızın çözümlerini takip etmek açısından çok önemlidir” diye konuştu.

Mustafa Ayrancı: Şu ana kadar ülke çapında 21 tane toplantı yaptık, gençlerin o kadar ilgisiz olduğunu gördük ve bu bana acı verdi. Yıllardır emek veren biri olarak bu demokratik

hakların kullanımı anlamında gençlerin duyarsız kalması bana acı verdi. Sizin vasıtanızla ben gençlere tekrar çağrıda bulunuyorum, lütfen bu demokratik hakkı kullanın, çünkü bu sizin ödediğiniz vergiler kontrol edebilmeniz için bu hakkınızı kullanmanız gerekiyor.

landa Türk Federasyonu Başkanı Murat Gedik, olumlu neticeler aldıklarını ifade edince STK temsilcileri, bu örneğin ülke genelinde uygulanması çalışmasına destek vereceklerini dile getirdi. halkın sandığa gideceğini düşünüyoruz. Eskiden adaylara pek güvenilmiyormuş ama şimdi güveniliyor ve bundan dolayı da katılım daha çok olacağını düşünüyorum.

Arif Yakışır: Ben bilhassa 19 mart seçimlerinde camiler ve derneklerin tabanına gerekli ilgiyi göstermeleri ve o gün için teşvik ederek katılımın yüksek oranda sağlanmasını temenni ediyorum. TİKDF'ye bağlı cami-

Sabri Kenan Bağcı: Şimdiye kadar ki verilen istatistiklere göre, Türklerin katılımının yine de az olduğu gösterildi. % 37-40 arası ama ben bu araştırmalara inanmıyorum çünkü benim oturduğum şehirde 6 bin yurt-

lerde de insanlarımıza oy kullanmanın önemini anlatacağız. Yabancı bir belediye meclis üyesi gerek kültür gerekse bizlerin sorunlarını daha iyi dile getirmeleri açısından önemli. İnşallah çok sayıda katılım olacak ama bize de tabi çok iş düşüyor son güne kadar insanları oy kullanmaya teşvik edeceğiz

taşın %80'i oy kullandı. Ben kısaca şunu demek istiyorum, biz Türkler olarak, federasyonlar olarak dernekler olarak seçimlere ne kadar çok vatandaşın katılmasını sağlarsak, bundan sonraki dönemlerde gerek politik partiler veya onun dışında bir güç oluşturduğumuzun sergisi yapılarak bizi ciddiye alacaklarına inanıyorum.

n ile e T E ZAH nler ü g el güz lsun o n i siz

ZAHET, Hollanda'da yaşayan ve yardıma ihtiyacı olan herkese hizmet veren bir kurumdur. Yabancılar için bakım hizmetini kolay erişebilir yapıyoruz. Kültürel farklılıkları kabul ediyor, bir zenginlik olarak görüyoruz. Hizmetlerini, hastaların kültürel farklılığını göz önüne alarak sunuyoruz. Hizmetlerimizde; hastaların dini inançlarına, ananevi gelenek ve alışkanlıklarına azami dikkat gösteriyoruz.Kendi dillerinde hitap ederek hastalara kendi evlerinde Daha fazla bilgi almak ve hizmetlerimizi hissetmelerini sağlıyoruz. yerinde görmek için, sizi Beek-Ubbergen'deki bakımevimize bekliyoruz.

İrtibat bilgileri: Stichting ZAHET T. 024-7630420 Verbindingsweg 13 F. 024-7630421 6573 BS Beek-Ubbergen E. info@zahet.nl


9

HABER

MART / MAART 2014

Kadınlar günü böyle de kutlanıyor HADD ve UETD'nin düzenlediği etkinlikler standart eğlence ağırlıklı olanlara göre daha farklı olması yönüyle dikkat çekti 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla başta Rotterdam, Amsterdam, Den Haag, Utrecht, Dordrecht, Breda olmak üzere Türklerin yoğunlukla yaşadığı şehirlerde, CHP Hollanda, UETD, HADD, DSB, DSDF gibi özörgütler tarafından bir dizi etkinlikler organize edildi. Hollanda Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Sekreter Fatma Sare Çınar'ın verdiği bilgi dolu bir sunumla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü andı. "Kadın haklarının kazanılmasında nerelerden başlandığını ve bugünlere nasıl gelindiğinin hatırlanması için özel bir gündür. 1857 yılında

HADD Newyork’lu dokuma işçisi kadınların daha insanca bir yaşam isteyerek, eşitsizliklere ve ayrımcılığa karşı sürdürdüğü mücadele ile başlayan süreçte 8 Mart, tüm dünya kadınlarının, kutladığı uluslararası bir güne dönüştü. Birleşmiş Milletler tarafından 1977 yılında ilan edilen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün geçmişi çok eskilere dayanıyor. Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı 8 Mart 1857 yılında ABD’nin New York kentinde başladı. Konfeksiyon ve tekstil fabrikalarında çalışan

40.000 işçinin insanlık dışı çalışma koşullarına ve düşük ücrete karşı başlattığı grev, polisin saldırısıyla kanlı bitti. Saldırı sırasında çıkan yangında çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı. 1910 yılında Danimarka’nın Kopenhag kentinde toplanan 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Parti önderlerinden Clara Zetkin, bu yangında yaşamını yitiren 129 kadın işçi anısına 8 Mart gününün Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını önerdi.

Kadın hakları hareketini, özellikle oy hakkını onurlandırmayı amaçlayan Kadınlar Günü önerisi oy birliği ile kabul edildi. 1975 yılında Dünya Kadınlar Yılı’nı ilan eden Birleşmiş Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın tüm kadınlar için Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı. Kadınlara eşit hakların verilmesinin Dünya barışını güçlendireceği kabul edildi. Böylece 8 Mart, dünyada kadınların yüzyıldır yürüttüğü özgürleşme mücadelesinin kutlandığı ve kadınların güncel taleplerinin ifade edildiği bir gün haline geldi. Türkiye'de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın, ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekanlardan sokaklara taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı.

148 + 43 + 69 - 34 + 57 = ? 468 / 36 = ? 790 x 18 = ? 6936 - 1326 = ? etik ental aritm rir Soroban m lerini gelişti zlem beceri ö g e v e m Dinle sağlar Odaklanma ştirir cerisini geli e b k ti a m te Ma i rmak sistem Çift el 4 pa zandırır Özgüven ka

Ben bu işlemleri 3-5 saniyede yapabiliyorum. Ya sen?

SOROBAN MENTAL ARİTMETİK NEDİR? Sormen tarafından uygulanan Soroban Mental Aritmetik; Uzakdoğu'da yüzlerce yılın birikimi ile geliştirilmiş bir eğitim programıdır. Çocuklara zihinsel ve işlevsel yetenekler kazandırır, matematik becerilerini geliştirir. Çocukların aritmetik işlemlerini hesap makinesi, kağıt-kalem gibi hiçbir araçgereç kullanmadan, hızlı ve doğru bir şekilde zihinden çözebilmelerini sağlar.

Haber Gazetesi

GELECEĞİN DAHİLERİNİ YETİŞTİRİR

UETD

Avrupa Türk Demokratlar Birliği (UETD) Hollanda Kadın Kolları Birimi ve Rotterdam UETD Teşkilatı tarafından Rotterdam'da düzenlenen toplantıda alışılmışın dışında sırf bir eğlenceden ibaret olmayan bir toplantıda, Türk kadınları hem kendilerinin hem de toplumun meselelerine birlikte kafa yordular. Rotterdam Beijer-

landselaan Simit Sarayı’nda düzenlenen programa Rotterdam Konsolosu Aslin Savran, Avrupa Türk Demokratlar Birliği (UETD) Hollanda Kadın Kolları Başkanı Rukiye Macit, AP seçimlerinde Yeşilsol(GL)’dan aday olan Güliz Tomruk, UETD Rotterdam Şubesi Medya Tanıtım Başkanı Saadet Koral ile çok sayıda kadın davetli katıldı. Yaptığı konuşmada Rotterdam Konsolosu Aslin Savran: “ Kadınların iş hayatında karşılaştıkları zorlukları biliyoruz. Türk kadınları olanak verildiğinde başarıyı yakalamaktadır.Türk kadının toplumda konumunun yükselmesi ve onların daha iyi yerlerde olmaları gurur verici” dedi.

Biletiniz n e z i e R a 'Erk le y ' i s e c n güve a l n o f e l bir te elinizde


HABER

10

MART / MAART 2014

Seçme, Seçilme Hakkı ve Siyasi Katılım

Sultan Ahmet Restoran açıldı

Merkezi otoritenin siyasi partilerin ideolojik yapısını bozduğuna ve duygudaşlık alanlarını daraltığına inanırım. Yoksa seçimlerde partilerin siyasi proğramlarına göre değil de, popülist olma durumlarına göre oy almalarını başka türlü nasıl izah edebilirdik. Yerel yöneticiler her nekadar seçimle gelmiş olsalar dahi, partilerin atadığı seçkinler olarak göze batar.

METİN YAZAREL Yerel seçim sürecinin işlemesiyle birlikte ve bir çok kimsenin Türkiye deki siyasi gelişmelere odaklandığı bir ortamın aksine, Hollandanın siyasi gündemine giren semt belediyelerinin demokratik olmayan bir temaülle yetki ve görev alanlarının daraltılmasını irdelemek istiyorum. İnsanoğlu toplumsal hayata geçiş sürecinde oluşturduğu siyasi yapıya “devlet” adını vermiş. Yani devleti toplum ve toplumlararsı işikileri düzenleyen bir kurum ve teşkilat olarak tarif etmiş. Günümüze baktığımızda modern devlette siyasi katılım ve hizmet dağılımı, yerelden başlayarak genele, oradan da merkeze doğru teşkilatlanmış hiyararşik bir yapılanmayla sağlanıyor. Böylece devlet sorumluluğu ve selahiyetleri olan bir kurum olarak kendi oteritesini tesis etmiş oluyor. Devlet otoritesini kullanma yetkisine sahip olan siyasi iktidarların kendi ellerini güçlendirmek adına, yerel yönetimlerin yetkilerini kısıtlama girişimlerini antidemokratik bulur, merkezi diktatörya olarak değerlendiririm. Yerel yönetimlerin selahiyetlerinin bay-pas edilmesi bana göre diktatöryal bir yapılanmanın oluşmasına vesile olur. Yani yukarı-

dan merkezden verilen talimatlarla yönetme ve yönlendirmenin içeriğinde ve verilen talimatlarda diktatöryal bir baskının olduğu kanısındayım. Bu münasebetle siyasi katılım ve hizmet dağılımının eşit ve adil olmayacağını düşünürüm. Demokratik hak ve özgürlükler konusunda bakın Maurice Duverger neler söylüyor. Duverger diyor ki: "Otoritenin Merkezileşmesi yerel siyasetleri proğramsız ve kişiliksiz yapar. Yani 'Teknokratik hükümet' gibi bir yapı oluşur; renksiz, duyarsız, duygusuz! Yerel yöneticiler seçilmiş olsalar dahi atanmış bürokratların, insafına terk edilecektir diyor. Teknokratlar siyasi risk almazlar ama, demokratik hak ve hürriyetlerin kısıtlanmasıyla toplumsal dinamizmin yok olup, refah seviyesinin düşeceği endişesine rağmen, devlet oteritesi adına demokrasiyi feda etmekten çekinmezler" demek istiyor. Ben Duverger'i haklı bulanlardanım, çünki merkezi otoritenin siyasi partilerin ideolojik yapısını bozduğuna ve duygudaşlık alanlarını daraltığına inanırım. Yoksa seçimlerde partilerin siyasi proğramlarına göre değil de, popülist olma durumlarına göre oy almalarını başka türlü nasıl izah edebilirdik. O sebepten olacaktır

metin.yazarel@haber.nl ki yerel yöneticiler her nekadar seçimle gelmiş olsalar dahi, seçilmişler olarak değil, partilerin atadığı seçkinler olarak değerlendiririm. Bu düşüncemin isbatı olarak ta adayadayı tesbitinde oy kullanan ekseri çoğunluğun müdahil olma hakının olmadığını delil olarak gösteririm. Bizler ancak sandıkta siyasi partilerin listelerine aldıkları adaylara oy kullanarak demokratik haklarımızı kullanmış sayılırız. Hollanda siyaset arenasında merkez çevre ilişkileri üzerine kurgulanan bu antidemokratik yapılanmada, 'mahalli seçimlere ne gerek var?' diye düşünenler olursa onları da haklı bulmam. Burada esas olan sembolik te olsa verilmiş olan demokratik hakları gereği gibi kullanmak ve siyasi katılımı sağlamkatır. Sonuç olarak demek isterim ki; partilerin siyaseten merkeze yönelme arzusu beraberinde devlet otoritesinin de merkeze kaymasına vesile olmuştur. Bu durumda Hıristiyan birlik ve Sosyal demokrat partiler merkeze yönelerek oy kaybına ugrayacaklarının farkına varamamış olmakla birlikte, kaybedilen oyların marjinal diye nitelenen aşrı sağ ve aşırı sola kayacağını hesap edememiş, popülizme pirim verilmiştir.

Enes Gümüş Rotterdam'ın en işlek caddelerinden biri olan Laan op Zuid'de, Sultan Ahmet adıyla yeni bir restoran hizmete girdi. Feyenoord semt yetkilileri, Türk politikacıları, sivil toplum kuruluşlarının da katıldığı açılış töreninde ziyaretçiler yeni restoranı inceleme fırsatı buldular. Mekanda ilk dikkat çeken dekorasyona gösterilen özen oldu. İstanbul motifleriyle süslenmiş duvarlar mekanın şıklığına ayrı bir zevk katıyor. Mekanın genç sahibi Enes Gümüş: "Bizim piyasada gördüğümüz belirgin olan bir eksiklik vardı, Türkiye'yle kıyasen Hollanda'da restoranların, özellikle ailelere hitap eden restoranların, yeterli de-

recede olmadığını gördük ve bunun için bir çalışma yaptık. Menümüzde olan yemekleri en üst seviyede tutacağız. Örneğin döneri kendimiz hazırlıyoruz. Helal kesime özellikle dikkat ediyoruz" dedi. Yirmi kişilik bir ekip kurduklarını ve 250 metrekarelik bir alanda hizmet verdiklerini belirten Enes Gümüş "Daha havadar daha ferah, bir yerin çok isabetli olacağına karar verdik ve bu doğrultuda adımımızı attık" ifadelerini kullandı. Restoran içerisinde İstanbul'u ve Sultan Ahmet'i hatırlatan köşeler oluşturduklarını da sözlerine ekleyen Enes Gümüş, gelen konukların kendilerini bir nebze İstanbul'da hissetmelerini sağlamak istediklerini söyledi. Mekan sahibi Enes Gümüş, açılış konuşmasında misafirlere hem Hollandaca hem de Türkçe hitap etti. Rotterdam başkonsolosu Togan Oral, bu genç yaşındaki girişiminden dolayı Enes Gümüş'ü tebrik etti. Açılış proğramına katılan konuklar restoran hakkında övgü dolu sözler sarf ettiler.

