{' '} {' '}
Limited time offer
SAVE % on your upgrade

Page 1

MIKR

E Ç K R TÜ

8.

SINIF

➟ Mikro Konu Anlatımı ➟ Açık Uçlu Sorular

➟ Basitten Karmasıga Etkinlikler ➟ Testler

Akıllı Tahtaya Uyumlu %100 Dijital

➟ Yazılıda Çıkabilir ➟ Merkezi Sınavda Çıkabilir ➟ Üniteye Bütüncül Bakıs

ürün adı

8. Sınıf Mikro Türkçe

ürün no

CL00-08.01EMD01

isbn 978-605-217-86-45 yayın yönetmeni

Elif Çağlar

proje koordinatörü

Duygu Sevinç

yazarlar Ceren Seyhan katkıda bulunanlar

Zehra Aslan

dizgi-mizanpaj

çalışkandizgi

Hilal Çağlar – Duygu Sevinç

baskı

Ertem Matbaası Başkent Organize Sanayi Bölgesi 22. Cadde Nu: 6 Maliköy / ANKARA tlf: 0 312 640 16 23

iletişim

0 212 275 00 35 www.caliskanyayinlari.com Gülbahar Mah. Cemal Sururi Sk. No:15 / E Halim Meriç İş Merkezi Kat: 9 Mecidiyeköy - İSTANBUL

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre her hakkı Eksen Yayıncılık ve Eğitim Malz. San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Eksen Yayıncılık’ın yazılı izni olmaksızın, kitabın herhangi bir şekilde kısmen veya tamamen çoğaltılması yasaktır.

grafik tasarım

Copyright ©


MİKRO TÜRKÇE KULLANIM İPUÇLARI

Konu Başlığı Ünite içindeki alt konuları bu başlıkla ayırdık.

Slayt numaraları

Mikro konu anlatımı Her konuya başlarken gerekli ve yeteri oranda konu anlatımı yaptık.

Bir sayfadan akıllı tahtaya yansıtılan slaytları burada numaralandırdık.

lişki ındaki Anlam İ

Sözcükler Aras

lamdaş) Sözcükler

1. Eş Anlamlı (An 20

İki farklı sözcüğün anlamı katarlar.

leri

aynı anlam

dır.

ği var a bir işte yetene Her insanın mutlak dır. işte kabiliyeti var bir a r. tlak lıdı mu am anl Her insanın ek” sözcükleri eş biliyet” ile “yeten olacak. ı taşıdığı ise “ka Size birkaç sualim Cümle aynı anlam cak. ola um sor aç Size birk anlamlıdır. sözcükleri de eş “soru” ve “sual” Bu cümlelerdeki ler eş anlamlıdır: sıfat - ön ad

Etkinlik 21

1. Hiç lüzumu yok 2. Bu soruya

Konunun pekişmesi için bol miktarda örnek soru hazırladık.

tu, bun

anlamlılarını bul ış sözcüklerin eş rde renkli yazılm Numaralı cümlele . yeniden yazalım enelim. n anlamlarını öğr 5. Bu sözcükleri ları niye aldınız?

eyeceğim. bir cevap verem

e kar 3. Doğal afetler ye 4. Bu yoksul aile

şı önlem almalıy

hepimiz destek

ız.

olmalıyız.

güç ndaki görevliler 6. Kontrol noktası eni 7. Eserlerinizi beğ ara 8. Dün gece kar

Konunun pekişmesi için bol miktarda etkinlik hazırladık.

sebep - neden

anı - hatıra endişe - kaygı e gay aç am ilir. gayret - çaba in yerini tutmayab irin birb an ler her zam Eş anlamlı sözcük k. geride kalaca getirilemez. Bu kara günler de “siyah” sözcüğü ine eş anlamlısı sözcüğünün yer ra” “ka e led Cüm

yüz - surat

Etkinlikler

ün - şöhret

seyahat - yolculuk cümle - tümce

Aşağıdaki sözcük

Örnek sorular

ı

kları cümleye ayn

ılabilir, kullanıldı

irinin yerine kullan

sözcükler birb a gelmesidir. Bu

up cümleyi

lük çıkarıyor.

yle okuyoruz.

lıksız yağdı.

etkinlik

22

Bir soru

ktedir? umdan söz edilme irine karşıt iki dur rin hangisinde birb lıdır. Aşağıdaki cümlele bağ ye me me isteyip iste ak, onu gerçekten in. A) Bir işi başarm un değil, daha sak dünkü kadar yoğ a ğaz ma an açıl B) Yeni memizi istedi. dön a sağ an sonund ilerleyip koridorun C) Görevli, düz r. fına neşe saçıyo gibi bugün de etra uğu old an zam D) Her

Dijital ikonlar Bir slaytla ilgili akıllı tahtada bulunan nesneleri bu köşedeki ikonlarla belirttik.

Bir Cevap

Ayrıca Konu sonunda boş sayfalara, testlere ve akıllı tahtada zengin bir içeriğe yer verdik.

soru

12


"MİKRO TÜRKÇE”DE NELER VAR?

Üniteye Bütüncül Bakış

Söz Sanatları (Mecaz Yapma Yolları)

1. Benzetme (Teşbih)

Yaz

akide şekerleri

Mecaz

sağlam

Mecaz

c.

Etkinlik

Mecaz

Mecaz

Mecaz

Bul

2. Abartma (Mübalağa) abartma

Konu Anlatımı, Etkinlikler ve Örnek Sorular

iğne atsan yere düşmez.

Üniteye Bütüncül Bakış

Konu Deḡerlendirme Testi - 4

Yazılıda Çıkabilir

1.

2.

kara elmas

Yazılıda Çıkabilir

Konu Değerlendirme Testi


İÇİNDEKİLER 1. ÜNİTE

2. ÜNİTE

3. ÜNİTE

4. ÜNİTE

5. ÜNİTE

6. ÜNİTE

7. ÜNİTE

8. ÜNİTE 9. ÜNİTE

10. ÜNİTE

SÖZCÜKTE ANLAM 1. 2. 3. 4. 5.

Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme ................................................................. 6 Sözcükte Anlam Özellikleri ...................................................................................... 8 Sözcükler Arasındaki Anlam İlişkileri ...................................................................... 12 Söz Sanatları (Mecaz Yapma Yolları) ...................................................................... 16 Söz Öbekleri ve Deyimler ......................................................................................... 20

CÜMLEDE ANLAM 1. 2. 3. 4. 5. 6.

Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme ................................................................. 36 Cümle Yorumu .......................................................................................................... 38 Cümlede Anlatım Özellikleri ................................................................................... 40 Anlam İlişkisine Göre Cümleler ............................................................................... 42 Taşıdığı Anlama Göre Cümleler ............................................................................... 45 Atasözü .................................................................................................................... 53

FİİLİMSİLER 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7.

Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme ................................................................. 68 Fiilimsi Nedir? ........................................................................................................... 71 İsim-fiil (Ad-Eylem) .................................................................................................. 72 Sıfat-fiil (Ortaç) ......................................................................................................... 73 Zarf-fiil (Bağ-Fiil) (Ulaç) ............................................................................................ 74 Fiilimsi Ekleriyle Yapılmış Kalıcı İsimler ................................................................... 75 Cümlede Fiilimsiye Bağlı Sözcükler ve Sözcük Grupları ......................................... 76

CÜMLENİN ÖGELERİ 1. 2. 3. 4. 5. 6.

Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme ................................................................. 94 Cümlenin Temel Ögeleri ......................................................................................... 97 Cümlenin Yardımcı Ögeleri ..................................................................................... 99 Cümlede Vurgulanan Öge ...................................................................................... 101 Ara Söz ve Ara Cümle ............................................................................................. 102 Cümlenin Ögeleriyle İlgili Altın Kurallar ................................................................ 103

METİN YORUMU 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8.

Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme ................................................................ 116 Metni Anlama .......................................................................................................... 118 Metni Çözümleme ................................................................................................... 126 Metnin Dil ve Anlatım Özellikleri ........................................................................... 132 Anlatım Biçimleri...................................................................................................... 137 Düşünceyi Geliştirme Yolları ................................................................................... 139 Metin Türleri ............................................................................................................ 144 Görsel Okuma .......................................................................................................... 153

YAZIM KURALLARI 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9.

Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme ................................................................. 166 Ses Bilgisiyle İlgili Yazım Kuralları ........................................................................... 169 Büyük Harflerin Kullanımı ....................................................................................... 170 Yazımı Karıştırılan Sözcükler ................................................................................... 173 Sayıların Yazımı ....................................................................................................... 174 Birleşik Sözcüklerin Yazımı ...................................................................................... 175 Kısaltmaların Yazımı ............................................................................................... 177 “-de / de”nin, “-ki / ki”nin ve “mi”nin Yazımı ....................................................... 178 Satır Sonuna Sığmayan Sözcüklerin Yazımı ............................................................ 179

NOKTALAMA İŞARETLERİ 1. 2. 3. 4. 5. 6.

Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme ................................................................. 192 Nokta, Virgül, Noktalı Virgül, İki Nokta ve Üç Nokta ............................................ 194 Kısa Çizgi ve Eğik Çizgi ............................................................................................. 197 Tırnak İşareti, Tek Tırnak İşareti ve Kesme İşareti .................................................. 198 Soru İşareti ve Ünlem İşareti ................................................................................... 199 Yay Ayraç ve Köşeli Ayraç ........................................................................................ 200

FİİL ÇATISI 1. Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme .................................................................. 212 2. Öznesine Göre Fiil Çatısı ......................................................................................... 214 3. Nesnesine Göre Fiil Çatısı ........................................................................................ 218

CÜMLE TÜRLERİ

1. 2. 3. 4. 5.

Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme .................................................................. 230 Anlamına Göre Cümleler ......................................................................................... 233 Yükleminin Türüne Göre Cümleler ......................................................................... 236 Yükleminin Yerine Göre Cümleler ........................................................................... 237 Yapısına Göre Cümleler ............................................................................................ 238

ANLATIM BOZUKLUKLARI

1. Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme .................................................................. 252 2. Dil Bilgisine Dayalı Bozukluklar ............................................................................... 255 CEVAP ANAHTARI ............................................................................................................................. 269


01

1. ÜNİTE

SÖZCÜKTE ANLAM 1. Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme ................................................................. 6 2. Sözcükte Anlam Özellikleri ...................................................................................... 8 3. Sözcükler Arasındaki Anlam İlişkileri ...................................................................... 12 4. Söz Sanatları (Mecaz Yapma Yolları) ...................................................................... 16 5. Söz Öbekleri ve Deyimler ......................................................................................... 20 Üniteye Bütüncül Bakış ..................................................................................... 23 Konu Değerlendirme Testi - 1 .......................................................................... 25 Konu Değerlendirme Testi - 2 .......................................................................... 27 Konu Değerlendirme Testi - 3 .......................................................................... 29 Konu Değerlendirme Testi - 4 .......................................................................... 31 Merkezî Sınavda Çıkabilir ................................................................................. 33

5


02

Okuduḡunu Anlama ve Deḡerlendirme BİR FİNCAN KAHVE

Anadolu’nun geleneksel konukseverli€i dillere destand›r. Bu konukseverlik önce kahveden bafllar. Sizi, bir ac› kahve içmeye ça€›ran dostunuza “Neden ac› kahve?” diyemezsiniz. Bu ac›l›kta, y›llar y›l› sürecek bir tatl›l›k, yak›n bir dostluk vard›r. Bu yüzden Anadolu’da "Bir fincan kahvenin k›rk y›l hat›r› vard›r." sözü her yerde, her zaman söylenir durur. Tarihçilerin verdi€i bilgilere göre, kahve ilk olarak 16. yüzy›lda Osmanl› Devleti’ne girmifl ve Anadolu’ya yay›lm›flt›r. Anadolu’ya yay›lan kahve, keyif verdi€i için bir ara yasaklanm›fl; içenler, a€›r cezalara çarpt›r›lm›fltır. Bakm›fllar ki kahve içiminin önüne geçilmiyor, hele büyük konaklarda kahveden vazgeçilmiyor, tütün yasa€› gibi kahve yasa€› da kald›r›lm›fl; kahve, ‹stanbul’un ve Anadolu’nun günlük hayat›na girmifl; ekmek gibi, su gibi ihtiyaç maddeleri aras›nda yer alm›flt›r. Usta ellerde özene bezene piflirilen kahvelerimizin flöhreti dünyaya yay›lm›fl; pirinç cezvelerde piflirilerek kulpsuz “kallavi” fincanlarda içilen, sadesinden flekerlisine, türüm türüm kokan, buram buram tüten kahveler, “Türk kahvesi” ad›yla dünyan›n her yerinde aran›r olmufltur.

03

Efl dost ziyaretlerinde ikram›n bafl›n› çeken kahve, öyle gelifligüzel piflirilmez; piflirilirse konu€a sayg›s›zl›k say›l›rd›. Hele ziyarete gelen konuk, ehlikeyf bir kahve tiryakisi ise kahveden kahveyi getirene kadar bir tazelik arard›. Kahve üzerine flu beyit o günlerde söylenmifltir:

“Ehlikeyfin keyfini kim yeniler, kim tazeler

Taze elden, taze piflirilmifl, taze kahve tazeler”

Kahve tiryakileri, kahvesiz edemezlerse de asl›nda kahve; efl dost ve yâran›n bir arada sohbetine kap› açar, daha do€rusu bu sohbetin ön sözü olurdu. Kahvenin ve kahvehanenin birer bahane, istenilenin dostlarla sohbet etmek oldu€unu ifade eden flu beyit dillerden düflmezdi:

“Gönül ne kahve ister, ne kahvehane

Gönül sohbet ister, kahve bahane”

S›k›nt›l› günlerinde yan›na u€ramayan iyi gün dostlar›na, flairin flu ça€r›s› ne kadar anlamlıdır:

04

“Kahvelerim piflti gel

Köpükleri taflt› gel

‹yi günün dostlar›

Kötü günüm geçti gel”

‹çilen bir fincan ac› kahve ama k›rk y›l hat›r› var; içenler, hat›r saymas›n› ve gönül almas›n› bilenler için.

“Kahvenin yüzü kara, kim demifl ki içilmez

Gönlü ak, dili tatl›, hat›r›ndan geçilmez”

Yolunuz bu töreyi sürdüren bir Anadolu köyüne düflerse sak›n ola kahveyi geri çevirmeyiniz. Anadolu’nun gönlü incinir, bu gönül sizinledir. Mehmet Önder (Ald› Sözü Anadolu)

6


SÖZCÜKTE ANLAM Etkinlik

1. ÜNİTE

Metinde yer alan sözcüklerle ilgili aşağıdaki bulmacayı dolduralım. 05

1. Kahve pişirmeye yarayan, saplı, silindir biçiminde küçük kap. 2. Bakıra çinko katılarak elde edilen sarı renkte bir alaşım. 3. Çay, kahve gibi keyif veren maddelere alışmış olan kimse. 4. Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış kalıplarının, gelenek ve göreneklerin, tutulan yolların bütünü. 5. Kapların, sap gibi halka biçiminde olan tutulacak yeri. 6. Keyfine düşkün.

6 1

06

2 5 4 3

Etkinlik

Aşağıdaki bilgilerden hangisi metinde yer almışsa önüne "✓" işareti koyalım.

(

)

Kahve kullanımı 17. yüzyılda yasaklanmıştır.

(

)

İçen kişiye göre kahve fincanları da değişiklik göstermektedir.

(

)

Kahve ikramını geri çevirmek, incitici bir davranıştır.

(

)

Bugün kahve tüketimi oldukça azalmıştır.

(

)

Kahve içmek, sohbet etmek için bir araçtır.

(

)

Kahve ikramı, konukseverliğimizin bir göstergesidir.

(

)

Kahve içme alışkanlığı Anadolu’ya İran’dan gelmiştir.

(

)

Kahve yasağı, kahve içilmesini engelleyememiştir.

7

07


Etkinlik

08

Aşağıda verilen soruları metne göre cevaplayalım.

1. Kırk yıl hatırı olan içecek nedir? 2. Kahve ikramını geri çevirmenin ayıp sayıldığı yer neresidir? 3. Kahve, Anadolu’ya ne zaman girmiştir? 4. Kahvenin makbul olması için cezve ve fincan nasıl olmalıdır? 5. Kahve, Osmanlı Devleti’nde bir dönem niçin yasaklanmıştır?

09

Sözcükte Anlam Özellikleri

1. Gerçek Anlam Bir sözcüğün akla gelen ilk anlamına temel anlam denir. Temel anlam, sözcüğün herkes tarafından bilinen ve en yaygın kullanılan anlamıdır. Bir sözcüğün sözlükteki ilk karşılığıdır.

Köyümüzü ilçeye bağlayan yol bu yaz yenilendi.

Bu cümlede geçen "yol" sözcüğü, "karada insan veya hayvan geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşan yürümeye uygun yer" anlamında kullanılmıştır. Bu, hem yol sözcüğünün ilk (temel) anlamı hem de sözlükteki ilk karşılığıdır.

Havuzun bazı yerleri daha derindi.

Kardeşim, boyu uzun olduğu için takıma seçildi.

Sözcüğün temel anlamıyla benzerlik ilgisine dayanarak kazandığı yeni anlamlar da gerçek anlamdır. Bir sözcüğün 10

birden çok gerçek anlamı olabilir. Çocuğun ayağı → Temel anlam Masanın ayağı → Gerçek anlam Adamın başı → Temel anlam Dağın başı → Gerçek anlam Üzerinde eski bir gömlek vardı. (eski → "yeni olmayan" temel anlam)

Eski bir dostumla karşılaştık. (eski → "geçmişte tanışılmış" gerçek anlam)

8


SÖZCÜKTE ANLAM

1. ÜNİTE

2. Mecaz Anlam Sözcüğün akla gelen ilk anlamı ve onun çağrıştırdığı yan anlamlarından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamlara mecaz anlam denir.

11

Ailesine karşı derin bir sevgi besliyordu.

Toplantıda uzun bir konuşma yaptı. Bu cümlelerdeki kırmızıyla belirtilmiş sözcükler ilk anlamlarından tamamen uzaklaşıp yeni bir anlam kazanmıştır.

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerde renkli yazılan sözcüklerin gerçek anlamda mı yoksa mecaz anlamda mı kullanıldığını boşluğa yazalım.

1. Balkondaki ipe asılan çamaşırlar, güneşte çabucak kurudu.

(

)

2. Derslerine asılan çocuk, kısa zamanda notlarını düzeltti.

(

)

3. O kadar tatlı konuşuyordu ki onu dinlemeye doyamıyorduk.

(

)

4. Uçak inişe geçeceği zaman koltukları dik konuma getirdik.

(

)

5. Bazen sindirilmesi zor şeyler söylemekten geri durmazdı.

(

)

6. Yumuşacık koltuğa oturunca aklına evdeki eskiler geldi.

(

)

7. Nehrin derin yerlerinde sadece büyükler yüzebiliyordu.

(

)

8. Zorlukların üstesinden, güçlü karakteri sayesinde geliyordu.

(

)

9. Masanın üstünde duran ince kalem ünlü yazara aitmiş.

(

)

gerçek anlam

mecaz anlam

Bir soru

13

“Açık” sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamda kullanılmıştır? A) Bahçenin her zaman açık olan kapısından girer, erik yerdik. B) Buzdolabının kapağı açık unutulunca bazı yiyecekler bozulmuş. C) Açık fikirli bir babaya sahip olduğum için şanslıyım. D) Açık pencereden giren soğuk hava nedeniyle hastalandım.

Bir Cevap

soru etkinlik

9

12


c. Çok Anlamlılık 14

Dilimizde bir sözcük birden fazla anlama gelebilecek şekilde kullanılmaktadır. Dilin oluşumu sürecinde bir anlama gelen sözcükler, zamanla birden fazla anlamı karşılayabilecek zenginliğe ulaşmıştır. İşte sözcüklerin bu şekilde birçok anlama gelecek şekilde kullanılmasına çok anlamlılık denir. "Yarım saat önce hazırlanıp evden çıktı." cümlesinde "çıkmak" sözcüğü "bir yerden ayrılmak" anlamıyla; "Bu hamurdan bir tepsi kurabiye çıkar." cümlesindeki "çıkmak" sözcüğü "yetecek ölçüde olmak" anlamıyla; "Ev sahibiyle konuşunca adama borçlu çıktı." cümlesindeki "çıkmak" sözcüğü "herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak" anlamıyla kullanılmıştır. Örneklerde görüldüğü gibi "çıkmak" sözcüğü, farklı cümlelerde farklı anlamlara gelebilecek şekilde kullanılmıştır. Bu örnekleri daha da artırmak mümkündür. Hatta bazı sözcükler onlarca farklı anlama gelebilecek şekilde kullanılabilir. Bu da o sözcüğün çok anlamlılığını gösterir.

Etkinlik

15

Elindeki kalemi sinirle yere attı.

c

ilgisini kesip uzaklaştırmak

Yemeklere fazla tuz atınca yemekler yenmedi.

d

geri bırakmak, ertelemek

İş yerinden birçok işçiyi attılar.

a

bir cismi bir yöne doğru fırlatmak

Düğün tarihini bir dahaki aya attık.

b

koymak, ilave etmek

Bodrumdaki gereksiz eşyaları da atalım.

f

solmak, değişmek

Sıcak suda yıkanınca gömleğin rengi attı.

e

istenilmeyen bir şeyi kendi olmaktan çıkarmak

Etkinlik

16

Aşağıdaki cümlelerde "atmak" sözcüğünün anlamları karışık olarak verilmiştir. Cümlelerle sözcüğün ifade ettiği anlamları eşleştirelim.

"Kaçmak" sözcüğünün aşağıdaki cümlelere kattığı anlamı karşılarındaki boşluğa yazalım.

Cümle

Anlamı

1. Bir tehlike sezdiğin anda hemen eve kaçarsın. 2. Verilen görevden asla kaçmam. 3. Bu kazağın rengi biraz yeşile kaçıyor. 4. Yeni aldığım bluzuma çamaşır suyu değince rengi kaçtı. 5. Bebeğin gözlerine şampuan kaçtı.

10


SÖZCÜKTE ANLAM

1. ÜNİTE

Bir soru

17

Aşağıdaki altı çizili sözcüklerin anlamlarına uygun cümleler karışık yazılmıştır. Cümle

Anlamı

1. Ben kek yapmayı biliyorum, cevizli kek yapabiliriz.

Bir işi yapmaya alışmış olmak, elinden gelmek

2. Odanın içine yemek kokusu doldu.

Çevreye dağılmasına sebep olmak

3. Birden susan köpek kuyruğunu bacaklarının arasına kıstı.

Sıkıştırmak

4. Sıtmayı diğer köylere yayan sivrisineklerdi.

Bir yere yayılmak, kaplamak

Hangi iki cümle yer değiştirirse karışıklık giderilmiş olur? A) 1 ile 2

B) 3 ile 4

C) 2 ile 4

D) 1 ile 4

Bir Cevap

3. Terim Anlam Bir sözcüğün bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konuyla ilgili özel bir kavramı karşılamasına terim anlam denir. Resimlerinizde perspektif sorunu var.

18

Bu cümledeki “perspektif” sözcüğü, resim sanatı ile ilgili özel bir anlam taşıyor. Hava (atmosfer) basıncı, yeryüzüne yaklaştıkça artar. Bu cümledeki “basınç” sözcüğü de fizikle ilgili özel bir anlama gelmektedir. Aynı sözcük temel, terim, mecaz gibi farklı anlamlarda kullanılabilir. Üçgenin iç açıları toplamı 180 derecedir. (terim anlam) Olayı bir de bu açıdan değerlendir. (mecaz anlam) Ekonomik büyüme, sermayenin piyasada dolaşımıyla gerçekleşebilir. (terim anlam) Böylesi çok pahalı, daha ekonomik bir seçenek düşünelim. (gerçek anlam)

Etkinlik

Aşağıdaki cümle gruplarında altı çizili sözcüklerin gerçek (G), mecaz (M) veya terim (T) anlamdan hangisiyle kullanıldığını belirleyerek ilgili yeri "✓" ile işaretleyelim.

G

M

1. Konuyla ilgili ağzımı aramaları hoşuma gitmedi.

Sabahtan beri ağzına tek bir lokma koymadı.

Ege ağzıyla konuşması, dinleyene keyif veriyor.

Arızalanan otobüs, yol ağzında durup yolcuları indirdi.

2. Annem, evin eskiyen perdelerini toz bezi yapmış.

3. Bozlak ayağındaki türkü, dinleyenleri mest etti.

Şirketteki ayak oyunlarını fark edince istifa etti.

Oyunun ikinci perdesine yetiştik ama yine de değdi.

T

soru

11

19


Sözcükler Arasındaki Anlam İlişkileri

1. Eş Anlamlı (Anlamdaş) Sözcükler 20

İki farklı sözcüğün aynı anlama gelmesidir. Bu sözcükler birbirinin yerine kullanılabilir, kullanıldıkları cümleye aynı anlamı katarlar. Her insanın mutlaka bir işte kabiliyeti vardır.

Her insanın mutlaka bir işte yeteneği vardır.

Cümle aynı anlamı taşıdığı ise “kabiliyet” ile “yetenek” sözcükleri eş anlamlıdır. Size birkaç sorum olacak.

Size birkaç sualim olacak.

Bu cümlelerdeki “soru” ve “sual” sözcükleri de eş anlamlıdır. Aşağıdaki sözcükler eş anlamlıdır: yüz - surat

sıfat - ön ad

anı - hatıra

gayret - çaba

amaç - gaye

endişe - kaygı

seyahat - yolculuk

ün - şöhret

cümle - tümce

sebep - neden

Eş anlamlı sözcükler her zaman birbirinin yerini tutmayabilir. Bu kara günler de geride kalacak. Cümlede “kara” sözcüğünün yerine eş anlamlısı “siyah” sözcüğü getirilemez.

Etkinlik

21

Numaralı cümlelerde renkli yazılmış sözcüklerin eş anlamlılarını bulup cümleyi yeniden yazalım.

1. Hiç lüzumu yoktu, bunları niye aldınız?

5. Bu sözcüklerin anlamlarını öğrenelim.

2. Bu soruya bir cevap veremeyeceğim.

6. Kontrol noktasındaki görevliler güçlük çıkarıyor.

3. Doğal afetlere karşı önlem almalıyız.

7. Eserlerinizi beğeniyle okuyoruz.

4. Bu yoksul aileye hepimiz destek olmalıyız.

8. Dün gece kar aralıksız yağdı.

etkinlik

2. Zıt (Karşıt) Anlamlı Sözcükler 22

Bir sözcüğüm anlam bakımından tam tersini ifade eden sözcüklerdir. Böylesine büyük bir masaya bu sandalyeler çok küçük gelmiş. Cümlede renkli yazılmış sözcükler zıt anlamlıdır çünkü boyut olarak birbirinin tam tersi durumları ifade etmektedir. Babam öğlen eve geldi ve birkaç evrak alıp yine işe gitti. Bu cümlede de birbirinin tam tersi eylemlere yer verilmiştir. inmek – çıkmak

büyümek – küçülmek

zor – kolay

sormak – cevaplamak

zayıflamak – şişmanlamak

ağır – hafif

doldurmak – boşaltmak

yükselmek – alçalmak

eğri – düz

sıkmak – gevşetmek

oturmak – kalkmak

uzun – kısa

tembel – çalışkan sağlam – çürük

katı – yumuşak gür – seyrek

Bir sözcüğün olumsuzu o sözcüğün zıt anlamlısı değildir. Oyun parkına gitmek için annesinden izin istedi. Cümlede "gitmek" sözcüğünün olumsuzu “gitmemek”, zıddı “gelmek” tir. soru

12


SÖZCÜKTE ANLAM

1. ÜNİTE

Bir soru Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birbirine karşıt iki durumdan söz edilmektedir?

23

A) Bir işi başarmak, onu gerçekten isteyip istememeye bağlıdır. B) Yeni açılan mağaza dünkü kadar yoğun değil, daha sakin. C) Görevli, düz ilerleyip koridorun sonundan sağa dönmemizi istedi. D) Her zaman olduğu gibi bugün de etrafına neşe saçıyor.

Bir Cevap

3. Yakın Anlamlı Sözcükler Eş anlamlı sözcüklere benzeyen fakat birbirinin yerini tamamen tutmayan, aralarında anlam farklılığı bulunan sözcüklerdir.

24

tutmak → yakalamak küsmek → gücenmek uğraşmak → didinmek Yukarıdaki sözcüklere baktığımızda sözcükler tam olarak birbirini karşılayamaz ama anlam olarak birbirine yakındır. Eşyalar çok yıpranmış.

Yargıç, suçla ilgili maddeyi okudu.

Giysileri çok eskimiş.

Bunda senin bir hatan yok.

Bu sayfada anlatılanları anladın mı?

Çocuklar seviçten havalara uçtu.

Konunun bu kısmını da öğrenin.

Seni mutlu görmek beni de mutlu ediyor.

4. Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler Anlamca ilgisiz oldukları hâlde aynı seslerle ifade edilen sözcüklerdir. Yazılışları aynı, anlamları farklıdır. Adam bu sayede para kazandı. Düğün yemekleri kazanlarda yapıldı. Görüldüğü gibi iki sözcük arasında anlamca bir bağ yoktur. Sadece yazılışları aynıdır. Yolun yarısından sonrasını aç ve susuz tamamladık. İlk cümlede kırmızı yazılmış sözcük, cük ise

Sen kapıyı aç, ben de eşyaları içeri alayım. ifade ediyor. İkinci cümledeki kırmızı yazılmış söz-

anlamındadır. Bu iki sözcüğün anlamca hiçbir ilgisi yoktur. Yalnızca

aynı seslerle ifade edilmişlerdir. Bir sözcüğün yan, mecaz, terim anlamı o sözcüğün sesteşi değildir. Sesteşlik için iki farklı anlam gerekmektedir. Yüzüne yaptığı maske onu komik göstermişti.

Yorganın yüzünü annem dün değiştirmiş.

“Yüz” sözcüğü birinci cümlede temel, ikinci cümlede yan anlamıyla kullanılmıştır. İki sözcük birbiriyle sesteş değildir. Düzeltme işareti (^) sesteşliği bozar. Şirketimiz bu sene hedeflenen kâr oranına ulaştı.

Dün gece yağan kar etrafı beyaza boyamıştı.

“Kar” ve “kâr” sözcüklerinin yazılış ve okunuşları aynı olmadığı için aralarında sesteşlik ilişkisi yoktur. 13

25


26

Bir soru Aşağıdaki cümlelerde geçen, altı çizili sözcüklerden hangisi eş sesli değildir? A) Kaç bardak su içtim, hâlâ içim yanıyor. B) Kaç tane olduklarını sayamadığım adamlar oradan kaçtılar. C) Almayı çok istediğim kitabı henüz alamadım. D) Gülünce yüzünde güller açıyordu.

Bir Cevap

5. Ortak Köklü Sözcükler 27

Aralarında anlam ilgisi olan ve kökü hem isim hem de fiil olabilen sözcüklerdir. Dün aldığım on kilo boya ile evi boyadım. Yukarıdaki cümlede renkli yazılan sözcüklerden birincisi isim köklü, ikincisi ise fiil (boya-) köklüdür. Ayrıca bu sözcükler arasında bir anlam ilgisi de vardır: Biri bir eylemi, diğeri de bu eylemde kullanılan maddeyi ifade etmektedir. O hâlde bu sözcükler ortak köklüdür. Bunları sesteş (eş sesli) sözcüklerle karıştırmamak gerekir: Evdeki eski mobilyaların artık değişme vakti geldi. Evdeki mobilyalar da artık eskidi. Ayağına diken batan çocuk, büyük bir acıyla bağırdı. Adam öyle güçlüydü ki tokalaşırken elim acıdı.

6. Aynı Kavram Alanına Giren Sözcükler 28

Bazı sözcükler, anlamca kendilerine mahsus bazı farklarla aynı küme içinde değerlendirilir. kazak, süveter, hırka, yelek Bu sözcükler genellikle "örgülü üst giysi" kümesindedir. Bu nedenle aynı kavram alanına girdiklerini söyleyebiliriz. Ancak kendi aralarında da elbette bazı farklar barındırırlar. Şöyle ki: Kazak kollu ve düğmesiz, süveter kolsuz ve düğmesiz, hırka kollu ve düğmeli, yelek ise kolsuz ve düğmelidir. İşte bu şekilde, anlamca kendilerine özgü farklılıklarla aynı küme içinde değerlendirilen sözcükler, aynı kavram alanına giren sözcükler denir. Bu sözcükler eş anlamlı olmadıkları için birbirinin yerine kullanılamaz.

etkinlik

14


SÖZCÜKTE ANLAM

1. ÜNİTE

7. Genel - Özel Anlamlı Sözcükler Cümle içinde kullandığımız sözcükler bazen birbirini kapsayıcı bir özellik taşıyabilir. Bu durumda kapsayıcı olana genel anlam, onun içinde yer alan unsura da özel anlam denir. Bunlardan hangisi önce kullanmışsa ona göre “ge-

29

nelden özele" veya "özelden genele anlatım” yapılmış olur. Kalemler içinde en çok dolma kalemi severim. Cümlede renkli yazılmış sözcüklerden ilkinin diğerine göre daha genel bir anlam barındırdığını görüyoruz. Yani "kalem" sözcüğünün sınırları içinde birçok tür (tükenmez kalem, kurşun kalem vs.) bulunur, bunlardan biri de dolma kalemdir. Burada anlatım genelden özele doğrudur. Muğla, doğal güzellikleri bol bir şehirdir. Bu cümlede de renkli yazılmış ilk sözcüğün ikincisine göre daha özel olduğunu, ikincisinin onu kapsadığını görüyoruz; yani Muğla, birçok şehirden biridir. Buradaki anlatım ise özelden genele doğrudur. Sözcükler, cümle içindeki kullanımına göre bazen genel bazen de özel anlam taşıyabilir. Kitap, uygarlığa yol gösteren ışıktır. (Genel)

Okuduğumuz kitap hepimizi çok etkilemişti. (Özel)

Birinci cümlede “kitap” sözcüğü ile türün tamamı, ikinci cümledeki “kitap” sözcüğüyle türün bir kısmı kastedilmiştir.

8. Nicel - Nitel Anlamlı Sözcükler Nicel, sayılıp ölçülebilen özelikleri ifade eden sözcükler; nitel de sayılıp ölçülemeyen, sayısal olarak ifade edilemeyen sözcüklerdir.

30

Zor soru (nitel) / İyi insan (nitel) / Çok soru (nicel) / İyi para (nicel)

Aynı sözcük, kullanıldığı cümeye göre nicel ve nitel özellik kazanabilir:

Oda gereğinden fazla sıcaktı. (nicel / Sayısal olarak ifade edilebilir.)

Bizi Hatay'da çok sıcak karşıladılar. (nitel / Sayısal olarak ifade edilemez.)

9. Somut - Soyut Anlamlı Sözcükler Beş duyumuzdan herhangi biriyle algılayabildiğimiz kavramları anlatan sözcükler somut, beş duyumuzla algılayamadığımız varlıklarını akıl yoluyla kabul ettiğimiz sözcükler ise soyut anlamlıdır.

hava, ışık, ses → somut

his, akıl, sevgi → soyut

Bu sözcük temel anlamıyla somutken mecazlaşarak soyut olabilir. İçimden bir ses gitme dedi.

ses → somutken "his" anlamından soyut olmuş.

10. Yansıma Sözcükler ek bilgi

Doğadaki seslerin taklit edilmesiyle oluşturulmuş sözcüklerdir.

etkinlik

Suyun şırıltısı, güzel bir müzik gibiydi. / Fısıltıyla konuşun, çocuk uyuyor. / Ekmek kıtır kıtırmış, ister misin? Yukarıda cümlelerde renkli yazılmış sözcüklerin ortak bir özelliği var: Bunlar doğadaki seslerden türetilmiştir. Su akarken “şırrr” sesini andıran bir ses çıkar. İnsanlar kısık sesle konuşurken onları uzaktan dinleyen birinin kulağına “fıss” sesini andıran bir ses gelir ve iyi kızarmış bir ekmeği yiyorsak “kıt” sesini duyarız. Şırıl şırıl akan derenin kenarında oturduk. Ayrıca yansıma sözcükler, farklı görevler de üstlenebilir. Bazıları fiil, isim, sıfat, zarf olabilir. Neden dişlerini gıcırdatıyorsun anlamadım.

Yaprakların hışırtısını işitiyor musun?

fiil

isim

Yansıma sözcükler bazen bir kavramın adı olabilir: çıtçıt, bomba… "Işıl ışıl" ve "pırıl pırıl" ikilemeleri sorularda çeldirici olarak karşınıza çok çıkar. Bu sözcüklerin kökleri olan "ışı-" ve "pırıl-" ses olmadığından yansıma değildir. 15

31


Etkinlik

32

Aşağıdaki cümlelerde yansımadan türemiş sözcükler varsa altlarını çizelim.

1. Aracımız çamurlu yolda bata çıka ilerliyordu. 2. Olayın günden güne daha da çözülemez hâle geldiğini biliyorum. 3. Geceleri horladığını kabul etmiyor. 4. Şırıl şırıl akan bir derenin yanındayız. 5. Kapının gıcırtısı seni rahatsız etmiyor mu? 6. Yerlere tükürmek ne kadar yanlış! 7. Yaprakların hışırtısı, kuşların sesine karışıyor. 8. Kaba saba bir adamdı, kimse sevmezdi onu. 9. Erikler sulu sulu, kütür kütürdü; eriklerin tadına doyamadık. 10. Şelaleden etrafa saçılan damlacıklar ilginç görüntüler oluşturuyordu. etkinlik

33

Bir soru Aşağıdakilerin hangisinde ikilemeyi oluşturan sözcükler yansımadan türemiştir? A) Albüme eğri büğrü tutturulmuş fotoğrafları düzelttim. B) Eve kadar ağır ağır yürüdük. C) Gece boyu şakır şakır yağmur yağdı. D) Efil efil esen rüzgâr, ruhumu dinlendirdi.

Bir Cevap

soru

Bir soru

34

Birden kafamın içi, sanki elektrikli bir el fenerinin ampulü imiş de sapındaki düğmesine basıl-

mışcasına ışıkla doldu, fırladım.

Bu parçada aşağıdaki söz sanatlarından hangisine başvurulmuştur? A) Kişileştirme

B) Konuşturma

C) Ad aktarması

D) Benzetme

Bir Cevap

16


Söz Sanatları (Mecaz Yapma Yolları)

1. Benzetme (Teşbih) Bir varlığın veya durumun bir özelliğini, aynı özelliğe sahip başka bir şeye aktararak anlatmaya benzetme denir.

35

Benzetme, dört öge barındırır: Benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatı. Balonları kırmızı, mavi, sarı, beyaz renkleriyle dev akide şekerlerine benzetirdim. Bu cümlede balonların renklilik özelliği, aynı özelliğe sahip olan akide şekerlerine benzetilerek anlatılıyor. Bu cümlenin benzetme unsurları şöyledir: Benzeyen: balonlar

Kendisine benzetilen: akide şekerleri

Benzetme yönü: renklilik

Kale gibi sağlam duvar.

etkinlik ek bilgi

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerden benzetme anlamı taşıyanların önündeki kutucuğa (3) 36

işareti koyalım.

Ninemin elleri pamuk gibi yumuşacıktır. Poşete konmayan ekmekler taş gibi sert oluyor. İşim erken biterse seni 10.00 gibi ararım. Kapıda bizi kömür gözlü, şirin bir çocuk karşıladı. Adam, odaya girdiği gibi bağırıp çağırmaya başladı. Bu tilki adamın kafasında neler dolaşıyor acaba?

2. Abartma (Mübalağa) Bir durumu olduğundan çok fazla ya da çok az göstermeye abartma denir. Sözlü ya da yazılı anlatımda ifadeleri etkili kılmak, güçlendirmek için abartma yoluna gidilir. Özellikle şiir ve betimlemelerde bu anlatım özelliğinden sıkça yararlanılır. Sekiz nüfus kutu gibi bir evde yaşıyoruz. Bence aranızdaki sorun incir çekirdeğini bile doldurmaz. Cadde öyle kalabalık ki iğne atsan yere düşmez. Yıldırım hızıyla karar veriyorsun, düşün biraz. El kadar çocuğa böyle yapılır mı, yazık değil mi? Bu örneklerde renkli yazılmış bölümler abartılı anlatımları içeriyor. Dikkat edersek bunlarda benzetmelerden yararlanılmış ve bazılarında da deyim kullanılmıştır. Deyimler arasında abartılı anlatımlara pek çok örnek bulunabilir.

resim

17

37


38

Etkinlik

Aşağıdaki paragraflarda abartma yapılan yerleri bularak altlarını çizelim.

1. Nihayet akşam oldu. Karanlık bastı. Karşı karşıya oturmuş, omuzlarında binlerce ton ağırlık varmışçasına çökmüş iki insan; artık yüzlerimizi görmüyor, yalnız seslerimizi duyuyorduk. Birden, arkamızda garip, fısıltıyı andıran bir hışırtı duyar gibi olduk. Başımızı çevirdik: İki büyük fıstık ağacı arkasından kırmızı bir ay, sanki yapraklara sürünerek yükseliyordu. Birden etrafımızda dünyanın bütün manzaraları değişti. Sanki Japonyalı bir ressamın siyah mürekkeple çizdiği belirsiz ve tamamlanmamış bir âlem içindeydik.

2. Evleri yüksek kurdular On bin basamak merdiven Bakışlar uzakta kaldı Uzakta kaldı dostluklar

39

Bir soru İki gün iki gece boyunca ... Bu cümle aşağıdakilerin hangisiyle tamamlanırsa söylenenler abartılmış olur? A) tek bir insan kapımızı çalmadı. B) gözümü kırpmadan bekledim. C) telefon etmediğimiz eş dost kalmadı. D) okudum, koskoca bir kitap bitirdim.

Bir Cevap

3. Kişileştirme (Teşhis) 40

İnsan dışı varlıklara, insana ait özellikler yüklemeye kişileştirme denir. Bu yöntem, genellikle öyküleme ve betimleme teknikleriyle yazılmış yazı ve şiirlerde kullanılır. Bir sabah yapraklarındaki çiy damlalarını silkeleyip kurulanan kavak, az ötesinde birtakım insanların eğilip kalkıp yerleri ölçtüklerini gördü. (...) Kavak, gerisini dinlemedi. Bu duyduğu sözlerden yaprakları diken diken olmuştu. Demek burada fabrika kuracaklardı. Demek bu cennet kıyıları, bu canım bayırları makine uğultusuna, kurum kokusuna boğacaklardı. Dünyada başka yer mi kalmamıştı Ya Rabbi! Bu öyküleme paragrafındaki, renkli yazılmış bölümlerde; kavak ağacının, insanlara özgü bazı özelliklerle anlatıldığını görüyoruz.

etkinlik

18


SÖZCÜKTE ANLAM

1. ÜNİTE

4. Konuşturma (İntak) Konuşturma, kişileştirilen varlıklara ayrıca söz söyletilmesidir. Genellikle öyküleme veya betimleme teknikleriyle yazılmış metinlerde karşımıza çıkan bu yöntem, en çok fabl türünde kullanılır.

41

Kuşlar küsüp, deniz susup, çiçekler de solunca kavak öksüze döndü. ”Bir yıldırım gelse de beni de yok etse bari!” diye kötü kötü düşündüğü oluyordu. Fakat yıldırıma hacet kalmadı. Bir sabah, daha uykuda iken belinde keskin bir testere sızısı ile uyandı ve neye uğradığını anlamadan böğürtlenlerin üzerine yan üstü devriliverdi. Bu öyküleme paragrafında, mavi yerlerde kişileştirme, kırmızıda ise konuşturma yapılmıştır. Konuşturmanın olduğu yerde kişileştirme de vardır.

5. Zıtlık (Tezat) Birbirine karşıt iki kavramı bir arada kullanmaya “zıtlık” denir. Karşıt durumların, olayların, düşüncelerin, bir arada belirtilmesidir. Bu, karşıt (zıt) anlamlı sözcükler kullanılmadan da yapılabilir.

42

Neden böyle düşman görünürsünüz / Yıllar yılı dost bildiğim aynalar Dost olan aynaların düşman görünmesi zıtlıktır. Nedir benim bu çilem / Hesap bilmem / Muhasebe memuruyum. Matematiksel hesap bilmeden muhasebe yapılması zıtlıktır.

Etkinlik

Aşağıdaki metinlerde yer alan kişileştirmelerin altlarını çizelim. 43

(Dülger balığı) Oltaya tutuldu muydu dünyasına, sulara küsüverir. Nasıl bir korku içine düşer, kim bilir? Onun için dünya bomboştur artık. Oltadan kurtulsa da fayda yoktur. Suyun yüzüne yamyassı serilir. Kocaman gözleriyle insana üzgün üzgün bakar durur. Sandala aldığınız zaman dakikalarca onun sesini işitirsiniz. Ya, sesini. Bir o, bir de kırlangıç balığı sandalda ölünceye kadar ikide bir çığlığa benzer, soluğa benzer acı bir ses çıkarır. İnce zardan ağzını bir kere ağlara vurmasın, küstüğünün resmidir, dülger balığının.

Kızıla boyanmış koynunda sular

Yandın mı bu gurbet elinde Çoruh

Bayburtlu Zihni'nin koşması mı var

Türküler söyleyen dilinde Çoruh Ömer Bedrettin UŞAKLI 19


Söz Öbekleri ve Deyimler

Söz Öbeğinde Anlam (Söz Gruplarında Anlam) 44

Bazen cümlelerdeki sözcükler, o cümleye tek tek değil de grup olarak anlam katar. Bu durumda o söz grubunun ortak anlamını düşünmeliyiz. Amcam, hayatla pençeleşerek kabiliyetini işletmeyi bilmiş bir adamdır. Bu cümlede koyu yazılmış söz deyim değildir ama tıpkı deyimlerdeki gibi birden çok sözcükten oluşmuş ve mecazlaşarak anlam zenginliği kazanmıştır. Deyimden tek farkı, kalıplaşmamış olmasıdır. Dolayısıyla bu söz grubunu “kaderle pençeleşmek, kendisiyle pençeleşmek, zorluklarla pençeleşmek” şeklinde de kullanabiliriz. Birçok cümlede buna benzer söz gruplarıyla karşılaşabiliriz. Bu olayda yüreğinin sesini dinlemelisin. Bu cümledeki altı çizili bölüm de bir söz öbeğidir; “yürek” sözcüğüyle genellikle duygular anlatıldığı için söz öbeğinin anlamını bundan hareketle bulabiliriz. Söz grubunun anlamı, “içinden geldiği gibi”, “duygularını dikkate alarak” şeklinde düşünülebilir. Özellikle söz öbeği soruları, bir metin içinde altı çizili olarak karşınıza çıkar.

ek bilgi

Etkinlik

45

Aşağıdaki cümlelerdeki altı çizili söz öbeklerinin anlamlarını altlarına yazalım.

1. Bu olay ona hayata başka pencereden bakmayı öğretti. 2. Kendi kanatlarımla uçmayı öğrenme zamanım gelmişti anlaşılan. 3. Romanlarında kendini gizleyen yazarları daha çok beğeniyorum. 4. Doğrunun izinde yürüyen insanlar herkesçe sevilir, değer görür. 5. Aramızda soğuk rüzgârlar esiyor, bu yüzden ben konuşmak istemem.

46

Bir soru Babam, yüreğinin kapılarını herkese açık tutardı. Orada herkese yer vardı. İnsanların kusurlarını görmez, onları küçümsemez, hepsini severdi. Bu metindeki altı çizili sözle anlatılmak istenen nedir? A) Çok misafir ağırlamak B) İnsanları sevmek C) Başkalarının sırlarını bilmek D) Çevresindekiler tarafından sevilmek

Bir Cevap

20


SÖZCÜKTE ANLAM

1. ÜNİTE

İkilemeler İkilemeler sözcük gruplarıdır ama kendilerine özgü nitelikleri vardır. İki sözcükten oluşur ve aralarına herhangi bir noktalama işareti getirilemez.

47

 Aynı sözcüğün tekrarıyla oluşur: usul usul, sık sık, ara ara, baka baka...  Zıt sözcüklerle oluşur: düşe kalka, aşağı yukarı, az çok, gece gündüz...  Anlamsız sözcüklerle oluşur: pılı pırtı, ıvır zıvır, mırın kırın, abur cubur...  Biri anlamlı, diğeri anlamsız iki sözcükle oluşur: eğri büğrü, eski püskü, araba maraba  Eş ve yakın anlamlı sözcüklerle oluşur: yalan yanlış, doğru dürüst, ses seda...  Yansıma sözcüklerle oluşur: şırıl şırıl, fısır fısır, çatır çutur, kıtır kıtır...  Hâl ekleriyle oluşur: baştan başa, kurda kuşa, el ele... İkilemeler, cümlede farklı görevde kullanılabilir:  Taze taze ekmekler geldi.

Merdivenleri ağır ağır çıktı.

sıfat

Bu abur cuburlar sağlığa çok zararlı.

zarf

isim

ek bilgi

Deyimler Anlamca kalıplaşmış, mecazlı söz öbekleridir.

48

 Birden çok sözcükten oluşur.  Mecaz anlam kazanır.  Anonimdir, yani söyleyeni belli değildir.  Sözcükleri değişmez, yani kalıplaşmıştır. Deyimdeki bir sözcüğün yerine eş anlamlı da olsa bir başka sözcük getirilemez. Kaşla göz arasında bu kadar işi nasıl bitirdin? Böyle yaparsanız bir taşla iki kuş vurmuş olursunuz. Onunla dün uzun uzun konuştum, ağzını aradım fakat bir şey söylemedi. Burada herkes karınca kararınca bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Örnek cümledeki “kaşla göz arasında” deyiminin anlamı "çabucak”tır. “Kaş, göz, ara” sözcükleri bir araya gelerek bambaşka bir anlam kazanmıştır. ek bilgi

Bazı cümlelerde, deyimin açıklaması da yer alabilir. Başka bir deyişle, cümle hem deyimi hem de deyimin anlamını içerir. Bugün suratın pek asık, yüzünden düşen bir parça. / Ağzını bıçak açmaz böyle zamanlarda, hiç konuşmaz.

(anlamı)

(deyim)

(anlamı)

(deyim)

"Yüzünden düşen bir parça" deyiminin anlamı suratı asık olmak, "ağzını bıçak açmamak" deyiminin anlamı da hiç konuşmamaktır. Deyimin olma nedeni, açıklaması değildir; "deyim açıklamasıyla verilmiştir" sorularında bu durum sizi yanıltmasın: Kadıköy'de çok yürüdük, çok yoruldum, ayaklarıma kara sular indi.

(nedeni) (anlamı)

Deyimler kullanıldıkları cümleye uygun olmalıdır. Cümleye uygun kullanılmayan deyimler anlatımda bozukluğa sebep olur. Müdürü karşısında görünce ağzı dili tutuldu, içinde ne varsa söleyiverdi. “Ağzı dili tutulmak” hiç konuşmamak anlamında bir deyimdir. Cümleye uygun değildir. etkinlik

21

49


Bu Konudaki NotlarÄąm School Subjects

22


Üniteye Bütüncül Bakış

50

53

Yaz Aşağıdaki sözcükleri gerçek ve mecaz anlama gelecek şekilde birer cümlede kullanalım.

a. Çökmek :

Gerçek :

Mecaz :

b. Yanmak :

Gerçek :

Mecaz :

c. Bitmek : Gerçek : Mecaz :

d. Çalmak : Gerçek : Mecaz :

e. Gitmek : Gerçek : Mecaz :

Bul

Karagöz oyununa "hayalizıl", oyunu oynatan kişiye de "hayalî" denirmiş. Oyundaki karakterleri temsil eden

I

kuklalar "tasvir", kuklaların oynatıldığı beyaz perde "ayna" olarak adlandırılır. Bunların dışında zil, tef, düdük

II

gibi oyun içinde müzik ya da ses efektleri yapmaya yarayan aletler kullanılır. Hayalînin yanında "yardak" adı

III

verilen kişi bulunur. Perdeyi aydınlatacak ampul, perdenin arkasındadır. Kuklalar perdeye değdirilerek oynatılır. IV

1. Metinde numaralanmış sözcüklerin eş anlamlılarını bulalım: I.

III.

II.

IV.

2. Metindeki terim anlamlı sözcükleri yazalım.

23


Eşleştir Aşağıdaki söz öbeklerini anlamlarıyla eşleştirelim: • Kazananlar, "uç noktada" düşünürler.

a. hassas olmamak

I

• Kazananlar, yenilgileri kişilikle karıştırmazlar.

b. sonuca ulaştırmayacak düşüncelere itibar

II

etmemek

• Kazananlar, üretken olmayan fikirlerle zaman kaybetmezler.

c. düşünceleri bir şeye göre kısıtlamamak

III

• Kazananlar, düşüncelerini belli kalıplar içinde sınırlamazlar.

d. mağlubiyetlerini karakterlerine bağlamamak

IV

• Kazananlar, onaylama ve reddetmeler karşısında

e. düşünebileceği en üst seviyede düşünmek

fazla duyarlı değildirler; umursamazlar.

Harflerle gösterilmiş metinleri ve metinlerde kullanılan söz sanatlarını eşleştirelim.

Durgun bir akşamın erguvan örtüsünü Yırtarken çekinerek gecenin kara eli Yorgun bir gölge, omzunda bir günün yükü

benzetme

Sürüklüyor ufuklara ağır adımlarını

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik

abartma

Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

Yaram var, havanlar dövemez merhem

kişileştirme

Yüküm var, bulamaz pazarlar dirhem

Deniz ve mehtap sordular seni: Neredesin Nasıl derim terk etti

zıtlık

Bırakıp beni gitti Anladılar ki aşkımız bitti konuşturma

Öyle bir devim ki ben, hakikatte pireyim Bir delik gösterin de utancımdan gireyim

24


Konu Deḡerlendirme Testi - 1

54

67

1.

• Kendimi bildim bileli bu tarihî semtte oturuyoruz.

5. Doktorun bize doğru geldiğini görünce kalbim

• Yeni yapılan binanın temeli iyice oturmuş.

• Röportaj yapmaya gelen gazeteci sandalyeye

küt küt atmaya başladı. Doktor “Merak etme-

yin, her şey yolunda. Henüz narkozun etkisiyle

oturdu.

• Sonunda isteğine kavuştu, oturma izni aldı.

• Yaşlı adam eve girdi, koltuğuna oturdu.

Yukarıda sembollerle gösterilmiş cümlelerde “otur-

s

r

uyuyor ama iki saate kadar uyanır. Görüşebilirsiniz.” deyince dünyalar bizim oldu. Hastane koridorunda

mak” sözcüğü kaç değişik anlamda kullanılmıştır?

A) 2

sevinçle birbirimize sarıldık.

Bu metindeki sembollerle gösterilmiş sözcüklerle

B) 3

C) 4

D) 5

m

P

ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

2. “Bitirmek” sözcüğü, aşağıdakilerin hangisinde di-

A) s → mecaz anlamlıdır.

ğerlerinden farklı anlamda kullanılmıştır?

B) r → terim anlamlıdır.

A) Ev temizliğini bitirdim diye sevinirken yere dö-

C) m → mecaz anlamlıdır. D) P → gerçek anlamlıdır.

külen çorbayla yıkıldı. B) Onu bitiren asıl şey, belki de dostlarından göremediği ilgiydi. C) Yeni aldığı kitabı öyle sevdi ki aynı günün gecesi

6.

okuyup bitirdi.

I. Yoldan geçenler, kenarda oluşan kalabalığa bakıyordu.

D) Evde çalışıp bitiremediği ödevin kalanı için kü

tüphaneye gitti.

II. Üst kattan gelen gürültü yüzünden uyuyamıyordum.

3. “Göz” sözcüğü, aşağıdakilerin hangisinde “bakış

III. Bayram arifesinden olsa gerek, markette bir yoğunluk vardı.

açısı” anlamında kullanılmıştır?

A) Yaşaran gözlerini cebinden çıkardığı mendille

IV. İşe ne zaman başlanacağıyla ilgili belirsizlik, canımızı sıkıyordu.

sildi.

Numaralanmış cümlelerden hangilerindeki altı çizili sözcükler yakın anlamlıdır?

B) Rüzgârın kaldırdığı tozdan göz gözü görmez oldu. C) Üzerimde ağırlık hissedince annem “Sende göz

A) I ve II.

B) I ve III.

C) II ve IV.

D) III ve IV.

var.” dedi. D) Meseleye bir de onun gözünden bakmaya çalışmalısın.

7.

I. Kucağında yeni doğmuş bir bebek tutuyordu.

II. Burada bir daire tuttum, yazları burada kalaca-

4.

I. İkinci kattaki daire tam size göre.

II. Asansörlerden biri yine çalışmıyor.

III. Aldığım eşyaların hepsi bin lira tuttu.

III. Hükümet, enflasyon oranını açıkladı.

IV. Merdivenlerden inerken elinde tuttuğu paket-

IV. Fotoğraflarınızı çekerken filtre kullanın.

Yukarıdaki cümlelerin hangilerinde terim anlamlı

ğım.

ler düştü.

sözcük kullanılmıştır?

"Tutmak" sözcüğü, yukarıdaki cümlelerin hangilerinde aynı anlamda kullanılmıştır?

A) I ve II.

B) I ve III.

A) I - II.

B) I - III.

C) II ve IV.

D) III ve IV.

C) I - IV.

D) II - III.

25


8. "Boyama işini bitirdim ama ben de bittim." cümle-

11. "Eleştirmenler, her hafta bir sanatçıyı mercek altı-

sindeki altı çizili sözcükle anlatılmak istenen aşağı-

na alıyorlar." cümlesindeki “mercek altına almak”

dakilerden hangisidir?

sözünün anlamı, aşağıdakilerin hangisinde vardır?

A) gücü kalmamak

B) eksilmek

C) sinirlenmek

D) yok olmak

A) Şirketin gelir ve giderlerini her şeyiyle inceliyorlar. B) Yeni gelen filmleri sinemaseverlere tanıtmayı amaçlıyorum. C) İnsanların güzel yönlerini görmeye çalışırım. D) Her olayın mutlaka iyi bir yanının olduğunu düşünürüm.

9. I. Öteden beri Anadolu’yu gezmek istemişimdir. II. Eskiden sokak satıcıları gelirdi mahallemize. III. Kendimi bildim bileli yazları yaylaya çıkarız. IV. Ne zamandır bu kadar iyi vakit geçirmemiştim.

12. I. Üzerine su dökülen kitap kabardı.

Yukarıdaki cümlelerin hangilerindeki altı çizili söz-

II. Çok emek verdik ama yorulduğumuza değdi.

ler aynı anlamdadır?

III. Gençlik fotoğraflarına bakınca gözlerinden iki

A) I ve II.

B) I ve III.

C) II ve IV.

D) III ve IV.

damla yaş süzüldü.

IV. Uyuyamasa da gözleri dinlensin diye uzandı.

Yukarıdaki altı çizili sözcüklerden hangileri zıt anlamlıdır? A) I ve II

B) I ve III

C) II ve IV

D) III ve IV

13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcü10. EŞ SESLİ SÖZCÜKLER

ğün eş seslisi yoktur?

Yazılışları aynı anlamları farklı olan sözcük-

A) Açıkgöz biridir o, yaş tahtaya basmaz.

lere eş sesli sözcükler denir.

B) Ateş yakacağımız yerin etrafına taş dizdik. C) Çiftliğinde tam yüz sığır besliyor.

Bu açıklamaya göre aşağıdakilerin hangisinde altı

D) Bu aşevi, günde iki öğün aş dağıtıyor.

çizili sözcükler eş sesli değildir? A) Tutunduğu dal meğer çürükmüş.

Sen dibe dal ve akıntıyı kontrol et.

14. "Eritmek" sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisin-

B) Her gün yaz ki yazma işi alışkanlık hâline gelsin.

İki yıldır göremediğim köyüme bu yaz gidece-

de gerçek anlamının dışında kullanılmıştır?

ğim.

A) Yağı ayrı bir kapta erittikten sonra tencereye boşalttı.

C) Odanın kenarındaki sandık, bir sanat şaheseriy-

di.

B) Dedesinden kalan mirası bir yıl içinde eritti.

Deprem oluyor sandık, meğer kamyon geçiyor-

C) Plastiği eritip diğer parçayla kaynaştırmayı hedefliyordu.

muş. D) İlişkilerde karşılıklı güven, temel kuraldır.

D) Buzu suda eritmişti, şimdi de suyu dondurmak

Sen bana güven, bu kapandan kurtulacağız.

istiyordu.

26


Konu Deḡerlendirme Testi - 2

68

79

1. Deyimler, uzun uzun anlatarak ifade edemeyecğimiz fikirleri bir çırpıda söylememizi sağlayan, sözlerimizin anlaşılamasını kolaylaştıran kalıplaşmış sözlerdir. Örneğin dargınlık, kırgınlık, kızgınlık vb. sebeple bir kimseden söz etmemek ----, en küçük bir şeyden alınmak, çok alıngan olmak ----, bir kimse veya bir şey için kötü konuşmak -----, deyimini kullanırız.

Aşağıdakilerin hangisi bu metinde boş bırakılan yerlerden herhangi birine getirilemez? A) adını ağzına almamak B) atıp tutmak C) bıyık altından gülmek D) buluttan nem kapmak

2. Cümlede hem fiil hem isim olarak kullanılan söz-

5. "Babam, … ama bu defa nedense onu ikna edeme-

cüklere "kökteş sözcükler" (ortak kök) denir. Bu

dim, Nuh diyor peygamber demiyor." cümlesinde

sözcüklerin sesteş sözcüklerden farkı aralarında

boş bırakılan yerde hangi deyim kullanılmalıdır?

anlam ilgisi olmasıdır.

A) kaşının üstünde gözün var demezdi

Bu açıklamaya göre aşağıdaki cümlelerin hangisin-

B) ağzına geleni söyledi

de altı çizili sözcük ortak kök özelliği gösterir?

C) bir dediğimi iki etmezdi

A) Bilgiye aç insan bulmak giderek zorlaşıyor.

D) gözünü budaktan sakınmazdı

B) Dün yaptığımız kır gezisinin hâlâ etkisindeyim. C) Gelin almaya gitmek için arabalar peş peşe sıralandı.

6. İyi bir gazeteci, elde ettiği bilginin ne kadar doğru

D) Yapılan barış antlaşmasıyla yüz yıllık düşmanlık

olduğunu mutlaka araştırmalıdır.

bitti.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme kullanıl-

Aşağıdakilerin hangisindeki altı çizili sözcük, “doğru” sözcüğünün bu cümledeki karşıtı olarak kulla-

mamıştır?

nılmıştır?

A) Ayakkabıları, elbiseleri eski püskü olsa da çok

A) Toplantı boyunca gözümü duvarda eğri duran

şirin görünüyordu.

tablodan ayıramadım.

B) Dik dik yüzüme bakınca biraz kızgın olduğunu

B) Yanlış bir şey söylememek için cümlelerini özen-

anladım.

le seçiyordu.

C) Daha o zaman aralarında içten içe bir düşmanlık

C) Asla yalan konuşmadığı gibi, konuşanlardan da

varmış meğer.

nefret eder.

D) Masada sıcak soğuk bir sürü yiyecek vardı.

D) Koltuğu, yatık bir şekilde kapıdan geçiremeyince dikleştirdik.

4.

I. Mutluluktan gözlerinin içi parlıyordu.

II. Babasının gözüne girmek için elinden geleni

7. Sorunları çözmeye kararlıyız, yarından tezi yok çalışmalarımıza başlayacağız.

yapıyordu.

III. Kendini yükseklerde gördüğü için hiçbir işe eli-

Bu cümledeki altı çizili sözcük grubu, cümleye hangi anlamı katmıştır?

ni sürmüyordu.

IV. Projesi onaylandığından içi içine sığmıyordu.

A) Büyük bir gayretle

Yukarıdaki cümlelerin hangilerinde yer alan deyim-

B) Vakit kaybetmeden

ler yakın anlamlıdır?

C) Engelleri umursamadan

A) I ve II.

B) I ve IV.

C) II ve III.

D) III ve IV.

D) Bir yolunu bulup

27


8. Aşağıdaki seslerin isimlendirilmesi yoluyla oluşan

9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özelden genele

sözcükler yansımasıdır.

bir anlatım kullanılmıştır?

Buna göre aşağıdakilerin hangisinde yansıma bir

A) İstanbul'un eski ilçelerinden Üsküdar'da doğ-

söz kullanılmıştır?

muşum.

A) İşlerini böyle yarım yamalak yapmamalısın.

B) Yaz meyvesi deyince çileği unutmayacaksın.

B) Her işi böyle öfleye öfleye tamamlıyorsun.

C) Rengârenk boyaların içinden buz mavisini seç-

C) Güle oynaya başladıkları işi tartışarak bitirdiler.

tik.

D) Topladığımız çalı çırpılarla ateşi tutuşturduk.

D) "Dostlar Beni Hatırlasın", Âşık Veysel'in şiirlerinden en çok sevdiğimdir.

10. Felaket tellallığı yapmak çok kolaydır. Böyleleri için her şeyi örtüveren tek renk siyahtır. Siyahı bireysel anlamda yadsımıyorum ama toplumsal anlamda faydacı düşünmek zorundayız. Bunun topluma bir faydası olduğuna da inanmıyorum sanatçı olarak felaket habercilerinin tam tersine kendimi topluma umut aşısı enjekte etmekle görevli sayıyorum.

Aşağıdakilerden hangisi, bu metindeki altı çizili sözlerden herhangi birinin anlamı değildir? A) Var olan, gerçek bir şeyi yok saymak B) Kötü şeylerin olacağına dair ön görüde bulunmak C) Yararlı şeyler olduğuna inanmak D) Ümitsizliğe kapılanları ikna yoluyla geri döndürmek

11.

Her yapıt yaratıldığı çağın nabzını tutar. Zamanla güncel önemini yitirerek zamanda uzun bir yolculuğa çıkmak ister. İşte, zaman" denen taşıtın önemi burada başlar. Özelin içindeki geneli yansıtan, kendisinden sonraki çağın temel dayanaklarını içerebilen, bugünü yarına taşımaya gücü yeten yapıtlar, bu taşıtla başka bir çağa geçebilir ve sanat yapıtı olmaya hak kazanır.

Bu metindeki altı çizili cümlede yapıtların hangi özelliği anlatılmak istenmiştir? A) Güncelliği

B) Etkileyiciliği

C) Gerçekçiliği

D) Nesnelliği

Deyimler

12.

Anlam

I.

burun kıvırmak

beğenmemek

II.

burnu havada olmak

hayalci olmak

III.

burnundan gelmek

sıkıcı olmak

IV.

burnundan solumak

öfkelenmek

Yukarıdaki deyimlerin hangilerinin anlamları yanlış verilmiştir? A) I ve II.

B) I ve IV.

C) II ve III.

D) III ve IV. 28


Konu Deḡerlendirme Testi - 3

80

93

5. Eteklerine kadar çam, oradan denize kadar zeytin

1. s Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak

m Ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda

ağaçlarıyla örtülü olan Kazdağı’nın bu yamacında

r Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı

saatlerce sürecek bir akşam başlamıştı. Daha uzak-

P Değirmen misali döner başım

larda, Ayvalık’ın karşısındaki Cunda Adası’nın alçak

Sembollerle gösterilmiş dizelerin hangilerinde ben-

tepeleri, hâlâ güneşin kırmızı ışıkları ile yanıyor;

zetme yapılmıştır?

biraz daha arkada Midilli’nin o tarafa kadar uzanan

A) s ve r

B) s ve P

kollarına karışıyordu. Rüzgâr, çamların dallarını in-

C) m ve r

D) m ve P

citmemeye çalışarak sallıyor, önümde giden Hacer Kız’ın ince örülü saçlarını savuruyordu.

2. Yağmurdan sonra toprağın cennet kokusu ne gü-

Bu metinde aşağıdaki söz sanatlarının hangisinden

zeldi. Bu kokuyu içimize çekerek bir süre bu bitim-

yararlanılmıştır?

siz toprak yolda yürüdük. Yol boyunca bize cömert

A) Benzetme

B) Abartma

böğürtlenler eşlik etti. Zaman zaman dikenleri eli-

C) Kişileştirme

D) Konuşturma

mizi yüzümüzü kesiyordu. Kıpkırmızı böğürtlenlere

6. Bu sofa yaşlı bir insan yüzü gibidir: Evimin bütün

uzandık; ağzımıza attık, o mayhoş tatla kendimiz-

den geçtik.

ruhu, kederleri ve neşesi orada görünür; her günün

Bu metinde aşağıdaki söz sanatlarının hangisinden

hâdiseleri tavana, duvarlara, döşemeye bir leke, bir

yararlanılmamıştır?

çizgi, bir buruşuk ve bazen de ancak bizim görebi-

A) Abartma

B) Kişileştirme

leceğimiz gizli bir işaret ilave eder. Bu sofa canlıdır:

C) Zıtlık

D) Benzetme

Bizimle beraber kımıldar, değişir; bizimle beraber dağılır, toplanır; bizimle beraber uyur, uyanır. Bu

3.

sofa aramızda sanki üçüncü bir simadır ve güldüğü, ağladığı bile olur.

Bir şeyin olduğundan çok büyük ya da

çok küçük gösterilerek anlatılmasına

Bu metinde aşağıdaki söz sanatlarının hangilerinden yararlanılmıştır?

"abartma" denir.

A) Benzetme – abartma

Bu açıklamaya göre, aşağıdakilerin hangisinde

B) Benzetme – kişileştirme

abartma yapılmıştır?

C) Karşılaştırma – kişileştirme

A) Bugün kendimi tüy kadar hafif hissediyorum.

D) Konuşturma – zıtlık

B) Çalışmaktan öyle yorulmuşum ki kendimi yata-

7.

ğa zor attım. C) Yolculuğun son saatleri çok ama çok sıkıcıydı. D) Bütün öğrendiklerimi uygulama fırsatı geçmişti

Ben bir ayrık otuyum

elime.

Ne buğday amcam ne pirinç dayım Mısırla akraba bile değilim Bir yeşermeye göreyim

4. Sokak lambalarının ışığı, kar tanelerinin zarif dan-

Kızmasınlar hâlim duman

sını inanılmaz bir görsel şölene dönüştürüyor.

Canıma kastederler yapabilseler

Rüzgârın önünde usul usul savruluyor; ellerimize,

Ama nafile, kurumam

yüzümüze yavaşça konuyorlar.

Bu metinde aşağıdakilerden hangisi kişileştirilmiş

tir?

Bu dizelerde hangi söz sanatı kullanılmamıştır?

A) Sokak lambaları

B) Eller

A) Konuşturma

B) Benzetme

C) Rüzgâr

D) Kar taneleri

C) Abartma

D) Kişileştirme

29


8.

11. (I) Verçenik Yaylası‘nın zirvesi çoğu zaman bulutlarla kaplıdır. (II) Hava güneşli olduğunda zirveden

Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz Çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere O gülün yüzü gülmüyor sensiz O köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı Hepten hüzünlü bugünlerde Cemal Süreya

Karadeniz, Kaçkarlar, Mol Gölü rahatlıkla görülebilir. (III) Hava eğer kapalıysa bu sefer de bulutların, çocukların saklambaç oynamalarını andıran kovalamacalarını izlersiniz. (IV) Bu kovalamacaya zirveyi taç gibi kaplayan sis de eklenirse tam bir şölen yaşarsınız.

Bu şiirdeki zıtlık sanatı aşağıdakilerden hangisiyle

Parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde

sağlanmıştır?

benzetmeye başvurulmuştur?

A) Gülün yüzünün gülmemesiyle

A) I ve II.

B) I ve IV.

B) Devetabanının hüzünlü olmasıyla

C) II ve III.

D) III ve IV.

C) Gülmek ve ağlamak sözcüklerinin bir karşıt du-

12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişileştirme yoktur?

rum ifade edilmesiyle D) Çiçeklere su verilmesiyle

A) Martılar, balıkçıları görünce sevinç çığlıkları atarak dansa başlar. B) Ağaçların dibinde uzanmak, hem bedeni hem

9. Şakaklarıma kar mı yağdı, ne var

ruhu dinlendirir.

Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz

C) Nemrut Dağı’nda güneşin size merhaba demesi

Ya gözler altındaki mor halkalar

ne güzeldir!

Neden böyle düşman görünürsünüz

D) Yüce dağların zirveleri, yıl boyu omuzlarına kar-

Yıllar yılı dost bildiğim aynalar

dan şallar atarlar.

Bu dizelerde aşağıdaki söz sanatlarının hangilerin-

13. (I) Bu şirin dergiyi yayın dünyasına kazandırmaktan

den yararlanılmıştır? A) Benzetme ve abartma

çok mutluyuz. (II) Okumaya ilgisi az olan çocukla-

B) Konuşturma ve kişileştirme

rımıza edebiyat dünyasını tanıtmayı hedefliyoruz

C) Kişileştirme ve karşıtlık

dergimizle. (III) Dergide hikâyeden şiire, kitap tanı-

D) Konuşturma ve zıtlık

tımlarından bilgisayar dünyasına kadar birçok başlık var. (IV) Çocuklarımızın hayal dünyalarını kanatlandıracak, onları edebiyatın engin okyanuslarında

10.

serinletecek bir dergi meydana getirdik.

Koyunlar yaylaya yayılır

Kaval sesleri yankılanır

Bu metnin hangi cümlesinde mecazlı bir anlatım yapılmıştır?

Ilgaz, çobanları misafir eder

A) I.

B) II.

C) III.

D) IV.

Her bahar çiçekler onu süsler

14. (I) Anazarbos, Çukurova’nın en görkemli antik

Ilık rüzgârlar ağaçlara hâl hatır sorar

kentlerinden biridir. (II) Kent, adını ovanın ortasın-

Dallar, rüzgârın saçlarını tarar

da bir kale duvarı gibi yükselen kaya kütlesinden Nergisler, dağ laleleri selam söyler

alıyor. (III) Bu kaya kütlesinin uzunluğu yaklaşık 4,5

Çoban çeşmesinin yüzü güler

km’ye, denizden yüksekliği ise 230 m’ye ulaşıyor. (IV) Şehir, bu kayalıkların üzerinde tüm ovaya hâ-

kim durumda bulunuyor.

Aşağıdakilerden hangileri bu dizelerde kişileştiril

memiştir?

Bu metinde numaralanmış cümlelerin hangisinde

A) Koyun - kaval

B) Ilgaz Dağı - çiçek

benzetme yapılmıştır?

C) Rüzgâr - dal

D) Çoban çeşmesi - lale

A) I. 30

B) II.

C) III.

D) IV.


Konu Deḡerlendirme Testi - 4

94

100

1. Özgürlük bir insanın sahip olabileceği en büyük kazanımdır.İnsan haklarının olmadığı,insan hayatının hiçe sayıldığı o dönemleri düşünmek bile istemiyorum.Ne acı,ne utanç verici…. 1. Yaşanılanlardan, görülenlerden, duyulanlardan, edinilenlerden sonra kişide kalan şey. 2. Belli özellikleri olan zaman parçası. 3. Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma.

Metindeki bazı sözcüklerin anlamları yukarıda verilmiştir. Bu sözcükleri metinden bularak aşağıdaki bulmacaya yerleştiriniz. 1

3

2

1

2

3

Anahtar Sözcük:

Numaralanmış kutularda yer alan harfler "anahtar sözcük" bölümüne yerleştirildiğinde aşağıdakilerden hangisi oluşur? A)

K

Ö

Z

B)

K

A

Z

C)

G

Ö

Z

D)

G

A

Z

2. Bazı yemekleri fırına atmadan önce alüminyum folyoyla sarıyorsanız bir daha düşünün. Zira bu alışkanlık sağlığınız için son derece ……….. olabilir. ……….insan bedeni alüminyumu çok az miktarlarda tolere edebiliyor. ………. mısır, tuz, bazı baharatlar ve çayda da alüminyum var ama bunlardaki değerler öyle düşük ki zaten 60 kg olan birisi için günlük maksimum alüminyum tüketimi 2400 mg civarında olabiliyor.

Bu metinde boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde verilenler getirilmelidir? A) zararlı-hatta-oysaki

B faydalı-çünkü- söz gelimi

C) zararlı-çünkü-örneğin

D) etkili-örneğin-hatta

31


3. Aşağıda bazı söz sanatlarının açıklaması verilmiştir:

• Tezat (Karşıtlık) birbirine zıt kavram veya durumların bir arada kullanılmasıyla oluşan bir sanattır.

• Teşhis (Kişileştirme) Doğadaki varlıklara insana özgü nitelikler yüklenmesiyle oluşan bir sanattır.

• Teşbih (Benzetme) Aralarında ortak özellik bulunan kavramlardan nitelikçe zayıf olanın güçlü olana benzetilmesiyle oluşan bir sanattır.

Aşağıdakilerin hangisinde, açıklaması verilen sanatlardan herhangi birine yer verilmemiştir? A) Yaylası ufak tepeler

B) Ben de gördüm güneşin doğarken battığını

Yağar yağmur kar sepeler

C) Dedim inci nedir dedi dişimdir

Esrarlı bir gülün gönlü kanattığını

D) Ne mekânın elinde imkân var

Dedim kalem nedir dedi kaşımdır.

Ne zamanın dizinde derman var

4. Yerinde kullanılan biz söz kadar insanı mutlu eden pek az şey vardır. Usta ozanlar, ünlü komutanlar, örnek devlet adamları başarılarını; dille iyi geçinmelerine borçludurlar. Ozanlar söz adamı olurlar, yaşam alanı dildir onların. Onları ozan yapan her şeyden önce dildeki sihirbazlıklarıdır.

Bu metinde aşağıdakilerden hangisinin anlamını karşılayan bir söz kullanılmamıştır? A) Ustalık

B) Olması gereken zaman

C) Bir şeyi başka bir şeyin olmasıyla kazanmak

D) Şair

5. Eğitimden beklenen birtakım uydular yetiştirmek değil, eleştirici, kuşkucu, düşünen kafalar yetiştirmek olmalıdır. İyi eğitimle kötü eğitimin ayrıldığı nokta işte burada. Biri özgür düşünen kafalar yetiştirir, diğeri bir takım uydular, robotlar.

Bu metinde geçen altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) Kapsayıcılığı çok geniş olan B) Gelişime açık olan C) Bir şeyi olduğu gibi alan ve yansıtan D) Taklit yeteneği olan

6. Onunla uzun zamandır aynı evi paylaşıyo­rum. Bir şeyler yapmak istiyor ama hiçbir işte istediği başarıyı elde edemiyordu. Son günlerde yeni bir işle meşguldü ama havan­da su dövdüğünün farkında bile değildi. Ce­binde meteliği olmaması nedeniyle aldığım maaşı iç etmesi beni hiç şaşırtmadı. Değişik ve bir o kadar da anlaşılması güç bir insan­dı. Sorunlar karşısında lakayıt kalmak onun geninde vardı sanki.

Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki me­tinde altı çizilmiş deyimlerden herhangi birinin açıklaması değildir? A) Boşuna uğraşmak

B) Hak edileni almak

C) İlgisiz davranmak, aldırmamak

D) Kendime mal etmek

7. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcük­lerden hangisi “Bu sığ düşünceler insanlı­ğı bu hâle getirdi.” cümlesinde geçen “sığ” sözcüğünün cümleye kattığı anlamın karşıtı olarak kullanılmıştır? A) Sen bu konuya oldukça dar açıdan bakı­yorsun. B) Görüşlerini yüzeysel açıkladığı için kim­se ona inanmıyor. C) Kişilerce yapılan yetersiz açıklamalar kafaları daha da karıştırdı. D) Yazar, son romanında derin fikirleri ele almış.

32


Merkezî Sınavda Çıkabilir

101

109

İlk dört soruyu aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

Takipçisi olduğunuz yazarın kitabı çıktığında kalbiniz çarpar. Anlattıklarının ötesinde, anlatımına hasret kaldı-

ğınızı bilirsiniz. Su gibi içmelik diline Hasan Ali Toptaş'ın edebiyat dünyası, benim için bu yoğunlukta, dinmez I

bir özlem. Konuyu unutup dilin peşi sıra içinde aktığım eşsiz kâinat. Everest Yayınları'ndan çıkan, Toptaş'ın II

"Gecenin Gecesi" başlıklı yeni öykü kitabını eline almak işte böyle bir sevinç, böyle bir heyecan. 1987'de ilk öykü

kitabı "Bir Gülüşün Kimliği" ve 1990'da ikinci öykü kitabı "Yoklar Fısıltısı" ile okurla buluşan, "Gölgesizler" ve

"Kuşlar Yasına Gider" kitapları ile takipçilerini, hatta bağımlılarını yaratan Hasan Ali Toptaş'ın beş hikâyeden III

oluşan "Gecenin Gecesi" kitabı, özel baskısıyla dikkat çekiyor. Sarıya, toprak rengine kaçan "kavruk" sayfaları IV

daha önce yazarın "Gölgesizler" romanını sinemaya uyarlayan Ümit Ünal'ın desenleri bütünlemiş. Her öykünün

sayfa kenarlarını da süsleyen desen ayrıntılarından oluşan şeritler, âdeta beş ayrı çerçeve sunuyor bize.

