Issuu on Google+

Teknoloji haber... Bye bye Hotmail, welcome Outlook

1996 yılında yayına başla‐ yan ve dün‐ yanın en popüler e‐posta servisi olan Hotmail.com tamamen kapa‐ $larak Outlook.com adresinde yenilendi. Yeni Out‐ look.com’da tasarım ağırlıklı olarak mavi renkli. Sade bir görünümü olan Outlook.com yazılar daha büyük, menüler daha hızlı. Ancak görünüm hotmail’den pekte farklı değil. Üst bölümde yer alan Yeni butonu ise posta gönderme işini daha da kolaylaş$rıyor. Sol üs)eki Outllok menüsü ile Posta, Kişi, Takvim ve Skydrive açılabiliyor. En önemli yenilik ise Facebook ve Twi)er gibi sosyal ağlarla entegre çalışa‐ bilmesi. Böylece sosyal ağlar Outlook’tan takip edilebiliyor. Üstelik kişi ağda ise anlık soh‐ bet edilebiliyor. Sosyal med‐ yada ise Outlook Facebook yerine twi)er’i tercih etmiş.

Zaman Tüneli zorunlu hale geliyor Sosyal ağla‐ rın en popü‐ leri olan Facebook Aralık 2011’de başlaNğı Zaman Tü‐ neli profilini zorunlu hale kullanıcılar için zorunlu hale ge rmeye hazırlanıyor. Bir ge rileceğini açıkladılar. süredir tercihli olan, ancak Dört Duvar Zaman Tüneli profili seçildi‐ ğinde ise geri dönüşü bulun‐ mayan uygulama yakında tüm kullanıcılar için zorunlu ola‐ Yeni Dünya İçin ÇAĞRI’nın cak. Önceki profile göre daha Emekçi Kadınlar Özel Sayısı görsel olan ve etkinlikleri film İki ayda bir yayımlanır. şeridi gibi eskiden yeniye doğ‐ Yeni Dünya İçin ÇAĞRI Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: ru tarihe göre sıralayan Za‐ Aziz Özer Yöne2m Yeri ve Adresi: man Tüneli profili sayfaların Fa h Mh. Bahçeyolu Sk. Ülbeği İş yorum sayılarında bir düşüşe Merkezi No:9 Kat:4 Esenyurt/İstanbul neden olmuştu. Zaman Tüneli Tel/Fax: (0212) 620 67 57 Yeni Dünya İçin Çağrı Sayı 158’in Emekçi Kadınlar profiline geçmeyen önemli Özel Sayısı Ağustos-Eylül/2012 Fiya6: sayıda kullanıcı da var. Yakın Türkiye 0,50 TL Yurtdışı 1,00 Avro zamanda bir açıklama yapan Yayın Türü: Yerel Süreli Facebook yetkilileri sitedeki www.ydicagri.net sayfaların tek kalıpta olmasını info@ydicagri.net istediklerini bu yüzden önü‐ müzdeki birkaç ay içerisinde Zaman Tüneli profilinin tüm

www.ydicagri.net

Yeni Dünya Đçin ÇAĞRI * Emekçi Kadınlar Özel Sayısı * Fiyatı 0,50 TL

Ağustos-Eylül / 2012

Yıl: 1 Sayı: 1

Kreş yardımı mı dediniz? zu düşünmek zorunda kalma‐ yacak ve maddi olarak erkeğe bağımlı olmaktan kurtulabile‐ ceğiz. Ancak şimdilik kreş üc‐ retlerinin kimlere, ne şekilde ve nasıl ödeneceği belirsiz. Bir de şu soruları sormamız gere‐ kiyor; Yeterli kreş var mı? Bu kreşler çocuklarımızın bakımı için uygun mu? Bu kreşlerde Kadınlara kreş yardımı nitelikli personel var mı? Kreş‐ Elbe)e kreş ücretlerinin ler evlerimize veya işyerleri‐ devlet tara*ndan ödenmesi mize yakın mı? Kreşlere ula‐ çalışabilmemiz için küçükte şım ücretlerini kim ödeyecek? olsa bir iyileş rme olacak$r. Böylece çalışırken çocuğumu‐ vb. Çünkü tüm bu sorunlar çözülmeden kreş yardımı ya‐ Aile ve Sosyal Poli kalar Bakanı Fatma Şahin geç ğimiz ay çalışan kadınların çocukla‐ rının kreş ücretlerinin öden‐ mesi için çalışma yap$klarını açıkladı. Böylece biz kadınla‐ rın daha fazla çalışma yaşamı‐ na çekilmesi amaçlanıyor.