2014'te yeni bir sayfa açın! Hesap kitap çok önemli. 2014'te temiz bir başlangıç yapın ve muhasebenizi uzmanına ve güvenilir ellere teslim edin. Şimdi muhasebecinizi değiştirmenin tam zamanı! Mali Müşavirlik Vergilendirme ve vergi mevzuatı Personel muhasebesi Online (uzaktan) muhasebe işlemleri Danışmanlık Girişimci olarak, sorularınıza en doğru cevapları alacağınız bir yere gelmek istiyorsunuz. Bunun bilincinde olan ADA GROEP, "tek duraklık işyeri" ADA NIJMEGEN prensibiyle, siz girişimcilere hizmet sunmaktadır. ADA ARNHEM ADA DEN-HAAG ADA AMSTERDAM Kerkenbos 1234 Broekstraat 32 Hoefkade 875 t.t. Vasumweg 18 Birlikte, en kısa sürede çözümler üretebiliriz. 6546 BE NIJMEGEN 6826 PZ ARNHEM 2525 HC DEN-HAAG 1033 SC AMSTERDAM T: +31 (0) 26-3895377 T: +31 (0) 24-8 100 100 ADA GROEP girişimcilerimize, sabit fiyat garantisi T: +31 (0) 70-4274357 T: +31 (0) 20-6946600 F: +31 (0) 26-4437152 F: +31 (0) 24 66 374 66 F: +31 (0) 70-3638097 F: +31 (0) 20-6941800 ile standart hizmet paketleri sunan, size en yakın ve en fonksiyonel danışmanlık noktanızdır. Daha fazla bilgi almak için www.adagroep.nl adresinden websitemizi ziyaret edebilirsiniz.

SİZE YENİ KAPILAR AÇIYORUZ


11

HABER

MART / MAART 2014

Seçimler ve Siyasette Eksen Kaymaları 19 Mart seçimleriyle, Hollanda siyasetinde değişiklikler yaşanıyor. Bir eksen kayması yaşanıyor. Merkezi hükümetin bazı görevleri belediyelere devrediliyor. Bu değişim, geçen yıl Hollanda genelinde başlayan, ‘Refah devletinden katılımcı topluma geçiş’ değişikliğinin bir uzantısı olsa gerek. Artık etkin birey ve STK’lara ihtiyaç var. Hem devletin hem toplumun bu yönde bir beklentisi var. Paradigma değişikliğine ihtiyacımız var.

VEYİS GÜNGÖR 19 mart’ta belediye meclis üyelerini seçmek için sandığa gideceğiz. Otuz yıla yaklaşan bir zaman diliminde onlarca seçim yaşadık. Zira tam yirmisekiz yıl önce, Hollanda’da göçmenler olarak belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı kazandık. Zaman içinde Parlemento, il genel meclisleri ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinde de seçme ve seçilme hakkı kazandık. Son yirmibeş yılını aktif bir birey olarak yaşayan birisi olarak, çeyrek yüzyılı aşan siyasi tecrübemizin gereği, Türklerin siyasette etkin olmalarını, ülke yönetiminde söz sahibi olmalarını düşündük. Hem toplantılarda, söyleşilerde hem de yazılarımda son dakikaya bırakılan siyasi katılım mücadelesini eleştirdim. Siyasi katılımın sadece seçimlere üç beş hafta kala, yazılı açıklamalar yaparak, toplantılar düzenleyerek, afiş ve el bildirileri dağıtarak, sandığa gidip oy kullanmak olmadığını haykırdım. Örneğin 19 Mart seçimlerine, o gün başında bulunduğum kurum olarak, tam bir yıl önceden start verdik. Mart ayında yapılacak seçimlere hazırlık toplantımızda şunları söylemiştim: ‘Yalnızca seçim döneminde değil, seçim öncesi listelerin hazırlandığı ve parti programlarının yazıldığı süreçte de etkin olmak istiyoruz. Sorunların çözümünde her oy büyük önem taşımakta. Bu çerçevede seçimlere etkin katılımı teşvik amacıyla yıl boyunca toplantılar düzenlenmeli’. Aynı toplantıya, Hollanda’da Türkler için Danışma Kurulu (İOT) Başkanı Emre Ünver, İşçi Partisi (PvdA) milletvekili Tunahan Kuzu, Demokrasi ve Hukuk Evi Proje Koordinatörü

veyis.gungor@haber.nl Huri Şahin ile Amsterdam’ın West İlçe Belediye Meclisi üyesi Orhan Kayar da konuşmacı olarak katılmıştı. Mehmet Emin Ateş’in yönettiği toplantıda dikkatler ‘Türkiye siyasetine duyulan ilgiden fazla Hollanda siyasetine ilgi duyulmalı’ tesbitine çevrilmişti… Ne yazık ki, bir kurumun, bir bireyin girişimiyle var olan bir davranış ve duruş kolay kolay değişmiyor. ‘Eski hamam eski tas’devam ediyor. Yine seçimlere bir kaç hafta kala sivil toplum kuruluşlarımız toplantılar düzenleyip seçimlerde oy kullanılmasını salık veriyorlar. Seçim geçince, siyasi katılım da unutuluyor, siyasiler de milletimi unutuyor. Taa ki gelecek seçimlere kadar… Bu tutum değişmedikce, siyasette etkin olmamız ya da ciddiye alınmamız zor. Aslında bu nokta STK’ların ve Türkçe medyanın tartışacağı bir mesele olarak yerini koruyor… Gelelim siyasette eksen kaymalarına. Evet. 19 Mart seçimleriyle, Hollanda siyasetinde değişiklikler yaşanıyor. Bir eksen kayması yaşanıyor. Merkezi hükümetin bazı görevleri belediyelere devrediliyor. Bu değişim, geçen yıl Hollanda genelinde başlayan, ‘Refah devletinden katılımcı topluma geçiş’ değişikliğinin bir uzantısı olsa gerek. Ekonomik kriz, devletin bir çok alanda kısıtlamalara gidilmesini beraberinde getirdi. Bir çok sektörde yaşanan kemer sıkma politikaları yanısıra, devletin bir takım görevlerini (örneğin iş, bakım ve gençlik hizmetleri) yerel yönetimlere devretmesi, ‘aktif birey’ kavramını da siyaset gündemine getirdi. Bu değişim kamuoyunda belediyelerin bu yeni görevi nasıl yerine getireceği, tecrübeye

Gentle Incasso

1999 dan beri

1999' dan beri hizmetinizdeyiz

sahip olup olmadıkları gibi tartışmalara sebep oldu. Üstelik bu alanlarda yapılacak milyarlarca Euro tutarında kısıtlamayla birlikte. İşte Hollanda bu tartışmalar ve öngörülen değişim çerçevesinde belediye meclisleri seçimlerine gidiyor. Belediyelerin görevleri, hizmet alanları eskiye nazaran genişliyor ve ağırlaşıyor. Bu değişimin bize, yani bireylere ve bizi temsil eden sivil toplum kuruluşlarına etkisi kaçınılmazdır. Artık etkin birey ve STK’lara ihtiyaç var. Hem devletin hem toplumun bu yönde bir beklen-

tisi var. Paradigma değişikliğine ihtiyacımız var. İkamet ettiğimiz mahallenin, kentin gelişimi, güvenliği, kalkınması, sürdürülebilir çevreciliği. yaşanılırlığı, uluslaralarası ilişkileri, gönüllülüğü gibi bir çok alanda yenilikci fikirler geliştirmeliyiz. İş imkanı oluşturacak yeni, belki uluslararası projeler üreterek yerel yönetimlerin işsizlikle mücadelesine katkıda bulunmalıyız. Ya da, çifte aidiyetin zenginlik olduğunu gösterip, mahallemizin veya belediyemizdeki sakinlerin ufuklarının sınır ötesine taşınmasına vesile olacak girişimlere imza atabiliriz. Bunlar hayal değildir. Zira, sosyolojinin de kurucusu olarak bilinen ünlü Endülüslü tarih bilimcisi Ibn Haldun, göçmen kültüründen beslenenlerin hayal güçlerinin fazla olduğunu ve orijinal girişimlere ön ayak olabilecek psikolojiye sahip olduklarını bize hatırlatmaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle 19 mart seçimlerinin Hollanda’ya ve Hollanda Türk toplumuna hayırlara vesile olmasını dilerim.

Rotterdam'da modern bir kafe: Ten To Ten Rotterdam'ın tanınmış sokaklarından Nieuwe Binnenweg'de yeni bir cafe restoran açıldı. Ten To Ten ismiyle hem gençlere lounge ve nargile keyfi sunacak olan Ten To Ten, hem de özel Türk kahvesiyle iddialı. Yapılan basın açıklamasında "Ten To Ten'in dış terasında veya icerisinde oturup soluklanıp güzel bir Mehmet Nuri efendi kahvesi, türk çayı veya lezzetli Türk yemekleri, tatlıları ve kurabiyelerini tadabilirsiniz" denildi. Adres : nieuwebinnenweg 65 A Tel: 0102364387 www.tentoten.nl www. facebook.com/tentoten

GARAGE MERCEDES

and international debt collection payment solutions National and international debt collection& & payment solutions Gentle Incasso, hem şirketten şirkete, hem de şirketten kişiye tahsilat yapan, para tahsil piyasasında uzman bir icra bürosudur. Alacaklı ve borçlu arasında iki tarafı tahmin eden bir sonuç almak için deneyimlidir.

Keurmeester Serdar Altay Tegen inlevering 's. tie / voor alle auto €39 van deze adverten

Biz, birçok icra bürolarından farklı olarak ‘no-cure-no-pay’ esasına göre çalışmıyoruz. Dosya masrafı olarak az bir meblağ ödeyerek, alacağınızın itinalı bir şekilde incelenmesi garantisini alırsınız. Alacağınızın, ‘sulh yoluyla alınamaz’ haberiyle sizi hayal kırıklığına uğratmayız. Mahkemeye giden bu uzun ve genellikle pahalı yolu, en medeni ölçüler içinde ve mantık çerçevesinde önlemek bizim isimizdir.

İşletmeci olarak paranızı tahsil etmek için ne kadar uzun beklediğinizi biliyoruz. Özellikle ekonomik sıkıntının yaşandığı bu dönemde, borçluların büyük bir kısmı, ödeme suresini uzatıyor ve daha da kötüsü iptal yoluna bile gidiyor. Bu da isletmeci olarak hiç istemediğiniz bir durumdur. Bu konuda sizden de, yapılan anlaşmaları yerine getirmeniz beklenmektedir.

• • • • •

APK Keuringsstation Reperatie en onderhoud alle merken Inkoop en verkoop Banden Accu's

Gentle Incasso Tel: 075 - 771 46 36 Fax: 075 - 635 70 49

info@gentleincasso.nl www.gentleincasso.nl

€ 29,€ 49,-

Hillegondastraat 11-13 3051 PA Rotterdam

Hizmetlerimizden faydalanmak için ilginizi çektiğimizi umuyoruz. İlgi duyarsanız veya hizmetlerimiz hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, bizimle temasa geçiniz.

APK

BENZINE: €69 : L DIESE

Tel: 010 - 418 50 69 Mob: 0619 - 75 83 25


HABER

12

MART / MAART 2014

19 Mart'ta yapıalcak olan Hollanda Yerel Seçimlerinde listelerde yine çok sayıda Türk kökenli aday bulunuyor. Hollanda genelinde 100'ü geçen bu sayı, Türklerin 'seçme ve secilme hakkı'ndan seçilme tarafını çok iyi yaptığımızı görüyoruz. Şimdi söz 19 Mart'ta 'seçme' hakkını kullanacak olan halkta.

İşte adaylardan bir kaçı Seyit Yeyden Feijenoord 5. sıra 1963 Kayseri doğumluyum, evli ve iki çocuk babasıyım. Dokuz yaşında Hollanda’ya geldim. İnsan KaynakVoor eenları bölümünü Eindhoven’da okusterker en socialer dum, İtalya’da ekonomi eğitimi tamamladım. Uluslararası alanlarda Amersfoort! çalışmalar yaptım. 1998 senesinden beri aktif olduğum siyasette önce 4 yıl, Helmond Belediyesinde, Başkan Yardımcılığı görevinde bulundum. Bir önceki dönemde Feijenoord Belediye Başkanlığını başarıyla yürüttüm. Seçilince ele almak istediğim öncelikli 3 konuyu şu şekilde sıralayabilirim: 1. Gençlere iş imkanları sağlamak. 2. Yaşlılara saygılı ve sağlıklı bakım ortamı oluşturmak 1

Meltem Kaya, Amsterdam 12. sıra

Ankara doğumluyum. Hollanda'ya 8 yaşında geldim. Üniversitede kamu yönetimi mastırı yaptım. Şuan işimde sağlık bakanlığına danışmanlık yapmaktayım ve aynı zamanda sağlık sektörünün mali gizemiyle sorumluyum. Seçildiğim takdirde, eğitim, sağlık ve girişimcilik konularında aktif olmak istiyorum. D66 Amsterdam daha kaliteli bir eğitim için, eğitime 140 milyon ekstra akıtmak istiyor. Ay-

3. 72.000 Feijenoord'lunun güven içinde beraber yaşamalarını gerçekleştirmek. İçindeki bulunduğumuz sistemi etkilemek için semt sakinleri, dernekler, esnaflar ve kurumlarla birlikte çalışmamız gerek. Aksi halde yaptırım gücümüz fazla olmaz. Benim belediye yönetim anlayışım başarıya ulaşmak için ortak çalışmak lazım. Feijenoord'da 170 değişik kültürden insan yaşıyor. Bu farklı kesimlerin farklı beklentilerine herkese eşit siyasetler belirleyerek birleştirici bir yönetim oluşturmak isterim. Toplumun ortak çıkarları her zaman ilk planda olması gerek. Bunun yanında çeşitli kültürel ve dini özelliklere önem vereceğim.

