Issuu on Google+

HABER NİSAN

2013

APRIL

Yıl/Jaar:4

Sayı/Nr: 33

ISSN:1879-9981

www. haber•nl

ER ŞEY H R İ H AY A TA D A

Neslihan 17 yaşında yuvasına döndü ÖZEL HABER

İTİLİP KAKILAN, DOMUZ ETİ YEDİRİLEN NESLİHAN'IN HİKAYESİ

Neslihan 17 yaşında ve hayatının 14 yılını Hollandalı bir koruyucu ailede, son 1 yılını da kimsesiz, problemli çocukların yaşadığı evlerde geçirmiş. Babasının ve annesinin Neslihan daha bebekken ayrılması, onu Jeugdzorg’un kucağına iterek, Hollandalı bir bakıcı aileye verdirmiş. 2013 Mart ayı başlarında öz babasına kavuşan Neslihan'ı evinde ziyaret ettik ve Hollandalı bakıcı aile yanında yıllarca çektiği dramı kendisinden dinledik.

4'te

ŞİMDİ İŞ HOLLANDALI TÜRKLERE DÜŞTÜ

TOP SiZDE

2'de

NU PLEEGOUDER WORDEN! MARJİNALLEŞTİRİLEMEYECEKLERDEN MİSİNİZ?

2'de

IZ STK'LARIM A SAĞDUYUY ÇAĞIRIYOR

BAŞBAKAN ERDOĞAN: "MÜSLÜMAN ÇOCUKLARI MÜSLÜMAN AİLELERE VERİN" BAŞBAKAN RUTTE: "HOLLANDA"DA YETERİNCE BAKICI MÜSLÜMAN AİLE YOK" Hem Erdoğan hem de Rutte, STK'lara misyon yüklediler ve müslüman ailelerin, bakıcı aile olmaları yönünde kamuoyuna çağrıda bulundular. Geçtiğimiz ay cami yatılı yurtlarını gündeme getiren Hollanda medyasının Jeugdzorg yatılı yurtlarındaki uygulamaları görmezden gelmesi, toplumda kutuplaşmaya yol açacak spekülatif yayınları, son dönemde çoğalan Türk siyasileri-

nin çeşitli iddialarla gündeme getirilmesi, Arnhem'deki bazı gençlerin bilinçsizce sarf edilen sözlerini bütün Türk toplumuna mal edip antisemitizm ile suçlayıcı yayınlarını artırması, Türklerin hedef seçildiği şeklindeki kaygıları artırıyor.

Siyaset Okulu kurulsun

6'da

0

*

Siyaset bilimi eğitimi verebilme imkânına sahip olduğumuz kanısındayım. Eğitim programının içeriğini akademik seviyede tutarak üniversite hocalarının eğitmenliğinde kurslar verdirmeliyiz. Gerektiğinde Hollanda dışından konusunda uzman akademisyen yada siyasi parti liderlerine dersler verdirerek vizyon ve misyon sahibi diplomalı politikacılar yetiştirmeliyiz.

ct/dk Türkiye’yi arayın *Daha fazla bilgi için lütfen içeri bakın.

HOGİAF’In yeni başkanı Şükrü Masmas

Gorinchem'de Türk olmak ne demek?

18'de

19'da

KİM 16-17 NEREDE GÖRÜLDÜ?

İSLAM OKULLARINDAN

CITO'DA 550 N A U P R O K E R

IOT’nin yeni başkanı Emre Ünver

12'de

24'de

GİRİŞİMCİ BULUŞMALARI

1

WORKSHOP: Vergi kontrolünde nasıl davranılmalı? • 2013 vergi kanunlarında değişiklikler • Muhasebe tutarken dikkat edilecek noktalar • Vergi kontrolü geldiğinde dikkat edilecek hususlar


HABER

2

NİSAN / APRIL 2013

BAKICI AiLE OLMADAN ÇOCUKLAR KURTULMUYOR

ARAŞTIRMA ve DÜZENLEME Rabia Karaman

Yunus'un annesinin yılkonusunda söz söylemeye hakkı olmaA dığı gibi tezler Hollanda politikacıları Y S lardır çocuğunu almak için O D verdiği mücadeleyi ATV ekiZ tarafından işleniyor. Erdoğan'ın bu özel ANAL konuyu oy kazanmak için kullanmak ranlarına taşımasıyla Türkiye ve Hollanda gündemine oturan istediği ve buradaki Türklerin topluma ve toplumda büyük infiale yol açan uyumlarına engel olduğu ve Yurtdışındaki Türkler Dairesinin oluşturulmasıyla da bakıcı ailelik (pleegzorg) konusu toplumun tüm katmanlarında tartışılmaya Türk devletinin uzun elinin buraya kadar devam ediyor. uzandığı tezi de işleniyor. Buna karşın Türk toplumunda Hollanda’nın yeri geldiğinde Medya Türkiye’ye karşı insan hakları bağlamınTürk medyasında haber Hollanda da ve AB sürecindeki çıkışlarının içişlerine devlet ve kurumlarının Türkleri asimikarışmak olarak değerlendirilebileceği ve le etmek ve Türk çocuklarını yaşlanan çifte standart gündeme getiriliyor. Diğer Hollanda için gelecek garantisi olarak yandan büyük umut ve beklenti oluşturualdığı tezi işleniyor. Buna karşılık Hollanlan Erdoğan ziyaretinden görünen somut da medyası Türkler´in Hollanda değerbir çözüm çıkmaması da reel politiğin çok lerine dolayısıyla entegre olmaya karşı boyutlu tarafını da gözler önüne seriyor. oldukları tezi öne çıkarılıyor. Diğer yanToplum dan bir takım Hollanda medyasının son Twitter ve Facebook gibi sosyal medzamanlarda Türk toplumunu ve kurumyada “çocuklarımıza dokunma Hollanda” larını olumsuz anlamda çokça gündeme adıyla açılan sayfalarda benzer durumdaki getirmesi de düşündürücü bulunuyor. birçok ailenin dramı paylaşılırken, Bureau Siyaset Jeugdzorg aleyhine protestolar düzenleniTürk kamuoyunda başbakan yor, Hollanda aleyhtarı söz ve yazılar çoğaErdoğan’ın Hollanda'ya ziyaretinin Yunus'u lıyor. Buna karşılık Hollandalıların 'memalmak için olduğu beklentisi oluşturulurnun değilseniz defolun' sesleri yükselirken ken, diğer yandan Erdoğan'ın herhangi bir toplumun siz-biz kutuplaşmasının tekrar müdahalesinin Hollanda içişlerine karışalevlendirildiği endişesi dillendiriliyor dumak olarak kabul edeceği ve bunun kabul yarlı siyasiler, toplum kuruluşları ve önde edilemez olduğu, Türkiye’nin insan hakları gelenler tarafından.

Bakıcı aile olarak ödenek alabilir miyim?

Bir bakıcı aile olarak çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi için bir ödenek alabilirsiniz. Bunun için bakıcı organizasyonuna (pleegzorgorganisatie) başvurmanız gerekmektedir.

Bakıcı ödeneği Bakım ödeneği, hükümetin planladığı yıllık temel bir miktardır. 2013 yılında, aylık minimum € 516,- olarak belirledi. Bu miktar çocuğun yaşına göre değişir. Bazı durumlarda bir ek ödenek alabilirsiniz.

18 yaşından büyük çocuklar için bakıcı ödeneği Normal şartlarda çocuklar 18 yaşına kadar bakıcı ailenin yanında kalırlar. Bazı durumlarda çocuk 18 yaşından sonra da bakım ve desteğe ihtiyacı olduğu için 23 yaşına kadar ailede kalmaya devam eder ve çocuk ailenin yanında kaldığı sürece aile bakım ödeneği almaya devam eder.

BAKICI ödeneği temel miktarı Yaş gurubu

Aylık miktar

Günlük miktar

0 - 8 yaş arası

€ 516,00

€ 16,90

9 -11 yaş arası

€ 522,00

€ 17,10

12 -15 yaş arası

€ 568,00

€ 18,62

16 -17 yaş arası

€ 628,00

€ 20,58

18 yaş ve üzeri

€ 634,00

€ 20,79

Ekstra masraflar Bakıcı ödeneğinin yanında ek(stra) ödenek aldığınız durumlar: • Özel dönemlerde yapılan ek masraflar • Engelli çocuğa bakıyorsanız • 3 veya daha fazla çocuğa bakıyorsanız, bu durumda üçüncü çocuktan itibaren ek ödenek başlar. Ek ücret 2013 yılında günlük çocuk başına maksimum € 3,38 dir. Sadece aşağıdaki koşullar altında ilave ücret alınır: • Zorunlu ihtiyaçlar için • Eğer bu giderleri temel ödenekten ödeyemediğinizi ispatlarsanız • Başka hiçbir yerden yardım alamazsanız Bakım ödeneği gelir olarak sayılmaz. Bakıcı ödeneği gelir olarak sayılmıyor. Bu durumda kişinin gelir/ bütçesine veya kişisel bütçesini (persoonsgebonden budget PGB) hiçbir şekilde etkilemiyor. Kira yardımı için başvuru yaptığınızda bakım ödeneği aldığınızı söylemenize gerek yok. Bakıcı ödeneği, kaç çocuk olduğuna bakılmaksızın vergiden muaf tutulur. Vergi dairesi bakıcı ödeneğini bakım gideri olarak görüyor. Hollanda dışına taşınma durumunda bakıcı aile olarak ödenek alma hakkınızı kaybetmiş olursunuz.

Finans Bureau Jeugdzorg adlı kurum ailelerinde problem olan ya da dayak ve cinsel istismar rizikosu taşıyan çocuklara daha güvenli ve sevgi dolu bir ortam oluşturmak için ailelerinden alınıp bakıcı ailelere verildiği ve bunu yaparken çocuk için en iyi olan ortamı bulmaya çalıştığını ifade ediyor. Diğer yandan Bureau Jeugdzorg'un ailesinden alınan her çocuk için devletten yıllık ortalama en az 45.000 Euro ödenek aldığı ve bu işi artık çocuk pazarlığına dönüştürdüğü iddia ediliyor. Aileler ve bazı avukatlar çok saçma gerekçelerle çocuklarının ellerinden alınmasını buna örnek gösteriyorlar. (2012 yılının ilk 9 ayında Pleegzorg bütçesi 1,1 milyar Euro'yu aşmış, 2011'de 20.500 çocuk ailesinden alınmış. Ama ne yazık ki toplumsal, medyatik, siyasi ve finansal kaygılar yüzünden belki de en önemli faktör göz ardı ediliyor: O da annelerin ve özellikle çocuklarının bir hayat boyu taşımak zorunda kalacakları travmalar.

JEUGDZORG'A DİKKAT! Erdoğan'ın ziyareti sırasında çocukların koruyucu aileye yerleştirilirken dini ve kültürel değerlerinin hesaba katılması gerektiğini söylemesi üzerine Rutte "biz Hollanda'da din ve cinsel tercih konusunda ayrım yapmıyoruz" demişti. Ancak bu Hollanda'nın da imzaladığı Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesini bir anlamda hiçe saymak oluyordu. Çünkü bu sözleşmede açıkça çocuğu korumaya yönelik önlemlerde çocuğun kültürel, etnik ve dini değerlerinin hesaba katılması maddesine de imza atılmıştı. Diğer yandan Wet Jeugdzorg kanununun 15. maddesi de çocuğun kültürel ve dini değerlerinden yola çıkılması gerektiğini açıkça belirtmesine rağmen Yunus'un Türk toplumunun dini ve kültürel değerlerine ters bir koruyucu aileye verilmesini de politikacılar yeterince müslüman koruyucu aile olmaması bahanesiyle açıklıyorlar. Bu bir açıdan toplumumuzun bundan sonra bu eksikliği gidermesi gerektiğini ve artık çocuklarımıza sahip çıkılması gerektiğini gösteriyor. Tabi diğer yandan Jeugdzorgun bu konuda ne kadar hassas davrandığı uygulamalarıyla soru işaretleri oluşturur-

2011 yılı Haziran ayınd a attığımız manşette, Hollanda'daki çocuklarımızın dram ına ve toplumumuzda bu ko nudaki insiyatif eksikliğine değinmiştik.

ken, bir iddia da var olan müslüman ailelerin ısrarlarına rağmen onlara neden çocuk verilmediği konusunda gündeme geliyor.

ÜZERE ÜLKESEL BAŞTA NOS OLMAK MAN 'DA ÇOK AZ MÜSLÜ DA AN LL O H , N SI BA PU UNU YAZDI VE TO BAKICI AİLE OLDUĞ LERE ATTI. MÜSLÜMAN AİLE

BAŞBAKAN ERDOĞAN: "MÜSLÜMAN ÇOCUKLARI MÜSLÜMAN AİLELERE VERİN" BAŞBAKAN RUTTE: "HOLLANDA"DA YETERİNCE BAKICI MÜSLÜMAN AİLE YOK" ATV ekranlarında Yunusun annesiyle birlikte 4 farklı aile görüntüye gelir. Görüntülerde Letonyalı ailenin çocuklarının zorla alınışı ve çocukların “annemin yanında kalmak istiyorum” çığlıkları Jeugdzorgun 'her şeyi çocukların iyiliği için yapıyoruz' tezlerini çürütecek boyutta. Çocukların bu ve bundan sonraki travmaları nasıl atlatacağı sorusu gündeme geliyor. Hollanda medyasının olayı sadece eşcinsellik ve Hollanda değerlerine karşı olan Türkler boyutuna indirgemeye çalışması mahkeme kararının ortaya çıkmasıyla dahi değişmiyor. Mahkeme 2007 yılında Jeugdzorg'un gerekçelerinin yersiz olduğunu ve Yunus'un annesine verilmesine gerektiğini kararlaştırmıştı. Üstelik Yunus'u alan bakıcı annenin, Jeugdzorg'daki sorumlu kişinin yakın arkadaşı olduğu ve sayede şaibeli bir eşleşme yapıldığı, hastane raporuyla belgelenmişti. Annenin haklılığını gösteren bu belgeleri joop.nl ve Volkskrant'ın haber yapmasından sonra daha önce sert bir dille Erdoğan’ı içişlerine karışmaması konusunda uyaran ve Jeugdzorg'u kayıtsız şartsız savunan bazı politikacılardan da hiç ses çıkmıyor. Diğer yandan 2011 yılında Hollanda medyası VARA'da yayınlanan koruyucu ailelerle ilgili bir program tekrar gündeme geldi. Gençlik Dairesi bakıcı aile seçiminde çok titiz davranıldığı ve çocukların bakıcı ailelerde ihtiyaçları olan sevgi ve huzurlu ortamı bulduğu savunmasını çürüten ve bazı bakıcı ailelerdeki korkunç boyutlardaki istismarı gözler önüne seriyor. İki stajyerin bu bakıcı ailedeki işkence ve (cinsel) istismarı ihbar etmesiyle ortaya çıkan gerçek gösteriyor ki, bu sistem bütün koruma ve kontrol önlemlerine rağmen istismarı önleyemiyor. Bakıcı aileliğin uygulamaya alınıp kanunlaştırılması, öz ailelerinden işkence ve (cinsel) istismar gören veya bakımsız bırakılan çocukları devlet koruması altına alınıp sağlıklı ve huzurlu bir ortamda yetiştirmeyi hedefliyordu. Ancak uygulamada çok büyük hatalar yapıldığını ve iyi niyetle oluşturulan sistemin kolayca kötüye kullanılabileceğini gözler önüne serdi bu örnekler.

Geçtiğimiz ay cami yatılı yurtlarını gündeme getiren Hollanda medyasının Jeugdzorg yatılı yurtlarındaki uygulamaları görmezden gelmesi, son dönemde çoğalan Türk siyasilerinin çeşitli iddialarla gündeme getirilmesi, Arnhem'deki bazı gençlerin bilinçsizce sarf edilen sözlerini bütün Türk toplumuna mal edip antisemitizm ile suçlayıcı yayınlarını artırması, artık Türk toplumunun hedef seçildiği şeklindeki kaygıları artırıyor. Bu olayın bize göre çok boyutlu tarafları var ancak biz toplumumuza çözüm önerilerinde bulunmak istiyoruz: Kısa vadede, halkımıza görevler düşüyor: Hızla değişen çağda ve iki kültür arası yaşadığımız ortamda özellikle gençlik problemlerimizi inkar edemeyiz. Zor durumda olan çocuklarımıza geçici bir sure için yuvamızı açmak ve bakıcı aile olmak kısa vadede yapabileceğimiz en büyük yardım. Bakıcı aile olmak için bölgenizdeki en yakın kuruma başvurabilirsiniz ve ayda 500-700 Euro arasında değişen ödenek alabilirsiniz. Orta vadede, Sivil Toplum Kuruluşlarına görevler düşüyor: Bureau Jeugdzorg'un partner olarak tanıdığı ve birlikte çalıştığı, Hıristiyan çocuk ve ailelere yönelik pleegzorg hizmeti veren Leger des Heils ve SGJ Christelijke Jeugdzorg gibi kurumlar var. Buna benzer Müslüman çocuklara ve ailelere yönelik güçlü bir kurum oluşturmak da STK'larımıza ve toplum önderlerimize düşüyor. Uzun vadede, arabuluculuk yapan, zor durumda olan çocukları almak yerine evlerinde destek veren kurumlar oluşturmak. Eğitim kurumları, STK'lar, devlet ve toplumumuza da büyük görevler düşüyor: Çocuklarımızı eğiten annebabaların eğitimi, kişilik ve ahlak eğitimi araştırmaları ve hizmeti verecek güçlü vakıflar kurulması ve birlikte çalışmak. Bu olaylar aslında bize aile ve akrabanın, dayanışmanın önemini tekrar hatırlatıyor. Toplum olarak yapmamız gereken aile ve akrabalık bağlarını güçlendirip böyle durumlarda çocuklarımıza akrabalar olarak sahip çıkmak. Belki aile ve akrabalar arası sorunları çözmeye yönelik çalışmalar yapacak vakıfları hayata geçirmek ve yaşatmak.

Bakıcı aileye finansal destek bilgileri: http://www.rijksoverheid.nl/onderwerpen/pleegzorg/vraag-en-antwoord/krijg-ikeen-vergoeding-voor-pleegzorg.html sitesinden bulabilirsiniz.

Bakıcı aile olmak için gerekli şartları ayrıntılı olarak öğrenmek ve farklı çocukların hikayelerini duymak için İMRAN VAKFI yetkilileriyle görüşebilirsiniz. İMRAN VAKFI aynı zamanda bu konuda şehrinizde seminer de organize edebiliyor. Vakıf yetkililerine 0681-496337 telefon numarasından ulaşabilirsiniz.


3

HABER

NİSAN / APRIL 2013

UETD gündemi iyi okudu, toplumu sağduyuya çağırdı

KUTUPLAŞMA SEÇENEK OLMAMALI Avrupa Türk Demokratlar Birliği (UETD) Hollanda Başkanı Veyis Güngör ile Genel Sekreteri Ahmet Suat Arı “bakıcı aile” konusunda son günlerde Türkiye ve Hollanda’da yaşanan tartışmaları “kaygı verici” olarak değerlendirdiler ve Hollanda Türklerini sağduyulu olmaya ve davranmaya çağırdılar.

U

ETD tarafindan yapılan yazılı açıklamada, hem Türkiye, hem de Hollanda’daki bazı yayın organlarının son dönemdeki tavırlarının olayın siyasallaşmasına ve Hollanda kutuplaşmaya yol açtığı vurgulanarak, şu ifadelere yer verildi:

Sorun Nasıl Çözülebilir? "Şayet bu meseleye sürdürülebilir bir çözüm bulunmak isteniyorsa konuyla ilgili önce doğru bir analizin yapılması gerekir. Siyasiler ve yetkililer de bu analizlerden sonra ortaya çıkan resme bakarak aksaklıkları gidermek için çaba sarf etmelidirler. İyi bir analiz için hayati bir takım soruların cevaplanması gerekir. Çocuk esirgeme kurumlarının temel ilkeleri nelerdir? Çocukların ailelerinden alınma sebepleri nelerdir? Ailelerinden alınan Türk veya Müslüman çocukların sayısı ve oranı nedir? Çocukların ailelerinden alınması süreci nasıl işlemektedir? Kimin girişimi ile çocuk(lar) ailelerinden alınır? Nihai kararı kim verir? Çocukları alınan ebeveynlerin söz hakkı var mıdır? Çocuk(lar) nerelere veya kimlere teslim edilmektedir? Bunun için belirlenmiş bir politika var mıdır? Evlerinden alınan çocukların ebeveynleriyle ilişkileri nasıl olmaktadır? Bir yere yerleştirmede çocukların dini ve kültürel kimliği göz önüne alınıyor mu? Koruyucu aile veya kurumların kendi inançlarını çocuklara empoze etmesi münkün müdür? Koruyucu aileler bakma yükümlülüğünü aldıkları çocukları kendi ibadethanelerine götürebilirler mi? Çocukların kendi inanç ve kültürlerinden yabancılaştırılması durumunda çocuk esirgeme kurumu nasıl bir tavır alır? Bazı çocukların koruyucu ailelerin dinine geçtikleri doğru mudur? Şayet doğruysa sorumlu çocuk esirgeme kurumlarının tavrı ne olmuştur? Yukarıdakilere eklenecek en can alıcı soru ise bakıma muhtaç Türk ve Müslüman çocuklara yuvasını açan Türk ve Müslüman aileler mevcut mudur? Mevcutsa ihtiyaca göre oranı nedir? Kutuplaşma seçenek olmamalı! Bu soruların cevabını almadan

yapılan her tartışma sağlıksız bir zeminde yapılacaktır ve faydadan çok zarar getirecektir. Hamaset, farkında olmadan birlikte yaşamak zorunda olduğumuz topluma karşı nefret aşılamak, hem kısa hem de uzun vadede çok pahalıya mal olacaktır. Üstelik yapılan, hep şikayet ettiğimiz ‘biz’ ve ‘onlar’ ötekileştirmesinden başka bir şey değildir. Tabii ki Türk kimliğine sahip Hollandalılar olarak meselelere sahip çıkacağız, ama bunu yaparken toplumun genelinin bu meseleleri sahiplenmesini de sağlayacağız. Bu da ‘siz-biz’ yaklaşımıyla değil, ‘biz’ yaklaşımıyla mümkündür. Nitekim Hollanda Anayasası yerli Hollandalıya ne kadar sahip çıkıyorsa bizim gibi göçmen kökenlilere de o kadar sahip çıkmaktadır. Uygulamadaki hata ve istismarları sanki genel kabul görmüş bir uygulama gibi gösterip kamuoyunu yanlış yönlendirmek her şeyden önce gerçeklere karşı saygısızlıktır. Maksat üzüm yemek olmalıdır, bekçi dövmek değil.

Çocuk esirgeme kurumları yanlış karar verebilir! Çocuk esirgeme kurumlarının kararlarının her zaman doğru olduğunu iddia etmek şüphesiz mümkün değildir. Her ne kadar objektif kriterler olsa da, bunları yorumlayan yetkililer sübjektif karar vermektedirler. Bu kararlar zaman zaman da yanlış olabilmektedir. Yapılması gereken bu tür yanlışların asgari seviyeye indirilmesidir.Şayet bu yanlışlar maddi yanlışlarsa bununla ilgili gereken tedbirler siyasiler tarafından alınmalıdır. İşte bu noktada kamuoyu baskısı önemlidir. Kamuoyu baskısı oluşturabilmek için de sivil toplum örgütlerine sahip olmak gerekir. Peki bizim gündemi meşgul eden konuya sahip çıkacak sivil toplum örgütlerimiz yok mu? Tabii ki var. Mesela CMO (Contactorgaan Moslims & Overheid) adlı

içinde Türklerin de olduğu bir çok Müslüman sivil toplum kuruluşunu temsil eden bir kurum var. Müslüman çocukların durumuyla ilgilenmesi gereken bu kurumdur. Hem Hollanda Türk toplumunun hem de Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin bu kuruma destek vermeleri gerekir. Böyle

bir yol çözüme gider, mevcut tartışmalar değil.