pılmasının pra kte bir anlamı olmayacak$r. Örneğin Ada‐ na’da MEB’e bağlı 469 ilköğ‐ re m okuluna karşın sadece 25 kreş‐anaokulu vardır. Bu sayı özel kreşler ile birlikte 50’i geçmemektedir. devamı arkada...

Yetersiz kreşler için kreş yardımı!!!

Kadına şiddet devlet politikasıdır... Kayseri’de evden uzaklaşrma tecavüz eK. Bu ayda yedi Gün geçmiyor ki bir kadın taciz vakası yaşandı. cezası verilen koca sokak ortasın‐ cinaye ile karşılaşmayalım. Temmuzda kadınları en çok Nerdeyse günlük yaşan$mızın da eşi H.N.B.’yi dövdü.

olağan bir parçası haline geldi kadına şiddet. Bianet'in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği rapora göre erkek‐ ler, Temmuzda 20 kadın, üç erkek ve iki çocuk öldürdü; 24 kadını yaraladı; 11 kadına

kocaları öldürdü ve yaraladı. En çok kullanılan cinayet ale ise bıçak$. En çok kadın katli İstan‐ bul'da, en çok erkek şidde Bursa'da, en çok tecavüz ise Antalya'da yaşandı. devamı arkada...


Kreş yardımı mı dediniz? (Devamı ön sayfada) Bu anlamda kreşlerin sayısı‐ nın yetersizliği ortadadır. So‐ nuçta kreş yardımı olacak ama kreş olmayacak!!! Asıl amaç ne? Fatma Şahin kreşlerle ilgili yap$ğı açıklamalarda “…bizim en çok ih*yacımız olan nitelikli genç nüfus. Nitelikli genç nü‐ fusu sağlayabilmemiz için mutlaka kadınımızın, özellikle çalışan kadınımızın yaşamını kolaylaşrmamız, hem çocuk sahibi hem kariyer sahibi ol‐ masının yönündeki alterna‐ *fleri çoğaltmamız ve güçlen‐ dirmemiz gerekiyor.” … “Esnek çalışma modelinin sosyal güvenlik ayağını çalışı‐ yoruz.” demektedir. Bu açıkla‐ malarda da görülmektedir ki amaç haya$mızı kolaylaş$r‐ mak, ekonomik bağımlılığımızı ortadan kaldırmak değil “nitelikli, “esnek çalışabilecek” genç nüfus yaratmak$r. Amaç emeğimizin daha fazla sömür‐ geleş rilmesi, patronların emeğimiz üzerinden daha fazla semir lmesidir. Zaten sözde kadınlar için açıklanan is hdam paketlerinde de tüm teşvik ve indirimler patronlara yapılmaktadır. Patronların kreş açma zo‐ runluluğu rafa… 4857 sayılı İş Kanununun 88. maddesi uyarınca hazırlanan yönetmeliğe göre 100‐150 arasında kadın işçi çalış$rılan