Fatih Elbay, Feijenoord 2. sıra

nısı sağlık sektörü için de geçerli. Girişimciler Amsterdam'ın motorudur, o yüzden onlara daha çok güven vermeliyiz. Benim etkin olabilmem için D66 12 sandalye almak zorunda, ya da tercihli oyla seçilmek zorundayım. Bizim partimizin temeli her konuyu derinden tartışma önemini vermemizdir. Hemfikir olamadığımız konularda uzun, uzun ve derin bir şekilde tartışırız. Eğer hala hemfikir olamadıysak sonuç demokrasidedir ve oylamaya getiririz. Amsterdam'ın konut sorunu bir çıkmaza girmiş diyebiliriz. Amsterdam'da sosyal ev kiralamak istiyorsa vatandaşlarımız 12 yıllık bir sıra beklemeliler. D66 orta grubun maaşlarına göre uygun 700 ve 900 Euro arası kiralık ev gerçekleştirmek istiyor. En önemli nedenlerden biride D66'ya göre dolayısıyla sosyal konutların tekrar gelirleri düşük olan vatandaşlarımız için boşalmalı. Başka bir örnek Amsterdam'da Polisin uyguladığı önleyici aramalara hiç pozitif bakmıyoruz (preventief fouilleren).

İsmim Fatih Elbay, 6 aralık 1988 Hollanda-Rotterdam doğumluyum, aslen Yozgatlıyım. Rotterdam Feijenoord ilçesine D66 2. sıradan meclis üyeliği için adayım. Nyenrode üniversitesinde Yeminli Mali müşavirlik (Register-Accountant) bölümünde yüksek lisans yapıyorum ve aynı zamanda PwC Accountants şirketinde çalışmaktayım. Gençlerin eğitimsizliği, insanımızın sıkıntıları ve yaşlılarımızın zorluklarla savaşması beni siyasete katılmaya zorladı. Bu konuda, insanlarımıza hizmet etmek için siyasetin içerisinde yer alma kararı aldım. Amacım, gençlerimizin geleceğini aydınlatmak ve zamanında buraya gelip cefasını çeken büyüklerimize kolaylıklar sağlamaktır. Burada doğup büyüyen 3. neslin artık Hollandalı gibi Hollanda dilini bilmesi, eğitimde ve iş hayatında onlar kadar başarılı olmamız, biz Hollandalı Türklerin artık aktif bir rol almasını kolaylaştırıyor. Bu nedenledir ki artık bizlerin insanımızın sıkıntılarını dinlemek ve bunu siyasi arenada dile getirmesi gerekiyor.

Hollanda’da yaşayan Türk ve yabancı toplumunun sıkıntıları hemen hemen aynı (işsizlik, ırkçılıkla mücadele, eğitimde devamsızlık ve asgari ücretle geçim). Bu sıkıntıları birbiriyle harmanladığımızda aslında bütün topluma hitap ettiğimi düşünüyorum. Herkese eşdeğerde yakın olmamın gerektiğinin bilincindeyim.

19 maart

LIJSTTREKKER Dr. KÜrŞat Bal   

Voor een eerlijk en sterk Arnhem

stem op verenigd arnhem


13

HABER

MART / MAART 2014

Harun Keskin, Amersfoort 6. sıra

Harun Keskin, 1976 Amersfoort doğumluyum, evliyim ve iki çocuk babasıyım. Bağımsız danışman olarak, finans sektöründe, teknik altyapı projeleri yönetiyorum.Topluma katkı olarak, değişik kurumr eenlarda hizmette bulundum. Bu hizmetin devamı ve daha verimli olma niyeti ile, siyasete ker enolarak, socialer girmeye karar verdim. ersfoort! Öncelikli ele almak istediğim 3 konu var: sağlık bakımı, eğitim ve iş. Şu an merkezi yönetimde olan, sağlık konusunda sorumluluklar, 2015 yılı itibaren belediyelere aktarılıyor. Bu sorumlukların örnekleri: Jeugdzorg ve AWBZ, ve neticesi iyi olması için, merkezi yönetimin desteği olan, PvdA gibi köklü bir parti’nin belediye yönetimine girmesi ile sağlanır. Eğitime gelirken, her genç mutlaka bir diploma ile okuldan çıkması gerekir, eğitimi yarıda bırakmak alternatif değildir. Hatta bu kriz döneminde, bir eğitimi sonuçlandırdıktan sonra, bir sonrakine devam etmekte yarar vardır. İş konusunda aşılacak ciddi sorunlar var; gençlerdeki işsizlik yükseliyor ve şu an %16’da bulunmakta. Yabancı köklü gençlerde bu rakamlar daha da yüksek. Eğitim kurumları, talebelerin staj bulmasında yardımcı olması gerek, ve yerel yönetim bu gençlerimize iş sahasını genişletme yolunda çaba sarf etmesi gerekiyor. Bu sorunun asıl çözümü girişimciliği artırmak, ve bu konuda 4 mart 2014 tarihinde Amersfoort belediye meclisine bir sunum verdim. Gerçekçi olmak gerekir ise, Hollanda’da bir be1

lediye başkan’ın bile şehrin gidişatını 180 derece çevirme gücü yoktur. Benim görevim, ikinci sorudaki temaları, devamlı gündemde tutmak ve etkili olmak için çaba sarf etmek. Tabii ki sırf kampanya döneminde değil, 4 sene boyunca halkın içinde olup, aktüel konuları da halkın nabzını yoklayıp, yasa önerisinde bulunmak, görevlerimden sayarım. İnsanların bulunduğu her yerde, devamlı fikir farklılıkları mevcuttur ve birbirlerimizin fikirlerine saygı duymamız gerekir. Aynen partinin belli konulardaki tutumuna ben katılmayabilirim, ve nedenini anlatırım, hakkımı savunurum. Şu an mecliste verdiğim bir önerge, hem işsizlik oranın düşüreceği için ve hem de girişimciliğin önünü açacağı için, diğer partilerin encümenleri, belediye başkan yardımcıları ve liste birincileri tarafından desteklendi. Bu olay bana doğru yolda olduğuma dair bir kanıtı oldu. Toplumdaki tüm kesimlerin isteklerine kulaklarım ve gözlerim açıktır. Bir kesimin beklentileri, başka kesimin haklarına gasp etmedikçe, herzaman desteğimi alır. Fikirler değişik olsa bile, birbirimize saygı duyup, farklılıklara değil, ortak noktalara yönelip, ileri gidebiliriz. Misal olarak, benim A veya B futbol kulübüne çalışmam kimse tarafından beklenmesin. Futbol’un veya spor’un yararına çalışmalarım, tüm kulüplere yansıyacaktır.

Voor een sterker en soc Amersfoort! HARUN keskİn Amersfoort kandidaat #6

Voor een sterker en socialer Amersfoort!

Selami Coşkun, Roermond 12. sıra

oor een erker en socialer mersfoort! Selami Coşkun: 25 yaşındayım, Erzurum doğumluyum. Öğrenci olarak HBO sosyal bilimler öğretmenliği okumaktayım. 6,5 sene Roermond polisinde , gençlik polisi olarak görev yaptım. Yeni nesil olarak karar mekanizmasında artık bazı sorunları giderme vakti gelmiştir. 60 yıldır bu topluma entegrasyon politikası uygulanıyor. Yetişen yeni nesil ise bu politikaya çok uzak. Yeni nesil için entegrasyondan öte katılım ve kabullenme politikası uygulanması lazım. Gençlerimiz iş, staj, politika, spor ve değişik alanlarda aktif olup katılım göstermeleri lazım. Diğer taraftan artık siyasetin ve çoğulcu toplumun bu yeni nesli kabullenmesi lazım Benim en büyük avantajım sosyal bilimler öğretmenliği (maatschappijleer) okuduğum için sistem hakkında bir çok bilgiye sahip olmamdır. 1

İçinde bulunduğumuz sistemde koalisyon olup olmama meselesi vardır. Koalisyon görüşmeleri yapıldığında , koalisyona vereceğin destek ile senin taleplerin örtüşmesi lazım. Burada siyasetçi olarak sistem içinde önemli söz sahibisiniz. Hollanda siyaseti uyum siyasetidir. Hollanda'da her zaman çok partili koalisyonlar vardır. Çok partili koalisyonun avantajı her kesimin sesinin duyulabilmesidir ama dezavantajı ise herkesimin her istediğini alamamasıdır. Ben toplumumuzun değerlerini bilen bu doğrultuda siyaset yapmak isteyen biriyim. Bazı siyasetçiler istediklerini alamadıklarında istifa ederim diyorlar. Bence bu çok yanlış çünkü istediğini alana kadar mücadeleyi bırakmamamız lazım. Siyaset uzun menzilli bir iştir. Ben her hafta değişik sivil toplum kurumlarında bulunacağım. Her cuma örneğin namazdan sonra camide bir saat, diğer derneklerde bir saat insanlarımızın sorunlarını dinlemeye çalışacağım. Siyaset adamı siyasilerle siyaset yapar ama halkına yapamaz. Yeni nesil artık bu tur davranışlara kanmıyor.

Merve Karaman, Venlo 14. sıra

1989 yılı Venlo’da dünyaya geldim. VWO’yu bitirdikten sonra Radboud Üniversitesinde Hukuk ve İşletme bölümlerine başladım. Lisanslarımı bitirmiş şu an Hukuk Mastırı “Banka hesabı ve İflas” ve Strateji Mastırı “Uluslararası İlişkilerde Kültürel Zeka” konularında yüksek lisans tezlerimi yazmaktayım. Öncelikle gençliğin gelişmesi amaçlı onların okul ve staj sorunlarını ele almak, ve sonrasında gençlere yönelik dernek ve vakıflara destek olmak. Sosyal, dini ve kültürel aktiviteler okulun yanında gençlere yöneticilik ve organizatörlük vasıfları katıyor, network'lerinin genişlemesini ve boş zamanlarını değerlendirmelerini sağlıyor. Önümüzdeki seneden itibaren belediyeler ‘jeugdzorg’ ile ilgili kararlarda daha fazla söz sahibi olacaktır. Bu bağlamda jeugdzorg’da bulunan çocukların doğru ailelere verilmesi konusunda çalışma

yürütmek istiyorum. Yürüyen bir sistem içinde büyük değişimler mümkün gözükmemektedir, çoğunlukla böyle büyük değişimler ters tepki yapar. Bu yüzden yer etmiş sistemi değiştirmeyi küçük adımlarla gerçekleştirmek gerekir. Bir sistemin değişmesi, insanların düşüncesinin değişmesinden geçer. Ben düşüncelerim ve okuduğum bölümler, dünya politikası hakkındaki (b)ilgim, şehirde yaşayan insanların isteklerini bilerek, yıllar içinde edindiğim deneyim ve tecrübeler ile insanlarda etki bırakmak ve sistem içinde bu şekilde etkin olmak istiyorum. CDA’yı seçmemin sebebi partinin izlediği politikanın büyük bir bölümü ile hemfikir olmam ve CDA’nın kimseyi ötekileştirmemesi, değerlerimize saygı göstermesi, cami ve diğer ibadethanelere destek vermesi ve gençlere ve eğitime önem vermesi.Hemfikir olmadığım bir konuda prensiplerimden ödün vermeden, etik bir duruş ile Hukuk’u üstün tutarak kendi kararımı verme özgürlüğüne sahibim. Sonuçta Hollanda anayasasında meclis üyelerinin ‘zonder last of ruggespraak’, yani kimsenin etkisi altında kalmadan karar verebilme özgürlüğü verilmiştir. Etik (ahlaki) ve Hukuk’a aykırı olmaksızın insanlara en faydalı şekilde siyaset yapmak istiyorum. Her kesim bu şehrin vatandaşıdır, bu ülkenin vatandaşıdır.

Nafis Koçak, Feijenoord 1. sıra Nafis Koçak 1980 Enschede doğumlu. 7 yaşında Rotterdam Feijenoord belediyesine taşındım. Burada büyüdüm. Politikada önemli olan halkı tanımak, sorunlarına yardım etmek, sesi soluğu olmaktır. Genç kimliğimden dolayı gençlerin sorunlarını yakından takip edebiliyorum. Feijenoord'da 10 senedir kendim ticaret yapıyorum bundan dolayı girişimcilerin sorunlarını çok iyi biliyorum. Kısacası Feijenoord’luyum! Benim en büyük farkım bu. Sonradan gelme değilim. Bu da çok önemli. Ekonomik krizden dolayı bir çok vatandaşımız işsiz, bu depresyonlara yolsuzluklara kadar yol açıyor. Turan Yazır'ın başlatmış olduğu ‘’Feijenoord Werkt’’ projesini kendisi ana kentte bizlerde Feijenoord'da devam ettirmek istiyoruz. Bu proje sayesinde bugüne kadar çoğu Feijenoord'lu insanımız iş veya staj yeri bulmuşlardır. CDA ebeveynlerin çocuklarının eğitimiyle yakından ilgilenmesini ve gereken desteği vermesi gerektiğini düşünüyor. Çoğu gençlerimizde erken yaşta iş hayatına atılıyorlar ve maalesef bunu okullarını tamamlamadan yapıyorlar, gereken diplomaları almadan. Buradan mutlaka okulunuzu bitirin, diplomanızı alın çağrısı yapıyorum. Ne kadar altın bileziğin varsa o kadar çok yararlısındır hem kendine hem topluma. Buna bağlı olarak da eğitimde gördüğümüz sorunlardan bir tanesi de gençlerimizin bilinçli bir şekilde eğitimde bölüm seçimi yapmadıkları. Yani seçtikleri dallarda iş olmaması. Bu da eğitimini tamamlamadan okulunu bırakmasına yol açıyor. İş verenler, özellikle "MKB" (midden klein bedrijf) diye adlandırdığımız bölüm, için destekleyici programları var CDA’nın. Özellikle yabancılaştırma konusuna çözüm bulmak istiyorum. Siz-biz konusunu ortadan kaldırmak istiyorum. Siz-biz yoktur biz varız diyeceğiz. Bugüne kadar gelmiş olan milletvekilleri yeterince bizim sesimizi duyuramadılar, Hollandalıları Türkler

1

konusunda bilinçlendirmemiştir. 19 Mart'ta herkesin ve özellikle gençlerin oylarını kullanmalarını şiddetle tavsiye ediyorum. O gün herkesin söz hakkıdır, kesinlikle yalnız gitmesinler. Sandığa gidemeyen yaşlı aile fertlerinin ya da arkadaşlarının oy kullanım haklarını da savunsunlar. Geleceğimizi yakından ilgilendiren bir haktır seçimler. CDA parti olarak hiç bir partiyi dışlamıyor, Tabii ki bir ırkçı partisiyle beraber çalışmak istemez ama bunu sadece o zaman geldiğinde değerlendirip çözümlendirirsiniz. Az önce dediğim gibi önden bu konu hakkında söz veremezsiniz, bu kandırmaca olur. Bunun örneğini geçmişte yaşamıştık, ne kadar da seçimlerden önce söz verse bazı partiler seçimlerden sonra yine de ırkçı partilerle beraber çalışmışlardır. O yüzden CDA olarak kimseye yanlış vaadler vermek istemeyiz. Eğer ki hiç bir başka yolu kalmamışsa o zaman en azından o partiye yakın durmak, yakından takip etmek için, alınan kararlarda söz hakkına sahip olmak için aynı yönetimde yer almak gerekir diye düşünüyorum. Tabii ki altını çizerek söylüyorum irkçılık adına hangi karar alınırsa alınsın ben hiç bir zaman bunun arkasında durmam. Gereken tepkimi gösterir ve gerekirse bulunduğum pozisyondan ayrılırım. Şunu da belirtmek isterim CDA partisinin tüzüğunde ırkçılığa yer yoktur.