1. Aşağıdakilerden hangisi, metinde numaralanmış

3. Bu metinde anlatılanlardan yazarın sözü edilen

söz öbeklerinden birinin anlamı olamaz?

eseriyle ilgili olarak;

A) Renkli, özgün bir dili olma

I. Birden çok baskı yaptığı,

B) Çabuk, kolayca okunabilme

II. Her yaşta okur kitlesine ulaştığı,

C) Üslubuyla konuya üstün gelme

III. Desenlerle süslendiği,

D) Bağımlılık oluşturma

IV. Devam niteliği taşıdığı,

verilerinden hangisine kesin olarak ulaşılabilir? A) I.

B) II.

C) III.

D) IV.

2. Bu metinde anlatılanlardan Hasan Ali Toptaş'la ilgili olarak;

I. Kitaplarının çoğunun özel baskısının yapıldığı,

II. İlk öykü kitabının 1987'de yayımlandığı,

III. Sadece öykü türünde eserler verdiği,

lerden hangisi söylenemez?

IV. Sinemaya uyarlanan eserinin bulunduğu,

A) Açıklayıcı anlatım ağır basmaktadır.

verilerinden hangilerine ulaşılamaz?

B) Öznel anlatım içeren cümleler vardır.

A) I ve II.

B) I ve III.

C) Metnin türü eleştiridir.

C) II ve III.

D) III ve IV.

D) Karşıtlık, konuşturma gibi söz sanatlarından ya-

4. Bu metnin dil ve anlatımıyla ilgili olarak aşağıdaki-

rarlanılmıştır. 33


5. Aşağıdaki afişlerin hangisinde abartılı bir anlatım söz konusudur? A)

B)

Bu Çevre Felaketine Dur Diyelim! Erken Teşhis Hayat Kurtarır.

İhmal Etmeyin

C)

D)

Emniyet Kemeri Hayat Kurtarır.

Küçük Tasarrufları Küçümsemeyin Damlaya Damlaya Göl Olur.

6, 7 ve 8. soruları aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

Bir mahalede ayakkabıcı, bakkal, camcı, kasap, manav ve terziye ait altı dükkân vardır. Bu

K

dükkânların konumlarıyla ilgili şunlar bilinmektedir: B

• Terzi, ayakkabıcının 10 metre doğusundadır.

• Manav, bakkalın 10 metre doğusundadır.

• Camcı, kasabın 10 metre doğusundadır.

• Manav; kasabın kuzeydoğusunda, terzinin güneyindedir.

D G

6. Aşağıdakilerin hangisinde verilen dükkânlar en

8. Terzi, kasaba göre hangi yöndedir?

güneydedir?

A) Kuzeydoğu

B) Kuzeybatı

A) Bakkal - manav

C) Güneydoğu

D) Güneybatı

B) Camcı - kasap C) Bakkal - camcı D) Ayakkabıcı - terzi

9.

7. Camcı, bakkala göre hangi yöndedir?

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl Bu mısralarda kullanılan söz sanatları aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

A) Kuzeydoğu

B) Kuzeybatı

A) Konuşturma – benzetme

C) Güneydoğu

D) Güneybatı

B) Kişileştirme – zıtlık C) Dolaylama – abartma D) Zıtlık – benzetme 34


110

2. ÜNİTE

CÜMLEDE ANLAM 1. Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme ................................................................. 36 2. Cümle Yorumu .......................................................................................................... 38 3. Cümlede Anlatım Özellikleri ................................................................................... 40 4. Anlam İlişkisine Göre Cümleler ............................................................................... 42 5. Taşıdığı Anlama Göre Cümleler ............................................................................... 45 6. Atasözü .................................................................................................................... 53 Üniteye Bütüncül Bakış ..................................................................................... 55 Konu Değerlendirme Testi - 1 .......................................................................... 57 Konu Değerlendirme Testi - 2 .......................................................................... 59 Konu Değerlendirme Testi - 3 .......................................................................... 61 Konu Değerlendirme Testi - 4 .......................................................................... 63 Merkezî Sınavda Çıkabilir ................................................................................. 65

35


Okuduḡunu Anlama ve Deḡerlendirme KIRLANGIÇ VE KÜÇÜK KUŞLAR

111

112

113

Bir kırlangıç dünyayı geze dolaşa

Kuşlar kırlangıca kızmış,

Çok şeyler öğrenmiş.

Aman ne şom ağızlısın, demişler

Ataları mı ne demiş:

Hem sonra kaç bin kuş ister

‘’Bir şeyler kalır çok görenin kafasında.’’

Bütün o filizleri yolmak için?

Bizim kırlangıç önceden bilirmiş

Kenevir büyüdükçe büyümüş,

Büyük küçük bütün fırtınaları,

Kırlangıç, kuşları bir kez daha uyarmış:

Gemiciler ondan alırmış haberi.

Bakın, demiş işler kötü,

Bir gün, bir yerde, kırlangıç bakmış,

Kötü tohum yurdunuzda aldı, yürüdü.

Tarlasında, sıram sıram

Bugüne dek inanmadınız bana, peki,

Kenevir tohumu ekiyor köylünün biri.

Ama bir gün baktınız ki insanoğlu,

Kırlangıç çağırmış küçük kuşları,

Buğdayları büyüyedursun tarlada,

Bakın, demiş sizin kuyunuzu kazıyor bu adam.

Vakit bulmuş kuş avlamaya şurda burda,

Bana göre hava hoş, çeker giderim buradan,

Kurmuş ağlarını dağda bayırda,

Ama korkarım sizin hâliniz duman.

Siz küçük kuşları avlamak için.

Şu elin savurduğu tohumlar yok mu,

Ya hiç çıkmayın yuvanızdan,

Başınıza örülen birer çoraptır sizin,

Ya da göç edin başka yere:

Her attığı tohum birinizin öksesi

Ördek, turna ne yapıyorsa

Benden size söylemesi.

Siz de onlar gibi yapın.

Günü gelip kenevir sicim oldu mu

Ama siz küçüksünüz, doğru,

Seyreyleyin size kurulacak dolapları.

Geçemezsinin bizim gibi çölleri, denizleri,

Ya ölüm ya zindan gayrı sizlere:

Size göre iş değil yeni dünyalar aramak,

Kiminize kafes, kiminize tencere.

Yapabileceğiniz tek şey bence,

Onun için , gelin, dinleyin beni,

Duvar deliklerine saklanmak olacak.

Yiyin şu tohumların hepsini.

Kuşcağızlar yorulmuş kırlangıcı dinlemekten,

Yaz günü kırlangıcı kim dinler,

Başlamışlar cıvıl cıvıl ötüşüp durmaya.

Küçük kuşlar diledikleri yemi yemişler.

Tıpkı Troyalılar gibi, zavallı Kassandra

Kenevir başlamış büyümeye yeşil yeşil.

Başlarına geleceği haber verirken.

Kırlangıç bir kez daha uyarmak istemiş

Onlara olan bizimkilere olmuş,

Dünyadan habersiz küçük kuşları:

Nice kafesler kuşlarla dolmuş.

Koparın, demiş bir bir koparın

Hep böyle kendi bildiğimizi okuruz yalnız

Bu kötü tohumdan çıkan yapracıkları.

Bela başımıza gelmedikçe inanmayız. La Fontaine

Onlar büyüdü mü kendinizi yok bilin.

(Çeviri: Sabahattin Eyüboğlu)

36


CÜMLEDE ANLAM Etkinlik

Parçada geçen aşağıdaki sözcüklerin anlamlarını bulup bu sözcüklerle birer cümle kuralım.

2. ünite

114

Ökse : Sicim : Filiz : Turna : Kafes : Tohum : Yuva : İnsanoğlu :

Etkinlik

Aşağıda verilen soruları metne göre cevaplayalım.

115

1. Kırlangıç sahip olduğu bilgi ve tecrübeleri nasıl öğrenmiştir? 2. Kırlangıç, küçük kuşlara ne tavsiye ediyor? 3. Küçük kuşlar neden göç edemiyor? 4. Kırlangıç, kuşların saklanmak için tek yapabileceği şeyin ne olduğunu düşünüyor? 5. Kırlangıç, kuşları kimlere benzetiyor?

Etkinlik

Metinde geçen aşağıdaki deyimlerin anlamlarını bulalım.

1. (Birinin) Kuyusunu kazmak

2. Dünyadan haberi olmamak

3. Bildiğini okumak

37

116


Cümle Yorumu

Eş ya da Yakın Anlamlı Cümleler 117

Bazı cümleler birbirleriyle aynı olmasa da aynı mesajı iletebilir. Burada, cümlede anlatılana başka bir açıdan yaklaşmak söz konusudur. Kahvenin acılığında, yıllar yılı sürecek bir tatlılık, yakın bir dostluk vardır. Bu cümlede, kahvedeki acı tadın kalıcı bir tatlılığı temsil ettiği anlatılıyor. İnsanlar, dostluklarını bir acı kahve ikram ederek gösterebilirler. Bu cümlede de acı kahvenin dostluk simgesi olduğu anlatılıyor. Görüldüğü gibi, tamamen aynı olmasa da ilettikleri yargılar örtüşüyor. • Anadolu’nun geleneksel konukseverliği dillere destandır. • Anadolu insanı, misafir ağırlamaktan zevk alır. • Konukseverlik, önce kahveden başlar. • Kahve ikramı, misafirin sevildiğinin kanıtıdır. Yukarıdaki cümleler aynı sözcüklerle ifade edilmese de yakın anlamlıdır.

Karşıt (Zıt) Anlamlı (Çelişen) Cümleler 118

Aynı konuda birbirinin tersi iki durumu savunan, yargıyı veren cümlelerdir. Anlam bakımından birbiriyle uyuşmayan, çelişen, karşıt yargılar içeren cümlelerdir. "Edebî eseri başarılı kılan nasıl anlattığı değil, ne anlattığıdır." Bu cümlede edebî eserde konunun önemi anlatılıyor. "Binlerce kez tekrarlanmış konuyu farklı bir üslupla anlatabiliyorsanız başarılı bir sanatçısınız." cümlesinde konunun değil, yöntemin öneminden bahsediliyor. Bu cümleler anlam bakımından birbiriyle çelişmektedir.

38


CÜMLEDE ANLAM

2. ünite

Cümle Oluşturma Sözcükleri karışık olarak verilen cümleleri kurallı hâle getirmek için öncelikli olarak yargı bildiren sözcük (yüklem) bulunur. Diğer sözcükler de anlamlı bir şekilde dizilir. Özellikle tamlama gruplarına ve birleşik sözcüklere dikkat

119

edilmelidir. ayakkabılarını - yalan - dünyayı - gerçek - giymeden - dolaşır - üç kez Gerçek, ayakkabılarını giymeden; yalan, dünyayı üç kez dolaşır.

Cümle Tamamlama Cümlenin çeşitli yerlerine (başta-ortada- sonda) bırakılan boşluklar tamamlanırken cümlenin anlam akışına, birleşik sözcüklere ve tamlamalara dikkat edilmelidir.

Bir soru

120

Arkadaşını yalnızken ---- , başkalarının yanında ---- . Bu cümlenin anlamlı ve kurallı şekilde tamamlanması için aşağıdakilerden hangisi seçilmelidir? A) sev - dinle B) uyar - öv C) tartış - bırak D) çağır - bak

Bir Cevap

Örtülü Anlam Bir cümlede doğrudan söylenmeyen, cümledeki çeşitli verilerden hareketle ulaşabildiğimiz anlamlara örtülü anlam denir. Masabaşı yazarlardan olmadım hiç, sokağa karıştım; hayata ayna tutmak istedim. Bu cümlede mecaz anlamlı bölümler var. Örtülü anlamlar, mecaz anlamlı ifadelerin arkasına gizlenmiştir. “Masabaşı yazar”; insanları, halkı gözlemlemeyen, oturduğu yerden yazı yazan kişidir. “Sokağa karışmak”; insanlarla, halkla iç içe olmayı anlatır. “Hayata ayna tutmak” ise aynanın gerçekleri birebir gösterdiğini düşünürsek, hayatı olduğu gibi anlatmak, gerçekleri yansıtmak anlamına gelir. Bu durumda cümledeki örtülü anlam şudur: “Oturduğum yerden yazmıyorum, halkın arasına karışıp onları gözlemliyor ve gözlemlerimi olduğu gibi, gerçekçi olarak aktarıyorum.” Bu ifadelere bizim yorumlarımızla ulaştık; hiçbiri açıkça söylenmedi. Şimdi de şu cümleyi okuyalım ve örtülü anlamını bulmaya çalışalım: Öncekinden farklı olarak bu çalışmaya Ahmet'in de katılmasını istiyoruz.

 

Ahmet önceki çalışmaya katılmamıştır. Bu çalışmayı Ahmet tek başına yürütmüyor, çalışmaya katılan başkaları da var. Doğum günü için ona güzel bir elbise alacaktık. Ona elbise almayı planlamışız ama planımız gerçekleşmemiş.

39

121


Etkinlik

122

Aşağıdaki metinlerin örtülü anlamlarını bulup yazalım.

S Çalışkan Yayınları LGS'ye hazırlıkta en iyi yayınları çıkartır.

S Seçmeli ders günleri yine değişti.

123

S Bu konuyu Arda da çok iyi anladı.

S Pazardan dönerken kasaba da uğrayalım.

S Sınıfın en çok okuyanı İdil'dir.

S Babam artık spor yapmıyor.

124

Cümlede Anlatım Özellikleri

1. Öznel Anlatım Öznellik; kişisel düşünce, yani yorum demektir. Dolayısıyla herkesin kabul etmesi gerekmeyen, kanıtlanabilir olmayan ifadelerdir. Bu tür yargılara öznel yargı denir. Şarkıcının nasıl da etkileyici bir sesi vardı. Cümleyi incelediğimizde, renkli yazılmış sözcüğün söyleyenin kişisel görüşü olduğunu görürüz. Bu ifade, herkesçe kabul edilmesi gereken bir gözlemi değil, cümleyi kuran kişinin kişisel düşüncesini yansıttığı için özneldir. Buzdolabının üzerine ilginç bir not iliştirilmiş. Teyzemin görenleri büyüleyen bahçesinde elli çeşit çiçek var. Bence olaya farklı bir açıdan bakmalıyız.

40


CÜMLEDE ANLAM

2. ünite

2. Nesnel Anlatım Nesnel yargı; yorum içermeyen, durumu olduğu gibi aktaran anlatımdır. Cümlede kişisel görüş olmadığı için, yargı herkesçe kabul edilebilir niteliktedir.

125

Sırtında siyah ve uzun bir palto, başında da silindir bir şapka vardı. Cümleyi incelediğimizde söyleyen kişinin, cümlesine kişisel görüşünü katmadığını, bir gözlemi doğrudan aktardığını görüyoruz. O hâlde bu cümle nesneldir. Doktor, yarın saat 16.00’ya randevu verdi. Okuduğum romanda bir denizcinin maceraları anlatılıyor. Sokağımız dar olduğu için kadınlar karşıdan karşıya çamaşır ipi geriyorlar. Öznel ve nesnel anlatım farklı soru kökleriyle karşımıza çıkabilir: Hangisi yorum içermez? Kanıtlanabilirlik açısından farklıdır? Göreceli bir anlatım yapılmıştır / yapılmamıştır?

3. Doğrudan Anlatım Kişinin sözünün hiç değiştirilmeden, olduğu gibi aktarıldığı cümlelerdir.

Onu dün aradım, dedi.

Bu iş böyle yürümez, diyor.

126

4. Dolaylı Anlatım Kişinin sözünün, söylenenin cümlesinde eritilerek verilmesidir. Cümledeki şahıs eki, iyelik ekleri gibi ekler söyleyene göre değişir.

Onu dün aradığını söyledi. (Onu dün aradım.)

Bu işin böyle yürümeyeceğini belirtti. (Bu iş böyle yürümez.)

Etkinlik

Aşağıdaki cümleler öznel ise ilgili kutucuğa "3" nesnel ise ilgili kutucuğa"3" 127

işareti koyalım. Öznel

1.

Kitabın ilk baskısı bir haftada tükendi.

2.

Ağrı Dağı’nın zirvesinden kar eksik olmaz.

3.

Kasabamızın büyüleyici bir manzarası var.

4.

Bu kapı dört odaya birden açılıyor.

5.

Ona bunları söylemen, hiç de hoş olmamış.

6.

Türk edebiyatının en iyi şairi odur.

7.

Teyzem gelirken yine hediyeyi unutmamış.

8.

Odanın köşesindeki resim tuhaf duruyor.

Nesnel

ek metin etkinlik

41


128

Bir soru (1) Vadinin her iki tarafında da dağlar kayalık şeklinde yükseliyordu. (2) Dağlar bu nedenle çıplaktı ama vadi yeşil ve ağaçlıktı. (3) Tam ortadan akan ırmaktan balık avlayarak beslendik bir hafta boyunca. (4) Kampımız bitince pılımızı pırtımızı toplayıp ayrıldık bu eşsiz güzellikten. Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangisinde kişisel görüş aktarılmıştır? A) 1

B) 2 C) 3

D) 4

Bir Cevap

Etkinlik

129

Aşağıda verilen cümleleri, yanlarında belirtilen anlatım cümlesine çevirelim.

1. Başım çok ağrıyor. → doğrudan anlatım 2. Kitabı çabucak bitirdim. → dolaylı anlatım 3. Eskiden beri resme meraklıydım. → doğrudan anlatım 4. Evin arka bahçesini temizledim. → dolaylı anlatım 5. Kapsamlı bir rapor hazırlamalıydım. → dolaylı anlatım

130

Anlam İlişkisine Göre Cümleler

1. Neden-Sonuç (Sebep-Sonuç) İlişkisi Bir olayın niçin gerçekleştiğini, yani gerçekleşme sebebini belirten cümlelerdir. Cümleye bu anlam "-dığı için, -dığından, -den dolayı, çünkü..." gibi ek ve sözcüklerle katılır. Eve dönmek zorunda kaldım. Burada bir olay var ama niçin gerçekleştiği belirtilmemiş. Şimdi bunu ekleyip neden - sonuç ilişkisi kuralım: Yanıma para almayı unuttuğum için eve dönmek zorunda kaldım.

neden

sonuç

Başım ağrıdığından erkenden uyudum. Sınavların ertelenmesinin nedeni, yarın başlayacak olan kar yağışıymış. Yol çalışması olduğu için sokağa giriş çıkış bir hayli zordu. 42

soru


CÜMLEDE ANLAM Etkinlik

2. ünite

Aşağıdaki cümleleri neden - sonuç ilişkisi kuracak şekilde tamamlayalım. 131

1. Kışın hava erkenden karardığı için 2.

oturup bir şeyler yedik.

3. Mektubun elimize bu kadar geç ulaşması 4.

hasta olmasıymış.

5. Teyzemler akşam bize geleceğinden 6.

sınıf kitaplığına koydum.

7. Böyle formda kalmasının nedeni 8.

daha sıkı çalışmaya başladık.

2. Amaç - Sonuç İlişkisi Bir olayın veya durumun hangi amaca yönelik olarak gerçekleştiğini belirten cümlelerdir. Bu tür cümlelerde amaç, ileriye dönük hedefi ifade ettiği için henüz gerçekleşmemiştir. Cümleye bu anlam "-mek için, -mek üzere, -mek

132

amacıyla" -ması için gibi ek ve sözcüklerle katılır. Gece gündüz çalışıyor. Burada bir olay var. Şimdi bu olaya bir amaç ekleyelim ve amaç - sonuç ilişkisi kuralım: Projeyi vaktinde tamamlayabilmek için gece gündüz çalışıyor.

amaç

sonuç

Müşterilerimize daha iyi hizmet verebilmek adına projeler üretiyoruz. Mektubunu postaya vermek üzere evden çıktı. / Derginin yayımlanma amacı, genç kalemlere imkân sağlamakmış. Konuyu daha iyi anlaması için ona birkaç örnek daha verdim. "için" sözcüğününün yerine "nedeniyle" getirirseniz neden-sonuç cümlesini, "amacıyla" getirirseniz amaç cümlesini bulursunuz.

Etkinlik

Aşağıdaki cümleleri amaç - sonuç ilişkisi kuracak şekilde tamamlayalım. 133

1. Düşüncelerini yazılı olarak aktarmak için 2.

hiç durmadan koştu.

3. Karşısındaki kişiyi anlayabilmesi için 4.

üzere kendine bir defter aldı.

5. Hataları varsa düzeltmek amacıyla 6.

düşüncelerini bir kez daha özetledi.

7. Duygusal tepkiler vermemek için 8.

yüksek bir yere çıktık.

soru

43


3. Koşul (Şart) Cümleleri 134

Bir işin gerçekleşmesinin, başka bir duruma bağlı olduğunu, ancak o şartla gerçekleşebileceğini anlatan cümlelerdir. Cümleye bu anlam "-se / -sa, -dıkça, -dikçe, -madan, -meden, koşuluyla, üzere, şartıyla..." gibi ek ve sözcüklerle katılır. Bu balonları ağaçtan indirirsen balonlardan birini sana veririm. Balonlardan birini verme işi, çocuğun onları indirmesi şartıyla gerçekleşecektir. Bitirince geri getirmelisin, o zaman bu kitabı sana verebilirim. Bu cümlede kitabı verme işi, bitirince iade edilmesi şartına bağlanmıştır.

135

Bizimle hayvanat bahçesine gel, o zaman bir aslan görebilirsin. Bu cümlelerde de kişinin aslan görebilmesinin onlarla hayvanat bahçesine gitmesiyle mümkün olabileceği anlatılmış. Çok çalışmalısın ki başarabilesin. Önce elindeki işi bitir ancak o zaman dinlenmeyi hak edersin. Sokağa çıkıp insanlarla konuş ki onların durumlarını, ihtiyaçlarını anlayabilesin.

etkinlik ek bilgi

136

Etkinlik

Aşağıdaki cümleleri koşul cümlesi olacak şekilde tamamlayalım.

1. Bu konuyu sen de anlayabilirsin, 2. Güzel cümleler kurmak istiyorsan 3. Sorduğunuz soruya ancak 4. Mutluluk yakalanabilir yeter ki 5. Konunun kitaptaki sayfa numarasını öğrenirsen 6. Önce iyice bir dinle; 7. Yazıyı daha dikkatli oku 8. Hikâyedeki olayı daha inandırıcı kıl ki

soru

44


Taşıdıĝı Anlama Göre Cümleler

1. Karşılaştırma Cümlesi Birden fazla unsurun karşı karşıya getirilerek aralarındaki benzerlik veya farklılıkların ortaya konmasına karşılaştırma denir.

137

"En, daha, çok, göre..." sözcükleri cümleye karşılaştırma anlamı katar. Bugün hava düne göre daha sıcak. Cümlede havanın bugünkü sıcaklığı anlatılıyor. Bugünkü sıcaklık, dünküyle kıyaslanıyor ve bu iki günün sıcaklığı arasındaki fark (bugünkü sıcaklığın daha fazla olduğu) anlatılıyor. “Daha” sözcüğünün de kıyaslamadaki farkı ortaya koymak için kullanıldığını görüyoruz. Çok balonu olduğu için baloncuyu dünyanın en mutlu insanı sanırdım. Karşılaştırılanlar : Baloncu ve diğer mutlu insanlar. Sonuç : Baloncu hepsinden mutlu.

ek bilgi

2. Olasılık (İhtimal) Cümlesi Bir durum hakkında kesin olmayan bir görüş ileri sürmeye olasılık denir.

138

Bu tempoyla çalışmaya devam edersek işleri zamanından önce bile bitirebiliriz. Bu cümleyi incelediğimizde, bir durum hakkında “kesin olmayan” bir görüş belirtildiğini görüyoruz. Annemle çıkıp biraz yürüyüş yapacağız, belki teyzeme de uğrarız. Bu cümlede de renkli sözcükten sonraki yargıda kesin olmayan bir görüşün belirtildiğini görüyoruz. Telaşlanma hemen, belki kapıya vuran annemdir. Havalar kötü giderse bilet satışlarımız düşebilir. Galiba yarın okullar tatilmiş.

3. Tahmin Cümlesi Sonuçlanmamış ve sonucu bilinmeyen bir durum hakkında öngörüde bulunmaya tahmin denir.

139

Rakiplerim çok güçlü olmadıkları için ilk üçe rahat gireceğimi düşünüyorum. Yukarıdaki cümlede sonucu bilinmeyen bir durum hakkında öngörüde bulunulmuştur. Kardeşim, pazardan dönen annemin sepetinde elma olduğunu iddia ediyor; bense annemin armut aldığını düşünüyorum. Yine burada sonucu henüz bilinmeyen bir durum hakkında öngörüde bulunulduğunu görüyoruz. Bana kalırsa kırmızı bir araba alacak. Bence bu zorlu maçı ev sahibi takım kazanır. Böyle güzel bir masayı Hasan Usta yapmıştır. Kazıdan elde ettiğimiz bulgular, bu şehir halkının ticaret yaptığını düşündürüyor.

resim

45


140

Etkinlik

Verilen cümlelerden "tahmin" anlamı olanları "T", "ihtimal" anlamı olanları "İ" harfi ile gösterelim.

1. Geciktiğine göre, belli ki vapuru kaçırmış. 2. Erkenden çıkmış, şimdiye oraya çoktan varmıştır. 3. Dün akşam arayan belki de Ayça’dır. 4. Başı sıkıştığı için arıyordur, yoksa aramaz. 5. Hastalığının sebebi, uykusuz kalman olabilir. 6. Sınav bir hafta ertelenebilirmiş. 7. Uçağın bir saat kadar rötar yapabileceğini duyurdular. 8. Bu kitabın konusunu beğenmeyebilirsin. 9. Başaracağım, buna inanıyorum. 10. Yarışma sonuçları önümüzdeki hafta açıklanır bence.

4. Varsayım Cümlesi 141

Gerçekleşmemiş bir olayın gerçekleşmiş gibi ya da gerçekleşmiş bir olayın gerçekleşmemiş gibi aktarılmasına varsayım denir. Cümleye bu anlam "tut ki, diyelim ki, varsay ki, kabul edelim ki, farz et ki..." gibi sözlerle katılır. Kendimi baloncu olarak düşünüyorum da ne güzel zaman geçiririrdim onlarla! Cümlede görüyoruz ki çocuk, kendisinin baloncu olmadığını biliyor ama geçici olarak kendini baloncu varsayıyor ve bu durumda neler yapacağını düşünüyor. Düşün ki şimdi bir kumsaldasın, uzanmışsın güneş ve denize karşı... Diyelim ki dediklerin doğru, bu onun düşüncelerini değiştirir mi sanıyorsun? Tut ki onunla konuştun, ne geçecek ki eline? İşi tamamladığını varsayalım, hemen bir diğerine mi başlayacaksın?

142

Bir soru Aşağıdaki cümlelerin hangisinde varsayım yoktur? A) İşi erken bıraktın diyelim, kalan işleri yetiştirebilecek misin? B) Farz edelim ki hepimiz onunla ayrı ayrı konuştuk, yine de bizi dinlemez. C) Çalışmalara ne kadar erken başlarsak, rakiplerimizden o kadar önde oluruz. D) Şimdi köydeymişim, çınarın altına uzanmışım, âh ne güzel olurdu!

Bir Cevap

46


CÜMLEDE ANLAM

2. ünite

5. Öneri (Teklif) Cümlesi Herhangi bir konuda karşıdakine bir teklifte bulunmaya, yol yöntem belirtmeye öneri denir.

143

Bana kalırsa kitap kapağına bir resim koymalısınız. Bu cümlede, kitap kapağının nasıl olacağı konusunda bir teklifte bulunuluyor, bir yöntem öneriliyor. Her gün evden çıkmadan duş almak zindelik kazanmanı sağlar. Konuya bir de öteki açıdan bakmanızı öneririm. Zinde uyanmak için gereği kadar uyumalısın. Hızlı adımlarla yürümeniz, iyileşmenize yardımcı olur. Bana kalırsa, aldığın kararı uygulaman en güzeli.

6. Tanım Cümlesi Bir şeyin “ne” olduğu, yani “kimliği” hakkında bilgi vermeye "tanımlama" denir. Bu tür cümleler “... nedir?” "... kimdir?" veya “... neye denir?” sorularına cevap verir.

144

Makas, kesmek için kullanılan iki uçlu bir araçtır. Bu cümle “Makas nedir?” sorusuna cevap veriyor ve makasın kimliğini vurguluyor. Bir ismin önüne gelerek onun hakkında bilgi veren sözcüklere sıfat denir. Bu cümle de “Sıfat nedir?” sorusuna cevap veriyor. Eğitim ve öğretim yeridir okul. (Okul tanımlanmış) Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanıdır. Bu cümle "Mustafa Kemal kimdir?" sorusuna cevap veriyor.

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerden tanımlama yapılmış olanları "✓" ile işaretleyelim. 145

1. (

) Tutsak olmak, her insan için çok zordur herhâlde.

2. (

) Askılık, kalabalık ortamlarda mutlaka bulunmalıdır.

3. (

) Telefon, kablolu veya kablosuz bir tür sesli iletişim aracıdır.

4. (

) Kalem, hayatımın temel nesnelerinden biridir.

5. (

) Binaları ışık veya başka şeylerden korumak için pencereye konan kumaşa perde denir.

6. (

) Masa, yemek veya çalışmak için kullanılan ayaklı bir tür eşyadır.

7. (

) Basılı ya da yazılı kağıtlardan oluşan esere kitap denir.

8. (

) Eğitim, önemi her geçen gün artan bir meseledir.

9. (

) Yolculuk; beni her zaman güçlendirmiş, yenilemiştir.

10. (

) Yaz, yılın en sıcak üç ayını kapsayan mevsimin adıdır.

47


7. Eleştiri Cümlesi 146

Bir yazarı, bir eseri, bir konuyu; doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek, tanıtmak amacıyla incelemeye "eleştiri" denir. Fakat biz günlük hayatımızda çoğunlukla eleştiriyi olumsuz yönleri belirtmek için yaparız. Sorularda karşınıza bir eser ya da bir yazar için söylenmiş cümleler olarak çıkar. Kısa cümleler kurman iyi ama sürekli devrik cümlelerle, metni okumayı güçleştirmişsin. Bu cümlede hem olumlu hem de olumsuz bir eleştiri yapılmıştır. Anlattıklarının tutarlı olduğunu söyleyemeyeceğim. Bu cümlede ise sadece olumsuz eleştiri yapılmıştır. Başladığı her işi, tam da olması gerektiği gibi sonuçlandırır. Bu cümledeyse yalnızca olumlu eleştiri yapıldığını görüyoruz. Aslında cümleyi söyleyen, bir beğenisini dile getirmiştir. Bu bakımdan olumlu eleştiri cümleleri, aynı zamanda beğeni cümleleridir, denebilir.

soru

8. Ön Yargı (Peşin Hüküm) Cümlesi 147

Herhangi bir durum veya olay karşısında, henüz olay veya durum gerçekleşmeden söylenen olumlu ya da olumsuz yargılara ön yargı cümlesi denir. Bu kitabı beğeneceğinden eminim. Görürsün, ileride çok başarılı bir yazar olacağım. Bizi evine kabul etmeyecek. Cümlelerde belirtilen durum ve olay gerçekleşmeden olumlu ve olumsuz yargıya varılmış. Biliyorum, beni yanlış anladı. Bu işin üstesinden de geleceğim.

9. Tasarı Cümlesi 148

Yapılması planlanan işlerin belirtildiği cümlelere tasarı cümlesi denir. Seneye, mağazalar zincirimize yeni şubeler eklemeyi düşünüyoruz. Bu cümlede, söz konusu kişinin ileriye dair bir projesinden, tasarısından söz edildiğini görüyoruz. Gelecek yıl farklı bir tarzla karşınıza çıkmayı düşünüyorum. Haftaya Manisa’ya gitme niyetindeyim. Seninle ortak bir iş yapmak geçiyor aklımdan. Şirketin daha büyük bir binaya taşınmasını tasarlıyorum. Planlarım arasında yeni bir roman yazmak da var.

48


CÜMLEDE ANLAM

2. ünite

Bir soru (1) İşlerimin yoğunluğundan büyük kızımın dersleriyle pek ilgilenemiyorum. (2) Ne büyük bir gayret içinde olduğunu

149

gözlemliyor, onu takdir ediyorum. (3) Başarılı olsa da olmasa da ona bisiklet almayı düşünüyorum. (4) Böyle disiplinli çalışabildiği, sorumluluğunu üstlendiği için bu ödülü fazlasıyla hak ediyor. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir “tasarı”dan söz edilmiştir? A) 1

B) 2

C) 3 D) 4

Bir Cevap

10. Aşamalı Durum Bildiren Cümleler Bir durumun zaman içerisinde adım adım, basamak basamak olumlu veya olumsuz değiştiğini anlatan cümlelerdir. Cümleye bu anlam "gitgide, giderek, günden güne, gün geçtikçe..." gibi sözcük veya söz öbekleriyle katılır.

150

Diktiğimiz fidanlar günden güne büyüyor. Bahçedeki çeşmenin suyu giderek azalıyor. Cümlelerinde anlatılan durum veya olayın zaman içerisinde değişikliğe uğradığını görüyoruz. Yapraklar haftalar içinde sararıp soldu. Hastanın durumu gün geçtikçe düzeliyor.

11. Şaşırma "Neyi, nasıl yapacağını bilememe, kafası karışma, hayret etme" anlamı taşıyan cümlelerdir.

151

Beklemediğimiz bir durumla karşılaşınca yaşadığımız duygudur. Ona ne cevap vereceğim ben şimdi? Bu cümlede ne yapacağını bilemeyen birinin yaşadığı şaşkınlığı görüyoruz. Daha dün görüşmüştük, ne zaman yurt dışına çıktın sen? Bu cümlede de söz konusu durum karşısında hayrete düşen birinin yaşadığı şaşkınlığı görüyoruz. Vay be, tam dört takla atıp suya öyle daldı! Gözlerime inanamıyorum, bu gerçekten sen misin? Nasıl yani, sen şimdi Japonya’ya mı gidiyorsun? Yarışçı, yerinden ok gibi nasıl da fırladı öyle! soru

49


12. Beğeni 152

Bir şeyi iyi ve güzel bulmaya, bir şeyi benzerleri arasından seçip ayırmaya beğenme denir. Odayı gerçekten çok güzel dekore etmişsin. Hikâyendeki kahramanlar, oldukça gerçekçi kurgulanmış. Resimlerindeki renk uyumuna hayranım doğrusu. Hepsi güzel kalemler ama şu daha güzel görünüyor. Çeşitli şekillerde ve derecelerde beğenme anlatılabilir. Beğenmeyi, eleştirinin olumlu biçimi olarak da düşünebiliriz. Bacakların biraz kısa fakat yine de oldukça iyi zıplıyorsun. Yazarın anlatım tarzı benim zevkime hitap etmese de eseri, seçtiği konu ile göz dolduruyor. Bu iki cümlede eleştiri ve beğeninin bir arada olduğunu söyleyebiliriz.

13. Özlem 153

Bir kimseyi veya bir şeyi görme, ona kavuşma isteğine özlem (hasret) denir. Âh, seni öyle arıyorum ki! Memleketim, köyüm gözümde tütüyor. Nerde o eski günler, o şevk, o heyecan... Uçun kuşlar uçun doğduğum yere Şimdi dağlarında mor sümbül vardır

14. Pişmanlık / Hayıflanma 154

Yapılan bir işin, bir davranışın yanlışlığını, eksikliğini anlama ve buna üzülme anlamı taşıyan cümlelere "pişmanlık" cümlesi denir. Kaçırılan fırsatlar için duyulan pişmanlığa "hayıflanma" denir. Daha kibar konuşmam gerekiyordu. (Pişmanlık) Çocuklarıma daha fazla zaman ayırmalıydım. (Pişmanlık) Alışverişi oradan yapmamalıydım. (Pişmanlık) Şimdiki aklım olsa çok çalışıp doktor olurdum. (Hayıflanma) Günlerin su gibi akıp gittiğini nasıl da fark etmemişiz. (Hayıflanma)

50


2. ünite

CÜMLEDE ANLAM 15. Yakınma / Sitem

Karşımızdakinin yaptığı bir hareketin veya söylediği bir sözün bizi üzdüğünü, ona alındığımızı öfkelenmeden anlatmaya sitem denir. Herhangi bir iş veya davranıştan sızlanmaya, şikâyet etmeye ise yakınma denir.

155

Çalışma odam o kadar küçük ki kendim dahi zor sığıyorum. (Yakınma) Uzun çalışma saatleri, pestilimizi çıkarıyor. (Yakınma) Demek, buraya kadar geldin de bize uğramadın... (Sitem) Her gün gecikiyorsun a kuzum, ne olacak bu işin sonu böyle? (Sitem)

Kişinin kendine yaptığı keşkeler pişmanlık, başkasına yaptıkları sitemdir. Keşke daha çok okusaydım. (Pişmanlık) Keşke daha çok okusaydın. (Sitem) etkinlik

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerin pişmanlık, yakınma ve sitemden hangisini bildirdiğini 156

yanlarına yazalım.

1. Seni o kadar aradım ama aşk olsun bir kez olsun cevap vermedin!

(

)

2. Bu kadar çeşitli yemeği üst üste yememeliydim.

(

)

3. Giydiklerimi hava koşullarına bir türlü uyduramıyorum.

(

)

4. İş yerime ziyarete gelmedin ya, üzülüyorum vallahi.

(

)

5. O sözleri söyleyeceğime dilim kopsaydı!

(

)

6. Ayakkabı ayaklarımı öyle sıkıyor ki yürüyemiyorum.

(

)

7. Küçücük çanta, iki şey koysan doluveriyor.

(

)

8. Zor durumlarında niye bizden yardım istemezsin ki!

(

)

9. Bu yağmurda şemsiyeyi nasıl unutmuşum!

(

)

Bir soru Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “yakınma” söz konusudur? A) Umarım, bu sefer başarıya ulaşırsın. B) Sistemli çalışmaya başlayınca hayatın da düzene girdi. C) Başarı, çoğu insanın en büyük hedefidir. D) Hem büyük hedeflere göz dikiyorsun hem de hiç çaba göstermiyorsun.

Bir Cevap

51

157


16. Endişe (Kaygı) 158

Korku ve tedirginlikle karışık merak duygusuna endişe denir. Endişe, olumsuz bir durumun gerçekleşeceğine dair bir tedirginliktir. Akşama kadar bütün yemekleri yapabilir miyiz dersin? Benzinimiz biter de yolda kalırsak ne yaparız? Merak ve endişe aynı duygular değildir: Çok geç kaldı, acaba başına bir şey mi geldi? Acaba şimdi ne yapıyordur? Birinci cümle, gerçekleşme ihtimali olan olumsuz bir durumdan dolayı yaşanan kaygı hâlini anlatırken ikinci cümlede bilinmeyeni öğrenme isteğine dayalı merak duygusu verilmiştir.

17. Küçümseme Cümlesi 159

Karşıdaki kişi veya kişilere değer vermeyip küçük görmeye küçümseme cümlesi denir. Buna kek mi diyorsun; ben daha güzelini yaparım. Sen kim, ressam olmak kim! Bu cümlelerde karşıdaki kişi yetersiz bulunmuş, yapılan iş beğenilmeyip küçük görülmüş.

18. Azımsama Cümlesi Herhangi bir şeyin miktar olarak az bulunduğunu, yetersiz görüldüğünü anlatan cümlelere azımsama cümlesi denir. İki saatte ne kadar az soru çözmüşsün! Bu kadarcık parayla bir ay boyunca nasıl geçineceğiz, bilmiyorum. Bu cümlelerde söylenen miktarın azlığı ifade edilmektedir.

19. Eşitlik Cümlesi En az iki şeyin birbirine eşit olduğunu bildiren cümlelere “eşitlik cümlesi” denir. Kardeşimle bayramda topladığımız harçlıkları eşitçe bölüştük. Akşamki maç berabere bitti.

20. Uyarı Cümlesi 160

Kişi ya da kişileri yanlış davranışlardan uzak tutmak için bir konu, sorun ya da olumsuz bir durum ile ilgili ikâz ve hatırlatmaları içeren cümlelere “uyarı cümlesi” denir. İnşaatta çalışma var, lütfen başka bir yol kullanınız!

21. İçerik Cümlesi Bir eserde ele alınan konunun yer verildiği cümledir. “Ne anlatılıyor?” sorusuna cevap verir. Orhan Pamuk “Kafamda Bir Tuhaflık Var” kitabında bir bozacının yaşantısını ele alıyor.

22. Üslup Cümlesi Bir eserin nasıl yazıldığını, tarzını veren cümlelerdir. “Nasıl anlatılıyor?” sorusuna cevap verir. Ünlü yazar, yazdığı öykü kitaplarında kahramanlarını şiveleriyle konuşturmuş.

52


Atasözü

Deneyimlerden yola çıkılarak söylenmiş nasihat içerikli, söyleyeni belli olmayan kalıplaşmış cümlelere atasözü denir. Atasözleri genellikle mecaz anlamlıdır. Ayağını yorganına göre uzat.

/

161

Bir elin nesi var iki elin sesi var.

Yukarıdaki atasözlerinde verilen öğüt; cümlenin gerçek anlamından çok, mecaz anlamını kastetmektedir. Birinci atasözünde gelir - gider dengesini ayarlamaktan, ikinci atasözünde aynı işi birden fazla kişiyle yapmanın öneminden bahsediliyor. Yani her iki örnekte de mecaz anlam kastedilmiştir. Gerçek anlamlı atasözleri de vardır: Bugünün işini yarına bırakma.

/

Öfke ile kalkan zararla oturur.

Yukarıdaki atasözlerinde verilen öğüt tamamen gerçek anlamlıdır. Mecaz anlam kastedilmemiştir. Hem gerçek hem de mecaz anlamıyla kullanılan kinayeli atasözleri de vardır:

Mum, dibine ışık vermez.

/

Ateş, düştüğü yeri yakar.

Sorularda "Mecazlı söyleyiş vardır / yoktur?" olarak karşınıza çıkabilir.

Etkinlik

Aşağıdaki atasözlerinden gerçek anlamlı olanların karşısına (G), mecaz anlamlı 162

olanların karşısına (M) yazınız.

1. Acı patlıcanı kırağı çalmaz.

(

)

2. Emanete hıyanet olmaz.

(

)

3. Çocuğa iş buyuran, ardına kendi düşer.

(

)

4. Görünen köy kılavuz istemez.

(

)

5. İki cambaz bir ipte oynamaz.

(

)

6. İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur.

(

)

7. Merhametten maraz doğar.

(

)

8. Minerayi çalan, kılıfını hazırlar.

(

)

9. Hatasız kul olmaz.

(

)

10. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.

(

)

Bir soru

163

I. Keskin sirke küpüne zarar. II. İşleyen demir ışıldar. III. Demir tavında dövülür. IV. Öfkeyle kalkan zararla oturur. Yukarıdaki atasözlerinden hangileri anlamca birbirine yakındır? A) I ve II.

B) I ve III.

C) I ve IV.

Bir Cevap

53

D) II ve III.


Bu Konudaki NotlarÄąm School Subjects

54


Üniteye Bütüncül Bakış

164

Yaz Aşağıda verilen cümlelerdeki anlam ilişkisini yazalım. 1. Pasaport almak için İnternet'ten randevu aldı. Cümleyi neden-sonuç anlamı taşıyacak şekilde yeniden yazalım.

2. İşi yokuşa sürersen anlaşmadan vazgeçecekler. Cümleyi amaç ilişkisi taşıyacak şekilde yeniden yazalım.

3. Kuzenlerini aylardır görmediği için çok özlemişti. Cümleyi koşul ilgisi taşıyacak şekilde yeniden yazalım.

4. Hızlı okuma egzersizleri yap ki okuma hızın artsın. Cümleyi neden-sonuç ilişkisi taşıyacak şekilde yeniden yazalım.

5. Yaşlı kadın gözleri görmediğinden şifreyi okuyamadı. Cümleyi koşul anlamı taşıyacak şekilde yeniden yazalım.

Bul Metindeki koşul, doğrudan aktarma, neden-sonuç, amaç anlamı taşıyan cümleleri bulalım, altlarını çizelim. "İneklerden süt sağmanın en zor yönü" der bir çiftçi, "İneklerin, siz sürekli sağmaya devam etmezseniz asla kendiliğinden süt vermemeleridir." Tutumlar da siz sürekli geliştirmek için çaba harcamazsanız kendiliğinden değişmiş hâlde durmazlar. Geri giderler ve yok olurlar. İyi bir tutum sahibi olma seçimini yaparsanız çalışma gerçekten başlamış demektir. Şimdi sürekli gelişimi bir yaşam biçimi olarak benimseme ve buna uygun doğru görünümü koruma zamanıdır. Özenle korunmayan ve beslenmeyen tutumlar kendi özgün, olumsuz, eski kalıplarına dönme eğiliminde olurlar. Başarının gerçekten bir anahtarı var mı? Başarının anahtarı yok çünkü başarıya açılan kapılar kilitli değildir.

55

168


Eşleştir Metinlerde numaralanmış cümleleri, taşıdığı anlamlarla eşleştirelim. A

(I) Öğrencilerle yapılan bir ankette, zaman kaybına neden olan unsurlar arasında daha çok telefon, televizyon,

a. amaç

arkadaşlar, erteleme vb. dış kaynaklar belirtilmektedir. (II) Bunlar elbette doğru ama en önemli noktayı eksik

b. neden-sonuç

bırakıyor... Şöyle düşünelim: Zaman hırsızlarının, zamanınızı çalmasına kim izin veriyor acaba? (III) Bunu başka

c. kesinlik

türlü düşünürsek siz izin vermezseniz "zaman hırsızları" zamanınızı çalamaz. Hayır, çalamazlar. (IV) Önceliklerinizi

d. koşul

saptadığınızda dersleri sürüncemede bırakmaz, plansız çalışmaz; televizyona, telefona takılıp kalmazsınız... (V)

e. karşılaştırma

Hiç kimse sizin zamanınızı çalmak için bekliyor olamaz, öyle değil mi? B

(I) "Not tutma" öğrenmenin en büyük düşmanı olan unutmayı önlemektedir. (II) Not, ders sırasında tutulduysa ilk tekrar, tutulan notların gözden geçirilmesi şeklinde olmalıdır. (III) Daha sonraki tekrarlar, hiçbir yere bakmadan hatırda kalanların, başka bir sayfaya yazılarak ve daha sonra esas notlarla karşılaştırılarak eksikleri gidermek için yapılmalıdır. (IV) Ders dinleme becerilerini geliştiren öğrenciler, not tutarak ve anlaşılmayan yerleri, anında öğretmene sorduklarından derse aktif şekilde katılır ve

a. koşul

b. neden-sonuç

c. amaç

d. karşılaştırma

başarılı olurlar. C

a. neden-sonuç (I) Televizyondan uzak durmalısınız. (II) Televizyon, zaman yiyen en büyük canavardır. (III) Sizi pasifize ettiğinden

b. tanımlama

düşüncelerinizi köreltir. (IV) Evet, televizyon çağdaş bir iletişim aracı, tümüyle uzak kalmanız; elbette mümkün

c. doğrudan anlatım

değil ama en azından programlarını günlük olarak gözden geçirin, seçici olun. (V) Kendinize şunu sorun: "Hangisi

d. öneri

benim için önemli; sınavlarda başarılı olmak mı, yoksa e. gereklilik

televizyondaki program mı?"

56


Konu Deḡerlendirme Testi - 1

179

1 ve 2. soruları aşağıdaki cümlelere göre cevaplayınız.

169

I. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. Fakat sen buna karşı direneceksin, önüne sonsuz engeller de yığacaklardır; kendini büyük değil küçük, zayıf, araçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacaksın. M. Kemal Atatürk

II. Tarih, en büyük başarılı kazananların genellikle başarıya ulaşmadan önce yürek parçalayıcı olaylarla karşılaştıklarını gösterir. B. C. Forbes

III. Dünyadaki en önemli başarılar, hiçbir şeyin fayda etmeyeceği zamanlarda da denenmeye devam eden insanlar tarafından elde edilmiştir. Dale Jarnedie

IV. Olumlu düşünen, bütün olası zararların en iyisinde yaşadığımızı söyler ve olumsuz düşünen, bunun gerçek olmasından korkar.

1. Konusu bakımından ortak cümlelerde anlatılanla-

4. Aşağıdaki cümlelerden hangisi kanıtlanabilirlik açı-

rın hedefinde hangi sözcükler vardır? A)

B)

A) Masaya oturmuş, önündeki kâğıda bir şeyler ka-

uk r

k a r arlı azi m

m u t l ul huz u

lık

sından diğerlerinden farklıdır?

ralıyordu. B) Hepimiz onun sözlerinin büyüsü altında kalmıştık. C) Annem gelene kadar yemeği hazırlamak istiyor-

D)

dum. çab a hı

lık

rs

k a r arlı i yi l i k

C)

D) Belediyenin yeni binasını bugün törenle açtılar.

5. Aşağıdaki dergi başlıklarından hangisine ait bir yazı, daha çok öznel yargı içerir?

2. Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangisinde di-

A) Osmanlı Devleti'nde Vakıflar

ğerlerinden farklı bir görüş savunulmaktadır?

B) Kumdan Bardağa / Cam Nasıl Oluşur?

A) I.

C) Gözün Yapısı

B) II.

C) III.

D) IV.

D) Eğitim Meselesine Farklı Bir Bakış

3.

(I) Önceleri öykülerin romanlardan daha değerli olduğuna inanıyordum. (II) Çünkü öyküler insanları daha çok etkiliyordu. (III) Öyküler kısa olduğundan, okunması romanlar kadar zaman almıyordu. (IV) Romanların uzunluğu, okumayı zorlaştırıyor ve hatta yer yer sıkıcı yapıyordu.

6.

I. Buranın, insanı ferahlatan bir yönü var.

II. Geçen yıl şu karşıda gördüğüm ıhlamurları kesmişler.

III. Evet, ne zaman gelsem ayrı bir lezzet alıyorum.

IV. Orayı spor alanı yapmak istedikleri için güzelim ıhlamurları kesmişler maalesef.

Bu metnin hangi cümlesinde nesnel bir yaklaşım

vardır? A) I.

Yukaırdaki cümlelerin hangisinde konuşan kişi, cümlesine kişisel görüşünü katmamıştır?

B) II.

C) III.

D) IV.

A) I.

57

B) II.

C) III.

D) IV.


7.

AÇIK OTURUM Gürültü Kirliliği

Konuşmacılar ve Konular: Aslan Eren Gürültü Kirliliğinin İnsan Sağlığına Zararları Kadriye Başar Gürültü Kirliliği ve Çözüm Yolları Fahri Yılmaz Gürültü Kirliliğine Yol Açan Bir Etken: Çarpık Kentleşme Zeliha Demir Gürültü Kirliliğinin Bir Sonucu: Doğal Dengenin Bozulması Yer: MEB Şura Salonu Tarih ve Saat: 10.07.2018 - 14.00

Açık oturuma katılacak konuşmacılardan hangisi gürültü kirliliğinin nedeniyle ilgili bir konuşma yapacaktır? A) Aslan Eren

B) Kadriye Başar

C) Fahri Yılmaz

D) Zeliha Demir

8. Karanfilin antioksidan ve mikrop öldürücü özellik-

10. (I) Yılların İstanbullusu olarak bu eşsiz mekânı daha

leri birçok meyve, sebze ve baharata kıyasla çok

önce bilmediğim için utandım doğrusu. (II) İnsanlar

daha fazladır. Karanfilin Brezilya'da ve diğer tropik

tarafından üretilen tüm gürültülerden tamamen

ülkelerde görülen ciddi bir sağlık sorunu olan deng

arınmış, yalnız doğanın büyüleyici melodisini din-

hummasıyla mücadelede kullanılması son yılların

lediğiniz bir yer... (III) Üstelik böyle bir ortamda,

en umut verici uygulamalarından biridir.

başka yerde kolay kolay bulamayacağınız güzel-

Bu metinde aşağıdaki cümlelerden hangisi daha

likte bir Boğaz manzarası!.. (IV) Yeni öğrendiğim

ağır basmaktadır?

için mekân hakkında bir şeyler yazmalıyım deyip

A) Amaç anlamı

B) Neden-sonuç anlamı

C) Karşılaştırma anlamı

D) Koşul anlamı

kaleme sarılmam uzun sürmedi.

Bu metinde numaralanmış cümlelerin hangisi kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır? A) I.

B) II.

C) III.

D) IV.

9. (I) Evde boş boş oturduğu için canı sıkılıyordu. 11. Aşağıdaki dizelerin hangisinde “neden-sonuç” iliş-

(II) Yakınlarını ziyaret etmek üzere evden ayrıldı. (III)Aradan epey zaman geçtiğinden, yolu hatırla-

kisi kurulmuştur?

yamıyordu. (IV) Bir ağaç tanıdık geldi ve o yoldan

A)

Ya sevilir ya sevilmez

gitti.

Metinde numaralanmış cümlelerden hangisinde

B)

B) II.

Gurbet elde kıymetimiz Ya bilinir ya bilinmez

amaç belirtilmiştir? A) I.

Her dilbere meyil verme

C) III.

C)

D) IV.

Gönüldeki dert ilacı Ya bulunur ya bulunmaz

D)

Sunam gurbet elin kahrı Ya çekilir ya çekilmez

58


Konu Deḡerlendirme Testi - 2

180

190

1. (I) Özellikle gençlerimiz, yazım kuralları ve noktalama işaretlerinin önemini bilmiyorlar. (II) Okullarda ödev olarak veya sınav kâğıtlarına yazdıkları yazılarda bu kurallara neredeyse hiç uyulmuyor. (III) Küçük harflerle başlayan cümleler; bitişik olması gerekirken ayrı, ayrı olması gerekirken bitişik yazılan sözcükler, soru cümlelerinin sonuna konan noktalarla karşılaşabiliyorsunuz. (IV) Öğrencilere, bir yazının anlamlı olmasının ancak bu kurallara uyarak mümkün olabileceğini anlatmak gerekiyor.

Bu metinde numaralanmış cümlelerin hangisinde koşula bağlılık söz konusudur? A) I.

2.

B) II.

Zeynep

C) III.

D) IV.

Kitabı çok beğendim, hepiniz okumalısınız bence.

Sunay

Tamam, okuyup sonra da birlikte değerlendirelim.

Zehra

Böylesi çok daha zevkli olur.

Canan

O zaman neden bir okuma sırası belirlemiyoruz?

Yukarıdaki konuşmacılardan hangisi bir öneride bulunmamıştır? A) Zeynep

B) Sunay

C) Zehra

D) Canan

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlam özelliği yanlış gösterilmiş olabilir? Kaygı

A) Bana öyle geliyor ki hepimizi kandırdı.

B) Konser biletleri tükendiyse salona giremeyebiliriz. → Olasılık C) Bu filmi izlediğimize pişman olmayacağız.

Ön yargı

D) Kabul edelim ki bu işten epey kâr edeceğiz.

Varsayım

4. Aşağıdaki tabloda özdeyiş ve atasözleri numaralanmıştır. Bunların her birinde bir kelime eksiktir. Eksik kelimelerinin ilk harfleri uygun şekilde bir araya getirildiğinde yeni bir kelime meydana gelecektir. Bu harflerden elde edilen yeni kelimenin tablonun altındaki kutuya yazılması istenmektedir. Atasözü / Özdeyiş

1

---- ekersen onu biçersin.

2

Hayatta en ---- mürşit ilimdir.

3

---- balçıkla sıvanmaz.

4

---- ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.

5

Dağ, dağa kavuşmaz; -----, insana kavuşur.

Eksik olan sözcüğün ilk harfi

Bu tabloda verilenlerden elde edilen kelimeyi oluşturan harflerin tablodaki rakamlarla karşılığı aşağıdakilerden hangisidir? A) 1 - 4 - 5 - 3 - 2

B) 2 - 4 - 1 - 3 - 5

C) 2 - 5 - 1 - 3 - 4

D) 4 - 2 - 5 - 3 - 1 59


5. Atasözlerinin bazıları gerçek anlamlıdır, bazıları ise

8. Gerçekte olmamış bir durumun olmuş gibi kabul

hem gerçek hem de mecaz anlamını düşündürür;

edildiği cümlelere "varsayım cümlesi" denir.

yani iki anlamı da vardır. Bu ikili anlama mecazlı

Bu açıklamaya göre aşağıdaki cümlelerden hangisi

söyleyiş denir.

bir varsayımı ifade etmektedir?

Bu açıklamaya göre aşağıdaki atasözlerinin hangi-

A) Yarın sınav sonuçları açıklanabilir.

sinde mecazlı söyleyiş yoktur?

B) Sizinle oynarım, yeter ki gürültü yapmayın.

A) Akıl, akıldan üstündür.

C) Belki sen de bizimle gelmek istersin.

B) Gül dikensiz olmaz.

D) Diyelim bu yöntem, istediğin sonucu vermedi.

C) İşleyen demir ışıldar.

9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tanımlama yapıl-

D) Damlaya damlaya göl olur.

mıştır? A) Şiir, ses uyumuna diğer yazı türlerinden daha çok önem verir. B) Bahçe, her evde bulunması gereken bir alan olmalıdır. C) Okul; öğreten, öğretirken eğiten bir kurumdur. D) Çalışmak, severek yapıldığında yaşamı güzelleş-

6. (I) Sözlük karıştırmayı, karıştırmaktan vazgeçtim,

tirir.

bulundurmayı bile önemsemiyoruz. (II) Binlerce

10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde neden - sonuç

güzel sözcüğümüz olmasına rağmen, bu kötü alışkanlığımız yüzünden çoğundan habersiziz.

ilişkisi vardır?

(III) Yazılarımız ve konuşmalarımız da bu yüzden

A) Bu çiçekler senin için, lütfen kabul et!

dar bir çerçeveye hapsoluyor ister istemez.

B) Binayı sağlamlaştırmak için büyük kolonlar diktiler.

(IV) Hâlbuki düşünceyi besleyen büyülü kapının

C) Gözlüğünü yanına almayınca yazıları okuyama-

anahtarı olan bu eserler, elimizden hiç düşmeme-

dı.

liydi.

Yukarıdaki metnin hangi cümlesinde bir kavram,

D) Üşümemek için kat kat giyindi.

kişisel görüşle tanımlanmıştır? A) I.

B) II.

C) III.

D) IV.

11. (I) Türkçe; anlatım olanakları, anlatım gücü yönünden sayısız güzelliklere sahip bir dildir. (II) Bu güzellikleri incelikleri taşıyan, tadına varabilen bir dil; en soyut, en karmaşık düşünceleri bile somut hâle getirebilir. (III) Çünkü Türkçenin sözcüklerinde, cümle kalıplarında başka dillere oranla sayısız

7. (I) Bu şirin dergiyi yayın dünyasına kazandırmaktan

üstünlükler vardır. (IV) Bir yazar, bunu algılayıp bu

çok mutluyuz. (II) Okumaya ilgisi az olan çocukla-

güzelliklerden yararlanabilirse adını edebiyat dün-

rımıza edebiyat dünyasını tanıtmayı hedefliyoruz.

yasına altın harflerle yazdırır.

(III) Dergimizde hikâyeden şiire, kitap tanıtımların-

Bu metinde numaralanmış cümlelerin taşıdığı an-

dan bilgisayar dünyasına kadar birçok başlık var.

lamlar hangi seçenekte yanlış gösterilmiştir?

(IV) Çocuklarımızın sıkılmadan, zevkle okuyacakları

A) I. → tanım cümlesi

bir dergi meydana getirdik.

B) II. → benzetme cümlesi

Bu metnin hangi cümlesinde bir amaç belirtmiştir?

C) III. → karşılaştırma cümlesi

A) I.

D) IV. → koşul cümlesi

B) II.

C) III.

D) IV. 60


Konu Deḡerlendirme Testi - 3 1. (I) Eğer çay içmek bizim için bir keyifse çay bardağı

191

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ön yargı anlamı

da doğal olarak önem kazanır. (II) Altın boyalısın-

yoktur?

dan gümüş boyalısına, desenlisinden sadesine, ince

A) Biliyorum, böyle konuşarak bizi oyalamaya çalı-

bellisinden düz gövdelisine çeşit çeşit çay bardak-

şıyor.

ları süsler raflarımızı. (III) Her çay tiryakisinin kendi

B) Bu saate kadar aramadıysa bilin ki bizi ekecek.

tarzına uygun bir çay bardağı da mutlaka vardır.

C) Şimdi, kesin bize söyleyeceği yalanları düşünü-

(IV) Çay bardağı, çay içilen bardaktır; doğru ama

yordur.

ayrıca kişiliğimizi de yansıtan bir gizli aynadır.

204

D) Dün akşam konuştuk, bugün işe başlayacak.

Yukarıdaki metnin hangi cümlesinde tanım yapılmıştır? A) I.

B) II.

C) III.

D) IV.

6. Bir durumun, bir özelliğin, bir olayın basamak basamak değiştiğini, geliştiğini anlatan cümlelere

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir varsayım dile

aşamalı durum bildirir.

getirilmiştir?

Bu açıklamaya göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde aşamalı durum söz konusudur?

A) Küçük bir şehirde yaşasaydım belki kafam daha rahat olurdu.

A) Geçen hafta buralara kar yağdı.

B) Gerek çocukluk gerekse okul yıllarıma ait anılar

B) Dünden beri neredesin, her yerde seni aradık.

tazeliğini koruyor.

C) Kilo verdikçe daha rahat nefes alıyorum.

C) Yaptığı yanlıştı ama kendini onun yerine koy

D) Her gün düzenli olarak mekik çekiyorum.

bakalım, sen ne yapardın? D) Sessiz sessiz durduğuna göre yine bir şeyler

7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazarla ilgili

planlıyor olsa gerek.

hem olumlu hem de olumsuz eleştiri yapılmıştır? A) Kimsenin fark edemediği güzellikleri fark eder

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir tasarıdan söz

ve bunu çok iyi işler.

edilmiştir?

B) Konularını güncel hayattan alır ama soyut bir

A) Artık bütün kararlarımızı oy birliğiyle almalıyız.

kimliğe büründürerek anlatığı için konular pek

B) Haftaya Mersin'e gidip oradaki iş yerleriyle bir

anlaşılmaz.

görüşme yapalım.

C) Eserlerinde, yaşadığı olayları anlatır ama bunu

C) Toplantının erken bitmesi iyi oldu.

yaparken tarafsızlığını da korur.

D) Geç kalacağınızı bildiğimiz için programa he-

D) Kısa sürede hikâyesini yazıp bitirir ama dilinde

men başlamadık.

bir kusur bulmak da mümkün değildir.

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “eleştiri” yapıl8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tahmin veya ihti-

mıştır?

mal anlamı yoktur?

A) Ailene karşı yaptığın gibi arkadaşlarına karşı da

A) Kendimi iyi hissedersem dışarı çıkabilirim.

umursamaz davranıyorsun.

B) Yardıma ihtiyacım yok, halıları ben süpürebili-

B) Herkesin başına sıkıntı gelebilir ama onun çek-

rim.

tiklerini kimse çekmemiştir herhâlde.

C) Kendimi kötü hissediyorum, grip olacak gibi-

C) Gerçeği geç de olsa anlamana sevindim.

yim.

D) Böylesine karmaşık bir sorunu tek başına çöz-

D) Yaptıklarına bakılırsa birisi ona yardım etmiş.

meyi düşünmüyordun herhâlde? 61


9.

11. (I) Yazarın son kitabındaki tarzını ve kalemini

I. Biz kendimizi düzeltirsek başkalarından bunu isteyebiliriz.

çok beğendim. (II) Aslında Türk yazarların gerilim

II. Önümüzdeki ay Almanya’ya gitmek istiyorum

romanlarını okumayı pek tercih etmiyorum ama

ama önce vize almam gerekiyor.

yazar bu ön yargımı yıktı. (III) Yazarın stilini beğe-

III. Bugün kendimi mutlu hissediyorum, bunda iyi

nince gidip birkaç kitabını daha aldım. (IV) Yazarın

uyumamın etkisi olsa gerek.

diğer kitapları beni hayal kırıklığına uğrattı.

IV. Sinemaya giderken Merve’yi de çağırdım, o be-

Yukarıdaki metinde numaralanmış cümlelerden hangisinde olumsuz eleştiri yapılmıştır?

nim en yakın arkadaşımdır.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangilerinde

A) I.

B) II.

C) III.

D) IV.

koşul ilişkisi kurulmuştur? A) I ve II.

B) I ve IV.

C) II ve III.

D) III ve IV.

12. Cengiz Aytmatov’un bir kitabını, Gün Olur Asra Bedel’i, okuyorum. (I) Kitapta anlatılanlar, öyle ina-

10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kararsızlık” söz

nılmaz olaylar ki insan ürperiyor. (II) Orta Asya’daki

konusudur?

Türklerin yaşamından sahneler bunlar. (III) Roman,

A) Bugünümü dinlenmeye ayırdım ama o konseri

hem de gerçekçi roman okudum, diyebilmek için

kaçırmak da istemiyorum.

bu kitabı okumak gerekiyor. (IV) Çünkü bu eser

B) Hafta sonu kır gezisi yapmayı planlamıştım ama

bugüne kadar yazılanlardan çok farklı.

havanın yağışlı olacağını öğrenince vazgeçtim.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangisinde karşılaştırma yapılmıştır?

C) O bisikleti almayı o kadar istiyordu ki bilgisayar için biriktirdiği parayı vermeye hazırdı.

A) I.

B) II.

C) III.

D) IV.

D) Böyle kara kara düşünmektense bir şeyler yapmalıyız.

13. Aşağıdakilerin hangisinde cümlenin anlamı yanlış belirtilmiştir? A) Hastalığın ilerlememesi için bir doktora gitmelisin.

öneri

B) Bilseydim bu kadar erken yola çıkmazdım.

pişmanlık

C) Yarın halı sahada maç yapmayı düşünüyoruz.

tasarı

D) Sen geç kalınca ben yemeği yedim.

beklenti

14. Öğretmen sınıfta, insanlar arasında yardımlaşmanın ve dayanışmanın önemini anlatmaktadır. Konuyu anlattıktan sonra öğrencilerin bu konuyla ilgili birer atasözü söylemesini ister. Altı öğrenci parmak kaldırmıştır. Öğretmen, öğrencilerin söylediği bu atasözlerinden ikisinin anlatılan konuyla ilgisinin olmadığını söylemiştir. Özge

Bir elin nesi var, iki elin sesi var.

Mert

Ak akçe, kara gün içindir.

İlayda

Komşuda pişer, bize de düşer.

Gülme komşuna, gelir başına.

Orhan

Dost, kara günde belli olur.

Görkem

Emir

Komşu, komşunun külüne muhtaçtır.

Bu metinden hareketle hangi öğrencilerin verdikleri örnekler anlatılan konuya uygun değildir? A) Özge-Orhan

B) Mert- Görkem

C) Emir- İlayda

D) Özge-Emir

62


Konu Deḡerlendirme Testi - 4 1. Çocukların davranışlarında, konuşma ve hareketle-

205

4. Bir projeyi düşünmek ve söylemek kolay; hayata ge-

rinde yani kişilik gelişimlerinde, birlikte oldukları

çirmek, hele başarı ile sonuçlandırmak çok zordur.

insanlar çok etkili olmaktadır.

218

Aşağıdakilerden hangisi bu cümleyle anlamca çeli-

Aşağıdakilerden hangisi bu yargıyı destekleyen bir

şir?

açıklamadır?

A) Kişilerin ne konuştuğu değil, ne yaptıkları

A) Çocuğun davranışları özellikle okul sürecinde

önemlidir.

şekillenir.

B) Herkes lafta her işi başarır ama uygulamak hiç

B) Çocukların karakteri, dikkatli ve uzun inceleme-

de kolay değildir.

lerle tam olarak anlaşılabilir.

C) Bir bilgiyi bilmenin hayata geçirmedikçe anlamı

C) Çocukların, ileri yaşlarda bile anne ve babaları

yoktur.

gibi davrandıkları gözlenmiştir.

D) Bir işi yapmak söylemekten kolaydır, özde olan

D) Bir çocuğun karakterinin oluşumunda öğütlerin

sözde olmaz.

önemli bir yeri vardır.

5.

I. İnsan, böyle havalarda hastalanabilir.

II. Çevre kirliliği canlı yaşamını olumsuz etkiliyor.

III. Diktiğimiz fidanların 10 cm civarında uzamış.

2. Yazdığı her roman, yazarlık merdiveninin bir basa-

IV. Göldeki balıklar kirlilik yüzünden ölmüş.

mağı oldu ve o hep basamaklardan yukarı doğru

Numaralanmış cümlelerin hangilerinde “kesinlik”

ilerledi.

anlamı yoktur?

Aşağıdakilerden hangisi, bu cümleye anlamca en

A) I. ve II.

B) I. ve III.

yakındır?

C) II. ve IV.

D) III. ve IV.

A) Farklı türlerde yazmasına rağmen hepsinde çok

6.

başarılı olmuştur. B) Yazarlık yaşamında kendini sürekli geliştiren bir

Herhangi bir konu ya da sorun için kişiyi dikkatli olmaya çağırma, bir durumun yanlış olduğunu ve aynı durumun tekrarlanmaması

seyir takip etmiştir.

gerektiğini belirtme anlamı taşıyan cümleye

C) İlk romanından son romanına kadar hep sevilen

“uyarı cümlesi” denir.

bir yazar olmuştur.

D) Büyük yazarlara öykünerek bu işe başlaması, işi-

Bu açıklamaya göre aşağıdakilerin hangisi uyarı cümlesidir?

ni çok kolaylaştırmıştır.

A) Yıldız Parkı, İstanbul’un göbeğinde, yoğun trafiğin ve gürültünün orta yerinde; biraz olsun dinlenmek, nefes almak isteyenler için cennet-

3.

I. Bir konuda derin bir bilgi birikimine sahip ol-

ten bir köşe gibidir.

mak istiyorsak çok emek harcamalıyız.

B) Yıldız Parkı, Beşiktaş ile Ortaköy arasında, Çıra-

II. Her konuda bir şeyler bilmektense bir konuda

ğan Sarayı’nın tam karşısında yer alan ve aynı

çok şey bilmek daha doğru bir yoldur.

zamanda İstanbul içindeki koruların en büyüğü

III. Büyük bilginler, ova gibi genişleyen değil; bir

olan bir parktır.

kuyu gibi derinleşen insanlardır.

C) Yıldız Parkı’na, araçlarla da giriş mümkün ancak

IV. Hayat bir sınavdır ve bu sınavı geçmek yalnızca

koru içinde sadece köşklerin önünde küçük oto-

insanın kendisine bağlıdır.

park alanları bulunduğundan araçla gidenler

Yukarıdaki cümlelerden hangileri anlamca birbiri-

otopark sorunu yaşayabilirler.

ne en yakındır?

D) Yıldız Parkı, engebeli arazisi nedeniyle doğa yü-

A) I ve II.

B) I ve IV.

rüyüşlerini seven ama İstanbul’dan uzaklaşama-

C) II ve III.

D) III ve IV.

yanlar için çok uygun bir yerdir. 63


7.

I. değişirsen

11. Aşağıdaki başlıklara sahip metinlerin hangisinde

II. yolda bulduklarına

III. hem dostunu

IV. yola çıktıklarını

V. kaybedersin

VI. hem yolunu

Karışık olarak verilmiş sözcük ve sözcük gruplarıyla

özlem temasının işlendiği düşünülebilir?

A) KAYIP DİYARA YOLCULUK

B) BURNUMDA TÜTEN ANADOLU

anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturulabilmesi için

C)

TARİHİ DEĞİL AMA GELECEĞİ YAZABİLİRSİN

sıralama nasıl olmalıdır? A) I - V - II - IV - III - VI

B) III - V - VI - IV - II - I

C) IV - II - I - VI - III - V

D) IV - I - II - V - III - VI

D) YÜREĞİNİN SESİNİ DİNLE

12. Aşağıdakilerin hangisinde beğenme anlamı vardır? A) Böyle bir tablo duvara asılır mı!

8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "emir" anlamı

B) Böyle biriyle yola çıkılır mı!

vardır?

C) Böyle bir ev bir daha bulunur mu!

A) Sesli konuşarak insanları rahatsız etmeyiniz.

D) Böyle mühendislik olur mu!

B) Kütüphanede sessiz olmalısınız. C) Otobüs gelse de bir an önce evimize gitsek.

13. I. söyleme

D) Tatilde senin de yanımızda olmanı çok istiyoruz.

9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “sitem” söz konusudur?

II. fakat

III. mutlaka

IV. her bildiğini

V. bil

VI. her söylediğini

Karışık olarak verilmiş sözcük ve sözcük gruplarıyla

A) Sen istersin de ben yapmaz mıyım?

anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturulabilmesi için

B) Öğretmenim size geleceğimi mi söyledi?

sıralama nasıl olmalıdır?

C) Arkadaşlarıyla ne zaman iyi geçindi ki?

A) I - IV - V - VI - III - II

B) II - IV - I - VI - V - III

D) Beyefendi buraların yolunu bilir miydi?

C) III - IV - I - II - VI - V

D) IV - I - II - VI - III - V

14. I. Gördünüz mü, Basri amca topa nasıl da hızlı 10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “üzülme” anlamı

vurdu!

vardır?

A) Daha önceki müdürler göz yummuş olabilir ama

II. Basri amca yaşlandı ama hepimizi cebinden çıkarır.

ben gecikmeyi affetmem! B) Kapıdakinin annesi olmadığını anlayınca nasıl

III. Bir de her şeye kızmasa ondan tatlısı yok.

IV. Rica etsek böyle güzel oynamayı bize de öğretir

da büktü boynunu, zavallı çocuk!

mi?

C) Zavallılık, çaresiz durumda olmak değil, bulun-

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangisinde aşağıdaki anlamlardan biri yoktur?

duğu duruma çare aramamaktadır. D) Çok işim olmasına rağmen babamı üzmemek için kalıp evde ona yardım ettim.

64

A) Beğeni

B) Yakınma

C) Şaşırma

D) Endişe


Merkezî Sınavda Çıkabilir

219

227

1, 2, 3 ve 4. soruları aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

Köprülü Kanyon Millî Parkı, Antalya kent sınırları içinde yer alır. Burada bulunan Köprü Çayı'nın oluşturduğu vadi, 14 kilometre uzunluğu ve 100 metreyi aşan duvar yüksekliğiyle ülkemizin en büyük kanyonlarından biridir. Bu bölge 1973 yılında millî park ilan edilmiştir. Millî parkın yukarı bölgesinde Selge Antik Kenti'nin kalıntıları da bulunur. Burada oryantiring, rafting, bisiklet turu, yabani hayat ve kuş gözlemciliği gibi etkinlikler yapılabilir.

Göreme Tarihî Millî Parkı, Nevşehir kent sınırları içinde yer alır. 1986 yılında millî park ilan edilmiştir. Erciyes ve Hasan Dağı'ndan püsküren lavların soğumasıyla oluşmuş kayaların su ve rüzgârın etkisiyle aşınması sonucu jeolojik yapılar oluşmuş, bu yapılar tarih boyunca çeşitli uygarlıklar tarafından yerleşim ve tarım yapmak için kullanılmıştır. Burada mağaracılık, oryantiring, doğa yürüyüşü sporları yapılabilir.

1.

I. Bilgilendirici olma

II. Sayısal verilerden yararlanma

III. Karşılaştırmaya yer verme

IV. Neden-sonuç cümlelerinin olması

Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangileri, bu iki metnin ortak özelliklerinden değildir? A) I ve II.

B) I ve III.

C) II ve III.

D) III ve IV.

2. Bu metinlerde aşağıdakilerden hangisi örneklenmemiştir? A) Amaç cümlesi

B) Ön yargı cümlesi

C) Karşılaştırma cümlesi

D) Öneri cümlesi

3. Bu metinlerde anlatılanlara göre; I.

III.

II.

IV.

V.

Oryantiring

Rafting

Kuş gözlemciliği

Bisiklet

Doğa yürüyüşü

numaralanmış etkinliklerden kaçı her ikisinde birden yapılabilmektedir? A) 1

B) 2

C) 3

D) 4

4. 1. metnin ilk cümlesinde sesteşi olan kaç sözcük bulunmaktadır? A) 1

B) 2

C) 3 65

D) 4


5, 6 ve 7. soruları aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

Kemal, Lale, Mehmet, Nuri, Olcay, Ömer ve Pelin 7 katlı bir binada, her biri ayrı bir katta oturmaktadır. Bu kişiler ve oturdukları katlarla ilgili şunlar bilinmektedir:

7. kat

• Mehmet'in evi Kemal'in evinin alt katında, Olcay'ın evinin

5. kat

üst katındadır.

4. kat

• Lale'nin evi 3. kattadır.

• Ömer'in evinin altında ve üstündeki kat sayısı birbirine eşittir.

6. kat

3. kat 2. kat 1. kat

• Mehmet ve Nuri'nin evlerinin arasında 3 kat vardır.

5. Bu bilgilere göre en alt katta kimin evi vardır?

8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde amaç ilişkisi ku-

A) Pelin

B) Olcay

rulmuştur?

C) Mehmet

D) Nuri

A) Sürprizleri seviyor diye bu hediyeyi yarına saklıyoruz. B) Yol yapımında çalışanlar sıcak havalar yüzünden iyice bunaldı. C) Güneşte gitmeyelim diye sabah erkenden yola çıktık. D) Aşırı yağmur yağdığı için bugünkü maçlar erte-

6. Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi doğru-

lendi.

dur? A) Lale'nin evi, Nuri'nin evinin alt katındadır. B) Ömer'in evi, Olcay'ın evinin üst katındadır. C) Kemal'le Ömer'in evlerinin arasında 2 kat var-

9.

dır.

D) Olcay'ın evi 2. kattadır.

Üslup, bir yazarın eserinde kullandığı dil ve anlatım özellikleridir. "Eser nasıl anlatılıyor?" sorusunun yanıtıdır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi yazarın üslubuyla ilgilidir?

7. Bu bilgilere göre Ömer'in evinin üstünde kimlerin

A) Öncekilerde olduğu gibi bu son kitabında da ta-

daireleri vardır?

rihî bir olayı işlemiş.

A) Kemal, Mehmet, Olcay

B) Dört bölümden oluşan kitabın son kısmında ya-

B) Lale, Mehmet, Olcay

zar, anılarına yer vermiş.