İkili ilişkilere zarar gelmesin! Son olarak Sayın Başbakanımızın ziyaretinin bu konuya odaklanmaması, şayet gündeme getirilecekse bir arabulucu gibi davranılması hem

ikili ilişkiler hem de aksaklıkların düzeltilmesi açısından daha uygun olacaktır. Aksi takdirde PVV gibi Türkiye düşmanı çevrelerin ekmeğine yağ sürüleceği gibi, son zamanlarda yeni bir ivme kazanan AB pazarlık sürecine zarar verecektir. Üstelik tartışmaların ne derece gerçeği yansıttığı bile şaibelidir."


HABER

4

NİSAN / APRIL 2013

Neslihan 17 yaşında yuvasına döndü

H

ollanda gündemini günlerce esir alan Yunus konusu, beraberinde yeni aksakları da ortaya çıkardı.Yunus gibi durumu ve akıbeti meçhul binlerce çocuğun olduğu Hollanda’da çocuklar ailelerinden alınıp iç açıcı olmayan şartlarda bakıcı ailelere veriliyor. Bunun en son örneği ise bizzat yeni evine giderek röportajını yaptığımız buruk bakışlı Neslihan. Neslihan 17 yaşında ve hayatının 14 yılını Hollandalı bir koruyucu ailede, son 1 yılını da kimsesiz, problemli çocukların yaşadığı evlerde geçirmiş. Babasının ve annesinin Neslihan daha bebekken ayrılması, onu Jeugdzorg’un kucağına iterek, Hollandalı bir bakıcı aileye verdirmiş. 2013 Mart ayı başlarında baba ocağına döndü Neslihan, gerçek babasına kavuştu. Annesinin akli dengesi pek yerinde olmadığı için sonraki yıllarda bakıcı ailenin yanındayken bile annesi ile görüşmemiş. Anne sevgisinden yoksun olarak büyümüş. Babası ile her 2 ayda görüşmesine rağmen bu sevgiyi geliştirecek bir şey değil tabi. Şimdi baba ocağında, (üvey) annesi ve kardeşleriyle çok mutlu bir hayat sürmeye başladılar. Neslihan’ın ve cici kardeşlerinin bol görüntülerini aldık. İlerleyen günlerde okurlarımızla bunu paylaşmaya devam edeceğiz. Küçüklüğünden çok fazla şey hatırlamıyor Neslihan, ama hatırladığı ve bildiği şeyler çok çarpıcı. Kendisinin bir Türk babanın kızı olduğunu akli ermeye başladığında öğrenmiş “Türk olduğumu çok sonradan öğrendim” diyor. Hollandalı olan bakıcı ailesi (bakıcı anne ve bakıcı baba) ne babası hakkında, ne de Türk kimliği hakkında hiç bir şey anlatmamış Neslihan’a. Aklı ermeye başladığında bu yönde sorduğu bütün sorulara da “Boşver unut oraları, sen bir Hollandalısın, takma kafana” demişler. Bakıcı ailenin yanında kaldığı yıllarda, kendisi gibi pek çok çocuğun da bu ailenin yanında geçici veya sürekli kaldığını söylüyor. Bakıcı ailenin kendilerinin olan 2 çocukları var. Bir ara 6 tane farklı çocuğu da evlerine alıyorlar bu Hollandalı aile. İlk bakışta güzel birşey gibi gözüken bu olay, Neslihan’ın olayı anlatmasıyla farklı bir boyuta ulaşıyor. Bakıcı ailenin aslında bu işi sırf para için yaptığını belirtiyor Neslihan. Çünkü baktıkları her çocuk için ödenek alan bakıcı anne ve baba, ortalama çocuk başı 400 ile 500 Euro arasında bir miktar alıyormuş. Sırf bu sayede oturdukları evin yanındaki evi de satın alıyorlar ve aradan bir kapı açıyorlar. Bakıcı annesi full-time bu işi yapmaya başlıyor. (Basit bir hesapla sadece Neslihan’dan bu bakıcı ailenin 100 bin Euro’ya yakın gelir elde etmiş olduğunu görüyoruz). Sevgi görmüyor bu aileden

Neslihan, bu yüzden de sadece iş olarak baktıklarından emin. Bakıcı ailenin anne ve babası zaman zaman, sinirli tavırlarla yaklaşıyorlar kendisine. Bağırıp çağırıyorlar. Kavgalı olduklarında bakıcı annenin saclarından tutup, sürükleyip kafasını duvara vurduğunu anlatıyor zaman zaman. Neslihan’ın ergenlik döneminde, anne ve babanın tavrı iyice değişiyor, bağırıp çağırmalar daha çok dövmelere dönüşüyor. Hatta bakıcı babanın tekmelerine maruz kalıyor Neslihan. Bunları tekrar hatırlarken gözleri doluyor. Bir defasında bir tartışma anında bakıcı babanın arkasından koştuğunu, yukarı merdivenden kaçarken ayaklarından tutup yere çektiğini ve vücudunun farklı yerlerinde morluklar oluştuğunu anlatıyor. Bu durumları şikayet etmek için her defasında Jeugdzorg’a gidiyor ancak ne Jeugdzorg’u ne de polisi bu konulara inandırabiliyor. Bakıcı anne ve ba-

banın her defasında lafı evirip çevirerek yetkilileri, kendilerine inandırdıklarını anlatıyor bize. Koruyucu baba, Jeugdzorg’a çocukları dövmediğini ama sadece ‘een tik geven’ yaptığını soyluyor söz olarak ve Jeugdzorg yetkilileri bunu sorun etmiyorlar neticede. Gün geçmiyor ki, Neslihan evdeki kendi odasında ağlamasın, tek başına ve çaresiz. Bunları anlatırken düşünceli, boynu bükük ve kendinden hiç emin olmayan bir kız olarak gözlemliyoruz bu güzel kızı. Çektiği acılar nedeniyle zaman içinde iyice unutkan olmaya başladığını da farketmiş. Hayatının en kötü günü olarak adlandırdığı bir günde, yine babayla tartışırken, çaresizce bir bıçak alıyor eline ve “benim hayatımı zehir etmek istiyorsanız, alın şu bıçakla canımı alın” diyen Neslihan’a bakıcı anne ve babanın tavrı ise çok acı: “Kendi hayatına son vermek istiyorsan o senin bileceğin bir iş Neslihan,

bizi ilgilendirmez!” Türk kültürüne ve yemeklerine karşı çıkıyor aile. Neslihan Türkçe öğrenmek istiyor buna karşı çıkıyorlar. Gerçek babasına karşı da tavır koymasını istiyorlar, onun hakkında kötüleyici şeyler söyleyip ondan soğutmak istiyor aile. Çünkü babasına gitmesi demek, aylıklarından eksilmiş olması demek. Bu da evde bulunan temizlikçiyi veya okullardan ayarlanan stajyer işçilerin maaşlarını ödeyemez hale gelmek demek. Bunun korkusuyla zaman zaman, kavgalardan sonra, tekrar Neslihan’ın yanına gelip barışmak istediklerini ve sarılmak istediklerini soyluyorlar. Neslihan ise bu sahte sevgi gösterisinin kendisine ne kadar acı verdiğini söylüyor. Bakıcı anne, Neslihan’a çoğu zaman çeşitli küfürlü kelimeler etmiş ve bu kelimeleri birer birer hatırlayıp dillendirdikçe gene gözleri doluyor. 16 yaşında bir kızı gecenin bir vakti eve gelmesini sorun

Halit Bey'in çocukları Yüsra, Cebrail ve Mikail, yeni ablaları Neslihan'ın eve gelmesiyle daha bir neşeliler.

etmiyor aile. Hatta gecenin bir vakti otobüslerin artık gitmediği bir saatte kendisini istasyondan alınması için aradığında, “saat geç oldu biz yatıyoruz, kendin gel, geldiğinde görüşürüz” diyebiliyor bu ‘anne’ ve ‘baba’. Yemek konusunda ise, domuz etinin yenmemesi gerektiğini bilmediğini, okuldaki müslüman arkadaşlarından sonradan öğrendiğini söylüyor. “Bilseydim Müslümanlıkta yasak olduğunu yemezdim ki zaten’ diyor Neslihan. Alkol de içirdiklerini, hatta bütün çocuklarla özel günlerde şarap veya Pisang (alkollü içecek) içtiklerini ve bunun da yasak olduğunu sonradan öğrendiğini söylüyor. Şimdi baba ocağına dönünce umudu yeniden yeşermiş Neslihan’ın, geleceğinden, şimdiki ailesinden, babasından, üvey anne ve kardeşlerinden coşkuyla bahsediyor. Kuaför eğitimi alıyor ve okulunu bitirdiğinde babası Neslihan’a bir kuaför dükkanı

açmaya söz vermiş. Gözlerinin içi gülüyor onu anlatırken. Evlenmek istediğini ve kendi çocuklarının olmasından bahsediyor, sevinçli bir şekilde. Belli ki babasına ve yeni ailesine kavuşması Neslihan’a huzur ve sevinç vermiş. Babasından aldığı sevginin gerçek sevgi olduğunu söylüyor, şimdiye kadar hissetmediği kadar mutlu. Türkçeyi öğrenmeyi çok istiyor, sadece 4-5 kelime Türkçe biliyor. Türkiye’yi hiç görmemiş ve ilk defa bu yaz tatilinde Türkiye’ye gitmeyi planlıyor. Artık odasında ağlamıyor, geçmişini de düşünmek istemiyor Neslihan. Önüne bakıp yeni bir hayat kurma peşinde. Ailenin bizim için demlediği çayı içmeden ayrılmak istiyoruz ekibimizle. İçmiş gibi olduk diyoruz, boğazımız düğümleniyor çünkü. Babasının verdiği hakiki baba sevgisini, annesinin ve kardeşlerinin açtığı kucağı görüp bir nebze teselli oluyoruz.

Halit Bey kızı Neslihan'a kavuşmanın sevinci içerisinde, "Benim başıma geldi, başkalarının başına gelmesin" diye uğraşıyor.


5

HABER

NİSAN / APRIL 2013

Türkiye’yi arayın

0

ct /dk

Bizi Karşılaştırın* Delight

0

ct /dk

Lyca

Lebara

5 14 ct /dk

ct /dk

Uluslararası dakika başına arama ücreti *Karşılaştırmalar operatörlerin 22/03/2013 tarihinde yayınlanan standart fiyatları baz alınarak yapılmıştır. Bu karşılaştırmalar kredini ikiye katla (Lebara ve Lyca tarafından önerilen ama Delight Mobile’ın önermediği), teklif ya da promosyonlarını içermez. Başlangıç ücreti uygulanır (Delight 9.5ct, Lebara 19ct, Lyca 19ct).

Ücretsiz SIM Kartınızı Alın

www.delightmobile.nl Şartlar ve koşullar uygulanacaktır. Bilgi için lütfen ziyaret edin www.delightmobile.nl


Siyaset Okulu Açılmalı HABER

6

NİSAN / APRIL 2013

Metin Yazarel

Son günlerde Rotterdam Anakent ve Fijenoord belediyelerinde  Türk kökenli meclis üyelerine yönelik karalama kampanyaları Türk toplumunun örgütlenme modelini tartışmaya açacağı kanısındayım. Halen mevcut olan sivil toplum örgütlerimiz geçmişin ihtiyaç ve gereksinimlerini karşılayacak şekilde dizayn edildiği için ses getiren güçlü bir lobi oluşumunun doğmasına fırsat tanımamıştır. Kısaca özetleyecek olursak şahidi olduğumuz bütün olumsuzluklardan hareketle Lobicilik konusunda sınıfta kaldığımızı kabul etmek durumundayız. Bu münasebetle yeni bir yapılanmayla değişim ve şartlara uyumlu çağdaş bir örgütlenme modeli geliştirmek zorundayız.  Hatırlanacağı gibi 07 mart 2006 yerel seçimlerinde Türk ve yabancı seçmenlerin tercihli oylarıyla en kazançlı  çıkan PvdA  partisi ve dönemin lideri  W. Bos sonuçları değerlendirirken seçilenlerle ilgili endişelerim var mesajını vermişti. Aynı partinin Türk kökenli milletvekili ve devlet sekreteri Nebahat  Albayrak ise “ De Volkskrant” gazetesine verdiği mülakatta tercihli oyların doğru ve haklı olduğunu savunarak partisinde var olan hoşnutsuzluğu doğrulamak zorunda kalmıştı. O dönemde seçilen Türk kökenli  adayların çokluğu ve bu adayların bilgi birikimi ve politik deneyimlerinin eksik olmasının yaratacağı sıkıntılar tartışma konu-

GİRİŞİMCİ BULUŞMALARI

su  olmuştu. Bugün zaman onları haklı çıkartmış olsa dahi görülüyor ki gözü kapalı sisteme entegre olmak sorunları çözmediği  gibi birlikte yaşama ve birlikte yönetme arzusunu körelterek insanları yan yana gelmekten kaçınır hale sokmuştur. Toplumumuz adına geleceğe daha  emin ve daha güvenle bakmak istiyorsak siyaset ve toplum bilimi eğitimi almış politikacılar yetiştirerek  sosyal  adalet ve toplumsal huzuru tesis etmelerine imkânlar sağlayacak yöntemler geliştirmeliyiz.   Politikoloji konusuna gelince sadece hafta sonlarını içeren ve  ulaşım imkânları dikkate alınarak seçilecek merkezi bir yerde  siyaset bilimi eğitimi verebilme imkânına sahip olduğumuz kanısındayım. Eğitim programı-

1

Vergi kontrolünde nasıl davranılmalı?

Konular: • 2013 vergi kanunlarında değişiklikler (ticari/zakelijk) • Muhasebe tutarken dikkat edilecek noktalar • Vergi kontrolü geldiğinde dikkat edilecek hususlar • Araba masrafları

Sunum: Drs. Selim Şafaklıoğlu (Belasting Adviseur)

Katılım ücreti normal: 45,- Euro Abonelere: 15,- Euro.

itinizi z i v t r a K eyi getirm yın a unutm

Tarih: 25 Nisan 2013, Perşembe Saat: 17:00 - 20:00 Yer: Konyalı Otantik, Rotterdam

Bilgi: 0686-10 18 17 meeting@haber.nl

Proğram: Workshop + Akşam yemeği

nın içeriğini akademik seviyede tutarak üniversite hocalarının eğitmenliğinde kurslar verdirmeliyiz. Gerektiğinde Hollanda dışından konusunda uzman akademisyen yada siyasi parti liderlerine dersler verdirerek vizyon ve misyon sahibi diplomalı politikacılar yetiştirmeliyiz. Çevrenin, siyasetin, meydanın, demokrasi ve insan hakları gibi kavramların kirletildiği bir iklimde geleceğimizi kurtarmak istiyorsak işi erbabına, emaneti ise ehline teslim etmeliyiz. Yoksa içerisinde yaşadığımız ülkelerin azınlık ve Müslümanları bir kültür ve iç güvenlik tehdidi olarak algıladığı sürece toplum olarak  elimize verilen demokrasi oyuncağıyla oynamakla yetinir çocuklarımızın geleceğini heba etmiş oluruz. 

Erdinç Saçan'dan İstanbul'da bilgilendirme semineri

F

ontys Hogescholen Öğretim Üyesi Erdinç Saçan geçtiğimiz ay Avrupa Birliği Erasmus programı vasıtasıyla İstanbul Kültür Üniversitesinde üç seminere katıldı. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat bölümünde gerçekleştirilen iki seminerde Hollanda’da yüksek eğitim ve Türkiye’deki öğrencilerin Hollanda’ya nasıl gelebilecekleri ve nelerle karşılaşabileceklerine dair öğrencileri bilgilendirdi. Bunların yanı sıra Sosyal Medya ve Pazarlama hakkında da seminer veren Erdinç Saçan, 30 öğrenci ve öğretim görevlilerinin katıldığı programda Sosyal Medya nedir, şirketler ve şahıslar nasıl yararlanabilir, tehlikeleri nedir konularına değindi. Seminerler sonunda İstanbul Kül-

tür Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. T. Mesut Eren tarafından Erdinç Saçan’a plaket takdim edildi. İstanbul gezisinde 1999 yılında üç Türk kardeş Cevat, Avni ve Faruk Yerli tarafından Almanya'da kurulmuş olan Crytek oyun şirketine de bir ziyarette bulunan Erdinç Saçan, burada Crytek İstanbul Genel Müdürü, Serhat Bekdemir ile görüştü.


erland.

7

HABER

NİSAN / APRIL 2013

KARANLIĞA KÜFRETMEYİ BIRAK, KALK BİR MUM DA SEN YAK Türkiye-Hollanda ilişkileri geliştikçe, nemde birkaç milletvekilimiz oluyor, anHollanda Türklerinin gündemi daha da cak stratejik anlamda bütün bunları alt yoğunlaşmaya ve her alandaki hareket- alta topladığımızda istediğimiz toplamı lilik artmaya başladı. Anadolu’nun farklı elde edemiyoruz. Kurulacak siyaset okulyerleşim birimlerinden ve farklı yöresel ları ya da işadamlarımızın destekleyeceği alışkanlıklardan kopup gelerek, Avrupa bu türdeki akademiler insanımızı en doTürkleri dediğimiz bu ilginç yapılanma, nanımlı şekilde alana hazırlayacak olan yakın çevremizde kendilerine has alışkan- temellerdir. lıklar, hareket tarzları, iş kurma ve yönetme teknikleri de oluşturan Türk insanı, ÇÖZÜMÜN PARÇASI OLAMAYAN özgün bir yaşam biçimi de geliştiriyor. SORUNUN KENDİSİ OLUR Hollandalı Türklerin ilginç profillerini Hatta Avrupa aksanlı Türkçelerimiz bile Türkiye Türkçesinin yanında hemen ken- analiz ederken bunu dünyanın çeşitli yerdini belli ediyor. lerindeki Türklerden tamamen bağımsız Samsun’dan, Kırşehir’den, Kars’tan, düşünmek olmaz elbette. Bunu pratik Sivas’tan, Karaman’dan, Yozgat’tan, olarak en iyi Burdur’da yaşıyorduk. YurtIsparta’dan, Türkiye’nin hangi bölge- dışı bedelli askerlerinin kısa süreliğine de sinden ve yöresel adetlerinden gelirse- olsa biraraya geldiklerinde oluşturdukları niz gelin, Avrupa’ya geldiğimizde farklı zengin mozayik, doğrusu bir defalığına ortak noktalar geliştiriyoruz birlikte. görmeye ve yaşamaya değerdi. Farklı ülHollanda’nın açık sosyal kültürü, gelişime kelerin, çok farklı kültürleriyle büyüyen açık olan yönü, sistematiği ile birleştirdi- yurtdışındaki gençlerimizin, o ülkelerin ğimizde, Türkiye’nin herhangi bir yöre- olumlu özellikleriyle donanımlı bir şesinde bulamayacağınız bir insan profili kilde alana inmiş olmaları ve herkesin karşımıza çıkıyor. Bunun farklı zaman ve kendi çevresinde 'çözümün bir parçası' mekanlardaki dezavantajını göz ardı eder- olmaya uğraş göstermesi takdire şayandır. sek, farklı özellikleri akıllıca kombinledi- Çünkü biz biliyoruz ki, çözümün parçası ğimizde Avrupa’da oluşan bu yeni Türk olamayanlar eninde sonunda sorunun profilinin sayısız faydaları olacağına inanı- kendisi olmaya başlayabiliyorlar. Bu zayorum, bize ve bizden sonraki kuşaklara. viyeden baktığımızda 28. sayımızdaki Hollanda teknolojisinin ve yenilik- atmış olduğumuz TÜRKLER TOPLUMçiliğinin, katılımcılığın, insan faktörüne SAL DÖNÜŞÜME GEBE manşeti elbette bağlı kalmaksızın oturtulan prosedürel öylesine atılmış bir manşet değildi. Hem yapının, taşıdığımız doğu kültürünün artı Hollanda’da mikro düzeyde, hem de tüm noktalarıyla birleştirildiğinde, önümüzde- dünyada makro düzeyde, Türklerin topki yıllarda enteresan bir insan modelinin lumsal dönüşümle içiçe olmasını kastetoluşturduğunu da göreceğiz. tik. İçinde bir nebze ‘wishful thinking’ Konjünktürel manada etkili olmak ve de barındıran bu aforizma önümüzdeki gündem belirlemek için bazı olmazsa ol- onyıllar boyunca bizi sürekli meşgul edemazlar var tabi. 1.si içinde yaşadığımız ül- cektir, etmelidir. Çünkü eğer ki toplumsal kenin dilini çok iyi bileceğiz, 2.si toplumun dönüşümü henüz beceremiyorsak, bu her katmanında aktif 43 ve minuten katılımcıbrandwerendheid! olup, aforizma 'artık toplumsal dönüşümü ele bulunduğumuz her yerde çözümün bir alalım ve pozitif manada değişelim, ye(Klassering EW30) Brandwerendheid en kunststof kozijnen gaan ve gelişelim' düşüncesidir ileri parçası olacağız. Eğitim asla vazgeçmenilenelim niet samen. Dit is met K-vision verleden tijd. istenen. STK’larımızda, öğrenci yeceğimiz bir temel olmalı. sürülmek De 30 minutenaktif grens isve in dekalıcı TNO testolabilmek ruim gehaald (43 minuten!). Politikada derneklerimizle, camilerimizdeki yapılanBij projecten waar brandoverslag een thema is, is K-vision de enige için ise yeni formüller bulmalıyız. 'Siya- malarımızla, enstitülerimizle, federasyonmogelijkheid in kunststof kozijnen. set Okulları Oluşturmalıyız'. Bu ilginç larımızla, işletmelerimizle ve toplumsal tez bu sayımızda okuyacağınız gibi Metin bağlantılarımızda kendimizi yenilemeli, Yazarel’e ait ve ciddi ele alınması gereken yeni çağın gereklerine ayak uydurmalı ve bir proje olarak addediyorum. Tüm ül- tüm Hollanda hatta Avrupa ve dünya için kede yüzlerce politikacımız var, her dö- yeni manifestolar üretebilmeliyiz. TV'deki

ngen

www.ateamkozijnen.nl

Pauw & Witteman proğramında ana konuşmacı olarak katılan Anatolia Öğrenci Derneği Başkanı Mehmet Akkoç'un, Pauw & Witteman'ı bile şaşırtan yapıcı düşünceleri takdire şayandır. Bahsi geçen 'Toplumsal Dönüşümü' Türkiye son yıllardaki ekonomik atılımısayesinde bir nebze olsun yakalamıştır ve şimdi hedef buna istikrar getirmektir. Eskiden Avrupa ülkeleri karşısında ürkek tavırlarımız ne kadar yanlışsa, maceraperest bir politika da o kadar yanlışlar içeren bir durum idi. T.C. Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Hollanda medyasının birtakım provakatif yaklaşımlarına rağmen, Hollanda Başbakanı Rutte karşısında göstermiş olduğu temkinli ve ayarlı per-

İBRAHİM KARAMAN formans buna iyi bir örnektir. Erdoğan ne Hollanda ülkesel medyasının beklediği gibi kabadayılık göstermiş ne de ürkek davranarak ezilen bir kimliğimizin olmadığını göstermiştir. Reel politik tam da budur. Bakıcı aile konusunda ATV'de çıkan haberler ve Facebook’da oluşturulan grupların karanlığa küfreder gibi “Çocuklarımıza Dokunma Hollanda” sloganı sorumluluğunu taşıyamayacağımız bir kabadayılık içeriyor. Böyle davrandığımızda, Hollanda sistemi adına Başbakan Rutte “Kalk bir mum da sen yak!” demekte haklıdır. Sistemin yanlışlarını eleştirmek doğrudur, sistemin yanlışlarına küfretmek