HABER

14

MART / MAART 2014

Hollanda'da yerel seçime doğru

Seçim Pusulası (Kieskompas) ve Forum Enstitüsünün yaptığı araştırmaya göre Türklerle birlikte diğer yabancıların çoğu bu yıl PvdA’ya oy kullanmayacak. Önümüzdeki yerel seçimlerde, kararsız yabancı seçmen sayısı oldukça fazla. Oy kullanacak olanlar da bu yıl PvdA yerine başka partileri tercih ediyorlar. Yabancıların üçte biri hala hangi partiye oy vereceğine karar vermiş değil. D66 önemli bir alternatif iken araştırmalar Türklerin yerel partilere yönel-

diğini de ortaya koydu. Seçim Pusulası’ndan Andre Krouwel’a göre gençlerin PvdA’dan uzaklaşması emansipasyonun bir sonucu. Artık gençler büyüklerinin dediklerini değil kendi seçimlerini yapıyorlar. “Türker’in PvdA’ya ihtiyacı kalmadı. Ekonomik olarak geliştiler ve başka partilere yaklaştılar.” PvdA’yı terk eden diğer bir gurup ise ekonomik olarak bu partiyle aynı görüşte olsa da, bu partinin değerlerini benimsemiyorlar. Eşcinselliğe ve helal ke-

Dünyanın en yaşlı kadını Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi

İspanyol Amerikan Savaşı’nın sürdüğü ve Kraliçe Victoria’nın tahtta bulunduğu yıl dünyaya gelen Japon kadın, gece en az sekiz saat uyuduğunu, günde üç büyük yemek yediğini belirtti. En mutlu anları sorulduğunda, 1919 yılında evlendiği ve 3 çocuk sahibi olduğu zaman en mutlu günlerini yaşadığını söyledi. 5 Mart 1898 yilinda dünyaya gelen Okawa, 1919'da evlenmiş ve 3 çocuk dünyaya getirmişti. Çocuklardan ikisinin şu an 90'lı yaşlarda olduğu ifade edildi. 116 yaşındaki Misao Okawa dünyanın en yaşlı kişisi olarak Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi. Japonya'da, yaşı 100'ün üzerinde 51 binden fazla kişi olduğu belirtildi. Japonya’lı Misao Okawa, uzun yaşamanın sırrını açıkladı: “Yemek ye. Uyu. Dinlenmesini bil”

Hollanda’da sanat elçilerimiz çoğalıyor Karsu, Esra Dalfidan ve Işık Tüzüner gibi sanatçılara Hülya Keser de katıldı. Ayur Trio ile Hollandalılar’ın kalplerini fethediyorlar. Hollanda’da çeşitli dallarda şöhrete ulaşan Türk sanatçılarına bir yenisi daha eklendi: AYUR Trio ve Hülya Keser. AYUR Trio adlı grubu ile konserler veren Hülya Keser, son olarak piyasaya çıkan CD’leri ile büyük bir sükse yaptı. İlhan Baran’ın ‘Dönüşümler’ini, Çaykovski’nin La minor, Op. 50 piyano triosunu seslendiren AYUR Trio, Oda Müziği sevenler için tavsiye edilen üçlü oldu. AYUR sözcüğü, Farsçada ve Hind dilinde yaşam anlamına geliyor.

simin yasaklanmasına karşı olduklarından yeni oluşan yerel yabancı partilerini tercih ediyorlar. 2006 yılında yapılan yerel seçimlerde göçmenlerin %80’i sosyal demokratları tercih ediyordu. Kararsız seçmen seçimlere kadar PvdA’yi tercih etmeye karar verse dahi PvdA eski sonuçları elde edemeyecek. Her ne kadar araştırmaya katılım seviyesi kesin bir şey söylemek için yeterli olmasa da, gelişmeler hakkında bilgi veriyor.

İktidardaki Liberal Parti’nin Rotterdam’da astığı afiş rahatsızlığa yol açtı. Geniş bir kesim, kentte sadece Hollandaca konuşulmasını savunan afişin ayrımcılığa yol açtığını savunuyor.

Y

erel seçimlere hazırlanan Hollanda’da iktidarın büyük ortağı Liberal Parti’nin (VVD) yabancıların yoğun yaşadığı Rotterdam’da astığı, kentte sadece Hollandaca konuşulmasını savunan afiş rahatsızlığa sebep oldu. “Rotterdam’da Hollandaca konuşuyoruz” yazılı afişe karşı çıkan aralarında farklı

siyasi partilerin bulunduğu geniş bir kesim, söz konusu yazının farklı kökenlere sahip insanları dışladığı görüşünü savunuyor. VVD ise kamuoyunda ve medyada eleştirilere maruz kalan afişin kaldırılmayacağını açıkladı. Afişle ilgili açıklama yapan iktidarın diğer ortağı İşçi Partisi’nin (PvdA) Rotterdam Belediye Meclis üyesi Zeki Baran, 175 farklı kültürden insanın yaşadığı bir kentte sadece bir dilin

konuşulmasını savunmanın anlaşılır olmadığını söyledi. Hollanda’da sürekli ikamet edenlerin bu ülke dilini konuşmalarını her zaman savunduklarını ama bu tarz yasakları özendirici bir afişi kabul etmelerinin mümkün olmadığını kaydeden Baran, liberallerin bu yolla aşırı sağ kesimin oylarını almayı planladıklarını ileri sürdü. Şehrin birçok yerine asılan afişin partilerinde ciddi bir rahatsızlığa yol açtığını aktaran Baran, "Rotterdam’da 175 farklı dil konuşuluyor. Rotterdam ekonomik açıdan büyük bir şehir, uluslararası limana sahip. Buna rağmen 'insanlar tek dil konuşmalı' tarzındaki bir anlayışın kabul edilmesi mümkün değil" dedi. Öte yandan Rotterdam NİDA partisi “Rotterdam’da 100 den fazla dil konuşuyoruz” adlı bir yazı ile tepkilerini dile getirdi. İnsanlar tepkilerini sokaktaki afişlerin üzerine yazarak gösterdi. 19 Mart’ta yapılacak yerel seçimde farklı partilerden çok sayıda Türk kökenli adayın yarıştığı Hollanda’da zaman zaman adayların hazırladıkları Türkçe afişler de tartışmalara yol açıyor.

Işık Tüzüner meslekteki 40'ıncı yılını sergi ile kutlayacak

Hollanda ile özdeşleşen lale, Anadolu'DA TEKRA NEMA BULACAK

Post Art sanatçımız Işık Tüzüner, meslekteki 40'ıncı yılını muhteşem bir sergi ile kutlayacak. Sergi, 21 Mart- 11 Nisan arasında Amsterdam'da yapılacak. 21 Mart- 11 Nisan arasındaki sergi, Weteringschans 207a adresindeki Angle Gallery'de sizlere hitap edecek. Hollanda ve Türkiye arasındaki kültür, sanat bağlarını pekiştirmek için yıllarca mücadele eden Işık Tüzüner, iki ülke arasındaki kültür ve sanat elçisi olarak, kolajlar, mürekkep çizimleri ve suluboyalar ile yaptığı eserleri göz kamaştırıyor.

Ana vatanı Türkiye olmasına rağmen 400 yıl önce Hollanda'ya getirilen ve burayla özdeşleşen lale, Anadolu topraklarına dönüyor. Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bağdatlıoğlu: "Lale soğanlarını, ana vatanı Türkiye'de yetiştirme çalışmaları yapıyoruz. Bu çalışmalar tamamlandığında bir milyon dal ihraç ettiğimiz laleyi birkaç yıl sonra yüzmilyonlara çıkartacağız. Türkiye'de üretilen laleleri Hollanda, Almanya, İngiltere, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelere ihraç ediyoruz” dedi. Osman Bağdatlıoğlu yaptığı açıklamada, Osmanlı Devleti'nin bir dönemine de adını veren lalenin yaklaşık 400 yıl önce Hollanda'ya götürüldüğünü hatırlattı.


15

HABER

MART / MAART 2014

Türkiye

1

ct

9

(1)

ct

/dk

sabit hatlar

(1)

/dk

cep telefonları

Baǧlantı ücreti 9ct

Yukarıdaki fiyatlardan yararlanmak için SAVER PLAN yazıp 2525’e mesaj gönderiniz

Şimdi sadece

1,5 GB İnternet 10€ (2)

Satın almak için: 111000 yazıp 3535’e mesaj gönderin

/30 gün

Her kredi yüklediǧinizde

17 ülkedeki Bütün Lycamobile’lara BEDAVA ARAMALAR(3) Baǧlantı ücreti yok

ÜCRETSİZ SİM kart ve daha çok bilgi için www.lycamobile.nl ziyaret ediniz veya 0207543030 arayınız BURALARDA BULUNUR: R

.nl

Het Lycamobile SAVER PLAN is geldig vanaf 09-07-2013. Klanten kunnen op elk moment overstappen van het Standaard Tarievenplan naar het Saver Plan. Ten minste 30 dagen na activatie kan de klant weer terugkeren naar het Standaard Tarievenplan. De extra beltegoed promotie (€5 = €10, €10 = €20 en €20 = €40) geldt alleen voor het Lycamobile Standaard Tarievenplan en is niet van toepassing op het Saver Plan. Nadat de klant is overgestapt van het Standaard Tarievenplan naar het Saver Plan zal de klant het promotiebeltegoed verliezen.(2) De Lycamobile 1.5 GB Data Bundel biedt klanten toegang tot mobiel internet tijdens de bundelperiode. 1.5GB datagebruik is onderhevig aan een verandering in snelheid van 3G naar 2G bij gebruik van meer dan 1.5GB data per simkaart per maand zodat middels deze fair use policy, de onbeperkte toegang tot data bewaakt wordt. Resterend tegoed na de bundelperiode wordt niet overgedragen naar de volgende periode wanneer de klant de bundel vernieuwd. Voor datagebruik buiten het tegoed geldt het standaardtarief. Deze promotie is geldig voor 30 dagen vanaf de dag van aankoop. Een klant kan tot wel drie databundels tegelijk hebben. Lycamobile behoudt zich het recht voor om te allen tijde de promotie of de voorwaarden aan te passen of te vervangen en om deze aanbieding in te trekken, een redelijke termijn in acht nemend. Deze promotie is bedoeld voor niet-commercieel, particulier gebruik. Lycamobile behoudt zicht het recht voor om de promotie in te trekken of om u uit te sluiten van de promotie wanneer wij vermoeden dat deze promotie voor commerciële doeleinden wordt gebruikt. Het genoemde standaardtarief bedraagt € 0,19 per MB voor Standaard Plan klanten en € 0,09 per MB voor Saver Plan klanten, afgerond op de dichtstbijzijnde 100KB.Deze promotie is geldig vanaf 01/02/2014. (3) Promotie is geldig tot en met 31-05-2014. Nieuwe en bestaande klanten dienen op te waarderen om in aanmerking te komen voor de promotie, en gratis te kunnen bellen van Lycamobile naar elke Lycamobile voor 30 dagen vanaf de datum van opwaarderen. Klanten dienen minimaal 1 cent beltegoed op hun account te hebben staan. Promotie is alleen geldig voor particulier gebruik. Na 30 dagen gratis bellen dient de klant nogmaals op te waarderen om gratis te blijven bellen, zo niet dan wordt het standaardtarief berekend. Internationale gesprekken worden afgerekend per minuut. Deze promotie is alleen geldig voor klanten van Lycamobile Nederland en is niet van toepassing op roaming gesprekken

LM_NL_Turkish_285x386.indd 1

07/03/2014 16:15


HABER

16

MART / MAART 2014

TiCARi SAYFALAR Deurwaarder ve Incasso bürolarıyla başınız dertte mi?

Ticari Sayfalar'da 33,- EURO'dan başlayan fiyatlarla ilan verebilirsiniz.

Groothandel In Horeca benodIgdheden

JILPAQ Holding www.jilpaqholding.com

Tel./fax: 010 - 737 06 76 SLINGE 584 1.KAT 3086 EX ROTTERDAM

Tel: (013) 455 11 19 Mail: info@jilpaq.nl

info@buropas.com www.buropas.com

Ofis ve işyerlerinizin cam temizliĞİ Tel: 0655-38 45 54 www.schoonmaakbedrijfschiedam.nl info@schoonmaakbedrijfschiedam.nl

Her türlü dış cephe temizliği hizmetlerimiz mevcuttur.