C) Lale, Nuri, Pelin

C) Öykülerinde toplumsal eleştiriyi ön plana çıkar-

D) Pelin, Nuri, Kemal

maya çalışmış. D) Kuruduğu uzun cümleler kitaba odaklanmamızı zorlaştırıyor. 66


228

3. ÜNİTE

FİİLİMSİLER 1. Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme ................................................................. 68 2. Fiilimsi Nedir? ........................................................................................................... 71 3. İsim-fiil (Ad-Eylem) .................................................................................................. 72 4. Sıfat-fiil (Ortaç) ......................................................................................................... 73 5. Zarf-fiil (Bağ-Fiil) (Ulaç) ............................................................................................ 74 6. Fiilimsi Ekleriyle Yapılmış Kalıcı İsimler ................................................................... 75 7. Cümlede Fiilimsiye Bağlı Sözcükler ve Sözcük Grupları ......................................... 76 Üniteye Bütüncül Bakış ..................................................................................... 80 Yazılıda Çıkabilir ............................................................................................... 82 Konu Değerlendirme Testi-1 ............................................................................ 85 Konu Değerlendirme Testi-2 ............................................................................ 87 Konu Değerlendirme Testi-3 ............................................................................ 89 Merkezî Sınavda Çıkabilir ................................................................................. 91

67


229

Okuduḡunu Anlama ve Deḡerlendirme BİR TAARRUZ Boğaziçi’nin Anadolu kıyısındaki tenha, bayır ve yarı boş köylerinden birinde hırçın bir kış akşamıydı. Ayrıca yağmur yağmıyordu. Fakat rüzgâr öyle ıslak esiyor ve her tarafı öyle sırılsıklam ediyordu ki yokuşlardan mütemadiyen seller akıyor ve oluklardan mütemadiyen sular boşanıyordu. Bir haftadan beri sürüp giden bu kapanık ve yaş hava altında ahşap evler sünger gibi rutubeti çekmiş, şişip doymuşlardı; artık suları ememiyor, dışarıya veriyorlardı. Harap yalılar, şişmiş ve çürümüş cesetler gibi suların keyfine tabi, aşağıda sahile vura vura, cansız ve çürük, kımıldanır görünürlerken yukarıda, tepedeki kara ve ufak evler, kargalar gibi simsiyah, sanki bu naaşların üzerine inecek zamanı gözlüyorlar ve kayalara konmuşlar, havanın pusu içinde kabarmış, hareketsiz bekleşiyorlardı. Gökte rüzgârın dolaştırdığı, aşağıda denizin çalkaladığı ve yükseklerde tepelerin indirdiği bu su bolluğu, bu rutubet içinde köy, gecenin ıslak abasını başına çekerek şu yalçın kaya dibinde bir serseri gibi çömelip kayıtsız uykuya varmıştı; ne ses ve ne aydınlık vardı. Birden, havada karanlığı bir ustura gibi acısız ve belirsiz yaran bir şimşek parladı; rüzgârın ıslaklığı içinde dumandan bir kol, bir ışıklı sis sütunu, keramet gösteren nurdan bir asa gibi uzandı; derhal köyün bir parçasında, içinde pelte gibi bir şeker parlaklığı ve tutkal yapışkanlığı sezilen tatlı, cilalı güneş açtı; sonra gene karanlık çöktü: Son vapur, elinde aydınlık sopasıyla yolunu arayan ve bununla karanlıkları kakarak geliyordu. Düdük, yaş gök ve ıslak hava içinde çürük

230

bir tülbendin yırtılışı gibi akissiz, şevksiz bir hırıltı gibi dağlarda bunaldı. İskeleye ancak dört yolcu çıkmıştı. Bunlar da bir müddet aynı sokakta yürüdükten sonra yan yollara saptılar, gözden kayboldular. Hayrullah Efendi her akşamki gibi, bayırına tek başına tırmanmaya başladı. Aklı İnebolu’ya gönderdiği kereste kayıklarıyla motorunda idi. Bu fırtınanın kendisine zararlı olabileceğini düşünerek endişe ediyordu; canı sıkılmış bir hâlde, etrafından habersiz, başı muşambasının kukuletasına gömülü, elindeki elektrik fenerini yoluna aksettire ettire, ağır ağır çıkıyordu. Tam fıstığın altına, o dik ve dolambaç yere gelmişti, yerden gırtlağına bir elin yapıştığını ve alnına soğuk bir demirin dayandığını duydu, gerilemek istedi, yapamadı; ilerleyeyim dedi, kımıldanamadı; mütevekkil ve aciz, durmaya mecbur oldu, bekledi. Rüzgârın uğultusu içinde bozuk bir ses: ‘’Cüzdanını!’’ diye emretti. Hayrullah Efendi şakağına uzanan tabancaya rağmen canına ilişmek istemediğini anlayınca bu ümitle pür heyecan: ‘’Aman,’’ dedi, ‘’Peki, vereyim!’’ Fakat gırtlağı hâlâ o demir kıskaç içinde sıkışmış olduğundan bu cümlesinin işitilip işitilmediğini anlamadı; yalnız bir eliyle cüzdanını çıkardı ve ötekine uzattı. Hemen serbest kalmak ve uzaklaşmak istiyordu. Cüzda-

231

nında altı tane yüzlük ve birçok da beşlik banknot vardı. Yedi yüz liradan fazla idi. Fakat canından iyi mi idi? Sağlık olsun, yine kazanırdı, tek hayatına ilişmesin de… Hırsız, karanlığın içinde telaşla, cüzdanı açtı. Hayrettin Efendi’nin elinden elektrik lambasını kapıp bir atkı ile sarılı olan yüzünü göstermemeye çalışarak içini acele acele yokladı. Kâğıtların üzerindeki yüz rakamı bu keskin ışık altında da cazibeli ve daha mânâlı görünüyor, büyür gibi canlı duruyordu. Herif, vahşi sesiyle: ‘’Kımıldarsan vururum!’’ dedi. Eli bir müddet, kâğıtların üzerinde örümcek gibi korkunç, kararsız, şaşkın ve düşünceli dolaştı, dolaştı, parmaklar büküldü, tereddüt eder gibi durdu, sonra yalnız bir tanesini, bir beş liralığı çekti, cüzdanı kapadı ve geri, sahibine -Hayrullah Efendi’ye- uzattı. Şimdi ışık sönmüş ve hırsız, yokuştan aşağı çılgın gibi koşarak arkasına bakmadan, kaçmaya başlamıştı. Hayrullah Efendi korkaktı fakat hem dinç hem de çok meraklı bir adamdı. Şu acem ve acayip hırsızı, geçirdiği korkuya rağmen, kovalamak arzusuna mukavemet edemedi, ferah koşmak için kukuletasını indirdi ve daha fazla düşünmeden merakın ve memnuniyetin verdiği bir cesaret

68


FİİLİMSİLER

ve şevkle kaçanın arkasına düştü; yuvarlanır gibi süratle bayırı indi, karaltılar içinde, bastığı yeri görmeyerek,

3. ünite

232

koşuyor, yetişmeye çalışıyordu. Aşağı inmişti, birden aydınlık bir pencere altından ötekinin hızlı hızlı çarşıya doğru gittiğini gördü, takip edildiğinin farkında değildi; artık koşmuyor ve telaş göstermiyordu. O önde, bu arkada çamurlu ve selli sokakları döndüler, döndüler, nihayet iki açık bakkal dükkânıyla bir kahvenin şevklendirdiği aydınlık bir meydanlığa, köyün ufacık çarşısına geldiler. Hırsız dosdoğru bir bakkala girdi. Hayrullah Efendi, duvar dibinden sinsi sinsi yürüyerek cama yaklaştı ve eğilip iki turşu kavanozunun arasından içerisine göz attı. Herif atkısının ucu ile terlerini siliyordu; beti benzi uçmuş, hasta yüzlü, tıraşı uzun, zayıf, I perişan bir adamdı; arkasında asker kaputu bozmasından yarı palto, yarı hırka garip bir elbise vardı… Sık sık soluduğu ve etrafına şaşırmış gibi baktığı dışarıdan bile fark ediliyordu. Bakkal raftan bir okka ekmek aldı ve ona uzattı; öteki bunu derhal kaptı, bir ucundan koparıp koca bir lokmayı hemen ağzına attı. Bir taraftan yiyor, bir taraftan kâh zeytin çanağını kâh sucuk halkasını göstere göstere başka şeyler ısmarlıyordu. Bu ne acemi, ne aç, ne zavallı bir hırsızdı! Hayrullah Efendi yüreğinin ezildiğini duyarak ve kendisini göstermeyerek

II

233

herifin çıkmasını bekledi. Müsterih gibi telaşsız uzaklaştığı zaman artık arkasından gitmeyi lüzumsuz buldu, dükkâna girdi: ‘’Bu çıkan adam kimdir?’’ diye sordu. Aldığı cevaptan anladı ki ona bu gece, bayırda, fıstığın dibinde tabanca uzatıp gırtlağına yapışan ve sonra yedi yüz liranın içinden beş lirasını alarak kaçan saldırgan bir hırsız değil, namuslu bir aç adamdı. Kim bilir ne vicdan azaplarından ne nefis mücadelelerinden ve kaç günün açlığından sonra, her teşebbüsü, her müracaatı deneyip ümitsiz, eli böğründe kalıp bu taarruza karar vermişti! III Zira mütareke senelerinde bulunuyorlardı; cepheden veya esaretten kadit halinde dönen, hastanede tedavisi bitmeden sakat ve illetli olarak kapı dışarı edilen nice ihtiyat zabitleri vardı ki ne maaş alabiliyorlar ne iş bulabiliyorlardı. Senelerce tahassürünü çekerek yaşadıkları hudutlardan evlerine dönünce açlıktan ve sefaletten bir nebze saadet ve rahata kavuşamamışlardı. Bu bir devir idi ki yalnız askerî bir felakete inhisar etmiyordu; içtimai cihetten de dünyanın en korkunç, usandırıcı ve kemirici bir devresi idi; koca bir insan nesli, mecalsiz babalar, ezgin analar, gıdasız çocuklarla, bilhassa bozulan bir ahlâk ile kavruk, yatkın, çürük kalmıştı. Demin gırtlağına sarılan adam, kendisi burada kârına bakıp işini yoluna koyduğu sıralarda, dört sene, göğsü

IV

nü o işin rahatça görülmesine ta uzaktan, harp meydanlarında siper yapmıştı. Zorla aldığı para bir hisse, bir hak idi. Hayrullah Efendi, ertesi gün bir kayık erzak hazırlattı ve onun evine gönderdi; götüren adam avdetinde anlatıyordu: ‘’Kapıyı bir kadın açtı, ‘Olamaz, bizim efendinin şimdi bunları alacak vakti yok, yanlış getirdiniz!’ diyordu. O sırada kocası geldi, ‘Kim gönderdi?’ diye sordu, biz söylemedik fakat anlamış olacak ki ısrar etmedi, başını öte yana çevirdi, pek iyi göremedik ama galiba ağlıyordu!’’ Refik Halit Karay (Memleket Hikâyeleri)

69

234


Etkinlik

235

Metinde geçen sözcüklerin anlamlarını bulup yazalım, dört tanesini cümle içinde kullanalım.

Taarruz / Rutubet / Mütemadiyen / Naaş / Pus / Keramet / Kukuleta / Mütevekkil / Ismarlamak / Müsterih / Mütareke / Kadit

1. Cümle: 2. Cümle: 3. Cümle: 4. Cümle:

Etkinlik

236

Metinle ilgili aşağıdaki soruları cevaplayalım.

1. Olayın geçtiği an, günün hangi vaktidir? 2. Olayın geçtiği günün hava şartları nasıldır? 3. Hayrullah Efendi yürürken ne düşünmektedir? 4. Hırsızı takip eden Hayrullah Efendi ne yapmıştır? 5. Çalınan sizin paranız olsa bu hırsıza karşı nasıl davranırdınız?

237

Etkinlik

Metinde numaralanmış deyimlerin anlamlarını karşısındaki boşluğa yazalım.

I. Göz atmak

II. Yüreği ezilmek III. Eli böğründe kalmak IV. İşini yoluna koymak

70


Fiilimsi Nedir?

Fiil kök ya da gövdelerine bazı özel ekler getirilerek oluşturulan, kip ve kişi eki almayan fakat iş, oluş veya durum anlamını koruyan sözcüklere fiilimsi denir. Tarih boyunca okuma yazma bilenler, bilgiye ulaşmak için dünyayı dolaşarak çeşitli yerlerdeki kaydedilmiş

238

bilgilere erişmeye çalışmışlardır. Cümlede koyu yazılmış sözcüklere baktığımızda, hepsinin iş, oluş veya durum bildirdiğini, yani fiil özelliği taşıdığını ama kip (şimdiki zaman, geniş zaman, şart kipi vb.) ve kişi eklerini almadıklarını, yani çekimli fiil olmadıklarını görürüz. Bu sözcüklerin her biri birer fiilimsidir. FİİLİMSİLER İsim-fiil

Sıfat-fiil

Zarf-fiil

(Fiilden isim)

(Fiilden sıfat)

(Fiilden zarf)

– ma – ış – mak

– an – ası – mez – ar

– dik – ecek – miş

– ıp – arak – ken – ınca – dıkça – alı

– a... -a – r... -maz – madan – maksızın – dığında – asıya

Fiilimsiyle Çekimli Fiillerin Ayrımı Fiiller, kip ve kişi eklerini alarak çekimlenir; fiilimsiler ise aldığı başka eklerle, cümlede bazen isim, bazen sıfat,

239

bazen de zarf görevi üstlenir. Beni aradığını yeni öğrendim. Bugün beni aramışsın. Birinci cümlede “ara(mak)” fiili, kip ve kişi eki almamıştır ve fiilimsidir; ikinci cümlede ise kip ve kişi eki almıştır, çekimli fiildir. İletişim kurmak, zor ve önemli bir iştir. Zor da olsa, insanlarla iletişim kurmalıyız. Birinci cümlede “kur-” fiiline getirilen “–mak” eki, fiilimsi eki olduğu için bu sözcük bir fiilimsidir. İkinci cümledeki “kur–” fiiline getirilen –malı” eki kip eki, “–ız” eki ise kişi ekidir. Bu nedenle bu sözcük çekimli fiildir.

etkinlik

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerde hem fiilimsi, hem de çekimli fiiller kullanıldı. Bunları bularak fiilimsilerin altını kırmızı, çekimli fiillerin altını da mavi kalemle çizelim.

1. İşin bitince beni mutlaka ara. 2. Bunları sana anlattığımı kimse duymasın lütfen! 3. Yanıma gelerek elindeki kâğıtta yazılı olan adresi sordu. 4. Bütün gün seni beklemekten sıkıldım doğrusu! 5. Gecikeceğini önceden niye söylemezsin, anlamıyorum! 6. Akşam olup işten çıkınca benimle konuşmak istediğini söyledi. 7. Her geçen gün biraz daha iyileştiğini görüyorum. 8. Kullanılmış kâğıtları ayrı bir yerde toplamalıyız. 9. Ailemle konuşmadan bu teklifi kabul edeceğimi düşünmüyorsun herhâlde. etkinlik

71

240


İsim-fiil (Ad-Eylem)

Fiil köklerine veya fiil gövdelerine "–ma, –ış, –mak" (mayışmak) ekleri getirilerek türetilen sözcüklere isim fiil veya 241

ad-eylem denir.

Bilgi edinmenin değişik yolları vardır. Bu cümlede koyu yazılmış sözcük, hem bir süreçten (işten) söz ettiği için fiil özelliği, hem de bir durumdan söz ettiği için isim özelliği taşımaktadır. Kartalın gökte süzülüşü çok hoşuma gidiyor. Bilmek ve iletişim kurmak, insanoğlunun doğasında bulunan bir olgudur. Bu cümlelerdeki koyu yazılmış sözcükler de hem gerçekleşen bir işi anlattığı için fiil, hem de bir durumu ifade ettiği için isim anlamı içermektedir.

ek bilgi etkinlik

242

"-me / -ma" ekini olumsuzluk ekiyle karıştırmayın: Onu arama. (olumsuzluk eki) "-ış / -iş" ekini de fiilden fiil yapım ekiyle karıştırmayın: Onunla selamlaştık. (Fiilden fiil yapım eki)

243

Onu aramanı isteyemem. İsim-fiil

Onun beni selamlayışı çok kibardı. İsim-fiil

Bir soru Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, “–me /–ma)” ekini alan sözcük fiilimsi değildir? A) Tehlikeli yerlerde yüzme, boğulabilirsin. B) Babadan kalma ne varsa hepsi elden gitti. C) Başkalarını küçük görmesi yüzünden bu hâle geldi. D) Kulaktan dolma bilgilerle hareket ediyor.

Bir Cevap

ek bilgi

72


Sıfat-fiil (Ortaç)

"–an, –ası,

–mez, –ar, –dik, –ecek, –miş" (anası mezar dikecekmiş) eklerinden birini alarak sıfat görevi üst-

lenen fiillere "sıfat-fiil" veya "ortaç" denir.

244

Tüketen toplum olmaktan çıkıp üreten topluma dönüşmeliyiz. – Nasıl toplum? Tüketen toplum. / – Nasıl toplum? Üreten toplum. Görüldüğü gibi, renkli yazılmış sözcükler, sıfat görevi üstlenmiş fiilimsilerdir. İstanbul, gezilesi yerlerle dolu bir şehirdir. – Nasıl yer? Gezilesi yer. Laf anlamaz bir adam olup çıktın.

İşim bitince koşar adım eve döndüm.

Bildik konuları konuşmaktan sıkıldım.

Artık, yürüyecek hâlimiz kalmadı.

Sonuçlanmamış olaylar hakkında konuşmam. "-miş, -ecek, -dik, -ar, -maz" eklerini, kip ekleriyle karıştırmayın; özellikle devrik cümleleri kurallı hâle getirip düşünün. Yıkanmış çamaşırlar dün. (Çamaşırlar dün yıkanmış.) Kip eki

Yıkanmış çamaşırları astı. Sıfat fiil etkinlik

Adlaşmış Sıfat-Fiil: Sıfat-fiiler de sıfatlar gibi, nitelediği isim düştüğünde adlaşır. İsmi nitelemeden kullanılan sıfat-fiillere "adlaşmış

245

sıfat-fiil" denir. Özelikle sorularda sıfat fiilin görevi sorulduğunda nitelediği ismin düşüp düşmediğine bakın. Minareyi çalan kılıfını hazırlar. (Nitelediği isim düşmüş.) adlaşmış sıfat-fiil

Dostun attığı taş baş yarar. (Nitelediği isim duruyor, sıfat-fiil sıfat görevinde kullanılmış.) sıfat-fiil

isim

ek bilgi etkinlik

Bir soru

246

Aşağıdaki afişlerin hangisinde sıfat-fiil yoktur? Bağışladığınız Kanla Bir Hayat Kurtarmak İstemez misiniz?

Başka Dünya Olmadığına Göre Dünyamıza Sahip Çıkalım.

Trafik Kazaları Tedbirsizlik ve Dikkatsizlikten Kaynaklanır, Unutmayalım.

Bir Cevap

73

Kapımızı Çalan Nükleer Tehlikeye Karşı Uyanık Olalım.


Zarf-fiil (Baĝ-Fiil) (Ulaç)

"–ıp, –arak, –ken, –ınca, –dıkça, –alı, –a... –a, –r... –maz, –madan, –maksızın, –dığında, –asıya..." ekle247

rinden birini alarak zarf özelliği kazanan fiillere zarf–fiil veya bağ-fiil denir. Adam, yanımıza gelip bir şeyler sordu. (Nasıl sordu? Gelip sordu.) Buraya kadar yürüyerek gelmiş. (Nasıl gelmiş? Yürüyerek gelmiş.) Ders çalışırken müzik dinler. (Ne zaman dinler? Çalışırken dinler.) Zarf-fiiller, kullanıldıkları cümleye “zaman” ve “durum” anlamı katabilir. Sorularda zarf-fiilin cümleye kattığı anlam çok sorgulanır. Cümleye "Ne zaman?" sorusuna yanıt verirse zaman, "nasıl?" sorusuna yanıt verirse durum anlamı katar. Varır varmaz aramayı unutma! (Zaman)

Yıllarca çalışıp emekli olunca, köyüne yerleşti.

Gün doğmadan yola çıktık.

(Zaman)

Kendini dinleterek konuşur, ilgiyi üzerine çekerdi.

Durmaksızın çalışıyor.

(Durum)

O koşarken hepimiz hayran hayran onu izlerdik. Beni sadece işi düşünce araması, açıkçası çok ayıp!

Sen geldiğinde olay soğumuştu. (Durum)

etkinlik

248

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerde yarım bırakılmış fiilleri, zarf-fiil eklerinden uygun olanını ekleyip fiilimsi yaparak cümleleri tamamlayalım.

1. Bir konuyu tam anla 2. Bu işi sev

onun hakkında konuşmamalıyız.

yapıyorum.

3. Kişi yaptığı işe hâkim ol

başkalarının da içi rahatlıyor.

4. Konuşma metnini önceden hazırla

üzerinde iyice çalıştı.

5. Ödevini bitir

bitir

6. Eve döner

yolda çok ilginç bir olay yaşadım.

7. İşler zamanında yapıl 8. Eğitim düzeyi art 9. Seni gör

kendini dışarı attı.

içim huzurlu oluyor. ülkenin kalkınması hızlanıyor.

çok mutlu oldum.

10. Açık adres alamayınca biz de sor

sor

bulduk.

etkinlik

249

Bir soru Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf-fiil kullanılmamıştır? A) Kitap okurken not almayı alışkanlık edindim. B) Dosya bulununca herkes derin bir nefes aldı. C) Hava karardığında kasabamız sessizliğe bürünür. D) Musluğu açık bırakanları hiç mi hiç anlayamamışımdır.

Bir Cevap

74


Fiilimsi Ekleriyle Yapılmış Kalıcı İsimler

Fiilimsi eki almış bazı sözcükler; zamanla iş, hareket anlamını, fiil olma özelliğini tamamen yitirerek bir varlığın veya kavramın adı olabilir. Bu sözcükler kalıcı isim kabul edilir.

250

Aldığımız eti kızartmaya koyulduk. / Bu akşam sanırım kızartma yiyeceğiz. Birinci cümledeki renkli yazılmış sözcük, bir işten söz ettiği için fiilimsidir (isim-fiil). İkinci cümlede ise bir varlıktan (kızartma yemeği) söz edildiği için kalıcı isimdir. Odasına girince onu bir şeyler yazar hâlde buldum. O, bir yazar olarak oldukça iyi yerlere gelecektir. Birinci cümlede, yapılan bir işten söz edildiği için fiilimsi (sıfat-fiil); ikinci cümlede, bir meslekten söz edildiği için kalıcı isimdir.

251

Ayağı incinen atletin yarıştan çekilişini üzüntüyle izledik. Sınıfta düzenlediğimiz çekilişte bana bir kitap çıktı. İlk cümledeki “çekiliş” sözcüğü “çekilmek” fiilinin anlamını taşıdığı için fiilimsi (isim-fiil) görevindedir. İkinci cümledeki “çekiliş” sözcüğü "piyangoda kazananları belirleme işleminin adı" olmuştur, yani kalıcı isimdir.

Etkinlik

Kırmızı renkte yazılmış sözcük fiilimsi ise fiilimsi kutucuğuna, kalıcı isim ise 252

kalıcı isim kutucuğuna "✓" işareti yapalım.

Cümle

Fiilimsi

1. İleride politikaya atılıp bakan olmak istiyormuş.

2. Buraya kadar bana bir konuyu danışmaya gelmişler.

3. Şişeyi buzluğa koyup suyu dondurmaya niyetlendi.

4. Onun yaptığı hata yüzünden hepimiz soruşturma geçirdik.

5. Akşama kadar bir şeyler yemekten karnımız ağrımıştı.

6. Halk şiirinde atışma, önemli bir yer tutar.

7. Yazının giriş bölümü, her şeyi gayet açık anlatıyor.

8. İyi ki gelmişim çünkü ikramda dolma vardı.

9. Yaptıklarına bakılırsa başarılı bir çizer olacak.

75

Kalıcı isim


Cümlede Fiilimsiye Baĝlı Sözcükler ve Söz Grupları

Cümle içinde bir fiilimsinin kim tarafından gerçekleştirildiğini, yerini, zamanını, yönünü veya sebebini belirten 253

tüm ifadeler, fiilimsiye bağlı olur. Babam işten gelince akşam yemeği yenir. Kim gelince? – Babam. Nereden gelince? – İşten. Fiilimsinin önünde bulunan ifadeler, o fiilimsinin çeşitli özelliklerini belirtmiştir. Aşağıdaki örneği de inceleyelim. Bakalım, fiilimsiye sorduğumuz hangi sorulara cevap alabileceğiz: Annem eve misafir geleceğini söyledi. Ne geleceğini? – Misafir. (fiilimsiye bağlı) Nereye geleceğini? – Eve. (fiilimsiye bağlı) Kim geleceğini? – Annem. (fiilimsiye bağlı değil) “Annem” ifadesi yüklemdeki fiile bağlanmıştır: Kim söyledi? –Annem.

ek bilgi

254

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerde, fiilimsiye bağlı söz gruplarının altını çizelim.

1. Bizimle konuşmayı neden kestiğini anlamadık. 2. Bunca zaman sonra yeniden yazmak nasıl bir duygu? 3. Konuşurken iyice kasılarak kendini komik duruma düşürüyorsun. 4. Bu sorunlu süreci ancak el ele verip atlatabiliriz. 5. Seni burada göremeyince hepimiz çok endişelendik. 6. Hava kararmadan işlerimi bitirip eve gitmek istiyorum. 7. Sana iş yaptırmak, deveye hendek atlatmaktan daha zormuş. 8. Her soruyu cevaplayışını takdir etmemek mümkün değil. 9. İşlerini sürekli aksatanlarla artık çalışmayacağını haykırıyordu. 10. Elinden geleni ardına koymayacağını hepimiz biliyoruz.

255

Bir soru Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili ifade, anlamca fiilimsiye bağlı değildir? A) Malzemeleri alıp evin yolunu tuttum. B) Çalışmaya başlamadan önce biraz müzik dinlerim. C) İstanbul yurt dışından gelen bilim adamlarını ağırladı. D) Yolculuk yaparken kitap okumanın tadı bir başkadır.

Bir Cevap

76


FİİLİMSİLER

3. ünite

Fiilimsilerle İlgili Ek Bilgiler 1. Fiilimsiler yardımıyla birden fazla cümleyi birleştirerek tek cümleye indirebiliriz. Bunu yapmak için cümlenin yüklemindeki sözü, fiilimsiye dönüştürmemiz yeterlidir.

256

Eve geç geldi. Mutfakta yiyecek bir şey bulamadı. Eve geç geldiği için mutfakta yiyecek bir şey bulamadı. Bu yöntem, uzun cümle kurmada bize yardımcı olur: Sabah erkenden kalktı. Giyindi. Güzel bir kahvaltı yaptı. Akşamdan hazırladığı çantasını aldı. Evden çıktı. Sabah erkenden kalkıp giyinerek güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra akşamdan hazırladığı çantasını alarak evden çıktı.

2. Fiilimsiler yardımıyla aktarma cümlelerini doğrudan anlatımdan dolaylı anlatıma dönüştürebiliriz. “Birazdan yola çıkacağız.” dedi. (doğrudan anlatım) Birazdan yola çıkacağımızı söyledi.

257

(dolaylı anlatım)

3. Fiilimsiler, ek fiil yardımıyla yüklem olabilir. İnsanın en önemli eylemi düşünmektir. O adam, geçen gün bizi iş yerinde arayanmış. Annemin üzüldüğü nokta, benim öyle konuşmamdı.

4. Fiilimsiler, tamlayan göreviyle isim tamlaması kurabilir. Ancak tamlanan olamazlar. Fiilimsilerin tamlanan gibi göründüğü yapılar tamlama değil sadece sözcük grubudur. Bildiğim konulardan soru çıktı.

Hepimiz başarıda okumanın önemini biliyoruz.

tamlayan tamlanan

tamlayan tamlanan

(sıfat tamlaması)

(isim tamlaması)

Bu konuda kimsenin konuşmasını istemiyorum.

Benim yazdığım bunlar değil ki....

fiilimsi

fiilimsi

(tamlama değil)

(tamlama değil)

77

258


Bu Konudaki NotlarÄąm School Subjects

78


79

Bu Konudaki NotlarÄąm


Üniteye Bütüncül Bakış

259

Yaz Lord Melbourne, Şair Moore'un oğluna iş vermesi için Lord John Russell'ın yazdığı bir tavsiye mektubuna, kulağa küpe olması gereken şu cevabı vermiştir: "Azizim John, Moore'un mektubunu sana geri veriyorum. İlk fırsatta istediğin şeyi yapmaya hazırım. Biliyorum ki bu işte her ne yapılacaksa sırf Moore'un hatırı için yapılacaktır. Bu gayet açık ve şüphe bırakmayan bir gerçektir. Gençlere yapılacak küçük bir kayırma, hiçbir zaman haklı gösterilemez. Kaldı ki yapılacak bu kayırma, onlar için zararlı olacaktır. Bu nedenle onlar, kendilerinde bulunanlardan daha büyük kabiliyetler olduğunu zannedecek ve tabii olarak da çalışmayacaklardır."

Metindeki fiilimsi ve çekimli fiil sayılarını tablodaki uygun kutucuğa yazalım. İsim-fiil

Sıfat-fiil

Zarf-fiil

Çekimli fiil

Bul Şövalye rütbesiyle ödüllendirilen Sir Samuel Brown, yaşadığı Tweed Irmağı civarında ucuza bir köprü kurmak amacıyla araştırmalara başladı. Bahçede gezinirken gördüğü örümcek ağı, ona demir ipler ve zincirlerle bir asma köprü kurma fikrini verdi. Sonuç, onun icadı olan asma köprüdür.

Metinde geçen fiilimsileri bulalım ve yanlarına türlerini yazalım. 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10.

80

261


Yaz

(I) Sir Walter Scoot, kendisinden öğüt isteyen bir gence şunları önermiştir: (II) "Zamanı kaybettirecek bir huy edinme. (III) Yapılacak şeyi hemen yap. (IV) Eğlenceyi iş zamanından sonraya bırak, hiçbir zaman bunu iş olarak görme. (V) Eğer eldeki iş, süratle ve düzenli bir tempo ile yapılmaz ise aradakiler birikip toplanır ve aniden insanı sıkıştırmaya başlar ki bu karışıklığa hiçbir insan zihni dayanamaz." (VI) Sir Walter Scoot'ın başarılı olmasının nedeni, işlerinde çok dakik olmasıdır. (VII) O, sabahları saat beşte kalkar, ocağını yakar, tıraş olup giyinir ve saat tam altıda masanın başına geçerdi. (VIII) Ailesi saat dokuzda kahvaltı yaparken o kendi tabiriyle bir günlük işin boynunu kırardı. (IX) Engin kültürüne rağmen "Hayatım boyunca bilgisizliğim yüzünden mesleğimde birçok engelle karşılaştım." diyerek gerçek büyüklüğünü göstermiştir.

Cümlelerdeki fiilimsileri uygun kutucuklarla eşleştirip ✔ işareti ile gösterelim.

İsim-fiil

Sıfat-fiil

l. II. III. IV. V. VI. VII. VIII. IX.

81

Zarf-fiil


Yazılıda Çıkabilir

262

272

1. Aşağıda verilen cümlelerdeki altı çizili söz öbeklerinin anlamlarını altlarına yazalım. (16 puan)

a. Bu olay ona hayata başka pencereden bakmayı öğretti.

b. Kendi kanatlarımla uçmayı öğrenme zamanım gelmişti anlaşılan.

c. Romanlarında kendini gizleyen yazarları daha çok beğeniyorum.

d. Doğrunun izinde yürüyen insanlar, herkesçe sevilir; değer görür.

2. İlk beş cümlede renkli yazılan ad aktarmalarının, ikinci beş cümlede ise renkli yazılan dolaylamaların anlamlarını karşılarına yazalım. (20 puan)

a. Sizinle gelmek için evden izin almalıyım.

b. Geçen hafta aldığım tüp çabucak bitti.

c. Konuyla ilgili Ankara, Moskova’ya bilgi verdi.

d. Kar tatili nedeniyle bugün okul yok.

e. Elimden bırakmadan okuyorum Ahmet Ümit'i.

a. Filenin sultanları dünkü maçı kazandı.

b. Ülkemizde bacasız sanayi hızla gelişiyor.

c. Zonguldak, kara elmasıyla ünlü bir şehirdir.

d. Tezgâhlardaki derya kuzularını seyrediyordu.

e. Yedi Tepeli Şehre yüzlerce şiir yazılmıştır.

82


3. Aşağıdaki soruları cevaplayınız. (9 puan)

a. Fiilimsi nedir? Açıklayınız.

b. Fiilimsi ve çekimli fiilin farklarını yazıp dörder örnek veriniz.

c. Kalıcı isim ne demektir? Açıklayınız. Aynı sözcüğü hem fiilimsi hem kalıcı isim olarak birer cümlede kullanınız.

4. Aşağıdaki cümlelerde renkli yazılmış isim-fiilleri çekimli fiile dönüştürerek cümleyi yeniden yazınız. (6 puan)

a. Öğretmenimizin ders anlatışını çok beğeniyoruz.

b. Dinlemeyi bilmeyenler, konuşanların da hevesini kaçırırlar.

c. Yüzücünün kulaç atışını hayranlıkla izledik.

5. Aşağıdaki cümle gruplarını fiilimsiler yardımıyla birleştirerek birer cümleye indiriniz. (9 puan)

• Hızlı konuşuyordu. Ne dediği anlaşılmıyordu.

• Günlüğüne bir şeyler yazdı. Biraz uzanıp dinlendi. Sonra da kitap okudu.

• Dedeleri onları uyardı. Utandılar. Bahçeye çıktılar. Orada oynadılar.

83


6. Aşağıdaki cümlede yer alan zarf-fiili bulup cümleye kattığı anlamla birlikte yazınız. (15 puan)

a. Çalışırken dünyayla bütün bağlarını koparır gibidir.

b. Biraz araştırınca işin aslını öğrendik hepimiz.

c. Misafirler gelmeden evde hummalı bir hazırlık yaşandı.

d. Konuşulanları iyice dinlemeksizin lafa karışman hoş değil.

e. Akşam olduğunda arkadaşlarla buluşmak üzere sözleştik.

7. Aşağıdaki cümlelerin altına, onlarla yakın anlamlı cümleler bulup yazalım. (15 puan)

a. Mutluluk paylaşıldıkça artar.

b. Yalnız olmadığımızı bilmek, korkularımızın azalmasını sağlar.

c. Keşke bütün dünyayı, bir ailenin fertleri gibi görebilseydik.

8. Aşağıda "için" sözcüğünün "amaç-sonuç" ilişkisi kurduğu cümlelerin yanındaki boşluğa "A", "neden-sonuç" ilişkisi kurduğu cümlelerin yanındaki boşluğa "N" yazalım. (10 puan)

a. (

)

Biraz serinleyebilmek için bir ağaç gölgesi bulup oturduk.

b. (

)

İş yerindeki toplantısı çok geç bittiği için akşamki yemeğe yetişememiş.

c. (

)

Adamcağız, ailesinin geçimini sağlayabilmek için gece gündüz demeden çalışıyordu.

d. (

)

İki tarafı da yabani otlarla kaplı olan patika yoldan ilerleyebilmek için çabalıyordu.

e. (

)

Doğruluk ve dürüstlükten ayrılmadan iş yaptığı için herkes tarafından takdir edilen biriydi.

84


Konu Deḡerlendirme Testi - 1 1. Kuşlara duyulan sevginin en güzel göstergesi,

limsi kullanılmıştır?

çoğu başlı başına bir sanat eseri olan kuş evleri-

A) Aç yaşamaktan, tok ölmek yeğdir.

B) Aç ile, eceli gelen söyleşir.

II

dir. Kuşların barınıp çoğalması için yapılan bu

C) Çok bilen, çok yanılır.

IV

D) Suyunu içtiğin kuyuya taş atma.

evcikler, bütünüyle Türk mimarisine özgü bir

güzelliktir.

287

4. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde birden çok fii-

I

III

273

V Yukarıdaki metinde numaralanmış sözcüklerden hangisi ya da hangileri fiilimsi değildir? A) I ve II.

B) Yalnız II.

C) III ve V.

D) Yalnız V.

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi kullanılmamıştır? A) İşlerini düzene sokan babam, bir tatili hak ettiğimizi söyledi. B) Uzun ve yorucu bir yolculuğun ardından kamp yerine ulaştık. C) Kitap okurken aldığı notlar, sonradan çok işine yaradı.

2.

Fiil kök ve gövdelerine bazı özel ekler getiri-

D) Konuştuklarımızı kimseye söylememeye dair

lerek oluşturulan, kip ve kişi eki almayan fa-

aramızda sözleştik.

kat fiil anlamını koruyan sözcüklere "fiilimsi" denir.

İnsan, olayların anlamını kavramaya başladığı anda kendini sorgulamaya yönelir.

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde isim-fiil yoktur?

Yukarıdaki cümlede kaç fiilimsi vardır? A) 1

B) 2

C) 3

A) Arkadaşlarına iyi davranmak temel ilkesiydi.

D) 4

B) Konuşmaya başladığında herkes susardı. C) Konuları ele alışı gerçekten çok sıra dışıydı. D) Gündeme getirdiği konular, normal değildi.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla isimfiil kullanılmıştır? A) Düşüncelerini rahatça dile getirebilmesi, öz gü-

7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde diğerlerinden

veninin göstergesiydi.

farklı türde bir fiilimsi kullanılmıştır?

B) Kitap kapağı hazırlamak, sanıldığından daha

A) Kalıcı olmak şairlerin amaçları arasındadır.

zor bir iştir.

B) Sözcükler üzerinde çalışmayan şairler uzun so-

C) Böyle bağıra çağıra konuşmasına katlanmak ne-

luklu olamaz.

redeyse imkânsızdı.

C) Genç şairler, çok çalışmaya ihtiyaç duyarlar.

D) Dedemin masal anlatışında dinleyeni etkileyen

D) Her şairin farklı bir ifade ediş tarzı vardır.

bir büyü vardı.

85


8. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde sıfat-fiil kulla-

11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf-fiil kullanıl-

nılmamıştır?

mıştır?

A) Büyük lokma, çiğnenmeden yutulmaz.

A) İlk konuşmadan bir sonuç çıkmadı.

B) Çıkmadık candan umut kesilmez.

B) Bu gelişmeden benim haberim yoktu.

C) Akacak kan damarda durmaz.

C) Sakın bana danışmadan bir iş yapma.

D) Atılan ok geri dönmez.

D) Yarınki görüşmeden hepimiz çok umutluyuz.

9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nitelediği isim

12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kalıcı isim kulla-

düşmüş (adlaşmış) bir sıfat-fiil kullanılmamıştır?

nılmamıştır?

A) Gelen gideni aratır.

A) Binanın açılışı büyük bir törenle yapıldı.

B) Tanıdıklarını bir bir saydı.

B) İki taraf arasında bir anlaşma imzalandı.

C) Olmuşlarını toplayıp eve götürdük.

C) Tartışma uzadıkça uzadı, canımız çok sıkıldı.

D) Beklediğim gün gelip çatmıştı.

D) Anlatmak istediklerini iyi ifade edemiyordu.

10. Çocukluğumda, akşam gezmelerine gidilirdi; bazen

13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük

de bize gelen komşularımız olurdu. Biz çocuklar

fiilimsidir?

oyun oynarken büyüklerimiz koyu bir sohbete da-

A) Yapılan çekilişte bana kitap çıktı.

lardı.

B) Politikaya, bakan olmak için atıldığını söyledi.

Bu metinde geçen aşağıdaki sözcüklerden hangisi

C) Tıka basa dolmuş araca hâlâ eşya koyuyordu.

sıfat-fiildir?

D) Sofraya sos olarak acılı ezme getirdiler.

A) gezmelerine

B) gelen

C) oynarken

D) dalardı

14. Bazı sözcükler fiilimsi ekleri aldıkları hâlde fiil olma özelliklerini yitirip kalıcı isim olurlar: yemek, yiyecek, dolmuş… Bu sözcükler kullanıldığı cümleye göre fiilimsi ya da kalıcı isim olabilir.

Bu açıklamaya göre “yazma” sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde kalıcı isim olarak kullanılmıştır? A) Kalemi eline alır almaz yazmaya başladı. B) Köylü kadın, başındaki yazmayı düzeltip okuldan içeri girdi. C) Yıllardır roman yazmayı planlasa da bunu bir türlü gerçekleştiremiyordu. D) Çalışmalar tamamlandı; şimdi iş, raporu yazmaya kaldı.

15.

ZARF FİİLLER Zarf-fiiller cümleye zaman ya da durum anlamı katabilirler. Fiile "nasıl?" sorusunu sorduğunuzda cevap alıyorsanız durum anlamı, "ne zaman?" sorusunu sorduğunuzda cevap alıyorsanız zaman anlamı katmıştır.

Bu açıklamaya göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf-fiil, zaman anlamı bildirmez? A) Üç gündür durmaksızın çalışıyor. B) Bazıları uyurken bile konuşuyor. C) Sen gideli hepimiz üzgünüz. D) Gülünce gözlerinin içi parlıyor. 86


Konu Deḡerlendirme Testi - 2 1.

288

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf-fiil yoktur?

I. Her öğünde sadece bir dilim ekmek yemeye çalışıyorum.

A) Bize haber vermeden İzmir'e gitmiş.

II. Fırından gelen sıcak ekmek kokusu, yoldan ge-

B) Yarım saat beklemeden sonra nihayet görüştük.

çenleri mest ediyordu.

C) Müzik dinleyerek ders çalışman verimini düşü-

III. Tohum ekmek üzere tarlanın yolunu tutan köy-

rür.

lülerle karşılaştım.

300

D) Saatler ileri alınınca işe geç kaldım.

IV. Yol kenarlarına çim ekmek kimin fikriyse çok iyi düşünmüş.

“Ekmek” sözcüğü, hangi cümlelerde kalıcı isim olarak kullanılmıştır? A) I ve II.

B) I ve IV.

C) II ve III.

D) III ve IV.

6. Bir başkası için yapabileceğiniz en büyük iyilik, sadece sahip olduğunuz zenginlikleri paylaşmak değil, onların sahip olduğu zenginlikleri onlara göstermektir.

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsiye bağlı

Bu cümle için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

sözcük veya sözcük grubu bulunmamaktadır?

A) Sıfat - fiil, sıfat görevindedir.

A) Okulumuzda açılması planlanan yüzme kursu-

B) İsim - fiil kullanılmıştır.

nun başlamasını sabırsızlıkla bekliyorum.

C) Zarf - fiil kullanılmıştır.

B) Çalışan bir insanın alın teri her türlü saygıyı hak

D) Çekimli fiil yoktur.

etmektedir. C) İşi bitince bize uğrayacağını söylemişti ama gelmedi. D) İnanmak, başarının ilk adımıdır; başaracağına

7. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi bir fii-

mutlaka inanmalısın.

limsidir? A) İstediği tek şey, mutlu bir yaşam sürmekti. B) Okumak, bir tür zihin sporudur.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde isim-fiil yoktur?

C) Yarın resim öğretmenime çalışmalarımı göster-

A) Kitap okurken birden gülmeye başladı.

meliyim.

B) Çocuklar kendi aralarında konuşuyor.

D) Bizimle sinemaya gelmekte nedense isteksizdi.

C) Kapının kapanışını kimse duymadı. D) Yaşlanınca yalnız kalmak en büyük korkusuydu.

8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir fiilimsi, isim tamlamasının tamlayanı olmuştur?

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi yoktur?

A) Anneme güzel bir hediye almak istiyorum.

A) Evin perdelerini yıkayıp tek tek astı.

B) Daha önce okuyamadığım kitapları bu yaza sak-

B) Bu olanlardan sonra açıklama yapmanı bekliyo-

ladım.

ruz.

C) Binanın kapısı bozulunca bir süre dışarıda bek-

C) Kapıyı kilitledikten sonra anahtarı görünür bir

ledik.

yere bırak.

D) İnsanlar, gülmenin etkisiyle daha iyimser olur-

D) Sekreter bizi şirketin girişinde bekletti.

lar.

87


9. "-mış, -miş" eki duyulan geçmiş zaman eki olarak

10. Çocukken kâğıttan gemiler yapar, köyümüzün için-

da kullanılabilir, sıfat-fiil eki de alabilir.

den geçen çayda onları yüzdürerek arkadaşlarımız-

Bu açıklamaya göre aşağıdakilerin hangisinde

la yarışırdık.

“-miş” eki, diğerlerinden farklı bir görevde kulla-

Bu cümlede kaç fiilimsi vardır?

nılmıştır?

A) 1

B) 2

C) 3

A) Vakit nasıl geçmiş, hiç anlamadım. B) Ne kadar değişmişsin görmeyeli, tanıyamadım. C) Filmde yaşanmış bir olaydan esinlenildi. D) Çok istemiş kendine ait bir işi olmasını.

11. I

II

III

IV Kitap

Sağlıklı

Hayatınızı

Yaşam

Değiştirmek

İçin Spor

Sizin

Yap

Elinizde

Hızlı

Duvarların

Kullanma

Ötesine

Hayatta Kal

Açılan Kapıdır

Yukarıdaki afişlerin hangilerinde fiilimsi vardır? A) I ve II.

B) I ve III.

C) II ve IV.

D) III ve IV.

12. Aşağıdakilerin hangisinde, fiilimsinin türü yanlış belirtilmiştir? A)

B)

C)

D)

Gecikmeden ilaçlarınızı alın, tansiyonunuz yükselebilir.

Zarf-fiil

Yağmurlar başlayınca ürün tarlada kaldı.

Zarf-fiil

Kırmızı ışıkta geçen araç zincirleme kazaya neden oldu.

Sıfat-fiil

Posta kutusuna bakmaya bile fırsat bulamadım.

Sıfat-fiil

13.

Memleket ahvalini onlardan sor Kitaplarda değil, türkülerde ara Yemen’i Öleni kalanı, gidip gelmeyeni Ben türkülerden aldım haberi Ah bu türküler, köy türküleri

Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur? A) İsim-fiil

B) Sıfat-fiil

C) Zarf-fiil

D) Çekimli fiil 88

D) 4


Konu Deḡerlendirme Testi - 3 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat-fiil yoktur?

301

313

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden çok isim-

A) Kitabımda çözülmedik soru kalmadı.

fiil kullanılmıştır?

B) Arabamızla yanlışlıkla çıkmaz sokağa girdik.

A) Her seyahatimi, okunmuş çok değerli bir kitap

C) Sallanan dişimi annem çekti.

olarak görüyorum.

D) Feribotla karşıya geçmiş, Üsküdar'ı geziyor.

B) Bu büyük şehre ilk gelişimde korkmadım, dersem yalan olur. C) O yazarın sadece kitap yazmak için kullandığı bir evi vardı. D) Düşüncelerini ifade edişine hayran olmamak mümkün değildi.

2.

I. Ressam, son resminin kendi portresi olacağını söyledi.

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bütün fiilimsi tür-

II. Çok sıkılmışsam beğendiğim bir hikâyeyi açıp

leri aynı cümlede kullanılmıştır?

okurum.

A) Bardak devrilince masaya koyduğu kâğıtları

III. Hakkında ön bilgiye sahip olmadığım bir kitabı

toplamak zorunda kaldı.

almam.

B) O eski kitabın sayfa aralarında sahibinin tuttu-

IV. Tiyatro eserlerini izlemek kadar okumayı da se-

ğu bazı notlar vardı.

verim.

Yukarıda numaralanmış cümlelerde geçen altı çizili

C) Babam, masanın ayağını onarmaya çalışırken

sözcüklerden hangileri fiilimsi değildir? A) I ve II.

B) I ve IV.

C) II ve III.

D) III ve IV.

daha da fazla kırdı. D) Doktor bol su içmesini önerdiği için elinde su şişesiyle geziyordu.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde isim-fiil kullanıl-

6. Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili sözcüklerden

mıştır?

hangisi zarf-fiil değildir?

A) Köye gidişimiz ne kadar zor olduysa oradaki

A) Önemli işlerini unutmamak için bir kâğıda yazıp

günlerimiz de o kadar güzel geçti.

panoya iliştiriyordu.

B) Konuyu anlatırken bazı noktaları geçiştirdiğini

B) Kimseye haber vermeden gitmesi bizi üzdüğü

fark ettim.

kadar kızdırdı da.

C) Ben tamamlamadan birisi sözümü kestiğinde

C) Küçük dayım bize geleceğini söylediğinde ne

söyleyeceklerimi de unutuyorum.

kadar sevindiğimi anlatamam.

D) Çocukken dinlediğim masalları, büyüdüğümde

D) Ünlü yazarın kasabamıza uğrayacak olması her-

okuduklarımdan daha iyi hatırlıyorum.

keste bir heyecan yarattı.

89


7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi ekleriyle

11. Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili sözcük, anlam-

yapılmış kalıcı isim, cümlenin nesnesi durumunda-

ca bağlı olduğu fiilimsinin yerini bildirmektedir?

dır?

A) Dün konuştuğumuzda bana burada buluşacağı-

A) Hastanın oda numarasını öğrenmek için danış-

mızı söylemişti.

maya gittim.

B) Bavul hazırlarken yolda okumak için en az bir

B) Sınıfta yapılan çekilişte boya seti kazandı.

kitap koyarım.

C) Yönetici, binanın girişini her gün mutlaka te-

C) Sofrayı hazırlama işini annem gelmeden bitir-

mizletiyor.

mek istiyorum.

D) Millî Eğitim Bakanı, yarın okulumuzu ziyaret

D) Sokağımızda yeni açılan markette kitap bile sa-

edecek.

tılıyor.

8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi ekleriyle 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili fiilimsiye

yapılmış kalıcı isim vardır?

anlamca bağlı olan herhangi bir sözcük veya söz-

A) Mutlu olmak için hayata iyimser bakmayı öğ-

cük grubu yoktur?

renmeliyiz.

A) Yolda gördüğü sahipsiz yavru kediyi alıp eve

B) Desteklemesek de insanların görüşlerini dile ge-

götürdü.

tirmesine yardımcı olmalıyız.

B) Koltuğa uzanıp bir güzel dinlenmenin hayalini

C) Çevre kirliliğine karşı önce temizlik bilincini zi-

kuruyordu.

hinlere yerleştirmeliyiz.

C) Bugün okula farklı bir yoldan gitmeye karar ver-

D) Yaşadığımız her olayın bizim için bir ders niteli-

di.

ği taşıdığını unutmayalım.

D) Evin altını üstüne getirse de sonunda aradığını bulmuştu.

9. "-mış, miş" eki hem sıfat - fiil hem de kip

13.

ekidir. Bu ekin görevi, kulanıldığı cümleye göre belli olur.

I

II SEVGİNİN

SAYGI, SEVGİYİ

OLDUĞU YERDE

GÜÇLENDİREN

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “-miş” ekini almış

KÖTÜLÜK

BİR DAVRANIŞTIR.

sözcük fiilimsidir?

BARINMAZ.

A) Bilmiş tavırları onu itici yapıyordu. B) Anlamış bu olaydan sonra hatasını.

III

C) Yoldan geçenlere sormuş otelin adresini. D) Öğrenciliğinde aldığı tüm karneleri saklamış.

İYİLİĞİN DEĞERİNİ BİLECEK NESİLLER

10. “-ecek” eki, aşağıdaki cümlelerin hangisinde boş

IV

YETİŞTİRMELİYİZ.

bırakılan yere eklenirse fiilimsi oluşturmaz?

GERÇEK GÜZELLİK, BAŞKALARININ GÜZELLİKLERİNİ GÖREBİLMEKTİR.

A) Projesini tamamla... gücü kendinde bulamıyordu.

B) Ürünleri pazarla... bir eleman almak istiyormuş.

Bu pankartların hangisinde sıfat-fiil kullanılmamış-

C) Babam kitap al... bana karne hediyesi olarak.

tır?

D) Görevi üstlen... birini bulmakta zorlanmadı.

A) I. 90

B) II.

C) III.

D) IV.


Merkezî LGS'de Sınavda ÇıkabilirÇıkabilir

314

322

İlk dört soruyu aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

(1) Kentlerde suyun su kaynaklarından evlere, işyerlerine ve diğer yapılara ulaştırılması için önemli miktarda I

elektrik enerjisi gerekir. (2) Elbette atık suların arıtılması için kullanılan tesislerde de elektrik enerjisine ihtiyaç var. II

III

(3) Danimarka’daki Aarhus kentinde, bütün bu işler için gereken elektrik enerjisinin tamamı, kentteki atık su

arıtma tesisinden elde ediliyor. (4) Bu tesiste, kentten toplanan atık sulardaki maddelerden biyogaz üretiliyor; IV

sonra da üretilen biyogaz yakılarak elektrik enerjisi elde ediliyor.

1. Bu metinde numaralanmış yerlerden hangisinde

3. Bu metinde kaç tane isim-fiil kullanılmıştır?

yazım yanlışı yapılmıştır? A) I.

B) II.

A) 1 C) III.

B) 2

C) 3

D) 4

D) IV.

2. Bu metinde numaralanmış cümleler için aşağıdaki-

4. Bu metinde hangi sorunun yanıtı yoktur?

lerden hangisi söylenemez?

A) Elektrik enerjisi ne için gereklidir?

A) 1. cümlede hem sıfat-fiil hem isim-fiil vardır.

B) Atık sulardan enerji üretilmesi için nasıl bir iş-

B) 2. cümlede iki fiilimsi kullanılmıştır.

lem yapılıyor?

C) 3. cümlede sıfat-fiil, sıfat görevindedir.

C) Atık sudan enerji üretimi yapan kentler nereler-

D) 4. cümlede hem sıfat-fiil hem zarf-fiil vardır.

dir? D) Kurulan tesis ne işe yarıyor?

91


5 ve 6. soruları aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

Türk

Alman

Rusya

Fransız

İngiliz

Japon

Türk, Alman, Fransız, Rus, İngiliz ve Japon yarışmacıların katıldıkları bir yarışmada aldıkları derecelerle ilgili şunlar bilinmektedir:

• İngiliz yarışmacının derecesi Alman yarışmacıdan düşüktür.

• Rus yarışmacının derecesi Japon yarışmacıdan yüksek, Fransız yarışmacıdan düşüktür.

• Japon ve İngiliz yarışmacıların arasında bir kişi vardır.

• Rus yarışmacı 3. olmuştur.

• Türk yarışmacının derecesi, Japon yarışmacıdan daha iyidir.

5. Bu bilgilere göre 5. sırada kim vardır? A)

7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf-fiil, cümleye

B)

diğerlerinden farklı bir anlam katmıştır? A) Otobüsü kaçırdığı için işe yürüyerek gitmiş. B) Sınavlara hep yazarak çalışırdı. C) Akşam eve gelince büyük bir sürprizle karşılaşmış.

Alman C)

D) Şiiri okuya okuya ezberlemiş.

Türk D)

8.

Gittiğimiz yerler hepimizi çok heyecanlandırmıştı. Daha önce görmediğimiz yerleri görmek, onların tarihini öğrenmek gerçekten çok ilgi çekiciydi. Bu geziye katılmak için ısrar eden an-

Fransız

neme gerçekten minnettardım.

Japon

6. Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi doğru-

Bu metinde kaç fiilimsi kullanılmıştır? A) 3

B) 4

C) 5

D) 6

dur? A) Fransız yarışmacı, İngiliz yarışmacıdan daha ba-

9. Aşağıdakilerin hangisinde sıfat-fiil diğerlerinden

şarısızdır.

farklı bir görevde kullanılmıştır?

B) Rus yarışmacı, Alman yarışmacıdan daha başarı-

A) Gelen konukları evin büyük oğlu karşıladı.

lıdır.

B) Tüm bu yaşananların hepinize ders olması gere-

C) Japon yarışmacı, Rus yarışmacıdan daha başarılı-

kir.

dır.

C) Azalan su miktarı için toplantı yapılacak.

D) Türk yarışmacı, Alman yarışmacıdan başarısız-

D) Kuyuya düşen köpek dün akşam kurtarıldı.

dır. 92


323

4. ÜNİTE

CÜMLENİN ÖGELERİ 1. Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme ................................................................. 94 2. Cümlenin Temel Ögeleri ......................................................................................... 97 3. Cümlenin Yardımcı Ögeleri ..................................................................................... 99 4. Cümlede Vurgulanan Öge ...................................................................................... 101 5. Ara Söz ve Ara Cümle ............................................................................................. 102 6. Cümlenin Ögeleriyle İlgili Altın Kurallar ................................................................ 103 Üniteye Bütüncül Bakış ..................................................................................... 107 Konu Değerlendirme Testi-1 ............................................................................ 109 Konu Değerlendirme Testi-2 ............................................................................ 111 Merkezî Sınavda Çıkabilir ................................................................................. 113

93


Okuduḡunu Anlama ve Deḡerlendirme KÜRK MANTOLU MADONNA

324

(…) Dükkânların birinin önünde sallanan kocaman saat altıyı gösteriyordu. Birdenbire kolumdan yakalandığımı hissettim. Bir kadın sesi kulağımın dibinde âdeta bağırırcasına ‘’Herr Raif!’’ diyordu. Bu Almanca hitaptan fena hâlde şaşırdım. Neredeyse korkumdan silkinip kaçacaktım. Kadın beni sımsıkı yakalamış: ‘’Hayır, yanılmıyorum; siz sahiden Herr Raif’siniz! Aman, insan bu kadar değişir!’’ diye bağırıyor ve sokaktan geçenler bize bakıyordu. Başımı yavaşça kaldırdım. Daha yüzünü görmeden muazzam vücudundan, kim olduğunu anlamıştım. Sesi de hiç değişmemişti: ‘’Ah, Frau van Tiedemann, sizi Ankara’da görmek kimin aklına gelirdi?’’ dedim. ‘’Hayır, Frau can Tiedemann değil… sadece Frau Döppke!.. Bir koca uğruna bir can feda ettim fakat pek zararlı değilim!’’ ‘’Tebrik ederim… Demek…’’ ‘’Evet evet, tahmin ettiğiniz gibi… Siz döndükten pek az zaman sonra biz de pansiyondan ayrıldık… Tabii beraberce… Prag’a gittik…’’ 325

Prag der demez içim cız etti. Deminden beri aklıma getirmek istemediğim şeyi bu sefer zapt etmeme imkân kalmamıştı. Fakat ne diye soracaktım? Benim Maria ile olan münasebetimden onun haberi yoktu, sualime ne mânâ verecekti? Nereden tanıdığımı sormayacak mıydı? Sonra söyleyeceği şeyler… Bunları hiç öğrenmemek daha iyi olmaz mıydı? Aradan bu kadar sene –tam on sene, hatta biraz da fazla -geçtikten sonra öğrenmenin ne faydası vardı? Hâlâ sokak ortasında durduğumuzu fark ettim ve: ‘’Gelin bir yerde oturalım, birbirimize soracak şeyler vardır… Sizi Ankara’da gördüğüme hâlâ hayret ediyorum!’’ dedim. ‘’Evet, bir yerde otursak ne iyi olurdu fakat bizim tren vakti geliyor, bir saatten az kalmış… Kaçırmayalım… Ankara’da olduğunuzu bilseydim muhakkak arardım. Dün gece geldik. Bu akşam da gidiyoruz…’’ Kadının yanında, sekiz dokuz yaşlarında sarı benizli, sessiz bir kız çocuğu bulunduğunu ancak şimdi görüyordum. Güldüm: ‘’Kızınız mı?’’ dedim. ‘’Hayır’’ dedi, ‘’Akrabam!.. Oğlum hukuk tahsilini bitiriyor!’’ (…) Yaşlı kadın boyuna konuşuyordu. Küçük kız beş on adım ileriden gidiyor, eliyle yolun kenarındaki ağaçlara

326

dokunuyordu. İstasyona bir hayli yaklaştıktan sonra, son bir kararla fakat mümkün olduğu kadar lakayt görünmeye çalışarak söze başladım: ‘’Berlin’de akrabanız çok mudur?’’ ‘’Hayır, pek çok değil… Ben asıl Praglıyım, Çek Almanlarından… İlk kocam da Hollandalıydı. Neden sordunuz?’’ ‘’Ben oradayken, sizin akrabanız olduğunu söyleyen bir kadın görmüştüm de…’’ ‘’Nerede?’’ ‘’Berlin’de… Bir resim sergisinde tesadüf etmiştim… Galiba ressamdı…’’ Kadın birdenbire alakalandı: ‘’Peki… Sonra?’’ dedi. Ben tereddüt ederek: ‘’Sonra… Bilmem… Bir kere konuşmuştuk… Güzel bir tablosu vardı… O vesileyle…’’

94


CÜMLENİN ÖGELERİ

‘’İsmini hatırlıyor musunuz?’’ ‘’Galiba Puder olacaktı… Öyle ya, Maria Puder! Tablonun altında imzası vardı… Katalogda da yazıyordu…’’

4. ünite

327

Kadın cevap vermiyordu. Tekrar kendimi topladım: ‘’Tanıyor musunuz?’’ dedim. ‘’Evet, akrabam olduğunu size ne diye söyledi?’’ ‘’Bilmem… Galiba ben oturduğum pansiyondan bahsetmiştim de o da benim orada bir akrabam vardır, demişti… Yahut başka türlü… Şimdi hatırlayamıyorum tabii… On sene bu!’’ (...) ‘’İyi bir ressamdı!’’ İçimde birdenbire beliren fakat mahiyetini anlamadığım bir endişe ile sordum: ‘’Ressamdı mı dediniz? Şimdi değil mi? Kadın, etrafına bakınarak küçük kızı aradı onun vagona girip oturmuş olduğunu görünce başını bana doğru eğerek: ‘’Tabii değil…’’ dedi. ‘’Çünkü artık yaşamıyor!’’ ‘’Nasıl?’’ Bu sözcüğün ağzımdan bir ıslık gibi çıktığını duydum. Etrafımızdakiler dönüp baktılar ve kompartımandaki 328

çocuk başını pencereden uzatarak hayretle beni süzdü. (…) ‘’Görüyorum ki Maria Puder’in ölümü sizi alâkadar ediyor. Kısaca anlatayım bari.’’ dedi. ‘Sizin orada bu Maria Puder’le annesine tesadüf ettik. Annesiyle aram pek iyi değildi fakat orada bunun üzerinde durmadık. Maria pek zayıf ve hâlsizdi, Berlin’de ağır bir hastalık geçirdiğini söylüyordu. Bir müddet sonra, tekrar Berlin’e döndüler. Kız oldukça kendini toplamıştı. Biz de kalktık, kocamın asıl memleketi olan Doğu Prusya’ya gittik… Kışın Berlin’e geldiğimiz zaman Maria Puder’in teşrinievvel başlarında öldüğünü duyduk. Tabii dargınlığı filan unuttum, hemen annesini aradım. Pek perişandı, âdeta altmış yaşında gibi olmuştu. Hâlbuki o sırada ancak kırk beş kırk altı yaşlarındaydı. Bize anlattığına göre, Prag’dan ayrıldıktan sonra Maria kendisinde bazı değişiklikler hissetmiş, doktora gitmiş, gebe olduğu anlaşılmış… Doğumdan evvel birkaç kere tamamıyla kendini kaybetmiş. Doktorlar müdahale ederek çocuğu almışlar ve yaşatmışlar; buna rağmen Maria’ya nöbetler gelmeye devam etmiş ve bir hafta sonra, koma hâlinde ölmüş. Hiçbir şey söyleyememiş. Öleceğini asla tahmin etmiyormuş. Kendini bildiği en son dakikalarda bile annesine: ‘’Öğreneceğin zaman hayret edeceksin fakat sonra sen de memnun olacaksın!’’ gibi anlaşılmaz şeyler söyler, bir türlü adamın ismini vermezmiş. Annesi, Prag’a gitmeden evvel kızının kendisine sık sık bir Türk'ten bahsettiğini hatırlıyor. Fakat ne yüzünü görmüş ne ismini biliyor… Çocuk dört yaşına kadar hastanelerde ve bakımevlerinde kaldı, sonra büyükannesi yanına aldı. Biraz zayıf ve durgun bir kız fakat pek sevimlidir… Siz öyle bulmuyor musunuz?’’ Olduğum yere düşüverecekmişim gibi dermansızlık hissettim. Başım dönüyordu, buna rağmen dimdik ayakta duruyor ve gülüyordum: ‘’Bu kız mı?’’ dedim ve başımla vagonun penceresini gösterdim. (…) Tren hareket etti. Onlara elimi salladım. Frau Döppke’nin haince güldüğünü fark ettim. Çocuk içeri çekilmişti… (…) Sabahattin Ali (Kürk Mantolu Madonna)

95

329


Etkinlik

330

Metinle ilgili soruları cevaplandıralım.

1. Raif Bey ve Frau Döppke nerede karşılaşmışlardır? 2. Raif Bey ve Frau Döppke nerede tanışmışlardır? 3. Raif Bey Maria’dan kaç yıldır haber alamamaktadır? 4. Maria’nın mesleği nedir? 5. Küçük kız dört yaşına kadar nerede kalmıştır; şu anda kıza kim bakmaktadır? 6. Uzun yıllar görmediğiniz bir tanıdığınızla tesadüfen karşılaştığınız oldu mu? Neler hissettiniz?

331

Etkinlik

Metinde geçen aşağıdaki sözcüklerin anlamlarını karşısına kısaca yazıp onları bir cümlede kullanalım.

1. Muazzam

Anlamı

:

Cümle

:

2. Münasebet

332

Anlamı

:

Cümle

:

3. Muhakkak

Anlamı

:

Cümle

:

4. Tahsil

Anlamı

:

Cümle

:

5. Mahiyet

Anlamı

:

Cümle

:

96


Cümlenin Temel Ögeleri

Öge Nedir, Nasıl Oluşur? Her cümle, bir işi veya bir yargıyı anlatır. Ayrıca işi yapan, işin yapılma yeri, zamanı, kiminle yapıldığı gibi özellikler de cümlede belirtilebilir. Bunların her biri, cümleyi tamamlayan anlam öbekleridir. İşte, cümlede belirtilmiş bu

333

anlam öbeklerinden her birine öge denir. CÜMLENİN ÖGELERİ

Yardımcı Ögeler

Temel Ögeler 1. Yüklem

2. Özne

1. Nesne a. Belirtili nesne b. Belirtisiz nesne

Ögeler, şu durumlarda söz grubu oluşturabilir:

2. Yer Tamlayıcısı

3. Zarf Tamlayıcısı

Küçük köpeğin ıslak tüyleri güneşte parlıyordu.

a. Deyim olarak:

Durumu üstlenen

O konuştukça biz dut yemiş bülbüle döndük.

d. Fiilimsiye bağlı söz grubu olarak:

Bu model gözden düşünce yenisini aldı.

334

İyi bir futbolcu olduğunu bilmiyordum.

işin zamanı

işten etkilenen durum

b. Birleşik sözcük olarak:

Seni mutlu görmek beni de mutlu ediyor.

Fark ettiğimde çok geç kalmıştım.

yargının söz ettiği unsur e. İkileme olarak:

işin zamanı Yapılan teklifi kabul etti.

Bütün gün aylak aylak gezmişti.

işin durumu

c. İsim veya sıfat tamlaması olarak:

e. Edat grubu olarak:

Elindeki kırık kalemi çöpe attı.

Bizim evimiz de sizinki kadar.

işten etkilenen varlık

yargı

Cümlenin Temel Ögeleri 1. Yüklem Cümlelerdeki işi veya yargıyı belirten anlam öbeğine yüklem denir. Yüklem, cümlenin en önemli ögesidir. Ögeler belirlenirken önce yüklem bulunur. Diğer ögeleri bulmak için bütün sorular yükleme sorulur. Bu yüzden yüklemi doğru bulmak çok önemlidir. Öğrendiklerimi dikkatle uyguladım. / Bu, Yeşim’in en sevdiği elbiseymiş. Birinci cümlede renkli yazılmış sözcük, cümlede belirtilen işi; ikincisindeki renkli yazılmış söz öbeği ise yargıyı gösterdiği için, her ikisi de yüklemdir. İkinci cümledeki yargı bir tamlama olduğu için bölünmemiştir. Sen bizimle alay mı ediyorsun? Bu cümlede işi belirten sözcük birleşik fiil olduğu için bölünmez. Bazı cümlelerde birden fazla iş veya yargı belirtilebilir. Bu durumda, o cümlelerde birden fazla yüklem olur: Genç asker denileni yapmış, emri yerine getirmiş. Yüklem isimse isim ve sıfat tamlamalarına, fiilse birleşik fiil ve deyimlere dikkat edin; bunlar söz grubudur, bölünmeden değerlendirilmelidir. Aslı, halasının kızıydı. Dayım gazeteye göz atıyor. Yüklem (isim tamlaması)

Yüklem (deyim) 97

ek bilgi

335


336

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerin yüklemlerini bulup altlarını çizelim.

1. İşin geri kalanını diğerleri yapacak. 2. Kitaplıkta aradığı kitabı bir türlü bulamıyordu. 3. İçlerinde en pahalısı, sol köşedeki dolaptı. 4. Neredeyse her akşam uğrardı tepedeki bu çay bahçesine. 5. Yıllardır görmediği arkadaşı, meğer evinin arkasındaki sokaktaymış. 6. Bu defa yakaladığı mutluluğu, elinden kaçırmayacağını söylüyor. 7. Kullanılmış eşyalarını atmazdı, başka şekillerde değerlendirirdi. 8. Ağzını bıçak açmıyor sabahtan beri. 9. Masanın alt çekmecesi bozuktu. 10. Bahar aylarında durmadan yağmur yağar buralara. soru

2. Özne 337

Cümlenin yükleminde belirtilen hemen her işin bir gerçekleştireni, her yargının da söz ettiği bir varlık / durum / kavram vardır. O işi gerçekleştiren veya o yargının söz ettiği varlığa / duruma / kavrama özne denir. Özneyi bulmak için yükleme, "... yapan kim?" veya "... olan ne?" sorusu sorulur. Ali Rıza Bey, fedakâr bir babadır. Bu cümlede birinin "baba olduğu" yargısı var. Fedakâr bir baba olan kim? – Ali Rıza Bey (özne) Doğrusu, öteki adam da çok çalışmış başarmak için. Bu cümlede de birinin "çalışma" işi anlatılmış. – Çalışan kim?

öteki adam (özne)

etkinlik

Özne Çeşitleri 338

a. Gerçek Özne Yüklemin bildirdiği işi yapan ya da yüklemdeki durumu bildiren özneye gerçek özne denir. Özne, bazen cümlede açıkça yazılmamış olabilir; yüklemdeki kişi ekinden anlaşılır. Buna gizli özne denir. Bu durumda, yüklemin aldığı kip/kişiye göre, özne için uygun bir kişi zamiri getirilir. Babam bölüm şefini çağırtmış.

– Çağırtan kim?

Bir iş emanet ettik sana.

– Emanet eden kim?

Babam (açık özne) Biz (gizli özne)

b. Sözde Özne İşin kim tarafından gerçekeştirildiği belli olmayan cümlelerde, işten etkilenen varlığa (nesneye) "sözde özne" denir. Cümleye "biri tarafından" anlamı katar. Bulaşıklar yıkandı. (yıkayan kim? "belli değil", yıkanan ne? "bulaşıklar") (Sözde özne)

Sorular soruldu. (soran kim? "belli değil", sorulan ne? "sorular") (Sözde özne)

etkinlik

98


Cümlenin Yardımcı Ögeleri

Cümlenin Yardımcı Ögeleri 1. Nesne

339

Öznenin gerçekleştirdiği işten etkilenen varlık veya kavrama "nesne" denir. a. Belirtili Nesne Nesne, belirtme (-i) hâl eki almışsa belirtili nesne olur. Belirtili nesneyi bulmak için yükleme "neyi kimi nereyi" sorularından uygun olanı yöneltiriz. Adam, ayakkabılarını çıkardı. "Çıkardı" yüklemdir. Çıkaran kim?

Adam (özne)

Adam neyi çıkardı?

Ayakkabılarını (belirtili nesne)

Herkes, bu fıkralarda, bu fıkraların ruhunu teşkil eden fikirlerde kendini bulmuştur. "Bulmuştur" yüklemdir. Bulan kim?

Herkes (özne)

Kimi bulmuştur?

kendini (belirtili nesne) ek bilgi

b. Belirtisiz Nesne Belirtisiz nesneler belirtme (-i) hâl ekini almaz. Bu ögeyi bulmak için yükleme "ne" sorusunu yöneltiriz.

340

Arkadaki adam konuşmacıya soru sordu. Cümlenin yüklemi "sordu" fiilidir. Soran kim? Ne sordu?

Arkadaki adam (özne) soru (belirtisiz nesne)

Kardeşim çok ilginç kitaplar okuyor. Cümlenin yüklemi "okuyor" fiilidir. Diğer ögeleri bulalım: Okuyan kim? Ne okuyor?

Kardeşim (özne) ilginç kitaplar (belirtisiz nesne)

Cümlede önce özne, sonra nesne bulunmalıdır. İsim cümlelerinde nesne aranmaz. "Ne?" sorusu bize özneyi buldurur. Hava güzeldi. (Güzel olan ne?) (Hava / özne) ek bilgi

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerde bulunan nesnelerin altını çizelim ve türünü ilgili kutuya "✔" koyarak işaretleyelim.

1. O, geceyi gündüzden daha çok seviyor. 2. Geçirdiği kazada elini yaralamış. 3. Uzun aramalardan sonra güzel bir satranç takımı aldı. 4. Küçük kardeşini sınava kendisi götürmüş. 5. Odasının bir köşesini okuma bölümü yapmış. 6. Evlerinin bahçesinde yavru bir kedi besliyor.

7. Yanlış yapmadan doğruyu bulamayız. 8. Her hafta kitaplığını mutlaka düzenler.

9. İş adamı, annesinin anısına bir okul yaptırdı. 10. Arkadaşına hediye etmek için bir kalem beğendi.

99

Belirtili

Belirtisiz

341


342

Bir soru Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili sözcük belirtili nesne değildir? A) Arkadaşları gelmişti. B) Annesini tekrar aradı. C) Aldığı notları beğenmedi. D) Gelecek hafta yapacağı işleri planladı.

Bir Cevap

2. Tümleç 343

a. Yer Tamlayıcısı (Dolaylı Tümleç) Yüklemdeki işin yerini bildiren ögedir. Bu nedenle bu öge; ismin yönelme, bulunma ve ayrılma hâlleriyle (-e, -de, -den) oluşur. Sorular da bu hâlllerin ekleriyle (-e, -de, -den) yöneltilir. Yönelme anlamında:

Ayrılma anlamında:

Bir bardak suyu tencereye döktü. (Neye?)

Kimlik kartını cüzdanından çıkardı. (Neyden?)

Konuşmacılar İstanbul’a geldi. (Nereye?)

Gece yarısı Ankara’dan döndü. (Nereden?)

Kitabı arkadaşına verdi. (Kime?)

Kalem ucunu arkadaşından istedi. (Kimden?) Yer tamlayıcıları daima ismin yönelme, bulunma ve ayrılma

Bulunma anlamında:

hâli eklerden birini (-e, -de, -den) alıyor. Bu ekleri alan sözcük-

Mendili çantasında taşırdı. (Neyde?)

ler zaman ya da sebep bildirdiklerinde zarf tamlayıcısı olurlar.

Misafiri oturma odasında ağırladı. (Nerede?) Bazı evrakları arkadaşında kalmış. (Kimde?) ek bilgi etkinlik

b. Zarf Tamlayıcısı (Zarf Tümleci) 344

Bu öge, fiilin çeşitli özelliklerini belirten zarf (belirteç) türü sözcüklerle aynı görevdedir. Tıpkı onlar gibi, yüklemdeki fiilin durumunu, zamanını, miktarını, yer - yönünü belirtir. Bunlara ek olarak zarf tamlayıcısı, yüklemin sebebini ve hangi araçla gerçekleştiğini de belirtir. Bu ögeyi bulmak için yükleme "nasıl, ne zaman,

Yer-yön zarfları (ileri, geri, içeri, dışarı, öte, beri,

ne kadar, nere; niçin, neyle, kiminle" soruları sorulur.

aşağı, yukarı) ek almaz. Ek aldıkları takdirde yer

Heyecanla içeriye girdi. (Nasıl?)

tamlayıcısı ya da belirtili nesne görevinde olurlar.

On iki buçukta buluşuruz. (Ne zaman?)

İleri git. (Nere?)

Bekleme salonundaki dergileri biraz okudum.

Z.T.

(Ne kadar?)

İleride bekle. (Nerede?)

Adam yukarı çıktı. (Nereye?)

D.T.

Çantayı almak için eğildi. (Niçin?)

İleriyi görebiliyorum. (Nereyi?)

Buraya otobüsle geldim. ( Neyle?)

Nesne

Gezmeye teyzemle çıktık. (Kiminle?)

ek bilgi

100


CÜMLENİN ÖGELERİ Etkinlik

4. ünite

Aşağıdaki cümlelerin ögelerini bulup altlarını çizerek çeşitlerini yazalım. 345

1. Hırsız, bekçiye yakalanmadan içeri girmeyi başarmış. 2. Ülkemiz, asırlar boyu, çeşitli medeniyetlere beşik olmuştur. 3. Bu görkemli yapının yanından geçerken suyun öte yamacında küçücük bir kulübe gördük. 4. Gece düşümde gördüm arkadaşımı. 5. Bir süre sonra mağaranın ağzına yaklaşmıştık.

etkinlik

Bir soru

346

En kötümser zamanlarımızda yardıma kitaplar koşar. Bu cümledeki altı çizili bölüm hangi ögedir? A) Özne

B) Zarf tamlayıcısı

C) Nesne

D) Yer tamlayıcısı

Bir Cevap

Cümlede Vurgulanan Öge Fiil cümlelerinde, vurgu yüklemden önceki ögededir. Arabamız özne

toprak yolda yer t.

ağır ağır zarf t.

Soru sözcüğü ile kurulan soru cümlelerinde vur-

ilerliyordu.

gu, soru sözcüğünün üzerindedir. Soru sözcüğü

yüklem

hangi ögede ise o öge vurguludur.

Bu akşam nereye gideceğiz?

Bu cümlede "zarf tamlayıcısı" vurgulanmıştır.

D.T.

Arabamız ağır ağır toprak yolda ilerliyordu. (yer tamlayıcısı)

Almanya’dan bize ne getirmişler?

İsim cümlelerinde vurgu yüklemdedir.

Nesne

Annesi öğretmenmiş. (Bu cümlede yüklem vurgulanmıştır.) Özne

Yüklem

Cümlede “de” ve “ki” bağlaçları varsa vurgu bu

“Mi” ile kurulan soru cümlelerinde, soru “mi”den önceki ögeyi buldurmaya yöneliktir. Arkadaşların mı yarın buraya geliyor? (özne) Arkadaşların yarın buraya mı geliyor? (yer tamlayıcısı) Arkadaşların yarın mı buraya geliyor? (zarf tamlayıcısı) Arkadaşların yarın buraya geliyor mu? (yüklem) 101

bağlaçlardan önceki ögededir.

Avukat Onur Bozay toplantıya da katılacak. D.T. Sen ki benim en yakın dostumdun. Özne

ek bilgi

347


Ara Söz ve Ara Cümle 348

Cümlelere açıklayıcı unsurlar olarak sonradan katılan söz ve cümlelere ara söz, ara cümle denir. Ahmet’i, eski sınıf arkadaşımızı, çok özlüyoruz. Resim yapmayı, gerçekten zor sanattır, çok seviyorum. Bu cümlelerde iki virgül arasındaki bölümlerden ilki bir cümle parçacığı yani söz grubu, ikincisi ise cümledir. Cümleye açıklayıcı bir unsur olarak sonradan katıldıkları anlaşılmaktadır. Onları cümleden çıkarırsak cümlenin yapısı bozulmaz, sadece anlamı biraz daralır. Şu örnekleri de inceleyelim: Küçük kızın elleri, heyecandan olmalı, tir tir titriyordu. İstanbul, bu iki kıtanın birleştiği şehir, sanki cennetten bir köşedir.

Az söz ve ara cümle, iki virgül ya da ki kısa çizgi arasında yer alır.

Ara sözler, cümlede kendisinden önceki ögenin açıklayıcısıdır: 349

İki katlı evimiz, sevgi dolu yuvamız, depremde hasar gördü.

özne

öznenin açıklayıcısı

Toplantı salonunda, ikinci kattakinde, buluşalım. yer tamlayıcısı

yer tamlayıcısının açıklayıcısı

Ara cümleler, herhangi bir ögenin açıklayıcısı olmadığı için cümle dışı unsurdur, yani herhangi bir öge değildirler: Bu kutuyu, hatırlarsanız geçen hafta babam buraya koymuştu , sakın yerinden oynatmayın.

350

Etkinlik

cümle dışı unsur

Aşağıdaki ilk dört cümlede hangi ögenin vurgulandığını yazalım; diğerlerinde ise ara söz ve ara cümlelerin altını çizip hangi ögeyi açıkladıklarını belirtelim.

1. Yanlış çözdüğü soruları öğretmenine hemen sordu. 2. Çöp arabası gittikten sonra buraya çöplerinizi bırakmayın lütfen. 3. Bu konuda bana ailem destek oluyor. 4. Çocuklar müjde vermek için eve kadar koşarak gelmişler. 5. Bir külah dondurma, çilekli olsun, istiyorum. 6. İş yerindeki herkes, en çok da Ahmet, bu duruma tepki gösterdi. 7. Mavi elbiseyi, yeni aldığımı, kuru temizlemeye verdim. 8. Köşedeki bakkalda, şu mavi boyalı binada, bu şekerlerden satılıyor.

soru

102


CÜMLENİN ÖGELERİ Bir soru

4. ünite

351

Aşağıdakilerin hangisinde özne vurgulanmıştır? A) Yol boyunca, parlak bir dolunay bizi takip etti. B) İşten çıkar çıkmaz yanınıza gelirim. C) Yağmurdan sonra çıkan gökkuşağını heyecanla izledik. D) Yazın çok yakın olduğunu bahar güneşi fısıldadı.

Bir Cevap

Cümlenin Ögeleriyle İlgili Altın Kurallar  Cümlenin ögeleri bulunurken

kuralına uyulmalıdır.

1. 2. 3. 4. 5. Y. Ö. N. Y. Z ü z e e a k n s r r l e n f e e t m a t m a l m a l y a ı y c ı ı c s ı ı s ı

352

 Cümledeki söz grupları (birleşik sözcükler, tamlamalar, ikilemeler, deyimler vb.) kesinlikle bölünmez. Bu yaştaki çocuklar anne ve babalarından kopamaz. Her gün önünden geçtiğim dükkânı hiç fark etmemişim.  Soru sözcükleri hangi ögeyi bulduruyorsa kendisi de o ögedir. Size kim gelecekmiş?

Yeşim neyi arıyor?

özne

belirtili nesne

Hangi soruda takıldın?

Nereden gidelim?

Ne zaman çıkarsınız?

Hangi soruyu bilmiyorsun?

yer tamlayıcısı

zarf tamlayıcısı

belirtili nesne

Dün neredeydin?

Kime soralım?

Elif, ne istiyormuş?

yer tamlayıcısı

belirtisiz nesne

yüklem

353

yer tamlayıcısı

 Bağlaçlar, ünlemler ve seslenme sözleri bir ögenin içinde yer almıyorsa, cümle dışı unsur (cdu) kabul edilir. Size

uğradık

ama

yer yüklem cdu tamlayıcısı

siz

evde

yoktunuz.