31. sayımızdaki "HOTİAD Tabela Derneği mi?' başlıklı haberimizin içeriğini değerlendiren köşe yazıma, değerli işadamı Mehmet Soytürk'ün kamuoyunu bilgilendirme maksadıyla yazdığı mailini değerli okurlarımızla paylaşıyoruz: Sevgili İbrahim, İlgi sayı ve Haber gazetesi 4 üncü sayfadaki köşe yazınızı okudum. Yazdıklarınızın tamamına yakını gerçek tespitler olmasına rağmen eksik bilgiler içerdiği için kamuoyuna yanlış yansıyacağı düşüncesi ile size yazma ihtiyacı duydum. HOTİAD ’ın genel sekreterlik için kuruluş aşamasında (2004) 35 bin Euro ayırdığı doğrudur; ancak bunun yanı sıra faaliyetler ve Eğitim Komisyonu için ayrılan bütçeler hatırı sayılır büyüklükteydi. Buna rağmen HOTİAD YK bununla da yetinmeyip bütün üyelerle almış olduğu ortak karar ile yürütme ve yapılacak faaliyetlerde 'HOTİAD bütçesinde bulunmayan veya eksik kalan bölüm üyeler arasında eşit bir şekilde bölünerek ödenir' kararı vardır. Zira siz de takdir edersiniz ki bu böyle olmasaydı her biri en az 120.000 Euro'ya mal olan Maastricht zirveleri nasıl yapılabilirdi? (Toplamda 5 zirve yapıldı). Ayrıca orta büyüklükte her biri yaklaşık 50.000 Euro'ya gerçekleştirilen Yatırım Cenneti Türkiye (toplamda 3) ve buna benzer daha küçük

büyüklükte SS Gemisi ve AB ve Türk İşadamları konulu T.C. Bakanlarının katılımı, Amsterdam'da yapılan toplantı ve daha birçok örneğini sayabileceğim Türkiye’den gelen borsa ticaret odaları ve işadamları karşılama ve ağırlama vs gibi birçok faaliyetler ve buna bağlı olarak yapılan harcama ve giderler bahsettiğiniz gibi Genel Kurulda açıklanan 70.000 Euro'luk bütçe ile nasıl yapılabilirdi ? İkinci Başkanımız Sayın Celal Oruç Bey'le yapmış olduğunuz röportajda, üstü kapalı ancak kamuoyuna HOTİAD üyelerinden birilerinin olabileceği ORRO Enerji ücretlerini ödemedikleri için iflasa gittiği haberinizde eksik bilgiler içerdiğini düşünmekteyim. Benim bildiğim Hollanda kanunlarına göre yeterli üye sayısına ulaşamadığı için sadece lisansı iptal edilmiştir ama bu bir iflas değildir. ORRO Enerji'den ben de şirketim için enerji almaktayım ve sonuna kadar da aldım. Hatta daha önceki enerji şirketinden daha ucuz olduğu için değil, sadece ve sadece milliyetçi duygularla aldım ve enerji ücretini zammını da seve seve ödedim. ORRO Enerji'den

ibrahim@haber.nl

yanlıştır. Fakat eleştirirken bilinçli olmak, inisiyatif sahibi olmak ve sorumluluk sahibi olmak gerekir. 'Koruyucu ya da Bakıcı Aile' olma konusunda 2 yıl önce manşetten “Bir çocuk da sen kurtar” çağrısı yapmıştık. O zamandan beri sürekli bu konuda yazılar yazdık, haberler verdik. Canımız bugün gündemden dolayı acıyor olduğu için değil, bu bizim kültürümüzde bir sorumluluk gerektirdiği için böyle ele almalıyız. Bu çocukları kurtarabilmek için önce önyargılardan kurtulmalı, sonra konu bilgisi depolamalı, sonra çocuklara bakıcı aile olmak için inisiyatif göstermeliyiz. Kurtarılan bir çocuğa, sadece 1 çocuktur diye bakmamalı, gelecek nesilleri hazırladığımızı düşünmeliyiz. enerji satın alan HOTİAD üyesi bütün firmaların da aynı duyarlılıkla hareket ettiğini düşünüyorum; hatta buna ben şahsen kefilim. Netice olarak kısmen size katılmakla beraber HOTİAD’ın daha bir kurumsal yapıya sahip olması gerektiği vs konularda henüz istenilen düzeyde olmadığı konusunda sizinle hemfikirim ve bu bir gerçektir ancak bu dışarıya yansıyan veya ilgilendiren bir konu olmadığını düşünüyorum. Bu süreç ile alakalı bir konudur; takdir edersin ki HOTİAD’ın kurulduğu günden beri hep yükseliş trendinde olması ve bunun hala devam etmesi ve yakın gelecekte eksiklerini de tamamlayacağı kamuoyunun sadece beklentisi olmalıdır ama eleştireceği bir konu olmamalı. Bu görüş ve yorum HOTİAD Yönetim Kurulu adına yazılmış bir yazı değildir, sadece sizin köşe yazınıza cevap niteliğinde şahsi görüş ve yorumumdur. Bilgilerinize, Her şeyin gönlünüzce olması dileği ile başarılarınızın devamı ve işlerinizde kolaylıklar temenni ederim. Saygı-Sevgi ve Selamlarımla, Mehmet Soytürk Onursal Başkan

A-Team Kozijnen kendi alanında Hollanda'nın 2012'deki en iyi firması seçilmiştir.

ederlandse

Kunststof kozijnen met de grote K van Klasse!

GlasWin, Slank, slanker, slankst!

TREND

Het GlasWin systeem is een exclusief product. Het lijnenspel wordt zeer slank omdat er geen naar binnendraaiende ramen in het zicht komen.

Het GlasWin systeem combineert de uitstekende statische eigenschappen van structurele beglazing met de bijzondere warmte-isolerende eigenschappen van kunststof kozijnen.

K-vision K-vision is het allernieuwste

profielsysteem van profine, speciaal ontwikkeld voor de Nederlandse markt. Vorm, kleur en flexibiliteit

staan centraal. U kunt kiezen voor een vlak of verdiept kozijn.

In de mooiste kleuren kiest u voor

YENi PVC yerine HVL (Hout Venster Look

Acrylaat PMMA toplaag. Ook de verdiepte kozijnprofielen met typerend sprongetje zijn standaard mogelijk. De nieuwe subsystemen noemen we Trend, City, Step en Classic. Kortom, u kiest, wij maken het.

M

STEP

AND

E IN HOLL AD

K-VISION

MA

EI N H O L LA N

D

orden op

Schuifpuien Gevelbekleding Aanbouwen Horren Dak opbouw Zonwering

de Renolit cachering of voor de

as- en

uidsisolatie

CITY

-

D

n mooi.

+ A Kwaliteit + Garantie op kleurechtheid + Certificaat + Terrasoverkappingen

- Kozijnen - Aluminium Kozijnen - Houten Kozijnen - Profiel soorten - Deuren - Dakkapellen

teert deze

CLASSIC

Hollanda'nın en büyük 'kozijnen showroom'unu Dordrecht'te hizmetinize sunduk. Gelin istediğiniz her kalitede ve çeşitteki çerçeveyi yerinde inceleyin.

Adres: Galvanisstraat 13-15 3316 GH Dordrecht Telefoon: 078 - 618 21 89 Mobiel: 06 11 - 12 10 31


HABER

8

NİSAN / APRIL 2013

ALMANLAR TÜRKİYE'DE REKORDA

Hollanda'da iflas eden şirket sayısında rekor Merkezi İstatistik Bürosu (CBS) tarafından yapılan açıklamada, geçen ay iflas eden şirket ve kurum sayısının Ocak ayına kıyasla 21 artarak 755'e çıktığı belirtildi. Bunun aylık bazda şimdiye kadar yaşanan en yüksek rakam olduğuna değinilen açıklamada, tek kişilik şirket iflaslarının bu rakama dahil edilmediği kaydedildi. CBS'in verilerine göre 2012 genelinde iflas eden toplam şirket sayısı ise 7 bin 400 olarak gerçekleşirken, işçi ve işveren temsilcileri yaşanan durumu endişe verici bulduklarını açıkladı.

Türkiye yi 30 milyon turistin ziyaret ettiği geçtiğimiz yıl 5 milyonun üzerinde Alman turist gelmesiyle , Almanlar 1. Sırayı korumaktadır. 2013 yılında da gelecek Alman turist sayısının 5 milyon 300 bin sınırına yaklaşması bekleniyor.

BAŞBAKAN UETD GENÇLİKLE BULUŞTU Ekonomi bakanı ZAFER Çağlayan dinamik tavırlarıyla dikkat çekti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Hollanda ziyareti esnasında resmi proğram dışındaki tek proğramda, UETD Gençlik'le buluşması renkli geçti. Gençlerle özel ilgilenen ve sorular soran Başbakan Erdoğan, gençlere çok çalışmaları gerektiğini söyledi. Hollanda ziyaretine Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve Avrupa Birliği'nden sorumlu Devlet Bakanı Egemen Bağış ve Ak Parti Dış İlişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu ile beraber gelen Başbakan Erdoğan'ın Hollanda ziyaretini, Türk basının önemli isimlerinden HaberTürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ve Yenişafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül ile bir grup gazeteci de izlediler.

ada Buluşm Türk a Holland n sadece da basının Gazetesi HABER ulundu. hazır b

UETD Genel Başkanı Süleyman Çelik ve UETD Hollanda Başkanı Veyis Güngör'ün davetiyle Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'la buluşan gençlik kolları üyelerine bakan Zafer Çağlayan, Hollanda'daki gençlerimizin ekonomik yönden güçlendirilmelerini tavsiye etti.

Türkiye basınından çıkartma

HABER muhabirimiz Fatih Karaman, aralarında HABERTÜRK Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, Yenişafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül'ün de aralarında bulunduğu Türk ulusal basınının genel yayın yönetmenleri ve Avrupa Birliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Egemen Bağış'la HABER Gazetesi'nin tanıtımında bulunarak bulunarak hatıra fotoğrafı çektirdi.

Başbakan Erdoğan kısıtlı zamanına rağmen UETD Gençlik Kolların örgütlenmesini çok önemsediğini belirterek gençlerle tek tek ilgilendi. Başbakan Erdoğan'ın geldiği akşam Hollanda 1 televizyonunun en çok izlenen tartışma proğramlarından Pauw en Witteman'a çıkan Anatolia Öğrenci Derneği Başkanı Mehmet Akkoç'un başarılı performansı dikkat çekti. Pauw & Witteman yapımcıları bu güncel fotoğrafı HABER Gazetesi'nden temin ederek, ekranda fon fotoğrafı olarak kullandılar.

Adı geçen buluşmada T.C. Rotterdam Başkonsolosluğu'ndan Muavin Konsolosu Aslin Savran da Gençlik örgütlenmesiyle bir süre sohbet etti ve yetkililerin önümüzdeki aylardaki plan ve proğramları hakkında bilgi edindi.

Başbakan Erdoğan kısıtlı proğramına rağmen Amsterdam Okura Otel'de gençlerle bir süre sohbet etti. Kulislerde, UETD Gençlik Örgütlenmesi'nin basına duyurulması için Mayıs ayında Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç'ın Hollanda'ya geleceği konuşuluyor.

Mevlüt çavuşoğlu gençlerle ÖZEL ilgilendi

Ak Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, UETD Hollanda Başkanı Veyis Güngör'den Gençlik Kolları hakkında bilgi alarak, gençlerle buluştu.


9

HABER

NİSAN / APRIL 2013

ALMANYA İÇİN DE Yurtdışı Türkler TÜRKİYE’NİN ÖNEMİ Başkanlığı 2013 Mali GİTTİKÇE ARTIYOR Destek Programlarını T Açıkladı AVAK Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen yaptığı basın açıklamasında "Angela Merkel 2013 yılında Türkiye’nin tam AB üyeliği konusundaki çekincelerini azaltma zorunluluğundadır. Almanya nın ekonomik açıdan Türkiye’ ye ihtiyacı artıyor. Türkiye 2002 -2011 yılları arasın toplam % 59 luk bir büyümüme gösterirken, Almanya’nın 2002 -2011 yılları arasında büyümesi toplam % 12 oldu. Türkiye bu yıl % 4 lük bir büyüme beklerken Almanya’ daki uzmanların görüşü Almanya’ nın % 0, 4 den daha fazla büyümeyeceğine yöneliktir." dedi. Yapılan açıklama da şu görüşlere de yer verildi: Türkiye yi 30 milyon turistin ziyaret ettiği geçtiğimiz yıl 5 mil-

yonun üzerinde Alman turist gelmesiyle, Almanlar 1. Sırayı korumaktadır. 2013 yılında da gelecek Alman turist sayısının 5 milyon 300 bin sınırına yaklaşması bekleniyor. Eskiden Alman Dış İşleri Bakanlarının Türkiye’ ye gelmesi çok nadir bir olaydı ve bunların Türkiye’ ye gelmesi büyük hadise olurdu. Alman dış işleri bakanı Guido Westerwelle, dış işleri bakanlığı sürecinde 8 kere Türkiye ye geldi ve son olarak Almanya da yaptığı açıklamadan Türkiye nin AB muhakkak tam üye olması gerektiğini dile getirdi. Almanya da küçük ve orta Alman şirketleri büyük Alman kuruluşlarının yanında Türkiye’ yi kendileri için iyi bir pazar olarak görüyorlar ve yatırım yapıyor-

İşte Jennifer'in hikâyesi

Bakıcı aile dramı gündemi hala meşgul ederken, Moslimvandaag.nl aracılığıyla ulaştığımız bir başka acı hikaye ise sonradan müslümanlığı seçen Jennifer'in hikayesi. Jennifer 23 yaşında Hollanda ve Surinam anne-babadan doğma bir genç kadın. Ekim 2012'de ikiz çocuklarını dünyaya getirmek için gittiği hastanede henüz yatakta iken çocukları elinden alınıp bakıcı aileye verilmiş. Bakıcı aileden şikâyeti yok, ancak Gençlik Dairesi (Jeugdzorg), William Schrikker Groep ve Çocukları Koruma Konseyinin (Raad voor de Kinderbescherming) kendisine haksızlık ettiğini ve kurban edildiğini söylüyor. “Hastane odasında çocuklarımın alınmasına isyan etmem üzerine raporlara 'bayan intihar eğilimli' diye yazdılar.” Jennifer'in kendisinin bakıma ihtiyacı olduğunu, çocuklarına bakamayacağını da yazıyorlar raporlarında. Oysa Jennifer kendisine verilecek yardımla çocuklarına bakabileceğini, devletin tanıdığı bir başka vakıf, BUD vakfının da kendisini desteklediğini söylüyor. Ancak hâkim sadece William Schrikker Groep'u dinliyor ve çocuklarına yardımla olsa dahi bakma imkânını

lar.2012 yılında Türkiye’ de yatırım yapmış 4000 nin üstünde irili ufaklı Alman kurluşu var ve bunlar Almanya’ da kazandıkları paradan çok daha fazlasını Türkiye ‘de kazanıyorlar. Alman Misafir İşçiler ( Gastarbeiter) Türkiye’de Göç konusunda ilginç bir gelişme, artık Türkler Almanya’ ya göç etmezken, Almanların Türkiye ye göç ettiklerini görüyoruz. 15 bini İstanbul olmak üzere 55 bine yakın Alman Türkiye de göçmen statüsünde yaşıyor ve çalışıyorlar. Tüm bu gelişmeler çerçevesinde Alman başbakanı Angela Merkel in Türkiye ye yapacağı ziyarette sorunların ele alınması konusunda etkileyici olabilir.

Y

Bakıcı aile kurumları da yardımdan faydalanabilecek

urtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, 2013 Yılı Mali Destek Programlarını açıkladı. 4 başlık altında duyurulan Mali Destekler için başvurular 01.11.2013 tarihine kadar yapılabilecek. Başkanlık bu süre içerisinde, Uluslararası Öğrencilere Mesleki ve Akademik Rehberlik Mali Destek Programı, Yurtdışındaki Vatandaşlarımız İçin Eğitim Mali Destek Programı, STK Kapasite Geliştirme Mali

Destek Programı ve Doğrudan Proje Desteği Mali Destek Programı olmak üzere dört farklı başlık altında sunulan projeleri değerlendirecek. Başkanlık tarafından sağlanacak destekler, dönemsel olarak hazırlanan doğrudan proje desteği programı ya da çağrı programlarına bağlı olarak verilebilmektedir. Yurtdışında çocuklarına el konulan ailelerin yaşadığı sorunlar dolayısıyla günde-

me gelen Gençlik Daireleri de proje kapsamına alındı. Bu kapsamda, Yurtdışında yaşayan Türk ailelerin yapısının güçlendirilmesi ve Gençlik Daireleri ile ilgili farkındalığın artırılması, hedef kitlenin Türkiye ile kültürel ve sosyal bağlarını güçlendirecek kültürel işbirliği ve değişim programları uygulanması gibi konularda çalışma yapacak kuruluşlara destek verilecek.

İKİZLERİNE DAHA DOĞMADAN EL KOYDULAR

elinden alıyor. Jennifer kendisi 8 aylıkken ağabeyiyle birlikte farklı bakıcı ailelere verilmiş ve 7 yaşına kadar yanlarında kaldığı aile kendisine çok kötü davranmış ve hatta dayak atmış. Yedi yaşından itibaren yatılı yurtlarda kalmış, şimdi de bağımsız 'destekli yaşam evlerinde kalıyormuş. Jennifer'in 4 yaşındaki büyük oğlu başka bir ailenin yanında ve büyük ihtimalle bu oğlu üzerindeki velayet hakkını da kaybedecek. Büyük oğlunun babası da Gençlik Dairesi yurtlarında kalmış ve orada tanıştığı Antilyanli bir genç. Birlikte yetiştirmeyi düşündükleri çocuklarının babası kendi kendisiyle sorunlar yaşamaya başlayınca Jennifer'i ve oğlunu terk ediyor ve Jennifer'in oğluna iyi bakmadığı gerekçesiyle ilk oğlunu o zamandan elinden alıyorlar. 2011 yılının sonlarına doğru Jennifer çevresinin de genişlemesiyle Müslüman oluyor. Tanıştığı Yemen´li arkadaşı hamile kaldığını öğrenince çocuklarını aldırmasını istiyor Jennifer'dan. Jennifer ise ona “sen anne-babandan korkuyorsun, ama ben Allah'tan korkuyorum” diyerek

çocuklarını aldırmayı reddediyor. Bunun üzerine çocuklarının babasından hiç haber alamıyor Jennifer. İlk oğlunun bakıcı aileye bağlandığını ve orayı terk etmemesi gerektiğini söyleyerek Jennifer’ı ikna eden aile velisine (gezinsvoogd) inandığı için pişman olduğunu söylüyor. Hamileyken aile velisinin bu çocukların da alınma ihtimalinde ne yapacağını sorması üzerine, “eğer çocuklarım alınacaksa Müslüman bir bakıcı aileye gitmelerini isterim” diye yanıtlıyor. Buna rağmen çocuklarının acımasız bir şekilde ve haince alınmasını hiç beklemediğini belirtiyor. Aile velisi (gezinsvoogd) Utrecht ve çevresinde Müslüman bakıcı aile olmadığını söylüyor ve 4 çocuklu bir aileye yerleştiriliyor ikiz çocuklar. Ancak bunun doğru olmadığını, sadece Amersfoort'ta 5 Müslüman ailenin bakıcı ailelik için De Rading'e başvurduğunu belirtiyor bakıcı ailelerden bir tanesi. Bugüne kadar bu dört aileye hiç çocuk verilmemiş ve çocuk verilen tek aile ise sık sık Rading'e telefon edip Müslüman çocuk olup olmadığını araştırıp isteyerek ve kendi gayretleriyle bunu başarmış.

Jennifer, aile velisine itiraz ettiğinde ya da kendi inisiyatifiyle Müslüman aile arayıp bulduğunda aile velisi (gezinsvoogd) önlemler alacağını bildiren, çocuklarını göremeyebileceği tehdidini içeren bir mektup yazmış. Raporlara doğru olmayan bilgiler ve yorumlar yazılarak hakkındaki olumsuz değerlendirme güçlendirilmeye çalışılmış. Kendisinin aptal olmadığını, hamileyken kendi hayatına yön verecek çeşitli inisiyatifler alması ve çocukları elinden alındığında haklarını aramaya çalışması gösteriyor. Buna rağmen kendi hayatına yön vermesi engelleniyor ve hâkim de kendisini dinlemediğinden hakkındaki haksız değerlendirmelerin kayıtlardan kaldırılmasını başaramıyor Jennifer. Her şeye rağmen Jennifer çocuklarını kendisi yetiştirmeyi umut ediyor ve mücadelesini sürdürmek istiyor. Çocuklarını geri alabilmek için bir avukata başvurmuş ama sekreterin ilk söylediği “avukat parasını ödeyebilecek misin?” olmuş. “Anladım ki parası olan kazanıyor Hollanda'da” diyor Jennifer. “Gözlerim İslam sayesinde açıldı, şimdi birçok şeyi daha iyi anlayabi-

liyorum. Başıma gelenlerin çok kötü bir şey olduğunu biliyorum, ama bunu bir sınav olarak görmeye çalışıyorum. Türk arkadaşlarımın yanında ve camide çok rahat hissediyorum kendimi. Camide gönüllü olarak çalışıyorum, temizlik yapıyorum alışveriş yapıyorum. Bunu yaptığım zaman huzur buluyorum, çünkü bunu Allah için yapıyorum.” Not: Kendisiyle görüştüğümüz bahsi geçen bakıcı aile bu olayları doğrulayarak bir kez daha olayların içyüzünün görünenden daha acı olduğunu tasdik etmiştir.

.com

€59

’dan

Hayallerinizi Corendon’la Yaşayin

BAŞLAYAN FIYATLARLA VERGILER DAHILDIR


HABER

10

NİSAN / APRIL 2013

DURMUŞ DOĞAN ROC OKULLARI YÖNETİMİNDE

2014 SEÇİMLERİNDE 2.5 MİLYONU AŞKIN YURTDIŞI SEÇMENİ

Leiden ve çevresinde eğitim veren meslek (ROC) okullarının yeni dönemde öğrencilere daha iyi hizmetler verebilmesi için bölge üst düzey yöneticilerden tavsiye yönetimi (Raad van toezicht) oluşturuldu. Aralarında Bio Sience park müdürü Netti Buitelar, Rabo Bank bölge müdürü Rene de Jong, Ticaret odası müdürü Bastiaan de Roo, bulunduğu 10 kişilik yönetime Leiden ve çevresi Türk girişimciler derneği TOVER başkanı ve aynı zamanda Leiden Ticaret odası KvK yönetim kurulu üyesi olan Durmuş Doğan da seçildi.

2014'te yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 2 milyon 550 bin yurtdışında yaşayan seçmen ilk kez oy kullanacak

Türkiye ve Hollanda Başbakanları sıcak gündemde buluştular

Erdoğan: Türkiye-Hollanda ticaret hacmi 15 milyara çıkmalı "Türkiye, AB üyesi olmayı istemeyebilir" Özellikle Yunus ile ilgili konuyu da aramızda görüştük. Bu konuda da yine ilgili bakanlarımız ve STK'lar vasıtasıyla bir adım atmak suretiyle bunu da bir çözüme kavuşturma noktasında bizler de STK'ları devreye sokalım istiyoruz. Bu konuya, değerli mevkidaşım, kendileri de STK'lara biz de bu konuda çok önem veriyoruz. Onlar vasıtasıyla bu tür vakaları, olayları çözebiliriz noktasındayız. Bu adımı da müşterek olarak atmamızda çok büyük faydanın olduğuna inanıyorum.'' Ziyaretin çok verimli olduğuna inandığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti: ''Kısa bir süre önce yapılan Türkiye ziyaretinden sonra bizim de 4 ay gibi kısa bir sürede böyle bir iade-i ziyareti gerçekleştirmemiz olmamış ve bakanlarımızın arasında bundan sonraki süreçte yapacakları karşılıklı ziyaretler ve bütün bunların yanında işadamlarımızın karşılıklı ziyaretleri ki biraz sonra Amsterdam'da yanımda getirdiğim 30 tane işadamımız var. Bunlar Türkiye'nin en önde gelen işadamları. Yıllık ciroları 80 milyar dolardır ve yanlarında çalıştırdıkları insan sayısı 300 bindir. Bu işadamlarımız ile Hollandalı işadamları bir arada olacağız. Kendileriyle daha bu konuda sıkı ilişkiler içerisine girmelerini kendilerinden özellikle isteyeceğiz. Bizden ne istiyorlarsa biz kendilerine yardımcı olacağız. Böylece süreci hızlandıracağız' Law Office

tinginde orada Türk bayraklarının olması gerekirdi. Türk bayrağının orada olmayışı, aslında hala bu süreci olumsuz etkilemek gayreti içerisinde olanların bana göre bir provakatif yaklaşımıdır. Çünkü bunu Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak özellikle bir millet kavramı içerisinde tek millet, tek bayrak, bunu sürekli, Diyarbakır'da dahi söyleyen bir Başbakan olarak bir tek vatan, tek devlet anlayışıyla buna yaklaşan ki nitekim Öcalan'ın mesajının içerisinde de bunları görüyoruz. Mesajın içinde bunlar da var. Ama bu uygulamalar mesaja ne yazık ki ters düşüyor. Temenni ederim ki zaman içerisinde bunlar da giderilmek suriteiyle ülkemizde 30 yıldır yaşanan sıkıntıyı böylece bir an önce aşmış oluruz diyoruz. Ve silahlar bırakılır, sınır dışına geçmek isteyenler sınır dışına geçmek suretiyle ülkemiz o beklediği, aradığı refahı, huzuru, mutluluğu yakalar.'' Türkiye ile Hollanda arasındaki ticaret hacminin 7 milyar dolar olduğunu belirten Erdoğan, ''Dengeli bir ticaret hacmimiz var. İthalat ihracat noktasında Türkiye'den Hollanda'ya, Hollanda'dan Türkiye'ye. Bu güzel bir durum'' diye konuştu. Hollanda'nın Türkiye'de 2 bin 100 civarında girişimcisi, firması bulunduğunu ve 17 milyar dolarlık yatırımlarının söz konusu olduğunu ifade eden Erdoğan, aynı şekilde Türk yatırımcıların da Hollanda'da 6 milyar dolar yatırımlarının bulunduğunu, bunun da iki ülke arasındaki münasebetlerin her geçen gün çok daha iyiye gittiğinin en güzel ifadesi olduğunu söyledi. ''Bütün bunlarla birlikte beklentilerimiz şu, onu da bugün aramızda kararlaştırdık. Ticaret hacmi 7 milyar dolar ama yeterli değildir. 2015 sonu itibarıyla bunu 15 milyar dolara çıkarabilir miyiz dedik ve mutabık kaldık. Azmimiz, kararlılığımız bu, bunu başaracağız'' dedi.