Ledeboerstraat 39 5048 AC TIlburg

HOLLANDA’DA

K aza Uzmanı‘nız Letselschade & Advies

İş ve trafik kazalarında uzman kadromuzla Hollanda genelinde hizmet vermekteyiz. Yürüyen davalarınız ücretsiz incelenir ve uzman görüşü sunulur. Daha fazla bilgi için:

ROTTERDAM: AMSTERDAM: UTRECHT: DEN HAAG: ROOSENDAAL:

‘s Gravelandseweg 258, 3125 BK Schiedam Tussen Meer 1 B 1, 1068 EX Osdorpplein Ondiep Zuidzijde 6, 3551 BW Utrecht Vaillantlaan 366 a, 2526 HV Den Haag Nieuwe Markt 65 A, 4701 AD Mob. 06 39 11 02 43 of 06 39 11 02 41

Tel: 010 - 242 41 24 Tel: 020 - 410 94 94 Tel: 030 - 711 13 70 Tel: 070 - 810 08 08 Tel: 0165 - 39 1 5 65 info@kazauzmani.nl

VOOR UW JURIDISCHE ZAKEN T:010merkezinde - 477 96tarihi 28 semtte Pieter de Hochweg 115 Rotterdam F: 010 477 96 83 misafirimiz olun. 3024 BG Rotterdam Nezih ve Temiz hotelimizde

www.sancak.nl

www.kazauzmani.nl Tolga Advocatuur Aelbrechtskade 52 b 3022 HL Rotterdam

Rotterdam merkezinde tarihi semtte Nezih ve Temiz hotelimizde misafirimiz olun.

www.rt-totaalafbouw.nl

Tel: +31 624 291 247

Erken ve grup rezervasyonlarda

%20’e kadar Pieter de Hochweg 115 3024 BG Rotterdam

indirim

T. 010 - 477 96 28 F. 010 - 477 96 83

Scan for

Virtual Tour

W. www.hotelport.nl E. info@hotelport.nl

• İflas ve kişisel iflas davaları telefoon: 010-2260373 • Sosyal sigortalar hukuku e-mail: t.gumus@tolgaadvocatuur.nl • Boşanma davaları

Keukens • Badkamers • Stucwerken • Dakkapellen Afbouwsystemen • Loodgieterswerken • Vloer- en tegelwerken • Tuin ontwerp en aanleg

Erken ve grup rezervasyonlarda

%20’e kadar Pieter de Hochweg 115 3024 BG Rotterdam

indirim

Scan for

SAFETY & T. 010 - 477 96 28 W. www.hotelport.nl F. 010 - 477 96 83 E. info@hotelport.nl SECURITY Virtual Tour

www.ntel.nl 010-467 48 11

TEL: 033 - 260 10 10 www.solarstream.nl info@solarstream.nl

Tel: 0650 211 183

• • • • •

lettertype Bauerbodini bt (bold)

Velayet ve nafaka davaları Ticaret hukuku İş hukuku Kira hukuku Haciz ve icra davaları

tasarım: websayfa.nl

Stille Veerkade 25 2512 BE DEN HAAG Tel: 070 394 63 45 Fax: 070 393 10 04

meer info: www.tolgaadvocatuur.nl

www.asv-advocaat.nl E-mail:harmankaya@asv-advocaat.nl

Avukat Tuğba Harmankaya

Van Bremen & Sen Advocaten Taner Şen

Ingelandenweg 1 1069 WE Amsterdam

www.mob.nu

MERAM SUPERMARKET Meridiaan 30-32 3813 AW Amersfoort Tel: 0651691025

info@hedefmedya.nl www.hedefmedya.nl

Administratie en Accountancy

www.profa.nl

Tolga Gümüş

Dordtselaan 30c 010 - 720 08 30

- Strafzaken - Jeugdzaken (OTS/UHP) - WSNP (schuldsanering)

Muhabbetin yeni adresi

Tel: 010 - 226 03 73 Aelbrechtskade 52b Rotterdam

KONYALI

www.tolgaadvocatuur.nl

www.konyaliotantik.nl

OTANTiK


17

HABER

MART / MAART 2014

HOTİAD TÜRK İŞDÜNYASINDA SES GETİRDİ

Büyükelçi sadık arslan hollanda türk basınıyla buluştu

Hollanda Ekonomi Bakanı Henk Kamp: “Türk kökenli girişimcilerin kurduğu Hollanda Türk İşadamları Derneği, önemli başarılara imza atıyor”

H

OTİAD’ın düzenlediği nitelikli girişimcilik temalı “İş Forumu”nda konuşan Kamp, Hollanda’da zamanın ruhunu yakalayarak farklı alanlarda iş yapan çok sayıda Türk kökenli işadamı olduğunu belirtti. Lahey’deki World Forum kongre ve sergi merkezinde düzenlenen programa THY Genel Müdürü Temel Kotil, Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi Sadık Arslan’ın yanı sıra Türk ve Hollandalı işadamları ile üst düzey yöneticiler katıldı. Bu kapsamda derneğin üniversitelerde düzenlediği, gençleri girişimci olmaya teşvik eden programlarından haberdar olduğunu ve bu çalışmayı çok önemsediğine vurgu yapan Kamp, şöyle konuştu: “HOTİAD üyeleri Hollanda’nın en önemli gruplarından birini oluşturuyor. Risk almak girişimciliğin en önemli özelliğidir. Siz burada girişimci olmak için kalitenizi

ispatlamışsınız. Hollanda’daki Türklerin girişimciliğe önem vermesi bizi memnun ediyor.”dedi. THY Genel Müdürü Kotil: "Yolcularımızı çok seviyoruz. Dünyada yolcuyu bizden daha çok seven havayolu varsa başarısızız demektir. 60 milyon yolcumuz aynı zamanda 60 milyon patronumuz demek”

“THY dünyanın sayılı havayolu şirketleri arasında yer alıyor” Forumda konuşan THY Genel Müdürü Temel Kotil ise dünyanın sayılı havayolu şirketleri arasında yer alan THY’nin başarısının temelinde yolcuya verdikleri değerin yattığını söyledi. Son yıllarda başarılı bir ivme yakalayan THY’nin cirosunun bu dönemde 10 milyar dolar arttığını, bunun aynı zamanda Türk ekonomisine yaptıkları katkının artışı anlamına da geldiğini kaydeden Kotil,

KAZA UZMANI HUKUK HİZMETLERİ Nelerle karşılaşabilirsiniz? Yaralanmanız, psikolojik etkilenmeniz, iş kaybınız, eğitimde aksamalar, ek sağlık masrafları, hastalık esnasındaki evde bakım masrafları, işgöremez duruma düşmeniz, işyeri sahipleri ve işçilerinin gelir kayıpları, kısmen ya da sürekli sakat kalmanız, sakatlanma durumunda evdeki yeni düzen masrafları gibi çeşitli masraf ve mağduriyetleriniz olabilir. Ne zaman tazminat hakkınız olur? Meydana gelen kaza ya da olayda karşı taraf suçluysa, yasalara göre zarar ve hasarlarınızı talep etme yani tazminat alma hakkınız vardır. Kaza sonrasında zaten mağdur durumdayken bütün

bu hak ve tazminatınız konusuyla hem yeterli bilgi sahibi olmayabilir hem de kendiniz takip edemeyebilirsiniz. Kaza Uzmanı size nasıl hizmet verebilir? Hollanda’da ilk çok dil ve kültürde hizmet vermeye başlayan ELFI Letselschade & Advies www.elfi-letselschade.nl, ardından Randstad Letselschade & Advies www.letseladvies.nl, Türkçe adıyla Kaza Uzmanı www.kazauzmani.nl kurumları olarak, yeri geldiğinde bünyemizdeki sağlık ve avukat kadromuzu devreye sokarak, Roosendaal, Rotterdam, Amsterdam ve Ocak 2014’ten itibaren yoğun talep üzerine açılan Utrecht ofislerimiz-

“Havacılıkta getirdiğimiz 1 avro ülkeye 5 avro katkı demektir” dedi. Dünyada şu anda 150 ülkeye uçtuklarının altını çizen Kotil, bu uçuşlar sayesinde özellikle Afrika’yı dünyaya bağladıklarını anlattı. Kotil, işadamlarına, son dönemlerde gelişen Afrika’ya yatırım yapma tavsiyesinde de bulundu. Forumun açılışında konuşan HOTİAD Başkanı Hikmet Gürcüoğlu da dernek olarak yaptıkları çalışmalarla işadamlarına katkı sunma çabası içinde olduklarını ifade etti. Kriz döneminde girişimcilerin daha çok dikkatli olmaları gerektiği üzerinde duran Gürcüoğlu, sağlam yatırımlarla krizin fırsata dönüşebileceğini ifade etti. Forumun sonunda farklı alanlarında başarılı olan isimler ödüller verildi. Toplamda üç alanda başarılı olan isimlere ödüller verildi.

T.C. Lahey Büyükelçisi Sadık Arslan, Hollanda’da hizmet veren Ulusal ve Yerel Türk basın mensuplarıyla bir araya geldi. Lahey Büyükelçilik toplantı salonunda gerçekleştirilen tanışma toplantısında Sadık Arslan, yapacağı çalışmalar hakkında da bilgi verirken basına verdiği önemi de vurguladı. İlk defa Hollanda'da ki Türk basın mensupları ile bir araya geldiğini söyleyen Sadık Arslan, sözlerine şöyle devam etti, "Görev yapacağım süre içerisinde tüm toplumuzun temsilcileri ile eşit bir yaklaşım sergileyeceğim. Hollanda'da görev yapmak-

tan memnuniyet duyduğumu belirtmek isterim. Bu görevin ciddi bir mesuliyet ve sorumluluk olduğunun farkındayım. Türk basınının arasında ki dayanışmadan son derece memnunum. Siz basın mensupları daha iyi bir toplum olması için aslında kamu görevi yapıyorsunuz. Bu açıdan Hollanda'nın diğer ülkelere göre daha ulaşılabilinir olması ve ülkede ki Türk toplumun diğer ülkelere göre daha örgütlü olması memnuniyet verici" dedi. Yurtdışında oy kullanma meselesine de değinen Büyükelçi Sadık Arslan "İlk defa vatandaşlarımızın 2014 yılı içerisinde oy kullanacaklar. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Hollanda'da sorunsuz ve güven içerisinde yapılabilmesi için bütün Hollandalı merciler ile görüşmelerimiz sürüyor " ifadelerini kullandı. Toplantı sohbet eşliğinde devam etti.

Siz ya da yakınlarınız herhangi bir trafik kazası, işyeri kazası ya da yanlış tedavi sonucu bedensel ve ruhsal yaralanma ya da incinmelerle mağdur duruma düşebilirsiniz. den, Hollanda genelindeki danışman ve temsilci bütün deneyimli ve uzman kadromuzla sizin için kendi dil ve kültürünüzde hizmet vermekteyiz. Ne zaman tazminat hakkınız olur? Meydana gelen kaza ya da olayda karşı taraf suçluysa, yasalara göre zarar ve hasarlarınızı talep etme yani tazminat alma hakkınız vardır. Kaza sonrasında zaten mağdur durumdayken bütün bu hak ve tazminatınız konusuyla hem yeterli bilgi sahibi olmayabilir hem de kendiniz takip edemeyebilirsiniz. Kaza Uzmanı’nın başka kurumlardan farkları nelerdir?

• Danışmanlık ve uzman görüşü hizmetlerimiz ücretsizdir; • Kendi dil ve kültürünüzde kaza davanız kolay bir şekilde ele alınır; • Kaza ile ilgili tüm haklarınız savunulur ve detaylı bir şekilde takip edilir; • Kaza davanızda sunulan hizmetler, yasal olarak karşı sigortadan talep edilir ve sizden ayrıca herhangi bir masraf talep edilmez; • Hak ettiğiniz tazminat karşı sigorta tarafından kesintisiz olarak direkt sizin hesabınıza yatırılır; • Müşteri memnuniyetine azami özen gösterilir. • Hafif kazalardaki işlem süresi 6 ay, ağır yaralanmalarda ise 2 yılı geçmez.

AdvertorIal

Ayrıca tercüme ve tercümanlık hizmetine ihtiyacınız var mı? Ayrıca Türkçe ve Arapça deneyimli yeminli tercüman kadromuzla da her tür yazılı ve sözlü tercüme ve tercumanlık hizmeti sunmaktayız. Geniş bilgi için www.taalcorrect.net internet sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Kaza uzmanı hukuk hizmetleri konusunda daha fazla bilgi almak için Elfi Letselschade & Advies şirketini arayabilirsiniz. Ethem Emre, Kaza Uzmanı e.emre@letseladvies.nl T 030-7111370, T 020-4109494

"Hukuk iyi ve adil olanın sanatıdır" Ius est ars boni et aequi

mr. Rasim Küçükünal

www.kucukunal.nl

Prof. Kamerlingh Onneslaan 154 3112 VM Schiedam T: 010 - 238 08 30 F: 010 - 238 08 31 M: info@kucukunal.nl

mw. mr. Dilek Küçükünal-Abotay


HABER

MART / MAART 2014

18 Röportaj: Zeynel Abidin Kılıç

Doç. Dr. Özcan Hıdır:

“Gurbetçi ve göçmen psikozundan kurtulmalıyız” Hollanda nereye gidiyor?

ÖZCAN HIDIR

Yarım asrı içerisinde tükettiğimiz Hollanda’nın birikimleriyle bu ülkenin gidişatını konuşmak üzere başlattığımız sohbetler serisine devam ediyoruz. Bu sayıda, 11 yıllık Hollanda kısa bir geçmişe sahip olan ancak buna rağmen çok büyük, önemli ve kalıcı hizmetlerin altına imza atan Doç. Dr. Özcan Hıdır ile görüştük. İki toplum yapısını iyi bilen, fedakâr, hizmet sevdalısı, mütevazi, münevver, samimi bir kişiliğe sahip olan Özcan Hıdır Kimdir? Özcan Hıdır ile yaptığımız 1967 yılında Giresun/Bulancak’da dünyaya geldi. İlahiyat Fakültesi’nden sohbetten keyif alacağınıza ve hayli istifade edeceğini- 1992 senesinde mezun oldu. Ardından Marmara Üniversitesi Sosyal Bize inanıyorum… limler Enstitüsü Hadis Bilim Dalı’nda yüksek lisans ve doktorasını ta-

H

ocam, 50 yıllık göç yaşamımızın bizi getirdiği konumu nasıl okumak, nasıl yorumlamak lazım, kazanımlarımızla yetinmeli miyiz, daha iyi bir yerde olabilir miydik? Bu sorunuza cevap verebilmem için tabiat��yla, “iş göçü” olarak başlayan 50 yıllık göç serüvenimize ve bu göçün serencamını kısaca hatırlamamız lazım. Son dönemdeki bazı araştırmalar hariç tutulursa, maalesef bu konuda pek nitelikli araştırma da yok. Bu sene içerisinde Hasan Celal Güzel Bey’in inisiyatifi ile yayımlanan Yeni Türkiye Dergisi’nin, bendenizin de Avrupa’daki Türklere yönelik bir yazı ile katkı yaptığım yurtdışında yaşayan Türklere yönelik özel hacimli sayısı zikredilmelidir. Her şeyden önce bu serüvenin kuşaklararası farklılıkları ve 4-5 farklı evresi var. Emek göçü devresi, aile birleşimi, aile oluşturma, siyasi-mültecilik ve son dönemlerdeki eğitim-öğretim amaçlı göç. Toplumumuzda bir çözülme, kimlik ve kültürel bir yozlaşma yaşandığını, içerisinde yaşadığı toplumdan etkilendiğini ve buna göre bir yaşam inşa ettiğini gözlemliyor musunuz? Bunu gözlemlememek mümkün müdür? Tamamen bir çözülme olduğundan emin değilim. Zira bu mutlak asimilasyon anlamına gelir ki, bunu genel anlamda söylemek zor. Ancak bir kimlik bocalaması

mamladı Halen “Assist. Prof.” olarak Rotterdam İslâm Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin dekanlığını yürütmektedir. 4 lisan bilen Hıdır, evli ve 2 çocuk babasıdır.