işyerlerinde 1 yaşından küçük çocukların bırakıl‐ ması ve bakılması ve emziren işçile‐ rin çocuklarını emzirmeleri için işveren tara*n‐ dan kreş ve em‐ zirme odalarının açılması zorunludur. Çalış$rı‐ lan kadın işçi sayısı 150’den fazla ise açılacak kreşin 0‐6 yaşındaki çocuklara hizmet vermesi gerekmektedir. An‐ cak çok sayıda örneğini gördü‐ ğümüz gibi patronlar bu zo‐ runluluğa uymuyor, devle)e gerekli dene mleri yapmıyor, yap$rım uygulamıyor. Ayrıca son yapılan 5763 sayılı kanun değişikliği ile de patronların kreş açma yükümlülüğü, açıl‐ mış kreşlerle anlaşma biçimi‐ ne dönüştürüldü. Böylece patronlar kreş açmak yerine herhangi bir kreş ile anlaşarak zaten uymadıkları bu zorunlu‐ luktan da kurtarıldılar. Sosyalizmde bu sorun nasıl çözülecek? İlk sosyalist deneyim olan Sovyetler Birliğinde kadınlar bütün üre m faaliyetlerine eşit işe eşit ücret temelinde ka$labiliyorlardı. Kadınlar, kolek f üre m çiSliklerinde çok etkindiler. Maden ve sa‐ nayide çalışanların%30’u ka‐ dındı. Çocuk bakımı kadının bir görevi değil, toplumsal bir

Bunu biliyor muydunuz? Ünlü Bilim Adamı Albert Einstein 9 yaşından sonra akıcı konuşmaya başladı. Ailesi onda zihin geriliği olduğunu düşünmeye başlamıştı.

görev olarak görüldüğünden çok sayıda kreş ve çocuk bah‐ çesi açılmış$. Bu kreşler sade‐ ce kentlerde değil köylerde de açılmış$. Ancak ne yazık ki Sovyetler Birliği deneyimi birçok etkenden dolayı kesin‐ ye uğradı. Sosyalist devlet çocukların sağlıklı ve nitelikli bir şekilde ye ş rilmeleri ve kadınların dört duvar arasından kurtul‐ maları için her mahallede kreşler, anaokulları, toplu muUaklar ve çamaşırhaneler açacak$r. Ve tüm bunlar dev‐ let yardımı vb. değil, devle n asli görevi olarak tamamen ücretsiz, herkes için ulaşılabi‐ lir olacak$r. Kapitalistlerin bizlere kreş parası ödemesi iyidir. Ha)a bizler bu iyileş rmeler ve da‐ ha fazlası için mücadele etme‐ liyiz. Ama bizleri gerçek an‐ lamda dört duvar arasından kurtaracak olan daha fazla kar ve sömürü için yapılan iyileş‐ rmeler, reformlar vb. değil devrimdir. Dört Duvar ‐ 30.07.2012

Bir Kadın, Bir Başarı Sendika Başkanı Dervişe Koçoğlu Dervişe Koçoğlu 1918’de Kıbrıs’ın LeXoşe ken nde doğdu. İstanbul Çapa Kız Ens‐ tüsü’nü bi rdikten sonra Bandırma Yaprak Tütün Bakım İşleme Evi’nde işe başladı. Koçoğlu, onun eşinin soyadı. Eşi SabahaKn Koçoğlu, Kürt asıllı bir sendikacı. Evlenme‐ den önceki soyadı ise Türkeş. Kaynaklar Faşist Alpaslan Tür‐ keş’in baba bir, anne ayrı üvey kardeşi olduğunu yazıyor Der‐ vişe Koçoğlu’nun. Dervişe Koçoğlu Bandırma, Balıkesir, Çanakkale Havalisi Tütün Müskirat Gıda ve Yar‐ dımcı İşçiler Sendikası’nın 11 dönem başkanlığını yürütmüş olan ve Türkiye’deki ilk kadın sendika başkanı. Sendikacılık Ansiklopedi‐ si’nin Bandırma Balıkesir Ça‐ nakkale Havalisi Tütün ve Müskirat Gıda ve Yardımcı İşçileri Sendikası maddesinde 16 Ocak 1955 yılında sendika