özne yer yüklem tamlayıcısı

103

Hey, cdu

nereye

gidiyorsun?

yer yüklem tamlayıcısı


Etkinlik

354

Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerin hangi öge olduğunu yazalım.

1. Bu insanlar nereye bakıyorlar böyle? 2. Camı çocuklar mı kırmış? 3. Eşyaları kime satmışlar? 4. Kitapların hangisini okudun? 5. Soruyu yazarak mı çözdün? 6. Bu kadar kısa zamanda nasıl bitirdin? 7. Bana mı kırılmış? 8. Evrakları hemen istiyor musun?

355

Bir soru Aşağıdaki sorulardan hangisi yüklemi buldurmaya yöneliktir? A) Öğretmen mi senin baban? B) Yarışmaya mı katıldın? C) Komşuların seni mi yönetici seçmiş? D) Evde mi çalışacaksın bugün?

Bir Cevap

Etkinlik

356

Aşağıdaki cümlelerin ögelerini bulup altlarını çizerek çeşitlerini yazalım.

1. Bunları size daha önce anlattığımı hatırlıyorum. 2. Saatim kırıldığı için üzüldüm. 3. Yere düşenler, ağacın sararmış yapraklarıydı. 4. Çocukluk yıllarından beri, nedendir bilinmez, evden çıkmak istemezdi. 5. Annem için hazırladığımız sürprizi hiç kimseye söyleme. etkinlik

104


105

Bu Konudaki NotlarÄąm


Bu Konudaki NotlarÄąm School Subjects

106


Üniteye Bütüncül Bakış

357

Yaz (I) Alfred Nobel, nitrogliserini ancak 10 yılda kullanılır duruma getirebilmişti. (II) Bu süre içinde birçok kaza olmuştu. (III) Kardeşi Emil ve dört işçi bir patlamaya kurban gitmişti. (IV) Sonunda Çar, Saint Petersburg'daki fabrikanın kapatılmasını emretmişti. (V) Derken bir rastlantı sonucu, kumla karışan nitrogliserinin patlama özelliğini yitirmemekle birlikte, tehlikesiz bir durum aldığını gördü. (VI) Böylelikle dinamit bulunmuş oldu. (VII) On iki yıl sonra, 15 fabrika senede 3000 ton dinamit üreterek aşağı yukarı 3 milyar frank kâr getirmekteydi.

Bu metinde numaralanmış cümlelerin özne ve yüklemini bulup tablodaki uygun boşluğa yazalım. Özne

Yüklem

l. II. III. IV. V. VI. VII.

Bul Bu metindeki yardımcı ögeleri bulup altlarını çizelim, hangi öge olduklarını belirtelim.

Yıllarca mühendisler kırılmaz camı icat etmek için uğraşıp durmuşlardır. Bunu bulmak şerefiyse hiç

tanınmamış, fakir bir ressama ait olmuştu. Bir gün eşyalarını düzeltirken bir collodion şişesi (eter içinde

eritilmiş nitroselüloz) yere düştü fakat parçalanmadı. Cam kırılmış fakat içindeki yapıştırma özelliği

olan maddenin etkisiyle dağılmamıştı. O zaman ressamın kafasında bir şimşek çaktı. İki aynı cins cam

levha arasında sandviç gibi yerleştirilmiş selüloz sayesinde kırılmaz camı meydana getirebilir miydi?

107

359


Eşleştir Aşağıdaki cümlelerdeki altı çizili ögeyi doğru kutucuklarla eşleştirelim.

1. Havanın güzelliği herkesin ruh hâlini etkiledi. nesne 2. Çocuk, zorluklarla mücadele ederek bugünlere geldi. özne

3. İşin aslını sonradan babamdan öğrendim. yer tamlayıcısı

4. Sınavları ertelenince tüm sınıf rahatladı. zarf tamlayıcısı

5. Kitaptaki soruların hepsi çok zordu.

yüklem

6. Ece'nin kuzeniymiş o okulun müdürü.

özne

7. Kitaplarını okul dolabına özenle yerleştirdi.

özne

8. Kendini garantiye almayı her zaman severdi.

yer tamlayıcısı

9. Biriyle konuşurken gözlerinin içine bakmalısın.

10. Aldıkları yardımla havaya uçan köy çocuklarıydı onlar.

yüklem

zarf tamlayıcısı

özne

11. Kimsenin yediğinde içtiğinde gözü olmazdı.

yer tamlayıcısı 12. Cümlenin ögeleri dil bilgisinin en zevkli konularındandır anlayana.

108


Konu Deḡerlendirme Testi - 1

360

374

1. Cümlede ögeleri bulmak için yükleme farklı sorular sorulur. Örneğin “Toplantıya genel müdürü çağırmayı unutmuşlar.” cümlesinde yükleme sorulan “neyi” sorusu nesneyi buldurmaya yöneliktir.

Açıklamaya göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru, nesneyi buldurmaya yöneliktir? A) Bu güzel kıyafetleri nereden alıyorsun? B) Dün gece kaybolan mektubu kim bulmuş? C) Tiyatro gösterisi niçin yarıda kaldı acaba? D) Kapıda bekleyen adam kimi arıyor?

2. Bir cümlede ögeler istenildiği gibi sıralanabilir. Özne bazen başta bazen ortada bazen de sondadır. Bu durum cümledeki tüm ögeler için geçerlidir.

Çalan son şarkıyı herkes beğenmişti.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisi öge dizilişi yönüyle yukarıdaki cümleyle özdeştir? A) Sana verdiğim çiçekler baharı anımsatıyor. B) İşlerin çoğunu ekibe sonradan katılan çocuk yaptı. C) Matematik dersinde açıları gördük. D) Mektubunu yarın postaneden alırım.

3. Nesne, öznenin yaptığı işten etkilenen varlıktır.

Bu açıklamaya göre aşağıdakilerin hangisinde, yüklemden önceki bölümün tamamı nesne görevindedir? A) Yıllardır bu eseri inceliyordu. B) Kimseyi, hiçbir zaman kırmamıştı. C) Arkadaşlarının hepsine uzun mektuplar gönderdi. D) Yazdıklarının hepsini temize çekmeyi düşündü.

4. Cümlede hatayı bir ögenin açıklayıcısı olarak kullanılan, söz grubu ya da cümleye "ara söz / ara cümle" denir. Arasöz açıklayıcı olduğu ögeyle aynı görevi üstlenir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ara söz ya da ara cümle kullanılmamıştır? A) Teyzem, onunla arkadaş gibiyiz, beni çok sever. B) Kitaplıktan, biricik servetimden, bazı kitaplar kaybolmuş. C) Mahallemi, oradaki arkadaşlarımı, evimizi çok özleyeceğim. D) Öğretmenime, ona çok şey borçluyum, mektup yazdım. 109


5. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi sıfat

11. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin ögeleri "yer

tamlamasıdır?

tamlayıcısı - özne - nesne - yüklem" şeklinde sıra-

A) Aklımda kalan tek cümle, onun sözüydü.

lanmıştır?

B) Kiraladığımız ev, daracık bir sokaktaydı.

A) Bu kitapta kimseyi açıkça eleştirmedim.

C) Kardeşim geldiğinde, işimiz çoktan bitmişti.

B) Parkta mahallenin çocukları top oynuyordu.

D) Mahallede en iyi anlaştığım kişi, bekçinin oğluy-

C) Çocuklara küçük bir ödül verdik.

du.

D) Dünya hepimizin yaşadığı bir mesire yeridir.

6. Bahar rüzgârıydı çiçek kokularını taşıyan odamdan

12. Aşağıdaki cümlelerden hangisi ögelerine yanlış

içeriye.

ayrılmıştır?

Bu cümlenin yüklemi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Her işin sonunda / bir hayır / aramalıyız.

A) taşıyan

B) Bu konuyu tekrar konuşmak / istemiyorum.

B) çiçek kokularını taşıyan

C) Sizi / yeniden / gördüğüme / sevindim.

C) rüzgârıydı

D) Kardeşimi / bugün / gezmeye / götüreceğim.

D) bahar rüzgârıydı

7. Aşağıdakilerin hangisinin öznesi söz öbeğidir?

13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ara söz vardır?

A) Sizden, çocukların bir isteği varmış.

A) Üst kat komşumuz, şu uzun boylu olan adam,

B) Herkes ödevlerini dikkatli hazırlasın.

çok iyi biridir.

C) Eleştiriler, ağırlıklı olarak senariste yöneltilmiş.

B) Lütfen, eşyalarınızı buraya bırakın, içeri alma-

D) Yolun karşısındaki kırtasiyeyi işletiyorum.

yın! C) Sizi bir yerden tanıdığıma eminim, diyordu. D) Eldivenlerimi, şapkamı, bir de atkımı yanıma al-

8. Aşağıdakilerin hangisinde, "pencere" sözcüğü öz-

dım.

ne görevindedir? A) Arka odadaki pencere yola bakıyor.

14. Bazı yazarlar, insanların tek yönlü olarak ele alın-

B) Kuşlar pencere kenarına kondu.

masına karşı çıkıyor.

C) Hepimiz pencereye koştuk.

D) Pencere önüne saksılar dizmiştim.

Bu cümleyle ilgili aşağıda yapılan değerlendirmelerden hangisi yanlıştır? A) Özne, yer tamlayıcısı ve yüklemden oluşmuştur.

9. Dün gece aldığımız haber hepimizi çok sevindirdi.

B) Yer tamlayıcısı bir söz grubundan oluşmuştur.

Bu cümledeki altı çizili bölüm, cümleyi anlamca

C) Yüklem bir söz grubudur.

hangi yönden tamamlamıştır?

D) Özne bir isim tamlamasıdır.

A) Cümlede belirtilen yargı

15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ara söz, yer tam-

B) Yargının söz ettiği durum C) Yargının gerçekleşme zamanı

layıcısının açıklayıcısıdır?

D) Yargının gerçekleştiği yer

A) Gömleğim, hani ablamın hediye ettiği, eskimeye başladı.

10. "Şairler, her fırsatta doğanın doyumsuz güzellikle-

B) Bu tarihî şehre, Mardin'e, yeniden geleceğim.

rini coşkulu bir dille anlatırlar." cümlesindeki altı

C) Buraya akşam, akşam dediysem gece yarısı, gel-

çizili bölüm hangi ögedir?

diler.

A) Özne

B) Belirtili nesne

C) Belirtisiz Nesne

D) Yer tamlayıcısı

D) Defterimi, dün aldığımı, hiçbir yerde bulamıyorum. 110


Konu Deḡerlendirme Testi - 2 1. Kimlerdendi bu çocuk, çıkaramadım.

375

389

6. Gaz lambalı odalarda gece yarılarına kadar okurdu

cümlesinde altı çizili ifade cümlenin hangi ögesi-

babam o zamanlar.

dir?

Bu cümlede aşağıdakilerin hangisi yoktur?

A) Özne

B) Yüklem

A) Özne

B) Zarf tamlayıcısı

C) Yer tamlayıcısı

D) Nesne

C) Yer tamlayıcısı

D) Nesne

2. Bu küçük kedinin miyavlaması bir türlü kulağımdan gitmedi.

Yukarıda verilen altı çizili bölüm, cümlenin hangi ögesidir? A) Özne

B) Belirtili Nesne

C) Belirtisiz Nesne

D) Yüklem

7. "Küçük tırtıl, dut yaprağının üzerinde keyifli bir kahvaltıya hazırlanıyordu." cümlesinin öge dizilişi aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir? A) Özne - yer tamlayıcısı - yer tamlayıcısı - yüklem

3. Onun bizi oyaladığını anladığımızda öfkelendik.

B) Nesne - özne - yüklem

Aşağıdakilerin hangisi ögelerinin dizilişi bakımın-

C) Özne - yer tamlayıcısı - zarf tamlayıcısı - yüklem

dan bu cümleyle özdeştir?

D) Nesne - yer tamlayıcısı - yüklem

A) Araba karşıma birdenbire çıkınca korktum. B) Çantasında mutlaka kolonya bulundurur. C) Anneme bir çiçek hediye etmek istiyorum. D) Yolculuk için bavulunu hazırladı.

4. "Yeni evin yapımı geçen hafta bitti." cümlesinin

8. Bir kişinin kendisini çektiği fotoğrafa özçekim deni-

öge dizilişi aşağıdakilerin hangisinde doğru veril-

miştir?

A) Özne - zarf tamlayıcısı - nesne - yüklem

I

yor. Bu fotoğrafta kişi kendisini ya da kendisinin de içinde bulunduğu bir grubu yine kendisi çekiyor.

B) Özne - zarf tamlayıcısı - yüklem

C) Nesne - zarf tamlayıcısı - özne - yüklem

Bunu bir sosyal paylaşım sitesinde paylaşarak fotoğ-

D) Zarf tamlayıcısı - yüklem

rafın arkadaşları ve takipçileri tarafından görülmesi-

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklemi bulmaya

II

III

ni sağlıyor.

Bu metinde numaralanmış sözler cümlenin hangi ögeleridir?

yönelik soru sorulmuştur?

I.

II.

III.

A) Çocuk ne istiyormuş?

A) Özne

Nesne

Nesne

B) Ablan yarın mı geliyor?

B) Özne

Özne

Nesne

C) Senin kitabın hangisi?

C) Nesne

Özne

Özne

D) İhtiyar nereyi arıyormuş?

D) Özne

Nesne

Özne

111


9.

12. "Akşama kadar, sokakları seller götürdüğünden

Cümle, bir düşünceyi, bir dileği, bir haberi

dışarıya çıkamadık." cümlesinin ögeleri, aşağıdaki-

ya da duyguyu tam olarak anlatan, bir ve-

lerin hangisinde doğru sıralanmıştır?

ya birden çok sözcükten oluşmuş anlatım

A) Zarf tam. – nesne – zarf tam. – yüklem

birimidir. Cümleyi oluşturan ögeler, temel

B) Zarf tam. – özne – yer tam. – yüklem

ögeler” ve “yardımcı ögeler” olmak üzere

C) Zarf tam. – zarf tam. – yer tam. – yüklem

ikiye ayrılır. Özne, yüklem temel ögeleri

D) Zarf tam. – yer tam. – zarf tam. – yüklem

oluştururken; nesne, tamlayıcılar yardımcı ögeleri oluşturur.

Açıklamaya göre aşağıdaki cümlelerin hangisi yalnızca temel ögelerden oluşmaktadır?

13. "Bir sanatçı önce kullanacağı malzemeyi seçer."

A) Günlerdir evin arka bahçesini düzenliyorlar. B) Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı’nın en bilindik şiiridir.

cümlesinin ögeleri bulunurken yükleme hangi soru

C) Çocuk, sınavdan yüksek not alınca havalara uç-

yöneltilmez?

tu. D) Yabancı dil öğrenmek için geçen hafta kursa

A) Kim?

B) Neyi?

C) Nasıl?

D) Ne zaman?

başladı.

14. "Mutluluk" sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde yer tamlayıcısı görevinde kullanılmıştır?

10. "Kapadokya, ilginç yüzey şekilleriyle yerli ve ya-

A) Her zaman, herkese gülen yüzüyle mutluluğu

bancı turistlerin ilgi odağıdır." cümlesinin yüklemi

hak ediyordu.

nedir?

B) Önündeki deniz ve arkasındaki ormanla mutlu-

A) odağıdır

luğa göz kırpıyor.

B) ilgi odağıdır

C) Oyuncak alınan çocuk, mutluluktan havalara

C) turistlerin ilgi odağıdır

uçuyordu.

D) yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağıdır

D) Sevimli ihtiyar, bu yaşta bile herkese mutluluk dağıtıyordu.

11. Aşağıdaki diyaloglardan hangisinin cevabı özne 15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesne vurgulan-

değildir? A) – Bu kadar işi tek başına sen mi yaptın?

mıştır?

A) Büyük bir gürültüyle masadan yere sürahi düş-

– Tabii ki ben.

tü.

B) – Seni kim çağırmış?

B) Pilot olan dayım, genellikle kargo uçakları kul-

– Yönetici.

lanıyor.

C) – Filmin sonu mu güzeldi?

C) Çocukluk arkadaşımın bahçesinde oynadığımız

– Sonu.

evleri yıkılmış.

D) – Kutunun içinde ne saklıyormuş?

D) Öğle sıcağına kalmamak için gün doğmadan yo-

– Birkaç mektup.

la çıktık. 112


Merkezî Sınavda Çıkabilir

390

398

İlk dört soruyu aşağıdaki metne göre yanıtlayınız. Sümerler, milattan önce yaşamış bir topluluktur. Ur; 4500 yıllık olan ve gizemi uzun yıllar çözülemeyen, Sümerlere I

ait bir zekâ oyunudur. Arkeolojik kazılarda bulunan oyunun sırrı bir kaç yıl önce bulunan tabletler sayesinde ▲

biraz çözülebilmiş. Biraz diyoruz çünkü tabletler, oyunun bütün kurallarını açıklamıyor. Eksik kurallar araştırmacılar

tarafından tamamlanmış. İki kişi ile oynanan oyunda oyuncuların her birinin yedi taşı ve bir tercih üçgeni vardır. II

Oyunun amacı, taşların tamamını tahtadaki oyun karelerinden geçirerek bitiş karesinden dışarıya çıkarmaktır.

Oyuncular, farklı başlangıç noktalarından taşlarını oyuna sokup yine farklı noktalardan dışarı çıkarır. Oyuncular

tercih üçgenini kullanarak oyuna başlar. Üçgen yere düştüğünde yukarıyı gösteren sivri ucunun üç yanında hangi III

rakam varsa ona göre oyuncu ilerler. En yüksek sayı gelen oyuncu oyuna başlar. Tercih üçgenini kullanarak

oyuncular taşlarını oyuna sokup ilerletir. Oyuncular, istedikleri kadar taşı oyuna sokabildiği gibi tahtadaki taşlarını da oynatabilirler. Her defasında sadece bir taş hareket ettirilebilir. Taşlar geri hareket ettirilemez. Oyuncunun taşı çiçek desenli kareye gelirse oyuncu bir kez daha oynama hakkı kazanır.Eğer oyuncunun taşı diğer oyuncunun ■

taşının bulunduğu kutuya gelirse diğer oyuncunun taşı oyundan çıkar. Oyundan çıkarılan taşın yeniden oyuna sokulması gerekir. Yine çiçekli kutularda birden fazla taş bulunabilir. Diğer karelerde bulunamaz. Bir oyuncunun taşını oyundan çıkarabilmesi için tercih üçgeninin tam gereken sayıda gelmesi gerekir. Bir taşın geçmesi gereken IV

üç kare kaldıysa bu oyuncunun tercih üçgeninde dört gelmesi gerekir. Taşlarının tamamını bitiş noktasına ulaştırarak tahtadan çıkaran oyuncu, oyunu tamamlamış olur.

1. Bu metinde anlatılanlardan aşağıdakilerin hangile-

3. Bu metinde numaralanmış söz öbekleriyle ilgili

rine ulaşılabilir?

olarak,

Oyuncu Sayısı

Kuralları

Kazananın Belirlenmesi

A)

B)

C)

D)

✓ ✓ ✓

Süresi

I. I.’sinde adlaşmış sıfat fiil vardır.

II. II.’si yer tamlayıcısı görevindedir.

III. III.'sünde zarf-fiil, durum anlamında kullanılmıştır.

✓ ✓

IV. IV.’sünde fiilimsi, yer tamlayıcısı olarak kullanılmıştır.

2. Bu metinde aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı

bilgilerinden hangileri doğrudur? A) I ve II.

B) I ve IV.

C) II ve III.

D) III ve IV.

yoktur? A) Sümer Ur oyunun sırrı nasıl çözülmüştür? B) Oyuncular, üçgen yere düşünce neye göre ilerler?

4. Bu metinde sembollerle gösterilmiş söz öbeklerinin

C) Oyuncu, ne zaman tekrar oynama hakkı kaza-

hangisinde fiilimsi vardır?

nır?

A) ▲ B) ★ C) ● D) ■

D) Oyunda şans faktörü ne kadar etkilidir? 113


5, 6 ve 7. soruları aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

Gülben, Anıl ve Yiğit bir çiçekçide; 4 tane gül, 3 tane karanfil, 3 tane orkide ve 2 tane lale almışlardır. Bunların aldıkları ürünlerle ilgili şunlar bilinmektedir:

• Gülben 5, Anıl 4, Yiğit 3 adet çiçek almış; herkes 3 çeşit çiçek almıştır.

• Herkes gül almıştır lale almayan tek kişi Yiğit’tir.

• Anıl orkide almamıştır, Yiğit ise 1 tane karanfil almıştır.

• Orkideleri Gülben ve Yiğit almıştır.

5. Bu bilgilere göre Anıl’ın aldığı çiçekler ve adetleri

6. Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

hangisinde doğru olarak verilmiştir?

A) Yiğit → 2 orkide

A) 1 gül, 1 lale, 2 karanfil

B) Gülben → 2 gül

B) 2 gül, 1 lale, 1 karanfil

C) Anıl → 2 lale

C) 1 gül, 2 lale, 1 karanfil

D) Gülben → 1 orkide

D) 1 gül, 1 orkide, 2 lale

7. Bu bilgilere göre Gülben hangi çiçekleri almıştır? B)

A)

Gül

Orkide

Gül

Karanfil

Lale

Karanfil

Orkide

Orkide

D)

C)

Gül

Orkide

Lale

Gül

8. (I) Amerikalı Wilma Williams, dünyanın en çok okul değiştiren öğrencisidir. (II) Bir gezici tiyatro sanatçısı olan anne ve babasının çeşitli kentlerde çalışmak zorunda kalmalarından ötürü Wilma Williams, ilk ve orta öğrenimini 256 ilkokul ve ortaokulda tamamlamak zorunda kalmıştır. (III) Ama bu durum onu hiç etkilememiştir. (IV) Williams'ın değiştirmeden tamamlayabildiği tek öğrenim kurumu ise üniversitedir.

Bu metinde numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A) I. cümle temel ögelerle kurulmuştur. B) II. cümlede zarf tamlayıcısı da yüklem de söz öbeğinden oluşmuştur. C) III. cümle "özne-nesne-zarf tamlayıcısı"ndan oluşmuştur. D) IV. cümlede yüklem vurguludur.

9. "Dünyamızın kuzey ve güney kutuplarına yakın olan bölgelerde bazı geceler gökyüzünde görülen renkli ışıklara 'kuzey kutup ışıkları' denir." cümlesi için hangisi söylenemez? A) Yer tamlayıcısı, sıfat tamlamasından oluşmuştur. B) Özne, isim tamlamasından oluşmuştur. C) Üç ögeli bir cümledir. D) Nesne kullanılmıştır.

114


399

5. ÜNİTE

METİN YORUMU 1. Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme ........................................................... 116 2. Metni Anlama ..................................................................................................... 118 Konu Değerlendirme Testi-1 ...................................................................... 122 Konu Değerlendirme Testi-2 ...................................................................... 124 3. Metni Çözümleme .............................................................................................. 126 4. Metnin Dil ve Anlatım Özellikleri ...................................................................... 132 Konu Değerlendirme Testi-3 ...................................................................... 135 5. Anlatım Biçimleri................................................................................................. 137 6. Düşünceyi Geliştirme Yolları .............................................................................. 139 Konu Değerlendirme Testi-4 ...................................................................... 142 7. Metin Türleri ....................................................................................................... 144 8. Görsel Okuma ..................................................................................................... 153 Üniteye Bütüncül Bakış ............................................................................... 155 Yazılıda Çıkabilir ......................................................................................... 157 Konu Değerlendirme Testi-5 ...................................................................... 159 Konu Değerlendirme Testi-6 ...................................................................... 161 Merkezî Sınavda Çıkabilir ........................................................................... 163

115


400

Okudugunu Anlama ve Deĝerlendirme KIRMIZI BALON

Âh ne severim baloncuları, balonları... Pazar günleri sokak sokak dolaşır, bir baloncu bulur, ardına takılırdım. Öyle çok severdim ki balonları... Onları kırmızı, mavi, sarı, beyaz renkleriyle dev akide şekerlerine benzetirdim. Çok balonu olduğu için baloncuyu dünyanın en mutlu insanı sanırdım. “Âh baloncu ben olsam bu balonların tümünü asarım boyumca bir yere, sonra ilkin kırmızıdan başlarım okşamaya, sonra sarıya geçerim, sonra yeşile, sonra beyaza...” derdim. Ortaya sarıyı koyar, yanlarına beyazları dizer, kocaman papatya yaparım. Yeşilleri oraya buraya serpiştirir, papatyama çimen yaparım. Yere otururum, balonları yanıma yöreme yığar, balonların ortasında ben de balon olurum. Patlatmam hiç onları, bir patlasa ağlarım. Ama hiç balonum olmadı ki o yaşa dek. Onun için nerede bir baloncu görsem ardı sıra yürürdüm. Baloncu gider, ben giderdim. Gözlerim hep balonlarda olduğu için bazen de tökezler, düşerdim. Dizimin kanamasına, parmağımın sızlamasına aldırmaz, uzaklaşan baloncunun ardı sıra koşardım.

401

Balonlardan en irisine, en güzeline “benim” derdim. Bir çocuk balon alacağı zaman, benim balonumu gösterecek, “Bunu istiyorum amca!” diyecek diye ödüm kopardı. Ama çocuk başka bir balonu gösterince sevinir, “Oh!” derdim. Baloncu gider, ben giderdim. O pazar baloncuyu parkın orada görünce kuş gibi uçtum anamın yanına: – Ana ana, para, dedim, balon alacağım! Anam: – Yok, dedi. Zaten anamda hiç para olmazdı. Yine koştum gittim baloncunun yanına. O yürüdü, ben yürüdüm. O gün kırmızı balonu seçmiştim kendime, en tepede, balonların ortasında nazlı nazlı giden balonu. Âh, işte bir çocuk, parası elinde koştu, geldi. Parmağıyla alacağı balonu gösteriyor. Hayır hayır, olamaz! O balon benim, benim balonum o! Baloncu uzanıyor, koparacak parmağıyla: – Bu mu, bu mu, diye gösterip soruyor.

402

Ama o da nesi, bir rüzgâr, bir deli rüzgâr kopardı balonumla birlikte birkaç balonu, çıkardı, çınar ağacının tepesine kondurdu. Balonum şaşkın, ben şaşkın, baloncu şaşkın... Evet evet, tastamam yedi balon orada, ağacın tepesinde. En üstte yine benim kırmızı balonum... – Küçük, hey küçük! Baloncu bana sesleniyordu, eliyle gel gel yapıyordu. Koştum. – Bana bak, bu balonları indirirsen sana birini veririm, dedi. Âh!.. Nasıl indirmem, kuş olur uçarım. Kırmızı balonum orada.

Muzaffer İZGÜ

(Zıkkımın Kökü)

116


METİN YORUMU Etkinlik

5. ÜNİTE

Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerin ve söz gruplarının anlamlarını karşılarına yazarak bu sözleri aynı anlamda birer cümlede kullanalım.

403

• Bir çocuk balon alacağı zaman, benim balonumu gösterecek, “Bunu istiyorum amca!” diyecek diye ödüm kopardı. Anlamı : Cümle : • Âh baloncu ben olsam bu balonların tümünü asarım boyumca bir yere. Anlamı : Cümle : • Gözlerim hep balonda olduğu için bazen de tökezler, düşerdim. Anlamı : Cümle :

Etkinlik

Aşağıda karışık olarak verilen sözcükleri, ifade ettiği anlamıyla eşleştirelim. 404

akide

a. Gelişigüzel dökmek, saçmak

nazlı

b. Renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker

serpiştirmek

c. Başta, başlangıçta, önce

sızlama

ç. İşveli, edalı

ilkin

d. Hafif ve ince ağrı olması

Etkinlik

Metinle ilgili verilmiş aşağıdaki bilgilerden doğru olanları "✔" ile işaretleyelim. 405

(

) Baloncu, elinden kaçan balonları ağaca tırmanarak almıştır.

(

) Çocuk, hafta içi okuldan çıktıktan sonra baloncuların peşine düşmektedir.

(

) Annesi, parası olmadığı için çocuğa balon parası verememiştir.

(

) Çocuk, balonları rengârenk olmaları yönüyle bir gökkuşağına benzetmektedir.

(

) Çocuk, balonları kurtarma görevini duyunca çok sevinmiştir.

(

) Çocuk, balonlarla bir papatya yapma hayalini kurmaktadır.

(

) Balonları çok seven çocuk, onların patlamasına çok üzüleceğini söylemektedir.

(

) Baloncunun ardından koşan çocuk genelde en küçük balonu gözüne kestirmektedir.

(

) Baloncunun ardından koşan çocuk, gözünü balonlardan ayıramadığı için küçük kazalar yaşamaktadır.

117


Metni Anlama

Konu (İçerik) 406

Bir metinde anlatılan düşünce veya olay, o parçanın konusudur. Konu bulunurken arka plana bakılmaz. Dolayısıyla konu metinde gizli değil, açıkça verilmiştir. "Metinde ne anlatıyor?" sorusunun yanıtı bize konuyu buldurur. Çocukluğumun ramazanlarında sinema yalnız büyüklere has bir eğlence idi. Biz çocuklara da uzaktan mahyaları seyretmek ve teravihten sonra, büyüklerin peşine takılıp “Karagöz”e gitmek kalıyordu. Arkalıksız iskemlelere oturarak kahvecinin getirdiği bayat lokumları bir lokmada yutarak Hacivat'ın sol köşeden meydana çıkmasını sabırsızlıkla beklediğimiz o ramazan geceleri, çocukluğumuzun en aziz hatıralarıdır. Metni incelediğimizde, yazarın çocukluğundaki ramazan eğlencelerinden ve bu eğlencelerin en unutulmazı olan Karagöz oyunundan bahsettiğini görüyoruz. O hâlde metnin konusu için “yazarın çocukluğundaki ramazan eğlenceleri ve Karagöz” diyebiliriz. Görüldüğü gibi konu bulmak için metindeki mesaja, arka plana bakmaya gerek yoktur. Konu, açıkça anlatılandır.

407

Bir soru Halk dilini şiir zenginliğiyle yazan Mustafa Necati Sepetçioğlu'nun ilk hikâyelerinde betimleme, çözümleme ve olayların birbiriyle iyice kaynaşmadıkları havası vardır. Nitekim 1958'den sonraki hikâyelerinde olay ve kişilerini daha bir yoğunlukla, uzatmadan, ayrıntılara kaçmadan anlatma gayreti göstermektedir. Bu metinde aşağıdakilerin hangisinden bahsedilmektedir? A) Anadolu'da kullanılan dilin ne kadar zengin olduğundan B) Sepetçioğlu'nun hikâye anlatımındaki değişimden C) Hikâyede halk dilini kullanmanın öneminden D) 1958'den sonra yazılmış hikâyelerin hikâyeciliğimize etkisinden

Bir Cevap

Ana Fikir (Düşünce) 408

Her yazının bir yazılma amacı vardır. Bu amaç doğrultusunda yazar, bizlere bir mesaj vermek ister. İşte bu mesaja ana fikir denir. Ana fikir, metnin tamamından çıkarılacak sonuçtur. Metnin ilk ve son cümlesinden çıkarılabileceği gibi tamamından çıkarılabilecek bir sonuç da olabilir. Aslında Kurtuluş Savaşı'nın önce gerçek belgelere dayanan tarihi, daha sonra romanları yazılmalıydı. Ama romancılarımız tez davranarak tarihçilere öncülük ettiler. Eldeki bilgi ve belgelerin yetersizliği ve güvenilmezliği karşısında her sanatçı ve yazarın olayları kendi dünya görüşü açısına sürüklemesi olağandır. Buna rağmen, bazı noktalara tuttukları ışıklar yine de çok değerlidir. Metinde “Kurtuluş Savaşı'nı anlatan romanlar”dan bahsediliyor. O hâlde konu budur. Şimdi de ana fikri bulmak için sorularımızı yöneltelim: – Yazar bizlere Kurtuluş Savaşı'nı anlatan romanlardan niçin bahsediyor? – Bu romanlarla ilgili bize hangi mesajı vermek istiyor olabilir? Bu sorulara “bu romanların belge niteliği taşımasa bile anlatılan dönemle ilgili aydınlatıcı bir özelliği olduğu” cevabını verebiliriz; bu da metnin ana fikridir. 118

ek bilgi

soru


METİN YORUMU

5. ÜNİTE

Başlık Başlık; bir metnin en üstünde bulunan, metnin içeriğini özlü olarak belirten ifadelere denir. Başlıklar genellikle konuya göre atılır. Tek sözcüklük başlıklar olabileceği gibi, söz grubu veya cümle şeklinde de olabilir.

409

Yazarken yüreğimi koyuyorum ortaya; yüreğim, bütün yürekler gibi sıcak, samimi ve gerçekçidir. Ona ters gelen şeyler yazmak istemem, hiç yazmadığımı sanıyorum. Olduğumca samimiyim. Dil konusuna gelince... Hiç abartmasız ve içtenlikle yazmaya dikkat ediyorum. Konuşma diline yakın olsun diye zaman zaman cümlelerim kırık ve kesiktir, yani içimden geldiği gibi. Konu : Yazarın yazma yöntemi Başlık önerileri : Yazarken

Yazma Yöntemim

Nasıl Yazarım?

Etkinlik

Aşağıdaki metni okuduktan sonra bizden istenenleri yazalım. 410

Dilini yitirmemiş bir halk, bir ulus, kendi benliğini koruyor, demektir. Onun hürriyete koşarak ve devlet kurarak bir millet hâlinde ortaya çıkması her zaman mümkündür. Bunun tersi de olmakta; dilini kaybeden ulusların, tarih sahnesinden çekildikleri görülmektedir. Konu : Ana fikir

:

Tek sözcüklük başlık

:

Sözcük grubu hâlinde başlık

:

Cümle hâlinde başlık

:

ek bilgi ek metin

Etkinlik

Aşağıdaki metnin konusunu bulduktan sonra farklı şekillerde başlıklar atalım. 411

Eş dost ziyaretlerinde ikramın başını çeken kahve, öyle gelişigüzel pişirilmez; pişirilirse konuğa saygısızlık sayılırdı. Hele ziyarete gelen konuk, ehlikeyf bir kahve tiryakisi ise kahveden kahveyi getirene kadar bir tazelik arardı. Konu : Tek sözcüklük başlık

:

Sözcük grubu hâlinde başlık

:

Cümle hâlinde başlık

:

etkinlik

119


Ana Duygu 412

Bu konu şiirle ilgilidir. Şiir; dizelerle yazılan, ölçülü ve kafiyeli olabilen, sanat değeri taşıyan yazılara denir. Şiirler, düzyazılar gibi doğrudan doğruya düşünce anlatmaz; bunu dolaylı yoldan, benzetmelerle, mecazlarla, çağrışımla yapar. Bu nedenle şiirden çıkarılanlara ana düşünce değil, ana duygu denir. Önce aşağıdaki şiiri yorumlamaya çalışalım, sonra ana duyguyu bulalım. Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan

Yorum: İlk mısradaki “ışık” sözcüğünü aydınlık, güzel günler ola-

Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan

rak düşünebiliriz. Böylece şairin, mutluluğa uzak olduğunu söy-

Dönmeyen gemiler olduk açıktan

lemek mümkün. “Çocuk sesi”ni temizlik, saflık ve geçmiş; “gül”ü

Adımızı soran, arayan var mı?

güzellik; “sarmaşık” ifadesini de geçmişle bugünü bağlayan duy-

gusal bağ olarak düşünebiliriz.

(A. Hamdi Tanpınar)

“Gemi”yi zamandaki yolculuğumuz, “açık”ı mutluluktan uzağa düşmek, “adımızı arayanlar”ı da dostlar olarak düşündüğümüzde şairin eski güzel günlerini özlediğini, şimdi yalnızlığından dert yandığını söyleyebiliriz. O hâlde bu şiirin ana duygusunun "özlem ve yalnızlık" olduğunu söylememiz mümkündür.

413

Etkinlik

Aşağıdaki şiiri yorumlamaya çalıştıktan sonra, ana duygusunu bulalım.

Artık engelleri aşmak güç oldu, Akşam erken bastı, sabah geç oldu, Kader kanununda gülmek güç oldu, Nefes almak bile zor bugünlerde. Yorum

:

Ana Duygu

:

soru

Yardımcı Fikir (Düşünce) 414

Bir metinden ana düşünce hariç, ulaşılabilecek bütün sonuçlara yardımcı fikir denir. "Söylenemez?, çıkarılamaz?, değinilmemiştir? gibi olumsuz soru kökleriyle karşımıza çıkar. Metnin ana düşüncesini destekleyen yardımcı düşüncelerdir. Metinleri bir duvara, yardımcı fikirleri de tuğlalara benzetebiliriz. Yardımcı fikirler, tuğlaların duvarı oluşturması gibi metni oluşturur. Cem Vardarcı (22), otizmin ve Türkiye'nin engellerini ailesinin kararlılığıyla aşabilen nadir gençlerden. Piyano ve keman öğrencisi. İlköğrenimde altı okul değiştirdi. Güzel Sanatlar Lisesine öğretmenlerden birinin şefkati sayesinde kabul edildi. YGS'de okutman desteği alamadı. Ege Üniversitesi Konservatuvarının sınavına bile kabul edilmedi. Buna karşın üniversite sınavında 178 puan alıp Yaşar Üniversitesinin yetenek sınavlarını kazandı. Türkiye'de üniversiteye giren, bilinen ilk otistik oldu. Bu metinden şunlara ulaşabiliriz:  Ailesi, engelleri aşmasında onu desteklemiştir.

 Öğrenim hayatında çeşitli zorluklarla karşılaşmıştır.

 Piyano ve keman çalabilir.

 Her şeye rağmen YGS'de başarı göstermiştir.

 Çok okul değiştirmiştir.

 Türkiye'de Cem'den önce üniversite okuyan otistik yoktur. 120


5. ÜNİTE

METİN YORUMU Etkinlik

Aşağıdaki metnin yardımcı fikirlerini bulalım. 415

Albert Einstein'ın dört yaşına kadar konuşmadığını ve yedi yaşına kadar okuyamadığını biliyor muydunuz? Öğretmeni ve ailesi onun zihinsel özürlü olduğundan kuşkulanmışlardı. Beethoven'in müzik öğretmeni, onun asla besteci olamayacağını söylemişti. Walt Disney, ünlü olmadan önce çalıştığı gazeteden “işe yaramaz fikirleri olduğu” gerekçesiyle kovulmuştu. Bütün bu insanlar, çevresindeki kişilerin söylediklerine inansalar ne olurdu?

Çıkarılabilecek yardımcı fikirler:

etkinlik

Anahtar Sözcük Her metnin bir konusu ve ana fikri / ana duygusu vardır. Bu konu ya da ana fikir / ana duygu, metnin anlamca çerçevesini oluşturur. Bunu oluştururken kurduğumuz cümlelerde metnin ana hatlarını belirleyen sözcüklere de

416

anahtar sözcük denir. Metnin anahtar sözcükleri, bize metnin ne anlattığıyla ilgili ipuçları verir. İnsanın en değerli varlığı olduğu hâlde değeri bilinmeyen şey nedir? Tabii ki zaman... Ne yazık ki zamanımızın değerini hiç mi hiç bilmiyoruz, hızla akıp gidiyor oysa. Metinde zamanın insan için çok değerli olduğu ama insanın bunun kıymetini bilmediği anlatılıyor. O hâlde anahtar sözcükleri bu çerçevede aramalıyız. Buna göre "zaman, insan, değer bilmek" sözcükleri bu metnin anahtar sözcükleridir.

Etkinlik

Aşağıdaki metni okuyalım ve aşağıdaki sözcüklerden metnin anahtar sözcüğü 417

olabilecekleri ✓ ile işaretleyelim.

Bakmak iradeli ve düşünerek yapılan bir iştir. Bir şeye bakan kimse; onu tanımaya, ilerisi için karşılaştırma noktaları çıkarmaya çalışan kimse demektir. Görmekse organlarımızdan birinin normal bir işidir. Nefes almayı nasıl öğrenmiyorsak görmeyi de öğrenmek zorunda değiliz. Bakmak ise öğrenilen bir şeydir ve görüşümüzün eğitimi ile olur. (

) bakmak

(

) tanıma

(

) görmek

(

) irade

(

) ilerisi

(

) organ

(

) iş

(

) karşılaştırma

(

) nefes

(

) kimse

(

) nokta

(

) eğitim

121


Konu Deḡerlendirme Testi - 1

418

421

1. Motosiklet kullanımının avantajları şu şekildedir:

Özellikle trafiğin yoğun olduğu büyük şehirlerde yaşayan insanlar için motosiklet kullanımı zamandan tasarruf sağlar.

Her yolculuk, motosiklet kullanıcıları için eşsiz bir deneyimdir. Bağımsızlık hissi, mutluluk kaynağıdır.

Motosiklet kullanımı vücudumuzdaki pek çok kası çalıştırdığı için kullanıcıyı sağlıklı hissettirir.

Otomobillerle karşılaştırıldığında birçok motosiklet oldukça düşük yakıt tüketimine sahiptir.

Şehir içinde ya da dışında trafik kuralları için bir engel teşkil etmeyen boş bir alan, motosiklet için park alanı olabilir.

Buna göre,

I. Motosiklet yolculuğunun verdiği keyif hiçbir keyifle kıyaslanamaz.

II. Motosiklet, bir yerden başka bir yere gitmenin en hızlı yoludur.

III. Park etmek, sadece motosiklet kullanıcıları için büyük bir kolaylıktır.

IV. Motosiklet kullanımı diğer motorlu araç kullanımlarına göre ekonomiktir.

bilgilerden hangilerine kesinlikle ulaşılabilir? A) I ve II.

B) I ve IV.

C) II ve III.

D) III ve IV.

2. “Sürrealist (Gerçeküstü) eserler yaratmak istiyorsanız kesinlikle özgün olmalısınız. Eğer özgün olmazsanız resimcilik camiasında hiçbir şekilde önemli bir yere sahip olamazsınız. Sürrealizmde, hayal gücünüzü konuşturmalısınız. Bu hayal gücünün yarattığı eserlerle de insanları düşündürmelisiniz. Tablolardaki unsurlar insanı içine çekmelidir ayrıca sürrealist resimde bir canlılık göze çarpmalıdır.” diyen bir resim öğretmeni, aşağıdaki tablolardan hangisini sürrealist tabloya örnek gösteremez? A)

B)

C)

D)

122


METİN YORUMU

5. ÜNİTE

3. İki çocuk bütün sabahı donmuş bir göl üzerinde kayarak geçirdi. Ama sonra aniden buz kırıldı ve çocuklardan biri suya düştü. Akım onu birkaç metre uzağa çekti, çocuk bir buz tabakasının altında kalmıştı. Onu kurtarmanın tek yolu, o buz tabakasını kırmaktı. Arkadaşı yardım istemek için bağırmaya başladı. Kimsenin gelmediğini görünce hızlıca bir kaya aradı ve olabildiğince sert bir şekilde buza vurmaya başladı.

Bir delik açana kadar tekrar tekrar vurdu, sonra kolunu suya soktu, arkadaşını tutup dışarı çekti. Birkaç dakika sonra, çocuğun bağırışlarını duyan komşular sayesinde itfaiyeciler geldi. Çocuk olanları anlatınca küçücük bir çocuğun böylesi kalın bir buz tabakasını kırabilmesine şaştılar. Küçücük elleriyle buzu kırmasının imkânı yok. "Bu imkânsız, gücü yetmez. Bunu nasıl yaptı?" diye sordular birbirlerine.

Yakınlarda yaşlı bir adam, konuştuklarını duyunca itfaiyecilerin yanına geldi. Yaşlı adam,

Çocuğun bunu nasıl yaptığını biliyorum, dedi.

Nasıl, diye sordular şaşırarak,

Ona yapamayacağını söyleyecek kimse yoktu yanında.

Bu metinde üzerinde durulan kavram aşağıdakilerden hangisidir? A) Engeller

4.

B) Ön yargı

C) Öz güven

D) Tecrübe

Birçok kişi, telefonda konuşurken veya birisini beklerken bir parça kâğıt alıp bir şeyler karalamaya başlar. Farkında olmadan, bu karalamalardan bazıları sık sık tekrarlanan parçalara dönüşür ve siz her fırsat bulduğunuzda bu parçaları tekrar tekrar çizersiniz. Bu karalamalar tam olarak kim olduğumuzu söyleyemese de bilinçsizce ifade ettiğimiz bazı kişilik özelliklerini gösterebilir. Geometrik çizgiler : Basit geometrik şekilleri (üçgenler, kareler, dikdörtgenler, vb.) ifade eder. Süsleme veya dolgu maddesi yoksa kişi muhtemelen duygularını bastırmış ve her şeyi mantığıyla yürütmeye çalışmaktadır. Düzensiz veya zikzak çizgiler : Eğer çizgiler karmaşık ve iç içeyse duygu yoğunluğunu yansıtır. Genel olarak bu insanlar duygulara çok fazla önem veren tutkulu insanlardır. Oklar : Oklar genellikle hızlı hareket etme eğiliminde olan dinamik ve karar alırken duygularına önem veren kişilikleri ele verir. Eğer sağdan sola doğru giderse saldırganlık kişinin kendisine yönelik demektir. Eğri olan oklar ise enerjilerini belirli bir hedefe doğru yönlendirmeyi bilen insanlara işaret eder. Karışık çizgiler: Kâğıda bilinçsizce karışık çizgiler çizen kimse duygularını belli etmekten kaçınıyor demektir. Takıntıları olan ya da olmaya başlamış insanlardır. Kuş : Hayal gücü kuvvetli olan kişilerdir. Her zaman büyük hayal peşinde koşan bu kişiler macera ve seyahate bayılır. Mert hayatı ile ilgili kararlar alırken çok akılcı davranmamakta ani hamleler yapmaktadır. Karşılaştığı sorunlar karşısında aşırı tepki gösterme eğilimde olan biridir. Amacını gerçekleştirmek yolunda oldukça hırslı ve kararlı biridir. Bu açıklamalara göre Mert’in arkadaşıyla yaptığı bir telefon görüşmesi sonucunda çizmesi beklenen görsel aşağıdakilerden hangisidir? A)

B)

C)

D)

123


Konu Deḡerlendirme Testi - 2

422

428

1. Günümüzde gazeteleri okurken dil yanlışlarına rastlıyoruz. Bir gazeteyi okurken dil yanlışlarına rastlamak sıradan bir durum hâlini aldığı için bizleri şaşırtmıyor bile. Böyle olmamalı. Gazete sayfaları ve özellikle köşe yazıları Türkçenin en güzel yaşadığı yerler olmalı. Dil yanlışları dendiğinde akla hemen televizyonlar, radyolar, gazeteler gelmemeli. Gerekiyorsa yazarından muhabirine tüm gazete çalışanları, dil yanlışlarından nasıl uzak durulacağı konusunda bilgilendirilmeli.

Bu metinde aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir? A) Gazetelerde rastlanan dil yanlışlarının sıradan bir hâle geldiği B) Köşe yazarlarının, Türkçenin kullanımına daha özen göstermesi gerektiği C) Toplumumuzun, dili etkili kullanmada bilinçlendirilmesi gerektiği D) Dili güzel kullanmada tek sorumluluğun gazete, televizyon ve radyolara yüklenmemesi gerektiği

2.

Bölgede, kazı çalışmalarını neredeyse iki yıldır yürütüyoruz. Henüz kentin bazı bölümlerine ulaşamadık ama elde ettiğimiz bulgular, yaşam tarzları hakkında epey fikir sahibi olmamızı sağladı. Parayı kullandıklarını, ticaret yaptıklarını, sanat ve estetiğe önem verdiklerini biliyoruz. İpek ve yün kumaşlar kullanmışlar. Tarım yapmış, özellikle meyve ağacı yetiştirmişler; güzel binalar yapmışlar.

Bu metinde aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir? A) Kazıda bulunan kentte yaşayanların zevkli, incelikli yapılar, eserler ürettiklerine B) Kazıda ortaya çıkarılanların, burada yaşamış insanların ekonomik etkinliklerde bulunduğunu gösterdiğine C) Kazı çalışmalarının bir süredir devam ettiği ve henüz bitmediğine D) Bulunan kentte yaşayanların oldukça kalabalık bir topluluk olduğuna

3. Konya ilinde yüzlerce kişiye sordum, Yunak’ın Saray köyünü. Kimse bilmiyordu. Bilenin de söylediği, moral bozucu birkaç sözdü. Sekiz yüze yakın yedek subay öğretmen arkadaş birbirimize soruyorduk. Kimi iyi yerlere düşmüştü, sevinçliydi. Benim bağlı bulunduğum ilçenin haritalarda yeri yoktu. 1953’te ilçe yapılmıştı. Haritada yerini bulamayanların dilinden Eşref’in şu dizesi düşmüyordu: “Kaza ile kaza olmuş bizim Yunak kazası.”

Bu metinden aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz? A) Yazar, sözü edilen yere görev için gitmiştir. B) Yazar, sözü edilen yere atanmış ilk öğretmendir. C) İnsanlar, sözü edilen yerle ilgili olumlu şeyler düşünmemektedir. D) Sözü edilen yer, pek bilindik bir yer değildir.

4. Çocuk oyunları, genellikle çocukların oynadığı ancak bazen yetişkinlerin de eşlik ettiği veya kendi aralarında oynadığı oyunlardır. Tek kişilik oyunlar olduğu gibi onlarca kişiyle oynanan oyunlar da mevcuttur. Bazı oyunlar, evrenseldir ve aşağı yukarı aynı kurallarla birçok ülkede oynanır. Pek çok oyun yüzyıllar öncesinden günümüze ulaşmıştır. Günümüzdeki seksek, körebe, ip çekme gibi oyunların Eski Roma Dönemi'nde de çocukların sevdiği oyunlar olduğu bilinmektedir.

Bu metinden hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A) Bazı oyunlar birçok ülkede bilinmektedir. B) Çocuklar, birlikte oynanan oyunları daha çok severler. C) Yüzyıllar öncesine dayanan birçok oyun vardır. D) Yetişkinler de çocuklara oyunlarında eşlik ederler. 124


METİN YORUMU

5. ÜNİTE

5. Bir akıllı saat, kullanıcısına bazı alternatifler sunuyor. Ekranda sürekli olarak saat görün­se de saatin üzerinde bulunan bazı tuşlar ve kordon delikleri kullanıcısına farklı bilgi­ler veriyor.

Aşağıda saatin özellikleri ile ilgili bilgiler ve­rilmiştir:

Hava durumu

4

0

3

0

2

0

Alarm

1

0

Tarih Kamera

Günlük adım sayısı

Menü Tuşu

Rehber

Mesaj

Müzik

Arama

Buna göre havanın 23 derece olduğu bir salı sabahına uyandığını gören akıllı saat kullanıcısı saatinin;

I. 4 numaralı kordon deliği,

II. 1 numaralı kordon deliği,

III. Menü tuşu

IV. Kamera tuşu

özelliklerinden hangilerini kullanmıştır? A) I - II.

B) II - III.

C) II - IV.

D) III - IV.

6. Dilimiz değişiyor; değişmesini bir dileyen, bir buyuran oldu diye değil, değişmek zorunda olduğundan değişiyor. Bu hâliyle istediğimizi anlatmakta yetersiz kaldığımızdan böyle bir süreç yaşanıyor. Yaşanacak da... Benim bu değişime direnenlere tavsiyem, bir an önce ayak uydurmaları. Çünkü dilin olduğu gibi kalmasını ummak boş bir hayaldir.

Bu metinde aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir? A) Dilin değişmesinin kaçınılmaz bir süreç olduğu B) Günün ihtiyaçlarına cevap veremeyen bir dilin değişmeye mahkum olduğu C) Dildeki değişime karşı çıkanları toplumdan dışlamak gerektiği D) Dilin değişmesinin sebepleri olduğu

7. Teknolojinin baş döndürücü gelişimi, oyuncak seçiminde anne babayı etki altına almaktadır. Ebeveynler çoğu zaman çocuklarına oyuncak seçerken onların ihtiyaçlarına göre değil, teknolojinin büyüsüyle (rakamların bilinçaltındaki etkisiyle) tercih yaparlar. Ya da kendi çocukluk yıllarında, içlerinde kalan özlemleri gidermek isteğiyle oynayamadıkları oyuncak ve hediyeleri çocuklarına alarak mutlu olmaktadırlar. Her iki durumda da çocuğa uygun oyuncak değil, oyuncağa uygun çocuk yetiştirme gayreti dikkat çekmektedir. Çocuğun zihinsel, fizyolojik ve duygusal gelişimini destekleyecek oyuncaklar ne yazık ki oyuncak mağazalarında boynu bükük beklemektedir.

Bu metinde asıl anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir? A) Anne babalar, çocukların gelişimine uygun oyuncak seçimi yapamamaktadır. B) Ebeveynler oyuncak seçiminde reklamlardan etkilenmektedir. C) Teknolojinin gelişmesi oyuncak seçiminde etkili olmaktadır. D) Anne babalar çocukken oynayamadıkları oyuncakları çocuklarına hediye ederler. 125


Metni Çözümleme

Metnin Planı 429

Her yazı bir plan çerçevesinde oluşur. Bu plan, düşünce yazılarında giriş, gelişme ve sonuç olarak isimlendirilir.  Giriş bölümünde, yazının konusu hakkında genel değerlendirmeler belirtilir; yani neyden bahsedileceği okuyucuya gösterilir. Giriş cümlesi, tek ve bağımsız bir cümle olmalıdır. Genellikle tek paragraftır.  Gelişme bölümünde, konu örneklerle açıklanmaya başlanır. Bu bölümde düşünceler ayrıntılarıyla belirtilir. Genellikle birden çok paragraftan oluşur. Örnekler bu kısımda verilir.  Sonuç bölümünde, daha önce açıklanan düşünceler derli toplu bir şekilde tekrarlanır, öğütler verilebilir, uyarılarda bulunulabilir. Genellikle tek paragraftır. Olay yazılarındaki plan ise serim, düğüm ve çözüm olarak adlandırılır.  Serim bölümünde ana karakter ve yer belirtilip olay ortaya “serilir”.  Düğüm bölümünde olay ilerler, iç içe geçer, yani “düğümlenir”.  Çözüm bölümünde ise bu düğüm “çözülür” ve olay sonuçlanır.

430

Vaktiyle koskaca bir gemide küçücük bir cıvata vardı. Bu, iki büyük çelik levhayı birbirine bağlayan

Serim

küçük cıvatalardan biriydi.

Gemi, Hint Okyanusu'nda yol alırken bu küçük cıvata birdenbire laçka olmaya başladı, düşme tehlikesiyle karşılaştı. Öteki cıvatalar "Sen düşersen biz de düşeriz." diye seslendiler. Geminin teknesindeki perçinler de "Biz de çok sıkışığız, biz de laçka olalım." dediler. Derken küçük cıvatanın niyeti bütün

Düğüm

gemiye yayıldı. Bunun üzerine bütün kaburgalar, levhalar el ele verip küçük cıvataya bir elçi gönderdiler. Küçük cıvata yerinde kalmalıydı, aksi hâlde gemi parçalanacak ve hiçbiri vatanına kavuşamayacaktı.

Çözüm

Küçük cıvata kendine bu kadar önem verilmesine çok sevindi ve olduğu yerde kalacağını bildirdi.

ek metin

431

Bir Cevap

Bir soru Aşağıdakilerden hangisi bir düşünce yazısının giriş bölümüne ait olabilir? A) Her gün karşılaşabileceğimiz bu tür olaylara karşı nasıl bir tepki vereceğimizi önceden kestirememek, bizi zor durumda bırakabiliyor. B) Sanatın kişiye kazandırdıklarına dair saydıklarımızı çoğaltmak mümkün. C) Düşüncelerin yazılı veya sözlü ifadesinde böyle hatalar, yıkıcı sonuçlar doğurabiliyor. D) Oyunların çocuklar üzerindeki olumlu etkilerinden söz edilir, neden sadece çocuklar?

126


METİN YORUMU Etkinlik

5. ÜNİTE

Aşağıdaki parçaları serim, düğüm ve çözüm bölümlerine göre sırasıyla 1'den 3'e kadar numaralandıralım. Düğüm bölümüne ait üç paragraf bulunduğundan bunları 2a, 2b ve 2c olarak

432

belirtmeyi unutmayalım.

Ağa, derhâl karşılık verdi: – Hayır Paşam, Çukurova cennet gibi bir yer. Bir eken yüz biçiyor. Allah millete düşkünlük vermesin. Bize tarla da verdiler, çayır da... Geçimimiz padişahta bile yoktu. Çok rahattık. Yalnız son günlerde işittim ki düşmanlar Erzurum'u almak isterlermiş. Geldim ki göreyim, bunlar kimin malını alıyorlar?

Bu kısa hoşbeşten sonra, Paşa, ihtiyara: – Ağa, böyle nereden geliyorsun, dedi. İhtiyar: – Paşam, Rus gelirken göçmen olmuştum. Çukurova'daydım. Şimdi, köyüme dönüyorum, diye karşılık

433

verdi.

Konukların önemli kimseler olduğunu anlayan ihtiyarın zeki gözleri parladı. İri ve ak tüylerle örtülü elini geniş göğsünün üstüne koyarak oturanları selamladı. Mustafa Kemal Paşa, yanı başına kadar geldiği hâlde, heykelliğinin büyüklüğünü kaybetmeyen bu ihtiyarın hatırını soruyor, o da gövdesine yaraşan derin ve gür sesiyle teşekkür ediyordu.

Tunç yüzlü, aksakallı, gün görmüş ihtiyarın inanç dolu göğsünden gelen bu ses, yine onun gibi tunç yüzlü kahraman askerin gözlerini yaşarttı. Bu eski Türk kalesine, millet işi için, milletle beraber çalışmaya gelen büyük devlet adamı; yaşlı gözlerle arkadaşlarına döndü ve “Bu milletle neler yapılmaz!” dedikten sonra ihtiyarla vedalaştı.

Paşa, durumun güvensizliğini ileri sürerek böyle zamanda, buralara dönmesinin pek yerinde olmadığını, kışın sıkıntı çekeceğini anlatmak istedi. Sonunda da: – Ağa, yoksa oralarda geçinemedin mi, dedi.

127

434


Metni Oluşturan Unsurlar Arasındaki Geçiş ve Bağlantılar 435

Bir metinde düşünceleri veya olayı anlatırken onun farklı bir boyutuna değineceğimizde birtakım ifadeler kullanır ve geçişi onlarla sağlarız. Çocuk gelişiminde temel bir rol oynayan hayvan sevgisi, çocukların topluma uyum sağlayan sosyal bir varlık olarak yetişmesinde kritik yer tutuyor. Ancak bu olumlu etkinin ortaya çıkabilmesi, hayvanı alınıp satılabilir bir nesne olarak görmemekle ve ebeveynlerin doğru tavırlarıyla mümkün oluyor. Metinde koyu yazılmış ifadenin öncesinde birtakım olumlu durumlara değiniliyor. Bu ifade ise bize düşüncenin yönünün değişeceğini, şimdi de olumsuzluklardan söz edileceğini hissettiriyor. Bu ifadenin yerine “ancak, ama, lakin” de gelebilir. Halıcıoğlu'ndaki askerî okulun borazanı, fabrikanın uzun ve bütün Haliç'i çınlatan düdüğü, onda arzular uyandırır, arzular söndürürdü. Demek ki Ali'miz biraz şairceydi. Bu ifade de “bundan anlıyoruz ki, bu bize gösteriyor ki” gibi anlamlarla, bir sonuç çıkartılacağını göstermektedir.

ek bilgi

Etkinlik

436

Kutu içindeki ifadeleri, aşağıda verilen metinlerdeki uygun boşluklara yazalım.

ne var ki, buna rağmen, oysa, söz gelimi

1. Basit imkânlarla bir makine yapmaya çalışıyordu. Olanakları kısıtlı olduğu için birçok zorlukla karşılaşıyordu. yılmadı ve düşündüğü zamanda makineyi yapmayı başardı. 2. Bir yaprak dökümü gibi, yanındaki herkes bir bir bırakmıştı mücadeleyi. Bir tek o kalmıştı.

ne umutlarla çıkmışlardı yola, ne hayalleri vardı!

3. Sabah erkenden yola çıkmayı planlamışlardı. Kendisi de sözleşildiği gibi gün doğmadan kalkmış, akşamdan hazırladığı çantasını sırtlamış, çıkmıştı evden.

evdeki hesap çarşıya uymadı. Yağmur bastırdı

birden. Hem de ne yağmur! 4. Her dilde, başka dillerden girmiş birçok sözcük bulunur ve bu sözcükler dile öylesine yerleşmiştir ki artık kimse onun yabancı bir dilden geldiğini düşünmez.

hiçbirimiz kalem sözcüğünün yabancı

kökenli olduğunu aklımızdan bile geçirmeyiz.

437

Bir soru • İşinde sürekli yaratıcı fikirler öne sürüyordu. ................. bunların kıymetini bilen yoktu orada. • Şiir okuma görevini, bu işe gönülsüz birine verdiler. ................. ben ne kadar çok istiyordum okumayı! • Çocuk; önünde bir kap, sürekli birtakım karışımlar yapıyordu. ................. babasının oğluydu. • Önümüze sürekli olumsuzluklar çıktı. ................. işimizi yarım bırakmadık. Aşağıdakilerden hangisi kutu içindeki metinlerde boş bırakılmış yerlerden hiçbirine gelmez? A) Hâlbuki

B) Buna rağmen

C) Gelin görün ki

D) Nasıl olsa

Bir Cevap

128


METİN YORUMU

5. ÜNİTE

Metin Oluşturma Metin; anlamca birbirine bağlı, birbirini tamamlayan cümlelerden oluşur. Metin oluşturulurken bu anlam akışının sağlanmasına dikkat edilmelidir. Cümleleri birbirine bağlayan bağlaçlar, bir önceki cümlede geçen bir sözcüğün

438

yerini tutan zamirler, anlam akışını sağlayan unsurlardır. Şimdi şu üç cümleyi doğru sıralamayı deneyelim: 1. At kılından ve gül dalından yapılan fırçanın, köklerden elde edilen doğal boyalar, öküz ödünden elde edilen sıvı en önemli malzemeleridir. 2. Bu sanat, yüzyıllar boyunca ustaların elinde yaşamış, en güzel eserlerini vermiştir. 3. Ebru; Osmanlı'da yapılagelen, kendine has desenleriyle, renkleriyle ve tekniğiyle özel bir sanattır. Öncelikle 2. cümlenin “bu sanat” diye başladığını ve öncesinde bir sanattan bahsedilmiş olmasını zorunlu kıldığını görelim. 3-2-1 sıralaması doğru bir akış olacaktır.

ek bilgi

Etkinlik

Aşağıdaki cümleleri doğru sıralayarak bir metin oluşturalım. 439

1. Hayvanlar nefes nefese kalmıştı bu yüzden. 2. Sonunda hayvanların çatlayacağından korkup azıcık yavaşladı. 3. Telaşlı hâlinden bir terslik olduğu anlaşılıyordu. 4. Arabacı atları her zamankinden hızlı sürüyordu. 5. Arkadan bağırıyordum, duysa ne olduğunu soracaktım. 6. Kilometrelerce böyle koşturdu atları. 7. Fakat gürültüden beni işitmiyordu.

Doğru sıralamayı yazalım.

etkinlik

soru

Metin Tamamlama Metnin başında, ortasında veya sonunda eksik bırakılmış bir bölümü tamamlamamız istendiğinde:

440

 Metni okuyup anlamalı,  Metnin konusuna uygun cümle düşünmeli,  Bu cümlenin önceki veya sonraki cümleyle hem anlamca hem de yapıca uyumlu olmasına dikkat etmeliyiz. Gençler bir iş başarmak istiyorlarsa aralarında dayanışma olmalı, tutmalı korumalılar birbirlerini. Hani anlatırlar: Bir baba dört çubuğu, birer birer kırıvermiş de dördünü birbirine bağlayınca kıramamış. Kişiler de o çubuklar gibi… Önce metni anlayalım: Dayanışmanın önemine inanıldığını anlatıyor. Konuya uygun cümle düşünelim; bu, dayanışmadan söz eden bir cümle olmalı ki metinle uyumlu olsun. Kuracağımız cümle, yarım kalmış cümleyi anlamca ve biçimce tamamlayabilmeli. O hâlde,"Kişiler de o çubuklar gibi sımsıkı kenetlenmeli, zorluklara beraber göğüs germeli." cümlesi bu metne uygun olabilir. ek bilgi

129


441

Etkinlik Şüphesiz her sanatçının mizacı eserlerine yansımıştır. Fakat bilhassa Sait Faik'in

Çünkü hemen bütün yazıları

mizacından, benliğinden ibarettir. Üslup, konu, çevre ve kişiler, pek az sanatçıda Sait Faik kadar kendi olmuştur. Bütün hikâyeleri

Her olaya bu içten özelliğiyle bakmış ve neredeyse

Verilen metinde numaralanmış boşluklara aşağıdaki cümleleri getirelim.

a anlattığı kişilerle kendisini ayırt etmek imkânsız olmuştur. b yaşayışı ve karakteri bilinmeden hikâyeleri hakkıyla anlaşılamaz. c samimi kişiliğinin verimidir.

etkinlik

Bir Metni İkiye Bölme 442

Metinler, bir anlam bütünlüğü içindedir. Bir metni ikiye bölmek ancak bu metinde iki farklı konu işlendiği zaman ya da konuyla ilgili başka bir ayrıntıya geçildiği zaman mümkündür. Metni bölerken: 1. Konunun az da olsa değişip değişmediğine, 2. Bölünme noktasındaki cümlenin bağlaçlarla başlamamasına, 3. Bölünme noktasındaki cümlenin önceki cümlede anlatılan bir duruma işaret etmemesine, 4. Metnin ikiye bölündüğü yerin öncesi ve sonrasının birer paragraf oluşturmasına dikkat edelim.

Şimdi şu metni okuyalım: 443

(1) Zaman, insanın en değerli hazinesidir. (2) Ama ne tuhaftır ki para

Konu:

harcarken iyice düşünen insanoğlu, asla yeniden kazanamayacağı za-

Zamanın değerinin anlaşılamaması

manı acımadan harcar. (3) Zamanı ölçmek için her çağda farklı bir araç icat etmiştir insan.

Konu:

(4) Kum saatinden takvimlere, duvar saatlerine kadar sayısız çabası var-

İnsanın zamanı ölçme çabası

dır bu konuda. Metinlerin ilk cümleleri özeldir. Bu cümle:  Bağlaçla başlamaz.  Önceki cümleye dair bir anlatım içermez. Metnin bölüneceği yer olarak seçtiğimiz cümlenin bu özellikleri taşıması gerekir çünkü o ikinci paragrafın ilk cümlesi olacaktır.

130


METİN YORUMU Etkinlik

5. ÜNİTE

Aşağıdaki metinleri doğru yerden bölerek 2. paragrafın ilk cümlesinin numara444

sını kutuya yazalım.

(1) Güzel sanatlar, insanın kendini anlatmasının en estetik yoludur. (2) İnsan, duygu ve düşüncelerini anlatarak hem içini döker hem de bir güzellik üretmiş olur. (3) Bu, insanlığın birikimine önemli bir katkıdır. (4) Güzel sanatların tarihi çok eski dönemlere uzanır. (5) İnsanlar, mağara duvarlarına resimler yaparak ve çeşitli eşyalarını süsleyerek güzel sanatların temelini atıyorlardı. Kaçıncı cümle? (1) Çocukluğumdan beri müziğe ilgiliydim. (2) Ama yirmi beş yaşıma kadar müzikle gerçekten uğraştığımı söyleyemem. (3) Küçük yaşlarda müziğe başlamak önemlidir ve büyük bir avantajdır. (4) Gelişim daha hızlı, daha sağlıklı olur. Kaçıncı cümle?

Bir soru (s) Sanatın amacı hep tartışılagelmiştir. (m) Bu amaç, çağdan çağa, hatta sanatçıdan sanatçıya değişir. (r) Kiminin

445

amacı yalnız paylaşmak, kiminin amacı yönlendirmektir. (P) Ülkelerinin tarihine yön vermiş sanatçılar vardır. (_) Bunlar, söyledikleriyle insanların olaylara bakışını etkilemiş, yenilikler getirmiştir. Bu metindeki hangi cümle ikinci paragrafı başlatır? A) s

B) m

C) P

D) _

Bir Cevap

soru

Anlatımın Akışını Bozan Cümle Kimi paragrafların içinde ona ait olmayan bir cümle bulunur. Bu cümle, metindeki anlam bütünlüğünü bozar. Kendisinden önceki ve sonraki cümlelerin birbirine bağlanmasına engel olur. Bu cümleye anlatımın akışını bozan cümle diyoruz. Aşağıdaki paragrafı okuyalım. (1) Sanatın, insanın doğuştan getirdiği birtakım özelliklerle büyük ölçüde ilgisi vardır. (2) Yetenekler her insanda farklı alana yönelmiştir. (3) Fakat bunlar onun iyi bir sanatçı olmasına yetmez. (4) Sağlam bir eğitim almak, çok çalışmak gerekir. Cümlelerin anlamca ilişkisini, nasıl bağlandıklarını düşünmeliyiz. Ne anlattıklarına dikkat kesilmeliyiz. 3. cümledeki “fakat” bağlacının ve “bunlar” zamirinin hangi cümleye, neye işaret ettiğini anlamalıyız. 1. cümle sanattan söz ediyor, sanatı yetenekle ilişkilendiriyor. 2. cümle ”yeteneklerin her insanda farklı olduğu" ile ilgili. 3. cümlede geçen "bunlar"ın “yetenekler” olduğunu ve “fakat” sözcüğünün de 1. cümleye bağlandığını söyleyebiliriz. Sonuç olarak 2. cümleyi çıkarıp arka arkaya eklediğimizde 1 ve 3. cümlelerin anlam bağlantısının sağlandığını görüyoruz.

soru

131

446


Etkinlik

447

448

İstediğimiz bir konuda (örneğin sevdiğiniz bir oyunu anlatabilirsiniz) beş cümleden oluşan bir paragraf yazalım. Yazarken cümlelerin anlamca birbirine bağlı olmasına, hiçbir cümlenin düşüncenin akışını bozmamasına dikkat edelim.

Metnin Dil ve Anlatım Özellikleri

Metnin Dil ve Anlatım Özellikleri Bir metni dil ve anlatım yönünden değerlendirmek istediğimizde, o metinde ön planda olan, belirgin özelliklere bakarız. Örneğin, bir metin ağırlıklı olarak kısa cümlelerle kurulmuş olabilir. O hâlde bu durum, o metnin belirgin bir anlatım özelliği sayılır. Ya da çok uzun cümlelerle, hep devrik cümlelerle anlatılmış olabilir; yoğun mecazlı bir anlatım veya kişileştirmeler, benzetmeler yapılmış olabilir. Bu ve buna benzer özellikler, metnin dil ve anlatım özelliklerini belirlememizde bize yardımcı olur. Yanıma geldiler, oturdular. İçlerinden birinin çarıklarına çamur dolmuştu. Yavaş yavaş kalktı. Çarıklarını aldı. Yıkamak için göle gitti. Yıkadı, getirdi. Kurusun diye bir taşın üstüne koydu. Geldi, yine yanıma oturdu. Bu metnin dil ve anlatım özelliklerini belirlemeye çalışalım:

449

 Kısa cümleler kurulmuştur.

 Birbirini takip eden bir olay anlatımına dayanmaktadır.

 Gözlemler aktarılmıştır.

 Sözcükler gerçek anlamlarıyla kullanılmıştır.

Etkinlik

soru

Aşağıdaki metinlerin dil ve anlatım özelliklerini yazalım.

Pencereleri, yeşil bahçenin serinliğine bakarmış. Duvarlarına gömülü hücrelerinde, şeffaf vücutları gök mavisiyle yoğrulmuş Beykoz işi sürahiler, gülabdanlar... Sedirlere, Bursa kadifeleri yayılı. Rahlenin bir ucunda Ali Üsküdari'nin, ışık renkleri yıllarca solmayan lakları... Köşede, Üsküdar çatması ipek yastığa dayanmış bir el aynası...

    

etkinlik

132


METİN YORUMU

5. ÜNİTE

Anlatıcı Türleri (Anlatıcı Ağzı) Olayı anlatanın olayın kahramanı olmadığı, olayı yaşayan değil de gözlemleyen ol-

450

duğu anlatıma üçüncü kişi anlatımı diyoruz. Cümlelerin yüklemlerinin üçüncü şahıs ekiyle çekimlendiğine dikkat edelim. Olayı anlatan, olayı yaşayan kişinin kendisiyse buna birinci kişi anlatımı denir. Merdivenleri dizlerini ova ova, trabzanlara tutuna tutuna çıktı. Elindeki küçücük çanta sanki koskoca bir çuval olmuş, ağırlaştıkça ağırlaşmıştı. Çocuk, ona yardım etmeye karar verdi: – Teyzeciğim, size yardım edeyim, deyince sevindi. Hemen elindeki çantayı aldım, koluna girdim. Merdivenleri birlikte çıktık. Nerede okuduğumu, kaç yaşında olduğumu filan sordu. Hoş, tonton bir ihtiyardı. “Aldım, girdim, çıktık, okuduğumu, olduğumu” sözcüklerinden anlatıcının olayın içinde olduğunu ve olayı yaşayan biri olarak (1. kişi) bize aktardığını anlıyoruz.

Bir Cevap

Bir soru Aşağıdaki metinlerin hangisinde olay 3. (üçüncü) kişinin ağzından anlatılmıştır?

451

A) Sabah uyandı. Ona hediye ettiğim sabahlığı giydi. Yanıma geldi. Keyfi yerindeydi ama sabah mahmurluğunu üzerinden atamamıştı. B) Sağanak yağmur günlerdir sürüyordu. Hava kapalıydı. Herkes gibi ben de bulutların arasından doğacak güneşe hasrettim. C) Salona girdim. Gözlerim Işıl'ı aradı. Onu görür görmez yılların alışkanlığıyla koşup ona sarıldım. Bir dost ne olursa olsun dosttu. D) Ortalık zifiri karanlıktı. Göz gözü görmüyordu. Telaşlı kalabalık oradan oraya koşturup duruyordu. Kimse ortalığı yatıştırmaya çalışmıyordu.

Etkinlik

Aşağıdaki metinlerde anlatımın kimin ağzından yapıldığını bulalım. 452

S Emine bacı bütün işini gücünü sermişti. Gözlerini havadan ayırmaz olmuştu. Göklere böyle içini çeke çeke, dalgın dalgın baktığı zamanlar kendi kendine düşünürdü. S 1937 yılının bahar mevsimiydi. Gazi Orman Çiftliği'ne Akköprü tarafındaki yoldan gidiyorduk. Çiftliğin o parçası meyve bahçesi hâline getirilmiş, fidanları sıra sıra dikilmişti. S Görevli, var gücüyle düdüğe üflüyordu. Dışarıdaki birkaç yolcu da vagonlara bindi. Pencereden dışarıya baktım, annem el sallıyordu. Yüzündeki gülümseme üzgün olduğunu gizlemeye yetmiyordu. İstemese de beni uzaklara gönderiyordu.

133


Anlatım Özellikleri 453

1. Açıklık: Anlatımın hiçbir yoruma açık olmaması, tek bir yargıyı açıkça ifade etmesidir. Açık anlatımda söz sanatlarına yer verilmez. Açık bir anlatımda söz gereksiz yere uzatılmaz, karmaşık cümleler ve gereksiz sözcük kullanılmaz. 2. Sadelik (Yalınlık): Anlatımın süsten uzak olması; duygu ve düşüncelerin kısa, kesin ifadelerle anlatılmasıdır. 3. Akıcılık: Anlatımın hiçbir engele takılmadan akıp gitmesidir. Metinde gereksiz ek veya sözcük bulunmamalı, söylemesi zor sözcükler kullanılmamalıdır. 4. Doğallık: Anlatımın yapmacıklıktan uzak, samimi bir şekilde yapılmasıdır. Deneme türündeki metinlerde aranan bir durumdur. 5. Özgünlük: Sanatçının duygu, düşünce ve anlatımının başka bir anlatıma benzememesi, kimseyi taklit etmemesidir. 6. Yoğunluk (Özlülük): Az sözle çok şey anlatılmasıdır. Atasözleri ve özdeyişler özlü sözlerdir. 7. Tutarlılık: Anlatımın mantık kurallarına göre oluşturulması, duygu ve düşüncelerin çelişkili olmamasıdır.

454

Bir soru Yazarın bu son romanı diğerlerinden çok farklı. Sanatçı bu romanda kendini bulmuş adetâ. Kullandığı cümleler kısa, anlaşılır; gösterişten, yapmacılıktan olabildiğince uzak. Kitap boyunca anlattıkları birbiriyle örtüşüyor, gözünüze batan hiçbir şey yok. Ön yargılarla başladığım kitabı bir solukta bitirdim. Bu metinde eleştirilen sanatçı aşağıdaki anlatım özelliklerinden hangisine sahip değildir? A) Akıcılık

B) Doğallık

C) Tutarlılık

D) Özlülük

Bir Cevap

455

Bir soru Yusuf Atılgan, halk dilini çözmüş ve özellikle yalnızlık konusunda epey düşünmüş usta yazarlarımızdan biri. Öykülerinde uzun paragrafları var ama sıkmadan okutuyor kendini. Öyle her yazarın tasvirlerini okumak keyif vermez bana ama öykülerini hiç "bitse de gitsek" moduna girmeden okudum. Yukarıdaki metinde bahsedilen yazarın eserlerinde kullandığı hangi özelliği vurgulanmıştır? A) Özgünlük B) Kalıcılık C) Akıcılık D) Yalınlık

Bir Cevap

134


Konu Deḡerlendirme Testi - 3

456

463

1. Her yazar bir milletin çocuğudur ve o milletin ha-

4. Fotoğraf, gerçeği olduğu gibi yansıtmaz, onu çeke-

yatını anlatmak, eserlerini kendi millî gelenek ve

nin baktığı açıdan gösterir gerçeği. (I) Fotoğrafçı;

törelerini kaynak olarak zenginleştirmek zorunda-

ışığı, teknolojiyi, bilgisini kullanarak fotoğrafa is-

dır. Benim yaptığım önce bu, yani kendi milletimin

tediği anlamı yükleyebilir. (II) Bu anlam, gerçeğin

hayatını ve geleneklerini anlatıyorum. Fakat orada

bire bir kendisi değil sanatçının süzgecinden geçmiş

kaldığınız takdirde bir yere varamazsınız…

hâlidir. (III) Fotoğraf, birçok sanat dalına kıyasla

Bu metnin sonuna aşağıdaki cümlelerin hangisi

oldukça yeni bir sanattır. (IV) Bu yüzden, fotoğraf-

getirilmelidir?

çılık için söylenen “gerçekçi sanat” ifadesini doğru

A) Bunları evrensel değerlerle buluşturuyorum.

bulmuyorum.

B) Bu yüzden sık sık okurlarımla buluşuyorum.

Bu metindeki hangi cümle metinden atılırsa düşüncenin akışındaki bozukluk giderilir?

C) Oysa yazarlar, başarılarını yaşadıkları topluma borçludur.

A) I.

B) II.

C) III.

D) IV.

D) Biz yazarlar, kendi milletimizi kucaklamayı bil-

5. Toplum sorunlarıyla ilgilenmeyen edebiyat, bence

meliyiz.

eksik, güdük bir şey olur. Bugün Batı’da yazar, … Bu nedenle politikayla ilgilenenler bile onlardan görüş, öneri alabiliyor. Yoksa, fildişi kulesine çekilmiş, kendi kozasını ören bir yazarın kime, ne

2.

I. Sokakların altına ışık vurmuyor, gökyüzünü gö-

faydası olacak?

remiyorsunuz.

Bu metinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden

II. Bu kentin sokakları dar, evleri yüksek ve sıkışık.

hangisi getirilmelidir?

III. Bu yüzden günün her saati akşamüzeri gibi or-

A) toplumun beğenisini her şeyin üstünde tutuyor.

talık.

B) dünyada olan bitene kulak kesiliyor.

IV. Böyle olunca da kent sakinlerinde bir karamsar-

C) sorunlara odaklanırken kişisel görüşlerini gizle-

lık seziyorsunuz.

miyor.

Numaralanmış cümlelerle mantık akışına göre an-

D) farklı mesleklerle de uğraşıyor.

lamlı bir metin oluşturulmak istenirse sıralama

6. Aşağıdakilerin hangisinde anlatım 3. kişi ağzından

aşağıdakilerden hangisi olur? A) I - III - II - IV

B) II - I - III - IV

yapılmıştır?

C) III - I - IV - II

D) III - II - I - IV

A) Sonunda köyde yaşayan herkes bu saçma sapan söylentiye inandı. Ne dedimse dinletemedim. İşleri oluruna bıraktım ben de. B) Mağaranın iki girişi vardır: Kuzeydeki kapıdan

3. (I) Aracımız yağmur, çamur, fırtına demeden aylar-

girerseniz ilk göreceğiniz, altınızda akan su

ca taşıdı bizi. (II) Ormandan, dere kenarlarından,

olur. Kuzey batıdan girerseniz, biz ilk burayı

ovalardan geçtik. (III) Gördüğümüz güzellikler ka-

kullanmıştık, önce duvar resimleriyle karşılaşır-

rışısında büyülendik. (IV) Ülkemizin güzelliklerini

sınız.

korumakta çok geç kalıyor, yeterli özeni göste-

C) Flaş patlayınca gözlerini sımsıkı yumdu. Bu ihti-

remiyoruz. (V) Meğer her köşesi ayrı güzelmiş bu

yar kadın, belki hayatında ilk defa bir fotoğraf

toprakların.

makinesi görüyordu.