Hollanda’daki durumumuzun, SWOT analizini yapıp ileriye dönük vizyonlar ortaya koymalıyız. ve bunun neticesinde bir yozlaşmanın yaşandığı aşikâr. İçerisinde yaşanılan Hollanda toplumundan etkilenilmesi hususu ise kaçınılmaz bir süreç. Zira kişinin yaşadığı çevreden şu veya bu şekilde etkilenmemesi zordur. Bunda şaşılacak bir durum da yoktur. Üstelik kaçınılmazdır da. Buna biz “kontekst” diyoruz. Kontekstin kişinin şahsiyet ve düşüncesi üzerinde etkisi hep olmuştur, bugün de olacaktır. Önemli olan bu etkinin ne oranda ve kişiliğin ve kimliğin hangi noktalarına etki ettiğidir. Bu açıdan bakıldığında, dezavantajlı ve olumsuz bazı şartlara rağmen, gözlemleyebildiğim kadarıyla Hollanda’da yaşayan insanımızın durumunun çok da dramatik olmadığını, hatta ideal düzeyde olmasa da, iyi durumda olduğunu söylemem kadirşinaslık olur. Bununla birlikte yer yer de bir kimlik bocalamasının yaşandığını ve “iki cami arasında

bînamaz” tavrı sergilendiğini görüyoruz. Burada son dönemlerde sıkça kullanılan ‘entegrasyon’ ve ‘asimilasyon’ kavramlarını hatırlamakta fayda vardır. Entegrasyonu, kimliğinizi oluşturan temel ögeleri muhafaza ederek, içerisinde yaşadığınız topluma ‘katkı’ anlamında alırsanız, Türklerin bu topluma hemen her alanda katkı yaptığı muhakkak. Bunu görmemek için kör olmak gerek. Sadece 20.000 civarında müteşebbisimizin ve bunlar arasında önemli cirolara ulaşan işadamlarımızın, akademisyen, hukukçu ve siyasetçilerimizin varlığı bunu gösterse gerek. Hollanda’daki Türkler adıyla 2 yıl önce kaleme aldığım kitabımda buna dair yeterli envanter mevcut.

Türklerin, Hollanda’da çok güçlü bir örgütlenme yapısı var. Buna rağmen lobi oluşturmada, ortak tavır koymada, hak aramada eksik kalındığı gözlemleni-

yor. Bunu sadece dağınık toplum yapısına mı bağlamak lazım, nedir sizce asıl mesele? Evet, doğru. Diğer azınlıklar ile kıyaslandığında Türklerin Hollanda’da nispeten güçlü sayılabilecek kurumları ve örgütleri var. Ancak bu güçlülük durumu, rölatif bir durumdur. Dolayısıyla da bir yönüyle güçlü görülen durum, başka açılardan bakıldığında güçsüzlük veya etkin lobi oluşturamama, ortak tavır belirleyememe anayasal ve yasalardan kaynaklanan haklarımızı yeterince elde edememe gibi bir sonuca da yol açıyor, olabilir. Bunun bazı sebepleri var, tabiatıyla. Sizin zikrettiğiniz sebep burada başat rol oynuyor. Zira kurum ve kuruluşlarımızın niceliksel durumu, nitelik ve etkinlikleriyle doğru orantılı değil maalesef. Çünkü temel müştereklerde bir araya gelip ortak hedeflere yönelme sıkıntısı yaşanıyor, gözlemle-

Kurum ve kuruluşlarımızın ”küçük olsun benim olsun” mantığıyla değil, önemli meselelerin çözümünde enerjilerini birleştirerek sinerji oluşturmaları elzemdir. Bunu yaparken de Hollanda’daki zenefobik-islamofobik-türkfobik olmayan kişi ve kuruluşlarla müşterek hareket edebilmenin yollarını da aramalıyız.

diğim kadarıyla. Zira 1 yılı aş- kurum ve kuruluşlarımızın kın süredir Yurtdışı Türkler Hollanda toplumuna katkı Başkanlığı Hollanda Danışma yapacak, pozitif ve nitelikli Kurulu üyesi olarak ziyaretler işlere imza atmaları elzemdir. ................... ve gözlemler yapıyorum. Bu Ne yazık ki bu açıdan durubir yönüyle “oryantalizm” ko- mumuz pek de iç açıcı değil. nusudur ve bu ülkede oryan- Ya da yapılanlar yeterince talistik araştırmalar Leiden gündeme gelmiyor, gelemiÜniversitesi merkezli olarak yor. Burada suçu dışarıda ve güçlü bir köke ve arka plana başkalarında aramak da, bir sahiptir. dereceye kadar gerçekliği olsa Bunun yanı sıra güçlü bir da, inandırıcı değil. vizyon ortaya koyamama, Hollanda’daki siyasî, önceliklerin iyi belirlenemeiktisadî ve toplumsal çalmesi, başkalarının gündemikantılardan dolayı geriye ne takılıp kalma, Hollanda doğru bir göç başladı. Gençtoplumunu iyi tanıyan sosyal ler arasında da yaygın olan bilimlerde yetişmiş analiz ve bu durumu nasıl değerlençözüm üretme yeteneğine dirmek gerek? sahip entelektüellerimizin Evet, CBS’nin rakamlason dönemlerdeki kavramrına göre de son senelerde sallaştırmaya çalıştığım üzeHollanda’dan Türkiye’ye döre “oksidentalist”lerimizin nenlerin oranı gelenlerden fazyeterince olmayışı, kurum ve la. Üstelik dönenlerin önemli cemaatlerimiz bünyesinde bir kısmı da yüksek eğitimli“ar-ge” diye nitelenebilecek ler oluşturuyor. Bu konuda elive vizyon üretecek birimlerin mizde fazla araştırma da yok. olmayışı, Hollanda toplumuSon senelerde Hollanda’dan nu tanıyamama, burada bizi Türkiye’ye dönmüş olan 27 yakından ilgilendiren gündekişi ile yapılan söyleşilerden mi yeterince takip etmeme ve hareketle Türkevi’nce yayımmesaimizin büyük bir kısmını lanan kitaptan (Hollanda’dan Türkiye’deki tartışmalara harTürkiye’ye Beyin Göçü, Derya cama gibi sebepleri sayabiliriz. Kaplan) çıkan sonuç, kesin bir Dikkat ederseniz bütün değerlendirmeye imkan verbunlar bizim kendi iç sorunmese de, daha ziyade 18-40 larımızdır. Dolayısıyla meseyaş arası yüksek eğitimlilerin lenin önemli bir yönü bizim iç dönüş yaptığını gösteriyor. bünyemizle ilgilidir, denebilir. Hollanda ile ilgili net rakamDurum böyleyken, nasıl lar da yok elimizde. Bununla bir gelecek öngörüyorsu- birlikte 2007-2012 arasında nuz? Almanya’dan Türkiye’ye döBen insanımızın Hollan- nenlerin sayısının 150.000 da’daki geleceği konusunda civarında olduğu söyleniyor. bütün bunlara rağmen iyim- Temmuz ayında kaldırılacak serim. Ancak bu ihtiyatlı bir olan 45 yaş yasasından yarariyimserlik. Zira yukarıdaki lananları da hesap edersek sıkıntılı durumlarımıza, prob- Hollanda’dan bu sene dölemlerimize rağmen, pırıl pırıl, nenlerin çok daha fazla olaiyi yetişmiş gençlerden oluşan cağını düşünebiliriz. Bununla bir kuşağın da varlığını görü- birlikte eldeki az miktardaki yorum. Burada belki ciddiyetle veriler, Türkiye’ye sistematik eğilmemiz gereken husus, bir ve yoğun bir beyin göçünün yandan Hollanda toplumunu varlığını göstermiyor. Ayrıca iyi tanıyan ama aynı zamanda çok fazla olmasa da, umduğukendi öz değerlerini de ihmal nu bulamama gibi sebeplerle etmeyen potansiyeli ve hedef- Türkiye’ye dönenlerin bir kısleri olan, vizyoner, aksiyoner mının tekrar Hollanda’ya gelgençlerimize yatırım yapmak diği de ayrı bir gerçek. olmalıdır. Hatta buna dair Diğer yandan 11 Eylül özel planlamalar yapılmalı- sonrasındaki süreçte artış dır. Az da olsa bazı kurum ve gösteren İslamofobik-Türkkuruluşlarımızın bu yöndeki fobik söylem ve eylemlerin niyetleri ve çalışmaları beni etkisini de buna eklemek ümitlendiriyor. Tabir yerinde lazım. Önemli sayılabilecek ise bu gençlerimizin “çift ka- orandaki insanımız kendilerinatlı” yetişmeleri gerekiyor. ni Hollanda’da güvende hissetYani hem Hollanda’yı iyi bilen miyorlar, artık. Hollandalıların hem de kök ülkeye ait değer- da yabancılardan çok hazzetlerinin farkında olan nesillerin medikleri ortada. Burada İbn-i yetiştirilmesine gayret etmek Haldun’un “Yaşadıkları toplazımdır. Tabiatıyla bu, bir lumlarda göçmenler daima yönüyle, kültürel kimlik an- güvenlikle ilgili problem yalamında “hibridite-melez- şar” sözüne vurgu yapmak yelik” durumudur. Bunun ise rinde olur. Bu o günde böyleyavantajları ve dezavantajları di, bugün de değişmiyor. Belki olacaktır. güvenlik endişesinin mahiyeti Öte yandan gerek fert an- ve boyutları değişiyor sadece... lamında insanımızın, gerekse Ancak bu madalyonun bir


19

HABER

MART / MAART 2014

yüzü olsa gerek. Diğer yüzünde ise Türkiye’nin son 10 yılda ortaya koyduğu siyasi, ekonomik ve sosyo-kültürel gelişmenin yattığını düşünüyorum. Son iki senedir biraz düşse de, Türkiye ekonomik ve istihdam açısından alabildiğine bir büyüme trendinde. Buna paralel olarak dinamik bir ekonomik canlılık ve sosyal hayat var, Türkiye’de. Özellikle akademik sahada yurtdışındaki nitelikli insanların

mizi ve çocuklarımızın geleceğini Hollanda’da kuruyoruz, kuracağız. Bu itibarla Hollanda’daki durumumuzun, tabir yerinde ise SWOT (Güçlü yönler, Zayıf yönler, Fırsatlar, Tehditler) analizini yapıp ileriye dönük vizyonlar ortaya koymalıyız. Zira Hollanda’daki Türk toplumu kendi ayakları üzerine durmasını öğrenmedikçe, buraya özgü gündem ve vizyonlara sahip olmadıkça nesillerimiz adına kalıcı işlere

Doğru. Şayet gerçekten böyleyse, ki bunun aksini gösteren izlenimlere de sahibim, bu bir yönüyle iyi bir yönüyle kötü bir şey. İyi olan yönü hala Türkçe’nin ve Türk kültürünün aktif bir şekilde insanımız ve gençler arasında yaşadığını göstermesi. Ayrıca Hollanda’daki Türk medyası da, buradaki olaylara yönelik olarak nispeten belli bir seviye yakalamış durumda. İnsanımızı bilgilendirme ve bi-

Türkiye’ye dönmesi konusunda Türkiye’de özel teşvikler de uygulanıyor. Yakın zamanlara kadar Avrupa medyasında Türkiye’nin “yükselen yıldız” olarak gösterildiğine hepimiz şahidiz. Türkiye’deki üniversitelerin sayısının 2-3 kat arttığını ve neredeyse 200’ü bulduğunu söylemek bile bir fikir verir bu konuda. Dolayısıyla Türkiye’nin buradaki gençlerimiz için bir cazibe ve çekim merkezi anlamına geldiği aşikâr.

imza atamaz gerçek anlamda bir diaspora toplumu olamaz. Bu ise kanaatimce göçmenlik tavrı ile değil de bir anlamda, yarın dönme niyetimiz dahi olsa, bugünde ‘muhacir’ler gibi hareket etmeyi öğrenmeliyiz. Tıpkı Hz. Peygamber’in ve muhacir sahabilerin Medine’ye hicretlerinden sonra Medine’yi oluşturdukları, medeniyet inşa ettikleri gibi, ‘modern muhacirler’ olmalı, içerisinde yaşadığımız ortama kendi insanî değerlerimizi katmalı, katkı sağlamaya çalışmalıyız. Zira tarihteki büyük medeniyetlerin göç ve hicretlerle paralel giden bir yönleri hep olmuştur. Bizim Avrupa’ya göçümüzün niteliği biraz farklı olsa da, içerisinde bu yönü de barındırmaktadır. Ayrıca, Türkiye gündemini takip etmenin bize artıları da var. Vatandaşlarımızın Türkiye’deki seçimlere buradan daha fazla ilgi göstermesinin nedenleri nelerdir? Az önce de vurguladığım gibi, Türkiye gündemini takip etmenin bize artıları var. Bu bağlamda Türkiye’deki seçimlere de ilgisiz kalınması zor. Kaldı ki Ağustos ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde buradaki Türk vatandaşları ilk olarak Hollanda’da da oy verebilecekler. Ayrıca Türkiye’deki seçimler, doğası gereği, Hollanda’dakilere göre oldukça renkli, heyecanlı da geçiyor; dolayısıyla çok daha fazla gündem oluşturuyor. Bu demokrasi kültürü ve tartışma kültürü ile de yakından ilgili bir şey. Bununla birlikte bu tespitinizin esas nedeni, insanımızın önemli bir kısmının vizyonlarının daha ziyade hala Türkiye eğilimli olmasıyla ve netice itibariyle kendilerini Hollanda’ya ait hissetmemeleri ile de ilgili olsa gerek. Sorsanız insanlarımıza 30 Mart’taki seçimleri herkes bilir ama Hollanda’da seçimin ne zaman yapılacağını bilmeyenler çok çıkar.

linçlendirme açısından Türk medyasındaki haber-analizlerin önemine her zaman inanmışımdır. Tasvip edilmeyen tarafı ise, Türk medyası ile yetinilmesi ve Hollanda medyasındaki tartışmaların aktif olarak genelde takip edilememesidir. Tabi burada yeri gelmişken Hollanda medyasında görev yapan Türklerin oldukça az olduğunu, olanların da kendi kültürüne ve insanına karşı çok da ilgili olmadığını vurgulayalım. Bu bağlamda yükümüzün ağır olduğunu söylemeliyiz. Bu sorunların çözümü de kolay değil maalesef. Ama mesafe kat etmek için bir yerlerden aktif olarak başlamanın da önemi ortada. O halde Türklere yön verme konumundaki kişi, kurum ve kuruluşlarımızın insanımızın önüne iyi düşünülmüş kısa-orta ve uzun vadeli hedefler-vizyonlar koyması ve bunların tahkiki için çalışılması şarttır. Bunun için ise kurum ve kuruluşlarımızın ”küçük olsun benim olsun” mantığıyla değil, önemli meselelerin çözümünde enerjilerini birleştirerek sinerji oluşturmaları elzemdir. Bunu yaparken de Hollanda’daki zenefobik-islamofobik-türkfobik olmayan kişi ve kuruluşlarla müşterek hareket edebilmenin yollarını da aramalıyız. Ayrıca ‘diaspora’ kavramı üzerinde düşünmeli başarılı diaspora örnekleri masaya yatırılmalı, onların tecrübelerinden istifade edilmelidir.