başkanlığına seçilenin Derviş Koç olduğu yazıyordu. 1955’ten 1969’a kadar yapılan genel kurulların hepsi teker teker veriliyordu üstelik. Her yerde isim aynıydı: Derviş Koç. Ansiklopedide maddeyi yazan her kimse, “Sendika başkanlı‐ ğı kadınların görevi değildir.” diye düşünmüş olmalıydı. Koçoğlu, 19 Ağustos 1968’de kurulan Tek Gıda‐ İş’in (Türkiye Tütün Müskirat Gıda ve Yardımcı İşçileri Sen‐ dikası) kurucular kurulunda da yer aldı. Türkiye Tütün Müski‐ rat Gıda ve Yardımcı İşçi Sen‐ dikaları Federasyonu’nun 5 Aralık 1969’da kendisini fes‐ hederek Tekgıda‐İş’e ka$lma‐ sıyla birlikte Federasyon üyesi olan Bandırma, Balıkesir, Ça‐ nakkale Havalisi Tütün Müski‐ rat Gıda ve Yardımcı İşçileri Sendikası da fesih kararı ala‐ rak Tekgıda‐İş’e ka$ldı. Koçoğ‐ lu bu süreçte şube başkanlığı

ve üst kurul delegeliği görev‐ lerinde bulundu. Zaman Gazetesi Dervişe Koçoğlu’nun 5 Ocak 2002’de kanserden yaşamını yi rdiğini yazıyor. Ölümünü bile ağabe‐ yisi üzerinden tanımlamış gazete: “ …. kızkardeşi öldü”. Oysa Dervişe Hanım, A. Tür‐ keş’in esamesinin okunmadığı bir dönemde yürütmüş sendi‐ ka başkanlığı görevini. Kaynak: Petrol‐İş Kadın Dergisi/05‐ 2012 Necla Akgökçe & Muazzez Per‐ van. Kısal$larak alınmış$r.


Meme Kanseri... kanseri vakası görülmüş olma‐ sı, memede daha önceden kanser görülmesi, ilk menar‐ şın (adet görme) 12 yaşın al‐ $nda gerçekleşmesi, meno‐ poz döneminin 55 yaşın üze‐ Nedir? rinde başlaması, hiç gebe ka‐ Memedeki süt bezleri ve lınmaması veya ilk gebeliğin kanalları döşeyen hücrelerin 30 yaşın üzerinde gerçekleş‐ kontrol dışı olarak çoğalmaları mesi, sürekli alkol alımı ve çok ile gelişen ve en sık görülen yağlı yiyeceklerin tüke lmesi kanser türlerinden biridir. meme kanseri riski arNran faktörlerdir. Meme kanseri riskini arA‐ ran faktörler Belir2ler Kadın olmak başlı başına Meme kanseri belir leri ise meme kanserinde bir risk fak‐ şunlardır; Memede ağrısız, törüdür. Çünkü meme kanseri sert ve hareketsiz kitle görül‐ erkeklere oranla kadınlarda mesi; Deride renk değişikliği 100 kat fazla görülür. Bunun ve ödem oluşması; Meme dışında ileri yaşta olmak, bi‐ başında içe batma, ya da bir rinci derece yakınlarda meme yana doğru çekilme olması;

Seyrek görülmekle birlikte meme başı akın$sı olması; Kanserin ileriki evrelerinde ağrı oluşması. Erken Tanı Meme kanseri tedavisinde en önemli şey erken tanıdır. Bunun için tüm kadınlar en az ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yapmalıdır. 20‐39 yaş grubu kadınlar 3 yılda bir, 40 ve üzeri yaştaki kadınlar yılda bir kez klinik muayene yap$rmalıdır. Ayrıca 40‐49 yaş grubundaki kadınla‐ rın 1‐2 yılda bir, 50 ve üzeri yaştaki kadınların ise her yıl mamografi yap$rmaları ge‐ rekmektedir. Dört Duvar

Bir Kitap Sosyalizm Diyarında Kadın Nina Popova “Faşist Almanya ve emperyalist Japon‐ ya’ya karşı kazanılan tarihi zafere ka‐ dınlar tüm güçleri ile katkıda bulundu‐ lar. Ve günümüzde, Stalin’in savaş son‐ rası beş yıllık planını uygulamak, ha9a onu aşmak uğraşına, SSCB’de komüniz‐ mi kurma çabasına tüm güç ve bilgile‐ rini adıyorlar.” Moskova ‐ Yabancı Diller Basımevi'nde 1949'da yapılan İngilizce baskısından Türk‐ çeye çevrilmiş r. Birinci Basım: Mart 1999 / 224 Sayfa