Bu metinde numaralanmış cümlelerden hangisi

D) Mahallede herkes birbirini tanırdı elbet, birbiri-

düşüncenin akışını bozmaktadır? A) II.

B) III.

C) IV.

ne gelir gider, birbirinin derdiyle dertlenir, seD) V.

vinciyle sevinirdi. Çocukluğuma dair her şey bu sıcacık mahalleye aittir. 135


7.

Her gün r. öğrenirle

Hava atmaz lar.

Yardım ederler.

Daha fazla gülümserler.

Bugünü yaşarlar.

Yerinde ar. konuşurl

Kendil değerl erini endir geliştiri ir ve rler.

i ilerin Kend rıyla la a başk azlar. lam kıyas

Görsellerde anlatılanlara göre, aşağıdakilerden hangisi mutlu insanların alışkanlıklarına doğru bir örnek olamaz? A) Düzenli olarak kitap okur, araştırma yaparlar. B) Arkadaşlarının başarılarıyla gurur duyup hep onlardan bir adım önde olmaya çalışırlar. C) Yardıma ihtiyacı olan herkese içtenlikle yardım ederler. D) Olumlu düşünür, her şeye olması gereken zamanda yaparlar.

8. Klasik sanatçılar az konuşur ama çok şey anlatırlar. İşe yaramayan ne varsa atarlar yazılarından. Onlarda parlak, şatafatlı tek cümle bulamazsınız. Yeni bir şey söyleyemezler ama söylediklerini sağlam söylerler. Tek tutukluk, tek pürüz yoktur onların eserlerinde.

Metinde bahsedilen sanatçıların eserlerinde kullandıkları dil ve anlatım özellikleri aşağıdakilerden hangisi değildir? A) Özlülük

B) Özgünlük

C) Akıcılık

D) Sadelik

136


Anlatım Biçimleri

1. Açıklama Bir konu hakkında bilgi vermek, düşüncelerimizi anlatmak amacıyla kullanılan anlatım yöntemine açıklama denir. Açıklayıcı anlatım, çoğunlukla nesnel anlatımlardır.

464

Çifte Minareli Medrese, Erzurum'un simgelerinden biridir. Selçuklu döneminde inşa edilen ve dönemin mimari özelliklerini açık bir biçimde yansıtan eser, yüzyıllar boyunca adına uygun bir şekilde medrese olarak kullanılmıştır. Bugün müze olarak kullanılan bu eser, tarihimizi bilmek isteyenler için görülmeye değer niteliktedir. Bu metinde, yazarın Çifte Minareli Medrese adlı tarihî yapı hakkında bilgi verdiğini görüyoruz. İnsanlar farklı farklıdır. Hiç görmediğimiz, tanımadığımız insanlarla aramızda olan farklılıkların normal olduğu kadar, hemen yanı başımızda yaşayan babamız, annemiz, kardeşlerimiz veya arkadaşlarımızla aramızdaki farklılıklar da normaldir. O hâlde, nasıl ki beğenilerimiz veya hoşlanmadıklarımızla ilgili karşımızdakilerden saygı bekliyorsak, aynı saygıyı biz de karşımızdakilere gösterebilmeliyiz.

soru

ek bilgi

2. Tartışma Farklı görüşleri ortaya koyarak birini savunmaya, onun doğruluğunu açıklamaya yönelik anlatımlara tartışmacı anlatım denir. Tartışma anlatım biçiminde soru cümlelerine sıkça rastlanır ve öznellik ağır basar.

465

(A) Televizyonun, çocukların düşünce dünyasının gelişimine katkı sağladığı yönünde görüşler ileri sürülüyor. (B) Bu yöndeki görüşlere katılmak mümkün mü? Televizyon çocukların hayal dünyasını köreltir, muhakeme güçlerini zayıflatır. Âdeta zihinlerini bir bilgi çöplüğüne dönüştürür. Bu metnin yazarı, önce televizyonla ilgili başkalarının düşüncelerini açıklıyor (A), ardından da buna karşı çıkarak kendi görüşlerini ortaya koyuyor (B). Amacı, o düşüncenin yanlışlığını, kendi düşüncesinin doğruluğunu ortaya koymak. (A) Kitabın türü, içeriği, anlatımı, hitap ettiği kitlenin yaşı ve seviyesi ne olursa olsun herkesçe ve her yaşta ayrım yapmaksızın okunabileceğini iddia edenler vardır. (B) Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Kişinin yaşına, ilgi alanlarına, anlama ve düşünme tarzına uygun kitaplar seçilmelidir ki okumak yararlı bir eyleme dönüşsün.

ek bilgi

Etkinlik

466

1. Aşağıda verilen kavramla ilgili kısa bir açıklama paragrafı yazalım.

Aile :

2. Biz aşağıya karşıt görüşler yazdık. Siz de bunlardan birini reddedip diğerini savunan tartışma paragrafları yazın. a. Televizyon tamamen zararlıdır. (A)

b. Televizyonun yararları vardır. (B)

137


3. Öyküleme (Hikâye etme) 467

Ardı sıra devam eden olayların kişi, yer, zaman unsurlarıyla dile getirildiği anlatımlardır. Ağırlıklı olarak hikâye, roman, masal, efsane gibi olay yazılarında kullanılır. Recep atından atladı, gemi ona verdi. Hayvan körük gibi soluyor, yeri eşeliyor, bir an önce ahırına girmek için huysuzlanıyordu ve tek tük kar düşmeye başlamıştı. Küçük Ağa bir yaylanışta eyere oturdu, yumuşacık çizmeleri atın böğrünü sardı, sol eli geme çelik gibi yapıştı: – Haydi eyvallah, bir saate kalmaz dönerim! Mahmuzu yiyen at, binicisinin coşkun kuvvetine uyarak ileri atıldı, tepeyi sardı. Ortalık ağarıyor, kar kuşbaşı yağışa çeviriyordu. Okuduğumuz metinde, birbirini takip eden olayların anlatıldığını, fiil cümlelerinin kullanıldığını görüyoruz. Hanımın dükkânını, benim devlet tahvillerimi sattık. Yüz bini borç harç ödedik. Öbür hissedarlar da ununu elemiş eleğini asmış, efendiden emekliden kimseler. Razi Bey ve ortakları şantiyelerini kurdular. İnşaat malzemesi depo edildi. Irgatlar üşüştürüldü. Temeller kazılmaya başlandı.

ek bilgi

4. Betimleme 468

Bir varlığın veya mekânın belirgin özelliklerinin ortaya koyulduğu anlatımlardır. Kişi betimlemelerinde, dış özelliklerin yanında iç (karakter) özellikler de anlatılabilir. Betimlemenin diğer adı tasvirdir. "Sözcüklerle resim çizme" olarak da adlandırılır. Tarla baştan başa insan ve tınazlarla örtülüydü. Sık yüksek boylu çavdar tarlasının biçilmiş bölümlerinde orakçı kadının sırtı; demet yaparken parmakları arasında sallanan başaklar; çocuğun gölgedeki beşiğine eğilen kadın ve peygamber çiçekleriyle örtülü tarlada toplanmış ekin demetleri görünüyordu. Öte yandan, ceketsiz, gömlekli köylüler, kızışmış kuru tarlada toz kaldırarak, araba üstünde ayakta durarak demetleri yerleştiriyorlardı. Metinde, baştan sona bir mekân betimlenmiştir. Sınıfımda en iyi anlaştığım arkadaşım olan Okan, cesur bir çocuktur. Yaşı, boyu posu ne olursa olsun karşısındakinin, kendini ezdirmez ona. Fakat bu değildir en beğendiğim yönü, soğukkanlılığıdır. Ben bir sorunla karşılaştığımda telaşlanır, ısınır, kızarırım. Okan öyle değildir; durur, düşünür. Rengini belli etmez. Anlayamazsınız ne düşündüğünü. Sonra bir karar verir ve onu uygular. Bu metinde ise bir kişinin karakter betimlemesi yapılmıştır. Betimleme metinlerinde kişileştirme, benzetme gibi söz sanatlarına, sıfatlara, pekiştirmelere, ikilemelere sıklıkla yer verilir. ek bilgi

469

Etkinlik

Aşağıda verilen metnin kalan kısmını öyküleyici anlatımla tamamlayalım. İkinci metinde anlatılanları da çizmeye çalışalım.

Evin arkasında eski eşyaları koyduğumuz bir yığın vardı. Ben onun arkasına saklandım. Metin de incecik gövdesiyle kendini bahçenin arkasındaki ceviz ağacına saklamayı başarmıştı.

Oldukça geniş bir alnı vardı. Alnının üstündeki kırışıklar, güngörmüş biri olduğunu gösteriyordu. Saçları beyazlamış olmasına rağmen hâlâ canlı ve gürdü. Aynı gürlükteki bıyıkları, ağzını neredeyse tamamen kapatmıştı. Bu büyük kafaya göre oldukça küçük kulakları vardı. Gözleri ise iriydi. Bu iriliği, kalın kaşları tamamlıyordu. 138


Düşünceyi Geliştirme Yolları

1. Karşılaştırma Birden çok durumun kıyaslanıp bunların farklı veya benzer yönlerinin belirtilmesine "karşılaştırma" denir. Genellikle "açıklama" veya "tartışma" tekniğiyle yazılan yazılarda kullanılır.

470

Dostunuza darılmanız mümkündür. Küsersiniz, küstüğünüzü belli edersiniz, aranız açılır, gözünüzden kaybolur gider; onu bir daha görmezsiniz. Ama komşu öyle değildir. Küsmeniz para etmez. Yine evinizin yanındadır. Apartmanda iseniz ya karşınızda, ya bir üst katta ya da hemen alt katınızdadır. Açıklama tekniğiyle yazılmış bu paragrafta, yardımcı yöntem olarak karşılaştırma kullanılmıştır. Burada dostluk ilişkisiyle komşuluk ilişkisi karşılaştırılmış ve aralarındaki farklar ortaya konmuştur. Sinema, tiyatrodan bozma bir sanat değildir. Sahici sinema ile tiyatro arasında, en az müzik sanatıyla resim sanatı arasındaki kadar bir fark vardır. Tiyatro, insanlığın hâlini aktörlerle anlatır. Sinema sadece insanı değil, bütün dünyamızı anlatabilme gücüne sahiptir. Bu paragrafta da yazar çok açık bir şekilde, sinema ile tiyatro arasındaki farkları ortaya koymaktadır.

Etkinlik

Aşağıdaki metni okuduktan sonra bizden istenenleri yazmaya çalışalım. 471

Nerde o güzel kırlar, papatya tarlaları, kuş sesleri ile uyandığımız sabahlar; ciğerlerinize doyasıya çektiğiniz o hava, özlemini çektiğiniz bembeyaz çağlayanlar, avuç avuç su içtiğiniz pınarlar? Hayır, hayır bu, dün yaşadığımız dünya değil; her yer çöp dolu, midenizi bulandıran bu hava, yosun ve deniz kokusu yerine kokuşan bir kıyı... Artık kuş sesi yok, gürültü var kulakları sağır edercesine gelen; buldozer, kompresör, kamyon, otobüs gürültüleri...

Karşılaştırılanlar: Karşılaştırılanların Özellikleri:

a.

b.

soru

2. Tanımlama Bir varlığın, durumun veya kavramın sözlük açıklamasını yapmaya tanımlama denir. "... nedir","...kimdir" sorularına verilen yanıttır. Tanımlama bir yardımcı yöntem olarak açıklama ve tartışma yazılarında kullanılır. Çini, toprağın pişirildikten sonra şekil verilip tabakalı, vazo, sürahi gibi eşyalar üretilmesine dayalı bir el sanatıdır. Aynı zamanda fayans, porselen tabak, seramik gibi eşyaların süslenmesinde kullanılan renkli dekor ve motiflerle işlenmiş kaplama malzemesine çini, bu süsleme işine de çinicilik denir. Bu açıklama metninde, açıklanan sözdeki bir sözcüğün tanımlaması yapılarak okuyucunun konuyu daha kolay anlayabilmesi hedeflenmiştir. Hayat başlangıcı ve sonu bilinmeyen, uzun göründüğü hâlde çabuk biten bir yolculuktur. Yalnız, geçilecek yollar çok zahmetlidir. İnişli, yokuşlu, dolambaçlı dereler, tepeler, dikenli çitler aşılmadıkça düz ovaya varılamaz. Yine burada da konuyla (hayat) ilgili bir tanımlama yapılmış, sonra da konu açıklanmaya çalışılmıştır.

ek bilgi

139

472


473

Bir soru Anı, kişinin geçmişine yönelik olayları kaleme aldığı yazı türüdür. Bu yönüyle, anı yazmak kişinin yürürken durup geriye bakması gibidir. Anıların, yaşanılan döneme ışık tuttuğu bir gerçektir. Ama bu durum tamamen tarafsız olabilir mi? Kişi yaşadıklarını anlatırken kendi duygularından sıyrılabilir mi? Elbette hayır! Bu metnin anlatımında aşağıdakilerden hangileri kullanılmıştır? A) Karşılaştırma – Benzetme B) Tanık gösterme – Tanımlama C) Tanımlama – Benzetme D) Karşılaştırma – Örneklendirme

Bir Cevap

3. Örnekleme 474

Herhangi bir konuda düşüncelerimizi anlatırken konunun inandırıcılığını artırmak için o konuyla ilgili örnekler vermektir. Bu yardımcı yöntem, genellikle açıklama ve tartışma metinlerinde kullanılır. Folklorun temel kaynağı “halk kültürü”dür. Bu kaynağın kapsamına giren her şey folklor ürünüdür: İnançlar, gelenekler, görenekler, töreler, edebî ürünler (masallar, türküler, mâniler, ninniler, efsaneler...), halk müziği, hepsi folklorun maddi ya da manevi belirtileridir. Bu açıklama paragrafında, “halk kültürü kaynaklarının folklor ürünü olduğu” belirtildikten sonra, bu kaynaklar örneklendiriliyor. Böylece, konuyla ilgili düşünceler desteklenmiş, anlatım da güçlendirilmiş oluyor. Aynı paragrafa devam edelim: Bir ulusun folkloru bunlardan oluşur, bunlarsız olamaz. Bu sıralama bile folklorun ne denli geniş bir alanı kapsadığını, öbür bilim dallarıyla bağlantılı olduğunu göstermeye yetmektedir. Gerçekten, folklorun; tarih, coğrafya, toplum bilimi, hukuk, edebiyat, dil bilimi başta olmak üzere birçok bilimle yakın bir ilişkisi vardır.

soru

Etkinlik

475

Aşağıdaki paragraflarda boş bırakılmış yerlere, konuyla ilgili örnekler ekleyelim.

1. Beyninde düşünce kıvılcımının parladığı andan itibaren insan, düşündüğünü ve duyduğunu türlü şekillerle, eline ne geçirdiyse ona aktarmaktan kendini alamamıştır. O gün bugündür insan yazıyor, yazdığını okutuyor. Yıllar, yüzyıllar geçiyor; bu arada kimi kitap unutuluyor, kimi hatırlanıyor. Benim hiç unutamayacağım,

2. Halk fıkralarımızın kusur düzeltici, eğitici, öğretici yanları çoktur. Bunlar, halkımızı güldüre güldüre düşündürür. Yeri geldikçe bir düşünceyi güldürerek belgelendirmekte kullanılır. Halk bunları ilgiyle, zevkle dinler. Fıkralarımız çeşitli başlıklar altında gruplandırılabilir:

140


METİN YORUMU

5. ÜNİTE

4. Sayısal Verilerden Yararlanma Sayısal verilerden yararlanma, bir konudaki düşüncelerimizi anlatırken onunla ilgili istatistik, anket, tarih vb. nicel (sayısal) değer taşıyan verileri kullanmaktır. Bu yöntem, düşünceyi desteklemeyi amaçladığı için genellikle açıkla-

476

ma ve tartışma tekniğiyle yazılmış metinlerde kullanılır. Bundan on yıl kadar önce bir gazete haberinde, 70 milyonluk Türkiye ile 7 milyonluk Avusturya’da aynı sayıda (1,5 milyon) gazete satıldığını okumuştum. Bu habere göre Türk halkının yaklaşık %2’si gazete okurken Avusturyalıların yaklaşık %20’si gazete okumakta oluyor ki okuma konusundaki sorunumuzun ne denli büyük olduğu görülmüş oluyor. Paragrafta kırmızı renkte yazılmış bölümlerde sayısal veriler kullanılmıştır. Kırmızı zemin üzerinde hilâl ve yıldız bulunan bayrak, Osmanlı'da ilk defa 1793 yılında devletin resmî bayrağı olarak kabul edilmiştir. Ancak bu bayraktaki yıldız sekiz köşeliydi. 1842 yılında Abdulmecid Han zamanında yıldızın beş köşeli olması kararlaştırılarak Osmanlı bayrağının şekli kesinleşti.

5. Tanık Gösterme (Alıntı Yapma) Bir konu hakkındaki düşünceleri belirtirken bizim gibi düşünen başka birinin veya birilerinin sözlerine yer vermektir. Bunu yaparak o düşüncede yalnız olmadığımızı vurgular, düşüncenin inandırıcılığını arttırmayı

477

amaçlarız. Metinde, alanında yetkin birinin adının ve tırnak içinde cümlesinin geçmesidir. Romancı veya şair için yazmak nasıl dayanılmaz bir ihtiyaçsa okuyucu için de yazılanları okumak öyledir. En kötümser zamanlarımızda yardıma onlar koşar. Ataç, ölüm yatağında, kendisini görmeye gelen Sabahattin Teoman’a, “Hastalıkta ağrıları dindirici en iyi ilaç şiirmiş. Boyuna şiir okuyorum.” dememiş miydi? Paragrafın mavi bölümünde, yazarın “okumanın gücü”yle ilgili düşüncelerini görüyoruz. Kırmızı bölümde de bu düşünceyle ilgili Nurullah Ataç’ın bir görüşünü belirterek onu kendi düşüncelerine tanık olarak gösterdiğini anlıyoruz. Şimdiki ve geçmişteki insanlığa neler borçlu olduğumuzu, ancak folklorun verileriyle öğrenebiliriz. Auguste Comte (Ogüst Komt), “İnsanlık dirilerden çok, ölülerden oluşmuştur.” diyordu. Folklor, geçmişe olan borcumuzu her an anımsatmakta, bizi nankör olmaktan kurtarmaktadır.

ek bilgi

Etkinlik

soru

Aşağıdaki paragraflarda konuyla ilgili tanık göstermeler yapıldı. Yazarın kendi düşüncelerini mavi, tanık göstermeyi de pembe kalemle çizip bunları ayıralım.

1. Çocuğunuz bilim insanı mı olsun istiyorsunuz, o hâlde ona önce edebiyatı sevdirin. Bilim insanının amacı insanların hayatlarını kolaylaştırmak, dünyayı daha güzel bir hâle getirmektir. Bu amaca ulaşmak için onların acılarını sevinçlerini yüreğimizde duyumsamak gerekir. Balzac "Bilim insanı olmak için insanları sevmek, dolayısıyla edebiyat sever olmak gerekir." diyor.

2. "Herkes önüne bakar, ben içime bakarım." diyor ünlü deneme yazarı Montaigne. Deneme yazarı yalnız kendini kendi için anlatır. Hiçbir şeyi ispatlamaya kalkışmadan sırf zevk aldığı ve aldığı zevki okuyucuya hissettirmek istediği için yazar. Böylece kendini anlatırken herkesi anlatmış olur.

etkinlik

141

478


Konu Deḡerlendirme Testi - 4

479

486

1. Kaknüs, Hindistan’da yaşadığı kabul edilen güzel

4. Mevlâna, 17 Aralık 1273’te, 66 yaşında Konya’da öl-

sesli, tüyleri nakışlı, efsanevi bir kuştur. Yeryüzünde

dü. Mevlâna’nın büyük düşünce eseri, Mesnevî’sidir.

tek olarak bin yıl yaşadığına inanılır. Bu kuşun ga-

Altı cilde ayrılmış olan bu eserde 25.700 beyit, yani

gasında üç yüz altmış delik varmış ve bunların her

51.400 mısra vardır. Pek çok Doğu ve Batı diline, bu

birinden ayrı bir melodi çıkarmış. Efsaneye göre

arada birçok defa Türkçeye çevrilmiş; Türk düşünce

bir bilge kişi bu melodilerden yola çıkarak müzik

tarihinde derin izler bırakmıştır.

makamlarını bulmuş. Edebiyatta biricikliği ve son-

Bu metinde düşünceyi geliştirmek için aşağıdaki-

suzluğu temsil eden Kaknüs, bu yüzden çeşitli

lerden hangisine başvurulmuştur?

edebiyatlarda üstün yetenekli ve benzersiz kişilerin

A) Tanımlama

sıfatı olarak kullanılıyor.

B) Sayısal veriler kullanma

Bu metnin anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisi-

C) Tanık gösterme

dir?

D) Karşılaştırma

A) Tartışmacı anlatım B) Açıklayıcı anlatım C) Betimleyici anlatım D) Öyküleyici anlatım

5. Çöldeki küçük serüvenimden sonra arkadaşlarımın yanına döndüm. Onların taş çayını nasıl yaptıklarını izledim. Çay; kızgın taşların, kutsal sayılan bir suyun

2. Teknikteki ilerlemeye bakarak kitabın görevini ye-

içine atılmasıyla hazırlanıyordu. Su ise daha önce

rine getirip ömrünü tamamladığını düşünenler var.

hazırlanmış bir torbada saklanıyordu. Bu yöntemle

Hâlbuki bu, ne yanlış bir yaklaşımdır! Kitap, şekli

ısınan suyun içine yabani otlar ekleniyor ve bunla-

nasıl olursa olsun, insanlıkla beraber sonsuza dek

rın demlenmesi sabırla bekleniyordu.

yaşayacaktır.

Aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarının hangisin-

Bu metnin anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisi-

den yararlanılmıştır?

dir?

A) Tanık gösterme

B) Karşılaştırma

C) Örnekleme

D) Tanımlama

A) Açıklama

B) Öyküleme

C) Tartışma

D) Betimleme

6. “İnsan olmazsa kötü resimler gibi / Lacivert bahçelerde başlayan bahar / Temmuz tarlalarında başak.”

3. İstanbul, çeşitli medeniyetlerin izlerini taşır. Bu

demiş ya şair, bunu anlayamadık bir türlü. Şu gü-

açıdan bakıldığında zengin bir mirasa sahiptir.

zelim dünyada yalnız başımıza yaşadığımızı düşü-

İşte Batı Roma’dan, yani Bizans’tan kalma surlar,

nelim, yaşama sevgisi içimizde ne kadar kıpırdardı

sarnıçlar, Ayasofya; işte Osmanlı’nın hâkimiyetini

acaba? Bu dünya diğer insanlarla güzel, anlamlı ve

haykıran Süleymaniye, Sultanahmet; işte Mısır’dan

yaşanabilir oluyor. O hâlde nedir bu düşmanlık?

getirildiği söylenen Dikilitaş...

Neden yetmiyor şu koca dünya hepimize?

Bu metinde aşağıdaki düşünceyi geliştirme yolları-

Metinde düşünceyi geliştirme yollarının hangisin-

nın hangisinden yararlanılmıştır?

den yararlanılmıştır?

A) Örnekleme

A) Tanımlama

B) Tanımlama

B) Sayısal verilerden yararlanma

C) Tanık gösterme

C) Tanık gösterme

D) Karşılaştırma

D) Örneklendirme 142


METİN YORUMU 7.

Genç bir adam Japonya'yı bir baştan bir başa dolaşıp ünlü ustaların bulunduğu okulları gezer. Ünlü bir okula geldiğinde bu okulun ustasıyla görüşmek ister. Delikanlı ustanın karşısına çıktığında, "Benden istediğin nedir?" diye sorar usta. "Sizin tarafınızdan eğitilmek ve ülkenin en iyi karatekası olmak istiyorum." der delikanlı, "Bunun için kaç yıl çalışmam gerekir?" "En az on yıl." diye cevap verir usta. "On yıl çok uzun bir süre." der delikanlı. "Peki ya öğrencilerinden iki kat daha fazla çalışsam?" "Yirmi yıl." "Peki ya gece gündüz bütün gücümle çalışsam?" Bu kez ustanın cevabı, "otuz yıl" olur. "Her seferinde size daha fazla çalışacağımı söylüyorum ve siz başarıya ulaşma süresinin daha da uzayacağını söylüyorsunuz, bu nasıl olur?" diye sorar öğrenci. "Cevabı oldukça basit." der usta. "Bir gözünü varmak istediğin noktaya dikersen o noktaya giden yolu bulabilmek için geriye bir tek gözün kalır!"

Bu metnin anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır? A) Öyküleme

B) Betimleme

C) Tartışma

D) Açıklama

8. l.METİN Ünü, Balkanlardan Orta Asya’ya uzanan Anadolu halk kahramanlarının başında Köroğlu gelir. Köroğlu’nun yanında Hacivat, Karagöz, Nasrettin Hoca da ünü yurt dışına taşan kültür değerlerimizdendir. Köroğlu ve ondan 300 sene önce yaşamış olan İngiliz halk kahramanı Robin Hood arasında ilginç benzerlikler görülür. Robin Hood’un elinde eksik olan tek şey Köroğlu’nun sazıdır.

ll. METİN Bir ülkenin florası denince akla o ülkede yetişen tüm bitkilerin listesi gelir. Teorik tanımı bu olmakla beraber pratikte flora terimi daha çok damarlı yani ileti demeti olan bitkiler için kullanılır ki bunlar eğreltiler ve tohumlu bitkilerdir. Ülkemiz florasının zenginliği ve ilginçliği yabancı botanikçilerin ve bitkiseverlerin her zaman ilgisini çekmiştir.

Aşağıdakilerden hangisi bu metinlerin ortak özelliklerinden biridir? A) Açıklayıcı anlatıma yer verilmiştir. B) Her ikisinde de aynı konu işlenmiştir. C) İkisi de olay yazısıdır. D) Terim anlamlı sözcüklere yer verilmiştir.

143

5. ÜNİTE


Metin Türleri

Hikâye Edici Metinler 487

Olay Yazıları Kişi, mekân, zaman belirtilmiş bir olay anlatılmış; başlangıcı ve sonu olan yazılara "olay yazıları" denir. Roman, hikâye, masal, tiyatro ve senaryolar bu tür yazılardır. Şimdi bu yazıları tanıyalım. Kapımız hiç bu saatte çalınmazdı, vakit gece yarısıydı. Annemle birbirimize baktık, ben kapıya yöneldim. Gelen muhtardı, yanında da oğlu vardı. Bu küçük metin parçası, bir hikâyeden, romandan alınmış olabilir. Peki bu metnin ayırıcı özellikleri neler?

Roman, Hikâye (Öykü): 488

Roman ve hikâyeler;  Gerçekten yaşanmış ya da yaşanabilecek konularda yazılır.  Belli bir planları vardır. Genellikle serim, düğüm, çözüm olarak ilerler.  Romanlarda çok sayıda kahraman, ayrıntılı olaylar bulunurken hikâyeler daha kısadır. Hikâyelerde kahraman sayısı az, ayrıntılar sınırlıdır. (...) Bay Tırtır’ı karşı balkondaki kanadı kırık saka kuşuna benzettim birden. Öteki sakalardan ne kadar farklı! Gün boyu neşe içinde güneşe, bulutlara, dağlara karşı şarkılar söylüyor. Zıplaya zıplaya balkon demirlerine, sandalyeye konuyor; ağaçlardaki öbür kuşlara habire bir şeyler anlatıyor; ötekilerse bütün gün yiyecek peşinde koşuyor. Âh postacı... Postacı Bay Güleryüz geliyor karşıdan. Palmiye Mahallesi’nin mektuplarını sekiz yıldan beri Bay Güleryüz, taşır. Güleryüz, mesleğini severek yapanlardandır ama ne yazık ki yakında postacılığa veda edecek. “Postacılıkta 29 yıl 9 ay kaydıraktan kayar gibi geçti.” der(...) Sevim Ak (Vanilya Kokulu Mektuplar) Bu parçada;

489

 Anlatılanlar gerçekçi.  Kişiler; Bay Tırtır, saka kuşu ve Postacı Bay Güleryüz olarak karşımıza çıkıyor.  Saka kuşunun yaptıkları, postacının gelişi birer olaydır.  Mekânın, bir evin balkonu ya da pencere önü olduğu anlaşılıyor. Bütün bunlardan hareketle öncelikle, okuduğumuz yazının bir olay yazısı olduğunu düşünebiliriz. Bu metin bir roman ya da hikâyeden alınmış olabilir. Bunu tespit etmek için roman ve hikâyenin özelliklerini bilmemiz gerekir.

etkinlik

144

soru


METİN YORUMU

5. ÜNİTE

Masal:  Genellikle bir tekerleme bölümüyle başlar, dilek bölümüyle biter.

490

 Genellikle duyulan geçmiş zaman (-miş) veya geniş zamanla (-r) anlatım yapılır.  Gerçeküstü kişiler ve olaylar, hayalî yaratıklar bulunur. (cadılar, periler, devler...)  Yer ve zaman belirsizdir: “Evvel zaman içinde..., Uzak ülkelerden birinde…” gibi ifadeler kullanılır.  Masallar evrenseldir; dinî ve ulusal nitelik taşımaz.  Öğreticilik, kötülerin kaybedip iyilerin daima kazanması masalın en belirgin özelliklerindendir.  Genellikle, anonim yani söyleyeni belli olmayan bir türdür. Develer tellâl iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken memleketin birinde Idı ve Bıdı derler, bir karı koca varmış. İkisinin de huyu suyu birbirine benzermiş. Kim ne derse ona inanırlarmış. Bu metin, bir masal örneğidir. Hepimiz masal dinlemişizdir. Masallar, edebiyat tarihinin en eski türlerindendir.

Fabl: Kahramanları hayvanlar, bazen de bitki ya da nesneler olan ders verici yazılara fabl denir. Fabllarda kişileştirme ve konuşturma sanatlarından yararlanılır. Masallardan daha kısa olan bu türde, tekerleme ve dilek bölümü bulun-

491

maz. Öğretici, ders verici özelliktedir.

Karga İle Tilki

Bir dala konmuştu karga cenapları;

Keyfinden aklı başından gitti bay karganın

Ağzında bir parça peynir vardı.

Göstermek için güzel sesini

Sayın tilki kokuyu almış olmalı,

Açınca ağzını, düşürdü nevalesini.

Ona nağme yapmaya başladı:

Tilki kapıp onu dedi ki:

“Ooo, karga cenapları, merhaba!

“Efendiciğim, size güzel bir ders vereceğim:

Ne kadar güzelsiniz, ne kadar şirinsiniz!

Her dalkavuk, bir alığın sırtından geçinir,

Gözüm kör olsun yalanım varsa.

Bu derse de fazla olmasa gerek bir peynir.”

Tüyleriniz gibiyse sesiniz,

Karga şaşkın, mahçup, biraz da geç ama

Sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın.”

Yemin etti gayrı faka basmayacağına.

(Jean de La Fontaine)

Bir soru Bir zamanlar üç oğlu olan bir değirmenci varmış. Değirmenci ölünce büyük oğluna değirmen, ortanca oğluna eşek, küçük oğluna da kedi miras kalmış. Küçük oğlu bu duruma çok üzülmüş. “Kedi ne işine yarar ki insanın?” diye yakınmış. (...) Bu metin bir masalın hangi bölümü olabilir? A) Tekerleme

B) Serim

C) Düğüm

D) Çözüm

Bir Cevap

145

492


Tiyatro: 493

  

Olay, karşılıklı konuşmalarla (diyalog) anlatılır. Diğer türlerden görsel olması (sahnelenmesi) yönüyle ayrılır. Kişilerin nasıl giyineceği, nasıl davranacağı gibi çeşitli ayrıntılar parantez içinde belirtilir. Tiyatro metinleri konularına göre üç türdür: Komedi, trajedi ve dram.

Komedi, insanların ve olayların gülünç yönlerini ele alan tiyatro türüdür; güldürmek amacıyla yazılır. Trajedi, seyircilerde acıma ve korku duyguları uyandırmak amacıyla yazılır. Çok eski bir tiyatro türüdür. Dram, olayların yaşamdaki gibi ele alındığı ve hem gülünç hem de acıklı olaylara bir arada yer verilen türdür. Tiyatro metinleri, genellikle sahnelenmek için yazılır. Gezi Yazısı: Bir yazarın gezip gördüğü yerleri okuyucuda merak ve ilgi uyandıracak bir biçimde anlattığı yazılara "gezi yazısı" denir. Gezi yazılarında gezip görülen yerlerin doğası, sosyal ve kültürel özellikleri, konaklama koşulları, ulaşımı, yemekleri gibi okuyucunun bilgi sahibi olmasını sağlayacak özellikleri ele alınır. Dil sade ve anlaşılırdır. Gezi yazılarında amaç, gezip görülen yerleri okuyucuya tüm detaylarıyla tanıtmaktır. ek bilgi

Anı (Hatıra): 494

Bir yazarın başından geçen ya da tanık olduğu bir olayı, üzerinden belirli bir zaman geçtikten sonra okuyucuya anlattığı düzyazı türüne "anı" denir. Anıda yaşanan ya da tanık olunan olayın veya durumun eskimiş olması gerekir. Samimi bir dil kullanılır. Yazar, olayı anlatırken aynı zamanda yaşadığı dönemle ilgili bilgi de verdiği için anılar, tarihî bir nitelik taşır. Gezi yazısıyla anıyı karıştırmamak gerekir. Burada gezi yazısının bir yeri tanıtma amacıyla yazıldığı, anının ise yaşanmış ya da tanık olunmuş bir olayı paylaşmak üzere yazıldığı hatırlanmalıdır. Gezi yazısında dış dünya ele alınırken anıda yazar kendi dünyasına odaklıdır.

Günlük (Günce): Bir yazarın yaşadığı ya da tanık olduğu olayları günü gününe kaleme aldığı düzyazı türüne "günlük" denir. Günlükte yaşanan olayı hemen, sıcağı sıcağına yazıya dökmek söz konusudur. Yazar olayın eskimesini beklemez. Günlükte yazar yaşadığı olayı anlatabileceği gibi sadece duygularını da kaleme alabilir. Efsane (Söylence): Halkın inanışına dayanan, içerisinde olağanüstü unsurlar bulunan türdür. Efsanelerin konula495

rını belirli bir olay, yer veya kişi oluşturur. Bu nedenle de efsanelerin "inandırıcılık" özellikleri vardır. Konularına göre sınıflandırılır ve evrensel bir halk kültürü oluşturur. Vaktiyle bir falcı; şehrin kralına, kızını bir yılanın zehriyle öleceği kehanetinde bulunur. Kızını çok seven kral, kızını korumaya almak için Salacak açıklarındaki kayalıklara bir kule inşa ettirir ve kızını bu kuleye yerleştirir. Günlerden bir gün, şehirden kuleye gelen bir meyve sepetinden çıkan yılan, kızı sokar ve kız ölür. Destan: Gerçek bir olaydan yola çıkılıp zaman içerisinde olağanüstülükler kazanan türdür. Toplumların yaşamını derinden etkilemiş doğal olaylar (sel, deprem, iklim değişimi, kuraklık vb.) ya da uzun savaşlardan esinlenerek yaratılır. Hun Ülkesinin kuzeyinde So adı verilen bir ülke vardı. Burada, Hunlarla aynı soydan olan Göktürkler otururdu. Bir gün Göktürkler So ülkesinden ayrıldılar. Bu sırada başlarında Kağan Pu adlı bir yiğit vardı. Kağan Pu'nun on altı kardeşi bulunuyordu. On altı kardeşten birinin annesi bir kurttu. Annesi Göktürklerce en kutsal yaratıklardan biri olarak bilinen ve böyle kabul edilen bir kurt olduğu için delikanlı, rüzgârlara ve yağmura söz geçirir; bu iki kuvveti buyruğu altında tutardı. 146


METİN YORUMU

5. ÜNİTE

Bilgilendirici Yazılar a. Düşünce Yazıları Bir olayı anlatmayan; bir düşünceyi veya görüşü savunan yazılardır. Makaleler bilgi verir, yazar bir fikri kanıtlamaya çalışır.

496

Makale yazarı, savunduğu düşüncede iddialıdır. Ders kitaplarımızdaki pek çok yazı, ansiklopedi maddeleri birer makale örneği olabilir. Bunların ciddi bir anlatımı vardır. Denemeler, makalelerden farklı olarak içten, iddiasız yazılardır. Yazar, kanıtlara başvurmaz, sadece görüşlerini anlatır. Yazar, kendisiyle konuşur gibidir. Amacı; yaşamla ilgili gözlemlerini, deneyimlerini okuruyla paylaşmak, düşüncelerini anlatmaktır. Samimi bir üslubu vardır. Denemelerde konu sınırlaması yoktur. Çağımızda iyi olmak, ekonomik açıdan güçlü olmak ve gelişmişlik düzeyinde ön sıralarda yer almak için sadece bilgiye sahip olmak yetmemektedir. Bilgiye nasıl ulaşılacağını bilmek, çok yönlü düşünme alışkanlığı edinmek, ön yargısız bakış açısına sahip olmak, yenilikçi çalışma ve araştırmaların ve fikirlerin paylaşımının genç nesillere aktarılmasını sağlamak gerekmektedir. Bu metinde, bir olay anlatılmıyor; kişiler, mekân söz konusu değil. Yazar, bir düşüceyi ortaya koyuyor; görüşlerini, bildiklerini bizimle paylaşıyor. Kısacası metin, kurmaca değil. Makale, deneme, eleştiri, fıkra vb. yazılar bu türden yazılardır. Yukarıda okuduğumuz metin, bir makaleden alınmış olabilir. Eleştiri, bir yazarı ya da eseri değerlendirmek, bunların iyi veya kötü yanlarını ortaya koymak için yazılır. Bir sinema, bir kitap, bir müzik hakkında bilgi veren yazılardır. Fıkra, gazetelerde yayımlanan güncel yazılardır. Yazar, o günlerde konuşulan, tartışılan bir konuyla ilgili kendi dü-

497

şüncelerini anlatır. Fıkraların en önemli özelliği, gazetede yayımlanmaları ve güncel olmalarıdır. Oysa denemeler, makaleler herhangi bir konuda yazılabilir; bunlarda güncellik aranmaz. Sohbet, denemeye benzer. Tıpkı bunlar gibi samimi, bir fikri kanıtlama gereği duyulmadan kaleme alınmış yazılardır. Denemeden farklı olarak; sohbetlerde okurla konuşma, ona soru sorma tarzı daha ağır basar. Sohbet türünde yazılmış aşağıdaki metni okuyalım: Hata yapma korkusunu üstümüzden atmalıyız. Bakın Dr. David Burns ne diyor: “Amacınız başarıya ulaşmak olmalıdır, mükemmel olmak değil. Hiçbir zaman hata yapma hakkınızdan vazgeçmeyin. Eğer vazgeçerseniz, yeni şeyler öğrenme yeteneğini yitirecek ve hayatınızda aşama yapamayacaksınız.“ Bu sözleri, yaşamın başında olan sizler, bir daha, bir daha okuyun.

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerde verilen bilgileri doğru "D" veya yanlış "Y" olarak 498

belirleyelim.

1. Düşünce yazılarında, bir olay anlatılmaz. 2. Makale yazarının amacı, bir konuda bilgi vermektir. 3. Tiyatro, hikâye ve roman düşünce yazılarıdır. 4. Eleştiri de düşünce yazılarından biridir. 5. Fıkralar; sanatla, bilimle, ekonomiyle vb. ilgili eski veya yeni her konuda yazılabilir. 6. Deneme yazarı düşüncelerini ispatlamaya çalışmaz. 7. Eleştiri yazıları bir sanatçı ya da sanat eseriyle ilgilidir.

8. Fıkralar, gazetelerde yayımlanır. 9. Hikâye, roman, masal gibi yazı türlerinde olaylar vardır. 10. Makalelerde yazar, ciddi ve bilimsel bir dil kullanır; okuruyla mesafelidir. soru

147


b. Bildirme Yazıları 499

Haber yazıları, dilekçeler, mektuplar bildirme yazısıdır. Tümünün de amacı, bir konuyu başkalarına duyurmak, bildirmektir. Haber yazılarında 5N1K (ne - nasıl - neden - nerede - ne zaman - kim?) sorularının cevabı bulunur. Haber yazılarının başka özellikler de taşıması gerekir:  Güncellik

 Dikkat çekicilik, ilginçlik

 Doğruluk

 Nesnellik

 Açıklık, anlaşılırlık

Kütahya Seyitömer Höyüğü’nde yürütülen kazıda bulunan ve 4 bin yıl öncesine ait olduğu belirtilen üç tohumdan biri toprağa ekildikten sonra çimlendi. Kazı grubu başkanlığını yürüten DPÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen, il merkezine yaklaşık 27 km uzaklıktaki alanda geçen yıl yapılan kazıda, höyüğün güneydoğusundaki bir yapının içinde, bir kapta bitki tohumları bulunduğunu bildirdi. Bu tohumlardan ilkinin çimlendikten kısa bir sürede kuruduğunu belirten Bilgen, ikincisinin büyümeye devam ettiğini açıkladı. Bu yazı, yaşanan bir bilimsel gelişmeyle ilgili haber niteliği taşımaktadır.

Dilekçeler, resmî kurumlara bir talep doğrultusunda yazılır. Dilekçeye, verileceği kurumun adıyla başlanır. İstek, 500

kısa ve açık bir dille belirtilir. Adres, isim, imza ve tarih mutlaka yazılır. Mektuplar; kimi zaman özel amaçlarla, kimi zamansa resmî nedenlerle yazılır. Kişilerin mektuplaşmaları özel, kurumların mektuplaşmaları resmîdir. Mektupların dili de buna bağlı olarak değişir. Ancak her mektupta tarih ve imza bulunur. Mektuplara, gönderilen kişiyle ilişki durumuna göre bir hitapla başlanır: Sevgili Arkadaşım, Sayın Bakanım, Kıymetli Dostum... Sonrasında mektubun yazılma amacı belirtilir, açıklanır; duygu, düşünce ve yaşananlar anlatılır. Mektup, iyi dileklerle bitirilir. Mektupların sağ alt köşesinde isim ve imza; sol alt köşesinde adres, sağ üst köşesindeyse tarih yer alır.

ek bilgi

501

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerde verilen bilgileri doğru "D" veya yanlış "Y" olarak belirleyelim.

1. (

) Bildirme yazılarında, olay, zaman ve mekân ögeleri vardır; anlatım kurmacadır.

2. (

) Dilekçeler, bir kuruma gönderilen, belli bir isteği anlatan kısa yazılardır.

3. (

) Mektuplarda isim ve imza bulunur.

4. (

) İyi bir haber, etkileyici ve günceldir.

5. (

) Haber yazıları, haberi yazan kişinin görüşlerini içermelidir.

6. (

) Dilekçeler hâl hatır sormayla başlar.

7. (

) Tarihî birtakım olaylar da haber yapılabilir.

8. (

) Mektuplara hitapla başlanır.

9. (

) Dilekçelerde duygu ve düşünceler uzun uzadıya anlatılır.

10. (

) Haber metinlerinin dikkat çekici olması önemlidir.

148


METİN YORUMU

5. ÜNİTE

Biyografi (Yaşam Öyküsü):

• Ünlü kişilerin hayatları ve eserleri hakkında bilgi verir.

• Nesnel yazılardır; araştırmalara dayanır.

• Biyografiler, kronolojiktir yani zaman sıralamasına bağlı kalınarak yazılır.

502

Ali Kuşçu, 15. yüzyılda Semerkant’ta doğdu. Babası, Timur İmparatorluğu Sultanı Uluğ Bey’in kuşçusu olduğundan ailesi “Kuşçu” lakabıyla ünlü oldu. Küçük yaştan itibaren matematik ve astronomiye ilgi duydu. Sonraki yıllarda astronomi, matematik ve dil bilimiyle ilgili pek çok araştırma yaptı. Ünlü bilim adamı, 1474’te öldü. Ali Kuşçu’yu tanıtan bu yazı, bir biyografi örneğidir.

Otobiyografi (Öz Yaşam Öyküsü): Bir yazar, kendi hayatını, eserlerini anlatabilir. Böyle bir yazı, biyografiye benzer ancak yazarın kendini anlatması yönüyle biyografiden ayrılır. Bunlara otobiyografi adı verilir.

503

Orta Anadolu’nun küçük bir kasabasında doğmuşum. Doğduğum zamana bakarsanız hayatımın rengini söyler size: 1960 Mayıs'ı. Babam, her zaman kravat takan, temiz gömlekli, ütülü pantolonlu bir devlet memuru; annem üç çocuklu, çalışkan bir ev kadınıdır. Otobiyografide, anıya benzer olay parçacıkları bulunabilir ancak yine de bu iki tür birbirinden farklıdır. Çünkü anılarda yazar, kronolojik (tarihsel diziliş) sırasını gözetmeden önem sırasına göre anılarını karışık bir şekilde anlatır. Otobiyografide ise kronoloji takip edilir.

Etkinlik

I. kısma bir bilim insanını tanıtan bir biyografi yazalım. II. kısma kendimizi an504

latan bir otobiyografi yazalım.

2

1 Biyografi:

Otobiyografi:

etkinlik

149


505

Bir soru 1. İkisinde de hayat hikâyesi anlatılır. 2. Otobiyografide 1. tekil kişili anlatım vardır. 3. Biyografiler, 1. çoğul kişili anlatımla yazılır. 4. Amaçları bir düşünceyi açıklamaktır. Biyografi ve otobiyografiyle ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur? A) 1 ve 2

B) 1 ve 3

C) 2 ve 4

D) 3 ve 4

Bir Cevap

4. Şiir 506

BAYRAM

Kargalar, sakın anneme söylemeyin

Yandaki şiirde şair, kargalarla bir arkadaş gibi sohbet

Bugün toplar atılırken evden

ediyor. Bu da şiire güzellik, hoşluk katıyor. Şiiri çocuksu-

Harbiye nezaretine gideceğim

laştırıyor. Şairler; istedikleri duyguyu uyandırmak, amaç-

Söylemezseniz size macun alırım

ladıkları etkiyi oluşturmak için bunun gibi çok çeşitli

Simit alırım, horoz şekeri alırım

yollara başvurur. Bu nedenle, şiirlerin kendilerine özgü

Sizi kayık salıncağına bindiririm kargalar

nitelikleri vardır. Bu nitelikleri sıralayalım:

Bütün zıpzıplarımı size veririm Kargalar, ne olur anneme söylemeyin Orhan Veli Kanık

 Şiirler dizeler hâlinde yazılır; bu dizeler beyitler, dörtlükler oluşturur. 507

 Şiirlerin de hikâye ve romanlar gibi bir mesajı olabilir.  Şiire hâkim olan bir duygu vardır; şair, bu duyguyu güçlendirmek için mecaz anlamlı sözcüklerden yararlanır.  Şiirlerin anlamı bazen kişiden kişiye değişebilir; bunun nedeni kullanılan mecazlardır.  Şiirlerde kurallı cümle yapısına pek uyulmaz; genellikle devrik ya da eksiltili (yarım kalmış) cümleler kullanılır.  Bu farklılıklarından dolayı şiiri öteki yazı türlerinden ayırt etmek çok kolaydır. Şiirler, konularına göre farklı özellik gösterir ve farklı başlıklarla adlandırılır.

ek bilgi

150


METİN YORUMU Etkinlik

5. ÜNİTE

Aşağıdaki şiirle ilgili istenenleri cevaplayalım. 508

1. Şiirin teması:

ÇOCUKLUĞUM Çocukluğum, çocukluğum

2. Şiire hâkim olan duygu:

Uzakta kalan bahçeler O sabahlar, o geceler

3. Şiirdeki ahenk sizce nasıl sağlanmış?

Gelmez günler çocukluğum

Çocukluğum, çocukluğum Bir çekmecede unutulmuş

4. Şiir kaçlı hece ölçüsüyle yazılmıştır?

Senelerle rengi solmuş

Bir tek resim çocukluğum

Ziya Osman Saba

Şiir Türleri

2. Epik Şiir

1. Lirik Şiir

Bayrakla, yurt sevgisiyle, yiğitlerle ilgili, onları yücel-

Duyguları coşkulu bir dille anlatan şiirlere "lirik şiir"

ten şiirlere "epik şiir" denir. Destanlar, epik şiir örnek-

denir. Sevgiyi, ayrılıkları, sevinç ve kederleri coşkulu bir

leridir.

509

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü

dille anlatan şiirlerdir. Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan

Kız kardeşimin gelinliği

Yoluna bir can koyduğum

Şehidimin son örtüsü

Gökte ararken yerde bulduğum

Işık ışık, dalga dalga bayrağım

Karadutum, çatalkaram, çingenem

Senin destanını okudum

Daha nem olacaktın bir tanem

Senin destanını yazacağım Arif Nihat Asya

Bedri Rahmi Eyüboğlu

Bu dizelerde, bayrağın övüldüğünü söyleyebiliriz.

3. Pastoral Şiir

4. Didaktik Şiir

Kır ve tabiat güzellikleri ile çobanların yaşamını anla-

Öğretici amaçla yazılmış, duygudan çok düşünceyi an-

tan şiirlere "pastoral şiir" denir.

latan, ders vermeyi amaçlayan şiirlere "didaktik şiir" denir.

Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğum Bu dağların en eski âşinasıdır soyum

Tembellikten vazgeçelim

Gün biter sürü yatar ve sararan ayla

Okumayı yol seçelim

Çoban hicranlarını basar bağrına yayla

Okumak bilmektir, derim Daha çok okumak gerek

Kemalettin Kamu

Ziya Gökalp

Bu dizelerde şairin amacı, okuruyla bir fikri paylaşmak ve aslında ona bir şeyler öğretmektir.

151

510


511

5. Satirik Şiir:

6. Dramatik Şiir:

Bir kişiyi, bir toplumu, bir olay ya da durumu alaycı, iğ-

Tiyatro sahnesinde söylenmesi için yazılan şiirlerdir.

neleyici ifadelerle yermek, eleştirmek amacıyla yazılan şiirlere "satirik şiir" denir.

ELEKTRA

Bir arzuhal yazsan makama varsan

Bütün bildiklerimi anlatayım sana

Ağlasan derdini davanı sorsan

Ağlamaktan vazgeçmezsen, seni

Ağır hasta olsan hekime varsan

Gün ışığı girmez bir yere kapatacaklar (Sophokles)

Yarene bir ilaç vermez parasız Yukarıdaki dörtlükte halka karşı ilgisiz yöneticiler, doktorlar ve menfaate dayalı çıkar ilişkileri eleştirilmiştir.

512

Etkinlik

Aşağıdaki şiirlerin türlerini yazalım.

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik

Şunlar ki çoktur malları

Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

Gör nice oldu hâlleri

Sonucu bir gömlek imiş

Yahya Kemal

Onun da yoktur yenleri Yunus Emre

Gümüş bir dumanla kapandı her yer Yer ve gök bu akşam yayla dumanı Sürüler, çemenler, sarı çiçekler Beyaz kar, yeşil çam, yayla dumanı

513

Etkinlik

Ö. Bedrettin Uşaklı

Aşağıdaki şiirleri yorumlamaya çalıştıktan sonra, ana duygularını ve şairlerinin karakter özelliklerini yazmaya çalışalım.

Uçun kuşlar, uçun burada vefa yok

Ana duygu:

Öyle akarsular, öyle hava yok Feryadıma karşı aksiseda yok

Şairin karakter özellikleri:

İçimde oralı bir bülbül vardır Yorum:

152


Görsel Okuma

Fotoğraf, Resim, Karikatür Okuma Bir metinle ilgili görseli yorumlamamız istenebileceği gibi, doğrudan doğruya görselin kendisini yorumlamamız da istenebilir.

514

Yandaki fotoğrafı anlatan bir metin nelerden söz eder? – Kaç canlı varlık olduğundan, – Kaç insan veya başka canlı olduğundan, – Ortamın doğallığından, – İnsanlarla diğer canlıların iç içeliğinden vs. Ayrıca yukarıdaki verileri, fotoğrafın yardımcı düşünceleri olarak görebilir; fotoğrafla ilgili olmayan durum sorulduğunda, bunların dışındakileri arayabiliriz.

Resimler; görülenleri olduğu gibi yansıtabileceği gibi, ressamın duygu, düşünce ve yorumlarını da barındırabilir. Buna göre bir resmi yorumlarken çağrışımlardan, mecazlardan yararlanabiliriz. Yandaki resim, eski bir İstanbul sokağını anlatıyor. Bu resimden;

515

– Dönemin mimari özelliklerini, – Dönemin giyim kuşam özelliklerini, – Dönemin ticarî yapısını vb. durumları genel hatlarıyla da olsa çıkarma- mız mümkündür.

Karikatürler, tamamen çizerin hayal dünyasında şekillenen eserlerdir. Bu nedenle yorumlanması fotoğraftan ve resimden biraz farklı olabilir. Karikatürler, bir mesaj temelinde şekillenir. Bu mesajı, tıpkı atasözlerinde olduğu gibi, benzetme yoluyla verebilir. Örneğin “Damlaya damlaya göl olur.” atasözünde aslında gölden söz edilmez. Bu bir benzetmedir. Bu yolla, birikim yapmak öğütlenir. Tıpkı bunun gibi, bir karikatür damla damla oluşan bir gölü çizebilir. Biz de orada gölü değil, “küçük birikimlerin oluşturduğu büyük toplamı” anlamalıyız. Buna göre, yandaki karikatürden; – Ağaç kesmenin, doğaya muhtaç canlılara ne kadar zarar vereceğini, – Canlıların, insanlara rağmen doğal ortamı sağlamaya çalıştıklarını, – Çocuk sevgisini (kuş yuvaları üzerinden) vb. birçok mesajı çıkarabiliriz.

153

516


Etkinlik

517

Bu fotoğraftan ulaşılabilecek bilgileri "✓" işareti ile gösterelim.

1. Alışverişi yapılan ürünler 2. Kültürel etkinlikler 3. Kılık kıyafet tarzları 4. Mimarî özellikler 5. Ekonomik etkinlikler 6. Alışveriş mekânları 7. Yeme içme alışkanlıkları

518

Bir soru Eğitimin küçük yaşta yapılması gerektiğini anlatan yandaki karikatürü en iyi ifade eden atasözü aşağıdakilerden hangisidir? A) Ağaç yaşkan eğilir. B) Ağaç yaprağıyla gürler C) Ağacın kurdu içindedir. D) Yaş kesen baş keser.

Bir Cevap

519

Bir soru Bazı yörelerde yeni evlenen çitfe, bindallı kilimi hediye edilir. Kilimin içindeki dörtgen ve altıgenlerden oluşan kümelerin dörtgen motifleri, yeni evlenen genç kız ve erkeğin anne babalarını; altıgen motifleri ise bu çitfin çocuklarını, torunlarını ve onlardan gelecek nesilleri simgeler. Kilimin ortasındaki bağlantı motifleri ise iki ailenin birleştiğini gösterir. Böylece yeni evlenen çiftin “bin dal” ile hayata kök salacağı vurgulanır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi bindallı kilimidir? A)

B)

C)

D)

Bir Cevap

154


Üniteye Bütüncül Bakış

520

Yaz Aşağıdaki metinlerin konusunu, ana düşüncesini, yardımcı düşüncelerini yazalım. I.

Thames tünelini yapan Sir Isambard Brunel, küçük bir tahta kurdunun hareketlerinden ilham aldı.

Konusu:

Sir Brunel; bu küçük yaratığın, iyi korunan başıyla tahtayı bir yönde kemirerek tünel açtığını, tünel

Ana düşüncesi:

tamamlanınca da bunun çatısıyla yan duvarlarını bir çeşit vernikle cilaladığını görmüştür. İşte bunu ay-

Yardımcı düşünceleri:

nen kopya ederek, Thames üzerindeki büyük eserini meydana getirmişti. II. Bir İtalyan filozofu: Zaman, benim çiftliğimdir. Öyle

bir çiftlik ki sürülüp ekilmeden hiçbir ürün alına-

Konusu:

maz. Fakat bir sürülüp ekilir ve çapalanırsa hiçbir zaman çalışkan bir çiftçinin mesaisini karşılıksız

Ana düşüncesi:

bırakmaz. Şayet bu arazi kendi hâline bırakılacak olursa ürün, yabani otlar ve işe yaramaz bitkilerdir.

Yardımcı düşünceleri:

. III Newton'a buluşlarını nasıl gerçekleştirdiği soruldu-

ğunda, "daima sabrederek ve düşünerek" şeklinde cevaplayıp eklemiştir: – "Konuyu her zaman göz önünde tutarım. Sonra

Konusu:

da şafağın yavaş yavaş aydınlığa çevrilmesini sabırla Ana düşüncesi:

beklerim. – Bütün hayatım boyunca yalnız onu düşünerek."

Yardımcı düşünceleri:

diye karşılık vermiş. Newton,

kral

tarafından

seçildiği

Lordlar

Kamarası'nda hiç konuşmazmış. Sadece bir gün, odacılara "Cereyan yapıyor, lütfen şu pencereyi kapatınız!" gibi bir söz söylemiş.

155

525


Bul

Aşağıdaki metinlerin anlatım biçimlerini, varsa düşünceyi geliştirme yollarını ve metin türlerini bulalım. Lord Brougham'ın altmış yılı geçen çalışmaları hukuk, edebiyat, siyaset ve bilim sahalarına kadar yayılmış ve o, bu sahalarda eşsiz başarılar sağlamıştır. Sır şurada idi, o bir dakikasını bile boş geçirmezdi! Çalışmak, Brougham için adeta bir huy hâline gelmişti. Bunun için önüne ne kadar iş çıksa, hepsinin üstesinden gelir ve işleri mükemmel bir tarzda yapardı. Onun hakkında şöyle bir söz vardır: "Eğer onun hayatındaki mesleği ayakkabı boyacılığı olsaydı, İngiltere'nin en mükemmel ayakkabı boyacısı olmadan rahat edemezdi.

Yellowstone Millî Parkı ender bulunan ve soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan pek çok hayvan ve bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Burada sıklıkla yaban hayvanı sürüleriyle karşılaşmak mümkün. Özellikle yaygın olan hayvanlar arasında bozayı, bizon, kurt ve Kanada geyiği bulunuyor.

Eşleştir Aşağıdaki parçaları metin türüyle eşleştirelim. 1. Genel olarak tüm bir yıllık veriler toplandığında 1996’da 29.000 Türk genci evlenmiştir. %80’den fazlası evliliklerinde kendi vatandaşlarını tercih etmiştir (Jonker, 1999). Bunların içinde %60’ı eşlerini Türkiye’den seçmiştir. Sonradan

fıkra

da aile birleşmesiyle eşlerini Almanya’ya getirmişlerdir. 2. Okumak insana olgunluk, konuşmak canlılık, yazmak da açıklık verir. Bu sebeple, az yazanın, hafızasının kuvvetli, az konuşanın hazırcevap, az okuyanın da bilmediğini bilir gibi göstermesi için, kurnaz olması lazımdır. Tarih kitapları

eleştiri

insanı akıllandırır; şiir nükteci, matematik dikkatli kılar; felsefe eserleri de derinleştirir. Mantık ve hitabet, münakaşalarda ustalaştırır; ahlâk da ağırbaşlı yapar.

3. Haydar Ergülen, Eskiden Terzi kitabında kendi sesini biraz daha geliştiriyor,

makale

sahip olduğu imaj dünyasının güzel yansımalarını sunuyor şiir okuruna kanımca. Şiirlerin adından başlayarak okuru metafizikle buluşturan incelikli eğilimler fark ediliyor Ergülen’in şiirlerinde.

4. 17. Uluslararası İstanbul Kırtasiye Fuarı’nın açılış törenindeyim. 116 katılımcı

deneme

firmanın bulunduğu fuarda, kırtasiye sektörü konusundaki konuşmaları dinledim. Sektörün ilerleme kaydettiğini duymak, bir meraklı olarak beni sevindirdi. İstanbul Expo Center’daki fuar, pazar akşamına kadar açık. 5. Herhâlde polis romanları okumuşsunuzdur. Mesela polis hafiyesi günün birinde sokakta bir şapka bulur, onu birkaç dakika tetkik ettikten sonra bu şapkanın sahibinin içki yüzünden perişan olmuş ve karısı tarafından artık eskisi kadar sevilmeyen bir adam olduğunu söyler. Nereden çıkarır bunu polis hafiyesi?

156

söyleşi


Yazılıda Çıkabilir

526

531

1. Aşağıdaki metni okuduktan sonra bizden istenenleri yazmaya çalışalım. (20 puan)

Konu ne olursa olsun insanın kendisine güvenmesi önemlidir. Hiçbir başarı, sorunsuz bir yolculukla elde edilmez. Her zaman bir engel, birkaç hayal kırıklığı vardır. Ancak insan yaptığı işi seviyor ve sonunda yapabilmiş olduğunu hayal edebiliyorsa yılgınlığa düşmez. Bütün önemli buluşlar, sayısız denemenin ardından gerçekleşmiştir.

Konu:

Ana fikir:

Tek sözcüklük başlık:

Sözcük grubu hâlinde başlık:

2. Aşağıdakileri doğru (D) ya da yanlış (Y) olarak sınıflandıralım. (20 puan)

a. Öykülerde kişi, yer, zaman, olay unsurları bulunur.

b. Makale yazarı fikrini kanıtlama amacına sahiptir.

c. Anı ve günlük hayali unsurlarla oluşturulur.

d. Tiyatro metinlerinde genellikle açıklayıcı anlatım kullanılır.

e. Deneme ve makalenin ortak yönü bilimsel nitelik taşımalarıdır.

f. Otobiyografi, önemli kişilerin hayatını konu eden yazılardır.

g. Romanlar, olayın ayrıntısıyla işlendiği sanat metinleridir.

3. Aşağıdaki cümlelerde sorunun hangi ögeyi buldurmaya yönelik olduğunu bulalım. (20 puan)

1. Bu insanlar nereye bakıyorlar böyle?

2. Camı çocuklar mı kırmış?

3. Eşyaları kime satmışlar?

4. Kitapların hangisini okudun?

5. Soruyu yazarak mı çözdün?

6. Bu kadar kısa zamanda nasıl bitirdin?

7. Bana mı kırılmış?

8. Evrakları hemen istiyor musun?

157


4. Aşağıdaki cümlelerde yanlış yazılan sözcüklerin altını çizelim. (Birden fazla sözcük yanlış yazılmış olabilir.) (20 puan)

1. Anneannem, penceresinin önünde cam güzeli çiçekleri yetiştirir.

2. Burası olağan üstü güzelikte bir yerdi.

3. Amcam binbaşıdır; birgün baş komutan olacağına eminim.

4. Söylediklerimi notedin; böylelikle, tekrar edeceğiniz zaman işiniz kolaylaşacak.

5. Etrafımızda gök delenler yükseldikçe yeşil alanlar azalıyor.

6. Üzerinde kavun içi renkte bir kazak vardı.

7. İki kesmeşeker aldı, çayına atıp uzun uzun karıştırdı.

8. Bizi güler yüzle karşıladılar, bütün haftasonu el üstünde tuttular.

9. Sualtı araştırmalarımız sürüyor, elde ettiğimiz bulguları yakında paylaşabiliriz.

10. Huzurevinde vakit geçirmekten hoşlanıyorum, yaşlılara yardımetmeyi seviyorum.

5. Aşağıdaki paragraflarda konuyla ilgili tanık göstermeler yapıldı. Yazarın kendi düşüncelerini mavi, tanık göstermeyi de kırmızı kalemle çizip bunları ayıralım. (20 puan)

1. Atatürk deyince akla ilk gelen kavramlardan biri sevgidir. Çünkü onun yüreği sevgi ile bütünleşmiştir. Bu bütünleşmede insan, ulus ve yurt sevgisinin özel bir yeri vardır. Atatürk, engin ve derin bir insan sevgisine sahiptir. Onun dünyasında kin yoktur. Her şey sevgi üzerine kuruludur. Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun deyişiyle “Atatürk”ün asil yüreği, pas tutmamış madenler gibi kin nedir hiç bilmemiştir.”

2. Kendini beğenmiş, kıskanç, korkak, tutkulu kişinin -ne ölçüde bilgili, ne kadar “okumuş” olursa olsun aklı hep başka şeylerdedir: Kendinden güçlüyü saymalı, kendinden güçsüzü ezmeli, “daha büyük” olandan korkmalı, “daha küçük” olanı korkutmalı durmadan. Kolay iş değil doğrusu, “Tutsak olanın bir efendisi vardır ama tutkusu olanın, çıkarlarına yararlı saydığı kaç kişi varsa o kadar efendisi oluyor.” demiş La Bruere.

158


Konu Deḡerlendirme Testi - 5 1.

532

539

3.

Kişi sayısı 80 50 20 Komedi Macera Dram Korku

Türler

Yukarıdaki grafikte bir okuldaki kişilerin hangi tür filmleri izlemekten hoşlandıklarına dair veriler su

nulmaktadır.

Bu fotoğraftan aşağıdakilerin hangisine ulaşıla-

Buna göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

maz?

A) En çok beğenileni, macera filmleridir.

A) Giyim kuşam tarzlarına

B) Dram filmlerinden hoşlananların sayısıyla ko-

B) Mimarî özelliklere C) Mevsime

mediden hoşlananların sayısı eşittir.

D) Ekonomik ilişkilere

C) Komedi ve korku filmlerinden hoşlananların toplamı, macera filmlerinden hoşlananlardan fazladır. D) En az beğenilen film türü, korku filmleridir.

2.

Cinsiyete Göre Bilgisayar Kullanım Oranları

Toplam

Kadın %

Son 6 ayda kullanan

4. 850.000

7, 45

15, 32

6 ay ile 1 yıl arasında kullanan

1. 789.250

2, 45

5, 8

Erkek %

4.

İstanbul Bursa İzmir

1 yıldan fazladır kullanan

2. 648.125

4, 35

8, 4

Hiç kullanmayan

20.421.673

35, 38

20, 67

Bu tablodan hareketle aşağıdakilerin hangisi söyle-

Sinop Trabzon Ankara

Erzurum

Antalya

Van

Şanlıurfa

İstanbul’da yaşayan ve yaz tatilinde birkaç ilimizi gezmek isteyen üç arkadaş;

nemez?

– Karadeniz’i çok merak ettiklerine,

A) Hiç bilgisayar kullanmamış kadınların sayısı er-

– Deniz kıyısındaki illeri görmek istediklerine,

– Ankara’da işleri olduğuna ve

– İzmir’e uğramak istemediklerine göre

keklerden % 15 kadar fazladır. B) Erkeklerin % 8,4’ü bir yıldan daha fazladır bilgi-

sayar kullanıcısıdır. C) Son altı ayda bilgisayar kullanmaya başlayan ka-

gezi rotalarında hangi sırayı izlemelidir? A) İstanbul - Ankara - Erzurum - Antalya

dınların oranı % 7,45’ tir.

B) İstanbul - Sinop - Ankara - Van - İzmir

D) Bir yıldan daha uzun zamandır bilgisayar kulla-

C) İstanbul - Sinop - Trabzon - Ankara - Antalya

nan 2,5 milyondan fazla insan vardır.

D) İstanbul - Antalya - Trabzon - Şanlıurfa

159


5.

7. Bulunduğunuz (noktalı) yerden postaneye gitmek

(sayı)

için önce sola dönmelisiniz. Bir binayı geçtikten

900 800 700 600 500 400 300 200 100

sonra sağa dönmelisiniz. İlk soldan döndükten sonkız erkek

A)

B)

Postane

Postane

(tercihler)

Bu grafik bir okuldaki kız ve erkek öğrencilerin sosyal etkinlikleri tercih sayılarını göstermektedir.

Yukarıdaki adres tarifini doğru yansıtan kroki hangisidir?

Spor Tiyatro Resim Müzik

ra, sağdan ikinci bina postanedir.

D)

C)

Bu verilerden hareketle aşağıdakilerden hangisi

Postane

söylenemez? A) Kız ve erkek öğrenciler arasında en büyük fark

Postane

sadece müzik tercihlerinde görülmektedir. B) Resim etkinliklerini her iki grup da aynı sayıda tercih etmiştir. C) Tiyatroyu tercih eden erkeklerin sayısı, resmi tercih eden kızlardan fazladır. D) Sporu tercih eden kızların sayısı, erkeklerin yarısından azdır.

8. PTT’ye nasıl gideceğini polise soran kişiye polis, adresi şöyle tarif eder: “Durun size çizeyim. Nokta, bulunduğumuz yer olsun... Buradan düz ilerleyip caddeye çıkın. Eczaneden sola dönün. Yolun kar-

6.

şısına geçip belediye binasının yanındaki sokaktan girerek karşı caddeye geçin. Sonra sağa dönün. Yolun karşı tarafında üçüncü bina PTT’dir.”

Market Hastane

Ev

Belediye

Ev

Benzin istasyonu

B) Ulaşımda kullanılan araçlarla C) İnsanlar arasındaki ilişkilerle D) Kılık kıyafet tarzlarıyla

160

Ev Ev Ev

Okul Park

ne Ecza

Park Oku l

Past Ev

D)

Hastane Belediye

Ev

Benzin istasyonu

Ev

Ev Ev

Benzin istasyonu

Ev

Belediye Hastane Market

Ev

Ev

ane

A) Mimarî anlayıştaki değişimlerle

Market

Ev

Past

C)

Ev

Ev

Market

PTT

ye ulaşılabilir?

PTT

Bu fotoğraftan aşağıdakilerin hangisi ile ilgili bilgi-

PTT

Hastane

Ev Ev

Ecz.

Ecz. Ev

Belediye

B)

Park Oku l

Ev Ev

Park Oku l

Benzin istasyonu

ne

Ev

ane

A)

PTT

Polisin krokisi aşağıdakilerden hangisidir?

Ecza


Konu Deḡerlendirme Testi - 6 1. Raylardan gelen tıkırtılar daktilo sesine, şaka cıvıltı-

540

545

2. (...)

sı da bu sese karıştı. Annemi hatırladım, Feride'nin

Eşek, bülbülün yoluna çıkmış, onu durdurmuş:

mahzun edasını. Tren yavaşladı. İleride bir istas-

– Yahu, demiş, nereye gitsem hep sen! Herkes bül-

yonda duracak galiba. Benim de kalbim duracak

bül diyor da başka bir şey demiyor. Yok, en güzel

gibi oldu. Aniden kompartımana daldım. Aceleyle

öten senmişsin, yok güle şu dünyada âşık olan bir

bavulu, daktiloyu indirdim. Koridordan geçip vago-

tek senmişsin... Hele o güle olan aşkın, hele o!..

nun iniş kapısına ulaştım. Tren gitti.

Öylesine bir aşk ki bu, diyorlar, ne Mecnun’da var-

Bu metin aşağıdaki türlerden hangisine özgü nite-

dır, ne Ferhat’ta, ne Kerem’de... Doğru mu?

likler taşımaktadır?

Bülbül boynunu bükmüş, derin bir iç çekmiş: – Doğru kardeş, demiş, doğru!..

A) Hikâye

B) Masal

C) Deneme

D) Makale

(...)

Bu metin, aşağıdaki türlerden hangisine örnektir? A) Deneme

B) Hikâye

C) Fabl

D) Masal

3. Bir yazarın herhangi bir konuda kesin yargılara varmadan, düşüncelerini kendi kendisiyle konuşuyormuş havası taşıyan bir üslupla kaleme aldığı yazılara deneme denir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir denemeden alınmış olabilir? A) Dil, yalnızca insanlara özgü bir yetenektir. Hayvanlar da gerek ses gerek hareketler yardımıyla birbirleriyle iletişim kurar ama insan dilini hayvan dillerinden ayıran iki temel fark vardır. İnsan dili; hayvan dilleri gibi kalıtım yoluyla değil, toplum içinde öğrenerek elde edilir. Ayrıca insan dilinin sesleri değişir ama hayvanlar hep aynı sesleri çıkarır. B) Bir ikilidir ağlamak ve gülmek. Ağlamak, sanılanın aksine çaresizlik, zayıflık, güçsüzlük demek değildir bence. Gariptir belki… Ama ben ne zaman ağlayan birini görsem içim gerçekten acısa dahi bir miktar da sevinirim. Çünkü üzülmeyi becerebilen bir kişi, sevmeyi de bir o kadar iyi becerebilir. C) Edebiyatımızda gelenekle moderni birleştirip çeşitli insani durumları yansıtan kalıcı öyküler kaleme alan Kâmil Yeşil’in “Öykü Dersleri” isimli eseri, hem öykü tahlili konusunda alanın meraklılarına yol gösteren hem de kısa ve doyurucu bilgilerle birlikte öykümüzün eleştirel tarihini veren bir yöntem kitabı. D) Araca biniyorum, artık otopark otomatik. Eski çalışan işten çıkarıldı. Her gün gittiğim yoldan gidiyorum. Yol boyu alışveriş merkezleri, renkli vitrinler… Hafta sonlarımı ben de çoğu zaman bu alışveriş merkezlerinde renkli vitrinlere bakarak geçiriyorum. Sahi sahil gezintisi yapmayalı ne kadar oldu?

161


4.

Yaz Mevsimi

Zaman

Anlatıcı

1. Kişili Anlatım

HİKÂYE HARİTASI Yer

Ev

Çocuk ve Annesi

Kişiler

Yukarıda verilen hikâye haritası aşağıda verilen metinlerden hangisine aittir? A) Benimle ilgili sorunları ilk fark eden annemmiş. O zaman dört aylık kadarmışım. Beni ne zaman beslemeye çalışsa kafamın kendiliğinden geriye düştüğünü fark etmiş. B) Annem kilerden elinde dumanı çıkan çaydanlıkla geldi. Çayı, yanan sobanın üzerine koydu ve bakışlarıyla beni takip etti. Gözü ayak parmaklarımın arasına sıkıştırdığım tebeşire takıldı. C) Annem bir gün evdeki tüm işlerini bırakıp üst kattaki odama geldi ve oturup bana büyük bir hikâye kitabındaki resimleri gösterdi. Tek tek isimlerini söyleyip tekrar etmem için çabaladı. Sıcak temmuz güneşinin vurduğu odada saatlerce boşuna uğraştı. D) Annesi yavaşça yere eğildi ve tahtanın üzerine bir "A" harfi çizdi. Yüzüne ısrarla bakarak "Aynısını yap." dedi. Bir anda odada tüm gözler çocuğa dönmüştü.

5. Aşağıdakilerden hangisi diğerlerinden farklı türden bir metinden alınmıştır? A) Bir maddenin ısı alması ya da vermesi sonucu bir hâlden başka bir hâle geç­mesi hâl değişimidir. Maddelerin farklı fiziksel hâlde olmalarının temel sebep­lerinden biri taneciklerin hareketleri ve aralarındaki boşluktur. B) Kedi, yeni doğmuş yavrularının yanına kimseyi yanaştırmıyordu. Onları sütüyle besliyor, yanından ayırmıyordu. Çevre­den zarar gelmesin diye yavrularını ko­ruma altına alıyordu âdeta. C) Hayvanlarda büyüme ve gelişmeye fark­lı faktörler etki eder. Bunlar; beslenme, yaşadığı ortamın şartları (sıcaklık, nem, iklim) ve canlının kendine ait özelliklerini oluşturan kalıtsal faktörlerdir. D) Dünyamızın gözlenemeyen katmanla­rından olan ateş küre, manto olarak da adlandırılır. Bu katman çok sıcak olup büyük oranda erimiş demir, magnezyum ve kalsiyum içerir.

6.

Sevineceksin Ağları silkeledikçe Deniz gelecek eline pul pul Ruhları sustuğu vakit martıların Kayalıklarındaki mezarlarında Birden Bir kıyamettir kopacak Denizkızları mı dersin, kuşlar mı dersin Bayram seyranlar mı dersin

Bu dizeler aşağıdaki şiir türlerinden hangisine örnektir? A) Satirik

B) Epik

C) Lirik

D) Pastoral

162


Merkezî Sınavda Çıkabilir

546

553

İlk dört soruyu aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

Çocuk dergilerinin ortaya çıkışı, çocukların küçük yetişkinler olmadığını, yetişkinlerden farklı değerlendirilmesi ve farklı muamele görmesi gerektiğini savunan modern çocukluk anlayışıyla yakından ilintilidir. Adını Güliver’in gittiği cüceler ülkesinden alan ve 1751 yılında yayımlanan The Lilliputian Magazine İngiltere’de çıkan ilk çocuk I

dergisidir. Dergide basit ahlâk dersleri, kısa öyküler, masallar, danslar, şarkılar, ilahiler, kısa şiirler, bilmeceler gibi birçok alandan yazılar yer alır. 1768 yılında çıkan "Le Journal d’edication" (Eğitim Dergisi) ise Fransa’da gençler için yayımlanan ilk dergidir. Bu derginin J.J. Rousseau’nun eğitimin ve insanın doğası üzerine yazdığı "Emile" kitabından sadece altı ay sonra yayımlanması dikkate değerdir. Dergi eğitim, din, bilim ve ahlâk üzerine kalem oynatan en iyi yazarların yazılarının bir araya getirildiği bir periyodik olmayı hedefler. 1772 yılında Leipzig’de II

yayımlanan, “Leipziger Wochenblatt für Kinder" ise Almanya’daki ilk çocuk dergisi olarak değerlendirilir. İçinde hikâyeler, fabllar, doğayla ilgili konular, mektuplar ve bazı temsillerde bulunur. (★) Batı dünyasında çocuğun kazanmakta olduğu III

yeni anlam ve değerler, batı ile temasta olan Osmanlı elitlerini de etkiler. Osmanlı’da çocuk dergilerinin ortaya çıkışı da bu etkiden bağımsız değildir. Türkçe basılan çocuk dergilerinin geçmişi 15 Ekim 1869’da çıkan “Mümeyyiz”e IV

uzanır. Aynı adla yayımlanan gazetinin eki olan ve çocukların ilgisini çekebilmek için her sayısı farklı renkle basılan bu dergi, 49 sayı basılmıştır.

1. Bu metinde anlatılanlardan hareketle aşağıdakile-

3. Bu metinde numaralanmış yerlerin hangisinde ya-

rin hangisine kesin olarak ulaşılamaz?

zım yanlışı yapılmıştır?

A) İngiltere'de çıkan ilk çocuk dergisinin ne oldu-

A) I.

B) II.

C) III.

D) IV.

ğuna B) Fransa'da yayımlanan ilk gençlik dergisinin ne olduğuna C) Türk çocuk dergiciliğinin ne zamana dayandığına

4. Bu metinde anlatılanlarla ilgili olarak;

D) Almanya'daki derginin diğer ülkelerde yayınla-

nanlardan farklarına

I. Fransa'da çıkan derginin ilk örneğinden 17 yıl sonra çıktığı,

II. Almanya'da çıkan derginin Fransa'da çıkan benzeriyle aynı konuları içerdiği,

2. Bu metinde “★”la gösterilmiş cümlede hangisinin

III. İlk Türk çocuk dergisinin yaklaşık dört yıl basıldığı,

yazımı ile ilgili yanlışlık yapılmıştır?

A) “-de / de”nin yazımı

IV. Türk çocuk dergisinin amacının çocuk eğitimine katkı sağlamak olduğu,

B) Özel adın yazımı

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

C) Ses olaylarına uyulmaması

A) I ve II.

B) I ve III.

D) Birleşik fiilin yazımı

C) II ve III.

D) III ve IV.

163


5 ve 6. soruları aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

Aslı, Bülent, Cenk, Derya, Elif ve Figen bir bilet kuyruğunda sıraya girmişlerdir. Bu kişilerin sırası hakkında aşağıdakiler bilinmektedir:

• Bülent’in sırası Figen’den önce Elif’ten sonradır.

• Aslı sıranın en sonundadır.

• Cenk’in sırası Derya’nın önündedir.

• Figen’in önünde yalnızca 2 kişi vardır.

5. Buna göre, ilk sırada kim vardır? A) Bülent

B) Cenk

C) Derya

D) Elif

6. Cenk’le ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A) Dördüncü sıradadır. B) Bülent’in hemen arkasındadır. C) Derya’yla Aslı’nın arasındadır. D) Figen’den öndedir.

7.

KUZEY

A ÜLKESİ

NEHİR

B ÜLKESİ

Sarp dağlara sahip A ülkesinde yaşayan biri, yine Sarp dağlara sahip B ülkesine en kolay nasıl gider? A) Güneyden nehri aşar ve kuzeye yürür. B) Kuzeyden ormanı geçip nehri aşar ve güneye yürüyüp dağları aşar. C) Kuzeyden ormanı geçip nehri aşar ve kuzeydeki düzlükten ilerler. D) Güneyden nehri aşıp dağı tırmanır.