Tıpkı Hz. Peygamber’in ve muhacir sahabilerin Medine’ye hicretlerinden sonra Medine’yi oluşturdukları, medeniyet inşa ettikleri gibi, ‘modern muhacirler’ olmalı, içerisinde yaşadığımız ortama kendi insanî değerlerimizi katmalı, katkı sağlamaya çalışmalıyız.

Türkiye’deki olaylar Hollanda'daki Türklerin gündemini ne kadar meşgul ediyor? Bir oran vermek güç, ama maalesef çok meşgul ediyor. Bu da sorun alanlarından biri, aslında. Çünkü bu durum, Hollanda’ya yönelik reel ve ideal anlamdaki projeksiyonlarımıza sekte vurucu bir durum. Bunu söylerken kök ülkedeki gelişmelerden tamamen sıyrılma, hiç bir surette takip etmemeyi asla kastetmiyorum. Mutlaka Türkiye’deki gelişmelerden haberdar olacağız, olmalıyız da. Zaten iletişimin alabildiğine hızlandığı globalleşen dünyada aksi mümkün de değildir. Ben burada esasen içerisinde yaşadığımız Hollanda’daki insanımızın geleceğini yakından ilgilendiren gelişmelere yönelik ihmal ve ilgisizliğe vurgu yapmak istiyorum. Özellikle son dönemlerde sizin de yakinen bildiğiniz Türklere-Müslümanlara yönelik pek çok tartışma var Hollanda’da. Ne var ki bu tartışmalar çoğu zaman bizim dışımızda şekilleniyor. Tabiatıyla, az da olsa, bu yönde alert olan, dikkat çekici, sonuç alıcı faaliyetler yapan şahıs ve kurumlarımızın varlığına da işaret etmemiz icap eder. Esasen bu olgu, teorik ve ampirik araştırmalara da konu olması gereken bir husustur.

Hollanda’da, Türkiye’den bağımsız düşünebileceğimiz vizyonlarımız, gündemimiz ve konu başlıklarımız olacak mı? Olmalı. Türkiye bizler için anavatan. Yüreğimizin en mutena yerinde olmalı. Türkiye’den tamamen bağımsız hareket etmek de gerekmiyor, bu mümkün de değil, kanaatimce. Bununla birlikte Türkiye ile yatıp Türkiye ile kalkmak bizi bu toplumda gelecek adına sıkıntıya da sokuyor. Pek çoğumuz geleceği-

TV’ler gazeteler genelde Türkçe yayınlardan takip ediliyor. Halbuki “gençlerimiz Türkçeyi unutuyorlar” gibi bir tez var. Yani hem Türkçe yaşamalı hem de Hollanda kamuoyunu içerikli ve kaliteli bir şekilde takip edebilmeliyiz... Bu sorunlar önümüzdeki 10’lu 20’li yıllarda nasıl çözülebilir?

Bu bağlamda son söz ve mesajınız ne olabilir? Son söz olarak şunu özellikle vurgulamak istiyorum ki, Hollanda’daki Türkler olarak vizyonlarımızı oluştururken veya topluma mesaj verirken duygusal, reaksiyoner, kurban psikolojisi ve göçmen tavrı ile hareket etmememiz lazımdır. İdeallerimiz ile realitemiz arasındaki dengeyi iyi kurmalıyız. Tabir yerinde ise ayağımız yere basmalıdır. Yani gerek şahsi gerekse kurumlar olarak adım atarken maceracı olmadan Hollanda toplumundaki reel-politiği, norm ve değerleri alabildiğine dikkate alarak hareket etmeliyiz. İzole bir hayat yaşamamalı, gettolarımıza takılıp kalmamalı, toplumla iletişim kurmalıyız. Hocam, teşekkür ederiz Ben de size teşekkür ederim. Ayrıca yayın hayatınızda da başarılar dilerim.

Nr. 14

Merve Karaman 19 maart 2014


HABER

20

MART / MAART 2014

Agis’in balonu patladı... Bundan böyle Agis değil, Ziverenkruis

İlhan KARAÇAY'ın haber-yorumu

ff Achmea’nın eline geçen Agis, Türkler için sağladığı tüm sağlık hizmetlerinde geri adım atmaya başladı. ff Türkler’i üye yapmak için yıllarca kampanya yapan ve tam 120 bin Türk’ü üye yapan Agis, Türkiye’de Elektif Ameliyatları, Diş Tedavileri’ni ve Kaplıca hizmetlerini iptal etti. ff Türkler için en efektif sağlık hizmetlerini vermiş olan Agis, Achmea Holding’in eline geçtikten sonra strateji değiştirdi. ff 120 bin Türk üyeden yılda 180 miyon euro gelir elde eden Agis, hastanelerle sözleşmeleri iptal ederek Türkleri yarıyolda mı bırakıyor? ff Hollanda’daki Türk Sivil Toplum Kuruluşları Agis’ten hesap soracak mı? Türkiye’de sağladığı sağlık hizmetleri nedeniyle, gerek Türk toplumunun ve gerekse Türkiye’ye tatile giden Hollandalı turistlerin büyük rağbet gösterdikleri Agis Sağlık Sigortası, Achmea Holding’in eline geçtikten sonra strateji değişikliği yapmaya başladı. Tam 10 yıl önce, Türkler’i üye yapabilmek için büyük kampanyalar başlatan ve İstanbul’da bir de Hizmet Merkezi açan Agis, başlangıçta verdiği sağlık hizmetlerinin duyulmasından sonra büyük bir popülarite kazandı ve her yıl Türk üye sayısını artırdı. Türkiye’deki Hizmet Merkezi’nin başına getirilen Savaş Avcı ve yardımcılarının büyük gayretleri ile 250’den fazla hastane ile özel sözleşmeler imzalayan Agis, bu hastanelere başvuran Türk

ve Hollandalı hastalara en iyi hizmetin verilmesi üzerine, gerek Türkler’den ve gerekse Hollandalılar’dan büyük ilgi gördü. 10 yıl önce Türk üye sayısı 15 bin olan Agis, Türkiye’deki Hizmet Merkezi’nin açılışından sonra başlattığı kampanyaların birinci yılında Türk üye sayısını 55 bine daha sonraki yıllarda ise 120 bine çıkardı. Hedefi ‘300 bin Türk üye’ olan Agis, Achmea Holding’in eline geçtikten sonra, holdinge bağlı diğer sağlık sigortaları yüzünden, kendi bünyesinde kıyıma uğrar oldu. Bu, aslında Achmea’nın da isteğiydi. Türkiye’deki bazı hastanelerden aldığımız bilgilere göre, Agis pek çok hizmete sınırlamalar getirmeye başladı. Örneğin, elektif ameliyatlar denilen katarak, fıtık, safra kesesi,

rahim, prostat, menisküs ve kalp ameliyatları yapılmayacak ve protez de takılmayacak. Diş tedavilerinin hiç biri yapılmayacak. Ayrıca, kaplıca hizmetleri de durdurulacak. Yine bazı hastanelerden aldığımız bilgilere göre, pek çok hastane ile yapılan sözleşmeler tek taraflı olarak iptal edildi. Agis’in, önümüzdeki yıl tüm hastaneler ile yapılmış olan sözleşmeleri iptal edeceği konuşuluyor. Agis’in, Türkiye’de verdiği sağlık hizmetleri sonucunda, hastaların memnuniyeti yüzde 96’ya varmıştı. Türkiye’de hastalar arasında

hiçbir ölüm vakasına rastlanmadı. Türkiye’deki hastane masrafları Hollanda ile kıyaslandığı zaman, yarı yarıya bir avantaj olduğu görülürken, Achmea’nın Agis’i neden bir balon gibi patlattığı anlaşılamadı. Şimdi Hollanda’daki Sivil Toplum Kuruluşları Agis’ten şunları soracaklar:

- Yıllarca yaptığınız hizmetler ve kampanyalar göz boyama mıydı? - Türk üyelerinize bu kısıtlamaları neden reva gördünüz? - CZ gibi diğer sağlık sigortası kuruluşları, Hollanda’daki hastalarını Tayland’a gönderirken, siz burnunuzun dibindeki Türkiye’de daha ucuz hizmet aldığınız halde, neden hizmet kısıtlamasına gidiyorsunuz? Açıkça konuşun, Achmea’nın başında Wilders gibi Türk düşmanları mı var? - Üyelerinize Türkiye’de verdiğiniz hakları neden geri çekiyorsunuz? - Önce cazip hizmetler sunup, sonra bunları geri almak

Cafe Ten to Ten

sahtekarlığa girmez mi? - 120 bin Türk üyeden her yıl 180 milyon euro topluyorsunuz.

Bu meblağın ne kadarını Türkler’e harcı-

yorsunuz? - Achmea’nın da patronu olan Eureko, Türkiye’de bankacılık ve sigortacılık yatırımları yapmış. Agis kanalıyla Türkler’e yapılan bu haksızlık Eureko’yu yıpratmayacak mı? - Achmea’nın Yönetim Kurulu danışmanı olan Joost Peters, Türkiye’nin Leiden Fahri Başkonsolosu. Fahri Başkonsolosumuz Peters bu konuda kılını kıpırdatmayacak mı?

Nieuwebinnenweg 65 A Rotterdam Tel: 0102364387 www.tentoten.nl www. facebook.com/tentoten

KAMPANYA: NARGİLE € 9,50

THY Rotterdam seferlerine başladı

GÜVENLİK

SİSTEMLERİNDE

DOĞRU ADRES

Telefon veya tabletinizle istediğiniz her an kameralarınızı izleyebilirsiniz!

Beveilig uw woning, kantoor of winkel met het beveiligingssysteemvan ADACAMS

Tel: 010-462 35 69 www.adacams.nl

Türk Hava Yolları Hollanda’nın Rotterdam kentine ilk uçuşunu gerçekleştirdi.  THY’nin, Amsterdam’ın ardından Hollanda’da ikinci uçuş noktası olan Rotterdam The Hague Havalimanı’na inen ilk uçağı törenle karşılandı. Rotterdam Belediye Başkanı Ahmed Aboutaleb, Türkiye'nin Lahey Büyükelçisi Sadık Arslan, THY Genel Müdürü Temel Kotil ve Rotterdam Havalimanı Müdürü Roland Wondolleck’in katıldığı törende, alana inen THY uçağı, itfaiye araçlarının kurduğu su köprüsüyle karşılandı. Törende konuşan Kotil, çevresiyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişinin yaşadığı Rotterdam’a sefer düzenlemelerinin oldukça önemli olduğunu söyledi.Avrupa pazarından çok memnun olduklarını ifade eden Kotil, sıradaki ilk yeni seferlerinin Varna olacağını belirtti.  THY, İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Rotterdam’a ilk etapta salı, perşembe, cuma ve pazar günleri olmak üzere haftada 4 sefer yapacak.


21

HABER

MART / MAART 2014

TÜRKİYE’DEN EMEKLİLİK KONUSUNDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Mehmet Sevim Türkiye’den emeklilik konusunda dikkat edilmesi gereken hususları açıklayan T.C. Lahey Büyükelçiliği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşaviri Mehmet Sevim: "Yurt dışı çalışması bulunan erkek vatandaşlarımız ile yurt dışında çalışma veya ikameti bulunan kadın vatandaşlarımız Sosyal Güvenlik Kurumu hesabına prim ödeyerek sosyal güvenceye sahip olmaktadır. Bu sosyal güvence, emekli aylığı ile Türkiye’de ikamet edenler için ücretsiz sağlık sigortasını kapsar. Emekli aylığı sahibinin vefatı halinde geride kalanlarına gerekli koşullara sahip iseler dul ve yetim aylığı bağlanmaktadır. Kadınların 20 yıl (7200 gün), erkeklerin 25 yıl (9000 gün) sigortalılık süresine ihtiyacı bulunmaktadır. Bağ-Kur ve Emekli Sandığı mevzuatına göre (yaşa bağlı istisnalar dışında) bu sürelerin tamamında prim ödenmiş olması gerekir. Ancak SSK için bu sürelerin tamamında prim ödenmiş olması gerekmez. Yurt dışında bulunan veya

Türkiye’ye kesin dönüş yapmış vatandaşlarımız, borçlandıkları gün sayısı kadar Türkiye’de çalışmış sayılır. Bu kimselerin emeklilik şartlarıyla, hiç yurt dışında çalışması olmayan Türk sigortalılarının tabi olduğu şartlar aynıdır. Yurt içi, yurt dışı emeklilik koşulları diye iki farklı koşul bulunmamaktadır. Gerçeğe uygun beyan ve önemi Hizmet borçlanması yaparak Türkiye’den emekli olmak isteyen her vatandaşımız önce “Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi”ni, ödemeyi yaptıktan sonra ise Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi”ni doldurmak zorundadır. Beyan edilen bilgi ve belgeler mutlaka gerçeğe uygun olmalıdır. Sigorta kurumları sürekli olarak birbirleriyle irtibat halindedir. Her iki tarafın sigorta kurumları (örneğin Hollanda için SGK/SVB) müşterek sigortalıları hakkındaki bilgileri paylaşırlar. Türkiye’den alınacak emekli aylıkları Hollanda’daki gelirlerinize ilave edilecektir. Kesin dönüş yapmadan Türkiye’den emekli aylığına sahip olan vatandaşlarımızın Hollanda’daki geliri artmış olacaktır. Diğer bir ifade ile Türkiye’den alınacak aylık Hollanda’daki vergi matrahınıza dahil edilecektir. Geliriniz

yükseleceği için gelir desteği niteliğindeki birçok ödeneğiniz ya kesilecek ya da Türkiye’den elde ettiğiniz gelir kadar azalacaktır. Türkiye’den emeklilik, ekonomik ve sosyal sonuçları hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği ve Ataşeliklerinden bilgi alınmalıdır Türkiye’den emeklilik, ekonomik ve sosyal sonuçları hakkında bir bilgi kirliliği yaşanmaktadır. Vatandaşlarımızın hizmet borçlanması ve emeklilik işlemleri için aracı kişi ve kuruluşlara ihtiyaçları yoktur. Hizmet borçlanması yapmak isteyen her vatandaşımız Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği veya Ataşeliklerinden alacakları “hizmet belgesi” ile şahsen veya posta ile başvurularını yapabilirler. Unutulmaması gereken en önemli husus, Türkiye’den emeklilik konusunda, herbir bireyin durumunun farklı olduğu ve hiçbir işleme başlamadan önce emeklilik, ekonomik ve sosyal sonuçları hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği veya Ataşeliklerinden bilgi alınmasıdır." açıklamalarında bulundu. Sigortalılık başlangıcı ve tabi olunacak sigortalılık statüsünün belirlenmesi, kesin dönüş şartları ve hangi sigortalılık statüsüne tabi olunacağının tespiti için internet sayfamıza başvurabilirsiniz.