Köse Advocaten

Başbakan Erdoğan, yaptığı konuşmada, bu sabah Kraliçe Beatrix ile çok verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini söyledi. Erdoğan, ''Nisan sonu itibarıyla onların da görevlerini veliaht prense devriyle birlikte Hollanda'da tabii bu sürede yeni bir dönem başlayacak. Bu dönemin de Hollanda ile ilgili olarak başarılarla dolu olmasını özellikle temenni ediyoruz'' dedi. Ayrıca Başbakan Rutte ile önce dar kapsamlı yaptıkları görüşmede Türkiye-Hollanda ilişkilerini en geniş manada ele alma imkanlarının olduğunu belirten Erdoğan, ''Özellikle şu vurgulamak istiyorum, Türkiye'nin bölgedeki sorunları, Suriye ile ilgili konuyu ele alma imkanımız, fırsatımız oldu. Ardından tabii yine şu anda Türkiye'nin bölgedeki bu sorunlarının yanında terör örgütüyle ilgili mücadelede attığımız adımlar ve bu konunun Avrupa'daki yansıması, Avrupa'daki yine terör örgütünün yapılanlmalarına yönelik geçmişten bu güne olan süreci değerlendirme fırsatımız oldu'' diye konuştu. Türkiye'de AK Parti iktidarının attığı kararlı adımları özellikle vurgulamak istediğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti: ''Son dönemdeki, bunun adı çözüm sürecidir, bu çözüm sürecine yönelik attığımız adımı özellikle kendilerine de ifade ettim. Nitekim bugün Diyarbakır'da yapılan miting ile bu mitingde okunan mektup öyle zannediyorum ki halkımız arasında samimi yaklaşanlar açısından olumlu tepkiler doğurmuştur. Ama bu süreci özellikle olumsuz etkileme gayreti içerisinde olan bazı marjinal gruplar tarafından da tabii ki bunlar, olumsuz yaklaşımlar devam edecektir. Çünkü terör üzerinden beslenen gruplar var ülkemizde. Bu terör üzerinden beslenen grupların oyununu da bozan bir süreçtir. Bundan dolayı bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Tabii gönül şunu çok arzu ederdi, onu açıkça söylemem lazım, Diyarbakır'da yapılan böyle bir çözüm süreci mi-

“Basın özgürlüğü, Kürt sorunu, anayasa ğunu belirtmişti. Senatör Van der Linden, değişikliliği, ifade özgürlüğü, dinî özgürlük Türkiye-Hollanda ve Türkiye-Avrupa ilişkive etnik azınlık grupların haklarının korun- leri, aşırıcı sağcı Özgürlük Partisi'nin (PVV) ması gibi konularda, Türkiye önemli giri- lideri Geert Wilders'ın göçmenler ve İslam şimlerde bulundu. Bu sorunların çözülmesi hakkında yaptığı açıklamalar, Mali ve SuriTürkiye'nin önünü tamamen açacaktır.” diyen ye iç savaşı gibi gündemde olan birçok konu Hollandalı Senatör René van der Linden, Av- hakkında önemli açıklamalarda bulundu. rupa ülkelerini Suriye konusunda eleştirdi. Devlet başkanları haricinde diğer kişileVan der Linden, Avrupa'nın Suriye'deki ya- re verilen Türkiye'nin en büyük nişanı olan şanan drama sessiz kalması Avrupa tarihine Cumhuriyet Nişanı'nı alan üçüncü kişi olarak kara bir leke olarak geçecektir. Avrupa'nın bir tarihe geçtiniz. Bu sizin için ne ifade ediyor? an önce Suriye'deki duruma el atması lazım.” Bu değerli ödülün bana takdim edilmiş şeklinde konuştu. olması benim için gerçekten olağanüstü bir 2012'de Türkiye ve Hollanda arasında onur. Türkiye ile aramda senelerdir özel bir diplomatik ilişkilerin 400'üncü yıl dönümü ilişki mevcut. Avrupa Konseyi'nde ve Holkutlandı. Bu yıl dönümü vesilesiyle Türki- landa Senatosu'nda kendimi her zaman ye ve Hollanda arasında önemli faaliyetler Türkiye'ye yakın hissettim. Bunun yanı sıra, gerçekleşti. 400'üncü yıl dönümü Hazırlık Garanti Bank International'ın Amsterdam'da Komitesi'nin Başkanlığını, Avrupa Konse- bulunan merkez bürosunda komisyon üyeyi Parlamenterler Meclisi'nin ve Hollanda siyim. Türkiye'ye karşı hissettiğim bağlılık Senatosu'nun eski Başkanı René van der Lin- Türkiye'de, Abdullah Gül önde olmak üzeden üstlendi. Van der Linden şu an Hristiyan re, Ali Babacan, Egemen Bağış, Mevlüt ÇaDemokratlar Partisi (CDA) adına Hollanda vuşoğlu, Murat Mercan ve geçen sene vefat Senatosu'nda senatörlük görevini yürütüyor. eden Cevdet Akçalı gibi birçok kişiyle dostluk Geçen hafta Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nde kurmama neden oldu. Birçok Türk ile kişisel Van der Linden onuruna düzenlenen törende, bağlantımın olması aldığım bu değerli ödüle Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca sadece artı bir değer katıyor. Ödülü alırken Türkiiki kişiye verilen Cumhuriyet Nişanı’nın üçün- ye ve Hollanda arasında mevcut olan özel cüsü Van der Linden’e takdim edildi. Törende ilişkiye sağladığım katkıların Türkiye tarakonuşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Tür- fından takdir edildiğini hissettim ve bu beni kiye ve Hollanda çok mutlu etti. Bu dearasındaki ilişkiğerler sadece Batı'ya lerin bugün olamensup değildir. Bu ğan üstü noktaya değerler evrensel gelmesinin arkadeğerlerdir. Demoksındaki en önemrasi, hukuk devleti, li itici güçlerden özgürlük, insan hakbirisi olduğu ları, sosyal uyum, diniçin, Cumhuriyet ler ve kültürlerarası Nişanı'nı Van der diyalog ve saygı gibi Linden'e takdim değerler her devletin bel kemiği olmalıdır." etmekten büyük Rene van der Linden ve Abdullah Gül dedi. mutluluk duydu-

Av. Dilek Abotay

Uzmanlık alanları: Boşanma davaları; nafaka davaları; çocuk esirgeme kurumuna karşı davalar, medeni kanun davaları

www.koselaw.nl

Tel: 010 - 215 13 11

Necati YILDIZ 06-24621082

nyildizstukadoors@live.nl

* STUCKWERK * SPACHTELPUTZ * PLAFONDAFWERKING * SIERPLEISTERWERK * ONDERHOUD * WANDAFWERKING * TEGELS


11

HABER

NİSAN / APRIL 2013

Bütün bunlar devam ederken, Başbakanımızın Hollanda ziyaretine on gün kala Hollanda’nın en önemli gazetelerinden Trouw, Volkskrant ve NRC bu sefer Türkiye aleyhine haberler ve yorumlar yayınlamaya başladılar. Türkiye’nin uzun elinin artık Hollanda’ya da ulaştığı başlığından hareketle, Türkiye’nin Hollanda’daki Türkleri kontrol altına almak niyetinde olduğu iddia edildi...

VEYİS GÜNGÖR

veyis.gungor@haber.nl

Türkiye’nin uzun eli Hollanda’ya da dokundu! Hepimiz şahit olduk. Türkiye hiç bir zaman bu kadar Hollanda medyasını meşgul etmemişti. Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Hollanda’ya yapacağı ziyaretin tarihi bile açıklanmadan, Hollanda medyası olağanüstü bir yayın yaparak kamuoyunu adeta yönlendirmeyi denedi. Yaklaşık dört hafta süreyle; ülkedeki Türk kökenli siyasetçiler başta olmak üzere, Türkiye hakkında oldukça olumsuz haberler yayınlandı. Başbakanımızın değişik fotoğrafları manşetlerden düşmedi bu süre içinde. Son dört haftaya şöyle bir göz attığımızda şu haberleri görmekteyiz Hollanda medyasında. Rotterdam’ın ilçe belediyesi Fijnoord’da görev yapan Türk kökenli siyasetçilerle başlayan tartışma, Rotterdam Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Hamit Karakuş’u da içine alarak devam etti. Türk seçmenin Türk kökenli siyasetçileri tehdit ederek korkuttukları, Fijnoord

Belediyesi’nde Hollandalılarla Türklerin bir çatışma aşamasına geldiği, haksız yere Türk kuruluşlara subvansiyon verildiği haberleriyle Hollanda gündemine Türkler olumsuz bir şekilde taşındı. Aynı tarihlerde Hollanda’nın en büyük hastanelerinden Amsterdam Sloterdijk Hastanesi’nin Türk kökenli müdiresi bir bahaneyle görevinden uzaklaştırıldı. Bütün bunlar devam ederken, Başbakanımızın Hollanda ziyaretine on gün kala Hollanda’nın en önemli gazetelerinden Trouw, Volkskrant ve NRC bu sefer Türkiye aleyhine haberler ve yorumlar yayınlamaya başladılar. Türkiye’nin uzun elinin artık Hollanda’ya da ulaştığı başlığından hareketle, Türkiye’nin Hollanda’daki Türkleri kontrol altına almak niyetinde olduğu iddia edildi. Milletvekili Ayhan Üstün başkanlığında TBMM’de kurulan İnsan Hakları Komisyonu’nun, Hollanda ve Avrupa’da ailelerinden alınan Türk çocuklarının ailelerine döndürülmesi yönünde çalışmalar yaparak, çocukların Hristiyan ve homoseksüel ailelerden geri alınacağı, gerekirse bu çocukların Türkiye’ye götüreleceği yazıldı. Devamla, YTB’nin oluşturduğu 70 kişilik danışma kuruluna değinilerek, 2001 yılından itibaren İtalya’nın seçimlerde uyguladığı yurtdışı vatandaşların bulundukları ülkelerde oy kullanarak Roma’da temsil edilmeleri gibi, gelecek seçimlerde yurtdışındaki Türklerin de seçimlerde bulundukları ülkelerde oy kullanarak katılacakları belirtildi. Diğer taraftan şu anda iktidar partisi VVD’nin ideologlarından, her ne kadar eski liberal görüşü temsil etse de, Bolkestein ile yapılan söyleşilerde, Türkiye’nin hiç bir zaman Avrupa Birliği’ne üye olamayacağı, Merkel’in de üzerinde durduğu özel bir ortaklığın en iyi seçenek olduğu kamuoyuna yansıtıldı. Başbakanımız, işte böyle bir havanın estirildiği bir süreç sonrası 21 Mart’ta Hollanda’yı ziyaret etti. Gece saat 22.00’de otele gelişinden ertesi gün katıldığı son programa kadar Başbakanımızın ziyaretine çok geniş bir şekilde yer verildi Hollanda medyasında. Ve asıl beklenen toplantı, iki başbakanın birlikte basının karşısına çıkmasıydı. Hollanda kamuoyu Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın bakıcı ailelere verilen çocuklarla ilgili yapacağı

Veyis Güngör is advisuer van SMHO (Samenwerkende Moslims Hulp Organisaties) in Amsterdam. Tevens is hij voorzitter van UETD Nederland (Union of European Turkish Democrats).

açıklamaya hazırlanmıştı. Oysa suni olarak oluşturulan gergin hava bir anda yerini normale terkediverdi. Başbakan Erdoğan orta yolu seçti, makul bir açıklama yaptı. Beklendiği veya arzu edildiği gibi ortalık alt üst olmadı. Dört hafta süreyle gerilen Hollanda toplumunun havası adeta bir anda iniverdi. Bu kadar olağanüstü yayın, ki çoğu zaman dezenformasyondu diyebiliriz, niye yapıldı, hesap, kitap neydi bilemiyoruz. Bildiğimiz ve gördüğümüz bir şey var ki, o da T. C. Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu işte gayet temkinli, ılımlı ve bir o kadar da vakar bir tavır ortaya koymasıydı. Bence bu ziyaretten Türkiye ve Türkler kazançlı çıktı. Ya da bu ziyarete yeni Türkiye’nin damgası vuruldu. Kim ne derse desin.

Yerelden Küresele Bir Gençlik Son günlerde UETD Hollanda farklı Gençlik temsilcileriyle ‘Nasıl Bir Gençlik Hareketi’ konulu tarama toplantıları yapıyor. Gençlik UETD’nin en önemli hedef kitlelerinden birisi olarak görülüyor. Zira UETD Hollanda geçtiğimiz aylarda ‘Hollanda’daki Türk Gençlerinin, Sivil Toplum Kuruluşlarına İlgileri Üzerine Bir Anket’ yaptırdı. Anketin en önemli sonuçlarından ikisi şöyle: Türk gençlerine ‘Herhangi bir Hollanda sivil toplum kuruluşuna (vakıf, dernek, öğrenci derneği, siyasi parti) üye misiniz? Sorusu yöneltilmiş. Verilen cevap ne yazık ki, %70 ‘Hayır’ üye değilim’ şeklinde. Diğer taraftan Türk gençlerinin %49’u yaşadıkları topluma karşı sorumluluk hissetmediklerini belirtmişlerdir. Bu sonuçlar, UETD Hollanda’yı ‘yerelden küresele sorumlu bir Gençlik Hareketi’nin oluşturulması için harekete geçmesinde önemli bir etken oldu. Ve UETD tarama toplantılarında yerelden küresele vizyonu, iddiası, ideali ve tabii ki projeleri/düşünceleri olan gençlerle tanışıyor ve ortak çalışma çağrısında bulunuyor. Güçlü, yarınlar için çok çalışan, büyüklerine saygılı, ama hedefi bakanların, milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve tabii ki abilerinin yerinde olan bir gençlik hedefliyor UETD. Milli ve manevi değerlinden taviz vermeden, küresel ölçekte proaktif, gençlik sorunlarını kendine dert edinmiş, sahiplenmiş, hemhal olmuş bir halde yeni ufuklara doğru yürüyen, sosyal sorumlu bir gençlik arzu ediyor UETD. Bize de başarı dilemekten başka bir şey kalmıyor bu gençlere tabii ki.

KONYALI OTANTiK

Etli Ekmek/Pide

Adana Kebap

Açık büfe kahvaltı (Her Pazar 10:00-13:00 arası)

Döner Kebap

Gegrilde kipfilet

Putsebocht 113 3073 HE Rotterdam

010-484 63 48

RT

N

C

E

Y

T

AL QUALI

T

OT

IF I CAT

IO

info@konyaliotantik.nl www.konyaliotantik.nl


HABER

12

NİSAN / APRIL 2013

N A D N I R A L L U K İSLAM O

de İslam ilkokulu. seçilen 52 okuldan 2 tanesi ılı) şar Ba tün (Üs OL HO SC Hollanda'da EXCELLENTE

N A U P R O K E R 0 5 5 CITO'DA

ABDURRAHMAN

A

bdurrahman, ileride doktor, mimar veya mühendis olmak istiyor. Seneye Rotterdam'da Erasmiaans Gymnasium'a başlayacak. Abdurrahman'ın 7 kardeşi daha var. Zekasını babasından aldığını söylüyor. Grup 7’de yaptığı entree toets’dan yüksek bir skorla %92’lik bir dilimi yakalamış. Sipor Müdürü

55 0

R puek anor

Seviye tesbit sınavı: CITO Her yıl Hollanda genelinde binlerce ilkokul son sınıf öğrencisinin katıldığı CITO seviye tesbit sınavı sonuçları Mart ayında açıklandı. Bu sınavda alınan sonuçlara göre öğrenciler VWO, HAVO ya da VMBO gibi çeşitli seviyelerdeki okullara gönderiliyorlar. CITO'nun resmi web sitesinde yapılan açıklamaya göre bu yıl 165.000 rekor sayıda öğrenci bu sinavı yaptı ve geçen yıllara kıyasla Hollanda genelindeki sonuçlarda bir düşüş gözlendi. Bu senenin Hollanda genelinin ortalaması 535,1 puanla geçen yıldan 0,4 puan daha düşük. Bu yıl yeni bir sisteme geçişin bunda etkili olup olmadığı

Cihan Gerdan, 4 okuldaki öğrenci sayısını ayrı ayrı söylüyor ve çocuklara soruyor toplamda kaç öğrencimiz var diye, daha 2 saniye geçmeden Abdurrahman hesap makinesi gibi 1141 deyiveriyor. Matematiği çok güçlü. Okul dışında Abdurrahman Icarly'yi ve çocuk haberlerini (jeugdjournaal) günlük izliyor.

Abdurrahman´ın babası: Oğlum çok gayretli ve çok kütüphaneye gider. Ayrıca Kur'an öğrenmek için haftada birkaç gün camiye gider ve diğer çocuklarla ilişkisi de iyidir.

55 0

R puek anor

İslam okulları vakfı: SIPOR Ancak bu genel düşüşe rağmen bazı İslam okullarındaki yabancı öğrencilerin başarısı dikkat çekiyor. Rotterdam ve çevresindeki dört okulu bünyesinde barındıran SIPOR Vakfı (Stichting Islamitisch Primair Onderwijs Rijnmond) bu yıl CITO'dan 3 öğrencisinin 550 tam puan almasıyla üstün bir başarı elde etti. Hollanda'da 1988'de ilk kurulan Al-Ghazali (Rotterdam-Spangen), Ibn-i Sina (1989, Rotterdam-

A

icha, ilerde doktorluk ile ilgili birşey yapmak istiyor. Seneye Marnix Kolejine başlayacak. Aicha zekasını hem annesinden hem babasından aldığını söylüyor. (Annesi ve babası gülümsüyorlar). 5 çocukları olduğunu ve Aicha´nın ortanca olduğunu anlatıyorlar. İslam okulunda önceki okuyan 2

B

osna doğumlu olan Hamza 1 yaşında Hollanda'ya gelmiş. Ibn Ghaldoen Kolejinde'ki gymnasium'a gitmek istiyor ve teknik bir bölüm düşünüyor ama ne olmak istediğine karar verememiş. “Waterschap” ile ilgili olabilir mesela diyor babası, hem bu tam ona göre, hem de geleceği olan bir bolum. Zekasını hem annesinden hem babasından almış. Babası: “ben aslında 550'nin en yüksek puan olduğunu dahi bilmiyordum” diyor, söyleşiye katılan herkes gülümsüyor. Evde hiç ders çalışmıyormuş neredeyse, “ bir kere duymak ye-

Okulu: Ibn-i Sina İslam İlkokulu (Rotterdam)

55 0

R puek anor

tiyor bana” diyor hiç o değilden. Ayda aşağı yukarı 10 tane kitap okuyor. Evde %100 Boşnakça konuşuyor. Hamza iki dille büyüdü hem Hollandacası hem Bosnakcası gayet iyi. Babasına göre. Hamza okul dışında tekvando ya ve haftada iki kere kuran öğrenmek için camiye gidiyor. Bunun yanında her cuma spora gidiyor. Bosna'lı olduğu için arkadaşları da çoğunlukla Bosna'lıymış.

Her türlü dış cephe temizliği hizmetlerimiz mevcuttur.

Tel: 0655-38 45 54 www.schoonmaakbedrijfschiedam.nl info@schoonmaakbedrijfschiedam.nl

kardeşi de 537 ve 539 almış, ama Aicha bu kez aile rekoru kırmış. Genellikle kendi başına çalışmış, son birkaç hafta annesi ile de alıştırmalar yapmış. Aicha hobi olarak 2 yıldır at biniciliği yapıyor. Onun dışında hikayeler yazmayı, kütüphaneye gitmeyi ve kitap okumayı çok seviyor. Okuduğu kitabı hemen bitirmek istiyor.

iLKNUR

Babası 550 puanın en yüksek puan olduğunu duyunca ilk tepkisi “Maşallah!” olmuş. "Biz çok gayret etmedik, kendisi de fazladan gayret göstermedi. Bu gerçekten Allah'ın bir nimeti" diyor Hamza´nın babası. Hamza'nın çok kitap okuduğunu söylüyor ve bunun çok faydası olabileceğini düşünüyor. "Ayrıca evimizdeki mutlu ve huzurlu ortam da çocuklara yardım etmiştir" diye de ifade ediyor Hamza´nın babası.

Hamza küçükken aile çocuklarla birlikte umreye gitmiş ve Beytullah’ı ziyaret esnasında, minik Hamza, Hacer-ül Esved’i dokunmak isterken kafası çarpmış. Babası, “Herhalde Hamza’nın zekası o an kafasını Hacerül Esved’e çarpmasından geliyor, çünkü hiç ders çalışmaz” diyor ve gülüyoruz.

Ofis ve işyerlerinizin cam temizliĞİ

Charlois), Ikra (2004, Dordrecht) ve Noen (2005, Rotterdam-Crooswijk) İslam ilkokullarının birleşmesiyle oluşan SIPOR'da toplam 1141 öğrenci öğrenim görüyor. Diğer yandan geçen ay, orta ve ilkokul seviyesindeki tüm okullar arasından seçilip devlet tarafından “excellente school” (mükemmel okul) nişanesi verilen 52 okuldan 2 tanesinin de İslam ilkokulu olması dikkat çekiyor. Bunlar Gouda İslam ilkokulu Al-Qalam ve Maastricht İslam ilkokulu El-Habib. Bu başarıyı elde eden çocuklar Abdurrahman, Aicha, Hamza ve İlknur, ebeveynleri, öğretmenleri ve SIPOR müdürüyle yaptığımız söyleşiyi yayınlıyoruz:

Aicha'nin annesi: Hollandaca dil ve yazımı (spelling) biraz zayıftı ve bu konular üzerine öğretmeninden yazım kartları alıp çalıştık. Bunun çok faydası oldu. Tabi kendisi de istiyor ve gayret ediyordu, yatakta dahi çalışmak istiyordu. Bu da bizim daha duyarlı olmamızı sağladı. Yardım isterdi, ama en çok kendisi gayret etti.

Okulu: Al Ghazali İslam İlkokulu (Rotterdam)

Okulu: Noen İslam İlkokulu (Rotterdam)

HAMZA

AICHA

tartışılırken, bu seneden itibaren CITO sonucunun ağırlığının azalacağı ve okulun tavsiyesinin daha etkili olacağı gündeme gelmiş durumda.