8. Barok, 16 ve 18. yüzyıllarda gelişen resim ve edebiyat alanından sonra mimaride de kendine önemli ölçüde yer edinen akımdır. Barok mimari, gücünü Tanrı ve mitoloji taslaklarından alan ve işlemeli duvarlar, görkemli bahçelerle donatılmış, sivri hatlardan çok, yuvarlak ve yumuşak çizgileri kullanan mimari anlayıştır. Bu anlayışta, sanat, doğayı taklit etme değil, aksine onu biçimlendirme olarak algılanır. Fıskiyeli havuzlar, görkemli heykeller, bahçeler, süslü ve muazzam salonlar, duvar işlemeleri, Tanrı ve mitoloji konulu resimler bu mimaride yer alan temel unsurlardır.

Aşağıdakilerin hangisi sözü edilen mimari anlayışı örneklemez? A)

B)

C)

164

D)


554

6. ÜNİTE

YAZIM KURALLARI 1. Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme ............................................................... 166 2. Ses Bilgisiyle İlgili Yazım Kuralları ......................................................................... 169 3. Büyük Harflerin Kullanımı ..................................................................................... 170 4. Yazımı Karıştırılan Sözcükler ................................................................................. 173 5. Sayıların Yazımı ..................................................................................................... 174 6. Birleşik Sözcüklerin Yazımı .................................................................................... 175 7. Kısaltmaların Yazımı ............................................................................................. 177 8. “-de / de”nin, “-ki / ki”nin ve “mi”nin Yazımı ..................................................... 178 9. Satır Sonuna Sığmayan Sözcüklerin Yazımı .......................................................... 179 Üniteye Bütüncül Bakış ................................................................................... 181 Yazılıda Çıkabilir ............................................................................................. 183 Konu Değerlendirme Testi -1 ......................................................................... 185 Konu Değerlendirme Testi - 2 ........................................................................ 187 Merkezî Sınavda Çıkabilir ............................................................................... 189

165


555

Okuduḡunu Anlama ve Deḡerlendirme GÖZYAŞI Yeni tuttuğu hizmetçi kadına dedi ki: - Dilin Anadolu’ya benzemiyor. Rumelili misin sen? - Erfice köylerindenim. Alnımın yazısı imiş, buralara düştüm. (...) Balkan Savaşı kopunca hududa çok yakın olan köyde, bir akşamüstü şu korku yayılmış: Düşman geliyor! Müslüman erkeğini süngüleyecek ve Müslüman kadınını kirletecek. Bütün köy halkı mal, mülk ne varsa bırakıp kaçmaya karar veriyor; bir anda at, öküz, araba, kaçış için ne taşıt varsa hepsi hazır oluyor. Dul Ayşe de hazırdır, bir atın üstündedir. Terkisinde, beş yaşındaki oğlu, belinden sımsıkı sarılmış, önünde üç yaşındaki kızı bir kuşakla dizlerinden eğere bağlı, kucağında bir yaşına basmayan yavrusu uykuda… Tepelerden ara vermeyen, soluk aldırmayan bir yağmur iniyor; kış başlangıcı yağmuru… Biliyorlar ki bu böylece sürerse ovayı su basacaktır; çaylar kabaracak, nehirler taşacak, köprüler çökecek, yol iz kalmayacaktır. Islak gece içinde, sırılsıklam bir kafile, kimi yaya, kimi atla koşuyor, kaçıyor. Öndeki ümit, ordumuza yetişmek, arkadaki korku düşman ordularına çiğnenmek! Öne bakıyorlar: çamur, yağmur, karanlık… Şimşek bile çakmayan koyu, değişmez bir karanlık. Arkaya bakı-

556

yorlar: gene öyle bataklıklar, su katmanları, gece… Dinliyorlar: uzaklarda kabaran derenin yüklü uğultusu ve yakınlarda çamura batıp çıkan ayakların boğuk hışırtısı… Ayşe, beline dolanan ufak kollarının ara sıra gevşediğini duyuyor. -Uyuma Ali, diyor, uyuma! Önündeki baş yavaş yavaş dikliğini kaybediyor, dizine doğru eğiliyor: -Uyuma Emine’m, diyor, uyuma! Sonra kucağında kıpırdanmalar başlayıp hafif ağlamalar işitince: -Uyu ciğerim, diyor, uyu Osman’ım! At ikide bir sürçüyor, kapanıyor, soluyor, kendisini toparlıyor; gömülüyor, gene silkiniyor, gene ilerlemeye çabalıyor. O; yaşlı, romatizmalı, yılgın bir beygirdir. Toprak ise gittikçe vıcık bir hâle gelmektedir. Yağmur kesilmek bilmediğinden saplanıp kalmaları veya taşan bir ırmağın akıntısına kapılarak boğulmaları olasılığı çoğalıyor. Ayşe yavrularına sarılarak ölmeyi; artık, atın ve kendisinin güçsüzlüğüne bakarak kötü kötü düşünmektedir. İçindeki en ürkütücü korku şimdi şudur: Atından ayrılarak üç canlı yükü ile yayan kalmak. Sonunda bu da oluyor.

557

Önce çöken, sonra da başını uzatıp yan üstü uzanan, bir türlü kalkmak gücünü bulamayan attan iniyorlar; çarçabuk iniyorlar. Çünkü durmadan ilerleyen felaket topluluğundan ayrı düşmek Ayşe’ye her şeyden daha korkunç geliyor. Fakat geride kaldığını anlayıp bir süre sıkı yürüyünce artık bu üç çocuğu birden taşımak, sürüklemek olanağı kalmadığını görüyor, hem koşuyor hem düşünüyor: İkisini olsun kurtarmak için birini feda etmek, hafiflemek gerektir. Hangisini? Ayşe, yanında dizkapaklarına kadar bata çıka yürümeye çalışan Ali’nin mini mini elini bırakmak istemiyor. Boynuna dolanan güçsüz kolları da çözmeye cesareti yoktur. Kucağındaki ıslak, kımıltısız, sessiz bohça ona zaten cansız gibi görünüyor. Belki kendiliğinden, soğuktan, sudan, havasızlıktan, ezilmekten ölmüştür. Ananın ümidi budur: Yaşamadığını anlayarak acı çekmeden, kundağı bir tarafa, en az çamurlu, an az batak yere bırakıvermek… Bütün o kıyamet içinde, elinden tuttuğunu ve omuzlarında taşıdığını sürüklerken kucağındakine eğiliyor,

166


YAZIM KURALLARI

dinliyor… Ses işitmemek, hareket duymamak ümidiyle dinliyor ve yavrusunun kısık kısık, ılık ılık ağladığını

6. ünite

558

duyuyor ‘’Eyvah!’’ diyor. Bu sırada ilerleyen kafile, selin batıra çıkara, vura çarpa sürüklediği bir yıkıntıdan başka bir şey değildir. Karanlığın içinde düşerek çamura gömülenler, üstüne basılarak ezilenler çoktur. Ayşe, hâlâ yükünü atmaya razı olamıyor. Yüzü ve vücudu belki de yağmurdan fazla döktüğü terle ıslanmıştır. Soluk soluğadır. Dizlerinde, ayaklarını çamurdan çekebilecek güç gittikçe azalıyor, kollarında ve boynunda öyle bir kesiklik, bir uyuşma, bir karıncalanma, sonunda bir duyamayış var ki… Gözlerini kapıyor, sol kolunun açılıp yükünü, kendiliğinden bıraktığını ancak yarı anlayabiliyor. Şimdi göğsünün üstünde başka bir yük, daha ağır fakat daha sıcak, daha canlı, soluyan ve sarılan birini duyuyor: Ali, gemi azıya almış bir atın arkasından, özengiye takılı çekilen bir ceset gibiydi, yürümüyordu; yüzükoyun, elinden anasına bağlı sürükleniyordu. İşte o, şimdi bağrının üzerindedir. Uzun bir gözlemden sonra birbirlerine kavuşmuşlar gibi sokuluyorlar, belki seviniyorlar. Kaçma süregitmede, yağmur ve çamur da beraber… Böyle birkaç saat mi, yoksa birkaç dakika mı gene koşuyorlar; koşuyoruz

559

sanıyorlar. Ayşe tükeniyor, demin yolda bıraktıkları at gibi yere uzanıvereceğini anlayarak, haykırmak, birini imdadına çağırmak istiyor. Gene koşuyor ve birden, şaşılacak bir hafiflik, bir canlılık duyuyor, ileriye atılıyor. Neden sonra anlıyor ki boynundan sarılan zayıf, ufak kollar artık yoktur: Emine de dökülmüştür. -Çık sırtıma Ali, diyor, iyice sarıl, sıkı sarıl, sakın gevşeme! Ve böyle, kanının son ateşini yakarak, kayıp düşerek, gene kalkarak, gene yuvarlanarak; yağmur, ter, gözyaşı yüzünü yıkaya yıkaya, sürekli, mola vermeden, yürüyor. Ali’sini kurtarmış olmak sevinciyle. Öbür felâketlere katlanıp ümit içinde yürüyor, kafileye yetişiyor, kafilenin önüne geçiyor, kafileyi geride bırakıyor ve tan ağarırken ay yıldızlı bir ıslak bayrak çekili küçük bir kasabaya varıyor. Yükünü bir cephane sandığının üstüne indiriyor: -Kurtulduk Ali, diyor. Kalk Ali! Ali kalmıyor, kımıldamıyor. Ayşe saatlerden beri bir ceset taşıdığını anlamıyor, anlamak istemiyor, hâlâ: -Kalk Ali, kurtulduk Ali. Diyor, gülümsüyor, kesintisiz, geceki yağmur gibi dökülen coşkun gözyaşları içinde gülümsüyor… Hizmetçi donuk, cansız, katı, suyu çekilmiş kuru böcek kabuğu gözlerini işaret etti: -Bey, dedi, işte o günden beri ben ağlayamam, ağlamak istesem de bilmem ki neden, gözlerimden yaş gelmiyor! Refik Halit Karay (Gurbet Hikâyeleri)

167

560


Etkinlik

561

Aşağıdaki sözcükleri, verilen anlamlara uygun olarak boşluklara yazalım.

Tortu

Savmak

Sürçmek Ümit

Terki

Kafile

: Kimyada çökelti, kalıntı : İstenmeyen birini yanından uzaklaştırmak : Eyerin arka bölümü : Birlikte hareket eden topluluk : Yürürken yanlış adım atıp dengesini yitirmek : Umut

562

Metinle ilgili soruları cevaplayalım. 1. Hizmetçi kadın hangi savaş zamanında kaçıp Anadolu’ya gelmiştir? 2. Düşman tehlikesiyle birlikte var olan doğal tehlike nedir? 3. At yürüyemeyecek hâle geldiğinde Dul Ayşe hangi çocuğunu orada bırakmayı düşünüyor? 4. En son hangi çocuk hizmetçi kadının yanında ay yıldızlı bayrak çekili kasabaya varıyor? 5. Dul Ayşe neden ağlayamıyor?

563

Metindeki altı çizili cümlede yazan fiilimsileri bulup yanlarına türlerini yazınız..

168


Ses Bilgisiyle İlgili Yazım Kuralları

Ses Değişikliklerinin Yazımı Ünsüz sertleşmesi, ünsüz yumuşaması, ünlü düşmesi gibi ses olaylarının yazıda gösterilmesi gerekir; gösterilmezse yazım yanlışı olur. Ünsüz Sertleşmesine Uyulmaması Sokakda (yanlış) Sokakta (doğru) Anlatdı (yanlış) Anlattı (doğru) Ünsüz Yumuşamasına Uyulmaması Gömlekimin (yanlış) Gömleğimin (doğru) Ağaçın (yanlış) Ağacın (doğru) Ünlü Düşmesine Uyulmaması Burunuma (yanlış) Burnuma (doğru) Omuzuna (yanlış) Omzuna (doğru) Ünsüz Türemesine Uyulmaması His etmek (yanlış) Hissetmek (doğru) Zamı (yanlış) Zammı (doğru) Ünsüz Düşmesine Uyulmaması Ufakcık (yanlış) Ufacık (doğru) Minikcik (yanlış) Minicik (doğru) Ünlü Daralmasına Uyulmaması Başlayor (yanlış) Başlıyor (doğru) Deyen (yanlış) Diyen (doğru) N-b Çatışması (Uyumsuzluğu) Penbe (yanlış) Pembe (doğru) Canbaz (yanlış) Cambaz (doğru)

Etkinlik

564

Aşağıda altı çizili sözcüklerin yanlış yazıldığı cümlelerin başına çarpı (✗)

koyalım ve bu sözcüklerin doğrularını karşısına yazalım.

Doğru Yazılışları

565

1. ( ) Olan biteni uzaktan izledik. 2. ( ) Seçeceğim meslekle ilgili düşüncelerimi babamla da paylaşacağım. 3. ( ) Eve girer girmez kendini koltuka attı. 4. ( ) Düşüncelerinizi onaylamasam da ilginç bulduğumu söylemeliyim. 5. ( ) Hâlâ yanlışda ısrar etmesini anlamıyorum. 6. ( ) Ormanda gezerken birkaç kez sincaba rastladık. 7. ( ) Dolaptan çıkardığı malzemelerle pratik bir yemek hazırladı. 8. ( ) Okuldan eve evden filime geçecekti. 9. ( ) Yeni geldiği okuldaki ortama kolayca alışdı. 10. ( ) Sokağımızdan geçen simitcinin ilginç sözleri vardır.

Etkinlik

Aşağıdaki sözcüklerin yazımı doğruysa

D

1. 1983'de

5. ardarda

2. hukuğun

6. omuz omuza

3. kitapçı

7. alnımızda

4. ardında

8. gittikce

169

yanlışsa

Y

yazınız.

566


Büyük Harflerin Kullanımı

1. Cümleler büyük harfle başlar. Bu durum; tırnak içinde olan, ayraç içinde yazılan cümleler için de geçerlidir. 567

“Kimse buradan ayrılmasın!” diye bağırdı. Zeynep’le konuştum, (Ben Zeynep’i önceden tanımıyordum.) her zaman yardıma hazır olduğunu söyledi. İki çizgi arasındaki açıklama cümleleri büyük harfle başlamaz. Bir zamanlar -bu zamanlar çok uzak değildir- Türk saltanatının sınırları çok genişti. İki nokta (:) işaretinden sonra gelen cümleler de büyük harfle başlar. Artık kararımı verdim: İşlerimdeki tüm yetkileri oğluma devredeceğim.

ek bilgi

2. Şiirlerin dizeleri genellikle büyük harfle başlar. 568

3. Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar: (Tarihle kullanılmayan ay ve gün adları küçük başlar.) 22 Nisan 1980’de doğmuş. Festival, 25 Haziran'da başlayacak. Toplantı, haziranın ilk haftasındaki cumartesiye ertelenmiş. 4. Levhalar, açıklama yazıları büyük harfle başlar: Giriş, Çıkış, Otobüs Durağı, III. Kat... 5. Kitap, bildiri ve makalelerde yer alan başlıklar büyük harfle başlar. 6. Kitap, dergi ve benzeri yayınlardaki fotoğraf, resim, çizelge ve tablonun altında yer alan açıklayıcı yazılar büyük harfle başlar.

7. Özel isimler büyük harfle başlar: Tevfik Fikret, Victor Hugo. (Bu maddeyi kavrayabilmek için nelerin özel isim 569

olduğunu iyi bilmemiz gerekir. Alt başlıkları dikkatle inceleyelim.)

 Takma adlar da büyük harfle başlar: Muhibbi (Kanuni Sultan Süleyman), Demirtaş (Ziya Gökalp)...

 Kişi adlarından önce veya sonra gelen saygı sözleri, unvanlar, lakaplar, meslek ve rütbe adları büyük harfle başlar : Sayın Prof. Dr. Hasan Eren, Mustafa Efendi, Zeynep Hanım, Bay Ali Çiçekçi. Deli Dumrul, Fişek Recep...

 Resmî yazılarda saygı bildiren sözlerden sonra gelen ve makam, mevki, unvan bildiren sözcükler ile hitap sözcükleri büyük harfle başlar: Sayın Başkan, Sevgili Kardeşim, Kıymetli Okurlarım...

 Hayvanlara verilen özel adlar büyük harfle başlar: Sarıkız, Fino, Karabaş...

170


YAZIM KURALLARI

6. ünite

 Millet, boy, oymak adları büyük harfle başlar: Türk, Alman, Jatpon; Oğuz, Kırgız, Tatar; Karakeçili, Hacımusalı...  Dil ve lehçe adları büyük harfle başlar: Türkçe, Almanca, Rusça, Arapça; Oğuzca, Kazakça.

570

 Devlet adları büyük harfle başlar: Türkiye Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri, Suudi Arabistan...  Din ve mezhep adları ile bunların mensuplarını bildiren sözcükler büyük harfle başlar: Müslümanlık, Müslüman; Hristiyanlık, Hristiyan; Malikilik, Maliki...  Din ve mitoloji ile ilgili özel adlar büyük harfle başlar: Tanrı, Allah, Cebrail, Zeus, Oziris, Kibele.  Gezegen ve yıldız adları büyük harfle başlar: Merkür, Neptün, Plüton, Halley, Dünya, Güneş... Dünya, güneş ve ay sözcükleri gezegen anlamı dışında kullanıldığında küçük harfle başlar: Odamız güneş almıyor.

 Kitap, dergi, gazete ve sanat eserlerinin (tablo, heykel, müzik) her sözcüğü büyük harfle başlar: Nutuk, Safahat, Türk Dili, Varlık, Resmî Gazete, Millî Gazete... Özel ada dâhil olmayan gazete, dergi, tablo vb. sözler büyük harfle başlamaz:

571

Milliyet gazetesi, Türk Dili dergisi...  Yer adları (kıta, bölge vb.) büyük harfle başlar: Asya, Avrupa, Afrika, İç Anadolu Bölgesi, Yakın Doğu... Özel ada dahil olmayan kıta sözcüğü küçük harfle yazılır. (Amerika kıtası) Özel ada dâhil olmayıp tamlama kuran şehir, il, ilçe, bucak, belde, köy vb. sözler küçük harfle başlar: (Konya ili, Etimesgut ilçesi, Taflan köyü...)  Yön adları özel isimden önce gelirse büyük, sonra gelirse küçük harfle yazılır. Doğu Karadeniz, Karadeniz'in doğusu...  Bu sözler düşünce, hayat tarzı, politika vb. anlamlar bildirdiğinde ise büyük olarak yazılır: Batı medeniyeti, Doğu mistisizmi vb...

 Mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak adlarında geçen mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak sözcükleri büyük harfle başlar: Gazi Osmanpaşa Mahallesi, Atatürk Bulvarı, Gazi Caddesi...  Saray, köşk, han, kale, köprü, anıt vb. yapı adlarının bütün sözcükleri büyük harfle başlar: Topkapı Sarayı, Horozlu Han, Ankara Kalesi...  Kurum, kuruluş ve kurul adlarının her sözcüğü büyük harfle başlar: Türk Dil Kurumu, Atatürk Orman Çiftliği...  Kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge, genelge adlarının her sözcüğü büyük harfle başlar: Medenî Kanun, Borçlar Hukuku...  Kurum, kuruluş, kurul, merkez, bakanlık, üniversite, fakülte, bölüm, kanun, tüzük, yönetmelik vb. bildiren sözcükler, belli bir kurum vb. kastedildiğinde büyük harfle başlar: Bu yıl Meclis, yeni döneme erken başlayacaktır.

171

572


 Millî ve dinî bayramlar, belirli gün ve haftalar büyük harfle başlar: 573

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Nevruz Bayramı, Anneler Günü, Kurban Bayramı...  Kurultay, bilgi şöleni, açık oturum vb. toplantıların adlarında her sözcük büyük harfle başlar: V. Uluslararası Türk Dili Kurultayı...  Tarihî olay, çağ ve dönem adları büyük harfle başlar: Kurtuluş Savaşı, Millî Mücadele, İlk Çağ...  Tarihî dönem bildirmeyip tür veya tarz bildiren terimler küçük harfle başlar: divan şiiri, divan edebiyatı, halk şiiri...  Özel adlardan türetilen bütün sözcükler büyük harfle başlar: Türklük, Türkleşmek, Türkçü, Türkçülük, Türkçe... Özel ad, kendi anlamı dışında yeni bir anlam kazanmışsa büyük harfle başlamaz: acem (Türk müziğinde bir perde), hicaz (Türk müziğinde bir makam)...  Yer, millet, kişi adlarıyla kurulan birleşik sözcüklerde özel adlar büyük harfle başlar: Antep fıstığı, Brüksel lahanası, Frenk gömleği...

574

Etkinlik

ek bilgi

Aşağıdaki cümlelerde büyük harflerin kullanımı doğru ise "D" yanlış ise "Y" olarak belirtelim.

1. Film ingiliz - alman ortak yapımıdır. 2. Bu sabah Selim Amca’m beni okula bıraktı. 3. Senin saçının bir telini Dünyalara değişmem. 4. Bahçede rengârenk çiçekler vardı: güller, papatyalar, şebboylar... 5. Anne tarafı Bursalı, baba tarafı İzmirlidir. 6. Küçük kedim Minnoş hastalandı. 7. Yaşananları, hristiyan din adamları da kınadı.

8. Bildiğim kadarıyla Azerice, Türkçenin lehçelerinden biridir. 9. Bu konuyu Doktor Ayşe Hanım’la görüştük.

575

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerden yazım yanlışı olanları 3 ile olmayanları ✗ ile işaretleyelim.

1. Aradığınız şirket Bahar Sokak’a taşındı. 2. Çocukluğumdan beri Türk Halk Müziğini seviyorum. 3. Tarih dersinde konumuz Osmanlı Devleti’nin Yükselme Dönemi idi. 4. Kuyumcuların hepsi Saray Han’dadır. 5. Ekim ayında Karadeniz Bölgesi’nin güneyine az yağış düştü. 6. Kentimiz, kuzey Ege’nin önemli bir yerleşim yeridir. 7. Saliha yengem, ailede bana en yakın kişidir.

8. Ailemle Kurban bayramında köye gittik. 9. Birkaç yıldır Bilim ve Teknik adlı Dergi'ye aboneyim. 10. Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’na girmedi.

172


Yazımı Karıştırılan Sözcükler

Yazımı Karıştırılan Sözcükler  “Şey” sözcüğüyle anlamca birleşen sözcükler, her zaman ayrı yazılır: ✖, yanlışı; ✔, doğruyu ifade eder. herşey ➞ ✖

birşey ➞ ✖

bir şey ➞ ✔

her şey ➞ ✔

576

 “Birkaç, birçok, hiçbir” sözcüklerinde "bir" sayı anlamını yitirdiğinden bitişik yazılır:

bir kaç ➞ ✖

birkaç ➞ ✔

bir çok ➞ ✖

hiç bir ➞ ✖

birçok ➞ ✔

hiçbir ➞ ✔

 “Yalnız ve yanlış” sözcüklerinin yazımı çok karıştırılır: yanlız ➞ ✖

yalnış / yannış ➞ ✖

yalnız ➞ ✔

yanlış ➞ ✔

 “Gardırop, palyaço, meyve” sözcükleri de aşağıdaki gibi yazılır: gardolap ➞ ✖

palyanço ➞ ✖

meyva ➞ ✖

gardırop ➞ ✔

palyaço ➞ ✔

meyve ➞ ✔

 “Naylon, cereyan, eşofman” sözcükleri de sıkça yanlış yazılır: nalyon ➞ ✖

ceyran ➞ ✖

eşortman / aşortman ➞ ✖

naylon ➞ ✔

cereyan ➞ ✔

eşofman ➞ ✔

577

 “Makine, egzoz, kibrit ve kirpik” sözcükleri aşağıdaki gibi yazılır: makina ➞ ✖ egsoz ➞ ✖ kirbit ➞ ✖ kiprik ➞ ✖ makine ➞ ✔ egzoz ➞ ✔ kibrit ➞ ✔ kirpik ➞ ✔  adele ➞ ✖ adale ➞ ✔ öğünmek ➞ ✖ övünmek ➞ ✔ aperatif ➞ ✖ aperitif ➞ ✔ pardesü ➞ ✖ pardösü ➞ ✔ döğüş ➞ ✖ dövüş ➞ ✔ fortmanto ➞ ✖ portmanto ➞ ✔ karnıbahar ➞ ✖ karnabahar ➞ ✔ tüğ ➞ ✖ tüy ➞ ✔

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerde yanlış yazılan sözcükleri bulup doğru hâllerini kutunun 578

içine yazalım.

1. Bu konuyu hiçkimseyle konuştun mu? 2. Birkaç gün sonra sana birşey anlatacağım. 3. Meteoroloji bölgede heran sel olabileceğini duyurdu. 4. Herhalde yanlız kalmak istiyor. 5. Pencereden başını uzatan şöföre seslendim. 6. Tedbirli olmak lazım, bir anda herşey değişebilir. 7. Aklım iyice karıştı, hiçbirşey anlamadım.

8. Kendime bir takım eşortman aldım. 9. Tıkanan lavobayı açmak için epey uğraştık. 10. Çamaşır makinası yine bozulmuş. soru

173


Sayıların Yazımı

 Sayılar metin içerisinde yazıyla belirtilir: Gideli beş gün oldu ama hâlâ aramadı. 579

 Saat, tarih, para tutarı, ölçü, istatistik verilerine ilişkin sayılar rakamla belirtilir: 18.20’de, 21.00’de, 15 Temmuz 2012’de, 1500 TL, 42 kilometre, 60.000.000 insan, % 30  Saat ve dakikalar metin içinde yazıyla da gösterilebilir: Sabah yedi buçukta, akşam dokuzu yirmi geçe, altıya on kala...  Sayıyı oluşturan her basamak ayrı yazılır. Sınıfta yirmi altı kişi vardı. Yüz yirmi dört kutu eksik çıktı.  Banka dekontu, çek vb. ticari belgelerde sayılar bitişik yazılır: 173,15 (yüzyetmişüç TL, onbeş Kr)  Notayı niteleyen sayılar ayrı yazılır: on altılık  Oyun adlarını niteleyen sayılar bitişik yazılır: altmışaltı, ellibir  Romen rakamları yalnızca yüzyıllarda, hükümdar adlarında, tarihlerde ayların yazılışında, kitap ve dergi ciltlerinde kullanılabilir: XV. yüzyıl, II. Beyazıt, III. Selim, 20.V.2010, IV. cilt

 Sıra sayıları rakamla da yazıyla da gösterilebilir. Rakamla gösterildiğinde ya rakamdan hemen sonra nokta 580

konur ya da kesme işaretiyle ek yazılır: ikinci, 2. , 2’nci; on beşinci, 15. , 15’inci  Sıra sayılarında hem nokta hem de ek bir arada kullanılmaz: 3.’üncü (yanlış), 3. (doğru), 3’üncü (doğru)  Üleştirme sayıları rakamla değil yazıyla belirtilir: 2’şer (yanlış), ikişer (doğru); 4’er (yanlış), dörder (doğru)

Tarihlerin Yazımı  Tarihlerde tüm unsurlar (gün, ay ve yıl) rakamla belirtilebilir. Bu durumda araya nokta veya eğik çizgi konur: 15.11.2012, 15/11/2012  Aylar yazıyla gösterilebilir. Bu durumda araya noktalama işareti konmaz: 15 Kasım 2012

581

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerde sayıların ve tarihlerin yazımı doğruysa “D“, yanlışsa “Y“ ile belirtelim.

1. (

) Şirin ilçemizde 16.’ıncı Kiraz Festivali kutlandı.

2. (

) Bugüne kadar Ankara’ya farklı nedenlerle on dört kez gittim.

3. (

) Toplantıyı 16/05/2012 Çarşamba’ya ertelemişler.

4. (

) Büyükler evde sohbet ederken küçükler bahçede altmışaltı oynuyordu.

5. (

) Dekontun altında ¨ 165 (yüz altmış beş Türk Lirası) yazıyordu.

6. (

) İstanbul’u fetheden II. Mehmet, şehrin dokusunu bozmamaya özen gösterdi.

7. (

) Kutuları deponun bir kenarına 5’erli gruplar hâlinde dizdiler.

8. (

) Müzik dersinde bugün onaltılık nota sistemini öğrendik.

9. (

) Erciyes Dağı, 3917 metrelik yüksekliğiyle Kayseri’nin çatısı gibidir.

10. (

) Öğlen biri yirmi geçe buluşup kütüphaneye gittik.

174

soru


Birleşik Sözcüklerin Yazımı

Bitişik Yazılan Birleşik Sözcükler 1. Ses düşmesine uğrayan birleşik sözcükler bitişik yazılır: pazar + ertesi

pazartesi,

biri + biri

birbiri,

sütlü + aş

582

sütlaç

2. Et- ve ol- fiileriyle birleşirken ses düşmesine veya türemesine uğrayan sözcükler bitişik yazılır: emir + etmek af + etmek

emretmek (-i düşmüş), affetmek (-f türemiş)

kayıp + olmak zan + etmek

kaybolmak (-ı düşmüş) zannetmek (-n türemiş)

3. Sözcüklerden her ikisi veya ikincisi birleşme sırasında anlam değişmesine uğradığında bu tür birleşik sözcükler bitişik yazılır: aslanağzı (renk), keçiboynuzu (yemiş), ayşekadın (fasulye), kargaburnu (alet), vezirparmağı (tatlı), beştaş (oyun), Samanyolu (yıldız kümesi), kavuniçi (renk)… 4. Bilmek, vermek, kalmak, durmak, gelmek, görmek ve yazmak fiilleriyle yapılan (kurallı birleşik fiiller) birleşik fiiller bitişik yazılır: yapabilmek, okuyuvermek, bakakalmak, gidedurmak, anlatılagelmek, düşmeyegörmek, öleyazmak... 5. Bir veya iki ögesi emir kipiyle kurulan kalıplaşmış birleşik sözcükler bitişik yazılır: ateşkes, çekyat, yapboz, kapkaç... 6. -an / -en, -r / -ar /-er /-ır / -ir, -maz / -mez, -mış /-miş sıfat-fiil eklerinin kalıplaşmasıyla oluşan birleşik sözcükler bitişik yazılır: cankurtaran, bilgisayar, hacıyatmaz, çokbilmiş, ağaçkakan, oyunbozan... 7. İkinci sözcüğü, belirli (görülen) geçmiş zaman (-di) eki alarak kalıplaşmış birleşik sözcükler bitişik yazılır: mi-

583

rasyedi, çıtkırıldım, gecekondu, imambayıldı, fırdöndü... 8. Somut anlamlı olarak yer bildirmeyen “alt, üst, üzeri” sözcüklerinin sona gelmesiyle oluşmuş olanlar bitişik yazılır: akşamüzeri, ayaküstü, bilinçaltı, gerçeküstü, suçüstü, öğleüzeri... 9. Ara yönleri belirten sözcükler bitişik yazılır: güneybatı, güneydoğu, kuzeybatı, kuzeydoğu 10. “Baş”, “hane” ve “ev” sözcükleriyle kurulan birleşik sözcükler bitişik yazılır: başhemşire, başyazar, başköşe, başrol, başkomutan, onbaşı, aşçıbaşı... eczahane

eczane,

hastahane

hastane

pastahane

pastane

postahane

postane

gözlemevi, doğumevi, huzurevi, yayınevi... ek bilgi

Etkinlik

Aşağıdaki sözcüklerden doğru yazılmış olanları "D", yanlış olanları "Y" ile be584

lirtelim.

(

) uçak savar

(

) emir etmek (

) ayırt etmek

(

) uyur gezer

(

) gülkurusu (renk)

) hissetmek

(

) kesme şeker

(

) suç üstü (

) koşuvermek

(

) tükenmez kalem

(

) söz etmek (

) okuyadurmak

(

) güneydoğu

(

) başhekim (

) dilbilgisi

(

) büyükanne

(

) konukevi (

) Orta Asya

(

) sabır etmek

(

) anlayıvermek (

) olağan üstü

(

) miras yedi

(

) teker teker (

) çözüvermek

(

) akşam üzeri

(

) cam güzeli (bitki)

(

) olagelmek

(

) yok olmak

(

) kuş burnu (bitki)

(

) dona kalmak

175

(


Ayrı Yazılan Birleşik Sözcükler 585

1. “Etmek, eylemek, kılmak, olmak” yardımcı fiilleriyle kurulan birleşik fiiller, ses olayına uğramamışsa ayrı yazılır: kabul etmek, göç etmek, yok olmak, alt etmek, var olmak, terk etmek, farz etmek, fark etmek... 2. Birleşme sırasında, sözcükleri (veya sadece ikinci sözcüğü) anlam değişikliğine uğramayanlar ayrı yazılır:  Arı kuşu, tarla kuşu, sümüklü böcek, ipek böceği, kedi balığı, kılıç balığı, çörek otu, yıldız çiçeği,

yer elması...

 Alçı taşı, dikili taş, arap sabunu, el sabunu, yel değirmeni, kol saati, masa takvimi...  Açık oturum, ana dili, din birliği, çevre yolu..  Gök bilimi, ses bilgisi, dil bilgisi, ışık küre, hava küre, yarım küre...  Bohça böreği, tulum peyniri, süzme yoğurt, kuru yemiş, çubuk makarna...  Kuyruklu yıldız, Çoban yıldızı, gök taşı...  Bel kemiği, kürek kemiği, kepçe kulak, süt dişi...

3. “-r / -ar / -er”, “-maz / -mez”, “-an / -en” sıfat-fiil ekleriyle kurulan sıfat tamlaması şeklindeki birleşik sözcük586

ler ayrı yazılır: koşar adım, güler yüz, çıkar yol, döner sermaye, akan yıldız, uçan daire, tükenmez kalem... 4. “Renk” sözcüğü ayrı yazılır. Renklerden birinin adıyla kurulmuş renk adları da ayrı yazılır: bal rengi , duman rengi, ateş kırmızısı, gece mavisi, süt beyazı... 5. Yer adlarında kullanılan “doğu, batı, kuzey, güney vb.” sözcükler ayrı yazılır: Batı Trakya, Orta Anadolu, Aşağı Ayrancı, İç Asya, Güney Avrupa... 6. Somut olarak yer bildirilen "alt, üst, üzeri" sözcükler ayrı yazılır. su altı, yer altı, böbrek üstü, arka üstü, deri altı, üst kat... 7. “İç, dış, öte, sıra, alt, üst, art, arka, yan, karşı, orta, büyük, küçük, sağ, sol, peşin, tek, çift, çok” sözcükleriyle oluşmuş sözcük ve terimler ayrı yazılır: ana bilim, ön söz, ön yargı, art niyet, arka teker, yan cümle, yan etki, karşı görüş, iç savaş, dış borç, orta kulak, büyük anne, büyük baba, küçük harf, sol açık, sağ bek, peşin hüküm, tek hücreli, çok anlamlı... ek bilgi

587

Etkinlik

etkinlik

Aşağıdaki cümlelerde yanlış yazılan sözcüklerin altını çizip doğru hâllerini cümlenin karşısındaki boşluğa yazalım.

1. Anneannem, penceresinin önünde cam güzeli çiçekleri yetiştirir. 2. Burası olağan üstü güzellikte bir yerdi. 3. Amcam binbaşıdır, bir gün baş komutan olacağına eminim. 4. Söylediklerimi notedin; böylelikle, tekrar edeceğiniz zaman işiniz kolaylaşacak. 5. Etrafımızda gök delenler yükseldikçe yeşil alanlar azalıyor. 6. Üzerinde kavun içi renkte bir kazak vardı. 7. İki kesmeşeker atıp çayını uzun uzun karıştırdı. 8. Bizi güler yüzle karşıladılar, bütün haftasonu el üstünde tuttular. 9. Sualtı araştırmalarımızdan elde ettiğimiz bulguları yakında paylaşabiliriz. 10. Huzurevinde vakit geçirmeyi, yaşlılara yardımetmeyi seviyorum.

176

etkinlik


Kısaltmaların Yazımı

1. Kuruluş, ülke, kitap, dergi ve yön adlarının kısaltmaları her sözcüğün ilk harfinin büyük olarak yazılmasıyla yapılır: TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi), TDK (Türk Dil Kurumu), ABD (Amerika Birleşik Devletleri), KB (Kutadgu Bilig), TD (Türk Dili), TK (Türk Kültürü), B (batı), D (doğu), G (güney), K (kuzey), GB (güneybatı), GD

588

(güneydoğu), KB (kuzeybatı), KD (kuzeydoğu) Gelenekleşmiş olan T.C. (Türkiye Cumhuriyeti) ve T. (Türkçe) kısaltmalarının dışında büyük harflerle yapılan kısaltmalarda nokta kullanılmaz. 2. Element ve ölçülerin uluslararası kısaltmaları kabul edilmiştir: C (karbon), Ca (kalsiyum), Fe (demir); m(metre), mm (milimetre), cm (santimetre), km (kilometre), g (gram), kg (kilogram), l (litre), hl (hektolitre), mg (milig2

2

ram), m (metrekare), cm (santimetrekare). 3. Kuruluş, kitap, dergi ve yön adlarıyla element ve ölçülerin dışında kalan sözcük veya söz gruplarının kısaltılmasında, ilk harfle birlikte sözcüğü oluşturan temel harfler dikkate alınır. Kısaltılan sözcük veya sözcük grubu; özel ad, unvan veya rütbe ise ilk harf büyük; cins isim ise ilk harf küçük olur: Alm. (Almanca), İng. (İngilizce), Kocatepe Mah. (Kocatepe Mahallesi), Prof. (Profesör).

• Küçük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde sözcüğün okunuşu esas alınır: cm’yi, kg’dan, kr.un...

• Büyük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde ise kısaltmanın okunuşu esas alınır: BDT’ye, TDK’den,

589

THY’de, TRT’den, TL’nin, ASELSAN'da, BOTAŞ'ın...

• Sonunda nokta bulunan kısaltmalarla üs işaretli kısaltmalara gelen ekler kesmeyle ayrılmaz. Bu tür kısaltmalarda ek, noktadan ve üs işaretinden sonra, sözcüğün veya üs işaretinin okunuşuna uygun olarak yazılır: Alm. 3

2

4

dan, İng.yi, vb.leri, cm e, m ye, 6 ten.

• Sert ünsüzle biten kısaltmalar, ek aldıkları zaman okunuşta sert ünsüz yumuşamaz: AGİK’in (AGİĞ’in değil), RTÜK’e (RTÜĞ’e değil), TÜBİTAK’ın (TÜBİTAĞ’ın değil).

Ancak birlik sözcüğüyle yapılan kısaltmalarda söyleyişte "k"nin yumuşatılması normaldir: ÇUKOBİRLİK’e (söylenişi ÇUKOBİRLİĞE), FİSKOBİRLİK’in (söylenişi FİSKOBİRLİĞİN).

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerde yer alan kısaltmaların yazılışı doğruysa “D”, yanlışsa “Y” 590

ile belirtelim.

1. (

) Yeni yapılacak yolun genişliğinin 50 m’den az olmaması planlanıyor.

2. (

) Panelde Prof. Dr. Dursun Bilgin de konuştu.

3. (

) Kitapta İng.’nin diğer diller üzerindeki etkisi anlatılıyordu.

4. (

) Sebepsiz yere kesilen doğalgazını açtırmak için İGDAŞ’a gitti.

5. (

) Yazım konusunda TDK’nun Yazım Kılavuzu’ndan yararlanıyorum.

6. (

) Ev yapmak için bir dönümlük arsadan 250 m. ayırmışlar.

7. (

) Ülkemizi çok seven Alman arkeolog T.C. vatandaşı oldu.

8. (

) RTÜĞ’e yapılan uyarılar, program saatlerinin değişmesinde etkili oluyor.

9. (

) Bu değerli kitap için 6,50 tl. ödemek onu ayrıca sevindirdi.

10. (

) Zarfın arkasında adres olarak sadece Gülbahar Mahal. yazıyordu.

2

soru

177


"-de/de"nin, "-ki/ki"nin ve "mi"nin Yazımı

"-de / de"nin Yazımı 591

Türkçemizde iki çeşit "-de/de" vardır. 1. Hâl eki olan "-da/-de": Eklendiği sözcüğe bitişik yazılır. Sertleşme kuralına göre "-ta/-te" şekline dönüşebilir. Özel

isimlerden sonra geldiğinde kesme işaretiyle ayrı yazılır: Çocuklar sokakta maç yapıyor. Bütün ders notlarım Fikret'te kaldı. 2. Bağlaç olan "da/de": Her zaman bir önceki sözcükten ayrı yazılır. Hiçbir zaman "ta/te" şekline dönüşmez. Özel

isimden sonra gelse bile ayrı yazılır, kesme işaretiyle ayrılmaz: Biraz erken gel de birlikte yemek yiyelim. Sınavdan Fikret de yüz almış. Kolay Yol: Bağlaç olan "de" cümleden atıldığında anlam daralır ama bozulmaz. Ek olan "de" cümleden atıldığında anlam bozulur.

"-ki / ki"nin Yazımı 592

Türkçemizde üç çeşit "-ki,ki" vardır: 1. Sıfat yapan "-ki": Eklendiği sözcüğü sıfat yapar ve her zaman bitişik

yazılır: Kapıdaki çiçekler bize gelmiş. 2. Zamir olan "-ki": İsimlerin yerine kullanılır, her zaman bitişik yazılır:

S

İ

M

B

O

H

Ç

A

L

A

E

Y

A

Ü

E

N

L

D

L

S

L

N

Ğ

K

A

E

K

A

B

K

E

İ

K

M

İ

K

U

Ü

R

İ

K

İ

K

K

İ

İ

İ

Pazardaki her şey çok tazeydi.

A

M

3. Bağlaç olan "ki": Her zaman bir önceki sözcükten ayrı yazılır:

Hatalarını bil ki onlardan ders çıkarasın. ✰ Bağlaç olduğu hâlde bitişik yazılan kalıplaşmış "ki" ler vardır. (Mademki, oysaki, hâlbuki, meğerki)

Mademki yalnız kalmak istiyorsun, ben gidiyorum. Beni dinlemedi hâlbuki çok güzel bir teklifte bulunacaktım. Kolay Yol: "ki"den sonra cümlenin anlamını düşünmeden "-ler" getirebiliyorsanız bitişik, getiremiyorsanız ayrı yazılır. İstisna bağlaçlar bu kurala uymaz. bizimki (ler)

duydum ki (ler) ✘

"mi"nin Yazımı 593

Her zaman bir önceki sözcükten ayrı yazılır, gelen ekler bitişik yazılır: Saatlerdir beni görmüyor musun?

"mi" edatı, soru anlamının dışında kullanıldığında da ayrı yazılır: Camları da sildim mi işlerim bitiyor. (Zamir anlamı) Çocuk minik mi minik elleriyle yüzümü okşadı. (Pekiştirme anlamı)

178


Satır Sonuna Sıĝmayan Sözcüklerin Yazımı

Satır Sonuna Sığmayan Sözcüklerin Yazımı Türkçede satır sonunda sözcükler bölünebilir fakat heceler bölünemez. Satıra sığmayan sözcükler bölünürken satır sonuna kısa çizgi (-) konur. Burayı ilk defa görüyormuş gibi duvarlara, perdelere, möblelere, eşyalara bakıyor; hayret ediyordu. İlk heceden sonraki heceler ünsüzle başlar. Bitişik yazılan sözcüklerde de bu kurala uyulur. ba - şöğ - ret - men,

Ka - ra - os - ma - noğ - lu

vb.

Ayırmada satır sonunda ve satır başında tek harf bırakılmaz. ................. u- çurtma değil,

...... uçurt-

ma

Kesme işareti satır sonuna geldiğinde yalnız kesme işareti kullanılır, ayrıca kısa çizgi kullanılmaz. ...... Edirne’

...... 1996’

nin... da…

179

Bu Konudaki Notlarım

594


Bu Konudaki NotlarÄąm School Subjects

180


Üniteye Bütüncül Bakış

595

Yaz

Fowell Buxton bir dahi değildi, büyük bir fikir adamı veya mucit değildi. Fakat azimli ve enerjik birisiydi. Onun bütün karekterini şu sözlerinden anlarız: "Yaşadıkça hergün biraz daha inanıyorumki insanlar arasında büyük farkları doğuran unsur, enerjisiyle yılmak bilmeyen azimden başka birşey değildir. Bir hedef belirlendimi ölüm veya zafer! Bu tutum, Dünyada yapılabilmesi gerekli herşeyi yapmaya yeterlidir ve hiçbir unsur bunsuz, iki ayaklı mahluku insan yapamaz!"

Bu metindeki yazım yanlışının altlarını çizip doğru hâllerini kutulara yazalım.

Bul

William Cobbet: "Ben grameri, günde altı peni aldığım sırada öğrendim. Yatdığım sedirin kenarı benim okul sıramdı. Çamaşır torbası da çantam. Dizimin üstünde ki bir karton parası ise yazı masam. Mum ve yağ alacak param da yoktu: Kışları yanan ateşin ışığından yararlanıyordum. Bana yol gösterecek ne anam ne babam ne de bir kardeşim vardı. Öyleyken, ben üstüme aldığım bu işi becerdiysem her hafta konfor içinde yaşayan ve yol gösterenleride bulunanlar başarılı olamazlarsa acaba bu duruma gösterecekleri sebepler, hiç kabul edilebilirmi? Tekrar ediyorum, ben bu olumsuz şartlar altında bütün bu sefalet ve mahrumiyetlere katlanarak başarılı olup engelleri aşarsam başarılı olmayan gençler, acaba ne gibi bahaneler öne süre bilirler?

Bu metindeki geçen yazım yanlışlarını bulup nedenlerini belirtelim. 1. 2. 3. 4. 5.

181

599


Eşleştir

Aşağıdaki cümlelerde yapılan yazım yanlışlarını nedenleriyle eşleştirelim.

1. Davayı avukat Işıl Hanım üstlenecekmiş.

"-de"nin yazımı

2. Çantamda ki her şeyin bir anlamı vardır.

"-ki"nin yazımı

3. Artık bize gelsende olur gelmesende.

ünsüz benzeşmesine uyulmaması

4. 21 Nisanda son Türkçe sınavımız yapılacak.

tarihlerin yazımı

5. Ülkemizin Kuzeyi dört mevsim bol yağış alır.

6. Sevdiğim dizi 21.45'de başlayacak.

özel isimlerin yazımı

yer-yön adların yazımı

7. Yazım kurallarını iyi öğrenmek için TDK'nın kılavuzunu elinizden bırakmayın.

özel isimlerin yazımı

kısaltmaya gelen ekin yazımı

8. Kitabın sağlammı sağlam bir üslubu vardı.

"mı / mi"nin yazımı

9. Şikâyetini bir dilekçeyle kuruma arzetti.

10. Onsekiz yaşına girer girmez ehliyet alacakmış.

11. Bizim sokaktaki Çağ pastanesinin poğaçalarının tadı

birleşik sözcüklerin yazımı

sayıların yazımı

muhteşemdir.

12. "Gençliğin sorunu: tembellik" adlı seminere katılmayı düşünüyorum.

182

özel isimlerin yazımı


Yazılıda Çıkabilir

600

1. Aşağıdaki cümlelerde renkli yazılmış sözcükler gerçek anlamlarıyla kullanıldı. Biz de aynı sözcüğü örnekteki gibi mecaz anlamıyla başka bir cümle içinde kullanalım. (20 puan)

a. Balkondaki ipe asılan çamaşırlar, güneşte çabucak kurudu.

b. Yemeğin üstüne tatlı da yiyince üzerime ağırlık çöktü.

c. Bu balık türünü derin sularda görürüz.

d. Yumuşak koltuğa oturunca aklına evdeki eskiler geldi.

e. Limonun tadı çok ekşi geldi.

2. Aşağıdaki deyimlerle anlamları eşleştiriniz. (20 puan) 1. Paçaları sıvamak

Zamanı boşa geçirmek

2. Vakit öldürmek

Aşırı ilgi ve sevgi göstermek

3. Yalayıp yutmak

Eksiksiz öğrenmek

4. Üstüne titremek

Üzüntü verici konuşmak

5. Acı söz söylemek

İşi yapmaya hazırlanmak

3. Aşağıdaki cümlelerde geçen fiilimsilerin altını çizip türlerini yazınız. (20 puan)

1. Bizimle konuşmayı neden kestiğini anlamadık.

2. Bunca zaman sonra yeniden yazmak nasıl bir duygu?

3. Konuşurken iyice kasılarak kendini komik duruma düşürüyorsun.

4. Bu sorunlu süreci ancak el ele verip atlatabiliriz.

5. Seni burada göremeyince hepimiz çok endişelendik.

6. Hava kararmadan işlerimi bitirip eve gitmek istiyorum.

183

605


4. Aşağıdaki cümlelerde geçen yazım yanlışlarının altını çizip yazım yanlışı nedenlerini ve doğru hâllerini ayrılan alanlara yazınız. (20 puan)

1. İstanbul, tarihte bir çok olaya tanıklık etmiştir.

Nedeni:

Doğrusu:

2. Yanlız sen içimden geçenleri biliyorsun.

Nedeni:

Doğrusu:

3. Ülkemizin Güney'inde Suriye ve Irak yer alır.

Nedeni:

Doğrusu:

4. Geçen yıl 56'ıncı yaşını kutladı.

Nedeni:

Doğrusu:

5. İstanbul Teknik Üniversitesi'nde mühendislik okuyormuş.

Nedeni:

Doğrusu:

6. Ünlü araştırmacı yapıtı TÜBİTAK'dan ödül aldı.

Nedeni:

Doğrusu:

7. Olaylar artarda gelince herkes gerildi.

Nedeni:

Doğrusu:

8. Konuyu çok gelişi güzel özetledi.

Nedeni:

Doğrusu:

9. Bilim Çocuk dergisine yıllık abone olmuşdu.

Nedeni:

Doğrusu:

10. Okuldan her hangi biriyle senin yaşayacağını sanıyorum.

Nedeni:

Doğrusu:

5. Aşağıdaki cümlelerin ögelerini bulunuz. (20 puan)

a. Yeni işini

b. Annesine büyük bir hevesle yardım ediyor.

çok

sevmişti.

c. Havanın güzelliği herkesi etkilemişti.

d. Biriyle konuşurken gözlerinin içine baklamalısın.

e. Yolculuğa çıkarken yanına

ilk olarak kitabını alırdı.

184


Konu Deḡerlendirme Testi - 1

606

617

1. Aşağıdakilerin hangisinde bir yazım yanlışı yapılmıştır? A)

B) Sarıyer Börekçisi

Her

(1920’den Beri)

C)

Yen

gün

ünü

i Gü

z ye

ni o

n

lsun

...

D)

Kabata

ş Otobüs Durağı

Kaplumbağa terbiyecisi Osman Hamdi Bey

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı var-

5. Aşağıdakilerin hangisinde bir yazım yanlışı yapıl-

dır?

mıştır?

A) Hemşire Nalan Hanım bu mahalleye yeni geldi.

A) Bu bölgede 30 Aralık’tan sonra sıcaklıklar daha

B) Öğretmenimiz, derste Afrika kıtasını çizmemizi

da düşecek.

istedi.

B) İki yıldır Japonca öğreniyorum, oldukça zor bir

C) Hastanemize Karadeniz bölgesinden yeni bir

dil.

doktor katıldı.

C) Muhtarımız Mehmet Efendi, hepinizi bu geceki

D) Meclisten çıkan karar Resmî Gazete'de yayım-

kutlamaya davet ediyor.

landı.

D) Yazısına “Sevgili dostum” diye başlamış ama ifadeleri hiç dostça değil.

3. Aşağıdakilerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır? A) 2005 Yılında Türk Dil Kurumunun 73. yılını kutladık. B) Annem “Az konuş, çok dinle oğlum.” derdi. C) Buraya Kuzey Anadolu’dan göç etmişlerdi. D) Bizim oralarda onu Dayı Kemal diye bilirlerdi.

6. Aşağıdakilerin hangisinde yazım yanlışı yapılmış4. Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili sözcüğün yazı-

tır?

mı yanlıştır?

A) Hükümet, Yüksek Öğretim Kanunu'nda değişik-

A) Konuya birden bire girince ne diyeceğimi bile-

lik yaptı.

medim.

B) Amasra Kalesi’nden manzara çok güzel görünü-

B) Sizin bana bu konuda kılavuzluk etmenizi bekli-

yor.

yorum.

C) İzmir’e “Ege’nin incisi” derler.

C) Yağmurdan hepimiz sırılsıklam olduk.

D) Yaz aylarında ülkemizin Güney Kıyıları çok sıcak

D) Bir şirkette grafiker olarak işe başladım.

oluyor.

185


7.

1 2 3 4

....................... el-

9.

I. Olağandışı bir şey olmadı, yoksa sizi arardık.

malar ..................

II. Akşamüstü misafirler vardı, dışarı çıkamadım.

.................. İzmir'

III. Bunda olağanüstülük yok ki olması gerektiği

in ........................

gibi.

..................... baş-

IV. Yaşananlar, uluslar arası hukuka aykırı.

öğretmen ...........

Yukarıdaki cümlelerin hangilerinde yazım yanlışı

..................... evi-

yapılmıştır?

miz ......................

A) I ve II.

B) I ve IV.

C) II ve III.

D) III ve IV.

Tablodaki satır sonuna sığmayan sözcüklerin yazımıyla ilgili olarak kaçıncı satırda yanlışlık yapılmış-

10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sayıların yazımın-

tır? A) 1.

B) 2.

C) 3.

da yanlışlık yapılmıştır?

D) 4.

A) Kitabın yirmi altıncı sayfasından sonra heyecan artmaya başlıyor. B) Onu en son on iki yıl önce görmüştüm. C) Bileti yirmi ocak iki bin on ikiye aldık. D) Aynı yoldan otuz kez geçtim ama o dükkânı bulamadım.

8. Aşağıdakilerin hangisinde bir yazım yanlışı yapıl-

11. "Bizde sizler gibi elimizde ki hiç bir şeyin kıymetini

mıştır?

bilmedik ve bunun değerini sonradan öğrendik."

A) Çayırönü Sokak’ta yol yapım çalışması var.

cümlesinde hangisinin yazımıyla ilgili bir yanlışlık

B) Fuara, Dünya’ca ünlü yazarlar katılmıştı.

yapılmamıştır?

C) Atalarım Özbek’tir, buraya yüz elli yıl önce göç

A) "-ki / ki"nin yazımı

etmişler.

B) "de"nin yazımı

D) Derste, Kuzey Anadolu’da yetişen bitki türlerini

C) "bir" sözcüğünün yazımı

öğrendik.

D) "şey" sözcüğün yazımı

12. Aşağıdaki duyuru afişlerinin hangisinde bir yazım yanlışı yapılmıştır? A)

B) Adayların, belgeleri 19 Nisan

Yolcularımıza duyurulur: Doğu

tarihine kadar tamamlaması ge-

Ekspresi bir saat rötar yapmışB)tır.

rekmektedir. B)

D)

C)

Apartman Sakinleri,

Lütfen çıkış için salonun Kuzey

Bu ayki aidatlarınızı bir hafta

kapılarını kullanınız. B)

içinde ödemenizi B) rica ediyorum.

186


Konu Deḡerlendirme Testi - 2 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sayıların yazımıy-

618

628

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ayrı yazılması ge-

la ilgili bir yanlışlık yapılmamıştır?

reken bir birleşik sözcük bitişik yazılmıştır?

A) Şirket bir milyon beşyüz bin TL borç belirtip iflas

A) Kuzeydoğu yönünden esen şiddetli rüzgâr se-

etti.

ferleri engelliyor.

B) Yağız artık on altılık notaları rahatlıkla çalabili-

B) Yanlışlığı farkettik ama bir türlü düzeltemiyo-

yor.

ruz.

C) Dünya, XX. yüzyılda, tarihte görülmemiş deği-

C) Geçen akşam seyrettiğimiz filmi hatırlıyor mu-

şikliklere sahne oldu.

sun?

D) Askerler 2’şerli gruplar hâlinde sıralanıp komu-

D) Bilgisayarım bozuldu, onu tamirciye götürece-

tanlarını beklediler.

ğim.

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sayıların yazımın2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tarihlerin yazı-

da yanlışlık yapılmamıştır?

mıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

A) Kasabamıza 4 ayrı yoldan gelinebiliyor.

A) Turnuvanın final maçı 20 haziranda yapılacak.

B) Yarışmacılar, toplamda 25 km koşacaklar.

B) Annemle babam 30 Nisan 1990’da evlenmişler.

C) Öğrencileri salona 4’er 4‘er almaya başladılar.

C) Davetiyede düğün tarihi için 16 Şubat 2012 Pa-

D) Köye vardığımızda saatler yirmi onbeşi gösteri-

zar yazıyordu.

yordu.

D) Telefonuna 02.01.2013’te gelen mesaj, kendiliğinden silinmiş.

5. Aşağıda büyük harflerin kullanımıyla ilgili bazı kurallar verilmiştir. • Cümle içinde özel adın yerine kullanılan makam veya unvan sözleri büyük harfle başlar. • Yer adları (kıta, bölge, il, ilçe, semt vb.) büyük harfle başlar. Uyarı: Özel ada dahil olmayıp tamlama kuran şehir, il, ilçe, belde, köy vb. sözler küçük harfle başlar. • Yer, millet ve kişi adlarıyla kurulan birleşik kelimelerde sadece özel adlar, büyük harfle başlar.

Bu kurallara göre,

l. İstanbul ili, Bahçelievler ilçesinde oturuyoruz.

ll. Rahatsızlığı dolayısıyla bu yılki törenlere vali katılmadı.

lll. Nursen halam, annemin en büyük yardımcısıdır.

lV. Karadeniz Bölgesinde dağlar kıyıya paralel uzanır.

cümlelerinden hangilerinde yazım yanlışı yapılmıştır? A) l ve ll.

B) ll ve lll.

C) lI ve lV.

D) lll ve lV. 187


6. Dükkâna girdik; burası büyükçe, düzenli, temiz bir

8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kısaltmaların ya-

yerdi. Kitapçı “Siz geze durun, ben hemen geli-

zımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

yorum.” dedi. Konularına göre dizilmiş kitapların

A) Davayı akrabamız olan Av. Çetin Dürüst takip

arasında keyifle dolaştık. Bir kaç kitap seçmiştik ki

edecek.

yanımıza geldi.

B) Çantasında taşımak için 30 cm lik bir cetvel aldı.

Bu metinde yanlış yazılmış kaç birleşik sözcük var-

C) Oğluna

dır?

yazdığı

mektubu

göndermek

için

PTT’nin yolunu tuttu.

A) 1

B) 2

C) 3

D) 4

D) TÜBİTAK’ın açtığı “Genç Beyinler” yarışmasına katıldı.

9.

I. Gezdiğimiz binanın her yıl 2 cm çöktüğünü duyunca hayret ettik.

7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı ya-

II. Kışın portakal, elma vb. meyveler çokça tüketilmelidir.

pılmıştır?

III. Arkadaşım, bu hafta Birgül Cadd.’ne taşındı.

A) Sınav tarihi ilan edilmemiş henüz.

IV. Sınavı MEB’nın düzenlediğini öğrenince sevin-

B) Başvurusu reddedilince çok üzüldü.

dim doğrusu.

C) Dedemler Bulgaristan'dan göçetmişler buraya.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangilerinde kısaltmalarla ilgili yazım yanlışı yapılmıştır?

D) Bu belgeleri hemen yok edin!

A) I ve II.

B) I ve IV.

C) II ve III.

D) III ve IV.

10. (I) Gitgide çoğalıyordu özlemim. (II) Hasret koyu karanlık idi ve öyle soğuk. (III) Ceple­rim de bir yığın mektup parçaları. (IV) Eğer ki gelmeseydin ölecektim ansızın.

11.

Metinde numaralanmış cümle­lerin hangisinde bir yazım yanlışı yapıl­mıştır? A) I B) II C) III

D) IV

TDK Yazım Kılavuzu’na göre akrabalık adı olup lakap veya unvan olarak kullanılan kelimeler büyük harfle başlar: Baba Gündüz, Dayı Kemal… Ancak akrabalık bildiren kelimeler küçük harfle başlar: Tülay ablam, Ayşe teyzem…

Buna göre aşağıdakilerin hangisinde yukarıdaki açıklamaya uymayan bir kullanım söz konusudur? A) Kurtuluşun simgelerinden biridir Nene Hatun. B) Mahalledeki Dede Ömer’e herkes saygı gösterir. C) Bugün Amca Salih çok üzgün görünüyordu. D) Parkta gördüğüm Selin Hala’m biraz hastaydı.

188


Merkezî Sınavda Çıkabilir

629

637

İlk dört soruyu aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

Ses dalgaları frekanslarına göre; işitilebilir ses, ses üstü ses ve ses altı ses dalgaları olarak sınıflandırılır. İnsanların I

duyabildiği ses frekansı genellikle en düşük 20 hertz, en yüksek 20.000 hertzdir. Hertz, frekans birimidir ve bir II

saniyede oluşan titreşim sayısını belirtir. Kısaca "hz" olarak gösterilir. Ses üstü ses dalgalarından tıpta ve birçok

başka alanda yararlanılır. Tıpta teşhis için kullanılan ultrasonografi cihazı buna bir örnektir. Cihazdan vücuda III

gönderilen ses üstü ses dalgaları iç organlardan yansır. Yansıyan bu dalgalar bilgisayarda görüntüye dönüştürüIV

lür. Böylece vücudun içi görünebilir hâle gelir.

1. Bu metnin anlatımıyla ilgili olarak,

3. Bu metinde anlatılanlardan;

I. Nesnel cümleler kullanılmıştır.

I. Ses dalgaları, frekanslara göre üç gruba ayrılır.

II. Açıklayıcı anlatım ağır basmaktadır.

II. Ses üstü ses dalgaları, tıp ve astronomi alanla-

III. Betimleyici ögelere yer verilmiştir.

IV. Sayısal verilerden yararlanılmıştır.

yargılarından hangisine ulaşılamaz? A) I.

B) II.

C) III.

rında yaygın kullanılır.

III. İnsan vücudunun görüntülenmesi de ses dalgalarının sayesinde olur.

D) IV.

IV. Tıp dünyasında kullanılan tüm cihazlarda ses dalgaları belirleyicidir.

2. Bu metinde numaralanmış söz öbeklerinin hangi-

yargılarının hangilerine ulaşılabilir? A) I ve II.

B) I ve III.

C) II ve III.

D) III ve IV.

4. Bu metnin yazı türü aşağıdakilerden hangisidir?

sinde terim anlamlı sözcük kullanılmamıştır?

A) Makale

B) Deneme

A) I.

C) Söyleşi

D) Fıkra

B) II.

C) III.

D) IV.

189


5 ve 6. soruları aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

Selen, Kemal, Belgin ve Gülay deneme, anı, makale ve fıkra türlerinde yazılar yazmışlardır. Yazdıkları yazılarla ilgili aşağıdakiler bilinmektedir:

• Her öğrenci en az bir en fazla üç türde yazmıştır.

• Belgin yalnızca anı yazmıştır.

• Üç türde de yazan sadece Kemal’dir ve fıkra yazmamıştır.

• Gülay, deneme yazmamıştır ve diğer yazdığı türler Kemal’le aynıdır.

• İki öğrenci deneme yazmıştır.

5. Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur? A) Selen makale yazmıştır. B) Gülay anı yazmamıştır. C) Fıkra yazan tek kişi Selen’dir. D) Tüm öğrenciler anı yazmıştır.

6. Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle yanlıştır? A) 3 kişi anı yazmıştır. B) Selen ve Gülay’ın yazdığı türler aynıdır. C) Selen 2 türde yazmıştır. D) İki kişi makale yazmıştır.

7. hiçbir

birkaç

bir az

bir gün

bir an

herşey

herkes

herhangi

pekçok

Panoya asılan sözcüklerden kaçının yazımı yanlıştır? A) 2

B) 3

C) 4

D) 5

8. Bizim evde hiçkimse Türkiye'nin tarihî gizliliklerine kayıtsız değildir; herkes, her an bu güzellikleri farkeder.

I

II

III

IV

Bu cümlede numaralanmış sözlerden hangileri yanlış yazılmıştır? A) I ve II.

B) I ve IV.

C) II ve III.

D) III ve IV.

9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı diğerlerinden farklı bir nedenden kaynaklanmaktadır? A) Nihan Ablam, ailede en sevdiğim kuzenlerimizdendir. B) Onlarla saat 15.00'de Kadıköy'de buluşacağız. C) Herkes kardeşce yaşamayı öğrenince bu dünya daha güzel bir yer olacak. D) Elinde avucunda ne varsa hepsi bitdi. 190


638

7. ÜNİTE

NOKTALAMA İŞARETLERİ 1. Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme ........................................................... 192 2. Nokta, Virgül, Noktalı Virgül, İki Nokta ve Üç Nokta ...................................... 194 3. Kısa Çizgi ve Eğik Çizgi ....................................................................................... 197 4. Tırnak İşareti, Tek Tırnak İşareti ve Kesme İşareti ............................................ 198 5. Soru İşareti ve Ünlem İşareti ............................................................................. 199 6. Yay Ayraç ve Köşeli Ayraç .................................................................................. 200 Üniteye Bütüncül Bakış ............................................................................... 203 Konu Değerlendirme Testi - 1 .................................................................... 205 Konu Değerlendirme Testi - 2 .................................................................... 207 Merkezî Sınavda Çıkabilir ........................................................................... 209

191


Okuduḡunu Anlama ve Deḡerlendirme MUSTAFA KEMAL'İN KAĞNISI

639

Yediyordu Elif kağnısını,

Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti,

Kara geceden geceden.

Niceden, niceden.

Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu, Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar,

Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu,

İnliyordu dağın ardı, yasla,

Nazar mı değdi göklerden, ne?

Her bir heceden heceden.

Dah etti, yok. Dahha dedi, gitmez, Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacır

Mustafa Kemal'in kağnısı derdi, kağnısına

gucur

Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.

Nasıl dururdu Mustafa Kemal'in kağnısı.

Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik,

Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden

Nam salmıştı asker içinde.

640

Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü,

Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,

Doğrulmuştu yola önceden önceden.

Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni. Geçer götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin,

Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,

Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.

Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar,

Bak hele üzerinden ses seda uzaklaşır,

Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı,

Düşerim gerilere, iyceden iyceden.

Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanı sıra, Gecenin ulu ağırlığına karşı,

Kocabaş yığıldı çamura,

Hafifletir, inceden inceden.

Büyüdü gözleri, büyüdü yürek kadar, Örtüldü gözleri örtüldü hep.

İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında

Kalır mı Mustafa Kemal'in kağnısı, bacım,

Elma elmaydı yanakları üzüm üzümdü gözleri,

Kocabaşın yerine koştu kendini Elifçik,

Kınalı ellerinden rüzgâr geçerdi, daim;

Yürüdü düşman üstüne, yüceden yüceden.

Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına.

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

641

192


NOKTALAMA İŞARETLERİ Etkinlik

7. ünite

Aşağıdaki duygulardan şiirin içinde geçenleri yazalım.

642

"hırs – acıma – arzu – hüzün – sevgi – asalet – vicdan – özlem – korku – stres – suçluluk – mutluluk – panik – pişmanlık – heves"

İlk bölümdeki duygular nelerdir seçip yazalım: İkinci bölümdeki duygular nelerdir seçip yazalım: Üçüncü bölümdeki duygular nelerdir seçip yazalım:

Şiiri yorumladıktan sonra, şiirin konusunu ve ana duygusunu yazalım. Şiirin konusu nedir? Şiirdeki ana duygusu nedir?

Etkinlik

Aşağıdaki soruları şiire göre yanıtlayalım. 643

1. Elif’in varmak istediği yer neresidir? 2. Nasıl nam salmıştır askerler arasında Elif? 3. Elif’in kaç öküzü vardır, isimleri nedir? 4. Mustafa Kemal’in kağnısı en öndeyken neden geriye düşüyor? 5. Kocabaş yürüyemeyecek hâle gelince Elif ne karar veriyor? 6. Elif neden kağnıya Mustafa Kemal’in kağnısı diyor sizce?

Etkinlik

Metinde geçen aşağıdaki sözcüklerden eş sesli olanların altındaki kutucuğa ✔

1. kara

2. dağ 3. nam

5. üzüm

işareti koyalm.

6. el 7. al

4. iç

193

8. yük

644


Nokta, Virgül, Noktalı Virgül, İki Nokta ve Üç Nokta

Nokta (.) 645

1. Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur: Komşuluk ilişkilerine çok önem verir. 2. Sayılardan sonra sıra bildirmek için konur: 4. (dördüncü), II. Mehmet, 8. Cadde 3. Hepsi rakamla belirtilen tarihlerde gün, ay ve yılı gösteren sayıların arasına konur: 20.12.2011 4. Saat ve dakikayı gösteren sayıların arasına konur: 16.45, 20.30 5. Maddelendirmede kullanılan rakam veya harflerden sonra konur. I.

1.

A.

a.

II.

2.

B.

b.

6. Bibliyografik künyelerin sonuna konur:

Pertev Naili Boratov, Az Gittik Uz Gittik, Bilgi Yayınevi, Ankara, 1969.

Virgül (,) 646

1. Birbiri ardınca sıralanan eş görevli sözcüklerin ve sözcük gruplarının arasına konur: Yolculuk için çantasına diş fırçasını, aynasını, kalem ve kitaplarını yerleştirdi. 2. Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur: Gençlik hikâyeleri bir kitap hâline getirilmiş, güzel bir baskıyla yayımlanmıştı. 3. Cümlede özel olarak vurgulanması gereken ögelerden sonra konur: Buraya geldim çünkü işin aslını, sizden öğrenebilecektim. 4. Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için konur: Saniye Hanımefendi, merdivenlerde oğlunun ayak seslerini duyar duymaz hasretlisini karşılamaya atılan bir genç kadın gibi koltuğundan fırlamış ve ona kapıyı kendi eliyle açmaya gelmişti. 5. Cümle içinde ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için konur: Ahmet’i, sevgili kardeşimi, sizlerle tanıştırmak isterim. Eğer bizimle gelirsen, ki bu senin için de iyi olacak, bizi çok sevindireceksin.

6. Anlam karışıklığını gidermek için konur: 647

O, evin hemen yanı başında bekliyordu. Ağır, işlerini çok yavaş yapan biridir. 7. Tırnak içinde olmayan aktarma cümlelerinden sonra konur: Böyle hızlı hızlı nereye gidiyorsun, diye sordu. 8. Hitap için kullanılan sözcüklerden sonra konur: Değerli arkadaşlar, buraya geldiğiniz için hepinize teşekkür ederim. Sevgili Anneciğim, 9. Edebî eserlerde konuşma bölümünden önceki ifadenin sonuna konur: Bahçe kapısını açtı. Sermet Bey'e: – Bu anahtar köşkü de açar, dedi. 10. Kendisinden sonraki cümleye bağlı olarak ret, kabul, teşvik bildiren (hayır, yok, evet, peki, tamam, hayhay, başüstüne, elbette) sözcüklerden sonra konur: Evet, yarım saattir seni bekliyoruz. 194

ek bilgi


NOKTALAMA İŞARETLERİ Etkinlik

7. ünite

Aşağıdaki cümlelerde uygun yerlere nokta ve virgülden gerekli olanlarını 648

getirelim.

1. En sevdiği uğraşıya ebruya zaman ayıramamanın üzüntüsünü yaşıyordu. 2. Dostlarım sizlere açıklamam gereken bir mesele var. 3. Doktor babama 18 05 2013’e randevu vermiş. 4. Teyzem tanıdığım en cömert ve iyimser insandır.

.

5. İstanbul’a gelince 4 Levent’te oturan amcasına uğrar. 6. Çalışmadığı günlerde gündüzleri okuyor geceleri de yazıyormuş.

7. Otobüsün hareket saati 21 30 olarak görünüyordu.

,

8. Suut Kemal Yetkin Denemeler Palme Yayıncılık Ankara 2007 9. Hasta hemşirenin kolundan tutarak bir bardak su istedi. 10. Bayramda amcasını dayısını halalarını ve teyzesini ziyaret etti. 11. Bir an önce iyileşip işlerin başına geçmeliyim dedi. soru

Noktalı Virgül (;) 1. Cümle içinde virgülle ayrılmış tür ve takımları ayırmak için konur: Görüşmelerde Almanya, Fransa, İngiltere bir taraf; Türkiye, Amerika, İtalya bir taraf oldu.

649

Bölgemizde, kızlara genellikle Emine, Ayşe, Fatma; erkeklere ise Temel, Dursun, Recep gibi isimler verilir. 2. Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri ayırmak için konur: Salona girdim; kime, ne tarafa bakacağımı, ne yapacağımı bilemiyordum. ➞ Sıralı cümle cümle

cümle

At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır. ➞ Sıralı cümle cümle

cümle

cümle

cümle

3. İkiden fazla eş değer ögesi arasında virgül bulunan cümlelerde özneden sonra konur: Köylüler; kaymakam, öğretmen, asker demeden salondaki herkese veryansın etti.

İki Nokta (:) 1. Kendisinden sonra örnek verilecek cümlenin sonuna konur: Bölgede yetişen ürünlerden bazılarını sıralayalım: mısır, çay, fındık, buğday... 2. Kendisinden sonra açıklama yapılacak cümlenin sonuna konur: Kendimi takdim edeyim: Meclis kâtiplerindenim. 3. Ses biliminde uzun ünlüyü göstermek için kullanılır: a:ile, ka:til, usu:le, i:cat. 4. Edebî eserlerdeki karşılıklı konuşmalarda, konuşan kişinin adından sonra konur. Hatice abla: – Kızlar yardıma gelem mi? 5. Genel ağ adreslerinde kullanılır: http://tdk.org.tr 6. Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 56 : 8 = 7, 100 : 2 = 50 195

650


651

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılmış yerlere noktalı virgül ( ; ) ve iki nokta ( : ) işaretlerinden uygun olanını koyalım.

1. Çalışacağımız kişide bazı nitelikler arıyoruz ( ) dürüstlük, disiplin, kararlılık, yetenek... 2. Sevinçten, heyecandan içim içime sığmıyor ( ) bağırmak, kahkahalar atmak, ağlamak istiyorum. 3. Pirinç ve unu bakkaldan ( ) domatesi, biberi, patatesi köşedeki manavdan aldım. 4. Ebru ( ) At kılından yapılmış fırçalar ve özel boyalarla suda şekil oluşturarak bunları kâğıda aktarma sanatı. 5. Toplantıda iki kişi eksikti ( ) Cemal Bey ve Aliye Hanım. 6. Gruplara ayrıldık. Birinci grupta deneyimli, eski çalışanlar ( ) ikincide birkaç yıldır burada olanlar, yeni başlayanlar ( ) üçüncüde de iş başvurusu yapan, yapmak isteyen adaylar bulunuyordu.

652

Bir soru Çocuklar kurabiye (1) kek yesin (2) biz de tuzlu bir şeyler (3) salata yiyelim. Olur mu (4) ne dersin? Numaralanmış yerlerden hangisine ötekilerden farklı bir noktalama işareti getirilmelidir? A) 1

B) 2 C) 3

D) 4

Bir Cevap

Üç Nokta (…) 653

1. Tamamlanmamış (eksiltili) cümlelerin sonuna konur: Bahar geldi ya; dallarda çiçekler, kalplerde sevgiler, göklerde güneş... 2. Kaba sayıldığı için veya başka bir sebepten ötürü açıklanmak istenmeyen sözcük ve bölümlerin yerine konur: Tren nihayet K...’a ulaştı. 3. Alıntılarda; başta, ortada veya sonda sözcük ve bölümlerin yerine konur: ... sonra da İstanbul’a yerleşti ve ömrünün kalan kısmını burada sürdürdü... 4. Sözü bir yerde keserek geri kalan bölümü okuyucunun hayal gücüne bırakmak veya ifadeye güç katmak için konur: Seni anlıyorum... Gerçekten anlıyorum. 5. Ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için konur: Koca Ali... Koca Ali, be!... 6. Karşılıklı konuşmalarda, yeterli olmayan, eksik bırakılan cevaplarda kullanılır. — Yabancı yok!

— Kimsin?

— Ali...

— Hangi Ali? 196

— ... soru


Kısa Çizgi ve Eĝik Çizgi

Kısa Çizgi (-) 1. Satıra sığmayan sözcükler bir hecesinden bölünürken satır sonuna konur:

654

Herkesin bildiğini bir kez de biz söylemek zorunda kaldık. 2. Ara söz ve ara cümleleri ayırmak için kullanılır: Kardeşim, hayattaki en önemli varlığım, bana çok değer verir. 3. Dil bilgisinde kökleri ve ekleri ayırmak için konur: an - la - t -(ı)yor - du - k 4. Heceleri göstermek için konur: an - la - tı - yor - duk 5. Sözcükler arasında “-den... -a, ve , ile, ila, arasında” anlamlarını vermek için konur: Türkçe-İngilizce Sözlük, Ankara-Samsun yolu, 1914-1918 Birinci Dünya Savaşı, 10.30-11.30, Trabzonspor-Galatasaray karşılaşması, Ural-Altay dil grubu 6. Fiil kök ve gövdelerini göstermek için kullanılır: iste-, bak-; getirt-, bekletme7. Eklerin başına konur: -de, -li, -me 8. Matematikte çıkarma işareti olarak kullanılır: 10–8 =2

soru

ek bilgi

Uzun Çizgi (—) 1. Yazıda satır başına alınan konuşmaları göstermek için kullanılır. Buna konuşma çizgisi de denir. — Eski şehri gezdin mi?

655

2. Oyunlarda uzun çizgi konuşanın adından sonra da konabilir. Sıtkı Bey — Kaleyi kurtarmak için daha güzel bir çare var. Gerçekten ölecek adam ister.

Eğik Çizgi (/) 1. Yan yana yazılmış dizelerin arasına konur: Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece / Bilmiyorum ne hâldeyim / Gidiyorum gündüz gece (Aşık Veysel Şatıroğlu) 2. Adreslerde apartman ile daire numaraları arasına ve semt ile şehir arasına konur: Altay Sokağı, No: 21/6 Kurtuluş / ANKARA 3. Tarihlerde gün, ay ve yılı gösteren sayıların arasına konur: 10/01/2011, 22/IX/2012 4. Dil bilgisinde eklerin farklı biçimlerini göstermek için kullanılır: -de / -da / -te / -ta 5. Genel ağ adreslerinde kullanılır: http://tdk.gov.tr 6. Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 20/4=5

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerde yay ayraçla belirtilen yerlere, uygun noktama işaretlerini 656

getirelim.

1. 2011 ( ) 2012 öğretim yılında okulumuzun web adresi http: ( ) mtansel.k12.tr olarak değişti. 2. Adam “Hayallerimiz (

) Hayallerimiz (

) “ diye sayıklıyordu.

3. Sınıftan biri 6 ( ) 3 = ? işleminin sonucunu 4 olarak buldu. 4. Mektubunun sonuna şu dizeleri eklemişti: “Ağlamadan ( ) Dillerim dolaşmadan ( ) Yumruğum çözülmeden gecenin karşısında ( ) Şafaktan utanmayıp utandırmadan aşkı ( ) Üzerime yüreğimden başka muska takmadan ( ) Konuşmak istiyorum” 5. Son yıllarda Türk ( ) İtalyan ilişkilerinde önemli ilerlemeler kaydedildi. 6. Otobüs akşama doğru U(

)’nın garına girdi.

197


Tırnak İşareti (" "), Tek Tırnak İşareti (' ') ve Kesme İşareti (')

Tırnak İşareti (" ") 657

1. Bir cümle içinde özel olarak belirtilmek veya vurgulanmak istenen söz için kullanılır: Bu dönemde kullanılan dile “Osmanlıca” demenin yanlışlığını, doğrusunun “Osmanlı Türkçesi” olduğunu belirtelim. Anadolu’da birçok yer adında “ören” sözcüğüne rastlamak mümkün. 2. Bir başka kişi veya yazıdan aktarılan sözler tırnak içinde gösterilir: Necip Fazıl Kısakürek'in "Sevdiğini belli et. Gizlemek başkalarına fırsat vermektir." sözü dolanıyordu zihnimde. 3. Cümle içindeki eser adları veya başlıklar tırnakla verilir: Necip Fazıl’ın “Kaldırımlar” şiiri, yalnızlık duygusunu güçlü bir şekilde işlemiştir. Gazetedeki “Gezgin” adlı köşeyi mutlaka okurum.