Kadına şiddet devlet politikasıdır... (Devamı ön sayfada) Erkekler Haziran ayında da yedi kadın ve bir kız çocuğunu öldürdü, dokuz kadını yarala‐ dı, sekiz kadına tecavüz eK ve 12 kadına da cinsel tacizde bulunmuştu. Haziranda da kadınlar en çok tanığı erkekle‐ rin tecavüzüne uğradı, taciz ise yine en çok sokakta ve iş yerinde yaşandı. En fazla Kürt kadınla‐ rı maruz kaldı 1997‐2012 yıllarını kapsayan bir rapora göre 266 Kürt, 87 Türk, 1 Alman, 4 Roman, 1 Bul‐ gar ve 1 Avusturyalı kadın

işkencede tecavüze uğradı. Türkiye’de 1997‐2012 yılları arasında gözal$nda tecavüz, işkence ve tacize maruz kalan 167 kadın dava aç$. Bu dava‐ lara ilişkin raporlarda yer alan bilgiler ise şunlar: “Toplam dava dosyası: 167, AİHM’de sonuçlanan davalar: 24,

AİHM’de görülen davalar: 18, Ceza Mahkemeleri’nde de‐ vam eden davalar: 39, Yargı‐ tay’da bulunan davalar: 9, Savcılıkta bulunan davalar: 70, Takipsizlik kararından son‐ ra i raz edilen, henüz kararı verilmemiş davalar: 7.” Erkek egemen bir toplum olan bu ülkede kadın erkeğin namusu. Bu temelde kadın cinaye ni namus cinaye‐ olarak kanıksayan bir toplumsal zihniyet var. Bu zihniyet, kadı‐ nı kendi ölümüne da‐ vet çıkaran olarak gör‐ mektedir. Mahkemeler de erkeğin “beni aldaN” vs.


Yardım Projesi raporlarına göre, 1997‐2012 döneminde Temmuz ayına kadar resmi olarak başvuru yapan 362 kadın gözal$nda tecavüz ve taciz işkencesine uğradı. Teca‐ vüze uğrayan 2 kadın in har ederken, bir kadın da işkence sonucu katledildi. 14 yaşında‐ ki bir kadın uğradığı tecavüz sonrası akrabaları tara*ndan ‘namus temizleme’ gerekçe‐ siyle katledilirken, bir kadın da 1999 yılında işkencenin Yasalar, devlet yetkililerinin açıklamaları ve uygulamalar etkileri sonucu yaşamını yi r‐ gösteriyor ki kadına yönelik şiddet devlet poli2kasıdır. di. Açıklanamayanlar da hesa‐ ba ka$lınca ürkütücü bir tab‐ yargılanıp bu suçu mahkeme loyla yüz yüze olduğumuz gibi egosunu dikkate alarak kararıyla da kanıtlanan Sedat görülüyor. haksız tahrik indiriminden Selim Ay’ın İstanbul Emniyet faydalanmasını sağlayarak Yasalar, devlet yetkililerinin Müdürlüğü Terörle Mücadele açıklamaları ve uygulamalar erkeğe daha fazla güç ver‐ (TEM) Şubesi Müdür Yardım‐ gösteriyor ki kadına yönelik mektedirler. Şiddete maruz kalan kadın karakola giKğin‐ cılığı’na atanması “işkencede şiddet devlet poli kasıdır. Bu de, şiddet uygulayan erkek en tecavüz” gerçeğini yeniden şiddet en barbar yüzünü na‐ gündemleş rdi. Türkiye ve fazla ifadesi alınarak serbest mus bekçiliği ve poli k tutsak‐ bırakılmakta. Daha sonra şika‐ Bölge’de sistema k bir biçim‐ lar üzerinde gösteriyor. Bu yet edilen erkek, şidde n do‐ de uygulandığı raporlarla da şiddet ancak direnen kadınla‐ zunu ar$rarak devam etmek‐ ortaya konan ‘tecavüz işken‐ rın mücadelesi ile durdurula‐ cesi’ne en fazla maruz kalan‐ bilir. te. Kadın buna karşı direndi‐ ğinde ise haya$ndan olmakta‐ lar poli k görüşleri olan ka‐ Dört Duvar / 13.08.2012 dınlar. Gözal$n‐ dır. Basında ve günlük dilde da Cinsel kadın cinayetleri için sık sık Taciz “bedelini haya$ ile ödedi” ve denerek kadının direnmesi veya şiddete boyun eğmemesi üstü kapalı olarak lanetlen‐ mektedir. Öyle ya karşı geli‐ yorsan bunun bedelini öde‐ melisin… İşkence tecavüz devlet poli‐ Te‐ 2kasıdır cavüze Son günlerde bir işkenceci ve işkencede tecavüz suçu ile Karşı Hukuki