Hayalindeki abiye ya da gelinliği bulamadın mı? Üzülme! Royal Modehuis'ın 400 m2'lik geniş mağazasında hayallerinin kıyafetini bulabilirsin...

e, k, abiy lik, li n li e G net k, sün klı lı t a m r da ı ve fa ti bindall fe ın kıya r la m a lin ort al'e ge y o R için

ROYAL MODE HUIS Groene Hilledijk 221A 3073 AG Rotterdam Tel: 010-848 95 00 www.royalmodehuis.nl

GÜZELLİK ÖZEN İSTER


HABER

22

MART / MAART 2014

Türk Hava Yolları Genel Müdürü Temel Kotil, Hollanda'nın tanınmış işadamlarıyla önce sohbet etti ve daha sonra birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.

Arnhem'de TPA bünyesindeki çeşitli STK'lar Verenigd Arnhem Parti Başkanı Kürşat Bal ile toplantı halinde. Verenigd Arnhem Partisi Arnhem'de seçimlere bu yıl ilk kez katılıyor ve dört sandalye bekliyor.

HOTIAD'ın düzenlediği seminere bakan düzeyinde katılım gerçekleşti. Bakan Henk Kamp'ın yanı sıra, THY Genel Müdürü Temel Kotil, T.C. Lahey Büyükelçisi Sadık Arslan ve çok sayıda işadamı ve vatandaşlar katıldı.

Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen, BizBize Karaman Vakfı'nın düzenlediği proğram için Hollanda ziyaretinde bulundu.

BizBize Karaman Vakfı'nın 14 Şubat Sevgililer Günü'nde organize ettiği 3D ile Karaman'ı gezelim akşamında proğram sponsorlarına katkılarından dolayı birer plaket takdim edildi.

Efsane Düğün Salonu'nun açılışında sahne alan Latif Doğan, gelen konukları gece geç saatlerinde de olsa eğlendirdi. Kadınlar matinesinde kadınlar doyasıya eğlendi.

Finma Şirketi CEO'su Mehmet Soytürk, THY'nin Rotterdam'a ilk uçuşundaki resepsiyona katıldı. Rotterdam İstanbul uçuşlarının başlamasından çok memnun kaldığını belirten Soytürk, Rotterdam'dan ilk biletini aldığını söyledi.

Kırım'ın Rusya tarafından işgalini protesto için bir miting düzenlendi. Simit Sarayı Beijerlandselaan ortakları Saadet Koral ve Zeynep Yılman da mitinge katılarak Kırımlılara destek oldular.

Nuhr Reizen CEO'su Ahmet Karacadal ve Vision Accountancy ortaklarından Tugay Osanmaz da Türk Hava Yolları'nın ilk İstanbul Rotterdam uçuşunu karşılamaya geldiler.

TOV Arnhem Başkanı Rahmi Gemril ve TOVER Başkanı Durmuş Doğan HABER Gazetesi'nin bir önceki sayısını ilgiyle okudular.

Hollanda Türk Federasyon'u Başkanı Murat Gedik Hocalı Katliamı anmalarında şehitler için bir gül bıraktı.

Simit Sarayı Bijerlandselaan Şubesi'ne Rotterdam Belediyesi Yetkilileri tarafından bir ziyaret gerçekleştirildi. Ziyarette Hamit Karakuş ve iki farklı wethouder yanı sıra, Hollanda basın mensupları ve HABER Gazetesi vardı.

CDA Avrupa Parlamentosu Seçimleri adayı Kaya Turan Koçak ve Hollanda'nın tanınmış simalarından Muhlis Ayboğan HOTİAD'ın düzenlediği seminere katıldılar.

fınızı Fotoğra rin gönde lım ya yayınla


23

HABER

MART / MAART 2014

Yılın ahi'si yine ödüllendirildi

Amsterdam'da yeni açılan restoranımızda geleneksel Türk damak tadlarını tadabilirsiniz. Bos en Lommerweg 251 • 1055 DV Amsterdam

Sera Supermarkt

� Taze meyve ve sebze reyonu � Et reyonu � Bol miktarda güleryüz

Amsterdam Belediyesi fakirlikle mücadelede insanlara yardımcı olan işverenlere destek ve yardım amaçlı bir ödül verdi. Dört farklı işletme için verilen ödüllerden biri Sera Slagerij, Sera Market ve Sera Restaurant şirketlerinin sahibi Fikret Beydoğan’a verildi. Türk işadamı Fikret Beydoğan Amsterdam'da Hollandalılar ve Türklerin takdirini kazanan, sevilen işadamı önceki yıllarda da 'Yılın Ahisi' seçilmişti. Halen 3 işyeri ve 22 çalışanı olan Fikret Beydoğan, 2011 yılında da “Amsterdammer van het jaar” ödülüne layık görülmüştü. Fikret Beydoğan kurban bayramlarında gıda bankalarına vermiş olduğu etlerle de tanınan bir iş adamı. FoodSharing ile birlikte yemek israfını önlemek için çalışmalar yapıyor. Hollandalı fakirlere karşılık beklemeden yardım yapan Fikret Beydoğan, “Ödül aldığıma şaşırdım ama aynı

COLOFON

HABER Adres: Laan op Zuid 915b 3072 DB Rotterdam Nederland Hoofdredacteur (Genel Yayın Yönetmeni) İbrahim Karaman ibrahim @haber.nl Redactie: (Yayın Kurulu) Mehmet Güzelyurt Rabia Karaman Özlem Hasip Art Direction & Fotografie: M. Fatih Karaman fatih@haber.nl Advertenties Office: 010-2 900 900 Nur Öztürk / nur@haber.nl 0641-22 68 79

zamanda çok sevindim. Hayır işlerinde ve insanlara yardım etmeye devam edeceğim çünkü bu benim hobim” dedi.

Interviews & Correspondenten: Özlem Hasip Merve Karaman Ayşe Özkaya Keziban Karaçor Repr. Amsterdam Ali Andal Repr. Eindhoven Ali Yücel Repr. Limburg Muzaffer Bozaslan Repr. İstanbul Dr. Hüseyin Keleş Abonnementen: abone@haber.nl

Bos en Lommerweg 159/161 1055 DS Amsterdam Tel: 020-6860623

e-mail & website: info@haber.nl www.haber.nl


HABER

MART / MAART 2014

ADVERTORIAL

Dünyada sadece iki klinikte olan

Son teknoloji Visus Oogkliniek Rotterdam'da %100 memnuniyetimiz var. Türkiye’deki ameliyat larda 6 ay garanti bile alamazsınız, ama bizde ömür boyu garantili.

Rotterdam'da 5 yıldır hizmet veren modern göz kliniği Visus hizmetleriyle vatandaşlarımızın beğenisini kazanmaya devam ediyor. 5 milyon yatırımla kurulmuş bu gelişmiş kliniğin sahibi bir Türk: Dr. Nusret Baş. Türkiye'de ilk göz lazerini gerçekleştiren Doktor Nusret Baş, 28 yıldır tek başına 60 binden fazla göz lazer ameliyatı gerçekleştirdi. Visus Oogkliniek nasıl bir kurum? Visus Oogkliniek 5 yıldır Rotterdam’da aktif. Burada açmadan önce uzun yıllardır Türkiye deneyimimiz var. Visus Oogkliniek Doktor Nusret Baş tarafından kuruldu. Doktor Nusret Baş, Türkiye’nin en önde gelen göz cerrahlarından birisi, Türkiye’de ilk göz lazer ameliyatını yapan doktordur. Şu anda 2012 yılı itibariyle Hollanda’nın en büyük göz lazer kliniğiyiz. Rotterdam’da n sonra yakında, Amsterdam’da da bir şube açtık. Kliniğimiz 5 milyon Euro’luk bir yatırımla kuruldu. Dünyanın en gelişmiş ve en pahalı göz lazer cihazlarını bünyemize kattık. Visus Oogkliniek'te şimdiye kadar 10.000’den fazla ameliyat yaptık. Bu ameliyatların sonucunda her hangi bir komplikasyon her hangi bir sıkıntımız söz konusu olmadı. Şu anda Hollanda

GÖZ LAZERİ NORMALDE 1998,- EURO. HABER OKURLARINA %20 İNDİRİMLİ

Visus Oogkliniek Yöneticileri HABER Gazetesi indirim kodu ile gelenlere 400 Euro'luk indirim uyguluyor. Basit bir örnek: Diyelim ki Amersfoortse veya Zilveren Kruis'te sigortalısınız. Göz lazer tedavisi olduğunuz takdirde, €1998,- yerine €1598,- ödüyorsunuz. Aynı kalitedeki tedaviye başka kliniklerde çok daha fazla ödüyorsunuz.

Göz lazer ameliyatı ne kadar

çapında en yüksek notu (reviews) alan sürede tamamlanıyor? kliniğiz, 10 üzerinden 9.5 aldık ortalama. Ameliyatlarımıza müşterilerimize garanti Ameliyatlar çok kısa sürüyor. Ameliyatın kendisi, birinci bölümde göz veriyoruz. Hangi çeşit göz ameliyatları yapı- başına 27 saniye sürüyor, ikinci bolümde göz başına 1 dakika sürüyorsunuz? Yaptığımız ameliyatlar en son teknoloji yor. Toplam 3 dakikada hastamızla ile yapılmakta, ‘İntralasik’, yani halk dilin- sohbet ederek bitiriyoruz zaten. de bıçaksız göz lazeri olarak bilinen yöntemi yapıyoruz. Hastalarımızın büyük çoğunluğu İntralasik dediğimiz, bıçaksız, ağrısız, rüşmesi normalde 1 saat sürüyor ve kansız yöntemle çok kısa bir süre içinde tedavi doktor tarafından gerçekleştiriliyor. Göz oluyor. 4 saat sonra normal görme garantili tansiyonu ölçülüyor, gözün derecesi ölçüameliyatlarımız. Okuma gözlüğünden de kur- lüyor, korneanın deforme olup olmadığı tarıyoruz. Ne okuma için ne de genel anlam- ölçülüyor. Bu ölçümlerden sonra doktor da gözlük ihtiyacı kalmıyor. İntralasik'in yanı tarafından en son teknolojik cihazlar arasıra katarakt ameliyatla- cılığıyla bütün gözün en ön tarafından en rı, göz içi lensleri, gibi arka tarafına kadar komple kontrol edifarklı ameliyatlar da liyor. Bu yüzden de yanılma payı çok az. Göz lazeri nedir ve güvenli midir? yapıyoruz. Göz lazeri, gözdeki görme bozukluğu olan Muayene gö- insanların, derecesini sıfıra getirip tekrar iyi

HABER okurlarına 400,- Euro indirim

Dr. Nusret Baş ve net görmesini sağlamak ve bu sırada gözlük ve lens kullanımını kaldırmaktır. Göz lazeri tamamen lazer ışığıyla yapılıyor ve hiç bir yan etkisi yok, bilinen hiç bir sorunu yok. Dünyada geçtiğimiz 28 yıllık göz lazeri ameliyatlarında zannediyorum 40 milyondan fazla insan ameliyat olmuştur ve hiç bir yan etkisi veya gözlerde gerileme vakası görülmemiştir.

010-25 35 255 telefondan arayıp randevu ve ücretsiz muayene için Yasemin Hanım'la görüşebilirsiniz.

Visus Oogkliniek 's Gravenweg 310 3062 ZM Rotterdam Kimlik kartı

Visus Oogkliniek Rotterdam’ın en prestijli bölgelerinden birisi olan Kralingen’de. 1000 m2 bir alan üzerinde. Ücretsiz park yerleri mevcut. Otoyola, metroya, otobüs durağına ve tramvaya yakın.

Visus artık Amsterdam'da da hizmetinizde Lazer ameliyatında önemli olan ne doktor ne klinik, burada en önemli faktör ameliyatı yapan lazer cihazı. Yapılan ameliyatın sonucu da lazer cihazının kalitesiyle alakalı. Lazer aleti ne

Visus Oogkliniek'in yeni lazer cihazı Schwind Amaris 1050RS. Henüz 2 ay önce piyasaya çıkan bu cihaz dünyadaki lazer ameliyat cihazlarının en gelişmişi. Dünyada 2 adet var: Birisi Japonya'da diğeri Visus Rotterdam'da.

kadar iyise o kadar iyi bir netice alınabiliyor. Piyasada sayısız aletler var, insanlarımız maalesef bunu bilmiyor. Bu aletlerin ucuzu var pahalısı var, eski modelleri ve yeni modelleri var.

Herkes göz lazer diye biliyor, yöntemini biliyor, farklı yöntemleri var, ama kimse aleti bilmiyor. Bu yüzden klinikler lazer aletlerine yatırım yapmıyor. Su anda piyasadaki aletlerin yüzde 90'ı, Visus Oogkliniek Amsterdam'da da yeni açılan klinikleriyle 2000'li müşterilerinin hizmetinde. Şehrin en tanınmış ve elit yılların bölgelerinden olan Gustav Mahlerlaan 56 numarada. 500 m2 başından büyüklüğündeki klinikte Rotterdam'ın yanı sıra Amsterdam'da da kalma. artık hizmet veriyor. Kimse değiştirmiyor, çünkü hem pahalı bir alet hem de müşterilerin bu konuda bilgisi yok. Bizim, Visus Oogkliniek olarak kullandığımız alet, 2013'un so-

Visus Oogkliniek Amsterdam'da da açıldı

nunda çıktı ve dünyada sadece bir bizde var, bir de Japonya'da dünyanın en büyük kliniği olan Shinagawa kliniğinde var. Teorik olarak bu sebepten dolaVisus Oogkliniek yı dünyanın hiç bir yerinde, bizden Gustav Mahlerlaan 56 1082 ME Amsterdam ve Japonya'daki klinikten başka, daha iyi bir netiKimlik kartı

ce alan klinik yok lazer ameliyatında. Kullandığımız cihazın markası ve modeli Schwind Amaris 1050RS. Amsterdam'ın en lüks sokağı olan Gustav Mahlerlaan'ın ticari merkezinde ev 500 m2 büyüklüğünde.Hastalarımızın gelme gitmelerde rahatlık olması için

Amsterdam'a da bir klinik açtık. Rotterdam'da yapılan ameliyatların aynısı Amsterdam'da da yapılıyor. Hastalarımız telefonla bize ulaştığında hangi kliniğe gelmek istediklerini belirtmeleri yeterli, aynı kaliteli servis her iki klinikte de mümkün.


HABER Gazetesi nr. 41