Rekor puan

550 İlknur Küçüksu (ortada) Amine Madani Charif (solda) AbdullahYıldız (sağda)

550 puan 549 puan 548 puan

Okulu: Yunus Emre İslam İlkokulu (DEN HAAG)

GÖREME Burg De Vlugtlaan 162-164 • 1063 BS • Amsterdam 020-411 43 18

FOOD Grill, Tapas,Fresh Maaltijden en BroodjesFood Specialist


13

HABER

NİSAN / APRIL 2013

SIPOR İSLAM OKULLARI GENEL MÜDÜRÜNE SORDUK Biz çocuklarımızın seviyesini takip ediyoruz, bunlar için çeşitli sistemlerimiz var. Okullar arası yarışma yapmıyoruz. Simdi üç tane yeni müdürümüz var ve ben okullarımızın müdürlerinden çok memnunum. Onlar ve okullarımız için büyük planlarımız var. Gelecekte bu tür yarışmalar ve aktiviteler organize etmek gibi planlarımız da var. ISBO eski öğrencilerimizi bulabilmek için bir araştırma başlattı, şimdi nerdeler, neler yapıyorlar? Tabi taşınmalar ve adres değişikliklerinden dolayı bu öğrencileri bulabilmek kolay değil. Okullarımız ve personelimiz ayrıca çok yoğun, bu tür işleri yapmak için gönüllülere ihtiyacımız var. Al-Ghazali bütün okullar arasında en eski okul ve onların Voila adında mezun öğrenci dernekleri var. Hamza'nın sınıfında 27 öğrenci var ve 6 öğrenci 540 üzerinde not aldı. Aicha'nın sınıfında 23 öğrenci var ve 7 tanesi 540 üzerinde not aldı. Abdurrahman'ın sınıfında 27 öğrenci var, hatta ikinci olan öğrencimiz 549 aldı.

"2 yıl önce de Rotterdam'daki Ibn-i Sina'da aynı sınıftan 3 çocuk 550 puan almıştı. Çocuklarımız çok başarılılar maşallah."

Mesela Noen 537,7 ortalama ile Hollanda ortalamasından yüksek bir puan aldı. Bizim okullarımız genelde ülkesel ortalamanın üstünde not alıyor. Ikra'ya “Excellente School” vasfı almak için başvurmayı düşünüyoruz. Müfettiş Noen'dan çok memnun olduğunu ifade etti. Kanada'dan eğitimci bir profesör okulumuza gelmişti, sınıflarımızı ziyaret edince çok iyi bir okul olduğunu ifade etti. Ibn-i Sina birkaç hafta önce iki müfettiş tarafından teftiş edildi ve okulumuzdan övgüyle bahsettiler, örnek bir okul olduğunu ifade ettiler. Medyada duyduğumuzun aksine SIPOR okulları çok başarılı. Dordrecht ve Rotterdam'da çocuk sayısı azalan ve kapanmaya yüz tutan okullara el uzatıp, bunları randımanlı hale getirdik. Medyadaki asıl korkunun sebebi de bu: İslam okullarının başarısı nedeniyle, zayıflayan ve kapanması gündeme gelen okulların İslam okullarına dönüştürülmesi ve öğrencilerinin sayısının artması. Zaten bizi karalamalarının altında da bu korku yatıyor.

Siz yönetim olarak medyanın bu negatif haberlerine karşı nasıl tepki gösteriyorsunuz? Tevafuken bugün kendi çocukları başka bir okulda olan bir Türk fırınındaydım. Kendisi çocuklarının okulundan memnun olmadığını ve çocuklarını bizim okulumuza yazdırmadığından pişman olduğunu söyledi. Bu veli medyanın negatif haberlerinden etkilenerek çocuklarını bizim okulumuza yazdırmamış. “İslam okulları başarısız diye çocuklarımı diğer okullara gönderdim ve simdi burda çocukların 550 puan alabildiklerini görünce ve çocukların doktor, avukat olduklarını görünce çok pişman oluyorum” dedi bana. Bizim hedefimiz hem kaliteli eğitim vermek hem de güçlü bir kimlik oluşturmak. Evdeki ortamla okul ortamının uyumlu bir şekilde olması ve dolayısıyla çocuğun kendini güvende hissedip hem entellektüel açıdan hem de kişilik açısından iyi bir şekilde gelişebileceği bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.

Cihan Gerdan, Genel Müdür

SIPOR Okullarının CITO ortalaması Okul: Al-Ghazali Ibn-i Sina Ikra Noen

2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 537,6 536,3 539,7 533,9 535,6 535,8 534,9 536,3 537,4 535,5 535,4 538,8 535,4 536,0 536,6 537,0 535,3 537,2 536,1 535,5 536,5 538,0 534,8 534,8 533,7 535,8 535,5 537,5

Hollanda 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 Ortalaması 535,1 535,4 535,1 535,4 535,3 535,2 534,8

Deventer’de eğitime devam eden ilkögretim okulu De Zonnebloem’da anlamlı kutlama

99’uncu ismi Belediye Başkanı takdim etti Program, isimlerin ve he-

diyelerin öğrencilere takdim edilmesi ile devam etti. Okula 99’uncu öğrenci olarak kaydolan Talia Özmen isimli öğrencinin hediyesini bizzat Belediye Başkanı Andries Heidema, kısa bir konuşma eşliğinde takdim etti. Öğrencilerle birlikte bir de hatıra fotoğrafı çektiren Heidema, böyle bir programa katılmış olmanın kendisini mutlu ettiğini ifade etti.

Hollanda’da en büyük Türk avukatlık bürosu 5 avukat ve 3 hukukçusuyla hizmetinizde.

Law Office

biliyoruz. Bugün bu programla, Allahın bu isimleri ile öğrenci sayımız arasında bir bağlantı kurmak istiyoruz. Dolayısıyla, her öğrencimize Allahın bir ismini, küçük birer armağan eşliğinde takdim ediyoruz”.

Köse Advocaten

Deventer’de 2010-2011 eğitim sezonunda açılan İslami ilkögretim okulu De Zonnebloem, 99’uncu öğrencinin kaydı münasebetiyle; Deventer Belediye Başkanı Andries Heidema’nın da katıldığı anlamlı bir programa imza attı. Okul Yönetimi ve Aile Birliği, okulun ulaştığı 99 öğrenci sayısını Esma-ül Hüsnâ ile sembolleştirdi. Deventer’de 2011-2012 eğitim sezonunda hizmete başlayan SIMON (Orta ve Doğu Hollanda bölgesi İslâmî ilköğretim Okulları vakfına) bağlı olan De Zonnebloem (Ayçiçeği) İlköğretim Okulu, 99’uncu öğrencisinin kaydolmasını anlamlı bir program ile kutladı.Okul müdürü Henk ‘t Jong, kutlamayı 100’üncü değil de 99’uncu öğrenci onuruna yapmalarının sebebini şu sözlerle anlattı: “Biz Kur’an-ı Kerîm’den, Allahın 99 isminin olduğunu

Her avukatımızın kendine özel uzmanlık alanı vardır. Ankara Antlaşması'ndan doğan ek oturum hakları, (ağır) ceza davaları, boşanma davaları, sosyal sigortalar hakları, iş davaları, ticari davalar vs.

Merkezimiz Rotterdam’dadır. Amsterdam şubemizde de randevu verilmektedir.

www.koselaw.nl

Tel: 010 - 215 13 11


HABER

14

NİSAN / APRIL 2013

VENRAY'DA ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ ANILDI

Kurumsal Sorumluluğun Gereği Oldukça büyük takdir alan UETD bildirisi gazeteci dostumuzu çok kızdırmış olmalı ki, kendi gazetesinde yazdığı haber/yorumda klasik itibarsızlaştırma taktiğini devreye sokma ihtiyacı hissetmiş. Altında imzam olduğu halde, “Ahmet Suat Arı tarafından kaleme alındığı anlaşılan ve sosyal medayada büyük tepkiler alan” bildiriden bahsetmektedir. Bildiri sosyal medyada harıl harıl paylaşılırken, kendileri birldiriyi talihsiz bir açıklama olarak niteleyip, bize de aba altından sopa göstermeye yeltenmiştir. Eleştiriye karşı tahammülsüzlüğünü bildiğimiz pek de umursadığımızı söyleyemeyiz.

AHMET SUAT ARI

Lahey Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri ve Hollanda Diyanet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ünver ile Rotterdam Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi ve HDV Yönetim Kurulu Üyesi Dr. İsmail Hilmi Bilgi HDV Venray Hacı Bayram Camii tarafından organize edilen “Çanakkale Şehitlerini Anma Programı”na katıldı. Program, İstiklal Marşı

ve Kur’anı Kerim tilavetiyle başladı. Din Hizmetleri Ataşesi Dr. İsmail Hilmi Bilgi ve Venray Belediye başkanı Hans Glissen tarafından yapılan selamlama konuşmalarıyla devam etti. Selamlama konuşmalarının ardından Venray Gençlik kolları tarafından şiirler okundu. Daha sonra kürsüye gelen Prof. Dr. Mustafa Ünver, Çanakkale Şehitlerini anma programlarının HDV Camilerinde özellikle kutlandığını, çünkü o destanı yazan neslin çok olumsuz şartlarda gös-

Cihan Uçar M.D. Surgeon

terdiği bu başarının hikayesinin Hollanda’da yaşayan gençliğimize aktarılmasının önemli olduğunu belirterek, Çanakkale’de gösterilen gayretin günümüz gençliğince de örnek alınması ve başta eğitim olmak üzere, şartlar ne kadar olumsuz olursa olsun her alanda başarıya ulaşmanın mümkün olduğunu gösterdiğini anlattı. Program, Grup Gökkuşağı tarafından sunulan Çanakkale tiyatrosu ve semazen gösterisinin ardından Venray din görevlisinin teşekkür konuşmasıyla sona erdi.

İstanbul'da Estetik Cerrahi artık ödenebilir fiyatlarla hizmetinizde

Aesthetic & Plastic Surgery

Estetik GÜZELLİKTİR

Op.Dr.Cihan Uçar Estetik Plastik Cerrah

Burun estetiği 2450,- Euro meme estetiği 2950,- Euro (silikon-dikleştirme-küçültme) karın estetiği 2950,- Euro

İrtibat Tel: +90 532 2852173 İstanbul Ofis: +90-212-347 07 00

Fiyatlarımıza herşey dahildir. Karşılama ve transfer + 7 gün otel konaklaması + Hastanede ameliyat dahil.

Nur & Handan: 0686 - 10 18 26

Hollanda müşterilerimiz için indirimli fiyatlarımız devam etmektedir. Fiyatlarımıza uçak haricindeki herşey dahildir.

cihanucar@estetikonline.com

www.estetikonline.com

Geniş bilgi için Hollanda Temsilcisi:

Geçen sayıdaki “Koruyucu aile tartışmaları ve gerçekler” başlıklı yazımda, toplum olarak kendi sorumluluğumuza işaret etmiştim. Herhangi bir sebeple ebeveynlerinden ayırılmak durumunda olan çocukların kendi inanç ve kültürlerine uzak koruyucu ailelere yerleştirilmesinin asıl sorumluluğunun Türk ve Müslümanlarda olduğunu, hamasi ifadelerle başkalarını suçlamak yerine kendi sorumluluğumuzu yerine getirelim demiştim. Aradan geçen bir ay gibi bir zaman zarfında da bu konu dallanıp budaklanıp bir ‘milli mesele’ye dönüştü. ‘Milli mesele’ olur da hamaset olmaz mı? İşin içine biraz da duygu sömürüsü ekledin mi yeme de yanında yat. Bazı yazılı ve görsel medya organları konuyu adeta bir şova dönüştürüp gerek Hollanda’da gerekse Türkiye’de büyük bir infiale yol açtılar. Oyle bir tablo çizildi ki, sanki Hollanda devleti tüm kurum ve kuruluşlarıyla Türklere karşı top yekün bir savaş içine girmiş ve bütün dertleri bizim çocukları binbir entrikayla ailelerinden koparıp asimile etmekmiş de haberimiz yokmuş. Haliyle bu durum, Hollanda’da son yıllardaki göçmen kökenlilerle ilgili olumsuz havanın da etkisiyle halkımızın tepkisini çekti. Sadece tepki çekmekle kalmadı, millet galeyana getirildi. Başbakan’ımızın Hollanda’ya yapacağı ziyaret bu durumla ilişkilendirildi. Bazıları öyle haddi aştı ki, Sayın Başbakan için yol haritası bile çizmeye kalktı. Gözler, bu ahval ve şerait içinde Sayın Başbakanımızın 21 Mart tarihinde gerçekleştireceği resmi ziyarete çevrildi. Türk toplumunda olup bitenler tabii olarak Hollanda medyasının da gözünden kaçmadı. Konu hemen hemen bütün aktüalite ve tartışma programlarında gündeme geldi. Bu süreç esnasında sivil toplum kuruluşları üç maymunu oynarken, kurumsal olarak ilk müdahaleyi tarafımdan kaleme alınan bir bildiriyle UETD yaptı. Bildiride gelişmelerden duyduğumuz kaygıyı dile getirip, meselenin nasıl çözülmesi gerektiği konusunda ciddi analiz teklifini dile getirdik. Bildirinin yayınlanmasının akabinde gerek Hollanda gerekse Türkiye de dahil, değişik Avrupa ülkelerinden bir çok teşekkür mesajı

suat.ari@haber.nl aldık. Hollanda’da yaşayanlardan bir çoğu bildiriyi kendi çevrelerinde da dağıtıp geniş kesimlere ulaşmasını sağladılar. Bu talep bizden gelmedi, kendileri bunun için bizden talepte bulundular. Eleştiren olmadı mı? Tabii ki oldu, ancak bir elin parmakları kadar az. Birisi bu olumsuz havanın oluşmasında büyük emeği olan ve bunu da gururla anlatan bir gazeteci dostumuz, birisi bu dostumuzun eşi (talimatla olduğu her halinden belli), bir iki tane de bizim her yaptığımıza muhalefet etmeyi üstüne vazife bellemiş pek ciddiye bile alınamayacak kişi. Oldukça büyük takdir alan UETD bildirisi gazeteci dostumuzu çok kızdırmış olmalı ki, kendi gazetesinde yazdığı haber/yorumda klasik itibarsızlaştırma taktiğini devreye sokma ihtiyacı hissetmiş. Altında imzam olduğu halde, “Ahmet Suat Arı tarafından kaleme alındığı anlaşılan ve sosyal medayada büyük tepkiler alan” bildiriden bahsetmektedir. Bildiri sosyal medyada harıl harıl paylaşılırken, kendileri birldiriyi talihsiz bir açıklama olarak niteleyip, bize de aba altından sopa göstermeye yeltenmiştir. Eleştiriye karşı tahammülsüzlüğünü bildiğimiz pek de umursadığımızı söyleyemeyiz. Ben üzen egosuna başkalarını da alet etmesidir. Bence hatasının farkına vardı, ancak itiraf edecek olgunluk olmadığı için bunu alenen ifade edemiyor. Hatasının farkına vardığını son bir kaç yazısında görmek mümkündür. Son olarak da kasten ve tamamen art niyetli bir güruha dikkat çekmek istiyorum. Federasyon kavramının anlamından bile haberi olmayan, ama kurduğu sözüm ona federasyonun başkanı olarak ortalıkta dolaşan ve bünyesinde her türlü ahlaksızlığı barındıran bu zat ve arkasındaki abileri, şahsım ve UETD hakkında uydurma haberleri, internetten indirdikleri resimleri de manipüle ederek değişik yayın organlarına servis etmektedirler. Uydurdukları haberlerde söylenmemiş sözler, düzenlenmemiş toplantıların haberleri yapılmaktadır. Tam bir iftira ve ahlaksızlık örneğidir bunların yaptıkları. Biz ilk değiliz, son da olmayacağız. Sorumluluk sahibi kişi ve kurumları bunlara karşı tedbir almaya davet ediyorum. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mentalitesine takılmaz inşallah! Sinek küçüktür ama mide bulandırır!

Ahmet Suat ARI is groepsleerkracht en onderbouwcoördinator op een VSO ZML-school te Enschede. Hij schrijft columns in diverse bladen en is o.a. secretaris van UETD-Nederland.


15

NİSAN / APRIL 2013

HABER


HABER

16

NİSAN / APRIL 2013

2013

Politikacı ve basın mensupları bir araya geldiği Simit Sarayı’nın, Rotterdam merkezdeki şubesinin İşletme müdürü Seda Aslan davetlilerle birer birer ilgilendi. Seda Aslan'ın güleryüzlülüğü tüm davetlilerin dikkatini çekti.

UETD Yönetim Kurulu adına düzenlenen başarı plaketini Meram CEO'su Erdoğan Yüce, Bakan Egemen Bağış'ın elinden alırken, Meram Dostluk Vakfı adına da Kamil Saygı Bakan Egemen Bağış'a bir Hollanda değirmeni minyatürü hediye etti.

Rotterdam Birlik Camii'nin düzenlediği Hamsi partisine Rotterdam Türk medyası davetliydi. Davet sahibi Orhan Erdoğan ve Birlik Camii Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Akbulut misafirlerle yakından ilgilendi.

Radyo Deniz ve Mahzen Restorant olarak organize ettigimiz 40 Tavlacinin katildigi ve 4 hafta suren Tavla Turnuvamiz sona erdi. Finale kalan 5 kisi birbirleriyle kiyasiya mucadele ederek ilk ucu belirlediler. Puan durumu ile yapilan Final maclarinda ISMAIL COSKUN : 17 puan ile Birinci olurken CEMSULTAN OZDEMIR : 15 puan ile ikinci OKAN OZTURK : 4 puan ile ucuncu oldu. İlhan Karaçay’ın yayınladığı ‘ Türkiye-Hollanda Arasındaki 400 Yıllık Resmi İlişkiler ve Hollanda’ya Türk Göçünün 50’nci Yılı’ adlı kitap için, İstanbul’da bir tanıtım resepsiyonu düzenlendi. Hollanda’nın İstanbul Başkonsolosluğu’nda verilen kitap tanıtım resepsiyonunda iş, sanat ve medya dünyası bir araya geldi.

HABER'e en çok ilgi gösterenlerden biri de Yenişafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül oldu. Solda Fatih Altaylı, ortada İbrahim Karagül.

Göreme Ayran CEO'su Mehmet Demirel, Ahmet Maranki Seminer'ine hazırlıklarını son aşamaya getiren Zekeriya Arslan ile Konyalı Otantik Restoran'da birlikte yaptıkları kahvaltı sonrasında sohbet esnasında.

Türkiye Öğrenci Konseyi tarafından düzenlenen "Yarının liderleri başarı ödülleri" törenle sahiplerini buldu. Hollanda'yı temsilen katılan Hollanda Öğrenci Konseyi Başkanı Rıza Doğan uluslararası dalda ödül aldı.

Hollandalı BIS B.V ile distribütorlük antlaşması yapan TURKNED şirketi Türkiye’de rüzgar türbinlerini üretecek. Nisan ayında İstanbul Başkent Hastanesinde ilk projeleri gercekleştirilecek.

Hollanda Sivaslılar Platformu Yönetim Kurulu üyeleri, göreve yeni seçilen Hollanda Türk İşadamları Derneği (HOTİAD) Başkanı Hikmet Gürcüoğlu’nu ziyaret etti. Hotiad yönetimine 'hayırlı olsun' diyen Hollanda Sivaslılar Platformu Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çitil, kurumlardaki yönetim değişikliğini olumlu bulduğunu söyledi.

Hollanda Türk Federasyon’a bağlı Dordrecht Ayasofya Cami teşkilatının “Çanakkale Ruhu” adlı programı yoğun ilgi gördü. Altıyüz kişilik tiyatro salonunda biletler yok sattı


17

NİSAN / APRIL 2013

HABER

Hollanda Türk medyasından

Sadece HABER oradaydı

HABER Gazetesi Halkla İlişkiler Müdürü Nur Öztürk Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'a HABER Gazetesini takdim etti. Hollanda Senatosu'nu ziyareti esnasında Başbakan Erdoğan'a "Hoşgeldiniz Sayın Başbakanım, Nasılsınız?" diyen Nur Öztürk'e yönelen ve Nur Hanım'la tokalaşan Başbakan Tayyip Erdoğan, bir süre kendisiyle sohbet etti. İkilinin hatıra fotoğrafı çektirmek için objektiflere dönmeleri üzerine Başbakan'ı izleyen basın ordusu karşı yakaya geçti. Kalabalıktan dolayı muhabirimizin fırsat bulup çekemediği fotoğrafı, geziye Türkiye'den katılan Anadolu Ajansı muhabiri Cem Öksüz Bey'den temin etmek zorunda kaldık.

ım'ın Erdoğan, Nur Han Başbakan Tayyip tesini ze Ga ettiği HABER kendisine takdim larına an mek üzere danışm daha sonra incele acın ar Başbakan'ı taşıyan verdi ve gazetemiz ldi. bagajına yerleştiri

HTIB Türkçe'nin peşini bırakmıyor

H

TIB tarafindan Avrupa’daki vatandaşlarımızın ortak sorunlarına ve beklentilerine ilişkin hazırlanan kapsamlı rapor Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a gönderildi. Raporla ilgili bir basın açıklaması yapan Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği (HTİB) Genel Başkanı Mustafa Ayrancı, “Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşayan 5 milyon insanımızın sorunlarını ve beklentileri derlediğimiz raporu beş farklı bakanlığın yanısıra TBMM’nde grubu bulunan tüm siyasi partilere de gönderdik’ dedi. HTİB Türkçe anadil eğitiminin Hollanda’da ilkokullarda seçmeli ders olarak verilmesinin sağlanması için de çalışmalarını sürdürüyor. Türk avukatlar Fadime Kılıç ve Nazmi Türkkol’un aracılığyla Hollanda Eğitim, Kültür ve Bilim Bakanlığına bir mektup yazan

MANJET

Mustafa Ayrancı “Hollanda hükümetinin iddia ettiği gibi anadil entegrasyonun önünde engel değildir, tam tersine uyumu desteklemektedir. Her şeyden önce eğitimin yeri okuldur bu yüzden anadil dersleri de okullarda verilmelidir. Anadil bir haktır ve biz bu hakkın geri kazanılması için bütün olanakları kullanacağız.” dedi.

Dikkatinizi çekti mi bu aralar Hollanda medyasında hiç nam-ı diğer Geert haberi çıkmıyor. Halbuki ortalık toz duman, velvele. Acaba Türkiye'den özür dileyen İsrail'in bunda bir parmağı olabilir mi?

HDV’de Üç Yeni Komisyon Daha Kuruldu Hollanda Diyanet Vakfı Yönetim Kurulu tarafından üç yeni alt komisyon daha faaliyete geçirildi. HDV Şube cami yöneticileri ve din görevlilerinin komisyonlara isim tavsiyeleri değerlendirilerek bu isimler arasından oluşturulan üç komisyon HDV Yönetim Kurulu tarafından kabul edildi. Bu komisyonların isimleri HDV Tercüme ve Telif Komisyonu, HDV Ar-Ge Komisyonu ve HDV Spor Komisyonu olarak belirlendi. HDV Yönetim kuruluyla tanışan Komisyon üyeleri yapacakları çalışmalar konusunda Vakıf Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ünver’den bilgi aldılar. Prof. Dr. Mustafa Ünver’in verdiği bilgiye göre, her komisyon kendi alanında yapacağı çalışmaları, proje ve tavsiyeleri HDV Yönetim Kuruluna bildirecek, HDV Yönetim Kurulu da bu proje ve tavsiyeleri hayata geçirmeye çalışacak. Komisyonlar daha sonra kendi aralarında toplanarak Komisyon Sorumlusu, Sorumlu yardımcısı ve sekreter olmak üzere görev dağılımı yaptılar. Yılda en az iki kez HDV çatısı altında toplanacak komisyonlar, oluşturacakları mail grubu üzerinden de görüş alış verişlerinde bulunabilecek.

T.C. Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın Hollanda'ya gerçekleştirdiği resmi geziyi, Türkiye ulusal basınının bazı genel yayın yönetmenleri de izlediler. Amsterdam'da kaldıkları Okura Otel'in lobisindeki keyifli sohbet görülmeye değerdi. HABER'i inceleyen Ekrem Dumanlı ve Fatih Altaylı, o günün tek fotoğrafçısı Fatih Karaman'la (adaş esprisi yapıldı elbette) hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmediler. HABER kadrosunu İstanbul'daki ofislerine de davet eden genel yayın yönetmenleri güleryüzlü ve hoşsohbet oluşlarıyla da dikkat çekti.