Merhaba sevgili kadınlar, emekçiler, Kadınız, yükümüz ağır. Her gün bir kardeşimizi kadın ol‐ mamızdan kaynaklı karşılaş$‐ ğımız şiddet olaylarına kurban veriyoruz. Dayak, taciz, teca‐ vüz, psikolojik baskı gibi direk olarak karşı cinsin yani erke‐ ğin baskısı al$nda ezilen biz kadınlar, yanı sıra devlet şid‐ de ne maruz kalıyoruz. Hali hazırda ikinci sınıf olarak gö‐ rüldüğümüz kapitalist‐ emper‐ yalist sistemde bir de ulusal kimliğimizden ötürü ötekileş‐ rilmeye, şiddete maruz kalı‐ yoruz. İşletmelerde bin bir türlü baskı al$nda çalışmak zorun‐ da kalıyor, ekonomik krizlerde işten ilk çıkarılacaklar listeleri‐ nin başında yer alıyoruz. Kadınlığımız, analığımız biz‐ leri sindirmek, yıldırmak için bir tehdit olarak kullanılıyor. Kadının yeri evidir man$ğı ile evlerimizin dört duvarı arası‐ na mahkûm ediliyor, ev kölesi haline ge riliyoruz. Kadınız, işimiz zor. Bu sorun‐ larla tek başına baş etmenin imkânsızlığını biliyoruz. Bu sorunlar yalnızca Leyla’nın, Rojda’nın, Rabia’nın ya da Helga’nın, Jane’nin sorunu değildir. Bu sorunlar bütün

dünya kadınlarının ortak sorunlarıdır. Biz kadınlar dünyanın her köşesinde farklı boyutlar‐ da olsa da baskıya, zulme, eşitsizliğe maruz kalıyoruz. Bunun nedeni bütün dünyada hâkimiye ni kurmuş olan er‐ kek egemen kapitalist‐ em‐ peryalist sistemin ta kendisi‐ dir. Bu yüzden dayanışmak, birlikte hareket etmek, bu sorunları birlikte çözüme ka‐ vuşturmak gerek ğini düşü‐ nüyoruz. Bu sorunları gerçek anlamda ortadan kaldırmanın yolu kapitalist‐ emperyalist sistemi ortadan kaldırmakla mümkün olacak$r. Bunu ba‐ şarmanın yolu ise ancak ve ancak örgütlü mücadeleden geçiyor. Fakat bu zorlu ve çe n bir yoldur ve bu yola koyulmanın ilk adımı, yüzyıllarıdır içine hapsedildiğimiz dört duvarı parçalamaktan geçmektedir. Amacımız, sınıfların ve sömürünün olmadığı, kadın erkek eşitliğinin laSa değil

gerçek anlam‐ da ilke edinildiği, cin‐ siye mizden ötürü baskılara maruz kalmadığımız yeni bir dünya ve bu dünyaya yaraşır yeni dünyanın yeni insanlarını yaratmak$r. Hadi kadınlar, bırakalım ellerimizdeki toz bezlerini, süpürgeleri… Alalım elimize balyozlarımızı ve yıkalım hap‐ sedildiğimiz dört duvarı. Tu‐ tup birer ucundan örmeye başlayalım yeni dünyamızı. Dört Duvar


Dört Duvar Emekçi Kadınlar Bülteni