Tek Tırnak İşareti (' ') 1. Tırnak içinde verilen cümlede yeniden tırnağa alınması gereken bir sözcüğü, sözü belirtmek için kullanılır: Edebiyat öğretmeni “Şiirler içinde ‘Han Duvarları’ gibisi var mı?” dedi. soru

ek bilgi

Kesme İşareti (') 658

1. Özel adlara getirilen çekim eklerini ayırır: Kurtuluş Savaşı'nı, Türkiye'mizin, Muhibbi'nin, Yunus Emre'yi, Osmanlı Devleti'ndeki, Cebrail'den, Çanakkale Boğazı'nın, Samanyolu'nda, Sait Halim Paşa Yalısı'ndan, Milli Eğitim Temel Kanunu'na, Eski Çağ'ın vb. 2. Kişi adlarından sonra gelen saygı ve unvan sözlerine getirilen ekleri ayırır: Nihat Bey'e, Ayşe Hanım'dan, Mahmut Efendi'ye, Enver Paşa'ya, Genel Müdür'e vb. 3. Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için konur: TBMM’nin, TDK’nin, BM’de, TV’ye vb. 4. Sayılarla getirilen ekleri ayırmak için konur: 1985’te, 8’inci madde, 2’nci kat; 7,65’lik, 657’yle vb. 5. Seslerin söyleyiş gereği düştüğünü göstermek için kullanılır: Düştü m'ola... (Düştü mü ola...) Ne'n var? (Neyin var?) 6. Bir ek veya harften sonra gelen ekleri ayırır: a’dan z’ye, –de’nin vb. 7. Belirli bir tarih bildiren gün ve ay adlarına gelen ekleri ayırır: 6 Nisan'da, 21 Eylül 2012 Cuma'nın vb. Kurum ve kuruluş adlarına gelen ekler, özel ada gelen yapım ekleri ve yapım ekinden sonra gelen ekler, özel ada getirilen "-ler / -lar" eki kesme işaretiyle ayrılmaz: Ankaralı, Aliler, Türk Dil Kurumuna ... ek bilgi

659

Etkinlik

Aşağıda tırnak (“ “) ve kesme (‘) işaretlerinin yanlış kullanıldığı cümleleri ✗ işareti ile belirtelim.

1. Bütün bu gelişmeler Tanzimat Dönemi'nde yaşandı. 2. Yeni kanun, Beştepe'ye gönderildi. 3. Ekmekleri köşedeki Başak Fırın’dan aldım. 4. Gelecek hafta Azerbaycan Cumhuriyeti’ndeki etkinliğe katılacağız. 5. Kendi kendime “acele etmemem” gerektiğini düşündüm. 6. Anadolu’da “Akyazı” isimli köyler var. 7. Az ilerideki Mutlu Sokak'a taşındı. 8. Mektuba "Sevgili Ufuk" diye başlamıştı. 9. Koca bir millet, O'nun peşinden gidiyordu. 10. Ekler, Türkçe'nin en önemli unsurlarındandır.

198

etkinlik

soru


Soru İşareti ve Ünlem İşareti

Soru İşareti (?) 1. Soru bildiren cümle veya sözlerin sonuna konur: Yazar kitaba ön söz yazmamış mı?

660

 Soru işaretinden sonra büyük harf kullanılır. 2. Bilinmeyen, kesin olmayan veya şüpheyle karşılanan bilgilerde yay ayraç içinde kullanılır. Yunus Emre'nin 12. yüzyılda (?) yaşadığı söylenir. Cümleye soru anlamı katmayan, “zaman” veya “pekiştirme” anlamlarında kullanılan “mi”lerden sonra soru işareti konmaz: Eve ulaştı mı seni ararım. Birbirine virgülle bağlanmış soru cümlelerinde soru işareti en sona konur: Acaba babam bizi dinler mi, yardımcı olur mu bize bu konuda, ne dersin? Yanıma bir roman mı alsam, hikâye mi, yoksa şiir mi? Soru kalıbında kurulduğu hâlde soru anlamı taşımayan cümlelerden sonra soru işareti konmaz: Ondan özür dilesem mi, bilemedim. soru

Ünlem İşareti (!) 1. Sevinç, acı, korku, şaşma gibi duyguları anlatan cümlelerin sonuna konur:

661

Her şey nasıl da bir anda gelişiverdi! Aman Allah’ım! 2. Seslenme, hitap ve uyarı sözlerinden sonra konur: Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın

Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!

Bu toprak bir devrin battığı yerdir.

3. Alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırılmak istenen sözden hemen sonra yay ayraç içinde kullanılır: İsteseymiş bir günde bitirirmiş (!) ama ne yazık ki vakti yokmuş (!). Adam, akıllı (!) olduğunu söylüyor. Ünlemlerden sonra üç nokta yerine iki nokta konulması yeterlidir: Gök ekini biçer gibi!.. Başaklar daha dolmadan.

ek bilgi

etkinlik

Bir soru

662

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlem işareti (!) yanlış kullanılmıştır? A) Öyle düzenlidir ki (!) odasında kaybolan bir şeyi bulmak yıllarınızı alabilir. B) Ah, ne dolu geçerdi çocukluk yıllarımızda yaz mevsimi! C) Haftalar öncesinden verdiği sözü tutmayacak mıymış şimdi! D) Bu tavırlarının seni yalnızlaştırdığını anla artık!

Bir Cevap

ek metin

199


Yay Ayraç ve Köşeli Ayraç

Yay Ayraç ( ) 663

1. Cümlenin yapısıyla doğrudan ilgili olmayan açıklamalar için kullanılır: Sabah 7.00 vapuruna (Vapurlar saat başı çalışıyor.) yetişmek için acele ettim. 2. Alıntıların aktarıldığı eseri ya da sanatçıyı gösterirken kullanılır: İnsanlar kötülük karşısında kararsız kalmak hakkına sahip değillerdir. (Maday) 3. Tiyatrolarda, senaryolarda konuşanın hareketlerini, durumunu açıklarken kullanılır: İhtiyar – (Yavaş yavaş kaymakama yaklaşır.) Ne oluyor beyefendi? Allah rızası için bana da anlatın. 4. Bazı noktalama işaretleri yay ayraç içine alınır.

 Alıntılarda, başta, sonda, ortada kullanılan üç nokta (...)

 Bir söze alay, küçümseme anlamı katan ünlem (!)

 Bir bilginin şüpheli olduğunu gösteren soru işareti (?)

5. Bir yazının maddelerini gösteren sayı ve harflerden sonra kapama ayracı kullanılır: A)

b)

1)

I)

ek bilgi

Köşeli Ayraç ( [ ] ) 664

1. Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken yerlerde, yay ayraçtan önce köşeli ayraç kullanılır: Büyük Savaş [1. Dünya Savaşı (1914–1918)] haritada birçok yeni devletin görünmesine yol açmıştır. Oliver Twist [Charles Dickens (Çarls Dikıns)] İngiliz edebiyatının önemli eserlerinden biridir. 2. Yazar ve eser künyelerinde bazı ayrıntıları belirtmek için kullanılır: Server Bedi [Peyami Safa], Reşat [Nuri Güntekin], Çalıkuşu, Dersaadet, 1922. 3. Metin aktarmalarında, çevirilerde, alıntılarda çalışmayı yapanın eklediği sözler için kullanılır: "Eldem, Osmanlı'da en önemli fark[ın], mezar taşının şeklinde ortaya çık[tığını] söyledikten sonra…" (Hilmi Yavuz)

665

Etkinlik

Aşağıda yay ayraç ve köşeli ayracın doğru kullanıldığı cümlelerin önüne "D", yanlış kullanılanlara "Y" yazalım.

1. (

) Türkçede (özel) isimler büyük harfle başlar.

2. (

) Şirket (İsmini şimdilik açıklayamam.) bize karşı sorumluluklarını yerine getirmelidir.

3. (

) Eşin var, aşiyanın ( evin, yerin yurdun) var, baharın var ki beklerdin.

4. (

) Fiiller iki farklı kip eki alır: 1) Haber kipleri 2) Dilek kipleri

5. (

) Öğretmenimiz: (Okuduklarınızdan not alın, bunlar sonra size çok şey öğretir.) derdi.

6. (

) Necip Fazıl'ın [1904 - 1983] tüm şiirleri Çile adıyla bir kitapta toplanmıştır.

7. (

) Hamlet [Shakespeare (Şekspir)] tiyatro tarihinin en önemli eserlerindendir.

8. (

) Ay sonunda İstanbul'da NATO'nun [North Atlantic Treaty Organization (Kuzey Atlantik Anlaşması)]

toplantısı olacak.

200

soru


201

Bu Konudaki NotlarÄąm


Bu Konudaki NotlarÄąm School Subjects

202


Üniteye Bütüncül Bakış

666

Yaz

Aşağıdaki metindeki boşluklara uygun noktalama işaretlerini yazalım.

Bahar aylarının verimli topraklarının içinde tohumlar yan yana yatıyordu. ( ) Tohumlardan biri diğerine ( ) Ben büyümek istiyorum ( ) dedi. "Köklerimi altımdaki toprağın derinliklerine ve filizimi yeryüzüne göndermek istiyorum. Baharın müjdecisi tomurcuklarım açılsın istiyorum ( ) Güneşin sıcağı yüzünden ( ) sabahın tatlı dokunuşunu yapraklarımda hissetmek istiyorum. Ve büyümeye başladı tohum ( ) İkinci tohum ise "Ben korkuyorum." dedi, "Köklerimi altımda yatan toprağın derinliklerine gönderirsem karanlıklarda beni neyin beklediğini bilemem ( ) Üstümdeki toprağı zorlayıp yeryüzüne çıkmaya çalışsam filizlerim zarar görebilir ( ) hem tomurcuklarım açmaya başladığında üzerlerinde salyangozlar gezip onları yemeğe kalkarsa ( açılıp çiçeğe dönüştüklerinde küçük bir çocuk beni koparıverirse (

) Yo (

) hayır (

) Ya tomurcuklarım ) En iyisi burada kalıp

beklemek ( ) büyümek için belki daha güvenli bir zaman bulabilirim ( ) İkinci tohum beklemeye başladı ( ) O sırada yumuşamış olan bahar toprağını eşeleyen bir tavuk buldu tohumu ve bir lokmada yutuverdi onu ( )

Bul Aşağıda verilen metindeki noktalama yanlışlarını bulalım, altlarını çizelim.

Malebranche yarı karanlık bir yer bulamazsa; yazı yazmazdı. Karanlıkta çalışmak, ünlü tarihçi Mezeray için öylesine önemliydi ki, bu dahi yazılarını, gündüz bile panjurları sıkı sıkıya kapatılmış ve içi mumla aydınlatılmış odalarda yazardı. Şiirlerini yazarken Milton; başını arkaya eğerdi. Mark Twain ile Descartes ise, ancak yattıkları yerde çalışabilirlerdi. Ünlü avukatlardan Cujas, yerde karın üstü yattığı zaman; Jules Faure ise diz çöktüğü zaman, kafalarının daha iyi çalıştığını gözlemlemişlerdi. Ünlü İngiliz Şair Lord Byron, bir çeşit mantar koklayarak huzura kavuşurdu! Ünlü gökbilimci Lalande, yanından iç eksik etmediği şeker kutusunun içindeki örümcekleri ve tırtılları yemeden çalışmazdı. Darwin; keman konserinden sonra kendinde çalışmak için daha çok enerji bulunduğuna inanırdı. D. Dierot; "Deha ve delilik birbirlerine çok yakındır." der. Schiller trajedilerini ancak, ayaklarını buz üstüne koyduğu zaman yazabilmiştir. Fransız ilahiyatçısı Bussuet, iyi düşünebilmek için başını sıcak, havlulara sarardı. Soğuktan hoşlanmayan J.J. Rousseau [Russo], güneşin en tepede olduğu öğle saatlerinde dışarı çıkar, güneşin altında çalışırdı. Goethe; en güzel şiirlerini odasında bir aşağı bir yukarı gezinirken kaleme almıştır.

203

669


Eşleştir Metinde numaralanmış noktalama işaretlerini görevleriyle eşleştirelim.

Atatürk ve arkadaşları Antalya'ya gidiyorlardı. Yolda bir yerde mola verildi. Yakınlardan bir türkü sesi duyu

I

   II

luyordu. Atatürk merak etti ve türkü söyleyenin bulunmasını istedi. Türküyü söyleyen çobanı bulup Ata'nın karşısına getirdiler. Atatürk'le çoban arasında şu konuşma geçti:

III

"Türküyü sen mi söylüyordun?"

IV

"Evet." V "Sesin güzel, akıcı; burada da söyle de dinleyelim.

VI

Çoban nazlanmadan türküye başladı. "Demirciler demir döver, tunç olur..." Türkü bitmişti. Atatürk elle

VII

rini çırptı, alkışladı ve "Bıs! Bıs!" diye tempo tuttu. Çoban bir şey anlamamıştı. Ata açıkladı: "Bıs demek,"

VIII

beğendik, bir daha söyle, tekrarla" demektir.  IX Çoban türküyü tekrarladı. Atatürk de cebinden bir elli liralık çıkardı ve çobana verdi. Çoban paraya baktı, aldı ve memnun bir tavırla kuşağının arasına koyduktan sonra ellerini çırptı ve yüksek sesle haykırdı: "Bis! Bis!"

1. Devamında başka dizeler olduğunu göstermek 2. Cümlenin tamamlandığını göstermek 3. Kesinlik anlamı taşıyan ifadelerden sonra 4. Özel ada gelen çekim ekini ayırmak 5. Soru anlamı taşıyan cümlelerin sonunda 6. Aktarma cümlesinden önce 7. Sıralı cümleleri ayırmak 8. Ünlem anlamı taşıyan sözcüğün sonunda 9. Eş görevli sözcükleri ayırmak

204


Konu Deḡerlendirme Testi - 1

670

680

1.

• Cümle içinde virgüllerle ayrılmış tür veya takımları birbirinden ayırmak için konur: Çarşıdan etek, kazak; çanta, ayakkabı almış. • Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur: Sevinçten, heyecandan içim içime sığmıyor; bağırmak, kahkahalar atmak, ağlamak istiyorum. • İkiden fazla eş değer ögeler arasında virgül bulunan cümlelerde özneden sonra noktalı virgül konabilir: Ece; Ceren, Özgün, Zeynep ve Nazlı'mın kuzenidir.

Bu açıklamaya göre aşağıdakilerin hangisinde ayraçla belirtilen yere noktalı virgül (;) getirilemez? A) Çantamda temel ihtiyaç malzemeleri var ( ) biraz yiyecek, içecek, sabun, diş fırçası... B) Kitabı okudum ( ) bazı bölümleri güzeldi, bazı bölümlerini ise pek beğenmedim. C) Ablamla eniştem, ağabeyimle yengem ikinci kattaki dairelerde ( ) ben de annemle üçüncü katta oturuyorum. D) Ben gelemem ( ) yemek yemek, duş almak ve uyumaktan başka bir şey istemiyorum.

2. Virgül, tamlamaların, söz gruplarının ögelerinin arasında kullanılmaz. Cümlede anlam karışıklığını önlemek ya da herhangi bir ögeyi vurgulamak için kullanılır.

Bu cümleye göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgül (,) yanlış kullanılmıştır? A) Yolun, bir kısmı trafiğe kapalıydı. B) Köylüler, hasadı çoktan bitirmişlerdi. C) O, doğa şarkıları söylerdi. D) Annesi, değerli bir insandı.

3.

Kesme işareti: Özel isimlere gelen çekim eklerini ayırmak için kullanılır. Virgül: Eş görevli sözcük veya sözcük gruplarını ayırmak için kullanılır. İki nokta: Kendisiyle ilgili örnek verilecek cümlenin sonuna konur. Üç nokta: Alıntılarda başta, ortada ve sonda alınmayan kelime veya bölümlerin yerine konur. Safranbolu’da doğan Bilgin Adalı’yı yapıtlarından tanıyanlar, onun kendine has bir kişiliği olduğunu bilirler. Babasının mesleği sebebiyle çocukluğunda farklı şehirleri dolaşan Adalı; öykü, roman, şiir ve deneme gibi türlerde eser vermiştir. Onun bu çok yönlülüğü birçok mesleği yapmasına olanak sağlamıştır: çevirmenlik, editörlük… Eserlerinde hep öğrenmeyi, merak etmeyi anlatan yazar, 68 yıllık yaşamına onlarca eser sığdırarak aramızdan ayrılmıştır.

Bu metinde aşağıdaki noktalama işaretlerden hangisi yukarıda açıklanan görevi ile kullanılmamıştır? A) Virgül

B) Kesme işareti

C) İki nokta

D) Üç nokta

4. Arabacı seslendi ;

I

— Beyim , daha gidecek miyiz? II

III

IV

Yukarıda numaralanmış noktalama işaretlerinden hangisi yanlış kullanılmıştır? A) I.

B) II.

C) III. 205

D) IV.


5. Her zaman (I) bakın boş zamanlarınızda demiyo-

9. “Zürafanın düşkünü, beyaz giyer kış günü . ”

rum (II) Hikâyeler, romanlar (III) denemeler okuyun

(IV) tiyatrolara, resim ya da fotoğraf sergilerine

gidin.

Bu cümlede kaç numaralı yere noktalı virgül (,) ge-

tirilmesi uygun olur?

A) I.

B) II.

C) III.

D) IV.

m

atasözünün anlamını merak ettim , baktım

s

atasözleri sözlüğüne . Şöyle yazıyordu ;

P r

Vaktiyle toplumda belli bir yeri olan kişi, eski durumunu yitirince herkesin yadırgadığı, alay ettiği işler yapar.

Sembollerle gösterilmiş noktalama işaretlerinden hangisi yanlış kullanılmıştır? A) m B) s C) P D) r

6. Aşağıdakilerden hangisi kısa çizginin (-) görevlerinden biri değildir? A) Cümle sonunda vurgu yapmak B) Fiil kök veya gövdelerini göstermek C) Sözcüğü kök ve eklerine ayırmak D) Birbirleriyle ilişkili iki tarihi göstermek

10. Aşağıdakilerin hangisinde bırakılan boşluğa eğik çizgi (/) getirilemez? A) Şiir, “Olmadı ( ) Hiç olmayacak belki.” diye bi-

7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı var-

tiyordu.

dır?

B) Binanın kapısının üstünde “16( )A” yazıyordu.

A) Noktalı virgül, cümle içinde virgülle ayrılmış tür

C) Yayınevimiz bir "Türkçe (

ve takımları ayırır.

) Almanca Sözlük"

yayımladı.

B) Kendisinden sonra örnek verilecek cümlenin so-

D) Mektupta sadece “Ümraniye ( ) İstanbul” yazı-

nuna iki nokta konur.

yordu.

C) İki noktadan sonra her zaman büyük harfle başlanır. D) Noktalı virgülden sonra küçük harfle başlanır.

11. Aşağıdaki cümlelerde bırakılan boşluklardan han8. Aşağıdakilerin hangisinde eğik çizgi (/) yanlış kulla-

gisine üç nokta (...) getirilemez?

nılmıştır?

A) ( ) işin bundan sonrası babama kalıyordu artık.

A) 16 / 4 = ? işleminde tüm sınıf parmak kaldırdı.

B) İki yıl boyunca Urfa (

B) Ağrı / Van karayolu kar nedeniyle kapanmış.

) Antep yollarında gelip

gitmiş zavallı.

C) Mesleğe 14 / 03 / 2000 ’de başlamış.

C) Artık ne aklımda düşünce ne gönlümde huzur ( )

D) “-dı / -di / -du / -dü” ekiyle fiil çekimi yaptık.

D) Polis, ( ) adlı şirketin mali dosyalarına el koydu.

206


Konu Deḡerlendirme Testi - 2

681

691

1. İstanbul’un tarihî bir semti (I) Suyu akmayan bir çeşme (II) Çeşmenin üzerinde parlak ve göz alıcı bir yazı (III) Yazıyı okuyabilmiş olmanın sevinciyle ayrılıyoruz oradan (IV)

Bu metinde numaralı yerlerden hangisine üç nokta (...) getirilemez? A) I.

B) II.

C) III.

D) IV.

2. Aşağıdakilerin hangisinde kısa çizginin (-) kullanımı yanlıştır? A) “-i, -e, -de, -den” ekleri ismin çeşitli durumlarını belirtir. B) Elindeki kitabı -Suç ve Ceza’yı- bir de kendisi çevirmek istiyordu. C) Kapıdaki görevli -kapıda bekleyin- demişti misafirlere. D) “al-, bekle-, getir-” sözcükleri durum fiiline birer örnektir.

3. Bir Türkçe öğretmeni öğrencilerine virgülün işlevlerini öğretmek için konuyu anlattıktan sonra etkinlik kâğıtları dağıtıyor. Ders sonunda öğrencilerin kâğıtlarına baktığında Hasan’ın bazı cümlelerde hata yaptığını fark ediyor. Virgülün İşlevi

Cümleler

I.

Eş görevli sözcükleri ayırmak

Hamdım, piştim, yandım.

II.

Zarf-fiilleri ayırmak

Çalışarak, azmederek gedik bu günlere.

III.

Sıralı cümleleri ayırmak

Elindeki mektupları, defterleri bir kenara bıraktı.

IV.

Sözün başkasına ait olduğunu belirtmek

Bu dert beni öldürecek, diye söylendi.

Buna göre Hasan virgülün (,) hangi işlevlerini tam olarak kavrayamamıştır? A) I ve II.

B) I ve III.

C) II ve IV.

D) III ve IV.

4. Aşağıdakilerin hangisinde kesme işaretinin (') göreviyle örnek cümle uyuşmamaktadır? A) Özel adlara gelen çekim eklerini ayırır.

İç Anadolu'nun kuzeyinde kar yağışı artıyor.

Bir sözcükteki düşen ünlüyü gösterir.

Çocuklar, n'olur bana biraz yardım etseniz!

Sayılara gelen ekleri ayırır.

19'dan sonraki bütün kapı numaralarını yeniden yazdık.

Kişi adlarından sonraki saygı sözlerine gelen ekleri gösterir.

Ahmet Bey'ler toplantıya katılamadı.

B)

C)

D)

207


5.

9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlem (!) yanlış

I. Kitabına nasıl bir kapak yapılacağına sen karar

kullanılmıştır?

ver

II. İşten çıkınca sinemaya gideceğim, ya sen

III. Çalışma masanı biraz olsun düzenlemek için

A) Böyle çalışkan (!) olduğunu bilseydik ona hiç iş verir miydik?

niye çaba harcamıyorsun

B) Hayal kırıklığı hayatın bir parçası ama bunu sev-

IV. Yardımlarından dolayı ona ne kadar teşekkür

diklerimizden görmek ne acı!

etsem azdır

C) Artık oyalanmayı bırak da işinin başına geç!

Numaralanmış cümlelerden hangilerinin sonuna

D) 1422’de (!) yazıldığı iddia edilen kitap, koruma

soru işareti (?) gelmez?

altına alındı.

A) I ve II.

B) I ve IV.

C) II ve III.

D) III ve IV.

6. Özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır: Kurtuluş Savaşı’nı, Atatürk’üm… Özel adlara getirilen yapım ekleri, çokluk eki ve bunlardan sonra gelen diğer ekler

10. Halikarnas Balıkçısı [Cevat Şakir Kabaağaçlı (1886 -

kesmeyle ayrılmaz: Türklük, Aydınlı…

Açıklamaya göre aşağıdaki cümlelerin kesme işare-

1973)] en güzel eserlerini Bodrum’da yazmıştır.

ti(‘) yanlış kullanılmıştır?

Bu cümlede köşeli ayraç ([ ]) işaretinin kullanılma nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yunus Emre’nin aşıladığı insan sevgisi her yerde

A) Yazarın ismini öne çıkarmak, vurgulamak için

yeşeriyor. B) Arkadaşım Melike’ye yeni bir iş teklifi yapılmış.

B) İfadenin alıntılandığını göstermek amacıyla

C) Ahmetler’in aldığı yeni evde tadilat yapılıyor.

C) Ayraç içinde ayraç kullanılması gerektiği için

D) Türkçenin kelime hazinesi oldukça geniştir.

D) Cümlenin anlamının karışmaması için

7. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin sonuna soru işareti (?) getirilemez? A) Sözünü ettiğin arkadaşın bizimle çalışmayı kabul eder mi dersin B) Araba bulamazsak bu yağmurda köye nasıl ula-

11. Aşağıdakilerin hangisinde yay ayraç ( ) yanlış kul-

şırız

lanılmıştır?

C) On dakikadır anlattıkları ne kadar saçma şeyler

A) Bell ve Thomas Watson (Tomas Vatsın) adlı iki

öyle

mühendis haberleşme için önemli bir cihaz bul-

D) Çalışmalarını buraya kadar getirmişken ne diye

du.

vazgeçer ki

B) Ay’ın, yörüngesinde dolanırken zaman zaman Dünya ile Güneş arasında kalmasıyla (Güneş tu-

8. Dedem, beni ve kardeşimi alıp İstanbul’a getirdi.

tulması) oluşur.

1902 yılı sonbaharıydı. İstanbul'a ( ) bu büyülü yere

C) O yıllarda (1930 - 1940 arası 10 yıl boyunca) yaz-

( ) geldik. Her yerin sapsarı olduğunu hatırlıyorum.

ları Büyükada’da geçirdik.

Bu cümlede ayraçlarla belirtilen yerlere hangi nok-

D) Tiyatroda suflörün (oyunculara sözlerini hatırla-

talama işareti getirilebilir? A) ( )

B) [ ]

tan kişi) işini iyi yapması önemlidir. C) “ “

D) , , 208


Merkezî Sınavda Çıkabilir

692

699

İlk dört soruyu aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

Bir yarasayla karşılaşırsanız uçarken hangi yöne gideceğini bilmiyormuş gibi dengesiz hareketler yaptığını görebilirsiniz. Yarasaların bu tuhaf uçuş tarzı nedeniyle insanlar onların göremediğini düşünür. Oysa bir tane bile kör yarasa türü yoktur. Ancak yarasaların karanlıkta çevrelerini algılamalarına yardımcı olan bir başka yetenekleri vardır: Ekolokasyon! Ekolokasyon, ses dalgalarını kullanarak çevreyi algılamayı sağlar. Yarasalar ağızlarından ve I

II

burunlarından çıkardıkları sesler sayesinde ekolokasyon yaparlar. Ses dalgaları çevredeki nesnelere çarparak yan-

sır, yarasaya geri döner. Yarasa da yansıyan sesleri dinleyerek bu nesnenin nerede olduğunu, büyüklüğünü ve III

şeklini anlayabilir. Bir yarasa, ekolokasyon sayesinde bir saç teli inceliğindeki nesneleri bile bulabilir. Bu sayede

tamamen karanlıkta bile küçücük böcekleri ve sinekleri avlayabilir. IV

1. Bu metinde anlatılanlardan yarasalarla ilgili olarak,

3. Metinde numaralanmış yerlerin hangisinde nokta-

I. Dengesiz bir uçuş tarzları olduğu

lama yanlışı yapılmıştır?

II. Görme bozuklukları yaşadıkları

A) I.

III. Karanlıkta algılama yetenekleri olduğu

IV. Beş duyularının diğer türlerden farklı çalıştığı

yargılarından hangilerine ulaşılır? A) I ve II.

B) I ve III.

C) II ve III.

D) III ve IV.

2. Ekolasyonla ilgili,

B) II.

C) III.

D) IV.

4. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde metinde virgü-

I. Ne işe yarar?

lün kullanılma nedenlerinden biri yanlış açıklan-

II. Nasıl yapılır?

mıştır?

III. Hangi hayvanlarda görülür?

A) Özneyi vurgulamak

IV. Sadece hayvanlara özgü müdür?

B) Eş görevli sözcükleri ayırmak

sorularının hangilerine yanıt vardır?

C) Sıralı cümleleri ayırmak

A) I ve II.

B) I ve III.

D) Ara sözü göstermek

C) II ve III.

D) III ve IV.

209


5, 6 ve 7. soruları aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

Öğretmenleri yıl sonu gösterisinde Pelin, Selen, Şule, Kerim, Özgün ve Zeynep'in sahnede nasıl yerleşeceklerini göstermek için yerlerini şu şekilde numaralandırmıştır: 1 6

2

5

3

4

Bu kişiler ve duracakları yerlerle ilgili bilgiler şu şekildedir.

• Pelin'in yeri 5 numaradır.

• Zeynep'in Özgün ve Selen'in otasında durması gerekmektedir.

• 3 numarada Şule durmaktadır.

5. Buna göre sahnede kimlerin yeri kesin olarak bilinemez? A) Kerim – Selen

B) Özgün – Zeynep

C) Özgün – Selen

D) Kerim – Zeynep

6. Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesin olarak doğrudur? A) Özgün ve Şule yan yana durmaktadır. B) Pelin, Selen ve Kerim'in arasındadır. C) Kerim, Pelin ve Şule'nin ortasındadır. D) Pelin ve Özgür yan yanadır.

7. Özgün'ün Şule ve Zeynep'in arasında olduğu bilinirse aşağıdakilerden hangisi doğru olur? A) Kerim 6 numaralı yerde durmaktadır. B) Selen'le Pelin yan yanadır. C) Selen'in yeri, 4 numaradır. D) Pelin ve Özgün yan yanadır.

8. * Bahçe kapısını açtı, evin anahtarını çantasından çıkardı, yavaş adımlarla eve doğru yürüdü. * İnsanlık için başlatılan her girişimde o, her zaman en önde olmuştur. * Piknik yerinde çok çeşitli kuşlar, kelebekler, böcekler, çiçekler vardı.

Bu cümlelerde virgülün (,) aşağıdaki işlevlerinden hangisinin örneği yoktur? A) Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına konur. B) Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur. C) Özne olarak kullanıldıklarında “bu, şu, o “zamirlerinden sonra konur. D) Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş özneyi belirtmek için konur. 210


700

8. ÜNİTE

FİİL ÇATISI 1. Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme ................................................................. 212 2. Öznesine Göre Fiil Çatısı ......................................................................................... 214 3. Nesnesine Göre Fiil Çatısı ........................................................................................ 218 Üniteye Bütüncül Bakış ..................................................................................... 221 Konu Değerlendirme Testi-1 ............................................................................ 223 Konu Değerlendirme Testi-2 ............................................................................ 225 Merkezî Sınavda Çıkabilir ................................................................................. 227

211


701

Okuduḡunu Anlama ve Deḡerlendirme İĞDE AĞACI

1937 yılının bahar mevsimiydi. Gazi Orman Çiftliği’ne, Akköprü tarafındaki yoldan gidiyorduk. Çiftliğin o parçası meyve bahçesi hâline konulmuş, fidanları sıra sıra dikilmişti. Şimdi, gölgeliği ve bol yeşilliği ile çok güzel olan bu yol, o zamanlar henüz küçük, çelimsiz ağaçların sıralandığı, yaz mevsiminde dahi pek gölgesi olmayan bir yerdi. Atatürk, bu eski çıplak topraklar üzerindeki meyve bahçesi hâline gelmiş olan bu yerlere neşeyle bakıyordu. Şimdi uzun kavak ağaçlarının bulunduğu yol kenarlarında, işçiler çalışıyor ve fidanlar dikiyorlardı. Atatürk birden şoföre “Dur!” diye bağırdı. Yere indiği vakit orada olanlara: — Burada bir iğde ağacı vardı, o nerede, diye sordu. Kimse, iğde ağacını bilmiyordu. Çünkü orada çalışanlar, yenilerini dikmekle uğraşıyorlardı. Atatürk’ün biraz evvelki neşesi kalmamıştı. Çünkü çiftliğin çorak günlerinin bir yeşillik hatırası yerinden çıkarılmış ve yok olmuştu. Yol boyunca yürüyerek iğde ağacını aradık. — İğde, eski ve çelimsiz bir ağaçtı. Fakat, yaşayan ve baharda hoş kokularını etrafa saçan, güzel bir ağaçtı, diyordu.

702

Çiftlik merkezine gelmiştik. Büyük hamamın yapısı bitmişti. Onu geçerken iğde ağacını yerinden kimin çıkarmış olduğunu da incelemek için ilgililere sorular sordu. Kimse, bu küçücük ağaç hakkında bir bilgi veremedi. Atatürk, bu önemsiz gibi görünen işten üzüntü duymuştu. Uyarılarda bulundu, emirler verdi, eski ağaçlar da korunacak ve bakılacaktı. Çünkü o yeşilliğin özlemini, Kurtuluş Savaşı boyunca çok çekmişti. Çankaya’yı oturmak için seçmesine sebep, birkaç büyük kara kavak ağacının bulunmasıydı. Onların rüzgârlı günlerdeki hışırtısından daima zevk duyardı. O, eski adı Orman Çiftliği olan yerde, orman yetiştirmeyi kendisine ülkü edinmişti. Onun için her ağaç, eski ve yeni, kıymetli birer varlıktı. Gazi Orman Çiftliği, insanların çalışmalarıyla, tabiatı güzelleştirmenin bir örneğidir. Atatürk, İstanbul’da büyük ağaçları gördükçe gülerek şöyle söylerdi: — Bunlar da güzel fakat biz, yapraklarının ve dallarının, her yıl nasıl büyüdüğünü gördüğümüz ağaçları daha çok seviyoruz. Bir bahar mevsimi, Çankaya’nın eski köşkü önündeki akasya ağaçlarını bahçıvan budamıştı. Atatürk, bu fazla budamayı sevmedi. O, ağaçları daima daha büyük görmek isteğindeydi. Kendi adını taşıyan Atatürk Bulvarı’na, çam fidanları dikildiği vakit pek sevinmişti. Afet İNAN

703

(Atatürk’ten Hatıralar, 1984)

212


FİİL ÇATISI Etkinlik

8. ünite

Aşağıda, metinden alınmış cümlelerde altı çizili sözcükleri, yandaki anlamlarıyla eşleştirelim.

1. O, eski adı Orman Çiftliği olan yerde, orman yetiş-

704

( ) Geçmişte yaşanmış çeşitli olaylardan belle-

tirmeyi kendisine ülkü edinmişti.

ğin sakladığı her türlü iz, anı.

2. Şimdi, gölgeliği ve bol yeşilliği ile çok güzel olan bu yol, o zamanlar henüz küçük, çelimsiz ağaçların

( ) Güçsüz, nahif. ( ) Büyük yararlılıklar göstererek düşmanı ye-

sıralandığı, yaz mevsiminde dahi pek gölgesi olma-

nen komutanlara devlet tarafından verilen

yan bir yerdi.

onur unvanı.

3. Çünkü çiftliğin çorak günlerinin bir yeşillik hatırası yerinden çıkarılmış ve yok olmuştu.

( ) Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey, ideal. ( ) Daha çok ürün almak veya düzgün bir bi-

4. Atatürk, bu fazla budamayı sevmedi.

çim vermek amacıyla ağaç, asma gibi bitki-

5. Gazi Orman Çiftliği’ne, Akköprü tarafındaki yol-

lerin dallarını kesmek, kısaltmak.

dan gidiyorduk.

Etkinlik

Aşağıdaki deyimlerin anlamlarını yanlarına yazdıktan sonra bunları birer cümlede kullanalım.

705

neşesi kaçmak:

cümle:

özlemini çekmek:

cümle:

“Bunlar da güzel fakat biz, yapraklarının ve dallarının her yıl nasıl büyüdüğünü gördüğümüz ağaçları daha çok seviyoruz.” Atatürk, yukarıdaki sözüyle neyi anlatmak istemiş olabilir?

Etkinlik

Bu metinle ilgili verilen aşağıdaki bilgilerden doğru olanlarının önüne “D”, yanlış olanların önüne “Y” yazalım.

(

) Atatürk, metinde anlatılan geziyi bir yaz günü yapmıştır.

(

) Gazi Orman Çiftliği’ne Akköprü tarafından gidilen yol, eskiden beridir hep ağaçlı ve bol yeşilli bir yerdir.

(

) Atatürk, arabayı iğde ağacını göremediği için durdurmuştur.

(

) İğde ağacının akibetini kime sordularsa da hakkında bilgi alamamışlardır.

(

) Atatürk’ün Çankaya’yı oturmak için seçmesinde, oradaki birkaç kavak ağacı etkili olmuştur.

(

) Atatürk, İstanbul’daki heybetli ağaçları gördükçe Ankara’dakilerin cılızlığına üzülmektedir.

(

) Çankaya’nın eski köşkü önünde bahçıvanın budadığı ağaç, kavaktır.

(

) Atatürk Bulvarı’na akasya ağaçları dikilmiştir.

213

706


Öznesine Göre Fiil Çatısı

Çatı Nedir? 707

Gerçek

Yüklemi fiil olan cümlelerdeki yüklem-özne ve yüklem-nesne ilişkisine denir.

Özne

Yüklemi isim olan cümlelerde çatı özelliği aranmaz. Evimiz buraya çok uzak. (Aranmaz)

Çatı Eki

Etken

+

Edilgen

+

–ıl

Yarın bize erken gel. (Aranmaz)

–ın

1. Etken Fiil Gerçekleştireni (öznesi) belli olan fiillere denir. Yani öznesi bulunabilen fiillerdir. "Kim?" ve "Ne?" sorularının yanıtı vardır. Gelen kim? – Onlar. (gerçek özne)

Onlar da Anadolu’dan gelmişler iş aramaya.

Cümlenin yüklemi “gelmişler” fiilidir ve öznesi (gerçekleştireni) bellidir: Etken çatılı fiillerle kurulan cümlelerde özne, gizli özne şeklinde de olabilir: Sonra Beyoğlu’nun arka sokaklarında uzun uzun insan kuyrukları gördüm. Gören kim? – Ben (gerçek özne) Yukarıdaki cümlelerde yükleme sorduğumuz "kim, ne" sorularına cevap veren özneler, yüklemde bildirilen işi, hareketi yapan konumdadır. Bunun için de bu özneler gerçek öznedir. Gelip geçenleri seyre daldılar. (Onlar)

Memur, yardımcı olmaya çalışıyordu onlara. (Memur)

Yol parası kalmamış. (Yol parası)

708

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere cümle sonlarındaki fiilleri çekimli fiil yaparak etken hâlde yazalım.

1. Dün çok ilginç bir kitap

, bugün onu alacağım.

2. Eve giden çocuk, yol kenarında gördüğü yavru kediyi

3. Elinde adres bile olmadan o karmaşık yeri nasıl

6. Çantam iyice

, yenisini alma zamanı artık

7. Hava güzel olursa arkadaşlarla buluşup

10. Bir an önce eve

(sev-, kal-) (eski-, gel-)

(gez-) ; nasılsınız? (mutlu et-)

9. Şiiri ikinci okuyuşumda ancak

709

(düş-)

, umarım uzun süre burada

8. Sizi görmek beni çok

(sev-)

(bul-)

4. Pencereden gelen rüzgâr yüzünden masadaki kâğıtlar yere 5. Gelmenize çok

(gör-)

(anla-) da bir şeyler

(var-, ye-)

Bir soru Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemindeki fiilin gerçekleştireni bellidir? A) İki saat boyunca taşlı bir yolda yüründü. B) Anlatılan fıkraya gülündü. C) Odanın içinde sağa sola gezindi. D) Yamaçtan aşağıya dikkatlice inildi.

Bir Cevap

214


FİİL ÇATISI

8. ünite

2. Edilgen Fiil Gerçekleştireni (öznesi) belli olmayan fiillerdir. Edilgen çatılı fiiller “-ıl, -ın” eklerinden birini alır. Edilgen çatılı eylemlerde "Kim?, Ne?" sorusuna cevap veren özne; yüklemde anlatılan işi, hareketi gerçekleştiremediği için gerçek

710

özne değildir. Böyle öznelere "sözde özne" denir. Silgiyi bulmak için odanın her yerine bakıldı. Cümlede renkli yazılmış fiilin gerçekleştireni belli değildir. Yani kimin baktığı, cümlede gizli ya da açık olarak söylenmemiştir. Bu nedenle “bakıldı” fiili edilgen çatılıdır. Dik bir yamaçtan planörle uçuldu. Burada da “uçma” işini kimin gerçekleştirdiği belli değildir. Kaybolan silgi bir köşede bulundu. Burada “bulma” eylemini kimin gerçekleştirdiği bilinmemektedir. Yani fiil edilgen çatılıdır. Yükleme sorduğumuz "Bulunan ne?" sorusuna cevap veren "kaybolan silgi" ifadesidir. Ama yüklemdeki bulunma işini yapamadığı için sözde özne olur. Arkeolojik araştırma için bahçemiz kazıldı.

(bahçemiz) → sözde özne ek bilgi

Etkinlik

resim

Aşağıdaki cümlelerde yer alan fiillerin, öznesine göre çatı özelliğini 711

(etken-edilgen) yanlarına işaretleyelim.

Etken

1. Misafirlerimiz, oldukça uzun bir yoldan geliyorlar.

2. Mecbur kalmadıkça başkasından yardım istemezdi.

3. Çalışma sonrasında hep birlikte müze gezisine gidildi.

4. Ona güvenmesine rağmen bu sözlerine darıldı.

5. Dinlenmek için durulan yerde bir gece kalındı.

6. Yol kenarlarındaki lambalar birdenbire söndü.

7. Tartışmanın tam ortasında odanın kapısı açıldı.

8. Herkesin içinde gereksiz yere çocuğu azarladı.

Edilgen

etkinlik

Bir Cevap

Bir soru 1. Öfkeli adam birkaç dakika içinde sakinleştirildi. 2. Gelecek toplantının gündem maddeleri kararlaştırıldı. 3. Yolladığınız mektup birkaç gün gecikmeli de olsa elime geçti. 4. Sokağımıza yeni taşınan aile kısa sürede herkesle tanıştı. Bu cümlelerden hangilerinin yüklemi edilgen çatı özelliği göstermez? A) 1 ve 2

B) 1 ve 4

C) 2 ve 3

D) 3 ve 4

215

712


Öznesine Göre Çatıyla İlgili Bazı Ayrıntılar 713

“-ıl, -ın” eklerini alan fiiller her zaman edilgenleşmez. Bu fiiller bazen etken olabilir. “-ıl, -ın” eklerini alan etken fiillerin belirgin özelliği; öznenin işi kendi üzerinde, kendine dönük gerçekleştirmesidir. Kübra, arkadaşının düğünü için bir güzel süslendi. Kim süslendi? Kübra. (Kübra, kendini süslüyor.) Eylemi yapan da eylemden etkilenen de aynı kişidir. Cevap vermek için ileri atıldı. Kim ileri atıldı? O. (O, kendini ileri atıyor.) Kitabının tükendiğini öğrenen yazar, çok sevindi. Kim sevindi? Kitabının tükendiğini öğrenen yazar. (Sevme işini kendinde gerçekleştiriyor.)

O teklifi kabul etmediği için şimdi dövünüyor. Kim dövünüyor? O. (O, kendini dövüyor.)

Sorularda bu fiillerle edilgen fiillerin farkını görmemiz istenebilir. Böyle fiillere "dönüşlü fiil" denir. Ama sizin karşınıza bu adıyla çıkmaz. "-ıl, -ın" eki alan ve öznesi belli olan fiilleri etken kabul edip edilgenden farklı olduğunu bilmeniz istenir. ek bilgi

714

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerde çekimli fiilerin edilgen mi, etken mi olduklarını bulup "✓" ile işaretleyelim.

Etken

1. Canı sıkıldığında sahil boyunca gezinir.

2. Gruba alınmadığını öğrenen çocuk, bu işe çok bozuldu.

3. Aranan dosyayı bulmak için son olarak arşive bakılsın.

4. Padişahı birdenbire karşısında gören vezir, iki büklüm eğildi.

5. Çalışanlara, işleriyle ilgili çeşitli sorular sorulacakmış.

6. Kırılacak eşyalar daha güvenli yerlere konuldu.

7. Kağıtlar, tasarruf için bir yerde toplandı.

8. Kalın kıyafetler giyerek soğuktan korunabilirsin.

Edilgen

etkinlik

715

Bir soru Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemindeki fiil “-ıl, -ın” eklerinden birini aldığı hâlde edilgenleşmemiştir? A) Yemek için marketten alışveriş yapılacak. B) Cam eşyalar gazete kağıtlarına sarılacak. C) Dinleyiciler, yaşananlar karşısında geriliyor. D) Karşıdaki boş dükkân kırtasiye yapılmış.

Bir Cevap

216


FİİL ÇATISI

8. ünite

Etken çatılı fiiller, “-ış” ekini alarak fiilin birden çok özne tarafından “karşılıklı veya birlikte” yapıldığı anlamı kazanabilir. Buna “aynı işi yapmak” anlamında “işteşlik” denebilir. Bu fiiller de etken çatılıdır. Çünkü eylemin kim

716

tarafından yapıldığı bellidir. Gene Anadolu’mun insanları sessiz sessiz bekleşiyorlardı. Cümleyi inceleyelim: Yüklem, “bekleşiyorlardı”. Bu, çekimli bir fiil ve fiilden fiil yapım ekini (-ş) almış: bekle(mek) / bekleş(mek) Öznesi belli: Bekleşen kim? Anadolu’mun insanları. Bu cümlede fiilin beraberce (birlikte) gerçekleştiğini görüyoruz: Birlikte beklemek / bekleşmek. Demek ki fiilde bir iş ortaklığı var. İki boksör, tam on beş raund dövüştü. Burada da “-ş” yapım eki “döv(-mek)” fiiline gelmiş. Bu sefer, işin karşılıklı gerçekleştiğini görüyoruz: Karşılıklı dövmek / dövüşmek. ek bilgi

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerde yüklem hâlinde olan fiillerde; işin birlikte mi, karşılıklı mı

Birlikte

1. Ordu, yorgun olmasına rağmen birçok cephede

717

yapıldığını "✓" ile belirtelim.

Karşılıklı

aynı anda savaşıyordu.

2. Köpek havlamasını duyan çocuklar sağa sola kaçıştı.

3. Saz şairleri, düzenlenen gecelerde saatlerce atışırmış.

4. Uzun zamandır küs olduğum komşumla barıştık.

5. Büyükler sohbet ederken küçükler gülüşüyorlardı.

6. Bahçedeki ağaca konan kuşlar, neşeyle ötüşüyor.

7. Toplantıda, daha önce adını duyduğum bazı kişilerle tanıştım.

etkinlik

Bir soru Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiil “birlikte” gerçekleştirilmiştir? A) Yolda yürürken ilkokul öğretmenimle karşılaştık. B) İzleyiciler, komedyeni daha görür görmez gülüştüler. C) Bayramın bir güzelliği de küs olanların o gün barışmasıdır. D) Toplantı için büyük salonda buluşalım.

Bir Cevap

217

718


Nesnesine Göre Fiil Çatısı

1. Geçişli Fiil 719

Fiil, gerçekleşirken bir yardımcı varlığa (nesneye) ihtiyaç duyuyorsa, yani nesne alabiliyorsa geçişlidir. Bir fiilin geçişli olduğunu anlamak için önüne "onu" zamirini getirebiliriz. Anlamlı oluyorsa fiil geçişlidir. Makineyi çalıştırmak için düğmeyi çevirdi. Cümleyi inceleyelim: Yüklem “çevirdi”. Şimdi de bu fiilin nesne alabilip alamadığına bakalım: Neyi çevirdi? Düğmeyi (nesne). Demek ki “çevirmek” fiili, nesne alabiliyor. Sonra unutacağız. Bu cümlede açıkça bir nesne yer almıyor fakat nesneyi bulmak için soru sorduğumuzda yine de bir cevap alabiliyoruz. Yani bu fiilin önüne "onu" zamirini getirebiliyoruz. (Neyi unutacağız? Onu.) O hâlde, “unutmak” fiili de nesne alabildiği için geçişlidir.

2. Geçişsiz Fiil 720

Gerçekleşmesi için bir nesneye ihtiyaç duymayan fiillerdir. Dolayısıyla bu tür fiilerin başına “onu” zamiri gelmez. Bir sürü adam, başlarını kaldırmış, göğe bakıyordu. Neyi bakıyordu? – ... (cevap yok) Onu bakmak Oldu mu? Elbette hayır. Demek ki “bakmak” fiili geçişsiz çatılıdır. Benden ayrıldılar; gittiler, bir sokak köşesinde durdular. Neyi ayrıldılar? – ... (cevap yok) onu ayrıldılar. Neyi gittiler? – ... (cevap yok) onu gittiler. Neyi durdular? – ... (cevap yok) onu durdular.

resim

721

Etkinlik

Aşağıdaki fiiller geçişliyse yanına (+), geçişsizse (–) işareti koyalım.

aldık

(

) güzelleşmiş ( ) izleyin ( )

verelim

(

) uyandık ( ) düşecekti ( )

morarmış

(

) kaçıştılar ( ) dinlesen ( )

geldiler

(

) buluşacağız ( ) ağlıyor ( )

bulacağız

(

) doymuştum ( ) seçelim ( )

çözdüm

(

) gidecektik ( ) güldük ( )

atıverin

(

) kalmış ( ) yutuyor ( )

bakalım

(

) göreceğiz ( ) üşüdüm ( )

yazmalıyım

(

) koşarım ( ) dedi ( )

soruyordu

(

) kokuyor ( ) anladım ( ) etkinlik

218


8. ünite

FİİL ÇATISI Nesnesine Göre Çatıyla İlgili Bazı Ayrıntılar “-ır, -ıt, -dır” ekleri geçişlilik özelliğine sahiptir. Buna göre:

1. Bu ekleri alan geçişli fiiller yine geçişli olur, yani bunların geçişlilik derecesi artar. Bu fiillerin çoğu, işi başkasına

722

yaptırma anlamı taşır. Bir bardak sütü tek dikişte içti. (onu içti / geçişli) Anne, yavrusuna süt içirdi. (onu içirdi / geçişli) Eve dönüp dinlenmek istediğini söyledi.

(onu söyledi / geçişli)

İş yeri sahibi, misafiri için çay söyletti.

(onu söyletti / geçişli)

Soruların cevaplarını bir çırpıda bildi.

(onu bildi / geçişli)

Yeni iş kurallarını tüm çalışanlara bildirdi.

(onu bildirdi / geçişli)

Kendine yeni bir ayakkabı aldı. (onu aldı / geçişli) Bakkaldan ekmek aldırdı. (onu aldırdı / geçişli)

ek bilgi

2. Bu ekleri alan geçişsiz fiiller ise geçişliye dönüşür. Turnalar, bir düzen içinde uçuyordu. (onu uçuyordu / geçişsiz) Yeni uçurtmasını rüzgârlı bir günde uçurdu.

(onu uçurdu / geçişli)

Oynayıp yorulan çocuk, halının üzerinde uyudu.

(onu uyudu / geçişsiz)

723

Öyle yavaş konuşuyordu ki hepimizi uyuttu. (onu uyuttu / geçişli) Evde canı sıkılınca dışarı çıkıp biraz gezdi.

(onu gezdi / geçişsiz)

Çocukları giydirip bahçede gezdirdi.

(onu gezdirdi / geçişli)

Köpeği gören çocuklar oradan kaçtı. (onu kaçtı / geçişsiz) Trafikte zaman kaybettiği için treni kaçırdı.

(onu kaçırdı / geçişli)

3. Edilgen çatılı fiillerde nesne bulunmadığı için bu fiiller, “-ır, -ıt, -dır” nesnesine göre her zaman geçişsizdir.

Etkinlik

"Kız-, ara-, doy- ve oku-" fiillerini önce ilk hâlleriyle, sonra da “-ır, -ıt, -dır” eklerini getirerek birer cümle içinde kullanalım ve geçişli mi, geçişsiz mi olduklarını belirtelim.

1.

(

)

(

)

2.

(

)

(

)

3.

(

)

(

)

4.

(

)

(

)

219

724


725

Bir soru Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiile “-ıt” eki getirildiğinde, fiilin geçişlilik durumu değişir? A) Acı gerçeği sonunda açıkladı. B) Elindeki dosyayı bir bir inceledi. C) Ben de öğretmen olmayı istiyorum. D) Gözlerinden iki damla yaş aktı.

Bir Cevap

Etkinlik

726

727

Aşağıda verilen cümlelerdeki fiilleri; çatısı etken olanları edilgene, edilgen olanları etkene dönüştürelim ve cümleleri yeniden yazalım. (Cümlenin bazı sözcüklerini biraz değiştirmek gerekebilir.)

1. Görüşmede yazara özel hayatıyla ilgili soru sorulmayacak.

(

)

(

)

2. Çok uzun sürmesine rağmen yarışmayı sonuna kadar izledi.

(

)

(

)

3. İlk kez bir köye giden çocuk, büyük bir heyecanla ata bindi.

(

)

(

)

4. Tartışma çıkmaması için bazı gerçekler saklandı.

(

)

(

)

5. Şirketin on yıllık geleceği masaya yatırıldı.

(

)

(

)

Etkinlik

Aşağıda verilen cümlelerdeki fiillerin öznesine göre ve nesnesine göre çatı özelliklerini, belirtilen yere yazalım.

Öznesine Göre

1. Sabahın ilk ışıklarıyla horozların sesi duyuldu.

Nesnesine Göre

2. Geçen sene başına gelen olay hayatını değiştirmiş. 3. Tavan arasındaki eşyaları çıkaralım. 4. Yazarın son hikâyesinden çok etkilenmiş. 5. Ortak olma konusunda anlaşmaya varıldı. 6. Olayların üzerinden birkaç gün geçince toparlanır. 7. Yemeğin tadına bakılınca yüzler buruşturuldu. 8. On yıldır yaşadığı şehre iyice bağlandı.

etkinlik

220


Üniteye Bütüncül Bakış

728

731

Yaz Metindeki fiillerin çatı özelliklerini tablodaki uygun yere yazalım.

(I) Mono Gölü, ABD'nin Kaliforniya eyaletinde yer alır.

Özne-yüklem

Nesne-yüklem

(II) Bazik değeri ve tuz oranı çok yüksek olan göl, aynı

ilişkisine göre

ilişkisine göre

zamanda arsenik adı verilen zehirli bir madde içerir.

I.

(III) Ancak gölde yaşayan bir bakteri türü keşfedilmiş-

II.

tir. (IV) Ayrıca Mono Gölü'nde çok sayıda fitoplankton

III.

adı verilen mikroskobik bitki türleri yaşar.

IV:

Bul Metindeki geçişli ve geçişsiz fiilleri bulalım.

Arama motorunda, arama kutusuna yazdığımız sözcüklerin geçtiği sayfalar bir liste hâlinde karşımıza gelir. Arama motorları bu listelemeyi yapmak için özel yazılımlar kullanırlar. Kullanılan yazılımlar farklı olduğu için karşımıza çıkan listedeki sayfaların sıralaması de farklı olur. Sıralama sonucunda aradığımız sözcüklerle en ilgili sayfalarda en önce, yani en yukarıda ulaşırsak o arama motorunu başarılı olarak nitelendiririz.

Geçişli Fiiller

Geçişsiz Fiiller

221


Eşleştir Metinlerdeki altı çizili fiilleri yandaki çatı özellikleriyle eşleştirelim, ilgili kutucukları " ✔" işaretleyelim. etken 1. Aikidoya yeni başlayanlar beyaz renkte bol bir pantolon ve geniş kollu düğmesiz bir ceket giyerler. Ceketin önünü kapatmak için özel bir şekilde bağlanan, "obi" adı verilen kemer kullanılır. Bu

edilgen geçişli

temel giysiye "gi" denir. geçişsiz

etken 2. Kimi sukulentler çiçeklenmelerinin ardından meyve verir.

edilgen

Bazılarının meyveleri yenilebilir. Örneğin pitaya ya da ejder meyvesi adı verilen meyve, bir kaktüs türünün yenilebilir meyvesidir.

geçişli geçişsiz

etken 3. Çamur zıpzıplarının pek çok türü vardır. Bazı çamur zıpzıpları ya-

edilgen

şamlarının büyük bölümünü suyun dışında geçirir. Sırtlarında ve göğüslerinde yüzgeçler vardır. Göğüslerindeki yüzgeçleri kullanarak karada hareket edebilirler.

geçişli geçişsiz

etken 4. Arama motorlarında İnternet'teki sayfalarda yer alan bilgiler, ara-

edilgen

ma kutusuna yazılan sözcüklere göre aranır ve listelenir. Böylece ulaşılmak istenen bilgiye hızla ve kolayca ulaşılır.

geçişli geçişsiz

222


Konu Deḡerlendirme Testi - 1 1. (I) Birkaç arkadaş, sesli bir kitap hazırlamak istiyor-

732

5.

duk. (II) Bunun için çok güzel bir kitap bulundu.

Edilgen çatılı fiillerde, gerçek özne yani işini

(III) Büyüklerin de yardımıyla bir stüdyo ayarlandı.

yapan öge belli olmadığından nesne, özne

(IV) Özellikle görme engellilerin dinlemesi amaçlanı-

görevini üstlenir. "Bulaşıklar yıkandı." cümlesinde işi yapan belli olmadığı için "bulaşıklar"

yordu.

744

sözde öznedir.

Parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde özne bellidir? A) I.

B) II.

C) III.

D) IV.

Bu açıklamaya göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözde özne kullanılmıştır? A) Çiçekler, rüzgâr esince boynunu büktü. B) Masa, üstündeki bütün yüke rağmen sapasağ-

2.

lam duruyordu.

Öznesi belli olan fiiller etken öznesi belli

C) Ağaç, yıllarca meyve verdikten sonra ne yazık ki

olmayan fiiller edilgen çatılıdır. Edilgen çatılı

kesildi.

fiillerde işi yapar belli değildir.

D) Bilgisayar, elektrik kesildikten sonra kısa bir sü

Buna göre aşağıdakilerin hangisinde fiilin çatısı öz-

re daha çalıştı.

nesine göre diğerlerinden farklıdır? A) Köpeği görünce oradan kaçıldı. B) Toplantıdan sonra yemek salonuna geçildi. C) Hâkim masaya vurunca susuldu. D) Karnı doyan kedi, bir güzel gerindi.

6. “Bulun-” fiili, hangi cümlede etken çatılı olarak kullanılmıştır?

3. Aşağıdakilerin hangisinde fiilin çatısı öznesine göre

A) Kayıp eşya, bir otobüste bulundu.

diğerlerinden farklıdır?

B) Adam, bir iş için iki gün Ankara’da bulundu.

A) Şair, ellinci ölüm yıldönümünde çeşitli etkinlik-

C) Arkeolojik kazılarda yeni bir dinozor türü bu-

lerle anıldı.

lundu.

B) Evrakların eksik düzenlendiği son anda fark edil-

D) Bir bitkide, kanserli hücrelere karşı etkili bir

di.

madde bulundu.

C) Birkaç aydır görüşemeyen kardeşler, birbirine sevgiyle sarıldı. D) Satılan konaktaki antika eşyaların bir kısmı açık artırmayla satıldı.

7. “Katıl-” fiili, aşağıdakilerin hangisinde “Proje 4. Aşağıdakilerin hangisinde fiilin çatısı öznesine göre

ekibimize Hasan da katıldı.” cümlesindekiyle aynı

diğerlerinden farklıdır?

çatı özelliğindedir?

A) Otobüsün kalkış saati telefonla soruldu.

A) Çorbaya biraz fazla tuz katılmış.

B) Konuşulanları duyunca birden sinirlenmiş.

B) Çeliği elde etmek için demire karbon katılır.

C) Uzun süren çalışmalarda çok yoruldum.

C) Bence iyi bir ayran için yoğurda su az katılmalı.

D) Üşüdüğünü hissedersen battaniyeye sarılırsın.

D) Sunduğum öneriye evdeki herkes katıldı.

223


8.

11. “Açıl-” fiili, aşağıdaki cümlelerden hangisinin so-

I. Kasabalılar, buraya hizmet etmiş o kişiyi andı-

nuna geldiğinde edilgen olmaz?

lar.

II. Yeni öğretmenler, ülkenin dört bir yanına atan-

A) Yıllardır tavan arasında kilitli duran sandık so-

dılar.

nunda …

III. Personelden, sadece kendi işlerine odaklanma-

B) Morali bozuk olan arkadaşım, benimle konuş-

ları istendi.

tukça …

IV. Son günlerde arka bahçemize kargalar dadan-

C) İlçemize yeni yapılan hastane, büyük bir törenle

dı.

Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangilerinin

D) Durağa yanaşan otobüsün tüm kapıları …

yüklemi etken çatılı bir fiildir? A) I ve II.

B) I ve IV.

C) II ve III.

D) III ve IV.

12. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yükleminde çatı özelliği aranmaz? A) Evin etrafı sağlam bir duvarla çevrilmişti.

9. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi edilgen

B) İkisinin de dış dünya ile ilişkileri kopuktu.

çatılı bir fiildir?

C) Burada ihtiyar iki kardeş yaşıyordu.

A) Babam şaka yaparken öyle ciddidir ki dedikleri-

D) Duvarın ötesinde uzun kavaklar yükseliyordu.

ne hemen kanarım. B) Köyümüze gelen turist, ülkemizi bisikletle geziyormuş. C) Konferansta, projemde geldiğim yeri anlatacağım. D) Gözümüzün önündeki dosya hep yanlış yerlerde aranmış.

13. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemindeki fiil “-ıl, -ın” eklerinden birini aldığı hâlde edilgen değildir? A) Düzenlenen film festivaline on üç ülkeden yönetmen katıldı. B) Hava soğuk olunca dışarıda bekleyenler bina içine alındı.

10. “Arşivdeki gizli belgeler …” cümlesi aşağıdakiler-

C) Eşyalar otele bırakıldıktan sonra şehir merkezi

den hangisiyle tamamlanırsa gerçek öznesi bulun-

gezildi.

maz?

D) Kasabaya gelen sirk ekibi, büyük bir ilgiyle kar-

A) imha edildi.

B) yandı.

C) toz içinde kalmış.

D) çok değerliymiş.

şılandı.

224


Konu Deḡerlendirme Testi - 2 1. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi, etken

745

756

4. Aşağıdakilerden hangisinin yüklemindeki fiil, nes-

çatılı bir fiildir?

nesine göre farklı çatıdadır?

A) Olay yatıştıktan hemen sonra tutanak tutuldu.

A) Doğup büyüdüğü yöreleri özlemişti.

B) Yolculara uçağın iki saat geç hareket edeceği

B) Sınavda kimsenin beklemediği bir soru sordu.

söylendi.

C) Evin yakınlarında bir çanta buldu.

C) Dilekçesine bir cevap alabilmek için iki hafta

D) Gecikmeli de olsa toplantıya geldi.

bekledi. D) Kaybolan çocuk, karakola giderken bulundu.

2. Uzun bekleyişten sonra istediğini elde etti. Geçişli

Geçişsiz

5. (I) Geniş düzlüğe yayılan çam ağaçlarına hayran-

Yıllardan beri kö-

Biraz dinlendikten

lıkla bakıyorduk. (II) Birden havada karanlığı bir

yüme gitmiyorum.

sonra oradan ayrıldı.

ustura gibi yaran bir şimşek parladı. (III) Birkaç dakika içinde sağanak hâlinde yağmur başladı.

Etken ■

Edilgen s

Etken P

Edilgen ●

(IV) Alelacele bütün eşyaları toplayıp içeri aldık.

Bu metinde hangi cümle nesnesine göre ötekiler-

Yukarıdaki etkinlik nesne - yüklem ilişkisi ve öz-

den farklı bir çatı özelliği gösterir?

ne - yüklem ilişkisine göre doğru olarak tamamlan-

A) I.

B) II.

C) III.

D) IV.

dığında aşağıdakilerin hangisine ulaşılır? A) ■ B) s C) P D) ●

6. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemindeki fiilde “işin birden çok varlık tarafından gerçekleşti-

3. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi geçişli

ği” anlamı yoktur?

bir fiildir?

A) Kelebekler çiçekten çiçeğe uçuşuyor.

A) Sabahın ilk ışıklarıyla yola çıktı.

B) Artık tanımadığı bu insanlara da alışıyor.

B) İyice inceledikten sonra maketi yerine bıraktı.

C) Askerdeki kardeşimle sık sık görüşüyoruz.

C) Yarışma bir saat içinde sona erdi.

D) Pehlivanlar kispetleri giyip güreşiyorlar.

D) Gece geç yattığı için sabah uyanamadı.

225


7. Bir toplumun kültürü, sanat ürünlerine yansır.

Aşağıdakilerin hangisi, bu cümledeki fiilin çatı özelliklerini gösterir? Etken

Edilgen

Geçişli

Geçişsiz

3

A)

3 3

B)

3

C)

3 3

3

D)

8.

3

Çatı; özne ve fiilin, nesne ve fiilin girdiği durumlarda aldığı genel isimdir. İsim cümlelerinde çatı özelliği aranmaz.

Bu açıklamaya göre aşağıdaki cümlelerden hangisinin yükleminde çatı özelliği aranmaz? A) Gösteri için tiyatro sahnesini temizlediler. B) Dünyayı güzelleştirecek olan tek şey barıştır. C) Yola erken çıktığımız için köye de erken vardık. D) Yaşlı adam bize kırk yıllık pul koleksiyonunu gösterdi.

9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem geçişli

11. Toplantıdaki tartışmanın neden kaynaklandığını

çatılıdır?

bilmiyorum.

A) Geç uyandığım için kahvaltı yapamadan evden

Bu cümledeki fiilin nesnesine göre çatı özelliği aşağıdakilerden hangisiyle aynıdır?

çıktım. B) Bütün gün bilgisayar başında çalışmaktan göz-

A) Eğer çok gerginsem rahatlamak için ağlarım.

lerim yoruldu.

B) Arızalanan makineyi onarmak için üç saat uğ-

C) Annemi arayıp akşam yemeğine biraz gecikece-

raştık.

ğimi söyledim.

C) Eve dönerken on yıldır görmediğim arkadaşımla

D) Dört aydır üzerinde çalıştığım kitapta nihayet

karşılaştım.

sona yaklaştım.

D) Yazma alışkanlığını, gençliğimde günlük tutarak kazandım.

10. Aşağıdakilerin hangisinde yüklem geçişli olduğu

12. “İşimiz bittikten sonra ----- . ” cümlesinin sonuna

hâlde cümlede nesne bulunmamaktadır?

gelecek olan aşağıdaki fiillerden hangisi geçişlidir?

A) Havalar çok soğuduğu için babamın işleri biraz

A) ararım

B) dinlendik

C) geleceğim

D) uğrarım

durdu. B) Yoğun ısrarlarımız sonrasında nihayet söyledi. C) Konuşma bittikten sonra dinleyiciler sorularını yöneltti. D) Gerçeği ancak iş işten geçince anladı.

226


Merkezî Sınavda Çıkabilir

757

764

İlk dört soruyu aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

(I) İnsanlığın doğadan ilham alarak geliştirdiği teknolojiler hayatımıza girmeye devam ediyor. Son olarak köpek balığına benzeyen dalış makinesi icat edildi. Hem suyun altında hem de zıplayarak suyun üstünde gidebilen bu icat, görenleri şaşırtıyor. (II) Uzun yıllar süren mühendislik çalışmaları sonucu geliştirilen Seabreacher isimli icat, hızı, hareket kabiliyeti; yunus, köpek balığı ve katil balina gibi farklı tasarımları ile etkileyici bir dalış makinesi. Bu makine sayesinde yunus gibi suyun üzerinde zıplayabiliyor, köpek balıkları gibi su altında hızla hareket edebiliyorsunuz. (III) Dalış makinesi, gücünü ve hareket yeteneğini köpek balığı ve yunusların kuyruklarındaki eklemlere benzeyen bir sistemden alıyor. Bu sayede çok dalgalı havalarda bile dalgaları yararak yoluna devam edebiliyor. (IV) Kullanıcı, dalış makinesinin ön tarafındaki saydam kokpitten, bu maceranın her anını canlı bir şekilde görebiliyor. Ayrıca aracın üzerine takılı olan kameralar kokpitteki LCD ekranlara canlı video görüntüsü aktarıyor. Makinenin içinde GPS, navigasyon ve ses sistemleri de yer alıyor.

1. Bu metinde sözü edilen makineyle ilgili olarak,

I. Ne kadar zamanda geliştirildiği

II. Üzerinde kimlerin çalıştığı

III. Ne tür tasarımlarının olduğu

IV. Ne amaçla geliştirildiği

bilgilerinin hangisine ulaşılabilir? A) I.

B) II.

C) III.

3. Bu metinde anlatılanlara göre yeni icatla ilgili verilenlerden hangileri doğrudur? Kullanım alanı Dalış geniştir. makinesidir. A)

D) IV.

Kullanıcı sayısı birden fazladır. ✓

B)

C)

D)

Farklı şekillerde hareket edebilir.

✓ ✓ ✓

2. Bu metinde numaralanmış cümlelerle ilgili olarak 4. Bu metinde aşağıdakilerin hangisine örnek yoktur?

hangisi söylenemez? A) I. cümle temel ögelerle kurulmuştur.

A) Terim anlamlı sözcükler

B) II. cümlede çatı özelliği aranmaz.

B) Nesnel cümleler

C) III. cümlede yer tamlayıcı vurguludur.

C) Benzetme anlamlı cümleler

D) IV. cümlede isim fiil kullanılmıştır.

D) Öznel cümleler

227


5 ve 6. soruları aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

Aynı okulda okuyan Pınar, Remzi, Serkan, Tayfun Uğur ve Yasemin farklı saatlerde okuldan ayrılırlar. Bu öğrencilerin okuldan ayrılışlarıyla ilgili bilgiler şöyledir:

• Okuldan ilk çıkan Remzi’dir.

• Serkan Pınar’dan önce okuldan çıkmıştır ve aralarında bir kişi daha vardır.

• Son kişiden önce Uğur çıkmıştır.

• Tayfun çıktığında Pınar okulda değildir.

5. Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A) Pınar okuldan 4. olarak çıkmıştır. B) Serkan okulda 2. olarak çıkmıştır. C) Okuldan son çıkan Tayfun’dur. D) Serkan’dan hemen sonra Uğur okuldan çıkmıştır.

6. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A) Yasemin, Serkan'dan önce okuldan ayrılmıştır. B) Remzi’yle Pınar arasında okuldan çıkan 2 kişi vardır. C) Uğur, Pınar’dan hemen sonra okuldan ayrılmıştır. D) Serkan’la Pınar’ın aralarında okuldan çıkan kişi Yasemin'dir. 7 ve 8. soruları aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

(I) Kuklalar deriden yapılır. (II) Önce deri bazı kimyasal işlemlerden geçirilerek şeffaflaştırılır. (III) Bu deriyle şekil çizilir ve kesilir. (IV) Şekil, doğal boyalarla uygun renklerde boyanır. (V) Oynatılacağı zaman arkasına çubuk takıp oynatırlar.

7. Aşağıdaki tabloda ilk dört cümlenin çatı özelliği hangisinde doğru gösterilmiştir? Etken A)

Edilgen

3

Geçişsiz

3

B)

3

C)

3

D)

Geçişli

3 3

3

3

8. V. cümlenin çatı özelliği için aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A) Gerçek özne vardır. B) Geçişli bir fiildir. C) İşi yapan belli değildir. D) Geçişli olduğu hâlde cümlede nesne kullanılmamıştır.

228


765

9. ÜNİTE

CÜMLE TÜRLERİ 1. Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme ........................................................... 230 2. Anlamına Göre Cümleler ................................................................................... 233 3. Yükleminin Türüne Göre Cümleler ................................................................... 236 4. Yükleminin Yerine Göre Cümleler .................................................................... 237 5. Yapısına Göre Cümleler ..................................................................................... 238 Üniteye Bütüncül Bakış ............................................................................... 243

Konu Değerlendirme Testi-1 ...................................................................... 245

Konu Değerlendirme Testi-2 ...................................................................... 247

Merkezî Sınavda Çıkabilir ........................................................................... 249

229


766

Okuduḡunu Anlama ve Deḡerlendirme SARI SICAK

Çocuk: ‘’Anam,’’ dedi, ‘’anam, yarın sabah gün ışımadan uyandır beni.’’ ‘’Gene uyanmazsan?’’ ‘’Uyanmazsam iğne sok etime. Saçlarımı çek. Döv beni.’’ Soluk yüzlü, ince kadının kara gözleri sevinçli bir ışıltı içinde kaldı. ‘’Ya gene uyanmazsan?’’ ‘’Öldür beni.’’ Kadın var gücüyle çocuğu kucağına alıp bağrına bastı. ‘’Canım!’’ dedi. ‘’Uyanmazsam…’’ Çocuk düşündü. Birden ‘’Ağzıma biber koy.’’ dedi. Anası tekrar, aynı şefkatli gözleri yaşararak onu bağrına basıp öptü. Çocuk boyuna tekrar ediyor: ‘’Bak uyanmazsam ağzıma biber koy ha!..’’ Ana ‘’Can!’’ diyor. ‘’Biber çok acı olsun.’’

767

Şımarıyor, tepiniyor, ara vermeden boyuna haykırıyor: ‘’Acı biber, kırmızı biber… Bir yaksın ki ağzımı… Bir yaksın ki… Hemencecik… Hemencecik uyanayım.’’ (…) Ana hışımla, ‘’uyandırmam’’ dedi. ‘’Uyandırmam. Acımızdan öleceksek de ölelim. Bir çocuğun çalışmasından ne olur?’’ Gözleri incecik kolda. Şimdiye kadar, çocuğun bunca zayıf olduğunun farkına neden varmadığına şaşıp kalıyor. ‘’Acımızdan öleceksek de ölelim.’’ Uzun, örgülü saçını ağzına alıp hırsla çiğnedi. Aşağıdan kocası bağırdı: ‘’Gene uyanmadı mı?’’ Kadın, okşar, yalvarır bir sesle: ‘’Ne istersin çocuktan?’’ dedi. ‘’Daha parmak kadar. Kemikleri kırılacak, öyle ince işte…’’ Koca huysuzlandı: ‘’Bugün mutlaka uyanmalı. Uyanmalı diyorum, sana! Çalışsın, alışmasın tembel. Çocuklukta pişmeli.’’

768

(…) Tarlaya geldiler. Daha gün doğmamış… Orak makinesinin düzgün sıraladığı desteler çiğli… Ot ve ıslak ekin kokusu… Kızağa atı koşup desteleri yükleme başladılar. Kızakta çift yerine tek at koşumu… Atın başını Osman çekiyor, kızak dolar dolmaz, kuş gibi, harmana götürüp getiriyor… Kızağa yükleyenler, arada Osman’a takılıyorlar: ‘’Nasıl, Osman?’’ ‘’Yaşa, Osman!’’ Osman seviniyor… Derken kıpkırmızı bir ateş yuvarlağı hâlinde güneş, karşı dağların ardından çıktı. Ekin saplarından, destelerden usul usul, incecik, gözle görülür görülmez bir buğu yükseliyor. Gökte parça parça ak bulutlar dönüyor. Osman, harmanla desteciler arasında mekik dokuyor. Osman canlı, dipdiri. Zeynep, ikide bir ‘’Ha Osman'ım! Aslan Osman'ım!’’ diye, Osman’ı okşuyor. 230


CÜMLE TÜRLERİ

9. ÜNİTE

Gün, tepeye doğru ağarmaya başladı… Ortalık ışığa boğulmuş. Topraktaki ekin saplarına, destelere vuran

769

gün şavkıyor. Işıltılar iplik iplik sönüyor. Binlerce, yüz binlerce, birbirine dolanmış ışık ipliği uçuşuyor. Destecilerin yüzleri toza bulanmış, yüzlerden oluk oluk ter süzülüyor. Dört bucağa ateş düşmüş yanıyor. (…) Zeynep, deste yüklerken Osman’a dönüp baktı. Baktı ki Osman’ın bacakları zangır zangır titriyor. ‘’Osman’’ dedi. ‘’Osman… Osman'ım, böyle yaya gidip gelme! Seni atın üstüne bindireyim.’’ Kaldırdı, atın üstüne koydu. Osman atı sürdü. Daha bacaklarının titremesi durmamıştı. At üstünde geldi gitti. Zeynep uzaklarda, deste yapıyordu. Attan atlayıp Zeynep’e doğru yürüdü. Zeynep: ‘’Neden atı bıraktın Osman? Ya kaçarsa?’’ Osman yanına yaklaşıp elini tuttu: ‘’Bak,’’ dedi, ‘’Zeynep teyze, ben büyürsem var ya, sana, altın küpe alacağım.’’ Koşa koşa atın başına döndü. (…) Bütün aile toplanmış, dışarıda, kapının önünde yemek yiyor. Ötede araba, arabaya bağlı atlar… Atlar, başlarını taze ota sokmuş hışırtıyla sanki otu sömürüyorlar. Ortalığı taze bir ot kokusu almış…

770

Karanlık perde perde iniyor. Atların az ileride de Osman, tarladan geldiğinden beri, dikilmiş duruyor. Sabırsız, gözü yemek yiyenlerde. Yemek yiyenler Osman’ın farkında değiller. Osman bekliyor. En sonunda sabrı tükenip öksürüyor. Osman dört dönüyor. Yerden bir çubuk alıp gürültüyle kırıyor. Yemek yiyenler oralı değil. Sonra Osman kırdığı çubukla tozlara daireler, çizgiler çiziyor. Çubuğu bütün gücüyle toprağa sürtüyor. Çubuğun toprağa sürtülmesinden çıkan sesler… Osman muradına eremiyor. Yemek yiyenler konuşup gülüşüyorlar. Osman sinirleniyor. Habire çubuğu toprağa sürtüyor. Yaptığı çizgileri ayaklarıyla geri kapatıyor. Çubuğun ucu toprakta… Osman, koşa koşa çubuğun etrafında dönüyor. Sonra yemek yiyenleri unutup kendisini tamamen oyununa kaptırıyor… Çiziyor, çiziyor, kapatıyor. Birden bir ses… Çubuk elinden düştü. Donakaldı. Bırakıp kaçacak, kaçamıyor. Mustafa Ağa’nın karısı hayretle: ‘’Aman!’’ dedi, ‘’Osman! Osman bu… Gel Osman!’’ Osman yerinden kımıldamıyor. ‘’Gel Osman'ım, otur da yemek ye!’’

771

Osman aldırmıyor; susuyor. ‘’Seni anan mı gönderdi?’’ Osman’ın başı yerde. Kaldırmıyor. ‘’Sen tarladan gelince eve gitmedin mi yoksa deli oğlan? Anan şimdi seni arar, merak eder…’’ Kocasına eğilip bir şeyler söyledi. Sofradakiler gülüştü. Osman’ın içinden boyuna kaçmak geçiyor. Geçiyor ya, yerine mıhlanmış gibi. Mustafa Ağa: ‘’Bakın hele şu bana, Osman’ın hakkını vermeyi unutmuşum…’’ dedi, kesesini çıkarıp Osman’a bir yirmi beşlik uzattı. Osman kaşla göz arasında parayı kaptı. Bir: ‘’Alloooş…’’ çekip fırladı. Koşa koşa eve gelip soluk soluğa anasının boynuna atıldı. Yaşar Kemal (Sarı Sıcak) 231


Etkinlik

772

Aşağıdaki cümlelerde altılı çizili sözcüklerin sözlükteki anlamlarını bulalım.

Anası tekrar, aynı şefkatli gözleri yaşararak, onu bağrına basıp öptü. Sözlükteki Anlam: Çalışsın, alışmasın tembel. Çocuklukta pişmeli. Sözlükteki Anlam: Kızakta çift yerine tek at koşumu… Sözlükteki Anlam: Gün tepeye doğru yekindi. Sözlükteki Anlam: Atlar, başlarını taze ota sokmuş hışırtıyla sanki otu sömürüyorlar. Sözlükteki Anlam:

Etkinlik

773

Aşağıdaki soruları metne göre yanıtlayınız.

1. Osman niçin erkenden uyanmak istiyor? 2. Osman en son annesinin nasıl uyandırmasına karar veriyor? 3. Osman, Zeynep teyzenin yardımına karşılık ne sözü veriyor? 4. Osman yemek yiyenlerin kendisini fark etmesini niçin istiyor? 5. Osman’ı kim fark ediyor?

774

Etkinlik

Metinde geçen aşağıdaki sözcüklerin eş anlamlılarını karşılarına yazalım.

1. şefkat :

2. tembel :

3. murat :

232


Anlamlarına Göre Cümleler

1. Olumlu Cümle Bir işin gerçekleştiğini veya bir durumun mevcut (var) olduğunu belirten cümlelere "olumlu cümle" denir.

775

Tuhaf bir sesle güldü. Bu cümlede “gülme” işinden söz ediliyor ve cümleden bu işin gerçekleştiğini, yani birinin güldüğünü anlıyoruz. Elinde küçük bir çanta vardı. Bu cümlede de bir durumdan söz ediliyor ve o durumun mevcut olduğunu, yani çantanın var olduğunu anlıyoruz. Düşünüp taşınıp bu evi almaktan vazgeçtik. Bu sokak ne kadar gürültülüymüş! Özlemiştim. Ses, içimde bir şey yırttı; gözlerim ıslanıyordu.

ek bilgi

2. Olumsuz Cümle Bir işin gerçekleşmediğini veya bir durumun mevcut (var) olmadığını belirten cümlelere olumsuz cümle denir. Almanya’ya gittiğinden beri ondan haber alamadık.

776

Bu cümlede “haber alabilmek” işinin gerçekleşmediği anlatılıyor. Bu saate göre sokak şaşırtıcı biçimde sessizdi. Bu cümlede sokakta “sesin” mevcut olmadığını anlıyoruz. Cümledeki olumsuz anlam, "–me (–ma), –mez (–maz), –sız (–siz), değil, yok, ne...ne" ek ve sözcükleriyle katılır. Sabah otobüsü kaçırdım, neyse ki işe geç kalmadım.

olumlu

olumsuz

Elimizdeki belgeler geçersizmiş, yenilerini çıkartmamız gerekiyormuş.

olumsuz

olumlu

ek bilgi

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kişi, kip, olumluluk, olumsuzluk unsurlarıyla tamamlayalım ve anlamca durumunu belirtelim.