Rotterdam DHB'nin güzel bayanları daha sağlıklı bir hayat için, soğuk-ayaz demeden, yaz henüz gelmeden, spor hocası Mehmet Can denetiminde powerwalking kursuna başladılar.


HABER

18

NİSAN / APRIL 2013

Gorinchemli Türkler örnek bir güne imza attılar G

Gorinchem'de Türk olmak ne demek?

1+1=2 Bu kadar basit +

orinchem'de Türk olmak ne demek? Bu soruya geçtiğimiz bir kaç ay boyunca Gorinchem bölge arşivinde cevap aranmaya çalışıldı. İlk araştırma sonuçları, “Türklerin Gorinchem'deki 50 yıllık tarihi” adı altında bölgesel arşiv, sergi binasında görücüye sunuldu. Gorinchem'deki Türklerin yaşantısıyla alakalı fotoğraflar, belgeler ve nesneler bir araya toplanmış. Bölgesel arşiv binasında 27 Eylül 2013 tarihine kadar görülebilecek. Bunun yanısıra Türk kültürüyle alakalı çeşitli aktiviteler de yer alacak. Bu özel sergi fikri 2012 yılının ilk aylarında oluşmuş. Ali Koçak, İlhan Tekir ve İbrahim Elmacı, belediye meclis üyeleri, Türkiye Hollanda 400. yıl kutlamalarının yanı sıra Gorinchem'deki Türklerle ilgili bir serginin, iyi bir fırsat olacağını düşünmüşler. Hemen bölge arşiviyle görüşülüp bir çalışma gurubu kurulmuş. Gorinchem'deki Türk-

için ideal Ofis ve işyerleri eal k olan evlere id sa ya sı a m k ta Anten i ağlantısı yeterl b t e rn te in e c Sade eğil) upa yayınları d vr (A rı la n yı ya Türkiye

*

IP-TV

=

İlhan Tekir

ler üç kuşaktır burada yaşıyorlar ve şu anda Gorinchem'daki Türk nüfusu:1784. Sergi geçtiğimiz haftalarda Rotterdam Başkonsolosu Togan Oral'ın ve Gorinchem Belediye Başkanı Piet Ijssels'ın da katıldığı bir törenle ziyaretçilere açıldı. Her iki konuşmacı da yaptığı konuşmalarında, Gorinchem'deki Türklerin tüm diğer topluluklarla birlikte iyi bir uyumun takdire şayan olduğunu dile getirdiler. Başkonsolos Togan Oral konuşmasında “Geçmişinizden ve Hollandalı oluşunuzdan gurur duyuyorsanız, saadete erişmişsiniz demektir. Bu projeye hayat verenlere

Togan Oral

çok teşekkür ederim” diyerek memnuniyetini dile getirdi. Gorinchem Belediye Başkanı Piet Ijssels farklı geçmişlere sahip birçok insanı bir arada görmekten mutluluk duyduğunu ve hep birlikte uyum içinde yaşamaktan mutlu olduğunu ifade etti. 1964 yılının yaz aylarında yerel gazetede çıkan bir haber, ilk iki Türk'ün De Vries Robé'deki fabrikada çalışmak üzere Gorinchem'e geldiğini yazmış. Konuyla ilgili olarak Zübeyde Renda Çavuşoğlu üç kuşak Türklerden farklı 23 kişinin hikâyesini 'Gorinchem'daki Türklerin 50 yıllık tarihi' adlı kitapta topladı.

Internet sizden, 33 Türkiye kanalı bizden

Kampanya fiyatı şimdi sadece

Internetiniz varsa, hiçbir abonelik ücreti ödemeden, Türkiye'deki 33 TV kanalına rahatlıkla bakabilirsiniz.

€ 249,euro

Daha fazla bilgi için: www.ipturk.nl ya da hemen arayın: 010-4376022

*Fiyatlara TV dahil değildir, sadece cihaz ve yayın hakkı dahildir.


19

HABER

NİSAN / APRIL 2013

HOGİAF’ın yeni başkanı Şükrü Masmas

Para harcanır gayrimenkul kalır Ankara'da her bütçeye uygun sahibinden satılık İMARLI ARSALAR TEL: +31 - 652 675100 TEL: +90 - 544 2056837

Webtasarım Webshops

internet teknoloji

Webhosting

internet teknoloji

internet teknoloji

Kurumsal kimlik (huisstijl)

internet teknoloji

Reklam/Flyer tasarım internet teknoloji Dynamic flash banner

Website scan (bedava)

internet teknoloji

Profesional team Güvenebileceğiniz doğru adres

sk

ıya

Ba

en

ed

m git

tüm

AyyildizWeb Broekstraat 32-215 6828 PZ Arnhem

m

arı

tas

r işle

ılır

ap

zy

ini

internet teknoloji

T : +31(0)26 711 32 32 E : Info@ayyildizweb.nl W : www.ayyildizweb.nl

Fotoğraflarla Gündem Yüksekokul öğrencilerinden ziyaret

Leiden Yuksekokulu ogrencileri (HBO) Turkiye ile ilgili ticaret firsatlari hakkinda bilgi almak uzere Leiden ve cevresi Turk Girisimciler dernegi (TOVER) baskani Durmus Dogan i ziyaret ettiler.Avrupanin en buyuk biyolojik arastirma ve gelistirme merkezi olan Bioscience park da faliyet gosteren firmalarin yeni urunlerinin Turkiye pazarina sunulmasi konusunda yuksekokula verdikleri arastirma tekliflerini gerceklestirmek uzere yuksekokul ogrencileri bu ziyareti gerceklestirdiler.

Nevruz yemeği Türk soyluları bir araya getirdi

Hollanda Türk Federasyon tarafından ilk defa tertiplenen Nevruz yemeği yoğun bir ilgi ve alaka ile gerçekleşti. Katılımcıların heyecanları ve güzel dilekleri gelecekte yapılabilecekler için umut verdi.

H

OGİAF yönetim kurulu’nun 6 mart 2013 tarihinde yapılan toplantısında, Şükrü Masmas HOGİAF başkanı seçildi. İki dönemdir Hogiaf başkanlığını yürüten Mehmet Kabakyer’in görev süresi-

nin dolması nedeniyle yapılan seçim neticesinde Şükrü Masmas oy birliği ile başkan seçildi. Den Haag İş adamları derneği(DİAD) başkanlığı görevini sürdüren Masmas yaptığı konuşmada zor bir vazifeye seçildiğini bir ekip ruhu ile

hareket ederek daha da güzel işler yapacaklarını söyledi. Masmas, Mehmet Kabakyer’e de bu zamana kadar yapmış olduğu katkılardan dolayı teşekkür ettiğini bildirdi.

HOGİAF’a üye 8 derneğin temsilcilerinin hazır bulunduğu toplantıda yapılan seçimler sonunda HOGİAF yönetim kurulu şu isimlerden oluştu; Şükrü Masmas (Başkan) Vecih Er (İkinci Başkan ) İsmail Meral (Başkan Yardımcısı) Ahmet Taşkan Sakir Yaşar Bahattin Güler Şuayb Ceyhan Yılmaz Öz Hüsnü Dal Ömer Solmaz Zeki Güngör Mevlüt Cakı Özkan Bayraktar


HABER

20

NİSAN / APRIL 2013

Ankara Anlaşması'na dayanılarak sınır dışı kararı durduruldu sonra ilgili bakanlığın 6 hafta içinde karar vermesi gerektiğinin altını çizen Köse, müvekkilinin büyük ihtimalle oturma izni alabileceğine dikkati çekti. Ortaklık Konseyi Kararı'nın 10. maddesine göre Türk vatandaşlarının AB üyesi ülke va-

H

ollanda'da bir Türk vatandaşı hakkında verilen sınır dışı kararının, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında imzalanan 1963 tarihli Ankara Anlaşması'na dayanılarak yürütmesi durduruldu. Rotterdam Mahkemesi, Hollanda Göç ve Vatandaşlık Dairesi'nin (IND), 10 yıldır Hollanda'da kaçak durumda kalan Hicri Özkurt'un aile birleşimi çerçevesinde oturma izni alabilmek için Türkiye'ye geri dönmesi gerektiği yönündeki kararın yürütmesinin durdurulmasına karar verdi. Özkurt'un avukatı Ejder Köse, Hollanda'da kısa süreli oturma izniyle ilgili yasanın 1998 yılından bu yana yürürlükte olduğunu

tandaşlarıyla eşit haklara sahip olduğunu belirten Köse, müvekkilinin oturma izninin yanı sıra çalışma izni hakkı olduğunu da ifade etti. "Mahkemenin kararı emsal niteliğinde olabilir" diyen Köse, bunun Hollanda dışındaki diğer AB üyesi

ülkelerde yaşayan Türkleri de yakından ilgilendirdiğini söyledi. Hicri Özkurt ile eşi Çiğdem Tezgel-Özkurt ise mahkemenin kararının kendilerini sevindirdiğini söyledi. Yıllardır Hollanda'da sınır dışı edilme endişesi yaşadığını anlatan

Hicri Özkurt, “Mahkeme kararıyla rahatladık. İnşallah oturma izni de alırım. 12 yıldır Türkiye'ye gidemedim. Yıllardır göremediğim babamı görmeyi çok arzuluyorum.” şeklinde konuştu.

belirterek, "Bu yasaya göre Hollanda'ya herhangi bir şekilde gelen, ama sonrasında kaçak duruma düşen bir Türk vatandaşının aile birleşimi çerçevesinde oturma iznine başvurduğunda ret kararı alarak 24 saat içinde sınır dışı edildiğini." söyledi. Müvekkili için de benzer bir kararın alındığını, karardan hemen sonra mahkemeye başvurduklarını anlatan Köse, 1963 tarihli Ankara Anlaşması ve sonrasında imzalanan 1980 tarihli Ortaklık Konseyi Kararı'na (OKK) göre, Türk vatandaşlarının kazanılmış haklarında geriye dönüşün mümkün olmadığını ve mahkemenin de bunu dikkate alarak yürütmeyi durdurma kararı aldığını ifade etti. Mahkeme kararından

Your fantasy, our creation Voor alle functies in de Techniek bent u bij ons welkom! Lasser De functie Wil je als lasser aan de slag bij een leuk bedrijf of ben je toe aan een nieuwe uitdaging? Dan komen wij graag met jou in contact!

IJzerwerker / Metaalbewerker De functie

Maliflex is continue op zoek naar ervaren en gemotiveerde lassers op verschillende niveaus en met verschillende lasprocessen: - Co2 - Elektrode - Argon Je werkt langdurig of projectmatig bij bedrijven in de regio. Projectmatig betekent regelmatig wisselen van opdrachtgever. Op deze manier doe je ontzettend veel ervaring op in een korte tijd.

De ijzerwerker / metaalbewerker voert zelfstandig op instructie en/of aan de hand van tekeningen gecompliceerde werkzaamheden uit ten behoeve van reparatie of vernieuwing van delen of onderdelen aan schepen en staalconstructies die ter reparatie liggen aan de werf. Het afschrijven, maken van secties, aanbrengen en samenstellen van delen van secties aan boord van schepen behoort tot de werkzaamheden. Wil je als ijzerwerker aan de slag bij een leuk bedrijf of ben je toe aan een nieuwe uitdaging? Dan komen wij graag met jou in contact! Je werkt langdurig of projectmatig bij bedrijven in de regio. Projectmatig betekent regelmatig wisselen van opdrachtgever. Op deze manier doe je ontzettend veel ervaring op in een korte tijd.

De vraag Je bent in het bezit van een geldige lascertificaat.VCA Basisveiligheid is een pré. Wij zijn continue op zoek naar gemotiveerde lassers met enige jaren ervaring en die zijn beroep met plezier beoefent!

De vraag Technisch tekeninglezen is een pré.. VCA Basisveiligheid is een pré. Wij zijn continue op zoek naar gemotiveerde ijzerwerkers met enige jaren ervaring en die zijn beroep met plezier beoefent!

Ben jij op zoek naar die uitdagende job in de METAAL? Neem dan nu contact met ons op! 010 - 477 33 77 Mathenesserplein 99 B - 3023 LA Rotterdam

www.maliflex.nl

Tel: 010 - 477 33 77 - Fax: 010 - 477 49 94 - Email: info@maliflex.nl

www.fantasycakes.nl info@fantasycakes.nl Adres: Liendertseweg 70 b 3814 PM AMERSFOORT Tel: 06-39805636


21

HABER

NİSAN / APRIL 2013

2013'de yeni bir muhasebeci ile mi çalışmayı düşünüyorsunuz? Öyleyse, şimdi muhasebecinizi değiştirmenin tam zamanı! Mali Müşavirlik Vergilendirme ve vergi mevzuatı Personel muhasebesi Online (uzaktan) muhasebe işlemleri Danışmanlık

SİZE YENİ KAPILAR AÇIYORUZ ADA AMSTERDAM t.t. Vasumweg 18 1033 SC AMSTERDAM T: +31 (0) 20-6946600 F: +31 (0) 20-6941800

ADA DEN-HAAG Hoefkade 875 2525 HC DEN-HAAG T: +31 (0) 70-4274357 F: +31 (0) 70-3638097

ADA ARNHEM Broekstraat 32 6826 PZ ARNHEM T: +31 (0) 26-3895377 F: +31 (0) 26-4437152

ADA NIJMEGEN Kerkenbos 1234 6546 BE NIJMEGEN T: +31 (0) 24-8 100 100 F: +31 (0) 24 66 374 66

Daha fazla bilgi almak için www.adagroep.nl adresinden websitemizi ziyaret edebilirsiniz.

• Helal kesimde titizlik • Ürünlerde çeşitlilik • Güleryüzlü elemanlar

Girişimci olarak, sorularınıza en doğru cevapları alacağınız bir yere gelmeyi istiyorsunuz. Bunun bilincinde olarak, ADA GROEP, "tek duraklık işyeri" prensibiyle, siz girişimcilere hizmet sunmaktadır. ADA GROEP, size en yakın ve en fonksiyonel danışmanlık noktanızdır. Birlikte, en kısa sürede çözümler üretebiliriz. ADA GROEP siz girişimcilere, sabit fiyat garantisi ile standart hizmet paketleri sunmaktadır.

Sera Supermarkt * Kalitede 1 numara

Bos en Lommerweg 159/161 1055 DS Amsterdam 020-6860623


HABER

22

NİSAN / APRIL 2013

Mehteran KUZULARINIZI KURTLARA Turnuvası’nda KAPTIRMAYIN Dostluk kazandı Röportaj: Serap Torremans

Her anne baba çocuğunun geleceği iyi olsun ister. Hele ki çocuğu yetenekli bir futbolcuysa. Aman Dikkat! O çocukları büyük kulüplere taşıyacak yetenek avcıları gibi, fırsatçılarında gözleri çocuklarınızın üzerinde. Hollanda'daki her Türk ailesinde mutlaka en az bir çocuk bir futbol okuluna gidiyordur. Profesyonel futbolcu olmak istemenin dışında sadece hobi olarak futbol oynayan birçok çocuk var. Şu an onsekiz yaşında, Feyenoord altyapıda oynayan Sezgin Karakoyun yaşadığı tecrübeleri anlattı. Özellikle Türkiye’ye dönüş yapmayı düşünen ailelerin bu konuda ne kadar dikkatli olmaları gerektiği konusuna vurgu yapmak için bir uyarı niteliğinde yazmayı uygun gördük.

Serap: Futbola nerede ve nasıl başladın? Sezgin: Futbola küçük bir kulüpte başladım sonra Sparta' ya geçtim, orada C1' de oynarken Feyenoord' ta oynayan bir arkadaşımın antrenmanını izlemeye gittiğimde ortamı ve antrenmanı beğendim ve hemen oraya mail gönderdim, sonrasında bir antrenmana çıktım, beni beğendiler ve hemen kontrat teklif ettiler. Ben oniki yaşımda iken KNVB' nin scoutları beni görmüşler ve seçtiler. Üç sene de orada oynadım. Orada devam edemedim maalesef çünkü Uluslararası KNVB Turnuvası oynanırken ben bir beyin kanaması geçirdim ve turnuvayı tamamlayamadım. Bu sezon Feyenoord' ta dördüncü yılım. Artık onların seviyesinden yüksek olduğumu düşündüğüm için yeni kontrat imzalamadım, bu son sezonum. Serap: Hollanda’da mı Türkiye' demi futbola devam etmek istiyorsun. Sezgin: Aslında bir Türkiye tecrübem var. Ben B1'de oynarken etraftan bilgiler geliyordu bana, yeni kulüpler ya da beni görüp beğenen kulüplerden. Bu sırada Rotterdam Galatasaray Futbol Okulu'nun açıldığını duyduk. Oraya gittim ve antrenmana çıktım, oradaki hocalar benimle çok ilgilendiler ama oradaki futbol seviyesi Feyenoord'tan çok düşüktü. Ama bana oradakiler 'senin

seviyen diğerlerinden yüksek, sen burada kendini gösterirsen seni İstanbul’a Galatasaray'a götürebiliriz' dediler. Ben hep orda antrenmanlara gittim ve bir süre sonra bize İstanbul’a gideceğimiz söylendi. Bizde kendimiz bilet ve otel masraflarını ödeyip İstanbul’a gittik. U18' e karşı oynayacaktık, hatta bana seviyem diğerlerinden yüksek olduğu için U19'la antrenmana çıkacağım söylendi. Ama oraya gittiğimde böyle olmadı, biz Galatasaray Florya' ya gitmedik, Galatasaray’ın U18 ya da U19'u ile oynamadık. Yol kenarında bir sahada durduk, ben çok şaşırdım çünkü sahayı gördüm içinde borular gecen delikler vardı, saka sandım! Meğerse bizi Galatasaray’ın oradaki futbol okullarından birine götürmüşler. Bir maça çıktık, karşı takım yaş olarak bizden küçüktü, ben ciddiye bile almadım maçı bu olan-

lettertype Bauerbodini bt (bold)

• Schuldsanering ya da iflas davaları • Boşanma/nafaka davaları • Toevoeging (pro deo) • Uitkering davaları • Incasso davaları • Anlaşma hukuku (Contractrecht) • İş hukuku (Arbeidsrecht) • Ticaret hukuku

www.asv-advocaat.nl E-mail:harmankaya@asv-advocaat.nl

lardan sonra. Çünkü hiç böyle düşünmemiştim. Hemen orada bizi oraya götüren Rotterdam Galatasaray Futbol Okulu Başkanı Uğur Bey'e sordum ' bunun için mi buraya geldik' diye. Bana ' bak bu maçta seni sekiz kulüp beğendi, burada scoutlar var' dedi. Baktım orda çimenlerin içinde birkaç adam var ama ben onların scout olduğuna inanmadım. Sonra otele geri döndük, birde duyduk ki otele Fransız kafile gelmiş, oda yok, bizi bir odaya aldılar, dört kişi kaldık bir odada. Hollanda'ya geri döndüğümde hemen Rotterdam Futbol Okulu ile ilişiğimi kestim. Çünkü bize burada anlatılanlar ile İstanbul’da ki yaşadıklarım hiç birbirine uymadı, kandırıldığımızı düşünüyorum. Ben çok hazırlanmıştım, hem antrenman olarak hem de bir şans olarak görmüştüm bunu. Döndüğümde annem Rotterdam Galatasa-

Stille Veerkade 25 2512 BE DEN HAAG Tel: 070 394 63 45 Fax: 070 393 10 04

Avukat Tuğba Harmankaya

ray Futbol Okulu Başkanı Uğur Bey' i aradı, aralarında bir tartışma yaşandı, sonrasında bir daha oraya gitmedim. İki ay sonra annemi arayıp İstanbul Galatasaray'dan bir hocanın burada olduğunu ve bir maçta oynamamı istedi. Ben yine bir fırsattır diye düşünüp o maça gittim, meğer karşı takım çok iyi bir takımmış ve bende iyi bir futbolcu olduğum için oraya çağrılmışım. Yani ortada beni görmeye gelen biri yok, kullanıldım. Bir sure sonra Den Haag'ta eskiden futbol oynamış biri ile tanıştık, O'da beni beğendi ve İstanbul’a götürdü, Tepcikspor ve Samsun spor’a karşı maç yaptık, beni daha ciddi bir iş olarak götürmüştü, ama oradan da bir haber gelmedi. Serap: Bu yaşadığın tecrübelerden sonra yaşıtın olan diğer genç futbolculara ne önerirsin? Sezgin: Ben bir Türk olarak şansımı Türkiye’de denemek istedim, biraz acele ettim, doğru insanlarla, doğru zamanda gitmek gerek. Türkiye’de oynamak zor çünkü fizik gücüne dayalı, buna alışmak uzun sürer, çok iyi antrenman yapmak gerek ki; ben bunu yapabilecek durumdayım. Hollanda' da ya da Türkiye’de seviyeme göre bir kulüple anlaşıp profesyonel futbolcu olmak istiyorum, yaşım onsekiz artık zamanı geliyor.

Ecdat mirasına sahip çıkılması ve onun yaşatılması için gençleri farklı alanlarda bir araya getiren Hollanda Mehteran, 18 takımın ve iki yüz civarında izleyicinin katılımıyla 1. Voleybol Turnuvası’nı gerçekleştirdi. Turnuvaya, Hollanda’nın farklı şehirlerinden 18 takım katıldı. 2010 yılında kurulan ve ilk profesyonel gösterisini 2011 Mart ayında gerçekleştiren Hollanda Mehteran, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde düzenlenen 100’e yakın programda konserler verdi. Hollanda’nın ilk ve tek profesyonel ekibi olan Hollanda Mehteran 2 yıldır, Avrupa’nın mehteran ihtiyacına cevap vermekle birlikte, farklı organizasyonlarla da gençleri bir araya getirmenin uğraşını veriyor. 3 grupta verilen mücadeleler sonucunda, gruptaki ilk 4 takım ikinci tura yükseldi. İkinci tur maç-

larında birer maç oynandı ve galip gelen takım çeyrek finale yükseldi. Çeyrek finalde birbirleriyle kısayıya mücadele eden 8 takım, performanslarıyla izleyenlerden tam not aldı. Yarı finale yükselen, Ay-Yıldız, Mehteran 1, Karadeniz, Nogay 1 ve Mehteran 2, takımları, oynadıkları oyunlarla göz doldurdu. Turnuvanın final maçı, Mehteran 1 ile Karadeniz takımları arasında oynandı. Zorlu ve başabaşa geçen mücadele sonucunda Karadeniz ekibi, 1 puan farkla 1. Mehteran Turnuvası’nın şampiyonu olarak, kupayı müzesine götürdü. İkinciliği Mehteran 1 alırken, Ay-Yıldız, üçüncü, Mehteran 2, dördüncü oldular. Dostluk havası içerisinde geçen turnuvanın yılda birkaç kez tekrarlanması istek ve dileğinde bulunan katılımcılar, hoş ve keyifli bir gün geçirdiklerini ifade ettiler.

N-TEL TECHNIEKMelbournestraat 46b SAFETY & 3047 BJ Rotterdam Tel: 010 - 467 48 11 Mobiel: 0644-180 834 SECURITY Web: www.ntel.nl

Her türlü güvenlik sistemi

E-mail: info@ntel.nl

N-Tel techniek is VEB erkend beveiligingsbedrijf met zowel zakelijke als particuliere klanten. Naast het leveren en installeren van inbraakbeveiliginssystemen, is N-telactief op het gebied van brandbeveiliging, camera/videobewaking (CCTV), toegangscontrolesystemen, telecommunicatie, noodverlichting en elektrotechnische installatie

Hırsızlık güvenliği

Yangın güvenliği

Giriş kontrolü

Kablosuz alarm sistemi

Acil çıkış aydınlatması

Netwerk

Kamer güvenliği

Her türlü elektrik işleri


23

NİSAN / APRIL 2013

HABER


HABER

24

NİSAN / APRIL 2013

IOT’nin yeni başkanı Emre Ünver IOT tarafından yapılan basın açıklamasında, 22 Şubat'ta yapılan Genel Yönetim Kurulunda Emre Ünver (31) IOT yeni başkanı seçildi. Görev süresinin dolması nedeniyle başkanlıktan ayrılan Aydın Akkaya’nın yerine seçilen Emre Ünver, 2009 yılından beri HTİB adına IOT Yönetim Kurulu’nda görev yapıyordu. Seçildikten sonra bir konuşma yapan Emre Ünver, kendisine duyulan güvenden dolayı tüm üyelere teşekkür etti. Aydın Akkaya’nın görevde kaldığı yaklaşık 3 yıllık süre içinde önemli hak kazanımlarının olduğunu belirterek, katkılarından

Erbakan Hoca dualarla anıldı

dolayı kendisine teşekkür etti. Amsterdam doğumlu olan ve yüksek eğitimini Amsterdam Üniversitesi'nde tamamlayan Emre Ünver, 2006 yılından beri İşçi Partisi (PvdA) adına Amsterdam Belediye Meclisi Üyesi ve aynı zamanda Grup Başkan Vekilliği yapıyordu.

HABER ve FOTOĞRAF: ZEYNELABİDİN KILIÇ

IOT’ye üye 9 federasyonun temsilcilerinin hazır bulunduğu toplantıda yapılan seçimler sonunda IOT Yürütme Kurulu şu isimlerden oluştu; Emre Ünver, Başkan (Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği-HTİB) Göksel Soyugüzel, İkinci Başkan (Türk İslam Kültür Dernekleri Federasyonu, TİKDF) Hüseyin Yanmaz, Sayman (Hollanda İslam Federasyonu, NIF) Sevil Ertürk, Sekreter (Hollanda Türkiyeli Kadınlar Birliği, HTKB) Ali Koçak, İkinci Sekreter (Hollanda Türk Spor ve Kültür Federasyonu, HTSKF)

Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, hicretinin ikinci yılında vefat tarihi olan 27 Şubat Çarşamba günü Schiedam İslam Merkezi’nde düzenlenen bir programla sevenleri tarafından dualarla anıldı. Schiedam İslam Merkezi ve Zafer Gençlik’in ortaklaşa tertip ettiği anma programına, İlahiyatçıeğitimci ve Millî Görüş eski Başkanvekili Dr. Yusuf Işık konuşmacı olarak katıldı. Yoğun bir katılımın gözlendiği programa, hem hüzün hem de coşku hakimdi.

HD videobewaking in een nieuwe dimensie 5 x hoger resolutie en realtime - over coax met HD - SDI

CULTIFEST ve MULTIFESTIJN'deki standlarımızla hizmetinizdeyiz

Beveilig uw woning, kantoor of winkel met het beveiligingssysteem van ADACAMS

Nu voor elk nieuwe e kl een gra ant tis Iphone 5! *

GÜVENLİK

SİSTEMLERİNDE

DOĞRU ADRES Schiedamseweg 213 3026 AN Rotterdam

www.adacams.nl *alleen bij aankoop van HD camera set

010-462 35 69

“Onu anmaktan ziyade anlamak gerekir” 27 Şubat 2011 günü hakka yürüyen 54. Hükümet Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, vefatının ikinci yıldönümünde Türkiye'de olduğu gibi dünyanın çeşitli yerlerinde de farklı etkinliklerle anıldı. Hollanda’da da bu maksatla pek çok program tertip edildi. Schiedam İslam Merkezi’nde düzenlenen porgrama yaklaşık bin kişi katıldı. Gençlik Teşkilatı Eğitim Başkanı Ömer Kıraç tarafından sunulan program, Camii Eğitim Başkanı Mustafa Arslan’ın Kur’an tilavetiyle başladı. Davetliler, güzel ses ve benzersiz yorum eşliğinde çağlara meydan okuyan Kur’an ikliminin feyiz veren atmosferini uzun süre soludular. 24 kişilik ekibiyle programda hazır olan Hollanda Mehteran, verdiği mini konserle katılımcıların duygularına tercüman oldu. Özellikle, merhum Erbakan Hoca adına bestelenen ‘Savunan Adam’ adlı eseri kendilerine has bir yorumla seslendiren Hollanda Mehteran, katılımcılardan büyük alkış ve tam not aldı. Program akışında ve konser sonrasında gençler, salonu ‘Mücahid Erbakan’ nidaları ile adeta inlettiler. “Dinin yıldızı, yüzyılın müceddidi...” Schiedam İslam Merkezi Camii Başkanı Zekeriya Budak selamlama konuşmasında, geleceğimizi inşa edebilmenin yolunun onu anlamaktan geçtiğine dikkat çekti. Erbakan Hoca’nın sadece problemleri konuşmadığına, sorunlara, insanî ve İslamî çözümler sunarak, insanlığı içine düştüğü girdaptan çıkarmaya çalıştığına vurgu yapan Zekeriya Budak, “Önce Ahlak ve maneviyat” diyerek meşakkatli bir yolculuk başlatan Erbakan’ın, fikirleriyle, yaptığı çalışmalarla bir devrim gerçekleştirdiğini ifade etti. Siyonizm, ırkçılık, sağcılık, solculuk, emperyalizm, kapitalizm gibi insanları felakete sürükleyen düşünce akımlarının tehlikelerinden insanlığı haberdar

eden tek kişinin Erbakan Hoca olduğuna işaret eden Budak, onun verdiği mücadele ile Müslümanların ‘öz’lerine döndüklerini ve bu hasletleriyle dünya Müslümanlarının onu ‘lider’ olarak gördüklerini ifade etti.

“Ümmetin başı sağolsun!” Merhum Erbakan Hoca’nın hayatının ve mücadelesinin anlatıldığı sinevizyon gösterisinin ardından Güney Hollanda Millî Görüş Başkanı Mehmet Erdoğan söz aldı. Sadece Müslümanların değil, bütün insanlığın saadeti ve kurtuluşu için mücadele eden Millî Görüş erleri olarak, Erbakan Hoca’nın idealine ancak ve ancak bu soylu çabanın sürdürülerek ulaşılacağına dikkat çeken Başkan Erdoğan, “Yaşadığımız ülkede, Müslümanlar olarak İslam’ı en saf ve en güzel haliyle temsil etme gibi çok önemli, ağır bir görev ve sorumluluğumuzun olduğu asla unutulmamalıdır. Millî Görüş camiası olarak, şubesiyle, bölgesiyle, genel merkeziyle Erbakan Hoca’mızın idealini teşkilatlarımızın ruhunda, bünyesinde yaşatmak ve ona olan sevgimizde aşırıya gitmeden, onun insanlığa sunduğu kurtuluş reçetesini ve yaktığı ümmet bilinci meşalesini ilerilere taşımak bizim aslî görevimizdir; böylelikle Hocamıza olan sadakatımızı göstermiş, vefa borcumuzu ödemiş ve ruhunu şad etmiş olacağız. O Türkiye siyasetinde söz sahibi olabilmek ve Türkiye’yi layık olduğu şekilde yönetebilmek için, yönetim koordinatlarını bile formatlamıştı." diyerek sözlerini tamamladı. Merhum Erbakan Hoca’nın örnek yaşamından sunulan kesitler ve onun, hakk adına zalimlere karşı verdiği onurlu mücadele serüveni, salonu dolduran yüzlerce Erbakan sevdalısına duygu dolu anlar yaşattı. Regenboog Sanat Merkezi’nin katkı ve destekleriyle hazırlanan program, Zafer ve Birlik Gençlik Teşkilatlarının gönül erleri tarafından günler öncesinden merhum Erbakan Hoca’nın ruhuna okunmak için başlatılan ‘1000 Hatim Projesi’nin duası ile son buldu. Dua, camii imamı İbrahim Ersin tarafından yapıldı.


25

HABER

NİSAN / APRIL 2013

Murat Gedik:"Teşkilatımızı semiprofesyonel çalışmalara hazırlıyoruz"

H

ABER Gazetisi'ni ziyaret eden Hollanda Türk Federasyonu Başkanı Murat Gedik ve sekreteri Erin Bey, "Biz açılım po-

litikasi güdüyoruz, kapılarımızı açtık aynı zamanda da kendimiz ziyaretlerde bulunuyoruz farklı kesimlere. " açıklamasında bulundu. Asgari müştereklerde

bütün insanlarımızla aynı seviyede buluşmamız lazım, böyle de yapıyoruz zaten. Biz artık sadece Türkiye'nin politikasını değil, buradaki gençlerimizi de düşünerek focus noktamızı Hollanda ve sosyal politika hayatına odaklanıyoruz. Hollanda'daki Türk toplumunun yaşam biçimine, buradaki geleceğimize ve gençlerimize odaklanıyoruz. Çok sayıda eğitim seminerleri duzenliyor, bunlara ağırlık veriyoruz. Sekiz kişiden oluşan bir yönetimimiz tamamen gönüllülerden oluşuyor. 20 tane binamız var, 60 noktada aktifiz. Daha cok yarı-profesyönel çalışmalara dönmemiz lazım artık" dedi.

Tekvando'da Esengül fırtınası Hoofdweg 656 1055 AB Amsterdam Tel.: (020) 386 84 35 E-mail: info@nurjuwelier.nl www.nurjuwelier.nl

ADVERTORIAL

K

endinden üç yaş büyük olan Fas'lı rakibini 7-1 gibi net bir skorla yenerek 46 kiloda Hollanda tekvan-

do şampiyonu olan Esengül Özçiçek için T.C. Rotterdam Başkonsolosluğu'nda kutlama toplantısı düzenlendi. Altı yaşında tekvandoya başlayan 1998 doğumlu Esengül Özçiçek, şimdiye kadar yaklaşık otuz tekvando turnuvasına katıldı. Geçen sene 46 kiloda şampiyonluğu kıl payı kaçırarak ikinci olan Esengül, bu sene aynı kategoride şampiyon olmayı başardı. Her haf-

ta en az üç gün Lahey kentinde bulunan Koryo tekvando okulunda ablası Ayşegül Özçiçek ile beraber antrenman yapan Esengül, başarısını bu antremanlara ve ailesinin kendine verdiği desteğe borçlu olduğunu belirtti. Yakın gelecekte Türkiye için mücadele vermeyi istediğini vurgulayan Esengül, hiç yılmadan çalışarak yeni şampiyonluklar kazanacağını belirtti.

İzmit'te 3500 Euro'ya devremülk

İ

şadamı Turgut Torunoğulları İzmit Gölcük'te Hollanda'daki vatandaşlarımıza çok avantajlı bir tatil imkanı sunduklarını söyledi. Gölcük’te yaptıkları beş yıldızlı otel ve devre mülklerin bitim aşamasında olduğunu ve artık satışa geçtiklerini belirten Turgut Torunoğulları verdiği demeçte: “İnsanlarımızın faydalanmaları için onlara güzel olanaklar sunmaya devam ediyoruz. Gölcük’te deniz manzaralı devre mülklerimizin satışına başladık. Hazırladığımız 70 m2'lik konutlarda 2 oda, 1 salon ve mutfak mevcut. Orka Thermal Life devremülk isminde ve aynı zamanda yanında 5 yıldızlı otel v a r.

Turgut Torunoğulları

Kadınlara özel gece kulübü mevcut

Orka Thermal Life Sabiha Gökçen'e 45 dakika, İzmit'e ise sadece 5 km

Orka Thermal Life devremülke ömür boyu sahip olmak için bir defaya mahsus 3500,- Euro ödemeniz yeterli v

Burada vatandaşlarımız bir defaya mahsus 3500 euro ödeyerek, hem her yıl devremülklerinde tatil yapabilecekler, hem de 5 yıldızlı otelin bütün olanaklarından faydalanabilecekler. Otelde de her türlü imkanlarımız mevcuttur. Kapalı ve açık havuzlar, sosyal tesisler, terapi odaları, masaj salonları, fitness spor kompleksi, buz odası, aile banyoları, hamamlar, saunalar, kese odaları ve bayanlara özel gece kulübü var. Konum olarak ise Gölcük Kaplıcaların termallerin üstünde, ormanın için-

de ve deniz manzaralı. Sabiha Gökçen Havalimanı 45 dakika ve İzmit şehir merkezine ise 5 km uzaklıkta. Bir insan yılda bir defa tatile giderse zaten ortalama 1500 Euro civarında bir para harcar, bu da demek oluyor ki, iki defa tatile gitmekle bunun parasını çıkartabiliyorsunuz. Devremülkü satın alan vatandaşlarımız isterlerse dairelerini kiraya verebilirler ya da arkadaşlarını gönderebilirler kendi yerlerine. Ömür boyu her yıl kullanma fırsatı olacaktır.

Bu devremülkler hakkında daha fazla bilgi için: 00-90-532-503 65 12 (Metin Bey) ya da Hollanda'da 073 622 00 25 nolu telefonları arayabilirsiniz.


HABER

26

NİSAN / APRIL 2013

HOTİAD'ın yeni atağı:Türk girişimcilerden güç birliği

Hollanda’daki Türk girişimciler ortak sorunlarla daha etkin mücadele yürütebilmek amacıyla güç birliği kararı aldılar. Hollanda Türk İş Adamları Derneği’nin (HOTİAD) inisiyatifiyle Rotterdam Ticaret Odası’nda düzenlenen toplantıya HOTİAD yöneticilerinin yanı sıra Hollanda Genç İş Adamları Federasyonu SC_A3_Poster.pdf 1 11-3-2013 21:43:27

C

M

(HOGIAF) Başkan Yardımcısı Vecih Er, Arnhem Türk İşverenler Derneği (TOV) Başkanı Rahmi Gemril, Leiden Türk İşverenler Derneği (TOVER) Başkanı Durmuş Doğan, Tüm Sanayiciler ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Hollanda Başkanı Rıza Bora, Tilburg İşverenler Derneği (TOTİL) Başkan Yardımcısı Selim Yılmaz

ve Hollanda Yozgatlı İşadamları Derneği Başkanı Kadir Açkalmaz ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarından temsilciler katıldılar. Toplumsal yaşamın her alanında olduğu gibi iş dünyasında da sorunların her geçen gün arttığı bir dönemde güç birliği içinde ortak hareket etmenin önemine vurgu yapılan

toplantıda, belirli noktalarda birlikte hareket edebilmek için ortak bir çalışma grubu oluşturulması kararlaştırıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Hollanda Türk İş Adamları Derneği (HOTİAD) Başkanı Hikmet Gürcüoğlu, uzun süredir iş adamları olarak ortak sorunlarla etkin mücadelenin yollarını aradıklarını belirte-

rek, prensip olarak oluşturulmasına karar verilen çalışma grubunun ilk etapta dernekler arasında koordinasyonu sağlamaya çalışacağını kaydetti. Gürcüoğlu, Hollanda’daki Türk girişimci derneklerinin birlikte hareket etmesini sağlamayı amaçladıklarını ifade ederek, yaşamın her alanında artan sorunların çözülmesi-

ne sağduyu ile hareketin ivme kazandıracağını söyledi. Hikmet Gürcüoğlu, “Bu toplumda kendimizi ve sesimizi hissettirmemiz lazım. Ekonomide ve ticarette varsanız, yükleri paylaşıyorsanız o zaman daha çok hissedilmeniz lazım. Türk toplumunun hissedilmesini sağlayacak olan bu tür derneklerdir” ifadesini kullandı.

Utrecht Ulu Cami minarelerine kavuştu

Utrecht'te yapımı devam eden Ulu Cami geçtiğimiz hafta yapılan bir törenle minarelerine kavuştu. 2009 yılında temeli atılan Utrecht Ulu Camii’nin inşaatı Proje Müdürü Kris Kreijns ve Mevlüt Bilecen’in teknikerliğinde hızlı bir şekilde devam ediyor. Mimarisi ve sahip olduğunu minarelerin yüksekliğiyle dikkat çeken Utrecht Ulu Cami’nin inşaatın-

da sona yaklaşılırken, geçtiğimiz hafta düzenlenen törenle minarelerin alemleri yerlerine yerleştirildi. Minarelerin 44 metre yüksekliğe sahip olduğunu ifade eden Utrecht Ulu Camii Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Aydemir, “Utrecht şehrinin anıtsal bir sanat eseri olarak yükselmiştir. Sadece basit bir beton bina değildir.’’ dedi.

CY

CMY

K

Köse Advocaten

MY

Law Office

Y

CM

Av. Havva Yılmaz-Altındağ Uzmanlık alanları: (Ağır) ceza davaları; çocuk ceza davaları; ehliyet davaları; ceza temyiz davaları

www.koselaw.nl

Tel: 010 - 215 13 11 MANJET HOLLANDA'DAKİ BAKICI AİLEYE MUHTAÇ ÇOCUKLARI SUİSTİMAL EDEN ÇOCUK ESİRGEME KURUMU GİBİ KURUM VE KURULUŞLARI, AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE GÖTÜRECEK BİR BABAYİĞİT ARANIYOR.


27

Stratejik İşbirliği için Avrasya Sivil Toplum Forumu Hollanda’da yaşayan Türk ve Akraba Topluluklar arasında stratejik işbirliğini arttırmak amacı ile Avrasya Sivil Toplum Forumu oluşturuldu. Geçtiğimiz yıl Mültifestijn’deki Kazak çadırında start verilen çalışma, Amsterdam Türkevi’nde yapılan ikinci top-

lantıda yapı ve faaliyet alanları ele alınarak daha geniş bir katılımla tartışıldı. Toplantıya, Hollanda`da temsil edilen Uygur, Kazak, Özbek, Azeri, Türkmen, Kırım, Nogay kuruluş temsilcileri katıldı. Ayrıca Boşnak, Mısır, Batı Trakya, Bulgaristan, Makedonya, Ahıska,

TİKDF’tan Ataşe’ye ziyaret

Geçtiğimiz ay kongresini tamamlayan Hollanda Türk İslam Kültür Dernekleri Ferderfasyonu 11 kişilik yeni yönetim kurulu üyeleri Genel Başkan Arif Yakışır, Genel Başkan Yardımcı-

Hollanda'da kimlik taşıma zorunluluğu herkesi kapsıyor

HABER

NİSAN / APRIL 2013

sı İbrahim Çitil, Genel Sekreter Göksel Soyuğüzel, Genel Muhasip Ahmet Arslan, Genel Muhasip Yardımcısı Sami Üşenti, Eğitim Komisyonu Başkanı Metin Çift, Eğitim Komisyonu Başkan

Rotterdam'ın 3. Simit Sarayı Meent'te

Afganistan Türkleri kuruluşları da desteklerini bildirdiler. UETD Hollanda öncülüğü ve desteği ile Avrasya Buluşmaları’nın ilki, Hollanda Türkmen ve Belh Dostları Derneği’nin açılışı ile Türkmen Günü olarak hayata geçirilmişti.

Yardımcısı Bekir Özel, Eğitim Komisyonu Sekreteri Sami Üşenti, Koruyucu aile çalışma Komisyonu üyesi Adnan Berkcan, İOT temsilcisi Zekeriya Açkalmaz ve gönüllü olarak yönetime katkıda bulunan Ali Alıcıkuş ile birlikte T.C. Rotterdam Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi Dr. İsmail Hilmi Bilgi’yi makamında ziyaret ederek; “Federasyon ve çalışmaları hakkında bilgiler verdiler ve çalışmalarında başarı dileklerinde bulundular. T.C. Rotterdam Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi Dr. İsmail Hilmi Bilgi, ateşelik olarak her zaman işbirliği yapmaya hazır olduklarını dile getirdi ve yöneticilere nezaket ziyaretinden dolayı teşekkür etti.

Yeni şube 40 kişilik iç mekana ve 30 kişilik teras alanına sahip

T

ürkiye’de marka haline gelen ve yurtdışında birçok ülkede şube açmaya devam eden Simit Sarayı’nın, Rotterdam merkezdeki şubesini 2 Karamanlı gurbetçi franchising olarak hizmete sundular. Henüz resmi açılışın yapılmadığı şubede, politikacı ve basın mensupları bir araya gelerek Hollanda ve Türkiye gündemini değerlendirdiler. Aslen Karaman ili Çatak Köyü'nden olan Mustafa Duyar ve Mustafa Korkmaz tarafından Rotterdam’ın merkezindeki Meent caddesinde açılan yeni Simit Sarayı şubesinde bir araya ge-

len Hollanda´daki Türk kökenli politikacılar ile Türk basını, son güncel konuları konuşma fırsatı da buldular. Simit Sarayı’nın Rotterdam Meent 15 numaradaki şubesinde gerçekleşen toplantıya Hollanda Sosyal Demokrat İşçi Partisi (PvdA) Milletvekili Tunahan Kuzu, Rotterdam Anakent Belediye Meclis Üyesi Zeki Baran, IJsselmonde İlçesi belediye meclis üyesi Necat Kaya, Crooswijk-Kralingen İlçesi belediye meclis üyesi Oktay Ünlü, Hollanda Çataklılar Derneği Başkanı Mustafa Koçak ve basın mensupları katıldı. İşletme müdürü Seda Aslan tarafından yönetilen toplantıda

bir konuşma yapan işletme sahibi Mustafa Duyar, “Şehrin merkezine açtığımız bu yeni şubemizle, Hollanda´da yaşayan insanların ayağına İstanbul´u getirdik. Konseptimiz Türkiye´deki diğer şubelerimiz ile bire bir aynı. Elbette kalitemizde aynı ve aynı kalacak. Günlük yaklaşık altmış bin kişinin uğradığı Blaak-Merkez pazarının hemen yanındaki şubemizde güleryüzlü bir şekilde müşterilerimize hizmet edeceğiz" dedi. Milletvekili Tunahan Kuzu, “Dünyadaki global krize rağmen bu tür işletmelerin açılması çok önemli. Hem bölgelerinde iş istihdamı sağlıyorlar, işsizliğin asgari düzeye düşürülmesine katkıları oluyor hem de insanların gönül rahatlığı ile gelip oturacakları tesisler kuruyorlar. Umuyorum ki yatırımcılarımız bu tür yeni mekanlar açmaya devam ederler" şeklinde konuştu.

Rotterdam Meent’te Den Haag'da bir temyiz mahkemesi, kimlik taşıma zorunluluğundan Yahudilerin muaf tutulamayacağına hükmetti. Muhafazakar bir Yahudinin başvurusunu değerlendiren Den Haag Temyiz Mahkemesi, söz konusu şahsa, dini gerekçeler öne sürerek, kimlik göstermediği için kesilen 90 Euroluk para cezasını onayladı. Mahkeme kararında, Hollanda'da yaşayan 14 yaşın üstündeki herkesin kimlik kartını her zaman yanında bulundurmasının ve gerektiği hallerde polise göstermesinin kanuni bir yükümlülük olduğunu belirtilerek, bu konuda dinlere göre bir istisna yapılmasının söz konusu olamayacağı vurgulandı.

Biz de sizi çok Seviyoruz

Meent 15 3011 JA Rotterdam


HABER

28

NİSAN / APRIL 2013

İbn Ghaldoun'da İmam Hatip programı başlıyor Hollanda Diyanet Vakfı’ndan yapılan bir açıklamada, Rotterdam Ibn Ghaldoun Lisesi’nde İmam Hatip Lisesi Proğramına başlama kararı aldıkları bildirildi. Yapılan açıklamada “Rotterdam şehrinde VWO düzeyinde eğitimöğretim sunan İbn Ghaldoun Lisesi ile temaslarda bulunduk ve bu okulun çatısı altında başlangıçta biri kız, diğeri erkek olmak üzere 25’er kişilik iki derslikte İmam Hatip Lisesi programına başlamaya mutabık kaldık. İmza aşamasına getirdiğimiz protokole göre, İbn Ghaldoun VWO Lisesine kayıt hakkı kazanmış 12 yaşındaki öğrenciler arasından İmam Hatip

Lisesi programını takip etmek isteyen öğrencileri İHL 1. sınıfına kaydedecek ve 2013 Eylül ayında derslere başlayacağız. İmam Hatip Lisesi programına kaydedeceğimiz öğrencilerimiz normal günlük derslerine ilave olarak günlük 2 saat, haftalık 10 saat alacakları ek derslerle İmam Hatip programını takip edeceklerdir. Bu lise mezunları doğrudan üniversiteye gidebilmekte oldukları için Uluslararası İlahiyat Fakültesine devam etmek isteyenler bu fakülteye, başka alanlarda üniversite okumak isteyenler de başka üniversitelere gidebileceklerdir” denildi.