1. Aldığım kitaplık sandığım kadar sağlam

(

)

2. Sokak o kadar temizdi ki yerde bir tane bile çöp

(

)

3. İşler düşündüğü gibi git

(

)

4. Burada senin gibi çalışkan birine her zaman ihtiyaç

(

)

5. İlerlediğimiz yol hem çok karanlık hem de

(

)

6. İnsanlarla konuşurken sesini hiç

(

)

7. Ona bu şekilde çıkışman hiç doğru bir davranış

(

)

8. Üstündekilerden başka giyecek bir şeyi

(

)

9. Israr etmeme rağmen düşüncelerini

(

)

10. Daima yoksulun, ihtiyacı olanın, sıkıntıya düşenin yardımına

(

) etkinlik soru

233

777


Bir Cümlede Biçimce ve Anlamca Olumluluk / Olumsuzluk 778

Olumluluk / olumsuzluk anlamı bazen vurguyla ifade edilebilir. Cümlede olumsuzluk belirten ek veya sözcüklerin bulunup bulunmayışı biçimce değerlendirilir. Eğer vurguyla farklı bir anlam verilmek istenmişse biçimce ve anlamca farklı bir durum ortaya çıkmış demektir.  Biçimce olumlu, anlamca olumsuz cümleler: Hiç seni üzer miyim! (Seni hiç üzmem.)

Ona bunu nasıl söylerim! (Söyleyemem.)

Cümlelerin yüklemlerinde olumsuzluk unsuru yok (biçimce olumlu) ama anlamlarına baktığımızda, işin gerçekleşmediğini veya durumun mevcut olmadığını görüyoruz (anlamca olumsuz).  Biçimce olumsuz, anlamca olumlu cümleler: Bilmez miyim! (Elbette bilirim.) Bu cümlede ise olumsuzluk unsuru kullanılmasına (biçimce olumsuz) rağmen için gerçekleştiğini (anlamca olumlu) anlıyoruz. Çoğunlukla cümlenin yargısında iki tane olumsuzluk unsuru birden kullanarak anlamı olumluya çevirebiliriz: Bu konuyu bilmiyor değilim. (Biliyorum.) / O, vicdansız değil. (Vicdanlı.) Ben de gitmeyi istemedim değil aslında. (İstedim.)

779

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerin biçimce ve anlamca (olumluluk / olumsuzluk) özelliklerini yanlarına yazalım.

Biçimce

1. Bu sözlerimle onu yüceltiyor değilim.

2. Söylediklerini eksiksiz yerine getiriyorum.

3. Sen söylersin de ben yapmaz mıyım?

4. Yaptığımız iş bizi ne yordu ne de sıktı.

5. Akşama kadar hem gezdik hem eğlendik.

6. Benim senden başka kimim var ki?

7. Biz ne kadar anlatsak da, o yine kabul etmez.

8. İşlerin bu hâle gelmesinden sen sorumlusun.

9. Onunla sen konuşursan belki ikna olur.

10. Bu sessizliğinin nedenini bilmiyorum sanma.

780

Bir soru Aşağıdaki cümlelerin hangisi anlamca olumludur? A) Sizlerle bir daha konuşmayacağım. B) Eski defterleri yeniden açmaya gerek yok. C) Söylediklerinde haklılık payı yok diyemem. D) Kitabı henüz okumuş değilim.

Bir Cevap

234

Anlamca


CÜMLE TÜRLERİ

9. ÜNİTE

3. Soru Cümlesi Soru sözcükleriyle veya mi soru ekiyle yapılan ve bir konuda cevap almak için yönelttiğimiz sorulardan oluşan cümlelere soru cümlesi denir.

781

– Adın ne? – Kemal. – Kemal, ayakkabıların var mı? Karşımızdakinden cevap almak için değil, anlatımı güçlendirmek için sorulan edatlar da vardır. Cevap bekleyen soru cümlelerine "sözde soru cümleleri" denir. Nasıl gelmem? (Elbette gelirim. / kesinlik) Lütfen buraya gelir misiniz? (rica) Seni sevmez olur muyum? (sözde soru) Bazen cümle içinde cevabını kendimizin verdiği soru kalıpları vardır; bunlar soru cümlesi değildir: Oda bu hâle nasıl gelmiş, anlamadım. (Odanın bu hâle nasıl geldiğini anlamadım.) etkinlik

resim

4. Ünlem Cümlesi Heyecanlarımızı, korkularımızı, ani tepkilerimizi belirttiğimiz, duygu bakımından çok güçlü cümlelere ünlem cümlesi denir.

782

Eyvah, yemeğin altını kapatmadım! Çabuk buraya gelin! Aman Allah'ım, bu ne güzellik! Bu cümlelerde sırasıyla "telaş, kızgınlık ve beğeni" duyguları vurgulu, etkili bir biçimde anlatılmış. Kimse konuşmasın artık! Sizi yaramazlar sizi! Şu yemeklerin görüntüsüne bir bakın! Ayy, parmağımı kestim!

soru

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerin özelliklerini, uygun kutuya "3" işareti koyarak belirtelim ve cümlelerin sonuna gerekli noktalama işaretlerini koyalım.

Soru Cümlesi

1. Sizi hiç kırar mıyım

2. Nasıl böyle duyarsız konuşabilirsin

3. Buraya ne zaman gelecekler, bilmiyorum

4. İlk konuşmayı hanginiz yapacak

5. Proje, zamanında tamamlanır mı, bilinmez

6. Çıkarken kapıyı kapatır mısınız

7. Sen de bizimle gelecek misin

8. Kurs ne zaman bitecek

9. Bunları masama kim, neden bırakmış, anlamadım

235

Soru Cümlesi Değil

783


Yükleminin Türüne Göre Cümleler

1. Fiil Cümlesi 784

Yüklemi fiil olan cümlelere fiil cümlesi denir. Ne giyeceğine bir türlü karar veremedi.

2. İsim (Ad) Cümlesi Yüklemi isim veya isim soylu sözcükler olan cümlelere isim cümlesi denir. İşi bırakmak benim için zor bir karardı. Bu iki cümlenin yüklemleri, türlerine göre birbirinden farklıdır. İlk cümlenin yüklemi birleşik fiil, ikincininki ise bir sıfat tamlamasıdır. Önümüzde sıradağlar uzanıyordu.

(fiil cümlesi)

Elbisenin boyu uzundu.

(isim cümlesi)

Bu, işimizin yavaşlamasına neden oluyor. (fiil cümlesi) Ablam, bu konuda çok yeteneklidir.

(isim cümlesi) etkinlik ek bilgi

785

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerden isim cümlesi olanları (İ), fiil cümlesi olanları (F) olarak belirtelim.

a. ( )

Size yardımcı olabilmem için artık çok geç.

b. (

) Biraz gecikerek de olsa iş yerine vardı.

c. (

) Çok bağırdığından olsa gerek, sesi kısıldı.

ç. (

) Artık kitaplardan öğrendiklerini uygula biraz.

d. (

) Fırsat bulduğu her an bir şeyler yazardı.

e ( )

Zayıf bir çocuktu yanıma gelip benden yardım isteyen.

f. (

) Dediklerine bakılırsa yarın sabah burada olacaklar.

g. (

) Eskiden de olayları bu kadar sabırla karşılar mıydın?

etkinlik

786

Bir Cevap

Bir soru 1. Tek istediğim biraz uyumak. 2. Böyle kararsız davranman doğru değil. 3. İşe yaramayanları dikkatle ayır. 4. Çocukların ayakkabıları iyice eskimiş. Yukarıdaki cümlelerin hangileri isim cümlesidir? A) 1 ve 2

B) 1 ve 4

C) 2 ve 3

D) 3 ve 4

236


Yükleminin Yerine Göre Cümleler

1. Kurallı (Düz) Cümle Yüklemi sonda olan cümleye kurallı (düz) cümle denir.

787

Kasabada karanlık bir gece daha başlıyordu. Kapının önüne gelmiştik . Bu malzeme, o kadar gerekli değildi.

2. Devrik Cümle Yüklemi ortada veya başta olan cümleye kuralsız (devrik) cümle adı verilir. İyi çocuktur bizim Ali. Bizimle gelmedi tüm ısrarlarımıza rağmen. Sana seslenen bendim dün akşam.

3. Eksiltili Cümle Yüklemi olmayan cümlelerdir. Baharda kazlar, ağaçlar, çiçekler... etkinlik

Etkinlik

Aşağıdaki devrik cümleleri, kurallı cümlelere dönüştürelim.

788

1. Hiç kimseyi bilerek üzmemiştir hayatı boyunca.

2. Onlarca metre yükseklikteydi kalenin duvarları.

3. Büyük bir heyecanla kendimiz boyadık evi baştan sona.

4. Ne sevincini saklardı ne de üzüntüsünü.

5. Nedense onun parmağı var her işte.

soru

Bir soru

789

Aşağıdakilerden hangisi kurallı bir isim cümlesidir? A) İşlerin bu noktaya gelmesinde senin suçun yok. B) İstemediği sözler işitmekten kimse hoşlanmaz. C) Aslında hiç de tehlikeli değildir bu yol. D) Kimseye danışmadı böylesine önemli bir kararı alırken.

Bir Cevap

237


Yapısına Göre Cümleler

Bir cümlenin yapısı, o cümlede iş veya durum (yani yargı) bildiren sözcüklerin sayısına ve özelliklerine göre değişir. 790

Cümlelerde yargı genellikle yüklemdedir. Fakat bazen, yüklem olmayan sözler de (fiilimsiler gibi) bir işi anlattığı için yargı bildirebilir. Komşularımla çok iyi anlaşıyorum. Size uğramak için vaktim yoktu. Hemen hazırlan, yetişmeliyiz. İlkinde bir tane yüklem var ve yargı yalnızca bu yüklemde bulunuyor. İkincide ise yüklemin dışında bir fiilimsi var ve yargı hem yüklemde hem de bu fiilimside bulunuyor. Üçüncüde ise birden fazla yüklem var. İşte bu şekilde, cümlede bulunan yargının sayısına ve özelliğine göre, cümleler farklı yapı özellikleri gösterir.

1. Tek Yargılı Cümle (Basit Cümle) 791

Tek yüklemi olan ve yüklemden başka yargı taşıyan (fiilimsi vb.) başka bir ifade bulunmayan cümlelere tek yargılı cümle adı verilir. Toplantıyı iki saat erteledik. Çok komik bir filmmiş. Sağlığına zarar verir böyle gıdalar. Her cümlede isim veya fiil, yalnız bir yüklem var. Dolayısıyla tek yargı taşıyor bu cümleler. Ayrıca bu cümlelerde yüklemin dışında yargı özelliği taşıyabilecek (fiilimsi vb.) başka bir ifade de kullanılmamış. Hepsi tek yargılı cümledir. Kültür, dildeki değişimlerden etkilenir. Bu, çok kolay bir konuymuş. Gün, umutla yeniden doğar.

792

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerden tek yargılı olanları "3" ile işaretleyelim.

1. Bu davranışımı yadırgadığını biliyorum ama beni anlamaya çalış. 2. Eski günleri hatırladım fotoğraflara bakarken. 3. Sağlık sorunlarımı ailemin desteği ile çözdüm kısa sürede. 4. İnsanın gerçekleri kabul etmesi zordur. 5. Herkesin kendi fikrini söyleme hakkı vardır. 6. Sanatçıların topluma örnek olması gerekir. 7. Bu alanda, henüz hepimiz çok yeniyiz. 8. Yolun başındaki iki katlı eve birileri taşınmış. 9. Ürünümüzü beğenmediğiniz takdirde iade edebilirsiniz. 10. Resim yapmaya başladığımda iki yaşındaymışım. 238

soru


9. ÜNİTE

CÜMLE TÜRLERİ 2. Fiilimsili Cümle (Birleşik Cümle)

Bir yüklemi olan fakat yüklem dışında da yargı taşıyan cümlelere fiilimsili cümle denir. Fiilimsili cümlelerde yüklemdeki yargı temel cümle, yüklemin dışındaki yargılar ise yan cümlecik olarak isimlendirilir. Böyle düşünmeden karar vermemelisin.

793

Heyecana kapılıp da söyleyeceklerini unutma.

Örnek cümlelerin birer yüklemi (kırmızı renktekiler) olduğunu fakat yüklemin dışında, yine yargı bildiren fiilimsiler (mor renktekiler) bulunduğunu görüyoruz. Ne kadar sevindiğini gözlerinden anladım. İşten çıkınca markete uğramayı unutma. yan cümlecik

temel cümle

yan cümlecik

yan cümlecik temel cümle

Sütünü içmeden uyumuşsun dün gece. yan cümlecik temel cümle Her fiilimsi bir yan cümlecik olduğundan cümlede kaç fiilimsi varsa o kadar yan cümlecik vardır. Fiilimsili birleşik cümlelere girişik birleşik cümleler de denir. Yan cümleciğin görevi sorulduğunda, cümlenin ögelerinde olduğu gibi hangi öge olduğu bulunmalıdır. Onu görünce / çok sevindi. (Yan cümlecik, zarf tümleci görevinde kullanılmış.)

soru

ek bilgi

Birleşik cümlelerin fiilimsili dışında çeşitleri de vardır. Bunlar ismen sorulmasa da birleşik olduğunu görmeniz istenebilir.

794

Duydum ki beni aramışsın. (Ki'li birleşik cümle) Gelirsen bana haber ver. (Şartlı birleşik cümle) Seni anlıyorum, dedi. (İç içe birleşik cümle)

etkinlik

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerin yapıca tek yargılı mı, fiilimsili mi olduğunu bularak ilgili kutuyu işaretleyelim.

Tek Yargılı

1. Bu önemli olayı bir de senden dinleyelim.

2. Çocukluk arkadaşlarımla hâlâ ara sıra görüşürüz.

3. Bir konuda herkesi ikna etmemiz elbette mümkün değil.

4. Şimdi bu kadar yolu boşuna mı geldik biz?

5. Masanın üstünde duran kitaplar kimindir acaba?

6. Kitabı bitirdiğimizde etkisinden bir süre kurtulamadım.

7. Düzenli ve planlı olması, çalışma hayatında işine çok yarıyordu.

8. Cebindeki tüm parayı, ihtiyaç sahibi o adama verdi.

9. Sıkıntılı ve engellerle dolu durumlarda bile umudunu yitirmez.

239

Fiilimsili

795


3. Birden Çok Yüklemli Cümle (Sıralı Cümle) 796

Birden fazla yüklemi olan, yüklemleri birbirinden virgül veya noktalı virgülle ayrılan cümlelere birden çok yüklemli cümle denir. Bekle, biraz konuşalım.

Gece çok kar yağdı; okullar tatil edilebilir.

Herkes konuşuyor, dertlerini dinliyor, çözüm üretiyordu.

Güya işleri erken bitirecek, sahilde gezecektik.

Akşam buluşur, konuyu ayrıntılı konuşuruz. Sıralı cümlelerde öge ortaklığı bulunabilir: Temizleyen kim?

O

Evi temizledi, yemekleri yaptı, sofrayı hazırladı.

Yapan kim?

O

Hazırlayan kim?

O

Kitabı çok beğendim, size de tavsiye ederim. Beğenen kim?

Ben

Neyi beğendim

Kitabı

Tavsiye eden kim? Neyi tavsiye ederim?

Yandaki cümlede ise hiçbir öge ortak değildir:

Ben Kitabı

(ortak özne) (ortak nesne)

Çocuklar çok eğlendi, (biz) buraya yine gelelim. özne

zarf yüklem tümleci

özne yer zarf yüklem tamlayıcısı tümleci ek bilgi

etkinlik

4. Bağlacı Olan (Bağlı) Cümle 797

Birden fazla yüklemi olan, bağlaçlarla birbirine bağlanan cümlelere "bağlacı olan cümle" denir. Bağlı cümlenin sıralı cümleden tek farkı, virgül veya noktalı virgül yerine bağlacın kullanılmasıdır. Yanımıza geldi ve bir şeyler sordu. Çok yorulduk çünkü çok çalıştık. İçinde bağlaç olan her cümle bağlı cümle değildir. Bir cümlenin bağlı cümle olabilmesi için birden fazla yüklemin bağlaçlarla birbirine bağlanması gerekir. Örneğin: Bugün ve yarın yoğun kar yağışı bekleniyor. Cümlesinde "ve" bağlacı iki sözcüğü birbirine bağlamıştır. Cümlenin tek yüklemi olduğu için cümle bağlı cümle değildir. Seni tanıyorum ama ismini hatırlamıyorum. Erken gel de beraber çay içelim. Yukarıdaki cümlelerde "ama", "de" bağlaçları birden fazla cümleyi bağladığı için her ikisi de bağlı cümledir.

etkinlik

798

Etkinlik

Aşağıda yazılan sıralı cümlelerin başına (S), bağlı cümlelerin başına (B) harfi getirelim.

1. (

) Hem ödevlerini yapmıyor hem de sesli müzik dinliyor.

2. ( ) Oldukça iyiymiş, bundan bir tane almak lazım. 3. ( ) Bizimle konuşmazdı önceleri, sonra yakın arkadaşımız oldu. 4. (

) Çizmelerini giydi de dışarı çıktı.

5. (

) Ne geldi ne haber gönderdi.

6. ( ) Konuşma iyice uzamıştı, açıkçası çok sıkılmıştım. 7. (

) Ya sinemaya gidelim ya evde film izleyelim.

8. ( ) Kabul etmek istemedi, uzun süre ısrar ettik. 9. ( ) Böyle surat asma, yakında her şey düzelecek. 10. (

) İster kitap oku ister ders çalış.

240

soru

etkinlik


241

Bu Konudaki NotlarÄąm


Bu Konudaki NotlarÄąm School Subjects

242


Üniteye Bütüncül Bakış

799

Yaz Aşağıdaki cümleler isim cümlesiyse önüne (

), fiil cümlesiyse (

a. (

) Size yardımcı olabilmem için artık çok geç.

b. (

) Biraz gecikerek de olsa iş yerine kavuşmak vardı.

c. (

) Çok bağırdığından olsa gerek, sesi kısıldı.

d. (

) Artık kitaplardan öğrendiklerini uygula biraz.

) yazalım.

Bul Aşağıdaki cümlelerin yüklem ve fiilimsilerinin altını çizelim. Tek yargılı cümle olanı bulup numarasını yuvarlak içine alalım. 1. Bu davranışımı yadırgadığını biliyorum ama beni anlamaya çalış. 2. Eski günleri hatırladım fotoğraflara bakarken. 3. Sağlık sorunlarımı ailemin desteği ile çözdüm kısa sürede. 4. İnsanın gerçekleri kabul etmesi zordur. 5. Herkesin kendi fikrini söyleme hakkı vardır.

Eşleştir Aşağıdaki cümlelerin yüklemlerinin türlerini işaretleyelim. Fiil

1. Bu kente on yıl sonra gelmek beni çok duygulandırdı.

2. Henüz hiçbir yararını görmedim yaptığım şu işin.

3. Kitabımın arasına bir gül yaprağı koydum kurusun diye.

4. Sınıflar arasında yapacağınız satranç turnuvası ne zamandı?

5. Üst raftaki kitaplar ablamın, alt raftakilerse benimdi.

243

İsim

803


Aşağıdaki örnekleri inceleyelim. Renkli gösterilmiş yüklemlerin cümledeki yerine dikkat etmeyi unutmayalım. Kurallı 1. Hiçbir şey söylemeden çıkıp gitti odadan. 2. Bütün gün onun gelmesini bekledik durduk. 3. Hasan, insanlarla kolay diyalog kurabilen bir çocuktu. 4. Bizi kızdıran, onun yerli yersiz konuşmalarıydı. 5. Belki de bir hataydı onunla bu konuları tartışmak. 6. Bütün ısrarlarımıza rağmen kabul etmedi teklifimizi. 7. Her gün, bir öncekinden farklı işler yapmak istiyorduk. 8. Elimde olmadan bazı yanlış sözler söylemiştim. 9. Bizi beklemeden gitmiş arkadaşlarımızdan biri. 10. Ağzını bıçak açmadı bugün Ahmet'in. 11. Kendimi rahat hissetiğimi söyleyemem. 12. Bunca yükün altından kalkamayacağın açık.

244

Devrik


Konu Deḡerlendirme Testi - 1 1. Aşağıdaki cümlelerden hangisi anlamca olumlu-

804

815

4. Aşağıdakilerden hangisi olumsuz cümledir?

dur?

A) Köye varana dek çok yorulduk.

A) Yeni elbisesi üzerine tam oturmuş değil.

B) Bu güzel sözlere ekleyecek hiçbir şey yok.

B) O da yaramazlık yapmamış değil.

C) Bütün kıyafetlerim dar geliyor artık.

C) Maaşlarda yeterli artış sağlanmış değil.

D) Otobüsümüz bozulunca iki saat yolda kaldık.

D) Konuyu hâlen anlamış değil.

2. Aşağıdaki cümlelerden hangisi anlamca olumsuzdur? A) Fikrini de söylemeyecek değil ya! B) Başkalarının bunu umursayacağını sanmıyorum. C) Neler döndüğünü bilmiyor değilim. D) Seni hiç dinlemez olur muyum?

3. Aşağıdakilerden hangisi cevap gerektiren bir soru

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru sormaktan

cümlesidir?

çok bilineni vurgulama amacı vardır?

A) İnsan bu kadar bekletilir mi hiç?

A) Bu bozulan televizyonu yeni almamış mıydınız?

B) Senin sorduğun da soru mu şimdi?

B) Bu bölümünü tekrar etmemi ister misiniz?

C) Herkesin içinde böyle söylenir mi?

C) Eşyalarımı taşımama yardım eder misiniz?

D) Araştırma, olumlu sonuçlanır mı dersin?

D) Böyle önemli bir projeden niçin vazgeçtiniz?

6.

Size söylemiştim başvuru yapacağımı.

Kurallı

Devrik

Yol boyunca onunla hiç konuşmadık.

Devrik

r

Her gün yatmadan mutlaka kitap okurum.

Devrik

Kurallı

_

m

Kurallı

P

Yukarıda yükleminin yerine göre verilen cümlelerle ilgili etkinlik doğru olarak tamamlandığında aşağıdaki sembollerden hangisine ulaşılır? A) r

B) _

C) m D) P

245


7. Aşağıdakilerden hangisi anlamına göre olumlu

10.

cümledir?

I Basamak-

II Merdiveni

III Asansör

IV Yine

ları

temiz

dört

bekleriz.

dikkatle

tutalım.

kişiliktir.

A) Bütün gün bir şey yemedim ama hiç aç değilim. B) Reyon görevlisi işini hiç aksatmıyor.

ininiz.

C) Teyzesi kazada ağır yaralanmış. D) Böylesine ferah bir yer daha önce görmedim.

Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangisi isim cümlesidir? A) I.

8. Aşağıdaki cümlelerin hangisi biçimce olumlu oldu-

B) II.

C) III.

D) IV.

11. – Dün gece gördüğüm rüya çok ilginçti.

ğu hâlde anlamca olumsuzdur?

– Anlatsana, merak ettim.

A) Söylediklerini anlamıyor değilim.

– Çok uzun, sonra anlatırım.

B) Yaptığın yemek tuzsuz değil.

Bu diyalogda kaç isim cümlesi vardır?

C) Tatlıyı fazla kaçırınca midesi bozuldu.

A) 1

B) 2

C) 3

D) 4

D) Ne odasını topladı ne dışarı çıktı.

9. Aşağıdaki cümlelerden hangisi anlamca olumlu-

12. Daha önce böyle güzel bir park yoktu buralarda.

dur?

Bu cümle için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Çok büyük bir market, burada yok yok.

A) Biçimce olumlu bir isim cümlesidir.

B) Söylediklerin anlaşılır gibi değil.

B) Biçimce olumsuz bir fiil cümlesidir.

C) Bugün hiç tadı yok, çok keyifsiz. D) Bütün gün oturup yağmurun dinmesini bekle-

C) Biçimce olumlu bir fiil cümlesidir.

yemem.

D) Biçimce olumsuz bir isim cümlesidir. 246


Konu Deḡerlendirme Testi - 2 1. Aşağıdaki cümlelerden hangisi tek yargılıdır?

816

828

4. Aşağıdaki cümlelerden hangisi fiilimsili bir cümle-

A) Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.

dir?

B) Irmak geçerken at değiştirilmez.

A) Baharın müjdesini göçmen kuşlar verir.

C) Ekmeğini yalnız yiyen yükünü yalnız taşır.

B) Dün okuldan tanıdığım biriyle karşılaştım.

D) Gülü seven dikenine katlanır.

C) Şehrin dar sokaklarından hızlıca geçtim. D) Her zorluğun sonunda bir kazanç vardır.

5. "Bu sorunun bunca zamandır çözülememesi çok garip." cümlesi için,

I. Fiilimsili yapılıdır.

II. İsim cümlesidir.

III. Devrik cümledir.

olan cümleye örnek değildir?

IV. Tek yargılıdır.

A) Bütün gün dinlendik de çıktık alışverişe.

yargılarından hangileri doğrudur?

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisi yapısına göre bağlacı

B) Hem suçlu hem güçlüydü.

A) I ve II.

B) I ve IV.

C) İster yalnız ister arkadaşınla ödevlerini bitir.

C) II ve III.

D) III ve IV.

D) Okumayı bilmiyordu ama kitabı dikkatle inceliyordu.

6.

1. Bir acı kahvenin kırk yıl hatırı vardır. 2. Araba devrilince yol gösteren çok olur. 3. Danışan dağı aşmış, danışmayan yolu şaşmış.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin yapı özellikleri aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

3. “Kitabın ilk sayfalarını…” cümlesi aşağıdakilerden

1. cümle

2. cümle

3. cümle

hangisiyle tamamlandığında tek yargılı olmaz?

A) Fiilimsili

A) sıkılmadan okuduk.

yüklemli

B) sana anlatabilirim.

B) Tek yargılı

Fiilimsili

C) birisi koparmış.

yüklemli

D) çok beğendim.

C) Birden çok

Fiilimsili

Tek yargılı

Fiilimsili

Birden çok

Tek yargılı

Birden çok

Birden çok

yüklemli D) Tek yargılı

247

yüklemli


7. Erkenden uyuyakalmışım bu gece, çok yorgundum.

10. Müzedeki değerli bir tabloyu çalmaya çalışan hırsız-

Bu cümleyle ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangi-

lar yakayı ele verdi.

si yanlıştır?

Bu cümlenin özellikleri aşağıdakilerin hangisinde

A) Özne iki cümle içinde ortak kullanılmıştır.

verilmiştir?

B) Bir devrik, bir kurallı cümlenin birleşmesiyle

A) Tek yargılı - kurallı - isim cümlesi

oluşmuştur.

B) Fiilimsili - kurallı - fiil cümlesi

C) Birden fazla yüklemi vardır.

C) Tek yargılı - devrik- fiil cümlesi

D) Bir fiilimsisi vardır.

D) Fiilimsili - devrik - isim cümlesi

11. I. Günlerce aç susuz kaldık, neredeyse donuyorduk.

II. Artık bu konuyu açmasanız, insan üzülüyor.

III. Geçmişi değiştirmek, hiç kimsenin elinden gelmez.

8. Aşağıdaki cümlelerin hangisi yapısına göre bağlacı

olan cümledir?

IV. Sorunları gündeme ilk getiren her zaman biz oluyoruz.

A) Elindeki kek ve kurabiyeyle içeri girdi.

Bu cümlelerden hangileri birden çok yüklemli cüm-

B) Kapıyı tamir edecek yalnız işine karışmamalıyız.

ledir?

C) Halılarımızı yıkadık, camlarımızı sildik.

A) I ve II.

B) I ve IV.

D) Yorganları ve battaniyeleri aynı dolaba yerleş-

C) II ve III.

D) III ve IV.

tirdi.

12. Bu kursta yalnızca temel bilgileri öğrendim; bunları uyguladıkça daha fazlasını yapabileceğimi biliyorum.

Bu birden çok yüklemli cümleyle ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır? A) Biri tek yargılı, diğeri fiilimsili cümlelerden oluş-

9. Aşağıdakilerin hangisinde, cümlenin özellikleri

muştur.

yorulmasaydın keşke. B)

Karlara bata çıka yürüyorduk.

C)

delim.

İsim C.

D) Kip ortaklığı yoktur.

13. Sanatçı; eşyayı, insanı, tabiatı kendine özgü bir düşünce sistemiyle görür, estetik değerlerle bezeyerek anlatır.

✗ ✗

kolay değil. D) Telefon edip öyle gi-

✗ ✗

Bu başarıyı yakalamak

C) Özne ortaklığı vardır.

Fiil C.

A) Buraya kadar

B) Nesne ortaklığı vardır.

Tek yargılı C.

Cümleler

Fiilimsili C.

gösterilirken bir yanlışlık yapılmıştır?

Bu cümleyle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi söylenemez?

A) Özne ve nesne ortak kullanılmıştır. B) Kurallı cümledir.

C) Kip ortaklığı vardır. D) İsim cümlesidir. 248


Merkezî Sınavda Çıkabilir

829

840

İlk beş soruyu aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

Müziği Rus Besteci Tchaikovsky (Çaykovski) tarafından bestelenen ve ilk koreografisi Marius Petipa tarafından yapıI

lan Uyuyan Güzel Balesi, kötü kalpli büyücünün yüz yıl boyunca uyuttuğu prensesi konu alan bir masalda baleye

uyarlanmıştır. Müziği Rus besteci Tchavoski (Çaykovski) tarafından bestelenen ve ilk koregrafisi Marius Petipa

tarafından yapılan Fındıkkıran Balesi, Fındıkkıran küçük bir kız olan Clara Stahibaum’un yeni yıl hediyesi olarak II

aldığı fındıkkıran oyuncağıyla ilgili rüyalarını konu alan masalsı bir eserdir. Müziği Rus besteci Tchaikovsky III

Gölü Balesi bir büyücü tarafından arkadaşlarıyla kuğuya dönüştürülen, ancak bir erkeğin aşkıyla tekrar insana

(Çaykovski) tarafından bestelenen ve ilk koreografisi Marius Petipa ve Lev Ivanov tarafından yapılan Kuğu

IV

dönüşebilecek olan Odette ve Prens Siegfried’in öyküsünü anlatan masalsı bir eserdir.

1. Bu metne göre aşağıdakilerden hangisi bu eserle-

4. Bu metinde anlatılanlardan yola çıkılarak masalla

rin ortak özelliklerinden biri değildir?

ilgili,

A) Düşsel ögeler içermeleri

I. Kahramanlarının günlük yaşamda karşılaşılabi-

B) Aynı besteci tarafından bestelenmeleri

lecek türden olmadığı

C) Koreografisi aynı kişi olması

II. Olağanüstü olaylar içerdiği

D) Her dönemde ilgi görmeleri

III. Mutlu bir şekilde bittiği

IV. Evrensel özellikler taşıdığı

bilgilerinden hangilerine ulaşılabilir? A) I ve II.

B) I ve III.

C) II ve III.

D) II ve IV.

2. Bu metnin ilk cümlesinde kaç fiilimsi kullanılmıştır? A) 2

B) 3

C) 4

5. 3. Metindeki

D) 5

★'la gösterilmiş cümlenin özellikleri

hangisinde doğru gösterilmiştir? Kurallı Devrik

3. Bu metinde numaralanmış noktalama işaretlerinden hangisi yanlış kullanılmıştır? A) I.

B) II.

C) III.

D) IV.

249

Fiil

A)

B)

C)

D)

İsim

Fiilimsili Sıralı

✓ ✓

✓ ✓


6. Güneş Sistemi’ndeki gezegenleri büyük ölçüde keşfetmiş bulunuyoruz. Bu gezegenlerde Dünya dışında büyük olasılıkla yaşam bulunmuyor. Şimdiyse gök bilimciler başka yıldızların çevresinde dolanan çok uzak gezegenleri keşfediyorlar. Öyle ki bu gök biliminin en ilgi çekici alanıdır.

Bu paragraftan yola çıkılarak aşağıdakilerden hangisi kesin olarak söylenebilir? A) Güneş Sistemi’ndeki tüm gezegenler keşfedilmiştir. B) Günümüzde gök bilimciler uzak gezegenlerle ilgili çalışmaktadırlar. C) Dünya dışında hiçbir gezegende yaşam yoktur. D) Güneş Sistemi dışındaki gezegenlerin keşfi daha zordur. 7 ve 8. soruları aşağıdaki bilgiye göre yanıtlayınız.

Bir şifreleme sisteminde T, K, İ, P, A harfleri aşağıdaki gibi kodlanmıştır.

● ♥ ■ ★ ▲

K P İ A T

7.

▲★●■♥ kodu aşağıdaki sözcüklerden hangisine aittir? A) KİTAP

B) KATİP

C) PATİK

D) TAKİP

8. KATİ sözcüğünün kodlaması aşağıdakilerden hangisidir? A) ■▲★●

B) ▲★●■

C) ●★▲■

D) ★●■▲

9.

1. Ak akçe kara gün içindir.

2. Yoluyla giden yorulmaz.

3. Akıl yaşta değil, baştadır.

11. Konunun önemini ------------

Yukarıda numaralanmış cümlelerin yapı özellikleri

da tek yargılı cümle oluşmaz?

aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

A) anladığını sanıyorum.

2. cümle

3. cümle

B) hepimiz kavradık.

Tek yargılı

Birden çok

C) kimse anlamadı.

yüklemli

D) iyice belirttim.

B) Tek yargılı

Birden çok

Fiilimsili

yüklemli

C) Birden çok

Fiilimsili

1. cümle

A) Fiilimsili

12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla fii-

Tek yargılı

limsili vardır?

yüklemli D) Tek yargılı

Fiilimsili

A) Buraya kadar geldiğinize göre önemli bir şey

Birden çok

konuşacaksınız.

yüklemli

10. s Atlar, arkalarında toz bulutu bırakarak koşuyor-

B) Sokaktaki gürültü kesilince çalışmaya başlayabi-

du. m Günlerdir dinlenmeye pek az zaman bulmuşlardı.

lirim.

P Vakit giderek daralıyordu. r Bir an önce

C) Yemeği beğenmeyen başının çaresine baksın.

bu dağlar aşılmalıydı.

Bu cümle aşağıdakilerin hangisiyle tamamlandığın-

D) Böyle söyleyerek buradaki herkesin kalbini kırı-

Bu parçadaki cümlelerin hangisi tek yargılı yapılıdır? A) s

yorsun.

B) m C) P D) r 250


841

10. ÜNİTE

ANLATIM BOZUKLUKLARI 1. Okuduğunu Anlama ve Değerlendirme ................................................................. 252 2. Dil Bilgisine Dayalı Bozukluklar ............................................................................... 255 Üniteye Bütüncül Bakış ..................................................................................... 261 Yazılıda Çıkabilir ............................................................................................... 263 Konu Değerlendirme Testi ................................................................................ 265 Merkezî Sınavda Çıkabilir ................................................................................. 267

251


842

Okuduḡunu Anlama ve Deḡerlendirme ZAFERİNİ KONSERLE KUTLADI Cem Vardarcı (22), otizmin ve Türkiye’nin engellerini ailesinin kararlılığıyla aşabilen nadir gençlerden. Piyano ve keman öğrencisi. İlköğrenimde altı okul değiştirdi. Güzel Sanatlar Lisesine öğretmenlerden birinin şefkati sayesinde kabul edildi. YGS’de okutman desteği alamadı. Ege Üniversitesi Konservatuvarının sınavına bile kabul edilmedi. Buna karşın üniversite sınavında 178 puan alıp Yaşar Üniversitesinin yetenek sınavlarını kazandı. Türkiye’de üniversiteye giren, bilinen ilk otistik oldu. Zaferini perşembe günü İzmir’de Ulusal Gençlik Senfoni Orkestrası’yla verdiği konserle kutladı. Cem, klasik müzik öğrenimi gördüğü hâlde pop ve rock da dinliyor. Rihanna, Madonna şarkılarını piyanoda çıkarmaya çalışıyor. Gelecekle ilgili hedefini de belirlemiş: “Hayalim, müzik öğretmeni olup başarılı çocuklar yetiştirmek...” Yaşar Üniversitesinin müzik yayını yapan, taşlar ve fıskiyeli havuzlarla süslenmiş bahçesindeyiz. Ablası Gülser, annesi Gülçin Vardarcı’yla birlikte okula gelen Cem’le sohbet ediyoruz. Masamızda oturan Ulusal Gençlik Senfoni Orkestrası (UGSO) Kurucusu Nihan Özmutlu ve Yaşar Üniversitesi Öğretim Üyesi Kürşat Terci eksik bilgileri tamamlıyor. Cem, o gün orkestra üyeleriyle tanışacak; iki gün sonra da provalara başlayacak...

843

1.80 m boyunda, zayıf, yüzünden tebessümü eksik olmayan, yedi numara gözlüklerinin ardından dünyayı merakla inceleyen bir genç Cem. Nazik, dikkatli, sosyal. Otizmin izlerini ilk bakışta görmek mümkün değil. Sevgisini coşkuyla belli etmesi, çok yorulduğunda karşısındakinin cümlelerini tekrarlaması, kimi zaman okumada zorlanması dışında... Gazeteden alıntıdır.

Beş Ayrı Mucize Anlattıklarına bakılırsa, 21 yıllık zorlu mücadelenin sonunda, son bir yılda birbiri ardına beş mucize yaşamış. Afişlerini gördüğü, kimi zaman önünden geçip hayalini kurduğu Yaşar Üniversitesinin Sürekli Eğitim Merkezine (YÜSEM) geçen yıl burslu kabul edilmesi ilk önemli zaferiydi. Bu moralle 2011 YGS’ye girdi. Soruları okuması için talep ettiği okutmandan gereken desteği göremediği hâlde 178 puan aldı. Yaşar Üniversitesi 844

Sanat Tasarım Fakültesinin yetenek sınavını kazanıp Yaylı Çalgılar Bölümüne kabul edildi (…) UGSO solistliğiyse tüm bunların ardından gelen, zaferini taçlandıran bir ödül oldu. Aslında orkestranın keman grubuna katılmaktı niyeti. Şef Serdar Yalçın, İzmir’deki seçmelerde Cem’in çabasından, yeteneğinden etkilenince bir eserde solist piyanist olarak sahneye çıkmasına karar verdi. Fritz Spindler’in "Sözsüz Şarkı"sına orkestra düzenlemesi yaptı. Eser, 29 Ağustos’ta İzmir’deki Soyer Kültür ve Sanat Fabrikasında UGSO eşliğinde ilk kez seslendirildi. UGSO Kurucusu, Gençlik Orkestraları Derneği Başkanı Nihan Özmutlu, “Engellileri de orkestramıza katmayı planlıyorduk. Cem ile karşılaşmamız bu arzumuzu gerçekleştirmemize vesile oldu.” diyor. Cem’in yeteneğiyle hem toplumda hem de orkestranın genç üyelerinde engelliler konusunda farkındalık yaratacağını söylüyor. Kalemi Avucundan Parmaklarına Geçirmek Tam Dört Yılını Aldı Elektrik Mühendisi Zafer ve işletme öğrenimi gören Gülçin Vardarcı’nın ikinci çocuğu Cem; 10 aylıkken ilk sözcüklerini söyledi, 13 aylıkken yürüdü. Dört yaşında aniden dünyayla bağlantısını kesti. Hırçındı, neredeyse

252


ANLATIM BOZUKLUKLARI

hiç uyumuyordu. Hiperaktif olduğu düşünüldü. Otizm teşhisi kondu. “Dokunamaz, dokunulmasını istemez,

10. ünite

845

yeme alışkanlıkları değişmez.” demişti doktorlar. 7 yaşında, yolunun İsrailli Terapist Ziva Rom’la kesişmesi Cem’in hayatını değiştirdi. Zaman zaman İzmir’e gelen Rom’un uyguladığı özel programı annesiyle sürdürdü, gerektiğinde İsrail’e gitti. Üç yıl içinde otizmin zincirini kırmayı başardı. Dokuz yaşındayken Şair Eşref İlkokuluna kaynaştırma öğrencisi olarak kabul edilmesi için araya dönemin Devlet Bakanı Işılay Saygın’ın girmesi gerekmişti. İlk bir yıl sınıfta annesinden ayrılmadı. Arkadaşlarından, velilerinden gördüğü desteği, öğretmenlerinden bulamadığı için mezun olana kadar altı okul değiştirdi. Kalemi avucundan parmaklarının arasına geçirmesi tam dört yıl aldı. Bunun için önce terapiyle parmakları açıldı, sonra yazma alışkanlığı yeniden programlandı. Otizmin engellerini adım adım aşan Cem, hâlâ ses hassasiyetini sınırlamak için altı ayda bir işitme terapisine giriyor. Zorlu macerası ablasının meslek seçimini de etkiledi. Ege Üniversitesinde psikoloji okuyan Gülser Vardarcı "Otizmde Bütünleme Terapisi" başlıklı teziyle mezun oldu. Bu alandaki çalışmalarını ABD’de sürdürdü. Dönüm Noktası Santana’nın Şarkısı Gülçin Vardarcı, 22 yıllık mücadelesinin belgelerini dosyalamış; mavi kaplı klasörü bize ve UGSO yöneticilerine göstermek için yanında getirmiş: Cem’in çocukluğundan itibaren fotoğrafları, terapiyle adım adım gelişmesi, raporlar, ilkokul dönemi, bateri çalmaya başlaması, Haluk Levent ve Fahir Atakoğlu’yla çıktığı konserler, lise

846

günleri, Ege gazetelerinden haber kupürleri ve nihayet otizmi yenme sürecinde annesiyle katıldığı paneller, seminerler... Bu zorlu öykünün en kritik noktası Cem’in müziğe başlaması. Otizmin ömür boyu çocukluk zincirini bu sayede kırmış. Ablası Gülser Vardarcı anlatıyor: “10 yaşındaydı. Annemin ona uzak olmasını istemez, bu yüzden o evden çıktığında hırçınlaşır, eline geçirdikleriyle çevreye vurarak gürültü yapardı. Bir gün kaşıkla ritm tuttuğunu fark ettim. TV’de o anda çalan, Santana’nın "Put Your Lights On"una eşlik ediyordu. Terapistleri, Cem’e bir uğraş bulmamızı önermişti; fırsatı değerlendirip hemen perküsyon dersine başladık. Bateriyi çok sevdi. Cem’in davranışlarında müziğin olumlu etkisini çok kısa zamanda gördük.” Bateri, gitar, darbuka derken Cem, özel kursta müzik becerisini ilerletti. 2006’da Ümran Baradan Anadolu ve Güzel Sanatlar Lisesine girdi. Piyano çalmak istiyordu. Fakat onu sınıfına kabul eden tek öğretmen kemancı Bülent Öztürk oldu, Cem de kemana başladı. İlaveten 16 dersten daha sorumluydu. Evde özel ders aldı. Haftada birer saat keman, piyano, iki saat solfej dersi lise boyunca sürdü. O yıllarda hafızası yeterince güçlü değildi, tekrarla bilgileri pekiştirmek gerekiyordu. Cem, “Okul dönüşü evin kapısından girmemizle çıkmamız bir oluyordu.” diyor lise yıllarını anlatırken. “Bir kurstan diğerine koşturuyorduk. Yüzme öğrendim. Basket, tenis, futbol oynadım. At bindim. Müzikalde rol bile aldım. Şikâyetçi değildim, çok eğlendim.” Galiba bir mucize yaşıyoruz. Serdar Yalçın (Orkestra Şefi) Cem’in başarısı bence bir mucize. Geçmişte konser veren pek çok otistik müzikçi oldu. Fakat sanıyorum orkestra önünde, solist olarak konsere çıkan ilk isim Cem Vardarcı olacak. Bence çok başarılı. Hatta provalarda gözlerimin yaşardığını söyleyebilirim. İlk provadan itibaren tek hata yapmadı. Müzik sevgisi ve başarısıyla hepimizi çok etkiledi. Gülçin Vardarcı, provalara başlarken orkestra üyelerine Cem’in öyküsünü anlatan kısa bir film gösterdi. Çabasını gören tüm orkestra üyeleri ona saygı duydu. Hemen benimsediler ve onu sevgi çemberine aldılar. Gelecekte de Cem’le konser vermek isterim. (Gazeteden alıntıdır.)

253

847


Etkinlik

848

Bu metinle ilgili soruları cevaplayalım.

1. Cem Vardarcı’nın rahatsızlığının adı nedir? 2. Parçadan hareketle, bu hastalığın insan davranışlarını nasıl etkilediğini anlatalım. Böyle insanlarda nasıl davranışlar gözleniyor? 3. Cem, hangi alanda eğitim almış ve başarılı olmuştur?

4. Sizce bu olayın kahramanı nasıl bir kişilik özelliklerine sahiptir? Onu anlatmaya çalışalım. 5. Etrafınızda Cem gibi, engellere rağmen başarıyı elde etmiş kimse var mı? Varsa ondan biraz söz edelim. 6. Hayatınızda yapmak istediğiniz bir şey var mı? Belirlediğimiz hedefi arkadaşlarımızla paylaşalım. 849

7. Kişinin yeteneklerini geliştirmesi neye bağlıdır? 8. Bu parçaya bir başlık koyacak olsanız bu ne olurdu?

Etkinlik

Bu metnin son paragrafındaki fiilimsileri bulup aşağıdaki boşluğa türleriyle birlikte yazınız.

veren

başlarken

olarak

anlatan

çıkan

gören

vermek

yaşardığını →

850

Etkinlik

Aşağıdaki cümlelerin ögelerini ve çatı özelliklerini bulunuz.

Gelecekte de konser vermek istiyorum.

öznesine göre → etken nesnesine göre → geçişli

254


Dil Bilgisine Dayalı Bozukluklar

Özne - Yüklem Uyumsuzluğu 1. Olumluluk - Olumsuzluk Bakımından Uyumsuzluk Cümlenin yüklemiyle öznesi arasında olumluluk-olumsuzluk, tekillik-çoğulluk ve kişi ekleri noktasında bir uyum

851

olmalıdır. Uyum olmazsa anlatım bozukluğu oluşur. Çalışmalara herkes katılıyor, tembellik yapmıyordu. Cümlede iki yüklem (katılıyor, yapmıyordu), bir de özne (herkes) var. Fakat bu özne, yüklemlerin ikisini birden karşılayamıyor. Çünkü “herkes”, olumlu anlam içerir; dolayısıyla yüklem de olumlu olmalıdır. Buna göre, ikinci yüklemle uyumsuz olmaktadır. İkinci yükleme de olumsuz anlam içeren bir özne gelmeli: Çalışmalara herkes katılıyor, hiç kimse tembellik yapmıyordu.

Olumlu Cümle

Olumsuz Cümle

herkes

kimse

hepsi

hiçbiri

Kimse soru sormadı, sadece dinledi. Kimse soru sormadı, herkes sadece dinledi. 2. Tekillik - Çoğulluk Bakımından Uyumsuzluk Özne insan ve çoğul olduğunda yüklem tekil ve çoğul olabilir: Çocuklar kısa sürede birbirleriyle kaynaştılar. Çocuklar kısa sürede birbirleriyle kaynaştı.

Kural gereği, insan dışı varlıklar veya kavramlar çoğul hâlde özne olduklarında, yüklem çoğul olmaz: Ördekler suya daldılar. (yanlış)

/

852

Ördekler suya daldı. (doğru)

Korkular, ondan kaçtıkça artarlar. (yanlış)

/

Korkular, ondan kaçtıkça artar. (doğru) Özne

Yüklem

insan / çoğul

tekil, çoğul

insan dışı varlıklar veya kavramlar / çoğul

tekil

kişileştirme / çoğul

tekil, çoğul

Ancak kişileştirme yapılmışsa bu kural geçerli değildir: Ördekler neşeyle yüzdüler. Kuşlar, yeni şarkılarını gururla sunuyorlar.

3. Kişi Bakımından Uyumsuzluk Birden fazla öznesi olan cümlelerde, yüklemin aldığı kişi eki, her iki özneyi de karşılamazsa anlatım bozulur. Yarışmaya kardeşim ve ben katıldım. Bu cümlede yüklemin aldığı kişi eki, ikinci özneyi (ben) karşılıyor ama birinciyi karşılamıyor. O hâlde ikisinin ortak kişisini (o + ben = biz) karşılayan bir kişi eki gelmelidir: Yarışmaya kardeşim ve ben katıldık. Sen ve arkadaşların buraya gelsinler. (yanlış) Sen ve arkadaşların buraya gelin. (sen + onlar = siz) (doğru)

853

Sezgin ve Sedat çok iyi bovling oynar. (doğru) Sezgin ve Sedat çok iyi bovling oynarlar. (doğru) Sınava ben ve kardeşim girecek. (yanlış) Sınava ben ve kardeşim gireceğiz. (doğru) Belgisiz zamir, belgisiz sıfat ve asıl sayı sıfatı öznede yer alırsa yüklem tekil olur. Hepsi erkenden tören alanına geldiler. (yanlış)

/

Bugün gelen iki kişi seni sordular. (yanlış)

geldi. (doğru)

Özne

Yüklem

ben + sen

biz

ben + o

biz

ben + sen + o

biz

sen + o

siz

sordu. (doğru)

Özne

Yüklem

Belgisiz zamir

tekil

Belgisiz sıfat

tekil

Asıl sayı sıfatı

tekil etkinlik

255


Etkinlik

854

Aşağıdaki cümlelerde özne-yüklem uyumsuzluğundan kaynaklanan anlatım bozukluklarını düzelterek cümleleri yeniden yazalım.

1. Öneriye hiçbiri itiraz etmedi, olumlu yanıt verdi. 2. Herkes kararımızı destekledi, karara karşı çıkmadı. 3. Şirketin sıkıntıları aşmasında çalışanların hepsi de yardımcı oldular. 4. Bu çorbayı evde bir annem bir de ben içerim. 5. Açılış konuşmasını Mahmut, kapanış konuşmasını da sen yapacaksın.

855

Bir soru Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yapılmıştır? A) Bugün yaptığımız iş, yarınki işlerin yanında çocuk oyuncağı kalır. B) Ablam ve ben ilkbaharı bekliyoruz. C) Sıkıntılı günlerimde, babamın sakinleştirici sözlerine ihtiyaç duyarım. D) Soruyu kimse yanıtlayamadı ama yine de uzun uzun düşündü.

Bir Cevap

Öge Eksiklikleri 856

Birden çok yargı içeren cümlelerde, bir ögenin iki yüklem için ortak kullanılması öge eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğuna yol açar. 1. Özne Eksikliği Davetlilerin davetiyelerine bakıldı ve içeri alındı. İlk yargıda “davetli” kelimesi, bir isim tamlamasının tamlayanıyken ikinci yargıda ek değişikliğiyle özneye dönüşmesi gerekiyor ama yeniden yazılmamış. Bu nedenle cümlede özne eksikliği oluşmuş. Doğrusunu yazalım: Davetlilerin davetiyelerine bakıldı ve davetliler içeri alındı. 2. Nesne Eksikliği Sana mesaj bırakmış, hemen görmek istiyormuş. İlk yargıda yer tamlayıcısı olan “sana”, ikinci yüklem olan "istiyormuş"a bağlanamıyor. Sana mesaj bırakmış, seni hemen görmek istiyormuş. Hırsızın inatla peşine düştüler ve yakaladılar. Hırsızın inatla peşine düştüler ve hırsızı (onu) yakaladılar. 256


10. ünite

ANLATIM BOZUKLUKLARI 3. Dolaylı Tümleç Eksikliği Sonra o adamı çok aradık ama ulaşamadık.

İlk yargıda nesne görevi gören “adamı” kelimesi, ikincide yükleme bağlanamıyor. Bu yüzden de yer tamlayıcısı

857

eksikliği oluşuyor. Düzeltelim: Sonra o adamı çok aradık ama ona (o adama) ulaşamadık. Her ikisinde de yer tamlayıcısı olduğu hâlde, ek değişse bile, yeniden yazılmalıdır: Evden çıktım ve bir daha dönmedim. / Evden çıktım ve bir daha eve dönmedim. Nereye dönmedim? / –Eve 4. Zarf Tümleci Eksikliği Romana yeniden dönmeyecek, hatta ilgilenmeyecekmiş. İlk yargıdaki yer tamlayıcısı olan “romana”, sözcüğü ikinci yükleme bağlanamıyor. Düzeltelim: Romana yeniden dönmeyecek, hatta romanla ilgilenmeyecekmiş.

5. Yüklem Eksikliği Birden çok öznenin ortak yükleme bağlanmasından kaynaklanır.

858

Kahvaltıda meyve suyu, simit ve peynir yedik. Simit ve peynir yenebilir ama meyve suyu yenmez, içilir. O hâlde onun için ayrı bir yüklem yazılmalıydı. Yazılmadığı için de yüklem eksikliği oluşmuş. Düzeltelim: Kahvaltıda meyve suyu içtik; simit ve peynir yedik. Lahanayı hiç, pırasayı ise çok severim. Lahanayı hiç sevmem, pırasayı ise çok severim. Bugünkü görüşme için mavi gömleğini ve kravatını tak. Bugünkü görüşme için mavi gömleğini giy, kravatını tak.

ek bilgi

Etkinlik

Aşağıda öge eksikliği bulunan cümleleri, ilgili ögeyi ekleyip yeniden yazalım ve 859

sondaki alanlara hangi ögenin eksik olduğunu belirtelim.

1. Bir yanlış yaptığımda beni uyarır, uzun uzun konuşurdu.

(

)

(

)

(

)

(

)

(

)

2. Bizimle bazen hiç, bazen de çok ilgilenirdi. 3. Çocuklara iyi davranır, çok severdi. 4. Söylediklerinizin değeri bir gün anlaşılır çünkü çok önemli. 5. Bu yolu hatırlıyorum çünkü daha önce geçmiştim.

257


860

Bir soru Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yapılmıştır? A) Toplantıya kadar dosyaları incelemeli, en azından göz atmalıyım. B) Sizinle gelemem, misafir geleceği için anneme yardım etmem gerekiyor. C) Sevdiğim yazardan, yeni kitabıma sunuş yazmasını rica ettim. D) Bildiklerini insanlarla paylaşmaktan keyif alan biridir.

Bir Cevap

Tamlama Yanlışlıkları 861

Eserlerinde politik ve sanat konularını harmanlayabiliyor. Cümlede iki tamlayan, bir tamlanan var. Şimdi tamlayanlara ayrı ayrı tamlanan getirelim: politik konularını, sanat konularını İkinci tamlama oldu fakat birincisi olmadı. Çünkü birincisinin, sıfat tamlaması olması gerekiyor. Tamlamayı düzeltip cümleyi yeniden yazalım: politik konuları, sanat konularını Eserlerinde politik konuları ve sanat konularını harmanlayabiliyor. Bir örnek daha: Olay, ekonomik ve hukuk sorunlarına yol açabilir. Olay, ekonomik sorunlara ve hukuk sorunlarına yol açabilir. Tek tamlanana iki tamlayan bağlamak anlatım bozukluğu doğurabilir. Tamlayanların tamlananla ek bakımından uyumlu olup olmadığına dikkat edilmelidir.

Her şeye rağmen, iyilik yapan birçok insanlar var. 862

Cümledeki kırmızı yazılmış sıfat tamlamasındaki “birçok” sıfatı zaten çoğul anlam taşıdığı için isme “-lar” çokluk ekinin gelmesi yanlıştır. Bu durumu, gereksiz ek kullanımı olarak da adlandırabiliriz. Şirket, her türlü ekonomik sorunlara çözüm arıyor. / Şirket, her türlü ekonomik soruna çözüm arıyor. Demek ki sayılarla ve çoğul anlam içeren belgisiz kelimelerle tamlama kurulurken dikkatli olunmalı. Çoğul eki tamlanana yerli yersiz getirilmemeli. İlgisiz birçok insan bu konuda konuşması yanlıştır. Cümlede bir belirtili isim tamlaması var fakat tamlayana ilgili ek (-in) getirilmemiş. Getirip düzeltelim: İlgisiz birçok insanın bu konuda konuşması yanlıştır. Bu durumu, tamlayan eki eksikliği olarak da adlandırabiliriz. Anlattıklarınız oldukça dikkate değer olduğunu düşünüyorum. Anlatıklarınızın oldukça dikkate değer olduğunu düşünüyorum. Bu örnekler, bize şunu gösteriyor: Tamlayan ekinin (-in) unutulması, anlatım bozukluğuna neden oluyor. Uzun cümlelerde, bu eki unutmamaya özen göstermek gerekir. 258

etkinlik


ANLATIM BOZUKLUKLARI

10. ünite

Yoksullara yardım ederek, mutlu olmalarını arzuluyordu. Cümlenin virgülden sonraki bölümünde bir tamlanan var ve onun tamlayanı, “yoksul” kelimesidir. Bu kelimeyse, cümlenin başında başka bir ek olarak kullanıldığı için, tamlayan görevi göremez. Bu nedenle doğru eki alarak

863

yeniden yazılmalıdır. Bu duruma tamlayan eksikliği diyebiliriz. Yoksullara yardım ederek, onların (yoksulların) mutlu olmalarını arzuluyordu. Sürekli, mutluluktan bahseder, önemini vurgulardı. Sürekli, mutluluktan bahseder, bunun (mutluluğun) önemini vurgulardı. Yapmak istediğimiz meslek konusunda kardeşimin ve benim düşüncem aynıdır. Bu cümlede ise tamlananın (düşüncem) aldığı birinci teklik (ben) iyelik ekinin, her iki tamlayanı kapsamadığını görüyoruz. Çünkü “benim düşüncem” oluyor ama “kardeşimin düşüncem” olmuyor. Bu durumda iki yol izleyebiliriz: 1. Tamlamaları ayrı yazabiliriz: kardeşimin düşünceleri ve benim düşüncem 2. İyelik ekini birinci çokluk kişi yapabiliriz: kardeşimin ve benim düşüncelerimiz

soru

Ek fiil Eksikliği Sıralı isim cümlelerinde ek fiilin kullanılmaması da bazen bozukluklara yol açabilir. "O yaşlı yazar geleneklere bağlı, ama yeniliklere kapalı değildi." cümlesinde iki yargı vardır. Yaşlı yazarın

864

geleneklere bağlı olduğu aynı zamanda yeniliklere de kapalı olmadığı belirtiliyor. Ancak her iki yargının da "değil" edatına bağlanması geleneklere bağlı olmadığı anlamını çıkarmaktadır ki yargının ek fiil alarak bitirilmesi gerekmektedir. "O yaşlı yazar geleneklerine bağlıydı, ama yeniliklere kapalı değildi." şeklinde düzeltilmelidir.

Yanlış Ek Kullanımı Dilimiz ek konusunda oldukça zengindir. Türkçe, biraz da eklerin üzerine bina edilmiştir. Bu nedenle onları yerli yerince kullanmalıyız. Yanlış kullandığımız ek, cümlenin anlamını tamamen bozabilir. Bizi asıl sevindiren, senin mücadele ettiğindir. Cümlede belirtilen durumla ilgili olarak, yükleme getirilen sıfat-fiil eki (-dik) yanlış kullanılmıştır. O durumu, bir isim-fiil eki olan “-me / -ma” karşılamalıdır: Bizi asıl sevindiren, senin mücadele etmendir. "Kitap okumasını çok severim." cümlesinde 3. kişi iyelik ekinin gereksiz kullanılması da anlatım bozukluğuna yol açar. "Doğrusu kitap okumayı çok severim." şeklinde olmalıdır.

865

Çatı Uyuşmazlığı Cümledeki yargılardan birinin "-ıl, -ın" çatı eki alması, diğerinin almaması durumunda ortaya çıkan anlatım bozukluğudur. Kapanan yollar, trafik aksamasın diye açmaya çalışıldı. Cümlenin yüklemindeki fiil, edilgen çatılıdır: çalışıldı. Hâlbuki yüklemdeki yargıya bağlanan “açmaya” kelimesi etken çatılıdır. O hâlde burada bir mantık hatası oluşuyor. Sorunu gidermek için “açmaya” kelimesini de edilgen yapmalıyız: Kapanan yollar, trafik aksamasın diye açılmaya çalışıldı.

etkinlik

259


Bu Konudaki NotlarÄąm School Subjects

260


Üniteye Bütüncül Bakış

866

Yaz

Aşağıda verilen cümlelerdeki anlatım bozukluklarının nedenlerini yazalım. 1. Kurumlar arası yazışmalar işe yaradılar. 2. Kızı çok aradık ama ulaşamadık. 3. Sana mesaj bırakmış, hemen görmek istiyormuş. 4. Olay, politik ve hukukî yönünden ele alınabilir. 5. Toplantıda kimse soru sormadı, sadece dinledi. 6. Çocuklarına elinden geleni yapıp mutlu olmalarını istiyordu. 7. Yapmak istediğimiz meslek konusunda kardeşimin ve benim düşüncelerimiz aynıdır. 8. Genç kız, çalışkan fakat azimli değildi. 9. Yemek yapmasını da yemesini de çok severim. 10. Yazılanları yeniden okumayacak hatta ilgilenmeyecekti.

Bul Aşağıdaki cümlelerden anlatım bozukluğu olanları bulalım ve yandaki kutucuğu

1. Kahvaltıda meyve suyu, simit ve peynir yedik.

2. Sen ve arkadaşların buraya gelin.

3. Davetlilerin davetiyelerine bakıldı ve içeri alındı.

4. Kuşlar mutlulukla uçuşuyorlar.

5. Lahanayı hiç, pırasayı ise çok severim.

261

işaretleyelim.

870


Eşleştir Aşağıdaki cümlelerdeki anlatım bozukluğunun nedenlerini yazınız.

nesne eksikliği 1. Tüm eşyaları toplanarak bavula yerleştirdik. tamlayan eksikliği 2. Kurumlar arası dilekçeler işe yaradılar.

özne eksikliği 3. Ofisten çıktım ve bir daha dönmedim.

ek fiil eksikliği

4. Konuya yeterince çalış ki özetleyebilesin.

5. Sürekli mutluluktan bahseder, önemini vurgulardı.

6. Eserde edebî ve sanat konularını eleştirmiş..

iyelik ekinin gereksiz kullanılması

dolaylı tümleç eksikliği

7. Maçta çocuğun bileği sakatlandı, hastaneye getirdiler.

özne-yüklem uyumu

8. Yaman akıllı ama kararlı değildi. yüklem eksikliği

9. Yemek pişirmesini anneannemden öğrendim. çatı uyuşmazlığı

10. Tüm gün ben kitap okudum, annem dergi. tamlama yanlışlığı

262


Yazılıda Çıkabilir

871

1. Aşağıdaki şiiri yorumlamaya çalıştıktan sonra, ana duygusunu ve şairinin karakter özelliğini yazmaya çalışalım. (20 puan) Yorum:

Anne zannetme ki günler geçti de, Değişti evvelki hissim gitgide! Bir hırçın çocuğum değişmez huyum, Seneler geçse de ben yine buyum! Senden umuyorum teselli yine!

Ana duygu:

Şairin karakter özellikleri:

2. Aşağıdaki cümlelerin yapı özelliklerini karşılarındaki kutucuğa yazalım. (15 puan)

a. Sokağa çıkar çıkmaz bir karmaşanın içine girdim.

b. Oldukça iyiymiş, bundan bir tane almak lazım.

c. Bizimle konuşmazdı önceleri, sonra sohbet arkadaşımız oldu.

d. Ahmet Haşim'i okuyan bir dönemi yakından tanır.

e. İş yerini aramış ve ona not bırakmış.

3. Aşağıdaki cümlelerde yer alan isim-fiilleri bularak altlarını çizelim. (15 puan)

a. Babamın ikna edici konuşması, kardeşimin sakinleşmesini sağladı.

b. Kaybolan kitabımı bulmak için evin altını üstüne getirdim.

c. Her konuda bilgi sahibiymiş gibi görünmesinden hoşlanmıyorum.

d. Annemin yemek yapışını izlerken acıkıyorum.

e. Doğruları söylemek, doğruları bilmekten zordur.

263

876


4. Aşağıdaki cümlelerin yüklemlerinin, öznesine göre çatı özelliğini (etken mi, edilgen mi olduğunu) yanlarına işaretleyelim. (20 puan) Etken

Edilgen

a. Misafirlerimiz oldukça uzun bir yoldan geliyorlar.

b. Mecbur kalmadıkça başkasından yardım istemezdi.

c. Çalışma sonrasında hep birlikte müze gezisine gidildi.

d. Ona güvenmesine rağmen bu sözlerine darıldı.

e. Dinlenmek için durulan yerde bir gece kalındı.

5. Aşağıdaki cümlelerde bulunan anlatım bozukluğunu tespit edelim ve düzelterek cümleleri yeniden yazalım. (15 puan)

a. Sorular bir bir çözülmeye başladı.

b. Köyümü çok özledim ve bu yaz gitmek istiyorum.

c. Masanın üzerine yazı yazılmış, bu yüzden çok kirlenmiş.

d. Düğün için güzel bir elbise ve ışıl ışıl bir kolye takmıştı.

e. Yarın onu mutlaka arayacak ve buluşacağım.

6. Aşağıdaki cümlelerin yüklemlerini bulup altlarını çizelim. (15 puan)

a. Konunun özetini Ahmet çıkaracak.

b. İçlerinden en güzeli, sağ taraftaki arabaydı.

c. Neredeyse her akşam uğrardı anneannesini görmeye.

d. İş yerindeki arkadaşı, aynı mahallenin sakiniymiş.

e. Ağzını bıçak açmıyor günlerdir.

264


Konu Deḡerlendirme Testi

877

891

1. Tam iki yıla yakın kardeşimle okula yaya yürüyerek gittik. Bir kış günü az kalsın neredeyse çığ düşecekti üstümüze.

II

III

Hemen kaçıverdik oradan.

I

IV

Bu parçadaki numaralanmış sözlerdeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerin hangisinde yanlış verilmiştir? A) I. → Anlamca çelişen kelimelerin bir arada kullanılması B) II. → Anlamca birbirine benzeyen kelimelerin bir arada kullanılması C) III. → Eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması D) IV. → Deyimin yanlış anlamda kullanılması

2. “Öğretmenin önerdiği kitabı sadece sıra arkadaşım

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozuklu-

Ahmet ve ben okumuşum.” cümlesindeki anlatım

ğu vardır?

bozukluğu aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle dü-

A) O, ele aldığı her konuyu büyük titizlikle incele-

zeltilebilir?

yen bir yazardır.

A) “Sadece” kelimesi cümleden çıkarılmalıdır.

B) En sevdiğim roman türleri tarihî ve macera ro-

B) “Ve” yerine “ile” bağlacı getirilmelidir.

manlarıdır.

C) Cümlenin yüklemi “okumuşuz” olarak düzeltil-

C) Önceleri not tutmadan okuyordum kitapları

melidir.

ama artık öyle yapmıyorum.

D) “Ben” kelimesinden önce “bir de” kelimesi geti-

D) Son okuduğum kitaptan, ilk kez karşılaştığım

rilmelidir.

birçok kelimenin anlamını öğrendim.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisine, anlam belirsizliği

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf tümleci ek-

gidermek için “onun” veya “senin” zamirini getir-

sikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu

mek gerekmez?

vardır?

A) Şiirlerini okumak isterim.

A) Bana çok yardım eder, hiç üzmezdi.

B) Yanıma geldiğini fark etmedim.

B) Sen burada içeri girip çıkanları kontrol et.

C) Uğrayacağımı söylemiştim.

C) Ekmeklerin yapımı burada tamamlanır.

D) Evini onaracağını duydum.

D) Kitaplarına gözü gibi bakar, kimselerle paylaşmazdı.

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozuklu7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylı tümleç

ğu vardır?

eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu var-

A) Odamızın düzenleme işleri bana, temizleme iş-

dır?

leri ise kardeşime aittir.

A) Sizden çok şey bekliyor ve güveniyorum.

B) O kadar özenmeme rağmen öğretmenim ya-

B) Köye gitmeyeli herhâlde on yıl olmuştur, âh na-

zımda birçok hata tespit etti.

sıl da özledim!

C) Babamın bir işe başlamadan her şeyi planlama

C) Çocuklarla iyi anlaşıyor, onu çok seviyorlar.

özelliğine hayranım.

D) Size yolu tarif ederim ama eşlik edemem.

D) Güya saat 14.00’te herkes burada olacaktı ama saat 15.00 olmasına rağmen gelmedi.

265


8.

12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? A) Rastlantılar onu bir anda şöhretli bir insan yapmıştı. B) Ben müziğe, küçük kardeşimse resme meraklıPİKNİK ATEŞİNİ YAKTIĞINIZ GİBİ SÖNDÜRMESİNİ DE UNUTMAYINIZ.

dır. C) İnsan, arkadaşlarını hiç böyle bırakıp gider mi? D) Her şeye sıfırdan başlayarak bugünlere ulaşmıştı.

13. Burada, yazarın yorum ve bakış açısından da söz

Tabeladaki cümlede bulunan anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

etmek gerekir.

A) Özne - yüklem uyumsuzluğu

Bu cümledeki anlatım bozukluğu nasıl giderilir?

B) Tamlama yanlışı

A) “Bakış”tan önce “onun” kelimesini getirerek

C) Öge eksikliği

B) “Yorum” kelimesini “yorumundan” şeklinde

D) İyelik ekinin gereksiz kullanımı

yazarak C) “ve” yerine “hatta” kelimesini kullanarak D) “Burada” kelimesini cümleden atarak

9. Kardeşini çok sevmesine rağmen bazen haksızlık ediyordu.

Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

14. Önce lirik, sonra kahramanlık şiirleri yazdı.

A) Kelimenin yanlış anlamda kullanılması

Bu cümledeki anlatım bozukluğunu düzeltmek için

B) Kelimenin yanlış yerde kullanılması

aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?

C) Tamlama yanlışlığı

A) “Önce” ve “sonra” yerine “hem...hem” getirilmelidir.

D) Yer tamlayıcısı eksikliği

B) “Yazdı” yerine “yazar” denmelidir.

10. “Kitabı eline aldı ve kapağını açtı.” cümlesinde-

C) “Lirik”ten sonra “şiirler” kelimesi getirilmelidir.

ki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden

D) “Şiirleri” kelimesindeki çoğul eki (-ler) atılmalı-

hangisidir?

dır.

A) Tamlayan eksikliği B) Tamlanan eksikliği C) Gereksiz kelime kullanımı

15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozuklu-

D) Mantık hatası

ğu vardır?

11. Öğrenciler, sınava girmeden önce gelecekleriyle

A) Şiirimizde ölçü olarak hece ve aruz ölçüsü kulla-

ilgili karar vermeleri gerekir.

nılmıştır.

Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağı-

B) Annemle benim beden ölçülerimiz hemen he-

dakilerden hangisidir?

men aynıdır.

A) Ek eksikliği

C) Filmde toplumsal sorunlar komik bir şekilde an-

B) Çatı uyuşmazlığı

latılıyor.

C) “İle” edatının gereksiz kullanılması

D) Gerek görsel gerekse el sanatlarında birçok ese-

D) Kelimenin yanlış yerde kullanılması

ri vardır. 266


Merkezî Sınavda Çıkabilir

892

900

İlk dört soruyu aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

Kelebek stilinde “dolfin”adı verilen bacak vuruşu öne çıkar. (I) Bacaklar bitişik tutulur ve aynı anda hareket ettirir. Bu sırada, ayakların vücuda kazandırmış olduğu ileriye doğru hareketin etkisiyle kollar suyun dışına çıkarılarak ileri atılır. (II) Baş ve gövdeyle beraber birlikte suya daldırılır. Kollar suyun içinde S harfi çizerek suyu çeker. Sonra karın bölgesinde bir araya getirilir. (III) Ayaklar vuruş yaparken birbirinden uzaklaştırılarak su dışına çıkarılır çünkü kollar yine ileri atılır. Sırtüstü stilde yüzücü sırtüstü durduğunda, vücut olabildiğince düzdür. Kollar dönüşümlü olarak başın üzerinden geriye atılır ve suya daldırılır. Suya önce serçe parmak girer ve avuç içi dışarıya bakar. Kollar suyun içinden kalçaya kadar geri çekilir ve suyu ayaklar yönünde iter. (IV) Ayaklar serbest stilde olduğu gibi makas şeklinde çalışır, aşağı yukarı vuruş yapar.

1. Bu metinde anlatılanlardan kelebek stiliyle ilgili,

3. Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangisinde an-

I. Bacak vuruşu önemlidir.

latım bozukluğu yapılmamıştır?

II. El ve bacak birlikte hareket ettirilir.

A) I.

III. Baş ve gövde aynı anda suya dalar.

IV. Ayaklar hep bitişik tutulur.

yargılarından hangilerine ulaşılır? A) I ve II.

B) I ve III.

C) II ve III.

D) III ve IV.

2. Bu metinde anlatılanlardan sırtüstü stiliyle ilgili olarak,

B) II.

4.

I. Çatı uyuşmazlığı

II. Mantık hatası

C) III.

D) IV.

I. Kollar dönüşümlü hareket eder.

III. Gereksiz sözcük kullanımı

II. Baş hep suyun içindedir.

IV. Yanlış bağlaç kullanımı

III. Ayaklar ileri geri aynı anda hareket ettirilir.

Yukarıdaki anlatım bozukluğu nedenlerinden han-

IV. Stilin belirleyicisi el hareketleridir.

gisi parçada verilen, numaralanmış cümlelerdeki

yargıların hangisine ulaşılabilir?

anlatım bozukluklarıyla eşleşmez?

A) I.

B) II.

C) III.

D) IV.

A) I.

267

B) II.

C) III.

D) IV.


5 ve 6. soruları aşağıdaki metne göre yanıtlayınız.

Kemal, Lale, Melek, Nevin ve Okan aynı bankadan kasa kiralamışlardır. Bankadaki kasalar aşağıdan yukarıya doğru 1, 2, 3, 4, 5 şeklinde numaralandırılmıştır. Bu kişiler ve kiraladıkları kasalarla ilgili bilgiler şöyledir:

• Melek 2 numaralı kasayı kiralamıştır.

• Lale’nin kiraladığı kasa Nevin’in kiraladığı kasanın hemen üstündedir.

• Kemal’in kiraladığı kasa Okan’ın kiraladığı kasanın üstündekilerden biridir.

5. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur? A) Okan 1 numaralı kasayı kiralamıştır. B) Kemal’in kasası, Lale’nin kasasının hemen üstündedir. C) Melek’in kasası, Nevin’in kasasının hemen altındadır. D) Lale’nin kasası, 5 numaradır.

6. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle yanlıştır? A) Nevin 3 numaralı kasayı kiralamıştır. B) Kemal 4 numaralı kasayı kiralamıştır. C) Kemal’in kasası Nevin’in kasasının üstündekilerden biridir. D) Lale’nin kasası en üsttedir.

7. Nişan için gerekli hazırlıklar yapıldı her şeyi organize ettik.

Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni nedir? A) Ek yanlışlığı

B) Çatı uyuşmazlığı

C) “İçin” edatının gereksiz kullanılması

D) Tamlama yanlışı

8. Çocuk, müzik konusunda yetenekli ama müziğe ilgili değildi.

Bu cümledeki anlatım bozukluğunu düzeltmek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır? A) "Ama" cümleden atılmalıdır. B) "Müziğe" cümleden atılmalıdır. C) "Müzik konusunda" "müzik hakkında" yapılmalıdır. D) "Yetenekli" yetenekliydi yapılmalıdır.

9. Şarkı söylerken kadının sesi kısıldı, ne yapacağını şaşırdı.

Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A) Özne eksikliği B) Nesne eksikliği C) Tamlama yanlışı D) Mantık hatası 268


CEVAP ANAHTARI 1. ÜNİTE

Konu Değerlendirme Testi - 1 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

C

B

D

D

A

B

C

A

B

D

A

C

C

B

15

16

13

14

15

16

15

16

Konu Değerlendirme Testi - 2 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

C

D

D

B

C

C

B

B

D

A

A

C

Konu Değerlendirme Testi - 3 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

B

C

A

D

C

B

B

C

C

A

D

B

D

B

8

9

10

11

12

13

14

15

16

10

11

12

13

14

15

16

12

13

14

15

16

12

13

14

15

16

15

16

15

16

Konu Değerlendirme Testi - 4 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

A

C

A

B

C

B

D

Merkezî Sınavda Çıkabilir Soru No Cevap

2. ÜNİTE

1

2

3

4

5

6

7

8

9

A

B

C

D

C

B

C

A

A

6 B

7

8 C

9

10

11

C

C

D

A

6 D

8 D

9

10

11

B

B

D

B

6 C

8 B

9

10

11

12

13

14

B

A

A

D

D

D

B

6 C

8 A

9

10

11

12

13

14

C

D

B

B

C

D

D

6 C

8 C

9

10

11

12

13

14

15

16

A

D

16

Konu Değerlendirme Testi - 1 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

D

D

C

B

D

Konu Değerlendirme Testi - 2 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

D

C

A

B

A

7

Konu Değerlendirme Testi - 3 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

D

C

B

A

D

7

Konu Değerlendirme Testi - 4 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

C

B

C

D

B

7

Merkezî Sınavda Çıkabilir Soru No Cevap

3. ÜNİTE

1

2

3

4

5

D

B

A

C

A

7

Konu Değerlendirme Testi - 1 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

D

C

C

A

B

D

B

A

D

B

C

D

C

B

A

14

15

16

14

15

16

14

15

16

Konu Değerlendirme Testi - 2 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

A

D

B

D

B

C

A

D

C

B

C

D

A

Konu Değerlendirme Testi - 3 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

D

C

A

D

A

D

C

B

A

C

B

D

D

10

11

12

13

Merkezî Sınavda Çıkabilir Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

A

A

C

C

A

B

C

D

B


4. ÜNİTE

Konu Değerlendirme Testi - 1 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

D

B

D

C

B

D

A

A

B

B

B

C

A

D

B

16

Konu Değerlendirme Testi - 2 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

B

A

A

B

C

D

A

B

B

D

D

C

C

B

B

16

10

11

12

13

14

15

16

Merkezî Sınavda Çıkabilir Soru No Cevap

5. ÜNİTE

1

2

3

4

5

6

7

8

9

A

D

C

D

A

B

C

C

D

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

8

9

10

11

12

13

14

15

16

9

10

11

12

13

14

15

16

9

10

11

12

13

14

15

16

9

10

11

12

13

14

15

16

Konu Değerlendirme Testi - 1 Soru No Cevap

1

2

3

4

B

B

C

A

5

Konu Değerlendirme Testi - 2 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

C

D

B

B

A

C

C

Konu Değerlendirme Testi - 3 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

A

B

C

C

B

C

B

A

Konu Değerlendirme Testi - 4 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

B

C

A

B

B

C

A

A

Konu Değerlendirme Testi - 5 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

C

A

D

C

A

D

B

D

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

9

10

11

12

13

14

15

16

13

14

15

16

Konu Değerlendirme Testi - 6 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

A

C

B

C

B

C

Merkezî Sınavda Çıkabilir Soru No Cevap

6. ÜNİTE

1

2

3

4

5

6

7

8

D

B

C

B

D

A

C

A

Konu Değerlendirme Testi - 1 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

D

C

A

A

D

D

C

B

B

C

D

C

12

13

14

15

16

12

13

14

15

16

Konu Değerlendirme Testi - 2 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

C

A

B

B

C

A

C

B

D

C

D

10

11

Merkezî Sınavda Çıkabilir Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

C

D

B

A

C

B

C

B

A


7. ÜNİTE

Konu Değerlendirme Testi - 1 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

A

A

D

A

D

A

C

B

D

C

B

12

13

14

15

16

12

13

14

15

16

Konu Değerlendirme Testi - 2 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

D

C

B

D

B

C

C

C

D

C

B

9

10

11

12

13

14

15

16

14

15

16

Merkezî Sınavda Çıkabilir Soru No Cevap

8. ÜNİTE

1

2

3

4

5

6

7

8

B

A

B

D

C

C

B

D

Konu Değerlendirme Testi - 1 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

A

D

C

A

C

B

D

B

D

A

B

B

A

13

14

15

16

13

14

15

16

Konu Değerlendirme Testi - 2 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

C

A

B

D

D

B

A

B

C

B

D

A

9

10

11

12

Merkezî Sınavda Çıkabilir Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

C

A

B

D

D

A

B

C


9. ÜNİTE

Konu Değerlendirme Testi - 1 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

B

B

D

B

A

D

C

D

A

C

B

D

13

14

15

16

14

15

16

Konu Değerlendirme Testi - 2 Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

A

C

A

B

A

D

D

B

C

B

A

B

D

13

14

15

16

16

Merkezî Sınavda Çıkabilir Soru No Cevap

10. ÜNİTE

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

D

D

D

A

A

B

D

C

D

D

A

B

Konu Değerlendirme Testi Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

D

C

C

D

B

B

A

D

D

A

A

B

B

C

D

10

11

12

13

14

15

Merkezî Sınavda Çıkabilir Soru No Cevap

1

2

3

4

5

6

7

8

9

B

A

D

B

A

B

B

D

A

16

Profile for Gundogdu E-Library / E-Kütüphane

TUR8001 TÜRKÇE MİKRO DEFTER  

TUR8001 TÜRKÇE MİKRO DEFTER