İslam Üniversitesi’nin İslam İlahiyatı Lisans Bölümü de tanındı Hollanda YÖK’ünün (NVAO) 5 Mart 2013 kararıyla, 2010 yılında gerçekleşen “master bölümü”nün tanınmasının ardından, “Avrupa tarihinde bir ilk” olarak Rotterdam İslâm Üniversitesi’nin İslâm İlahiyatı “Bachelor-Lisans Bölümü” de tanındı. Halihazırda sadece İlahiyat Fakültesi (lisan+yüksek lisans) bulunan ve bu anlamıyla aslında İslâm teoloji üniversitesi olma hüviyeti de taşıyan İUR, eğitim faaliyetini tamamen Hollanda yüksek öğretim kanununa uygun olarak yürütmektedir. Buna bağlı olarak da bu fakülte bünyesinde 4 ayrı eğitimöğretim programı yer almaktadır: • Bachelor Islamitische We-

tenschappen (İlahiyat Bachelor/Lisans), • Master Islamitische Wetenschappen (İlahiyat-Yüksek lisans), • Master Islamitische Geestelijke Verzorging (İslâm Manevî Rehberlik-Mastır), • Master Imam Opleiding (İmam Eğitimi) Birbirini tamamlayan ve yaşanılan ortamın karakteristik özelliklerini de dikkate alan bu lisans ve yüksek lisans programları sayesinde İUR, öğrencilerinin, genelde Avrupa özelde de Hollanda’da İslâm’ı en güzel bir şekilde temsil edebilecek donanımlı olarak yetişmesine katkıda bulunmayı hedefliyor.

Sömürgeci düşünce İş dünyasında olay değişik midir? Yükselen işdalları olduğunda ilk önce pohpohlamalar başlar ve sonra küçük bir neden bulunur ve işadamlarının başına vergi dairesi, fiod,polis ve çeşitli kurumlar aracılığıyla baskılar başlar. Bir bakarsın ki kendinde Irak olayında olduğu gibi kendi işadamlarımızın ne kadar kötü ve hazırlıksız olduğunu düşünmeye başlarsın. Devletten teşvik, destek ve reklam alan işadamları dernekleri de buna bakar ve birşey yapmaz ve yapamaz. Çünkü reklam giderleri yok olacaktır. SEDAT ÇAKIR

sedat.cakir@haber.nl

Her ülkede kendi içi ve dışında gelişen olaylar olur. Gazete, dergi,televizyon, internet vs.medyayı takip ettiğinde bir dönem sonra bazı biyometrik sonuçlara ulaşırsın. Daha doğrusu bu tip yayınları yapanlar ve/veya yaptıranlar belirli sonuçlara varırlar. Irak savaşında bunu görmüştük, yapılanlar yayınlar sonunda batıdaki devletlere ve ABD Başkanı George Bush jr. e güvenmeyenler ile kendilerini çelişkide buldular. Batı sömürge düzeninin yaptığı genelde bu oluyor. Ülkeler içinde de dinamikler üç aşağı beş yukarı aynı şekilde çalışır. Sömürgeci düzen yükselen veya yükselmeye çalışan azınlıkları pek sevmez. Sevmemesine rağmen 'sevmiyorum' demez veya neden bu kadar hızlı yükseliyorsun da demez. Sana 'maşallah ne de güzel çalışıyorsun nasıl güzel bu kadar iyi kazanıyorsun, ne güzel 5 milletvekili çıkarıyorsun' der ama arka planda kıskançlık tohumları atıldığından belli belirsiz ve temelde tek yerden yönetilmeyen, ama olumsuz bir konu ortaya atıldığında hemen azınlığın altını deşmeye hazır bir hareket başlar. Bunlardan bazıları alenen olur, ama bu alenililikte de bir yapmacık bir koruma duygusu sergilenir. Birden bakarsınız azınlık milletvekillerine saldırı başlamıştır. Çok başarılısın ama bu olmasaydı olayı başlar ve garibim yabancı da kuyruğunu nasıl kurtaracağını kara kara düşünür. Milletvekili Kuzu’nun başına gelen olay budur. Tunahan Kuzu’ya bir ders ve mesaj verilmiştir. Tunahan Kuzu bu mesajı aldığından ve algıladığından kendi de yeniden görev verilerek mükafatlandırılmıştır. İnşallah yeni bir Çoşkun Çörüz oluşumunu görmeyiz, temennimiz odur. İş dünyasında olay değişik midir? Yükselen işdalları olduğunda ilk önce pohpohlamalar başlar ve sonra küçük bir neden bulunur ve işadamlarının başına vergi dairesi, fiod, polis ve çeşitli kurumlar aracılığıyla baskılar başlar. Bir bakarsın ki kendinde Irak olayında olduğu gibi kendi işadamlarımızın ne kadar kötü ve hazırlıksız olduğunu düşünmeye başlarsın. Devletten teşvik, destek ve reklam alan işadamları dernekleride buna bakar ve birşey yapmaz ve yapamaz. Çünkü reklam giderleri

yok olacaktır. En son kişisel olarak saldırıya uğrayan Aysel Erbudak için yazı yazan bir dernek görülmedi. Aynı konuda parlementoda soru önergesi veren de olmadı. Nedenini kendimize sormalıyız. Seçtiklerimiz bizi domuz çiftliği sahiplerini koruyan CDA’lı milletvekilleri kadar koruyamıyorsa ve seçilenler kısa zamanda Çörüzleşiyorsa bunun çözümü nasıl olacak? Arada bu köşede yazıyorum ve çokça da ikili konuşmalarda anlatıyorum. İlk önce sağlam bir basın gerekiyor. Basında sağlam adamlar var. Yıllarca kişisel fedakarlıklarla gazete ve dergi çıkartan arkadaşlar var. Özcan Özbay gibi Internet üzerinden yıllarca asgari ücretten de az bir paraya yayın hazırlayan arkadaşlarımız var. Hotiad ve Hogiaf’a ve özellikle buralara üye olan ve Türk iş camiasının kaymak tabakası olduğunu varsayan arkadaşlarımızın belli bir reklam politikası uygulayarak basınımızın en kısa zamanda güçlenmesini sağlaması gerekiyor. Aysel Erbudak için biraz geç kalındı ama sizin için henüz geç değil. Sömürgeci ülkelerde, Hollanda buna dahil, sıra bir gün mutlaka size gelecektir. Bu düzen yalnız arkası sağlam olan gruplara saldırmaz. Sağlam medya size sağlam bir gelecek perspektifi oluşturur. Kuvvetli bir Hollanda Türklüğü dileklerimle. Not: Mağdur anneleri unutmadım. Çocukları annelerden kopartmayalım.

Sedat Çakır, göçebe aile yapısından kaynaklanan genetik yapıyla Sultanlar Yolu’nu hazırladı ve yürüdü, yine aynı genetik yapının değiştirici etkisiyle değişim danışmanlığı yapıyor.

Vergi Danışmanlığı ve Muhasebe uzmanlık işidir Hulsenboschstraat 9 4251 LR WERKENDAM Tel: 0183-617218 Fax: 0183-617316

Yeminli mali müşavirlik Muhasebe Vergi işlemleri Ticari plan ve proje hazırlanması Araştırma ve yönlendirme İş yatırımı danışmanlığı

Bütün hizmetlerimizden Türkçe ve Hollandaca olarak faydalanabilirsiniz!


29

NİSAN / APRIL 2013

HABER


HABER

30

NİSAN / APRIL 2013

İstanbul'da bilmediğimiz bir moda dünyası ile karşılaştım rada kaldım. Ufak bir rol teklif ettiler, yabancı ders veren bir öğretmeni canlandırdım. Hatta filmde olan 4 karakter için şalvar diktim. Dikiş makinesi ve kumaşları yanımda getirdiğim için bu çok zor olmadı. Film henüz vizyona girmedi, ne zaman çıkacağını bilmiyorum. Sette tanıştığım ünlüler İstanbul’a geldiğimde bana yardımcı olacaklarını söylediler ama İstanbul’a geldiğimde hiç kimse bana yardim etmedi . Türkçenin yetersiz olmasını nasıl karşıladılar? Bu konuda biraz zorlandım ama bu durum hoşlarına gitti ve hemen o an benim için bir rol uyarladılar. Bana yabancı öğretmen rolünü verdiler. Amaçları ismimi kullanmaktı bunun nedeni ise Pathe gibi bir sinemada vizyona girmesiydi. Ve Hollanda’da tanınmış biri olmam işlerine geldi. Bu olaylar beni biraz üzdü ve artık dünya turuna çıkmalıyım diye karar verdim. Tam o esnada kuzenim bana neden yetenek sizsiniz programına katılmadığımı sordu ve bir kaç kişi tanıdığını ve belki yardımcı olabileceklerini söyledi. Bunun üzerine aklıma daha önceden Hollanda’da yaptığım bir proje geldi ve 1 dakikada elbise yapma tekniğini bir daha denemeliyim diye düşündüm ve başvuruda bulundum.

Locatie Putsebocht Locatie Schere

Locatie Putsebocht Locatie Schere

Önceki yaptığımız röportajda dünya turu yapmak istediğini söylemiştin. İstanbul’a gittiğinde daha farklı bir yol çizdin kendine nasıl oldu bu? Amacım 2 senelik dünya turu yapmaktı. Türkiye’ye akrabalarıma veda etmek için gitmiştim bu arada birkaç tasarımcı ile görüşmek istedim. “Ünlü olmadığım için benimle görüşmek istemediler”, çok üzüldüm randevu bile alamadım, hatta bir tasarımcı bana Hollanda’da isim yapmış olabilirsin ama Türkiye’de tanıdık değilsin” dedi. Bu çok zoruma gitti, sonuçta ben de bir türküm, yardim edebilirlerdi. Büyük şirketler bile ilgilenmediler. Olaylar böyle gelişirken bir kaza geçirdiğim için 1 ay bir şey yapamadım. Sokakta yürürken magazine colonik adında bir medya şirketi beni tanıdı, çok şaşırdım tabii. Adapazarı’nda bir film çekimi olduğunu ve birlikte gidebileceğimizi söylediler ve baktım ki Tuğba Özay, Çılgın Sedat gibi ünlüler de orda. Hangi film? “Daltonlar ve laz kit” adlı bir film çekiliyordu. Film ve etrafındaki olaylar çok hoşuma gittiği için ve zaten dünya turuna çıkma planlarımı ertelemek zorunda kalmıştım “en azından burada kalıp gezerim ve kendimi tanıtırım” düşüncesiyle bu-

RIŞTI, YETENEK SİZSİNİZ'DE YA E TANIŞTI TÜRKİYE'NİN ÜNLÜLERİYL

Yetenek sizsiniz deki Jüri yeteneğini çok basit bulur diye düşündün mü hiç? Jüri basit bulur düşüncesi olmadı çünkü bir dakikada elbise yapmak özel bir şey olduğunu düşünüyorum. Onun için özel bir numaram var. Hiç kesilmemiş kumaşı elbise yapmanın zor olduğunun kanısındayım. Başvuru yaptığım hafta beni hemen geri aradılar ve hatta enteresan buldukları için ön elemelere bile katılmama gerek olmadığını söylediler. Sahneye çıkmadan önce jüri üyeleriyle görüştün mü? Hayır, görüşmedim sadece Alp Kırşan ile görüştüm. O, yapabilir misin çok heyecanlı görünüyorsun diye sordu. Evet çok heyecanlıydım, çünkü hep ulusal kanala çıkmak istiyordum ve bu isteğim gerçekleşiyordu. Sergen sana biraz fazla yüklendi… Sergen de dahil seyirciler kumaşın içinde kafasını geçirmek için bir delik var zannetti ama orda yaptığım numarayı görmediler. Hülya Avşar gösterimi çok beğendi çünkü bu yaptığım iş zor bir şey ve Hülya Hanım'ın ilgi alanı. Yarışmaya katılmamın asıl amacı adımı duyurmaktı, buraya kadar gelebileceğimi hiç düşünmedim. Televizyona çıktığım günden beri çok güzel

tepkiler, tebrikler ve iş teklifleri alıyorum. Tekliflerden bir tanesi Haliç Üniversitesi'nden geldi mesela. Moda bölümünde her cuma 2 saat ders veriyorum. İstanbul’a geldiğimde ilk başta yardım etmek istemeyen insanlar beni aramaya başladı. Artık ismim duyulmuştu ve tanınıyordum Türkiye´de. Modacı Gülüfer Aktaş Facebook’dan beni bulup atölyesine davet etti. Kendisi Zerrin Özer ve Funda Arar gibi isimler için çalışıyor. Tanışıp konuştuktan sonra atölyesinde çalışabileceğimi söyledi Gülüfer Hanım. Hem ona yardım ediyor hem de kendi kolleksiyonum için çalışıyordum. Bir projeye nasıl başlıyorsun? Gördüğüm duyduğum her şeyi yazıyorum. Ve kolleksiyonlarımla bir mesaj vermek istiyorum. Diğer modacılardan beni ayıran bir şey olsun istiyorum. Yaptığın tasarımlardan kaç tane yapıyorsun, mesela bir ceketten sadece bir tane mi var? Evet, yaptığım tasarımlardan sadece 1 tane var. Aynı ceket isteyenler için de farklı kumaş kullanırım ama aynısıyapma taraftarı değilim. Ve ikinci tur? O dönemde rahatsızlandım ve ikinci tura katılamadım. 1,5 ay sonra Yetenek

OPEN AVOND

woensdag 23 januari 2013

19:00 t/m 22:00

donderdag 21 februari 2013 19:00 t/m 22:00

OPEN DAG

zondag 10 maart 2013

11:00 t/m 16:00

zondag 17 maart 2013 11:00 t/m 16:00

Hoofdlocatie Schere

Locatie Putsebocht

Schere 47, 3085 DT Rotterdam Telefoon 010 481 69 35 | Fax 010 481 12 24

Putsebocht 21, 3073 HD Rotterdam Telefoon 010 423 22 77 | Fax 010 432 80 65

www.ibnghaldoun.nl | info@ibnghaldoun.nl

Sizsiniz’i arayıp durumu anlattım. Bana bir şans verdiler ve ikinci tura katıldım. Hollanda'da denediğim, eski kot pantolonlara hayat verme projesi vardı. Burada 5 dakikada ceket, pantolon, çanta ve etek yapmayı planladım ama heyecandan dolayı 7 dakika sürdü, bu yüzden seyircilerden %33 oy alabildim. Acun’la kulisteki görüşmen nasıl geçti? Acun Bey ve Hülya Hanım yaptıklarımı çok beğendiler ve daha yüksek bir puan beklediklerini söylediler. Bir pantolon dikmemi istediler, henüz bitmedi ve özenle çalışıyorum, çünkü program esnasında giyecekler ve benim yaptığımı söyleyecekler. Onlarla tanışmak çok güzeldi. İstanbul’da Ahmet Selçuk İnan ile tanıştım. Kendisi söz yazarı. Atölyeye geldi, benim kolleksiyonumu beğendi ve vitrinlerde görmek istediğini söyledi. Aynı gün kolleksiyonum atölyenin vitrinine koyuldu. Bu olaylar ne kadar süre içinde oldu? 8 ay. Peki, geriye baktığında 8 ay içinde olanların medyanın gücünü nasıl tanımlarsın? Türkiye’de medyanın gücü çok fazla, televizyona veya gazeteye çıkınca hızlı meşhur oluyorsun ve çevren bir anda genişliyor. Eğer Hollanda’da benzer bir programa katılsaydın aynı etki olur muydu? Hayır, zannetmiyorum.


31

HABER

NİSAN / APRIL 2013

Tunahan Kuzu:

"Sorumluluk alıp koruyucu aile olmak şart, ana mesaj buydu"

G

eçtiğmiz günlerde Hollanda'yı çalkalayan Koruyucu Aile ve Yunus meselesi üzerine PvdA Milletvekilleri Tunahan Kuzu ve Selçuk Öztürk Facebook üzerinden konuyla alakalı bir açıklama yayınladılar. Facebook üzerinde hararetli tartışmalara da sebep olan bu açıklama üzerine konuştuğumuz Tunahan Kuzu konuyla ilgili yaptığı açıklamada "Facebook’ta yayınladığımız yazımızda söylediğimiz birkaç şey var. Temel mesaj orada, insanlar sokağa döküleceğine sorumluluk alsınlar. Sorumluluk almak ise bu davada, kendini koruyucu aile olarak yazdırmak. Protesto etmek tabii ki en doğal haklarıdır insanlarımızın, ama bir yandan da sorumluluk alıp koruyucu aile olmak şart, ana mesaj buydu" dedi. Jeugdzorg'un Hollanda’da iyi işlemediğini de belirten Tunahan Kuzu "Meclis'te bu zaten zaman zaman ve sıkça tartışılıyor, yani ‘Jeugdzorg’u daha düzenli bir hale getirmek için yıllardır konunun eyaletlerden belediyeye taşınması görüşülüyor zaten, ‘decent-

ralisatie’ denilen bu olay da 2015 yılından itibaren belediyenin sorumluluğu altına girecek. Geçtiğimiz aylarda Jeugdzorg’la alakalı tartışmalarda biz dedik ki, “netwerkberaad” diye birşey var, bir çocuk kontrol altına alınırsa veya en kötü ihtimalle evden çıkartılırsa, Jeugdzorg devreye girmeden önce, ailenin yakın çevresinde ya da akrabalarında bir çözüm bulunabilir mi tarzında 6 haftalık süreç içerisinde istenilen düzeyde kültürel çerçevede bir çözüm aranacak " dedi. "İkincisi de bizim dediğimiz şey şu, Yunus sembol haline geldi, yaptığımız açıklamada zaten Yunus hakkında özel bir şey söylemiyoruz, bizim dediğimiz, çocuğun biyolojik ailesiyle, bakıcı ailenin daha iyi bir eşleşme gerektirdiğini düşünüyoruz. Bu sadece bugünün problemi değil yılların problemi, Yunus her ne kadar sembol olsa da, vatandaş artık bilinçlenmeye başladı diye düşünüyorum". 2015’den itibaren Jeugdzorg’un işlevini neden belediyelerin devralacağı sorusuna ise Tunahan Kuzu "Ben 2007 PWC’de iken Bu-

Tunahan lçuk Kuzu ve Se ook'da b ce Fa Öztürk a m kaleyle yazdıkları turdular gündeme o

Tunahan Kuzu

reau Jeugdzorg Noordholland ile alakalı bir araştırma yaptık, ve sistemde ne kadar çok hata olduğunu o zaman da görmüştük, bu araştırma neticesinde Bureau Jeugdzorg NoordHolland istifa etmesine sebep oldu verdiğimiz rapor. Jeugdzorg’un binaları var eyalet ve büyük şehirlerde ve insanlardan uzak çalışıyorlar. Bu hükümetin ve geçen hükümetin de düşünce-

Mini-BLOG

COLOFON

HABER

Selçuk Öztürk

si buydu, Jeugdzorg’un sorumluluğunu belediyeye taşıyarak, daha iyi hizmet sağlamak, ve belediye bağlı olan kurumlarla daha işbirlikçi çalışır hale getirmek. "Jeugdzorg'un bir sorunu ise de bir çocuğun dosyasında onlarca kişi uğraşıyor, çocukla, aileyle. Bizim düşüncemizde ve hükümet anlaşmasında da belirtildiği gibi, 1 çocuk, 1 aile ve 1 kişi ondan sorumlu olacak. Şu anda bakıyorsun 1 çocuk üzerinden 10 tane yar-

dımcı çalışan var, hepsi de aileye yol gösteriyor, bunu bir araya getirmek birleştirmek gerek. Kısaca özetlemek gerekirse 'Netwerkberaad' adını verdiğimiz yöntem doğrultusunda, bu konuyu insanlarımıza daha geniş çaplı bilgilendirmek gerekiyor ve ikinci olarak da sorumluluğumuzu almamız lazım, müslüman koruyucu ailelerin çoğalması lazım, bu geçtiğimiz günlerde de bu olmaya başladı zaten çok şükür" dedi.

willem.lageweg@haber.nl

Er was in de afgelopen periode veel te doen over ons voedsel. In veel gevallen werden consumenten niet eerlijk geïnformeerd over de samenstelling of de herkomst van ons eten. En dat is onaanvaardbaar. Bedrijven die zich hier schuldig aan maken moeten hard worden gestraft. Deze bedrijven brengen zowel aan consumenten als aan de hele voedselsector grote schade toe. In de voedselsector is gelukkig ook sprake van veel goede ontwikkelingen. Er is steeds meer aandacht voor gezond en eerlijk voedsel. Minder vet, minder suiker, minder zout, minder vlees maar meer smaak en niet te duur is goed voor iedereen. Bedrijven en consumenten moeten worden gestimuleerd hier nog meer aandacht aan te besteden. Het is belangrijk dat we er met elkaar veel over praten. En dat goede initiatieven worden beloond met meer omzet en tevreden consumenten.

Gezond en eerlijk

Willem Lageweg

Laan op Zuid 474 3071 AB Rotterdam Nederland

Hoofdredacteur (Genel Yayın Yönetmeni) İbrahim Karaman / ibrahim@haber.nl Redactie: (Yayın Kurulu) Mehmet Güzelyurt Rabia Karaman Çiğdem Yüksel Zeynep R. Taylan Art Direction & Fotografie: M. Fatih Karaman / fatih@haber.nl Advertenties / (Office: 010-2 900 900) Nur Öztürk / nur@haber.nl 0641-22 68 79 Interviews & Correspondenten: Çiğdem Yüksel, Serap Torremans, Suna Floret, Burhaneddin Carlak, Özlem Hasip, Merve Karaman, Ayşe Özkaya. Columnisten: Erdinç Saçan, Ahmet Suat Arı, Sedat Çakır, Veyis Güngör, Nafize Şener, Güneş Çobanoğlu, Ayhan Tonca, Kemal Şahin. Bloggers: Esengül Birler, Makbule Orman, Tülay Demir, Melek Usta, Willem Lageweg, Ahmet Taşkan. Cinema: Aysun Keser, Neslihan Keser Repr. Leiden Serap Torremans Repr. Eindhoven Ali Yücel Repr. Arnhem en Nijmegen Kürşat Bal Repr. Limburg Muzaffer Bozaslan Repr. Ankara Dr. Hüseyin Keleş Abonnementen: abone@haber.nl e-mail & website:

info@haber.nl www.haber.nl

Directeur MVO Nederland

KARAMAN'DA KİRALIK gayrimenkul ilanI Karaman'da Organize'nin karşısında, ana yola yakın, ulaşımı kolay, 1500 m2 kapalı alana ve 45.000 m2 'lik geniş araziye sahip, birbirinden bağımsız iki dairesi ve terası mevcut gayri menkul kiralıktır. Hayvancılık için gayet uygundur. 500 büyükbaş hayvan besleme kapasitesi vardır. Orta ölçekli her türlü üretim faaliyetlerine uygundur. Tüm arazi ve bina temiz ve bakımı yapılmış bir durumdadır.

İletişim: Şahin Darar 0648-130 710


HABER APRIL

2013

Jaar:4 Nr: 33

ISSN:1879-9981

DOnmez:

ALLES OV

N T LEVE E H ER

ONLAR DA SIZIN GIBI

HABER OKUYOR

Gazete dediğin çokyönlü ve çokseslidir. Hayatınıza dokunur, düşüncelerinize yön verir. Bilgi verir, ayrıntı verir, ilham verir. Her sayısıyla, her sayfasıyla keyiflendirir. HABER Gazetesi 4 yıldır siz değerli okurlarımıza bunları vermeye çalışıyor.

Fadime Kılıç

Levent Akçay

Mehmet Demirel

Sadık Yemni

Kamil Saygı

Ahmet Taşkan

Atilay Uslu

Muzaffer Çetin

Nebahat Albayrak

İbrahim Özgül

Burhan Carlak

Togan Oral

Kadir Topbaş

Yıldıray Karaer

Nilay Külci

Muhlis Ayboğan

Aytekin Fındık

Rahmi Gemril

İbrahim Öztürk

Rahim Sarıçam

Hamit Karakuş

Zekeriıya Arslan

İsmail Üngüç

Turgut Torunoğulları

Ali İhsan Ünal

Arif Yakışır

Seyit Yeyden

Fikri Demirtaş

Hülya Çelik

Mehmet Kabakyer

Özgür Çetin

Durmuş Doğan

Ahmet Şerif İzgören

Theo Massa

Osman Çelik


HABER Gazetesi